Views
5 months ago

menakıbnamelerin özellikleri

1 GİRİŞ: KONU-YÖNTEM

1 GİRİŞ: KONU-YÖNTEM Bu çalışmanın konusu, menakıbnameleri yapısal çözümleme yöntemleri üzerinden incelemek olarak özetlenebilir. Menakıbname ve velayetnameler genelde hakkında bilgi verilen şeyhin bir müridi veya aynı inanç yolunun bir takipçisi tarafından kaleme alınmakta ve söz konusu şahsın toplum nezdinde yüceltilmesini amaçlamaktadır. Kur'an’da yer alan peygamber hayatlarından bazı kesitler bu eserlerde söz konusu velilerin hayatlarına uyarlanır. Menkıbelerin yazımında önemli bir faktör olarak ortaya çıkan keramet kavramı, olağanüstü halleri kapsamasının yanı sıra zıtlıklardan ve çatışmalardan beslenir. Menakıbnamelerde su çıkarma, ateşte yanmama, şarabın bala dönüşmesi, akıldan geçenleri bilme yaygın olarak kullanılan kerametlerdendir. Bunlardan başka peygamberleri rüyada görme, onlardan direktif alma ve sahip oldukları olağanüstü hallere bürünme bir bakıma peygamberlerin yeryüzündeki vekilleri gibi gösterilmelerini beraberinde getirmektedir. Hem bu anlayış, hem de söz konusu kerametler velilerin halk üzerindeki itibar ve tesirini artırmaya yöneliktir. Ayrıca bu kişilerin sıradan insanlardan farklı olması vurgulanır. Genelde bahsi geçen veliden zaman olarak uzaklaşıldıkça onun hakkında yazılan eserlerdeki abartılar da artmaktadır. Örneğin Sultan Veled'in yazdığı eserlerde Mevlana'nın kerametlerinden pek bahsedilmediği halde, Sipehsalar'ın eserinde ve Ahmed Eflâkî'de oldukça fazladır. 1 Bu olağanüstülükler tarihçilerin menakıbnamelere karşı mesafeli olmasına sebep olsa da söz konusu kaynaklar dönemin düşünce ve sosyal tarihine dair önemli veriler sunmaktadır. Menakıbnameler üzerine yapılan araştırmalar artarak devam etmektedir. Fakat bunların tarihî kaynak olarak kullanılabilmesi, daha fazla metodolojik araştırma ihtiyacını doğurmaktadır. Fuat Köprülü Türk Edebiyatı’nda İlk Mutasavvıflar ve Anadolu’da İslamiyet adlı eserlerinde her ne kadar metodolojik araştırmadan çok tasavvuf tarihi üzerine yoğunlaşmışsa da; menakıbnamelerin tarihî kaynak olarak kullanılmasının önünü açmıştır. Özellikle “Anadolu Selçukluları Tarihinin Yerli Kaynakları” adlı makalesinde menkıbelerin dönemin toplum psikolojisini yansıtmaları üzerinde durmuştur. Bu konuda bütüncül bir araştırma yöntemi izleyen Ahmet Yaşar Ocak eserlerin metodolojik açıdan genel özellikleri, sınıflandırılmaları, tarih kaynağı olarak yerleri ve özellikle söz konusu eserlerdeki keramet motifleri üzerine incelemelerde bulunmuştur. Bu çerçevede öncelikle, veli kavramı ve bu kavramın tarihsel süreçte değişimini incelemiştir. 2 Ayrıca menakıbnamelerin çeşitlendirilmesi, ortaya çıkış şekilleri, tarihsel süreçte nasıl şekillendirildikleri üzerine değerlendirmelerde bulunur. Ayrıca 1 Ahmed Eflaki, Ariflerin Menkıbeleri(çeviren:Tahsin Yazıcı), İstanbul, 2011, s.33. 2 Ahmet Yaşar Ocak, Kültür Tarihi Kaynağı Olarak Menakıbnameler, Ankara, 2010, s.1-18.

2 Abdülbaki Gölpınarlı, Irene Melikoff, Rıza Yıldırım, Ahmet T. Karamustafa, Stefan Winter, John K. Birge, Zeynep Gürelli ve Ayfer Karakaya’nın çalışmaları alana yeni ve önemli katkılar sağlamıştır. Gölpınarlı sufi eserleri üzerine yaptığı incelemelerde tarikatların inanç sistemleri hakkında önemli veriler sağlamıştır. Örneğin Makaalât, İbtida-name, Fihi Ma-Fih gibi Mevlevi eserleri üzerine yaptığı incelemelerde, bu eserler arasındaki bütüncül anlatıyı tespit etmiştir. 3 John K. Birge, Irene Melikoff, Stefan Winter, Zeynep Gürelli ve Ayfer Karakaya gibi yazarlar da özellikle heteredoks gruplar üzerine yaptıkları çalışmalarla öne çıkmışlardır. Abdurrahman Güzel de menakıbnameleri “Biyografik Menakıbnameler” ve “Derleme Menakıbnameler” olmak üzere ikiye ayırır. 4 Güzel, velilerin ölümünden kısa bir süre sonra yazılan biyografi niteliğindeki “Biyografik Menakıbnameler”i tarihî gerçeklere daha uygun olarak kabul eder. Yine velayetnamelerin özelliklerini anlatan Rıza Yıldırım bu eserleri benzer şekilde ikiye ayırır: Birinci grup velayetnamer basma kalıp keramet motifleriyle işlenen tarihî gerçeklerden uzak olanlar; ikinci grup güvenilir tarihî bilgileri içerenler. 5 Diğer taraftan Abdurrahman Güzel, Rıza Yıldırım, Cemal Kurnaz gibi yazarların çalışmaları, benzer anlatılara sahip velayetnamelerle sınırlı olmuş; bu yüzden bütüncül ve karşılaştırmaya açık eserler olmaktan uzak kalmışlardır. Örneğin, Abdurrahman Güzel, Bektaşi menkıbelerinden Abdal Musa Velayetnamesi ve Kaygusuz Abdal Menakıbnamesi’nde dil-üslup özelliklerinin yanı sıra, motif özelliklerini ele almıştır. Rıza Yıldırım ve Cemal Kurnaz ise, Seyyid Ali Sultan Velayetnamesi ve Makalat-ı Seyyid Harun adlı eserler üzerinde benzer bir inceleme yöntemi takip ederek eserlerin tarihi değeri, dil-imla özellikleri, motif özellikleri üzerinde durmuşlardır. Menakıbnameler üzerine yapılan çalışmalarda, genelde eserlerin dil, üslup, anlatım özellikleri, tarihsel süreçteki yerleri, motif, toponomik ve folklorik bilgi açısından değerlendirmelerine yer verilmiştir. Böylece menakıbnamelerin yapısal çözümleme açısından analizine yeterince ilgi gösterilmemiştir. Oysa, morfolojik açıdan incelemeyi kolaylaştıracak olan yapısal çözümleme yöntemlerinin menakıbnamelerde uygulanması hâlinde; tarihçiler için bu eserlerin tarihî kaynak olarak incelenmesini, halk bilimciler için de bunların morfolojik açıdan sınıflandırılmalarını kolaylaştıracaktır. 20. yüzyılın ortalarına doğru oluşan yapısalcılık matematik, felsefe, sinema gibi farklı alanlarda kullanılabilen ve gerçeği nesneler arasında ilişkilerde arayan bir düşünce akımıdır. 6 Yapısalcılık insanın evrimi yerine insanın 3 Abdülbaki Gölpınarlı, Maârif , İstanbul, 2014, s. 16. 4 Abdurrahman Güzel, Kaygusuz Abdal Menakıbnamesi, Ankara, 1999, s. 17. 5 Rıza Yıldırım, Seyyid Ali Sultan(Kızıl Deli) ve Velayetnamesi, Ankara, 2007, s. 2. 6 Ayşegül Yüksel, Yapısalcılık ve Bir Uygulama: Melih Cevdet Anday Tiyatrosu, İstanbul, 1981, s. 6.

KRAL SELMAN’IN
İÜEF_Sosyoloji_Kitapçık_WEB-1
Vizyon-17
R-GE EFORM AKETİ
BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ
BİNYILDA BİR- e dergi
× ğ₣¼ ³ ¾ ¾ ş ğ ć¹ ğć¹ş ć ş - WiseSoft.Ru