16.03.2018 Views

konfeksiyon mart web

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

ISSN 2148-9246

CLOTHING TECHNOLOGY MAGAZINE

MART MARCH 2018

www.konfeksiyonteknik.com.tr


REKLAM İNDEKSİ

ADVERTISEMENT

AKBARKOD.........................................A.K

FAYMAK................................................. 21

HIGHTEX................................................73

HUZURLU İNŞAAT..................................65

IMG........................................................87

ITMA ASIA.............................................. 41

ITMA BARCELONA...............................37

İHLAS KUZULUK..................................... 61

İHLAS MATBAACILIK........................A.K.İ

İHLAS PAZARLAMA..............................49

İTÜ...........................................................45

İZFAŞ.......................................................25

MALKAN........................................Ö.K.İ -1

MERKÜR.................................................83

MEYDAN................................................ 17

ÖZBİLİM...............................................Ö.K

POYSAN...................................................9

SANKO...................................................33

SMC.......................................................13

SOLAREX............................................... 91

ŞİMŞEK...................................................29

TETAŞ........................................................5

TÜRKİYE HASTANESİ..............................53

TÜYAP (İPLİK).........................................57

TÜYAP (KON. MAKİNALARI FUARI).....79

VOLİ FUARCILIK....................................89

www.konfeksiyonteknik.com.tr


İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR

General Manager

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ KOORDİNATÖRÜ

News Editor

SORUMLU MÜDÜR

Responsible Editör

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

YAYIN KURULU

Editorial Board

SÜREKLİ YAZARLAR

Permanent Columnists

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

Yusuf OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

Prof. Dr. Cevza Candan

Prof. Dr. Bülent Özipek

Prof. Dr. H. Rıfat Alpay

Prof. Dr. Yalçın Bozkurt

Prof. Dr. E. Tekin Altınbaş

Prof. Dr. W. Oxenham

Prof. Dr. Emel Önder

Prof. Dr. Yusuf Ulcay

Doç. Dr. Yusuf A. Uskaner

Prof. Dr. İsmail KAYA

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Ekrem Hayri PEKER

REKLAM DANIŞMANI

Advertisement Consultant

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

Yusuf OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

KURUMSAL İLETİŞİM MÜDÜRÜ

Marketing

Comunication Manager

MUHASEBE MÜDÜRÜ

Chief Accountant

GRAFİK & TASARIM

Graphics & Design

BİLGİ İŞLEM

IT Manager

ABONE VE DAĞITIM

Subsc rip ti on and

C i rc ul at io n M an ag e r

Ebru PEKEL

ebru.pekel@img.com.tr

Mustafa AKTAŞ

mustafa.aktas@img.com.tr

Hakan SÖZTUTAN

hakan.soztutan@img.com.tr

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş Merkezi B Blok No:3 Kat:1

Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 604 51 00 Fax: +90 212 604 51 35

www.konfeksiyonteknik.com.tr | e-ma il : img@img.com.tr

BASKI | Printed By | İH LAS Ga ze te ci lik A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza No:11 A/41

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY Tel: 0212 454 30 00

B Ö LG E T E MS İ LC İL İ KL ER İ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

Tel: +90 224 211 44 50 Fax: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

Tel: +90 332 238 10 71 Fax: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

TAIWAN | Taiwan Bright Co. Ltd. | Mr. Vincent Lee

Tel: 88 622 755 79 01 Fax: 88 622 755 79 00 vincent@mail.taiwanbright.com.tw

JAPAN | Echo Japan Corporation | Mr. Ted Asoshina

Tel: 8 133 263 50 65 Fax: 8 133 234 20 64 echoj@bonanet.or.jp

KOREA | Jes Media Int. | Mr. Young Seoah Chinn

Tel: 8224813411 Fax: 8224813414 jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Konfeksiyon Teknik Dergisi’nde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

Konfeksiyon Teknik is published monthly. Ad ver ti se ments res pon si bi li ti es

pub lis hed in our ma ga zi ne per ta in to ad ver tisers.


EDİTÖR

4

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Denimin küresel yükselişi sürüyor

Kot pantolon ve genel olarak kot pazarı, kentsel nüfusun genişlemesi, beyaz

yakalı çalışanlardaki bir artış, ‘idari aşınma’ hakkındaki algılamaların değişmesi

ve erkekler için iş kıyafeti olarak kot pantolonun kabul edilmesi ve işgücündeki

kadınların da artması ile birlikte 2022’de 79.2 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Denim, çağlar boyunca değişiklikler geçiren dünyanın gözde moda kumaşıdır.

Başlangıçta kovboylar, madenciler ve fabrika işçileri için tasarlanan genç isyanın

bir sembolü olmaktan nihayet dünyanın en sevilen kıyafeti haline gelmeye başlayan

denim kot moda dünyasını yönetmeye devam ediyor.

Çeşitli kot pantolon pazarı, düşük bel ve klasik kesimlerinden ‘mom’ ve ‘boy

friend’ jeanlerine kadar geniş bir yelpazede farklı stilleri sunuyor. Denim pantolonları

herkesin gardıroplarında bulunur ve çoğu kadın bir veya daha fazla

çeşidine sahip. Stillere ve fitlere dayalı kot satışları, cadde modasına ve ünlü

moda trendlerine ağırlıklı olarak bağımlıdır. Tek başına stil açısından, denim

kotlarının küresel giyim sektöründe en baskın giyim olmaya devam etmesi

bekleniyor. Denim giysilerin sahipliği ABD, Kolombiya, Meksika ve diğer Güney

Amerika ülkelerinde en yüksek seviyededir ve Hindistan, Japonya ve diğer

Asya pazarlarında düşüktür. Denim kot pazarı öncelikle high-end / premium,

Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

kitle pazarı ve ekonomi / standart olarak kategorize edilir. Üst düzey premium

kotun pazardaki payı yüzde 55’tir. Pazar, son modayı ve giyim trendlerini benimsemek

için yoğun ilgi gösteren kadınlar tarafından yönetiliyor.

Geleneksel olarak kot kültürüne direnen pazarları açan denim üreticileri, dijital

baskılı kot pantolon, vegan kumaşları ve sofistike dokumalar ve streç ve performansta

teknoloji yeniliği ve elyaf harmanları gibi tasarım yeniliğini sürdürdü.

Büyüyen batılılaşma ve şehirleşme, yükselen moda bilinci ve orta sınıf nüfusun

artan nüfuzuyla birleşince önümüzdeki yıllarda kot pantolon talebinin daha da

artması bekleniyor. Piyasadaki bir diğer önemli eğilim, kabul görmüş bir yönetici

giyimi olarak kurumsal dünyadaki denim kotlarının çoğalmasıdır. Yönetim odasındaki

mavi kotlar, güven ve yenilikçilik gibi değerli yürütme niteliklerini ifade

eden yeni giyinme sembolü haline gelen kotlarla ön plana çıkıyor.

EDİTÖR

Piyasalar, ABD’nin dünya çapındaki en büyük tek pazarı temsil ettiğini bildirdi. Asya-Pasifik,

dünyanın lider pamuk üreticileri ve önde gelen kot kumaş ve kot üreticileri

arasında yer alan Çin’in önderliğindeki analiz periyodunda en hızlı büyüyen

pazardır. Bölgedeki büyümeyi etkileyen diğer faktörler, zengin orta sınıf nüfusun,

küreselleşmenin, kültürel normların değişmesinin ve kültürel emperyalizmin çöküşünün

arasında genişleyen kentsel nüfus, artan yaşam standartları, harcanabilir

gelir artışı, üst düzey ve premium tasarımcı tercihlerinin tercih edilmesidir.


6

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Soğuktan Koruma:

Soğuk bölgeler için

bir ihtiyaç


7

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Muhtemelen en iyi korumanın mükemmel giyinmek

olduğunu biliyorsundur. Fakat sizi sıcak

tutmak için hangi malzemelerin en iyi çalıştığını

biliyor musunuz? Soğuk hava koşullarına karşı

koruyucu giysilerin sistem tasarımı, çevresel

faktörler ve fiziksel, fiziko-mekanik ve psikolojik

parametreler gibi bir dizi harici ve dahili parametrenin

etkilerini dikkate aldığı için kritik bir süreçtir.

Soğuktan koruyucu giysilerde kullanılan tekstil

materyalinin hacmi ve ağırlığı, giysilerin performansını

belirlemede çok önemli bir rol oynar,

mümkün olduğunca düşük olmalıdır; böylece

giysiler insanlara fiziksel stres ve rahatsızlık oluşturmaz

ve günlük görevleri olumsuz bir şekilde

etkilemez. Soğuk hava koşullarına karşı koruyucu

giysilerin temel işlevi, bireyi doğal ortamdan korumaktır.

Askeri personel, tepe dağcıları ve diğer

paramiliter kuvvetler için olan giysilere göre sivillerin

koruyucu giysilerinin tasarımı basittir. Termal

izolasyon için bir çok gereklilik vardır.

SOĞUKTAN KORUNMANIN ŞARTLARI

Vücudundaki giysilerle görevlerini yerine getirme,

yağmurdan korunma, kar girişi, soğuk ve

rüzgar gibi aşırı hava koşullarına karşı savaş ve

operasyonel tehlikelerle mücadele etme kolaylığı.

Yukarıdaki şartların tümü koruyucu giysiler

tarafından karşılanmalıdır ve aynı zamanda herhangi

bir rahatsızlık hissettirmemelidir. 1. Su ve karı

püskürtmek. 2. Isının çevreye yayılmasını önlemek.

3. Vücut ısısının üretilenden daha hızlı kaçmasını

veya soğukluğun vücuda girmesini önleyerek

kullanıcıya rahatlık kazandırmak için, ısı akışı

oranları düştükçe malzemenin ısı direnci o kadar

yüksek olur. 4. Nem geçirmezlik çünkü nem oranı

geçirgenliği arttırır. 5. Giysiler, terin düşük sıcaklıkta

yoğunlaşmasını önlemek için nem buharının giyeceğin

dışına akmasına izin vermelidir. Bu derlemede,

soğuk hava koşullarına karşı koruyucu giysilerin

tasarlanması ve geliştirilmesi ile hava koruması için

farklı yalıtım malzemelerinin hazırlanmasına ilişkin

temel faktörler tartışılmaktadır.

YÜN

Yün, mükemmel sıcak özelliklere sahip, tamamen

benzersiz bir doğal elyaftır. Yün genellikle

koyun, keçi kaşmir, keçi tiftik gibi hayvanlardan

elde edilir. Kendini aşırı soğuk havadan korumak

için, yün; akrilik ve pamuktan ziyade

sıcak tutmak için mükemmel bir malzemedir.

Yün, onu diğer elyaflardan ayıran birkaç

farklı özelliğe sahiptir. Yünün kireçlenmesi ve

kıvrılması, tek tek liflerin birbirine yapışmasına

yardım ederek, keçeyi döndürmeyi kolaylaştırır,

böylece bir arada kalırlar. Kıvrım nedeniyle,

yünlü kumaşlar diğer tekstillerden daha büyük

bir hacme sahiptir ve kumaşın ısıyı korumasına

neden olan havayı tutarlar. Ayrıca yağlandığında

ve sıkıca dokunulduğunda, bir derece de

su geçirmiyor. Yün, soğuktan ve ısıdan koruyan

giyim için mükemmel bir seçimdir. Ve ek bir

avantaj, yanmaya dayanıklı olmasıdır. Yünün

en önemli özelliklerinden biri suyun yapısı ve

kimyasal bileşimi nedeniyle kolayca emmesidir.

Su, yün yapısında hidrojen bağı hareketiyle

bağlanır. Su, hücre içi yapının amorf bölgesine

ve gözenek çapının 4 nm kadar küçük olduğu

fiber kortekste fiberin matrisine girer. Yünün nem

emme ve desorpsiyon özellikleri yün giysiler için

önemli işlevsel özellikler sağlar. Sonuç olarak,

yün bir tampon görevi görür ve fazladan nemi

çabucak emer ve yavaş yavaş yayar. Tüm

elyaflar bunu yapar ancak yünün performansı

daha üstün ve daha hızlıdır. Dolayısıyla, tipik

kış koşullarında, kullanıcıya gerçek yararlar

sağlayabilir. Kıvrımlı yapıları nedeniyle, yün lifleri

birlikte paketlendiğinde, hava tutan milyonlarca

minik hava cepleri oluşur ve bu da kışın ısınmaya

hizmet eder. Nem absorbe edildiğinde,

az miktarda ısı üretilir. Bu sıcaklık, ısıyı nemli

koşullarda yoğunlaşma noktasının üstünde

tutarak yapının boşluklarındaki yoğunlaşmayı

önler. Nemi emerken, yün, ısı biçiminde enerjiyi

serbest bırakır, böylece çevredeki alanların

sıcaklığını yükseltir. Islak olduğunda bile, yün

harika emme kabiliyetlerine sahiptir ve sonsuza

dek sürer. Aslında yün vücudunuzun çevresinde

kuru ve sıcak bir ortam oluşturmak için cildinizin

ve çevrenizdeki atmosferdeki suyu emer. Aşırı

soğuk havaya karşı kendinizi korumak için, diğer

elyaflarla karşılaştırıldığında, yün sizi sıcak tutmak

için mükemmel bir malzemedir. Bu nedenle

yünlü giyinme, özellikle 0 derece ve altındaki

sıcaklıklarda, kışın bir zorunluluktur. Merino

yünü, sıcak hava koşullarında sıcaklığı, sıcak

havalarda serinliği ve ferah hissettirme yeteneği

sayesinde doğal elyafların arasında en ince

ve çok yönlü özelliklerden biridir. Kışlık giyimde

yünün başlıca kullanımı, kazak, şapka, eldiven,

kat, eşarp, battaniye, örtü vb.

THINSULATE

Thinsulate, giyimde kullanılan ısı yalıtımı için sentetik

liflerden biridir. Genellikle polyester elyaftan

daha incedir. Thinsulate, fiberlerde yoğunluğun

artması ve liflerin boyutlarının azalması nedeniyle

daha etkilidir. Birçok yalıtım malzemesi gibi, lifler

arasındaki boşluklar sadece ısı akışını düşürmekle

kalmaz, aynı zamanda nemin de kaçmasına izin

verir. Bu yalıtım elyafları, vücut tarafından ter ve

diğer enerji gibi üretilen ısının bir kısmının tutulması

için yararlıdır. Thinsulate’in bir diğer büyük

özelliği inceliğidir. Bu, ‘mevcut en sıcak en ince

konfeksiyon yalıtımı’ olarak kabul edilir. Bu elyafın

en büyük dezavantajları dayanıklılığının düşük

ve ıslanmaya karşı dayanıksız olmasıdır. Ne yazık

ki, beş yıldan az sürer. Dolayısıyla üretimi küçük

ölçekte gerçekleştirilir.


8

TELA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Dünya konfeksiyon ihracatı

ne durumda?

Dünya Ticaret Örgütü (WTO ) verilerine göre 2015 yılında tüm dünyada ihraç

edilen konfeksiyon üretiminin değeri 454 milyar USD*; Türkiye’nin ihraç ettiği toplam

konfeksiyon değeri ise 15 milyar USD. Yani bizim ihraç ettiğimizi 30 katı başka ülkeler

tarafından üretilmiş ve ihraç edilmiş. Bir başka deyişle dünya konfeksiyon ihracatından

Çin % 42,5, Bangladeş % 5,8 pay alırken biz sadece % 3,3 pay alabilmişiz.

Şimdi bazılarının “Çin’deki işçilik ve koşullar bizimkiyle aynı mı“ serzenişlerini

duyar gibiyim. Pekiyi İtalya’ya ne demeli. Onlar 21 Milyar USD ihraç etmişler.

İtalya’da işçilik bizden daha mı ucuz? Moda mı? Marka mı? Yaratın beyler,

elinizi kolunuzu bağlayan mı var? Business Insider dergisine göre 2000 yılından

sonra doğan jenerasyonun en favori 10 markasından dördü **( Supreme > 1994

Under Armour > 1996, Lululemon >1998, Hollister > 2000) son 20 yıl içinde kurulmuş.

Sahi siz kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz?

Suat Küçüker

Permes Türkiye Yöneticisi

s.kucuker@permess.com.tr

Yanıt bulması gereken sorular?

- 2023‘de milli gelirin 25.000 USD olarak hedefliyoruz (bu arada İtalya’nın kişi

başı milli geliri de 30 bin USD)? Sizce 25.000 USD milli gelire sahip olunca asgari

ücret kaç para olacak?

- Hala iç piyasaya ayrı, ihracata ayrı kalitede mal mı üretiyorsunuz?

- Günde 8 saat o dikiş makinesinin başında durmadan çalışan personelizin emeğini

müşterileriniz karşısında ne kadar savunabiliyorsunuz?

- Kendinize son model araç alırken binlerce euroyu ödemekten imtina etmezken,

şirketinizin en önemli makinesi “tela presi”ni alırken neden işin ucuzuna kaçıyorsunuz?

Hadi aldınız, neden kesimhanenin tozuna maruz bırakıyorsunuz?

- Hammadecilerinizle neden saygıdeğer ilişkiler kurmuyorsunuz?

- Hammadecilerinizi siz veya ilgili personeliniz en son ne zaman ziyaret etti?

- Aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar almaya çalışmayı ne zaman bırakacaksınız?

TELA

Kaynak: *http://iafnet.eu/industry/industry-statistics/ **http://www.businessinsider.com/teens-favorite-clothing-brands-2017-10/#10-supreme-1


10

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Hazır giyimcilerin 5 yıllık

ihracat hedefi 25 milyar dolar

TGSD Yönetim Kurulu Başkanı Karasu, hazır giyimde

önümüzdeki 5 yılda 25 milyar dolarlık ihracata ulaşmayı

hedeflediklerini duyurdu. Karasu, 2018’in başlarında ise

ortaya çıkan tablonun iyimser olduğunu hazır giyim ihracatında

yüzde 15’lik net bir yükselişin göze çarptığını söyledi.

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) 21.

Dönem Yönetim Kurulu Hyatt Regency Otel’de

gerçekleştirdiği basın toplantısında ihracat

hedeflerini açıkladı. TGSD Başkanı Hadi Karasu,

önümüzdeki 5 yılda Türkiye’nin hazır giyim ihracatını

yaklaşık yüzde 50’lik büyümeyle 25 milyar

dolar seviyesine çıkarmayı hedeflediklerini

belirtti. İhracat miktarı kadar değer bakımından

da yükseliş beklediklerini ifade eden Karasu, hazır

giyimde değer endeksini de kilogram başına 20

dolardan 40 dolara yükseltmeyi amaçladıklarını

vurguladı. TGSD Başkanı Hadi Karasu’nun yanı

sıra TGSD Başkan Yardımcılarından Esra Ercan,

Cevdet Karahasanoğlu ve Murat Aydın’ın

sözcülüğünde gerçekleşen toplantıda, büyüyen

hedeflere ulaştıracak yol haritası paylaşıldı. Karasu:

“Kötü ya da iyi piyasa koşulları” diye bir şey

yoktur. “Piyasa gerçekleri” vardır. Piyasa size değil

siz piyasanın gerçeklerine ayak uydurmak zorundasınız.

Şimdi daha yüksek hedefler koymanın ve

daha etkin çalışmanın zamanıdır” dedi.

YENİ PAZARLAR KEŞFETMEK İSTİYORUZ

Bugün dünyanın 7., Avrupa’nın ise 3. en büyük hazır

giyim üreticisi olan hazır giyim sektörünün başarıları

ve özellikle dış pazardaki büyüme potansiyelinin

tüm ihracatçı sektörlerimize ilham kaynağı olduğuna

dikkat çeken Karasu, hazır giyim sektörümüzün

başta AB’de olmak üzere büyümeye devam etmek

zorunda olduğunu söyledi. Karasu şöyle devam

etti: “Türk hazır giyim sektörünün hızlı üretim ve

tasarım kabiliyetleriyle dünya markası olma yolunda

emin adımlarla ilerleyecektir. 2017 yılı itibariyle

17 milyar Dolar olarak gerçekleşen hazır giyim ihracatımız,

2017’de Türkiye’nin 157 milyar dolar olan

toplam ihracatı içinde yüzde 11’lik bir paya sahiptir.

Cari açık açısından baktığımızda hemen tüm girdilerin

ülkemizde üretilmiş olması nedeniyle tamamı

ülke ekonomisine katma değer olan bir sektörden

bahsediyoruz. Diğer yandan iç pazar tüketimini

çok küçük bir yüzde dışında neredeyse tamamen

karşılayarak ithalatın da önüne geçen sektörümüz,

Türkiye ekonomisi açısından vazgeçilmez ve öncelikle

yatırım yapılması gereken bir değerdir.”

2017 yılında hazır giyim endüstrisinin performansı

hakkında bilgi veren Karasu, 2017 yılı Türkiye

hazır giyim ihracat rakamlarına göre; AB’ye

ihracatımızın toplam 11 milyar dolar seviyesinde

olduğunu, ihracat yapılan ülkeler arasında;

2017’de yüzde 2’lik büyümeyle ve 3.2 milyar

Dolarla Almanya’nın ilk sıradaki yerini koruduğunu

belirtti. En yüksek oranda büyüyen pazar ise

yüzde 26,76 ile toplam 715 milyon Dolar ihracat

yaptığımız Irak oldu. İspanya’ya ihracatımız yüzde


11

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

19’luk bir artış göstererek 2 milyar dolar seviyesinde

gerçekleşti. Hollanda da ihracatta büyüdüğümüz

pazarlardan biri oldu. İhracatımızın %10 seviyesinde

büyüdüğü Hollanda’ya 861 milyon Dolarlık

ihracat gerçekleştirdik. Irak, İspanya ve Hollanda

en yüksek büyüme gösterdiğimiz pazarlar. 2018’de

İspanya, Hollanda, İsveç, Çek Cumhuriyeti, Polonya

ve Romanya’da artış bekleniyor.

SEKTÖR 2018’E İYİ BİR BAŞLANGIÇ YAPTI

Hadi Karasu’nun verdiği bilgilere göre; 2018 yılının

ilk ayını kapsayan sonuçlar iyimser bir tabloya

neden olmuş durumda. 2018 Ocak ayı, 2017’nin

aynı ayı ile karşılaştırıldığında hazır giyim ihracatında

yüzde 15’lik net bir yükseliş göze çarpıyor.

Almanya’ya yaptığımız hazır giyim ihracatımız

2017’nin aynı ayına göre yüzde 13,4 artarken 305,2

milyon Dolar olarak gerçekleşti. Diğer ülkelere

ihracatımız ise şöyle; İspanya’ya yüzde 21,4’le

166,5 milyon Dolar, İngiltere’ye yüzde 14,1 ile 156,1

milyon Dolar, Hollanda’ya yüzde 35 ile 94,3 milyon

Dolar, Fransa’ya yüzde 17,5 ile 85,2 milyon Dolar,

ABD’ye yüzde 22 ile 44,4 milyon Dolar, İtalya’ya

yüzde 9,5 ile 62,4 milyon Dolar, Rusya’ya ise yüzde

83’lük bir artışla 22,8 milyon Dolar oldu. Gelişmeleri

yorumlayan Karasu, bu rakamlar miktar olarak

yüzde 3,93’lük bir artışa işaret ederken, birim fiyat

artışının yüzde 10,1 düzeyinde gerçekleşmesinin

de sevindirici olduğunu ifade etti.

HEDEFE GİDEN YOL HARİTASI’NDA BİRİNCİ ADIM

SICAK TEMAS

Karasu, son birkaç yıldır, hazır giyim sektöründe

ihracat rakamlarının durağanlaşmasının, bölgesel

ve ülke içi güvenlik sorunlarının sonucu olduğunu,

yabancı alım gruplarının Türkiye’yle iş yapma

isteğinin olumsuz etkilendiğini söyledi. Bu yönde

algının değiştirilmesi ve iş hacminin yeniden

artırılması için TGSD olarak proaktif temasların

başlatıldığını, büyükelçilikler ve ticari temsilciliklerin

yanı sıra dış temasların başlatıldığını ifade eden

Karasu şöyle devam etti: “Büyük alım grupları

güvenlik gibi konuları öne sürerek bizlerle yüz yüze

temaslarını neredeyse yok denecek kadar az bir

noktaya indirdiler. Bu temasların tekrar artması için

fırtınanın dinmesini beklemek yerine biz proaktif

davranarak tüm hedef ülkeler ve gruplarla

temaslara başladık. Hollanda, Almanya, İngiltere,

İtalya, Fransa gibi ülkelerdeki kritik noktalara temas

edeceğiz. İhracat potansiyelimizi artırmanın

önündeki engelleri fikir alışverişi ile aşacağız.

“MARKALAŞMAK KAÇINILMAZ”

Üç adımlı Yol Haritası’nın ikinci adımının ise


12

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

markalaşma olduğunu belirten Karasu, hem

Türkiye hazır giyim sektörünün hem de üretici

firmaların markalaşma yoluna girmesi için çalışacaklarını

söyledi. Karasu sözlerine şöyle devam

etti: “Marka olmak en kısa tanımıyla; müşterinize

bir söz vermek ve bu sözde durmaktır. Türkiye’nin

hazır giyim sektörü olarak iş etiğimiz, hızımız ve

vadettiğimiz standart kalite bizim için öncelikli.

Bu konuda devlet kurumlarından beklentimiz

de hem kanuni alt yapı hem de süreç yönetimi

bakımından yanımızda olunmasıdır. Diğer yandan

TGSD bilgi üreten, üyelerine ve sektöre yol

gösteren bir rehberdir. Markalaşma yolunda olan

tüm hazır giyim üreticilerinin yararlanacağı Mentoring

projemiz bu yolda atacağımız somut adımlardan

biridir. TGSD’ye ve sektöre bugüne kadar

hizmet vermiş başarılı ve deneyimli liderlerimizden

oluşan Yönetim Kurulumuz ve İstişare Kurulumuz

çalışma gruplari ile tüm hazır giyimcilere marka

olmak yolunda danışmanlık hizmeti verecektir.

Değişim ve dönüşümleri sırasında hazır giyimcimizle

birlikte markalı üretici olma, teknik ürünlere

yönelme veya marka sahibi üretici olma yolunda

atılması gereken adımlar konusunda çalışacaklardır.

Çalışma Gruplarımız ve Mentorlarımız,

Pazara Erişim, Döngüsel Ekonomi, Hammadde ve

Malzeme, Teknoloji ve ÜR-GE, Finans ve İK yönetimi

gibi başlıklarda çalışacak, hazır giyimcilerimizin

sahadaki en yakın destekçisi olacaktır. “

DÖNGÜSEL EKONOMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK

KRİTERLERİ GÜNDEMDE

Türk hazır giyim sektörü için beş yıllık süreçte hedefe

götürecek yol haritasının üçüncü adımında

sürdürülebilirlik var. Sürdürülebilirliğin artık keyfi bir

konu değil, zorunlu olarak belli çalışma koşullarına

sahip olmayı gerektirdiğini belirten Karasu, Türkiye’nin

ihracatının önemli bölümünü gerçekleştiren

1500 firması ve 400 kadar TGSD üyesinin bu koşullara

sahip oldukları için bugün dünya ülkeleriyle

ticareti sürdürebildiğini, tüm üyelerin iyi birer kurumsal

vatandaş olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü

söyledi. Karasu şöyle devam etti: Ancak değişen

koşullar ve beklentiler doğrultusunda sürdürülebilirlik

konusunda sürekli gelişmek, döngüsel ekonomiyi

kavramak ve dünyamızın geleceğine ve kaynakların

sürdürülebilirliğine daha fazla kafa yormak

zorundayız. Bu konuda AB ve dünya standartlarını

yakalayamamış kurumlar, dünya ticareti içinde var

olamamaktadırlar. Dünyada bağımsız kurumlar

veya ülkeler kendi (Higgs Score vb gibi) sürdürülebilirlik

akreditasyon sitemlerini oluşturmuş durumdalar.

Türkiye’nin önde gelen ihracatçıları da bu konuda

gerekli koşullara sahipler. Ancak bu sistemin

yaygınlaştırılması için ülkemizde de belli kriterler ve

denetim sistemlerinin oturtulması gerekiyor. TGSD

olarak daha çok ihracatçının aramıza katılabilmesi

ve potansiyelimizi artırabilmek için tüm dünyada

geçerliliği olan ve AB’de akredite bir “Türkiye

Sürdürülebilirlik Sistemi”ni oluşturmamız gerekiyor.

Bu konuda Türk hazır giyim sektörü hem markalaşma

hem de dünyada iş ortağı olarak kabul görmek

noktasında büyük bir adım atmış olacaktır. Yine

aynı şekilde devletimizle ortak çalışmalar yaparak

“Türkiye Kurumsal Sosyal Sorumluluk Sistemini” ilgili

kurumlarla birlikte izlenebilir şekilde oluşturmamız

gerekir. Bu iki önemli konuda firmalarımıza rehberlik

edebilmeliyiz ve gerektiğinde her tür manipülasyona

karşı sektörümüzün sesi olabilmeliyiz.”

TEŞVİKLİ İLLER CAZİBE MERKEZİ OLDU

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin (TGSD) yeni

dönem başkanı Hadi Karasu, teşvikli iller ve cazibe

merkezlerine talebin her geçen gün arttığını

belirterek, “Batman, Diyarbakır ve Mardin’de

tekstil atölyeleri çalışmaya başladı. 2018 için dikiş

makinesi almak isteyen firmalar 2-3 ay sıra bekliyor”

dedi. Bu illere talebin gittikçe yükseldiğini dile

getiren Karasu, “Terörden temizlendikçe ve güvenlik

arttıkça sanayici daha fazla yatırım yapacaktır”

diye konuştu. Batman Hizan’da 500, Muş’ta ise 700

makinelik yatırımların yapıldığını anlatan Karasu,

“Bir dönem Mısır ve Bangladeş’te ürettirdik. Artık

Batman’ı, Bitlis’i Mısır ve Bangladeş’e dönüştürüp

bu illerimizde üretim yaptırıp kendi ülkemizden

satın almak istiyoruz” ifadelerini kullandı.


14

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

1984 yılında İstanbul Beşiktaş’ta küçük bir

mağazada ticaret hayatına başlayan

Ercem Tekstil, 2001 yılında Giovane Gentile

markasıyla birlikte hem yurt içi, hem de yurt

dışı toptan moda ve hazır giyim sektöründe

faaliyetlerini yürütmeye başlıyor. Global

pazara hitap eden gerçek trendleri görebileceğiniz,

natürel ve global dünya tüketicisine

koleksiyonlar hazırladıklarını belirten

Giovane Gentile Yönetim Kurulu Üyesi

Cüneyt Mutkan, çalışmaları ve sektörle ilgili

sorularımızı cevaplandırdı.

Giovane

Gentile’den

yeni inovatif

ürünler

Sektörün önde gelen firmalarından

biri olarak kısaca firmanız ve faaliyet

alanlarınızdan bahseder misiniz?

“Perakende sektöründe edindiğimiz

bilgileri ve kalite anlayışımızı, müşterilerimizin

beklentilerini dünya trendlerine

uygun tasarladığımız koleksiyonlarla

birleştirerek; 2005 yılında Giovane Gentile

markamıza entegre olarak Giovane G.

Designers markasını da üretimimize katarak

tüm erkek trendlerini tek çatı altında

tüm mağazalarımızda birleştirdik. Şirket

misyonu olarak, tamamen müşteri odaklı

hizmet anlayışımız doğrultusunda, kendi

özgün tasarımlarımızı uyarlatabileceğimiz

tasarımcılarla çalışmalarımızı yürütüyoruz

ve koleksiyonlarımızı müşterilerimizin

beğenisine sunuyoruz. Üretim teknolojilerini

yakından takip eden firmamız;

dünyadaki gelişmeleri üretim kalitesine

entegre etmiş, kumaş ve yardımcı malzemelerde

en iyi kaliteyi koleksiyonlarına

uygulayıp müşterilerini bu konuda da

memnun etmeyi başarmıştır. Giovane

Gentile, perakende mağazacılık konusunda

da günün konseptlerini, koleksiyonları

ile birleştirip perakende tüketicisine en iyi

mekanlarda sunumunu yapmaktadır.”

Firmanızın piyasaya sunduğu ürünler ve

özellikleri hakkında bilgi verir misiniz?

“Ürünlerimiz arasında; gömlek, takım

elbise, pantolon, ceket, ayakkabı, mont,

kaban ve trikolar geliyor. Sonrasında aksesuarlar

yer alıyor. Size biraz 2018 ilkbahar

– yaz koleksiyonumuzdan bahsetmek

isterim. Yeni gelen mevsimin heyecanını ve

sıcaklığını sentetik unsurlardan uzak, doğal,

hafif, güçlü ve esnek kumaşlarla buluşturarak

yeni sezona taşıdık. Giovane Gentile,

beylerin hem iş hayatında hem de günlük

hayatında yerini alıyor. Yeni sezon modellerimizde

yer alan ve vücut hareketlerini

mükemmel şekilde izleyen, organik, kırışmaz

ve elastik ‘estratolar’ ile ince hafif ve su itici

‘noW’ kumaşlar kullandık.”


15

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

MASKÜLEN VE ESNEK

“Özel yün ve elyafların harmanlandığı takım elbiselere

ipek ve yünün melezliğiyle karşılık veren,

ileri teknoloji kullanılarak hafifletilmiş kumaşlarla

tasarlanan ekose takımlarımızla erkeklerin günün

her anına adapte olmalarına yardımcı oluyoruz.

Takım elbiselerimizi pamuk gömleklerle kombinleyerek,

rahatlığın ayrıcalığını tüm koleksiyonumuzda

yansıtıyoruz.”

GÖMLEK RAHATLIĞINDA CEKETLER

“Farklı dokunuşlara da yer verdiğimiz 2018 ilkbahar

– yaz koleksiyonumuzda ise ipek, yün ve

pamuğun mükemmel birlikteliğini gün yüzüne

çıkaran ve tüm ağırlıkları bir tarafta bırakarak

astarsız, vatkasız ve telasız ceketlerle rahatlığın

manifestosunu yazıyoruz. Yün ve pamuk karışımı

bukle dokuma ceketler ve mısır elyaflarından

üretilmiş doğal ipliklerden örme polo yaka trikolar

ise baharın ılık esintilerini karşılamayı sağlıyor.

Giovane Gentile erkeklerin günün her saatinde

rahatlıkla kullanabilecekleri ‘metis süet’ ceketler

de astarsız olma özelliği ile oldukça konforlu bir

günün kapılarını aralıyor.”

Kaliteli bir üründe olması gereken özellikler

nelerdir? Erkek giyimde dikkat edilmesi gereken

konular nelerdir?

“Her zaman bir değişimin içinde olmak zorundasınız,

her zaman inovatif ürünleri koleksiyonunuza katmak

zorundasınız. Perakende müşterisine hep yenilikleri

sunmak zorundasınız ve biz de bunu yapabilen

firma olduğumuzu düşünüyoruz. Çünkü koleksiyonumuzun

içinde yeni teknolojiler, yeni inovatif ürünler

var ve bunları da doğru bir şekilde doğru müşteriyle

buluşturmaya gayret gösteriyoruz.”

Pazarda karşılaştığınız problemler nelerdir?

Rekabeti artırmak için pazarda uyguladığınız

stratejiler hakkında neler söylemek istersiniz?

“Teknolojinin gelişmesiyle hızlanan rekabet ortamı

koleksiyonlarımızı sürekli olarak yenilememizi

zorunlu kılmıştır. Biz markamıza ne kadar yatırım

yaparsak yapalım markamızın değerini istihdam

ettiğimiz personelimiz belirlemektedir. Markamızın

gereklerini en iyi şekilde karşılayabilecek, kurum

kültürüne uyum sağlayan değişime ve gelişime

açık personel seçmek insan kaynaklarımızın öncelikli

görevidir. Seçim konusunda tecrübe ve sattığı

ürünü sevmek en önemli kriterimizdir. Bundan

sonra ürün eğitimi ve potansiyel müşteri tanımı ile

ürünü en doğru şekilde satışını gerçekleştirebilmektir.

İnsan kaynaklarımız bu doğrultuda personel

seçimi ve eğitimleri vermektedir. Artık giyim

konusunda müşterilerimiz, Avrupa ve ABD’yle

yarışır hale geldi. Türk tekstil tüketicileri, kendisine

sunulan ürünleri değil, seçici davranarak, beklentilerine

göre modayı yakından takip ediyor. Bu

doğrultuda kıyafet talebinde bulunuyorlar, kendi

beklentileri var. Bizler de talepler doğrultusunda,

müşterinin çizgisini takip ederek uygun ürünler

hazırlamak ve sunmak zorunda kalıyoruz. Bu


16

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Firmanızın 2018 yılı hedefleri, yurt dışı ve yurt içi

büyüme stratejileri konusundaki planlamalardan

bahseder misiniz?

“Giovane Gentile olarak; 24 ülkede toplam 110

satış noktasında müşterilerimizle buluşuyoruz.

Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika’da birçok konsept

mağaza dışında, aynı zamanda yüzlerce

corner mağazalarda koleksiyonlarımızı perakende

tüketicisi ile buluşturmaktayız. 2016 yılından

itibaren pazara çok hızlı giriş yaptık. 2017 yılında

ise 18 mağaza açarak, mevcut satış alanımızı

ikiye katladık. İlk etapta özellikle İstanbul- Ankara-

İzmir gibi illerde yapılandık. Şu an İstanbul’da

Avrupa yakasında Aqua Florya AVM ve Anadolu

yakasında Emaar Square AVM’de olmak üzere

iki Flagship mağazamızla birlikte İstanbul’da

toplam 13 mağazaya sahibiz. Anadolu’dan

gelen bayilik taleplerini olumlu değerlendirerek,

Türkiye genelinde 30 satış noktasına ulaştık. 2018

yılının ilk mağazasını İzmit Symbol AVM’de açtık.

Markamızın 30. mağazası olan bu yeni lokasyonda

tüketicilerimizle buluşmanın mutluluğunu

yaşıyoruz. Ve sektörümüzde öncü şirket olma

hedefiyle her geçen gün büyümeye devam

ediyoruz. İlk şubemizi açarken de 30. mağazamızı

açarken de hedefimiz hep aynıydı. Takipçilerimizin

bizden vazgeçmemesi ve onları kaliteli ürün

skalasıyla buluşturmak. Bu bilinçle önümüzdeki

dönemlerde markamızı İstanbul, Ankara ve İzmir

başta olmak üzere diğer şehirlerimizde de konumlandırmaya

devam edeceğiz. 2018 yılsonunda 40

mağaza sayısına ulaşmayı hedefliyoruz.”

gelişmeler de yurt dışındaki büyük piyasalarla

daha kolay yarışabileceğimizi gösteriyor.”

Önümüzdeki süreçte sektörü nasıl

değerlendiriyorsunuz? Beklentileriniz nelerdir?

Türkiye’de hazır giyim sektörünün durumu

hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

“Ülkemizde çok iyi üretimler yapan, çok başarılı

ve özgün tasarımlara sahip markalar var. İyi

koleksiyonlar yapılıyor. Üreticilerimiz, kurumsal

altyapısını güçlendirip, doğru pazarlama stratejisinde

bulunursa bu rakamlar üç katına çıkabilir.

Üretici, inovasyon ve teknoloji yatırımları yapar,

düzenli fuarlara katılıp, potansiyel müşterilere

ulaşmak için sürekli satış ve pazarlama faaliyetlerinde

bulunursa çok yüksek ihracat rakamlarına

ulaşırız. Çünkü dünyada artık erkekler de modayı

kadınlar kadar takip ediyor ve modaya daha

çok para harcıyor. Tekstil sektörü çok dinamik

ve farklı sektörleri de besleyen bir pazar olarak

karşımıza çıkıyor. Dünyadaki ekonomik krizlerin

ve Türkiye’nin yakın çevresindeki siyasi olaylar

zaman zaman tekstil sektörünü olumsuz etkileyebiliyor.

Bu nedenle Türk tekstilcileri farklı pazarlara

kayabiliyor. Ancak bizim ülkemizin ekonomisine ve

tekstil sektörünün gücüne inanıyoruz. Erkek giyim

ihracatında daha yüksek rakamlara ulaşılabiliriz.

Gelişen dünyada artık insanlar internet ve buna

bağlı iletişim araçlarını oldukça yoğun kullanıyorlar.

Bununla birlikte hızlı bilgiye ulaşmanın dışında

da Türkiye’de Anadolu’nun her hangi bir şehrinde

yaşayan biri dünya modasını her an takip edebiliyor

gözlemleyebiliyor. Kısacası moda artık global.

Bu doğrultuda moda artık bireylerin sosyo-kültürel

açıdan takip ettiği bir konu değil. Sosyo-kültürel

yapılar modacıların, trendleri ve moda çalışmalarında

yardımcı bir malzeme. Bizlerde Giovane

Gentile olarak Rusya için ayrı Türkiye için ayrı ya

da diğer pazarlarımız için ayrı koleksiyon hazırlamıyoruz.

Global pazara hitap eden gerçek

trendleri görebileceğiniz, natürel ve global dünya

tüketicisine koleksiyonlar hazırlıyoruz.”

İlave etmek istediğiniz konu varsa ekleyiniz.

“Konseptimiz her geçen gün gelişiyor; buna bağlı

olarak da mağaza konseptimiz ve koleksiyonlarımız

gelişiyor. Tekstil ve modanın içindeyseniz her zaman

bir değişimin içinde olmak, her zaman inovatif

ürünleri koleksiyonunuza katmak zorundasınız.

Perakende müşterisine hep yenilikleri sunmak gerekiyor

ki biz de bunu yapabilen firma olduğumuzu

düşünüyoruz. Çünkü koleksiyonumuzun içinde

çok yeni teknolojiler, yeni inovatif ürünler var. Bu

noktada biz de ürünlerimizi doğru bir şekilde doğru

müşteriyle buluşturmaya gayret gösteriyoruz.”


18

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

2018 için sublimasyon trendleri

Sublimasyon baskı, her tür işletme sahibi için hala

çok popüler ve kârlı bir uygulama. Trendler ve

talepler değişirken, bu ihtiyaçları karşılamak için

teknoloji de gelişiyor. Floresan ve genişletilmiş

renk skalasına sahip mürekkeplerle tüketici satın

alma örneklerinden yola çıkılarak daha büyük

format baskılar ve yeni fikirler doğuyor. 2018 yılı

için sublimasyon piyasası öncekinden daha

yenilikçi ve popüler hale gelecek. İşte, yıl boyunca

satışlara yön vereceğini düşündüğümüz ve

keşfedilmesi gereken birkaç alan.

YASTIKLAR

2017 yılında yastıklar çok popülerdi ve bu trendin

devam edeceğini düşünüyoruz. Dekore etmesi

kolay ve aynı zamanda hem kârlı hem de hiçbir

zaman eskimeyen bir ürün olan yastıkları direk

raftan seçebilir veya özel isteklere göre sipariş

verebilirsiniz. Boş olarak satın alabileceğiniz çok

farklı yastık kılıfı türleri var. Saten, kadife, yünlü,

tüylü yüzeye sahip, kanvas, yapay kanvas ve payetli

kumaşlar bunlardan sadece bazıları. Kumaşın

doğal rengini tasarımınızın ana parçası olarak

kullanabilirsiniz veya silme baskıyı istediğiniz

renkler ve resimlerle donatılan yastığı tamamen

kaplayacak şekilde yapabilirsiniz. İşlem tamamlandıktan

sonra, yastığı doldurmak için önceden

hazırlanmış bir dolgu yerleştirin. Böylece, insanların

kesinlikle seveceği bir ürününüz olacak.

Küçük ve dekoratif yastıkların her zaman bir stili

vardır. İlave ücret karşılığında kişiye özel harflerden

oluşan veya diğer fotolu tasarımları ilave

ücretle sunabilir veya kendi orijinal tasarımlarınızla

raftan satış yapabilirsiniz. Spor fotoğrafları, okul

fotoğrafları, doğum istatistikleri/duyuruları, aile

adları, eğlenceli cümleler, tatil resimleri / sözleri

ve hatıra yastıkları örnek olarak verilebilir. “Denizkızı”

yastıklar (ters çevrilebilir payetli olanlar) son

12 aydır piyasaları kasıp kavuruyor ve bu tür yastık

kılıfları, sublimasyon kullanılarak sıklıkla kişiselleştirilebiliyor

ve dekore edilebiliyor. Bunlar, özellikle

isim ve fotoğraf eklediğinizde birinci sınıf fiyata

sahip ürürler. Bazı işletmeler doğacak bebeğin

cinsiyetine göre de satış yapıyor.

GİYSİ TRENDLERİ

Bluzler, şapkalar ve ceketler her zaman giysi dekorasyon

pazarının temel malzemeleri olacak ama

sublimasyon daha yenilikçi ürünler geliştirmenize

yardımcı oluyor ve çok amaçlı performans spor

giysileri ile üniformalar için çok popüler bir uygulama.

Sublime basılmış çoraplar da hem toptan

satış hem de perakende müşterileri için talebe

göre ürün olarak en üst sıraya çıktı. Takımlar

özelleştirilmiş çorapları formalarına eklemeyi seviyor.

Önceden spor çorapları beyaz veya sadece

tek renkli veya iki renkliydi ancak artık süblime

basılmış çoraplarda renkli logolar ve takım renkleri,

hatta resimler bile bulunuyor! Bunlar, parmak

ucundan baldır kısmına kadar silme tasarımlarda

oluşabiliyor veya stratejik olarak yerleştirilmiş

resimler, kelimeler veya takım numaralarını

içerebiliyor. Sporcular ve fanları, üzerlerinde en

sevdikleri oyuncuların fotoğraflarının baskılarının

bulunduğu kişiselleştirilmiş çorapları seviyor.

Çocuk spor giysileri için, takım fotoğraflarını çeken

yerel fotoğrafçılar ile bağlantı kurulabiliyor ve her

oyuncuya takım renklerinde desenlerin yer aldığı

çoraplar sunulabiliyor. Sezon sonuna ve şampiyonalara

kadar çıkmış takımlar arasında bunların iyi

satıyor. Bebek ürünleri pazarı da süblime basılmış

giysiler ile odaklanılacak mükemmel bir pazar.

Özellikle bereler giderek daha popüler hale geliyor.

Bebekler ve küçük çocuklar için mükemmel

seçim olan bu yumuşak, esnek dokuma şapkalar

hem rahatlık sunuyor hem de sıcak tutuyor. Kolayca

isim ekleyebilir, sevdiğiniz renkleri, karakterleri

ve grafikleri seçebilir, bu ürünleri hem pratikleştirebilir

hem de aileler için hatıra oluşturabilirsiniz.

Berelerle önemli olaylar için hatıralar hazırlayabilirsiniz:

çıkılan ilk tatil, her aya ait fotoğraflar, büyük

anneye yapılan ilk ziyaret vb. Bunlarla birlikte, bebek

tulumlarını ve setleri de dekore edebilirsiniz!

BAYRAKLAR

Daha büyük baskılar yapmak sublimasyon ile

bugünlerde artık çok daha kolay. Bu da bayraklara

olan talebi yönlendirmeye yardımcı oluyor.

Masa üstü sistemleri 33 x 48 cm maksimum

baskı boyutu sunuyor. Bu, genelleştirilebilir veya

özelleştirilebilir olan bahçe veya çim bayrakları,

araba bayrakları, masa bayrakları ve diğer daha

kişisel bayrak uygulamaları için geçerlidir. İnsanlar

favorileri olan takımları, ülkeleri, aileleri vb.

desteklemek istediği sürece, bu tür bayraklar tarz

olmaya devam edecek. Daha büyük bayraklara

olan talepte bir artış olduğunu görüyoruz çünkü

süblime baskı yapanlar büyük format baskının

beklenenden daha ekonomik olduğunu ve yeni

fikir fırsatlarının çok daha fazla olduğunu anlıyor.

Günümüzde, 25 inch sublimasyon printer

evdeki çalışma ortamında çalıştırılmak için yeteri

kadar küçük olmasının yanı sıra, 8 renk mürekkep

içerebiliyor. Bu da, özel ürünlerin sunulmasına

imkân veriyor ve kârlı hale getiriyor. Bayraklar,

işletmeler için tabela ve promosyonel dekor

olarak kullanılıyor çünkü kolaylıkla logolar ve

kurumsal renkler eklenebiliyor (8 renkli yazıcılar

için genişletilmiş renk skalasında mürekkep setleri

sayesinde). Bunlar esas olarak iç mekan ve soft


19

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

signage uygulamaları için kullanılıyor ve işletme

sahipleri renklerle dikkat çekiyor, mesaj iletiyor ve

diğer tabela türlerine kıyasla maliyet açısından

şok daha etkin oluyor. Ev dekorasyonu için dekoratif

bayrakların da popülerliği artıyor. Bunlar

lisanslı spor takımlarından ülkelerin ya da dinlerin

bayraklarına kadar dekora uyumlu modellerde,

çizimlerde, aile isimlerinde ve daha fazlasında

kullanılabilir. Floresan renkler pratikte kumaşta ön

plana çıkar ve dikkat çeker. Bu da bu uygulama

için mükemmel olmalarını sağlar. Bu bayraklar

siparişe göre kişiselleştirilebilir veya özelleştirilebilir,

mevsimsel ya da tatil odaklı amaçlar, kutlamalar

vb. için uyarlanabilir. İhtimaller sonsuzdur.

ÇANTALAR

Piyasada artık çok daha fazla sublimasyona

uygun çanta mevcut ve talebe doğrudan cevap

veriyor. Non-woven alışveriş torbaları kurumsal

müşteriler için ucuz bir seçenek ve sublimasyona

güzel renkler kazandırıyor. Daha ağır polyester

veya poly kaplı kanvas alışveriş torbaları bile daha

pahalı ama daha kaliteli ve genellikle işletmeler

arasında favori. İnce bezden sırt çantaları

okullarda, spor takımlarında ve genç gruplarında

çok satıyor. Bu ürünler, serigrafi ve vinil transferlerle

dekore edilebiliyor ama bir süblime baskıcı olarak

tam renkli ve/veya fotoğraf baskısı imkânı sunabilirsiniz.

Bu da müşteriniz için değeri arttırıyor. Bu

ürünler için hem perakende hem de toptan satış

seçenekleriniz var. Spor takımları, kamplar, kulüpler

jimnastik salonları ve diğer grup odaklı organizasyonlar,

promosyon ürünleri olarak bu çantaları

kullanıyor. Hatta bazıları bunları üyelerine satmaya

çalışıyor. Bu nedenle, toptan satış teklifleri için size

gelebilir. Modayı amaca uygunluk ile kombine

eden çok sayıda çanta mevcut. Bunlar arasında

keseler ile omuz çantaları, sırt çantaları, laptop

çantaları, çapraz çantalar, bebek çantaları vb.

bulunuyor. Genel olarak her birinin resim, grafik,

logo, marka rengi vb. baskıları yapılabilen bir paneli

var. Bu şekilde promosyon ürünleri, kurumsal

hediyeler, öğretmen hediyeleri, kişiselleştirilmiş

okul ve/veya takım giysileri, bebek hediyeleri vb…

haline gelebilirler. Ne kadar yenilikçi olursanız,

satma potansiyeliniz o kadar fazla olur. 2018 yılının

yeni başladığı bu günler, bu yıl için piyasalar

hakkında düşünmek ve bazı somut sublimasyon

stratejileri planlamak için mükemmel bir zaman.

Bu trendler, başlamak için iyi bir yer ve işinizi

büyütme konusunda yeni, daha yaratıcı şekillerde

düşünmeye başlamanıza yardımcı olabilir.

DOĞRU ÇÖZÜMÜN SEÇİLMESİ

Eğer sublimasyon işine girmeyi düşünüyorsanız,

sublimasyon sistemleri ihtiyaçlarınıza bağlı olarak

değiştiği için dikkat etmeniz gereken birkaç şey

var. Talep sınırlarını test eden daha küçük hacimler

için, başlangıç sistemleri en ucuz ve en iyi

seçimdir. Ricoh ile ortaklaşa tasarlanan ve popüler

gelişmiş teknoloji ile donatılmış GelJet line, Sawgrass’

Virtuoso SG400 (A4) ve SG800 (A3+) yazıcıları

ürün dekore eden teknolojiler arasında en düşük

başlangıç maliyetine sahip ürünler. Tümü göz alıcı

1200 x 1200 dpi baskı ve HD fotoğraf kalitesinde

üretim yapıyor. Ürünlerde aynı zamanda bütünleşik

bir kendi kendine temizleme işlevi bulunuyor

ve bu sayede yazıcılar en iyi performansta

çalışırken minimal güç sarf ediliyor ve mürekkep

sarfiyatı en düşük seviyede oluyor. Sawgrass,

yüksek hacimli, yüksek çözünürlüklü baskı için,

endüstride boyutunun bütünüyle entegre edilmiş

ilk sublimasyon baskı çözümü olan VJ 628 8 renkli

yazıcıyı geliştirdi. Benzersiz verimlilikte daha parlak,

daha yüksek çözünürlüklü görüntüler elde edilmesini

sağlayan, kullanım kolaylığı, destek ve daha

düşük görüntüleme maliyetleri sunan Virtuoso

25” HD Ürün Dekorasyon Sistemi fotoğraf, güzel

sanatlar, tabela ve yüksek hacimli kişiselleştirme

ile özelleştirme için ideal ve 24 inç ürünlerde silme

ve 1440 x 1440 dpi’ye kadar çözünürlük sunuyor.

Uygulamalarda kişiselleştirilmiş hediyeler, mobilya

ve dekorasyon ürünleri, giysi dekorasyonu, sert

yüzey, mallar, iç mekan tabela ürünleri, promosyon

ürünleri ve güzel sanatlar ürünleri bulunmakla

birlikte kullanılabilen polyester kumaşlar veya

polimer kaplı sert malzemeler arasında alüminyum

paneller ile insertler, döşemeler, ağır kartonlar ve

ahşap plakalar, kahve kupaları, akrilik, cam, arduvaz

ve takviyeli fiberglas plastik bulunuyor.

Bu potansiyel gelir elde etme fırsatları Sawgrass’ın

her ikisi de yenilikçi girişimcilerin tasarımları internete

bağlı bir bilgisayardan veya tabletten hızlı ve kolay

bir şekilde üretmesine yardımcı olan CreativeStudio

Online Designer ile Virtuoso Print Manager’dan

oluşan yenilikçi yazılım paketi CreativeStudio ile

donatılabilir. Kullanımı kolay, baskıya hazır tasarımlar

dakikalar içinde oluşturuluyor, binlerce şablon ve

görselle dolu arşivi neredeyse tüm pazarlarda ya da

uygulamalarda uygulanabilir. CreativeStudio her

türlü Virtuoso sistemi ile birlikte satılıyor.

Sawgrass’ın SG400, SG800 ve VJ 628 yazıcılar için

kullanılan ilk evrensel baskı yönetim yazılımı olan

Virtuoso Print Manager, optimal baskı kalitesi

ve üretim verimi için tek bir çözüm sunuyor. Bu

yazılım, PowerDriver, CreativeStudio Print Manager

ve WinProfile / MacProfile ICC profil çözümlerinin

en iyi özelliklerini güçlü ve kullanımı kolay

tek bir RIP-like uygulamada birleştiriyor. Virtuoso

Print Manager, hem Windows hem de Mac OS

için kullanılabilen CorelDraw, Adobe Photoshop,

Adobe Illustrator ve CreativeStudio tasarım

yazılımı ile mükemmel renkli çıktıların elde edilmesini

çok daha kolaylaştırıyor. İş ya da görsel

yerleştirmenin, özelleştirilebilir ön ayarların, çok

dilli kullanıcı arayüzünün, dosya ve web-to-print

iş akışlarının ve daha fazlasının olduğu gelişmiş

özelliklere sahip düzenli üretim yapılır.


20

PAZAROLA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Takımların Zekâsı

Matematik bir yana, “iki artı iki kaç eder” sorusunun sosyal alanlarda tek cevaplı

olmadığını biliyoruz. Hesabını, tartısını, menfaatini çok önde gören, alırken başka,

satarken başka tutan uyanıkları da bir yana bırakalım. Yaşananlar ve araştırmalar

gösteriyor ki, iki kere iki’nin kaç ettiği, duruma göre değişiyor.

Pazarlama hem arz, hem de talep cephesinde tam bir takım oyunu. O yüzden

gruplar ve grup davranışları da pazarlama mesleğindekilerin ilgisini çekiyor.

Pazarlama, tekil oyuncular kadar bunlardan oluşan toplulukların, ortakların,

takımların performanslarıyla da yakından ilgileniyor.

Misal, firmaların pazarlama başarılarında, yöneticilerin pazarlama zekâları mı,

yoksa, yönettikleri takımdakilerin pazarlama zekâları mı daha etkili? Firmanın

pazarlama zekâsını geliştirmek için hangisine ağırlık ve öncelik verilmeli? Takımların

da, bir organizma gibi ayrı birer zekâları var mıdır? Şayet öyleyse, takımları

oluşturan bireylerin zekâlarıyla, takımın zekâsı birbirleriyle etkileşir mi? Etkileşirse

böyle bir etkileşme ne yönde ve nasıl çalışır?

Araştırmalar grupların, kendi üyelerinin tekil zekâlarının (dolayısıyla davranışlarının)

dışında ve onlardan farklı, organik olarak oluşan bir grup kimliği, zekâsı ve

davranışı oluşturduklarını gösteriyor.

Böylesi hükümlere varabilmek için elbette öncelikle zekâ denince ne anlaşıldığının

bilinmesi, tanımlanması ve ölçülebilmesi gerekiyor. Hem bireyler için, hem

de grubun bütünü için... Bireylerin tekil zekâları ve bunların türlerinin ölçümü için

çeşitli yol ve yöntemler öneriliyor. IQ testleri bunlardan biri ve yaygın kabul görenlerden.

Diğer zekâ türleri için de değişik araçlar kullanılıyor.

PAZAROLA

Prof. Dr. İSMAİL KAYA

İ.Ü. İşletme Fakültesi

Pazarlama Anabilim Dalı

Emekli Öğretim Üyesi

mail

ikaya@istanbul.edu.tr

ismail.kaya@gmail.com

blog

http://www.pazarola.

blogspot.com

http://www.pazarlama

bitanedir.blogspot.com

Tartışılabilir bütün yönlerine rağmen, IQ testlerinin birey hakkında, geniş bir yelpazede

ve uzunca bir zamanda kişinin başarımlarını, okuldaki performanslarını ve

pek çok faaliyetteki başarılarını tahmin etmede güvenilir bir araç olduğu kabul

ediliyor. Aynı yaklaşımın, grupların zekâ ve başarım düzeylerini değerlendirmesi

amacıyla da kullanılabileceği düşünülüyor.

Science’da yayınlanan bir araştırma [1],

gruplarda ve takımlarda da ‘kolektif bir zekâ’nın varlığına işaret ediyor. Bulgular:

* Bir kaç kişinin iletişim ve konuşmalara hâkim olduğu gruplarda bu ortak hafızanın,

üyelerin sırasıyla söz aldığı gruplara nazaran daha düşük olduğunu,

* Sosyal hassasiyetin ve empatinin (muhatabının ve diğerlerinin bakış açılarını

kabullenebilme yeteneği) yüksek olduğu durumlarda grubun zekâsı ile bireylerin

toplam zekâsı arasında anlamlı farklara işaret ettiğini gösteriyor.

* Gruptakilerin birbirlerinin bakışlarından hareketle ne düşündüklerini anlayıp ona

göre hükümler çıkarmaları da takımın zekasına sinerji katan bir etki yapıyor. Aralarında

anlaşabilen insanların oluşturduğu grupların zekâsı daha yüksek oluyor.

* Grup üyelerinin birbirine bağlılığı, memnuniyet ve motivasyonlarının takımın

zekâsıyla ilintili olmadığı anlaşılıyor.

Bu yazdıklarım ilginizi çekmedi mi?

Yazıyı bir de, futbol takımlarını ve takımdaki oyuncuları birlikte düşünüp okuyun.

Tabiî, futbol örneğinden gidersek, sadece sahada ter dökenleri değil, bir

futbol kulübünü oluşturan bütün elemanları (taraftarlar, kulüp yöneticileri, teknik

direktörler, sponsorlar, tesisler, vs.) ile birlikte ve bunların her birinin değerleriyle

ilişkili olarak düşünmeliyiz. Bütünün değeri, parçaların toplamından ibaret

midir, yoksa daha çok veya daha az mıdır?

Pazarlamanın işi, değerlere değer katmak olduğuna göre, eldeki malzemelerden

yola çıkarak, bunlardan yararlanarak, müşteriler ve muhataplarca en çok talep

edilecek, en fazla beğenilecek, en değerli üretimler yapmak için, daha değerli

malzemeler kullanmak kadar, bunlar arasındaki âhengin nasıl kurulacağını arayıp

bulmak da pazarlama yöneticilerinin temel görevleri arasında sayılacaktır.


22

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

TETAŞ Ailesinin Yeni Üyesi,

“Dünyanın ihtiyaçlarının

Farkında Bir Üretici”

Japon Kansai Special

Piyasada son zamanlarda özellikle denim ve

dekoratif ürünlere olan talep dikkate değer

şekilde arttış göstermektedir. Bu da firmaların bu

sektörlere yönelik faaliyetlerini şekillendirmekte ve

gerekli aksiyonları hızla almasını gerektirmektedir.

Bildiğiniz üzere yoğun rekabetin yaşandığı

markalar arasındaki farkların hızla kapandığı

tekstil ve konfeksiyon sektöründe, müşteri odaklı

düşünüp harakete geçmek firmaların piyasadaki

konumunu bundan sonra belirleyecek en önemli

parameter olacaktır. Bu bağlamda dünya

hazır giyim üretiminde faaliyet gösteren büyük

markaları ülkemize kazandırmış olan Tetaş İç ve

Dış Tic A.Ş.’in en son hamlesi denim ve dekoratif

giyimin dünyadaki öncü firması Kansai Special’i

Tetas A.Ş.’nin Yenilikçi Japon Park Projesi

Kapsamında bünyesine katmasıdır.


23

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

“Kansai Special markası ülkemizin kullanıcılarının

uzun yıllardır bildiği ve kullanıcı firmaların çözüm

ortağı olmuş markalardan biridir. Yine de

Kansai firmasının bazı çok önemli bilgilierini bu

sayfalardan sizinle paylaşmak istiyoruz” diyen

Tetaş Konfeksiyon ve Kesimhane Makineleri

Pazarlama Kıdemli Pazarlama Yönetmeni Özgür

Ak, firma hakkında şunları söyledi. “Kansai

Special günümüzde % 100 en ufak parçasına

kadar, Japonya’da üretilen tek markadır.

1958’de Osaka, Japonya’daki Kansai Bölgesi’nin

kalbinde kurulan Morimoto MFG. Limited Şirketi,

Kansai Special markası altında endüstriyel çift

zincirli dikiş makineleri üretmeye başlamış. 1976

ve 2006 arasında Hong Kong, ABD, Almanya,

Singapur, Şangay ve Bangladeş şubeleri, yetkili

distribütörler ve bayiler aracılığıyla dünya

çapında satışları kapsayacak şekilde açıldı.

Üretimi bugün Japonya’da Shijonawate merkez

ofisinde olduğu kadar Ujitawara (şase fabrikası)

ve Shitomiya (yedek parça ve aksesuarlar)

fabrikalarında yapılmaktadır. 2005 yılında,

özellikle Jeans sektöründe otomatik ünitelere,

dekoratif dikiş alanında üst düzey modellere

odaklanmak için yeni Ar-Ge laboratuvarı kuruldu.

50 yılı aşkın bir süredir dünyanın dört bir yanındaki

müşteriler için spor kıyafetleri, iş elbiseleri, iç

çamaşırı, çocuk ve bayan giyiminde ve en

önemlisi Jeans sektöründe çok çeşitli makineler

üreten Kansai ailesi, yeni alt sınıfların ve

çeşitlemelerin sürekli araştırılması ve geliştirilmesi

ve KANSAI SPECIAL’ı hızla değişen piyasa

taleplerini anlayacak ve karşılayacak bir hale

getirmek için yoğun bir emek harcamaktadır.”

Kansai ile Tetaş arasındaki işbirliğine de

değinen Ak, “Tetas A.Ş. olarak Kansai firması

ile işbirliğimizde Kansai firmasının koşan

ürünlerinin yanısıra daha önce ön plana hiç

çıkmamış olan ürünlerini de Türk kullanıcılarına


24

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

anlayışına ayrı bir bakış açısı getirecektir. Tetas

A.Ş. olarak yeni digital çağın gereksinimlerini

benimsemiş , otomasyona inanmış ve buna

yönelik yatırım yapan üretici firmalar ile işbirliği

yapmaktayız ve bu üreticilerden elde ettiğimiz

bilgi ve birikimi Türk konfeksiyon ve tekstil sektörü

ile paylaşmak istiyoruz. Ülke olarak dünyanın

hiçbir ülkesinde olmayan bilgi birikimimiz ve alt

yapımız ve insan kaynağımız var. Topyekün tüm

bu değerlerimizi üretmeye ve markalaşmaya

yöneltmeliyiz ve bunu yaparken alışkanlıklarımızı

kırmalı ve dünyadaki yeni teknolojileri ve üretim

sistemlerini günlük hayatımıza geçirmeliyiz. İşte

Kansai firması da değişen dünyanın ihtiyaçlarını

farkına varmış ve buna göre üretimini yeniden

yapılandırmış firmalardan biri ve Tetas Ailesinin

çatısı altında Türk üreticilerinin dünyada daha iyi

yerlere gelmesi için bizimle beraber uzun yıllar

çalışacağına gönülden inanıyoruz” dedi.

tanıştırmak istiyoruz.Örnek olarak eldiven

dikiş overlokları,ekstra miniburunlu sütünlu

makinaları ki çok ufak kıvrımlı alanları dikimini

mümkün kılmaktadır,karton dikim makinaları

tel zımba ile ambalajlamayı tamamen ortadan

kaldırmaktadır, ekstra mini burunlu kot paçası

zincir dikiş reçmeleri ile denim üreticilerinin kalite


26

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Yünlü kumaş

ihracatının %70’i Yünsa’dan

Türkiye’nin ve Avrupa’nın tek çatı altındaki en büyük

entegre yünlü kumaş üreticisi olan Yünsa, yünlü dokuma sektöründeki

ihracatın %70’ini gerçekleştiriyor. Ar-Ge ve inovasyonla

geliştirdikleri ürünleri dünyada 50’den fazla ülkeye ihraç eden Yünsa,

pazar payını artırarak dünya liderliğini hedefliyor.

Premiere Vision Paris Fuarı 13-15 Şubat’ta ülkeden

1.725 firmanın katılımıyla gerçekleşti. Türkiye, fuara

163 firmayla katılarak İtalya ve Fransa’nın ardından

en çok katılım sağlayan üçüncü ülke oldu. Bu fuarda

yer alan Yünsa’nın, fuara özel olarak geliştirdiği

inovatif ve yenilikçi ürünlerden oluşan 2019 İlkbahar-

Yaz kreasyonu katılımcılardan büyük ilgi gördü.

Türkiye’de kendi sektöründeki ihracatın %70’ini

gerçekleştiren Yünsa, Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarıyla

sürdürülebilir büyümesine devam ediyor. Son

yedi yılda 38 Milyon TL Ar-Ge yatırımı gerçekleştiren

Yünsa, bu kapsamda 2017 yılında 300’e yakın yeni

ürün geliştirdi. Yünsa’nın geliştirdiği yeni ürünler ise,

toplam siparişlerinin % 54’ünü oluşturuyor. Dünyanın

en prestijli kumaş fuarı olarak kabul edilen Premier

Vision Paris Fuarı’na katılan Yünsa, geliştirdiği yeni nesil

ürünlerle yünlü kumaştan geliştirdiği sportif, günlük,

klasik ve inovatif ürünleriyle katılımcıların beğenisini

topladı. Premier Vision Paris Fuarı’nda Yünsa’nın

sürdürülebilir büyümesinin arkasında Ar-Ge ve inova-


27

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

tif ürünler olduğunu belirten Yünsa Genel Müdürü

Nuri Refik Düzgören “Yünsa olarak, 2003 yılından beri

üstün üretim teknolojimiz ve özel tasarımlarımızı bir

araya getirerek oluşturduğumuz kreasyonlarımızla

Premiere Vision Paris Fuarı’na katıldık. Her yıl değişen

ve gelişen moda trendlerine cevap verebilmek

adına spordan klasik giyime kadar kullanılabilen yün

katkılı kumaşlar üretiyoruz. Premiere Vision Paris’te

de sürdürülebilir ürün yönetimimizin sonucu olan

geri dönüşümlü malzemelere sahip kumaşlarımız,

vücudumuzda nem ve ısı yönetimi sağlayan ve yeni

teknolojiyle geliştirilen 37,5 adını verdiğimiz kumaşlar

ve aşınma dayanımı yüksek yeni nesil yün gruplarımız

büyük ilgi topladı. Kreasyonlarımızla gelecek

sezonun trendlerinde belirleyici rolümüzü bir kere

daha ispatladık. Yünlü kumaş, bilinenin aksine birçok

kıyafet için kullanılıyor. Yün, vücut ısı dengesini en iyi

ayarlayan elyaf kumaş sınıfında bulunuyor. Dolayısıyla

yünlü dokuma kumaştan elde edilen ürünler dört

mevsim giyilebilir” dedi.

HEDEF DÜNYA LİDERLİĞİ

Türkiye’deki sektör liderliğini dünyaya da taşımak

isteyen Yünsa, yenilikçi tasarımlarıyla uluslararası

arenada varlığını güçlendiriyor. Kumaşın fiziksel

ve mekanik özelliklerini ön plana çıkarmaya

yönelik projeler geliştirdiklerini belirten Yünsa

Genel Müdürü Nuri Refik Düzgören, “45 yıldan

bu yana üretimimize ara vermeden devam

ediyoruz ve istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz.

Türkiye’de sektörümüzdeki ihracatın %70’ini

gerçekleştiriyoruz. Yıllık ciromuzun %78’ini ihracat

oluşturuyor ve dünya yünlü kumaş pazarının

yaklaşık %4,3’nü karşılıyoruz. Uluslararası çapta

birçok markayla iş birliğimiz var. Bugün üretim

kapasitemiz ile dünyanın beş büyük kumaş ihracatçısından

biriyiz ve dünya lideri olma yolunda

hızla ilerliyoruz” şeklinde konuştu.

YENİ NESİL ÖZGÜN TASARIMLAR

Premiere Vision Paris Fuarı’nda Yünsa’nın 2019 kadın

koleksiyonları hakkında bilgi veren Yünsa tasarımcısı

Mathias Menger, bu sene için renkli ve geniş bir

kumaş yelpazesi hazırladıklarını belirtti. Menger,

“Kadın koleksiyonlarımızda yenilikçi formların hüküm

sürdüğü hafif gramajlı parlak görünümlü voile,

dökümlü krepe kumaşlar, kabartmalı ve kıvrımlı

dokularıyla seersucker ve crinkle kumaşlarımız

tasarımcıların favorisi olmaya aday görünüyor. Açık

ve canlı tonları barındıran geniş bir renk skalamız

var” dedi. Yünsa’nın erkek koleksiyonlarının yaratıcısı

tasarımcı Luca Valle ise, “Erkek koleksiyonlarında

%100 yün yanında yenilikçi harmanlar, farklı dokulara

ve formlara sahip mikro desenler kullandık.

Takım elbiseliklerde ise farklı renklerde mikro desenler,

ceketliklerde 3 boyutlu geometrik armürler,

yüksek bükümlü iplikler, yeni nesil efektlerle hareketlendirdiğimiz

özgün tasarımlarımızla modaya yön

vermeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.


28

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Palmiye,

R+T Stuttgart 2018’de

trendleri belirliyor

Dört mevsim dış yaşam alanları

oluşturan Palmiye, R+T Stuttgart Fuarı’nda

550 metrekarelik stant alanı ve

yeni koleksiyonu ile Avrupa ve

dünya pazarında liderliğe oynuyor.

Türkiye’de ve dünyada sektörünün lideri Palmiye,

ar-ge ve üretim süreci tamamen Türkiye’de

gerçekleştirilen ve “It’s all about fashion” konseptiyle

sunduğu yeni kumaş koleksiyonu ile

önümüzdeki 3 yılda sektörünün geleceğine yön

verecek. Palmiye Exclusive Kumaş Koleksiyonu,

Palmiye’ye özel doku, renk ve desenlerden oluşuyor.

Palmiye pergola profilleri için tasarlanan yenilikçi

3 boyutlu aydınlatmalar ise Palmiye Exclusive

Kumaş koleksiyonundaki renk, doku ve desenlerde

oluşturduğu yansımalar ve ışık hüzmeleri ile fark

yaratıyor, bulunduğu mekanlara ayrıcalık katıyor.

Palmiye Exclusive kumaşları ayrıca ısı ve ses

yalıtımı yapıyor, black out özelliği, pvdf uygulaması

ile leke tutmama özelliklerinin hepsini birarada

taşıyor. Palmiye, dış mekanda iç mekan rahatlığını

sağlayan ve 4 mevsim kullanılabilen pergola, cam,

tente ve gölge sistemlerinin üretimi ve montajının

yanı sıra yenilikçi mimari çözümler sunuyor. Palmiye

üretiminde tasarım, mühendislik ve mimari alana

yoğunlaşırken ürünlerinde teknolojinin insanlara

sağladığı tüm kolaylıkları kullanmaya özen gösteriyor.

Tasarım konusunda açık görüşlü ve yenilikçi

bakış açısına sahip Palmiye dünyaca ünlü, başarılı

mimarların ve tasarımcıların düşünce ve hislerini

hayata geçirdikleri eşsiz ürünler ile sıra dışı çözümlerin

adresi oluyor. Alanında birçok “ilk”e imza atan

Palmiye, 6 kıtada kendi bölge müdürlükleri, ofisleri

ve alternatif satış kanalları ile birçok ülkede faaliyet

gösteriyor. Palmiye, kendisine özel tasarlanan Apple

Store’dan indirilen My Palmiye App aracılığıyla

ürünlerini iPhone veya iPad ile kontrol etme lüksünü

müşterilerine yaşatıyor. Sektörde yarattığı sinerji ile

pazarda hızla genişleyen Palmiye birçok ülkede

kendi ofisi ile hizmet verirken hizmet kalite standartlarından

ödün vermiyor.


30

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Deri

sektöründen

başarılı

ihracat

İstanbul Deri ve

Deri Mamulleri

İhracatçıları

Birliği(İDMİB), 2017 yılı

içerisinde 186 ülkeye

gerçekleştirdiği

1,5 milyar dolarlık

ihracat ile bir önceki

seneye göre yüzde 9

artış yakaladı.

Sektör olarak 2017 yılı içerisinde yeni pazarlara

açıldıklarını vurgulayan İstanbul Deri ve Deri

Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa

Şenocak, “Sektör olarak 2017 yılı içerisinde 186

ülkeye gerçekleştirdiğimiz 1,5 milyar dolarlık

ihracat ile bir önceki seneye göre yüzde 9 artış

yakaladık. Mevcut pazarlarımıza ihracatımızı

artırdığımız gibi çeşitli projelerle yeni pazarlara

da açılmaya başladık. 2017, bir önceki yıla

göre kapasite kullanım oranlarımızdan, ihracatımızın

kilogram başı değerine kadar her

anlamda pozitif bir yıl oldu. Gerçekleştirmiş

olduğumuz ihracatın da katma değeri her

geçen gün artıyor. Bu sene Türkiye’nin genel

ihracatından aldığımız pay yüzde 1 civarında

olduğu gibi dünya deri ticaretinden aldığımız

pay da yüzde 1 civarında. Her iki alanda da

bu payı artırabilmek için katma değeri yüksek

ürün ihraç etmemiz, kapasite kullanım oranımızı

artırmamız ve yeni açıldığımız pazarlarda da

payımızı artırmamız şart. Sektör olarak bunu

başarabilecek kapasitedeyiz” dedi. Amerika

Birleşik Devletleri’nin sektörün en büyük ithalatçısı

olduğuna vurgu yapan Şenocak, şöyle

konuştu; “2017 senesinde dünyanın en büyük

ithalatçısı olan Amerika Birleşik Devletleri’ne

ihracatımız yüzde 15 artmış durumda olmasına

rağmen bizim bu pazardan aldığımız pay yüzde

1 bile değil. Bu nedenle Amerika’yı çok önemsiyoruz

ve burada Türkiye İhracatçılar Meclisi(TİM)

tarafından kurulan Türkiye Ticaret Merkezi(TTM)

projesi içerisinde yer almak için hazırlıklarımızı

tamamladık ve firmalarımız müracaatlarını

yaptı. İDMİB’e bağlı 20 firma orada ofislerini

kuracaklar. Bu pazardan aldığımız pay ne kadar

büyürse ihracatımız da o kadar artacak. Bunu

başarabilecek gücümüz var. Ayrıca ayakkabı

sektörümüz için diğer bölgeler yanında Afrika’yı

da çok önemsiyoruz. Burada Türkiye için büyük

bir pazar var ve bu pazardan yeteri kadar pay

alamıyoruz. Girişimlerimiz bu yönde devam

ediyor. Ekonomi bakanlığının destekleriyle Ur-Ge


31

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

projeleri ile Avrupa, Amerika ve Afrika’ya 2018

yılı bizim için bir atılım yılı olacak.”

RUSYA’YA İHRACAT YÜZDE 72 ARTTI

Rusya ile ikili ilişkilerde yaşanan olumlu gelişmelerin

ihracata etkisini vurgulayan Şenocak,

“Sektörümüz için Rusya lokomotif pazar olma

özelliğini 2017 yılı içerisinde de sürdürdü. İki

ülke arasında yaşanan olumlu siyasi gelişmeler

ihracatımıza da direkt yansıyor. Rusya’ya 2017 yılı

içerisinde gerçekleştirdiğimiz 195 milyon dolar

ihracat ile bir önceki seneye göre yüzde 72’lik bir

artış kaydettik. Rusya pazarına her geçen gün

katma değeri daha yüksek ürünler ihraç ediyoruz.

İtalya’ya 2017 yılı içerisinde gerçekleştirdiğimiz

87 milyon dolarlık ihracat ile yüzde 17 gibi

bir artış yakaladık. Bir pazara girdiğimizde rakip

ülkelerden bizi ayrıştıran yönümüzün uygun fiyat

olduğu dönemler artık eskide kaldı. Türk derisinin

kalite algısı her geçen gün artıyor” dedi.

“İHRACATI ARTIRMANIN YOLU

KATMA DEĞERDEN GEÇİYOR”

Sektör olarak kilogram başı ihracat birim fiyatlarının

Türkiye ortalamasının çok üzerinde olduğuna

değinen Şenocak, “İhracat rakamlarımızı

yukarıya çekmenin yolu çok fazla ürün satmaktan

değil, katma değeri yüksek ürün satmaktan

geçiyor. Türk deri sektörü olarak moda ve trendleri

yakından takip etmekle kalmıyor artık kendimiz de

bu değerleri taşıyan ürünler üretiyor ve modanın

kalbi olan ülkelere ihracat yapıyoruz. Türkiye’nin

kilogram başı ihracat birim fiyatı 1,39 dolar. Bizde

ise alt sektörler bazında değerlendirdiğimizde

kürk giyimde kilogram başına 156 dolar ihracat

yapıyoruz bu rakam Türkiye ortalamasının 112 katı,

deri giyimde 135 dolar ile 96 katı, işlenmiş kürkte 44

dolar ile 32 katı, saraciyede 16 dolar ile 11 katı, deri

ve deri mamullerinde 11 dolar ile 8 katı, yarı işlenmiş

üründe 9 dolar ile 6 katı ve ayakkabıda 8 dolar

ile 5 katı bir rakama tekabül ediyor” diye söyledi.


32

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Geç gelen kış

baharlık

satışlarını

patlattı

Bu sene hava sıcaklıklarının

mevsim normallerinin

üstünde seyretmesi kıyafet

alışverişlerini de etkiledi.

Morhipo.com verilerine göre,

geçen seneye oranla baharlık

ürün satışı %60 oranında arttı.

Bu sene kış mevsimi yarılanmasına rağmen kar bir

türlü yere düşmedi. Peki soğuk havaların gecikmesi

alışveriş tercihlerini nasıl etkiledi? Geçtiğimiz

yıllın aralık ve ocak aylarında çok satan kalın

palto, uzun kaban, kar montları ve çizmeleri gibi

ürünler soğumayan havaların etkisinde kaldı ve

daha az tercih edildi. Kış modasının vazgeçilmez

parçalarının yerini sonbahar dış giyim ürünleri aldı.

HAVALAR CEKETLERE YARADI

Sonbaharın en şık ve klasik parçası

olan ceketler, trençkotlar, deri

ve jean montlar havaların

soğumamasıyla birlikte kış

mevsiminde de çok satıldı.

Jean montlardaki satış

rakamları geçen yıla oranla

%355’lik bir artış gösterdi.

Ceketlerde %109, trençkotlarda

%40, deri montlarda

%21 ve hırkalarda %27

oranında daha fazla satış

gerçekleşti. Öte yandan,

kayak montlarında %40

oranında paltolarda ise %1

oranında bir düşüş yaşandı.

KAT KAT GİYİNMEK MODA OLDU

Soğuk havalarda giyinmek çok zor değil. Bir kalın

kazak, pantolon ve kalın bir kaban o günkü stilinizi

tamamlar. Fakat havaların değişken olduğu şu

günlerde dengeyi sağlayabilmek önemli. Kalın tek

bir kıyafet yerine gün içerisinde daha rahat ettiren

katman stili en iyi çözüm olarak öne çıkıyor. Bu stile

kulak verenler en çok oversize ürünlere, gömleklere,

hırkalara ve tişörtlere yöneliyor.

Ürün Çeşidi.........................................Değişim

Ceket......................................................... %109

Deri Mont.................................................... %21

Hırka............................................................. %27

Jean Ceket.................................................%62

Jean Mont................................................%355

Kaban..........................................................%30

Klasik Ceket................................................ %41

Mont............................................................%24

Trençkot.......................................................%40

Palto............................................................. -%1

Kayak Montu.............................................-%40


34

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Paris’te Türk moda rüzgârı esti

Avrupa’nın en önemli moda merkezlerinden Paris’te Türk moda rüzgarı esti.

Avrupa’nın en büyük hazırgiyim ve konfeksiyon tedarikçilerinden Türk Hazırgiyim

ve Konfeksiyon Sektörü, 13-15 Şubat 2018 tarihlerinde Paris’te düzenlenen

Premiere Vision (PV) Manufacturing Paris Fuarı’nda 26 firma ile şov yaptı.

İstanbul ve İzmir ağırlıklı 26 Türk hazırgiyim firması,

fuar iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar,

tasarım sektörlerini bir araya getiren Premiere

Vision (PV) Manufacturing Paris Fuarı’nda İlkbahar

– Yaz 2019 koleksiyonlarını dünyanın dört bir

tarafından gelen alıcılara sunma fırsatı yakaladı.

126 ülkeden gelen ithalatçılar, Türkiye standına

yoğun ilgi gösterdi. Dünya’nın en prestijli tekstil ve

hazırgiyim fuarı, Premiere Vision (PV) Manufacturing

Paris Fuarı’na 2015 yılından beri yılda iki kez Türkiye

Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirdiklerini

belirten Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları

Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kızılgüneşler,

Türkiye’den katılımın her yıl arttığı ve Türk firma-


35

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

larının bu pazarda konumunu güçlendirmesine

yardımcı olduklarını kaydetti. Türk Hazırgiyim ve

Konfeksiyon Sektörü ile Tekstil Sektörlerinin birlikte

yıllık 25 milyar dolar ihracata imza attıklarına dikkati

çeken Kızılgüneşler, “Birbirinin tamamlayıcısı

bu iki sektörün 2023 yılı ihracat hedefi ise; 50 milyar

doları Hazırgiyim, 20 milyar doları tekstil olmak

üzere 70 milyar dolar. Bu hedefe ulaşmak için yeni

ihraç pazarlarına ve müşterilere ihtiyacımız var.

İhracatçı firmalarımızın fuarlara katılarak ürünlerimizi

tanıtma ve yeni ihracat bağlantıları kurmaları

hayati öneme sahip. İhracatçı firmalarımız

yeni koleksiyonlarını 126 ülkeden gelen 60 binin

üzerinden profesyonelin beğenisine sundu. Bu

temasların ihracat rakamlarımıza olumlu yansıyacağından

kuşkumuz yok” diye konuştu.

TÜRKİYE, EYLÜL AYINDAKİ PV FUARI’NDA PARTNER

ÜLKE OLMAK İSTİYOR

Premiere Vision (PV) Manufacturing Paris Fuarı’ndan

Türk hazırgiyim sektörünün daha fazla fayda

sağlaması için Fuar İdaresi ile yeni projeler üzerinde

çalıştıkları bilgisini paylaşan EHKİB Başkanı

Kızılgüneşler; “Eylül ayında gerçekleştirilecek fuarda

katılımcılarımızın Avrupa’nın önemli markaları ile

bir araya geleceği bir networking etkinliği organize

edilmesi konusunda anlaştık. Yine önümüzdeki

dönemde firmalarımızın daha çok alıcıyla bir

araya gelebilmesine imkan sağlayacak projeler

gerçekleştirilmesi konusunda mutabık kalındı. Türkiye’nin

2018 Eylül ayında düzenlenecek PV Fuarı’nda

‘Partner Ülke’ olması konusunda fuar idaresi ile

görüşmelerimiz sürüyor” diyerek sözlerini tamamladı.


36

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

FRANSA İHRACATIMIZDA BEŞİNCİ BÜYÜK PAZAR

Fransa’nın 2017 yılında 21.5 milyar dolar konfeksiyon

ithalatı yaptığını anlatan Ege Hazırgiyim ve

Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu

Başkan Yardımcısı Burak Sertbaş, “Türkiye’nin

Fransa’ya 2017 yılında yaptığı konfeksiyon ihracatı

ise 845 milyon dolar seviyesinde. İhracatımızda

Almanya, İspanya, İngiltere ve Hollanda’nın ardından

5.büyük pazar konumunda” dedi.

FİNALİSTLER DE PV FUARINI ZİYARET ETTİ

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin

hazırgiyim sektörüne genç ve vizyoner tasarımcılar

kazandırmak için geçen yıl 12.’sini düzenlediği EİB

Moda Tasarım Yarışmasının 5 finalistini de ödül

olarak Premiere Vision (PV) Manufacturing Paris

Fuarı’nı ziyaret etmelerine olanak sağladıkları

bilgisini veren Sertbaş sözlerini şöyle tamamladı;

“EİB 12. Moda Tasarım Yarışmamızın ikincisi Harun

Çifçi, fuarda tasarımlarını sergileme fırsatı bulurken,

Blanc Bleu firmasında tasarımcı olarak çalışmak

üzere görüştü. Genç tasarımcılarımız açısından da

vizyonlarını geliştirici bir fuar oldu.” Premiere Vision

(PV) Manufacturing Paris Fuarı’nda, Türkiye standını

Türkiye’nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa, Paris

Ticaret Başmüşaviri Müge Varol Ilıcak ziyaret eden

isimler arasında yer aldı.


38

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

İhracatın yıldızları

ödüllerine kavuştu

Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatının Yıldızları

ödüllendirildi. Ege İhracatçı Birlikleri bünyesinde

uzun yıllardır ihracat şampiyonu olan Ege Hazırgiyim

ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 2017 yılında,

2 milyon dolar ve üzeri ihracat yapan 78 üyesini

ödüllendirdi. Ege Bölgesi’nin ihracatta lokomotif

sektörü Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektörünün

ödüllü firmaları, 2017 yılında Türkiye’ye 1 milyar 118

milyon dolar döviz kazandırdı. Ege İhracatçı Birlikleri’nde

düzenlenen “Hazırgiyim ve Konfeksiyon

İhracatının Yıldızları Ödül Töreni”nde, EHKİB üyesi

78 firma; Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde

ödüllerini aldı. “Hazırgiyim ve Konfeksiyon

İhracatının Yıldızları Ödül Töreni”nde konuşan Ege

Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim

Kurulu Başkanı Emre Kızılgüneşler, Ege İhracatçı

Birlikleri çatısı altında bulunan 12 ihracatçı birliği

arasında uzun yıllardır ihracatta lider konumda bu-


39

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

lunduklarını, 2017 yılı ihracatlarının 2016 yılına göre

yüzde 3’lük artışla 1 milyar 265 milyon dolar olarak

gerçekleştiğini, toplam ihracat rakamına bin 90

ihracatçı firmanın katkıda bulduğunu kaydetti.

İSPANYA İHRACATTA ZİRVEYE ÇIKTI

Ege Bölgesi’nden 2017 yılında yapılan hazırgiyim

ve konfeksiyon ihracatında İspanya’nın ilk kez Almanya’yı

geçerek en fazla ihracat yaptığımız ülke

konumuna yükseldi bilgisini paylaşan Kızılgüneşler,

“En büyük ilk 5 ihracat pazarımız ise sırasıyla İspanya,

Almanya, İngiltere, Hollanda ve İtalya oldu. 143

ülkeye konfeksiyon ürünleri ihraç ettik” şeklinde

konuştu. Katma değerli ürün ihracatı için 2017 yılında

yoğun bir çalışma dönemini geride bıraktıklarını

anlatan Kızılgüneşler sözlerini şöyle sürdürdü;

“Fuar organizasyonlarımız tüm hızıyla devam etti.

2017 yılında; Londra’da gerçekleşen Fashion SVP

fuarına, Paris’teki Premiere Vision Manufacturing

fuarına Şubat ve Eylül aylarında, 2017’de ilk defa

gerçekleştirilen Munich Apparel Source fuarına

milli katılım organizasyonu gerçekleştirdik. 4 adet

milli katılım ile toplamda 66 hazır giyim firmamıza

fuar desteği hizmeti vermiş olduk. IF Wedding

fuarına yönelik olarak bir alım heyeti programı

gerçekleştirdik. Türk hazır giyim sektörünün yenilikçi,

vizyoner tasarımcı ihtiyacını karşılamak amacıyla

kurgulanan EİB Moda Tasarım Yarışması’nı

geçtiğimiz yıl 12. kez organize ettik. Yarışmamızı

bu yıl NEWSTALGIA! Teması ile Nisan ayında 13. kez

düzenlemek için hazırlıklarımıza devam ediyoruz.”

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği

olarak, Ekonomi Bakanlığı nezdindeki girişimleri

sonucunda, IF Wedding-İzmir Gelinlik Damatlık ve

Abiye Giyim Fuarı’nın, Yurtiçinde düzenlenen ve

Ekonomi Bakanlığı tarafından desteklenen fuarlar

listesine girdiğine işaret eden Kızılgüneşler, “Böylelikle

fuara katılım firmalarımız açısından çok daha

cazip hale geldi. İzmir gelinlik üretimin ve ihracatının

başkenti kimliğini pekiştirdi. Bu desteklerinden

dolayı Ekonomi Bakanlığı’na teşekkür ediyoruz”

şeklinde konuştu.

2018 YILI FAALİYETLERİMİZ DE YOĞUN OLACAK

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları

Birliği’nin 2018 yılında da yoğun bir tempoda

çalışacağının altını çizen Kızılgüneşler 2018 yılı

projelerini ise şöyle özetledi; “Firmalarımızın

tasarım ve koleksiyon hazırlama yetkinliklerini

geliştirebilmek amacıyla Ekonomi Bakanlığımızın

desteklediği URGE projemizi başlattık. Bu projemiz

ile 3 yıl boyunca hedef pazar olarak belirlediğimiz

İngiltere, İskandinav Ülkeleri ve Almanya’ya

yönelik olarak eğitim, danışmanlık ve B2B faaliyetleri

kurguluyoruz. Ege Tekstil ve Hammaddeleri

İhracatçıları Birliğimiz ve Dokuz Eylül Üniversitesi

ortaklığında yürüttüğümüz bir diğer İzmir Kalkınma

Ajansı projesi olan TEKSMER ise Mayıs ayı itibariyle

sonlandı. Bu proje kapsamında Dokuz Eylül Üniversitesi

Tınaztepe Kampüsü içerisinde teknik tekstiller

üzerine test, analiz, ürün geliştirme, Ar-Ge, eğitim

ve danışmanlık faaliyetleri yürütecek bir laboratuvar

ve merkezin kurulumunu gerçekleştirdik.

Merkezimiz 2017 yılı sonu itibariyle bir anonim şirket

statüsüne kavuştu. Bundan sonraki süreçte de

daha profesyonel bir şekilde sektörümüze hizmet

vermeye devam edecek.”


40

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Türkiye-Çin ekonomisine

büyük katkı

Dünyada uygun maliyetli ve her seviyede kalitede ürün ve hammadde

bulunabilirliği avantajı ile son 20 yıldır tüm dünyanın üretim merkezi haline

gelen Çin, Türkiye’de China Homelife fuarı ile çok daha zengin ürün ve

marka yelpazesiyle görücüye çıkıyor.

2017 yılında 450 Çin’li firmanın katıldığı ve yaklaşık

12 bin iş dünyası profesyonelinin ziyaret ettiği China

Homelife Turkey Fuarında 418 ikili iş görüşmesi ve

toplamda 22 milyon dolarlık iş haçmi gerçekleşmiş,

2018 yılında 800’den fazla firmanın katılımıyla 12.500

m2’lik bir alanda gerçekleşecek ve 500’ün üzerinde

ikili iş görüşmesi yapılması planlanmakta. 31 Mayıs

ile 2 Haziran 2018 tarihleri arasında İstanbul Fuar

Merkezinde Sinerji Uluslararası Fuarcılık organizasyonunda

düzenlenecek olan fuarı bu yıl yaklaşık

15 bin iş dünyası profesyonelinin ziyaret etmesi

bekleniyor. Türk Standartlarına uygun olarak tüm

kontrollerden geçmiş tekstil, hazır giyim ve aksesuarları,

ev tekstili, inşaat malzemeleri, el aletleri ve

hırdavat, ev gereçleri, elektrikli ev aletleri, mobilya,

elektronik eşyalar, hediyelik eşya, zücaciye, mutfak

ve banyo armatürleri, gıda, lojistik, LED ve aydınlatma

ürünleri başta olmak üzere 50 binin üzerinde

ürün yer alacak. Her yıl katlanarak büyüyen

China Homelife Fuarında bu yıl 800 Çinli marka yer

alacak. 15 bin kişinin ziyaret etmesi beklenen fuara

alım heyetleri kapsamında Anadolu’dan gelecek

olan profesyonel alıcıların otel konaklamaları

organizatör firma tarafından karşılanmakta olup

sadece yerli yatırımcılar değil Bulgaristan, Cezayir,

Birleşik Arap Emirlikleri, Irak, İran ve tüm Avrasya

bölgesinden gelen 2500’ün üzerinde üst düzey

yönetici de organizatör tarafından ağırlanacak ve

500’ün üzerinde ikili iş görüşmesinin de yapılması

sağlanacak. Çin ve Türkiye arasındaki ekonomik

ilişkiler açısından büyük önem arz eden China

Homelife fuarında Uzakdoğu potansiyelinden

faydalanmak isteyen girişimciler için önemli bir

fırsat niteliğini taşıyor. Dünya ticaret arenasında Çin

ürünlerini tanıtmak için düzenlenen China Homelife

fuarlar serisi; Türkiye, Polonya, Meksika, Mısır,

Brezilya, Ürdün, Güney Afrika, Hindistan, Kazakistan,

Birleşik Arap Emirlikleri ve İran olmak üzere 11 ülkede

yılda bir kez düzenlenir. Çin Hükümeti tarafından

katılım maliyetlerinin yüzde 100’ünün karşılandığı

fuar, ülkemizin jeopolitik konumu sayesinde her iki

ülke ekonomisi için de büyük önem arz ediyor.


42

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Mimaki dijital baskı çözümlerini

Heimtextil Frankfurt’ta sundu

Ev ve iç mekan dekorasyonuna dönük zengin baskı çözümlerini Heimtextil

Frankfurt fuarında sergileyen Mimaki, ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Mimaki

Eurasia ve tekstil bayileri DigiMania ve A.I.T.’nin yetkilileri Mimaki standında

kullanıcılarla buluşmanın yanı sıra, fuara katılan Türk firmalarını da ziyaret etti.

Mimaki katıldığı Heimtextil Frankfurt 2018 fuarında

ev ve iç mekan dekorasyonu için geliştirdiği dijital

baskı çözümlerini sergiledi. 9-12 Ocak 2018 tarihinde

büyük bir başarıyla gerçekleşen 70 bin ziyaretçiyi

kendisine çeken fuara, 257’si Türk firması olmak

üzere toplam 2975 firma katıldı. Fuarın hızla büyüyen

segmenti olan dijital baskıda Mimaki tekstil sektörü

için geliştirdiği yenilikçi çözümlerini sergiledi.

“Heimtextil fuarı Mimaki tekstil segmenti için çok

kıymetlidir” diye söze başlayan Mimaki Eurasia

Bölge Satış Müdürü Burak Kaftanoğlu, fuar ile ilgili

görüşlerini açıkladı; “Heimtextil fuarında tekstilde

dijital baskı yapanlarla sadece giriş ve orta seviye

segment ile değil, daha büyük hacimli uygulamalar

yapan yatırımcılarla da Mimaki Textile Pro Serisi’yle

ilgili görüşmek için bu yıl çok hazırlık yaptık. Tekstil

sektöründe her geçen gün değişen ve gelişen duruma

adapte olabilmek adına moda tasarımcıları ve

diğer ziyaretçiler, standımızı ziyaret ettiklerinde modern

dijital tekstil baskı ile nelerin mümkün olduğunu

görmek istiyorlar. Onların yaşamış olduğu hayranlık

ve heyecan bizlere de yeni teknolojik çalışmaları

yapmak için ilham kaynağı oluyor. Bu kapsamda

geliştirdiğimiz teknolojimizle son kullanıcılarımızın

hayallerine sınır koymadan yapabilecekleri her türlü

baskı işleri için çözümler üretiyoruz.”

Burak Kaftanoğlu; “Mimaki Eurasia tekstil bayilerimiz

DigiMania Genel Müdürü Gürcan Kurtaran,

A.I.T Teknik Müdürü Salih Hakan Kaya ve Satış

Sorumlusu İsmail Mutlu ile birlikte Heimtextil katılımcısı

olan Türk firmalarıyla görüşmeler sağladık. Aynı

zamanda, Türkiye ve Avrasya bölgelerinde faaliyet

gösteren ziyaretçiler ile çok verimli görüşmeler

gerçekleştirdik. Bu görüşmeler kapsamında 14-17

Nisan’da gerçekleşecek olan ITM tekstil fuarında

standımızda 2 tekstil bayimiz ile yer alarak, birlikte

hareket etmeye karar verdik” diyerek yeni bilgiler

paylaştı. Salon 6.0’da D10 standında ziyaretçilerini

ağırlayan Mimaki, direkt kumaşa baskı ve süblimasyon

baskı makineleri çeşitleri ile ziyaretçilerine

dijital bir deneyim yaşattı. Geniş ürün yelpazesi

ile yapılabilecek uygulamalara ait numunelerle

standını döşeyen Mimaki, sadece giriş ve orta seviye

pazara dönük çözümlerini değil, aynı zamanda


43

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

yüksek hacimli uygulamalar için geliştirilmiş büyük

ebat TS500P-3200 süblimasyon baskı yapan tekstil

makinesini ziyaretçilerin ilgisine sundu. Ev tekstili

üreticilerini, tasarımcıları, dijital baskı severler ve

dekorasyon işindeki profesyonelleri standındaki

uygulama alanlarıyla buluşturan Mimaki, baskı

çözümlerinin çok yönlülüğünü ve pazar trendlerindeki

öncü vizyonunu anlattı.

MİMAKİ Tx300P SERİSİ TEKSTİL VE DEKORASYON

BASKISINDA YENİLİK

Mimaki fuar boyunca geniş bir yelpazedeki

doğal ve sentetik kumaş çeşitleri için verimli ve

uygun maliyetli tekstil baskı çözümlerini sergiledi.

Bunlar içinde doğrudan kumaşa baskı yapan

Mimaki Tx300P-1800 ve Tx300P-1800B makineleri

ön plana çıktı. Aynı anda iki farklı tekstil boyasını

kullanabilen bu makineler son derece esnek ve

çok kullanışlı olarak tanımlanıyor. Bu çift boya

kapasitesi, pamuklu tekstillerde pigment boyalarla

baskı yapılmasını sağlıyor. Bu da boya

çeşitlerini değiştirmekle uğraşmadan, zaman

ve güçlük çekmeden, tek bir baskı makinesinde

süblimasyon boyaları ile polyester üzerine baskı

yapılmasına olanak tanıyor. Tx300P Serisi baskı

yapılan kumaşın türüne bakmaksızın hızlıca baskı

yapabilme özelliğine sahiptir. Tüm Mimaki tekstil

baskı makineleri gibi, bu baskı makineleri de en

zorlu tasarımın basılabilmesini, kusursuz görüntü

kalitesi ve keskin detayları en mükemmel şekilde

görülmesini garanti ediyor. Mimaki’nin tekstil sektörü

için geliştirdiği süblimasyon baskı makineleri

giriş seviyesinden yüksek hacimli işlere kadar

bütün segmentlere hitap ediyor.

ÇEVREYE VE İNSAN SAĞLIĞINA UYUMLU OEKO-TEX

SERTİFİKALI MİMAKİ BOYALARI

Tekstil baskı sektörüne komple ve tam hat çözüm

sunan Mimaki orijinal boyaları ile fark yaratmayı

sürdürüyor. Parlak, floresan ve doğal renkler

üreten Mimaki boyaları, OEKO-TEX sertifikasına

sahip bulunuyor. Bağımsız bir test ve sertifikasyon

sistemi olan OEKO-TEX, bütün tekstil endüstrisinde

önemli bir yere sahiptir. Bu sertifika, ham, yarı

mamul ve nihai tekstil ürünlerinin insan sağlığı ve

ekolojik sürdürülebilirlik açısından çeşitli şartları

karşıladığını gösteriyor. Bu kapsamda Mimaki

hem insan sağlığına hem çevreye duyarlılığı ile

sürdürülebilirliği destekliyor.


44

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

MUSİAD Afrika ülkeleri

Ticaret Ataşeleri ile buluştu

MÜSİAD, Afrika ülkeleri Ticaret Ataşeleri’ni Ankara’da Ağırladı. 25 Afrika

ülkesinin ticari ataşelerinin katıldığı organizasyonunda, Türkiye ile Afrika

ülkeleri arasında karşılıklı ithalat ve ihracat potansiyeli, doğrudan yatırım

ve iş ortaklığı fırsatları masaya yatırıldı.

Afrika’nın MÜSİAD açısından çok önemli bir konuma

sahip olduğunu vurgulayan MÜSİAD Genel

Başkan Yardımcısı Adnan Bostan; Nijerya, Sudan

ve Güney Afrika’daki şubelerinin yanı sıra Nijer,

Fildişi, Senegal ve Benin’de temsilcilikleri olduğunu

ve ilerleyen dönemlerde diğer Afrika ülkelerinde

de temsilcilik ve şubeler açılmasını istediklerini ifade

etti. Afrika ülkeleri ile gerçekleştirilmek istenen

ticaret faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde

bulunan Bostan, bu sene kurulan Müstakil Fuarcılık

AŞ ile en büyük hedeflerinin Afrika pazarı olduğunu

belirtti. Bostan, “Afrika pazarının içerisinde

yer alan ülkelerde, Türkiye’deki şirketlerimizi oralara

taşıyarak, o ülkelerde fuarlar organize etmek istiyoruz.

Bu fuarlarla beraber hem kendi ülkelerinde

hem de üçüncü ülkelerde ortak iş birliği içerisinde

olmak için yoğun bir çaba göstereceğiz” dedi.

Ticari faaliyetlerin yanı sıra Türk kültür ve ürünlerine

yönelik çalışmaların da yürütüleceğini kaydeden

Bostan, “Türkiye’de herkes ‘Afrika ile iş yapmak istiyoruz’

diyor. Afrika’da iş yapabilmek için Afrika’da

olmak lazım. Eğer siz Afrika’da değilseniz buradan

Afrika’ya iş yapamazsınız. Afrika’ya gitmek zorundasınız.

Onun için üyelerimizi sürekli iş gezileriyle

Afrika ülkelerine gönderiyoruz” diye konuştu.

GEÇMİŞTE İHMAL EDİLEN BÖLGELERE AÇILIM YAPILIYOR

Toplantının amacıyla ilgili açıklama yapan MÜ-

SİAD Uluslararası İlişkiler ve Dış Ticaret Komisyonu

Başkanı Mehmed Zeki Güvercin, düzenlenen

organizasyonla hem durum değerlendirmesi yapmayı

hem de her iki tarafın beklenti ve taleplerini

değerlendirerek bir rapor hazırlamayı istediklerini

vurguladı. Güvercin, Türkiye’nin son 15 yılda benimsediği

dış politika anlayışının ülkeyi geçmişte

ihmal edilen bölgelere açılımlar yapmaya yönelttiğini

ifade ederek, bu açılımları içerisinde en

başarılısının Afrika olduğunu dile getirdi.

“AFRİKA’NIN ÖNEMİNİ İYİ BİLİYORUZ”

Afrika ülkeleri ile Türkiye arasındaki ticari ilişkilerin

dernek için önemli olduğuna dikkat çeken MÜSİ-

AD Ankara Şubesi Başkanı İlhan Erdal, ”2005’te 5

milyar dolar olan ticaretin bugün 20 milyar dolara

ulaşması, 12 yılda 4 kat artan ticaretin geliştirilmesi,

bundan sonraki süreçte de 2023’te Türkiye’nin

ticaret hacmini 500 milyar dolara çıkarma hedefi

Afrika’nın bir kez daha önemini ortaya koyuyor. Ticareti

bir trilyon dolara yaklaşan Afrika’nın önemini

çok iyi biliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Afrika’da inşaat malzemeleri, tekstil, mobilya satışı

ve projelendirilmesine yönelik ticaret merkezi

kurulması üzerine çalıştıklarını anlatan Erdal, görev

yaptıkları ülkede böyle bir merkezin kurulmasını

isteyen ataşelerden destek beklediklerini kaydetti.


46

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Türkiye dünyada muhafazakar

giyime yön veriyor

Birçok tasarımcının gözdesi haline gelen ve tüm dünyada ilgiyle takip

edilen muhafazakâr giyim konusunda Türkiye ve Ortadoğu’daki tek ticari

fuar olan Lifestyle-Turkey 2018 Muhafazakâr Giyim Fuarı, sektörün tüm

dinamiklerini 2. kez buluşturdu.

100’e yakın firmayı tek bir çatı altında toplayan

Lifestyle-Turkey 2018 Muhafazâkar Giyim

Fuarı’nda İngiltere kraliçesinin aldığı varaklı

ipek şallar, Hint ve Fransız güpürü ürünler, tarihi

desen ve ipekler ile Osmanlı motiflerinden esinlenen

yöresel tarzlar oldukça ilgi çekti. Mağaza,

butik, toptancı ve online satış kanallarından

oluşan 5 bini aşkın yurt içi alıcı ile Türkiye’nin

önde gelen muhafazakar moda tedarikçilerini

bir araya getiren fuar ilk günden oldukça

yoğun ilgi gördü. Fuarın açılış konuşmalarında

2017 yılında ihracatın yüzde 10 artarak 157.1

milyar dolara yükseldiği açıklandı. SO Fuarcılık

tarafından düzenlenen fuarın açılış konuşmasını,

ORKA Group Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman

Orakçıoğlu yaptı. Orakçıoğlu, muhafazakâr

modada bugünleri görmek büyük bir mutluluk

dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Biz önceden

dünya markalarına üretim yaparak bir şekilde

kendimizle gurur duyuyorduk. Ama şu anda kendi

markalarımızla dünyada var olmak ile gurur

duymaya başladık, bu çok önemli bir gelişme.”


47

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Önder Sanayici ve İş Adamları Derneği Başkanı

Rasim Erdoğmuş: “2016 yılında 142 milyar dolar

ihracat yapmışız. 2017 yılında da ihracatımız, 157.1

milyar dolar, % 10’luk bir artışımız var. Muhafazakar

giyim hem Türkiye’de hem de dünyada bir trend

yakaladı. Muhafazakâr giyimin ruhunu, felsefesini

dünya pazarına sokmak gerekiyor.” şeklinde

konuştu. Merter Sanayici ve İş Adamları Derneği

Başkanı Yusuf Gecü, birlik vurgusu yaparak, “2018

yılında ihracat artmalı” dedi. İstanbul Hazır Giyim

ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hikmet

Tanrıverdi: “Türkiye’de çok iyi bir pazar var. Çünkü

altyapımız oldukça sağlam. Bu işte dünyanın bir

numarası haline gelebiliriz” dedi.


48

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

“Türkiye’de moda eğitimi

çok ilerledi”

yetişiyor. Mezun olduğunuzda mesleki hayatınızda

daha donanımlı oluyorsunuz” dedi.

“SİZDE YETENEK YOKSA İSTERSENİZ AVRUPA’DA

EĞİTİM ALIN”

Bizim mesleğimizde eğitim çok önemli ama yetenek

daha önemli diyen Seren Erdoğan, “Avrupa’da

ya da dünyanın moda merkezinde, nerede

eğitim alırsanız alın yeteneğiniz yoksa tasarımcılık

sektöründe yer alamazsınız” dedi. Eğitim hayatında

hocalarından çok şey öğrendiğinin altını çizen

Erdoğan, mesleki hayatındaki başarını eğitimine

ve yeteneklerine bağladı.

TÜRKİYE, PARİS İLE YARIŞACAK

Türk modası her geçen gün ilerlediğini belirten genç

modacı, “Her sene düzenlenen Fashion Week’ler

genç tasarımcılara imkan sunuyor. Bizlere imkan

verildiği sürecek çok yakında dünyanın moda

merkezi Paris ile yarışacak düzeye gelebiliriz” dedi.

Türkiye’deki

eğitim

imkanlarını ve

Türk modasının

gelişimine

değinen

genç modacı

Seren Erdoğan,

moda sektöründe

Paris ile

yarışacak düzeye

gelebileceğimizi

söyledi.

Türkiye’deki eğitim olanaklarının ilerlediğini

belirten Seren Erdoğan “Eğitim olanakları eskisi

gibi değil. Meslek alanları her geçen gün artıyor.

Tasarımcılık da bu mesleklerden birisi. Son dönemlerde

oldukça popüler. Tabi herkes bu işin okulunu

okumuyor ama ben bu işin okullusu olarak,

hocalarımdan çok şey öğrendim. Hepsinden çok

değerli bilgiler edindim. Türkiye eğitim olanakları

arttıkça çok güzel öğrenciler, öğretmenler

KIŞIN ŞIK OLMANIN FORMÜLÜ

Hastalıklardan korunmak için kat kat giyinmeyi

tercih ettiğimiz kış aylarında şık olabilmenin

formülünü açıklayan moda tasarımcısı Seren

Erdoğan, “Soğuk havalarda hastalıklardan korunmak

için kat kat giyiniyoruz. Burada dikkat edilmesi

gereken en önemli nokta kalınlık sıralamasının

ayarlanması. Kıyafetler giyilirken inceden kanına

doğru sıralanmalı. Örneğin; kalın bir kazağın üzerine

ince bir şey giyemeyiz, kalın kazağınızı kaşe bir

kabanla tamamlayabiliriz” dedi. Kat kat giyinirken

de şık olunabileceğinin altını çizen Erdoğan, kombinlerini

tamamlarken maksimalist detaylardan

faydalanabileceğini söyledi.

2018’İN RENGİ LAVANTA

2017 yılı ile birlikte milenyum çağının rengi olan

pembeyi geride bıraktığımızı belirten genç

tasarımcı, lavanta renginin moda olacağını

söyledi. Asil ve eğlenceli bir renk olan lavanta ile

2018 yılında hem saçlarda hem de kıyafetlerde

karşılaşacağımızı söyledi.

2018’DE EN ÇOK KULLANILACAK DETAYLAR

2018 yılında moda olan maksimalist detaylarla

kat kat görüntünün kırılabileceğini söyleyen Seren

Erdoğan, “Kış aylarında kombinlerimizi; kullanacağımız

büyük gözlükler, iri tokalı kemerler, broşlar

ve büyük tasarımlı aksesuarlarla daha modernize

gösterebiliriz. İlgi başka yöne kayacağı için yapılan

küçük hatalarda görülmeyecektir” dedi.


50

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Koton’un

teknoloji ortağı

Viznet oldu

Viznet ile çalıştıkları projede entegrasyon sürecini

anlatan Koton BT Sistem ve Alt Yapı Müdürü Dr.

Suat Uğurlu; “Yedekleme projesi için beklenti ve

gereksinimlerimiz doğrultusunda geliştireceğimiz

çözüm hem sanal sunucularımızı hem de SAPHA-

NA gibi fiziksel ortamların yedeklerini alabiliyor

olmasıydı” dedi. Geliştirilecek çözümün donanım

bağımsız olmasına dikkat ettiklerini belirten

Uğurlu, veri miktarı arttıkça sistem performansında

düşüş yaşanmaması ve artan veri miktarı

karşısındaki sistemin davranışının öngörülebilir

olmasının çok önemli olduğuna dikkat çekti. Bu

avantajların yanı sıra Viznet’in, düşük maliyet ve

yüksek performans sağladığının altını çizen Suat

Uğurlu, yedeklemede tekilleştirme ve sıkıştırma

yapılabilmesi ve disk ünitelerinin mümkün

olduğu kadar etkin kullanılmasının en önemli

teknik detaylardan olduğunu belirtti. Dr. Suat

Viznet’i teknoloji çözüm ortağı olarak

seçen Koton, kurumsal verilerin

yedeklenmesi ve alınan yedeklerin

kopyasının olağanüstü durum

merkezine gönderilmesini hızlı güvenilir

ve kolay kullanımla tamamladı.

Artan veri boyutlarını barındıracak

storage ürünlerinin alınması ve hayata

geçirilmesi ile ilgili de Viznet’in

uzmanlığında sunduğu önerilerle

hareket eden Koton, IBM ürünlerini

kullanmayı seçti.

Uğurlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Sistem Active

Directory, Exchange, SPL ve Sharepoint gibi

ortamların yedeklerini granüler olarak alabilmeli,

bunları yine granüler olarak restore edebilme

yeteneklerine sahip olmak da büyük bir

gereksinimimizdi. En önemli gereksinimimiz ise

alınan yedeklerin gerçekten sağlam bir şekilde

yedeklendiği ve bunlara dönmek istediğimizde

de verinin gerçekten dönülebileceği garantisini

verebiliyor olmasıydı. Bu durum genelde bizim

bu tip projelerde çok sık yaşadığımız sıkıntılardan

biri. Verinin yedeğinin alındığını zannedersiniz

ama ihtiyacınız olduğunda, dönemezsiniz

ve o zaman kriz ortamları oluşur. Dolayısıyla

seçeceğimiz ürünün kendini kanıtlamış, enterprise

level bir ürün olması çok önemliydi. Sanal

ortamlar için özellikle yedekleme fonksiyonlarında

mevcut ortamların yönetim ara yüzleri ile entegre

olması ve bu entegrasyon ile ek bir yönetim

ara yüzüne ihtiyaç duymadan, hem bu sanal or-


51

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

tamları yönetme hem de backup ve backuptan

dönme işlemlerini tek ara yüzden yapabilme gibi

bir gereksinimimiz vardı. Projelerimizde kullanacağımız

ürünlerin Gartner raporlarında yer

alması diğer bir beklentimizdi. Verilerimiz bizim

için çok önemli, dolayısıyla bu verilerin sağlam

bir şekilde yedeklendiğini bilmek isteriz.”

VİZNET İLE MİNİMUM MALİYET, MAKSİMUM KAPASİTE

Veri depolama projesinde, minimum maliyet,

maksimum kapasite arayışında olduklarını belirten

Uğurlu, düşük erişim gecikmesi ve yüksek

performans bu projede vazgeçilmezdi dedi.

Verinin depolanmasında; hızlı erişim, sağlam,

güvenilir ve kolay yönetilebilir olması en temel

ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Uğurlu, “her iki

proje kapsamında da destek alabileceğimiz

sağlam, büyük bir sağlayıcı ve güvenilir bir

iş ortağı ise başlıca gereksinimimizdi. Viznet

sayesinde kurumumuzun bütün gereksinim ve

beklentilerini tamamladık” dedi.

GÜVENİLİR SAĞLAYICI IBM, UZMAN VE GÜVENİLİR İŞ

ORTAĞI VİZNET

Büyük ve güvenilir bir sağlayıcının ürününü kullanıyor

olmalarının kendilerine sağladığı avantajın

yanında ürünün iyi kurgulanması, ortamlarına

göre ayarlanması, yani ürünün çözüme

dönüştürülmesi aslında kaliteli ve güvenilir bir

iş ortağı ile mümkün olabildiğine dikkat çeken

Suat Uğurlu; “önemli olan burada ürünü kime

teslim ettiğiniz ve bunun bir çözüme dönüşüp ne

kadar kaliteli bir faydaya dönüşebildiği. Bu noktada

kesinlikle güvenilir bir iş ortağının desteğine

ihtiyaç oluyor. Viznet, yüksek enerjisi, sağlayıcı

ile olan sağlam ilişkisi ve projeler karşısındaki

isteğiyle bizde bu anlamda bir güven oluşturdu.

İhtiyacımızı çözüme kavuşturacakları yönünde

enerjileri vardı. Proje süresince bunu daha iyi

görmüş olduk. Viznet’i tercih etmemizdeki bir

diğer sebep ise; gerektiğinde sağlayıcı ile birlikte

bizi ziyaret ederek sağlayıcının da projelerin

arkasında olduğunu bize hissettirdi. Viznet’in bu

anlamda da oldukça pozitif bir yaklaşımı olduğunu

gördük. Kullanacağımız ürün kapsamında

işin ehli, ün yapmış kişilerle birlikte çalışma fırsatı

yakaladık. Viznet, teknik yetkinliklerini de hissettirerek

projeyi başarıyla bitirecekleri yönünde

bizde bir güven oluşturdu.”

VİZNET’İN GETİRDİĞİ YAKLAŞIM YEDEKLEME

ZAMANINDA BÜYÜK TASARRUF SAĞLIYOR

Dr. Suat Uğurlu; birden fazla yedekleme çözümü

alternatifi olduğunu fakat tam anlamıyla hiçbir

çözümün ihtiyaçlarına denk gelmediğini belirterek,

Viznet’in getirdiği yaklaşım ve çözümün

tek başına ihtiyaçlarını karşıladığını kaydetti.

Uğurlu; sözlerini şöyle sürdürdü: “Buna Simplified

Backup diyebiliriz. “Software Defined Backup,

yazılım tabanlı yedekleme çözümü olup donanım

bağımsız çalışılabiliyor. İstediğiniz kadar

büyütebilirsiniz ve hiçbir kısıtlaması bulunmuyor.

IBM’in Software Defined Backup çözümü

kendinden kaynak ve hedefte güçlü veri

tekilleştirme sağladığı için ek bir tekilleştirme

donanıma gerek kalmadan büyük verilerinizi

daha düşük depolama sistemlerinde korumanızı

sağlar. Bir de Forever Incremental dediğimiz

özellik var. Bu özellikte, verilerin tüm yedeğini

alıyoruz ve sonraki günlerde ise sadece değişen

kısımların yedeklerini alıyoruz. Bizim günün

sonunda sanki tüm verinin her gün yedeği

alınmış gibi veriler korunuyor. Bu, yedekleme

zamanından büyük tasarruf sağlayan bir özellik.

Sistemin performansı daha çok yedekleme

alanında görülüyor. 200’den fazla sanal makinenin

yedeklemesini 2-3 saat içinde tamamlanıyor.

Sadece değişen verinin yedeğini

aldığınız için zamandan ciddi oranda tasarruf

sağlayabiliyorsunuz. Bu, CBT (Changed Block

Tracking) özelliğinden ve Incremental alıp onu

full gibi tutabilme özelliğinden kaynaklanıyor.”

Sektörde bitmeyen bir ihtiyaç kapasitesi var, yenilikler

var; bunları takip etmek, yatırım yapmak,

proje geliştirmek ve rakiplerden geri kalmamak

zorundasınız diyen Uğurlu, Viznet ile ilgili sözlerini

şöyle tamamladı: “Bunları yaparken de, güvenilir

bir iş ortağına ihtiyacınız var. VİZNET, projeyi

birlikte yapmayı isteyeceğimiz güvenilir bir iş ortağı

oldu. Yeni projelerde de artık Viznet güçlü

bir aday olarak rakiplerinden sıyrılıyor.”


52

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

FARO ® , yeni nesil

FaroArm ® ’ı tanıttı

Fabrika metrolojisi, inşaat BIM/CIM’i, ürün

tasarımı, kamu güvenliği adli bilişimi ve 3D çözüm

uygulamaları için 3D ölçüm ve görüntüleme

çözümlerinde dünyanın en güvenilir kaynağı

olan FARO ® (NASDAQ:FARO), yeni FARO ® QuantumS

FaroArm ® ‘ı tanıttı. Bu tanıtım, sınıfının en iyi

performansı ve dayanıklılığı, gelişmiş ergonomisi

ve son derece taşınabilirliği sayesinde, FARO’nun

imalat denetim sürecindeki değer ve performans

liderliğini sürdürmesini sağlıyor.

PERFORMANS VE DAYANIKLILIK

QuantumS, mevcut en kapsamlı uluslararası

ölçüm kalite standardı olan ISO 10360 -12: 2016

sertifikasına sahiptir. Bu global standart, VDI /

VDE 2617 gibi çeşitli bölgesel standartların aksine,

tüm Eklemli Kol Koordinatı Ölçüm cihazlarında

objektif performans karşılaştırmaları yapılmasını

sağlayan tutarlı, kritik test prosedürlerini oluşturmaktadır.

Ayrıca QuantumS, şok, titreşim ve

sıcaklık stresini gidermek için Uluslararası Elektrik

Komisyonu (IEC 60068 -2) standartlarına göre test

edilmek üzere sağlamlık için yeni bir standart

belirlemektedir. Daha sonra FAROBlu Laser Line

Probe HD’nin eklenmesiyle QuantumS, her çalışma

ortamında hem doğrudan-parça teması hem

de temassız gereksinimleri için maksimum ölçüm

tutarlılığı sağlayan FARO geleneğini sürdürüyor.

Son olarak FARO, kullanıcıların piyasadaki benzer

ürünlerden daha hızlı, daha zengin detaylar

yakalamalarını sağlayarak, son kullanıcı verimliliğini

geliştirme yönündeki liderliğini sürdürüyor.

KULLANIŞLILIK

Gelişmiş insan-makine arayüzü ve gelişmiş ergonomi,

FARO QuantumS’ı insan kolunun sanal

bir uzantısı haline getiriyor ve yalnızca doğrudan

temaslı ünitelere sahip operatör için %15 daha az

çaba ve yorgunluk anlamına geliyor. Hem rahatlık

hem de taşınabilirlikteki bu çarpıcı artış, işgünü

boyunca uzun süreler boyunca sürekli kullanımı

kolaylaştırarak operatör verimliliğini de artırıyor.

TAŞINABİLİRLİK

QuantumS, gerçek taşınabilirlik kavramını geliştiriyor

ve %40’a varan oranda ek kat erişimini garanti

ediyor. Gelişmiş kablosuz kapasitesi, kablosuz tarama

ve sondanın güvenilirliğinin bir kablo ile yapılan tarama

ve sondanınki ile kıyaslanmasını olanaklı kılıyor.

Ayrıca, çift, çalışırken değiştirilebilen pilleri, harici güç

gerekmeksizin fabrika alanındaki herhangi bir yerde

sürekli çalışabilmeyi destekliyor. FARO Başkanı ve

CEO’su Ph.D. Simon Raab, “Bugüne kadarki herhangi

bir FaroArm ® ’dan %25 daha doğru olan, en zorlu

global kalite standartlarına uygun olan ve şimdiye

kadarki en zorlu FaroArm ® ’mız olan bu FaroArm ® ‘ı

sunarken FARO, pazar liderliği pozisyonundan da

büyük gurur duymaktadır. Önde gelen kullanışlılığı,

sınıfının en iyisi performansı ve fiyat odaklı değeri

birleştirerek, büyük ölçekli ölçüm uygulamaları için

değer/performans standardını yükseltmeye devam

ediyoruz. Yeni nesil kullanıcı etkileşimi, geliştirilmiş

taşınabilirlik ve Super 6DoF uyumluluğu, son kullanıcı

deneyimini hem kişisel bir rahatlık hem de verimlilik

açısından önemli ölçüde geliştiriyor” dedi.


54

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Zamanınızı

iyi kullanın

Andy STUMP

Rockwell Automation

Tasarım Yazılımı Yöneticisi

Entegre sistem dizaynı yazılımı, tasarımcılara ve sistem entegratörlerine

akıllı üretimi destekleyen bilgi ve etkin otomasyon sistemleri için, birden

fazla araç kullanmak yerine tek bir araç kullanmalarında yardımcı oluyor.

Üretim yapan endüstriyel son kullanıcılar daha

verimli, esnek ve duyarlı olabilmek için akıllı üretimi

kullanırlar. Bu sistem otomasyon sistem tasarımcıları

ve entegratörleri için yeni bir problem ortaya koydu.

Şimdi onlardan akıllı üretim için son kullanıcılara

gereken esnek bilgiyi ve etkin otomasyon sistemlerini

teslim etmelerinin yanında, bir de yasal standartları

karşılamak, pazara sürüm süresini iyileştirmek, faydayı

artırmak ve varlık performansını optimize etmek

için kendi baskıları ile başa çıkmaları bekleniyor. Sistem

tasarımcıları ve entegratörlerinin sistemleri nasıl

tasarlayıp inşa ettiklerini ve hatta atadıklarını kökten

değiştirmek için bu problemleri yönetmeye çalışırken

daha da karmaşık sistemler sunmaları gerekiyor.

Tasarım yazılımındaki son gelişmeler bir taraftan

daha uzun sureli işletim ve bakım avantajları getirirken,

onlara bu konuda yardımcı olabilir.

Eskimiş Tasarım Yaklaşımı

Otomasyon sistemlerine yönelik geleneksel tasarım

yaklaşımı bugünün entegre sistemleri söz konusu

olduğunda artık pek arzulanan bir yaklaşım değil. Bir

sistem tasarlamak için birden fazla araç kullanmak

ciddi ölçüde sorun yaratabilir. Tasarımcıları, her biri

için ayrı programlama dilleri, menüleri ve komutları

öğrenmeleri için bir araçtan diğerine atlamak

zorunda bırakır. Bunun da külfetli ve zaman alıcı

olmasının yanında çalışanların her araca alışmaları

için gereken eğitim miktarını da artırır. Bu araçların

birlikte çalışabilirliklerinin azlığı da yazılımcıları aynı

kod ve veriyi farklı araçlarda yeniden girmek zorunda

bırakarak birbirleri arasındaki veri paylaşımını

oldukça kısıtlar. Böylesi lüzumsuz bir programlama

tasarım prosesinin süresini gereksiz bir şekilde uzatabilir

ve kodlama ve dolayısıyla da veri girişinde hatalara

sebebiyet verir. Apayrı araçların ve proseslerin

kullanımı birden fazla takımın desteğine ihtiyaç

duyan karmaşık sistemler için özellikle istenmeyen

bir durumdur. Örneğin, büyük son kullanıcılar için

yapılan projelere farklı zaman dilimlerine ve birçok

farklı noktaya dağılmış çok sayıda tasarım mühendisi

ve sistem entegratörü dahil olabilir. Zamanlama ve

maliyet bu gibi akıcı işbirliği ve kolay veri paylaşımı

olmayan projelerde kontrol edilemez bir hal alabilir.


55

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Entegre Geliştirme Ortamı

Günümüzün tasarım yazılımı seçenekleri değişim

geçiriyor. Tek bir entegre geliştirme ortamından

sağlanan çok disiplin kontrolü ve görselleştirmesini

gerektiren sistemler tasarlama olanağı tasarım ve

yapılandırma proseslerini daha da basitleştirebilir.

Tasarım tarafından baktığımızda, mühendisler entegre

bir ortamı ortak iş akışları oluşturmak, coğrafi

olarak dağılmış olan takımlar arasında daha kolay

veri paylaşımı yapmak ve lüzumsuz proseslerden

kurtulmak için kullanabilirler. Bu ortam, çok sayıda

tasarım uygulaması arasında tag, alarm ve

diğer veri paylaşımı yapmak için standartlaşmış

bir yol sunar. Bu yol mühendislerin bilgiyi bir kere

yapılandırdıktan sonra bütün otomasyon sisteminde

kullanmalarına izin verir. Bu sayede, kontrol ve

görselleştirme için çok sayıda alet kullanmak yerine

otomasyon sisteminin bütün elementlerini tek bir

yerden yapılandırabilirler. Sistem bir kez çalışır hale

geldiğinde entegre geliştirme ortamı tüm sistem

öğeleri için merkezi bir görünüş de sağlar. Bu, operatörlere

ve bakım teknisyenlerine cihazları yeniden

yapılandırabilecekleri, arızaları giderebilecekleri ve

bilgiye erişebilecekleri bir merkezi lokasyon verir.

Modelleme ve Simülasyon Özellikleri

Tasarım üretkenliğini artırmak ve riski en aza indirgemek

için bugünün şartlarında bir sanal tasarım

stratejisine ihtiyaç duyuluyor. Proje maliyetini

düşürmek, validasyon ve devreye alma zamanını en

düşük seviyelere çekmek için fiziksel bir donanıma

bağımlı kalmadan uygulama kodunu oluşturmak,

test ve optimize edebilme fırsatına sahip olmak

gerekiyor. Günümüzde, modern entegre geliştirme

ortamları tasarımcıların operatör eğitim sistemleri

ve 3 boyutlu modelleme uygulamalarını da

içeren diğer simülasyon sistemleri içinde bir kontrol

sisteminin benzerini oluşturmalarına izin veren sanal

tasarım özelliklerini de bünyesine katıyor. Tasarımcılar

artık üç boyutlu çizimlerini sanal tasarım programının

simülasyon ve emülasyon proseslerinde

kolayca yürüterek kendi tasarımlarını ortaya koyabilirler.

Sistem tasarımcıları sanal tasarımı kullanarak

sistem maliyetlerinden daha şimdiden neredeyse

%40’tan 60’a kadar tasarruf etmeyi başardılar.

Kütüphane Yönetimi

Yeniden kullanılabilir içeriğe başvurarak proje

geliştirme sürecini hızlandırmaya çalışan kullanıcılar

kendi geliştirme ortamları içinde kütüphane yönetimi

özelliklerine ihtiyaç duyuyor. Kütüphane yönetiminin

en başarılı örnekleri tasarımdaki tutarlılığı geliştirmeye,

mühendislik maliyetini azaltmaya ve daha hızlı

konfigürasyon sağlanmasına yardımcı oluyor. Yeni

kütüphane yönetimi uygulamaları mühendislerin

bütün şirket boyunca dağıtılabilecek ve yönetilebilecek

geri dönüşümlü kod inşa edebilmelerine ve

depolamalarına izin veriyor. Kütüphane geliştirme

özellikleri şablonlaşmış modüler kod nesnelerinin

yaratılmasına olanak sağlıyor. Bu çok disiplinli

nesneler kontrol kodu, insan makine ara yüzü (HMI),

alarmlar ve geçmiş data taglerini içerir. Nesneler

boyut ve karmaşıklıkta farklılıklar gösterebilir ama onlarla

çalışan her mühendis tüm bu karmaşıklık ya da

ilişkilerin farkında olmak zorunda değildir. Mühendisler

çok basit bir şekilde, kod üretmek zorunda kalmadan,

parametreleri yapılandırarak nesnelerin kullanımını

gerçekleştirebilirler. Bu da kullanıcıların çok sayıda

nesneyi daha verimli bir şekilde dağıtabilmelerine

yardımcı olur. Ayrıca bu nesnelerin her bir çalışma

test etme ya da onaylama gereksinimini de azaltır.

Örneğin, 500 pompaya ihtiyaç duyan bir uygulama

üzerinde çalışan bir mühendis, kütüphanede standart

bir pompa nesnesi yaratabilir. Mühendis daha

sonra o nesneyi seçip o spesifik pompa örneğine özel

parametreleri yapılandırabilir. Sonrasında da bu araç

500 pompa hareketinin kontrol kodu, görselleştirilmesi,

alarmı ve geçmiş veri depolaması için gerekli olan

bütün dosyalarını tek seferde oluşturur.

Sistem Organizasyonu

Tasarım yazılımı, kodun nasıl sunulacağı gibi, son

kullanıcılara sistemlerini yönetme ve onun bakımını

yapmada yardımcı olabilecek üretkenliği artıran

organizasyonel yöntemler sağlar. Kodu mantık

çerçevesinde organize eden yazılım, kullanıcının

perspektifine dayanan, sistemin organizasyonel

bir modelini oluşturmak için de bir yol gösterir. Kontrolörün

perspektifinden kullanıcının perspektifine

olan bu kodun nasıl sunulduğu hakkındaki değişim

kullanıcılara incelenmesi gerekebilecek sistem

içindeki kodu hızlı bir şekilde tanımlamalarına ve

muhafaza etmelerine yardımcı olur. Uzun süreli

muhafaza ve olası sistem büyümesini de aklın bir

kenarında tutarak, güncel sistemin gerektirdiklerine

göre tasarlamak son kullanıcılara sürekli bir

üretkenlik ve verimlilik konusunda destek olur.

Akıllı Üretimi Desteklemek

Bu özelliklerin hepsi entegre bir geliştirme ortamı,

modelleme ve simülasyon, kütüphane yönetimi

ve sistem organizasyonu- mühendislere daha

tutarlı, daha ekonomik ve daha verimli bir yöntem

kullanarak akıllı makineler ve otomasyon sistemleri

tasarlamaları konusunda yardım eder. Sistem

tasarımcılarının, entegratörlerin ve son kullanıcıların

en önemli sorumluluklarından biri de henüz daha

tasarım başlamamışken doğru araçların edinilmiş

olup olmadığını onaylamaktır. Tasarım kısmı

geliştirme zincirinin sadece küçük bir safhası olsa da

yeterli kalitede modüler bir sistem tasarımının faydaları,

bir sistemin kullanım kolaylığını, genişletilebilirliğini

ve muhafazasını, yapılandırılmasından çok sonra

bile, git gide daha da hızlanır bir şekilde iyileştirebilir.

Tasarım yazılımı seçimi, süreç boyunca sunabileceği

operasyon ve muhafaza faydalarına olduğu kadar,

daha peşinen sağlayabileceği tasarım zaman ve

maliyet tasarruflarına da dayanmalıdır.


56

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Moskova’da Türk ayakkabı şovu

Deri sektöründe ihracatın yüzde 50’den fazlasını

tek başına gerçekleştiren Türk Ayakkabı Sektörü, en

güçlü olduğu pazarların başında gelen Rusya’ya

düzenlenen Euro Shoes Premiere Collection

Fuarı’na 27 firma ile katılarak şov yaptı. Ege Deri ve

Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği olarak Euro Shoes

Premiere Collection Fuarı’na ilk kez Türkiye Milli

Katılım Organizasyonu yaptıklarını ifade eden Ege

Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim

Kurulu Başkanı Jak Galiko, 26 Şubat – 1 Mart 2018

tarihleri arasında Rusya Federasyonu’nun başkenti

Moskova’da düzenlenen, Euro Shoes Premiere Collection

Fuarı’nda İzmir, İstanbul, Bursa ve Gaziantepli

Türk ayakkabı firmalarının ürünlerini sergilediğini

dile getirdi. Rusya’nın yıllık 2.5 milyar dolarlık ayakkabı

ithalatı yapan 140 milyonluk büyük bir pazar

olduğunu belirten Galiko, “Bu fuar, Türk ayakkabı

sektörünün Rusya pazarına girişi için önemli bir

kapı. Rusya 2017 yılında 74 milyon dolarlık ayakkabı

ihracatı ile ikinci büyük ihraç pazarımız oldu. Ayakkabı

firmalarımızın bu fuara katılımları çok önemli.

Önümüzdeki yıllarda da bu fuara katılarak Rusya’ya

ihracatımızı arttırma gayreti içinde olmalıyız. Ayakkabı

ihracatçısı firmalarımızı bu fuardan istifade

etmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

ZANDAR: “HEDEFİMİZ RUSYA’YA AYAKKABI

İHRACATINDA 100 MİLYON DOLARI AŞMAK”

Euro Shoes Premiere Collection Fuarı’nda uluslararası

katılım yapan ülkeler arasında Almanya’nın ardından

ikinci büyük katılımın Türkiye’den olduğunu

belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları

Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Erkan Zandar,

“Ağırlıklı olarak Avrupalı büyük firmaların boy

gösterdiği bu fuarda Türk Ayakkabı Sektörü olarak

ağırlıklı kadın ayakkabı üreticileri olmak üzere,

erkek ve bebek ayakkabı üreticilerimizle yer aldık.

Rusya’ya ayakkabı ihracatımız 2016 yılında 28.7

milyon dolar iken, 2017 yılında yüzde 159’luk artışla

74 milyon 270 bin dolara yükseldik. Rusya, coğrafi

yakınlığımız nedeniyle ihracatta hızlı gelişim

gösterebileceğimiz bir Pazar. Bu yıl Rusya’ya 100

milyon doların üzerinde ihracat hedefliyoruz” diye

konuştu. Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen

Euro Shoes Premiere Collection Fuarı, Şubat

ve Ağustos aylarında yılda iki kez düzenleniyor.


58

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

EİB Moda Tasarım Yarışması’nda

finalistler belli oldu

Türk Hazırgiyim sektörünün katma değerli ürün ihracatı için tasarım yönünü öne

çıkaracak genç tasarımcıları sektöre kazandırmak amacıyla nostalji ile bugünü

buluşturan NEWSTALGIA temasıyla bu yıl 13. Kez düzenlenen EİB Moda Tasarım

Yarışması’nda final heyecanını yaşayacak 10 tasarımcı belli oldu.

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları

Birliği tarafından düzenlenen EİB Moda Tasarım

Yarışması’nda final heyecanını yaşayacak genç

tasarımcılar, iki aşamalı bir elemeden sonra finale

kaldı. 10 tasarımcı “NEWSTALGIA” temasına göre

tasarladıkları 4 kıyafetle 06 Nisan 2018 Cuma akşamı

yapılacak finalde dereceye girmek için ter dökecekler.

İlk elemeyi geçen 20 tasarımcı, EHKİB Yarışma

Komitesi Başkanı Burak Sertbaş’ın başkanlığını yaptığı

Tuğba Hazar, Bertan Yeniçeri, Emre Erdemoğlu,

Çiğdem Önsal ve Ulaş Can Karadeniz’den oluşan

jürinin karşısına çıktı. Mülakat sonucu 10 isim yoluna

devam etme şansı elde etti. “EİB 13. Moda Tasarım

Yarışması”na başvuran dosyaların her birinin özenle

hazırlanmış ve çok güzel olduğunu belirten EİB Moda

Tasarım Yarışması Komitesi Başkanı Burak Sertbaş,

finalistleri belirlemek için ön jüri ve mülakat komitesinin

iki tam gün yoğun bir mesai verdiğini kaydetti.

EİB Moda Tasarım Yarışması’nın, Türk hazırgiyim

sektörüne vizyoner tasarımcılar kazandırdığını

anlatan Sertbaş, “Daha önceki yarışmalarımıza

yarışmacı olarak katılan Emre Erdemoğlu, Mahmut

Ağaç ve Ruhi Tamer Çoğal, Merve Uçar, Nuray

Atalayman uluslararası üne kavuşan ve ödüller

kazanan isimler oldu. EİB Moda Tasarım Yarışması


59

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

tasarımlar hazırladı. Tasarımlar dikildikten sonra ete

kemiğe büründüğünde çok güzel kıyafetler ortaya

çıkacak. NEWSTALGIA’yı “kültürel sürdürülebilirlik”

kavramına hizmet eden bir moda anlayışı olarak

tanımlayan EİB Moda Tasarım Yarışması Komite

Başkanı Burak Sertbaş, “Dokular, desenler, renkler,

biçimler ve elbette materyaller, tasarımcılarının

elinde fark yaratan giysilere dönüşmek için sabırsızlanıyor.

Türk Moda Endüstrisinin gelişimine katkıda

bulunmak amacıyla bu yıl 13.’sünü düzenleyeceğimiz

EİB Moda Tasarım Yarışmasında, katılımcıların

NEWSTALGIA konseptiyle oluşturdukları

2018-2019 Sonbahar Kış Kadın ve Erkek Hazır Giyim

koleksiyonlarını final defilesinde görmeyi heyecanla

bekliyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

bu isimlere vitrin oldu. EİB Moda Tasarım Yarışması

sayesinde bundan sonraki yıllarda bu sayının artacağından

hiç şüphem yok” diye konuştu.

TEMA “NEWSTALGIA”

EİB Moda Tasarım Yarışması her yıl, dünya moda

trendlerinden yola çıkarak tema belirliyor. 2018

yılının teması nostalji ile bugünü harmanlayan NEW-

STALGIA! Tasarımcılar, 2018/19 moda akımlarından

yola çıkarak; sonbahar-kış koleksiyonu tasarımı

içeren 4 adet erkek, bayan ya da karma koleksiyon

HEM PARA, HEM DE YURTDIŞI EĞİTİM FIRSATI

EİB 13. Moda Tasarım Yarışması”nın final defilesinin

6 Nisan 2018 Cuma akşamı yapılması planlanıyor.

Defilede ünlü mankenler genç tasarımcıların

eserlerini sergileyecek. Yarışmanın birincisi 15.000

TL, ikincisi 10.000 TL, üçüncüsü ise 5.000 TL para

ödülünün sahibi olacak. İlk üçe giren tasarımcılar,

Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları

Birliği’nin sunduğu projenin Ekonomi Bakanlığı’nca

tasarım tebliğinde yazan koşulları yerine getirmesi

halinde yurtdışında eğitim desteğine başvurabilecek.

EİB 13. Moda Tasarım Yarışması’nda final

heyecanını yaşayacak tasarımcıların 8 tanesi

kadın tasarımcılar olurken, 2 erkek tasarımcı

finalde yarışacak. Genç tasarımcıların 7 tanesi

İstanbul’daki üniversitelerde eğitim görürken, 2

tanesi İzmir, 1 tanesi Ankara’da eğitim görüyor.

Finalistlerin isimleri ise şöyle; “Abdul Cihad Sünbül,

Atlan Toygar Rona, Çağla Demirkıran, Dilara Karaca,

Elif Doğu, Ezgi Vural, Fadime Yıldırım, Fatma

Süleymanoğlu, Gözde Ekizceli ve Yağmur Aysan”


60

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Genç Salı Tasarım

Konuşmaları’nın konuğu

Özlem Süer oldu

İstanbul Modern’de LC Waikiki’nin sponsorluğunda gerçekleştirilen

Genç Salı Tasarım Konuşmaları’nın bu yıl ilk konuğu

Özlem Süer oldu. Ünlü moda tasarımcısı kendi üretim süreçlerinden

bahsederek gençlere ışık oldu.

Tasarım kavramını, kendi tasarımlarında ön plana

çıkan “özgünlük”, “farklılık”, “yaşama dair olmak”

ve “yenilikçilik” gibi kavramlarla ele alan Özlem

Süer, LC Waikiki’nin Genç Salı sponsorluğunda

gerçekleştirilen “Genç Salı Tasarım Konuşmaları”nda

gençlerle bir araya geldi. Moda tasarımcısı

Özlem Süer’in kendi üretim sürecini, kullandığı

malzemeleri belirlerken önemsediği ilkeleri ve esin

kaynaklarını görsel bir sunumla paylaştığı etkinlik

tasarımcının gençler için seçtiği uzun metrajlı bir

film gösterimiyle devam etti. LC Waikiki sponsorluğunda

ücretsiz olarak gerçekleştirilen “Genç

Salı Tasarım Konuşmaları” malzemesiyle, üretim

biçimiyle, işlevselliğiyle, estetiğiyle ve esin kaynaklarıyla

tasarımların üretim süreçlerini, tasarımcıların

deneyimleri üzerinden işliyor.


62

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Kiğılı’dan Paris’te yeni mağaza

Kiğılı yurtdışındaki 26’ncı mağazasını modanın kalbi Paris’te açtı. 2018’de

yatırımlarını yoğun olarak sürdürecek olan marka, Türkiye’de 15, yurtdışında

10 olmak üzere toplam 25 yeni mağaza daha açmayı hedefliyor.

Erkek giyim alanında Türkiye’nin öncü markalarından

Kiğılı, yurtdışındaki 26’ncı mağazasını

Paris’te açtı. Markanın bu kentteki ikinci satış

noktası olan yeni mağaza, Kiğılı’nın 2018 hedeflerine

de işaret ediyor. 2017’de Türkiye’de toplam 10

mağaza açan Kiğılı, yeni yılda 15 yeni mağazaya

daha yatırım yaparak, toplam 240 noktaya ulaşacak.

Yurtdışında hizmet verdiği noktaların sayısı

ise, 10 yeni mağaza ile birlikte 36’ya yükselecek.

80’inci yılını kutlayacağı 2018’de mağaza yatırımlarına

hız kesmeden devam edecek olan Kiğılı,

büyüyen operasyon dahilinde 150-200 kişilik yeni

istihdam yaratacak ve böylece Kiğılı markası altında

çalışan kişi sayısı 2.500’e yaklaşacak.

HEDEF YURTDIŞI

Kiğılı CEO’su Hilal Suerdem yeni yatırımlarla

ilgili olarak, “2017’de Erzurum’dan Zonguldak’a,

Antalya’dan Bursa’ya Türkiye’nin dört bir yanında

yeni mağazalarımızı açtık. Bu yatırımlar

2018’de de devam edecek. Kaliteli, şık ve çağı

yakalayan özellikteki ürünleri ulaşılabilir fiyatlarla


63

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

sunmayı sürdüreceğiz. Yeni yılda özellikle yurtdışına

daha çok odaklanacağız. Paris’teki yeni

mağazamız da bir nevi bu hedefimizin önizlemesi

diyebiliriz. Bir yandan yeni pazarlara açılırken,

diğer yandan mevcut pazarlardaki metrekarelerimizi

büyüteceğiz. Türki Cumhuriyetler, Balkanlar

ve Orta Doğu, öncelikli olarak satış noktalarımızı

artıracağımız yerler. Suudi Arabistan’ın

en büyük kenti Cidde’de ikinci mağazamızı

açacağız. Birleşik Arap Emirlikleri’yle görüşmelerimiz

sürüyor. Afrika, Hindistan gibi bölgelerde de

fırsatları değerlendirebiliriz” dedi.

“TÜRKİYE’NİN MARKASI” ALGISINI OTURTACAK

Suerdem ayrıca, artık yurtdışında “Türkiye’nin

markası” algısıyla anılmak istediklerinin altını

çizerek, “Kiğılı olarak ülkemizde ‘Türkiye’nin

erkek giyim markası’ konumundayız. Yurtdışında

da bundan böyle iletişimimizi ‘Made in Turkey’

yerine, ‘Brand of Turkey’ şeklinde yapacağız.

Türkiye’nin hazır giyim sektöründe ve markalaşmadaki

gelişimini bu şekilde yurtdışında daha

net ifade edebileceğimize inanıyoruz” dedi.


64

PANORAMA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

RAMSEY, Afrika’nın kapısını

Johanesburg’tan açtı

Erkek modasının öncü markalarından RAMSEY

yurtdışı büyüme planları çerçevesinde yepyeni

bir coğrafyaya adım attı. Güney Afrika’daki ilk

mağazasını Johannesburg’ta “Mall of Africa”da

açan RAMSEY, yurtdışındaki mağaza sayısını 20’ye

yükseltti. Gürmen Group Yönetim Kurulu Başkanı

ve Güney Afrika’nın İstanbul Fahri Konsolosu Remzi

Gür ile Gürmen Group Markalardan Sorumlu

Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep Doğan’ın ev sahipliğinde

gerçekleşen açılışa; Türkiye Cumhuriyeti

Pretorya Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen ve Güney

Afrika Türkiye Büyükelçisi Pule Isaac Malefane’nin

yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Gürmen Group

Markalardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Zeynep

Doğan yaptığı açıklamada RAMSEY’in uzun vadede

hedefinin ‘global bir marka’ olduğuna dikkat

çekti. Doğan, “Hedefimiz; var olduğumuz ve yeni

açılacağımız pazarlarda erkekleri sahip olmaktan

mutluluk duyacakları yenilikçi koleksiyonlarımızla

tanıştırmak ve markamızla onlara erişilebilir lüks

moda deneyimini yaşatmak” dedi. Güney Afrika’nın

RAMSEY’e yepyeni bir coğrafyanın kapılarını açtığını

belirten Doğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’den

Rusya, Türk Cumhuriyetleri, Ortadoğu ve Balkanlar’a

uzanan mağazacılık ağına sahip markamızı

yepyeni bir coğrafyaya; Afrika kıtasına taşımanın

mutluluğunu yaşıyoruz. Güney Afrika, sahip olduğu

toplam nüfus, kişi başına düşen milli gelir ve gelişime

açık ekonomisiyle perakende sektörü için önemli

bir pazar. Afrika kıtasının en büyük ekonomisi ve

Sahraaltı Afrika’nın ekonomik lideri konumunda

olan Güney Afrika ayrıca Türk perakendecileri

ülkesine çekmek için de çok istekli. Tüketici talebi

perakende sektörü için büyük fırsatlar barındırıyor.”

Güney Afrika’nın RAMSEY’in uzak coğrafyalara

açılma planlarını hayata geçirmek için de önemli

bir adım olduğunun altını çizen Doğan, “Johannesburg

mağazamızın açılışı ile birlikte Cape Town

ve Pretorya şehirlerinde de mağaza açmak için

çalışmalarımıza başladık. Türkiye’ye komşu ülkeler,

Türk Cumhuriyetleri, Rusya, Ortadoğu, Kuzey Afrika

ve Balkanlar’a odaklı yurtdışı büyüme planlarımız

da aralıksız devam ediyor” dedi.


KISA KISA

66

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Levi’s ® ile sokak

partilerinin yıldızı olun

İpekyol 2018

İlkbahar koleksiyonu

ile zarif bir yolculuk

Levi’s ® 2018 İlkbahar/Yaz sezonu için hiphop

tarzının en havalı çağlarını, denim üzerinde

son moda parlak renkleri ve vahşi baskıları

kullanarak günümüze taşıyor. Müzik zevkiniz ne

olursa olsun bu sezon modasının yeni adı “Sokak

Partisi” olacak. Bu sokak partisi modası ile

80’lerin ve 90’ların korkusuz, gözüpek ve parlak

stili geri dönecek. Levi’s ® ’ın Tasarım Ekibi Başkanı

Jonathan Cheung; “Sokak stilinin moda

üzerinde çok büyük bir etkisi var. Moda ve

müzik kültürünü ileri taşıyan yeni bir jenerasyon

geliyor. New York ve Bronx’taki hip-hop sokak

stilini inceledik ve bu koleksiyonumuzda 80’lerin

ve 90’ların retro tarzını yansıttık” dedi. Levi’s ®

ile canlanmaya başlayan 80’lerin ve 90’ların

sokak trendi, kadın koleksiyonunda rengarenk

ilkbahar çiçekleri baskısı ve feminen görünümlü

nakış detaylarla kendini gösteriyor. Kışın

koyu renk görmeye alıştığımız skinny jeanler ise

ilkbaharın renkleriyle sezona tazelik getiriyor.

Festivallerin olmazsa olmaz parçalarından

klasik tişörtler, kolsuz bluzlar ve şortlar yerlerini

yüksek bel şortlar, grafik desenli tişörtler ve

mini tulumlara bırakarak kalabalıkta tarzınızla

öne çıkmanızı sağlayacak. Levi’s ® bu cıvıl cıvıl

koleksiyonda büyük kalıplı parçaları yumuşak,

yıkanmış denimlerle bir arada sunarak, 90’ların

en çok sevilen asi görünümünü geri getiriyor.

Ilıman iklimin hakimiyetindeki geçiş sezonunda

doğal renklerle kusursuzca dengelenen çiçek

desenleri işleme ve nakışlarla zenginleşerek sizi

Ipekyol’un modern dünyasına davet ediyor.

Doğanın en canlı tonlarında hayat bulan modern

ve zamansız siluetler, 2018 İlkbahar koleksiyonuyla

Ipekyol kadınına zarafet dolu bir şıklık

vaat ediyor. İlhamını doğadan alan İpekyol

2018 İlkbahar koleksiyonu, modern dokunuşları

ve feminen tavrının yanı sıra doğal kumaşları

ve kusursuz renk kodlarıyla bir araya gelerek

Ipekyol kadınına kusursuz bir seçki sunuyor.

Geçiş mevsiminin habercisi trençkot ve pardösüler

ise yeniden gündeme geliyor. Siyah,

beyaz ve bordo hakimiyetinin sürdüğü desenli

bluz ve elbiseler, poplin, jakar dökümleri ve

tüvit kumaşın hafifliğiyle zenginleşen ceketlerle

eşleşiyor. Sportif görünümün çizgi detaylarla

desteklendiği koleksiyonda öne çıkan ince trikolar,

nakış detaylı parka ve kusursuz görünüm

vaat eden pantolonlarla nokta atışı yapıyor.

Zengin desen ve dokularla hem lüks hem de

spor bir görünüm katan geometrik desenli

pilili etekler, elbiseler ve volan detaylı bluzlar

bel hattına vurgu yapan kemer detaylarıyla

modern siluetlere referans veriyor.


67

KISA KISA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Koton 2018

İlkbahar/Yaz Kadın

Koleksiyonu

TWIST 2018 İlkbahar

kolaksiyonu ile keşif

sezonu

Bitmeyen enerjisiyle dolup taşan Twist 2018

İlkbahar Koleksiyonu, bu sezon cool tavrını

romantik ve asi detayların mükemmel uyumuyla

buluşturuyor. Sokak stilinin favori parçalarından

oversize ceketler, trok ve kuşgözü işlemeleriyle

Twisterların radarında! Festivallerin dinmeyen

enerjisiyle harmanlanan etnik desenler ve bahar

çiçekleri bluzlarda ve eteklerde hareket etmek

için heyecanlanırken, sportif çizgiler ile ortaya

çıkan bomber ceket ve kamuflaj desenli parkalar

sokak stiline taze bir vuruş yapıyor. Boncuk ve

işlemelerle zenginleşen detayların yanı sıra ilgi

çekici danteller, volanlar etek ucunda kendini

ortaya çıkararak keşif dolu bir tur atıyor. Kombinlerin

ayrıntılarında kendisini gösteren payet,

pul ve simler baştan aşağıya sahnede! Sadece

gece değil gündüzden geceye dönüşte de parıltısıyla

bakışları üstüne toplayan payet detaylar

ve payet bluzlar, tül altından çıkan çizgili trikolar,

sezonun must have parçası oluyor. Cropped

süet biker ceketler, klasik tasarımını yıkan ve kesimiyle

fark yaratan trençkotlar Twist 2018 İlkbahar

Koleksiyonu’nun ters köşe parçaları arasında

yer alıyor. Retro görünüme gönderme yapan

cropped bluzların yanı sıra, Rock’n Roll denilince

akıllara gelen trok ve kuşgözü detaylar, 70’lerin

Rock furyasını günümüz modasıyla buluşturuyor.

Sokakları ele geçiren sloganlar aksesuarlarda

yer alarak tüm kapıları açıyor. 90’lar etkisi taşıyan

baskılı çantalar spor bir şıklık vaat ederken sezon

trendi kova çantalar, hasır materyaller ve hasır

örgü halat detaylarıyla öne çıkıyor.

Koton, yeni sezon trendlerini yansıtan tasarımlarını

2018 İlkbahar/Yaz modasına sunuyor. Farklı

tarzlara yönelik en yeni ve en moda tasarımlar

yeni sezon kadın koleksiyonunda bir araya geliyor.

Moda ve trend öncüsü Koton, 2018 İlkbahar/

Yaz sezonuna en yeni ve en moda ürünleri farklı

tarz alternatifleriyle sunuyor. Yeni sezon kadın

koleksiyonunda egzotik, naif, rock’n roll, kadınsı

ve sportif tarzları yansıtan birbirinden farklı ve

zengin tasarım alternatifleri bulunuyor. 2018 ilkbahar/yaz

sezonunda Meksika’nın renkli dünyası

tasarımlarla modaya taşınıyor. Latin ateşinden

ve çöl ruhundan ilham alınarak hazırlanan ‘Çöl

Sesleri’ konseptli tasarımlarda egzotik bahar

esintileri hakimiyet gösteriyor. Sebze yeşili, haki,

sıcak kırmızı ve açık mavi gibi Meksika ve Latin

dünyasının simgesi haline gelen renklerin yer

aldığı koleksiyonda çiçek nakışları ve kaktüs

desenleri de dikkat çekiyor. Metal çivilerin, renkli

püsküllerin, grafik desenlerinin ve slogan baskılarının

ön plana çıktığı tasarımlarda deri görünümlü

kumaşlar ve bağcık detayları da kullanılıyor.


KISA KISA

68

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

‘Güçlü ve uyumlu

kombinasyonlar’

MACHKA ile

ılık bir yaz esintisi

MACHKA 2018 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu, sofistike

silüetleri modern dünyanın renk kartelasıyla

buluşturarak sizi yaz günlerine doğru masalsı

bir yolculuğa davet ediyor. Parıltılı, hareketli ve

narin detaylarla zenginleşen koleksiyon, Machka

kadınının zamansız ve sakin tavrına tazelik

katıyor. Romantik ve ince işçiliği referans alan

MACHKA 2018 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu, gündüzden

geceye uzanan zamansız silüetler yaratırken

şık bir görünüm vaat ediyor. Fırfırlar ve pililerle

hareketlenen detaylar, zengin renk seçkisiyle

buluşurken, dar kesimli hatlar feminen ve naif

bir şıklık sunuyor. Büyük geometrik ya da organik

efektli desenli ipekli koton empirmeler göz alırken,

şeffaf ten görünümü sağlayan kumaşlarsa

illüzyon etkisi oluşturarak lüks kavramını perçinliyor.

Kruvaze, denim ve koton gabardin ceketler

sezonda yakası geniş ve belirgin cep detaylarıyla

şekillenirken vücudu saran saten düşes

pardösüler, modern tavırlı romantik elbiselerle

kusursuzca eşleşiyor. Elbiselerle birlikte kullanılan,

feminen hatları vurgulayan kemerler ise göz alıcı

bir bütünlük sağlıyor. Tafta yağmurluklar Ilık yaz

yağmurlarına eşlik ederken, pullarla işlenen çiçek

ve playa desen baskılı detaylar spor şık kavramını

tamamlıyor. İnce kıtır karbon kaplamalı

koton bluzlar ile vual, poplin ve güpür kumaşların

hakimiyetine teslim olan bluz ve tunikler gündüzden

geceye şık atmosferlerin anahtar parçaları

olurken, ince boncuk ve taşlarla süslü patchler

Machka kadınına feminen bir ışıltı sunuyor.

Yeni Zelanda’da yetişen merinoslardan elde

edilen ve İtalya’da özel olarak dokunarak kendine

yepyeni bir hayat bulan iplikler, en narin

dokumalarla Giovane Gentile’nin 2018 ilkbahar

– yaz sezonu triko koleksiyonunu oluşturuyor.

Giovane Gentile’nin doğallık ruhunu tam olarak

yansıtan trikoları; baharın tazeliğini ve serinliğini

hissettiğimiz şu günlerde yumuşacık dokusu ve

eşsiz kalitesi ile Giovane Gentile erkeğinin tarzını

da ortaya koyuyor. İlkbaharın en serin günlerini

yaşadığımız bugünlerde Giovane Gentile,

şıklığından ödün vermek istemeyen beylerin karşısına

triko ve hırka modelleriyle çıkıyor. Günde 8

adet üretilerek uzun ve meşakkatli bir yolcuğun

sonunda ortaya çıkan Giovane Gentile’nin

triko ve hırkaları, yeni sezonda da en gözde

modelleriyle vitrinlerdeki yerini alıyor. Yüzde 100

yün olmalarının dışında, yün kaşmir, pamuk ve

keten karışımlı doğal elyaflarla üretilmiş seçkin

trikolardan oluşan Giovane Gentile koleksiyonu,

minimal tasarımıyla her stile rahatlıkla adapte

oluyor. Vücudu sıcacık saran trikolar, doğru renk

uyumu ve tamamlayıcı aksesuarlar ile birleşince

her yerde Giovane Gentile erkeğinin fark edilmesini

sağlıyor. Şehir hayatının kurtarıcısı trikolar,

toprak renkleri, mavi ve grinin tonlarından oluşuyor.

Kışın son izlerini üzerinde taşımak isteyen

erkekler, Giovane Gentile’nin birbirinden iddialı

triko modellerini seçerek günü karşılıyor.


69

KISA KISA

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Kışın Sıcak Yüzü

Gizia GATE’e

bahar geldi

Scooter kış koleksiyonu, kış mevsiminde

hem şık hem de sıcak tutacak seçeneklerle

dopdolu. Modern çizgisiyle kendini her yaşta

genç hissedenlere yönelik hazırlanan outdor

botlardan, elegant bir tarz yaratan casual

modellere kadar pek çok alternatif barındıran

Scooter’ın kış koleksiyonu tam size göre. Koleksiyonda

bayanlara özel birbirinden rahat

watertight modelleri göz dolduruyor. Nubuk

ve deri seçeneklerinin de yer aldığı geniş ürün

koleksiyonunda siyahtan kahverengiye, kum

renginden kızıl ve taba renge kadar birçok

renk seçeneğini de bir arada bulabilirsiniz.

Scooter’ın kaliteli ürünleri arasında hem çocuk

hem de erkek koleksiyonu da birbirinden

şık seçeneklerle sizleri bekliyor… Rahatlığı ve

nefes alan dokusuyla Scooter ayakkabılar

hem sağlıklı hem de çok konforlu.

Türk tasarım markalarının buluşma noktası Gizia

GATE, baharın tazeliğini ve renklerini aynı çatı

altında buluşturduğu Türk tasarımcıların ilkbahar

yaz koleksiyonları ile hayatımıza yansıtıyor.

Bora Aksu ilkbahar yaz koleksiyonu, Çağdaş

Türk resminin ilk kadın ressamı olan Mihri Müşfik

Hanım’dan ve onun kontrastlarla dolu yaşantısından

ilham alıyor. Aksu koleksiyonunu, Gaziantep’te

16. yüzyıldan bu yana dokunan, bir

dönem Osmanlı padişahlarının kaftanlarının

da dikildiği, “saray kumaşı” olarak bilinen kutnu

kumaşından oluşturuyor. Koyu kırmızı, koyu mavi

ve lacivert tonları, turkuvaz, pastel mavi, pembe

gibi yaz aylarının sembol renklerini, tül, ipek,

kutnu ve şifonlarla harmanlayarak, yeni sezonda

çarpıcı, romantik, büyüleyici bir koleksiyon

sunuyor. Dice Kayek İlkbahar yaz koleksiyonu

“My Name is Eva”, karanlıkla aydınlığın çatışması,

saflıkla kötülüğün, gençlikle yaşlılığın iç içe

geçtiği, birbirleriyle bağdaşmayan materyal ve

formların birleşmesi görülüyor. Kumaş seçimlerinden

şekillere, işlemelerden finisyonlara kadar

koleksiyonda zıtlıklar hakim, kötü adamlar ve iyi

masum kızlar anlatılıyor. Dice kayek çok minimal,

beyazın hakim olduğu, sade volanlar ve bol

kesimlerin öne çıktığı duru ve romantik bir yaz

koleksiyonu sergiliyor. Mehtap Elaidi, İlkbahar

yaz “Ve-Da-Ha” koleksiyonu, her vedanın bir

başlangıç olduğu düşüncesinden yola çıkıyor.

Ve-Da-Ha” koleksiyonu, iki kadının hayatlarının

farklı dönemlerinin birbiriyle kesişmesini ve bu

kesişimin onları özgürleştirmesini konu alıyor.

Benetton’da

değişim zamanı

United Colors of Benetton’ın İlkbahar Koleksiyonu

baharın habercisi papatyalar, güller,

karanfiller ve ayçiçek tasarımlarıyla yeni

bahar coşkusuna ortak oluyor. Batik kumaşlar,

ünlem niteliğinde baskılı yatay çizgiler, sıfır

yaka sweatshirt’ler, mavi takımlar ve renkli

tütüler koleksiyonunun öne çıkan parçalarından

sadece birkaçı… Kışkırtıcı ve dikkat çekici

reklam kampanyalarıyla dünyayı şaşırtan

işlere imza atan İtalyan fotoğrafçı ve reklamcı

Oliviero Toscani ile yeniden işbirliği yapan Benetton,

markanın inatçı ruhuna uygun olarak

İlkbahar Koleksiyonu’nun mottosunu “ Değişim

baharda başlar” olarak oluşturdu. Renkli

pamuk ve gökkuşağı renklerinin hayat verdiği

Merinos yününden yapılmış örgü modeller,

mutlu sloganların yer aldığı t-shirt’ler bu bahar

Benetton koleksiyonlarında kendini gösteriyor.

Pembe ve kırmızıların hakim olduğu pantolonlar

ise baharın müjdecileri arasında. 2018

İlkbahar Benetton erkeğinin özü minimal ve

yaratıcı bir stilden oluşuyor. Kolej stili sweatshirt’ler,

rugby t-shirtler, logolu basic t-shirtler,

renkli pamuk ve Merinos yününden farklı yaka

detaylı sweatshirt, erkekler için vazgeçilmez.

Açık mavi ya da yeşil mikro desenlerle eşleştirilmiş

dokuma pamuk kumaştan oluşan kakao

ve koyu kahverengi çino pantolonlar ise her

ürünle kombinlenebilinir.


70

TASARIM

İTÜ FASHION SHOW’17 KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Pelin GÜRLEYEN

27 Kasım 1993’de İstanbul’da

doğdum.Çocukken

ilerde ne olmak istiyosun

diye, sorduklarında modacı

ya da bilim kadını olmak

istiyorum demiştim,oyuncaklarım

arasında iğne,

iplik, atık kumaş parçaları

çok kıymetliydi.Barbilere

sürekli oturup elbise dikmeye

çalışan bir çocuktum.O

günden bu güne kumaşlar

daha çok içime işlemiş

olmalı ki şu an İTÜ-FIT çift

diploma programı moda

tasarım öğrencisiyim.

Enart’da Erkan Yaprakkıran’dan

çizim eğitimi

aldım. Portfolya hazırlık

aşamasında D&D Art and

Design’da Deniz Orkuş’dan

aldığım eğitim yaratıcılığımı

destekledi.Moda tasarım

benim kendimi ifade

etme biçimim ve bu gün ki

defilede kreasyonumda ki

parçalar mistik ve tutkulu

bir benden izler taşıyor.

LOTUS VE SHAOLIN

TAPINAKLARI

Saflığın semboü olan

“Lotus” ve gücün&adanmışlığın

simgesi “Shaolin

Tapınakları” temalı koleksiyonumda

dişil ve eril rollerle

“Yeniden doğuş’u” anlatıyorum.Yeniden

Doğuş dememin

sebebi ise Lotus’un

çamurlu veya bataklık bir

alanda su geçirmeden ve

kirlenmeden yetişmesidir.

Shaolin rahipleri lotus ve

kendi gelişimleri arasındaki

bağlantıya “Lotus

Manifestosu” adını verir.

Bu manifestoyu seçmem

koleksiyonumun ilham

noktasını oluşturdu. Lotus’u

en iyi saflığın ve temizliğin

sembolü beyaz anlatır.

Bu yüzden dişil kombinde

bu vurgu oldukça baskın;

beyaz modernize kung-fu

pantalon,Shaolin Monks’un

ruhunu yansıtan t-shirt

ve lotus sembolü taşıyan

beyaz deri biker ceket yeniden

doğuş temamın saf

yönünü anlatmaktadır.Eril

kombin ise korkusuzluğun

ve gücün izlerini taşıyor;su

geçirmez kumaştan olan

kimono ve safran turuncusu

siyah şeritli canvas

pantalon yer almaktadır.

LOTUS VE SHAOLIN TAPINAKLARI


71

TASARIM

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

THE SHADOW OF THE PAST

Selda PALACI

Selda PALACI 1996 yılında

Gölcük ‘te doğdu.

Küçük yaştan itibaren

resme ve sanata olan ilgisi

yaşı ilerlerdikçe artmaya

devam etti.Sanata dair

farklı şeyler denedikten

sonra asıl isteğinin moda

tasarımı alanında gelişmek

olduğuna karar verdi ve

istediği okul olan İTÜ’nün

Moda Tasarım Bölümü’ne

girmeyi başardı. Hedefi

İTÜ ve FIT’den mezun olup

Moda dünyasına çeşitlilik

katarak severek yaptığı

işinde başarılı olmaktır.

THE SHADOW OF THE PAST

İkisi çok farklı iki şey gibi

görünselerde aslında

bir madalyonun iki yüzü

gibidirler.Bende bu kapsül

koleksiyonumda eski Türk

kültürünün bir parçası olan

çay tabağını alıp günümüz

modern dünyasına

uyarladım.Doğunun klasik

ve oryantal tarzını günümüz

punk tarzıyla stilize

ederek eski ile yeninin

ruhunun birbirine geçmesini

sağladım.

İTÜ FASHION SHOW’17


72

TASARIM

İTÜ FASHION SHOW’17 KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Selin TİRELİOĞLU

10 Nisan 1994’de İstanbul’da

doğdu. Her zaman

iç dünyasını somutlaştırmak

ve düşüncelerini aktarmak

onun hedefi olduğu için

Mahir Güven Atölyesi’nde

çizim eğitimi aldıktan sonra

İstanbul Teknik Üniversitesi -

Moda Tasarım bölümünde

eğitime başladı. Amerika

FIT’deki yarım dönemlik bir

eğitimden sonra eğitimine

devam etmekte ve

başarıyla tamamlamayı

hedeflemektedir.

FUTURISM

20.yy başlarında ortaya

çıkmış olan ve geçmişten

ayrılıp geleceğin modernliğini

ele alan bu akım her

zaman ilgimi çekmiş oldu.

Bu defile tasarımlarında

“fütürizm” akımından esinlenerek

geleceğe yönelik

izler taşıyan fakat günlük

yaşantıyada ayak uydurabilecek

tasarımlar ortaya

çıkardım. Genel olarak

siyah , beyaz ve metalik

gümüş renklerine yoğunlaştığım

bu koleksiyonumda

file , deri , rugan ve dalgıç

kumaşları kullandım. Metalik

kumaşın bağırmasına

izin vermeyip , detaylarda

kullanmayı tercih ettim ve

bunu spor giyime yönelik

bir tarzda kullandım. Üst

kısımlarda dalgıç kumaşın

yarattığı over-size etkiyi kollarda

file kumaşla destekledim

ve tasarımlarıma metal

fermuar aksesuar ekleyerek

zenginleştirdim.

FUTURISM


MAKALE

74

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Türk

damgalarının

tekstildeki

kalıtımsal izleri

Hereditary

traces of

Turkısh stamps

Çiğdem Koçak

Nişantaşı Üniversitesi

Sanat ve Tasarım Fakültesi

Tekstil ve Moda Tasarım Bölümü

İstanbul

İsa Dal

Evteks Yönetim Kurulu Başkanı

Denizli

ÖZET

Damgalar, 24 oğuz boyu ve diğer Türk boylarını

ayırıcı özelliği olan beylik ve boy nişanı olarak Türk

kültüründe tarih öncesi çağlardan günümüze ışık

tutmaktadır. Halı, kilim, giysi, aksesuar, taş, kaya,

ağaç, süs eşyaları, maden, mutfak eşyası, mimari

yapı, mezar taşı gibi çok geniş kullanım alanı olan

damgalar, olguları kavramamızı sağlayan simgesel

işaretlerdir. Ayrıca damgalar, günümüzde kullanılan

markaların en eski tanımlayıcı simgeleridir.

Simgeler ve simgelerden doğan yazı belirli değerlerdeki

şekiller ile dilin anlatımını olanaklı kılan

araçtır. Yazının, ilk olarak yerleşik toplum düzenine

en önce geçen Sümerlerde, ticari, siyasi ve kültürel

anlatım amacı ile kullanıldığı bilinmektedir.

Bir toplumun kültürünün korunması geliştirilmesi,

gelecek kuşaklara aktarılması ve yaşatılması için

inanç, ülkü, onur simgeleri olan damgalardan

başlayarak izleri takip etmek gerekmektedir.

Toplumun kalıtımsal imgelerinin enstrümanları

olan damgalar kimliğimizin en yalın anlatımıdır.

Bu çalışmada, ilk inancı Şamanizm olan bilge Türk

insanının ortak bilinçdışına damgalar ile yapılan

yolculukta şaman inancının kaynağı olan doğanın

simgelere etkisi yadsınamaz. Günümüzde

ekolojik dengeleri korumaya çalışan insanoğluna

özgün tekstil tasarımında Türk damgaları enstrüman

olmalıdır. Anahtar Kelimeler: Simgeler, Türk

damgaları, tekstilde damgalar, motifler

ABSTRACT

Symbols, which has being used as the mark of

24 Oguz tribes and other Turkish tribes sheds light

from the prehistoric ages to the present Turkish

culture. These stamps with a very wide range

of applications as on carpets, rugs, clothes, accessories,

stones, rocks, trees, ornaments, metal,

kitchenware, architecture, allowing us to grasp

the facts. Also stamps, are the ancient icons of

the brand identifier used today. Symbols on the

stamps, that are the early form of writings, enables

the expression of the language. Sumerians,

who were the first built-in social community, used

scripts for commercial, political and cultural

expression. In order to improve the protection of

a society’s culture for the future generations, it

is necessary to follow the trails starting from the

stamps that are the symbols of faith, ideal and

identity. Stamps, which are instruments of the

inherited image of the society is the purest expression

of our identity. In this study, shamanism as

the first faith of the wise Turkish people, in a common

journey with stamps who gain their source

from the nature. The Turkish symbols should be


75

MAKALE

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

the guide for the human being, striving to protect

the ecological balance. Keywords: Symbols,

Turkish stamps, stamps on textiles, motifs

1. GİRİŞ

Sanat semboller yoluyla iletişime geçer ve her

sembol başka bir şeyi temsil eder. Sanatçıların

resimlerinde ve el yapımı nesnelerinde kodladıkları

sembolik kaynaklar arasında bağlantı kurmak,

anıştırmaların ve gizli anlamların o zengin diyarına

gözlerinizi açacaktır. Zira sembolizmin kadim

gücünden yararlanarak hem sanatçı hem izleyen,

insan ruhunun en derinlerine inebilmek için,

sanatsal üretim araçları ve kültürel uzlaşımların

getirdiği kısıtlamaların çok ötesine seyahat etme

olanağı bulur. Sembolik imgeler sırasıyla kutsal

semboller, kimlik sembolleri, sembolik sistemler ve

bazı örneklerde alegorik semboller başlıkları altında,

hem tematik hem de coğrafi olarak düzenlenebilir.

Bazı sembollerin bu sınırları aşması, dolayısıyla

birden fazla kategoride yer alması insan

bilincinin ve kültürünün karmaşıklığının bir delili

olarak dikkat çekicidir. Bazı sembollerin örneğin

renklerin ya da bazı kuşlar ve hayvanların temsil

ettiği niteliklerin pek açıklanmaya ihtiyacı yoktur,

zira bunlara içgüdüsel düzlemde tepki veririz.

Hakikaten de psikanalist Sigmund Freud ve Carl

Gustav Jung’un çığır açıcı çalışmaları ışığında

biliyoruz ki, insan zihni sembollerle düşünmek ve

iletişim kurmak üzere donanmıştır ve sembollerin,

özellikle de arketiplerin dili zaman ve uzamı aşar.

Diyebiliriz ki sembolizm kadim ve evrensel bir dildir.

Yeryüzünde farklı uygarlıklar, inançlar, topluluklar

ve kültürler ortaya çıkıp gelişmiş, böylece her biri,

kutsal kavramları, bireysel ve kolektif kimliklerin

farklı yönlerini, soyut teorileri ve fikirleri tasvir ve ifade

etmek yoluyla kendisine ait sembolik bir kelime

dağarcığı geliştirmiştir (Gibson, 2013:6-7)

Sembol insanoğlu var olduğundan beri en etkili

anlatım şeklidir. Çizerek yaptığı resim veya şekiller

ile anlatmak istediği olguyu en öz ve somut bir

biçimde dile getirmesidir. İlk insan mağarasının

duvarlarına ellerini, kendini çizmiş. Bizonlar,

geyikler çizmiş. İnsan değil yaşamdır dünyayı

damgalayan. Her canlı izini işaretini bırakıyor

yeryüzünde. En kısa öz anlatım, görsel anlatım

dediğimiz bu iletişim dilinin ilk örnekleri olan

mağara devrindeki resim veya şekiller o zamanki

insanlar arasında anlaşmayı sağladıktan sonra

gösterdiği tarihi aşamaları ile (Mısır’da Hiyeroglif,

Mezopotamya’da Çivi yazısı) değişime uğrayarak

insanların ticaretinde rol oynamaya başlamıştır.

Alım ve satım ile doğan ticaretlerin neticesinde

oluşan firma ve kuruluşlar ya bir hizmet ya da bir

mal üretip kendilerini çok çabuk seçtirecek bazı

işaret veya şekillere ihtiyaç duyduklarını ortaya

koymuşlardır. İşte o gün bugündür oluşan firma ve

kuruluşların özelliklerini, güçlerini, hizmetlerini, ne

yaptıklarını, ne sattıklarını somut bir biçimde, tek

bir lekede anlatmak istemeleri bir sembole, bir

markaya gerek duyurmuştur (Akın, 2003:36-37)

Eski bir Latin deyimi olan “Verba volant scriba manent”

(Söz uçar, yazı kalır) sözlü iletilerinin görsel olarak

kaydedilme gereğinin vurgulayıcısıdır hiç şüphesiz.

Gösterge dizgesi olarak saptanan söz, teslimiyetini

yaşar yazı karşısında “Yazı” eylemi ise adeta kendini

bir serüven içerisinde bulur (Faulmann, 2015:9)

2. TÜRK’LERDE SEMBOLİZM VE DAMGALAR

Semboller-damgalar bir kültürel yapının adeta

DNA’larıdır ya da sosyal genetizmin mimarlarıdırlar.

Başka tabirle semboller bir zihniyetin ifadesidir.

Sanat ise bir kültürel grubun dünyayı algılayış tarzıdır.

Bu nedenle damgalar Türk tarihi açısından

son derece önemli belgelerdir. Çünkü damgalar

Türk’lerde yazının olmadığı zamanlardan kaynaklanmış

olup, o günden bugüne kadar Türk grupları

tarafından bir arma olarak kullanılmışlardır. Ayrıca

bu damgaların bazıları Türk’lerin ilk alfabesi olan

Runik alfabesinin bazı harflerini meydana getirmişlerdir.

Türk adının yazılı olduğu günümüzdeki en

eskisi belge olan Orhun abideleri de Runik alfabesiyle

yazılmıştır. Yani Türk’lerin halı, kilim, mezar

gibi eserlerde kullandıkları damgalar, bazen harf,

bazen arma, bazen süs, bazen de bir statü aracı

olarak karşımıza çıkmaktadır. (Aksoy, 2007: 87).

Türk soyunun tam bir göçebe topluluğu olduğunu

söyleyemeyiz. Türk milleti en erken devirlerden

itibaren yarı-göçebe (seminomade) bir yaşayış

içerisinde bulunmaktaydı. Türk’lerde herşeyden

önce bir vatan ülküsü duygusunun kuvvetle

gelişmiş olduğunu, Hun’lardan ve Göktürk’lerden

yakinen bilmekteyiz. Halbuki tam göçebe toplulukların

ne vatanı ne de bir vatan ülküsü vardır.

İç Asya bozkırlarında görülen ilk göçebe Türk

toplulukları, hayatlarını vahalarda sürdürürlerken

zamanla iklimin kuraklaşması ile körleşen tarımı

bir yana bırakarak, hayvanlarına elverişli otlaklar

bulmak amacıyla göç etmek zorunda kaldıkları

bilinmektedir. Göçebelik uzun süre devam

eden karışık bir ekonomik durumdan doğmuş

ve gelişmişti. Göçebe ve yarı-göçebelik birçok

bakımdan yerleşik topluluklardan daha üstün

vasıfları olan bir yaşama tarzı idi. Başta hayvan

yetiştirmek, ehlileştirmek, şüphesiz bitkilerin ekilmesinden,

hasatından daha zor, emek, güç ve

tecrübe isteyen üstün bir sanattı. İş yalnız ehlileştirmekle

kalmaz, hayvanlara durmadan (son de-


MAKALE

76

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

rece güç fiziki şartlar altında) otlak peşinde yeşillik

aranır, yedirilir ve bu emeğe karşılık süte, ete,

deriye ve yapağıya kavuşulurdu. Bu güç yaşayış

içerisinde, çobanlık hüneri ile askerlik yetenekleri

artar, sorumluluk, ileri görüş, fiziki ve ahlaki gelişmeler

güç kazanırdı. Sert iklim şartlarından dolayı

hayvanların soğuktan ve hastalıktan ölmeleri çok

kere kıtlığa sebep olmakta, büyük toplulukların

yok olmalarına zemin hazırlamaktaydı. Çobanlık

son derece zor işti. Zira aileler, oba ve bozkırlarda

yaşayanlar, hayvanlarını toplu olarak kolektif bir

şekilde çobanlara bırakırlardı. Her Boy’un ve ailenin

kendilerine ait bir damgası (inleri) mevcuttu.

Bu damgaları kendi hayvanlarına vurarak kalabalık

hayvan sürüleri arasında kendi mallarını

kolayca tanımaları mümkün olurdu. Yarı göçebe

yaşayış hakkında verilen bu bilgiler bu topluluğun

hayat tarzlarına paralel olarak meydana

getirdikleri sanatları ile ilgili bilgi vermektedir

(Başlangıcından Bugüne Türk Sanatı, 1993:5-6).

Damga bir şeyin üzerine bir nişan veya im (iz,

simge) basmaya yarayan araçtır ve bu araçla

basılan nişan veya im anlamlarında kullanılmaktadır

(Toprak, 2011:555).

Türk boylarının yaşam biçimleri, inanç sistemleri,

dünyayı algılama biçimleri ve estetik anlayışlarına

dair önemli bilgileri geçmişten günümüze taşıyan

kaya üstü tasvirler, kullanıldıkları dönemlerin

kültür ve uygarlığının günümüz dünyasındaki şahitleridir.

Yer aldıkları bölgelerin coğrafî özelliklerini

de yansıtan kaya üstü tasvirler, aynı zamanda

dönemlerine ait canlı türleri ve kültürün söz konusu

canlıları algılama biçimi hakkında da değerli

bilgiler sunar. Yazılı iletişimin kaya üstü tasvirlerden

sonra ikinci aşamasını teşkil eden damgalar,

Türk boylarının “biz” kavramına ulaşma, yabancı

/ öteki kültürlere göre kendilerini tanımlama

sürecinde geliştirilmişlerdir. Türk’lerin kullandığı

ilk fonetik alfabenin (KökTürk alfabesinin) harflerinin

de kaynağını teşkil eden “damgalar”

tarihî süreçte: Kabilenin ortak malı olan konak

yerleri, yol kavşakları ve otlaklardaki taş, kaya

gibi yerlerde, aileye, boya ait hayvanların işaretlenmesinde,

kilim, halı, çul, keçe, testi gibi ev

eşyalarında, evlerin kapı ve duvarlarında, el, yüz,

pazu ve göğüse… yapılan döğmelerde, şaman

davullarında, kurban olarak adanmış hayvanlarda,

mezar taşlarında, sınır taşlarında, nazarlık

ve ziynet eşyalarında, arı kovanı ve ambarlarda,

at koşum takımlarında, mühürlerde, tuğ, bayrak,

sancak gibi hükümdarlık alametlerinde, otağ,

taht ve saraylarda, ticari eşyalarda … kullanılmıştır.

Sınırlarını, yaşayış tarzını, inandığı birtakım

değerleri, estetik anlayışını, sahip olduğu önemli

kodları petrogliflerle, damgalarla işaretleyen,

kalıcı kılan, tekrarlayan Türk kültürü, söz konusu

kavramlarla diğer/öteki kültürlerden kendisini

ayırarak/tanımlayarak boylar arasındaki bağları

oluşturan kültürel kodları korumuş, zenginleştirmiş

ve tarihî süreçte “millet kavram”na ulaşmıştır. 21.

yüzyılda bile halı, kilim, bıçak, kama gibi eşyalara,

mezar taşlarına, heykellere işlenen damgalar,

Türk boylarının/milletinin en önemli ortak kodları

arasında yer almıştır. Yazılı iletişimin ilk basamakları

olarak nitelendirilen kaya üstü tasvirlerine

ve damgalara Türk kültürünün hâkim olduğu

hemen hemen her bölgede rastlamak mümkündür.

Bugün Moğolistan, Altay, Tuva, Kazakistan,

Kırgızistan, Azerbaycan, Anadolu gibi aralarında

binlerce kilometre mesafe bulunan ve birbirlerinden

tamamen farklı coğrafî özellikler arz eden

bölgelerde vücuda getirilmiş olan kaya üstü tasvirlerin

hem yapım teknikleri, hem üslûp özellikleri,

hem de ifade ettikleri anlamlar, bu eserlerin aynı

duygu ve düşüncenin ürünü olduklarını açıkça

ortaya koymaktadır (Mert, 2007:234-235)

Damga kavramı Türk-Moğol halkları tarafından

kullanılmakta olup, damgaların nasıl oluştuğu

konusunda kesin bir hüküm yoktur. Ancak genel

olarak, kayalardaki işaretlerin, resimlerin zamanla

damgalara dönüştüğü genel kabul görmektedir.

Damgalar, birer sanat eseri olmaktan öte, her biri

bir duygunun, bir sosyo-kültürel hayatın/hayatların,

başka bir ifadeyle, sosyal yapıların dile getirildiği

yazılı anlatılar, yazılı tarih vesikaları hükmündedir.

Bu belgeler resmî kurumlar tarafından değil, bizzat

halk tarafından meydana getirildiği için de, bu tür

metinler, halkın en sade duygu ve düşüncelerini

ifade ederler. Dolayısıyla, tarih yazıcılarının, sanatla

ilgilenenlerin ve sosyo-kültürel kavramlar hakkında

çalışanların etnografya eserlerindeki damgaları

dikkate almamaları düşünülemez (Aksoy, 2011:70-72)

3. DAMGALAR VE MOTİFLER

Motifler bir iletişim gereksinimi olarak sembollerden

türemiş ve karşılıklı anlaşılma amacına dönüktürler.

Kapsamlarında gizemli mitler bulundururlar ve

büyüler dünyasının ürünleridir. Bu nedenle bunların

kullanımı salt süslenme amacına dönük olmayıp,

aynı zamanda esrarengiz güçler içerdiklerinden estetikten

çok psikolojik anlam baskındır (Erbek, 1986:4)

Pazırık keçe halısı üzerindeki hayvan motifleri,

başka renk keçelerden kesilerek çıkarılan hayvan

motiflerinin yapıştırılması ya da yama tekniği ile dikilmesi

ve kenar çizgilerinin (dalgalı) şerit çevrilerek

tutturulması tekniği ile yapılıyordu. Pazırık kurganlarında

keçe halılar duvara asılı olarak bulundular.

Çatalhöyük’te ise önce kilimler dokundu sonra o


77

MAKALE

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Foto 1: Sibirya Türklerinin

etnografya eserlerinde

kullandığı bazı damgalar

Foto 2: Özbekistan-Semerkand

Foto 4: Türkiye-Tekirdağ

Foto 3: Kırgızistan-Talas

Foto 5: Türkiye-Amasya

Foto 6: Türkiye-Van Foto 7: Türkiye-Tunceli (Aksoy, 2007:103-119)

kilimlerin aynısı duvarlara resim olarak yapıldı. Bu

onların okunmak amacı taşıdığını gösterir. Çatalhöyüklülerde

ve bozkır göçerlerinde, büyü ve ritüel

amaçlı yazı, kolay taşınan dokumadan bağımsız

değildi. Dokuma örtülerdeki bu imlerin ve resimlerin

kalıplaşmış kutsal heceleri ve sözleri vardı,

yaradılış ritüellerinde tekrarlanarak kullanılıyordu.

İslam’a geçildiğinde bu inanç ve imler koruyucu

tılsıma dönüşerek sürdü (Cıbıroğlu, 2008:54).

Türkiye’de halı ve kilim sanatında kullanılan damgalar

ve şekillerle ilgili yapılan bir takım araştırmalarda,

genellikle Türklerden önce Anadolu’daki

kadim kavimler dikkate alınarak açıklamalar

yapılmıştır veya Türkiye’deki damgalar, şekiller

o kavimlerle ilişkilendirilmiştir. Bazı eserlerde de,

Anadolu’nun kadim kavimleri ile Asya Türkleri ve

onların sahip olduğu medeniyet arasında bir bağ

kurulmaya çalışılmışsa da sorunun yeterli düzeyde

çözüme kavuşturduğu söylenemez. Türkiye’de

damgalar üzerine çalışan araştırmacılar, Türklerin

tarihi kültür coğrafyalarına yönelmek yerine,

yaşadıkları ve araştırma yaptıkları coğrafyanın

tutsağı olarak, “her şeyin kaynağı yaşanılan

coğrafya” varsayımını bir gerçeklik olarak kabul

etmişlerdir. Türklerin kadim tarihi ve coğrafyaları

göz önünde tutulmadan Ön Asya ve Balkanlar

coğrafyasının kültürel yapısı anlaşılamaz ve

hiçbir sorun yeterli düzeyde çözüme kavuşturulamaz.

Çünkü “tarih bir toplum için, geçmişin

deneyim ve bilgi birikimlerinin toplandığı bir

medeniyet ambarıdır. Geçmişin doğru anlaşılmasını,

geleceğin doğru inşa edilmesini sağlar”.

Bu nedenle tarihin önemli bir kültür unsuru olan

kilim-halı sanatında görülen damgaları da bu

bağlam içinde değerlendirip incelemek gerekir.

Türkiye’de halı-kilimlerde kullanılan damga ve

şekillerin isimlendirilmeleri genelde yakıştırmadır.

Mesela; ana Tanrıçadan hareketle yapılan eli

belinde, hayat ağacı, bereket, insan, saç bağı,

koçboynuzu, küpe, sandıklı, aşk ve birleşim, yıldız,

suyolu, pıtrak, haç, sandık-kazan kulpu gibi. Ayrıca

Türk halı-kilimlerindeki damgaları Türk dünyasıyla

ilişkilendirmek isteyenler de ana Tanrıçadan

hareketle yapılan isimlendirmeleri kabullenmiş

ve kullanmışlardır. Türkiye’deki halı-kilimlerdeki

damgaları bir yöreye bağlı olarak açıklayanlar,

araştırma yaptıkları bölgede tespit ettikleri damgaları,

orada yaşayan aşiret, halk ya da coğrafya

ile açıklamışlardır. Diğer yandan dokundukları

yerleri göz önüne alarak halı-kilimleri Kars kilimi,

Hakkâri kilimi, Bergama kilimi ya da Kazakistan,

Kırgızistan halı-kilimi vb. diye adlandırmaktadır.

Bu bilgiler yerli ve yabancı ülkelerin muhtelif

halı-kilim uzmanlarınca yapılan kasıtlı, yanlış ve

tahrif edilmiş bilgilendirmeler, bilimsel değerden

yoksun spekülatif açıklamalardır. Özellikle

Sovyetler Birliği zamanında Rus’ların yayınladığı

eserlerde, Türk halklarının halı-kilimlerinde tespit

edilen damgaları, Sibirya’nın en ücra yerlerinde

yapılan çalışmalarda bile görmek mümkündür

(Kalafat, Kaya, Aksoy, 2013:550-553)

İşlemelerdeki motifler de bir şeyin sembolü olarak,

daima çevrelerine birşeyler söylemektedirler. Anadolu’da

kadınlar ve genç kızlar pek konuşmazlar

ama söylemek ve anlatmak istediklerini, işledikleri,

ördükleri, diktikleri örtüler, keseler, çoraplar ve çevrelerle

anlatmışlardır. Bugün de bu duyuş bütün

canlılığı ile devam etmektedir. (Berker, 1980:32-33)

4. GÜNÜMÜZ ÖRNEKLERİ

Semboller yalnızca bir nesneyi ifade etmenin

ötesinde Cassirer’inde belirttiği gibi “sembolik

formlar bir tür dinsel anlatım formları olup, salt dil

formundan mistik ve dinsel düşüncenin fenomo-


MAKALE

78

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

nolojisine kadar yükselirler” (Arat, 1977: 35). Öbür

yandan insanlar, yalnız fiziki evrende değil, bir

de sembolik evrende yaşarlar. “Dil, mitos, sanat

ve din ise bu evrenin parçalarıdır” (Arat, 1977:

42). Hegel’e göre de “sembol, Doğu uluslarının

kendisiyle fikirlerini dile getirmeye çalıştıkları

bir anıtlar ve amblemler düzenini belirler… Tüm

mitoloji semboliktir. İnsan tininin yaratıları olarak

mitoslar, tanrısal doğa üzerine genel düşüncelerdir.

Bu görüş açısından mitos ve geleneklerin

kaynağı insan tinindedir” (Aksoy, 2007: 92).

Türk kültüründe Şamanizm (Şamanlığa ait tüm değerler)’in

yerine Şaman ya da Kam ifadesi kullanılmaktadır.

Şamanlar büyü yaparlar ancak büyücü

değildirler, tedavi yaparlar ancak hekim değildirler.

Türk kültüründe kam’lık geleneği gök-yer-su

kutsallığı ve atalar kültü ile Gök Tanrı inancının

sistemleşmesinden doğmuştur denilebilmektedir.

Hun sanatında hayvan mücadele tasvirleri için;

şamanın gökyüzüne transı, avda hayvanların

ruhunu yatıştırması, kısacası her türlü mücadelesinde

hayvan şeklinde olması ve bu inanca göre herkesin

bir hayvan ruh ikizinin olduğu düşüncesinden

hareketle bu tasvirlerde bu ruhların mücadelesi

işlenmiştir. Yine Hun ve Göktürk sanatında rastlanan

balballar yani taş heykeller; şamanlık inancında

ölen kişiye öldürdüğü insanların, öteki dünyada

hizmet edeceği düşüncesi ile öldürülenlerin taştan

heykellerinin yapılarak dikilmesi düşüncesinden

kaynaklanmaktadır. Hun ve Göktürk sanatında

rastlanan yaşam ağacı motifi için; şamanın göğe

Foto 8: Evteks Adak Kataloğu, 2016-2017 Koleksiyonu

çıkmak için merdiven olarak kullandığı ağacı nitelemesi

ve ağaçtan türeme kültünün şamanlıkta olgunlaşmasıyla

ağacı ve ormanı kutsal saymaktan

kaynaklanmaktadır. Göktürkler, Hun sanatını miras

olarak devralmış ve aynı inanç sisteminin (şamanlık)

izlerini sanatlarına yansıtmışlardır diyebilmekteyiz

(Dalkıran, 2008:388-389) Evteks “Adak” kataloğunda

Şaman sembollerini ev tekstil ürünlerinde

fotoğraftaki örnekler gibi kullanılmıştır.

SONUÇ

Türklerde damgalar, kabile ve boy adlarının tespitinde

önemli kaynaklardan biridir. Farklı coğrafya

ve farklı zamanlarda yaşamış Türk boylarının, Runik

yazısının kaynağı olan soy damgaları bulunmaktadır.

Damgalar, Türk kültür ve uygarlığını günümüze

taşıyarak, aydınlatırlar. En yalın duygu ve

düşüncelerin sembolleri olan damgalar, motiflere

dönüşerek sosyo-kültürel hayatı dile getiren tarihi

kayıtlar niteliği taşımaktadır. Türk tekstillerindeki

özellikle halı-kilim motifleri önemli etnografik

eserlerdir ve damgalar bu motiflerin arketipleridir.

Göçebe yaşamında evlerini taşıyan Türk’ler için

çuval, kilim-halı, çadır, heybe gibi dokumalar ve

keçeler büyük önem kazanmış ve el sanatlarına

dönüşmüştür. Motiflerde zenginlik ve bütünlük

kültür zenginliklerini ortaya koymaktadır. Damgalar,

arkeolojik ve etnografik kültür unsurları incelendiğinde,

farklı coğrafyalarda yaşayan ve farklı dilleri

konuşan Türk’leri birleştirmektedir. Altaylardan

başlayan yolculuk etkileyici izlerle dünyanın birçok

bölgesine yayılmıştır. Tüm dünyadaki Türk’lerin

kalıtsal zenginliği olan damgalar, yalın kimliğimizdir.

Kültür ve sanat temeli güçlü olan bilge Türk insanı

kendi özvarlığı olan damgaları günümüz tekstil ve

tasarımına uyguladığı takdirde değerlerini yaşatarak,

hem üretecek hem de katma değeri yüksek

ürünlerle tüm dünyaya izlerini bırakmaya devam

edecektir. Ayrıca damgalar, günümüzde kullanılan

arma, logo, amblem ve marka gibi simgesel anlatımın

ve yazının en eski şekilleri olarak düşünülebilir.

Damgalar ile yapılan yolculukta ilk olarak Şaman

inancına sahip Türk insanı doğayı simgelerde etkili

kılmıştır. Evteks, “Adak” koleksiyonu ile damgaların

mistik tılsımını tüm dünya fuarlarında tanıtmıştır.

KAYNAKLAR: [1) AKIN E.Z., 2003, Görsel İletişimde Mağaradan Markaya, Alternatif Yayıncılık limited, s.36-37, İstanbul. [2) AKSOY M., 2011, Aralık,

Kaya Resimlerinden Alfabeye Avrasya’da Türk Damgaları, Türk Dünyası Tarih Kültür Dergisi, Aktif Matbaa, İstanbul. [3) AKSOY M., 38. ICANAS 2007-

ayk.gov.tr, Kültür Sosyolojisi Açısından Halı Kilim Sanatı ve Etnografik Eserlerdeki Damgaların Dili, s.92. [4) BERKER N., 1980, Türk El İşlemelerinde Semboller,

Sayı 20, Sanat Dünyamız, s: 32-33, İstanbul. [5) CIBIROĞLU Y., 2008, Türk Sanatında Gizli Yüz, Dijital Düşler Basım Sanayi A.Ş., s.54, İstanbul. [6)

DALKIRAN A., 2008, İslamiyet Öncesi Türk Sanatın’da Şamanizm’in Etkisi, Selçuk Üniversitesi Ahmat Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı 25, Sayfa

371-390, Konya. [7) DİYARBEKİRLİ N., 1993, Başlangıcından Bugüne Türk Sanatı, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, s.5-6, Ankara. [7) ERBEK G., 1986,

Anadolu Motifleri Sergisi, Sergi Kataloğu, İzmir Alman Kültür Merkezi, s.4. [9) EVTEKS, Adak Kataloğu, 2016-2017 Koleksiyonu, Denizli. [10) FAULMANN

C., 2015, Yazı Kitabı Tüm Yerkürenin, Tüm Zamanların Yazı Göstergeleri ve Alfabeleri, Türkiye İş Bankası Yayınları, s.9, İstanbul. [11) GIBSON C., 2013,

Semboller Nasıl Okunur?, Yapı-Endüstri Merkezi Yayın, s. 6-7, İstanbul. [12) KALAFAT Y., KAYA M.A., AKSOY M., 2013, Avşar Kültür Coğrafyası ve Halk

Kültürü, s.550-553, Ankara. [13) MERT O., 2007, Kemaliye’de Eski Türk İzleri: Dilli Vadisindeki Petroglif ve Damgalar, Atatürk Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları

Enstitüsü Dergisi Sayı 34, s.234-235, Erzurum. [14) TOPRAK F., 2011, DEFTER-İ CENGİZ-NÂME’DE BOY NİŞANLARI VE DAMGALAR, s.555, Turkish

Studies-International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 6/1 Winter.


ENGLISH

80

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

ITHIB Chairman:

“We will spread the design move

to the masses in Turkey”

Organized jointly by ITHIB and MESIAD

first step of “Turkey Rises with Exports

Seminar” was held to exchange

viewpoints of representatives from

business and fashion world on design

related issues.

Moderated by Hakan Akkaya, the meeting hosted

leading names in textiles and design fields. İsmail

Gulle, chairman of ITHIB, Istanbul Textile and

Supplies Exporters Association, emphasized on the

importance of exports in the national economy

and said, “Our industry has produced about 200

billion dollars of net income from foreign trade

during 2000 to 2017 period. We are the seventh

largest supplier in the world and the second

biggest supplier in Europe. Our target for 2023 is to

be the third biggest supplier by exporting 20 billion

dollars worth of textiles by the year 2023.”

Design is important not the volume of production

Gulle added, “We done great jobs in the field of

design and production. Design has become a

culture for larger firms. Now it is time to expand

it in the basis, to SME’s, the small and medium

sized businesses. They have to emphasize more

on design matters. We decided to assume this responsibility

on our shoulders. We will do our best

in the field of design. To this aim, we organized a

fabric and design contest to produce works for

the international arena. We see that the number

of young talents applying the contest is on the

increase and we keep our support going.”

In his address to the guests, Suleyman Orakcioglu,

chairman of Orka Holding, pointed out the

importance of focusing on certain topics and

other factors including the quality of fabrics and

materials used in the production and the general

political and business climate in the country. He

said, “We have 160 selling stores in 73 countries

and the new ones will be opened. 80% of our

products are made of domestically produced

fabrics. That shows us neatly the position of the


81

ENGLISH

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Be selective in business, do focus on a field!

Chairman of MESIAD, Merter Industrialists and

Businessmen Association, Yusuf Gecu informed

that about 10 thousand firms are active in

textiles, apparel and readymade clothing

industries in Merter. Turkey’s target for 2023 is to

export 500 billion dollars of goods annually. 60

billion dollars of it will be made by textile companies.

That is the reason that major companies

from around the world are coming to Merter

and they will keep coming in the future. Merter

is a great market for the world.”

Trust first to your product

Sinan Ertan, a fashion man, said that Italy and

France run ahead in fashion and design while

Turkey has discovered the importance of being

unique lately. He said, “Our materials and

processes are great but prices of foreigners are

almost ten times higher than ours. We have to

be more patriotic in this regard. We have to work

with our own designers. Brand and brand name

are both important. They have to be distinguished

easily by the buyers all over the world. But, first we

have to believe and trust our own products.”

Turkish textile industry. You have to focus on to

being an efficient trader in the world.”

Designers are now supported to a significant extent

Hakan Akkaya, the moderator of the seminar, has

pointed out the supports provided by the state to

the exporters union during the last years. He said,

“I personally organized a fashion show in New York

Fashion Show with supports of ITHIB and Economy

Ministry. My advice is that, all designers and young

talents of designs have to follow the support and

incentive programs offered for better designs.

Young designers should apply for contests and

programs for their personal developments”


ENGLISH

82

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

China Homelife contributes

22 million dollars

in Turkey-China trade volume

Becoming the production center for the world

having a wide range of product and raw material

offerings during the last 20 years, Chinese companies

are coming to Turkey to exhibit their products in

China Homelife Turkey Fair. Visited by 12 thousand

business professionals and participated by 450

Chinese firms, 22 million dollars worth of business

volume had been realized as a result of 418 bilateral

business meetings. More than 800 firms are expected

to participate in the 2018 version of the event

that will be held on 12.5 thousand sqm space and

more than 500 business meeting are expected.

Organized by Sinerji International Fair company the

fair will take place in Istanbul Fair center from 31sth

May to 2nd June and about 15 thousand business

professionals are expected to visit. More than 50

thousand varieties of products, all had passed the

tests of Turkish Standards Authority, will be introduced

including ready made apparel, accessories,

home textiles, building materials, tools, hardware,

home appliances, electrical tools, furniture, electronics,

giftware, china, kitchen and bathroom

armatures, food, logistics, LED and lighting fixtures,

etc. 800 Chinese firms have already booked for

the event. Buying delegations from Anatolian cities

will be hosted by organizing company for the fair

which will host 2500 upper echelon of managers

from Bulgaria, Algeria, UAE, Iraq, Iran, and Euroasia

region. Held for the introduction of Chinese products

and producers to the world, China Homelife series

of fairs are held in 11 other countries annually, in

Turkey, Poland, Mexico, Egypt, Brazil, Jordan, South

Africa, India, Kazakhstan, UAE and Iran. Full costs of

participating firms are paid by the Chinese ministry.

It is of importance for Turkey’s economy because of

its geopolitical position in world markets.


ENGLISH

84

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Technology propelled

by Industry 4.0 brings

new opportunities

for the fashion industry

Lectra – ESCP Europe ‘Fashion & Technology’ Chair round-table event hears

panelists emphasize the need for fashion companies to embrace Industry 4.0

Lectra, the technological partner for companies

using fabrics and leather, the French business

school ESCP Europe and their joint ‘Fashion &

Technology’ Chair explored the impact of Industry

4.0 on fashion’s value chain during a recent

insightful round table discussion at ESCP Europe’s

London campus. For the participants Robert

Diamond, Founder and CEO, Fernbrook Partners;

Dan Hartley, Global Head of Digital Commerce,

AllSaints; Laëtitia Hugé, Vice-President, Product

Marketing, Lectra; Pierre Mercier, Senior Partner

and Managing Director, Boston Consulting Group;

and Evelthon Vassilou, CEO, Alison Hayes, there

was consensus. Industry 4.0 represents unparalleled

opportunities to take the fashion industry forward.

From brand to manufacturer, panelists from across

the value chain emphasized the necessity for

the industry to embrace the alliance between

man and machines to leverage massive benefits,

from quicker decision-making to cost-reduction.

Exploring the advantages of Industry 4.0 technology,

Evelthon Vassilou commented: “Interpreting

the data of what is, and isn’t, selling should help

to speed up decisions. You can react very quickly

across the entire supply chain, and either stop

producing something unsuccessful or ramp up

production if successful. Data and data analytics

is not sufficient, to succeed this also requires a high

degree of trust and integration between retailers

and suppliers.” “It’s about using technology

to deliver continuous improvement in everyday

business,” said Robert Diamond. “People are not

good at making a large volume of repeatable

decisions with many different data inputs”. Identifying

where machines, and where people, bring

value is an important part of embracing Industry

4.0. “If the business decision, or the outcome of the

resolution tomorrow, is pretty much the same as

what happened yesterday, then there is a chance

for machine learning to help improve the situa-


85

ENGLISH

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

tion.” For Pierre Mercier, technology propelled by

Industry 4.0 is disrupting former sources of competitive

advantage, “forcing companies to rethink how

they want to compete in their respective industries,

and how to use data to compete differently. The

common denominator in the fashion ecosystem is

that everyone is facing the opportunity for a step

change and need to figure out where to double

down and accelerate their transformation.” “Agility

and flexibility are increasingly important for fashion

players. Cutting-edge technology is supporting the

fashion industry as it steps into the 4.0 era, ensuring

businesses have the right solutions in their own

ecosystems, to effectively harness the right data to

make the right decisions,” stated Laëtitia Hugé. At

UK fashion brand AllSaints, valuable data harnessed

from the net promoter score is paramount

for their business. “We take customer feedback

very seriously and we use it as a framework for our

internal roadmap - from a tech and development

point of view, through to design and fit, the customer

is at the heart of everything we do,” stated Dan

Hartley. In addition, he underlined that using technology

across communications “will be huge going

forward for AllSaints. From supply chain to store

teams, we aim to use a cloud-based system that

works within our own eco-system, complementing

our agile model.” The round table was moderated

by the co-director of Lectra-ESCP Europe ‘Fashion

and Technology’ Chair Valérie Moatti.

Second WATson increases

testing capacity for the textile industry

Modern textiles promise a great deal: some of them

are strong performers when it comes to heat and

moisture management. A huge amount of scientific

research and development work lies behind this

functionality. The Hohenstein Institute plays its part

as a leading research institution in the field of clothing

physiology for the textile industry.Hohenstein has

developed innovative technologies for defining and

measuring specific thermophysiological comfort

factors. Hohenstein works closely with companies

that want to develop or optimise textiles with

respect to these factors. The institute is able, on one

hand, to work out the best possible product properties

and, on the other, to verify marketing claims

about cooling effect and moisture management.

Greater security in product development

In order to cope with the high demand from its

customers for reliable methods of quantifying

cooling performance, Hohenstein can now make

use of a second WATson Heat Loss Tester. This

has doubled its capacity to measure the actual

physical cooling performance of sportswear and

functional garments. WATson clearly shows the

dynamic interaction between textiles and the human

thermoregulation system, in varying climatic

conditions and at different rates of sweating. The

system analyses even the smallest changes in the

cooling sensation that results from evaporation on

the surface of the skin and accurately determines

the cooling effect that the textile actually delivers

by vaporising perspiration. The WATson technology

only requires a textile sample measuring 20 x

25 cm to provide these data for product development,

quality assurance and marketing purposes.

Results available within about 10 days

With its additional WATson device, the Hohenstein

Institute has doubled its measuring capacity. The

properties of all kinds of materials can be investigated

flexibly and quickly. The results are supplied

within about ten days, so that customer enquiries

can be responded to promptly. In addition to carrying

out standardised measurement processes,

WATson can also be customised to meet specific

customer requirements. These two factors – the

rapid availability of the results and the customisation

of the measurements – offer manufacturers a

way of measuring and optimising performance at

every stage of textile development. WATson also

makes an important contribution to maintaining

quality standards at the production control stage.


ENGLISH

86

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Launch of Milan fashion week

the shoe for the third

millennium - style,

comfort and sustainability

The eco-designer Tiziano Guardini, winner of the Green Carpet Fashion

Award 2017, selects the new concept by Santoni & Fulgar as the key

accessory for his Sustainable Collection.

Presented for the first time at the Fashion Hub –

Spazio Cavallerizze, the concept shoe created

exclusively to complete the outfits of the new

collection by Tiziano Guardini, a designer who

has made sustainability the distinctive feature

of his ultra-original creations. Made by Santoni,

the leading producer of seamless machines,

the shoe displays futuristic lines and a seamless

upper made entirely of bio-based Evo ® yarn

by FULGAR. This innovative model is based on

the most cutting edge textile science, a combination

of X MACHINE technology developed

by Santoni enabling the production of a onepiece

upper with seamless and “no waste”

technology and EVO ® yarn by Fulgar derived

from the castor oil plant, with thermal properties

and natural bacteriostatic agents, super stretch

performance and exceptional breathability. A

perfect mix for footwear that offers maximum

comfort and unique performance while respecting

the natural world. This concept is set

to revolutionise the footwear industry, also with

applications in combination with a rubber sole

to create 100% bio footwear.


ENGLISH

88

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

Mimaki’s digital printing solutions

at Heimtextil Frankfurt

Mimaki, exhibiting rich printing solutions for home and interior decoration at the

Heimtextil Frankfurt, became the visitors focus of attention. The officials of Mimaki

Eurasia and their textile dealers DigiMania and A.I.T. met not only with the end users

at the Mimaki stand, but also visited the Turkish exhibitiors at the Heimtextil 2018.

Mimaki exhibited digital printing solutions developed

for home and interior decoration at Heimtextil

Frankfurt 2018 exhibition. The fair, which is

considered the global platform of home, fair and

point-of-sale textiles, took place with great success

on 9-12 January 2018. A total of 2975 firms, of which

257 are Turkish firms, attracted 70,000 visitors. Mimaki

has exhibited innovative solutions developed

for the textile industry in digital printing, the rapidly

growing segment of the fair. Mimaki Eurasia Area

Sales Manager Burak Kaftanoğlu started his words

by saying “Heimtextil is very valuable for Mimaki

textile segment”, explained his views about the fair;

“At the Heimtextil we did a great deal of preparation

this year to talk about the Mimaki Textile Pro Series,

not only with entry and middle segment digital

textile printing manufacturers, but also with investors

that deal with larger volumes of applications.

Fashion designers and other visitors want to see

what is possible with modern digital textile printing

when they visit our stand in order to be able to

adapt to changing and developing situation in

the textile industry. The fascination and enthusiasm

that they are experiencing is also inspiring us to do

new technological studies. With the technology we

have developed in this context, we are creating

solutions for all kinds of print jobs that our end users

can do without limiting their dreams. “

Burak Kaftanoğlu shared new information as well;

“We have met with Turkish exhibitiors at Heimtextil

2018, together with Mimaki Eurasia textile dealers

DigiMania General Manager Gurcan Kurtaran,

A.I.T Technical Manager Salih Hakan Kaya and

Sales Responsible İsmail Mutlu. At the same time,

we held very productive meetings with visitors

operating in Turkey and the Eurasian region. We

decided to act together and participate to ITM

textile fair, which will take place on 14-17 April,

under the same booth with our two textile dealers.

Mimaki hosted their visitors in Hall 6.0 at booth D10,

where they had a digital experience with direct to

fabric printers and sublimation printers. Setting up

their booth with samples that can be manufactured

with their large range of applications, Mima-


ENGLISH

90

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

ki showcased not only their entry-level and intermediate-level

solutions but also the TS500P-3200

sublimation printer, which has been developed for

high-volume applications. Bringing home textile

producers, designers, digital print lovers and interior

decoration professionals together with their

application area in their booth, Mimaki explained

the versatility of their printing solutions and their

pioneering vision about the market trends.

Mimaki Tx300P Series innovation in textile and

decoration printing

Throughout the exhibition, Mimaki showcased efficient

and cost-effective textile printing solutions

for a wide range of natural and synthetic fibre

fabrics. Among them are the Mimaki Tx300P-1800

and Tx300P-1800B machines, which can print

directly on the fabric. These machines, which can

use two different textile inks at the same time, are

described as very flexible and very useful. This dual

ink capacity allows printing on cotton with textile

pigment inks and printing on polyester with sublimation

ink in one printer without the time and hassle

involved with changing ink types. The Tx300P

Series has the ability to print quickly, regardless of

type of fabric being printed on. Like all Mimaki textile

printers, these printers ensure that the toughest

design to be printed, and guarantees perfect image

quality and sharp details in the most perfect

way. Mimaki’s sublimation printers developed for

textile industry addresses all segments.

Oeko-TEX certified Mimaki inks compatible with

the environment and human health

Mimaki continues to make a difference with its original

inks, offering a complete and full-line solution to

the textile printing industry. Mimaki inks which produce

bright, fluorescent and natural colours have

OEKO-TEX certificate. OEKO-TEX, an independent

testing and certification system, has an important

place in the whole textile industry. This certificate

demonstrates that raw, semi-finished and finished

textile products meet various requirements in terms

of human health and ecological sustainability. In

this context, Mimaki supports sustainability with sensitivity

to human health and environment.


11.Uluslararası

Günes Enerjisi ve Teknolojileri Fuarı

.

Günes . Enerjisi‘nin Devleri Solarex Istanbul‘da Bulusuyor .

05-07 Nisan 2018

İstanbul Fuar Merkezi / Yeşilköy

9-10-11-12. Hall

Ziyaret Saatleri

10:00-19:00

Ücretsiz Davetiye için/Free Invitation

www.solarexistanbul.com

0212 604 50 50

BU FUAR 5174 SAYILI KANUN GEREĞİNCE TOBB (TÜRKİYE ODALAR VE

www.solarexistanbul.com

BORSALAR BİRLİĞİ) DENETİMİNDE DÜZENLENMEKTEDİR.

info@solarexistanbul.com


ENGLISH

92

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

The apparel sector

is getting

ready to meet

The clothing industry, which is the

second largest category of Turkish

exports, reveals its importance in the

textile sector with the increase in its

products and manufacturing.

An indispensable manufacturing model of readymade

clothing, the clothing industry preserves its

importance for the employment and exports of

our country. Companies manufacturing the most

advanced and high technology machines in the

world meet at the Clothing Machinery Fair. Embroidery

works and embroidery machines which have

recently become popular will also be on view at the

fair to take place in Tüyap Fair Convention and Congress

Center. The fair to be held between September

20th - 23rd, 2018 will be realized with the participation

of nearly all clothing and embroidery machine

manufacturers from across the globe. Thus, TÜYAP

will have organized the greatest fair in all of Europe

and Asia in 2018. The fair, described as the most

comprehensive meeting of the industry, presents the

machine alternatives under one single roof for visitors

to compare. Visitors will also have the opportunity to

establish connections with international companies

at the same time. This year a denim technologies

hall and fabrics hall are being added to the fair so as

to introduce new technology machines to readymade

clothing manufacturers. Visitors shall also have

the chance to meet world class companies procuring

machines and fabrics at the fair.

Don’t miss the largest meeting of the industry

The fair is expected to attract a minimum of 430

companies and company representatives from

more than 30 countries and shall be the sole address

of all developments and innovations in the industry

in Turkey and Eurasia. The Clothing Machinery

Fair is expected to welcome more than 40,000

visitors from more than 75 countries to leverage the

industry by bringing authorized purchasing agents

together with world leader manufacturers for decision

making. For detailed information, please visit

our website http://konfeksiyonmakinelerifuari.com/


Her an

ONLINE olun!

Bütün dünya sizi görsün!

www.konfeksiyonteknik.com.tr

Banner reklam talepleriniz için;

yilmaz.ozkan@img.com.tr

0 212 604 51 00

www.img.com.tr


ENGLISH

94

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

GTE 2018 yet again delivered

a winning performance

The Garment Technology Expo (GTE) 2018, held

from January 19-22 at NSIC Complex, New Delhi,

concluded on an optimistic note for both visitors

and technology suppliers who displayed latest innovations.

Subcontinent’s largest show for apparel

technology had an unparalleled representation

from all segments of the sector, with over 350

exhibitors representing over 800 companies and

brands from over 22 countries and a big number

of 21,736 visitors, made the 26th edition of the GTE

a huge success. New country additions this time

were Sweden and Switzerland as exhibitors.

Showcasing latest technologies and innovations

The key attraction at the fair was technology, the

display of machine-to-machine communication

systems powered by several tech companies like

Juki, Jack, Hikari, Dürkopp Adler and Brother. “As

the industry is still on oxygen, the only way to survive

is to adopt automation as much as possible

so that we can reduce workforce and minimise

cost,” observed GS Madan who explored automation

in all segments from cutting to stitching

and finishing. Digital printing was showcased by

India-based ColorJet, which presented digital

printer TXF at the fair. The printer offers speed

of up to 24 sqm per hour and can achieve print

resolutions of up to 1,440 DPI. The company has

ambitious plans in place to expand in apparel

manufacturing hubs like Bangladesh and

Vietnam. And as Smarth Bansal, Brand Manager,

Colorjet points explained, “India is already our

stronghold and now we are looking to capitalise

on the lucrative opportunities in other emerging

countries. We are looking to collaborate with

local partners, especially in Vietnam.”

Knowledge sharing at Apparel 4.0 seminar

The 26th Garment Technology Expo (GTE) 2018

presented a new set of opportunities to visitors

and exhibitors on Day-2. The major highlight

was the ‘Apparel 4.0’ conference. This was the


95

ENGLISH

KONFEKSİYON TEKNİK

MART | MARCH | 2018

first-ever conference that took place at the

garment technology exhibition, held at NSIC

Complex, New Delhi. The day-long conference

organised by FashionatingWorld, aimed at

educating the industry on how Apparel 4.0 is

shaping and transforming the global fashion and

apparel business. The discussions got a tremendous

response and appreciation from industry

stakeholders. Global experts and Indian stakeholders

spoke about the growing importance of

‘Industry 4.0’ concept and the implementation

challenges to Indian apparel industry. The list of

speakers included stalwarts Mike Fralix, President

& CEO, [TC]2; Dietrich Eickhoff, CEO & Chairman,

Dürkopp Adler; Samath Fernando, CIO, Hirdaramani

Group of Companies, Sri Lanka, Prabir

Jana, NIFT Delhi and Dr Darlie Koshy DG, ATDC

among others. The experts highlighted the role

and perspectives of both technology providers

and users from the point of view of ‘Industry 4.0’.

Also on the agenda was a panel discussion with

industry leaders moderated by Rajesh Bheda

of RBC and session chaired by Dr Darlie Koshy,

DG ATDC. The panel included JD Giri of Shahi

Exports, RC Kesar of OGTC; Gunish Jain of Royal

Datamatics and Vinod Iyer of Fortuna Colours.

Kesar pointed out, “Indian manufacturers appreciate

technology but wait for the right time to

implement it. If we keep on waiting for the ‘right

time’, the time will never come when we are

(actually) ready for Industry 4.0.”

Exhibitors satisfied with the response

Umesh Gaur, President (Asia), Tukatech observed,

“The fair has been good overall. We are

associated with GTE from the very beginning.

The response was to the mark. It’s been a winwin

situation for us.” Talking about India’s advantage,

he said, “India holds the upper hand

in many areas if explored well. Indian products

are still considered the best in terms of quality,

though we don’t produce in quantity like

neighbouring countries. We are offering a verity

of fabrics and handmade designs.” Juki India

displayed many advance machines this time. R

Gopal Kukreti, GM, Juki India, said, “Many machines

have been showcased for the first time

in India. They are equipped with NTSC technology

with direct drives and are connected with

cloud. We have launched a machine, which

can make 10-12 cuffs and collars in one go.

We are mainly into non-apparel and knitwear

industry.” Speaking about changing customer

profiles, Macpi India’s Mohanti Basanta Kumar,

Director (sales), explains, “We have launched

finishers for jackets, considering the demand is

very high for casual jackets in the current market

trends. The finisher deals with all kind of fabrics.

The only condition is that the jackets should

be casual. The market is good, not only for our

company but the industry as a whole and this

trend is here to stay for the next five years. A lot

of business is coming in and we hope for the

best in future. Personally, this is going to be 20th

GTE for me. We have been seeing a change

in the manner client deals with us in the fair.

Earlier, they would come and strike deals in the

exhibition for good amount of discounts, but

now clients prefer to come directly to our office

and deal with us in the hope that they would

be able to make a better bargain over there.”

Overall GTE 2018, generated good business for

both exhibitors and customers who came looking

to upgrade their technology. GTE is looking

forward to further adding successful chapters

to their credits in Bangaluru on August 18-20 as

well as their next grand annual event GTE’ 2019

in New Delhi being held on Feb 22-25, 2019.


SUBSCRIPTION FORM ABONE FORMU

Name / İsim : ........................................................................................................................................................................................... Surname / Soyadı : .........................................................................................................................................................................

Company / Firma : ....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Mailing adress / Posta Adresi : ............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Tel : ......................................................................................................................................................................................................................... Fax : ........................................................................................................................................................................................................................

Vergi dairesi : ....................................................................................................................................................................................... Vergi no : .......................................................................................................................................................................................................

Business Type / Faaliyet Alanınız : ..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Subscription starts in / Abone Başlangıç : .................. / 20 .................. Subscription ends in / Abone Bitiş : .................. / 20 ..................

One year EURO 80

Yıllık abone ücreti ( Türkiye için ) 150 TL.

PAYMENT FORM ÖDEME ŞEKLİ

Check is enclosed / Çek ektedir.

Payment was transferred to your bank account. The receipt is enclosed.

Ödeme banka hesabınıza yatırılmıştır. Makbuz ektedir.

Debit my credit card / Kredi kartımı borçlandırınız.

Credit card no / Kredi kartı no :

Security number / Güvenlik numarası :

Name of the card holder

Kart sahibinin adı-soyadı

: .............................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Expiry date / Geçerlilik süresi : .................... / .................... / ....................

Type of the card / Kartın cinsi : Visa Master / Eurocard

Date / Tarih : .................... / .................... / .................... Stamp & Signature / İmza : .................................................................................................................................................................................................................

YURTİÇİ BANKA

HESAP NUMARALARIMIZ ( TL )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

GARANTİ BANKASI

GÜNEŞLİ ŞUBESİ

ŞUBE KODU: 295

HESAP NO: 6293152

IBAN NO:

TR02 0006 2000 2950 0006 2931 52

BANK ACCOUNT NO ( EURO )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073622

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR74 0006 2000 2950 0009 0736 22

BANK ACCOUNT NO ( USD )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073623

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR47 0006 2000 2950 0009 0736 23

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş Merkezi B Blok No:3 Kat:1 Güneşli - Bağcılar / İSTANBUL / TURKEY Tel : +90 212 604 51 00 Fax : +90 212 604 51 35

web: www.konfeksiyonteknik.com.tr | e-mail: img@img.com.tr


Gazete baskılarında Türkiye’nin en geniş web ofset makine parkur

ağına sahip olan“İhlas Gazetecilik A.Ş.” bünyesinde, Türkiye

gazetesi başta olmak üzere, günlük olarak çok sayıda ulusal ve yerel

gazeteyi, 6 bölgede bulunan tesislerimizde basmaktayız.

Heatsetlerde (63 kesim günlük 800 bin forma), (58 kesim günlük 800

bin forma) yüksek üretim kapasitemiz baskı makinelerimizdeki üretim

özellikleri sayesinde siparişlerinizi terminlerine uygun ve kaliteli bir şekilde

hazırlayıp teslim ediyoruz. Modern renk kontrol ve izleme-denetim sistemleri

ile maksimum renk kalitesine ulaşılmakta kokulu sayfalar, özel renkler ve silikon

uygulamaları ile siz müşterilerimize farklılık kazandırmaktadır.

WEB OFSET

İhlas Matbaacılık Baskı Tesisleri, tabaka ofset baskı alanında sektörün önde

gelen isimleri arasındadır. Tabaka ofset baskı makine parkurumuzun zenginliği

ve profesyonel ekibimiz sayesinde tek renkli işlerden, çok renkli işlere

kadar her türlü baskılarınızı uluslararası standartlara göre yapmaktayız.

Mürekkep kontrolü ve renk yönetim sistemleri ile çalışan tabaka ofset

baskı makinelerimiz; laminasyon çeşitleri ile de hizmet vermektedir.

DÜZ OFSET

İhlas Matbaacılık Baskı sonrası tesislerde. Modern makine,

ekipmanları ve kalifiye personelimiz ile hizmet

vermekteyiz. Amerikan cilt, iplik dikiş, mukavva taslama

cilt, iplik dikiş flexi kapaklı cilt, tel dikişli cilt

(tel-omega) spiral cilt, işlere çeşitli fonksiyonlarla

birlikte yapılmaktadır.

MÜCELLİT

İhlas Matbaacılık, ambalaj alanında da faaliyetlerine

başlamıştır. Baskılı ve baskısız dopel

koli, krome karton ve sıvamalı kutu üretimini

bünyesinde toplayarak, ürün yelpazesini daha da

genişletmiştir.

AMBALAJ

“İşi profesyonellerine bırakın”

Merkez Mah. 29 Ekim Caddesi

İhlas Plaza No:11 A / 41

Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 30 00

www.ihlasmatbaacilik.com

Detaylar İçin:

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!