moola dergi7. sayi

dergimoola

7. SAYI


18 Mart Çanakkale Zaferi, belki de Anadolu halkının yaşadığı en büyük zafer;

ama aynı zamanda yaşadığı en büyük acıdır. Tarihimize büyük bir zafer olarak

geçse de, hepimizin yüreklerinde büyük bir keder bırakmıştır. Bu kutsal mücadele

uğruna Çanakkale de 250 bin şehit verdik. Çanakkale toprakları çeyrek milyon

şehidimizin kanı ile sulandı. Herkesin yüreğine bir kor düştü. Bir kor ki yüzyıllar

geçse dahi sönmeyecek... Bir kor ki acısı hiç dinmeyecek. Düşman bir olmuştu, geçecekti.

Çanakkaleyi. Ama kolay mı? Çanakkale geçilmez!diyen askerimizi ezip

geçmek, Anadolu topraklarına göz dikmek o kadar basit mi? Elbette ki basit değil

ve olmadı da. Düşmanın hevesi kursağında kaldı. Topraklarımız üzerinde kötü

emelleri olan kirli eller, tek tek geri çekilmeye başladı. Bir kere yola çıkmıştı halkımız.

Dönmek olmazdı. Ölmek olurdu; lakin dönmek olmazdı. Olmadı da. Belki

birçok askerimiz şehadete kucak açtı; ama elimizde kutsal topraklarımız, şanımız,

onurumuz ve namusumuz kaldı. Bugün bu toprakların bereketinden yaralanabiliyorsak

bu, şehitlerimizden dökülen kanlardandır.

Bugün özgürlüğün ve bağımsızlığın tadını doyasıya çıkarıyorsak, ölümü

göze alanlardandır. Bugün karnımızı rahatça doyurabiliyorsak bir kuru ekmekle

bir üzüm hoşafıyla açlıkla savaşan o fedakar vatan çocuklarının canını yok saymalarındandır.

Çanakkale azmin, fedakarlığın, onurun zaferidir. Bağımsızlığın ve

özgürlüğün, direnişin zaferidir. İstiklal Marşımızda da söylendiği gibi ‘’Bastığın

yerleri toprak diyerek geçme tanı, düşün altında binlerce kefensiz yatanı, sen şehit

oğlusun incitme yazıktır atanı, VERME DÜNYALARI ALSAN DA BU CENNET VATANI !!! ‘’


AFIFE JALE

Toplum hayatında bir ilk olandı O. İlkler

hep hatırlanır bilirsiniz. İlk şarkı, ilk aşk,

ilk savaş, İlk direniş, onun değimiyle ilk

ateşi yakan. Zordur ilk olmanın yolu,

ağır bedeller ödenir. Çünkü ilkler yol

boyu bu bedeli öderler. Bunca ağır

bedele rağmen “Beni acıyarak değil,

düşünerek severek, kucaklayarak hatırlayın’’

diyecek kadar da güçlü ve onurludur

Afife Jale. Bugüne kadar onun adını

kaçınız duydu, kaçınız merak edip araştırdı

bilemiyorum. Ben size onun hayatının

en önemli bölümlerini kısaca aktarmak

istedim. Çünkü biliyorum ki aramızda

perdenin önüne çıkmayı hayal

edip, kimi hayat şartlarından, kimi

yeterli gücü kendinde bulamadığından

hayallerini ertelemiş, perdenin arkasında

kalmış nicelerimiz var. Afife Jale’nin

hayatı belki hayalleriniz için bir adım

atma cesareti verir size.


AFIFE JALE

Afife’nin çocukluk düşlerinde hep tiyatro vardır. Türk ve Müslüman kadınlarının

sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde Darülbedayi’de (Şehir Tiyatroları) açılan

sınava girer. İstediğine ulaşmak için inatla direnir ama bir türlü sahneye çıkamaz.

“Yamalar” adlı oyunda “Emel” rolünü oynayan Eliza adlı yabancı bir oyuncunun yurt

dışına kaçması ile onun yerine bir bayan oyuncu aranmaya başlanır ve sınav düzenlenir.

İşte Afife bu sınavı kazanarak “Jale” takma ismi ile sahnede ilk kez yer alır. Fakat sanatçının

mutluluğu kısa sürer Şehir Tiyatrosu polis tarafından baskına uğrar. Bu baskınlar

bir türlü son bulmaz. “Odalık” adlı oyunda rolünü sahneleyen sanatçı, tekrar baskına

uğrar. Bu olaylardan sonra Dahiliye Nezareti devreye girer ve Müslüman Türk kadının

sahnede rol almasını yasaklar. Bu arada babası da sanatçıyı “kötü kadın” oldun diyerek

evlatlıktan reddeder. Bütün bunlar yaşanırken Afife bir yandan da şiddetli baş ağrılarından

muzdariptir. Zor günler başlamıştır onun için. Artık sahnede, “Jale” adını kullanan

Afife, sanatı için baba evini terk eder. Güvencesiz ve parasızdır ama tiyatro onun için bir

tutkudur ve gözü tiyatrodan başka bir şey görmez. Nihayet 1923 yılında Mustafa Kemal

Atatürk, Türk kadınının sahneye çıkma yasağını ortadan kaldırır ve Afife Jale özgür bir

şekilde oyunculuğunu yapmaya başlar. Birçok tiyatro sahnesinde rol alır. Afife Jale ile

Selahattin Pınar “Bir bahar akşamı”, rastlaşırlar. İkisi de 25 yaşındadır ve görür görmez

birbirlerine aşık olup evlenmeye karar verirler. İkisinin de gençliği zorluklarla geçmiştir.

Mutluluğu birlikte bulmuşlardır. Ancak bu güzel ve mutlu günler uzun sürmez.

Afife, tiyatrosuz yaşayamıyordur ve tiyatronun boşluğunu daha önce tedavi

amaçlı kullanmaya başladığı uyuşturucularla doldurur. Pınar, onu hayata döndürebilmek

için çırpınmaya başlar. Bu gidişi geri çevirebilmek için çok uğraşırlar ama olmaz bir

türlü olmaz. Bunun üzerine Afife, “Terk et beni!” diye yalvarır ona, Pınar 6 ay sonra içi kan

ağlayarak Afife Jale’yi terk eder. İkisi için de en kötü yıllar başlamıştır. Afife, kimsesiz ve

beş parasız, tenha parklarda yatıp kalkar, aş evlerinde karnını doyururken ayrıldığı

eşinin kendisinin ardından yazdığı şarkıları taş plaktan dinleyip ağlar. Afife Jale Balıklı

Rum Hastanesi’nde, bir deri bir kemik veda eder hayata. Ölümü, gazetelere haber bile

olmaz. Cenazesine sadece dört kişi katılır. Mezar yeri de mektupları ve fotoğraflarıyla

birlikte kaybolup gider, unutulur. 1997’den beri adına düzenlenen Afife Jale ödülleri her

sene genç, yaşlı, kadın, erkek oyuncular tarafından gururla taşınmaktadır. Ama ne ismini

taşıyan heykelcikler ne de kendisinden sonra gelecek nice Müslüman kadına açtığı

yoldur “Afife Jale” adına asıl görkemi katan. O, bir devrin başıyla, geçmişin kesiştiği yerde,

kendine olan güveni ve cesaretiyle tutkusunun peşinden giden kadın olarak, “unutulmayanlar”

listesinde baş sıralarda olacaktır hep.


Kalabalık bir Kadıköy grubuyla Olimpos’ta eğlenceli bir

tatil geçiren Kaan ve Mete, motorlarıyla birlikte İstanbul’a

doğru yola çıkar. İki kişi olarak çıktıkları yolculukta beklenmedik

iki misafir onlara eşlik eder. Türlü planlarla

yaptıkları bu yolculuk onlara yolun, yolcuğun ve ilişkilerin

hiçbir zaman planlandığı gibi olmadığını gösterir.

Yönetmenliğini ve senaristliğini Mehmet Ada Öztekin’in

üstlendiği “Kaybedenler Kulübü Yolda” filminin başrollerinde

Nejat İşler ve Yiğit Özşener yer alıyor

SINEMALAR


ASTROLOJI

Şifalanacağınız her aktiviteye katılmalısınız. Kolektif bilincinizde açılım yaşarsınız. Hafta sonunu

tamamen önünüzdeki yoğun iş haftasına enerji toplamak için dinlenerek geçirin. Sevgi konusunda

yaralanmalara açık olsanız da ilişkilerinizde bu şekilde anlayış geliştirebilirsiniz.

Sosyal ilişkilerinizde alma verme dengesini kurma ihtiyacınızı gözden geçirmelisiniz.

Gösterdiğiniz fedakarlıklara karşınızdakilerin de cevap vermesi gerekir. Herkese hak

ettiği kadar değer vermeyi unutmayın.

Fakat sahip olduğunuz değeri çevrenizdekilerin de anlamasını sağlamalısınız. İyilik

yapmanın da bir sınırı olduğunu asla unutmayın. Hafta sonunda ilişkilerde yara almaya

açıksınız. Bu yarayı sarmak için koşulsuz affetmek gerekir.

Yaşam felsefenizde yeni bir kapı aralanıyor olabilir. Meditasyon yapmak, şifalanmak,

olumlu enerjilere odaklanmak bu süreçte sizin ruhunuzu besler. Hayata bakışınızı

şekillendirecek yeni insanlarla tanışma fırsatınız var. Yurt dışı konularında değişimler

yaşarsınız.

Sizin de en az karşınızdakiler kadar değerli olduğunuzu aklınızdan çıkarmayın. Diğer yandan

aşk, sevgi konusunda pişmanlıklar duyabilirsiniz. Siz her zaman cömertçe sevginizi sunmaktan

vazgeçmeyin. Bu koşulsuz sevgi ve mutluluğu hak edenler hayatınıza girecektir.

Bu dönemde keskin değişimlerden kaçının. İyi niyete kulak verin. Siz pozitif olursanız karşınızdakilerin

de olumlu yönlerini hayatınıza çekersiniz. Hayatınızdaki iki ilişkinin artı ve eksilerini

sorgulayacağınız bir gündesiniz. Sizi ruhen şifalandıran, zihninizin rahat enerjilerle çalışmasını

sağlayan birlikteliklere daha çok prim vermelisiniz.


ASTROLOJI

Sorunlara bulduğunuz pratik çözümler ve arabulucu kimliğinizle etrafınızdakileri adeta şifalandırırsınız.

Aynı yardımı etrafınızdakilerin de size sunması gerekir. Zira zaman zaman içine düştüğünüz

ikilemler kararsız kalmanıza neden olur.

İç sesinizle ilişkileri yönetirken herkes sizin kadar duyarlı olmaz. Bugün kelimelerle

ifadenin gücünü keşfedersiniz. Görüşlerinize saygı göstermeyen kim varsa hayatınızdan

çıkıp gider ve siz gerçek sevgiyle bağlı olduklarınızla kendinizi daha huzurlu hissedersiniz.

Sizin gibi rasyonel bilgiye açık bir insanın yaşam öğretisiyle bilgiyi harmanlaması paha

biçilemez bir seçim olacaktır. Çevrenizdekilere eğitmen ruhuyla, cömert ruhunuzla

yaklaşıp yardım etmek hem sizi hem onları mutlu eder.

Herkesin düşüncesine saygı göstermek güzel olsa da bu düşünceleri tek havuzda

toplamak yine sizin çabanıza ihtiyaç duyar. Spiritüel ve kadim bilgilere duyduğunuz

merakınızı sevdiklerinizle paylaşmak ve onlara da bilgi aktarmak sahip olduğunuz

yaraları doğal yoldan iyileştirir.

İnsanların değişken ruh yapıları sizi çok yorar. Fark etmeden sosyal hayattan elinizi ayağınızı

çekmek istersiniz. Fakat bu en yanlış davranış olacaktır. Zira yalnızlaşmaktan ziyade gerçek sevgiyi

size cömertçe sunan birlikteliklere yelken açmak hayatınıza anlam katar. Yalnızlık Allah’a mahsustur

unutmayın.

Ama tüm olumsuzluklardan kendinizi sorumlu tutarak hiçbir yere varamazsınız. Yaralı şifacı

ruhunuzla karşınızdakileri iyileştirirken aynı oranda siz de iyileşmelisiniz. İnsanların gerçekten

seven yönlerini keşfetmek sizin için zor olmaz. Zaten bu titreşimde olmayanlara veda etme

zamanı.


AHT

SULEYMAN KILIC

KALITE

NAZMIYE YIGEN

VERIMLILIK KADIR KARAGULMEZ


A/C

EDA AKKAYA

DISPATCH

DAMLA SUMER

VERI GIRISI KADIR KARAGULMEZ


Evreni Anlamaya Adanmış

Bir Hayat; Stephen Hawking

İngiliz fizikçi, evrenbilimci, astronom, teorisyen ve yazar Prof. Dr. Stephen Hawking,

8 Ocak 1942 yılında doğdu. 8 yaşındayken Londra'dan 20 mil uzaktaki St Albans'a gitti. 11

yaşında St Albans okuluna kayıt oldu. Buradan mezun olduktan sonra babasının eski

okulu Oxford Üniversitesi kolejine devam etti. Babasının tıpla ilgilenmesini istemesine

karşın, o matematiği seviyordu. Fakat okulun matematik bölümü mevcut değildi. Bu

yüzden onun yerine fizik öğrenimi görmeye başladı.

Tesadüfen fizik okuyan bu çocuğun, ileride bu kadar büyük bir bilim insanı olacağını,

kimse bilemezdi.Karadelikler ve Kuantum Fiziği Hakkında Yüzyılın Buluşları

Hawking, evrenin temel prensipleri üzerine çalıştı. Einstein'ın Uzay ve Zamanı kapsayan

Genel Görelilik Kuramının Big Bang'le başlayıp karadeliklerle sonlandığını gösterdi. Bu

sonuç Kuantum mekaniği ile Genel Görelilik Kuramı'nın birleştirilmesi gerektiğini ortaya

koyuyordu. Bu yirminci yüzyılın ikinci yarısının en büyük buluşlarından biriydi. Bu birleşmenin

bir sonucu da karadeliklerin aslında tamamen kara olmadığını, fakat radyasyon

yayıp buharlaştıklarını ve görünmez olduklarını ortaya koyuyordu.


Hawking asıl şöhreti, bir fenomen haline gelen ve milyonlarca satan "Zamanın

Kısa Tarihi" adlı kitabı ile yakaladı. "Ceviz Kabuğundaki Evren" isimli kitabı da "Zamanın

Kısa Tarihi"nin bir devamı sayılabilir. Burada okuru çoğu kez gerçeklerin kurmacadan

daha şaşırtıcı olduğu teorik fiziğin en üst noktalarına çıkarıyor ve evrenin temel ilkelerine

dair anlaşılır yorumlarda bulunuyor. Kitapta süper kütle çekimi, kuantum teorisi,

zaman yolculuğu, görelilik kuramı, süpersimetri ve bütünsel beyin algılanımına kadar

evrenin bilinen en kışkırtıcı sırlarına kapı aralıyor. Ayrıca Hawking, "başlangıç tekilliğini"

bulan, yani her şeyin başlangıcının bir "tekillik" olduğunu ispatlayarak, ilk kez Allah'ı

tanımlayan bilim adamı olarak kabul edilir.

Einstein'dan bu yana dünyaya gelen en parlak teorik fizikçi olarak kabul edilen

Stephen Hawking, 12 onur derecesi almıştır.Hawking ve yapay zeka; Hawking, "Yapay

zeka, kendisini geliştirmeyi sürdürebilir ve hatta kendisini yeniden biçimlendirebilir.

Son derece yavaş bir biyolojik evrimle sınırlı olan insanlar, bu tür bir güçle yarışamaz"

dedi.

Sayısız eserler ve buluşlar ile, dünyaya bir çok konu da destek olan , Hawking artık

aramızda yok. Yakın tarihin Einstein ile birlikte en zeki adamı olarak gösterilen Hawking,

14 mart 2018'de aramızdan ayrıldı. Hayata bir diğer deha olan ,Einstein'nın doğum

günün de gözlerini yumdu.

Yaptıklarını kimse unutmayacak ,

Güle güle gerçek süper kahraman, şu dünya üzerin de, kısacık zaman da,

sanki sen hepimizin yerine düşünüp durdun.

Yolun açık olsun


TELEFONUN HAYATIMIZDA Kİ

ÖNEMİ

Teknolojik aletlerin başında gelen telefonların

hayatımızda yeri büyüktür. Günlük olarak kullandığımız

cihaz en başlarda insanlarla haberleşmekte kullanırken

her gün yeni bir özelliği ile karşımıza çıkmaktadır. İlk

başlarda iletişim amaçlı her insanın telefon numarasına

kablo bağlantısı olmadan baz istasyonları sayesinde

iletişim kuruluyordu. Günümüzde gelişmesi sonucunda

bir telefon sayesinde internete girebiliyor, mesajlaşma,

resim, dosya, video, kamera gibi çeşitli işlevleri olduğunu

öğrenmiş bulunmaktayız. Kullanımı yaygınlaşarak günümüzde

insanların bilgisayardan sonra en çok kullandıkları

alettir.

Her yaştan insanın neredeyse bir cep telefonu olup

bunu aktif şekilde kullandığını bilmekteyiz. İnternet

sayesinde habercilik alanında kullanılıyor. İnternet

üzerinden ajans kullanımlarında cep telefonların etkisi

oldukça yüksektir.

İcadı yapılması ile insanların haberleşme alanlarında

kullanması bekleniyordu. Gelişen talep ve büyük

pazar payı sayesinde hızla büyüyen sektörlerden birisi

olmuştur. Bir bilgisayarın sahip olduğu özelliklere sahip

olup yönetimi sağlanmaktadır.

Cep telefonları sayesinde dünyanın öbür ucundaki

insanlarla iletişime geçebiliyoruz. Hızla gelişen ve önemli

aletlerden olup insanların hayatını kolaylaştıran önemli

buluşlardan olmuştur.


UMRAN KAYMAK

KADIR KARAGULMEZ

10 MART

HAMI KUZU

9 MART

13 MART

ESRA ARSLAN

EMRE KARAASLAN

8 MART

1 MART

ANIL YAKUT

15 MART

ULKU YUCE

5 MART

MIRAY SEVEN

31 MART

ONUR USTUNDAG

28 MART

YESIM SEPEK

7 MART

MUSTAFA CELIK

20 MART

SERTAP SUZEN

15 MART

ANIL BURAK APAYDIN

31 MART


GEZELIM GÖRELIM

ISTANBUL SEA LIFE AKVARYUM

SASIRTICI SUALTI DÜNYASINI KESFEDIN! Dünyanin en büyük Okyanus Akvarvaryumlarindan birini

görün ve 5 milyon litre suyun altinda Okyanus Odasi'nin sasirtici manzarasiyla, 83m uzunlugundaki

Okyanus Tüneli'mizde büyüleyici bir geziye çikin Avrupa'nin en genis köpekbaligi ailesinden çok

etkileneceksiniz. Bowmouth, Bonnethead, Gri Yüzgeçli, Zebra, Kum Kaplani gibi daha pek çok köpekbaligini

üzerinizden görkemli bir sekilde yüzerken gördügünüzde sasiracaksiniz.Interaktif Dokunma

Havuzumuzda deniz yildizina ve diger türlere dokunmanin nasil bir his oldugunu kesfedeceksiniz.Köpekbaliklariyla

dalis, dalgiç sovlari, köpekbaligi ve balik besleme seanslari ve öocuk oyun

alaniyla Istanbul SEA LIFE Akvaryum'da herkes için yapacak çok sey var. Dünyanin 5. büyük akvaryumu,

“Turkuazoo” adiyla 2009 yilinda açilmis. Kurulumu 17 milyon Euro’luk bir bütçeyle gerçeklestirilen

tesis açilmasindan kisa süre sonra Legoland, Madame Tussauds, The EDF Energy London Eye,

Heide Park gibi birbirinden degerli markalarin sahibi Merlin Entertainment bünyesine geçmis.

Engelli dostu tesiste çocuk oyun alani, hediyelik esya dükkâni, kafe gibi alanlara yer verilmis. Ayrica

sahsi araçlari

ile tesise gelenlerin kullanabilecekleri hem kapali hem de açik bölüme sahip, 5.000 araçlik ücretsiz

otopark bulunuyor.

Tesis, 55.000 metrekarelik alan üzerine kurulmus. Su alti dünyasini her yas grubundan bireye tanitmayi

amaçlayan

akvaryumun içerisindeki tanklar toplam 8.000 metreküp su hacmine sahip. Bu deger, tesisi alaninda

Avrupa’nin en büyügü haline getiriyor. En büyügü 5 milyon litre su tasiyan tanklarin içerisinde

15.000’den fazla canli yasiyor. Istanbul Sea Life Akvaryum nerede ve nasil gidilir? Akvaryum, Legoland’i

de bünyesinde barindiran Forum Istanbul Alisveris ve Yasam Merkezi’nde faaliyet gösteriyor.

Bayrampasa’da bulunan tesise ister sahsi aracinizla isterseniz de toplu tasima ile rahatça ulasabilirsiniz.

Toplu tasimada otobüsü tercih ederseniz 32, 32A, 32M veya 32T numarali hatlari kullanabilirsiniz.

Trafikte zaman harcamak istemezseniz, tesise gitmek için metronun Atatürk Havalimani-Yenikapi

seferlerinden faydalanabilirsiniz.

Anadolu Yakasi’nda oturuyorsaniz metrobüsle Merter’e gelerek veya Marmaray ile karsiya geçtikten

sonra Yenikapi’da inip, bu istasyonlardan metroya ücretsiz aktarma yapabilirsiniz.

Sahsi aracinizla konforlu bir sekilde tesise gelmek istediginizde ise tek yapmaniz gereken TEM’in

“Hal-Otogar” veya E5’in “Otogar” çikislarini kullanmak. Yolculugunuz esnasinda ihtiyaç duyabileceginiz

lokasyon haritasini visitsealife.com/istanbul/yardimci-bilgiler/ulasim-bilgileri/ adresinde bulabilirsiniz.


GEZELIM GÖRELIM

ISTANBUL SEA LIFE AKVARYUM

Istanbul Sea Life Akvaryum’un Bölümleri

Tema alanlari içerisinde en görkemlisi, aralarinda Çekiçbas, Kum Kaplani, Gitar, Hemsire gibi 15

farkli türün bulundugu 61 köpekbaligina ev sahipligi yapan Köpekbaligi Kralligi. Bilinçsiz avlanmadan

dolayi çogu türü yok olma tehlikesiyle karsi karsiya olan köpekbaliklari hakkinda degerli bilgiler

edindikten sonra yakin akrabalari vatozlari görmeye gidebilirsiniz. Vatoz Koyu içerisinde sizleri

Benekli Kartal, Diken Kuyruklu, Bal Petegi gibi çok sayida tür bekliyor. 270°’lik panoramik görünüme

sahip Okyanus Odasi ile 83 metre uzunlugundaki Okyanus Tüneli hem su alti yasamini tüm

detaylariyla incelemek hem de fotograf çekmek için tesis içerisindeki en ideal mekânlar. Üstelik bu

bölümlere haftanin belirli gün ve saatlerinde giderseniz akvaryum sakinlerinin nasil beslendiklerini

ögrenebilirsiniz. Sea Life geziniz sirasinda Türkiye’nin özel sektöre ait ilk deniz kaplumbagasi

rehabilitasyon merkezini ziyaret etme ayricaligina sahip olabilirsiniz. Kaplumbaga Hastanesi ve

Kaplumbaga Dünyasi bölümündeki uzmanlar, sevimli canlilar hakkinda ilginç bilgileri paylasmak

konusunda oldukça cömertler.

Kirmizi Karinli Pirana sürülerini Yagmur Ormani bölümünde görebileceginiz tesiste resiflerdeki

yasamin ne kadar zengin olduguna Tropikal Resifler alaninda kendi gözlerinizle sahit olabilirsiniz.

Komplekste Denizanasi Toplulugu, Palyaço Baligi Kasabasi gibi tematik gözlem alanlarinin yani sira

özellikle küçük yastaki bireylerin eglenerek ögrenmelerini amaçlayan Kaya Havuzu, Kiskaçlilar,

Resim Akvaryum isimli interaktif kisimlara da yer verilmis


KARIKATÜRLER


OPERASYONDAN KARELER


ZARIFE TURAN BURAK KUS EDA AKKAYA BAYRAM ÖZTÜRK UMUTCAN AKSU

Similar magazines