Views
8 months ago

OCUK GELİŞİMİ

140 ANNE BABALAR

140 ANNE BABALAR ÇOCUĞUNUZLA YETİŞİN nın zorluğunu aşıp başarı hazzını yitirir ve doyumsuz olur. Doyumsuz çocuklar mutsuz çocuklardır. Bazen çocukların istediği zararlı ya da o an elde edilmesi zor olan bir şeydir. Anne babalar ise her istediğini yaparak mutlu edeceğini düşünerek o isteği yerine getirmeye çalışır. Oysa ailenin görevi her isteği yerine getirmek değildir. Çocukla isteğinin neden olmayacağını/karşılanamayacağını konuşmak daha doğrudur. Örnek verecek olursak, çocuk okula gitmeyi sevmemiştir. Anne de tamam çocuğum anaokulunu sevmedi gitmesin. Çocuk 7 yaşına gelmiştir ancak hala okula kaydı yapılmaz. Çünkü çocuk okula gidince ağlıyor, tepiniyor. Günümüz anne babaları “Aman çocuğumun psikolojisi bozulmasın.” Diyerek çocuğunun isteğini kırmamaktadır. Bazı konular vardır ki çocuğun alabileceği kararlar değildir. Mesela okula gidilip gidilmeyeceği, ilacı varsa içilip içilmeyeceği, küçük yaşlarda saat kaçta yatılacağı gibi. Bu tarz önemli konularda anne babalar çocuk ile konuşup gerekli açıklamayı yaptıktan sonra kararından dönmemek üzere uygulamaya koyulur. Ancak öyle roller değişmiş ki bazı ailelerde anne çocuğun peşinden koşar “Aman evladım acıkmışsındır hadi bir lokma ye.” Diye yalvarır haldedir. İşte bu çok yanlış. Çocuk ne zaman acıktığını hissedebilir. Acıkmadan peşinden koşturmak doğru değildir. Belli yemek saatleri belirlenir ve o saatlerin dışında atıştırmalık da olsa verilmez ve o öğünler dışında yemek yenilmez. Çocuk kahvaltısını yapmıştır, öğle yemeğini de yemiştir ancak ikindi kahvaltısı denilen ara öğünde yemek istemediği halde anneler peşinde koşar. Çocuk böyle durumda “Ben acık acıkmayacağımı bile bilemeyen aciz biriyim” hissine kapılabilir. Öğün aralarında abur cubur yemediği takdir de o da insan ve elbette acıkacaktır. Ana öğün zamanında da kendi isteğiyle gelip yiyecektir. Bırakalım da fizyolojik ihtiyacını kendileri belirlesin. “Tuvaletin var mı?” diye sorulur çocuk hayır dediği halde “vardır vardır git tuvaletini yap” diye zorla gönderilir. Fizyolojik ihtiyaçlarını çocuklar belli bir yaştan sonra kendileri belirleyebilir. Bu dengeyi aile kurabilmeli. Eğitim ailede başlar, çevreyle yaşanır, hayatın içinde ve okulda devam eder.

ÇOCUĞUN RU VE KARAKTER GELİŞİMİNDE ANNE BABA 141 ÇOCUKLARIN GELİŞİM EVRELERİ Gelişim çağlarıyla ilgili birçok sıralama mevcuttur. Ancak özetle; çocuğun ahlâkî gelişimi beş aşamada açıklanabilir: a. Ahlâk öncesi dönem b. Bencillik dönemi c. Başkalarına uygunluk dönemi d. Duygusal vicdan dönemi e. Akılcı vicdan ve evrensel ahlâk dönemi. Ahlâk öncesi dönem Çocuk, ahlâkî davranış kurallarını öğrenmiş olarak dünyaya gelmemektedir. Doğduktan sonraki yaşamı içerisinde ahlâkî değerleri büyüdüğü toplum içerisinde almaktadır. Bu değerler, her şeyden önce bir eğitim meselesidir. Eğitimin konusu olduğunu söylerken sadece okul eğitimi olduğu da anlaşılmamalıdır. Söylemek istediğimiz, eğitimle ahlâk iç içedir. Okul öncesi dediğimiz dönem, çocuğun dil, duygusal, bilişsel ve sosyal gelişiminin yanı sıra, dinî ve ahlâkî yönden de belirli bir gelişim aşamalarından geçmektedir. Eğitimde bu aşamaların dikkate alınması gerekmektedir. Çocuk, okul öncesi dönemde aldığı din ve ahlâk eğitimi ile kendisine özgüveni olan, Allah ile barışık, toplum ile uyumlu ve otonomisi gelişmiş bir birey haline gelir. Ahlâk, doğru eylemler için, doğru değerlerin çocuğa verilmesi ile mümkündür. Okul, aile ve çevre ahlâkî eğitimin temelini oluşturan ögelerdir. Toplum içerisine kazandırılma çabası, gerek insan olarak, gerekse sorumluluk sahibi bir birey olarak yetiştirilmesi ve ahlâk kurallarının sağlam olarak verilmesini gerektirmektedir. Ve eğitimin en temel amacıdır. Zira bu eğitim verilmeden çocuğun topluma kazandırılması mümkün değildir.

OCUK DERGİSİ 2
ocuk ve Oyun-Ünite 13_3