Views
2 weeks ago

OCUK GELİŞİMİ

172 ANNE BABALAR

172 ANNE BABALAR ÇOCUĞUNUZLA YETİŞİN Sen hiçbir şey söylemedin, koşarak yanıma geldin ve kollarını boynuma dolayıp, beni öptün. Allah’ın kalbine verdiği sevgiyi, benim ilgisizliğim solduramamıştı. Sen, bu sevgi ile, o küçücük kollarınla beni sarıp sarmalamıştın. İşte böyle, yavrum. Sen yattıktan az sonra gazetem ellerimden kaydı. İçimi bir pişmanlık sardı. Sana karşı yaptığım hataları görmek, beni tarifi imkânsız bir şekilde üzdü. Galiba kusur aramak, azarlamak alışkanlık haline gelmişti bende. Seni seviyordum. Fakat, senin küçük bir çocuk olduğunu unutup, büyük insan davranışları bekliyordum senden. Ancak uzun yıllar sonunda biriktirilebilecek bir yığın hayat tecrübesine şimdiden sahipmişsin gibi davranmanı istiyordum. Oysa, senin ruhunda ne kadar gerçek, ne kadar doğru, ne kadar temiz şeyler var! Küçücük kalbin ne kadar da büyük! Benden yüz bulamadığın halde beni gelip öpmenle, bunu öyle güzel açıkladın ki... Korkarım ki, seni kocaman bir adam sandım bugüne kadar. Şimdi sana bakıyorum da, ne kadar küçüksün! Bebeğim bunu ancak şimdi anlıyorum. Meğer senden çok fazla şey istemişim oğlum!. Çok fazla şey... W.L. Larned Aile Öyküleri kitabı (Zafer Yayınları)

ÇOCUĞUN RU VE KARAKTER GELİŞİMİNDE ANNE BABA 173 Çocuk eğitiminde irade Ahlâkî davranışlar, iradeli davranışlardır. İrade, kişiyi, bir şey yapmaya veya yapmamaya iten iç güç demektir. Diğer bir ifade ile irade, insanın hareket ve davranışlarını kontrol etme gücüdür. İrade, iki isteğin çatışması sonucu, bir an için asılı kalan faaliyeti, yüksek isteklere yönlendirmek suretiyle yeniden harekete geçirme sürecidir. İradeli davranışları, hırs, içgüdü, duygu, heyecan, mizaç, ihtiyaç vb. nedenlerle yapılan davranışlardan ayırmak gerekir. Bu tür davranışlar çoğu zaman bilinçli olarak yapılmaz. Bu açıdan irade de mutlaka bilinç ve en iyiyi arama niyeti olmalıdır. Zevklerimizi tatmin etmek, rahatımızı istemek, ihtiyaçlarımızı karşılamak için yaptığımız davranışlara gerçek anlamda iradeli davranış diyemeyiz. Yaşadığımız çağda her iş, eylem, oluş neredeyse tamamı haz ve tüketim odaklı oldu. Öylesine haz odaklı ki; her ortam reklamlar ve bilinçaltı mesajlarla dolu. Akla hayale gelmeyecek yöntemlerle, kesintisiz olarak, devam ediyor. Hem de öyle ilgi çekici reklamlar ki direkt insanın bilinçaltını ele geçirip “Al beni al, harca harca!..” mesajları iletiyor. Bazen biz yetişkinlerin bile öz disiplinini, iradesini, sınırını zorlayacak nitelikte olabiliyor. Hayatta her şeyin hemen, anında, sihirli değnek ile istenildiği anda gerçekleşemediğini çocuklara öğretmek gerek… Çocuklarda zamanı yönetebilme yetisi ergenlik dönemiyle birlikte başlar. Zamanı yönetmeyi öğrenmeye başlayan çocuk kendini, iradesini de kontrol etmeye başlar. Çocukların iradeli davranışları öğrenmelerinde ve iradeli bireyler olarak yetişmelerinde, her alanda olduğu gibi öncelikle anne ve babaya, daha sonra onun dünyasına etki eden tüm bireylere çok iş düşmektedir.