Views
2 months ago

OCUK GELİŞİMİ

198 ANNE BABALAR

198 ANNE BABALAR ÇOCUĞUNUZLA YETİŞİN aslında ne kadar zor bir duruma ittiğinin farkında bile değiller. Gençler hayata atıldıklarında sudan çıkmış balık gibi bocalıyorlar. Oysa anne babalık görevimiz onları hayata hazırlamaktır. Eskiden aileler çocuklarını meslek edinsinler bir altın bilezikleri olsun diye esnafın yanında çalıştırırmış yazları. Hiç olmazsa çalışmanın ve para kazanmanın zorluklarını görerek israftan, belki geçimi zor sağlayan ailelerine isyan etmekten uzaklaştıracak ve ailelerini daha iyi anlamalarını sağlayan güzel bir yaklaşımdır. İlerleyen yaşamlarında zor durumda kaldıklarında geçimlerini sağlamanın yollarını da öğrenmektedirler böylece. Derslerine de katkısı olacaktır. Sayısalı zayıf olan çocuklar hesap kitap yaparak farkında olmadan hayatın içinde hesap yapmayı öğrenecek, sözeli zayıf olanlar müşteriye hitap ederken güzel sözler, hitaplar geliştirecektir bu sayede… ve elbette daha nice bilgiyi bir de hayat okulunda kazanacaktır. Tek başıma yapabilmem için bana yardım et. Ve nasıl yapıldığını bana göster. Bunu benim için yapma. Kendim yapabilirim ve yapmak isterim. Bana nasıl yapacağımı öğretirken sabret. Bu belki uzun sürebilir. Ve belki daha uzun zamana ihtiyacım var. Fakat bilmelisin ki birkaç deneme ile yapacağım şeyi başarmak isterim. Hata yapabilme ihtimalim olduğunu da düşünmelisin. Ama unutma ki ben sadece bu hatalarla gerçek manada bir şeyler öğrenebilirim.” Maria Montessori

ÇOCUĞUN RU VE KARAKTER GELİŞİMİNDE ANNE BABA 199 Oyun; çocuğun, kendini, zihinsel ve motor becerilerini, dünyayı ve hayatı oluşturan unsurları tanıması, anlaması, anlamlandırması ve hayata adapte olmasında önemli bir araçtır. OYUN VE OYUNCAKLARIN, ÇOCUKLARIN KARAKTER GELİŞİMİNE ETKİSİ Oyunun Çocuk Gelişimine Etkisi Çocukların oyun oynaması, oyun, oyuncak, eğlence vb. denilince çoğu insan için zaman kaybı, boşuna zaman öldürmek, boş boş oyalanmak gibi algılanır. Oyun çocuk gelişimi, eğitimini destekleyen en temel ve olmazsa olmaz gereksinimidir. Oyunsuz, oyuncaksız çocuk ve çocuk eğitimi düşünülemez. Çünkü; oyun oynamak, çocuğa başka birinin veya birilerinin öğretemeyeceği konuları ve becerileri, kendi deneyimleri ile öğrenerek içselleşmesini sağlar. Çocukluk döneminde yeterince, yaşa uygun oyuncaklarla oyunlar oynanmalıdır. Çocuk kendi başına ve arkadaşları ile oyunlar oynamalıdır. Burada kesinlikle ihmal edilmemesi gereken bir durum da, çocuk kendi başına veya arkadaşları ile ne kadar oynarsa oynasın, mutlaka aile bireyleri ile, birlikte zaman geçirmeli ve oyun oynamalıdır. “Çocuk oyunla akıllanır, oynaya oynaya aklı başına gelir onun. Oyun, görünüşte akla uymaz ama, iş böyledir işte.” diyen Mevlana (Mesnevi VI/2255), çocuğun akıllanmasını oyun oynamasına bağlamaktadır. Oyun; çocuğun, kendini, zihinsel ve motor becerilerini, dünyayı ve hayatı oluşturan unsurları tanıması, anlaması, anlamlandırması ve hayata adapte olmasında önemli bir araçtır. Froebel; “Oyun, insan gelişiminin çocukluktaki en yüksek dışa vurumudur” der. Çocuğun toplum içindeki yaşayışı öğrenmesi çeşitli etkenlere bağlıdır: genetik miras, ailenin sosyal ve fiziksel geçmişi, eğitim olanakları, ebeveynleriyle ilişkisi ve oyun oynama olanakları gibi.