Views
2 months ago

OCUK GELİŞİMİ

210 ANNE BABALAR

210 ANNE BABALAR ÇOCUĞUNUZLA YETİŞİN “Çocuk Kalbi” Günlüğünden Eminim Enrico, arkadaşlarından ne Coretti ve ne de Garrone senin bu akşam gibi babalarına karşılık vermemişlerdir. Bundan sonra bir daha böyle yapmayacağına dair söz ver bana. Baban seni azarladığı zaman dudaklarının ucuna ters bir cevap gelirse eğer, hemen o kaçınılmaz günü, babanın seni yanına çağırarak: “Enrico! Ben artık dönmemek üzere senden ayrılıyorum” diyeceği günü hatırla. Sevgili oğlum benim. Babanın son sözlerini duyduğun gün ve hatta öldükten sonra dahi, odasında, onun bir daha elini süremeyeceği kitapları arasında tek başına kaldığın zaman, saygısızlık ettiğini anlayacak ve: “Nasıl yaptım bunu!” diye kendi kendini hesaba çekeceksin. İşte, işte o zaman en iyi dostunun baban olduğunu, seni cezalandırmak mecburiyetinde kaldığı zaman, senden daha çok üzüldüğünü; seni ağlattığı zaman bunu sadece senin iyiliğin için yaptığını anlayacak ve pişmanlık duyacaksın. Sonra da yıllarca çocukları uğruna ömrünü çürütürcesine başında oturup çalıştığı masayı, ağlayarak öpeceksin. Şimdi belki anlamayacaksın, ama baban, sevgisinin ve iyiliğinin dışında her şeyini senden esirger. Bazen o kadar çok yorulur ki, birkaç günlük ömrünün kaldığını sanarak hep senden bahseder. Seni hayatta yalnız ve korumasız bırakmaktan endişe eder. Evet sevgili Enricom, baban bu kaygılarla, kaç kez sen uykudayken odana girmiş ve elinde lâmba ile sana uzun uzun bakmıştır. Sonra gayrete gelerek,

ÇOCUĞUN RU VE KARAKTER GELİŞİMİNDE ANNE BABA 211 yorgun ve üzüntülü olmasına rağmen çalışma masasının başına geçmiştir. Bazen de içinde, insanoğlunun karşılaştığı üzüntülerin burukluğunu duyar, teselli bulmak ve derdini unutmak için bir dost gibi seni arar, senin yanında olmak ister. Sonra da sevgi beklerken, saygısızlık ve anlayışsızlıkla karşılaşmak ona ne kadar acı gelir, bir düşünsene. Bir daha böyle bir nankörlük asla, ama asla yapma! Düşün ki, bir melek dahi olsan, babanın senin için bugüne kadar yaptıklarını ve hâlâ yapmakta olduklarını dünyada ödeyemezsin. Şunu da unutma: Hayatta hiçbir şeye güvenilmez. Bir felâket seni, daha küçük iken babasız bırakabilir. Bu olay bir iki yıl sonra, üç ay sonra veya yarın olabilir. Ah! Zavallı Enrico’cuğum benim! O zaman etrafındaki her şeyin değiştiğini göreceksin. Annen ümitsizlik içinde etrafta dolaşırken, evin içi sana o kadar boş, o kadar sıkıntılı gelecek ki, şaşıracaksın. Haydi yavrucuğum, şimdi babanın yanına git. Odasında çalışıyor. Git, git ve ayaklarının ucuna basa basa yavaşça içeri gir. Başını onun dizlerine daya ve seni affetmesi için ona yalvar. Annen