Views
8 months ago

OCUK GELİŞİMİ

218 ANNE BABALAR

218 ANNE BABALAR ÇOCUĞUNUZLA YETİŞİN Samimiyet, saygı, hoşgörü, kibar davranmak, tatlı dille, güzel konuşmak ve tebessümle yaklaşmak bütün insanlarda olması gereken temel hasletlerdendir. Hoşgörülü davranmak Samimiyet, saygı, hoşgörü, kibar davranmak, tatlı dille güzel konuşmak ve tebessümle yaklaşmak bütün insanlarda olması gereken temel hasletlerdendir. Çünkü bu şekilde davranmak ve iletişim kurmak, türlü kapıyı açan sihirli bir anahtardır. “Tatlı söz yılanı deliğinden çıkarır.” vb. sözler bunu çok güzel açıklar. Tatlı söz, yumuşak ve hoşgörülü davranış herkes için etkilidir, ancak çocuklarda daha da etkilidir. Çocuk eğitiminde karşılaşılan sorunlardan biri de; biraz da toplumumuzdaki eski otoriter anlayışa tepki olarak, aşırı özgürlük anlayışının gelişmeye başlamasıdır. Bunun sonucu söz dinlemeyen, hayır kelimesinden anlamayan, hoşgörü diye bir ölçüsü olmayan, şımarık, bencil, her istediğini yapmak, elde etmek isteyen çocuklar yetişmeye başlamıştır. Çocuğa karşı hoşgörülü olmak derken, onun, canının her istediğini yapmakta serbest bırakmayı kastediyorsak yanılıyoruz. Bu konuda, Dodson şöyle demektedir: “Hoşgörülü olmak derken, çocuğu canının istediğini yapmakta serbest bırakmayı kastediyorsak, çağdaş psikoloji anne babaların hoşgörülü olmalarının yararlı olacağına inanmaz. Oysa ben, çocuğu engellemenin psikolojik açıdan zararlı olacağı düşüncesiyle, çocuklarının güzelim badanalı duvarlara renkli kalemle resim yapmalarına ses çıkarmayan anne babalar gördüm. Bu gibi davranışların çoğunun altında yatan temel, annenin çocuğuna “Hayır, yapma, olmaz” demekten korkması ve çocuğuna sert davranma korkusuna akılcı bir neden bulmak için de çağdaş psikolojiye sığınmasıdır.” Çocuklarımıza yeri geldiğinde hayır demezsek, sınır koymazsak, çocuğu hayır olamaz veya yok yapamayız, şimdi olmaz, alamam vb. cümlelerle tanıştırmazsak, küçükken her istediğini kolaylıkla elde ettiğinden büyüdüğünde her istediğini elde ede-

ÇOCUĞUN RU VE KARAKTER GELİŞİMİNDE ANNE BABA 219 meyince kendini yetersiz, başarısız hissedecektir. Bu da; aile, iş, sosyal hayatında uyum sorunları oluşturacaktır. Hoşgörülü olmak her istediğini yapmak demek değildir. Ancak küçük yaşta henüz tuvalet eğitimini tam alamamış çocuğun gece altını ıslatmış olması hoşgörüyle karşılanabilir. Çünkü bu onun elinde olan bir durum değildir henüz. Ona kızıp bağırmak, utandırmak yerine “Küçükken böyle kazalar olabilir, az daha büyüdüğünde bunlar olmayacak. Bir daha olmaması için gece yatmadan tuvalete gidersen böyle bir durumu önlemiş oluruz...” gibi telkinlerle hem mahcup olduğu durumdan ötürü daha fazla utandırmayız hem de zaten elinde olmayan bir sebepten ötürü yaptığı bir şey için suçluluk duygusunu yaşatmamış oluruz. Aşağılamak, Olumsuz Sıfat ve Tanımlamalar Çocuktur hata yapabilir. Hatalarından, kusurlarından, tavır ve davranışlarından dolayı, küçültücü, benliğini yıkıcı, olumsuz adlarla çağırmamalı ve kötü sıfatlarla tanımlamaktan kaçınmalıdır. Çocuk, dikkatsiz ve istenmeyen bir hareketle etrafına zarar verdiğinde, onu hemen “dikkatsiz biri” olmakla suçlamanın faydası olmaz. Bu durumda çocuğun suçlamak da fayda sağlamayacaktır. Derslerine çalışması için sürekli dil döktüğünüz çocuğunuza “tembel” sıfatını yakıştırdığınızda onu çalışmaya teşvik etmiş olmaz, tam tersi, onun çalışma çabalarını engellemiş olursunuz. Çünkü o bir tembeldir ve niçin çalışsın? Ona “tembelsin” demeden de zamanında çalışmanın önemini anlatabilirsiniz. Onu “pis, bakısız, kirli olmakla” suçlamadan da temizliğin gereğinden bahsedebilirsiniz. Terbiyesiz, pis, tembel, dikkatsiz, geçimsiz, huysuz, şımarık, ukalâ, geveze, aptal, beceriksiz... gibi sıfatlar çocuklara karşı kullanılmamalıdır. Sürekli olumsuz sıfatlamalar ve suçlamalarla karşılaşan çocuk, zamanla, tanımları içselleştirerek, kabul edecektir. Bu durumda bu tanımlamaları hayatının bir parçası haline getirme olasılığı ise oldukça fazla olacaktır.