Views
3 months ago

OCUK GELİŞİMİ

Sizin gördüğünüz

Sizin gördüğünüz yetenek üzerine odaklanmanız çocuğunuzun başka yeteneklerini görmenize engel olabilir. Odaklandığınız yetenekleri çocuğunuzun ilgi alanına girmeyebilir ve asıl uğraşmak istediği ve mutlu olacağı ancak ailenin engellemeleri sebebiyle mutlu olacağı yeteneklerinin körelmesine sebep olabilir. Bu konuda size önerebileceğimiz 2006 yılı İsviçre yapımı “Küçük Dahi – Vitus” filmi size ışık olacaktır. Taare Zameen Par – Yerdeki Yıldızlar filmi bir diğer adıyla “Her Çocuk Özeldir” 2007 Hint yapımı olan film de size oldukça yararlı ipuçları verecektir. Okullarda, dershanelerde de öğretmenler güya teşvik etmek için, falanca sınıf şöyle çalışıyor, şu sınıf böyle başarılı, bak bir öğrenci günlük şu kadar ders çalışıyor sen/siz hala tembelsiniz, geridesiniz, yetiştiremeyeceksiniz, bu kafayla hiçbir şey yapamayacaksınız, diğer sınıf kazanacak siz kalacaksınız… Bu durumda öğrencilerde, okuldan soğuma, öğretmenlere tavır, arkadaşlarından intikam alma vb. dürtüleri gelişiyor. Çocuğun kendi ayakları üzerinde durması ve sorumluluk alması Tekrarlamalarla öğrenilen ve içselleştirilen tutum ve davranışlara alışkanlık denir. Alışkanlıklar tüm doğal varlıkların ortak özelliğidir. Tekrar yolu ile alışkanlık kazanma ise önemli öğrenme yollarından biridir. Alışkanlıklar çocukluğun erken dönemlerinde bilinçsiz olarak başlar. Alışkanlık hâline gelen davranışlar otomatikleşir. Ancak anne baba çocuğa alışkanlık kazandırırken bilinçli olmalı, dikkatli davranmalıdır. Alışkanlıkları yararlı ve zararlı alışkanlıkları olarak iki an guruba ayırabiliriz. Çocuğun sabah kalktığında yatağını düzeltmesi güzel bir alışkanlıkken, sigara, alkol vb. yollarla kendine ve ailesine zarar verecek tavırlar sergilemesi ve uygulaması zararlı alışkanlıktır. Çocuk küçük yaşta, iyi, - kötü, güzel – çirkin, doğru – yanlış kavramlarını tanıyamaz. Bunu öğretecek olan, zararlardan koruyacak olan öncelikle ailesidir. İşte bu nedenle, anne - baba önce çocukta iyi alışkanlıkların gelişmesini amaç edinmelidir.

Çocuğun kazanacağı kötü alışkanlıklarını sonradan düzeltmek zorunda kalmamak için, küçük yaşta olumluya yönlendirilmelidir. Çocuğun evrensel ve toplumsal ahlak yasalarının kabul ettiği, inanç ve değerlerimizin onayladığı, iyi dediğimiz davranışları kazanması, yetişkin yaşamında, aile, iş, çevre ve toplumsal uyumunu da doğrudan etkileyecektir. Ahlâkî davranışlar iradeli davranışlardır. İrade, kişiyi, bir şey yapmaya veya yapmamaya iten iç güç demektir. Diğer bir ifade ile irade, insanın hareket ve davranışlarını kontrol etme gücüdür. İrade, iki isteğin çatışması sonucu, bir an için asılı kalan faaliyeti, yüksek isteklere yönlendirmek suretiyle yeniden harekete geçirme sürecidir. İradeli davranışları, hırs, içgüdü, duygu, heyecan, mizaç, ihtiyaç vb. nedenlerle yapılan davranışlardan ayırmak gerekir. Bu tür davranışlar çoğu zaman bilinçli olarak yapılmaz. Bu açıdan irade de mutlaka bilinç ve en iyiyi arama niyeti olmalıdır. Zevklerimizi tatmin etmek, rahatımızı istemek, ihtiyaçlarımızı karşılamak için yaptığımız davranışlara gerçek anlamda iradeli davranış diyemeyiz. Anne babalar olarak çocuklarımıza tekrarlar ile bir davranışı alışkanlık haline getirirken o davranışın neden yapıldığını ya da yapılması uygun olduğunu açıklamak çocukta körü körüne alışkanlık kazanmasından öte bilinçli bir şekilde devamlılığını sağlamasını pekiştirecektir. Örneğin çocuklarımıza “yerlere çöp atmama” alışkanlığını kazandırırken sadece görüntü kirliliğinden ya da ayıp olduğundan ötürü olmadığını, attığımız çöpün çevreye ne tür zararlar verdiğini, bu zararlardan kimlerin etkilendiğini de açıkladığımızda çocuk bilinçli bir şekilde bu davranışı sürdürecektir. Zararlı alışkanlıklar çoğu zaman insanın boşlukta kalması, kendini yeteri kadar tanımaması, vb nedenlerden kazanılan davranışlardır. Çocuk olumlu alışkanlıkları edinirken nedenleriyle birlikte öğrenince, olumsuz davranışlara neden ihtiyaç duymayacağını da sorgulayacak ve uzak durma ihtiyacı hissedecektir.