Views
4 months ago

OCUK GELİŞİMİ

88 ANNE BABALAR

88 ANNE BABALAR ÇOCUĞUNUZLA YETİŞİN manla değişebilir. Bu nedenle, her zaman çocuğumuzun sevgi dilinde değişim olup olmadığına duyarlı olmalıyız. Ancak, beş yaşın altındaki çocuklarımızın temel sevgi dilini anlamak kolay değildir. Bazı ipuçları verebilirler, fakat nadiren temel sevgi dili anlaşılabilir. Bu nedenle beş yaşın altındaki çocuklarımız için beş sevgi dilini de kullanmalıyız. Çocuğumuz büyüdüğünde beş sevgi dilinden birisini temel sevgi dili olarak seçse de beşine de ihtiyacı vardır. Temel sevgi dili dışındaki diğer sevgi dillerinde de sevilen bir çocuk, yetişkinlik döneminde temel sevgi dili kendisinden farklı bir kişiyle karşılaştığında, bu kişinin ihtiyacı olan temel sevgi dilinde de sevgisini göstermeyi bilir. Bu bölümde; Gary Chapman, Dr. Ross Campbell tarafından yazılan “Çocuklar için Beş sevgi Dili” isimli kitaptan, “Demet Zaman” tarafından yapılan özet yazıdan da faydalanarak aldığım faydalı bilgileri paylaşıyorum. Beş Sevgi Dili 1) Onay Sözleri 2) Nitelikli Beraberlik 3) Armağan Alma 4) Hizmet Davranışları 5) Fiziksel Temas

ÇOCUĞUN RU VE KARAKTER GELİŞİMİNDE ANNE BABA 89 Küçük çocuklar sözcüklerin anlamından çok daha önce duygusal mesajları alırlar. Fiziksel yakınlıkla birlikte ifade edilen şefkatli sesleri daha iyi algılarlar. 1) Onay Sözleri Duygularımızı, sevgimizi ifade ederken sözcükler çok önemlidir. Çocuklar genellikle söylediğimiz her söze yürekten inandığımızı düşünürler. Bir çocuk onay sözlerinden ömrünün sonuna kadar faydalanır, ancak geçici kızgınlıklarla söylenen kırıcı sözler çocuğun özgüvenini zedeleyebilir ve yeteneklerinden şüphe duymasına neden olabilir. Somut düşünme eğiliminde oldukları için küçük çocuklara “seni seviyorum” denirken fiziksel yakınlık kurulmalıdır. Çünkü, küçük çocuklar sözcüklerin anlamından çok daha önce duygusal mesajları alırlar. Fiziksel yakınlıkla birlikte ifade edilen şefkatli sesleri daha iyi algılarlar. Şefkat ve sevgi sözcüklerimiz çocuğumuzun kendisine dair tüm özelliklerine ve yeteneklerine duyduğumuz hayranlığımızı ifade ederken, övgü sözcüklerimiz başarı, davranış ve bilinçli hareketler gibi çocuğumuzun yaptıklarına yöneliktir. Övgü sözcüklerini çok sık kullanırsak bir süre sonra olumlu etkisini kaybeder. Zamanla çocuğumuz hak etmediği halde övüldüğünü ve bu övgünün kendisini iyi hissetmesini sağlamak için yapıldığını anlar. Ayrıca sık sık övülen bazı çocuklar bu duruma öyle alışırlar ki, övgünün doğal olduğunu düşünüp sürekli olarak övülmeyi beklerler ve övülmedikleri zaman hatalı olduklarını düşünürler. Çocuklarımızı daha fazla girişimde bulunmaları için onları yüreklendirmeye çalışırız. Çocuklarımızın yürümeyi, konuşmayı ya da bisiklete binmeyi öğrenmesi için cesaretli olması gerekir. Biz sözlerimizle çocuğumuzu ya cesaretlendiririz ya da cesaretini kırarız. Bu nedenle, yeni beceriler kazanırken çocuğumuzu çok iyi, harika, başarmak üzeresin gibi sözlerle cesaretlendirmeliyiz. Öte yandan, paylaşmak gibi sosyal beceriler kazanırken de çocuğumuzu cesaretlendirmemiz gerekir. Örneğin, oyuncağını arkadaşıyla paylaşan çocuğumuza “oyuncağını paylaştığını fark