Views
1 week ago

6 nisan 20182

6 NİSAN 2018

6 NİSAN 2018 ŞEHİTLERİMİZE Kalbimiz tüm askerlerimiz için çarpıyor. Hepside daha fidanken kırıldılar... Hepside yeşermek için bahar yağmurlarını bekliyorlardı... çiçek açıp meyva vereceklerdi. Biri eli kınalı asker Mehmet, diğeri Şair, Yazar, Gazeteci, Öğretmen... Bırakın çiçek açmayı... Daha dal bile salamadılar. İlkbahar yağmurları mezarları üzerine yağdı onların; Necmettin Yılmaz, (1994) Gümüşhane. Şenay Aybüke Yalçın(1994) Çorum. Neşe Alten, (1972) Tekirdağ. Sait Korkmaz (1967) Muş. HEPSİNİ SAYGIYLA ANIYORUZ!.. Hepsi de lanet olası terör kurbanı... Binbir zorlukla, azimle okumuşlardı... umutlarla doluydular Yoksulluğun, köy yaşamının acı gerçeklerini çok iyi biliyorlardı... Atandıkları okulların imkansızlıklarına rağmen, kendi çabaları ile birşeyler yapacak, kendi maaşları ile aldıkları malzemelerle (halk benzetmesi ile), ahırları sınıfa çevireceklerdi. Sıra yerine yerde oturarak... Okula gelirken ıslanan ayakkabılarını, çoraplarını tezekle yanan sobada kurutsalarda... Hepsinin geride bıraktıkları hazin, içleri burkan hayat hikayeleri vardı. Örneğin 1994 de şehit edilen Sait Korkmaz. Bakın şehitin eşi Aklime Korkmaz o lanet olası geceyi nasıl anlatıyor: “Hamileydim. Köyde kullanmaya, içmeye mecbur olduğumuz sağlıksız sular sebebiyle ‚tifo’ hastalığı kapmıştım. Çok halsizdim. Eşimle 29 Eylül 1994 akşamı yemek yedikten sonra sohbet ettik. O gün milli maç vardı. Eşim, maçı seyretmek istediğini söyleyip kızımla benim yatmamızı istedi. Biz uyumuşduk. Sert kapı çalınmasıyla uyandım. Köylülerden biri hastalandı diye düşündüm. Kalktığımda eşim kapıyı açmıştı; Elleri silahlı, telsizli ve tam donanımlı iki kişi vardı kapıda. İçeriye buyur ettik, çay yapayım dedim. İstemediler. Biraz konuştuktan sonra eşime ‘Bizi kapıya kadar geçirir misin?’ dediler. Eşim ve ben balkona çıktık. ‘Dışarının lambasını kapatın, evinizden çıktığımızı kimse görmesin.’ dedikten sonra kapıda duran bir köpeği göstererek ‘Şu köpeğe ekmek verin, bizi ısırmasın dediler. Ben ve eşim köpeğe ekmek verirken eşimi çağırdılar; ‘Hoca gel, sana bir şey diyeceğiz!’ dediler. Eşim yanlarına gitti, birden kurşun sesleriyle birlikte eşim ‘Aklime!’ diye bağırdı. Koşup, dışarının lambasını açtım. Havaya ateş ediyorlar sandım. Eşimi kanlar içinde yerde yatıyordu. Can çekişiyordu. Sarıldım; ‘Beni de öldürün!’ diye bağırmaya başladım. Kaçmışlardı. Eşim ‘Korkma, yaşıyorum’ der gibi bana işaret ediyordu. Başımdaki yazmayı sağ göğsündeki kurşun yarasına bastırdım. Bir yandanda ağlıyor, haykırıyordum; ‘Ölme, ne olur Ölme... doğacak çocuğunu gör!!!’. Tüm teröristler, adaletsizlerin acıdan kıvranarak cen vermeleri dileklerime katılanlara, Saygılarımla...

programı düzenledi. Yapılan toplantıda Değişim grubu sözcüsü Hilmi Erbaş “Bu süreçte biz Değişim Grubu olarak güzel çalışmalar gerçekleştirdik. Şenlik havasında seçim gerçekleştireceğimizi düşünüyorum. Atıl ve fonksiyonel olmayan, Didim’in meselelerinden uzak olan odayı alıp, yepyeni, dinamik, etken diyaloğa açık, tüm kurumlarla işbirliğine açık bir oda oluşturmak için arkadaşlarla yola çıktık. Uzunca süredir tüm üyelerimizi ziyaret ettik. Ulaşamadıklarımıza da ulaşmaya çalışacağız. Tüm üyelerimiz, odanın bu halinin değişmesini istiyor. Sahadan edindiğimiz bu. 8 meslek grubunda seçime giriyoruz. Tamamında net bir sonuç alacağımızı şimdiden ifade edebilirim. Tüm bunları odanın sağduyusuna inanarak söylüyorum. İlçemizin ekonomisi ve ticaretinin gelişmesi, sürdürebilir iş modelleri geliştirmek ve oda üyelerinin dertlerine dokunmak ve iletişim kurabilmek, yeni bir yapı inşa etmek için yola çıktık” dedi. Didim platformunu inşaa etmek istediklerini her fırsatta dile getiren Hilmi Erbaş; “Ticaret Odası yeni dönemde çok koşturan, talep eden ve çözüm için koşturan bir yapıya bürünecek. Oda olarak bu dönemde en önemli görevlerinden biri de bir Didim Platformu inşa etmek. Seçilmiş tüm kurumların yer aldığı, sorunların masaya yatırıldığı, ortak aklın ve projelerin yer aldığı bir platform olacak. Aslında tüm kurumlar kendi görevlerini yapacak. Kişisel düşünceler bırakılarak, ismi ve nereden geldiğine bakılmadan bizler gelecek için önemli bir işe DEĞİŞİM GRUBU'NDAN SON TOPLANTI 6 NİSAN 2018 Hilmi Erbaş’ın öncülüğündeki 'Değişim Grubu' seçim öncesi değerlendirmelerde bulunmak amacıyla Didim basınıyla Kahvaltı başlayacağız. Siyaseti bir kenara bırakacak yeni bir platforma ihtiyacımız var. Bu platformu kurmak için aktif bir görev üstleneceğiz. Bu platform çerçevesinde Yapılacak yatırımlarda Sadece Didim Ticaret odası değil de Kentin seçilmiş tüm kurumları bir araya getireceğiz. YETKİ BELGELERİ KARMAŞISINA CEVAP; Didim Vizyon Grubu Başkan Adayı Yunus Emre Kaya’nın yetki belgeleri konusundaki iddialarıyla ilgili soruya yanıt veren Erbaş, “Ticaret Odası'nı yönetmeye talip arkadaşların mevzuattan haberdar olmamalarına üzüldüm. Bu odanın 6. seçimi. Bu 6 seçimdir, limited, anonim ve kooperatif şirketler yetki belgeleriyle oy kullanıyor. Sonra kanunda yeni bir düzenlemeye atıfta bulunarak tek kişinin temsil ettiği şirketlerde de imza sirküleriyle oy kullanma hakkı bulunuyor. Ticaret Odası ilk kez 3 Nisan’da bir mesaj attı üyelerine. Attığı mesajda yetki belgesi almamızı ya da imza sirküleriyle oy kullanabileceğimizi dile getirdiler. Seçime 3 gün kala mı yapılır bu? Biz odanın görevini eksik yaptığınız biliyor muyuz? Bir kere odanın yetki belgelerini tanzim edilmesi kişilerin şirketlerin talebiyle oluyor bu bir. Yani yetki belgesini şirketler kendi talep ediyor. Bizim yaptığımız şey odanın yapması gereken şey, biz insanlara yardımcı olup katılımı arttırmak için yapıyoruz. Kendi talepleri ile oraya teslim edip üyelerin kendilerine teslim ediyoruz. Alınanların çok büyük kısmı ulaştırılmış durumda. Töhmet altında bırakacak iddiada bulunmuşlar, bu yaklaşımı doğru bulmuyorum. Bu belgeler zaten insanlara ulaşacak ve o belgelerle sandık kurulan yerlere gelecekler ve kapalı kabinde oy kullanacaklar. Nasıl seçim maniple edilecek. Bizim yaptığımız katılımı arttırmak, bunu yapmaya devam edeceğiz. Burada yasaya, ahlaka aykırı bir şey yok. Bu yaklaşım son derece üzücü.” İfadelerini kullandı.