Views
2 weeks ago

beautyturkeynisan18

70 Beauty Güzellik

70 Beauty Güzellik Markamız, dünyanın belli başlı kolonya markalarından biri olarak biliniyor. Yeni parfüm serilerimiz de yoğun ilgi görüyor. Ürün gamlarınızdan bahseder misiniz? İhracat yaptığınız ülkelerde ürünlerinizin pazarlamasını nasıl yapıyorsunuz? Tolga Ataş: PEREJA marka kimliği ilk etapta kolonya ile başlıyor ve koku ile ilgili tüm ürünlerde genişliyor. Ayrıca yaptığımız AR-GE çalışmaları ile de bugün tüm kişisel bakım ürünlerinde de son derece etkin ve başarılı ürünler ortaya koymaktayız. Kokulu ürünlerden başlayacak olursak, mesela parfüm bizim uzmanlık alanlarımızdan birisi 80 den fazla ülkeye parfüm ihracatımız var. İhracat markamız olan Prize Cosmetics’in çeşitleri ve koleksiyonları var. Pazarlama faaliyetlerimiz ülkeler bazında değişiyor. Geleneksel pazarın satışta öncül olduğu ülkeler de var, Mass marketin satışta öneminin olduğu gelişmiş ülkelerde zincir mağazalarda bulunan noktalarımız da var. Büyük bayiler aracılığı ile operasyon yaptığımız ülkeler de var. Örneğin Orta Doğu’da belli bir distribütör kanalı ile süpermarketlere girdiğimiz ülkeler oluyor. Kısacası ülkelerin sosyoekonomik, kültürel, demografik yapısına bağlı olarak pazarlama kanalımız değişkenlik gösteriyor. Mesela bir Afrika ülkesinde her yerde süper market bulamazsınız. Orada geleneksel pazar hâkimdir. Bu gibi durumlarda büyük toptancılar üzerinden tüketicilerimize ulaşıyoruz. Diğer markalarınızdan bahsedelim biraz. Kokulu ürün çeşitleriniz nelerdir? Tolga Ataş: Parfümler, kolonyalar, son yılların trendi body splash çeşitlerinde oldukça iddialı bir ürün grubumuz var. İhracatta, operasyon yaptığımız ülkelerde ‘body mist’ önemli bir konum arz ediyor. Gazlı dolumun olduğu deodorantlar, parfümle eş giden ürünler. Dolayısıyla bu alanda da oldukça iyi bir konumdayız. Kapasitemiz ve pazarın ihtiyaçları dolayısıyla gazlı dolum ünitemizi büyüterek, gerçekleşmesini beklediğimiz yatırım planlarımızı pazarın ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda bu yıl faaliyete geçiriyoruz. Makine parkur hattımızda, farklı bir yer ayırdığımız ilave gaz dolum hattımıza 2018 yılının ikinci yarısı itibari ile üretime geçeceğiz. Son 2 yıl içinde satışlarımızda %100’ün üzerinde gerçekleşen bir artış ve bunun bize verdiği cesaretle daha fazla büyüyerek fabrikamızın fiziksel koşullarını da iki katına çıkartmış olduk. Özer Susesi; İtalya Bologna’da Türk Bayrağını İlk Defa Dalgalandırmanın Haklı Gururunu Yaşıyoruz. PEREJA Kozmetik olarak birçok ilke imza attığınızı biliyoruz. Üretim konusu dışında da ülkemizi dışarıda temsil etme adına taşıdığınız bir gurur var, bundan bahseder misiniz? Özer Susesi: Firmamız her zaman ilklere imza bir firma. Avrupa’nın ve Türkiye’nin ilk sıvı sabun üretimini yapan firmayız. Alman Gemba firması ile lisans anlaşması yaparak başlayan bu serüven, bu firmadan isim haklarını satın alarak Türkiye’de ilk sıvı sabun üretimi yapan firma olmamızı sağladı. Mesela dünyanın en büyük kozmetik fuarlarından biri İtalya’da Bologna kentinde yapılıyor. Bu fuara Türkiye’den katılan ilk firma PEREJA’dır. Ülkemizi temsil etmek adına büyük bir adımdır. Hatta o yıllarda basılan dergilerde, Verdure Erkek Parfümü ve Vivien Bayan Parfümü gibi ürünlerimizin tam sayfa reklamlarını da vermiştik. Bilinir ki fuarlara katılan bütün ülkelerin bayrakları asılı olur. Biz salona girdiğimizde ilk dikkatimi çeken ise Türk bayrağının orada olmadığıydı. O gün ki genel müdürümüze neden Türk Bayrağı olmadığını sormuştum, bu konuyu fuar yetkililerine danışalım demesi üzerine soluğu fuar yetkililerinin yanında almıştık. Haklı bir şekilde, katılımcı olduğumuzu ve neden bizim bayrağımızın da göndere çekilmediğini sormuştuk. Türk Bayrağı’nın kendilerinde mevcut olmadığını söyleyip özür dilemişlerdi. 2. günde de aynı cevabı vererek bizi oyaladıkları için dedik ki bunu bulmak çok kolay, Türk Büyükelçiliği’ne giderek oradan alıp, göndere çekebilirsiniz. Sonraki gün bizim dediğimiz gibi Türk Büyükelçiliği’nden bayrağımızı alıp göndere çektiler. Özetlersek; dünyanın en büyük kozmetik fuarı Cosmoprof’ta Türk bayrağını dalgalandıran ilk firma PEREJA’dır. Fuara bayrağımızı çektiren ilk Türk firması olarak fuar tarihine de adımızı yazdırmış olduk. Bu gururu hayatım boyunca taşıdım ve benden sonraki kuşaklarda bunu taşımaya devam edecektir. Birçok firma için önemli yere sahip olan fuar katılımları sizin için ne ifade ediyor? Fuarların verimli geçmediğine dair söylemler var, sizin için de bu durum nasıl? Özer Susesi: Fuarlar kozmetik sektöründeki bütün dünya firmalarını ve yetkililerini bir araya getiriyor. Standartlarınız iyi ve ürünleriniz ilgi çekiciyse, yenilikler ortaya koyup ziyaretçilerin de ilgisini çekiyorsanız güzel işler yapıyorsunuz.

Güzellik Beauty 71 Bu şekilde fuarlardan beklediklerinizi alabilirsiniz. Ama sıradan işler yapıyorsanız fuarlar hayal kırıklığı ve olumsuzlukla sonuçlanabilir. Biz, dünyada ki bütün fuarları takip etmeye çalışıyoruz. Şu an malumunuz Afrika pazarı yeni gelişiyor, iyi bir pazar, insanlar yeni yeni ekonomik gücünü elde ediyor. Aynı şekilde Çin de iyi bir pazar ve dünyaya ilk açıldığı zaman kötü bir ekonomisi varken günümüzde dünyanın devleri arasına girdi. Yenilikleri görmek, çalışmak ve güncelin nabzını tutmak anlamında çalışmalar yaparsanız meyvelerini her zaman toplarsınız. Ülkemizde bir fuarın olması gerektiği sektör tarafından her fırsatta dile getiriliyor. Sizce ülkemizde nasıl bir fuar olmalı? Standartları ne olmalı? Özer Susesi: Çok önemli bir konuya değindiniz. Yıllarca yurt dışındaki fuarları gezdik gördük. Türkiye’de yeterli altyapı oluşmadığından bunun eksikliğini bir Türk iş adamı olarak sürekli yaşadım. Başta salonlarımız yeterli değildi. Firmamız eski bir firma olduğundan buna çokça şahit olduk. Hatta bırakın salonları, salon olmadığı gibi, ilk fuar sergilerini biz otellerin lobilerinde açardık. 80’li yıllarda Taksim’de büyük otellerde, yaklaşık 20 firmanın olduğu sıkış tıkış organizasyonlar yapıyorduk. Ben 70’li yıllarda Almanya ve İtalya’da ki fuarlara gittiğimde 3000 katılımcıyı ağırladıklarını gördüm. 3000 katılımcı firmanın olduğu bir organizasyona ziyaretçi olarak gelen kişi ve firma sayısını siz düşünün artık. Kalabalıktan yürüyemiyorsunuz salonlarda. Biz o yıllarda 1000-2000 metrekare salon olsa, biz de böyle organizasyonlar yapsak diyorduk. Bologna’da ki fuar alanında 40 yıldır değişen hiç bir şey yok. Bir elin parmağını geçmeyecek kadar salon eklenmiştir en fazla. Ama Türkiye’ye baktığınız zaman fuarcılık yeni yeni gelişiyor. Örnekleri de ortada, yat, motor, gıda, ev tekstili fuarları artık daha rahat yapılıyor. Ben bugün Türk vatandaşı olarak Türkiye’nin bu alanda geldiği nokta konusunda iftihar ediyorum. Türk kozmetik sektöründe rekabet piyasasının sıkıntılı olduğu konuşuluyor, siz buna katılıyor musunuz? Özer Susesi: Her ülkede çeşitlilik arz eden sıkıntılar oluyor. Bunlar zamanla eksikleri görerek aşılacak konulardır. Dünya geneline baktığımız zaman ödemeler, bürokratik işlemler konusunda standartların çok gerisinde kaldığımızı düşünmüyorum. Bunlar bana göre başarılı olmak için bir engel değil. Baktığınız zaman, Cumhurbaşkanımız da bunu söylüyor. Ülke bazında sıralamada ilk 20’nin içinde olan ülkelerden bir tanesiyiz. Türkiye Cumhuriyeti’nin büyüklüğünün göstergesidir bu. Bugün milli gelir 11.000- 12.000 dolar bandında. Sürekli Avrupa’ya bakmaktansa, asıl dünyanın diğer ülkelerine bakmak gerekir. Avrupa’da bile bugün milli gelirin sabitleştiğini, donduğunu, ekonomisinin gelişmediğini görüyoruz. Avrupa artık bir duraklama devrine girmiş gibi görünüyor. Ama bizdeki büyüme rakamları ortada, her geçen yıl daha da artarak devam ediyor ve gelecek vadediyor. Bugün 80.000.000 nüfusu aşan ve genç nüfusu olan bir ülkeyiz. Ben gençlerimizden fazlasıyla umutluyum. İnşallah ülkemiz gelecek yıllarda daha da güzel günlere kavuşacaktır. Private Label dışındaki ürün çeşitlerinizden bahseder misiniz? PL’deki hedefleriniz neler? Tolga Ataş: Private Label dışında PEREJA, Sandy, Vivien, Verdure, Wilson, Happy Baby, Prize Cosmetics ve Perlona markalarımızla kolonya, gül suyu, parfüm, deodorant, body splash, tıraş kolonyaları gibi kişisel kokulu ürünleri; şampuan, losyon, krem, sıvı sabun, pudra, peeling, gibi kişisel bakım ürünleri, bebek bakım ürünleri ve bunların yanında oda spreyi, çamaşır spreyi, mum, çubuklu oda kokusu gibi ev bakım ürünlerini de kapsayan çok geniş bir yelpazede faaliyet gösteriyoruz. Private Label’da da hem ulusal hem de uluslararası alanda faaliyet gösteriyoruz. Ulusal kısmında Türkiye’nin en büyük özel markalı üreticilerinden biriyiz. Türkiye’nin önde gelen mağazalarında English Home, Chakra, Linens, LCW Home gibi markaların hem ev kozmetiği hem kişisel kozmetik ürünlerini de biz üretiyoruz. Bunun yanı sıra bu firmalarla çözüm ortaklığı yapıyoruz. Özel markalı üretimlerde hizmet verdiklerimizi müşteri değil bir çözüm ortağı olarak görüyoruz. Çünkü bizim ürünlerimizi bir şekilde müşteriye ulaştıran farklı bir mecra. İnsanların ürünlerin arkasına baktıklarında PEREJA markasını görmeleri bizim için çok önemli. Ürünün tercih edilmesinde önemli bir yer kaplayan ambalaj konusunda sizin sıkıntılarınız var mı? Yurt içinde yeterli oranda tedarik edebiliyor musunuz? İthal ediyorsanız ne gibi zorlukları var? Tolga Ataş: Türkiye’de ambalaj sektörü gelişen bir sektör.