Views
1 month ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA landı. Bunun üzerine Amerika bir süre Türkiye’ye yapmakta olduğu yardımı kesti. Sovyet Rusya ise Türkiye’nin Müttefikler yanında savaşa katılmasını istiyordu. Bundan böyle de Türkiye üzerinde Müttefiklerin baskısı çoğalmış oluyordu. 22 Haziran 1941’de Almanya Rusya’ya saldırmaya başladı. Böylece savaş Türkiye’nin batı ve kuzeyine yayılmış oldu. Savaşın aldığı yeni durum üzerine Türkiye her iki ülkeye de tarafsızlığını resmen bildirdi. Bu dönemde Türkiye, Mihver devletlerinden duyduğu endişenin yanında, Sovyet Rusya’nın Türk toprakları üzerindeki emellerini İngiltere’ye kabul ettirmesinden de çekiniyordu. Gerçi İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye’nin bu endişelerini gidermek istediler. Fakat Sovyet Rusya’nın tutum ve davranışları, 1942 yılı sonlarında Türk endişesini daha da çoğalttı. 1943 yılı başlarına gelindiğinde, Müttefikler olayların akışını kendi lehlerine çevirmeye başladılar. Kuzey Afrika çıkartmasını gerçekleştirdiler. Almanlar da Stalingrad’da yenildiler. Askerî durumun düzelmeye başlaması, yukarıda belirtildiği gibi, 1943 Ocak ayında Casablanca Konferansı’nın toplanmasına yol açtı. Burada Türkiye’nin de savaşa katılmasına karar verildi. Churchill, bu kararı bildirmek ve Türkiye’nin savunma gücüne ait sorunları birlikte görüşmek üzere, 30 Ocak 1943’de Adana’ya geldi. Burada Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile görüştü. 30 ve 31 Ocak günlerinde yapılan toplantıda İngiltere Başbakanı, Türkiye’nin en geç 1943 Ağustos ayına kadar savaşa katılmasını istedi. İsmet İnönü, buna karşılık Sovyet Rusya’dan emin olmadığını, Almanya’nın yenilmesi üzerine, Sovyetlerin Avrupa’da egemen bir duruma geleceğini belirterek, Türkiye’nin savaşa katılabilmesi için, Türk ordusunun Müttefikler tarafından donatılması koşulunu ileri sürdü. Bu istek de Churchill tarafından kabul edildi. Adana Konferansı’nda alman karar gereğince Türkiye’nin savunması için gerekli görülen savaş araç ve gereçlerinin listesi derhal hazırlanarak İngiltere’ye verildi. 19 Ekim 1943’te, Moskova’da yapılan Dışişleri Konferansı’nda, Sovyetler Türkiye’nin gerekirse baskı yapılarak savaşa sokulmasını istediler. İngiltere ve Amerika ise, Türkiye’den Müttefiklere hava Sayfa 138 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA üsleri vermesinden ve ulaşım kolaylıklarının istenmesinden yanaydılar. Sonuçta da, önce İngiltere’nin Türkiye’den hava alanlarını kullanılmasını istemesine, yılın sonlarına doğru da savaşa katılması için girişimde bulunulmasına karar verildi. İngiltere Dışişleri Bakanı Eden, bu durumu Türk Dışişleri Bakanı Numan Menemencioğlu ile 5-6 Kasım 1943’te, Kahire’de buluşarak ona bildirdi ve yıl sonuna kadar Türkiye’nin savaşa katılmasını istedi. Fakat bu istek Türkiye tarafından kabul edilmedi. Kahire’deki bu toplantıdan sonra, İngiltere’nin Türkiye üzerindeki baskısı daha da ağırlaştı. Nitekim Kasım 1943’te yapılan Tahran Konferansı’nda, Churchill, Türkiye’nin savaşa katılmasında ısrar etti. Stalin ise, gerekirse Türkiye’nin zorla savaşa sokulmasını istedi. Tahran Konferansı dönüşünde Roosevelt ve Churchill, bu konuyu görüşmek üzere, İsmet İnönü’yü Kahire’ye davet ettiler. İsmet İnönü, bu davetin Tahran Konferansı kararları üzerine değil de, Türkiye’nin ortak davaya hizmet edebilmesi için en iyi yöntemin serbestçe ve önceden alman kararlara dayanmadan tartışılması ortamını yaratacaksa geleceğini bildirdi. Bu konuda gerekli güvence verilince de İnönü daveti kabul etti. Bunun üzerine İnönü, Roosevelt ve Churchill arasında, 4-6 Aralık 1943’te, İkinci Kahire Konferansı yapıldı. Müttefikler, bu defa Türkiye üzerinde savaşa girmesi için çok ağır baskıda bulundular. Konferans sonunda İnönü prensip olarak savaşa katılmaya razı oldu. Ancak bu, Türk ordusuna gerekli silâh ve donatımın verilmesi koşuluna bağlı olacaktı. Bu istek Churchill tarafından kabul edildi. Türk-İngiliz askeri heyetleri arasında, 1944 yılı başlarında Ankara’da yardım konusu görüşülmeye başlandı. Ancak kesin bir sonuç alınamadı ve görüşmeler 3 Şubat 1944’de kesildi. Bunun sonucu olarak İngiltere 2 Mart’ta, Amerika Birleşik Devletleri ise 1 Nisan’da Türkiye’ye yaptıkları yardıma son verdiler. Böylece Türkiye ile İngiltere ve Amerika arasındaki ilişkilerde gergin bir hava doğdu. Bütün bu baskılara rağmen Türkiye, savaşa katılmama kararında ısrar etti. 1944 yılı ilkbaharında savaş kesin bir dönüm noktasına gelmiş görünüyordu. İngiltere, Normandiya cephesinin açılmasından sonra, Türkiye’nin Müttefiklere karşı daha belirli bir işbirliği ve yardım davranışına girmesi zamanının geldiği düşüncesinde idi. Bu işbirli- Sayfa 139 / 174