Views
3 months ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA ayrı Enstitüde toplandı. Tarlada ve sınıfta görülen pratik derslerin sayısı da azaltılarak bunların yerine nazarî “kültür” dersleri kondu. Böylece derslerin ağırlık merkezi “yapmak” ilkesinden, “öğrenmek” ilkesine daha net söylemek gerekirse bugünün “ezberci eğitimi”ne kaydırılmış oluyordu. Bütün bu değişiklikler Köy Enstitüleri’nin ilerici ve dinamik hüviyetlerini kaybetmeleri ile sonuçlandı. Demokrat Parti iktidarının 27 Ocak 1954’te çıkardığı 6234 sayılı kanunla Köy Enstitüleri, Köy öğretmen Okulları adı altında mevcut öğretmen okulları ile birleştirildi. Gerek Halk Evleri’ne gerekse Köy Enstitüleri’ne yapılan saldırıların en ilgi çekici tarafı, ithamların bu müesseselerin kurucusu olan Halk Partisi saflarından yükselmiş olmasıdır. Zamanında devrimcilere yardım etmiş veya devrimcilerin tarafını tutmağı daha kârlı bulmuş olanlar, yeni siyasî duruma intibak edebilmek için, devrim kurumlarına saldırmakta ve onları yıkmakta tereddüt etmemişlerdir. Birbirine düşman iki partiye mensupmuş gibi bir Halk Partili bakanın yaptığını diğer bir bakan bozmakta sakınca görmüyordu. Her ikisi de Halk Partili olmakla beraber, yeni Millî Eğitim Bakanı Reşat Şemsettin Sirer, Hasan Ali Yücel’in eserlerini yıkmak istemiştir. Devrimleri yaratan parti artık aynı devrimleri menfaati gerektirdiği zaman yıkmakta tereddüt etmemiştir 66 . 1940-1946 arasında köy enstitülerinde 15,000 dönüm tarla tarıma elverişli hale getirilmiş ve üretim yapılmıştı. Aynı dönemde 750,000 yeni fidan dikilmişti. Oluşturulan bağların miktarı ise 1,200 dönümdü. Ayrıca 150 büyük inşaat, 60 işlik, 210 öğretmen evi, 20 uygulama okulu, 36 ambar ve depo, 48 ahır ve samanlık, 12 elektrik santralı, 16 su deposu, 12 tarım deposu, 3 balıkhane, 100 km. yol yapılmıştı. Sulama kanalları oluşturularak Enstitü öğrencilerinin uygulamalı eğitim gördüğü çiftliklere sulama suyu öğrenciler tarafından getirilmişti. Enstitülerin sanata katkı boyutu da inkâr edilemezdi. Köylerde büyümüş öğrencilere klâsik müzik enstrümanları ve geleneksel sazları çalması öğretiliyordu. Aşık Veysel, enstitüleri gezip öğrencilere saz çalmasını gösteriyordu. Hasanoğlan Köy Enstitüsü bu konuda en zengin enstrüman envanterine sahipti. Daha sonra açılan Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’ndeki derslere Ankara Konservatuvarı öğretmenleri geliyordu. Köy kökenli öğrencilerden kurulu or- 66 Karpat, a.g.e, s.321 Sayfa 144 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA kestralar müzik eserlerini seslendiriyordu. Enstitülerde hazırlanan programlar, toplumun sanat ve kültür hayatına katkıda bulunulması amacıyla çevre il ve köylere de götürülerek sergileniyordu. 1945 yılında Hasanoğlan Köy Enstitüsü’ndeki müzik enstrümanları listesi şöyleydi: Çalgı aleti Sayısı Mandolin 259 Plaklar (Klasik 160 Müzik) Keman 55 Bağlama 37 Akordeon 8 Radyo 3 Piyano 3 Davul 3 Amplifikatör 1 Pikap 1 Metronom 1 Hemen hemen aynı dönemlerde yükselmeye başlayan ve çok büyük bir dış tehdit olarak algılanan komünizmin kültür ve davranış alanındaki etkileri de derin izler bırakmıştır. Komünizm korkusu, buna bir de akıl ve ferdî zekâ karşısında duyulan geleneksel güvensizlik eklenince, fikrî gelişmeyi felce uğrattı. (Bugün Türkiye’de hâlâ, sosyal huzuru sağlamanın en iyi yolu olarak cehâleti savunanlar vardır.) Memleketin sosyal ve ekonomik problemleri üzerine tartışmalar ise sınırlı sayıda bazı akademik çevrelerin tekelindedir. Türkiye’de komünizm korkusu, siyasî partiler, menfaat grupları ve fertler tarafından, pratik bazı gayelerin elde edilmesi için istismar edilmekte ve bütün memlekete bu şekilde zarar vermektedir. Ticaret hayatta bile bazı kimselerin komünizm histerisini istismar ederek rakiplerini bertaraf etmek istedikleri görülmüş, sebep ve mahiyeti açıklanamayan bazı olaylar, sorumluluktan sıyrılmak için “komünistlere” yüklenmiştir. Asla kabul edilemeyecek bazı fiiller de komünizme karşı duyulan nefretin bir ifadesi olarak haklı gösterilmek istenmiştir. 1945 yılına gelindiğinde çeşitli solcu yayınların idarehâne ve tesislerinin tahrip edilmesi, daha sonra bu gibi yayınlar aleyhinde nü- Sayfa 145 / 174