Views
2 months ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA müşteri bulması ve Marshall Planı çerçevesinde dışarıdan gelen para bu ilk dönemde ciddi bir iktisadî ferahlama getirmişti. Tarımda makineleşme sağlanmış, karayolları politikasına hız verilmiş, köyler kasabalara kasabalar da kentlere hızlı bir biçimde bağlanmaya başlanmıştı. 1954 seçimlerine doğru gidilirken hükümet yeni bir icraata daha imza attı. Temmuz 1953’te Ceza Kanunu’nda yapılan bir değişikle, o zamana kadar, sıfat ve hizmetlerinden dolayı bakanlara yapılan hareketin takibi ilgili bakanın şikayetine bağlı iken, bundan böyle savcılık kendiliğinden kovuşturma açabilecek, bakanın sadece onayını alması gerekecekti. Basın Kanunu’nun değiştirilmesi için Şubat 1954’te meclis’e verilen tasarı, yayın yoluyla ve radyo ile işlenecek bazı yeni cürümler getiriyor ve bunları ağır müeyyidelere bağlıyordu. Basın yoluyla itibarı kıracak, şöhrete veya servete zarar verebilecek bir hususun ardından altı aydan üç seneye kadar hapis ve 1.000 liradan 10.000 liraya kadar ağır para cezası getiriyordu. Ki bu suçlar resmi sıfata haiz olanlara karşı yapıldığında, cezalar üçte birden yarıya kadar artırılacaktı. Devletin siyasî veya malî itibarını sarsacak nitelikte yalan bir haber halinde ise bir seneden üç seneye hapis ve 1.000 liradan 10.000 liraya kadar ağır para cezası konmuştu. Bu yasayla gazetecilere hem dava açılıyor hem de iddialarını ispatlama hakkı verilmiyordu. Bu haksızlık bazı DP milletvekillerini bile çileden çıkarmıştı. 19 DP’li milletvekili gazetecilere ispat hakkı tanınması yönünde çalışırlarken Menderes tarafından alay edilip, çalışmaları da sonuçsuz kalınca DP’den ya ayrıldılar ya da çıkarıldılar. Adı geçen 19 milletvekilinin arasında Turan Güneş, Ekrem Alican, Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu, Ekrem Hayri Üstündağ, Ziyad Ebüzziya gibi isimler vardı. Bu milletvekilleri 1955 sonunda Hürriyet Partisi’nin kuracaklar, ancak uzun ömürlü olmayan bu parti CHP’ye katılacaktır. Kitlelerin II. Dünya Savaşı yıllarında yaşanan yoksulluğu henüz unutmamış olması DP’ye olan sempatiyi daha da arttırmış, geçici bir süre için de olsa, “Liberal Görüş”le ekonomiye getirdiği ferahlığın meyvelerini toplamaya başlayan DP, CHP’nin gittikçe sertleşen muhalefetinin tesirleri kamuoyuna yansımadan seçimlere gitmişti. Sayfa 156 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA 1954 Seçimleri (2 Mayıs 1954) Demokrat Parti iktidarında yapılan ilk seçim olan bu seçimler Türk siyasî tarihine “dürüst seçimler” olarak girmiştir. Demokrat Parti bu seçimlerdeki büyük halk desteğini ekonomik alandaki başarılı çalışmalarının karşılığı olarak almıştır. Bu seçimlerde CHP %35,56 oranıyla 31, DP ise %57,61’lik oy oranıyla 502 milletvekili çıkarmışlardır. Bu seçimler sonucunda ilk defa üçüncü bir parti, Osman Bölükbaşı başkanlığında kurulmuş olan Cumhuriyetçi Millet Partisi 5 milletvekili ile meclise girmiştir. DP, bu seçimlerde neredeyse halkının tamamı Osman Bölükbaşı’ya (CMP) oy veren Kırşehir’i 30 Haziran 1954 yılında çıkardığı bir kanunla ilçe yaparak Nevşehir’e bağlamıştır 70 . DP’nin bu seçimlerde halkın desteğini almasında etken olduğunu söylediğimiz ekonomiye kısaca göz atarsak; Tarım alanında;1948 yılında 1800 civarında olan traktör sayısı, 1957 yılına gelindiğinde 44.000’i aşmıştır. Benzer artış biçerdöver sayısında da görülmüştür. 1950 yılında yaklaşık 1000 olan biçerdöver sayısı,1957 yılında 6000’e ulaşmıştır. Sanayileşme alanında;1950-1960 yılları içinde açılan bazı devlet işletmeleri şunlardır: Makine Kimya Endüstri Kurumu (1950), Denizcilik Bankası (1951), Et ve Balık Kurumu (1952), Devlet Malzeme Ofisi (1954), Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (1954). Ancak, Türkiye’de yoksulluktan doğduğu sanılan tüm sosyal ve kültürel problemlerin çözümü de alınan bu seçim başarısıyla bir kenara itildi. Demokrat Parti’nin “iktisadî kalkınma” değil, demokrasi vaadiyle doğduğunu unutmayanlar ve bu nedenle de kalkınma 70 Kırşehir'in ilçe olarak kalması üç yıl sürdü ve DP iktidarı 12 Haziran 1957 günü TBMM’de kabul edilen bir kanun ile Kırşehir’in yeniden il olmasını sağladı. Ancak Kırşehir’in yeniden il olması tasarısı mecliste görüşülürken, Osman Bölükbaşı, Kırşehir’le birlikte Nevşehir’e bağlanan Avanos, Kozaklı ve Hacıbektaş ilçelerinin Kırşehir’de kalması gerektiğini vurguladı. Bu isteği kabul edilmediği gibi Bölükbaşı’nın köyü olan Hasanlar Köyü bile Kırşehir il sınırları içine alınmadı. Bunun üzerine de başta Celal Bayar olmak üzere meclise ve meclis başkanına ağır sözlerle saldırdı. Bu sözleri Bölükbaşı’nın başına büyük işler açtı. Dokunulmazlığı kaldırıldı, tutuklanarak cezaevine girdi. Bu durum DP’nin, muhaliflerini susturmak için onları zindanlara tıkan bir siyasî teşekkül olarak algılanmasına yol açtı. 1957 seçimleri sırasında da hâlâ hapis yatıyordu. Milletvekilliği yeminini Ankara Merkez Cezaevi’nde 10. Koğuştaki mahkûmlar önünde etmiştir. Sayfa 157 / 174