Views
4 months ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA Bu sırada komşumuz Irak’ta 14 Temmuz 1958’de Irak ordusu bir darbe yaparak yönetimi ele geçirdi. Darbenin ardından DP önderlerinin çok sıkı ilişkilerinin olduğu Faysal ve Başbakan Nuri Sait öldürüldüler. Bu durum üzerine Adnan Menderes Irak’a askerî harekete bile niyetlenmiştir. DP iktidarına göre Irak devrimi dıştan destekli yıkıcı bir faaliyetti. Halbuki muhalefet, bu devrimi istibdat ve baskıya karşı bir ayaklanma olarak görüyordu. Irak Devrimi, DP İktidarında darbe ya da devrim korkularını başlatmış, muhalefet Irak Devrimi’ni doğru bulduğuna göre benzerini Türkiye’de yapabilir düşüncesine kapılmış olmalı ki; muhalefeti daha çok baskı altına alacak yollara başvurmuştur. Bu arada Fransa’da 31 Mayıs 1958’de başbakanlığa getirilen De Gaulle, zaman içinde “yarı başkanlık” sistemine geçerek “demokratik diktatör” olmuş, Fransa’daki yöntemi örnek almak isteyen Menderes, bu uğurda Fransa’nın 1954’den itibaren Cezayir’de yaptıklarını haklı gören bir tutuma dahi girmiştir. Menderes 6 Eylül 1958’de Balıkesir’de muhalefeti Irak’taki Devrim’in benzerini Türkiye’de yapmaya çalışmakla itham etti ve De Gaulle düzenini örnek almak istediğini belirten ifadeleri dile getirdi. 9 Subay Olayı (25 Aralık 1957) Olay NATO’da görevli bir binbaşı olan Samet Kuşçu’nun, Faruk Güventürk, Cemal Yıldırım, İlhami Barut, Asım Ural, Kâzım Özfırat, Suphi Gürsoytrak, Osman Köksal, Sadi Koçaş ve Orhan Erkanlı’nın başbakan Adnan Menderes’e suikast yapacakları iddiasıyla patlak verdi. Bu subaylardan Osman Köksal, Sadi Koçaş ve Orhan Erkanlı dışındakiler tutuklandı. Olay kısa süre sonra takipsizlik kararıyla kapandı. Oysa bu subaylar arasından bazı isimler 27 Mayıs Askerî Darbesi’nde “Millî Birlik Komitesi” üyeleri olarak karşımıza çıkacaktır. Vatan Cephesi’nin Kurulması (12 Ekim 1958) Adnan Menderes, Manisa’da 12 Ekim 1958’de yaptığı bir konuşmada muhalefetin “kin ve husumet” cephesine karşı bir “Vatan Cephesi” kurulması çağrısında bulundu. Bugünden sonra ülkenin her tarafında Vatan Cephesi örgütleri kurulmaya ve vatandaşlar bu örgütlere katılmaya başladı. Vatan Cephesi’ne katılanlar aslında DP’ye üye oluyorlar, isimleri her akşam radyolardan saatlerce oku- Sayfa 164 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA nuyordu. Öyle ki, ismi okunanlar arasında Vatan Cephesi’ne üye olmayan vatandaşlar bile oluyordu. Siyasal gerilimi her an biraz daha artıran kampanya bütün hızıyla sürdürülüyordu. Bu hengâme içinde kendini ezdirmek istemeyen CHP de kendince tedbirlere başvuruyordu. Öte yandan 28 Kasım 1957’de Hürriyet Partisi kendini feshetmiş ve CHP ile “güç birliği” kararı almıştı. Bu hareket iktidarı tamamen çileden çıkarmıştı. Aslında 1952 yılından beri gerek Kasım Gülek ve gerekse İsmet İnönü üzerinden baskıların dozu arttırılmaya başlanmıştı. 18 Ekim 1958’de Zile’yi ziyaret eden İnönü’nün karşılanmaması için halkın ev ve işyerlerinden çıkmaları kaymakam tarafından yasaklanmaya çalışılınca halkla güvenlik güçleri arasında uzun süren çatışmalar yaşandı. Halka karşı tazyikli su, cop, dipçik, göz yaşartıcı bomba kullanıldı, havaya ateş açıldı. 19 Ekim 1958’de Başbakan Menderes, Said-i Nursî’nin yaşadığı Emirdağ’da Nurcular tarafından hilâfet ve saltanatı temsil eden iki tuğralı, yeşil bayrak açılarak karşılandı. Menderes’in Emirdağ’ı bu ziyaretini özel bir destek işareti olarak değerlendiren Said-i Nursî, bu olaydan sonra ülke içinde gezilere başladı 76 . 3 Kasım 1958’de CHP’nin yayın organı Ulus gazetesi 1 ay süre ile tekrar kapatıldı, İnönü’nün damadı Metin Toker, Akis Dergisi’ndeki bir yazıdan dolayı ikinci kez bir yıl hapis cezasına çarptırıldı. DP Hükümeti Adalet Bakanı Esat Budakoğlu, TBMM’de bir soru üzerine, Demokrat Parti’nin ilk sekiz yıllık hükümet dönemi içerisinde 811 gazeteciye toplam 57 yıl hapis cezası verilmiş olduğunu açıkladı. Zürih (13 Şubat 1959) ve Londra Antlaşmaları (19 Şubat 1959) Kıbrıs Sorunu 1954 yılı itibariyle Türkiye’nin gündemine girmeye başlamıştır. Yunanistan, İngiltere’nin sömürgesi olan adanın kendisine verilmesini istiyordu. Kıbrıslı Rumlar Yunanistan’a bağlanma isteklerini (Enosis) gerçekleştirebilmek için kanlı adadaki Türk- 76 Menderes Risâle-i Nurların ilk kez serbestçe basılması için 1956’da talimat vermiş ve kağıt tahsisi yapmıştır. Sayfa 165 / 174