Views
4 months ago

DuolingoKelimelerListesi

İngilizce paying pays

İngilizce paying pays peace pen pens people per perfect perfectly performance performed period permit personal personality phone phrase physics pictures piece pink place place plan plane planet plans plant plants plate plates play Türkçe ödüyor öder, ödemek huzur, barış kalem kalemler, tükenmez kalemler kişiler, insan, kişi, halkı, insanlar, insanları başına kusursuz, mükemmel mükemmel bir şekilde, mükemmel performansını, performans, performasını, performansı (geçmiş zaman) performans göstermek, (geçmiş zaman) konser vermek, (geçmiş zaman) gösteri yapmak süre, dönem ruhsata, ruhsatı, izin belgesi, ruhsat kişisel kişilik, kişiliği, kişiliğini telefonunu, telefonu, telefonuna ifadeyi, tabir, ifade fizik resimler, resimleri, resimlerini tane, eser, piyes, parçayı, parçası, parça, eserin pembe, pembedir mekan, yerden, koymak, ev, yerde, yeri, yer, yerleştirmek, mekanın plan, planı uçağa, uçak, uçağı gezegen planlar bitkinin, bitki bitkiler tabağım, tabak, tabağa, tabağı tabaklar, tabakların oynamak, oynarlar, oynarız, oynarsınız, oynar, çalmak, çalarım, çalarsın, çalar, çalarız, İngilizce played player playing plays please pleasure poetry points police pool poor popular population pork port portuguese position positions positive possibilities possibility possible possibly postcard powder power practice preparation prepare present presentation presents president press prettier pretty pretty prevent previous previously price Türkçe çalarsınız, çalarlar, oyna, oymayı, oynamasına, oynarsın oynadım, oynadı, çaldık, çaldı, oynadık oyuncuların, oyuncusu, oyuncu oynamayı, çalıyor, çalmayı oynamak lütfen zevk, memnuniyet, keyif şiirleri, şiir puanlar, sayılar, noktalar polisi, polis, polisler havuz, havuza fakir, zavallı popüler nüfus domuz eti limandır, liman, iskele Portekizli, Portekizce pozisyonu, pozisyon pozisyonlar pozitif, olumlu olanak, imkan olanak, ihtimal mümkün, muhtemel muhtemelen kartpostal tozu, pudra, toz güç, güçtür, gücü alıştırma, pratik, uygulama, muayenehane hazırlık hazırlanmak, hazırlaması, hazırlamam, hazırlamak hediye, sunmak sunum, sunuma, sunumunu hediyeler, sunar başkanıdır, başkan, cumhurbaşkanı basının, basın daha sevimli oldukça, güzel, hoş, sevimli engellemek, önlemek önceki daha önce fiyat http://www.turkceogretimi.com http://www.duolingo.com

İngilizce prince prison private prize problem problems produce produces product production profession professional professional professionals professor profile program programs project promotion properties property protection public pure purple purpose put puts quality quantity queen question racket radio rain rain rained raining rains raise razor reach Türkçe prens cezaevinin, cezaevi, hapishane özel, kişisel ödül, ödülü problem, problemi, sorun, sorunum problemler, sorunlar, problemleri, problemlerine üretmek üretir ürün, eserin yapım, üretim meslek, mesleğiniz profesyonel profesyoneller profesörü, profesör profili, profil programı, programını, programa, program programlar proje terfi, promosyon eşyalar, mülkler, mallar, özellikleri eşya, mülk, özellik, mal, varlık korunma, koruma halk, halkı saf, sade mor amacı, amaç koyun, koyarsın, (put on) giymek, koymak, koydu koyar, bırakır nitelik, kalite miktarını, nicelik, miktar kraliçe, kraliçedir, kraliçeyi soruya, sorusu, soru raketi, raket radyoya, radyo, radyoyu yağmuru, yağmur yağmur yağdı, yağdı yağmur yağıyor yağmak (yağmur) yetiştirmek, kaldırmak tıraş bıçağı, jilet ulaşmak İngilizce reached read reading reads ready real reality really reasons receives recent recently recover red region regions relation relationship religion religious remember rent repeat report research reserve reserves respect respect respects respond response responsibility responsible rest rest restaurant Türkçe (geçmiş zaman) uzanmak, ulaştı, (geçmiş zaman) ulaşmak (to read) okumak, okurlar, okurum okuma, okumayı, okumaya, okuyor (to read) okumak, okur hazır gerçek gerçekliği, gerçeklik gerçekten sebepler kabul eder, teslim alır, almak yeni bu aralar, son günlerde, yakınlarda, şu sıralar iyileşmeye, geri almak, iyileşmek, geri kazanmak, düzelmek kırmızı bölge, bölgenin bölgeler ilişki ilişkisi, ilişkiyi, ilişki din dini, dindar hatırlamak, hatırlıyor, hatırlar kiralamak tekrar etmek rapor araştırma ayırtmak ayırtır saygı duymak, saygı saygı duyar cevaplamak tepki, karşılık yükümlülük, mesuliyet, sorumluluk sorumluluk sahibi, sorumlu dinlenme, dinlenmek lokantayı, restoran, restorandan, restoranı, lokantadayım, restoranımızı, lokanta, lokantası http://www.turkceogretimi.com http://www.duolingo.com