Views
4 months ago

DuolingoKelimelerListesi

İngilizce touching

İngilizce touching towards tower towers town towns tradition traditional traffic train training trains transportation travel travels treatment trees trend tried tries true trust truth try trying tuesday tuesdays turn turn turned turns turtle turtles tv twelve twenty twice two Türkçe dokundum, dokunmak dokunmak, dokunuyor -a/e doğru, doğru kule, kuleyi kuleler, kuleleri kasaba kasabalar, şehir, kent, kasaba adet, gelenek, gelenektir gelenekseldi, geleneksel trafik treni, tren eğitim, antrenman, eğitimi trenler, trenleri ulaşım, ulaştırma seyahat, seyahati, seyahat etmek, gezmek, yolculuk etmek seyahat etmek tedavi ağaçlar trend, akım, yönelim, eğilim denedim, denedi, denedik, çalışmak dener DOĞRU, gerçek güvenmek gerçek, DOĞRU, gerçeği, doğruyu çalışmak, denemek (şimdiki zaman) denemek salı, salıya salılar dön, dönün, dönmek yaşına girdi, (geçmiş zaman) dönüşmek, (geçmiş zaman) döndürmek, çevirdi, döndü, döndürdü, (geçmiş zaman) dönmek dönmek, döner kaplumbağa, kaplumbağayı kaplumbağalar televizyon on iki yirmi iki defa, iki kez, iki kat, iki sefer, iki kere iki İngilizce type umbrella umbrellas uncle under understand union universe university until up us use used uses usually valley value vegetarian vehicle vehicles version very victim village violence violin vision visit visit visits visits voice voices volcano volleyball volume wait waiter waiting waitress Türkçe tür, cins, çeşit, tip şemsiye, şemsiyemin, şemsiyeyi şemsiyeleri, şemsiyeler dayı, amca altındaki, altındasın, altına, altında, altındadır, altı anlamak, anlarım, anlamasını, anlıyorum birlik, sendika, ittifak evren, evreni, uzay, evrenin, kainat üniversite, üniversiteyi kadar yukarı bizi, bize kullanırım, kullan, kullanmak, kullanırız kullandık, kullandın, kullandı kullanır çoğunlukla, genelde, genellikle vadinin, vadi değer, değeri vejetaryen araç araçlar sürüm, versiyonu, versiyon, yorum çok kurban köy, köylerden şiddet keman, kemanı, kemanın görüşü, görüş, önsezi ziyaret ziyaretler, ziyaret eder sesi sesler volkan, yanardağ, yanardağa voleybol ses seviyesi, hacim beklemek garsonsun, garson, garsonu bekliyor garsonsun, (bayan) http://www.turkceogretimi.com http://www.duolingo.com

İngilizce wake walk walked walking walks wall wallet walls want wanted wants war was watch watched watches watching water way we weak wealth weapon weapons wear wearing wears weather wednesday week weeks weight well went were west Türkçe garson uyandırmak, uyanmak yürü, yürümek (geçmiş zaman) yürümek, yürüdük yürüme, yürüyüş, yürümeyi, yürüyüşe, yürümek, yürümeye (o) yürür, (to walk) yürümek duvarı, duvara, duvar cüzdanım, cüzdanı, cüzdan, cüzdanın duvarlar, duvarları istersin, isterim, isteriz, istediğini, istediğim, istiyorum, istiyoruz, istemek istedim, istedi, istemek (o) ister harp, savaşa, savaşı, savaş idi, olmak (geçmiş zaman), olmamdan saat, kol saati, kol saatini, saati izlemek, izledim, izlediler, izledik, seyretti kol saatleri, saatler, seyreder seyrediyor, izliyor, izliyorsun su, suyun, suya, sularda yol, böylece, yolu biz, bize güçsüz, zayıf zenginlik, zenginliğidir silah silahlar takar, giyeriz, (to wear) giymek giyiyor takar, giyer hava, havada çarşamba haftasıdır, haftada, hafta haftalar ağırlık, kilo güzel, iyi gitmek, gittim, gitti, gittiler olduğunu batı, batısındadır İngilizce Türkçe what neye, ne, hangi what what wheel tekerleğe, tekerlek wheels çarklar, tekerlekler, tekerlekleri when -ince, ne zaman, zaman when whenever her ne zaman where nere, neresi, nerede, neredesiniz where which kaçıncı, hangi which which while sırasında, -iken white beyaz, beyazlardır who kiminlesin, kim, kimler who whole bütün whom kimi whose kimin whose whose why niye, niçin, neden wife hanım, karı, eş win kazanmak wind rüzgar window pencerededir, cam, pencere, pencereye, pencereyi wine şarap, şarabı wins kazanır winter kışı, kış wish dilek, dilemek wish wishes diler, dilekler wishes with -le/-la, birlikte, ile without olmadan, olmadığından, - sız woman kadın, kadının, kadınsın, kadınısın, kadınım women kadınları, kadınlar won kazandılar, kazandı wood oduna, odun wooden ahşap, tahta word kelime, sözcük, söz, kelimeyi words sözler, kelimeler work çalışırım, işini, eser, çalışırsın, çalışmamızın, http://www.turkceogretimi.com http://www.duolingo.com