Views
1 month ago

DuolingoKelimelerListesi

İngilizce design desire

İngilizce design desire desk details develop die died diet differences different difficulties dinner direction director dirty discover discovery discussion disease distance district do do documents does dog dogs doing dollar dollars door dots doubt doubts down drank dream dreams dress dresses Türkçe tasarlamak arzu, istek çalışma masası, sırayı, sıra, masa, masasının ayrıntılar, detaylar geliştirmek, geliştirmemiz ölmek ölmüş, ölmek, öldü diyet, diyete farklar, farklılıklar değişik, farklı zorluklar akşam yemeği emir, yön, açıklama, istikamet yönetmeni, yönetmen, müdür kirliler, kirli, pis keşfetmek keşfi, buluş, keşif tartışma hastalık, hastalığı uzaklıkta, mesafe, mesafeyi bölge, semt yapması, yapmanız, yapmak, etmek belgeler, evraklar, evrakları, dokümanlar, belgeleri, dokümanları eder, yapar kopeği, köpeğe, köpek köpekler, köpeklerden yapıyor, yapmanın, yapmayı, yapıyorlar dolar dolarlar kapının, kapısının, kapıyı, kapı, kapısı nokta, benek kuşku, şüphe şüpheler, kuşku aşağıya, aşağı içmek, içti, içtik, içtim hayal, rüya hayaller elbiseyi, elbisen, elbise, elbisesi elbiselerin, elbiseler, elbiseleri İngilizce drink drinking drinks drive dry duck ducks during dust each ear ears earth easily eat eating eats economy edge edition education effect effects efficient effort egg eight eighteen eighty election electric elephant elephants eleven else emergency ends enemy energy engine engineer engineers england Türkçe içersiniz, içer, içerse, (to drink) içmek, içki, içiniz, iç, içmez, içtiğim içme, içiyor, içiyoruz (o) içer araba sürmek, araba kullanmak, sürmek kurulamak, kuru ördek ördeklerden, ördekler, ördekleri -de/da/te/ta, sırasında, boyunca tozdur, toz her kulağı kulaklar, kulakları yeryüzü, Dünya kolayca yemek, yeriz, yerler, yedikten, ye yemek, yeme, yemeyi (o) yer, yemek, yemek yemek ekonomi, ekonomisi uç, kenarını, kenar, ucunu baskısı, yayın, baskı, basım eğitim, eğitimi etki, etkisi etkileri, etkiler verimli gayret, çaba, uğraşma yumurta sekizinci, sekiz on sekiz seksen seçim elektrikli file, fil, fili, filin filler, fillerden on bir başka acil, acil durum biter düşmanı, düşman enerji motorum, motor mühendis, mühendisi mühendisler İngiltere http://www.turkceogretimi.com http://www.duolingo.com

İngilizce english enough enough enter entered entrance entries entry especially europe european even evening ever every everybody everyone everything evidence exactly example excellent except exercise exercises exist existence exit expensive experience explain explained explains explanation eye eyes face fail fair fair faith fall familiar family Türkçe ingiltereli, İngilizceyi, İngilizceden, İngiliz, İngilizce yeteri, yeter, yeterince, yeterli girmeme, girmek (geçmiş zaman) girmek, girdik, girdin giriş, antre girişler giriş Özellikle Avrupa'yı, Avrupa avrupai, avrupa, avrupalı bile akşam her zaman, hiç, zamanki her herkes, herkesi, herkese herkes, herkesi, herkese her şeyi, her şey delil, kanıt tam olarak örneğine, örnek nefis, harika hariç egzersiz, egzersiz yapmak, alıştırma egzersiz yapar var olmak varlık çıkış, çıkışı pahalı, pahalıdır deneyim, tecrübe açıklayabilir, açıklamak, açıklamama açıklamak, açıkladı açıklar açıklaması, açıklamam, açıklama, açıklamayı göz gözleri, gözler yüz, surat başarısızlığa uğramak fuar, adil inanç, iman düşmek, güz, sonbahar, düşüş, sonbaharda tanıdık aileyle, ailesi, aile, İngilizce famous far farm farmer farmers fashion fashions fast father fault favor fear february feel feels feet fell felt few field fields fifteen fifty figures fill film final finally find finds fine fingers finish finished fire firm first fish fit fits five flag Türkçe ailemin ünlü, ünlüdür, meşhur uzaklıkta, uzakta, uzak çiftlik, tarla çiftçisin, çiftçi çiftçiler modası, modaya moda hızlı babasını, babam, babasının, baba fay, hata, kusur kayırma, iyilik, ayrıcalık, lütuf korkar, korku, korktuğu şubat'tan, şubata, Şubat hissetmek, hissederim, hissetmesini, hissediyorum hisseder, hissetmek ayaklar düşmek, düştüm, düştü hissettik, (geçmiş zaman) hissetmek, hissetti birkaç alan tarlalar on beş elli şekiller, figürler, rakamlar doldur, doldurmak film, filmi final, son sonunda bulana, buluyorum, bulmuş, bulmam, bulmak bulur, bulmak para cezası, iyilik, iyi parmaklar bitirmek, bitmek bitti, bitirdiler, bitirdin, bitirmek, bitirdik yakarım, yangın, ateş, ateşin firma ilk, birinci balık, balıklar, balığı, balıkları sığmak, uymak sığmak, sığar, uyar beş, beşinin sancak, bayrağı, flama, http://www.turkceogretimi.com http://www.duolingo.com