Hotel Restaurant Ekim 2019

istmagmagazin

Eylülü yoğun fuarlar ve gastronomi

festivalleriyle uğurladık

Eylül, fuarlar ve gastronomi festivalleri açından oldukça verimli ve bereketli bir ay oldu. Bu yıl

20. kez kapılarını açan The Hotel Show Dubai’de 70 Türk firması stand açarken, Türkiye’den

sağlanan bu rekor katılım, ‘fuarın en büyük milli katılımcılar’ listesini oluşturdu.

Aya damga vuran bir diğer organizasyon, 27. Uluslararası Gıda Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı

-WorldFood İstanbul oldu. TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde 4-7 Eylül tarihleri arasında

gerçekleşen fuar, 2018’e göre toplam ziyaretçi sayısını yüzde 29 artırırken uluslararası

ziyaretçi sayısında ise yüzde 87’lik bir artış sağladı. 4-7 Eylül tarihleri arasında eş zamanlı

düzenlenen CNR Food İstanbul ise, 117 ülkeden yerli ve yabancı 50 binden fazla kişiyi konuk

etti. Fuarın, 3 milyar doların üzerinde bir ticaret hacmi sağladığı ifade ediliyor. Her iki

organizasyonu da tebrik ediyor, başarılar diliyorum.

Önümüzdeyse ağırlama sanayinin en büyük organizasyonlarından biri olan Hostmilano var!

18-22 Ekim 2019 tarihlerinde Fiera Milano’da düzenlenecek olan fuara Türkiye’den yaklaşık

73 firmanın katılması bekleniyor. Hotel restaurant & hi-tech dergisi olarak yerimizi alacağımız

organizasyonun ön notlarını yine sayfalarımızda bulabilirsiniz.

Eylül için bereketli bir ay demiştim. Çok şükür, aya yoğun festival gözlemlerimizi de sığdırmayı

başardık. İstanbul’da Coffee Festival ile içmelere doyamazken, bir yandan da GastroAntep,

Kastrofest ve 3. Uluslararası Adana Lezzet Festivali ile tam da şehrinde, yöresel tatların ve

yoğun etkinlik programlarının dibine vurduk. En renkli görselleri ve içerikleriyle bu sayımızda…

Ve röportaj konularımız…

Jolly’nin genel müdürü aynı zamanda yönetim ve icra kurulu üyesi. 30 yıldır sektörün içinde.

Turizme yakın ilgisi lise yıllarında başlayan Figen Erkan, sektörün en çok da yeni ortamlar ve

iletişimlere açık dinamiklerini, insana keyif veren eğlenceli yanını sevip, bağlanıyor. Bu yakın

alakanın uyanmasında “akrabam” dediği Saffet Emre Tonguç’un rehberlik yaptığı dönemin de

etkisi büyük oluyor, şüphesiz. Tamamen tesadüflerle başlayıp gelişen süreçte lise eğitiminin

hemen ardından çalışma hayatına atıldığını söyleyen Figen Erkan, kariyer yolculuğunun

ayrıntıları iş’te kadın sayfalarımızda sizlerle.

Köklerinden aşçı. Herkesin sofrasında futbol, siyaset konuşulurken, o ‘anne toprağı Bolu’nun

yemek hikayeleriyle yoğuruldu... Küçük bir çocukken aşçı dedesine öykünüp, pek çok kereler

beyaz ceketin hayaliyle uykulara daldı... Ne de olsa sağı solu, mutfağa gönül vermiş lezzet

ustalarıyla çevrilmişti. Mutfak hikayelerine aşinalığı da bundan sebepti; çocuk yaşında lezzetin

efsanesi, Paul Bocuse’in namına vakıf oluşu da… Tabiri caizse, lezzetin içine doğan şef Emre

İnanır’ı Aila İstanbul mutfağından yansıyan özel kareleri ve sektöre ilham olacak hikayesiyle

şefin gözünden bölümümüzde ağırladık.

Keyifli okumalar dilerim.

ABONE ve DAĞITIM

NURTEN DEMİR

nurten.demir@img.com.tr

GENEL MÜDÜR

(Sorumlu)

CTP - BASKI

İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler/ İSTANBUL

Tel: +90 212 454 30 00 Fax: +90 212 454 34 94

www.ihlasmatbaacilik.com

K

EMİR ÖMER ÖCAL

emir.ocal@img.com.tr

TOLGA ÇAKMAKLI

tolga.cakmakli@img.com.tr

İMG WEB TEAM MAIL

web@img.com.tr

Orhan GENCELİ

Türkiye Otel Yöneticileri Derneği (TUROYD)

Yönetim Kurulu Üyesi

website

www.hotelrestaurantmagazine.com

e-mail

info@img.com.tr

İRTİBAT BÜROLARIMIZ

ADRES

BURSA +90.224 211 44 50-51

KONYA +90.332 238 10 71

Evren Mah. Bahar Cad.

Polat İş Merkezi B Blok No:1 Kat:4

Güneşli-Bağcılar/İstanbul

Tel: +90 212 604 51 00

Faks: +90 212 604 51 35

hotel & restaurant hi-tech dergisinde yer alan makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir. Yayınlanan ilanların sorumluluğu reklam verene aittir. hotel & restaurant hi-tech dergisinin bütün yayın

hakları İletişim Magazin Gazetecilik San. ve Tic. A.Ş.’ye aittir. Yazılar kaynak gösterilmeden yayınlanamaz. Yaygın süreli bir yayın olan hotel & restaurant hi-tech dergisi ayda bir yayınlanır.


içindekiler

38

44

50

antre

18 Sektörden kısa haberler

gündem

24 Temmuzda doluluk artış hızı yavaşladı,

fiyatlar arttı

26 İlhan: Gelecek apart otelde

28 Dedeman Grubu’nu 3. kuşak yönetecek

30 Öner: Emlakçıdan az kullanılmış deniz

manzaralı

32 İstanbul ve Antalya bir basamak daha

yükseldi

34 DMO bazı ülkelerde sorgulanıyor

36 Alparslan: Sürdürülebilir turizm için

sürdürülebilir başarı odaklı lider nasıl

olunur?

yeni yatırımlar

38 Elite World Sapanca Convention &

Wellness Resort açıldı

40 JW Marriott Istanbul Bosphorus

işe alımlara başladı

42 DoubleTree by Hilton, Ankara’daki

ilk otelini açacak

44 250 milyon dolarlık yatırımı

Türkler yapacak

46 Galataport İstanbul, devlerle

buluştu

48 Lüks ve konforu modern

dokunuşlarla sunan bir şehir oteli

iş’te kadın

50 Jolly’e ‘üç şapka’ çıkartan

deneyim: Figen Erkan

etkinlik

54 I-MICE sezonu muhteşem Boğaz

davetiyle açtı

marka

56 Sunumlara değer katan profesyonel

dokunuş: Lugga

58 Polin Waterparks’a 9 ödül birden

60 KLEO MiniBar, The Hotel Show Dubai’nin

ilgi odağı oldu

62 Firmalara özel tasarımlarıyla 22 yıllık

deneyim: Emart Makine

www.hotelrestaurantmagazine.com


78

108

64

şefin gözünden

64 Lezzetin içine doğan şef: Emre İnanır

gastro etkinlik

68 Türk ve dünya gastronomisinin

yıldızları GastroAntep’te buluştu

72 İnoksan, GastroAntep’te sahneye çıktı

74 Kastrofest, ilkini başarıyla tamamladı

78 3. Uluslararası Adana Lezzet Festivali

İstanbul’da tanıtıldı

80 Mutfakta Umut Var!

gastro aktüel

82 Gastronomi sektöründen kısa haberler

fuar

88 The Hotel Show Dubai gerçekleşti

90 Hotak: Sektöre katma değer katan

projeler planlıyoruz

91 Gezer: 2020’de ihracat pazarlarımızı

büyütmek ve geliştirmek için

çalışacağız

86 The Hotel Show Dubai dosya /

değerlendirme

98 Hostmilano ağırlama sektörünün

bütün trendlerini sergileyecek

100 Kusursuz şıklığıyla göz

kamaştırıyor

102 Gıda sektörü CNR’da rekora koştu

104 WorldFood İstanbul 20.746

ziyaretçiyi ağırladı

yeni mekan

106 Belçikalı Bro’s Burger&Kitchen

Türkiye’de

108 Tadında Anadolu’dan en yeni konsept:

Harman

hotel-tech

110 Form’dan teknik eğitim

ürünler

112 Yeni ürünler

www.hotelrestaurantmagazine.com


20

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Divan Grubu’na mükemmellik ödülü

Divan Grubu; köklü kültürünü ve başarılarını geleceğe taşımak, çalışan bağlılığını

ve gelişimini sürdürülebilir kılmak amacıyla hayata geçirdiği ‘Geri Bildirim ve

Takdir Kültürü-Kültürel Dönüşüm Projesi’ insan kaynakları alanında dünyanın en

prestijli ödülleri arasında yer alan Brandon Hall Mükemmellik Ödüllerinde altın

ödül ile taçlandırıldı. 25 farklı ülkeden uluslararası markaların değerlendirildiği

ödül kapsamında aday projeler, uzmanlardan oluşan uluslararası bir jüri tarafından

incelendi ve içerik zenginliği, uygulama süreci, inovasyon ve yarattığı ölçülebilir faydalar

gibi kriterleri dikkate alındı. Ödül töreni, Şubat 2020’de Florida’da düzenlenecek

Uluslararası İnsan Yönetiminde Mükemmellik Konferansı’nda gerçekleşecek. Divan

Grubu CEO’su Richard Appelbaum konuya ilişkin yaptığı açıklamada; “Divan Grubu

olarak, en önemli sermayemiz gördüğümüz çalışanlarımıza yatırım yapmaya devam

ediyoruz. Bu alanda çeşitli projeler hayata geçirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Özveriyle yürüttüğümüz çalışmalarımızın sonucunda da insan kaynakları projelerimizin

uluslararası arenada mükemmellik ödüllüyle taçlandırılmasının mutluluğunu

yaşıyoruz” dedi.

Adalar’a karşı

müzik keyfi

Prens Adaları manzarasına karşı konumlanmış Küçükyalı’da bulunan

Elite World Asia Hotel; 13 Eylül’de canlı performans sunacak Seda

Yiyin ile misafirlerine eşsiz bir manzara eşliğinde sınırsız müzik keyfi

sunacak. İnternet projesi ile tanıdığımız ve çok sevilen şarkıların

akustik coverlarını kliplendiren Seda Yiyin 13 Eylül’de Elite World Asia

Hotel’ de sevilen şarkıların canlı performanslarını sergileyecek.

Hilton Türkiye Bölge Müdürü,

uluslararası göreve terfilendi

Türkiye konaklama sektörünün lider isimlerinden Ruhsar Eryöner, kurum içi

terfinin ardından artık birden çok pazarda iki Hilton markasının operasyonlarını

yönetecek. 2015 yılından bu yana Türkiye’de orta ölçekli Hilton Garden Inn ve

Hampton by Hilton otellerinin Ülke Müdürü olarak görevini sürdüren Ruhsar

Eryöner, artık Doğu Avrupa ve İtalya’dan da sorumlu olacak. Aldığı terfinin

ardından yönetiminden sorumlu olduğu Hilton otellerinin sayısı 18’e yükselen

Ruhsar Eryöner, altı ülkede 800’ü aşkın ekip üyesini denetleyecek. Hilton’daki 20

yılı aşkın deneyimi sırasında kayda değer ölçüde uluslararası deneyim kazanan

Eryöner; Türkiye, Polonya, Romanya, Macaristan, Arnavutluk ve İtalya’ya kadar

uzanan çok uluslu bir portföyü yönetecek.

İstanbul Sabiha Gökçen

Havalimanı’na 5 ödül

Sosyal sorumluluk ve iletişim alanında önemli çalışmalar gerçekleştiren İstanbul Sabiha

Gökçen Havalimanı (İSG), dünyanın en saygın iş ödülleri arasında yer alan Stevie’de

5 ayrı kategoride toplam 5 ödüle birden layık görüldü. İSG, bu yıl 4 bin başvurunun

yapıldığı 16. Stevie Uluslararası İş Ödülleri’nde, “Hayvanlar ve Biz” isimli sosyal

sorumluluk projesi ile Kurumsal Sosyal Sorumluluk kategorisinde ve 2018 yılındaki

iletişim çalışmalarıyla da “Yılın İletişimi” kategorisinde 2 ayrı altın ödülü kazanırken,

“Yılın Ulaştırma Şirketi” kategorisinde Gümüş Stevie ödülünün sahibi oldu. İstanbul

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı CEO’su Ersel Göral “Dünyada Yılın Ulaştırma

Yöneticisi” kategorisinde bronz ödülün sahibi oldu. Öte yandan İSG Kurumsal İletişim

Departmanı ise “Yılın İletişim Ekibi” kategorisinde Bronz Stevie almaya hak kazandı.


22

hotel restaurant

& hi-tech

antre

Yoğun iş temposuna spa molası

Yaz mevsiminin bitmesiyle başlayan yoğun iş temposuna küçük molalar vermek isteyen

İstanbullular, alternatif çözümler aramaya başladı. Bu çözümlerin başında ise hem

bedensel hem de zihinsel yorgunluğu atmanın en etkili yollarından biri olan aromaterapi

geliyor. Dedeman İstanbul Otel, misafirlerini kendilerinin seçecekleri aromatik yağlar ve

özel müzik eşliğinde iş stresini atmak için davet ediyor. İyileştirici ve rahatlatıcı etkileri

olan aromatik yağların pek çok faydası bulunuyor. Birbirinden farklı kokulara sahip bu

doğal yağlar, hem zihinsel rahatlamayı sağlıyor hem de yapılan özel masaj sayesinde

ofis hayatının getirdiği tüm bedensel yorgunluğu iyileştiriyor. Dedeman İstanbul Otel’in

deneyimli profesyonelleri eşliğinde aromatik yağların büyüleyici etkisiyle rahatlayan

misafirler, yeni bir iş gününe tazelenerek başlıyor.

İllüzyonların etkileyici

dünyası İstanbul’da!

2015 yılında Zagreb’de ilk müzenin açılmasının ardından 4 yıl içinde Berlin,

New York, Atina gibi 15 farklı Dünya şehrinde müze deneyiminden fazlasını

sunmaya devam eden Museum of Illusions - İllüzyon Müzesi, 16. lokasyonu

İstanbul’u etkileyici illüzyonlarla buluşturmaya devam ediyor. Narmanlı

Han’da yaklaşık 700 metrekare ve 3 kattan oluşan Museum of Illusions

İstanbul – İllüzyon Müzesi İstanbul, 60’tan fazla illüzyon, etkinlik odası,

hediyelik eşya dükkanı, oyun odası ve yakında açılacak Candy Shop ile

bambaşka bir dünyaya davet ediyor.

Mövenpick Hotel Istanbul’a yeni

İnsan Kaynakları Direktörü

World Travel Awards tarafından 2019 yılında “Türkiye’nin En İyi İş Oteli”

seçilen Mövenpick Hotel Istanbul’a İnsan Kaynakları Direktörü olarak Mustafa

Uysal atandı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği

Bölümü’nden mezun olan Mustafa Uysal daha sonra Bahçeşehir Üniversitesi’nde

İnsan Kaynakları Yönetimi programını tamamladı. 13 yıllık otelcilik tecrübesini ve

birikimini Ağustos 2019’dan itibaren Mövenpick Hotel Istanbul’da hayata geçiren

Mustafa Uysal, İnsan Kaynakları Direktörü olarak stratejik insan kaynakları

yönetimi ile çalışan memnuniyetinin arttırılması, eğitim ve sürdürülebilirlik

projelerinden de sorumlu. Uysal, İngilizce ve Almanca biliyor, hobileri arasında

gitar, klarnet, saksafon ve bağlama çalmak, folklor ve latin dansları bulunuyor.

Uysal, ayrıca profesyonel dalgıç olup fotoğrafçılık ile uğraşmaktadır.

Uganda Havayolları hava

sahasına Hitit ile geri dönüyor

Havacılık yazılımları alanında tamamı yerli ve yenilikçi yazılım çözümleri ile dünyaya

hizmet ihraç eden Hitit’in, Afrika’daki 10. iş ortağı Uganda Havayolları oldu. Uzun bir

aradan sonra uçuşlarını yeniden başlatarak, pazara güçlü bir dönüş yapmayı planlayan

havayolunun teknolojik altyapısından Hitit sorumlu olacak. Bilgi teknolojileri ihracatında

Afrika’nın önemli pazarlardan birisi olduğunu ifade eden Hitit Satış ve Pazarlamadan

Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Nevra Onursal Karaağaç şunları söyledi: “Uganda

Havayolları Afrika pazarındaki büyüme stratejimiz dahilinde, beş yıl içindeki onuncu

iş ortağımız oldu. Bir havayolunun tüm ihtiyaçlarını karşılayan yenilikçi yazılım

çözümlerimizle Afrika’daki etki alanımız büyümeye devam edecek. Hitit’in havacılık

teknolojileriyle Uganda Havayolları’nın pazara güçlü dönüşüne ve büyümesine katkı

sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz.”


24

hotel restaurant

& hi-tech

antre

I. Balkan Senior Championship

Golf Turnuvası gerçekleşti

Balkan Senior Championship Golf Turnuvası bu yıl ilk kez Emirates Havayolu ve

Constance Hotels & Resorts partnerliğinde, Silivri Belediyesi desteği ve Klassis Golf

Kulübü ev sahipliğinde gerçekleşti. Avrupa ve Balkan ülkeleri olarak; İngiltere, İsviçre,

Arnavutluk, Bulgaristan, Makedonya, Romanya, Yunanistan ve Türkiye genelinde iş

dünyasının önde gelen isimlerinin mücadele ettiği turnuvanın sonunda kazanan isim

Bulgaristan’dan Emil Markov oldu.

Kontuarda sıra beklemeden seyahat

Türkiye’nin dijital hava yolu Pegasus, misafirlerinin hızlı, kolay ve dijital bir yolculuğu

deneyimlemesi amacıyla yenilediği Express Bagaj hizmetiyle, misafirlerine kontuarda sıra

beklemeden seyahat edebilme imkânı sunuyor. Pegasus misafirleri, Express Bagaj hizmeti

çerçevesinde İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda yeni nesil kioskları ve bagaj ünitelerini

kullanarak birçok hizmeti kontuarda sıra beklemelerine gerek kalmadan kolayca yapabiliyor.

Fazla bagaj satın alımı ve ödeme işlemlerini bir arada sunan Express Bagaj sistemi; bu

özelliğiyle Türkiye’de bir ilk olma niteliği taşıyor.

Sıfır atık projesini hayata

geçiren ilk liman oldu

Atık yönetimi sistemiyle birlikte geri dönüşüm verimliliğini benimseyen bir

yaklaşıma sahip olan Kumport, karbon ayak izini azaltmaya yönelik çalışmalar

yürütecek. Sıfır atık projesini hayata geçiren ilk liman işletmesi olma özelliğine

sahip oldukları belirten Kumport CEO’su Özgür Soy, “Atık yönetimi sisteminde geri

dönüşüm verimliliği, emniyetli çözümler ve atık azaltımı gibi konuları yakından

takip ediyoruz. Buradan yola çıkarak 30 Temmuz 2019 tarihinde bir Kompost tesisi

açtık. 50 kilogramlık bir atığı 5 kilograma kadar düşürüyoruz. Günde ortalama

400 ila 500 kilogram kompost üretebiliyoruz. Bu sayede taşıma ve depolama

kaynaklı karbon ayak izimizi de düşürüyoruz. Ayrıca bu tesiste, atıkların kaynağının

azaltılması, ayrıştırılması ve geri dönüşüme kazandırılması süreçlerinin son

noktası olan organik (biyobozunur) atıkların komposta dönüştürülmesi işlemlerini

gerçekleştireceğiz. Tesisimizde atık yönetimi ve teknoloji odaklı yatırımlarımız

sayesinde, çevre kirliliğinin yanı sıra enerji tüketimini de minimum seviyede

tutmaya çalışıyoruz. Aynı zamanda sürdürülebilir atık yönetimi sistemi üzerinden

denizlerin temizliği konusunda da çalışmalarımızı hassasiyetle sürdürüyoruz” dedi.

Mercure, dünyanın en güçlü

otel markası seçildi

Dünya genelinde Accor çatısı altında olan ve 64 ülkede 810’dan fazla otelle

hizmet veren Mercure, uluslararası marka değerlendirme şirketi Brand

Finance tarafından dünyanın en güçlü markası unvanıyla taçlandırıldı. Brand

Finance şirketinin pazarlama yatırımı, paydaşların eşitliği ve iş performansı gibi

kriterlere dayanarak hazırladığı Brand Finance Oteller listesinin “marka gücü”

sıralamasında en üst sırada Mercure Otel markası yer aldı. Değerlendirmede

Mercure marka gücü endeks puanını 100 üzerinden bir değerlendirmeyle

75,7’den 86,2’ye çıkardı. Bunun yanı sıra 2019 marka sıralamasını ise AA+

seviyesinden AAA seviyesine çıkararak önemli bir atılım gerçekleştirdi. Accor

Otel grubunun çatısı altındaki Mercure otellerinin Türkiye’de İstanbul’da 8 otel ve

Bursa’da 1 otel olmak üzere toplam 10 oteli bulunuyor.


26

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Temmuzda doluluk artış hızı

yavaşladı, fiyatlar arttı

TÜROB, Türkiye’nin Temmuz 2019 otel doluluklarının geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2.1

artarak yüzde 76.1 olarak kaydedildiğini açıkladı. Ortalama günlük satılan oda bedeli yüzde 14

artışla 100.3 Euro oldu.

Konaklama sektöründe temmuz ayı

doluluklarında artış hızı yavaşlasa

da fiyatlardaki artış dikkat çekti.

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB),

konaklama sektöründe temmuz ayı

doluluklarını açıkladı. Buna göre,

Türkiye’nin Temmuz 2019 otel dolulukları,

2018 yılının aynı aynı ayına göre yüzde

2.1 artarak yüzde 76.1 olarak kaydedildi.

Dünya çapında veri ve analiz şirketi

STR’nin TÜROB için beş yıldızlı otelleri

baz alarak hazırladığı Temmuz 2019 Ülke

Performans Raporu’na göre, Temmuz

2019’da Average Daily Rate (ADR) olarak

adlandırılan ortalama günlük satılan oda

bedeli yüzde 14 artışla 100.3 Euro oldu.

Toplam oda sayısı üzerinden odabaşı

elde edilen gelirler ise (RevPAR) yüzde

16.4 artışla 76.3 Euro olarak gerçekleşti.

Temmuz 2019’da Avrupa destinasyonları

doluluk ortalaması yüzde 79 olurken,

ortalama oda fiyatı ise 119.8 Euro olarak

tespit edildi.

Fiyat rekoru 2012’de kırılmıştı

İlk 7 aylık dönemde ise Türkiye’nin

ortalama doluluk oranları yüzde 1.2

artışla yüzde 65.6, ortalama oda fiyatı

yüzde 9.1 artışla 75.1 Euro, odabaşı elde

edilen gelirler yüzde 10.4 artışla 49.2

Euro olarak gerçekleşti. Oda fiyatlarında

rekor düzeye; Türkiye ortalamasında

115.6 Euro, İstanbul ortalamasında 152.9

Euro ile 2012 yılında ulaşılmıştı.

İstanbul yüzde 80’in üzerinde

İstanbul’un Temmuz 2018’de yüzde 79.8

olan doluluk oranı, Temmuz 2019’da

yüzde 3.8 artarak yüzde 82.8 olarak

ölçüldü. İstanbul’da ortalama günlük

satılan oda bedeli 103.1 Euro ile 2018’e

göre yüzde 13.9 artış gösterdi. Toplam

oda sayısı üzerinden odabaşı elde edilen

gelirler ise geçen yıla oranla yüzde 18.2

artışla 85.3 Euro’ya ulaştı. İstanbul’da

Ocak-Temmuz 2018 döneminde yüzde

69.1 olan doluluk oranı Ocak-Temmuz

2019 döneminde yüzde 3.7 artışla yüzde

71.6’ya, ortalama günlük satılan oda

bedeli yüzde 9.4 artışla 79.6 Euro’dan 87.1

Euro’ya, oda başı elde edilen gelir yüzde

13.4 artışla 55.0 Euro’dan 62.4 Euro’ya

yükseldi.

Antalya’da doluluk azaldı, fiyat

yükseldi

Antalya’da Temmuz 2019 otel dolulukları

bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla

yüzde 0.3 azalarak yüzde 76.5 oldu.

Ortalama günlük satılan oda bedeli 172.3

Euro ile 2018’e göre yüzde 22.1 artış

gösterdi. Toplam oda sayısı üzerinden

odabaşı elde edilen gelirlerde ise geçen

yıla oranla yüzde 21.7 artış yaşandı ve

131.8 Euro olarak ölçüldü. Antalya’da

Ocak-Temmuz 2018 döneminde yüzde

62.8 olan doluluk oranı Ocak-Temmuz

2019 döneminde yüzde 2 artışla yüzde

64.1’e, ortalama günlük satılan oda bedeli

yüzde 8.9 artışla yüzde 77.2 Euro’dan 84.1

Euro’ya, oda başı elde edilen gelir yüzde

11.1 artışla 48.5 Euro’dan 53.9 Euro’ya

yükseldi.


28

hotel restaurant

& hi-tech

gündem / makale

ECE Türkiye Proje Yönetimi A.Ş İş Geliştirme Müdürü

1982’de çıkan Turizmi Teşvik

Kanunu ve takip eden yıllarda

ülkemizin küresel piyasalara

açılması ile otel yatırımları ciddi

bir hacme ulaşmıştır. 2019

yılı itibariyle artık çok farklı

alanlardan gelen yatırımcıların

da kendilerine yer bulabildiği,

sadece tatil köyleri ve kent

merkezlerindeki tekil otel

projelerinden ibaret olmayan,

zincir markaları, iş otellerini ve

butik konseptleri de kapsayan

gelişkin bir piyasamız var.

Tabii ki başarılı ve başarısız

projeler bulunmakta…

Bu durumu da asaletle

karşılayabilmek lazım. Zira tüm

sektörlerde olduğu gibi turizmde

de sadece şartlara en iyi adapte

olanlar ayakta kalıyor. Bazen

zaten var olan bir fikri bakir

bir piyasaya getirirsiniz, bazen

mevcut fikre akıllıca eklemeler

yaparak fark ortaya koyarsınız,

bazen de tam anlamıyla

orijinal bir konseptle öne

çıkarsınız. Yazımın başlığından

da anlayacağınız üzere bizler,

dünya çapında fırtınalar

estirmesine rağmen Türkiye’de

hak ettiği değeri bir türlü

bulamayan bilindik bir turizm

yatırımından bahsedeceğiz;

apart oteller!...

Apart otel, yurt dışında uzun

konaklama başlığı altında ele

alınan bir mülk sınıfı. Büyük otel

zincirlerinin önemli bir kısmı

da uzun zamandır çeşitli alt

markaları vasıtasıyla bu alanda

varlık göstermekte. Peki, yerli

turizm yatırımcısı, işletmecisi ve

aracısı ne yapıyor? Son yıllarda

yerli turistin görünür şekilde

hissettiği fiyat yüküne cevaben

apart otel mantığına yakınsayan

bazı anlık tatil çözümleri

türetmekten ileri geçebildikleri

pek söylenemez.

Onur Ilhan

Gelecek apart otelde!

Apart-hotel is the future!

Marriott’un bir araştırmasına

göre Avrupa’daki otel odaları

her yıl bir milyardan fazla kere

satılıyor ve bu satışların %25’i

uzun konaklamalardan (beş

günden fazla, ortalamada iki

haftaya yakınsıyor) oluşuyor.

Gruba göre bu durum 15 milyar

Dolar çapında bir iş hacmine

tekabül ediyor ama Avrupa’daki

mevcut oda stokunun sadece

%2’si apart otel standartlarını

karşılayabilecek durumda –yani

bu alanda göz ardı edilemeyecek

bir yatırım fırsatı bulunmakta.

Bizim de çok farklı

coğrafyalardan çok farklı

sebeplerle ülkemize gelen

çok fazla sayıda ziyaretçimiz

var. Ancak tacımızdaki

mücevher olan İstanbul’da

bile apart otel boşluğu çoğu

durumda amatör veya yarıprofesyonel

müteşebbislerce

doldurulmakta. Onlardan kalan

küçük alanda turizmcilerimiz,

tam kapsamlı ve teknoloji

tabanlı hizmet vererek kısa

süreli mobilyalı daire kiralayan

bazı yeni girişimler ile rekabet

halindeler.

Hâlbuki neredeyse atıl bir

şekilde satılmayı bekleyen pek

çok konut projesi, gayrimenkul

yatırımcıları ve turizmcilerimizin

elbirliğiyle düzenli gelir

getiren apart otel projelerine

dönüştürülebilir. Bu kazankazan

durumu, gayrimenkul

yatırımcılarımıza bir nefes alma

fırsatı sunarken, turizm arzımızı

da doğru yönde arttıracak ve

çeşitlendirecektir. Her durumda

karma kullanımlı projeler daha

çok talep görmeye devam

edecek ve büyük bir konut

projesindeki bir bloğun markalı

apart otel olarak hizmet veriyor

olması, diğer tüm blokların

değerini arttıracaktır.

With the Tourism Promotion Law

of 1982 and the opening up process

of Turkey to the global markets,

hotel investments has reached to

an impressive level. As of 2019,

we have a developed tourism

market in which even the investors

with fairly different backgrounds

can easily navigate through. The

market is also well beyond the

traditional resorts and one-off

inner city locations. We also have

chain brands, business hotels and

boutique concepts.

Of course, there are some

success stories and some

failures… We must sustain our

dignity; regardless of the way our

businesses go. After all, like in

all industries, only those who can

successfully adapt shall be able

to survive in tourism. Accordingly,

sometimes you bring an existing

idea to a virgin market, sometimes

you make a difference by cleverly

improving an existing idea and

sometimes you come up with

a completely new idea. As you

may already guess from the title

of this article, we will talk about

a worldwide sensation among

investors that has been repeatedly

overlooked in Turkey; apart-hotels.

Internationally, apart-hotel is a

building type that falls under the

extended stay market. Largest

global hospitality firms have been

investing in this market through

their purpose-built brands for a

long time. What about Turkish

investors, operators and agencies

then? Other than some temporary

solutions (that somewhat resemble

apart-hotels) formulated because

of the apparent price pressure

that the local tourists have been

seriously feeling by for some years,

they are not actually doing that

much.

According to a research conducted

by Marriott, among the entire

hotel room bookings in Europe,

that are already well above a

billion times annually, 25% is

comprised of extended stays (i.e.

those reservations that are at

least five days; with the actual

average duration being close to

two weeks). Marriott points out

that this translates into a $15

billion business volume that sits

there for grabs as a non-negligible

investment opportunity; especially

because only 2% of the existing

hotel room stock in Europe is

suitable for the extended stay

business.

Turkey has so many visitors

that are coming from different

parts of the world for numerous

different reasons. Yet, the aparthotel

business is predominantly

controlled by amateur or semiprofessional

entrepreneurs even

in Istanbul, the jewel in our crown.

Within the little space left from

these people, our tourism investors

are competing with some new

tech-based full-service short-term

furnished flat rental ventures.

Actually, there are many housing

projects that are idly waiting for

buyers in this rather stagnant real

estate market. These projects

can be converted into regularincome-generating

apart-hotels,

if our tourism investors and real

estate investors can cooperate.

This win-win situation would come

as a much needed breath of life

to our real estate investors, while

also increasing and improving

our tourism supply in the right

direction. In any case, mixeduse

projects shall continue to be

demanded more. Thus, adding an

apart-hotel as an extra component

to a housing project would increase

the value of the entire compound.


30

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

Dedeman Grubu’nu 3. kuşak

yönetecek!

Grubun temel direği Murat Dedeman’ın temmuz ayında âni vefatı üzerine Dedeman

Holding ve Dedeman Madencilik Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Rıfat Dedeman getirilirken,

Dedeman Turizm Yönetimi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini de Banu Dedeman

üstlendi.

Temeli 1918 yılında ailenin kurucu

lideri Mehmet Kemal Dedeman

tarafından Kayseri Kapalıçarşı’da

atılmış olan Dedeman Grubu, Mehmet

Kemal Bey’den sonra oğlu Murat

Dedeman’ın yönetiminde büyüyerek

gelişmişti. Grup şimdi üçüncü kuşak

Dedeman kardeşlerin yönetiminde

başarılı yükselişini sürdürüyor.

Rıfat Dedeman: “Yönetim

kurullarımızı yeniden

yapılandırdık”

Dedeman Holding Yönetim Kurulu

Başkanlığı’na getirilen Rıfat

Dedeman, bu görevinin yanı sıra

Dedeman Madencilik Yönetim Kurulu

Başkanlığı’nı da yürütecek. Konuyla

ilgili açıklama yapan Rıfat Dedeman,

“Geçmişten bugüne getirdiğimiz

Dedeman Grubu kültür ve değerlerini,

geleneklerimize sadık kalarak,

aynı inanç ve kararlılıkla yarınlara

taşımaya devam edeceğiz. Bu anlayış

doğrultusunda, yönetim kurullarımızı

yeniden yapılandırdık. 2000’e yakın

çalışanımız ve paydaşlarımızla birlikte,

güçlü bir aile olarak hayallerimizi

gerçekleştirecek cesaret, kararlılık

ve gayret içerisinde faaliyetlerimizi

sürdüreceğiz” dedi.

Rıfat Dedeman açıklamalarını şöyle

sürdürdü: “Dedeman Madencilik olarak

ise, çağdaş işletmelerde çevreye saygılı

Ar-Ge ve üretim felsefemizi koruyarak,

nitelikli iş gücümüz ile birlikte ülke

ekonomisine katkıda bulunmaya devam

edeceğiz.”

Banu Dedeman: “Verimlilik içinde

büyüyeceğiz”

Dedeman Turizm Yatırımları A.Ş.’nin

Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini

üstlenen Banu Dedeman, “Dedeman

Otelleri’nin bugün geldiği nokta hem

aile olarak bizim hem de ülkemiz

turizm sektörü için gurur kaynağıdır.

Hedefimiz bundan böyle verimlilik

içinde büyüme ve yaygın hizmet

ağını genişletme olacaktır” şeklinde

görüşlerini paylaştı.


32

hotel restaurant

& hi-tech

gündem / makale

AGON Danışmanlık ve Mümessillik Hizmetleri CEO

Tezer Öner

Emlakçıdan az kullanılmış

deniz manzaralı…

Sonbahar geldi. Bugünlerde eni

motivasyonlarla son bir gayret ve

son dakika golü atma peşinde olan

turizm sektörü yakında yaz sezonunu

kapatacak. Sezon kapanınca iki konu

hemen gündeme gelir. Biri, hemen oteli

satalım mı acaba tartışmaları biri de

kiralık arayanlar veya kiraya çıkaranlar...

Tüm işletmeler için geçerli bu... İster

otel, ister restoran hatta dondurmacı

dükkanı bile olsa fark etmez. Bu

sezon tamam mı, devam mı? Durum

aslında bu aşamada işletmenin kendi

iç hesaplaşmasıyla ve beklentileriyle

doğru orantılı. Ancak bir de masanın

diğer tarafı var. Komedi tarafı...

-Abi elimizde bir otel var satılık. – Yaaa...

– Çok kelepir abi, 10 Milyon Euro’ya

bırakacak…– Hmmm – Apex raporu var

mı? – Buyur?

İşte bu konuşma çok sık duyulmaya

başlayacak şimdilerde. Çünkü bizim

sokaktaki bakkal, bırak bakkalı,

Şaşkınbakkal’daki simitçi bile bu işlere

meraklı... Herkes bir tek şey satayım,

hayatımı kurtarayım diye bakıyor. Ama

kazın ayağı hiç de öyle değil! Son yılların

tartışma konusu liyakat ve uzmanlık

nedir? Kime neden gerekir? Olmazsa

neler olur diye sormak farzdır. Çünkü

bunu sormayınca kabzımalla, emlakçı ve

turizm yatırım danışmanları arasında bir

fark kalmıyor. Emlakçı da derde derman

değil... Bu rapordan zaten onlar da bi

haber...

Sevgili otel sahibi yatırımını yapmış,

onca parayı bağlamış, abim iki kuruş

fazla harcamamak için işi mahallede

öğretmen emeklisi emlakçı Hasan

amcaya vermiş. Hasan amcanın çevresi

çoook geniş... Hatta bakanı bile tanıyor.

Yaaaaaa.... Ama bir türlü doğru yatırımcı

gelmiyor, hayret! Neden acaba? Hep

gelenler üç kuruş kazanıp biraz sosyal

statü değiştirme, biraz da parayı en

havalı hangi sektöre yatırırım derdinde

olanlar. Bu arkadaşların takıldıkları

konu ise: - Kaç katlı burası? – Arazisi

kaç dönüm? – Burayı yıksak ne yaparız?

İmar durumu ne? gibi otelin öz varlığına

tamamen aykırı ve gereksiz konular...

Halbuki burası bir işletme... Değil mi?

Yatırım yapıp para kazanacaksın...

İşleteceksin... Apex raporu nedir?

İsmi nasıl bilinir? Yemekleri nasıldır?

Servisi nasıldır? Odalar temiz midir?

Yeni midir? Personel kalitesi nasıldır?

Bir vizyonu ve stili var mıdır? Müşteri

hedef kitlesi kimdir? Fiyat/performans

doğru oranda mıdır? Karlılığı ne

düzeydedir? Yatırımın geri dönüşü

ne kadar sürer? Bu soruların daha

başlangıcı... Bunlardan daha çok var...

Kusura bakmayın da ben bunlara cevap

verebilen bir emlakçı daha görmedim.

Yeni kanunla çıkartılan Taşınmaz

Ticareti Yetki Belgesi bu işi biraz

süzgeçten geçirecek, onu biliyoruz ama

bence her turizm işletmesinin ve her

turizm yatırımcısının bir aile hekimi

gibi bir de yatırım danışmanına ihtiyacı

var. Bu şekilde ancak doğru zamanda

doğru yerde ve doğru fiyata alım satım

yapılabilir. Yoksa her zaman olduğu gibi

duymaya devam ederiz;

-Abi şu oteli satmışlar... – Yaa kim

almış? – Bilmiyorum ama çok zengin abi

benzinciymiş... – Neden orayı yıkıyorlar

peki? İstasyon mu koyacak köşeye? –

Yok abi, Urfa Kebap salonu açacakmış...

– Oğlum burada satmaz ki... Burası

zaten coğrafi işaretli ürünleri olan

yemek konusunda ayrı bir konsepti olan

bölge...

Seneye tekrar el değiştiriyor... Ne oldu

diye sorsan beceremedik cevabını hafif

mahcup bir ifadeyle birlikte alıyorsun.

Halbuki adamın bir suçu yok, o zaten

bilmiyordu ki... Yatırım yapmak için para

sahibi olmak yetmez. Bir işletme almak

veya satmak için de sadece o güne dek

tezgahtarlık veya dükkancılık yapmak

yetmez. Her işin ve her sektörün kendi

lisanı vardır. Kendi notası vardır. O

tondan konuşmayınca ahengi bozar

sonra tırtlarsın işte.

Sevgili turistik işletme sahibi, şerbetli

veya eğitimli ya da sektörde pişmiş

yetişmiş dostlarımızı söz meclisten öte

diye dışarıda tutarak özellikle küçük ve

orta büyüklükteki işletmeci abilerime

ablalarıma sesleniyorum. İşlerinizi

doğru yürütmenin yolu, rehberi veya işi

yönetecek kaptanı doğru seçmekten

de geçer. Ne demişler? Kılavuzu karga

olanın burnu “o” çukurdan çıkmaz....

Sezonun sizin için güzel geçmiş olmasını

umarak, tesis yenilemelerinizde, alım

satımlarınızda ve yeni yatırımlarınızda

dertsiz tasasız çalışmalar dilerim.


34

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

İstanbul ve Antalya

bir basamak daha yükseldi

Mastercard, Hedef Şehirler Endeksi’nin 2019 sonuçlarını paylaştı. 2019 Endeksine göre

Bangkok dünya sıralamasında yine birinciliği kimseye kaptırmazken, global listede ilk 10’da

yer alan İstanbul, dünya sıralamasında bir basamak daha yükselerek 8.sıraya oturdu. 20

şehirlik dünya sıralamasına geçen yıl 11. sıradan giriş yapan Antalya ise 10.sıraya yükseldi.

Ödeme teknolojileri öncüsü

Mastercard, 11 yıldır yayımladığı

Hedef Şehirler Endeksi’nin 2019

sonuçlarını paylaştı. 2019 Endeksine

göre Bangkok dünya sıralamasında

yine birinciliği kimseye kaptırmazken,

global listede ilk 10’da yer alan

İstanbul, dünya sıralamasında bir

basamak daha yükselerek 8.sıraya

oturdu. 20 şehirlik dünya sıralamasına

geçen yıl 11. sıradan giriş yapan

Antalya ise 10. sıraya yükseldi. Ödeme

teknolojileri öncüsü Mastercard,

dünyanın en çok seyahat edilen 200

şehri için turistik ziyaret ve harcama

trendlerini inceledi. Ziyaretçilerin hedef

kentlerde yaptığı harcamalar ve yolcu

sayısındaki değişimleri 2018 yılı için

ele alırken, 2019 için ziyaretçi ve yolcu

sayısındaki büyüme tahminlerini sundu.

2009’dan bu yana yayımlanan endekse

göre son 11 yılda dünya genelinde yatılı

ziyaretçi sayısı yüzde 76 oranında arttı.

İstanbul ve Antalya yine yükselişte

Global listede son yıllarda ilk 10’daki

yerini koruyan İstanbul, dünya

sıralamasında bir basamak daha

yükselerek 8.sıraya otururken, 20

şehirlik dünya sıralamasına 11. sıradan

geçen sene giriş yapan Antalya ise bu

sene 10. sıraya yükseldi. Rapora göre

İstanbul’u ziyaret eden seyahat severler,

2018 yılında toplamda 13,5 milyon dolara

yakın harcama yaptılar. Antalya’da

ise bu rakam 12,5 milyon dolar oldu.

Raporda ziyaretçilerin günlük ortalama

harcama miktarlarının İstanbul’da 106

dolar, Antalya’da ise 44 dolar olduğu

belirtilirken, bu durumun aynı zamanda

ziyaretçilere maliyet avantajı sağladığı

ifade ediliyor. Antalya’da ortalama 14

gece kalınırken, İstanbul için bu süre 6

gece.

Vazgeçilemeyen şehir, Bangkok

Endekste son 10 yılda gerek ziyaretçi

sayısı gerekse harcamalar toplamının

düzenli bir şekilde artması dikkat

çekerken, 2009’dan bu yana ziyaretçi

sayısı yüzde 6,5, harcamalar ise yüzde

7,5 artıyor. Ziyaretçi sayısında yaşanan

yüzde 9,5 artış ile Asya-Pasifik bölgesi

dikkat çekerken, Avrupa’da ise ziyaretçi

sayısı yüzde 5,5 arttı. Endekste, küçük

şehirlerin artan bir şekilde tercih

edilmesine karşılık, ilk 10 şehir yine

yerini korudu. 200 şehrin mercek altına

alındığı raporda Bangkok 22 milyon

yatılı ziyaretçi ile 2019’da da birinciliği

kimseye kaptırmadı. 19 milyon yatılı

ziyaretçi ile Londra ve Paris Bangkok’un

ardından 2. ve 3. sırada yer alıyor. Rapor

sonuçlarına göre dünya genelinde,

Londra hariç, ilk 10 içinde yer alan tüm

şehirler, 2018 yılına göre daha fazla

ziyaret aldı. Londra’yı ziyaret edenlerin

sayısının ise yüzde 4 azaldığı görüldü.

Yatılı ziyaretçilerin ortalama günlük

harcamalarına bakıldığında ise 553

dolar ile Dubai’nin açık ara önde yer

alırken, ikinci sırada yer alan Paris’te ise

günlük kişi başı harcamanın 296 dolar

olduğu göze çarpıyor.


36

hotel restaurant

& hi-tech

gündem

DMO bazı ülkelerde sorgulanıyor

İsveç’teki Umea Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Cenk Demiroğlu, turizmin

geliştirilmesinde önemli rol oynayan DMO’ların (Destination Management Organizations-

Bölgesel Yönetim Organizasyonu) bazı ülkelerde sorgulanmaya başladığını belirtti.

İstanbul Sultanahmet’teki Grand Yavuz

Otel’de, Azerbaycan, Malezya, İran ve

Kamerun’dan turizm uzmanlarının

katılımıyla DMO Çalıştayı’na

liderlik eden aynı zamanda TUYED

üyesi de olan Prof. Dr. Demiroğlu,

“DMO’lar henüz tam olarak büyüyüp

gelişmemişken, dünyada farklı

tartışma ve uygulamalarla karşımıza

çıkmaya başladı. Örneğin ABD’de

bazıları ‘DMO’lar gereksiz kapatılsın’

ya da outsource etsin derken, İtalya

Cortina’daki DMO kapatıldı. Öte

yandan bazı Avrupa ülkelerinde özel

DMO şirketleri kuruluyor. Bu özel

şirketler DMO’yu tıpkı otel yönetir gibi

profesyonelce yönetmeye talip” diyor.

İstanbul’da gerçekleştirdikleri DMO

Çalıştayı’nın çıkış noktası hakkında

bilgi veren Prof. Dr. Demiroğlu şunları

söyledi: “İSEDAK (İslam İşbirliği

Teşkilatı Ekonomik ve Ticari İş birliği

Daimi Komitesi) 57 üye ülkede turizmi

geliştirmek istiyor. Üye devletlerin

refahını artırmaya yönelik programlar

hazırlayıp, öneriler sunuyor. Üye

ülkelerden Azerbaycan’ın turizm

bakanlığına denk gelen Azerbaycan

Turizm Agentiği, pilot bölge seçtiği

Aran için uygulanabilir bir turizm

modeli hazırlanması için İSEDAK

üyesi ülkelere çağrı yaptı. Bu çağrıya

çeşitli kurum ve kuruluşlar teklif verdi.

Öğretim üyesi olduğum İsveç’teki

Umea Üniversitesi olarak sunduğumuz

yönetişim modeli kabul edilince 1

Nisan’da çalışmalara başladım.

“Türkiye öğretirken öğreniyor”

İSEDAK’ın başlatılacak bir proje

için en az üç üye ülkeden katılım

şartı aradığını hatırlatan Prof.

Dr. Demiroğlu açıklamaları şöyle

sürdürdü: “Azerbaycan’ın yanı sıra,

İran ve Kamerun’un ‘biz de varız’

demesi üzerine çalışmalara 1 Nisan’da

başladık. Türkiye ve Malezya turizmde

önemli aşamalar kaydettiği için onlar

da deneyimlerini aktarmak amacıyla

projeye dahil oldu. Ülkemizde yakın

zamanda devreye alınan Turizm

Geliştirme Ajansı’nı bazı açılardan

Prof. Dr. Osman Cenk Demiroğlu

Umea Üniversitesi Öğretim Üyesi

DMO olarak kabul edebiliriz. Bunun

dışında ne yazık ki Türkiye’de

başkalarına gösterebileceğimiz bir

DMO modelimiz yok. Projeye dahil

olan ülkelerden 30’u aşkın uzmanla

yüz yüze yapılan görüşmeler yaptık.

İstanbul’daki yaptığımız iki günlük

tartışmanın çıktılarını 31 Ekim’de

gözden geçireceğiz. Çalışmanın

sonunda bir destinasyon yönetişim

modeli hazırlayacağız bu da İSEDAK’ın

14’ncü Turizm Çalışma Grubu

toplantısında açıklanacak. Tüm bu

çalışmalar Türkiye’nin DMO konusunda

başkalarına öğretip, diğerlerin

yaptıklarından da önemi dersler

çıkarmasına yol açacak.”

DMO’lar konusunda kamu kesiminden

talep geldiğini hatırlatan Prof. Dr.

Demiroğlu bu gelişmenin çok önemli

olduğunu belirterek “2007 yılında

hazırlanan Turizm Strateji Planı iyi bir

çalışmaydı arkası gelmedi. 2017’de

yapılan Turizm Şurası’nda ise dile

getirildiği üzere, Türkiye’de kamu

kesimi DMO eksikliğinin farkına vardı

Turizm Geliştirme Ajansını kurdu.

Devletin üst kademelerinin bu işin

sahiplenilmesi, bizleri çağırıp yardım

istemesini çok önemsiyorum. Biz de

bölgesel ajans yapısı kurulmasının

örgütsel sonuçlarını göstermek

istiyoruz. Bu arada DMO denince

bazılarının aklına sadece marketingpazarlama

geliyor. Oysa pazarlama işin

küçük bir parçası. İşin önemli kısmının

işletme ve yönetim olduğunun akıldan

çıkarılmaması gerekiyor.”

Grand Yavuz Hotel Genel Müdürü Mert

Okan, DMO Çalıştayı’na ev sahipliği

yapmaktan dolayı mutlu olduğunu

söyleyip, Osman Cenk Demiroğlu ile

birlikte objektiflere poz verdi. Çalıştaya

katılan turizm uzmanları İstanbul İl

Kültür Turizm Müdürlüğü’nü ziyaret

edip bilgi aldıktan sonra, Tarihi

Yarımada turu yaptı. Turizm uzmanları

akşam yemeklerini de Sultanahmet’teki

Ottoman Hotel bünyesindeki Matbah

Restoran’da yedi.


38

hotel restaurant

& hi-tech

gündem / makale

Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel Genel Müdürü

Mustafa Alparslan

Sürdürülebilir turizm için sürdürülebilir

başarı odaklı lider nasıl olunur?

Günümüzde, ilerleyen teknoloji ve

ülkeler arası ulaşım sınırlarının

azalması ile turizm sektörü büyük bir

hızla gelişmektedir. Bu sektör içinde en

önemli yere sahip olan otellerin sayısı da

giderek çoğalmaktadır. Etkin bir rekabet

ortamını da beraberinde sürükleyen bu

artış, otellerin belirledikleri hedeflere

ulaşmasında anahtar rolü alan yönetici

pozisyonundaki kişilerde olması gereken

bazı nitelikleri ön plana çıkartmaktadır.

İlk hedefi, misafir memnuniyetini en üst

seviyede sağlayarak kalitesini her geçen

gün artırarak zirvede olmak olan otel

işletmelerinin yöneticilerden beklediği

özellikler çalışan motivasyonu, doğru

yönlendirme ve bunların sonucu olarak

da turizmde sürdürülebilir başarını elde

edilmesidir.

Değişen ekonomi, kontrolden çıkmış

iklim, doğal kaynakların azlığı, nesli

tükenmiş türler, nüfus patlaması, iş

dünyasına olan inançsızlık ve dünyadaki

sosyal ve çevresel problemler doğrudan

ve güçlü bir şekilde iş yapmanın yollarını

etkilemekte ve bu da liderleri yeni

yöntemler geliştirmeye ve arayışlara

yönlendirmektedir. Çünkü günümüzün

bilinçli tüketicileri, şirketlerin çevre

ve toplumdan sorumlu olduğunu

ifade ediyorlar ve ürün ya da hizmet

alırken seçim önceliklerini buna göre

tespit ediyorlar. Yöneticiler ise hem

işletme kârlarını artırmaya hem de

hissedarların çevre ve topluma karşı

sorumluluklarını yerine getirirken

çıkarlarını koruyan “sürdürülebilirliği”

projelerine katmalıdırlar. Bu denli

değişen öncelikler de şüphesiz

liderlerin bazı yönetsel değişiklikleri

hayata geçirmelerini zorunlu hale

getirmektedir. Liderler hem yatırımcı

hem de astlarıyla iş birliği, emek

birliği, akıl birliği ve en önemlisi duygu

ve aidiyet birliği, beraber başarma

azim ve irade beyanının ortaya

konması ile şirketi yukarıya taşıyabilir.

Sürdürülebilir başarı da bu tür liderin

yetenekleri, eğitimi ve dünya görüşü ile

yakalanabilir.

Sürdürülebilir başarıda lider, vizyoner

olmalı, öngörülü olmalı, astlarına değer

vermeli ama “itimat kontrole mani

değildir” sözünü de aklıdan çıkarmadan

etkin nezaret ve kontrol sistemi

kurmalı, açık ve ulaşılabilir hedefler

vermeli, astlarının kariyer hedeflerini

beraber oluşturmalı, “şahsen liderlik

örneği” verebilecek kapasitede olmalı,

kendini geliştirmeli, şirketini sürekli

gelişim faaliyet planı içerisinde

yenilemeli, geliştirmelidir. Liderler,

her zamankinden daha fazla bugünün

çeşitli ve hızla değişen dünyasında

muazzam zorluklarla ve potansiyel

çatışmalarla mücadele ediyor. Turizm

emek ve fedakârlık isteyen, sevmeden

yapılabilecek bir iş değildir. Liderler

gençlerle mutlaka zaman geçirmeli,

günlük faaliyetlerinin arasına gençlerin

mesailerine katılımı da eklemeli,

mesleği sevdirmenin yol ve yöntemlerini

araştırmalı, gençlerden kopuk

yaşamamalıdır. Bu açıdan bakıldığında,

otel müşterilerine en iyi hizmeti verecek

olan astın, hem isteklendirme ve

moral düzeyinin hem de işine yönelik

eğilimlerinin yüksek tutulması çok

önemlidir.

En önemli konu elbette “adalet”

kavramıdır, bundan uzaklaşan ve bu

ana prensibi kendine yol gösterici

edinmeyen liderin başarılı olabileceğine

hiç inanmıyorum. Empati kuran liderler,

başkalarının kaygılarıyla hareket eder

ve üretken bir çalışma ortamı oluşturan

iş birliği türüne ilham verirler. Bunu

sağlamak ise ancak etkin ve verimli

bir lider-yönetici sayesinde olabilir. Bu

bakımdan hizmet sektörü ve otelcilik

özelinde sürdürülebilir başarı odaklı

liderlik uygulamaları ve anlayışının

işletme iklimine egemen olması,

başarının anahtarıdır diyebilirim.


40

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Elite World Sapanca

Convention &

Wellness Resort

açıldı

Türkiye’nin en büyük

welness spa alanına

sahip Elite World

Sapanca Convention

& Wellness Resort

açıldı. Tesis, şehirden

uzaklaşarak kendine

zaman ayırıp doğaya

dönmek isteyenlerin yeni

kaçış noktası olacak.

Misafirlerine bedensel, zihinsel

ve ruhsal gelişim ile kişisel

farkındalık kazandıran ve

yaşamı boyunca süren bir felsefe

sunan Elite World Sapanca Convention

&Wellness Resort’ün spa konsepti

Türkiye’de alışılmışın dışında bir spa

deneyimi yaşatmak hedefiyle kuruldu.

Yatay mimarisi, özel ahşap ve taş

dekorasyonu ile tasarlanmış Elite

World Sapanca Convention &Wellness

Resort doğa ile içe içe konumuyla

misafirlerini bekliyor. Şehir hayatının

stresli ortamından uzaklaşıp doğanın

sakinliği ile kucaklaşmaya davet

eden Elite World Sapanca Convention

&Wellness Resort; konuklarına iyi

yaşam prensiplerine uygun farkındalık

kazandırmayı amaçlıyor.

500 odası ve ortalama 1000 yatak

kapasitesi bulunuyor

Mimarisi doğal malzemelere

dayanan ve inşası sırasında hiçbir

ağaç kesilmeyip doğa dostu

sistemler kullanılan tesisin 500

odası ve ortalama 1000 yatak

kapasitesi bulunuyor. Bünyesinde 1

kongre salonu ve farklı boyutlarda 18

toplantı salonuna sahip Elite World

Sapanca Convention &Wellness

Resort’ün toplantı salonlarının

toplam kapasiteleri 3000 kişidir.

Özenle düşünülerek hayata geçirilen

The Grill Ocakbaşı, Coffee Company,

One Bar, Şömine Bar, Wine Bar,

Pool Cafe ve Fresh Corner ile

farklı tasarım ve konseptlere sahip

yeme-içme alanları ve Game Arena,

bowling, tenis kortları, basketbol

sahası, açık havuz, macera parkları

ve Aquapark’tan oluşan aktivite

alanları ile Elite World Sapanca

Convention &Wellness Resort bir

aile oteli olarak hizmet veriyor.

En’leri ve ilk’leri yaşatacak

Masaj ve cilt bakımının ötesinde

wellness ve spa programlarıyla

bölgedeki tek otel olan Elite World

Sapanca Convention &Wellness

Resort, 8500 metre kare alana sahip

Fit Life Spa & Wellness merkezi ile

misafirlerine keyifle kullanılabilecek

birçok yaşam alanı ve bütünsel

yaklaşımlı programlar hazırlıyor. Fit


Özenle düşünülerek hayata

geçirilen The Grill Ocakbaşı,

Coffee Company, One Bar,

Şömine Bar, Wine Bar, Pool

Cafe ve Fresh Corner ile

farklı tasarım ve konseptlere

sahip yeme-içme alanları ve

Game Arena, bowling, tenis

kortları, basketbol sahası,

açık havuz, macera parkları

ve Aquapark’tan oluşan

aktivite alanları ile Elite

World Sapanca Convention

&Wellness Resort bir aile

oteli olarak hizmet veriyor.

Life Spa & Wellness bünyesinde özel

olarak tasarlanmış kneipp yürüyüş

havuzları, yağmur koridorları, saman

terapi odaları, bitkisel sauna ve

buhar odaları, açık havada sıcak

tuzlu su lagunları, biyolojik gölet ve

çocuklara hizmet veren Kid’s Own

Spa bulunuyor. Bunların yanı sıra

tesisin misafirleri medi-spa ile sağlık

ve beslenmeye entegre edilmiş vücut

şekillendirme ve yaşlanma karşıtı

tedavilerden de yararlanabiliyorlar.

Holistik bakımın tüm ritüelleri

uygulanıyor

Yüzyıllar öncesine dayanan terapi ve

sağlık ritüellerini ifade eden Holistik

bakım içerisinde geleneksel hamam,

Vichy hamam, Reiki, Thai, Ayurveda,

Shiatsu masajı gibi hizmetlerin yanı

beden, ruh ve zihin dengesi için

tasarlanan bütünsel tedaviler de

uygulanıyor. Crystal terapisi, yoga,

, basınç noktası terapisi, Watsu

meditasyon, tütsü terapisi, ses ve

titreşim tedavisi, saman terapisi

ve Reiki gibi Dry Holistic olarak

adlandırılan bakımlar da Elite World

Sapanca Convention &Wellness

Resort ‘de Holistik bakım içerisinde

sunuluyor.


42

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

JW Marriott İstanbul

Bosphorus işe alımlara başladı!

Toplam 29 ülkede 88 oteliyle hizmet veren markanın yeni üyesi JW Marriott Istanbul

Bosphorus, İstanbul’un tarih kokan gözde semti Karaköy’ün merkezinde hizmete açılacak.

300’den fazla kişinin katılımıyla 7 Eylül Cumartesi günü kariyer günü etkinliği düzenleyen

otel, yeni kadrosunu oluşturmak için ilk adımı attı.

Tarihi Yarımada, Galata Kulesi,

Adalar, Haliç ve Kız Kulesi’ni

kapsayan muhteşem manzarasıyla

bu sene sonunda Karaköy’de

misafirlerini ağırlamaya hazırlanan JW

Marriott Istanbul Bosphorus, 7 Eylül

Cumartesi günü düzenlediği sıra dışı

kariyer günü etkinliği ile işe alımlara

başladı. 300’den fazla adayın katılımıyla

gerçekleştirilen etkinlikte ziyaretçiler,

VR gözlükler ile otelin tüm ambiyansını

deneyimleme şansı yakaladılar ve gün

boyunca otel üniformaları ile adayların

arasına karışarak sürpriz şovlar yapan

dansçılar sayesinde keyifli anlar

yaşadılar.

Veli Alemdar Han’ın tarihi dokusu

korunarak restore edildi

JW Marriott Istanbul Bosphorus, 180

yıl önce İtalyan mimarlar tarafından

inşa edilen ve önemli bir liman ticaret

merkezi olan Veli Alemdar Han’ın tarihi

dokusu korunarak restore edilmesi

sonucu turizme kazandırıldı. JW Marriott

markasının dünya genelinde toplam

29 ülkede sunduğu kaliteli ve yenilikçi

hizmet anlayışıyla çok yakında hizmet

vermeye başlayacak otel, “The JW

Treatment” felsefesini de yerli ve yabancı

misafirlerine yaşatacak. “Gerçek lüks,

yaptığı işi sevenler tarafından yaratılır”

mottosundan yola çıkan hizmet anlayışı,

aynı zamanda Marriott International

markasının kurucusu J.W. Marriott’un,

“Çalışanlarımıza iyi bakarsak onlar da

misafirlerimize iyi bakarlar” sözünden

yola çıkarak oluşturuldu.

Otelin mülk sahibi, Al Rayyan

Turizm ve Yatırım Şirketi

Otelin mülk sahibi olan ve Avrupa,

Afrika, Kuzey Amerika ve Orta Doğu’da

toplam 27 oteli ile hizmet veren Al

Rayyan Turizm ve Yatırım Şirketi (ARTIC),

JW Marriott Istanbul Bosphorus’un yanı

sıra, yine Marriott International zincirinin

Sinan Köseoğlu

Genel Müdür

bir parçası olan Sheraton Istanbul City

Center ile Türkiye’ye yatırım yaparak her

iki otelde 400’den fazla çalışana istihdam

imkanı sağlıyor. ARTIC, Katar’da

bulunan Al Faisal Holding’in yüzde

100 ortağı olarak 2003 yılında kuruldu.

ARTIC, uzun vadeli büyüme potansiyeli

sergileyen metropolleri hedefleyerek

hem gelişmekte olan hem de gelişmiş

pazarlarda; gayrimenkul geliştirme,

satın alma ve leasing şirketi olarak

faaliyet gösteriyor. Ağırlama sektörünü

odağına alan ARTIC, yeni projeleri ile

Türkiye’de büyümeye devam edecek.

Köseoğlu: “Çalışanlar her zaman

Marriott’un en önemli değeridir”

JW Marriott Istanbul Bosphorus Otel’in

Genel Müdürü Sinan Köseoğlu, kariyer

günü etkinliğine katılan adaylar ile

sohbet ederek “Çalışanlar her zaman

Marriott’un en önemli değeridir.

Karaköy’de yakında hizmete açılacak

otelimizde de aynı anlayışla yolumuza

devam edeceğiz. Bu nedenle kariyer

günü etkinliği düzenleyerek yeni iş

arkadaşlarımıza otelimizin ambiyansını

farklı bir deneyimle yaşatmak istedik.

Bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmeler

sonucunda birlikte çalışmak istediğimiz

adaylarımızı belirledik. Çok yakında

onlarla yeniden bir araya geleceğiz.”

dedi ve katılımcıların sorularını yanıtladı.


44

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

DoubleTree by Hilton

Ankara’daki ilk otelini açacak

Türkiye pazarında hızlı büyümesine devam eden DoubleTree by Hilton, Ankara’da hizmet

vermeye hazırlanıyor. Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) tarafından Ankara’nın

İncek bölgesinde yapılan Sağlık Kenti’nde yer alan otelin bu sene içerisinde faaliyete geçmesi

planlanıyor. Yakın zamanda Istanbul Esentepe ve Afyonkarahisar otellerinin açılışını yapan

DoubleTree by Hilton, Türkiye pazarında halen 20 otelle hizmet veriyor.

Ankara’nın hızla gelişen İncek

bölgesi, kentsel dönüşüm

programı kapsamında önümüzdeki

yıllarda önemli sayıda kamu hizmet

binası, iş merkezleri, üniversite ve

yabancı elçiliklere ev sahipliği yapacak.

DoubleTree by Hilton, LÖSEV’le yapılan

anlaşma uyarınca, lösemili çocukların

tedavi gördüğü bir hastane ve eğitim

kurumunun da yer aldığı karma proje

içinde yer alacak. Halen yapımı devam

eden otel tamamlandığında 88 odası

ile misafirlerini ağırlayacak. Sağlıklı

yaşam koçluğu, arzu eden misafirlere

diyetisyen ve sağlık personeli eşliğinde

kapalı havuzun yanı sıra fitness, sauna

ve spa merkezi gibi hizmetler sunacak

olan DoubleTree by Hilton Ankara’nın

hemen yanında bulunan LÖSANTE

Hastanesi’nde sağlık hizmetleri de

veriliyor. Ayrıca yerleşkedeki çeşitli

toplantı salonlarının yanı sıra 450 kişilik

oditoryum sayesinde kongre ve toplantı

imkanları da sağlanıyor.

Khneisser: “Ankara bir süredir yeni

fırsatları kolladığımız bir şehirdi”

Hilton Ortadoğu, Kuzey Afrika ve

Türkiye Geliştirme Başkan Yardımcısı

Carlos Khneisser, konuyla ilgili

değerlendirmesinde “Uzun yıllara

dayanan bir geçmişimizin olduğu

Ankara, aynı zamanda bir süredir yeni

fırsatları da kolladığımız bir şehir.

Double Tree markası Türkiye’de büyük

bir ivmeye sahip ve yeni lokasyonla

birlikte Ankara’yı ziyaret ederek

ziyaretçilere sunabileceğimiz seçimi

genişletmekten özellikle memnuniyet

duyuyoruz.” diye konuştu.

Çalı: “Otelin açılışını sabırsızlıkla

bekliyoruz”

LÖSEV Otelcilik Hizmetleri Genel

Müdürü Arda Çalı şöyle konuştu:

“Otelimiz için bir ortak ararken, ticari

başarının yanı sıra ortak değerlerimizi

paylaşabileceğimiz bir marka seçmemiz

önemliydi. Hilton, Türkiye’de özellikle

gençlerle olan bağı, Lösemili Çocuklar

ve toplumla olan ilişkisi ve LOSEV ile

gerçekleşmesini beklediğimiz sosyal

sorumluluk projelerine verdiği önem

konusunda güçlü bir geçmişe sahip.

Otelin bu yıl içerisinde açılmasını

sabırsızlıkla bekliyoruz.”


46

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

250 milyon dolarlık

yatırımı Türkler yapacak!

Dünyanın en büyük kruvaziyer

liman işletmecisi ve Global Yatırım

Holding iştiraki Global Ports

Holding, Bahamalar’ın başkentinde

küresel kruvaziyer turizminin en

önemli destinasyonları arasında yer

alan Nassau Kruvaziyer Limanı’nın

işletilmesine yönelik imtiyaz sözleşmesini

imzaladı. Nassau Kruvaziyer Limanı’nda

gerçekleşen imza töreninde, sözleşmeye

imzalar Bahamalar Başbakanı Dr. Hubert

Minnis ile Global Yatırım Holding ve

Global Ports Holding Yönetim Kurulu

Başkanı Mehmet Kutman’ın nezaretinde

atıldı. 2018 yılında 3,7 milyon yolcu

trafiğine sahne olan Nassau Kruvaziyer

Limanı, Global Ports Holding’in hizmet

verdiği yolcu sayısında yaklaşık yüzde

50’lik bir artış sağlayacak.

Dünyanın önde gelen kruvaziyer destinasyonları arasında

yer alan 2018’de 3,7 milyon yolcuya hizmet veren Nassau

Kruvaziyer Limanı’nın 25 yıl işletilmesine yönelik imtiyaz

sözleşmesi, Global Yatırım Holding iştiraki Global Ports

Holding ile Bahamalar Devleti arasında imzalandı.

250 milyon dolar yatırım

Global Ports Holding liderliğinde

kurulan Nassau Cruise Port Ltd.

tarafından 25 yıllığına işletilecek

kruvaziyer limanına 250 milyon dolara

varan yatırım yapılacak. Yatırımlar

sonucunda limanın hizmet verdiği gemi

ve yolcu kapasitesi artacak. Ayrıca yeni

bir ikonik terminal binası, etkinlik ve

eğlence ile yeme – içme alanlarının

inşasının yanı sıra mevcut perakende

satış alanları yenilenecek. Yatırımların

tamamlanması ile Nassau Kruvaziyer

Limanı, Nassau şehir merkezine entegre

olacak. Liman, Nassau şehir merkezinin

yenilenmesi görevi görecek.

Halka fon üzerinden ortaklık

imkanı

Nassau Cruise Port Ltd.’de Global Ports

Holding’in ortakları Bahamalar Yatırım

Fonu (Bahamas Investment Fund –

BIF) ve bir vakıf olan YES Foundation

oldu. Bahamalar Yatırım Fonu, Nassau

Kruvaziyer Limanı sayesinde ülke

halkına, ülke tarihinin en büyük yatırım

imkanını sunacak. 400 bin nüfuslu

ülkede yaklaşık 20 bini aşan kişiye

fondan hisse alma imkanı verilecek.

Nassau Cruise Port Ltd. tarafından

kurulan YES Foundation ise gelirlerini

Bahamalar gençliğine yönelik eğitim

ve kişisel gelişim programlarının

finansmanında kullanacak.

Ekonomiye 16 milyar dolarlık katkı

Global Yatırım Holding ve Global Ports

Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Mehmet Kutman, “Global Ports

Holding tarihi bir gün yaşıyor. Nassau

Kruvaziyer Limanı’nın küresel liman

ağımıza katılıyor olması ile birlikte

Amerika Kıtası’nda Karayipler odaklı

büyüme stratejimizi her seferinde, bir

öncekinden daha büyük bir adım atarak

başarıyla uyguluyoruz” diye konuştu.

“Yatırımların tamamlanması ardından

Nassau Kruvaziyer Limanı’nın 25 yıllık

işletme süresi sonunda Bahamalar

ekonomisine toplam 16 milyar dolarlık

katkıda bulunmasını bekliyoruz” diyen

Kutman, limanın işletilmesindeki

ortaklık modeline dikkat çekti. Kutman,

“Örnek alınacak ortaklık modelimiz

sayesinde Nassau’nun işletilmesine

yönelik ihalede şubat ayında birinci

gelmiştik. Halka doğrudan ve dolaylı

bir çok katkısı olacak bir operasyon

yürüteceğiz. Bahamalar halkı,

ortaklarımız, kruvaziyer gemi şirketleri

ile çalışmayı heyecanla bekliyoruz” dedi.

En büyük limanımız olacak

Kruvaziyer liman işletmeciliğinde

küresel çapta deneyim ve knowhow’da

tek olduklarını vurgulayan

Global Ports Holding CEO’su Emre

Sayın, “Bunu Bahamalar’a aktaracağız.

Yapacağımız yatırımlar kruvaziyer

sektörü bakımından inovatif özellikler

taşıyacak” dedi. Halen Türkiye dahil 9

ülkede 15’i kruvaziyer ve 2’si ticari olmak

üzere toplam 17 limanın portföylerinde

bulunduğunu hatırlatan Sayın, “Nassau,

operasyonlarımız başladığında küresel

ağımızdaki en büyük liman olacak.

Yolcu sayımızı yüzde 50 artıracak bu

gelişmenin mutluluğunu yaşıyoruz”

şeklinde konuştu.

Bütün dünya tarafından tanınacak

Bahamalar Başbakanı Dr. Hubert

Minnis, “Bugün Bahamalar halkı

olağanüstü bir gün yaşıyor. Nassau’nun

giriş kapısı olan limanımız ikonik ve

bütün dünya tarafından tanınan bir

çehreye bürünecek. Nassau, daha

canlı bir şehir olma yolunda sıçrama

yapacak. Global Ports Holding’in

büyük bir uluslararası ünü bulunuyor”

değerlendirmesinde bulundu.


48

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Galataport İstanbul,

devlerle buluştu

Dünyanın önde gelen limanları tarafından örnek gösterilen Galataport İstanbul, Hamburg’ta

yapılan Seatrade Cruise Europe 2019 Fuarı’nda kruvaziyer devleri ile 2020’nin mart ayında

açılacak projenin sektöre getirdiği yenilikleri paylaştı.

Kruvaziyer sektörünün 18 yıldır

Avrupa’daki buluşma noktası olan

Seatrade Cruise Europe 2019,

11-13 Eylül’de Almanya’nın liman kenti

Hamburg’da gerçekleştirildi. 40’ı aşkın

ülkeden 270 firmanın ve 5000’in üzerinde

katılımcının bulunduğu Seatrade

fuarında, 2020’de açılması planlanan

Galataport İstanbul Kruvaziyer Limanı

da ilk kez yer aldı. Galataport İstanbul

Liman İşletmeciliği ve Yatırımları

A.Ş. Liman İşletme Genel Müdür

Yardımcısı Figen Ayan da sektör lideri

gemi firmaları ve kruvaziyer limanı

temsilcilerinin katıldığı “Exploring the

Terminal of the Future” oturumunun

konuşmacıları arasındaydı. Galataport

İstanbul, kruvaziyer sektöründe çığır

açacak teknik özellikleriyle, fuar

katılımcılarının ilgi odağı oldu.

Kruvaziyer turizminde ilklere imza

atıyor

Fuarda, Galataport İstanbul Kruvaziyer

Limanı’nın sektöre getirdiği yenilikler

ve ilkler, dünyanın önde gelen

kruvaziyer firmaları ile paylaşıldı.

İstanbul’un ana limanı konumundaki

Galataport İstanbul’un özellikle Akdeniz

çanağındaki kruvaziyer turizminin

ufkunu açacak nitelikte benzersiz bir

proje olduğuna dikkat çekildi.

Galataport İstanbul Liman İşletmeciliği

ve Yatırımları A.Ş. Liman İşletme

Genel Müdür Yardımcısı Figen Ayan,

fuarda gördükleri ilgiden çok memnun

olduklarını ifade ederek şöyle dedi:

“Dünyada ilk kez kurgulanan kapak

sistemi ve buna bağlı yer altında 29

bin metrekarelik terminal binamız

hizmete sokularak modern bir liman

inşa ediyoruz. Limanda gemi olmadığı

zamanlarda geçici gümrüklü alanı ve

güvenlik (ISPS) alanını ayıran 3 metrelik

özel bir kapak sistemi sayesinde

sahanın yer üstü alanının tamamı, halkın

hizmetine sunulacak. Bu sayede yaklaşık

200 yıldır erişime kapalı olan bu eşsiz

sahil şeridi de İstanbulluların ve kentin

ziyaretçilerinin kullanımına açılmış

olacak. Grup şirketlerimizden Doğuş

Teknoloji ile hazırladığımız yine sektörde

bir ilk olan yazılım programı sayesinde

de gemi firmalarının rezervasyonlarını

bu uygulama üzerinden kayda

alıp rıhtımımızı en efektif şekilde

kullanacağız. Limanımıza ilk gemi 5

Nisan 2020’de yanaşacak.”

2020’de 65, 2021’de ise 146

rezervasyon

Galataport İstanbul’un devreye

girmesi ile gerek dünyadaki kruvaziyer

sektöründe gerekse İstanbul’un

kruvaziyer turizmde yeni bir dönemin

başlayacağını söyleyen Ayan şöyle devam

etti: “Sektörün dünyada ve Avrupa’da

en önemli platformlarından biri olan

Seatrade Cruise fuarları sayesinde

gemi firmaları ile bir araya gelerek

önümüzdeki yılların planlamasını

yapma imkânı buluyoruz. Pazarlama

faaliyetlerimiz ile limanımıza gelecek

sefer sayısında ciddi bir artış yakaladık.

2020 yılında toplam 65 sefer, 2021

yılında ise 146 sefer bekliyoruz. Bu

firmaların büyük çoğunluğu Galataport

İstanbul’u ana liman olarak kullanacak,

bu ülke turizmi açısından çok değerli bir

gelişme. Aralarında dünyanın en büyük

2 gemi firması olan Carnival Corporation

ve Royal Caribbean Cruises’ın yanı

sıra; Celebrity Cruises, Azamara,

Viking Cruises, Holland America Cruise

Line, Regent Seven Seas Cruises,

Celestyal Cruises, Le Ponant, Silversea

Cruises, Fred Olsen Cruises, Marella

Cruises, Wind Star Cruises, Princess

Cruises, Aida Cruises ve MSC firmaları

da bulunuyor. İstanbul, kruvaziyer

sektöründeki konumuna çok daha güçlü

bir şekilde tekrar kavuşuyor.”


...PROFESSIONAL FURNITURE SOLUTIONS...

Hotel Restaurant Cafeteria Mobilyaları

Adres : Yeni Mah. Şehit Polis Ahmet

toprakoğlu Cad. no 118 Sarıçam/ADANA

0(533) 779 58 79

0(533) 77907 69

info@horecamobilya.com


50

hotel restaurant

& hi-tech

yeni yatırımlar

Lüks ve konforu modern dokunuşlarla

sunan bir şehir oteli

Wish More Hotel İstanbul

Bayrampaşa’da hizmet veren Wish More Hotel İstanbul, merkezi konumunu kusursuz

hizmetler ve gelişmiş olanaklarla birleştirerek, keyifli ve konforlu bir konaklama deneyimi

sunuyor.

Rahatlık ve lüksün mükemmel

uyumunu yansıtan Wish More

Hotel İstanbul, “Misafir etme

tutkusuyla, daima…” sloganıyla, 5

yıldızlı otel kategorisinde hizmet

veriyor. İstanbul’un en hızlı gelişen

bölgelerinden Bayrampaşa’da

konumlanan Wish More Hotel İstanbul,

gönülden servis yaklaşımı, kent

kültürünü yansıtan kaliteli hizmetleri

ve yenilikçi uygulamaları ile hem iş

hem de tatil amaçlı seyahat eden

misafirlerine, keyifli ve konforlu

bir konaklama deneyimi sunuyor.

Türkiye çapında ve uluslararası

alanda hizmet veren bir oteller zinciri

yaratmayı hedefleyen Wish More

Hotel Istanbul, otelcilik sektörüne bir

Türk markası kazandırma misyonu

ile faaliyetlerine devam ediyor. Zincir

bir marka olma hedefiyle kısa süre

içinde Şişli Halaskargazi’deki ikinci

otelini faaliyete geçirmeyi planlıyor.

Wish More Hotel İstanbul, inşa süreci

devam etmekte olan bu oteliyle de

konaklama deneyiminde lüks anlayışı

ile çıtayı yükseltmeyi, iş dünyasının

nabzını tutmayı, toplantı ve etkinlik

dendiğinde akla gelen ilk adres olmayı

amaçlıyor. Kaliteli turizm çalışanları

yetiştirmeye ve istihdam etmeye özen

gösteren Wish More Hotel İstanbul,

deneyimli ve güler yüzlü ekibiyle turizm

endüstrisinin istihdam gücüne katkıda

bulunmaya devam ediyor.

Farklı bir konaklama deneyimi

Kaliteli ve rahat bir konaklama deneyimi

sunan Wish More Hotel İstanbul’un

ayrıcalıklı odaları, konfor ile lüksü

sade bir estetikle birleştiriyor. Otelde

büyüklükleri 26 ile 97 metrekare

arasında değişen, 29’u süit toplam 198

oda bulunuyor. Odaların tümü, tavandan

tabana camları, beyaz ve antrasit

renklerin hakim olduğu mobilyaları ve

fonksiyonel mimari çözümleriyle ferah ve

aydınlık mekanlar sunuyor.

İhtiyaca yönelik toplantı olanakları

En son teknolojiyle donatılmış toplam

10 toplantı salonu bulunan lüks otel,

gerektiğinde ikiye bölünebilen konferans

salonu, kolonsuz balo salonu ve açık

hava etkinlik alanı ile verimli toplantılar,

unutulmaz düğünler ve keyifli kutlamalar

için kusursuz mekan alternatifleri

sunuyor.

Bedeni ve ruhu tazeleyen hizmetler

2 bin metrekarelik büyüklüğü ile dikkat

çeken Wish More Hotel Fitness & SPA,

doğu ile batı prensiplerini uzlaştıran

bütünsel bakım ritüelleriyle hizmet

veren SPA merkezi ve son teknoloji

ile donatılan ekipmanlara sahip butik

fitness salonu ile faaliyet gösteriyor.

Ruhu ve bedeni arındıran hizmetlerin

bir araya geldiği ve yabancı terapistlerin

hizmet verdiği modern SPA merkezinin

beş masaj odası bulunuyor. Profesyonel

eğitmenler eşliğinde kişiye özel ve grup

halinde egzersizlerin uygulanabildiği

fitness merkezinde ise enerji dolu

programlar ile motivasyonun hiç

düşmeyeceği bir deneyim yaşatılıyor.

Türk ve dünya mutfaklarına yaratıcı

dokunuşlar

Wish More Hotel İstanbul’un asma

katında yer alan konsept restoranı,

Türk ve dünya mutfaklarının en gözde

lezzetlerini yetenekli ve tecrübeli

aşçılarının dokunuşları ile yeniden

yorumluyor. Sabah kahvaltısının zengin

açık büfe stilinde sunulduğu restoranda,

öğle ve akşam yemekleri ise a la carte

olarak servis ediliyor.

Mükemmel konum

Wish More Hotel İstanbul, kaliteli

ve rahat bir konaklama deneyiminin

yanı sıra, merkezi konumuyla da

kolaylık sağlıyor. İster metroyla,

istenirse de araçla, otele kentin

merkez noktalarından kısa süre içinde

ve çok kolay şekilde erişilebiliyor.

Otel misafirleri İstanbul Havalimanı,

CNREXPO ve İstanbul Fuar Merkezi

gibi noktalara, Maslak ve Şişli gibi iş

merkezlerine, Taksim ve Tarihi Yarımada

gibi kentin sembol bölgelerine 20

dakika gibi kısa süreler içinde rahatça

ulaşabiliyor. Bayrampaşa Otobüs

Terminali’ne bir kilometre olan otel,

IKEA, Sea Life Aquarium ve Legoland’in

de içinde bulunduğu, şehrin en büyük

alışveriş ve eğlence merkezleri arasında

yer alan Forum İstanbul’un yanı başında

konumlanıyor.


A city hotel that offers luxury and

comfort with modern touches

Wish More Hotel Istanbul

Operating in Bayrampaşa, Wish More Hotel Istanbul offers a joyful and comfortable

accommodation experience by combining its central location with its flawless services and

developed facilities.

Located at the center of

Bayrampasa, one of the most

rapidly developing districts of

Istanbul, Wish More Hotel Istanbul

offers an enjoying and comfortable

accommodation experience to its

guests who travel for business and

vacation thanks to its sincere service

approach, high-quality services

bearing the traces of urban culture,

and innovative activities.

A different accommodation experience

Offering high-quality and comfortable

accommodation experience, spacious

and luminous rooms of Wish More

Hotel İstanbul combine comfort and

luxury with a modest aesthetics. The

hotel has 198 rooms in total with 29

suits that vary 26 to 97 square meters

of size. All rooms offer spacious and

illuminated places with top-down

windows, furniture in white and

anthracite and functional architecture

solutions.

Meeting opportunities according to

needs

This luxury hotel that has 10 meeting

halls equipped with cutting-edge

technology offers a perfect place

alternatives for efficient meetings,

unforgettable wedding ceremonies

and enjoyable celebrations with

conference hall which may be divided

into two parts if necessary, columnfree

ballroom and open-air event/

activity area.

Services that freshen bodies and

spirits

Standing out with 2 thousand m2

of its size, Wish More Fitness &

Spa functions with its SPA center

serving with integrative care rituals in

combination with eastern and western

principles and boutique fitness hall

equipped with cutting-edge technology

implements. The modern SPA center

in which spirit and body purification

services are brought together and

foreign therapists accompany you

has five massage rooms. The Fitness

center in which custom and group

practices are applied with professional

trainers offers an experience in full

motivation with energetic programs.

Creative touches to Turkish and

world cuisines

Concept restaurant of Wish More Hotel

Istanbul located on the mezzanine

floor reinterprets the most tasteful

foods of Turkish and World cuisine

with the touches of gifted and creative

chefs. While breakfast are offered in

rich open buffet style, lunches and

dinners are served as a la carte.

Perfect location

Wish More Hotel İstanbul provides

convenience with its central

location, as well as its high-quality

and comfortable accommodation

experience. You may easily access

to the hotel within a short time from

central points of the city whether

with subway, and private vehicles.

Guests of the hotel can easily reach

points such as Atatürk Airport,

CNREXPO and İstanbul Fair Center,

business centers such as Maslak

and Şişli and symbol zones of the

city such as Taksim and Historical

Peninsula within short times such as

20 minutes. Only one kilometer away

from Bayrampaşa Coach Station, the

hotel is near to Forum Istanbul which

is one of the biggest shopping malls

and entertainment centers of the city

including IKEA, Sea Life Aquarium and

Legoland.


52

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

Jolly’e ‘üç

şapka’ çıkartan

Figen

deneyim

Erkan

Jolly’nin genel müdürü aynı

zamanda yönetim ve icra kurulu

üyesi. 30 yıldır sektörün içinde.

Turizme yakın ilgisi lise yıllarında

başlayan Figen Erkan, sektörün en

çok da yeni ortamlar ve iletişimlere

açık dinamiklerini, insana keyif veren

eğlenceli yanını sevip, bağlanıyor. Bu

yakın alakanın uyanmasında “akrabam”

dediği Saffet Emre Tonguç’un rehberlik

yaptığı dönemin de etkisi büyük oluyor,

şüphesiz.

Tamamen tesadüflerle başlayıp gelişen

süreçte lise eğitiminin hemen ardından

çalışma hayatına atıldığını söyleyen

Figen Erkan, kariyer yolculuğunun

o ilk günlerini, “Turizm yolculuğum

tesadüflerle başladı. Galleria AVM’de

dolaşırken, Fame City adlı bir eğlence

merkezinden bahsedildi. Bu benim,

hem bir müşteri hem de iş olarak çok

ilgimi çekti. Türkiye’de olmayan bir

organizasyon şekliydi çünkü. İlana

başvurduktan sonra alan görevlisi

olarak işe başladım. Sonra birgün, eski

bir turizmci olan müdürümle sohbet

ederken, konusu açıldı, ona turizmle

ilgili hayallerimi anlattım. Bu sohbet

o kadar teşvik ve motive edici oldu ki,

turizme girmeye karar verdim. İlk adımı

da Pamfila Turizm ile attım.” sözleriyle

aktarıyor.

Jolly’i üç ayrı şapkasıyla yönetiyor

Figen Erkan’ın bahsettiği o yıllar,

Türkiye turizminde tam da Körfez

Krizi’nin yaşandığı döneme denk

geliyor. Incoming seyahatler düzenleyen

Pamfila Turizm’in o zorlu sürecinin

yaklaşık bir buçuk yılına çömez ve

tecrübesiz bir çalışan olarak dahil

olduğunu söyleyen Erkan’ın Jolly ile

tanışması da o sürecin bir parçası

oluyor. Üstelik yine bir tesadüfün, belki

de payına düşen şans ve kısmetin bir

sonucu olarak!

1992 yılında Jolly Ailesi’ne operasyon

elemanı olarak girip, neredeyse 30 yılını

tek bir şirkete adayacak kadar istikrarlı

ve özverili bir serüven onunkisi. Henüz

bir lise talebesiyken turizmi ‘temmuzağustosta

yapılan bir iş’ vasfına

koyup, yıllar içinde bu tutkuyu büyütüp

geliştirerek bugünlere azim ve başarıyla

taşıyan bir yükseliş öyküsü. Öyle ki,

bundan 27 yıl önce operasyon elemanı

olarak başladığı Jolly’deki görevini yıllar

içinde operasyon müdür yardımcılığı,

operasyon müdürlüğü, genel müdür

yardımcılığı ve 1999’da genel müdürlük

pozisyonları ile taçlandırmayı başarmış

bir deneyim.

Son üç senedir Jolly çatısı altında farklı

şapkaları da kariyer listesine katan

Figen Erkan, şimdilerde şirketin hem

yönetim kurulu hem de icra kurulunda

söz sahibi bir isim.

Figen Hanım, bir tesadüfle

tanıştığınız Jolly’i bugün üç ayrı

şapkayla yönetiyorsunuz. Sürecin

devamında belli hedefleriniz

oldu mu, yol haritanızı ne şekilde

çizdiniz?

Benim Jolly için bir genel müdürlük

ya da yönetim kurulu üyeliği gibi bir

hedefim olmadı hiç. Hayatı yaşayış şekli

olarak da, ne iş yapıyorsam, elimden

geldiğince en iyisini yapmaya çalıştım.

Turizm, hedefleyerek başladığım bir

iş değildi, özellikle Jolly tarafı için

söylüyorum, tamamen tesadüflerle

gelişti. Birgün kahve içmeye bir

arkadaşıma uğradık. Hani “Bir fincan

kahvenin 40 yıl hatırı vardır” derler ya,

benimki de o misal işte! O kahveden

bugünlere…

Şimdi arkama dönüp baktığımda

çok değişik deneyimler elde ettik

tabii. 27 yıl öncesi diyorum. Turizmin

emekleme safhaları daha. Önümüzde

otel kapasitelerini arttırmak, sektörün

gelişimini sağlamak gibi yol ve yön

gösterici pek çok sorumluluk ve misyon

var. Bu süreçte hem öğrenen olduk

hem de öğrendikleriyle sektöre yön

gösteren… O telaşenin içinde zamanın

nasıl geçtiğini çok fazla anlamadık.

“Turizmde bir yerlere gelmek

için altın bilezikleri arttırmak

gerekiyor”

Ama şimdi yeni neslin kendi

beklentilerini daha ön planda

tuttuklarını, çok fazla sorumluluk

almak istemediklerini görüyorum.

Herkes için olmasa bile geneli için

tablo bu. Turizmde bir yerlere gelmek

istiyorsanız, elinizdeki bilezikleri

arttırmanız gerekiyor. Çünkü her bilgi

bir altın bilezik! Bu da beraberinde çok

fazla sorumluluk almak demek! Genç

yaştaki arkadaşları gözlemliyorum, her

şey çok kolay ve hızlı olsun istiyorlar.

Ama iş hayatı böyle değil! Hayatta

başarılı olmak, iyi yerlere gelmek için

efor ve özveri şart! Kendi adıma şu

ana kadar bildiklerim, gördüklerim,

öğrendiklerim, sorumluluklarım beni

bu noktaya getirdi. Normalde insanlar

gider, bir pozisyon ister. Ama ben

istemedim, patronlarımın takdiri ve

vizyonuyla bugün buradayım.


Turizmci olmaktan memnun

musunuz? Sektörün en çok nesini

sevdiniz veya benimseyemediniz

diye sorsam?

Galleria’daki müdürüm “ne zaman

turizmci olacaksın?” diye sorduğunda

“temmuzda” diyordum. Yıllar geçtikçe

bu işin temmuzda olmadığını,

hazırlıkların çok daha önceden yoğun

emeklerle başladığını yaşayarak

öğrendim ve evet, turizmi çok sevdim…

Turizmin insanın kendini geliştirmesine,

her gün yeni bir şey öğrenmesine,

yeni insanlarla tanışmasına fırsat

veren yönünü sevdim herhalde.

Sektör bana bir okulda, üniversitede

öğrenebileceğimden çok daha fazlasını

öğretti. O yol haritası sayesinde yönümü

buldum. Bunun yorucu yanları yok

muydu, elbette vardı, hala da öyle!

Bunca yoğun ve kalabalık bir hacmin

içinde olmak müthiş bir baskı ve stres

kaynağı olabiliyor.

Turizm, şimdilerde iş yapış biçimi olarak

belki biraz daha oturmuş, belli bir

kural ve düzen dahilinde işliyor. Bugün

baktığımızda pek çok otel açılıyor, yeni

konseptler belirleniyor.

Biz Jolly tarafında ağırlıklı müşteri

deneyimine odaklandığımız için sektör

ne kadar ağır olsa da aldığımız olumlu

geri dönüşümler en çok keyif aldığımız

nokta oluyor. Bizler işi aslında el

yordamıyla öğrendik. Bir el kitabımız

yoktu. Gerçi yurt dışında çok büyük

turizm deneyimleri vardı ama Türkiye’de

turizm, 1950-60’lardan sonra yavaş

yavaş hareketlenmeye başladı. 80’li

yıllar ile birlikte artan otel yatırımları

devam eden süreçte hızlandı. Bense

80’li yılların sonuna denk geldim.

Dolayısıyla turizmle birlikte büyüdük,

geliştik, sevdik…

Ve tabii Jolly de büyüdü…

Elbette. Biz pazar lideri konumunda

bir şirketiz. Bunu koruyabilmek ve

geliştirebilmek için gerek patronlarımız

gerekse şirket ekibimizle birlikte

çalışmalar yürütüyoruz. İleriye dönük

stratejik planlarımız var. Dinamik,

kendini sürekli yenileyen ve geliştiren

bir yapıya sahibiz. Beni sektörün tüm bu

zorluklarına karşın en çok motive eden

de, şirketimin bu özellikleri!

Jolly, 20 yıl önce yılda 10- 15 bin insan

taşırken bugün milyon kişiyi taşıyan

bir potansiyele sahip. Bu, inanılmaz bir

büyüklük ve yükseliş…

Ben iş hayatına atıldığımda bir teleks

vardı. Şu an ise bir teknoloji, dijital

devrim sürecindeyiz. Keyifli olduğu

kadar zor da bir düzen. Biz Jolly olarak

bu dönüşümü başarıyla sürdürebilen

bir yapıdayız. Bundan 20 sene evvel

yaptığımız kişi sayıları ile şu anki

Türkiye’nin en güçlü tur operatörlerinden Jolly’i üç ayrı

şapkasıyla yöneten Figen Erkan, son dönem seyahat

tercihlerine ağırlıklı uzak destinasyonları koyuyor.

Geçtiğimiz senelerde Meksika, Küba, Amerika ve Afrika’yı

uzun deneyimleme fırsatı bulduğunu anlatan deneyimli

turizmci, yurt içinde doğu ve güneydoğu şehirlerini

keşfetmeyi seviyor. Türkiye’deki seyahat severlere ilk önce

kendi ülkelerini, sonrasında ise dünyayı gezmelerini tavsiye

eden Erkan, bu rotaların yurt dışı kısa programlar ve

uzak destinasyonlar ile de zenginleştirilebileceği önerisini

yapıyor.


54

hotel restaurant

& hi-tech

iş’te kadın

rakamlar arasında müthiş bir uçurum

var. Hedeflerinizi büyütürken, mevcut

çizgiyi korumak gibi üzerine yeni şeyler

de katmak ayrı bir efor istiyor.

Jolly’nin öncelikli hedefi her zaman

müşteri memnuniyeti oldu. Ne

yaparsak yapalım, en iyisi olsun istedik.

Kendimize yapılmasını istemediğimizi

başkalarına da yapmamak gibi bir iş

etiğimiz oldu. Müşteri memnuniyetinde

yüzde 98 seviyelerine ulaşmamız da bu

bakış açımızın bir sonucu zaten.

Jolly, aynı zamanda teknolojik

entegrasyonuna ciddi yatırım

da yapan bir şirket. Şirketin bu

yatırımlardan beklentisi tam olarak

nedir?

Ülke ekonomisi paralelinde şirket

politikalarımıza yön veriyor, sürece

adapte olmaya çalışıyoruz. Teknoloji,

günlük hayatın olduğu kadar seyahat

sektörünün de insan gücünden sonra

en önemli faktörü haline gelmiş

durumda. Patronlarımız teknolojinin

sektörümüz ve müşterimiz açısından

öneminin farkında ve bu noktada

5 milyon USD’nin üzerinde yatırım

yaparak turizm teknolojileri geliştirmek

amacıyla 4 sene evvel güçlü bir ekiple

Gordion Yazılım Şirketi’ni kurdular.

Gordion, Jolly’e yönelik seyahat

teknolojileri geliştirmenin yanı sıra

dünyaya da farklı yazılımlar üretmek

amacıyla kurulmuş çok önemli bir

yatırım. Türkiye’de bu kadar kapsamlı

bir yatırım yok denecek kadar az. Hem

ciddi bir kaynak hem de ciddi bir ekip işi

var arkada.

Bu, Jolly’nin geleceğine de yön verecek

önemli bir karardı. Çünkü sektör

tamamen teknolojiye yöneliyor. Gittiğiniz

yer gerçek, gezdiğiniz yer gerçek, size

hizmet verenler gerçek ama satın

alma süreçleri ve ön deneyimler veya

satın alma sonrası hizmetler tamamen

teknoloji ile dönüyor. Bu yüzden biz

de teknolojiye konsantre olduk. Bu

noktada Jolly olarak geçirmekte

olduğumuz dijital dönüşüm sürecinde

rezervasyon sistemimizi, call center

teknolojimizi, Müşteri Deneyimi &

CRM yapımızı baştan aşağı yeniledik.

Ve bu alanda çalışmalarımız devam

ediyor. Sadece bilgiye ve satın alma

süreçlerine kolay erişimi hedeflemedik,

seyahate dair tüm bilgi ve keyifli yanları

da bu dönüşümümüz kapsamında

müşterilerimize sunmayı hedefliyoruz.

“Çok yeni fikirlerimiz, projelerimiz

var”

Bu değişim sürecinde zaman

zaman eksik kaldığımız, kendimizi

eleştirdiğimiz noktalar oluyor. Sonuç

olarak, iyi bir durumda olduğumuzu

Jolly Genel Müdürü Figen Erkan

Yurt Dışı Turizm Direktörü Tolga Tekin

söylemeliyim. Jolly olarak, çok yeni

fikirlerimiz, üzerinde çalıştığımız

projelerimiz var. Tamamladığımızda

müşterilerimizi bilgiye çok daha rahat

eriştirecek, satın alma süreçlerini daha

da kolaylaştırmış olacağız.

Eskiden müşteri memnuniyeti

çalışmalarında anket formu verirdik.

Şimdi bakıyorsunuz, iş tamamen

e-mail ve anket sistemlerine dönmüş.

Seyahat öncesi ve sonrası, müşteriye

7/24 yanlarında olduğunu hissettirmek

zorundasınız. Bunun için teknoloji büyük

bir imkan. Diğer taraftan zorlukları da

yok değil. Bir anda kendinizi anormal

bir mail ve iletişim trafiğinin içinde

bulabiliyorsunuz. Biz müşteriden gelen

geri bildirimleri çok önemsiyoruz. Bu

bizi sürekli düşünmeye, yeni projeler

üretmeye, daha çok araştırmaya ve en

önemlisi de empati kurmaya yöneltiyor.

“Bunu ben yaşasaydım ne yapardım,

ne beklerdim” düşüncesini kendi

içimizde daima sıcak ve hakim tutmaya

çalışıyoruz.

Geçtiğimiz yıl Profesyonel

Otel Yöneticileri Derneği

(POYD) tarafından verilen

Onur Ödülü ile başarılarını

taçlandıran Figen Erkan, “Bu

ödülü sektörün temsilcilerinin

oylarıyla almak çok büyük

bir gururdu” derken, o

gün hafızasına kazıdığı şu

diyalogunu da aktarmadan

geçmek istemiyor: “Ödülü

almamın ardından bir kadın

yanıma geldi, bir acentanın

kontrat müdürüymüş ve

‘Figen Hanım, bir kadın

olarak bu ödüle layık

görülmeniz benim sektöre

olan inancımı artırdı .’ dedi.

İnanın bunları duymak, ödül

almaktan çok daha anlamlı

ve değerliydi. Demek ki

farkında olmadan böyle bir

misyon edinmişim. Birilerine

dokunabilmişim”.

Şirket için yıl nasıl geçiyor,

rakamlarla sezondan

beklentilerinizi ve 2020

tahminlerinizi paylaşabilir misiniz?

Jolly olarak bu yılki hedeflerimizi

ekonominin gidişatını öngörerek

daha düşük tutmuştuk. Şu an 2019’u,

o hedeflerimize yakın kapatmayı

umuyoruz. Ortalamada geçen

yıla kıyasla yüzde 25’lik bir artış

öngörmüştük. Tabii, Eylül- Ekim-Kasım-

Aralık verileri asıl önem taşıyan.

Önümüzdeki yıla ilişkin ise, bu dönemde

strateji ve bütçe çalışmalarına

başlıyoruz. Şu an bir oran telaffuz

edemem. Önümüzdeki birkaç ayın

ekonomik gidişatı doğrultusunda

planlarımız daha net bir hale gelecek.

Ancak, önümüzdeki senenin daha iyi

olabileceğini düşünüyorum. Çünkü 2019,

iç turizm anlamında durağan bir yıl

olarak geçti. Yabancı ziyaretçide bir artış

elde ettik ama yerli turizm, ekonominin

etkisiyle bir yavaşlama seyrindeydi.

Biz, her sene yüzde 30 -35 artış elde


ederken, bu sene ortalamada yüzde 20

civarında kalacağımızı düşünüyorum.

Şimdi biraz da size dönmek isterim.

Sektörden takip ettiğim kadarıyla

son derece güçlü, maskülen ve

vizyoner bir duruşa sahipsiniz. Ya

siz bize kendinizi nasıl anlatırsınız?

Figen Erkan kimdir?

Çok hızlıyımdır. Bir işi gücümün yettiği

kadarıyla en iyi şekilde yapmaya

çalışırım. Hırslıyım diyeceğim ama

yanlış anlaşılmasını da istemem.

Çünkü hırs biraz dengesizdir. İki

yönde kullanabilirsiniz. Benim sözünü

ettiğim, çalışkanlık anlamında bir hırs.

Çalışkanımdır. Ne iş verilirse verilsin,

sonuna kadar giderim, denerim,

zorlarım, araştırırım. Sonuç odaklı

çalışmayı severim. Sadece işte değil,

özel yaşantımda da iki konu beni çok

rahatsız eder. Biri haksızlık, diğeri

dürüst olmamak! Her şeyi absorbe

edebilirim ama bu ikisini asla kabul

etmem! Özelde daha duygusal, daha

sakin sessiz, daha kendi içinde ve

çevresinde bir yapım vardır. Ama söz

konusu iş hayatım olduğu zaman çok

farklı bir kimliğe bürünebiliyorum.

Ya turizmde kadın olmak üzerine

düşünceleriniz? Şirketin kadın

istihdamına katkısı ve bakış açısı

nedir?

Sektörde ne yazık ki çok fazla kadın

yönetici yok. Gönül ister ki, daha fazla

olsun. Ama tabii iş hayatı kolay değil. Bu

noktalara gelirken çok ciddi savaşmanız

ve efor harcamanız lazım. Hayatınızdan

ödün vermeniz gerekiyor. Turizm başlı

başına özveri gerektiren bir sektör

zaten. Bizde 9.00-18.00 mantığıyla

çalışamazsınız!

Ben bile daha yeni yeni kendim

için planlar yapıyor, ara ara uzak

destinasyonlara tatillere çıkabiliyorum.

Yoksa herkesin tatil yaptığı dönemlerde

en çok çalışan durumundaki bizler için

büyük lüks bu anlattıklarım. Bu bir evre

tabii. İşi öğrenene kadar, belli bir bilgi

ve tecrübe seviyesine erişene kadar çok

çalışmalısınız.

Bahsettiğim üzere benim bir pozisyon

hayalim yoktu, sadece ne iş yapıyorsam

yapayım elimden gelenin en iyisini

yapayım düşüncem vardı. Bu noktada

patronlarım bunu gördüler ve önümü

açtılar, destek oldular.

Kadın istihdamına gelirsek, şirketin

yüzde 40-45’lik diliminde kadın

çalışan var. Yönetici pozisyonlarındaki

kadrolarımızın % 50’ye yakını kadın

yöneticilerden oluşuyor. Cinsiyetçi bir

yaklaşımımız yok, turizm gibi insanlara

hizmet sunan bir sektörde işini kim iyi

yapıyor ve sorumluluk alıyorsa, onunla

çalışıyoruz. Şirket politikası olarak,

genelde kurum kültürünü bilen, şirketin

gelişimine katkı sağlamış çalışma

arkadaşlarımızı cinsiyetine bakmadan

belli noktalara taşıyoruz.

30 yılın izdüşümü bu. İş ve özel

hayatınızda bundan sonra neler

olsun istiyorsunuz?

Çok uzun yıllardır bu pozisyondayım.

Mevcut iş akışı içinde çalışmalarımı

sürdürüyorum. Bir süre sonra tempomu

azaltarak hayatıma devam edeceğim.

Belki biraz daha fazla gezeceğim.

Seyahat etmek çok güzel bir duygu!

Seyahat demek; yeni kültürlerle, yeni

insanlarla tanışmak, yepyeni tecrübeler

elde etmek benim için. Her yeni

gittiğiniz yerden, yepyeni fikirler, bilgiler

ve duygularla dönüyorsunuz. Bazen iyi

şeyler görüyorsunuz bazen kötü şeyler.

Kimi zaman üzülüyor kimi zaman da

mutlu oluyorsunuz. Misal, Güneydoğu’ya

gittiğinizde insanların bilgiye, eğitime

açlığını ve heyecanlarını görüyorsunuz.

Bu defa onlar için bir şeyler yapma

isteği doğuyor içinizde.

Jolly olarak da bu bilinçle yürüttüğümüz

birtakım sosyal sorumluluk projelerimiz

var. Zaman zaman yarışmalar yapıyoruz.

23 Nisan dönemlerinde çocuklara dönük

yarışmaları yaptık mesela. Türkiye

genelinde bütün okullara yaydık. Ya

da tur organize ettiğimiz bölgelerdeki

yerel halkın becerilerini, bilgilerini ve

ticaretini geliştirici faaliyetler içerisinde

bulunarak bölge insanına yol gösterici,

destek olmaya çalışıyoruz.

“Bilgi paylaştıkça güzel”

Sonuç itibari ile paylaşımcı olmak,

bildiklerini paylaşmak ve birilerine yol

çizmek lazım. Benim şahsi bakış açım

da o. Bugüne kadar binlerce kişiyle

çalıştım. Bilgiyi, tecrübeyi, deneyimi

paylaşmak temel düsturum oldu.

Bildikleriniz, öğrendikleriniz sizde

kalıyorsa bir fayda da sağlamıyor.

Biraz önce verdiğim Güneydoğu

örneği gibi, oradaki insanlara bir ışık

olur, bir yol çizerseniz, bakış açılarını

değiştirebilir, farklı yönlere gitmelerini

sağlayabilirsiniz. Amaç sadece iş

yapmak değil, çevrenizdekilere de bir

şeyler katabilmek olmalı. Benim için

işimi doğru yapmak, insanları memnun

etmek, bu işi sevdirir hale getirmek çok

önemli.

Jolly olarak da bu anlayışta olduk hep.

İçimize sadece tecrübeli elemanları

katmak istemedik. Kültür turlarımızdaki

rehber arkadaşlarımızdan örnek

vereyim, şirkete fi tarihinde yardımcı

eleman olarak girmiş, kokartlarını

almış, bir yandan çalışırken bir yandan

da okullarına devam etmişler. Demek

ki biz şirket olarak onlara bu yolu

çizmişiz, bu fırsatı vermişiz. Sadece

çalışanlarımıza da değil, tedarikçisinden

tutun, sahadaki pek çok insana da

dokunuyor, yön çözmeye çalışıyoruz.

Jolly, bir okul. Benim için de öyle

oldu. Ben de tıpkı patronlarım gibi,

öğrendiklerimi yeni nesile aktarmaya

ve paylaşmaya çalışıyorum. Bilgiyi

saklamanın hiç kimseye faydası yok!

Önemli olan birilerine öncü olmak, yol

göstermek!


56

hotel restaurant

& hi-tech

etkinlik

I-MICE sezonu muhteşem

Boğaz davetiyle açtı!

Uluslararası MICE Endüstrisi Derneği

(I-MICE), 16 Eylül Pazartesi akşamı

turizm sezonunu

muhteşem bir davet ile açtı. STK

temsilcileri, oteller, acentalar ve

basın mensuplarının yoğun katılımı ile

gerçekleşen davette Kültür ve Turizm

eski Bakanı Bülent Akarcalı, DenDen

Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Tamer

Köseoğlu, LITE Tur’un sahibi Cüneyt

Tansu Demir, Gastronomi Turizmi

Derneği Başkan Yardımcısı Koraltan

Saygın da gecenin önemli isimleri

arasında yer aldılar.

Kurt’un sunumunda yine sosyal

sorumluluk ve yardım projeleri

vardı!

Seda Çelik’in sunuculuğunu yaptığı

davetin açılış konuşması için sahneye

çıkan Uluslararası MICE Endüstrisi

Derneği (I-MICE) Başkanı Hüseyin

Kurt, ilk olarak yakın zaman önce

kaybettiğimiz, turizmin değerli

isimlerinden İlker Oktay, Murat Dedeman,

Murat Demircioğlu ve Turgay Solmaz’ın

anısına konukları bir dakikalık saygı

duruşuna davet etti. Haziran ayında

gerçekleştirilen olağan genel kurul

ile yeni icra kurulunu oluşturduklarını

belirten Kurt, ardından dernek üyelerini

sahneye davet ederek konuklara tanıttı.

I-MICE çatısı altında gerçekleştirdikleri

sosyal yardım projelerinde de

kısaca değinen Kurt şunları söyledi:

“Diyarbakır’da geçen sene bir kardeş

okulumuz vardı. Bu sene sayı ikiye çıktı.

Sizlerden aldığımız güç ve enerji ile daha

fazla ne kadar destek olabiliriz çabası

içerisindeyiz. Yakın zamanda bir yardım

kampanyası başlattık. Biliyorsunuz ki,

geçen sene Diyarbakır’daki okulumuzun

bütün masraflarını yıl boyunca bizim

tarafımızdan karşılandı. Bu sene bu sayı

dediğim gibi ikiye çıktı. Sizlerden çok

cici bir destek aldık. 26 Eylül günü yine

derneğimizden bazı isimlerle Diyarbakır’a

çıkarma yapıp, bizatihi yardımları kendi

elimizle teslim edeceğiz. Hepinize

güzel bir akşam olsun. Kıymetli yol

arkadaşlarıma da bir kez daha teşekkür

ediyorum. Bu dernekte oldukları için,

sektör için çabaladıkları için kendilerine

kocaman alkış”.

Davet, cömert ikramlarıyla hem

göze hem damağa hitap etti

Sunset Cruisse teknesinde düzenlenen

gecede davetliler bir taraftan İstanbul

Boğazı’nın eşsiz güzelliğinin tadını

çıkartıp doyasıya eğlenirken, bir taraftan

da yeni iletişim ve iş birliği fırsatları

elde ettiler. Seda Çelik’in sunuculuğunu

yaptığı sezon açılışı gecesinde Burcu

Kısakürek’in canlı müzik performansı

gibi birbirinden renkli dans gösterileri de

yoğun ilgiyle izlendi. Davetin konuklara

özel hazırladığı birbirinden enfes ikramlar

ve sunumlar ise keyifli geceye damga

vuran detaylardan oldu.


58

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Sunumlara değer katan

profesyonel dokunuş

Lugga

1962 yılından bu yana

Türkiye’nin en iyi çatal kaşık

bıçaklarını üreten Lugga, üç

kuşaktır süregelen bilgi ve

deneyimi ile profesyonellerin

çözüm ortağı oluyor. Her

biri deneyim ve uzmanlığı

yansıtan özgün tasarımları

ile seçkin mekanlar için stil

sahibi alternatifler sunan

üretici firma; en kaliteli

çelikten üretilmiş, kusursuz

işçiliğiyle dikkat çeken yerli

üretim serileri ile sofralara

ışıltı katıyor.

Yüzde 100 yerli üretim ayrıcalığıyla

bugüne dek pek çok seçkin

markaya OEM bazlı üretim

yapan firma, artık Lugga markası

ile uluslararası pazarda da güçlü

bir oyuncu! İhracat yaptığı 30 ülkede

21’i aşkın modeliyle market ve satış

mağazalarındaki yerini alan marka,

ürünlerini 304 kalite 18/10 ve 430 kalite

18/0 kalite paslanmaz alternatifleri ile

üretiyor.

Stil sahibi alternatifleriyle göz

dolduruyor

İnce işçiliğiyle profesyonel sunumların

en cazip seçeneği olan ihracatçı firma,

sofralara tutkulu şıklık katan Mira

Serisi ile tasarımda şıklıktan ödün

vermeyenlere göz alıcı bir bütünlük

imkanı veriyor. Markanın Esma

Serisi, kalitenin bir yansıması gibi,

her ayrıntısıyla şık ve estetik! Tercihi

görkemli bir zarafet olanlar için Sima

iyi bir alternatif! Özel konukların

ağırlandığı sofraları şıklığıyla

zenginleştirecek olan seri ile davetler

hakettiği zarafete kavuşuyor. Yalınlığın

izinde bir sofra tasarlamak Lugga’nın

Damla Serisi ile çok kolay! Sadelik

tutkusunun öne çıktığı seri, akıcı formu

ile stil sahibi sofraların gözdesi oluyor.

Özenle hazırlanan sofralarda sadeliği

saflık ile buluşturma ayrıcalığını

yaşatan Nida Serisi gibi, doğanın

dinginliğini sofralara hediye eden Doğa

Serisi de oldukça iddialı!

Tasarımda kaliteli, şık ve estetik

detaylar

24,30, 36, 84 ve 89 parça kutu

opsiyonları ile vintage, altın ve

titanium modellerini müşterilerinin

beğenisine sunan Lugga’nın stil

sahibi alternatiflerinden bir diğeri,

Ceyda Serisi. Zarafet tutkusunun bir

yansıması olan seri, göz alıcı parlaklığı

ve akıcı formu ile özenli sofraların

şık tamamlayıcısı olmaya aday. Her

yemek takımı ile uyumlu bir bütünlük

sağlayan Ada Serisi, yumuşak hatlara

sahip yalın tasarımı ile unutulmayacak

anlara eşlik ediyor. Çizgisel tasarımı

ile çeliğin gücünü tasarımına yansıtan

Eda Serisi ile kalite ve stil detaylara

taşınıyor. Sofralarda sıra dışı bir estetik

duygusu yaşatan Hilal Serisi, çizgi ötesi

güzelliği ışıltı ile masa üstüne taşıyor.

Tasarımındaki incelikle ön plana çıkan

Sultan Serisi ise modern hatlarıyla

kıymetli anlarınıza eşlik etmek için

tasarlanmış.

Ürün gamına yenilerini ekledi

Mira, Esma, Sima, Damla, Nida,

Doğa, Ceyda, Ada, Eda, Hilal ve Sultan

serilerine ilave olarak yakın bir zaman

önce ürün gamına yenilerini ekleyen

Lugga, en şık sofraların ihtiyaçlarını

göz önünde bulundurarak üretime

dahil ettiği Lugga XL Serisi ile

sofralara zarafeti getiriyor. Firmanın

süpermarket ve hipermarketler için

özel olarak tasarladığı ekonomik

vakum ambalajlı süpermarket serisi

ise, kalitesiyle olduğu kadar pratik ve

ekonomik çözümleriyle ideal! Otel,

restoran, kafe ve ev kullanımları

için cazip bir seçenek olan seri,

Lugga çözüm ortaklarının satış ve

karlılıklarına da olumlu yansıyor.


Professional touch that adds

value to services

Lugga

Producing Turkey’s best cutlers since 1962, Lugga is becoming a solution partner

for professionals with ongoing information and experience of three generations. The

manufacturer offers stylish alternatives for select spaces with unique designs, each reflecting

experience and expertise; it adds sparkle to the tables with its domestic production series

made of the highest quality steel and attracting attention with its flawless workmanship.

With 100% domestic production

privilege, the company has

been producing OEM based

products for many distinguished

brands and is now a strong player in

the international market with its Lugga

brand! The brand, which has taken

its place in the markets and sales

stores with more than 21 models in 30

countries that it exports to, produces

its products with 304 quality 18/10 and

430 quality 18/0 quality stainless steel

alternatives.

Stylish with eye-catching

alternatives

The most attractive option of

professional presentations with its fine

workmanship, the exporting company

provides an eye-catching integrity

to those who do not compromise on

elegance in design with the Mira Series

that adds passionate elegance to the

tables. Esma Series of the brand,

like a reflection of quality, stylish and

aesthetic in every detail! Sima is a

good alternative for those who prefer

a graceful elegance! Invitations get

the elegance they deserve with the

series, which will enrich the tables

where special guests are hosted with

elegance. Designing a table in the

footsteps of simplicity is easy with

Lugga’s Damla (Drop) Series! A passion

for simplicity stands out, and the series

is a favorite of stylish tables with its

smooth form. Like the Nida Series,

which provides the privilege of meeting

simplicity and purity in meticulously

prepared tables, the Nature Series,

which gives the serenity of nature to

the tables, is quite ambitious!

Quality, stylish and aesthetic

details in design

One of the stylish alternatives of

Lugga, which offers vintage, gold and

titanium models with 24,30, 36, 84

and 89 piece-box options, is the Ceyda

Series. A reflection of the passion for

elegance, the series is a candidate to

be the stylish complement of attentive

tables with its glamorous brightness

and flowing form. Ada Series, which

provides a harmony with every dining

set, accompanies unforgettable

moments with its simple design with

soft lines. Eda Series reflects the power

of steel to its design with its linear

design. Providing an extraordinary

sense of aesthetics on the tables, Hilal

Series brings the beauty beyond the

line to the table with its sparkle. The

Sultan Series is designed to accompany

your precious moments with its

modern lines.

New products added in the range

In addition to the Mira, Esma, Sima,

Damla, Nida, Doğa, Ceyda, Ada, Eda,

Hilal and Sultan series, Lugga recently

added new ones to its product range,

adding elegance to the table with Lugga

XL Series. The company’s economical

vacuum packaged supermarket series,

specially designed for supermarkets

and hypermarket shelves, is ideal with

its quality as well as practical and

economical solutions! An attractive

option for hotels, restaurants, cafes

and home uses, the series also has

a positive impact on the sales and

profitability of Lugga solution partners.


60

hotel restaurant

& hi-tech

marka

Polin

Waterparks’a

9 ödül

birden!

Alman Kirmes & Park Revue dergisi tarafından, Avrupa tema park endüstrisindeki girişimci ruhu ve

inovasyonu desteklemek için 2012 yılından beri “Eğlence Parkı ve Atraksiyonları” alanında en dikkat

çeken ürünlerin ödüllendirildiği “Avrupa’nın En İyileri” ödül töreni (European Star Awards), bu yıl

Paris’te IAAPA Expo Europe fuarı ile eş zamanlı olarak düzenlendi.

14 farklı kategoride Avrupa’da

eğlence sektöründe essiz ve

standardın dışında tasarımlarıyla

alanındaki birçok ürünü geride bırakmış

tasarımları onurlandırmak adına

bağımsız ve alanında uzman jürilerin

değerlendirmesi sonucunda verilen

ödüller 16 Eylül 2019’da Paris Parc

Asterix’de düzenlenen gecede sahiplerini

buldu. Daha önce de birçok uluslararası

ödüle sahip olan Polin Waterparks imzalı

King Cobra Su Kaydırağı bu yıl da ödüle

layık görüldü ve sekizinci kez listede ilk

sırada “En İyi Su Kaydırağı” olarak yerini

aldı.

Pakiş: “Bu yola yeni fikirleri,

ilhamı, inovasyonu rehber bilip

çıktık”

Polin Waterparks Pazarlama ve

Kurumsal İletişim Direktörü Şöhret

Pakiş, “Bu prestijli ödüle 8. kez farklı

kategorilerde layık görülmekten büyük

mutluluk duyuyoruz. Özellikle en iyi su

kaydırağı ödülüne bu ödüller verilmeye

başladığından beri hep birinci olarak

layık görülmek tarifsiz. Biz, ekipçe bu

yola yeni fikirleri, ilhamı, inovasyonu

rehber bilip çıktık. Ekibimizin her bir

parçası, yüreğiyle bu yolculukta var

oldu, oluyor. Ayrıca bu yolculuğumuzda

tasarladığımız sunduğumuz ürün ve

projelere güvenip, bizimle yola çıkan tüm

müşterilerimize de sonsuz teşekkürler.

Bu ödüller bizim yüreğimizi koyduğumuz

bu yolda hepimize umut. Tüm

kazananları tebrik ediyorum.” diyerek

ödül ile ilgili mutluluklarını dile getirdi.

Dört imza kaydırağı ile listeye girdi

Bunun yanında üçüncü sırada Polin

Waterparks’ın bu yıl Hırvatistan’da

Istralandia su parkında kurulumu

gerçekleştirilen Space Combo, Rixos

Premium Tekirova’da yer alan Surf

Safari su kaydırağı da dördüncü kez

“En İyi Su Kaydırakları” ödülüne layık

görülerek listede beşinci sırayı aldı.

Ayrıca 2018 yılında Aqualand Frejus su

parkında kurmuş olduğu, imza tasarımlı

interaktif bir yarış kaydırağı olan Storm

Racer su kaydırağı da listede dokuzuncu

sıraya yerleşmiş oldu. Böylece Polin

Waterparks, en iyi 10 su kaydırağının

ödüllendirildiği gecede dört imza

kaydırağı ile listeye girdi. İlaveten geçen

yıl Slovakya’da kurulumu gerçekleşen

4 kişilik, yüksek kapasiteli bir kaydırak

olan Family Turbolance (Mega Delphin)

ve Almanya’da bulunan, dünyanın en

büyük kapalı su parklarından biri olan

Tropical Islands için özel tasarladığı

interaktif su oyun grubu da ‘’En İyi Aile

Su Kaydırağı’’ ödülüne layık görüldü.

Partnerlerince takdir görmesi

büyük mutluluk uyandırdı

Su kaydırakları ile birlikte

değerlendirilen parklar arasında da

Polin Waterparks imzalı kaydıraklara

sahip Antalya’da bulunan The Land

of Legends Tema Park, Almanya’da

bulunan Tropical Islands Resort ve

Antalya’da bulunan Rixos Premium

Tekirova, “En İyi Su Parkı” ödüllerinin

sahibi oldu. Teknoloji, inovasyon ve

kaliteden ödün vermeden sektöründeki

öncülüğünü sürdüren ve globalden

büyük su kaydırakları üreticilerinden

biri olan Polin Waterparks’ın başarılı

çalışmalarının partnerleriyle de bu

şekilde takdir görmesi büyük mutluluk

uyandırdı.


62

hotel restaurant

& hi-tech

marka

KLEO MiniBar

dünyanın ilk ‘Inverter Minibar’

lansmanı ile The Hotel Show

Dubai’nin ilgi odağı oldu

17 - 19 Eylül 2019 tarihleri arasında

Dubai Dünya Ticaret Merkezi’nde

gerçekleşen The Hotel Show Dubai,

70 Türk firmasının katılımıyla 20. kez

kapılarını açtı. 50 yıldan fazla sektör

tecrübesi, 60 bin m² üretim alanı ve

350’den fazla çalışanı ile Türkiye’nin

öncü minibar ve soğutucu ürün grupları

üreticisi KLEO MiniBar ekonomik,

ergonomik ve ekolojik çözümleri ile

fuardaki yerini aldı. Bugün iki ayrı

fabrikası, 200 bin adetten fazla üretim

ve ürün satışı ile 50’den fazla ülkeye

ihracatını sürdüren firma, dünyada

ilk defa üretilecek ‘Inverter Minibar’

lansmanını da fuar kapsamında

düzenleyerek ziyaretçilerin ilgi odağı

oldu.

sergilendi. A+++ olan bu ürün normal

bir kompresörden %30 daha verimli

olup, MiniBar ürünü için tasarlandı” diye

konuştu.

“Turizm profesyonelleriyle yeniden

buluşmak keyif vericiydi”

The Hotel Show Dubai’nin sektörde 5-6

önemli buluşmadan birine ev sahipliği

yaptığını belirten Yüksel Arslan, fuara

ilişkin “Katılımcı ve ziyaretçi profili

tatminkar ve iş görüşmeleri daha

profesyonel. Dolayısıyla her ne kadar

global durgunluk etkili olsa da turizm

profesyonelleriyle yeniden buluşmak

keyif vericiydi” sözleriyle olumlu

Arslan: “Dünyanın ilk ‘Inverter

Minibarı’nı ürettik”

Dubai’de mevcut projeler kadar

yenileme projelerinin de talep

gördüğünü, sektöründe bir ilk olarak

üretilecek Inverter Minibar lansmanını

bu fuarda gerçekleştirdiklerini ifade

eden KLEO MiniBar Dış Ticaret Müdürü

Yüksel Arslan, yeni yatırıma ilişkin şu

bilgileri aktardı:

“EMEA ve özellikle UAE en çok

görüşme ve ticaret yaptığımız

bölgelerdir. Dubai’de mevcut projeler

kadar yenileme projelerinin de talep

gördüğünü biliyoruz. Bu nedenle The

Hotel Show 2019 fuarında dünyada

ilk defa üretilecek Inverter Minibar

lansmanını gerçekleştirdik” dedi.

Inverter Kompresörün Türk üretimi olup,

bu yeni ürünün tamamen yerli ve milli

bir kimlik altında uluslararası turizm

profesyonellerine sunulduğu bilgisini

paylaşan Arslan, “Inverter teknolojisi

öncelikle klimalardan başlayarak

birçok alanda (çamaşır makinası,

bulaşık makinası vs. ) kullanılmaktadır.

Ancak Inverter MiniBar uygulaması

ilk kez KLEO tarafından 2 yıl süren

bir ArGe çalışması neticesinde ortaya

çıkılarak The Hotel Show 2019 Fuarı’nda

değerlendirmelerini paylaştı. Arslan

ayrıca, fuara katılımlarında lojistik ve

stand tasarımının yanı sıra her türlü

destekleri için de İstanbul Ticaret

Odası’na teşekkür ettiklerini belirtti.

“Inverter Minibar için iyi bir

lansman sürecini başlatmayı

planlıyoruz”

KLEO MiniBar’ın yıl sonuna ilişkin hedef

ve yeni yatırım planlarına değinen Yüksel

Arslan, “KLEO MiniBar olarak ihracatta

artış eğilimimiz devam ediyor. Özellikle

ihracat yaptığımız firmaların önceden

olduğu gibi stoklu çalışmadıklarını

görüyoruz. Daha çok proje bazlı ve

operasyonel maliyetlerin minimum

hedeflendiği bir strateji benimseniyor.

Satış stratejilerimizi buna göre yeniden

şekillendiriyoruz. Yeni yatırım olarak

uzun süredir devam eden ancak yeterli

zaman ve bütçe ayıramadığımız ‘Duvar

Tip Minibar’ modeline ağırlık vermeyi

düşünüyoruz. Ayrıca Inverter Minibar

için iyi bir lansman sürecini başlatmayı

planlıyoruz” diye konuştu.


KLEO MiniBar

with ‘Inverter

Minibar’ launch and

attracted attention

at The Hotel Show

in Dubai

The Hotel Show Dubai opened

its doors for the 20th time at

the Dubai World Trade Center

between 17 and 19 September 2019

with the participation of more than 70

Turkish companies. Turkey’s leading

minibar and refrigerator manufacturer

KLEON minibar, having over 50 years

of experience in the industry, 60

thousand square meters of production

space and economic, with more than

350 employees, attended the fair with

its ergonomic and ecological solutions.

The company continues its exports to

more than 50 countries with its two

separate factories, production and

sales of more than 200 thousand units.

With the launch of Inverter Minibar

which was produced for the first time

in the world, the company became the

center of attention of the visitors.

Arslan: “We produced the world’s

first Inverter Minibus”

Yüksel Arslan, KLEO MiniBar

Foreign Trade Manager, gave the

following information about the new

investment. “Our renovation projects

are in demand as well as the existing

projects in Dubai. We have launched

the Inverter Minibar, a first in the

sector, at this fair. The EMEA and in

particular the UAE are the regions

where we negotiate and trade the

most. In Dubai, renewal projects are in

demand as well as existing projects.”

Inverter Compressor is produced

in Turkey and this new product is

presented to international tourism

professionals under a national identity.

“Inverter technology is used in many

areas (washing machine, dishwasher,

etc.) that started in air conditioners.

However, the KLEO Inverter MiniBar

application was first exhibited at The

Hotel Show 2019 after a 2 years of

R&D study. This product, which is in

A+++ category, is 30% more efficient

than a normal compressor and is

designed for our MiniBar product.”

“It was a pleasure to meet tourism

professionals again”

Yüksel Arslan stated that The Hotel

Show Dubai is hosting one of the 5-6

important meetings in the sector. “The

exhibitor and visitor profile in the fair

was satisfactory and the business

meetings were more professional.

Although the impact of the global

recession was felt, it was a pleasure

to meet

tourism professionals again.” Arslan

also thanked the Istanbul Chamber of

Commerce for all their support as well

as logistic and stand design for their

participation in the fair.

“We planned a good launch

process for the Inverter

Minibar”

Yüksel Arslan said, “As KLEO

MiniBar, we continue to increase

our export trend. We see that

the companies we export to do

not work with stock. Rather, we

adopt a strategy that will minimize

project-based and operational

costs. We reshape our sales

strategies accordingly. We are

planning to start a good launch

process for the Inverter Minibar.”


64

hotel restaurant

& hi-tech

marka röportaj

Firmalara özel tasarımlarıyla

22 yıllık deneyim

Emart Makine

Mehmet Nuri Altuntaş tarafından

mobil yiyecek içecek arabaları

üretimi amacıyla 1997 yılında

kurulan Emart Makine; mısır patlatma

makineleri, pamuk şeker arabaları

ve simit arabalarının yanı sıra oteller,

organizasyon şirketleri ve belediyelerin

ihtiyaçları doğrultusunda yeni ve farklı

yiyecek içecek grupları için de özel

tasarımlı ürünleriyle öne çıkıyor. Baba

Mehmet Nuri Altuntaş’ın vefatının

ardından görevi devralmasıyla üretim

faaliyetlerine butik olarak devam

ettiğini ifade eden Emart Makine

Genel Müdürü Merve Altuntaş Sadış,

“Mısır patlatma makineleri, pamuk

şeker arabaları, simit arabalarının

yanı sıra oteller, organizasyon

şirketleri ve belediyelerin ihtiyaçları

doğrultusunda yeni ve farklı yiyecek

içecek grupları için de özel tasarımlı

ürünler yapmaktayız. Her geçen

gün üretim kapasitesi ve istihdam

sayısındaki yükselme ile firmalara

özel dizayn ürünlerle üretimlerimizi

sürdürmekteyiz” diyor.

Üretim yeri, İstanbul Yenibosna

Emart, İstanbul Yenibosna’daki

üretim tesisinde mobil arabaların

dışında makine olarak mısır patlatma

makineleri ve pamuk şeker makineleri

de tasarlayıp üretiyor. Bunlara ilave

olarak kuruyemiş ısıtıcıları üretimi

de yaptıklarını

belirten

Altuntaş

Sadış,

“Bütün

ürün ve makineler

dahil tamamen

ham madde

girişiyle tesis

içerisinde kendimiz

işleyerek

üretiyoruz.

Dışarıdan ithal ettiğimiz hiçbir makine,

aksam bulunmuyor. Tamamı el

işçiliği olan yoğun bir üretim süreciyle

çalışmaktayız, günümüzde çok daha

farklı olanaklar olmasına karşın el

işçiliğinin kalitesiyle sektörde farklı bir

yerde bulunduğumuza inanıyor ve bu

yönde olumlu geri dönüşler alıyoruz”

diyor.

İşin büyük kısmında turizm ve

otelcilik kanalı var

Müşteri portföyünü oteller,

organizasyon firmaları, belediyeler ve

sinemaların oluşturduğunu belirten

Altuntaş

Sadış,

“Ancak

işin

büyük bir

kısmı

turizm ve

otelcilik

kanalında

yoğunlaşmakta. Türkiye geneline

yayılan bayi ağımızla her bölgede

çalıştığımız firmalar mevcut.

Perakende satışımızla da sürekli

üretimlerimize devam etmekteyiz.

Yurt içerisinde büyük bir oranda

ürünlerimiz Antalya bölgesinden talep

edilmektedir. Aynı zamanda Arap

ülkeleri başta olmak üzere İsrail, Yeni

Zelanda ve Avrupa ülkelerine ihracat

faaliyetlerimiz oluyor” diyor.

Butik çalışıyor

Müşteri beklentilerini karşılayabilmek

için butik çalışmalara ağırlık

verdiklerini anlatan Altuntaş Sadış,

“Çalışmalarımızda Ar-Ge ve tasarıma

ağırlık vererek, müşterinin isteklerine

göre üretim yapabiliyoruz. Örneğin,

müşteri mobil anlamda yiyecekiçecek

konusunda çözüm istediğinde

onun beklentilerini, kendisinin de

sürece dahil olduğu bir tasarımla

çözebiliyoruz. Bu da bizim için önemli

bir müşteri memnuniyeti sağlıyor”

diyor.

Yurt dışında bayilik sistemi

bulunmuyor

Renkli ve işlevsel tasarımlarıyla

sektörde oldukça beğeni toplayan

Emart Makine, bu sayede olumlu

geri dönüşler de alıyor. Yurt

dışında herhangi bir bayilik sistemi

bulunmayan firma, tamamen müşteri

odaklı çalışıyor. Avrupa’da mobil

satış arabaları seyyar anlamda yaygın

ve talep gördüğünden dondurma

arabalarının da oldukça ilgi gördüğünü

anlatan Altuntaş Sadış, “Türkiye’de

IBATECH, Hostech by TUSİD ve Sirha

İstanbul gibi fuarlara katılımlarımız

olmaktadır. Bundan sonraki süreçte

de aynı şekilde devam ederek

ürünlerimizi sektörlerle buluşturmaya

devam edeceğiz” şeklinde sözlerini

tamamlıyor.


Emart Machinery

22 years of experience with

special designs for companies

Emart Machinery was founded by

Mehmet Nuri Altuntas in 1997 to

produce mobile food and beverage

carts. In addition to popcorn machines,

cotton candy carts and bagel carts,

it also stands out with its specially

designed products for vending of food

and beverage in line with the products

needed by hotels, organization

companies and municipalities.

Following the death of his father

Mehmet Nuri Altuntas, Emart

Machinery General Manager Merve

Altuntas Sadis took the helmet of

her father. She stated that they

continued their production activities on

smaller scale. “In addition to popcorn

machines, cotton candy carts, bagel

carts, we also make special designed

products for new and different food

and beverage groups according to

the needs of hotels, organization

companies and municipalities. In

parallel with the increase in production

capacity and the number of employees,

we also produce products with specially

designed products for individual

companies.”

Place of production, Istanbul

Yenibosna

In addition to mobile cars, Emart

designs and manufactures popcorn

machines and cotton candy machines

in its production facility in Yenibosna,

Istanbul. In addition, they also produce

nuts heaters for dried fruit stores.

Altuntas Sadis says, “All products and

machines, including raw materials,

are produced and processed

completely in our facility. There are

no machines imported from outside.

We are all busy in manual production

processes, we are working much more

today. Although there are different

opportunities, we believe that we are in

a different place in the sector with the

quality of manual workmanship and

we receive positive feedbacks from our

buyers.”

Most of the business comes from

tourism and hotel channels

The customer portfolio of the company

consists of hotels, organization

companies, municipalities and

cinemas. Altuntas Sadis said,

“However, most of our business is

concentrated in the tourism and

hospitality channel. We have a dealer

network spread across Turkey. We

also continue our production with our

retail sales. Our products are mostly

demanded from Antalya region. At

the same time, we export to Israel,

New Zealand and European countries,

especially to Arab countries.”

Doing business in boutique style

Altuntas Sadis stated that they

preferred to operate in boutique

style in order to meet customer

expectations and said: “In our works,

we can produce according to customer

requests by concentrating on R&D

and design. For example, when the

customer wants a mobile food and

beverage solution, we can solve his

problems with a special design in which

he is also involved. It is important for

complete customer satisfaction.”

Have no dealership system abroad

Emart Machine, which is highly

appreciated in domestic market with

its colorful and functional designs,

receives positive feedbacks from their

customers. The company does not

have any dealership system abroad and

works completely customer oriented.

Altuntas Sadis, says, “Mobile selling

carts have a widespread and demand

in Europe. We are attending fairs like

IBATECH in Turkey, Hostech by TUSİD

and Sirha Istanbul. We will continue

our effort to meet our products with

our customers even more.” she

concluded.


66

hotel restaurant

& hi-tech

şefin gözünden

Fotoğraflar: Ümit Başer Alkaç

Lezzetin

içine

doğan şef

Emre

İnanır

Köklerinden aşçı. Herkesin

sofrasında futbol, siyaset

konuşulurken, o ‘anne toprağı

Bolu’nun yemek hikayeleriyle

yoğuruldu... Küçük bir çocukken aşçı

dedesine öykünüp, pek çok kereler

beyaz ceketin hayaliyle uykulara daldı...

Ne de olsa sağı solu, mutfağa gönül

vermiş lezzet ustalarıyla çevrilmişti.

Mutfak hikayelerine aşinalığı da

bundan sebepti; çocuk yaşında lezzetin

efsanesi, Paul Bocuse’in namına vakıf

oluşu da…

Emre İnanır, o yaşlarında yemeğe o

kadar meraklıydı ki, ilk denemesi,

Fransız mutfağından seçtiği soğanlı

tart oldu. Fırından dağılmış çıkan tartı

ilk görüşte kendi de beğenmedi. Ne var

ki, 15 yaşındaki genç mutfak adayının

bu seçimi, cesaret ve vizyonuyla aile

büyüklerinin takdirini almayı başardı…

Bocuse d‘Or‘un Türkiye

seçmelerinin ilk dört adayından biri

Bu ay Aila İstanbul’un Executive Şefi

Emre İnanır’ın mutfağına konuğum.

Karşımda bir yanıyla geleneksele sadık,

bir yanıyla modernizme sıkı sıkıya bağlı

bir mutfak erbabı var. Titiz, kuralcı ve de

sınırlarını zorlayan… Bolulu bir lokanta

aşçısı olan dedesini örnek alarak çıktığı

yolda, bugün pek çok uluslararası

mutfağın menüsüne imzasını koymayı

başaran bir profesyonel, İnanır. O

kadar ki, 15 Kasım’da Sirha İstanbul

bünyesinde düzenlenecek olan

dünyanın en önemli şef yarışması

Bocuse d‘Or‘un Türkiye seçmelerinin ilk

dört adayından da biri…

Aila İstanbul’un deneyimli şefi Emre

İnanır’ın mesleğe girizgahı böyle.

Ya onun ağzından, nasıl başladı bu

yolculuk, söyleşimize başlıyoruz…

“Dedemi örnek alarak ilerledim”

“Benim meslekteki en büyük şansım,

Bolulu bir lokanta aşçısı olan dedem ve

ev mutfağından enfes yöresel yemekler

çıkaran annemdir. Her daim dedemin

mutfağını, temizliğini, titizliğini ve

iş disiplinini kendime örnek aldım”


diyerek sözlerine başlayan Emre İnanır,

gönüllü el aldığı o düsturla yoluna

devam ederken bitmeyen merakı ve

özverisinin de en büyük destekçisi ve

dayanağı olduğunu anlatıyor.

Ya sonrası? Bu süreçte eğitimine

nasıl bir yön çiziyor, soruyorum. “Düz

lisede okudum ben. İlk iş tecrübem,

öğrenciyken çalıştığım Mecidiyeköy’deki

Kantine Restaurant’tır” şeklinde

sorumu yanıtlayan İnanır, okulu

bitirdikten hemen sonra sırasıyla Divan

Otel, Ceylan Intercontinental, Ağaoğlu

MyCity Otel’de çalıştığını söylüyor.

İnanır, ilk zamanlar hem yaşının

küçüklüğü hem de çalışma saatlerinin

uzunluğu sebebi ile çok zorlandığını

ancak tek bir an olsun enerjisinden ve

heyecanından bir şey kaybetmediğini de

sözlerine ekliyor.

Ülkeye veda, Güney Afrika

mutfaklarına merhaba!

Emre İnanır, genç yaşında Türkiye’nin

en iyi otel mutfaklarında deneyim

kazanırken, hiç beklemediği anda

bir yurt dışı fırsatıyla karşılaşıyor.

Ağaoğlu MyCity Hotel’in genel müdürü

sayesinde iki buçuk sene süren bir

Güney Afrika tecrübesinin olduğunu dile

getiren İnanır, “Büyükelçilikte rezidans

yemekleri yaparken aynı zamanda bir

kolejde okudum. Bu sayede üniversite

açığımı da kapatmış oldum. O dönem

birkaç önemli restoranda staj yapma,

Michelin yıldızlı şeflerle çalışma

fırsatım oldu” diyor.

Aralarından biri, Frederic Magic, o

kadar özel oluyor ki, adını ekol şefler

listesine kaydediyor, İnanır. Hatta Güney

Afrika deneyimi sırasında tanıştığı

2 Michelin yıldızlı şef ile Türkiye’ye

dönüp, Martı Hotel Taksim’in iki ayrı

restoranının açılışını bile yapıyor. Hem

de ne büyük bir heyecanla! Genç şef,

o sayede sayısız köy yemeği öğrenip,

yöreselin gücünü kavrıyor, Michelin

yıldızlı şeften.

“Türk mutfağını Vedat Başaran ile

sevdim”

Emre İnanır’ın mutfağına yön veren

bir diğer isim ise, Vedat Başaran

oluyor. “Bana Türk mutfağını sevdiren

adam” dediği değerli ustası ile

adeta bir baba-oğul ilişkisi içinde

çalıştıklarını dile getiren İnanır,

”Surplus Restaurant’ı açarken benim

Türk mutfağının Türkiye ve dünyada layıkıyla tanıtımına

fazlaca kafa yoran Emre İnanır’ın en büyük hayallerinden

biri, ‘Michelin Guide’’nin Türkiye’de çıkarılması. Bu

sayede Michelin yıldızın Türkiye’ye geleceğine inandığını

söyleyen Aila İstanbul’un Executive Şefi İnanır, “Son

yıllarda Türk insanının dışarıda yemek yeme konusunda

bilinçlendiğini ve farkındalığının arttığını gözlemliyorum.

Genç nesil, kaliteli restoranları tercih ediyor. İyi

restoranların sayısı arttıkça bu işin devamı da gelecek.

Türkiye’ye Michelin yıldız kazandıracak restoranlara ve

şeflere ihtiyacımız var. Bunu da ‘Michelin Guide’ adlı

yayınla başarabiliriz” diyor.


68

hotel restaurant

& hi-tech

şefin gözünden

modern yorumlarım ile Vedat abinin

geleneksel deneyimlerini birleştirerek

çağdaş bir mutfak ortaya koyduk.

Türk mutfağını Vedat abi ile sevdim

açıkçası. Anadolu’dan getirdiğimiz

yerli ürünlerle fine dining Türk

mutfağı yaptık. Ardından Peyderpey

Restaurant ile lezzetlerimizi tapas

usulü servis ettik.

O dönem bulgur, peynir, bakliyat,

tereyağı gibi birçok yöresel

ürünümüzle tanıştım. Şu an satın

almalarımızı o farkındalık ve bilinçle

tarladan sofraya mamullerle

yapıyoruz” diye anlatıyor.

Bir hayal daha gerçek olurken…

Hikayesini zevkle dinlediğim Aila

İstanbul’un dinamik ve sempatik

şefi İnanır, laf aramızda, son derece

keyifli ve de sürprizlerle dolu! Sunum

ve lezzetleriyle her daim misafiri

şaşırtmayı kendine misyon edinen

şefin hayalleri de tıpkı sürekli kendini

yenileyen sunum ve yorumları gibi

özgür ve sıra dışı!

“Kendi salçamı, ekmeğimi,

yoğurdumu yapayım. Mandıradan

sütümü alayım diye hayaller

kurarken, sık sık Peyderpey’e gelen

bir milletvekili misafiri, hayallerine

uzanan yolda bir yeni şansı oluyor.

“Madem senin böyle hayallerin var.

Gel, birlikte yapalım’ sözleriyle İnanır,

kendini Rize’nin beş yıldızlı oteli

Babillon Hotel & Spa’nın mutfağında

buluyor. Yaklaşık iki yıl boyunca

F&B’sine bakıyor…

İnanır ardından yeniden İstanbul’a

dönerek Butcha Steakhouse’lerin

Mutfak Koordinatörlüğü görevini

üstleniyor. Ancak yemekten ve

üründen uzaklaşıp, devamlı ofis,

bilgisayar telaşesinin içinde

olmak beklentilerini tam olarak

karşılamıyor.

İstiyor ki, 5- 6 kişilik bir ekiple butik

bir mutfak konsepti kursun... Bütün

ürünleri taze taze alsın... Doğal

ürünlerle çalışsın... Her şeyden

önemlisi, her yemeğe ayrı ayrı eğilip,

her ürüne tek tek dokunabilsin…

Misafiri şaşırtmaya bayılıyor

Emre İnanır, Aila İstanbul’un

mutfağı ile tam da bu hayalleri

kurduğu süreçte tanışıyor. Eylül

2018’den bu yana restoran mutfağını

yöneten deneyimli şef, son bir

yıldır restoran mutfağına kattığı

yeni yorumlar ve sunumlar ile

müdavimlerini oluşturmuş bile. Her

mevsim menüsünü yenileyen Aila

İstanbul, şefin sıra dışı lezzetleri ve

sunumlarıyla bu sezon da konuklarını

şaşırtmaya devam edecek!

Misal, geçen sonbahar şefin

mutfağından yiyip de tadına

doyamadığınız o köpoğlu var ya,

bu sene standartları değiştirilmiş

çok farklı bir yorum ve Avrupai bir

sunumla tabağınıza gelecek.

Menüsü Türkçe kelimelere sadık

mekanın bu sezon damak severleri

bekleyen başka sürprizleri de var!

Midye dolma var mesela. Biber

salçası Antep’ten, yoğurdu süzme,

ince nişasta ve soda karışımı bir

lezzet bombardımanı! Elmalı Kereviz

var yine mesela, ciğerin alışılmadık


ir versiyonu ile servis ediliyor. Piraye

ile Nazım Hikmet’in aşkı var ki,

denemenizi şiddetle tavsiye ederim!

Lezzeti hayal gücüyle yakalıyor

Emre İnanır, tabakta lezzeti hayal

gücüyle yakalayan ender şeflerden.

Öyle ki, gece yatarken bile tabağı

kafasında bir şizofren gibi kurduğunu

dile getiriyor. “Düşünüyorum,

düşünüyorum, düşünüyorum…

Bu damla sakızı acaba rezene ile

mi iyi olur? Üstüne biraz kakule

eklesem, krema ilave etsem nasıl

olur? diyorum. Sabah bir gidiyorum

restorana… Giriyorum mutfağa… Bir

deniyorum, bomba olmuş” diyor.

Emre Şef, lezzeti böyle yakalıyor.

Pişirmeyi nasıl başarıyor peki,

favori teknikleri var mı mesela?

Anlattığından, kömürle ızgara

yapacak kadar geleneksel tekniklere

bağlı bir şef olduğuna kani geldiğim

Emre İnanır, dünya çapında birçok

tekniği de mutfağında uygulamaktan

geri kalmıyor.

Bu sayede geleneksel ürünleri

modernize edilmiş çağdaş bir

yöntemle birleştirerek sunan

deneyimli şef, tabaktaki sunumu

nasıl yorumluyor? Tabakları, lezzeti

kadar sunumuyla da hayal gücünün

sınırlarını zorlamayı başarıyor mu,

mesela?

Sunumda netliğin önemine dikkat

çekerek sözlerine devam eden

usta şef, “Bence bir tabak net

olmalı. Her bir ürünün yeri belli

olmalı. İnsanlar yiyeceği ürünleri

net olarak görmeli. Misal, yemeğin

yıldızı etse, ağırlık onda olmalı.

Unutulmamalı ki, garnitür yemeğin

yardımcısı, destekçisi, soslar

ise tamamlayıcısıdır. Tabakta en

çok karbonhidrat, yağ ve protein

dengesini gözetirim. Bu aynı zamanda

mide sağlığı için de önemli bir

kriterdir. Misal, yemeğe 150 gram

et koyduysanız, toplam garnitür

miktarının 75 gram olması gerekir”

diyor.

Rahatsız detaycı

Biraz da şefi tanıyalım mı? Mutfakta

titiz ve kendi ağzından, ‘rahatsız

detaycı’ bir şef, İnanır. Onun

mutfağında servise çıkan her tabak

lezzet severlerle buluşuncaya dek an

be an takip ediliyor. Şef, aynı zamanda

sistemli ve kuralcı da! Lezzet,

görsellik ve temizliği vazgeçilmez

kılan şefin nefesini ekibin ensesinde

hissettirmediği tek bir an bile yok!

Mutfak ekibini seçerken bilgiye değil,

heyecana baktığını söyleyen tecrübeli

şef, “Bu işin parayla pulla bir ilgisi

yok. Benim için en önemli kriter,

heyecan! Bir elemanın duruşundan,

bize ayırdığı zamandan, anlatışından

heyecanını görebiliyorum. Zaten işi

almayı çok isteyen birinin gözleri

çakmak çakmak oluyor, o kendini

belli ediyor. Mutfak bir vefa işi. Hırslı,

istekli ve heyecanlı arkadaşlarla

çalışmayı seviyorum” diyor. Brezilyalı

futbolcu Ronaldinho’nun, “Ben

sevdiğim işi yapıyorum, bir de

üzerine para veriyorlar” ifadesinden

alıntı yaparak sürdürdüğü keyifli

söyleşimizde, aşçılığın aşk ve

tutkuyla yapıldığında maddi

kazanç beklentisinin bir önem arz

etmeyeceğini sözlerine ekliyor.


70

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

GastroAntep büyüledi…

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin Gaziantep Valiliği Koordinasyonunda Gaziantep’i

Geliştirme Vakfı (GAGEV) ile iş birliği içinde, dünyanın en önemli gastronomi merkezlerinden

biri olma hedefiyle düzenlediği GastroAntep Uluslararası Gaziantep Gastronomi Festivali’nin

ikincisi sona erdi. Güneşten, topraktan ve tarihten gelen yerel lezzetlerin dünyaya tanıtıldığı

festivali yurt içi ve yurt dışından yaklaşık 1 milyon kişi ziyaret etti.

Gaziantep / Dünya Bankası’nın en

rekabetçi 7 şehirden biri olarak

seçtiği, UNESCO’nun 116 şehir

arasında gastronomi alanında Yaratıcı

Şehirler Ağı’nda (UCCN) Türkiye’yi temsil

eden ilk şehir olan Gaziantep, dünyanın

en önemli gastronomi merkezlerinden

biri olma yolunda ilerliyor. Dünyaca

ünlü şeflerin ve Türk gastronomi

profesyonellerinin workshop ve

panellerinin damga vurduğu GastroAntep

Uluslararası Gaziantep Gastronomi

Festivali’nde dünyaca ünlü Michelin

yıldızlı şefler, Türkiye’nin gastronomi

profesyonelleri, gurmeler, gastronomi

yazarları, yurt içi ve yurt dışından festivali

ziyarete gelen yaklaşık 1 milyon kişi

unutulmaz anlar yaşadı.

Kortejle başladı…

12-15 Eylül tarihleri arasında

gerçekleşen festival renkli bir kortejle

başladı. Gaziantep Büyükşehir Belediye

Başkanı Sayın Fatma Şahin’in katılımıyla

gerçekleşen biber ve fıstık hasatlarının

yanı sıra, sevilen sanatçılar Yavuz Bingöl

ve Edis konserleri, workshoplar, paneller,

sergiler, mutfak atölyeleri, yemek

yarışmaları ve çeşitli etkinliklerle 4 gün

boyunca şehir keyifli sahnelere ev sahipliği

yaptı. Festivalde Ali Ronay, Rafet İnce,

Arda Türkmen, Ömür Akkor, Mehmet

Yalçınkaya, Somer Sivrioğlu gibi 64 Türk

şefin yanı sıra, 9’u Michelin Yıldızlı olmak

üzere 13 ülkeden Eduard Xatruch Cerro ve

Paco Torreblanca gibi 21 yabancı şef yerini

aldı.

Şahin: “Fıstık için ne gerekiyorsa

onu yaptık”

Hasat öncesi kalabalığa seslenen

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma

Şahin, Zeugma Müzesi’nin sembolü

haline gelen Çingene Kızı’nın bütün

Dünya’yı Gaziantep’e çağırdığını söyledi.

Şahin, “Her şey topraktan başlıyor, eğer

bugün GastroANTEP’i konuşuyorsak 40

ülke buradaysa bu nimetler soframızı

zenginleştirdiği içindir. Geçen yıl Dünyaca

ünlü Michelin yıldızlı şefler geldiler,

kendi ürünlerini yaparken içerisine fıstığı

koydular, fıstığın rengi, kokusu, aroması

ürünü tamamen değiştirdi. Dünya’nın

bu lezzete ihtiyacı var, şef gittiği yere

bu lezzeti tattırınca insanlar acayip

beğendi, fıstıkla ilgili zincir marketlerde


72

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

satışlarımız arttı. Fıstığa dayalı sanayi

ürünlerde patlama yaşandı. Bu işin

kaybedeni yok” dedi.

Şahin, Paramotora bindi

Yamaç paraşütçülerin kullandığı

motorlu hafif hava aracı olarak bilinen

Paramotordan “Kapadokya’nın kalbi

Göreme Belediyesi’nden Gaziantep’e

Sevgilerle” yazılı afiş açıldı. Başkan

Fatma Şahin de Paramotora bindi. Görsel

şölenin ardından Antep Fıstığı hasadı

başladı, Başkan Şahin ve protokol üyeleri,

Dünyaca ünlü Michelin yıldızlı şefler,

Türkiye’nin gastronomi profesyonelleri ve

gurmeler fıstık ağaçlarından Antep Fıstığı

topladı. GastroAntep festivali dünyaca

ünlü Michelin yıldızlı şeflerle taçlandı

Bu yıl workshop’ları ile festivale

damgasını vuran dünyaca şefler arasında

ise; iki Michelin yıldızlı restoranı Jane’de

egzotik tatlar sunan dünyaca ünlü şef

Nick Bril, iki Michelin yıldızının sahibi

ve dünyanın en iyi 9’uncu restoranı

Disfrutar ile öne çıkan Eduard Xatruch,

iki Michelin yıldızlı restoran Pure C’nin

sahibi ve şefi Syrco Bakker, iki Michelin

yıldızlı restoran VUN’un şefi Andrea

Aprea, restoranı Ristorente Tokuyoshi

ile kısa sürede Michelin yıldızının sahibi

olan Yoji Tokuyoshi, Thai mutfağının

dünyadaki temsilcisi Prin Polsuk, Orta

Doğu mutfağını dünyaya tanıtan başarılı

şef Joe Barza, Gürcistan’da mutfağın

kraliçesi adledilen Tekuna Gachechiladze,

üç Michelin yıldızlı restoran Ômer’in

başarılı şefi Patrick Laine, kısa süre önce

tatlı restoranı CODA ile Michelin yıldızını

yakalayan dünyaca ünlü pasta şefi Rene

Frank, patisserie dünyasında haute

mutfağının öncüsü Paco Torreblanca,

Rus mutfağını yeniden inşa eden şef Igor

Grishechkin, iki Michelin yıldızlı restoranı

L’Escaleta ile avant-garde mutfağının

dünaydaki önemli temsilcisi Kiko Moya,

iki Michelin yıldızlı restoranı Il Pabliaccio

ile yemek tutkusunu mutfağına yansıtan

başarılı şef Anthony Genovese, dünyaca

ünlü İtalyan pastacı Gianluca Fusto, Bask

Culinary Center’ın ünlü eğitmen şefi

Diego Prado, moleküler gastronominin

ustası Mohamad Orfali, restoranı RİJKS

ile dünyanın en iyi şefi seçilen Joris

Bijdendijk, Hotel Cinzia’da risottoların

ustası Costardi Kardeşler, Londra’da Kol

Restaurant’ın Meksikalı şefi Santiago

Lastra Rodriguez ve Belçika’nın önemli

çiftçilerinden Olivier Mehuys, GastroAntep

Festivali’nde yerini aldı. Türk gastronomi

profesyonelleri düzenledikleri birbirinden

farklı panellerle festivale renk katarkken,

Local Chef ve Local Chef Üniversiteliler

yarışması da tüm heyecanıyla devam

etti. Yurt içi ve yurt dışından ünlü şeflerin

katıldığı ve dünyanın yalnızca yerel

ürünlerle gerçekleştirilen tek gastronomi

yarışması Local Chef’te 6 otel yarıştı,

Local Chef Üniversiteliler yarışmasında

ise 6 üniversite Türkiye’nin gastronomi

profesyonellerine hünerlerini sergiledi.


74

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

İnoksan

GastroAntep

Festivali’nde

sahneye

çıktı

Uluslararası GastroAntep

Festivali’ne İnoksan Mutfak

sponsorluğunda gerçekleşen

konferans damga vurdu.

İnoksan, Türk gastronomisi ve dünya

şeflerinin yer aldığı panellerin

sahnesini ve mutfağını kurarak

GastroAntep Uluslararası Gaziantep

Gastronomi Festivali’nde yerini aldı.

Festivale dünyaca ünlü şeflerin yanı

sıra Türkiye’den de gastronomi

profesyonelleri katıldı. Şehrin eşsiz

dokusunda dolu dolu 3 gün geçiren

gastronomi profesyonelleri birbirinden

farklı paneller ile gastronomi severlere

farklı deneyimler yaşattı. Arda

Türkmen, Cüneyt Asan, Nuri Develi,

Nadir Güllü, Tahir Tekin Öztan, Sahrap

Soysal, Ömür Akkor, Ali Esad Göksel,

Mehmet Yaşin, Teoman Hünal, Rafet

İnce, Ali Ronay ve daha birçok sektör

profesyoneli, şef, gurme ve işletmeci

İnoksan sponsorluğunda panellerde

yerini aldı.

Vehbi Varlık “Gaziantep Elçileri”ne

plaket verdi

İnoksan Yönetim Kurulu Başkanı

Vehbi Varlık da konferansı yakından

takip etti. Yazar Nilhan Aras’ın

moderatörlüğünü üstlendiği “Gaziantep

Elçileri” adlı oturumdan sonra

konuşmacılara plaketlerini takdim

eden Varlık, GastroAntep Festivali’nin

Gaziantep başta olmak üzere tüm

Türk gastronomisine değer kattığını

söyledi ve emeğe geçen herkese

teşekkür etti. Panelin konukları ise

Türkiye’de başarılarıyla bu zengin

şehri temsil eden Gaziantepli isimler;

Karaköy Güllüoğlu’nun Sahibi Nadir

Güllü, Develi Restaurant’ın 4’üncü

kuşak temsilcisi Nuri Develi ve Sahan

markasının Kurucusu Tahir Tekin Öztan

oldu.

Yıldızlı şefler sahnedeydi!

Türk gastronomisinin güçlü isimlerinin

yanı sıra dünyaca ünlü şefleri de

sahnede ağırlayan GastroAntep

Festivali’nde dünyanın farklı

ülkelerinden gelen Michelin Yıldızlı

şefler İnoksan Monoblok üzerinde

demolarını gerçekleştirerek üretim

ve başarı hikayelerini izleyicilerle

paylaştılar. Belçika’nın önemli

çiftçilerinden Olivier Mehuys, Michelin

Yıldızlı şef Yoji Tokuyoshi, duayen şef

Alain Ducasse’ın Monte Carlo’daki

üç Michelin yıldızlı restoranı Ômer’in

şefliğini üstlenen Patrick Laine,

Restoranı The Jane’yi hayata geçirerek

kısa sürede ilk Michelin yıldızını, sekiz

ay sonra ise ikinci Michelin yıldızını

kariyerine ekleyen Nick Bril, Rene

Frank, iki Michelin yıldızlı şef Kiko Moya

gibi isimler konferansa damgasını

vurdu.


76

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Kastrofest ilk yılında

‘gönüllülerle’ fethetti!

Kastamonu’nun ilk gastronomi festivali Kastrofest, “Geleneğe Saygı, Geleceğe Miras”

temasıyla gerçekleşti. Dünya Mirası Kastamonu İnisiyatifi (DMKİ) öncülüğünde

düzenlenen festivale, gönüllü destek veren turizm işletmeleri ve sivil toplum

örgütlü kadın inisiyatiflerinin yanı sıra, yemek yarışmalarına canla başla hazırlanan

Kastamonulu kadınlar damga vurdu!

Kastamonu’nun doğal, kültürel

ve tarihsel mirasına sahip çıkıp,

ilin sürdürülebilir gelişimine

katkıda bulunmak üzere kurulmuş

olan Dünya Mirası Kastamonu

İnisiyatifi (DMKİ) öncülüğünde, 27-28

Eylül 2019 tarihlerinde, Kastamonu

Valiliğinin himayesinde, Kastamonu

Belediyesi’nin destekleriyle

düzenlenen Kastrofest – Kastamonu

Gastronomi Festivali, muhteşem

bir finalle sona erdi. Bu yılki

teması “Geleneğe Saygı, Geleceğe

Miras” olarak belirlenen festivalde,

ülkemizin ünlü şeflerinden Danilo

Zanna, Hazer Amani, Sahrap

Soysal ve konuk ülke İtalya’dan

katılan şef Michele Esposito’nun

gastroshowları ve alanında uzman

isimlerin yer aldığı söyleşiler büyük

ilgi gördü. Kastamonu’da iki gün

boyunca gastronomi şöleni yaşatan

Kastrofest’te, ünlü beslenme

uzmanı ve diyetisyen Dilara Koçak’ın

katılımıyla gerçekleşen “Geleneksel

Tatlar Sağlıklı Sofralar” başlıklı

gastroshow ve etkinliğe destek

veren kuruluşlardan Mutfak Dostları

Derneği öncülüğünde, gastronomi ve

turizm dünyasından uzman isimlerin

katılımıyla gerçekleşen “Gıdanın

Geleceği” üst başlıklı paneller ve

söyleşiler de festival ziyaretçilerince

ilgiyle izlendi.

Dolu dolu içerik

DMKİ öncülüğünde düzenlenen

festivale, gönüllü destek veren turizm

işletmeleri ve sivil toplum örgütlü

kadın inisiyatiflerinin yanı sıra, yemek

yarışmalarına canla başla hazırlanan

Kastamonulu kadınlar damga vurdu.

DMKİ’nin sözcülüğünü üstlenen

Gülsen Kırbaş ve Kastamonulu turizm

işletmecisi Yılmaz Kaptan’ın da yoğun

emekleriyle gerçekleşen festival,

28 Eylül Cumartesi günü, Hazer

Amani, Danilo Zanna gibi gastronomi


78

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

dünyasının yıldız isimlerinden gastro

showlar,“Geleneksel Kastamonu Köy

Yemekleri” gibi birbirinden eğlenceli

yemek yarışmaları, “Kastamonu

Ev Yemekleri”, “Kastamonu Saray

Mutfağı” gibi geleneksel Kastamonu

mutfağını yansıtan atölyeler ve çocuk

etkinlikleri ile dolu dolu bir içerik

sunmaya devam etti.

Kırbaş: “Kentimizin gastronomi

turizmi tanıtımı için büyük bir adım

olacak”

Üyeleri arasında Dr. Atıf Uğurlu,

Ali Raif İlaç Sanayi Genel Müdürü

Muzaffer Bal, Cubis Art İstanbul

Kurucu Ortağı Zeynep Esen, gazeteci

Mine Esen Ergür gibi Kastamonu’nun

önde gelen isimlerinin yer aldığı

DMKİ’nin sözcülüğünü üstlenen

Uğurlu Konakları’nın sahibi Gülsen

Kırbaş, “Festival için hazırlıklarımızı

tamamladık. Bugüne kadar şehrimizin

mutfağını hep İstanbul ve Ankara gibi

büyük şehirlerde tanıtmaya çalıştık.

Artık herkesin Kastamonu’ya gelmesi

ve bu lezzetleri yerine deneyimlemesi

gerekiyor. Şehrimizin geleneksel

tatlarını tüm Türkiye’ye, hatta tüm

dünyaya duyurmasını amaçladığımız

Kastrofest, kentin gastronomi turizmi

alanındaki tanıtımı için büyük bir adım

olacak” dedi.

Gülsen Kırbaş

Mehmet Reis

Reis: “Kente katma değer

sağlayacak ve bir ilki

gerçekleştirecek”

Kastamonu’nun mutfak kültürünün

zenginliğine rağmen henüz

keşfedilmemiş bir gastronomi

destinasyonu olduğunu belirten DMKİ

üyesi ve festivalin ana sponsoru olan

Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı

Mehmet Reis festivalle ilgili şunları

ifade etti: “Kastamonu’da 800’den fazla

yemek çeşidi olduğu belirtiliyor; her

ilçemizin farklı yemekleri mevcut. Bu

zengin mutfak kültürünün herkese

tanıtılması için DMKİ olarak yola

çıktık. Kastrofest, Kastamonu’nun

gastronomi turizminde markalaşması

için bu alanda kente katma değer

sağlayacak ve bir ilki gerçekleştirecek.

Bundan sonra festivalin sürdürülebilir

olması da çok önemli, aslında esas iş

festivalle başlıyor. 2018 Türk dünyası

kültür başkenti olan Kastamonu

bir anlamda yemek kültürünün de

başkenti. Şehrimizin mutfağıyla

ilgili yiyecek ve içeceklerin, üretme

tekniklerinin, sofra kültürünü de

araştırarak önce Türkiye’ye sonra

dünyaya tanıtmak istiyoruz. Festivalle

başlayarak, yöresel mutfak mirasımızı

tanıtmaya yönelik, yeni projeleri de

hayata geçirmeye devam edeceğiz”.

Festivalin, Kastamonu’nun tarih

boyunca farklı kültürlerle zenginleşmiş

yerel gastronomik değerini öne

çıkartarak kentin “yükselen turizm

destinasyonu” olarak markalaşmasına

katkı sağlaması bekleniyor.


80

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Adana, 3 günde 270 bin kişiyi

gastronomi ve kültüre doyurdu

Bu yıl üçüncüsü, “Büyük Akdeniz Şöleni” temasıyla düzenlenen Uluslararası

Adana Lezzet Festivali, üç gün boyunca 270 bin yerli ve yabancı ziyaretçiye şehrin

geleneksel mutfak zenginliğini ve kültürel değerlerini doyasıya yaşattı…

Adana Valiliği’nin ev sahipliğinde

4-6 Ekim tarihlerinde düzenlenen

3. Uluslararası Adana Lezzet

Festivali, 4 Ekim Cuma günü Akdeniz

mutfağının yıldızlarını “Bir Lokma Adana

/ Adana Bites” turunda buluşturdu.

Festival açılışı öncesinde gastronomi

treniyle “Bir Lokma Adana / Adana

Bites” turuyla Adana’yı ve yerel

lezzetlerini keşfe çıkan konuk şefler ve

basın mensupları Salmanbeyli köyünde

Kınalı Eller Kadın Kooperatifi’nin

elinden yöresel Adana yemeklerini tattı,

birlikte sıkma ve tandır ekmeği pişirdi.

Cezerye ve tahin üretimini de yerinde

deneyimleyen şefler, narenciye hasadına

da katılarak Adana’nın tüm gastronomik

değerlerini yakından tanıma fırsatı buldu.

Varda Köprüsü’nü ziyaretin ardından

görkemli kortej yürüyüşü ile başlayan

festival açılış konuşmalarıyla devam etti.

Demirtaş: “Bir lezzet kenti olarak

markalaşmak için büyük bir adım

attık”

Açılış konuşmasında festival boyunca

yerli ve yabancı konukları Adana’da

ağırlamaktan dolayı mutluluk

duyduklarını belirten Adana Valisi

Mahmut Demirtaş şu ifadeleri kullandı:

“Adana Lezzet Festivali, UNESCO

Yaratıcı Şehirler Ağı’na gastronomi

alanında dahil olmak için başvurusunu

tamamlayan ilimizi, bir lezzet kenti

olarak markalaştırma hedefine yönelik

atılmış büyük bir adım niteliğindedir.

Valiliğimiz koordinesinde; birçok kurum

ve kuruluşun katkısı ve desteğiyle bu

yıl üçüncüsü düzenlenen festivalimiz;

bu yıl daha da büyüyerek uluslararası

bir boyut kazandı. Bu yılki çıkış

noktasını “Büyük Akdeniz Şöleni” olarak

belirlediğimiz Adana Lezzet Festivali,

Adana’nın mutfak zenginliğini en

doğru mesajlarla tanıtmak ve Akdeniz

ülkeleri arasında ortak mutfak kültürü

üzerinden bir dostluk köprüsü kurmak

amacıyla hayata geçirilecek. Üç yıldır

düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz ve

ülkemizin en çok ses getiren gastronomi

etkinliğine dönüşen Uluslararası Adana

Lezzet Festivali, kapsamlı içeriği,

sürdürülebilirliği ve tüm ülkeye yayılan


coşkusuyla örnek bir model oluşturuyor”.

Cüneyt Asan & Dario Cecchini ete

doyurdu!

İtalya, Malta, Lübnan, KKTC, İspanya,

Fransa, Tunus, Fas, Bosna Hersek,

Arnavutluk ve Yunanistan gibi Akdeniz

ülkelerinden ünlü şefler, konuk ülkeler

Güney Kore, Kolombiya, Endonezya

ekiplerini ağırlayan festival boyunca

Adana’nın gururu yerel şeflerin yanı sıra

ülkemizin en önemli isimlerinden Sahrap

Soysal, Danilo Zanna, Ebru Baybara

Demir, Eyüp Kemal Sevinç, Yunus Emre

Akkor gibi ünlü şefler de ana sahnede

Adana mutfağını vurgulayan şovları ve

söyleşileriyle festival ziyaretçileri ile

buluştu.

Festival, ilk gününde, dünyanın en ünlü

kasabı, İtalyan usta Dario Cecchini ve

ülkemizin en önemli et ustası Cüneyt

Asan’ın uzun süre konuşulacak gastro

showu ile devam etti. Tabiri caizse,

katılımcılar Asan’ın deyimiyle “ete

doydu!”

Ve sahnede, Adana’nın kadın

şefleri!

5 Ekim Cumartesi günü Adana’nın

kadın şefleri; Nur Aktı, Pınar Gönen

ve Gugi Gücüm sahnedeki yerlerini

alarak ziyaretçilere keyifli anlar yaşattı.

Festivalin konuk ülkeleri Endonezya

ve Kolombiya ekiplerinin geleneksel

mutfaklarını yansıttıkları gastro show ve

dans gösterileriyle dünyanın renklerini

Adana’ya taşıdı. Kolombiya’dan katılan

ve UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı

tarafından ilan edilen ilk Gastronomi

şehri olan Popayanlı şef Yonni Rivera

Kolombiya Pasifik bölgesinde yetişen

tropik bir meyve olan “chontaduro” ile

karides ceviche hazırlayarak geleneksel

mutfaklarının inceliklerini ziyaretçilerle

paylaştı. Ayrıca ülkemizin ünlü şefleri

Sahrap Soysal, Eyüp Kemal Sevinç,

Yunus Emre Akkor, Arda Türkmen’in şov

ve söyleşileri büyük beğeni topladı.

unutulmaz bir şova imza attı. Ayrıca

Lübnan ekibinden şef Georges Dagher’in

sahne şovu ve Malta ekibinden şef Guido

Debono’nun geleneksel mutfaklarını

tanıttıkları atölye sunumları Akdeniz’in

sımsıcak lezzetlerini Adana’ya taşıdı.

5 Ekim Cumartesi akşamı Yeni Adana

Müzesi’nin bahçesinde düzenlenen

yemekli gala gecesi bu yıl da hem göze

hem damağa hitap etti.

Dünyanın en uzun et şişi rekorlar

kitabına girdi

Gastronomi Sahnesi, Söyleşi Çadırı,

Sergi Çadırı, Atölye Çadırı ile olduğu

kadar Çocuk Etkinlik Alanı, Yerel Etkinlik

Alanı, Sokak Lezzetleri Alanı ve Konser

Sahnesi gibi zenginleştirilmiş alanlarıyla

da ziyaretçilerin beğenisini kazanan

Uluslararası Adana Lezzet Festivali,

bu yıl Guiness Rekor Deneme alanı ile

özel bir etkinliğe de imza attı. Festival

kapsamında 233,6 metrelik dünyanın en

uzun et şişiyle daha önce Çin’in kırdığı

rekor geçilerek Guinness Rekorlar

Kitabı’na girme başarısı da gösterildi.

Danilo Zanna, sahne şovuyla

gönülleri fethetti

Türkiye’nin dört bir yanından

ziyaretçilerin akınına uğrayan

festivalde, Adana’nın geleneksel mutfak

zenginliğinin yansıtan yerel ustalardan

ve davetli Akdeniz ülkelerinden mutfak

atölyeleri ve şovlar, tadım oturumları,

söyleşiler, paneller, çocuk etkinlikleri,

kentin önde gelen lezzet markalarının

stantları gibi öğeler ziyaretçilere

unutulmaz bir deneyim yaşattı.

Pazar günü konuk ülkelerden Güney

Kore ekibinin büyüleyici yelpaze ve

dans gösterileriyle dünyanın renklerini

Adana’ya taşıyan festivalde, ünlü İtalyan

şef Danilo Zanna’nın sahne şovu halk

tarafından büyük bir ilgiyle izlendi.

Şovunda İtalyan usulü makarna yapan

Zanna, coşkulu sunumuyla festivalde


82

hotel restaurant

& hi-tech

gastro etkinlik

Mutfakta Umut Var!

Türkiye’de Ankara, İstanbul,

İzmir, Mardin, Mersin ve

Şanlıurfa olmak üzere 6

ilde, geçici koruma altındaki

Suriyelilere ve ev sahibi

topluluktan dezavantajlı

gruplara gastronomi eğitimi ile

iş imkânı sunmayı amaçlayan

Mutfakta Umut Var (MUV)

projesi için çalışmalar başladı.

Projede eğitim müfredatı

Mardinli Şef Ebru Baybara

Demir tarafından hazırlanacak.

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda

Bölünmez Çankırı önderliğinde

T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal

Hizmetler Bakanlığı, T.C. Kültür ve

Turizm Bakanlığı, T.C. Millî Eğitim

Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Dünya

Gıda Programı ve Şükraan Ekonomik,

Tarımsal Kalkınmayı ve Sosyal Gelişimi

Destekleme Derneği Ankara’da bir

araya geldi. Dünya çapında dezavantajlı

gruplar arasında sosyo-ekonomik

yetersizliğe sahip bireylere istihdam

imkânı sunan Brezilyalı şef David

Hertz’in hayata geçirdiği Gastromotiva

Hareketi’nden ilham alarak Türkiye’de

Ankara, İstanbul, İzmir, Mardin, Mersin

ve Şanlıurfa olmak üzere 6 ilde hayata

geçirilmesi planlanan Mutfakta Umut

Var projesinin lansmanı Başkent

Üniversitesi Thermopol Gastronomy

Academy’de gerçekleşti.

600 kişiye eğitim ve istihdam

sağlanacak

Gıda kaynaklarının azaldığı ve gıda

ile ilişkimizi gözden geçirmemizi

gereken bir dönemde gıdayı toplumları

birleştiren bir araç olarak görerek,

farklı toplumsal kesimler arasında

dayanışmayı arttırmak, dezavantajlı

bireylerin eğitilerek sürdürülebilir iş

sahibi olmalarını sağlamak ve eğitimin

gerçekleştiği bölgelerde ekonominin

gelişimine katkıda bulunmayı amaçlayan

Mutfakta Umut Var projesi kapsamında

2 yıl sürecek eğitim için WFP tarafından

2 milyon dolarlık fon sağlanacak.

Projede ilk eğitim yılında geçici koruma

altında bulunan Suriyeliler ve Türk

vatandaşlarından yaklaşık 600 kişiye

mutfak alanında meslek edinme amaçlı

eğitimler ile istihdam imkânı sağlanması

hedefleniyor.

Katılımcılara ilk 6 ay ekonomik

destek

3 aylık mesleki ve teknik beceri

eğitimlerini tamamlayan katılımcılar

aşçı yardımcısı sertifikası alabilecek.

Sertifikasını alan katılımcılara iş

deneyimi kazandırılması için ek olarak

3 aylık işbaşı eğitimi de verilecek.

Bunun yanı sıra eğitime devam eden

katılımcılara ilk 6 ayda ekonomik destek

sağlanacak. Eğitim kapsamında mesleki

becerilerin geliştirilmesinin yanında iş

bulma konusunda özgeçmiş hazırlama,

mülakat koçluğu, iş arama ve çalışma

izinleri için rehber olacak eğitimler de

verilecek. Mutfakta Umut Var projesinde

eğitim müfredatı Mardinli Şef Ebru

Baybara Demir tarafından hazırlanacak.

Müfredatın zenginleştirilmesinde

danışmanlık görevini ise 12 yıldır

Brezilya, Meksika, Sal Salvadaor ve

Cape Town olmak üzere 4 şehirde sosyal

gastronomi ve el becerisi geliştirme

konusundaki deneyimleri ile binlerce

kişiye istihdam sağlayan Gastromotiva

Hareketi sağlayacak.

Mezopotamya’nın ilk gastronomi okulu

projesini 2017 yılında Harran Gastronomi

Okulu ile hayat geçiren, Suriyeli ve

dezavantajlı kadınlar için gerçekleştirdiği

projelerle Türkiye’de sosyal

gastronominin öncüsü olan Mardinli şef

Ebru Baybara Demir ise şunları söyledi:

“Yerel ürün, yerel mutfak, yerel insan,

yerel ekonomi denklemini kurduğumuz

takdirde tüm dünyaya hem kendimizi

hem de gastronomimizi anlatabiliriz.

Binlerce yıllık kadim kültürümüzün

topraklarından çıkan, insanlarının

doğuştan getirdiği lezzet ve kültürleri

her bölgede ayrı ayrı yaşatıp yerel

insanlar ile bunları bir sonraki nesillere

aktarmamız gerekiyor. Bunun da en iyi

yolu eğitimden geçiyor. Bu eğitimler

kapsamında dezavantajlı gruplar

bunun için en iyi örnek. Gastronomi

ile onların hayatını iyileştirerek onlara

sürdürülebilir iş verdiğimiz takdirde

insanımıza, toprağımıza, ürünümüze

ve çiftçimize sahip çıkmış olacağız.

Hayata geçireceğimiz Mutfakta Umut Var

projesinin herkes için hayırlı olmasını

diliyorum.”

Yiyecek misafirperverliğin temelidir,

insanları bir araya getirir ve hayatları

değiştirir. Mutfakta Umut Var’da

yiyecek, 600 ihtiyaç sahibi sığınmacıyı

ve Türk vatandaşını kendi geçimlerini

sağlamaları için güçlendirmeye aracı

olacak. WFP’nin temsilcisi olarak,

Mutfakta Umut Var’da bir rolüm

olmasından onur duyuyorum” dedi.

Gerçekleşen imza töreninin ardından

dünyaca ünlü şefler David Hertz,

Patrick Honauer ve Ebru Baybara

Demir Mutfakta Umut Var projesi için

mutfağa girdi. MUV kursiyerleri ile

workshop gerçekleştiren şefler sosyal

gastronominin gücü ile ihtiyaç sahibi

kişilerin hayata güvenle katılabileceğini

vurguladı.


84

hotel restaurant

& hi-tech

gastro aktüel

Sonbaharın tadı bu yeni menüde!

Mevsime uygun taze içeriklerle yenilenen Kitchenette menüsünde yenilikçi dokunuşlar

ile hazırlanan lezzetler yer alıyor. Dünya mutfaklarından farklı lezzetleri bir arada

sunan Kitchenette, misafirlerine yıllardır değişmeyen hizmet anlayışı ile keyifli bir

deneyim yaşatıyor. Sabah kahvaltısından akşam yemeğine kadar günün her saatine

uygun alternatifler sunan Kitchenette menüsünün farkını ortaya koyan Galette bölümü,

otlu, etli, mantarlı ve dört peynirli gibi farklı alternatiflerle daha da güçlendi. Ispanak

Pestolu Makarna Salatası, son dönemlerde büyük ilgi gören Meksika mutfağının

favori lezzetlerinden Sote Mantarlı Taco, Kitchenette yorumu ile hazırlanan Kaburga

Wellington ve Cafe de Paris sosuyla servis edilen Steak & Fries yenilenen menünün

dikkat çekenleri arasında yer alıyor

Sodexo’dan bir ilk

Restaurant Pass Mobil Kart

Mondelēz International

Türkiye’den atama

Çalışan bireylerin yaşam kalitesini artırmak, müşterisi olan firmalara de en iyi Sodexo

deneyimini yaşatmak misyonuyla hareket eden Sodexo Avantaj ve Ödüllendirme

Hizmetleri, sanal kart hizmetiyle sektörde bir ilki yaşatıyor. Sodexo tüketicileri için özel

olarak hazırlanan Restaurant Pass Mobil Kart, fiziki olarak basılmayan, Sodexo üye iş

yerlerinde harcama yapabilmesini ve Sodexo’nun Restaurant Pass için sunduğu tüm

hizmet ve ayrıcalıklardan faydalanmanızı sağlayan sanal bir kart olma özelliği taşıyor.

Anında ve yüzde 100 güvenli bir kullanım imkanı sunan Restaurant Pass Mobil Kart,

çalışanlara da kart dağıtım sorunun ortadan kaldırıyor. Sodexo üye iş yerlerinin fiziki

kartın tedarik ve operasyon süreçleri ile vakit kaybetmesini önlerken dijital odaklı

firmalar için de harika bir deneyim sunuyor. Çalışan sayısı ve sirkülasyonu yüksek olan

firmalarda büyük bir avantaj sağlıyor.

Mondelez International Türkiye’de görevini Sakız ve Şeker Kategori Pazarlama

Lideri olarak sürdüren Doğuş Kezer, Mondelèz International Orta Avrupa

Pazarlama Direktörlüğü görevine atandı. 2017 yılında Mondelèz International

Türkiye’deki görevine Sakız ve Şeker Kategori Pazarlama Lideri olarak başlayan

Doğuş Kezer, görev süresince başarılı pazarlama stratejileriyle şirketin pazar

payı, büyüme ve karlılık gelişimine önemli katkılar sağladı. Kezer, 2019 yılı

Ağustos ayı itibariyle görevine Orta Avrupa Pazarlama Direktörü olarak devam

edecek.30 çalışanını Mondelez International Amerika, İngiltere, İsviçre, Dubai ve

Singapur gibi farklı ülkelerde görevlere atayan Mondelez International Türkiye,

çalışanlarına uluslararası iş deneyimleri sunuyor.

Bir sonbahar

lezzeti

Türk ve dünya mutfaklarından sunduğu en gözde tatlarla lezzet tutkunlarının

gönlünde taht kuran Wish More Hotel İstanbul, Eylül ayı menüsünde yer alan

Elma Chutney & Kuzu Loin ile sonbahar mevsimine keyif katıyor. Beş yıldızlı

otelin maharetli şefleri, genellikle üzüm, hurma, ekşi meyve gibi tatlarla, soğan

ve çeşitli baharatların karışımıyla hazırlanan Hintlilerin Chutney sosunu, bize

özel yeşil elma ile harmanlayarak iştah kabartan, mükemmel bir lezzet yaratıyor.

Mevsimin taze yeşilliklerinin eşlik ettiği Kuzu Loin ise, ağızda dağılan yumuşacık

dokusu ve damakları şenlendiren lezzetiyle misafirlerin iştahını kabartıyor.


86

hotel restaurant

& hi-tech

gastro aktüel

Hayırseverlik Günü’nde ihtiyaç

sahiplerine bir tonluk destek

Metro Türkiye, dünyanın dört bir yanındaki kişi, kurum ve kuruluşların yardımlaşma

faaliyetlerinde bulunması ve duyarlılık oluşturulması amacıyla Birleşmiş Milletler tarafından

kabul edilen 5 Eylül Uluslararası Hayırseverlik Günü’nde ihtiyaç sahiplerine destek oldu.

Gıda Kurtarma Derneği’nin Dilovası’ndaki merkezinde Dernek Başkanı Berat İnci tarafından

bilgilendirilen gönüllü çalışanlar, ürünlerin temizlenmesi, ayıklanması, paketlenmesi ve

etiketlenmesi süreçlerinde aktif rol aldı. Hazırlıkların tamamlanmasının ardından derneğin

gıda bankasından ücretsiz olarak gıda ve gıda dışı ürün alımı yapabilen ihtiyaç sahiplerine

yardımcı olundu. Metro Türkiye’nin gönüllü ekibi, 50 aileye meyve - sebze, bakliyat, içecek,

konserve, peynir, süt gibi gıda ürünleri ile deterjan, kozmetik, tekstil, kırtasiye, ayakkabı gibi

gıda dışı ürünlerden oluşan toplamda bir tonluk dağıtımın gerçekleştirilmesine katkı sağladı.

Çalışanlar, Uluslararası Hayırseverlik Günü’nde böyle anlamlı bir projenin parçası olmaktan

mutluluk duyduklarını belirtti.

Norveçli Su Ürünleri şirketleri

Dünyanın En İyi Protein Üreticileri arasında

Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel’in teras katında hizmet veren Ouzo Roof

Restaurant, yenilenen menüsü ile gastronomik lezzetlerin tadını doyasıya çıkarmak

isteyenlerin adresi olmaya devam ediyor. Ouzo Roof, gastronomi dünyasının önde gelen

isimlerinden Executive Chef Rafet İnce’nin danışmanlığında hazırlanan Akdeniz mutfağı

ağırlıklı menüsü, tarifsiz Kalamış Marina manzarası, ferah ambiyansı ve özgün konsepti

ile dikkat çekiyor. Ouzo Roof’un mutfağında ‘sağlıklı beslenme’ kapsamda raw, vegan,

vejetaryen gibi farklı konseptler uygulanıyor. Coğrafi işaretli mevsimsel yerel ürün

kullanımına da dikkat ettiklerini belirten başarılı şef Rafet İnce, menüde az pişmiş veya

ısıl işlem görmemiş yemeklere yer veriyor. Akdeniz ve Ege’ye has otlarla hazırlanan taze

tüketilmeye yönelik mezelere Mardin Derik ve Artvin Yusufeli zeytinyağı eşlik ediyor.

Dünyanın en sürdürülebilir endüstrilerinden biri olarak kabul edilen Norveç deniz

endüstrisi, 2019 Coller FAIRR Protein Üretici Endeksi’nin zirvesindeki yerini korudu.

Dünyanın en büyük et, mandıra ve deniz ürünleri üreticilerinin sürdürülebilirlik

performanslarının değerlendirildiği endekste, listenin ilk sırası da dahil olmak üzere,

ilk 10’da dört Norveçli su ürünleri şirketi yer aldı. Endekste, dünyanın en büyük

halka açık 60 protein üreticisinin; sera gazı emisyonu, ormansızlaşma ve biyolojik

çeşitlilik kaybı, su kıtlığı ve kullanımı, antibiyotikler, atık ve kirlilik, çalışma koşulları,

gıda güvenliği, hayvan refahı, sürdürülebilir proteinler alanındaki sürdürülebilirlik

performansları değerlendirildi. Buna göre, dünyanın en büyük somon üreticisi MOWİ ilk

sırada yer alırken geçen yılın birincisi Leröy üçüncü, Grieg Seafood altıncı, Salmar ise

dokuzuncu oldu. Böylece listeye girmeye hak kazanan tüm Norveç somon üreticileri ilk

10’a girmeyi başardı.

Ouzo Roof’tan gastronomik haz veren lezzetler

Çiftlik lezzetlerini masaya taşıyan

‘brunch deneyimi’

Atelier Real Food; yepyeni bir brunch konseptiyle, 20 Ekim 2019, Pazar günü sezona

merhaba diyor. Haftanın son gününü aile üyeleri ve dostlarla birlikte leziz ve keyifli

bir şekilde geçirmek isteyenler, Executive Şef Selami Güleryüz ve ekibinin hazırladığı

‘çiftlikten masaya’ konseptli Brunch büfesinde unutulmaz bir yemek serüveni

yaşayacak. Dünya mutfaklarının en sevilen örneklerinin sunulduğu ‘Farm to Brunch’ta,

konuklar her hafta yenilenen atölyelere bizzat eşlik ederek keyifli ve leziz bir gün

yaşarken, minik misafirler, onlar için tasarlanmış ‘Kids Atelier’de t-shirt boyamadan

maske yapımına kadar pek çok farklı aktiviteye katılarak hem eğleniyor hem öğreniyor.

Pek çok lezzetin, hem göze hem damağa hitap ettiği brunch’ta birbirinden farklı ve

ev yapımı ürünlerle donatılmış zengin şarküteri büfesi, konukların kendilerini adeta

bir mandırayı ziyaret etmiş gibi hissedeceği süt ürünleri köşesi, taze meyve suları,

ev yapımı ekmekler, ev yapımı makarnalar, pideler, Türk ve Akdeniz mutfaklarından

seçme tatlılar iştahları kabartacak.


88

hotel restaurant

& hi-tech

gastro aktüel

“Arkandan Ağlar” projesiyle misafirlerini

bilinçlendirmeye davet ediyor

Geçtiğimiz yıl Hisler ve Hafızalar: Bomonti projesi ile büyük beğeni toplayan Hilton İstanbul

Bomonti, çağdaş sanatın en iyi örneklerinin bir arada sunulduğu Contemporary İstanbul’da

bu yıl otellerdeki bilinçli tüketim konusuna dikkat çekti. 10 Eylül günü özel bir davetle

Contemporary İstanbul için hazırladığı “Arkandan Ağlar” projesini duyuran yıldızlı otel,

hazırladığı tabak sunumları ile içinde bulunduğumuz tüketim çılgınlığına eleştirel bir

yaklaşım sunarken, toplumda önemli bir farkındalık oluşturmayı amaçlıyor. Beş yıldızlı

otelin Executive Şefi Alexis Atlamazoğlu, projeyle ilgili “Yaşadığımızın toplumda, bilinçli gıda

tüketimine teşvik konusunda biz otellere büyük iş düşüyor. Dünyada gıdaya duyulan ihtiyaç

bu kadar fazla iken onu verimli kullanmamız gerekiyor. Çöpe attığımız gıdaların aslında bir

başkasının yiyeceği olabileceği düşüncesiyle bu konuda toplumsal farkındalığın artmasını

amaçlıyor ve buna yönelik uygulamalar gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Lacivert 20. yılını kutluyor

Eşsiz manzarası eşliğinde misafirlerine her zaman en iyiyi sunan Lacivert, yeme

içme sektöründe 20. yılını geride bırakarak büyük bir başarıya imza atıyor. Akdeniz

mutfağından esinlenen zengin menüsü, konforlu iç alanı, boğaz manzaralı terası ve

hizmet anlayışı ile yıllar içinde kendi müdavim kitlesini yaratan Lacivert, bir İstanbul

klasiği olarak misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. İstanbul’un imza restoranların biri

olarak misafirlerine dört mevsimi ayrı keyifte yaşatan, yabancı turistlerin yanı sıra iş

dünyasının da vazgeçilmezi olan Lacivert, özel lezzetleri ile misafirlerin damaklarında

unutulmaz izler bırakıyor. Kurulduğu günden bu yana restoranın mutfağından sorumlu

olan Executive Şef Hüseyin Ceylan ve ekibi, geleneksel Türk lezzetlerine kattıkları

yenilikçi yorumlar ve özel sunumları ile farkını ortaya koyuyor.

Yenilenen menüsüyle lezzet severleri bekliyor

Kaliteli restoran anlayışı, zengin menüsü ve erişilebilir fiyatlarıyla ulaşılabilir lüks kavramını

restoran ve kafe işletmeciliğine uygulayan Happy Moon’s Grup bünyesindeki Manhattan

Coffee, misafirlerine daha iyi bir hizmet deneyimi sunmak için konseptinde önemli yenilikler

gerçekleştirdi. Manhattan Coffee’nin menüsü eşsiz kahvelerinin yanı sıra kahvaltı, öğle ve

akşam yemeği seçenekleriyle daha da zenginleştirilirken, menüye sağlıklı beslenme odaklı

yeni yiyecekler de eklendi. Konsept değişikliği kapsamında ayrıca, Manhattan Coffee’lerde

masaya servis hizmeti de verilmeye başlandı. Manhattan Coffee, Bağdat Caddesi ve

Küçükyalı Hilltown’da bulunan iki şubesiyle hizmet vermeyi sürdürüyor.

Baristaların ilhamı ile

hazırlanan üç farklı tat

Dünyanın dört bir yanındaki baristalardan ilham alan Nespresso kahve

uzmanları, uzun denemeler sonunda farklı bölgelerin kahve çekirdeklerini ideal

kıvamda kavurarak, Barista serisini hazırladı. Barista Creations serisi, hem

sahip olduğu kaliteli kahve çekirdekleri hem de optimum kavurma dereceleri

ile sütle harika sonuçlar doğuruyor. Nespresso Barista Creations serisinde

birbirinden farklı 3 özel kahve çeşidi bulunuyor. Yumuşak içimli bir Cappuccino

için ideal harmanı ile Brooklyn baristalarından ilham alan Chiaro… Biraz daha

yoğun tatlardan hoşlananlar için Melbourne’deki baristalardan ilham alan

Scuro… ve yoğun kavruk tadıyla İspanyol baristalarından ilham alan Corto...


90

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

The Hotel Show Dubai bölgenin

durmadan gelişen ağırlama sektörüne

güzel hizmet etti

Orta Doğu’nun lider konaklama

fuarı olan ve bu yıl 20.si yapılan

The Hotel Show Dubai, 17-19

Eylül 2019 tarihlerinde Middle East

Design ve Hospitality Week 2019

günlerinde büyük bir başarıya daha

imza attı. Türkiye 73 katılımcı firmasıyla

fuardaki en büyük milli katılımcılar

arasındaydı. Körfez Birliği Ülkeleri

turizm sanayi bin yıllık seyahat eden

turist sayısında önemli gelişmeler

kaydetti ve bu artışın devam etmesi

bekleniyor. Expedia’ya göre bin yıllık

seyahat hacminin yaklaşık %70’inin

işlerini büyüteceği öngörülüyor.

Türkiye bu önemli platformda geniş ürün yelpazesiyle

katılan 73 firma tarafından başarıyla temsil edildi.

Ağırlama sanayi de bu trende göre

hazırlıklı olması gerekiyor. Binlerce

uluslararası karar verici profesyoneli

buluşturan fuar, Körfez’in durmadan

gelişen otel ve ağırlama sektörü için

büyük bir platform olma özelliğine

sahip. The Hotel Show fuarına genel

müdürler, satın alıcılar, restorancılar

ve geliştiriciler ziyaret deneyiminin

akla gelebilecek dekorasyon, mobilya

ve oda içi teknolojilerinden yiyecek

içecek malzemeleri, spor salonu ve

dinlenme donanımlarına kadar her

unsurun temsilcileri katılıyor.Fuarın

gelecek organizasyonu 15-17 Eylül

2020 tarihlerinde ve aynı mekanda

olacak. Yine Middle East Design ve

Hospitality Week etkinliklerinin 2.ci

etkinliği ile birlikte yapılacak. Böylece

bölgenin ağırlama ve iç tasarımda en

güçlü etkinlikleri bir arada olup burada

oluşacak sinerji de kat kat artacak.


The Hotel

Show

Dubai

served well

to region’s

rapidly

growing

hospitality

industry

Turkey was

successfully

represented by

73 exhibitors who

displayed a wide

range of products

addressing to the

hospitality industry

The Hotel Show Dubai was

celebrating its 20th edition

during the Middle East Design

and Hospitality Week 2019 took place

at Dubai World Trade Centre, 17 – 19

September 2019. Turkey has been one

of the strongest national participants

with 73 exhibitors at this important

leading point of professionals of the

hospitality industry. The GCC tourism

industry has seen a rise in millennial

travellers in the last few years and

this trend is expected to continue.

According to Expedia, ‘nearly 70% of

millennial travellers are likely to extend

their business’. The hospitality sector

in the Middle East has to be prepared

to cater to this segment of travellers.

During the Middle East Design and

Hospitality Week 2019, The Hotel Show

Dubai was co-located with INDEX,

Workspace, The Leisure Show, Surface

Design Middle East, FIM, and INDEX

Home. The next edition of the show,

15-17 September 2020 at the Dubai

World Trade Centre, The Hotel Show

will be part of the region’s 2nd edition

of the Middle East Design & Hospitality

Week. The region’s most influential

events dedicated to hospitality and

interior design, are coming together for

3 days at Dubai World Trade Centre and

it is expected that a big synergy will be

generated with these concurrent and

interrelated events.


92

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Sami Hotak:

“Sektöre katma değer katan

projeler planlıyoruz”

Otel, restoran ve cafe’lerin

ihtiyaçlarına özel, estetik ve

zamansız tasarım çizgisiyle

tasarlanan ürünleri ile çözümler

sunan Jumbo, The Hotel Show

Dubai’de, porselen ve çatal kaşık

bıçak serilerini tüketicilerin

beğenisine sundu. Bu yıl ilk kez

katılım sağladıkları fuardan memnun

ayrıldıkların ifade eden Jumbo

Genel Müdürü Sami Hotak ile fuara

ilişkin değerlendirmelerini ve 2020

planlarını konuştuk.

The Hotel Show Dubai, Jumbo

için nasıl geçti? Fuara nasıl

hazırlandınız, hangi yeni

ürünlerinizi sergilediniz?

Jumbo olarak katıldığımız ilk yurtdışı

fuarımız oldu. Ancak bu bölgede etkin

olarak çalıştığımız pek çok bayimiz

ve ticaret yaptığımız otel ve restoran

işletmeleri bulunuyor. Bu nedenle

hem iş ortaklarımızı hem de işbirliği

kurmayı hedeflediğimiz kişileri fuara

davet ettik.

Fuarda, porselen ve çatal kaşık bıçak

kategorilerinde HoReCa pazarına

yönelik hazırlanan ürünlerimizi

sergiledik. Bu ürünler hem son

trendlere uygun hem de bölgedeki

nihai tüketicilerin ihtiyaçlarına özel

olarak kurgulandı. Genel itibariyle

hedeflediğimiz sayıda kontak

kurduk, ancak geri dönüşleri ile ilgili

değerlendirme yapabilmek için henüz

erken.

Fuarı geçen yılla nasıl kıyaslarsınız,

kısa bir değerlendirme yapabilir

misiniz?

Fuarda ilk yılımız ancak diğer

katılımcılar ile görüştüğümüzde

fuarın tarihlerinin değişmesi ve

diğer fuarlarla birleştirilmesinin,

fuarın genel performansını olumsuz

etkilediği bilgisini aldık. Bizim için

markamızın yurt dışındaki faaliyetlerini

desteklemek ve yeni işbirliklerinin

temelini atmak açısından verimli geçti.

2019 yılını nasıl kapatmayı

planlıyorsunuz? Gelecek

yıldan beklentileriniz neler?

Gündeminizde yeni yatırımlar,

projeler var mı?

Jumbo, geçen yıla kıyasla tüm satış

kanalları toplamında %60’ın üstünde

bir büyüme gerçekleştiriyor. Bu

büyüme trendini önümüzdeki yıllarda

da devam ettirmeyi hedefliyoruz.

2019 yılında 7 yeni mağaza açılışı

yaptık. Önümüzdeki yıl 8 yeni mağaza

daha açmayı hedefliyoruz. Ayrıca

Horeca yapısı içerisindeki bölge

organizasyonumuzu geliştirerek pazara

daha etkin ulaşmayı hedefliyoruz.

Gastronomi sektörünü geliştirmeyi

hedefleyen ve katma değer katacağına

inandığımız projeler planlıyoruz.

Gündemimizin diğer bir önemli

konusu ise, yurt dışı pazarlarında

güçleneceğimiz projelerimiz. Şu anda

50’ye yakın ülkede faaliyet gösteriyoruz.

Amerika’nın San Francisco, New

York ve Chicago bölgelerinde, Kuzey

Avrupa’da ve İsviçre’de yeni projeleri

takip ediyoruz, yakında bu bölgelerde

satış noktaları açmayı hedefliyoruz.

“Jumbo, geçen yıla kıyasla

tüm satış kanalları

toplamında %60’ın üstünde

bir büyüme gerçekleştiriyor.

Bu büyüme trendini

önümüzdeki yıllarda

da devam ettirmeyi

hedefliyoruz. 2019 yılında

7 yeni mağaza açılışı

yaptık. Önümüzdeki sene 8

yeni mağaza daha açmayı

hedefliyoruz.”


Emrah Gezer:

“2020’de ihracat pazarlarımızı büyütmek

ve geliştirmek için çalışacağız”

Bu yıl The Hotel Show Dubai ile

birlikte düzenlenen Dubai İndex

2019, profesyonel ziyaretçilerin

odak noktası oldu. Bugün 450’den fazla

seçkin noktada mutfak mobilyasından

kafe, restoran ve otellerin dekorasyon

seçimlerine kadar pazarda söz sahibi

olan VRL Mobilya da seçkin ürün

koleksiyonu ile fuardaki yerini aldı.

Her iki fuarın birleştirilerek eş zamanlı

gerçekleştirilmesi sayesinde pek

çok ziyaretçiyi stantlarında ağırlama

olanağı bulduklarını ifade eden VRL

Mobilya Pazarlama Müdürü Emrah

Gezer ile fuara ilişkin notlarını

ve firmanın gelecek yatırımlarını

konuştuk.

Dubai İndex 2019, firmanız

için nasıl geçti? Fuara nasıl

hazırlandınız, hangi yeni

ürünlerinizi sergilediniz?

Bu yılki Dubai İndex 2019’un The

Hotel Show Dubai ile birlikte

düzenlenmesinden dolayı daha fazla

profesyonel ziyaretçi bekliyorduk.

Netice öyle de oldu. BAE ve çevre

ülkelerden sektör profesyonellerinden

pek çok ziyaretçiyi standımızda

ağırladık. Fuar hazırlıkları kapsamında

bölgeye birkaç gün erken gelerek

mevcut ve potansiyel müşterilerimiz ile

toplantı ve ziyaretler gerçekleştirdik.

Ayrıca fuarda teşhir edeceğimiz

ürünleri büyük biz özenle seçtik.

Yeni sezonda koleksiyonumuza

ekleyeceğimiz 6 yeni sandalye modeline

bu fuarda yer verdik. Yine beklediğimiz

üzere yeni ürünler ziyaretçilerimiz

tarafından ilgiyle karşılandı.

Ürünlerinizde ne gibi özellikler öne

çıkıyor, kısaca bahseder misiniz?

Ürün tasarımlarımızda kullanıcıların

zevk ve konforuna uygun, çağın

ihtiyaçlarını karşılayan dizayn ve

sağlamlığı gözetmekteyiz. Bunun

yanı sıra kullandığımız materyallerde

doğaya dost ve sürdürülebilir kaynak

yönetimi ile elde edilmiş hammadde

seçimine de özen gösteriyoruz.

Fuarı geçen yılla kıyasladığınızda

ne gibi farklılıklar göze çarpıyor,

aktarır mısınız?

2018 yılında bu fuara katılmadık. Ancak

önceki iki yıl ile karşılaştırdığımızda

bu yılki fuarın The Hotel Show ile

birleşmesi ve sadece profesyonel

ziyaretçilere açık olması kısa süre

içinde daha verimli iş görüşmeleri

yapmamıza olanak sağladı. Ayrıca

horeca kanalı için tüm ürün ve hizmet

çeşitlerini barındıran bir fuar olması

sebebiyle genel ziyaretçi sayısının da

artmış olduğunu biliyoruz. Zaten bir

uluslararası fuardan da beklentimiz,

ziyaretçi sayısından çok verimli

görüşmeler yapılabilecek nitelikli hedef

kitleye ulaşabilmek. Index Dubai / The

Hotel Show da bu ortamı sağlayabilmiş

görünüyor.

VRL Mobilya olarak, yılı ne şekilde

kapatmayı planlıyorsunuz? 2020

yılına dair hedefleriniz, projeler var

mı?

Bu yıl özellikle iç piyasadaki durağan

seyir sadece yurt içi satışlar yapan

üreticilerin zor durumda kalmalarına

sebep oldu. Bu yüzden firma olarak

biz son 8 yıldır uluslararası pazarımızı

geliştirmek için yatırım yapıyoruz.

Hedef bölgelerimizdeki fuar ve iş

heyetleri organizasyonlarına katılıp,

bireysel iş gezileri gerçekleştiriyoruz.

Bu sayede yurt dışı satışlarımızın tüm

satışlarımız içindeki payı her geçen gün

artıyor.

2019 yılını ortalama bir büyüme ile

kapatmayı planlıyoruz. Önümüzdeki yıl

mevcut iş planımızı sürdürerek ihracat

pazarlarımızı büyütmek ve geliştirmek

için çalışacağız. Yine önümüzdeki yıl

tamamlamayı planladığımız yeni fabrika

inşaatımız bulunuyor. Üretim ve depo

alanlarımızı birkaç kat daha büyütecek

bu yatırımımız ile sektörümüzün önde

gelen oyuncularından biri olacağımıza

inanıyoruz.


94

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Türk markaları

The Hotel Show Dubai’den

rüzgar gibi geçti…

Dubai Dünya Ticaret Merkezi’nde 17 - 19 Eylül 2019 tarihleri arasında gerçekleşen The Hotel

Show Dubai’ye yaklaşık 70 Türk firması çıkartma yaptı. Bu yıl 20. kez kapılarını açan ağırlama

sektörünün uluslararası organizasyonunda, standlarını ziyaret ettiğimiz firmaları fuara ilişkin

görüş ve değerlendirmeleriyle haberleştirdik.

Bilevci: “Gündemimizde kalite ve müşteri memnuniyetini arttırmak

var”

The Hotel Show Dubai’ye ilk kez katıldıklarını belirten Samsun Mutfak

Genel Müdürü Mennan Bilevci, “Fuar bizim için olumlu ve verimli

geçti. Standımızda pasta dolabı, çekmeceli tezgah tipi dolap, make up

üniteli dolap ve iki kapılı dik tip şişe soğutucu ürünlerimizi sergiledik.

Standlarımızda ürün kalitemiz ve işçiliğimiz kadar benzer ürünlerin yer

almaması da ziyaretçilerden tam not aldı” dedi. Yılın, firma açısından

planlandığı şekilde gitmediğini ifade eden Bilevci, “Önümüzdeki sezonun

daha olumlu ve güzel geçmesi yönünde umudumuzu yitirmeden heyecan ve

azimle çalışmalarımıza devam edeceğiz. Gündemimizde kaliteyi ve müşteri

memnuniyetini arttırmaya yönelik birtakım yeni planlarımız ve operasyonel

çalışmalarımız bulunmakta” dedi.

Kuzucu: “Yeni pazarlarda yeni müşteriler edinerek işimizi büyüteceğiz”

The Hotel Show Dubai’nin gerek ürün çeşitliliği gerekse hitap ettiği kitle

doğrultusunda iyi geçtiğini ifade eden Mutaş Mutfak Genel Müdürü Murat

Kuzucu, “Fuar öncesinde potansiyel alıcı olarak değerlendirdiğimiz bölgedeki

bayi bazlı çalışma yapan firmaları standımıza davet etmiştik. Milli katılım olması

sebebi ile hem organizatör hem de İstanbul Ticaret Odası’nın farkı hissettirilir

biçimde ziyaretler gerçekleşti” dedi. Bölgenin yüksek potansiyeliyle fuar

katılımlarının her daim faydalı olacağı düşüncesini paylaşarak sözlerine devam

eden Kuzucu, “Ürünlerimiz hem görsel hem kullanım hem de dayanım olarak

artık Avrupa menşeili ürünler ile ayırt edilemeyecek kaliteye ulaşmıştır. Mutaş

Mutfak olarak, bize gelen talepleri fuar sonrasında siparişe dönüştürmeye

çalışacağız. Fuar standımızda pişirici serilerimiz ve fırınlarımız ile yerimizi aldık.

Ancak hacim ve ağırlıkları sebebi ile sergileme imkanı bulamadığımız çamaşır

makine grubumuz ve soğuk odalarımız ilgi çekti” dedi.

Bu yılın pazar daralması ve fiyat artışlarına karşın firmanın hedeflediği

satış oranlarını yakaladığını belirten Kuzucu, “Bu güven ile alt yapı ve ArGe

yatırımlarımıza devam edeceğiz. Özellikle ihracat kanalında daha iyi sonuçlar

almayı, yeni pazarlarda, yeni müşteriler edinerek hizmet vermeyi ve işimizi

büyütmeyi hedefliyoruz. Yeni çıkartmayı düşündüğümüz bazı ürünleri

derneğimiz TUSİD organizasyonundaki fuarda sunmayı düşünüyoruz” dedi.


Mercanoğlu: “Kısa sürede Avrupa’dan ciddi talepler aldık”

Oteller, restoranlar, kafeler, bahçeler ve kış bahçelerine yönelik üretimini

sağladıkları outdoor ısıtıcılar ile The Hotel Show Dubai’de bu sene ilk kez

yerini alan Warmout, fuardan olumlu görüşmeler ve taleplerle ayrıldı.

Ürünlerinin tamamını kendi fabrikalarında, tüm dünya ülkelerine uygun

standartlarda tasarladıklarını belirten Warmout Genel Koordinatörü Banu

Mercanoğlu, “Fuara Metal Hotel Yönlendirme İşaretleri ve Dış Mekan

Isıtıcılarımızla katıldık. Hem işlevsel hem de görsel anlamda müşteri

memnuniyetinin yüksek olduğu ürün grubumuz özel tasarımlarıyla oteller

ve restoranlar için şık seçimler olabiliyor. Ürünümüzün özellikle lüks

segmentte yerini bulacağına inanıyorum” dedi.

Avrupa’dan kısa sürede ciddi talepler aldıklarını belirten Mercanoğlu, “Şu

an mevcuttaki 10 farklı modelimizin yanı sıra 2020 yılı için tasarlamakta

olduğumuz 3 ila 5 yeni modelimizi daha ürün gamımıza katmayı planlıyoruz.

Önümüzdeki yılın ülkemiz için daha verimli olacağını düşünüyorum” diye

konuştu.

Sunar: “2019’u büyüyerek kapattık”

İşteks Yönetim Kurulu Başkanı Alp Sunar, The Hotel Show Dubai’nin

umduklarından çok daha iyi geçtiğini belirtti. Standlarının Dubai dışında

Abudabi, Bahreyn,Umman, Katar, Saudi Arabia, Pakistan ve Hindistan gibi

birçok ülke tarafından ziyaret edildiğini anlatan Sunar, “İlk kez katıldığımız

bir fuardı. Standımızda otel ve kafe çalışanları için tasarladığımız yeni

koleksiyonumuzla yer aldık. Rahat çalışmaya imkan veren modellerimiz,

kullananı iyi hissettiren kumaşlarımız ve şık tasarımlarımız ile

ziyaretçilerden olumlu tepkiler aldık, faydalı görüşmeler sağladık” dedi. Bu

yılı büyüyerek kapattıklarını açıklayan Sunar, 2020’nin online satış ve yurt

dışına açılma konusunda atılım yapmayı hedefledikleri bir yıl olacağını da

ayrıca sözlerine ekledi.

Tortumlu: “Ürünlerimizle farklı bir bakış açısı sunmaya çalıştık”

The Hotel Show Dubai’nin firma adına olumlu sonuçlar doğuracağına inandığını

ifade ederek sözlerine başlayan Detay Turizm ortaklarından Fazıl Tortumlu,

“İlgililerin ve yapılan görüşmelerin hedef odaklı olması bizim açımızdan olumlu

bir fuar havasını sağlamıştır. Bu fuarda özellikle lokal tedarikçi arayışı içinde

olduğumuzdan üretici kimliğimizi daha da öne çıkaran sunumlar ile hedef kitlemizi

ağırladık. Öncelikli olarak private label üretim yapabilme imkanını müşterilerimizin

zihninde oluşturmak istedik. Burada temel mantığın, var olan marka ürünü

satmak, var olan yeni serileri görmek olduğu konusundaki bilgimize rağmen, kendi

çizgilerini ve markalarını oluşturabilme imkanının altını çizerek, hedef kitlemize

farklı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Bu yaklaşıma ilginin sonucunu da zaman

gösterecek.

Fuara ilk kez katıldıklarını söyleyen Tortumlu, “The Hotel Show Dubai’de iç

piyasada satışına başlamadığımız Clean & Fresh serisinin yeni ürünlerini hedef

kitlemizin beğenisine sunduk” dedi.

2019’un Detay Turizm için büyüme hedeflerini gerçekleştirecekleri bir yıl olacağını

aktaran Tortumlu, “3. çeyrek itibariyle verilerimiz bunu gösteriyor. Gelecek yıl için

ekonomik verilerin iyileşmesi ile artan iş hacminin destekleneceğini düşünüyoruz.

Önümüzdeki sene hayata geçireceğimiz yeni ürünlerimiz olacak. Bu fuarların

güzel bir tarafı da rakiplerinizin yeni ürünlerini ve konsantrasyon noktalarını

görerek, global pazarda yeni trendleri ve sektörün yönü konusunda fikir sahibi

olabiliyorsunuz” dedi.


96

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Küçükoğlu: “2020’de ürün yelpazemizi genişleterek, %30 büyümeyi

hedefliyoruz”

The Hotel Show Dubai’yi profesyonel ziyaretçilerin katılım gösterdiği

ciddi bir organizasyon olarak değerlendiren Makfa / Yüksek Elektronik

Mühendisi Afşin Küçükoğlu, “Öncelikle İstanbul Ticaret Odasına destekleri

için teşekkür ederek başlamak istiyorum. Geçen sene Big5’a katılmıştık.

Oradaki müşteri porftöyü daha farklıydı. The Hotel Show Dubai’ye ilk defa

2010 yılında katıldık. O yıldan sonra da yerleşik temsilcilerimiz ile bölge de

yerimizi aldık. Dubai’ye sanıyorum bu altı ya da yedinci doğrudan gelişimiz

oldu. En son dünyanın en yüksek oteli olan, Gevora Otel’e de ürünlerimizi

verdik. Bu fuar, oldukça profesyonel ziyaretçilerin yer aldığı ciddi bir

organizasyon. Konuyla ilgisiz ve gereksiz bir kalabalık durumu hiçbir zaman

yaşanmıyor. Bazı fuarlarda olduğu gibi binlerce katalog dağıtmıyorsunuz,

standınıza gerçekten işi bilen sektör profesyonelleri geliyor ve keyifli

sohbetler yaşıyorsunuz” dedi.

Fuarda en yeni ürün ve sistemlerini tanıttıklarını belirten Küçükoğlu,

“Standımızda en son yaptığımız parmak izi ile çalışan modelimizin yanı sıra

otel kartı ile çalışan kasa modelimizi de sunduk. Ayrıca online sistemimizin

de ön tanıtımını yapma imkanı bulduk. Fuarımız hem mevcut müşterilerimiz

hem de ziyaretçilerimiz ile iyi bir diyalog ortamında geçti” dedi.

Bu yılı, iç pazarın da hareketlenmesi ile yüzde 30 büyüme hedefini

yakalayarak, kapatmayı hedeflediklerini aktaran Küçükoğlu, “Satış

konusunda hiçbir zaman agresif bir firma değiliz. 30’u aşkın ülkede

temsilcilerimiz ile projelerde yer alıyoruz. Amacımız, halihazırda devam

eden ilişkilerin üzerine yılda 3-4 adet yeni temsilci ve ülke eklemek. Fuarda

da Somali için iyi bir anlaşma yaptık. Tanzanya, Gana, Fildişi ile çalışıyoruz.

Ancak Somali’ye ilk girişimiz olacak. Gelecek sene, sanıyorum bölgemizdeki

risklerin azalması ile MENA ve Türkiye’de işler daha iyi gidecektir. 2020

yılında ürün yelpazemizi genişleterek yine %30 büyümeyi hedefliyoruz” dedi.

Yakupoğlu: “İç piyasada iyi durumdayız, hızla

markalaşıyoruz”

GastroPlast Genel Müdürü Hasan Yakupoğlu, The Hotel Show

Dubai’nin güzel geçtiğini, fuara en iyi şekilde hazırlanarak yerlerini

aldıklarını söyledi. Bir önceki yıla 50 yeni ürün ekleyerek, toplamda

350’ye yakın ürünü standlarında sergilediklerini anlatan Yakupoğlu,

“Geçen sene fuara bireysel olarak katılan tek firma olabiliriz.

Bu sene milli katılım olduğu için 60-70 firma vardı. İkramlar

hızlı ve güzeldi. Katılım iyiydi. Fuarda özellikle polikarbonat

bardak çeşidimizi üç katına çıkardık. Horeca sektörünün ihtiyaç

duyduğu başta polikarbonat kırılmaz gastronom küvetler, kare

küvetler, bardaklar, tepsiler, servis ekipmanları, masa üstü

kase ve tabakları, dispensırlar ve fişek sosluklar vb. ürünlerimiz

ile gerçekleştirdiğimiz imalatta yerli ve yabancı müşteriler ile

çalışıyoruz.” dedi.

GastroPlast olarak bu yılı geçtiğimiz yıla göre %25 büyüme

ile kapatmayı öngördüklerini açıklayan Yakupoğlu, “Bu hedef

doğrultusunda yolumuza devam ediyoruz. 2020 yılından

beklentilerimiz, büyük ülkemizde ve dünyada iş yaptığımız mevcut

firmalar dışında potansiyel ülkeler ve yeni müşterilerle çalışmaya

devam edeceğiz. Gelecek yıl ihracatta ülke sayısını 60’a çıkarıp,

yaklaşık 150-200 aktif cari ile çalışmayı hedefliyoruz. İç piyasada iyi

durumdayız ve hızla markalaşıyoruz. Ocak 2020 itibariyle 1-2 büyük

projeyle yolumuza devam edeceğiz.”


Elçi: “The Hotel Show Dubai ile pazarın potansiyelini gördük”

Bu yıl The Hotel Show Dubai’ye ilk kez katıldıklarını belirten Stil44’ten Mimar

Ayşe Elçi, fuarın her açıdan verimli geçtiğini söyledi. Dubai pazarında showroom

açarak ürünlerini daha kolay müşteriye ulaştırma kararı aldıklarını belirten

Elçi, “2020 yılında Dubai pazarına daha fazla önem vererek ihracatımızı

arttırmayı hedefliyoruz. Gelecek yıl fuarda tekrar yer alacağız ve ürünlerimizi

sergileyeceğiz” dedi.

Fuarda aksesuar, küçük mobilya grubu gibi dekoratif ürünlerin yanı sıra elişi

seramik karo ve lavaboları ve duvar panolarını beğeniye sunduklarını ifade eden

Elçi şöyle devam etti: “Kendi koleksiyonumuzun yanı sıra müşterinin isteğine

göre üretim yapabilme kabiliyetimizin olması çok ilgi gördü. Yaklaşık bir yıldır

Dubai ve çevre ülkelerin ürünlerimiz ve özel imalatlarımız için uygunluğunu

araştırıyorduk. Bu fuar ile pazarın potansiyelini görmüş olduk. Konu ile ilgili pek

çok görüşme yaptık ve fikir alışverişinde bulunduk. Aynı zamanda Dubai’de iş

yapan bazı Türk firmaları ve ticari ataşemiz ile de görüşme olanağı bulduk.”

Çevik: “2020’de yüksek kapasiteli, değişik buz tipleri üreten modellere

yatırım yapacağız”

Horeca kanalında dört yıldır buz makinası üretimi gerçekleştiren Climaxcooler

A.Ş., The Hotel Show Dubai’de yeni modelini tanıttı. Fuarın ziyaretçi azlığına

rağmen hedefledikleri birkaç büyük alıcıya ulaşmaktan duydukları memnuniyeti

dile getiren Climaxcooler A.Ş.’nin İhracat Direktörü Timuçin Çevik, “Fuarda yeni

ürünümüz olan “Ankastre” Buz Makinası’nı ziyaretçilerin beğenisine sunduk.

Sektörde yeni bir firma olduğumuzdan bu tanıtım bizim için çok önemliydi.

Önden hava alıp verebilen bir sistemle soğutma işlemini gerçekleştiren

ankastre modelimiz; oteller, restoranlar, barlar ve kafelerde özellikle proje

uygulayıcılarına kolaylık ve esneklik sağlayabilecek bir özelliğe sahip. Bu

tarafıyla gerek yer sıkıntısı sorunu yaşayanlar gerekse tasarım hassasiyeti olan

kullanıcılar için güçlü bir çözüm ortağı olduğumuzu düşünüyorum” dedi.

Firmanın önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerine de kısaca değinen Çevik,

“2018’in 2. yarısında ve bu yıl içinde hedeflediğimiz Fransa, Almanya, Rusya

ve Körfez bölgesi gibi ana pazarlara ve 25 ülkeye ihracat gerçekleştirdik. 2020

yılında değişik ebat ve yüksek kapasiteli ve değişik buz tipleri üreten modellere

yatırım yapıp, pazara sunmaya devam edeceğiz.” diye konuştu.

Pekşen: “Teknik kumaşlarda katma değeri yüksek ürünler

üzerinde çalışıyoruz”

Ev dışı tüketim kanalında alez, masa örtüsü, yatak örtüsü ve mutfak

önlüğü ürünleriyle öne çıkan By Anotolia Teknik Tekstil, The Hotel

Show Dubai’de bu yıl ilk kez katılım gösteren firmalardan biri oldu.

Fuarın güzel geçtiğini, ancak ziyaretçi sayısının azlığı ve yeterince

ilgi görmemesi sebebi ile firma olarak tatmin olmadıklarını belirten

By Anotolia Teknik Tekstil İhracat Müdürü Mehtap Pekşen, fuarda

sergiledikleri yeni ürünlere dair şu bilgileri verdi: “Yeni ürün kapsamında

teknik kumaş olarak; sıvı geçirmez, leke tutmaz, yıkanabilir masa örtüsü

üretimi yaptık. Alez, masa örtüsü, yatak örtüsü ve mutfak önlüğü fuarda

öne çıkan ürünlerimiz arasında yer aldılar. Yatak örtüsü hariç tüm

ürünlerimiz sıvı geçirmez olduğunu da ayrıca belirtmek isterim.”

By Anotolia Teknik Tekstil olarak sürekli geliştiklerini söyleyen

Pekşen, “Kendi bünyesinde konfeksiyon atölyesi kuran firmamız, 2010

yılında bitmiş ürün gamına yenilerini katmayı hedefliyor. Bununla

beraber teknik kumaşlarda katma değeri yüksek ürünler üzerinde de

çalışmalarımız devam ediyor.


98

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Karasu: “Gündemimizde yeni projeler, yeni yatırımlar mevcut”

The Hotel Show Dubai’nin verimli geçtiğini söyleyen ABC Tekstil Müşteri

Temsilcisi Burak Karasu, “Geçen yıl The Hotel Show’da yoktuk ama

ondan önceki yıllarda birkaç kez katılımımız olmuştu. Bu yıl özellikle

geçmiş yıllara göre daha fazla hareketlilik ve firma çeşitliliği gözümüze

çarptı. Elbette bunda Dubai’nin nüfusu ile beraber artan yabancı ziyaretçi

sayısının da etkisi büyüktü. Fuar, beklediğimiz yoğunlukta olmasa da,

verimli görüşmeler yaptığımıza inanıyoruz. Bu görüşmeler paralelinde

kurduğumuz kontaklar devam ediyor. Umarım ikili ilişkilerin sonunda

hedefimize ulaşmış olacağız” dedi.

Fuarda otel grubuna hitap eden ürünleriyle yer aldıklarını belirten Karasu,

“Standımızda kataloğumuza eklediğimiz yeni modellerimizi sergiledik.

Tasarımı ve kalitesiyle olduğu kadar ilk dokunuşta verdiği güzel hissiyatıyla

da diğer katılımcı ülke ve firmalara kıyasla fark oluşturduğumuzu

düşünüyoruz” dedi.

ABC Tekstil’in bu yıl ile beraber 2020’ye ilişkin planlamalarına da kısaca

değinen Karasu, “Bu yıl, sipariş adetlerimizi ve kazancımızı bir önceki yıla

göre daha da arttırarak kapatmayı planlıyoruz. Mevcut ilişkilerimizi daha

da iyileştirip, yeni müşteri ilişkileri kurarak daha çok istihdam sağlamak ve

ülkemize daha çok döviz kazandırmak en büyük amacımızdır. Her gelecek

yıldan da beklentimiz de bu yöndedir. Gündemimizde yeni projeler, yeni

yatırımlar mevcut. Önümüzdeki fuarlara da bu projelerimizi dahil ederek

katılmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Çakır:”2020’de ihracattaki büyümemizi arttırmak istiyoruz”

Banket ekipmanları, açık büfe üniteleri, restoran servis arabaları, valiz taşıma

arabaları ve kat temizlik arabaları kategorisinde, yaklaşık 200 çeşit ürünü ile

profesyonel işletmelerin çözüm ortağı olan Ormel Otel Restaurant Mutfak

Ekipmanları, The Hotel Show Dubai’de sergilediği yeni nesil ürünleriyle

ziyaretçilerin beğenisini topladı. Fuarın, Ortadoğu’nun en prestijli buluşma

noktası olduğunu belirten Ormel Otel Restaurant Mutfak Ekipmanları firma

ortağı Mehmet Çakır, “Dünyanın en önemli uluslararası organizasyonlarından biri

olan EXPO 2020’nin Dubai’de gerçekleştirilecek olması nedeniyle, mevcut otel

kapasitelerinin yükseltilmesi, yaklaşık 400 yeni otel ve ağırlama sektörüne yönelik

projenin hayata geçmesi planlanıyor. Bu yüzden burada yer almak önemliydi ve

beklentimiz dahilinde dönüşler alıp, bağlantılar kurduğumuzu söyleyebilirim”

dedi.

Ormel’in üretimde öncelikli olarak, hizmet sektörü ihtiyaçlarının kolay ve hızlı

şekilde karşılanmasını gözettiğini anlatan Çakır, “Katlanabilir, iç içe girebilir

ve stoklanması kolay ürün tasarımlarımız, senelerdir müşteri kitlemizin

memnuniyetini sağlamakta. Ürün yapılarımızda ise, dayanıklılık, estetik ve kolay

kullanımı dikkate almaktayız. Yoğun Ar-ge faaliyetleri sonucunda 2016’da seri

üretimine başladığımız yükseklik ayarlı katlanır podyum fuarda oldukça ilgi gördü.

Sağlam yapısı, sadece tek kişi ile çok daha kolay ve güvenli bir şekilde katlanıp

açılabilmeyi sağlıyor. Böylece çok daha az zamanda operasyonel faaliyetlerinizi

gerçekleştirmiş oluyorsunuz. Bunun yanında daha kolay hareket eden ve

duvar kağıtlarına zarar vermeyen kat arabaları ve valiz taşıma arabaları, tek

bir noktadan alınan elektriği ve datayı masadan masaya aktaran soket sistemli

toplantı masaları da fuar süresince ziyaretçilerimizin beğenisini topladı” dedi.

Bu yıla damga vuran ihracat başarısını önümüzdeki yıl daha da ileriye

taşımayı hedeflediklerini belirten Mehmet Çakır, “Ülkemiz sınırları içinde

gerçekleştirdiğimiz çalışmaları, dünya standartlarına taşıyıp, yurt dışında

birçok ülkeye hizmet vermekteyiz. Kendi marka ve ürünlerimizle, ülkemizi en iyi

şekilde temsil etmenin sorumluluğu bilinciyle, çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.

İsrail, Fas, Fransa, Romanya, Macaristan, Bulgaristan, Polonya, Kazakistan,

Arnavutluk, BAE, Katar olmak üzere birçok ülkeye her yıl artan oranlarda ihracat

yapmaktayız. 2019’un ilk altı aylık periyodunda ihracatımız, toplam ciromuzun

%50’sini oluşturdu, gelecek yıl bunu daha ileriye taşımayı hedefliyoruz” şeklinde

sözlerini tamamladı.


Öztiryaki: “Fuar, yeni projeleri öğrenme konusunda verimli

sonuçlar vermiştir”

The Hotel Show Dubai’nin, şirketin Ortadoğu pazarındaki yerini güçlendiren önemli

buluşma noktalarından biri olduğunun altını çizen Öztiryakiler İhracat Müdürü Özlem

Öztiryaki, “17-19 Eylül 2019 tarihlerinde Dubai’de 20. defa düzenlenen Ortadoğu’nun

en büyük Otel-Restoran Ürünleri-Ekipmanları ve Tasarımı Fuarı The Hotel Show’a

Öztiryakiler olarak 2. kez katıldık. Gulf Host fuarlarının devamı niteliğindeki bu büyük

organizasyon, şirketimizin Ortadoğu pazarındaki yerini güçlendiren önemli fuarlardan

biridir. Fuara toplamda 2 binden fazla katılımcı ile birlikte tüm Ortadoğu’dan ve çevre

bölgelerden 90 binden fazla ziyaretçi gelmiştir” dedi.

Uluslararası bir fuar olması sebebi ile Ortadoğu haricinde dünyanın diğer ülkelerinden

de katılımın yoğun olmasının fuarın önemini daha da arttırdığını ifade eden Öztiryaki, “Bu

fuar, müşteri portföyümüzü geliştirme ve yeni projeleri öğrenme konusunda oldukça

verimli sonuçlar vermiştir” diye konuştu.

Ağılönü: “The Hotel Show Dubai, bizi Ortadoğu’ya yatırıma motive

etti”

The Hotel Show Dubai’ye beş yılın ardından bu yıl ikinci kez katılan Modaslan,

Ortadoğu’nun lider konaklama fuarından beklentilerinin üzerinde bir performansla

ayrıldı. Fuarın nitelikli ziyaretçi katılımı açısından son derece başarılı geçtiğini

ifade eden Modaslan Pazarlama Direktörü Utku Kaan Ağılönü, “İşin en başarılı

kısmı da, fuar boyunca ağırlıklı profesyonellerden oluşan bir ziyaretçi kitlesiyle bir

araya gelebilmemizdi. Katılımcılar, beklediğimizden çok daha iyiydi. Sadece kendi

sektörümüzden üniformacıların sayısının azlığı dikkat çekiciydi. Bağlı bulunduğumuz

sektörü temsilen daha fazla firma katılımı sağlanmış olsaydı, gelen ziyaretçiler daha

verimli değerlendirme olanağı bulabileceklerdi” dedi.

Fuara konsept koleksiyonları ile katıldıklarını anlatarak sözlerine devam eden

Ağılönü, model seçimlerine dair şu bilgileri verdi: “Fuara 5 farklı konsept

koleksiyonumuz ile katıldık. Fuar öncesi hazırlık sürecinde farklı coğrafya, demografi

ve hedef kitlelerine hitap eden otel koleksiyonları hazırladık. Sergilediğimiz ürünler

arasında gerek modern, gerek klasik tasarımlara sahip estetik ve fonksiyonel

kıyafetler yer aldı. Bu organizasyon sayesinde partnerlerimize hizmet yelpazemizin

ne kadar geniş olabileceğini gösterme fırsatı bulduk. Fuar aynı zamanda bize, ürün ve hizmetlerimizin Ortadoğu pazarında birincil olarak

tercih edilebileceğini de açıkça gösterdi, bizi pazara yatırım yapmak için motive etti. Önümüzdeki yıllarda pazarla ilgili yatırım planlarımızı

daha aktif hale getirmemiz gerektiğinin sinyalini verdi.” Fuarda stand ve çevre konumlanmasının önemine de kısaca değinen Ağılönü,

“Biz, gerek stand konumumuz gerekse yakınında bulunduğumuz diğer katılımcılar açısından çok doğru bir yerdeydik. Çevremizde ağırlıklı

mobilya tedarikçileri vardı. Sergilenen büyük parçalar ve iç mekan tasarımları arasında renkli koleksiyonlarımız fazlasıyla dikkat çekti” dedi.

Son olarak Modaslan’ın büyüme planlarına ilişkin görüşlerini de paylaşan Ağılönü, 2019’un, geçmiş yıllara göre daha iyi geçmesine rağmen

halen beklenen verimliliğin sağlanamadığını belirtti. 2020’den daha fazla umutlu olduklarını söyleyen Ağılönü şöyle devam etti: “Gerek

otellerin artan dolulukları gerekse hayata geçen yeni konsept yatırımlar, firmaların projelerini hızlandırarak sektöre olumlu bir etki yapıyor.

2020’den daha çok umutluyuz. Üretim rakamlarımıza baktığımızda, yılın ilk üç çeyreğinde ortalama %5 büyüme kaydettik. Tabii bizim için

aslolan, yılın son çeyrek rakamları. Bu yüzden, yıl sonu itibariyle yaklaşık %8-9’luk bir büyüme rakamını yakalayacağımızı düşünüyoruz.”

Aydın: “Yurt dışı pazar payımızı arttırmak istiyoruz”

The Hotel Show Dubai’de bu yıl ilk defa yerini alan Stark Menü, oteller ve restoranlara

yönelik tasarladığı ürünleriyle ziyaretçilerin ilgi odağı oldu. Ürün ve zaman olarak kısa bir

sürede hazırlandıkları fuarın firma için son derece verimli geçtiğini dile getiren Stark Menü

firma sahibi İhsan Aydın, “Ağırlıklı olarak otel odalarına deri ürünler ve restoranlara menü

kapları üreten bir firmayız. Ürünlerimizin bazıları deri kaplı ahşap bazıları da ithal mukavva

kaplı suni veya hakiki deri malzemeden üretiliyor. Bu fuarda da oda sümeni, kumanda

kabı, deri kaplı tepsiler, director vb. ürünlerimizle yer aldık. Bizim en önemli özelliğimiz

kaliteli ve dayanıklı ürünler üretmemiz ki, oteller ve restoranlar en aşağı 3-5 yıl rahat

kullanabiliyorlar. Ürünlerimiz hem kalite hem de tasarım olarak farklı olduğu için fuarda

Türk ürünlerine de ilgi yoğun oldu. İlgiden memnunuz” dedi.

2019’un turizm sektörü için iyi bir yıl olduğunu anlatarak sözlerini sürdüren İhsan

Aydın, “Döviz karşında TL’nin değer kazanması otellere, beraberinde de sektörümüze

olumlu yansıdı. 2020 yılı umutlu görünüyor” dedi. Stark Menü olarak bu yıl %30 büyüme

kaydettiklerini söyleyen Aydın, yurt dışına bayilik vererek ihracat paylarını yükseltmelerini

ifade ederek, “The Hotel Show Fuarı ile beraber yurt dışı pazarlara da açılmak istiyoruz.

Şu an Dubai, Katar, Irak, Kıbrıs, Almanya ve İngiltere ülkeleriyle bayilik görüşmelerimiz

devam ediyor. Hedefimizde ihracat payımızı arttırmak var” şeklinde konuştu.


100

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Hostmilano

ağırlama sektörünün bütün

trendlerini sergileyecek

Ağırlama sanayinin en büyük fuarlarından biri olan etkinlik 18-22 Ekim 2019 tarihlerinde Fiera

Milano’da yapılacak. Türkiye 73 katılımcısıyla en büyük milli katılımcılar arasında.

Catering, makarna, pizza,

dondurma, kahve, bar, unlu

mamuller ve dekor: hepsi

bir fuarda. “Made in Italy” ile

dünya çapında aynı konseptte olan

Hostmilano fuarıyla bir çatı altında

görücüye çıkıyor ve ağırlama sanayinin

bütün trendlerini ve inovasyonları

sergiliyor. Sektörün İtalyan ve başka

ülkelerden gelen önemli markaları

Hostmilano’da buluşuyor.

Ağırlama sanayinin bu önemli fuarı

toplamda 2 binden çok, Türkiye’den

de 73 katılımcıyı ağırlayacak. Bu beş

günlük fuar boyunca ziyaretçiler,

en zengin bir menü, pişirme sanatı

etkinlikleri, yuvarlak masa toplantıları,

şef ödülleri, tasarımcılar ve başka bir

sürü lezzetli sunum ve etkinliklerin

toplandığı küresel bir mutfak gibi

olacak.

Bütün Ho.Re.Ca trendleri

Hostmilano’da sunuluyor

Kahvenin “üçüncü dalgası”, artan

catering deneyimleri, müşterilerin

“yeşil” hasreti, dekor ve formatların

sürdürülebilirliği... Fuarın her yılında

olduğu gibi profesyonel ağırlamanın

sayısız sunumları, yeni lansman ve

gösterileri için Hosmilano’yu seçiyor.

Bu yıl da geçmiş yıllara nazaran

daha da artan bir oran ve çeşitlilikle

sektördeki son yenilikler bu fuarda

profesyonel ziyaretçilerle buluşacak.

500’den fazla etkinlik programlandı

Bardan unlu mamullere, catering

çeşitleri, dekor, dondurma ve biyanka

sanatına kadar sektörün bütün

dallarında 500’den fazla etkinlik

menüsü ziyaretçileri bekliyor. Fuarın

her bir sayısı sadece orada olmayı

değil, Ho.Re.Ca. sektöründeki ulusal

ve uluslararası firmaların bir toplanma

merkezi değil, aynı zamanda Üçüncü

Milenyum için trendlerin belirlendiği bir

yer olarak da şekil alıyor.

Sebep basit; beş gün sürecek olan

Fiera Milano etkinliği sadece inovatif

teçhizat ve çözümlerin sunulduğu bir

iş fırsatı olarak değil, aynı zamanda

ziyaretçilerin şirket sunumlarından

pişirme demonstrasyonlarına kadar

çok duyulu deneyimleri de bulacağı bir

ortam sunuyor.


Hostmilano

to show all trends of the

hospitality industry

The major show of the hospitality industry will be held at Fiera Milano, 18-22 October 2019.

Turkey is one of the leading national pavilions with 73 exhibitors.

Catering, pasta, pizza, ice cream,

coffee, the bar, the bakery and

décor: all at one unique show.

The concepts synonymous with Made

in Italy success across the globe will

come together “under the same roof”

for the 41st edition of Hostmilano (at

fieramilano, from 18 to 22 October

2019), an event that is all about

innovation and the hotbed of trends

in the hospitality world, as well as the

ideal place at which to meet the most

important firms in the sector, both

national and international.

The leading fair of the hospitality

industry is ready to open with over

2,000 exhibitors from around the world

including 73 exhibitors from Turkey.

But what visitors and professionals

will find over the course of the five-day

show is a real global “kitchen”, where

a rich menu of exhibitions and cookery

demonstrations, samples and tasting

pathways, round tables, and cook-offs

between bakery maestros, awardwinning

chefs, baristas and designers

will enrich what is the sector’s largest

observatory in terms of trends and

innovations, investigated in their every

glamorous detail.

All the Ho.Re.Ca trends are

launched at Hostmilano

The “third wave” of coffee, increasingly

experiential catering, the customer’s

desire for “green”, the sustainability

of décor and formats. As with every

edition, the countless declinations of

the professional hospitality universe

consider Hostmilano the place to be, a

key stop on the way to becoming true

global trends. Some examples? Coffee,

which, having moved away from the

espresso monoculture, is increasingly

ready to “capture” new customers who

seek quality and experimentation. Or

fashion, now very much part of the

room in hotels and kitchens, with its

trendy and functional collections. Not

to mention the way design has become

a precious element of ‘contamination’

in the bakery and catering world, able

to influence both the preparation of

dishes and materials on the table.

Or, lastly, how sustainability and the

green approach has become the key

to reinterpreting not only food (even

dessert), but also the format and décor

of restaurants, thanks to made to

measure solutions.

More than 500 scheduled events

A menu of more than 500 events

across all sectors, from the bar to

the bakery, by way of catering, décor,

the ice-cream parlor and arte bianca.

Edition after edition, Hostmilano has

not just become the place to be, a

meeting point for the most important

national and international firms in the

Ho.Re.Ca sector, but also one that

anticipates the trends that are set to

mold the hospitality culture in the Third

Millennium.

The reason is simple, the five-day Fiera

Milano show not only a unique business

opportunity in which to find innovative

equipment and solutions. Among the

stands and halls, visitors can also enjoy

a real multi-sensory experience, from

company presentations to cookery

demonstrations by award-winning

chefs, from creations by bakers and

cake designers to exhibitions by the

best baristas and bar tenders. There

is also room for in-depth analysis

and seminars providing the latest

updates as to market evolution and

the hottest topics of the day, whether

this be training and apprenticeships

for youngsters entering the profession,

the challenges facing professionals

at international level, sustainability of

processes and layouts, communication

and sales techniques, or the innovation

of formats.


102

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Kusursuz şıklığıyla Nude

göz kamaştırıyor

Şişecam’ın global tasarım markası Nude, kuruluşundan itibaren benimsediği “Yalın güzeldir”

(Simple is beautiful) mottosunu servis koleksiyonlarına da yansıtıyor.

Nude’un Ambiente Fuarı’nda

tasarımseverlerle buluşan

“Silhouette” koleksiyonu, ödüllü

tasarım stüdyosu Space Copenhagen

ile ilk kez yapılan iş birliği sonucunda

oluşturuldu. Çerezlik, sunum tabakları

ve kaselerden oluşan işlevsel

koleksiyon, geometrik bölmelere sahip

modern tasarımıyla dekoratif amaçlı da

kullanılabiliyor.

Signe Bindslev Henriksen ve Peter

Bundgaard Rützou isimli dünyaca ünlü

iki tasarımcının 2005 yılında kurduğu

Space Copenhagen Dizayn Stüdyosu

tarafından camın yalınlığından ve

zerafetinden ilham alınarak tasarlanan

Silhoutte servis ailesinde, karamel ve

saydam olmak üzere iki farklı renk

bulunuyor. Camın doğasına göre

kenarların, hacmin ve eğrilerin uyum

içerisinde tasarlandığı koleksiyon,

sunumlarında fark yaratmak isteyenler

için eşsiz bir alternatif olarak öne

çıkıyor.

Camın en yalın hali

Dünyanın üçüncü en büyük cam ev

eşyası üreticisi Şişecam Topluluğu’nun

global tasarım markası Nude, dünya

prömiyerini 2014 yılında Maison Objet

Paris’te yaptı. Ardından Milano ve

Frankfurt’taki uluslararası fuarlarda

boy gösterdi ve büyük beğeni topladı.

Tüm koleksiyonlarını “Simple is

Beautiful” (Yalın Güzeldir) felsefesi

ile tasarlayan Nude; Ron Arad, Nigel

Coates, Joe Doucet, Pentagon Design,

Tomas Kral, Mikko Laakkonen, Tamer

Nakışçı, Erdem Akan ve Ali Bakova’nın

da aralarında olduğu dünyanın saygın

tasarımcıları ile çalışıyor.

Nude tasarımları

Milano ve Türkiye’de

Paşabahçe

Mağazaları’nda

satılıyor. Global

ölçekte ise Selfridges,

Bergdorf Goodman,

WallpaperSTORE*,

The Conran Shop

Paris ve London, La

Rinascente Milan,

MOMA (Francisco,

New York, Tokyo),

Lane Crowford Hong

Kong, Printemps

Paris satış noktaları

arasında yer alıyor.

nudeglass.com ile de

dünyanın yüzyirmi

ülkesine satış yapılıyor.


Space Copenhagen on

Silhouette for Nude

Nude has worked with

award-winning design

studio Space Copenhagen

for the first time on a

mesmerising collection

entitled ‘Silhouette’. Made

up of trays, vessels and

bowls, the ‘Silhouette’

collection features

ornamented objects with a

functional purpose.

Fluid and organic shapes run

throughout the collection: the

broad outline of the glass bowls

evokes an open hand and invites

users to engage with the object. The

Danish design-duo has reinterpreted

ancient motifs in the new crystalline

tray collection for Nude. Featuring

geometric compartments, the clean

lines of the tray recalls ancient relics

filtered through a highly modern lens.

“The collection is a manifestation of our

intuitive fascination of glass and the

craft.

The idea is to encapsulate the liquid

qualities of the beautiful material in a

chosen,

defined state of the process”

– Space Copenhagen


104

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

Gıda sektörü CNR’da rekora koştu

109’u yabancı 2.000’den fazla markanın buluştuğu CNR Food İstanbul, yerli ve yabancı ziyaretçiler

tarafından yoğun ilgi ile karşılandı. CNR Food İstanbul’u 117 ülkeden yerli ve yabancı 50 binden

fazla kişi ziyaret etti. Yabancı katılımcı sayısını geçen yıla göre yüzde 57, yabancı ziyaretçi

sayısını ise yüzde 70’in üzerinde arttıran CNR Food İstanbul’da katılımcı firmaların, kurdukları iş

bağlantılarıyla 3 milyar doların üzerinde bir ticaret hacmi sağladığı ifade ediliyor.

Dünya gıda sektörünün ilgi ile

takip ettiği CNR Food İstanbul,

CNR EXPO İstanbul Fuar

Merkezi’nde CNR Ambalaj İstanbul –

Gıda İşleme Sistemleri, Paketleme ve

Ambalaj Özel Bölümü ile eş zamanlı

olarak gerçekleştirildi. CNR Holding

kuruluşlarından İstanbul Fuarcılık’ın

düzenlediği; Ticaret Bakanlığı, İstanbul

İhracatçı Birlikleri (İBB), Türkiye Gıda

ve İçecek Federasyonu ile KOSGEB

tarafından da desteklenen CNR Food

İstanbul’un yabancı katılımcı sayısı geçen

yıla göre yüzde 57, yabancı ziyaretçi sayısı

ise yüzde 70’in üzerinde artış gösterdi.

4 gün süren fuarda yerli ve yabancı

ziyaretçilerin yoğun ilgisi ile karşılaşan

katılımcı firmaların, yaptıkları iş

bağlantılarıyla 3 milyar doların üzerinde

bir ticaret hacmi sağladıkları ifade

ediliyor. Çekya’nın partner ülke olduğu

CNR Food İstanbul Fuarı aralarında

İngiltere, Norveç, Sri Lanka, Arjantin,

Bangladeş, Gambiya, Maldivler, Meksika,

Dominik Cumhuriyeti, Zimbabve, Burkina

Faso ve Benin’in de bulunduğu 117

ülkeden ziyaretçileri ağırladı.

Çekya, Hindistan, İran ve Belarus milli

katılım sağladı

Resmi açılışını CNR Holding Yönetim

Kurulu Başkanı Ceyda Erem ve Çek

Cumhuriyeti Başbakanı Andrej Babis’in

birlikte gerçekleştirdikleri CNR Food

İstanbul’da 109’u yabancı 2.000’den

fazla markanın 10 bini aşkın ürünü

sergilendi. Bu yıl Çekya, Hindistan, İran

ve Belarus milli katılım sağladığı CNR

Food İstanbul’a Ürdün, Tunus, Malezya,

Bulgaristan, Polonya, Arnavutluk,

Makedonya, Sırbistan, Özbekistan,

Suriye, Birleşik Arap Emirlikleri, Rusya

ve Vietnam ile birlikte 17 ülkeden

firmalar katıldı.

BIA ile yabancı ziyaretçi sayısı %70 arttı

Fuar ile ilgili değerlendirmelerde

bulunan CNR Holding Yönetim Kurulu

Başkanı Ceyda Erem, “Fuarımızda

geçen yıla oranla, katılımcı ve ziyaretçi

anlamında, büyük bir gelişme yaşadık.

Fuarımızın tüm paydaşlarının mutlu

olması bizleri ayrıca gururlandırıyor.

Özellikle yeni pazarların ve iş

modellerinin keşfedildiği fuarımızda

kurulan iş bağlantılarıyla global ticarete

katkı sunmuş olmamız, bizler için

gurur kaynağıdır” dedi. Düzenledikleri

fuarlarda yabancı alıcı sayısını artırarak,

doğru ürünü doğru alıcı ile buluşturmak

amacıyla Business Intelligence Agency-

BIA (Global Pazar İstihbarat Sistemi) big

data yönetim sistemini kullandıklarını

açıklayan Ceyda Erem, “BIA 5 kıtada

186 ülkede yerli ve yabancı 10 milyon

katılımcı ve ziyaretçi datasına sahip bir

sistem. 2 yıldır kullandığımız BIA big data

yönetim sistemi sayesinde fuarlarımıza

katılan yabancı profesyonel alıcı sayısını

ikiye katladık. CNR Food İstanbul’da

da BIA sayesinde yabancı katılımcı

sayısı geçen yıla göre yüzde 57, yabancı

ziyaretçi sayısını ise yüzde 70’in üzerinde

arttırmayı başardık” diye konuştu.

Yenilebilir heykeller ziyaretçileri

büyüledi

Fuarın ilgili çeken kısmını yenilebilir

sanat sergisi oluşturdu. Kendine has

dokunuşlarıyla farklı tatlardan yeni

lezzetler tasarlayıp yenilebilir sanata

katkı sunan usta şefler pastadan heykel,

çikolatadan kule yaparak ziyaretçileri

büyülediler. Fuar kapsamında ayrıca

CNR Holding ve Türkiye Aşçılar

Federasyonu tarafından organize

edilen “7 bölgenin 7 hünerli eli ile

Anadolu Lezzetleri” başlıklı etkinlik

gerçekleştirildi. Selçuklulardan

günümüze zengin Anadolu mutfak

kültürünün en lezzetli örnekleri özel

bir şölen ile ziyaretçilere sunuldu. Usta

şefler ayrıca 7 bölgenin özelliklerini

taşıyan noktalarda gün boyunca

hazırladıkları Anadolu lezzetlerini tattırıp,

keyifli workshoplarla bu özel reçetelerin

püf noktalarını ziyaretçilerle paylaştılar.


106

hotel restaurant

& hi-tech

fuar

WorldFood İstanbul 45 ülke 500

katılımcı 20.746 ziyaretçiyi ağırladı

27. Uluslararası Gıda Ürünleri ve

Teknolojileri Fuarı -WorldFood

İstanbul, TÜYAP Fuar ve Kongre

Merkezi’nde 4-7 Eylül tarihleri arasında

ziyaretçilerini ağırladı. ITE Türkiye

tarafından düzenlenen Fuarın destekçileri

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı, T.C.

Ticaret Bakanlığı, KOSGEB, Gastronomi

Turizmi Derneği (GTD), TÜGİDER (Tüm

Gıda Dış Ticaret Derneği), PAKDER

(Tarım Ürünleri Hububat Bakliyat İşletme

ve Paketleme Sanayicileri Derneği),

İHBİR (İstanbul Hububat Bakliyat Yağlı

Tohumlar ve Mamülleri İhracatçıları

Birliği), ETÜDER (Ev Dışı Tüketim

Tedarikçileri Derneği, MARSAP (Marmara

Bölge Satınalma Yöneticileri Platformu)

ve Aşçılar Derneği idi.

WorldFood İstanbul Fuarı’nın 27.’sinin

başarıyla tamamlandığını ifade eden

WorldFood İstanbul Fuar Direktörü Semi

Benbanaste, her yıl daha çok katılımcı

ile yol almaktan dolayı mutlu olduklarını

ifade etti.

350’den fazla yerli katılımcı, 1.000’i

aşkın marka

27. WorldFood İstanbul’da perakende

zincirleri, içecek, süt ve süt ürünler, et ve

tavuk ürünleri, yaş sebze-meyve, deniz

ürünleri, dondurulmuş ürünler, temel

gıdalar ve yağlar, şekerli mamuller, unlu

mamuller, hububat ve kuruyemiş gibi

başlıklarda pek çok marka ve üretici 27.

WorldFood İstanbul’da olacak. 350’den

fazla yerli katılımcı ve 1.000’i aşkın

markanın yer aldığı Fuarda, son dönem

tüketim trendleri ile birlikte yükselen

bir başka değer olan özgün yöresel

lezzetler de fuarın ilgi odağı olarak

katılımcı ve ziyaretçilerle buluşturuldu.

Dört gün boyunca Fuarla eş zamanlı

gerçekleştirilen etkinlik programında

konferanslar, katılımcı tarif ve tadım

atölyeleri, şef şovları, yarışmalar ve

tadım şovları ile sektörün üst düzey

karar vericileri, departman direktörleri,

yerel yöneticiler, akademisyenler, ünlü

şefler, gıda girişimcileri, gastronomi

uzmanları, teknoloji uzmanları ve

gazeteciler bir araya geldi. Gıda ve

içecek sektöründe faaliyet gösteren

üretici, toptancı, perakendeci ve

ithalatçı sektör profesyonelleri yanında

Fuarda, lojistik çözümler ve sağlık

ürünleri kategorisinden de önemli

isimler programda yer aldı. Fuara özel

tasarlanan Konferans Sahnesi ve Show

Mutfağı’na ev sahipliği yapan Food

Arena’da, gıda ekonomisi, HoReCa satın

alması, gıdada sıfır atık, gastronomiyle

inovasyon, tüketici yönelimleri, gıda

güvenliği ve tarımda ulaşılabilirlik

konuları gündeme taşındı. WorldFood

İstanbul katılımcıları ve ziyaretçileri;

2020’nin hedeflerini belirlemek, yeni satış

stratejileri oluşturmak ve müşterilerinin

memnuniyetini üst düzeye çıkaracak

yöntemlerini güçlendirmek için yardımcı

olacak pek çok güncel bilgi ve trendlere

ilişkin bilgilere sahip oldular.

Fuara ‘Gıda Sektörünün 2020

Gündemi’ damgasını vurdu

WorldFood İstanbul Fuarı, sektörün

önde gelen isimlerinin gerçekleştirdiği

oturumlarda katılımcıları, 2020

yol haritalarını çizmek, yeni satış

stratejileri oluşturmak ve müşterilerinin

memnuniyetini üst düzeye çıkaracak

yöntemler belirlemek konusunda

yardımcı olacak pek çok güncel bilgiyle

buluşturdu. Fuarın ilk günü öğleden

sonra gıda sektörünün geleceğine

ışık tutan oturumlar gerçekleşti.

Moderatörlüğünü Gazeteci – Spiker

Didem Arslan Yılmaz’ın gerçekleştirdiği


‘Gıda Sektörünün 2020 Gündemi’

oturumuna katılan İHBİR (İstanbul

Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve

Mamulleri İhracatçıları Birliği) Başkanı

Haluk Okutur, ETÜDER (Ev Dışı Tüketim

Tedarikçileri Derneği) Başkanı Melih

Şahinöz ve T.C. Ticaret Bakanlığı İhracat

Genel Müdür Yardımcısı Musa Demir

görüşlerini paylaştı. İlk günün, bir diğer

öne çıkan oturumu olan ‘Gıdada Sıfır

Atığı Hedefle, Doğal Döngüyü Sağlayarak

Karını Arttır!’ın moderatörlüğünü TİDER

Kurucu Başkanı, EkoRE CEO’su Serhan

Süzer gerçekleştirdi. Konuşmacılar

arasında İstanbul Ticaret Borsası Başkan

Yrd. PAKDER Başkanı, TÜGİDER Başkan

Yrd. Hakkı İsmet Aral ve Reis Gıda

Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis

görüşlerini paylaştı. Fuarın ikinci günü

gerçekleşen ‘Geleceğin Tadına Bakın’ adlı

oturumun moderatörlüğünü Gastronomi

Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe

gerçekleştirirken, X İletişim Kurucusu

Cem Karakuş, UCLG -MEWA Genel

Sekreteri Mehmet Duman, Şef, Eğitmen

Umut Karakuş ve d.ream Tedarik Zinciri

ve Satın alma Direktörü Volkan Yazar

konuşmacı olarak yer aldı.

Mutfak ekipmanları sponsorluğunu

Kayalar Mutfak üstlendi

Aşçılar Derneği iş birliği ve Kayalar

Mutfak “mutfak ekipmanları

sponsorluğunda gerçekleşen tadım

şovlarda mutfak profesyonelleri

malzemeyi tanıma ve trendlere hâkim

olma şansını yakalandı. Aşçılar Derneği

Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Ay,

Aşçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkan

Yardımcısı Necat Çuhadar, Aşçılar

Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Fatih

Açıkça, Suvla Executive Chef Ersin Avşar,

Gezi İstanbul Executive Chef Ayvaz

Akbacak, Cheddar Burger Executive

Chef Halis Aydın ve Executive Chef

Rüzgâr Sünbül şovlarını gerçekleştirildi.

Ayrıca katılımcı firmaların yeni ürünler

ve yeni tekniklerle yeni tat ve tariflere

dair ip uçları verdikleri yemek şovları

tüm ziyaretçiler için ilham kaynağı oldu.

Şef Emrah Fandaklı, Şef Rafet İnce, Şef

Fevzi Şener ve Şef Burçin Bilge Show

Mutfağında hünerlerini sergiledi.

Bonfilet, ete doyurdu!

TTürkiye’yi ilk kez paketlenmiş et

ve et ürünleri ile tanıştıran Bonfilet,

Türkiye’de et sektörünün öncüsü olarak

fuardaki yerini aldı. Sektörde bir asrı

aşkın tecrübeye sahip Bonfilet ana

sponsorluğunda Executive Chef Rafet

İnce, düzenlediği workshop ve tadım

etkinlikleriyle sağlıklı ve güvenilir et

tüketiminin yanı sıra et çeşitlerine

göre pişirme yöntemlerini eğlenceli

şovlarla et severlere sundu. Bonfilet’in

gerçekleştirdiği tadım etkinliğinde Şef

Rafet İnce ile birlikte Bonfilet’in deneyimli

döner ustası da ziyaretçilere döner servisi

yaptı. Et severlerin yoğun ilgi gösterdiği

workshopların sonunda 3 kişiye çeşitli

hediyeler verildi. Türkiye’nin önde gelen

şeflerinden Rafet İnce’nin şovları ile ilgi

çeken etkinlikte sağlıklı ve güvenilir et

tüketimi, lezzetli et pişirme teknikleri

uygulamalı olarak anlatıldı. Etkinlikte

Rafet İnce ziyaretçileri ilginç sunumlarla

şaşırtırken, sunulan tarifler tam not aldı.


08

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Belçikalı Bro’s

Burger&Kitchen

Türkiye’de…

Belçikalı Bro’s Burger&Kitchen, Akaretler’deki görkemli

açılışını gastronomi, sanat, cemiyet ve iş dünyasından seçkin

misafirlerin katılımıyla gerçekleştirdi. Yıl içinde Akaretler

ile birlikte eş zamanlı olarak Maslak’ta da hizmet vermeye

başlayan mekan yakında, Bağdat Caddesi’nde de lezzet

severlerle buluşacak.

Belçikalı Bro’s Burger&Kitchen’ın

Marka Kurucusu ve Executive

Şefi Asif Malik, Kayalar Mutfak’ın

Genel Müdür Yardımcısı Erol Kaya ve

Bro’s Burger&Kitchen Şirket Ortağı

Nurettin Şevik ev sahipliğinde sektöre

iddialı bir giriş yaptı.

Etler, markaya özel çiftlikte

üretiliyor

Balıkesir’de markaya özel çiftlikte

üretilen etlerin Executive Şef Asif Malik

önderliğinde ve Şef Mehmet Orkun‘un

Türk damak tadına özel reçetesi

ile hazırladığı menüde hamburger

yanında verilen özel soslu patates ve

3 farklı çeşitte ev yapımı hazırlanan

soğuk içecekler de misafirlerden

tam not aldı. Açılışa özel hazırlanan

600 hamburger stoğunun 2 saatte

tükendiği açılış; sanat, cemiyet ve iş

dünyasından seçkin misafirleri ağırladı.

Yeni şube Bağdat Caddesi’nde

açılacak

Bu yıl içerisinde Akaretler ile birlikte

eş zamanlı olarak Maslak’ta da

hizmet vermeye başlayan Bro’s

Burger&Kitchen yakında Anadolu

Yakası’nda da lezzet severlerle

buluşacak.


Kayalar Mutfak’ın

kalite ve deneyim

farkının da yansıdığı

Bro’s Burger&Kitchen’ın

lezzetleri ile buluşmak

için http://www.

brosburgerkitchen.com

web sitesinden sipariş

verebilir, marka ile ilgili

detaylı bilgilere

@brosburgerkitchen ve

@brosburgerkitchenturkey

sosyal medya

hesaplarından

ulaşabilirsiniz.


10

hotel restaurant

& hi-tech

yeni mekan

Tadında Anadolu’dan en yeni konsept

Harman

Misafirlerine binin üzerinde

geleneksel yemeği modern

yorumlarla sunan Tadında

Anadolu, Anadolu mutfak kültür müzesi

ve zengin kitap seçkisiyle yemekten

çok daha fazlasını sunuyor. TAV iştiraki

olan BTA bünyesinde yer alan Tadında

Anadolu, yeni konsepti Harman ile

İstanbul Havalimanı’na füzyon mutfağını

getiriyor.

Mutfağı Şef Muhsin Ertürk’e

emanet!

İstanbul Havalimanı dış hatlar

pasaport kontrol sonrasında yer alan

ve 1.700 metrekareye yayılan Tadında

Anadolu’nun kendi içerisinde özel

köşeleri bulunuyor. Bunlardan biri

de Tadında Anadolu Harman-Füzyon

mutfağı. Anadolu mutfağının özünü

korurken yemekleri modern bir şekilde

yorumlayan konseptte Şef Muhsin

Ertürk özel yorumlarıyla birbirinden

lezzetli reçeteler hazırlıyor. Ertürk’ün

yönetimi ve sunumuyla füzyon mezeleri

ve yemekleri yerel teknikleri kullanılarak

beğenilere sunuluyor. Şefleri çalışırken

izlemeye imkan veren mekan tasarımı

Anadolu mutfağının kültür mirasını koruyarak, eşsiz lezzetleri

geçmişten günümüze sunan Tadında Anadolu, yeni konsepti

Harman ile füzyon mutfağını İstanbul Havalimanı’na getiriyor.

Anadolu mutfağının özü korunmuş nefis yemek seçeneklerini

modern bir şekilde yorumlayan Şef Muhsin Ertürk, menüsünü her

mevsimde farklı lezzetlerden oluşturuyor.

sayesinde gurme tatların yapılış

sürecine an be an tanıklık etmek

mümkün oluyor.

Yemeğin hikayesi anlatılıyor

Her mevsimde farklı lezzetler sunarak

servis edilen menüde Harman’a özel

yorumlanan Tirit, İskenderun’a özgün

özenle seçilmiş özel olarak kurutulan

Anadolu baharatlarıyla sunulan karides

mantı, benzersiz zeytinyağlı rezene yerli

ve yabancı misafirlerin en çok ilgisini

çeken yemekler arasında yer alıyor.

Anadolu yemeklerini mevsiminde hepsi

dönüşümlü olarak menüde yerini aldığı

Harman’da Tüm menüler ortaya veriliyor

ve paylaşımlık olarak adlandırılıyor. Bu

kurgu Anadolu’da birlik, beraberlik ve

hoşgörünün temsili olarak öne çıkıyor.

Her yemek ile birlikte şef veya garson

yemeğin temasını ve hikayesini misafire

servis ederken anlatıyor. Örneğin

Humus… Nohut, tahin, zeytinyağı,

kimyon, bıldırcın yumurtası ve Anadolu

baharatları ile hazırlanan Humus,

Akdeniz Bölgesi’nin şehir mutfaklarında

tanınan ve bilinen özel bir başlangıç

yemeği. Asırlar boyunca Ortadoğu’da

birçok ülke arası tartışmalara konu olan

Humus’un Türk mutfağında da hatrı

sayılır bir yeri var. Harman için özel

olarak hazırlanan Humus’ta kullanılan

3 bıldırcın yumurtası ile Türkiye’de

en iyi yorumlanan iller olan Antakya,

Gaziantep ve Antalya temsil ediliyor.

Kenar kısımlarında bulunan renkli

baharatlar ise Mezopotamya renklerini

ve İpek Yolu’nu yani Baharat Yolu’nu

simgeliyor.


112

hotel restaurant

& hi-tech

hotel-tech

Form’dan teknik eğitim

Ev dışı tüketim sektörüne yönelik çözümler sunan Eczacıbaşı Profesyonel; Türkiye Araştırmacılar

Derneği’nin, başarılı araştırma projelerini ödüllendirdiği Baykuş Ödülleri’nde ‘Altın Ödül’e layık

görüldü. “Meraklı Baykuş” kategorisinde bu yıl gerçekleştirdiği ’Dijital Dünyaya Bakış ve Çevre

Duyarlılığını Anlama’’ isimli araştırmasıyla yarışan Eczacıbaşı Profesyonel, sektörde bir ilki

gerçekleştirdiği ve farklı bir bakış açısı sunduğu için yarışmadan ‘Altın Ödül’le döndü.

Form iştiraki Form Endüstri Ürünleri

A.Ş.’nin 30 yılı aşkın bir süredir

deneyiminin bulunduğu ve kısa

süre önce yerli üretimine başlanan ısı

pompaları alanında Form merkez servisi

ile yetkili servislerin ve ısı pompası satış

personelinin katıldığı bir teknik eğitim

toplantısı gerçekleştirildi.

Form’un İzmir Pancar OSB’de yer alan

fabrikasında düzenlenen ve toplamda

28 kişinin katıldığı eğitimde; Ar-Ge’si

Form Endüstri Tesisleri A.Ş. bünyesinde

geliştirilmiş yerli üretim su kaynaklı ısı

pompalarının genel yapısı, komponentler,

yazılım ve otomasyon senaryoları

ile kurulum, devreye alma ve arıza

onarımlarda dikkat edilecek konular

hakkında detaylı bilgi paylaşıldı. Bunun

yanı sıra toplantı süresince katılımcı

servisler yeni ürün hakkında kendi saha

tecrübelerine ve birikimlerine yönelik

görüşlerini paylaştı.

Uygulamalı eğitimin de yapıldığı

toplantıda, üretim alanı ve ürün test

standı da gezilerek ürün üzerinde bilgi

paylaşımı yapıldı ve merak edilenler

hakkında yöneltilen sorular yanıtlandı.

Katılımcılar tarafından büyük ilgi gören

eğitim, ürünün ortaya çıkış sürecinde

yer alan AR-GE Müdürü Muhammed

Damar ve AR-GE Müdür Yardımcısı Cansu

Özçelik tarafından düzenlendi.

Damar: “Bu özel ürünü piyasaya

sunmaktan gurur duyuyoruz’’

Eğitimde Form’un ısı pompaları

alanındaki deneyim ve tecrübesine vurgu

yapan AR- GE Müdürü Muhammed

Damar şunları söyledi: “55 yıldır

iklimlendirme sektörüne yön veren ve

su kaynaklı ısı pompaları konusunda

30 yıllık deneyimimizle öncü bir firma

olarak yerli ısı pompalarımızı piyasa

ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak

geliştirdik. Bunun yanı sıra bu ürünlerin

ana kart ve yazılım gibi detaylarını da

yine bilgi birikimimizi ve ihtiyaçları

göz önünde bulundurarak hazırladık.

Piyasadaki yüzlerce su kaynaklı ısı

pompası projesinin uygulayıcı firması

olarak tüm tasarım, Ar-Ge ve üretim

süreçleri tarafımızca gerçekleştirilen bu

ürünleri gerek gaz gerekse su devresinde

üst seviyede koruma ve otomasyon

yönetimi ile donattık ve profesyonellerin

dikkatine sunduk. Müşterilere kullanım

kolaylığı sağlayabilmek amacıyla özel

donanımlarla oda termostadı üzerinde

geliştirmeler yaptık. Müşterilerimizin

üründen maksimum derecede verim

alabilmesi için fan hızı konusundaki

beklentileri karşılayabilmek adına 3 ayrı

fan hızı seçebilme imkanı tanıdık. Aynı

zamanda ana kart üzerinden kontrol

edilebilen 2 kademeli ısıtıcı sayesinde de

cihazların direk taze hava ile çalışması

sağladık. Yeni ısı pompalarımız Modbus

veya Bacnet otomasyona uyumlu olarak

direk sahaya sevk edilmekte, müşterinin

ihtiyaçlar doğrultusunda diğer BMS

taleplerine de cevap verebilmektedir.

Bunun gibi birçok inovatif yaklaşımda

bulunduğumuz bu yeni ürün ile

Form olarak su kaynaklı ısı pompası

uygulamalarındaki iddiamızı artırmaktan

ve ülke ekonomisine katkıda bulunacak

bu özel ürünü piyasaya sunmaktan dolayı

büyük gurur duyuyoruz.’’

İklimlendirme sektörünün lider

firmalarından Form Şirketler

Grubu, yerli üretime başladığı

su kaynaklı ısı pompaları için

“Yerli Malı’’ sertifikası aldı.

30 yıla yakın bir süredir ısı

pompaları alanında öncülük

eden Form, İzmir Pancar

O.S.B.’ndeki üretim tesislerinde

Form markası ile ürettiği yerli

ısı pompaları sayesinde ürün

yelpazesini genişletiyor ve her

türlü kurumsal iklimlendirme

ihtiyacını karşılamaya

hazırlanıyor.


114

hotel restaurant

& hi-tech

ürünler

Mucidi olduğu R-32 patentlerine

erişimi kolaylaştırıyor

İklimlendirme sektörüne buluşları ile yön veren Japon devi Daikin, sektörü

şekillendirmeye devam ediyor. R-32 ile ilgili kendisine ait 93 adet patenti daha

önce ücretsiz kullanıma açan marka, şimdi de bu taahhüdünü genişletiyor ve

daha çevreci bir üretim için 2011’den beri elde ettiği R-32 ile ilgili patentlerini

Daikin’in ön onayı olmaksızın sektörle ücretsiz olarak paylaşıyor. 1 Temmuz

2019 tarihinde duyuruyu yapan Daikin, bu kararla karmaşık süreçleri ortadan

kaldırarak; günümüzde yaygın olarak kullanılan birçok soğutucu akışkandan

daha düşük bir küresel ısınma etkisine sahip olan tek bileşenli soğutucu akışkan

R-32’nin uluslararası alanda benimsenmesini ve de kullanılmasını sağlamayı

hedefliyor.

Mutfaklarda hem tasarruf hem hijyen zamanı

Eczacıbaşı Profesyonel’in işletmelerin kullanımına sunduğu Taşınabilir Havlu

Dispenseri, tasarımı ve işlevselliği ile profesyonel alanlarda etkili çözüm ve kolaylık

yaratıyor. Taşınabilir Havlu Dispenseri, profesyonel mutfaklar gibi yoğun tempoda

çalışılan, nemli ve ıslak ortamlarda pratik kullanımıyla iş yapmayı kolaylaştırarak

zamandan tasarruf sağlıyor. Selpak Professional Taşınabilir Havlu Dispenseri,

kağıt havlunun dışında bulunan özel koruması ile havluyu nem ve sıvıdan koruyor.

Çekmeli tasarımı sayesinde her seferinde tek havlu vererek gereksiz kullanımları

önleyen Taşınabilir Havlu Dispenseri hem havlu hem de zamandan tasarruf

sağlıyor. Özel tutma aparatıyla istenilen alana rahatlıkla taşınabildiğinden kat

hizmet arabalarının içlerinde de pratik bir kullanım sağlıyor. Taşınabilir Havlu

Dispenseri, Selpak Professional’ın tüm içten çekmeli ürünleriyle uyumludur.

Dekorasyonda sonbahar esintisi...

Elektrik anahtarı ve priz sektörünün lider kuruluşu Panasonic Life Solutions

Türkiye, VİKO marka Karre Style serisine eklenen yeni yaprak motifli modeli ile

sonbahar ruhunu yaşam alanlarına taşıyor. Sonbahar renklerini dekorasyonun

bir parçası haline getirerek kullanıldığı tüm alanlarda nostaljik bir hava katmayı

başaran Karre Style’ın yaprak konseptli elektrik anahtarları ve prizleri mevsimi

doyasıya yaşatıyor. Doğa, mevsimin kendine özgü renkleri ile boyanırken, bu

muhteşem dönüşüm dekorasyonda da karşılık buluyor.

Turistlere kiralık taşınabilir modem

İnternet ve her an bağlanabilir olmak günümüz insanının vazgeçilmezi haline

geldi. İş ya da turisttik amaçlarla başka bir ülkeye gidildiğinde de ‘sürekli

çevrimiçi’ olmak ama yüksek maliyetler ödememek herkesin isteği. Bu ihtiyaca

çözüm vermek üzere hizmet veren ve turistlere içinde data hattı olan mobil

WiFi cihazları kiralayan bir şirket var. Rent ’n Connect şirketi, Türkiye’ye gelen

turistlere, ziyaretleri boyunca kullanacakları ve birden çok kişi ve cihazın

bağlanabileceği ‘hotspot’ olarak tanımlanan mobil yönlendiriciler kiralıyor.

Şirket, bu konuda TP-Link ürünlerini tercih ediyor. Kablosuz ağ pazarında dünya

lideri olan TP-Link’in geniş ürün ailesinde mobil yönlendiriciler (MiFi cihazları)

da yer alıyor. Birden çok model ile farklı gereksinimlere cevap verebilen TP-

Link MiFi cihazları, içine takılan SIM kart ile kullanılıyor. Uzun pil ömrü ve

küçük, hafif boyutları ile her yere rahatlıkla taşınan MiFi cihazları sayesinde

kesintisiz bir iletişim sağlanıyor. En az 10 kişi/cihazın bağlanabildiği ve bu

sayının modele göre arttığı bu ürünlerde ayrıca mikro SD kart yuvası da yer

alıyor.

More magazines by this user
Similar magazines