03.12.2020 Views

NYXmag Sayı 001

Yepyeni bir kadın moda dergisi ile karşınızdayız: NYX Magazine Dergimize ilk mitolojik tanrı olan Khaos’tan doğan gece tanrıçası NYX (Niks) ismini verdik. Uzun zamandır fikir olarak üzerinde çalıştığımız dergi, pandemi dönemindeki kaos ortamında bizim için daha da şekillendi ve kaostan doğan bir tanrıça olarak NYX adıyla vücut buldu. Bundan böyle iki ayda bir 21 kişilik yazar ve haber kadrosuyla sizlerle olacağız.. NYXmag modayı yakından takip eden, bu alanda yeni kreatif yetenekleri geniş kitlelerle buluşturmaya çalışan, şehirli kadının sağlık, güzellik ve bakım ihtiyaçları için önerilerde bulunan lifestyle bir kadın dergisi. NYXmag her türlü ayrımcılığa karşı, toplumsal cinsiyet konusunda duyarlı, insan haklarına saygılı, doğa ve hayvan dostu, daha temiz ve daha yeşil bir dünya isteyen, sağlıklı beslenmeye önem verdiği kadar, seyahat, kültür ve sanatla ilgilenerek ruhun gıdasını da eksik etmeyen ilham veren içeriklerle dopdolu bir yayın olacak. NYXmag ruhu kaybolan, rengi grileşen yaşam kültürümüzü yeniyi kavrayarak, yeniden canlandırmaya aday bir kadın dergisi. İddiamız çok sesliliğimizde, cesaretimizde... Kaosa, değişime ve her koşulda varolma gücüne sahip kadınlarımıza olan inancımızda saklı. Gece tanrıçası NYX’in sembolü, ay ve yıldız. Her gecenin bir sabahı olduğunu biliyoruz, ama simgelerimizden anlaşılacağı gibi sabahı beklemeye sabrımız yok, ay da bizim güneş de...

Yepyeni bir kadın moda dergisi ile karşınızdayız: NYX Magazine
Dergimize ilk mitolojik tanrı olan Khaos’tan doğan gece tanrıçası NYX (Niks) ismini verdik. Uzun zamandır fikir olarak üzerinde çalıştığımız dergi, pandemi dönemindeki kaos ortamında bizim için daha da şekillendi ve kaostan doğan bir tanrıça olarak NYX adıyla vücut buldu. Bundan böyle iki ayda bir 21 kişilik yazar ve haber kadrosuyla sizlerle olacağız..
NYXmag modayı yakından takip eden, bu alanda yeni kreatif yetenekleri geniş kitlelerle buluşturmaya çalışan, şehirli kadının sağlık, güzellik ve bakım ihtiyaçları için önerilerde bulunan lifestyle bir kadın dergisi.
NYXmag her türlü ayrımcılığa karşı, toplumsal cinsiyet konusunda duyarlı, insan haklarına saygılı, doğa ve hayvan dostu, daha temiz ve daha yeşil bir dünya isteyen, sağlıklı beslenmeye önem verdiği kadar, seyahat, kültür ve sanatla ilgilenerek ruhun gıdasını da eksik etmeyen ilham veren içeriklerle dopdolu bir yayın olacak.
NYXmag ruhu kaybolan, rengi grileşen yaşam kültürümüzü yeniyi kavrayarak, yeniden canlandırmaya aday bir kadın dergisi. İddiamız çok sesliliğimizde, cesaretimizde... Kaosa, değişime ve her koşulda varolma gücüne sahip kadınlarımıza olan inancımızda saklı. Gece tanrıçası NYX’in sembolü, ay ve yıldız. Her gecenin bir sabahı olduğunu biliyoruz, ama simgelerimizden anlaşılacağı gibi sabahı beklemeye sabrımız yok, ay da bizim güneş de...

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

TEMMUZ - AĞUSTOS - EYLÜL

2020 / SAYI 1

AİLE

TERAPİSİ

CHEF

DİYETİSYENDEN

NEFİS İÇECEKLER

Pandemi

vizeleri de

yedi mi?

SAÇLARDA

YAZ RENKLERİ

NOTALARIN

PEŞİNDE

PATİLİ KÖŞE

PLAJ

MODASI

Rengini

SEÇ

İngilizce

en iyi nasıl

öğrenilir?

Evde cilt

bakımı

LÜKS

LEZİZ

KEYİFLİ

MEKANLAR

KENDİ

YAŞAMININ

MİMARI OL

Twitter

günlüğü

YOGA

ZAMANI

INSTAGRAM

İÇİN İPUÇLARI

1 KÜÇÜK ARI

5 BÜYÜK MUCİZE


NYX

2


CİLT BAKIMINDAN

İLHAM ALAN ÜRÜNLERİN

SAÇTAKİ GÜCÜNÜ KEŞFEDİN

NYX

3


T E M M U Z - A Ğ U S T O S - E Y L Ü L 2 0 2 0

BU SAYIDA

12

Yaz

Bakımları

44

Plaj Modası

30

Ayna

32

Madam

Song’un

Seçkileri

40

36 Ailede

Fit Lezzet 4 Mevsim

56

Modanın

Elli Tonu

12

18

24

30

Güneş ve deniz mevsiminde bakım önerileri

Güneşe karşı etkili koruyucular

Doğal içeriklerle zenginleştirilen kremlerle cildinizi

gençleştirin.

Cildiniz için Nem Bombaları

Işıltılar: Makyajda yaz trendleri

Bronz tonlarla sıcağı teninizde hissedin

Dolgun ve kıvrımlı kirpikler, ışıltılı rujlar

Saçlarda yaz renkleri, yaz bakımları

Geçici tonlar le renk ID’nizi keşfedin

Saçlarınızı güneş ve denizin zararlı etkilerine karşı koruyun

Ayna / Nalan Yurttaş

Evde bakım zamanı

32

36

40

44

56

Madam Song’un Seçkileri / Songül Öztürk

Lüks, leziz, keyifli mekanlar

Fit Lezzet / Chef Dyt.Yeliz Yıldız

Diyetinize farklı bir bakış açısı katın

Ailede 4 Mevsim / Olcay Poulsen

Aile kralların bile yıkamayacağı bir kaledir

Plaj Modası

Dünyaca ünlü markaların 2020 Plaj Modası

Modanın Elli Tonu / Sevtap Altınel

Beach Party’de stilinizle fark yaratın

NYX

4


T E M M U Z - A Ğ U S T O S - E Y L Ü L 2 0 2 0

74

Namaste

82

2020

İlkbahar Yaz

Modası

78

Patili

Köşe

66

Post Büyücüsü

120

Vizesiz

Dünya

124

Kalemler

ve Silgiler

128

Notaların

Peşinde

136

Fitosağlık

140

Happily Ever

Abroad

62

Röportaj / Dr. Öğr. Üyesi Şevin Demir

kronik hastalıklarınızı çözümleyin...

120

Post Büyücüsü / Burçin Yaşar Üner

66

Instagram takipçi sayınızı arttırmak için 11 altın kural

124

Namaste / Fulya Yaraşan

74

Pamuk gibi bir yol: Yoga

128

Patili Köşe / Sevil Balaban

78 Sokak hayvanları aslında kimdir? 136

2020 İlkbahar - Yaz Modası

82 Dünyaca ünlü markalardan yaz elbiseleri, çantalar 140

Vizesiz Dünya / O. Suat Özçelebi

Vizesiz Türkiye, Vizesiz Avrupa, Vizesiz Dünya

Kalemler ve Silgiler / Naşide Sağlam

Hikayeler

Notaların Peşinde / Dağhan Sürek

Müziğin insan bedeninde yarattığı etki

Fitosağlık / Dr. Yasemin Aydın

1 küçük arı, 5 büyük mucize

Happily Ever Abroad / Aslı Eren Eryıldır

İngilizce en iyi nasıl öğrenilir

NYX

5


T E M M U Z - A Ğ U S T O S - E Y L Ü L 2 0 2 0

144

Sıfır Noktası

150

Renklerin Öyküsü

154

Nuh’un Gemisi

162

Per Animo

Ad Astra

168

Düş Kapanı

170

Twitter

Günlüğü

172

Astroloji

174

Zaman

Yolcusu

144

148

150

154

160

162

178

Kültür

Sanat

Sıfır Noktası / Gülsüm Tulum

... Rağmen kendi yaşamınızın mimarı sizisiniz

Sağlık / Haber

Vücuttan ödem attıran 10 etkili öneri

Renklerin Öyküsü / Emine Akca

Kırmızı

Nuh’un Gemisi / Nuh Cebeci

Zamanın tufanından geriye kalan filmler, müzikler, şiirler

Sağlık / Haber

Havuzlardan bulaşabilecek göz enfeksiyonlarına dikkat

Per Animo Ad Astra / Onur Şatır

Neredeyim?

Düş Kapanı / Şenay Çarkçı

168 Suzika

170

172

174

178

Twitter Günlüğü / Yurdagül Aydın

Haziran ayı Türkiye Twitter trend topic listesi

Astroloji / Astrolog Şenay Devi

Koronavirüs sonrası burçlara göre seyahat rehberi

Zaman Yolcusu / Tan Sander

16 ülke yüzlerce mekanda zaman yolculuğu

Kültür Sanat

Kitaplar, Sergiler, Filmler, Diziler

NYX

6


KÜNYE

SAHİBİ

SİTA TANITIM VE İLETİŞİM HİZMETLERİ ADINA

NURGÜL ERYILDIR GÜNAY

YAYIN KURULU

Nurgül Eryıldır Günay / Genel Yayın Yönetmeni (nurgul.eryildir@nyxmag.com)

Sevil Balaban / Editör (sevil.balaban@nyxmag.com)

Burçin Yaşar Üner / Editör (burcin.uner@nyxmag.com)

O. Suat Özçelebi / Editör (suat.ozcelebi@nyxmag.com)

KATKIDA BULUNANLAR

Aslı Eren Eryıldır, Dağhan Sürek, Emine Akca, Fulya Yaraşan, Gülsüm Tulum, Nalan Yurttaş,

Naşide Sağlam, Nuh Cebeci, Olcay Poulsen, Onur Şatır, Sevtap Altınel, Songül Öztürk,

Şenay Çarkçı, Tan Sander, Dr. Yasemin Aydın, Yeliz Yıldız, Yurdagül Aydın

YAZIŞMA VE YÖNETİM ADRESİ:

SİTA TANITIM VE İLETİŞİM HİZMETLERİ

Molla Gürani Mah. Kilimci Sokak No:2/2 Fatih - İstanbul

İLETİŞİM:

info@nyxmag.com

REKLAM REZERVASYON:

reklam@nyxmag.com

Yazı ve fotoğrafların tüm hakları NYXmag dergisine, yayımlanan ilanların sorumluluğu

ilan sahiplerine aittir.

Yayın Türü: Yerel Süreli

Bizi takip edin...

/nyxmag

www.nyxmag.com

NYX

7


NYX

8


Editörün Notu

Merhaba

Yepyeni bir kadın moda dergisi ile karşınızdayız: NYX Magazine

Dergimize ilk mitolojik tanrı olan Khaos’tan doğan gece tanrıçası NYX (Niks) ismini

verdik. Uzun zamandır fikir olarak üzerinde çalıştığımız dergi, pandemi dönemindeki

kaos ortamında bizim için daha da şekillendi ve kaostan doğan bir tanrıça olarak

NYX adıyla vücut buldu. Bundan böyle iki ayda bir 21 kişilik yazar ve haber

kadrosuyla sizlerle olacağız..

NYXmag modayı yakından takip eden, bu alanda yeni kreatif yetenekleri geniş

kitlelerle buluşturmaya çalışan, şehirli kadının sağlık, güzellik ve bakım ihtiyaçları için

önerilerde bulunan lifestyle bir kadın dergisi.

NYXmag ruhu kaybolan, rengi grileşen yaşam kültürümüzü yeniyi kavrayarak,

yeniden canlandırmaya aday bir kadın dergisi. İddiamız çok sesliliğimizde,

cesaretimizde... Kaosa, değişime ve her koşulda varolma gücüne sahip kadınlarımıza

olan inancımızda saklı. Gece tanrıçası NYX’in sembolü, ay ve yıldız. Her gecenin bir

sabahı olduğunu biliyoruz, ama simgelerimizden anlaşılacağı gibi sabahı beklemeye

sabrımız yok, ay da bizim güneş de...

NYXmag olarak kadınlara yönelik şiddetle mücadele ve aile-içi şiddetin önlenmesiyle

ilgili “İstanbul Sözleşmesi” konusunda tutumumuzu net olarak belirtmek istiyoruz:

“İstanbul Sözleşmesi Yaşatır.” Yaşam hakkına, kadınların haklarına saygı duyan

herkesin bu sözleşmenin yanında durması gerektiğini düşünüyoruz.

NYXmag her türlü ayrımcılığa karşı, toplumsal cinsiyet konusunda duyarlı, insan

haklarına saygılı, doğa ve hayvan dostu, daha temiz ve daha yeşil bir dünya isteyen,

sağlıklı beslenmeye önem verdiği kadar, seyahat, kültür ve sanatla ilgilenerek ruhun

gıdasını da eksik etmeyen ilham veren içeriklerle dopdolu bir yayın olacak.

Keyifle okumanız dileğiyle...

NURGÜL ERYILDIR GÜNAY

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

NYX

9


INTRO

NYXmag değerli yazarlarının katkılarıyla zengin

içeriklerle dopdolu bir dergi...

Şehirli kadının vazgeçilmezi cilt ve saç bakımı

konusunda evde bakım önerileri sunan Nalan

Yurttaş her sayı Ayna köşesinde bizlerle olacak.

Yılladır yurtiçi ve yurtdışındaki gezileriyle keyifli

mekanları, farklı lezzetleri deneyimleyen Songül

Öztürk de her sayı Madam Song’un Seçkileri

köşesinde lüks, leziz ve keyifli mekan önerilerini

bizlerle paylaşıyor olacak.

Sosyal Medya Uzmanı Burçin Üner her sayıda

sosyal medya ile ilgili tüyolar ve ilham verici

influencer hesapları hakkında bilgiler verecek.

Yurdagül Aydın’ın Twitter Günlüğü köşesinden de

sosyal medyanın olmazsa olmazı Twitter’ın trend

topic listesini takip edebilirsiniz.

Diyeti eğlenceye dönüştürmeye hazır mısınız?

Aldığı kilolarla başı dertte olanlar, diyete farklı bir

bakış açısı katan Chef Diyetisyen Yeliz Yıldız’ın Fit

Leziz köşesindeki sağlıklı beslenme önerileri sizin

için.

Yoga için pamuk gibi bir yol tanımlamasını yapan

Yoga Eğimeni Fulya Yaraşan’la her sayı içsel bir

yolculuğa çıkıp, ruhumuzu dinlendirmenin keyfini

çıkaracağız.

Hayvanları seviyoruz, hayvan haklarına saygılı

bir toplum olmak için bu konudaki duyarlılığı

arttırmak istiyoruz. Hayvan hakları gönüllüsü Sevil

Balaban Patili Köşe’sinde hayvan dostlarımızın

sözcüsü olarak katkıda bulunuyor.

Fitoterapi ve Akupunktur Uzmanı Dr. Yasemin

Aydın, hastalıklardan korunmak için neler

yapmamız gerektiğini Fitosağlık köşesinde bizlere

anlatarak sağlıklı bir vücuda sahip olmamız için

önerilerde bulunacak.

Aile kralların dahi giremediği güçlü bir kaledir

sözünden yola çıkarak Sosyolog / Aile Danışmanı

Olcay Poulsen Ailede 4 Mevsim köşesinde

her sayı aile ilişkilerini güçlendirme yolları

konusunda bizleri aydınlatacak. Diğer yandan

kısaca Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

olarak tanımlanan DEHB konusunda bilgi sahibi

olacak ve kendisi de bir DEHB’li olan Yaşam Koçu

Gülsüm Tulum’un Sıfır Noktası köşesinde DEHB

ile başa çıkmanın yollarını öğreneceğiz.

Editörün Notu

Müzik dünyasından röportajlar, çalma listeleri ile

Notaların Peşinde olan Dağhan Sürek ve zamanın

tufanından geriye kalan filmler, müzikler ve

şiirlerle Nuh’un Gemisi kaptanı Nuh Cebeci’nin

güzel yorumları her sayı ruhumuzu besleyecek.

Avukat olan ama bir süre mesleğine ara verip

doğanın kucağında içsel bir yolculuğa çıkan

Naşide Sağlam Kalemler ve Silgiler köşesinde,

Şenay Çarkçı da Düş Kapanı köşesinde kısa

hikayeleriyle ruhumuzu beslemeye devam edecek.

Renklerin Öyküsü köşesinde ise Emine Akca’nın

her sayı farklı bir rengi anlattığı ilham verici,

bilgilendirici paylaşımlarıyla hayatımıza yeni

renkler katacağız.

Moda dünyasının derinliklerine dalan Sevtap

Altınel, Modanın Elli Tonu köşesinde bizleri yeni

tasarımcılarla tanıştırarak farklı koleksiyonları

keşfetmemizi sağlayacak.

İngilizce en iyi nasıl öğrenilir?

Happily Ever Abroad köşesinde Aslı Eren

Eryıldır uzun yıllardır sürdürdüğü yurtdışı eğitim

danışmanlığı uzmanlığı ile yurtdışında eğitimin

kapılarını açarak, yurtdışındaki okullar ve eğitimler

hakkında bizi bilgilendirecek.

Ve hayatımızın önemli bir parçası seyahat!

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri kurucusu ve

sözcüsü olan O. Suat Özçelebi’nin 10 yıldır Vizesiz

Türkiye, Vizesiz Avrupa, Vizesiz Dünya konusunda

yaptığı çalışmalar ve seyahat özgürlüğü

konusunda çarpıcı bilgiler edineceğiz.

Bisikletiyle Güney Amerika’yı boydan boya

gezerken adeta bir zaman yolcuğu yapan Tan

Sander gezdiği 16 farklı ülke, yüzlerce yer ile ilgili

gezi notlarından oluşan Zaman Yolcusu köşesinde

bizleri bambaşka diyarlara götürecek.

Kitaplar, filmler, diziler, sergi ve gelecekteki

tiyatro, konser haberleriyle Kültür Sanat

sayfalarımız zamanla ajandanız durumuna gelecek

diye düşünüyorum.

Elon Musk’ın da etkisiyle birçok kişinin hayatına

giren popüler bilim, Astofizikçi Dr. Onur Şatır’ın

kaleminden Per Animo Ad Astra adlı köşesinde

bize teknoloji, bilim ve yldızlarla buluşmanın

kapılarını açacak.

NYX

10


www.utechia.com

ürünlerinizi

dijital ortamda

tasarlıyor ve

geliştiriyoruz

info@utechia.com

Android App Geliştirme

iOS App Geliştirme

Web Geliştirme

Telefon

+90 5373256506

Adres

Esentepe Mah. Talatpaşa Cad. No: 5 (Harman Sok. Girişi) Şişli / İstanbul

NYX

11


NYX

12


Güzellik

Güneş, kum deniz üçlüsü

sizi bekliyor.

Plajlarda ve yaz akşamlarında

ışıltınızı ortaya çıkaracak ilham

verici ürünleri sizin için seçtik.

NYX

13


Güneşe karşı

etkiLi koruyucuLar

Güneşin en zengin D vitamini kaynağı

olduğunu hepimiz biliyoruz fakat

korunmadan güneşlenmenin ne kadar

zararlı olduğunun farkında mıyız?

Havaların güzelleşmesiyle beraber

güneş o güzel yüzünü göstermeye

başladı. Güneşin istenmeyen

etkilerinden korunmak için güneş

kremi kullanımını günlük rutinimiz

haline getirmemiz gerekiyor

NYX

14


INCIA Vücut için %100 Doğal

Güneş Kremi 50SPF

INCIA %100 Doğal Güneş Kremleri

içerisinde bulunan ECOCERT ve

COSMOS tarafından onaylı mineral

filtreler ve tamamen doğal aktifler

sayesinde güneşin zararlı etkilerine

karşı cilde zarar vermeden %100

doğal koruma sağlar..

Satış Fiyatı 125 TL

LIGNE ST. BARTH

Roucou Sun Lotion SPF 15

Tropikal roucou çalı tohumlarından

elde edilen roucou özü tabanına sahip

güneş koruyucu. Cildin koruma aracı

melaninin üretimini uyarır. Eşit bir

bronzluk sağlar

125 ml BEYMEN Satış Fiyatı 555 TL

Güzellik

CLARINS Sun Care

Body Oil-in-Mist UVA/UVB 30

En güzel bronzlaşmayı ortaya çıkarmak

için cildi güneşin zararlarından ve serbest

radikallerden korur. Suya ve terlemeye

dayanıklı - Eşsiz ipeksi jel dokusu sayesinde

ıslak ciltlerde bile eşit şekilde uygulanır.

150 ml SEPHORA Satış Fiyatı 1.650 TL

Avon Care Sun+ Yağ

İçermeyen Koruyucu

Yüz Kremi SPF30

Su içerisinde

120 dakika suya

dayanıklı, cildi

koruyan formül

50 ml

AVON Satış Fiyatı

24,99TL

LANCASTER SUN BEAUTY

Satin Dry Oil SPF30

Daha hızlı, derinlemesine ve

kusursuz bronzluk için yeni

güçlendirilmiş Bronzluğu Aktive

Eden Kompleks (TAC) içerir.

Bronzluğunuz farkedilir şekilde

ışıltılı ve kalıcıdır.

150 ml SEPHORA Satış Fiyatı

260 TL

SISLEY Sunleya SPF50+

Güneş Kremi

Güneşe karşı yüksek koruma

sağlayan yaşlanma karşıtı güneş

kremi Sisley Sunleya SPF50+,

kırışıklıkların, ince çizgilerin,

koyu lekelerin oluşumunu

önlemeye yardımcı olur.

BEYMEN Satış Fiyatı 1.650 TL

CLINIQUE Super City Block

Sheer Yağsız Günlük Güneş

Koruyucusu SPF 40

En hassas ciltlerde bile

güneşin zararlı ışınlarına karşı

koruma sağlamaya yardımcı

bir yüz kremidir. Tüm cilt

tipleri tercih edebilir. Yağ

içermemektedir.

40 ml Satış Fiyatı: 139 TL

NYX

15


Doğal içeriklerle zenginleştirilen kremlerle

cildinizi

GENCLESTIRIN

Her türlü cilt tipinin

doğru bir şekilde

nemlendirilmeye ihtiyacı

vardır.

Soothe Nemlendirici

Gündüz Kremi

(hassas ciltler için)

SPF20 30 ml. 29,99 TL

Genç, parlak ve sağlıklı

görünümün yanında

mükemmel makyajın olmazsa

olmazı nemlendirilmiş

bir cilttir.

Avon Nutraeffect

Nourish Vitaminli

Besleyici Krem (kuru ve

normal ciltler için)

SPF20 50 ml. 29,99 TL

Doğal içeriklerle

zenginleştirilen ürünler

cilt bakım rutinlerinin

ayrılmaz bir parçası.

Avon Nutraeffect Matte

Matlaştırıcı Gündüz Kremi

(karma ve yağlı ciltler için)

SPF20 50 ml. -29,99TL

Yeni nesil cilt bakım ürünleri

doğal içerikleri ve farklı cilt

tiplerine özel geliştirilmiş

formülleriyle cildinizin ihtiyacı

olan nemi sağlayarak harika bir

görünüme ulaşmanızı sağlar.

Avon Nutraeffect Canlandırıcı

Gündüz Kremi (normal ciltler için)

SPF20 50 ml. 29,99 TL

NYX

16


Güzellik

Cildiniz için yepyeni

NEM BOMBALARI

YVES ROCHER Hydra Vegetal

48 Saat Derinlemesine

Nemlendiren Yoğun Krem

İçeriğindeki Edulis Öz Suyu su

tutma ve nemlendirme özelliği ile

cildin her katmanının uzun süre

nemli kalmasını sağlıyor.

NUXE 3’ü 1 Arada Nemlendirici

Temizleme Suyu

Kuru ve çok kuru ciltlerin

ihtiyacını karşılamak için Misel

Su nemlendirici aktif içeriklerle

zenginleştirildi.

Tüm makyaj kalıntılarını temizler ve

rahatlamış bir cilt sağlar.

Fiyat: 200ml/125 TL

CLINIQUE Moisture Surge

72 Saat Nemlendirici

Adeta bağımlılık yapan pembe jel

kremi hem hafif ve ferahlatıcı hem

de yoğun nem veriyor. Tüm cilt

tipleri için uygun.

Fiyat: 30 ml / 99 TL

MARIO BADESCU Yüz Spreyi

Arındırıcı botanik özler içeren

bu narenciye kokulu yüz spreyi

cildinizin berraklığını tonlandırarak

pürüzsüz, pembe bir cilt

görünümüne destek olur.

Fiyat: 118ml/95 TL

NYX

17


Sıcağı

teninizde

hissedin!

Göz, dudak, yüz ve vücut için sıcak tonlardan

oluşan sınırlı sayıdaki yeni

M·A·C Bronzer yaz koleksiyonu ile tanışın!

Foiled Shadows bronz tonlarıyla geri

dönerken yepyeni Strobe Face Glaze cildinizi

ışıltıya doyuracak.

360 derecelik, özel su damlacıklarıyla kaplı

metalik ambalajlı koleksiyonla bronzluğu bir

üst seviyeye taşıyın.

NEXT TO NOTHING BRONZING POWDER

Totally Taupeless - Sıcak alt tonlu kahverengi

Beige-ing Beauty – Hafif sarı kahverengi

Fiyat: 199 TL

NYX

18


Güzellik

Fix+ Bronzelite

Bronz ışıltılı Fix+

Fiyat: 175 TL

Strobe Body Lotion Bronzelite

Bronz ışıltılı aydınlatıcı vücut losyonu

Fiyat: 229 TL

STROBE FACE GLAZE

Like It Lilac That – Işıltılı lavanta

Magic Hour – Altın ışıltılı şeftali pembesi

Fiyat: 249 TL

NYX

19


YAZA HAZIR MISIN?

Dünyanın bir numaralı çatlak bakım ürünü

Bio-Oil, yenilenen formülü ile sizi yaza

hazırlıyor. Çatlak görünümünün yanı sıra

kırışıklık, kuruluk, leke gibi sorunlarla da

etkili bir şekilde mücadele eden Bio-Oil,

güzel bir cildin anahtarı oluyor.

FENTY BEAUTY’NİN EN YENİ CHEEKS OUT SERİSİ

SADECE SEPHORA’DA

Rihanna’nın ikonik makyaj markası

Fenty Beauty’nin Cheeks Out serisindeki kremsi formüle

sahip allık ve bronzer seçenekleriyle makyajınıza doğal bir ışıltı

katmaya hazır olun!

Sadece Sephora mağazaları ve sephora.com.tr’de.

Fiyat: Cream Blush Allık: 189 TL - Cream Bronzer: 259 TL

ISILTILAR

Avon’dan en yeni trend; Jel Makyaj

Jel ürünlerle yapılan, ışıltılı bir görünüm

veren yeni makyaj stilini keşfetmeye

hazır mısınız? Bu yaz jel makyaj, yeni

trendimiz… Jelimsi yumuşak dokuya

sahip ürünleri kullanarak bir yandan

makyajınızı yaparken diğer yandan

da kolay kullanımı sizin de dikkatinizi

çekecek.

Avon aydınlatıcı Jel Fiyat: 31,99 TL

4

2

3

5

1

WISHFUL YO GLOW ENZİM SCRUB

Yo Glow Enzim Scrub, cilde ışıltıyı geri kazandırmak

için ananas ve papaya enzimleri, BHA ve AHA

kombinasyonu ile zenginleştirilmiş nazik ama güçlü

bir peelingtir.

Bu hafif ve ipeksi peeling, parlak uygulama için ölü

hücreleri ve kirleri nazikçe ilk uygulamadan temizler

ve kusursuz makyaj için pürüzsüz bir görünüm

kazanmanıza destek olur.

Fiyat: 40 ml / 249 TL - 100 ml / 405 TL

Bobby Brown Summer Glow Koleksiyonu

Yeni Summer Glow Koleksiyonu ile, yazın

sonsuz güzelliklerine hazır olun. Altın

highlighterdan pırıltılı tonlara, sezonun

bronzlaşmış görünümünü mükemmel

şekilde yansıtan, sınırlı sayıda üretilen

Summer Glow Koleksiyonu ile ışıltılı bir yaz

sizi bekliyor!

1- Bronzing duo: 300 TL

2- Highlighting powder: 305 TL

3- Kusursuz Allık Fırçası: 255 TL

4- Crushed-oil infused gloss: 150 TL

5- Kremsi Stick Göz Farı: 215 TL

NYX

20


NYX

21

Güzellik


romantik

kıvrımlar

1

2

Modunuza göre kirpiklerinizi şekillendirmeniz artık

çok kolay! Legit Lashes maskaranın iç içe geçmiş kıllara

sahip olan kavisli fırçası kirpiklerinizin her birini güçlü ve

eşit şekilde kavrayıp anında uzunluk ve kıvrım veriyor.

Kirpiklerin her bir teline eşit şekilde hacim uygulayan

kıvrak maskara fırçasıyla hacim kazandıran Legit Lashes

maskara göz alıcı bakışlar elde etmenize imkan sağlıyor.

Huda Beauty’den yeni Legit Lashes maskara 235 TL

Clinique Marka Elçisi Emilia Clarke “Eğer sadece tek

ürün kullanma hakkım olsa maskarayı seçerdim. Sadece

tek sürüşle 8 saat dolu dolu uyumuş görünümü elde

edebilirsiniz. Çok da kolay olmayan hacim, belirginlik

ve uzunluğu aynı anda veren bir maskara, ayrıca

topaklanmıyor. Kalın fırçalı ucunu da çok seviyorum.”

Daha fazla bilgi için clinique.com.tr/ ‘yi ziyaret

edebilirsiniz.

High Impact Maskara 149 TL

dolgun

kirpiklerle

yaza

merhaba

3

Her zaman daha fazlasını isteyenlerden misiniz? Anında

XL hacim etkili Size Up maskaranın artık suya dayanıklı

versiyonu da var! Suya dayanıklı formülü ile göz yaşına,

tere, yağmura dayanır. Kirpikleriniz suyun altındayken

bile maksimum hacimlerini korur! Uzun süre kalıcı, ultrauyarlanabilir

dokusu sayesinde yoğunluğunu istediğiniz

gibi ayarlayabilirsiniz.

Sephora Size UP maskara 79,90 TL

1

2

3

NYX

22


Günesin yansımaları

altında daha fazla

ısıldayın

1

2

Güzellik

3 4 5 6 7

1- Avon Jel Far 25,99 TL

2- HUNCALIFE Carmina Exclusive Contour Glow Kit: 44,99 TL

3- Sephora Collection Bal Özlü Dudak Parlatıcı: 69,90 TL

4- Becca Glow Gloss Parlatıcı: 185 TL

5- Bobbi Brown Crushed-oil Infused Gloss: 150 TL

6- Avon Renkli Jel Dudak Balmı: 34,99 TL

7- Clinique Moisture Surge Pop 3’ü 1 Arada Dudak Balmı: 149 TL

evde manikür

ve tınak bakımı!

Kullanıcılara ev konforunda tırnak bakımı yapma avantajı sağlayan Remington’ın

dikkat çekici ürünü Manikür ve Pedikür Pro Seti sahip olduğu etkili 12 parça

aksesuarıyla kuaför kalitesinde sonuçları ortaya çıkarıyor. Standart tırnak

törpülerinden çok daha fazlasını bir arada sunan Manikür ve Pedikür Seti

ergonomik yapısı ve fonksiyonelliğiyle mükemmel tırnak bakımı için çözüm oluyor.

1

2 3 4 5

1- MAN3000 Remington Manikür ve Pedikür Pro Seti: 519,90 TL

2- Yves Rocher Yoğun Renkli Ultra Parlak Oje - 32 İncir Moru

3- YSL Oje: 210 TL

4- Dor Nail Glow Tek uygulamayla Fransız Manikür etkisi: 249 TL

5- Chanel Oje: 180 TL

6- INCIA Tırnak Bakım Balsamı: 62 TL

6

NYX

23


SAÇLARDA

YAZ RENKLERI

GEÇİCİ TONLAR İLE

RENK ID’NİZİ KEŞFEDİN!

Dünya her gün değişiyor; yeni trendler, yeni talepler

ve yeni renkler her geçen gün daha fazla hayatımızın

içine giriyor. Klişelere başkaldıran yeni nesil tüm

ilgisini pastel tonlara, renkli ombre ve sombrelere

veriyor. Schwarzkopf Professional tam da bu noktada,

yeni bir ürün piyasaya sundu: %100 kişiselleştirilebilir

renk tonları ile geçici renklendirme sağlayan bakım

ürünü Chroma ID.

Yaz aylarının gelişiyle daha canlı, daha renkli, daha

özgün saçlara olan talebi karşılayan Chroma ID,

mix & tone renk sistemi ile sonsuz renk seçeneği

sunarak tamamen size özel kişiselleştirilmiş bir renk

sağlarken içerdiği Entegre Bağ Teknolojisi sayesinde

de saça bakım yapar!

Chroma ID, geçiçi bir renklendirme olması sebebiyle yüksek bağlılık gerektirmeden

çağın getirdiği değişkenlik trendine de uyum sağlar. Bu sayede, gerçek kimliğinizin

her tonunu ortaya çıkarabilir ve saça zarar vermeden

renklerle oynamaya cesaret edebilirsiniz!

PASTEL WARRIOR!

Sofistike ve çok tonlu

pastel servisi.

ARCTIC PIONEER!

Mükemmel net bir sarışınlık

için nötralizasyon servisi.

NYX

24


CHROMA ID:

Sonsuz Ton ve Hİzmetler

Güzellik

CHROMA ID’nin geniş renk yelpazesi, kuaförlerin her bir müşerinin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayan hizmetler

sunmasını sağlar:

• Nötralizasyon

Açık sarı ya da beyaz tabanlarda sarı karşıtı; koyu

sarı tabanlar turuncu karşıtı etkiler yaratır.

• Pastel Hizmetleri

Bonding Color Mask ve Clear Bonding Mask

karışımı ile sınırsız pastel ton seçeneği sunar.

• Renk Tazelemesi

Geniş bir yelpazede direkt uygulama ya da tonların

birbirleri ile karıştırılması ile sağlanan renk

tazelemesi hizmetleri sağlar.

• Cesur Renk Hizmetleri

Sınır tanımayan parlak, yoğun ve yaratıcı renkler

sağlar.

BOLD EXPRESSIONIST!

Canlı, çok boyutlu tonlar için

cesur bir renk servisi

EDGY NATURALIST!

Nefes kesen doğal bir

görünüm için yenileyici

bir servis

CHROMA ID:

Hasar

Bırakmadan

Renklere

Meydan Oku

Schwarzkopf Professional, rengin kişisel olduğunu anlıyor, ancak saçlarını

cesur, etkileyici bir görünüm için açtırmaya istekli olanlar bile hem bu

renklere uzun süre bağlı kalmaktan hem de saçlarının yıpranmasından

endişe duyuyorlar. İçerdiği Teknolojileri ile derin bakım sağlayan

CHROMA ID, kuaförlerin müşterilerin saçlarını renklendirirken korumayı,

hatta genel saç kalitesini arttırmayı sağlar:

• Bağ Teknolojisi;

Saç gücünün artırılması için saç gövdesinde yapısal bağlar oluşturur.

• Law Salt Teknolojisi;

Pigmentin nüfuz etmesini engelleyen bariyerleri azaltarak saç için

en üst seviye pigmenti sağlar.

• Keratin ve Pantenol;

Derinlemesine bakım ve üstderi yalıtımı sağlayarak saçın kalitesini

arttırır.

NYX

25


COOL

MOD

şekİllendİrİn

Saçlarınızı

güneş ve denİzİn

zararlı

etkİlerİne

karşı koruyun

Yazın deniz ve güneşin hasar

verdiği saçlarınızı

BC Bonacure Peptid Repair

Acil Kurtarma Serisi ile

içten dışa onarın.

1 2 3

1

2

3

OSiS+ Wind Touch

Hacim Veren Macun

Açık havada kurumaya bırakıldığında

bile yeniden şekillendirilebilir,

rüzgarla dalgalanan görünümler

için elastik macun.

OSiS+ Topped Up

Isı Koruyucu ve Hacimlendirici Gazsız

Köpük

Aerosol gazı içermez.

Isı ile şekillendirme araçlarına karşı

saçı korur, Sağlıklı bir parlaklık verir.

OSiS+ Tame Wild

Pürüzsüzleştirici Krem

Elektriklenme ve kabarmaları önler.

Saça parlak ve canlı bir görünüm

kazandırır.

İçerdikleri kadar içermediklerine de önem

veren Authentic Beauty Concept’ten

Hydrate Serisi. Formülünde antioksidan

özellikleriyle bilinen Mango ve yatıştırıcı

ve arındırıcı özellikleri ile bilinen fesleğen

var. Hem kuru ve kıvırcık, hem de ince telli

saç tipleri için uygun. Üstelik Vegan Society

tarafından tescilli.

Otantik Güzellik Hareketi’ni başlatan

Authentic Beauty Concept otantik

güzelliğe doğru bir yol izleyen özgün bir

kuaför topluluğuyla yaratılmış bütünsel bir

markadır.

Siz de Otantik Güzellik Hareketi’ne katılın!.

#AUTHENTICBEAUTYMOVEMENT

NYX

26


Güzellik

L’Occitane’ın

saç kurtarma maskelerİ İle tanışın!

Saçlarınızın parlaklığı azaldı mı? Daha mat

görünüyor ve uçları daha hızlı mı kırılıyor?

Rahatlamaya ihtiyaç duyan saç derisi ve saçlar

için L’Occitane’ın acil kurtarma servisi iş başında!

1- SOS Shine Hair Mask

Parlaklığını kaybetmiş saçlar ve saç uçları için

kolaylıkla kullanılır. Fiyat: 95 TL

2- SOS Moisture Hair Mask

Neme ihtiyaç duyan kuru saçlar ve saç derisi

için anında kurtarıcı bir sihir. Fiyat: 95 TL

1

2

3

4

3- SOS Splending Ends Hair Mask

Bu maskeye aşık olacaksınız...

Zengin ve çırpılmış krem yapısı ile, saç

uçlarındaki kırılmalarla savaşır. Saçları besler ve

pürüzsüzleştirir Fiyat: 95 TL

4- SOS Sooting Hair Mask

Saç ve saç derisini sakinleştirir. Rahatsız edici

saç derisini dengeler, yatıştırır.. Fiyat: 95 TL

Saç bakım rİtüelİnİ baştan yaratIN!

2

3

1- SEPHORA COLLECTION PEPPERMINT

SAÇ TEMİZLEYİCİ PEELING

Saçlarınızın havadaki kirlerden arınmaya ve saç derinizin

dengesini yeniden kazanmak için özel bir bakıma ihtiyacı

olduğunda, Sephora Collection’ın Hair Cleansing Scrub

(Saç Temizleyici Peelingi)’ı kurtarmak için burada!

Fiyat: 34,90 TL

1

7

4

2- SEPHORA COLLECTION COCONUT

GECE SAÇ BAKIM MASKESİ

Sephora Collection Hair Sleeping Mask, siz uyurken

saçlarınızı nemlendirmek ve onarmak için hedefli

faydaları olan saç maskeleri serisidir

Fiyat: 29,90 TL

3- SEPHORA COLLECTION HİNDİSTAN CEVİZLİ

SAÇ MASKESİ

Saçınızı sadece 1 dakikada onarıp besleyen

hindistancevizi yağı bazlı saç bakımı!

Fiyat: 34,90 TL

7- ARZUM SUPERSTAR TOUCH ILE

DOLGUN VE HAVALI SAÇLAR

Hayalinizdeki saç düzleştirmenin en

zahmetsiz ve pratik halini sunan Arzum

Superstar Touch düzleştirici fırça saçınızın

doğal hacmini de koruyarak hem düz hem

de dolgun saçlara ulaşmanızı sağlıyor.

Geniş ve sık yapılı tarak dişleri sayesinde

saçı güzel bir şekilde kavrayarak daha

etkili sonuçlar elde etmenizi sağlayan

Arzum Superstar Touch saç düzleştirici

fırça, performansıyla kalpleri fethedecek…

5

6

4- TANGLE TEEZER TARAK

Çanta dostu olarak tasarlanmış kolay taşınabilen,

çantanızda sizinle ofise, spora, plaja, tatile gelebilir.

Saçınızın elektriğini alırken yumuşaklık ve parlaklık verir.

Fiyat: 99,50 TL

YAZIN EN TREND SAÇ STILLERINE SAÇA ZARAR

VERMEDEN ULAŞMAK MÜMKÜN

5- Dyson Airwrap saç şekillendirici; kuaföre gitmeye

gerek kalmadan ve saça yüksek ısı uygulamadan hacimli

bukleler ve doğal dalgalar yaratmanızı sağlıyor.

Fiyat: 3.799 TL

6- Dyson Supersonic saç kurutma makinesi saçları hızlı

bir şekilde kuruturken; yüksek ısı koruması teknolojisi

sayesinde saçın doğal parlaklığını ortaya çıkarıyor.

Fiyat: 2.499 TL

NYX

27


NYX

28


NYX

29


NALAN YURTTAŞ

nalan.yurttas@nyxmag.com

NYX

30


Evde

Bakım

Zamanı

Ayna

Kullandığım ve

etkili sonuçlar aldığım

ürün tavsiyelerim

PROCSIN GOLD MASK

Aktif Karbon Kil Maskesi

Haftada 2 kere düzenli uygularsanız

ölü hücrelerin gittiğini ve cildinizin

derinlemesine temizlendiğini

göreceksiniz..

M

erhaba,

Öncelikle

ilgiyle takip

edeceğiniz

ve merakla

yeni sayısını bekleyeceğiniz

dergimize hoş geldiniz.

Bu köşede size doktorlar,

güzellik uzmanları ve

konusunda güvenilir çeşitli

kaynaklardan edindiğim ve

çoğunu da denediğim ve

çok olumlu sonuçlar aldığım,

evde kolayca hazırlayıp

uygulayabileceğiniz saç ve

cilt bakım önerileri hakkında

bilgiler vereceğim.

Ayrıca piyasada satılan ve

deneyip çok memnun kaldığım

ekonomik ve etkili ürünleri size

tavsiye edeceğim.

Ama öncelikle bilmeliyiz ki; ruh

sağlığımız her şeyin ötesinde…

Her sabah uyanalım, pencereyi

açıp temiz hava alalım ve sahip

olmadıklarımız değil, sahip

olduklarımızı düşünelim, mutlu

olalım ve yüzümüzde kocaman

bir gülümseme ile güne

başlayalım.


SONGÜL ÖZTÜRK

songul.ozturk@nyxmag.com

NYX

32


Madam Song’un Seçkileri

Lezizkeyifli

Georges Hotel Galata

Merhaba... Yeni yerler, yeni

mekanlar keşfetmeyi seviyorum.

Yıllardır yurtiçi ve yurtdışında

pek çok yer gezdim. Güzel

şehirler, farklı lezzetlerle

tanıştım.

Deneyimlerimden yola çıkarak sadece lezzet ya

da sadece mekanın güzelliğinin tek başına yeterli

olmadığını fark ettim. Mekanı güzel yapan kimi

zaman güzel manzası, kimi zaman dekoru, kimi zaman

yemeklerinin lezzeti. Ama en önemlisi güleryüzlü

servis ve temizlik...

NYXmag’da yeni lezzetler ve yeni mekanlar

keşfetmek için birlikte güzel bir yolculuğa çıkacağız.

İstanbul’da kendimi en rahat ve en mutlu hissettiğim,

gönül rahatlığı ile önerebileceğim Georges Hotel

Galata ile başlangıç yapmak istiyorum.

George Hotel Galata, Fransız dokunuşuna sahip lüks

bir butik otel. Alex Varlık ve Kerim Kamhi tarafından

tasarlanan otel, şıklığının yanı sıra lezzetli kalvaltısı

ile benim favori mekanlarımdan.

George Otel Galata’nın içinde bulunan Galatada 24

restoran, İstanbul Boğazı’nın ve tarihi yarımadanın

muhteşem manzarasıyla misafirlerini ağırlıyor..

İstanbul’un simgelerinden biri olan 1300’lü yıllarda

Cenevizliler tarafından yapılan Galata Kulesi’ne

birkaç adım mesafede olması ayrı bir keyif. Üstelik

her zaman hareketli olan İstiklal Caddesi’ne de

yürüyüş mesafesinde.

NYX

33


Yemek yemek üstüne ne düşünürsünüz bilmem

Ama kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı

Cemal Süreya

Usta şair Cemal Süreya’nın dediği gibi

kahvaltının öğünler arasında özel bir yeri

var.

George Otel Galata’nın nefis reçelleri kendi

yapımları. Peynir, zeytin ve zeytinyağı tamamen

doğal. Mis kokulu domatesler de Çanakkale ‘den.

Kahvaltıda yumurtalı ekmek, karanfilli pişi

ve börek çeşitleri menüye dahil olarak servis

ediliyor. Sucuk ve yumurta bireysel tercihe göre

sunuluyor.

Kahvaltınızı, fonda çalan hafif müzik eşliğinde

samimi ve konforlu bir ortamda, lezzetli

seçimlerle tamamlayabilir, sonrasında

kahvelerinizi yudumlayabilirsiniz.

Kendinizi, İstanbul’u anlatan, hatırlatan en güzel

mekanlardan ve ortamlardan birinde bulursunuz,

ayrılmak, gitmek istemezsiniz.

Restoran yetkilisi Alex Varlık’tan aldığım bilgiye

göre; Korona virüs nedeni ile kapalı oldukları

dönemde yeni planlar yapmışlar. Yeniden

kapılarını açtıklarında menüyü ve tarifleri

değiştirmeye karar veren Georges Otel daha

da iyi seçeneklerle misafirlerini ağırlamayı

düşünüyor.

Galat Ada 24

Georges Hotel Galata

Müeyyedzade Mah,

Serdar-ı Ekrem Cd.

No:24, 34425 Beyoğlu

NYX

34


Madam Song’un Seçkileri

NYX

35


YELİZ YILDIZ

Chef Diyetisyen

yeliz.yildiz@nyxmag.com

NYX

36


Fit Lezzet

Diyetinize

farklı bir

bakış açısı

katın

Diyet ve dolayısıyla diyetisyenler

çoğu insanın korkusudur. “Aç

kalacağım”, “Çok sevdiğim

yemeklerden ayrı mı kalacağım?”,

“Haftalarca aynı besinlerle

mi besleneceğim?”, “ Ama ben

çikolatayı çok severim, yasak mı?”

gibi endişeler diyeti bir korkuya dönüştürüyor.

Aslında pazartesi başlanan diyetlerin altında

bu korku yatıyor. “Hafta sonu geçsin. Canımın

çektiklerini doyasıya tüketeyim. Pazartesi diyete

kesin başlıyorum. Diyete başlayınca bu istediklerimi

yiyemeyeceğim.” diyerek yeni haftaya yeni bir

başlangıç hedefleniyor. Ama üzücü ki bu yeni umudun

arkasında çok büyük bir stres bulunuyor. Bu strese

bir de bilinçsiz diyet girince, kaygılar tetikleniyor, aç

kalınıyor ve kısa bir süre sonra normalden çok daha

büyük bir porsiyonla diyet bozuluyor.

Her diyete başlamayı kendine stres edinen

kişinin yaşadığı bu iç karartıcı tablodan çıkarsak,

diyetinizden zevk alabilirsiniz. Öncelikle

bilinçaltımızdaki kötüleri uzaklaştırmak adına diyet

demek yerine, “Sağlıklı ve dengeli beslenme” olarak

adlandırmak çok daha rahatlatıcı. Sağlıklı ve dengeli

beslendiğinizde, zaten istediğiniz kiloya gelir ve

kendinizi daha iyi hissedersiniz.

Sağlıklı ve dengeli beslenmeye başlama adına aslında

2 kolay adımımız var;

Öncelikle bir profesyonelden, yani bu bilimin

eğitimini almış diyetisyenlerden destek almalıyız.

Diyetisyenimizle sevdiğimiz, sevmediğimiz

yiyecekleri veya içecekleri paylaşarak ortak bir liste

oluşturmalıyız. Unutmayın ki, diyetler kişiye özeldir

ve kendimize özel bir diyet istiyorsak iletişim halinde

olmalıyız.

Örneğin; uygulayacağınız sağlıklı beslenme

programlarında genellikle yoğurt bulunur ama siz

yoğurt sevmiyorsanız, diyetisyeninize belirtmelisiniz

ki daha sonra uyamayacağınız bir programla evinize

dönmeyin.

Bu iki başlama adımından sonra geriye

sadece eğlence kalıyor. Sadece bakış

açınızı biraz değiştirmenizi istiyorum.

Unutmayın programınızda ne yazdığına

değil, o yazanla ne yapabileceğinizi

düşünürseniz daha eğlenceli olacak

NYX

37


Unutmayın

çeşitlendirerek

eğleniyoruz.

“Listemde yarım

su bardağı süt

yazıyor. Ama ben

şu an süt içmek

istemiyorum.”

O zaman sıcak

yaz aylarına

uygun bir buzlu

kahve içmeye

ne dersiniz?

½ Yarım su bardağı süt

½ su bardağı su

1 tatlı kaşığı granül kahve

Dilediğiniz kadar buz

Granül kahvenizi az miktarda sıcak suyla eritin.

Soğuk su, süt ve buzunuzu ekleyin.

Ara öğününüzün tadını çıkarın.

NYX

38


Fit Lezzet

Pembe

serinlik

“Ara öğünümde 1 Porsiyon meyve ve

½ su bardağı sütüm var.”

En sevdiğim ara öğün, hemen

1 porsiyon çileğinizi dondurun.

Buz kıracağınızın içerisine donmuş

çileklerinizi, yarım su bardağı sütünüzü,

dilediğiniz kadar buzunuzu ve biraz su

ekleyip, kendinize harika bir yaz içeceği

yapın. Dilerseniz nane yaprağı, limon kabuğu,

fesleğen veya kahve gibi aromatik lezzetlerle

içeceğinizi çeşitlendirebilirsiniz.

ve sırada

sağlıklı bir tatlı

Fit Cheesecake

Tabanı için;

• 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi

• ½ çay kaşığı tarçın

• 1 tatlı kaşığı bal

Yulaf ezmesi ve tarçını karıştırın. Balı ekleyin.

Tekrar karıştırın ve kasenizin içerisine yerleştirip, üzerini kaşık yardımıyla düzleyin.

Üzeri için;

• 1 yemek kaşığı Labne Peyniri

• 2 yemek kaşığı süzme yoğurt

• ½ su bardağı çilek

• 2 tatlı kaşığı bal

½ su bardağı çileğe 3 yemek kaşığı su ekleyerek iyice kaynatın. Yumuşayan çileklerinizi çatal yardımıyla

biraz ezin. Soğutun. Labne peyniri, süzme yoğurt ve balı iyice karıştırın.

Yulaf ezmeli karışımı koyduğunuz kaseye peynirli karışımın yarısını ilave edin. Üzerine çileklerinizin

yarısını koyun. Peynirli karışımın diğer yarısını ve çilekli karışımın diğer yarısını ekleyerek kat kat tatlınızı

oluşturun ve keyfini çıkarın.

NYX

39


OLCAY POULSEN

Sosyolog / Aile Danışmanı

olcay.poulsen@nyxmag.com

NYX

40


Ailede 4 Mevsim

“AİLE

KRALLARIN DAHİ

GİREMEYECEĞİ

GÜÇLÜ BİR

KALEDİR”

RALPH WALDO EMERSON

Aile; toplumun

en kutsal ve

en temel yapı

taşıdır. Bir

yaşam tarzı

olan kültür ve ona ilişkin değerlerin

ilk ve en somut göründüğü alan

aile kurumudur. Ailenin oluşumu

ve varlığını sürdürmesi, diğer

toplumsal etmenlerle birlikte var

olan toplumsal değerlerin ortak bir

ürünüdür.

Bazen güçlü aile kalemizin içine

bizim kontrol edemeyeceğimiz şeyler

girer, bazen de biz kaleden çıkarız.

Ve sonrasında bir bakarız ki; hiçbir

otoritenin müdahale edemeyeceği bu

yapı taşı, yerle bir olmuş.

Aileyi bu sonuca götürebilecek

faktörlerden bazıları:

1. Aileyi oluşturan bireylerin

birbiriyle olan ilişkileri ve yaşadıkları

sorunlar

2.Yaşla birlikte gelen psikolojik

durumumuzdaki değişiklikler

3.Aşk ve sevgiye yüklediğimiz

anlamlardaki değişiklikler,

4.Sorumluluklardan sıkılma ve

kaçma isteği,

5. Eşlerden birinde, gençlik

dönemlerine olan özlem,

6. Çocuk, anne-baba ilişkisi

üzerindeki dengesizlikler ve

anlaşmazlıklar,

7. Aile büyükleri ile (büyük anne -

büyük baba) yaşanan sorunlar,

8. Ailedeki fiziksel kayıplar,

9. Ailedeki sorumluluk adına rollerin

birbirine karışması,

10. Eşler arasında ki olumsuz

gelgitlerin yaşanması ve bu

yaşananların aile üyelerinin her

birine ayrı ayrı yansıması...

NYX

41


Aile olmak bir

sanattır.

Sanatı en iyi

şekilde icra

etmeyi, gerçek

ve mutlu bir aile

olduğunuzda

başarmış

olursunuz....

Sosyal bir varlık olan insan, soyunun

devamını sağlamak, birikimlerini

gelecek kuşaklara aktarmak,

ekonomik ve biyolojik bağ kurmak,

daha da önemlisi ait olmak, duygusal

ve fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak

için binlerce yıldır aile kurmaktadır.

Toplumların sahip oldukları sosyoekonomik

koşullar ve coğrafyası her

toplumun kendine özgü bir aile yapısı

oluşturmasına yol açar. Toplumsal ve

ekonomik koşullardaki farklılıklar aile

birliğinin var olmasını ve devamını

sağlayan unsurlarda da farklılıklar

yaratmaktadır. Aile aynı zamanda

bireylerin birbiriyle biyolojik,

psikolojik, ekonomik, sosyal ilişkiler

ve duygusal etkileşim içinde olduğu

bir gruptur.

Günümüzde çekirdek aile ve geniş

aile olmak üzere iki tip aile şekli

vardır.

Çekirdek aile denince, bir evde

oturan veya yaşayan karı-koca

ile varsa onların evlenmemiş

çocuklarından oluşur.

Geniş aile ise, anne-baba, kızlar,

oğullar, gelinler, damatlar ve

torunlarla birlikte aynı çatı altında

yaşayan aile tipidir. Geleneksel

yapısını koruyan toplumlarda bu aile

tipi hala vardır.

Bir de tamamlanmamış aile

tipi vardır ki; yoğun olarak batı

toplumlarında görülmekle birlikte,

son yıllarda özellikle boşanmaların

artmasıyla ülkemizde de parçalanmış

tamamlanmamış aile tipi görülür.

NYX

42


Ailede 4 Mevsim

AİLE TERAPİ YÖNTEMLERİ

SADECE BİR ARAÇTIR.

YÖNTEMLERİN

UYGULANMASINDA

BAŞARILI OLMAK KİŞİNİN

KENDİSİ İLE ALAKALIDIR.

Aile Terapisi 1950’li yıllarda uygulama alanına

girmiştir. Günümüzde, gelişmiş toplumlarda,

tıpta psikiyatrinin bir yan uzmanlık dalı olarak,

gerek önleyici, gerekse iyileştirici yaklaşımlar

içinde uygulanmaktadır.

Aile terapisinin genel amacı, aile-içi uyum

ve doyumu sağlayan davranışları artırıp, aile

içinde görülen uyumsuz tutum ve davranışları

minimuma indirmek ya da ortadan kaldırmaktır.

Aile terapisinin yoğunluğu, doğal bir birim olan

ailenin bütününe yöneliktir. Aile de toplumun

bir parçası olduğuna göre, terapi sürecinde

aile toplumun etkilerinden ayrı düşünülemez.

Aile terapisinde sorun bireysel değil, ailenin

bütünlüğü içinde aranmaktadır

Aile terapisi, ailenin mevcut yapısını inceler

ve aile içi ilişkileri, aile içinde oluşan sıkıntıları

sorunları bulur ve bunları analiz eder. Aile

bireylerinin yanlış algılarını kendilerine

anlatmaya çalışır. Problemler büyümeden

düzgün ve etkili iletişimle, konuyla alakalı

yöntem ve teknikleri kullanarak çözüme

ulaşılmasında yol gösterir.

Kısacası amaç; ailenin yaşadığı sorunların

çözümünün yanı sıra, aile bireylerinin

birbirlerini daha iyi anlamaları için, etkili ve

sürekli iletişimle sorunların üstesinden daha iyi

gelmesi konusunda yön bulmasıdır.

Sorunsuz mutlu bireylerin olduğu ailelerin

çoğunlukta olması dileğimle…

Bu köşede yazılarımın yanı sıra sizlerden

gelen soruları da yanıtlayacağım.

Sorularınızı

olcay.poulsen@nyxmag.com

adresime gönderebilirsiniz.

NYX

43


Plaj

Modası

Dünyaca ünlü markaların

çiçek desenleri, geometrik

desenler, etnik ve bohem

tasarımlardaki mayo, bikini

ve kaftanlardan oluşan

2020 plaj koleksiyonları,

göz alıcı renkleri ile

gökkuşağının tüm tonlarını

sahillere taşıyor.

NYX

44


NYX

45

Moda


Siyahın Asaleti

Plaj Elbisesi

Hemant & Nandita

Mayo

Emma Pake

Gözlük

MiuMiu

Mayo

Jets / Beymen

Bikini

Jets / Beymen

Mayo

Lisa Fernandez

Sandalet

Capri Positano

Bambu Çanta

Cult Gaia / Beymen

Küpe

Begüm Khan

NYX

46


Moda

Mayolar: Jets / Beymen

NYX

47


Geometrik Desenler

Gözlük

Burberry

Kısa Kaftan ve Çanta

Missoni

Mayo

Oseree / Beymen

Bikini

Oseree

Ayakkabı

Gianvito Rossi

Şapka

Ferruccio Vecchi

Küpe

Atasay

NYX

48


Moda

Mayo: Marysia / Beymen

NYX

49


Kumsal Işıltısı

Gözlük

MiuMiu

Mayo

Evarae

Mayo

Oseree

Bikini

Oseree

Küpe

Fvermeulen

Sandalet

Capri Positano

Plaj Pantolonu

Evarae

NYX

50


Moda

Beymen Club Plaj Koleksiyonu

NYX

51


NYX

52


Moda

MİNİ KAFTAN

HEMANT & NANDITA / BEYMEN

NYX

53


MİNİ KAFTAN

HEMANT & NANDITA / BEYMEN

NYX

54


Moda

Antibes Beyaz Çiçek Detaylı Bikini Üstü

MARYSIA / BEYMEN

NYX

55


NYX

56

SEVTAP ALTINEL

sevtap.altinel@nyxmag.com


Modanın Elli Tonu

beach

party’de

stilinizle

fark

yaratın

Yaz demek, benim için deniz, kum,

güneş, tatil demek. Bodrum ve Çeşme

plajlarında arkadaşlarla eğlenceli

saatler geçirmek bütün bir yılın

yorgunluğunu alır götürür. Tatil bitip

şehre döndüğünüzde tatille ilgili

aklımızda kalanlar arasında beach

partylerdeki güzel elbiseler, şık sandaletler ve

gözalıcı aksesurların ayrı bir yeri vardır.

Plajda etrafınıza baktığınızda ister 5.000 lira

ödeyerek çok ünlü bir marka bikini seçsin, ister pazar

tezgahındaki sepetten 45 liraya alınmış bikini giysin,

herkes aynı görünür.

Oysa saat 5’te beach party başladığında stil sahibi

olanlar hemen fark edilir ve bir adım öne çıkar.

Bundan sonra ben de NYXmag’da her sayı çarpıcı bir

stile sahip olmanız için önerilerde bulunacağım.

NYX

57


Canlı…

bol detaylı…

içinizi açacak

tasarımlar…

Onlyonestylekini mayo ve şapka takım: 200 TL

Onlyonestylekini etnik bikini takım: 180 TL,

şapka 85TL

Her kadının

bütçesine göre

güzel kıyafetler

giyme hakkı

vardır!

Onlyonestylekini koleksiyonları ile

uygun bütçe ile de şık olabilirsiniz.

Onlyonestylekini mini plaj elbisesi: 160 TL

Onlyonestylekini elbise:160 TL, terlik 160TL

NYX

58


Modanın Elli Tonu

Onlyonestylekini etek:130 TL

Onlyonestylekini bikini takım:180 TL

S’SARAC elbise 500TL

S’SARAC etek ve büstiyer takım 600TL

NYX

59


Sahillerin uçuşan etekleri

NYX

60


Moda

Pareolar

BELLE AME Accessories & Beachwear

Doğa ile uyum içinde kalma ihtiyacına

dikkat çekmek isteyen Bellame.es içindeki

geometrik detaylarla tavrı netleştiriyor...

Kimonolar

105x140 cm boyutlarında pareolar , kısa

ve uzun kimono seçenekleri, farklı kumaş

dokuları ile size rahatlık sağlar...

Yaza en güzel renklerle ve desenlerle

devam edin...

Pareolar 169 TL, kimonolar 149 TL’ den

başlayan fiyatlarla .

www.instagram.com/belleame.es

NYX

61


İkinci dalgadan önce

checkup yaptırıp

kronik hastalıklarınızı

çözümleyin...

Dr. Öğr. Üyesi Şevin Demir Başhekim yardımcısı olarak pandemi sürecinin yönetilmesindeki aktif rolünde

birçok başarılı karara imzasını atmış kahramanlarımızdan biri. Bir hekim, bir eğitici ve bir yönetici. Kendisine

yoğunluğunun arasında bize de vakit ayırdığı için ve değerli bilgilerini bize aktardığı için teşekkür ediyorum.

Maltepe Üniversitesi Hastanesi checkup polikliniğinde hastalarını kabul eden doktorumuzla yaptığımız keyifli ve

öğretici konuşmamızdan umarım sizler de keyif alırsınız.

Röportaj: Dr. Yasemin Aydın / yasemin.aydin@nyxmag.com

Checkup nedir?

Modern tıp artık hastalık ortaya

çıkmadan çok daha önce gerekli

önlemleri alarak kişinin sağlıklı

kalmasını sağlamayı amaçlıyor.

Checkup; sağlıklı görünen

insanların yüz yüze görüşme,

fizik muayene, laboratuvar ve

görüntüleme tetkikleri gibi bir

dizi standart işlem kullanılarak

yaşa, cinsiyete ve risk

gruplarına göre belirli aralıklarla

değerlendirilmesidir.

Kaç yaşından itibaren

ve hangi durumlarda

checkup yaptırmalıyız?

Her döneme özgü etkinliği

kanıtlanmış, yapılması gereken

farklı taramalar vardır. Örneğin;

bebeklik ve çocukluk çağında

inmemiş testisi, gelişimsel kalça

displazisini, görmeyi, işitmeyi,

fenilketonüriyi tarıyoruz.

Bu taramaları sağlam çocuk

polikliniğinde pediatristler ya

da aile sağlığı merkezlerinde

aile hekimliği uzmanları

yapıyor. Biz burada adölesan ve

erişkinlik döneminde taranması

gereken tansiyon, şeker, tiroid,

obezite, kalp hastalıkları,

meme patolojileri, kanserler,

kemik hastalıkları gibi tüm

taramaları üniversite hastanesi

güvenilirliğinde yapıyoruz,

çıkacak sorunların tedavilerini

hemen veriyor ve gereklilik

halinde ilgili bölümlerle iletişime

geçip onlara yönlendiriyoruz.

Checkup kim

tarafından ve hangi

sağlık kuruluşlarında

yapılmalıdır?

Aile hekimliği uzmanları

olarak sağlıklı bebeklerin

sağlıklı annelerden doğması, o

bebeklerin sağlıklı çocuklara,

adölesanlara, yetişkinlere ve

yaşlılara dönüşmesi bizlerin

temel görevidir. Yeterli ekipman

ve hekim donanımına sahip

yerlerde yapılmalıdır.

Checkup içeriği standart

mıdır?

Kişinin yaşına, sağlık

koşullarına göre farklı

paketlerimiz bulunuyor. Ayrıca

checkup ücreti nedeniyle

herkesin bütçesine göre,

kişinin önceliklerine göre

davranmamız gereken durumlar

da oluyor. O yüzden kişiye

özgü olmakla birlikte daha

dar, daha geniş, daha ayrıntılı

paketlerimiz mevcuttur. Buna

checkup öncesinde hasta ile

konuşarak, onunla birlikte karar

verebiliyoruz.

Checkup ile bütün

hastalıklar tespit

edilebilir mi?

Dünyada hiç bir yöntemle bütün

hastalıklar tespit edilemez

aslında. O yüzden biz genellikle

daha sık görülen hastalıkları

tespit etmeyi amaçlıyoruz.

Ama bunun doktor tarafından

yapılmasının önemi şurada

ortaya çıkıyor. Kişinin özgeçmişi,

aile geçmişi, alışkanlıkları yani

risk faktörleri, kişinin bazı

hastalıklara karşı riskini arttırır.

Biz de hasta ile konuşarak

bu hastalıklara karşı mutlaka

tarama yapmaya çalışıyoruz.

Sağlıklı bireylerde

checkup yaparken daha

çok hangi hastalıkları

saptıyorsunuz?

Öncelikle mutlaka

tansiyonlarına bakıyoruz.

Açlık şeker ve insülin bakarak

diyabet veya insülin direnci

tanısı koymaya çalışıyoruz.

Tiroid ultrasonuna bakarak

tiroid kanserlerini tarıyoruz.

Tiroid bezinde nodül varsa

gereklilik halinde biyopsiye

yönlendiriyoruz ve şimdiye

kadar yaptığımız checkuplarda

NYX

62


Röportaj

Dr. Öğr. Üyesi Şevin Demir

Maltepe Üniversitesi Hastanesi

Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı

NYX

63


Röportaj

bir çok tiroid kanseri saptadık.

Tümör belirteçlerine bakarak

bazı kanserleri düşündüren

durumlarda gerekli

yönlendirmeleri yapıyoruz.

Mesela; bazı tümör belirteçleri

yüksek olanlara endoskopi,

kolonoskopi öneriyoruz

ve bunun sonucunda bazı

hastalarımızda bağırsak tümör

ve kanserleri saptadık. Bu

saptanan hastalarımız erken

tanı sayesinde ameliyat oldular

ve hayatlarına sağlıklı bir

şekilde devam edebiliyorlar.

Meme ultrasonu ve mamografi

ile meme kanserlerine erken

tanı koyabiliyoruz. Karın

ultrasonlarında, bağırsakla

ilgili saptayabileceğimiz

hastalıklar, karaciğerde kitleler,

karaciğer yağlanmalarını

saptayabiliyoruz. Kadın

hastalarımızda smear testi ile

kanser taraması yapabiliyoruz.

Kolesterol düzeylerine

bakıp, hiperkolesterolemi

saptadığımızda uygun tedaviyi

veriyoruz. Aslında biz checkup

polikliniğimizde bir çok hastalığı

çözmeye çalışıyoruz.

Sağlıklı bireylere

ne sıklıkta check up

öneriyorsunuz?

Adölesanların birkaç yılda bir

checkup yaptırması yeterli

olabilir ancak 35 yaşından sonra

özellikle 40 yaşından sonra yılda

bir kere yapılması çok önemlidir.

Genç bireyler için de, özellikle

ailede önemli hastalıklar varsa

veya başka sebeplerden dolayı

doktora gitmiyorlarsa, yılda 1

kere giderek sağlık durumunu

tek seferde taramaları yeterli

olabilmektedir.

Pandemi şartlarında

checkup polikliniğiniz

hizmet vermekte mi?

Pandemi öncesinde check up

polikliniğimizin ciddi bir hasta

yoğunluğu vardı ama pandemi

sürecinde, özellikle ilk 1-2 ayda,

ben de hastaların gelmesini çok

önermedim. Çünkü ne olursa

olsun hastaneler enfeksiyon

kaynağıydı ve sağlıklı bir bireyin

acil olmayan bir durum için riske

atılması çok da mantıklı değildi.

Ama hastanelerimizde çok fazla

covid hastası kalmadı ve olanlar

da farklı bir alanda tedavi

altında tutulduğu için artık

bu risk ortadan kalktı. Bizim

covid-19 un ikinci dalgasını

da beklediğimiz bu dönemde,

ikinci dalgadan önce checkup

yaptırıp kronik hastalıklarını

çözümleyerek daha sağlıklı

bir şekilde ikinci dalgayı

beklemelerini öneriyorum.

Checkup işlemi öncesi

nelere dikkat etmek

gerekir? Polikliniğinize

gelmek isteyenler için

önerileriniz var mı?

Kan değerlerinin doğru

değerlendirilebilmesi için sabah

vaktinde ve aç olarak gelmelerini

istiyoruz. İdrar tetkiki ve

smear testi yapabilmek için

kadınların adet dönemlerinde

olmamaları gerekiyor. Bunlar

dışında gelmeden önce dikkat

edilmesi gereken bir şey

bulunmamaktadır.

NYX

64


NYX

65


BURÇİN YAŞAR ÜNER

Sosyal Medya Uzmanı

burcin.uner@nyxmag.com

NYX

66


instagram’da

TAKİPÇİ SAYINIZI

ARTTIRMAK İÇİN

11

Post Büyücüsü

ALT IN KURAL

Son yıllarda farklı birçok sosyal medya uygulaması çıksa da instagram popülerliğinden

hiçbir şey kaybetmedi diyebiliriz. Büyük kitlelere ulaşmak için en kolay ve en kalıcı

yöntemlerden biri. Tabii ki doğru kullanılırsa. Peki nasıl ulaşacağız bu büyük kitlelere?

Parasını verip takipçileri satın alarak mı? Tabii ki hayır! Takipçi satın alarak hesabınıza

ancak zarar verebilirsiniz. Çünkü satın alınan takipçiler çoğunlukla kalıcı olmaz,

kalanlar ise genelde sahte hesaplardır. Bu da etkileşim anlamında hiçbir işinize yaramaz. Hatta insanlar

takipçi sayınız ile yorum-beğeni sayınız arasındaki uçurumu fark ettiklerinde itibarınız da zedelenir ve

mevcut organik takipçilerinizden de kaybedersiniz. O yüzden en iyisi ipuçlarını vereceğim 11 kuralıı

uygulayarak kalıcı organik takipçi edinmeniz.

NYX

67


instagram için IPUÇLARI

1. Hashtag kullanın

Hashtag kullanımı, bir konu ile ilgili

fotoğraf ya da profil arayan insanların sizin

paylaşımlarınıza ulaşabilmesini sağlar.

Instagram her paylaşımda 30 adet hashtag

kullanabilmenize olanak veriyor. En iyi yöntem

paylaşımınızla ilgili birkaç etkili hashtag

seçmeniz olacaktır. Örneğin güzel bir manzara

fotoğrafı paylaşıyorsanız #manzara #doğa

#günbatımı #plaj #seyahat vs. Bir de kendinize

özel bir hashtag belirleyerek (slogan gibi) her

paylaşımınıza onu da ekleyebilirsiniz.

2. Sahip olduğunuz diğer

ağlardan faydalanın

Facebook ya da Twitter hesaplarınızla

İnstagram hesabınızı bağlayarak, o ağlarda sizi

takip eden insanları instagram hesabınıza da

çekmiş olursunuz. Bir internet siteniz ya da

bloğunuz varsa sitenizde instagram hesabınızı

eklemeyi unutmayın.

3. Kaliteli fotoğraflar paylaşın

Artık akıllı telefonlarla da iyi çözünürlükte

fotoğraflar çekebiliyoruz. Siz fotoğraflarınızın

belli bir kompozisyona sahip olmasına dikkat

edin. Estetikten uzak fotoğraflarla dolu bir hesabı

kimse takip etmek istemez. Örneğin anlık bir sofra

fotoğrafı bile paylaşacak olsanız masa örtüsünün

düzgün durmasına, ortada bir yerlerde plastik bir

su şişesi görünmemesine dikkat edin.

4. Aydınlık filtreler kullanın

Koyu filtreler yerine aydınlık filtreler seçmeniz

hesabınızın daha iç açıcı görünmesine neden

olacaktır. Ayrıca fotoğraflarınızda mavi renge

de yer vermenizi tavsiye ederim. Yapılan bir

araştırmaya göre mavi içeren fotoğraflar

diğerlerine göre ortalama %24 daha fazla beğeni

alıyor.

NYX

68


5. Takipçileriniz takipçi getirsin

Nasıl mı? Mesela çekilişler yaparak. Çekilişe

katılmak isteyenlerden fotoğrafınızın altına en

az 3 arkadaşını etiketlemelerini isteyin. Çekiliş

sonucunda büyük hediyeler vermenize gerek

yok. Bir parfüm, bir kitap da olabilir. Önemli

olan sizden henüz haberi olmayan insanların

hesabınızla karşılaşmaları.

6. Konum etiketi kullanın

Paylaştığınız fotoğrafa konum eklerseniz, konumla

arama yapan insanların da sizi bulabilmelerini

sağlamış olursunuz.

7. Düzenli paylaşım yapın

Mümkün olduğunca her gün ve hatta aynı

saatlerde paylaşım yapmaya özen gösterin. Bir

fotoğraf paylaştıktan sonra 1 hafta ara verirseniz

takipçilerinizin ilgisini kaybedebilirsiniz.

8. Paylaşım saatinizi ayarlayın

Yapılan araştırmalara göre, instagramda

etkileşimin en yüksek olduğu saatler hafta içi

14:00 – 15:00, hafta sonu ise 11:00 civarı.

Paylaşımlarınızı bu saatlere ayarlayabilir ya da

deneme-yanılma yoluyla en çok beğeni aldığınız

saatleri kendiniz bulabilirsiniz

9. IGTV, hikaye ve canlı yayın

özelliklerini kullanın

Hesabınızda sadece fotoğraf ya da kısa videolar

paylaşmakla kalmayın. IGTV, hikaye ya da canlı yayın

özelliklerini de kullanarak hesabınızı canlı tutun.

10. Yorumlara yanıt verin

Takipçileriniz paylaşımlarınıza yorum yaptığında

onlara nazik cevaplar vererek etkileşime girerseniz,

bu sürekli olarak sizinle etkileşimde kalma

ihtimallerini arttırır.

11. Rakiplerinizin hesaplarını

inceleyin

Çok takipçili, influencer hesaplarını gözden geçirin

Post Büyücüsü

daha planlı paylaşımlarla, daha fazla takipçi hayal değil!

NYX

69


İlham verİcİ, neşelİ, eğlencelİ

9

influencer

TAKİP ÖNERİSİ

Instagram’da yemek tariflerinden, makyaj önerilerine,

gezi paylaşımlarından, bebek bakımına kadar çok fazla

içerik üretici instagram fenomeni var.

Sizler için ilam verici, eğlenceli, neşeli paylaşımlardan

oluşan bir liste hazırladım. Keyifli takipler ve

paylaşımlar diliyorum.

@danlabilic

Başarılı makyaj videolarıyla

hayatımıza giren Danla

instagramın en popüler

isimlerinden. Sadece makyaj

değil gezi vloglarıyla da keyifli

paylaşımlarına devam ediyor.

@larissaburak

Brezilyalı model Larissa

Gacemer’in hesabı en pozitif

enerji dolu hesaplardan biri

olabilir. Eşi Burak Gacemer ile

dans ettikleri ya da komik anlarını

paylaştıkları videolar gerçekten

çok keyifli.

@ece.zaim

Mutfak Sanatları Akademisi

mezunu şef Ece Zaim’in

hesabında sağlıklı tatlılardan,

geleneksek yemeklere kadar

her türlü tarifi bulabilirsiniz.

Sunumları ve tarzıyla da dikkat

çekici bir hesaba sahip.

NYX

70


Post Büyücüsü

@kaansekban.

sacmalar

Bankacılık kariyerini bir anda

bırakarak sahne performansı

alanına yönelen Kaan Sekban,

hem iğneleyici hem komik

videoarıyla güldürürken, bir

yandan da farklı sektörlerde

çalışan insanların uğradığı

haksızlıklara da dikkat çekiyor

@nurbilenyavuzer

Uzman estetisyen Nur Bilen

Yavuzer hesabında güzellik

tecrübeleri ve bilgisini paylaşmak

dışında, kurucu ortağı olduğu

Beauty Omelette markasıyla

ilgili de paylaşımlarda bulunuyor.

Kendisine ilham veren anlık

fotoğrafları takipçileriyle

paylaşmaktan keyif alıyor.

@seydaerdogan

1 milyondan fazla takipçiye sahip

olan Şeyda Erdoğan ağırlıklı

olarak makyaj videoları paylaşıyor.

Tarzı ve paylaşımlarıyla gençlerin

beğenisini kazanmış gibi

görünüyor.

NYX

71


Post Büyücüsü

@berilbayindir

Başta blogger mom olarak

tanınan Beril Bayındır, oğlunun

büyümesiyle stil ve moda

paylaşımlarına ağırlık vermeye

başladı. Şık ve ilham verici bir

hesabı var.

@rachelaraz

Marka danışmanı ve içerik editörü

Rachel Araz instagramın sevilen

isimlerinden. Renkli kişiliğini

paylaşımlarına da yansıtan

Reççıl Kız özellikle meyve

desenli kıyafetleri ve takılarıyla

takipçilerine fresh postlar

sunuyor.

@hakankutahya

TLC kanalında ev yenileme

programı da yapan İç Mimar

Hakan Kütahya’nın dekorasyon

önerileriyle dolu hesabı evini

yenilemek isteyenler için tam bir

cevher. Özellikle hikayeler kısmını

kaçırmayın derim .

NYX

72


PLASMA QUAD PLUS

NEFES...

Filtre

Bakteri ve virüsleri %99’a varan

oranda azaltan* çift kademeli

Plasma Quad Plus Filtre ile Legendera,

sağlığınızı korumada da üstün.

*Japonya’daki bağımsız laboratuvarlarda gerçekleştirilen

test sonuçlarına göre belirlenmiştir.

Klimanın yeni yorumu.

Yakut Kırmızı

İnci Beyazı

Kuzguni Siyah

klima.mitsubishielectric.com.tr

NYX

73


FULYA YARAŞAN

Mindfulness Temelli Yoga Egitmeni

fulya.yarasan@nyxmag.com

NYX

74


Namaste

PAMUK GİBİ

BİR YOL

10 yıl önce, 5 yıl önce ya da 1 ay önce yaptığımız

bir şeyi düşündüğümüzde “Bunu yaptığıma

inanamıyorum, kör müydüm ben? ” dediğimiz

kararlar, hatalar vardır ve cümleyi kurabilmek

için bazı şeyleri “farketmiş” olmak, regüle bir sinir

sistemine kavuşmuş olmak gerekir. Şimdi hata olarak

gördüklerinizin ya da anlış zamanda alınan kararların

nedeni tamamen yaşın küçük olması değildir. Esas

neden kendinle henüz tanışmamış olmaktır, iç sesini

dinlemeyi unutmuş, zihninin karmaşıklığı içinde

kaybolmuş olmaktır. Şimdi baktığında nasıl o kararı

verdim dediğin kararları, belki de kaç – savaş - don

modundayken verdiğini bilmediğindendir. Bilmek için

çok derin, bazen zorlayıcı, bazen de kucaklayıcı bir

içsel çalışmadan geçmek gerekiyor. İçindeki o bilge

sesi yeniden duymak, nefes alıp verdiğini görmeye

ve bedenini hissetmeye başlamak, zihnini şu ana

getirmek için öğrenmen, çalışman gerekiyor. Benim

için bu içsel yolculuğu başlatan ya da zaten başlamış

olan yolculuğa ışık tutan yoga ve meditasyon oldu.

Herkes için farklı olabilir. Yürüyüş yapmak, dans

etmek, dua etmek, meditasyon yapmak, yoga yapmak

hepsi mümkün. Ama benim yolculuğumun önemli bir

kısmında yoga var ve tüm kalbimle söyleyebilirim ki;

iyi ki var.

NYX

75


“Yoga yapıyorum.” dediğinizde

umduğunuzdan farklı tepkiler

duymanız muhtemel.

Nedeni de yoganın

ne olmadığının

tam olarak bilinmemesi.

Yoga ne değildir?

1-Yoga spor değildir.

Evet, kaslarınızı uzatıp, bedeninizi şekle sokacak

pozlar var ama yoga bir spor dalı değil.

2-Yoga zayıflama yöntemi değildir.

Yogaya bu nedenle başladıysanız, beklentinizi

karşılamanız zor.

3-Yoga sadece zayıf ve genç insanların yapabileceği

bir şey değildir.

Maalesef günümüzün pazarlama taktiklerine maruz

kalan yoga, sadece 20 li yaşlardaki insanlar tarafından

yapılabilir olarak tanıtılıyor. Tamamen yanlış. 3 yaşında

da 20 yaşında da 60 yaşında da yoga yapabilirsiniz.

Kilonuz ya da boyunuz etken değildir. Her yaşta ve her

vücut tipinde insan yoga yapabilir.

4-Yoga din değildir.

Yoga Hinduizm ve Budizm den yüzyıllarca yıl önce

ortaya çıkmış bir teknik. Din değildir ya da dini

inancınızı / ritüellerinizi değiştirmenize neden olan

bir yol değildir. Aksine odaklanma ve anda kalma

becerisinin artmasını sağladığı için dini ritüellerinizi

daha odaklanmış, daha içinde kalarak yapmanıza

katkıda bulunur.

5-Yoga ayağınızı ağzınıza sokmak değildir.

Yoganın günümüz pazarlanma şeklinde en iyi yoga

yapanın en zor pozu yapan ve bunun fotoğrafını çekip

paylaşan olduğu vurgusu hakim. Oysa yoga en zor

pozu yapmak değil, çok daha fazlasıdır. Pozlar yani

asanalar ise yoga sutraları oluşturan Patanjali’nin

yoga felsefesinde 8 basamaklı yolun 3. Basamağı.

Önceki basamaklar kendisiyle ve dünyayla barışık,

huzurlu bir insan olmakla ilgili. Binlerce yıllık

kadim bilgide her pozun şifası var ancak kazanmak

ve kaybetmek yok. Kötü yok, olabildiğince iyi var.

Modern dünyanın diğerleriyle rekabet, daha iyisi, en

iyisi çabasının ise, yogada yeri yok. Kaç kişi varsa o

kadar yoga çeşidi var, çünkü yoga, kişiye has bir içsel

yolculuk.

NYX

76


Namaste

YOGA,

BİR

OLMAK

DEMEKTİR.

Peki, yoga nedir?

Yoga, bir olmak demektir. Evrenle, kendinle bir olmak.

Yoga, kendinizi dinlemek için bir içsel yolculuktur.

Yoga, sinir sisteminizi regüle etmek ve esnek

dayanaklılığını arttırmak için yapılabilecek bir

uygulamadır.

Yoga, bedeninizi farketmenin ve hissetmenin, nefes

aldığınızı yeniden görmenin bir aracıdır.

Faydası ve etkileri, hem günümüzde yapılan

binlerce bilimsel çalışmayla hem de binlerce yıllık

kadim bilgiyle ortaya konmuş yoga, kendi kendini

iyileştirmek isteyen kadın, erkek, çocuk, genç, yaşlı

herkese faydalı, denenmesini kalpten önerdiğim bir

yoldur.

Çok farklı ekollere ve tarzlara sahip yoga çeşidi var.

Benim uzmanı olduğum ise Mindfulness Temelli Yoga.

Hangisine gitsem diye düşünüyorsanız önce deneme

dersine gidin ve hocanın size verdiği enerjiye bir bakın

derim. Ders sonunda pamuk gibi çıkıyorsanız doğru

yerdesiniz, devam edin.

Hayatınızda başınıza gelebilecek olayları ya da

hayatınızdaki insanları değiştirme şansınız yok

ama kendinizi, kendi bakış açışınızı yani beyninizi

değiştirme, dönüştürme şansınız yaşınız kaç olursa

olsun var. Beynin, plastik gibi, şeklinin değişebileceği,

belli çalışmalarla daha olumlu, sakin,daha huzurlu

ve olaylardan daha az etkilenen hale gelinebileceği

kanıtlanmış. Yoga ve meditasyon günde belki 10

dakika belki 1 saat ayırarak yapacağınız bir şey. Ancak

24 saate sadece 10 dakika bile ayırarak ömrünüzün

kalan kısmını yeniden şekillendirmeniz mümkün.

Çünkü Şems’in dediği gibi “Sen değişirsen, dünya

değişir.”

Sevgiyle

Fulya Yaraşan

NYX

77


SEVİL BALABAN

Hayvan Hakları Gönüllüsü

sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

78


Patili Köşe

sokak

hayvanlarI

ASLINDA

KIMDIR?

Atlatmaya çalıştığımız bu salgın

günlerinde hayvanların da en az insanlar

kadar zor zamanlar geçirmekte olduğu

ve yardıma her zamankinden daha fazla

ihtiyaç duydukları gerçeği yüreğimi

kanatıyor. Sokaklarda yaşam mücadelesi

veren hayvan dostlarımız, gerek daha önce kapılarında

yemek buldukları birçok işyerinin kapanması, gerekse

hayvan severlerin zaman zaman getirilen sokağa

çıkma yasağı yüzünden yeterli besleme yapamamaları

nedeniyle bu durumdan olumsuz etkilendiler. Besleme

noktalarında uzun süre ne olduğunu anlayamadan

korkak, ürkek bekleştiler. Çok şükür ki; sokak

hayvanlarını besleyenlere tanınan ayrıcalık sayesinde

bu durum bir nebze de olsa düzeldi.

Hayvan sevgisi dediğimiz şey, aslında avcı ve

toplayıcı toplumlarda hiç bir şey ifade etmiyordu.

İnsanlar tarafından, kendi çıkarları doğrultusunda

evcilleştirilmesine kadar, hayvanlar sadece yiyecek

olarak görülüyordu.

Avcı atalarımızın karın doyurmak için avlanması

anlaşılır bir şey ve o zamanlar hayatta kalmak için

zorunluluktu. Ama sırf zevk için avlanmak, bir de

buna spor adını vermek, insanın kendi kendini

kandırmasından başka bir şey değil. Bana göre

avcılığın bir spor dalı olduğunu savunmak, zevk için

öldürmeyi yasallaştırma isteğinden başka bir şey değil.

İnsan psikolojisinin karanlık tarafı burada devreye

giriyor bence.

Mısır’da tahıl ambarlarına dadanan farelerden

kurtulmak için ilk kedi evcilleştirildi. Köpek ise,

insanlar tarafından korunmalarını sağlaması amacıyla

kurttan evrimleştirilmiştir. Böylece kedi ve köpekler

biz insanlarla yaşamaya başladılar.

Aslında “Sokak Hayvanı” kavramı tarım toplumundan

çıkıp şehirleşmenin başlaması ile ortaya çıkan bir

olgu. Şehirler bu kadar devleşmeden, bu kadar

betona gömülmeden önce, bahçeli evlerin çoğunlukta

olduğu bir ortamda hayvanlar bahçelerimizde,

evlerimizde bizimle birlikte yaşıyordu. Ne zaman

ki şehirler betondan oluşan birer yığına dönüştü, o

zaman insanların öncelikleri değişmeye ve hayvanlar

dışlanmaya başladı.

NYX

79


Fotoğraf: Shawn Reza / Pexels

Şehirler büyüyüp

doğadan koptukça

“hayvanat bahçeleri”

denen cehennemler

oluştu.

Sevgi, insan, doğa, hayvan

diye bir ayırım yapmadan,

her canlıya karşı

gösterilmesi gereken bir

histir. Hayvan sevgisi ise

ancak temelde var olan

insan ve doğa sevgisinin üzerine inşa

edilebilir.

Şehirler büyüyüp doğadan koptukça

“Hayvanat bahçeleri” denen

cehennemler oluştu. Ben hiçbir

canlının kafeslerin ardında olmasını

kabul edemiyorum. Para kazanma

uğruna hayvanın doğal yaşam

şartlarına aykırı bir ortam yaratılması

çok zalimce.

Hayvan beslemek, ihtiyaç kavramının

dışına çıkıp, sosyal statü belirtisi

olarak görülmeye başlayınca, para

karşılığında üretilen hayvanlar

gündeme geldi.

Üretim çiftliklerinin yanı sıra, bu

üretilen hayvanların uygunsuz

koşullarda satıldığı petshoplar da

hayatımıza girdi.

Hayvan hakları yasasının değişmesi

gereken en önemli maddelerinden

biri de petshoplarda hayvan

ticaretinin yasaklanmasıdır.

Sokak hayvanlarının hayat

şartlarının iyileştirilmesi esas olarak

belediyelerimizin görevi olmakla

birlikte, özellikle çocukların ileride

hayvan sever insanlar olması için

yapılabilecek çok fazla şey var.

İlkokuldan başlayarak hayvan

sevgisi ile ilgili ders konulmalı diye

düşünüyorum. Bu derslerde çevre

bilinci ve hayvanseverlik birlikte

işlenmeli ve çocukların sokak

hayvanları hakkında farkındalık

kazanmalarına yardımcı olunmalıdır.

Bazı aileler, çocuklarının

hayvanlardan korkmalarına neden

olacak davranışlar sergiliyor. Bunun

sonucunda çocuklar, hayvanların

toplumdan uzaklaştırılması gerektiği

şeklinde bir fikir ediniyor ve onlara

zarar verme eğilimine giriyorlar.

Bu davranışlar ileride çocuklarda

hayvan fobisi ve olası başka

psikolojik rahatsızlıkların oluşmasına

neden olabilir.

Çocukların hayvan sevgisi

kazanmasında kurumlar da

sorumluluk alabilir.

Örneğin; televizyonlarda gösterilen

dizi ve filmlerin senaryolarında,

sokaklardan veya bakımevlerinden

hayvan sahiplenilmesi ile ilgili

konulara yer verilse ne güzel olur…

Ya da başrol oyuncularından biri

hayvan dostu olsa, bu konuda

rol model teşkil edecekleri için,

sokak hayvanlarına bakış açısını

değiştirmekte çok büyük katkısı olur.

NYX

80


Patili Köşe

Fotoğraf: Sedat Altinbas / Pexels

Fotoğraf: Burak K / Pexels

Fotoğraf: NICE GUYS / Pexels

Sahipsiz sokak

hayvanlarının barınma,

yiyecek ve tıbbi yardım

kadar sevgiye ve

şefkate de ihtiyacı var.

Zaten sokaklarda çok

zor şartlarda hayatta kalmaya

çalışıyorlar. Bütün bu zorlukların

yanı sıra, kötü niyetli ve şiddet

eğilimli insanlara karşı o kadar

savunmasızlar ki...

Sokak hayvanlarına karşı

gerçekleştirilen şiddet eylemlerinin

artması, toplum sağlığını da tehdit

ediyor aslında. Yapılan araştırmalar

göstermektedir ki; hayvanlara şiddet

uygulayan kişilerin sonraki hedefleri

çocuklar olmaktadır.

Sokaklarda yaşayan küçük

dostlarımızı sahiplendirmek hem

onların hayatını kurtarır, hem

de çocuklarımıza hayvan sevgisi

kazandırmada önemli bir adım olur.

Bir röportajda oyuncu Tuna Arman

“Bu hayvanlara bakmak zorundayız.

Uzaydan gelmedi bunlar. Allah

yaratmış, bize emanet etmiş,

Sourav Mishra / Pexels

görmezden gelemeyiz.” demiş.

Çok doğru. Onlar birer nesne,

oyuncak değil. Onlar birer canlı. Bu

dünyada onların da yaşamaya hakkı

var. Bizler kadar hem de…

Bu köşemizde, zaman zaman

hayvanların hayatına dokunan

insanları konu edeceğiz. Zaman

zaman, minik dostlarımızın

hikayelerini anlatacağız. Zaman

zaman da hayvan hakları ile ilgili

gelişmelere yer vereceğiz…

NYX

81


NYX

82


moda

ilkbahar - yaz

2020

NYX

83


YAZ

DAVETLERİNİN

EN GÖZDE

ELBİSELERİ...

Dünyaca ünlü markaların

2020 Yaz koleksiyonlarındaki

en gözde gece ve parti

elbiselerini sizin için seçtik.

NYX

84


Moda

STEFANIA VAIDANI / BEYMEN

NYX

85


ALL THINKS MOCHI

Çağdaş tasarımların

geleneksel nakış

teknikleriyle

harmanı

Tasarımcı Ayah Tabari, dünyanın

farklı kültürlerinden esinlendiği

All Things Mochi 2020 Yaz

Koleksiyonu ile modaseverleri

kültürler arası bir yolculuğa

çıkarıyor. Çağdaş tasarımları

geleneksel nakış teknikleriyle

harmanlayan koleksiyon,

gündüzden geceye kolaylıkla

taşınan plaj elbiseleri, crop bluzlar

ve volanlı etekleri ile Beymen’de...

NYX

86


Moda

ALL THINGS MOCHI / BEYMEN

NYX

87


ALL THINGS MOCHI / BEYMEN

NYX

88


Moda

ALL THINGS MOCHI / BEYMEN

NYX

89


AgUA BY AGUA BENDITA

Çiçek desenleri ve

geleneksel el işlemeleriyle

zenginleşen bohem elbiseler

2020 yaz sezonunda Beymen’in exclusive

markaları arasına katılan Agua By Agua Bendita,

Kolombiya kültürünün sıcaklığını sezona taşıyor.

Koleksiyonlarıyla yerel zanaatkârları ve kadın

üreticileri destekleyen marka, çiçek desenleri

ve geleneksel el işlemeleriyle zenginleşen

bohem elbiseleri ile haute couture’ü plaj stiline

uyarlıyor.

NYX

90


Moda

AGUA BY AGUA BENDITA / BEYMEN

NYX

91


SIR.

Gündüz ya da gece

günün her saati için

sofistike tasarımlar

Avustralyalı marka Sir The Label,

2020 Yaz sezonunda Beymen’de

modaseverlerle buluşan koleksiyonu

ile ister plajda ister şehirde,

gündüz ya da gece günün her saati

için sofistike tasarımlar sunuyor.

Koleksiyon, cesur sırt dekolteleri ve

işleme detaylarıyla dikkat çekiyor.

NYX

92


Moda

SIR THE LABEL / BEYMEN

NYX

93


VICTORIA BECKHAM

Victoria Beckham’ın kendi

adını taşıyan markası, bu sezon

nostaljik siluetlerin hakimiyetinde.

Koleksiyondaki feminen ve

romantik elbiseler, 2020 yazının

gözde tasarımları arasında yer

alıyor

NYX

94


Moda

TADASHI SHOJI

Fırfırlar ve tül katmanlardan oluşan

pastel tonlardaki tasarımlar

NYX

95


ALEX PERRY / BEYMEN

NYX

96


Moda

ALEXIS / BEYMEN

NYX

97


Vakko Kadın Yaz Koleksiyonu Online Trunk Show ile Sunuldu.

Canlı, dinamik ve stil sahibi Vakko tasarımları, doğanın ortasında gerçekleşen trunk show ile

tanıtıldı.

Bu sezon renkler, emprimeler, ileri ve geri dönüştürülebilir malzemelerle buluşuyor.

Farkındalıktan yola çıkarak siluetlerin yaşam enerjisi ve coşkusuyla bütünleştirdiği bir anlayışa

sahip olan koleksiyon, stili, malzemeleri ve tasarım detayları ile fark yaratıyor.

5 ana temadan oluşan koleksiyon sıcak yaz günlerini ve gecelerini ise güçlü ve enerji dolu bir

siluet ile karşılıyor.

NYX

98


NYX

99

Moda


NYX

100


NYX

101

Moda


NYX

102


NYX

103

Moda


NYX

104


NYX

105

Moda


moda

NYX

106


NYX

107

Moda


NYX

108


NYX

109

Moda


NYX

110


NYX

111

Moda


NYX

112


Moda

LEVI’S® PRIDE 2020

Use Your Voice (Sesini Duyur)

“Sesini Duyur!” sloganını bir toplanma çağrısı olarak benimseyen bu

yılki koleksiyon, tamamen kendini ifade etmeyi en üst seviyeye

çıkarmak ile ilgili. Koleksiyonda Levi’s® ve yeni Levi’s® serif logolu,

“Use Your Voice“ baskılı çeşitli grafik tişörtlerin yanı sıra indigo ve

soluk batik desenli denim şortlar ile kombinleyebileceğiniz taşlanmış

indigo ve yine soluk batik desenli, sırt kısmı “Use Your Voice“ işlemeli

denim trucker ceketler de yer alıyor. Diğer göze çarpan parçalar ise

gökkuşağı tonlarında Levi’s® serif logosu baskılı, lavanta rengi kısa

tişört ve holografik yansıma kaplamalı özel trucker ceket! Ayrıca

Zorlu Center Levi’s® mağazasında bulunan Levi’s® Print Bar, çok

sayıda farklı batwing logolu çanta, süveter ve tişörtler için

kişiselleştirme seçenekleri sunuyor.

NYX

113


RUHUNUZA İYİ GELECEK

RENKLER, DESENLER

YAZ SEZONUNUN

TREND TASARIMLARI

OLEG CASSINI’DE

KEŞFETMENİZİ BEKLİYOR!

Sosyalleşmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz

bu günlerde kalabalıktan uzak yakın

çevrenin katıldığı organizasyonları daha çok

tercih eder olduk. İzolasyonunun bitmesiyle

beraber içimizi ısıtan sıcacık yaz aylarına da

adım atmış bulunuyoruz.

Dolaplarımızı adeta bir şenlik havasına

büründürecek capcanlı renkler ve

desenlerde elbiseler davetlerin

vazgeçilmezi oluyorlar.

Yalnızca davetlerde değil sokakta,

işte, toplantıda ya da arkadaşlarınız ile

buluşulan öğle yemeklerinde

şık ve cıvıl cıvıl görünmek isteyen

kadınların tercihi Oleg Cassini

rengarenk bir koleksiyonla ruhu hep

heyecanlı, göz alıcı kadınlara sesleniyor.

5 ana temadan oluşan koleksiyon

sıcak yaz günlerini ve gecelerini ise

güçlü ve enerji dolu bir siluet

ile karşılıyor.

NYX

114


NYX

115

Moda


Mavi Gökyüzü ve Bahar

Çiçekleri Esintisi...

Gökyüzünün en berrak halini bahar

çiçekleriyle üzerinizde taşımaya ne

dersiniz? Davette veya sokakta, nerede

isterseniz giyebileceğiniz bu zamansız

elbiseye haraketli fırfırlar ve volanlar

eşlik ediyor. Bel oyuntusunu belli eden

tasarım bu sezonun trend renk ve

desenleriyle buluşmuş. İstediğiniz gibi

kombinleyebileceğiniz bu elbise bir

öğlen yemeğinde ayağınıza giyeceğiniz

sandalet ya da akşam davetinde topuklu

ayakkabı ve ışıltılı mücevherler ile

tamamlanabilir.

Sade Ve Gösterişli

Bir Stil...

Kalın askılar ve bu sezonun

vazgeçilmezi fırfır detaylar ile her yerde

giyebileceğiniz zamansız bir parça.

İster doğum günü kızı olun isterseniz

arkadaşlarınızla buluşup eğlenceli

bir organizasyona katılın belki de en

yakın arkadaşınızın nikah sonrasına

kutlamasına davetlisinizdir. Her

ortamda rahatlıkla tercih edebileceğiniz

bu elbise ışıltılı mücevherleriniz ile

tamamlansın.

NYX

116


Moda

Vahşi Desenlerin En

Sevileni Leopar...

Yıllardır dolaplarımızın değişmeyen

desenlerinden biri olan leopar bu

sezon da yükselişine devam ediyor.

Artık her yerde görmeye alıştığımız

vahşi desenler dolapların vazgeçilmezi

elbiseler ile şıklığı özgürlük ile beraber

getiriyor. V yaka, şifon kumaştan

fırfırlı bu leopar desen elbise sizin de

vazgeçilmez parçalarınızdan biri olmaya

aday. Dore ayakkabılar, toplu saçlar ve

ayakkabınıza eşlik edecek altın renginde

mücevherlerinizle stilinize zengin bir

görünüm katabilirsiniz.

Danteller ve Etnik

Romantizm...

Nude renginin etnik dokulu dantelle

buluşması sanki vahşi batıda yaşıyor

hissine kapılabilirsiniz. Dik yakasıyla

asil, fırfırlı omuz detayı ile haraketli bir

görünüm yakalayabilirsiniz. Modern ve

kendine güvenen kadınları bekleyen bu

tasarım etnik küpeler, doğal taş yüzükler

ve kovboy botları ile asi ve romantik bir

stil oluşturabilirsiniz.

NYX

117


Güneşe

çıkmaya hazırsın!

TOMMY HILFIGER yumuşak

uçuşan elbiselerden

oluşan koleksiyonu ile

güneşi karşılıyor...

NYX

118


NYX

119

Moda


O. SUAT ÖZÇELEBİ

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri Kurucusu ve Sözcüsü

Siyasal İletişim Danışmanı

suat.ozcelebi@nyxmag.com

NYX

120


Vizesiz

Türkiye

Avrupa

Vizesiz Dünya

Dünya

Merhaba

Yeni kadın dergisi NYXmag’de ilk

sayısından itibaren hayatımızın temel

renklerinden, güzelliklerinden biri

olan seyahat ile ilgili yazılarla birlikte

olacağız. Seyahat, dünyayı küçülten, sadece bir

turizm faaliyeti olmaktan çoktan çıkmış yüzyıllardır

insanı insana anlatan kapsamı gittikçe büyüyen bir

alan. Asırlardır gezginlerin dünya kültürüne miras

bıraktıkları “seyahatnameleri” okuyarak dünyayı

yeniden keşfediyoruz. Bizler büyük seyyah Evliya

Çelebi’nin torunlarıyız.

Kurucusu ve sözcüsü olduğum “Seyahat Özgürlüğü

Gönüllüleri” de bu inançla yolunda yürüyor,

Türkiye’nin temel “seyahat sorunlarına” eğilmeyi

sürdürüyoruz.

Ve Seyahat Özgürlüğü Gönüllülerİ

bu yıl 10 yaşında!

Dünyanın en pahalı pasaportu olan Türk pasaportuna

yönelik “seyahat özgürlüğümüzü geri istiyoruz”

kampanyası başlatmıştık 2010 yılında. Bu

kampanyada yüzde 50 pasaport ücreti indirimi

hedefine ulaştıktan sonra Türkiye’den ve Dünya’dan

kampanyaya da destek veren birçok yurttaşımız,

gezgin ve seyahatsever aynı yıl sosyal medyada bir

araya geldiler. Ve hep birlikte “Seyahat Özgürlüğü

Gönüllüleri”ni kurduk. Yüzlerce gönüllüsüyle bağımsız

bir topluluk ve platform olarak 10 yıldır pasaport, vize

başlığını daha da genişleterek “seyahat özgürlüğü”

kapsamında bize doğrudan yansıyan birçok konuda

mücadelemizi yılmadan sürdürüyoruz.

Şimdi yayın hayatına yeni başlayan pırıl pırl NYXmag

dergisi’nde de sizlerle “seyahat özgürlüğü” temasıyla

birlikte olacağım.

NYXmag’de “seyahat özgürlüğü” başlığı ile ele

alabileceğimiz her konuyu paylaşmaya, hepinizi

ilgilendiren temel problemlere ya da gelişmelere,

Türkiye’den ve dünyadan farklı içeriklerle dikkatinizi

çekmeye çalışacağım.

Elbette önceliğimiz her zaman Türkiye olacak. Tüm

gezginlerden gelen mesaj ve duyurulara da yer

vermeye çalışacağım. Türkiye’den yollara düşen

çok sayıda gezgin bugün dünyanın birçok yerinde

sizlerin de ilgisini çekecek ilginç maceralar yaşıyor,

paylaşımlarda bulunuyor. Onların da sesi olmak

istiyorum.

Ve elbette COVID-19… Virüsün dünyada en çok

etkilediği ekonomik alan seyahat ve turizm oldu.

Yüzde 60-70 seviyesinde gerilemeler yaşandı. Ülkeler

biraz geç kalsalar da hemen sınırlarını kapadılar,

hatta Avrupa Birliği (AB) schengeni askıya aldı. Şimdi

yavaş yavaş sınırlamalar kalkıyor ve uçuşlar kademeli

olarak başlıyor. Ancak yeni tip koronavirüsün

etkileri, şu anda seyahat özgürlüğünün ülke içinde

ve dışında yeniden tanımlanması, getirilen sınırlama

ve önlemlerle üzerine yeniden düşünülecek temel

konulardan biri haline geldi.

Koranavirüs uzun süre seyahatseverlerin

gündeminde olacak. Hatta ilk yansımalarından birini

“Pandemi vizeleri de yedi mi?” adlı yazımda ele aldım.

Bu sayıda ağırlıklı olarak “Türkiye’nin 2020 Yılı

Seyahat Özgürlüğü Bilançosu”nu yazdım. İlginç

ayrıntılar var göz atın. Temel hedefimiz “Vizesiz

Türkiye, Vizesiz Avrupa, Vizesiz Dünya” herkese

seyahat özgürlüğü yolunda çalışmaya, yazmaya devam

edeceğiz. Önümüzde hep birlikte “Vizesiz Dünya” için

aşmamız gereken uzun bir yol var.

Ne diyordu Epiktotes; “ mutluluk gidilen yolun

üzerindedir, yolun sonunda değil.” Yeni sayıda

görüşmek dileğiyle, iyi okumalar...

NYX

121


yurtdışı

vize

PANDEMİ

VİZELERİMİZİ DE

YEDİ Mİ?

Pandemi birçok kişinin tatil planlarını da

alt üst etti. Özellikle yurt dışına gitmek

için vize alarak tatil planları yapanlar,

hem vize harçları, ulaşım, konaklama

giderlerinin tam karşılığını alamadı hem

de tatillerinden oldular. Çifte bir zarar söz

konusu.

Schengen bölgesine gidecek olanların vizeleri için

Alman Radyosu ARD bu konuyu gündeme getiren bir

haber yaptı. (habere ulaşmak için tıklayınız) Bu konuda

mağdur olanlardan biri olarak ben de bu programda

düşüncelerimi, aslında Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

için de taleplerimizi dile getirdim: Herkesin, yeni

başvuru, vize harcı, vize büro ücreti alınmadan

vizelerinin en azı 3 ay olmak üzere aldığı süre kadar

uzatılması…

Şu anda netleşmemekle birlikte AB Komisyonu’nda

genel eğilim schengen vize harçlarının alınmaması

ve pandemi süresi kadar vizelere ek yapılması, 3 -4

ay gibi. Yani vize bürosu harçlarını yine ödeyecek,

başvuru için bütün o bilgi ve belgeleri yine

toparlayacağız.

Ve en önemlisi başvurumuz daha önce vize alsak

bile yeni belgelerimize göre bakılarak yeniden

değerlendirilecek. Yani vize başvurunuz, özellikle

maddi durumunuzda bir sporun yaşandıysa

reddedilebilir. Üstelik yeni COVID-19 soruları ve

formlarına da maruz kalınabilir. Kısacası kazanılmış bir

hakkın yine yok sayılması riski az değil.

Bu durumun özellikle Temmuz ayından sonra

netleşmesini bekliyoruz, bazı ülkeler açılımı Ağustos

ayına bıraktı. Bu konuda netlik sağlandığı anda biz de

“vize”mücadelemizi başlatacağız. Sizleri de haberdar

edeceğim.

Türkiye 2020 Se

Türkiye’de insanlar temel ve Anayasal bir hak olmasına

rağmen seyahat özgürlüğü konusunda dünyada birçok

ülkede eşi benzeri olmayan sorunlarla karşı karşıyadır.

Bu ülkenin yöneticileri ve yurttaşları tarafından da

Yurtdışı Çıkış Harcı

Dünyada sadece Türkiye’de olan bir uygulama, özel

yasası var. 7 yaş üzerinde olan bazı istisnalar dışında

tüm yurttaşlarımızın yurt dışına çıkarken ödedikleri

bir harçtır.

15 lira idi, 50 liraya çıkarıldı. Cumhurbaşkanının

150 liraya kadar artırma yetkisi var.

Pasaport

T.C. pasaportu Dünyanın en pahalı pasaportu

ünvanını döviz kurundaki oynamalar nedeniyle

Avustralya pasaportu ile birlikte paylaşıyor. Ancak

asgari ücret karşılaştırması ile birlikte ele aldığımız

zaman dünyanın açık ara en pahalı pasaportu. 10 yıllık

pasaport tam 1.154,8 lira.

Yeşil Pasaport Ayrımcılığı

Dünyada 3 çeşit Türkiye’de 4 çeşit pasaport var. 4.

pasaportun adı Hususi (Yeşil) pasaport, devletin

bürokratları ve ailelerine vize ve harç için sağladığı bir

imtiyaz. Ancak yaklaşık 1,5 milyon kişinin kullandığı

bu imtiyaz yurttaşlar arasında ayrımcılık yaptığı

için Anayasa’nın kanun önünde eşitlik ilkesine açık

bir şekilde aykırıydı. Şimdi bu ayrıcalık artırıldı,

belli ihracat koşullarını yerine getiren şirketlere, iş

adamlarına ve son olarak belli bir süre görev yapmış

avukatlara da veriliyor.

Sayıları gittikçe artan ve sadece 160 lira defter ücreti

ödeyen, harç ödemeyen yeşil pasaportlular açık bir

eşitsizliğe imza atıyorlar.

NYX

122


Vizesiz Dünya

yahat Özgürlüğü Bilançosu

bu durum adeta kanıksanmıştır. Seyahat Özgürlüğü

Gönüllüleri 10 yıldır hem bu algıyı değiştirmek hem

de kamu otoritesinin ciddi değişiklikler yapması için

kampanyalar yapmaktadır. Temel bir insan hakkı

olan “seyahat özgürlüğü” konusunda 2020 yılında da

Türkiye’de maalesef bir ilerleme kaydedilemedi.

Aşağıda sürekli takip ettiğimiz “ Seyahat Özgürlüğü”

sorunlarının 2020 bilançosu yer alıyor:

Pasaportumuzun

dünyada eşi benzeri

olmayan özellikleri

var

• Her yıl otomatik olarak zamlanan dünyanın

tek pasaportu. Özel yasa gereği her yıl ekim

ayında yeniden değerleme oranında

zamlanıyor. Bu yıl pasaport ücretleri %22,18

zamlandı.

• Pasaportlarımız Darphane’de basılıyor ve

maliyeti sadece 8,26 lira (2018) ve biz

140 katı ücret, 1155 lira ödüyoruz.

• 24 yaşın altındaki öğrenciler sadece defter

ücreti ödeyerek, 160 liraya pasaport sahibi

olabiliyorlar. Ancak öğrenci olmayan tüm

çocuklarınız için 5 yıllık pasaporta 10 yıllık

pasaport ücreti ödemek zorundasınız.

• Dünyanın birçok ülkesinde yaşlılar için

(+65 yaş) pasaport ücretleri indirimli

Türkiye’de bu da uygulanmıyor.

• Çipli pasaporta geçildikten sonra pasaport

sayfa sayısı 64 olarak korunmuştu, fakat

son 2 yıldır pasaportların sayfa sayısı yarıya

yakın düşürüldü. Artık 38 sayfa. Yani daha

hızlı dolacak ve tekrar ücret ödemek zorunda

kalacağız.

Vize Sorunu

Avrupa Birliği (AB) haksız vize uygulamalarını ve

yüksek vize harçlarını sürdürüyor. Giriş kapılarında

ve konsolosluklardaki kötü muamele ve keyfi vize

vermeme tutumunda belli bir iyileşme olsa da

maalesef bu uygulamalar da sürüyor. Hala vize

işlemlerinde defalarca vize almış kişiler için bile

gereksiz bir bürokrasi ve evrak yığını ile insanlar adeta

bezdirilmeye, caydırılmaya çalışılıyor.

Geri Kabul Antlaşması ve ardından yürürlüğe gireceği

belirtilen “vize muafiyeti” hala bir hayal olarak

duruyor. 60 euro olan schengen vize ücreti 2020

yılında Avrupa Komisyonu tarafından 80 euroya

çıkarıldı. Ayrıca vize işlemlerini yapan bürolar 20

euro daha alıyorlar. 4 kişilik bir ailenin AB seyahati

ulaşım, konaklama ücretleri hariç toplam vize ücreti

320 euroyu buluyor. Temel bir insan hakkı olan

seyahat özgürlüğü, Ankara antlaşmasıyla tanınmış ve

işletilmeyen “Vizesiz Avrupa” hedefleri, bugün AB için

Türkiye ile siyasi bir pazarlık konusuna indirgenmiş

durumda.

Pandemi ile birlikte vizelerle ilgili yeni başlıklar

ve yurttaşlarımızdan bürokratik farklı talepler

beklenmesi sürpriz olmayacak. Örneğin kimi AB

ülkelerine girmek, 14 günlük karantina yaşamamak

için 48 saat içinde yapılmış Covid-19 testi şu anda

birçok ülke için netleşmiş görünüyor.

Dünya’da hala birçok ülkeye ancak vizeyle

gidebiliyoruz. Vizesiz seyahat edebildiğimiz ülke sayısı

2020 Henley vize endeksine göre dünyada sadece

111 ülkeyi kapsıyor. Bu endekste 55. Sıradayız. 1.

sırada bulunan Japon pasaportu ile 191 ülkeye vizesiz

gidebiliyorsunuz.

NYX

123


hikayeler

Hepimizin içinde, dışımıza yansıttığımızdan daha derin,

daha anlaşılmaz bir yanımız vardır. Hangi olay, hangi kişi

bunu açığa çıkarır: Bilinmez bir tarihi bekler...

Yıllarca avukatlık yaptıktan sonra, hep içimden geçen,

ihtiyacım olan ; o “ bir yıl ara verme” isteğini nihayet

geçen sene gerçekleştirdim. Artık çalışmıyordum...

Başlarda “ biraz dinleneyim” moduyla hayatı,

hafif adımlarla gezinirken sonrasında “ruhumu, doğamı

yaşarım” moduna terfi etmeyi düşünüyordum. Bu

bir yıllık süreçte, yeterince uyuyacak, dinlenecek,

gezecek ve hayatımı hiç olmadığı kadar güzel ve mutlu

yaşayacaktım. Daha sonra yenilenmiş ve enerjimi bulmuş

bir şekilde çalışma hayatına geri dönecektim.

Ruhsal yönden huzurlu olduğumu düşünürken,bu

hissi yeterince duyumsayamadığımı da fark ediyordum.

Bu ruh halimi, eski yaşam alışkanlıklarıma

yorumluyordum.

Kalemler

ve Silgiler

NAŞİDE SAĞLAM

naside.saglam@nyxmag.com

Evet, iş sorumluluğum yok, sıkıntım yok, stresim yok,

ailemle birlikteyim...O halde epey rahat olmalıydım.

Hayır!.. Böyle değildi... İçimde çözemediğim bir şeyler

oluyordu. O hep iyi anlaştığım ruhum, bir dil konuşmak

istiyordu ve ben anlayamıyordum. Sonunda dilini

çözemediğim ruhum, bedenime yüklenmeye başladı.

Her gün bir rahatsızlığım, bir hastalığım oluşuyordu. En

son, “huzursuzluktan” yola çıkarak sebebini Google’da

aradığım , ”huzursuz bacak sendromu” olmuştum.

Doktorun : ”Bir sıkıntınız mı var? Stresli misiniz?”

sorusuna verdiğim “Hayır ,tam tersine çok rahatım.

Stresli bir işim vardı. Şu anda böyle bir yük de yok.

Psikolojim gayet iyi” cevabım, sadece beni ikna etmişti.

Doktorun verdiği kas gevşetici, vitamin ilaçlarını

kullanırken “Acaba yeterince dinlenemiyor muyum?

Yeterince uyumuyor muyum?” düşüncesi ile vücudumu

daha çok dinlendirmeye çalışıyordum.

NYX

124


Sonra bir gün, mutfakta” 10 dakikada hazırlanıp,

30 dakikada fırında pişen, 5 dakikada yenen” türden

bir kek yaparken “Şunu katsam ne olur, bunu da

katsam, şu da iyi gider mi “ diyerek kendi zevkime

göre bir kek hazırlamaya başladım. Kakaolu harcı

da ekleyerek ;sanatsal bir görüntü oluşsun diye

üstünü çizerek karıştırdığım kekin, ebruli görüntüsü

ile fırından çıkmasını beklerken; içimde bir şeylerin

kıpırdandığını hissettim. Bu dünyada değil de kendi

iç dünyamda bir yerlerdeydim. Tanıdık bir şeyler

oluşuyordu. Küçücüktü ama kelebek gibi çırpındı.

Birkaç gün sonra, köye gittim. Baharı, doğayı köyde

yaşamak istiyordum. Bir gün, fotoğraf makinesi

elimde, akşamüstü köye dönecek sürüyü bekliyordum.

Takip ettiğim üstad fotoğrafçıların portfolyosunda

mutlaka bir “sürü fotoğrafı” vardı. Hayranlıkla

izlediğim toz bulut içindeki bu “sürü fotoğraflarından”

bir tane de bende olmalıydı. Gün batımı ile birlikte

koyunların sırtına vuran güneş ışıltıları ile oluşan

kompozisyonu çekmek istiyordum. Toz bulutlu da

olursa harika olacaktı.

Konuşlandığım yerde zamanın geçmesini

beklerken; gözüm, hemen önümde duran çiçeklere

takıldı. Gün batımı ile birlikte ışıl ışıl parlayan,

albenileri daha da ortaya çıkan çiçekler, ne kadar

güzellerdi ne kadar masum... Çiçek fotoğraflarını

çekmeyi seviyordum ama fotoğraf sitelerinde

istediğim gibi paylaşamıyordum; çünkü çiçek

fotoğrafları “konulu fotoğraflar“ kadar üstatlarca ilgi

görmüyordu. Hatta, çektiğim fotoğrafları paylaştığım

bir sitede, fotoğrafçı üyelerden biri, mesaj atıp: ”Sizin

oralarda daha farklı, daha güçlü kompozisyonlar

çekebileceğiniz imkanlarınız varken, çiçek fotoğrafları

çekmek sizi geliştirmez” deyince çiçek paylaşımlarımı

durdurmuş ve paylaşmaya çekinir olmuştum.

Çiçekler, işte şimdi; tam karşımdaydı. Rengarenk

güzellikte ve kusursuzlardı. Hafif rüzgarın etkisi ile

sallansalar da büyülü duruşlarından, asilliklerinden

hiçbir şey kaybetmiyorlardı. Sürekli gülümsüyorlar

mıydı? Belki konuşuyorlardı... Duymayan bendim

belki de. Hissediyordum onları. Sessiz bir iletişim

içindeydik. Her şeyi unutmuştum, sürüleri bile .O

anı yaşıyordum. Fotoğraflarını çekiyordum. Bir,iki...

onlarca, yüzlerce... Onları, o anları sonsuzlaştırmak

istiyordum. Ömürleri o kadar kısaydı ki; bir gün

sonra yağacak doluda kaybolabilirlerdi... Onlar

bunu umursamıyor gibiydi. Mutlu mutlu, bana poz

veriyorlardı. Severek, gülümseyerek çekmeye devam

ediyordum. Benim de içimde çiçekler açıyordu sanki.

Fark edilmeyi bekleyen bu güzellikleri çekerken

hislerimin farkına varıyordum sanki. Yine başka bir

dünyada gibiydim. Yine kıpırtılar hissettim. Başka bir

duygu, başka bir his.

Umutlu, sevgi dolu, çocukça, masum, büyülü...Ruhumu

sağaltıyordum...

Evet, bulmuştum. Yıllardır ilgi görmeyi bekleyen

hayal dünyam, düşlerim ortaya çıkıyordu. “En son

ne zaman başroldeydi” diye düşündüm. 10 yıl

önce mi? Hayır. Üniversite yıllarında mı? Hayır.

Lise de mi? Evet!.. Lise son sınıfta edebiyat dersi

kompozisyon sınavı, en sevdiğim sınavdı. Edebiyat

hocası, sınav kağıtlarımıza bir giriş paragrafı yazdırıp,

devamını hikayelendirmemizi isterdi. Ve bilirdim

ki gözü üstümdeydi. “Bu sefer ne yazacak?” diye

meraklandığını da bilirdim. Her sınav kağıdına öyle

karekterler koyup, öyle betimlemeler yapıyordum

ki , hayal gücüm karşısında şaşırıp kalıyordu. Bitirip

de verdiğim her sınav kağıdını hızlıca ve meraklı bir

şekilde okurdu.

Şimdi bu çiçekler, sınav kağıdım olmuştu. Elimde

kalem değil, bu sefer fotoğraf makinam vardı...

Sonra ne mi yaptım?

Belki bir şeyler karalarım diye yanımda taşıyıp;

hiçbir sayfasına dokunmadığım küçük defterimi

çantamdan çıkardım ve yazmaya başladım.

Öyle ya :

“Yazmak, belki de düşlere itiraftı.”

NYX

125


NYX

126


NYX

127


DAĞHAN SÜREK

daghan.surek@nyxmag.com

NYX

128


Notaların Peşinde

MÜZİĞİN

İNSAN

BEDENİNDE

YARATTIĞI

ETKİ

Müziğin insan bedeninde yarattığı

etki kokuyla eşdeğerdir. Nasıl

ki bir koku bizi geçmişteki bir

anımıza götürüyorsa, müzik de

bizi geçmiş anılarımıza anında

götürebilir veya geçmişte

dinlediğimiz bir şarkıyı

duyduğumuzda, o zamanki anılarımıza dalıp gidebiliriz.

Hayatta gıdadan sonra en ihtiyaç duyulan şey müziktir.

Müzik ruhun gıdasıdır...

Köşemde, hayatımızda bu kadar önemli yeri olan

müzikle ilgili paylaşımlarda bulunmak istiyorum.

Evet, burada bazen bir bestecinin, bazen bir aranjörün

yola çıkış hikayesini bulacaksınız. Yarattıkları

eserlerin nasıl oluştuğuna dair müziğin mutfağından

röportajlarla, güncel şarkıları piyasaya sunmuş başarılı

arkadaşlarımızın hikayeleriyle sizleri buluşturacağım.

Yazılarımda müziğe gönül vermiş yetenekli gençler

için hem yol gösterici, hem bilgilendirici bazen de

eğlendirici içerikler olacak.

NYX

129


YouTube

genelinde

500 milyon

izlenme

rekorunu

elimizde

bulunduruyoruz

İlk röportajımı hayata beraber

merhaba dediğim, ikiz kardeşim

Harun Sürek’le gerçekleştirmek

istedim. Müziğe dair paylaşımlarıma

da ikiz kardeşimle başlıyor olmak ayrı

bir mutluluk…

Sizlere Harun’u ben anlatmayayım,

isterseniz ondan dinleyelim :

Evet, Harun bize öncelikle

kendinden bahseder misin Harun

Sürek kimdir?

Ben de sana röportaj vermekten

dolayı çok heyecanlı ve mutluyum.

Öncelikle derginin ilk sayısı olması

dolayısıyla, bütün çalışanlara ve emek

verenlere sevgiler, hayırlı uğurlu

olsun. Harun Sürek’i o zaman kısaca

anlatayım Dağhan… İstanbul’da

doğdum, büyüdüm. Kültür

Üniversitesi Sinema Televizyon

bölümü mezunuyum. Şarkı sözleri

yazıyorum, bazen de yorumluyorum.

Müzik vazgeçilmezim. Müziğe olan

aşkım çocukluğumdan beri içimde

sönmeyen bir ateş. Hayatımın

her alanında müzik oldu, kendimi

müzikle, yazdığım sözlerle daha iyi

ifade ettiğimi düşünüyorum...

Müzikle ilgili çalışmalarından

bahseder misin? Söz yazarı ve

müzisyen kimliğinle neler yaptın?

2016 yılında ilk single çalışmamı

yayınladım. “Terki Diyar” isimli, sözü

müziği Galip Öztürk, aranjesi Turaç

Berkay Özer’e ait. Çok güzel tepkiler

NYX

130


Notaların Peşinde

‘‘SANKİ ÇÖLDE HAPSEDİLMİŞİM’’

ARABANIZDA KEYİFLE

DİNLEYECEĞİNİZ

BİR YAZ ŞARKISI

aldık. Şarkımız çok sevildi, çok başarılı isimlerle

çalışmıştım, ortaya çok güzel bir proje çıktı.

2018’in son ayında “Rafet El Roman - Derya düetiyle

Unuturum Elbet” şarkısının sözünü müziğini Galip

Öztürk ile birlikte yaptık. Şarkımız, deyim yerindeyse

çok büyük patlama yaptı. YouTube genelinde 500

milyon izlenme rekorunu elimizde bulunduruyoruz.

Aynı zamanda 10 farklı ülkede şarkının farklı dillere

çevrilmiş versiyonları çıktı. Coverları saymıyorum

bile. Tabi, başarıyı bir kere tadınca insan daha iyisini

istiyor. “Unuturum elbet” klasik oldu. Yıllar geçse de

hatırlanacak bir eser. Bununla gurur duyuyorum,

birçok ödülün sahibi olduk aynı zamanda.

Şimdi “Sanki Çölde Hapsedilmişim” adlı çalışmam

yayınlandı PDND Müzik tarafından sevgili

Soner Sarıkabadayı ve Osman Çetin Production

ortaklığında. Aynı zamanda Osman Çetin ve Aerro

birlikte düzenlemesini yaptılar. Galip Öztürk söz ve

müziğini yaptı. Ortaya çok güzel bir proje çıktı. Osman

Çetin mükemmel bir aranje yaptı. Bulunduğumuz

mevsimde arabanızda keyifle dinleyeceğiniz bir yaz

şarkısı oldu...

Galip Öztürk’le beraber birçok şarkıya imza attınız.

Aranız da nasıl bir bağ var?

Galip benim çocukluğum, geçmişim, geleceğim. Bizim

aramızdaki bağ, bir kardeş ilişkisi. Tabi müziğe olan

aşkımız, hayallerimiz… Bizim enerjimiz daha da fazla

tuttu ve ortaya çok güzel işler çıkardık. Kendisi kendi

başına da yüz milyonlarca izlenen, dinlenen şarkılara

damgasını vurdu. Beraber birçok projeye daha imza

atacağız. Aramızda şarkı seçme konusunda sorun

olmuyor, kim ne okumak isterse onu okuyor...

NYX

131


Önce hayal ederim,

sonra bunu içimde

sindirirerek hedefim

haline getiririm.

Peki bu şarkıları yazmana ne sebep oldu, nasıl

çıktılar ortaya ?

Hepimizin hayatında aşklar, hayal kırıkları, kalp

kırıkları vardır. Sevdiklerimizle belki bir zaman

istemesek de yolumuz ayrılabilir. Herkes bu duyguları

farklı yaşar, kimimiz daha kolay atlatırken bu durumu,

kimimiz de daha derinlerine kadar bu acıyı hisseder.

Ben ise bu duyguyu daha derinlerde hissediyorum

ve yaşıyorum. Bunu da çok iyi bir şekilde kağıda

döküyorum. Benim de kendimi ifade ediş biçimim

sanırım yazdığım sözlerle oluyor. Bazen isyanı, bazen

kabullenişi bazen kendi yaşadığım aşkı, bazen de

başkalarının yaşadıklarına empati yaparak, aslında

herkesin duymak istediği o anki ruhuna iyi gelen

şeyleri üretiyorum.

Tabi balık Burcu olmam belki de buna bir etki yapıyor

olabilir bilmiyorum bildiğim tek şey duygusalım, hatta

çok fazla...

Harun genelde şarkılarını yazarken en çok nelere

dikkat ediyorsun, nasıl çıkıyor bu sözler?

Benim için en önemlisi yalın, her kesimin

anlayabileceği, duygularına hitap edebileceğim

kelimeleri seçmek. Buna duygularımı da ekleyince

ortaya karşı tarafın hissiyatina tercüme olacak

cümleler çıkıyor. Aklıma bazen bir anda da sözler

geliyor ve bunu hemen yazıya döküyorum...

Bundan sonraki hedeflerin nelerdir, bize biraz

bunlardan da bahsedebilir misin ?

Önce hayal ederim, sonra bunu içimde sindirirerek

hedefim haline getiririm. İnsan bir kere başarıyı

tadınca bu duygudan vazgeçmek istemiyor. Tekrar

tekrar yaşamak için önümde hiç bir engel yok, yaptım

daha iyisini de yapabilirim.

Dünyaya açılmak fikri artık bana hiç uzak değil. “

Unuturum elbet” sayesinde zaten birçok Avrupa,

Asya ve Arap ülkesi ile sürekli irtibat halindeyiz. Her

an yeni sürprizlere de açık olsun herkes...

Son olarak yazımızı okuyacak genç arkadaşlarımız

hayallerinde sanatla uğraşmak isterse ne yapsınlar?

Ne önerirsin?

Genç arkadaşlarımız öncelikle kendilerine güvensin.

Atatürk’ün dediği gibi “ Türk öğün, çalış, güven”…

Hedefledikleri yolda bazen umutlarını kaybedebilirler

bazen etrafındaki kişilerden bu isteklerini köreltecek

negatif sözler duyabilirler. Bunlara kulak asmadan

emin adımlarla yollarına devam etsinler, üretsinler ve

yazmaktan asla vazgeçmesinler.

Ve en önemlisi; özgün olsunlar! Taklitle veya

başkasının müziğine özenerek, birebir kopya yaparak

değil sadece kendilerinin olan özgün eserleri

ortaya çıkarsınlar. O zaman daha fark edilir hale

geleceklerdir.

Çok güzel bir röportaj oldu teşekkürler...

NYX

132


Notaların Peşinde

Michael Jackson efsanesi unutulmaz...

Michael Jackson dendiğinde

herkesin ilk aklına gelen

Moonwalk (ay yürüyüşü) dansıdır.

Michael öldükten sonra da hala

dinlenen, izlenen bir stardır.

Michael Jackson henüz 6

yaşındayken babasının kurduğu,

Jackson grubunda müzik yaşamına başlamıştır. Daha

sonra Of The Wall, Thriller , Bad , Dangerous gibi

milyonlarca satan solo albümlere imza atan Jackson,

büyük bir şöhret kazanmış ve “Pop’un Kralı” olarak

anılmaya başlanmıştır.

Ölümünün üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen,

Michael Jackson dansları ve şovları

asla unutulmayacaktır.

Albümleri tüm dünyada 140 milyonun üzerinde

satmıştır. Michael Jackson sadece stüdyo albümleri

olarak 125 milyon albüm satışı ile dünyada tüm

zamanların en çok albümü satın alınan müzisyenidir.

Michael Jackson dünyanın en çok satan albümleri

listesine beş albümü ile listeye en çok girmiş

sanatçıdır ve Thriller albümü 55 milyon ile dünyada

en çok satan albümler listesinde 1 numaradaki yerini

hala korumaktadır. Thriller albümündeki başarısı ile

Guinness Rekorlar Kitabı’na da girmiştir.

Tamamen kendisine ait dans tarzı ile dansa yeni

bir soluk getirmiş, herkesi etkilemiş, dünyaca ünlü

R&B müzisyenlerin danslarında, Michael Jackson

figürleri görmek klasik hale gelmiştir. Dünyanın en iyi

dansçılarından biri olarak gösterilir.

Michael Jackson’ı bu denli özel, eşsiz kılan, sadece

sahnede bitmeyen bir enerji ve eforla dans etmesi

değil, aynı anda şarkılarını kusursuzca seslendirmeye

nefesi yeten nadir sanatçılardan biri olmasıdır.

Michael Jackson’un bu eşşsiz özelliklerini

hatırlattıktan sonra günümüz sanatçı dostlarımıza

dönmek istiyorum. Yıl 2020 ve özellikle kendi

ülkemizdeki sanatçıların özensiz sahne kurgusu, klişe

dansları, duygusu olmayan dijital sesler ve birbirinin

kopyası kliplerle müzik piyasasında yer almaya

çalışması biraz üzücü.

Michael jackson’ın dediği gibi “Dünyadaki en iyi

eğitim, ustaları çalışırken izlemektir.” Ustaları

izleyerek ilham alıp, kendi özgün tarzlarını ortaya

çıkarmalarını sabırsızlıkla bekliyorum.

NYX

133


Dağhan'ın Çalma Listesi

TOP

10 yerli

1

Buluşacaktık

İdo Tatlıses

6

Ah Beni Senden

Galip Öztürk

2

Ya Sabır

Yalın

7

Sanki Çölde Hapsedilmişim

Harun Sürek

3

Her Mevsim Yazım

Zeynep Bastık

8

Mahzen

Özgün

4

Kış Bahçeleri

Buray

9

Güm

Ersay Üner

5

Ben de Yoluma

Giderim

Sezen Aksu

10

Olur Olur

İlyas Yalçıntaş

NYX

134


Notaların Peşinde

TOP 10

1

Yummy

Justin Bieber

6

Before You Go

Lewis Capaldi

2

Adore You

Harry Styles

7

Lose Control

Meduza,

Becky Hill & Goodboys

3

Dance Monkey

Tones and I

8

Lose You To Love Me

Selena Gomez

4

Own It

(ft. Ed Sheeran

& Burna Boy)

[explicit)

5

Don’t Start Now

Dua Lipa

9

Ride It

[Parental Advisory]

r-regard

10

Memories

Maroon 5

NYX

135


DR. YASEMİN AYDIN

Fitoterapi ve Akupunktur Uzmanı

yasemin.aydin@nyxdergi.com

NYX

136


Fitosağlık

1 küçük arı

5 BÜYÜK MUCİZE

Bir bal arısı hayatı boyunca belki de dünya

etrafını turlayabilecek kadar uçar ve bir çay

kaşığı ucu kadar bal üretir. Bu büyük özveri

sonucunda ortaya 5 mucizevi arı ürünü çıkar.

Peki nedir bu arı ürünleri? Bal, polen, propolis, arı

sütü ve arı zehri. Bunlar ile yapılan tedavinin adı

ise: Apiterapi.

İnsanlık öncesinde de var olan arı ürünleri,

tarih boyunca yiyecek, içecek, ilaç, tanrılara

hediye, takas, kozmetik, yemek pişirme, gıda

muhafaza gibi amaçlarla kullanılmış. Din, sanat,

mitoloji, efsaneler ve edebiyata konu olmuş.

Günümüzde ise apiterapi, yani arı ürünlerini

kullanarak yapılan tedaviler birçok hastaya

şifa olmuş durumda. Bilimsel çalışmalar birçok

faydasını göstermiş olsa da, bütün faydalarını

anlayabilmemiz için daha uzun bir yolumuz var

gibi görünüyor.

Masum görülseler de arı ürünlerini kullanırken

dikkat edilmesi gereken bazı noktalar mevcut.

Bu ürünlere alerjisi olanlar kullanmamalılar.

Özellikle arı zehrine alerjisi olanlarda hayati

tehlike oluşabilir. Ayrıca 1 yaş altındaki

bebeklere arı ürünlerini önermiyoruz ve gebe/

emziren annelerin, çocukların, özellikle astım

ve diyabet gibi ek hastalığı olanların arı ürünleri

kullanmadan önce hekime danışması önemli.

Dikkat edilmesi gereken bir başka konu

ise güvenilir ve analizleri yapılmış ürünleri

kullanmak. Gerçek arı ürünlerini, sahtesinden

ayırt etmek çok güçtür. Bu nedenle güvenilir

yerlerden alınması önemli. Yapılan araştırmalarda

arı ürünlerinin pestisit, ağır metal, antibiyotik

ve başka bakterilerle kirlenmiş olabileceği

gösterilmiş.

Bu nedenle kimyasal, mikrobiyolojik ve kalıntı

analizlerinin yapılmış olması gerekiyor.

Sağlık Bakanlığı Geleneksel, Tamamlayıcı

ve Fonksiyonel Tıp Uygulamaları Daire

Başkanlığı’nın Apiterapi Uygulaması Hakkında

Bilgilendirmesinde arı ürünleri, antioksidan

değeri yüksek ürünler olarak tanımlanır ve

özellikle bağışıklık sistemini düzenleyici ve

destekleyici olarak kullanımı önerilir.

Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa

insanlığın sadece 4 yıl ömrü kalır.

Albert Einstein

NYX

137


Ayrıca hayvan deneyleri anti tümör etkinliğini destekler nitelikte

yara ve yanık tedavisinde de kullanılmaktadır.

Diyabetik hastalarda iyileştirici etkisi olduğunu gösteren

çalışmalar mevcuttur. Yüksek karbonhidrat içermesine rağmen

düşük glisemik indeksi olması nedeniyle, günlük alım miktarını

sınırlandırmak şartıyla şekere de iyi bir alternatiftir.

ANTİOKSİDAN

ANTİBİKROBİYAL

(mikrop öldürücü),

romatizmal hastalıklarda

inflamasyonu

(iltihap) azaltıcı,

kemik güçlendirici,

kötü kolesterol düşürücü,

iyi kolesterol yükseltici,

kan basıncını düşürücü,

iyi bir prebiyotiktir.

Antioksidan madde kullanımı, vücuda hasar yapıcı moleküllerin temizlenmesi

ve hücrelerin gençleşmesi demek… Balın en iyi bilinen işlevlerinden biri

antioksidan olması; ama bu, balın türüne göre değişiklik gösteriyor. Yapılan

araştırmalarda koyu renkli ballarda daha yüksek antioksidan özellik

görülmüştür.

Bitki çaylarınızı

tatlandırın…

Bir çalışmada bitki çaylarının antioksidan etkisinin

bal ilavesi ile arttığı gösterilmiş ve günde en az

1 defa ballı çay içmenin serbest radikallere karşı

koruyucu etki gösterebileceği bulunmuş. Bu

çalışmadan bir detay vermek gerekirse; en yüksek

antioksidan kapasitenin melisa çayı ve 7g çam balı

karışımında olduğu tespit edilmiş.

NYX

138


Fitosağlık

Propolis

Pro-savunma, polis-şehir. Yani

propolis; şehri yani arı kovanını

savunuyor. Propolis de antioksidan

ve antimikrobiyal. Bunun yanında;

• Antioksidan özelliğinin sonucu

olduğu düşünülen kalp

damar sağlığını koruyucu,

• Sinir sistemini koruyucu,

• Bağışıklık sistemi güçlendirici,

• Yara iyileşmesi ve cilt koruyucu,

• Karaciğer koruyucu,

• Kulak enfeksiyonlarının, bronşlar,

astım ve solunum yolu

iltihaplarının tedavisinde,

• Mide ve onikiparmak bağırsağı

ülserleri tedavisinde,

• Romatizmal hastalıkların

iyileşmesinde,

• Cilt kanseri, deri lezyonları, yara

ve yanıklar, jinekoloji ve üroloji

alanlarında pozitif etkisi olduğu

bulunmuştur.

Arı Poleni

Zengin bir besin desteği ve iştah

açıcıdır...

• Yaşlanma önleyici,

• Alerjik rinit, romatizma,

ağrılı idrar yapma ve prostat

rahatsızlıklarında, kabızlık, ishal,

bağırsak iltihaplanmaları

tedavisinde kullanımını

destekleyen çalışmalar var.

Polen çok zengin bir besin maddesi

olduğundan miktarı yavaşça

artırılarak alınmalıdır.

Arı Sütü

Arı sütü ise kraliçe arının ve arı

larvalarının besinidir. Yani çok

değerli…

• Hafızayı güçlendirme,

• Fiziksel performansı artırma,

• Deri yenilenmesine yardımcı olma,

• Kan damarlarını genişletme,

• Kan basıncını düşürme,

• Yorgunluğu azaltma,

• Tümör oluşumunu önleme,

• Gelişme ve büyümeyi hızlandırma,

• Hormonal düzenleyici özelliklerinin

yanında arı sütü de antialerjik,

antioksidatif, antibakteriyel ve

antiviral özellikleri bünyesinde

barındırmaktadır.

Arı Zehri

ZArı zehrinin en sık kullanım şekli,

seyreltilmiş arı zehrinin akupunktur

noktalarına enjeksiyonudur.

Özellikle kas-iskelet sistemini

etkileyen bazı nörolojik hastalıklarda

(MS, amiyotrofik lateral skleroz

(ALS), Parkinson Hastalığı vs.),

romatizmal rahatsızlıklarda (RA,

Ankilozan Spondilit vs.) görülen

kas-eklem sorunlarında miyalji,

fibromyalji, artralji, nevralji gibi

ağrılı durumların tedavisinde destek

amaçlı kullanılmaktadır.

Bu tedavi uygulamaları için eğitimini

almış uzman hekimlerden destek

almalısınız.

Son olarak tekrar hatırlatmak gerekir ki arı ürünlerinin destek tedavisi olarak kullanılacağı birçok hastalık mevcut;

ancak arı ürünlerinin tedavide kullanılması için içeriğinin standart olması önemli. Bu standardizasyon için tıbbi

kullanıma uygun ballar önemli bir yer tutuyor. Herhangi bir işleme tabi tutulmamış, güvenilir olmayan ballarda birçok

zararlı bakteri üremesi mümkün. Bu yüzden seçici davranmak gerekiyor, her bal veya arı ürünü aynı içerik veya

kalitede değil. Kaliteli bir ürün size sağlık getirecekken, sahte ürün sağlığınızı bozabilir. Bu durumda güvenilir ürüne

ulaşamıyorsak hiç kullanmamak daha akıllıca olacaktır.

NYX

139


live

love

learn

ASLI EREN ERYILDIR

ASLEN EDU Kurucusu / Yurtdışı Eğitim Uzmanı

asli.eryildir@nyxmag.com

NYX

140


Happily Ever Abroad

İngilizce

en İyİ nASIL

ÖĞRENİLİR

Türkİye’de doğmak... Türkİye’de büyümek...

Türk kültürüyle ülkenİn farklı farklı şehİrlerİnde

büyüyen, hala büyümeye devam eden, büyümüş

çoluk çocuğa karışmış hatta emeklİ olmuş,

macera arayan ya da hayatında önemlİ bir adım

atmaya kararlı mİlyonlarca İnsan...

Eskiden yurtdışına gitmek ne kadar

hayaldiyse, artık resmen gereklilik.

Birçok insan için hala hayal olmayı

sürdürürken diğer birçoğu için artık

alışkanlık olmuş bile, hatta zorunluluk

desem bence sadece ufacık abartmış

olurum.

İlk yazımda kendimden yola çıkarak ve canlı kanlı

bir örnek sergileyerek bu soruya cevap vermek

istiyorum. İlerleyen sayılarımızda bu konudaki “bilir

kişiliğimin” nereden geldiğini size daha detaylı olarak

açıklamayı kendime borç bilirim ☺

Daha lisedeyken kafası asla sayısal derslere

basmayan bir çocuk olarak, hayatımın hiçbir

döneminde bir doktor, bir mühendis, ya da bir mimar

olamayacağım çok belliydi. Peki nasıl mı İngilizce’ye

yöneldim? Lisenin son yıllarında geleceğimizin büyük

bir kısmına etki edecek bölüm seçimi yapmaya sıra

gelince aklımdakiler tamamen şunlardı;

-Oyuncu olayım tiyatroyla başlarım, turnelere

katılırım sonra bir gün bir turnede keşfedilirim

dönemin en iyi dizisinde başrol oynarım

-Şarkıcı olayım! İlkokul müsameresinde Yonca

Evcimik olmuştum çok da alkış almıştım hatırlıyorum,

sesim güzel değil ama olsun, arkaya iki dansçı koyduk

mu olur o iş.

-Hani hiçbir şey olamadım animatör olurum otellerde

aşırı meşhur olurum ama tüm 5 yıldızlı oteller

peşimden koşar, animatör kariyeri yaparım gibi

düşüncelerim vardı.

NYX

141


İngİlİzce

Öğrenmek

İçİn Nereye

Gİdelİm?

Kafamdaki bu meslek

gruplarıyla sosyal

bölümleri seçeyim

dediğimde annemle babam

karşı çıkmışlardı, artık

bir 10 yıl sonrasına bakıp

ne gördülerse onların da

ısrarıyla dil bölümünü

seçtim ve hayatıma ülkemizin de en değerli ikinci dili

olan İNGİLİZCE ile devam etmeye karar verdim.

Peki sevgili okurlarım, bu dil bölümünü seçenler

ne oluyor, açıkçası öğretmen olmak istemiyorsan

bu bölümlerin sonunda kesinleşmiş bir meslek yok.

İngiliz dili edebiyatı bölümün kazanınca ben de

sordum kendime “ne olacağım ben” diye. Hakikaten

de mezun oldum gene sordum “ne olacağım şimdi”

diye. Edebiyat kısmını zaten bir kenara bırakıyorum,

formasyon alıp öğretmen olabilirsin ya da tercümanlık

yapabilirsin ya da gerçekten İngilizceni kullanarak

farklı alanlara yönelebilirsin… Hepsine baktığımızda

da sana gereken; bölümü bitirince sular seller gibi

İngilizce bilmendir!

İngilizce dediğin şey, yıllardır eski patronumun

öğrencilere danışmanlık yaparken hayranlıkla

dinlediğimde söylediği gibi, bileğine takılan bir

altın bilezik! Zamanında annenlerin turist görünce

“benim kızım da dil bölümünde vallahi çok iyi İngilizce

konuşur hadi kızım, konuş kızım, sor annecim, adı

neymiş?” demesi gibi olmuyor asla.

Dil bölümünden mezun oldun artık sular seller gibi

İngilizce konuşuyor olman lazım ama mümkün mü?

Değil. Neden? Çünkü ülkemizde İngilizceyi en doğru

şekilde bile öğrensen – ko-nu-şa-mı-yor-sun.

Maalesef İngilizce eğitiminin pratik ya da konuşma

konusunda verilen kısmı her zaman yetersiz.

Bakınız; kolejde okudum. Anadolu lisesinde okudum.

Türkiye’nin en önde gelen üniversitelerinden birinde

dil bölümü okudum, en iyi profesörlerden ders aldım.

Hatta şöyle söyleyeyim, dil sınavında 100 sorudan

98 net yapmıştım. Sonra bir Amerika’ya gideyim

dedim, hani nasıl bir kendime güven, arkadaşlarıma

bir havalar “merak etmeyin, korkmayın, ben

hallederim anlamazsanız ben anlatırım” tavırları...

Gidince kalakaldım. Bir süre bende sorun var dedim.

Hakikaten zaten derslerim de kötüydü benim hep

okulda. Ama biraz geçince anlamam çok zor olmadı.

NYX

142


Happily Ever Abroad

Nereye gidersen git,

kalbinle git.

Gerçekten de ülkemizde verilen İngilizce eğitimi

ne kadar iyi olursa olsun İngilizceyi akıcı bir şekilde

konuşabilmek istiyorsan o dilin konuşulduğu yere

gideceksin, hayatın içine gireceksin, bir kere o elini

o taşın altına sokacaksın, başka türlü olmuyor! Tabii

ki yazıyorsun, kelimeleri biliyorsun, anlıyorsun,

hatta film izlerken bazen kapatıyorsun alt yazıyı

gene anlıyorsun. Ama söylemeye çalıştığım şey o

değil, konuşurken yazarken, dinlerken, anlarken,

güvensizsin. Tamamen güvensiz! Bu da her türlü

konuşmana ve anlamana, en önemlisi ÖZ GÜVENİNE

yansıyor.

Yani sevgili okur, hala kafanda İngilizceyi burada

tamamen hallederim, yurt dışına gitmeye ne gerek var

diyorsan ben de şunu diyorum; her işin güzel ve doğru

bir yöntemi var. Ve dil öğrenmek istiyorsan azizim,

bu diyardan gideceksin. Nasıl diye soruyorsan, NYX

Dergi’deki köşemi takip etmeye devam edebilirsin ☺

NYX

143


Odaklanmak,

odağı sürdürmek,

Sıra beklemek,

Organizasyon,

Seçim yapmak,

Zaman yönetimi,

Emsallerine göre

aşırı hareketlilik,

Sebep sonuç

ilişkisi kurmadan

oyuna dahil olma,

Sınırsız hayal

gücü,

GÜLSÜM TULUM

Yaşam Koçu

gulsum.tulum@nyxmag.com

NYX

144


...RAĞMEN

KENDİ YAŞAMINIZIN

MİMARI

SİZSİNİZ

Sıfır Noktası

DEHB, dikkat eksikliği, aşırı

hareketlilik, dürtüsellik olarak 3

ana başlıkta tanımlanır. Bu aslında

DEHB’de buz dağının görünen

kısmıdır. Yaşam konforunuzu

daha iyiye taşımak istiyorsanız

buz dağının arkasını keşfetmek

için bir adım atın. Korku ve kaygılarınızın yerine

merak duygunuzu besleyin. Merak, keşfi getirir

ve kendinizde keşfettiğiniz, aktivite ettiğiniz

kaynaklarınız her seferinde sizi, kendi en iyinizle

tanıştırır.

DEHB’li iseniz yaşamınızın rutinlerini oluşturmak

için harcadığınız çaba bence takdire değerdir. Yeni

bir şeylere başlamak, kendi limitlerinizi sonuna kadar

kullanmak gibi gelebilir. Hakikaten ben bir DEHB’li

olarak bu yazıya başlamadan tam bir hafta direnç

gösterdim. Bir hafta boyunca her sabah “evet bugün

yazı için zaman ayırmalıyım” diyordum. Bununla

beraber kendimi hep daha öncelikli olduğuna

inandırdığım aklınıza gelebilecek birçok şeyi

yaparken buluyordum. Ertelemek için hep geçerli

nedenlerimiz vardır, yine de yapmamız gereken

görev zihnimizin bir yanında sürekli alarm verir. Ve

hala eyleme geçmemiş isek korkunç bir vicdan azabı

ya da iç huzursuzluğu yaşarız.

İşte tam bu duygular ve düşünceler ile başladım

yazıma. Aklıma ilk gelen cümle ‘DEHB ve

Hiperaktivite ile Yaşam’ yani buzdağının görünmeyen

yanları.

DEHB hakkında hangi bilgileri paylaşırsam insanlara

faydam olabilirdi? Akademik bir dil kullanmadan

DEHB’yi nasıl tanımlayabilirdim? Evet bu sorular bir

hafta boyunca zihnimde sörf yaptı. Bir hafta DEHB’li

olarak erteleme, düşünceler arası hızlı geçişler ve

hala başlayamamış olmanın getirdiği vicdan azabı ile

birlikte o masaya oturmayı başardım.

Aklıma gelen her kelimeyi yazıyordum.

Yetişkinlerde karşılaştığımız iş, ilişkiler ve sosyal

yaşamda kullanılan dili anlama ve anlamlandırma

Çocukluklarda ve ergenlerde ebeveyn, okul ve

sosyalleşmede iletişim becerileri. Yaklaşık 5 adet

giriş bölümü yazdım Aklımdan geçen, “Bu yazı

mükemmel olmalı” idi. Soru “Bunu nasıl yapabilirim?”

idi.

Bu defa devreye giren benim mükemmellik arayan

kusurlu yanım oldu, kendini ikna etmek, başka birini

ikna etmekten çok daha zordur. Çünkü; kendinde

mevcut bütün akıl oyunlarına karşı elinde bir de üst

zihin kartın mevcuttur. Zihniniz bunları kullanmak

için sizden izin istemez, beklemeye de sabrı

yoktur. Beklemeye çok sabrı olmayan bizler, bazen

kendimize de çok sabır gösteremeyebilir son dakika

sürprizleri ile karşınıza çıkabiliriz. Benim sürprizim

de, DEHB’li olarak bu yazıya başlarken yaşadıklarımı

sizlerle paylaşmaya karar vermek oldu.

Evet, sanırım yaşadığım bu örnek, DEHB’li bir bireyin

kendi içinde neler yaşadığını ve hangi duygu ve

düşünceler için mücadele verdiğini anlatmanın en

basit, bir o kadar da bizler için anlamlı şekli oldu.

NYX

145


HAYDİ SİZ DE

BİR ADIM ATIN...

Hayallerinize sahip çıkmanın yolu, kendinizi keşfetmeniz,

sahip olduğunuz güçlü yanlarınızdan destek almanız ve

küçük küçük adımlardan ibarettir.

Halk arasında

yerinde duramayan,

yaramaz, düz duvara

tırmanan çocuk

olarak bildiğimiz

ve kesinlikle

hiperaktif dediğimiz

çocuklarımız vardır. Toplumun

bilinç düzeyi arttıkça yaramazlığın

hiperaktivite olmadığını öğrendik.

Bir de ebeveynlerin çok şikayet ettiği

‘Beni duymuyor, tamam diyor ama

yine de yapmıyor, sevdiği şeyleri

yaparken sürenin farkında değil ve

oldukça da başarılı. Konu dersler

ya da görevler olduğunda sürekli

iteklememiz gerekiyor. Hadi demekten

yorulduk. Hayal dünyasında yaşıyor,

sorumluluktan kaçıyor.’ saptamaları

var..

Sevgili anne ve babalar, çocuklarınız

bu saydıklarınızın hiç birini isteyerek

yapmıyor. Dikkat eksikliği ve

hiperaktivite beynimizin yönetsel

işlev alanında yaşanan nedeninin

çoğunlukla genetik olduğu bilinen

nörobiyolojik bir farklılıktır. Ve bu

teşhisi çocuklarda Ergen ve Çocuk

Psikiyatristleri, yetişkinlerde ise

psikiyatristler koyabilir. Dikkat

eksikliği ve hiperaktivitesi mevcut

bireyler DEHB’nin türüne göre

yönetimde desteğe ihtiyaç duydukları,

yapılandırılması gereken alanlar

farklılık gösterebilir. O nedenle doktor

teşhisi kadar koçlukta önemsediğimiz

şey, bireyin kendisi için veya

ebeveynlerin çocukları için iyi bir

gözlemci olmalarıdır.

DEHB’li bir bireyseniz ya da

DEHB teşhisi koyulmuş bir

çocuğunuz varsa önce sakin olun

ve DEHB’nizin kendinizde veya

çocuğunuzda nasıl etkiler, farklılıklar

oluşturduğunu keşfedin. Enerjinizi

doğru kullanabileceğiniz ve

zihinsel, bedensel, ruhsal dengeyi

sağlayabileceğiniz alanlar oluşturun.

Sevgili ebeveynler çocuklarınız için de

aynı denge alanını onlara sunun.

Akademik başarının önemli olduğu

bir eğitim sistemimiz zaten mevcut,

bununla beraber çocuklarımız için

öncelik; davranışsal, devamında da

bilişsel kazanımlardır. Farklı olmak

sorun değildir, sorun farklılıklarınızı

göz ardı etmektir.

Koçluk sürecine başladığımızda

öncelikle bireyi tam ve bütün olarak

kabul ederiz. Hedeflerine ulaşabilmesi

NYX

146


Sıfır Noktası

Önemli olan o havuza girip boğulmadan

suyun tadını çıkarabilmiş olmanızdır.

için, ihtiyacı olan potansiyele tam

olarak sahiptir. Buradaki farkındalık,

sahip olduğunuz potansiyeli, nasıl

performansa dönüştüreceğinizdir.

Yüzme bilmiyorsanız havuza

atlamazsınız ve biri sizden havuza

atlamanızı istediğinde yüzme

bilmediğinizi ifade edersiniz. O

havuza girmek istiyorsanız da önce

eğitim alır, hangi yöntem sizin için

uygunsa onu seçebilir ve yüzmeyi

öğrenirsiniz. Yüzmek için gerekli

potansiyele sahipsinizdir. Eğitim

almak ve öğrenene kadar belli bir

zaman dilimi ayırmanız, çaba sarf

etmeniz performansınızdır. Yüzme

öğrenirken hangi stilde daha iyi

ve güvende hissediyorsanız onu

seçmek sizin kararınızdır. Önemli

olan o havuza girip boğulmadan

suyun tadını çıkarabilmiş olmanızdır.

Yaşamı da havuza benzetirsek o

havuzun kenarında yaşamı izleyebilir

ya da yaşama farklılıklarınıza rağmen

nasıl dahil olabileceğinizin adımlarını

keşfedebilirsiniz

Hayallerinize sahip çıkmanın

yolu kendinizi keşfetmeniz, sahip

olduğunuz güçlü yanlarınızdan

destek almanız ve küçük küçük

adımlardan ibarettir

Bir adım atın.

Eğitim Koçum Elgiz Hanım’ın

sevdiğim bir cümlesi ile yazımı

sonlandırmak istiyorum.

‘İyi yaptıklarımız ile büyür, güçlü

yanlarımız ile gelişiriz’

Sevgiler...

NYX

147


VÜCUTTAN ÖDEM ATTIRAN

Dokularda aşırı sıvı birikmesi sonucu genellikle bacak, ayak, göbek çevresi,

kollar ile ellerde şişlik oluştursa da, tüm vücutta gelişebiliyor… Sıcak

havanın etkisiyle damarlar genişliyor ve kan akışı yavaşlıyor. Bu durum

da özellikle bacaklarda yerçekiminin de etkisiyle şişlikler oluşturuyor,

sonrasında vücuda yayılıyor. Bu nedenle çoğumuzun canını sıkan ‘ödem’

yaz mevsiminde daha sık görülüyor. Tuz tüketiminin artması, yüksek

karbonhidratlı beslenme, yetersiz su içmek, regl dönemi, hareketsiz bir

yaşam ve kilo artışı ödemin başlıca sebeplerini oluşturuyor. Covid-19

pandemisi nedeniyle evde hareketsiz bir yaşam sürmemiz, beslenme

alışkanlıklarımızın değişmesi ve aldığımız kilolar nedeniyle birçoğumuz

son dönemlerde ödemden şikayet eder olduk. Peki, vücudumuzda şişlikler

ile kilo artışına yol açan ödemden kurtulmak için nasıl bir yol özlememiz

gerekiyor? Bütün bu soruların cevabı için Acıbadem Maslak Hastanesi

Beslenme ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan’ın önerilerine kulak veriyoruz...

Dyt Yeşim Özcan

Acıbadem Maslak Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı

Su için, hem de bolca

“Su tüketiminiz azalırsa

vücudunuz ödem yapar”

uyarısında bulunan Beslenme

ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan

bunun nedenini şöyle açıklıyor:

“Sıvı olmadan nasıl sıvı birikebilir

ki vücutta diye düşünebilirsiniz.

Şöyle ki vücutta yeteri kadar

sıvı olmadığında beynimiz

bunu algılıyor ve ‘yeterli sıvı

yok, olanı tut’ komutuyla

dokularda sıvıyı biriktiriyor.

Yani sıvı azlığını tehlike olarak

görüyor ve kendini korumaya

alıyor. Bunun sonucunda da

vücutta belli bölgelerde şişlik

oluşuyor.” Düzenli su içmediğiniz

sürece hem vücudunuzdaki

ödemi atmanızın hem de yağ

yakmanızın çok zor olduğunu

hatırlatan Beslenme ve Diyet

Uzmanı Yeşim Özcan, “Bu

nedenle her gün düzenli olarak

su tüketmelisiniz. Gün içerisinde

içtiğiniz çay ve kahve gibi sıvılar

ise su yerine geçmiyor, aksine

vücuttan sıvıyı dışarı atıyorlar”

diyor.

Sabahları bir avuç

maydanoz

Maydanoz, içeriğindeki bol lif

ve C vitamini sayesinde hem

bağırsak sağlığı hem ödemin

vücuttan atılmasında akla ilk

gelen besinlerden. Beslenme

ve Diyet Uzmanı Yeşim Özcan,

her sabah bir avuç maydanoz

tüketiminin ödemin atılmasında

son derece fayda sağladığını

belirterek, “Tadını seviyorsanız,

ödem atmak için maydanozu

kaynatıp haftada 1-2 kez, bir

bardak kadar içebilirsiniz” diyor.

Gün içinde 2 dilim ananas

“Ananas içerdiği bromalin

maddesiyle ödemi vücuttan

atmayı sağlayan çok faydalı bir

meyvedir” diyen Beslenmeve

Diyet Uzmanı Yeşim Özcan

şu öneride bulunuyor: “Her

gün 2 ince dilim ananas

tüketebilirsiniz. Ananasın

ortasında bulunan, sert ve

yenilemeyen çubuk, bromalinin

en fazla bulunduğu yerdir.

Bu bölümü suyunuzun içine

eklemeniz, ödemi daha

kolay atabilmenize katkıda

bulunacaktır.”

NYX

148


Sağlık

10 ETKİLİ ÖNERİ

Bir bardak kiraz sapı çayı

Yaz mevsiminde en sevilen

meyvelerinden olan kirazın

saplarını sakın atmayın.

Beslenme ve Diyet Uzmanı

Yeşim Özcan kirazın

saplarını kaynatıp çay olarak

içebileceğiniz belirterek, “Bu çay

hem hazımsızlık ve şişkinlik gibi

sindirim problemlerine çok iyi

geliyor, hem de ödem atıcı etki

gösteriyor. Her gün 1 bardak

tüketebilirsiniz” diyor.

bolca tüketebileceğiniz besinler

arasında ilk sırayı salatalık alıyor.

Salatalık sıvı içeriği yüksek

bir besin olduğu için ödemi

vücuttan daha kolay atmanızı

sağlıyor. Tabi üzerine tuz

dökmeden tüketmeniz önemli.

Uyanır uyanmaz limonlu su

Eğer mide probleminiz yoksa

sabah uyanır uyanmaz bir

bardak suyun içine yarım limon

sıkıp içmeniz ödem problemine

çok iyi gelmesinin yanı sıra

bağırsaklarınızın iyi çalışmasını

da sağlayacaktır.

Bir çay kaşığını asla

aşmayın

Tuz tüketimi kalp ve

damar sağlığımızı olumsuz

etkilemesinin yanı sıra

vücudumuzda ödem de yapıyor.

Dünya Sağlık Örgütü; günlük

tuz tüketiminin 5 gramın

altında olması gerektiğine

dikkat çekiyor. Bu miktar da

bir çay kaşığı tuza denk geliyor.

Dolayısıyla yemeğin tadına

bakmadan tuz atmayın, turşu

tüketiminde aşırıya kaçmayın,

tuzlu peynirden uzak durun

ve maden suyunu günde 1-2

şişeden daha fazla içmeyin.

Kivi de çok faydalı

C vitamininden oldukça zengin

olan kivi içerisinde bulunan

pektin sayesinde vücuttan

toksinleri uzaklaştırarak ödemin

atılmasına katkı sağlıyor. Her

gün 1 adet kivi tüketmenizde

fayda var.

Yeşil çayın gücünden

faydalanın

Yeşil çayın içinde bulunan ve

güçlü bir antioksidan olan

kateşin pek çok faydasının yanı

sıra vücutta ödemi atmaya da

yardımcı oluyor. Her gün 2

fincan yeşil çay içebilirsiniz.

Ancak tansiyon probleminiz

varsa veya hamileyseniz

mutlaka hekim kontrolünde

tüketmelisiniz.

Bu üçlüyü yasaklar

listesine alın

Fazla miktarda karbonhidrat

tüketimi vücutta su tutuyor

ve sonrasında yağ miktarının

artmasına sebep oluyor.

Vücudunuzdaki ödemi kolay

atabilmek için şekerli, unlu

ve içeriğinde bolca tuz

barındırması nedeniyle paketli

gıdaları tüketmemeye veya

bunları azaltmaya özen gösterin.

Salatalık ödeme karşı

Yazın düşük kalorisi nedeniyle

NYX

149


EMİNE AKCA

emine.akca@nyxmag.com

NYX

150


Renklerin Öyküsü

Renksiz bir dünya düşünebiliyor

musunuz? Renkler hayatımınızın

vazgeçilmez bir parçası ve her alanda

bizi etkiliyor. Her rengin kendine özgü

fiziksel ve kültürel boyutları vardır. Ve

bir rengi anlatacaksak bu boyutlarda

neleri temsil ettiğini de bilmeliyiz.

TEMMUZ’UN RENGİ KIRMIZI...

Kırmızı renginin tarihçesine bakacak olursak; Güney

Afrika ve Fransa’daki belirli mağaralarda fark edilen

kırmızı o dönemlere bakıldığında KANIN rengi

olarak algılanmış ve kökleri milattan öncesine kadar

uzanmakta. Roma mitolojisinde cesur ve savaşçı

ruh ile ilişkilendirilmesi de yine KAN rengi ile

bağdaştırılmış.

Tarihinden de yola çıkarak şunu rahatlıkla

söyleyebiliriz; Kırmızı, her şeyden önce “varoluşu”

simgeler. Unutmayın nefes alan her canlının

doğumunda KIRMIZI yani kan vardır.

Bizim kültürümüzde ise “KIRMIZI”nın çok daha

kutsal bir anlamı var. Türk halkı için çok daha

yüksek bir değere sahiptir, çünkü BAYRAĞIMIZIN

rengidir. Her bayramda camlarımıza astığımız,

çocuklarımızın yakalarına iğnelediğimiz, okullarımızın

bahçelerinde yükselen, iş yerlerimizin en güzel

duvarlarını süsleyen bayrağımızın rengi Türk

milleti için şehitlerimizin kanıyla elde edilen “zafer”

in rengidir. Farklı tonlarıyla al ve kızıl olarak da

geçer. İstiklal marşımızda geçen “Korkma sönmez

bu şafaklarda yüzen al sancak” kırmızı bayrağımızı

anlatır.

NYX

151


Charlize Theron / 2016 Oscar Ödül Töreni

Scarlett Johansson / 2020 Golden Globe Ödül Töreni

Tüm renklerin içinde en çok dikkat

çeken kırmızı, kendinize olan

güveninizde hakimiyet kuran bir

renktir. Gücü ve iradeyi kendine

yakışır şekilde temsil eder. İnsan

karakterlerini renklerle kategorize

ettiğimizde de en güçlü karakteri

simgeleyen renk kırmızıdır. Oğuz Saygın, “Renklerle

İnsanları Tanıma Kılavuzu” adlı kitabında farklı

kişilikleri 4 renkte gruplandırmıştır ve “kırmızı

renk” olarak betimlediği grup en güçlü kişiliği

oluşturmaktadır. Bu grupta yer alan insanlar güçlü,

kararlı, her zaman dik duran, sonuç odaklı, özgüveni

yüksek ve lider ruhlu insanlardır.

Bu renk aynı zamanda gıda sektörünün de gözdesidir

çünkü yapılan araştırmalara göre iştah açıcı özelliği

bulunmaktadır. McDonalds, Coca cola gibi firmaların

logo ve reklamlarında bolca kırmızı görmenizin bir

sebebi de budur. Aklımıza gelince bile acıktık değil

mi? Bu da kırmızı renkgin psikolojik etkilerinden bir

diğeridir.

Psikolojiden fiziksel dünyamıza geçiş yapacak olursak,

kırmızı bir hareketlendirme rengidir ve bu renkle daha

iddialı ve enerjik görünüm sergilediğimiz binlerce kez

kanıtlanmış olduğundan Show Dünyasında ‘’kırmızı

halıda yürümek’’ diye bir seremoni yerleşmiştir.

Her sene ödül törenlerinde ve galalarda kırmızı

halının üzerinde yürüyen binlerce ünlü sanatçıyı

izlemekteyiz; hatta bu ünlülerin arasında kırmızı halı

üzerinde kırmızı elbiseleriyle yürüyenler de en dikkat

çekmek isteyen ya da en özgüvenlileri diyebiliriz.

Çünkü moda dünyasında da kırmızı gücü temsil

etmektedir. 2016 Oscar töreninde Charlize Theron

kırmızı halıda yürürken Dior imzalı kırmızı elbisesiyle

o dönemde çok konuşulmuştu. 2020 Golden Globe

ödüllerinde ise Nicole Kidman, Versace marka kırmızı

elbisesi ile kırmızı halıyı taçlandırdı. Yine aynı ödül

töreninde Scarlett Johansson da Vera Wang imzalı

kırmızı elbisesi ile çok sükse yaptı.

Ödül törenlerinden sonra en çok aklımızda kalanlar

ödüllerden sonra ünlü modacıların imzasını taşıyan

elbiseler oluyor ve şüphesiz bunların içinde de en

dikkat çekenler kırmızı olanlar.

NYX

152


Renklerin Öyküsü

Nicole Kidman / 2020 Golden Globe Ödül Töreni

GÜCÜN

HIRSIN

TUTKUNUN

AŞKIN

ZAFERİN

RENGİ

Hintli bir gelin kıyafeti

İnsanın içini kıpır kıpır yapan, aşkın, tutkunun,

sevginin rengidir. Bu yüzdendir ki sevgililer gününde

güllerin ve özenle seçilen kadife giysilerin olduğu gibi

etrafı süsleyen kalplerin de hepsi kırmızıdır.

Çünkü kırmızı en dikkat çekici renktir. Bebeklerin

bile ilk önce fark ettikleri renk KIRMIZI dır. İspanya

da arenalar da bu rengin gücü sonuna kadar sınanır.

Renklerin farklı kültürler üzerinde farklı etkileri

olduğunu da söylemeliyiz. Evrensel olarak aşkı, gücü

temsil eden ve en dikkat çekici renk olan KIRMIZI

rengi dünya üzerindeki farklı bölgelerde değişik

etkilere sahiptir.

Afrika topraklarında matemi simgelerken, Hindistan’da

öncelikli olarak gücün rengidir. Ek olarak saflığın

rengidir, bu nedenle Hintli kadınlar evlenirken kırmızı

gelinlik tercih etmektedir. Çin kültüründe ise şansı,

huzuru ve neşeyi temsil etmektedir. Bu nedenle

kutlamalarda en çok bu renk tercih edilir. Almanlarda

korku ve gerginliği, Latinlerde erkek egemenliğini,

İskandinavlarda pozitifliği simgeler. Japonya’ da din,

Rusya’da komünizm kırmızıdır. Her günün farklı bir

renkle tanımlandığı Tayland’ta ise Pazar gününün

rengidir. Aynı zamanda Tayland halkı bu rengin

güneş tanrısı Surya’yı temsil ettiğine inanır ve her yıl

Surya’nın her doğum gününde kırmızı renk giyerek

saygı ve şükranlarını gösterirler.

NYX

153


NUH CEBECİ

Nuh’un Gemisi - Zamanın tufanından geriye kalanlar

nuh.cebeci@nyxmag.com

NYX

154


Nuh’un Gemisi

Zamanın tufanından geriye kalan

Sinema

Şiir

varmış’ dedirten şey, ‘sanat’ oldu. (Mutlaka çalışmak

zorunda olan, maddi sıkıntılar çekenleri, kuşkusuz

ayrı yere koyuyorum ve tenzih ediyorum). Sanat,

insanın ‘kendi kendine yeterliliği ve mutluluğu’nun

vazgeçilmez bir unsuru… Hele ki, karşımızdakilerin

ikiyüzlülükleri ve ilişkilerin samimiyetsizliklerinden

sürekli dem vurduğumuz bu günlerde…

Herkese merhaba… Artık ben de bu

köşede, sizlerle Sinema, Müzik, Şiir

ortaklıkları konusunda kısa ama

keyifli paylaşımlarda bulunmaya

çalışacağım…

Özellikle şu geçtiğimiz pandemi

döneminde herkesin bazı konularda

farkındalıkları daha çok arttı sanıyorum. Çok uzun

zamandan beri o gündelik kaygılar koşturmacası

arasında hiçbir zaman vakit bulamadığı birtakım

değerlendirmeleri yaptı, kendine yeni hedefler

koydu, bazı yoksunluklar arasında kendine yeni

çözüm yolları bulmaya çalıştı, kendisindeki farklı bazı

cevherleri keşfetti… Yani kendini yeniden tanımak

ve tanımlamak için müthiş bir fırsat sundu aslında bu

pandemi, hepimize… Yoğun bir ders günü arasında

rahat nefes alınan bir teneffüs gibi…

İşte bu dönemde, ‘yalnız’ insanın en sıkı tutunabildiği

dal, kendini yalnız hissetmemesini sağlayan, hatta

‘oh be, ne zamandır böyle bir ara vermeye ihtiyacım

O yüzden, Ata’mızın da dediği gibi, sanatsız

kalmayalım, beynimizle yüreğimiz arasındaki

mesafeyi kısaltalım, mutlaka birilerine ihtiyaç

duyan bir puzzle parçası olmaktansa, gerekirse

o puzzle’ın kendisi olalım, birey olalım, diyorum

naçizane… Sanat ve kültür ile…

Not: Ben de 27 sene süren reklamcılık mesleğimden

sonra, son 5 yıldır gayrimenkul sektöründeyim ve

bunun son 2 senesinde sadece Çanakkale bölgesinde

arsa ve arazi yatırım danışmanlığı yapıyorum.

Geçtiğimiz karantina döneminde mecburen evde

oturup, filmler, kitaplar ve müzikler arasında

gezinirken bir fikrim geldi: ‘Neden bir radyo programı

yapmıyorum ve şimdiye kadar biriktirdiklerimi

paylaşmıyorum’ dedim kendi kendime, Radyogram

internet radyosunun sahibi dostlarımla bu

konuyu görüştüm, memnuniyetle kabul ettiler ve

Mayıs’ın son haftasından bu yana her hafta bir

yayınla (Programın adı Nuh’un Gemisi – Zamanın

tufanından geriye kalan filmler, müzikler, şiirler)

dinleyenlerin karşısında oluyorum. Profesyonel

işimin yanında, ilgi alanımı bu şekilde bir üretkenliğe

dönüştürdüğümden dolayı, bu program, benim için

inanılmaz bir mutluluk kaynağı oldu ve sürekli artan

dinleyicilerden bana gelen geri dönüşler de çok

olumlu… Ee, daha ne isteyim ben?

NYX

155


Frank Sinatra

Dean Martin

Sammy Davis Jr.

Film m

ve

Rita Hayworth / GILDA

Sinemanın daha ilk

zamanlarından itibaren,

müzik çok önemli bir

unsur oldu. Sessiz film

döneminde, filme eşlik

eden piyanoyu hepimiz

hatırlarız, özellikle

Charlie Chaplin’in filmlerinden…

Sesli sinemaya geçildiğinde ise,

müzik artık filmlerin atmosferini

ve ritmini belirleyen en önemli

unsur oldu neredeyse. Hatta çok

kısa bir süre içinde müzikaller

dönemi başladı ve altın çağını

1935’den sonra, 1960’lara kadar

yaşadı… Fred Astaire – Ginger

Rogers danslarını, Singing in the

Rain gibi Gene Kelly müzikallerini,

efsanevi Rita Hayworth’ın femme

fatale şarkı ve danslarını, Marilyn

Monroe’nun komediyle karışık sarışın

müzikallerini, Frank Sinatra – Dean

Martin – Sammy Davis Jr. üçlüsünün

müzikle harmanlanmış hınzırlıklarını

izlemeye doyamadığımız dönemlerin

çocuğuyuz biz


Nuh’un Gemisi

Fred Astaire

SINGING IN THE RAIN

üzikleri

Müzikaller

John Williams

STAR WARS

Pek çok yönetmen, ön planda akan hikayenin

atmosferini, ritmini ve dramatik yapısını desteklemek,

duygunun izleyiciye daha kolay geçmesini sağlamak

için, filme ve sahneye özel müzikler besteletmiştir

doğal olarak. Mesela Star Wars serisinin ve daha

onlarca filmin müziklerini de yapan ünlü besteci John

Williams veya şimdiye kadar defalarca müzik Oscar’ı

almış Hans Zimmer, bunlardan sadece ikisidir.

Fakat bunun yanında, filmin genel anlamda

popülerleşmesini sağlamak ve izleyicinin sadece visual

değil de audio duyularına da hitap etmek için bilinen

Marilyn Monroe

ERKEKLER SARIŞINLARI SEVER

müzik parçalarının veya müzisyenlerin etiketinin de

filme eklenmesi etkiyi daha da artırmıştır. Bu, kimi

zaman klasik müzik eserleri (örneğin Stanley Kubrick

filmlerinde Beethoven, Schubert, Richard Strauss,

Shostakovich gibi bestecilerin müziklerini kullandı),

kimi zaman caz (en önemli örneklerden biri, Louis

Malle, ilk filmi ‘Darağacına Merdiven’i çektikten sonra,

o sırada Paris’te olan Miles Davis’i akşam stüdyoya

aldı, filmi ona defalarca izletti ve Miles sabaha kadar

trompetiyle müthiş bir soundtrack çıkardı), ama çoğu

zaman da pop ve rock parçaları oldu.

NYX

157


Nuh’un Gemisi

KILL BILL

PULP FUCTION

Quentin Tarantino’nun, gençliğinde

bir dönem kasiyer olarak çalıştığı

audio-video dükkanı, onun için bir

cennet gibiydi muhtemelen…

KASİYER TARANTİNO

Burada belki Quentin Tarantino’ya özel bir yer

açmak lazım… Gençliğinde bir dönem kasiyer olarak

çalıştığı audio-video dükkanı, onun için bir cennet

gibiydi muhtemelen… Çünkü burada çalıştığı süre

boyunca her gün, iyi-kötü, eski-yeni demeden bir

sürü film izledi, müzik dinledi ve tam bir sinefil oldu.

Sonrasında yapacağı iş de tabii yönetmenlikti. Bütün

bu birikimini, yönettiği ve/veya senaryosunu yazdığı

filmlerinde kullandı. Bütün filmlerinde, hem eski pek

çok filme retro göndermeler yaptı, hem de tüm o eski

köşede kalmış müzik parçalarını bu filmlerine çok

büyük bir başarıyla uyarladı. Ve ortaya hem Tarantino

filmleri, hem de hepsi birbirinden keyifli Tarantino

soundtrackları çıktı. Rezervuar Köpekleri, Pulp

Fiction, Kill Bill serisi başta olmak üzere neredeyse

tüm filmlerinde bunu rahatlıkla görebiliriz..

GEÇMİŞE SAYGI DURUŞU

LA LA LAND

Eski şaşaalı dönemi biten müzikallere gelince ise, en

son 2016’da Oscar Ödülleri’nde de yarışan ve o sene

pek çok ödül alan, Damien Chazelle’in yönettiği çok

başarılı La La Land filmi, müzikallere bir saygı duruşu

niteliğindeydi ve oldukça büyük beğeni topladı. Ama

kuşkusuz her dönemin kendine göre bir film ve müzik

anlayışı var, trendler, beğeniler, zevkler döneme göre

değişiyor; değişmeyen tek şey değişim sonuçta.

LA LA LAND

Her Pazartesi saat 21.00’de,

www.radyogram.com

internet radyosunda

Nuh’un Gemisi – Zamanın tufanından geriye

kalan filmler, müzikler, şiirler

programımda, hem filmlerden ve onların

müziklerinden, hem de şiirlerden ve onların

müziklerinden bahsediyorum ve ‘bence’ çok keyifli

bir program hazırlıyorum. Hepinizi beklerim…

Radyoda dinleyemeyenler ise

www.soundcloud.com/nuh-cebeci adresinde,

tüm eski yayın kayıtlarını bulabilirler.

NYX

158


NYX

159


Havuzlardan Bulaşabilecek

Göz Enfeksiyonlarına

Dikkat!...

Yaz sıcaklarının artması ve normalleşme sürecinin gelmesiyle birlikte, serinlemek isteyenlerin adresi yine

havuzlar oldu. Uzmanlar, uygun hijyen kurallarının sağlandığı havuz suyundan koronavirüs bulaşmayacağını

açıkladı ancak özellikle ailecek tatile çıkmak isteyenlerin dikkat etmesi gereken önemli bir nokta var ki; o da

havuzlardan bulaşan göz hastalıkları. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.

Öğr. Üyesi Başak Bostancı Ceran, açıkladı.

Toplu kullanılan havuzlar

eğer iyi temizlenemez,

dezenfeksiyonu doğru

yapılamaz ise bakteri, virüs

ve parazit gibi mikroplar için

rahatça çoğalabilecek ortamlara

dönüşürler. Eğer bir de havuz

kullanıcıları, duş almadan,

üzerilerinde günün teri ve kiri,

her türlü makyaj malzemesi,

parfüm vb. kimyasal maddeler

ile bu havuza giriyorlarsa bu

suyun temizliğinden bahsetmek

mümkün olmaz.

Kontakt lens kullananlar

dikkat etmeli!

Çoğalan bu mikroplar, göz

dokuları üzerine yerleşerek

gözde konjonktivit ve keratit

gibi iltihaplara yol açabilirler.

Özellikle kontakt lens

kullanıcıları, kornea düzensizliği

olan kişiler ile yara iyileşme

problemi olanlar daha fazla risk

altındadır. Bu sebeple girdiğiniz

havuzun temizliğinin düzenli

yapılıp yapılmadığını kontrol

etmeniz, havuza girmeden duş

almaya özen göstermeniz ve

havuz suyu içinde havuz gözlüğü

kullanmanız göz sağlığınızın

korunması açısından önemlidir.

Havuz gözlüğü kullanın!

Bol kimyasal madde ile

temizliği yapılmış bir havuz göz

sağlığı açısından tehlikesizdir,

diyebilir miyiz? Maalesef

değil. Havuz temizliğinde

kullanılan dezenfektanlar bir

taraftan havuzdaki mikropları

öldürürken, bir taraftan da

göz dokuları için kimyasal

özellikleri sebebi ile toksik

etkiler taşımaktadır. Havuz

içinde gözlerini açma alışkanlığı

geliştirmiş, havuz gözlüğü

kullanmayan kişilerin gözü bu

kimyasalların devamlı etkisine

maruz kalır. Hem güneşin direkt

etkisine hem de havuz içindeki

irritan kimyasallara gün boyunca

maruz kalan gözler akşama

doğru kıpkırmızı olurlar. Bu gibi

kimyasal maddelere maruziyet

sonucu oluşan konjonktivit

türüne kimyasal konjonktivit

denir ve kişide gözde ciddi

yanma, kızarıklık, sulanma,

çapaklanma, ışığa hassasiyet

ve ağrı gibi belirtilere sebep

olur. Güzün bu irritan kimyasal

maddeden uzak tutulması, bol

suni gözyaşı ile rahatlatılması ve

kimi zaman da anti inflamatuar

özellikte damlaların kullanımı

gerekir. Kısacası, hem tatil

burnunuzdan gelir hem de

çok ciddi tahribatlara yol

açarak uzun süre tedavi

almanıza yol açabilir. Kimyasal

konjonktivitlerden korunmanın

ilk şartı bu kimyasalların göze

direk temasından mümkün

oldukça uzak durmaktır.

Alerjisi olanlar dikkat!

Alerjik bir bünyeye sahip

kişilerde havuz kullanımı

sonrası alerjik konjonktivitler

de görülebilir. Bu kişilerdeki

kızarıklık ve kaşıntı gibi

semptomlar ortamda bulunan

kimyasalların ve direk güneş

maruziyetinin etkisiyle daha

da artar. Gözün devamlı

olarak ovulması durumu

daha da kötüleştirir. Havuz

içinde yüzücü gözlüğü, havuz

kenarında güneş gözlüğü ve

şapka kullanımına ilave olarak

ve göz doktorunuzun muayene

sonrası reçete ettiği alerji

ve suni göz yaşı damlalarının

kullanımı şikayetleri azaltmada

yararlı olacaktır.

Neler yapmalıyız?

Havuz kullanımı esnasında

diğer kişilerin sağlığını tehlikeye

atmamak için, gözlerimizde

enfeksiyon olduğu dönemde

havuza kesinlikle girilmemeli,

ve havuz suyuna ter ve vücuda

uygulanan kimyasalların

karışmaması için havuz

kullanımı öncesinde mutlaka

duş alınmalıdır. Sağlıklı gözler

ile güzel bir yaz geçirmeniz

açısından havuz kullanımı

sonrası gelişen göz kızarıklığı,

çapaklanma ve ağrı gibi

şikayetlerin ihmal edilmemesi

ve mutlaka bir göz hastalıkları

uzmanınca değerlendirilmesini

önermekteyiz.

NYX

160


Sağlık

Dr. Öğr. Üyesi Başak Bostancı Ceran

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi

Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

NYX

161


DR. ONUR ŞATIR

Astrofizikçi

onur.satir@nyxmag.com

NYX

162


Per Animo Ad Astra

NEREDEYIM

BEN

Gözünü açtı kadın. Zihni bulanık;

görüşü bulanık…

Saniyeler geçti… Önce duymaya,

sonra da görmeye başladı.

Zihni hala bulanık, zaman ve

mekandan bihaber, duyularının

beynine gönderdiği sinyalleri

anlamlandırmaya çalıştı bir süre.

Kulakları dalgaların ve hafif hafif esen meltemin

sesinin arkasından, derinlerden gelen martı

çığlıklarını duydu.

Gözleri tam tepesindeki Güneş’in parlak ışığından

acırken, kumları, kumlara sakin sakin vurdukça

köpüren dalgaları gördü.

Burnu sıcak havada yayılan yoğun tuz kokusunu aldı.

Teni güneşin yakıcı ışınları ile beraber nemli sıcağı

hissetti. Bir de üzerinde yattığı kumların sıcaklığını...

Ağzında anlamlandıramadığı bir tat; kekremsi, çamur

gibi ama bir yandan da tatlı...

Aklından birbirine girmiş sayısız düşünce geçerken,

ağzından cılız ve yorgun sesi ile iki kelime çıktı:

Nerdeyim ben?

NYX

163


Kendini sahilin biraz gerisindeki

ağaçlardan birinin gölgesine atıp biraz

soluklandıktan sonra, ne kadar uğraşsa

da hiçbir şey hatırlayamadı kadın, buraya

nasıl geldiğine, en son ne yaptığına,

nerede olduğuna dair...

Üstündeki kıyafetler ve kolundaki

saatten başka insan yapımı hiçbir şey yoktu etrafta.

Heyecanla ceplerini karıştırdı bir bilgi bulmak

umuduyla. Maalesef cepleri boştu.

Yürümeye başladı; nereye veya neden yürüdüğünü

bilmeden. Yürüdü; sahil boyu...

Yürüdü sahil boyu bir süre. Etrafta kimse yoktu.

“Klasik! Klişe! Issız ada!” diye haykırdı kumları

tekmelerken.

Artık fiziken ve zihnen kendine gelmişti biraz.

Nedenini ve nasılını düşünmeden durumu kabullenip,

durum tespiti ve plan yapmaya karar verdi.

Ağzından çıkan ilk iki kelime geldi aklına: Neredeyim

ben?

Hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığı bir yerdeydi.

“Dünya’nın herhangi bir yeri olabilir burası!” diye

düşündü. Sonra “Hayır! Herhangi bir yer olamaz!” dedi

ve “Kutuplar değil en azından” diye ekledi gülerek.

“Sherlock’culuk oynayacağız anlaşılan” diye düşündü.

“O zaman zihnimin keskin olması, bunun için de haliyle

önce temel ihtiyaçları gidermem lazım.” diyerek

yaklaşan geceyi geçireceği bir yer, su ve yiyecek

bulmaya koyuldu.

NYX

164


Per Animo Ad Astra

İlk fark ettiği

Güneş’in de, diğer gök cisimlerinin de

sağdan sola hareket ediyor oluşlarıydı.

Güneş batmış, yıldızlar doğmuştu. İlk fark ettiği

Güneş’in de diğer gök cisimlerinin de sağdan sola

hareket ediyor oluşlarıydı. Takım yıldızların birkaçını

tanısa da çoğu alışkın olduklarından farklı idi. Kutup

yıldızı da yoktu. Güney yarımkürede olduğunu

anlamıştı.

Göğün hareketini gece boyu izleyerek eğer olsaydı

güney kutup yıldızının olacağı noktayı kabaca

tahmin etti ve bu noktanın, yani Nadir’in, ufuktan

yüksekliğinin yaklaşık üç yumruk, yani 30 derece

olduğunu gördü.

“30 derece güney enlemindeyim. Peki boylam?”

Boylam!.. Boylam tayini büyük bilginleri yıllarca,

asırlarca düşündürmüş; bulunan tüm yöntemler

bir gök olayının Dünya üzerinde iki farklı noktada

gözlenme zamanları arasındaki farka dayanmıştı.

“Boylam tayini, boylam ta-yi-ni, boy-lam tayi-niiii...”

diye farklı hecelere basarak sesli düşünmeye başladı.

“Farklı yerlerden gözlenen tutulmaların zamanını

kaydederek boylam farkını buluyorlardı.” diye fısıldadı

saçları ile oynarken bir yandan.

“Peki başka nasıl bulunuyordu boylam? Düşün kızım,

düşün!” derken saatine bakıyordu. Bir an saatinden

yansıyan ay ışığı gözlerini kamaştırdı bir an. “Ay!” dedi,

“Ay ile oluyor muydu? Tutulma, bir cismin önünden

geçişi falan?...”.

“Olsa ne olur sanki?! Her halükarda başka bir yerde

aynı olayın gerçekleşme zamanını bilmem lazım!”

“Bir dakika, bir da-ki-kaaaa, Güneş!!!” diye haykırdı.

“Güneş zamanı, gündoğumu, batımı, hayır hayır, bunlar

enleme de bağlı. Öğlen, en yüksek nokta!.. Evet,

buldum!!!”

“Burada Güneşin en yüksek noktada olduğu zaman ile

evimdeki güneş öğle vakti arasındaki fark ile boylam

farkını hesaplayabilirim.”

“Tamam, şimdi evdeki güneş saati öğlenini, güneşin

en yüksekte olduğu noktayı bulmam lazım. Onun

da güneşin doğuş ve batışının tam ortası olduğunu

biliyorum. Güneşin doğuş ve batışını da kabaca

biliyorum! Bitti bu iş!” dedi ve heyecanından bir

miktar kaybederek “tabii ki kolumdaki saatin hala

evimdeki zamanı doğru gösterdiğini kabul edersem.”

diye ekledi.

Sabah gündoğumundan önce uyandı. Güneşin doğuş

saatini de kullanabilirdi eğer evi ile aynı enlemde

olsaydı. Mecbur öğle vaktini bekleyecekti.

Bu arada etrafı keşfe çıkmaya karar verdi. Yüksek bir

yerlere çıkarsa iyi olacağını düşünerek ileride gördüğü

tepeye doğru yürümeye başladı.

Güneş iyice yükselip en yüksek noktaya yaklaştığında

tepeden etrafı seyrediyordu. Gerçekten de bir adada

idi; ıssız adada...

NYX

165


Güneş’in en yüksek noktada olduğu anı daha hassas anlayabilmek için yere bir sopa dikti ve gölgesinin hareketini

izlemeye, birkaç dakikada bir de gölgenin ucunu işaretlemeye başladı. Dakikalar arası yeterince açık olsun diye

uzunca bir sopa seçmişti. Kol saati 12yi çoktan geçmiş, fakat güneş hala yükselmekteydi.

Demek ki evden daha doğudayım.

Pasifik Okyanusu? Yok, o kadar

değildir. Hint Okyanusu büyük

ihtimal. Bakalım bi tepe noktaya

gelsin de Güneş…” dedi.

Çubuğun gölgesinin ucuna attığı

işaretler tepe noktaya ulaştığında

kolundaki saat 15.38’i gösteriyordu.

“Hadi bakalım, hesap vakti!” diyerek hesaplamaya

koyuldu, bir çubuk parçasıyla, toprağa çiziktirerek...

“Evimde Güneş yaklaşık sabah 5te doğuyordu ve

yaklaşık 8’e 10-15 dakika kala batıyordu. Hadi 19.45

diyelim.”

05.00 + 19.45 = (5h+18h) (0m+45m) = 24h 45m

24h45m / 2 = (24/2)h (45/2)m = 12h22m

“Evimde Güneşin en yüksek noktada olduğu vakitte

saatim 12.22’yi göstermeli.”

“Burası ile farkı...”

15h 38m - 12h 22m = 3h 16m = 196m

“...tam 196 dakika. 4 dakika 1 derece ettiğine göre...”

196/4 = 49 derece

“...evim ile fark 49 derece!”

“Evim 41 Kuzey 41 Doğu koordinatlarında. 41 kere

maşallah derdim hep, ezberlemesi kolay” diye geçirdi

içinden.

“Evden daha doğuda olduğuma göre 41 + 49 = 90

derece doğu boylamındayım!”

“Evet Hint Okyanusu…”

“Hint Okyanusunun ortasında, ıssız bir adadayım!...”

NYX

166


Per Animo Ad Astra

Merhaba NYXmag’ciğim, merhaba NYXmag

okurları.

Astronomi sularında dolanarak [ıssız ada

göndermesi:) ] güncel olaylardan, temel

astronomi bilgisine, uzay denince akla gelen

gizemlerden, teknolojinin son ürünü teleskoplar

ve gözlemevlerine kadar astronomiyle ilgili her

konuya değineceğim köşeme hoşgeldiniz!

Bir bilim insanı olarak, ilk yazıdan gözünüzü

korkutmayayım diye ufaktan edebi bir giriş yapmak

istedim. Bu kısa denemede kahramanımız “Kadın”

astronominin en temel kullanımı olan navigasyon,

yer bulma yöntemlerinden yararlanarak

“Neredeyim ben?” sorusunu cevapladı. Bu arada

bize enlem ve boylam hesaplarının nasıl yapıldığına

dair bir giriş yapmış oldu. Son birkaç yüzyıldır

Galileo gibi bir çok ünlü bilginin kafa patlattığı bu

konu, günümüzde uydular sayesinde çözülmüş

olsa da, temel bilgilerin hayat kurtarıcı olabileceği

nice senaryo düşünülebilir. Bu nedenle boylam

hesabına dair daha ayrıntılı bir yazı önümüzdeki

sayıda gelecek.

Biz astronomların klasik veda cümlesi ile

sonlandırayım ilk yazımı.

Bulutsuz geceler dileğiyle efendim...

NYX

167


hikayeler

düş

kapanı

Suzika...

İstanbul’un küçük bir

semtinde doğup büyüdüm

ben. Yeşili bol, her binanın

önünde geniş bahçeleri

olan. Hemen hemen

herkesin birbirini tanıdığı şirin bir semt.

Sultanahmet, Süleymaniye, Balat gibi eski semtlerden

dar gelirli aileler için yapılmış toplu konutlardı evlerimiz.

Böyle karma bir kültür. Tüm İstanbul’u içinde bulunduran

bir gökkuşağı. İstanbul... Birçok şaire, şarkıya ilham

kaynağı olmuş, renklilik ve farklılıklar şehri...

Münir Nurettin’in de dediği gibi; “Sade bir semtini

sevmek bile bir ömre değer”

ŞENAY ÇARKÇI

senay.carkci@nyxmag.com

Uzun zamandır orada yaşamasam da. Çocukluğumda,

anılarımda, acıda, sevinçte... Hep ordayım. Gözümü

kapatıyorum camın kenarındaki divandayım. Hafiften

bir yağmur. Yan binanın yüksek gri duvarı yavaş yavaş

ıslanıyor. Radyoda “Dört günlük bir şey “şarkısı...Yani

benim yüreğimin kuşları hala doğup büyüdüğüm, ilk defa

aşık olup acıyla tanıştığım, mutluluk denizine açıldığım

o eski semte kanat çırpıyor... Şimdilerde harap ve virane

olmuş o yere... Nereden nereye...Benim düşlerim,

özlemlerim bitmez. Bunlardan sıkça bahsedeceğim

sizlere.

NYX

168


Aslında ben size Suzi’den bahsetmek istiyorum…

Adını bile tam olarak bilemediğim Suzi’den. Herhalde

Suzan’dı. Emin değilim. Çocuk aklımda soru işaretleri

ile dolu bir yaşam, bir kadın.

Bizim evin iki arka sokağında beş katlı binanın ikinci

katında otururdu. Küçük, nohut oda bakla sofa, iki göz

oda. Ermeni asıllı yalnız ve yaşlı bir kadın.

Sık sık, bazen üst üste… Hemen her gün bir eve misafir

olurdu. Genelde elinde bir poşet, içinde zaman zaman

biraz erzak, bazen birkaç meyve ve ya et ya da kıyma

olurdu. Kapıyı çalar, ki bu genelde akşam üzeri olur,

yarım yamalak Türkçesi ile elinde ne varsa uzatıp; “

Yemeklik var kuzim. Yapın da hep beraber yiyelim”

derdi. Bazen de bir kaç elma veya portakalı, uzun

yeleğinin geniş ceplerinden çıkarır, evdeki küçük

çocuklara verirdi. O semtte herkes onu tanırdı, bir

ahbap, bir akraba gibi olmuştu.İki-üç mahalleyi sıraya

koymuş gibiydi, her gece bir başka mahallede, bir

başka eve konuk olurdu. Çeşitli söylentiler vardı

etrafta konuşulan. O zamanlar beni çok ilgilendirmese

de yıllar sonrasında zihnimde biraz bulanık, biraz

buruk, biraz sır olarak kalmış hep bende…

Yok eskiden çok zenginmiş… Yok ailesi bu

topraklardan sürülmüş… O burada bir Türk’e aşık

olmuş… Zamanında çok güzel bir kadınmış…Öyle imiş

böyle imiş... Çok eskisini bilemiyorum tabii ki. Parça

parça kesitler var aklımda.

Gün batımına yakın belirirdi bazen bizim evin

yokuşunda. Yavaş yavaş, beli bükük, elinde cilası yer

yer bozulmuş eski bastonu, üzerinde çiçekli pamuk

kumaştan gecelik benzeri bir entari, üstünde kolonya

kokusuyla gelirdi. Ayağında yaz kış çorap ve naylon

terlikler, başında gelişi güzel bağladığı biraz şekilsiz,

ince bir tülbent. Tülbentin ucundan kıyısından firar

etmiş inatçı ve dik beyaz saçıları... Etrafı kırışmış, her

biri hüzün denizi, iri kahverengi gözleri ve kalın yer

yer beyazlamış kaşları. Soluk beyaz bir teni vardı.

Soğuk havalarda uzun siyah bir hırka olduğunu

hatırlıyorum üzerinde.

Soluk soluğa çıktığı yokuştan bizim eve yönelir, ben

de kapının önünde oynuyor olursam, yine o kendine

has üslubu ile ; “ Annen evde?” diye sorardı. Annem

ona Suzika derdi. Her seferinde elinde getirdiklerine

gerek olmadığını söyler,” Yemeğimiz var, gel buyur hoş

geldin” der, güler yüzle karşılardı. Yaşının ilerlemiş

haline ve belinin büküklüğüne rağmen iri bir kadındı.

Ona dair aklımda kalanlardan bir ayrıntı da,

ayaklarında bir sorun olduğuydu.

Yine böyle akşamlardan birinde yemekten sonra ince

belli küçük bardakta çayını yudumluyor, bir yandan da

anneme bir şeyler anlatıyordu. “Her şey boş” diyordu.

Akrabalarının onu Ermenistan’a çağırdığını, fakat

evinin yurdunun burası olduğunu, gitmek istemediğini

anlatıyordu. Uzun zaman önce kocasının onu bırakıp

başka bir kadınla yaşamaya başladığından, yalnız

ve acı içinde iken bile gitmeyi düşünmediğinden

bahsediyordu. Ben de bir yandan televizyon izliyor

diğer yandan konuşulanlara kulak kabartıyordum.

Uzak memleketinden ona para yardımı geliyormuş.

Bir de, küçük de olsa evim kaldı diyordu elimde.

Kim bilir belki de çok sevmişti buraları. Belki de

kaybetmişti varını yoğunu. Belki de yolunu gözlemişti

giden kocasının. Beyhude, yılları harcamıştı. Kendini

harcamıştı… Daha önce de dediğim gibi; net olmayan,

aklımda ve zihnimde flu resimler bunlar. Çocuk

aklımla, aklımda kalanlar…Evveli, ezeli çok net olmasa

da Suzi gerçekti...Biz evimizi satıp oradan taşındıktan

sonra bir daha hiç görmedim onu. Acaba yine elinde

bir kaç meyve veya bir poşetin içene koyduğu biraz

erzak, gidiyor muydu birilerine misafir olmaya?

Yıllar sonra eski mahalleden bir komşu ziyaretinde

öğrendim; küçük evinde tek başına iki göz odanın

birinde hayatını yitirmiş.. Hayatını yitirmeden üç dört

sene öncesinde bir yakını bazı işlemler için bir avukat

göndermiş evine. Avukat onun bu çaresiz ve yoksul

durumunu görünce, “Ben sana bakarım, fakat sana

bir şey olursa evine el koyarım” demiş. Suzi de kabul

etmiş… Böyle bir anlaşma yapılmış, imzalar atılmış…

Çok üzülmüştüm duyduğumda. Bir sohbet arasına

sıkıştırılmış hazin bir hikaye… Bir bardak çay içimi

sürmüştü Suzi’nin tüm yaşamı...

İşte böyle Suzi’nin de dediği gibi her şey boştu belki

de. Ona kapıyı açtığımda tebessüm ederek bana

uzattığı bir kaç elma veya bir avuç çerez hatırına onca

zaman sonra bunları anlatmak, paylaşmak istedim.

Onun, o hep içimi burkan yalnızlığını… Doğup

büyüdüğü yerlerden uzak, başka bir ülkede yaşama

tutunmasını... Dil, din ve ırk ayrımı yapmaksızın evlere

misafir oluşunu… İnsancıl ve bir çoğunu bilemediğimiz,

onca sıkıntı ve olmaza karşı güçlü duruşunu…

Evet, bunları anlatmak istedim… Sanki bir vefa borcu.

Belki de şimdilerde pek olmayan komşuluk ve

dostluklar, ön yargısızlıklar adına.

O yıllara, o güzel yıllara, bize ve onun hep içimi burkan

anısına... Bizim Suzika’ya…

Belki de o yüzden zor yürüyor, küçük adımlar

atıyordu. Küçük yeğenimle ne zaman evin içinde

koşuşturup oynasak, ayaklarını divanın köşesine iyice

çekip; “ Aman aman, sakın ayaklarıma basmayın” der,

tedirgin olurdu.

NYX

169


NYX

170

YURDAGÜL AYDIN

yurdagul.aydin@nyxmag.com


Twitter Günlüğü

Merhaba

Twitter yaşadığımız dünyada,

yaşadığımız ülkede gündemi

takip etmek için en etkili sosyal

medya mecrası. O kadar ki

günlük magazin haberlerinden

tutun, dünya liderlerinin önemli

bir konudaki görüşlerini bile nerdeyse ilk olarak

Twitter’dan öğreniyoruz.

Ben de bundan yola çıkarak Twitter’da Türkiye

gündeminde en çok konuşulan konuları gün

gün sizlerle paylaşmaya karar verdim. İlk sayıda

geçtiğimiz Haziran ayında her akşam Twitter’da

trend topic olan hashtagleri liste olarak

paylaşıyorum.

Güzel hashtaglerde buluşmak dileğiyle...

Haziran

trend topic

1 Haziran - #Ebola

2 Haziran - #Milletedestek

3 Haziran - #anneyekalkanellerkırılsın

4 Haziran - #MeclisteTeröristİstemiyoruz

5 Haziran - #kenetlenTRABZONSPORLU

6 Haziran - #erkekyerinibilsin

7 Haziran - #erkekyerinibilsin

8 Haziran - #çıkmatekliflerigerigelsin

9 Haziran - #AyasofyaCamiOlacak

10 Haziran - #dijitalFarkındalık

11 Haziran - #Ankara

12 Haziran - #TrollerPatladı

13 Haziran - #KktcMezunuHukukçularMağdur

14 Haziran - #deprem

15 Haziran - #ösym

16 Haziran - #FBvTS

17 Haziran - #MerveKonukoğlu

18 Haziran - #TürkEğitimSen28Yaşında

19 Haziran - #whatsapp

20 Haziran - #güldürgüldürizlemiyoruz

21 Haziran - #GSvGFK

22 Haziran - #SavunmaDurdurulamaz

23 Haziran - #canankaftancıoğlu

24 Haziran - #AlkolFelakettir

25 Haziran - #DoğuTürkistanKurtulacak

26 Haziran - #OyMoyYok

27 Haziran - #FBvYMS

28 Haziran - #LGBTFaaliyetleriDurdurulsun

29 Haziran - #Bizİnandık

30 Haziran - #ikranur

NYX

171


NYX

172


Astroloji

ASTROLOG ŞENAY DEVI’DEN

KORONAVIRÜS SONRASI

BURÇLARA GÖRE SEYAHAT REHBERI

2020

yılının başında bu yılın zor

geçeceğini yorumlayan

astrologlar yaşadığımız süreç

ve süreç sonrası değerlendirmelerine başladılar.

Enuygun.com, bu yaz tatil planı yaparken, gökyüzünü

rehber edinmek isteyenler için ünlü Astrolog Şenay

Devi’nin kapısını çaldı. İşte Şenay Devi’den burçlara

özel yaz tatili rehberi.

Gökyüzü okuyucuları, 2020 yılının zor geçeceğinden

bahsederken böylesine büyük bir pandemi ile karşı

karşıya kalacağımızı tahmin etmemişti. Yaşanan

sıkıntılı günlerin ardından virüsünün azalma eğiliminde

olması ve normalleşme süreciyle artık yavaş yavaş

tatil planları da yapıyoruz. Peki, bu yaz tatilinde bizi

neler bekliyor? Bu yaz tatil planı yaparken gökyüzünü

rehber edinmek isteyenler için Türkiye’nin seyahat

sitesi Enuygun.com, ünlü Astrolog Şenay Devi’nin

burçlar ile ilgili önerilerini sizin için derledi.

Bu yaz hayatımızın her alanında olduğu gibi büyük

değişimler ve tedbirler ile dolu bir sürecin içinde

olacağımıza dikkat çeken Şenay Devi, tatil ve

eğlence anlayışımız eskisi gibi olmayacağını, tatil ve

eğlence hayatının belirlenen kurallar ve mesafeler

ile yapılacağını söyledi. Bireylerin daha sakin ve izole

şekilde bir tatil planlaması yapacaklarını belirten

Devi, turizm ve eğlence sektörünü teknoloji ile ilgili

alanlarda büyük ve köklü değişimleri beklediğinin

altını çizdi.

“10 Ağustos-20 Eylül tarihlerine dikkat”

Astrolog Devi, “Doğaya, hayvanlara, duyarsız ve hırslı

davranan biz insanoğlu, doğanın yeniden canlanması

için kısıtlamalar ve tedbirler ile yaşamayı öğreneceğiz.

Ancak astrolojik veriler, 10 Ağustos-20 Eylül tarihleri

sürecinde virüs ile olan imtihanımızın tekrar edeceğine

işaret ediyor” açıklamasında bulundu.

Hangi burç nasıl tatil planlamalı?

Pandemi sonrası hangi burcun ne tür tatiller yapması

gerektiğini açıklayan Şenay Devi, “Ateş grubu

burçlar, (Koç, Aslan ve Yay) tarihi mekanlar ve doğa

ile iç içe olacakları, sağlıklı yaşamı tercih edecekleri

tatil planları içinde olabilirler. Doğuştan lider, öncü

ve keşfetmekten hoşlanan ruhları var. Kendilerini

bağımsız ve özgür hissedecekleri, sevdikleri ve birlikte

zaman geçirmekten hoşlandıkları kişilerle kaliteli tatil

yapabilirler. Toprak grubu burçlar ise (Boğa, Başak ve

Oğlak) özellikle ruhlarını dinlendirip iç dünyalarına

yönelip korkularından uzaklaşabilecekleri bir tatili

tercih edebilirler. Daha bireysel ve butik ortamlarda

bağışıklık sistemlerini güçlendirecekleri tatil planlarına

yönelebilirler. Kısa seyahatler ve karavan seyahatleri,

toprak gruplarının tatil tercihleri arasında oldukça

popüler olabilir” dedi.

Hava grubu burçlarının da (İkizler Terazi ve

Kova) seyahat etmeyi, öğrenmeyi ve yeni şeyler

deneyimlemeyi oldukça sevdiklerini söyleyen Devi,

“Bu yüzden doğa sporları ile aktiviteler içinde

olabilecekleri, maceracı, duygularını tatmin edecekleri

tatil planları içinde olabilir. Mental ve fiziksel olarak

kendilerini motive edecekleri tercihler yapabilirler.

Su grubu burçları da yine (Yengeç Akrep Yay) uzay

ve evren bilgilerini genişleten astronomi ve seyahat

merkezli gezilere yönelebilirler. Ayrıca manevi olarak

arınacakları, keşif duygularını uyandıracak manevi

mekanlara yönelik tatil planları gerçekleştirebilirler”

açıklamasında bulundu.

“Pandemi bundan sonraki tatil

anlayışlarımızı değiştirecek”

Gökyüzünün, uluslararası seyahatlerde 2021 Nisan

ayına kadar uçuş ve yolculuklarda pek çok değişimle

karşılaşacağımıza işaret ettiğinin altını çizen ünlü

Astrolog Şenay Devi, “Dünyada ve ülkemizde doğa

sporları, manevi mekanlar, tapınaklar ve doğa

bütünlüğünü koruyan daha sakin ve huzur verici

alanlara yönelik tatiller popüler olacak. Aynı zamanda

karavanlar, doğa sporları, butik oteller, organik

tarım ve kıyı şeritlerinde daha küçük ve izolasyonun

mümkün olduğu tatil alışkanlıkları ön plana çıkacak.

Pandemi, bundan sonraki tatil anlayışlarımızı da

kesinlikle değiştirecek. Köklü değişimlere alışmalı

kabullenmeli ve tedbiri elden bırakmamalıyız” dedi.

NYX

173


NYX

174

TAN SANDER

tan.sander@nyxmag.com


Zaman Yolcusu

16 ülke

YÜZLERCE

MEKANdA

zaman

yolculuğu

Asıl bisiklet sevgim, Seattle’da

arkadaşımın garajında bulduğum

eski bir dağ bisikleti ile doğa turları

yapmamla başladı. Daha öncesi

yok mu diye sorarsanız, tabi ki var.

Olmaz mı? Her mutlu çocuk gibi 6-7

yaşlarında. Ve bu yüzdendir belki de

45 yaşında zamanda yolculuk yapmışçasına kendimi

çocukluğumdaki gibi inanılmaz mutlu hissettim.

Zaman makinem bisikletim olmuştu! Bisikletin

pedallarını her çevirdiğimde dünya üzerinde özgürce

hareket etmeye başladım, geçmişe gidebildiğim gibi

geleceğe de gidebileceğimi keşfettim! Sonrasında

bir baktım, Tampa Florida ABD’deyken, bir de

baktım ki Arjantin’in başkenti Buenos Aires’te Tango

yapıyorum. İşte sizinle 16 ülkeyi kapsayan bu zaman

yolculuğumu paylaşacağım.

Paylaşacağım ki paylaştıkça ülkemdeki bisikletçi

sayısı ve dolayısıyla mutlu insan sayısı artsın,

çoğalsın! Dünyanın her yanında özgürce dolaşan

birçok Türk Bisikletçisi olsun!

NYX

175


Hayatta

ne kadar

az şeye

sahİpsenİz,

o kadar

özgür

olursunuz

Tampa Florida ABD’ye hem ziyaret

amacıyla, hem de Güney Amerika

gezimde kullanacağım bisikletimi

almak için gittim! Benim boyutlarıma

uygun 29 / 2,5 inç lastikleri, XL kadro,

mekanik disk fren,10 vitesli bisikletime

kavuşmuş, Tampa yollarında yaptığım

test sürüşlerim bitmiş, yolculuğum için gerekli

olan -7 dereceye dayanıklı uyku tulumumu, 2,5

cm kalınlığındaki şişme matımı ve 2 kişilik çadırımı

envanterime katmıştım. Pizza Familia’nın sahipleri

Maner ailesine yaptığım ziyaretim de son bulmuş,

onların güzel pizzalarıyla etlenip butlanmıştım ☺

12 Haziran 2019’da, önceden aldığım 150$ lık ucuz

uçak biletimle(gidiş/geliş) biraz fazla dolanarak, ( tek

nedeni bisikletim için ödeyeceğim 100$ bagaj bedelini

bedavaya getirmekti ) transit olarak önce Houston

sonra Louisiana’ya en sonunda Cancun /Meksika’ya

ulaştım.

(Hepinize tavsiyem uyku tulumu, çadırınızı ve matınızı

size verilen bagaj kg hakkınız dahilinde bisiklet

kutunuza koymanızdır! Amerika’daki havayolları

şirketleri sadece sırt çantanızdan ücret almamaktadır

diğer el ve tüm bagajlarınızdan ücret alacaklarını

unutmayın.)

Cancun / Meksika hava alında bisiklet kutumun

bavulların bandından değil de özel büyük spor

aletlerinin bandından geleceğini bilerek, bisikletimi

beklemeye koyuldum. Beklenen kutu köşeden

göründü ☺Hemen büyük bir heyecanla aldım ve

gene büyük bir hevesle havaalanının dışına çıkmadan

NYX

176


Zaman Yolcusu

Bir gün Florida ABD’deyken,

bir de baktım ki Arjantin’in

başkenti Buenos Aires’te Tango

yapıyorum.

klimalı ortamda bisikletimi birleştirmeye başladım.

Aşağı yukarı 1 saat içinde bisikletim hazırdı. Özellikle

belirtmeliyim ki klimalı ortam dedim çünkü dışarısı

45 derece sıcaklıkla kaynıyordu. Cancun’dan Beliz’e

kadar olan yolun düz ve asfalt olduğunu bilmek her

ne kadar yolculuğumun başında bana güç verse de,

üzerimde parlayan Meksika Karayipleri’nin güneşi

beni düşündürüyordu. Arkama çadır, uyku tulumu

ve ön tarafa sırt çantamı elastik iplerle kancalayıp

(bungee jumping) pedallamaya başladım.

Hayatta ne kadar az şeye sahipseniz, o kadar özgür

olursunuz felsefesine inanan biri olarak taşıdığım

yük 15 kilogramı geçmedi. Bike Packing stilinde az

ve öz ihtiyacımla yola çıktım. Zaten yolda ihtiyacınızı

karşılacayacak yerel pazarlarda ucuz ve taze ürünleri

bulabiliyorsunuz.

Gelecek sayılarda sizlere aktaracağım maceralı

günlerde buluşmak dileğiyle….

NYX

177


Kitaplar

KENDINE İYI BAK ISPARTA

“Yeşil Pembe Gönlüm Sende”

Tufan Teksoy - Elif Aydoğdu Oral

Tufan Teksoy bir fotoğraf sanatçısı ve maliyeci. 46 yıl

önce Isparta’daki ilkokul öğretmenlerine sınıfça yazdıkları

mektuplar yıllar sonra kendisine ulaşınca bu mektuplar

doğup büyüdüğü ve tutkuyla bağlı olduğu Isparta’yı ve kent

kültürünü anlatması için bir vesile olur. Isparta deyince

herkesin aklına Süleyman Demirel, gül ve halı bilemediniz

Eğirdir ve Gölcük gölleri gelir. Tufan Teksoy Isparta’nın

bunların dışında kalan kenti ve kent hayatını Isparta şehir

hayatının özeti gibi olan bir çıkmaz sokak içinden anlatıyor.

Okuyucu kitabın sayfalarında; Isparta kent planını yapan

Gustav Olsner’i, yarıaçık cezaevindeki Yılmaz Güney’i, halı

dokuyan mahpusları, kadınlar hapishanesini, bambul arılarını,

Ispartalı Rumları, düğün yemeklerini, üç çocuğunu en iyi

şekilde yetiştirmeye çalışan bir eğitimci babayı, kimseye

muhtaç olmadan ömrünü tamamlayan Pembe Panter lakaplı

büyükanneyi, iyi bir eğitimcinin bir çocuğun hayatında neleri

değiştirebildiğini, Göller Ekspresini, İngilizlerden kalan

görkemli demir yolu köprüsünü kente ve insana dair hikâyeler

eşliğinde okuyacak.

Bu kitap; Isparta kent kültürüne bir armağan, bir selamlama…

YÖNETİCİNİN GENÇ BİR YAZAR OLARAK

PORTRESİ

Philipp Schönthaler

Türkçesi: Emre Güler

Alman yazar Philipp Schönthaler “Yöneticinin Genç

Bir Yazar Olarak Portresi”, kitabında, tarihi olaylar

eşliğinde teknoloji, gıda, telekomünikasyon, giyim

ve otomotiv devlerine atıfta bulunuyor ve hikâye

anlatmanın şirketler ve yöneticilerin kaderini

belirlediğini ortaya koyuyor. Kitapta, dünya devi

markalardan Steve Jobs, Umberto Eco ve Tim

Cook gibi önemli isimlere atıfta bulunan Philipp

Schönthaler, zirveye çıkış öykülerinden kesitler

sunuyor, günümüzde hikâye anlatabilenlerin

başarılı olduğunu söylüyor.

BİR SİHİRBAZIN İTİRAFLARI

Kubilay QB Tunçer

Yazar, senarist, aktör ve Merlin Ödülü sahibi sahne

sihirbazı Kubilay QB Tunçer’in yeni eseri ‘Bir

Sihirbazın İtirafları’, Tunçer’in kendi sesiyle şimdi

Storytel’de.

Kubilay QB Tunçer, yeni eseri ‘Bir Sihirbazın İtirafları’

ile sizi sihirbazların, illüzyonistlerin, falcıların,

kahinlerin ve medyumların dünyalarına eğlenceli bir

yolculuğa çıkarıyor.

Doğaüstü gibi görünen numaraların, açıklanamayan

kehanetlerin, zekice planlanmış oyunların sırları

bu sesli kitap serisinde yer alıyor. Yaşanmış gerçek

olaylar, tarihin en zekice dalavereleri, sihirbazlığın

sırları ve birbirinden ilginç birçok anekdot, yazarın

keyifli üslubuyla şimdi Storytel’de.

NYX

178


Stil meraklılarının ilgisini

çekecek moda kitapları

Kültür - Sanat

MODANIN TÜM

ÖYKÜSÜ

Marnie Fogga

Başından sonuna Modanın

Tüm Öyküsü, dünyanın en etkili

tasarımcılarına olduğu kadar

alışılmadık fikirlere ve modayı

yeni mecralara yönlendiren

eksantrik hamlelere de yer

veriyor. En eski zamanlardan

beri erkekler ve kadınlar giysi

denemeye çok heveslidir.

Bugün moda eskiye nazaran çok

daha heyecanlı ve ulaşılabilir

durumda.

KADININ 100

VAZGEÇILMEZI

Nina Garcia

Şıklığıyla Göz Kamaştıran Kadının

100 Vazgeçilmezi arasında

minik siyah elbiseden saç örgüsü

kazağa, bikiniden takım elbiseye,

trençkottan beyaz gömleğe

kadar pek çok klasik parçanın

yanı sıra kaftan, kürk, egzotik

deri çanta gibi iddialı parçalara

da yer veriliyor. Kot pantolon ya

da kemer gibi oldukça sıradan

veya hayvan deseni ya da kırmızı

ruj gibi fazlasıyla cesur parçaları

kullanmanın inceliklerine

değiniliyor

MODA TASARIM ÇIZIMLERI

Bina Abling

Çizim becerilerinizi kavrama, uygulama

ve çeşitlilik yönünden zenginleştirmeyi

amaçlayan bu kitap, zihninizde çok daha

fazla referans oluşturabilmek amacıyla,

tasarım silüetleri, kumaş örnekleri ve kumaş

çeşitlerini içeren görsel bir zenginlikle

sunuluyor.

MODA / Duygu Özen

Antik Mısır’ın tuniklerinden ve altın halhallarından başlayarak Chanel ve Dior gibi

efsanevi modaevlerini dolaşıp McQueen ve Prada gibi modern markalara kadar gelen

bu göz kamaştırıcı kostüm ve elbise koleksiyonunda moda, insanlara ve yaşanılan

yerlere ayna tutuyor. Milattan öncesinden başlayarak günümüze kadar gelip geçen

başlıca dönemler, film kareleri gibi gözler önüne seriliyor.

MODAYI DEĞIŞTIREN

100 FIKIR

Harriet Worsley

Modayı Değiştiren 100 Fikir,

tasarımcıların en etkili tasarımlarına

yer vererek modanın zaman

çizelgesinde konumlandırılan moda

fikirlerini okuyucuya sunuyor.

Kitapta 1900’lerden 2010’a kadın

giyimindeki devrimsel değişimler,

gerek bu değişimlerin arka planında

yatanlara gerekse moda dünyası

üzerindeki etkilerine değinilerek

açıklanıyor. Kitap, tişörtlerin

ilk başta erkek iç çamaşırı

olması ya da kot pantolonlarda

bulunan rivetlerin altına hücum

dönemindeki işçi kıyafetlerini

güçlendirmek için geliştirilmesi gibi

bilgiler ışığında okuyucuyu günlük

kıyafetlere daha bilgili bir gözle

bakması için cesaretlendirmeyi

hedefliyor

NYX

179


Film/Dizi

“OMAR VE BİZ”

FRANSA’DAN 3

ÖDÜL ILE DÖNDÜ…

Fransa’da 10. su düzenlenen SEE Paris Film Festivali

(South East European Film Festival ) 2-7 Haziran

tarihleri arası Covid sebebiyle bu yıl online olarak

gerçekleştirildi.

Yönetmenliğini Maryna Er Gorbach ve Mehmet

Bahadır Er’in yaptığı OMAR VE BİZ filmi, önyargıları

ve iletişim problemleri sebebiyle yalnızlaşan emekli

asker İsmet karakteri üzerinden anlattığı birbirini

tanıma, komşuluk ve göç hikayesi ile uluslararası

yolculuğuna başarılarla devam ediyor.

Festivalin uluslararası yarışmasında yer alan OMAR

VE BİZ, En İyi Film (Maryna Er Gorbach ve Mehmet

Bahadır Er) , En İyi Senaryo (Mehmet Bahadır Er) ve

En İyi Erkek Oyuncu (Cem Bender) ödüllerine layık

görüldü…

Ulusal ve uluslararası birçok başarı

kazanan filmin özeti :

İsmet, sınır görevini tamamladıktan sonra yeni

emekli olmuş bir askerdir. Sivil hayatta ailesi ve

çevresindekilerle iletişim kurmakta zorlanır ve oğlu

eğitimini bahane ederek, İsmet’ten uzaklaşabilmek

için Amerika’ya gitmiştir. Karısı da oğlunun yanına

gitmek istemektedir. Tüm bunlar yaşanırken,

Türkiye – Yunanistan sınırındaki evlerinde iki kaçak

göçmenle ansızın komşu olmak zorunda kalırlar.

İsmet, yaşadıklarının etkisiyle, politik bakış açısı ve

önyargılarıyla yüzleşecektir.

NETFLIX, BELÇİKA ORİJİNAL DİZİSİ

INTO THE NIGHT’IN İKİNCİ SEZONUNU

DUYURDU…

Into the Night, dünyada yaşanan ani bir güneş felaketinin ardından, Brüksel’den havalanan bir uçakta

mahsur kalan bir grup insanın hikayesini konu alıyor. Netflix, ilk sezonu geçtiğimiz aylarda gösterime giren

orijinal yapımın ikinci sezonunu bugün duyurdu. Dizinin yaratıcısı Jason George: “Gösterime girmesinin

ardından küeresel çapta büyük ilgi uyandıran Into The Night’ın ikinci sezonunu duyurmaktan dolayı son

derece heyecanlıyız. Dünyanın dört bir yanındaki hayranların kahramanlarımız ve BE Airways Flight 21

mürettebatıyla kurduğu bağı görmek harikaydı. Yolculuklarına devam etmek için sabırsızlanıyoruz.”

NYX

180


Kültür - Sanat

Sergiler

“MAGNUM İLE HAZZI HAYAL ET”

Magnum, dünya çapında iş birliği yaptığı 13 sanatçı ile,

pandemi döneminde sokakların sessiz kalmasının ardından, tekrar özgürce

dışarı çıkacağımız günlerin düşlendiği, “Hazzı Hayal Et” isimli dijital sergisini

hayata geçirdi.

Bu sergi ile Magnum, kakaolarının tedarik edildiği

Fildişi Sahili’nde yaşayan ve hayatlarını zor

şartlarda geçirmekte olan kakao çiftçisi kadınlara,

destek sağlamayı amaçlıyor.

www.magnumicecream.com/pleasureimagined

adresinden dijital sergiyi gezebilirisniz.

Zef Shoshi

İşe Gitmek

Going to Work, 1970

Kâğıt üzerine tempera

92 x 56.5 cm

Merkezi Komite Yayını

Mutlu Yıllar

Happy New Year, 1976

Kâğıt üzerine baskı

67 x 47 cm

“BIR RÜYANIN İNŞASI:

ARNAVUTLUK SANATINDA

TOPLUMCU GERÇEKÇILIK”

Pera Müzesi, sanatseverleri Arnavutluk tarihine

sanatsal bir yolculuğa davet ediyor. “Bir Rüyanın

İnşası: Arnavutluk Sanatında Toplumcu Gerçekçilik”

başlıklı sergi, Arnavutluk görsel sanatlarının önemli

bir dönemine odaklanıyor ve sosyalizmin kuruluş

ilkelerini yaymayı amaçlayan siyasi tavrın hâkim

olduğu diktatörlük yılları görsel üretimlerinden bir

seçki sunuyor. Sergi, 7 Temmuz - 15 Kasım tarihleri

arasında gezilebilir.

Robert Përmeti

Kazanmak Zorundayız

We Must Win, 1984

Tuval üzerine yağlı boya

158 x 189 cm

İSTANBUL HAVALIMANI MÜZESI,

“TÜRKIYE’NIN HAZINELERI;

TAHTIN YÜZLERI” SERGISIYLE AÇILDI

İstanbul Havalimanı Müzesi’nde ziyaret edilecek ilk

sergi olan “Türkiye’nin Hazineleri; Tahtın Yüzleri”

koleksiyonundaki insanlık tarihinin bilinen ilk barış

antlaşması “Kadeş Antlaşması” ile Osmanlı Sultanlarına ait

“Tılsımlı Gömlekler/Kaftanlar” gibi ilgi çekici pek çok eseri

ziyaretçilerinin beğenisine sunuyor.

NYX

181


NYX

182

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!