30.03.2021 Views

NYXmag SAYI 004

2021 İlkbahar moda ve makyaj trendleri, cildimizi ve bedenimizi tazeleyecek bahar bakımları NYXmag sayfalarında. Sürdürülebilir moda, temelde çevreci bir yaklaşımla, dünyanın doğal kaynaklarının daha az tüketilmesi için çaba gösteren, doğaya ve hayvanlara saygılı, vegan üretim yapan ve sektör çalışanlarının adil koşullarda çalıştırılmasını önemseyen, dönüştürülebilir, yüksek kaliteli ürünlerin hedeflendiği bir akım. Gün geçtikçe bu etik değerleri daha fazla benimseyen, üretimlerini bu yönde örgütleyen firmaların sayısının arttığını görüyoruz. Sürdürülebilir moda konusunda adım atan markaların koleksiyonlarını sunmaktan mutluluk duyuyoruz. NYXmag ekibi olarak geçen sayıda başlattığımız yeni dosyamız ''İlham Veren Kadınlar'' sayfalarını yine büyük bir özenle hazırladık. Söz verdiğimiz gibi tüm okurlarımıza ilham verecek yine özel, güçlü ve yaratıcı kadınlarla röportajlar yaptık, tümünü çok beğeneceğinizi düşünüyoruz. Seyahat, sağlıklı beslenme, yeme-içme için seçkin mekanlar, patili dostlarımız ve çok daha fazlası NYXmag İlkbahar 2021 sayısında…

2021 İlkbahar moda ve makyaj trendleri, cildimizi ve bedenimizi tazeleyecek bahar bakımları NYXmag sayfalarında. Sürdürülebilir moda, temelde çevreci bir yaklaşımla, dünyanın doğal kaynaklarının daha az tüketilmesi için çaba gösteren, doğaya ve hayvanlara saygılı, vegan üretim yapan ve sektör çalışanlarının adil koşullarda çalıştırılmasını önemseyen, dönüştürülebilir, yüksek kaliteli ürünlerin hedeflendiği bir akım. Gün geçtikçe bu etik değerleri daha fazla benimseyen, üretimlerini bu yönde örgütleyen firmaların sayısının arttığını görüyoruz. Sürdürülebilir moda konusunda adım atan markaların koleksiyonlarını sunmaktan mutluluk duyuyoruz. NYXmag ekibi olarak geçen sayıda başlattığımız yeni dosyamız ''İlham Veren Kadınlar'' sayfalarını yine büyük bir özenle hazırladık. Söz verdiğimiz gibi tüm okurlarımıza ilham verecek yine özel, güçlü ve yaratıcı kadınlarla röportajlar yaptık, tümünü çok beğeneceğinizi düşünüyoruz. Seyahat, sağlıklı beslenme, yeme-içme için seçkin mekanlar, patili dostlarımız ve çok daha fazlası NYXmag İlkbahar 2021 sayısında…

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

MART - NİSAN - MAYIS

2021 / SAYI 4

ASU ÇETİN İLE

YOGA VE

MİNİMALİZM

Bahar bakımları

BİTKİ

RESSAMLIĞININ

YÜKSELİŞİ

JEAN İLE İLERİ

DÖNÜŞÜM

Lezzetin ve Şıklığın

“Tasarlanmış” Hali

Aya Sultanahmet

Hotel

KISIRLAŞTIRMAK

HAYAT

KURTARIR

Twitter günlüğü

DOĞAYI VE ETİK DEĞERLERİ ÖNCELEYEN

SÜRDÜRÜLEBİLİR

MODA

Doğanın ve

baharın rengi:

YEŞİL

SEYAHAT

ÜZERİNE

6 KEHANET

BAHAR

MODA

TRENDLERI

5 ÇAYI

LINKEDIN’İ

ETKİLİ

KULLANMAK

İLHAM

VEREN

KADINLAR

CDS, FAİZLER

VE DOLAR

ENDEKSİ

Glütensiz

Yaşam

SENDE

OLANI GÖR

VE ASLA

VAZGEÇME

Iztırar

Auteur

sinemacılar

YURT

DIŞINDA

EĞİTİM

hayallerinden

vazgeçme


NYX

2


NYX

3


BU SAYIDA

14

Tazelenme

Zamanı

48 52

102 106

64

130

Röportaj Röportaj Fit Lezzet

14

40

44

48

52

58

61

Tazelenme Zamanı

Baharda tazelenmenize yardımcı olacak bakım ve makyaj

ürünlerini sizler için seçtik.

Parfümler

Baharı eşsiz notalarla karşılayın

Ayna / Nalan Yurttaş

İlkbahar bakımları

Röportaj / MM Bahçecik Kuaför

MM Bahçecik ekibiyle saç bakımı ve yeni trendleri

konuştuk

Röportaj / Çiğdem Yıldız

Temiz İçerikli Doğal Kişisel Bakım Ürünleri

Miss Village Markası Kurucusu

Melatonini Artıran 5 Etkili Öneri

Moda

Moda dünyasından haberler

NYX

4

64

74

102

106

112

130

Song'un

Seçkileri

Stil

2021 İlkbahar trend raporu

İlkbahar Modasına Merhaba

İlkbahar sezonunun çarpıcı koleksiyonları

Fit Lezzet / Chef Dyt.Yeliz Yıldız

Glütensiz yaşam

Gelinlikler

Song'un Seçkileri / Songül Öztürk

Lezzetin ve Şıklığın “Tasarlanmış” Hali

Aya Sultanahmet Hotel

Moda

İlkbahar sezonunun çarpıcı koleksiyonlarından seçkiler

2021 Gelinlik ve İç Giyim Koleksiyonları


M A R T - N İ S A N - M A Y I S 2 0 2 1

En son haberleri www.nyxmag.com'da

152

Mücevherler

156

Sanatın Gözü

166

188

Vizesiz Dünya

190

Moda

204

Post Büyücüsü

208

Denge

214

Happily Ever

Abroad

152

156

162

166

Işıltılı Mücevherler

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Ünlülerden 8 Mart paylaşımları

Vizesiz Dünya / O. Suat Özçelebi

188 Seyahat üzerine 6 kehanet

190

204

218

Röportaj

Sanatın Gözü / Fulden Karayel

Bitki ressamlığının yükselişi

İlham Veren Kadınlar 2

Sizi kimi büyük projeler, kimi küçük dokunuşlarla

fark yaratıp ilham veren kadınlarla buluşturuyoruz

Moda

İlkbahar sezonunun çarpıcı koleksiyonlarından seçkiler

Post Büyücüsü / Burçin Yaşar Üner

Linkedin'i etkili kullanmak

224

Patili Köşe

208

214

218

224

228

232

Denge / Asu Çetin

Yoga ve minimalizm

Happily Ever Abroad / Aslı Eren Eryıldır

Hayallerinden vazgeçme

Röportaj / Dr. Afşin Akdoğan

Google / Silicon Valley Yazılım Takım Lideri

Yurt dışı eğitim ve iş hayalini nasıl gerçekleştirdiğini

anlatıyor

Patili Köşe / Sevil Balaban

Kısırlaştırmak hayat kurtarır

228

Röportaj

Röportaj / Veteriner Hekim Mert Baylan

Kumluca Veteriner Sağlık Merkezi

Konuşan Kediler

Kedilerin dilinden jkendi hikayeleri

NYX

5


M A R T - N İ S A N - M A Y I S 2 0 2 1

234

Sıfır

Noktası

238

Renklerin

Öyküsü

240

Nuh'un

Gemisi

244

Atölyeden

248

Evlerdeki Gizli

Sanat Bitkiler

252

Pusula

256

Kalemler ve

Silgiler

258

Sürdürülebilir

Moda

300

288

Spor ve Moda

Dekoratif

Ürünler

310

Twitter Günlüğü

312

Düş Kapanı 2021 Astroloji

234

238

240

244

248

252

256

Sıfır Noktası / Gülsüm Tulum

Sende olanı gör ve asla vazgeçme

Renklerin Öyküsü / Emine Akca

Doğanın ve baharın rengi: YEŞİL

Nuh’un Gemisi / Nuh Cebeci

Auteur sinemacıların kendi hayatlarıyla imtihanı

Atölyeden / Sibel Özer

Eko-moda / Jean ile ileri dönüşüm

Evlerdeki Gizli Sanat Bitkiler /Özlem Tekirdağ

Ev bitkilerini mimari olarak hangi şekillerde kullanabilirsiniz

Pusula / Deniz Aydın

CDS, faizler ve dolar endeksi

Kalemler ve Silgiler / Naşide Sağlam

Iztırar

258

Spor ve Moda

Yeni teknolojilerle üretilen spor ayakkabılar

288 ve spor kıyafetler

300

310

312

314

338

Sürdürelebilir Moda

Eviniz için dekoratif ürünler

Sofralarınızı ve evinizi güzelleştirecek

birbirinden şık öneriler

Twitter Günlüğü / Yurdagül Aydın

Ocak, Şubat ve Mart 2021

Türkiye Twitter trend topic listesi

Düş Kapanı / Şenay Çarkçı

5 çayı

2021 ilkbahar görünümleri

Kültür Sanat

Filmler, Diziler, Kitaplar

NYX

6


KÜNYE

İMTİYAZ SAHİBİ

YURDANUR AKCA GÜNAY

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

Nurgül Eryıldır Günay (nurgul.eryildir@nyxmag.com)

GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ

O. Suat Özçelebi (suat.ozcelebi@nyxmag.com)

ONLINE YAYIN KOORDİNATÖRÜ

Sevil Balaban (sevil.balaban@nyxmag.com)

SOSYAL MEDYA KOORDİNATÖRÜ

Burçin Yaşar Üner (burcin.uner@nyxmag.com)

KATKIDA BULUNANLAR

Aslı Eren Eryıldır, Asu Çetin, Deniz Aydın, Emine Akca,

Fulden Karayel, Gülsüm Tulum, Nalan Yurttaş,

Naşide Sağlam, Nuh Cebeci, Olcay Poulsen, Sevtap Altınel,

Sibel Özer, Songül Öztürk, Şenay Çarkçı, Yeliz Yıldız,

Yurdagül Aydın

TASARIM VE YAYINA HAZIRLAMA:

SİTA TANITIM VE İLETİŞİM HİZMETLERİ

YAZIŞMA VE YÖNETİM ADRESİ:

NYX MAGAZINE

Molla Gürani Mah. Kilimci Sokak No:2/2 Fatih - İstanbul

İLETİŞİM:

info@nyxmag.com

REKLAM REZERVASYON:

info@nyxmag.com

Yazı ve fotoğrafların tüm hakları NYXmag dergisine,

yayımlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

Yayın Türü: Yerel Süreli

Bizi takip edin...

/nyxmag

www.nyxmag.com

NYX

7


NYX

8


Editörün Notu

Merhaba

Bahar heyecanımızı yansıtan NYX Magazine'in dördüncü sayısı ile karşınızdayız. Coşkumuzu yeni sayımızın

yine dopdolu sayfalarında bu sefer de hissedeceksiniz.

NYXmag ekibi olarak geçen sayıda başlattığımız yeni dosyamız ''İlham Veren Kadınlar'' sayfalarını yine

büyük bir özenle hazırladık. Bir önceki sayımızda söz verdiğimiz gibi tüm okurlarımıza ilham verecek yine

özel, güçlü ve yaratıcı kadınlarla röportajlar yaptık, tümünü çok beğeneceğinizi düşünüyorum.

Esin ve Benan Terzioğlu, kendi yarattıkları Qimu Bags Markası’nın nasıl oluştuğunu, tasarım aşkını ve

arkasındaki emeği anlattılar; Sosyal Ben Vakfı’nın kurucusu Ece Çiftçi kendi tanımıyla SosyalBen adıyla

ilk adımını 14 yaşında atmış ve hayallerinin peşinden gitmiş seri sosyal girişimci; Çok fazla özelliği tek

bir isimde birleştirebilen Şirin Mine Kılıç, Mineral Medya Genel Müdürü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi

Spor Kulübü Başkan Vekili bize kendi deyimiyle bir “isviçre çakısına” nasıl dönüştüğünü ve Ebru Baybara

Demir, Sosyal Girişimci / Şef Cercis Murat Konağı Restoranı Kurucusu, büyük bir hayali ve Mardin’de

gerçekleştirdiği turizm devrimini anlatttı. Harika kadınlar hepimize hayat karşısında kendi geliştirdikleri

formüller, yaratıcılıkları ve direnç yöntemleriyle hayatın dayatmalarına karşı cesurca nasıl dur dediklerini

anlatıyorlar.

İlham veren kadınlar daha önce de vurguladığım gibi kimi büyük projelerle kimi küçük dokunuşlarla ilham

verirler, hepimizi kimi zaman büyük bir görsel şölenle, dayanışmayla kimi zaman sabırla üstüne gittikleri bir

fikirle, birbirinden canlı renklerle, saygıyla, el emeğiyle, coşkuyla hayata bağlarlar. Biz bu bağı güçlendirmek

için onlara yer vermeyi sürdüreceğiz.

Mart ayı içinde çok üzücü bir gelişme yaşadık. NYXmag olarak kadınlar için özel önem verdiğimiz, ikinci

sayımızda her yönüyle tanıttığımız İstanbul Sözleşmesi’nden Türkiye maalesef TBMM'nin onayı olmadan

çekildiğini açıkladı. Biz bu konuda atılan adımı büyük bir hayal kırıklığı ile izliyoruz. Kadına yönelik şiddetin

inanılmaz düzeyde arttığı bir dönemde verilen bu kararın çok yanlış olduğunu düşünüyoruz. “İstanbul

Sözleşmesi’nden Vazgeçmeyeceğiz” diyen bütün kadınlarla dayanışma içinde olduğumuzu açıklamak

istiyorum.

Mart ayında Türkiye’deki Kadın Hareketi’nin önemli isimlerinden avukat ve kadın

hakları aktivisti Canan Arın, Heinrich Böll Vakfı'nın 2021 Anne Klein Kadın Ödülü'ne

layık görüldü. Türkiye’nin ilk bağımsız kadın sığınma merkezi olan Mor Çatı'nın

kurucuları arasında yer alan Arın, yaklaşık 40 yıldır şiddete maruz kalan kadınlara

hukuk mücadelelerinde de destek oluyordu. Kendisini yürekten kutluyoruz.

Türk yüzme tarihine ilkleri yaşatarak adını altın harflerle yazdıran Sümeyye Boyacı,

dünyanın bir numaralı oyuncak bebek markası Barbie tarafından bir kez daha yılın rol

modeli seçildi. ‘Kimsenin görmediği kanatlarım var’ diyen Sümeyye Boyacı, Türkiye’nin

rol modeli olarak hayallerinin peşinden gitmeyi sürdürüyor. Sümeyye ile gurur

duyuyoruz.

Sevgilerle

NURGÜL ERYILDIR GÜNAY

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

NYX

9


INTRO

NYXmag bu sayısında da dopdolu, zengin

içerikleriyle nefes almadan okuyacağınız bir dergi

oldu…

Havaların ısınmaya başladığı, baharın kendini

iyiden iyiye gösterdiği, tazelenmenin yollarını

aradığımız bu günlerde, kendinizi ve sevdiklerinizi

şımartacağınız önerilerle karşınızdayız.

Bu sayıdan itibaren Denge köşesiyle Asu Çetin de

bizlerle olacak. Yazısında Yogayı nasıl keşfettiğini

ve bu keşfin hayatını nasıl değiştirdiğini anlatırken

bize Minimalizme doğru giden 6 adımı gösterecek.

Sibel Özer ileri dönüşüm çalışmalarını bize

aktardığı Atölyeden köşesinde Jean kumaşı

kullanarak nasıl sonsuz çeşitlilikte ürünler

tasarladığını anlatıyor.

Deniz Aydın Piyasaların Beklentiler Dünyası

köşesinde piyasadaki çalkantıların CDS, faizler ve

dolar endeksini nasıl etkilediğini yaptığı analizlerle

ortaya koyuyor.

Nuh’un Gemisi köşesinde müzik, sinema ve şiir

konularındaki bilgi dağarcığını bizlerle paylaşan

Nuh Cebeci, bu sayıda Auteur sinemacıların kendi

hayatlarıyla imtihanını anlatırken Kieslowski,

Tarkovski ve Kubrick’in filmlerini hatırlamamızı

sağlıyor.

Nalan Yurttaş Ayna köşesinde “İlkbahar Bakımları”

yazısında kış soğuğundan çıkan cildimizi ve

saçımızı canlandıracak bakım önerilerini ve makyaj

malzemesi tavsiyelerini de unutmuyor.

Song’un Seçkileri’nde bu sayıda lezzetin ve şıklığın

tasarlanmış halininin Aya Sultanahmet Hotel’de

nasıl vücut bulduğunu anlatıyor Songül Öztürk.

Chef Diyetisyen Yeliz Yıldız Fit Lezzet köşesinde

son dönemlerde çok popüler olan glütensiz

beslenme hakkında çok önemli bilgiler ve leziz bir

“Sebzeli Muffin” tarifi ile karşınızda.

Patili Köşe’de Sevil Balaban’ın Veteriner

Hekimliğin toplum sağlığına olan katkıları

konusunda Veteriner Hekim Mert Baylan ile

yaptığı söyleşide klinik hekimliğin barınak

hekimliğinden farklarına da dem vuruyor.

Kısırlaştırmanın sokak hayvanlarının hayatında

ne denli önemli olduğunu da bu sayımızda

okuyabilirsiniz.

Pandemi tüm ağırlığıyla hayatımızı kısıtlamaya

devam ederken, Post Büyücüsü Köşesinde Burçin

Yaşar Üner sosyal ağlarda iş hayatımız için çok

faydalı bir ağ olan Linkedin’i nasıl daha etkili

kullanabileceğimizin ipuçlarını veriyor bizlere.

Yurt dışı eğitim uzmanı Aslı Eren Eryıldır

Happily Ever Abroad köşesinde hayallerimizden

vazgeçmememizi önerirken yurt dışında eğitimi

deneyimleyen danışmanlarından hikayeler

anlatıyor.

Sosyal medyanın olmazsa olmazı Twitter’ın Trend

Topic listesini yine Yurdagül Aydın’ın Twitter

Günlüğü köşesinden takip edebilirsiniz.

Gülsüm Tulum Sıfır Noktası köşesinde bu sayı,

YKS ye girecek olan gençlere kendilerinde olanı

farketmelerini ve asla vazgeçmemelerini öneriyor.

O.Suat Özçelebi Vizesiz Dünya köşesinde

pandeminin olumsuz etkilerinden hala

kurtulamamış olan seyahatlerimiz üzerine 6

kehanette bulunurken Şenay Çarkçı da Düş

Kapanı köşesinde tesadüflerin insan hayatında ne

kadar önemli olduğunu anlatıyor kısa hikayesinde.

Özden Tekirdağ Evlerdeki Gizli Sanat başlıklı

yazısında iç mimaride bitkileri kullanarak evimizde

istediğimiz etkiyi yaratmanın yollarını anlatıyor.

Renklerin Öyküsü köşesinde Yeşil’in anlamını ve

hayatımıza etkilerini öğreniyoruz Emine Akca’dan.

Fulden Karayel Sanatın Gözü köşesinde ressam

Işık Güner ile bitki ressamlığını konuşuyor.

Kalemler ve Silgiler köşesiyle Naşide Sağlam,

birçok hissimizle; daha ne olacağını bilmeden

başladığımız güne attığımız adımlarla; hayatın

içine yürüyerek ilerlerken yaşadığımız her güzel

şeyin tekrar tekrar düşüneceğimiz, düşünürken

dahi keyif alacağımız bir ana dönüşebileceğini

hatırlatıyor.

Geçen sayı başladığımız İlham Veren Kadınlar

köşemizde de Ebru Baybara Demir, Ece Çiftçi,

Esin – Benan Terzioğlu ve Şirin Mine Kılıç’ın ilham

veren serüvenlerine tanık oluyoruz.

Keyifle okumanız dileğiyle...

Editörün Notu

NYX

10


NYX

11


NYX

12


hızlı renklendirme servislerini

sunuyoruz

10 dak.

YENİ

IGORA Color10

- Sadece 10 dakikada mükemmel

saçlar,

- Moda tonlarda %50’ye, doğal

tonlarda %100’e varan beyaz

kapama sağlar.

#CREATE #TOMORROW #TODAY

NYX

13


NYX

14


Güzellik

Güneş kendini göstermeye başladı.

Kış aylarında soğuk havanın da

etkisiyle kuruyan cildinizi ve saçlarınızı

canlandırmanın tam sırası...

Baharda tazelenmenize yardımcı olacak

bakım ve makyaj ürünlerini

sizler için seçtik.

NYX

15


COllAGEN UP'tan

4 haftada baştan sona yenilenme vaadi!

COllAGEN UP’ın sağlıklı cam şişesinde eşsiz

lezzetiyle sunulan, etkinliği bilimsel olarak

kanıtlanmış, DNA sertifikalı bitki özleri içeren

özel formülüyle 4 haftada sağlıklı saçlara,

yenilenmiş bir cilde, güçlü tırnaklara kavuşmak

mümkün.

Saçlarınızda bahar canlılığı:

COllAGEN UP Hair

Türkiye’nin ilk saç kolajeni COllAGEN UP Hair ile 4 haftada

dolgun, sağlıklı, parlak saçlara, güçlü tırnaklara kavuşun.

Cildinizde bahar tazeliği:

COllAGEN UP Original ve COllAGEN UP Gold

25-35 yaş cildi için COllAGEN UP Original ile cildinizi

henüz kolajen yıkımı başlamadan koruyun.

35 yaş üzeri cildi için Altın Kolajen COllAGEN UP Gold ile

cildinizi kolajen yıkımının olumsuz etkilerinden kurtarın.

Yenilenen Collagen by Watsons

White Regeneration Serisi

Collagen by Watsons, White Regeneration’da

kolajenin gençleştirici etkisini aydınlatıcı

yeni formülüyle buluşturuyor. White

Regeneration serisi, Aura Glow Complex

ile cilt pigmentasyonunu geciktirmek için

çalışıyor ve cilde çok yönlü aydınlatma sunuyor.

Güçlendirilen cilt aydınlatma teknolojisi ile

White Regeneration serisi yoğun nemlendirme

etkisiyle cilt bariyerinizin daha sıkı, genç ve

parlak bir yapıya kavuşmasına destek oluyor.

Cildiniz için uzun süren aydınlık görünüm!

White Regeneration serisinde yer alan Yüz Temizleme Jeli cildinizi temizleyip tazelerken Arındırıcı Peeling Jel, ölü deriyi

nazikçe temizleyerek anında daha parlak ve aydınlıkbir cildin ortaya çıkmasına yardımcı oluyor. Temizleme Suyu, misel formülüyle

makyajı ve kirleri durulamaya gerek olmadan temizliyor.

Gündüz Losyonu, her mevsim günlük güneş koruması sağlarken, cilt tonunuzu aydınlatarak donuk görünümün önüne geçiyor.

Gece Kremi, pürüzsüz, aydınlık ve daha açık bir cilt tonu sağlarken cildinizi derinlemesine besliyor. Radiant Göz Jeli, ışıltılı

yapısıyla ince çizgileri yumuşatmaya ve cildinizi nemlendirmeye yardımcı olarak size parlak ve canlanmış göz çevresi görünümü

vadediyor.

Collagen by Watsons White Regeneration Yüz Temizleme Jeli: 59,95 TL, Arındırıcı Peeling Jel: 69,95 TL, Temizleme Suyu: 69,95 TL,

Gündüz Losyonu: 89,95 TL, Gece Kremi: 99,95 TL, Radiant Göz Jeli: 79,95 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

16


Güzellik

YVES ROCHER’DEN

BİTKİSEL KOLAJEN;

YENİ LIFTING VEGETAL SERİSİ!

Yves Rocher doğadan aldığı ilhamı içeriğindeki güçlü bitkisel aktif Yaban Ajuga Otu’nun sıra dışı

gücü ile birleştirdiği yeni Lifting Végétal serisini sunuyor!

Her koşulda mucizevi esnekliği sayesinde büyümeye ve

çoğalmaya devam eden Yaban Ajuga otundan elde edilen

bitkisel kolajen, bitki özünü korumak için patentli, %100

doğal özümseme teknolojisiyle elde ediliyor. Yabani otun

mucizevi gücü La Gacilly’deki botanik bahçelerinden

gelerek, Yves Rocher Bitkisel Kozmetik Laboratuvarları’nda

uzmanlar tarafından geliştirilen özel formül ile cildinize

aktarılıyor.

Yaşlanma karşıtı cilt bakımında çığır açan yeni Lifting

Végétal Serisi; kanıtlanmış sarkma karşıtı 3’lü etki ile ciltteki

kolajen ağlarını yeniden yapılandırıyor, elastin sentezini

uyarıyor ve hücrelerin sıkılaşma gücünü arttırıyor. Seri

düzenli kullanım sonrasında yeniden şekillenen yüz ovali,

sıkılaşan dolgun bir cilt, azalan kırışıklıklar ve artan esneklik

sağlıyor.

Lifting Végétal serisi %95 doğal içeriği ve doğaya ve cilde saygılı formülü ile paraben, silikon ve mineral yağ içermiyor.

Lifting Végétal Sarkma Karşıtı Dolgunlaştırıcı Ultra Konsantre Serum: 247.90 TL, Sarkma Karşıtı Gündüz Kremi: 229.90 TL, Sarkma Karşıtı

Dolgunlaştırıcı Likit Işıltı Bakımı: 229.90 TL, Sarkma Karşıtı Dolgunlaştırıcı Gece Kremi: 239.90 TL, Sarkma ve Torbalanma Karşıtı Canlandırıcı

Göz Kremi: 229.90 TL

Yeni Lifting Végétal serisi 09 Mart – 11 Nisan tarihleri arasında net %20 ve üzeri indirimli...

NYX

17


Yenilenme

Zaman

NYX

18


Güzellik

Kendimi

seviyorum...

11

10

9

5

12

13

6

7 8

1 2

3 4

1- Avon ANEW Reversalist Gece Kremi 50 ml (30-45 Yaş İçin) TL 2- NEUTROGENA Bright Boost Yaşlanma Karşıtı Jel Krem 98,90 TL 3- ORIGINS GINZING Oil-

Free Energy Boosting Nemlendirici 30 ml 149 TL 4- NUXE - Crème Fraîche de Beauté 48Hr Moisturising Rich Cream 50 ml 200 TL 5- YVES ROCHER Pur Bleuet

Şişkinlik ve Torbalanma Karşıtı Nemlendirici Göz Kremi 66.43 TL 6- INCIA %100 Doğal Tırnak Bakım Balsamı 63 TL 7- YVES ROCHER El Peeling Yağı 34,90 TL

8- PURE BEAUTY BB Cream (Spf50) 89,95 TL 9- CLINIQEl Nemlendirici (Sephora Collection ) 385 TL 10-Avon ANEW Platinum Göz Çevresine Pürüzsüz Görünüm

Veren Jel 15 ml TL 11-BIODERMA Pigmentbio C-Concentrate Taze C Vitaminli Leke Karşıtı Yoğun Gece Serumu 15 ml 249,50 TL 12- REVOLUTION Skin Extra

Niacinamide Serum (%15) 149,90 TL 13- GVYNA Genital Bölge Yıkama Jeli 51.90 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

19


Bahar

Taptaze

Karş lay n

NYX

20


Güzellik

HEM MAKYAJ ÇIKARICI,

HEM DE CİLT TEMİZLEYİCİ

Fenty Skin serisinin yüz temizleyicisi olan ürün,

ölü cilt hücrelerini, yağı ve kalıcı makyajı teninizi

kurutmadan temizlemeyi sağlıyor.

Kremsi köpük yapısı sayesinde hem makyaj

çıkarıcı hem de cilt temizleyicisi olarak

ön plana çıkıyor.

SEPHORA

FENTY SKIN Total Cleans'r Yüz temizleme Jeli - 449 TL

PEELING İLE

DERİNLEMESİNE TEMİZLİK

Vegan içeriğe sahip Revolution Skincare Multi

Acid Peeling Solution cilde peeling yaparak

haftalık cilt bakımınızda derinlemesine

temizlik sağlıyor. Yüksek performanslı peeling

çözeltisindeki AHA karışımı Laktik Asit,

Glikolik Asit ve Yaban Mersini, Akçaağaç,

Portakal ve Limon karışımından oluşan Meyve

Asitleri içeriyor ve peeling etkisiyle ölü derinin

atılmasına yardımcı olurken, mat cilt tonunu

taze ve pürüzsüz görünümlü bir cilt tonuna

dönüştürmeye yardımcı oluyor.

REVOLUTION SKINCARE / WATSONS

Revolution Skin Multi Acid Peeling - 169,90 TL

TERTEMİZ BİR YÜZ

Yüz, göz ve dudaklarda kullanıma

uygun olan Watsons Micellar Makyaj

Temizleme Suyu cildinizdeki makyajı

etkili bir şekilde çıkarıyor ve cildinizi

arındırıyor. Ciltte yarattığı temizlik ve

rahalık hissi ile tek ürünle etkili sonuç

elde etmenizi sağlıyor.

WATSONS

Micellar Makyaj Temizleme Suyu -29,95 TL

CANLANDIRAN

YENİLEYİCİ PEELING

Formülündeki AHA asidi ve doğal

soyucularla cilt üzerinde nazik bir dokunuşla

%100 canlandırıcı etki yaratıyor, yorgun,

ışıltısını kaybetmiş hücreleri yeniliyor. Cilt

yüzeyini ve gözenekleri ölü hücrelerden

arındıran Bright Boost Canlandıran

Yenileyici Peeling, donuk ve solgun görünen

cildi pürüzsüzleştirmeye yardımcı oluyor,

sağlıkla ışıldayan ve yumuşacık bir cilt

deneyimi sunuyor.

NEUTROGENA

Bright Boost Canlandıran Yenileyici Peeling - 98,90 TL

CİLTTEKİ CANSIZ

HÜCRELERİ ATIN

Cilde ışıltı ve canlılık vermeye

yardımcı Glow Tonik, içeriğindeki

glikolik asit, aloe vera ve ginseng

ile nazik bir peeling rutini

sunuyor. Ciltteki cansız hücrelerin

atılmasına destek olurken cildi

yatıştırıp nemlendiriyor.

SEPHORA

PIXI – Glow Tonic - 199 TL

YATIŞTIRICI VE ARINDIRICI

TEMİZLEYİCİ JEL

Zengin içerikli temizleyici jel Atoderm

Intensive Foaming Gel, formülündeki Skin

Barrier TherapyTM patenti sayesinde

atopiye eğilime sebep olan dış etkenlerin

ciltte tutunmasını ve çoğalmasını önlemeye

yardımcı oluyor. Cildi nazikçe temizliyor ve

arındırıyor. İçeriğindeki Vitamin PP sayesinde

cildin koruyucu bariyerinin güçlendirilmesine

destek olur.

BIODERMA

Atoderm Intensive Foaming Gel 200 ml – 89,50 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

21


BAKIM

MASKELERİ

NYX

22


Neme doymuş, ışıltılı bir cilt için

bakım maskeleri

Güzellik

1- SEPHORA COLLECTION GECE MASKESİ

Liçi özü, badem sütü ve armut özü ile zenginleştirilmiş

içeriğiyle Sephora Collection gece maskesi gece boyu

cildin ihtiyacı olan nemi sağlamak için destek oluyor.

Cildi besleyen ve ışıltı veren ürün, ilk kullanımdan

itibaren gözle görülür etki yaratmak için çalışıyor.

Fiyat: 49,90 TL

1

2- SEPHORA COLLECTION MUZLU LİFLİ VİTAMİN

MASKESİ

Çok daha etkili olmaları için C, E, B3 ve B6 vitaminleri

ile zenginleştirilmiş ve % 95 doğal içeriklerle formüle

edilmiş Sephora Collection’ın yeni nesil cilt maskeleri

yüzünüz için 5 dakikalık bir cilt bakımı molası sunuyor.

Bu özel formülün içerisinde Aloe vera , E Vitamini,

ejder meyvesi, mango, papaya, C, B6 ve B3 Vitaminleri

bulunurken cildi besliyor, parlamasına ve ölü deriden

arınmasına da yardımcı oluyor. Ürünün içeriğinde

bulunan lifler ise muz ağacı saplarından elde ediliyor.

Fiyat: 26,90 TL

2

3- SEPHORA COLLECTION YÜZ BAKIMI

LİÇİ MEYVE ÖZLÜ NEMLENDİRİCİ VE

AYDINLATICI KAĞIT MASKE

Sephora Collection Kağıt Yüz Maskeleri, daha

etkili sonuçlar için yüz kontürlerini kusursuz bir

şekilde saran, yeni biyolif yapıdaki gelecek nesil yüz

maskeleridir. Kuruluk, donukluk, eşit olmayan ten rengi

ve cilt kusurları gibi endişeleri hedefler. İkinci bir ten

hissi veren biyolif maskeler, içeriklerin gelişmiş dağılım

özelliği ile 15 dakikadan daha az bir sürede gözle

görünür sonuçlar vermeye odaklanıyor.

Fiyat: 29,90 TL

4

3

4- SEPHORA COLLECTION STICK MASKE

Kullanımı kolay Sephora Collection stick maskeler

ile 5 dakika içinde cildinizin ihtiyacını karşılamasında

destek oluyor. 2 tip dokuya (pürüzsüz veya peeling)

sahip maskeler 4 çeşitten oluşuyor: Karpuz (besleyici),

Bambu (olgunlaştırıcı), Kömür (pürüzsüzleştirici

exfoliator), Spirulina (arındırıcı).

Fiyat: 49.90 TL

5

5- FRUDIA KAĞIT MASKELER

Standart kağıt maskelerden farklı olarak Frudia’nın

yeni kağıt maskeleri floresan malzeme içermiyor.

Doğal bitki liflerinden yapılmış ve doğal bir renge

sahip. Bu sayede cilt tahrişini en aza indiriyor ve ince

yapıları sayesinde yüz kıvrımlarını tamamen sararak

yüze kusursuz uyum sağlıyor. Böylelikle içeriğindeki

meyve ektresinin aktif bileşenlerini sızıntı olmadan

cildinize sunuyor.

Fiyat: 14.95 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

23


Saçlar n za

Bak m Yap n

NYX

24


Güzellik

LÜKS BAKIMLA

MÜKEMMELLİK SAÇLARINDA

Saç bakımında en lüks formülleri ürünlerine

yansıtan ALTERNA, dünyanın en zengin Omega-3

kaynağı havyarın besleyici özellikleri ve patentli

enzim teknolojileri ile saçlarda ilk kullanımdan

itibaren değişim yaratıyor.

Red Clover Densifying Kompleksi ile formüle

edilen ALTERNA Caviar Yoğunlaştırmaya

Yardımcı Şampuan düzenli kullanımda saç

dokusunda, yoğunluğunda ve saçın genel

durumunda önemli gelişim sağlıyor ve seyrekleşen

saçlar için ideal çözüm sunuyor.

ALTERNA

Caviar Yoğunlaştırmaya Yardımcı Şampuan - 316 TL

ELEKTRİKLENEN

SAÇLAR İÇİN

Hawaii’ye özgü kukui

fındığının yağı ile geliştirilen

OGX Kukui Yağı, sülfatsız ve

egzotik içeriğiyle her mevsim

güçlü, parlak, yumuşak ve

elektriklenmeyen saçlar için

KUKUI OIL

Elektriklenme Karşıtı Nemlendirici

Bakım Yağı - 69.90 TL

KURU SAÇLARINIZI KİŞİSEL

BAKIM TEKNOLOJİSİ İLE

NEMLENDİRİN

Squalane Kompleksi ile formüle edilmiş, kuru

ve kırılgan saçları nemlendirerek esnekliği

ve parlaklığı artıran konsantre güçlendirici

Fibre Clinix Nemlendirici Booster, Fibre Clinix

kürlere karıştırılarak bakımı kişiselleştiriyor;

saç gözenekliliğini tamamen sıkılaştırıyor,

3 kata kadar daha fazla tutuculuk sağlıyor.

SCHWARZKOPF PROFESSIONEL

Fibre Clinix Nemlendirici Kür 250 ml - 250 TL

Fibre Clinix Nemlendirici Booster 30 ml - 190 TL

SAÇ MASKESİ İLE

BAKIM YAPIN

Krem-jel yapısıyla geliştirilen maske

sadece 1 dakikada harika saçlar elde

etmenize yardımcı oluyor. Dakikalar

içinde yumuşak, parlak, canlı bir

saç görünümüne sizi hazırlıyor.

Hindistan cevizinin sakinleştirici

etkisiyle keyfli bir bakım sunuyor.

SEPHORA COLLECTION

Hindistan Cevizli Saç Maskesi - 39.90 TL

KURU KEPEK

SORUNUNA ÇÖZÜM

Squanorm Sec Kuru Kepek Karşıtı

Şampuan, OECD 301B uluslararası

standardına uygun Biyoçözünür içeriği

ve boyalı saçlar için uygun formülü ile

ilk uygulamadan itibaren kuru kepeği

azaltıyor, saç derisini yatıştırıyor ve

nemlendiriyor.

DUCRAY

Squanorm Sec Şampuan 200ml - 109 TL

DÜNYANIN DETERJAN

İÇERMEYEN İLK

ŞAMPUANI

Doğal ve patentli D.A.FTM kompleksi

sayesinde saçlı derinin tolerans seviyesinin

yükseltilmesine destek olan Nodé Fluid,

saçlı derinin yağ dengesine özen göstererek

saçı derinlemesine arındırıyor. Özel formülü

sayesinde saç ve saçlı derinin nazikçe

temizlerken, saçı yumuşatmaya ve saçın

parlaklık kazanmasına da destek oluyor.

BIODERMA

Nodé Fluid Shampoo 200 ml – 99,50 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

25


NYX

26


YENİ BİR BAHAR GELİYOR!

Giz Kozmetik’in Makyaj Artistleri'nden bahar trendleri ile ilgili tüyolar:

Bu bahara çok daha renkli gireceğiz, çiçek gibi açmaya, enerjinizi yükseltmeye hazır olun.

Pandeminin bütün etkilerine inat, baharda ışıl ışıl parlayın.

MASKE MAKYAJINIZI BOZMASIN

Bahar aylarında kalıp gibi duran fondötenler çok tercih

edilmemelidir. Maske kullanımının etkisiyle, eriyen ve etrafa

bulaşan ürünler yapay bir görünüme sebebiyet verebiliyor.

Bu yapıdaki fondötenler yerine BB kremler ve hafif kapatıcılık

sağlayan ürünler seçebilirsiniz. Isabelle Dupont Prime’n Perfect

Smoothing Make Up Base Oil Free makyaj bazını sürdükten

sonra, doğal görünümlü ve kolajen içerikli Isabelle Dupont

Collagen BB Cream kullanımı sonrası maskeler makyajınızın

bütünlüğünü bozmaz ve bakımlı görünümünüzü korumuş

olursunuz.

PEMBE YANAKLAR

Pembe renginin ciltte sağlığın, yanaklarda ise masumiyetin

simgesidir. Pembe allıklarınızı bahar ayında yanınızdan ayırmayın.

2021 baharında sıkça kullanılacak. Pembe yanak görünümü ile

enerjinizi yükseltebilirsiniz. Isabelle Dupont Masterstick Lip

& Cheek Blush doğal ve sağlıklı görünen pembe yanaklar elde

edebilirsiniz.

KORKUSUZCA PARLAYIN!

Parlamaktan korkmayın! Aydınlık ve ışıltılı görünümün

kahramanları highlighterlar, bu dönem en çok kullanacağımız

ürünler arasında. Bu ışıl ışıl trendi yakalamak isteyenler, İsabelle

Dupont Prime'n Glow Liquid Highlighter’ı elmacık kemiği, burun,

dudak üstü ve kaş altı gibi noktalara uygulayabilirler.

IŞILTILI VE SAĞLIKLI DUDAKLAR

Maskeler dudakları gizlese de bakımlı ve parlak dudaklar

bahar aylarında trend olmaya devam edecek. Cilt tonunuza

uygun renklerde tercih edeceğiniz ıslak pigmentler, trendi

yakalamanızda en büyük yardımcınız olacak. Isabelle Dupont

Dramatic Shine ile sağlıklı ve bakımlı dudaklara ulaşabilirsiniz.

BÜYÜK VE RENKLİ GÖZLER

Belirgin göz makyajı, hacimli kirpikler ve kalkık kaşlar.Bu

baharın trendini tamamen yüzünüze yansıtmak için göz

makyajınıza, kaşlarınızı yukarı doğru tarayarak ve sabitleyerek

başlayabilirsiniz. Bu aşamada Isabelle Dupont Eyebrow Mascara

kaşlarınızda gün boyu kalıcılık sağlayacaktır. Far aşamasına

geldiğinizde bu baharın modasının, belirgin renkli göz makyajları

olduğunu unutmayın. Bu çarpıcı görünümü elde etmek için

Isabelle Dupont’un Multi - Use Shimmer Loose Pigments

ürününden faydalanabilirsiniz. Göz makyajınızı Reformist

Mascara ile tamamlamayabilir ve kirpiklerinizin hacmini gün

boyu koruyabilirsiniz.

Güzellik

2021 baharına her zamankinden daha büyük bir heyecanla girdik. Normalleşme

adımlarının atıldığı bu günlerde, makyaj trendleri de kendini göstermeye başladı.

Yok gibi makyajların bu bahar rafa kalkmasını bekliyoruz. Tıpkı 60’ların modasında

olduğu gibi yoğun renkli göz makyajlarına hazır olun.

NYX

27


NYX

28

Emina Jahovic'ten

Glam Look görünümü


glam look

Güzellik

Emina Jahovic'ten bahar makyajının favorilerini yansıttığı Glam Look görünümü

Baharın coşkusunu makyajına yansıtan Yeamina Beauty, kusursuz makyaj hedefleyen vegan

Face Primer makyaj bazı, cildi koruyan SPF 15 özelliği ve 12 saate kadar kalıcılık sağlayan

vegan Self-Portrait fondöteni, dudağınıza bakım yaparken dolgun görünmesini sağlayan vegan

My Jam ruju, etkili bakışlar elde etmek isteyenlere kirpikleri uzun gösteren vegan

All Night Long maskarası ve elmacık kemiklerinize mükemmel bir dokunuş sağlayan

Under The Sun allık ve aydınlatıcısı ile cildinize canlılık sağlıyor!

3

2

1

4

5

8

6

9

7

1- Semimatte Velvet Yarı Mat Ruj 119 TL 2- My Jam Dudak Parlatıcısı - Vegan 99 TL 3- Roller Coaster Eyeliner 129 TL

4- All Night Long Mascara - Vegan 149 TL 5- Self-Portrait Fondöten - Vegan 199 TL 6- Face Alarm Makyaj Bazı 169 TL

7- Totally Nude Toz Pudra 149 TL 8- Aydınlatıcı ve Allık 149 TL 9- Needed Kaş Kalemi 109 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

29


DİKKAT ÇEKEN

DUDAKLAR

NYX

30


Güzellik

ÇERÇEVELE ve İÇİNİ

DOLDUR

Sivri ucuyla dudaklarınızı çerçeveleyip

kremsi formülüyle dudaklarınızın içini

doldurabileceğiniz Mark Twist&Play ruj

yeni renkleri ve kalemtıraşıyla birlikte.

AVON

MARK Twist&Play Ruj - 42,99 TL

EFSANE MAT RUJ

Pürüzsüz kadifemsi mat görünüm veren Avon

Perfectly Mat Ruj, yenilenen şık tasarımı

kadar zenginleşen içeriğiyle de dikkati çekiyor.

E vitamini, avokado ve susam yağı içeren

nemlendirici formülü ile dudaklar nemli ve

çok daha bakımlı olacak. 18 farklı tonu olup

aynı zamanda yenilenen sivri ucuyla kolay

ve kusursuz uygulama imkanı sunan seri

SPF 15 özelliği ile dudakları güneşin zararlı

ışınlarından da koruyor.

AVON

Ultra Mat Ruj - 29,99 TL

DUDAKLARINIZA

PEELING YAPIN

Ballı ve yaban mersinli Frudia

Blueberry Hydrating Honey Lip

Balm kuru ve çatlamış dudaklara

yumuşak bir şekilde peeling yaparak

yağlanma etkisi bırakmadan dudak

üzerinde bir bariyer oluşturuyor ve

nemlendirme sağlıyor. Taze ve tatlı

meyve ve bal kokusu içeriyor.

DUDAK KALEMİNİN

EĞLENCELİ VE HIZLI HALİ

Sephora Collection dudak kalemi, yoğun

renkleriyle güçlü kapatıcı etkisiyle güzellik

rutininizde vazgeçilmeziniz oluyor.

Pratik tasarımı ile kolay kullanım sunan dudak

kalemi, mat ve parlak renk seçenekleriyle

makyajınızı tamamlıyor.

SEPHORE COLLECTION

Flash Jumbo Dudak Kalemi 64,90 TL

FRUDIA / WATSONS

Blueberry Nemlendirici Dudak Balmı

10g: 39,95 TL

İSTER RUJ, İSTER ALLIK

OLARAK KULLANIN

Lip & Cheek Stain Likit Dudak ve

Yanak Renklendiricisi, hem en doğal

görünümlü makyaja sahip olmanıza

hem de uzun süre kalıcı etkisiyle

makyajınızı tazelemeye daha az ihtiyaç

duymanıza yardımcı olacak.

THE BODY SHOP - Lip & Cheek Stain

Likit Dudak Ve Yanak Renklendiricisi 139,90 TL

DUDAKLARINIZA

PEELING YAPIN

Kuşburnu Yağı özlü Dudak

Peeling’i, formülündeki

kuşburnu yağı ile dudakların

uzun süre nemini korumasını

sağlarken, Aloe Vera ile

zenginleştirilen NIVEA Dudak

Peeling’i, kurumuş ve çatlamış

dudakların yenilenmesine

yardımcı oluyor.

NIVEA

Bakım Yapan Dudak Peelingi 33,95 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

31


KUSURSUZ MAKYAJIN

VAZGEÇİLMEZİ

FONDÖTEN

NYX

32


Güzellik

Doğru bir makyajın ilk aşaması cilt makyajı. Pürüzsüz görünen ve renk farklılığı

olmayan bir cilt ise doğru bir makyajın ilk adımı. Makyajın bazını, temelini oluşturan

fondötenlerle ilgili seçenekler çok fazla.

Krem ya da likit, mat ya da ışıltılı fondöten seçenekleri arasından cildinize en uygun

ürünü seçerek cildinizi kusursuz bir görünüme kavuşturabilirsiniz.

AVON TRUE POWER STAY FONDÖTEN ise mat bitiş

sağlayan, orta-yüksek kapatıcılık sunan ve neme, suya,

terlemeye karşı dayanıklı özelliklere sahip.

Avon True Power Stay Mat Fondöten, 30 ml - 62,99 TL

AVON TRUE ULTRAMATTE FONDÖTEN ise karma

ve yağlı ciltler için kusursuz mat görünüm veren kalıp

gibi durmayan bir fondöten aynı zamanda . Gözenek

görünümünü azaltan ve çizgilere dolmayan özelliklere

sahip.

Avon True Ultramatte Fondöten, 30 ml - 39,99 TL

AVON URBAN FONDÖTEN, cilt tonunu eşitleyen,

nefes alan formülüyle dikkat çekiyor. 24 saat

nemlendirme ve hafif-orta kapatıcılık özelliklerine

sahip. Antioksidan içeriği şehir yaşamında cilde zarar

veren çevresel faktörlere karşı savaşırken; cildinizden

çıkarsanız bile yüzdeki bakımlı his devam ediyor.

SPF50 ve PA+++ özellikleriyle de güneşin zararlı

etkilerine karşı yüksek koruma sağlıyor.

Avon Urban 50 SPF PA+++ Fondöten, 30 ml - 32,99 TL

LIERAC’TAN NUDE MAKYAJ

PROFESYONELLERİ İLE

GELİŞTİRİLEN İNOVASYON:

MÜKEMMELLEŞTİREN,

AYDINLATICI ÖZELLİĞE SAHİP

FLUID FONDÖTEN

TEINT PERFECT SKIN!

Kusurları kapatan, ışıltı veren ve

renk eşitliği sağlama özellikleri ile

beraber doğal bir cilt görünümü vaat

eden Lierac Teint Perfect Skin tüm

yaş ve tüm cilt tipleri ile uyumlu 4

renk seçeneğinden oluşuyor. Hem

yaşlanma karşıtı bakım hem de renkli

bakımını bir arada sunan inovatif

Lierac Teint Perfect Skin, anında

profesyonel makyaj etkisi ile pürüzsüz

bir cildin anahtarını sunuyor.

Lierac Teint Perfect Skin Mükemmelleştiren,

Aydınlatıcı Fluid Fondöten

30 ml - 399 TL

SEPHORA COLLECTION

FONDÖTEN

Doğal ve hafif dokusuyla cilde

bakım yapan Sephora Collection

fondöten, on saate kadar kalıcılık

vaadiyle vazgeçemeyeceğiniz bir

ürün haline geliyor.

Ürün, nemlendirici etkisini

Maça Çayı’ndan alırken, ışıltısını

ise C vitamini sağlıyor. Renk

eşitsizliklerini ortadan kaldıran

ve cilde istediği nemi sağlayan bu

fondöten doğaya da dost…

Sephora Collection Fondöten

30 ml - 109 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

33


GÖZLERİNİZİ

RENKLENDİRİN

NYX

34


Güzellik

Mat ve ışıltılı geniş renk seçenekleriyle güçlü pigment yapısına sahip paletler,

renkli makyajın tamamlayıcısı suya dayanıklı eyelinerlar, sedefli jel aydınlatıcılar,

bakışları keskinleştiren kirpikler, rahat ve eğlenceli kullanımıyla fosforlu kalem

yapısındaki eyelinerlarla baharın coşkusunu gözlerinizde taşıyın…

GLEAMING STONES FAR PALETİ

Değerli taşlardan ilham alan Sephora Collection far paleti,

yoğun ve canlı renkleriyle gözlerinizi öne çıkaramanıza

destek oluyor. Doğanın renklerini bir palette buluşturan bu

ürün, sizi mistik bir makyaja davet ediyor.

Sephora Collection Gleaming Stones Far Paleti 159 TL

MARK Full Bloom Limited Edition Far ve Allık Paleti

Göz kapakları için karıştırılabilir 8 farklı renk ve 1 pembe

tonda allıktan oluşan Mark Full Bloom far ve allık paleti ise

sınırlı sayıda üretilen ve daha kapağını açmadan ambalajıyla

içinizi açacak bir palet.

Avon MARK Full Bloom Limited Edition Far ve Allık Paleti 129,99 TL

POCKET FAR PALETİ

Mat ve parıltılı renk seçeneklerini tek palette buluşturan

Sephora Collection, göz makyajınızı dikkatleri üzerinize

çekmenize destek oluyor. Mini boyu ile her zaman, her

yerde makyajınıza küçük dokunuşlar yapmak için yanınızda!

Sephora Collection Pocket Far Paleti 89,90 TL

YÜZ & GÖZ PALETİ

SEPHORA COLLECTION, yüz ve göz ürünlerini tek

bir palette birleştirerek, iddialı bir görünümün en

özel destekçileri arasında yerini alıyor. 8 nude tonla

harmanlanan göz farı ve ten rengi, günlük makyaj rutininin

de vazgeçilmezi oluyor. Her cilt tonu için geliştirilen palet,

mat veya metalik gölgeler sayesinde efektleri değiştirerek,

bir fırça darbesinde bir stilden diğerine gitmeye cesaret

edenlerin yanında oluyor.

Sephora Collection Yüz & Göz Paleti 189 TL

MARK Big&False Limited

Edition Maskara 34,99 TL

Sephora Collection

Size Up Maskara 89,90 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

35


7 yıllık kolajen kaybını 7 günde geri kazanın

Anew Cildi yenileyen ampuller;

(7×1.3 ml.) 99.99 TL

Avon dünyadaki tek protinol teknolojisi patentine sahip,

ciltteki kolajen seviyesini artıran Anew Protinol ürün serisi için

Dermatolog Dr. Zahide Eriş ile bir araya geldi.

Kozmetik endüstrisinde çığır açan 20’den fazla yeni ve birçoğu patentli teknolojiyi hayata geçiren Avon,

Dermatolog Dr. Zahide Eriş ile yaptığı iş birliği ile cilt bakımına önem veren kadınları bilinçlendirecek.

Güçlü ve yenilikçi birçok teknolojiyi kadınlarla buluşturan Avon ile

çalışmaktan duyduğu mutluluğa dikkat çeken Dermatolog Dr. Zahide

Eriş; “Güzel ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak her kadının arzusu. Cilt

tipine ve cilt yaşına göre, günlük bakım adımlarını atmak ise cilt için

büyük önem taşıyor. Teknolojide yaşanan hızlı değişim ve dönüşüm,

elbette cilt bakımını da etkiliyor.

Dermatolog Dr. Zahide Eriş ayrıca; “Avon’a özel Anew Protinol

teknolojisi, herkeste doğuştan bulunan ama sonrasında azalan bebek

kolajeninin üretimini destekliyor. Protinol içeren kremlerin hızlı sonuç

veren özelliği sayesinde cilt bakımında hızlı sonuçlar alabiliyoruz.

30-45 yaş arası, 40-55 yaş arası ve 55 yaş üstü için düşünülen

Anew Platinum serileri ile ciltteki yaşlanma etkilerinin azaldığını

görebileceğiz. Devrim niteliğindeki cildi yenileyen ampuller ise 7

yıllık kolajen kaybını 7 günde geri kazanmayı destekliyor.“ diyerek

yaşlara göre ürün serilerinin etkisini de ön planda tutuyor.

NYX

36


Güzellik

ATELIER REBUL ‘HAND S.O.S KİT’ İLE

ELLERİNİZ KONTROL ALTINDA

Atelier Rebul ‘Hand S.O.S Kit’; ellerinizin bakımını üstlenecek el kremini ve virüsleri yok etmeye

yardımcı olan 80° etil alkol oranı ile en güvenli hijyeni sağlayan kolonyayı aynı kutuda sunuyor.

Artık hijyen her şeyden önemli!

El hijyenine çok dikkat ettiğimiz bugünlerde

çantamızdan ayırmadığımız kolonyalar artık en

temel günlük ihtiyaçlarımızdan biri. Atelier Rebul

kolonyaları, 80° etil alkol oranı ile güvenli hijyeni

sağlıyor. Temiz içeriği, yüksek kaliteli alkol kullanımı

ve esansiyel yağlarla zenginleştirilmiş birbirinden

farklı koku seçenekleri ile bir kolonyadan ötesi

olan Atelier Rebul kolonyaları, yapışkanlık hissi

bırakmadan elinizde ferahlık hissi yaratıyor.

Atelier Rebul’ün en sevilen 3 kokusu; Erguvan,

Yeşil Çay ve Greyfurt, 50 ml’lik boylarıyla ‘Hand

S.O.S Kit’te karşımıza çıkarıyor. Ellerinizin hijyenini

sağlarken, Erguvan ile baharın gelişini kutlayabilir,

Yeşil Çay ile duyularınıza detoks yapabilir, Greyfurt

ile yazı şimdiden hissedebilirsiniz.

Önce hijyen sonra bakım!

Sık sık el yıkamaktan ve alkol içerikli hijyen ürünleri

kullanmaktan yorulan ellerinizin ihtiyacı olan bakım

için özel bir formül sunan Atelier Rebul El Kremi,

30 ml’lik boyu ile ‘Hand S.O.S Kit’te karşımıza

çıkıyor. Shea yağı, argan yağı, badem özleriyle

zenginleştirilmiş özel formülü sayesinde, cildi dış

etkenlerden koruyup cilt bariyerini güçlendiren,

cildi besleyerek nemlendiren bu krem, elde oluşan

kuruluk ve çatlaklar için ideal bir bakım sağlıyor ve

ipeksi bir yumuşaklık kazandırıyor. Atelier Rebul El

Kremi, mineral yağ ve paraben içermiyor.

NYX

37


AUTHENTIC BEAUTY

CONCEPT’TEN

SİZİ “SİZ” YAPAN

NOTALARLA

VEGAN EAU DE TOILETTE…

Nasıl ki her parmak izi eşsizse, vücudunuzun

da kendine özgü, eşsiz bir kokusu var. Özenle

seçilmiş saf içeriklerden oluşan vegan* saç

ürünleri markası AUTHENTIC BEAUTY

CONCEPT, şimdi ilk Eau de Toilette'i ile sizi "siz"

yapan notaları ön plana çıkartarak eşsiz bir

kokuya sahip olmanızı sağlıyor.

Yeni Eau de Toilette, AUTHENTIC BEAUTY

CONCEPT beyaz çiçeklerin, mor menekşenin

ve temizlik notalarının büyüleyici kokusunu

harmanlayarak duyuları harekete geçiriyor. Bu saf

ve ferah parfüm, şıklığı ve baskın karakteri net,

feminen bir görünümle dengeliyor.

AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT’in ana

değerlerinden olan sürdürülebilirlik Eau de

Toilette’in %25 geri dönüştürülmüş camdan

üretilmiş şişesinde hayat buluyor. Bu şişe aynı

zamanda, kıyılarda ve okyanuslarda biriken plastiği

geri dönüşüm ekosistemleri aracılığıyla durdurmak

için çalışan sivil toplum kuruluşu Plastic Bank'ı

destekleyen, iklime duyarlı bir kutuda paketlenmiş

durumda.

*AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT’in tüm ürünleri Balmumu

içeren Gritty Wax Paste & Shaping Cream ve Kitosan içeren,

Amplify Mousse hariç vegandır. Bu üç ürünün de komple vegan

formülü için çalışmalar devam etmektedir.

Watsons Ekonomik

Sürdürülebilirlikte Kadın

Emeğini Destekliyor!

Watsons yaklaşık 1 senedir KEDV ile yürüttüğü

Sürdürülebilirlik Projesi kapsamında Ekonomik

Sürdürülebilirlikte Kadın Emeğini Destekliyor!

Türkiye’nin dört bir yanında bulunan 200’ün

üzerindeki kadın kooperatifinde kadınların el

emeğiyle ürettikleri doğal içerikli yerel üretim

ürünleri seçili Watsons Mağazaları, Watsons.com.tr

ve Watsons Uygulaması ile hiçbir kar elde etmeden

milyonlarca müşteri ile buluşturuyor, kadınların

üretime daha fazla katılmalarını ve ekonomik olarak

güçlenmelerini destekliyor.

Bıttım Sabunu 70 gr: 9,99 TL / 200 gr: 15 TL

Tahta Baskılı Sabun Kahve&Tarçın: 20 TL / Lavanta: 20 TL

Lavanta Kesesi İkili Set: 20 TL / File Torba: 30 TL

NYX

38


Güzellik

SPA L'OCCITANE, NIRVANA HOTELS İLE

TÜRKİYE'DEKİ İLK SPA’LARINI AÇIYOR

Fransız güzellik markası L'Occitane, “Me Spa by L’Occitane” konseptiyle Türkiye’deki ilk Spa’larını

Antalya’nın turkuaz sahillerinde yer alan Nirvana Hotelleri’nin içinde açıyor.

Wellness deneyimine yeni bir soluk getirecek olan

SPA’lar zinciri Nirvana Cosmopolitan, Nirvana

Mediterranean Excellence ve Nirvana Dolce Vita

Luxury Otelleri’nin içinde yer alacak.

Türkiye'de lüks otelcilik sektörüne öncülük eden

Nirvana Hotelleri, bu güçlü işbirliğiyle lüks bir wellbeing

(sağlık) yolculuğu sunmak için L'Occitane’ın

güçlü duyusal zenginliğini ve doğallığını misafirlerine

taşıyor.

Ortaklıkla ilgili, L’Occitane Genel Müdürü Pınar

Akçam, “Spa’ların Akdeniz'in zengin yaşam sanatı

ruhunu yansıtacağını ve misafirlere eşsiz bir deneyim

sunulacağını” söylerken, Nirvana Hotels CEO’su

Korhan Alşan, “Doğayı kalbimize yakın tutarken

birinci sınıf bir müşteri deneyimi sağlamak temel

değerlerimiz arasında yer alıyor” diyor.

Türkiye’de ilk kez Spa açan L’Occitane’ın Global

B2B&Spa Genel Müdürü Frederic Darque mutlu

haberi “Güney Fransa'nın güneşli topraklarından

esinlenen, tamamen entegre bir well-being (sağlık)

yolculuğuna sahip Spa L’OCCITANE’ın benzersizliğini

Antalya’ya getirmekten mutluluk duyuyoruz” diyerek

açıklıyor.

Misafirler ME Spa by L’OCCITANE’a adım

attıklarında adeta Provence'ın küçük bir köşesine

giriş yapıyorlar. Her jest, her içerik ve her ritüel

Provence'den ilham alıyor. Spa yolculuğu, yüzü ve

vücudu L'Occitane'ın kapsamlı spa menüsünde yer

alan bakımlara hazır hale getiren özel bir karşılama

ritüeli ile başlıyor. Tamamı elle gerçekleştirilen özel

sekanslar, Provence'den gelen, onaylı ve etkinliği

kanıtlanmış otantik içeriklerle birleştiriliyor.

Bakımlardan önce veya sonra misafirler, huzurlu

dinlenme alanları, kapalı yüzme havuzları, saunalar,

Türk hamamları ve buhar odaları gibi tüm sağlık

olanaklarının keyfini çıkarabiliyorlar. Spa deneyimi

otelin odalarında da devam ediyor ve misafirler

ücretsiz olarak sunulan L'Occitane buklet

malzemeleri kullanabiliyorlar.

NYX

39


BAHARI EŞSİZ

NOTALARLA

KARŞILAYIN

Çiçeksi, baharatlı ya da oryantal parfüm dünyasında onlarca farklı içerik var.

Hepsinin amacı kalıcı, etkili ve farklı olmak. Parfüm seçiminde ten rengi, yaşam

şekli ve hatta kişinin duygusal hayatı çok önemli. Önce nasıl bir koku sevdiğinize

karar verin sonra parfümünüzü seçin. Baharı eşsiz notalarla karşılayın.

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

Perceive Soul 50 ml EDP

79,99 TL AVON

Cherish the Moment 50 ml EDP

79,99 TL AVON

Eve Truth 50 ml EDP

79,99 TL AVON

Little Black Dress Glam Night

50 ml EDP 79,99 TL AVON

Daisy 125 ml, 1.019 TL

MARC JACOBS / MORHIPO

La Vie est Belle 50 ml, 750 TL

LANCOME / MORHIPO

Bloom Acqua di Fiori 50 ml, 544 TL

GUCCI / MORHIPO

Light Blue 75 ml, 685 TL

DOLCE & GABBANA / MORHIPO

NYX

40


Parfüm

Delina Exclusive 75ml EDP 2625 TL

PARFUMS DE MARLY / BEYMEN

L'Instant De Guerlain 50 ml EDP 1095 TL

GUERLAIN / BEYMEN

My Way 30 ml EDP 450 TL

GIORGIO ARMANI / BEYMEN

Attraction Desire 50 ml EDP

99,99 TL AVON

Rose Tangerine 50 ml 804 TL

CHLOÈ / MORHIPO

Twilly d'Hermès 30 ml EDP 700 TL

HERMÈS / BEYMEN

Far Away Infinity 50 ml EDP

79,99 TL AVON

Rare Amethyst 50 ml EDP

79,99 TL AVON

My Burberry Blush EDP 50 ml EDP

867 TL BURBERRY / BEYMEN

Born In Roma Donna 50 ml EDP

850 TL VALENTINO / BEYMEN

NYX

41


GEÇİCİ TONLAR İLE

RENK ID'NİZİ KEŞFEDİN!

NYX

42


CHROMA ID İLE SAÇ RENGİNİZİ TAZELEYİN.

SİZE ÖZEL CHROMA ID RENK TONUNA

SAHİP OLMAK İÇİN EN YAKIN

SCHWARZKOPF PROFESSIONAL KUAFÖR

SALONUNU ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ.

NYX

43


ilkbahar

Bakımları

Merhaba,

İşte ilkbaharın geldiği şu günlerde 4.sayımızla yine sizlerle

birlikteyiz…

Kış mevsimi ile vedalaşırken ilkbahara hoş geldin diyoruz…

Ayna

NALAN YURTTAŞ

nalan.yurttas@nyxmag.com

Hava ısınır, toprak ısınır, su ısınır, doğa can bulur ve insanlar

da ilkbahar ile beraber hayat bulurlar. Uzun ve yorucu bir

kışın ardından yorgun düşse de bedenler ve hayaller, baharın

ilk ışıkları can suyu olmayı her zaman başarır hayatımızda…

Bahar ayları güneşle birlikte içimizi ısıtmaya ve hayat

enerjimizi yükseltmeye başlar.

Hadi ilkbaharın gelişiyle şöyle bir silkelenelim, kendimize

yeni hedefler koyalım…

Hayat bize ne yaşatırsa yaşatsın, güne iyi başlamanın o güne

direkt etki ettiğini unutmayalım. Yarın sabah bir değişiklik

yapalım hayatımızda…

Uyanınca güne somurtarak başlamak yerine, şöyle

gülümseyerek gerinelim ve kendimize “bugün güzel bir gün

olacak” diyelim ☺

İnanın ki o gün resmen sorunsuz, keyifli ve güzel geçecek…

Ve göreceksiniz ki; her günü sadece o günü düşünerek

yaşarsanız, yani ne geleceğinize ne de geçmişinize takılıp

kalmazsanız, hayatınız keyif içinde akıp gidecek…

Hayatta bizi mutlu eden şeylerden biri de umuttur, insan

umutlu olduğu sürece hayata tutunur. Siz de umutlarınızı

asla kaybetmeyin ve hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Çünkü

hayal kuran insanın hayalinin gerçekleşme ihtimali her

zaman vardır...

Unutmayın lütfen; bu dünyadaki en mutsuz insanlar,

başkalarının ne düşündüğünü takıntı haline getirenlerdir

Hayatı olduğu gibi kabul et, ne alabilirsen al ve mutlu olmaya

bak…

Sevgili Sezen Aksu ne güzel söylemiş;

Kendim için makyaj yapıyorum, spor yapıyorum, bakım

yapıyorum, hepsi iyi hissetmek için…

Kimin neyi beğendiği umurumda bile değil.

Aynadaki kadın bana göz kırpıyor, bu yeterli…☺

NYX

44


İlkbaharın gelmesiyle doğanın güzelleştiği, renklendiği

şu günlerde güneşin ve temiz havanın tadını çıkarırken

bizim de hem bedenimizi hem de saçımızı, cildimizi

yenileme zamanı…

Şimdi bahar aylarına girerken kış aylarında kuruyan

ve dökülmeye başlayan saçlarımızı toparlamak

ve özellikle saç köklerini güçlendirmek için etkisi

kanıtlanmış güzel bir maske yapalım.

Tavsiyelerim

Ayna

Saç Köklerini Güçlendirecek

Maske Tarifi:

Malzemeler:

- 500 gr saf zeytinyağı

- 1 avuç ister kuru, ister taze ısırgan otu

- 1 tatlı kaşığı çörek otu

Yapılışı:

Malzemeleri karıştırıp, benmari usulü ( buharda)

30 dak kaynatın, demleyip süzün. Süzdüğünüz su ile

10 dak saç derinize masaj yapın.

Bu maskeyi düzenli olarak ilk aşamada 1 ay boyunca

haftada 2 gece yaparsanız etkili sonuç aldığınızı ve,

saçlarınızın gözle görülür şekilde güçlendiğini fark

edeceksiniz.

Kapatıcı Fondöten

M. ASAM MAGIC FINISH 30 ml

Almanya’nın 1 numaralı makyaj ürünü olan bu kapatıcı

fondöten tek renk tonunda olmasına rağmen kadifemsi

yapısı ile tüm cilt tiplerine anında uyum sağlıyor. Cilde

nefes aldırıyor, gözenekleri kapatmıyor, maske hissi

yaratmıyor ve cildi ağırlaştırmıyor. Cilde parlamayan mat

bir görünüm verirken pürüzsüzlük sağlıyor.

Gözlerde takma kirpik etkisi

L’OREAL PARIS- SUPERSTAR

RED CARPET BLACK MASCARA

Çift taraflı bu maskaranın bir tarafı baz, diğer tarafı

rimel. Bence bu markanın gelmiş geçmiş en iyi

maskaralarından biri… Kirpiklerimize önce bolca bazı

uyguluyoruz, sonra rimel tarafını uyguluyoruz.

Kısa ve hacimsiz kirpikleri bile hem uzatıyor, hem

de yoğun bir görüntü ve hacim vererek takma kirpik

etkisi yaratıyor.

Gelelim yüzümüze:

Kışın hava kirliliğine maruz kalmış ve pütürleşmiş

cildimizi bahara hazırlayalım;

Sivilce ve lekeler için de size harika bir

maske önerim var.

Malzemeler:

- 1 çorba kaşığı domates suyu

- 1 çorba kaşığı beyaz kil

- 2 damla jojoba yağı

Yapılışı:

Tüm malzemeleri karıştırıp cildinize uygulayın.

20 dak bekletip yıkayın.

Bu maskeyi haftada bir kez mutlaka yapın derim,

sivilcelerin ve lekelerin gittiğini göreceksiniz.

Önümüzdeki aylarda tekrar görüşmek üzere SAĞLIKLA

kalın…

Yaşlanma etkilerine karşı bakım serumu

NEWESSENTIALS EXCLUSIVE

COLLOGEN BEAUTY BOOSTER SERUM

Bu üründe cildimizin ihtiyacı olan kolajen, protein ve

nemlendirici takviyesi bir arada. İçinde hyaluronik asit

ve beta glukan da var ve zamanla ortaya çıkan yaşlanma

belirtilerine karşı koyup cilde ihtiyacı olan gerginliği

veriyor.

Temizlenmiş yüzünüzün her 2 tarafına 3’er doz ve

boynunuza 1 doz olarak yüzünüzün alt kısmından

başlayarak dairesel hareketlerle cilde bastırmadan

hafifçe uygulayın, makyaj uygulaması için biraz bekleyin.

NYX

45


NYX

46


NYX

47


Röportaj

MM Bahçecik Kuaför

Jr. Metin Bahçecik, Cengiz Erdoğan, Gökhan Oktav, Doğan Kopal, Kadir Yüksekdağ, Cafer Şahin

Mehmet ve Metin Bahçecik 1978’li yıllarda Nişantaşı’ndaki salonlarında sinema, müzik ve moda

dünyasının yıldızlarının saçlarını tarayan iki yetenekli kuaför...

1991 yılında Ulus şubesini açan Mehmet & Metin Bahçecik, bugün, klasik ve yeniyi harmanladığı

vizyoner işletme anlayışı ile kuaförlük mesleğinde bir ekol haline geldi. Nişantaşı'nda

başladıkları yolculukları bugün Ulus (Merkez), Acarkent/Beykoz ve Tarabya olmak üzere üç

salon ile hizmet veriyor.

Marka gücünün ardında dinamik bir ekip ruhu, yenilikçi, vizyoner çalışma disiplini ve kusursuz

müşteri memnuniyeti barındıran MM Bahçecik,1999 yılından itibaren her yıl farklı bir ünlü ile

gerçekleştirdiği İlkbahar/Yaz ve Sonbahar/Kış koleksiyon çekimleri ile saç modası trendlerine

de öncülük etmeyi amaçlıyor.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

48


Röportaj

Kişiselleştirilmiş yeni

trendlerle her kadının kendi

tarzını ortaya çıkarıyoruz

Bahçecik Kuaför

uzun yıllardır

kadınların saç stiline

adeta yön veriyor.

Zaman içinde saç

modasında nasıl

değişimler oldu?

Yıllardır dünya genelinde

saç trendleri bir yıl

öncesinden ya da daha

öncesinden belli başlıklar

altında belli olurdu. Biz

de bu trendleri kendi

yorumumuzu da katarak,

kişiye özel yorumlar

kişisel tasarımlar yapardık.

Günümüzde ise çok

öncesinden belirlenen

trendler öncü akımlar

çok fazla bulunmuyor.

Daha anlık akımlar ve saç

sitilleri ön planda. Yani dünyaca

ünlü bir starın ya da Türkiye'den

bir ünlünün anlık yaptığı bir saç

rengi ya da bir kesim modeli bir

anda trend haline gelebiliyor.

Bunu aslında dijital platformlara

borçluyuz. Sosyal medya

sayesinde bir anda milyonlarca

insana ulaşıyor, beğeniliyor ve

sonra da biz kuaförlerden talep

ediliyor.

Bizim de marka olarak anlık

yaptığımız bir kesim modeli ya

da renk bir anda çok beğenilip

kısa sürede trend haline

gelebiliyor...

Pandemi döneminde

evde kalma süremiz arttı,

kuaföre gitme

sıklığı da biraz

azaldı. Bu süreçte

saçlar işlem

görmediği için

dinlendi mi, yoksa

tam tersi daha

bakımsız mı kaldı?

Bu dönemdeki

izlenimleriniz ne

yönde?

Pandemi doneminde

evde sac bakımı

yapanlar saçlarını

sağlıklı tutmaya

devam ettiler. Fakat

bakım alışkanlıkları

olmayanlar ve evde

boya, açıcı ve ısıl işlem

yapanlar saçlarını

biraz daha yıpratıp,

kuruttular.

Yani bakım yapanlar kazandı

diyebiliriz.

Salonlarımızda saç bakımına

çok önem veriyoruz ve MM

Bahçecik olarak kurulduğumuz

günden bu yana Loreal

markasını tercih ediyoruz.

NYX

49


mmbahcecik

Kışı geride bıraktık,

bahar geldi. Baharda

saçlarda nasıl değişimler

göreceğiz? Renk ve

kesim olarak bu sezonun

trendleri neler olacak ?

Kış geride bıraktık, bahar ve

ardından yaz gelecek... Kışın

kasvetli havasına veda etme

vakti yaklaşıyor.

Koyu renk saçlar yerini

daha dinamik enerjik saçlara

bırakacak.Bu sene renklerde

geçen sezona nazaran daha

sıcak renkler göreceğiz.

Kişiselleştirilmiş yeni trendlerle

her kadının kendi tarzını ortaya

çıkaracağız.

Saç kesimlerinde ise bu sene

daha düz orta boylarla sadece

ön çerçevede hareketli saçlar

yoğunlukta olacak. Kendine

güvenen kadınlar için kısa

modellerle farklı tarzlar ortaya

cıkacak. Bu sene değişim yılı

olacak.

Bahara girerken

kadınlara saç bakımı

konusunda neler

önerirsiniz?

Bahar aylarına girerken, tabii

ki de mevsim değişiklikleri

ile beraber saçlarda dökülme

oluyor. Bu tarz dökülmeleri

önlemek için de Kérastase ‘ın

kadınlara özel yeni Genesis

serisini deneyerek değişimi

keşfedebilirsiniz.

Soğuk günlerden çıkan saçların

NYX

50


Röportaj

da neme ihtiyacı olacaktır.

Bunun için de Kerastase

Nutritive serisinin hem

salon hem de ev bakımlarını

uygulayarak saçlarınızın nem

dengesini sağlayabilirsiniz.

Hatta bu serinin gece serumunu

(Nutritive Night ) kullanarak

nem etkisini arttırabilirsiniz.

İlkbahar mevsimine taptaze

bir giriş yapmak için saç

uçlarınızı kestirerek saçınızı

daha sağlıklı bir görünüme

kavuşturabilirsiniz.

En çok hangi ünlülerin saç

stilini beğeniyorsunuz?

Her zaman saç stili ile ikon

olan kadınlardan Jennifer

Lopez, J essica Simpson,

Charlize Theron, J essica Alba,

Jennifer Aniston gibi isimleri

beğeniyoruz.

Son dönemde La Casa De Papel

dizisindeki Tokyo karakteri

ile dikkat çeken Ursula

Corbero’nun saç stilini de çok

beğeniyoruz.

NYX

51


Çiğdem Yıldız

Miss Village Markası Kurucusu

Temiz İçerikli Doğal Kişisel Bakım Ürünleri

Temiz içerikli doğal kişisel bakım markası Miss Village'in kurucusu Çiğdem Yıldız Türkiye'nin

en gözde okullarında eğitim almış. Galatasaray Lisesi, sonrasında da Boğaziçi Üniversitesi

Tarih Bölümü'nden mezun olmuş. İşletme, pazarlama alanında kendini geliştirmek için gittiği

İngiltere'de istediği eğitimleri tamamlayıp Türkiye’ye döndükten sonra Eczacıbaşı Holding’de

çalışmaya başlamış. Farklı şirketler ve projelerde çalışarak geçen 20 senelik kurumsal

hayatın ardından, artık doğalı korumak, doğaya dönmeye karar vermiş. 2010 yılında başlayan

çalışmalarının meyveleri 2018 yılınınTemmuz ayında sentetik kimyasal içermeyen, doğal, temiz

kişisel bakım ve kozmetik ürünler olarak ortaya çıkmış.

Çiğdem Yıldız’la yaşadığı bu süreci ve kişisel bakım ürünleri üreten şirketi

Miss Village hakkında konuştuk.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

52


Röportaj

Özellikle olgunlaşma döneminde

kadınlara doğal ve doğru ürünler

kullanarak daha ekonomik ve

daha az hasarla yaş alınabileceğini

göstermek istiyorum.

Eğitimleriniz ve mesleğiniz çok farklı

bir alanda. Kozmetik sektörü ne zaman

ilginizi çekmeye başladı?

Ailem Balkan Göçmeni… Doğal yeme, içme bizim

aile geleneğimiz... Ben de her türlü sebzeyi, meyveyi,

bitkiyi, bana gelen çiçeği bile ezip, kurutup, kaynatıp

yer, içer sürerim küçüklüğümden bu yana. Özellikle

bugün pandemiden sonra herkesin bizim gibi ekşi

mayalı ekmeğini, salçasını kendi yapar hale geldiğine

çok memnun oluyorum açıkçası. Bu arada annemin

babaannesi de Makedonya’da yaşadıkları kasabanın

ebesi, şifacısıymış. Hem böyle bir ailede büyümüş

olduğum, hem de çocukluğumdan beri zaman zaman

ciddi sağlık sorunları yaşadığım için doğal olarak bu

tarafa kaydı hayatım... Miss Village, şehirde doğal

yaşam ritüellerine uygun, sağlıklı ve doğal bakımla

yaş almanın mümkün olduğunu ifade eden bir marka

aslında!

Miss Village fikri nasıl doğdu, bize

hikayenizden bahseder misiniz?

Eczacıbaşı Holding’de çalışmaya başladıktan 1,5

sene sonra, 30 yaşımda çocukluğumdan gelen

sağlık sorunum sebebiyle bir ameliyat geçirdim. O

ameliyatta bacak ana sinirim kesildi ve yürüyemez

hale geldim, işten ayrılmak zorunda kaldım.

Hayatımın 2 senesi fizik tedavilerle geçti. Aklımdaki

tek cümle “Sağlığın verdiği güzellik!” o dönemde.

Şimdi markamın sloganı olarak kullanıyorum bunu,

İngilizcesi “Healthy Beauty” yi de logomla birlikte

tescilledim hatta. O iki sene, doğal yaşam, çevre

sağlığı, katkı ve koruyucular, sağlığımıza, doğaya

etkileri, bilinçli tüketici olmak, ürünlerin içerik,

hammadde bilgisi konusunda eğitimler alıp, okuyup

derinleşme ve kendimi geliştirmeye fırsat bulduğum

çok değerli bir dönem oldu benim için.

Doktorlar çok umut vadetmedi yürüyeceğime dair

ama hayata bağlılığımla, disiplinli bir çalışmayla,

haftada 4-5 gün fizik tedaviyle yürüdüm ve iş

hayatına döndüm. Türkiye’nin ilk mobil pazarlama

şirketinin kuruluşunda çalışmaya başladım ve

Unilever’in Lipton Ice Tea markası için yine

Türkiye’nin ilk mobil pazarlama projesini orada

yönettim.

Mobil pazarlama ve teknolojiyi pek kimsenin

bilmediği zamanlarda bu alanda Doğan Holding’de,

Vodafone’da ve daha sonra 2010 yılında ayrılıp

kurduğum şirketimde uzun yıllar Kurumsal

Pazarlama alanında pek çok önemli proje yönettim.

Ama aynı dönemde 2011 yılında bir yandan da Miss

Village markasının tescilini aldım. Bugünler için

hazırlanmaya devam ediyordum. Her şey resmi,

düzgün ve kitabına uygun olsun istiyordum ve 2018

yılının Temmuz ayında artık hazır olduğuma karar

verdim. İlk ürünlerimi duyurdum.

Ürünleriniz hakkında biraz bilgi verir

misiniz? Hangi kategorilerde ürünleriniz

var?

En çok sevilen ürünlerim doğal yapıtaşımız

Collagen’in değerinin anlaşıldığı bugünlerde

Collagen Booster Seti ve aydınlatıcı, nemlendirici,

hücre yenileyici etkisiyle Immortelle Brightening

Serisi. Bunun yanında tamamen doğal, sentetik

kimyasal içermeyen nemlendirici, sabunlar, şampuan

ve tonikler de var.

NYX

53


... 113 kanser sebebi sentetik

kimyasaldan 11 tanesi kozmetik

sektöründe renklendirici,

ağartıcı hatta nemlendirici gibi

maddeler olarak kullanılıyor ve

düşünün ki kullananlar bunu en

büyük organ olan derimizden

her gün az miktarlarda da olsa

alıyor.

Tek yapmak istediğim bu

ürünlere mecbur kalınmasın

diye, kadınlara temiz

alternatiflerle yaşamanın

yolunu açmak için ürünler

yaratmak…

Ürünlerinizin içeriklerinde herhangi bir

katkı maddesi veya koruyucu var mı?

Ürünlerimiz tamamen doğal içeriklerden

hazırlanıyor. Sentetik esans, renk kullanılmıyor

hiçbir üründe. Tümü hijyenik laboratuvar ortamında

üretiliyor. Bitkisel veya doğal bazlı katkılar kullanmak

baştan bu yana en hassas olduğum konu diyebilirim…

4 Şubat her yıl Dünya Kanser Günü olarak anılıyor ve

yayınlanan 113 kanser sebebi sentetik kimyasaldan

11 tanesi kozmetik sektöründe renklendirici, ağartıcı

hatta nemlendirici gibi maddeler olarak kullanılıyor

ve düşünün ki kullananlar bunu en büyük organ olan

derimizden her gün az miktarlarda da olsa alıyor.

Bugün 50 yaşımdayım ve 40 yaşımdan sonra tek

yapmak istediğim bu ürünlere mecbur kalınmasın

diye, kadınlara temiz alternatiflerle yaşamanın

yolunu açmak için ürünler yaratmak… Hem insana

hem de yarattığımız atıklarla dünyaya verdiğimiz

zararı hoş görmek hele bu dönemde hiç birimiz için

mümkün değil.

Anlattıklarınız çok etkileyici. Peki

ürünlerinize nasıl ulaşabiliriz, nerelerden

satın alabiliriz?

Şu anda pandemi sebebiyle Missvillage.com.tr,

Instagram mağazamız ve son 6 aydır da Tendyol’da

satışımız var. Ürün deneme imkanı ve insanlarla

bir arada olma imkanı bizim sektörde pandemi

döneminde sınırlı olduğu için bir süre daha bu

şekilde devam edeceğim ne yazık ki. Ancak bu günler

geçecek ve güzel planlarla tekrar bir araya geleceğiz

eminim!

Bu arada madem ki pandemi sebebiyle

müşterilerimizle bir araya gelemiyoruz web

sitemizden, whatsappten veya Instagramdan

sordukları soruları en kısa zamanda cevaplandırıp

ihtiyaçlarına uygun ürünü önerebiliyor olduğumuzu

da paylaşmak isterim.

Piyasada doğal içerikli olduğunu söyleyen

çok fazla cilt bakım ürünü var, tüketici

neden sizi seçmeli?

İki önemli farkımız var burada. Birincisi reçeteleri

hazırlarken kullandığımız doğal, sağlıklı hammaddeler

ve üretim yaptığımız laboratuvarlara bakarak

söylüyorum ürün kaliteleri ve içerik zenginlikleri

açısından çok değerli ürünler üretiyoruz. Benzer

ithal ve doğal içerikli ürünleri bir düşünelim. Kendi

ülkelerinde yaklaşık 50-100 Eurolara yani kendi para

birimleriyle 50-100 liralara satılan bu ürünler bizim

ülkemizde artan kur, ÖTV ve gümrük vergisi gibi

sebeplerden oldukça yüksek fiyatlarla satılıyorlar

ancak ödenenin çoğunluğu ürüne değil vergi ve kur

farkına gidiyor.

NYX

54


Röportaj

Hayvan testleri kesinlikle

yapmıyoruz.

Üstelik hayvan dokusunda

yapılan deneylerin

insan dokusu üzerinde

çok faydası olmadığı

konusunda araştırmaların

da gittikçe arttığı bir

dönemde bunu kabul

etmek mümkün değil

benim için…

İkinci konu ise çok daha önemli. Bizlerin tüketicinin

bilinçlenmesini sağlamak zorunda olduğumuz bir

konu daha var. Ürünlerde Sağlık Bakanlığı onayı ve

testlerini yapmış, güvenilir içerikli marka çok az…

Miss Village hem kaliteli ve zengin içerikli hem de

Sağlıklı Bakanlığı onaylı, testleri yapılmış sayılı temiz

markadan biri… Çevreye, insan sağlığına değer veren

yerli, kaliteli kozmetik ve kişisel bakım ürünleri

üretmek benim en büyük motivasyon kaynağım.

Gittikçe artan hijyenik olmayan koşullarda, kısa

süreli kurslar sonrasında kozmetik ve kişisel bakım

markası olarak ortaya çıkan sosyal medya markaları

ve ürünlere özellikle pandemi sonrası dikkat etmek

ve uzak durmak çok daha önemli artık.

Ürünlerinizi geliştirirken hayvanlar

üzerinde test yapıyor musunuz?

Hayvan testleri kesinlikle yapmıyoruz. Üstelik

hayvan dokusunda yapılan deneylerin insan

dokusu üzerinde çok faydası olmadığı konusunda

araştırmaların da gittikçe arttığı bir dönemde bunu

kabul etmek mümkün değil benim için…

Tam tersi her ay gelirimizden bir kısmını hayvanların

bakımı, tedavisi ve kısırlaştırılmaşı için bireysel

olarak ve derneklerle çalışmalara ayırıyoruz.

NYX

55


Ürünleriniz hangi yaş için uygun?

En iyi kendimi ve kendim gibi kadınların ihtiyaçlarını

bildiğimi düşündüm başlarken. 2010’da 40

yaşımdaydım şimdi 50… Başta kendim ve benim

gibi, cilt bakım ürünleri kullanan ancak kendisi ve

sevdikleri için sağlıklı yaşamaya önem veren, bilinçli,

kültürlü, araştıran kadınlar için ürünler üretmeye

çalışıyorum.

Benim amacım özellikle olgunlaşma döneminde

kadınlara doğal ve doğru ürünler kullanarak daha

ekonomik ve daha az hasarla yaş alınabileceğini

göstermek, çeşitli estetik işlemlere çok gerek

duymadan yaşamak. Herkesin birbirine benzemesi

yerine nasıl sağlıklı, kendine özgü ve güzel

kalabileceğini gösteren bir örnek olmak diyebilirim.

İstanbul Ticaret Odasının Yükselen

Markalar Projesi’nde yer almışsınız. Nasıl

bir projeydi biraz bahsedebilir misiniz?

Yükselen Markalar Projesi İstanbul Ticaret Odası’nın

kadın girişimciler için düzenlediği bir proje. Buraya

başvuran kadın girişimcilerin markaları arasında

yükselen marka olma yolunda ilerleyen aralarında

benim de olduğum 400 marka seçildi önce… Mesleki

açıdan çok değerli eğitimciler tarafından verilen

eğitimler sonrasında değerlendirmeler yapılarak

devam ediliyor projeye… Bu eğitimlerin sonrasında

seçilen kadın girişimcilere özel desteklerle ihracat

yapma yolunda ilerlemeleri sağlanacak. Heyecanla

çalışıyoruz şu anda!

NYX

56


Röportaj

Son olarak bahar aylarına girmek

üzereyiz. Kış soğuğundan olumsuz

etkilenen cildimizi canlandırmak için

neler yapmalıyız?

Cildin en önemli ihtiyacı önce temizlik ve sonra

nem. Az sayıda ve az miktarda ürün öneriyorum

her zaman. Collagen serisi bu yüzden çok önemli

aslında! Bugün artık sadece cildimizin değil tüm

organlarımızın yapıtaşının sudan sonra ikinci olarak

Collagen dokusu olduğunu biliyoruz. Yaklaşık 35

yaşımızla birlikte Collagen dokumuz özellikle de

menopozla %35’lere kadar düşüyor. Bu da cildin

nemini, elastikiyetini azaltan bir etkiye sahip.

Kışın soğuklarda ve hatta yazın klimalı ortamlarda

cildin ihtiyacını içeriğindeki Collagen ve nem ajanı

Hyaluronic Acid’le destekleyen Collagen Booster

serisi cildin bu hayati ihtiyaçlarını karşılamakta

önemli bir destek oluyor.

Bugün artık sadece

cildimizin değil tüm

organlarımızın yapıtaşının

sudan sonra ikinci

olarak Collagen dokusu

olduğunu biliyoruz.

Yumuşak, doğal içerikli kurutmayan bir sabunla

temizlik sonrası yaşa göre seçilmiş bir seri veya

olgun ciltler için Collagen Booster serisinin toniği

ve nemlendiricisini sabah ve akşam az miktarda

kullanmak özel bir problemi olmayan pek çok cilt

için yeterli geliyor bu anlamda…

NYX

57


Pandemi uykumuzu kaçırıyor!

Melatonin hormonu, Covid-19’a karşı güçlendiriyor

5 ETKİLİ

MELATONİNİ

ARTIRAN

ÖNERİ!

Pandemi sürecinde zamanımızın çoğunu evde geçirmemiz sonucu gün ışığından yoksun kalmak,

yeterince hareket edememek, özel ve sosyal hayatımızda yaşadığımız gerilimler, yaptığımız

zamansız şekerlemeler, yeme içme saatlerinin değişmesi gibi pek çok faktör de uyku düzenimizi

bozuyor. Bunların yanı sıra televizyon, tablet veya akıllı telefonlar ile led ampulün yaydığı mavi

ışığa fazla maruz kalmamız, pandemide adını sıkça duyduğumuz bir hormon olan ‘melatonin’

salınımda baskılanma veya gecikmeye neden olarak uykuya geçiş süresini uzatıyor.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Göğüs Hastalıkları ve Uyku

Uzmanı Prof. Dr. Ceyda Erel

Kırışoğlu, tüm bu etkenler

nedeniyle pandemi sürecinde

uykuya dalmak ve sürdürmek

gibi uyku bozukluklarının daha

sık görüldüğünü belirterek,

Covid-19 virüsünden korunmak

için ‘maske, el yıkama ve

sosyal mesafe’ gibi aldığımız

önlemler kadar, uykuuyanıklık

döngüsünü sağlayan

melatonin hormonunun düzenli

salgılanmasının da çok önemli

olduğuna işaret ediyor.

Covid-19’a karşı kilit role

sahip

Yapılan çalışmalara göre;

melatonin hormonu, uyku

uyanıklık düzenini sağlamasının

yanı sıra bağışıklık sistemini

güçlendirici, hücre savaşını,

solunum yetmezliğine yol açan

sitokin fırtınasını baskılayıcı

ve akciğerde sertleşme, yani

fibrozis gelişimini engelleyici

rolü nedeniyle Covid-19

virüsüne karşı savaşmamızda

kilit role sahip. Örneğin,

İspanya’ da yoğun bakım

hastalarında uygulanan

melatonin tedavisiyle

hastanede kalış süresinin

yüzde 40 kısaldığı ve ölümün

gözlenmediğini gösteren

çalışmalar mevcut. Dolayısıyla

melatonin hormonunun düzenli

salgılanması için yeterli ve

kaliteli uyumamız, büyük

önem taşıyor. Peki, melatonin

hormonunu artırmak için neler

yapmalı, nelerden kaçınmalıyız?

Göğüs Hastalıkları ve Uyku

Uzmanı Prof. Dr. Ceyda

Erel Kırışoğlu, melatonin

hormonunu artıran 5 etkili

kuralı anlattı; önemli öneriler ve

uyarılarda bulundu.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Göğüs Hastalıkları ve Uyku Uzmanı

Prof. Dr. Ceyda Erel Kırışoğlu

NYX

58


Sağlık

1

23:00-05:00 saatleri arasında uykuda olun

Melatonin hormonunun etkisinden maksimum düzeyde

yararlanmak için 23:00-05:00 saatleri arasında uykuda

olmaya özen gösterin. Uyku için hazırlığa gündüz başlamanız

gerekiyor. İdeal olarak sabah uyanır uyanmaz güneşe maruz

kalmaya, mümkünse her gün 20 dakika veya haftada 3 gün 45’er

dakika yürüyüş yapmaya özen gösterin. Bedenimiz ne zaman

soğursa, uykuya dalmak daha kolaylaşıyor. Ancak akşam geç

saatte yapılan egzersizler vücut ısısını artırarak uykuya geçişi

geciktirdiği için egzersizi mümkün olduğunca gün ışığında

yapmaya, ev içi egzersizleri uyku saatinden 3-4 saat öncesinde

tamamlamaya dikkat edin.

Gece lambası kullanmayın

Melatonin salınımı gün ışığının azalmasıyla birlikte başlıyor,

karanlıkta artıyor ve sabaha karşı duruyor. Melatonin düzeyini

artırmak için karanlıkta uyumanız çok önemli. Gece lambası

kullanmayın, eğer gerekiyorsa mümkün olduğunca az ışığa

maruz kalın.

2

3

Yatmadan 3-4 saat önce mavi ışıkları kapatın

Hava karardığında abartılı parlak ışığa maruz kalmayın.

Yatmadan 3-4 saat öncesinde mavi ışık kaynağı olan

televizyon, tablet ve akıllı telefonların ışığından kaçınmanız

önemli. Mavi ışık biyolojik saatimizi yanlış uyararak

bedenimize hala gündüz vakti olduğunu söyleyip, melatonin

salınımını geciktiriyor. Eğer mavi ışık içeren cihazları

kullanmak zorundaysanız bu durumda mavi ışığı bloke eden

gözlüklerden faydalanabilir veya gece moduna geçerek

sorunu hafifletebilirsiniz.

Kahve, alkol, sigara üçlüsüne dikkat!

Uykuya dalmakta güçlük çekiyorsanız, kahve, sigara ve

alkol üçlüsünden kaçınmanız şart. Uykuya dalmada sorun

yaşıyorsanız kafein içeren kahve gibi içecekleri saat 14:00’ten

sonra tüketmemelisiniz. Aynı şekilde sigara gibi tütün ürünleri

de en az kahve kadar uyku kaçıran etkiye sahip. Toplumdaki

yaygın inanışın aksine alkol tüketimi de uyku kalitesini olumsuz

etkiler ve uykunun sık bölünmesine neden olur.

4

5

Melatonin içeren besinler tüketin

Melatonin içeren besinleri sofranızda düzenli olarak

bulundurun. Vişne, nar, yumurta, süt ürünleri, somon ve

sardalya balığı, Antep veya Siirt fıstığı, badem, ceviz, kaju, ay

çekirdeği, hindi, kuşkonmaz, domates, tatlı patates, zeytin,

keten tohumu, yulaf, muz ve beyaz pirinç, melatoninden

zengin besinler arasında yer alıyorlar. Bunların yanı sıra hardal

tohumu, zerdeçal, kakule, haşhaş, kişniş tohumu ve zencefil

gibi baharatlar da melatonin içeriyorlar. Ancak besinleri aşırı

miktarda ve uyumadan hemen öncesinde tüketmemeye özen

gösterin.

NYX

59


NYX

60


Moda

LADY KITTY SPENCER

DOLCE & GABBANA’NIN

YENİ GLOBAL ELÇİSİ OLDU

Dünyaca ünlü İtalyan modaevi Dolce & Gabbana'nın yeni global elçisi Lady Kitty Spencer

oldu. Lady Kitty Spencer’ın marka ile olan geçmişi ve dostluğu 2017 yılında Dolce & Gabbana

defilesinde ilk kez yürüdüğü günlere dayanıyor. Alta Moda şovlarının ön sıra müdavimlerinden

olan ve kırmızı halılarda Dolce & Gabbana’yı çokça tercih eden Lady Kitty Spencer’ın,

Floransa'daki çalışmaları sebebiyle İtalyan kültürüne, modasına ve sanatına duyduğu sevgi,

Dolce & Gabbana'nın yeni küresel elçisi olmasıyla taçlanıyor.

Dolce & Gabbana’nın yeni global elçisi olarak atanmaktan onur duyduğunu belirten Kitty Spencer,

“Dolce&Gabbana'nın küresel büyükelçisi olmak benim için gerçek bir onur. Domenico ve Stefano hayatın harikalarını

kutluyor: aile, neşe, güzellik, renk ve aşk. Onlarla çalışmak her zaman İtalyan kültürünü, sanatını, deneyimini ve

yaşam tarzını yeniden keşfetmek için eşsiz bir fırsat. Dolce & Gabbana tasarımlarını giydiğimde onların tutkularını

paylaşıyor ve tasarımları ile kendimi çok iyi hissediyorum" dedi.

Domenico Dolce ve Stefano Gabbana konuyla ilgili açıklamalarında; “Kitty Spencer’ın Dolce & Gabbana ailesine

katılmasından mutluluk duyuyoruz. Aurası ve ışıltısı ile bizi etkileyen Kitty Spencer’ın, tasarımlarımızı giymesi ve

tarzıyla yorumladığını görmek bizim için harika” dediler.

NYX

61


VAKKO

YİNE, YENİ, YENİDEN

NİŞANTAŞI’NDA...

Vakko, mimarisiyle bir sanat eseri niteliği taşıyan yeni mağazacılık konsepti Vakko

Nişantaşı’nın kapıları 18 Mart’ta açtı. Yenilikçi hizmet anlayışıyla perakendeye

çağdaş bir yorumlama katan, gün ışığını her noktasında sunan, geniş ve ferah 4 katlı

mağaza, ‘Moda Vakko’dur’ söyleminin yaşamın içindeki önemli bir temsilcisi.

Vakko kadın, erkek, Couture, Home, V2K Designers ve Vakko L’Atelier artık

Nişantaşı’nda tek bir adres’te.

NYX

62


Moda

Vakko 2021 İlkbahar-Yaz

koleksiyonunu Vakko Nişantaşı

açılışına özel yapılan defile ile

sunuldu. Vakko Nişantaşı’nın görkemli

fonunda gerçekleştirilen defilede,

sezonun ilham veren tasarımları,

mekanla bütünleşen bir şovla

Nişantaşı’nda gerçekleştirildi. Baharın

ilk günü olan 21 Mart’ta gerçekleşen

özel defilede, içinde bulunduğumuz

dönemi takip eden ve ‘yeniden

doğuşu’ simgeleyen koleksiyonun en

özel parçaları sergilendi.

NYX

63


2

TREND RAPORU

1

5

3

4

1- Geniş, yüksek ve sivri omuzlar / Isabel Marant 2- Transparan detaylar / Christopher Esber

3- İplerle geçişler / Christopher Esber 4- Floral desenler ve volanlar / Zimmermann

5-Siyah-beyaz kombinler NYX / Dolce&Gabbana

64


Style

7

8

6

10

9

6- Balık ağı izlenimi veren fileler / Balanciaga 7- Braletler ve dantel detaylar / Zimmermann

8- Balon kollar, farbelalar ve jeanler/ Alexander McQueen 9- Çizgi desenler ve vücudun bir kısmını açık

bırakan kesimler / Christopher Esber NYX 10-Yeni nesil pelerinler / Paco Rabanne

65


TOM FORD

ERDEM

GIZIA

ACADEMIA BEYMEN

FLORAL

DESENLER

DOLCE&GABBANA

NYX

66


Style

ZIMMERMAN

NYX

67


CUT OUT

CULT GAIA / BEYMEN

NYX

68


Style

NEW ARRIVALS

NYX

69


ÇİZGİLER

CHRISTOPHER ESBER

ZIMMERMANN

SANDRO VICTORIA BECKHAM RAG & BONE

NYX

70


Style

RECK OWENS / BEYMEN

NYX

71


KABARIK

BALON

KOLLAR

ISABEL MARANT

JACQUEMUS

FAITHFUL THE BRAND

JOHANNA ORTIZ

NYX

72


Style

NAIA ISTANBUL

NYX

73


İlkbahar

Sezonuna

Merhaba

NYX

74


NYX

75


BEYMEN 2021 İLKBAHAR/ YAZ

KAMPANYASI:

“HELLO SUNSHINE”

Evlere kapandığımız karantina dönemiyle geçen zorlu kışın ardından baharın gelişini

ve sıcak yazı heyecanla selamlayan kampanya, uzun zamandır özlemini hissettiğimiz

umut dolu günlere sesleniş niteliğinde. Yazın yüksek enerjisini ve dinamizmini yansıtan,

güneşin parlak ışıklarıyla ilk karşılaştığımızda gösterdiğimiz refleksi yansıtan kampanya

fotoğrafları Emre Güven’in imzasını taşıyor.

Versace, Dolce&Gabbana, Etro, Cult Gaia, Oseree, Fendi ve Kenzo gibi dünya markalarının

yanı sıra BEYMEN Collection ve Academia’nın 2021 İlkbahar Yaz koleksiyonlarındaki en hit

tasarımlarının sergilendiği BEYMEN Hello Sunshine 2021 İlkbahar Yaz Kampanyası’nda

ünlü modeller Maartje Verhoef ve Arthur Gosse rol alıyor.

NYX

76


Moda

Model: Maartje Verhoef

Fotoğrafçı: Emre Güven

Stilist: Konca Aykan

NYX

77


ETRO İlkbahar Yaz Koleksiyonu

İtalyan Köklerine Saygı

Duruşu...

Dünyaca ünlü İtalyan markası ETRO, klasik Riviera tarzını dinamik dokunuşlarla yorumladığı

2021 İlkbahar Yaz koleksiyonu ile moda tutkunlarını büyüleyici bir yolculuğa davet ediyor.

Markanın kadın koleksiyonlarının kreatif direktörü Veronica Etro’nun İtalya’nın hayat dolu

yaşam tarzından ilham alarak hazırladığı koleksiyon, moda evinin köklerine saygı duruşu

niteliği taşıyor.

NYX

78


Moda

Bermuda pantolonların büstiyer ve blazer

ceketlerle tamamlandığı koleksiyonda

kaftan pantalon takımlamalar, desenli ipek

elbiseler, vintage bikinilerle kombinlenen

şort ve etekler dikkat çekiyor. İleri

dönüşüm tekniğiyle üretilen denimler ve

havlu kumaş tunikler, teknoloji el işçiliğini

bir araya getiriyor.

Koleksiyonun renk paletinde ise mavi,

beyaz ve kırmızının yanı sıra; sarı, turkuaz,

turuncu, somon, lavanta, nane yeşili tonları

öne çıkıyor.

NYX

79


NYX

80


Moda

Halatlardan çapaya, yelkenlilerden deniz kabuklarına marin temalı motiflerin hakimiyetindeki

Etro 2021 İlkbahar Yaz Koleksiyonu’nda, markanın ikonik Pegasus siluetinin yeni versiyonu

Pegasus Triton, tişört ve kısa trikolarda logo olarak yer alıyor. İtalyan saraylarının görkemli

fresklerini anımsatan Etro arşivine ait desenler, tasarımlara zamansız bir güzellik katarken,

modaevinin imzası şal desen monokrom siluet ile karşımıza çıkıyor.

ETRO İlkbahar Yaz 2021 Koleksiyonu, ETRO İstinye Park mağazasında, BEYMEN’lerde ve

www.beymen.com adresinde...

NYX

81


NYX

82


Moda

W Collection Kadın Koleksiyonu:

“7 Farklı Stil”

W Collection İlkbahar-Yaz kadın koleksiyonu, farklı hikayelerin farklı renklerle bir araya

geldiği temalarla sezonu karşılıyor. Koleksiyon bütünüyle şehirli modern kadının yaşam

içindeki tüm mekan ve zaman ihtiyaçlarını şık bir dokunuşla karşılıyor.

NYX

83


NYX

84

W Collection yeni sezonda, renkli ve yazın

her anına hitap eden farklı temalardan

oluşan bir kadın koleksiyonu sunuyor.

Günlük yaşamda rahatlığıyla dinamizm

sunan koleksiyon, baharın ve yazın

dinginliğini, özlenen tazelik duygusunu da

yansıtan tasarımlar içeriyor.


Moda

Koleksiyonun iki ana temasını çarpıcı renk

bütünlükleri oluşturuyor. Fuşya ve lime’ın

birlikte yakaladığı uyumun öne çıktığı

‘Cherry Line’ teması, yaza yakışır bir kokteyl

tadında moda sahnesiyle buluşuyor. Keten

kumaş ağırlıklı genç ve enerjisi yüksek olan

bu temada tüvitler, crop top’un modern

buluşması gibi detaylar yer alıyor.

Sunset temasında ise terakotanın bej ile

bir bütünü oluşturduğu ahenk, koleksiyona

yansıyor. Sahil kenarında gün batımı hissi

veren bu temada modal ve tensel kumaşlar

ağırlıkta. Sunset temasında dokulu kumaş,

yumuşak tuşelerle akışkan bir görünüm

sağlıyor.

Yeni sezonda fonda çalan bir caz ezgisi

çağrıştıran ‘Sand and Sea’ teması şehrin

entelektüel ve sanatsal yönünü yansıtıyor.

Turkuvazın bejle buluştuğu bu temada;

fistolu yansımalar, basit görünümlerin minik

tasarım detayları ve çarpıcı tonlarla bir

araya geldiği parçalar bulunuyor. Geometrik

ve floral desenler bu temanın ana eşlikçisi.

Koleksiyonun diğer temalarında ise keten

ve ipek kumaşın kullanıldığı tüm zamanların

hakimi siyah ve beyaz elegan tasarımlar;

beyaz üzerine lacivert desenlerin oluştuğu,

denimlerin bu görünüme eşlik ettiği sportif

ama hep şehirli marin teması olan ‘Bleu’,

sadeliğin uçuk pembelerle altını çizen,

kadına özgürlük sunan ve gün içinde

kullanıma uygun ‘Sorbe’ teması yer alıyor.

NYX

85


O - DAY

NYX

86


Moda

Özlem Süer İmzalı

O – DAY

Tenimize ve

Ruhumuza Dost

Pandemi dönemindeki iyilik hali ve

sade yaşam arayışı Özlem Süer’in

minimal dokunuşlu hazır giyim

markası O – DAY’i yaratmasını

sağladı. Süer’in romantik ruhu

ve teatral detayları O – DAY

markasında minimal dokunuşlara

dönüştü.

Moda ve tasarım serüveninde

30 yılı geride bırakan Özlem Süer,

minimal dokunuşlu hazır giyim

markası O – DAY’de, romantik

ruhunu ve teatral detaylarını

günlük yaşama aktarıyor.

NYX

87


Süer’e göre; tüketicilerin temel

ihtiyaçlara yöneldiği, önceliklerin

değiştiği, çevrimiçi alışverişin arttığı,

iyilik halinin peşinde olunduğu,

markaların kurumsal sosyal

sorumluluk projelerine daha çok değer

verdikleri, dijital platformların daha

fazla kullanıldığı bir dönemin içindeyiz.

Tüm bu nedenlerden ötürü tüketici

ihtiyaçlarının değiştiğini belirten

Süer, iyilik hali arayışı ve sade yaşam

mottosuyla O-DAY isimli yeni bir

marka yarattığını paylaşıyor ve ekliyor:

“Hassasiyetimizin arttığı pandemi

döneminde yalın ve yavaşlayan

zamanların öyküsünü tasarımlara

yansıtmaya çalışıyoruz. Dijital

ekosistem içinde gelişmeyi hedefleyen,

kendini dünyaya açan O-D A Y,

kullanıcıları ile duygusal bir ilişki

kurarak yolculuğuna devam edecek

bir marka. Dileriz bu tasarım öykümüz

iyilikle ve keyifle kullanıcılarına eşlik

eder.”

NYX

88


Moda

Tenimize ve Ruhumuza Dost

O - D A Y tenimize ve ruhumuza dost

bir koleksiyon. Yüzde 100 doğal elyaf,

ipek, keten ve pamukla özel dokunmuş

kumaşlardan oluşan koleksiyon,

kullanım rahatlığı ile de dikkat çekiyor.

Bağlama teknikleri ve minimum

aksesuar kullanımı sayesinde

koleksiyonun tüm parçaları, yaşamın

tüm alanlarında bizimle olabilecek

nitelikte…

Çoklu Kullanıma Açık

Kombinasyonlar

O – DAY’in 2021 İlkbahar-Yaz

Koleksiyonunda geleneklerden

gelen detaylardaki minimal kesim dili

(şalvar, kaftan gibi) çağdaş akımların

karmasıyla kendine özel bir duruş

yaratıyor. Koleksiyonda drape detaylı

bluzlar, günlük yaşama konfor katacak

çoklu kullanıma açık kombinasyonlar,

yalın tek parça giysiler, asimetrik

üstlerle keyifli bir kimlikle birleşen

rahat formlu altlar yer alıyor.

NYX

89


NYX

90


NYX

91


BEYMEN COLLECTION

NYX

92


Moda

BEYMEN COLLECTION’DAN

HAYATIN HER

ANINA EŞLİK EDEN

TASARIMLAR…

BEYMEN Collection, 2021 İlkbahar/ Yaz

sezonunda, şıklığından ve konforundan ödün

vermeyen modern kadınlar için hayatın her

anına, günün her saatine uygun özgün seçenekler

sunuyor.

Dingin formların, feminen ve zarif tasarımların

öne çıktığı BEYMEN Collection 2021

İlkbahar/Yaz Koleksiyonu, siyah ve beyazın

hakimiyetindeki Marin grubuyla sezona imza

atıyor. Çizgili twill dokulu elbiseler, atlet -

pantolon kombinler, keten elbiseler, çizgili

trikolarla tamamlanan beyaz kruvaze keten

ceket ve bermuda takımlar grubun öne çıkan

görünümlerini oluşturuyor.

NYX

93


BEYMEN COLLECTION

NYX

94


Moda

Koleksiyonun African City temasında, botanik

tonlardaki artizan yaprak desenli poplin etek ve

elbiseler, oversized keten gömlekler, el örgüsü

tadındaki kırık beyaz tasarımlar dikkat çekiyor.

Sıcak yaz ile birlikte karşımıza çıkan bohem

şıklığın simgesi şal desen ile zenginleşen askılı kat

kat maksi elbiseler ve bol pantalonlar, denimlerle

kombinlenen rengarenk tunikler şehrin modern

kodlarını temsil ediyor. Yazın saf ve temiz ruhunu

yansıtan nakış detaylı beyaz poplin tasarımlar,

saks, fuşya ve mürdüm tonlarındaki egzotik

desen, tek omuzlu feminen twill saten elbiseler

sezona heyecan katıyor.

Casual giyimin modern yorumu Weekend

grubunda ise kırık beyaz, siyah ve pudra

renklerindeki eşofman takımlarının yanı sıra

outdoor aktiviteler için teknik kumaştan anorak,

yelek ve yağmurluk seçenekleri yer alıyor.

Koleksiyona yeni eklenen saten kimono ve örme

takımlar, evde bile şıklığından ödün vermek

istemeyenlere şık seçenekler sunuyor.

Sezonun olmazsa olmazı Beachwear grubu,

leopar desenli kimonolar, bağlamalı etekler, simli

triko takımlar, şifon pantolon ve gömleklerle

tamamlanan mayo ve bikini alternatifleri ile plaj

şıklığını tüm güne yayıyor. Maksi triko kimonolar,

altın dokunuşlu mayolarla göz alıcı bir stil

sunarken; kırık beyaz tonlardaki şifon gömlek

ve pantolonla tamamlanan beyaz mayo asil bir

görünüm vaad ediyor.

NYX

95


NYX

96

Dekoratif fiyonkların

ön plana çıktığı Machka

ilkbahar-yaz koleksiyon

seçkisi, Arzum Onan’ın

zarif stiliyle buluşuyor.

Yaka detayında double

size fiyonk detaylı yanık

portakal renkli bluz

ve ton sür ton etkisi

yaratan, feminen bel

hattını iki defa saran

kemer detaylı kırmızı

ceket ve pili detaylı

etek ise kusursuz takım

kombinizi gözler önüne

seriyor.


Moda

Machka ilkbahar-yaz 2021 koleksiyonu,

yeni mevsimi karşılamaya hazır canlı

renkler, ilham veren tasarımlarla yeni

sezona zarif bir seçki sunuyor.

Kendine has güzelliğiyle ortaya çıkan Machka

İlkbahar-Yaz 2021 Koleksiyonu, Marka Yüzü

Arzum Onan’ın naif stiliyle buluşarak ilham

dolu mevsimin romantik etkisini gün yüzüne

çıkarıyor.

Feminen tasarımları eşsiz ince işliğiyle buluşturan

Machka İlkbahar-Yaz 2021 Koleksiyonu uzaktan

esen hafif meltemlere doğru bir yolculuğa çıkıyor.

İlhamını ilkbaharın uyanışı ve yaz mevsiminin renk

kombinasyonundan alan koleksiyon seçkisi, güçlü Machka

kadınlarının keyifli anlarına eşlik ediyor.

Naif renkler bu kez sezonun başyapıt tasarımlarını

hazırlıyor. Machka İlkbahar-Yaz 2021 Koleksiyonu’nda

bulunan gösterişli ve feminen siluetler ise yeni sezona

ilham verici bir başlangıç yapıyor…

Yepyeni mevsime ve yeni

hikayeler açılacak renk

kartelasıyla öne çıkan

Machka İlkbahar-Yaz 2021

Koleksiyonu; Siyah ve

beyazların yanı sıra, gümüş

tonları, ekrular, doğadan gelen

yeşiller, uyanışı simgeleyen

pembeler, fuşyalar, lilalar,

güneşi yansıtan sarılar,

turuncular, yanık karameller,

kırmızılar ve mavilerle sezona

hiç olmadığı kadar renkli bir

seçki sunuyor.

NYX

97


İlkbahar 2021

Tommy Hilfiger

Kadın Giyim Koleksiyonu

“Miami Vibes”

İlkbahar 2021 Tommy Hilfiger Kadın Giyim Koleksiyonu “Miami Vibes”, Palm Beach’in lüks özel

kulüplerini ve Ocean Drive’ın renkli mimarisini kutlayan stiller için Florida’ya uzanıyor.

Ana renkler ve ilkbaharın pastel tonları Miami’nin Art Deco tarzı binaların etkisi altında

buluşuyor. Bu sezon, güneşli eyaletin favori açık hava etkinliklerinden alınan ilhamla tenis ve

golf giyimi kuralları harmanlanarak kendine özgü estetikleri yeniden tanımlanıyor.

NYX

98


Moda

Tommy Hilfiger

NYX

99


NYX

100

Kort sporları ve kolejli

stiller, gerçek anlamda

modern yorumlarla bir araya

getiriliyor. Gömleklerde ve

hafif elbiselerde yenilenen

geometrik desenler ve ince

çizgiler görülüyor. Miami’nin

vazgeçilmezlerinden ikonik

polo farklı siluetler, desenler

ve kalıplarla şıklaşıyor.


Moda

Egzotik çiçek patlamaları, Miami’nin Latin

Amerikan etkileriyle yorumlanırken, turistik

stiller elde çizilmiş harita illüstrasyonlarıyla

şık bir görünüm kazanıyor. Koleksiyon,

kortta veya plajda, Miami’nin yakıcı

sıcağına rağmen son derece rahat ve serin

hissettiriyor. Kombin ve görünümleriyle de

bir o kadar etkiliyor.

NYX

101


Glütensiz

Yaşam

Fit Lezzet

YELİZ YILDIZ

Chef Diyetisyen

yeliz.yildiz@nyxmag.com

Glüten; arpa, buğday ve çavdar gibi

tahıllarda ve bu tahıllardan yapılan

yiyeceklerde bulunan bir protein türüdür.

Kullanıldığı besinlere kıvam verir,

mayalanmasını sağlar ve malzemelerin

birbirine bağlanmasına yardımcı olur.

Sindirimi zor olmasına rağmen vücut

tarafından tolere edilen bu madde bazı insanlarda bağışıklık

sisteminin tepki göstermesiyle alerjik reaksiyonlara neden

olabilir. Buna buğday alerjisi, çölyak hastalığı veya irritabl

bağırsak sendromu denilir.

Çölyak hastalığı genetik bir rahatsızlıktır.

Hastalar arpa, buğday, yulaf, çavdar gibi tahılları

ve bunların ürünlerini tükettiğinde vücutlarında

yan etkiler oluşur.

Bu yan etkilerin başında karında şişlik, ishal, yorgunluk,

huzursuzluk ve iştahsızlık gelir. Çocuklarda aynı zamanda

büyüme geriliği de gözükür. Bunların nedeni hastalık

kaynaklı ince bağırsaktaki besin ögelerinin emilimini

gerçekleştiren villüslerin yapısının bozulmuş olmasıdır. Kişi

unlu gıdalara başladığında bu hastalık belirtileri görülmeye

de başlar. Yani çoğunlukla 6 ay ile 2 yaş arasında hastalığın

tanısı konur. Semptomların az görüldüğü durumlarda fark

edilmezse tanı konması erişkin yaşlara kadar gecikebilir.

Belirtiler kimi zaman tek başına kabızlık, laktoz entoleransı,

karın ağrısı, kusma, yorgunluk, folik asit veya B12 eksikliği,

kısa kalan boy veya Pica sendromu (toprak yeme) olabilir.

Çölyak hastası olduğunu fark eden hasta, glüten içeren

besinleri hayatından çıkarmalıdır. Böylece hastalık

belirtilerinden kurtulur.

NYX

102


Fit Lezzet

Bazı araştırmalar hastalık dışında da

bireylerin glüten tüketmemesinin

daha sağlıklı olduğu yönündedir.

Dolayısıyla glütensiz beslenme gittikçe

popülerleşmiştir. Glütenin vücuttaki

sindirimi zor olduğundan vücudu fazla

yorduğu savunulur. Fakat bunun tam

tersi araştırmalar da mevcuttur. Glüten

bağışıklık sistemini güçlendirici bir

proteindir.

Ayrıca bir nedeni olmadan glütensiz

beslenme B1, B9 ve A vitaminini, lifi,

magnezyumu, demiri ve kalsiyumu az

almaya neden olabilir. Ayrıca glütensiz

diyetler civa, arsenik gibi toksik maddelerin

vücutta birikmesine yol açabilir.

• Ekmek, simit, poğaça, pide, lavaş gibi unlu ürünlerde

• Makarna, kuskus, bulgur ve hububatlarda

• İrmik ve şekerlemeler

• Pasta ve kek ürünleri

Glüten hangi ürünlerde

bulunur?

• Malt, malt tatlandırıcısı, malt ürünleri içeren yiyecek ve içecekler

• Ayrıca paketli çoğu üründe “eser miktarda glüten içerir.” ibaresini

görebilirsiniz.

Bu yüzden ürün içeriğini okumak oldukça önemlidir.

Glüten Hassasiyeti Olanlar Neler Tüketebilir?

Günümüzde hasta olmayan bireylerin de glütensiz beslenmeye dikkat etmesiyle birlikte glütensiz ürünler

eskiye göre daha yaygın hale gelmiştir. Artık marketlerde kolaylıkla glütensiz ürünlere ulaşılabiliyor.

Peki, bu tür rahatsızlıkları olan bireyler neler tüketebilir?

• Pirinç, mısır gibi ürünler ve bunlardan yapılan ürünler tüketilebilir.

• Glütensiz ekmek çeşitleri.

• Glüten içermeyen kendi hazırladığınız veya hazır atıştırmalıklar.

• Buğday irmiği yerine mısır irmiği kullanılabilir.

• Deniz yosunundan üretilen bir tür kıvam arttırıcı olan agar agar özellikle sütlü tatlılarda nişasta

yerine kullanılabilecek güzel bir alternatiftir.

• Karabuğday, Polygonaceae familyasına dahildir ve diğer tahılları içerisine alan Gramineae

familyasından farklıdır. Genellikle pirinç gibi pişirilir. Unundan da çeşitli ürünler yapılabilir.

• Kinoa, son zamanlarda popülerliğini koruyan glütenden uzak durmak isteyenler için güzel bir

alternatiftir. Pilav olarak, salatalarda, çorbalarda kullanılabilir.

• Topioca, ülkemizde bulunması diğer ürünlere göre daha zor olsa da güçlü bir kıvam arttırıcıdır.

Un, granül veya şurup şeklinde bulunur. Sütlü tatlılarda kullanılabilir.

• Meyve ve sebze tüketimlerinde bir sakınca yoktur.

• Süt ve süt ürünleri (peynir, yoğurt, tereyağı gibi) glüten içermez.

• Protein kaynağı olarak et türleri glüten içermez.

• Nohut, barbunya, mercimek gibi bakliyatlar glüten içermez.

NYX

103


Fit Lezzet

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

SEBZELİ MUFFİN

Malzemeler:

• 3 adet yumurta

• 200ml yoğurt

• 100 ml sıvıyağ

• 1 adet kabak

• 1 adet patlıcan

• 2 adet kuru soğan

• 2 adet domates

• 220 g pirinç unu

• 1 paket kabartma tozu

Yapılışı:

Sebzeleri küp küp doğrayın. Tencereye 1 çorba kaşığı

sıvı yağ koyun ve sırayla soğan, patlıcan, kabak ve

domatesleri ekleyerek soteleyin. Suyunu iyice çekene

kadar pişirin. Fazla suyunu ve yağını süzün. Soğumaya

bırakın. Yumurtaları iyice çırpın. Yoğurdu ekleyin.

Sıvıyağı ekleyin homojen olana kar yavaşça çırpın.

Pirinç unu ve kabartma tozunu ekleyin, karıştırın.

Soğuyan sebzeli karışımı ekleyin ve karıştırın. Muffin

kaplarınıza paylaştırın 180 oC ortalama 50 dk pişirin.

Fırından çıktıktan sonra üzerine bir bez örtün ve

soğuduktan sonra bezi kaldırın.

Afiyet olsun.

NYX

104


NYX

105


Lezzetin

ve Şıklığın

“Tasarlanmış”

Song’un

Seçkileri

SONGÜL ÖZTÜRK

songul.ozturk@nyxmag.com

Hali

Aya

Sultanahmet

Hotel

Baharı karşıladığımız bu günlerde; lüks, konfor ve rahat

kelimelerinin anlam bulduğu bir yerdeyim.

Sultanahmet, İstanbul'un tarihi dokusunun muhteşem

detaylarına ev sahipliği yapan, Ayasofya ile Sultanahmet

Cami'sinin biribirini selamladığı, tarihi Hipodrom

meydanındaki gökyüzüne uzanan dikili taşları ile yerli ve

yabancı turistlerin ilgi odağı olan bir bölge.

Bu kez Sultanahmet'te kendinize zaman ayırabileceğiniz,

dinlenebileceğiniz, konaklayabileceğiniz ve şehrin tarihi,

turistik, yaşam noktalarına yürüme mesafesinde olan, güzel

vakit geçirebileceğiniz, Aya Sultanahmet Hotel’deyim.

Günümüzde, özellikle, yeme içme alanında faaliyet gösteren

mekanlarda lezzet ve hizmet kalitesi yanında, tabakların

tasarımından, çalışanların kıyafetlerine, hatta duvarlardaki

tablolara kadar tüm detaylar dikkate alınınca “Deneyim

Tasarımı” kavramı mekanlar için önem kazanmaya başladı.

Aya Sultanahmet Hotel de bu tanımı hayata geçirerek keyifli

bir deneyim sunan mekanlardan biri.

NYX

106


Song’un Seçkileri

Aya Sultanahmet Hotel’in küçük

fakat konforlu 9 odası bulunuyor.

Otelin duvarlarında yer alan

Mimar Hazal Akgün'ün kendi

imzasını taşıyan tabloları sanat

ve tasarımın keyifli birlikteliğini

sergiliyor.

NYX

107


Aya Sultanahmet Hotel’in

en özel yeri 1500 yıllık

Magnaura Sarayı’nın

kalıntılarına rastladığımız

meşhur kavı.

Gerekli izin ve denetimlerle restore edilerek otelin en çarpıcı

yerlerinden biri oluşturulmuş.

Tarihi dokuya sahip olan kavda özellikle Fransız ve İtalyan olmak

üzere dünyadan ve Türkiye’den en seçkin şarapları tadabilirsiniz.

Dekorasyonu ile de dikkat

çeken butik otelde farklı

lezzetler tadabileceğiniz

birbirinden şık iki restoran

bulunuyor.

Bunlardan biri giriş katında bulunan Rami Restoran;

Türk mutfağının her türlü lezzetini sunuyor.

Bir diğer seçenek ise Aya Fish Lounge; teras

katındaki restoranda İstanbul’un muhteşem

deniz, Ayasofya ve Sultanahmet Cami manzaraları

eşliğinde dünya mutfaklarına ait muhteşem

lezzetleri burada deneyimleyebilirsiniz.

Hafif bir şeyler atıştırıp, manzara ve güzel bir müzik

eşliğinde kahvemi de yudumladıktan sonra pandemi

sonrası; hem oteldeki çay saatleri için hazırlanan

birbirinden nefis görünen tatlılar için, hem de bu

seçkin hizmet, gurme lezzetler, kaliteli şaraplar

eşliğinde yemek ve içmek üzere vedalaşıyorum.

Pandemi süreci hala devam ederken , otelde ve

restoranlarda hijyene çok dikkat ediliyor.

NYX

108


Song’un Seçkileri

Giriş katında bulunan Rami Restoran

Türk mutfağının zengin lezzetlerini sunuyor.

NYX

109


Bir diğer

seçenek ise

Aya Fish Lounge

Teras katındaki restoranda

İstanbul’un muhteşem deniz,

Ayasofya ve Sultanahmet

Cami manzaraları eşliğinde

dünya mutfaklarına

ait harika lezzetleri

deneyimleyebilirsiniz.

NYX

110


Song’un Seçkileri

Aya Sultanahmet Hotel, otelin bütünsel tasarımını

da üstlenen Mimar Hazal Akgün'ün ailesine ait.

Başarılı ve güçlü bir işkadını olan Sevda Kutlu,

kızına hamileyken bu oteli satın almış. O nedenle bu

projenin Hazal Akgün'ün hayatında özel bir yeri var.

Uzun yıllar Amerika'da yaşayan Hazal Akgün

mimarlık eğitimini de Amerika’da New York Pratt

Enstitü’de yapmış.

Evliya Çelebi’nin babasının, Mimar Sinan’ın

eserlerinin arasında Sultanahmet'te kendine bir yer

bulan Hazal Akgün ''deneyim tasarımı'' konsepti

ile önemli farklar yaratarak, annesi Sevda Kutlu

ile birlikte Aya Sultanahmet Hotel projesinin şık

atmosferine imza atmışlar.

Okulun bitirme tezini de Türkiye üzerine ve “Tarihi

Yarımada” hakkında yapan Hazal Aygün'ün, bu

projesi kendisine başarı ödülü kazandırmış.

AYA SULTANAHMET HOTEL

Cankurtaran, Kutlugün Sk. No:31

34122 Fatih/İstanbul

(0212) 527 51 00

www.ayasultanahmethotel.com

Hazal Akgün HR Creative şirketinin de kurucu

ortağı. “DENEYİM TASARIMI” alanında yaptıkları

çalışmalarla ön plana çıkan şirket, kurumsal

kimlikten başlayarak restoranın adından,

yemeklerin sunumuna, sosyal medya yönetiminden,

mimari, iç mimari tasarımlara kadar işletmenin

ihtiyaç duyacağı tüm çalışmaları bir tasarım paketi

olarak sunuyor ve müşterilerine A’dan Z’ye kapsamlı

bir hizmet vermeyi amaçlıyor.

NYX

111


Simone Rocha x H&M iş birliği koleksiyonu

Tasarımlar Simone Rocha’ nın

dünyasını tanımlayan duyguları

ve ilham noktalarını bir araya

getiriyor.

Koleksiyon tasarımsal olarak, 10 yıllık bir dönemin karışımından – Rocha’nın önsezilerinin

ve imza parçalarının yeniden doğumundan oluşuyor. İrlanda’ya, Hong Kong’a, dokuya, şekile,

dokunsallığa, tarihe, aileye, yakınlığa ve neşeye bir övgü niteliğinde.

NYX

112


NYX

113

Moda


Simone Rocha x H&M

Dış giyimde, Rocha’nın koleksiyonlarının da imzası

niteliğinde olan trençkotlar ve pembe renkte,

pırıltılı ekose kumaştan bir manto bulunuyor.

Önlük askılı üstler ve tülden elbiseler; üste oturan

elbiseler, ekoseli pantolon ya da kısa ve dökümlü

elbiseler gibi diğer parçalarla katman olarak

kullanılacak nitelikte. Yakasında inci işlemeleri

bulunan iri örmeden trikolar ve yün hırkalar hepsini

tamamlıyor.

NYX

114


Moda

Simone Rocha x H&M

NYX

115


Simone Rocha x H&M

Rocha ilk defa imzası niteliğinde

olan kadın giyimin yanı sıra erkek ve

çocuk giyimi dallarında da koleksiyon

tasarladı. Kadınlar için; pembeden,

ekoseden ve klasik niteliğinde olan

siyahtan tül elbiseler bulunuyor.

Bunların yanı sıra kendinden dokuma

detaylı fil coupé kumaştan karpuz kollu,

çiçekli elbise ve organik pamuktan

tasarlanmış, iğne oyası detayları olan

günlük elbiseler de var.

NYX

116


Moda

Simone Rocha x H&M

NYX

117


“Umarım koleksiyondaki parçalar yıllar

boyu giyilir ve giyildikçe de değerlenir.

Tasarımların hepsi beni ve markamı

son 10 yılda şekillendiren fikir ve

ilhamlardan yola çıkarak oluştular ve

onların giyilmekten eskiyecek kadar

kullanılacak, yeniden yorumlanacak ve

stilize edilecek olmasından ötürü çok

heyecanlıyım.”

Simone Rocha

“Simone tamamen kendine has ve özel bir estetik anlayışına

sahip. Her sezonda tekrar tekrar kimliğini yeniden tanımlıyor.

Kendisini iyi tanıyan ve söyleyecekleri ile ilgili net olan bir kadın

tasarımcıdan çıkan dinamik orantılar barındıran bir koleksiyon

olarak şu an için mükemmel bir iş birliği gibi hissediliyor.

Oldukça neşeli bir koleksiyon olmasından ötürü herkesin ruhunu

şenlendireceğini ve ilham vereceğini umuyoruz.

Ann-Sofie Johansson, H&M

NYX

118


Moda

Simone Rocha x H&M koleksiyonu hm.com’da satışa sunuldu.

NYX

119


IPEKYOL

NYX

120


Tabiatın kusursuz

harmonisi

Moda

Feminen ve modern tasarımları eşsiz silüetlerde

buluşturan Ipekyol İlkbahar-Yaz 2021 Koleksiyonu,

dalgaların dinginliğine, tuz kokan eşsiz meltemlere

gönderme yapan seçkisi ile mevsimi selamlıyor.

Koleksiyonun ana parçaları ise, yeni mevsimin

kapılarını aralayarak romantik bir etki bırakıyor.

Uzaktan yansıyan güneşin ışık oyunları ve doğanın

yeni mevsime uyanışını simgeleyen onlarca kuş

melodisinin keyif veren frekansı… Doğayla diyalog

halindeki renklerinden ilham alan Ipekyol İlkbahar-

Yaz 2021 Koleksiyonu, yeni sezonun yükselen

tasarımlarını sunarak, şehrin sokaklarına ve hatta

kumsallara, geceye ve gündüze uyarlanarak yepyeni

ufuklara doğru yelkenlerini açıyor.

Kıyı şeridine doğru inmeden önce, şehrin ortasındaki

yeni mevsime eşlik edecek rahat ve bir o kadar

modern parçalar, yükselen sezonun öncü parçaları

arasında yer alıyor. Ilıyan havalara dökümlü formuyla

eşlik eden geniş kesimli pantolonlar, oversize

gömlekler ve bele vurgu yapan ceketlerle feminen

ruhunu ortaya koyuyor. ‘’Denim on denim’’ frekansına

bürünen jean gömlekler ve straight jean’ler 90’larda

yükselen bu trendi günümüze adapte ediyor.

NYX

121


NetWork'ten

Şehre Hayat Veren

Koleksiyon

NetWork, İlkbahar/Yaz 2021 sezonunu şehir yaşamının özlenen ritmini

güçlü bir stil ve birliktelik ruhu üzerinden yansıttığı iddialı

koleksiyonuyla karşılıyor.

“Social NetWork” mottosu ile gerçekleştirdiği iddialı İlkbahar/Yaz 2021 kampanya çekimi ile

marka; şehrin yaşayan mekanlarında, bir arada geçirilen keyifli vakitlere gönderme yapıyor.

NetWork kadınının güçlü duruşunu yansıtan marka, günün her saati, her okazyona cevap veren

dinamik bir koleksiyon sunuyor.

NYX

122


Moda

Fuşya, saks mavisi, narçiçeği gibi canlı

renklerin yanı sıra beyaz, ekru ve haki gibi

natürel tonlar ile animal print ve etnik

desenlerin geniş yer kapladığı koleksiyonda;

yüksek kaliteli kumaşlar ve kusursuz kalıplar

öne çıkıyor.

Mevsimin enerjik ruhunu simgeleyen

ceket pantolon takımları ışıltılı trikolarla

tamamlanırken, renk bloklarının

hakimiyetindeki elbiseler tek parça ile rafine

bir şıklık vadediyor.

Doğal dokularıyla dikkat çeken keten

gömlek ve bluzlar renkli denim pantolonlarla

buluşurken, leopar deseninin modern

yorumuyla tasarlanan büstiyer, etek ve

şortlar stil sahibi görünümlere imza atıyor.

Koleksiyona ait tüm ürünlere NetWork mağazaları ve

NetWork.com.tr’den ulaşabilirsiniz.

NYX

123


NYX

124


Moda

BALMAIN / BEYMEN

NYX

125


BALMAIN / BEYMEN

NYX

126


NYX

127

Moda


NYX

128


Moda

BALMAIN / BEYMEN

NYX

129


NYX

130


Moda

“Dreamscapes”

Özgün ve modern gelinlikler

yaratma misyonuyla yola çıkan

Project.Bridal, marka felsefesini

oluşturan yalın tasarım anlayışını

bir üst noktaya taşıdığı 2021

“Dreamscapes” koleksiyonuyla

karşınızda.

NYX

131


Project.Bridal, 2021 “Dreamscapes” koleksiyonunda yeni nesil gelinlere enerjik ve farklı

görünümler sunuyor. Çarpıcı cut out’larla flört eden üç boyutlu narin dantel modeller, klişelere

meydan okurken kusursuz kalıplarıyla dikkat çeken ustalıkla hazırlanmış krep elbiseler

sofistike ve avangart bir görünüm yakalamak isteyenlere hitap ediyor. Project.Bridal’ın imzası

haline gelmiş, 90’lara vurgu yapan saten slip elbiseler 2021 yorumlarıyla karşımıza çıkarken,

minimal kare yakalar ve cepli gelinlikler koleksiyonun favori parçalarını oluşturuyor. Derin sırt

dekolteleri, seksi yırtmaçlar, narin el işlemeleri ise feminen ayrıntıları sevenler için.

NYX

132


NYX

133

Moda


Koleksiyonda gelinliklerin yanı sıra, nikah ya da küçük kutlamalar için mini ve midi elbiseler, güçlü

bir görünüm yaratan tulumlar, hatta farklı seremoniler için değişik stillerde kombinlenebilecek

ağ formunda elbiseler yer alıyor. Çarpıcı takı ve saç aksesuarlarının da yer aldığı koleksiyonda

gelin adaylarının stillerine son dokunuşu yapacak tamamen el işi duvak tasarımları, tül eldivenler

ve kemerler gibi zarif parçalar da bulunuyor.

NYX

134


NYX

135

Moda


Project.Bridal kurucusu ve kreatif direktörü Öniz İpek Derman, yeni koleksiyonun yaratım sürecini

“Covid-19 pandemisi gelinlik tasarımlarından beklentiyi önemli ölçüde değiştirdi. Pandemi döneminde

düğün kavramı, yerini çok az katılımcıyla düzenlenen mikro-davetlerden, evde aile arasında kıyılan

nikahlara bıraktı. 2021 sezonuna hazırlarken de bu değişen beklentileri karşılayabilen bir koleksiyon

yaratmaya özen gösterdik. Tasarımlarımızın her biri her türlü davette rahatça tercih edilebilecek

parçalar. Böylece gelinlerimiz her koşulda kendilerini rahat, zarif ve özgün hissedebilecek” şeklinde

ifade etti.

Project.Bridal’ın Emirgan’da yer alan stüdyosunda kişiye özel tasarım hizmeti de sunuluyor.

NYX

136


Moda

Project.Bridal 2021 kampanya yüzü

Sofia Tesmenitskaya

Project.Bridal, “Dreamscapes” koleksiyonunun

ruhuna uygun, güzelliği ve özgünlüğü ile fark

yaratan model Sofia Tesmenitskaya’yi 2021

sezonunun marka yüzü olarak konumlandırdı.

Sofia Tesmenitskaya daha önce Dior, Valentino,

Monique Lhuillier ve daha birçok yüksek

moda markasının defilesinde boy gösterirken

Oscar de la Renta, Hermes gibi markaların da

kampanyalarında yer aldı.

NYX

137


Özlem Süer’in 2021 Gelinlik Tasarımları

Yalın, Retro ve İhtişamlı

Moda ve tasarım serüveninde 30 yılı geride bırakan Özlem Süer, 2021 İlkbahar – Yaz gelinlik

koleksiyonunu ‘sürrealist masal’ konseptli bir fotoğraf çekimi ile tanıttı.

Özlem Süer post-pandemik döneme yönelik gelinlik öngörülerini anlatırken bu dönemi ertelenen

zamanların yaşama yeni felsefeler kattığı ve beklentilerin daha da yükseldiği bir dönem olarak

tanımladı. Süer “Gelinlikleri tasarlarken duygularımıza daha da yoğunlaştık. Romantizm bizim

için çok başka hisler taşıyor. Artık romantizm ertelediğimiz değil öncelediğimiz bir his. 2021 yılı

daha çok ritüelin gerçekleşeceği, daha çok alternatif gelinlikleri göreceğimiz bir yıl. Bu yıl daha

çağdaş yaklaşımlarda strüktiv mimari ilhamlardan yalınlaşarak gelenler ile daha retro ve ihtişamlı

gelinlikler göreceğiz: Contemporary Boho, retro, masalsı gelinler” dedi.

NYX

138


NYX

139

Moda


Koleksiyona Kol Detayları Damga Vuruyor

Koleksiyonda farklı kol detaylı, Retro çan kollu veya büyük kabarık (puffy) kollu gelinliklerin

yer aldığını belirten Süer sözlerine şöyle devam etti: “Oyuncaklı ışıltılardan, pastel siluetlere,

statement kollardan fiyonklara kadar pek çok ikonik trend hayatımızda olacak. Renk tonlarında

ise beyaz saltanatını yer yer bebek pembesi, pudra ve mavi tonlarına bırakacak. Üst üste inci

tonlamalarıyla hafif pastelsi yaklaşımlarla katlı tüller, çok özel inci tonlamalarıyla işcilikli, farklı

sırt detayları ile uzanan kuyruk etkileri gelinleri ardından izlenmeye değer kılacak başka bir

zarafet olarak ortaya çıkacak.”

NYX

140


NYX

141

Moda


Şebnem Sönmez Wedding Boutique'ten

90’ların Moda Kodlarından İlham Alan Koleksiyon:

“Grace of Magic”

NYX

142


Moda

Geleneksel el işçiliğini modern tarzla harmanlayarak zamansız ve rafine bir stille, zarif gelinler

yaratma misyonunu 30 yılı aşkın süredir gelinlik endüstrisinde sürdüren Şebnem Sönmez

Wedding Boutique, 2021 Yılı koleksiyonunu tanıttı.

‘’Grace of Magic’’ adıyla sunulan koleksiyon 90’ların moda kodlarından ilham alıyor ve pandemi

nedeniyle modada değişen trendlere uyum sağlayarak rahatlığı ve şıklığı bir arada sunuyor.

Özelleştirilmiş kumaşlar, kristal ve inci işlemeleriyle zarif parçalar tasarlayarak, helen tarzdan,

avangard modellere, klasik kesimlerden, salaş elbiselere, her tarza uygun modelleriyle Şebnem

Sönmez Wedding Boutique, “Grace of Magic” ile 2021 sezonunu karşılıyor.

NYX

143


Özgür ruhlu gelinlere balon ve fırfır kollar

Koleksiyonda, ipek tüller, ipek şifonlar, pliselenmiş danteller, tüller ve şeffaf

boncuklarla işlenmiş dantel aplikelerden hazırlanan tasarımlara farklı renk ve

dokulardaki kumaşlar eşlik ediyor. Bir modelde birbirinden farklı iki veya üç dantel

kullanılması, transparan büstiyerler, kapuçino ve blash yansıyan renkler , uzun balon ve

fırfır kollar, eteklerde ve kuyruklarda fırfır detaylar da 90’ların ruhunu taşıyan özgür

gelinlere sesleniyor.

NYX

144


Moda

Cesur ruhlu gelinlere derin dekolte ve yırtmaçlar

Sezonun yükselen trendlerinden derin sırt dekolteleri ve iddialı yırtmaçlardan oluşan modeller

de cesur gelinlere için tasarlanmış. Daha sakin ve sade görünümlü gelinlikler ve çıkarılabilir

parçalarla birden fazla görünüm elde etmeye olanak sağlayan pelerinler, bolerolar, tül uzun

duvaklar ve parmaksız dirsek üstü eldivenlerde koleksiyonun fark yaratan detayları arasında.

Romantik ruhlu gelinlere üç boyutlu çiçekli danteller

Gelinlik modelinde çabasız görünüm tercih eden gelinler içinse, boru kesim etekler, kruvaze

yakalar, klasikten de uzaklaşmayan, modernize edilmiş fransız dantelli A line gelinlikler, şifon

ve tül farbelalar, üç boyutlu çiçekli danteller, yaprak desenli aplikelerle hareketlendirilmiş

tasarımlar bulunuyor.

NYX

145


NYX

146


Moda

Dünyaca ünlü İtalyan lüks lüks iç giyim markası La Perla'nın, zamansız ve çekici

tasarımları ile 25 yıldır en beğenilen koleksiyonu olan La Perla Maison, 2021

İlkbahar Yaz sezonunda da antik Floransa işlemeleriyle tamamlanan benzersiz

güzellikte el yapımı ipek tasarımlar ile dikkat çekiyor.

Vücudu şekillendirerek yepyeni bir siluet sunan yenilikçi korse tasarımları, vücut hatlarını belirginleştiren

feminen tasarımların yer aldığı La Perla 2021 İlkbahar Yaz Koleksiyonu’nda şık pijama, gecelik ve sabahlık

seçenekleri de yer alıyor.

Ada Masotti tarafından 1954

yılında Bologna’da kurulan La Perla,

yaklaşık 60 yıldır İtalyan terzilik

zanaatını, kusursuz el işçiliğiyle

buluşturan gecelik, pijama ve iç giyim

koleksiyonlarıyla göz alıcı tasarımlara

imza atıyor.

Feminen ve zarif modellerden oluşan

koleksiyona BEYMEN’lerden ve www.

beymen.com adresinden ulaşabilirsiniz.

NYX

147


NYX

148

BEGUM Bridal Design House, yeni

heyecanı “House Party Loungewear”

koleksiyonu ile gelinin her anına

dokunan izler bırakıyor.


House Party

Loungewear

Moda

Gelinin yolculuğuna eşlik eden şık, romantik ve cüretkar tasarımlar…

Minimal çizgileri trend detaylarla birleştiren,

abartıdan uzak tasarımlarıyla gelinliğin formunu

bilinenin dışına taşıyan BEGUM Bridal Design House,

yeni heyecanı “House Party Loungewear” koleksiyonu

ile gelinin her anına dokunan izler bırakıyor. Naif

çizgilerle aydınlattığı bu ışıltılı yolculukta; şıklık,

romantizm ve cüretkarlık var.

BEGUM Bridal Design House “Loungewear”

koleksiyonuyla yaşamın zaman dilimlerinin şıklığını

kadınla buluşturuyor. Sadeliğin baştan çıkarıcı

tavrının ustalıkla kullanıldığı tasarımlarda lüks ve

doğal kumaşların gücü ortaya çıkıyor. Evde, sahilde

ya da özel bir günde giymeye uygun olarak tasarlanan

koleksiyon; şort, elbise, pijama, ipek kimono gibi bir

gelin yada gelin adayına dair her yerde eşlik eden özel

parçalardan oluşuyor.

Düğün planlarının vazgeçilmezi olan bekarlığa vedalar,

özel buluşmalar, prova yemekleri, balayı ve daha

fazlası için beyaz elbiselerden oluşan ışıltılı bir şölen

sunan BEGUM Bridal Design House, ince detaylarda

işlediği desenlere zarif bir parıltı katıyor. Üstelik gelinin

heyecanlı yolculuğunun akışına tılsımlı dokunuşlar yapan

Loungewear koleksiyonunu kişiselleştirmek yaka, sırt ya

da manşetlere özel yazılar eklemek de mümkün…

NYX

149


Penti'den

Romantik ve Büyüleyici

Bridal Koleksiyonu

Her biri özenle ve zarif detaylarla donatılmış tasarımlar, ister düğünden önce, ister düğün

günü, ister balayında gelinlerin tamamlayıcısı olmaya aday. Satenin başrolde yer aldığı

koleksiyonda bu sezon puantiye detayları da dikkatleri üzerine çekiyor.

NYX

150


NYX

151

Moda


2

1

3

Işıltılı mücevherler...

5

4

6

7

1- GİLAN 2- GİLAN 3- ALTINBAŞ 4-ATASAY 5- ATASAY 6- ATASAY 7- ATASAY

NYX

152


Mücevher

1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

14

13

1- ATASAY 2- ATASAY 3- ALTINBAŞ 4- ALTINBAŞ 5- ALEXANDER MCQUEEN / BEYMEN 6- ALTINBAŞ 7- ATASAY

8- ARİŞ PIRLANTA 9- MON REVE 10-SWAROVSKI 11-BALENCIAGA / BEYMEN 12- ATASAY 13- MON REVE 14- MON REVE

NYX

153


NYX

154


Mücevher

BİLİM VE SİHİR

YENİ SWAROVSKI

EVRENİNDE

ÇARPIŞIYOR

Köklü bir geçmişe sahip markanın kendini ifade ediş

tarzı olan Swarovski Kuğusu, Engelbert’in yarattığı

düşlerle dolu kristal dünyası Wonderlab’in bakış

açısıyla yeniden canlandırıldı. Direktörün kendisi,

“Wonderlab, bilimin ve sihrin buluştuğu, ekstralığın

ve zarafetin çarpıştığı bir yer; insanları yeni Swarovski

dünyamıza davet ederken herkesin deneyimlemesi

gereken bir merak duygusudur.” sözcükleriyle

Wonderlab’i tanımlıyor.

Bu dünyanın bir parçası olarak, Swarovski Kuğusu

kanatlarını açmaya hazır bir şekilde markanın yeni

vizyonuyla bir araya geldi. Kuğu, markanın ileriye

dönük ivmesini güçlendirmek için en yeni iterasyonun

geliştirilmesiyle hazırlanan, uzatılmış boyun ve duruş

tasarımıyla modernleştirilmiş bir görünüm kazanıyor.

Kuğu, sembolik olarak Swarovski’nin kristal sevgisiyle

yansıtılan sonsuz aşkı temsil ediyor. Swarovski,

adaptasyon sırasında ikonik amblemine sadık kalırken

mirasıyla duyduğu gururu ve geleceğe bakış açısını

güçlendiriyor.

Swarovski’nin yeni marka ikonuna ait son dokunuş,

şekerlemeleri andıran sekizgen bir paket biçiminde

oluşturuldu. Yeniden doğuşu temsil eden sekizgen,

kalbinde Swarovski yatan façetalı kristale doğrudan

bir göndermede bulunuyor.

Swarovski'nin Anında Mucize mağazaları,

kristal yaşam tarzı parçalarının (açık bileşenler,

mücevherler, saatler, heykelcikler ve aksesuarlar)

çeşitliliğiyle dolu, şekerlemeleri andıran manzarası

ve Swarovski'nin yeni ambalajından oluşturulan

sekizgen logo silüetinin büyüleyici arka planıyla

neşeli bir mucizeyi gerçeğe dönüştürüyor.

ANINDA MUCİZE MAĞAZALARI

DUYULAR İÇİN ZİYAFET

Swarovski Wonderlab, önemli küresel pazarlarda

açılan 28 Anında Mucize mağazasıyla hayat buluyor.

Geçtiğimiz Şubat ayında Milano, Galleria ile başlayan

açılışı, Paris ve New York'taki yeni lokasyonlarla

birlikte Kuzey Amerika, Avrupa ve Asya Pasifik'te

bulunan 27 mağaza takip edecek.

NYX

155


Bitki

Ressamlığının

Yükselişi

Sanatın

Gözü

FULDEN KARAYEL

Sanat Danışmanı

fulden.karayel@nyxmag.com

Sanat dünyasında son günlerde çok konuşulan

adeta ruhumuzu tazeleyecek bir sanat dalından

bahsediliyor. Sanatla bitkinin birleşiminden

ortaya çıkan şaheserler ve yükselişe geçen

sanat dalı Bitki Ressamlığı gerçekten de

konuşulmayı hak ediyor. Ülkemizde bu sanatın

öncülüğünü yapan nice sanatçılar var ve uzun

yıllardır bu konuda eserler veriyor, eğitim faaliyetleri

yürütüyor, sergilere katılıyor ve kitaplar yayınlıyorlar.

Onlardan biri Bitki Ressamı Işık Güner. Dünyanın birçok

noktasında yabani bitkileri resmetmiş ve bitki koruma

projelerinde yer alan bir sanatçı o. Hatırlayacağınız

üzere en son Evin Sanat Galerisi’nde Doğanın Detaylarını

Görmek adlı kişisel sergisinde işlerini görmüştük. Işık

Güner’in Dibujo De Botánica (Botanical Illustration From

Life) kitabında yer alan çalışmalarının ve elliyi aşkın yapıtının

izleyicilerle buluştuğu sergide, sanatçının bir resmin

sadece son hâlini değil, çizim denemeleriyle, eskizleriyle,

renk denemeleriyle bir resmi tamamlamak için izlediği

yolu sanatseverlerle buluştu. Bu arada bu kitap Türkiye'de

bilimsel bitki resmini teknikleri ile anlatan ilk kitap olma

özelliğini taşıyor. Bitki Ressamlığının detaylarını Işık Güner

ile konuştuk.

Sanatınızı bize nasıl anlatırsınız?

Bilimsel bitki resimleri yapıyorum. Sanat ile bilimin

buluştuğu çok güzel bir nokta diyebilirim. Bitkileri birebir

resmederek, boyutlarını da ölçüp biçerek bitkinin türün

betiminde yazan özelliklerini göz önünde bulundurarak

bir bitkinin bütün karakteristik özelliklerini resimlerimle

anlatmaya çalışıyorum.

Bitki ressamlığının kuralları var mıdır? Ne gibi

özellikler gerektirir?

Bitki ressamlığı ve bitki resimleri kendi içinde ayrılıyor.

Estetiğin daha ön planda olduğu resimler var, bir de benim

yaptığım gibi bilimsel bitki resimleri var. Bilimsel bitki

resimlerini yapıyorsak eğer en temel bir kural var o temel

kural da bitkiyi birebir çiziyorsunuz. Çok fazla yorum

katmıyorsunuz.

NYX

156


Sanatın Gözü

Bitki Ressamı Işık Güner

Yani bitkinin özellikleri neyse onları göstermeye

çalışıyorsunuz. Kompozisyon size ait oluyor.

Kompozisyonla uğraşabilirsiniz ama bilgi vermeye

çalışıyorsunuz. O tür ile ilgili resmini yaparak o

türü anlatmaya çalışıyorsunuz. O yüzden temel

kural bitkinin kendisine sadık kalmak ve bir takım

özelliklerini değiştirmeden birebir resmetmek

oluyor.

Bir çiçeği veya bitkiyi en doğru ne zaman

resmedersiniz?

Bir bitkiyi en doğru çiçeklenme döneminde

resmedersiniz. Hangi bitkiyi ve hangi türü

resmedeceksem onun en doğru zamanı çiçek açtığı

ve taze çiçeği formunu bulduğu zamandır. Bu genelde

bahar ayları oluyor. Ocakta ve Şubatta açan çiçekler

de var. Hangi resmi yapıyorsanız onun dönemi

önemlidir. Ben bu bitkiler çiçek açtığı zaman bitkiye

bakarak birebir eskiz çalışmaları hazırlıyorum. Resmi

tamamlamam daha sonra oluyor. Elimde yeterince

bilgi topladıktan sonra eskiz çalışmaları, fotoğraf,

renk denemeleri ve ölçülerini alıyorum. Daha

sonra birebir ön araştırmamı yapıyorum. Bunları

yaptıktan sonrada elimde bir sürü malzeme oluyor.

Ana resme başlayıp son haline getirmem daha sonra

gerçekleşiyor.

En çok hangi bitkileri resmetmeyi

seviyorsunuz?

Çok özel, spesifik bir bitkiden bahsedemeyeceğim

özellikle ‘‘Şunu resmetmeyi seviyorum’’ gibi.

Bitki resmi yapmaya başladığınız zaman bitkinin

detaylarına bakarak çok fazla vakit geçiriyorsunuz.

Orası, burası, şurası derken bitkinin bir detayı

muazzam güzellikte olabiliyor. İlk başta göze

çarpmayan bitkinin bile çok acayip özellikleri,

detayları, yaprağının altı, öteki yaprağının sapa

bağlanma şekli gibi detaylar çok güzel ve ilgi çekici

olabiliyor. Bakmaya başladıktan sonra bunları

görebiliyorsunuz. O yüzden ben genel olarak bütün

bitkileri seviyorum ve öyle özel bir ayrımım yok. Ama

son zamanlarda Resimli Türkiye Florası Projesi ile

beraber özellikle İrisleri çalışmaya başladık. Bol bol

iris resmi yapıyorum. Bunlardan en sevdiklerim de

‘‘Alacakurtkulağı’’ diye Van’da yetişen bir bitkidir.

Onun resmini çok keyif alarak yapmıştım.

Hangi araç gereçlerle çalışıyorsunuz?

Suluboya ile kağıt üzerine suluboya yapıyorum.

NYX

157


Türkiye’de

''Bitki Ressamlığı''na ilgiyi

nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de bitki ressamlığına ilgi oldukça fazla. 2006

yılından beri Türkiye’de dersler veriyoruz. Hala devam

ediyor. İlk gerçekleştirdiğimiz kurstan beri hiç boş

geçen ders olmadı. Bitki ressamları çığ gibi büyüdü.

Bu sayede şu an ‘‘Resimli Türkiye Florası’’ projesini

yapabiliyoruz. Bu projede yer alan otuza yakın aktif

ressamımız var. Ressamlarımız bilimsel bitki resimleri

yapıp flora projesini hazırlıyorlar.

Bitki ressamlığı alanında aldığınız ödüller

olduğunu biliyoruz. Ödüllerinizden biraz

bahsedebilir misiniz?

2010 ve 2014 yıllarında gerçekleşen RHS

kısaltmasıyla Londra’da yapılan ‘‘Kraliyet Bahçıvanlık

Derneği’’adlı bir sergi vardı. O yıllarda katıldığımda

ikisinde de altın madalya ve serginin en iyi resmi

ödülünü aldım. Edinburg’da Biscot adında başka

bir uluslararası sergi yapıldı. Bu sergiye dünyanın

her yerinden gelenler oluyor ve sergiye katıldıktan

sonra da bir jüri var ve jüri sizin resimlerinizi

değerlendiriyor ve ödüller veriyor. Biscot’a da

aynı şekilde iki kere katılmıştım ve ikisinde de altın

madalya kazanmıştım. Bir de 2012 yılında ‘‘Mary

Mendum’’ diye özel bir ödül almıştım.

Bir bitkiyi analiz ederken nelere dikkat

ediyorsunuz?

Bitkinin betimleri oluyor. Örneğin; botanikçiler bir

bitki türünün betimini hazırlıyorlar. Bu türün şu

özellikleri vardır, diğerinden farkı şudur gibi her türün

betimini hazırlıyorlar. O betimi okuyup canlı örneği

önüme alıyorum. O betimle canlı örneği kıyaslıyorum.

Canlı örneğe sadık kalıyorum. Gördüğümüz ile betim

arasında bazı farklılıklar olabiliyor ama belli kriterlere

uyarak resmimin o betimle uymasına dikkat ediyorum.

Bazen aldığınız bitki örneği ile o türün betimi çok

farklı olabiliyor, ama mümkün olduğunca o türü

anlatan tipik örneği bulup resmetmeye çalışıyorum.

Dikkat ettiğim kısım ise betimde yer alan türün

karakteristik özelliklerini açık ve net bir şekilde

resimlerimde ifade edebilmek oluyor.

Türkiye’de sayılı olarak yetişen endemik

bitkilerden resmettiğiniz en ilginç bitki

hangisiydi?

Türkiye’nin bitkisi olan ‘‘Yitik Lale’’ adlı bir bitki

var. Yittiği için yok ve doğada bulunmuyor. Yüz yıl

önce birileri bu bitkiyi toplamış ve Türkiye’nin bir

bitkisi olarak kaydı var. Ben bu bitkiyi Londra’da

gerçekleşen ‘‘Chelsea Flower Show’’da gördüm. Birisi

yetiştiriyordu. Yitik Lale artık kendi doğal ortamında

olmadığı için bahçelerde ve botanik bahçelerinde

yetişiyor. Orda onu görünce tabi fırsatı kaçırmamak

adına bitkiyi oradan alıp resmini yapmıştım. Bu bitkiyi

görmek benim için oldukça keyifliydi. Ben bu arada

sadece endemik bitkileri çiziyorum gibi bir durum yok.

NYX

158


Sanatın Gözü

Bir bitkiyi resmetme süreciniz nasıl

gelişiyor? Nelerden ilham alıyorsunuz?

Benim tek bir ilham kaynağım var o da bitkilerin

kendisidir. Resmetme süreci şöyle oluyor; önce

hangi bitkiyi resmedeceğime karar veriyorum.

Yani genelde benim işlerim dağda bayırda

gezerken ‘‘Ay ne güzel çiçekmiş! Şunun resmini

yapayım’’ gibi olmuyor. Belli bir proje oluyor.

Bu proje büyük bir proje olmak zorunda değil.

O tür ne zaman çiçekleniyor, nerde açıyor,

nereye gitmem lazım gibi soruların cevaplarını

öğreniyorum. Örneğin; Bir bitkinin resmini

yapma süreci bitkinin yaşamından daha uzun

oluyor. Siz resmi tamamlayana kadar canlı örnek

ölüyor. O yüzden temelde bitkiye bakarak çok

büyük bir resmi tamamlamak mümkün olmuyor.

Bu sebeple o türle ilgili eskiz çalışmalarını ve

renk denemelerini yapıyorum, bitki ölmeden

yeterince bilgi toplamaya çalışıyorum. Elimdeki

bu verilerle beraber bitki öldükten sonra bile ana

resmime devam edebiliyorum. Aradan aylar geçse

bile, kompozisyonumu ayarlayıp resim yapmaya

başlıyorum. Bu süreç son derece yavaş ve adım

adım ilerleyen bir süreçtir.

NYX

159


Sanatın Gözü

Yaptığınız eserler ne kadar sürede ortaya

çıkıyor?

Çok değişiyor bu. Eğer tek bir yaprak çiziyorsam

üç gün olabiliyor. Ama böyle büyük tam detaylı bir

resim yapıyorsam bu bir ay da olabiliyor. En uzun

soluklu yaptığım resim herhalde üç senedir. Bir tane

Şili’nin bir bitkisi olan ‘‘Gunnera’’ diye bir bitki var.

Bu bitkinin sadece ön çalışmasını yapmam üç sene

sürmüştü. Örneğin; bütün o yaprağını buluyorsun,

çiziyorsun, çiçeğini bekliyorsun, onu çiziyorsun.

Sonra meyve zamanını bekliyorsun meyve geliyor,

çiziyorsun falan derken üç sene sürmüştü. Sonra

bütün elimdeki çizimler hazır olduktan sonra oturup

başlayıp resmi tamamlamam üç ayımı almıştı. En son

yaptığım bir resim var biraz ondan bahsedebilirim.

Bir eğrelti resmi. Hatta sergide yer aldı. O resmi

yaklaşık yedi ay gibi bir sürede tamamladım. Bu arada

eğrelti otu çok zahmetlidir ve detaylıdır. Uzun saatler

çalışamıyorsunuz çünkü her yeriniz ağrıyor. Bitkiden

bitkiye değişiyor.

Bitki ressamı olmak isteyen genç yeteneklere

neler önerirsiniz?

Bitki ressamı olmak isteyen genç yeteneklere bol

bol çizim yapmalarını öneririm. Bu işin başka yolu

yok. Sürekli kağıt kalemin ellerinde olması lazım

ve bitkilere bol bol bakıp görmeleri ve bitkileri

gözlemleme yeteneklerini geliştirmeleri lazım.

Öğrenciler her yaptığı resmi bitirmek zorunda değil.

Çizecekleri bitkiler, küçük bir tomurcuk, ufak bir

meyve ya da büyük bir resim olabilir.

2021’den beklentileriniz nelerdir?

2021’den beklentim 2020’den daha fazla resim

yapabilmektir. 2020’de yaptığım resim sayısını

arttırmak beni çok mutlu edecek. Ocak ayı itibariyle

seneye hızlı girdim ve resim yapmaya başladım.

Umarım bu seneyi dolu dolu, rengarenk bitkilerle ve

onların resimlerini yaparak tamamlayabilirim.

Bitki ressamlığı nedir?

Bitkileri resimlemenin kökeni, insanın doğayı tanıma

ve tanımlayabilme ihtiyacına dayanıyor. Çizerek

anlatmak bilginin en yalın dışavurumudur. Tarihteki

ilk bitki çizimlerine Antik Mısır, Roma, Yunan,

Mezopotamya ve Uzak Doğu’da zehirli bitkiler ve

tedavi etmek amacıyla kullanılan bitkilerin görselleri

şeklinde kimi zaman mağara duvarında bazen de

elyazması bir kitapta rastlarız. 17. yüzyılda güzel

görünümlü bitkilerin zengin ailelerin bahçelerinde

yetiştirilmeye başlandığını ve daha çok bu bitkilerin

çizimlerinin yapıldığını görürken, 16. ve 17.

yüzyıllarda deniz aşırı yolculukların mümkün hale

gelmesiyle birçok Avrupalı botanikçi özellikle Orta

Doğu ve Akdeniz ülkelerine bitki toplamak amaçlı

ziyaretlerde bulunmuşlardır. 19. yüzyılın sonlarında

fotoğraf makinesinin bulunmasıyla bitkileri hızla

görüntüleyebilecek teknolojiye ulaşılmıştır.

İngiltere, Fransa, Almanya, Avusturya, Hollanda ve

İtalya günümüz kriterlerine uygun, ilk detaylı bitki

resimlerinin yapıldığı ülkelerdir.

Bitki ressamlığı eğitimi, çok kolay öğrenilen basit bir uğraşın aksine, tamamen

sabır, titizlik ve özveri gerektiren bir sanat.

Sabır olmadan olmaz çünkü yavaş bir işlem. Kimi kişiler daha hızlı resim yapıyordur, kimi kişiler daha yavaştır, kimi

kişiler çok detaycıdır, kimisi ise o kadar detay yapmıyordur. O yüzden bu süre değişecektir ama sabretmeyi bilmek

gerekiyor. Bu sadece resim yaparken değil bitkiyi beklerken de gerekli bir şeydir. Örneğin; ben bu sene bir İris

türünün resmini yapmak istiyorsam bekleyip kendimi ona organize etmem gerekiyor. Nisanda çiçek açıyorsa, nisan

ayına kadar onu beklemem gerekiyor. Resim yapmak ayrı bir sabır gerektiriyor. Ve tabii ki çok titiz bir çalışma. Çünkü

bilim insanı gibi yaklaşmaya çalışıyorum. Sadece güzel resim yapmaya çalışmıyorum. Özellikle resim yaparken bitkiyi

gözlemlemek, doğru çizmek, özelliklerine bakmak çok önemlidir. Doğru resim yapmaya çalışıyorum. Bu da tabii ki çok

ciddi bir titizlik ve özveri gerektiriyor. Bitkilerin çiçeklenme dönemine göre hayatımı programlıyorum. Bu da büyük

bir özveri gerektiriyor.

NYX

160


VEGAN MUM

fyrluxury.com |

NYX

161

fyr.luxury


8 Mart

Dünya Kadınlar

Günü

“Dünya’da hiçbir milletin kadını, milletini kurtuluşa

ve zafere götürmekte, Anadolu kadınından daha

fazla çalıştım diyemez.”

Bu sözler Mustafa Kemal Atatürk’e ait.

Bu sözlerin ışığı altında 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü

kutladık.

Kadınların toplumsal hayattaki önemine vurgu yapmak için

kutlanan, Birleşmiş Milletler tarafından da uluslararası bir gün

olarak tanımlanan Dünya Kadınlar günü aslında çok elim bir olaya

dayanıyor.

8 Mart 1857 tarihinde ABD'nin New York kentinde 40.000 dokuma

işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında

greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya

kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde

kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi can

verdi. ABD basını bu olaya neredeyse hiç yer vermemişti. Buna

rağmen, işçilerin cenaze törenine 100 bini aşkın kişi katıldı.

Dünya Kadınlar Günü dayandığı talihsiz olay nedeniyle bazı

ülkelerde anma törenleri ile kutlanıyor. Dünya Emekçi Kadınlar

Günü adı ile 1921 yılından itibaren Türkiye’de de kutlanmaya

devam eden 8 Mart ilk olarak 1975 yılında yaygınlaşmaya başladı.

NYX

162


8 Mart Dünya Kadınlar Günü

NYX

163


8 Mart Dünya Kadınlar Günü

NYX

164


8 Mart Dünya Kadınlar Günü

NYX

165


Hayatı kendi kurgusu hatta dayatması içinde

yaşamak, yeniyi, farklıyı denemek hatta yanı

başımızda belirdiği zaman bile farketmek, günlük

rutin içinde çok zor. Akışa kapılan insanların buna ne

güçleri ne de niyetleri var. Ancak bazı insanlar bırakın

akışa kapılmayı, o akışa cesurca dur der, olmadı yön

çizer. Size aşılmaz engel gibi görünen ne varsa onlar

için bir zıplama taşı, direnci öğrendiği bir deneyim,

geleceğe hazırlayan bir sınava dönüşür. İşte “ilham

veren kadınlar” bölümünde bu kadınları anlatmak

istiyoruz.

Kimi büyük projelerle kimi küçük dokunuşlarla ilham

verirler, kimi ardına bile bakmaz, kimi özgürlüğünün

onu çıkaracağı zirveye köklerinden aldığı enerji ile

ulaşır. Kendi ipek gibi dokur ve hepimizi kimi zaman

büyük bir görsel şölenle, dayanışmayla kimi zaman

sabırla, birbirinden canlı renklerle, müzikle, saygıyla,

coşkuyla hayata bağlar.

NYXmag sizi her sayısında ilham veren kadınlarla

buluşturmayı vaddediyor.

NYX

166


İlham Veren

Kadınlar

2

NYX

167


Esin ve Benan Terzioğlu

Qimu Bags Markası Kurucuları

Esin Terzioğlu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, avukat bir anne. Kızlarının eğitim

hayatlarını daha yakından takip edebilmek adına uzun yıllar mesleğine ara vermiş. Onların artık

desteğine gerek kalmadığını hissettiği noktada tekrar iş hayatına dönmek istemiş.

Esin Hanım bu konuyu şöyle açıklıyor: ''Sanıyorum tasarım bütün hayatımda öncelikli bir olguya

sahipti. Benan'ın da desteğiyle kendi markamızı kurma fikri gelişti.''

Röportaj: Burçin Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

168


İlham Veren Kadınlar

Nefes kadar hafif,

zamansız ve kaliteli çantalar

tasarlamak için yola çıktık...

Benan Hanım mimari tasarımdan, moda

tasarımına geçişiniz nasıl oldu?

Tasarımı her yönüyle çok seviyorum. Tasarımı bütün

olarak ele almak adına New York'ta mimari okudum.

Mezuniyetten sonra annemle beraber bir iş yapma

hayalim vardı, bu hayalimi QIMU ile gerçekleştirmiş

olduk.

Moda alanında bir marka yaratma

konusunda kim kimi ikna etti, anne-kız

birlikte böyle bir yolculuğa başlamaya

nasıl karar verdiniz?

Esin Terzioğlu: Daha önce de bahsettiğim gibi bu

konuda Benan beni teşvik edip cesaretlendirmiştir.

Çanta konusu, çanta tasarlama fikri ondan çıktı,

sonrası tabir yerindeyse iplik söküğü gibi geldi. Benim

yıllar içinde oluşan sadelikten yana bir çizgim, tarzım

vardı. Benan'ın hem mimar olarak, hem de moda

dünyasını yakından takip eden biri olarak belli bir

bakış açısı ve vizyonu vardı. İki jenerasyonun tüm

artılarını ortaya koyarak yolculuğumuza başladık.

Qimu’nun çok güzel bir anlamı var.

NYXmag okurları için markanızın adının

hikayesini ve felsefesini anlatır mısınız?

Qimu Çin mitolojisine göre Buda'nın çantası anlamına

geliyor. Mitolojik anlamda içine herşeyi alabilen ve

hayatın başlangıç nefesini temsil eden bir çanta. İçine

herşeyi alabilmesi bereketi de tanımlarken, nefes

kavramıyla da hafifliği sembolize ediyor.

Yumuşacık ve hafif deriler kullanmak vazgeçilmezimiz.

Kullanıcısının günün her saatine göre adapte

edebileceği, çok kaliteli deri ve üstün bir işçiliğin

beraber olduğu özgün bir Türk markası olmayı

hedefliyoruz...

NYX

169


Tasarımlarınızda abartısız, yalın bir

şıklık dikkat çekiyor. Zamansız parçalar

olmaya adaylar. Koleksiyonlarınızı

hazırlarken nelerden ilham alıyorsunuz?

İlhamımızı, mimariden, sanattan ve seyahatlerden

alıyoruz..

Qimu Bags’i diğer çantalardan farklı

kılan özellikler nelerdir? Kadınlar sizi

neden tercih ediyor?

Markamızı tercih edenler kaliteyi görünce bizi

tebrik ediyorlar. Gerçekten her türlü detayıyla çok

fazla ilgilendiğimiz bir işle karşılaşıyorlar. Zamansız,

yalın ve çok fonksiyonel tasarımlar yapıyoruz.

Bizden bir ürün alan bir kişi neticede 1 ürün satın

almış olmuyor aslında, çoklu kullanımı ile birkaç

ürün birden almış gibi oluyor.

NYX

170


İlham Veren Kadınlar

İlhamımızı, mimariden, sanattan ve

seyahatlerden alıyoruz.

Dezenfektanlar, maskeler bir

süre daha hayatımızda olmaya

devam edecek. Bu durum tasarım

konusunda çanta boyutlarını da

etkiledi mi? İlkbahar/Yaz sezonunda

bizi nasıl çantalar bekliyor?

İlkbahar/Yaz sezonunu çok sevdiğimiz iki

modelin daha küçük boyları olan micro

Cadena ve micro Hemithea ile karşılıyoruz.

Daha sonra bunlara yepyeni bir model

olan Amelie eklenecek. Bu yılın kutu çanta

formatına uygun bir model olan Amelie

özellikle gençler tarafından çokça tercih

edilecek gibi görünüyor. Ayrıca yaz için

Canvas çantalar da hazırlıyoruz. Canvas

çantaların da kalitesi ve kullanım rahatlığı

nedeniyle beğenileceğini düşünüyoruz.

NYX

171


Ece Çiftçi

SosyalBen Vakfı Kurucusu

Ece Çiftçi kendi tanımıyla SosyalBen adıyla

ilk adımını 14 yaşında atmış ve hayallerinin

peşinden gitmiş seri sosyal girişimci

Çok küçük yaştan beri hayatının büyük bir kısmını sosyal sorumluluk işlerine vakit harcayarak

geçirdi. SosyalBen Vakfı Kurucusu ve Gençlik Kooperatifi yaratıcısı olarak, New York

Üniversitesi İletişim Becerileri programından mezun olduktan sonra İstanbul Bahçeşehir

Üniveristesi sosyoloji lisans eğitimini tamamladı. Ardından Bilgi Üniversitesi Sosyal Projeler

ve Sivil toplum Yönetimi alanında yüksek lisans yaptı. Şu anda Yeditepe Üniversitesi’nde

Antropoloji doktorasına devam ediyor.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

172


İlham Veren Kadınlar

Hayallerime

dünya inandı.

Hayallerimi gerçekleştirirken bana güç olan

SosyalBen Vakfı ile birlikte güzel çalışmalara imza

atarken, ulusal ve uluslararası pek çok platformda

konuşmacı olarak yer aldım. Bu yolda karşıma çıkan

fırsatları en doğru şekilde değerlendirerek ve

inananlardan destek alarak kümülatif olarak büyüyen

bir toplumsal fayda yaratmayı amaçladım.

Aynı zamanda Oxford Üniversitesinde aldığım Felaket

Senaryo Planlaması, Cape Town Üniversitesinden

Sürdürülebilirlik ve Sistem Değişiklikleri, İrlanda

Galway Üniversitesi’nde ise Hizmet Öğrenimi

ve Müfredat planlaması üzerine eğitimler aldım.

“Hayallerime dünya inandı” mottosuyla, bulunduğum

her çalışmada hayal kurmanın ve bu hayallerin

peşinden gitmenin gücünü keşfediyorum.

SosyalBen oluşumu nasıl ortaya çıktı,

hikâyesinden bahseder misiniz?

SosyalBen serüveni 14 yaşında lisede bir konferansa

katılmamla başladı. Konferansta edindiğim bilgiler ve

dinlediklerimle hayallerim şekillendi. Hayallerimin

peşinden koşarken SosyalBen Projesi ile “Bir Fikrin

Mi Var?” yarışmasına katıldım ve birinci oldum.

Aldığım derece sonrasında ekranlarda bahsettiğim

SosyalBen Projesi’ne daha fazla kişi inanmaya

başladı. SosyalBen’e olan tutkumu 2013 yılında

resmiyete döktük ve daha fazla sosyal fayda sağlamayı

hedefledik. SosyalBen vakfı kendi kendini başarılı

bir şekilde fonlayan sürüdürlebilir STK’lardan

biridir. Saha çalışmalarına sürdürülebilir bir bütçe

oluşturmak için öncelikle SosyalBen Store kurduk

ve ilk ürünümüz olan şemsiyelerimizi satarak fon

sağlamaya başladık. Bunun yanı sıra, kurumsal

ve bireysel sosyal sorumluluk danışmanlığı veren

SosyalBen Akademi şirketini de hayata geçirdik.

2017 yılında ise tüm sosyal sorumluluk çalışmalarını

SosyalBen Vakfı olarak tek çatı altında topladık. Bu

çatı altında ekibimizden gönüllülerimize, kurumsal

destekçilerimizden bireysel destekçilerimize kadar

pek çok kişi var. Ayrıca tasarımlarıyla ufkumuzu açan

ve dikkat çekerek fon yaratmamıza katkı sağlayan

ünlü destekçilerimize de sonsuz teşekkürlerimi

iletiyorum.

SosyalBen Vakfı’nın ana hedefi ve

amaçladığı faydalar nelerdir, vakıf aracılığı

ile bugüne dek kaç çocuğa ulaştınız?

SosyalBen Vakfı, dezavantajlı bölgelerde

yaşayan 7-13 yaş arası çocukların yeteneklerini

keşfetmelerini ve geliştirmelerini amaçlayan; bu amaç

doğrultusunda kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak

eğitim çalışmaları gerçekleştiren bir sivil toplum

kuruluşudur. Vakfımızın başka bir amacı ise çocukların

ve gençlerin yaşadıkları dünyadan sorumlu bireyler

olarak yetişmelerine fayda sağlamaktır. Vakıf olarak,

saha çalışmaları boyunca resim, müzik, dans, oyun,

yaratıcı yazarlık, kısa film ve fotoğrafçılık, spor, icat

olmak üzere 8 temel atölye çalışmalarıyla çocukların

yeteneklerinin keşfedilmesi, geliştirilmesi ve

yönlendirilmesine katkı sağlıyoruz.

Bu çalışmalarımızla Dünyada 11 ülkede, Türkiye'de

ise 73 ilde 45 bini aşkın çocuğa ulaştık. Çocukların

yeteneklerini keşfetmeleri ve geliştirmeleri için

faaliyet gösteren 581 gönüllümüz ve dijital ortamda

SosyalBen çalışmalarına ortak olan 332 e-Gönüllümüz

olmak üzere toplamda 913 SosyalBen Gönüllüsü ile

çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

NYX

173


Amerika Dışişleri Bakanlığı'nın

düzenlediği ‘Gelecek Vadeden Genç

Liderler’ programı kapsamında

Türkiye’den bu ödülü alan ilk isim

oldunuz. Bu ödüle giden süreç nasıl

gelişti?

Kariyerim ve hayallerim için üretmeye devam

ederken 2018’de ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan

“Gelecek Vadeden Genç Liderler” töreninde ödül

alan ilk Türk olmaktan ve Forbes Dergisi tarafından

“Türkiye'nin En Başarılı 30 Yaş Altı 30 Genci”nden

biri seçilmekten mutluluk duyuyorum. Ayrıca yakın

zamanda yer aldığım 2 listeden de bahsetmek

isterim. Fast Company Dergisi tarafından

hazırlanan “Sürdürülebilir Liderler” listesinde 30

yaş altı tek sosyal girişimci olarak yer almaktan

ve Fortune Türkiye Dergisi’nin hazırladığı “40 Yaş

Altı 40” iş insanı arasına seçilmekten mutluluk

duyuyorum.

Aynı zamanda G20 Zirvesi alt komisyonu olan

Almanya’da gerçekleşen G(irls)20 Genç Kadınlar

Zirvesi’nde Türkiye’yi temsil etmekten ve Avrupa

Birliği Parlamento’sundan konuşmacı olarak

bulunmaktan da gurur duyuyorum. Bu ödüllere layık

görülürken, listelerde ve etkinliklerde yer alırken

her ne kadar Ece Çiftçi olarak benden bahsedilse de

aslında arkamda çok büyük bir destekçi grubunun

olduğunun altını çizmek isterim.

Bu ödüllere layık görülürken,

listelerde ve etkinliklerde yer

alırken her ne kadar Ece Çiftçi

olarak benden bahsedilse de

aslında arkamda çok büyük bir

destekçi grubunun olduğunun

altını çizmek isterim.

Bu noktada ekibimizden de bahsetmeden

geçemeyeceğim. SosyalBen tüzel kişiliğini

kazandığı 2013 yılından beri yüzlerce gönüllümüzle

çocukların yüzünü güldürmeyi sürdürüyor.

Gönüllülüğün bulaşıcı olduğuna inanan biri olarak

fayda yaratmanın verdiği tatmin paha biçilemez.

Gönüllülerimizle bağımız hiçbir zaman kopmuyor.

SosyalBen ile tanıştıktan sonra gönüllülerimiz

de isterse kendilerine ekibimizde yer vermekten

büyük mutluluk duyuyoruz. Sosyal sorumluluk

duygusu gelişmiş kişilerle çalışmanın verdiği

mutluluk çok güzel. Dinamik ve genç ekibimizle

daha fazla fayda sağlamayı hedefliyoruz..

NYX

174


İlham Veren Kadınlar

"İyiliğe Açılan Mağaza"

İyiliğe Açılan Mağaza; SosyalBen Store ile

ilgili de bilgi alabilir miyiz?

SosyalBen Vakfı kendi kendini fonlayan bir sivil

toplum kuruluşudur. Vakıf bünyesinde fon sağlayıcı

2 iktisadi kuruluşumuz bulunmaktadır. Bunlarda

ilki olan İyiliğe Açılan Mağaza’mız SosyalBen Store

bizim için çok kıymetli. SosyalBen Store’da 7’den

70’e herkesin kullanabileceği ürünler satıldığından

çok geniş bir hedef kitlemiz var. Aksesuar, hediyelik

eşya ve kırtasiye alanlarında ürün yelpazemiz

oldukça geniş. Örneğin şemsiye, not defteri, kokulu

çorap, telefon kılıfı gibi pek çok farklı seçenek

mevcut. Burada insanları bize çeken şey ise bir

çocuk gülümsemesi. Altını çizerek belirtmek isterim

ki SosyalBen Store bir mağaza değil, iyiliğe açılan

bir kapı. SosyalBen Store’dan yapılan alışverişler

çocukları mutlu etmemiz ve hayatlarına renk

katabilmemiz için çok önemli.

2019 yılında SosyalBen Store’dan alışveriş yapanlar

sayesinde 4 fiziki sahayı fonladık. Bu dört sahada

480 çocuk 52 gönüllü ile buluştu. Her yıl daha fazla

çocuğa ulaşmak için daha çok çalışıyoruz. 2020

yılında, ünlülerin imzasını taşıyan ürünlerimizin yanı

sıra SosyalBen Store’da en çok satılan ilk üç ürün

Şemsiye, Tohumlu Kalemler ve Telefon Kılıfı oldu.

2021 yılına dair en büyük temennimiz bu sayıları iki

üç katına çıkararak daha çok çocuğun yeteneklerini

keşfetmesini sağlamak.

Ulusal ve uluslararası düzeyde hep birlikte salgınla

mücadele ettiğimiz bu zor dönemde kendini ve

sevdiklerini mutlu etmek isteyenleri, alışveriş

yaparken fayda da sağlayacaklarını hatırlatarak

SosyalBen Store’a bekiyoruz. Store ürünlerine www.

sosyalbenstore.com’un yanı sıra lidyana.com, n11.

com, shopier.com ve trendyol.com gibi farklı dijital

satış kanallarından kolaylıkla ulaşabilirler.

Aynı zamanda gönüllülüğü de öğrettiğiniz

bir Akademiniz var. SosyalBen

Akademi'nin çalışmaları hakkında bilgi

verebilir misiniz?

SosyalBen Akademi de SosyalBen Store gibi Vakfa

fon sağlayıcı nitelikteki 2 iktisadi kuruluşumuzdan

biri. Sosyal girişimlerimizde dikkat ettiğimiz en

önemli husus yarattığımız faydasının sürdürülebilir

olması. Bu sebeple 2 iktisadi kuruluşumuz da bizim

için çok önemli.

SosyalBen Akademi’yi 2015 yılında büyük bir

heyecanla kurdum, kurarken de “Dünya’dan Biz

Sorumluyuz” gibi iddialı bir motto ile yola çıktık. Bu

işletmeyi kurarken Türkiye’deki gönüllülük oranını

artırabilmek ve daha yaşanılabilir bir dünya yaratmayı

amaçladım. Bu amaç doğrultusunda kurumlara ve

bireylere sosyal sorumluluk proje danışmanlığı,

gönüllü değişim program desteği ve alt program

hizmetleri sunuyoruz.

SosyalBen Akademi verdiği sosyal sorumluluk

danışmanlık hizmeti kapsamında sosyal sorumluluk

projesini oluşturma, planlama ve hayata geçirme

kısmında mentörlük rolünü üstleniyor. Danışmanlık

hizmeti bireysel öğrenciler, kurumsal firmalar

ve eğitim kurumları için farklı uygulamalar ile

şekilleniyor. SosyalBen Akademi, sosyal sorumluluk

danışmanlığı dışında bireysel ve kurumsal hedef

kitlelere yönelik geliştirdiği alt programları da

yürütüyor. Bu programlar Gönüllü Turizmi, Gönüllü

Rehber, Camping For Community ve Saha Çalışmaları

olmak üzere 4 farklı şekilde uygulanabiliyor.

Aynı zamanda SosyalBen Akademi 2018 Ocak

ayından beri yürüttüğü gönüllü değişim programı

sayesinde onlarca gönüllüyü ülkemizde ağırlıyor.

Hindistan, İngiltere, Amerika, Kanada gibi dünyanın

dört bir yanından Türkiye’ye gelen gönüllüler 4 ana

program olan: Tarım ve Çiftçilik, Çocuk Bakımı ve

Gelişimi, Suriyeli Mülteci Desteği ve Engelli ve Özel

Gereksinimli bireyler programlarından birini seçerek

ülkemizde gönüllülüğü deneyimliyor.

SosyalBen Akademi ve çalışma kolları hakkında daha

detaylı bilgi almak isteyenler

www.sosyalbenakademi.com sitesini ziyaret

edebilirler.

NYX

175


Şirin Mine Kılıç

Mineral Medya Genel Müdürü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkan Vekili

Birçok şapkası olan bir kadından bahsedeceğiz bu sayıda, ilham veren kadınlar bölümünde.

Kendisini uzun yıllardır tanıyorum. Gazeteci ve KA.DER üyesi iken başladı tanışıklığımız. Birçok

yönüyle beni şaşırtmış bir kadındır Mine, ama en çok hayatı birçok yönüyle kavrarken hemen

hepsine içselleştirdiği “iyi ve dürüst bir yurttaş” olmak kimliğini, feminist tarafını, coşkulu, sonuç

alan öfkesini bütün içtenliği ile yansıtabilmesi ilgimi çekmiştir.

Katıksız sigara düşmanıdır, hayvanseverdir, maratoncudur, iletişim danışmanıdır, vejetaryan

olamadığı için üzgündür, hem Adanalı hem Antakyalıdır, gazetecidir, cesurdur, sivil toplum

aktivistidir, haksızlıklara karşı öfkelidir, etkili bir sosyal medya kullanıcısıdır, feministtir,

yazmazsa aklını yitirecek biridir hatta kendi deyimiyle bir “İsviçre çakısı”na dönüşmüştür.

Röportaj: O. Suat Özçelebi / suat.ozcelebi@nyxmag.com

NYX

176


İlham Veren Kadınlar

İnsanları değil

fikirleri ve eylemleri

örnek alıyorum.

Sosyal medyada seni izleyenler

karşılarında duyarlı adeta ideal bir yurttaş

Mine görüyorlar, yaşadıklarını tüm

açıklığı ile anlatan dobra dobra anlatan

bir kadın… İnsanlara ilham veren bir yanın

olduğunu düşünüyorum. Birçok konuda

hem insanlara haklarını savunma hem de

kendi haklarını savunurken adeta örnek

oluyorsun. Birçok konuda çok duyarlısın.

İdeal yurttaş diyemeyiz, benim kendi doğru

bildiklerim var. Ve o doğru bildiklerimde kalabilmek

için bir partinin içinde olmadan, sivil toplum tarafında

kalarak orada gösterdiğim bir tarafım var. İnandığım

gibi yaşamazsam yapmazsam, kendimden utanırım.

Hak temelli bir yaklaşım aslında. Ben insanları değil,

fikirleri ve eylemleri örnek alıyorum.

Peki buradaki rol model kim, bu Mine’yi

yaratan nedir? Hani ailede bir figür mü

var, kızlar halaya çeker derler ya da bir

öğretmenin bir etkisi mi var?

Mesleki açıdan var aslında, 7 yaşında televizyonda

izlediğim bir gazeteci dizisi vardı. Kahramanı da genç

bir kadındı, kısacık saçlarını bile çok iyi hatırlıyorum.

Çok aradım sonra, ama diziyi bulamadım. O dizideki

karakter, yaptıkları beni çok etkilemiştir. Bir fotoğraf

makinası vardı, birçok yere gidiyordu. Aslında okul

yıllarında çok iyi resim çizerdim, öğretmenlerim

de desteklediler, güzel sanatlara yönlendirmek

istediler ama hem ben çok tutkulu değildim hem

de ailem “oradan hayatını kazanamazsın” diyerek

desteklemedi. Aynı durum üniversite de oldu. Lise

yıllarımdan bu yana feministim. Üniversitede feminist

akademisyenler vardı, araştırma görevlisi olmamı

istediler, destekleyeceklerdi. Hayat boyu ders çalışma

fikri zor geldi sanırım, kabul etmedim.

Duygu Asena… Kadının Adı Yok adlı kitabıyla. Lisede

onu okumaya başladım. Ama ben ilkokuldan beri kitap

okurdum. Her şeyi okurdum. Lisede bana bir şey oldu.

Tam adlandıramıyorum. Çünkü ortaokulda dindardım.

Kuran kursuna bile gittim. Oruç tutardım. Babam da

dindar biriydi. Ortaokul yıllarımda şunun kafamıza

kakıldığını hatırlıyorum, “eğlenilecek kız, evlenilecek

kız”. Bir anket defterine kendim için “evlenilecek kız”

yazdığımı hatırlıyorum, travmaya bak. Sonra onu

öyle yazdığımı hatırlayınca, lisede çok utandım. Bana

“erkek Fatma” derlerdi küçükken, erkeklik abartılırdı,

lisedeyden “bana artık bunu demeyin” dediğimi

hatırlıyorum. Beni her zaman şu rahatsız etmiştir,

erkekler hep oturuyor, kadınlar hep hizmet ediyor.

Bunu dile getirdiğim zaman babamın bana kızdığını

hatırlıyorum. Ama aynı babam beni ve kız kardeşlerimi

“Üniversite okumazsanız evde oturur, çocuk bakar,

ev işi yaparsınız” diyerek korkutur, okumaya teşvik

ederdi. Annem ve babam, “Mutlaka üniversite

okuyacaksınız, kendi paranızı kazanacaksınız” derdi.

Mezun olup ilk yıl üniversiteyi kazanamayınca,

eyvah şimdi beni evlendirecekler diye korktum. Ama

babam beni hafta arası İngilizce kursuna, hafta sonu

dershaneye yolladı, Çukurova Üniversitesi İngilizce

İktisat bölümünü kazandım.

Aslında madem o konuya girdin sorayım,

feminist olmanda etkili olan neydi? Yani

feminizminin kökeninde “bir gün Virginia

Woolf’un Kendine Ait Bir Oda’sını okudum

ve” diye başlayan bir hikaye var mı?

NYX

177


Yazmak içseldir ve içinde de

kalmamalıdır. Hele de gazeteci isen

herkesten farklı bir yerden bakar

ve röntgen aleti gibi, kimsenin

görmediğini görürsün.

Gazetecilik nasıl başladı?

Sanıyorum sen de benim gibi Hürriyet

Vakfı’nın Erol Simavi Özel İletişim ve

Eğitim Merkezi mezunusun

Evet, gazetede vakfın ilanını gördüm. Önce yazılı bir

başvuru yaptım. Kabul edilince sözlü sınava aldılar

ve kazandım. Yazılı başvuruda “Annenizin mesleği

nedir” sorusuna, “ücretsiz aile işçisi” yazdığımı

hatırlıyorum. Milliyet’te Ekonomi servisinde

çalışmaya başladım. Necati Doğru beni işe aldı. Onu,

Adanalı kadınları nasıl kurtaracağımı anlatarak ikna

etmiştim.

Medya geçmişin Milliyet’ten sonra…

Hürriyet’in dergi grubuna girdim. Kariyer Dünyası

dergisi vardı, Türkiye’nin ilk insan kaynakları

dergisi, çok severek çalıştım. Editörlükten haber

müdürlüğüne kadar geldim, çok şey öğrendim

orada. Ekonomik kriz sonrası 2001 gibi aynı

grup içinde yenibiriş’ten Hürriyet İK’ya geçtim.

Türkiye’de insan kaynakları kavramının yükseldiği

yıllardı, çok okunuyorduk.

Kanımca yazmak içseldir ve içinde de kalmamalıdır.

Hele de gazeteci isen herkesten farklı bir yerden

bakar ve röntgen aleti gibi, kimsenin görmediğini

görürsün.

Sivil toplumcu yönün de yine bu zamana

denk düşüyor, 2000’lerin başında Kadın

Adayları Destekleme Derneği (KA.DER)

deneyimi… Burada çeşitli dönemlerde

yönetim kurulu üyeliği yaptın. Şimdi

Sosyal Dayanışma Ağı’nda (SODA) genel

sekretersin.

Hürriyet’te çalışırken KA.DER’de yönetim kurulu

üyesi olan bir arkadaşımın daveti ile derneğe girdim.

KA.DER Türkiye’de çok şey başardı. Kadın temsili

bugün TBMM’de %17’ye gelmişse bunda KA.DER’in

payı çok büyüktür. Özellikle farkındalık yaratma

konusunda. Hatta iktidarın kurdurduğu Kadın ve

Demokrasi Merkezi’nin (KADEM) kuruluşunun

sebebi de KA.DER’dir, bizim karşımıza onu

çıkardılar. 2000’lerin başından itibaren KA.DER’de

görev alan birçok kadın “toplumsal cinsiyet eşitliği”

için kadın katılımı artsın diye bir yerlerde lobi

yapıyor. Mesela ben de bugün İstanbul Büyükşehir

Belediyesi Spor Kulübünde (İBBSK) gönüllü olarak

yaptığım çalışmalarda eşitlik için çalışıyorum, her

branşta kadın ve erkek takımı olması gerektiğini

söylüyorum. Bu, zaman içinde mutlaka olacak.

Her alanda “toplumsal cinsiyet eşitliği” olmalı diye

bakıyorum. Ben KA.DER’de aynı zamanda eğitim

gördüm, örneğin kotaya karşıydım, tek derste

kota yanlısı oldum. Çünkü kota olmadan özellikle

siyasette, kadın katılımının artması neredeyse

imkansız. KA.DER bütün kadınlar için hatta medya

için bile bir”aydınlanma” hareketidir aynı zamanda.

2000’lerin başında, medyanın dili de haberleri de

cinsiyetçi, ayrımcı, şovenistti. Bu dilin değişmesi için

lobi çalışmaları yaptık, “erkek direnişine rağmen”

başarılı olduğumuzu da düşünüyorum. Sivil toplumu,

iş dünyasında birçok kadını ve erkeği etkiledik.

NYX

178


İlham Veren Kadınlar

Peki sivil toplum deneyimi, medya

deneyimi, radyo ve TV programları

Kanal D, TV8, Radyo 92.3 ve diğerleri

Şirin Mine Kılıç’a ne kattı, onu nasıl

dönüştürdü?

En başta network katıyor insana, çok farklı

alanlardan insanlarla iletişim, bilgi alışverişi…

Onların çoğu ile hala görüşürüm. Yetkinliğinin

artmasını sağlıyor. Bugün rahatlıkla sunuculuk, TV

ya da radyo programı yapabilirim. Ve en önemlisi bu

ilişkilerle sürekli yeni bir şeyler öğreniyorsun. Kendi

söylemek istediklerin için de bir alan yaratıyorsun.

Bir İsviçre çakısına dönüşüyorsun.

Peki İmamoğlu kampanyası…

Ekrem İmamoğlu ile belediye başkan adayı

olduğu 2014 yerel seçimlerinde çalıştım. Bir

arkadaşım aracılığıyla görüşme yaptık. Beylikdüzü

kampanyası öncesinde çok ciddi bir hazırlığı vardı,

her şeyi tamdı, projeler, sunumlar hepsi hazırdı.

Adaylığı öncesinde CHP Beylikdüzü İlçe Başkanı

olduğu için bir belediye başkanı gibi çalışmıştı,

yönetiminin yarısını kadınlardan oluşturmuştu. Beni

kampanyaya katan, eşitlikçi bakış açısı ve ekibinde

kadınların da olmasıydı..

Başka bir aday, mesela kadın aday değil

de İmamoğlu kampanyasında çalışmanın

özel bir nedeni var mıydı?

Dürüst olması. Çok açıktı, çok şeffaftı, tertemiz bir

insandı. Samimiydi ve yaptığı şeyler çok değerliydi.

Bir sistem insanıydı. İlçe başkanlığını gecekondu

gibi bir yerden modern bir yere taşımıştı. 500 kişilik

bir toplantı salonu vardı. İl Başkanlığının bile böyle

bir merkezi yoktu. Sıfırdan ekip kurmuştu, onlarca

insanı tek tek arayıp kendisiyle çalışmaya ikna

etmişti.

Kitap da o zaman değil mi, “Ekrem

İmamoğlu - Benim Sevgili Başkanım”…

Kampanyadan birkaç ay önce, aday adayı

döneminde çalışmaya başladık. Ardından

çok başarılı bir kampanya yaptık. Politikaya

atılmasından ilçe başkanlığına ve ardından

belediye başkanı seçilmesine kadar olan dönemde

yaptıkları inanılmazdı. Ekrem Beye, “Bu sistemi

yazalım, CHP’li veya başka bir partili bunu uygulasa

seçim kazanır” dedim. Amacım bir yönetim tarzı

olarak “Ekrem İmamoğlu Modeli”ni yazmaktı. Bir

biyografi kitabı yazma niyetim yoktu. İlk taslak

işte bu modelin kitabıydı. Ancak daha sonra Ekrem

Beyin danışmanı Necati Özkan bir biyografiye

dönüşmesini önerdi. O bence daha vizyoner

bakıyordu. Böylece kitabı tamamlamam iki yıl

sürdü. 30’un üzerinde kişiyle görüştüm. Çocukluk

ve gençlik yıllarının geçtiği Trabzon’a ve üniversite

eğitiminin iki yılını geçirdiği Kıbrıs’a gittim. Kitap

2016’da basıldı ve pek satmadı. İstanbul’un küçük

bir ilçesinin belediye başkanının kim olduğu fazla

insanın ilgisini çekmedi. 2019’daki İBB Başkanlığı

seçim kampanyasında “Benim Sevgili Başkanım”

başlığını küçültüp, kitabın adını “Ekrem İmamoğlu”

yaptık, vizyonunu, çalışmalarını, projelerini ekledik.

Bu kez başkanı merak eden çok insan çıktı ve 10.

baskıya kadar geldik.

NYX

179


Koşucu yönünü, sporu da konuşalım

biraz. Maraton koşuyorsun, ultra maraton

koşuyorsun. Bu konudaki direncin, azmin

birçok kişi gibi beni de çok şaşırtıyor.

Aslında okul yıllarımda ve sonrasında düzenli olmasa

da spor yaptım. Hentbol, basketbol, futbol oynadım.

Koşuya başlamam biraz geç oldu, 39 yaşındaydım,

neredeyse 13 yıl oldu. Erkek arkadaşım Soner

koşardı, bir gün ben de onunla koşmaya çıktım,

sadece bir yıl sonra 42.2km’lik İstanbul Maratonu’nu

koştum.

Sen sadece maraton değil 42.2km

üzerindeki yarışlar olan ultra maratonları

da koşuyorsun. İki kez 160km’lik Tuz

Gölü Ultra Maratonunu bitirmişsin. Nasıl

başarıyorsun bunu.

Mutlu oluyorum ve farklılığı hissediyorum. Herkes

çok acayip görüyor ama aslında garip bir durum yok.

Antrenman yapan herkes her mesafeyi koşabilir.

2009’da, Türkiye’nin ilk ultra maratoncusu Bakiye

Duran’la tanıştım, ondan aldığım güç ve ilhamla

ultraları da koşmaya başladım. Bir kadın hakları

aktivisti olarak kadınların koşu alanında az olmalarını

bir sorun olarak gördüm. Bir yandan koşarken bir

yandan da kadınları koşmaya teşvik ettim. Türkiye’de

koşan insan sayısı çok az ve bu azlık içinde kadınlar

tam bir azınlık. Koşmak beni çok mutlu ediyor,

ayrıcalıklı ve güçlü hissettiriyor, sağlıklı da oluyorsun

tabi, sakatlanmazsan. Ama ben sağlıklı olmak için

değil, “kilometre yemeyi” sevdiğim için koşuyorum.

Maraton koşmak isteyenlere söylemek

istediğin bir şey, önerilerin var mı?

Çıkacak, koşacak. Ama tabii doğru malzemeyle

koşacak. Mesela penye giymeyeceksin, naylon

giyeceksin. Biraz paraya kıyacak performans

ayakkabısı alacaksın. Pahalı değil rahat ettiğin

ayakkabıyı tercih edeceksin. Yeni başlıyorsan

hemen maraton koşmayacak, yavaş yavaş mesafeyi

artıracaksın. Koşmayı bilen birine danışmakta da

fayda var. Çünkü bilinçsizce yapıldığında tehlikeli bir

eylem koşu. Mesela tükettiğini yerine koymazsan

demir eksikliği olabilir, ben bundan ötürü tedavi

gördüm. Koştuktan sonra insan bedenini daha

fazla tanımaya başlıyor. Sadece düzenli yürüsen

bile bedenine daha saygılı olmaya başlıyorsun.

Özgüvenin artıyor, kendini daha güzel bile

hissediyorsun.

Sen şu anda İstanbul Büyükşehir

Belediyesi Spor Kulübü Başkan Vekilisin.

Oradaki görevinle ilgili bir sürü polemik

yapıldı, hatta bazı yayın organlarında

bu konu çok abartıldı. Sen muhatap bile

almadın açıklama da yapmadın.

Benim oraya geçmemle Ekrem beyin doğrudan bir

ilgisi olmadı. Beni daha önce kampanya döneminde

çalıştığım Fatih Keleş aradı. Onun daveti ile

yönetim kuruluna girdim. Kulübün bir sivil toplum

kuruluşu bir dernek olduğunu bilmiyorlar. Ben

orada gönüllü çalışıyorum. Hiçbir ücret almıyorum.

Kendi aracımı kullanıyorum, benzinimi alıyorum,

zamanımı ayırıyorum. 19 branşta 3 bin 500’den fazla

sporcumuz var. Türkiye’nin en büyük spor kulübüyüz.

Ben yine kendi bakış açımla toplumsal cinsiyet

eşitliğinin sağlanması için çaba gösteriyorum.

Atletizm ve okçuluk branşlarından sorumluyum.

Atletizm büyük bir şube ama 30 yıldır kadın takımı

kurulmamıştı, kadın antrenör de yoktu. Onu

kurduk, ilk yılımızda başarılar elde ettik. Kadın ve

erkek takımlarımızın altyapısını büyütüyoruz. 9-10

Anadolu şehrinde desteklediğimiz çok yetenekli

çocuklar var.

NYX

180


İlham Veren Kadınlar

Bir de Mineral Medya’yı kendi şirketini

nasıl kurdun, ondan söz eder misin?

Bir yayınevinde çalışırken bana kurumsal dergi

ve içerik işleri gelmeye başladı. Orada çalışırken

bunları yapamazdım. Yani hayat beni kendi şirketimi

kurmaya zorladı. Dört ortak kurduk şirketi, zaman

içinde ikiye düştü. Kurumsal yayıncılık ve PR

hizmeti vermeye başladık. Ekonomik krizlerden

çok etkilendik, küçüldük. Şu anda sadece dergi ve

editörlük işlerimiz devam ediyor..

Kitapların var, Annem tek başına maça

gitti, Adana’ya kar yağmış…

Annem Tek Başına Maça Gitti, gazete ve dergilerde

yazdığım yazılardan oluşuyor. Yayınevinden gelen

teklifle ortaya çıktı, aslında çok kafamda olan bir

şey değildi. Adana’ya Kar Yağmış ise 25 Adanalının

yazılarının bir araya getirilmesi ile ortaya çıktı.

Benim hikayemin adı “950 kilometre”. Babamın

bizi 17 sene Adana’ya getirip götürmesiyle oluşan,

ailemiz, akrabalarımızla çok iç içe geçen zamanı,

oradaki kadınları, yengelerimi yazdım.

Sigara karşıtlığını biliyorum, bu konuda

ödünsüzsün. Sigara nefretinin kaynağı

nedir, sporcu tarafın mı?

Bir zehir olması ve aptallık olarak görüyorum.

Yalnızca kendine değil, başkalarına da zarar

verdiğin bir bağımlılık. Eroin gibi bir şey aslında,

kurtulamıyorlar. Hadsiz, bencil, düşüncesiz ve

zalim bir biçimde çocukların, yaşlıların, hastaların

ve zehirlenmek istemeyen insanların yanında

içebiliyorlar. Yaptıkları, insanları zehirlemek ve

canlarına kast etmek. Babam mesela bu yüzden

öldü 2012’de. Ben sigara ile mücadeleyi her yerde

verdim, KA.DER’de bile. Eşitliği, demokrasiyi, adaleti

savunurken; sigara içmeyen insanları “bilerek ve

isteyerek” zehirleyemezsin.

Senin ciddi hayvansever bir yönün de var,

bunun kaynağı nedir?

Sokakta beslediğim kedi, evimde iki yavru doğurdu.

Bir anda üç kedi sahipleniverdim. Dört ay sonra

anne kedi yavrulara saldırınca evimde değil,

oturduğum binada yaşamaya başladı. Ardından

iki engelli kedi daha sahiplendim ve 5 yıldır 4 kedi

ile yaşıyorum. Kedilerin bağımsızlığını, gururlu

hallerini, sakinliğini, güzelliğini, sevgi arsızlığını ve

şefkatini çok seviyorum. En sinirli, bezgin, üzgün

zamanlarımda bile beni güldürmeyi başarıyorlar.

Uzaylı olduklarını düşünüyorum, çünkü insan

olamayacak kadar kusursuzlar.

Sence Mine’nin ilham veren tarafı ne?

İlham veren tarafım değil de bence insanlar bir

iş yapıyorlarsa farklılaşmalılar, sevdiğin bir iş ise

hem o işi iyi yapmalısın hem de farklı bir şey de

yapmalısın. Bu arada kendin için çok şey yapmalısın,

kendini tek bir işe adamamalısın. Hayatımızı

sürdürmek için maaş alarak ya da girişimci olarak

yaptığımız iş çok ulvi bir şey değil. Yani para

kazandığın şeye mahkum olmamalısın. Az kazan

ama başka şeyler de yap, bir hobi edin bir sivil

toplum kuruluşunda mutlaka çalış. Çevrene bak

seni ne rahatsız ediyor, rahatsız olduğun konunun

üstüne git ve değiştirmeye çalış. Ama bir yandan

da nazik ol, iyi bir insan ol, kimseyi ezme, üzme,

duyarlı, tutarlı ol. Son yıllarda özellikle tutarlılık ve

utanma duygusunun artık yaşamımızdan çıktığını

görüyorum, bu beni çok üzüyor.

NYX

181


Ebru Baybara Demir

Sosyal Girişimci / Şef

Cercis Murat Konağı Restoranı Kurucusu

Ebru Baybara Demir, 1999 yılında sadece 3 yıldızlı bir oteli ve küçük bir

lokantası dışında hiçbir turizm işletmesi olmayan Mardin’e yerleşti.

Büyük bir hayali vardı, Mardin’i turizm ile tanıştıracaktı!

Hayalini gerçekleştirmek için çıktığı yolculukta Mardin'deki kadınların

hayatlarında da büyük bir değişim yaratmayı başaran Ebru Baybara Demir ile

iham veren hikayesini konuştuk.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

182


İlham Veren Kadınlar

O bir değişime inandı.

Şimdi kendisine inananlarla

birlikte, dünyayı değiştirmeye

niyetli...

Çocukluğum ve okul yıllarım İstanbul’da geçse de

geleneklerine bağlı kalabalık bir Mardinli aile içinde

büyüdüm. Annemin mutfağından salınan kokuları,

annemin ve babamın bizler için yaptıklarını, hiç

hissettirmeseler de topraklarına duydukları özlemin

her zaman farkında yaşadım. Babam kız çocuğunun

dezavantaj görüldüğü bir dönemde 3 kızını

okutmak ve güçlü birer birey olmalarını sağlamak

için köklerinden ayrılıp Mardin’den İstanbul’a göç

etmişti. Ondan tam 23 yıl sonra toprağım, köklerim

beni Mardin’e çekti ve hayat öyküm burada yeniden

başladı.

Mardin’e gittiğimde genç ama büyük hayalleri olan

biriydim. Turizm yapmak istiyordum. Her ne kadar

Mardinli olsam da yaşam şeklim, düşüncelerim ve

giyinişimle batılıydım.

1999 yılında Mardin’e döndüğümde ilk zamanlar

yurtdışından gelen turist grupları ağırlıyordum.

Tarihi ve kültürel zenginliğiyle göz dolduran

Mardin’de o dönem sadece 3 yıldızlı bir otel ve

küçük bir lokanta vardı ve ne yazık ki; kaliteli hizmet

sunulmuyordu. Bir gün yurtdışından gelen Alman

bir turist grubu bu lokantada yemek istemediğini

söylediğinde ertesi gün grubu ağırlayacak bir

işletme alternatifimiz bile yoktu. Ne yapacağımı

düşünürken yengem duruma müdahale etti ve

28 kişilik Alman grubunu yengemin evinde, çevre

evlerdeki kadınların da hazırladığı bölgenin

geleneksel lezzetlerinden oluşan yer sofrasında

ağırladık. O gün kurulan o yer sofrası, bu

toprağın kadınlarının mucizesini bana gösterdi.

O gün memnun ayrılan grup, yeni bir dönemin

başlangıcı oldu benim için. Ağırlamaları evlerde

yapmaya başladık. Bunun için yapısı uygun evleri

belirledim, tamamen geleneksel lezzetlerden

oluşan menüler hazırladım. Okuma yazma bilmeyen

kadınların çocukları ile iletişim kurduk. Benimle

birlikte 21 kadın Mardin’de yapılmayanı yapmaya

başladık. Kadınlar artık en iyi bildikleri işten para

kazanıyordu. Yaktığımız bu kıvılcım artık büyük

bir ateş olmaya hazırdı. 2001’e geldiğimizde yola

çıktığım 21 kadını da yanıma alarak işimizi Cercis

Murat Konağı’na taşıdık. Bugün bölgenin ikonik

işletmelerinden biri olan Cercis Murat Konağı,

hikayesiyle Türkiye’nin her noktasında insanlara

ulaşıyor onlara iham veriyor. Bunun bir parçası

olmak benim için tarif edilemez bir duygu ve gurur.

Tarihin başladığı ilkler diyarı Mezopotamya’nın

çok dilli, çok dinli, çok kültürlü, çok lezzetli kenti

Mardin’de, Ebru Baybara Demir tarafından

kurulan Cercis Murat Konağı, Mardinli kadınların

cesareti, hüneri ve başarısının ürünü olarak doğdu

ve şimdi gelecek kuşaklara ulaşması için her gün

yeni bir çabayla zenginleşen hikayelerin başlangıç

noktası...

NYX

183


Suriyeli kadınlar bize

geleneksel tarımla toprağı

temizlemeyi ve sağlıklı tarım

yapmayı öğretirken biz de

onlara okuma ve yazma

eğitimleri verdik

Tüm hayatımızın değişimi ise 2021 yılında başladı.

5 yaşındaki kızımın beyninde bir tümör olduğunu

öğrendik. Bir anne ve babanın yaşayabileceği en zor

dönemleri geçirdik. Doktorlar ise bu tür vakaların

artık çok yaygın olduğunu ve bu hastalığın sebebinin

sağlıksız gıda tüketimiyle bağlantılı olduğunu

söyledi. 3 çocuk annesi ve her gün yüzlerce insanın

karnını doyuran bir şef olarak gelecek nesillere karşı

bir sorumluluğum olduğunu hissettim. İlk projemiz

olan Topraktan Tabağa Projesi’nin ortaya çıkması da

bu dönemde başladı.

Projeye başlarken amacım iyi tarım için gerekli olan

yerel tohumlara ulaşmaktı. Ancak çalışmalarımız

değişen tarım politikalarıyla toprağını terk eden

yerel üretici ve çiftçilerin de toprağa yeniden

dönmesini sağladı ve mülteci entegrasyonu

konusunda bize öncülük etti. Suriyeli kadınlar bize

geleneksel tarımla toprağı temizlemeyi ve sağlıklı

tarım yapmayı öğretirken biz de onlara okuma ve

yazma eğitimleri verdik.

70 kadınla başlayan Sorgül projesinde 350 kadın

çiftçiye sürdürülebilir istihdam sağladık.

NYX

184


İlham Veren Kadınlar

Sorgül’ün yanı sıra 2016 yılında Harran Gastronomi

Okulu Projesi’ni hayata geçirdik. Harran’daki 160

kişiye bizzat aşçılık ve mutfak eğitimi dersleri

verdim. Okuma yazma dahi bilmeyen bu kadınlar

Fransa Lyon ve İstanbul’da Sirha Gastronomi

Fuarı’na katılarak pişirdikleri yerel yemeklerle

büyük beğeni kazandı.

2018 yılında 44 kadınla başladığımız Halep

Sabunu projesinde pandemiyle birlikte günlük

1 ton arap sabunu ile 1.5 ton kalıp sabun üreten

Şemim Sabun markasını kurduk ve onlarca kişiye

bu zorlu süreçte istihdam sağladık.

Bu yola ilk adım attığımda zor olacağını

biliyordum ama içimdeki tutkuyla

“olmayacak” dediğim her an yeni bir yol

yaratmanın peşine düştüm.

İşte o zorluklar ve olmazlar bugün Türkiye geneline

model olabilecek, yurtdışında alkışlanan, yerel

kalkınmaya verdiği destekle 10’larca aileye gelir

yaratan Topraktan Tabağa Tarımsal Kalkınma

Kooperatifi’nin kurulmasını sağladı. Kooperatifimiz

aracılığıyla kurulan El Ele & Elden Ele mağazası

ve online satış platformumuzla köylerdeki küçük

üreticilerin ürünleri alarak yerel ekonomiyi

destekliyoruz.

Çiftçinin ürününe katma değer yaratarak

nihai tüketiciye sunan bu zincirin son halkası

niteliğindeki Türkiye’nin ilk “sixth sense” restoranı

Sabunhane 1890’ı da Mayıs 2021’de açmaya

hazırlanıyoruz.

Sabunhane 1890’da insanlar geleneksel zeytinyağlı

Mardin yemeklerini tadabilecek, zeytinyağı tadımı

yapabilecek ve restoran içindeki sabun üretim

fabrikasında geleneksel Halep yöntemi ile sabunun

üretimini deneyebilecek.

Yer aldığım önemli projelerden biri ise BM Dünya

Gıda Programı (WFP)’nın Mutfakta Umut Var projesi.

AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı

önderliğinde ve bakanlıklarımızın destekleriyle

gerçekleşen projede, katılımcılar nitelikli gastronomi

eğitimi ve eğitim sonunda aşçı yardımcılığı

sertifikasına sahip oluyor. Projemiz 9 ilde yayılarak

devam ediyor.

Mardin’de, Suriye sınırına 33 km uzaklıkta, 800 bin

nüfusu olan bir şehirde gastronomi şefi olarak işim,

yaptığım tabağın lezzeti kadar insanların hayatlarına

dokunabilmek, eğitim ve gelir düzeyi düşük olan

bu yerde özellikle kadınların en iyi bildikleri şeyi

onlar için bir ekonomik faydaya dönüştürürken

geleneklerinden gelen bilgilerini üretimle

birleştirmelerini sağlamak. Projelerimizde yer alan

her katılımcının benim yanımdan ayrıldıktan sonra da

istihdamını devam ettirmesini ve meslek edinmesini

sağlamak her zaman önceliğim oldu.

NYX

185


Gerçek ürün ve gerçek

hayatların peşinde koşan

bir sosyal girişimci olan

Ebru Baybara Demir,

son iki yıldır İspanya’da

dünyanın en iyi 10 şefi

arasında gösteriliyor.

2011 yılından beri elimizdeki değerlerle çözümün

bir parçası olmaya çalışıyor, dezavantajlı yerel halkın

ve mültecilerin eğitimi ve istihdamı ile ilgili projeler

yürütüyorum. Mültecilerin ve özellikle de kadınların

sürdürülebilir geçim kaynaklarına sahip olmalarını

hem onlar hem de bölge ekonomisi için bir gereklilik

olarak görüyorum.

Yemek yapmayı ya da bu coğrafyadaki insanların

kültürel bilgilerini ise entegrasyonun önemli bir

aracı olarak kullanarak hayatlarını kazanmalarına

yardımcı oluyorum.

Anadolu’da “Doğduğun coğrafya kaderindir” derler,

ben içinde yaşadığım toplumun insanlarına kadın

ya da erkek fark etmeksizin kendi kaderlerini tayin

edebilecekleri fırsatlar ve değerler yaratmak için

çalışıyorum.

NYX

186


İlham Veren Kadınlar

Ebru Baybara Demir,

Pandemi Döneminde Dünyaya

İlham Veren Şefler Arasında

Yer Aldı

İrlanda’da düzenlenen Food on the Edge’in

kurucusu Şef JP McMahon, pandemi döneminde

sosyal gastronomi ile sektörde yeni iş imkanları

sağlayan 120’den fazla şefin çalışmalarını “Lessons

from Lockdown: Cooking After Covid” kitabında

topladı. Food on the Edge 2019’un tek Türk şef

konuşmacısı olan Ebru Baybara Demir, Mardin’de

yerel ürün, yerel mutfak ve yerel insan kaynağını bir

araya getiren projeleriyle yer aldı.

Ebru Baybara Demir'in Başarılarla Dolu Kronolojisi

2020 Food On the Edge organizasyonunun kurucusu JP McMahon, pandemi döneminin gıdanın geleceği

üzerindeki etkileri hakkında “Lessons from Lockdown: Cooking After Covid” adlı kitabı yayımladı. 2019

yılında düzenlenen Food On the Edge’in tek Türk konuşmacısı olan Ebru Baybara Demir’de pandemi

dönemindeki çalışmaları ile projede yer aldı.

2019 Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) ve Basque Mutfak Merkezi (Basque Culinary Center -

BCC) tarafından İspanya’da 5’incisi düzenlenen UNWTO Gastronomi Turizmi Dünya Forumu’nun

Türkiye’den tek konuşmacısı oldu.

2019 İrlanda’nın Galway şehrinde 5’incisi düzenlenen Uluslararası Food on the Edge 2019 (FOTE 2019)

sempozyumunda Türkiye’yi temsil etti.

2019 Yves Rocher Vakfı’nın düzenlediği Toprağın Kadınları yarışmasında Türkiye’de ödülün sahibi oldu.

2018 Tarım ve Orman Başkanlığı tarafından düzenlenen Girişimci Kadın Çiftçiler Ödül Töreni’nde “Kırsalda Kadın

İstihdamına Katkı Sağlama Alanında” ödüle layık görüldü.

2018 Basque Culinary World Prize’da, “Topraktan Tabağa Projesi” ile 30 farklı ülkeden 140 aday arasından

ikinci kez en iyi 10 şef arasına giren tek Türk şef oldu.

2017 Dünyanın en prestijli mutfak yarışması olan Basque Culinary World Prize 2017’de, ‘Harran Gastronomi

Okulu Projesi’ ile 30 farklı ülkeden 110 aday arasından en iyi 10 şef arasına giren ilk Türk şef oldu.

2017 Fransız Okulu Saint Pulcherie öğrencileri tarafından yapılan bir araştırmadan sonra, Suriyeli mülteci

kadınlara istihdam projelerinden dolayı “Başarı Ağacı” ödülüne layık görüldü.

2017 Çaba Derneği tarafından verilen “Türkiye’nin Geleceğe İz Bırakan Kadını” ödülünü kazandı.

2012 Mardin’in başarı öyküsü Japon TV kanalı NHK tarafından belgesel olarak çekildi ve Japonya’da yayınlandı.

2011 Garanti Bankası, Ekonomist Dergisi ve KAGİDER tarafından verilen “Türkiye’nin Yöresinde Fark Yaratan

Kadın Girişimciler Ödülü”nü kazandı.

2007 Cercis Murat Konağı ile Kent State Üniversitesi’nin düzenlediği “Dünyanın Kadın Liderleri ve Sürdürülebilir

Projeler” de en iyi üç proje arasına girdi.

2007 Milliyet gazetesi ve Ernst&Young tarafından verilen “Türkiye’nin Sosyal Girişimcisi Ödülü”nü kazandı.

2001 Dünya Gazetesi tarafından verilen “Türkiye’nin Başarılı Kadını Ödülü”nü kazandı.

NYX

187


Seyahat

Üzerine

6

Vizesiz

Dünya

O. SUAT ÖZÇELEBİ

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

Kurucusu ve Sözcüsü

Siyasal İletişim Danışmanı

suat.ozcelebi@nyxmag.com

Kehanet

Salgından bağımsız olarak seyahat üzerine

düşünmek, hele dünya çapında nelerin

değişebileceğini tümüyle kestirmek çok kolay

değil.

Herkes kehanetlerde bulunuyor. Hem

seyahat alışkanlıklarımız hem de gelecekte

yaşayacaklarımız üzerine. Fakat herkesin hem

fikir olduğu konu artık hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağı.

Seyahat şirketleri, turizm, ulaşım konusunda kafa patlatan

bilim insanları, büyük uluslararası kuruluşlar herkes nelerin

yaşanacağı konusunda ön görülerde bulunmaya çalışıyor.

Fortune dergisi son sayısında Airbnb CEO’su Brian Chesky’in

öngörülerini yayınladı.

Bu konuda ileri sürülen birçok düşünceyi, daha doğru

deyimle kehaneti kendi öngörülerimi de ekleyerek şöyle

sıraladım:

Seyahatler kısıtlamaların getirdiği özlemle en azından uzun

bir süre ailelere, dostlara, arkadaşlara yönelik planlanacak.

Belli ünlü şehirler, mekanlar ve yerler biraz daha yeni

insanları beklemek zorunda kalacak. Bu da turizmin yön

değiştirmesi, daha düşük cirolar demek.

Turizmden vazgeçemeyenler ise büyük şehirleri, kalabalık

turistik mekanları değil, daha kırsal yöreleri, küçük henüz

keşfedilmemiş yerleri tercih edecekler. Butik hizmetler yola

çıkanlara daha çok hitap edecek, aynı şekilde doğa turizminin

de bundan olumlu etkileneceğini düşünüyorum.

NYX

188


Vizesiz Dünya

Uçakla iş seyahati ciddi düzeyde azalacak, business

koltukları da dönüşebilir. Uçakların tatil için kullanma

oranı daha da artabilir. Ama toplamda uçakla uzun

seyahat düşme eğiliminde olacağı için bizi çok ciddi

indirim kampanyaları bekliyor kanımca.

Araç tercihlerimizin, otostopçulara bakış açımızın

değişeceğini, seyahatlerde birlikte kalabalık

eğlencelerin azalacağını, vazgeçemeyenler için

“yeraltına” ineceğini de düşünüyorum.

Güvenlik… Seyahat sırasında artık her düzeyde

sağlık güvenliği özellikle yaşlıların olduğu ortamlarda

farklı önlemlerin uzun bir süre daha bunaltmaya

devam edeceğini, seyahat bütçelerini etkileyeceğini

düşünüyorum. Virüsün bulaşma olasılığı yüksek

yeni varyantlarıyla gençler ve çocuklar için de

seyahatlerde uygulanacak yeni kısıtlamalar da çok

sürpriz olmayacak.

Seyahat arkadaşlarımızın arasına hepimiz için

artık ayrılmaz bir ikili katılmak üzere maske ve

dezenfektan. Bunların farklı, değişik, modaya uygun

versiyonları ile gittiğimiz, otel veya konaklama

tesislerinde yeni eşantiyonlar olarak karşılaşacağımız

da bir gerçek. Ancak hala birçok kişinin kendi güvenli

maskesini, dezenfektanını kullanmayı da sürdüreceği

düşünülüyor. Bu konuda Aralık 2020’de Türkiye’de

yapılmış bir araştırma* dezenfektanın toplumun en

az yarısı için seyahat arkadaşı olduğunu gösteriyor.

Yanınızda dezenfektan taşıyor musunuz sorusuna

denekler büyük oranda “çoğunlukla” %24.7 ve “her

zaman” %31.8 yanıtını vermiş. Nadiren diyenlerin

oranı sadece %24.8.

*Yeni Hijyen Ürünleri Araştırması, Aralık 2020, Aksoy Araştırma

Bütün bunlar elbette salgının etkisi azaldıkça yine değişecek. Bilim insanları virüsler ve gelecek için çok iyimser

değiller. Bizi kademeli olarak azalsa da önlemlerle dolu yaklaşık bir 10 yıl bekliyor.

Ancak ne olursa olsun umutluyum. Evrimin insana kazandırdığı en büyük hayatta kalma yeteneklerinin başında

adaptasyon yeteneği geliyor, bu sayede insanlar yaratıcı fikirleriyle salgın gerçeğiyle de yaşamayı başaracaklar.

Seyahatten vazgeçmemeyi de…

NYX

189


Bahara

dinamik

merhaba

Doğadan, keşfetmenin heyecanından, hızla

değişen dünyadan ve sanattan ilham alan

BEYMEN Club 2021 İlkbahar Yaz Koleksiyonu,

performans ve konfora odaklı Activewear Kapsül

Koleksiyonu ile günün her anına uygun sportif ve

şık seçenekler sunuyor.

NYX

190


Moda

BEYMEN Club

NYX

191


NYX

192

Tropikal desenin oluşturduğu

grafik etkinin fazlasıyla

hissedildiği Beymen

Club Activewear Kapsül

Koleksiyonu, performans

kumaşlarla yeniden

yorumlanan tasarımları,

jersey ve teknik kumaşlarla

tasarlanmış hibrit

sweatshirtleri ile sezonun

dinamik siluetlerine imza

atıyor.


Moda

Yeniden yorumlanan kalıp detayları, color block tasarımlar,

teknik kumaşlar ve yeni örme teknikleriyle zenginleşen

Beymen Club Activewear Kapsül Koleksiyonu

Koleksiyonda geçiş rengi olarak kullanılan nar çiçeği, sportif ürünlere hareket

katarken; sezonun trendi olan basic tank toplar, uzun ve kısa taytlar ile

kombinlenerek özgür bir ilkbahar yaz müjdeliyor.

NYX

193


adL

2021 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu

NYX

194


NYX

195

Moda


adL 2021 İlkbahar-Yaz Koleksiyonu

“Samimiyet Tüneli” ile

Doğala Yolculuk Başlıyor

adL, moda tutkunlarını, 2021 ilkbahar - yaz koleksiyonunda renkli tonlar ve eğlenceli

desenleri ile romantik hayal aleminde yolculuğa çıkarırken, rahatlık, doğallık ve

samimiyetten ödün vermiyor.

adL ilkbahar - yaz sezonu koleksiyonu

ile Samimiyet Tüneli yaratarak “kadın”ı

evde, sahilde, işte veya özel günlerde

daha iyi ve doğal hissettiriyor. Yeni

koleksiyon kırmızı, lila, fuşya, sarı ve

yeşil gibi canlı renklerin yanı sıra bej

ve kemik tonlarının hakimiyetiyle

sezona rotasını çeviriyor.

adL, klasik çizgilerin desenlerle

modernleştiği koleksiyonuyla, tüm

kadınları yeni sezonda samimiyete

davet ediyor.

Marka, sağlığın önemini daha iyi

anladığımız günümüzde doğallığın

cazibesini öne çıkarıyor. Ağırlıklı

koton, viskon gibi kumaşların tercih

edildiği adL 2021 ilkbahar - yaz

koleksiyonu, sezonda tene dokunan

tasarımları tamamen saf materyallerle

buluşturuyor.

NYX

196


NYX

197

Moda


Sezonda astral seyahatler için çiçek bahçelerinden deniz

altına, ekoseden geometrik çizgilere birçok stili eş zamanlı

barındıran adL ilkbahar - yaz sezonu, sezonun moda

trendlerine de atıfta bulunuyor. Marka, geometrinin

esgarengiz keşfinden 80’lerin crop modasına, geçmiş ile

modern ruhu, klasik ve dinamik kadınlarla buluşturuyor.

adL, tasarımlarına iyiliği ve yaz ayları enerjisini büyük çiçek

baskılı desenleri ile geçiriyor.

NYX

198


Moda

Çizgili kumaşlarla zamansız modaya davet eden adL, bahar rahatlığını ve konforu da tasarımlarında ön

plana çıkarıyor. Geometrik desenler ile güneşin geliş açısını artırırken, denizin altını da keşfe çıkıyor.

Sezonun olmazsa olmazı keten kumaşı ise birçok ürününde kullanan adL, yaz sezonuna rahatlık katıyor.

NYX

199


NYX

200


Moda

“99 parça

akımından

ilham alan

koleksiyon”

Schmart, 2021

koleksiyonuyla lüksü,

eleganlığı ve seksapeli

kutsuyor.

Schmart 2021 koleksiyonu tamamı

birbiriyle kombinlenebilen vücudu

en iyi haliyle göstermeyi amaçlayan

kadınsı parçalardan oluşuyor. Vücudu

şekillendiren üstlere, üstün kalitede

üretilmiş ruganlar eşlik ederken, rahat

silüetler ruganın seksapeliyle yeniden

yorumlanıyor.

Marka, 2021 koleksiyonunda günlük

giyimde de varlığını alt üst jogger

takımlar, bisikletçi ve vücut şekillendirici

taytlarıyla koyuyor.

Gündüz ve gece kullanımı için tasarlanan

her bir ürün, 99 parça akımından

ilham alıyor. Tüm dünyayı etkisi altına

alan, tek görünüm tüm gün akımından

yola çıkan koleksiyonda bir çok parça

kombinlenebilir olma özelliğiyle spor

aktivitelerinden gece davetlerine eşlik

edebilme özelliğine sahip.

NYX

201


Yasemin Özilhan for Ipekyol

Koleksiyonu Yeniden

Modaseverlerle Buluşuyor

Ipekyol, stiliyle ve enerjisiyle modaseverlerin severek takip ettiği

Yasemin Özilhan ile yeniden buluşuyor! İlham vermeye hazırlanan

koleksiyonun hikayesi ise denimlerin zamansız, feminen ve

her daim cool duruşundan başlıyor.

Yasemin Özilhan for Ipekyol İlkbahar-Yaz 2021

Koleksiyonu’nun ilgi çeken parçaları arasında ise; wide

leg denim ve buna eşlik edecek denim croped top yer

alıyor. Aynı zamanda takım ruhuna gönderme yapan

bu ikilinin tamamlayıcısı ise oversize denim gömlek ile

sağlanıyor.

Beyaz ve ekrunun birlikteliğinden doğan denimler,

slouchy formu ve arkası bağlama detaylı denim blazer

ceket ile feminen olduğu kadar Ipekyol kadınının

modern stiline gönderme yapıyor. Yeşil tonlarından

ilham alan denim ve croped top’lar ise bağlama

detayıyla kusursuz birlikteliği yakalıyor.

NYX

202


Moda

Yasemin Özilhan for Ipekyol

İlkbahar-Yaz 2021

NYX

203


LINKEDIN'İ

Post

Büyücüsü

ETKİLİ

KULLANMAK

BURÇİN YAŞAR ÜNER

Sosyal Medya Uzmanı

burcin.uner@nyxmag.com

Sosyal ağlardan bahsedilirken aklımıza ilk olarak

çoğunlukla eğlence, hoş vakit geçirme ya da

haber alma amaçlı kullandıklarımız gelir. Oysa

iş hayatımız için oldukça faydalı bir sosyal ağ

olduğunu da unutmamalıyız.

Linkedin!

Bildiğimiz ilk sosyal ağlardan biri olan Linkedin, 2003

yılında iş dünyası için kuruldu. 2016 yılında ise Microsoft

tarafından satın alındı. Satın alındıktan sonra da çeşitli

güncellemeler ve eklenen özellikler sayesinde gelişimi hız

kazandı. Günümüzde Linkedin kullanıcı sayısı

700 milyonu aşmış durumda, bunun da 90

milyonu üst düzey yönetici konumundaki

kişiler. Ve dakikada 3 kişi Linkedin üzerinden

işe alınmakta!

Dikkatinizi çekebildiysem şimdi bu platformu nasıl en etkili

şekilde kullanabileceğimize geliyorum.

Öncelikle hesap açmak oldukça basit. Bir e-mail adresiniz

olması yeterli. Esas önemli kısım hesap açtıktan sonra

başlıyor. Profilinizi oluşturmak!

NYX

204


Post Büyücüsü

UYGUN FOTOĞRAFLAR SEÇ

ARKA PLAN FOTOĞRAFI KULLANIN

UYGUN BIR PROFIL

FOTOĞRAFI SEÇIN

Fotoğrafınızın yakın zamanda çekilmiş olmasına

dikkat edin. Mümkünse üzerinizde işyerinde

giyeceğiniz türden kıyafetler olsun. Abartılı

makyaj ya da aksesuarlardan kaçının (bunlar

için zaten instagram var) Hafif bir gülümseme

ile pozitif bir etki yaratabileceğinizi unutmayın.

BAŞLIK ALANINI

DOLDURUN

Buradaki 120 karakterlik

alanda kısaca çalıştığınız sektör

ve konumunuzdan bahsedin.

Uygun bir arka plan fotoğrafı da kullanarak profilinizi daha dikkat çekici hale getirebilirsiniz.

Örneğin işinizle ilgili bir görsel kullanabilirsiniz.

NYX

205


BAĞLANTI KUR, AKTIF OL, ÖĞREN

ÖZET BÖLÜMÜNÜ

BOŞ BIRAKMAYIN

Birçok kullanıcı özet bölümünü boş

bırakmakta. Ancak bu bölümü de

doldurarak profilinizi inceleyenlerde

daha iyi bir etki bırakabilirsiniz.

Üstelik tamamlanmış bir profil

algoritmada görünürlüğünüz

açısından da çok önemlidir.

Burada kendinizi anlatmak ve

uzmanlıklarınızı, yeteneklerinizi ve

başarılarınızı anlatmak için 2000

karakter hakkınız var.

DIĞER KULLANICILARLA

BAĞLANTI KURUN

Profilinizi tamamladığınıza göre artık bağlantı kurmaya başlayabilirsiniz.

Bağlantı oluşturmanın en kolay yolu ilk etapta Linkedin hesabınızı mail

adresinizle senkronize etmek olacaktır. Bunu yaptığınızda LinkedIn'in

bağlantı kurabileceğiniz kişileri size önerecek ve işinizi kolaylaştırmış

olacaksınız. Tabii ki kendi adres defterinizde olmayan insanlarla da bağlantı

kurmak isteyeceksiniz. Örneğin sektörünüzde üst düzey konumdaki

insanlara da, arama kısmından isimlerini aratarak bağlantı kurma isteği

gönderebilirsiniz. Ancak bağlantı istekleriniz her zaman kabul edilmeyebilir.

Kabul edilmeme sebebi de profilinizin eksik olması, alakasız bir sektörden

olmanız ya da ortak bağlantınız olmaması olabilir. Kabul edilmek için

bağlantı davetinizle kısa bir not yazabilirsiniz. Ayrıca zaman zaman da size

gelen bağlantı isteklerini kontrol etmeyi unutmayın. Ağınızı geniş tutmanız

görünürlüğünüzü arttırmak için faydalıdır, geniş ağa sahip profiller arama

sonuçlarında daha üst sıralarda çıkar.

NYX

206


Post Büyücüsü

AKTIF OLUN

Mükemmel bir profil oluşturdunuz, harika bağlantılar da

kurdunuz ama hiçbir paylaşımda bulunmuyorsanız bu

size maalesef bir fayda sağlamayacaktır. 700 milyonu

aşan kullanıcıdan yalnızca 3 milyonu haftalık düzenli

paylaşım yapıyor. Oysa Linkedin’de aktif olmak önemlidir.

Bunun için mümkün olduğunca paylaşımda bulunun,

bağlantılarınızın paylaşımlarına beğeni ya da yorum

bırakın. Paylaşım yaparken neyi paylaştığınıza dikkat

edin. Linkedin’e uygun olup olmadığı, insanların ilgisini

çekip çekmeyeceği önemlidir. Ayrıca paylaşımlarınızda

etiket kullanarak gönderilerinize erişimi arttırabilirsiniz.

Ancak sayıyı abartmamakta fayda var…

LINKEDIN GRUPLARINI

KULLANIN

Linkedin’de sektörünüzden ya da örneğin aynı

hobiye sahip olduğunuz kişilerin oluşturduğu

çeşitli gruplar bulabilirsiniz. Bunun için profil

sayfanızın üst kısmındaki arama çubuğunu

kullanabilirsiniz. (Bulamazsanız siz de grup

kurabilirsiniz) Bu gruplara dahil olmanız hem

ağınızı genişletmenize fayda sağlar hem

de sektörünüzle ilgili yeni fikirler edinebilir,

tartışmalara katılabilirsiniz.

LINKEDIN

LEARNING’DEN

YARARLANIN

Linkedin’in online eğitim platformu olan Learning

sayesinde, uzman eğitmenler tarafından

hazırlanmış videoları izleyerek, seçtiğiniz konularda

kendinizi geliştirebilirsiniz. Kurs bitiminde sahip

olduğunuz sertifikayı profilinize ekleyebilir yine artı

yaratabilirsiniz. Üstelik ilk 1 ay ücretsiz deneme

imkanınız var.

Linkedin’i etkili kullanabilmek için yapmanız gerekenler

bu kadar basit. Bundan sonra isterseniz iş aramak için

kullanabilir, isterseniz mevcut işiniz için faydalı bağlantılar

oluşturabilir ya da yalnızca yeni fikirler edinme ve ufkunuzu

genişletmede kullanabilirsiniz.

NYX

207


YOGA ve

minimalizm

Denge

YOGA’ yı nasıl keşfettim

ve HAYATIM nasıl değişti?

ASU ÇETİN

Yoga Egitmeni

İyi ki keşfettim.

Yoga yapmaya başlamam ve yogayı hayatıma dahil etmemle

birlikte zamanla yaşam tarzımda köklü dönüşümler

gerçekleşti. Tüketmek yerine deneyimlemeyi yakaladım.

İsteklerim yerine ihtiyaçlarımı görmeye ve ön plana

çıkartmaya başladım.

Patanjali’nin yoga sutralarında ‘swadhyaya’ kavramı geçer.

Bu kavram; kendini izle, incele ve araştır anlamına gelir.

‘Bir şey yapma, sadece gözlemle’ der. Bedenini,

davranışlarını, tepkilerini, her türlü ruh halini, zihnini,

nefesini izlemekten ve ruhuna ve bedenine farkındalık

getirmekten bahsetmektedir.

Gözlem yapmaya yoga matımın üstünde asana pratiği

sırasında başladım. “Bedenimin şu an neye ihtiyacı var?”

Yoga asana pratikleri ile birlikte bedenimi ve nefesimi izler

oldum. Pozları uygularken hangi kasımda, hangi eklemimde,

vücudumun neresinde hangi hisler var ve neye ihtiyacı var?

Hala mat üstünde bedenimi izleme pratiğim devam ediyor.

Bedenimi dinleyip ihtiyacıma göre pratiklerimi uyguluyorum.

Meditasyon pratiklerimde zihnimi yargılamadan

gözlemlerim. Düşünceleri durdurmak imkânsız ancak

azaltmak ve kapılmamak mümkün. Hangi düşüncelere

sahibim; bu düşüncelere kapılmadan, sürüklenmeden onları

oldukları yerde bırakabiliyor muyum? Meditasyon çabam

genelde bunun üzerinedir. Karmaşık zihnimi sakinleştirip

yavaşlatmak...

Mat üstündeki bu deneyimlerimi hayatımın diğer alanlarında

da yavaş yavaş uygular oldum. Hayatımı ve kendimi

gözlemleyip, daha dengeli ve sakince yol almaya başladım.

Minimalist yaşam tarzının tohumları atılmıştı.

NYX

208


Denge

Minimalizmi; yalın, sade, keyifli ve zihinden

özgür yaşamak, gerçekten ihtiyacın olana sahip

olmak, sahip olurken de bağlanmamak olarak

tanımlayabiliriz. İlişkilerinden giyim tarzına, yaşam

alanından sahip olduğun eşyalara, düşüncelerinden

kullandığın sözcüklere, hareketlerinden hayallerine

kadar birçok alanında gerçeklik ve sadelik. Kendine

uygun ve bilinçli seçimlerle yaşamak.

Uzun süre farkında olmadan dünyanın sunduğu

cezbedici şeylerin peşindeymişim. Başkalarından,

filmlerden, dergilerden, reklamlardan, sosyal

medyada gördüklerimden ister istemez etkilenmişim.

Tam anlamıyla bana ait olmayan isteklerin peşine bile

düşebilmişim diyebilirim. Daha fazlasına sahip olma,

başkasında var ise benim de olmalı gibi iç güdülerimiz

maalesef ki mevcut. Zihinsel olarak, bir şeylerin var

olması ve bizim olması bizi rahatlatıyor gibi geliyor.

Ancak hem fiziksel hem de ruhsal anlamda yükler

oluşturabiliyor.

Yoga pratiklerime devam etmem ve minimalizm

akımını araştırmaya başlamamla birlikte ihtiyacım

olmayan eşyaları hayatımdan çıkartmaya başladım.

Sadece ihtiyacım oldukça ve bilinçli alışveriş yapmaya

özen gösterir oldum. %100 olmasa da büyük oranda

başardığımı görüyorum ☺.

Yapı olarak ister istemez olumsuz düşüncelerim

yüksektir. Olumsuz düşüncelerin her zaman bizimle

olduğunu kabul etmiş durumdayım. Artık onlara

kapılmak yerine, olumsuz cümlelere karşı bilinçli

olumlu, düşünceler kurmaya özen gösteriyorum.

Öfke, nefret, kıskançlık, hırs gibi duygular da

düşüncelerinizin eseridir. Bizlere ait değildir. Bunu

yaratan düşüncelerin bize hiçbir faydası olmadığını

fark edebilmek çok güzel.

Şikâyet etmekten, dedikodudan uzak durmaya

çalışıyorum. Huzur veren, sağlıklı iletişim

kurabildiğim ve bana olumlu hisler veren kişilere

zaman ayırıyorum. Gerçek ve sağlıklı ilişkiler

kurmaya dikkat ediyorum.

Yapmak istediğim gerçek şeyleri belirlemek üzerine

çaba gösteriyorum. Artık kendimi daha net ve sade

olarak anlayıp ve daha iyi ifade edebiliyorum.

Zamanı daha etkin ve verimli kullanmak, yeniliklere

yer açmak bizlerin elinde. Fiziksel basit bir deneyimle

başlayıp yavaş yavaş daha derin dönüşümler

yaşayabilirsiniz. Ve bu dönüşüm hayatınızda yer alan

kişileri de dönüştürme ve ilham verme gücüne sahip.

Benim Yoga serüvenim bu şekilde başladı. Bedenim

ve ruhumda yarattığı değişiklikler ve hayat kalitemi

nasıl arttırdığı konusunda sizi de biraz bilgilendirmek,

belki biraz da ilham vermek istedim. Bundan sonraki

sayılarda da size mümkün olduğunca ilham vermeye

devam edeceğim ☺

NYX

209


6 Adımda Minimalizm

İhtiyacınız olmayan eşyalarınızı

hayatınızdan çıkartın

Bir gün ihtiyacımız olursa diye bir çok eşyayı elimizde

tutuyoruz. Hiç kullanmadığınız, ihtiyacınız olmayan, eskimiş

veya enerjisi size uymayan eşyalarınınızı hayatınızdan

çıkarmaya başlayın. İhtiyacı olan başkalarıyla paylaşabilirsiniz.

Cüzdanınızdan ve çantanızdan başlayabilirsiniz. Ardından

başucu komidininiz ile devam ederek dolaplara geçebilirsiniz.

Ayakkabılarınızı, kıyafetkerinizi, takılarınızı, kozmetik

ürünlerinizi yeniden düzenleyebilirsiniz.

Kendinize yeni bir tema seçerek evinizi de değiştirebilirsiniz.

Fazlalık mobilyalardan, eski elektronik cihazlardandan,

kullanılmayan kablolardan, kullanım kılavuzlarından ve

kataloglardan kurtulabilirsiniz.

Böylelikle yeni ve gerçekten ihtiyacınız olan şeyler için yeni

alanlar açmış olacaksınız. Belirli aralıkla eşyalarınızı yeniden

düzenlemeye devam edin.

Hayatınızda düzeltmek

istediğiniz şeylerin

listesini yapın

Hayatınızda sizi rahatsız eden şeylerin

listesini yapın. Karşılarına da bunları

neye dönüştürmek istediğinizi yazın.

Kalbinden neler geçiyor, gerçekten neleri

dönüştürmek istiyorsun?. Bir süre bu

soruya odaklanabilirsiniz.

Değişimler ve yeni alışankanlılar kazanmak

zaman alabilir. Bu listeler niyetinizi canlı

tutacaktır. Niyetleriniz için adımlar atıp

gerekleştiğini görmek çok keyifli olacak.

Satın alma davranışlarınızı

değiştirin

Hangi sıklıkda neler alıyorsunuz ? Aldığınız

şeyleri verimli kullanıyor musunuz ?

Bir heves ile aldığınız bir veya iki kere

kullandığınız şeyler var mı? Sürekli yeni bir

şeyler alma eğiliminiz var mı? Satın alma

davranışarınızı gözlemleyin ve altında yatan

nedenleri bulamaya çalışın.

Sizin için mukemmel olan şeyleri satın

almaya çalışın. Bilinçli ve kaliteli alışveriş

yapın. Yeni model bir arabaya, telefona,

cekete, ruja ve ayakkabıya ne kadar

ihtiyacınız var?

NYX

210


Denge

6 basit uygulama ile minimalizme adım atabilir, zamanla içselleştirip

yeni bir yaşam tarzına geçiş yapabilirsiniz.

Dijital temizlik yapın

Telefonunuzda kullanmadığınız ve

size faydası olmadığını düşündüğünüz

uygulamaları silin. Bilgisayarlarınızdaki

dosylarınızı ve e- mail kutularınızı

temizleyin. E-mail aboneliklerinizi

gözden geçirin. Sosyal medya

hesaplarında takip ettiğiniz sayfaları da

gözden geçirin.

Sosyal medya ve internette harcadığınız

zamanı kontrol edin. Gereksiz

harcadığınız zamanı size daha iyi

gelecek şeylere harcayayabilirsiniz.

Sevdiklerinizle daha fazla vakit geçirmek,

yeni bir hobi edinmek daha iyi bir

seçenek olacaktır.

Sahip olduklarınız için

şükran listesi yapın

Kendinize ihtiyacınız olan herşeye sahip

olduğunuzu hatırlatabilirsiniz. Gerçekten

sizi iyi hissettiren mutlu eden şeyleri

düşünün ve bunlara sahip olduğunuz için

şükredin. Kendinize bir de şükran listesi

yaparak, sürekli düzenleyebilir ve yeni

maddeler ekleyebilirsiniz.

Dilinizi ve ilişkilerinizi

sadeleştirin

Şikayet etmeyin, dedikodudan uzaklaşın ve

olumsuz cümleler kurmayın.

Size huzursuzluk veren, olumsuz hisler

yükleyen ve sağlıklı iletişim kuramadığınız

kişilerle görüşmek zorunda değilsiniz.

Gerçek iletişim kurabildiğiniz, sizin için

önemli olan ve değerli insanlara daha fazla

zaman ayırabilirsiniz.

NYX

211


NYX

212


NYX

213


Hayallerinden

Vazgeçme

Happily

Ever

Abroad

ASLI EREN ERYILDIR

ASLEN EDU Kurucusu

Yurtdışı Eğitim Uzmanı

asli.eryildir@nyxmag.com

Yurt dışında okumak” denildiğinde aklınıza ilk gelen şey

nedir? “Olması gereken”, “bir hayal” ya da belki bazıları

için “istediği ama imkânsız.” Yurt dışında okumak,

gerektirdiği şartlar bakımından çok kolay olmasa da

gerçekleşemeyecek bir hayal asla değil.

Yeter ki isteyin ve hayallerinize doğru bir adım atmaktan

çekinmeyin.

Uzun yıllar içinde bulunduğum yurtdışı

eğitim sektöründe fazlasıyla buna örnek

teşkil edecek öğrencilerim oldu. Vize

alması neredeyse imkânsız diyebileceğimiz

öğrencilerimiz vizelerini alıp hayallerini

gerçekleştirmek üzere yurtdışına

uçtular. Asla bütçem yetmez diyen birçok

öğrenciye, bütçesine uygun olabilecek seçenekler bulduk

ve bu öğrencilerin sonrasında karşılarına ne kapılar açıldı

inanamazsınız! Aynı zamanda hiç bütçesi olmayan, ama

gerçekten çok isteyen, çalışan, çok çalışan ve burs kazanan

da birçok öğrenci var.

Yani asla “asla olmaz” dememeli ☺ Hayatımızda önümüze

koyduğumuz hedefler olmalı ve hedeflerimize ulaşmak için

çabalamalıyız. İşte zaten o zaman gerçekten yaşadığımızı

hissederiz. Bu bir lise öğrencisi için üniversiteyi kazanmak

olabilir, bir ebeveyn için çocuğuna kaliteli bir hayat sunmak

ya da bir gezgin için dünyanın dört bir tarafını dolaşmak!

Eğer hayalimiz “yurtdışında okumak” ise bunu da hedefe

dönüştürüp başarmak gene bizim elimizde.

NYX

214


Happily Ever Abroad

CAPE TOWN

Size Bursa’ dan sevgili Damla’nın

hikayesini anlatmak isterim.

Damla Bursa’da düz liseye devam eden tatlı mı

tatlı bir öğrencimiz ☺Anne ev hanımı, baba maaşlı

olarak bir işte çalışıyor, kendisini takip eden de

küçük bir kız kardeşi var. Damla çok başarılı bir

öğrenci. Türkiye’de üniversiteyi kazanabilme

ihtimali çok yüksek. Ama Damla’nın tek bir

hayali var; yurtdışında okumak! Ve bunu hedefe

dönüştürmekte de kararlı. Bana ilk bilgi almak için

ulaştığında bile Damla’nın kalp atışlarını telefonun

diğer ucundan duymak mümkündü! O kadar

istiyoruz üniversiteyi yurtdışında okumayı! Biraz

konuştuktan sonra yurtdışı için çok fazla bütçesi

olmadığını ve aslında başarılı bir öğrenci olduğunu

öğrendim. Yurtdışında üniversite okuyabilmesi için

okul derslerinden feragat etmesi, yani üniversite

sınavına hazırlanmaktan vazgeçip hemen İngilizceye

odaklanması lazım. Birkaç görüşmeden sonra

Damla’ya Türkiye’deki şansını yakmamasını söyledim

çünkü eğitim almak istediğimiz ülkelerdeki okullar

oldukça pahalıydı. Fakat, Damla’nın vazgeçmeye

asla niyeti yok, resmen ben onu değil o beni ikna etti

☺ Damla için aklımıza gelmeyecek farklı bir ülkede

onun bütçesine uygun bir üniversite bulduk – üstelik

dünya sıralamasına girmiş bir okul! Damla olmasaydı

biz de bu okulla tanışamayacaktık orası kesin… Şimdi

Damla İngilizce için IELTS sınavına hazırlanıyor. Okul

başvurusu yapıldı, şartlı kabulü bile geldi. Seneye

kendisini bambaşka bir ülkede bulacak, okulun ilk

günü ondan kampüste bir resim isteyeceğim ve o

resme her baktığımda beni ürkek bir şekilde arayıp

bilgi alan sonrasında bana rağmen vazgeçmeden

hayalini gerçekleştiren bu cesur güzel öğrencimi

hatırlayacağım.

Biraz daha eskilere gitmek istiyorum ve

İzel’in hikayesini anlatmak istiyorum…

İzel Ankara’da yaşıyor. Üniversiteden yeni mezun

olmuş. Çok güzel hayalleri var kariyerine başlamadan

önce İngilizce öğrenmeye karar veriyor, yani öncelikli

hayali yurtdışında dil eğitimi almak oluyor! Onun

için İngiltere’ de bir kurs ayarlıyoruz. İzel babasını

tanımıyor, ortalama bir maaşla özel sektörde çalışan

annesiyle yaşıyor. Annesi bir miktar para biriktirmiş

ve kızının geleceği için kullanmak istiyor. O dönemler

İngiltere gene en zor vize veren ülkelerden bir tanesi

ve maalesef İzel de red alıyor. Ne kadar üzüldükleri

dün gibi aklımda. Ama İzel’in vazgeçmeye niyeti yok.

Farklı ülkeleri düşünüyoruz ve Malta’ ya başvurmaya

karar veriyoruz. Fakat maalesef İzel Malta’dan da

red alıyor, hatta o dönem Malta’ dan red alan ilk

öğrencimiz oluyor. İzel üzgün, anne üzgün, ben ağladım

ağlayacağım… İzel’in bunu ne kadar istediğini iyi

biliyorum ve İngilizceyi öğrenmenin sadece İngiltere

ya da Avrupa’ da mümkün olmadığını da… hemen Cape

Town seçeneğini öneriyorum. Tabii o zamanlar Güney

Afrika’ da adam kesiyorlar yanılgısı daha fazla… anneyi

ikna etmek kolay olmuyor ama İzel’ le ortak azmimize

dayanacak bir güç yok gibi… her şeyimizi hazırlıyoruz

ve çok şükür vizemizi alıyoruz. İzel gitmeden ona şunu

söylüyorum” Her şerde bir hayır var! Hayallerinden

vazgeçmediğin için teşekkür ederim.”

İzel Cape Town’ da çok mutlu oldu. 6 ayda İngilizcesini

oldukça iyi bir seviyeye getirdi. Dönmeye yakın biriyle

tanıştı ve aşık! oldu Cape Town’ da kalışını uzattı,

1 sene sonra ise yanıma sevgili Güney Afrikalı eşi ile

birlikte geldi! İzel, Her şerde bir hayır olduğunun, asla

vazgeçmemen gerektiğinin ve hayatta karşına daha

neler çıkacağını aslaaa bilemeyeceğinin canlı kanlı bir

örneği oldu!

NYX

215


Happily Ever Abroad

Burak’ın bir hayali var – yurtdışında

okumak ve iyi bir kariyer sahibi olmak.

O hayallerinden asla vazgeçmedi,

şu an İngiltere'nin en iyi okullarından

birinde eğitim alıyor.

Ve son olarak Burak'ın ilham

veren hikayesi

Burak İzmir’ de doğmuş ve büyümüş. Hem

anne hem de babası duyma ve konuşma engelli.

Burak ailemizin tek çocuğu. Burak’ın bir hayali

var – yurtdışında okumak ve iyi bir kariyer sahibi

olmak. Ama ailenin maddi imkanları ile yurtdışında

okuması oldukça zor görünüyor. Burak çok

çalışıyor hem lisede hem de üniversitede. İkisini

de derece ile bitiriyor. Bizim Burak’la tanışmamız

o daha üniversitedeyken oluyor. Yurtdışında

mastır yapmak istediği için İngilizcesini biraz daha

geliştirmesi lazım. Birlikte ona Kanada’ da güzel

bir dil eğitim programı hazırlıyoruz. Eğitimini

alıp döndükten sonra IELTS’ ten gerekli puanı

da alıyor ve başvuru yaptığımız okullar arasında

İngiltere’nin en iyi 4. üniversitesine mastır kabulü

alıyoruz. Nerden mi geliyor bu değirmenin

suyu? Türkiye’de gerçekten başarılı olup maddi

imkânı yetersiz olan öğrencilere hayallerini

gerçekleştirmelerinde destek olan kurumsal

şirketler var. Burak hepsiyle iletişime geçiyor

ve sonunda aradığı bursu bularak yurtdışında

eğitim hayalini gerçekleştiriyor. Üstelik İngiltere’

nin en iyi okullarından birinde! Yakında dönüyor,

kendisiyle bir kahve içip İngiltere’ de biriktirdiği

güzel anıları duymaya can atıyorum ☺

Bu örnekleri daha da çoğaltmak mümkün…

Umarım yaptığım işin bana kazanımlarından biri

olan bu güzel hayat felsefesini biraz olsa size de

geçirebilmişimdir.

Hayallerinizin peşinden koştuğunuz, hedeflerinize

ulaşmak için yılmadan ilerlediğiniz, en güzel bahar

günleri sizin olsun ☺

Yaz sayımızda görüşmek üzere…

Not: Bu yazıya konu olan güzel insanlarım umut veren

hikayelerinde isimleri değişitirilmiştir.

NYX

216


NYX

217


Dr. Afşin Akdoğan

Google / Silicon Valley

Yazılım Takım Lideri

Türkiye’de orta gelirli bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiş, devlet üniversitesinde okumuş.

2 ay dil eğitimi almak için gittiği Amerika’da kendi şansını yaratmış, Amerika’nın hatta

dünyanın en iyi okullarında burslu okumuş ve şu anda dünyaca ünlü şirket Google’ın takım

lideri olarak çalışıyor.

Afşin yeterince isteyen ve çalışanların neler başarabileceğinin canlı bir örneği… ve tabii ki

ufak bir yurtdışı deneyiminin bile insanın hayatında neler değiştirebileceğinin.

Afşin’le bu sürecin nasıl geliştiğine dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik ve tabii ki birçok

insanın hayalini süsleyecek bir kariyere nasıl ulaştığına dair kendisinden tavsiyeler aldık.

Röportaj: Aslı Eren Eryıldır / asli.eryildir@nyxmag.com

NYX

218


Happily Ever Abroad

Şans faktörü var, ama genel olarak

başarının çalışılarak elde edildiğini

düşünüyorum.

Bize biraz kendinden bahseder misin?

Kimdir Afşin Akdoğan?

Sosyal hayatta eğlenceli biri olduğumu düşünüyorum

ama asıl arkadaşlarıma sormak lazım. Şaka bir yana

ben Google takım lideriyim. Kayseri’de doğdum.

Amerika’ya gidene kadar hayatım Ankara’da

geçti. Hacettepe Üniversitesi'nden mezun oldum.

Daha sonra Amerika maceram başladı. Cornell

Üniversitesi'nde mastır yaptım, USC’ de (University

of Southern California) doktora yaptım. Uzun

yıllardır Silikon Vadisi'nde bir kariyer büyütüyorum.

Daha önce E-bay gibi şirketlerde iş tecrübem

oldu. Bir süredir ise Google’da takım lideri olarak

çalışıyorum.

Şu anda Google’da iyi bir pozisyonda

çalışıyorsun. Bu aslında birçok insanın

hayali… Türkiye’de birçok öğrenci bu tarz

kazanımların çok zor olduğuna inanıyor.

Gerçekten öyle mi? Sen nasıl başardın?

İnsanlar başarının kolay elde edildiğini düşünüyorlar

ama ben kesinlikle böyle düşünmüyorum. Belki 100

başarılı insandan 3 tanesi buna kolay ulaşmıştır.

Burada bir şans faktörü var, ama ben genel olarak

başarının çalışılarak elde edildiğini düşünüyorum.

Örneğin ben doktora yıllarında çok fazla çalıştım.

Haftada 7 gün günde 16 saat durmaksızın çalıştığım

çok uzun yıllar oldu. Zaman bizim için çok değerli,

çünkü limitli. Ve 20’li yaşlarımı nerdeyse -heba

ettim demek istemiyorum – ama bu yaşlarımda çok

fedakârlık gösterdim.

Peki hiç sosyalleşmeyelim mi?

Tabii ki sosyalleşmeyin demiyorum ama ben kariyer

yolculuğumu atletizmden bir örnekle açıklıyorum.

Bir maraton koşucusu çok uzun koştuğu için hep belli

bir tempoda koşar. Çok hızlanmaz çünkü enerjisini

saklaması gerekir. Ama bir sprint koşucusu kısa

mesafe koşar ve birden depar atar, çok hızlı koşması

gerekir. Bazen sprint yapmanız lazım. Sosyalliği geri

plana itip sprinte kalkmanız, depar atmanız lazım.

Bazen de daha düşük ya da orta tempoda sosyalliği

de işin içine katarak dengeli bir şekilde çalışmak

bence en mantıklısı. Çünkü sprint yapmazsanız

hedefe ulaşamayabilirsiniz.

Şu anda Google’ da çok özel bir pozisyona

sahipsin. Bize görevinden biraz daha

bahseder misin?

Önce İngilizcesini söylemek istiyorum ama Türkçesini

de açıklayacağım. İnsanların yanlış bildiği bir bilgi

var onu düzeltmek istiyorum. Ben re-marketing

takımında çalışıyorum. Marketing pazarlama, remarketing

tekrar pazarlama demek. Yani bir ürün

internette dijital reklamlar kanalıyla size tekrar

pazarlanıyor. İnsanlar bunu şöyle biliyor; ben bir

siteye girip bir ürüne baktım, sonra başka bir siteye

girdim ve aynı ürünle karşılaştım. Ben onu o sitede

aramıştım diğer sitede de karşıma çıktı. Reklamlar

beni takip etti. Aslında reklamlar beni takip etti

dediğimiz şeyin ürünün size tekrar pazarlanması.

Günün sonunda Google bir reklam firması, ya da

şöyle de ifade edebiliriz; Google’ ın en büyük geliri

reklamdan geliyor, yaklaşık %80'i reklam geliri. Bu

işten de çok büyük paralar kazanılıyor. Para üreten

takımlar genelde değerli takımlar diyebilirim.

RE-marketing de onlardan bir tanesi.

NYX

219


Google gibi büyük bir şirkette

çalışıyorsun. Senin için Google’ı diğer

şirketlerden ayıran bir özelliği var mı?

Bence Google çalışanına en çok değer veren

firmalardan birisi, belki de en çok değer vereni.

Bu konuda bir anımı anlatmak istiyorum. Biz 3-4

ayda birtakım olarak sosyal aktivite yapmak için

dışarı çıkıyoruz. Burada amaç takım içi arkadaşlığı

geliştirmek. Birlikte yemeğe gidiyoruz, bowling

oynamaya gidiyoruz, yemek yapıp yiyoruz, düşün

curling bile oynadık… Bir gün dedik ki artık yapacak

aktivite kalmadı, kumdan kale yapmayı öğrenelim.

Hani böyle televizyonlarda görürüz dev dinozorlar

falan yaparlar. Biz de bunun eğitimini almaya karar

verdik. Bunun için sahile gitmemiz lazım. Sahil

aslında çok uzakta değil 5 dakikalık mesafede. Ama

takım gitmek istemedi. Çok çalışıyoruz, yorgunuz

bu nedenle ofisten çıkmayalım havası oluştu. O

zaman dedik ki, biz kuma gitmiyoruz acaba kum bize

gelir mi? Gerçekten de kum bize geldi. Şirkette bir

oda kapatıldı, kamyonla kum getirildi, odaya yığıldı,

biz odada kum workshop’ unu yaptık ve o kum geri

gitti. Bunu sağlayabilecek hatta bu nazı çekebilecek

bence çok az firma var, belki de yoktur bile. Google

çalışanına verdiği değeri hissettiren bir firma.

Peki, sana en önemli soruyu soruyorum

Afşin. Gerçekten BİZİ DİNLİYOR

MUSUNUZ?

Aslı en çok sorulan soru bu. Google bizi dinliyor

mu? Genelde insanlar şöyle düşünüyorlar; ben

arkadaşımla konuştum, kaykaydan bahsettim, akşam

eve gittim interneti açtım ve karşıma bir kaykay

reklamı çıktı. Gün içinde aslında karşılaşıyoruz böyle

şeylerle. Ama bu sizin düşündüğünüz gibi olmuyor.

Siz gün içerisinde kaykayı çağrıştıracak bir arama

yapmış olabilirsiniz, onunla ilgili bir web sitesine

girmiş olabilirsiniz. Mutlaka başka bir yerden ona

ilginiz olduğunu belli etmişsinizdir. Telefon dinleme

diye bir şey yok. Sizin hangi verileriniz toplanıyorsa

bu zaten size söyleniyor. Sizin haberiniz olmadan bir

veri toplanması kanuni olarak mümkün değil. Yasak

ve böyle bir şey yok.

Sana güveniyoruz Afşin ☺ Tekrar Amerika

macerana dönmek istiyorum. Türkiye’de

doğdun, büyüdün ve üniversiteyi

burada okudun. Orta gelirli bir aileden

geliyorsun. Buna rağmen Amerika’daki

en iyi okullarda okudun. Ben de 12

yıldır yurtdışına gidecek öğrencilere

danışmanlık sunuyorum ve maliyetlerin

ne kadar yüksek olabileceğini biliyorum.

Senin için bu süreç nasıl gelişti?

Amerika’ya gitme motivasyonum sıradanlıktan

çıkmaktı. Ben ilk başta Arizona’ya 2 aylık dil

okuluna gittim. Amacım 2 ayda dilimi geliştirip geri

dönmekti. Fakat ordayken, son günlerimde Türk bir

hocayla tanıştım. Bana dedi ki sen zeki bir çocuğa

benziyorsun, dönme Amerika’da mastır yap. Mastır

başvurusu yaptım ve Cornell’e kabul aldım. Ama

Cornell’in maliyetleri çok yüksek dediğin gibi. Milli

Eğitim Bakanlığı'nın bursuna başvurdum ve kabul

aldım. Bu bursla gittim ama ilk yıllarımda kendimi

kanıtlayabilmek için çok çalıştım. Amacım bu bursla

devam etmek değil okulun bursuna geçmekti. Öyle

de oldu. Ben devletin bursunu bir basamak olarak

kullandım diyebilirim ve bunun yapılmasını da tavsiye

ederim.

NYX

220


Happily Ever Abroad

Amerika’ya gitme motivasyonum sıradanlıktan çıkmaktı

NYX

221


Öncelikli tavsiyem şu;

insanların kendini keşfetmesi

gerekiyor. İnsanın iki doğum

günü vardır. Birincisi biyolojik

doğum günü ikincisi ise

kendinizi keşfettiğiniz gün.

Cornell Amerika'nın en iyi okullarından

bir tanesi. Hatta bilgisayar alanında

dünyanın öncü okullarından biri

diyebiliriz. Bu kadar iyi bir okulda

okumanın sana getirdiği artılar nelerdir?

Ben çok fazla Nobel ödüllü hocayla aynı ortamda

bulundum. Benim olduğum sene kampüste aktif

olarak ders veren 27 tane Nobel ödüllü hoca

vardı ve bu Amerika’da en çok Nobel ödüllü hoca

sayısıydı. Bu hocalarla çok güzel sohbetlerim oldu,

kendimi geliştirme fırsatı buldum. Amerika’da

iyi bir üniversitede Nobel ödüllü bir hocayla

karşılaşabilirsin. Ama ben Oscar ödüllü bir hocaya

da sahip oldum. 2009 yılında James Cameron’ın Mavi

Avatar filmi vardı. Filmdeki görüntü teknolojisini

geliştiren kişi benim hocalarımdan birisiydi ve o hoca

bu teknoloji patenti ile Oscar aldı. Bir gün Oscar

ödülünü bir okul partisine getirdi ve Oscar’a fiziksel

olarak 1-2 metre kadar yaklaştım. Muhtemelen

Oscar’a bu kadar yaklaşan ilk Türk oldum diyebilirim.

Şu anda üniversite okuyan, belki

mezun olmuş birçok gencin hayalini

yaşıyorsun. Ve aslında hayallerin gerçek

olabileceğinin canlı bir örneğisin.

Kariyerini yeni planlayan gençlere

tavsiyen ne olur?

Öncelikli tavsiyem şu; insanların kendini keşfetmesi

gerekiyor. İnsanın iki doğum günü vardır. Birincisi

biyolojik doğum günü ikincisi ise kendinizi

keşfettiğiniz gün. Soru aslında şu; ben kendimi nasıl

keşfedeceğim. Burada multidisipliner bir yaklaşım

taraftarıyım. Yapmamız gereken şey farklı alanlarda

eğitimler almak ve deneyimler kazanmak. Bu bir

Starbucks’ ta çalışmak da olabilir, photoshop eğitimi

almak da olabilir ya da finans alanında bir eğitime

katılmak da olabilir. Örnek vereyim; ben üniversitede

psikoloji dersi aldım. O ana kadar, bir mühendis

olarak psikolojiyi sevebileceğimi düşünmüyordum

ama gerçekten çok sevdim. Bu dersin hayatı

okumada, insanlarla ilişkilerimde kesinlikle çok

faydalı olduğunu gördüm. Deneme yanılmadan

bence korkmamalı. Çünkü yanıldığınız zaman bu size

bir şey katıyor. Bir örnek daha vermek istiyorum.

İnsanlık tarihindeki büyük buluşların birçoğu

bu tarz yöntemlerle elde edildi. Mesela Edison

ampulü bulmaya çalışırken hangi maddeyi, hangi

teli yerleştireceğini anlamaya çalışıyor. Hindistan

cevizi çubuğu dahil, o kadar çok şey deniyor ki...

Ampulün ortasına yerleştireceği öyle bir şey olmalı ki

erimemeli, aynı zamanda ucuz olmalı ki üretebilelim.

En sonunda deneye yanıla doğru maddeyi buluyor ve

bugün kullandığımız ampul ortaya çıkıyor. O yüzden

tavsiyem kesinlikle farklı deneyimler elde edilmesi

ve başarısız olunsa bile ders çıkartıp yola devam

edilmesi.

Bildiğim kadarıyla yararlı ve motive

edici bilgiler verdiğin aktif bir instagram

hesabın var. Mentorluk ile ilgili yeni

projelerin var mı?

Öncelikle yapmak istediğim şey Z kuşağına ulaşmak.

Neden? Öncelikle bu kuşak teknolojinin içine doğan

bir kuşak. Bu bakımdan çok şanslılar çünkü istedikleri

her bilgiye çok çabuk ulaşabiliyorlar. Ama bu aynı

zamanda bir dez avantaj çünkü çok fazla bilgi var ve

hangisinin doğru olduğunu bulmak da zor bir şey.

NYX

222


Happily Ever Abroad

Risk almak sıradanlıktan kurtarır.

Ben kariyer yolculuklarında bu kuşağa tecrübelerimi

paylaşarak yardımcı olmak istiyorum ve mümkün

olduğu kadar da çok kişiye ulaşmak istiyorum.

Biraz konuyu değiştiriyorum. İyi

şirketlerde çalıştın, girişimcilik

ekosistemine giriş yaptın. Senin

girişimcilikle ilgili düşüncelerin nelerdir?

Girişimcilik Türkiye’de hep yeni bir iş kurmaya

indirgeniyor ama ben sadece bu şekilde

yorumlamıyorum. Sadece böyle yorumlanırsa bildiğim

kadarıyla dünyada 400 milyon girişimci var. Bence

bu bulunduğun ortamdan çıkmak ve yeni bir şey

denemek olarak algılanmalı. Yani aslında bir tavır.

Örnek veriyorum; ben Amerika’ya gittiğimde sadece

işim değişmedi benim 24 saatte yaptığım hemen

hemen her şey değişti. Başka bir ortamdayım, başka

insanlar, başka cafe başka restoran. Bence bu da bir

girişimciliktir. Girişimcilik demek illa sıfırdan bir şey

bulmak olarak algılanmamalı. Olan bir şeyi yeni bir iş

modeliyle pazarlamak da olabilir. Örneğin Subway.

Ben Arizona’ da çölde araba kullanırken bile bir sürü

Subway görüyorum. Subway bri dünya markası. Peki

Subway ne yaptı? Subway ortağa çıktığında insanlar

zaten evlerinde sandviç yapabiliyorlardı. Evlerinde

marul var, domatesi var, peynir var… Subway’in yaptığı

şey bunu bir iş modeline çevirmekti. İlla sıfırdan bir

şey yapılmasına bence gerek yok. Bu kadar büyük

bir marka yaratıyorlar ve çölün ortasına bile mağaza

açıyorlar. Ve bunu olan bir şeyi yeni bir iş modeliyle

sunarak yapıyorlar. Bunun güzel ve destekleyici bir

örnek olduğunu düşünüyorum.

Bundan sonra Subway yerken aklımıza sen

geleceksin Afşin ☺ son sorumu soruyorum;

hayatını yönlendiren bir felsefen var mı?

Şöyle diyebilirim. Sıradanlıktan çıkarsanız başarılı

olabilirsiniz. Bunun için de risk almanız gerekiyor.

Risk alırsanız sıradanlıktan çıkarsınız. Ancak riskin

de ölçeklenebilir olması gerekiyor. Burada risk

alın derken oturduğunuz evi satın, bütün paranızla

gidin bitcoin alın demek değil. Çünkü risk aldığınız

zaman başarısızlık ihtimaliniz daha olası. Başarısız

olduğunuzda bu sizi çökertmemeli. Tamam bu sefer

başarısız oldum ama bir dahaki sefer bunu denersem

başarılı olabilirim diyebilmelisiniz. Başarısızlıktan da

ders alacaksanız o riski almanızı tavsiye ediyorum.

Felsefeni bize bir cümleyle özetleyecek

olsan?

Şöyle özetleyelim. Risk almak sıradanlıktan kurtarır.

NYX

223


Kısırlaştır-

Patili Köşe

SEVİL BALABAN

Hayvan Hakları Gönüllüsü

sevil.balaban@nyxmag.com

mak

hayat

kurtarır

Kedi ve köpek yavruları çok sevimli, onları

izlemek çok keyifli değil mi?

Ama bu sağlıklı bir şekilde beslenen, bakımları

yapılan yavrular için söz konusu. Sokaklarda

çok sayıda sahipsiz köpek ve kedi yaşam

mücadelesi veriyor.

Bu hayvanlar kısırlaştırılmadıkları takdirde

kontrolsüz bir şekilde üremeye devam edecekleri için

yeni doğan yavruların büyük bir kısmı yetersiz beslenme,

kazalar ve kötü niyetli insanların vereceği zararlar

yüzünden hayata tutunmayı başaramayacaklar.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu çerçevesinde

belediyeler sokak hayvanlarını kısırlaştırıp, aşılatıp

yerlerine bırakmakla yükümlü ancak burada biz hayvan

severlere de görev düşüyor.

Sokağımızda, bölgemizde beslediğimiz ve bakımına destek

olduğumuz hayvanların kısırlaştırılmalarını sağlamak

için belediye bakımevi ve rehabilitasyon merkezlerinden

destek alabiliriz. Eğer bulunduğumuz bölgedeki belediyeler

yetersiz kalıyorsa, il, ilçe sağlık müdürlükleri ile de irtibata

geçebilir, ayrıca hayvan sever dernekleriyle el ele verip

farkındalığı artıracak çalışmalara katılabiliriz.

NYX

224


Patili Köşe

Yakala-Kısırlaştır-Aldığın Yere Geri Bırak

Sokak Hayvanlarının

Kontrolsüz Üremelerinin Önüne

Geçebiliriz.

Kısırlaştırma sadece sokaktaki hayvanlar için değil,

ayrıca sahipli hayvanlar için de faydalı olacaktır. Bir

takım hastalıklardan korunacak olmalarının yanı

sıra, sokaktaki hayvanların yuva bulma şansları da

artacaktır. Sokaklarda veya barınaklarda yuva bulmayı

bekleyen her cinsten kedi – köpek sayısı tahmin

edemeyeceğiniz kadar çokken, evcil hayvanlarımızın

yavrulamalarını isteyip sonra o yavrulara da ev

aramaya çalışırsak, sorunu büyütmekten başka bir şey

yapmamış oluruz.

Kısırlaştırma Ne Zaman

Yapılabilir

Dişiler ve erkekler 6 – 8 aylıktan itibaren

kısırlaştırılabilir. Erginleşmeden kısırlaştırma yapmak

doğru değildir.

Kızgınlık döneminde, yalancı gebelik sürecinde,

gebeliğin ileri dönemlerinde, doğumdan hemen sonra,

yavrular sütten kesilmeden ve genel sağlık durumu

kötü olanlarda operasyon YAPILMAMALIDIR.

Operasyondan sonra erkeklerin iyileşmesi dişiye göre

daha çabuktur. 2 – 3 günlük bir sürede iyileşir. Dişide

bu süre daha uzundur (7 – 10 gün gibi).

Kısırlaştırmadan sonra evcil hayvanınızda dikkat

etmeniz gereken bir başka şey de artık daha az

enerji harcayacakları için kilo almalarını önlemek için

beslenmelerini düzenlemektir.

NYX

225


Kısırlaştırılmamış

bir çift kedi veya köpek

popülasyonu nasıl etkiliyor

1 yıl sonra 12

2 yıl sonra 67

3 yıl sonra 376

4 yıl sonra 2.107

5 yıl sonra 11.801

6 yıl sonra 66.088

7 yıl sonra 370.092

8 yıl sonra 2.072.514

Aşılı, kısırlaştırılmış, kayıt altına alınmış, sağlıklı ve doğal ortamlarında yaşayan köpek ve kediler konusunda tüm

yerel yönetimler, gönüllüler ve sivil toplum kuruluşları işbirliği içinde olmalıdır.

Kontrolsüz üremenin önünü almak ancak dişi - erkek ayrımı yapmadan kısırlaştırılmasıyla mümkündür.

NYX

226


Patili Köşe

1-

2-

3-

4-

5-

6-

7-

8-

Kısırlaştırmanın Faydaları

Rahim, yumurtalık, meme, prostat ve testis kanseri olma riskini ortadan kaldırır.

Üreme organlarında görülen enfeksiyonların oluşmasını engeller.

Kızgınlık dönemi yaşamayacakları için evden kaçmaya çalışmazlar.

Erkekler dişiler için kavga etmezler böylece mahallenizde, sokağınızda kedi veya köpek

kavgaları, birbirlerini yaralamaları gibi vakalar çok azalır.

Evdeki hayvanınızda agresif tavırlar varsa bunun da büyük ölçüde azaldığını

gözlemleyeceksiniz, bu da onunla daha kaliteli ve keyifli vakit geçirmeniz demektir.

Binlerce yavru ve yetişkin hayvanın trafik kazaları veya hastalıklar nedeniyle acı çekerek

ölmelerinin önüne geçer. Zira hiçbir canlı bunları yaşamayı hak etmiyor.

Sokak hayvanlarını sürekli çiftleşmek ve hamile kalma güdülerinin yarattığı stresten

kurtarmış oluruz.

Sürekli doğum yapmalarından ötürü bünyelerinin zayıflayıp hasta olmalarının önüne

geçebiliriz. Dolayısıyla yaşam süreleri artar. Bir sokak hayvanının ortalama yaşam süresinin

2- 2,5 yıl olduğunu biliyor muydunuz?

9-

Sahada çalışan Sivil Toplum Kuruluşlarının başa çıkmaya çalıştığı ama sadece onların görüp

sizlerin görmediği travmaların önüne geçer.

Kısırlaştırmayı hayvanlara haksızlık ve doğalarına

müdahale olarak görmenin onları açlık ve

hastalıkların pençesine itmek demek olduğunu

anlamamız gerek.

İçinde bulunduğumuz aylar özellikle kediler

için yavruların doğmak üzere olduğu günler.

Yavrular süt emmeyi bıraktıktan sonra annelerin

kısırlaştırılmasının onların hayat standartlarını ne

kadar yükselteceklerini unutmayalım ve bu konuda

elimizden geleni yapalım ki önümüzdeki günlerde

daha az yavrulu sokaklarımız olsun.

Güzel bahar günlerinin sokaktaki dostlarımız için

acısız ve dertsiz olması dileğiyle….

NYX

227


Mert Baylan

Veteriner Hekim

Kumluca Veteriner Sağlık Merkezi

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

Mert Baylan, veteriner hekim bir babanın oğlu. Lise

yıllarında babası ile yaşadığı birçok deneyim hayvan sevgisi

ile birleşince veteriner hekim olma isteğini yoğun olarak

hissetmeye başlamış ve meslek seçme sürecinde kararını

netleştiren faktör olmuş.

Veteriner Hekim Mert Baylan ile mesleğinin zorluklarını ve

güzelliklerini konuştuk.

''Veteriner hekim sadece klinisyenlik değil aynı zamanda

birçok sektörde iş imkânına sahip bir meslek kurumu. Birçok

meslektaşımız klinisyen veterinerlik dışında ilaç ve gıda ile

alakalı özel sektörde hizmet veren firmalarda çalışıyor ve

de kamu hizmetlerinde yer alıyor. Genç hekim adaylarının

sahip olması gereken en önemli özellikler özveri, sabır ve

vicdandır. Uzun süren eğitim süreci okul hayatını da aşıp

mesleği icra ettikleri günün sonuna kadar devam edecek;

hayatınız eşittir mesleğiniz olacak bir durumdur. ''

NYX

228


Röportaj

Hayvan sağlığı

insan sağlığı kadar

önemlidir.

Kumluca Veteriner

Sağlık Merkezi’nin

kuruluş öyküsünden ve

hizmetlerinden bahseder

misiniz?

Kumluca Veteriner Kliniği,

Kumluca ilçesinde yıllarca kamu

sektöründe yöre halkına hizmet

veren babam İsmet Baylan'ın 40

yıllık bilgi birikimiyle 2002 yılında

kuruldu.

Ben de 2010 yılında İstanbul

Ünivesitesi Veteriner

Fakültesinden mezun olduktan

sonra babamla birlikte aktif olarak

klinikte hizmet vermeye başladım.

Hizmetlerimiz, başladığımız ilk

günden beri hayvan sağlığı için

gece gündüz demeden çalıştığımız

yılları içermektedir.

2020 yılının başında küçük

ilçe kliniğimizi bölge halkının

tamamına hizmet veren, çevre

ilçelere hizmet götürebilen

bir sağlık merkezi haline

dönüştürdük. Mesleğimize

yaptığımız yatırımlarla

günümüz teknolojisinin

birçok imkânlarını insanlarla

ve hayvanlarla buluşturmayı

başardık. Yaptığımız işler hem

ilçemizde hem diğer ilçelerde,

hem de il merkezinde çok güzel

yankılar uyandırdı. Bu açıdan

doğru yolda ilerlediğimizi,

insanların bizi takdir ettiğini

görmek motivasyonumuzu ve

vizyonumuzu daha ileriye taşıdı.

Şu anda sağlık merkezimizde

hekimlerimiz, teknikerlerimiz

ve diğer çalışanlarımızla

en iyi hizmeti vermek için

çalışmaktayız..

Şimdiye dek sizi çok

zorlayan, üzen, mutlu

eden hiç unutamadığınız

bir vaka oldu mu?

Tabii ki dünyanın en güzel şeyi

doğumdur, doğum vakaları da

kimi zaman çok zorlaşır güç

doğumlar yaşanır, sezaryen

yapmak zorunda kaldığımız

durumlar vardır; o yavruların

doğuş anı, ilk nefesleri, ilk

seslerine tanık olmak beni

inanılmaz sevindirmiştir.

Bunlardan biri beş yaşlarında

kangal cinsi bir köpeğe yaptığım

sezaryen operasyonudur; yirmi

iki tane yavruyu sezaryen ile

kurtarabilmiştik. Bir diğer

vaka da ulusal basında da

haberlerimizin yer aldığı küçük

ırk bir köpekte yaptığımız idrar

kesesi taşı operasyonudur. 11

parça taşla kocaman bir idrar

kesesi, zorlu bir operasyon

unutamadığım anılarımdandır.

Son dönemlerde

hayvana yönelik şiddet

ve istismar haberleri

sıkça duyulmaya başladı.

Sizce bu tür hadiselerin

önlenmesi en azından

asgariye indirilmesi için

neler yapılabilir?

En başta bununla alakalı

yapılması gereken şey;

hayvanlara karşı yapılan

eziyetin kabahatler

kanunundan çıkartılması, bu

yasanın tamamen değiştirilmesi

ve yahut hayvan severlerin

olması konusunda ısrar ettikleri

gibi yeni yasanın anayasamızda

bariz yer almasıdır. Bununla

alakalı düzenleme yıllardan

beri geciktirilmiş, bu yasa

değişmediği sürece ilerleme

olmayacaktır. Şöyle düşünün

bir adam öldürmenin suçunun

karşılığı hapis cezasıdır, bir

köpeği öldürmenin ise para

cezası… Bunun caydırıcılığı

nerede? Dünyadaki

uygulamalara baktığımızda;

gelişmiş toplumlar hayvan

koruma polisleri ve yasalarıyla

hayvan hayatının ve refahının

devlet eliyle garantörü

konumundadır.

NYX

229


Röportaj

Hayvan severlerin özellikle

dikkat etmesi gereken şey;

dezenfeksiyon. Hayvanları

hastalıklardan korumak için

temiz barınma ve temiz

yemek sunulması önemlidir.

Özellikle sokakta besleme

yapan hayvanseverlerin temiz

mama ve su kapları kullanması,

bu kapların gerektiğinde

dezenfekte edilmesi,

hayvanlara bulaşıcı hastalıklar

konusunda bir nebze koruma

sağlayacaktır.

Sokak hayvanları sorunu kanayan bir

yara olarak devam etmekte. Sokak

hayvanlarına destek olmak için Sivil

Toplum Kuruluşları ile birlikte yaptığınız

çalışmaları anlatır mısınız?

Sokak hayvanları kanayan bir yara; tahminim

uzun yıllar daha da kanamaya devam edecek,

bununla alakalı sivil toplum kuruluşlarından

daha çok devlete büyük işler düşüyor. Çünkü

gerekli merciler görevlerini gerektiği gibi yerine

getirmiyor. Sokak hayvanları probleminde esas

olayın eğitimle çözüleceği kanısındayım. Burada

önemli olan küçük yaştan itibaren çocuklara hayvan

sevgisinin aşılanması gerekliliğidir. Bu ailenin

inisiyatifine bırakılacak bir durum değildir. Hekim

olarak okullarda konferanslara, kermeslere katıldık,

sokak hayvanları için ücretsiz muayene, tedavi ve

operasyonlar yaptık, yaban hayatına kapımızı sonuna

kadar açtık, hayvan sever, STK, şahıs ayırdetmeden

el ele neler yapabiliriz diye görüştük ve görüşmeye

devam ediyoruz.

Hayvan sahiplenmek isteyen kişiler hangi

özelliklere sahip olmalı? Onlara neler

önerirsiniz?

Hayvanlarda bizler gibi duygusal varlıklar, birlikte bir

şeyler paylaşmayı isterler. Kendi yaşantımızın şeklini

belirledikten sonra bize hangi hayvanı sahiplenmek

uygun ona karar vermemiz gerekiyor. Örneğin;

sürekli seyahat yapan, işi dolayısıyla evde zaman

geçiremeyen bir insanın köpek beslemesi iki taraf

için de acımasız bir durumdur.

Hayvan severlerin hasta olduğunu

düşündükleri hayvanları size

ulaştırmadan önce yapabilecekleri basit

acil müdahaleler var mıdır?

Acil müdahale uzmanlar tarafından yapılmalıdır.

Hem insan hem hayvan için kişilerin asgari ilk yardım

bilgisinin olması hayat kurtarır. İlk yardımın en

önemli ve ilk basamağı NEFEStir. Veteriner Hekime

ulaşıncaya kadar düzgün nefes alabilmesi, bunun için

yardım edilmesi elzemdir.

NYX

230


NYX

231


Bir küçük

BEYAZ PANTER

O günü hatırlıyorum arada bir.

Önce içimi bir korku sarıyor, sonra, yüzümü

sıcak bir gülümseme yerleşiyor…

Yatağımda gerinip, sağa sola dönüp

duruyorum. Birazdan kalkıp kısa bir

yürüyüşe çıkacağım.

Ama önce size o günü anlatmak istiyorum.

Çok karanlık ve sıcaktı bulunduğum yer. Yapış yapış bir sıcaklık. Gümbürtü ve sarsıntı. Daha önce böyle bir ortamda

hiç bulunmamıştım kısacık ömrümde. Sarsıntı yüzünden bir sağa, bir sola savruluyor, düşmemek için bir şeylere

tutunmaya çalışıyordum. Korkudan, sesim kısılana kadar çığlıklar atmıştım. Artık boğazımdan sadece hırıltılar

çıkıyordu. Gözlerim yanıyordu.

Bir süre sonra kulaklarımı sağır eden gürültü ve sarsıntı durmuştu. Isı da yavaş yavaş azalıyordu galiba.

Sustum, ortamı dinlemeye çalıştım. Çıt yoktu…

Minik bacaklarımda sızılar vardı. Canımın yandığını yeni yeni hissediyordum. Korkum artmaya başlıyordu.

Tanımadığım bir ortamdı.

NYX

232


Konuşan Kediler

“Annem nerede? “ sorusu beynimde dönüp duruyordu.

Belki o yemek bulmaya gitmiştir ama ya kardeşlerim

neden yanımda değiller?

Hem neden o kadar sallandı ortalık? Hiç bir soruma

yanıt bulamıyordum. Küçük küçük çığlıklar atmaya

başlamıştım tekrar. Belki annem duyar da gelir

yanıma…

Yok, gelen giden yok... Oradan nasıl çıkacağımı da

bulamıyordum. Karmakarışık bir yer, nereye bassam

ayağım kayıyordu. Hem çok karanlık, hem sıcak, hem

de yapış yapış.

Sesimi yükselterek çığlıklarımı sıklaştırıyordum.

Birden "tak tak tak " diye bir ses duydum. Bir yere

vuruluyor ve bir ses tanıdık bir şeyler söylüyordu.

"Pisi pisi " diyordu bir insan sesi. Biliyorum bu

kelimeleri… İnsanlar bizi çağırmak için böyle

sesleniyorlar. “Miyaaavvv” dedim. Ama ardından

hemen annemin söyledikleri geldi aklıma, sustum

anında.

Annem insanları anlatmıştı bana. İyi olanları, bize

yardım etmek isteyenler olduğu gibi bize zarar vermek

isteyenler de olabiliyormuş. Dikkatli olmak lazımdı.

Suskunluğumu sürdürdüm. Sesimi çıkarmamalıydım ki

burada olduğumu anlamasınlar, gitsinler. Daha sonra

bir şekilde buradan çıkıp annemi ve kardeşlerimi

arayabilirdim belki.

Sonra başka bir insan daha geldi. Ne dediklerini çok

iyi anlayamıyordum fakat beni aradıklarını tahmin

etmiştim arada bir "Pisi pisi" demelerinden.

Ben bir şeyin içinde kalmıştım galiba. “Burada

bırakamayız, çıkarmamız gerek. Kaportayı

parçalamamız gerekirse parçalarız” dedi biri. Kesin

kararlıydılar beni bulmaya. Korktum, daha da

derinlere saklanmak için bir deliğe girdim.

Annem söylemişti; araba denen bir şey varmış.

Hareket edebilen bir şeymiş ve tehlikeli imiş. "Sakın

girmeyin içine" demişti annem ama ben çok merak

ediyordum arabanın içini doğrusu... Sadece nasıl bir

şey olduğunu görmek istemiştim aslında ve başıma

neler gelmişti…

Başka insanlar da gelmişti. Farklı sesler ve

tonlamalarla hepsi beni çağırıyordu. Artık çıkmak

istiyordum ama yolumu bulamıyordum ki...

Birden bir ışık belirdi bir yerde, sonra kayboldu.

Ön ayaklarımı yere basıp etrafı kokladım. İştah açıcı

bir şey var biraz ilerde, karnım acıkmış adamakıllı.

Belki korkunun etkisidir ama yok canım, saatlerce bir

şey yememiştim ki. Adrenalin açlık hissine neden olur

mu ki? İster inanın ister inanmayın o anlarda bunları

düşünüyordum.

Arka ayaklarımı da yere bastım sonra. İşte çıktım

dışarıya fakat galiba hala arabanın altındayım. Neyse ki

hareket etmiyor.

Ne kadar süredir burada olduğumu bilmiyorum.

Nereye gitmem gerektiğini de bilmiyorum. Annemin

bizi sakladığı yere benzemiyor hiç burası.

Ayaklarım beni aldığım o nefis kokuya doğru

götürürken, temkinli olmaya da çalışıyordum aynı

zamanda.

Bir anda biri bağırdı "Çıktı çıktı" O kadar acıkmıştım

ki hiçbir şeyi umursamadan o leziz kokuya doğru

koşmuştum.

"Yakaladım" diye bağıran biri ensemden tutuverdi.

Ama nedense hiç korkmadım.

O kadar yumuşak bir sesi ve dokunuşu vardı ki bana

zarar vermeyeceğini hissetmiştim. Beni okşayarak

sakinleştirdi ve bir yere gittik. Orada o leziz kokan

yiyecekten daha fazla verdi bana. Yiyemeyeceğim

kadar fazla olduğunu düşünmüştüm ama karnım

yusyuvarlak oluncaya kadar yedim. Sonrasında daha

fazlasını da istedim.

Sokaktaki kardeşlerime arabaların içine girmemelerini

öneriyorum, inanın bana her zaman bu kadar güzel

bitmeyebilir çünkü... Ah ne hikayeler duydum

annemden ben.

Ondan sonra annemi ve kardeşlerimi hiç göremedim.

1 yılı geçti sanırım insan anne ve babamla birlikteliğim.

Artık onlarla birlikte yaşıyorum.

Bana Pamuk ismini koymak istediler önce. Her

taraflarını tırmıklayarak bu ismi pek beğenmediğimi

ifade ettim. Bunun üzerine bana Cabbar dediler.

Kedicede "Avının peşinde hızla koşan beyaz panter"

demektir ki, bu isim bana uygundu kabul ettim.

Şimdi benim gibi türlü türlü zorlukların üstesinden

gelip, bu eve alınan kardeşlerimle beraberiz. Kaç

taneler mi? Onların hikayeleri nasıl mı?

Kendileri anlatsın...

Tekrar belirdiğinde ışığa doğru gittim. Bir delik vardı.

Boşluktan kafamı uzattığımda yerden fazla yüksekte

olmadığımı fark ettim. Hiç sesimi çıkarmıyor, sadece

nerede olduğumu anlamaya çalışıyordum.

NYX

233


Sende

olanı gör

Sıfır

Noktası

GÜLSÜM TULUM

Yaşam Koçu

gulsum.tulum@nyxmag.com

ve asla

vazgeçme

“Pandemi sürecinde üniversite sınavına hazırlanmak, artı artı

motivasyon istiyor.”

Gençlerden, ebeveynlerden son bir yıldır öyle çok

duyuyorum ki bu cümleyi, giriş cümlesi olmayı hakkettiğini

düşünüyorum. Sevgili gençler ve ebevynler zor bir süreçten

geçtiğimizin farkındayız, gerçeği görmezden gelmek değil

aslında tam da gerçekleri iyi analiz ederek öncelik planları

oluşturmak gerekiyor. YKS sınavına bir kaç ay kaldı ve

hepinizde oluşturduğu stresin, kaygıların farkındayız. İşte

tam da bu nedenle konumuz sizlersiniz, parıldayan gençlik.

Umutlarınızı şarj edip, süreci nasıl

yönetebilirsiniz ?

Anne, babalar olarak gençler bizim

nerde durmamızı istiyor ve onlara

nasıl yardımcı olabiliriz?

NYX

234


Sıfır Noktası

Parıldayan gençlik, bu yıl sizler ile aynı trenin

içinde, farklı 2 lokomotif arasında gelip gidiyorum.

Oğlumun da sizler ile birlikte mesleki seçim sınavı

olan YKS’ye girecek olması nedeni ile ebeveyn

lokomotifi ve Eğitim / Öğrenci Koçlarının bulunduğu

lokomotif. Sürecinizin, duygularınızın farkında

olmanın ötesinde, sizlerle aynı süreci paylaşıyorum

ve duygularınızı anlıyorum. Oğlunuz çok şanslı

dediğinizi duyar gibiyim, cevabım yıllardır aynı”

bunu oğluma sormalısınız”. Ve onun cevabı 9.sınıftan

bu yana hiç değişmedi, “Sen benim annemsin, orda

kalmanı istiyorum” .Oğlumun bu cevabına önce

saygı duydum, sonra bu cevaptan çok şey öğrendim.

Anne olmak çok güzel ve evet ben her zaman o

çizgide kaldım. Sevgili ebeveynler, çocuklarımızın

öğrenim ve eğitim hayatlarında yanlarında

öğretmenleri, rehberlik danışmanları, yaşam koçları

zaten var, biz anne/baba olarak yanlarında olmalıyız.

Doğrusunun bu olduğuna inanıyorum. Gençleri

dinleyebilir, ebeveynleri olarak tavsiyeler verebilir,

en önemlisi “Seni her halinle seviyorum” cümlesini

sık sık sadece sözcükler ile değil, beden diliniz ve

davranışlarınızla yansıtmalısınız. Pandemi sürecinde

korku, kaygı, panik devamında umutsuzluk,

tükenmişlik ile baş etmeye çalışan bir nesil var,

önce bu gerçeği görelim. Şimdi mücadele vermemiz

gereken asıl konuya; duyguya, umuda önceliğimizi

kaydıralım, her zaman olması gerektiği gibi aslında.

Bazen yaşadığımız kötü deneyimler bize gerçek

değerlerimizi, önemsediğimiz şeyleri hatırlatır.

Bizler çocuklarımızı, gençlerimizi önemsiyoruz

ve bizim için onların duyguları, hayalleri,

sağlıkla yaşama devam etmeleri çok çok değerli.

Çocuklarınızı tanıyın, tanıyın ki dünün, bugünün

ışıldayan gençleri, yarın kendilerine mum arar

olmasın. Suçlayıcı, yargılayıcı olmak kazanç

sağlamaz, hiç sağlamadı. Bugün bir şeyler ters

gidiyorsa dün bizler bir şeyleri yanlış, ya da eksik

yapmışız demektir. Gerçeği görmek çözümü getirir.

Kendini Gör;

Bu tavsiye sizlere gençler. Birilerinden onay almak

olmasın seçimlerinizin nedeni. “Ben ne istiyorum?”

sorusunu sorun kendinize ve cevabı beyniniz,

gönlünüz onaylıyorsa, bu cevap size aittir.

İkinci soru “Peki bende neler var?”, yani benim

doğal kaynaklarım neler?

Neyi yaparken zevk alıyorum, kabiliyetli olduğum

alan hangisi?

Hangi becerimi ustalığa dönüştürmek istiyorum?

Üçüncü soru “Nasıl başlamalıyım, hangi kaynaklara

ihtiyacım var ve mevcutta nelere sahibim?

Dördüncü soru “Ne zaman başlıyorum? (kendi

sürecini kendin planla)

Ve beşinci adım plana sadık kal. Kendine sadakat

göster, sabotajcılarını keşfet ve onları zihin dışına

atabildiğin cümle ya da eylemi kendine düstur

edin. Zamanı nasıl daha iyi kullanabilirsin, içinde

bulunduğun hiçbir çalışmayı, aktiviteyi sıkıştırılmış

yaşamamalısın.

NYX

235


Trafikte olduğu gibi yaşamın da hız sınırları ve

genel, herkes için geçerli kuralları vardır.

Trafikte olduğu gibi yaşamın da hız sınırları ve genel,

herkes için geçerli kuralları vardır. Dörtlüleri yakıp

sağa çektiysen 10 dakika aracını, o 10 dakikanın

keyfini sür, dinlendir bedenini ve zihnini. Direksiyona

geçtiğinde yine yola odaklan, bazen hızımız düşer,

kavisler vardır, tırmanıştır, buzlanmadır, kardır,

yağmurdur. Daha fazla odak, daha fazla zaman

geçirmemiz gerekir. Arıza varsa panik butonu

yerine, sağa çekeriz. Çözmeye çalışırız, olmadı mı

yardım isteriz, arızalı araçla yola devam etmeyiz.

Biz büyüklerin de hala baş edemediğimiz sıkıntılıları

olur ve normaldir, baş edemediğinizde yardım

isteyebilirsiniz.

Sevgili gençler mutlu olmak bir yaşam hedefi değildir,

yaşamın akışı içersinde deneyimlediğimiz ya da

hayalini kurduğumuz bir illüzyonun bize yaşattığı

duygulardan biridir. Başarılı olmak daimi bir mutluluk

getirmez. Bununla beraber mutluluk yani olumlu

duygular ile çaba göstermek, yaşam çarkının her

alanında başarı getirir.

Korku ve kaygının yerini

nasıl inanç ve umuda

dönüştürebiliriz?

Eğitim ve öğrenim hayatınız başladığından bu yana

aslında mesleki sınav geçiş süreci için hazırlandınz.

Küçük, yavaş adımlar sizinle birlikte büyüdü ve

hızlandı. Son dört yıldır gündeminiz, planlarınız

mesleki eğitime geçiş sınavı olan YKS hazırlığı

oldu. Yıllardır bu sınav için hazırlık yapıyorsunuz

ve hepiniz elinizden gelenin en iyisini yaparak çaba

sarfediyorsunuz. Uzun süredir hazırlandığınız,

beklediğiniz herhangi bir şeyle karşılaştığınızda

biraz stres olması normaldir. Ben bu durumu şuna

benzetirim, hayranı olduğunuz, idolüm dediğiniz

ünlü bir insan. Size 1 yıl sonrası için 2 saatlik zaman

ayırabileceğini söylüyor. Süreçte duygularınız

nasıl olurdu? Önce hazırlık başlar, hangi soruları

sormalıyım, onunla neleri paylaşmak istiyorum,

zamanı doğru yönetmeliyim, 2 saat bana yeter mi ? O

gün yaklaştıkça heyecan başlar ve daha önce aldığınız

bütün notlar eksik veya yetersiz gibi hissetmeye

NYX

236


Sıfır Noktası

başlarsınız. Burada hoşgeldin stres diyoruz ve bir

şeyleri yeniden gözden geçirme ihtiyacı duyarız.

Buluşma günü geldiğinde heyecanlıyızdır, nefes

alışverişimiz değişmiştir. Açlık yoktur, tek odak nasıl

olacak, görüşme nasıl geçecektir. Sözleşilen yere

gelinir, tanışma gerçekleşir ve heyecan biraz yatışır,

nabız normale dönmeye başlar, belki birkaç küçük

sakarlık sonrası sohbetin akışına kapılır, 2 saati

kendimize göre verimli, eğlenceli geçirmek adına

çaba sarfederiz. Memnun oldum diyerek başladığınız

sohbet, kendine iyi bak ile sonlanır. Sınav günü

yaklaştıkça, heyecanınızın artması normal, bazen

hiçbir şey bilmiyorum duygusunun gelmesi de normal,

bu cümleyi zihninizde fark ettiğinizde kendinize

başarılarınızı hatırlatın, nasıl çaba sarf ettiğinizi

hatırlatın, hazır olduğunuzu hissetmenize destek verir.

Evet pandemi sürecinde 1,5 yıldır online eğitim

sistemine devam ettik, online eğitimin eksileri ve

artıları oldu hepimiz için. Yani aslında bunu hepimiz

yaşadık bir ya da 100 kişi değil, bugün sınava katılacak

birçok öğrenci için genel bir öğrenim sistemi ve

tüm öğrencilerin kafasında aynı soru işareti. Sosyal

olanaklar, coğrafi konum öğrenim ve eğitimde

değişiklikleri gündeme getirdi. Koşulların getirdiği

olumsuzluklara değil, sizin düşünce ve inançlarınızdaki

olumlu yapılanmalara odaklanmalısınız. Suçlu

aramak, bulmak ya da şikayet etmek sınavda bir tık

artıya taşımaz hiç birimizi. Bunun yerine sınavın eşit

şartlarda yapılacağını düşünmek stres seviyenizi

düzenler. Sınava değil sınav içeriğine odaklanmayı

seçebilirsiniz. İçeriğini tanıyor ve biliyorsunuz,

bildiğimiz tanıdığımız yer güvenli alanımızdır,

o zaman korkuyu bu alana dahil etmemeyi

seçebilirsiniz. Sınav salonuna girmeden önce

kendinizi dinleyin. İçerde korku, kaygı, beklentiler, her

ne varsa görmeye çalışın. Ve onlara ”sizi görüyorum,

bu salona sizinle giremem. Beni burada, bu bahçede

bekleyebilirsiniz, sizinle sınav sonrası ilgileneceğim”

demeyi seçebilirsiniz. Salona girerken yanınızda,

kendinize olan güveniniz, bilgi birikiminiz, biraz

heyecan ve bende şu da olsa iyi gelir dediğiniz tüm

duygularınızı alın. İhtiyaç duyduğunuzda birkaç

saniye o duyguya seslenin ve devam edin. Kendinizi

ihtiyaç duyduğunuz bilgi ile donattınız, ihtiyacınız olan

duygularında farkına varın ve kendinizi donatın sevgili

gençler. Hiç bir başlangıç için geç kalınmışlık yoktur,

birşey biter, yenisi başlar. Hayatınızı belirleyecek bir

sınava girmiyorsunuz, ustalık kazanmak istediğiniz

alanda eğitim alabileceğiniz bir üst kuruma geçiş

sınavıdır YKS. Herhangi bir fakülte değil, olmak

istediğiniz fakülteyi seçin. Ustalık sevgi ister, emek

ister. Sevgili gençler, hepinizin yüzünü güldüren

sonuçlar almasını diliyorum.

Bugün DEHB’li gençler olarak bir başlık seçmedim.

Yaşadığımız süreçte genel olarak hepimiz

motivasyon kaybı, odaklanmada sıkıntı, zaman

yönetiminde aksamalar yaşar olduk. Dikkat

eksikliği ve Hiperaktiviteli bireylerinin günlük

hayatlarının her alanında verdikleri inanılmaz

mücadeleyi 1,5 yıldır hep birlikte yaşamış olduk.

Bundan sonrası için toplumun DEHB algısının

olumlu yönde gelişeceğine inanıyorum. DEHB’li

ya da değil bütün gençleri seviyorum, kendinize

her koşulda sahip çıkın. Saygıyla, sevgiyle, azimle,

değerlerinizle, inançlarınızla yolunuza devam edin.

Sizler ışıksınız, umutsunuz ve bizler de buradayız,

tam yanı başınızda.

Sevgiler...

NYX

237


Doğanın ve

baharın

rengi:

Renklerin

Öyküsü

Yeşil

EMİNE AKCA

emine.akca@nyxmag.com

Yeşil tabiata hâkim bir renk olduğu için

rahatlatıcı ve sakinleştirici etkisi büyüktür.

İnsana huzur verir. Bahar geldiğinde nasıl

çiçekler açıyor ve doğa adeta yeniden

doğuyorsa, yeşil de canlanmayı, yeniliği,

gençleşmeyi ve yeniden canlanmayı

çağrıştırır.

Yeşilin güven ve huzur verici özelliğinden dolayı birçok

yerde ağırlıklı olarak tercih edilmektedir. Örneğin bankaların

logolarında en çok tercih edilen iki renkten biri yeşildir.

Batıda büyük otellerin mutfaklarında duvar renginin, aşçıların

yaratıcılıklarını arttırması ve yeni şeyler denemeleri için

yeşile boyandığı söylenir. Hastaneler ve sağlık kurumlarının

logoları ve iç dekorasyonlarında da rahatlatıcı ve sakinleştirici

etkisinden dolayı genelde yeşil tercih edilir. Hatta ameliyat

kıyafetlerinin de rengi ya mavi ya da yeşil olarak seçilir. Yatak

odası için de rahatlatıcı bir renktir. İç dekorasyonu yeşil ağırlıklı

olan bir eve hiç rast geldiniz mi? Yanıtınız evetse nasıl huzur

dolduğunuzu hatırlayın.

Yeşil nanenin rengidir, ferahlatır, içinizi açar. Özellikle

büyükşehirlerde sıkışık kaldığımız beton bloklar arsında ağacın,

yaprağın, çimenin doğanın enerjisini bedenimize, zihnimize

yükleyerek candırıcı etkisini gösterir.

NYX

238


Jennifer Lopez Versace 2019

Meghan Markle

Emilia Wickstead 2020

Angelina Jolie

Versace 2011

Fotoğraflar: Instagram

Her şeyden öte, yeşil renk duygusal olarak pozitif bir

renktir. Baharın gelmesiyle yaşam enerjimizin artması

gibi, yeşilin hâkim olduğu yerlerde de fark etmeden

huzur dolarız ve pozitif duygular beslemeye başlarız.

Paylaşım ve cömertliğin rengi olduğu için daha olumlu

düşünmeye sevk ederek tartışmaları azaltıp uyumu

yakalamaya yardımcı olur.

Yeşil onaylama rengi olarak da karşımıza çıkar. Doğru

cevaplar yeşille belirtilirken, trafik işaretlerinde de

geçmek, devam etmek anlamında yeşil ışık kullanılır.

Yeşilin pozitif etkisine bir örnek de artık hayatımızın

vazgeçilmez bir parçası olan ve gideceğimiz yere

en kısa sürede ulaşmamızı sağlayan navgiasyon

uygulamalarını gösterebiliriz. Yol haritalarında

trafik yoğunluğu az olan, yani gideceğimiz yere

zamanında bizi ulaştıran yollar her zaman yeşille

ifade edilmektedir. Aynı şekilde son zamanlarda en

çok kullandığımız uygulamalardan biri olan HAYAT

EVE SIĞAR logosu da yeşildir ve haritada yeşil olarak

gösterilen alanlar virüs riskinin düşük olduğu yerleri

belirtir.

Virüsün olmadığı, yeşili bol, enerjisi yüksek güzel bir

bahar diliyorum.

Fotoğraf: Felix Mittermeier / Pexels

NYX

239


Nuh’un

Gemisi

Zamanın tufanından

geriye kalan filmler,

müzikler, şiirler

NUH CEBECİ

nuh.cebeci@nyxmag.com

Auteur

sinemacıların

kendi

hayatlarıyla

imtihanı

Standart FM’de her Çarşamba saat 20.00’de

yaptığım programlardan birinde Stanley

Kubrick’in bazı filmleriyle ilgili sohbetler etmiş ve

bu filmlerinde kullandığı müziklerden örnekler

vermiştim.

Kubrick için ‘Sinemanın dahi çocuğu’ denirdi, tabi

sonrasında koca adam olunca da ‘Sinemanın dahi

yönetmeni’ oldu. Kubrick hiçbir zaman ‘vasat ile yetinmeyen,

sürekli arayan ve araştıran, obsesyon seviyesinde mükemmellik

peşinde olan’ bir yönetmendi. Senaryolarını başkası yazıyor veya

roman uyarlamalarını filme alıyordu. Senaristlerle haftalarca

aylarca sürdürdüğü fırtınalı tartışmalardan sonra ortaya son

metin çıkıyordu… Ve filmlerine kendi tarzını, çok özel estetik

ve görsellik anlayışını ve tabii sistem eleştirisini o kadar güzel

yediriyordu ki, artık ‘Kubrick’ sinemada mükemmelliğin ve

sinematografinin bir markası haline gelmişti. Lafı uzatmadan asıl

derdime geleyim…

NYX

240


Nuh’un Gemisi

Sinemanın Dahi Yönetmeni

Stanley Kubrick

Kubrick her filmi için en az birkaç sene

ön hazırlık aşamaları vb derken, ilk

dönemlerinde 3-4 yılda bir, daha sonra daha

da aralıklarla film yapmaya başladı.

Jack Nicholson’lu enfes gerilim filmi Shining’i

1980’de yaptıktan tam 7 sene sonra 1987’de Full

Metal Jacket’i, bundan da tam 12 sene sonra son

filmi (Nicole Kidman – Tom Cruise çiftini başrolde

oynattığı ve onlardan istediği oyunculuğu almak

için onlarca tekrarla resmen ağlattığı ve çekimi

birkaç sene süren filmi) Eyes Wide Shut’ı çekti.

Ve çekimleri tamamladıktan sadece bir iki hafta

sonra, henüz film vizyona girmeden 71 yaşında

hayata veda etti… İşte deminden beri bahsetmeye

çalıştığım şey bu: Kubrick gibi ‘auteur’ olarak

sayabileceğimiz bir sinemacının, her filminde üretim

/ yaratım yaparken daha da ‘eksilmesi’, ‘kendi ışığını

eserlerine vererek için için erimesi’… adına her

ne derseniz deyin, her yaptığı filmle kendi sonunu

daha çabuk getirmesi. Tıpkı bir dişi ahtapotun,

dünyaya getirdiği binlerce yumurta ve yavrularının

hayatlarının devamı için kendini feda etmesi gibi.

Kubrick de kendini yıllar içinde eritmiş bitirmiş… O

meşhur tutkusuyla son filmini bitirmek için uğraşmış

ve artık teslim edince de bırakmış kendini…

NYX

241


Sinemanın Filozofu

Krzysztof Kieslowski

İşte bu durum, daha başka yönetmenlerde de

ilgimi çektiği için paylaşma ihtiyacı hissettim.

Fakat bunların ortak özelliği ‘auteur’ sinemacılar

olması. Yani, kendine özgü bir dil ve ifade biçimi

ortaya koyan ‘yaratıcı-yazar yönetmenler’,

toplumla, insanla ve sistemle ‘derdi olan’, sürekli

sorgulayan, dünyanın yükünü bütün ağırlığıyla kendi

omuzlarında hisseden ve kendi kendini yiyip bitiren

yönetmenler… Boşu olmayan sinemacılar bunlar.

Felsefe altyapıları çok kuvvetli, çok fazla okuyan,

düşünen ve müthiş gözlem güçleri olan sinemacılar

aynı zamanda…

Örneğin Polonyalı yönetmen Krzysztof Kieslowski

bunlardan biri… Polonya televizyonu için çektiği

Dekalog’lar (On Emir’in her birini bir filmde

sorguladığı 60’ar dakikalık 10 film… ve bunların

içinden Aşk Üzerine ve Öldürme Üzerine Film’ler…),

Veronika’nın Çifte Yaşamı ve Fransız Bayrağı

üzerinden yola çıkarak yaptığı ve Özgürlük,

Eşitlik, Kardeşlik kavramlarını sorguladığı Mavi,

Beyaz, Kırmızı üçlemesi. Hepsi bu… Ama bunların

hepsinde onun sinemacı dehasının tüm izlerini

görebiliyoruz. Kieslowski de kendisi yazmamıştır

senaryolarını, ama kadim yoldaşları senarist

Piesiewicz ve müzisyen Preisner ile birlikte filmlerin

her aşamasında kendi felsefesini ortaya koymuştur.

Şu nefis sözü edebilmiş bir felsefeye sahip olan

bir yönetmenden bahsediyoruz: ‘İnsanlığın ortak

değerleri zannedildiği gibi din, dil, ırk, bayrak

gibi kavramlar değil; acı, keder, sevinç, aşk gibi

kavramlardır.’

Kieslowski de, üçlemenin son filmi Kırmızı’yı

bitirdikten sonra verdiği beyanatta ‘Çok yoruldum,

artık film yapmayacağım’ demiş; ve maalesef

bundan 6 ay sonra, sadece 55 yaşında hayata veda

etmiştir.

NYX

242


Nuh’un Gemisi

Sinemanın Ozanı

Andrei Tarkovski

Bir diğer örnek sinemanın şairi, ressamı, filozofu gibi

pek çok unvana sahip olan Andrei Tarkovski. Uzun

plan sekanslar, varoluşun sürekli sorgulanması, şiirsel

atmosfer ve kaydırmalı tek plan çekimler Tarkovski’nin

alamet-i farikalarıdır. Sinemada gerçek zamanı

yakalamaya çalışmasını, sonrasında yapılan kurgunun

değil, asıl o eserin gerçek zamanının önemli olduğunu

ortaya koyduğu felsefi, otobiyografik ve çok lezzetli

kitabı Mühürlenmiş Zaman gibi bir kitabın da yazarıdır

aynı zamanda.

Tarkovski daha ilk filmi İvan’ın Çocukluğu ile

1962’de Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan’ı

alarak bütün dünyanın ilgisini çekmiş ve yepyeni

şiirsel bir sinema dilinin müjdesini vermiştir…

O dönem Sovyetler’de film yapmak pek kolay değildir

kuşkusuz Tarkovski gibi muhalif ruhlar için… 1969’da

Andrei Rublev’i çeker, Sovyet yönetiminin her türlü

engellemesine rağmen Cannes’da Fipresci ödülünü

kazanır. Ve ancak 1972’de dolaşıma girer film…

1972’de çektiği ve Sovyetler’in, Kubrick’in 2001

Space Odyssey filmine rakip olarak çıkardığı söylenen

Solaris’ten sonra 1975 yılında otobiyografik filmi Ayna

gelir, bambaşka bir tat, doku… Tabii ki bu da engellere

takılır hatta pek çok resmi otorite tarafından

yasaklanması gereken bir film olarak görülür. Gerçi

mesela dostu Sergei Paradyanov gibi hapislerde

yatmamıştır veya filmleri zinhar yasaklanmamıştır,

yine de film çekecek ortamı bulmuştur. Problem,

yetkililerin filmi görmelerinden sonra ortaya çıkar.

Tarkovski’nin klasik toplumcu gerçekçi ve doğrudan

anlatımı kabul etmeyip filmlerinde antin kuntin

sanatsal ağırlıklı ifadelere yer vermesi, yönetimin

hoşuna gitmez kuşkusuz. Fakat Tarkovski gibi huysuz

ve asi bir ruh için bu kadarı bile fazladır. 1979’da

belki de başyapıtı sayılabilecek (en iyilerin içinde

mükemmel diyelim…)

Stalker’i yaptıktan sonra artık daha fazla dayanamayıp

İtalya’ya gider. Sıla özlemini yine çok şiirsel bir dille

anlattığı enfes Nostalghia’yı İtalya’da, son filmi

Kurban’ı ise çok sevdiği Bergman’ın memleketinde ve

onun film ekibiyle İsveç’te çeker (efsanevi görüntü

yönetmeni Sven Nykvist’in görüntüleri muhteşemdir).

Evet sene 1985-1986… Kurban filmi çekiliyor.

Çekimin ortalarında Andrei Tarkovski kanser

olduğunu öğrenir. Maalesef durum iç açıcı değildir.

İronik bir şekilde, Kurban filmi, düşsel bir nükleer

savaştan insanlığı kurtarmak için, inançlı ve

yine dünyanın yükünü taşıyan emekli bir tiyatro

oyuncusunun, kendi cenneti olarak kurduğu yaşam

alanını ve hatta kendini kurban etmesini anlatır. Filme

devam eder, bitirir… Ve filmin sonundaki görselde

aslında Tarkovski insanlık durumuyla ilgili bir umut

vermez, yine bize bırakır… Ama en sona düşen

karede bu filmi oğlu Alyoşa’ya ithaf ettiğini yazar. İşte

buradadır umut...

Tarkovski, bitmek tükenmek bilmeyen film yapma

ve en iyisini yapma arzusunu, sürekli kesintiye,

yasaklamalara uğrayarak, çözümü yurtdışında

bularak (ama oradan da sıla hasretinin filmini

yaparak) yaşamış, bu yükün ağırlığıyla hasta olmuş,

ısrarla filmini bitirmiştir.

Cannes’da herhangi bir yasağa takılmadan 4 ödül

aldığını görmüş ve sonra hayata gözlerini yummuştur.

Öldüğünde sadece 54 yaşındadır. Yoldaşı Bergman’ın

Yedinci Mühür filminde olduğu gibi, sanki Azrail’le bir

anlaşma yapmıştır.

NYX

243


Eko-Moda

ile

Atölyeden

SİBEL ÖZER

Upcycle Sanatçısı

sibel.ozer@nyxmag.com

ileri dönüşüm

İroni ustası İrlandalı yazar Oscar Wilde, estetik duygusu

çok gelişmiş, yalnız edebi yeteneğiyle değil, kıyafet ve

aksesuarlarıyla da döneminin en konuşulan şahsiyetlerinden

biriydi. Bir kadın dergisinde editörlük yapacak kadar

modadan anlayan Wilde'ın, moda ve tüketim kültürü

arasındaki ilişkiye dair söylediği “Moda denilen şey o kadar

çirkindir ki, onu her altı ayda bir değiştirirler.'' latifesi

günümüzde hala güncel.

Gerçekten de moda endüstrisinin, 'istek' yaratma ve bunları

tüketicinin 'ihtiyacı'na dönüştürme kapasitesi eşsizdir.

Kısa ömürlü trendlerle, ömrü uzun olmayan giysilerin

pazarlanmasını temel alan bu iş modelinin sonucunda,

tüketiciler, giyilmemiş olsa da kıyafetlerini sürekli

değiştirmek zorunda hissederler.

Her yıl "gezegendeki her kişiye 20 yeni ürün sağlamaya

yetecek" 150 milyar kadar giysi üretiliyor ve ortalama bir

tüketici, bir nesil öncesine göre %300 daha fazla giyim

eşyasına sahip.

Tonlarca tekstil ürününün çöpe atılmasının da etkisiyle, hazır

giyim ve tekstil endüstrisi, küresel karbon emisyonunun

%10'unu oluşturuyor ve petrolden sonra çevreye zarar

veren ikinci en büyük endüstriyel kirletici.

Ancak işin olumlu yanı, endüstrinin, bu durumun

sürdürülebilir olmadığını görerek, çevreyle daha uyumlu

olma çabasıyla, geri dönüşümden (recycle) kazanılmış

hammaddeler kullanmaya ve ileri dönüşümle (upcycle)

tasarlanmış giysi ve sair eşyalar üretmeye başlaması. Artık,

haute couture'den, hazır giyime kadar çoğu moda markasının

“Recycle koleksiyonları” mevcut.

NYX

244


Atölyeden

Jeanlere olan tutkumuz nedeniyle,

gardroplarda ileri dönüşüm/upcyle ile

yeniden değer kazandırabileceğimiz

çok miktarda jean kumaşı birikiyor.

Bu şekilde üretim ve tasarıma çok uygun olan

bir ürün de, denim kumaşından imal edilen “blue

jean”ler, ya da ülkemizde alışılan gelen ifadesiyle

“kot”lar. Öncelikle, bu kavram dağarcığını

netleştirelim: neden “blue jean”, neden “kot”, neden

“denim”?

1700’lerin sonunda biri “Denim”,

diğeri “Jean” adında iki tür kot

kumaşı üretiliyordu.

Fransa'nın Nimes kentinde üretilen “Denim”

(de Nimes / Nimes'den gelen) ve İtalya'nın

Cenova kentinde üretilen “Jean”. “Blue-jean”

de adını Cenova’lı denizcilerin “Bleu de Genes”

(Cenova mavisi) diye adlandırılan mavi renkli

pamuklu pantolonlarından almış. “Kot” sözcüğü

de, Türkiye'de blue-jeani üreten ilk kişi olan

Muhteşem Kot'tan yadigar; “Kot” marka jeanler

artık üretilmiyorsa da, “Kot” sözcüğü “jean”

kumaşın yerel adı olarak Türkçemizde yerini

almış oldu.

Hepimizin dolabında, en az birkaç adet kot ürünü

bulunur. Kimisini yıpranana kadar bıkmadan

kullanırız, kimisini de yıpranmış görünümleri için

satın alırız. Jeanlere olan tutkumuz nedeniyle,

gardroplarda ileri dönüşüm/upcyle ile yeniden

değer kazandırabileceğimiz çok miktarda jean

kumaşı birikir. Bunları dönüştürerek, hem çevreye

katkı sunmuş, hem de tasarımı sadece üreten kişiye

özel olduğu için “eşsiz” parçalar kullanmanın keyfini

sürebiliriz.

NYX

245


Atölyeden

Jean kumaşı benim üretimimde de çok fazla yer alan bir malzeme.

Jean'i genelde 3 şekilde

kullanıyorum:

Mevcut bir jean pantolon/etek/ceketle,

yine aynı amaçla kullanılacak ama farklı

materyallerle zenginleşmiş yeni tasarımlar

yaratıyorum: bir kot ceketin önüne, sırtına,

koluna; bir kot eteğin/pantalonun beline,

ceplerine ve paçalarına yapılan küçük eklemeler,

farklı kumaş türleri ve nakış işlerinin katkısıyla,

danışanca sevilen, belki anısı olan ürüne yeni bir

kullanım ömrü kazandırmış oluyorum.

Ürünü, yine bir giyim eşyası olacak ama

kullanılış amacını değiştirecek şekilde

tasarlıyorum: Bir jean pantalonu eteğe ya da

çantaya dönüştürmek mümkün. Bu şekilde

danışanımın keyifle kullandığı “eski” ama bir o kadar

da “yeni” bir ürüne kavuşmuş oluyoruz.

Dolaptaki jeanlerin kumaşını hammadde

olarak kullanıp, sonsuz çeşitlilikte ürünler

tasarlayabiliyorum: dekorasyonda kullanılacak

jean perdeler, örtüler, yastıklar, paspaslar,

runnerlar, bardak altlıkları, resim çerçeveleri;

mutfak için fırın eldivenleri üretiyorum. Ailenin

dört ayaklı bireyleri için oyuncak, giysi ve yataklar;

kitapseverler için de tekrar tekrar kullanılacak kitap

kapları ve kişiye özel tasarımlı hediyelik defterler

üretiyorum. Jean ve sair kumaştan ürettiğim

çantalarım fridabags.ist instagram hesabımda

görülebilir.

Geri dönüştürülen her tekstil ürünü su israfını,

atmosfere ulaşan karbon salınımını, boya ve benzeri

kimyasalların çevreye verdiği zararı azaltıyor.

Çalışmalarımla bu amaca hizmet ettiğim için

mutluluk duyuyorum ve hepimizin gerek çalışma

hayatımızda, gerekse evlerimizde, gündelik yaşamın

her aşamasında geri ve ileri dönüşüme daha çok yer

açması gerektiğine inanıyorum.

NYX

246


Fridabags

Fridabags.ist

NYX

247


Evlerdeki gizli sanat

bitkiler

Hala evlerimizdeyiz. Bir süre daha da durum değişmeyecek gibi görünüyor. Evimizden sıkılıp modumuzu

değiştirecek alanlara kaçmak için maalesef pek fırsatımız olmuyor. Bu durum ister istemez hepimizi,

zamanımızın neredeyse tamamını geçirdiğimiz evleri daha yaşanabilir, daha huzurlu, daha tasarlanmış

yapmaya itiyor.

Bu sayıda sizlere ev bitkilerini mimari olarak hangi şekillerde kullanabileceğinizi anlatacağız.

Ama tabii yine her şey sizin hayal gücünüzle sınırlı..

Özden Tekirdağ / YABU Ev Bitki Kurucu Ortağı

Sizi bitki köşeleri karşılasın

Bir alanda kümelenmiş ev bitkileri grubu

yemyeşil bir odak noktası oluşturur. Bitkilerin

doğada bir arada bulunması bizler üzerinde

farkında olmadan onları bir arada görme isteği

yaratır. Bir arada bulunan bitkiler bulundukları

alanı en güçlü şekilde tanımlayarak karakter

katacaktır. Böyle bir düzenleme yaparken

mümkünse büyük yapraklı ve iri türleri

seçerseniz bu köşe daha çarpıcı hale gelecektir.

Bitkileri konumlandırırken yükseklik farkları

oluşturmak mekana üç boyutlu bir zenginlik

katar.

NYX

248


Mimaride Ev Bitkileri

Evlerimizdeki ağaç altları

Evlerimizde büyük bir ağaç görüntüsü bir

anda o mekanın ruhunu değiştirecektir. Küçük

bitkilerin etkisi evi yeşertmekse, ağaç formlu

büyük bir bitki dış mekanı içeride hissetmenizi

sağlayacaktır. Bu noktada bitki seçimleri büyük

önem taşıyor. Doğru formda ve o mekana uygun

bitkiyi seçerken profesyonel bir yardım almanız

ileriye dönük kazanımlar yaratacaktır.

Yukarı bakın, havada asılı bitkiler

Evinizde bitkilere yer olmadığı düşündüğünüzde yukarı

bakın. 1970'lerdeki birçok şey gibi, asılı bitkiler de geri

döndü. Makromeler, deri kayışlar, halatlar gibi bir çok askı

çeşidi ile bitkilerimizi asmaya başladık. Özellikle yüksek

tavanlı mekanlarda yukarıdan sarkan bitkilerin etkisi çok

çarpıcı olabiliyor. Onları sulayabilmek için bir merdiven

edinmeniz gerekebilir ☺

Duvarlardaki sanat, bitkiler

Duvarlara sadece tablo mu asılır? Bizce hayır. Dekoratif

duvar saksılarıyla birlikte kullanılacak bitkiler boş

duvarlarınızı yemyeşil dekoratif alanlara çevirecektir. Yeni

bir trend olan üretim istasyonları da duvarlarınıza farklı bir

hava katacaktır. Özellikle merdiven duvarlarında çok tercih

edilen bu tasarımlar aklınızın bir köşesinde dursun.

NYX

249


Mimaride Ev Bitkileri

İkonik bitkiler,

evin yıldızları

Bazen bir mekana girdiğinizde ilk

gözünüze çarpan o köşede duran

kaktüstür. Canlı mı yapay mı diye

düşünürken tüm ilginiz oraya kaymıştır.

Evinize girenlerin hayran olacağı nadir

ve değerli bir bitki bir sanat eseri gibi

etki yaratacaktır. Bu bitki için ayrı bir

aydınlatma, altına yapılacak bir platform

onu sahnedeki bir yıldız yapar.

Raflarınızda

bitkilere yer açın

Duvar dekorasyonunda olduğu gibi

raflarımızda aralara serpiştireceğimiz

bitkiler hemen o bölgedeki havayı

değiştirecektir. Kütüphanelerinizde,

mutfak raflarında, banyo raflarında

boyutuna göre kullanacağınız bitkiler

mekanda farklılık yaratır.

Çalışma alanlarınızı unutmayın

Siz yoğun bir şekilde çalışırken, bir miktar radyasyonu

emecek kaktüs, ya da gözünüzü rahatlatacak renklerdeki

bir sukulent yanı başınızda olsun. Kafanızı ekrandan fazla

uzaklaştırmadan bitkileri görmenin verdiği hissiyatı siz de

seveceksiniz. Tek problem bazen çalışmak yerine kendinizi

onlarla ilgilenirken bulabilirsiniz. ☺

NYX

250


NYX

251


Pusula

CDS,

Faizler ve

Dolar

Endeksi

DENİZ AYDIN

Elektronik Mühendisi /

Piyasa Analisti

deniz.aydin@nyxmag.com

Geçtiğimiz günlerde yaşanan değer kayıplarına rağmen hisse

senedi piyasalarının popülerliği devam ediyor.

Merkez Bankası, Şubat ayında faiz değişikliği yapmazken

Mart ayında politika faizini 200 baz puan arttırarak yüzde 19

seviyesine yükseltti.

Piyasalara Merkez Bankası Şoku

Merkez Bankası başkanının beklenmeyen şekilde tekrardan değiştirilmesi

gündemi altüst etti ve dolar kuru saatler içerisinde 8,50 denemesi yaptı ve 8 lira

civarında dengelendi. Buna karşılık olarak, borsa tarihimizde çok rastlanmamış

hareketler görüldü ve XU100 endeksi 2 gün üst üste büyük kayıplar gösterdi,

hisse senetlerinin çoğu tabanda alıcı bulamadı ve bu hızlı düşüşten sonra

toparlanmalar yaşandı.

Piyasalar İstikrar İster

Daha önceden de belirttiğim gibi, piyasalar istikrarı sever. Belirsizlikler, risk

ve olağandışı hareketler getirir. Ülkemizi ve piyasaları bu tür hareketlerden

korumak için, sürprizlerle değil, planlı ve programlı ilerleyen bir ekonomi

yönetimi ve para politikası gereklidir.

Bunların dışında, hızlı değişen gündemin piyalasar üzerindeki etkilerini

öngörmek için bazı ekonomik göstergelerden faydalanılabilir. Bu yazımda bazı

temel göstergelerden ve anlamlarından bahsedeceğim.

NYX

252


Pusula

CDS

(Credit, Default SWAP)

Türkçe karşılığı kredi temerrüt takası olan

CDS, haber ve veri platformlarında İngilizce

kısaltmasıyla kullanılıyor. CDS, alınan bir kredinin

geri ödenememe riskini gösterir ve CDS primi,

bu riske karşılık ortaya çıkan sigortalama primini

verir. Sattığı tahvili, bonoyu karşılayamama veya

faizini ödeyememe riski, o ülkenin CDS primini

yükseltir.

CDS’in yükseliyor olması riskin ve primin arttığını

ve volatiliteye neden olabileceğini ifade eder,

işler yolunda gitmiyor demektir. Siyasi, ekonomik,

jeopolitik odaklardaki gündemler, ülkelerin CDS

primini etkiler ve CDS, tüm risklerin dahil edildiği

bir prim sunar. Ülkelerin 1/5/10 yıllık gibi farklı

periyotlar için CDS verileri hesaplanır ve internet

üzerinden bu verilere kolayca ulaşılabilir.

Aracınıza kasko yaptıracaksanız, aracın yaşı

yüksekse, kaza geçmişi varsa vs., sigorta için

ödeyeceğiniz prim de artar. CDS’i de bu şekilde

düşünmek mümkündür.

Örnek olarak, borç itfa tarihi yaklaşmasına rağmen

hazine, borcun karşılığını bulmakta zorlanıyor ise

CDS yükselecektir, çünkü risk artmaktadır. Hazine,

borcu ödemek için para bulmakta zorlanıyor ise

bulacağı paraya karşılık daha yüksek faiz ödemek

durumunda kalır ve bu şekilde o parayı bulur. Yani,

risk artarken CDS artar, ve gösterge faizin artmasıyla

sonuçlanır. Bu hikayenin özeti, CDS verisiyle takip

edilebilir.

Türkiye’nin CDS’ini takip ederek piyasalar ile ilgili

ön fikir elde etmek mümkündür. Yükselen CDS,

hisse senedi piyasasına negatif etki eder, bir baskı

unsurudur. CDS’teki yükselişe kurlardaki yükseliş

eşlik ediyor olabilir. CDS ne kadar düşükse, o

kadar iyidir. CDS yükselen bir trendde ise, hisse

senetlerine temkinli yaklaşmak gerekir.

Türkiye’nin 5 yıllık CDS primi son bir yılda yaşanan

gelişmelerle birlikte 500-600 aralığından 280

civarına kadar inmişti ve 300 – 350 aralığında

dengelenmişti. Fakat, son günlerde yaşanan

değişimlerle beraber hızlıca 450 civarına yükseldi.

Son olarak CDS, risk primi ve volatilite bakımından

farklı ülkelerin birbirleriyle karşılaştırılmasına da

olanak sağlar. Örneğin, CDS Arjantin için 1800

sınırındayken, Brezilya için 210, Rusya için 112 ve

Almanya için 10 civarında.

NYX

253


Pusula

Gösterge Faiz

Faiz açısından ölçüt (benchmark) kabul edilir. Türkiye’de 2 yıllık tahvil faizine denk gelen

faiz miktarıdır.

CDS’teki artış veya azalışa eşlik ederek piyasalar için ipuçları verir. Devletin borçlandığı faiz

miktarı olduğu için, gösterge faizin yükselmesi devletin sırtındaki ağırlığı arttırır ve bu da

vatandaşlara ek yük olarak geri dönecektir.

Volatilite fazla olduğu için gösterge faiz olarak Türkiye’de 2 yıllık tahvil kullanılır. Volatilite ve

faizlerin değişme sıklığı ve ihtimali daha düşük olsaydı daha uzun vadeli tahvili gösterge faiz

olarak kullanabilirdik. Örneğin; Amerika’da 10 yıllık tahviller baz alınır. Biz ise, 2 yılın üzerindeki

riski almak zor olduğu için 10 yıllık tahvili kullanamıyoruz.

Politika Faizi

Bir hafta vadeli repo faizidir. Her ay, Merkez

Bankası tarafından Para Politikası Kurulu’nun

(PPK) yaptığı toplantılar sonucu açıklanır. İleri

dönemdeki enflasyon beklentisine göre ayarlanan

bir değerdir.

Merkez Bankası, bankalara para verirken politika

faizini kullanır. Eğer politika faizi yükselirse

bankaların masrafları artar ve müşteriye sunulan

kredi faizlerine yansır. Politika faizinin artması

bankaların karlılığını negatif etkileyen bir unsurdur.

Eğer politika faizi düşerse, bankalar daha kolay TL

alabileceğinden kredi aktiviteleri de kolaylaşır, daha

kolay kredi verirler.

Politika faizi, kurlar ile ters orantılı yapıdadır. Kur

hareketliliğini sınırlamak isteyen Merkez Bankası,

PPK kararıyla faiz miktarında ayarlama yaparak

kurlara sınırlama getirmeye çalışabilir. Yüksek

faiz, piyasaya dolar gelişidir denebilir. Doların

bulunabilirliğini arttırır ve daha çok bulunabilen,

ulaşılabilen maddenin değeri daha düşüktür.

Yüksek faizin dezavantajı tabii ki çoktur. Bir işe

yatırım yaparak para kazanmaya çalışmak, piyasanın

riskini almak demektir. Volatilite yüksekse,

gündemdeki gelişmelerle işletmeniz zarar görebilir,

kar edemez duruma gelebilirsiniz. Elinizdeki parayı

korumak isteyebilirsiniz ve ev/araba alım satımı

gibi işlere girmek istemezsiniz. Çünkü aynı parayı

faize yatırdığınızda bu riskleri almadan getiri elde

edersiniz. Bu da ekonomide ve piyasalarda daralmaya

işaret eder. Yani, kur hareketini sınırlamak için

faizi çok yükseltirseniz, ekonomide daralmaya yol

açabilirsiniz.

Eğer politika faizleri daha düşük seviyelere çekilirse;

para, yattığı yerden para kazanmayacaktır. İnsanlar

daha düşük maliyetle bankalardan para satın alarak

(kredi çekerek) işletmeler kurar ve ekonominin

dönmesine dolaylı yoldan katkıda bulunur. Ama

düşük faizin uygulanması için de diğer koşulların

uygun olması gerekir, tek başına uygulanabilir

değildir.

Yüksek faiz ise bir neden değil, sonuçtur. Faizin

yüksekliğinden yakınmak yerine ekonomiden

başlamak üzere reformlar yapmak gerekir. Tartışmayı

salt faiz seviyesine indirgemek yanlıştır. Düşük

faize sahip ülkeler, sadece faizi düşürerek o noktaya

varmazlar, varamazlar. Ekonomik şartların buna

elverişli olması gereklidir.

Tüm bu parametreler göz önünde bulundurularak

politika faizinin ayarlanması gerekir. Merkez Bankası,

bunları dikkate alarak para politikasını belirler,

politika faizini aylık olarak düzenler ve kamuoyuyla

paylaşır.

NYX

254


Pusula

Dolar Endeksi (DXY)

6 önemli para birimi karşısında doların

performansını gösteren parametredir.

Amerikan Merkez Bankası FED tarafından

hesaplanmasına başlanmış bir veridir. Zaman

içerisinde değişikliklere uğramakla birlikte

günümüzde Euro, İngiliz Sterlini, Japon Yeni, Kanada

Doları, İsveç Kronu ve İsviçre Frangı kullanılarak

hesaplanır.

Dolar endeksi, doların bu 6 para biriminin

geometrik ortalaması karşısındaki değerini ve

gücünü gösterir.

Dolar endeksinin yükselmesi, doların dünya çapında

güçlenmesi demektir. Doların çok yükselmesi veya çok

düşmesi Amerika’nın da işine gelmeyeceği için, FED’in

para politikaları yoluyla bu endekste dalgalanmalar

görülür.

Herhangi bir enstürmanda

yatırım yaparken bu göstergelere

dikkat etmekte fayda vardır.

Aralarındaki basit ilişkiye

dayanarak tahminlerde bulunmak

mümkün hale gelir. Yatırımcılık

anlayışı bu tür finansal verilere

dayandırılırsa başarılı olma

ihtimali de artacaktır.

Ülkemizde dolar kuru yükselirken veya düşerken,

dolar endeksine göz atmakta fayda vardır. Yaşanan

hareketin ülke içindeki dinamiklerden kaynaklanıp

kaynaklanmadığını gösterecektir. Örneğin, dolar kısa

zamanda yüzde 10-20 gibi bir yükselme gösteriyorsa

ve dolar endeksinde bu yönde bir gelişme yoksa,

bu durum ülkemizin gündeminden ve yurtdışıyla

ilişkilerinden kaynaklanıyor olabilir.

Eşime...

Son olarak, tüm insanlığının ve meziyetlerinin

yanında hayatıma anlam katan güzel ve sevgili

eşimin doğum gününü kutlamak istiyorum.

Doğum günün kutlu olsun Yasemin, iyi ki varsın,

nice sağlıklı ve mutlu yaşlara...

Benzer şekilde, dolar endeksi yükseliş trendinde

ise, ülke gündemine de göz atmak şartıyla USDTRY

kurunda da yukarı bir hareket beklenebilir.

NYX

255


hikayeler

Iztırar

"Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup,

bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı

bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya

başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile

konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile

işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez."

Özel güvenlik eğitimi ile ilgili bir kursta, girdiğim özel güvenlik

hukuku dersinde; ceza kanununda geçen zorunluluk hali ile

ilgili bu maddeyi her okuduğumda; daha önce hukuk ile ilgili

teknik ifadelerle muhatap olmamış kursiyerler, anlayamamanın

sıkıntısı ve soru işaretleriyle bakarlar ve "Biz bu konuyu nasıl

anlayacağız, ne kadar zor konular böyle " derlerdi.

( İtiraf edin siz de anlamadınız)

Konunun daha iyi anlaşılması için, hemen şu örneği verirdim:

"Düşünün, bir dağdasınız ve tipi var. Göz gözü görmüyor ve

donmak üzeresiniz. Karşınıza bir kulübe çıktı ve kapıyı çaldınız.

Kimse yok... Siz de donmamak, ölmemek için kapıyı kırıp içeri

girdiniz. Çünkü hayatta kalmak için başka bir çareniz yok. Bu

durumda ceza almazsınız çünkü buna zorunlu kaldınız ama

verdiğiniz zararı tazmin edersiniz."

Kalemler

ve Silgiler

NAŞİDE SAĞLAM

naside.saglam@nyxmag.com

Biraz önce anlayamamanın getirdiği sıkıntılı yüz hali yerine

rahatlayan, mutlu bakışlarla karşılaşırdım." Aaa!.. Çok basitmiş

" derlerdi.

Hayatımız da keşke böyle olsaydı, değil mi? Anlayamadığımız,

tıkandığımız bir konu, bize basit basit anlatılsaydı; kolay olan,

hafif olan çarçabuk gösterilseydi ya da görebilseydik ve bu

hep böyle olsaydı. Hayatın zorlukları, sıkıntıları üzerimizde bir

yük gibi durmadan; güzellikleri, iyilikleri, kolaylıkları tercihen

yaşasaydık; ama böyle olmadığını biliyoruz. Bütün duygularımız

at başı gibi bazen yan yana gidiyor. Kimin o yarışı kazanacağını

bazen biz de kestiremiyoruz.

Kendimize yetmediğimiz noktada bizden daha iyi olduğunu

düşündüğümüz gurularımız, hayat koçlarımız, mentorlarımız

olsun; onlar bize yol göstersin istiyoruz.

Gösteriyorlar da...

Ne zaman kişisel gelişim ile ilgili bir kitap okusam, bir video

izlesem ya da bu konularla ilgili birini dinlesem; hemen

etkilenirim. Yeni bir şeyler öğrenmenin getirdiği haz ve

aydınlatıcı bir yol bulmanın getirdiği rahatlık ve umutla; o gün,

her zamankinden daha güzel hisseder ve daha pozitif olur ve

artık sorun yaşayamayacağım inancıyla dolup taşarım. Burada

parantez açıp; bunun hiç de kötü bir şey olmadığını belirtmek

isterim.

NYX

256


Ancak çok kısa bir süre sonra tatilden iş hayatına dönme

modu gibi; birden gerçek hayata dönmem de ışık hızıyla olur.

Bütün o bilgiler, hisler bir anda uçup gider. Hayatın somut

hisleri, karşılaştığımız olay ve durumlar, çözülmesi gereken

problemler adeta kovalamıştır o duyguları.

(Aşağıdaki cümlelerin başında "sanırım" vardır...)

Hayat, elimizde hazır bir reçeteye uymuyor ya da hazır

reçete hayata uymuyor...

Kendi hayatımız başkalarının gösterdiği yolda yürümeye de

uymuyor...

Yaşamın kutsallığı belki de bu. Ele avuca sığmayan, elde

edilemeyen, kontrol altında tutulamayan bir hayat var...

İnsan harika bir mekanizma... Dünya muazzam bir sistem...

Tüm mekanizmaya makro bakıp anlayabileceğimiz bir hayat

sistemimiz yok. Biz hayatı yaşayarak öğrenip, deneyimlemek

zorundayız. Ve bu harika insan mekanizmasında; gözler

görecek, kulaklar duyacak, yürek hissedecek, beyin vızır

vızır çalışacak.

Yaşayarak üstesinden geleceğiz.

Ve ne yaşanırsa yaşansın, biz buna, günün sonunda:

"Yaşadık” diyeceğiz.

Birçok hissimizle; daha ne olacağını bilmeden başladığımız

güne attığımız adımlarla; hayatın içine içine yürüyerek,

tanışacağız...

İliklerimize kadar hissettiren bir hayatı yaşamak üzere

programlanmışız... Bundan kaçış yok.

Ve ne güzel bu!..

Ve ne güzel ki; yaşadığımız her güzel şey, tekrar tekrar

düşüneceğimiz, düşünürken dahi keyif aldığımız bir anı

oluyor.

Hayal kırıklıklarımız sonucu yaşayamadıklarımız, denemenin

getirileriyle; bir dahaki sefere daha iyi kuşanacak şekilde

beynimizde yerini alıyor.

Yaşayıp memnun olmadığımız, üzüldüğümüz, kendimizi

kötü hissettiğimiz olaylar, durumlar olduğunda nasıl cevap

vereceğimizi birazcık dahi olsa, daha iyi biliyoruz.

Kuyuya düştük ve o kuyuya düşerken göremedik; ama

çıkarken hangi duvarlarla karşılaşacağımızı görüyoruz artık.

Çok zorunluluk durumları da yaşadık. Bedeller ödedik... Ama

öğrendik.

Evet, biz yaşadığımız her olaydan, her adımımızdan sonra

"tecrübelendik".

Elimiz, yanan sobayı tanıyor; biz unutsak da...

İyiyi kötüyü tanıyor mantığımız; biz aklımızı çalıştırmak

istemesek de...

Umudu tanıyor cesaretimiz; biz geçmişe takılı olsak da...

Sevgiyi tanıyor kalbimiz; biz ihtiyaç duymadığımızı düşünsek

de...

Tecrübe, bu hayatın en önemli gücü... ("sanırım" dediğimi

unutmayın )

Bir şeyleri önceden tanımanın, karşılaşsak nasıl

aşabileceğimizi bilmenin getirdiği kendine özgü o özgüven,

paha biçilmez bir değer...

O kadar yaşanmışlıktan sonra neyin bizim için iyi, neyin kötü

olduğunu birazcık da olsa bilmenin getirdiği bilinç, zamana

karşı en büyük silahımız...

Deneye sınaya bulduğumuz sevinç ve mutluluklarımız,

elimizin altındaki en büyük yaşam kaynağımız...

Biz tecrübelendik ve ötesini yaşamak gibi bir öngörümüz var

artık...

Tecrübe ve ötesi, artık bizim için; parmak izi farklılığında

olacak gerçek hayatımızı yaşamanın, cesaretliliğidir...

Tecrübe ve ötesi, donmamak için kırdığımız kulübenin

tazminatını öderken, güneşli bir günde o dağa tekrar

tırmanabilmektir.

Tecrübe ve ötesi, kendimizin en iyi versiyonu olmanın

fırsatıdır.

Ve tecrübelerimizle bir adım ötesini yüreğimizde yasamak,

mutluluğun gökyüzüyle buluşmasıdır.

Bu şekilde yazıyı bitirdikten sonra sordum kendime

" İyi oldu mu yazı "

" İyi oldu sanırım. Beğenirlerse güzel olur. Beğenmezlerse

benim için daha iyisine doğru güzel bir tecrübe olur... "

NYX

257


SÜRDÜRÜLEBİLİR

MODA

Sürdürülebilir moda, temelde çevreci bir

yaklaşımla, dünyanın doğal kaynaklarının

daha az tüketilmesi için çaba gösteren,

doğaya ve hayvanlara saygılı, vegan

üretim yapan ve sektör çalışanlarının adil

koşullarda çalıştırılmasını önemseyen,

dönüştürülebilir, yüksek kaliteli ürünlerin

hedeflendiği bir akım. Gün geçtikçe bu

etik değerleri daha fazla benimseyen,

üretimlerini bu yönde örgütleyen firmaların

sayısının arttığını görüyoruz. Sürdürülebilir

moda konusunda adım atan markaların

koleksiyonlarını sunmaktan mutluluk

duyuyoruz.

NYX

258


NYX

259


Vakkorama Sesleniyor:

"Dünya Çağırıyor, Duyuyor Musun?"

Dünyanın yaşadığı dönemin evrene açtığı yeni perspektif,

Vakkorama yeni sezonuna ilham oluyor.

Mini bir -Re-manifesto ile sezona başlayan Vakkorama, bugünü özetliyor ve

‘Kış biter ve sonunda yaz gelir. Dünya çağırıyor, duyuyor musun?’ diyerek

iç sesimiz oluyor.

NYX

260


Moda

Vakkorama son dört sezondan bu yana doğadan aldığı evrenle bütünleştirdiği

ilhamla; macera, özgürlük ve özgünlük duygusunu aramıza katıyor.

Bu sezon da doğanın gücünü ve içinden geçtiğimiz özel zamanı -Re-manifesto ile

anlatan Vakkorama, evrenin yaptığı bu ‘devrim’i yorumluyor.

NYX

261


Yaşadığımız zamanların ardından dünyayı algılama biçimlerimizin değişmesi ve evde

kalmanın bize gerçek evimizin nerede olduğunu öğretmesiyle Vakkorama, gerçek

evimizin dünya olduğu gerçekliğini paylaşıyor. Bir sezon modası olmanın ötesinde

dünyayı sevmenin ve alışkanlıklarımızın, değişmemizin altının çizildiği sezonda; yeniden

kullanmanın, düşünmenin, bağlanmanın, azaltmanın, tepki vermenin zamanının geldiği

bir manifesto ile özetleniyor. Vakkorama, ‘Duyuyorsun, değil mi? Dünya bizi çağırıyor.’

diyerek hepimizi düşünmeye teşvik ediyor.

NYX

262


NYX

263

Moda


Vakkorama

NYX

264


NYX

265

Moda


NYX

266


Moda

Vakkorama

Mini (Re) Manifesto

1. Refill

2. Reduce

3. Reuse

4. Recycle

5. Reconnect, Reinvent, Reform, Reclaim,

Redefine, React, Reunify, Reanimate,

Reimagine, Reveil, Rethink, Reinterpretate,

Reilusionate, Respect, Resist

6. Repeat

NYX

267


“Black on Black”

koleksiyonu, renk

karmaşasından uzak

durarak, günlük hayatta

kullandığı kıyafetleri

geceye de taşımak

isteyenlere hitap eden

rahat ve şık parçalardan

oluşuyor. Moda trendleri

ve sezon renkleri sıklıkla

değişse de siyahtan

vazgeçemeyenler

koleksiyonun çıkış

noktasını oluşturuyor.

Boyner’den

siyahtan

vazgeçemeyenlere özel

bir koleksiyon

“Black on Black”

60 parçalık özel koleksiyon

60 parçadan oluşan “Black on Black” koleksiyonu, siyahın renk

üstünlüğüyle birlikte rahat, güçlü ve dinamik bir tarz vadediyor.

Vegan deri detaylı sweatshirtler, sofistike baskı tekniklerinin

kullanıldığı tişörtler, fonksiyonel üstler ile günlük hayattan geceye

taşınabilecek sweat pantolonlar koleksiyonun anahtar parçaları

arasında yer alıyor.

NYX

268


Moda

Black On Black

NYX

269


H&M İlkbahar 2021,

90'ların modern, sportif ve minimalist

havasıyla sürdürülebilirlikte yeniliği

daha da ileriye taşıyor

H&M, bu ilkbaharda, Agraloop ve Biofibre gibi yenilikçi malzemelerin kullanımını

arttırarak sürdürülebilirlik çalışmalarında yeni bir cesur adım atıyor ve moda endüstrisindeki

değişime öncülük etmeye devam ediyor. 90'ların minimalist stili ve sportif bir giyilebilir

karışımından oluşan koleksiyonun kilit parçaları arasında kolsuz kapüşonlu, bağcıklı askılı ve

yanlarda büzgülü detaylı slip elbise ve yama cepli kolsuz kot yelek yer alıyor. H&M İlkbahar

2021 koleksiyonu 20 Nisan’dan itibaren mağazalarda ve hm.com'da satışa sunulacak.

Koleksiyon, 1990'ların minimalist kayıtsızlığından ilham alıyor ve hacimler ve kolay terzilik

dokunuşlarıyla oynuyor. Koleksiyonun kilit parçaları arasında kolay giyilen elbiseler, kolsuz

bluzlar, tek cepli blazer ceketler, lastik belli şortlar, kot pantolonlar ve trençkot bulunuyor.

NYX

270


Moda

H&M Conscious Exclusive AW20'de ilk

çıkışını yaptıktan sonra, Agraloop Biofibre

materyalleri şimdi ana koleksiyonlara ekleniyor.

Bu da Conscious Exclusive'in yeni teknolojiler

ve materyaller için kanıtlanmış bir kuluçka

makinesi olduğunun bir başka yenilikçi örneği

oluyor. Gıda mahsulü atığını - bu durumda

yağlı kenevir atığını - doğal bir life dönüştüren

Agraloop Biofibre , kolsuz kapüşonlu ve

yumuşak dokulu trençkot gibi birkaç parçaya

dönüşüyor.

Koleksiyonun geri kalanında ise, boyanmamış

organik pamuklu jarse, kot ve poplin ve organik

keten gibi H&M'in 2030 yılına kadar yalnızca

% 100 geri dönüştürülmüş veya sürdürülebilir

kaynaklı malzemeleri kullanmaya yönelik

amacını yansıtan sürdürülebilir materyaller

kullanılıyor. Renk paleti kişisel stil kombinlerini

kolaylaştıran nötr - bej, ekru, gri ve siyah

tonlarından oluşuyor.

NYX

271


GÜNEŞİ SEVENLER

KULÜBÜ GURURLA

SUNAR!

YENİ MEVSİMİN ENERJİSİ ŞİMDİ

TWIST GANG EKİBİ İLE

TWIST İLKBAHAR-YAZ 2021

KOLEKSİYONU’NDA

TAMAMLANIYOR

Etrafımızda kuş sesleri cıvıldıyorsa,

güneş içimizi daha çok ısıtıyorsa

ve müziğin sesi çok daha yakından

geliyorsa içten içe yaz enerjisi

yükleniyor demektir!

Twist elbise: 699 TL

NYX

272


Moda

Mevsimin radarına takılan griler,

ekose mini elbise ve oversize sloganlı

bir blazer ceket ile edgy ruhunu

ortaya koyuyor. Şehrin sokaklarından

sahillere inecek, geceden-gündüze

ön plana çıkacak palmiye desenli ve

bağlama efektli dar midi elbise ise tüm

dikkatleri üstüne çekmeye birebir.

Çiçeklerden nasibini alan sarı üstüne

minik çiçek desenli midi petite kol

detaylı elbiseler her türlü planın eşsiz

parçası olurken, palmiye desenli mor

tulum ise şehirden sahile inen enerjiyi

yansıtan nitelikte. Meltemlere karşı

gardını alan cool kumaş mix’li ceketler

ve zımba detaylı bomber ceketler

şort veya abstract desenli eteklerle

eğlenceli kimliğini Twist İlkbahar-Yaz

2021 Koleksiyonu’nda ortaya koyuyor.

Straight fit jean pantolon: 499 TL, desenli crop bluz: 399 TL

Desenli tulum: 699 TL, batik baskılı jean pantolon: 229 TL

Balon kol elbise: 659 TL

Brode askılı triko bluz: 559 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

273


TOMMY HILFIGER

İLKBAHAR 2021

‘MOVING FORWARD TOGETHER’ KAMPANYASIYLA

DÜNYAYA TOPLUMSAL DEĞİŞİM İÇİN BİR ARAYA

GELME KONUSUNDA İLHAM VERİYOR

Mogli (Almanya)

Şarkıcı, besteci, sinemacı, tasarımcı ve

aktivist. Tüm insanlar ve gezegen için

daha iyi bir yaşam tarzının mümkün

olabileceğini savunuyor.

Tommy Hilfiger, daha iyi bir gelecek inşa etmeyi amaçlayan ‘Moving Forward

Together’ (Birlikte İleriye) teması etrafında tasarlanan İlkbahar 2021 TOMMY

HILFIGER kampanyasını tanıttı. Kampanyada, “Hiçbir Şeyi Boşa Harcamayan ve

Herkese Kucak Açan” bir toplum için çalışan çeşitli aktivistlerin ve savunucuların

oluşturduğu bir kadro rol alıyor.

Bu yetenekler, kampanya aracılığıyla hikâyelerini ve aktivizm yolculuklarını

paylaşarak hayranlarına daha parlak bir gelecek inşa etmek için ilham kaynağı

oluyorlar.

NYX

274


Moda

Monica Guo (Çin)

Çin milli sörf takımının kurucu

üyesi. Kızlar için sörf okuluyla

klişelere meydan okuyor ve gelecek

nesil için fırsatlar yaratıyor.

NYX

275


Indya Moore (ABD)

Oyuncu, model ve aktivist. New York'un

efsanevi salon dansları ortamını keşfetmeden

önce dünyadaki yerini bulmaya çalıştı. Bu

trans aktivist şimdi sosyal adaleti savunmak

için kendi platformunu kullanıyor.

“Tarihin en önemli değişim anlarından birini

yaşarken sonraki nesiller için bir gelecek inşa

etmek amacıyla birlikte ilerlemeliyiz” diyen

Tommy Hilfiger, şöyle devam etti: “İlkbahar 2021

koleksiyonumuzun bu mesajı yansıtan böylesine

inanılmaz ve çeşitlilik içeren bir grup tarafından

temsil edilmesinden gurur duyuyorum. Bu sezon

ve ötesinde, hayranlara anlamlı ve kalıcı değişimin

itici gücü olma konusunda ilham vereceklerine

inanıyorum.”

NYX

276


Moda

Jameela Jamil (İngiltere)

Oyuncu, radyocu, model, yazar ve

aktivist. Kurduğu “I Weigh” platformu

ve sunduğu podcast ile tüm kadınlara

güvenli ve kapsayıcı bir alan sunuyor.

NYX

277


LEE x H&M'den

Daha Sürdürülebilir Yeni Nesil

Bir Denim İçin İş Birliği

H&M, daha sürdürülebilir yeni nesil bir denim için Amerikalı denim

efsanesi Lee ile iş birliği yaptığını duyurdu. H&M’nin ilk %100 geri

dönüştürülmüş pamuklu kot pantolonundan, mantar ve jakron

kağıdından yapılan deri olmayan sırt çantalarına kadar tüm tasarım ve

üretim süreçlerinde bütünsel olan bir iş birliği. H&M, hm.com'da ilk

kez, her bir denim kıyafetinin hammadde halinden son kullanımına

kadarki süreçte harcadığı su, CO2 ve enerji etkisini gösteren

Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (LCA) verilerini paylaşacak.

NYX

278


Moda

H&M Tasarımcısı Jon Loman:

“Değişimi sağlamak için Lee ile

çalışmayı çok sevdik. Bu değişim,

daha sürdürülebilir ve döngüsel

denim kıyafetler içindi. Her ayrıntıyı

inceledik ve birbirimizi olumlu şekilde

zorladık. Dünyanın her yerindeki H&M

denim severler için Lee’nin ikonik

tasarımlarıyla çalışmak ve onlara biraz

tat eklemek harika oldu.”

EVP Global Marka Başkanı

Chris Waldeck:

“Lee, daha iyi kotlar üretme çabalarına

devam etmek için H&M ile iş birliği

yapmaktan gurur duyuyor. Markamız

130 yıldan daha uzun bir süre önce

inovasyon düşüncesiyle kuruldu ve

bugün, kotu daha sürdürülebilir bir

geleceğe taşımak için H&M ile birlikte

olmaktan mutluluk duyuyoruz.”

Bu şeffaflık, modanın pozitifliğiyle, bol kesim cocooning silüetler ve Lee’nin

saygın mirasından etkilenen iş kıyafeti tarzlarıyla eşleşiyor. Kadın, erkek ve çocuk

koleksiyonundan oluşan Lee x H&M 28 Ocak'tan itibaren hm.com ve 25 Şubat

itibariyle seçili H&M mağazalarında satışa sunuldu.

NYX

279


Blank Canvas / Calvin Klein

NYX

280


NYX

281

Moda


Blank Canvas

Calvin Klein'in global reklam kampanyası

Blank Canvas için yetenekli genç

sanatçılar kamera karşısına geçti.

Calvin Klein yeni sezonda minimalizmi yaratıcı bir keşif

için boş bir tuval olarak tanımlayan kampanyasında

özüne dönüş yapıyor. Klasik denim siluetler,

beyaz tişörtler ve ikonik monogram iç çamaşırlar

koleksiyonun temel parçalarını oluştururken, kendini

sınırsızca ifade etme imkanı sunuyor.

Jamaikalı Grammy Ödüllü müzik fenomeni Koffee,

ünlü rapçi Megan Thee Stallion, 2020 yılında "Yılın

albümü" listesinde yer alan Rina Sawayama, ünlü

Amerikalı patenci Sage Elsesser, Los Angeles merkezli

Queer Skate Kollektifi ve dansçı Vinson Fraley kamera

karşısına geçerek, yaratcılığın ruhunu canlandırıyor.

Ünlü fotoğrafçı Mario Sorrenti ve yönetmen Terence

Nance imzalı yeni kampanyanın hikayesi samimi

ve gerçeküstü görseller, diyaloglar ve hareketlerle

anlatılırken yaratcılığın altı çiziliyor. Kampanyada,

2019'da Grammy Ödülü alan oyuncu ve müzisyen

Anthony Ramos, Avustralyalı aktör Jacob Elordi,

aktivist ve futurist Janaya Future Khan, 20 yaşındaki

Calvin Klein Blank Canvas Koleksiyonu ikonik

underwear tasarımları Air Fx teknolojisiyle

desteklenen nefes alabilen ürünlerden oluşuyor ve

sürdürülebilir malzemelerle üretiliyor. Calvin Klein

Jean'de ise monokromatik kamyoncu ceketleri ve

pamuklu takımlar, unisex parçalar yer alıyor.

NYX

282


Moda

Fotoğrafçı: Mario Sorrenti

Yönetmen: Terence Nance

NYX

283


LEVI’S ® WELLTHREAD ®

KADIN GİYİM

İLKBAHAR/YAZ 2021

Daha sürdürülebilir bir gelecek yaratmak için birtakım tasarım ve

üretim zorluklarını detaylı bir şekilde ele alma çabası

Levi’s® Wellthread®, İlkbahar/Yaz 2021 sezonunda bu gelişmeler; %55 kenevir

karışımlı kumaşlar, yeni doğal boya teknikleri, organik olarak yetiştirilmiş pamuğun

genişletilmiş kullanımı ve her Wellthread® ürününün geri dönüştürülebilirliğini

kapsayan heyecan verici stil ve inovasyonlar şeklinde karşımıza çıkıyor.

NYX

284


NYX

285

Moda


Bu sezon Levi's® Wellthread®, bol ve uzun bir bacak kesimine

sahip, yüksek belli High Loose modeliyle birlikte daha bol silüetleri

kucaklıyor. Trucker Ceketler de bol veya belden ayarlanarak dolgun,

balonumsu bir görünüm yaratan bir silüetle yeniden yorumlanıyor.

Levi’s® aynı zamanda, eski jeanlerden yapılmış, devrim niteliğinde

bir malzeme olan Circulose® ve organik pamuktan üretilmiş,

şimdiye kadarki en sürdürülebilir jean’ini de sunmaya devam ediyor.

NYX

286


Moda

Levi’s® Wellthread® serisinin bir parçası olan High Loose ve Ribcage jean’leri,

döngüsel denim tasarımında beş yılı aşkın sürelik bir araştırmayı temsil ediyor.

NYX

287


spor zamanı

Yeni nesil teknolojilerle geliştirilen daha

az enerjiyle daha rahat bir koşu deneyimi

sunan ayakkabılardan, sıfır atık, sıfır karbon

teknolojisiyle üretilen ayakkabılara, sıcak

havalarda serin kalmanızı sağlayan giysilere

kadar pek çok ürün, spor yapmanız için

özendirici özellikleriyle 2021 İlkbahar Spor

Koleksiyonlarında...

NYX

288


NYX

289

Spor ve Moda


PUMA'dan

koşu kategorisine

efsane dönüş

PUMA'nın köklü koşu mirası yeni NITRO köpük teknolojisiyle buluştu

Abebe Bikila’dan Bill Rodgers’a, Sabrina

Mockenhaupt’tan Usain Bolt’a, PUMA’nın tarihi,

yaklaşık 75 yıldır pek çok ilkler ve dünya rekorları ile

dolu. Sektörde bulunduğu sürece koşu dünyasının

önde gelen tüm isimlerini bir çatı altında buluşturan

marka, şimdi de değişen dünya koşulları ve gelişen

bilimsel alt yapısı sayesinde koşu için yepyeni bir

teknolojinin kapılarını aralıyor.

Yıllar süren araştırma ve testler sonucunda Deviate,

Velocity, Liberate ve Eternity adında dört yeni modeli

ortaya çıkartıyor. En yeni köpük teknolojisi NITRO ile

oluşturulan tasarımlar, koşu sporuna yeni bir anlam

kazandırmaya hazırlanıyor. Koşucuların hızına hız

katacak, final çizgilerine ulaşma sürelerini kısaltacak

bu dört yeni model ile koşu dünyasına yepyeni bir

soluk getirecek olan PUMA, yerel koşu topluluklarının

ve maratonların aranan markası olacak.

NYX

290


Spor ve Moda

Kadın ayak yapısına uygun tasarımlar

PUMA'nın yeni serisinde

"RUN PUMA kampanyasında koşucular için rahat

bir koşu deneyimi yaratmak için yola çıktık" diyen

PUMA Koşu ve Antrenman Global Direktörü Erin

Longin, "Yeni koşu ayakkabılarımız, NITRO köpük gibi

en yenilikçi teknolojilerimizi içeriyor. Bu teknoloji

ayakkabıyı son derece hafif ve duyarlı hale getiriyor.

NITRO köpük teknolojisi hedeflerinize ulaşabilmeniz

için daha az enerji kullanmanıza ve rahatça koşmanıza

yardımcı oluyor. Bu yeni seriye ait dört modelin

tamamı, kadın koşucuların ayak yapısına mükemmel

uyum sağlayan tasarım öğeleri içeriyor. Bu kapsamda

da koşu dalında son zamanların öne çıkan kadın

sporcularından Molly Seidel, Gesa Krause, Aisha

Praught-Leer, Fiona O’Keefe ve Taylor Werner ile

anlaşma imzaladık. Ayrıca tüketicimizi daha fazla

araştırdıkça, DEĞİŞİM fikrinin koşucularda yankı

uyandırdığını öğrendik. Koşucular her zaman değişim

için çaba gösterirler ve kendilerini daha iyi hale

getirmeyi hedeflerler. Bu yüzden koşarken yaptığımız

her şeye anlam ve enerji getirmek için SPARK

CHANGE konseptine karar verdik ve bir değişim

kıvılcımı başlatmış olduk," diyerek yeni seri ve konsepti

ile ilgili bilgi verdi.

Deviate, Velocity, Liberate ve Eternity modelleri

PUMA.com ve PUMA mağazalarında satışa sunuldu.

NYX

291


REEBOK'TANSINIRLARI

ZORLAYAN BİR AYAKKABI

ZİG KİNETİCA II'NİN ENERJİ DÖNÜŞÜM

TEKNOLOJİSİYLE GELECEĞE ADIM ATIN

NYX

292


Spor ve Moda

Reebok Zig Kinetica II, enerji dönüşüm teknolojisiyle

performansta üstün bir destek sağlıyor.

Yeni nesil bir spor-stil anlayışıyla tasarlanan Zig

Kinetica II, performansta ihtiyaç duyulan desteği

sağlarken cesur ve enerjik tasarımıyla da sokak

modasına renk katıyor.

İnovasyon, tasarım ve işlevsellik bir arada

Zig Kinetica II serisi; inovasyon, tasarım ve işlevselliği

bir araya getiren ZigTech performans teknolojisi

kulanılarak geliştirildi. Üç parçalı absorpsiyon

sitemiyle çevrelenen ikonik zikzak orta taban, Zig

Kinetica II’ye işlevsellik kazandırdı. Zig Kinetica II,

üstün yastıklama teknolojisine sahip Floatride tabanı,

Zig Enerji Bantları ve Zig Enerji kabuğuyla kinetik

enerjiyi ayakkabının tabanına geri döndürmek üzere

tasarlandı.

Zig Kinetica II, 3 farklı tasarımla geliyor

Zig Kinetica II serisinin ilk ürünü Digi Scape, fütüristik

tasarımıyla öne çıkıyor. Geniş bir renk skalasına sahip

olan Digi Scape, unisex ürün gruplarında siyah ve

turuncu, kadın modellerinde ise siyah,pembe ve mor

renk seçeneğiyle tükeyiciye sunuluyor.

Zig Kinetica II serisinin bir diğer ürünü olan ve

benzersiz bir estetiğe sahip ARS, soyut grafik

uygulamalar, tonal gri ve beyaz tasarımda yeşil

kenarlıklarla göz alıcı bir görünümde karşımıza çıkıyor.

Serinin son ürünü Digi Warp ise dijital dünyadan

alınan ilhamın izlerini taşıyor. Temiz beyaz orta

taban üzerine oturan soğuk gri üst kısım ve baştan

aşağı kullanılan yeşil kenarlıklarla enerjik bir duruş

sergiliyor.

Enerji dönüşüm teknojisi ve enerjik tasarımıyla

sınırları zorlayan Zig Kinetica II Digi Scape ve ARS

modelleri Reebok.com.tr’de satışa sunuldu. Serinin

son ürünü Digi Warp ise 1 Nisan’da tüketiciyle

buluşacak.

NYX

293


Nike'nin sıfır atık ve

sıfır karbon teknolojisi ile

üretilen ayakkabısı

“Nike Cosmic Unity”

Nike’nin “Move to Zero” girişimi kapsamındaki ilk performans ayakkabısı olan Cosmic Unity,

sürekli olarak güncellenen, inovatif ve çığır açan bir spor deneyimini basketbolun ruhu ile

birleştirmek için üretildi. %25 oranında geri dönüştürülmüş içerikler kullanılarak üretilen

Cosmic Unity, sporu seven, spor kültürünü esnetmenin gücüne inanan sporcular için daha

sürdürülebilir bir dünya inancıyla tasarlandı.

NYX

294


Spor ve Moda

Dünyayı iyi hale getiren bir ürün aynı zamanda

bir sporcuyu da daha iyi yapabilir mi?

Nike Performans Ayakkabıları Kıdemli Kreatif Direktörü Ross Klein, Cosmic Unity’nin tasarım süreci ile ilgili,

“İyi bir gelecek için kendimize, bize rehberlik edebilecek bir soru sorduk; Dünyayı iyi hale getiren bir ürün aynı

zamanda bir sporcuyu da daha iyi yapabilir mi? Yaptığınız iş ile dünyayı daha iyi hale getirmek arasında bir sinerji

yaratmak aynı zamanda sporcuların da daha iyi performans sergileyebilecekleri bir ürün ortaya koymak gerçekten

çok heyecan verici.” diyerek duygularını dile getirdi.

Üç farklı renk seçeneği bulunan Nike Cosmic Unity’nin ilk rengi 26 Şubat tarihinde satışa sunuldu.

NYX

295


LACOSTE X POLAROID:

RENKLENDİRİN

Crocodile, gökkuşağından ilham alınan

renklerle gün yüzüne çıkıyor.

Lacoste X Polaroid iş birliği İlkbahar 2021 sezonuna rengârenk bir giriş yapıyor. 2021 yılında hayata kırmızı, yeşil ve

sarı renkler ile bakan Lacoste, Polaroid koleksiyonuyla birlikte bakış açısını filtresiz, yakın plan ve geniş açılı olarak

değiştiriyor. Lacoste X Polaroid koleksiyonu iyi hislere ulaşmak için cesur, renkli ve eğlenceli olmanın en iyi yolu.

SADECE İYİ HİSLER

Polaroid, 80 yılı aşkın süredir canlı renkler ve sıcak

tonlarda parlak şipşak filmler kaydediyor. Lacoste,

2021 İlkbaharında bu efsanevi, renkli ve kültürel

mirasın derinliklerine indi. Polaroid’ in 1963 yılında

gerçekleştirilen ilk anlık filmindeki ünlü gökkuşağı

logosundan esinlenen Lacoste X Polaroid koleksiyonu,

yaratıcı markanın kendine özgü mavi, yeşil, sarı,

turuncu ve kırmızı renkleri gökkuşağının etrafında

toplanıyor.

NYX

296


Spor ve Moda

SICAK HAVALARDA

COLUMBIA İLE SERİN KALIN!

Sıcacık güneşin tadını çıkartırken aynı zamanda serin kalmanızı sağlayan Columbia Omni-Freeze Zero Ice teknolojisi

ile size gelişmiş serinletme teknolojisi sunuyor. Konfordan ödün vermeyen bu Columbia teknolojisi ten temasıyla

aktifleşen kumaşı ile terlemeye başlamadan önce sıcaklığı azaltıyor. Outdoor maceranızın doruklarında ise ter ile

aktive olan gelişmiş yapısı ile birleşiyor ve teri buharlaştırarak serin kalmanızı sağlıyor.

Doğada bir nehrin kenarında veya şehrin kalbinde özgürce

hareket etmenizi sağlayan Columbia Zero Ice Cirro-Cool

Kısa Kollu Tişört ile tanışın! Sıcak havalarda yüksek performans

sağlayan bu tişört Columbia Omni-Freeze Zero Ice teknolojisi

ile serin kalmanızı sağlarken UPF 50 güneş koruması ve nemi

dışarı atan kumaşı sayesinde bunaltıcı sıcaklarda bile uzun süren

açık hava aktivitelerinizde yüksek konfor sunuyor.

NYX

297


Yeni İnci

Sporcu Atleti 58,50 TL - Dikişsiz Tayt 75,50 TL.

NYX

298


Spor ve Moda

Sporunuza

keyif ve şıklık katın

İç giyim, pijama ve ev giyimin ardından hazırladığı spor

koleksiyonuyla iddialı bir duruş sergileyen Yeni İnci,

bu dönemde evinde spor yapmak isteyenlere birçok

alternatif sunuyor. Spor koleksiyonunda yer verdiği

dikişsiz taytlarıyla kullanıcılarına özgürce hareket

etme imkânı sunan marka, evdeki sporu daha rahat

ve keyifli hale getiriyor. Yeşil, saks, mor, gri, bordo ve

somon gibi birbirinden güzel renklerin dikkat çekici

modellerle buluştuğu taytlar, konforun en şık halini

gözler önüne seriyor. Aynı zamanda koleksiyonunda

spor sütyeni, spor atleti, kısa ve uzun kollu spor

t-shirt’üne de yer veren Yeni İnci, her zevke uygun

farklı spor kombinleri sunuyor.

Yeni İnci, kaliteli ve sağlıklı üretim anlayışıyla

hazırladığı spor koleksiyonuyla spor aktivitelerine

keyif katıyor. Koleksiyonunda bulunan dikişsiz

taytlarla eşsiz konfor sunan marka, spor esnasında

daha özgür ve enerjik hissettiriyor. Nefes alabilen

kumaştan üretilen tasarımlar terin ciltten

uzaklaşmasını sağlayarak, vücut ısısını ve nemi

dengede tutuyor. Aynı zamanda toparlayıcı özelliğe

sahip olan mikro kumaştan üretilen ürünler, korse

görevi görerek daha fit bir görüntü yaratıyor.

Yeni İnci

Sporcu Sütyeni 58,50 TL - Dikişsiz Tayt 75,50 TL

1- Sporcu Atleti 49,90 TL

2- Sporcu Atleti 58,50 TL

3- Sporcu Sütyeni 49,90 TL

Belirtilen fiyatlar Mart güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

299


Eviniz için dekoratif

şık aksesuarlar

NYX

300


NYX

301


Burak Arda Özgül

Begüm Mina Özgül

Yeni nesil hızlı değişen trendleri,

lüks dekorasyon ürünleri olarak piyasaya

süren aksesuar ve mum markası;

FYR Home Luxury & Candles

Aslında klasik bir hikaye; pandemi sürecinin

açığa çıkardığı boş zaman dilimlerini

değerlendirme amacı ile kurulmuşken tarzı

ve kalitesi sayesinde yükselişe geçen bir

marka!

Bu markayı kurarken, iki kardeş olan

Burak ve Begüm, üretim sürecinde

içinde olabilecekleri ve bunu eğlenceye

çevirebilecekleri ayrıca çıkan ürünleri

de hiç kimseye ulaştırmasalar bile kendi

evlerimizde kullanabilecekleri bir marka

olarak kurdular. Ama işlerini ciddiye alarak

yaptılar ve rüzgarı arkasına almış gibi

duruyorlar…

NYX

302


Ev Dekorasyon

Nedir bu FYR ?

FYR aslında kuzey Avrupa’da bir deniz feneri.

Yazılış olarak da Iskandinav dillerini anımsattığı için,

İskandinav minimalizmini, deniz feneri (ışık) sembolü

ile birleştirerek piyasaya çıkmış bir marka. Zaten

mottoları da ışık ve işleri de aydınlatma…

Vegan mumlar, özel tasarım mumlar, kandiller ve

masa üstü şömineler ile post modern tasarımlara

sahip olan LED aydınlatma aksesuarları gibi ürünler

de mevcut. Şimdilik piyasada mum ve kandillerle

faaliyet gösteriyorlar ama yeni koleksiyonlarının ve

ürünlerinin satışa çıkması çok yakın…

FYR nasıl kuruldu?

Marka kurucularından Burak Arda Özgül, E-Ticaret

danışmanlığı yapan bir şirketin sahibi. Pandemi süreci

ile beraber kendisi de bir E-Ticaret markası kurmak

istedi ve bunu çok iyi bildiği ve müşterisi olduğu lüks

ev dekorasyon ürünleri üzerine yapmaya karar verdi.

Kardeşi Begüm Mina Özgül ile tasarım ve üretime

geçtiler. İlk etapta sosyal medya aracılığıyla amatör

bir satış operasyonu olarak başlayan iş, müşterilerin

memnuniyeti ile büyümeye başladı ve aslında çok

doğru bir zamanda çok doğru bir trend üzerine hamle

yaptıklarını anlayınca işi daha ciddiye almaya karar

verdiler. Artık, ürünlerini ve koleksiyonlarını önceden

belirledikleri hedef kitlelere göre segmentleyerek

tüm medya planlamalarını ve görsel tasarımlarını

ona göre yaparak markalarını yavaş yavaş ‘’ LÜKS

EV DEKORASYONU VE MUM ‘’ olarak duyurmaya

başladılar ve tüm Türkiyeden birçok memnun müşteri

ve kendilerinden mum alan onlarca mağaza var…

Peki neden FYR? Ne özelliği var?

Öncelikle FYR birinci kalite bir marka. Ürünler

en kaliteli malzemelerle üretiliyor. Yani, FYR den

tarzınıza, evinize uyacağınız ürünü veya ürünleri

gönül rahatlığıyla seçiyorsunuz ve bitiyor. Aynı

zamanda FYR Vegan bir marka… Hayvan kullanımı

ile elde edilen hiçbir şeyi kullanmıyorlar… %100

bitkisel yağlar ile üretilmiş ham madde ve üretim

malzemeleri kullanıyorlar… Buda markalarının

kimliklerini pekiştiriyor. Üçüncü unsur da hem

emeklerinin hem vizyonlarının karşılığında talep

ettikleri ücret ile müşteri kitlesi oluşturuyorlar… Yani

bir nevi FYR kullanıcıları… Şimdilik bu kullanıcılar bu

ailenin mensubu olmaktan memnun gibi… Çok yakında

ünlü mağazaların rafların da da FYR mumlarını

görmeye hazır olun.

Fry mumlar mağazaların vitrinlerini süsleyene kadar

rahatlıkla @fyr.candle instagram hesabı üzerinden

sipariş verebilirsiniz.

NYX

303


TULİP VAZOLAR

LİNENS

NYX

304


Ev Dekorasyon

VELİ GONDOL

PAŞABAHÇE

HACI BEKTAŞ VELİ KOLEKSİYONU

MASA SAATİ

BOYNER EVDE

KULPLU SİLİNDİRİK ŞİŞE

PAŞABAHÇE

CAM ESERLER

KOLEKSİYONU

AT FİGÜRÜ

DOĞTAŞ LOGAN

BOYNER EVDE

NYX

305

DEFNE KOZ TASARIMI VAZO

NUDE DESIGN


Jumbo ile

Evinizin Baristası Olun!

“En büyük keyfim kahve içmek…” diyenlerden misiniz? Neden evinizin baristası siz olmayasınız?

Jumbo’nun özel kahve ürünleri ve ekipmanları ile bu mümkün. Zarif tasarımlı fincanları,

kahvenin lezzetini artıracak yeni nesil kahve demlikleri ve dekorasyonunuza şıklık katacak kahve

ekipmanları Jumbo mağazalarında kahve tutkunlarını bekliyor.

NYX

306


Bahar Sofraları

Sıklıkla restoranlarda ya da yeni nesil kafelerde karşılaştığımız,

şık fincanlarda sunulan, lezzetli kahveleri evde yapmak artık mümkün.

Kaliteli ürünleri, zamansız tasarımlarla buluşturan Jumbo, kahve yapımı

ve sunumuna dair her şeyi geniş ürün gamı ile tüketiciyle buluşturuyor.

Kahve demlerken tarzını konuşturmak

isteyenler için…

Ofis hayatından günlük rutinimiz olan

filtre kahve, kuşkusuz geniş bir kitleye

hitap ediyor. Kahvem bana özel olsun

isteyenler için Jumbo’nun french

press’leri en doğru tercih olacak. Set

kahveden vazgeçmeyenler ise cam kahve

demliklerini ve suyu en ideal ölçüde

eklemeyi sağlayacak kahve kettle’larını

çok beğenecek. Jumbo’nun geniş

yelpazede sunduğu kahve ekipmanları,

hem kendi kahvesini yapmak hem de

bu araçlar ile mutfağına şıklık katmak

isteyenlerin vazgeçilmezi olacak.

Lezzeti kadar sunumu da önemli...

Kahveyi yapmak kadar onu sunmak da

ayrı bir önem taşır. İki kat camın, usta

ellerde şekil aldığı Jumbo’nun Glory serisi,

dayanıklılığı ile de uzun süre mutfakların

yıldızı olmaya aday. Dış camı sayesinde

içindeki ısıyı dışarıya çıkarmayan Glory

Double fincanlarda sıcak ya da soğuk

kahve içmek daha keyifli olacak.

Jumbo’nun kaliteli ve şık kahve ekipmanları tüm Jumbo mağazalarında ve ve jumbo.com.tr’de.

NYX

307


Bahar Sofraları

Linens, baharın tazeliğini evinde yaşamak ve trendleri yansıtan sofralar

hazırlamak isteyenlere özel sofra ürünleri ile dikkat çekiyor.

NYX

308


Bahar Sofraları

Ev yaşamına dair birbirinden farklı ve kaliteli ürünleri tek bir çatı altında

sunan Linens, birbirinden soft renklerin yer aldığı sofra ürünlerini,

baharın ferahlığını yaşamak isteyenlerin sofralarına taşıyor.

Lezzetli yemekler kadar sunuma da özen gösterenlerin radarına giren Linens’in sofra

koleksiyonu, renkleri ve deseniyle yalın bir görünüm sunuyor. Servis tabaklarından

kase ve bardaklara kadar geniş ürün yelpazesine sahip olan koleksiyon, modern

tasarımları ile seçkin sofralara imza atıyor.

Bahar ferahlığını sofralara yansıtan Linens’in birbirinden farklı koleksiyonlarına göz atmak için

Linens mağazalarını ya da www.linens.com.tr ‘yi ziyaret edebilirsiniz.

NYX

309


trend

topic

Twitter

Günlüğü

YURDAGÜL AYDIN

yurdagul.aydin@nyxmag.com

Merhaba

Pandemi nedeniyle zorlu bir kış geçirdik. Ve bu zorlu süreci

aşıp güzel günler için umudumuzu tazeleyeceğimiz ilkbahara

giriş yapıyoruz. Peki bu geçtiğimiz üç ayda ülkemizde en çok

neler konuşuldu merak ediyor musunuz? Ülkenin gündemini

takip edebileceğimiz en gerçek platform olan twitterdan son

3 ayın trend topiclerini sizin için listeledim.

Güzel hashtaglerde buluşmak dileğiyle...

Ocak 2021

1 Ocak - #ÖzürDileErdoğan

2 Ocak - #EmineyeKimTecavüzetti

3 Ocak - #75milyonSMAlicocuklaragitsin

4 Ocak - #KabulEtmiyoruzVazgecmiyoruz

5 Ocak - #ZamMarkette

6 Ocak - #MemuraEkZam

7 Ocak - #YönetimSabrımızıTaşırma

8 Ocak - #18YıllıkMutasyon

9 Ocak - #WhatsAppSiliyoruz

10 Ocak - #telegrama

11 Ocak - #DerhalÖzürDileNagehan

12 Ocak - #MasumlarApartmanı

13 Ocak - #TekHizmetİstifa

14 Ocak - #Üniversitemiziistiyoruz

15 Ocak - #bingursonmeztutuklansin

17 Ocak - #BJKvGS

18 Ocak - #Maraşlı

19 Ocak - #öğrencihemşireleraşılansın

20 Ocak - #Murattutuklansın

21 Ocak - #SoyluSeniSavunacağız

22 Ocak - #MilletSeçimdeHatırlatacak

23 Ocak - #BuİmzaKalplere

24 Ocak - #HakemlerBeşiktaşıÜzmüyor

25 Ocak - #artıkyeter

26 Ocak - #RteÜnilileriUnuttunmu

27 Ocak - #KabineTekte60BiniVer

28 Ocak - #FenerinNihatAbisi

29 Ocak - #AntepteKaraGece

30 Ocak - #KadıköydeYineKaraGece

31 Ocak - #KabeyiSavunanFişleniyor

NYX

310


Twitter Günlüğü

Şubat 2021

1 Şubat - #BoğaziçiAblukada

2 Şubat - #AşağıBakmayacağız

3 Şubat - #FahrettinKocaÜnilereOnayVer

4 Şubat - #Liseİptalİstiyor

5 Şubat - #erdoğanınyanındayız

6 Şubat - #VeniVidiVici

7 Şubat - #Araçalmıyoruz

8 Şubat - #hazırmısınız

9 Şubat - #MilliUzayProgramı

10 Şubat - #üni15martta

11 Şubat - #SandıktanMüjdeÇıkacak

12 Şubat - #BakanZiyaBizZiyan

13 Şubat - #hadsizhadiözışık

16 Şubat - #DoğanCüceloğlu

17 Şubat - #SağlıkOrdusuna60BinŞart

18 Şubat - #liselereiptal

19 Şubat - #GergerlioğlununYanındayız

20 Şubat - #GönülDağı

21 Şubat - #Yanındayım

22 Şubat - #yamaç

23 Şubat - #TurkishStudentsLivesMatter

24 Şubat - #Masumiyet

25 Şubat - #İyikiDoğdunMilletinAdamı

26 Şubat - #AileBağı

27 Şubat - #KararNormalOlsun

28 Şubat - #anneolmak

14 Şubat - #KahrolsunpkkDestekcileri

15 Şubat - #DoğruYoldasın

Mart 2021

1 Mart - #NoticeTurkishStudents

2 Mart - #ÖğrtmenlerAnkarayaYürüyor

3 Mart - #YakAteşiFenerbahçe

4 Mart - #bitlis

5 Mart - #BeşiktaşSahadaSizMasada

6 Mart - #KadınaŞiddeteHayır

7 Mart - #Teşkilat

8 Mart - #rasimoztekin

9 Mart - #GökhanÖzbolatTutuklansın

10 Mart - #SandıktaAKlımdaOlacak

11 Mart - #KritikElli2Hafta

12 Mart - #AkşenerHaberTürkte

13 Mart - #GönülDağı

16 Mart - #YürüyoruzAdımAdım

17 Mart - #18martcanakkalezaferi

18 Mart - #benibul

19 Mart - #whatsapp

20 Mart - #SeninleyizErdoğan

21 Mart - #Dolar

22 Mart - #Korkma

23 Mart - #BirDolarlıkHainler

24 Mart - #bizimçocuklar

25 Mart - #SağlıkTeknikerine30BinAtama

26 Mart - #HayatınınHatasınıYapmaTFF

27 Mart - #bizimçocuklar

28 Mart - #survivor2021

14 Mart - #LightItUpBTS

15 Mart - #BizGergerlioğluyuz

NYX

311


hikayeler

Beş Çayı (1969)

Yokuş çok dik olmasa da ince topuklarla Arnavut kaldırımında

yürümekte zorlanıyordu. Emlakçı Ragıp Bey dört beş adım önden

seslendi; “Geldik geldik Gülseren Hanım şu köşedeki ev.”

Emekli öğretmendi Ragıp Bey. Emekli olunca Beyoğlu’nda küçük bir

emlakçı dükkanı açmıştı. Gülseren de bir sokak arkadaki müzikholün

assolisti idi. Dört beş ay önce bir arkadaşı için ev aradıkları sırada

tanışmışlardı. Şimdi ise kendi için bir ev arıyordu.

Aslında evi çalıştığı müzikhole yakındı fakat o biraz uzaklaşmak

istiyordu. Onu rahatsız eden bir iki olay yaşanmıştı mahallede.

Ragıp Bey de Sarıyer’deki bu iki katlı evin üst katını önermişti. Ev

sahibi eski bir öğrencisinin velisiydi. Güzel geniş bahçeli, çiçeklerle

bezenmiş, şirin bir evdi bu.

ŞENAY ÇARKÇI

senay.carkci@nyxmag.com

Beyaz ferforje bahçe kapısının üzeri hanımeli çiçekleri ile sarmaşık

gibi dolanmıştı. Bahçesi çok güzel ve renk renk çiçeklerle doluydu.

Gülseren, gözünü bahçeden ayırdığı an, alt kattaki verandada saçları

uzun dalgalı, üzerinde mavili turunculu büyük ince bir şalla kollarını

kavuşturmuş bir kadın gördü.

Nisan güneşinde bakır kızılı saçları alev gibi parlıyordu. Selamlaştılar…

Kadın Ragıp Bey'e anahtarı uzatıp “Siz bir evi gezin, sonra gelin

konuşalım” dedi...

Bahçeden ayrı bir merdivenle ayrılmış daireye çıktılar.

Oldukça zevkli döşenmiş sade şirin iki oda bir salon ve dört bir yanı

ışık alan ferah bir evdi. Gülseren çok beğenmişti burayı. Bir yandan evi

geziyor, diğer taraftan Ragıp Bey'e sorular soruyordu.

Ragıp Bey “Anlaşırsınız Ayda Hanım iyi birisidir. “ dedi. “Siz sakin bir

yer istiyorum deyince aklıma burası geldi. Ne tesadüf ki o da bir hafta

önce beni arayıp üst kata bir kiracı bulmamı istedi. Tanışıklığımız

eskiye dayanır. Üç yıl öğrencimdi Arto, sonrasında Yunanistan’a

gittiler... Neyse siz evi beğendi iseniz tamamdır.”

Bahçeden direkt verandaya geçtiler. Ayda onlara çay ve bir kaç küçük

sunum hazırlamıştı.

Konuşup anlaştılar.

Çaylarını içip biraz sohbet ettiler. Gülseren böylece evi tutmuş oldu.

NYX

312


Ayda

Tahsilini yarıda bırakıp, ailesinin isteği üzerine büyük bir

aşk yaşamasa da hoşlandığı Boris’le evlenmişti. Aileler eski

tanışlardı. Ayrıca iş ortağı sayılırlardı. Evlilikleri rutinde

seyretti hep. Öyle büyük tutkular, büyük kavgalar yoktu

yaşamlarında… Özellikle Boris biraz içine kapanıktı. Nedeni

bilinmez bir hüzün vardı bakışlarının derinliklerinde.

Bir erkek çocukları olmuştu ARTO... İlkokul üçe kadar

Sarıyer’de okuduktan sonra Yunanistan’a gitmeye karar

verdiler. Boris her ne kadar iş için dese de boğuluyordu

burada, artık daha fazla alkol alıyor ve hüznünü

saklayamıyordu. Sarıyer’deki evlerini kapatıp Yunanistan’a

yerleştiler...

İki yıl olmuş olmamıştı ki; o gece eve biraz geç geldi. Oysa

Noel günüydü. Ayda yemekler hazırlamış onu bekliyordu.

O sarhoştu. Geç gelmesini telafi etmek istercesine ısrarla

onları dışarı çıkarmak istiyordu. Ayda her ne kadar istemese

de “İçkilisin” dese de “Sizi çok güzel bir yere götüreceğim”

diyor ısrar ediyordu. Ayda sonunda baş edemeyip kabul

etmişti. Arto’yu da alıp çıktılar. Sokak lambaları ile

aydınlanan caddeler yağmurun hızıyla flu bir hal alıyordu.

Alkolün etkisi ile direksiyon hakimiyetini kaybedip

şarampolden aşağı yuvarlanmışlar, kazada Boris ve Arto

hayatlarını kaybetmişlerdi.

Ayda bir hafta yoğum bakımda kaldı. Bir ayağında düzelmez

bir araz kaldı. Bir de kaşının üzerinde derin bir yara

izi... Gerçi yüreğindekinden büyük değildi... Aylar süren

psikolojik tedavi gördü. Bir yanı onlarla öldü.

Üç yıl sonra Sarıyer’deki kapatıp gittiği evine geri döndü.

Oradaki o acı hatıradan uzaklaşmak istiyordu. Sonra da bu

ev bana fazla büyük deyip üst katı dışarıdan bir merdivenle

ayırıp kiraya vermeye karar vermişti.

Gülseren (Sophia)

Ailesi Gülseren iki yaşında iken iç Anadolu’nun küçük bir

kasabasından göç etmişti. Önce bir akrabalarının yanına

sığındılar bir süre. Sonra yine bir memleketlileri vasıtası ile

Büyükada’da daimi bir iş buldular. Ermeni zengin bir ailenin

yalısında hem bahçe hem de evin işleri ile ilgileneceklerdi.

Tek çocuktu Gülseren. Yalının sahipleri de bu sebepten

kabul etmişlerdi zira çok çocuklu bir aile istemiyorlardı. O

sebepten Gülseren’in kardeşi olamamıştı. Zengin ailenin

Gülseren’le yaşıt bir kızı bir de Gülseren’den iki yaş büyük

bir oğlu vardı. Aynı bahçede beraber büyüdüler, oyunlar

oynadılar, koşuşturdular.

Daha çocukken başlamıştı Gülseren’in ve evin oğlunun aşkı.

Büyüdüler, aşkları da onlarla büyüdü. Bunu fark eden zengin

aile oğullarını eğitim için üç yıllığına yurt dışına gönderdi.

Unutulur biter diye. Ne mümkün!!! Sevda mektuplarının

ardı arkası kesilmedi, özlem büyüdükçe büyüdü. Yurt

dışından döner dönmez ailesine “Ben Gülseren’i seviyorum

ve evlenmek istiyorum” demişti.

Ailede bir yaygara… Mezhebi başka, inancı başka… “Üstelik

bizim yanımızda çalışan, hiçbir açıdan ailemize uygun

olmayan bu kızı nasıl istersin” diye... Baba “Katiyen” dedi...

“Bunları duymamış olayım.”

Gülseren liseyi bitirmiş üniversite sınavlarına

hazırlanıyordu. Çok güzel bir kızdı. Koyu kahve dalgalı kısa

saçları, iri, yeşile çalan ela gözleri ve dolgun, olgun erik gibi

dudakları vardı. Dönemin aktrislerinden Sophia Loren’e

benzetirdi arkadaşları.

Bir gece yalıda sesler iyice yükseldi. Zengin baba öfke

ile müştemilatta yaşayan ailenin yanına gidip bağırıp

çağırmaya başladı. Onca yılın, onca emeğin ve yaşanmışlığın

bir önemi kalmamıştı artık. “Gidin sizi burada görmek

istemiyorum” diyordu. Gülseren’in anne babası başını öne

eğdi. Seslerini bile çıkaramadılar. Gülseren onların yüzüne

bile bakamıyordu. O kadar çok sevmişti ki… O'nun olmuştu.

Artık anne babası ile o küçük kasabaya dönemezdi.

Gün ağarmadan bir kaç parça eşyasını alıp evden kaçtı.

Bir iş bulur çalışırım. Sonra da üniversiteye girerim diye

planlıyordu kafasında. O plan yaparken aslında kaderin

onun için başka planları varmış. Çok zordan ve kordan geçti.

Okul hayal olmuştu. Hep kendi başının çaresine bakmak

zorunda idi. Yaşamak ve ayakta kalmaktı aslolan… Bir kaç

yıl geçmişti ki kendini üçüncü sınıf müzikhollerde buldu.

Çok çalıştı, çabaladı sesi de fena sayılmazdı ve assolist oldu.

İyi kazanıyor daha da meşhur olmak istiyordu. Geçmişi

kalbine gömmüş gibi görünse de kendini kandırıyordu.

Yara kurumadan yara bandı bir işe yaramazdı. Semtini

değiştirmek sakin bir yere taşınmak istiyordu.

Tesadüf bu ya

Sabah yatak odasının camını açtı. Serçeleri dinledi.

Normalde geç kalkmasına rağmen bu evde erkenden

uyanıyordu. Nisan vedalaşıp Mayıs merhaba diyordu o gün.

Öğleden sonra kapısı çaldı. Gelen Ayda idi. Onu beş çayına

davet etti. Gülseren o sabah tarçınlı, cevizli bir kek yapmıştı.

Midi, beyaz, degaje yaka, kolsuz elbisesini giyip, keki de

alarak aşağıya indi. İki kadın hiç doğru düzgün sohbet

edememişti. İkisinin de buna ihtiyacı vardı. Ayda güler yüzle

karşıladı ve salona geçtiler. Gülseren evi ilk kez görüyordu.

Daha önce sadece verandada oturmuştu. Mine rengi gayet

rahat kanepeye oturdu. Ayda da karşındaki aynı renkteki

berjere. Sohbet ediyorlardı ki kanepenin solundaki mat

cilalı ağaçtan gümüşlüğün üzerindeki iki üç gümüş çerçeveli

fotoğrafa ilişti gözü. Bunu fark eden Ayda “Oğlum ve eşim”

dedi. “Elim bir kazada kaybettim onları. Oğlum Arto... Bir

yanım onunla gitti…”

Gülseren sus pus… Yutkunamadı, ağlayamadı, akamayan göz

yaşları içini yaktı. Yara bandını kurumayan yarasından bir

hışımla çekti, kanattı. O ilk ve son aşkıydı.

Boris

Kim bilir belki de tesadüf diye bir şey yoktur.

NYX

313


İlkbahar

2021

Görünümleri

NYX

314


TOM FORD / BEYMEN

NYX

315


ALANUI / BEYMEN

NYX

316


NYX

317

Moda


BASSIGUE / BEYMEN

NYX

318


NYX

319

Moda


JACQUEMUS / BEYMEN

NYX

320


NYX

321

Moda


ZEYNEP ARÇAY / BEYMEN

NYX

322


NYX

323

Moda


STELLA MCCARTNEY / BEYMEN

NYX

324


NYX

325

Moda


VICTORIA BECKHAM / BEYMEN

NYX

326


NYX

327

Moda


NYX

328


Moda

CHARO RUIZ / BEYMEN

NYX

329


CULT GAIA / BEYMEN

NYX

330


NYX

331

Moda


ETOILE ISABEL MARANT / BEYMEN

NYX

332


NYX

333

Moda


BALENCIAGA / BEYMEN

NYX

334


NYX

335

Moda


LES BENJAMINS / BEYMEN

NYX

336


NYX

337

Moda


Film/Dizi

“THUNDER FORCE”

Süper kötülerin var olduğu bir dünyada yıllar önce kopmuş iki çocukluk

arkadaşı, içlerinden birinin onlara şehirlerini korumalarını sağlayacak

güçler kazandıran bir tedavi bulmasıyla yeniden bir araya gelir.

Yönetmen & Senarist: Ben Falcone

Oyuncu Kadrosu: Melissa McCarthy, Octavia Spencer, Bobby

Cannavale, Pom Klementieff, Jason Bateman, Melissa Leo, Kevin Dunn

Yapımcılar: Marc Platt, Adam Siegel, Ben Falcone, Melissa McCarthy

http://www.netflix.com/thunderforce

JUPİTER'İN MİRASI

Neredeyse yüzyıldır insanlığın güvenliğini

sağlamalarının ardından dünyanın birinci nesil

süper kahramanları, artık miraslarını devralmaları

için çocuklarına güvenmektedir. Ancak değerlerini

kanıtlamaya istekli olan genç süper kahramanlar,

ebeveynlerinin efsanevi itibarlarına yakışır şekilde

davranmakta ve kişisel standartlarını buna göre

belirlemekte zorlanır.

“KAĞITTAN HAYATLAR”

Kağıt toplayarak geçinen ve sağlığı giderek kötüleşen

Mehmet terk edilmiş bir çocuk bulur. Birden

hayatına giren küçük Ali, onu kendi çocukluğuyla

yüzleştirecektir.

Yönetmen: Can Ulkay

Oyuncu Kadrosu: Çagatay Ulusoy, Emir Ali Dogrul,

Ersin Arici, Turgay Tanülkü, Selen Öztürk, Osman

Iskender Bayer, Tomris Çetinel, Volkan Çaliskan,

Mehmet Bahattin Genç, Oksan Büyük, Akcan

Kovanci, Anil Özdemir, Furkan Özkan, Okan Aysalar,

Miraç Çelen

GÖLGE VE KEMİK

Leigh Bardugo'nun tüm dünyada en çok satan

Grishaverse romanlarından uyarlanan Gölge ve

Kemik, yetim bir asker olan Alina Starkov’un savaş

mağlubu ülkesini kurtarabilecek özel bir gücü

keşfetmesiyle başlıyor. Karanlıklar Diyarı’ndaki

tehdidin büyümesiyle, Alina, Grisha isimli seçkin

bir büyülü asker ordusuna katılıp bildiği her şeyden

uzaklaşır. Gücünü geliştirmek için mücadele verdiği

sırada, müttefiklerin ve düşmanların bir olabileceğini

ve dünyadaki hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını

anlar. Karizmatik suçlulardan oluşan tehlikeli bir

grubun da oyuna dahil olması, hayatta kalmak için

sihirden çok daha fazlasının gerektirdiğini öğretecek.

Gölge ve Kemik, Jessie Mei Li (Alina Starkov),

Archie Renaux (Malyen Oretsev), Freddy Carter

(Kaz Brekker), Amita Suman (Inej), Kit Young

(Jesper Fahey) ve Ben Barnes (General Kirigan)'ın

başrollerinde yer aldığı 21 Laps Entertainment'ın bir

Netflix prodüksiyonudur.

Format: 1 saat x 8 bölüm

NYX

338


Kültür - Sanat

Kitaplar

GENÇ VE GÜZEL KALMANIN 50 YOLU

Yazar: Dr. Güneş Ertürk

''Genç ve Güzel Görünmenin 50 Yolu'', ameliyatsız

yapılabilen estetik işlemlerden, cildin neden yaşlandığına;

sağlıklı bir cilt için doğru beslenme yöntemleri ve

alınması gereken vitaminlerden, menopoz gibi özel

dönemlerde cilt güzelliği için yapılması gerekenlere

kadar pek çok konuda bilgiler içererek bir başucu rehberi

niteliği taşıyor. Kitapta ayrıca kadın erkek herkesin

ilgisini çeken botoks, dolgu, ameliyatsız yüz germe,

gençlik ipleri gibi gençleşme, güzelleşme metotları ve

cildi hem içten hem de dıştan beslemenin özel teknikleri

de yer alıyor.

Dr. Güneş Ertürk “Bu rehber kitabı okuduğunuzda,

cildinizi güzelleştirmek için şimdiye dek yaptığınız pek

çok hatayı fark edecek, daha genç ve güzel görünmenin

püf noktalarını öğreneceksiniz” diyor.

Yayınevi: Hürriyet Kitap

Sayfa Sayısı: 280

Ebat: 13,5x21 cm

Baskı Yılı: 2021

KADEHLERDEKİ DUDAK İZLERİ

Yazar: Şengün Kılıç Hristidis

Bir kadının değil eğlenmek, sadece yemek yemek

için lokantaya gidebilmesinin Cumhuriyet’le birlikte

mümkün olduğunu biliyor muydunuz? Ya çok yakın

zamana kadar geçerli olan bir “zaptiye” kanununa göre,

içkili yerde bulunan bir kadının müşteri de olsa “vesika”

göstermesinin gerekli olduğunu?

Gazeteci yazar Şengün Kılıç Hristidis arşiv belgelerinden

canlı tanıklara kadar uzanan kapsayıcı bir araştırmayla

kazı çalışması yapıyor. Kadın – rakı/içki ilişkisinin

Osmanlı’dan Cumhuriyet ve günümüze kadar gelen

izlerini sürüyor.

© 2021 Anason İşleri Kitapları

Yayınevi: Overteam Yayınları

Sayfa Sayısı: 256

Ebat: 16,5x23 cm

Baskı Yılı: 2021

NYX

339


NYX

340

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!