06.10.2021 Views

NYXmag SAYI 006

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

EYLÜL- EKİM - KASIM

2021 / SAYI 6

EVCİL

HAYVANLA

SEYAHAT

CENNETİN

KAPISI:

CAELİ

İLHAM

VEREN

KADINLAR

EKOSELER

GERİ DÖNDÜ

ANGELA MERKEL

Özgür dünyanın

şansölyesi veda ediyor

FULDEN

KARAYEL İLE

SANATIN GÖZÜ

İYİ GÜNDE

KÖTÜ GÜNDE

SOSYAL MEDYA

POLONYA

KEŞFEDİLMEMİŞ

BİR EĞİTİM ROTASI


NYX

2


NYX

3


BU SAYIDA

Sonbahar Güzellik ve Bakım Önerileri

14 60

Sezonun makyaj trendleri, cilt ve saç bakımı önerileri

22

28

38

42

44

48

50

Saç Trendleri

Hiçbir şey yeni değil, ama her şey yeni

Röportaj / Make-up Artist Mehmet Can

Sezonun makyaj trendi Chanel'den geliyor: ''Ton on Ton''

Kolajen Üretimi İçin 11 Besin

Dyt. Esra Şahin

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı

Liv Hospital Hastanesi

Ayna / Nalan Yurttaş

Sonbahar bakımları

İş Arayan Kadın Adaylara 7 Tavsiye

Gizem Yasa / Mert Yıldız

Röportaj / Yusuf Yalmancı

Yusuf Yalmancı ile saç bakımı ve yeni trendleri

konuştuk

Neden Kilo Veremiyorum

Diyetisyen Ezgi Şen kilo vermenizi engelleyen

15 nedeni anlatıyor

66

78

112

116

126

132

160

Angela Merkel

Özgür dünyanın şansölyesi veda ediyor

Trend Alarmı

Sonbahar Sezonuna Merhaba

Sonbahar sezonunun çarpıcı koleksiyonlarından seçkiler

İnsülin direncini kıran 10 önemli uyarı

Dr. Özlem Sezgin Meriçliler

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı

Şık Mekanlar, Nefis Tatlar

Keyif duyacağınız mekanlar

Song'un Seçkileri / Songül Öztürk

Cennetin Kapısı: Caeli

Moda

Sonbahar sezonunun çarpıcı koleksiyonlarından seçkiler

İlham Veren Kadınlar 4

Sizi kimi büyük projeler, kimi küçük dokunuşlarla

fark yaratıp ilham veren kadınlarla buluşturuyoruz

NYX

4


E Y L Ü L - E K İ M - K A S I M 2 0 2 1

En son haberler www.nyxmag.com'da

180

184

202

206

210

2022 Gelinlik ve İç Giyim Koleksiyonları

Işıltılı Mücevherler

Vizesiz Dünya / O. Suat Özçelebi

214 Seyahat Özgürlüğü Bilançomuz Yine Ağır!

218

222

Röportaj / Hülya Cinsçiçekçi

Girişimci / Neko Markası ve Tuniko.com Kurucusu

Sanatın Gözü / Fulden Karayel

Küresel İklim Krizinden İlham Alan Sanatçılar

Röportaj / Gülsün Karamustafa

Görsel Sanatçı

Post Büyücüsü / Burçin Yaşar Üner

İyi Günde Kötü Günde Sosyal Medya

Flört Uygulamalarını Kullananlar Dikkat!

224

228

232

236

240

242

244

Denge / Asu Çetin

Bilinçli ve Suskun Zihin, Hareketsiz Beden

Happily Ever Abroad / Aslı Eren Eryıldır

POLONYA: Keşfedilmemiş Bir Eğitim Rotası

Patili Köşe / Sevil Balaban

Evcil Hayvanla Seyahat

Röportaj / Ali Yeşilırmak

Köpek eğitmeni

Konuşan Kediler

Merhametli Büyük Abi

Gereksiz Vitamin ve Gıda Takviyesi

Kullanımı DNA Hasarına Yol Açabilir!

Prof. Dr. Ahmet Aydın

Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı ve

Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı

Renklerin Öyküsü / Emine Akca

Özgürlüğün Rengi: MAVİ

NYX

5


E Y L Ü L - E K İ M - K A S I M 2 0 2 1

Yabu'ca / Özden Tekirdağ

246 Yeni Başlayanlar İçin Bitki Bakım Tavsiyeleri

278

Bel Ağrılarına Dikkat

Doç. Dr İdris Sertbaş

Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi

Destination Anywhere / Ayça Akad

250 Sardinya “Amore Mio”

256

Eviniz için dekoratif ürünler

Sofralarınızı ve evinizi güzelleştirecek

birbirinden şık öneriler, teknolojik ürünler

Kalemler ve Silgiler / Naşide Sağlam

Umuda Yol

Twitter Günlüğü / Yurdagül Aydın

Temmuz, Ağustos ve Eylül 2021

292

Türkiye Twitter trend topic listesi

Kutuplar 2100 yılına kadar tamamen

258 eriyebilir

Düş Kapanı / Şenay Çarkçı

Limonka

260 Moda

Rahat giyim koleksiyonları ve jeanler

Spor ve Moda

Yeni teknolojilerle üretilen spor ayakkabılar

268 ve spor kıyafetler

280

294

296

298

Kültür Sanat

Filmler, Diziler, Kitaplar, Sergiler

2021 Sonbahar Görünümleri

NYX

6


KÜNYE

İMTİYAZ SAHİBİ

YURDANUR AKCA GÜNAY

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

Nurgül Eryıldır Günay (nurgul.eryildir@nyxmag.com)

GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ

O. Suat Özçelebi (suat.ozcelebi@nyxmag.com)

ONLINE YAYIN KOORDİNATÖRÜ

Sevil Balaban (sevil.balaban@nyxmag.com)

SOSYAL MEDYA KOORDİNATÖRÜ

Burçin Yaşar Üner (burcin.uner@nyxmag.com)

KATKIDA BULUNANLAR

Aslı Eren Eryıldır, Asu Çetin, Ayça Akad, Emine Akca, Ezgi Şen,

Fulden Karayel, Nalan Yurttaş, Naşide Sağlam, Nuh Cebeci,

Özden Tekirdağ, Songül Öztürk, Şenay Çarkçı, Yeliz Yıldız,

Yurdagül Aydın

TASARIM VE YAYINA HAZIRLAMA:

SİTA TANITIM VE İLETİŞİM HİZMETLERİ

YAZIŞMA VE YÖNETİM ADRESİ:

NYX MAGAZINE

Molla Gürani Mah. Kilimci Sokak No:2/2 Fatih - İstanbul

İLETİŞİM:

info@nyxmag.com

REKLAM REZERVASYON:

info@nyxmag.com

Yazı ve fotoğrafların tüm hakları NYXmag dergisine,

yayımlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

Yayın Türü: Yerel Süreli

Bizi takip edin...

/nyxmag

www.nyxmag.com

NYX

7


Siz de annesi ya da babası hayatta olmayan,

maddi olanakları yetersiz, yetenekli çocuklarımızın

eğitimine destek olun.

NYX

8


Editörün Notu

Merhaba

Ekoseler, jeanler, parlak renkler, etnik desenler ve daha fazlası. Bu sezon farklı desenlerin birlikte kullanımı,

kahve tonları ve hayvan baskılarıyla da çeşitleniyor. Pek çok koleksiyon arasında kendi stilinizi yaratacak

parçaları kolayca seçebileceğinizi düşünüyorum.

6. sayımız yine keyifle okuyacağınız güzel içerikler ve röportajlarla dopdolu. Almanya, Avrupa ve Dünya

siyasetine damgasını vurmuş şansölyesi Angela Merkel’e veda ediyor. 2005 yılından beri 4 kez üst üste

başbakan seçilen Merkel'in sadece Almanya değil, dünya siyasetindeki güçlü liderlik yönünün yanısıra son

derece mütevazi özel yaşamını da kapsayan ayrıntılı hayat hikayesini sayfalarımıza taşıdık. Şimdiye kadar

bilmediğiniz pek çok detayın yer aldığı Angela Merkel'in hayat hikayesinin ilginizi çekeceğinden eminim.

''İlham Veren Kadınlar'' dosyamızın konukları yine güçlü ve yaratıcı kadınlardan oluşuyor. Herald Tribune

tarafından ''Dünyayı fetheden kaşmirci''olarak tanımlanan Silk & Cashmere markasının kurucu Ayşen

Zamanpur'un muhteşem girişimcilik hikayesini 20 kitaba konu olan markalaşma başarısını konuştuk.

Kaşmiri Ayşen Zamanpur'dan dinlemenin keyfine doyamayacaksınız. Diğer sayfalarda uluslararası dev

markalarda ışıltılı bir kariyer yaparken kendi benliğindeki gizemi keşfetmek için bambaşka bir yolda

ilerlemeyi seçen Bee Goddess markasının yaratıcısı Ece Şirin'in büyülü dünyasıyla tanışacaksınız. Ece Şirin

kadim sembollerin içimizdeki sihirli güçleri nasıl ortaya çıkardığı ve kalbin evrensel dilini nasıl konuştuğunu,

Bee Goddess markasının tılsımı ve dünya starlarını bile kendine çeken hikayesini anlattı.. Ve Nur Ger...

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kavramının ülkemizdeki erkeklerin zihniyet dönüşümünü başlatmak üzere,

40 erkekle birlikte kurulmasına öncülük yaptığı Yanındayız Derneği’nin kurucu başkanı. Nur Ger'in ilham

veren çalışmalarının yanında derneğin amacı ve faaliyetleri konularında da bilgi aldık. Birbirinden başarılı

üç kadının öykülerinin sizlere de ilham vereceğini düşünüyoruz.

Kadınlarımız yine özellikle spor dalında aldıkları madalyalarla bizleri gururlandırmaya devam ediyorlar.

Filenin müthiş kadınları, 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları’nda sergilediği performans ile tarihinde ilk kez

çeyrek final oynama başarısı gösterdi. A Milli Kadın Voleybol Takımımız, olimpiyat beşincisi ardından da

2021 CEV Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası'nda üçüncü oldu. Aynı şekilde İşitme Engelliler Kadın

Voleybol Takımımızda büyük bir başarı göstererek Dünya Şampiyonu oldu.

Tokyo 2020'de ise boksta Busenaz Sürmeneli'yle altın, Busenaz Çakıroğlu'yla gümüş alırken Yasemin

Adar güreşte, Hatice Kübra İlgün tekvandoda, Merve Çoban ise karatede bronz madalya aldı. Muhteşem

performansları için hepsini tebrik ediyorum.

Dünya bazı ülkelerde kadın hakları konusunda ciddi iniş çıkışlar yaşıyor, Afganistan’da kadınları neredeyse

yüzyıl geri götüren Taliban rejimi yönetimi ele geçirdi. Kadınlar direniyor. Ancak biz aynı tarihlerde

Tunus'ta ve Arap ülkelerinde ilk kadın Başbakanla da tanıştık: Jeofizik profesörü Necla Bouden Romdhane.

Kadınların hangi statüde olursa olsun hemen her yerde öne çıkmaları hepimizi mutlu ediyor: Yasemin

Dalkıran’ın Kütahya’da ilk ve tek kadın halk otobüsü şoförü olarak göreve başlaması da.

Sevgilerle

NURGÜL ERYILDIR GÜNAY

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

NYX

9


INTRO

Sırf yaprakların alev rengi almasından, ağaçların

kızıla bürünmesinden dolayı bile sevilesi

bir mevsim olan sonbaharda 6. sayımızla

karşınızdayız.

Bu sayımızda Happily Ever Abroad köşesinde

Aslı Eren Eryıldır yurtdışı eğitimin mali olarak

daha az külfetli olduğu bir ülkeden, Polonya’dan

bahsedecek bize.

Asu Çetin Denge köşesinde bilinçli ve suskun bir

zihne ulaşmamızı sağlayacak “savasana” pozunu

anlatacak. Aynı zamanda yoganın son pozu

olan savasanayı deneyimleyin. Zihninizin nasıl

rahatlayacağınızı göreceksiniz.

Biliyorsunuz 5. Sayımızdan itibaren seyahat

yazılarında Ayça Akad bizimle birlikte. Destination

Anywhere köşesinde Sardinya Adası’nı, Akdeniz’in

muhteşem manzaraları ve baş döndürücü kokular

arasında berrak sularda bir tatili onunla birlikte

deneyimleyeceksiniz. Sonbahar Akdeniz’de çok

güzeldir.

Renklerin Öyküsü’nde Emine Akca umudun

rengini anlatacak bize. Maviyi…

Sanatın Gözü köşesinde, Kültür sanat yazarımız

Fulden Karayel küresel iklim krizinden ilham alan

sanatçılarla bir araya getirecek bizleri.

Nalan Yurttaş Ayna Köşesi’nde yazdan çıkan

cildimizi sonbaharda nasıl dinlendirebileceğimizin

ipuçlarını veriyor. Kullanıp memnun kaldığı makyaj

malzemelerini de bizlerle paylaşıyor.

Naşide Sağlam, Kalemler ve Silgiler’de bu sayı, bir

kadının umuda giden yolu sonunda bulduğu bir

öykü ile karşımızda.

Yabu’ca köşemizde Özden Tekirdağ, evlerinde

bitki bakmaya yeni başlayanlar için tüyolar ve

önerilerle karşınızda.

Song’un Seçkisi üzümün asmadan kadehe

yolculuğuna, bağların arasındaki cennete, sanat ve

bağlara açılan “KAPI” ya götürüyor bizi.

Vizesiz Dünya köşesinde O.Suat Özçelebi

ülkemizin seyahat özgürlüğü bilançosunu gözler

önüne seriyor.

Şenay Çarkçı’nın Düş Kapanı köşesinde bu

sayımızda küçücük bir desteğin Limonka’nın

hayatını nasıl değiştirdiğini okuyacaksınız.

Evcil hayvanımızla seyahat ederken ne gibi

zorluklarla karşılaşabileceğimizi ve bunlarından

üstesinden gelmek için neler yapabileceğimizi

Hayvan Dostlarımız köşemizde Sevil Balaban’dan

okuyabilirsiniz.

Post Büyücüsü’nde Burçin Yaşar Üner, deprem,

sel, yangın gibi felaketlerde sosyal medyayı nasıl

kullanmamız gerektiğini “ İyi günde, kötü günde “

yazısında anlatıyor.

İlham veren Kadınlar bölümümüzde, Ayşen

Zamanpur, Nur Ger ve Ece Şirin’in ilham veren

hikayelerine tanık oluyoruz.

Röportajlar bölümümüz çok zengin yine. Makyaj

sanatçısı Mehmet Can, köpek eğitmeni Ali

Yeşilırmak, görsel sanatçı Gülsen Karamustafa,

girişimci Hülya Cinsçiçekçi ve kuaför Yusuf

Yalmancı karşınızda olacak.

Biliyorsunuz siyasetin sakin gücü olarak

tanımlanan ve son zamanların en başarılı devlet

başkanlarından olan Angela Merkel siyaseti

bıraktı. O. Suat Özçelebi’nin kaleme aldığı Merkel

yazısını ilgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz.

Ev dekorasyonunuzu değiştirmek istiyorsanız size

önerilerimiz var. Çok fazla zaman ve enerji sarf

etmeden küçük dokunuşlarla büyük değişiklikler

yaratmak için dekorasyon bölümümüzü

inceleyebilirsiniz.

En son moda haberleri, güzellik ve bakım sırları

makyaj ve ürün önerileri, moda ve aksesuarlarda

son trendleri sayfalarımıza taşıdık.

Çok beğeneceğinizi düşündüğümüz kombin

tavsiyelerimiz sayfalarımızda sizi bekliyor.

İlginizi çekecek kitap ve film önerilerimiz de var.

Göz atmanızı tavsiye ediyoruz.

Keyifli okumalar dileriz.

Editörün Notu

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

NYX

10


NYX

11


NYX

12


hızlı renklendirme servislerini

sunuyoruz

10 dak.

YENİ

IGORA Color10

- Sadece 10 dakikada mükemmel

saçlar,

- Moda tonlarda %50’ye, doğal

tonlarda %100’e varan beyaz

kapama sağlar.

#CREATE #TOMORROW #TODAY

NYX

13


NYX

14


Güzellik

Sezonun makyaj trendleri ile cildinizi ve

saçlarınızı canlandıracak, yaşlanmaya

karşı korumaya yardımcı olacak

bakım ürünlerini sizler için seçtik.

NYX

15


IGORA ROYAL,

YEŞİL BİR GELECEĞİN

TOHUMLARINI ATIYOR!

IGORA ROYAL, daha güzel bir gelecek ve sürdürülebilir

yarınlar için harekete geçti. Schwarzkopf Professional'ın

renklerle özdeşleşen ve yeni sürdürülebilir ambalajlara

sahip markası IGORA ROYAL’in E-cording işbirliği ile

gerçekleştirdiği projesi ile doğaya daha yeşil yarınların

tohumları atılacak.

E-cording işbirliği ile gerçekleştirilen proje kapsamında,

Schwarzkopf Professional iş ortağı salonlarında saçlarını

IGORA ROYAL marka saç boyaları ile renklendirenler, yine

aynı salonlarda konumlandırılan QR kodlarını telefonlarına

okutuyor. Telefonlarında açılan ekrandaki sayfadan ise bir fidan

tohumu seçiyor. Seçilen tohum, @ecordingmapp aracılığında

bir ecodrone ile doğaya filizlenmesi için bırakılıyor. Böylece

saçlarını IGORA ROYAL ile renklendiren kadınlar, ülkemizde

doğanın daha yeşil bir renge bürünmesine yardımcı oluyor.

HAYALLERİNE GİDEN YOLU PLANLAMAK

İSTEYENLER İÇİN

ELİDOR “ADIM ADIM KENDİ

YOLUMUZDA” SERİSİ YAYINDA

Millî Voleybolcu Ebrar Karakurt da seriye katıldı!

Elidor hayallerine giden yolun haritasını oluşturmak

isteyen genç kadınlara “Adım Adım Kendi Yolumuzda”

video serisi ile destek oluyor. İçeriği Toplum Gönüllüleri

Vakfı (TOG) ve Uluslararası Kadın Araştırmaları Merkezi

(ICRW) iş birliğiyle hazırlanan toplam yedi videodan

oluşan seriye Elidor Türkiye Youtube sayfasından ve

kendiyolumuzda.com adresi üzerinden ulaşılabiliyor.

Unilever Saç Bakım Kategorisi Pazarlama Müdürü

Gizem Erbaş, “Kendi Yolumuzda projemiz için

yaptırdığımız araştırmada her 10 genç kadından 6’sı

hayalleri ile aralarında engeller olduğunu paylaşmıştı.

Kendisine rehberlik edecek, yön gösterecek ve

destekleyecek birilerinin eksikliğini duymak da bu

engeller arasında yer alıyor. Bu noktadan hareketle

genç kadınlara hem hayallere sahip olmanın hem

de bunları gerçekleştirmek için bir plan dahilinde

ilerlemenin önemini aktarmak için alanlarında uzman

TOG ve ICRW’dan destek aldık. Bu yeni çalışmamız

ile de binlerce daha genç kadının hayatına pozitif

katkı sağlamak istiyoruz. Projeye destek veren tüm

isimlere teşekkür ediyoruz” dedi.

Cansu Canan Özgen’in moderatörlüğünü üstlendiği

video serisinde Özgen, hayallere giden yolun

aşamalarına ilişkin bilgi verirken her bölümde

farklı bir isimden kendi tecrübelerini izleyicilerle

paylaşmasını istiyor. Senarist, oyuncu ve gazeteci

Gülse Birsel, oyuncu Meriç Aral, SosyalBen’in

kurucusu Ece Çiftçi, avukat olmaya hazırlanan

başarılı üniversite öğrencisi Emine Yiğci, illüstratör

Dilara Gevrek, ülkemizin dünya şampiyonu ilk milli

atleti Mizgin Ay ve Unilever Pazarlama Direktörü

Göze İşcan ise kendi hikayeleri ile seriye katkı veren

isimler oluyor.

NYX

16


Güzellik

L’Oréal’den, cilt sağlığı ile regl döngüsü

arasındaki ilişki hakkında bilimsel

veriler sunacak iş birliği.

Dünyanın lider güzellik şirketi L'Oréal Grup ve 190 ülkede 12 milyon kullanıcıya sahip regl

takip uygulaması Clue, cilt sağlığı ve regl döngüsü arasındaki ilişki hakkındaki bilgileri

derinleştirmek için güçlerini birleştirdi. Yeni iş birliği, L'Oréal Grup’un cilt bakım uzmanlığı ve

güzellik teknolojisi tutkusu ile Clue'nun üreme sağlığı ve veriye dayalı teknolojideki liderliği

arasında köprü oluşturuyor.

L'Oréal Grup

Araştırma, İnovasyon ve Teknolojiden Sorumlu CEO Yardımcısı

Barbara Lavernos

Güzellik teknolojileri alanında fark yaratacak iş birliği ile

Clue; helloclue.com'daki Clue Üreme Sağlığı Ansiklopedisi

için yeni bilimsel içerikler geliştirmek üzere L'Oréal Grup

Aktif Kozmetik Divizyonu ve klinik uzmanlarıyla birlikte

çalışacak.

L'Oréal Grup Araştırma, İnovasyon ve Teknolojiden Sorumlu

CEO Yardımcısı Barbara Lavernos, Clue iş birliği hakkında

“Femtech ve dijital sağlık alanında dünya lideri olan Clue

ile stratejik ortaklık yapmaktan dolayı mutluyuz. Yenilikçi

Tekno-Güzellik şirket vizyonumuzla hayata geçirdiğimiz

bu ortaklık ile bilimsel yeniliklere öncülük etmek istiyoruz.

Ergenlikten menopoza kadar olan regl döngülerini dikkate

alarak her yaştan tüketici için en iyi kişiselleştirilmiş cilt

bakım rutinlerini geliştirmeyi amaçlıyoruz” dedi.

L'Oréal Grup Aktif Kozmetik Divizyonu Başkanı Myriam

Cohen-Welgryn ise "Divizyonumuz, dünya çapında

önde gelen klinik uzmanlarla birlikte çalışıyor. Kadınların

ihtiyaçlarını daha iyi anlamak ve daha sağlıklı bir cilde sahip

olmalarına yardım etmek, hormonal döngülerle bağlantılı

cilt sorunları hakkındaki bilgilerini artırmak için Clue ile

güçlerimizi birleştiriyoruz. Bu iş birliğiyle dermatologları,

endokrinologları ve jinekologları bir araya getirmekten

heyecan duyuyoruz" dedi.

Clue CEO'su Audrey Tsang, stratejik ortaklığa ilişkin

açıklamasında şunları söyledi: “Regl döngüsü ve cilt

sağlığımız arasındaki ilişki hakkında bildiklerimizi

geliştirmek için dünyanın en büyük güzellik şirketiyle

iş birliği yaptığımız için çok heyecanlıyız. L'Oréal

Grup’un engin cilt bakımı bilgisi sayesinde hem Clue

topluluğumuza hem de tüm tüketicilere döngünün cildi

nasıl etkileyebileceği konusunda yeni ve faydalı bilgiler

sağlayabileceğiz. En büyük organımız olan deri de dahil

olmak üzere bedenleri hakkında bilinçli seçimler yapmak

isteyen bireyleri bilim, veri ve teknoloji aracılığıyla

güçlendirme misyonuyla hareket ediyoruz.”

NYX

17


Watsons, İklim Değişikliğiyle Mücadele Taahhüdünü Genişletiyor

Hedef, Karbondioksit Salımını 2.250 Ton Azaltmak

Watsons Global, bir iklim koruma kuruluşu olan ClimatePartner ile işbirliği içinde, sadece Watsons’ta satılan

Sürdürülebilir Yaşam ürünleri alışverişlerinden elde edilen gelirlerinin bir kısmını CO2 salımı azaltma projelerine

destek olmak için bağışlayacak.

A.S. Watson Asya ve Avrupa CEO’su Malina Ngai şöyle diyor: “A.S. Watson Group’ta sürdürülebilirliği önceliğimiz

olarak görüyoruz. 2018’den bu yana, sürdürülebilirlikle ilgili girişimlere 97 milyon ABD doları yatırım yaptık.

Grubumuzun öne çıkan sağlık ve güzellik markası Watsons, sürdürülebilirlik alanındaki değişime liderlik etme

tutkusuyla, müşterilerimizle birlikte aksiyonlar ve önlemler alarak gezegenimize iyilik yapmak için çabalıyor.

Watsons’ın Sürdürülebilir Yaşam’ı artık daha da anlamlı. Bedenimize ve gezegenimize iyi gelecek bu ürünleri tercih

ederek karbon salınımlarının azaltılması çalışmalarına siz de destek olabilirsiniz.”

İklim Değişikliğiyle Mücadelede Atılan Adımlar

ClimatePartner, küresel ısınmayla mücadelede

şirketlerle işbirliği yapan öncü bir kuruluş. Bu

kuruluş, sera gazı salınımlarını dengelemek için

birçok karbon denkleştirme projesi üstünde çalışıyor

ve dünyanın dört bir yanında insanların hayatlarını

iyileştiriyor. Artık Watsons da ClimatePartner’ın

Ormanları Koruma ve Temiz Okyanuslar

girişimlerine destek veriyor.

Gezegenimizin en önemli karbon yutaklarından biri

olan ormanlar, muazzam sayıda farklı canlı türüne

ev sahipliği yapıyor. Ayrıca, yabani hayvanlarla aynı

habitatı paylaşan sayısız insanın geçimini sağlıyor.

Bu nedenle, Ormanları Koruma projesi iklim

değişikliğiyle mücadele etmenin yanı sıra yaban

hayatını korumayı da amaçlıyor.

Ayrıca Watsons, okyanusları korumaya katkı

sağlamak adına plastik ambalajların neden olduğu

olumsuz etkiyi azaltmak için çalışıyor. Okyanusların

atmosferdeki CO2’nin dörtte birini ve sera gazı

etkisi nedeniyle oluşan sıcaklığın %93,4’ünü tuttuğu

düşünülürse, okyanusların daha temiz olması iklim

değişikliğinin etkilerini hafifletebilir.

NYX

18


Güzellik

Daha Yeşil Bir Dünya İçin

Sürdürülebilir Ambalajlar

Watsons, çevresel ayak izinin azaltılmasına katkı sağlamak

için müşterilerine daha çevre dostu ambalajlarda bir dizi

sürdürülebilir ürün seçeneği sunuyor.

Müşterilere Sürdürülebilirlik Eğitimi

Bu sorumluluğun sağlık ve güzellik ürünleri

perakende zinciri olmakla sınırlı kalmadığının

farkında olan ve sosyal amacını Mart ayında “İyi

Görün. İyilik Yap. Harika Hisset.” sloganıyla duyuran

Watsons, sürekli sürdürülebilirlik eğitimleriyle

müşterilerine alışkanlıklarını değiştirmeleri

konusunda ilham vermeye kararlı.

Birçok sürdürülebilir yaşam ürünü sunmanın

yanı sıra Watsons ayrıca sürdürülebilirlik

konusunda farkındalık yaratmak ve müşterilerine

sürdürülebilir bir hayat tarzını benimsemeleri

için ilham vermek adına her pazartesi markanın

sosyal medya kanalları üzerinden yayınlanacak

İyilik Akademisi (Good Academy) adlı bir

program başlatıyor. Watsons iklim değişikliği ve

sürdürülebilirlik hakkında en güncel içerikleri

paylaşarak müşterilerinin bu konulara ilgi

göstermesini sağlıyor ve iyi görünmelerine, iyilik

yapmalarına ve harika hissetmelerine yardımcı

oluyor.

Ngai bunu şu sözlerle vurguluyor: “Watsons,

müşterilerin güvenebileceği, iyi bir amaca hizmet

eden bir marka olmaya kararlı. Bir yandan

gezegenimizi korumak için yorulmak bilmeden

çalışırken bir yandan da çevremizdeki herkesi

sürdürülebilir şekilde yaşamaya teşvik ediyoruz.

Müşterilerimizle birlikte iyilik yaparak, her birimizin

göstereceği en ufak çabanın bile dünya için büyük

fark yaratacağına inanıyoruz.”

NYX

19


Güneş Lekelerinin

Tedavisi Mümkün

Yaz aylarıyla birlikte ortaya çıkan cilt sorunlarının başında güneş lekeleri geliyor. Uzun süreli ve

tekrarlayan güneş ışığına maruz kalındığında özellikle yüz el göğüs sırt kol ve bacaklar gibi açık

alanlarda kahve renkli güneş lekeleri oluşabileceğini söyleyen Doktor Takvimi uzmanlarından

Uzm. Dr. Ayşen Sağdıç Coşkuner, güneş lekeleri için kullanılan tedavi yöntemlerini anlatıyor.

Pürüzsüz ve eşit cilt tonu, cildimizin genç ve sağlıklı

görünmesi için elzemdir. Tabii ki hepimiz cildimizin

böyle görünmesini isteriz. Ancak gelmesini dört gözle

beklediğimiz yaz aylarında görülen güneş lekeleri

cildimizin güzel görüntüsünü etkileyebiliyor. Güneş

ışınlarının zararlı etkileriyle oluşan güneş lekelerine

halk arasında yaşlılık lekesi deniyor. Güneş lekeleri

kadınlarda ve koyu tenlilerde daha sık görülüyor.

Oluşumunda çocukluk ergenlik döneminden itibaren

maruz kalınan güneş ışınlarının etkisi olan güneş

lekeleri 20’li yaşlarda itibaren kendini göstermeye

başlıyor.

Doktor Takvimi uzmanlarından Uzm. Dr. Ayşen

Sağdıç Coşkuner, güneş lekelerinin oluşumunu şöyle

anlatıyor: “Derimize rengini veren pigment (renk)

hücresi melanositlerdir. Derinin en üst tabakasında

bulunan melanositler melanin üretirler. Koyu tende

melanin daha çok, beyaz tende daha az üretilir.

Güneşlenme ile deri rengimiz koyulaşır, bronzlaşma

meydana gelir. Bronzlaşma; melanin üretiminin

artması derinin en üst tabakasına yayılmasıyla olur.

Melanin deriyi adeta bir giysi gibi örterek güneşin

zararlı etkilerinden korumaya çalışır yani bronzluk

derinin zararlı güneş ışınlarına karşı bir savunma

mekanizmasıdır. Fakat uzun süreli ve tekrarlayan

güneş ışığına maruz kalındığında özellikle yüz, el,

göğüs, sırt, kol ve bacaklar gibi açık alanlarda kahve

renkli güneş lekeleri oluşur. Güneş lekeleri UV

ışınlarının yanı sıra genetik yapı, hamilelik, hormonal

değişimler, bazı ilaçların kullanımı, mantar gibi cilt

hastalıklarından, yaralanma, yanık ve akne gibi cilt

sorunlarından sonra ve yaşlılıkta görülebilir.”

NYX

20


Güzellik

Melazma: En sık yüzde, yanak, burun üzeri,

alın, dudak üstü, çene ve nadiren boyun, kollarda

görülen kahverengi lekelerdir. Güneş ışınlarının

etkisiyle yaz aylarında ve solaryum sonrasında artar,

rengi koyulaşır, koyu tenlilerde daha sıktır. En sık

kadınlarda görülür. Yüz bölgesinde genellikle iki

taraflı simetriktir, güneş lekesi olan kişilerde tiroit

hastalıkları sıklıkla görülebilir. Deriden koyu renkli

düzensiz sınırlı deriden kabarık olmayan lekeler

şeklindedir.

Çiller: En sık yüz, el sırtı, kollar ve gövdenin üst

kısımlarında yerleşen 5 mm çapında yuvarlak veya

oval kahverengi lekeler. Çok açık tenli, kızıl saçlı,

renkli gözlü kişilerde daha sık görülüyor. Çiller

çevrelerindeki lekesiz ciltten çok daha hızlı melanin

pigmenti ürettiğinden yazın güneş ışınlarının

etkisiyle artıyor.

Solar lentigo: En sık yüz, boyun, göğüs, sırt,

omuzlar ve el sırtı gibi güneşe maruz kalan

bölgelerde görülen, çillerden çok daha büyük,

yuvarlak veya oval şekilli, kahverengi veya siyah

lekeler. Genellikle dışarıda çalışmak zorunda olan ve

Güneş Lekelerinin Türleri

Yaz-Kış Güneşten Korunun

bu nedenle güneşte uzun süre kalan kişilerde ortaya

çıkıyor. Açık tenli kişilerde daha fazla görülüyor.

Gebelik lekeleri: Melazmanın hamilelik

döneminde görünen türüdür. Güneş ışınları

etkisiyle belirginleşir. Doğum sonrası kendiliğinden

iyileşebilirken, geçmeyen gebelik lekelerinin tedavisi

için melazmadaki tedavi uygulanır.

Bitkilere bağlı güneş lekesi: En çok yüz boyun

gövde kollar ve el sırtında ortaya çıkan çizgisel veya

benekli kahverengi lekelerdir. Cilde sürülen bazı

kozmetik ürünler, parfümler ve cilde temas eden

incir, havuç, limon, dereotu, kereviz gibi bitkilerin

özsularının güneş ışınlarıyla etkileşimi sonucu ortaya

çıkar.

İlaçlara bağlı güneş lekesi: Özellikle sivilce

tedavisinde kullanhılan bazı antibiyotikler, güneş

ışınlarıyla etkileşime girerek ciltte yanma kızarma ve

soyulma yapabilir. Erken dönemde ilaç kesilmezse,

tıbbi tedavi yapılmazsa ve güneş koruyucular dikkatli

kullanılmazsa kahverengi cilt lekeleri ortaya çıkabilir.

Doktor Takvimi uzmanlarından Uzm. Dr. Ayşen

Sağdıç Coşkuner, güneş lekesinin tanı ve tedavisinin

mutlaka bir dermatolog tarafından yapılması

gerektiğinin altını çiziyor. Güneş lekesi tedavisinde

en önemli etkenin güneş ışınlarından etkili bir şekilde

korunmak olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Çoşkuner,

güneşten korunmak için düzenli kullanılan uygun

güneş koruyucu kremler ve şapka kullanımının

tedavide ve lekelerin oluşumunun önlenmesinde son

derece etkili olduğunu belirtiyor.

Güneş lekesini tedavi eden hiçbir yöntemin

lekelerin tamamen ortadan kaldırmadığını, daha

küçük boyutlara indirgediğini ve rengin açılmasını

sağladığını söyleyen Uzm. Dr. Çoşkuner, güneş lekesi

tedavisinde uygulanan yöntemler şöyle anlatıyor:

Leke açıcı kremler: Yüzeysel melazmada lekeyi

açabilirler güneşe duyarlılığını arttırabileceğinden

dolayı gece kullanımı uygundur. Mutlaka dermatolog

kontrolünde uzun süreli ve düzenli kullanılmaları

gerekir.

Kimyasal peeling: Leke tedavinde çok etkilidir ve

kışın uygulanır. Ciltte derin yanık ve skar bırakabilir.

Mutlaka lekenin özelliğine ve cilt renginize göre

bir dermatolog tarafından uygulanmalı ve takip

edilmelidir.

Karbon peeling ve enzimatik peeling:

Renk hücrelerini etkileyerek hem leke giderici

hem de dövme silmede etkilidir. Cilt tonunu genel

olarak açar, kolajen dokuyu canlandırır vecildin

tazelenmesini sağlar.

Altın iğne RF- dermapen uygulaması: İnce

çok sayıda iğneler ile cilt üzerinde görünmeyen

delikler açılarak cilde leke açıcı serum enjekte

edilir. Bu işlem ile cildin kendi onarım mekanizması

tetiklenir ve cilt toparlanır ve lekeler yok edilebilir.

Mezoterapi-PRP: Leke tedavisinde genellikle

lazer tedavisine destek amaçlı yapılır. Bu yöntemde

leke giderici bir çok madde ya da kişinin kendi

plateretleri kullanılarak cildin kendini yenilemesi

sağlanır ve cilt lekeleri azaltılabilir. Etkili bir

yöntemdir.

Lazer: Leke tedavisinde kullanılan en etkili

yöntemlerden biridir. Kısa süreli ve ağrısız bir

tedavi yöntemidir. Kışın uygulanır. Uygulanan bölge

güneşten bronzlaşmaktan uzak tutulmalıdır. Bu

cihazlar cildi soyarak veya renk hücrelerini tahrip

ederek etkili olurlar.

NYX

21


SAÇ TRENDLERİ

Hiçbir şey yeni değil, ama her şey yeni: Aveda Global Takımı

Aveda 2021 Kongresinde “Human X”i tanıtıyor.

Günümüzün yükselen trendlerinin göstergesi olan cesur saç ve makyajın yer aldığı tanıtım,

insandan insana olan bağın ve bireysel ifadenin evrensel kucaklayışının önemini kutluyor.

Janell Geason

Makeup - Küresel Sanat Direktörü

“Şu anda gördüğümüz büyük trendler kaynağını son iki yılda

insanlıkta gördüğümüz büyük değişimden alıyor. Hiçbir şey yeni

değil, ama her şey yeni hissettiriyor çünkü gerçekten önemli

hale geldi. Hepimiz dünyayı daha öncesinden farklı biçimde

deneyimliyoruz. Sunumumuza ilham veren felsefe bu.”

Aveda Global ekibinin defilesinde, güçlü çizgilere ve yumuşak

katmanlara sahip küt saç kesimli çok çeşitli modeller yer aldı;

besleme örgüler; modellerin bireysel özelliklerini geliştirmek

için canlı saç rengi ve dramatik makyajlar. Modeller, etkinlik için

tasarlanan parlak, vintage, yama detaylı kıyafetler tercih ettiler.

Renee Gadar

Texture Küresel Sanat Direktörü

“İnsan deneyimi tıpkı yama gibidir. Her birimiz, yaşadığımız

deneyimlerin toplamıyız. Bu örgüler gibi, hayatın da dolambaçlı

ve renkli bir anlam ifade etmek için bir araya gelme şekli var.”

NYX

22


Güzellik

Evden çalışmanın evrimi ile birlikte Aveda Global Ekibi, son aylarda cesur saç rengi tercihlerinin hızla

arttığını ve artık neyin profesyonel elinden çıkma olduğuna dair algının değiştiğini belirtiyor.

Artık konuklar kutudan çıkandan daha fazlasını istiyorlar, gerçekten kendilerine özgü bir şey.

Bea Carmichael

Global Eğitimci, Styling

"Human X, konuklarımız için, sosyal yaşamları, işleri vb. gibi tüm

öğeleri dikkate alarak imza niteliğinde, tamamen onlara özgü bir

görünüm yaratmakla ilgili. İyisiyle kötüsüyle hepimizin başından geçen

deneyimin ve hayatın bizi içine aldığı dokuması ile ilgili.”

Ian Michael Black

Hair Color Global Sanat Direktörü

"Her misafir için kişiselleştirme, Aveda'nın her zaman öncelik verdiği

bir şeydir, ancak bu kişileştirme şimdi her zamankinden daha önemli

hale geldi. Eğitim açısından bakıldığında, bir teknik yaratmayı ve bu

tekniği paylaşmayı seviyoruz, aynı zamanda o tekniği her bir kişi için

özelleştirmeyi sorgulamayı sevdiğimiz gibi. Kişiselleştirme, misafir

deneyiminin özüdür.”

Ricardo Dinis

Aveda Global Saç Kesme Sanat Direktörü

“Zanaat ve sanata duyduğumuz tutku Aveda'da çok özel. Dünyanın

neresinde olursak olalım, şu anda birbirimize bağlıyız.”

NYX

23


AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT İLE

SAÇIN ÖTESİNE GEÇİN

Dış güzelliğin, iç güzelliğimizin bir yansıması olduğuna inanan AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT,

şimdi yeni çok amaçlı ürünleriyle #otantikgüzellik hareketiyle saçın ötesine geçiyor. Özenle seçilen

saf içerikler ve zarif kokularla doğal güzelliğinizi öne çıkarmayı amaçlayan 3 yeni premium ürün,

güzelliğe bütünsel bir yorum getiriyor. Silikon, mineral yağ ve paraben içermeyen, vegan* ve

premium marka AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT ile fotoğraf filtrelerine asla ihtiyaç duyulmayan,

karakterimizle güzelliğimizi yansıttığımız bir dünya bizi bekliyor.

Hand & Hair Light Cream:

Bakuchiol içeren formülü ile AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT Hand

& Hair Light Cream, cildi ve saçı besleyerek koruyor. Öte yandan taze

çiçek yapraklarından elde edilen ve temizlik hissi yaratan hoş kokusu ile

de duyulara seslenmeyi başarıyor. Hand & Hair Light Cream, neredeyse

yok gibi hissedilen hafif dokusu ile kullanım konforu yaratırken, anında

emilerek hem saçları hem de cildi yumuşatıyor ve pürüzsüzleştiriyor.

Enhancing Water:

Hissedilmeyecek derecedeki

hafif dokusu ve Rambutan

meyvesi özleri içeren formülü

ile AUTHENTIC BEAUTY

CONCEPT Enhancing Water

hem yüzünüzde hem de saçınızda

anında nemlendirici etki sağlıyor.

Ferahlatıcı özelliğe sahip ürün,

saçlarınıza parlaklık kazandırırken

yeniden şekillendirme için de

saçlarınızın gerekli neme sahip

olmasını sağlıyor. Aynı zamanda,

sabah rutininiz sırasında zihninizi

uyandırmak için de ideal.

Eau de Toilette:

Sizi "siz" yapan notaları ön plana çıkartarak eşsiz bir kokuya sahip olmanızı

sağlayan AUTHENTIC BEAUTY CONCEPT Eau de Toilette, salon

müşterilerine saçın ötesine geçen bir deneyim yaşatıyor. Markanın ilk vegan

saç ve cilt parfümü Eau de Toilette, tüm duyuları unutulmaz bir farkındalık ile

birbirine bağlıyor.

26 ülkede otantik güzelliğe inanan kuaför ve sanatçıların başını çektiği bir topluluğun markası

olan Authentic Beauty Concept, Otantik Güzellik Hareketi’ni - #authenticbeautymovement –

tüm dünyada yaymaya ve büyütmeye devam ediyor.

NYX

24


Güzellik

KÉRASTASE FUSIO-DOSE BAKIMLARI İLE

KİŞİYE ÖZEL PROFESYONEL SAÇ BAKIM RİTÜELİ

Sadece Kérastase danışman salonlarında uygulanan Fusio-

Dose bakımları, 6 farklı konsantre ve 6 farklı destekleyici

üründen oluşuyor. 36 farklı bakım kombinasyonu oluşturmaya

imkan sağlayan Fusio-Dose, her saç tipine özel analizle farklı

bakım ritüelleri yaratıyor. Saçın iki temel ihtiyacına göre

kişiselleştirilebilen Fusio-Dose bakımları, sadece 5 dakikada

ekspres bir bakım deneyimi sunuyor.

Fusio-Dose ile Size Özel Ekspres Salon Bakımını Deneyimleyin!

Salonlarda yapılan Fusio-Dose bakımında, öncelikle kişinin saç

yapısına göre neye ihtiyacı olduğu belirleniyor. Kuru, hasar görmüş,

boyalı, ince ya da zayıf ve kırılmış saçların ihtiyaçlarına göre ayrı ayrı

hazırlanmış 6 farklı konsantreden biri, uzman kuaförler tarafından

seçiliyor. Ardından saçın ikincil sorununa ve nasıl görünmesi

istendiğine göre, destekleyici 6 ürün arasından biri tercih ediliyor.

Profesyonel ortamda, kişiye özel hazırlanmış karışım saçlara

uygulanıyor ve yalnızca 5 dakika bekletilerek istenilen sonuca

ulaşılıyor.

NYX

25


SAÇ BAKIM ÜRÜNLERİNDE YENİLİKLER

İncelmiş Saçlar İçin Birçok Fayda Sunan ve

Hacim Katan Saç Şekillendirme Çözümü

Aveda’dan YENİ Invati Advanced Saç Dolgunlaştırıcı Köpük

Aveda’nın sevilen Invati Advanced ailesinin en yeni üyesi Invati

Advanced Saç Dolgunlaştırıcı Köpük, her bir saç teline daha dolgun ve

hacimli bir görünüm kazandırmaya yardımcı olan bir saç şekillendirme

ürünü. Kullanan kadınların %90’ı, saçlarının dolgun ve hacimli

görünümünde gün boyu süren bir iyileşme olduğunu belirtiyor.

Invati Advanced sistemini stres veya doğum sonrası

saç dökülmesi gibi nedenlerle incelmiş saçlar için

kullananlar; esnek, dokunulası bir tutuş ile saç tellerinin

görünümünü kalınlaştırmaya ve dolgunlaştırmaya

yardımcı olan bu yeni saç şekillendirici köpük sayesinde

artık etkisini gün boyu sürdüren, hayallerindeki parlak

saç stiline kavuşabilecekler. Ürünü kullanırken 3-5

kez elinize sıkın ve nemli saça kökten uca eşit şekilde

uygulayın. Ardından saçı fön yardımıyla kurutun ve

dilediğiniz gibi şekillendirin. (En iyi sonucu elde etmek

için, kullanmadan önce şişeyi çalkalamayın.)

OTANTİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK HAREKETİ

Premium, vegan saç bakım ve şekillendirme markası Authentic Beauty Concept, daha

sürdürülebilir bir yaşam için projelerine devam ediyor. %100 geri dönüştürülebilir

ambalajlara sahip ürünlerle doğadaki karbon ayak izini küçültmeyi hedef alan marka,

geri dönüşüme dikkat çekecek yeni projesi Otantik Sürdürülebilirlik Hareketi’yle

profesyonel saç bakım sektörün en etkili kampanyalarından birini başlattı.

Siz de Instagram uygulamasıyla QR kodu tarayın, ve @authenticbeautyconcept.tr’yi

takip ederek Otantik Güzellik ve Sürdürülebilirlik Hareketi’ne katılın.

Otantik Sürdürülebilirlik Hareketi projesi

kapsamında, Haziran-Aralık ayları arasında

öncü Authentic Beauty Concept salonlarının

müşterileri kullandıkları ürünlerin boş

ambalajlarını getirerek, ücretsiz Memento bakım

servisinden faydalanıyor.

Kampanyaya dahil olan salonlar sürdürülebilirlik

hareketini duyuran bir kapı etiketiyle

misafirlerini karşılıyor. Uğurlama alanında

yer alan sertifikalarla da kampanyaya dikkat

çekiliyor. Kampanya süresince yapılan Authentic

Beauty Concept alışverişlerinde ürünler, geri

dönüştürülebilir oldukları mesajını içeren bir

boyunlukla satışa sunuluyor.

NYX

26


Güzellik

PÜRÜZSÜZLEŞTİRİCİ

SAÇ SERUMUYLA ŞEHRE

MUHTEŞEM DÖNÜŞ!

Kuru ve ıslak saça uygulanabilen L’Oréal

Paris Elseve Dream Long Mükemmel Düz

Pürüzsüzleştirici Serum’u sür, düzleştir

ve uzat! Mükemmel düz ve 4 cm’e kadar

daha uzun görünen saçlara kavuşmak

artık mümkün! Düzleştirme veya kurutma

öncesi ve sonrasında uygulanan L’Oréal

Paris Elseve Dream Long Mükemmel Düz

Pürüzsüzleştirici Serum, 230 derece ısıya

karşı koruma sağlıyor. Ayrıca gün boyu

elektriklenme ve kabarmayı önlüyor.

L’Oréal Paris

Elseve Dream Long

Mükemmel Düz Pürüzsüzleştirici Serum - 49,5 TL

EN DOĞAL KURU

ŞAMPUANLA TANIŞMAYA

HAZIR MISINIZ?

Kuru şampuan, günümüzde saçı susuz

tazelediği için hareket halindeki insanlar için

olmazsa olmaz bir bakım ürünü haline geldi.

Saçları çok sık yıkamak renginin solmasına

neden olurken, Aromakoloji Canladırıcı ve

Ferahlatıcı Kuru Şampuan, beş esansiyel

yağla (Nane, kekik, üzüm, greyfurt, lavanta ve

Sedir) oluşan arındırıcı kokteyli ile saçta kalıntı

bırakmadan saça tazelik, temizlik ve parlaklık

kazandırıyor.

L’Occitane

Aromachology Purifying Freshness Dry Shampoo Mist

80 ml – 215 TL

MUCİZEVİ ETKİ İLE

ÇABASIZ GÜZELLİK

Özellikle yaz aylarında kuruyan, yıpranan ve uzaması

yavaşlayan saçları, içeriğindeki Jojoba ve Ginseng yağları

ile mucizevi bir etki yaratarak özüne döndüren I’m Magic

saç maskesi, pürüzsüz ve parlak bir görünüm sağlıyor.

Saçın elastik yapısının

yeniden oluşumunu

destekleyen formülüyle

koparak dökülmelere

karşı koruma sağlayan

I’m Magic, haftada iki kez

düzenli kullanımda saçın

hızlı uzamasını da yardımcı

oluyor.

DIRECT MESSAGE / WATSONS

I'm Magic Saç Maskesi

HASSAS

KATI ŞAMPUAN

SAÇLARIMIZA VE

GEZEGENİMİZE

DOST

Yeni hassas katı şampuanı Rêve de Miel hissini mükemmel

biçimde yansıtıyor. Sülfat* ve silikon içermeyen formülüyle

katı temizleme bazı çekici kokusuyla dikkat çeken, zengin

köpüklü bir yapıya dönüşüyor. Provence balı ve değerli

ketencik yağının sihirli birleşimi saçlarda ipeksi bir doku

bırakıyor, daha kolay durulanma ve tarama deneyimi

sağlıyor. *Kullanan kadınlar saçlarının daha kolay

tarandığını söylüyor.

NUXE Rêve de Miel Hassas Katı Şampuan 65 g – 80 TL

KÖMÜR DETOKSU İLE

DAHA CANLI VE IŞILTILI

SAÇLAR

Sülfatsız OGX Kömür Detoksu serisi

içeriğindeki aktif Hindistan Cevizi

kömürüyle saçlarınızı başta yağ olmak

üzere kalıntılardan ve toksinlerden

arındırıp daha canlı ve ışıltılı görünümle

kavuştururken, Kaolin kili saçların

nazikçe temizlenmesini sağlıyor.

OGX

Kömür Detoksu Şampuan

385 ml – 89.90 TL

DOĞAL ÖZLERLE %100

BESLENMİŞ SAÇLAR!

Herbal Essences getirdiği büyük yenilik

ile yeni sülfatsız serisinde saçlarınızı

sertleştirmeden nazikçe temizliyor. Aynı

zamanda diğer sülfatsız şampuanların aksine

duşta köpürerek güzel bir duş deneyimi

sağlıyor. Saçlarını kolaylıkla arındırıp, daha

yumuşak ve nazikçe bir bakım arayanlar için

Herbal Essences Sülfatsız Aloe serisi Mango

ve Bambu içeren iki farklı şampuan ve saç

kremi sunuyor.

Herbal Essences

Sülftasız Aloe & Mango Serisi

Belirtilen fiyatlar Eylül güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

27


Mehmet Can

Make-up Artist

Lüks mağazacılık sektöründe çalışırken kozmetik departmanına geçmesi

hayatında mesleki dönüm noktası oldu.

Satışını yaptığı kozmetik ürünleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için

aldığı eğitim Mehmet Can'a bambaşka bir dünyanın kapılarını açtı. O artık bir

profesyonel make-up artist. Mehmet Can ile tutkuyla bağlı olduğu işi ve sezonun

makyaj trendlerini konuştuk.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

28


Röportaj

Bu sezonun makyaj trendi

Chanel’den geliyor:

“Tone on Tone”

Make Up Artist olmaya nasıl karar

verdiniz? Bize kısaca hikayenizden

bahseder misiniz?

Mesleğe giriş hikayem biraz ilginç. Makyaj teknikleri,

makyaj malzemeleri bana çok uzak konulardı. 9 yıl

lüks mağazacılık sektöründe çalıştım. Bunun 2 yılı

kozmetik üzerine oldu. Yeni havaalanı açılınca yeni

düzenlemeler nedeniyle kozmetik departmanında

çalışmaya başladım. Ama makyajdan bihaberdim.

Yolcular allık, concealer istediklerinde karşılık

veremiyordum ve arkadaşlarımdan yardım

istiyordum. Bu konuda kendimi geliştirmeye

karar verdim. İlk başta amacım makyaj sanatçısı

olmak değildi, hangi ürün ne için, nerede kullanılır

bunlar hakkında bilgi sahibi olmayı hedefliyordum.

Hedefime ulaşmak için Altier Akademi kurumuna

başvurdum. Zamanla çalıştığım modellerin yüzünün

ışıltılarını ortaya çıkarmak ya da yüzüne bambaşka

farklı bir ifade kazandırmak heyecan verici olmaya

başladı. Sizin aracılığınızla Altier Akademi'ye bir kez

daha teşekkür ediyorum. Oradaki eğitimim bitse de

destekleri hep devam etti.

Sizce Türk kadını yüz tipine göre makyaj

yapmayı biliyor mu? En sık hangi hataları

yapıyoruz?

Maalesef Türk kadınlarının %70’i makyaj yapmayı

bilmiyor ya da beceremiyor. Bunu üzülerek

söylüyorum. Benim en çok gördüğüm hatalar

genelde allık kullanımı, göz farı ve eyeliner. Yüz

şekillerini de bilmedikleri için kontürlemeyi de

yanlış yapabiliyorlar. Ama şunu da söylemeden

edemeyeceğim makyajı yapan da çok güzel yapıyor.

Pandemi döneminde sürekli araştırma ve bolca pratik

yaptım. Bunu hayatta yapamam dediğim makyaj

stillerini denemeye başladım. Her geçen gün daha

çok şey öğrendim ve hala öğreniyorum. Öğrenmenin

ve bilginin sınırı olmadığına inananlardanım.

Pandemi kısıtlamaları sona erdikten sonra fotoğraf

sanatçısı Ali Sarı ile tanıştım. Birlikte güzel işlere

imza attık. Yaptığım makyajlar gözünüze bu kadar

güzel geliyorsa onun da payı vardır.

En çok ne tür makyaj yapmaktan keyif

alıyorsunuz?

En çok keyif aldıklarım fantastik ve editoryal

makyajlar. Bu tarz çalışmalarda kendimi daha özgür

hissediyorum. Dünya ile sanki bütün ilişkim kesiliyor.

Ne duyuyorum, ne acıkıyorum ne de susuyorum…

Daha kuralsız bir dünyadayım. Sonucunda da daha

özgün bir görünüm ortaya çıkarıyor.

NYX

29


makeupmemoist

Yaz bitince genelde canlı renkleri bırakıp,

toprak tonlarına yönelme oluyor. Bu

sonbaharda hangi renklerde makyaj

yapacağız? Sezonun trendleri neler?

Bu sezonun trendi Chanel’den geliyor. “Tone on

Tone”. Göz kalemi, göz farı ve ojeler aynı tonlarda

olacak. “Tone on Tone” uygulamasını sosyal medya

platformunda sizlere sunacağım. @makeupmemoist

Instagram hesabımdan takip edebilirsiniz. Sezonun

renk trendleri ise kırmızı, kahve, gümüş ve şampanya

tonlarında olacak.

Olmazsa olmaz diyebileceğiniz makyaj

ürünleri nelerdir?

Olmazsa olmazlar tabii ki maskara, göz kalemi

ve rujdur. Bu 3 ürün ile günlük makyajınızı

tamamlayabilirsiniz.

Artık bronzluğumuzu kaybettiğimiz

bugünlerde doğru allık ya da fondöten

kullanımı nasıl olmalı?

İnce yapıda bir fondöten ve daha şeftali pembe

karışımı bir allık tavsiye ediyorum.

Makyaj stilini en çok beğendiğiniz

ünlüler?

Penelope Cruz, Halsey, Rihanna, Gigi Hadid ve

Megan Fox gibi yabancı ünlülerin makyajı çok

hoşuma gidiyor. Hepsinin makyajları ayrı ve özeldir.

Türklerden de söylemeden edemeyeceğim, Yeşilçam

sanatçılarının o zamanki makyajları çok hoşuma

gidiyor. Bunların başında Filiz Akın ve Gülşen

Bubikoğlu geliyor.

NYX

30


Röportaj

Mehmet Can'ın Önerileri

Nemlendirici ve Makyaj Bazı:

Vichy, Benefit Professional, Giorgio Armani

Beauty Luminous Silk

Pudra:

Shiseido Goldenrose ve Inglot, Missha ve

Givenchy

BB Cream ve Fondöten:

Missha Perfect Cover BB Cream

ve Estee Lauder Double Wear

Concealer:

Tarte - Shape Tape

Far Bazı:

MAC Paintpot

Far:

Morphe, Nars, Huda Beauty, Missha

Maskara

Benefit Bad Gal, Lancôme Lash Idole,

Diorshow

Allık ve Highlight:

Chanel Reflex ve In Love,

Nars OrgasmX

Becca ve Benefit

NYX

31


Balmain’in mini dizisi Fracture,

M.A.C makyaj görünümleriyle ışıldıyor.

İkonik moda evi Balmain, Sonbahar/Kış 2021 kampanyası kapsamında 5 bölümlük bir mini dizi

sunuyor. Los Angeles’da bir motelde geçen ve Jesse Jo Stark, Tommy Dorfman, Charles Melton ve

Ajani Russel gibi dönemin genç yıldızlarını bir araya getiren Fracture dizisinin makyaj görünümleri

ise ünlü makyaj sanatçısı Kali Kennedy tarafından M.A.C Cosmetics ürünleriyle yaratıldı.

90’lardan ilham alan makyaj görünümleri, dönemin makyaj kodlarını günümüz trendlerinin filtresinden geçiriyor. Kennedy’nin

bir röportajında “İkonik, Modern, Zamansız. Hepsi aynı anda!” cümleleriyle betimlediği BALMAIN X M.A.C makyaj görünümleri,

her bir kişinin dış görünüşü çerçevesinde sahip olduğu bireyselliğin savunucusu, Balmain kreatif direktörü Olivier Rousteing’in

vizyonunun devamlılığını yansıtıyor.

Rock’n’roll ruhunu temsil eden ve dizinin cansız kahramanlarından biri olan Motel Le Rêve’in eklektik hissiyatını 90’lar görsel

estetiğiyle ustaca harmanlayan Fracture makyajlarında kullanılan M.A.C ürünlerinden bazıları:

Jesse Jo Stark’ın makyaj görünümünde:

•Lip Pencil "Cork";

•Powder Kiss Lipstick "Impulsive";

•Studio Fix 24-Hour Smooth Wear Concealer;

•Prep + Prime Transparent Finishing Powder;

•Studio Fix Sculpt And Shape Contour Palette;

•Eye Brows Big Boost Fibre Gel "Spiked";

•Pro Face Palette: Contour;

•Mixing Medium Shine kullanıldı.

Charles Melton’ın makyaj görünümünde:

•Prep + Prime Lip;

•Fast Response Eye Cream;

•Fix+ kullanıldı.

Ajani Russel’ın makyaj görünümünde:

•Chromaline "Basic White";

•Art Library: It’s designer palette

•Love Me Liquid Lipcolour “Feel Me?”

•Studio Fix 24-Hour Smooth Wear Concealer

•Powder Blush “Frankly Scarlet” kullanıldı.

NYX

32


Maybelline New York Makyaj Artisti

Alp Kavasoğlu'ndan makyajın pozitif etkisini

hissetmenizi sağlayacak ipuçları

Güzellik

Makyaj trendlerini podyumlardan sokaklara taşıyan Maybelline New York, pandeminin etkisiyle

ara verdiğimiz alışkanlıklarımıza geri dönüşümüzü taçlandırdı. Marka, pandemiyle beraber

durdurduğumuz hayatlarımızı yeniden canlandırmak ve hayatı renklendirmek için Press Play

aktivasyonu ile herkesi 'PLAY' tuşuna basmaya çağırıyor.

Makyajın pozitif etkisine değinen Maybelline New York Makyaj Artisti Alp Kavasoğlu;

“Hayata kaldığımız yerden devam etmeye hazırlandığımız bugünlerde eğlenceli ve

renkli makyaj uygulamaları yeniden trend olmaya başladı. Makyajın birçok kişi üzerinde

kesinlikle pozitif bir etkisi var. Eski alışkanlıklara dönüş, enerji dolu ve iyi hissettiriyor.”

Makyajla etkileyici görünmenin ve dolayısıyla pozitif etki yaratmanın yolunun, doğru

ürünleri kullanmaktan, doğru uygulamaları yapmaktan geçtiğini belirten Kavasoğlu,

makyaj tüyolarını paylaştı:

Süper kalıcı Super Stay Active Wear Fondöten

“Makyajın en önemli aşamalarından biri elbette fondöten uygulaması… Kalıcılığın

ekstra önem kazandığı bu dönemde hem cilde nefes aldıracak hem de süper

kalıcılık sağlayacak ürünler tercih etmek gerekiyor. Maybelline New York’tan

Super Stay Active Wear Fondöten, hayatın en hareketli anlarında bile kalıcılık

sunuyor. Cilde eşit bir şekilde uygulandığında kusursuz bir görünüm sağlıyor,

hava gibi hafif bir his bırakan formülü sayesinde hiç ağırlık yaratmıyor. Mat bir

bitiş sunan Super Stay Active Wear Fondöten ile pürüzsüz ve doğal cilt etkisini

gün boyu hissedebilmek mümkün.”

Lash Sensational Sky High Maskara ile kirpiklerde sınırsız uzunluk

“Gözlerde etkileyici görünüm anahtarı, gün boyu süren etki ve limitsiz uzunluk

sağlamaktan geçiyor. Çekici bakışlar için ilk tercih, içeriğinde yer alan bambu

özü ve fiberler sayesinde kirpiklerde sınırsız uzunluk ve hacim sunan Lash

Sensational Sky High Maskara… En küçük kirpiklere bile ulaşan esnek fırçası

ile her bir kirpiği kökten uca kavrayan Lash Sensational Sky High Maskara,

gökyüzüne uzanmanızı sağlayacak.”

Tattoo Liner Jel Göz Kalemi ile gözlerde gösterişli bir görünüm

“Göz kalemi tercihi yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, ürünün

bulaşma yapmayan formüle sahip olması. Bu anlamda benim tercihim, Maybelline

New York’tan Tattoo Liner Jel Göz Kalemi… Gözlerde 36 saate kadar* kalıcı

dövme etkisi sunan ürün, suya ve tere karşı dayanıklı, bulaşma yapmayan

formülüyle makyaj tutkunlarının bu sezon da gözdesi oluyor. Solmayan renkleri,

dayanıklı oluşu, kolay sürülebilirliği ve dövme etkili yoğunluğu, Tattoo Liner Jel

Göz Kalemi’ni öne çıkaran özellikler arasında yer alıyor.”

Tek sürüşte mat bitiş için Super Stay Matte Ink Likit Mat Ruj

“Güçlü formülüyle güzellik tutkunlarının favorisi olan Super Stay Matte Ink Likit

Mat Ruj ailesi, eşsiz renkleriyle sezonun favorisi. Super Stay Matte Ink Likit Mat

Ruj bu sezon dudaklarda etkileyici görünümü yeniden tanımlanıyor! Dudağın tüm

kıvrımlarını yakalayan ve tek sürüşte mat bitiş sunan, yeme içme ve bulaşmaya

dayanıklı Super Stay Matte InkLikit Mat Ruj, uzun süre kalıcılık sağlıyor.”

*Kişisel değerlendirme, 100 kadın

NYX

33


NARS Radiant Creamy Concealer

Ödüllü NARS Radiant Creamy Concealer, kremsi yapısı ve ayarlanabilir kapatıcılık seviyesi sayesinde tüm

zamanların favorisi. Aydınlık bitişiyle yorgunluk belirtilerini azaltması ve doğal duruşu ürünü vazgeçilmez yapan

özelliklerinden. Geniş renk seçeneği sayesinde cilt tonunuza en uygun rengi kolayca bulabilirsiniz.

NYX

34


Güzellik

Nude ve renkli tonlara sahip geniş renk seçenekleriyle güçlü pigment yapısına sahip

paletler, eyeliner ve maskaralarla ön plana çıkan bakışlar, besleyici dokunuşlarla

renklendirilmiş dudaklarla sonbahara merhaba…

1 - Gözlerinizde nude tonları

Bu özel göz farı koleksiyonu nude tonları ile en doğal şekilde

gözlerinizi vurgulamaya yardımcı oluyor. İçerisinde bazın

yanı sıra mattan sıcak ve parlak renklere kadar değişen 6 göz

farı içeren 7 renk paleti barındırıyor.

Sephora Collection Eye Love Eyeshadow Far Paleti: 129 TL

2 - Tropikal bir yolculuk

Egzotik renklerden oluşan Revolution Forever Flawless

Bird of Paradise Far Paleti tatil ruhunu makyajınıza taşıyor.

Parlak matlar, ışıltılı ve yumuşak dokulu kremsi parıltılardan

oluşan deniz mavisi, yaz portakalı, tropikal mor, taze yeşil ve

kanarya sarısı tonları ile enerjiniz gözlerinize yansıyacak!

Revolution Bird Of Paradise Far Paleti: 149,90 TL / Watsons

1

3 - Makyajın olmazsa olmazı allık

Debby Blush Experience Allık, kadifemsi ve zengin pigmentli

sıkıştırılmış toz allık yapısıyla mat bir görünüm sağlar.

Pürüzsüz yapısıyla cilde kolayca uygulanır, iz veya leke

bırakmaz. Dermatolojik olarak test edilmiş olan Debby

Blush Experience Allık sunduğu 2 farklı renk seçeneği ile

yüz hatlarınızı belirginleştirirken cildinize canlılık katmaya

yardımcı olur.

Debby Blush Experience Allık: 49,95 TL TL

4 - Ağırlık yapmayan hafif dokulu maskara

Doğal içeriklerle desteklenmiş, bu ürünün kıvrımlı uzun

fırçası, kirpiklere kolayca uygulanabiliyor. Ultra siyah renk

pigmenti ile derinlik kazandıran bakışlar ve her kirpik tipi

için çarpıcı bir güzellik sunuyor. Suya dayanıklı formülüyle

kirpiklerinizdeki hacmin ve siyahlığın tüm gün boyunca

sürmesini desteklerken, içeriğindeki Hint Yağı ile de

kirpiklerinizi besleyerek doğal bakım yapıyor.

Sephora Rare Beauty Perfect Strokes Maskara

5 - Güller ve dudaklar gülsha’da buluştu

Ürünlerinde %100’e varan doğal içerik kullanan gülsha,

nazik dudaklarınızı korumak için Rose Kiss’i değerli gül

esansiyel yağı, tatlı badem yağı, shea yağı, kakao çekirdeği

yağı ve jojoba kullanarak geliştirdi. Zenginleştirilmiş eşsiz

formülü ile nem ve koruma sağlarken dudaklarınıza gün boyu

pürüzsüz ve yumuşak bir his kazandırır.

Gülsha Rose Kiss : 129 TL

3

2

4

6 - Birden fazla görünüm!

Nars Climax Eyeliner ile kadınlar artık birden fazla

görünüm elde edebiliyor. İster gün içinde doğal bir eyeliner

olarak kullanabilir, isterlerse gece dikkat çekici bir makyaj

yapabilirler. Her makyaj türüne uyum sağlayan ve boşluk

bırakmadan kusursuz uygulanma özelliği sayesinde

kullanıcılar tarafından her zaman tercih ediliyor.

Nars Climax Liquid Eyeliner: 280 TL

5

Belirtilen fiyatlar Eylül güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

6

NYX

35


CANLI, IŞILTILI GÖZLER

Canlı, ışıltılı gözler için daha hızlı onarım teknolojisi ve gençliği ortaya

çıkaran yenilenen formülü ile Estée Lauder yeni göz kremini sundu.

Günümüzün hızla dijitalleşen hayatı, uzun saatler süren video ve konferans görüşmeleri, arka arkaya izlediğimiz diziler

ve geç uyunan geceler, gözlerimizin sıklıkla fazla mesai yaptığı anlamına geliyor. Kozmetik endüstrisinde periorbital cilt

mikro-hareketlerinin etkisini inceleyen ilk marka olan Estée Lauder, daha uzun süre uyanık kalmanın bir sonucu olarak

göz kırpma gibi tekrar eden hareketlerin artmasının, kolajen üretimini doğrudan etkileyebileceğine ve göz çevresinde

oluşan yaşlanma belirtilerini hızlandırabileceğine dair yeni bulgularını ortaya koyuyor.

Estée Lauder şimdi gözler için yeniden tasarlanan Chronolux

Power Signal hızlı onarım teknolojisi ve yenilenen gençliği

ortaya çıkaran formülü ile Advanced Night Repair Eye

Concentrate Matrix Synchronized Multi-Recovery Complex

Göz Kremini sunuyor. Yeni 360° Mesh Matrix Teknolojisi,

mikro hareketlere ve mimik çizgilerine dolgunlaştırma desteği

sağlar. Yeni özel tasarımlı criyo-çelik aplikatörü ile ürün

uygulandığında hassas göz çevresindeki cilt dokusu anında

2°C’ye kadar soğutulur. Gündüz ve gece kullanıldığında cilt

daha sıkılaşmış, daha yumuşak ve pürüzsüz hissedilir. Göz

altı çevresindeki tüm çizgi ve kırışıklıklar, kaz ayaklarının ve

kaş arasında yer alan ‘11 çizgileri’nin görünümü azalır, gözler

canlanmış, diri ve güçlü bir görünüme sahip olur.

NYX

36


SONBAHAR'A GİRERKEN

CİLDİNİZİ KORUYUN

1 - CLINIQUE’TEN 100 SAAT ETKİLİ MOISTURE SURGE

NEMLENDİRİCİ

Sonbaharla birlikte hassaslaşan ve kuruyan ciltlerin vazgeçilmezi

olan Clinique Moisture Surge, yüzünüzü yıkadıktan sonra bile 10

kat derinliğe kadar ulaşabilen, canlı ve parlak bir cilt görünümüne

kavuşmak için 100 saat boyunca nemlendirme sağlayan

yepyeni bir formül geliştirdi. Deneyen kadınların %95’inin cildini

daha sağlıklı bir görünüme kavuşturduğunu söylediği Aleo Vera

Özlü formülüyle Moisture Surge, yeni favorileriniz arasına

girmeye hak kazanıyor.

Güzellik

2 - Aveda Botanical Kinetics Nemlendirici Serum

Botanical Kinetics nemlendirici serum, içerisinde yer alan

ve suyu içinde tutmasıyla meşhur kaktüs meyvesi ile, cildin

nem bariyerini desteklemeye yardımcı olur. (In vitro test ile

desteklenmiştir.) Cildin kendi nemini koruma özelliğini artırmak

için her seruma 10.000'den fazla bitki kök hücresi aşılandı.

Çeşitli ağırlıklardaki doğal türevli hyalüronik asit molekülleri, cilt

yüzeyini anında dolgunlaştırmaya, ciltte yaygın olan ince, kuru

çizgilerin görünümünü gözle görülür şekilde azaltmaya yardımcı

olur ve zaman içinde nem seviyesini korumak için farklı hızlarda

parçalanır. Cildin bariyerini ve yüzeyini güçlendirmeye yardımcı

olur.

1

3 - Yves Rocher Okyanus Ferahlığında Detoks Etkili Yüz

Yıkama/Makyaj Temizleme Jeli Gelée Marine

Hem makyaj temizleme yağı etkisi hem de ferahlatıcılığı ile tüm

cilt tiplerine uygun olan Gelée Marine %99’dan fazla doğal

içeriği ile cilt PH’ına saygılı bir formül sunuyor. Deniz köpüğü gibi

yumuşacık bir köpüğe dönüşen micro damlacıklar ve jel dokusu,

suya dayanıklı makyajlarda da etkisini gösteriyor. %99 doğada

çözünebilir formüle sahip.

4 - Anthelios Age Correct SPF50 & Anthelios Age Correct

Tinted Cream SPF50 ile Leke ve Yaşlanma Karşıtı Güneş

Koruması

Anthelios Age Correct SPF50, yeni CELLOX-B3 TECHTM

Teknolojisi ve Mexoryl XL ile UVB/UVA ışınlarına karşı koruma

sağlıyor ve kir partiküllerinin cilde yapışmasını azaltıyor. Hava

kirliliği ve kızılötesi A’nın cilde vereceği zararlı etkileri önlemeye

destek oluyor. Parçalanmış Hyalüronik Asit, Fe-Resorsinol ve

Niasinamid ile zenginleştirilen Anthelios Age Correct SPF50,

günlük UV ışınlarından kaynaklanan yaşlanma belirtilerinin

görünümünü düzeltmeye ve cildi korumaya yardımcı oluyor.

Anthelios Age Correct SPF50'nin renkli versiyonu Anthelios

Age Correct Tinted Cream SPF50, hafif dokusu ile cildi 24 saat

boyunca nemlendiriyor. Renkli güneş koruması sunan Anthelios

Age Correct Tinted Cream SPF50, yağlı bir his bırakmadan

kadifemsi bir bitiş sağlıyor.

2 3 4

5

5 - DUNK ELEPHANT C-Firma Fresh Day Serum!

Süper güçlü %15 C vitaminli günlük serum. Erken yaşlanmanın

belirtilerini iyileştirirken, cildin görünümünü sıkılaştırır ve

parlatır. Aynı zamanda güçlü antioksidan bir kompleks, esansiyel

besleyiciler ve meyve enzimleri ile dolu.

NYX

37


Sadece cildin değil, tüm vicudun ihtiyacı

11BESİN

KOLAJEN ÜRETİMİ

İÇİN GEREKLİ

Son yıllarda güzellik ve besin takviyesi sektörünün

gözdesi olan kolajen, toplumdaki yaygın inanışın

aksine sadece cildimizin değil, tepeden tırnağa

tüm vücudumuzun sağlıklı olmasında 'kilit' rol

üstleniyor. Beden sağlığı için son derece önemli

bir protein olan kolajeni oluşturacak besinleri Liv

Hospital Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Esra

Şahin anlattı.

''Kolajen vücudun yapısal bütünlüğünü oluşturan,

insan vücudunda en çok bulunan temel proteindir ve

vücutta özellikle kaslarda, kemiklerde, tendonlarda,

bağlarda, organlarda, kan damarlarında, ciltte,

bağırsaklarda ve diğer bağ dokularında bulunur.

Kolajen kaybı 18-29 yaşlarında başlıyor. 40

yaşından sonra yılda yaklaşık %1’i kaybediliyor.

Kadınlarda özellikle menopoz döneminde

bu azalma yüzde 50'leri buluyor. 80 yaşına

gelindiğinde ise kolajen kaybı genel olarak

%75’lere ulaşıyor.

Kolajen oluşturan 3 aminoasit; prolin, lizin ve

glisindir.''

Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Dyt. Esra Şahin

Liv Hospital Hastanesi

Bu aminoasitlerin doğal olarak bulunduğu gıdaları

Dyt. Esra Şahin 11 başlık altında şöyle sıraladı:

NYX

38


Sağlık

1

Kemik suyu

Bu seçenek en popüler olanıdır. Kemik suyu, kemik ve bağ

dokusu içerdiğinden kalsiyum, magnezyum, fosfor, kolajen,

glukozamin, kondroitin, amino asitler ve diğer birçok

besin öğesini bulundurur. Bununla birlikte her kemik suyu

kullanılan kemiğin kalitesi nedeniyle farklıdır.

Tavuk

Pek çok kolajen takviyesinin tavuktan elde

edilmesinin bir nedeni var. Birçok çalışma tavuk

boynu ve kıkırdağını artrit tedavisi için bir kolajen

kaynağı olarak belirlemiştir.

2

3

Balık ve kabuklu deniz ürünleri

Diğer hayvanlar gibi balıklar ve kabuklu deniz

hayvanları da kolajenden yapılmış kemikler ve

bağlar içerir. Balığın pek tüketilmeyen başı,

gözbebekleri ve pulları kolajen bakımından en

yüksek kısımlarıdır.

Yumurta akı

Yumurta diğer hayvansal ürünler gibi bağ dokusu

içermez. Yumurta beyazının büyük miktarda içerdiği

prolin kolajen üretimi için gerekli aminoasitlerden

biridir

4

NYX

39


Sağlık

5

Ginseng

Ginseng geleneksel tıpta yüzyıllardır kullanılıyor.

Araştırmalar ginsengin cildin yaşlanmasını

durdurma potansiyeline sahip olabileceğini

gösteriyor. Ginseng genellikle çay, bitki özleri

(ekstrakt) veya takviye şeklinde bulunuyor.

6

C vitamini vücudun kolajen üretiminde öncü olarak

önemli bir rol oynar. Bu nedenle yeterli C vitamini almak

çok önemlidir. Portakal, greyfurt, mandalina, limon gibi

turunçgiller C vitaminiyle doludur.

Turunçgiller

7

Kırmızı – Mor meyveler ve

Tropikal Meyveler

Çilek, yaban mersini, ahududu ve

böğürtlen gibi kırmızı-mor

ananas, mango gibi tropikal meyveler

C vitamininden oldukça zengindir.

Aynı zamanda cildi hasardan koruyan

antioksidan bakımından yüksektirler.

Sarımsak

Sarımsak yemeklerinize lezzetten fazlasını katar.

Kükürt bakımından yüksek olan sarımsak, kolajenin

sentezlenmesine ve parçalanmasını önlemeye

yardımcı eser bir mineraldir.

8

NYX

40


Sağlık

Yeşil Biber

Salatalara veya sandviçlere dolmalık biber

ekleyin. Bu yüksek C vitamini kaynağı olan

sebze, yaşlanma belirtileriyle mücadele

edebilen kapsaisin içerir.

9

Domates

Bir başka C vitamini kaynağı domatestir.

Domatesler ayrıca cilt sağlığını destekleyici bir

antioksidan olan likopen içerir.

10

Brüksel Lahanası

Brüksel lahanası sağlıklı bir cilt için önemli olan

iyi bir provitamin A kaynağıdır. İçerdiği C vitamini

ayrıca serbest radikal hasarıyla savaşır.

Aynı zamanda kolajen üretimini desteklediği

için cildin elastikiyetini korumaya yardımcıdır.

Mevsiminde bol bol tüketilmesi önerilir.

11

NYX

41


Sonbahar

Bakımları

Merhaba sevgili okurlarım

İşte huzurun en çok yaşandığı bir sonbaharda yine

birlikteyiz.

Bu sonbahar hadi bütün olumsuzlukları sararmış yapraklar

gibi üzerimizden atalım...

Ayna

NALAN YURTTAŞ

nalan.yurttas@nyxmag.com

Sonbahar yağmurlarından sonra havanın açması gibi,

biz de yine yeniden parlayalım, rüzgarın bizi yeniliklere

götürmesine izin verelim…

Hayat çözülmesi gereken bir problem değil, tecrübe edilmesi

gereken bir gerçekliktir.

‘Tolstoy’’ un çok güzel bir sözünü sizlerle paylaşmak

istiyorum;

‘Sahip olduğum şeylere sevindiğim, sahip olmadıklarıma da

üzülmediğim için mutluyum.’

O nedenle;

- Herkesi mutlu etmeye çalışmayın,

- Kendi kendinize modunuzu düşürmeyin,

- Değişimden korkmayın,

- Geçmişte yaşamayın,

- Her arkanızdan konuşana kulak asmayın,

- Her söz verenin sözünü tutacağını sanmayın,

- Her tanıştığınız insanı kendiniz gibi bilmeyin,

- Mutsuz edeni değil, huzur vereni seçin,

- Sizi çekemeyenlere gülün ve geçin,

- Aşırı düşünmeyin,

- Veeee kimseye hak ettiğinden fazla değer vermeyin...

Unutmayalım ki; hayatta gökkuşağına ulaşmak istiyorsak,

bazen yağmurlara katlanmak zorunda kalacağız.

Hayatta her zaman dertlerimiz olur, önemli olan bizim

dertlerimizi mi yoksa mutluluklarımızı mı önemseyerek

yaşamayı seçtiğimizdir.

NYX

42


Şimdi, modumuzu yükseltmeye aynaya baktığımızda bakımlı bir kadının gülümsemesini görmekle başlayalım mı?

Ayna

Öncelikle, yaz aylarında güneşe maruz

kalan gözlerimiz için Göz Altı Maskesi

yaparak kırışıklıkları önleyelim:

Malzemeler:

- 1 adet kivi,

- 1 tatlı kaşığı bal,

- 1 çorba kaşığı buğday yağı

Uygulanışı:

Kivinin ¼ 'ünü rendeleyin, içine önce balı ardından

buğday yağını ekleyip karıştırın.

Temizlenmiş göz altlarına sürüp 15 dk bekleyin,

ardından pamuk ile nazikçe temizleyin.

Haftada 2 kez uyguladığınızda göz altı bölgenizin nem

oranını arttırıp kırışmasını önlediğini göreceksiniz.

Şimdi de size vazgeçemeyeceğiniz

bir Doğal Makyaj Bazı tarifi vermek

istiyorum:

Malzemeler:

- 1 tatlı kaşığı elma çekirdeği,

- 1 tatlı kaşığı ayva çekirdeği,

- 1 çay bardağı su,

Uygulanışı:

Elma ve ayva çekirdeklerini beş dakika suda haşlayın.

Bir kavanoza koyup üç-dört gün bekletin. Jöle haline

gelen maskeyi parmak uçlarınız ile cildinize sürün,

kuruduktan sonra üzerine makyaj yapabilirsiniz,

göreceksiniz gün boyu kalıcı olacak.

Yazımı her zaman olduğu gibi ürün tavsiyelerimle bitiriyorum. Kendinize iyi bakın... Görüşmek üzere...

Tavsiyelerim

Sizlere, kullandığım ve kullananların çok memnun kaldığını bildiğim

Gözenek Sıkılaştırıcı etkili bir serum tavsiye edeceğim.

SINOZ PORE MINIMIZING SERUM

İçeriğindeki Niacinamid ve Çinko sayesinde gözenekli görünümü azaltıyor, cilde

pürüzsüz bir görünüm veriyor ve gün içinde gözeneklerin dolmasını engelliyor.

Sürüldüğünde yağlı bir his bırakmıyor. Etkili sonuç almak için sabah ve akşam

temiz cilde birkaç damla serumu masaj yaparak yedirin. 3 ay düzenli kullanmanızı

tavsiye ederim.

İkinci tavsiyem,

harika bir Siyah Eyeliner.

L’OREAL PARIS

JEL SİYAH EYELINER

01 PURE BLACK

Yoğun siyah karbon gün boyu

kalıcılığını koruyor, Yumuşak

ve esnek uygulayıcısı ile

kolayca sürebiliyorsunuz ve

isteğinize göre de daha fazla

veya daha az ince bir çizgi

çekebiliyorsunuz.

Ve son olarak, size kısa sürede gözle görülür sonuç

alacağınız bir Kaş Kirpik Serumu tavsiye etmek

istiyorum.

LUIS BIEN MAVİ

KAŞ KİRPİK SERUMU

Kaş ve kirpik için 2 ayrı kullanım

fırçası var. Temiz kaş ve kirpik

diplerinize ince bir çizgi halinde

bastırarak uyguluyorsunuz. İlk defa

bu tip bir ürün gözümü yakmadı.

Sabah ve akşam düzenli ve

bolca kullanırsanız, 5-6 günde

kirpiklerinizin uzadığını ve

kaşlarınızdaki boşlukların dolmaya

başladığını göreceksiniz.

NYX

43


Gizem Yasa / Mert Yıldız

24 Saatte İş Platformu Kurucu Ortakları

Adaylarla işvereni bir araya getiren uygulama 24 Saatte İş, iş arayan kadın adaylara, herhangi

bir taciz ya da sorunla karşılaşmalarını önleyebilmek için yedi öneri sıraladı. Kadınların iş

arama süreçlerinde maruz kaldığı taciz olaylarını önlemek için daha önce de yapay zekâ

kullanan ve ‘uyku modu’ özelliğini devreye alan 24 Saatte İş, daha fazla kadının iş yaşamında

yer alabilmesi için şirketlerin, portalların ve tüm işverenlerin bu konudaki gerekli hassasiyeti

göstermeleri gerektiğini belirtiyor.

Kadınların iş arayış süreçlerini kolaylaştırmak için çalışmalarını yürüten 24 Saatte İş, kadınların iş

arama süreçlerinde maruz kaldığı taciz olaylarını önlemek için daha önce de ‘uyku modu’ özelliğini

devreye almıştı. Bu mod sayesinde uygulama üzerinden iş arayan kadınlar isterlerse ‘uyku modu’

özelliğini devreye sokarak akşam 21.00 ile sabah 08.00 saat aralığında işverenden mesaj almamayı

tercih edebiliyorlar. Gönderilen mesajları bu saatler dışında görüntüleyebiliyorlar. Ayrıca, 24 Saatte

İş’in yapay zekâ kullanarak yarattığı algoritma sayesinde sisteme gelen şirketlerle ilgili pek çok veri

sistem tarafından analiz ediliyor. Problem olma ihtimali tespit edilen şirket anında sistem dışı bırakılıyor.

İşverenler kadınlara rahatsız edici mesajlar attığında yapay zekâ sistemi tarafından otomatik olarak

tespit edilip, Böylelikle, kadın adayların rahatsız edici bir durumla karşılaşmadan potansiyel sorunların

önüne geçilmesi hedefleniyor. İşveren anında sistem dışı bırakılıyor.

Neredeyse her hafta hatta her gün kadınların yaşadığı zorlukları, uğradıkları tacizleri ve hayatlarını

kaybettiklerini duyuran haberleri okuyor ve izliyoruz. Kadınların iş arayış sürecinde yaşadığı zorluklar da

maalesef devam ediyor. Sorunların kaynağı yok edilinceye kadar kadınlar kendi kendilerine önlem almak

zorunda bırakılıyor. Adaylarla işvereni bir araya getiren uygulama 24 Saatte İş, iş arayan kadın adaylara,

herhangi bir taciz ya da sorunla karşılaşmalarını önleyebilmek için yedi öneri sıraladı.

NYX

44


İş Arayan

Yaşam

Kadın Adaylara

7 TAVSİYE

1. Başvuru yapacağınız portalları iyi

seçin:

Öncelikle iş başvurusu yapacağınız portalları iyi

seçmeniz, buraların güvenilir yerler olmasına

dikkat etmeniz gerekir. En etkin yöntemlerden biri

özellikle mobil kanallar için Google Play ve App Store

yorumlarını okumak. Bu mecralarda portalların

kullanıcı ile olan etkileşimi portalların kullanıcılarına

yaklaşımlarını çok net ortaya koyuyor. Şikayetvar

ve benzeri sitelerde yapılan olumsuz yorum

sayılarını, şirketin şikâyetlere verdiği cevapları

mutlaka okuyun. Jenerik cevaplarla her soruna aynı

şekilde ve mekanik yaklaşan, otomatik cevap veren

şirketlere mesafeli durun.

2. Sistem üzerinden mesajlaşın:

Başvuru yaptığınız şirket ile mutlaka sistem

üzerinden mesajlaşın. WhatsApp veya farklı

mecralarda yapılan mesajlaşmalar sorunu tespit

etmeyi imkânsızlaştırıyor.

3. İş görüşmesine gitmeden önce

şirketi araştırın:

Başvuru yapılan şirketi Google’da aratın ve

randevuya gitmeden önce mutlaka şirketin Google’da

varlığından emin olun. Küçük işletmeler için varsa

Google’daki şirket telefonundan ulaşıp randevu

detaylarınızı ve size randevu veren kişiyi şirket ile

teyit edin.

4. Şüpheli bir durumda portalla

iletişime geçin:

İçinize sinmeyen, şüpheli bir durumda portalla

iletişime geçip portala soru sorun ve karşınızda

muhatap bulup bulamadığınıza bakın. Eğer

telefonlarınız cevapsız kalıyorsa, şikâyetlerinize,

e-postalarınıza dönülmüyorsa bu mecraların takibi

zayıf demektir. Mutlaka uzak durun.

5. Mesai saatleri dışındaki

aramaları reddedin:

Mesai saatleri dışında mesajlaşmayın ve gelen arama

taleplerini kesinlikle kabul etmeyin. Şirketlerin

yaklaşımı ve bakış açısındaki ciddiyeti ortaya koyan

en önemli faktörlerden biri iletişim kurma biçimleri.

Bunu hiçbir zaman unutmayın. Gecenin bir vakti

arayan bir şirket, kuvvetle muhtemel sonrasında

sorun yaşama potansiyeliniz olan bir müessesedir.

Uzak durun.

6. Konuşma diline ve uzunluğuna

dikkat edin:

Lüzumsuz bir samimiyet içeriyorsa ve başlangıçta

bir laubalilik sinyali geliyorsa şirketi bloklayın ve

konuşmayı kesinlikle uzatmayın. Konu sadece

iş görüşmesi olduğunda mesajlaşma uzunluğu

genellikle birkaç satır sürüyor ve sonrasında randevu

adımına geçiliyor. Eğer sorular uzuyor ve kişisel alana

giriyorsa da kullanıcıyı mutlaka bloklayın ve hemen

portala incelenmesi için şikâyet edin.

7. Bilgilerinizi kimseyle

paylaşmayın:

Son olarak; banka bilgisi, TC kimlik gibi bilgilerinizi

iş görüşmesini sonuçlandırmadığınız kimseye asla

vermeyin. Sizden iş güvencesi adı altında ücret talep

eden şirketler olursa mutlaka ve mutlaka portalla

görüşün ve ilanın kapatılması konusunda uyarıda

bulunun.

NYX

45


NYX

46


NYX

47


Yusuf Yalmancı

San Coiffure / Kurucu

Kuförlük sektörünü sevilen salonlarından biri olan San Kuaför'ün kurucusu Yusuf Yalmancı ile

salonun kuruluş hikayesi ve sezonun saç trendlerini konuştuk.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

San Kuaför'ün kuruluşu ve marka olma

sürecinizden biraz bahseder misiniz?

San Kuaförün kuruluşu 1989 yılına tarihleniyor. O

tarihten bu yana kuaförlük sektörünün öncülüğünü

üstlenmiş bir kurumuz.

Özellikle son 10 yılda işimize yaptığımız yatırımlarla

güçlü bir marka olma yolunda önemli adımlar attık. Bu

adımların en önemlisi müşteri memnuniyetini merkeze

koymamız ve misafirlerimize verdiğimiz değer. Türkiye

genelinde şubelerimizi açarken de yetenekli ve marka

yapımıza uygun iş ortaklarıyla çalıştık.

Trendleri sürekli takip etmemiz ve özellikle sosyal

medyadaki başarılı faaliyetlerimiz markamızın

büyümesini destekledi.

Sizce kadınların sizi tercih etmesindeki en

büyük etken nedir?

Dünya her açıdan güçlü imaja sahip olmak isteyen

insanlarla dolu. Güzel ve çekici bir görünüme sahip

olmak her kadının en büyük özlemi ve hakkıdır.

Salonlarımız bu beklentiyi çok yüksek düzeyde

karşılayacak imkanlara sahip. Hem teknik hem artistik

hem de fiziksel olarak sektör standartlarının üzerinde

hizmetler sunuyoruz. Misafirlerimiz de bunu takdir

ediyor.

NYX

48


Röportaj

Güzel ve çekici

bir görünüme sahip olmak

her kadının hakkıdır

/sankuafor

“Stil Kişiseldir”

diyorsunuz. Sizce Türk

kadını stilini bulmada

başarılı mı? Yoksa

akımlara kapılıp gidiyor

muyuz?

Türk kadını bakımlı olmayı sever.

Doğru kaynaklarla beslendiğinde

stilini bulmada başarılı olur. Biz

doğru yönlendirmeleri yaparak

misafirlerimize hatta bizi ziyaret

etmeseler bile tüm kadınlara

stil önerileri getiriyoruz.

Sürekli gerçekleştirdiğimiz bilgi

paylaşımlarıyla her kadının stilini

bulmasına yardımcı oluyoruz.

Bu sonbaharda saçlarda

ne tür değişimler

göreceğiz? Sezonun

trendleri neler?

Renklendirme son dönemde

kadınların en çok rağbet ettiği

hizmetlerin başında geliyor.

Bunu yanında mikro kaynak ile

saç uzatma ve şekil değiştirme de

en çok talep edilen hizmetlerden.

Yaz sezonunda güneşten

ve deniz-havuz suyundan

yıpranan saçlar için

sonbaharda kurtarıcı

neler yapabiliriz?

Kuaföre girmek sadece kesim,

boya ya da fön yaptırmak

olarak algılanmamalı. Yıpranma

olmasa bile saçın doğal yapısını

koruyacak mineral ve vitaminlere

ihtiyaç var. Bu nedenle düzenli

olarak saç bakımı yapılması

gerekir. Evde yapılan saç

bakımları bir kuaför salonunda

yapılan profesyonel bakımın

yerini tutamaz. Her şeyde olduğu

gibi kadınlar için en önemli

imaj unsur olan saçta da uzman

ellerde işlem yaptırmak gerekir.

En çok hangi ünlülerin saç

stilini beğeniyorsunuz?

Serenay Sarıkaya, Çağla Şikel

ve Burcu Esmersoy’un saçlarını

beğeniyorum.

NYX

49


NEDEN

KİLO

VEREMİYORUM?

Sağlıklı besleniyorum, elimden geleni yapıyorum ama yine de kilo

veremiyorum diyorsanız bir yerlerde hata yapıyor olabilirsiniz.

Vücudunuzda meydana gelen bazı değişimler kilo verme sürecinizi

zorlaştırıyor olabilir. Peki bunlar neler mi? Birlikte göz atalım;

İŞTE 15 NEDEN…

Diyetisyen Ezgi Şen

dytezgisen

NYX

50


Sağlık

1) Hormonel Bozukluklar

Hormonlar, vücudun sağlıklı bir şekilde ve organların

uyum içerisinde çalışmasını sağlayan; vücuttaki

sistemleri dengede tutan kimyasal özellikteki

maddelerdir. İnsülin,leptin, tiroit bunun yanında

kortizol, ghrelin, aldesteron gibi hormonlar vücutta

dengeyi sağlarlar. Vücutta hormonal bir bozukluk

meydana geldiğinde metabolizma bu durumdan

etkilenir ve kilo vermek güçleşir.

Bunun yanında anormal derecede iştah artışları,

açlık ve tokluk mekanizmasında görülen bozukluklar,

uyku bozuklukları, vücutta meydana gelen şişkinlikler

gözlemlenebilir.

4) Hipotiroidi

Metabolizmayı kontrol eden, boynun ön kısmında

bulunan; birçok hormonu üreten ve salımını sağlayan

tiroit hormonudur. Hipotiroidi durumunda vücutta

yeterli miktarda tiroit hormonu üretilememekte ve

metabolizma yavaşlamaktadır. Böylelikle metabolizma

yavaşladıkça bireyin kilo vermesi de zamanla

zorlaşmaktadır.

2) Polikistik Over Sendromu (PCOS)

Kadınlar arasında sıklıkla görülen polikistik over

sendromu(PCOS), metabolik bir bozukluktur. Kişinin

adet döngüsünde düzensizlik ve uzamış periyodlar

gözlemlenebilir. PCOS ile birlikte akne ve tüylenmede

artış, obezite çok sık görülmektedir. Kilo artışına etki

eden en önemli nokta; pcos ile birlikte bazı bireylerde

insülin direncinin meydana gelmesidir. Bu şekilde

kişide kilo vermek oldukça zorlaşabilir.

3) Anemi

Toplumumuzda çok sık görülen demir eksikliği kilo

vermeyi zorlaştıran bir diğer etmendir. Vücutta demir

seviyeleri düşükken, metabolizma yeteri kadar enerji

toplayamaz. Bunun doğrultusunda sürekli halsizlik,

yorgunluk gibi problemleri beraberinde getirir.

Böylelikle demir eksikliği hormonal dengesizliğe yol

açarak, kilo vermeyi zorlaştırır.

5) İnsülin Direnci

Hızla artan kilo, bel çevresinde yağ birikimi,

açlığa tahammülün azalması, şeker ve tatlı krizleri

beraberinde birçok kronik hastalığı getirebilir.

Bunlardan bir tanesi de insülin direncidir. İnsülin

direncinde kilo kolay kazanılırken, zor kaybedilir.

NYX

51


6) D vitamini eksikliği

D vitamini eksikliğinde metabolizma yavaşlar ve

bununla birlikte kilo vermemiz zorlaşır. D vitamini

eksikliğinde aynı zamanda kemik ve kas erimesi

gözlemlenebilir.

7) Psikolojik olarak diyet yapmaya

hazır olmamak

Kilo verilemeyen zamanların en belirgin özelliği

bireyin istekli ve iradeli olmamasıdır. Başkaları kilo

vermesini söylüyor ve istiyor diye diyete başlamak

diyet sürecindeki başarının önündeki en büyük

engellerden sadece birisidir.

8) Psikolojik baskı altında hissetmek

Diyet sürecinde bireyler kendilerini diyetisyenlerine

karşı baskı altında hissedebilirler. Bu süreç sabır,

özveri ve disiplin gerektiren bir süreçtir. Birey bu

kurallara bağlı kalmak adına kendisi üzerinde büyük

bir psikolojik baskı hissedebilir. Bunu minimuma

indirgeyerek diyet sürecinden keyif almayı

denemelidir.

9) Çevresel Faktörler

Beslenme ve diyet sürecinin gidişatını belirleyen en

önemli etmenlerden bir tanesi çevresel faktörlerdir.

Kişiler fizyolojik olarak açlık hissetmeden, zevki

olarak yemek yemeye yönelmektedir. Bunun en

önemli sebebi ise; besinlere ulaşılabilirlik arttıkça

doğru orantılı olarak besin tüketimininde artmasıdır.

Her köşe başında yer alan fast food restoranları,

abur cubur çeşitlerinin fazlalığı ve gittikçe artan

porsiyonlar kişilerin diyetlere uyum süreçlerini

zorlaştırmaktadır. Çevredeki bireylerin “bir kereden

bir şey olmaz, ye gitsin” baskıları karşısında bu sürece

uyum zorlaşmaktadır

10) Fiziksel olarak aktif olmamak

Gün geçtikçe pasifleşen toplum, bilgisayar ve

televizyon karşısında daha çok vakit harcamaya

başladı. Minimum hareket ile birlikte işlerini

halletmeyi alışkanlık haline getirdi. Böylelikle

harcanan kaloriler azaldı, kas kitlelerinde kayıplar

yaşanmaya başlandı. Bu sorunun üstesinden

gelebilmek adına fiziksel olarak aktif olunmalı ve

sürekli olarak devam ettirilebilecek bir spor dalına

yönelinmelidir.

NYX

52


Sağlık

14) Yetersiz Su Tüketimi

Diyet sürecinde bol su tüketme, kilo vermeye

yardımcıdır. Yeterli su tüketimini sağlayarak

tokluk hissini arttırmış olup vücuttaki kimyasal

enzim hareketlerini arttırmış oluruz. Böylelikle

metabolizmayı az ve sık uyararak devamlılık sağlarız.

11) Öğünleri atlamak

Diyet süreçlerinde yapılan en büyük hatalardan bir

diğeri verilen öğünleri atlamaktır. Öğün atlandıkça

kan şekerinde dengesizlikler meydana gelmektedir.

Uzun süreli bir açlık sonrası yapılacak olan öğün daha

fazla yemek yemeyi de beraberinde getirmektedir.

Böylelikle kişinin diyet sürecinde ki iradesini kontrol

altına alması zorlaşacaktır. Uzun süre aç kalarak

vücudun çalışma hızının azalmasına ve depolama

kabiliyetinin artmasına sebep olacaktır.

12) Mide kapasitesinin zamanla

genişlemesi

Kilo verememenin diğer nedenlerinden birisi;

kişinin mide kapasitesinin geniş olmasıdır. Zayıflama

diyetlerinde ilk hedef mide kapasitesinin azaltılarak

fazla yemenin önüne geçilmesidir. Ancak bireyler

burada mide hacmini genişleten gazlı içecekleri

hesaba katmazlar. Bunun için atılacak en önemli

adımlardan biri bu gazlı içecekleri azaltmak, sindirime

yardımcı bitki çaylarını tüketmektir.

13) Light ürünleri

sınırsız tüketmek

Diyet sürecinde kalorisi

azaltılan (light ürünlerin)

tüketiminin sınırsız olduğu

düşünülmektedir. Kişiler

diyet ürünler tüketirken

bunların kalorisi olduğunu

düşünmeyip sınırsız bir

şekilde tüketebilirler. Bu

yüzden fazla kalori alımına

sebep olabilirler.

15) Uyku Düzensizliği

Uykusuzluk, vücut yağ depolarını ve iştah

mekanizmasını kontrol eden leptin ve ghrelin

hormonlarının salınımında sorunlara yol açabilir.

Uykusuzluk ile birlikte iştahı ve besin alımını

tetikleyen; ghrelin hormonunun seviyeleri

artmaktadır. Uykusuzluk ile birlikte açlık duygusunu

baskılayan; leptin hormonu seviyeleri azalmakta ve

açlık duygusu bastırılamamaktadır.

BAHANELER KALORİ YAKMAZ,

ŞİMDİ TAM SIRASI!

ÜŞENME, ERTELEME, VAZGEÇME!

ZAMANIM YOK DEME!

BUGÜN BAŞLA!

NYX

53


2022 PIRELLI TAKVİMİ’NİN

KAMERA ARKASI GÖRÜNTÜLERİ

İLK KEZ ORTAYA ÇIKTI

Pirelli’nin artık efsaneleşen ve her yıl

merakla beklenen takviminin, ünlü

müzisyen, söz yazarı ve fotoğrafçı

Bryan Adams’ın imzasını taşıyan

2022 edisyonunun kamera arkası

görüntüleri ortaya çıktı. Fotoğraf

çekimlerini Adams’ın Los Angeles ve

Capri’de gerçekleştirdiği 2022 Pirelli

Takvimi’nde müzik dünyasının en

önemli yeteneklerinden bazıları rol

alıyor.

NYX

54


Yaşam

Bu yıl 48’incisinin çekimleri Kanadalı Rock

şarkıcısı, şarkı sözü yazarı ve fotoğrafçı Bryan

Adams tarafından Los Angeles ve Capri’de

gerçekleştirilen 2022 Pirelli Takvimi’nin

kamera arkası görüntüleri ilk kez ortaya çıktı.

2022 Pirelli Takvimi’nin başlığı “On The

Road” (“Yollarda”) olurken, bu yılki edisyon

farklı milliyetler, müzik türleri, yaş grupları ve

değişik mesleki deneyimlere sahip sanatçıları

bir araya getiren bir yolculuk niteliği taşıyor.

Müzik dünyasından 10 ünlü isim

yer alıyor

Cher, Grimes, Jennifer Hudson, Normani, Rita Ora, Bohan

Phoenix, Iggy Pop, St. Vincent ve Kali Uchis’in çekimleri Los

Angeles’taki Palace Theatre ve Chateau Marmont oteli ile

şehrin sokaklarında gerçekleştirildi. Saweetie’nin fotoğrafları

ise Capri’deki Hotel La Scalinatella’da çekildi.

Covid-19 salgını sebebiyle 2021’de askıya alınan Pirelli

Takvimi, her yıl olduğu gibi sonbaharda, Kasım ayında

tanıtılacak “On The Road - Yollarda” başlığıyla 2022’de geri

dönecek.

NYX

55


BEYMEN CLUB ANKARA,

ARMADA MAĞAZASI AÇILDI...

Beymen Club, yeni mağazasını Ankara Armada AVM’de açtı.

Bugüne kadar açılmış olan

en büyük BEYMEN Club

mağazası olma özelliği ile 529

metrekarelik alanda kadın

ve erkek olmak üzere iki ayrı

katta hizmet veren mağazada,

hazır giyimden ayakkabıya,

çantadan aksesuara farklı ürün

kategorilerinde en yeni Beymen

Club koleksiyonları moda

tutkunları buluşuyor.

Marmara Park, Espark ve TerraCity AVM’leri

%100 Yenilenebilir Enerji Kullanıyor

ECE Türkiye yönetiminde bulunan Marmara Park, Espark ve

TerraCity alışveriş merkezleri, kullandıkları elektriği yerli ve milli yeşil

enerji sertifikası YEK-G ile belgelendirdi.

Konuya ilişkin bir değerlendirmede bulunan ECE Türkiye Tesisler

Yönetimi Müdürü Hakan Kaya, “Yönetimimizde bulunan alışveriş

merkezlerinde misafirlerimizin ihtiyaçlarına yanıt vermenin yanı

sıra topluma, doğaya ve çevreye karşı sorumluluklarımızı da dikkate

alarak hareket ediyoruz. ECE Türkiye olarak sürdürülebilirlik

konusu her zaman ana gündem maddelerimiz arasında yer aldı.

Yönetmekte olduğumuz Marmara Park, Espark ve TerraCity

AVM’lerinin yeşil enerji sertifikaları almaya hak kazanması da bu

yöndeki çalışmalarımızın bir sonucu. Temmuz ayından itibaren

elektrik tüketiminden kaynaklı karbon emisyonumuzu sıfırladık.

YEK-G sertifikasıyla birlikte, Zorlu Enerji üzerinden tedarik ettiğimiz

enerjinin yenilenebilir kaynaklardan üretildiği kanıtlanmış oldu.

Müşterilerimizin güvenli ve sağlıklı ortamlarda keyifli bir alışveriş

deneyimi yaşamaları için çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

NYX

56


Moda

Erenköy’de yepyeni bir deneyim alanı:

Boyner Cadde

Boyner, Erenköy’de açtığı 5 katlı mağazası ile geleceğin deneyim mağazacılığını İstanbul’a getiriyor.

Beş duyumuzun ötesine hitap eden teknolojiyi yaratıcılıkla harmanlayan ve tüketici deneyimini yaşam

deneyimi haline getiren Boyner Cadde, “minimum atık, minimum israf” ve “maksimum mutluluk”

hedefliyor. Müşterilerine sürdürülebilir, doğa dostu, yaratıcı, yenilikçi, samimi, doğal bir atmosfer ve

sporla iç içe yaşam alanı sunuyor.

SANATLA İÇ İÇE BİR YAŞAM ALANI

Global trendler, tüketicilerin değişen beklenti ve

alışveriş alışkanlıkları merkeze alınarak tasarlanan

Boyner Cadde, aynı zamanda sokak sanatçılarına,

sporculara, gençlere ve foodie’lere kendilerini ifade

edebilecekleri dev bir platforma dönüşüyor.

Dış ve iç dizaynında graffiti sanatçılarına alan

açan mağazada, dış cephede dev bir LED ekran,

mağaza içinde ise biri 6 metre ve diğeri ise 14

metre uzunluğunda iki dijital ekran yer alıyor. Bu

ekranlar, yeni medya sanatçıları Decol’ün yaşayan

enstalasyonlarına ev sahipliği yapıyor.

Dış cephesi Mural İstanbul’un graffiti sanatçılarına

tuval olan mağaza aynı zamanda kendini keşfetmek

isteyenler için yepyeni kapılar aralıyor. Sokakla iç

içe olan ve sokak sanatını perakendeyle buluşturan

Boyner Cadde, aynı zamanda Deniz Sağdıç’ın atık

denimlerle yaptığı tablo ve oturma grubunu, ünlü

ressam Mehmet Sinan Kuran’ın muhteşem renk ve

detaylar barındıran eserinin yanında Gürat Öztürk’ün

maksimal origami tasarımlarını doğal ve çabasız bir

şekilde bir araya getiriyor.

ÇAMURDAN: “SADECE BİR MAĞAZA DEĞİL, BİR

YAŞAM ALANI TASARLAMAK İSTEDİK”

Boyner Cadde ile geleceğin mağazacılık konseptini

hayata geçirdiklerini belirten Boyner Büyük

Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan sözlerine

şöyle devam etti: “Müşteri deneyimini en öne koyan

Boyner Cadde’de “geleceğe dönüyor”, geleceğin

deneyim mağazacılığını bugüne getiriyoruz. Boyner

Cadde’nin hem bizim için hem de perakende sektörü

için bir milat olduğunu düşünüyoruz. Doğa dostu,

sürdürülebilir bir yaklaşımla birlikte teknoloji, sanat

ve sporu odağına alan Boyner Cadde ile sadece bir

mağaza değil, sokakla iç içe yaşayan samimi bir yaşam

alanı tasarlamak istedik.”

NYX

57


“Kadınlar Her Yerde” Diyen Lezita’dan

Eşitlik İçin “Görsel Dil Dönüşümü” Hareketi

Hayatın her alanında cinsiyet eşitliğini savunan Lezita toplumsal değişimde görsel iletişimin önemini

vurgulayan bir hareket başlattı. Tüm iş birimlerindeki uyarı levhalarını değiştiren Lezita, bu uyarı levhalarının

tamamına kadın piktogramları ekledi. Bu alanda bir ilki gerçekleştiren Lezita toplumun hafızasını, düşünme

şeklini etkileyen unsurlardan biri olan uyarı levhalarının görsel dilindeki erkek egemenliğinin değiştirilerek

“eşitlik” vurgusunun kalıcı şekilde uygulanmasını amaçlıyor.

Uyarı levhalarının tamamına kadın

piktogramları eklendi

Toplumsal dönüşüm ve gelişimin öncüsü kadınların

hayatın her alanında var olduğunu, ancak pek çok

alanda kadınların varlığının görmezden gelindiğini

belirten Lezita Pazarlama Müdürü Besime Bakiler

“Lezita ailesi olarak “Kadınlar Her Yerde var” diyor,

tüm iş birimlerimizde daha çok kadına istihdam

sağlayabilmek adına İnsan Kaynakları departmanımızla

eşitliğin sağlanması yönündeki politikalarımızı sürekli

güncelliyoruz. Toplam çalışanlarının yüzde 36’sı

kadınlardan oluşan bir şirket olarak, eşitlik konusunda

toplumsal bilincin oluşmasında, konuştuğumuz dil

kadar görsel dilin de öneminin bilincindeyiz. Eşitlik

anlayışımızı tüm iş alanlarımızda göstermek amacıyla

başlattığımız “Görsel dil dönüşümü” hareketi ile

birimlerimizdeki tüm levhaları yeniledik. Bu uyarı

levhalarının tamamına kadın piktogramları ekledik”

diye konuştu.

“İleriye doğru atılan her küçük adım büyük

etkilerin başlangıcıdır”

Öncülüğünü yaptıkları “görsel dil dönüşümü”

kapsamında tüm şirketleri, ofisleri, dükkânları,

fabrikaları, özel ve kamu kuruluşlarını uyarı

levhalarına kadınları eklemeye davet ettiklerini

anlatan Bakiler “Davetimize farklı sektörlerden pek

çok şirket ve kuruluştan geri dönüş aldık.

Söz konusu şirketlere dönüşüme dahil olmaları

için destek verdik. Ayrıca daha geniş bir kitlenin bu

önemli harekete katılabilmesi için https://uyariyoruz.

com/ internet sitesini oluşturarak şirketlerin ihtiyaç

duydukları İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) levhalarına

ulaşıp uygulamalarına katkıda bulunduk. İleriye doğru

atılan her küçük adımın büyük değişimlerin, etkilerin

başlangıcı olduğuna inanıyoruz. İşte bu yüzden herkesi

görsel dilde de değişime davet ediyoruz” ifadelerini

kullandı.

NYX

58


Moda

NetWork’ten İlham Verici

Yeni Mağaza Konsepti

NetWork, yeni nesil mağazacılık anlayışını yansıttığı mimari konseptiyle Zorlu Center’dan sonra

şimdi de Cevahir AVM’de müşterilerine dünya standartlarında bir alışveriş deneyimi vadediyor.

NetWork, 2021 yılının ilk çeyreğinde başlattığı heyecan verici dönüşüm

hareketine hız kesmeden devam ediyor. Müşterilerine en iyi hizmeti sunmayı

hedefleyen NetWork, Zorlu Center’dan sonra şimdi de Cevahir AVM’deki 400

metrekare mağazasını yenileyerek, modern ve rafine mağazacılık konseptini

daha geniş kitlelerle buluşturuyor.

Nude tonlar ve aydınlığı pekiştiren natürel materyallerin hakimiyetindeki

tasarım, içeriye girdikleri anda misafirleri doğallığın pozitif etkisiyle baş başa

bırakıyor. Yalın ve zarif çizgilere sahip dekorasyon ögeleri, güçlü detayların da

eşliğiyle ilham verici bir atmosfer oluşturuyor. Modern bir “yaşam alanı” hissi

veren mağaza, ulaşılabilir lüks kavramına estetik bir yorum katmanın yanı sıra

mağazacılık dinamiklerini de dünya standartlarında bir boyuta taşıyor.

AY Marka Genel Müdürü Barış Tezmen, yeni nesil mağazacılık anlayışı

kapsamında gerçekleştirdikleri ilham verici projeler zincirini şöyle özetliyor:

“Pandeminin etkisiyle büyük bir değişim sürecinden geçen mağazacılık

sektörüne yepyeni bir soluk getirmek üzere, sene başında mağazalarımızda

radikal bir dönüşüm hareketine imza atma kararı aldık ve müşterilerimize

alışveriş sırasında kendilerini çok iyi hissedecekleri, ferah ve modern bir

ortam yaratmayı amaçladık. İlk olarak Zorlu Center NetWork’te hayata

geçirdiğimiz konsept, büyük beğeniyle karşılandı. Hemen ardından Cevahir

AVM mağazamızda da aynı görsel estetiği müşterilerimizle buluşturduk.

Zaman içinde bu yenilikçi tasarımı tüm mağazalarımızda uygulayacağız.”

NYX

59


NYX

60


Angela Merkel

Özgür Dünyanın Şansölyesi

Veda Ediyor

O. Suat Özçelebi / suat.ozcelebi@nyxmag.com

Almanya sadece ülkesine değil, Avrupa ve Dünya

siyasetine damgasını vurmuş şansölyesine veda

ediyor: Angela Merkel’e…

2005 yılından itibaren dört kez üst üste Başbakan

seçilmeyi başaran Merkel, Almanya’yı daha güçlü

bir ülke yaparken bir yandan da toplumsal refahın

artmasına aracılık etti. Sadece Almanya’yı değil,

kriz içindeki Avrupa Birliği’ni de yönetmeyi başardı.

Herkes tarafından ısrarla vurgulanan pragmatizmi

1989’da başlayan uzun siyasi hareketi boyunca

ona eşlik etti. Economist son sayısında bir enkaz

bıraktı manşetiyle kapaktan gördüğü Merkel’i siyasi

yaşamı boyunca da birçok kez kapağına taşımıştı.

Hatta onu geçmişte özellikle izlediği mülteci

politikası nedeniyle “Vazgeçilmez Avrupalı” olarak

bile selamladı. Sola ya da sağa göz kırpan farklı

politika seçimleri nedeniyle bukalemuna benzetilen

Merkel’in, siyasi rakiplerini sessiz ve derinden

hareket ederek bir akrep gibi yok ettiği de iddia

edildi.

Ayrılırken hakkında olumlu ve olumsuz birçok

analiz yayınlanan Merkel, 7 Haziran 1954’de

Hamburg’da doğdu. Lutheryen kilisesinde bir rahip

olan babasının 1961’de Berlin Duvarı örülmeden

çok önce Berlin’in doğusundaki bir kilisede

görevlendirilmesi nedeniyle “komünist” bir ülkede

büyüdü, eğitim aldı.

2021’de artık sadece dünyanın en tanınmış

politikacılarından biri değil, geçen ay

gerçekleştirilen bir uluslararası ankette en saygı

duyulan uluslararası politikacılardan biri olmayı

da başardı. 26 Eylül’de gerçekleşen Almanya’daki

parlamento seçimlerinden sonra siyasete görkemli

bir biçimde veda eden Merkel’in göz kamaştıran

siyasi serüveni kadar onu hayata hazırlayan

adımlarını da anlatmaya başlayabiliriz.

Siyasette çok hızlı adımlar atsa hatta bebekken

erken konuşmaya başlasa da beş yaşına kadar

yürümekte zorlandığını biliyoruz. Çocukken artistik

patinajcı ve balerin olmak isteyen Merkel’in sporla

arası iyi olmadı. Odasının duvarlarını donatacak

kadar Pop şarkıcısı Chris Doerk hayranıydı. Ama

aynı zamanda okulunda çok başarılıydı. Sınıfının

en iyisiydi, arkadaşlarının kendisinden kopya

çekmesine de izin verirdi. Gençlik yıllarında

komünist gençlik organizasyonlarına katıldı. Bir

komünist ülkede yaşarken genç yaşından itibaren

dini inançlarını, dünya görüşlerini, hislerini ve

tutkularını açık etmemeyi ve her koşulda poker

suratlı olmayı bilmek zorunda kaldı. Adeta bir

makine gibi sürekli hesaplayan, az-öz konuşan ve

hissiz görünen hali daha sonra ileride kendisine

pek çok defa eleştiri olarak yöneltilse de Merkel'i

Merkel yapan ve uzun vadede ona kazandıran

özelliklerden biri olduğu söyleniyor.

Politika becerilerinin tohumları Özgür Alman

Gençliği grubunda atıldı. Başbakan olduktan sonra

gençlik dönemi ile ilgili çok fazla fotoğraf medyada

paylaşıldı. Bunlar arasında yer alan çıplaklar

kampındaki fotoğrafları çok ses getirdi. Ve kimsenin

aklına bu fotoğraflara yayın yasağı koymak gelmedi.

Çocukken kaval çalmayı seven, harçlığını çıkarmak

için bir şeyler satan bir kız çocuktu. Üniversite

masraflarını çıkarmak için barmaidlik yapmaktan

da çekinmedi. İlerde siyasal yaşamına da damgasını

vuracak olan mütevazilik, insanlarla kolay ilişki

kurma yeteneği hayatının her döneminde ona eşlik

etti. 23 yaşında evlendiği ilk eşi ve hep soyadını

taşıdığı Ulrich Merkel ile yaşadıkları ev sadece 10

metrekarelik bir odaydı. Banyo ve tuvaletin diğer

öğrencilerle paylaşıldığı, bir yatak, iki yazı masası

ve bir dolaptan ibaret odaya ayda 10'ar mark kira

ödüyorlardı.

NYX

61


Angela Merkel

Merkel’in çocukluğu, aile ilişkileri kendisi hakkında,

ilerde atacağı adımlar ve vereceği kararlar

konusunda fikir verecek nitelikte. Mutlu bir

çocukluk, güçlü aile bağları… Büyükannesi ve babası

Polonya'lı. Merkel de zaten kendisinin dörtte bir

Polonya'lı olduğunu söylüyor. Kız kardeşi İrene

Kasner terapist, erkek kardeşi Marcus Kasner

bir kimyager ve üniversitede öğretim görevlisi.

Babasıyla ama özellikle bir öğretmen ve siyasi

olarak aktif bir kadın olan annesi ile ilişkisinin

çok iyi olduğu belirtiliyor. Annesinin rahatsızlığı

döneminde siyaseti bırakıp annesi ile ilgilenecek

hatta G20 zirvesinden çıkıp annesinin evine bir

doğum günü pastası ile gidecek kadar.

Berlin Duvarı yıkıldığı zaman yaşıtları ellerine

geçirdikleri her türden aletle duvarı yıkıyorken

neden saunaya gittiği kendisine sorulduğunda

verdiği “O gün perşembeydi ve ben perşembe

günleri saunaya giderim.” yanıtı onu şansölyeliğe

kadar götürecek özeliklerinin ipuçlarını da

taşıyordu: Kendinden emin olmak, özgüven,

soğukkanlılık, disiplin ve olguları çok yönlü analiz

edebilmek.

Merkel kendinden emin: “Sınır açıldıysa, bir daha

kapanmasının çok zor olacağını tahmin ettim.”

Kasner ailesini tanıyan bir hemşehrisi baba Kasner

ve kızı Angela hakkında şöyle diyor: "Rahip Kasner

kariyer odaklı bir insandı; kızı da öyleydi..."

Berlin Duvarı yıkıldığı zaman yaşıtları

ellerine geçirdikleri her türden aletle

duvarı yıkıyorken neden saunaya

gittiği kendisine sorulduğunda verdiği

“O gün perşembeydi ve ben perşembe

günleri saunaya giderim.” yanıtı

onu şansölyeliğe kadar götürecek

özeliklerinin ipuçlarını da taşıyordu:

Kendinden emin olmak, özgüven,

soğukkanlılık, disiplin ve olguları çok

yönlü analiz edebilmek.

1973 yılında üniversitede fizik öğrenimi görmek

üzere Leipzig’e taşınıyor. 1986’da kuantum kimyası

üzerine doktorasını yapıyor ve dereceyle bitiriyor.

Üç yıl sonra Duvar yıkılıyor. Angela Merkel yavaş

ve emin adımlarla Batı’ya geçiyor. Halen evli

olduğu Joachim Sauer ile 1998’de evleniyor. Ancak

tanışıklıkları 1984’e kadar uzanıyor. Bu, Sauer’in

de ikinci evliliği, ilk evliliğinden iki oğlu var. Ancak

Sauer de Merkel gibi özel hayatını koruyan, röportaj

vermeyen, kimya alanında önemli bir akademisyen

olarak mesleği haricindeki konularla ilgili basının

karşısına çıkmayan biri.

Duvar yıkıldıktan sonra siyasetin son derece önemli

bir kulvar haline geldiğini gören Merkel, Günter

Nooke'nin kurduğu ve merkez-sağ aktivistlerden

oluşan 'Demokratik Uyanış' partisine üye oldu.

Orada hızla yükseldi. Parti sözcüsü olarak

Merkez-sağ partileri ve hareketleri birleştiren bu

oluşumda tarafsız ve objektif bir tutum sergileyerek

'moderatör' rolü üstlendi ve herkesi memnun

edecek orta yollar bulmaya gayret etti.

Merkel siyasete aslında “himaye” altında bir

giriş yaptı. Bu onun iktidar basamaklarını çok

hızlı tırmanmasına da aracılık etti. 1990 Federal

seçimlerinde aday olduğu ülkenin en kuzeyindeki

seçim bölgesi Stralsund – Nordvorpommern –

Rügen’den milletvekili seçildi. Partisi Helmut Kohl

liderliğinde iktidardaydı. Seçilir seçilmez Kadın

ve Gençlik Bakanı olarak kabinede yer aldı. 1994

seçimlerinden sonra kabinedeki yeri Çevre ve

Nükleer Güvenlik Bakanlığı’ydı. Merkel, Kohl’ün

kanatları altındaydı, siyasi kariyeri boyunca

bakanlığa getirdiği en genç siyasetçi Merkel

olmuştu, 36 yaşındaydı. Kohl ona, “küçük kızım”

diyordu.

Küçük Kızı ise siyasette sadakatin sınırlarını iyi bir

satranç oyuncusu olarak çoktan çizmişti: 1998'de

CDU'nun seçimi Sosyal Demokratlara kaybetmesi

ile muhalefete kanadına geçen Kohl'ün kısa bir süre

sonra 'bağış' adı altında gizli bir hesaba aktarılan

parti fonlarını kendisi ve çevresindekiler için

kullandığı ortaya çıktı.

CDU tabanında tepkiler büyüdü ancak hiç kimse

Kohl'e karşı bayrak açma cesareti gösteremedi. Tam

tersine parti içerisinde skandalın üstü örtülmek

istendi. İşte tam bu noktada Angela Merkel

beklenmeyeni yaparak Frankfurter Allgemeine

gazetesinde Kohl'ün içinde bulunduğu durumu

tasvip etmediğini belirten bir başyazı kaleme aldı

ve resmen Kohl'ü istifaya çağırdı. Halkın farklı

kanatlardan siyasetçilerin takdirini toplayan Merkel

kısa süre içinde parti genel sekreteri seçildi ancak

yine de acele etmeyerek Kohl'ün koltuğuna hemen

talip olmadı. Partisinin geçmişiyle de lideri Kohl

ile olan tüm ilişkisini kesti. Skandalın kendisine

bulaşmasına izin vermedi.

NYX

62


Angela Merkel

Alman seçmeni için Merkel aynı zamanda sıkı bir futbol hayranı,

evde yapacağı yemeği düşünen, Noel’de pişireceği ördeğin

hazırlıklarıyla uğraşan, eşine alışveriş listesi hazırlayan, hafta sonunda

eşi, iki üvey çocuğu ve torunlarıyla bizzat kendi hazırladığı yemeği yiyen

bir başbakan Berlin'de her zaman gittiği süpermarkette, kasada ve hatta

alışveriş arabasını yerine geri götürürken, tarifeli bir uçuşta uçakta

karşılaşabileceğiniz kibirden uzak bir siyasetçiydi.

Bu tutumu ilerdeki gerektiği yerde esnek,

pragmatist ama her zaman demokrat bir noktada

duran muhafazakar siyaset anlayışının da ipuçlarını

taşıyor. Nükleer santrallardan vazgeçerken,

Almanya’ya mültecileri kabul ederken, Yunanistan

ve Euro bölgesi krizleri yaşanırken, ülkeyi Sanayi

4.0 hamlesine taşırken de örnek davranışlar

sergiledi. Eşcinsel evliliklere bir yandan hayır

derken parlamentodan geçmesinin yolunu da açtı.

Almanya’yı AB’nin yöneticisi yaparken dünyadaki

ağırlığını artırırken ABD ve Rusya karşısındaki

kararlığıyla, uzlaşma sanatının inceliklerini de hep

gösterdi. AB içinde onun istemediği neredeyse

hiçbir düzenleme yapılamadı, zora düşen ülkeler,

bankalar, firmalar çareyi onda aradı. ABD, Rusya

ve Çin başta olmak üzere herhangi bir konuda AB

ile görüşmek, müzakere etmek veya anlaşmalar

yapmak isteyen aktörler önce onunla görüştü.

Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu her fırsatta

açıklamaktan geri durmadı. Fakat birçok AB üyesi

Türkiye’ye karşı sertleşirken onları sakinleştiren

hep Merkel Almanya’sı oldu.

Eylül 2005 seçimlerinde yalnızca yüzde 1 farkla

Schröder'i geçen Merkel büyük koalisyon hükümeti

kurarak Almanya'nın ilk kadın şansölyesi oldu.

Merkel şansölye seçildiği gün bir konuşma yaparak

yıkılan duvara atıfta bulundu ve şunları söyledi:

"Berlin'deki duvar yıkıldığında bu bana inanılmaz

fırsatlar ve yeni bir başlangıç sunmuştu. Ben

de şimdi bu ülkenin tüm vatandaşlarına benzer

fırsatları sunarak ülkeme borcumu ödemek

istiyorum." Almanların ona başta taktığı Mutti

(anne) lakabını aşarak güvenilir bir kişi imajı yarattı.

Son aylarda yapılan araştırmalara göre Alman

halkının en az yarısı bu borcu ödediğini düşünüyor.

Almanlar yüzde 40’lara varan oranlarda Merkel’i

özleyeceğini söylüyor.

Alman seçmeni için Merkel aynı zamanda sıkı bir

futbol hayranı, evde yapacağı yemeği düşünen,

Noel’de pişireceği ördeğin hazırlıklarıyla uğraşan,

eşine alışveriş listesi hazırlayan, hafta sonunda

eşi, iki üvey çocuğu ve torunlarıyla bizzat kendi

hazırladığı yemeği yiyen bir başbakan. Berlin'de

her zaman gittiği süpermarkette, kasada ve hatta

alışveriş arabasını yerine geri götürürken, tarifeli bir

uçuşta uçakta karşılaşabileceğiniz kibirden uzak bir

siyasetçiydi.

Resmi olmayan basın toplantılarında çok şakacı,

gözleri ışıldayan ve tüm odayı kahkahaya boğan

biri olduğu konuşulan Merkel için eski Alman

Federal Meclisi Üyesi Wolfgang Bosbach şöyle

söylüyor: “Rahatladığında çok komik ve esprili

biri oluyor. Ama toplumun bunu öğrenmesinden

utandığını hissediyorum. Çok iyi bir espri anlayışı

var ama kameralar kayda girdikten sonra bunu

göremezsiniz.”

Merkel sıkı bir serbest piyasa taraftarı ve

özgürlükçü olarak anılırken aynı zamanda sendikal

hakların büyük bir savunucusu ve iş verenler

ile çalışanların eşit olarak görüldüğü bir sosyal

düzenin kurulumunda büyük rol oynamış vicdanını

unutmayan bir sağcı olarak da değerlendiriliyor.

Almanya’daki göçmenler/mültecilere karşı

“Willkommenskultur” (Hoşgeldin kültürü) ve

Müslümanlar için ortaya koyduğu kapsayıcı

politikalar ve yerleşik kanaatlere karşı çıkan

tutumunu şu güzel örnek net bir biçimde ortaya

koyuyor: Aynı kabinede yer aldığı CSU’dan İçişleri

Bakanı Horst Seehofer’in “İslam Almanya’ya ait

değildir” açıklamasına tam tersi bir yanıt verebilmiş

ve “İslam Almanya’ya aittir” demişti.

NYX

63


Angela Merkel

Almanya’nın cam tavanı yıkmış

ilk kadın Şansölyesi Angela Merkel,

4 kez üst üste kazandığı Başbakanlığın

ardından partisinin Sosyal Demokratlara

(SPD) az bir farkla kaybettiği son seçimle

Şansölyeliğe hüzünlü bir biçimde

veda ediyor.

Herkesin üzerinde hem fikir olduğu konulardan biri

de şu: Gücü siyasetin hizmetinde kullanmasını bilen

bir kadın politikacı olarak, hiçbir kişi, grup ya da

kesime bir çıkar sağlamadı. İsmi istikrar ile özdeşleşti.

Merkel ismi birçokları için ılımlılık, sağduyu,

uzlaşma, soğukkanlılık, ciddiyet, mütevazilik

anlamına gelirken kimileri için risk almaktan

kaçmak, kemer sıkma, duygusuzluk, hayal gücü

eksikliği ve statükoculuk anlamına geldi. Ama

merkez sağı özellikle “Andenpakt” olarak adlandırılan

bir yaşlı erkekler kulübü Hıristiyan Demokrat

Birlik'in (CDU) başında büyük bir değişimi de sağladı,

partisini kadınlara daha çok açtı adeta yeni yüzyıla

hazırladı. O bir söyleşisinde açıkça şöyle dedi: "Ben

bir feministim. Hepimiz feminist olmalıyız."

Almanya’nın cam tavanı yıkmış ilk kadın Şansölyesi

Angela Merkel, 4 kez üst üste kazandığı

Başbakanlığın ardından partisinin Sosyal

Demokratlara (SPD) az bir farkla kaybettiği son

seçimle Şansölyeliğe hüzünlü bir biçimde veda

ediyor.

Bu sonuç Hıristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin

en ağır yenilgisi. Ancak çelişkili de görünse belki de

yeniden bakacakları yer artık belli: Angela Merkel

siyasal serüveni… “Zamanın ruhunu” kavrayan, her

şeye rağmen popülizmi, hamaseti reddeden ılımlı,

rasyonel, demokrat bir duruş.

Kaynaklar: Deutche Welle, BBC Türkçe, Euronews,

The Guardian, T24, Hürriyet haber siteleri, New Statesman,

The Economist dergilerinden haber ve yorum yazıları.

NYX

64


Angela Merkel

Ne istediğini bilen kararlı bir stil:

Renkli Ceketler

Merkel yıllardır giyim tarzını hiç değiştirmedi. Yurtiçi ve yurtdışı temaslarında hep pantolon ceket

takımlarıyla görüyoruz. Genelde siyah pantolonu tercih edip, üzerine maviden, fuşyaya, sarıdan

yeşile adeta renk kataloğundaki tüm renkleri kullandığı renkli ceketleri ile tanınıyor.

Üç ya da dört düğmeli, vatkalı, bele oturan, önünde iki cebi ya da göğsünde tek cebi olan artık

ikonikleşen renkli ceketleri Alman tasarımcı Bettina Schoenbach tarafından özel olarak hazırlanıyor.

Ceketlerin fiyatının kumaşına göre yaklaşık 1500 Euro olduğu söyleniyor. Özel davetler için de yine

bir Alman modacı olan Anna von Griesheim'i tercih ediyor. Yurtiçi toplantılarında daha sakin tonları

seçerken, uluslararası önemli toplantılarda canlı tonları tercih ediyor.

Merkel'in saç tasarımı da geçtiğimiz Kasım ayında hayatını kaybeden Berlinli ünlü kuaför Udo Walz'a

ait. Eskiden sönük ve basık saç modeli ile çok tepki alan Merkel, 2003 yılından beri Walz'ın hacimli

bob kesimi sayesinde saç stili ile beğeni topluyor.

NYX

65


TREND

ALARMI

NYX

66


NYX

67


ETNİK

DESENLER

PANÇO

ETRO

GIZIA

₺1495

UZUN KOLLU TRİKO

ZIMMERMAN

ÇANTA

DSQUARED2 / BEYMEN

AYAKKABI

MSGM / BEYMEN

PANTOLON

ALANUI / BEYMEN

NYX

68

YÜZÜK

MELİS GORAL JEWELRY

MATISSE DIAMOND


Moda

CHLOE / BEYMEN

NYX

69


PUL, PAYET,

PARLAK

KUMAŞLAR

İŞLEMELİ T-SHIRT

ALEXANDER McQUEEN

DERİ TAYT

PENTİ

ELDİVEN

DOLCE & GABBANA

KÜPE

BALENCIAGA

NYX

70

BOT

MSGM / BEYMEN


Moda

DOLCE & GABBANA

NYX

71


HAYVAN

BASKILARI,

KAHVE

TONLARI

HAYVAN BASKILI MONT

ALESSANDRA RICH / V2K DESIGNERS

VAKKO

YÜZÜK

BOTTEGA VENETA / BEYMEN

KÜPE

MELİS GORAL JEWELRY

LUNA

ÇİZME

AQUAZZURA / BEYMEN

ETEK

A.W.A.K.E. MODE

NYX

72

ÇANTA

A.W.A.K.E. MODE


Moda

İPEKYOL

NYX

73


KABARIK KOLLAR

JEANLER

AYAKKABI

DSQUARED2 / BEYMEN

GÖMLEK

ZIMMERMAN / BEYMEN

KÜPE

ALESSANDRA RICH

V2K DESIGNERS

VAKKO

YÜZÜK

ARİŞ PIRLANTA

JEAN PANTOLON

LEVI'S

NYX

74

İÇ ÇAMAŞIRI / ID SARRIERI


Moda

TOM FORD / BEYMEN

NYX

75


WESTERN

ESİNTİLER

KÜPE

SALVATORE FERRAGAMO / BEYMEN

KEMER

BOTTEGA VENETA

ELBİSE

CHRISTOPHER ESBER / V2K DESIGNERS

VAKKO

BİLEZİK SET

MON REVE

WESTERN BOT

ISABEL MARANT / BEYMEN

NYX

76

CEKET

ALESSANDRA RICH

V2K DESIGNERS / VAKKO


Moda

PARIS TEXAS / V2K DESIGNERS

VAKKO

NYX

77


Sonbahar

Sezonuna

Merhaba

NYX

78


NYX

79


ETRO PRE FALL 2021

BOHEM BİR

SONBAHAR

Özgür ruhlu, yaratıcı ve romantik tasarımlardan oluşan Etro Pre Fall 2021 koleksiyonu,

markanın haute-bohem havasını sezona taşıyor

NYX

80


Moda

ETRO / BEYMEN

NYX

81


Markanın kreatif direktörü Veronica

Etro’nun 70'lerin özgürlükçü ruhunu

referans alarak tasarladığı Etro Pre

Fall 2021 koleksiyonunda, Jimi Hendrix'in

büyüleyici Psychedelia'sı hippi tasarımların

ilham kaynağını oluşturuyor. Kürk yelekler

çiçek baskılı mini elbiselerle ya da

İspanyol paça kotlarla kombinlenirken,

dış giyimlerde ise uniseks pançolar,

geometrik desenli pelerinler ve patchwork

oversize kabanlar öne çıkıyor. İkonik şal

desenli parti elbiselerinden geniş kesim

kadife pantolonlara, goblen kaftanlardan

desenli kimonolara ve jakarlı yün hırkalara

uzanan çok yönlü tasarımlar yer aldığı

kolekisyonun aksesuar grubunda ise;

maksi seyahat çantaları, renkli tote bagler,

şal desen eşarplar ve işlemeli kemerler

dikkat çekiyor.

NYX

82


Moda

ETRO İstinye Park mağazasında,

BEYMEN’lerde ve

www.beymen.com adresinde

NYX

83


ŞEHRİN ROMANTİK

İHTİŞAMI

Şehrin mistik sokaklarında kaybolmaya hazırlanan Ipekyol Sonbahar-Kış 2021-2022

Koleksiyonu, modern dokunuşların yanı sıra kusursuz tasarımlarıyla yeni mevsimi

selamlıyor. Sonbahar-Kış mevsimini domine edecek siluetler ise düşen sonbahar

yapraklarına uyum sağlıyor.

NYX

84


Moda

Ton sür ton etkisine kapılan

kırmızı pantolon ve bluzlar

feminen şıklığı yansıtırken,

ekru blazer ceket ve

geniş yakalı gömlek ekru

beyaz palazzo pantolon

ile kombinlenerek tüm

ilgileri üzerinize çekiyor.

Mevsimin radarına giren

yeni renk paletlerinden;

morlar ve derin yeşiller

zamansız klasiklerden

baklava desenleriyle bir

araya geliyor ve trikolarda

veya eteklerde renkli bir

görünüm sunuyor. Pötikare

ve palto ve ceket takımı,

çizgili gömleklerle tercih

edildiğinde farklı desenlerin

uyumunu yakalıyor.

NYX

85


NYX

86


Moda

Tarçın tonları, dökülen yapraklar ve

şehrin dört bir yanından esen serin

rüzgar… Yeniden şehirde buluşacağımız

günlere ithafen hazırlanan Ipekyol

Sonbahar-Kış 2021-2022 Koleksiyonu,

doğal dokunuşların yanı sıra feminen

formlarıyla ön plana çıkıyor. Ipekyol

kadınının stiliyle uyuşacak denim on

denimler, hayvan desenleri ve farklı

renk kombinasyonlarının sürpriz

buluşması Ipekyol kadınının kusursuz

stiline eşlik ediyor.

NYX

87


DÜŞLER DİYARI

Geçmiş ile günümüzü bir araya getiren feminen tasarımlar

Machka Sonbahar-Kış 2021-2022 Koleksiyonu’nda bir araya geliyor.

Şıklık kavramını blok renklerin gücü ile buluşturan naif dozu yüksek

seçki, sofistike mevsimin kapılarını aralıyor.

NYX

88


Moda

Feminen tasarımları

eşsiz ince işçiliğiyle

buluşturan Machka

Sonbahar-Kış 2021-

2022 Koleksiyonu,

yeni mevsimi tüm

naifliğiyle karşılıyor.

70’lerden günümüze

ulaşan referans

noktalarını modern

silüetler ile bir araya

getiren koleksiyon

seçkisi Machka

kadınlarına asil bir

şıklık vaat ediyor.

NYX

89


Farklı kumaş dokularının birleşiminden

oluşan pili detaylı siyah kalem etek ve

yelek görünümlü füme renkli trikolar

klasik olduğu kadar zamansız silüetler

yaratıyor.

NYX

90


Moda

Machka Sonbahar-Kış 2021-2022

NYX

91


RAHATLIK VE ZERAFETİ

HARMANLAYAN

TASARIMLAR!

Brunello Cucinelli, 2021 Sonbahar Kış sezonunda

rahatlık ve zarafeti harmanlayan, çok yönlü ve

zamansız, minimalist ve rafine tasarımlara imza atıyor.

NYX

92


Moda

Zamansız tonlarda bir

renk paletine odaklanan

koleksiyonda, uyumlu renkli

dokunuşlar sunan pastel

tonlar, ilk bakış etkisini

hissettiren net ve parlak

renkler dikkat çekiyor.

Grinin nüansları farklı

dokularda birbirini takip

ederken, rahatlatıcı kar

beyazıyla dönüşümlü olarak

kullanılıyor. Rahatlatıcı krem

tonlar, zarif bejler ve kızıl

kahvenin sakinleştiren tonları

ise tasarımlara doğal bir

zarafet katıyor.

NYX

93


NYX

94


Moda

Koleksiyondaki pantolonlar, yumuşak ve rahat

hacimleri ile çağdaş görünümler yaratıyor.

Kesimlere ve detaylara gösterilen özen,

kullanılan malzemeler ve özel dokularla

öne çıkıyor. Günün her anı için ideal görünüm

sunan midi ve kalem etekler, minimal çizgiler

ve feminen yırtmaçlarla karakterize ediliyor.

Flanel, organze veya tülden hazırlanan

yumuşak hacimli ve pilili etekler ise İngiliz

battaniyelerinden ilham alan tiftik işlemelerle

süsleniyor.

Şehrin güncel stil kodlarını belirleyen Brunello

Cucinelli 2021 Sonbahar Kış Koleksiyonu, çok yönlü

ve zamansız tasarımları ile Brunello Cucinelli

İstinyePark Butik, BEYMEN’ler ve www.beymen.com

adresinde exclusive olarak moda tutkunlarıyla

buluşuyor.

NYX

95


Zamansız Stil!

CANSUXI, kendi tarzını özgün bir biçimde yansıtmak isteyenler için duyarlı ve

mevsimsiz bir moda kavramı sunuyor.

Anadolu, Yunan ve Akdeniz uygarlıklarının yüz yıllardır harmoniyle birbirini

besleyen kültürlerinden ilham alan, yalın, nefes alan yüksek kaliteli kumaşların

kullanıldığı tasarımlar CANSUXI’de öne çıkıyor. İnsan doğasının her daim bağımsız

olma arzusunu tasarım felsefesine taşırken çevreye duyarlı adımlar atmaya özen

gösteren marka, ağırlıklı olarak kullandığı cupro’nun (vegan ipek) yanı sıra keten,

viskon, ipek kumaş seçimleriyle dikkat çekiyor.

NYX

96


Moda

Abartısız, yalın, göz alıcı

ve birkaç anahtar parça ile

bütün seneye yayılabilecek

bir stil yolculuğu sunan

"Mediterranean Breeze”

koleksiyonu, sonbahar

sezonuyla birlikte pastel

ve toprak tonlarında yeni

parçaların eklenmesiyle

zenginleşecek.

NYX

97


Bu Sonbahar Beymen Club’ın

Yol Arkadaşları Büşra Develi ve

Birkan Sokullu…

Beymen Club, DNA’sındaki keşfetme ruhundan hareketle, bu sonbahar yollarda…

Bir yandan doğayla uyum içinde kalmak, diğer yandan kendi sınırlarımızı

keşfetmek, bilinmeyene yelken açmak istiyoruz. Yolculukların sonu yok;

her yeni keşif, bizi bir sonrakine taşıyor. Ve pusulamızın yenilik olduğu

bu yolculukta, Beymen Club soruyor; Şimdi nereye?

NYX

98


Moda

Fotoğrafçı: Hunter & Gatti

Styling: Ayça Elkap

Bizler şehrin temposuna ayak

uydururken; konserlere, sergilere,

festivallere akarken, Beymen Club,

kendimizi stilimizle ifade edebilmenin

özgün formüllerini bir araya getiriyor.

Yeni sezonda Şimdi nereye? sorusuyla

çıktığı keşif yolculuğunda Beymen

Club’a, iki ünlü yol arkadaşı eşlik

ediyor: Büşra Develi ve Birkan Sokullu.

Fark yaratan tarzları ve yeniliğe

açık tavırlarıyla ilham veren Büşra

Develi ve Birkan Sokullu, Beymen

Club’ın bireysel ifadeye alan açan çok

yönlü sonbahar koleksiyonunuyla,

dünyaca ünlü fotoğraf duosu Hunter

& Gatti’nin objektifi karşısında farklı

karakterlere bürünüyorlar. Genç ve

dinamik, cesur ve esnek, modern ve

klas Beymen Club tasarımlarıyla,

hem şehir hayatının kararlı ruhunu

yansıtmaya, hem de doğanın yalın

çağrısına kulak vermeye hazırlar.

Çünkü “merak” ve “hareket” içimizdeki

iki değişmez unsur. Bu ikili oldukça

yeni hikayelerin sonu gelmez. Yol uzun,

keşfetmek güzel.

NYX

99


“Beymen Club 2021

Sonbahar / Kış

Kadın Koleksiyonu”

Cesur renkleri, konforlu ve güncel tasarımları, dinamik form ve kalıplarıyla BEYMEN Club

kadınının enerjisini yansıtan 2021 Sonbahar / Kış Koleksiyonu, her yaştan modern kadınlara

kendini özgür ve yaratıcı ifade etme fırsatı sunuyor.

NYX

100


NYX

101

Moda


Çağdaş detaylarla güncellenen, pembe, mercan, lila tonlarındaki şekillerle yağlı boya tablo hissi

uyandıran desenler, baskılarda kullanılan formlarla zenginleşen tasarımlar, sanatsal geometriyi

yeniden yorumluyor. Oversize sweatshirtlerin denimler ve blazerlarla kombinlendiği, kaşe,

yün ve ipekli kumaşlarla desteklenen tasarımlar Beymen Club’ın modern ve dinamik tavrını

vurguluyor.

NYX

102


Moda

İskandinav ve Doğu Avrupa sanatından

ve geleneklerinden esinlenen soğuk

tonları romantik silüetlerle buluşturan

tasarımlar, pilise detaylarla güçlenen

etekler, volanlarla zenginleşen bluzlar ve

tafta elbiseler Beymen Club kadının yeni

vazgeçilmezleri arasında yer alıyor.

NYX

103


Şehirde

NetWork Rüzgarı

NetWork yeni mevsimi, tüm dünyanın içinden geçtiği radikal

değişim sürecinden esinlenen şık koleksiyonuyla karşılıyor.

“NetWork Rüzgarı” adını verdiği sezon hikayesi ile sonbahar

ve kış ayları boyunca sokakları etkisi altına alacak değişim

rüzgarlarına gönderme yapan NetWork, sadece havada değil, stil

ve duygularda yaşanan dalgalanmalara da dikkat çekerek şehirde

güçlü bir moda esintisi yaratıyor.

NYX

104


Moda

Bej, ekru, kahverengi, kırmızı, bordo, siyah, mint, lila,

gri, pembe ve sarının farklı tonlarının kullanıldığı

geniş koleksiyon, rafine silüetleri, kaliteli kumaşları,

lüks detayları ve özgün dokunuşlarıyla öne çıkıyor.

Ekose ve balıksırtı gibi zamansız desenleri modern

şehir yaşamına uyarlayan paltolar, kusursuz işçiliği ile

göz dolduran deri trençkotlar ve tüvit ceketler, cesur

duruşları beraberinde getiriyor. Hayvan desenleri ile

çarpıcı yaka ve cep detayları dış giyim tasarımlarının

estetiğini pekiştirirken, çok yönlü kullanım

özelliklerine sahip deri ve puffer montlar rahatlığın

dozunu artırıyor.

NYX

105


FABIANA FILIPPI

TERRA KOLEKSİYONU

İLE DÜNYAYI VE

KAYNAKLARINI

KUCAKLIYOR

Sürdürülebilirlik ve tüketim birbiri ile eşleşen kelimeler değildir.

Fabiana Filippi Terra Koleksiyonu ile bir kıyafetin üretimindeki her adımı

dünyaya karşı sağduyulu şekilde atmaktan ilhamını alıyor. Bu farkındalık ile

yarattığı Terra koleksiyonu çevreyi koruyarak daha iyi bir gelecek inşa etme

misyonunu benimsiyor.

NYX

106


Fabiana Filippi Terra Koleksiyonu’nun üretiminde triko için atığı tamamen sıfıra

indirirken, kumaş israfını en aza indirmek için optimize edilmiş bir üretim

gerçekleştiriyor.

Moda

Fabiana Filippi,

Terra Koleksiyonu

ile başından beri

hikayesinin merkezine

koyduğu ve geliştirdiği

doğa temasını tanıtıyor.

Koleksiyondaki her

parçada doğanın

ince ayrıntılarından,

mevsimlerin

çarpıcılığından

ve uyumundan

esinleniliyor.

Giysi üretiminin

çevresel etkilerinin

üçte ikisini

hammaddeler temsil

ediyor; Fabiana Filippi

Terra Koleksiyonu’nun

kalbini hammedeleri

ile oluşturuyor.

Koleksiyonun

tamamında maksimum

sürdürülebilirlik göz

önünde bulundurularak

mevsimlerin düzenine

göre organik pamuk

ve kaşmir gibi doğa

dostu ipler ve kumaşlar

kullanılıyor. Kaşmirin

doğal beyaz, açık bej

ve doğal kahve tonları

koleksiyonda yerini

alıyor.

Doğadan aldığı ilhamı çağdaş bir bakış açısıyla yorumlayan koleksiyonun en özel tasarımları tüm

Vakko mağazalarında, www.vakko.com’da ve Fabiana Filippi Emaar Square Mall mağazasında

sergileniyor.

NYX

107


1

ALEXANDER MCQUEEN,

2021 SONBAHAR/ KIŞ GRAFFITI

GÖZLÜK KOLEKSİYONU

NYX

108


Moda

Alexander Mcqueen’in, Milano, Londra, New York ve Paris’te; binalardan

otobüslere, metro duraklarından kaldırımlara uzanan bir dizi gerilla pazarlama

çalışması ile tanıttığı Graffiti kapsül koleksiyonunda yer alan gözlük tasarımları,

markanın imza niteliğindeki avangart stilini yansıtıyor.

Punk grafiklerinden ilhamla tasarlanan gözlük koleksiyonunda, siyah renkli uniseks

tasarımın yanı sıra; kadınlar için fildişi ve pembe, erkekler için de haki yeşil gibi renk

alternatifleri bulunuyor.

Alexander Mcqueen 2021 Sonbahar/Kış Graffiti Gözlük Koleksiyonu; Alexander McQueen Zorlu Center, BEYMEN ve www.beymen.com

adresinde exclusive olarak modaseverlerle buluşuyor.

NYX

109


NYX

110


NYX

111


Ülkemizde her 3 kişiden birinin sorunu!

10

İNSÜLİN

DİRENCİNİ KIRAN

ÖNEMLİ UYARI

Sık sık acıkıyor musunuz? Açlığa karşı tahammülsüz müsünüz? Karbonhidratlı gıdalara, özellikle

tatlılara düşkünlüğünüz var mı? Yemekten sonra aniden uyku bastırıyor mu? Gece uykudan

uyanıp tatlı ya da unlu gıda yeme ihtiyacı duyuyor musunuz? Bu belirtiler size tanıdık geliyorsa,

dikkat! Sorununuzun nedeni; ülkemizde her 3 kişiden birinde görülen ve diyabet hastalığının

ilk adımı olan ‘insülin direnci’ olabilir!

Pankreastan salgılanan bir hormon olan insülinin görevi,

kandaki şeker moleküllerinin hücre içine girmesini,

böylece hücreler tarafından ‘yakıt’ olarak kullanılmasını

sağlamak. Kısaca, hücrelerin şeker moleküllerini içeri

alan kapısının ‘anahtarı’ gibi düşünebiliriz insülini.

İnsülin kandaki şeker miktarına göre salgılanıyor.

Örneğin salatalık yediğimizde kan şekerinde 1 birim

yükselme olursa, vücut hemen 1 birim insülin salgılıyor,

baklava yediğimizde kan şekeri 20 birim yükseliyorsa

20 birim insülin salgısı oluyor. Ülkemizde her 3 kişiden

birinin sorunu olan insülin direnci; vücuttaki şekeri

düzenleyen insülinin görevini yerine getirmekte güçlük

çekmesi olarak tanımlanabilir.

İnsülin direnci geliştiğinde, hücreler ile kandaki şeker

molekülleri arasına adeta bir duvar örülüyor. Bunun

sonucunda, örneğin 10 birim şeker düzeyi artışına

normalde yeterli gelecek olan 10 birim insülin,

önündeki metabolik engeli bu düzeylerde aşamıyor ve

kan şekerinin hücre içine girmesinde yeterli gelemiyor.

Bu durumda vücut, şekeri yeterli miktarda hücre içine

sokabilmek için 10 birim yerine 20 birim veya daha fazla

insülin salgılamaya başlıyor. Özellikle genetik olarak

diyabet riski taşıyanlarda, yıllar içinde sürekli fazla

insülin salgılayan pankreas bezinin rezervleri azalınca

ve bir gün gelip önündeki duvarı aşacak kadar çok

insülin salgılayamadığında ‘diyabet’ gelişiyor.

Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler

Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi

NYX

112


Sağlık

İnsülin direncine yol açan etkenlerin başında ise genetik yatkınlık geliyor, yani ailede diyabet öyküsü

olması çok önemli bir risk faktörü. Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, aile öyküsüne hareketsiz yaşam, düzensiz

beslenme, uyku düzensizliği gibi çeşitli faktörler de eşlik ettiğinde insülin direncinin geliştiğini belirterek,

“Vücutta artan insülin özellikle sık acıkma, açlığa tahammülsüzlük, karbonhidratlı gıdalara düşkünlük, hatta

bazı hastalarda gece uykudan uyanıp tatlı ya da unlu gıda tüketme gibi iştah bozukluklarına yol açıyor. Bu

yeme bozuklukları zamanla kilo alımıyla ve insülin direncinin artmasıyla sonuçlanabiliyor” diyor.

Peki, insülin direncini kırmak için nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Endokrinoloji ve Metabolizma

Hastalıkları Uzmanı Dr. Özlem Sezgin Meriçliler, insülin direncinin önlenmesi ve tedavisi için

10 etkili kuralı anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

1

Egzersiz yapın

Hareket, hücrelerin şeker kullanımını kolaylaştıran ve daha

az insülinin şeker metabolizmasının düzenlenmesinde

yeterli olmasını sağlayan en önemli faktördür. Her tür

spor yapılabilir. Her gün 30 dakika veya haftada 3 kez, 50

dakikalık yürüyüş yapılabileceği gibi; yüzme, salon sporları,

bisiklete binmek, hatta dans etmek bile insülin direnciyle

mücadelede son derece faydalı olacaktır.

2

Unlu gıdaları azaltın

Karbonhidratlı yiyeceklerin kan şekerini daha fazla

yükseltme potansiyeline, dolayısıyla insülin salgısını

daha fazla uyarma yeteneğine sahip olduklarından,

karbonhidratlı yiyecekler; kan şekeri kontrolünü zaten

normalden fazla insülinle yapabilen insülin direnci

hastalarında hem insülin salgısının daha da artmasına,

hem kilo alımına hem de pankreas rezervinin daha

hızlı tükenmesine yol açarlar. Bu nedenle diyetteki

karbonhidrat miktarının mutlaka azaltılması gerekir.

Rafine karbonhidratlar, yani unlu ve şekerli gıdalar

yerine meyve ve sebze gibi doğal ama lifli karbonhidrat

türleri tercih edilmelidir.

Atıştırmalıklara dikkat!

Yakın zamana kadar 3 ara ve 3 ana öğün olmak üzere sık

sık beslenmek önerilirken, son birkaç yıldır ‘aralıklı oruç’

adı verilen ve ara öğün içermeyen beslenme şekilleri

popüler oldu. Ara öğün alması gereken bir grup hasta

dışında, aralıklı oruç insülin salgısının daha az uyarılmasına

yol açtığı için tercih edilebilir. Ancak günde 3 ana öğün

yerine 2 öğün yenilmesi, arada acıkmaya ve atıştırmalara

neden olabilir. İnsülin direncini artıran, kilo almayı

kolaylaştıran en büyük beslenme hatası, atıştırmalardır. Bu

nedenle hangi beslenme şekli seçilecekse seçilsin, sağlıklı

öğünler şeklinde olmalı ve aralarda abur cubur adını

verdiğimiz gıdalar en aza indirilmelidir.

3

NYX

113


Sağlık

4

Meyveleri sınırlayın

Meyveler doğal ve lif içeren sağlıklı karbonhidratlar

arasında yer alıyorlar. Ancak meyve şekeri de insülin

salgısını çok uyarıyor ve aşırı meyve tüketimi hem kilo

aldırıyor hem de insülin direncini artırıyor. Bu nedenle

bir seferde bir porsiyon meyve tüketmeyi alışkanlık

haline getirin. Günün farklı saatlerinde toplam 3 porsiyon

meyve tüketebilirsiniz. Bir porsiyon meyveyi, kabaca

tabağa koyduğunuzda; 1 adet orta boy elma hacminde yer

kaplayan meyve miktarı diye tanımlayabiliriz. Yani, 1 elma

veya 1 portakal veya 1 armut veya 3 kayısı gibi. Meyveyi

bir seferde bu miktarı aşmayacak şekilde tüketmeye özen

gösterin.

5

Bal-reçel-pekmez üçlüsünü azaltın

Çok sağlıklı bir besin olan doğal balın yanı sıra

reçel ve pekmez de; çok yoğun, dile değer değmez

emilmeye başlayan ve kanda hızla yükselen şeker

içeriyorlar. Üstelik bu besinleri genellikle sabah

tüketiyoruz, yani midemiz boş iken. Dolayısıyla

emilimleri daha da hızlanıyor. Aynı hızda da

pankreası uyararak insülin salgısını artırıyorlar.

Bu nedenle insülin direnciniz varsa, bu gıdaların

tüketimini çok azaltmanız gerekiyor.

Şekerli içeceklerden uzak durun

Gazlı içecekler, buzlu çay türevleri ve

limonata gibi içecekler yoğun ve hemen

kana karışan şeker içeriyorlar. Bu nedenle

insülin salgısını da hızla ve güçlü bir şekilde

uyarıyorlar.

6

7

Meyve suyu yerine meyve tüketin

Bir bardak meyve suyunda 3-4 porsiyon meyvenin

şekeri posasından ayrılmış halde yer alıyor. Taze

sıkılmış olsa bile bir bardak meyve suyu hem bir

seferde ‘en fazla bir porsiyon yemeliyiz’ dediğimiz

meyvelerin ortalama 3-4 porsiyonu kadar şeker

içeriyor, hem de bu meyvenin şekeri posasız olduğu

için çok hızla emilerek insülin salgısını çok hızlı

artırıyor. Meyveler posasıyla yenildiğinde ise posa

şeker emilimini yavaşlatıyor. Bu yüzden vitaminleri

meyve suyu ile değil, meyvenin kendisini tüketerek

almayı alışkanlık haline getirin.

NYX

114


Sağlık

8

Tatlıyı aç karnına yemeyin!

Şekerli ve karbonhidratlı gıdalar midemiz

boş iken yenildiklerinde içerdikleri şeker

hızla emiliyor ve kan şekerini daha hızlı

yükseltiyorlar. Bir o kadar hızda da insülin

salgısını uyarıyorlar. Bu tür gıdaları mümkün

olduğunca az yemeyi ve asla aç karnına

tüketmemeyi kural olarak benimsemelisiniz.

9

Bu besinler öğünlerinizden eksik

olmasın

Süt ve süt ürünleri (yoğurt, ayran, kefir

ve peynir) yeşil sebzeler ve salatalar,

karbonhidrat ile şeker içeren gıdalarla aynı

anda yenildikleri zaman şeker emilimini

yavaşlatıyorlar. Bu nedenle meyvenin

yanında yoğurt, simidin yanında ayran

veya peynir, patatesin yanında yoğurt

ve yeşil salata tüketmeniz, bu besinlerin

şeker emilim hızını dengeleyerek

insülin salgısının daha az uyarılmasını

sağlayacaktır.

Uykunuza dikkat edin

10

Uyku bozukluklarının genetik olarak diyabet

riski taşımayan kişilerde dahi insülin direncini

tetikleyebileceği, hatta diyabet gelişimine yol

açabileceği artık biliniyor. Özellikle gece uykusu

bu süreçte çok önem taşıyor ve gündüz uyumak

gece uykusunun yerini tutamıyor. 24:00-08:00

saatleri arasında düzenli uyku alışkanlığı edinmek,

insülin direncine karşı önemli bir rol üstleniyor.

NYX

115


Şık Mekanlar,

Nefis Tatlar

NYX

116


NYX

117


“THE STEEVE”

TAPASLARI İLE

UNUTULMAZ BİR

LATİN AKŞAMI!

Gastronomi dünyasının başarılı Şefi İsmet Saz, Latin lokal lezzetleri ile unutulmaz deneyimler yaşatıyor.

Kuruçeşme’deki The Steeve’in şık dekorasyonu, açık hava terası ve manzarası ile Tapas keyfi yaşamaya değer.

The Steeve’de Şef İsmet Saz imzasıyla sunulan Tapaslar

arasında; Chorizio Beans, Empanadas, Gazpacho,

Enginar ve Ispanak Deep, Guacamole, Karnabahar

Bomb, Patates Bravas lezzetleriyle eşsiz bir deneyim

yaşatıyor. Tacoları ile de parmak ısırtan The Steeve’in

özel olarak yorumlanan Taco çeşitleri arasında yer alan

Hamsi Taco, Midye Taco, Kokoreç Taco Şef Saz’ın çok

özel yorumuna en lezzetli örnekler olarak gösteriliyor.

Deniz Tarağı, İskenderun Karidesi, Karides Ceviche,

Yengeç Burger, Karides Baklava gibi deniz ürünleri

ile hazırlanan Tapaslar da The Steeve farkını ortaya

koyuyor. Dana Bonfile, Ördek Roll, Steak Tartar, Paella,

Ev yapımı makarnalar da The Steeve menüsünde özel

bir yere sahip.

Divan Grubu’ndan Yeni Nesil Kafe Konsepti

Kahve Severlerin

Yeni Rotası:

Kokoa

Divan Grubu, ilk self servis kafe zinciri olan ve

yeni nesil trendleri bir araya getiren Kokoa’yı

müşterileri ile tanıştırdı. İlk kafesini İstanbul’un

gözde semtlerinden Suadiye’de açan Kokoa,

şehrin temposunda rahatlık arayanlar için ideal

buluşma lokasyonu olmaya aday! Kokoa, zengin

menüsü ve yalın tasarımıyla dilerseniz bir kahve

molasında vakit geçirebileceğiniz dilerseniz hafif

atıştırmalıkların tadına varabileceğiniz, sade ve

doğal bir atmosfer sunuyor.

NYX

118


Yeme-İçme

İSTANBUL’UN YENİ BULUŞMA NOKTASI

THE ROOF

The Roof at The Ritz-Carlton, Istanbul, şehrin yeni ve özlenen sosyal hayatının vazgeçilmez buluşma mekanlarından

biri olmaya aday. The Roof, The Ritz-Carlton, Istanbul’un terasında, şehrin tam kalbinde konumlanıyor. Otelden ayrı da

bir girişe sahip olan The Roof’ta, sakin dinlenme alanları, havuz keyfi ve açık havada tüm gün süren yemek deneyimi;

geceleri seçkin ve modern bir restoran & bar konseptiyle aynı çatı altında sunuluyor. Yıl boyu açık olan The Roof, her

mevsim hizmet veren restoranı ve gerçekleştirilecek etkinlikleriyle misafirlerini ağırlayacak.

İkonik lezzet Pumpkin Spice Latte ve

yepyeni Iced Salted Maple Caramel Latte

Kahve kültürünün dünyadaki en önemli temsilcilerinden Starbucks’ın, sonbaharı özleten balkabaklı

eşsiz lezzeti Pumpkin Spice Latte, hem vegan beslenenler hem de soğuk kahve sevenler için farklı

seçenekleriyle mağazalarda yerini aldı. Türkiye’ye ilk defa gelecek ve enfes tadıyla kısa sürede

favoriler arasında yerini alacak “Iced Salted Maple Caramel Latte” ise soğuk ve sıcak seçenekleriyle

beğeniye sunuldu.

Yeni Nesil Vegan İçecek; “Pınar Frii”

Pınar Su ve İçecek; vitaminli, şekersiz ve üstelik Vegan V-Label

sertifikalı “Frii” ile gazlı içecek severlere %100 doğal kaynak

suyundan üretilen ve meyve suyu içeren yepyeni 4 farklı lezzet

alternatifi sunuyor. Üzümlü, kavunlu, mandalina ve misket limonlu

çeşitleriyle günlük C, B6 ve B12 vitamini ihtiyacının büyük bir

kısmını karşılayan Frii, üstelik sağlıklı cam şişede…

Misket limon, mandalina, kırmızı üzüm ve kavun lezzetleriyle farklı

damak tatlarına hitap eden Pınar Frii, Vegan V-Label sertifikasına

sahip olmasının yanı sıra, şekersiz. Sağlıklı cam şişede sunulan

Frii’nin kavun, mandalina ve misket limonlusu günlük C vitamini

ihtiyacının %40’ını karşılarken, kırmızı üzümlü olan çeşidi ise

günlük B6 ve B12 vitamini ihtiyacının %37,5’ini karşılıyor.

NYX

119


NG PHASELIS BAY

MUTFAĞINDAN

GERÇEK BİR LEZZET

YOLCULUĞU

Her yaştan konuğun tatilini benzersiz şekilde

geçirebileceği bir “Lifestyle Resort” olarak tasarlanan

NG Phaselis Bay, orijinal markalarla zenginleştirilen

içecek seçenekleri ve özel menülerin yer aldığı lezzet

duraklarıyla konuklarına ayrıcalıklar sunuyor.

Cuisine Ana Restaurant’ta en özel tarifleri usta şeflerin

dokunuşlarıyla sınırsız açık büfesinde konuklarına

sunan NG Phaselis Bay, Phrigya’da Türk mutfağının

geleneksel tatlarıyla misafirlerini lezzet yolculuğuna

çıkarıyor.

Güne sağlıklı bir başlangıç yapmak isteyen konuklarını

healing kahvaltı ile ağırlayan Scallops ise NG Phaselis’in

günün 24 saati açık olan ve akşam yemeklerinde deniz

mahsullerini zengin çeşitleriyle sunan bir başka lezzet

durağı… Eğer kahvaltı için pratik ve iştah kabartan bir

seçim yapmak istiyorsanız Enjoy’a uğramanız yeterli.

Beş çayının da vazgeçilmez adreslerinden olan Enjoy’da

tadına doyulamayan tatlı seçenekleri arasında seçim

yapmakta zorlanabilirsiniz.

BB Burger & Beer’de en taze malzemelerle hazırlanan

özel lezzetler ve farklı içecek alternatifleri, Beach

Snack’te gurme atıştırmalıklar, Chef’s Steak’te özel

reçetelerle hazırlanan etler ile konuklarını gurme bir

yolculuğa çıkaran NG Phaselis Bay, minik misafirlerini

de unutmuyor. Beluga Kids Restoran’da leziz tatlarla

çocukların neşeli dünyasına tat katıyor.

NYX

120


Yeme-İçme

NG Phaselis Bay Executive Chef

Engin Öztürk’ten özel bir tarif:

ISPANAK DOLGULU

CONFIT LEVREK

NG Phaselis Bay Executive Chef Engin Öztürk’ten lezzeti kadar sunumuyla da büyük beğeni

toplayan Ispanak Dolgulu Confit Levrek tarifi…

Malzemeler

• Levrek (180 gr)

• Ispanak (80 gr)

• Porçini mantar (50 gr)

• Havuç (50 gr)

• Limon (50 gr)

• Arpacık soğan (40 gr)

• Çeri domates (30 gr)

• Parmesan peyniri (50 gr)

• Yumurta (5 adet)

• Balsamik glaze (10 gr)

• Mikro filizler ve yenilebilir çiçekler (10 gr)

Hazırlanışı

Levrek fileto edilip tatlandırılır daha sonra iç dolgusu ıspanak ve porçini

mantarı sote edilip hazır hale getirilir. Balığın üst kaplaması için havuç

ve limon püre edilip kurutulduktan sonra toz haline getirilir. Sebzeler

tatlandırılmış zeytinyağı içerisinde 40 derecede 4-5 saat pişirilir. Piştikten

sonra ılık zeytinyağın içerisine alınır. Hazırlanan levreğe ıspanak dolgusu

arasına kat olarak eklenir ve streç filme sarılıp limon ve havuç tozu ile

kaplandıktan sonra fırında buharda 4 saat pişirilir. Parmesan kıtırı için

yumurtanın akı alınıp çırpılır ve toz parmesan ilave edilip karıştırılır. Daha

sonra 150 derecede derin yağda sıkma torbası yardımı ile şekillendirilip

pişirilir. Hazırlanan tüm ürünler ile servis edilir.

Executive Chef Engin Öztürk Kimdir:

NG Phaselis Bay’de Executive Chef olarak kariyerine devam eden Engin Öztürk, 1978 yılında Bolu Mengen’de doğdu ve

1995 yılında Mengen Anadolu Aşçılık Meslek Lisesi’nden mezun oldu. Yedi yıllık eğitim sürecinin ardından gastronomi

hakkında Avrupa’da kısa dönem ihtisas yaptı. Birçok tanınmış tesisin mutfağındaki çalışmalarıyla spesiyallerinden söz

ettiren Engin Öztürk, Luxemburg World Cup, Erfurt Almanya Dünya Olimpiyatları, International Salon Culinary ve

uluslararası birçok yarışmada bulunup altın ve gümüş madalyalar kazandı.

NYX

121


ALMİRA HOTEL YENİ SEZONA HEYECAN

VERİCİ YENİLİKLERLE MERHABA DİYOR

Bursa’nın tarihi ve kültürel merkezlerinin kesişim noktasında yer alan, şehrin ilk 5 yıldızlı

konaklama tesisi unvanına sahip Almira Hotel, 34 yıllık tecrübesi ile heyecan verici

yeniliklere merhaba diyor.

Almira Hotel, Osmanlı sarayları ve Fransız

mimarisinden esinlenilerek özenle tasarlanmış yeni

konsepti kapsamında; birbirinden farklı şekilde dekore

edilmiş lüks oda ve süitleri, Türk ve dünya mutfağının

seçkin lezzetlerini servis eden restoranları, A’dan Z’ye

yenilenmiş Spa tesisiyle misafirlerine en konforlu

konaklama deneyimini sunuyor.

Bursa şehir merkezinin kilit noktalarından Kongre

Kültür Merkezi ve Merinos Parkı’na yürüme

mesafesinde bulunan, 25.000 metrekarelik geniş

bir alana yayılmış otel, benzersiz hizmetleriyle

konuklarına unutulmaz anlar vadediyor.

Farklı tatları aynı çatı altında buluşturan restoranları,

özel arınma ve tazelenme tekniklerinin uygulandığı

1.800 metrekarelik Spa’sı, iş toplantıları, kutlamalar

ve farklı özel etkinlikler için 1000 kişilik kapasiteye ve

eksiksiz teknik donanıma sahip salonlarıyla bir şehir

otelinin ötesine geçerek kişiye özel lüks hizmetler

sunuyor.

Uzmanı olduğu Türk mutfağını farklı bölgelerin

lezzetleriyle harmanlayan ve gastronomi dünyası-na

ilişkin yenilikler doğrultusunda menülerini sürekli

güncelleyen Executive Chef Necmettin Baş-türk’ün

imza tabakları arasında Dana Antrikot Sarma Kanlıca

Mantarı eşliğinde Kremalı Kök Ispa-nak ile, Bagel

üzerinde Bonfile Kuzu Göbeği Mantarı ile, Pazı

Yaprağına Sarılmış Kuzu Budu Kök Sebzeler ile, Tel

Kadayıf Yuvasında Orman Meyveli Enginar Tatlısı

yer alıyor. Özgün ve kozmopolit lezzetleri, enfes

kokteylleri ve her konsepte özel dekore edilmiş keyifli

atmosferleri ile Almira Ho-tel, misafirlerine müthiş bir

gastronomi şöleni yaşatıyor.

NYX

122


Yeme-İçme

NG AFYON’DA

TERMAL VE GASTRONOMİ KEYFİ

Şifa ve lezzeti lüks ile harmanlayarak konuklarına termal tatilini en keyifli haliyle yaşatan

NG Afyon, gastronomi tutkunu konuklarını da usta şeflerin hazırladığı enfes tatlarla

buluşturuyor. Zindelik ve yenilenme için lüks bir deneyim sunan NG Afyon, tadına

doyulmaz lezzetlerle termal tatil keyfini taçlandırıyor. Yeni başlayan Frig Vadisi balon turu

ise Afyonkarahisar’a gitmişken mutlaka denemeniz gerekenler arasında!

Hem ruhunuz hem bedeniniz dinlensin

“İyi Hisset” mottosuyla benzersiz anlara ev sahipliği

yapan NG Afyon, farklı masaj ve SPA uygulamalarıyla

konuklarına güzel bir tatil deneyimi sunuyor. Afyon’un

şifalı suyunu, doğal ve sağlıklı haliyle sunan Aliva

Spa’da uzman terapistler tarafından uygulanan, farklı

spa kültürlerine ait masaj terapileri ile yenilenmek,

Ayurvedik masajlardan Uzak Doğu masajlarına, spor

masajından bölgesel incelmeyi destekleyici etkiye

sahip anti-selülit masaja kadar birçok seçeneği

deneyimlemek mümkün.

Sabah kahvaltıları ve akşam yemeklerinin açık büfe

olarak sunulduğu Erguvan Restoran yerel ve dünya

lezzetlerinden her damak tadına hitap eden açık büfe

sunarken, Farina Restoran usta şeflerin ellerinden

çıkan tadına doyulmaz et, kebap, pide çeşitleri,

yerel tatlar ve nefis tatlı menüsüyle konuklarını

ağırlıyor. Birbirinden leziz ve renkli kokteyller sunan

Mercan Lounge’da lezzet molaları vererek kendinizi

şımartabilir, Aliva Spa Cafe’de taze sebze ve meyve

suyu karışımlarından detoks içeceklerine kadar

sağlıklı seçenekler bulabilirsiniz.

Kuş bakışı Frig Vadisi

Afyonkarahisar lezzetleri ve termal suları kadar tarihi

ve kültürel zenginlikleri ile de görülmesi gereken bir

şehir. Türkiye’nin en güzel vadilerinden Frig Vadisi

artık balon turu ile havadan da görülebiliyor. Şehrin

doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetmek Frig

Vadisi balon turu ile manzaranın tadını çıkarabilirsiniz.

NYX

123


Hilton Istanbul Maslak’tan,

sonbahara merhaba reçetesi

Şehrin merkezindeki ideal konumu ve aldığı üst düzey

hijyen önlemleri ile en unutulmaz anlara ev sahipliği

yapan Hilton Istanbul Maslak, hem güneşten zarar

gören cildinizi hem de ruhunuzu yenilemek adına

sizlere eşsiz bir öneri sunuyor: Ocean Club

9 adet masaj odası, squash kortu, pilates stüdyosu,

kapalı dinlenme havuzu, teknogym ekipmanları ve

fitness stüdyosu ile Hilton Istanbul Maslak bünyesinde

hizmet veren Ocean Club, bir sağlık kulübünden

beklenenden çok daha fazlasını sunuyor.

Stayso by Cloud7 Hotel

Bomonti’nin Kalbinde Kapılarını Açtı

Sıra dışı tasarımı ile etrafını güzelleştiren, İstanbul’un canlı iş ve

alışveriş bölgesi olan Şişli-Bomonti’de açılan Stayso by Cloud7, her biri

kendi içinde farklı tasarıma sahip toplam 38 konsept odası ve

co-working lobisi ile şehri hem iş hem de seyahat için ziyaret edecek

olan yeni nesil genç gezginlerin artık hizmetinde.

Sıcak bir dekorasyona sahip otelde konforun keyfini çıkaracak

olan misafirler, geniş şehir manzaralı odalarında sessiz ve ferah bir

konaklama deneyimi yaşayacaklar.

THE COFFE FACTORY

Kalitenin ön planda olduğu Stayso by Cloud7’un lobisinde, co-working

alanına ev sahipliği yapan The Coffee Factory‘ de nefis kokulu

kahvenizi yudumlarken baristalar tarafından check-in işlemlerini

rahatlıkla yaptırabilir, taze, lezzetli, sağlıklı, vegan ve glutensiz sayısız

alternatifleri tadabilirsiniz.

Stayso by Cloud7 Hotel’ de konaklayan misafirler, 5 gece ve üzeri

konaklamalarda tüm oda kategorilerinde geçerli olmak kaydıyla %10

indirimden faydalanabilecekler.

NYX

124


Yeme-İçme

PAZAR GÜNLERİNİN VAZGEÇİLMEZ BRUNCH’LARI

FOUR SEASONS HOTEL BOSPHORUS’TA BAŞLIYOR

İstanbul Boğazı’nın benzersiz manzarasına ev sahipliği yapan Four Seasons Hotel

Bosphorus’un ana restoranı Aqua, şehire dönüş ile birlikte sonbaharı özlenen ve

misafirleri için bir klasik haline gelen brunch’ları ile karşılıyor. Çok sevilen brunch’larını

pazar günleri 12:30-15:30 saatleri arasında sunan mekan, lezzetli ve geniş seçeneklerle

keyifli buluşmalara ve güzel sohbetlere ev sahipliği yapıyor.

Rahat atmosferi ile Aqua, konuklarını otelin Baş Aşçısı Savaş

Aydemir ve Pasta Şefi Adil Çakıcı ile hünerli ekipleri tarafından

hazırlanan yaratıcı lezzetler ile buluşturuyor.

Her sene olduğu gibi Four Seasons restaurantlarının öne çıkan

lezzetleri brunchta misafirlerin damak lezzetine sunulurken bu

senenin dikkat çeken lezzetleri arasında İstiridye ve Cağ Kebap

yer alıyor. Misafirler sezonun en taze ürünlerine göre Paella ve

balık büfesi gibi sürpriz lezzetlerle buluşuyor.

Çocuk Misafirler Kendi Kurabiyelerini Yaparak Eğlenceli Bir

Deneyim Yaşıyor

Çocuk misafirlerinin de keyifli vakit geçirmesini önemseyen Four

Seasons Hotel Bosphorus onlar için eğlenceli bir aktivite hazırladı.

Brunch saatlerini keyifli geçirmesi ve farklı bir deneyim yaşaması

için sunulan hamurlarla kendi kurabiyelerini yapan çocuklar

eğlenceli vakit geçirirken otelde pişirilen kurabiyelerinin de

tadına varıyorlar.

Aqua, brunch’ta bir araya gelen misafirlerine ‘Purple Hand Band’in

caz ve pop performansı eşliğinde güzel bir brunch deneyimi

yaşatıyor. Lead With Care programı ile hijyen ve sosyal mesafe

protokollerini titizlikle hayata geçiren Four Seasons Hotel

Bosphorus ve Aqua, arkadaşlar ve aileler için güvenli bir buluşma

noktası sunuyor.

NYX

125


Cennetin

Kapısı

Song’un

Seçkileri

SONGÜL ÖZTÜRK

songul.ozturk@nyxmag.com

Caeli

Sanat ve Bağlara açılan “KAPI”

Tabiat ve sanatın buluşma noktası diyebileceğimiz, uçsuz

bucaksız üzüm bağları arasında konumlanan Hotel Caeli,

kapalı ve açık alanlarında dünyanın dört bir yanından çeşitli

sanatçıların ilgi çeken eserleri ile karşımıza çıkıyor.

Koralp Türkoğlu / DUO , 2016

NYX

126


Song’un Seçkileri

Caeli gerek üzüm bağları gerek kullandığı teknolojisi

ve ürettiği şarapları ile Türkiye’nin en iddialı

projelerinden biri.

Bu önemli yatırım fındık imparatorluğu Sagra,

İtalyan çikolata ve dondurma markası Pernigotti

ve İspanyol meyve suyu şirketi Zumosol’ü de

bünyesinde bulunduran şirketin sahibi Ahmet

Toksöz tarafından gerçekleştiriliyor.

Türkiye’nin en uygun şarap üretim bölgesi ve lüks

kategoride kusursuz bir bağ oteli alanı arama

çalışmaları 2002 yılında başlatılıyor. Bu süreçte

ülkenin birçok farklı bölgesi araştırılıp analiz

ediliyor. 2007 yılında hem doğasıyla hem de iklimi

ve tarihiyle bu büyüleyici ve özel bağcılık alanını,

tarihi Gelibolu bölgesini keşfediyorlar.

12.500 metrekare alana sahip ülkenin en modern

şaraphanesi olan Caeli Winery 2014 yılında

faaliyete geçiyor. Eceabat’ta 170 hektarlık uçsuz

bucaksız Porta Caeli bağları arasında yer alan 21

odalı Hotel Caeli ise 2015 yılında ilk misafirlerini

ağırlamaya başlıyor.

NYX

127


Projenin başından itibaren çok iddialı şaraplar

üretmeyi hedefleyerek bağları da aşırı sık

diktirmişler. Bu sık dikim sayesinde (1 metreye

1 metre) bağlarda; birbirleriyle rekabet eden

kökler derinlere iniyor ve böylece şarap, derin

katmanlardan beslenen asmaların üzümlerinden

üretiliyor.

Projeye dünyanın en önemli önologlarından, 13

ülkede 100’ün üzerinde marka ile çalışan Michel

Rolland danışmanlık veriyor.

Tüm bu deneyimleri yaşayabileceğiniz senenin en önemli

organizasyonu, “Caeli Bağ Bozumu” bu yıl da 20 Ağustos’ta

başladı.

16 Ekim tarihine kadar, cuma

ve cumartesi günleri otelde

konaklama yapan konuklar,

Caeli’nin özel dikim yöntemiyle

yetiştirdiği üzümlerinin

“asmadan kadehe “olan

yolculuğunu yaşayarak bu

büyülü zaman dilimine tanık

olma şansını elde edebilirler.

Caeli Bağları’nın göz alabildiğince uzanan yeşil ve nefes

kesici ortamında, Çanakkale’nin Eceabat ilçesinin doğa

içerisindeki huzurlu sessizliğinde, Caeli Çiftliği ve Caeli

Ekolojik Bahçesi’nin organik ürünleriyle hazırlanan

birbirinden lezzetli yemeklerle damakları şenlendirecek

gastronomi ve degüstasyon yolculuğuna siz de hazır olun…

NYX

128


Song’un Seçkileri

Seçkin Pirim / GATE TO HEAVEN, 2015 Carole A. Feuerman / CAPRI WITH SWAROVSKI CAP, 2013

Otelin giriş kapısında yer alan ve otele adını veren

heykel “Porta Caeli “Sanatçı Seçkin Pirim imzalı ve

Latince’deki anlamı da “Cennet Kapısı “…

Eserde bağcılığın en zor ilk 100 yılını anlatan ve her

yüzü 50 kattan oluşan heykel, güneş ışınlarını alış

açısına göre zaman zaman şarap kadehi şeklinde bir

gölgeye sahip.

Lüks Bağ ve Sanat oteli kategorisinde yer alan Hotel

Caeli tesislerinde, kendi bağlarında yetiştirdikleri

kaliteli üzümlerinden elde edilerek hazırlanmış

şarapları, etkileyici SPA tesisleri, özenle seçilmiş

çağdaş sanat koleksiyonu ve gurme mutfağı, doğa

ve doğal ürünlerinin yanı sıra mükemmel konumu ile

beni büyüledi…Gurur duydum.

SPA alanında yer alan eser Carole A. Feuerman’a

ait. Sanatçı, figüratif heykel sanatında hiperrealizm

akımının öncülerinden kabul edilmektedir.

Yüzmeden ve sudan çok etkilendiğini belirten

Feuerman’ın eseri Oteldeki SPA ‘da yerini bulmuş.

Her gün saat 16:30’ da rehber eşliğinde

gerçekleştirilen sanat eserleri, bağlar ve şaraphane

hakkında bilgilendirici bir tur yapılıyor. Daha sonra

da şarap tadımları ile tur taçlandırılıyor.

Porta Caeli Hotel; üretilen şaraplardan, gezdiğimiz

muhteşem tesisten, gördüğümüz olağanüstü bağ

manzaralarından sonra; kesinlikle ülkemizdeki en

önemli yatırımların arasındaki yerini almış.

NYX

129


Ugo Riva / SOFFIO DI CIELO, 2013

Tabiat ve sanat …

Lüks, konfor anlayışıyla tatil yapmayı seven, ince

zevk sahibi, seçkin ve özel deneyimleri birleştirmek

isteyenler için oluşturulmuş, sunulmuş bir eser

niteliğindedir.

Konaklamak için gelen misafirlere spor yapmak,

doğayı gözlemlemek ve hissetmek için de çok uzun

ve doğal yürüyüş parkurlarına yer verilmiş.

Ayrıca Otele 3 km mesafede bulunan Kumköy’ün

içindeki Otel’e ait mandırasına doğru da yürüyüş

yapılabiliyor... (Biz deneyimledik.)

Hotel Caeli’nin içerisindeki restoranda ise yerel

ve uluslararası lezzetler kullanılarak enfes tatlar

sunuma hazırlanıyor.

İki gece konaklayarak tesis ve bağlarda butik otelin

tüm konforunu yaşadık.

Sabah gözümüzü, tabiatın tam ortasında hissi ile

alabildiğine üzüm bağları, göl manzarası ve kuş

sesleri ile açtık…

NYX

130


Song’un Seçkileri

Hotel Caeli arazisinde bulunan ve kendilerine ait olan

mandırada, mutfakta çıkan lezzetler için kullandıkları taze,

günlük malzemeleri yetiştiriyorlar.

Kendi markaları olan Caeli Zeytinyağları da hem kahvaltıda

hem salatalarda kullanım için aşırı lezzetli…Konaklayan

misafirlere hediye edilmek üzere de bir adet şarap ile birlikte

bu zeytinyağları odalara konulmakta.

Üzümün asmadan kadehe yolculuğundaki, bağların arasındaki

cenneti siz de keşfedin, yaşayın…

Lüksler sadece en özenle seçilmişler değil, aynı zamanda bazı

değerleri temsil ediyorlar, bunları yaşatalım.

Şaraba

Sanata

Tabiata

Ve bizlere açılan KAPI…

HOTEL CAELI

Bahşi Mevkii No: 423 Kumköy Köyü,

Eceabat, Çanakkale,Türkiye

Tel: +90 286 854 83 36

http://portacaeli.com.tr

NYX

131


H&M STİL İKONU IRIS APFEL’LE OLAN

İŞ BİRLİĞİNİ DUYURDU

H&M bu muhteşem iş birliği duyurusunu, New York Moda Haftası 2021 bünyesinde Iris'in 100. doğum günü

kutlamasına ev sahipliği yaptığı partide açıkladı.

Iris; kendini yetiştirmiş bir iş insanı, iç mimar, moda tasarımcısı ve stil ikonu olmasıyla; dikkat çekici stili, korkusuz

bireyselliği, cesur moda seçimleri ve yaratıcı tasarımları ile ünlüdür. Fiyat söz konusu olmaksızın stil ve ilhamın her

yerden ve herkesten gelebileceği fikrini temsil ediyor.

Iris, 100 yıldır insanlara kendi kişisel tarzlarını yaratmaları, kutlamaları ve benimsemeleri için ilham veriyor ve moda

endüstrisinde öncü olmaya devam ediyor. On yıllardır rengarenk kıyafetleri ve cesur aksesuarları ile hayranlık

uyandırırken, gerçek, korkusuz bir stil ikonu olmanın ne demek olduğunu somutlaştırıyor. H&M, eksantrik tarzı ve

moda topluluğu üzerindeki etkisi nedeniyle Iris ile çalışmayı çok istiyordu, sonunda bu arzusuna kavuştu.

Iris'in göz alıcı stilinden ve benzersiz yeteneğinden ilham alan Iris Apfel x H&M koleksiyonu, herkes için

tasarlanmış çarpıcı bir ürün yelpazesine sahip olacak. Koleksiyon, Iris'in cesur stil anlayışını ve bağımsızlığını göz

önünde bulundurarak yaratılan giysi ve aksesuarları barındırıyor. Koleksiyonda kullanılan tüm malzemeler geri

dönüştürülmüş veya daha sürdürülebilir kaynaklardan elde edildi ayrıca her giysi ve aksesuar, döngüselliği göz

önünde bulundurularak yapıldı. Iris Apfel x H&M koleksiyonu, 2022'nin başlarında seçili H&M mağazalarında ve

hm.com’da satışa sunulacak.

'Bence H&M harika ve kendi alanlarında mutlak öncüler - ki bunu çok seviyorum!

H&M'in ustalaştığı, yüksek stili uygun fiyatlara yapmayı da çok seviyorum!’

Iris Apfel.

"Iris kişisel stilin somut bir örneği niteliğinde - hem güzel ve gösterişli hem de eklektik olan ve aynı zamanda tamamen

eskimeyen bir stil. Modanın neyle ilgili olduğunu gösteriyor – kendinizi, kim olduğunuzu veya olmak istediğinizi ifade

etmenin ve aynı zamanda eğlenmenin yolunu – o, gerçek bir ilham kaynağı!”

H&M Kreatif Danışmanı Ann-Sofie Johansson

NYX

132


Salvatore Ferragamo

2021 Sonbahar Kış Koleksiyonu:

“POZİTİF GELECEK”

Moda

Salvatore Ferragamo, 2021 Sonbahar Kış

sezonunda yeni bir “şimdi” şekillendirmek için

harekete geçiyor. Bugüne ilişkin alternatif

bir vizyon oluşturmak için geleceğe dönük

projelere imza atan Salvatore Ferragamo Kreatif

Direktörü Paul Andrew, yeni koleksiyonunda

bilim kurgunun sınırsız kavramsal

özgürlüğünden ve modaevinin teknik inovasyon

mirasından ilham alıyor. İyimserlik ve umutla

beslenen Salvatore Ferragamo 2021 Sonbahar

Kış Koleksiyonu, 21. yüzyıla ait iş, askeri, gece,

spor giyimi tüm klişelerini ve eski moda olan her

şeyi bir kenara itiyor.

Modanın her zaman geçmişin çekimine kapıldığını

belirten Paul Andrew, “Bu sezon bu kuralını tersine

çevirmek istedim. Bugünü geleceğin prizmasından

gören ve çok sayıda yeni bakış açısı sunan bir

koleksiyon tasarlamayı amaçladım. Milenyum

öncesi bilimkurgu klasikleri olan Gattaca, Dünya'nın

Sonuna Kadar ve The Matrix sinematik etkileriyle

geçmişin, bugünü şekillendiren gelecek hayalleriydi.

‘Future Positive’ koleksiyonu için, günümüz kıyafet

standartlarını, unutulmuş bir geçmişin fosilleşmiş

kalıntıları olarak hayal ettim. Tüm sınıf, ırk veya

inanç çağrışımlarından arındırdım. Koleksiyon,

dünyamızı daha iyi hale getirmek için çeşitlilik ve

pozitifliğin birleştiği ütopik bir gelecek için yeni

giysiler öneriyor. Salvatore Ferragamo'nun kendi

çalışmalarıyla ilgili söylediği gibi, bu koleksiyon,

yeniden hayal etme, yeniden inşa etme ve ilerleme

kararlılığımızda birlik olmamız gereken bir zamanda

‘tüm insanlığa’ adanmıştır” sözleriyle tanımlıyor.

NYX

133


VAKKO GÜÇLÜ

TASARIM ÇİZGİLERİYLE

SEZONUN RUHUNU

ISITIYOR

NYX

134


Moda

‘Moda Vakko’dur mottosuyla

sezonu yorumlayan Vakko,

2021-2022 Sonbahar/Kış

kadın koleksiyonunda insanın

kimlik kazanma çabasına

atıfta bulunuyor. Güçlü

tasarım çizgileri, kışın ruhunu

ısıtan, duruluğunu yansıtan

renklerle buluşuyor. Çarpıcı

ikilik yaratan tasarımlar,

çevre duyarlılığıyla hayata

geçirilen geri dönüşümlü ve

ileri dönüşümlü parçalar,

eko deriler, yumuşak ve

güçlü stillerden oluşan

4 farklı temada şehrin

duygusunu canlandırıyor.

NYX

135


Vakko sonbahar

ayakkabı - çanta

koleksiyonundan,

ekru, yeşil,

acı kahve ve

pastel tonlardan

seçkiler...

NYX

136


NYX

137

Moda


BEYMEN COLLECTION’DAN

RAHAT GİYİME LÜKS

VE ZARİF YORUM

BEYMEN Collection 2021-2022

Sonbahar / Kış Koleksiyonu,

şıklığından ve konforundan ödün

vermeyen modern kadınlar için

hayatın her anına, günün her saatine

uygun seçenekler sunuyor. Hibrit

tasarımlar, sofistike detaylar ve

couture siluetler ile zenginleşen

koleksiyon, son yılların vazgeçilmez

trendi rahat giyime lüks bir yorum

katıyor.

NYX

138


NYX

139

Moda


SONBAHARA

DİNAMİK BİR BAŞLANGIÇ

KNITSS Pre-Fall 2021 “Deep & Rise” koleksiyonu ile özgün tasarımlarıyla

zamansız bir stilin anahtarını sunuyor.

Sürdürülebilir Modanın öncülerinden KNITSS, “Deep & Rise” ismini verdiği

yeni Pre-Fall 2021 koleksiyonu ile sonbahara dikkat çekici bir başlangıç

yapıyor. Doğanın ruhunu renkler, desenler ve dokular ile koleksiyona yansıtan

sürdürülebilir zihniyetin ürünleri olan en üst kalite materyallerden oluşan

koleksiyon dinamik ve konforlu bir stil sunuyor.

Bugün, KNITSS koleksiyonlarının %70’de fazlası ekolojik sertifikalı malzemelerden

üretilmiş ürünlerden oluşuyor. Marka 2025 itibarı ile %100 sürdürülebilir

kaynaklardan elde edilen malzemeleri kullanmayı vizyon edinmiş durumda.

NYX

140


Moda

Özgür hareket ve konforun ön

planda olduğu günümüzde dinamik

bir stil ve şıklığı bir arada sunan

koleksiyonda grafik desenler, örgü

oyunları ve renklerin bir arada

kullanıldığı KNITSS dna sına uygun,

detaylarda zenginleşen tasarımlar

ile çağdaş ve şehirli kadınlara

hitap ediyor. Yeni sezonda mercan,

lacivert, krem, turkuaz gibi yeni

sezona geçiş renkleri yer alıyor.

NYX

141


adL X Raisa Vanessa ile

90’ların Enerjisi

Geri Dönüyor

Raisa Vanessa’nın güçlü kadın

ruhunun feminen çizgileriyle adL’nin

renkli ve canlı dünyasının yeniden

yorumlandığı adL x Raisa Vanessa

koleksiyonu ile sezonun enerjisini

yeniden yükseltiyor. adL x Raisa

Vanessa, 90’ların ışıltısını, geçmişten

ilham alan renk paletleri, geleceğin

formlarına aktaran tasarımlarıyla

zamansız bir yolculuğa çıkarıyor.

NYX

142


Moda

Yaşanan monotonluğu, enerjik, parıltılı ve

umut dolu bir sezonu müjdeleyen renkli

tasarımlarıyla yıkan adL x Raisa Vanessa

koleksiyonu; çizgili ve ekoselerde yer alan

gösterişli düğme detaylar, feminen aynı

zamanda güçlü bir tarz sunan pantolan ve

bluzlar, neon renkli parçaların birleşimi

ve fırfırların gücüyle birleşen elbise ve

alt üst parçalar, sade tasarımların parlak

kumaşların kullanıyla canlılık katıyor.

Her kadının, dans ederken içinde ışıl ışıl

parlayacağı tasarımlar ise koleksiyonun

hayata ışıltı katan parçaları arasında

yerini alıyor.

NYX

143


YENİYİ HAYAL EDEN

CESUR ACADEMIA

Dünyanın içinden geçtiği kırılgan süreç; bizleri öze, asıl amaca, yeniye

doğru bir değişim ve dönüşüm yolculuğuna çıkardı. Academia 2021

Sonbahar - Kış Kadın Koleksiyonu, iddialı fakat samimi çözümleri ile

bu kimlik ve anlam arayışında, yeniyi hayal etmekten korkmayan bir

küllerinden doğma hikayesi anlatıyor.

NYX

144


Moda

Endüstriyel temalardan ilhamla yalın formları

yeniden yorumlayan koleksiyon, yeni klasikler

yaratıyor. Siyahtan rol çalan kahve tonları,

modern griler ve dijital çağrışımı güçlü

maviler sezona heyecan katarken, utiliter

tasarımlarda hâkî, kırmızı ve siyahın zamansız

tavrı öne çıkıyor. Duman, gotik çiçek desenler,

“slow burn” sloganı, yıpranmış dokular ve

kadifelerde kullanılan art workler küllerinden

doğmanın manifestosu niteliğinde... Zincir ve logo

anlatımları koleksiyonun genelinde farklı desen

ve yüzeylerde karşımıza çıkarken, A harfinin

saten ve trikolarda sürprizli jakar uygulamaları

klasikleri destekliyor.

NYX

145


THE EXPLORER CLUB

Sonbahar 2021 TOMMY HILFIGER Kadın Giyim Koleksiyonu, “The Explorer

Club” temasıyla gezegenimizin güzelliğini kutlayarak doğaya dönüşe kucak

açarken dünyayı koruma mesajı da veriyor.

ABD’deki ünlü Appalachian dağlarında doğa yürüyüşleri ve keşiflerden ilham

alınarak tasarlanan bu sezonun dış giyim parçaları açık havada hissedilen aidiyet

ve huzur duygusunu benimsiyor.

Sürdürülebilir inovasyon, biyolojik bazlı, geri dönüştürülmüş, PU (poliüretan)

içermeyen kumaşlar ve tek malzemeden üretilen stillerle büyük ilerleme

kaydediliyor.

Ekose ve kapitone parçalarda renkler dokularla buluşuyor. Çok farklı şekiller ve

ölçülerde sunulan el örgüsü görünümlü trikolar her ortamda sıcak tutuyor.

İş giyiminden ilham alan ceket siluetleri rahatlık ve konfor sunuyor. İnce feminen

detayların entegre edildiği kargo pantolonlar ve flanel parçalar uzun yürüyüşler

ve aktif yaşam tarzı için ideal seçenekler oluşturuyor.

NYX

146


NYX

147

Moda


Soğumaya başlayan havalara inat

cool bir duruş

Twist Gang yeni mevsimi Twist Sonbahar-Kış 2021-2022 Koleksiyonu ile

selamlıyor! Soğumaya başlayan havalara inat cool duruşunu yansıtmaya hazır

koleksiyon tasarımları ise şehirdeki tatlı kaçamaklara özel renkli ve eğlenceli bir

tasarım dünyası yaratıyor.

Sokağın özgür ruhu Twist, yeni mevsimin durdurak bilmeyen planlarına eşlik

edecek sıra dışı tasarımlarıyla kimimizin uzun süredir beklediği, kimimizin ise

soğuk havalara alışmasını sağlayacak yeni mevsim seçkisiyle kapılarını aralıyor.

NYX

148


Moda

Çok özlediğimiz şehrin sokaklarını yeniden keşfedeceğimiz günlere ithafen Twist

Sonbahar-Kış 2021-2022 Koleksiyonu’nda ön plana çıkan denim on denimler,

hayvan desenleri, pötikareler ve oversize mottolu sweatler sizi tüm sevgisiyle

karşılıyor! Leopar desenli tulum ve oversize ceket iddialı stilinize eşlik ederken,

retro esintisi taşıyan çizgili mini trikolar kurtarıcı görevini üstleniyor.

Gizli romantik çağrınıza cevap verecek kalp desenli elbiseler ve etekler, içeriğinde

mesaj barındıran motto oversize trikolar ile kolaylıkla kombinleniyor.

NYX

149


Git gide soğuyan havalara inat tüm hafifliği ve yumuşaklığıyla

sizi 7/24 korumaya hazır puffer montlar, yelekler ve

yağmurluklar ise mevsimin renk kartelasıyla uyum

yakalayacak yeşiller, sarılar ve şeker pembesiyle birleşen

camel renkleriyle yeniden ortaya çıkıyor. Pötikare desenli

hardal sarısı palto ise aynı tonlara sahip pili detaylı elbise ile

bir araya gelerek sizi harikalar diyarına davet ediyor.

Zıt desenlerden oluşan pilili etekler ve pötikare mini etekler

renkli taş detaylı örme trikolarla uyumu sağlarken, mini çiçek

desenlerinden oluşan mini elbiseler soğuyan havalara enerji

katıyor. Yamalı, camel renkli blazer ve straight jean’ler ise

tüm stil kartlarını açıyor. Yeşillenen oversize puffer ceket en

ilgi çeken parçalar arasında yerini alırken, ‘’all white’’ akımına

uyan ve sırtı motto desenli oversize sweatshirt ve jogger

pantolon yüksek modanın sınırlarına dahil oluyor.

NYX

150


Moda

Twist Sonbahar-Kış 2021-22

NYX

151


Koton 2021/22 Sonbahar-Kış Koleksiyonu

“geçmişten günümüze

bir yolculuk”

Koton’un 2021/22 Sonbahar-Kış

sezonunda 70’lere atıfta bulunan

tarçın, kahve ve yeşil tonları, bol paça

pantolonlarla kendini gösteriyor.

Retro desenler, sonbahar mevsimine

inat canlı renkler, kapitone desenli

kaban ve çantalar, triko kazak ve

takımlar, kaşe ve yün parçaları ile

bu sezon da Koton kadını stilini

konuşturacak.

NYX

152


Moda

70’leri günümüz modern stiline uyarlayan

Heritage temasında ise kahverengi, haki ve

ördek başı yeşili renklerini barındıran, ekose

desenli etek ve ceketler, retro büyük yakalar

ve polo toplar, 70’ler temasının ruhunu

yansıtıyor.

Koleksiyonun kahve, bordo, safran, turuncu

renklerinden oluşan Country temasına

ise, etnik ve şal desenli trikolar, Peter Pan

yakalar, jakar desenli kumaşlar ve flare

pantololar, wide leg pantolonlar ve jean’ler

eşlik ediyor.

NYX

153


TOMMY HILFIGER, ROMEO HUNTE İLE BİRLİKTE TASARLANAN

TOMMY X ROMEO KAPSÜL

KOLEKSİYONU İLE

İKONİK STİLLERE YENİ YORUMLAR

Tommy Hilfiger ile uzun zamandır mentorluk yaptığı Brooklyn

merkezli tasarımcı Romeo Hunte’ın birlikte tasarladığı Sonbahar 2021

TommyXRomeo kapsül koleksiyonu sezona hazır. Koleksiyon için

Tommy Hilfiger arşivlerine inen Romeo Hunte, imzası niteliğindeki

dekonstrüksiyon tekniklerinden yararlanarak, renk bloklu denizci

ceketi veya deri biker ceket ile kombine ettiği klasik trençkot gibi ikonik

parçaları yeniden karıştırarak tasarladı.

TommyXRomeo kapsülü, şirketin temsili moda ve ötesinde geliştirme

misyonunu yansıtan üç eksenli bir platform olan iddialı People’s Place

Programını ileriye taşıyor.

NYX

154


NYX

155

Moda


Tommy Hilfiger, Sonbahar 2021 TommyXRomeo kapsülü için arşivlerini Romeo'ya açtı.

Klasik TOMMY HILFIGER tasarım kodlarını Romeo Hunte'nin imzası olan dekonstrüksiyon

teknikleriyle harmanlarken unisex dış giyime odaklandı. Koleksiyon, markanın trençkot,

biker ceket ve Oxford gömlek gibi en tanınan ikonlarına modern ve cesur yorumlar katıyor.

Farklı bir sofistike duruşa sahip olan her parça, kolejli Manhattan esintilerini Brooklyn sokak

giyimiyle bir araya getiriyor. Sıra dışı malzeme kullanımı ve üstün kaliteli el işçiliği, Romeo

Hunte ve Tommy Hilfiger'ın ortak tutkusu olan detaylara özeni vurguluyor. Örneğin, New

York metrosunun renklerinde yeniden tasarlanan marka mirası ince çizgili bir gömlek sıra dışı,

hareketli orantılarıyla şaşırtıyor.

“Genç ve gelecek vadeden bir tasarımcı iken kariyerimde

büyük iz bırakan inanılmaz liderlerin rehberliğinden

yararlanabildiğim için çok şanslı olduğuma inanıyorum,”

diyen Tommy Hilfiger şöyle devam etti: “Bu bilgi ve

deneyim birikimini aktarmayı önemsiyor, tasarım

yeteneklerinin gelecek nesline mentorluk yapıyorum.

Beş yıldan uzun süredir Romeo Hunte ile çalışıyor ve onu

destekliyorum. Yükselen yetenekler arasında gerçekten

olağanüstü bir yeri olan Romeo’nun tasarımlarını

gördüğünüz anda etki yaratacağını anlıyorsunuz. İki

dünyayı bir araya getiren bu kapsül koleksiyondan

gerçekten gurur duyuyorum. Birlikte çalışırken temsili

artırmak ve yeteneklerini dünya çapında öne çıkarmak

için özellikle BIPOC topluluklardaki kreatiflere ve kanaat

önderlerine desteğe odaklandık. People’s Place Programı

aracılığıyla kendilerini gösterebilecekleri gerçek bir

platform sunmak istiyoruz.”

NYX

156


Moda

Romeo Hunte ise şöyle konuştu: “Tommy, yıllardır

mentorum olarak bana çok destek verdi. Yeniden

yaratımlar, tasarım DNA'mın temel bir parçasını

oluşturuyor. Dolayısıyla, marka arşivlerinin sınırlarını

zorlarken inanılmaz kreatif ve anlamlı bir deneyim

yaşadım. Bu konsepti daha da ileri taşımak, geleceği

yeniden tasavvur edip tanımlamak için tasarım

sürecinden kampanyaya ve ekibe kadar her unsurda

mevcut durumu sorguladık. Başardıklarımızla

gerçekten gurur duyuyorum. Gelecek nesil

yeteneklere büyük hayaller kurmaları için ilham

verebilmeyi umuyorum.”

TommyXRomeo kampanyası, Tommy Hilfiger’ın

People’s Place Programına paralel olarak yeterince

temsil edilmeyen BIPOC topluluklardaki kreatif

yeteneklere fırsat vermeyi, kameranın önünde ve

arkasında çeşitliliğe sahip ve kapsayıcı bir topluluğun

görünürlüğünü artırmayı amaçlıyor. Londra'da çekilen

kampanyada modeller Ikram Abdi Omar, Aaliyah

Hydes, Hidetatsu Takeuchi ve Babacar N’Doye rol

alıyor.

NYX

157


TOGA ARCHIVES x H&M

koleksiyonu

Yasuko Furuta tarafından 1997'de kurulan, meraklı duygusallığı ve gardırop klasiklerine

deneysel yaklaşımları ile sevilen Tokyo merkezli bağımsız moda markası, yakında çıkacak

olan kapsül, TOGA imza parçalarının yeniden tasarlarken avangard-ancak-erişilebilir

arşivinden yararlanıyor. TOGA ARCHIVES x H&M koleksiyonu Türkiye’de sadece

hm.com'da satışa sunuldu.

NYX

158


Moda

Jane How tarafından tasarlanan ve Johnny Dufort tarafından Londra'nın Barbican Bölgesi'nin ham,

vahşi mimari fonunda fotoğraflanan bir kampanya barındıran koleksiyon, TOGA'nın favorileriyle dolu.

Hibritleştirilmiş trençkotlar, yeniden yapılandırılan gömlekler, pileli etekler, titiz terzilik ve coşkulu

aksesuarlar, modern bir moda aşığı için beklenmedik değişikliklerle yıldız havası taşıyor. Kadınlar için ise

siluet değiştiren, yün-gabardinden trençkot ve göğüs cebinde çubuk boncukları olan büyük beden gri

bir blazer ile TOGA'nın alametifarikası olan kesim ve süslemelerle hayat bulan lacivert tunik öne çıkıyor.

Aksesuarlarda ise, sert bir çekicilik dokunuşu barındıran; havalı kovboy topuğu ve zımbalardan oluşan

zarif stilettolar ve iddialı çubuk boncuklu küpeler ve bir yaka kolyesi göze çarpan parçalar arasında.

NYX

159


İlham Veren

Kadınlar

4

NYX

160


Hayatı kendi kurgusu hatta dayatması içinde

yaşamak, yeniyi, farklıyı denemek hatta yanı

başımızda belirdiği zaman bile farketmek, günlük

rutin içinde çok zor. Akışa kapılan insanların buna ne

güçleri ne de niyetleri var. Ancak bazı insanlar bırakın

akışa kapılmayı, o akışa cesurca dur der, olmadı yön

çizer. Size aşılmaz engel gibi görünen ne varsa onlar

için bir zıplama taşı, direnci öğrendiği bir deneyim,

geleceğe hazırlayan bir sınava dönüşür. İşte “ilham

veren kadınlar” bölümünde bu kadınları anlatmak

istiyoruz.

Kimi büyük projelerle kimi küçük dokunuşlarla ilham

verirler, kimi ardına bile bakmaz, kimi özgürlüğünün

onu çıkaracağı zirveye köklerinden aldığı enerji ile

ulaşır. Kendi ipek gibi dokur ve hepimizi kimi zaman

büyük bir görsel şölenle, dayanışmayla kimi zaman

sabırla, birbirinden canlı renklerle, müzikle, saygıyla,

coşkuyla hayata bağlar.

NYXmag sizi her sayısında ilham veren kadınlarla

buluşturmayı vaadediyor.

NYX

161


Ayşen Zamanpur

Silk & Cashmere Markası Kurucusu

Ayşen Zamanpur’u “Dünyayı Fetheden Kaşmirci” olarak tanımlıyor Herald Tribune Gazetesi.

1992 yılında kurduğu Silk & Cashmere markası kısa zamanda tüm dünyada tanındı.

İlk mağazasını Zürich’te aynı yıl içinde açan markanın ilerleyen zamanlarda 27 ülkede 200’den

fazla şubeye ulaşması, Ayşen Zamanpur’un girişimcilik konusunda ne kadar başarılı olduğunu

gösteren örneklerden sadece biri.

Silk & Cashmere markasının bu başarısı 20 kitaba konu oldu, hatta marka hakkında onlarca

yüksek lisans tezi, dönem ödevi vaka çalışması yapıldı.

2020 yılının başlarında ağırlıklı olarak mali işlerle ilgileneceğini ve istenilen her noktada

danışmanlık yapacağını söyleyen Ayşen Zamanpur şirketin yönetimini çocuklarına devretti.

Girişimcilik ruhunun önünün açılması gerektiğini düşünen Ayşen Zamanpur ile ilham veren

hikayesini konuştuk.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

162


İlham Veren Kadınlar

İyi bir fikir bulmanın

tek yolu vardır.

Çok fazla sayıda

fikir üretmek.

Kendi markanızı yaratma fikri nereden,

nasıl ortaya çıktı?

İyi bir fikir bulmanın tek yolu vardır. Çok fazla

sayıda fikir üretmek. Biz de Şişecam’daki planlama

deneyimim ve Benétton bayiliğinde edindiğim

perakende mağazacılık marka deneyimim ile neler

yapabileceğimiz konusunda çok ciddi fikirler ürettik.

O dönemde henüz ne perakende bugünkü kadar

çekici bir sektördü, ne de marka konusu bu kadar

gündemde, bu kadar parlak bir konuydu. Girişimcilik

kavramı ise nerdeyse yoktu…

regüle ederek sizi her zaman en istediğiniz sıcaklıkta

tutar. İpek de aynı şekilde onun kardeşi gibidir. Her

iki hammaddenin de sağlıklı organik, doğal ve keyifli

yapıları nedeniyle asırlardır tüm medeniyetlerde

zaman ötesi ve kültürler üstü bir anlamı olmuştur.

Siz kaşmire dokunursunuz, kaşmir de size dokunur.

Bulut gibi verdiği his, sizi sarmalayan ama yakmayan,

acıtmayan, batmayan sadece keyif veren dokusunu

en iyi anlatan bu cümleyi çok beğenerek sloganımız

haline getirdik. Yurtdışında bile bu sloganımızı taklit

ettiler kullandılar.

Defalarca yaptığımız seyahatler, araştırmalar,

fizibiliteler sonucunda dünyada kaliteli ama

ulaşılabilir lüks alanında bir kaşmir markası

olmadığını fark ettik. Türkiye değil dünyaya göz

diktik.

Markamızın en önemli farklılığı, böyle bir nişi bulup

o nişe yönelik küçük bir ekiple, çok az sayıda insanla,

sayısız seyahatler ile çok yoğun çalışarak bir marka

yaratmaktır. Üstelik ne kaşmir ne ipek ülkemizde

yoktu. Ama biz dünyayı hedefliyorduk.

Genel müdürlüğümüzü, beyin takımını, yaratıcı

kadroları Türkiye’de konuşlandırdık. Üretimimizi her

iki değerli hammaddenin ana vatanı olan Moğolistan

ve Çin’e kaydırdık. Orada iç Moğolistan’da 1992’de

ilk yatırımı yapan yabancı şirketlerden biriyiz.

Dünyanın çok çeşitli kentlerinde en seçkin alışveriş

ortamlarında kendimiz mağazaları açarak, bayilikler

vererek ya da korner açarak çok sayıda ülkede ipek

ve kaşmir alanında sevilen sayılan bir marka olmayı

sanıyorum ki başardık...

Kaşmiri tarif ederken “Tendeki med-cezir”

demişsiniz. Bize biraz kaşmiri anlatabilir

misiniz?

Kaşmir insan tenine en uyumlu elyaftır. Bir bebek

bile doğduğu andan itibaren çıplak kaşmire sarılabilir,

dokunabilir ve hiçbir rahatsızlık vermez.

Helezonik yapısı nedeniyle vücut ısısını dış ısı ile

NYX

163


Kaşmire aşık olmuşsunuz diyebiliriz. Peki

ipekle birleştirme fikri nasıl ortaya çıktı?

Aşk ve tutku insanı yaşama bağlayan duygular…

Kaşmire en çok uyan elyaf hem estetik açıdan hem

sağlıklı doğal olması açısından hem de giysilerde

verdiği elegan görünüm açısından elbette ki

kaçınılmaz olarak ipektir. Bu fikri bulmak bizim

markamızın en önemli kırılma noktalarından bir

tanesidir. Daha da önemli bir kırılma noktası ipek

ve kaşmiri aynı iplikte birleştirerek, kaş-ipek adını

verdiğimiz üçüncü bir elyafın araştırma geliştirme

çalışmalarına katkıda bulunarak çok zengin bir

koleksiyon yaratmamızdır.

Kaşmir ve İpek’in birleşiminden oluşan kaş-ipek

elyafı bizim en az saf kaşmir ve saf ipek kadar güçlü

olduğumuz bir alandır.

Eşinizin desteğinin her zaman en üst

noktada olduğunu söylüyorsunuz. Evli

ve iki çocuklu bir kadın olarak bu kadar

yoğun çalışırken sizi motive eden bu

destek miydi?

Kaşmire en çok uyan elyaf hem estetik açıdan

hem sağlıklı doğal olması açısından hem de

giysilerde verdiği elegan görünüm açısından

elbette ki kaçınılmaz olarak ipektir. Bu fikri

bulmak bizim markamızın en önemli kırılma

noktalarından bir tanesidir. Daha da önemli

bir kırılma noktası ipek ve kaşmiri aynı iplikte

birleştirerek, kaş-ipek adını verdiğimiz üçüncü

bir elyafın araştırma geliştirme çalışmalarına

katkıda bulunarak çok zengin bir koleksiyon

yaratmamızdır.

Eşim hem objektif, vizyon sahibi bir proje insanı

ve uluslararası iş dünyasında başarılı bir iş insanı

olarak, hem de iyi bir eş olarak bana iş yaşamımda

her zaman hem örnek, hem destek oldu.

Babam, annem ve abilerimin sınırsızca verdiği

özgüven ve sevgi de, eğitimini aldığım okullardaki

çağdaş yaklaşımlar da eminim ki büyük katkıda

bulundular. Başlangıçta küçük ama sağlam, sonra

büyüse de hep marka ruhuna inanan ekiplerimiz de

hep bana güç verdi. Onlarsız olmazdı.

Çok şanslıyım ki şimdi de çocuklarım Ferhat ve

Yasemin markamıza sahip çıkarak bu geleneği

sürdürdüler. Onların bu çok zor dönemde

sorumluluk alıp başarılı olmaları markamız için çok

değerli.

NYX

164


İlham Veren Kadınlar

Silk and Cashmere’in en önemli

özelliklerinden bir tanesi Türkiye’de

ve yurtdışında girişimcilik ve marka

alanında verilmiş ödüllerin büyük bir

kısmını yıllar içinde almış olmasıdır, tabii

ki ödüller benim elime tutuşturuldu ama

bu arkasındaki çok güçlü çok sağlam çok

iyi bir ekibin başarısıdır.

Sizi en çok yoran neydi?

Ne gencecik kadınken Selmin’le ve küçük ekiple iç

Moğolistan yollarında trenle yaptığım 18 saatlik

yolculuklar, ne kapalı bir rejimden kapitalizme geçme

sancılarını yaşayan Çin’de yaşadığım sayısız sorun, ne

çocuklarımdan ayrı kalarak çektiğim özlem...

Evet onlar da zordu inkar edemem. Bunların hepsi

çok zordu. Üstelik dünyada çok kemikleşmiş bir

kaşmir alanında 50 yıl sonra “Biz de marka yarattık”

diye ortaya çıkmak da zordu. Oralarda iş yapmak,

ekip kurmak, korumak, yaşatmak hepsi zordu. Bunun

üzerine Çin dağılma tehlikesi yaşıyordu. Berlin duvarı

yıkılmış, Rusya dağılmıştı. Çin’de de olacak diyorlardı.

Binlerce risk vardı... Bunlar da çok zordu. İsviçre’de

Paris’te Londra’da Barcelona’da Rusya’da mağazaları

açmak onları yaşatmak da zordu...

Ama bana sorarsanız en büyük zorluk neydi diye;

bunu 2.kitapta da yazdım:

Türkiye’nin Çin’e karşı zaman zaman aldığı çok sıkı

ve siyah-beyaz önlemler yüzünden tüm iş yaşamım

boyunca her zaman endişe ve korku içinde yaşamak

en zoruydu... Çin’e karşı alınan çok sıkı önlem, tedbir

ve yasakların en büyük zararını gören şirketlerden

biriyiz. Hatta en büyük zararını gören şirketiz..

Kimse bunlar kendi çabalarıyla, teşviksiz bu kadar

saygın ve seçkin bir marka olmuşlar diye bizi koruyup

kollamadı. Sadece ödül verdiler doğru ama bunun

dışında hiçbir destek görmediğimiz gibi her zaman

son 20 yıldır hep büyük sorunlar yaşadık…

Bir gecede %100 artan vergiler veya bir gecede

ürün kategorilerimize konan kotalar veya yine bir

gecede ithalatın aniden neredeyse yasaklanması bizi

inanılmaz zorladı. Zorluyor…Maalesef bu siyahbeyaz

yaklaşım bizim gibi teşviksiz (tekrar edeyim

TEŞVİKSİZ) kendi kendine marka olmayı başaran bir

şirketi çok zorladı. Her zaman ne olacağını bilmeden

büyük riskler içinde ortada bıraktı... Bu konuda

hayal kırıklığım hiç geçmeyecek... Ama hiç yılmadık.

Savaştık, savaşa devam ediyoruz…

İkinci kitabımın adı Diren Keçi. Orada anlattım

her şeyi. Sembolümüz olan kaşmir keçisi gibi zoru

başarmak için asla yılmadan her şeyi göze alarak 30

yıldır ayaktayız inatla sabırla ve kararlılıkla…

Başarınızla ABD’nin mükemmel

girişimcilik ödülünü kazandınız.

Başarınızın sırları neler?

Silk and Cashmere’in en önemli özelliklerinden bir

tanesi Türkiye’de ve yurtdışında girişimcilik ve marka

alanında verilmiş ödüllerin büyük bir kısmını yıllar

içinde almış olmasıdır, tabii ki ödüller benim elime

tutuşturuldu ama bu arkasındaki çok güçlü çok

sağlam çok iyi bir ekibin başarısıdır. Tek basına kimse

bir şey yapamaz… Amerika’daki ödül ödüllerimizden

sadece bir tanesidir en sonda Fransa hükümeti bize

en seçkin marka ödülünü vermişti, oğlumla birlikte

gidip aldık.

20 kitaba konu olduk. Hakkımızda onlarca yüksek

lisans tezi, dönem ödevi vaka çalışması yapıldı.

Çin’de, Fransa’da üniversitelerde ders kitaplarına

girdik. Akademik alanda bizim bu kadar anlamlı

bulunmamız bana ticari başarımızdan (romantik de

olsa )daha güzel gelmiştir.

NYX

165


İlham Veren Kadınlar

Kendini ispatlamış başarmış her

kadının hemcinslerine her alanda

destek vermesi boynunun borcudur

diye düşünürüm ve hayatımda ikinci

iş olarak da kadın girişimcilere destek

vermeyi görürüm.

İş hayatında kadın yönetici olmanın

zorlukları var mı?

Türkiye’de sadece iş yaşamında değil hayatın her

alanında kadın olmak elbette ki zordur. KAGİDER

ve KADER derneklerinin kurucu üyelerindenim.

Siyasette sosyal yaşamda ve iş dünyasında kadının

ikinci planda olması maalesef ki en üzüldüğüm

konulardan bir tanesidir. Ayrıca bu çok çalıştığım

emek verdiğim de bir alandır.

Kendini ispatlamış başarmış her kadının

hemcinslerine her alanda destek vermesi boynunun

borcudur diye düşünürüm ve hayatımda ikinci

iş olarak da kadın girişimcilere destek vermeyi

görürüm. Ama şahsi olarak sorarsanız, 3o yılda

yaşadığım pek çok sorun arasında cinsiyetimle

ilgili olanlar da elbette belki vardır ama ben o

kadar yoğun çalıştım ki, bunları sanıyorum pek

ayrımsayamadım. Ya da vaktim olmadı… Sorunlar hiç

bitmez, bitmedi de ama hangisi ekonomiden, hangisi

ülkemin özel durumuyla bitmeyen sorunlarıyla

ilgili, hangisi perakende ile, hangisi siyasetle

veya hangisi cinsiyetimle ilgili idi inanın çok fazla

ayrıştıramadım.

Bütün bu koşturmanın arasına iki tane

de kitap sığdırmışsınız. Kaşmir Yolu

ve Diren Keçi kitaplarınız ne anlatıyor

okuyucuya?

Evet hayatta yaptığım en doğru işlerden biri

''Kaşmir Yolu'' adlı kitabı yazmak oldu. En az

kitabın kalınlığı kadar aldığım yorumlar, geri

bildirimler, e-postalar, mesajlar beni sonsuz mutlu

etti. Üniversitelerde derslerde, konferanslarda,

şirketlerde, derneklerde sekiz yıldır Kaşmir Yolu

kitabımın üzerinden iş hayatını, girişimciliği, marka

olmayı, kadın olmayı, anneliği, istihdam yaratmayı

kısaca tüm hayati konuşuyoruz.

Her yerde anlatıyorum; ne şanslıyım ki bu ilgi

hiç kesilmedi bitmedi, bitmiyor. Üç beş kişinin

yaşamında ufacık bir pencere açıyorsa ne mutlu

bana. Değmiştir…

Kadın bir girişimcinin ve güzel ekibinin gerçek

hikayesini dinlemek pek çok insana sanıyorum

ilginç geldi. Kimisi annelikle kariyer arasında bir

seçim yapmak gerekmediğini hissetti belki? Kimisi

girişimci ruhunun sönmeyen tutkusundan hoşlandı,

kimisi çocuklarımla eşimle birlikte yürüttüğüm

yoğun sosyal ve iş yaşamının dengesinden hoşlandı.

Belki kimisi benim biraz farklı, çıkıntı, aykırı, anarşik

ruhumdan hoşlandı? Ama sonuçta kitap büyük ilgi

gördü, çok güzel insanlara dokundu. O nedenle de

büyük bir cesaret alıp çocuklarıma şirkete devretme

hikayemin ana İzlek olduğu ikinci bir kitap yazdım.

Kasım’da Doğan Kitap’tan Diren Keçi adıyla çıkıyor.

Kimsenin pek aktarmadığı, ikinci nesle şirketi devir

sürecimi anlattım tabi ki diğer konularla birlikte.

NYX

166


İlham Veren Kadınlar

Daha önce de belirttiğim gibi zaten 2019 Ekim’den

beri kafamda, hemen her yerde ne yaparsam yapayım

kitapla ilgili bazı paragrafları düşünüp, neleri nasıl

aktarmam gerektiğini, hangi konulara ağırlık verip,

hangilerini törpülemem gerektiğini düşünüyor ve

kitapla ilgili bazı duyguları yoğun şekilde her an

beynimde yaşıyordum.

Oturup yazmak ise işin en zevkli, en kolay kısmı

gibi geldi bana. Ben daha çok kitabı kendi kendimle

konuşarak gün batımında veya bahçede spor

yaparken, müzik dinlerken yazmıştım içimde.

O kadar çok şey yaşadık ki son 8 yılda anlatmam

gerekiyordu. Adeta sorumluluk hissettim.

Genç nesillere, kadınlara, tüm girişimci ruhlara belki

yaşadıklarından bıkıp erken vazgeçmeyi düşünenlere

biraz cesaret vermek yol göstermek olmasa da

belki biraz ışık tutmak ve yılların süzgecinden geçen

deneyimlerimden süzdüklerimi bırakmak istedim.

İlk kitabımda “Bu benim ilk ve son kitabım” demiş

olsam da sözümde duramadım ve ikinciyi yazdım

… İlk cümlem bu: “Sözümde duramadım.” Ama çok

içime sindi yazdıklarım. Yayınevinden de çok güzel

geri dönüş aldım, keyifliyim yani.

Bundan sonra planlarınızda neler var?

Türkiye’de plan yapmaya pek inanmasam da siz

sorunca gözümün önüne bahçede koşuşan torunlarla

oynaşmak planı gelmedi değil…

Yunan adalarında uzun uzun kalmak, edebiyat,

felsefe, resim, seyahat ile dolu günler…

Yakaladığım her gün spor ritmini korumak, belki

yeni bir kitap, ailemle bol keyifli vakit, dostlarla uzun

sohbet masaları gözümün önüne geldi…

Ve tabii çok sevdiğim ülkemle ilgili çok büyük

umutlarım, hayallerim, dileklerim de var… Onları

görene dek yaşamak isterim… Hukuka saygılı,

demokratik, medeni, temiz, özünde insana, hayvana,

doğaya saygı duyulan, ayrımcılığın kalktığı, özgür

bir ülke olduğumuzu beklersem belki çok uzun yıllar

yaşarım ne dersiniz?

Resimle ilgileniyorum hobi olarak. Bütün duvarlarımı

dolduracak yağlı boyalar, akrilikler yapıyorum. Duvar,

tabure ne bulursam boyuyorum.

Yunanca öğreniyorum.

Felsefe, edebiyat atölyelerine katıldım, katılıyorum.

Sosyal hayatım çok yoğundur. Arkadaş çevrem çok

geniş…

Ben hayatın içinde olmayı çok seviyorum, insanları

seviyorum. Sosyal medyada Linkedin’de, Twitter’da

çok keyifli düşüncelerimi, fikirlerimi paylaşıyorum,

okuyorum öğreniyorum. Gençlerle iç içe olmaktan

çok keyif alıyorum, onlardan da çok şey öğreniyorum.

Linkedin’i çok kullanıyorum, 45.000’e yakın takipçime

kitabın ismini ve içinde yer alması gerekenleri bile

anketle sordum, bana ışık tuttular.

Şahane bir anneanne, babaanne olup en az annem

kadar sevilme planım var. Ben insanın kısacık yaşamı

çok iyi değerlendirilmesi gerektiğini ve kendisinin “en

iyi halini“ yaratması gerektiğini düşünüyorum.

Gurur duyduğum Diyarbakır’daki ipek öğrettiğimiz

sosyal sorumluluk projemiz ise hep hayatımda

olacak.

Ülkemizde maalesef SORUNLAR hep oldu, hep

olacak. Bitmedi, bitmiyor ama şu da bitmedi: Her

zaman girişimciler olacak, her zaman parlak yepyeni

fikirler olacak, her zaman dünyayı daha güzel bir

dünya yapmak için çaba gösteren yaratıcı, özverili,

çalışkan insanlar olacak.

Umudum hep var …

NYX

167


Ece Şirin

Bee Goddess / Kurucu ve Yaratıcısı

Ece Şirin uluslararası dev markalarda ışıltılı bir kariyer yaptı ama içinde hep daha

derin bir şeylerin arayışı vardı. Reiki, Sufizm, Simya, Tanrıça felsefesi, mitoloji ve diğer

spiritüalizm biçimleri konusunda araştırmalar yaptı. Kadim sembollerin içimizdeki

sihirli güçleri nasıl ortaya çıkaracağımız konusunda ipuçları taşıdığını ve kalbin

evrensel dilini nasıl konuştuğunu görünce şaşırdı. Bu uzun yolculuk sonunda kendi

arketipi Artemis’i buldu ve ilk tılsımını tasarladı. Ve tüm hayatı değişti.

Ece Şirin, 2008 yılında dünyanın dört bir yanındaki eski uygarlıklardan toplanan

12 sembolle, kullanıcıyı kendi içsel öz cevherine doğru ruhsal bir yolculuğa çıkarmak

için tasarlanan Bee Goddess'i yarattı. Türkiye’de Kagider'in 10 başarılı girişimci kadını

arasında yer aldı. 2015 yılında Telegraph Luxury tarafından Yılın Vizyoner Mücevher

Tasarımcısı seçildi. Birçok uluslararası ödül kazandı.

Ece Şirin ile Bee Goddess markasının tılsımı ve dünya starlarını bile kendine çeken

hikayesini konuştuk.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

168


İlham Veren Kadınlar

Bee Goddess

koleksiyonlarındaki her tılsım

arzuladığımız ‘güç’, ‘ışık’ veya

enerjiye kavuşmamız için

kullanılan anahtardır.

Ece Şirin kimdir? Bize kısaca kendinizden

bahseder misiniz?

Uzun yıllar Coca-Cola, Microsoft gibi dünyanın

önde gelen şirketlerinde yöneticilik yaptım,

ardından Anadolu’dan tüm dünyaya ışık saçacak

bir dünya markası yaratmak üzere yola çıktım. Bu

yeni yol bana hem yaratıcılığım hem de ilgi alanımda

olan manevi gelişimim için alan açtı. Maddiyatla

maneviyatı, kalp ile kafayı birleştirebildiğim ve

yaşama güzel şeyler armağan ettiğim bir hayat

kurdum.

Kendi gücümüzü, yolumuzu, hayallerimizi keşfetme

ve onları hayata geçirmek üzere bizi kendi ışığımıza

götüren anahtarları, her zaman üstümüzde

taşıyacağımız, sonsuza dek kalacak bir değer olan

mücevherler olarak yorumladım.

Bir girişimci olarak inanç ve tutku ile başladığım bu

yolculuk kendi hayat mitimi yazdığım bir yolculuğa

dönüştü. “Neyi arıyorsan, O’sun.” Benim hayat

mucizem, her geçen gün daha mutlu, daha güçlü,

daha ışıklı, daha çok seven, daha olumlu bir insan

olmak. Mucizelere inanmak, onları arzulamak ve her

geçen gün yeni mucizelere imza atmak.

Boğaziçi Üniversitesinden mezun

olup Pizza Hut, Coca-Cola, Microsoft

gibi uluslararası şirketlerde üst düzey

yöneticilik yapıyorsunuz. Başarılı

bir kariyeriniz varken hepsini bir

kenara bırakıp mücevher tasarımına

yöneliyorsunuz. Bu süreci biraz anlatır

mısınız?

Global markalarla geçirdiğim 20 yıl bana marka

yaratmak ve yönetmek konusunda iş disiplinini ve

alt yapısını öğretti. Bu anlamda kariyer hayatımda

birlikte çalıştığım kişilerden ve kurumlardan

inanılmaz bir hazine miras aldım. Sonrasında,

potansiyelimi gerçekleştirme yolunda evrensel bir

marka yaratarak bugün ve yarın için çok önemli

gördüğüm değerleri paylaşmak istedim.

NYX

169


Bee Goddess'in Kurucusu

ve Yaratıcısı Ece Şirin'in

yolculuğu, sembollerin

gücünü keşfetmesiyle başladı

ve o zamandan beri seçkin

mücevher koleksiyonlarıyla

bu gücü dünyayla paylaşma

misyonunu sürdürüyor.

Yaptığınız iş basit bir takı tasarımı

değil, “tılsımlı mücevher” dediğiniz

özel anlamları olan mücevherler

tasarlıyorsunuz. Nedir tılsımlı mücevher?

Asırlar boyunca nesilden nesile ulaşmış olan her

arketipsel sembol çok derin anlamlar ve güçler taşır.

Bu arketipsel semboller aracılığı ile bilinçaltımızın

derinliklerindeki hazinelere ulaşabiliyoruz ve onları

hayata geçirebiliyoruz.

Semboller bize yaşam yolculuğunun gizemli

sırlarını ve bilgeliğini sunar. Her yolculuk, kendi

içimizde başlayan ve biten, kalbin kapısını açarak

ruhun potansiyelini keşfetme, harekete geçirme ve

gerçekleştirme serüvenidir. Evrensel ‘bir’liğin ifadesi;

dil, din, coğrafya, zaman ötesi birleştirici güçleri

olan semboller, kendi gücümüzü, arzuladığımız şeye

odaklayabilme gücüne sahiptir. Bizlerin manevi

gelişimine katkıda bulunan evrensel ilkeleri, yasaları

ve bilgeliği içerirler.

Değerli taşlar ve mücevherler de ulaşılması en güç ve

en derin bilgeliğin sembolleridir. En değerli hazine;

özün bilgisi, ‘öz cevher’ ışıldar, ışıldatır; bizi manevi

dünyanın efendisi yapar, istediğimiz her şeye sahip

olabilmenin anahtarıdır.

Bee Goddess’ın misyonu içimizdeki ışığı artıracak

enerjileri hayatımıza sokmak. Koleksiyonlardaki her

tılsım bizi, arzuladığımız ‘güç’, ‘ışık’ veya enerjiye

kavuşmamız için kullanılan anahtardır. Örneğin

mükemmel kadın tılsımı Artemis içimizdeki sonsuz

cesaret ve şefkat kapılarını açarken, Venüs yıldızı bizi

güzelliğin ve aşkın zirvesine davet eder.

Bee Goddess ismi nereden geliyor?

Bee Goddess ilhamını, dünyanın ilk yerleşim merkezi

Çatalhöyük'te MÖ 7500’de doğmuş ‘’tanrıçaların

tanrıçası” olarak bilinen Ana Tanrıça‘dan alarak,

kişilere kendi iç güçlerini bulma ve hayallerini

gerçekleştirme yolunda ilham veren bir marka olarak

doğdu.

NYX

170


İlham Veren Kadınlar

Artemis: Arı Tanrıça

Kadının yaratıcılığını, zarafetini, gücünü ve

güzelliğini kutlayan Bee Goddess, ilham kaynağı

Ana Tanrıçasının sevenciliği ile ‘ben senin

mükemmelliğinin yansımasıyım” diyerek seslenen,

kucaklayan, birleştiren ışık katan bir marka olarak

yoluna devam ediyor. Kendi mükemmelliğimizi,

güzelliğimizi, kahramanlığımızı ifade eden Bee

Goddess mücevherleri, kadın ruhunun genlerine

işlenmiş üretkenlik, bereket, uyum, şefkat, sevgi gibi

değerlerin farkındalığını anaerkil felsefesi ile tüm

dünyaya yaydı.

İlk tasarımınızın ilham kaynağını

öğrenebilir miyiz?

İlham perim Artemis; Arı Tanrıça, dünyanın ilk

yerleşim merkezi Çatalhöyük’ün ‘ana tanrıçası’,

ulu anası, Ay tanrıçası Diana, Isis, Kibele gibi farklı

isimlerle dünyanın farklı medeniyetlerinde de

dişi enerjinin güzelliğini, yaratıcılığını, bereketini,

şefkatini sembolize ediyor. Bu arketip bugünün

ve yarının kadınlarının yolunu ebedi ışıkları ile

aydınlatıyor, onlara kendi ışıklarını bulma yolunda

ilham veriyor. Dişi enerji ilahi ışığı içine alan ve bu ışık

ile ışıldayan ruhu temsil ediyor.

NYX

171


Cate Blanchett, Madonna,

Beyonce, Rihanna ve daha buraya

sığdıramayacağımız birçok ünlü isim

tasarladığınız mücevherleri kullanıyor.

Dünyaya açılmanız nasıl oldu? Dünyaca

ünlü starları bir Türk markasına çeken

neydi?

Yıldız enerjisinde bir marka Bee Goddess…

Yıldızlardan güç alan değil, onlara güç veren,

ışıklarını yükselten tılsım tasarımlar bunlar. Hepsi

özgün ve çok kaliteli. Tasarımlarımın ilk günden

beri görsel bir kimliği var ve koleksiyonlarım

kendi içinde birbiriyle bağlantılı. Bu nedenle

yıllar boyunca beraber olduğumuz, Bee Goddess

mücevherlerinden 50-100 farklı tasarımı olan

koleksiyoner kişiler var. Birçok insanın ve Madonna,

Cate Blanchett, Kate Winslet, Rita Ora, Emilia

Clark, Olivia Colman gibi dünya starlarının

tasarımlarımızı seçme sebebi içsel potansiyellerinin

kapılarını aralamak.

NYX

172


İlham Veren Kadınlar

Eylül ayında vizyona giren Camila

Cabello'nun başrolü oynadığı Cinderella

filmi ile tasarımlarınız tüm dünyada...

Böylesine büyük bir Hollywood

yapımında yer alan ilk Türk tasarımcı

ve mücevher markası olarak neler

hissediyorsunuz?

15 yıl önce global bir marka yaratarak, tüm dünyayı

Anadolu’nun ana tanrıçasının (Ulu Ana’sını) sevgi

ve güzellik ışığı ile aydınlatmak istedim. Kültürel

mirasımızın anaerkil değerlerini tüm dünyaya

tanıtmayı arzuladım. Bu yolculukta çok kısa

zamanda büyük başarılara imza attım. Bugün

ise yeni Cinderella filmindeki duruşumuz ve

Amazon Prime Video ile olan global iş birliğimiz

tüm bu başarıları taçlandırdı. Bee Goddess olarak

bu projede Mercedes Benz, L’Oreal gibi global

markalar ile aynı platformdayız.

Bu çapta bir Hollywood projesinde

yer alan ilk Türk mücevher

tasarımcısı ve markası oldum.

Ünlü sanatçı Camila Cabello’nun

Cinderella filminde Bee Goddess

tasarımı ay yıldız kolye ile

ışıldamasından yalnızca kendim ve

markam adına değil, Türkiye adına

gurur duyuyorum.

NYX

173


Nur Ger

Yanındayız Derneği Kurucu Başkanı

Nur Ger, İstanbul’da dünyaya geldi. Galatasaray Lisesi'nin 310 kişilik öğrenci mevcudunda yer

almış ikinci 10 kızdan biri olan Nur Ger, liseyi on ikinci sınıfta AFS Bursu ile gittiği Amerika'nın Texas

eyaletindeki Lamar Lisesi'nde bitirdi. Lisans diplomasını 74-78 döneminde Boğaziçi Üniversitesi İşletme

Fakültesi'nden, yüksek lisansını ise iki sene sonra aynı üniversitenin Ekonomi ve Uluslararası Dış İlişkiler

bölümünden aldı. Çalışma hayatına çok erken yaşta başlayan Ger, her zaman kendi şirketini kuracağının

bilinci ve hayali ile hareket etti ve ilk şahıs şirketi Birlik Ticaret'i 1976 yılında kurdu. 1983-86 yıllarında

kısa bir dönem hazır giyim firmalarında yönetici ve ortak pozisyonlarında yer aldıktan sonra 1986 yılında

halen Yönetim Kurulu Başkanı olarak hizmet verdiği tekstil ihracat firması SUTEKS'i kurdu.

TÜRKİYE KONFERANS TERCÜMANLARI DERNEĞİ-KADER, TESEV ve KAGİDER'in kurucu üyesi.

Kadınların, kamu ve özel sektörde tüm profesyonel alanlara katılım sağlaması hedefi doğrultusunda

çalışan Ger, TÜSİAD'da Kadın-Erkek Eşitliği Çalışma Grubu'na başkanlık yaptı.

Yönetim kurulu başkanlığını yaptığı SUTEKS’in insan odaklı ve kadın erkek eşitliği gözeten kurumsal iş

modeli 2013 yılında Birleşmiş Milletler (BM) Kadını güçlendirme Prensipleri (WEPs) yarışmasında onur

ödülü kazandı.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği kavramının ülkemizdeki erkeklerin zihniyet dönüşümünü başlatmak üzere,

40 erkekle birlikte Yanındayız Derneği’nin kurulmasına öncü oldu.

Önce İnsan ve Kadın, Sonra Patron.

Nur Ger ile ilham veren hikayesini ve Yanındayız Derneği’ni konuştuk.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

174


İlham Veren Kadınlar

Meseleye kadın, erkek fark

etmeksizin önce "insan"

olarak bakıyorum..

Öncelikle biraz kendinizden bahsedebilir

misiniz? Olmazsa olmazlarınız var mı?

Çocukluk yıllarımdan beri mücadeleci, araştırmacı

ve söyleneni önce kendi süzgecimden geçirip sonra

savunan bir kimliğim. Galatasaray Lisesi’nde karma

eğitime geçişte 450 erkek öğrencinin arasında okula

alınan ikinci kız öğrenciydim. Ne yönetim ne hocalar

ne de öğrenciler tarafından kız öğrenciler katiyen

istenmiyordu. O dönem Galatasaray’da antifeminen

bir dönem yaşanıyordu. Kız öğrencilerin okul

kültürünü bozduğu düşünülüyordu. Azınlık

psikolojisini ve cinsiyet ayrımcılığını deneyimlemek

bende daha mücadeleci bir ruhu pekiştirdi.

Bugün kadın-erkek eşitliği konusunda çalışıyor ve

toplumsal cinsiyet eşitliği savunuculuğu yapıyor

isem bunun temeli Galatasaray’da karma eğitime

geçildikten sonra tanıklık ettiğim değişikliklerdir.

Ben hep sivil toplumcu oldum. Meseleye kadın,

erkek fark etmeksizin önce "insan" olarak

bakıyorum. Bunun temelinde insan olmaktan

doğan; düşünce ve fikir özgürlüğü, kendini var

etme, istediklerini yapma ve toplumda kendi gibi

düşünmeyenlere saygı gösterme gibi değerler

var. Ben kendi işimi kurarken destek görmedim,

“Bu kadının burada ne işi var” sorularıyla, hatta

geleneksel birtakım dirençlerle karşılaştım. İçinde

bulunduğumuz erilleştirilmiş toplumsal yapı

gelişmemizde çok büyük bir engel. Kadın işveren

olarak 1970’li yıllarda çalışma hayatına adım

attığımda, hep bir görünmez cam duvarın olduğunu

gördüm. İnsanlar için o dönem kadınların çalışma

hayatında var olmaları alışılmadık bir durumdu

ve temkinli yaklaşma ihtiyacı hissediyorlardı.

Günümüzde bile benzer sorgulamalar yaşanabiliyor.

Bir kadın girişimci olarak o zamanlar yaşadığım

problemlerin tamamını bugün diğer kadınlar da

yaşıyor. Benim de motivasyon kaynağım bir kadın

olarak bu işi yapamayacağımı söyleyen ataerkil

zihniyetli kişiler oldu.

NYX

175


Kadın bir işveren olarak, yönettiğiniz

şirketlerde kadın erkek eşitliğini

korumakta zorlandığınız zamanlar oldu

mu?

Bizim şirketimizde kadın ve erkek çalışan oranı

eşittir, bu konuya fazlasıyla hassasiyet gösteriyoruz.

SUTEKS’te toplumsal cinsiyet eşitliğini İK

süreçlerinin bir hedefi olarak değil bir yaşam

biçimi olarak görüyoruz. “Her alanda eşitlik”

ilkesi kurulduğu ilk günden itibaren şirketimizde

mevcuttur. Bu duruşumuz sayesinde kurumsal

olarak rol modeliyiz.

TÜSİAD’da gündeme getirdiğiniz “Tek

Kanatla Geleceğe Uçamayız” projesini

anlatabilir misiniz biraz?

TÜSİAD’da Kadın-Erkek Eşitliği Çalışma Grubu

Başkanlığına başladığım yıl içinde bir savunu filmi

yapmalıyız diye düşündüm. Mevcut düzendeki

adaletsiz ve haksız yaklaşımlara son verilmesini ilk

kez kanaat önderi erkekler dile getirdiler. Hayatın

farklı alanlarında çalışan ve yaşayan kadınlar ise

oyuncu değil gerçek kadınlardı. Çiftçi, hizmetli,

öğrenci, beyaz yakalı vb. gibi. Bu filmde Atatürk’ün

söylediği gibi “Toplumun bir kesimini zincirle

toprağa bağlayarak muasır medeniyetler seviyesine

erişemeyiz” fikrinin savunusu var. Bunu ilk kez

erkekler dile getirdiler.

Kurucusu olduğunuz YANINDAYIZ

Derneği’nin amacı ve faaliyetleri

nelerdir?

YANINDAYIZ, toplumsal cinsiyet eşitliği

savunusunu yapmak üzere yola çıkan ve “Kadınların

YANINDAYIZ” diyen bir dernek. Hedef kitlesi

ve rol modelleri erkekler. Erkeklerden erkeklere

köprü olmak amacıyla kurulan Türkiye’deki ilk sivil

toplum kuruluşu. Dünyada iki örneği daha var. İlki

Brezilya çıkışlı ve Amerika merkezli, pek çok ülkede

şubesiyle birlikte çalışma yapan “Promundo” diğeri

ise Avustralya’da kurulan “Champions of Change

Coalition”.

YANINDAYIZ’da temel amacımız toplumsal

cinsiyet eşitliğinde tam eşitliğe gidilecek yolda

özellikle erkeklerde zihniyet ve davranış değişimini

yaratmak. Ekonomide ve toplumda karar vericilerin,

yasa koyucuların ağırlıklı erkekler olmasından dolayı

zihniyet değişiminin erkeklerden başlamasının şart

olduğunu düşünüyoruz. YANINDAYIZ’ın amacı

başta kadına yönelik şiddetin sonlanması olmak

üzere, eğitim, sağlık, çalışma hayatı, ev emeğinde

ortaklık gibi hayatın tüm alanlarında tam eşitliğin

sağlanması için farkındalığı artırmaya yönelik

faaliyetler sürdürmektir.

NYX

176


İlham Veren Kadınlar

Erkeklerin de toplumsal

cinsiyet eşitliği savunusunda

kadınlarla birlikte yürümeleri

ve “Kadınların YANINDAYIZ.”

demeleri çok ama çok önemli.

YANINDAYIZ Derneği’nin kuruluşunda,

Türkiye’nin alanlarında ünlü ve başarılı

erkekleri ile yola çıkmanızın özel bir

nedeni var mı?

YANINDAYIZ Derneği üyelerimiz alanlarında

tanınmış ve kanaat önderi diyebileceğimiz

erkeklerden oluşuyor. Her türlü faaliyetimizde

değerli katkılar sağlayarak, daha iyi işler

çıkarılmasına vesile oluyorlar. Toplumsal cinsiyet

eşitliğinin sağlanması için erkeklerin de kadınlarla

birlikte yürümeleri gerektiğini kendi şirketlerine

ve çevrelerine de yayarak adeta diğer erkeklere rol

modeli oluyorlar. Bu vesileyle, onlara bir kez daha

teşekkür ediyorum.

Erkekler neden sizin derneğinize

katılmalı, onlara bir çağrıda bulunur

musunuz?

Ataerkil zihniyetin yarattığı sorunların hedefinde

erkekler olduğu için erkeklerle iş birliği yapmak yanlış

kabul edilir. Ancak olaya yaklaşımımız cinsiyetsiz

olmalı. İçinde bulunduğumuz ataerkil düzen

kadınlara yüklediği gibi erkeklere de çok büyük roller

yüklüyor ve onlar da bu rollerin altında eziliyorlar.

Bizler ataerkil zihniyetin ürettiği bu rolleri bir

kenara bırakıp, sadece insan olduğumuz için değer

göreceğimiz bir kültür inşa etmeliyiz. Bu sebeple

erkeklerin de toplumsal cinsiyet eşitliği savunusunda

kadınlarla birlikte yürümeleri ve “Kadınların

YANINDAYIZ.” demeleri çok ama çok önemli.

NYX

177


İlçelere göre Toplumsal Cinsiyet Eşitliği

Endeksi çıkardınız. Toplumsal Cinsiyet

Eşitliği Endeks’i nedir? Sonuçlar nasıl?

Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması amacıyla

Türkiye’de ilk kez, Kanada Büyükelçiliği Yerel

Girişimler Fonu finansal katkıları ile “İlçe Bazında

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi” raporunu

hazırladık. Çalışmada 100.000 ve üzeri nüfusa sahip

olan 234 ilçe belediyesi için karşılaştırılabilir ve

sürdürülebilir endeks hesaplaması yaptık. Endekste

“politik katılım ve karar alma”, “eğitim”, “ekonomik

yaşam ve kaynaklara erişim” ile “sağlık ve spor” gibi

dört ana kategoride 27 gösterge kullanıldı.

Endeks raporu bize eşitsizliğin ülke içinde coğrafi

mekanlar arasında farklılaştığını gösterdi. Endekste

ilk ona giren ilçelerden beşi İstanbul’da, üçü İzmir'de

ikisi Çanakkale ve Ankara'da yer alıyor. İstanbul'da

sırasıyla Kadıköy, Bakırköy, Beylikdüzü, Beşiktaş

ve Şişli; İzmir'de ise sırasıyla Karşıyaka, Bayraklı

ve Bornova yüksek puanlarla listede bulunuyor.

Politik katılım ve karar alma skorunda da Kadıköy,

Karşıyaka, Bakırköy, Beylikdüzü ve Çanakkale

Merkez cinsiyet eşitliğinde ilk sıralarda.

Okuma yazma bilme oranından lisansüstü mezunu

oranına kadar 4 farklı göstergenin ele alındığı eğitim

skorunda da İstanbul'dan Beşiktaş, İzmir'den de

Bornova ilçeleri başı çekiyor. Endeksin daha fazla

çözüm odaklı olması açısından ön plana çıkarılması

gereken skorların alt skaladaki skorlar olması

gerektiği göze çarpıyor. Böylece üretilen ve devreye

sokulan çözüm önerileri ve eylem planlarıyla

birlikte Türkiye genelinde bir skor yükselmesiyle

birlikte, cinsiyet eşitsizliği açısından oluşan yarık da

kapanabilecek

Toplumsal cinsiyet eşitliğinde ülkemiz ne

durumda?

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2006’dan beri

her sene yayınladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizliği

Raporu’na göre Türkiye geçtiğimiz yılda cinsiyet

eşitliği endeksinde 156 ülke arasında 133. sırada

yerini aldı. Bu sıralama geçen sene 153’te 130’du.

Raporun ilk çıktığı 2006 yılında 115 ülke arasında

105. olduğumuz da göz önünde bulundurulursa,

ülke olarak toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda

ilerlemediğimiz, hatta giderek gerilediğimiz gayet

açık.

Bahsettiğimiz oldukça uzun bir yolculuk. Özellikle

siyasi otoritenin bu anlamda üzerine çok önemli

roller düşüyor. Ancak son dönemlerde toplumsal

cinsiyet bağlamında çok endişelendirici adımlar

atılıyor. İstanbul Sözleşmesi’nden aniden çekilme

kararı ve 4. Yargı paketinin Meclisten geçmesi

eşitlik mücadelemizde çok büyük iki engel. Tüm

kadın örgütleri, dernekler ve sivil toplum eşitlik

mücadelesi verirken çok çalışıyor. Bu düzende

alabileceğimiz en iyi sonuçları alıyoruz. Zaten işimiz

sürekli engelleri aşmak olduğu için zorluk bu işin

doğasında var. Sonuçta insanlık tarihi kadar eski bir

olgu olan ataerkillikle mücadele ediyoruz.

NYX

178


İlham Veren Kadınlar

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında eğitim faaliyetlerinin yaygınlaştırılması

öncelikli hedeflerimiz arasında. Özellikle mavi yaka çalışanlara yönelik eğitim

programları ve üniversite öğrencilerine yönelik eğitim programları ile öncü

olan bir dernek olarak çalışmalarımıza devam etmek istiyoruz. Toplumda

söylem değişikliği oldukça önem verdiğimiz bir konu, bu anlamda da özellikle

sosyal medya çalışmaları ve eğitim çalışmaları ile toplumsal cinsiyet eşitliğinin

söylem değişikliği dönüşümüne katkı sağlamak istiyoruz.

Kadın istihdamını artırmak nasıl mümkün

olur? Bu konuda yapılması gerekenler

nelerdir?

Kadın istihdamını artırmak için şirket değerleri ve

organizasyon kültürü toplumsal cinsiyet eşitliği

çerçevesinde şekillenmeli, yönetim birimi kadın ve

erkek eşitliğine duyarlı bir hale gelmeli, kapsayıcılık

ilkesine dayanan stratejiler oluşturulmalı, kesinlikle

ve kesinlikle cinsiyet kotası uygulanmalı, “kadınlara

özgü” veya “erkeklere özgü” kabul edilen işlerde tam

tersine erkeklerin veya kadınların çalışması teşvik

edilmeli; kadınların annelik izinlerini kanunlara

uygun bir şekilde kullanmaları, erkeklerin de

babalık izinlerini kullanmaları teşvik edilmeli. Yani

özetle, şirketler ve kurumlar kadın dostu politikalar

geliştirmeli ve bunları bir an önce uygulamaya

geçirmeliler. Özellikle kreşler ve çocuk bakım

hizmetinin önemi burada öne çıkıyor. Her bölgede

çalışmak isteyen kadınların çocuklarını gönül rahatlığı

içinde teslim edebileceği kreşler olması gerekiyor.

AVM’lere yeni yapılan konut projelerine kreş

zorunluluğu konmalı.

Kadınların siyasete girmesi ve siyasette

etkin rol oynaması konusunda ülkemiz ne

durumda sizce?

Dünya Ekonomik Forumu’nun her yıl yayınladığı

Cinsiyet Eşitsizliği Raporu’nun 2021 verilerine göre

Türkiye’nin en düşük puan aldığı kategori kadınların

siyasi katılımı alanıydı. Puanların belirlenmesinde

parlamentodaki kadınların oranı, bakanlık

pozisyonlarındaki kadınların oranı ve son 50 yıl içinde

kadın/erkek cumhurbaşkanının görev yapma süreleri

gibi kriterlerin olduğu kategoride Türkiye 156 ülke

arasında 114. sırada yerini aldı.

Metodolojisinde Dünya Ekonomik Forumu

kategorilerini referans olarak aldığımız İlçe

Düzeyinde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeks

raporumuza göre de endeksi uyguladığımız

nüfusu 100.000 ve üzeri olan 234 ilçede maalesef

kadınların politik katılımı geliştirmemiz ve üzerinde

durmamız gereken bir alan. Topladığımız veriler

ışığında araştırmaya dahil olan tüm ilçelerde

kadınların kamuda ve yerel yönetimlerde karar

mekanizmalarındaki konumlarının zayıf olduğunu

söyleyebiliriz.

Türkiye nüfusunun yarısını oluşturan kadınların karar

mekanizmalarındaki konumlarının zayıf olması, karar

alma süreçlerine dahil edilmemeleri ve siyasette

erkeklerle eşit bir oranda temsil edilememeleri çok

büyük bir demokrasi sorunudur. Bu sebeple siyasette

de cinsiyet kotası acilen uygulanmalı.

YANINDAYIZ Derneği’nin yeni projeleri

var mı?

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında eğitim

faaliyetlerinin yaygınlaştırılması öncelikli

hedeflerimiz arasında. Özellikle mavi yaka

çalışanlara yönelik eğitim programları ve üniversite

öğrencilerine yönelik eğitim programları ile öncü

olan bir dernek olarak çalışmalarımıza devam etmek

istiyoruz. Toplumda söylem değişikliği oldukça önem

verdiğimiz bir konu, bu anlamda da özellikle sosyal

medya çalışmaları ve eğitim çalışmaları ile toplumsal

cinsiyet eşitliğinin söylem değişikliği dönüşümüne

katkı sağlamak istiyoruz.

Hali hazırda yürüttüğümüz iki projemiz var.

Bunlardan biri Friedrich Naumann Vakfı (FNF)

finansal katkıları ile yürüttüğümüz “İlçeler Düzeyinde

Toplumasl Cinsiyet Eşitliği Endeks Yaygınlaştırma

Projesi”, diğeri ise Hollanda Büyükelçiliği finansal

katkıları ile yürüttüğümüz “Şiddetin Görünmeyen

Yüzü” projemizdir. Ayrıca “İlçe Düzeyinde

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Endeksi” projemizin

Türkiye’deki tüm ilçelerin dahil edileceği ikinci faz

çalışmalarına hazırlık yapıyoruz. Büyükelçiliklerin

ve çeşitli kuruluşların hibe fonlarına başvurularda

bulunuyoruz.

Bunlara ek olarak ilkini 2019’da gerçekleştirdiğimiz

ve bu sene de 3 Kasım 2021’de yapmayı

planladığımız “kadınerkekeşittirnokta” Konferansımız

için çalışmalarımız hız kesmeden devam ediyor.

NYX

179


Hülya Cinsçiçekçi

Girişimci / Neko Markası ve Tuniko.com Kurucusu

Hülya Cinsçiçekçi, 2008'den bu yana anne, 2010 yılından bu yana girişimci. İstanbul

Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik bölümü mezunu. Medya sektöründe bir kaç

yıl çalıştıktan sonra bu mesleğin kendisine göre olmadığına karar verdi. Evlenip, anne

olduktan sonra babywearing konusuna ilgi duymaya başladı. İlk çocuğu Tuna doğduktan

bir süre sonra oğlunun takma adını verdiğiTuniko.com sitesini kurdu. Seyahat etmeyi

de çok sevdiğinden, bebeklerini büyütürken sitesinde bebek taşıma ürünlerine ağırlık

vermeyi tercih etti. 2013 yılında ikinci bebeğinin doğmasıyla ürün gamını bebek taşıma

ürünleri ekseninde daha da genişletti.

ABD'li babywearing markası Boba’nın Türkiye distribütörlüğünü kendi markası Neko ile

kuvvetlendirdi. Neko markasını “Made in Turkey” logosuyla 18 ülkede satmaya başladı.

Türkiye’de küçük bir girişim olarak başlayan işletme bugün doğrudan ve dolaylı bir

şekilde onlarca kişiye istihdam yaratmakta ve onların hayatlarına dokunuyor.

Hülya Cinsçiçekçi ile girişimcilik hikayesini konuştuk.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

180


Röportaj

Motivasyonunuz

her zaman“tutku” olmalı.

Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1979 Antalya doğumluyum. Lise yıllarımda hep

gazetecilik hayali kurduğum için İ.Ü. İletişim

Fakültesi’nde Gazetecilik okumak için 1997de

İstanbul’a gittim. Okurken çeşitli TV kanallarında

dış haberler servisinde çalışmaya başladım. Ama

ne şartlar istediğim gibi oldu ne de ben cevval bir

gazeteci olacak kişiymişim. 2004'te evlenip İzmir’e

yerleştim.

e-ticarete yönelme konusunda karar

verme süreciniz nasıl gelişti?

İzmir’de dışa ticarete yöneldim. İhracat ve ithalat

süreçlerini öğrendim. Çalıştığım firmalar inanılmaz

vizyonsuz ve gelişime kapalı firmalardı. Şehre uzak

sanayi bölgesinde çalıştığım için çoğu siparişimi online

veriyordum ama çalıştığım firmayı mesela on-line

satışa ikna edemiyordum. O yıllardan hep aklımda

on-line işler yapma hevesi vardı.

Blog yazmaya ve anne-bebek dünyasına

girişiniz nasıl oldu?

Aslına hamilelik ve annelik süreci kadınların bir

nev’i askerlik anısı gibi olduğundan konuşmaya

(ve yazmaya) doyamıyoruz ☺ Ben de herkes gibi

biraz hamilelik biraz lohusalık anlatmaya başlayınca

ve eşzamanlı doğum yaptığımız diğer annelerle

etkileşime başlayınca bundan çok keyif almaya

başladım. İlk çekirdek müşterilerim zaten bu

annelerdi. Sonradan adının “networking” olduğunu

öğrendiğim süreç, blog yazınca kendiliğinden oluşmuş

oldu.

NYX

181


Röportaj

Marka olma sürecinizden biraz bahseder

misiniz? ABD’li iyi bir markanın

distribütörlüğünü yaparken size “kendi

markamı üretmeliyim” dedirten neydi?

Birincisi ithalata gelen dengesiz vergiler ve döviz

kurunun oynaklığı. 8 sene önce TR’deki satış fiyatına

şu an ben satın alamıyorum bu ithal markanın tek

bir ürününü. 8 yıl içinde TL- USD lehine 5 kat daha

değersiz hale geldi ne yazık ki. İkincisi Türkiye’nin

tekstil ülkesi olması ve ipliğin işlenmesinden

dokumasına ve dikimine dek tüm sürecin belki de

dünyanın en iyisi olmasının avantajını kullanma

isteği. Türkiye, tekstilde gerçekten çok çok iyi.

Yabancı markaları da çok iyi biliyoruz ve aramızdaki

kalite farkı inanın fersah fersah. İlk yıllarda fason

ürettirdiğim ürünleri 4 yıldır kendi bünyemdeki

atölyede üretiyorum. Böylece üretim sürecinin

başından sonuna kaliteyi yakalayıp tüm ipleri elimde

tutmuş oluyorum.

Ürünleriniz şu an 18 ülkeye ithal ediliyor.

Dünyaca ünlü isimlerin tercih ettiği bir

marka oldunuz. Bu kadar büyüyeceğinizi

hayal etmiş miydiniz?

Hayal kurmak bu işin olmazsa olmazı. Her şey

hayal etmekle ve kendi kendine “saçmalama, o

kadar da uzun boylu değil” derken bir yandan da

çaktırmadan hedefe kitlenmekle başlar. Tanımdan

çok hoşlanmasam da “evrene mesaj gönderip” vee

fakat ilaveten çok çalıştım/çalıştık.

Girişimci olmak isteyen kadınlara neler

tavsiye edersiniz?

Hemencecik yukardaki cevabıma da ekleme yaparak

buna cevap vereyim. Kuru kuru hayal sadece hoş

vakit geçirmeye yarar. Bir kere işinizle ilgili ıncık

cıncık her detaya hakim olmanız şart. Muhasebeden

müşteri ilişkilerine dek her şeyi severek yapmanız

gerek. Beyaz yakalı çalışansanız ve yoğun çalışma

saatlerinden bunalıp girişimci olmak istiyorsanız

mesela çok makul bir istek değil zira beyaz yaka

çalışandan daha çok çalışıp daha az tatil yaparken

bulabilirsiniz kendinizi. Para kazanmak birincil

motivasyon olmamalı. İşinizi iyi yapınca zaten

bunun karşılığını alıyorsunuz. Motivasyonunuz

her zaman “tutku” olmalı. 7/24 işinizi geliştirmeyi

düşünüyorsanız yıllarca bıkmadan usanmadan

çalışmaya varsanız girişimcilik muhteşem bir mecra.

Kadınların, özellikle annelerin tek koltuğa onlarca

karpuz sığdıran birer İsviçre çakısı olduğunu

biliyorum. Bu yüzden kadınların çok daha başarılı

girişimciler olduğunu düşünüyorum. Yeter ki tutkuyla

çalışmanın zevkine varsınlar.

NYX

182


NYX

183


NYX

184


Moda

2022 Gelinlik

Trendlerine

Genel Bakış

Oleg Cassini, 2022 yılının yükselen trend

gelinliklerini ve elbiselerini sundu.

Yıllardır gelinlerin en çok tercih ettiği

danteller, payetler ve tüller 2022’de

de gelinliklerde popüler olmaya

devam ederken,

2021-2022 trendlerinden olan

danteller ve işlemeler; sadelik

içerisinde bir hareket isteyen gelinler

için kollarda ve eteklerde harika bir

görünüme kavuşuyor.

NYX

185


Oleg Cassini

Helenistik Çağına Devamı!

Omuzdan sırt bölgesine oval bir biçimde uzanan dekolteye eşlik eden kalın boncuklu askılar…

Bu kalıpsal güç birliği ortaya kuvvetli boyun ve sırt estetiği sağlarken göğüsten bele vücudu

saran kesimiyle Helenistik döneme vurgu yapan gelinlikler zarafet ve gençliğin temsilcisi

olmaya aday.

NYX

186


Moda

Oleg Cassini

NYX

187


Oleg Cassini

Tül Fiyonk Detayları Geri Döndü

Tül trendi yükselişini sürdürüyor. Ama bu kez vücudun en estetik bölgelerinden birinde hayat buluyor.

Dantel ve tülün birleşmesiyle askıları tamamen tül fiyonk tasarlanan gelinlikler oyuncu cazibesi yüksek

görünümler yaratırken, askılar farklı görüntüler için istenildiği gibi bağlanabiliyor. Ayrıca kol arkasını

kapatan ve pelerinimsi etki yaratan uzun tüllerin görkemli duruşu da bu tasarımsal kalıbın favori görünüm

olmasının bir diğer nedeni olarak ortaya çıkıyıor.

NYX

188


Moda

Oleg Cassini

Göz Alan Cesur Modeller

Parlak kumaşı, ince ip askıları, göğüs ve derin sırt dekolteleriyle göz alıcı bir görünüm ortaya koyan gelinlikler

adeta dişil enerjinin yansıması. Yırtmaçların kullanıldığı gelinlikler ise feminen duruşu ile gelinlerin bu

sezonda da favorilerinden oluyor. Unutulmaz düğün gecelerinin ilgi odağı olmak isteyen kendinden emin,

özgüvenli gelin adayları için bu tarz cesur gelinlikler göz kamaştırıcı bir seçenek.

NYX

189


Vakko Wedding

2022 İlkbahar-Yaz sezonunda

ışıltılı bir dünyanın kapılarını aralıyor

NYX

190


Moda

Berta / Wakko Wedding

Gelinlik modasını, hayatlarının en özel

gününe hazırlanan gelin adayları ile

buluşturan Vakko Wedding, tüm ihtişamıyla

İlkbahar Yaz sezonunu karşılıyor. Birbirinden

özel tasarımlarla pek çok alternatifi

barındıran Vakko Wedding, en özel gelinlik

tasarımlarının yanı sıra Pronovias, Vakko

Couture ve abiye tasarım markalarının da

en özel tasarımlarını sunuyor. Sezonun

trendleri arasında; çiçek motifleri, tüyler,

korse kalıpları, derin göğüs dekoltesi ve

yırtmaçlar, kabarık kol detayları, fırfırlı

etekler, ışıltılı dantel işlemeleri yer alıyor.

NYX

191


NYX

192

Monique Lhuillier / Wakko Wedding


Moda

Elie Saab / Wakko Wedding

NYX

193


NYX

194

Milla Nova / Wakko Wedding


Moda

Milla Nova / Wakko Wedding

NYX

195


NYX

196

Zuhair Murad / Wakko Wedding


Moda

Zuhair Murad / Wakko Wedding

NYX

197


Zamanın Ötesinde Gelinlikler

NYX

198


Moda

Minimal çizgileri, kusursuz detayları ve abartıdan

uzak sade formlarıyla gelinlik tasarımını yıllardır

farklı bir boyuta taşıyan BÉGUM Bridal Design

House, kadınların hayallerini kumaşlara yansıtıp

gerçeğe dönüştürüyor. Gelinlerin yalnızca düğün

günü değil üzerinden yıllar geçtikten sonra bile

dönüp baktıklarında mutlu olabilecekleri stil

sahibi gelinlikler tasarlama bilinciyle hareket

eden BÉGUM Bridal Design House’un kurucu ve

tasarımcısı Begüm Salihoğlu, her tasarıma ayrı bir

özenle imzasını bırakıyor.

Kumaş, dantel ve tüllerin birbiriyle dans ederek

eşsiz bir performans sergilediği BÉGUM Bridal

Design House gelinlikleri, yaydığı güzel enerjisiyle

mekanın aurasını etkisi altına almayı başarıyor.

Gelinlerin karakterlerini yansıtan orijinal

tasarımlarıyla BÉGUM markası, sofistike ve zarif

bir güzellik anlayışı sunuyor.

NYX

199


Victoria's Secret'ın

İkonik Koleksiyonu

''Body by Victoria''

Yepyeni Renkleriyle

Sezona Giriş Yaptı

Victoria’s Secret’ın göz kamaştırırken rahatlığından

ödün vermeyen kadınlara hitap eden klasiklerinden

Body by Victoria, canlı renklerin hakim olduğu

Sonbahar’21 koleksiyonunda yine sizi yalnız

bırakmıyor. Vücudunuzda yokmuş hissi yaratacak, yeni

dantel modelleri ve sezona uygun farklı renkleriyle

dikkat çeken Body by Victoria modelleri sayesinde

kendinizi hiç olmadığınız kadar iyi hissedeceksiniz.

Resimsel desenleri ve zengin renk tonlarının hakim

olduğu yeni koleksiyonun yumuşak kumaşları ve

vücut hatlarını saran özel kesimleri, sunduğu model

alternatifleriyle günlük kullanım için çok ideal.

NYX

200


İç Giyim / Moda

Danteller, tüller ve

çiçek desenleriyle

iç giyimde

romatizm rüzgarı

I.D. SARRIERI / BEYMEN

I.D. SARRIERI / BEYMEN

LOVE STORIES / V2k Designers / VAKKO

V2k Designers, iç giyim

seçkisinde master modeller,

geleneksel tarzdan ödün

vermeden şıklığı yakalamak

isteyen şehirli kadının

beklentisini karşılıyor.

İncelikli detaylarla süslenmiş

iç giyim modellerinde, zaman

zaman sadelik bazen de ihtişamlı

silüetler göze çarpıyor.

Naif ve romantik detaylarıyla

göz dolduran iç giyim ürünlerine,

iddialı ve ne istediğini bilen

metropol kadınına özel çarpıcı

tasarımlar eşlik ediyor.

NYX

201


Mücevher

Fransız yönetmen Stoklasa, mücevher markası Kısmet By Milka’nın

aslan yüzük tasarımını hikayeleştirdiği özel çekimler sayesinde,

ilk kez bir Türk markasıyla bir araya geldi.

Mücevher tasarımcısı Milka Karaağaçlı’nın

imzasını taşıyan, dünyaca ünlü isimlerin

tercih ettiği Kısmet by Milka’nın

ikonik tasarımı aslan yüzük, moda

dünyasının önemli yönetmenlerinden

Piotr Stoklosa’nın kısa film tadındaki

çekimleriyle tutkunlarını sıra dışı bir

yolculuğa çıkardı.

Madonna'dan Naomi Watts'a, Britney

Spears'dan Anne Hathaway'e dünyaca

ünlü isimlerin takip ettiği Kısmet by Milka,

Dior ve Chanel gibi moda devlerinin

vazgeçemediği isim olarak bilinen Fransız

yönetmen ile eşsiz bir sanatsal çalışmayı

hayata geçirdi.

‘’ Dünyanın tanınmış moda markalarının peşinden

koştuğu Stoklosa’nın ilk kez bir Türk markasıyla

bir araya gelmesi oldukça heyecan verici…’’

Kısmet by Milka’nın kurucusu Milka Karaağaçlı’nın ilham

veren aslan yüzüğünün çizim aşamasından, tasarım

aşaması ve ardından son olarak gerçeğe dönüşme sürecinin

hikayeselleştirildiği heyecan verici anlar çekimlerde yer aldı.

Aslan yüzük ise içinde barındırdığı maneviyat derinliğiyle

marka hikayesinin mutlak başarısını gözler önüne seriyor.

Innerland Koleksiyonu’na ait bu eşsiz parça; aslanın alnında

yer alan damlası ile tüm göz alıcılığını vurguluyor. Görkemli

yelesinin her bir parçası el yapımı tel sarılı mızraklardan oluşan

ve her ucunda 3 ışıltılı beyaz pırlantaların kullanıldığı aslan

yüzüğün hikayesi ve ince el işçiliğiyle bir araya gelme süreci

Piotr Stoklosa’nın gözüyle tekrardan hayata geçiriliyor.

Videoyu izlemek için linke tıklayın: https://youtu.be/nFZmuNK7jR0

NYX

202


Mücevher

MON REVE YENİ SEZON KOLEKSİYONU:

FAIRY TALES 2022

Tasarımcı Betina Demişulam tarafından yaratılan Türk tasarım markası MON REVE,

Sonbahar - Kış Koleksiyonu Fairy Tales 2022 ile ilhamı gibi adını da masallardan alan

beş eşsiz koleksiyon sunuyor.

Cinderella koleksiyonu; zincirler

ve uçlarında yer alan masaldaki

şans, sevgi ve iyiliği anımsatan

anlamlarıyla charm’lardan

oluşuyor.

Beauty And The Beast koleksiyonu

tıpkı masaldaki gibi esas güzellik

sevgidir fikrinden yola çıkıyor.

Günlük endişelerden kurtulmak

için cesaret ve güç veren Ruby

(Yakut) ile çoğalmayı, büyümeyi

üreten enerjisiyle Zoisite

taşlarının kombinasyonundan

oluşan Hansel & Gretel

koleksiyonu ilhamını; masalda

bahsedildiği gibi iki kardeşin

birbirini desteklemesini ve

birliktelikleri sayesinde hayatta

kalmalarından alıyor.

Fairy Tales 2022 içerisinde yer alan

The Little Prince koleksiyonu ile

bu sezon ilk kez kolye ve bileklik

modelleriyle erkeklere özel

tasarımlar sunuyor.

Gri ve yeşil labrodorit taşının

kullanıldığı The Little Mermaid

koleksiyonu; mucizelere inanmayı

simgeliyor.

NYX

203


2

1

3

Stilinizi tamamlayacak

ışıltılı aksesuarlar

4

6

5

7

8

1- ALTINBAŞ 2- ATASAY 3- ATASAY 4- ALTINBAŞ 5- BALENCIAGA/ BEYMEN 6- ARİŞ 7- ARİŞ 8- ETRO / BEYMEN

NYX

204


1

Mücevher

3

2

6

4

5

8

11

9

6

7

12

10

1-PERACAS 2- GLAMIRA 3- ALEXANDER MCQUEEN 4- BOTTEGA VENETA / BEYMEN 5- ALTINBAŞ 6- IPEKYOL

7- ARİŞ 8- ALTINBAŞ 9- ISABEL MARANT / BEYMEN 10- PERECAS 11- ATASAY 12-JUJU

NYX

205


Sanatın

Gözü

FULDEN KARAYEL

Sanat Danışmanı

fulden.karayel@nyxmag.com

Küresel İklim

Krizinden

İlham Alan

Sanatçılar

Dünya olarak stresli ve zor

günlerden geçiyoruz. Pandemi,

deprem, sel felaketi, müsilaj ve

yangınlar derken sanki tarihin en

kötü günlerine tanıklık ediyoruz.

Hal böyle olunca hepimizin

kendini iyi ve güçlü hissetmeye

ihtiyacı var. “Peki kendimizi bu kaosun içinde nasıl

iyi hissedebiliriz?” dediğinizi duyar gibiyim. Kimisi

üreterek, kitap okuyarak, müzik dinleyerek, kimisi

de sergi gezerek üstesinden gelmeye çalışıyor. Buna

pek çok örnek verilebilir. Öyle ki ülkemizde bu zor

süreçte sanat üreten ve küresel iklim krizine atıfta

bulunan nice başarılı sanatçılarımız var.

NYX

206


İşte o sanatçılar ve eserleri

Sanatın Gözü

AZADE KÖKER

Çalışmalarında doğayı, kültürel bir yapı olarak

müzakere eden Köker, insanlar tarafından

müdahaleye uğramış bir doğanın görüntülerini

yaratıyor ve bunları yüzeyde tekrar eden bir

desen aracılığıyla tahlil ediyor. Sanatçı bu yılki

Contemporary İstanbul’daki eseri Lockdown ile ise

bütün dünyayı hareketsiz hale getiren ve binlerce

insanın ölümüne neden olan epidemik felaket

sonrası insanın ve bilimin doğaya teslimiyetini

anlatmaya çalıştı.

ERSİN HAN ERSİN

Ersin Han’ın Odunpazarı Modern Müzesinde

yer alan Ağaca Övgü ve Bir Hayvanın Gözünden

eseri tam ormanlardaki yaşadığımız zor zamanları

yansıtmıştı. Üç boyutlu yerleştirmeler Ağaca Övgü

ve Bir Hayvanın Gözlerinden; izleyicinin ormanı

kimi yerleşik sakinlerinin bakış açısıyla tecrübe

etmesini sağlıyor. Marshmallow Laser Feast'in

insanların doğayla bağını, bilimsel araştırmalarla

yaratıcı vizyonu birleştirerek yeniden güçlendirme

yolculuğunu sanatseverlerle buluşturuyor.

VIKTOR LYAGUSHKIN ve

DMITRIY BELENIKHIN

Küresel ısınma nedeniyle dünyada

buzullar eriyor ve su kaynaklarında

önemli sıkıntılar meydana geliyor.

Canlı hayatını ve doğayı ciddi anlamda

tehdit eden bu gibi olumsuzluklara

dikkat çekmek amacıyla denizin

altında fotoğraf sergisi açtılar.

Sergideki fotoğrafları görmek isteyen

ziyaretçilerin ise dalgıç kıyafetleri ve

oksijen tüpleriyle su altında uzun süre

kalmaları gerekiyor.

NYX

207


ELMAS DENİZ

Elmas Deniz’in Satın Almak İstediğim Ağaç adlı

işinde 600 yıllık bir ağaç yer alıyor ve gayrimenkul

parçasının görüntülenme şekline benzer bir şekilde

görüntüleniyor. Alıcı adayının düşünceleri, ironik

bir alt metinle beliriyor ve sahip olma çabası bir

saçmalığa indirgeniyor.

HALE TENGER

Hale Tenger’in Geyiğin Aynası Büyü eserinde

denizaltı pencerelerini andıran silindirlerin içinde,

vakarlı bir geyikle karşılaşıyorsunuz. Geyiğin Aynası

ismini Edip Cansever’in “Rüzgarların Dinlendiği

Yer” şiirinden alıyor. Geyik motifi dünyanın değişik

bölgelerindeki birçok farklı mitolojide büyü ya da

lanet simgesi olarak karşımıza çıkar, diğer deyişle

kimi zaman olumluyu, kimi zaman da olumsuzu

işaret eder. Geyiğin Aynası Büyü bu iki zıt hali

birden barındırıyor. Birincil olarak olumluyu, ikincil

olarak ise olumsuzu duyumsamamıza ön ayak

oluyor. Videodaki geyik ilk bakışta izleyicide bu

büyülü ve ümit veren duyguları uyandırıyor olsa

da daha derin soluklu bir bakışta geyiğin sadece

sudaki kendi yansımasına bakmadığını, bir yandan

da kuyunun dibinde olan bizlere baktığını fark

etmemek mümkün değil.

NADİDE AKDENİZ

Nadide Akdeniz’in eserlerinde sıklıkla bitkiler,

ağaçlar, yapraklar, sarmaşıklar, meyveler ve

çiçeklerle yaşamaya ve hareket etmeye başlayan

organik evreni göreceksiniz. Nadide Akdeniz’in

fantastik-gerçekçi dünyasında sıradan yaşamın

göstergeleri olarak beliren nesneler topluma,

insana, zamana işaret eden semboller olarak varlık

kazanır. Beyaz bir örtü, bir çaydanlık, bir şapka,

demlik, sandalye, ayakkabı, manken ya da oksijen

tüpünün düşünsel, psikolojik ve sosyo-kültürel

açılımları yüklü metaforlar olarak resimlerinde

yerini alır. Kimliğin kültürel yükleri, yaşamın dişil

döngüsü, kadınlık, erotizm ve cinsellik konuları hiç

de ürkek olmayan dişil bir sembolizm içinde kendini

gösterir.

NYX

208


Sanatın Gözü

SALT BEYOĞLU / İKLİMCİL

Mevsimler Sürüklenirken Sergisi

İnsan faaliyetleri iklimleri değiştirirken nasıl

beslenilmesi gerektiğini inceleyen iklimcil:

Mevsimler Sürüklenirken, hem bir sergi hem

de iş birliklerine dayalı bir kamu programı

olarak SALT Beyoğlu’nda gerçekleştiriliyor.

Etçil, hepçil, yerelci, vejeteryan ya da vegan

beslenmeden farklı biçimde, iklimcil kavramı

bir ürünün içerdiklerinden ziyade, gıda üretimi

ve tüketiminin seyrini etkileyen alışılmadık

mevsim koşulları ve iklim olaylarıyla ilişkisi

üzerinden tanımlanıyor. Bugünün gıda

altyapısı ve yeme içme alışkanlıklarını,

sistemli bir sürekliliği olmayan, art arda

yaşanmayan, aralarında bir bağlantı ve

tutarlılık bulunmayan yeni kuraklık döngüleri,

bozulmuş yağış düzenleri ve kıyı dönüşümleri

şekillendiriyor.

GÜLSÜN KARAMUSTAFA

Sanatçı 70’lerden 80’lerin başına dek Türkiye’de

kırsaldan kente yaşanan yoğun göçün etkilediği, maddi ve

görsel kültürde oluşan değişimi insan figürü üzerinden

resmediyor.

AHMET DURU

Ahmet Duru doğanın

makro ve mikro

manzaralarını farklı

anlatım biçimleriyle

sunarken, üretiminde

çoğunlukla doğada

yaptığı uzun

yürüyüşlerden

ve gözlemlerden

yararlanıyor.

NEYRAN TURAN

İklim değişikliğinin getireceği sıkıntıları ve bunların

çözüm yollarını inceleyen Neyran Turan, yeni bir mimari

derken haklı olarak bunun kültürel ve politik bir bakış

olduğunu da vurguluyor. İnsanoğlunun acımasızca

bozduğu ekolojik sistemi, çevre ve iklim felaketlerini

ve bunların nasıl geriye döndürülebileceğini çalışan

Turan, pandemi başladıktan sonra projesini çok da

değiştirmemiş, çünkü zaten pandemi bu sorunları

görünür hale getirmiş. Bundan sonra da dünya hiçbir

zaman eskisi gibi olmayacak görüşünde.

NYX

209


Gülsün Karamustafa

Görsel Sanatçı

Ülkemizde öyle önemli ve başarılı sanatçılar var ki kendine has tarzlarıyla çağdaş sanatımızın ismini tüm

dünyaya duyurmuş, hayatlarını sanata adamış çok değerli sanatçılar…

Öyle ki başarılı sanat eserleriyle adından sıkça söz ettiren adeta neden hiç büyük kadın sanatçı yok sorusunun

en güzel kanıtı o ve Türkiye’nin en önemli güncel sanatçılarından biri Gülsün Karamustafa.

Onun çalışmalarında duvarlar ve endişe göremezsiniz. Eserlerinde en canlı renkler, her dile ait detay ve emek

var. 40 yılı aşkın sanat pratiğinde göç, yerellik, kimlik, kültürel farklılık ve toplumsal cinsiyet gibi güncel olan

konuları farklı açılardan ele alan sanatçının resim, enstalasyon, video ile performans gibi çeşitli mecralar

üzerinden eserlerini görebilirsiniz.

Gülsün Karamustafa’nın, eserleri Tate Modern, Londra, Guggenheim Müzesi, New York, Contemporary Art

Chicago, Modern Sanatlar Müzesi, Paris, Ludwig Müzesi, Köln, Mumok, Viyana, İstanbul Modern ve Arter

koleksiyonlarının yanı sıra, nitelikli özel koleksiyonlarda da yer alıyor. Sanatçı aynı zamanda BüroSarıgedik

tarafından temsil ediliyor ve Avrupa ve Kuzey Amerikada’ki kişisel sergilerinin yanı sıra aralarında İstanbul, São

Paulo, Kwang-ju, Kiev ve Sevilya’nın da bulunduğu birçok uluslararası bienale katılarak büyük ilgi gördüğünü de

buradan duyurmuş olalım.

Avrupa’nın en prestijli sanat ödülü Roswitha Haftmann Ödülü'ne layık görülen Gülsün Karamustafa ile sanat

hayatını ve ödülünü konuştuk…

Röportaj: Fulden Karayel / fulden.karayel@nyxmag.com

NYX

210


Ben bir hikaye

anlatıcısıyım.

Sanatın Gözü

Sanatla tanıştığınız ilk yıllar nasıldı?

Biraz bahsetmek ister misiniz?

1960’ların sonunda Güzel Sanatlar Akademisi

öğrencisi olmak ayrıcalıklı bir konumdu. Bugüne

oranla çok az sayıda öğrencisi olan kurumda,

dönemin önemli sanatçıları ile birebir karşılaşıyor

ve atölyelerinde buluşuyordunuz. Benim

Akademi’ye başlamadan önce başka bir ayrıcalığım

daha olmuştu. Ankara`da TED Ankara Koleji’nde

okurken resim hocalarım Eşref Üren ve Turgut

Zaim’di. İkisinin de sanatta devam etme kararlılığımı

fark edince bana gülerek, “çok zor ve eziyetli bir yol

seçiyorsun, kolay gelsin” dediklerini hatırlıyorum.

Haklıymışlar…

Bedri Rahmi Eyüboğlu atölyesinden

mezuniyetiniz?

Bedri Rahmi Atölyesi’nin gününe göre diğerlerine

benzemeyen daha özgür ve bağımsız bir

atmosferi vardı. Doğru bir atölye seçmiş olduğum

düşüncesindeyim.

Bir sanatçı olarak üretme

motivasyonunuzu nelerde buluyorsunuz?

İlham kaynaklarınız neler oluyor?

Ben bir hikaye anlatıcısıyım. Kullandığım

malzemeler değişik, ifade biçimleri ve yöntemler

birbirine benzemiyor, ama en sonunda anlattıklarım

zamana, durumlara ve hayata dair. Bunu yapabilmek

yoğun ve uzun bir gözlem süresi gerektirir.

Sabırla dünyaya ve insana bakmak, yaşanılanları

içselleştirmek ve bir nevi zamanın kaydını

tutmaktan geçer. Bu yüzden bir arada bakıldığında

işlerimin arasında geçirgenlikler görülebilir. Sanki

bir hikayenin devamı gibi, ama hepsi ayrı zamanlara

ve durumlara aittir. Hiçbir şey tekrarlanmaz.

Gülsün Karamustafa’ya Roswitha Haftmann Ödülü

İsviçreli ünlü galeri sahibi Roswitha Haftman, 2001 yılından beri her sene olağanüstü düzeyde sanatsal üretime

imza atmış sanatçılara ödül veriyor. Ne mutlu ki ödül alanlar arasında bu yıl çok değerli sanatçımız da var. Gülsün

Karamustafa, Avrupa’nın görsel sanatlar alanındaki en yüksek parasal desteğine sahip bu sanat ödülü için seçilen

20. sanatçı oldu. Karamustafa’ya ödülü, 3 Aralık 2021 tarihinde İsviçre’de düzenlenecek bir törenle takdim

edilecek.

Aralarında Bern Sanat Müzesi, Basel Sanat Müzesi, Köln’de bulunan Ludwig Müzesi ve Kunsthaus Zürich gibi sanat

kurumlarının direktörlerinin de bulunduğu Roswitha Haftmann Vakfı Yönetim Kurulu, Gülsün Karamustafa’yı

“zamanımızın en sanatsal ve aynı zamanda politik olarak en ikna edici seslerinden biri” olarak tanımlıyor. Vakfın

bugüne kadar ödüllendirdiği sanatçılar arasında Sigmar Polke, Carl Andre, Lawrence Weiner, Jeff Wall, Maria

Lassnig, Pierre Huygues, Cındy Sherman, Michelangelo Pıstoletto, Mona Hatoum, VALIE EXPORT, Peter Fiscli/

David Weiss, Heımo Zobernig, Rosemarie Trockel gibi görsel sanatlar alanına önemli katkılarda bulunmuş pek çok

isim yer alıyor.

NYX

211


Meydanın Belleği, 2005

İki kanallı senkronize video, tek kanal ses 00:17:07

+

Mistik Nakliye, 1992

20 adet metal sepet ve saten yorgan / Enstalasyon görünümü

Kısa süreli bir hapishane deneyimi

yaşadığınız günlerde orada

gözlemlerinize dayanan resimleriniz ilk

kez "Vadedilmiş Bir Sergi’" adlı kişisel

serginizde sergilenmişti. O eserlerden

biraz bahseder misiniz?

1970’lerde yaşadığımız zor günler süresinde

sanatla ilgili üretmek, üretimine değer vermek,

sergilemek, saklamak bizler için öncelikli

değildi. Bir fırtına yaşamaktaydık. Bu bağlamda

yaşadığım hapishane sonrasını unutmamak için

yaptığım resimleri bir dosyaya koyup kaldırdım.

Arkadaşlarımız hala uzun yıllara mahkumken, `bakın

ben de içerde kaldım ve bu resimleri yaptım` diye

sergilemek aklımdan bile geçemezdi. Aradan geçen

42 yılın sonunda SALT`da açılacak “Vadedilmiş Bir

Sergi” için iş seçerken bu resim dosyasına rastladık

ve böylece günışığına çıktı. Gördük ki resimler

sadece zamanı için konuşmuyor aradan geçen inişli

çıkışlı birçok olaya da dokunuyor.

Peki Tate Modern ile olan ilişkiniz?

Pandeminin başındaki en çaresiz günlerimizde de

Tate Modern`in sitesinde kapalılık ve içerde olmayı

konu eden bir yazı eşliğinde bu resimlere referans

verilmesi, meseleyi bir başka yönüyle ele alması

açısından beni memnun etmişti.

Poster için Resim - 1977 1 Mayıs

(Dikiş Makinesiyle Sürekli Kırmızı Bayrak Diken Kadın)

50x70 cm

NYX

212


Sanatın Gözü

Erken Bir Temsiliyetin Sunumu, 1998

Dijital baskı 210x185 cm

+

Oryantal Fanteziler için Pekiştirme Serileri, 1998

Dijital baskı

Üç parça (Değişken boyutlar)

Enstalasyon görünümü

Avrupa’nın en prestijli sanat ödülü

Roswitha Haftmann Ödülüne layık

görüldünüz. Kutlarım. Bu değerli ödüle

sahip olmak nasıl bir duygu?

Aralarında Bern Sanat Müzesi, Basel Sanat Müzesi,

Köln’de bulunan Ludwig Müzesi ve Kunsthaus Zürich

gibi sanat kurumlarının direktörlerinin de bulunduğu

Roswitha Haftmann Vakfı Yönetim Kurulu,

Avrupa’nın görsel sanatlar alanındaki bu en prestijli

sanat ödülü için bu yıl ödüle beni layık gördü.

İsviçreli ünlü galeri sahibi Roswitha Haftmann’ın

(1924–1998) başlattığı bir inisiyatif olan ödül,

2001’den beri her sene olağanüstü düzeyde sanatsal

üretime imza atmış yaşayan bir sanatçıya veriliyor.

Vakfın bugüne kadar ödüllendirdiği sanatçılar

arasında Sigmar Polke, Carl Andre, Lawrence

Weiner, Jeff Wall, Maria Lassnig, Pierre Huygues,

Cındy Sherman, Mıchelangelo Pıstoletto, Mona

Hatoum, VALIE EXPORT, Peter Fiscli/David Weiss,

Heımo Zobernig, Rosemarie Trockel gibi görsel

sanatlar alanına önemli katkılarda bulunmuş pek çok

isim yer alıyor. Ben de bu ödül için seçilen 20. sanatçı

oldum. Ödüller her zaman sanatçıyı onurlandırır ve

memnun eder. Bugüne kadar bana değer veren ve

ödüllendiren herkese şükran borcum var.

samimi olmak, kimseyi rencide etmeden devam

etmek gerekiyor. Bazen işe başlamadan konunun

etik boyutlarını araştırmanın gereğini ve önemini

vurgulamak isterim. Bunun için işin ehli kişilere

danışmanın ve gerektiğinde birlikte çalışmanın

doğruluğuna inanıyorum.

Son olarak yakın zaman içinde ürettiğiniz

eserlerden biraz bahseder misiniz? Yeni

projeleriniz var mı?

27 Kasım 2021’de Hollanda’nın Eindhoven şehrinde

Van Abbe müzesinde büyük bir sergim var. Onun için

birkaç yeni üretim üzerinde birden çalışıyorum. Bu

sergi geçen yıl açılacaktı, fakat pandemi yüzünden iki

kez ertelendi. Umarım tekrar bir kazaya uğramaz.

40 yılı aşkın sanat pratiğinizde göç,

yerellik, kimlik, kültürel farklılık ve

toplumsal cinsiyet gibi konuları farklı

açılardan ele alırken nelere dikkat

ediyorsunuz? Asla yapmam dediğiniz ama

mutlaka şunu yaparım dediğiniz bir şey

var mı?

Sözü geçen konularda çalışmak büyük sorumluluk

istiyor. En ufak bir yanlışlık yapmamak, çok boyutlu

düşünmek, son derece dikkatli ama aynı derecede

NYX

213


Seyahat

Özgürlüğü

Bilançomuz

Vizesiz

Dünya

O. SUAT ÖZÇELEBİ

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

Kurucusu ve Sözcüsü

Siyasal İletişim Danışmanı

suat.ozcelebi@nyxmag.com

Yine Ağır!

İlkini geçen yıl yayınladığımız seyahat

özgürlüğü bilançosunu 2021 yılında da

güncelledik. Aslında olumluya doğru bir

değişim olduğu söylemek maalesef mümkün

değil. Türkiye’de insanlar hala seyahat

özgürlüğü konusunda dünyada birçok ülkede

eşi benzeri olmayan sorunlarla karşı karşıya.

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri olarak 11 yıldır hem

bu algıyı değiştirmek hem de kamu otoritesinin

ciddi değişiklikler yapması için kampanyalar

yapıyoruz, sorunları duyurmaya çalışıyoruz.Temel

bir insan hakkı olan “seyahat özgürlüğü” konusunda

2021 yılında da Türkiye’de maalesef bir ilerleme

kaydedilemedi.

Yurtdışı Çıkış Harcı

Dünyada sadece özel yasasıyla birlikte Türkiye’de olan

bir uygulama. (Başka ülkelerde turistler dahil özellikle

uçak biletlerine giydirilerek herkese uygulanan çıkış

harçlarından farklı bir uygulama)

7 yaş üzerinde olan bazı istisnalar dışında tüm

yurttaşlarımızın yurt dışına çıkarken ödedikleri bir

harçtır. 15 lira idi, 50 liraya çıkarıldı. Cumhurbaşkanının

150 liraya kadar artırma yetkisi var.

NYX

214


Vizesiz Dünya

Pasaport

T.C. pasaportu Dünyanın en pahalı pasaportu ünvanını

döviz kurundaki oynamalar nedeniyle Avustralya

pasaportuna devretti. Şu anda dünyada 2. En pahalı

pasaport. Ancak asgari ücret karşılaştırması ile birlikte

ele aldığımız zaman dünyanın açık ara en pahalı

pasaportu. 10 yıllık pasaport tam 1.265,40 TL.

Pasaportumuzun dünyada eşi benzeri olmayan

özellikleri var:

Her yıl otomatik olarak zamlanan dünyanın tek

pasaportu. Özel yasa gereği her yıl ekim ayında

yeniden değerleme oranında zamlanıyor.

Pasaportlarımız Darphane’de basılıyor ve maliyeti

sadece 8,26 lira (2018) ve biz 150 katı ücret

ödüyoruz.

24 yaşın altındaki öğrenciler sadece defter ücreti

ödeyerek, 160 liraya pasaport sahibi olabiliyorlar.

Ancak öğrenci olmayan tüm çocuklarınız için 5

yıllık pasaporta 10 yıllık pasaport ücreti ödemek

zorundasınız.

Dünyanın birçok ülkesinde yaşlılar için (+65 yaş)

pasaport ücretleri indirimli Türkiye’de bu da

uygulanmıyor.

Çipli pasaporta geçildikten sonra pasaport sayfa sayısı

64 olarak korunmuştu, fakat son 2 yıldır pasaportların

sayfa sayısı yarıya yakın düşürüldü. Artık 38 sayfa.

Yani daha hızlı dolacak ve tekrar ücret ödemek

zorunda kalacağız.

Yeşil Pasaport Ayrımcılığı

Dünyada 3 çeşit, Türkiye’de 4 çeşit pasaport var.

4. pasaportun adı Hususi (Yeşil) pasaport, devletin

bürokratları ve ailelerine vize ve harç için sağladığı bir

imtiyaz. Ancak yaklaşık 1,5 milyon kişinin kullandığı

bu imtiyaz yurttaşlar arasında ayrımcılık yaptığı

için Anayasa’nın kanun önünde eşitlik ilkesine açık

bir şekilde aykırıydı. Şimdi bu ayrıcalık artırıldı,

belli ihracat koşullarını yerine getiren şirketlere, iş

adamlarına ve son olarak belli bir süre görev yapmış

avukatlara da veriliyor.

Sayıları gittikçe artan ve sadece 160 lira defter ücreti

ödeyen, harç ödemeyen yeşil pasaportlular açık bir

eşitsizliğe imza atıyorlar.

Özellikle son aylarda ortaya çıkan gri pasaport

skandalları nedeniyle “yeşil pasaport” için de bazı

kısıtlamalar getirilmesinden söz ediliyor.

NYX

215


Vizesiz Dünya

Temel bir insan hakkı olan

“seyahat özgürlüğü” konusunda

2021 yılında da Türkiye’de

maalesef bir

ilerleme kaydedilemedi.

Vize Sorunları

Avrupa Birliği (AB) haksız vize uygulamalarını ve

yüksek vize harçlarını sürdürüyor. Giriş kapılarında

ve konsolosluklardaki kötü muamele ve keyfi vize

vermeme tutumunda belli bir iyileşme olsa da

maalesef bu uygulamalar da sürüyor. Hala vize

işlemlerinde defalarca vize almış kişiler için bile

gereksiz bir bürokrasi ve evrak yığını ile insanlar adeta

bezdirilmeye, caydırılmaya çalışılıyor.

Geri Kabul Antlaşması ve ardından yürürlüğe gireceği

belirtilen “vize muafiyeti” hala bir hayal olarak

duruyor. 60 Euro olan schengen vize ücreti 2020

yılında Avrupa Komisyonu tarafından 80 Euro’ya

çıkarıldı. Ayrıca vize işlemlerini yapan bürolar

20 Euro daha alıyorlar. 4 kişilik bir ailenin AB seyahati

ulaşım, konaklama ücretleri hariç toplam vize ücreti

320 Euro’yu buluyor. Temel bir insan hakkı olan

seyahat özgürlüğü, Ankara Antlaşması’yla tanınmış ve

işletilmeyen “Vizesiz Avrupa” hedefleri, bugün AB için

Türkiye ile siyasi bir pazarlık konusuna indirgenmiş

durumda.

Pandemi nedeniyle vize aldığı halde bunları

kullanamayan kişilerin vize ücretlerinin iadesi ya da

aynı sürelerle yeni vizeler verilerek bu haklarının

güncellenmesi ile ilgili de hiçbir şey yapılmadı. Vizeler

yandığı ile kaldı.

AŞI PASAPORTU

Pandemi ile birlikte vizelerle ilgili yeni başlıklar ve

yurttaşlarımızdan bürokratik farklı talepler beklenmesi sürpriz

olmayacak. Örneğin kimi AB ülkelerine girmek için 2 doz aşı ve

14 günlük karantina yaşamamak için 48 saat içinde yapılmış

Covid-19 testi şu anda birçok ülkede uygulanıyor.

AB ülkeleri çift doz Biontech aşısı olmuş kişileri kabul ederken

İngiltere kırmızı listeden yeni çıkardığı Türkiye için çift doz

Biontech aşısı olsanız bile gittiğiniz adreste 10 gün karantinayı

zorunlu kılıyor.

Dünyada ABD dahil birçok ülkede pandemi ve aşı uygulamaları ile

seyahat kuralları değişiklik gösteriyor. Seyahatinizi planlamadan

önce güncel bilgilere ulaşmak çok önemli.

Örneğin Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin bütün güncel seyahat

kuralları ve aşı ile ilgili bilgileri “Reopen EU”

(https://reopen.europa.eu/en) adlı internet sayfasından

edinebilirsiniz. Bu kuralların ülke bazlı olarak sık sık değiştiğini

tekrar hatırlatıyorum, kontrol etmeyi unutmayın.

NYX

216


NYX

217


İYİ GÜNDE,

KÖTÜ GÜNDE

SOSYAL MEDYA

Post

Büyücüsü

BURÇİN YAŞAR ÜNER

Sosyal Medya Uzmanı

burcin.uner@nyxmag.com

Sosyal medya isim olarak sosyalleşme ve

haber alma anlamlarını içeriyor. İyi günlerde

sosyal medya kullanmak çok keyifli, peki ya

kötü günlerde? Ülkece felaketlerle dolu bir

yaz geçirdik. Önce günlerce süren, bir türlü

söndürülemeyen yangınlarla hem ormanlarımız

hem içimiz yandı, hemen ardından sellerle

kaybettiğimiz koca bir ilçe oldu... Peki bu felaket günlerinde

sosyal medyayı doğru kullanabildik mi?

Sosyal medya kullanırken amacımız iletişim kurmak ve bilgi

paylaşımı yapmak. Sadece kötü günlerde değil her zaman

kimleri takip ettiğimize, kimlerle iletişimde olduğumuza

dikkat etmemiz gerekirken, özellikle felaket günlerinde bu

daha da önem kazanıyor. Çünkü bir olay ne kadar büyükse

bilgi kirliliği de o kadar fazla oluyor. Birçok hesap, resmi

kaynaklar tarafından doğrulanmış bilgileri paylaşmak

yerine, dikkat çekecek ve etkileşimi arttıracak yanlış bilgiler

paylaşıyor. Örneğin biz Manavgat yangınının ne durumda

olduğunu merak ettiğimiz için sosyal medyada gezinirken,

2019’da yanan Avustralya ormanlarından görüntüler

karşımıza çıkabiliyor. Bunun ise bizi o anda psikolojik olarak

daha da çökertmekten başka bir işe yaramadığı bir gerçek.

Ve maalesef kötü kullanımın en masum hali bu.

Daha tehlikeli bir grup ise felaketin sebebini hemen bulanlar.

Yangın şundan çıkmış, teröristler yapmış, x holding yine

otel yapacakmış vb paylaşımlar, bize o anda hiçbir fayda

sağlamamakla beraber, belli bir kesimi hedef gösterip nefreti

onların üzerine yoğunlaştırıyor. Bunun sonuçları ise tehlikeli

olabiliyor.

Yapmamız gerekenin ne olduğuna gelecek olursak; sosyal

medya hem afet sırasında hem de sonrasında gönüllüleri

harekete geçirmek için kullanılabilir. Ayrıca acil bir durumda

yardım etme isteğini belirtmek için de kullanılabilir.

Kurtarma çalışmalarına katılabilecek fiziksel güçte ve

konumdaysanız ama nereye nasıl yardım edeceğinizi

bilmiyorsanız sosyal medya üzerinden topluluklara

seslenebilirsiniz. Resmî kurumların ya da güvendiğiniz

hesapların bu konudaki paylaşımlarını repost ederek sizin

durumunuzdaki diğer insanları da harekete geçirebilirsiniz.

Kaos günlerinde bireysel hareket etmek yerine örgütlenmek

çok daha faydalıdır.

NYX

218


Post Büyücüsü

Örgütlenmek demişken bir diğer dikkat etmemiz

gereken konu, daha afet sona ermeden düzenlenen

yardım kampanyaları. Örneğin yaşadığımız son

felaketlerde daha yangınlar söndürülememişken,

başka birtakım şeylere daha çok ihtiyaç varken

hemen yanan bölgelere ağaç dikme kampanyaları

paylaşılmaya başlandı. Birçoğumuz bağış yapıp,

kampanyayı başkaları da görsün diye hesaplarımızda

paylaştık. Bu elbette iyi niyetle yapılmış bir

hareket fakat sonradan uzmanlar, yanan bölgelere

hemen ağaç dikmenin doğru olmadığını, doğanın

kendi haline bırakıldığında daha hızlı iyileşeceğini

açıkladılar. Elbette bağışlanan paralar boşa gitmedi,

kurum toplanan bağışlarla, yanan yerler yerine

başka yerleri ağaçlandıracaktır. Ancak duyarlılık

yarışına girmeden sakin ve mantıklı hareket etmekte

fayda var. Bağış yaparken de dolandırıcıların ağına

düşmemek için de ya resmi kurumlara, ya da birebir

tanıdığımız güvendiğimiz insanların yürüttüğü

kampanyalara katılmaya dikkat etmeliyiz.(Evet böyle

büyük felaketleri bile fırsata çevirmeye çalışan

insanlar maalesef var)

Duyarlılıktan bahsetmişken, felaket günlerinde

en çok eleştirilen insanlar günlük paylaşımlarına

ara vermeden devam edenler oldu. Elbette

bu onların olanlardan etkilenmediği anlamına

gelmez ancak rutin paylaşımlarımıza ara vermenin

düşünemediğimiz faydaları olabilir. Yani bunu

yapmadaki asıl amacımız “duyarlı görünmek”ten

öte, faydalı bilgi akışına engel olmamak. Bir afet

sırasında sosyal medya, yol kapatma güncellemeleri,

tahliye yolları, afetzedeler için oluşturulmuş yardım

alanları, sığınak yerleri ve daha fazlası gibi en güncel

bilgilerin büyük kitlelere ulaşmasını sağlar. Bunun

yanında yakınlarını ya da evcil hayvanlarını arayıp

bulamayanlar da tabii ki en etkili ve hızlı yol olan

sosyal medyayı kullanıyor. Dolayısıyla o gün nerede

kahve içtiğimizi paylaşmak yerine, güvendiğimiz

hesapların paylaştığı bu tür haberleri repost ederek

daha faydalı olabiliriz. Repost etmek istemiyorsak da

en azından sessiz kalarak akışta kalabalık etmemek

bir tercih olabilir.

Tüm bunların dışında farkında olmadan kendimize

yaptığımız bir kötülüğü bilim insanları artık

“doomscrolling” olarak adlandırıyor. Türkçe’ye

“felaket kaydırması” olarak çevirebileceğimiz bu

terim, bizi üzeceğini, endişelendireceğini veya

sinirlendireceğini bildiğimiz haberleri okumaktan

kendimizi alamadığımız anlamına geliyor. Kriz ve

belirsizlik dönemlerinde birçoğumuz doğal olarak

haberlere daha fazla dikkat ediyor, cevaplar arıyoruz.

Bunda şaşıracak bir şey yok ama şunu söylemeliyiz:

haberlerin çoğu kötü! Bunu bildiğimiz halde hala

sayfaları kaydırmaya devam ediyoruz. Ancak

uzmanlara göre üst üste çok fazla kötü habere maruz

kalmanın ruh sağlığımıza olumsuz etkileri var.

Amerika Birleşik Devletleri tarihinin en yıkıcı ve en

ölümcül kasırgalarından biri olan Katrina Kasırgası

bundan 16 yıl önce Körfez Kıyısını vurduğunda,

Facebook sadece bir yıldır hayatımızdaydı. Standart

iletişim biçimleri televizyon, gazeteler, radyo, sabit

telefonlar ve cep telefonlarıydı. 'Sosyal medya' bu

derecede önemli değildi ve kesinlikle bugün olduğu

gibi afete hazırlık, kurtarma ve yardım üzerinde

büyük bir etkiye sahip değildi. Ancak artık insanların

haberleri alma biçiminde bir değişiklik meydana

geldi. Birçoğumuz gece haberlerini veya sabah

gazetelerini beklemek yerine, olaylar gerçekleştiği

anda öğrenebiliyoruz ve aslında bilgiye ulaşma

hızının gerçekten ne kadar değerli olduğunu yeni

yeni öğrenmeye başlıyoruz. Üstelik bir felaket

nedeniyle diğer iletişim biçimleri kesilse bile, sosyal

medya hala var. İyi ki de var...

NYX

219


CEP TELEFONUNDAN UZAK

KALAMAYANLAR DİKKAT!

NOMOFOBİ OLABİLİRSİNİZ

Dijitalleşmenin artması ile birlikte görülmeye

başlayan nomofobi, özellikle gençler arasında

giderek yaygınlaşıyor. Nomofobinin sıklıkla telefon

bağımlılığıyla birlikte görüldüğünü söyleyen

Çakmak Erdem Hastahanesi’nden

Uzman Psikolog Tuğçe R. Tuncel Dursun,

konu hakkında açıklamalarda bulundu.

İngilizce no mobile phobia kelimelerinin kısa

okunuşu olan nomofobi, cep telefonundan uzak

kalma korkusu olarak tanımlanmaktadır. Peki, siz

hiç böyle bir korku yaşadınız mı? Günde kaç kez

telefonunuza bakıyorsunuz hiç düşündünüz mü?

Yapılan araştırmalara göre günde ortalama 2617

kez telefonumuza bakıyoruz ve maalesef bu sayı,

telefon bağımlısı olanlarda ise çok daha yüksek.

Uzman Psikolog Tuğçe R. Tuncel Dursun, giderek

yaygınlaşan bu fobi hakkında şu açıklamalarda

bulundu: “Nomofobi kişilerin cep telefonu aracılığı

ile kurdukları iletişimden kopma korkusu olarak

tanımlanmaktadır. Literatürde özgül fobiler arasında

yer almaktadır. Cep telefonu kullanımı ile birlikte

beyin de dopamin salınımı artar ve dopomin salınımı

artması ile birlikte kişiler, telefona karşı bağımlılık

geliştirebilirler. Nomofobi olan kişiler telefonları

ile sürekli iletişim ağlarının engellenmesi üzerine

korku, kaygı ve düşünceleri olduğundan dolayı günlük

yaşantılarına odaklanmakta zorlanmaktadırlar.

Dolayısıyla bu kişilerin akademik ve iş yaşantısında

birçok başarısızlıklar gözlenebilmektedir.”

Nomofobi olup olmadığımızı anlamak için bazı

davranışlarımızı gözden geçirmemiz gerektiğini

belirten Dursun, sözlerine şöyle devam etti: “Eğer

ki telefonda fazla iletişim için zaman harcıyorsak,

telefonun şarjının bitmesinden endişeleniyorsak ve

bitmemesi için önlemler alıyorsak, (örn: yanımızda

şarj aleti taşıma veya yedek telefon taşıma) cihaz

kullanımının yasak olduğu ya da şebeke sorunu

yaşanılan ortamlardan kaçınmaya çalışıyorsak,

telefonla birlikte uyuyor ve telefonu sürekli açık

tutuyorsak nomofobiden şüphelenebiliriz. Bu durum

kişilerin yaşamlarının işlevselliğini bozduğunda destek

almalarını öneririz.”

KİŞİLER BU FOBİYİ YENEMEDİKLERİNDE DESTEK

ALMAKTAN ÇEKİNMEMELİ

Nomofobiye kendi başına çözüm bulamayan kişilerin,

kendilerini hazır hissettiklerinde psikoterapi sürecine

başlamalarını öneren Dursun, terapi süreci hakkında

şunları söyledi: “Nomofobiden kurtulmak için

genellikle BDT yani bilişsel davranışçı terapi yöntemi

uygulanmaktadır. Terapinin amacı kişilerin telefonla

kurdukları iletişimlerinin kesilmelerine yönelik

korkularını ve kaygılarını oluşturan düşüncelerini

değiştirebilmektir. Terapi sürecinde kişileri aşamalı

maruz bırakarak telefonla olan iletişimlerini azaltması

sağlanmaktadır. Yapılan araştırmalara göre sosyal

medya kullanımının artması ile birlikte ilerleyen

süreçlerde kişinin nomofobi olma olasılığı artmaktadır.

Bu sebeple kişinin sosyal medya kullanımını da

azaltması önerilmektedir.”

Uzman Psikolog Tuğçe R. Tuncel Dursun

Çakmak Erdem Hastahanesi

NYX

220


Sosyal Medya

Hayata Destek Programı

El ele verip, paylaşarak yaşamı iyileştirebilir kılma yolunda adımlar atan Studio Canlı, özellikle son dönemde tüm

ülke olarak yaşadığımız, acısını derinden paylaştığımız yangın ve sel felaketlerinin hepimizde yarattığı zihinsel ve

ruhsal olumsuz etkileri bir nebze hafifletmek adına ücretsiz duygusal destek programı “Hayata Destek” projesini

hayata geçirdiğini duyurdu.

Studio Canlı platformunun kurucularından Nilay

Aydoğan, “Yıl boyu sürecek ve ücretsiz olarak

kullanıcılarıyla buluşacak “Hayata Destek”

programında iyileşmeye yardımcı olabilmek için

klinik psikologlarımızla destek grupları, uzman

koçlarımızla konuşma çemberleri ve sakinleşmek

için meditasyonlar hazırladıklarını paylaştı. Studio

Canlı’nın bir diğer kurucu ortağı Erhan Ali Yılmaz

ise “Türkiye'de "Hayata Destek" programının zor

günler geçiren ve bir desteğe ihtiyaç duyan bireylere

gerçekten iyi geleceğini” aktardı.

Studio Canlı bünyesinde geliştirilen ve Studio

Canlı eğitmenleri tarafından gönülü olarak sunulan

“Hayata Destek” programı; özellikle son dönemde

yaşanılan yangın ve sel felaketlerinin ülkemizde

yaratmış olduğu duygusal, zihinsel ve ruhsal olumsuz

etkileri hafifletmek ve bireylere desteğe ihtiyaç

duydukları anlarda duygusal bir destek sunmayı

amaçlıyor. Program, psikologlar önderliğinde

açılan destek gruplarına katılmayı, Studio Canlı’nın

uzman koçları ile konuşma çemberlerinde bir araya

gelmeyi, mindfulness ve meditasyon etkinleri ile zihni

sakinleştirmeyi temel alıyor. Yıl boyunca ücretsiz

sunulan “Hayata Destek” programının derslerine

katılmak için Studio Canlı uygulamasını telefonunuza

indirip “Hayata Destek” bölümüne göz atmanız yeterli.

NYX

221


flört uygulamalarını

kullananlar dikkat!

Kaspersky tarafından yakın zaman önce yaptırılan global anket,

flört uygulamalarının rolünü ve mevcut teknoloji ve ilişkilerin durumunu ortaya koyuyor.

Araştırmanın bulgularına göre flört uygulamalarını

hedef alan dolandırıcılar, bu tür hizmetleri kullanmak

isteyenlerin önünde ciddi bir engel oluşturuyor.

Özellikle ankete katılanların %38'i dolandırıcılar

tarafından kandırılmaktan korktukları için bunları

kullanmaktan korkuyor, Türkiye’de ise bu oran %29.

İnsanların %34'ü genellikle flört uygulamalarında

insanlara güvenmiyor. Ancak, ankete katılanların

yalnızca %15'i siber suçlular tarafından hedef alındı

ve dolandırıcılarla iletişim kuran %31'i saldırıdan

kaçınmayı başardı.

Milyonlarca kişi, bir partner bulmak için çevrimiçi

arkadaşlık uygulamalarını veya sosyal ağ sitelerini

kullanıyor. Ancak bu esnada birçok insan aradığı aşkı

bulmak yerine, onları para için kandırmaya çalışan

dolandırıcılarla karşılaşabiliyor. Dolandırıcıların flört

hizmetlerine olan ilgisi, bu platformlardaki insanların

kişisel bir bağlantı aradıklarını bilmelerinden ve

bundan faydalanmak istemelerinden kaynaklanıyor.

Flört uygulamalarında karşılaşılan tüm farklı

sorunlar arasında kullanıcılar en çok başka biriymiş

gibi davranarak kandırmaca (%51), kötü niyetli

bağlantılar veya ekler (%21) ve kimlik hırsızlığıyla

(%17) karşılaştı. Türkiye’deki kullanıcılar ise en çok

%53 oranıyla başka biriymiş gibi davranan kişilere

rastladığını belirtiyor.

Bu tür uygulamalarda saldırıdan kaçınmayı

başaranların %50’si sahte görünen şüpheli

profile sahip dolandırıcıyı tespit edebildiler.

Saldırıya uğrayanlar bu sırada son derece dikkatli

davrandılar ve %49’u potansiyel flörtlerine asla

para göndermediler ve %47’si ise şüpheli mesajlara

dikkat ettiler. Ankete katılanların neredeyse beşte

biri (%21), dolandırıcı video görüşmesi düzenlemeyi

reddettiğinde bu durumu şüpheli buldu.

Gizlilik eksikliği, flört uygulamaları için de ciddi bir

sorun. Ankete katılanların %26'sı kişisel verilerinin

çevrimiçi ortamda dolaştırılacağından endişe duyuyor.

Ayrıca, kullanıcıların %19'u kişisel bilgilerini daha gizli

hale getirmek istedikleri için flört hizmetlerini sildi.

NYX

222


Sosyal Medya

İnsanların %38'i dolandırıcılardan korktukları için

flört uygulamalarını hiç kullanmadı

Kaspersky Güvenlik Araştırmacısı

David Jacoby, şunları söylüyor:

“Çevrimiçi flört riskli bir macera olarak

algılanabilir, çünkü tanışmanın başlangıcında

birbiriniz hakkında hiçbir şey bilmiyorsunuz.

Bununla birlikte bazı işaretlere dikkat

etmek, tetikte kalmanıza ve dijital eşinizin

davranışına dikkat etmenize yardımcı olabilir.

Çevrimiçi randevunun ilk veya ikinci gününde

sizden para veya kişisel bilgiler isterlerse,

iletişim kurmaya devam etmenin güvenli olup

olmadığını değerlendirin. Ek olarak güvenlik

önlemleri, çevrimiçi flört deneyiminizi güvenli

ve eğlenceli tutmanın yararlı bir yolu olabilir.”

Kendinizi korumak için dolandırıcının neyin peşinde olduğunu

anlamanız gerekir. Para mı? Veri mi?

Biri kimliğinizin peşinde mi? Yoksa diğer kişi sizi takip etmek veya

duygusal olarak şantaj yapmak mı istiyor?

İnternette flört ederken dolandırıcılardan kaçınmanıza

yardımcı olmak için Kaspersky şunları öneriyor:

Ev adresiniz veya iş yeriniz gibi hassas bilgilerin kamuya açıklanmadığından emin olmak için

sosyal medya hesaplarınızda ve flört uygulamalarınızda gizlilik ayarınızı iki kez kontrol edin.

Küçük bir kontrol yaparak doxing riskini azaltabilirsiniz. Google aramanızı kendiniz yapın.

Hakkınızda bilgi bulmaya çalıştığınızı, nelerin sizin işinize yarayabileceğini hayal edin.

Bulduğunuz verilere şaşırma ihtimaliniz yüksek.

Birden çok cihazda gelişmiş koruma sunan etkili bir güvenlik çözümü kullanın. Kaspersky

Security Cloud uygulamalarınızı yönetmenize, gerekli olmadığı durumlarda izinleri

kaldırmanıza ve kimlik avı ve diğer tehditlere karşı koruma sağlamanıza yardımcı olabilir.

Telefon numaranızı veya mesajlaşma uygulaması bağlantınızı paylaşmayın. Flört

uygulamasının yerleşik mesaj platformlarını kullanmak daha güvenlidir ve sohbet ettiğiniz

kişiye güvenebileceğinizden emin olana kadar bu platformda kalmanız akıllıca olacaktır.

Anket hakkında

Haziran 2021'de Kaspersky, Sapio'yu flört uygulamalarının rolünü ve mevcut teknoloji ve ilişkilerin

durumunu araştırmak için 18 binden fazla katılımcıyla çevrimiçi bir anket yürütmesi için görevlendirdi.

Ankete Birleşik Krallık'tan 2.000, ABD, Fransa, Almanya, İspanya, İtalya, Hollanda'dan 1.000’er; İsviçre,

Avusturya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, BAE, Güney Afrika, Türkiye, Mısır, Çin, Japonya, Hindistan,

Avustralya, Endonezya, Brezilya, Kolombiya, Şili, Peru, Arjantin, Meksika ve Rusya’dan 500’er kişi katıldı.

NYX

223


Bilinçli ve

suskun zihin,

Denge

ASU ÇETİN

Yoga Egitmeni

hareketsiz

beden

Son poz Savasana; Bilincimiz yerinde olacak

şekilde, sırt üstü yere yatarak, bedenimizin

ağırlığını tamamen yerküreye bıraktığımız ve

hareketsiz kaldığımız bir pozdur. Poz sırasında

bedenini gözlemleyerek gergin alanlarını

gevşetir ve rahatlatırsın. Damağını, çeneni,

omuzlarını, boynunu, sırtını, kalçalarını, dizlerini,

topuklarını, belini, sırtını ,kollarını ...

Bedenle başlayan gevşeme, nefesine ve zihnine de yansır.

Stres ve kaygı seviyen düşer. Konsantrasyonun artar.

Kolay gibi görünsede bu pozun hakkını verip derinleşmek

pek de kolay değildir. Poz; zihni susturmayı, hareketsiz

kalmayı, serbest bırakmayı ve anda kalmayı hedefler. Benim

için aynı zamanda bir nevi meditasyondur. Mediyasyona

oturmak sana zor geliyor ve konsantre olamıyorsan

savasana pozu iyi bir başlangıç olacaktır. ☺ Bilinçli ve

suskun zihin, hareketsiz beden.

NYX

224


Denge

Savasana

Bir yoga dersinin son pozu

ve dersin kapanış ritueli.

Savasana; bırakma hali, o anda olanlara teslim olma

halidir. Gerginliğini, stresini farkettiğin ve olduğu

yerde bıraktığın pozdur. Hiçbir şey yapmak zorunda

olmadığın tamamen sana ait bir zaman dilimi içinde

olursun. Gün içerisindeki veya daha öncesinden

birikmiş kırgınlıklarını, öfkeni , üzüntünü rahat

bıraktığın bir alandır.

Tek başına bile bu poz benim için bir yoga pratiğidir.

Yoğun koşu idmanlarımdan veya zor geçen bir günün

ardından eve girip sadece Savasana pozu ile pratik

yaparım. Derin bir dinlenme ile, negatif enerjileri

bedenimden atarak kendimi yeni bir başlangıca hazır

kılarım.

Gün içinde, hayatın akışında ihtyacımız olan kıymetli

bir pozdur. Sen de bu pozu deneyimleyerek hayat

akışındaki etkilerini gözlemleyebilirsin.☺

Yoga pratiğinin kapanış ritüeli. Rahat bağdaş

oturuşundasın, gözlerin kapalı, ellerin kalbinin

üstünde yer alıyor. Dikkatini nefesine ve olduğun

ana ver. İzin ver zihnin kalbine doğru geçmeye

başlasın. Kendine niyetini hatırlat. Olan veya

olmamış herşeye şükürlerini gönder. Başını kalbine

doğru eğ. Kendine teşekkür et ve gözlerini aç.

Bu rituel, odaklanma gücümü ve kendime olan güven

duygumu arttırıyor. Yapmakta olduğum her ne ise

daha etkin bir şekilde hareket ediyorum .

İllaki partik sonrasında yapmak zorunda değilsin.

İhtiyacın olduğunu hissettiğin herhangi bir

anda kendine kısa bir zaman ayırarak bu ritueli

gerçekleştirebilirsin. Bu sayede kendin ile bağ

kuarabilir, kendini taktir edebilir ve potansiyelini

hatırlayabilirsin.

Dünya olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Üzücü ve

tatsız olaylar ile karşı karşıya kaldığımız bir sürecin

içerisindeyiz. Maalesef hayatımızda her zaman

harika şeyler olmuyor. Zorluklar karşısında sağlıklı

bir düşünce yapısına sahip olmak , güçlü kalmak,

çevremize ve kendimize faydalı olmak durumudayız.

Bu nedenlede bedenimize ve ruhumuza bakma

sorumluluğunu almalıyız. Yoga bunun için iyi bir

araçtır. Yogaya savasana ve niyet, şükür ritüelleri

ile başlayabilirsin. Hayatını mümkün olduğu kadar

huzur içinde geçirmeyi seçerek keyifli ve eğlenceli

deneyimler kazanabilirsin.

NYX

225


NYX

226


NYX

227


POLONYA

Happily

Ever

Abroad

ASLI EREN ERYILDIR

ASLEN EDU Kurucusu

Yurtdışı Eğitim Uzmanı

asli.eryildir@nyxmag.com

Keşfedilmemiş

Bir Eğitim Rotası

Uzun yıllardır yurt dışı eğitim sektörünün

içinde biri olarak şunu söyleyebilirim ki; bazı

ülkelerin değeri hiçbir zaman değişmiyor.

Öğrencilerin her zaman ilk tercihleri

İngiltere, Amerika ve aslında son 10 yılda

yıldızı biraz daha parlamış olan Kanada

oluyor. Çok haksız sayılmazlar ☺

Bu ülkelerde kaliteli eğitimi garanti eden çok iyi okullar

bulabileceğimiz şüphesiz. Fakat iş bütçeye gelince maalesef

bu popüler ülkelerimiz her öğrenciye uymuyor.

Her zaman söylediğim gibi; kaliteli eğitim sadece 3-5 ülke

ile sınırlı değil. Daha uygun fiyatlarda da iyi eğitim almak

mümkün. Tabii ben de bunu eğitim danışmanlığı yaptığım ilk

yıllarda değil zamanla fark ettim ve haklı olduğumu da bu

geçen zaman içerisinde gidip dönen, geri bildirim aldığım

öğrencilerimle kanıtlamış oldum.

Peki bunlar hangi ülkeler?

Farklı seçenekler sayabiliriz ama benim bu yazımda anlatmak

istediğim ülke – POLONYA!

Polonya bir Avrupa ülkesi – sadece bu madde bile

öğrencilere hem okurken hem de mezun olduktan sonra

birçok avantaj sağlıyor. Öğrenciler Avrupa eğitim sistemi

ile eğitim alıyor, eğitim alırken boool bol Avrupa’yı geziyor,

daha çok tanıyor, daha çok tanışıyor, daha çok öğreniyor ve

tecrübe kazanıyor. En önemlisi de mezun olduktan sonra

Avrupa’da geçerli diplomaya sahip oluyor.

NYX

228


Happily Ever Abroad

Sunduğu avantajların yanı sıra, Nasıl bir ülke Polonya?

Bu sorunun cevabı bende de okuduklarım,

araştırdıklarım ve öğrencilerimden gelen geri

bildirimler ile sınırlıydı. Fakat 2 yıl önce – öğrenci

yönlendirdiğimiz ülkeleri görmek ve görüştüğümüz

öğrenciye gerçekten uygun olup olmadığını daha

iyi anlayabilmek adına mutlaka bu ülkeyi ziyaret

de etmemiz gerektiğini hatırlayarak– Almanya’ da

katıldığım bir fuar sonrasında Polonya’ ya bir seyahat

planladım ve gezimin sonucunda edindiğim ufak

bilgileri sizlerle de paylaşmak istiyorum.

Öncelikle şunu söylemeliyim; Almanya’dan Polonya’ya

geçmek oldukça kolay ☺Ben Berlin’ de olduğum için

buraya en yakın olan Poznan şehrini kendime ilk rota

olarak belirledim.

Poznan meydanı

Kaldığım hostelin sokağı

POZNAN

Umduğumdan fazlasını bulduğum yerleri her zaman çok

sevmişimdir! Poznan şahane bir öğrenci şehri. Daha küçük ve

ekonomik, yaşaması kolay ama aynı zamanda dinamik bir şehir hayat

sunuyor.

Poznan Teknoloji, Adam Mickiewicz Üniversitesi ve Poznan

Ekonomi Üniversitesi gibi birçok üniversiteye ev sahipliği yapıyor

ve bunların arasında Adam Mickiewicz gibi dünya üniversiteleri

de mevcut. Bu üniversitenin kampüsüne girdiğimde kendimi

bambaşka bir dünyaya girmişim gibi hissettim. Polonya’daki devlet

okullarından aşırı modern binalar beklemeyin. Ama kendi tarzında

oldukça güzel mimariye sahip taş binalar.

Poznan aynı zamanda yeşili de bol görebileceğiniz bir şehir. Ben

şehir turumu buradaki adıyla MARTI – yani scooter ile yapmayı

tercih ettim, yollar çok yokuş olmadığı için bu tarz ulaşım yöntemleri

oldukça ideal. Aynı zamanda şehirde bir tramvay hattı var, bunu

da ulaşım için rahatlıkla kullanabiliyorsunuz. Şehrin meydanı –

tam da Avrupa şehirlerinde görebileceğiniz kocaman bir meydan

şeklinde. Etrafında birçok restoran, cafe sıralanmış… Ben kışın

gittiğim için restoranların içindeki keyifli anlara şahit olabildim –

yaz döneminde eminim ki bu meydan cıvıl cıvıl daha da çok insanla

doluyordur. Otel olarak da gene merkezde küçük bir hostel tercih

ettim, burada Poznan’ da okuyan öğrencilerle tanışma fırsatı da

buldum ve şehirden ne kadar keyif aldıklarını onlardan da dinledim.

Tek sorun, fazla merkezi bir hostel olduğu için, gece yarısına kadar

sokaklarda eğlenen öğrencilerin seslerinden uyuyamamak oldu ☺

Gene de edindiğim güzel deneyimlerin hatırına bunu sorun etmedim

ve Poznan’ ın güzel bir öğrenci şehri olduğundan bir kez daha emin

oldum.

Poznan Ekonomi Üniversitesi

Adam Mickiewicz Üniversitesi

NYX

229


Happily Ever Abroad

VARŞOVA

Tabii ki Polonya’ya gitmişken Polonya’nın İstanbul’u diyebileceğim

ve en çok okula ev sahipliği yapan Varşova şehrini görmeden

dönemezdim. Airbnb’ den tuttuğum odaya vardığımda saat geceydi,

ilk izlenimim ise oldukça güvenli bir şehir olması oldu çünkü yabancı

bir ülkede ve çok geç bir saatte eve varmama rağmen huzursuzluk

yaratacak hiçbir şey yaşamadım. Ertesi gün ilk olarak Polonya’daki iş

ortaklarım ile görüştüm ve sayelerinde SWPS, Warsaw Technology

Universitesi, Vincent Pol Üniversitesi, Lazarski Üniversitesi gibi bir çok

üniversiteyi ziyaret etme şansım oldu. Özellikle özel okullar oldukça

modern binalardan oluşuyor, konum olarak da merkeziler. SWPS

psikoloji alanında çok fazla öğrenci yerleştirdiğim bir okul olduğu

için özellikle ziyaret etmek istediğim bir okuldu ve sosyal anlamda da

eğitiminden geri kalmadığını görmek beni ayrıca mutlu etti.

Şehir olarak ise VARŞOVA oldukça büyük bir şehir

diyebilirim. Hem çok modern hem de eski şehre (old

town) gittiğinizde tarihi dokusunu da sonuna kadar

hissedebileceğiniz bir şehir. Cadde üzerinde, hatta

sokak aralarında, oldukça keyifli restoranlar, cafeler,

barlar görebilirsiniz. Aynı zamanda büyük alışveriş

merkezleri İstanbul’u aratmıyor. Dürüst olmam

gerekirse; Varşova beklediğimden daha modern bir

şehir çıktı ve öğrencilerin Varşova’yı sevmek için

birden çok sebepleri olduğunu daha iyi anladım.

NYX

230


Happily Ever Abroad

SWPS Üniversitesi

SWPS Üniversitesi

Maalesef vaktim kısıtlı olduğu için sadece 2 şehrini görebildim ama genel

bir kanıya sahip oldum.

• Polonya, kaliteli eğitim sunan iyi okullara sahip, aynı zamanda güzel

bir öğrenci hayatı sunan bir Avrupa ülkesi. Hatta Avrupa'nın en büyük

9. Ülkesi.

• Şehir hayatı oldukça modern ve keyifli, özellikle üniversitelerin fazla

olduğu şehirlerde genç ve öğrenci nüfusu oldukça yüksek.

• Polonya’ da yıllık eğitim ücretleri 2000 Eurodan başlayıp 5000 Euroya

kadar çıkabiliyor – ve bunların arasında Varşova Üniversitesi gibi

dünya sıralamasında ilk 500’de olan okullar mevcut. Aynı zamanda

öğrenciler 1500 – 3000 Euro arasında senelik hazırlık eğitimi

alabiliyor, hatta sadece İngilizce öğrenmek isteyen ve bütçesi düşük

olan öğrenciler bile bu sebeple Polonya’yı düşünebilirler.

• Lisans ve yüksek lisans eğitimi alırken öğrenciler yasal çalışma hakkına

da sahip oluyor ve hem eğitim alıp hem de çalışarak giderlerine katkıda

bulunuyorlar. Şunu da itiraf etmeliyim; hayat da bir Avrupa ülkesine

göre oldukça ekonomik. Özellikle Almanya’dan Polonya’ ya geçiş

yaptığım için arasındaki farkı çok net görebildiğimi söylemek isterim

yani öğrenciler Polonya’da oldukça ekonomik bir eğitim hayatı

geçirebiliyorlar.

Varşova Teknoloji Üniversitesi

Hayatınıza ekonomik ama güzel bir şehir katmış olmanın umuduyla,

bir sonraki sayıda görüşmek üzere ☺

Polonya’da üniversite eğitimi ile

ilgili web sitem üzerinden daha

detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz;

https://aslenedu.com/polonya-universite/

Varşova Teknoloji Üniversitesi

NYX

231


Patili Köşe

SEVİL BALABAN

Hayvan Hakları Gönüllüsü

sevil.balaban@nyxmag.com

Evcil

hayvanla

seyahat

Patili dostlarla birlikte yaşayanlar onlarla

birlikte seyahat etmenin getirdiği

zorlukları çok iyi bilirler. Eğer özel

aracınız yoksa toplu taşımada can

dostumuzun durumu ne olacak?

Bu sayımızda sizin için bu seyahatleri

nasıl organize edebileceğimiz

konusunda biraz araştırma yaptık.

İster hava yolunda ister karayolunda olsun

çocuklarımız için yanımızdaki koltuğun biletini satın

alarak onlarla birlikte güvenle seyahat edebilirken,

patili dostlarımız için bu çoğunlukla mümkün

olmuyor.

NYX

232


Patili Köşe

Karayolu ile otobüs yolculuklarında evcil

hayvanımızın durumu

Karayolları Taşıma Yönetmeliği'nde; "Aşı karneli

kedi, köpek (tehlike arz edenler hariç) ve kuş (saka,

muhabbet kuşu veya kanarya) gibi evcil hayvanlar,

özel kafesleri kilitli olmak şartıyla bagaj taşımaya

mahsus bölümün dışında, hayvan sahibi yolcunun

kucağında veya oturduğu koltuğun önünde de

taşınabilir.” denmesine rağmen birçok otobüs firması

evcil hayvanımızı bagajda diğer eşyalarla birlikte

taşıma kararı almışlardır. Bu yüzden herhangi bir

otobüs firması ile seyahate çıkmaya karar vermeden

önce firma yetkilileri ile bu konuda mutabık

kalınmalı, gerekirse yazılı olarak teyit alınmalıdır.

Kim can yoldaşını bagajda valiz ve kolilerle birlikte

bırakmak ister ki? Hatta bazı firmalar hayvanın

veteriner tarafından uyutulmuş olması şartını

koşuyorlar ki bu kabul edilemez herhalde… Otobüsle

yolculuk yapacaksak, kafes içinde bile olsa ona yan

koltuğumuzun biletini satın alabileceğimiz bir firmayı

tercih etmeliyiz.

Tren yolculuklarında TCDD’nin açıklaması

Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın kendi

sitesinde küçük evcil hayvan taşınması başlığı altında

aşağıdaki açıklama yer almaktadır.

“Kafes büyüklükleri dizinizin üzerinde taşınabilecek

ağırlık ve hacimde olmalıdır.

Evcil Hayvanınız kafesi içinde olmalı, seyahat

edilecek vagon ve koltukta hiçbir hasar ve kirliliğe

sebep vermemelidir.

Taşınan hayvanların kokuları ve gürültüleri diğer

yolcuları rahatsız etmemelidir.

Taşınan hayvanların kimlik kartı ve veteriner sağlık

raporu seyahatiniz esnasında yanınızda olmalıdır.

(Kedi ve süs köpeklerinde Belediye tarafından

verilen sağlık karnesi geçerlidir.)”

Dolayısıyla burada dikkat edeceğimiz konu, can

dostumuzu kafesiyle birlikte kucağımızda taşımak

zorunda olduğumuzdur. Yolculuğun uzunluğuna göre

yorucu olabileceğini göz önünde bulundurmalıyız.

NYX

233


Patili Köşe

Uçak yolculuklarında evcil hayvanımızın

durumu

Her hava yolu firmasının bu konuda farklı kuralları

bulunuyor. Kimi hava yolu firmasında geçerli olan

kurallar diğerlerinde geçerli olmayabiliyor. Bu

nedenle uçakla yolculuk yapmadan önce tercih

edeceğiniz hava yolu firmasının kurallarını dikkatlice

incelemeniz şart.

Ortak kural olarak her havayolu şirketi evcil

hayvanımızın geçerli bir aşı ve sağlık sertifikası

bulunmasını şart koşuyor. Genellikle uçuştan 6

saat önce rezervasyonu yaptırmalı ve onaylanıp

onaylanmadığını mutlaka takip etmeliyiz.

Bazı havayolu şirketleri can dostumuzun kabinde

yanımızda yolculuk yapmasına izin vermiyor ve onları

kargo bölümünde, valizlerden ayrı ve havalandırmalı

bir bölmede taşıyor. İnanıyoruz ki bu, hiçbir evcil

hayvan sahibi tarafından tercih edilmeyecek bir

durumdur.

Sevgili dostumuzu kabinde yanımızda götürebilmek

için taşıma kutusu veya kafesi ile birlikte 8

kilogramı aşmaması gerekiyor. Yolcu kabinine

alınan evcil hayvanların sayısı ve çeşidi uçak tipine

göre değişiklik gösterebiliyor. Dolayısıyla uçuşta

yanımızda olacağını önceden bildirmemiz ve teyit

ettirmemiz çok önemli.

Ne kadar süre önceden yaptırmamız gerektiği

ise yine her hava yolu şirketine göre değişiklik

gösteriyor.

Birden fazla evcil hayvan sahibi olmamız

halinde

Eğer bir tek evcil hayvanınız varsa kısaca

değindiğimiz seçeneklerden birini inceleyip size

yakın gelenlerden birini seçebilirsiniz.

Peki ya birden fazla evcil hayvana sahipsek ve

onları taşımamız gerekiyorsa yukardaki seçenekler

otomatik olarak devre dışı kalıyor. En azından tek

seferde hepsini taşıyamıyoruz. Her biri için ayrı bir

sefer yapmamız gerekebilir ki bu tercih edeceğimiz

bir seçenek olmayabilir.

Burada size pet nakil şirketlerinden bahsetmek

istiyoruz. Hem şehir içi hem de şehirlerarası evcil

hayvan nakillerinde son zamanlarda oldukça

fazla kullanılmaya başlandı bu hizmet. Konforlu

taşıtlarla güvenli yolculuk vadediyorlar. Yolculuğun

uzunluğuna göre can dostumuzun ihtiyaçları için

mola verebiliyorlar. Tabii birden fazla hayvan için bu

molaları ayarlamak hassas bir planlama gerektiriyor.

Önceden planladığınız zamanda gelip can dostlarınızı

sizden teslim alıyorlar ve yine planladığınız saatte

gideceğiniz yerde size teslim ediyorlar. Bu noktada

tavsiyemiz, yolculuk yapacakları aracı mutlaka

görmeniz ve aracı kullanacak kişiyle tanışmanız

olacaktır. Sonuçta siz yanlarında olmadan canlarınızı

ona emanet edeceksiniz, güven tesisi çok önemlidir.

Bazı araç kiralama şirketleri ve araç paylaşma

uygulamaları beraberinizde evcil hayvanınızı

götürmenizi kabul ediyor. Bunu da seçenekleriniz

arasına ekleyebilirsiniz.

Sevgili okurlarım, can dostlarınızla iyi yolculuklar

diliyorum….

NYX

234


NYX

235

Patili Köşe


Ali Yeşilırmak

Köpek Eğitmeni

Ali Yeşilırmak Türkiye’nin en iyi köpek eğitmenlerinden biri.

1979 Ankara doğumlu. Henüz 14 yaşındayken köpek eğitmeni olan dayısının yanında mesleğine

ilk adımını attı. Onunla birlikte uzun yıllar çalıştıktan sonra çeşitli ülkelerde aldığı eğitimlerle kendini

geliştirmeye karar verdi. Bulgaristan, Almanya, Sırbistan ve Macaristan’da köpek eğitiminin çeşitli

yöntemleri konusunda eğitimler aldı.

2009 yılında yolu Max ile kesişti. Bir aileye sahiplendirdiği Max birkaç ay içinde özel nedenlerden dolayı

geri getirildi. İnanılmaz bir bağ kurduğu Max çok yetenekliydi. 2012 yılında birlikte katıldıkları yetenek

yarışmasını kazandılar. Bu dünyada bir ilkti. Ali Yeşilırmak, yarışmaya katılma nedeninin bir köpeğin

aldığı eğitimle edindiği yetenekleri sergilemekten ne kadar mutlu olabileceğini göstermek olduğunu

söylüyor. Ne yazık ki Max 2019 yılında 10 yaşındayken hayatını kaybetti.

Fox TV’de Dostumun Dünyası isimli televizyon programının sunuculuğunu yaptı. Ali Yeşilırmak 2016

yılından beri özel bir merkezde köpek eğitim danışmanlığını sürdürüyor.

Köpek eğitiminin püf noktalarını Ali Yeşilırmak ile konuştuk.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

236


Röportaj

Bir köpeğin olumlu veya olumsuz

tüm davranışlarının altında

dolaylı veya dolaysız

insan faktörü vardır.

Yetenek Sizsiniz yarışmasında Max'le birlikte

kalpleri fethettiniz. Max’ten sonra başka bir

köpek sahiplendiniz mi?

Max’ten sonra uzun bir süre düşünmemiştim aslında

sahiplenmeyi. Eşimin köpeği Köpük de var evimizde zaten

ancak Max’in torunu ile yolum kesişti ve hayatımıza Teo’muz

çok hızlı bir giriş yaptı


Röportaj

Avrupa’da bir köpek sahiplendiğinizde

katılmanız gereken zorunlu eğitimler var.

Ülkemizde bu durum nasıl?

Bizim de hayalimiz bu. Köpeğin tüm hayatı fizibilite

edilmeden, sadece bir heves uğruna hayatlarına

bir canı sokan insanlardan zaman zaman çok fazla

olumsuz haberler duyuyoruz. Bunların önüne

geçmek için bir nevi sahiplenme, bakım ve yeterlilik

ehliyeti şarttır.

Ama maalesef Türkiye’de henüz böyle bir şey yok.

Kaç çeşit eğitim programı var? Süreleri ne

kadar? Biraz programların içeriklerinden

bahsedebilir misiniz?

Köpekler söz konusu olduğunda eğitim çok geniş

bir kavram. İtaat eğitimleri, aile eğitimleri, arama

kurtarma eğitimleri, narkotik dedektör eğitimleri,

koruma eğitimleri gibi birçok çeşit var. İhtiyaca

yönelik olarak programlar değişiklik gösterir.

Süreleri ortalama 3 hafta olmakla birlikte, köpekle

idarecisinin bağı ve izlenilen yola göre değişir.

En önemli eğitimlerden biri aile adaptasyon

eğitimidir. Köpeğin ve sahibinin karşılıklı konfor

alanının genişlemesi ve sürü yapılandırmanın köpeğe

öğretilmesi için çok fazla önem teşkil eder.

Eğitim köpek ve sahibi beraberken mi

veriliyor yoksa eğitim boyunca köpekler

eğitim tesisinde mi kalıyor?

Burada da izlenilmesi gereken yol sahiplerin isteğine

göre değişebiliyor. Ama en verimli olan yöntem

köpeğe ana yüklemenin yapılması ve sahibinin köpek

idareciliği konusunda teorik ve pratik eğitime iştirak

etmesidir.

Sahip -köpek - eğitmen önemli bir üçlemedir. Bu iş

takım işidir.

Ne kadar eğitim alırsa alsın hayvan

hayvandır dikkatli olmak gerekir diyenler

var. Bu konudaki görüşlerinizi de alabilir

miyiz?

Ben buna katılmıyorum. Bence ne kadar eğitimli

olursa olsun insan insandır daha doğru bir yaklaşım

olacaktır. Çünkü köpeğin olumlu veya olumsuz

tüm davranışlarının altında dolaylı veya dolaysız

insan faktörü vardır. Onlar sessiz kullar onlar bize

unuttuğumuz insani erdemleri tekrar hatırlatmak

için varlar bence misyonları budur.

NYX

238


NYX

239


Merhametli Büyük Abi

3 kardeşim daha vardı. Güzel bir köyde bir evin bahçesinde doğmuştuk. Kısa bir süre sonra evdeki insanlardan

biri bizi istemediğini söylemeye başladı. Bir gün “Götür onları yoksa atacağım” dediğini duyduk. Kime söylüyordu?

“Herhalde bize yemek veren iyi adama söylüyor” demişti kardeşim.

O kadın, annemiz her yemek aramaya gittiğinde, bizi bahçenin uzak köşelerine bırakıp yattığımız yeri süpürüyordu.

Her birimiz korkudan ağlamaya başladığımız zaman annem koşa koşa gelip telaşla bizi bir araya toplamaya

çalışıyordu.

Sonunda bir gün, iyi adamın ortalarda görünmediği bir zamanda, bizi evden çok uzak bir yere götürüp bıraktı. O kadar

uzaktı ki annemiz bizim çığlıklarımızı duyup da gelemedi sanırım.

Ağaçlıklı, dikenli ve nemli bir yer. Orada geçirdiğim zamanı hatırladığımda çok korkuyorum hala.

Çok korkuyorduk… Çok acıkmıştık… Annem daha avlanmayı öğretmemişti ki bize. Eve dönebilmek için yollar

aramaya başladık. Her birimiz çığlık atarak dikenli bitkilerin arasında ilerlemeye çalıştık. Çok geçmeden de birbirimizi

kaybettik.

En çelimsizleri bendim. Boyumu aşan dikenli otların arasında bağırıp duruyordum "Miyav miyav miyav " diye. Önüme

ne geldiyse yemeye çalıştım. Ama hiçbiri güzel kokmuyordu. Yoksa bunlar yenmiyor muydu? Annemin bize öğretecek

çok şeyi vardı belli ki ama o kadar zamanı olmamıştı.

Yürüdükçe nemin arttığını fark ettim. Su bulmuştum. Çokça içtim. Kardeşlerime de haber vermek istedim ama onları

nasıl bulacaktım ki…

Yine de bağırmaya başladım. Annemin uzakta olduğunu biliyordum ama belki kardeşlerim beni duyabilirdi.

"Miyaavvvv, miyaavvvv"

Bu sırada insan sesi duydum. Korktum hemen sustum. Ya bizi buraya atan kişi geri geldiyse diye düşündüm. Ama

beni duymuşlardı galiba. İçlerinden biri "Nerede bu?" dedi. Diğeri "Pisi pisi "... Beni arıyorlardı. İçimden bir ses onlara

güvenebileceğimi söyledi. Tekrar bağırmaya başladım "Miyyaaaaaav"

NYX

240


"Aşağıdan geliyor sesi" dedi birisi. "Ama yamaç çok

dik nasıl ineceğiz, aman dikkat toprak çok kayıyor

" dediklerini duydum. Bir yandan da sürekli beni

çağırıyorlardı

"Gel pisi pisi". İşin başa düştüğünü anlayınca, dikenlere

ve kaygan toprağa aldırmadan tırmanmaya başladım.

Bana uzuuuuun gelen bir tırmanıştan sonra yanlarına

varmıştım. İnsanlardan erkek olan hemen beni

kucağına aldı. "Kaybolmuş galiba, annesini bulmamız

gerek "dedi.

Bir süre köyün evlerini dolaştılar kucaklarında

benimle. Hiç kimse yardımcı olamadı. Annemin kimin

kedisi olduğunu kimse bilmiyordu.

Ben sakinleşip birinin omuzunda uyuklamaya

başladığımda, uzun bir yürüyüş mesafesindeki başka

bir sürü insanın bulunduğu bir yere gitmiştik bile.

Bir grup insan yüksek sesle konuşup gülüşüyorlar,

bazıları ateş yakarken bazıları da leziz kokan

bir şeylerle uğraşıyordu. Herkes çok meşguldü.

Gerçekten çok leziz bir koku vardı. Yemem için bana

da verdiler. Verdikleri şeyi tek lokmada yutmama

da kahkahalarla güldüler. Şaşırmış görünüyorlardı.

İçlerinden biri derdimi anladı. "Canııım çok acıkmış "

dedi. "Ne yazık ki yanımızda hamsiden başka bir şey

yok, acaba bu kadar küçük bir kedinin balık yemesi

sakıncalı mıdır" diye devam etti. Tereddüt ettiğini

görünce bana vermekten vazgeçerler korkusuyla

birkaç hamsiyi daha birer lokmada yuttum. Bu durum

onları eğlendirmeye başlamıştı. Ben ise mırıldana

homurdana hamsi yemeye devam ettim. Bu arada

çeşitli şirinlikler yaparak kendimi sevdirmeye

çalışıyordum. Birinin paçalarından tırmanıp omuzuna

oturdum mesela. Karnım doyunca keyfim yerine

gelmişti ne de olsa.

Bir ara konuştuklarını duydum. “Nasıl bırakırız ki

burada? Baksana hiç kimse sahip çıkmadı. Henüz çok

küçük. Kendi başına hayatta kalamaz.”

“Keşke onlara annemle birlikte yaşadığımız

bahçeyi tarif edebilsem ve beni oraya götürseler.”

diye düşündüğümü hatırlıyorum. Ama yolu

bulabileceğimden hiç emin değildim.

Kısa bir süre sonra karar vermişlerdi. Beni

orada bırakmayacaklar beraberlerinde evlerine

götüreceklerdi.

Karnım doyunca çok uykum gelmişti. Beni

götürecekleri evdeki hayatımın nasıl olacağını hayal

ederken, içlerinden en çok sevdiğim, yumuşak sesli

insanın kucağında uyuyakalmıştım.

Konuşan Kediler

Evde bir kedi abla vardı. Adı Pıtır'mış. Bu durumdan

hiç söz etmemişlerdi. Şimdiye kadar annem ve

kardeşlerimden başka kedi görmemiştim. O kadar

çok sevindim ki hemen üzerine atlayıp oyun oynamak

istedim. Ona sarılıp uyuyabileceğimi hayal ettim. Ne

güzel olacaktı buradaki hayatım…

Oysa Pıtır Abla daha ilk günden beni sevmeyeceğini

deklere etti. Nasıl mı? Tıslayarak… Çok üzüldüm.

Benimle oynamak istemiyordu hiç...Ben onunla

oynamaya çalıştığımda ise hırpalıyordu beni.

Ama ben karar verdim; ona iyi davranacaktım.

Sabredip onun sevgisini kazanacaktım. Hem belki

eve başka kediler gelir. Eğer öyle olursa onlara da iyi

davranacağıma dair söz verdim kendime.

Bana isim bulmaya çalışıyorlardı. Daha önce ismim

yoktu. Annem bana seslenirken özel bir ses tonu

kullanırdı, beni çağırdığını anlayıp hemen yanına

giderdim. Ama artık ismim olması gerekiyormuş. Oysa

“Pisi Pisi” dediklerinde ben zaten anlıyordum ki beni

çağırdıklarını. Ama bazen Pıtır’ı çağırırken de pisi pisi

diyorlardı. Demek ikimizi ayırdetmek için isimlerimizin

olması gerekiyordu. Hem insanların da her birinin ayrı

ayrı isimleri vardı. Benim de adım olacaktı artık. Ne

güzel…

Birkaç isimden sonra en sonunda Kapça'ya karar

verdiler. Lazca’da hamsi demekmiş. Beni bulduklarında

deli gibi hamsi yediğim için bu ismi vermeye karar

vermişler.

İsmimi sevdim çünkü aynı zamanda kedi dilinde

"merhametli büyük abi" demektir. İsmim karakterimi

de etkilemiş olmalı ki, benden sonra gelen kedi

kardeşlerimin hepsine çok iyi davrandım, onlarla

oyunlar oynadım, onlara yalanarak temizlenmeleri

gerektiğini öğrettim. Hem bunun için kendime de söz

vermiştim değil mi?

Şimdi evdeki diğer 9 kedi kardeşimin hepsi ile çok iyi

anlaşıyoruz.

Mutluyum tabii ama köyde bıraktığım kardeşlerime ne

olduğunu da çok merak ediyorum.

Umarım onlar da benim gibi iyi insanlar

bulabilmişlerdir.

İnsan annem insanların kedileri değil, kedilerin

insanları seçtiğini söylüyor.

Ben seçimimden çoooook memnunum... Darısı dışarda

zor durumda hayata tutunmaya çalışan dostlarımın

başına…

Uyandığımda başka bir yerdeydik. Galiba sözünü

ettikleri evlerine gitmiştik.

NYX

241


Gereksiz Vitamin ve

Gıda Takviyesi Kullanımı

DNA Hasarına

Yol Açabilir!

Vitamin ve gıda takviyeleri kullanımı, sağlıklı yaşam, hastalıklardan korunma veya enerji kazanmak gibi gerekçelerle

günümüzde giderek artıyor. Kişinin yeterli ve dengeli beslenmesi durumunda vücudunda vitamin eksikliği

olmayacağını söyleyen Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı

Prof. Dr. Ahmet Aydın, vitaminler gıda takviyeleri ilgili önemli bilgiler verdi.

İnsan sağlığının bedenen, ruhen ve sosyal yönden tam

bir iyilik hali olarak tanımlandığını anımsatan Prof. Dr.

Ahmet Aydın, bu üçünden birinde bozukluk olması

durumunda sağlığın tehlikeye girdiğinin de altını

çizdi. Ancak bu durumda dışarıdan vitamin veya gıda

takviyesine ihtiyaç duyulabileceğini vurgulayan Prof. Dr.

Aydın, gereksiz yere alınan vitaminlerin, vücutta serbest

radikalleri oluşturduğunu ve bunun da DNA hasarına

kadar yol açan zararları olabileceğini söyledi.

İHTİYACIMIZ KADAR ALALIM

Meyve ve sebzeler açısından zengin olan ülkemizde

normal miktarlarda bu ürünleri tüketen sağlıklı

bireylerin gıdalarına ek olarak vitamin almalarına ihtiyaç

olmadığına işaret eden Prof. Dr. Ahmet Aydın, “Ancak

kişinin vitamin eksikliği varsa isteğine bağlı olarak değil

doktor kontrolünde ek vitaminleri alması gerekir” diye

konuştu.

C ve E vitaminlerinin en önemli özelliklerinin,

antioksidan olmaları ve vücudumuzu serbest

radikallere/oksidasyona karşı korumaları olduğunu ifade

eden Prof. Dr. Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çok fazla alındığı zaman bu antioksidanlar kendileri

oksidasyona yol açıyor, radikal üretiyor ve vücutta

radikal üretildiği zaman hücre hasarı yapabilir, DNA

hasarı yapabilir, hücrelerin ölümüne yol açabilir. Adeta

iki ucu keskin bıçak. O nedenle ihtiyacımız varsa vitamin

alalım. Masaya oturduğunuz zaman tabağınızı dörde

bölün, çeyrek bölümü sebze-meyve, çeyreği protein,

yanında bir süt ürünü ve yanında tahıl bulunduğu zaman,

ihtiyacınız olan minerali elementi karşılamış olursunuz.”

Prof. Dr. Ahmet Aydın

Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı ve

Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı

NYX

242


Sağlık

VİTAMİNLER, BESİNLERDEN ALINMALI

D vitamini ve B vitamininin, kanda ölçüldüğüne,

diğer vitaminlerin ise ölçülmediğine işaret eden Prof.

Dr. Aydın, “Bu ürünler masum olarak algılanıyor.

Örneğin, C vitamini kanda ölçülemiyor. 500 miligram

C vitamini aldığımız zaman bu vücutta emiliyor ama

1000 miligram aldığımız zaman emilmiyor. Fazla

vitamin aldığımız zaman, özellikle fazla C vitamininin,

böbrek taşı yapma ihtimali çok kuvvetli. Takviye veya

vitamin almak yerine önerim, insanların bu besin

maddelerini doğal gıdalardan alması” diye konuştu.

görevi üstlenir. Ancak modern tıbbın kurucularından

biri kabul edilen Paracelsus’un meşhur sözünde

de denildiği gibi ‘zehir ile ilacı ayıran dozdur.’ Her

şeyin fazlası zararlı olduğu gibi vitaminlerin de

fazlası zararlıdır. Bu nedenle bir makine olarak

kabul edebileceğimiz vücudumuzun da kapasitesini

aşmayalım, gereksiz müdahalelerde bulunmayalım”

dedi.

VÜCUDUMUZ MÜKEMMEL BİR

MAKİNE!

İnsan vücudunun mükemmel bir makine olduğunu

ifade eden Yeditepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı

ve Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı

Prof. Dr. Ahmet Aydın Prof. Dr. Ahmet Aydın, “nasıl

makine çalışabilmek için bir yakıta ihtiyaç duyarsa,

insan vücudu da çalışabilmek için vitaminler denilen

organik bileşiklere ihtiyaç duyar. Yediğimiz birçok

besinde bulunan vitaminler, metabolizmamızın

sağlık bir biçimde çalışabilmesi için destek olur.

Vücudumuza faydası saymakla bitmeyen vitaminler,

birçok hastalığın tedavisinde de altın bir anahtar

NYX

243


Özgürlüğün

rengi

Renklerin

Öyküsü

EMİNE AKCA

emine.akca@nyxmag.com

Mavi

Hayatın olmazsa olmazlarındandır renkler.

Her rengin kendine has bir güzelliği, her

rengin ayrı bir anlamı var aslında. Kimi

zaman insana umut veren kimi zamansa alıp

bambaşka dünyalara götüren bu renkler

bize bir şeyler anlatıyor. Onlar olmadan

hayat hem çok sıradan hem de çok sıkıcı

olurdu şüphesiz.

Renklerin anlamları da hayata heyecan katan detaylardan.

Bu anlamlar bazen aşkı, bazen üzüntüyü, bazen ise çok farklı

duyguları taşıyor. Mavi genelde bire-bir iletişimi, özellikle

de sözlü iletişimi temsil eder. Bir öğretmen ya da toplum

karşısında konuşan konuşmacı gibidir.

Mavi giydiğinizde; bağımsız, yaratıcı ve pozitif olursunuz.

Kendinizi hiç olmadığınız kadar özgür hissederseniz.

İnsanlara olan bağlılığınızı göstermek ve stresli ortamları

yumuşatmak için mavi rengi tercih etmenizde fayda var.

Örneğin; kırmızı nabız atışlarınızı ve vücut sıcaklığınızı

arttırabilir, mavi ise rahatlamanızı, sakinleşmenizi sağlar.

Koyudan açık maviye doğru daha fazla özgürlük hissettirir.

İnsan zihni gökyüzünün huzuruyla ve sakin denizlerin

temizleyici sularıyla ilişkili olan maviyi güvenilirlik ve sadakat

sembolü olarak görmektedir. 2000 yılında yapılan bir

araştırmada, ABD’de en çok satılan pastel boyanın mavi renkte

olması tedadüf değildi heralde.

Mavi güvenli bir renktir. Stresi azaltır, sakinlik hissi, rahatlama

ve düzen duygusu yaratır – sırt üstü uzanıp, parlak mavi

bulutsuz bir gökyüzüne baktığımızda kesinlikle böyle sakin

hissederiz.

NYX

244


Amanda Gorman / Met Gala 2021

Vera Wang

Taylor Hill / Met Gala 2021

Versace

Prenses Diana / Prens Charles ile nişanının açıklandığı gün

mavi bir kıyafetle kameralara poz vermişti. 1981

Siyah, gri veya mavi renklerden oluşan bir ürünle

karşılaştığımızda, çoğumuz mavi olanı seçeriz. Çünkü

güven hissi bu renklerden sadece mavi için oluşur.

Mavi seven insanlar için değişiklik yapmak zordur.

Esnek değildir ve yeni, ya da farklı bir fikirle karşılaştığı

zaman, onu dikkate alır, analiz eder, yavaşça düşünür

ve sonra onu kendi kabul edilebilir gerçeklik

versiyonuna uydurmaya çalışır.

Mavi renk nostaljiktir. Geçmişte yaşanmakta olan,

bugün ve gelecekte her şeyi geçmişte yaşanan

deneyimlere bağlayan bir renktir.

Mavi umutlara tutunabilmek için Seçim Seziş’in şiirinin

birkaç mısrası ile bitirelim yazımızı:

…Yapacak çok iş var.

İlk işim her yanı maviye boyamak olacak.

Yarın demek umut etmek demek.

Umut sa. Mavi bir renk.

Toprağa mavi ekelim...

Gökyüzü mavi esmeli.

Yağmurlar gibi mavi yağmalı gökten.

Yine yeniden mavi çiçekler açmalı.

Sevgiler mavi,

Kavgalar bile mavi olmalı.

Yapılacak çok iş var…

Laydi Gaga / Golden Globe Awards 2019 / Valentino

NYX

245


Yeni başlayanlar için

Yabu'ca

ÖZDEN TEKİRDAĞ

Yabu Ev Bitki Kurucu Ortağı

ozden.tekirdag@nyxmag.com

bitki

bakımı

tavsiyeleri

Yaşadığımız mekanları bitkilerle

paylaştığımızda onların o ortama

kattığı enerjiye açıkçası biz

bağımlıyız! Ama konu onlara

bakmaya geldiğinde, eğer bu

konuyla ilgili bir tecrübemiz yoksa

hangimiz bir adım geriye basmıyor

ki? Bitki bakmak da birçok şey gibi adım adım, her

gün öğrenip daha iyi olacağınız bir alan…

Bu yazımızda size bu yola ilk çıktığınızda faydalı

olabilecek bilgiler verelim istedik. Aslında ‘Green

Thumb’ olmak o kadar da zor değil ☺

NYX

246


Yabu'ca

Doğru yer için doğru bitkiyi seçmek

Mekanınızı yeşillendirmeye

karar verdiniz. Öncelikle bitki

alışverişinizi yaparken dikkate

almanız gereken noktalara bakalım.

İlk olarak bitkilerin bir kısmı iç

mekan, bir kısmı dış mekan için

daha uygundur. Bir iç mekan

bitkisini dış mekanda büyütmeye

çalışmak mevsimlerin etkilerinin

arttığı durumlarda onları

kaybetmemize sebep olabilir. Aynı

şekilde dış mekan bitkileri de iç

mekanlarda mutsuz olabilir.

Bitki satış yerlerinde satılan iç

mekan bitkilerinden hangilerini

alacağınıza karar verirken

bitkiyi koyacağınız konumun ışık

seviyesini, havadarlığını ve nem

düzeyi gibi şartlarını dikkate

almanız gerekir. Her bitkinin

ihtiyacı farklıdır. Bu sebeple bitki

alacağınız yerin yönlendirmesi

büyük önem taşır. Doğru bitkiyi

aldıysak şimdi işe başlayalım…

Işık ihtiyacı

Bitkinizi eve getirdiğinizde

onu nereye kayacağınıza karar

vermeniz gerekir. Size ışık ihtiyacı

ile ilgili bilgilerin verilmesi gerekir.

Bir bitkini ışık ihtiyacını anlatmak

için farklı tabirler kullanırız; Direk

güneş ışığı, bol aydınlık ortam,

aydınlık ortam, az ışık.

Bu derecelendirmenin ne anlama

geldiğini anlamak ve bitkilerinizi

evinizde uygun bölgeye

yerleştirmek çok önemlidir.

Direk güneş ışığı; genellikle

güney cephe pencere kenarları

için kullanılır. Bitkinizin yaklaşık

4-5 saat civarında güneş alması

anlamına gelir.

Bol aydınlık ortam; direk yakıcı

güneş ışığı olmayan ancak

filtrelenmiş ışığı tanımlar. Doğu

ve batı cephe pencerelerinden tül

arkasından gelen ışık, ya da kuzey

cephe pencerenin önü bol aydınlık

ortamlardır.

Aydınlık ortam ise pencereden

1-2 metre uzak, ancak ışık seviyesi

yüksek ortamı tarif eder. Çoğu

tropik tür aydınlık ancak direk ışık

almayan ortamları tercih eder.

Az ışık için ise tropik bir ormanda

ağaç altındaki ışık seviyesini hayal

edebilirsiniz.

NYX

247


Yabu'ca

Su ihtiyacı

Bitkileri en çok fazla sulayarak

öldürdüğümüzü biliyor musunuz?

Onları unutmamak adına, çok fazla

ilgilendiğimizde genellikle fazla sulamış

oluyoruz.

Her bitkinin su ihtiyacı türüne, mevsime,

toprak miktarına, vb. göre değişir.

Bu yüzden bitkinizi rutin bir sulama

programına almadan gerçek su ihtiyacını

anlamış olmalısınız.

Bazı türler topraklarının hep nemli olmasını

isterken, bazıları toprakları tamamen

kurumadıkça sulanmaktan hoşlanmazlar.

Öncelikle bitkinizin sudan ne kadar

hoşlandığını öğrenmelisiniz. Sulamalarınızı

elinizle toprağın kuruluğunu kontrol ederek

yapmalısınız. Eğer toprağın tamamen

kurumuş olması gerekiyorsa parmağınızla

bitkinizin toprağını eşelediğinizde toprağın

kuru olduğundan emin olmalısınız. Ne

zaman ki yaklaşık olarak sulama sürenizi

anlamaya başladınız. O zaman günlük ya da

haftalık rutinlere dönüştürebilirsiniz.

Sulama periyodlarınızın yanında her

seferinde ne kadar su verdiğinizde önem

taşır. Bitkinin toprağının eşit miktarda

ıslanması ancak dibinde göllenmemesi

gerekir.

Saksı seçimi

Bitkiler için en uygun saksılar altı delik olan

saksılardır. Saksı içinde fazla sulamadan

kaynaklı biriken su bitki köklerine zarar

verir. Bu sebeple saksı seçimlerinizde

delikli saksı tercih etmelisiniz. Piyasada

bulunan dekoratif saksıların çoğunluğu

deliksiz saksılardır. Bu saksıları kullanmak

istediğinizde dekoratif saksınıza uygun

boyutlu plastik delikli bir saksı kullanarak

içine oturtabilirsiniz. Böylelikle dekoratif

saksınız bir tabak görevi görecek ve

fazla suyun saksı içinde hapsolması

engellenecektir.

Dekoratif saksı ya da tabak içinde biriken

suların da saksı altında bekletilmemesi

gerekir. Aksi durumda bu durum kök

çürümesine sebep olabilir.

NYX

248


Yabu'ca

Toprak seçimi

Bitkileriniz için toprak alırken ihtiyacınızın hangi

bitki için olduğu önem taşır. Bazı bitkiler için

geçirgen topraklar, bazı bitkiler için nem tutan

topraklar gereklidir. Bitkilerinizin ihtiyacını

öğrenip uygun toprağı oluşturmak için karışımlar

yapabilirsiniz. Kalitesiz ve yanlış toprak kullanımları

sineklenme, mantar, kök çürümesi gibi problemlere

sebep olabilir.

Toprak karışımına ponza, Hindistan cevizi lifi, torf,

perlit, vb. farklı ürünler karıştırılabilir. Bitkinin

ihtiyacına göre doğru karışımı bulmalısınız.

Bitki besini

Bitkileriniz besin ihtiyacını topraklarından

alırlar. Özellikle gelişim dönemi olan bahar

ve yaz aylarında besin ihtiyaçları artar. Bu

sebeple bu dönemlerde bitkilerinize besin

takviyesi yapmak onların daha iyi gelişmesini

sağlayacaktır. Bitki besinleri katı ve sıvı formda

bulunabilirler. Piyasada kimyasal ve doğal

bitki besinleri bulunmaktadır. Doğal gübre

olarak ev bitkileri için en çok kullanılan solucan

gübresidir. Kimyasal ürünleri kullanırken

doğru miktarda ve periyodlarda kullanılması

önemlidir. Aksi bir durumda besin bitkiye fazla

gelebilir. Doğal gübreleri tüm yıl boyunca,

kimyasal besinleri bahar ve yaz aylarında

kullanmanız önerilir.

Bu konulara dikkat ettiğinizde bitkilerinizi anlamaya başlamış olacak, ve onların da size gelişerek cevap verdiğini

göreceksiniz. Aldığınız bitkinin ismini ve ihtiyaçlarını öğrenmek ilk işiniz olmalıdır. Küçük bir araştırma ile o bitkinin

nasıl bir bakım istediğini öğrenip, onunla uzun zamanlar geçirebilirsiniz. Bazen kayıplar yaşanması normaldir,

önemli olan kayıpların sebeplerini ve çözümlerini araştırıp öğrenmek ve bir sonraki bitkiyi kurtarmak olmalıdır.

Hatta gün gelir ki saksılarına sığdıramadığınız bitkilerinizi çoğaltarak sevdiklerinize hediye edersiniz ☺

Canlı bir bitkiden daha güzel kaç hediye vardır şu hayatta?

NYX

249


Sardinya

“Amore Mio”

Destination

Anywhere

AYÇA AKAD

Seyahat Tutkunu / Mimar

ayca.akad@nyxmag.com

Etkileyici İtalyan tarzı yaşamı deneyimlerken

gündüzleri Akdeniz florasının baş döndürücü

kokuları arasında, saklı koyların berrak

suları içindeyken, eylemsizliğin tadını çıkarıp

güneşe teslim olacaksınız. Akşamlarınıza

ise şaraplarınıza eşlik edecek dramatik

gün batımları ile başlayıp, deniz mahsulleri

ile damaklarınızı şenlendirirken aldığınız her nefes için

şükredecek ve son gün geldiğinde bu cennet parçasından

ayrılmak istemeyeceksiniz.

Korsika’nın güneyinde, Akdeniz'in Sicilya'dan sonraki ikinci

en büyük adası olan Sardinya, tuz kokulu havası ile İtalya’nın

yavaş yerleşimlerinden. Aşırılık yok. Koşturmaca yok.

Avcunuza aldığınızda parmaklarınızın arasından akacak

incelikte bembeyaz kuma sahip kumsalları o kadar kıymetli

ki, bazı plajlarda havlunuzu sermeniz ya da hatıra olsun diye

yanınızda azıcık bile olsa kum götürmeniz yasak.

NYX

250


Destination Anywhere

Yüksek sezon haziran ayında başlıyor. Adada 3’ü uluslararası olmak üzere toplamda 5 havalimanı bulunuyor.

Türkiye’den aktarmalı olarak Alghero’ya uçabiliyorsunuz. Ya da kendinizi bir şekilde İtalya'ya atarsanız, ucuz

havayolu şirketleri ile daha da uygun fiyatlara adaya ulaşabiliyorsunuz.

3 ayrı ülkeden gelip adada buluşan tatil timi

olarak rotamızı “canımız nerede, ne kadar

kalmak isterse” şeklinde planladığımız için

sadece birkaç ana durak belirlemiş, kalacağımız

otel ve pansiyonları da aralara serpiştirmiştik.

Böylece adadaki telaşsızlığı tatil boyunca

paylaşacaktık.

Alghero’ya indiğimizde kiraladığımız arabayla

2,5 saat uzaklıktaki Cagliari’ye doğru yola çıktık.

İmkânları, dinlenmemize yetecek kadar olan

otelimize eşyalarımızı bırakıp Piazza Yenne’de

(Yenne Meydanı) tatili başlattık.

Adanın sükûnetine kanmayın zira gündüz ne

kadar sakin görünse de gece hayatı bir o kadar

hareketli.

Esas hedefimiz Cagliari olmasa da sabahki saatlerimizi, bir

tarafı deniz diğer tarafı heybetli yapılar ve palmiyelerle

dolu Via Roma’da geçirdik. Orta Çağ sokaklarında biraz

kaybolup yolun sonundaki gelatocu Peter Pan'da verdiğimiz

iri porsiyonlu mola sonrası, pembe flamingoların refakatinde

yola koyulduk.

Aslında Cagliari’nin tarihi milattan öncesine dayanıyor.

Burada daha fazla vakit geçirmek isterseniz, şehrin

kalbindeki mermer cepheli St. Remy kalesini, kendine özgü

mimarisi ile adını üzerindeki fil heykellerinden alan 42 mt

yüksekliğindeki Torre dell’Elefanet’i (Fil Kulesi), şehrin

merkezindeki Roma antik tiyatrosunu ziyaret edebilirsiniz.

NYX

251


Destination Anywhere

Porto Giunco

Günün ana durağı Villasimius

bölgesindeki Sardinya’nın ünlü

plajlarından Porto Giunco’ydu.

Plajın bir ucunda, aynı isimli

kulenin bulunduğu tepenin

eteklerinde, yumuşacık kumu ve

berrak suyu ile tatilimizin ilk 3’üne

giren plajı olarak kayda geçti.

Denizden yeterince

faydalandığımıza karar verince,

SS125 numaralı otobanı kullanarak

geceyi geçireceğimiz Cala

Gonone’ye doğru yola çıktık. Bu

otobanın 3km’lik kısmının, James

Bond- Quantum of Solace filminde,

Verona’da geçen kovalama

sahnesinin çekildiği otobana

benzerliği, fanatik bir Bond

kızı olan benim için tatilin saklı

sürprizlerinden biriydi.

Bu arada belirtmeliyim ki Sardinya çok düzlük bir arazi değil.

Yollar tepelerin arasında dönerek yükselip alçalıyor. Tepeleri,

yer yer tünellerle aşıyorsunuz. Genelde otobanı kullansanız da

özellikle plajlara ulaşımda yollar daralıp kötüleşiyor. Beni araç

tutmaz ama özellikle Cala Gonone’ye doğru inişe geçtiğimizde,

benim bünyemin bile molaya ihtiyacı oldu.

Cala Gonone’de 2 gece geçirecektik. Genelde de gündüz

aktivitelerimiz daha fazla olduğu için sakin olan liman tarafında,

kişi başı 50 Euro’ya odalarımızı ayarladık.

Cala Gonone

NYX

252


Destination Anywhere

Cala Biriola

Sabah erkenden civardaki meşhur koy ve mağaraları ziyaret

etmek için, kişi başı 35 Euro ödeyerek ufak bir tekne

kiralayıp kendimizi nefis bir mavi tur macerasına bıraktık.

Sabah 11 gibi çıktığımız mavi tur akşam 5’e kadar devam etti.

Sırasıyla Cala Fuili, Cala Luna, Cala Sisine, Cala Biriola, Cala

Mariolu, Unesco Dünya Mirası Listesindeki Cala Goloritze

ve Capo Monte Santu'yu gördük. Nefes kesici kayalıkların

altında saklanan mağaralara uğradık, bazılarında kendimizi

suya atıp buz gibi suyun ve sınırsız mavinin keyfini çıkardık.

Birbirlerine yakın olmalarına rağmen neredeyse her

mağaranın dokusu ve suyunun rengi diğerinden farklıydı.

Bazısı, kayaların içerindeki demirden dolayı pembe-bordo

iken bazısı kireçten beyaz, bazısı parlak turkuaz ya da

lacivertti.

Mağara turu bitip plaj turu başladığında diğer koylar

kalabalık diye rehberimiz Cala Biriola’da mola vermeye

karar verdi. Burasının kumsalı minik beyaz taşlarla

kaplı. Kötü diyemem ama Sardinya’nın pürüzsüzlüğü ile

ünlü kumsallarını gördükten sonra buraya biraz burun

bükebilirsiniz. Yine de deniz, muhteşem berraklığı ile

kumsalı affettirdi.

Bir sonrakine daha erken saatte yola çıkıp Cala Luna’daki

kumsalın keyfini sürmemiz gerektiğinin notunu alıp devam

ettik. Cala Luna çok popüler olduğu için daha sakin olan Cala

Fuili’de denize doyduk.

Denize girmek için tekne ile koylara gitmenize gerek yok

çünkü sahilin çoğu aslında herkese açık plajlardan oluşuyor.

Ama bu mağara ve koylar bölgenin önemli doğal oluşumları

olduğu için, özellikle yüksek sezonda turist akınına uğruyor.

Tatilinizi daha sakin bir döneme denk getirirseniz, keyfini

daha çok çıkarırsınız.

NYX

253


Destination Anywhere

Cala Gonone’dan Palau’ya doğru yola çıkıp

günlük deniz ihtiyacımız için, suyunun renginden

olayı Küçük Tahiti ismiyle de anılan, 700 mt

uzunluğundaki meşhur Cala Brandinchi’de

(Brandinchi Plajı) mola verdik.

Cala Brandinchi

Palau’ya akşamüstü ulaştık. Otelimize yerleşip

akşam yemeği için deniz ürünü tüketmeye devam

ederek ertesi günün planını yaptık. Hedefimiz

Palau’nun kuzeyinde bulunan, sadece tekneler

ile ulaşılabilen koy ve plajlara sahip küçük adaları

ziyaret etmekti. Ekibin bir kısmı önceki gelişinde

La Maddalena’yı gördüğü için başka adaları

değerlendiriyorduk.

Nadide pembe rengini kırık fosil mercan ve

kristallerden alan Spiaggia Rosa’yı (Rosa Plajı)

görmek için Maddalena takım adalarının en

kuzeyinde bulunan Isola Budelli’ye (Budelli Adası)

gitmek istesem de zodyakla yapılacak açık deniz

seyahati ekibi zorlayacağı için tercihimizi daha yakın

ve daha ufak bir adadan yana kullandık.

Gece çat pat İtalyancamızla anlaştığımız bir kaptan

sabah bizi marinadan aldığı gibi cennetin ortasına

bıraktı. Burası “bir adaya düşersen yanına alacağın

3 şey ne olurdu” diye sorduklarında “hangi adaya

düşeceğimi seçebiliyor muyum” diye karşılık

vereceğiniz yer.

Palau

Akşamüstü, cep numarasını almayı unuttuğumuz

kaptanımızın bizi almaya gelip gelmeyeceği üzerine

iddialara girerken, gelmese de olur ben burada

yaşamaya devam edebilirim diye düşündüğümü

hatırlıyorum.

Bunca turist akınına rağmen bakirliğini nasıl

koruduğu benim için büyük ikilem olsa da o

adacıklardan birindeki minicik plajda geçirdiğim

gün, özlemle hatırladığım paha biçilmez hatıralara

sahip.

Yazık ki Palau’ya sadece 1 gün ayırmıştık. Ertesi

gün Alghero’ya gidecek, sonraki gün de dünyanın

farklı yerlerindeki evlerimize geri dönecektik.

Tatili, daha ilk gününden bir defa uzattığımız için

tekrar uzatmamız da mümkün değildi. Siz siz

olun, en az birkaç gün daha ekleyip, Maddalena

takımadalarındaki minik cennetleri sindire sindire

ziyaret edin. Hatta denk getirirseniz Palau’ya 35 km

uzaklıktaki Porto Cervo’da, Rolex’in sponsorluğunda

yapılan Maxi Cup yelken yarışlarını da dünya

sosyetesi ile birlikte izleyin.

NYX

254


Destination Anywhere

Orosei Körfezi

Orosei Körfezi

Alghero Plajı

Ertesi gün tatilin sonuna yaklaşmamızın verdiği

hafif iç sıkıntısı ile Alghero’ya geri döndük. Böylece

adanın çevresindeki tam turumuzu da tamamlamış

oluyorduk.

Bronz çağından kalma köy harabelerini, adını Roma

deniz tanrısından alan Neptün damlataş Mağarasını,

harika trekking rotaları içeren Porto Conte parkını,

16.yy’dan kalma gotik Chiesa di San Francesco

kilisesini görmeye vaktimiz kalmamıştı.

Gece Alghreo’nun kale surlarının içinde kalan

merkezinde yediğimiz son yemeğimizden sonra otele

geçtik. Sabah ise keşke daha uzun kalsaydık diye

homurdanarak kahvaltı için sahile inip, Alghero’nun

upuzun plajında ada ile vedalaştık.

Sadece denizi ve kumsalları ile değil, Barumini’deki

Su Nuraxi gibi Unesco Dünya Mirası Listesindeki

antik kalıntıları, su sporları, orta çağ şehirleri, Su

Gorroppu Gorge Kanyonu gibi doğal güzellikleri ve

lezzetli deniz ürünleri ile dolu bu adayı tek seferde

keşfetmek pek mümkün değil. Gerçi Sardinya’yla

tanıştıktan sonra uzak kalabilmeniz de mümkün değil.

Not: Bu yazıyı hazırlarken İtalya, hala pandemi

kısıtlamaları kapsamında turistik vize vermeye başlamamış

olsa da sınırlar yakında açılır diye umarak planlarınızı yapın.

Çünkü her şey bir hayalle başlar.

NYX

255


hikayeler

Umuda Yol

"Sevgi de bazen afyondur, alkoldür, sigaradır;

eğer siz ona bağımlıysanız...

Kalemler

ve Silgiler

NAŞİDE SAĞLAM

Başkasına muhtaç hale gelmişseniz; sizi köle,

yoksun hale getirmişse, ortada Tanrı'nın size

sunduğu, sizi yarattığı sevgi değil yaşamın

yıllarca sizden aldığını yerine koymaya

çalıştığı benliğinizin bir tuzağıdır belki de

o ... Kendinize ulaşmanızı engelleyen en

büyük engeldir belki de ...Yeterince kendinizi

hissedemeyeceğinize neden olan o, dış sevgidir

... Aldığınızdan daha fazla vermenizi sağlayan

bir dış mihrak ...1,2 derken onsuz nefes

alamadığınız bir ilaç...Sizde yeterince olmadığı

için başkasına bağımlı kılan takviye ..."

Cümleleri ardı arkasına yazarken, karşı odadan

çıkan doktorun "Yıldız hemşire!.. 304 no'daki

hastanın serumunun yenilenmesi gerekiyor "

seslenişiyle kendine geldi. Çabucak kalemini

defterin arasına koydu. Serumu alıp odaya

girdiğinde, her zamanki güler yüzü ve sıcacık

parlayan gözleriyle bakan hastaya yaklaşıp

" Cafer Bey, günaydın, nasılsınız " deyip bir

yandan da askıdan eskisini alıp yeni serumu

taktı." İyiyim hemşire hanım, sultanım yanımda

niye iyi olmayayım ki" Yanından bir dakika bile

ayrılmayan, yorgun ama huzurlu, yüzündeki

tebessümle hafif utangaç duran eşine bakıp"

Bak ağrım sızım gitti " deyip kıs kıs güldü.

Yıldız, Cafer Bey'e yeniden damar açıp, serumu

yerleştirirken, Cafer Bey'in eşine dönüp "

Çok şanslısınız, Cafer Bey sizi çok seviyor, çok

düşkün size, narkozdan uyandığında bile sizi

sayıklıyormuş "dedi.

NYX

256


Kalemler ve Silgiler

Cafer bey, yatağında doğrulup: " Ben! çok

şanslıyım" dedi " Biliyor musunuz benim aşık

olduğum kadın o. Ona aşık olduğumda köyde

yaşıyordum. O da şehirde. Bütün bir yaz

beklerdim ki gelsin. Bir gün bana "Zeliha köye

geldi "dediler. Heyecandan ağaca tutundum,

bayılmamak için... Artık torun sahibi olacağız

nerdeyse, halen aşkım o "

" Ne kadar şanslısınız Cafer Bey aşkınızla

evlenmişsiniz, bu herkese nasip olmaz. "

Yıldız, karı kocayı birbirlerine minnet ve

sevgi dolu bakışlarla bırakıp odadan çıkarken

Cafer Bey'in sözleri kulağında kaldı: "Aşk hiç

vazgeçmemekti. Ben hiç vazgeçmedim"

Öğleden sonrası çok yoğun geçti Yıldız’ın.

Hastalarla ilgilenmelerinin arasında

bitirmeye yakın olduğu kitap için son

karalamalarını yapıyordu. Kitabının son

sözleri kalmıştı. Bu sefer kararlıydı. Bitirip,

yayınlamak istiyordu. Kitabının kahramanları

sevgiden medet bulamayanların ve onların

hikayesiydi. En iyi bildiği şey buydu çünkü. En

iyi yazacağı şeydi de bu.

Telefonunu bilmediği bir numara arıyordu.

Yoğun tempodan cevap vermek istemedi.

Israrlı aramaya artık cevap verme gereğini

duyunca, yıllar öncesine ait sesi hemen

tanıdı. Kısa bir süre sessiz kalıp, cevap

verip vermemek arasındaki tereddütü

geçince sesini kontrol altında tutarak cevap

verdi. Telefondaki ses, tüm mahçupluğuyla

görüşmek istediğini belirtiyordu. Önceden

duyacağı cevapları bilircesine, hazırlıklı

bir şekilde; nedenlerini, gerekçelerini,

arka arkaya sıralıyordu. Telefondaki

ses, tüm ısrarıyla aynı yerde ve akşam

7 'de bekleyeceğini belirterek telefonu

kapattı. Kafası karışmıştı. Cafer Bey'le eşi

koridorda sevimli sevimli yürüyüşlerini

yapıyorlardı. Cafer Bey'in esprili sözlerine

eşi kahkahalarla karşılık veriyordu. Mesai

saatinin nedense hiç bitmesini istemedi.

Kafa karışıklığı devam ediyordu. Yüreği her

zamanki oyuncağını isteyen çocuk gibi kımıl

kımıldı.

Telefonu yine ısrarla çalıyordu. Arayan bir

kitabevi sahibi olan arkadaşıydı." Sana güzel

bir haber vereceğim. Yayıncı arkadaş bu

akşam dükkana gelecek. Kitabın hazırsa

gelip bir görüş. Mutlaka ilgilenecektir

yazdıklarınla." Heyecanlandı Yıldız. İçi ışıl ışıl

oldu. Hemen laptopunu çıkardı kılıfından.

Yazdıklarını günbegün laptopa aktarmıştı.

Son cümleleri dışında, son düzenlemelerini

yaparak tekrar bir gözden geçirdi.

Hastaneden geç çıkmıştı. Her zamanki yer...

Ne kadar yürüdüğünün farkında değildi ama

kafenin, şimdi tam karşısındaydı... Uzaktan

da olsa fark etti onu. Her zamanki masada

oturuyordu. Adımları yavaşladı, kafeye doğru

giderken... Kafenin önünde durdu; elindeki

laptopu sıkıca tuttu ve yola baktı. Kitabevi

100 metre ilerdeydi. Uzaktan dahi olsa, içi

ışıl ışıl görünüyordu. Derin bir nefes aldı...

Yola devam etti... Yoluna devam etti...

Önündeki yol genişledi sanki. Yol ışıl ışıldı, içi

gibi...

Kitabının son sözünü bulmuştu. " Aşk, hiç

vazgeçmemektir ama umut varsa ..."

NYX

257


Kutuplar 2100 yılına

kadar tamamen eriyebilir

Epson ve National Geographic, ‘Turn Down the Heat’ (Isıyı Azaltın) kampanyası

kapsamında kutup bölgelerindeki donmuş toprakların korunmasını desteklemek

için güçlerini birleştirdi.

Epson, başlattığı ‘Turn Down the Heat’

(Isıyı Azaltın) kampanyasıyla dünyanın

kutup bölgelerindeki donmuş toprakların

korunmasını desteklemek için National

Geographic ile güçlerini birleştirdi. Bilim

insanları tarafından dünyanın donmuş

topraklarının 2100 yılına kadar tamamen

çözüleceği ve bunun sonucunda da

ekolojilerin büyük ölçüde değişeceği tahmin

ediliyor. Bu kampanya için tüm dünyada

deniz seviyelerinin yükseleceği ve atmosfere

950 milyar tondan fazla metan salınacağı

öngörüsüyle yola çıkıldı.

Epson ve National Geographic bu iş

birliğiyle işletmelerin küresel ısınmaya olan

etkilerini nasıl azaltabilecekleri konusunda

farkındalık yaratmayı hedefliyor. ‘Turn

Down the Heat’ hareketinin ön safında, iklim

değişikliğinin uzun süreli etkisini izlemek için

Alaska ve Rusya'daki kutup gözlemevlerini

yöneten National Geographic Kaşifi Dr.

Katey Walter Anthony yer alıyor. Kaşifin

donmuş toprakları koruma konusundaki

öncü araştırmasının ayrıntıları, Epson ve

National Geographic iş birliğiyle hazırlanan

bir dizi videoda, infografikte ve çevrimiçi

içerikte toplandı. Bilgilere bu adresten

ulaşabilirsiniz: heatfree.epson.com

NYX

258


Yaşam

Kuzey Kutbu eriyor

Dr. Anthony durumu şu şekilde yorumluyor: "Kuzey

Kutbu tam anlamıyla gözlerimizin önünde eriyor. Bu

yüzyılda gerçekleşmesi öngörülen küresel ısınmanın

yaklaşık yüzde 10'luk kısmının, donmuş toprağın

çözülmesinden kaynaklanabileceğini ve bunun tüm

dünyayı etkileyeceğini tahmin ediyoruz. İş dünyasında

ve günlük hayatta yaptığımız seçimler büyük önem

taşıyor. İşletmeler ve insanlar, kullanacakları teknoloji

konusunda akıllıca kararlar aldıklarında bu durum,

çevremiz için de olumlu bir fark yaratacaktır."

Küresel ısınmaya karşı mücadelede enerji tasarrufu

çok önemli. Ancak sayısız teknoloji ürünü iş

ortamlarında her saniye büyük enerji tüketiyor.

Epson’un Isısız Teknolojiye sahip öncü yazıcı serisi,

daha az enerji, daha az yedek parça ihtiyacı ve daha

düşük çevresel etki ile bu eğilime karşı geliyor.

Epson Küresel Başkanı Yasunori Ogawa da şöyle

konuşuyor: “Sürdürülebilirlik, Epson'da yaptığımız her

şeyin merkezinde yer alıyor. Çevre üzerinde yalnızca

kendi etkimizi azaltmakla kalmayıp müşterilerimizin

de bunu yapmasına yardımcı olmakta kararlıyız.

Teknolojilerimiz sayesinde müşterilerimiz ve iş

ortaklarımızla küresel çevre sorunlarının üstesinden

gelmek için fark yaratmayı umuyoruz.”

Kampanya, donmuş toprakları koruma mücadelesinde

işletmelerin atabilecekleri 5 temel adımı ortaya koydu:

Isıyı azaltmak:

Aletlerden yazıcılara, ofislerde bulunan cihazlar ciddi miktarda ısı yayabilir. Cihazı değiştirme zamanı

geldiğinde işletmeler, piyasadaki ısısız alternatifleri göz önünde bulundurmalıdır. Her cihaz, küresel

ısınmayı azaltmada ve işletmelerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) hedeflerine ulaşmasına yardımcı

olmada rol oynar.

Döngüsel ekonomiden yararlanmak:

İster ofis mobilyası, isterse ambalaj veya elektronik cihazlar olsun, üretim malzemeleri çok fazla ısı

üretebilir; aynı şey bunlar çöp sahasına atıldığında da geçerlidir. İşletmeler mümkün olduğunca yeni

satın alımlar ve eski atıklar için döngüsel ekonomi yaklaşımının nasıl benimsenebileceğini hesaba

katmalıdır.

Suyu ve yenilenebilir kaynakları baştan değerlendirmeye almak:

Fosil yakıtlar, dünyanın atmosferini ısıtmada önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle işletmeler, çalışma

alanındaki enerjiyi temin etmek için güneş, rüzgar gibi temiz ve yenilenebilir kaynaklardan yararlanmayı

değerlendirmelidir. Aynı şey suyun ısıtılması ve arıtılması için de geçerlidir. Bu yüzden işletmeler

mümkün mertebe su sensörü teknolojileri gibi su tasarrufu sağlayacak seçenekleri kullanmaya

çalışmalıdır.

Sürdürülebilir değerleri tedarik zinciriyle uyumlu hale getirmek:

Sürdürülebilirlik artık tüm kuruluşlar için önemli bir konu haline geldi ve bu konuyu ciddiye alanlar,

gezegeni kurtarmak için aldıkları önlemler konusunda oldukça şeffaflar. Sürdürülebilirliğe önem veren

bir işletme, ürün satın aldığı ve ortaklığa girdiği işletmeler için de durum tespiti yapmalıdır. Böylece

işletmeler, sürdürülebilir değerlerini tüm tedarik zincirinde daha da ileriye taşıyacak nihai güce sahip

olurlar.

Geleceğe önem vermek:

Gezegenimizi kurtarmak için zamana karşı yarışırken işletmeler, kağıt kullanmayı bırakmaktan ve ofise

geri dönüşüm kutuları yerleştirmekten daha fazlasını yapmalı ve bu doğrultuda, yenilenebilir enerji

kullanımından su tasarrufuna kadar her şeyi kapsayan, karbon emisyonunu sıfıra indirecek net bir plan

benimsemelidir. Sağlam ESG hedefleri oluşturmak ve bunların nasıl karşılanacağına dair net bir yol

haritası çizmek, iklim değişikliğiyle mücadelede temel önemdedir. Müşteriler "çevreci çabalar" ile bu

kadar uyum içindeyken ve bundan vazgeçemez bir durumdayken işletmeler de bu konuda çok şeffaf

olmalıdır.

NYX

259


“OFF THE WALL”

Vans'in Well-Suited Koleksiyonu

Klasik Erkek Giyiminden Esinleniyor.

Koleksiyon ülkemizde balıksırtı ve kazayağı desenleri olarak da bilinen herringbone

ve houndstooth baskılarından, ev giyimi ve bazı özel aksesuar parçalarından

oluşuyor

NYX

260


Moda

Koleksiyon, geleneksel kumaşlarla hazırlanmış üç uyumlu setten oluşuyor ve bu

setler houndstooth görünümü ile tekrar hayat buluyor. Herringbone crop polar

ve uyumlu polar pantolon, günlük giyimden ilham alan bisiklet şortları, pamuklu

tişörtler ve boğazlı örgü üst gibi temel bodycon yani vücuda oturan parçalarla

birleşerek daha rahat, günlük bir tarz sunuyor.

NYX

261


''LOVE WATER MORE''

SUYU DAHA ÇOK SEVMEK

ÜZERİNE KURULAN BİR İŞ BİRLİĞİ

Sürdürülebilirlik, kurulduğu 1986 yılından bugüne Dockers ® ’ın marka DNA’sının ve California Cool tarzına dayalı

iletişiminin temel direğini oluşturuyor. Bu konuya olan gönülden bağlılığını, kullandığı suyun tüketimini azaltmaya

yardımcı olacak Water


Spor ve Moda

SUYU DAHA ÇOK SEVMEK ÜZERİNE KURULAN BİR İŞ BİRLİĞİ

Yeni marka elçileri ile tanışın: Karşınızda Maud Le Car ve Joan Duru çifti!

Maud ve Joan, Ağustos’ta lansmanı yapılan yeni Dockers ® kampanyası “Love Water More”un baş kahramanları.

Bu kampanyanın amacı, suya daha çok özen göstermek ve bunun için farkındalık yaratmak. Bu nedenle Joan ve

Maud, Fransa'dan İspanya'ya Atlantik kıyısı boyunca maceralı bir yolculuğa çıkacak ve diğer başarılı sörfçülerden

ve aktivistlerden Dockers ® 'ın suya gösterdiği özenin ne kadar önemli olduğuyla ilgili farkındalık yaratmak için

yardım isteyecekler. Diğer isimler bu desteklerini, umut ve iyimserlik mesajı içeren bir sörf tahtasını imzalayarak

gösterecekler. Son olarak, sörf tahtası açık artırmayla satışa çıkarılacak ve elde edilen gelir, gelişmekte olan

topluluklar için temiz içme suyuna erişim sağlamak adına Waves For Water’a bağışlanacak.

MAUD LE CAR KİMDİR?

Karayipler’in küçük adalarından Saint Martin’de doğan sörfçü

Maud, ressam ve aktivist. Kısa bir süre önce okyanusları

korumak için kurduğu Save La Mermaid Derneği ile, plastik

kirliliğine somut çözümler getirmek ve okyanusların bize

sunduğu tüm güzelliklerin tadını çıkarmak için çalışmalarını

sürdürüyor.

JOAN DURU KİMDİR?

Joan, kendi jenerasyonunun en usta sörfçülerinden biri: Henüz kısa

bir süre önce Fransa adına yarışan Joan, Dünya Sörf Şampiyonu

oldu. Tüm meslektaşları onun ne kadar yetenekli olduğu konusunda

hemfikir. Joan aynı zamanda, suların korunmasını destekleyen

kararlı bir aktivist. Babasının ona yedi yaşındayken sörf yapmayı

öğretmesiyle başlayan kariyeri, o zamandan beri neredeyse tüm

hayatının odağında. Dünyayı dolaşırken, kirliliğin okyanusları nasıl

yok ettiğini gözlemledikçe, bunu durdurmak için harekete geçme

arzusu onun için yeni bir tutku oldu.

NYX

263


Sokak stilinin

vazgeçilmezi denim!

Hollywood’un etkisiyle 1950’lerdeki asi gençlerin vazgeçilmezi denim pantolonlar son

30 yıldır sokak stili deyince ilk akla gelen parçalardan. Bugünse gündüzden geceye tüm

kombinlerin başrol oyuncusu haline gelen denimler, dış giyimin kilit parçası oldu.

Boyner, özellikle sonbaharda gardıropların en çok kullanılan parçası olan denim gömlek ve

ceketlerin da yer aldığı her tarza uygun ve oldukça geniş bir denim koleksiyonu sunuyor.

NYX

264


Moda

Boyner’in kadın denim koleksiyonunda yer alan

yüksel bel jeanler özel kalıbı ile vücudu kusursuz

gösterirken denim ceketler serin sonbahar

günlerinde kombinlerin tamamlayıcısı oluyor.

Boyner’de; Aéropostale, Mavi, Jack&Jones, Loft,

Levi’s, Lee Cooper, Mustang, Guess, Tommy Jeans,

CK Jeans gibi hem dünyadan hem de Türkiye’den

birçok ünlü denim markası birbirinden şık ve zengin

seçeneklerle bir araya geliyor.

NYX

265


Levi's ® ile

İnsan ve Doğa Bir Arada

İnsan ve doğayı birbirinden ayrı düşünemeyiz. Çevreyi korurken aynı

zamanda insan olmanın ne demek olduğunu keşfedebiliriz.

Tabii ki seçimimiz bilinçli tüketim.

Levi's ® da Sonbahar/Kış 2021 koleksiyonlarının arkasındaki temayı bu

çerçevede “Buy Better, Wear Longer” (Daha iyisini al, daha uzun süre giy)

mottosuyla oluşturuyor.

NYX

266


Moda

Levi’s ® son birkaç sezondur doğaya ve çevreye odaklanmış çalışmalarına

bu sezon da aynı kararlılıkla devam edip sürdürürlebilirlik yatırımlarını

genişletiyor. Hem kıyafetlerin üretim sürecini hem de bunun stile

yansımasını doğanın bir kutlaması olarak kucaklıyor.

İnsan olmanın ne anlama geldiğini, bireyselliğimizi ve yaratıcılığımızı

ele alan bir koleksiyon olmasının dışında doğadan nasıl ilham alındığı

ve doğaya karşı nasıl sorumlu olunduğu gibi soruların yanıtlarını da

cevaplıyor. Bu sezonun konsepti olan Human Nature (İnsan Doğası),

tamamen iyimserlik ve zanaat sevgisiyle ilgili.

NYX

267


spor

zamanı

NYX

268


NYX

269

Spor ve Moda


adidas ve Beyoncé Dördüncü IVY PARK

Koleksiyonunu Sunar:

“IVY PARK RODEO”

Kovboyların özgün ve taklit edilemez tarzından ve inkar edilemez etkisinden ilham

alan “IVY Park Rodeo” koleksiyonu, Amerikan Batı kültürü üzerindeki müthiş etkisini

kutluyor. Koleksiyon, siyahi öncülerin kovboy kültüründeki gizli tarihini ve onların

Amerikan Rodeo'su üzerinde devam eden etkilerini harmanlıyor.

NYX

270


Spor ve Moda

Günümüz için yeniden tasarlanan klasik Amerika'nın cesur bir

kutlaması, bu klasik Batı giyiminin canlandırıcı çağdaş bir yorumu...

IVY PARK Rodeo, cüretkar tasarımı, kovboy

deneyiminden ilham alarak klasik sokak giyimi ve

atletik giyimle buluşturuyor. Koleksiyonda 58 parça

yetişkin giyim stili, 5 parça yetişkin ayakkabı stili ve

13 parça farklı aksesuar bulunuyor. Koleksiyon, koyu

denim kumaşlar ve Fransız frize kumaşlar, benzersiz

denim monogramları ve koyu mor parıltılı baskılardan

oluşuyor. Tasarımları, fermuar ve çıtçıt ayrıntıları

tamamlıyor.

Giyim koleksiyonunun öne çıkan parçaları arasında

kot kumaşında body ve geniş paçalı pantolonlar, kot

eşofmanlar, Fransız frize kapüşonlu eşofman takımları,

kot pantolon, şapka ve kanvas bel çantaları yer alıyor.

Koleksiyona farklı renk seçenekleriyle kot görünümlü

IVP Ultraboost, IVP Forum Mid ve IVP Super Sleek

"Chunky" heyecan katıyor.

NYX

271


REEREEBOK NANO X1 ADVENTURE İLE

ZORLU AÇIK HAVA KOŞULLARINA

HAZIR OLUN

Reebok’ın resmi fitness ayakkabısı Nano X1, bu sezon antrenmanlarını salonlara sığdıramayan sporcuların

ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde yenilendi. Yeni Nano X1 Adventure koleksiyonu, zorlayıcı outdoor antrenmanlarında

dayanıklı bir yol arkadaşı olmaya hazır.

Reebok, outdoor fitness antrenmanları sırasında sporcular performans desteği sağlamak üzere geliştirilen Nano

X1 Adventure’u tanıttı. Yüksek dayanıklılık ve çok yönlülük odaklı tasarlanan yeni Reebok Nano X1 Adventure;

sporseverleri, antrenmanlarını spor salonunun dışına taşımaya ve açık havanın keyfini çıkarmaya teşvik etmek için

tasarlandı.

NYX

272


Spor ve Moda

Arazi antrenmanlarından doğa yürüyüşlerine kadar her türlü açık hava macerasında üstün bir performans desteği

sunan Nano X1 Adventure, streç yırtılmaz ve nefes alabilen sayasıyla üst düzey koruma ve rahatlık sunuyor.

Yenilenmiş kauçuk dış taban, engebeli yüzeylerde maksimum çekiş sağlarken; tabanın ön kısmında kullanılan

“Floatride Energy” teknolojisi, hızlı tepki veren hafif bir kullanım sunuyor. Anti-mikrobiyal iç astara sahip Nano X1

Adventure’da, doğaya uyumlu ve %100 geri dönüştürülmüş malzemeden üretilen elastik bağcıklar kullanıldı. Her

yönüyle tam bir açık hava antrenman ayakkabısı olan Nano X1 Adventure; denge,hafiflik,hız ve dayanıklılığı bir arada

barındırıyor.

Açık hava antrenmanlarında üstün performans desteği sağlayan Nano X1 Adventure,

www.reebok.com.tr, Reebok Cevahir mağazasında satışa sunuluyor.

NYX

273


ADIDAS 4DFWD: 3D BASKI TEKNOLOJİSİYLE

Adımlar Daha İleri

Yeni adidas 4DFWD ve 4DFWD PULSE, en yeni 3D baskı teknolojisi ile üretilen hassas

orta tabanı ile ileri hareketi ivmelendirerek koşuculara sorunsuz ve keyifli bir performans

vadediyor. Carbon’un Digital Light Synthesis teknolojsiyle geliştirilen 4DFWD, uzun yıllara

dayanan sporcu verileri analiz edilerek tasarlandı.

Yeni adidas 4DFWD kafes orta tabanı, beş milyon olası kafes yapısı arasından belirlendi ve adidas’ın plastik atıkları

durdurma taahhüdü doğrultusunda %40 geri dönüştürülebilir malzemelerden üretildi. Benzersiz 4DFWD hücre

geometrisi ise her adımda öne doğru yumuşak bir geçiş ve ivme etkisi sağlıyor. Taban yere bastığında uygulanan

kuvveti oluşturduğu dikey açıyla ileriye doğru yönlendiren orta taban teknolojisi, kullanıcıya her adımda pürüzsüz ve

kaygan bir geçiş deneyimi yaşatıyor.

NYX

274


Spor ve Moda

Salomon'un yeni

Madcross Gore-Tex

patika koşu ayakkabısı

fonksiyonel özellikleriyle

fark yaratıyor

Salomon Madcross Gore-Tex, doğa maceraları için alternatif ayakkabı arayışında olanlara hitap ediyor. Nefes alabilen,

esnekliği ve dayanıklılığı ile güven veren model, harika bir outdoor ayakkabı deneyimi yaşatıyor. Daha yumuşak

bir orta tabana, membrana ve dış tabana yerleştirilmiş çok yönlü çıkıntılara sahip olan Madcross Gore-Tex, ihtiyaç

duyulan işlevselliği fazlasıyla sunuyor.

Contagrip TD tabanı sayesinde ıslak veya engebeli yüzeylerde mükemmel tutuş yakalayan Madcross Gore-Tex, ayağı

saran Sensifit özelliği ile de olağanüstü denge sağlıyor. Su geçirmez özelliğe sahip Salomon Madcross Gore-Tex’te,

ayak sağlığına, hijyenine, serinliğine önemli katkılar sağlayan Ortholite iç tabanı da konforu artıran özelliklerden biri

olarak dikkat çekiyor.

NYX

275


THE NORTH FACE: ACTIVE TRAIL

Konfordan ödün vermeden

tasarlanmış kadın yürüyüş ekipmanları

Markanın 'Have You Ever' kampanyasının bir parçası olarak duyurulan yeni kadın yürüyüş

koleksiyonu, sınırsız keşif performansları için tasarlandı. Koleksiyon yolculukları konfor ve

şıklıkla gerçekleştirmek isteyenler için ideal parçalara sahip.

Tüm vücut için parçalara sahip olan koleksiyon, ormanda, dağlarda veya şehirde yürüyüşlerde sıcak tutarken, nefes

alabilir kumaşı ile dengeyi sağlar. Active Trail'in imza niteliğindeki yumuşak kumaşları ve derinin nefes almasına imkan

veren teknolojisi en üstün rahatlığı sağlamak için geri dönüyor.

Giyim parçalarınızı, arazide enerjiyi en üst düzeye çıkarmak için tasarlanmış, dayanıklı ve hafif VECTIV Exploris

FUTURELIGHT botların yeni renkleri ile kombinleyebilirsiniz.

Kadınlar için tasarlanmış ürünler, dış mekanda doğayı kucaklamak için tasarlanmış Active Trail Sırt Çantası 20L

ile birlikte iki canlı ve farklı stilde toplanıyor. Sürdürülebilir bir şekilde, pratiklik ön plana alınarak dizayn edilmiş

Dune Sky 7/8 Tayt, düşük ışık koşullarında güvenliği sağlamak için yansıtıcı özelliklidir. Windy Peak Anorak ise

öngörülemeyen hava koşulları için rüzgar direnci ve su geçirmez teknoloji ile donatılmıştır.

NYX

276


Spor ve Moda

ACADEMIA VE PROBABLY'DEN

SOKAK MODASINA YENİ BİR SOLUK:

PROBABLY x ACADEMIA

Özgür ruhlu ve farkındalığı yüksek tasarımlarıyla her sezon adından söz ettiren Academia’nın, Probably işbirliğiyle hazırladığı

Probably X Academia kapsül koleksiyonu spor giyimin yeni vazgeçilmezlerine imza atıyor.

Sokak modası kodlarından ilham alan uniseks koleksiyon,

Academia’nın DNA'sını, Probably markası ve son beş yılda tüm

dünyada yükselen bir trend haline gelen Danimarkalılara özgü

mutluluk felsefesi “Hygge” ile bir araya getiriyor.

Yeşilin enerjisini, beyazın sadeliği ve siyahın gücüyle buluşturan

koleksiyon, bant baskılar, patchwork detaylar ve geçtiğimiz

sezonların ardından halen yükselişini koruyan batik tekniğiyle

zenginleşiyor.

Monogram baskılı tshirt ve formalar; sloganlı hoodie ve t-shirtler,

batik tekniğiyle boyanmış yeşil/siyah takımlar, slogan biyeli

sweatshirt setlerinden oluşan koleksiyon; çoraptan şapkaya,

terlikten bel çantasına uzanan aksesuarlarıyla sokak stiline farklı

bir yorum katıyor.

NYX

277


BEL AĞRILARINA

DİKKAT!

Bel ağrısı, günlük aktiviteleri kısıtlayan en önemli nedenlerden birisidir. Tüm dünyada nüfusun yaklaşık %80'inin

yaşamlarının herhangi bir döneminde en az bir kez bel ağrısı atağı geçirdikleri biliniyor. Bel ağrısı gelişmiş

toplumlarda; görülen kronik hastalıklar arasında kalp hastalıklarından sonra ikinci sırayı almakta ve cerrahi tedavi

yapılan hastalıklar arasında beşinci sırada bulunmaktadır.

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümünden Doç. Dr İdris Sertbaş

hayatımızı kısıtlayan, günlük aktivitelerimize engeller oluşturan ‘Bel ağrıları’ hakkında bilgiler paylaşırken, tedavi

yöntemlerini ve bel ağrısından korunma için önlemleri anlattı.

Bel Ağrısı Riski Kimlerde Fazladır?

Pozisyon değiştirmeden uzun süre oturanlar, uzun süre

ayakta duranlar, ağır yük kaldıranlar, sigara içenler,

gebelik, uzun süre yüksek topuklu ayakkabı giyenler, ani

hareket yapanlar ve her iki bacakta uzunluk farkı bel ağrısı

nedenleri olarak sayılabilir. Sırt ve karın kasları zayıf

olanlar ya da fazla kilolular da bel ağrısına daha yatkındır.

Bazı meslekler de buna neden olabilir; uzun yol sürücüleri,

titreşimli toprak burgu makinesi kullananlar, aşırı ağır

yük kaldıranlar, uzun süre tabure ve sandalyede oturmayı

gerektiren meslek grubu çalışanlarında risk fazladır.

Bel Ağrısının Başlıca Nedenleri:

Bel fıtıkları, dejeneratif disk hastalığı (omurgalar

arasındaki amortisör görevi gören bağ dokusu yapısındaki

tabakanın bozulması), diskit (disk iltihabı), bel zincir kemiği

kireçlenmeleri (kanal daralması, omurların oluşturduğu

eklemlerin kireçlenmesi), başarısız bel cerrahisi hastalığı,

osteoporoz, sakroiliak eklem hastalığı, yumuşak doku

hastalıkları (postür bozukluğu, Fibromiyalji vb.), romatizmal

iltihabi hastalıklar (Romataid Artrit, Ankilozan Spondilit),

kas – iskelet hastalıkları ( mekanik bel ağrısı vb.), travmalar

(düşme , kaza gibi), tümörler, psikolojik nedenler bel ağrısı

sebebidir.

Bel Ağrısında Ne Zaman Hekime

Başvurulmalıdır?

İstirahatle geçmeyen ağrı, gece devam eden şiddetli

ağrı, bel hareketlerinde aşırı kısıtlılık, bacağa yayılan

ağrı, bacakta karıncalanma, uyuşma, bacak veya ayakta

güçsüzlük veya felç durumu, idrar veya büyük abdesti

tutamama, düşme veya travma öyküsü, daha önceden

tanı konulmuş kanser öyküsü, son 1 aydır ani kilo kaybı

ve halsizlik gibi durumlar bel ağrısına eşlik ediyorsa allta

yatan ciddi bir hastalık olabileceği düşünülerek vakit

kaybetmeden bir hekime başvurulmalıdır.

Doç. Dr İdris Sertbaş

Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü

Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi

NYX

278


Sağlık

Bel Ağrılarının Tedavisi

Bel ağrılarında yapılacak tedavi ağrının nedenine ve hastalığın yerleşimine göre belirlenmelidir.

Kas ve yumuşak dokuların aşırı gerilmesine veya ufak yaralanmalara bağlı olan bel ağrısında

(Mekanik bel ağrısı) ağrı kesiciler, kas gevşeticiler ve kısa süreli yatak istirahati tek başına çoğu

olguda yeterlidir.

Travma ve enfeksiyona bağlı bel ağrısı: Sinirlere basıya bağlı bacaklarda güçsüzlük ve/veya

istemli idrar ve gaita yapamama, omurgada instabilite (anormal hareketlilik) varsa cerrahi girişim

yapılmalı, neden enfeksiyon ise ilave antibiyotik tedavisi verilmelidir.

Tümöre bağlı bel ağrısı: Sinirlere basıya bağlı bacaklarda güçsüzlük ve/veya istemli idrar ve gaita

yapamama yakınmaları varsa veya omurgada instabiliteye (anormal hareketlilik) yol açmışsa

cerrahi girişim yapılabilir ve doku tanısına göre radyoterapi-kemoterapi önerilir.

Bel fıtığı, bel kayması, spinal dar kanala bağlı bel ağrısı: Sinirlere basıya bağlı bacaklarda güçsüzlük

ve/veya istemli idrar ve gaita yapamama yakınmaları varsa, omurgada instabilite (anormal

hareketlilik) varsa cerrahi girişim mutlaka gereklidir. Kuvvet kaybı gibi nörolojik bulgular

olmamasına rağmen, uzun süren ağrı nedeniyle hastaların yaşam kaliteleri etkileniyorsa ağrı

tek başına cerrahi girişim nedeni olabilir. Cerrahi girişim yöntemi seçilirken her hasta ayrı ayrı

değerlendirilmeli ve o hastaya uygun teknik seçilmelidir. Sinirlere bası bulgusu yoksa ağrı kesici,

kas gevşetici ve yatak istirahati (5 günü geçmeyen) önerilir.

Bel Sağlığının Korunması İçin Uyulması Gereken Kurallar:

Uzun süre aynı pozisyonda kalınmamalıdır. Oturma ve ayakta kalma süresinin 45 dakikayı geçmemelidir. Bakılan

kişi, cisim ve objeye vücut cephesi tam olarak dönülmelidir. Oturulduğunda beli destekleyen yastık kullanılmalıdır.

Yerde yapılan işlerde çömelerek işlerin yapılmasına dikkat edilmelidir. Bel bölgesi terli kalmaktan, soğuktan

korunmalıdır. Yatmak için ortopedik yatak kullanılmalıdır. Yan pozisyonda öne doğru bükülerek bacaklar karına

doğru çekip yatmak en uygun pozisyondur.

NYX

279


Eviniz için

dekorasyon fikirleri,

hayatınızı

kolaylaştıracak ürünler

ve şık sofralar

NYX

280


NYX

281


zamansız trendler:

Tek Duvar Boyama

Tek duvar boyama yani odadaki bir odak duvarı boyamak, odanın tüm renklerini ve sahip

olduğu unsurları birbirine bağlamaya yardımcı olan bir tasarım tekniğidir. Sıradanlıktan

kurtulmak ve iç mekan alanını renklendirmek isteyenler için tek duvar boyama trendinin

detaylarını Bi’Boya'dan dinliyoruz...

Tek duvar boyama ipuçları

Seçtiğiniz odanın boyutlarına bağlı olarak, alana

derinlik katmak için pek çok yöntem bulunur. Eğer

renklendireceğiniz duvar küçük bir odaya aitse alanı

daha büyük göstermek için duvarı aşağı ve yukarı

olmak üzere iki parçaya bölebilir ve iki farklı renk

kullanabilirsiniz. Yukarı kısımda kullanacağınız açık

renk boya hem tavanınızı yüksek gösterecek hem de

mekanınızı daha ferah tutacaktır.

Seçeceğiniz alandaki duvarın tamamını renklendirmeyi

tercih etmek yerine vurgulamak istediğiniz alanları

renklendirebilirsiniz. Aynı zamanda boyadığınız alanın

tavanını da belli bir ölçüde kapsayan renklendirmeler,

tavanın daha yüksek görünmesine yardımcı olur.

Tek duvar boyamada renk uyumu önerileri

Tek duvar boyama tekniğinde renkleri seçerken

odanızdaki duvarların halihazırdaki renkleri,

mobilyalarınızın renk tonları ve kişisel zevklerini gibi

pek çok faktör bulunur. Bu tarz tekniklerde kontrast

ya da uyum sağlayabilecek renklere yönelmek önerilir.

Odanız küçükse, alanınızı daha geniş ve aydınlık

göstermek istiyorsanız, açık tonlardaki renklerden

yardım alabilirsiniz. Krem, beyaz gibi renkler hemen

hemen tüm renkler ve mobilyalar ile başarılı bir uyum

yakalar.

Sofistike bir ortam oluşturmak istiyorsanız daha koyu

renklere yönelebilir; siyah-açık gri, koyu kırmızı ya

da lacivert gibi daha karanlık tonlarla beyaz tonlarını

kombinleyebilirsiniz. Turuncu, bordo, fuşya gibi tonlar

alanların daha iddialı görünmesine yardımcı olur.

Mobilyalarınız daha açık renklerde ise soft yeşil,

açık kahve, karamel, pudra gibi yumuşak bir hava

uyandıracak tonları tercih edebilirsiniz. Boyayacağınız

duvarı iki parçaya bölerek iki farklı renk ile zıtlıkların

uyumundan yararlanabilirsiniz. Siyah-beyaz, koyu

yeşil-açık pembe tonları, kırık beyaz-fuşya, bordogri

gibi renk tonları mekanlarınızda iyi bir kontrast

sağlayacaktır.

Tek duvar boyama tekniğinde en büyük sorunlardan biri; tek bir duvar için bir koca kutu boyanın fazla gelecek olmasıdır.

Tek duvarınızı renklendirmek için ve son kat yapmak için 0.75 litrelik özel olarak üretilen Bi'Boya boyaları tercih edebilirsiniz.

NYX

282


Ev Dekorasyon

KORİDORUNUZU YENİLEYİN!

Özellikle yeterince ışık almayan koridorlara ferah

bir dokunuş katmak için kolay uygulanabilir çözüm

önerileri ile evlerinizi yenileyebilirsiniz.

Koçtaş'tan koridor yenileme önerileri...

Yenilecek koridorlar için duvar kâğıdı seçimi

yapıldıktan sonra alanın uygunluğuna göre kesilen

duvar kâğıdı, fırça ve duvar kâğıdı yapıştırıcısı

yardımıyla uygulanabilir. Koçtaş uzmanları duvar

kâğıdını yapıştırırken kava kabarcığı kalmamasına ve

desenlerin birbirini takip edecek şekilde sıralanmasına

dikkat edilmesini tavsiye ediyor.

Duvar kâğıdını duvarın yarısına denk gelecek şekilde

tüm koridora uyguladıktan sonra çıta uygulamasına

başlanabilir. Bu yenileme işlemi için ahşap dekoratif

çıtalar kullanılabilir. Koçtaş uzmanları çıtaları,

uygulama yapılacak alanların ölçüsüne uygun olarak

dekupaj testere ve köşelere denk gelecek yerleri

45 derece açı ile kesilmesini öneriyor. Daha uygun

maliyetli ve kesme işlemi daha kolay olan bir seçenek

isteyenler ise strafor çıtaları tercih edebilir. Ölçüye

uygun kesilen çıtalar, arkalarına soğuk silikon sürülüp

duvara yapıştırılarak ve kalan kısımları beyaza

boyanarak yenileme çalışması tamamlanabilir.

KlİmaDA uzaktan kontrol,

yüksek konfor İSTEYENLER İÇİN

Mitsubishi Electric MELCloud TM ile siz daha eve varmadan konforlu ortamınız hazır

Klima kontrolünü mobilleştiren teknoloji

MELCloud TM , Mitsubishi Electric klima

sistemlerinin tüm fonksiyonlarını uzaktan

yönlendirmek için tasarlandı. Açma-kapama

durumu, çalışma modu, iç ortam sıcaklığı,

kumanda işlemlerinin takibi ve çok daha

fazlası… Üstelik fan devrini değiştirmek,

kanatçıkları ayarlamak, odanın sıcaklığını

görmek ve sıcaklık ayarını değiştirmek gibi

işlemleri de hızlı ve pratik bir şekilde yapmak

çok kolay. İklimlendirme teknolojilerine

yapay zekâyı entegre eden teknoloji devi,

bu akıllı sistem sayesinde sağladığı günlük,

haftalık veya mevsimsel zamanlayıcılarla bir

veya birden fazla klimanın tek bir cihaz ve tek

bir noktadan yönetilmesi için de ideal.

NYX

283


Mutfak

Dekorasyonunda

Sonbahar Esintileri

Yazın enerjisini ve cıvıltısını sessizlik ve

sakinliğe bıraktığı bugünlerde Bodrum

Mutfak Mobilya tasarım ekibi, mutfağında

sonbahar temasını işlemek isteyenlere

birbirinden değerli öneriler sunuyor...

Öncelikle kışa hazırlık için yapılan lezzetleri

mutfağınızda rahatlıkla depolayabileceğiniz geniş

bir kiler dolabı kurtarıcınız olabilir ya da tüm

erzaklarınızı depolayabileceğiniz kiler odasına raf

sistemleri uygulayabilirsiniz. Mutfak dolapları,

masa ve sandalyeler için doğadan ilham alınan

toprak ve güz renkleri mutfağınıza romantik

bir hava katmanızı sağlar. Her mevsim mutfak

rengi değiştirmek kolaya kaçan bir öneri olacağı

için zahmete girmeden ve kendinizi mevsimlere

hapsetmeden doğanın sunduklarından ilham alıp,

renklerini ve desenlerini taşımak daha rahatlatıcı

olacaktır. Güneşten aldığı renkleri ile yaza tazelik

katan sebzeler, kurutularak mutfak askılarında

hoş bir dekoratif görüntü sunacaktır. Ayrıca sıcak

içeceklere ihtiyaç duyacağımız bu mevsimde çay

ve kahve köşeleri yeniden demli sohbetlere kucak

açacaktır.

NYX

284


Sonbahar Sofraları

Foodie ile sağlıklı yeme alışkanlıklarınızı

her yerde sürdürün!

Siz de evdeki yemeklerin hijyen ve lezzetinden ev

dışında da ödün vermeyenlerden misiniz? Öyleyse

Arzum elektrikli modern sefer tası tam size göre.

Foodie ile ev yemeklerinizi dilediğiniz her yere

taşıyabilir, düzenli ve sağlıklı beslenme rutininize

gittiğiniz her yerde devam edebilirsiniz.

Son derece kullanışlı ve pratik olan Foodie elektrikli

modern sefer tası ile yemeklerinizi ısıtabilir, buharda

pişirebilir ve vakumlu kapaklar sayesinde uzun süreli

tazeliğini, güvenle koruyabilirsiniz. Yumurtanızı

dışarıda haşlayabilir hatta pirinç pilavı bile

pişirebilirsiniz. İki yemek kabı ve bir tabağa sahip, tek

veya çift katman olarak kullanılabilen Foodie, çevre

dostu taşıma çantası ile elinizde ya da sırt çantanızda

kolaylıkla taşıma olanağı da sağlıyor.

Rendele, Dilimle, Öğüt...

Goldmaster Rendy Elektrikli Rende ile bol malzemeli

salatalar, hafif sebze yemekleri ve daha bir çok

alternatifi Rendy ile hazırlamanın keyfine doyum

olmuyor.

5 farklı kullanım için tasarlanmış özel aparatlar:

İnce rendeleme, kalın rendeleme, öğütme, ince

dilimleme ve kalın dilimleme seçenekleri ile tercihinize

uygun tazeliğini yitirmeyen sebzelere ulaşırken,

etrafa sıçramasını önleyen özel kapağı sayesinde de

temizlikte kolaylık sağlıyor. 150 W yüksek devirli

güçlü motoru, çıkarılabilir ve yıkanabilir paslanmaz

çelik aparatları, aparatları saklama haznesi, rendeleri

kolay çıkarmaya yarayan emniyet butonu ile efektif bir

çalışma sunarken, geniş kapasiteli gıda tepsisi ile de

ekstra kolaylık sunuyor.

Çay Davetlerini Zenginleştiren

Çaydanlık ve Servis Takımları

Benzersiz desenleriyle konsept sofralara

imza atacağınız Bambum çaydanlık& servis

takımları, keyifli sohbetlerin edildiği çay

davetlerini unutulmaz kılıyor. Porselen kaliteli

ve şık görüntüsüyle sofraları şenlendiren 6

kişilik servis takımları, Bambum ’un emaye

çaydanlığı ile muhteşem bir uyum yakalıyor.

Modernize hale getirilen troya, dalia, savana

ve oliva desenleri Bambum çaydanlık ve

servis takımları, zevkli sofralarda misafirlerin

beğenisini kazanıyor.

NYX

285


Ortanca çiçeğinin zarafeti

sofralara yansıyor

Japonya doğumlu ortanca çiçekleri, 18. yüzyılda önce İngilizlerin sonra da

Fransızların en gözde keşifleri arasında yer aldı. Kalın dalları gücün simgesi haline

gelirken, renklerine de birçok anlam yüklendi. Bella Maison, Sonbahar – Kış

koleksiyonu için hazırladığı yeni yemek setinde ortanca çiçeğinin zarafetini ve

gönüllere dokunan sıcak hikâyesini sonbaharı yansıtan renklerle sofralara taşıyor.

Hikâyenin başlangıcı, Japonya’da imparatorluk

dönemine kadar uzanıyor. Son derece gururlu olan

Japon İmparatoru’nun sevdiği kadından özür dilemek

için gönderdiği ortancalar, bu güzel çiçeğin kaderini

değiştiriyor. Halkın yoğun ilgisiyle popülerliği artan

ortancalar, gösterişli renkleri, güçlü dalları ve zarif

duruşu ile en çok sevilen çiçeklerden biri haline geliyor.

Yüzyıllardır zarafetiyle ilgi odağı olan ortanca çiçeği,

Bella Maison’un yeni sezon yemek takımında keyif ve

huzur dolu sofralara eşlik etmek için tekrar karşımıza

çıkıyor. Kalın dalları ve güçlü renkleriyle gösterişli bir

çiçek olan ortanca, tüm yaz boyunca gözlere ve gönüllere

hitap ederken aynı zamanda bu sonbahar sezonu için de

Bella Maison’un tasarımcılarına ilham kaynağı oluyor.

NYX

286


Sonbahar Sofraları

Karaca’dan Sanatı Sofralara Taşıyan Yeni Bir İş birliği

Hüseyin Çağlayan dokunuşuyla;

modern sofralar tamamlanıyor

Sanattan aldığı ilhamı ürünlerine taşıyan Karaca, dünyaca ünlü tasarımcı

Hüseyin Çağlayan ile özel bir projeye imza attı. Çağlayan’ın, minimalist ve estetik

çizgileri; fütüristik bakış açısı ile buluşturarak tasarladığı özel ürünler, Karaca’nın

ayrıcalıklı dünyasında yer aldı.

Sanatı ve kültürel mirası sahiplenerek, dikkat çeken projeleri

hayata geçiren Karaca, Çağlayan'ın yenilikçi yaklaşımını, gerçek

inci ve kusursuz üretim ile buluşturarak, sanatın sonsuz ışığını

sofralara yansıtıyor. Karaca X Chalayan koleksiyonunda yer alan

tek kişilik Digital Pearl yemek takımı Hüseyin Çağlayan’ın sanat

dehasını ve zarif dokunuşlarını ortaya koyuyor. Takımda yer alan

parçaların iç içe geçerek oluşturduğu piramit görünümü sofralara

fonksiyonelliğin yanı sıra geleceğin yansımalarını da taşıyor. Gerçek

incinin hayat verdiği bu özel tasarım, sunumlarına sanatsal ayrıntılar

eklemek isteyenlerin vazgeçilmezi olacak.

NYX

287


LA DOUBLEJ x LADURÉE

ÖZEL KOLEKSİYONU

BEYMEN HOME’DA

12 parçadan oluşan özel koleksiyonda La DoubleJ’nin kurucusu ve kreatif direktörü

J.J. Martin’in doğurganlık ve kutsal dişilik kavramından ilhamla tasarladığı desenler,

Ladurée'nin dünyaca ünlü makaronlarının pembe ve fıstık yeşili tonlarıyla renkleniyor.

Özel tasarım ince porselen çaydanlık ve fincanlardan oluşan zarif çay seti ve pamuklu mutfak

önlüklerinin yer aldığı koleksiyonda, La DoubleJ'nin sevilen tatlı tabakları, yepyeni baskılarla

buluşuyor. Kutsal dişiliğin evrensel sembolü hayat ağacı, yeniden doğuşu simgeleyen kelebek,

yeni başlangıçları simgeleyen gül tomurcuklarıyla zenginleşen tatlı tabakları, ikili ya da altılı

karışık set olarak satışa sunuluyor.

NYX

288


Sonbahar Sofraları

Havaların soğumasıyla beraber

evlerde çay-kahve sohbetleri başlıyor…

Havaların soğumasıyla birlikte evlerde geçirilen

vakitler de artıyor. Sonbaharın gelişi, uzayan gecelerin

başlangıcı, derin çay-kahve sohbetlerini de beraberinde

getiriyor. Madame Coco’nun Burnice 2’li Çay Fincan

Takımı çay keyfinizi eşsiz bir deneyime dönüştürürken;

Madame Coco Briellen 2’li Kahve Fincan Takımı iseTürk

kahvesi sohbetlerinize eşlik etmek için sizleri bekliyor.

Sade formu, uyumlu doğal renk geçişleriyle hem içinizi

ısıtacak hem de en güzel anlarınıza eşlik edecek Bel

Sidonia Silindirik Kupa ile kahve keyfiniz hiç bitmesin

isteyeceksiniz.

Evde Lezzetli Kahvenin Pratik Çözümü

Makine kullanmadan her ocağa uyumlu Taşev

Romano Moka Pot, lezzetli kahvelere eşlik

ediyor. Estetik tasarımı , kolay kullanımı 3 ve 6

fincan seçenekleriyle kahveseverlerin beğenisine

sunulan Taşev Romano Moka Pot, küçük boyutu

sayesinde de mutfağınızda size yer kazandırıyor.

Arzum Kantintost Pro’yla zengin

lezzetler çabucak hazır

Arzum Kantintost Pro, zaman

ayarlayıcı özelliği ile tost ve ızgara

çeşitlerini başında beklemeden tam

kıvamında pişiyor. Sağlıklı beslenmeye

özen gösterenlere, fit görünümünü

her zaman korumak isteyenlere 180

derece açılabilen gövdesiyle barbekü

keyfi yaşatan Arzum Kantintost Pro,

köfte, tavuk ve balık gibi pek çok

farklı lezzeti, 2000 watt’lık gücüyle

çok kısa sürede pişirip servise hazır

hale getiriyor. Tüm yiyecekleri

en leziz halinde sofralara taşıyan

Arzum Kantintost Pro, çizilmeye

karşı dayanıklı ve sağlam alüminyum

döküm plakaları ile aynı zamanda uzun

ömürlü kullanım da sağlıyor. Zaman

ayarlayıcısı ve 5 kademeli ısı ayar

düğmesi sayesinde etkileyici sonuçlara

ulaşılabilen Arzum Kantintost Pro,

dik konumda muhafaza imkânı ile

mutfaklarda fazla yer kaplamıyor.

NYX

289


Hayatı Kolaylaştıran

Robot Süpürgeler

ARZUM ROBOTEK

Arzum’un yeni robot süpürgesi Robotek, GYRO

teknolojisi sayesinde akıllı navigasyon ve geçici

haritalama özelliği ile belli bir yol izleyerek

temizliği yapar ve temizlenen yerlerden sadece

bir kez geçerek işinizin çok daha kısa sürede

tamamlanmasını sağlar.

4 yıl garanti fırsatı ilk kez ve sadece

Arzum’da!

2000 PA yüksek emiş gücüne sahip motoru ile

derinlemesine temizlik sunan Arzum Robotek, 110

dakikaya kadar çalışma süresi ile tüm evi hiçbir kesintiye

uğramadan temizlemenize yardımcı olur. Kaydı

tamamlanan 3 yıl garantili tüm ürünlerde geçerli olan

+1 yıllık ek garanti ile Türkiye’de bir ilk olan toplam 4 yıl

garanti fırsatı ile sunulan Arzum Robotek, 65 desibel ses

seviyesi ile sizi ve sevdiklerinizi rahatsız etmeden işini

halleder.

Yüksek engel aşma kabiliyetine sahip

Arzum’un yeni robot süpürgesi Robotek’in temizlenebilir

turbo başlığı, ucundaki fırçalar sayesinde halılarda

derinlemesine temizlik sağlar. Hepa filtresi ise tozları

ve alerjenleri robot içinde hapseder. Düşme sensörleri

yardımıyla yükseklik farklılıklarını algılayan Arzum

Robotek, 1.7 santime kadar engel aşma kabiliyeti ile

hiçbir şeyin onu durdurmasına izin vermez. Ayrıca Türkçe

uygulama ve bildirimler sayesinde kolay kontrol etmenizi

sağlar.

Fakir Hausgeräte Robert RS 770

Fakir Hausgeräte’nin yeni Robert RS 770

Robot Süpürgesi, yüksek emiş gücü, Türkçe

akıllı ses teknolojisi, mobil aplikasyonu ve

çoklu haritalama teknolojisini destekleyen

akıllı lazer navigasyon sistemi ile evlerde

kusursuz temizlik devrini başlatıyor.

Rakipsiz Emiş Gücü ve Performans

Robert RS 770 Robot Süpürge, 4.000PA’lık rakipsiz

emiş gücü ve aynı anda hem süpürüp hem de

silme özelliğiyle evin her köşesinde tam temizlik

sağlıyor. Farklı zeminler için 4 farklı seviyede silme

fonksiyonuyla çalışabilen RS 770, otomatik olarak

halının tipini bile belirleyerek maksimum emiş gücüne

geçebilecek kadar hassas bir performans sunuyor.

120m 2 alanı tek seferde temizleyebilen Robert RS

770’in çift döner fırçası ve 20 mm yüksekliğe kadar

çıkabilen tekerlekleri ile engel tanımıyor ve tek bir

toz zerresini dahi kaçırmıyor. Geniş toz haznesi ve

150 dakika kullanım süresi Robert RS 770’i kusursuz

kılıyor. Ayrıca elektronik su deposu özelliğiyle zemin

tipine uygun 3 farklı seviyede su damlatma yaparak

yüzeylere hiç zarar vermeden gerçekleştiriyor.

NYX

290


Robot Süpürgeler

HOMEND ALEX

Alex, köşeli tasarımı ile gelişmiş teknolojik özelliklerinin yanı sıra yetkili servis, satış sonrası

destek hizmetleri ve Türkçe konuşuyor olmasıyla da bir ilke imza atarak fark yaratıyor..

Benzersiz Köşeli Tasarım

Mapping algoritması sayesinde temizleyeceği alanın

haritasını çıkararak temizlik için en ideal rotayı

oluşturan Alex, rampa çıkma kabiliyeti, zemin algılama

teknolojisi ve kir sensörü sayesinde farklı zeminlere

göre gücünü en verimli şekilde kullanıyor. Alex’in

tasarımı da alışılmış yuvarlak robot süpürgelerden

farklı. Köşeli tasarımı sayesinde, özellikle köşelerde

kalan kör noktalarda bile tam temizlik sağlıyor.

Üstelik yuvarlak robotlara göre yüzde 40 daha

uzun fırçalarıyla zemin üzerinde daha geniş bir alanı

temizleyerek zamanı da verimli kullanıyor.

Temizlik sırasında kendi kendini şarj ediyor

Temizlik esnasında şarjı azalınca kendi kendini şarj

edebilme özelliğine de sahip olan Alex böylece, 90

dakika boyunca gücünden ve performansından hiç

bir şey kaybetmeden çalışabiliyor. 2.5 KPA Emiş

Gücü ile temizlikte fark yaratırken, XL toz hanesi

ve paspas yapabiliyor olmasıyla da kullanıcılarının

hayatına önemli bir konfor sağlıyor. Akıllı algoritması

ve kamerası ile görevini en verimli şekilde yerine

getirebilmek için kendi yol haritasını belirleyebilen,

ortam bilgisini anlık olarak yenileyen Alex, özellikle

emekleyen çocuğa sahip aileler, alerjik bünyeye sahip

olanlar ve evcil hayvan dostlarının tercihi olacak.

Dyson’ın İlk Lazer Teknolojisine Sahip En Yeni Kablosuz

Süpürge Teknolojileri İle Evlerde Derinlemesine Temizlik

Dyson’ın Türkiye’de satışa sunduğu ve lazer

teknolojisine sahip yeni nesil kablosuz süpürgeleri,

Dyson V15 Detect ve V12 Detect Slim’le evlerde

derinlemesine temizlik yapmak artık çok daha kolay.

10 mikron kadar küçük gizli tozu görünür kılmak

üzere tasarlanan ve emilen tozların bilimsel kanıtını

sağlamak için akustik bir piezo sensörle donatılmış bu

yepyeni Dyson teknolojileri, evlerde derinlemesine

temizliğin anlamını yeniden tanımlıyor.

NYX

291


trend

topic

Twitter

Günlüğü

YURDAGÜL AYDIN

yurdagul.aydin@nyxmag.com

Merhaba

Ülkenin gündemini takip edebileceğimiz en gerçek platform

olan twitterdan son 3 ayın trend topiclerini sizin için

listeledim.

Güzel hashtaglerde buluşmak dileğiyle...

Temmuz 2021

1 Temmuz – #ZilletRaydanÇıktı

2 Temmuz – #AşkMantıkİntikam

3 Temmuz – #tosuncukdönüyor

4 Temmuz – #GönlümüzüÇaldınReis

5 Temmuz – #haberTÜRKdeğilsin

6 Temmuz – #BahtOyunu

7 Temmuz – #OrdumuzDenekDeğil

8 Temmuz – #YaErdoğanOlmasaydı

9 Temmuz – #ÖğrencilerimizDenekDeğil

10 Temmuz – #BuYasaKabulEdilemez

11 Temmuz – #Euro2020

12 Temmuz – #SınırlarıKapat

13 Temmuz – #SeniUnutmayacağızMaraşlı

14 Temmuz – #15Temmuz

15 Temmuz – #15Temmuztiyatrosu

17 Temmuz – #StopTheRaid

18 Temmuz – #ÖğrtmendenAKPyeOyYok

19 Temmuz – #kurbanbayramı

20 Temmuz – #EğitimFakülteleriKapansın

21 Temmuz – #PSVvGS

22 Temmuz – #ŞampiyonlarLigineLimitEkle

23 Temmuz – #AşıKartıZulümdür

24 Temmuz – #PCRBalonuPatladı

25 Temmuz – #EcemYalnızDeğilsin

26 Temmuz – #BuMisafirlikFazlaUzadı

27 Temmuz – #GitmeVaktinizGeldi

28 Temmuz – #Manavgat

29 Temmuz – #TürkiyeYanıyor

30 Temmuz – #memleketyanıyor

31 Temmuz – #helpturkey

16 Temmuz – #ZiyaSelçukİSTİFA

NYX

292


Ağustos 2021

Twitter Günlüğü

1 Ağustos – #helpturkey

2 Ağustos – #BüyükOyunSahnede

3 Ağustos – #tayyiperdoğanistifa

4 Ağustos – #TermikSantrali

5 Ağustos – #YeminOlsunReis

6 Ağustos – #karabükyanıyor

7 Ağustos – #ÇocukBenimKararBenim

8 Ağustos – #edanuriçinadalet

9 Ağustos – #YanmayanVilla

10 Ağustos – #PkkYaktıSizSustunuz

11 Ağustos – #CumhurbaşkanıGündemÖzel

12 Ağustos – #bozkurtyokoldu

13 Ağustos – #SelFelaketi

14 Ağustos – #AhmetYıldızÖzürdile

15 Ağustos – #şeriat

17 Ağustos – #EvladınıAşıdanKoru

18 Ağustos – #FileninSultanları

19 Ağustos – #PcrDayatmasıDurdurulsun

20 Ağustos – #deligibi

21 Ağustos – #elektrikfaturası

22 Ağustos – #polisiminyanındayım

23 Ağustos – #FileninSultanları

24 Ağustos – #haddinibildidemarslan

25 Ağustos – #ykstercih2021

26 Ağustos – #DersimYanıyor

27 Ağustos – #Ronaldo

28 Ağustos – #GüçlüTürkiye

29 Ağustos – #30AğustosZaferBayramı

30 Ağustos – #GalatasarayKirliDüzeneKarşı

31 Ağustos – #FileninSultanları

16 Ağustos – #Afganistan

Eylül 2021

1 Eylül - #bizimçocuklar

2 Eylül - #YÖK1SeneEkSüre

3 Eylül - #FileninSultanları

4 Eylül - #yerlivemillisanayi

5 Eylül - #okullaraçılıyor

6 Eylül - #MebOnlineDevam

7 Eylül - #NEDTUR

8 Eylül - #MebTakvimiHemenAçıkla

9 Eylül - #fahrettinkocaistifa

10 Eylül - #bendenbukadar

11Eylül - #GönülDağı

12 Eylül - #tsvgs

13 Eylül - #BJKMaçıTV8denYayınlansın

14 Eylül - #AppleEvent

15 Eylül - #KöleOlmayacağız

16 Eylül - #GençlerErdoğanıİstiyor

17 Eylül - #Yalancı

18 Eylül - #sonyaz

19 Eylül - #yargı

20 Eylül - #DahaAdilBirDünyaMümkün

21 Eylül - #AKPartiGiderseNeOlacak

22 Eylül - #OnlineEgitimTalepEdiyoruz

23 Eylül - #Mesut

24 Eylül - #AksenerHalkTvde

25 Eylül - #imkansız

26 Eylül - #yargı

27 Eylül - #RantaKarşıyız

28 Eylül - #YurtsuzGeziZekalılar

29 Eylül - #Biontech

30 Eylül - #Kaymakam

NYX

293


hikayeler

Düş Kapanı

ŞENAY ÇARKÇI

Limonka

Üniversitenin ikinci yılı idi yanılmıyorsam. Bursa’da

teyzemin yanında kalıyordum. Yapraklar sararmış ekim

zamanı yaklaşmıştı. Teyzem emekli bir hukukçu, eniştem

rütbeli subay emeklisi idi. Üç yıl önce kaybettik kendisini.

Teyzem, benden dört yaş büyük kuzenim Nalan ile Bursa’da

yaşıyordu. Nalan üniversitenin son senesindeydi. Biraz ite

kaka okusa da nihayet iktisadi ilimlerden mezun olacaktı.

Ben ise öğretmen olmak istiyordum.

İstanbul’dan buruk, biraz hayal kırıklıkları ile gelmiştim

buraya dün gibi hatırlıyorum. Bu arada ben Nisan. Annem,

babam ve ağabeyimle İstanbul’da yaşıyoruz.

Annemin küçük bir terzihanesi var babam ise öğretmen.

Öğretmen Hikmet Bey… Hep örnek aldığım duruşu, fikirleri

yoluma ışık olmuş canım babam.

Abime gelince okulu bitirip iş hayatına atıldı. Hedefleri hep

yüksek ve zamane hırsları vardı kısa sürede başardı da… Çok

iyi kazanıyor. Günden güne değişiyor. İki ay önce ayrı bir

eve çıktı. Kız arkadaşı ve çevresi oldukça burjuva ve biraz

amaçsız, şımarık tipler. Babam bu oğlanı annen böyle yaptı

der durur hala.

Asıl ben size Limonka’dan bahsedecektim.

O akşam hava kararmaya yakın eve gelmiştim. Teyzem

mutfakta bir şeyler hazırlıyordu. Radyoda haberler

Ankara ve İstanbul’daki olaylardan bahsediyordu. Herkes

tedirgindi. Nalan vurdum duymaz bir tavırla “İçim sıkıldı.

Çingeneler panayır kurmuş kalk gidelim. Biraz dolaşır

geliriz, bu arada yemek hazır olur “demişti. Teyzem duymuş

olacak ki mutfaktan seslendi: “Ne işiniz var orada ne idiği

belirsiz insanlar arasında?” Nalan bu arada beni kapıya

doğru çekiştirip duruyordu. Biraz yürüdükten sonra

rengarenk ışıklarla bezeli, renkli balonlarla süslenmiş

bir başka dünyanın içine girmiştik. Türlü salıncaklar,

yemişçiler, şekerciler... Ateş püsküren adamlar, deniz

kızları... Bir bilet parasına cennet… Hayallerin paha

biçilmez bir illüzyonu gibiydi burası. Dönme dolaba

binmeye karar verdik. Ben bilet almak için derme çatma bir

kulübenin önünde sıradaydım. Yanaştım “İki bilet” dedim.

İçeride biri kucağında, diğeri yanında iki kız çocuğu ile

bir kadın sıkış tepiş bir halde oturuyordu. Çocuklardan

büyüğü kadına dönerek eli ile 2 işareti yaptı. Kadın başını

sallayarak bana koçandan iki bilet koparıp verdi. Kadının

gözleri o loş kulübede güneşte yanan iki yeşil ayçiçeğini

andırıyordu. Kafasında çiçekli bir tülbent, çok güzel bir

kadındı. Yanındakiler de kızları olmalı idi zira ikisi de kadına

benziyordu. Kızların biri üç dört gibi duruyor... Diğeri de

ondan birkaç yaş büyük gibi. Teşekkür ettim, buruk bir

tebessümle cevap verdi. Ben yaşlarda gibi duruyordu.

Dönme dolapta yükseklere çıktıkça çevredeki her şey

küçülüyordu. İnsanlar, çevredeki evler, sokak lambaları...

Sonra gözüm aşağıda iyice küçülmüş olan kulübeye takıldı.

Orada sıkışmış küçük hayatlara…

Ertesi gün okul çıkışı ayaklarım beni panayıra getirmişti...

Bilet kulübesine yöneldim. Kimse yoktu. Kulübenin

arkasında iki kadın oturmuş çay içiyorlardı. “Merhaba”

dedim. Dün gece kulübede bilet satan kadın sessiz öyle baktı

yüzüme. Diğeri “Merhaba” dedi... “O sağır ve dilsizdir” dedi.

“Bir şey mi vardı” diye sordu. “Hayır” dedim. “Selam vermek

istedim”. Buyur etti yaşlı kadın “Henüz kalabalık yok bizimle

bir çay iç”. “Olur” dedim, hemen boş bir iskemle bulup

yanlarına sokuldum. Çimenlerin üzerine koydukları küçük

piknik tüpünün üzerinde kaynayan mavi çaydanlıktan bana

da doldurdular. Hal hatır derken laf lafı açtı. “Adı Limonka.

Çocukluğunu bilirim” dedi kadın. “Aynı köylüyüz. Doğuştan

böyle. Küçük yaşta ana babası başlık parasına babası

yaşındaki bir adama verdiler...

İki kızı var. Fukaralık hanım kızım naparsın...” Kadın

sigarasından efkarlı ve derin bir nefes çekti... Konuşması

değişikti, bir tür çingene şivesi vardı. “Siz de mi burada

çalışıyorsunuz?” dedim. “Evet atlı karınca oğlumla benim...

Çalışıyoruz işte oradan oraya… Yaz bitiyor, kış nafile” dedi.

Biz konuşurken Limonka her şeyi anlıyormuş gibi bizi takip

ediyor, arada gözleri dalıyordu. Ona dikkatlice baktım. Bir

isim bir insana bu kadar mı uyardı…

O itinasız ve bakımsız bir halde bile ışık saçıyordu sanki.

Beyaz teni, yeşil limon rengi gözleri, kumral saçları… Çıplak

ayakları pembe birer güvercin.

NYX

294


Yanımıza iki kızı elinden tutmuş geçenlerde bizim dönme

dolaba binmemize yardımcı olan adam geldi. Kızların elinde

birer horoz şekeri. Kızları bırakıp hiç konuşmadan dönme

dolabın yanına gidip köşedeki tabureye adeta yığıldı.

Yaşlı kadın “Kocası bu” dedi. “Neyi var? İyi görünmüyor.”diye

sordum. “Hasta” dedi yaşlı kadın “İki böbreği de bitik… Çok

hasta” Limonka ile göz göze geldik. Çok şey anlatmak ister

gibi baktı bana…

Eve dönerken onları aklımdan çıkaramadım. Neden

geciktiğimi sordu teyzem “Biraz yürüdüm” dedim. Odama

çekildim içimde bir huzursuzluk. Limonka ve iki kızının

ahvali endişeye sebep oluyordu bende. İşte babamın kızı

idim ben. Hiç kendi bacağımdan asılmadım, hiç benden kötü

durumda olanları görüp halime şükretmedim ki. Babam ben

beş yaşımda iken anlatmıştı deniz yıldızının hikayesini. Ben

ilke edindim birine dokunmayı, bir şey katmayı, birilerine

yaramayı, yaraları sarmayı... Hayat bundan ibaret değil miydi

zaten? Hayat ne kadar adaletsiz diye düşündüm o gece.

Aradan üç dört gün geçmişti. Okul çıkışı yağmur yağıyordu.

“Bu yağmurda o çadırda ne yaparlar” diye geçirdim içimden.

Hızlı adımlarla oraya yürümeye başladım. Bazı yerler

toplanmış, kamyonlara yükleniyordu. Malum panayır

kalkıyordu.

Dönme dolabın orada bir kalabalık. Koştum ki Limonka’nın

kocası yerde, kızlar başında ağlıyor. Limonka dizlerinin

üzerine çökmüş, hareketsiz duruyordu. Yağmur hızlandı.

Ben çocukları kucaklayıp aldım. Oradan birileri yerde yatan

adamı alıp apar topar götürdüler. Sordum soruşturdum

hangi hastane diye öğrenip Limonka ve kızlarla oraya gittik.

Hastane koridorunda beklerken, doktor, ellerinden geleni

yaptıklarını ama kurtaramadıklarını söyledi. Birkaç bir şey

daha söyledi sanırım ama benim aklımda kalan bunlardı.

Limonka sesiz çığlıklarla ağlıyordu. Ne gidecek bir yerleri

nede paraları vardı. Onları orada öyle bırakamazdım. Alıp

teyzemlere götürdüm. Makbule teyze açtı kapıyı. Odada

yine klasik müzik. Onları görür görmez gözerini devirip,

kaşlarını çatıp, Nisan bunlar kim diye sordu. Her ne kadar

durumu anlatmaya çalışsam da dinlemedi “Bu çingeneleri

evimde yatıramam” dedi bağırdı çağırdı...

Onları bir pansiyona yerleştirmekten başka çarem

kalmamıştı. Yan odayı da kendime tuttum… Çok yorucu

bir gündü. Ertesi sabah erkenden kalktım. Onlar da

uyanmışlardı. Beraberce pansiyonun kahvaltı bölümüne

indik. Limonka ve Gülbahar çok üzgündü. Ufaklık olan

bitenin pek farkında değildi. Gülbahar annesi ile kendi

aralarında geliştirdikleri bazı hareketlerle anlaşıyordu.

Annesi Gülbahar’a bir şeyler anlatmaya çalışıyordu. “Annem

gitmeliyiz diyor. İzmir’e büyük dayımın yanına. O bize sahip

çıkarmış.”

Pansiyonun kapısından Nalan’ın geldiğini gördüm. O da

bizi gördü. Gelip yanıma oturdu. “Ne olur sen de başlama”

dedim. “Aşk olsun ben seni merak ettim.” dedi. Bana destek

olup onlar için bir şeyler yapmak istediğinden bahsetti.

Uzun uzun konuştuk. Nalan’dan hiç ummazdım. Önce

çocuklara üst baş aldık, sonra da birlikte onları İzmir’e

götürdük.

Düş Kapanı

Limonka’nın abisi ve ailesi kendi halinde insanlardı. Bir

gecekonduda yaşıyorlardı. Evlilik çağında da bir kızları vardı.

Bizi çok iyi ağırladılar. Nalan’la bir karar aldığımızı açıkladık.

Her ay çocukların eğitimi ve Limonka için bir miktar para

gönderecektik. Bir adres aldık onlara ulaşabileceğimiz. Bir

de telefon. İçim bir nebze de olsa rahatlamıştı..

Gece en son otobüse yer bulduk. Bizi otobüse kadar

geçirdiler. Gülbahar bana sarıldı ağlamaklı bir ses tonuyla

“Nisan abla okuycam bir gün senin gibi biri olucam” dedi.

Boğazım düğümlendi… Limonka sarıldı. Leyla bile beni

öptü…

Bu kadar kısa zamanda bir bağ oluşmuştu sanki aramızda.

Otobüste uzun uzun düşündüm. Hayat herkese eşit

imkanlar sunmuyordu. Kuralların ve ayrımcılığın canı

cehenneme. Aslolan sevgi ve paylaşmaktı.

Dönünce teyzemden eşyalarımı alıp pansiyona yerleştim.

Babam da kararımı destekledi.

Limonka’nın abisi ile irtibatımız hiç kesilmedi. Limonka

yengesi ile fabrikada çalışmaya, Gülbahar da okula

başlamıştı. Nalan, babam ve ben üç beş biriktirip

gönderiyorduk onlara çorbada tuzumuz olsun diye.

Yıllar geldi geçti öğretmenliğimin on üçüncü yılıydı sanırım.

Sarıyer’de bir lisede görev yapıyordum. Ders çıkışı kantine

inip bir çay almıştım. Bahçede ağacın altındaki banka

oturdum. Bahar gelmiş, bahçedeki ağaçlar pembe pembe

çiçekler açmıştı. Öğrencilerimden Özgür koşar adımlarla

gelip “Hocam misafirleriniz var öğretmenler odasına mı

alayım?” diye sordu. “Buraya gelebilirler” dedim.

İki dakika sonra biri genç diğeri orta yaşlı iki kadın belirdi

bahçede, hemen tanıdım Limonka ile Gülbahar’ı. Hiç

değişmemişti Limonka. “Nisan ablamm” diye bir sarılışı vardı

Gülbahar’ın… Göz yaşlarımı tutamadım. Nasıl büyümüş, ne

güzel bir genç kız olmuştu. Uzun uzun konuştuk Limonka

işaret dili eğitimi almış, artık biraz da olsa anlatabiliyor ve

anlayabiliyordu. Bana teşekkür edip durdu. Ve beni hiç

unutmadığını söyledi. Ne yapmıştım ki oysa...

Gülbahar hukuk okuyordu. İkinci senesi idi. Ne güzel,

ne gurur verici bir duyguydu bu… Çok aklı başında, çok

güzel konuşuyordu. Leyla lise ikide okulu bırakıp kuaförde

çalışmaya başlamış. İki ay önce de kendine bir dükkan

açmıştı. Kendi gibi kuaför bir geçle evlenip İzmir’de kalmıştı.

“İyiler” diyordu Gülbahar “Aşk evliliği onlarınki.”

Arada hala görüşüyoruz. Gülbahar çok başarılı bir avukat

oldu. Geçen hafta nişanlandı.

Bu arada beni sorarsanız…

Ben beş yıl süren bir evlikten sonra ayrıldım.

Yolun başında iken nelere inanıyor insan, nelere bel bağlıyor.

Değişiyor her şey zamanla. Değişmeyen tek şey sevgi…

Yaşananlarsa bir yolculuk. İnsanın kendisine kendi özüne bir

yolculuk….

NYX

295


Film/Dizi

SINEMA PERDESINDE ARALIKSIZ DIZI KEYFI:

“ARKASI ŞIMDI!”

29 EYLÜL – 23 EKIM 2021

Pera Film, pandemi ile online platformlara ve bilgisayar ekranlarına sıkışan izleme deneyimini yeniden sinema

perdesine taşıyor. Aralıksız dizi gösterimlerinden oluşan Arkası Şimdi! başlıklı program, 29 Eylül - 23 Ekim

tarihleri arasında Pera Müzesi’nde ücretsiz izlenebilir.

Pera Müzesi Film ve Video Programları, dizilerden

oluşan programı Arkası Şimdi! ile salon gösterimlerine geri

dönüyor. İnternet yapımlarının giderek arttığı, büyük film

festivallerinin dahi yarışma bölümleri oluşturduğu bir format

olarak diziler, son yıllarda birçok önemli yönetmenin de

filmografisine girmeye başladı. İlki 2019’da gerçekleştirilen

Arkası Şimdi!’nin ikinci programında, Avustralya ve ABD’den,

yapım yılı 2014’ten 2018’e yayılan beş dizi izleyicilerle

buluşuyor.

Aile ve birey mercek altında

Stand-up gösterileri Nanette ve Douglas ile tanınan

Avustralyalı komedyen Hannah Gadsby, Hannah Gadsby'nin

OZ’u adlı yapımda, ülkesinin ulusal kimliğini keşfe çıkıyor.

Keskin zekâsı ve her şeyin derinine inme arzusuyla kıtanın

dört bir yanını dolaşan Gadsby, bu sürecin sonunda

Avustralya kimliğine dair bilinen her şeyi baştan tanımlıyor.

Ödüllü filmi 52 Salı ile çok konuşulan Sophie Hyde’ın

imzasını taşıyan Lanet Adelaide, Güney Avustralya’nın

Adelaide şehrinde yeniden bir araya gelen bir ailenin

hikâyesini anlatıyor. Annelerinin evi satacağını öğrenen aile

mensuplarının, birliktelik duygularını kaybederek kaosun

içine sürüklenmesini konu alan dizi, geçmişle yüzleşme

halindeki altı karakterin bakış açısından anlatılıyor.

Karşınızda, Desmondo Ray! karanlık bir dünyada aşkı

arayan tuhaf bir adamın hikayesini konu alıyor. Aşkın en

beklenmedik yerden çıkabileceğini, karanlık ve kasvetli

bir dünyada dahi kalbin her zaman yıldızları takip etmesi

gerektiğini gösteren animasyon dizinin yönetmenliğini Steve

Baker üstleniyor.

Kadın sinemacılardan dizi skeçler

Yönetmen Shaina Feinberg, kadınlar ve kuirlerden oluşan bir

arkadaş grubunu odağına alan Dinette dizisinde, gerçekleri

sakınmadan söyleyen bir oyuncu kadrosuyla kırılgan

maskülinite ve patriyarka konularını skeçler halinde işliyor.

Sarah Silverman'ın yapımcılığını üstlendiği Lütfen Anla Beni

ise her bölümde birbiriyle taban tabana zıt iki komedyeni

gerçek bir terapist ile karşı karşıya getiriyor. Terapist seansı

yürütmeye çalışırken iki sevgili ya da kardeşi canlandıran

komedyenler bu kurgulanmış ilişkinin çılgınlığını gözler

önüne seriyor. Böylece izleyiciyle kurgusal bir ekran ortaklığı

oluşturuluyor.

Bu program kapsamındaki gösterimler ücretsizdir. Rezervasyon

alınmamaktadır. Yasal düzenlemeler uyarınca aksi belirtilmediği

sürece tüm gösterimler 18+ uygulamasına tabidir.

NYX

296


Kültür - Sanat

Kitap/Sergi

GERIYE DÖNÜP BAKTIĞIMDA /

WHEN I LOOK BACK

ÖZLEM TUNA

Geriye Dönüp Baktığımda; Özlem Tuna’nın, yirmi beş yılı

geride bıraktığı tasarım yolculuğunda;

- Yaptıklarını ve yapamadıklarını görmek,

- Başarı ve başarısızlıklarını fark etmek,

- Dünya yapıp ettiklerimiz ile değişirken tasarladıkları

ve ürettikleri ile içinden geçtiği dönüşümü anlamaya

çalışmak ve bunları sakince yazıya dökmek için cesaretini

toplamaya başlamasıyla ortaya çıktı.

Kitap aynı zamanda, bir tasarımcının hayatının kırılma noktalarına, tasarım süreçlerindeki karar eşiklerine,

sürdürülebilirlik noktasındaki zorlu anlara da tanıklık ediyor.

Kitabın Özlem Tuna’dan sonraki ikinci kahramanı kadim İstanbul şehri denebilir. Onu tasarımlarında her

zaman besleyen bu şehre bir teşekkür bir bakıma bu kitap. Önceleri Tarihi Yarımada’da, şimdilerde Mimar

Sinan’ın en zarif yapılarından biri olan Kılıç Ali Paşa Camii, Tophane-i Amire, İtalyan Lisesi, Venedik sarayı

gibi tarihi yapıların bulunduğu bir başka açık hava müzesinin yanı başında üretimlerine devam ediyor. Kitapta

tasarıma dönüşüp son tüketiciye ulaşan ürünler kadar değerli fotoğraf sanatçıları Ahmet Görsev, Erdoğan

Altındiş, Serhat Özşen, Serdar Şamlı, Olcay Tuna ve Sibel Kutlusoy’un İstanbul kareleri hafızanıza kazınacak.

Kitap satış noktaları: Özlem Tuna, Patika Kitabevi Nişantaşı, Four Seasons Bosphorus Gift Shop

Geriye Dönüp Baktığımda / When I Look Back: 330 TL

G&G SANAT MERKEZİ İLK SERGİSİNİ DEVRİM ERBİL İLE AÇIYOR!

İlk açılış sergisini, Türk resminin en önemli temsilcilerinden olan Devrim Erbil’in ‘Çeşitlemeler’ sergisi ile

yapacak olan G&G Sanat Merkezi'nde, sanatseverler, sanatçının çeşitli dönemlerine ait pentür, baskı ve halı

eserlerinden oluşan geniş bir seçkiyi izleyecekler.

Anadolu yakasında Çiftehavuzlar’ da Beyaz Köşk’ de açılacak G&G Sanat Merkezi, yıl boyunca sergiler,

seminerler, workshoplar, söyleşiler ve kurslarla sanatseverlere ve genç yeteneklere kapılarını açacak.

Merkez, Türk ve dünya sanatının önemli isimleri ile gerçekleştirilecek sergilerin yanısıra, resim, seramik,

gravür atölyeleri ile birlikte sanatseverlerin hizmetine açılmış olacak. Bünyesinde nitelikli eserleri

barındıracak ve bunları sanatseverlere ulaştıracak.

Küratörlüğünü Ressam Ahmet Özel’in yaptığı, G&G Sanat Merkezi’nde düzenlenen Devrim Erbil’ in

“ÇEŞİTLEMELER” sergisi 2 Ekim – 2 Kasım tarihleri arasında hergün 11:00 -18:00 saatleri arasında

ziyaret edilebilir.

NYX

297


Sonbahar

2021

Görünümleri

NYX

298


CHLOE / BEYMEN

NYX

299


V2K Designers Zimmermann

NYX

300


Moda

V2K Designers Zimmermann

NYX

301


BALENCIAGA / BEYMEN

NYX

302


Moda

BALENCIAGA / BEYMEN

NYX

303


V2K Designers Yuzefi

NYX

304


V2K Designers Christopher Esber

NYX

305


MARNI / BEYMEN

NYX

306


Moda

CULT GAIA / BEYMEN

NYX

307


NYX

308

V2K Designers Area Nyc


Moda

V2K Designers Area Nyc

NYX

309


V2K Designers Area Nyc

NYX

310


Moda

V2K Designers Area Nyc

NYX

311


V2K Designers Jonathan Simkhai

NYX

312


Moda

V2K Designers Thom Browne

NYX

313


NYX

314