03.04.2024 Views

IT Network Mart 2024

  • No tags were found...

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

<strong>IT</strong><br />

B<br />

n e tw o r k<br />

İ L G İ T E K N O L O J İ L E R İ D E R G İ S İ<br />

05 <strong>Mart</strong> •25 <strong>Mart</strong> <strong>2024</strong> • KDV Dahil 70 TL www.itnetwork.com.tr<br />

Ömer Faruk Erünsal<br />

Zyxel Türkiye Ülke Müdürü<br />

<strong>2024</strong>’te en çok kullanılacak<br />

popüler 6 yazılım testi<br />

Klein: “<strong>2024</strong>, yapay zekanın keşiften<br />

uygulamaya geçtiği yıl olacak”<br />

“Kullanıcı dostu bir<br />

regülasyon bekliyoruz”


Elektrik Tüketimi<br />

Akıllı Şehir Teknolojileriyle Daha Verimli<br />

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre dünyadaki toplam enerji tüketiminin yüzde 20’sini elektrik kullanımı oluşturuyor.<br />

Bu noktada elektrik tüketimini akıllı şekilde yönetmek büyük önem taşıyor.<br />

Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus Fonu’na göre 2050’lerde dünya nüfusunun 10 milyara ulaşması bekleniyor. Artan nüfus,<br />

elektrikli araçlar, elektrikli ısı pompaları ve diğer yeni kullanım alanlarının artmasıyla 2050 yılında küresel elektrik talebinin<br />

yüzde 75’in üzerinde artış göstermesi bekleniyor. Bu durum enerji kaynaklarının daha etkili bir şekilde kullanılmasının ve enerji<br />

verimliliğinin önemini artırıyor.<br />

Akıllı şehir teknolojileri, enerji verimliliğini artırmak ve elektrik tüketimini azaltmak için bir dizi strateji sunabiliyor. İşte bu<br />

hedefe ulaşmada kullanılabilecek bazı akıllı şehir teknolojileri ve uygulamaların detaylarını haberimizden takip edebilirsiniz…<br />

*****<br />

Yapay Zeka Yasası ile yüz tanıma sistemli kimlik doğrulama yasaklanıyor<br />

BiOnay Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta, uzaktan yüz tanıma sistemlerinde en büyük tehlikenin, verilerin uç noktalardan<br />

merkeze iletilirken veya merkezde depolanırken kötü niyetli başka kişilerin eline geçebilme riski olduğuna dikkat çekiyor.<br />

Avrupa Birliği Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve üye ülkelerin yapay zekaya yönelik ilk kapsamlı kuralları getirecek “Yapay<br />

Zeka Yasası” konusunda uzlaştığını açıkladı. Özellikle “deepfake” yöntemiyle yapılan dolandırıcılıkların önüne geçilmesi, kişisel<br />

verilerin korunması amaçlanan, 2025 yılında yürürlüğe girmesi beklenen yeni yasa ile yüz görüntülerinin internetten veya kapalı<br />

kamera sistem görüntülerinden alınmasıyla biyometrik sınıflandırma yapılması yasak kapsamına girecek. Avrupa’da başlayacak<br />

bu yasalaşmanın Türkiye’de dahil olmak üzere tüm dünyaya yayılması bekleniyor…<br />

*****<br />

Bilişim sektörü liderleri IDC Türkiye Directions <strong>2024</strong>’te buluştu<br />

TÜBİSAD stratejik ortaklığında, International Data Corporation (IDC) tarafından Microsoft İstanbul ev sahipliğinde<br />

“Her Yerde Yapay Zeka” temasıyla düzenlenen IDC Türkiye Directions <strong>2024</strong>’te en son yerel, bölgesel ve küresel BT pazarı<br />

tahminleri değerlendirildi. Etkinliğe katılan 200’den fazla BT sektör yöneticisi, içinde bulunduğumuz dijital ekonomi çağına<br />

dair deneyimlerini ve öngörülerini paylaştı. Konusunda uzman yerel ve küresel IDC analistleri, küresel trendlerin yerel çevre<br />

üzerindeki etkisini değerlendirdi; önemli ülkeler ve endüstrilerdeki en son gelişmeleri ve tahminleri sundu. Etkinlik, katılımcılara<br />

gelecekteki büyüme fırsatları hakkında bilgiler ile bulut, güvenlik, yapay zeka, RPA ve IoT gibi kritik teknolojilere ilişkin içgörüler<br />

sağladı. Etkinliği yönelik detayları haberimizden takip edebilirsiniz…<br />

*****<br />

Bilişim sektörünün ve medyasının önemli temsilcilerinden olan derginiz <strong>IT</strong> <strong>Network</strong> bu sayıda da yine dopdolu… Teknolojinin<br />

her gün gelişerek ivmelendiği dünyamızdaki yeni gelişmelerin, sektör içerisinde gerçekleştirilen yatırımların ve sektörün önde<br />

gelen oyuncularının söyleşilerinin yer aldığı Sektör Market sayfalarımız birbirinden farklı yatırım ve gelişen teknolojilere<br />

yönelik içeriklerle dolu. Sektörün önemli oyuncuların ile yapmış olduğumuz söyleşilerde hem o kurumun detaylarını, gelecek<br />

planlarını hem de teknoloji sektörüne yönelik hedeflerini bulacağınız gibi gerçekleştirilen araştırmalara yönelik içeriklerle de<br />

araştırmaların detaylarının sayfalarımızda bulabilirsiniz.<br />

Önümüzdeki sayımızda yeniden teknolojinin hayatımıza pozitif yön verdiği, yenilikler ile hem yerli hem global arenada ışık veren<br />

teknolojilerle dolu içeriklerimizle görüşmek üzere… Teknolojiyle kalın…<br />

Hoşça kalın…<br />

Ahmet Mızrak<br />

ahmet.mizrak@img.com.tr


Bilet Dükkanı<br />

Akıllı Seyahatin<br />

Kapılarını Aralıyor<br />

4<br />

8<br />

Dijital<br />

Dönüşümde<br />

Ağ<br />

Teknolojilerinin<br />

Geleceği<br />

15<br />

Garanti BBVA,<br />

bankacılığın en<br />

büyük teknoloji<br />

merkezinde<br />

bankacılığa yön<br />

veriyor


<strong>IT</strong><br />

BİL<br />

network<br />

Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK<br />

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA<br />

İMTİYAZ SAHİBİ<br />

H. FERRUH IŞIK<br />

46<br />

HPE Aruba<br />

<strong>Network</strong>ing<br />

<strong>2024</strong><br />

teknoloji<br />

trendlerini<br />

paylaştı<br />

28<br />

Bilişim sektörü<br />

liderleri IDC<br />

Türkiye<br />

Directions<br />

<strong>2024</strong>’te buluştu<br />

39<br />

HP 3D Yazıcı<br />

Grubu Küresel<br />

Başkan<br />

Yardımcısı<br />

Filiz Akdede<br />

oldu<br />

GENEL MÜDÜR<br />

(Sorumlu)<br />

MEHMET SÖZTUTAN<br />

mehmet.soztutan@img.com.tr<br />

GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ<br />

SIDIKA AKYOL KAYIR<br />

sidika.kayir@aplusmedya.com<br />

GE NEL YA YIN MÜ DÜ RÜ<br />

AHMET MIZRAK<br />

ahmet.mizrak@img.com.tr<br />

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ<br />

YUSUF OKÇU<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

HABER MERKEZİ<br />

ENES KARADAYI<br />

enes.karadayi@img.com.tr<br />

KAT KI DA BU LU NAN LAR<br />

Doç. Dr. M.ALİ ÖZ BU DUN<br />

ozbudun@gmail.com<br />

ÖMER KARDAŞ<br />

omer.kardas@ihlas.com.tr<br />

ALİ İLKER YÜCEER<br />

ali@mak ro bil.com.tr<br />

TEKNİK MÜDÜR<br />

TAYFUN AYDIN<br />

Tayfun.aydin@img.com.tr<br />

GRAFİK TASARIM<br />

HAKAN SÖZTUTAN<br />

hakan.soztutan@img.com.tr<br />

FİNANS MÜDÜRÜ<br />

Cuma KARAMAN<br />

cuma.karaman@img.com.tr<br />

MUHASEBE MÜDÜRÜ<br />

Yusuf DEMİRKAZIK<br />

yusuf.demirkazik@img.com.tr<br />

A BO NE VE DAĞI TIM<br />

İSMAİL ÖZÇELİK<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

Reklam Rezervasyon<br />

A PLUS MEDYA<br />

NISH ISTANBUL RESIDENCE<br />

Çobançeşme Mah. Sanayi Cad.<br />

No: 44/B - D: 167 Yenibosna/<br />

Bahçelievler - İstanbul<br />

Reklam İletişim<br />

reklam@aplusmedya.com<br />

Tel : 0212 216 99 13<br />

Gsm : 0552 805 34 35<br />

İdare Merkezi:<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />

No:11 34190 Yenibosna–Bahçelievler / İSTANBUL<br />

Tel: 0212 454 22 22<br />

Renk Ayrımı:<br />

Türkiye Gazetesi Renk Ayrımı Servisi<br />

CTP - BASKI : İHLAS GAZETECİLİK A.Ş.<br />

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza<br />

No:11 A/41 Yenibosna–Bahçelievler / İSTANBUL<br />

Tel: 0212 454 30 00


Ercan Uzman, Bilet Dükkanı CEO<br />

Seyahat dünyasındaki değişim sonrası öne<br />

çıkan akıllı seyahat teknolojilerine yatırım<br />

yapan firmalardan birisi de Bilet Dükkanı oldu.<br />

30 yıllık köklü geçmişiyle turizm sektöründe<br />

adından söz ettiren Bilet Dükkanı, 2023 yılında<br />

başlattığı son tüketici odaklı hizmet anlayışıyla<br />

milyonlarca yolcuya ulaşıyor. Biletdukkani.com<br />

seyahat portalı üzerinde uçak, otobüs bileti,<br />

otel rezervasyonu, transfer ve araç kiralama gibi<br />

geniş bir hizmet yelpazesini son kullanıcılar için<br />

bir arada sunan şirket, hızlı, kolay ve avantajlı<br />

alışveriş deneyimiyle akıllı seyahat planları<br />

sağlıyor. 2023 yılında uluslararası alanda 23<br />

ülkeye hizmet sunarak global bir aktör olan Bilet<br />

Dükkanı, <strong>2024</strong> hedeflerini ise daha fazla ülkeye<br />

ulaşırken, seyahat deneyimini de bir adım öteye<br />

taşımak olarak açıklıyor.<br />

Teknolojiye olan yatırımlarımızla müşteri<br />

memnuniyetini ön planda tutan anlayışımızla ve<br />

metaverse projelerimizle Bilet Dükkanı olarak<br />

müşterilerimize yeni kapılar açmayı planlıyoruz<br />

diyen Bilet Dükkanı CEO’su Ercan Uzman,<br />

seyahat tutkusunu bir adım öteye taşımak,<br />

daha konforlu ve avantajlı bir dünya sunmak için<br />

çalışmalarımızı sürdürüyoruz dedi…<br />

Bilet Dükkanı<br />

Akıllı Seyahatin<br />

Kapılarını Aralıyor<br />

Bilet Dükkanı’ndan ve sunduğunuz hizmetlerden<br />

bize kısaca bahsedebilir misiniz?<br />

Bilet Dükkanı, turizm sektöründe 30 yıllık köklü bir geçmişe<br />

sahip bir ailenin ürünü. Turizm endüstrisinde yazılım teknolojileri<br />

geliştiren bir firma olarak kurulmuş olup, 2023’te aldığımız<br />

önemli bir kararla, son tüketicilere de hizmet vermeye başladık.<br />

“Akıllı Seyahat” mottosuyla yola çıktık ve biletdukkani.com<br />

seyahat portalını açtık.<br />

Müşterilerimize, uçak, otobüs bileti, otel rezervasyonu, transfer<br />

ve araç kiralama gibi geniş bir yelpazedeki hizmetleri tek bir<br />

çatı altında sunuyoruz. Hızlı ve kolay satın alma odaklı olan<br />

platformumuzda, avantajlı ve zengin seçenekler sunarak<br />

kullanıcıların seyahat deneyimini iyileştirmeyi hedefliyoruz.<br />

Akıllı seyahat mottomuzla kullanıcılara yenilikçi bir seyahat<br />

yaklaşımı deneyimi sunuyoruz. Birbirinden çeşitli ve herkesin<br />

kendine uygun bir seçenek bulabileceği cazip indirimler ve<br />

özel kampanyalarla sunduğumuz avantajlı fiyatlar, seyahat<br />

deneyimlerini herkes için daha keyifli hale getiriyor.<br />

Bilet Dükkanı için akıllı seyahat kavramı, tüm bilet hizmetlerinin<br />

bir arada bulunduğu, avantajlı fiyatları ve konforu merkezine<br />

alan bütüncül bir deneyimden oluşuyor.<br />

Ayrıca, 2020 yılından bu yana 3000’den fazla seyahat acentesi<br />

için kapsamlı teknolojik altyapı sağlayarak iş süreçlerini<br />

yönetmelerine yardımcı olmaktayız. Teknolojiye yapılan


yatırımlarımız sayesinde dünya genelindeki<br />

birçok havayolu şirketinin binlerce uçuş<br />

seçeneğini, otobüs, otel rezervasyonları,<br />

transfer ve araç kiralama hizmetlerini<br />

hızlı ve avantajlı fiyatlarla kullanıcılarımıza<br />

sunuyoruz. Şu an toplamda 23 ülkeye<br />

hizmet sunuyoruz. Tüm süreçlerde sistemin<br />

güvenliğinden ödün vermeden acentelere<br />

anahtar teslim çözümler sağlıyoruz. Sistemi<br />

kullanan acenteler kendi alt şubelerini<br />

herhangi bir maliyete katlanmadan açarak<br />

hızla büyüyebiliyor. Finansal ve kurumsal<br />

yönetim modülleriyle de rakamların içinde<br />

boğulmadan hız, kolaylık ve esneklik<br />

kabiliyetleri en yüksek düzeyde sistemi<br />

kullanabiliyor.<br />

Müşteri memnuniyetini ön planda tutan<br />

bir anlayışla, 7/24 ücretsiz hizmet veren<br />

çağrı merkezimizle kullanıcılarımızın<br />

karşılaşabileceği herhangi bir sorunu hızlı ve<br />

etkili bir şekilde çözmeye özen gösteriyoruz.<br />

190 ülkede yüzlerce çözüm ortağımız ile<br />

iş birliği yaparak kullanıcılara konforlu bir<br />

seyahat deneyimi sağlıyoruz. Uluslararası<br />

Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) üyesiyiz hem<br />

yurtiçinde hem yurtdışında 7 farklı ofisimiz<br />

bulunuyor.<br />

2023 yılı Bilet Dükkanı için<br />

nasıl geçti, <strong>2024</strong> yılı için<br />

hedefleriniz neler ve bu hedeflere<br />

ulaşmak için hangi stratejileri<br />

belirliyorsunuz?<br />

2023 yılı Bilet Dükkanı için oldukça başarılı<br />

geçti. Bu yıl dünya genelinde 23 ülkeye<br />

hizmet sunmaya başladık. <strong>2024</strong>’ün sonuna<br />

kadar 45 ülkede olmayı planlıyoruz. <strong>2024</strong><br />

yılında yüzde 60 yurtiçi, yüzde 40 ise<br />

yurtdışı bilet satışı hedefliyoruz.<br />

Sadece bir yıl içinde, 93 farklı ülkeye<br />

sunduğumuz hizmetle, küresel seyahat<br />

tutkusunu destekledik. 51 farklı ülkede,<br />

dünya vatandaşlarını ağırlayarak<br />

kültürlerarası bir köprü oluşturmanın<br />

gururunu yaşadık. Müşteri memnuniyeti<br />

odaklı destek ekibimiz, 2023 boyunca<br />

dönüş sürelerini sadece 5 dakikanın altında<br />

tutarak, üyelerimizin seyahat deneyimlerini<br />

daha da özel kılmak için çalıştı.<br />

Özellikle Almanya ve Amerika’da faal<br />

olan ofislerimizle birlikte IATA onayımızı<br />

tamamladık ve Almanya’daki IATA’mızı<br />

dağıtım kanalı entegrasyonu ile faaliyete<br />

geçirdik. Bu, küresel ölçekte genişleyen<br />

varlığımızın önemli bir adımı olarak kayda<br />

değer bir başarı oldu.<br />

<strong>2024</strong> yılına yönelik hedeflerimiz arasında,<br />

Orta Doğu pazarına odaklanmak ve bölgesel<br />

konumumuzu güçlendirmek var. İş birliği<br />

yaptığımız ve planladığımız ülkelerin pazar<br />

gereksinimlerine uygun ‘akıllı seyahat’ satış<br />

platformunu <strong>2024</strong> yılında hizmete sunmayı<br />

planlıyoruz. Ayrıca, Orta Doğu pazarındaki<br />

özel ihtiyaçlara uygun çözümler geliştirmek<br />

ve yerel işbirlikleri kurmak için stratejik<br />

ortaklıklar geliştirmek istiyoruz. Müşteri<br />

memnuniyetini artırmak ve genişleyen<br />

pazarlarda etkili bir şekilde rekabet etmek<br />

için satış ve pazarlama stratejilerimizi<br />

güçlendireceğiz. Böylece, <strong>2024</strong> yılında<br />

hem global varlığımızı artırmayı hem de<br />

müşterilere daha iyi bir seyahat deneyimi<br />

sunmayı hedefliyoruz.<br />

Teknolojiye yatırım yapan bir<br />

marka olarak öne çıkıyorsunuz.<br />

Müşteri deneyimini geliştirirken<br />

teknolojik gelişmeleri nasıl<br />

kullanıyorsunuz?<br />

Bilet Dükkanı olarak kuruluşumuzdan<br />

itibaren teknolojiye yatırım yapıyoruz.<br />

Yalnızca seyahatle ilgilenen 50’den<br />

fazla yazılımcımız var. Burada temel<br />

amacımız; hem stratejik ortaklarımız hem<br />

de son tüketiciler için müşteri deneyimini<br />

geliştirmek.<br />

Acenteler ve bireylerle buluşturduğumuz<br />

geniş hizmet yelpazesi aracılığıyla dünya<br />

genelinde birçok havayolu şirketinin<br />

binlerce uçuş seçeneğini, otobüs, otel,<br />

transfer ve araç kiralama hizmetini<br />

sunuyoruz. Bu hizmetlerimizi sürekli<br />

iyileştirmek ve güçlendirmek amacıyla<br />

uzman yazılım ekibimizle birlikte günlük<br />

olarak sistemlerimizi yeniliyoruz ve güncel<br />

teknolojilere entegre ediyoruz.<br />

Turizm sektöründeki gelişmeleri önceden<br />

belirlemek ve rekabet avantajı elde etmek<br />

için veri temelli çalışmalar ve big data<br />

analizleri üzerinde durarak, yeni stratejiler<br />

ve pazarlama modelleri geliştiriyoruz.<br />

Bu sayede müşteri deneyimini sürekli<br />

olarak zenginleştirmeyi ve geliştirmeyi<br />

hedefliyoruz.<br />

Rekabet avantajını artırmak<br />

için hangi stratejileri<br />

uyguluyorsunuz?<br />

Son kullanıcıya ulaşan ve seyahat severlerin<br />

ilk tercihi olmayı arzu eden bir firma olarak<br />

bahsettiğimiz veri temelli çalışmalarımızın,<br />

bilgi birikimimizin, teknolojik yatırımlarımızın<br />

ve değerli insan kaynağımızın bizim en<br />

büyük avantajımız olduğunu içtenlikle<br />

söyleyebiliriz.<br />

Bilet Dükkanı olarak hizmet verdiğimiz<br />

sistemsel altyapı geliştirmeleri sayesinde<br />

acentelerimize havayolları ve diğer<br />

tedarikçilerin izin verdikleri ölçüde otomatik<br />

işlem sağlayabilme imkanını sunuyoruz.<br />

Ayrıca raporlama, kurumsal firma yönetimi,<br />

içerisinde bulunan muhasebe ve finans<br />

sistemleri sayesinde benzerlerinden<br />

ayrışıyor. Turizm sektöründe yenilikçi<br />

ve teknoloji dostu bir sistem kullanarak,<br />

acentelerin daha kolay işlem yapabilmesi<br />

için hızlı bir satış ekranı imkanı sağlıyoruz.<br />

En çok ihtiyaç duyulan müşteri takibi ve<br />

talepleri de en üst düzeyde karşılanıyor.<br />

Bilet Dükkanı olarak sağladığımız<br />

avantajlarla acenteler pazarda kazançlı,<br />

çok daha rekabetçi, modern ve yenilikçi bir<br />

yapıya kavuşuyor.<br />

En önemli stratejik odağımız ise yeni<br />

teknolojileri hızla sistemlerimize entegre<br />

etmek ve müşterilerimize bu alanlarda<br />

avantajlar sunarak rekabetten ayrışmak.<br />

Bu konuda en önemli atılımlarımızdan biri<br />

de metaverse konusundaki yatırımlarımız.<br />

Müşterilerimizin sanal dünyada yaptığı<br />

aktivitelerden kazandığı puanları gerçek<br />

dünyada harcayabildiği, farklı avantajlar<br />

elde edebildiği bir yapıyı sunmaya<br />

hazırlanıyoruz.<br />

Yapay zeka <strong>2024</strong> ve sonrasında<br />

giderek artan şekilde<br />

gündemimizde yer alıyor. Bu<br />

konuda yatırımlarınız var mı?<br />

Turizm sektörüne etkileri nasıl<br />

olacak?<br />

Yapay zekanın tüm sektörlerde olduğu<br />

gibi turizm sektöründe de çeşitli alanlarda<br />

önemli etkiler yarattığını görüyoruz. Müşteri<br />

deneyimini kişiselleştirmek ve iyileştirmek<br />

amacıyla kullanılabilecek bir potansiyel<br />

barındırıyor. Müşteri tercihleri ve davranışları<br />

üzerinden analizler yaparak, öneri sistemleri<br />

aracılığıyla kişiye özel seyahat önerileri<br />

sunabiliyor. Ayrıca, chatbotlar ve sanal<br />

asistanlar, müşteri hizmetlerini daha etkin<br />

ve hızlı hale getirerek, seyahat planlaması,<br />

rezervasyonlar ve bilgi alışverişi süreçlerini<br />

kolaylaştıracak. Yapay zeka aynı zamanda,<br />

operasyonel verimliliği artırmak, talep<br />

tahminleri yapmak ve fiyatlandırma<br />

stratejilerini optimize etmek gibi iş<br />

süreçlerinde de etkili olacak. Bu sayede<br />

turizm şirketleri, daha akıllı ve rekabetçi bir<br />

şekilde faaliyet gösterebilecek.<br />

Orta vadede hayata geçirmeyi<br />

planladığınız yenilikler neler?<br />

Yeni teknolojiler görecek miyiz?<br />

Dünyada şu an teknolojik bir devrimin<br />

içindeyiz, bu devrimin adı Web 3.0. Biz<br />

bu teknolojiye yön verenlerden olmak<br />

istediğimiz için, erken bir evrede grup<br />

şirketlerimiz içinde yer alan dünyanın<br />

öncü platformlarından birisi olan GoArt<br />

Metaverse’te Bilet Dükkanı olarak yerimizi<br />

aldık. <strong>2024</strong> yılı içinde açılışını yapmayı<br />

hedeflediğimiz portalımız ile turizm<br />

sektöründe bir ilki gerçekleştireceğiz.<br />

Metaverse dünyasındaki inovatif<br />

yaklaşımlarımızla kullanıcılarımıza<br />

oyunlaştırma senaryoları sunarak,<br />

puan kazanmalarını sağlayacak ve<br />

gerçek dünyada avantajlı hizmetlerden<br />

faydalanmalarını mümkün kılacağız. Ayrıca,<br />

yeni dönemde NFT entegrasyonlarıyla Web<br />

3.0 bağlamında sadakat programımızın ilk<br />

adımlarını atmayı planlıyoruz.


Ofis toplantılarında her pikselde 4Ke dönemi<br />

Dünyanın lider projeksiyon markası Epson’un<br />

yeni 4Ke Geliştirme Teknolojisi’ne sahip ultra<br />

kısa mesafeli projeksiyon modelleri EB-<br />

810E ve EB-815E, ofislerde tüm açılardan ve<br />

uzaktan net bir şekilde görünürlük sağlıyor.<br />

Yansıtılacak duvardan veya ekrandan<br />

yalnızca birkaç santimetre uzağa yerleştirilen<br />

ürünle 160 inçe kadar devasa 4Ke görüntüler<br />

yansıtmak mümkün<br />

Dünyanın bir numaralı projeksiyon markası olan global teknoloji<br />

lideri Epson’un süper ultra kısa mesafeli lazer projeksiyon<br />

modelleri EB-810E ve EB-815E ile ofislerde görüntü kalitesini<br />

yükseltiyor. Epson’un yeni 4Ke Geliştirme Teknolojisi’ne sahip<br />

ultra kısa mesafeli projeksiyon modelleri EB-810E ve EB-815E,<br />

ofislerde tüm açılardan ve uzaktan net bir şekilde görünürlük<br />

sağlıyor. Yansıtılacak duvardan veya ekrandan yalnızca birkaç<br />

santimetre uzağa yerleştirilen ürünlerle 160 inçe kadar lazer<br />

teknolojisiyle devasa 4Ke görüntüler yansıtmak mümkün hale<br />

geliyor.<br />

Yeni EB-810E ve EB-815E, hibrit çalışma ve sürükleyici alanlar<br />

için tasarlanan 4Ke Geliştirme Teknolojisi’nden yararlanan ilk<br />

süper ultra kısa mesafeli lazer projeksiyonlar olarak dikkat<br />

çekiyor. EB-810E ve EB-815E, sunulan içeriğe çarpıcı bir netlik<br />

katıyor ve mobil, düşük maliyetli, geniş ekran çözümü sunuyor.<br />

Kullanışlı ve hızlı kurulumu ve duvar alanı olan hemen hemen her<br />

yerde kullanma esnekliği ve taşınabilirliği ile öne çıkan modeller,<br />

sunum yapanların sunumlarını gölge oluşturmadan özgürce<br />

yansıtmalarını sağlıyor.<br />

5.000 lümenlik CLO(renkli ışık çıkışı) ve 3LCD görüntü teknolojisi<br />

beyaz renkli EB-810E, 160 inçe kadar parlak ve canlı olarak<br />

tüm açılardan ve uzaktan net bir şekilde görünürlük sunuyor.


Miracast ekran aynalama dahil çok yönlü<br />

kablolu ve kablosuz bağlantı seçenekleri<br />

zahmetsiz, çok cihazlı içerik paylaşmalarına<br />

olanak tanıyor. Yalnızca 12,3 kg ağırlığındaki<br />

bu süper ultra kısa atım projeksiyon<br />

son derece taşınabilir ve Epson Setting<br />

Assistant Uygulaması, kurulumu hızlı<br />

ve basit hale getiriyor. Esnek kurulum<br />

seçenekleriyle birlikte farklı oda boyutları<br />

için uygun ideal görüntüleme çözümleri<br />

sunuyor.<br />

Aynı özelliklerle siyah renkli kasaya sahip<br />

EB-815E, video konferans için mükemmel<br />

olan düşük maliyetli, kesintisiz, enerji<br />

tasarruflu ultra geniş bir ekran için birden<br />

fazla en/boy oranını ve çoklu projeksiyon<br />

cihazı edge-blending’ini destekliyor.<br />

5 yıl bakım gerektirmiyor<br />

Kullanımı kolay ve uzun ömürlü bu modeller,<br />

5 yıl 12.000 saat garanti ile neredeyse bakım<br />

gerektirmiyor. Epson, tüm dünyada 2001<br />

yılından bu yana projeksiyon pazarında<br />

liderliği elinde bulunduruyor. Ayrıca<br />

Epson, 2023 yılında 12’den fazla markanın<br />

bulunduğu Türkiye projeksiyon pazarında<br />

da ciro bazında lider olmuştu. 33 binden<br />

fazla projeksiyon ürünü satılan pazarda<br />

projeksiyon ve kurulumun yapıldığı alana<br />

özel mobilya tasarımları bile uygulanabiliyor.<br />

Görüntü 3LCD ile<br />

kusursuzlaşıyor?<br />

Epson, projeksiyon ürünlerinde 3LCD<br />

teknolojisiyle fark yaratıyor. 3LCD<br />

projektörler, canlı renklere sahip, parlak<br />

görüntüler üretiyor. Epson’un LCD<br />

projeksiyon sistemleri, ışık kaynağından<br />

gelen ışığı, üç ana ışık rengine ayırıyor:<br />

kırmızı, yeşil ve mavi (RGB). Işık<br />

huzmelerinin her biri, ana renklerin her<br />

biri için farklı bir LCD’den geçiyor. Böylece<br />

bir LCD’de kırmızı bir görüntü, diğerinde<br />

yeşil bir görüntü ve üçüncüsünde mavi bir<br />

görüntü oluşturuluyor. Üç ışın, projeksiyon<br />

merceğine ulaşmadan önce özel bir prizma<br />

ile tek bir ışın halinde yeniden birleştiriliyor.<br />

Böylece aslına sadık ve canlı, tam renkli<br />

bir görüntü üretiliyor. Görüntüler doğal<br />

görünüyor ve renklerin sıralı olarak<br />

sunulması durumunda ortaya çıkan, renk<br />

bozulması veya gökkuşağı etkisi adı verilen<br />

bir sorunla karşılaşılmıyor.


Ömer Faruk Erünsal<br />

Zyxel Türkiye Ülke Müdürü<br />

Dijital Dönüşümde<br />

Ağ Teknolojilerinin Geleceği<br />

Teknolojinin hızla geliştiği çağımızda, ağ<br />

teknolojileri her zaman olduğundan daha<br />

önemli bir hale geliyor. Yenilikçi yaklaşımı ile<br />

ağ teknolojileri dünyasına yön veren Zyxel<br />

<strong>Network</strong>s Türkiye Ülke Müdürü Ömer Faruk<br />

Erünsal, <strong>2024</strong>’te sektörü nelerin beklediğini ve<br />

Zyxel’in yeni dönem hedeflerini paylaştı…<br />

İnternetin değişen yapısı ve artan ihtiyaçlara bağlı olarak altyapı<br />

teknolojileri de değişiyor. Küresel rekabette geri kalmamanın<br />

yolu ise ağ teknolojilerinin işleyişi ve kalitesinden geçiyor.<br />

Bu alanın yenilikçi markası Zyxel <strong>Network</strong>s, bulut tabanlı ağ<br />

altyapıları teknolojileri ile gelişen ve değişen ihtiyaçlara kapsamlı<br />

şekilde yanıt veriyor. Bugün, henüz 5G teknolojisi geniş bir<br />

kullanıcı kitlesine ulaşmış değilken, Çin gibi birçok ülke 2030’da<br />

6G teknolojisine geçiş için hazırlıklar yapıyorlar. Bu, adeta<br />

dijital geleceğin yolunda bir teknoloji yarışını işaret ediyor.<br />

Rekabetin olduğu her alanda olduğu gibi, ağ teknolojilerinde<br />

de kurumların öne geçme çabaları da giderek artıyor. Diğer bir<br />

yanda, uzun yıllardır hayatımızda olan ancak yakın zamanda<br />

kullanıcı tabanına inen yapay zekâ teknolojisi, iş yapış şekillerini<br />

dönüştürdüğü gibi, ağ teknolojilerinin karşılaşması gereken veri<br />

miktarını da ciddi ölçüde artırıyor. Bu bağlamda, bulut tabanlı ağ<br />

altyapılarının önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bulut tabanlı ağ<br />

teknolojilerine sahip olmayan işletmeler, yapay zekadan IoT’ye,<br />

Endüstri 4.0’dan 5G’ye kadar dünyayı dönüştüren yenilikleri<br />

geriden takip etmek zorunda kalıyorlar.<br />

Kurumlar geleceğe hazır bir ağ altyapısına sahip<br />

olmalı<br />

Tüm fiziksel hizmetler, giderek internetle entegre oluyor. Ticaret<br />

e-ticarete, ihracat e-ihracata ve eğitim e-eğitime dönüşüyor.<br />

Günümüzde, 5 milyarı aşkın insan günde ortalama 8 saatini<br />

internet başında geçiriyor. İnternet kullanımının bu kadar


yaygın olduğu çağımızda, kurumların güçlü<br />

bulut tabanlı ağ altyapılarına sahip olmaları<br />

hayati bir önem taşıyor. Bu durum hem iş<br />

verimliliğini hem de rekabeti büyük ölçüde<br />

etkiliyor.<br />

Zyxel olarak bizler de markaların geleceğe<br />

güvenle adım atmalarını sağlamaya devam<br />

ederek “Geleceğe Hazır Bir Ağ Oluşturun”<br />

mottosuyla ilerliyoruz.<br />

Zyxel Nebula ile ağınızı geleceğe<br />

hazırlayın<br />

Zyxel’in Nebula çözümü, işletmeler için<br />

bulut tabanlı ağ yönetimi ile daha verimli,<br />

güvenli ve ölçeklenebilir bir ağ altyapısının<br />

kapılarını açıyor. Nebula, ağ cihazları farklı<br />

konumda bulunan şubeler veya uzak<br />

ofisler gibi dağıtılmış yerlerde kolayca<br />

yapılandırmayı, izlemeyi ve güncellemeyi<br />

mümkün kılıyor. Böylece işletme sahipleri,<br />

ağları nerede olursa olsun, dağıtmak,<br />

yapılandırmak ve sürdürmek için tam<br />

esnekliğe sahip oluyorlar. Ağ cihazlarının<br />

bulut üzerinden yapılandırılmasını sağlayan<br />

Zyxel Nebula, access pointler, güvenlik<br />

duvarları, switchler, 5G/LTE yönlendiricileri<br />

ve WiFi 6/6E AP’ler dahil olmak üzere 80’den<br />

fazla ağ cihazını desteklemek için güçlü<br />

ancak kolay bir merkezi yönetim platformu<br />

kullanımı sunuyor. Dünyanın önde gelen<br />

ağ güvenliği sağlayıcılarından yararlanan<br />

Nebula, gerçekleşebilecek herhangi<br />

bir saldırıya karşı birkaç dakika içinde<br />

işletmeleri en son tehditlere karşı sürekli<br />

koruyor. Ayrıca, işletmenizin büyümesine<br />

paralel olarak ağınızı da büyütmenize<br />

yardımcı olup ağı güçlendirmek için kolayca<br />

yeni cihazlar eklenmesine veya mevcut<br />

cihazların değiştirilmesine imkân tanıyor. Ağ<br />

trafiğini ve cihazlarını merkezi bir konumdan<br />

izlemek, sorunların hızla tanımlanmasına ve<br />

giderilmesine büyük ölçüde yardımcı oluyor.<br />

Nebula, işletmelere ağlarını daha etkin bir<br />

şekilde izleme imkânı sunarak bu süreci<br />

kolaylaştırıyor.<br />

Turizmin dönüştürücü gücü ağ<br />

altyapısı olacak<br />

Türkiye, <strong>2024</strong> yılında turizmden 60<br />

milyar dolar gelir elde etmeyi hedefliyor.<br />

Günümüzde, otel tercihleri artık yalnızca<br />

oda, kahvaltı veya yemeklerle sınırlı<br />

kalmıyor; wi-fi kalitesi de otelin tercih<br />

edilebilirliğini büyük ölçüde etkiliyor.<br />

Özellikle uzaktan çalışmanın bu kadar<br />

yaygınlaştığı dönemde, kapsama alanı<br />

küçük veya yetersiz bir ağ altyapısına sahip<br />

olan bir otelin tercih edilebilirliği olumsuz<br />

etkileniyor. Zyxel olarak, müşterilerimizin<br />

ihtiyaçlarını doğrudan gözlemleyerek<br />

sorunları tespit ediyor ve en uygun<br />

çözümleri sunuyoruz. Bugüne kadar birçok<br />

turistik tesisin ağ güçlendirmesini başarıyla<br />

gerçekleştirdik. Ancak asıl önemli olan,<br />

daha fazla tesisin güçlü bir ağ altyapısının<br />

misafirler için ne kadar kritik olduğunu<br />

anlamalarını sağlamak. Şimdi ve gelecekte,<br />

turizmin asıl dönüştürücü gücü, konaklama<br />

tesislerinin sahip olduğu güçlü ağ altyapısı<br />

olacak.<br />

Sağlık sektörünün yönü değişiyor<br />

Verilere göre, günde 2 milyar kişinin tahlilleri,<br />

sağlık sonuçları ve raporları bulut altyapısı<br />

üzerinde saklanıyor. Son fuarlarda tanıtılan<br />

teknolojilere bakılırsa, ilerleyen zamanlarda<br />

doktora bile gitmemize gerek kalmadan<br />

bütün bir sağlık analizi telefonlarımız<br />

üzerinden gerçekleşebilecek.<br />

Gelişen bu teknolojiler, bize bulut üzerinde<br />

giderek daha fazla verinin birikeceği bir<br />

dönemi işaret ediyor. Daha çok veri ise,<br />

daha güçlü bir ağ altyapısını gerektiriyor.<br />

Değişen dünyada, kurumların oldukça<br />

sağlam bir bulut tabanlı ağ altyapısına sahip<br />

olmaları önem taşıyor.<br />

Türkiye, sağlık turizmi açısından önemli bir<br />

potansiyel bulunduruyor. Bu potansiyeli<br />

değerlendirmek için sağlık merkezlerinin<br />

güçlü ve tehditlere karşı güvenilir ağ<br />

teknolojileri kullanmaları gerekiyor. Yakın<br />

gelecekte, sağlığın yönü batı ülkeleri değil,<br />

ağ teknolojilerini en etkili kullanan ülkeler<br />

olarak değişecek.<br />

Rotamız, yenilikçi ağ teknolojileri<br />

Zyxel olarak, müşteri odaklı yaklaşım<br />

benimseyerek, dijitalleşen dünyada<br />

rekabetçi pazarda öne çıkmak için yenilikçi<br />

teknolojilere ve çözümlere yatırım yapmayı<br />

sürdürüyoruz. Önümüzdeki dönemde<br />

konaklama, eğitim, sağlık ve perakende<br />

sektörlerine daha fazla odaklanmayı<br />

planlıyoruz. Özellikle, bulut tabanlı ağ<br />

teknolojilere odaklanmayı sürdüreceğiz.<br />

Güçlü ekibimiz ve çözüm ortaklarımızla<br />

birlikte <strong>2024</strong> yılında birçok başarı hikayesine<br />

imza atmayı hedefliyoruz.<br />

2023 yılında ağırlıklı olarak makine<br />

öğrenmesi, yapay zekâ ve IoT alanlarında<br />

yatırımlar gerçekleştirdik. <strong>2024</strong>’te ise<br />

odağımızı, ağ teknolojileri açısından, cloud<br />

networking, hizmet olarak ağ, ağ güvenliği,<br />

yeni nesil kablosuz ağlara çevireceğiz.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Bitcoin blok büyüklüğü<br />

540 gigabyte’ı aştı!<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

10<br />

Geçtiğimiz yıl yüzde 150’lik bir artış yakalayan<br />

ve güçlü bir büyüme gösteren<br />

Bitcoin’de <strong>2024</strong> beklentileri netleşmeye<br />

başladı. ABD Menkul Kıymetler ve Borsa<br />

Komisyonu’nun (SEC) Bitcoin tabanlı<br />

borsa yatırım fonlarına onay vermesinin<br />

ardından dalgalı bir görünüm izleyen<br />

Bitcoin’in <strong>2024</strong> performansına ve Bitcoin’de<br />

<strong>2024</strong> gelişmelerine ilişkin tartışmalar,<br />

4 yılda bir gerçekleştirilen yarılanma<br />

(halving) etkinliğine 100 günden<br />

az zaman kalmasıyla daha da hızlandı.<br />

Ticaret hacmi bakımından dünyanın en<br />

büyük ikinci kripto para borsası ve Web3<br />

teknolojisi şirket olan OKX’in yatırım<br />

kolu OKX Ventures, <strong>2024</strong> Bitcoin trendlerine<br />

ve kripto ekosistemi beklentilerine<br />

genel bir bakış sunmak amacıyla <strong>2024</strong><br />

Bitcoin Görünümü raporunu yayımladı.<br />

Bitcoin blok büyüklüğü 3<br />

yılda %70 büyüdü!<br />

Raporda, zincir içi veri büyümesi açısından,<br />

Bitcoin blokzincirinin boyutunun,<br />

16 Ocak itibarıyla 540 gigabyte’ı aştığı<br />

tespit edildi. Üç yıl öncesiyle kıyaslandığında<br />

yüzde 70’lik bir veri büyümesine<br />

işaret eden bu rakam, piyasa değeri<br />

açısından ilk sırada yer alan Bitcoin’in<br />

yaygınlaştığı gerçeğine de ışık tuttu.<br />

Bitcoin’in diğer kripto para birimlerinin<br />

yükselişine rağmen, kripto varlıklarının<br />

toplam piyasa değerinin yüzde 50’sinden<br />

fazlasına sahip olarak pazara liderlik<br />

ettiğini vurgulayan OKX Ventures Kurucusu<br />

Dora Yue, “2023’te ortaya çıkan<br />

varlık ihraç protokollerinden Bitcoin<br />

Ordinalleri, ekosistemdeki inovasyonun<br />

lokomotifi oldu. Bitcoin’in en küçük<br />

parçası olarak kabul edilen satoshi’leri<br />

benzersiz NFT’lere dönüştüren bu teknoloji,<br />

hızla benimsendi. 2023 yılında<br />

OKX Wallet’ta 120 bini aşkın cüzdanda,<br />

1 milyar doları aşkın Ordinal işlem hacmi<br />

görüldü. Daha sonra BRC-20, RGB,<br />

Taproot Assets, Runes, Taro, Atomicals,<br />

TAP, PIPE ve daha fazlası gibi çeşitli varlık<br />

ihraç protokolleri ortaya çıktı. BRC-20<br />

transferlerinin sayısı 45,4 milyonu aştı.<br />

Bitcoin Ordinallerinin <strong>2024</strong>’te önemli bir<br />

rol oynayacağını öngörüyoruz” dedi.<br />

2023’ü güçlü bir performansla tamamlayan Bitcoin,<br />

blokzinciri teknolojisinin de tam merkezinde yer<br />

alıyor. OKX Ventures tarafından yayınlanan <strong>2024</strong><br />

Bitcoin Görünümü raporunda, geçtiğimiz yılı yeni ihraç<br />

protokolleri, ölçeklenebilirlik çözümleri ve güvenilirlik<br />

geliştirmeleriyle tamamlayan Bitcoin ekosisteminin<br />

<strong>2024</strong>’te de inovasyonlara tanıklık etmesi öngörülüyor…<br />

Bitcoin yarılanmadan sonra<br />

%400 değer kazandı<br />

Raporda ayrıca, Nisan <strong>2024</strong>’te yaşanması<br />

beklenen ve madencilik ödüllerinin yarı<br />

yarıya azaltılmasını öngören yarılanmaya<br />

da değinildi. Yarılanmanın BTC ekosistemine<br />

daha fazla yarar sağlamasının<br />

beklendiğine değinilen raporda, geçmiş<br />

verilerin, Bitcoin’in önceki yarılanmaları<br />

takip eden 12 ay içinde, yüzde 400’ün<br />

üzerinde değer kazandığını gösterdiği<br />

vurgulandı. Öte yandan SEC tarafından<br />

verilen Bitcoin spot ETF onaylarının, Bitcoin’in<br />

sahip olduğu değerin tanınması<br />

anlamına geldiği ve kripto pazarına<br />

önemli miktarda sermaye çekmesi beklendiği<br />

değerlendirildi.<br />

Bitcoin ekosisteminin dinamik büyümesini<br />

ve dönüşümünü gözlemlemenin<br />

ilham verici olduğunu belirten Dora Yue,<br />

“Yeni ihraç protokollerine yönelik inovasyonlar,<br />

varlık ihraç standartlarının<br />

fizibilitesinde ve güvenliğinde önemli<br />

gelişmelere sebep oluyor. Katman 2 çözümleri,<br />

Bitcoin ağına ölçeklenebilirlik<br />

ve kullanılabilirlik geliştirmeleri sunarken,<br />

tüm bu yenilikler Bitcoin likiditesini<br />

güçlendirerek ekosistemin sürekli büyümesini<br />

ve gelişmesini sağlıyor” dedi.<br />

“Web3 sektör liderliğimizle<br />

BTC ekosistemine öncülük<br />

ediyoruz”<br />

Ekosistemde yaşanan gelişmelerin ve<br />

yeni teknolojilerin dönüştürücü gücüne<br />

gönülden inandıklarını dile getiren OKX<br />

Ventures Kurucusu Dora Yue, değerlendirmelerini<br />

şu ifadelerle sonlandırdı:<br />

“OKX, ticaret hacmi bakımından dünyanın<br />

en büyük ikinci kripto para borsası<br />

olmasının yanı sıra, kendisini bir Web3<br />

teknolojisi şirketi olarak konumlandırıyor.<br />

Bu anlamda kaynaklarımızı çeşitlilik<br />

ve dayanıklılıkla özdeşleşen Bitcoin<br />

ekosistemini desteklemek için kullanmayı<br />

görev ediniyoruz. OKX’in yenilikçi<br />

projeleri desteklemek için oluşturduğu<br />

OKX Ventures, son iki yılda, beş kıtada<br />

300’ün üzerinde projeye toplam yaklaşık<br />

1 milyar dolar tutarında yatırım yaptı.<br />

Web3 sektör liderliğimizle BTC ekosistemine<br />

de öncülük ederken, bir yandan<br />

OKX Web3 cüzdanımızla kullanıcı ihtiyaçlarını<br />

ürün ve çözümlere dönüştürürken,<br />

bir yandan da yüksek nitelikli,<br />

uzun vadede değer açığa çıkarmasını<br />

umduğumuz projelere desteğimizi sürdüreceğiz.”


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

İnsan hatasıyla ortaya çıkan<br />

siber güvenlik tehlikesine dikkat!<br />

Dünya çapında tanınan bir otomotiv devinin ticari sırları<br />

ve kaynak kodu, bir dikkatsizlik açığı nedeniyle internet<br />

üzerinde yayınlandı. İngiltere merkezli bir güvenlik<br />

şirketi tarafından yapılan açıklamada, bir yazılım kaynak<br />

kod paylaşım sitesi üzerinde yayınlanarak hassas<br />

bilgilerin genel erişime açık olduğu belirlendi…<br />

Türkiye’nin önde gelen siber güvenlik şirketlerinden<br />

BeyazNet’in CEO’su Fatih Zeyveli,<br />

insani hataların veya göz ardı edilen<br />

açıkların milyarlarca dolarlık zararlara<br />

yol açabileceğini vurgulayarak, güvenliğin<br />

öneminin özellikle yerli üretim yapan şirketlere<br />

hatırlatılması gerektiğini ifade etti.<br />

Yerli ve milli şirketlere uyarı!<br />

Zeyveli, dünyadaki açıkların çoğunun<br />

güncellemelerin ihmal edilmesi veya bulunan<br />

açıkların ertelenmesi nedeniyle<br />

oluştuğuna dikkat çekerek, “Türkiye’deki<br />

katma değer üreten şirketler artık kendine<br />

Binance Türkiye CEO’su Mücahit Dönmez,<br />

kısa süre içinde çıkması beklenen kripto<br />

varlıklara yönelik yeni yasaya hazır olduklarını<br />

açıkladı. Dönmez, yasanın çıkmasını<br />

takiben Binance Türkiye’nin lisans başvurusunu<br />

en kısa sürede tamamlayarak lisanslı<br />

bir firma olarak faaliyetlerine devam etmeyi<br />

planladıklarını söyledi. Dönmez, yaptığı<br />

açıklamada “Kısa vadede tamamen mevzuata<br />

odaklanmış durumdayız. Bildiğiniz gibi<br />

kısa süre içinde bir mevzuat gelecek ve bir<br />

tam lisanslama rejimi söz konusu olacak.<br />

Bütün kripto varlık hizmet sağlayıcılar için<br />

biz kısa sürede lisans başvurumuzu tamamlayıp<br />

lisanslı bir firma olarak faaliyetlerimize<br />

devam etme arzusu içindeyiz. Bütün odak<br />

noktamızı bu oluşturuyor.” dedi.<br />

özgün yeniliklere ve kritik bilgilere sahip.<br />

Hassas bilgiler, şirket mahremiyetinin bir<br />

parçasıdır. İş disiplini ile tanınan dünya<br />

devlerinde bile bu tür hatalar yaşanabiliyor.<br />

Bilgi açığı fark edildiğinde ise genellikle<br />

aylar geçmiş oluyor. Şirketlerimiz ve kurumlarımız,<br />

bilgilerini ve özellikle hassas<br />

bilgilerini korumalı, düzenli olarak kontrol<br />

etmeli ve bu tür risklere karşı hazırlıklı<br />

olmalıdır. Bu noktada, deepinfo gibi saldırı<br />

yüzeyini anlık olarak izleyen sistemlerin<br />

kullanımı oldukça önemli.” dedi.<br />

Her şirket için bilgi kritik<br />

Otomotiv devi, yaşanan güvenlik ihlalinin<br />

Binance Türkiye Güçlü<br />

Altyapısına Güveniyor<br />

Sektördeki en büyük zorlukların güvenlik ve<br />

düzenleyici çerçeve eksikliği olduğunu vurgulayan<br />

Dönmez, güven bunalımını aşmak<br />

için gerekli reflekslere sahip olduklarını ve<br />

mevzuata uygun şekilde faaliyet göstererek<br />

bu sorunu fırsata dönüştüreceklerini<br />

belirtti. Uzun vadede bugüne kadar olduğu<br />

gibi bundan sonrası için de kullanıcılar için<br />

güvenli bir platform olmaya devam etmeyi<br />

hedeflediklerini belirten Binance Türkiye<br />

CEO’su Mücahit Dönmez, “Kullanıcıların<br />

güvenine de layık olmaya devam etmek arzusu<br />

içindeyiz. Bunun için de sürekli olarak<br />

kendimizi güncellemek, teknoloji yatırımlarımızı<br />

yapmak ve kullanıcıların korunmasını<br />

ana stratejimiz olarak belirledik.” dedi.<br />

insan hatasından kaynaklandığını ve ilgili<br />

dosyaların kaldırıldığını açıkladı.<br />

Zeyveli, Türkiye’deki şirketlerin ve kurumların<br />

bilgi hassasiyeti konusunda ciddi sınavlar<br />

verdiğini belirterek, “Her kurumun<br />

ve şirketin bir mahremiyeti bulunmaktadır.<br />

Bilgi, en değerli sırdır. Bu nedenle,<br />

sahip olduğumuz bilginin hangi kısmının<br />

paylaşılacağına dair bir politika oluşturulmalıdır.<br />

İnsani hatalar kaçınılmaz olabilir,<br />

ancak bu tür bir açığı önce şirket içinde<br />

fark etmek önemlidir. Deepinfo gibi saldırıları<br />

anlık olarak takip eden sistemlerin<br />

kullanılması, itibar ve güvenlik açısından<br />

büyük önem taşır.” şeklinde konuştu.<br />

Dönmez: “Kısa vadede tamamen yasal<br />

mevzuata odaklandık”<br />

Binance Türkiye CEO’su Mücahit Dönmez, Türkiye’de<br />

3 yılı aşkın süredir faaliyette olduklarını ve kesintisiz<br />

yürüttükleri uyum çalışmaları sayesinde yeni kripto<br />

varlık yasasına hazır olduklarını kaydetti...<br />

Geçtiğimiz yıl İSO 27001 ve 27701 sertifikalarını<br />

alarak Binance Türkiye altyapısını<br />

güçlendirdiğini aktaran Dönmez, bu sertifikaların<br />

lisans alma süreci için bir prova<br />

niteliğinde olduğunu ve bu hazırlığın kendilerine<br />

avantaj sağlayacağını belirterek, teknoloji<br />

ve insan kaynaklarına yatırımlarını<br />

sürdüreceklerini söyledi.<br />

Binance Türkiye’den Kullanıcılara<br />

Müjde<br />

Dönmez, Binance Türkiye’nin yıl içinde<br />

kullanıcılarına sürprizler hazırladığını da<br />

açıkladı. Dönmez, “Bu yıl, kullanıcıların olmasını<br />

istediği ne özellik varsa Binance Türkiye’de<br />

hayata geçireceğiz.” dedi.<br />

11Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Pionr’nin hedefi üç buçuk milyon mikro<br />

işletmenin finansal rehberi olmak<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

12<br />

Fintek sektörünün önde gelen oyuncularından<br />

Pionr, KOBİ’lerin finansal<br />

ihtiyaçlarına farklı bir yaklaşım getiren<br />

ve yenilikçi çözümleriyle dikkat<br />

çeken Norma’yı satın aldığını duyurdu.<br />

Pionr, Norma ile küçük ve orta ölçekli<br />

işletmeler olarak adlandırılan mikro<br />

kuruluşların ticari hesap açılışı, kart<br />

ve para transferleri, fatura takibi gibi<br />

temel finansal işlemlerini tek bir platform<br />

üzerinden yönetmelerine olanak<br />

sağlamayı hedefliyor. Norma müşterileri,<br />

şirket kuruluşu ve sanal ofis kiralama<br />

gibi hizmetleri de uygulama<br />

üzerinden kolayca ve zahmetsizce gerçekleştirebiliyor.<br />

TR IBAN hesabı ve<br />

Norma Visa Card üzerinden 7/24 FAST<br />

ve EFT ile kolay ve ücretsiz para transferi<br />

yapmak da mümkün hale geliyor.<br />

KOBİ’ler Norma ile ticari krediler, dijital<br />

sigorta, mobil POS ve ücretsiz sadakat<br />

programından da yararlanabiliyor.<br />

Tüm bu işlemler birbirine entegre bir<br />

şekilde çalışıyor ve işletmeler finansal<br />

durumlarını tek bir ekrandan kontrol<br />

altında tutabiliyor. Küçük ve orta ölçekli<br />

işletmelerin temel sorunlarına<br />

çözüm getiren Norma, müşterilerin ihtiyaçlarını<br />

tek bir noktadan karşılama<br />

ve iş süreçlerini geliştirme fırsatı sunuyor,<br />

işletmelerin kendi potansiyellerine<br />

odaklanmalarını sağlayarak daha verimli<br />

bir geleceğe yol açıyor.<br />

KOBİ’lerin benzersiz ihtiyaçlarını karşılamada<br />

öncü bir güç olan Norma’nın<br />

Pionr bünyesine katıldığını açıklamaktan<br />

büyük mutluluk duyduğunu<br />

ifade eden Pionr Kurucusu Yakup Sezer,<br />

“Pionr olarak mikro işletmelerin<br />

yeterince değer görmediklerine ve<br />

bu alanda ciddi bir boşluk olduğuna<br />

inanıyoruz. Biz kendi işini kuran bir<br />

mikro işletmenin kuruluşundan itibaren<br />

tüm ihtiyaçlarını tek bir yerden<br />

yönetebilmesini ve bu öngörülerle gelecekte<br />

de finansal bir otopilot gibi bazı<br />

servislerin otomatik olarak gerçekleştirilebilmesini<br />

istiyoruz. <strong>2024</strong> yılında<br />

585.000, 2025 yılında 2,2 milyon, 2026<br />

yılında 4,5 milyon ve 2027 yılında ise<br />

12 milyon işlemle önemli bir kilometre<br />

taşına ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.<br />

Küçük ve orta ölçekli<br />

işletmelere yeterince<br />

odaklanılmıyor<br />

Faaliyetlerine yeni başlayacak ya da<br />

halihazırda faaliyet gösteren küçük ve<br />

orta ölçekli işletmeleri için geleneksel<br />

Finansal teknoloji girişimleri kuran, bu girişimleri<br />

geliştiren ve büyümeleri için gerekli stratejilerle aktif<br />

olarak güçlendiren girişim kurucu teknoloji şirketi Pionr,<br />

KOBİ’lerin farklı ihtiyaçlarını karşılamayı ve karşı karşıya<br />

kaldıkları zorlukların kolayca üstesinden gelmelerini<br />

sağlamayı amaçlayan finans çözümü Norma’yı satın<br />

aldı. Şirket, satın almanın ardından Norma’yı yeni<br />

özelliklerle daha geniş bir kitleye hitap edecek şekilde<br />

müşterileriyle yeniden buluşturuyor. Pionr, Norma ile<br />

<strong>2024</strong> yılında 585.000, 2025 yılında 2,2 milyon, 2026<br />

yılında 4,5 milyon ve 2027 yılında ise 12 milyon işlemle<br />

önemli bir kilometre taşına ulaşmayı hedefliyor…<br />

bankacılık hizmetlerinin ötesine geçen<br />

kapsamlı bir finans ürünleri platformu<br />

sunduklarını belirten Pionr Kurucusu<br />

Yakup Sezer, “Norma olarak ticari<br />

bankacılığı bir adım öteye taşıyoruz ve<br />

kredi, mobil POS, açık bankacılık gibi<br />

çözümlerimizin yanı sıra hesap yönetimi,<br />

kart hizmetleri, para transferi,<br />

fatura düzenleme ve muhasebe gibi<br />

kapsamlı hizmetler sunarak iş dünyasının<br />

ihtiyaçlarını karşılama konusuna<br />

odaklanıyoruz.<br />

Yakın zamanda küresel pazarda faaliyet<br />

gösteren şirketlerin ve şahıs firmalarının<br />

da finansal ihtiyaçlarını<br />

karşılamak üzere direkt banka hesapları<br />

ve uluslararası para transferleri<br />

gibi hizmetler sunacağız. Amacımız,<br />

işletmelerin uluslararası düzeyde özel<br />

bankacılık çözümlerine ulaşmalarını<br />

sağlamak ve finansal gereksinimlerini<br />

en hızlı ve kolay şekilde karşılamak.<br />

Ülkemizdeki şahıs firmalarına, küçük<br />

ve orta ölçekli işletmelere değer katacak<br />

bu satın almayla finansal deneyimi<br />

daha da üst düzeye çıkarmayı hedefliyoruz”<br />

dedi.<br />

Norma’yı tercih eden<br />

işletmelerin sayısı her geçen<br />

gün artıyor<br />

Norma’nın şu an 15 bin kullanıcısı bulunuyor<br />

ve temel bankacılık, ön muhasebe,<br />

finans danışmanlığı, açık bankacılık,<br />

e-dönüşüm çözümleri, şirket<br />

kaydı ve sanal ofis adresi gibi müşteri<br />

odaklı yeniliklerle bu sayı her geçen<br />

gün artıyor. Önümüzdeki aylarda mobil<br />

POS ile doğrudan bağlantılı ödemeler,<br />

e-fatura finansmanı, hızlı dijital<br />

sigorta, Norma Sadakat gibi çözümlerle<br />

verilen hizmetin kapsamı daha da<br />

genişletilecek. Şirket, uzun vadede işletmelerin<br />

finansal yönetimde başlıca<br />

yardımcıları olmayı hedefliyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

<strong>2024</strong>’te en çok kullanılacak<br />

popüler 6 yazılım testi<br />

Teknoloji ilerledikçe yazılım testi alanında<br />

yeni trendler ve teknikler ortaya çıkıyor.<br />

Çok sayıda yazılım ve uygulamanın piyasaya<br />

sürüldüğü bu ortamda, kuruluşların<br />

rekabetçi kalabilmesi ve yüksek kaliteli<br />

yazılım sunabilmesi için en son trendleri<br />

takip etmeleri önem taşıyor. Bu sayede en<br />

güncel yazılım testlerini geliştirme stratejilerine<br />

uygulayan kuruluşlar, yazılımlarının<br />

kalitesini ve verimliliğini artırarak<br />

maliyetlerini azaltabiliyor. Teknolojinin<br />

her geçen gün gelişimiyle, yazılım testleri<br />

sayısının artığını belirten TesterYou Kurucusu<br />

Barış Sarıalioğlu, “Müşterilerin<br />

beklentilerini karşılayan ve hata olmadan<br />

çalışması gereken bir yazılım için en doğru<br />

testin uygulanması gerekiyor. Bu nedenle<br />

kuruluşların piyasaya sunacakları yazılımları,<br />

öncesinde en güncel ve uyumlu<br />

yazılım testleri ile denetimden geçirmeleri<br />

hayati önem taşıyor.” açıklamasında bulunarak<br />

<strong>2024</strong> yılında takip edilmesi gereken<br />

6 yazılım testi trendini sıralıyor.<br />

Sola kaydırma testi: Genellikle ilk yazılım<br />

ve sistem geliştirme aşamalarında potansiyel<br />

sorunları ve hataları büyümeden<br />

önce tespit etmek için gerçekleştiriliyor.<br />

Birincil hedefi, hata ayıklama için harcanan<br />

süreyi en aza indirmek olan sola<br />

kaydırma testi, uzmanların özellikleri ve<br />

işlevleri geliştirmeye daha fazla odaklanmasını<br />

sağlıyor. Kuruluşlar, yazılım geliştirme<br />

sürecinde testi sola kaydırarak genel<br />

test maliyetini azaltıyor, yazılımlarının<br />

kalitesini artırıyor ve pazara çıkış süresini<br />

hızlandırıyor.<br />

2. Yapay zeka ve makine öğrenimine<br />

dayalı test: Testlerde otomasyona olan<br />

bağımlılık arttıkça, yapay zeka ve makine<br />

öğrenimi teknolojilerini içeren yazılım test<br />

trendlerinin gelişimi, test metodolojilerini<br />

önemli ölçüde geliştiriyor. Test senaryoları<br />

oluşturmak için yapay zeka algoritmalarından<br />

yararlanılırken makine öğrenimi<br />

teknikleri, test verilerindeki kalıpların ve<br />

Herhangi bir yazılım geliştirme sürecinde yazılım testinin<br />

önemi, son beş yılda teknolojideki hızlı gelişmelere<br />

bağlı olarak değişkenlik gösterdi. Yazılımlarda meydana<br />

gelebilecek küçük veya büyük bir hata, kullanıcı<br />

deneyimini olumsuz etkilerken kuruluşlarda ise ciddi<br />

veri kayıplarına ve güvenlik açıklarına yol açıyor. Bir<br />

yazılımın başarısını etkileyen en önemli sürecin yazılım<br />

testinden geçtiğini ifade eden teknoloji sektörüne<br />

inovatif bir bakış açısı getirmeyi hedefleyen TesterYou<br />

Kurucusu Barış Sarıalioğlu, <strong>2024</strong> yılında takip edilmesi<br />

gereken 6 yazılım testi trendini sıralıyor…<br />

düzensizliklerin belirlenmesine yardımcı<br />

oluyor. İşletmeler süreçleri hızlandırmaya,<br />

doğruluk oranını iyileştirmeye ve test metodolojilerini<br />

kolaylaştırmaya çalışırken,<br />

otomatik testlerde yapay zeka ve makine<br />

öğreniminin kullanımının büyümeye ve<br />

gelişmeye devam etmesi bekleniyor.<br />

3. QAOps: Yeni bir terim olan QAOps, birkaç<br />

yıl önce yazılım sektöründe ilgi görmeye<br />

başladı. QAOps, 2023 yılında yazılım<br />

geliştirme yaşam döngüsüne daha fazla<br />

entegre olmaya ve giderek daha fazla ilgi<br />

görmeye hazırlanıyor. DevOps ve QA’in<br />

kavramsal bir birleşimi olan QAOps, her<br />

iki süreci birleşik bir yaklaşıma entegre<br />

ediyor. Bu entegrasyon, QA mühendislerinin<br />

yazılımın geliştirme aşamalarında<br />

geliştiricilerle iş birliği yapmasına olanak<br />

tanıyor. QAOps’un ortaya çıkışının yeni bir<br />

yazılım süreci modeli getirmesi ve geliştirme<br />

sürecinin genel kalitesini yükseltmesi<br />

bekleniyor.<br />

4. Robotik süreç otomasyonu: Robotik<br />

süreç otomasyonu olarak da bilinen RPA,<br />

öncelikle manuel müdahale gerektirmeyen<br />

ve tekrarlanan görevleri otomatikleştiriyor.<br />

Başlangıçta bir referans oluşturmak<br />

için test uzmanının gerçekleştirdiği<br />

eylemleri kaydeden RPA, yapay zeka (AI)<br />

ve makine öğrenimi (ML) kullanarak bu<br />

eylemleri ekrandaki birden fazla senaryoya<br />

kopyalıyor. Otomatikleştirilmiş yapısı,<br />

uzun vadede işletmeler için hem zamanı<br />

önemli ölçüde azaltıyor hem de gereksiz<br />

operasyonel test masraflarını azaltıyor.<br />

5. Nesnelerin interneti testi: IoT ürün<br />

testleri, birbirine bağlı IoT cihazlarının<br />

ve uygulamalarının işlevselliğini, performansını,<br />

güvenliğini ve güvenilirliğini<br />

değerlendirmeyi ve doğrulamayı içeriyor.<br />

Kuruluşlar, IoT uygulama testini kapsamlı<br />

bir şekilde gerçekleştirerek sorunları dağıtımdan<br />

önce tanımlayıp, uygun çözümü<br />

üretebiliyor. Böylece IoT çözümlerinin<br />

başarılı bir şekilde uygulanması kullanıcı<br />

memnuniyetini artırıyor.<br />

6. Baskı içi test otomasyonu: Çevik metodoloji,<br />

genellikle 2 ila 4 haftayı kapsayan<br />

bir sprint içinde hızlı çalışmayı ve sık sürüm<br />

döngülerini zorunlu kılıyor. Ancak bu<br />

hız, sprint zaman çizelgesi içinde kapsamlı<br />

yazılım testleri için genellikle yetersiz<br />

zaman bırakıyor. Bu durum, sıklıkla bir<br />

önceki sürümü test eden uzmanlar için<br />

önemli bir dezavantaja yol açıyor. Baskı<br />

içi test otomasyonu, test uzmanlarının<br />

aynı sprint içinde geliştirme süreciyle eş<br />

zamanlı olarak çalışmasını sağlayarak bu<br />

zorluğun üstesinden geliyor.<br />

Geliştirme tamamlanana kadar bekleme<br />

ihtiyacını ortadan kaldıran bu durum, test<br />

uzmanlarının test faaliyetlerine geliştirme<br />

sırasında başlamasına olanak tanıyor.<br />

Böylece kuruluşlar yazılım kalitesini artırırken,<br />

test çalışmalarını geliştirilmekte<br />

olan mevcut sürümle uyumlu hale getirebiliyor.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

13


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Elektrik tüketimi<br />

akıllı şehir teknolojileriyle daha verimli<br />

Uluslararası Enerji Ajansı’nın verilerine göre dünyadaki<br />

toplam enerji tüketiminin yüzde 20’sini elektrik<br />

kullanımı oluşturuyor. Günlük hayatın merkezinde yer<br />

alan elektrik; elektrikli araçlar, elektrikli ısı pompaları<br />

gibi yeni kullanımların artmaya başlamasıyla daha da<br />

önemli hale geliyor. Bu noktada elektrik tüketimini akıllı<br />

şekilde yönetmek büyük önem taşıyor.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

14<br />

Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus Fonu’na<br />

göre 2050’lerde dünya nüfusunun 10 milyara<br />

ulaşması bekleniyor. Artan nüfus,<br />

elektrikli araçlar, elektrikli ısı pompaları<br />

ve diğer yeni kullanım alanlarının<br />

artmasıyla 2050 yılında küresel elektrik<br />

talebinin yüzde 75’in üzerinde artış<br />

göstermesi bekleniyor. Bu durum enerji<br />

kaynaklarının daha etkili bir şekilde<br />

kullanılmasının ve enerji verimliliğinin<br />

önemini artırıyor.<br />

Akıllı şehir teknolojileri, enerji verimliliğini<br />

artırmak ve elektrik tüketimini<br />

azaltmak için bir dizi strateji sunabiliyor.<br />

İşte bu hedefe ulaşmada kullanılabilecek<br />

bazı akıllı şehir teknolojileri ve<br />

uygulamalar:<br />

Akıllı aydınlatma sistemleri: Sokak<br />

lambalarını kontrol etmek için akıllı<br />

sensörler ve IoT (Nesnelerin İnterneti)<br />

kullanılarak aydınlatma sistemlerini<br />

daha verimli hale getirilmesi teknolojik<br />

stratejilerden sadece bir tanesi. Böylece<br />

gece yoğunluğun az olduğu bölgelerde<br />

aydınlatma otomatik olarak azaltılarak<br />

veya kapatılarak enerji tasarrufu sağlanıyor.<br />

Akıllı bina yönetimi sistemleri: Bir diğer<br />

teknoloji de binalarda enerji verimliliğini<br />

artırmak için akıllı bina yönetim<br />

sistemlerinin kullanılması. Akıllı bina<br />

yönetim sistemleri ile ısıtma, soğutma,<br />

aydınlatma ve diğer enerji tüketen sistemler<br />

optimize edilerek enerji tasarrufu<br />

elde ediliyor.<br />

Akıllı ulaşım sistemleri: Toplu taşıma<br />

sistemleri düzenlenerek trafik sıkışıklığını<br />

azaltmakve taşıma araçlarının<br />

enerji tüketimini düşürmek de bir diğer<br />

çözüm. Bu çözüm içinde akıllı trafik<br />

ışıklarının, trafik yönetimi ve park yeri<br />

bulma uygulamalarının enerji tasarrufunda<br />

kullanılması yer alıyor.<br />

Güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi kullanımı:<br />

Akıllı şehirler, yenilenebilir<br />

enerji kaynaklarına yönelerek güneş ve<br />

rüzgâr enerjisi gibi kaynaklardan elektrik<br />

üreten şehirlere dönüşüyor. Akıllı<br />

şehir teknolojileri kullanılarak yapılan<br />

hava tahminleriyle güneş sıcaklığından,<br />

rüzgâr yönünden alınabilecek maksimum<br />

verimde yararlanılabiliyor. Akıllı<br />

enerji depolama sistemleri de kullanarak<br />

enerji dengelemesi yapılabiliyor.<br />

Enerji verimliliği olan altyapı tasarımı:<br />

Akıllı şehir planlamasında, enerji verimliliği<br />

ön planda tutularak altyapı tasarımı<br />

da bir başka uygulama olarak ön<br />

plana çıkıyor. Yeşil binalar, enerji verimli<br />

sokak tasarımları ve çevresel faktörlere<br />

dikkat edilen planlamalarla enerji tasarrufu<br />

sağlanması mümkün.<br />

Akıllı şehir yaklaşımını güçlendirmek ve<br />

yaygınlaştırmak için 42 yıldır bilişimin<br />

gücünü kullanan SAMPAŞ Holding’in<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Şekip Karakaya<br />

konuyla ilgili şu değerlendirmeleri<br />

yapıyor: “Dünya nüfusunun günden<br />

güne artış göstermesi nedeniyle elektrik<br />

tüketiminin daha verimli hale getirilmesinin<br />

hem çevresel sürdürülebilirlik hem<br />

de ekonomik avantajlar sağlayacağını<br />

düşünüyorum. Bu nedenle, bireylerden<br />

büyük endüstriyel tesislere kadar her<br />

seviyede enerji tasarrufu ve verimlilik<br />

önlemleri benimsenmelidir. Bu noktada<br />

elektrik tüketimini akıllı şehir teknolojileriyle<br />

yönetmek büyük önem taşıyor.<br />

Biz de SAMPAŞ Holding olarak şehirlerimizin<br />

akıllı hale getirilmesi ve enerji<br />

verimliliği sağlanabilmesi açısından yerel<br />

yönetimlerle sıkı bir ilişki içerisinde<br />

çalışıyoruz” dedi.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Garanti BBVA, bankacılığın en büyük teknoloji<br />

merkezinde bankacılığa yön veriyor<br />

Garanti BBVA, bugünkü konumunun itici<br />

gücü olan teknoloji vizyonunu ve yatırımlarını<br />

aktarmak, Türk bankacılık sektörünün<br />

en büyük teknoloji merkezi olan<br />

ve “teknoloji fabrikası” olarak nitelediği<br />

Garanti BBVA Teknoloji’yi yakından tanıtmak<br />

amacıyla, Garanti BBVA Pendik Teknoloji<br />

Kampüsü’nde bir basın buluşması<br />

gerçekleştirdi. Buluşmaya Garanti BBVA<br />

Genel Müdürü Recep Baştuğ, Mühendislik<br />

ve Veri Hizmetleri’nden sorumlu Genel<br />

Müdür Yardımcısı İlker Kuruöz ve Garanti<br />

BBVA Teknoloji Genel Müdürü Fatih Bektaşoğlu<br />

ev sahipliği yaparken, düzenlenen<br />

sunumun ardından katılımcılara Garanti<br />

BBVA Pendik Teknoloji Kampüsü ve TIER<br />

IV sertifikasına sahip Garanti BBVA Veri<br />

Merkezi tanıtıldı.<br />

Garanti BBVA Teknoloji Genel Müdürü<br />

Fatih Bektaşoğlu da; “Garanti BBVA ve<br />

tüm iştiraklerinin ‘teknoloji fabrikası’ olan<br />

Garanti BBVA Teknoloji, 2.400 kişilik dev<br />

mühendislik kadrosuyla, bankacılığın geleceğini<br />

tasarlamak için çalışıyor. 34 yaş<br />

ortalamasındaki çalışanlarımızın yüzde<br />

41’ini kadınlar oluşturuyor ve bu durum<br />

teknoloji sektörü özelinde bizim için ayrı<br />

bir mutluluk vesilesi. Garanti BBVA Teknoloji’de<br />

en büyük değerimiz şüphesiz ki<br />

insan, çalışanlarımız… Sektörümüzde bir<br />

‘Okul Şirket’ olarak sürekli devam eden<br />

farklı yetenek programları ve gelişim programlarıyla<br />

çalışanlarımızın yetkinliklerini<br />

arttırmak için çalışırken, iyi mühendisler<br />

yanında iyi teknoloji liderleri yetiştirmeyi<br />

hedefliyoruz. Çalışan deneyimi yanında<br />

elbette ki odağımız müşteri deneyimi.<br />

Sektörde bu alanda öncü olarak yaklaşık<br />

10 yıl önce kendi deneyim tasarım ekibimizi<br />

kurduk. Şu an organizasyonumuzda<br />

ekiplerimiz geliştirdiğimiz tüm ürünlerin<br />

müşteri ihtiyaçlarını sürtünmesiz bir deneyimle<br />

karşılayabilmesi için uçtan uca<br />

tüm süreci ve görselleri tasarlıyor, sürekli<br />

izleyip ölçümleyerek iyileştirme süreçlerini<br />

yürütüyor. Bu stratejinin bir sonucu<br />

olarak bugün Garanti BBVA Mobil ve<br />

BonusFlaş uygulamalarımız en yüksek<br />

müşteri memnuniyet skorlarına ulaşmış<br />

durumda.” dedi.<br />

Bankacılığın geleceği teknolojiyle şekillenirken,<br />

ülkemizde dijital bankacılığın öncülerinden Garanti<br />

BBVA, teknolojiye yaptığı aralıksız yatırımlarla<br />

geleceğin bankacılığını tasarlamak için çalışıyor. Son 25<br />

yılda bu alanda toplamda 5 milyar doları aşan yatırım<br />

gerçekleştiren ve sektörde bir ilk olarak, teknoloji<br />

yönetimini ayrı bir çatı altında konumladığı Garanti<br />

BBVA Teknoloji’yi kuran Banka, teknolojiyi sağlıklı<br />

büyüme stratejisinin en önemli bileşeni ve hızlandırıcısı<br />

kabul ediyor. Garanti BBVA, 90’lı yıllarda başlayan<br />

teknoloji yolculuğunda hayata geçirdiği birçok yeniliğin<br />

yanında, çevikliği, inovatif çalışma kültürü ve güçlü<br />

altyapısı sayesinde sektörün dönüşümünde de öncü<br />

rol üstleniyor…<br />

Garanti BBVA Teknoloji’nin gündemindeki<br />

çalışmalar hakkında da bilgi veren<br />

Bektaşoğlu, “Diğer taraftan önemli bir<br />

gündem maddemiz elbette ki Yapay Zekâ.<br />

Son bir buçuk yıldır ChatGPT başta olmak<br />

üzere, GenAI dediğimiz Üretken Yapay<br />

Zekâ tüm dünyada geniş yankı uyandırdı.<br />

Üretken yapay zekâ dokunduğu her şeye<br />

akıl katıp verimlilik sağlarken, öğrenme<br />

kapasitesi sayesinde her türlü ürün ve servisi<br />

kişiselleştirmeye de olanak sağlıyor.<br />

Bizim burada iki hedefimiz var; birincisi<br />

her müşterimizin kendi kişiselleştirilmiş<br />

mobil şubesi olmasını, ikincisi de her bir<br />

çalışanımızın kendi kişisel asistanı olmasını<br />

hedefliyoruz. Üretken yapay zekâ ayrıca<br />

yazılım sektörüne çok büyük bir verimlilik<br />

fırsatı da getiriyor. Hem uygulamaları<br />

geliştirirken bizimle beraber kod yazıyor<br />

hem de büyük ölçekli modernizasyon projeleri<br />

için bir otomasyon fırsatı sağlıyor.<br />

Garanti BBVA Teknoloji’de tüm bu özellikleri<br />

kullanmaya başladık, bu sayede hem<br />

akıllı asistanımız UGİ’yi daha akıllı ve kişiselleştirilmiş<br />

hale getirmeye çalışıyoruz<br />

hem de co-pilot kullanarak yazılım geliştirmede<br />

daha verimli olmayı hedefliyoruz”<br />

diye konuştu.<br />

Garanti BBVA<br />

Pendik Veri Merkezi<br />

• Uptime Institute Tier IV sertifikalı veri<br />

merkezi olarak, 2N yedekli, aktif-aktif çalışan<br />

sistem tasarımı (Enerji, Soğutma, <strong>IT</strong><br />

Kapasite vb.) Türkiye’de bu çapta sertifikaya<br />

sahip 3 kurumdan biri.<br />

• 2N tam yedekliliğe ek olarak, Pendik<br />

Kampüsü enerji ve soğutma kapasitelerini,<br />

acil durumlarda yedek altyapı olarak kullanma<br />

imkanı.<br />

• Minimum iki farklı kaynak ve güzergâh<br />

kriteri gözetilerek sağlanmış dış altyapı<br />

imkanları (Fiber / Enerji)<br />

• Tam yük altında, 15 dakikaya kadar kesintisiz<br />

UPS kapasitesi ve soğutma suyu<br />

rezervi<br />

• Tam yükü karşılayan Jeneratör altyapısı<br />

ve 72 saat boyunca otomatik takviye sağlayan<br />

yakıt rezervi, sürekli yakıt takviyesi<br />

ile süresiz çalışma imkânı<br />

• Toplam Alan 7,500 m2 (1 futbol sahası büyüklüğünde)<br />

/ Beyaz Alan 1,850 m2<br />

• 1,75 MW <strong>IT</strong> Gücü, 2 MW Soğutma Gücü<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

15


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

AVEVA Day’de endüstrinin<br />

geleceğini şekillendiren sürdürülebilir<br />

çözümler paylaşıldı<br />

Schneider Electric ve AVEVA’nın katkılarıyla gerçekleşen<br />

AVEVA Day ile uzmanlar, dijital ikiz teknolojisinden gerçek<br />

zamanlı optimizasyona dek geniş bir perspektifte<br />

endüstrinin geleceğini şekillendiren yenilikçi çözümlere<br />

odaklandı…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

16<br />

Schneider Electric ve AVEVA, sürdürülebilir<br />

bir gelecek için yenilikçi çözümler<br />

ve içgörüler sunmayı amaçladığı AVEVA<br />

Day’de uzmanlarla bir araya geldi. İstanbul’da<br />

gerçekleşen etkinlik, endüstri<br />

liderleri ve uzmanlara AVEVA’nın endüstriyel<br />

dönüşüm ve sürdürülebilirlik<br />

vizyonunu keşfetme fırsatı sundu.<br />

AVEVA Day’in teknoloji ile sürdürülebilir<br />

değer sunmada yeni yollar ortaya<br />

koyduğunu belirten Schneider Electric<br />

Türkiye, Orta Asya ve Pakistan Endüstriyel<br />

Otomasyon İş Birimi Genel Müdür<br />

Yardımcısı Kerem Barlak; “Günümüzde<br />

sürdürülebilir ve düşük emisyonlu operasyonlar,<br />

sadece çevresel hedefler için<br />

değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal<br />

gelişim için de kritik önem taşıyor. AVE-<br />

VA’nın çözümleri, farklı endüstrilerin<br />

değişen ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler<br />

sunarak bu zorlukların aşılmasına ve hedeflere<br />

ulaşılmasına hizmet ediyor. AVE-<br />

VA, tasarımdan optimizasyona kadar<br />

etkin bir yönetim sağlayarak endüstriyel<br />

veri yönetimi ve tedarik zinciri gibi kritik<br />

alanlarda değer yaratıyor. Bu doğrultuda<br />

AVEVA Day kapsamında, ekonomik ve<br />

çevresel fayda sunan endüstriyel yapay<br />

zeka, dijital ikiz ve gerçek zamanlı izleme<br />

gibi yeni nesil çözümlerimizi alanında<br />

öncü uzmanlar ve sektör temsilcileriyle<br />

paylaştık ve yarattığımız değeri<br />

görünür kıldık” dedi.<br />

AVEVA Orta Doğu ve Afrika Başkan Yardımcısı<br />

Nayef Bou Chaaya ise “AVEVA,<br />

endüstriyel şirketlerin mevcut süreçlerini<br />

ve operasyonlarını optimize etmelerine<br />

yardımcı olurken, inovasyonu teşvik<br />

ediyor ve gelişmekte olan yeşil teknolojilerden<br />

yararlanarak endüstride yeni<br />

sınırları belirliyor. Bu kapsamda, ekipleri<br />

bağlantılı içgörülerle güçlendiren yazılımlarımız,<br />

en iyi kararların hızla alınmasında<br />

rol alıyor. Bu da sürdürülebilir<br />

başarıyı mümkün kılan dayanıklılığı<br />

ve verimliliği beraberinde getiriyor. Çözümlerimizin<br />

müşterilerimize kazandırdığı<br />

olumlu etkiyi, sürdürülebilir bir<br />

geleceğin de anahtarı olarak görüyoruz”<br />

dedi.<br />

AVEVA Day, dönüşümün<br />

yenilikçi yollarını görünür<br />

kılıyor<br />

AVEVA Day etkinliğinde uzmanlar,<br />

enerji, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir<br />

uygulamaların geleceğine dair bilgi ve<br />

deneyim paylaşımında bulundu. AVE-<br />

VA’nın Schneider Electric ile ortak geliştirdiği<br />

ve endüstriyel, veri merkezi ve<br />

altyapı varlıklarından maksimum değer<br />

elde etmeyi sağlayan çözümlerine de<br />

dikkat çekildi. AVEVA ve Schneider Electric<br />

tarafından sunulan entegre dijital<br />

dönüşüm çözümleri, dünya genelinde<br />

kuruluşların kârlılığını artırmayı, riskleri<br />

en aza indirmeyi ve sürdürülebilirliği<br />

artırmayı amaçlıyor.<br />

Bu kapsamda etkinlikte AVEVA’nın<br />

enerjinin geleceğine dair bakış açısı<br />

ve bu doğrultuda geliştirdiği portföyü<br />

paylaşıldı. Tasarım ve mühendislikten<br />

operasyon ve işletmeye uçtan uca dijital<br />

ikiz teknolojileri hakkında bilgiler<br />

sunuldu, gelişmiş proje teslimi ve yüksek<br />

operasyonel performans için veri<br />

ve bilgi kazanımının hızlandırılmasına<br />

odaklanıldı. Endüstriyel verinin değerini<br />

ortaya koyan örneklerle gelişmiş analitik<br />

için gerçek zamanlı veri toplama ve<br />

zenginleştirmenin önemi konuşuldu.<br />

Gerçek zamanlı varlık izleme ve öngörücü<br />

bakımın ise yaşam döngüsünün optimizasyonu<br />

ile sürdürülebilir varlık performansı<br />

açısında kritik önem taşıdığı<br />

vurgulandı. Dijital ikiz teknolojileri aracılığıyla<br />

ayrıca enerji tüketimi, sera gazı<br />

emisyonları ve sürdürülebilirlik metrikleri<br />

hakkında içgörüleri geliştirmek için<br />

veri kaynaklarının entegrasyonu üzerine<br />

konuşuldu.<br />

AVEVA Day’de katılımcılar ayrıca, iş<br />

birliğini, inovasyonu ve veri paylaşımını<br />

teşvik eden, bağımsız ve bulut tabanlı<br />

bir platform olan AVEVA’nın endüstriyel<br />

yazılımı için yeni vizyonunu keşfetme<br />

fırsatı buldular. Endüstriyel metaverse’in<br />

temeli olarak tanımlanan AVEVA’nın dijital<br />

ikizi, varlık tasarımından optimizasyona<br />

dek geniş bir perspektifte dönüştürücü<br />

yeteneklerini sergiledi.<br />

Uluslararası çapta endüstriyel yazılım<br />

lideri olan AVEVA, dünya kaynaklarının<br />

sorumlu bir şekilde kullanılmasını teşvik<br />

ediyor. 100’den fazla ülkede, 20.000’i<br />

aşkın kuruluşun tercih ettiği AVEVA,<br />

güvenli endüstriyel bulut platformu ve<br />

uygulamalarıyla işletmelerin operasyonlarını<br />

optimize etmelerine, büyütmelerine<br />

ve sürdürülebilir değer üretmelerine<br />

olanak tanıyor


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

PİLOT girişimleri, yenilikçi fikirlere<br />

ilham veren Stanford Üniversitesi’nde!<br />

Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom,<br />

yeni nesil teknolojileri besleyen girişimlere desteğini<br />

sürdürüyor. Türk Telekom Ventures’ın Girişim Hızlandırma<br />

Programı PİLOT’un girişimleri, girişimcilik eğitim<br />

programına katılmak üzere ABD’ye gitti. Stanford Mesleki<br />

Gelişim Merkezi ile iş birliği içinde tasarlanıp sunulan<br />

kurumsal eğitim programı Stanford Üniversitesi<br />

kampüsünde başladı…<br />

PİLOT girişimlerinin, bir dizi konferans,<br />

uygulamalı çalışma oturumları ve<br />

network sağlama amacıyla Stanford Üniversitesi’nin<br />

öğretim üyeleri ve sektör uzmanlarından<br />

bilgi aldığı programın açılış<br />

konuşmasını yapan Türk Telekom CEO’su<br />

Ümit Önal, şunları söyledi: “Dijitalleşmeyi,<br />

ülkemizi dünyaya ve geleceğe bağlamak<br />

olarak görüyoruz. Bu kapsamda; yenilikçi<br />

ve inovasyon odaklı yaklaşımımızla yepyeni<br />

rotalar çiziyoruz. Teknolojiyi üretmenin<br />

yanında ihraç etme misyonumuz ile<br />

Türkiye’yi geleceğe taşıyacak her hamlede<br />

varız. Bu alanların başında da girişimcilik<br />

ekosistemini konumluyoruz.” dedi.<br />

Girişimlere yapılan her yatırımı Türkiye’nin<br />

geleceğine yönelik bir yatırım<br />

olarak gördüklerini belirten Önal şöyle<br />

devam etti: “Desteklerimizi sürdürerek,<br />

global başarılara imza atacak çok daha<br />

fazla girişime destek olarak ülkemizden<br />

yeni unicorn’lar çıkarmayı hedefliyoruz.<br />

Küresel çapta girişimlerin doğum yeri olan<br />

Stanford Üniversitesi’nin programıyla girişimlerimiz,<br />

dünya arenasındaki yerlerini<br />

daha da sağlamlaştıracak. Yerli teknoloji<br />

girişimlerinin dünya arenasında yükselişini<br />

ve ekosistemi küreselleştirecek yatırımlarımızı<br />

desteklemeye devam edeceğiz.”<br />

Girişimcilik ekosistemini daha da güçlendirerek,<br />

büyütmeyi amaçlayan Türk Telekom,<br />

gelişmiş bir girişimcilik kültürünün<br />

Türkiye’yi geleceğe taşımasına öncülük<br />

edecek ve girişimcilik ekosistemini dünyaya<br />

açacak çalışmalarını sürdürüyor. Türk<br />

Telekom Ventures’ın Girişim Hızlandırma<br />

Programı PİLOT’un girişimleri, girişimcilik<br />

eğitim programına katılmak üzere<br />

ABD’ye gitti. Stanford Mesleki Gelişim<br />

Merkezi ile iş birliği içinde tasarlanıp sunulan<br />

kurumsal eğitim programı Stanford<br />

Üniversitesi kampüsünde başladı.<br />

“Gelişmiş bir girişimcilik<br />

kültürünün Türkiye’yi<br />

geleceğe taşımasına liderlik<br />

ediyoruz”<br />

PİLOT girişimlerinin yer aldığı, aynı zamanda<br />

Stanford Üniversitesi’nden girişimcilik<br />

alanında uzman isimlerin katıldığı<br />

programda açılış konuşmasını yapan Türk<br />

Telekom CEO’su Ümit Önal, “Türkiye’nin<br />

dijitalleşme sürecine devam ederken, bu<br />

süreci hayatın tüm alanlarını kapsayan<br />

bir yol haritasıyla sahipleniyoruz. Ülkemizin<br />

teknolojiye en yüksek yatırım yapan<br />

markalarından biriyiz. Teknolojiyi üreten<br />

ve ihraç eden bir konumdayız. Bu misyonumuz<br />

kapsamında; yeni nesil teknolojileri<br />

ve bu teknolojileri besleyen girişimleri<br />

desteklemek önceliklerimiz arasında yer<br />

alıyor. Nitekim, girişimcilik ekosistemini<br />

daha da güçlendirmeyi ve büyütmeyi<br />

amaçlıyor, gelişmiş bir girişimcilik kültürünün<br />

Türkiye’yi geleceğe taşımasına liderlik<br />

ediyoruz” dedi.<br />

Destekledikleri girişimlerin küresel arenada<br />

ses getirmelerine katkı sağlayacak<br />

çalışmalara imza attıklarını belirten Önal<br />

şöyle devam etti: “Kurumsal Girişim Sermayesi<br />

şirketimiz Türk Telekom Ventures<br />

ile dünya genelinde önde gelen girişimcilik<br />

merkezleri ve ekosistemleriyle stratejik iş<br />

birlikleri kurarak, küresel ağımızı genişletiyoruz.<br />

Bu kapsamda; Stanford Üniversitesi’nde<br />

özel olarak tasarlanan girişimcilik<br />

programı, Türkiye’nin küresel inovasyon<br />

haritasına önemli bir katkı sağlayacak.<br />

Girişimcilik ekosistemini büyüterek, bu<br />

alanda Türkiye’yi geleceğe taşımayı sürdürüyoruz.<br />

Türk Telekom Ventures’ın San<br />

Francisco’da bulunan ofisi girişimlerimizin<br />

dünyaya açılması için önemli bir durak.<br />

Bu ofis ile Türkiye’den çıkan değerli<br />

fikirleri Silikon Vadisi üzerinden dünyaya<br />

açıp, dünyadaki yenilikçi fikirleri ise ülkemize<br />

taşıyarak Türkiye ve global pazarlar<br />

arasında köprü oluyoruz. Bu kapsamda;<br />

sağlıktan enerjiye, eğitimden, yapay<br />

zekâ destekli iş çözümlerine kadar pek<br />

çok alanda, teknolojiye odaklanan yerli<br />

girişimlere rehberlik ederek yatırım yapıyoruz.<br />

Emeklerimizin karşılığını, desteklediğimiz<br />

girişimlerin dünyaya açılıp küresel<br />

başarılara imza atmalarına şahitlik<br />

ederek alıyoruz. Türk Telekom Ventures<br />

yatırımlarımızdan dijital pataloji alanında<br />

tanı desteği sağlayan Virasoft, dünyanın<br />

her yerinden yatırım almaya devam ederken,<br />

bir diğer girişimimiz eğitim platformu<br />

MentalUP, bugün 120’den fazla ülkede 15<br />

milyon kullanıcıya sahip. “Sentetik Veri<br />

Anonimleştirme” teknolojisi çözümü sunan<br />

Syntonym, ABD, Avrupa ve İngiltere<br />

pazarında büyümeyi amaçlıyor. Girişimlerimizin,<br />

dünyanın pek çok noktasında, her<br />

alanda insanların yaşamlarına dokunarak<br />

hayatlarını kolaylaştıran çözümler sunmaları<br />

bizim için en değerli çıktı diyebilirim.<br />

Hepsiyle gurur duyuyoruz.”<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

17


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Bilkom son 5 yılda 10 kat büyüdü<br />

Bilkom, 2023 sonuçları ve <strong>2024</strong> yılı hedeflerini açıkladı.<br />

Bilkom Genel Müdürü Fikret Ballıkaya, şirketin son 5<br />

yılda TL bazında 10, USD bazında ise 2 kat büyüdüğünü<br />

belirtti. Sürdürülebilir karlı büyüme hedefiyle istikrarlı<br />

bir büyüme performansına ulaştıklarının altını çizen<br />

Fikret Ballıkaya, “Bu yıl Bilkom’un 40. yılı ve bu süreç<br />

boyunca teknolojideki gelişime eşlik ettik, dijital<br />

dönüşüme katkı sağladık. Güçlü insan kaynağımız,<br />

değer odaklı iş felsefemizle yolumuza güçlü bir şekilde<br />

devam edeceğiz” dedi…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

18<br />

Dünyanın lider teknoloji markalarının<br />

Türkiye dağıtıcısı Bilkom, düzenlediği<br />

yıllık basın toplantısı ile 2023 yılı sonuçları<br />

ve <strong>2024</strong> yılı hedeflerini açıkladı.<br />

Bilkom Genel Müdürü Fikret Ballıkaya,<br />

“En iyi markaların en inovatif ürünlerini<br />

pazara sunuyoruz. Teknolojinin<br />

gelişim yolculuğuna paralel olarak, pazara<br />

sunduğumuz ürün çeşitliliğimiz<br />

arttı. Bilişim teknolojileriyle başlayan,<br />

mobil teknolojiler ve giyilebilir ürünler<br />

ile gelişen ürün portföyümüz bugün;<br />

ev, mikro mobilite ve oyun & eğlence<br />

kategorilerinde devam ediyor. Bugün<br />

Bilkomplus katma-değerli hizmetlerimizle;<br />

üreticiler, satış kanalı ve son<br />

kullanıcı için servis ve çözümler üretiyoruz”<br />

dedi.<br />

Şirketten yapılan açıklamada, Bilkom’un<br />

sürdürülebilir ve karlı bir büyüme<br />

performansı gösterdiği vurgulanarak,<br />

son 5 yılda TL bazında 10 kat, USD<br />

bazında ise 2 katlık bir büyüme elde<br />

edildiği belirtildi. Öte yandan şirketin<br />

2023 yılında, 2022’ye göre TL bazında<br />

yüzde 97 oranında büyüdüğü açıklandı.<br />

Fikret Ballıkaya, şirketin <strong>2024</strong> yılında<br />

da istikrarlı büyümesini sürdüreceğini<br />

vurgulayarak, “Yeni marka, kategori<br />

ve iş birlikleriyle büyümeye devam<br />

edeceğiz. Değer, kalite ve hız odaklı<br />

yaklaşımımızla tüketici deneyimine<br />

odaklanmaya devam edeceğiz. B2B ve<br />

B2C alanında hayata geçirdiğimiz dağıtım,<br />

servis ve hizmet paketleriyle, ürün<br />

portföyümüzü geliştireceğiz” dedi.<br />

Fark yaratan bakış açısı: Bilkomplus<br />

Bilkom, standart bir distribütör şirketin<br />

yerine getirdiği hizmetlere ek olarak,<br />

‘Bilkomplus’ çatısı altında birçok katma-değerli<br />

hizmet sunuyor ve bunu yaparken<br />

de o markanın Türkiye ofisi gibi<br />

çalışarak önemli bir destek sağlıyor.<br />

Bilkom Pazarlama ve İş Geliştirme Direktörü<br />

Can Irmak Sağıroğlu ise yaptığı<br />

değerlendirmede, “Lisanslı yerli üretim,<br />

saha operasyonu, tüketici deneyimi<br />

yönetimi ve 360 derece pazarlama<br />

yönetimi gibi hizmetlerimizin tümü,<br />

Bilkomplus çatısı altında birleşiyor ve<br />

bizi ayıran en temel unsur olarak öne<br />

çıkıyor. Üreticilere, satış kanallarımıza<br />

ve son kullanıcıya, Bilkom güvencesiyle<br />

bağlanıyoruz” diyerek şirketin ortaya<br />

koyduğu katma-değer üretme misyonunu<br />

özetledi.<br />

Türkiye’nin Lider Teknoloji<br />

Dağıtıcısı<br />

Bilkom, Bilişim 500 araştırma sonuçlarına<br />

göre son 3 yıldır Türkiye’nin bir<br />

numaralı tablet ve taşınabilir bilgisayar<br />

dağıtıcısı konumunda. Bunun yanı sıra<br />

şirket akıllı saat ve akıllı çocuk saati<br />

kategorilerinde liderliğini de sürdürüyor.<br />

Bilkom, 2023 yılında TV, akıllı ev ve<br />

ekosistem ürünlerinden oluşan ev kategorisinde<br />

yüzde 100’ün üzerinde büyüme<br />

performansına imza atarken, oyun<br />

ve eğlence kategorisinde ise 5 kat büyüdü.<br />

Haziran 2023’te başlayan mikro<br />

mobilite yolculuğunda ise aralık ayında<br />

yüzde 25’lik bir pazar payına ulaşan şirket,<br />

<strong>2024</strong> yılında mikromobilite kategorisinde<br />

lider dağıtıcı olmayı hedefliyor.<br />

Bilkom; 40 yıllık köklü geçmişi, yetkin<br />

kadrosu ve değer üretme vizyonuyla<br />

teknolojinin gelişim yolculuğuna eşlik<br />

ederek, dijital dönüşüme katkı sağlama<br />

hedefiyle çalışıyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Epson, ilk biyokütle enerji santralini kuruyor<br />

Epson, Japonya’da şirketin ilk biyokütle enerji santralinin<br />

inşaatını planladığını açıkladı. 2023 yılında dünya<br />

genelindeki tüm tesislerinde %100 yenilenebilir enerjiye<br />

geçen Epson, biyolojik maddelerden enerji üreten tesisi<br />

2026 yılında devreye almayı hedefliyor…<br />

Epson, Japonya’nın Nagano Eyaleti’ndeki<br />

Iida Şehri’nde ilk biyokütle enerji santralinin<br />

inşaatını planladığını duyurdu. 2023<br />

yılında dünya genelindeki tüm tesislerinde<br />

yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçen Epson,<br />

biyolojik maddelerden enerji üreten<br />

tesisi 2026 mali yılında devreye almayı<br />

hedefliyor.<br />

Epson, Çevresel Vizyon 2050’de karbon<br />

negatif ve yeraltı kaynaklarından arındırılmış<br />

olma konusunda kamuoyuna taahhütte<br />

bulunmuştu. Yenilenebilir elektrik<br />

kullanımı, Epson’un karbon salımını<br />

azaltma hedefine ulaşma amacı doğrultusunda<br />

anahtar bir araçtı ve bu doğrultuda<br />

Aralık 2023’te Epson, dünya genelindeki<br />

tüm Epson Grubu tesislerinde yüzde 100<br />

yenilenebilir elektriğe geçişi tamamladı.<br />

Yeni enerji santrali, Epson’a sürekli olarak<br />

kendi kendine üretilen yenilenebilir elektrik<br />

sağlamayı ve şirketin dış şirketlerden<br />

satın aldığı elektriğin oranını azaltmayı<br />

hedefliyor. Epson, santrali, Minami Shinshu<br />

Geniş Alan Birliği’nin Aralık 2017’de<br />

kapattığı eski Kiribayashi Temiz Enerji<br />

Merkezi’nin yerine inşa etmeyi planlıyor.<br />

Üretilen elektrik, pazara satılacak ve Epson,<br />

elektrik kullanımını elektrik üretimi<br />

yoluyla yaratılan çevresel değerleri kullanarak<br />

yenilenebilir elektriğe dönüştürecek.<br />

Ayrıca, acil durumlarda gücün yerel<br />

tesislere sağlanması hedeflenecek.<br />

Ağaç kabuğu ve mantar<br />

kültürü kullanacak<br />

Enerji santrali, fosil yakıtlara dayanmayacak.<br />

Öncelikle Minami Shinshu bölgesinden<br />

kullanım dışı ağaçlarla, ağaç kabuğu,<br />

mantar kültür ortamı ve Epson’dan bazı<br />

atık ahşap paletlerin yakıt olarak kullanılması<br />

planlanacak. Epson, ihmal edilmiş<br />

ormanlardan ahşap ve kabuk kullanarak<br />

orman bakımına da katkıda bulunacak.<br />

Söz konusu enerji santralinin inşası, kendi<br />

kendine üretilen enerji oranını artıracak<br />

ve RE100’ün (Yüzde 100 Yenilenebilir Enerji)<br />

teknik kriterlerini karşılayacak. Gelecekte,<br />

Epson, elektrik üretimi sırasında<br />

açığa çıkan CO2’nin sabitlenmesi ve kullanımı<br />

için teknoloji geliştirerek bir kapalı<br />

döngü enerji santrali oluşturmayı amaçlıyor.<br />

Epson, yenilenebilir elektriğin geniş<br />

çapta benimsenmesini, enerji tüketimini<br />

azaltmayı ve Çevresel Vizyon 2050’yi gerçekleştirmek<br />

için kaynakları dolaştırmayı<br />

sürdürecek.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

TurkNet’te üst düzey atama!<br />

TurkNet, üst düzey yönetim kadrosunu iş dünyasının<br />

önemli bir ismi Gül Sağır Aydın ile güçlendirdi. Türkiye’nin<br />

önde gelen şirketlerinde üst düzey yönetici olarak<br />

görevler üstlenmiş, büyüme stratejileri ve müşteri<br />

odaklı yaklaşımlarıyla tanınan olan Aydın, TurkNet’te<br />

Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CGO)<br />

olarak göreve başladı…<br />

Yenilikçi ve hızla büyüyen yeni nesil internet<br />

sağlayıcısı TurkNet’in üst düzey<br />

yönetim kadrosuna, iş dünyasının deneyimli<br />

isimlerinden Gül Sağır Aydın katıldı.<br />

Türkiye’nin önde gelen şirketlerinde ürün<br />

yönetimi, e-ticaret, iş geliştirme, kullanıcı<br />

deneyimi, pazarlama iletişimi, kurumsal<br />

iletişim, yerelleşme stratejilerinin yönetimi,<br />

CRM, kampanya planlama ve kanal<br />

yönetimi alanlarında üst düzey yöneticilik<br />

pozisyonlarında önemli başarılar elde<br />

eden Aydın, TurkNet’in tüm büyüme ve<br />

pazarlama faaliyetlerinden sorumlu olacak.<br />

Gül Sağır Aydın kimdir?<br />

Gül Sağır Aydın, 2002 yılında Ege Üniversitesi<br />

İngilizce Ekonomi bölümünden mezun<br />

oldu. Eğitimine İngiltere’de Business and<br />

Industrial Administration eğitim programında<br />

devam etti. Koç Üniversitesi’nde<br />

pazarlama ve yönetim alanında Turkcell<br />

Executive MBA programını bitirdi.<br />

Kariyer hayatına 2003 yılında British American<br />

Tobacco’da başlamasının ardından<br />

Kutas Teekanne Gıda ve Gıdasa Sabancı<br />

Gıda’da çalıştı. 2007- 2016 yılları arasında<br />

Turkcell’de farklı kademelerde yöneticilik<br />

yapan Aydın, Turkcell ve tüm grup şirketleri<br />

ekosistemini kapsayan 350 kişilik ‘Tek<br />

Turkcell’ yerelleşme inisiyatifini, proje lideri<br />

olarak yarattı ve yönetti.<br />

Gül Sağır Aydın, 2017 – 2020 yılları arasında<br />

Seramiksan ve Kiğılı’da Pazarlama<br />

Direktörlüğü ve İcra Kurulu Üyeliği görevlerini<br />

üstlendi. Aydın, 2020 Ocak -2021<br />

Temmuz arasında ise kişisel bakım sektörü<br />

lideri Gratis’te Pazarlama ve E-Ticaretten<br />

Sorumlu Direktör ve İcra Kurulu Üyesi<br />

olarak çalıştı. Aydın, 2021 yılında Boyner<br />

Holding’e bağlı Hopi şirketinde Genel Müdür<br />

Yardımcısı olarak tüketiciye dokunan<br />

tüm pazarlama, e-ticaret, ürün yönetimi,<br />

CRM, büyük veri ve müşteri deneyimi süreçlerini<br />

yönetti. Şirketin pazarlama teknolojileri<br />

ve finansal teknolojiler dönüşümüne<br />

liderlik etti. Gül Sağır Aydın, 2019 ve<br />

2023 yıllarında çeşitli dergiler tarafından<br />

hazırlanan ‘Türkiye’nin En Başarılı Pazarlama<br />

Liderleri’ ve ‘Türkiye’nin En Etkin 50<br />

CMO’ listelerinde yer alırken liderlik ettiği<br />

projelerle kariyer hayatına ulusal ve uluslararası<br />

onlarca ödülü sığdırmayı başardı.<br />

Aydın, 2022 yılından bu yana Tukaş Gıda’da<br />

Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak<br />

görev almaktadır.<br />

19


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Bilişim sektörü liderleri<br />

IDC Türkiye Directions <strong>2024</strong>’te buluştu<br />

TÜBİSAD stratejik ortaklığında, International Data Corporation (IDC) tarafından<br />

Microsoft İstanbul ev sahipliğinde “Her Yerde Yapay Zeka” temasıyla düzenlenen<br />

IDC Türkiye Directions <strong>2024</strong>’te en son yerel, bölgesel ve küresel BT pazarı tahminleri<br />

değerlendirildi. Etkinliğe katılan 200’den fazla BT sektör yöneticisi, içinde bulunduğumuz<br />

dijital ekonomi çağına dair deneyimlerini ve öngörülerini paylaştı. Konusunda uzman<br />

yerel ve küresel IDC analistleri, küresel trendlerin yerel çevre üzerindeki etkisini<br />

değerlendirdi; önemli ülkeler ve endüstrilerdeki en son gelişmeleri ve tahminleri sundu.<br />

Etkinlik, katılımcılara gelecekteki büyüme fırsatları hakkında bilgiler ile bulut, güvenlik,<br />

yapay zeka, RPA ve IoT gibi kritik teknolojilere ilişkin içgörüler sağladı…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

Etkinlikte, teknoloji üreticileri, hizmet<br />

sağlayıcılar, kanal ortakları ve düzenleyiciler<br />

gibi tüm BT ekosistemi paydaşlarını<br />

kritik içgörüler, görünümler ve<br />

tahminlerle donatmak için tasarlanan<br />

“IDC <strong>2024</strong> Tahminleri” paylaşıldı. Çalışma,<br />

teknoloji endüstrisinin gelişen yapay<br />

zeka destekli ortamı hakkında temel<br />

rehberlik sunmayı amaçlıyor.<br />

IDC’nin Başkan Yardımcısı ve Türkiye<br />

Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları’nın<br />

açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte<br />

IDC Orta Doğu, Türkiye ve Afrika<br />

(META) Grup Başkan Yardımcısı ve<br />

Bölge Genel Müdürü Jyoti Lalchandani,<br />

teknoloji pazarının en son küresel trendlerini<br />

analiz etti; IDC Türkiye Araştırma<br />

Direktör Yardımcısı Eren Eser ise IDC’nin<br />

yerel pazara yönelik tahminlerini sundu.<br />

IDC’nin META bölgesi araştırma direktör<br />

yardımcısı Melih Murat ise iş ortağı<br />

ekosistemi ve “Her Yerde Yapay Zeka” teması<br />

hakkındaki görüşlerini paylaştı<br />

IDC <strong>2024</strong> Tahminleri<br />

Verimlilik ve gelir artışının kurumsal<br />

önceliklerin ön saflarında yer aldığı bir<br />

iş ortamında, üretken yapay zekanın<br />

(GenAI) rolü ön plana çıkıyor. IDC, dünya<br />

çapındaki işletmelerin yüzde 35’inin<br />

2025 yılına kadar dijital ürün ve hizmetleri<br />

birlikte geliştirmek için GenAI’yi kullanmasıyla<br />

büyük bir paradigma değişikliğinin<br />

gerçekleşeceğini ve rakiplerine<br />

kıyasla gelir artışlarını potansiyel olarak<br />

iki katına çıkaracağını tahmin ediliyor.<br />

Bu benimseme hızlandıkça, IDC, GenAI<br />

ve otomasyon tarafından desteklenen<br />

beceri geliştirmenin uygulanmasının,<br />

kuruluşların 2026 yılına kadar küresel<br />

olarak 1 trilyon dolarlık üretkenlik artışı<br />

elde etmesini sağlayacağını tahmin ediyor.<br />

Burada ortaya çıkan önemli soru: Müşteriler<br />

GenAI yol haritalarını oluştururken<br />

neye öncelik verecek? IDC tarafından<br />

yakın zamanda gerçekleştirilen küresel<br />

bir üst düzey yönetici anketine verilen<br />

yanıtlar, önümüzdeki 18-24 ay boyunca<br />

odak noktasının çoğunun, özellikle satış,<br />

BT ve finans işlevlerinde üretkenlik<br />

iyileştirmeleri sağlamaya odaklanacağını<br />

gösteriyor. Ankete katılanların yüzde<br />

50’sinden fazlası, tarafından, önümüzdeki<br />

18 ay için hedefledikleri en önemli<br />

iş sonucu olarak üretkenlik kazanımları<br />

olacağı vurgulandı. IDC, verimlilik kazanımlarına<br />

yapılan vurgunun önümüzdeki<br />

3-5 yıl içinde gelir artışı sonuçlarına<br />

yol açmasını bekliyor ve satış, BT, finans,<br />

operasyonlar ve tedarik zinciri fonksiyonlarının<br />

tümü GenAI’den gelir artışı<br />

beklentilerini bildiriyor. Sağlayıcılar, GenAI<br />

çözüm tekliflerinin müşterilerinin<br />

gelişen iş hedefleriyle uyumlu olmaya<br />

devam etmesini sağlamak için bu değişimi<br />

kilit alıcılarıyla birlikte dikkatle izlemelidir.<br />

<strong>2024</strong>’te GenAI araçları, üst düzey lider-<br />

20


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Sektör Market<br />

lerin kullanılmayan içgörüleri ve bilgileri<br />

ortaya çıkararak yapılandırılmamış<br />

verilerin verimli kullanımını ikiye<br />

katlamalarını sağlayacak. Ancak IDC<br />

Orta Doğu, Türkiye ve Afrika (META)<br />

Grup Başkan Yardımcısı ve Bölge Genel<br />

Müdürü Jyoti Lalchandani, yaptığı<br />

konuşmada kuruluşların görüşlerini<br />

üretkenliğin ötesine genişlettikçe önceliklerinin<br />

de değişmesini beklediğini<br />

dile getirdi. Lalchandani, “Çoğu kuruluş<br />

için GenAI etrafında yüzlerce üretkenlik<br />

kullanım senaryosu geliştirmek kolaydır<br />

ancak birçoğu zaten maliyet düşürme<br />

konusunda aşırı dönüp dönmediklerini<br />

ve GenAI’nin gelirlerini artırmalarına<br />

nasıl yardımcı olabileceğine yeterince<br />

odaklanmadıklarını sorguluyor. Bugün,<br />

bölgedeki hemen hemen her ülke yerel<br />

ekonomik değeri artırmaya ve istihdam<br />

yaratmaya odaklanmış durumda. Dijitale<br />

bu kitlesel geçişin etkisi, temel kamu<br />

hizmetlerinin sağlanmasından, dijital<br />

platformlarda ürünlerin satın alınmasından<br />

ve çevrimiçi öğrenmeye ve çalışmaya<br />

geçişten, değer yaratma ve sosyal<br />

kalkınmaya odaklanan tutarlı bir dijital<br />

ekonomi vizyonunun geliştirilmesine<br />

kadar her yerde belirgindir” dedi.<br />

“<strong>2024</strong>’te dijital ekonomi kavramı<br />

daha çok ivme kazanacak”<br />

IDC’nin Başkan Yardımcısı ve Türkiye<br />

Ülke Direktörü Nevin Çizmecioğulları,<br />

konuşmasında, Türkiye’nin jeopolitik<br />

öneminin, yerel seçimler öncesi ve sonrası<br />

enflasyon ve kur dalgalanmalarıyla<br />

birlikte, ülkenin dijital ekonomisinin<br />

geleceğini şekillendirmede önemli bir<br />

rol oynayacağına inandığını belirtti.<br />

Çizmecioğulları, “Bu tür düşüncelerin<br />

tüm paydaşlar üzerinde devam eden<br />

bir etkisi var ve gelecekteki stratejilerin<br />

belirlenmesinde önemli bir rol oynayacak.<br />

Üretkenlik, dönüşüm, veri, büyüme,<br />

otomasyon, inovasyon, dayanıklılık, hız<br />

ve güven <strong>2024</strong> CIO gündeminde üst sıralarda<br />

yer alırken, ciro ve kârlılığa odaklanmaları,<br />

iş verimliliğine ve çevikliğine<br />

katkıda bulunmaları ve dijital kanallardan<br />

yeni gelir kaynakları yaratmaları<br />

bekleniyor. <strong>2024</strong>, personel eksikliklerinin<br />

üstesinden gelmeye, otomasyon yoluyla<br />

iş ve BT verimliliğini artırmaya ve<br />

bulut harcamalarını kontrol etmeye çalışan<br />

CIO’lar ve teknoloji liderleri ve hizmet<br />

verdikleri kuruluşlar için özellikle<br />

zorlu bir yıl olacak. Aynı zamanda, değişen<br />

müşteri ihtiyaçlarını karşılamak ve<br />

olası bir küresel durgunluk ve zorlaşan<br />

ekonomik koşullarla birlikte kaçınılmaz<br />

olarak gelecek kaynak kısıtlamalarına<br />

uyum sağlamak için yeni yetenekler bulmak<br />

zorunda kalacaklar. Dijital ekonomi<br />

kavramı daha fazla ivme kazanacak<br />

ve kurumların iş modelleri müşterilerin<br />

beklentileri doğrultusunda değişecek.<br />

Güvenlik, KOBİ’lerin ve orta ölçekli<br />

şirketlerin başarısı için çok önemlidir.<br />

Güvenlik yazılımı sağlayıcıları, gelişen<br />

siber güvenlik ortamını ele almak için<br />

çözümlerini sürekli olarak yenilemeli ve<br />

uyarlamalıdır. Her şeyden önce, şirketleri<br />

siber güvenlik en iyi uygulamaları<br />

konusunda eğitmeye, hassas verilerini<br />

proaktif olarak korumaları ve potansiyel<br />

siber tehditleri azaltmaları için onları<br />

güçlendirmeye odaklanmalılar” ifadelerini<br />

kullandı.<br />

“Sektörümüz, diğer sektörleri<br />

de büyütüyor”<br />

TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Mehmet Ali Tombalak ise konuşmasında<br />

şunları söyledi: “Türkiye bilişim<br />

sektörünün önemi büyük ölçüde arttı<br />

ve ülke ekonomisi için kalıcı olarak vazgeçilmez<br />

hale geldi. Gelecek hedeflerimize<br />

baktığımızda, kendi sektörümüzün<br />

büyümesinin yanı sıra diğer sektörleri<br />

de katlanarak büyütme potansiyeline<br />

sahip olduğumuzu fark ediyoruz. IDC<br />

Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz stratejik<br />

iş birliğiyle yerel ve global ölçümleme<br />

metodolojilerini kullanarak diğer sektörlerin<br />

büyümesini de öncelikli araştırma<br />

konularımız arasına dahil etmeyi<br />

hedefliyoruz. Bu vizyonla teknolojinin<br />

şekillendirdiği bir geleceğe adım atmaya<br />

kararlıyız ve diğer sektörlerin de bu dönüşümde<br />

önemli rol oynayacağına inanıyoruz.”<br />

<strong>IT</strong> network<br />

21


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Deepfake dünyanın başını ağrıtıyor<br />

Dünya nüfusunun yaklaşık dörtte biri <strong>2024</strong> yılında<br />

sandık başına gidecek. Dezenformasyon ve yapay<br />

zeka destekli hilelerin seçim sonuçlarını etkilemek için<br />

kullanılabileceğine dair endişeler artıyor. Uzmanlar<br />

deepfake örneklerinin yaygınlaşmasının sonuçlarından<br />

çekiniyor. Dijital güvenlik şirketi ESET deepfake<br />

konusunu masaya yatırdı, bunun kitlesel bir aldatma<br />

silahı olup olmadığını inceledi…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

22<br />

Yaklaşık iki milyar seçmen bu yıl tercih<br />

ettikleri temsilcilerine ve siyasi liderlerine<br />

oy vermek üzere seçim merkezlerine<br />

gidecek. Aralarında ABD, İngiltere<br />

ve Hindistan’ın da bulunduğu çok sayıda<br />

ülkede (Avrupa Parlamentosu için<br />

de) önemli seçimler yapılacağından, bu<br />

durum önümüzdeki birkaç yıl ve sonrasında<br />

jeopolitiğin siyasi manzarasını<br />

ve yönünü değiştirme potansiyeline sahip.<br />

Gerçek insanların sahte görüntüleri,<br />

ses ve video klipleri yaygınlaştıkça<br />

yapay zeka destekli bir dezenformasyon<br />

ihtimali giderek artan bir endişeye<br />

neden oluyor.<br />

Sahte haberler, 2016’da Beyaz Saray yarışı<br />

sırasında büyük bir hikaye haline<br />

geldiğinden beri seçim ile ilgili manşetlere<br />

hakim oldu. Bundan sekiz yıl<br />

sonra, tartışmasız daha büyük bir tehdit<br />

var; uzmanları bile kandırabilecek<br />

dezenformasyon ve derin sahteciliklerin<br />

bir kombinasyonu. Arjantin’deki<br />

seçimler öncesinde dolaşıma sokulan<br />

bir dizi resim ve video ile ABD Başkanı<br />

Joe Biden’ın üzerinde oynanmış bir<br />

ses kaydı da dahil olmak üzere, yapay<br />

zeka tarafından üretilen seçim temalı<br />

içeriğin son örneklerinin, daha büyük<br />

ölçekte olabileceklerin habercisi olma<br />

ihtimali yüksek.<br />

Dünya Ekonomik Forumu<br />

riske dikkat çekti<br />

Yanlış bilgilendirme ve dezenformasyon<br />

Dünya Ekonomik Forumu (WEF)<br />

tarafından önümüzdeki dönemin en<br />

önemli küresel riski olarak belirlendi.<br />

Deepfake’lerle ilgili sorun, yapay zeka<br />

destekli teknolojinin artık ucuz, erişilebilir<br />

ve büyük ölçekte zarar verebilecek<br />

kadar güçlü hale gelmesi olarak<br />

tanımlanıyor. Bu da siber suçluların,<br />

kötü niyetli siyasi aktörlerin ve hacktivistlerin<br />

ikna edici dezenformasyon<br />

kampanyaları ve daha geçici, tek seferlik<br />

dolandırıcılıklar başlatma becerilerini<br />

artırıyor.<br />

WEF’in raporuna göre sentetik içerik<br />

önümüzdeki iki yıl içinde bireyleri<br />

manipüle edecek, ekonomilere zarar<br />

verecek ve toplumları çeşitli şekillerde<br />

parçalayacak. ChatGPT ve kolaylıkla<br />

erişilebilen üretken yapay zeka (GenAI)<br />

gibi araçların, daha geniş bir yelpazedeki<br />

bireylerin deepfake teknolojisi tarafından<br />

yönlendirilen dezenformasyon<br />

kampanyalarının oluşturulmasına<br />

katılmasını mümkün kılması önemli<br />

bir zorluğu oluşturuyor.<br />

Bir seçim sürecinde deepfake, seçmenlerin<br />

belirli bir adaya olan güvenini<br />

sarsmak için kullanılabilir. Eğer bir<br />

siyasi parti ya da adayın destekçileri<br />

sahte ses ya da videolarla uygun bir<br />

şekilde yönlendirilebilirse, bu rakip<br />

gruplar için bir kazanç olacaktır. Bu<br />

zorluğun temelinde basit bir gerçek<br />

yatıyor: İnsanlar bilgiyi işlerken niceliğe<br />

ve kolay anlaşılırlığa değer verme<br />

eğilimindedir. Benzer bir mesaj içeren<br />

ne kadar çok içerik görürsek ve bunları<br />

anlamak ne kadar kolay olursa, bunlara<br />

inanma şansımız da o kadar yüksek<br />

olur. Buna bir de deepfake’lerin gerçek<br />

içerikten ayırt edilmesinin giderek<br />

zorlaştığı gerçeğini eklediğinizde, elinizde<br />

potansiyel bir demokratik felaket<br />

reçetesi var demektir.<br />

Teknoloji firmaları bu konuda<br />

ne yapıyor?<br />

Hem YouTube hem de Facebook’un,<br />

yakın zamanda yapılan bir seçimi etkilemeyi<br />

amaçlayan bazı deepfake’lere<br />

yanıt vermekte yavaş davrandığı<br />

söyleniyor. Bu durum, sosyal medya<br />

şirketlerinin seçim manipülasyonu girişimlerini<br />

engellemelerini gerektiren<br />

yeni bir AB yasasına (Dijital Hizmetler<br />

Yasası) rağmen gerçekleşti.<br />

OpenAI ise DALL-E 3 tarafından üretilen<br />

görüntüler için Coalition for Content<br />

Provenance and Authenticity’nin<br />

(C2PA) dijital kimlik bilgilerini uygulayacağını<br />

açıkladı. Meta ve Google tarafından<br />

da denenen kriptografik filigran<br />

teknolojisi, sahte görüntü üretmeyi<br />

zorlaştırmak için tasarlandı. Ancak<br />

bunlar hala bebek adımları ve seçim<br />

ateşi tüm dünyayı sararken tehdide<br />

karşı teknolojik müdahalenin çok az ve<br />

çok geç olacağına dair haklı endişeler<br />

var. Özellikle de WhatsApp grupları<br />

ya da robocall’lar gibi nispeten kapalı<br />

ağlarda yayıldığında, sahte ses ya da<br />

videoları hızlı bir şekilde takip etmek<br />

ve çürütmek zor olacaktır.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Casper En Yeni Segment Ürünlerini<br />

“Casper Tech Vision Day” etkinliğinde tanıttı<br />

Türkiye’nin 33 yıldır önde gelen teknoloji markası Casper, 20 Şubat tarihinde<br />

gerçekleştirdiği “Casper Tech Vision Day” etkinliğinde en yeni ürünlerini tanıtarak,<br />

<strong>2024</strong> yılı hedeflerini açıkladı. 3 alt markası olan Excalibur, Casper Nirvana ve Casper<br />

VIA ile teknoloji sektörüne yön veren Casper, <strong>2024</strong> yılında 15 yeni üst segment<br />

ürünü tüketiciyle buluşturacak. Küresel teknoloji ve yerli üretimi bir araya getirerek,<br />

sektördeki öncü rolünü koruyan Casper’ın gelecek vizyonunun yansıtıldığı “Casper<br />

Tech Vision Day” etkinliğinde, Excalibur G911, Casper Nirvana Z100 ve Casper VIA X40<br />

ürünleri tanıtıldı…<br />

Casper, 20 Şubat Salı günü yoğun bir katılımla<br />

“Casper Tech Vision Day” etkinliğini<br />

gerçekleştirdi. 3 alt markasıyla hem bireysel<br />

hem de kurumsal alanda çözümler<br />

sunarak, sektörün liderlerinden biri olan<br />

Casper, etkinlikte Excalibur, Casper Nirvana<br />

ve Casper VIA ailelerinin en yeni üyelerini<br />

tanıttı.<br />

Yüksek Performans, Yenilikçi<br />

Teknoloji: VIA X40<br />

VIA ailesinin yeni üyesi Casper VIA X40 ile<br />

yüksek performansın ve yenilikçi teknolojinin<br />

geniş kitlelere ulaşmasını sağlayacaklarını<br />

belirten Karaman, “VIA ailesinin<br />

X serisi extra performans, extra güç anlamına<br />

geliyor. Casper’a özel 3D glass tasarımı<br />

sayesinde Casper VIA X40, pürüzsüz<br />

görünümü tamamlayan ince metalik çerçeveleriyle<br />

premium bir görüntü sunuyor.<br />

6.67’’ FHD+ AMOLED ekranıyla dizi/film,<br />

video izlerken ve oyun oynarken daha canlı<br />

ve daha parlak görüntüler sunarak alınan<br />

keyfi artırıyor. Arcsoft yapay zeka yazılımı<br />

ile güçlendirilmiş 24MP ön kamera<br />

canlı, parlak ve net özçekimler çekilmesini<br />

sağlarken, 50MP+5MP+2MP arka kamerası<br />

ile de yüksek çözünürlükte canlı ve kaliteli<br />

fotoğraflar çekilebiliyor. 3 farklı renk,<br />

3 farklı şık tasarım sunduğumuz Casper<br />

VIA X40’ın bu renkleri “Gece Siyahı, Gece<br />

Mavisi ve Casper’a özel Casper VIA Beyazı.”<br />

diyerek sözlerine son verdi.<br />

“Casper Nirvana Z100, Ürettiğimiz<br />

En Hafif ve En İnce<br />

Dizüstü Bilgisayarı”<br />

Satışa sundukları Nirvana ailesinin en<br />

yeni üyesi Casper Nirvana Z100 dizüstü<br />

bilgisayar modeli ile iş profesyonellerinin<br />

tüm beklentilerini karşılayacaklarını belirten<br />

Yunuscan Fakılı, “Casper Nirvana<br />

Z100, firmamızın bugüne kadar ürettiği<br />

en hafif ve en ince dizüstü bilgisayarı. 14.9<br />

mm inceliğe ve %89 ekran gövde oranına<br />

sahip olan Casper Nirvana Z100, yalnızca<br />

1,25 kilogram hafifliğiyle gün içerisinde<br />

dizüstü bilgisayarını yanından ayırmayan<br />

iş profesyonelleri için yüksek bir mobilite<br />

sağlıyor. Canlı görseller sunmanın yanı<br />

sıra opsiyon olarak eklenen OLED dokunmatik<br />

ekran, ‘Anti-Damage’ cam ekranı ile<br />

hem dayanıklı hem de şık bir tasarım sunuyor.<br />

Casper Nirvana Z100, içerisindeki<br />

50 Whr bataryasının sağladığı minimum<br />

12 saatlik pil ömrü ile kullanıcılarına uzun<br />

bir kullanımı alışkanlık haline getirecek.<br />

Batarya, Type-C hızlı şarj özelliğindeki<br />

Nirvana Z100 adaptörü ile tam kapasiteye<br />

sadece 2 saatte ulaşırken, sadece yarım<br />

saat şarj ile yaklaşık 4 saatlik kullanım imkanı<br />

tanıyacak.” dedi.<br />

Intel’in en güçlü 14. Nesil HX<br />

İşlemcisiyle Yenilenen Excalibur<br />

G911<br />

Excalibur G911’in Intel’in en güçlü 14.<br />

Nesil HX işlemcisiyle yenilendiğini ifade<br />

eden Fakılı, “Hem oyunlar hem de profesyonel<br />

kullanımlar için üstün performans<br />

sağlayan Excalibur G911, core gamerler,<br />

mimarlar, mühendisler, yazılımcılar gibi<br />

profesyonel kesime ve öğrencilere hitap<br />

ediyor. Performans/oyuncu dizüstü bilgisayarlarını<br />

diğer standart dizüstü bilgisayarlardan<br />

ayıran birçok teknoloji mevcut<br />

olsa da işlemci ve ekran kartı büyük önem<br />

taşıyor. Excalibur G911, dünyanın mobil<br />

plaformda en yüksek performansına sahip<br />

işlemci ekran kartlarıyla donatıldı. G911’i,<br />

Nvidia’nın Ada Lovelace mimarisine sahip<br />

RTX4000 ekran kartlarından en güçlü, en<br />

üst seviye modellerinden RTX4070 8GB<br />

ve RTX4090 16GB ile donattık. Nvidia’nın<br />

yenilenmiş teknolojisi DLSS 3.5 yani deep<br />

learning süper sampling teknolojisi ile eski<br />

teknolojide olan ekrandaki her bir pikselin<br />

sadece ışın izleme metoduyla değil,<br />

günümüz yeni teknolojisi yapay zeka ile<br />

yapılması sonucunda oyuncular için daha<br />

efektif ve daha sürükleyici, profesyoneller<br />

içinse daha verimli ve üretken bir kullanım<br />

vadediyor. Bir diğer performans bileşenimiz<br />

ise Intel işlemci. Excalibur G911,<br />

Intel’in RaptorLake refresh mimarisindeki<br />

24 çekirdekli Core i9 14900HX işlemcisi ile<br />

üretildi. HX işlemciler, standart H işlemcilere<br />

göre daha yüksek TDP değeri ile birlikte<br />

%50’ye varan daha fazla performans<br />

sağlıyor. Excalibur G911’i gamerların hem<br />

odaklanabileceği hem de en fazla zevk<br />

alabileceği optimal ekran boyutu olan 16”<br />

ekran boyutunda tasarladık. Yanı sıra Excalibur<br />

G911, 240 Hz yenileme hızı ile en<br />

zorlu oyunlarda dahi yüksek FPS değeriyle,<br />

oyun tutkunlarına oyun deneyiminin<br />

hazzını sonuna kadar yaşatıyor. Excalibur<br />

G911 ile kullanıcıları Türkiye’de ilk kez<br />

maksimum performans sağlayan Intel<br />

Wifi 7 teknolojisi ile buluşturuyoruz.” dedi.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

23


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

İşletmeler finansal süreçlerini<br />

dijitalleştirmeye devam ediyor<br />

Fintek alanındaki yenilikçi teknolojiler, işletmelerin finansal süreçlerini dijitalleştirmesini<br />

kolaylaştırıyor ve büyük avantajlar sağlıyor…<br />

daha fazla seçenek sunulacak. <strong>2024</strong> yılında,<br />

Paynet, işlem hacmini artırmaya<br />

devam etmeyi ve kartlı ödemeleri kullanmayan<br />

işletmelere çözümler sunarak<br />

nakit akışındaki tıkanıklıkları gidermeyi<br />

öngörülüyor.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

24<br />

Türkiye’nin ödeme sistemleri alanında<br />

lider fintek kuruluşu olan Paynet, 2023’te<br />

işlem hacmini önceki yıla kıyasla iki katına<br />

çıkararak hedeflerini aştı. 2023’te 2<br />

milyon işlem ve 37,5 milyar TL işlem hacmiyle<br />

%130’luk bir artış yakaladı. Paynet,<br />

PayPOS, Tedarikçi Ödemeleri, Açık Bankacılık<br />

ve PayKredi gibi yenilikçi çözümleriyle<br />

Türkiye’deki 32 bini aşkın işletmeyi<br />

dijitalleştiren şirket <strong>2024</strong> yılında daha<br />

geniş bir kitleye ulaşmayı hedefliyor.<br />

Paynet, ekonomik ve konjonktürel zorluklara<br />

rağmen, işlem hacmi ve istihdam<br />

alanında hızlı büyümesini devam ettiriyor.<br />

Deneyimli uzmanlarla birlikte, Genç<br />

Yetenek Programı aracılığıyla üniversite<br />

öğrencilerini de bünyesine katıyor.<br />

Bayi, distribütör ve alt bayi gibi katmanlı<br />

satış ve dağıtım kanalları olan işletmelere<br />

yönelik dijital çözümler sunan Paynet,<br />

B2B alanında en yüksek katma değeri<br />

sağlamaya odaklanıyor. Geçmiş yıllarda<br />

olduğu gibi 2023 yılında da özellikle<br />

bayilik sistemi veya üretim ve dağıtım<br />

ağına sahip kurumsal firmaların ürün<br />

satışı gerçekleştirdiği işletmeler ve son<br />

tüketiciye ulaştığı kanallarda Paynet’in<br />

çözümleri büyük ilgi görüyor ve sürekli<br />

yaygınlaşıyor.<br />

Paynet Genel Müdürü Onur Ertürk,<br />

2021’den itibaren Paynet’in sadece kartlı<br />

ödemelere aracılık eden bir platformdan<br />

farklı finansal ihtiyaçlara cevap verebilen<br />

bir yapıya dönüştüğünü belirtti. 2023’te<br />

hedeflerin üzerinde bir büyümeyle işlem<br />

hacmini iki katına çıkardıklarını ve küçükten<br />

büyüğe her türlü işletmeye finansal<br />

destek sunduklarını vurguladı. Ayrıca,<br />

yılın ilk yarısındaki zorlu koşullara<br />

rağmen bu desteği sürdürdüklerini ve<br />

büyümeye odaklandıklarını dile getirdi.<br />

Paynet, ürün ve hizmet portföyünü hızla<br />

genişletmeye devam ediyor. Şirket,<br />

<strong>2024</strong> yılında daha fazla finansal hizmet<br />

sunmayı, üye iş yerlerinin maliyetlerini<br />

azaltmayı ve nakit akışlarını hızlandırmayı<br />

amaçlıyor. Paynet, 2023 yılında<br />

sunulmaya başlanan tüketici kredisi seçeneklerine<br />

ek olarak <strong>2024</strong> yılında ticari<br />

kredi hizmeti de sunmaya başlayacak.<br />

Açık Bankacılık hizmetlerine yeni özellikler<br />

eklenirken yapay zeka ile desteklenen<br />

yeni veri hizmetleriyle işletmelere<br />

<strong>2024</strong> yılına yenilikçi<br />

teknolojiler yön verecek<br />

2023 yılı birçok sektör açısından yapay<br />

zekanın öne çıktığı ve değerinin anlaşıldığı<br />

bir yıl oldu. Birçok işletme yapay<br />

zekadan nasıl faydalanabileceği ve hangi<br />

alanlarda kullanabileceği konusunda çalışmalar<br />

yürütüyor. Paynet, <strong>2024</strong> yılına<br />

yönelik olarak karmaşık finansal işlemleri<br />

olan işletmeler için yapay zekayı kullanarak<br />

ne gibi katma değerli hizmetler<br />

sunabileceği konusunda çeşitli çalışmalar<br />

yürüttü ve bir yol haritası oluşturdu.<br />

Bu yol haritası kapsamında <strong>2024</strong> yılında<br />

mevcut çözümlerini yapay zeka ile daha<br />

da öteye taşımayı ve yapay zeka ile desteklenen<br />

yeni ürün ve hizmetleri hayata<br />

geçirmeyi planlıyor. Diğer taraftan geçtiğimiz<br />

yıl başlanan UI/UX projesinin<br />

sonuçları da <strong>2024</strong> yılında alınmaya başlanacak.<br />

Araştırma ve planlama aşaması<br />

tamamlanan ve kodlama aşamasına<br />

geçilen proje ile işletmelere sorunsuz bir<br />

kullanıcı deneyimi sunulacak.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Yeygün:<br />

“Kullanıcı dostu bir regülasyon bekliyoruz”<br />

Kripto para piyasalarındaki yatırımcı sayısı artış gösterirken,<br />

Türkiye’de kripto para regülasyonlarına dair yeni<br />

gelişmeler yaşanıyor. Bitci CEO’su Ahmet Onur Yeygün,<br />

kripto paralar özelinde yapılacak düzenlemelerin piyasada<br />

güven ortamı sağlayarak Türk kripto yatırımcı sayısını<br />

artırabileceğinin ve kullanıcı dostu bir regülasyon<br />

beklediğinin altını çizdi…<br />

Türkiye’de kripto para piyasasının sınırlarının<br />

yasal olarak belirlenmesi, sektörde<br />

önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor.<br />

Kripto paralar için regülasyon süreci hız<br />

kazanırken, bu konuda yapılan görüşmeler<br />

kripto para piyasasının sınırlarının yasal<br />

olarak belirlenmesi için son virajın yaklaştığını<br />

ortaya koyuyor. Türkiye’de beklenen<br />

kripto para regülasyonları hakkında<br />

yorum yapan Bitci CEO’su Ahmet Onur<br />

Yeygün, kullanıcı dostu bir regülasyon<br />

beklediğinin altını çizerek konu hakkında<br />

görüşlerini paylaştı.<br />

“Regülasyon konusu kripto paraların hayatımıza<br />

girdiği ilk günden bu yana ekosistemin<br />

gündeminde yer alıyor. Bugün<br />

geldiğimiz noktada, muhtemelen birkaç ay<br />

içerisinde ülkemizde yasal düzenlemelerin<br />

uygulamaya geçtiğini göreceğiz. Özellikle<br />

yasal düzenlemelerin hazırlanma sürecinde<br />

kamu kurumlarımızın sektörle fikir<br />

alışverişi yapma noktasında aktif rol aldıklarını<br />

söyleyebiliriz. Bu durumun başta<br />

yatırımcılar ve kullanıcılar olmak üzere<br />

sektörün paydaşlarını koruma açısından<br />

oldukça önemli olduğunu düşünüyorum.<br />

Gerçekleşmesini beklediğimiz regülasyonlarla<br />

birlikte hem bizi hem de kripto<br />

para alım satımına aracı olan her bir kurumu<br />

bir dizi kural seti bekliyor. Bunun en<br />

büyük nedeninin Türkiye’de yapılacak regülasyonların<br />

ana amacının piyasada yer<br />

alan kullanıcılara güvenli bir alan sunmak<br />

olduğunu düşünüyorum.<br />

riz. Güvenilirliğin artması da uzun vadede<br />

daha fazla yatırımcı ve kullanıcının piyasaya<br />

dahil olmasına katkı sağlayacaktır.<br />

Sürece bakıldığında ülkemizdeki kripto<br />

para regülasyonlarının ulusal ve uluslararası<br />

güvenlik standartlarına uygun olarak<br />

şekillendiğini söylemek mümkün. Kripto<br />

para regülasyonları ülkemiz için olumlu<br />

bir etki yaratarak sektörün daha sağlam<br />

bir temel üzerine inşa edilmesini sağlayacak.<br />

Yapılacak düzenlemeler kapsamında<br />

Türkiye’de faaliyet gösteren kripto para<br />

borsalarının, SPK tarafından finans şirketi<br />

olarak nitelendirilmesini bekliyoruz.<br />

Bu bağlamda SPK tarafından onaylanan<br />

ve denetlenen bir finans şirketi olarak,<br />

kullanıcılara daha güvenilir bir çerçeve çizeceğimizi<br />

ve bununla birlikte daha fazla<br />

yatırımcının kripto paralara yönelmesini<br />

bekliyorum.<br />

“Regülasyonlar kısıtlayıcı<br />

değil, kullanıcıyı koruyacak<br />

şekilde hazırlanıyor”<br />

Özellikle Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı<br />

borsalar için de bir düzenleme yapılmasını<br />

bekliyoruz. Burada yapılacak düzenlemenin<br />

global borsalarda devam eden<br />

fakat Türk borsalarında kabul görmeyen<br />

kaldıraçlı işlemlerin pazarlama faaliyetlerini<br />

sınırlandıracak nitelikte olacağını<br />

söyleyebiliriz. Genel itibarıyla regülasyonların<br />

kısıtlayıcı değil, kullanıcıyı koruyacak<br />

şekilde oluşturulacağını görüyoruz.<br />

Tüm bunların yanında yapılacak düzenlemeler<br />

arasında bir sigorta fonu oluşturulması<br />

da beklentilerimiz arasında yer<br />

alıyor. Bu sigorta fonu, yaşanabilecek olası<br />

bir kapanma durumunda son kullanıcının<br />

yatırımlarını güvence altına almak için<br />

önemli bir adım niteliği taşıyor. Kripto<br />

para borsalarının oluşturacağı havuza<br />

belirli bir sermaye yatırılması ve yaşanabilecek<br />

olumsuz durumlarda kullanıcıların<br />

belli ölçüde güvence altına alınması planlanıyor.<br />

Özetle; regülasyonların, kripto para piyasasının<br />

sınırlarının yasal olarak belirlenmesi<br />

için yapılan çalışmaların sektöre<br />

güven ve istikrar getireceğini, yerli borsalar<br />

için avantajlar sağlayacağını düşünüyorum.<br />

Bu düzenlemelerin tamamlanmasıyla<br />

birlikte Türkiye’nin kripto para<br />

ekosisteminde daha sağlam bir konuma<br />

yerleşmesini ve yatırımcıların daha güvenli<br />

bir biçimde kripto para borsalarına yatırım<br />

yapmasını bekliyorum.” dedi.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

“Oldukça kapsamlı bir<br />

regülasyon bekliyoruz”<br />

Öte yandan oldukça kapsamlı bir regülasyon<br />

bekliyoruz. Yasal düzenlemeler,<br />

projelerin arzından kripto paraların alım<br />

satımına ve transferine kadar sektörün<br />

neredeyse tamamını içerisine alacak şekilde<br />

oluşturulacaktır. Bu da ilk etapta<br />

sektörün gelişiminin yavaşlayacağına yönelik<br />

beklentilere neden olsa da işin biraz<br />

olumlu taraflarına bakmakta fayda var. Bu<br />

hamlelerle sektörün güvenilirlik açısından<br />

bir adım daha öteye gideceğini söyleyebili-<br />

25


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Genç nesil, işyerinde tutku istiyor!<br />

Y ve Z kuşağından çalışanların çalışma hayatındaki<br />

sayısı ve konumu hızla yükseliyor. Genç çalışanlar,<br />

tutkularıyla uyumlu ve etki yaratacak anlamlı işler<br />

arıyor, kişisel gelişimlerine ve başarılarına öncelik<br />

veriyorlar. Genç nesle esnek çalışma imkanı sağlayan,<br />

kariyer gelişimine ve iş-yaşam dengesine öncelik<br />

veren ve çalışan deneyimini iyileştirmek için teknolojiyi<br />

kullanan işverenlerin, işletmeleri ve çalışanları için<br />

olumlu sonuçlar alma olasılıkları artıyor…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

26<br />

Çalışma hayatına katılan her yeni neslin<br />

beklentisi ve tutumu farklı. Sayıları hızla<br />

artan Y ve Z kuşağından çalışanların<br />

motivasyonlarını yüksek tutmak, işlerine<br />

tutkuyla bağlı kalmalarını sağlamak<br />

için iş verenlere ve yöneticilerine önemli<br />

sorumluluk düşüyor. Kişisel gelişimlerine<br />

ve yaşam kalitelerine öncelik verilmediğini<br />

hisseden yeni nesil çalışanlar<br />

motive olamıyor, bu da iş tatmininin ve<br />

üretkenliğin azalmasına yol açıyor. Bunun<br />

sonucunda çok fazla beklemeden<br />

yeni bir iş arayışına giriyorlar. Değişen iş<br />

gücüne ve bunu yönlendiren farklı nesil<br />

dinamiklerine uyum sağlayamayan şirketler,<br />

daha düşük çalışan bağlılığı ve<br />

üretkenliği, yeni yetenekleri çekmede<br />

zorluk gibi sorunlarla karşı karşıya kalıyor.<br />

Rekabetçi bir maaş hala hayati olmakla<br />

birlikte yapılan işe tutkuyla sarılmak<br />

için en önemli etken değil. Günümüzde<br />

Y ve Z kuşağı çalışanları için en önemli<br />

faktör, esnek çalışma imkanının sunulması.<br />

Bununla birlikte iş yerinde çeşitlilik,<br />

eşitlik, kapsayıcılık ve şirketin bir<br />

sosyal amacının olması gibi konular da<br />

önemseniyor.<br />

Esnek çalışma imkanı sağlayan, kariyer<br />

gelişimine ve iş-yaşam dengesine öncelik<br />

veren ve çalışan deneyimini iyileştirmek<br />

için teknolojiyi kullanan işverenlerin,<br />

işletmeleri ve çalışanları için olumlu sonuçlar<br />

alma olasılıkları daha yüksek.<br />

Y ve Z kuşağını işe alırken işverenlerin<br />

dikkate alması gereken konular<br />

şöyle:<br />

Esnek çalışma saatleri<br />

Y ve Z Kuşağı, 9’dan 5’e mesai saatleri<br />

dışındaki esnek çalışma seçenekleriyle<br />

inanılmaz derecede ilgileniyor. İlk adım<br />

olarak, işletmeler, esnek çalışma saatleri,<br />

uzaktan çalışma seçenekleri gibi imkânlar<br />

sunarak, Y ve Z kuşağı çalışanlarının<br />

işlerine daha bağlı olmalarını sağlayabilir.<br />

Ödüllendirme<br />

Ödüllendirme programları da motivasyonu<br />

artırmak için etkili bir araç. Ödüllerin<br />

adil ve şeffaf olması önemli. Kişiye<br />

özel yaratılan bir kariyer gelişim programı<br />

veya takım çalışmasında ortaya koydukları<br />

başarılara dayalı ödüllendirme<br />

yöntemleri, motivasyonu artırıyor ve verimliliği<br />

yükseltiyor.<br />

Net kariyer planı<br />

Yeni nesil için iş sahibi olmak kadar, yarattığı<br />

katma değerin karşılığını hızlı<br />

bir şekilde görmek de önem taşıyor. Bir<br />

iş başardıklarında, çalıştıkları kuruma<br />

katkı sağladıklarında ya da kendilerini<br />

kanıtladıklarında ücretle birlikte kariyer<br />

basamaklarını çıkmayı da istiyorlar.<br />

Burada yeni nesil çalışanlara net bir kariyer<br />

planı sunmak gerekiyor. Bu çalışanlar<br />

için güven ve şeffaflık ücretten daha<br />

önemli olabiliyor.<br />

İş tanımını yapma<br />

Diğer konularda olduğu gibi, iş tanımı<br />

konusunda da yeni nesil oldukça keskin<br />

çizgilere sahip. “Ne iş olsa yaparım!” şeklinde<br />

çalışan ve önceliği ücret olan önceki<br />

kuşaklardan farklı olarak; yapacağı<br />

işi, iş yapma şeklini, sonuçlarını baştan<br />

bilmedikleri takdirde yeni nesil çalışanlar<br />

için gelecek belirsizleşiyor ve motivasyonları<br />

düşüyor.<br />

Sorulara açık olma<br />

Yeni nesil sormaktan, sorgulamaktan<br />

korkmuyor ve çekinmiyor. Bu noktada<br />

yöneticiler sorulara ve sorgulamalara<br />

açık olmalı ve çalışanları tatmin edici<br />

cevaplar vermelidir. Yaratıcılıkları ile<br />

dikkat çeken yeni neslin üyeleri tatmin<br />

edici cevaplar aldıkları takdirde, işlerine<br />

beklentilerin çok üzerinde ve farklı katkılar<br />

sağlayabiliyor.<br />

Objektif ve adil davranma<br />

Yöneticilerin gördüklerini, çalışanlar da<br />

görüyor. Ancak haksızlığa uğradığında,<br />

yeni nesil çalışanlar için her şey bitiyor.<br />

Kolayca iş değiştirebilen, sorgulamayı<br />

yaşam şekline dönüştüren yeni neslin<br />

motivasyonunu koruyabilmek ve artırmak<br />

için, terfi ve ödül gibi konularda<br />

mutlaka adil olunması ve bu tür değerlendirmelerin<br />

şeffaf bir şekilde gerçekleştirilmesi<br />

gerekiyor.<br />

Yeni nesil çalışanlar, kariyer gelişimine<br />

önem veriyor<br />

Günümüzün hızlı dünyasında Y ve Z<br />

kuşağı profesyonellerinin başarısı için<br />

mesleki ve kişisel gelişim şart. Yeni nesil<br />

çalışanlar, iletişim becerilerine, sürekli<br />

öğrenmeye, yenilikçi ve tasarım odaklı<br />

düşünmeye odaklanıp mentorluk fırsatlarını<br />

değerlendirerek, potansiyellerini<br />

ortaya çıkarabilir ve kariyerlerinde başarılı<br />

olabilir.<br />

Beyaz yakalı profesyonellerin kişisel gelişimlerine<br />

ve kariyerlerini zenginleştirmeye<br />

odaklanan Teedo Online Eğitim<br />

Platformu Genel Müdürü Selçuk Aytekin,<br />

genç nesil çalışanların, kişisel gelişime<br />

yapılan yatırımın başarılı bir kariyerin<br />

ön şartı olduğunun bilincini taşıdıklarını,<br />

bu nedenle de kariyer gelişimine en<br />

az ücret kadar önem verdiklerini söyledi.<br />

Aytekin, “İyi liderler ve başarılı işletmeler,<br />

çalışanların işyerindeki beklentilerini<br />

bilir ve hangi kuşaktan olursa olsun,<br />

farklı çalışanlarının ihtiyaçlarını karşılayacak<br />

programlar, sistemler ve iletişim<br />

kanalları oluştururlar. Bu noktada Y ve Z<br />

kuşağından çalışanların kariyer gelişimleri<br />

konusunda yönlendirici ve destekleyici<br />

çalışmalar yapmak, şirketleri yeni<br />

yetenekleri çekme, elde tutma ve motive<br />

etme konusunda öne çıkaracaktır” dedi.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Dijital pazarlama sektöründe<br />

yeni bir dönem başlıyor!<br />

Dijital pazarlamanın en önemli gündem<br />

maddelerinden biri olan gizlilik, Google’un<br />

<strong>2024</strong> yılının ikinci yarısında çerezleri kademeli<br />

olarak kaldıracağını duyurmasıyla<br />

daha da dikkat çekici bir hale geldi.<br />

Gizlilik önlemlerinin reklamcılıkta hedefleme<br />

teknolojilerini doğrudan etkilediğini<br />

söyleyen Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu<br />

Yasin Kaplan, “Bu değişiklikler teknik<br />

açıdan evrilebilir ve değişebilir. Bu durum<br />

reklamcıların daha genel ve geniş kapsamlı<br />

stratejilere yönelmelerine neden olabilir.<br />

Aynı zamanda daha az doğrudan hedefleme<br />

de reklam verimliliğini etkileyecektir”<br />

şeklinde açıklamada bulunarak, bu gizlilik<br />

kararına ilişkin mecralar kendilerine göre<br />

Kullanıcı gizliliğini esas alarak 3.taraf çerezleri kademeli<br />

olarak kaldıracağını duyuran Google, 2025 yılında<br />

tamamen çerezsiz bir dünyaya merhaba diyecek. Gizlilik<br />

konularındaki değişikliklerden doğrudan etkilenecek<br />

pazarların başında gelen dijital pazarlama sektörü için<br />

ise önemli değişim ve dönüşümün başlayacağı bir dönem<br />

olacak…<br />

hedefleme teknolojileri geliştirerek önlemlerini<br />

aldıklarını ve bu sürecin ardından<br />

dijital pazarlama süreçleri daha teknik ve<br />

bilgi gerektirecek bir altyapıya sahip olmanın<br />

önemli olduğuna dikkat çekti.<br />

Reklam verme ve hedefleme yöntemleri<br />

farklılaşarak yerini data ve yapay zeka<br />

odaklı kişiselleştirilmiş reklamlara doğru<br />

evrileceğini belirten Kaplan, “Blockchain<br />

teknolojileri ve yapay zekâ kullanımıyla<br />

dijital reklam sektörü ve kullanıcı davranışları<br />

anlamlandırılarak kişiselleştirilmiş<br />

reklamların daha da geliştirileceği ve<br />

önem kazanacağı bir döneme gireceğiz.<br />

Bu dönemde ölçümleme metodolojisi biraz<br />

daha farklılaşacak. Sunucu bazlı ve çeşitli<br />

teknolojiler kullanılarak kişiselleştirilmiş<br />

reklam stratejileri daha belirgin hale gelecek.<br />

Yeni uygulamalar ile reklam pazarı<br />

daha şeffaf, güvenilir ve kullanıcı odaklı<br />

hale gelmesine olanak tanırken, aynı zamanda<br />

kişiselleştirilmiş reklamların daha<br />

da geliştirilmiş ve anlamlı hale gelmesine<br />

olanak tanıyacaktır. Bu, kullanıcıların ilgi<br />

alanlarına daha uygun reklamlarla karşılaşmalarını<br />

sağlayarak reklam verimliliğini<br />

artıran bir adım olacak” dedi.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

Türk Telekom iştiraki Argela’nın<br />

çözümleri bölge ülkelerde<br />

Geliştirdiği yerli ve milli ürünlerle Türkiye’nin<br />

teknoloji üreten ve ihraç eden ülke<br />

olarak konumlanmasında öncü rol üstlenen<br />

Türk Telekom bu vizyonu kapsamında<br />

önemli çalışmalara imza atıyor. Türk Telekom’un<br />

yenilikçi çözümler üreten iştiraki<br />

Argela, Barcelona’da düzenlenen GSMA<br />

Mobil Dünya Kongresi’nde Azerbaycan’ın<br />

lider mobil operatörü Azercell ile önemli<br />

bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda Argela<br />

<strong>Network</strong> & Müşteri Güvencesi (NCA)<br />

platformunun yeni ürünlerini sistemine<br />

entegre eden Azercell, müşteri deneyimini<br />

en üst düzeye çıkarmayı hedefliyor. Gerçek<br />

Zamanlı İzleme (RTM), Hizmet Kalitesi<br />

İzleme (SQM) ve Müşteri Deneyimi<br />

Yönetimi (CEM) platformlarını barındıran<br />

Argela NCA Ürün Paketi, büyük veri analitiğine<br />

dayanan yapısıyla ağ operatörlerinin,<br />

ağları ve hizmetleri üzerinde uçtan<br />

Türkiye’de dijital dönüşümün öncülüğünü üstlenen<br />

Türk Telekom, teknolojiyi üreten ve ihraç eden bir<br />

kurum olma vizyonuyla çalışmalarını sürdürüyor. Türk<br />

Telekom’un teknolojik değerler üreten iştiraki Argela,<br />

GSMA Mobil Dünya Kongresi’nde Azerbaycan’ın önde<br />

gelen operatörü Azercell ile yaptığı iş birliğini duyurdu.<br />

Argela ile Azercell arasında gerçekleştirilen iş birliği<br />

kapsamında Argela’nın yeni nesil <strong>Network</strong> ve Müşteri<br />

Güvencesi ürünlerini sistemine entegre eden Azercell<br />

ağ yeteneklerini genişletiyor…<br />

uca görünürlük elde etmelerine olanak tanıyor.<br />

Tüm popüler OTT uygulamaları ve<br />

video akış hizmetleri de dahil olmak üzere<br />

ses ve veri hizmetleri için gerçek zamanlı<br />

izleme ve anormallik tespit imkanı sunan<br />

platform, her abonenin hizmet deneyimine<br />

ilişkin önemli veriler de sağlıyor.<br />

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, “Teknoloji<br />

üreten ve ihraç eden ülke olma vizyonuyla<br />

Türkiye Yüzyılı’nı dijitalin yüzyılı<br />

yapmak hedefiyle çalışmalarımızı hız<br />

kesmeden sürdürüyoruz. Teknoloji birikimimizi<br />

iş birlikleri ve projelerle yerli ekosistemin<br />

güçlenmesini desteklemek amacıyla<br />

kullanıyor, çözümlerimizin global<br />

arenada da pazara girmesi için köprü rolü<br />

üstleniyoruz. Önemli Ar-Ge çalışmaları<br />

yürüten iştirakimiz Argela’nın geliştirmiş<br />

olduğu çözümler hem bölgemizde hem de<br />

dünya pazarında kullanılıyor. Bu kapsamda<br />

Azerbaycan’ın lider operatörü Azercell<br />

ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğini de çok<br />

kıymetli buluyor, hayırlara vesile olmasını<br />

diliyorum. Teknoloji üreterek ülkemize<br />

katma değer sağlamaya devam edeceğiz”<br />

diye konuştu.<br />

27


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Klein: “<strong>2024</strong>, yapay zekanın keşiften<br />

uygulamaya geçtiği yıl olacak”<br />

Yeni bir inovasyon dönemi başlattıklarını söyleyen<br />

SAP CEO’su Christian Klein, yeni bir birim kurarak<br />

Philipp Herzig’i Yapay Zeka Direktörü olarak atadıklarını<br />

duyurdu. Klein, “İş süreci odaklı yapay zeka alanında<br />

çalışacak yeni birim, SAP’nin süregelen büyümesini<br />

ileriye taşıyacak stratejik bir itici güç olacak” dedi…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

28<br />

Kurumsal uygulama yazılımı pazarının<br />

küresel lideri SAP, ocak ayında 2023 finansallarını<br />

açıklarken, operasyonların<br />

ölçeklenebilirliğine ve iş süreci odaklı yapay<br />

zekaya (Business AI) odaklanan bir<br />

yeniden yapılanma planladığını duyurmuştu.<br />

Buna göre Philipp Herzig, Yapay<br />

Zeka Direktörü (Chief AI Officer) olarak<br />

atandı ve onun liderliğinde yeni bir uçtan<br />

uca SAP Business AI büyüme alanı<br />

oluşturuldu. Herzig’in ekibi, yapay zekayı<br />

şirketin portföyünün her parçasına<br />

entegre etmek için SAP genelindeki yenilikçiliğe<br />

odaklanan tüm ekiplerle birlikte<br />

çalışacak. Yeni birim, ürün geliştirme ve<br />

araştırmadan implementasyona kadar<br />

SAP Business AI için tüm değer zincirini<br />

denetleyecek.<br />

SAP CEO’su Christian Klein, bu atılımın,<br />

SAP’nin iş süreci odaklı yapay zeka alanında<br />

lider olma ve müşterilerine sürekli<br />

olarak teknolojik yenilikler sunma hedefini<br />

yansıttığını söyleyerek, “SAP olarak,<br />

pazardaki güçlü konumumuzdan<br />

hareketle, yeni nesil kurumsal inovasyon<br />

açısından önemli bir dönemi başlatıyoruz.<br />

Yatırımlarımızı, iş süreci odaklı<br />

yapay zeka başta olmak üzere, stratejik<br />

büyüme alanlarına kaydıracağız. Böylece<br />

operasyon modelimizin ölçeklenebilirliğini<br />

artırırken, bu bize inovasyonda<br />

liderliği sürdürme gücü de verecek” dedi.<br />

“Yapay zekanın güvenilir<br />

olması gerekiyor”<br />

Yapay zekanın iş süreçlerinin ve küresel<br />

iş yapma biçimlerinin tamamında devrimsel<br />

bir etkisi olacağını savunan SAP<br />

CEO’su Christian Klein, “Yapay zekanın<br />

moda sözcük olduğu fazı hızla geride<br />

bırakıp, değer yaratan üretken yapay zekanın<br />

anlamlı bir şekilde benimsenmesi<br />

sürecine geçiyoruz. <strong>2024</strong>, yapay zekanın<br />

keşiften uygulamaya geçiş yılı olacak.<br />

Makroekonomik rüzgarlarla, üretim zorluklarıyla<br />

ve daha pek çok güçlükle karşı<br />

karşıya kalan iş dünyası liderleri, yapay<br />

zekanın iş süreçlerine katacağı hakiki<br />

ve en kritik değeri öğrenmek istiyor. Bu<br />

noktada yapay zekanın güvenilir olması<br />

gerekiyor. Daha az çabayla, daha çok<br />

verim elde etme olanağı sunan ve gerçek<br />

değeri ortaya çıkaran iş süreci odaklı yapay<br />

zeka çözümü SAP Business AI, liderlerin<br />

karşılaştığı zorlukların çözümüne<br />

yardım ediyor” dedi.<br />

Yapay zekanın iş dünyasındaki karşılığına<br />

ilişkin en belirgin riskin, liderlerin<br />

bir yapay zeka çözümünü tercih ettikten<br />

sonra tüm iş modelinin kendiliğinden<br />

değişeceğini beklemesi olduğunu vurgulayan<br />

Christian Klein, “Yapay zeka<br />

dönüşümü, uçtan uca bir değişim yönetimi<br />

süreci. Bu yüzden iş modelinin çekirdeğine<br />

yerleştirilmesi, iş modelinin<br />

yapay zekaya göre baştan sona, bütünsel<br />

bir yaklaşımla yeniden düşünülmesi gerekiyor.<br />

Aynı zamanda, insan faktörünü<br />

de oyunun dışında bırakması gerekiyor.<br />

Bu da bizi, yeniden beceri kazandırma<br />

gibi kavramlara çıkarıyor” ifadelerini<br />

kullandı.<br />

“Güvenilir yapay zeka, küresel<br />

zorlukların çözülmesine<br />

yardımcı olabilir”<br />

Üretken yapay zekanın potansiyelinin<br />

kabul edildiğine ancak iyi yöndeki etkilerinin<br />

henüz tam olarak fark edilmediğine<br />

dikkat çeken SAP CEO’su Christian<br />

Klein, üretken yapay zekanın şirketleri,<br />

tedarik zincirlerini ve tüm endüstrileri<br />

dönüştürecek bir araç olarak uygulanmasının,<br />

küresel ekonominin daha<br />

sürdürülebilir, dayanıklı, adil ve refah<br />

düzeyi yüksek bir döneme geçişi hızlandıracağını<br />

belirtiyor ve şunları ekliyor:<br />

“Yapay zeka stratejisini amaca uygunluk,<br />

güvenilirlik ve sorumluluk yaklaşımıyla<br />

geliştiren SAP, üretken yapay zekayı işin<br />

tam kalbine yerleştiriyor. İş dünyasının<br />

çalışma biçimini değiştirecek, doğal<br />

dil kullanan, üretken yapay zeka asistanımız<br />

SAP Joule, her uygulamaya ve<br />

önemli olan her arayüze entegre ediliyor.<br />

İş dünyası için güvenilir yapay zekaya<br />

öncülük eden ülke ve bölgeler; şirketler<br />

ve endüstriler genelinde, üretken yapay<br />

zekanın çok daha hızlı ve geniş çapta benimsendiğini<br />

görecek.”<br />

McKinsey işbirliğiyle<br />

“üretken işletme”<br />

SAP, ocak ayında gerçekleştirilen Davos<br />

Zirvesi’nde, küresel danışmanlık<br />

şirketi McKinsey ile yapay zeka odaklı<br />

bir işbirliği açıkladı. SAP Business AI ve<br />

McKinsey tarafından geliştirilen QuantumBlack’in<br />

sinerjisini ortaya çıkarmayı<br />

amaçlayan stratejik ortaklık, iş dünyası<br />

liderlerine sürdürülebilirlik, dayanıklılık<br />

ve uyumlanabilirlik açılarından yeni<br />

fırsatlar sunacak. İşbirliğinin iki şirketin<br />

teknoloji ve strateji uygulamadaki<br />

güçlü yönlerini bir araya getirme olanağı<br />

tanıdığına dikkat çeken SAP CEO’su<br />

Christian Klein, “Generative Enterprise<br />

(üretken işletme) isimli bu işbirliği, müşterilerimizin<br />

temel iş süreçlerinde yapay<br />

zeka destekli değerin kilidini açmasına<br />

yardımcı olacak” dedi.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Türk Mühendisler Tarım Sektöründe<br />

Bir İlke İmza Attılar<br />

Türkiye’nin ilk ve yerli otomatik dümenleme sistemi<br />

Agrotod, 2021 yılında TÜBİTAK 1507 Kobi Ar-Ge Başlangıç<br />

Destek Programı kapsamında destek almış ve AR-<br />

GE çalışmaları başlamıştır. AgroTOD, tarımda insandan<br />

kaynaklanan hataların ortadan kalkması için olanak<br />

sağlıyor…<br />

Dünyanın içinde bulunduğu problemler<br />

tarımda verimliliğin artırılmasını kaçınılmaz<br />

bir noktaya getirdi. Artan dünya<br />

nüfusu beraberinde yüksek gıda tüketimine<br />

sebep olurken, üretim bu ihtiyacı<br />

karşılayamaz konuma geldi. Türkiye’nin<br />

ilk ve yerli otomatik dümenleme sistemi<br />

olan AgroTOD, çiftçiye daha kolay ve daha<br />

hassas tarımın kapılarını açtı. Son teknoloji<br />

AgroTOD, insandan kaynaklanan<br />

hataların ortadan kalkması için geliştirilmiş<br />

akıllı bir sistem olarak öne çıkarken,<br />

iş gücü ve zamandan tasarruf sağlayıp,<br />

aynı zamanda sıra kaybının önüne geçerek<br />

maksimum verim elde edilmesine olanak<br />

veriyor.<br />

%12 daha az makine kullanımı<br />

ve yüzde 20 gübre tasarrufu<br />

sağlıyor<br />

Agrotod Proje Koordinatörü ve Makine<br />

Mühendisi Fatih Başoğlu, AgroTOD otomatik<br />

dümenleme sisteminin Türkiye’de<br />

ilk ve tek yerli olduğunun altını çizerek,<br />

“Projemiz Türkiye’de tamamen Türk mühendisler<br />

tarafından yapıldı. 2021 yılında<br />

TÜBİTAK 1507 KOBİ AR-GE Başlangıç<br />

Destek Programı kapsamında destek aldık<br />

ve AR-GE çalışmalarına başladık. Yaklaşık<br />

2 yıl süren AR-GE çalışması sonucunda<br />

prototip cihazları ürettik ve Türkiye’nin<br />

farklı lokasyonlarında Türk çiftçisi ile beraber<br />

test süreçlerini gerçekleştirdik. Bu<br />

süreçte Türk çiftçisinin talepleri göz önünde<br />

bulundurarak kullanıcı dostu bir ürün<br />

haline getirdik. AgroTOD arazi planlaması<br />

ve güzergah hatalarını minimuma indirerek<br />

besleyici madde kullanımını en verimli<br />

hale getirirken, yüzde 12 daha az makine<br />

kullanımı ve yüzde 20 gübre tasarrufu<br />

sağlıyor” dedi.<br />

Verimliliği artırırken, çevresel<br />

etkiyi azaltıyor<br />

Sistemle ilgili detaylı bilgiler de veren<br />

Başoğlu, “AgroTOD, GPS ve sensörler yardımı<br />

ile traktörün belirli bir rotada veya<br />

belirli bir hat üzerinde santimetre hassasiyetinde<br />

hareket etmesini ve sıralı ekim yapılmasını<br />

sağlıyor. Otomatik dümenleme<br />

sistemleri traktörlerin belirlenen bir rota<br />

dahilinde 2.5 cm hassasiyet ile kendi kendini<br />

yönlendirmesini sağlayarak çiftçilerin<br />

tarlada daha etkin bir şekilde çalışmasına<br />

olanak tanıyor. Otonom traktörler, hassas<br />

tarım tekniklerini uygulamak için daha<br />

hassas bir şekilde hareket edebiliyor. Bu,<br />

tarlada kullanılan su, gübre ve kimyasal<br />

ilaç miktarını optimize etmek için daha iyi<br />

kontrol sağlıyor. Bu da verimliliği artırır ve<br />

çevresel etkiyi azaltıyor” şeklinde konuştu.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

Securitas Bilgi Teknolojileri Ülke Yöneticisi<br />

Aykut Yılmaz oldu<br />

Aykut Yılmaz, Securitas Bilgi Teknolojileri Ülke<br />

Yöneticiliği görevine getirildi. Yılmaz, Securitas Grup’un<br />

Türkiye’deki faaliyet gösteren tüm şirketlerinden<br />

sorumlu olarak Securitas Türkiye, Securitas Technology<br />

ve Securitas Alarm’ın tüm bilgi teknolojileri süreçlerini<br />

yönetecek…<br />

Hacettepe Üniversitesi’nde eğitimine<br />

devam ederken, 1998 senesinde güvenlik<br />

sektöründe çalışmaya başlayan Aykut<br />

Yılmaz, 2006 senesinden 2021 yılları arasında<br />

Securitas Türkiye Bilgi Teknolojileri<br />

Koordinatörü olarak görev aldı.<br />

26 senedir güvenlik sektöründe aktif rol<br />

alan Aykut Yılmaz, Securitas’ın Türkiye’deki<br />

tüm şirketlerinin bilgi teknolojileri<br />

süreçlerinin koordinasyonu ve yönetiminden<br />

sorumlu olarak, ekipleriyle<br />

birlikte Securitas şirketlerinin tüm dijitalleşme<br />

süreçlerini ve teknolojik altyapı<br />

çalışmalarını yürütüyor.<br />

Aykut Yılmaz, yapay zeka destekli insan<br />

kaynakları uygulamaları ve geleceğin<br />

güvenliğini şekillendirecek öngörülebilir<br />

güvenlik uygulamaları hakkında çalışmalarına<br />

devam ediyor.<br />

29


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

ASUS IoT kapsamlı ürün ailesi duyuruldu<br />

Global AIoT çözümleri sağlayıcısı ASUS IoT’nin kapsamlı ürün ailesinde farklı boyut<br />

ve biçimlerde anakartlar ve güçlü yapay zeka özelliklerine sahip sınır bilgisayarları yer<br />

alıyor…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

30<br />

ASUS IoT bugün, yeni Intel® Core (14. nesil)<br />

işlemcilerden güç alan yeni endüstriyel<br />

anakart ve sınır yapay zeka bilgisayarları<br />

serisini duyurdu. Son teknolojiyle<br />

donatılan bu çözümler üst düzey bilgi<br />

işlem performansı, gelişmiş güç verimliliği<br />

ve hızlı bağlantı seçenekleri sunarak<br />

birçok farklı endüstriyel uygulama alanında<br />

kullanılabiliyor.<br />

Bu yeni çözümlerin en önemli özellikleri<br />

arasında DDR5 bellek sayesinde elde edilen<br />

yüksek hızlı veri aktarımı ve gelişmiş<br />

güç verimliliği bulunuyor. DDR4’e kıyasla<br />

DDR5 bellekler yüzde 50 daha yüksek<br />

veri aktarım hızı ve yüzde 8 daha gelişmiş<br />

güç verimliliği sunuyor, ayrıca ECC<br />

teknolojisiyle de güvenilirlik sağlıyor.<br />

ASUS IoT endüstriyel anakartlar, PCIe<br />

4.0’ın hızını ikiye katlayan PCI Express®<br />

(PCIe®) 5.0’e destek veriyor. Aynı zamanda<br />

geriye dönük uyumluluk da sunarak<br />

sistem kurarken kullanıcıya esneklik veriyor.<br />

Daha yüksek hızla veri aktarımına<br />

olanak veren bu teknoloji sayesinde modern<br />

endüstriyel uygulamaların talepleri<br />

karşılanabiliyor.<br />

ASUS IoT anakartlardaki entegre Intel<br />

UHD Graphics teknolojisi 8K HDR videoya<br />

ve birden fazla 4K60 ekrana destek veriyor,<br />

canlı grafikler ve güçlü yapay zeka<br />

hızlandırma imkanı sunuyor. Bu sayede<br />

bu modeller perakende, sağlık ve akıllı<br />

fabrikalardaki yapay zeka kullanım<br />

alanları için ideal hale geliyor.<br />

ASUS IoT için güvenlik en büyük önceliklerden<br />

biri. Intel ile yapılan iş birliğiyle<br />

IoT uygulamalarında güvenilir bilgi güvenliği<br />

sağlanıyor. ASUS IoT anakartlar<br />

kritik uygulamalarda siber tehditlere<br />

karşı koruma için Boot Guard, Platform<br />

Trust Technology, AES-NI ve VT gibi<br />

güçlü güvenlik özellikleriyle geliyor.<br />

ASUS IoT anakartlar ayrıca WiFi 7 desteğiyle<br />

5 Gbps’e kadar ulaşan hızlar verebiliyor.<br />

Bu da sağlık, tedarik zinciri<br />

yönetimi, akıllı şehir denetimleri ve endüstri<br />

gibi alanlarda daha gelişmiş bağlantı<br />

olanağı sağlıyor. Bu hızlı bağlantı<br />

sayesinde zorlu endüstriyel ortamlarda<br />

kesintisiz iletişim ve veri aktarımı yapılabiliyor.<br />

ASUS IoT’nin ürün serisinde ATX’ten<br />

microATX’e mini-<strong>IT</strong>X’ten ince mini-<strong>IT</strong>X<br />

modüllerine kadar birçok biçim ve boyutta<br />

ASUS IoT R680EA-IM-A, Q670EA-<br />

IM-A, H610A-IM-A ve H610T-EM-A gibi<br />

endüstriyel anakart ve tek kart bilgisayar<br />

(SBC) modelleri yer alıyor. ASUS<br />

IoT ayrıca endüstriyel uygulamalara gelişmiş<br />

yapay zeka özellikleri katabilen<br />

PE4000G ve PE6000G gibi sınır yapay<br />

zeka bilgisayarları da sunuyor.<br />

ASUS IoT’nin en yeni endüstriyel anakartları<br />

ve sınır yapay zeka bilgisayarları<br />

hakkında daha fazla bilgi ASUS IoT endüstriyel<br />

anakartlar sayfasında bulunabilir.<br />

ÖNEMLİ NOKTALAR<br />

• Güçlü işlem performansı: Yeni endüstriyel<br />

anakart ve sınır yapay zeka<br />

bilgisayarı modelleri birçok farklı boyut<br />

ve biçimde üst düzey çoklu görev performansı<br />

sunuyor.<br />

• Çeşitli endüstriyel uygulamalar için<br />

zengin çözümler: Perakende, sağlık,<br />

üretim, makine öğrenimi ve yapay zeka<br />

çıkarımı gibi alanlarda IoT için uygun.<br />

• Optimum performans ve güvenlik:<br />

DDR5 bellek desteği, PCIe® 5.0 ve canlı<br />

8K60 HDR videolar, hızlı veri aktarımı,<br />

gelişmiş güç verimliliği.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

PayByMe, ödeme dünyasına iddialı bir dönüş<br />

yapmaya hazırlanıyor<br />

Yenilikçi ve entegre bir ödeme ekosistemi oluşturmak<br />

amacıyla yatırımlarını hızlandıran PayByMe, yenilenen<br />

vizyonu, güçlü ekibi ve geliştirdiği yenilikçi ödeme<br />

çözümleriyle <strong>2024</strong> yılında yeniden sektörün zirvesinde<br />

yer almayı hedefliyor…<br />

Mobil ödeme alanında daha önce Türkiye’de<br />

devrim yaratmış ürünler geliştiren<br />

PayByMe, 13 yıllık sektör tecrübesi<br />

doğrultusunda, yenilikçi ve entegre bir<br />

ödeme ekosistemi oluşturmak vizyonu<br />

ve güçlenen kadrosuyla sektöre iddialı<br />

bir geri dönüş yapıyor.<br />

PayByMe, 2023 yılında gerçekleşen satın<br />

almanın ardından yeniden yapılanmaya<br />

gitti. Yeni vizyonu ve kadrosuyla<br />

piyasalara güçlü bir oyuncu olarak geri<br />

dönen PayByMe, mobil ödeme alanından<br />

dijital ve fiziksel tüm ödemelere,<br />

epara hizmetlerinden dijital finans ve<br />

para transfer platformlarına, solo iş<br />

operasyonlarından güçlü bir fintek ekosistemi<br />

yaratmaya kadar üç ana başlık<br />

altında yenilikçi adımlar atacak.<br />

PayByMe Genel Müdürü Eren Deyiş,<br />

“2013 yılından bu yana öncüsü olduğumuz<br />

ödeme sistemleri sektöründe,<br />

yenilikçi ürün ve çözümlerimizle müşterilerimiz<br />

ve ortaklarımız için katma<br />

değerli ürünler yaratmayı sürdüreceğiz.<br />

<strong>2024</strong> yılı tüm organizasyonumuzu ve<br />

stratejilerimizi yenilediğimiz, kurumsal<br />

kimliğimizi yeniden tasarladığımız<br />

bir yıl oluyor. Ödeme ürünlerimizdeki<br />

eksik olduğumuz alanları tamamlayacağız.<br />

Stratejik olarak mobil ödemelerdeki<br />

ağırlığımızı başka ülkelere yaymayı<br />

planlıyoruz” dedi. PayByMe’nin<br />

Türkiye’deki yerleşik şirketlere hizmet<br />

verdiği Sanal POS çözümleri, 1.000’in<br />

üzerinde işletmeye ulaşıyor ve Restoran<br />

Otomasyon çözümleriyle birlikte<br />

60.000 civarında ticari müşterinin hayatına<br />

dokunuyor. Şirket, Birleşik Arap<br />

Emirlikleri, Katar ve Bahreyn gibi 12 ülkede<br />

mobil operatörler üzerinden 1 milyondan<br />

fazla bireysel müşteriye ödeme<br />

yapma imkânı sağlıyor.<br />

10 kat büyüme sağlandı<br />

PayByMe, yeniden ayağa kalktığı 2023<br />

yılında mobil ödemeler, para transferi<br />

ve sanal POS ürünleriyle 8 milyondan<br />

fazla işlemi başarıyla tamamladı ve<br />

yılı, 3 milyar TL’nin üzerinde işlem hacmiyle<br />

kapattı. PayByMe Genel Müdürü<br />

Eren Deyiş, 2023 yılında bir önceki yıla<br />

oranla 10 kat büyüme kaydettiklerini<br />

vurgulayarak, aynı başarıyı <strong>2024</strong>’te katlayarak<br />

sürdürmek için çalıştıklarını<br />

söyledi. PayByMe’yi yeniden sektörün<br />

zirvesine taşımayı hedeflediklerini belirten<br />

Deyiş, “<strong>2024</strong> yılında ödeme ürünlerimizdeki<br />

eksik olduğumuz alanları<br />

tamamlayacağız. Stratejik olarak mobil<br />

ödemelerdeki ağırlığımızı başka ülkelere<br />

yaymayı planlıyoruz. Özellikle mobil<br />

ödeme ürünlerimize büyük talep olan<br />

Afrika ülkeleri ve Çin’de önemli iş ortaklıklarına<br />

imza atacağız” dedi.<br />

Yenilikçi ürünler yolda<br />

Finans sektörünün en hareketli ve dinamik<br />

alanlarından biri olan ödemeler<br />

dünyasında mevcut ürünlerin yeterli<br />

olmadığını söyleyen Deyiş, iş ortaklarının<br />

ihtiyaçlarını karşılayacak yenilikçi<br />

ürünler üzerinde çalışmalarını sürdürdüklerini<br />

belirterek şunları kaydetti:<br />

“Soft POS’umuzu devreye aldık, Mobil<br />

POS, Tahsilat Platformu, Hibrit Ödeme<br />

çözümlerimizi yılın ilk yarısı bitirmiş<br />

olacağız. epara ve cüzdan tarafında ise<br />

lisans genişlemesi sürecimizi takiben<br />

yeni cüzdan projelerini sunacağız. Ayrıca<br />

Restoran Otomasyon ve Bayi Alt Bayi<br />

Tahsilat Platformu ürünlerimizi de bu<br />

yıl tanıtacağız.”<br />

Yeni finteklere yatırım<br />

“Sektörün hacim olarak en büyük<br />

oyuncusu olmak ve büyük bir finansal<br />

ekosistem yaratmak istiyoruz” diyen<br />

Eren Deyiş, bu amaçla çok satıda fintek<br />

girişimine yatırım yaptıklarını ve<br />

bu girişimlerin hepsini, yeni PayByMe<br />

ekosisteminin bir parçası olarak konumlandıracaklarını<br />

söyledi.<br />

Yatırımcıların PaybyMe’ye yoğun bir ilgisi<br />

olduğunu söyleyen Deyiş, önümüzdeki<br />

5 yıl içinde şirketi global borsalarda<br />

halka arz etmeyi hedeflediklerini<br />

açıkladı<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

31


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

2023’te fidye yazılımı saldırıları<br />

şirketlere milyonlara mal oldu<br />

Çalınan verileri kurtarma sürecinden yasal hizmet alma<br />

zorunluluğuna kadar uzanan bir siber saldırı, şirketleri<br />

ciddi maliyet ve itibar yükümlülükleriyle karşı karşıya<br />

bırakıyor. IBM raporuna göre, bir veri ihlalinin küresel<br />

ortalama maliyetinin 2023’te 4.45 milyon dolara ulaştığı<br />

biliniyor. Bu durum, şirket verilerini riske atan potansiyel<br />

fidye yazılımı saldırılarını durdurmak için güçlü önleyici<br />

tedbirlerin uygulanması ihtiyacını açığa çıkarıyor…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

32<br />

Şirketleri ciddi maliyet ve itibar sorumluluklarıyla<br />

karşı karşıya getiren siber<br />

saldırılar, etkili önleyici tedbirlerin uygulanması<br />

noktasındaki gerekliliği ortaya<br />

koyuyor. Bir veri ihlalinin küresel ortalama<br />

maliyetinin 2023’te 4.45 milyon<br />

dolara ulaştığını gösteren IBM raporu<br />

da bu tedbirlerin gerekliliğini destekler<br />

nitelikte. Kapsamlı ve etkili siber güvenlik<br />

korumasına yatırım yapmanın, kuruluşlara<br />

potansiyel olarak binlerce dolar<br />

tasarruf sağladığı ve pazarda kalıcı olmalarına<br />

yardımcı olduğu da bir gerçek.<br />

Bütünleşik siber güvenlik alanında küresel<br />

bir lider olan WatchGuard’ın Türkiye<br />

ve Yunanistan Ülke Müdürü Yusuf<br />

Evmez işletmelerin verilerini etkili bir<br />

şekilde korumalarına yardımcı olacak 5<br />

çözümü değerlendiriyor.<br />

Periyodik olarak yedekleme yapın.<br />

Gizli veya hassas bilgilerin kopyalarını<br />

veya yedeklerini aldığınızdan ve bunları<br />

başka bir depolama sisteminde sakladığınızdan<br />

emin olun. Böylelikle zarar<br />

görmüş veya çalınmış bilgileri daha hızlı<br />

kurtarabilir ve bir saldırının etkisini ve<br />

maliyetini önemli ölçüde azaltabilirsiniz.<br />

İnsan sermayesine yatırım yapın.<br />

Bir şirketi korumak için gereken teknik<br />

bilgiyle donatılmış bir siber güvenlik<br />

ekibine sahip olmak, tehditlere karşı savunmada<br />

büyük bir fark yaratabilir. Bir<br />

MSP ile anlaşarak bu hizmeti dışarıdan<br />

almak, şirket içinde uzman bir ekip oluşturacak<br />

kaynaklara sahip olmayan şirketler<br />

için faydalı bir seçenek olabilir.<br />

VPN’i güncel tutun. Birçok işletme hibrit<br />

veya uzaktan çalışma modeli uyguladığından,<br />

VPN artık bir şirketin cihazlarını<br />

konumlarından bağımsız olarak<br />

tek bir özel ağda birleştirdiği için önemli<br />

bir araçtır. Kuruluşlarda VPN kullanımı<br />

giderek yaygınlaşırken, en son güncellemeleri<br />

ve yamaları uyguladığınızdan ve<br />

güvenlik düzenlemelerine uyduğunuzdan<br />

emin olmak, sisteminiz için başka<br />

bir koruma katmanı sağlar.<br />

Hassas bilgilere erişimi kısıtlayın.<br />

Hassas verilere erişimi olan kullanıcı<br />

sayısı ne kadar fazlaysa, veri sızıntısı<br />

olasılığı da o kadar yüksektir. Şirketlerin<br />

riskleri azaltmak için dahili dosyalara<br />

erişim üzerinde kontrol sağlamalarını<br />

öneriyoruz. Erişimi, işlerini yapmak için<br />

belirli bilgilere ihtiyaç duyan kişilerle sınırlamak,<br />

bir kuruluşun dosyalarına erişimi<br />

kontrol etmenin ve yetkisiz erişimi<br />

önlemenin bir yoludur.<br />

Uç nokta güvenliğini düzenli olarak<br />

gözden geçirin. Tehdit Laboratuvarı verilerine<br />

göre, uç nokta saldırıları 2023’ün<br />

üçüncü çeyreğinde yüzde 89 oranında<br />

arttı. Diğer nedenlerin yanı sıra, ekibin<br />

kötü alışkanlıkları veya eski yazılımların<br />

kullanımı, cihazları siber suçluların<br />

kurumların siber güvenliğine girmesi<br />

ve tehlikeye atması için bir geçit haline<br />

getiriyor. Uç nokta güvenliğinin etkili ve<br />

düzenli yönetimi, potansiyel siber risklere<br />

karşı korunmak için en gelişmiş teknolojinin<br />

uygulanması yoluyla işletmeler<br />

için bir öncelik olmalıdır.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Yapay Zeka Yasası ile yüz tanıma sistemli<br />

kimlik doğrulama yasaklanıyor<br />

Avrupa Birliği Komisyonu, Avrupa Parlamentosu ve<br />

üye ülkelerin temel ilkelerinde uzlaştığı Yapay Zeka<br />

Yasası’nın 2025 yılında yürürlüğe girmesi bekleniyor.<br />

Bu yasa ile yüz tanıma sistemiyle kimlik doğrulama<br />

işlemleri yasaklanacak…<br />

BiOnay Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta,<br />

uzaktan yüz tanıma sistemlerinde en<br />

büyük tehlikenin, verilerin uç noktalardan<br />

merkeze iletilirken veya merkezde<br />

depolanırken kötü niyetli başka kişilerin<br />

eline geçebilme riski olduğuna dikkat<br />

çekiyor. Avrupa’da başlayacak bu yasalaşmanın<br />

Türkiye de dahil olmak üzere<br />

tüm dünyaya yayılmasını beklediğini<br />

dile getiriyor.<br />

Avrupa Birliği Komisyonu, Avrupa Parlamentosu<br />

ve üye ülkelerin yapay zekaya<br />

yönelik ilk kapsamlı kuralları getirecek<br />

“Yapay Zeka Yasası” konusunda uzlaştığını<br />

açıkladı. Özellikle “deepfake” yöntemiyle<br />

yapılan dolandırıcılıkların önüne<br />

geçilmesi, kişisel verilerin korunması<br />

amaçlanan, 2025 yılında yürürlüğe girmesi<br />

beklenen yeni yasa ile yüz görüntülerinin<br />

internetten veya kapalı kamera<br />

sistem görüntülerinden alınmasıyla biyometrik<br />

sınıflandırma yapılması yasak<br />

kapsamına girecek.<br />

polanırken kötü niyetli başka kişilerin<br />

eline geçebilme riskidir ve KVK’ya aykırıdır.<br />

Kurumda çalışan kötü niyetli bir<br />

kişi veya bilgisayar korsanları bu merkezi<br />

veri tabanlarına veya iletişim hatlarına<br />

saldırabilir, kişilere ait biyometrik<br />

verileri veya türetilmiş verileri ele geçirebilir,<br />

kopyalayabilir ve başka amaçlar<br />

için kullanabilir. Yapay Zeka Yasası’nın<br />

kişilerin güvenliğini sağlama noktasında<br />

büyük önem taşıdığını ve Türkiye de<br />

dahil olmak üzere tüm dünyaya yayılacağını<br />

düşünüyorum. Bu noktada çipli<br />

kimlik kartları ve parmak iziyle gerçekleştirilen<br />

kimlik doğrulama yöntemi en<br />

güvenli sistemdir. Bu sistemde kişiye ait<br />

biyometrik veri, yine o kişiye ait kopyalanamayan<br />

ve güvenlikli çipli bir kartta<br />

saklanır. Kimlik doğrulama yapması<br />

gereken kişi, güvenlik onaylı bir cihaza<br />

hem çipli kimlik kartını hem de biyometrik<br />

verisini verir. Kişisel veri hiçbir<br />

yere kaydedilmez, gönderilmez ve saklanmaz.<br />

Kişisel Verileri Koruma Kanunu<br />

(KVKK), ISO ve FIPS standartlarına<br />

uygun olan bu yöntemde kişiye ait biyometrik<br />

veri yine kişiye ait çipli kartta kalır.<br />

Ayrıca yüz tanıma algoritmalarının<br />

henüz standartları oluşmadığından güvenlik<br />

seviyeleri ve uyumluluk sorunları<br />

mevcuttur. Örnek olarak gelişmiş telefon<br />

kameraları 30.000 noktadan üç boyutlu<br />

veri toplayarak doğrulama yaparken, bugün<br />

bankalar iki boyutlu fotoğraf ile yüz<br />

tanıma sistemini kullanıyor. Bankaların<br />

kullandığı bu yöntem yeterli güvenliği<br />

sağlamazken, doğrulama başarım yüzdesi<br />

de yüzde 50 – 70 aralığındadır. Deepfake<br />

gibi yapay zeka çözümleriyle yapılan<br />

taklit yöntemleriyle Hong Kong’da<br />

yaşanan 25 milyon dolarlık dolandırıcılıkta<br />

olduğu gibi yüz tanıma sistemlerinin<br />

atlatılabildiğini ve video konferansa<br />

katılan yetkililerin aldatılabildiğini görebiliyoruz”<br />

dedi.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

Yüz tanıma sistemlerine en<br />

büyük tehdit “deepfake”<br />

Yapay zeka teknikleri kullanılarak gerçeğe<br />

çok yakın sahte görüntü ve video<br />

oluşturan teknoloji deepfake; dolandırıcılık,<br />

dezenformasyon, itibar saldırısı,<br />

kişisel gizlilik ihlali gibi amaçlar için<br />

kullanılabiliyor. Geçtiğimiz günlerde<br />

Hong Kong’ta yaşanan bir olay deepfake<br />

teknolojisinin tehlikesini ortaya koydu.<br />

Deepfake teknolojisiyle sözde bir video<br />

konferans düzenlenerek 25 milyon dolarlık<br />

bir dolandırıcılık gerçekleştirildi.<br />

Çipli kimlik kartları ve parmak<br />

iziyle güvenli işlem<br />

Güvenli işlemlerin, çipli kimlik kartları<br />

ve parmak iziyle birlikte 2 faktör olarak<br />

gerçekleştirilen kimlik doğrulama ile<br />

mümkün olduğunun altını çizen biOnay’ın<br />

Kurucu Ortağı Ümit Yaşar Usta,<br />

yaptığı açıklamada şunları dile getirdi:<br />

“Uzaktan yüz tanıma sistemlerinde en<br />

büyük tehlike, verilerin uç noktalardan<br />

merkeze iletilirken veya merkezde de-<br />

33


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

HP 3D Yazıcı Grubu Küresel<br />

Başkan Yardımcısı Filiz Akdede oldu<br />

HP, Filiz Akdede’nin yeni HP 3D Yazıcı Grubu Küresel Başkan Yardımcısı olarak atandığını<br />

duyurdu. Dünya Kadınlar Günü’ne denk gelen bu stratejik duyuru, HP’nin liderlik<br />

konusunda kadınları güçlendirme taahhüdünün de bir yansıması olarak değerlendiriliyor.<br />

Akdede, yeni görevinde HP 3D Yazıcı Grubu’nun küresel pazarda genişlemesinden<br />

sorumlu olacak…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

34<br />

HP’de 26 yıldır görev yapan Filiz Akdede,<br />

HP’nin faaliyette bulunduğu çeşitli ülke<br />

ve bölgelerde Perakende ve Kurumsal Satış<br />

ve Pazarlama Direktörü olarak çalıştı.<br />

Akdede bu süreçte dönüşüm stratejileri,<br />

iş yürütme ve derinlemesine pazar içgörüleri<br />

konularında liderlik yaptı. Yeni<br />

görevinden önce 5 yıl boyunca HP Geniş<br />

Formatlı Yazıcılar Avrupa Genel Müdürü,<br />

5 yılı aşkın süre ile de HP Türkiye Genel<br />

Müdürü olarak görev yapan Akdede,<br />

karmaşık pazar zorluklarının üstesinden<br />

gelerek ve etkili pazara giriş stratejilerine<br />

öncülük ederek derin bir uzmanlık<br />

da kazandı.<br />

HP’nin büyüme sürecine olan önemli<br />

katkısı ve vizyoner liderliği sayesinde bu<br />

göreve getirilen Akdede, büyüme fırsatlarına<br />

sahip pazarlar hakkındaki bilgisi<br />

ve karmaşık kategori yönetimindeki<br />

uzmanlığı ile dikkat çekiyor. Akdede,<br />

bu deneyimiyle HP 3D Yazıcı Grubu’nun<br />

global pazarı genişletme çalışmalarında<br />

önemli bir itici güç olacak. Sürdürülebilirlik<br />

ve çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılığın<br />

(DE&I) savunucusu ve başarılı bir kadın<br />

lider olan Akdede sürdürülebilirlik ve<br />

DE&I konularında saygın bir ses olarak<br />

İspanya’da çok kültürlü İş Araştırma<br />

Gruplarına (BRG) liderlik ederken kapsayıcılık<br />

ve sürekli öğrenme kültürünü de<br />

teşvik ediyor.<br />

HP Kişiselleştirme ve 3D Yazıcı Grubu<br />

Başkanı Savi Baveja konuyla ilgili şu değerlendirmelerde<br />

bulundu: “Filiz Akdede’nin<br />

atanması ekibimiz için önemli bir<br />

dönüm noktası. Geçmiş performansındaki<br />

başarısı, stratejik içgörüsü, sürdürülebilirlik<br />

ve çeşitlilik konusundaki tutkulu<br />

savunuculuğu, onu pazara açılma<br />

stratejimizi ileriye taşıyacak mükemmel<br />

bir lider haline getiriyor.<br />

Kendisi HP’de değer verdiğimiz yenilikçilik<br />

ve liderlik niteliklerini bünyesinde<br />

barındırıyor. Yeni görevinde de son<br />

derece pozitif bir etki yaratacağından<br />

eminim. HP 3D Yazıcı Grubu olarak Filiz<br />

Akdede’nin ekibe getireceği yeni bakış<br />

açıları ve yenilikçi stratejiler konusunda<br />

heyecan duyuyoruz. Bu atamanın<br />

HP’nin 3D Yazıcı sektöründe mükemmellik,<br />

yenilikçilik ve liderliğe yönelik<br />

süregelen taahhüdünü yansıttığına inanıyoruz.”<br />

Filiz Akdede yeni göreviyle ilgili olarak,<br />

“Katmanlı üretim, HP’nin inovasyona<br />

olan tutkusunun en güzel örneklerinden<br />

biri. 3D yazıcı liderlerimizle birlikte çalışmak<br />

ve çözümlerimizi yeni sektörlere<br />

taşımak, bu çığır açan teknolojinin şirketlerin<br />

tedarik zinciri, sürdürülebilirlik<br />

ve kişiselleştirme yaklaşımlarını nasıl<br />

değiştirebileceğini görmek için mükemmel<br />

bir fırsat.” dedi.<br />

Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünden<br />

mezun olan Filiz Akdede, Stanford<br />

Üniversitesi’nde Yaratıcı Liderlik Programı’nı<br />

ve Berkeley Üniversitesi Kapsayıcı<br />

Liderlik Programı’nı tamamladı. Ayrıca,<br />

Amerikan Şirketler Derneği Yönetim Kurulu<br />

Üyeliği, TÜSİAD Bilgi Teknolojileri<br />

Masası Başkanlığı, TÜSİAD Bu Gençlikte<br />

İş Var Projesi Mentorluğu, B20 Zirvesi<br />

Çalışma Komitesi Üyeliği, Turkish WIN<br />

Barcelona Ekibi Liderliği, EADA Business<br />

School Sürdürülebilirlik Komitesi<br />

Üyeliği, Win-Win Connection Proje Liderliği<br />

görevlerini de yürüttü. Filiz Akdede<br />

Sürdürülebilirlik, Mega Trendler,<br />

Değişim Yönetimi, Çeşitlilik ve Kapsayıcılık,<br />

Yüksek Performanslı Takımlar<br />

Yaratma, Şirket Kültürü konularında konuşmacı<br />

olmasının yanı sıra çeşitli üniversitelerde<br />

eğitim vermektedir.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Yapay zeka daha verimli yönetilebilir!<br />

Ekmob Kurucusu ve CEO’su Sunay Şener, önümüzdeki<br />

dönemde dikey alanda yapay zeka çözümlerinin çok<br />

daha fazla görüleceğini, bu alanda yapılacak yatırımların<br />

başarılı olacağını belirtti. Şener, Türkiye’nin yerli yapay<br />

zeka çözümleriyle hem yerel hem de küresel ölçekte<br />

rekabet gücünü artırmasının da mümkün olabileceğini<br />

açıkladı…<br />

Günümüzde satış ekiplerinin zamanının<br />

yüzde 65’ini satış ve ciro getirmeyen işlere<br />

harcamakta olduğunu vurgulayan<br />

Ekmob Kurucusu ve CEO’su Sunay Şener,<br />

“Dağınık iletişim kanalları, kullanılmayan<br />

CRM araçları ve ulaşılması zor<br />

raporlar ekiplerin performansını ciddi<br />

olarak etkiliyor. Artık dijitalleşmede<br />

yepyeni bir döneme giriş yaptık. Şu anda<br />

bizim de aralarında olduğumuz birçok<br />

girişim ürünlerini yapay zeka ile entegre<br />

ediyor veya direk yapay zeka üzerine<br />

iş modeli girişimlerini hayata geçiriyor.<br />

Dünyada Open AI dışında Google, Meta,<br />

Apple, Tesla ve pek çok uzak doğu teknoloji<br />

şirketi kendi yapay zeka modellerini<br />

geliştirdi ve son kullanıcıya açtı.” dedi.<br />

Yerli yapay zeka uygulamaları geliştirme<br />

potansiyelinin, Türkiye’nin sahip olduğu<br />

geniş yetenek havuzu ve yenilikçi ekosistemine<br />

dayandığı belirten Şener “Türkiye’nin<br />

yerli yapay zeka çözümleriyle hem<br />

yerel hem de küresel ölçekte rekabet gücünü<br />

artırması mümkün olabilir.” dedi.<br />

aracına entegre etmeye ve aktif kullanmaya<br />

başladık. Türkiye Uluslararası Yapay<br />

Zeka Endeksi’nde 160 ülke arasında<br />

47’nci sırada. Bu durum, Türkiye’nin<br />

yapay zeka alanında daha fazla AR-GE<br />

faaliyeti, yenilikçi projeler ve nitelikli<br />

uzmanların yetişmesi konusunda büyük<br />

bir potansiyel taşıdığını yansıtıyor.<br />

Yapay zekanın insan gücü<br />

üzerindeki etkisi, daha verimli<br />

yönetilebilir<br />

Yapay zeka ve otomasyonun ilerlemesi,<br />

geleneksel işlerin dönüşümünde bir dönüm<br />

noktası oluşturuyor. Bu süreçte,<br />

bazı mesleklerin geleceğiyle ilgili endişeler<br />

ortaya çıkıyor. Örneğin, rutin görevlerin<br />

otomatikleştirilmesi, işleri karmaşık<br />

ve yaratıcı hale getirebilir, böylece insanlar<br />

daha fazla uzmanlık ve beceri gerektiren<br />

alanlara odaklanabilir. Ancak, bu<br />

dönüşüm sürecinde karamsar bir bakış<br />

açısı yerine, yapay zeka ve otomasyonun<br />

iş dünyasını nasıl dönüştürebileceği ve<br />

insanların daha değerli katkılarda bulunabileceği<br />

üzerinde odaklanmak önem<br />

taşıyor. Özellikle, bu teknolojilerin insan<br />

yeteneklerini destekleyici bir şekilde<br />

nasıl entegre edileceği ve insanların yanında<br />

nasıl kullanılacağı üzerinde durulmalıdır.<br />

Böylece, yapay zekanın insan<br />

gücü üzerindeki etkisi, daha verimli ve<br />

olumlu bir biçimde yönetilebilir.<br />

Ekmob olarak <strong>2024</strong> hedeflerinden de<br />

bahseden Şener, “Local ve globalde toplam<br />

270’in üzerinde firmaya hizmet veriyoruz.<br />

<strong>2024</strong> sonunda 350’nin üzerinde<br />

firmaya hizmet vermeye başlayacağız.<br />

Aynı zamanda Dubai merkezli olarak<br />

başlattığımız Mena bölgesi büyümemizi<br />

devam ettireceğiz.” diyerek sözlerini tamamladı.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

Dikey alanda çözümlere yapılacak<br />

yatırımlar çok daha<br />

başarılı olacak<br />

Önümüzdeki dönemde dikey alanda yapay<br />

zeka çözümlerinin daha fazla görüleceği<br />

bir döneme giriş yapılacağını sözlerine<br />

ekleyen Şener, “Üretimden, satışa,<br />

pazarlamadan, lojistiğe kadar birçok<br />

alanda dikey yapay zeka çözümlerini deneyimleyeceğiz.<br />

Bu sebeple dikey alanda<br />

çözümlere yapılacak yatırımların daha<br />

fazla başarı getireceğini öngörüyorum<br />

çünkü Türkiye teknolojiyi her anlamda<br />

en iyi kullanan ülkelerden biri. Bunu<br />

banka, e-ticaret, e-devlet, lojistik gibi<br />

birçok alanda görebiliriz. Yapay zekayı<br />

da bugün kullandığımız birçok teknoloji<br />

35


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Zyxel <strong>Network</strong>s ile<br />

‘Geleceğe Hazır Bir Ağ Oluşturun’<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

Günümüzde internet ile birlikte dünyamız<br />

köklü bir değişim yaşıyor. Yapay<br />

zeka, Endüstri 4.0, IoT, WiFi6 ve 5G teknolojilerine<br />

paralel sanal ve artırılmış<br />

gerçeklik ile metaverse büyük bir hızla<br />

gelişiyor. Yaşanan bu dönüşümün öncülüğünü<br />

ise ağ altyapıları teknolojisi üstleniyor.<br />

Bu alanda dünyanın önde gelen<br />

markaları Zyxel <strong>Network</strong>s, <strong>2024</strong>’e büyük<br />

bir değişimle giriyor. Bulut tabanlı ağ altyapıları<br />

teknolojilerinin markası Zyxel<br />

<strong>Network</strong>s, bu yıl Geleceğe Hazır Bir ağ<br />

Oluşturun’ mottosunu devreye alırken,<br />

belirlediği hedef sektörlerde de hızlı bir<br />

büyüme gerçekleştirecek.<br />

Zyxel <strong>Network</strong>s, <strong>2024</strong>’e ‘Geleceğe Hazır Bir Ağ Oluşturun’<br />

mottosu ile girdi. Bulut tabanlı ağ teknolojileri alanında<br />

müşteriye özel ürün ve çözümleri sunan marka<br />

sanayi, KOBİ’ler, e-ticaret gibi faaliyet gösterdiği alanların<br />

yanına bu yıl güçlü şekilde turizm, sağlık ve eğitim<br />

sektörünü de aldı. Yapay zeka, Endüstri 4.0, IoT, WiFi6<br />

ve 5G ile dünyada trilyonlarca dolarlık hacme sahip internet<br />

rekabeti yaşandığını kaydeden Zyxel <strong>Network</strong>s<br />

Türkiye Ülke Müdürü Ömer Faruk Erünsal, <strong>2024</strong> yılı hedeflerinin<br />

Türkiye’deki kurum ve kuruluşların dijital dönüşümlerinde<br />

başrolde olmak ve birlikte büyümek olduğunu<br />

söyledi…<br />

Yeni internetin önemli<br />

markası olmayı sürdürecek<br />

Bugüne kadar KOBİ, e-ticaret, e-ihracat,<br />

fintech, üniversite, kampüs, teknokent,<br />

hastane, okul grupları ve bireysel kullanıcı<br />

kategorilerinde büyük başarılara<br />

imza atan Zyxel <strong>Network</strong>s, gelişen internetin<br />

getirdiği yeni ihtiyaçlar kapsamında<br />

<strong>2024</strong>’te hizmet verdiği alanları<br />

genişletecek. 20 milyon öğrenci ve 2 milyon<br />

öğretmen ile öğretim görevlisi, 55<br />

milyonu aşkın turist ile 70 bini aşan otel<br />

ve konaklama tesisi, 80 bine yakın küçük<br />

ve orta ölçekli üretim tesis ile 85 milyonluk<br />

Türkiye’nin tamamına hizmet verme<br />

prensibiyle çalışan Zyxel <strong>Network</strong>s, değişen<br />

internet dünyasının ihtiyaçlarını<br />

karşılamak üzere yeni ürün ve çözümlerini<br />

müşterilerinin hizmetine sunacak.<br />

Bunu yaparken de her zaman olduğu gibi<br />

bulut tabanlı ağ altyapı teknolojileri konusundaki<br />

ihtiyaçlarını yerinde görerek<br />

tespit eden ve özel çözümler üreten Zyxel<br />

<strong>Network</strong>s, aynı zamanda 7/24 prensibiyle<br />

teknik destek sağlamayı sürdürecek.<br />

Marka algısını dönüşen<br />

internetle birlikte<br />

değiştiriyoruz<br />

Markalarının bugüne kadar sağlam, kaliteli<br />

ve kullanışlı ağ altyapıları teknoloji<br />

algısı oluşturduğunu aktaran Türkiye<br />

Ülke Müdürü Ömer Faruk Erünsal, “<strong>2024</strong><br />

yılı itibariyle marka algımızı, tıpkı değişen<br />

internet dünyası gibi biz de köklü biçimde<br />

dönüştürüyoruz. ‘Geleceğe Hazır<br />

Bir Ağ Oluşturun’ mottosunu sahipleniyoruz.<br />

Bugün global çapta 5.2 milyar kişi<br />

internet kullanıcısı. 5 milyar kişi sosyal<br />

medya ağlarına üye durumda. Günde<br />

ortalama 8 saatimiz internette geçiyor.<br />

İnternet siparişleri geçen yıl 5.2 trilyon<br />

dolara ulaştı. Yaklaşık 3 milyar kişi online<br />

görüşme yapıyor, 2 milyarı aşkın insan<br />

uzaktan eğitim alıyor. 1 milyardan<br />

fazla kişi doktorlara uzaktan muayene<br />

olabiliyor. Yakında sanal gerçeklik VR ve<br />

artırılmış gerçeklik AR’nin üretilen gözlüklerle<br />

daha fazla devreye girdiği günlerde<br />

sosyal medya reklamları bu alana<br />

akacak. Turizmde, eğlence alanında roller<br />

değişecek. 6G’nin devreye girmesiyle<br />

VR ve AR gözlükleri tat ve koku almamızı<br />

da sağlayacak. Dolayısıyla internet artık<br />

40 yıl önceki internet değil. Markalar,<br />

kurumlar, kuruluşlar rekabette ayakta<br />

kalmak için çok sağlam, kullanışlı bir<br />

bulut tabanlı ağ altyapısına sahip olmalılar.<br />

Eğer bu alana yatırım yapmazlarsa<br />

maalesef kısa zamanda çağın gerisine<br />

düşecekler” dedi.<br />

36


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

Büyüyen pazarlara<br />

odaklanıyoruz<br />

Zyxel <strong>Network</strong>s’te yaşanan değişimin internet<br />

ve yaşamımızda yaşanan dönüşüme<br />

paralel olduğunu hatırlatan Erünsal,<br />

“Biz bulut tabanlı ağ teknolojileri alanının<br />

uzman markası olarak her zaman<br />

kurumlarımızın, kuruluşlarımızın yanında<br />

olmayı sürdüreceğiz. Onlara uygun<br />

ürün ve çözümleri yerinde görerek<br />

uygulayacağız. Bunun için Türkiye’nin<br />

gelecekte büyüyecek pazarlarını seçerek<br />

<strong>2024</strong>’te onlara yoğunlaşma kararı aldık”<br />

diye konuştu.<br />

Müşteri memnuniyetini üst<br />

seviyeye çıkardı<br />

Üniversiteler, teknokentler, Ar-Ge<br />

merkezleri, zincir eğitim kurumları,<br />

AVM’ler, e-ticaret markaları hastane<br />

grupları, oteller, tatil köyleri ve turizm<br />

gruplarının bulut tabanlı ağ altyapılarını<br />

sağladıklarını kaydeden Erünsal, <strong>2024</strong><br />

yılı için 400 milyar dolar ihracat, 60 milyon<br />

turist ve 60 milyar dolarlık turizm<br />

geliri hedeflediğini ifade etti. Erünsal,<br />

“Teknoloji markası olarak müşterilerinizin<br />

ihtiyaçlarını yerinde görüp, tespit<br />

eder ve onlara uygun ürün ile çözümleri<br />

sunarsanız; başarının gelmemesi için<br />

bir nedeniniz kalmaz. Müşterilerimizin<br />

tarafından yoğun bir memnuniyet almamızın<br />

ve tavsiye edilmemizin temelinde<br />

de bu yatıyor. Son teknoloji Nebula, wireless,<br />

WiFi5 ve WiFi6 uyumlu ağ altyapı<br />

teknolojileri, siber güvenlik, veri ve<br />

switch ürünlerimizle tatilin, alışverişin,<br />

eğitimin, ödemenin, üretimin her anında<br />

ihtiyaç duyulan yüksek kaliteli internetin<br />

ve onun bileşenlerinin sağlanabilmesi<br />

için çalışmalarımızı ara vermeden<br />

sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.<br />

Turizm, sağlık ve eğitim<br />

hedef pazarlar olacak<br />

Türkiye pazarında şu anda önemli bir<br />

iş ve müşteri hacmine sahip olduklarını<br />

ifade eden Zyxel <strong>Network</strong>s Türkiye Ülke<br />

Müdürü Ömer Faruk Erünsal, “Türkiye<br />

çok dinamik, büyük ve potansiyeli bulunan<br />

bir ağ altyapıları pazarına sahip.<br />

Fiyat performans rekabetinin yoğun olduğu<br />

Türkiye’de ihtiyaca uygun kaliteli<br />

ürünü, her an sağlanan teknik destek ile<br />

almak isteyen tüm işletmeleri ve kurumları<br />

alanında uzman pazarlama ve uygulama<br />

ekibiyle geniş bir aile olan Zyxel<br />

<strong>Network</strong>s ile tanışmaya davet ediyoruz.<br />

<strong>2024</strong> yılında başta turizm, sağlık ve eğitim<br />

olmak üzere hedef pazarlarda daha<br />

aktif olacağız. Amacımız Türkiye’deki<br />

kurumların dijitalleşme yolculuklarında<br />

başrolde olarak tüm onlarla birlikte büyümek<br />

ve ülkemize daha fazla ekonomik<br />

değer kazandırmaktır” diye konuştu.<br />

37


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Turkcell altyapısında<br />

yerli sunucunun payı artıyor<br />

2022’de tanıtımı yapılan Türkiye’nin yerli sunucusu Netaş<br />

Bulut Sunucu, Turkcell’in sanallaştırma altyapısında<br />

önemli paya sahip olan teknoloji ekipmanlarından biri<br />

oldu.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

38<br />

Yeni nesil iletişim altyapıları alanında<br />

yerli teknoloji kullanımını artırma misyonuyla<br />

hareket eden Netaş ve Turkcell,<br />

iki yıl önce dünyanın en büyük mobil<br />

iletişim etkinliği MWC’de duyurdukları<br />

yerli sunucu yatırımını büyütmeye<br />

devam ediyor. Şebeke altyapısını güçlendirmek<br />

amacıyla bugüne kadar gerçekleşen<br />

yatırım ile, Turkcell’in şebeke<br />

sanallaştırması süreçlerinde kullanımı<br />

planlanan Netaş Bulut Sunucu sayısı<br />

1.000’e ulaşacak.<br />

Türkiye’nin lider operatörü Turkcell‘in<br />

donanım odaklı bir çözümden yazılım<br />

odaklı bir çözüme giden mimarinin ihtiyaçlarına<br />

cevap vermek için tercih ettiği<br />

Netaş Bulut sunucu; çeşitlenerek artan<br />

ürün portföyüyle microservis mimariye<br />

destek veren, yeni jenerasyon teknolojilerle<br />

uyumu konusunda ülkemizin ihtiyaç<br />

duyacağı altyapı ihtiyaçlarına cevap<br />

vermek üzere tasarlandı.<br />

Netaş Telekom İş Birimi Genel Müdürü<br />

Bülent Elönü, “Türkiye’de dijital yüzyılın<br />

mimarı Turkcell ile çıktığımız yerli<br />

teknoloji kullanım yolculuğunda çok<br />

önemli bir mihenk taşına daha ulaşmanın<br />

gururunu yaşıyoruz. Altyapısının<br />

önemli/büyük bir kısmını yerli sunuculara<br />

emanet eden Turkcell’in dünya çapında<br />

başarılarına yenilerini Netaş Bulut<br />

Sunucularda ekleyeceğine eminim” dedi.<br />

İki yıl önce MWC 2022’ye damga vuran<br />

yerli sunucunun üretim kapasitesinin<br />

de arttığından söz eden Elönü, telekom<br />

alanındaki iş ortaklıklarının yanı sıra<br />

kamu ve kurumsal şirketlerin de çok yoğun<br />

ilgi gösterdiğini dile getirdi. Yoğun<br />

ilgiye cevap verebilmek adına, Netaş’ın<br />

kendi tesislerinde üretimini sağladığı ve<br />

yeni müşterilerden aldığı siparişlerle hızla<br />

büyüyen Netaş Bulut sunucu üretim<br />

kapasitesini arttırmayı planlandığını da<br />

belirtti.<br />

Müşterilerine hem mobil hem de sabit<br />

ağlarda ses, veri, IPTV, katma değerli<br />

tüketici ve kurumsal hizmetler sunan<br />

Turkcell, geleneksel telekom hizmetlerindeki<br />

güçlü büyümeyi sürdürmenin<br />

yanı sıra, dijital hizmet projelerinin geliştirilmesini<br />

aktif olarak destekliyor ve<br />

şebeke sanallaşma dönüşümlerinin çok<br />

önemli bir kısmını tamamlamış durumda.<br />

Turkcell Şebeke Teknolojilerinden Sorumlu<br />

Genel Müdür Yardımcısı Prof.<br />

Dr. Vehbi Çağrı Güngör, “Bölgenin öncü<br />

şirketi olarak verimliliği en üst düzeye<br />

çıkarmak için tedarikçi bağımsızlığı, ölçeklenebilirlik,<br />

hizmet çevikliği yeteneklerimizi<br />

geliştirdik. Sanallaştırmanın<br />

geleceği için Turkcell Birleşik Telekom<br />

Bulut platformunu hayata geçirdik. Birleşik<br />

Telekom Bulut yolculuğunda Netaş<br />

ile olan iş birliğimizle bu platformu, yerel<br />

sunucularla sürdürülebilir bir şekilde genişletmeye<br />

devam ediyoruz” dedi.<br />

Bütünleşik telekom<br />

altyapısında yerli sunucu<br />

kullanılıyor<br />

5G ve yapay zekâ teknolojilerinin giderek<br />

hayatımıza daha fazla entegre olmasıyla<br />

hareketlenen sunucu pazarında, NETAŞ<br />

Bulut Sunucusuna gösterilen ilgi de artıyor.<br />

Netaş Bulut Sunucuda bulunan<br />

en son nesil işlemci desteği, yüksek bilgi<br />

işlem yoğunluğu taleplerine cevap veren<br />

GPU kapasitesi, veri depolama ve veri<br />

iletimi için esneklik ve çeşitlilik sağlayan<br />

alt birimler ve enerji dönüşüm verimliliğini<br />

destekleyen güç kaynağı desteği ile<br />

artan ilgi ve ihtiyacı karşılıyor.<br />

Düşük enerji tüketimiyle öne çıkan Netaş<br />

Bulut Sunucu, yüzde 95’e varan enerji<br />

dönüşüm verimliliğine sahip. Çalışırken<br />

değiştirilebilen bilgi işlem yoğunluğu<br />

yüksek sürücüleri destekleyen sunucu,<br />

en son teknolojiye sahip bellekler, işlemciler<br />

ve yüksek hızlı ethernet ağlarının<br />

kullanılmasına olanak tanıyor. Ayrıca<br />

web tabanlı sunucu yönetim yazılımı,<br />

yönetimi kolaylaştırırken, idari işletim<br />

maliyetini de düşürüyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Bilgi aktarımında Yerli - Milli Güvenlik bariyeri!<br />

Yüksek güvenlik ihtiyacı olan veya internet<br />

erişimine kapalı ağlarda çalışması<br />

gereken kurumlar artık bilginin kuruma<br />

gelirken veya kurumdan çıkarken tamamen<br />

güvenilir ve kolay yapılabilmesi için<br />

geliştirildi. Türkiye’nin dijital dönüşümünün<br />

lideri BeyazNet’in desteği, ARGE ve<br />

teknoloji geliştiricilerinden 12M tarafından<br />

geliştirilen TaliaDD, ilk kiosklarının<br />

Aselsan’a tesliminin de yapıldığı lansman<br />

ile tanıtıldı.<br />

Güvenli Dosya Aktarım Sistemi TaliaDD<br />

ile her geçen gün kritik bilgiye daha çok sahip<br />

olan ülkemizin önemli kurumları dosya<br />

aktarımını artık kolayca yapılabiliyor.<br />

Dünyadaki diğer dosya aktarım sistemlerinin<br />

önemli özelliklerini barındırmanın<br />

yanında, TaliaDD yazılımının yerli ve milli<br />

olarak geliştirilmesi ve dosya güvenliğinin<br />

maksimize edilmesiyle ön plana çıkıyor.<br />

Anadolu gibi kadim coğrafyada yaşayanların<br />

bilgi hazineleri, hep alınarak ya da<br />

çalınarak bir şekilde başka yerlere taşınarak<br />

yeniden ambalajlanarak dünyaya<br />

pazarlanıyordu. Türkiye’nin son yıllardaki<br />

hızlı yükselişi ve katma değerli bilginin artışıyla<br />

ilgi yeniden bu coğrafyaya yöneldi.<br />

Özellikle dijital bilgi kırıntısının bile değerli<br />

olduğu dünyada, Türkiye’nin kadim<br />

bilgileriyle birleşen yeni nesil bilgi hazineleri<br />

ele geçirilmeye çalışılıyor. Yeni nesil<br />

dosya aktarım sistemi TaliaDD ile kurumların<br />

güvenli ağlarına aktarılması gereken<br />

ve dijital ortamdaki veriyi güvenlik kontrollerinden<br />

geçirerek dosyanın güvenli olarak<br />

aktarılmasını sağlıyor. Böylece, başta<br />

savunma, sağlık gibi kritik milli bilginin<br />

fiziksel olarak çıkarılmasını önlediği gibi,<br />

dışarıdan gelecek bilginin de güvenilirliğini<br />

de denetleyerek içerideki sistemleri<br />

koruyor.<br />

Dünyanın en değerli hazinesi olan veri ve verilerin oluşturduğu<br />

bütünler olan bilgi yerli ve milli bir ürün olan<br />

TaliaDD ile daha güvende olacak. Kritik kurumlara bilgi<br />

giriş ve çıkışında yerli - milli güvenli dosya aktarım sistemi<br />

kullanılacak…<br />

İlk sipariş ASELSAN’a<br />

teslim edildi<br />

Türkiye’nin kritik kurumlarının güvenli<br />

dosya aktarım ihtiyacını karşılayacak<br />

TaliaDD kiosk, henüz ilk aşamasından<br />

itibaren projeyi inceleyen ve takip eden<br />

Aselsan’ın ilk siparişiyle özel bir anlam<br />

kazandı. Yaklaşık 3 yıllık bir AR-GE, prototip<br />

ve iyileştirme süreçlerinin ardından<br />

tamamlandı.<br />

Aselsan’ın ilk siparişlerinin teslimatı Ankara’da<br />

Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi’nin<br />

desteklediği lansman toplantısında<br />

törenle yapıldı.<br />

Konuyla ilgili törende konuşan Aselsan <strong>IT</strong><br />

Direktörü Yıldırım Azizoğlu, yaptığı konuşmada<br />

yerli ve millilik konularına vurgu<br />

yaparak, “Savunma sanayiindeki saldırı<br />

şimdi değil, savaş zamanında ifşa oluyor.<br />

Bugün düşman uçaklarını görebilen radarlar,<br />

savaş zamanı düşmanı göremezse,<br />

kolayca karıştırılabiliyor ise anlıyorsunuz<br />

ki algoritmalarınız çalınmış, düşmanların<br />

eline geçmiş. Adamlar belki yıllar öncesinde<br />

size karşı karıştırma için hazırlıklarını<br />

yapmışlar. Bunları yaşamamak için gerekli<br />

tedbirleri, mümkünse yerli ve milli ürünler<br />

ile bugünden almamız gerekmekte” ifadesini<br />

kullandı.<br />

Artık savunma tüm bilişim<br />

sistemleri<br />

Dünyada zetabaytlarca verinin üretildiğini<br />

ve bilginin de değiştiğini söyleyen<br />

TaliaDD’yi geliştiren 12M Genel Müdürü<br />

Akgün Yardımcı, “Bugün savunulması gereken<br />

sistemler sadece meraklı bilgisayar<br />

kullanıcılarının saldırılarıyla sınırlı değil,<br />

aksine düzenli ve organize topluluklar ve<br />

hatta artık ülkeler ve orduları yaptığı organize<br />

saldırılara karşı savunma yapmamız<br />

gerekiyor. İnterneti olmayan bu saldırıdan<br />

kurtulabilir diyemiyoruz. O nedenle, savunma<br />

sathı bütün bilişim sistemleri. Bu<br />

nedenle, duyulan ihtiyacın karşılanması<br />

için Aselsan’ın değerli geri bildirimiyle<br />

yerli - milli bir ürün ortaya çıktı.” şeklinde<br />

konuştu.<br />

Dünyanın en güvenilir dosya<br />

aktarım sistemi<br />

TaliaDD’ye ilginin yüksek olduğunu söyleyen<br />

BeyazNet CEO’su M. Fatih Zeyveli<br />

şöyle konuştu:<br />

“Türkiye’nin kritik kurumları ve kuruluşları<br />

ile Türkiye Siber Güvenlik Kümelenmesi’nin<br />

diğer tüm paydaşlarının TaliaDD<br />

kiosklara büyük ilgi ve desteği bulunuyor.<br />

Ülkemizin en büyük sorunlarından birine<br />

yerli - milli çözüm üretmekten dolayı mutluyuz.<br />

Türkiye’den başlayarak, dünyaya<br />

yayılması için de çalışmalarımız devam<br />

ediyor. TaliaDD’nin geliştirilme sürecinde<br />

özellikle savunma sanayiine yön veren, bu<br />

alandaki AR-GE çalışmalarına sahip çıkan<br />

Aselsan’ın katkısı büyük. Türkiye’nin bilgi<br />

güvenliğine yerli ve milli bir çözümün üretilmesine<br />

katkı sunmaktan dolayı bizler<br />

de çok mutluyuz. Güçlü süreç yönetimiyle<br />

bilinen Aselsan’ın ilk kullanan kurum olmasıyla<br />

dünyanın güvenilir dosya aktarma<br />

platformu olmaya doğru gidecek ilk<br />

adımın atıldığına inanıyorum.”<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

39


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Dr. Koç: “Turkcell’in her yatırımı,<br />

Türkiye’nin dijital geleceğine yatırımdır”<br />

Turkcell, global telekomünikasyon sektörünün en<br />

önemli buluşması Mobil Dünya Kongresi’nden (MWC24)<br />

yeni nesil teknolojiler konusunda küresel markalarla<br />

yapılan iş birliği anlaşmaları ve ödüllerle döndü. Mobil<br />

Dünya Kongresi’nde düzenlenen iki panelde şirketin<br />

sürdürülebilirlik ve yapay zekâ alanındaki projelerini<br />

anlatan Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, MWC<br />

kapsamında Turkcell’in dijital gelecek vizyonunu<br />

değerlendirdi…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

40<br />

Bu yıl 26 – 29 Şubat tarihlerinde dünya<br />

çapında binden fazla mobil operatör,<br />

dijital servis sağlayıcı ve ekosistemin<br />

ilgili endüstrilerinden yüzlerce katılımcıyla,<br />

İspanya’nın Barselona kentinde<br />

düzenlenen Mobil Dünya Kongresi sona<br />

erdi. Teknoloji ve dijitalleşmenin öncüsü<br />

Turkcell, uluslararası alandaki en önemli<br />

mobil iletişim etkinliği Mobil Dünya<br />

Kongresi’ni; yaptığı yerli ve global iş birlikleri,<br />

katıldığı paneller ve aldığı ödüllerle<br />

tamamlayarak, ülkemizi teknoloji<br />

alanında başarıyla temsil etti.<br />

Mobil iletişim teknolojilerindeki yenilikleri<br />

Türkiye’ye taşıma sözünü MWC24’te<br />

yineleyen Turkcell Genel Müdürü Dr.<br />

Ali Taha Koç, küresel teknoloji dünyasının<br />

önde gelen markalarıyla stratejik iş<br />

birlikleri ve ortaklıklar kurmanın yanı<br />

sıra kongre kapsamında düzenlenen iki<br />

önemli panelde konuşma yaptı. Tecrübe<br />

ve görüşlerini mobil iletişim sektörünün<br />

dünya sahnesinde paylaşan Dr. Koç;<br />

“Yaptığımız anlaşmalarla, gerçekleştirdiğimiz<br />

görüşmelerle ve katıldığımız<br />

toplantılarla; Türkiye’nin Turkcell’i olarak<br />

küresel alanda ülkemizi temsil etmenin<br />

gururunu yaşıyoruz” dedi.<br />

“Türkiye’de dijital<br />

dönüşümün lokomotifi olma<br />

misyonumuzu sürdürüyoruz”<br />

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç,<br />

MWC24’te verdiği demeçte; Turkcell’in<br />

Türkiye’nin dijitalleşmesindeki önemine<br />

ve gelecek hedeflerine değindi; “Turkcell<br />

olarak, lokasyon bağımsız iletişimi ve<br />

bağlantıda sürdürülebilirliği herkes için<br />

mümkün kılan teknolojiler peşindeyiz.<br />

Turkcell’in her yatırımı, Türkiye’nin dijital<br />

geleceğine yapılan bir yatırımdır.<br />

30 yıla ulaşan tarihçemiz, 43 milyona<br />

yakın müşterimiz ve 600 bine yakın kurum<br />

ve kuruluşa sunduğumuz ürün ve<br />

hizmetlerimizle, Türkiye’de dijital dönüşümün<br />

lokomotifi olma misyonumuzu<br />

sürdürüyoruz” dedi.<br />

“Gündemimizde enerji<br />

verimliliği, veri merkezleri ve<br />

siber güvenlik başlıkları var”<br />

Dr. Koç; ‘herkesi’ birbirine bağlamaktan,<br />

‘her şeyi’ birbirine bağlama çağına<br />

geçildiğini, insanların daha büyük işler<br />

başarmak için akıllı makinelerle birlikte<br />

çalıştığı bir dönemin başladığını belirtti.<br />

“Ülkemizin ‘dijital teknolojilere yönelik<br />

adaptasyonunu hızlandırma’ potansiyelimizi<br />

sonuna kadar kullanacağız” diyen<br />

Turkcell Genel Müdürü, şirketin 30’uncu<br />

yılında öncelikli olacak gündemlerine<br />

dair şu açıklamalarda bulundu:<br />

Enerji verimliliği için 240<br />

milyon dolar yatırım<br />

“Turkcell olarak operasyonlarımızı sürdürülebilir<br />

hale getirmekle kalmıyor,<br />

ekonomiye katma değer katacak ürün,<br />

hizmet ve proje çözümleri geliştiriyoruz.<br />

Yenilenebilir enerjiyi de yalnızca<br />

tüketmiyor, Turkcell Enerji şirketimizle<br />

yüzde 100 yenilenebilir enerji üretiyoruz.<br />

Bu çalışmalarımızın gezegene katkıları<br />

bağımsız kuruluşlar tarafından da ölçülüyor.<br />

<strong>2024</strong>’te şebekelerimizi yüzde 5<br />

oranında daha verimli hale getirmeyi<br />

hedefliyoruz. Güneş enerjisi (GES) yatırımlarımız<br />

kapsamında hedefimiz, Türkiye’de<br />

2025 sonuna kadar 240 milyon<br />

dolar yatırımla 300 MW kurulu güce<br />

sahip GES’leri devreye almak. 2026 itibarıyla<br />

toplam elektrik ihtiyacımızın<br />

yüzde 65’ini ‘yeşil enerji’ kaynaklarından<br />

karşılamayı planlıyoruz. Hedefimiz;<br />

enerji tüketimimizi, 2030’a kadar kendi<br />

kaynaklarımızdan yüzde 100 yeşil enerjiyle<br />

karşılamak ve 2050’de net sıfır şirket<br />

olmak. Turkcell olarak iklim krizinin<br />

etkilerini azaltmak için dijitalleşmenin<br />

gücünü kullanacağız. Bu yıl globalde 21<br />

bin şirketin sürdürülebilirlik çalışmalarının<br />

ve sonuçlarının değerlendirildiği<br />

CDP (Carbon Disclosure Project/Karbon<br />

Saydamlık Projesi) İklim Değişikliği raporlamasında<br />

takdir edilen 346 şirket<br />

arasında Türkiye’den ‘A’ listesine giren<br />

tek telekomünikasyon şirketiyiz.”<br />

“Veri merkezi şirketi<br />

kuruyoruz”<br />

Türkiye’nin en büyük veri merkezi işletmecisi<br />

konumunda olduklarını ifade<br />

eden Turkcell Genel Müdürü, “Sektördeki<br />

kapasitenin üçte birinden fazlasını<br />

tek başımıza biz karşılıyoruz ve en yakın<br />

rakibimizin iki katı kapasiteye sahibiz.<br />

Turkcell olarak bu gücü daha da büyütmek<br />

amacıyla kuracağımız veri merkezi<br />

şirketimiz yatırımcılar tarafından ilgi<br />

görebilecek potansiyelde büyük bir şirket<br />

olacak. Ayrıca veri merkezi alanındaki<br />

gücümüzden dolayı, ‘hyper scaler’ olarak<br />

adlandırılan, uluslararası bazı büyük şirketleri<br />

Türkiye’ye getirmek istiyoruz.”<br />

“Siber güvenlik, Turkcell<br />

iş stratejisinin en önemli<br />

bileşeni”<br />

Gerçekçi sahte içeriklerin kolayca oluşturulabilmesinin<br />

küresel güvenlik gündeminin<br />

başında geldiğini belirten Dr.<br />

Koç, veri güvenliği ve siber güvenlik gündemine<br />

ilişkin şu değerlendirmelerde<br />

bulundu:


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

“Turkcell olarak, siber suçluların gelişen<br />

teknolojileri kötüye kullanma potansiyeline<br />

karşı, yapay zekâ ve makine öğrenmesi<br />

gibi araçları kullanarak savunma<br />

mekanizmalarımızı, siber güvenlik<br />

araçlarımızı daha da güçlendireceğiz.<br />

Tehdit tespiti, analizi ve uyarlanabilir<br />

kontroller gibi alanlarda yapay zekâ teknolojilerini<br />

etkili bir şekilde kullanarak,<br />

müşterilerimizin ve iş ortaklarımızın<br />

güvenliğini sağlamaya devam edeceğiz.<br />

Siber güvenlik, Turkcell iş stratejisinin<br />

en önemli bileşeni.”<br />

“İşimizin her alanında yapay<br />

zekâ kullanıyoruz”<br />

Turkcell Genel Müdürü Dr. Koç, yapay<br />

zekâ konusunda felsefelerinin, ‘yeniliği<br />

teşvik etmek ile kamusal fayda arasında<br />

denge sağlamak’ olduğunu ve tüm işlerinde<br />

yapay zekâ teknolojileri kullandıklarını<br />

söyledi. Koç, sözlerini şu şekilde<br />

sürdürdü: “Mühendislerimizin geliştirdiği<br />

aplikasyonumuzda günlük 200 bin<br />

müşterimize destek veren bir chatbotumuz<br />

var. fizy ve TV+ gibi platformlarımızda<br />

en uygun içerikleri sunan öneri<br />

modelleri de yapay zekâ destekli. Ayrıca,<br />

Turkcell yapay zekâ ekibimizle Türkiye’nin<br />

yerli ve milli otomobili Togg’un<br />

paydaşlarından biri olarak, aracın ‘Araç<br />

İçi Yüz Algılama, Tanıma ve Analiz Sistemi’ni<br />

de geliştiriyoruz.”<br />

“Türkiye’de yapay zekâ<br />

kullanım ilkelerini belirleyen<br />

ilk şirket olduk”<br />

Yapay zekanın en önemli sorununun<br />

‘önyargı’ olduğunu, yapılması gereken<br />

önemli şeylerden birinin, algoritmaları<br />

yazarken kullanılan verinin kalitesine,<br />

doğruluğuna, kapsayıcılığına bakmak<br />

olduğunu söyleyen Dr. Koç, verilerin<br />

her şeyden önce hatasız ve önyargılarından<br />

arındırılmış olmasının gerektiğini<br />

vurguladı. Turkcell olarak, dijital<br />

dönüşümün sadece teknolojiyle değil,<br />

aynı zamanda insani değerlerle, güven<br />

ve sorumlulukla ilerlediğine inandıklarını<br />

ifade eden Dr. Koç, “Yapay zekâ<br />

algoritmalarını insanlar yazıyor. Başarıyı<br />

- başarısızlığı, iyiyi - kötüyü insanlar<br />

tanımlıyor. İnsan önyargılarının sistemlerimize<br />

girmesini engellemek gerektiğini<br />

de göz ardı etmemeliyiz. Bu bağlamda<br />

2020 yılında Türkiye’de yapay zekâ<br />

kullanım ilkelerini açıklayan ilk şirket<br />

olduk. Turkcell Yapay Zekâ İlkeleri ile<br />

yenilikçi teknolojileri sorumlu bir şekilde<br />

kullanma ve dijital dönüşüm yolculuğumuzda<br />

bilgi güvenliğini en ön sırada<br />

tutma taahhüdünde bulunuyoruz” dedi.<br />

MWC24’te sürdürülebilirlik ve<br />

yapay zekâ vizyonunu anlattı<br />

Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç,<br />

Mobil Dünya Kongresi kapsamında iki<br />

ayrı panelde de konuşmacı olarak yer<br />

aldı. Ali Taha Koç’un katıldığı ilk panelde<br />

“AI Önyargısı, İnsan Önyargısından<br />

Daha Kolay mı Ortadan Kaldırılır” sorusuna<br />

yanıt aranırken, diğer panelde<br />

ise “Döngüsellik ve Sürdürülebilir Dijital<br />

Dönüşüm” başlıkları ele alındı.<br />

Yeni nesil teknolojiler için<br />

global iş birlikleri<br />

Turkcell, kongre süresince aralarında<br />

Huawei, Ericcson, Nokia’nın da bulunduğu<br />

global şirketlerle farklı alanlarda<br />

mutabakat imzaladı. İş birlikleri kapsamında;<br />

- Huawei ile 5.5G, yeşil teknolojiler, yapay<br />

zekâ bazlı şebeke otomasyonu başlıklarında<br />

ortak inovasyon çalışmaları yapılacak,<br />

- Ericsson ile siber güvenlik, yapay zekâ<br />

(AI), makine öğrenimi (ML) ve 6G teknolojilerine<br />

dair çalışmalar gerçekleştirilecek,<br />

- Nokia ile 6G ağlarının yeteneklerini<br />

keşfetmenin yanı sıra bireyler, kurumlar<br />

ve endüstrilere yönelik yenilikçi senaryolar<br />

geliştirilecek.<br />

Uydudan haberleşme için<br />

Turkcell’den dev adım<br />

Turkcell, uydular üzerinden mobil servisler<br />

sunmayı amaçlayan dünyanın önde<br />

gelen uydu haberleşme şirketlerinden<br />

Lynk ile yaptığı iş birliğiyle MWC24’te<br />

en çok ses getiren adımlardan birini attı.<br />

Anlaşma kapsamında Lynk ile uydu üzerinden<br />

doğrudan telefonlara SMS, ses ve<br />

data servislerini deneme konusunda birlikte<br />

test çalışmaları yürütülecek.<br />

Yerli teknolojilere tam destek<br />

Turkcell’in Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında<br />

yerli ve milli teknoloji şirketlerine<br />

süren destekleri de Mobil Dünya<br />

Kongresi’ne taşınan gündemlerden biriydi.<br />

Türkiye’nin teknoloji ekosistemindeki<br />

birçok kurum ve firmayla Ar-Ge,<br />

yazılım, teknolojik destek ve ürün tedariki<br />

alanlarında iş birlikleri yürüten<br />

Turkcell; böylece ülkemizdeki teknoloji<br />

sektörünün gelişimine, yerlilik oranlarının<br />

artmasına ve milli ekonomiye katkılar<br />

sunuyor. Turkcell, Türkiye’nin öncü<br />

şebeke otomasyon şirketlerinden Tech-<br />

Narts, TTG ve KRON ile iş birliklerini de<br />

MWC24 kapsamında gündeme taşıdı.<br />

Turkcell MWC24’ten 2 ödülle<br />

döndü<br />

Turkcell, Mobil Dünya Kongresi’nden<br />

iki ödülle döndü. Akıllı Enerji Dağıtım<br />

Şebekesi (Smart Grid) projesi ile 5G’nin<br />

kullanım alanlarına elektrik dağıtım<br />

şebekesini de ekleyen Turkcell, bu projeyle<br />

yenilikçi çözümlerin ödüllendirildiği<br />

GTI Awards <strong>2024</strong>’te “Yenilikçi Mobil<br />

Servis ve Uygulama” ödülünü aldı. Bunun<br />

yanı sıra Turkcell, sürdürülebilirlik<br />

odağında sabit erişim şebekesinde enerji<br />

tasarrufuna yönelik fark yaratan projesiyle<br />

IDATE tarafından “Sürdürülebilir<br />

Şebeke Operatörü Lideri” ödülüne de layık<br />

görüldü.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

41


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

HP’den kişisel yapay zeka<br />

asistanınızın taşınabilir hali<br />

HP, yapay zeka ile geliştirilmiş dizüstü bilgisayarlardan<br />

oluşan en geniş tüketici portföyünü tanıttı. Envy ve<br />

Pavilion portföylerinde çarpıcı yeni özellikler kişiselleştirilmiş<br />

üretkenliği bir üst seviyeye taşıyor…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

42<br />

En yeni Envy ve Pavilion dizüstü bilgisayarlarını<br />

duyuran HP, yapay zeka ile geliştirilmiş<br />

dizüstü bilgisayarlardan oluşan<br />

en geniş tüketici portföyünü tanıttı. Bu<br />

cihazlar, şimdiye kadarki en kişiselleştirilmiş<br />

deneyimler için en son yapay zeka<br />

özellikleriyle kullanıcıların yaratıcılığını<br />

ve üretkenliğini ortaya çıkarmak üzere<br />

tasarlandı.<br />

Hem Envy hem de Pavilion portföylerinde<br />

yeni özellikler şöyle:<br />

• Her ikisi de daha da kişiselleştirilmiş<br />

performans için özel NPU’lar sunan Intel®<br />

Core Ultra veya AMD Ryzen işlemciler.<br />

• Yapay zekadan yararlanarak cihazın fan<br />

gürültüsü, sıcaklık ve performans gibi unsurlarını<br />

iş akışınıza göre otomatik olarak<br />

optimize eden HP Smart Sense.<br />

• Akıllı yardım ve ilgili yanıtlarla yeteneklerinizi<br />

ve yaratıcılığınızı tamamlayan<br />

Copilot in Windows: HP’nin Copilot tuşuna<br />

sahip bu ilk cihazları ile yapay zeka<br />

destekli akıllı asistana tek bir düğmeye<br />

basarak erişilebiliyor. Ayrıca Otter.ai’nin<br />

30 günlük deneme sürümü aracılığıyla yenilikçi<br />

bir yapay zeka toplantı asistanı da<br />

mevcut.<br />

• Poly Studio ile Poly tarafından ses ayarı ve<br />

mükemmel işbirliği eşleşmesi için 5MP’ye<br />

kadar kamera.<br />

• ENERGY STAR® Sertifikalı ve HP’nin<br />

daha sürdürülebilir bir gelecek taahhüdü<br />

çerçevesinde Climate+ Tescilli EPEAT®<br />

Gold’a kadar, kullanım öncesinde, sırasında<br />

ve sonrasında geri dönüştürülmüş malzemeler<br />

içerir.<br />

HP Pavilion Serisi her yaratıcı<br />

uğraş için kişiselleştirilmiş<br />

bilgi işlem sunuyor<br />

HP Pavilion serisi, maksimum değer için<br />

üstün özellikleri özelleştirilebilir performansla<br />

birleştiriyor. Amaç ister içerik<br />

düzenleme ister boş zamanların tadını<br />

çıkarmak olsun, en yeni Pavilion dizüstü<br />

bilgisayarlar keskin 16:10 görseller, genişletilmiş<br />

bağlantı noktası dizisi ve koşuşturmanıza<br />

uygun uzun pil ömrü sunuyor.<br />

Yeni HP Pavilion Aero 13,3 inç Dizüstü<br />

Bilgisayar, sürdürülebilir, şık ve dayanıklı<br />

bir tasarım için hafif geri dönüştürülmüş<br />

magnezyum-alüminyum içeren ve en yeni<br />

AMD Ryzen işlemcilerle desteklenen dünyanın<br />

en hafif yapay zeka destekli tüketici<br />

dizüstü bilgisayarı olarak şu özellikleri<br />

taşıyor:<br />

Ödün Vermeyen Verimlilik ile Şık Taşınabilirlik:<br />

Ağırlığı 2,2 lb’den (


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Önal: “Ülkemizi yeni nesil teknolojilerde<br />

dünyaya yön veren bir konuma getiriyoruz”<br />

Türk Telekom, dünyanın önde gelen teknoloji etkinliklerinden biri olan GSMA Mobil<br />

Dünya Kongresi’nde, önemli proje ve iş birliklerini duyuruyor. Türk Telekom CEO’su<br />

Ümit Önal, kongre kapsamında yaptığı açıklamada, milli teknolojileriyle dışa bağımsız<br />

ve teknoloji ihraç eden bir Türkiye için durmaksızın çalıştıklarını ifade ederek, “Ülkemizin<br />

en yüksek teknoloji yatırımlarını gerçekleştiriyor ve dijital dönüşümün öncülüğünü<br />

üstleniyoruz. Türkiye’de 5G ve yeni nesil teknolojilerin verimli çalışmasına olanak sağlayacak<br />

fiber altyapı sürecini başarılı bir strateji ve emin adımlarla yürütürken, teknolojimizle,<br />

Türk mühendislerimizin çalışmalarıyla yenilikçi fikirleri destekleyerek küresel<br />

sınırları kaldırarak dünyaya açılıyoruz” dedi…<br />

Dijitalleşmeyi sağlayan kilometre taşlarını<br />

oluşturmaya devam ettiklerini belirten<br />

Önal, “Türkiye’de başarılı olmuş ne kadar<br />

öncü çalışma varsa orada Türk Telekom<br />

vardır. Her zaman olduğu gibi bugün de<br />

milli sorumluluk bilinciyle dijital dönüşümde<br />

liderliği üstleniyor, yerli iş birlikleri<br />

ve alanında güçlü global firmalarla ortak<br />

çalışmalar gerçekleştirerek bölgemizin<br />

teknoloji sağlayıcısı olmayı hedefliyoruz.<br />

Yerli ekosistemi her zaman odağımızda<br />

tutarak Türk mühendislerin de içinde<br />

bulunduğu çalışmaların katkısıyla, ülkemizin<br />

teknoloji üreten ve ihraç eden ülke<br />

olma vizyonuna liderlik ediyoruz. Grup<br />

şirketimiz Argela ve onun Amerika’daki<br />

iştiraki Netsia’nın 5G ve fiber alanlarındaki<br />

kazanımları, Türk Telekom Ventures’ın<br />

yerli girişimlerimizi küresel oyuncular<br />

arasına katan rolü ile ülkemizi yeni nesil<br />

teknolojilerde dünyaya yön veren bir konuma<br />

getirmek için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz”<br />

açıklamasında bulundu.<br />

Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, İspanya’nın<br />

Barselona kentinde düzenlenen<br />

GSMA Mobil Dünya Kongresi kapsamında<br />

gazetecilerle bir araya geldi. Türk Telekom’un<br />

iletişim ve teknoloji alanındaki<br />

yüksek bilgi birikimi ile Türkiye’nin dijital<br />

dönüşümüne liderlik etmeye devam ettiğini<br />

belirten Önal, “Tarih bize bir yatırım<br />

misyonu yüklüyor. Bu misyonla ülkemizin<br />

dijitalleşmesi için 2005’ten bu yana 20<br />

milyar dolarlık yatırım yaptık. Türkiye’yi<br />

geleceğe taşımak için 2023’te de yatırımlarımıza<br />

ara vermeden devam ettik. Dijitalleşmenin<br />

ön koşullarından biri olan fiberleşme<br />

sürecini başarılı bir strateji ile emin<br />

adımlarla yürüterek, 2023 yılının sonunda<br />

32,2 milyon haneyi kapsayan fiber altyapımızın<br />

uzunluğunu 437 bin km’ye çıkardık.<br />

Bağımsız araştırma şirketi Nielsen IQ’nun<br />

‘Reklam ve Marka Sağlığı Araştırması’na<br />

göre ‘Sadık Müşteri Yaratma’ oranında,<br />

2023 yılında rakiplerimizi geride bırakarak<br />

lider olduk. Ülkemizdeki kullanıcılarımıza<br />

en iyi hizmeti sunarken Türkiye Yüzyılı’nda<br />

hedefimiz; teknoloji birikimimizi yerli<br />

ekosisteme aktararak bölgemizin teknoloji<br />

sağlayıcısı olmak ve Türkiye’yi yeni nesil<br />

teknolojilerde dünyaya yön veren bir konuma<br />

taşımak” dedi.<br />

“5G’de dışa bağımlılığı<br />

azaltacak her tür çalışma milli<br />

görevimiz”<br />

Teknolojide dışa bağımlılığı azaltacak<br />

yerli ekosistemi oluşturmak için çalışmalarını<br />

yoğun şekilde sürdürdüklerini ifade<br />

eden Önal, “Türk Telekom olarak yenilikçi<br />

teknolojilerin öncüsüyüz, 5G’ye en hazır<br />

operatör olarak bu alanda birçok ilke imza<br />

attık. Hedefimiz 5G’ye olabildiğince yerli<br />

unsurlara geçmek. Bu motivasyonla birçok<br />

yerli firma ile iş birlikleri yaparken, 5G denemelerimiz<br />

ile ülkemizi geleceğe taşıyan<br />

pek çok proje ve çalışmanın öncüsü olduk.<br />

Halka açık ilk bireysel 5G deneyimini,<br />

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’mızın öncülüğünde,<br />

İstanbul Havalimanı’nda başlattık.<br />

Kırdığımız 5G hız rekorlarının yanı<br />

sıra ülkemizin ilk akıllı fabrika uygulaması,<br />

ilk özel endüstriyel mobil şebeke, ilk<br />

canlı 5G maç yayını, 5G destekli ilk çevrim<br />

içi uzaktan ameliyat ve tarımda ilk akıllı<br />

traktör kullanımı gibi çok sayıda yenilikçi<br />

projeye imza attık” diye konuştu.<br />

“Sürdürülebilir yerli<br />

ekosistemin geliştirilmesi için<br />

çalışıyoruz”<br />

Önal, Türkiye’yi teknoloji üreten ve ihraç<br />

eden bir ülke konumuna taşımanın Türkiye<br />

Yüzyılı’nda en önemli hedeflerinden biri<br />

olduğunun altını çizerek, “Global iş birlikleri<br />

ile bulunduğumuz bölgenin teknoloji<br />

taşıyıcısı olmak ve küresel sınırları kaldırıp<br />

dünyaya açılmak bizim ekosistemimizin<br />

önemli odak noktaları. Daha değerlisi ise<br />

bunu yerli gücümüzle yapabilmek. Grup<br />

şirketimiz Argela ve onun Amerika’daki<br />

iştiraki Netsia’nın katkılarıyla yenilikçi<br />

vizyonumuzu destekleyen teknolojilerimizi<br />

inovasyonun kalbinin attığı Silikon<br />

Vadisi üzerinden küresel iş birliklerimizle<br />

dünyaya kazandırıyoruz. Geliştirdiğimiz<br />

bu teknolojileri ürünleştirmek adına,<br />

dünyanın sayılı teknoloji şirketlerinden<br />

Juniper <strong>Network</strong>s ve Net Insight ile önemli<br />

anlaşmalarımız bulunuyor. Open RAN çözümlerimiz,<br />

RIC ve SEBA gibi ürünlerimiz<br />

dünyanın dört bir yanında kullanılırken,<br />

Netsia’nın 5G alanında geliştirdiği senkronizasyon<br />

ürünümüz ticarileşti. Argela ve<br />

Netsia’nın; 5G ve fiber alanları dahil 68<br />

adet uluslararası patenti bulunuyor. Bu çalışmalardan<br />

aldığımız motivasyonla, bilgi<br />

ve iletişim teknolojileri alanında sürdürülebilir<br />

yerli ekosistemin geliştirilmesi için<br />

ürün ve projeler geliştirmeye odaklanıyoruz”<br />

ifadelerinde bulundu.<br />

“Girişimlerimizin uluslararası<br />

boyutta ölçeklenmesi için çalışıyoruz”<br />

Ekonomik gelişimde kaldıraç rolü gören<br />

girişimcilik alanına büyük önem verdiklerini<br />

belirten Önal, “Teknoloji yarışında<br />

ülkemizi söz sahibi bir konuma getirmek<br />

hedefiyle çalışmalarımızı sürdürürken,<br />

Kurumsal Girişim Sermayesi şirketimiz<br />

Türk Telekom Ventures ve kurumsal girişim<br />

hızlandırma programımız PİLOT<br />

ile çok daha fazla girişime destek olarak<br />

ülkemizden yeni unicorn’lar çıkarmayı<br />

hedefliyoruz. PİLOT ile bugüne kadar 111<br />

girişime toplamda yaklaşık 32 milyon TL<br />

nakit desteği sağladık. Bunlardan 52’si<br />

yurt içi ve yurt dışından toplam tutarı 35<br />

milyon doları aşan yatırım alarak proje ve<br />

fikirlerini geliştirme fırsatı yakaladı” diye<br />

konuştu.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

43


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Dijital sanat evreni Epson’la genişliyor<br />

Epson’un projeksiyon ürünleri dijital sanatlar ve mekan<br />

enstalasyonlarında yeni bir dönem başlattı. Epson,<br />

İstanbul’dan sonra Bursa Downtown’da da X Media<br />

Art Museum by DasDas’ta yapay zekayla oluşturulan<br />

eserleri, sanatın yeni formunda piksellerle yansıtıyor.<br />

İstanbul ve Bursa’dan sonra Anadolu’nun farklı şehirlerinde<br />

de müzeler ve sanatçıları destekleyecek olan<br />

Epson, dijital sanat evrenini genişletmeyi hedefliyor…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

44<br />

Dijital sanat dünyasında projeksiyon cihazlarının<br />

kullanımı yapay zeka ve lazer<br />

teknolojisiyle hızlanıyor. Epson’un lazer<br />

projeksiyon teknolojisi, görsel sanatlar,<br />

performans sanatları ve mekan enstalasyonları<br />

gibi çeşitli sanat dallarında etkileyici<br />

ve sürükleyici sanatsal deneyimler<br />

yaratıyor. Türkiye’nin en önemli sergileri<br />

ve müzelerinde sanat ve tarihi canlandıran<br />

Epson, İstanbul’dan sonra Bursa<br />

Downtown AVM’de açılan X-Media Art<br />

Museum by DAS DAS’ta da yapay zekayla<br />

oluşturulan eserleri sanatın yeni formunda<br />

yansıtıyor. İstanbul ve Bursa’dan<br />

sonra Anadolu’nun farklı şehirlerinde<br />

de müzeler ve sanatçıları destekleyecek<br />

olan Epson, dijital sanat evrenini genişletmeyi<br />

hedefliyor.<br />

Da Vinci ve Van Gogh eserleri<br />

canlandı<br />

Epson’un projeksiyon ürünleri, görsel<br />

sanatlar alanında dijital resimlerin ve<br />

videoların büyük ölçekli ve yüksek çözünürlüklü<br />

sunumlarını sağlamak için<br />

kullanılıyor. Aynı zamanda, karmaşık<br />

desenler, renkler ve hareketli görseller ile<br />

deneysel bir boyut kazandırarak, sanat<br />

eserlerinin etkileyici hale getirilmesine<br />

olanak tanıyor. Daha önce Epson’un lazer<br />

projeksiyonlarıyla Hope Alkazar’daki<br />

Refik Anadol’un Alkazar Rüyası eseri<br />

ile başlayan serüven günümüzde Selçuk<br />

Artut Sonsuza Uzanan Motifler: Yeniden<br />

Yorumlar eseriyle devam ediyor. İstanbul<br />

X-Media Art Museum by DAS DAS’tan,<br />

Alice Müzikali ve Truva Müzesi’ne kadar<br />

projeksiyonlarla etkileyici deneyimler<br />

yaşatan Epson, şimdi de Bursa’da açılan<br />

Downtown X-Media Art Museum by<br />

DAS DAS’ta sanatseverlere sınırları zorlayan<br />

bir yolculuk sunuyor.<br />

Ouchhh tarafından hazırlanan, Leonardo<br />

da Vinci’nin dehası ve Van Gogh’un<br />

duygusal dokunuşları, ‘PARALLEL UNI-<br />

VERSE’ (Paralel Evren) sergisinde yapay<br />

zeka tarafından yeniden yorumlanıyor.<br />

Leonardo’nun ve Van Gogh’un hayat<br />

boyu çizdiği tüm eskizleri, resimleri ve<br />

çalışmaları, yapay zeka algoritmaları sayesinde<br />

canlanıyor.<br />

Farklı şehirlerden talep<br />

yağıyor<br />

Dijital sanat evrenini büyütmek için çalıştıklarını<br />

belirten Epson Profesyonel<br />

Projeksiyon Ürünleri Ülke Müdürü Erdal<br />

Bilimli, bu alandaki katkılarını şöyle anlattı:<br />

“Bursa Downtown AVM X-Media<br />

Art Museum by DAS DAS’ta 20 adedi<br />

16.000 lümenlik ve 4Ke lazer özellikli<br />

Epson EB-PU2216B ve 8 adedi 20.000 lümenlik<br />

4Ke lazer Epson EB-PU2220B<br />

olmak üzere toplam 28 lazer projeksiyon<br />

ürünü kullanılıyor. 4Ke Geliştirme<br />

Teknolojisi ile dikkat çeken bu ürünler<br />

dijital sanat ve enstelasyon projeleri<br />

alanında büyük ilgi görüyor. X-Media iş<br />

birliğimiz büyümeye devam ediyor. Dünyanın<br />

farklı ülkelerinde dijital sanatların<br />

en büyük destekçisi olmayı hedefleyerek<br />

yenilikçi ürünler sunuyoruz. Türkiye’de<br />

Bursa’dan sonra farklı şehirler için de<br />

dijital sanat müzeleri ve sanatçıları desteklemeye<br />

devam edeceğiz.”<br />

En büyük perde uygulaması<br />

Bursa X-Media Art Museum by DAS DAS,<br />

Epson ürünlerinin yanında önemli ilkleri<br />

de barındırıyor. Söz konusu projede 20<br />

metreye 7.5 metre boyunda 4 adet perde<br />

bulunurken böyle bir alanda kullanılan<br />

en büyük perdeler olarak dikkat çekiyor.<br />

Projeksiyonda dünya lideri<br />

Epson, tüm dünyada 2001 yılından bu<br />

yana projeksiyon pazarında liderliği elinde<br />

bulunduruyor. Ayrıca Epson, 2023 yılında<br />

12’den fazla markanın bulunduğu<br />

Türkiye projeksiyon pazarında da ciro<br />

bazında lider olmuştu. 33 binden fazla<br />

projeksiyon ürünü satılan pazarda projeksiyon<br />

ve kurulumun yapıldığı alana<br />

özel mobilya tasarımları bile uygulanabiliyor.<br />

Görüntü 3LCD ile<br />

kusursuzlaşıyor?<br />

Epson, projeksiyon ürünlerinde 3LCD<br />

teknolojisiyle fark yaratıyor. 3LCD projektörler,<br />

canlı renklere sahip, parlak<br />

görüntüler üretiyor. Epson’un LCD projeksiyon<br />

sistemleri, ışık kaynağından<br />

gelen ışığı, üç ana ışık rengine ayırıyor:<br />

kırmızı, yeşil ve mavi (RGB). Işık huzmelerinin<br />

her biri, ana renklerin her biri için<br />

farklı bir LCD’den geçiyor. Böylece bir<br />

LCD’de kırmızı bir görüntü, diğerinde<br />

yeşil bir görüntü ve üçüncüsünde mavi<br />

bir görüntü oluşturuluyor. Üç ışın, projeksiyon<br />

merceğine ulaşmadan önce özel<br />

bir prizma ile tek bir ışın halinde yeniden<br />

birleştiriliyor. Böylece aslına sadık ve<br />

canlı, tam renkli bir görüntü üretiliyor.<br />

Görüntüler doğal görünüyor ve renklerin<br />

sıralı olarak sunulması durumunda<br />

ortaya çıkan, renk bozulması veya gökkuşağı<br />

etkisi adı verilen bir sorunla karşılaşılmıyor.


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Yeni zirvelere yolculuk için “dönüşüm” şart<br />

Dünya çapında vergi uyumluluğu ve vergi yazılımları<br />

konusunda lider konumdaki Sovos’un ev sahipliği<br />

yaptığı “Yeni Zirvelere Yolculuk” temalı buluşmada, iş<br />

dünyası dönüşümün “neden gerekli” ve “nasıl mümkün”<br />

olduğunu tartıştı…<br />

Global vergi yazılımları lideri Sovos’un ev<br />

sahipliğinde 5 <strong>Mart</strong>’ta Hilton Bosphorus<br />

İstanbul’da gerçekleşen Yeni Zirvelere<br />

Yolculuk Buluşması’na farklı sektörlerden<br />

200’ü aşkın kişi katıldı. Özellikle şirket<br />

kurucularının, finans ve <strong>IT</strong> profesyonellerinin<br />

yoğun ilgi gösterdiği etkinliğin ilk<br />

bölümünde, verginin dijital dönüşümünü<br />

temsil eden “e-dönüşüm” alanında mevcut<br />

durum, şirketleri gelecek dönemde neler<br />

beklediği ve yeni regülasyonlar hakkında<br />

bilgiler paylaşılırken; ikinci bölümde şirketler<br />

için rekabetin yoğunluğu ve dönüşümün<br />

gerekliliği değerlendirildi.<br />

“Sıra dışı düşünecek zemin<br />

hazırlamak gerekiyor”<br />

Sovos EMEA Bölgesinden Sorumlu Satış<br />

Başkan Yardımcısı Elçim Sirek, etkinliğin<br />

açılış konuşmasında pek çok şirketin<br />

hızla değişen ve gelişen sektörlere ayak<br />

uydurmakta zorluk yaşadığına, bunun da<br />

çoğunlukla dijital sistemleri istenilen zamanda<br />

istenilen seviyede kullanamamaktan<br />

kaynaklandığına dikkat çekti. Sirek<br />

şöyle konuştu: “Trendleri yakalamak ve<br />

yeniliklerin ardında kalmamak için ilerlemek;<br />

şirketi bir üst versiyona geçirerek<br />

yeni zirvelere yükselmek şart. Ancak bunun<br />

için en iyi yazılımlara, en iyi çalışan<br />

sistemlere sahip olmak; işlerin günlük akışını<br />

bir düzene oturtarak kutunun dışına<br />

çıkabilmek, sıra dışı düşünebilecek ve bu<br />

yolda adımlar atabilecek zemin hazırlamak<br />

gerekiyor.”<br />

Sovos müşteri ve iş<br />

ortaklarından deneyim<br />

paylaşımı<br />

Etkinlikte gerçekleşen iki panelde Sovos<br />

müşteri ve iş ortakları konuşmacı olarak<br />

yer aldı. Sovos Pazarlama Müdürü Nihan<br />

Benli Ertan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen<br />

“Sovos ile Büyüyen İş Ortaklıkları”<br />

panelinde, 3E İnovasyon CEO’su Erdal<br />

Özel, Apps Akademi Danışmanlık Yönetici<br />

Ortağı Emre Özeren, Dopigo Kurucusu<br />

Engin Şatana, ING Türkiye Tüzel Bankacılık<br />

Nakit Yönetimi Bölüm Müdürü Doğucan<br />

Arslan ve Rega Trade Yönetici Ortağı<br />

Serbülent Bengitöz deneyim ve fikirlerini<br />

paylaştı.<br />

İkinci panelde, Sovos EMEA Bölgesinden<br />

Sorumlu Satış Başkan Yardımcısı Elçim Sirek’in<br />

moderatörlüğünde; Çimentaş Group<br />

Cementir Holding <strong>IT</strong> Müdürü Gökhan<br />

Yurtesen, Eczacıbaşı Bilişim Kurumsal<br />

Çözümler Direktörü İskender Günüşen,<br />

Samsung Türkiye MIS/<strong>IT</strong> Direktörü Aleksi<br />

Komorosano ve Yıldız Holding Kurumsal<br />

Çözümler Kıdemli Direktörü Bülent Çetin’in<br />

katılımıyla “Karmaşık E-Dönüşüm<br />

Projelerini Yönetmek” için izlenen yollar<br />

konuşuldu.<br />

Yeni Zirvelere Yolculuk buluşmasının<br />

kapanış oturumda ise Teknoloji Yazarı/<br />

Trend Avcısı Serdar Kuzuloğlu sahnedeydi.<br />

Ürün, hizmet ve iş yapış şekillerinin sadece<br />

dönüşerek ayakta kalabileceğine dikkat<br />

çeken Kuzuloğlu, bu konuda katılımcılarla<br />

ilgi çekici ve ilham verici örnekler paylaştı.<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

EnSight’ın yeni Genel Müdürü Olcay Çat oldu<br />

FinTek sektöründe 20 yıllık deneyime sahip Olçay Çat,<br />

iş zekası ve veri analitiği çözüm sağlayıcısı EnSight’ın<br />

Genel Müdürü oldu...<br />

Hazır iş zekası modelleriyle birçok sektöre<br />

satış, operasyon, üretim, pazarlama, insan<br />

kaynakları, lojistik, finans gibi alanlarda<br />

hızlı ve güvenilir analitik çözümler sunan<br />

EnSight Bilgi Teknolojileri’nin Genel Müdürlüğü’ne<br />

Olçay Çat atandı. EnSight’ın<br />

sektör ve şirketlere göre özelleştirilebilir<br />

analitik çözümleriyle verinin her seviye için<br />

anlaşılabilir olarak yorumlanması ve buna<br />

uygun aksiyonlar alınması sağlanıyor. Şirket,<br />

halen Türkiye ve uluslararası ölçekte<br />

perakende, FMCG (hızlı tüketim ürünleri)<br />

finans, sigorta, üretim gibi birçok sektöre<br />

çözüm sunuyor. EnSight Genel Müdürü Olcay<br />

Çat, iş zekâsı ve veri analitiği sayesinde<br />

işletmelerin mevcut durumlarını yorumlama<br />

ve geleceğini planlama noktasında çok<br />

daha net olabildiğini ve bu şekilde de şirket<br />

kârlılığını önemli oranda artırdığını vurguluyor.<br />

Çat, “2011 yılından bu yana Microsoft<br />

Gold Partneri olarak en üst düzeyde iş<br />

zekâsı ve analitik modeller geliştiren EnSight,<br />

bu alanda Türkiye’deki pek çok başarı<br />

hikayesi yazılmasını sağladı ve Microsoft<br />

Data & AI konusunda ‘Advanced Specialization’<br />

almaya hak kazandı. EnSight’ın hazır<br />

iş zekâsı ve analitik modelleri Microsoft<br />

Fabric, Synapse, Power BI, Azure Data Factory,<br />

Azure Data Lake gibi çözümlerle tam<br />

entegre sunularak kurumlara kısa sürede<br />

etkin kazanımlar sağlıyor” diyor.<br />

Kariyeri, bu iş için biçilmiş<br />

kaftan<br />

İstanbul Üniversitesi Endüstri Mühendisliği<br />

mezunu Olcay Çat, iş hayatına ve<br />

finansal teknolojiler alanında çalışmaya<br />

2001 yılında Çözüm Holding’de başladı. Bu<br />

tarihten sonra birçok ulusal ve uluslararası<br />

firmada ürün yönetimi, iş geliştirme, iş<br />

ortakları yönetimi, satış-pazarlama, inovasyon-teşvik,<br />

insan kaynakları, strateji ve<br />

süreç yönetimi gibi birçok alanda görev alarak<br />

uzmanlaştı. Enqura’da 3 yıl kadar strateji<br />

ve büyümeden sorumlu genel müdür<br />

yardımcısı olarak görev yapan Çat, Nisan<br />

2022’de ise Fineros CEO’su olmuştu.<br />

Sektörde kadın istihdamını artırmaya yönelik<br />

projelerde aktif görev alan Çat, WBN<br />

(WomenBuzz <strong>Network</strong>) Türkiye platformu<br />

kurucuları arasında yer alıyor. Aynı zamanda<br />

İstanbul Blokzincir Kadınları Derneği<br />

Kurucu Üyesi olan Olcay Çat, çeşitli<br />

platformlarda mentorluk da yapıyor.<br />

45


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

HPE Aruba <strong>Network</strong>ing <strong>2024</strong><br />

teknoloji trendlerini paylaştı<br />

Hewlett Packard Enterprise (HPE), teknoloji ve iş liderlerinin önümüzdeki aylarda izlemesi<br />

gereken en önemli ağ teknolojileri trendlerini açıkladı. HPE Türkiye, Balkanlar,<br />

Kafkaslar & Orta Asya Bölgesi Genel Müdürü Güngör Kaymak ve HPE Aruba <strong>Network</strong>ing<br />

Türkiye, Kafkaslar ve Orta Asya Ülke Müdürü Ersin Uyar bu yılın neler getireceğine<br />

dair trendleri ve görüşlerini paylaştı…<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

46<br />

Kaymak, yaptığı açıklamada şunları<br />

söyledi: “Ağ teknolojileri birleşiyor. Müşteriler<br />

ve son kullanıcılar, nerede olurlarsa<br />

olsunlar hız ve güvenlik yeteneklerine<br />

sahip evrensel bağlantıya ihtiyaç<br />

duyuyorlar. HPE’nin en bütüncül özel 5G<br />

ve Wi-Fi portföyüne ulaşması amacıyla<br />

geçen yıl, Athonet’i satın aldığımızı duyurduk.<br />

Athonet’i portföyümüze entegre<br />

ettik ve özel 5G çözümlerinde dünya<br />

lideri olarak yolumuza devam ederek<br />

müşterilerin karmaşık bağlantı ihtiyaçlarını<br />

karşılayan kapsamlı bir çözüm<br />

seti sunma yeteneğimizi geliştirdik. Gelecekte<br />

Juniper <strong>Network</strong>s satın alımı ile<br />

ağ teknolojileri konusundaki erişimimiz<br />

daha da genişleyecek.”<br />

Uyar ise şöyle konuştu: “Şirketlerin esneklik<br />

ve güvenlik ihtiyaçları giderek<br />

karmaşıklaşırken, HPE Aruba <strong>Network</strong>ing<br />

olarak, SASE (Güvenlik Hizmetleri<br />

Uç Noktası) çözümümüzle bu zorlukları<br />

ele alıyoruz. Kullanıcıların herhangi bir<br />

yerden, herhangi bir cihazdan güvenli<br />

bir şekilde erişimini ve kuruluşların ağlarını<br />

korumasını sağlayarak, işletmelerin<br />

dijital dönüşüm süreçlerini destekliyoruz.<br />

HPE Aruba <strong>Network</strong>ing’in SASE<br />

çözümü, müşterilerimize daha iyi bir<br />

kullanıcı deneyimi sunarken, ağlarını<br />

daha güvenli ve yönetilebilir hale getiriyor.”<br />

HPE yöneticileri yılın trendleriyle<br />

ilgili 5 öngörü paylaştı.<br />

Bu kapsamda;<br />

Öngörü 1: Bağımsız güvenlik<br />

duvarlarının sonu<br />

Hibrit iş gücündeki yükseliş ve IoT cihazlarının<br />

yaygınlaşması, ağ sınırlarını geri<br />

döndürülemez bir şekilde aşındırdı ve<br />

bağımsız güvenlik duvarının yeterli gelmediğini<br />

gösterdi. Artık “içerdeki” iyiler,<br />

“dışarıdaki” kötülerden güvenlik duvarı<br />

halkasıyla korunamıyor. Kurumun içine<br />

daha fazla güvenlik duvarı yerleştirerek<br />

boşlukları kapatmaya çalışmak yalnızca<br />

karmaşayı artırıyor, hata için fırsat yaratıyor<br />

ve hızlı hareket etmek isteyen işletmeleri<br />

yavaşlatıyor.<br />

Sonuçta yeni nesil güvenlik duvarı cihazı,<br />

son güvenlik duvarı cihazına dönüşme<br />

yolunda. Diğer tarafta güvenli hizmet<br />

sınırı (SSE), güvenlik duvarlarının<br />

ve proxy’lerin yerini bulut tarafından<br />

sağlanan güvenli web ağ geçidine, bulut<br />

erişimi güvenlik aracısına ve sıfır güven<br />

ağ erişimine bırakıyor. Secure Service<br />

Edge mimarisi, uygulamalara her yerden<br />

erişen kullanıcılar için güvenliği yönetmenin<br />

ilgi uyandıran bir yolunu simgeliyor.<br />

Diğer taraftan IoT güvenliği için de<br />

şirket içinde, ağın hemen ucunda segmentasyona<br />

ihtiyaç duyuluyor ve bunu<br />

sağlamak adına doğrudan erişim noktalarına,<br />

ağ anahtarlarına ve SD-WAN<br />

ağ geçitlerine güvenlik duvarı hizmetleri<br />

yerleştiriliyor. Veri merkezinde bile L4-7<br />

güvenlik işlevselliğine sahip raf üstü ağ<br />

anahtarlarının kullanıma sunulması,<br />

geleneksel yeni nesil güvenlik duvarlarından<br />

çok daha uygun maliyetle ihtiyaç<br />

duyulan segmentasyonu sağlayabilir.<br />

Önümüzdeki birkaç yıl içinde yerleşik ve<br />

bulut tabanlı yeteneklerle güvenli bağlantıları<br />

yönetmenin daha basit yolları<br />

keşfedildikçe, yeni nesil güvenlik duvarı<br />

pazarı daralmaya devam edecek.<br />

Destekleyici İstatistik: Daha fazla kuruluş<br />

programatik ve hibrit çalışma stratejilerini<br />

tercih ettikçe, alıcıların güvenilir<br />

bulut güvenlik stratejileri eşliğinde<br />

bulut tabanlı güvenlik hizmetleri sunan<br />

güvenlik duvarı satıcılarını tercih etme<br />

olasılığı artıyor. Gartner Critical Capabilities<br />

for <strong>Network</strong> Firewalls (Adam Hils,<br />

Rajpreet Kaur, Thomas Lintemuth) 16<br />

Mayıs 2023<br />

Öngörü 2: Sıfır güven<br />

ilkelerinin güvenlik ve ağ<br />

hedeflerinin uyumunu<br />

hızlandırması<br />

Çoğu kuruluşun ağı ve güvenliği yöneten<br />

ayrı ekipleri vardır. Birçok yönden bunların<br />

hedefleri birbiriyle çelişebilir. <strong>2024</strong> yılında<br />

önde gelen kuruluşlar, daha iyi son<br />

kullanıcı deneyimi ve iş odaklı sonuçlar<br />

ortaya koymak üzere iki ekibin çıkarlarını<br />

uyumlu hale getirmek adına sıfır güven<br />

ilkelerinin nasıl kullanılabileceğini<br />

gösterecek.<br />

Ağ ekibinin kurumdaki hedefi, çalışanları<br />

ve hizmetleri güvenilir bir şekilde<br />

birbirine bağlı, çalışır durumda ve tahmin<br />

edilebilir derecede iyi performansla<br />

işlevsel halde tutmaktır. Çalışanların<br />

ihtiyaç duydukları herhangi bir kaynağa<br />

bağlanmalarını kolaylaştırırken kesintilere,<br />

gecikmelere veya yavaşlamalara<br />

neden olacak karmaşa yaratmaktan kaçınırlar.<br />

Öte yandan, güvenlik bölümü<br />

riski en aza indirmekten ve uyumluluğu<br />

sürdürmekten sorumludur. Bunu yaparken<br />

de çoğu zaman kullanıcı ve kullanıcı<br />

deneyimi arada sıkışıp kalır. Aşırı sıkı bir<br />

güvenlik uygulaması, kullanıcıların ihtiyaç<br />

duydukları uygulamalara ve verilere<br />

erişimini yavaşlatabilir ya da imkansız<br />

hale getirerek işletmeyi yavaşlatabilir.<br />

Öte yandan, gevşek güvenlik önlemleri<br />

eşliğinde çalışanları memnun etmeyi<br />

amaçlayan bir ağ ekibi, sistemlere sızılmasını<br />

ve fidye yazılımlarının bulaşmasını<br />

kolaylaştırabilir.<br />

Dünyanın önde gelen şirketleri, ağın görevinin<br />

herhangi bir şeyi herhangi bir<br />

şeye bağlamaktan öte güvenlik politikası<br />

için bir uygulama katmanı olarak<br />

tanımlandığı sıfır güven mimarilerini<br />

benimsiyor. Uygulamalara erişmek isteyen<br />

kullanıcılar için güvenlik politikaları<br />

bulut üzerinden uygulanabilir. Ancak<br />

özellikle IoT cihazları ve ilgili hizmetlere<br />

dair trafik akışı söz konusu olduğunda<br />

güvenlik politikalarını erişim noktaları,<br />

anahtarlar ve yönlendiriciler gibi<br />

erişim cihazlarında otomatik olarak uygulamak<br />

daha verimli olacaktır. Doğru<br />

ölçüde sağlanacak görünürlüğün yanı<br />

sıra otomasyon, politika ve zorlayıcı kuralların<br />

net bir şekilde tanımlanmasıyla,<br />

ağ ve güvenlik ekipleri birbiriyle uyumlu<br />

hedeflere sahip olabilir ve kullanıcılara<br />

daha iyi bir deneyim sunabilir.<br />

Destekleyici İstatistik: Forrester’a göre,<br />

müşterilerin %96’sı SASE’i uygulamak<br />

için güvenlik ve ağın birlikte çalıştığını<br />

belirtiyor


BİL Gİ TEK NO LO Jİ LE Rİ DER Gİ Sİ<br />

<strong>IT</strong>network<br />

Öngörü 3: Son kullanıcı<br />

deneyimini ölçmek,<br />

operasyonel mükemmellik<br />

için zorunluluk haline geliyor<br />

Çalışanların ve müşterilerin beklentilerini<br />

karşılamak için, BT kuruluşlarının<br />

ölçülebilen kullanıcı deneyimine dayalı<br />

SLO’lara ve SLA’lara geçmesi gerekecektir.<br />

Kullanıcılar neyin hatalı olduğunu<br />

umursamazlar, onun yerine son derece<br />

basit bir şeye odaklanırlar: Kullandıkları<br />

uygulama iyi çalışıyor mu çalışmıyor<br />

mu? Kullanıcı bir sorun bulduğunda, BT<br />

ekibi tüm cihazların çalışır durumda olduğu<br />

ve doğru şekilde çalıştığı yönünde<br />

bir raporla geri dönüş yaparsa memnuniyeti<br />

bir anda düşer.<br />

Bu durumu ele almak için kuruluşlar,<br />

hem son kullanıcıların gerçek deneyimini<br />

ölçen hem de kullanıcılar mevcut<br />

olmadığında bile altyapı hazırlığı sağlamak<br />

için sentetik ölçümler yapan dijital<br />

deneyim yönetimi (DEM) araçlarını yaygın<br />

olarak kullanıma alacaklar. Kuruluşlar<br />

bunun için muhtemelen uç nokta<br />

aracılarından (SSE aracısı gibi) toplanan<br />

ölçümlere ve özellikle Wi-Fi performansını<br />

izleyen özel donanım sensörlerinin<br />

topladığı ölçümlere ihtiyaç duyacaklar.<br />

Bu ölçümler en iyi uygulamaları öğrenip<br />

uygulayabilen, sorunları hızla önceliklendirebilen<br />

ve otomatik olarak düzeltebilen<br />

otomatik AIOps’u destekler.<br />

Destekleyici İstatistik: 2026’ya kadar<br />

I&O liderlerinin en az %60’ı uygulama,<br />

hizmet ve uç nokta performansını kullanıcının<br />

bakış açısından değerlendirmek<br />

için DEM’i kullanacak. 2021’de bu oran<br />

%20’nin altındaydı (Gartner, Market Guide<br />

for Digital Experience Monitoring,<br />

<strong>Mart</strong> 2022)<br />

Öngörü 4: 6GHz Wi-Fi<br />

kullanımı hızla artacak ve<br />

Wi-Fi 7’nin en büyük özelliği<br />

olmaya devam edecek<br />

6GHz spektrumunda Wi-Fi dağıtımını<br />

yavaşlatan engeller çoğu coğrafyada ortadan<br />

kalkacak ve benimseme hızla artmaya<br />

başlayacak.<br />

Bundan birkaç yıl önce, Wi-Fi 6E standardı<br />

6GHz bandı için destek sunarak<br />

Wi-Fi kapasitesini iki katı artırdı. Bu da<br />

daha fazla kullanıcının desteklenmesine<br />

ve daha yüksek hızlara yolu açtı. Bu<br />

teknoloji bazı segmentlerde hızla benimsendi,<br />

ancak diğerleri daha temkinli<br />

davrandı. <strong>2024</strong> yılında teknolojinin geniş<br />

çapta benimsenmesinin önündeki son<br />

engeller de ortadan kalkmış olacak.<br />

İlk olarak, 6GHz bandının özellikle açık<br />

havada kullanımının hükümet yetkililerinin<br />

onayına tabi olduğunu belirtmek<br />

lazım. ABD gibi bazı ülkeler spektrumu<br />

Wi-Fi için açma konusunda hızlı davransa<br />

da, diğer ülkeler daha yavaş davranıyor.<br />

Neyse ki bu alanda da çok fazla<br />

ilerleme kaydedildi ve <strong>2024</strong>’te çoğu şirket<br />

dünyanın çoğu yerinde erişilebilir 6GHz<br />

spektrumuna sahip olacak.<br />

İkincisi, bazı işletmeler Wi-Fi 7’nin eli<br />

kulağındayken Wi-Fi 6E’yi benimseme<br />

konusunda temkinli davranıyordu. Wi-<br />

Fi 7 onaylandığına göre, Wi-Fi 6E ve Wi-<br />

Fi 7’nin birlikte çalışabileceğinden şüphe<br />

yok. 6E cihazlarının ve erişim noktalarının<br />

yüksek hacimlerde dağıtılmasıyla,<br />

6GHz Wi-Fi yaygınlaştırması tam hızda<br />

ilerleyebilir.<br />

Son olarak, bu teknolojinin benimsenmesi<br />

hem erişim noktalarındaki hem de<br />

istemci cihazlardaki desteğe bağlı. Wi-Fi<br />

6E’yi destekleyen çok sayıda yeni cihaza<br />

ve 6E erişim noktalarının yaygınlaşmasına<br />

tanık oluyoruz. Bunun da ötesinde,<br />

ufukta daha fazla Wi-Fi 7 cihazı görünüyor.<br />

Bunlar Wi-Fi 6E veya Wi-Fi 7 erişim<br />

noktalarında daha iyi kullanıcı deneyimi<br />

sunmak için 6GHz bandını kullanabilir.<br />

Bu gelişmelerin bir araya gelmesi, <strong>2024</strong><br />

yılında 6GHz spektrumunun büyük ölçüde<br />

kullanılacağını ve daha hızlı veri<br />

aktarımının yanı sıra daha iyi kullanıcı<br />

deneyimi sağlanacağını gösteriyor.<br />

Destekleyici İstatistik: “HPE Aruba<br />

<strong>Network</strong>ing, sektördeki diğer tüm satıcılardan<br />

1,5 kat daha fazla sayıda Wi-Fi<br />

6E AP sevk etti” - Sian Morgan, Dell’Oro<br />

Group Lider Ağ Analisti.<br />

Öngörü 5: Yapay zeka BT yöneticilerini<br />

özgürleştirecek<br />

Bazıları tarafından işinizi yapay zekaya<br />

kaptırmayacağınız, işinizi yapay zekayı<br />

etkin bir şekilde kullanan birine kaptıracağınız<br />

söylenir. Bu, BT yöneticileri için<br />

kesinlikle doğru bir tespit.<br />

Sabit, hatta azalan personel sayısıyla<br />

yeni teknolojileri uygulamanın ve siber<br />

güvenliği sürdürmenin artan yükü, her<br />

yöneticinin daha fazlasını ortaya koyması<br />

gerektiği anlamına geliyor. Neyse<br />

ki, yapay zeka ve otomasyon hızla ilerliyor.<br />

İşler tek tek cihazları yönetmekten<br />

ve yapılandırmaktan, tüm bir mülke<br />

hükmeden politika tanımlamaya ve bu<br />

politikanın otomatik ve tutarlı bir şekilde<br />

uygulanmasına doğru kayıyor. Yapay<br />

zeka ayrıca anomalileri belirlemek,<br />

çözüm önermek ve hatta uygulamak<br />

için büyük hacimli verileri tarayabiliyor.<br />

Yapay zekanın yalnızca onu besleyen<br />

veri seti kadar iyi olduğu, daha büyük,<br />

yüksek kaliteli veri setlerinin daha iyi<br />

yapay zekanın anahtarı olduğu artık iyi<br />

bilinen bir gerçek. Bunun için önde gelen<br />

tedarikçiler, milyonlarca yönetilen cihazı<br />

ve yüz milyonlarca uç noktayı temsil<br />

eden veri göllerinden yapay zeka içgörüleri<br />

elde edecekler. Son olarak büyük<br />

dil modelleri (LLM’ler) mevcut doğal dil<br />

arayüzlerini çok büyük ölçüde hızlandıracak<br />

ve yöneticilerin ihtiyaç duydukları<br />

bilgileri almaları için daha uygun yollar<br />

sağlayacak.<br />

Sonuç olarak, kuruluşlardaki yöneticilerin<br />

BT ekiplerine, piyasada rekabetçi<br />

kalabilmek için ihtiyaç duydukları yapay<br />

zeka kuvvet çarpanını sağladıklarından<br />

emin olmaları gerekiyor.<br />

Destekleyici İstatistik: 2026 yılına kadar<br />

üretken yapay zeka (GenAI) teknolojisi,<br />

ilk ağ yapılandırmasının %20’sini oluşturacak.<br />

Bu oran, 2023’te sıfıra yakın<br />

bir seviyeden artış gösterecek. (Gartner,<br />

Strategic Roadmap for Enterprise<br />

<strong>Network</strong>ing, Ekim 2023)<br />

Sektör Market<br />

<strong>IT</strong> network<br />

47

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!