Moonlife Mart 2017

alp193

AYLIK YAŞAM, CEMİYET VE MAGAZİN DERGİSİ

MART 2017 / SAYI: 29 / FİYATI: 15 TL

ÖZEL

HABER

MAKEDONYA’DA

ELİF KARLI RÜZGARI

ALZHEIMER HASTALARI

İÇİN ‘BİR RESİM YAP’TILAR

ÖZEL

RÖPORTAJ

SARIŞEKER SEMA’DAN

ÜNLÜLER ILE ÇOK

ÖZEL SOHBETLER

SABANCI’YA

ONUR ÖDÜLÜ

TECRÜBE İNSANI

KÖRLEŞTİRİYOR

ÖZEL

RÖPORTAJ

OSCAR ÖDÜLÜ LALA LAND’E,

PARDON MOONLİGHT’A


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN SOFIA

2


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN PLOVDIV

3


HOTEL

CASINO

MACEDONIA GEVGELIJA


HOTEL

CASINO

BULGARISTAN SVILENGRAD


HOTEL

CASINO

BATUM


TUZLA’DA

Lansmana

Özel

Fırsatları

Kaçırmayın!

www.tuzlaport.com.tr


YEPYENİ BİR HAYATA

DEMİR ATIN!

Hayalleriniz denizin mavisiyle TuzlaPort’ta buluşuyor.

Marinaya yakın konumu, denize komşu rezidansları,

alışveriş merkezi, sosyal olanakları ve ayrıcalıklarıyla

Tuzla’da mavi ile iç içe bir yaşam başlıyor.

Siz de TuzlaPort’a gelin,

bu ayrıcalıklı limanda yerinizi alın.

0 216 446 55 65


Bonjour 240x330+5

28 Nisan 2016 Perşembe 10:21:52


100

95

75

25

5

0


SEVGİLİ MOON LİFE

OKURLARI;

Alper Alp

Genel Yayın Yönetmeni

Öncelikle dergimize

gösterdiğiniz yoğun ilgiye çok

teşekkür ederiz. Farklı şeyler

yapmaya, haberleri ince eleyip

sık dokumaya özen gösteriyoruz.

Sizlerden gelen olumlu tepkiler

daha çok çalışmamıza neden oluyor

ve sizlerle daha çok büyüyoruz.

Ülkemizde yaşanan hain terör

saldırılarından dolayı ertelediğimiz

‘’MOON LİFE ÖDÜLLERİ’’

törenimizi 7 Mart Salı günü sanat,

siyaset, spor, medya, cemiyet ve iş

dünyasının katılımı ile Ortaköy

Princess Hotelde görkemli bir

gece ile gerçekleşiriyoruz. Bir yıl

boyunca halkımızın alkışladığı

en iyi yapıtlar gecemizde

taçlandırılacak.

PRİNCESS GRUP

ATAĞA GEÇTİ

Geçtiğimiz günlerde Princess

Grup Yönetim Kurulu Başkanı

sevgili Enis Özkan’ın misafiri

olarak Makedonya Gevgelija da

bulunan Princess Hotel’e gittim ve

bayıldım desem yeridir. Muhteşem

bir tesis yapılmış mutfağından

ekibine kadar herşey harikaydı,

heleki dünya mutfağından Ercan

Usta’nın o maharettli ellerinden

çıkan leziz yemeklere söyleyecek

laf bulamadım. Otelin odalarını

anlatayım en ince ayrıntı

düşünülmüş misafirleri en iyi

şekilde ağırlama planı başarı ile

yapılmış.

Sonrasında sevgili Enis Özkan

ile Sofya Princess’a geçtik. Ben

7 yıl önce gitmiştim ama çok şey

değişmiş. Tabi odalar yenilenmiş

müşteri kalitesi tam anlamı ile

süperdi. Biraz Sofya’da gezeyim

dedim alış veriş mağazalarına bir

tur attım piyasalar bizdeki gibi ateş

pahası ama eğlenceli merkezler

kurulmuş, sonrasında akşam üzeri

yola koyulduk. 2 saat süren bir

araba yolculuğunun ardından

svilengrad princess’a geldik

yatırımlar işe yaramış görünüyor

çok gelişmiş bir yer olmuş, yine

burayıda görmenizde fayda var

derim, hadi buradan söyleyeyim 18

Mart’ta gelmek isteyenler için Elif

Karlı, Svilengrad princess’ta sahne

alacakmış benden söylemesi…

Enis Özkan bey ile yaptığımız

sohbette yeni açtıkları Batum

Princess hotelden bahsetti. Hatta

resimlerini gösterdi. En kısa

zamanda gideceğim çünki merak

ettim. Enis bey nisan ayında

görkemli bir açılış yapacaklarının

müjdesini verdi. Israrla kimi

getiriyorsunuz dediğimde merak

etme ilk sen duyarsın diyerek

iddialı bir açılışa imza atacağının

sinyalini verdi.

Princess grup Avrupa’da

yatırımları ile ülkemize katkıda

bulunmaya devam ediyor bu

ataklarında tüm emeği geçenlere

başarılar diliyorum.

Kalın sağlıcakla…


içindekiler

CEMİYET

22 TÜRKİYE’NİN 1 NUMARALI

MARKALARI

26 LONDRA’DA

15 TEMMUZ SERGİSİ

55 43

32 CEMİL İPEKÇİ

NÜKHET DURU ÖZEL

TASARLANMIŞ KIYAFETLE

PODYUMA ÇIKTI

36 VEHBİ KOÇ ANMA ve

ÖDÜL TÖRENİ

40 SABANCI’YA ONUR ÖDÜLÜ

39

52 CEM YILMAZ VE TANER

CEYLAN’DAN KAHKAHA

TUFANI

RÖPORTAJ

55 MEZİN DEDE ÖZEL RÖPORTAJ:

Eylem Tokuş

93

68 SARI ŞEKER SEMA

Simge Sağın, Barış Manço şarkıları

MAGAZİN

72 SÜPRİZ DOĞUM GÜNÜ PARTİSİ

Hamdi Alkan

76 HAKAN AKKAŞA DEFİLESİ

68

78 2017 NEWYORK MODA

HAFTASI

92 BAYAN KANUN...

94 BOLLYWOOD’DAN

HOLLYWOOD’A

Hindistan sinemasının ünlü yıldızı

Deepika Padukone

110 İZEL TOPALOĞLU

Seç Beğen, İzle (Tv yorumu)

85

98

122 VÜCUDU ŞEKLE SOKMANIN

İDEAL YOLU

Dr. Hasan Fındık

İMTİYAZ SAHİBİ

ALPER ALP MED. REK. TNT. VE YAY. TİC.

SAN. A.Ş. TEMSİLCİSİ

İZEL TOPALOĞLU

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

ALPER ALP

info@moonlifedergi.com

YAYIN SORUMLUSU

İZEL TOPALOĞLU

izel@moonlifedergi.com

GENEL KOORDİNATÖR

RECEP ÇİLİNGİR

REKLAM KOORDİNATÖRÜ

MUKADDES BİLLUR

REKLAM VE HALKLA İLİŞKİLER

BUKET TURAN

SENA ECE KEÇECİ

AKDENİZ BÖLGE SORUMLUSU

TUĞRUL CANPOLAT

MARMARA BÖLGE SORUMLUSU

DOĞUKAN ERDEM KUTLU

EGE BÖLGE SORUMLUSU

AFET ERGÜ-SİNEM YALÇIN

HUKUK DANIŞMANI

AVUKAT EDİP ÖNDER

info@moonlifedergi.com

info@moonlifedergi.com

ADRES: Tahtakale Mah. Abdi İpekçi Cad.

Ispartakule İnovia Sitesi Dış Kapı

No:5/2 C Blok Daire 409 Avcılar /

İstanbul

0212 403 13 07

ISSN 2148-7405

0 1

HABER MÜDÜRÜ

ECE TÜRKOĞLU

ece@moonlifedergi.com

www.moonlifedergi.com

info@moonlifedergi.com

9 7 7 2 1 4 8 7 4 0 0 0 1


Cemiyet

ALZHEIMER

HASTALARI İÇİN ‘BİR

RESİM YAP’TILAR

İş ve sanat dünyasının

ünlüleri Alzheimer

hastaları yararına “Bir

Resim Yap” adlı proje

kapsamında ellerine

fırça alıp hayallerini

çizdi. Proje kapsamında

düzenlenen davette

Başbakan Yardımcısı

Mehmet Şimşek’in

yaptığı resim de açık

artırmaya çıktı.

Ali Şen, kızı Suzan

Şen’in yaptığı resmi

satın aldı.

Özlem

Kaymaz

Nursel

Arslan

Kerim-Berrin

Güzeliş

Mahbube

Gürkan

16


Cemiyet

Nail

Yiğittaş

Ali

Şen

İzzet

Garih

Lili

Garih

Tülin

Kanun

Suzan

Şen

Alzheimer hastalarına

destek

olmayı amaçlayan

“Bir Resim Yap” adlı

sosyal sorumluluk projesi

kapsamında Çırağan

Sarayı’nda davet verildi.

Ressam Tülin Kanun

ile Tülay Özmen’in ev

sahipliği yaptığı gece,

iş, sanat ve siyaset dünyasının

ünlü isimlerini

buluşturdu. Başbakan

Yardımcısı Mehmet

Şimşek’in yaptığı resim,

davette düzenlenen açık

artırmada işadamı Onur

Sürmeli tarafından 151

bin liraya alındı. Suzan

Şen’in Alzheimer hastası

olan anneannesini resmettiği

tabloyu ise babası

Ali Şen 50 bin TL’ye

satın aldı. Yurtdışında

olan Demet Sabancı

Çetindoğan, müzayedeye

telefonla katılarak kendi

tablosunu 15 bin liraya

aldı. Lili Garih’in yaptığı

resim ise Esra Elmalı

tarafından 10 bin liraya

satın alındı. Elde edilen

gelir Alzheimer Derneği’ne

bağışlandı.

Gülsüm

Güral

Sema Güral

Sürmeli

Onur

Sürmeli

Gülden

Güral

Mehmet Şimşek’in

yaptığı resim,

açık artırmada

151 bin liraya satıldı.

17


Cemiyet

KRiSTAL ELBiSE SATILDI

18

NetWork Kadın Koleksiyonu

baş tasarımcısı Elif Cığızoğlu

imzasıyla 5 bin 800 Swarovski

kristali kullanılarak hazırlanan

iki parçadan oluşan elbise, önceki

gün Başarım Sensin Derneği’nin

Pera Palace Hotel Jumeirah’ta

düzenlenen buluşmasında açık

artırma ile satışa sunuldu.

Dünyaca ünlü piyanist Gülsin

Onay’ın konser, Prof. Dr. Timur

Timurkaynak’ın kalp sağlığını

korumanın yollarıyla ilgili bilgi

verdiği etkinliğe, Dernek Başkanı

Şule Argüder, Demet Sabancı,

Feryal Gülman, Neşe Sert, İlkem

Öztürk, Elif Eren, Melis Hatipoğlu,

Esra Öztürk, Burcu Cesur, Sema

Basa, Meltem Demir, Cansen

Yeni, İpek Toplusoy ve NetWork

Genel Müdür Yardımcısı Şebnem

Keskin katıldı. Ünlü müzayedeci

Uğur Batur tarafından yönetilen

kristal elbisenin geliri Başarım

Sensin Derneği gönül çatısındaki

öğrencilerin burs fonuna aktarıldı.


Cemiyet

Zafer

Yıldırım

İsmail

Ünal

Adnan

Polat

Levent

Kızıl

Münir

Özkök

Sabiha

Kurtulmuş

Taner

Ceylan

Sabiha

Kurtulmuş

Çağla

Saraç

Taner

Ceylan

SANAT

BULUŞMASI

Piyalepaşa İstanbul sponsorluğunda

düzenlenen Zubizu Sanat Buluşmaları,

geçtiğimiz gün ünlü ressam

Taner Ceylan’ı ağırladı.

Şeli

Elvaşvili

Capricorn İstanbul’da gerçekleştirilen

söyleşiye Türkan Özilhan Tacir, Münir

Özkök, Şeli-Albert Elvaşvili, Emine

Gülçelik, İsmail Ünal ve Aliye Simavi gibi

birçok ünlü isim katıldı. Doğuş Holding Sanat

Danışmanı Çağla Saraç’ın açılış konuşmasını

yaptığı, danışmanlığını ve moderatörlüğünü

Merkür Galeri Kurucusu ve sanat danışmanı

Sabiha Kurtulmuş’un üstlendiği söyleşide

Ceylan, bir sanat eserine sahip olma safhalarının

inceliklerini ve deneyimlerini anlattı.

Mustafa

Taviloğlu

Kaan

Terzioğlu

Erol

Özmandıracı

Hakan

Kaplan

19

19


Cemiyet

GÜZELLIKLERE YOLCULUK

Geleceğimizin ümidi

olan çocuklar için el ele

veren Yaratıcı Çocuklar

Derneği ve Koruncuk

Vakfı, İstanbul Swissotel’de

“Güzelliklere Yolculuk”

adlı bir etkinlik

düzenledi. Moda, bireysel

gelişim ve güzellik

alanlarında bilgilerin

verildiği etkinlikten elde

edilen gelir, çocuklar

için yapılan çalışmalara

harcanacak.

20


ŞEHİT AİLELERİ

YARARINA

Toprak Sanat Galerisi’nin

sahipleri Ayfer Toprak ve Cengiz

Karavan, şehit aileleri yararına

Akmerkez’de sergi açtı. Türkiye’nin

önde gelen sanatçılarının eserlerinin

yer aldığı, 75 yağlıboya resim ile 15

heykelden oluşan karma serginin

açılış daveti iş ve sanat dünyasının

ünlü isimlerini buluşturdu. Türkan

Sabancı ve Kıvanç Tatlıtuğ’un da

aralarında olduğu davetliler, sergiyi

gezip eserleri inceledi.


Cemiyet

TÜRKİYE’NİN

NUMARALI

MARKALARI

İş dünyasının

patronları,

Türkiye’nin

1 Numaralı

Markaları

töreninde

ödül aldı.

Alışveriş Merkezleri ve

Yatırımcıları Derneği ile

Akademetre

Research Company tarafından

düzenlenen 1 Numaralı Markalar

Araştırması’nın sonuçları, önceki gün

Zorlu PSM’de yapılan törende açıklandı.

AYD Başkanı Hulusi Belgü’nün ev

sahipliği yaptığı törene iş dünyasının

patronları katıldı.

Perakende sektörüne ilişkin

15 kategoride ödüllerin sahiplerini

bulduğu törende, ‘en beğenilen marka

yüzü özel ödülü’nü Koton reklamlarında

oynayan Fahriye Evcen aldı.

“AVM’ler sosyal bir yaşam alanı

olmakla birlikte markaları ve

kullanıcıları bir araya getiren en önemli

unsurlardan birini oluşturuyor” diyen

AYD Başkanı Hulusi Belgü, ödül alan ve

istihdama katkı sağlayan iş dünyasının

patronlarına teşekkür etti.

22


Cemiyet

Yüksel

Mermer

Atilla

Keskin

Ödül alan markalar

Kadın giyim: Koton

Erkek giyim: Kiğılı

Günlük spor giyim: LC Waikiki

Ayakkabı-çanta: FLO

Aksesuvar: Altınbaş

Spor malzemeleri: Adidas

Çocuk giyim: LC Waikiki

Bebek ürünleri-oyuncak: Toyyz Shop

Kişisel bakım-kozmetik: Gratis

Mobilya-dekorasyon: IKEA

Teknoloji perakendeciliği: Teknosa

Teknoloji üreticisi: Samsung

Self servis restoran: Burger King

Restoran: Bay Döner

Kafe: Mado

Özel ödül: Anchor Mağaza (Teknosa)

Özel ödül: Fahriye Evcen (Koton)

Abdullah

Kiğılı

Sinan

Öncel

Mustafa

Taviloğlu

Tuncay

Aşçı

Gülden-Yılmaz

Yılmaz

Aydan-Hulusi

Belgü

Ayşegül-Hakan

Kodal

23


Cemiyet

‘JE T’AIME

SARAYINDA

DAVET

Amour

'Je t'aime/ Seni Seviyorum', Fransız

Sarayı'nın tarihi ve romantik atmosferinde,

HyBird'in organizasyonunda Amour LAB

konseptiyle, gerçekleşti. Bu yıl dördüncüsü

gerçekleşen Amour Lab'a ilgi büyüktü.

Aşkın kimyasının ön planda olduğu; müzikten,

sunulan ikramlara kadar afrodizyak

detayların yer aldığı geceye, Fransa Başkonsolosu

ve eşi Bertrand-Sülün Buchwalter'in

yanı sıra cemiyet hayatının ünlü isimleri

katıldı. Farklı ikram konseptlerinde hazırlanan

yemeklerin sunulduğu gecede Fransız

Sarayı aşk şarkılarıyla renklendi. Davete

katılan konuklar Fransız Sarayı'nın tarihi

atmosferinde özel ikramların tadına bakarken

dans şovları ilgiyle izlediler.

LAB

'Je t'aime/ Seni

Seviyorum'

konseptiyle

Fransız Sarayı'nın

romantik

ortamında

gerçekleşen gecede

cemiyetin ünlü

isimleri aşk dolu

dakikalar yaşadı.

Arzu Kunt, Emre Ertürk

Bertrand-Sülün Buchwalter

24

Ebru Sanver, Heves Ekinci


Cemiyet

Seçil-Rudolf Van Nunen

Ender mermerci, Herman Von Alkamade

Heves Ekinci

Kim-Robert Schuddeboom

Mehmet Ali-Jülide Berkman

Tuğba-Nuri Develi

Esin Surlu Heves Ekinci, Herman Von Alkamade, Ender Mermerci

Dilek Ertek Günseli Kato

25


26

Cemiyet


Cemiyet

LONDRA’DA

TEMMUZ

SERGiSi

İngiltere’de yaşayan

Türk modacı Zeynep

Kartal, “Constance” adlı

2017 Sonbahar-Kış Haute

Couture koleksiyonunu

Londra’daki Türk

Büyükelçiliği rezidansında

tanıttı. Londra Büyükelçisi

Abdurrahman Bilgiç’in ev

sahipliği yaptığı defile, 15

Temmuz konulu fotoğraf

sergisiyle devam etti. Darbe

girişimi sırasında çekilmiş

fotoğrafları tasarımlarına

yansıtan Zeynep Kartal’a

Cumhurbaşkanı Recep

Tayyip Erdoğan’ın eşi

Emine Erdoğan da bir mesaj

gönderdi. Erdoğan, Türk

kültürünün yurtdışında

tanıtımına katkısından dolayı

modacıyı tebrik etti.

27


Cemiyet

YARDIM MELEKLERI İŞBAŞINDA

UNICEF’in Türkiye’de yürütülen

programlarına destek amacıyla

önceki gün Sunset Grill & Bar’da bir

öğle yemeği organize edildi. UNICEF

Türkiye Milli Komitesi Yardım Melekleri

Zafer Kozanoğlu ve Berrin Zorlu’nun

organize ettiği yemek öncesinde

kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Timur

Timurkaynak, kalp sağlığını koruma

konusunda bilinçlendirme amaçlı bir

workshop gerçekleştirdi. UNICEF

Türkiye Milli Komitesi Genel Müdürü

Sanem Bilgin Erkurt ise Türkiye’de

yürütülen Kız ve Erkek Çocuklar

Arasında Eşitlik, Engeli olan Çocuklar,

Tarımda Çocuk İşçiliği ve Çocuk Dostu

Şehirler çalışmaları hakkında kısa

bir sunum yaptı. Yemeğin tüm geliri,

UNICEF’in Türkiye’de yürüttüğü eğitim

odaklı çalışmalara aktarılacak.

Gül Gölge Saygı

28


Cemiyet

Seda Kaşıbeyaz, Özge Peker

Emel Ayaydın

Elif Gönlüm

29


Cemiyet

İlknur Şahinkaya, Sima Balul, Sezi Sander, Müge Teneoğlu

ÖNCE ÇAY

SOHBETI SONRA

CILT BAKIMI

Ayşe Azizoğlu, Arzu Önal, Ayla Agca

Fransa’nın güzellik ve bakım sektöründe

önde gelen markalarından Guinot,

ürünleri için Divan Elmadağ Oteli’nin

spa’sında tanıtım daveti verdi.

Ayşe

Azizoğlu

Günsel Ülkü

Hande Sezer Pekcan

30


Cemiyet

Tuba

Peksayar

Pekihan Akı

Serap Sarı

Neslihan Takı

Guinot Türkiye temsilcisi ENPA Dış Ticaret ve Azizoğlu Halkla

İlişkiler’in ev sahipliğinde düzenlenen davete cemiyet hayatının ünlü

kadınları ilgi gösterdi. Keyifli bir çay sohbetinin ardından davetliler

cilt bakımı yaptırarak, ürünleri yakından inceleme fırsatı buldu.

Gülbin Simitçioğlu Jülide Önengüt Nilgün Esinli Nilgün Dumanlı

31


Cemiyet

Nükhet Duru, Emel Diamond’un

özel tasarımı olan

pırlantalarla bezenmiş 600

BİN DOLAR değerindeki 128

CT ağırlığındaki muhteşem

set ile geceye damga vurdu.

NÜKHET DURU: PODYUMDA

HEYECANLANDIM DİVALIK

BÜLENT ERSOY’A YAKIŞIYOR

Ünlü modacı Cemil İpekçi,

2017 koleksiyonunu ilk

kez Türk Kalp Vakfı’nın Lazzoni

Hotel’de gerçekleştirdiği

gala yemeğinde, iş, sanat ve

cemiyet hayatının önde gelen

isimlerinin katıldığı muhteşem

bir organizasyonla tanıttı. Türk

Kalp Vakfı Tıp Merkezi için

Ekokardiyografi (Kalp Ultrasonu)

cihazının alımına fon

sağlamak amacıyla gerçekleşen

Cemil İpekçi’nin “Avrasya Nefesi”

adını verdiği defilede yeni

koleksiyonunu ünlü isimler

eşliğinde tanıtıldı. Banu Noyan

koreografisiyle gerçekleşen defilenin

en büyük sürprizlerinden

biri Nükhet Duru oldu. Sanat

dünyasının ünlü usta ismi Nükhet

Duru, defilede İpekçi’nin

kendisi için özel hazırladığı

kıyafetle podyuma çıkarak modellik

yaptı.

NÜKHET DURU

600 BİN DOLARLIK

PIRLANTILARIYLA GECEYE

DAMGA VURDU

Nükhet Duru , Cemil İpekçi

Simge Tertemiz

CEMIL

İPEKÇI’YE

KIĞILI

ŞIKLIĞI

32

Şenay Akay

Kiğılı’nın kendisi için

özel olarak hazırladığı

smokinle podyuma çıkan

Onur Büyüktopçu, “Çok

heyecanlandım ama Türk

Kalp Vakfı için buradayım.

Güzel bir deneyim yaşadım”

dedi.

Sunuculuğunu Ferhan

Şensoy ve Kaan Sekban’ın

üstlendiği gecede,

podyumda Nükhet Duru

ve Onur Büyüktopçu’nun

yanı sıra Şenay Akay, Ebru

Ürün ve Simge Tertemiz’in

de aralarında bulunduğu

Türkiye’nin önde gelen

modelleri yürüdü.


Cemiyet

AÇILIŞ

DANSI

Viyana Opera Balosu, yaşları

18 ile 24 arasında değişen

dansçıların şovuyla açılıyor.

200’e yakın genç dansçı,

sadece birkaç dakikalık

gösteri için haftalarca

hazırlık yapıyor.

İlk kez 1814 yılında

düzenlenen Viyana Opera

Balosu’nun 61’incisi geçtiğimiz

hafta sonu gerçekleşti. Baloya

Avusturya’da yaşayan

dünyaca ünlü Türk modacı

Atıl Kutoğlu’nun tasarımları

damga vurdu.

Richard

Lugner

Balonun bu yılki

onur konuğu,

ABD’li oyuncu

Goldie Hawn oldu.

ViYANA

OPERA

BALOSU’NA

KUTOĞLU

iMZASI

Avusturya’nın en yüksek devlet

nişanı olan ‘Goldenes Ehrenkreuz’a

layık görülen Atıl Kutoğlu, bu yıl

61’incisi düzenlenen Viyana Opera

Balosu’na katılan isimlerin de tercih

ettiği modacı oldu.

Avusturya sosyetesini bir araya getiren,

Avrupa jet-set’inin de katılmak

için küçük bir servet harcadığı baloda

Prenses Camilla von Habsburg, yazar

Nicole Adler, emlak kralı Christian

Zeller’in kız kardeşi Romana Leser’in

de aralarında olduğu çok sayıda isim,

Atıl Kutoğlu tasarımı elbiseleriyle

objektiflere poz verdi. Net Holding’in

sahibi Besim Tibuk’un kızları Hande

Tibuk ile Yasemin Tibuk da Atıl

Kutoğlu’nun misafiri olarak Viyana

Opera Balosu’na katıldı.

8 kreasyonuyla Viyana Opera Balosu’nun

en çok tercih edilen modacısı

olan Atıl Kutoğlu’na Avusturya basını

geniş yer verdi.

Kutoğlu, “Meslek yaşamıma

başladığım bu harika ülkenin

beni seçmesinden gurur duyuyorum”

dedi.

Niki Brandstaetter

Prenses

Camilla von

Habsburg

Nicole

Adler

Atıl

Kutoğlu

33


Cemiyet

Enis Özkan ve eşi Nikol Özkan

MAKEDONYA’DA

ELIF KARLI RÜZGARI

34

Geçtiğimiz gün özel bir gece

için Makedonya Gevgeliya

Princess Casinoda sahneye

çıkan ünlü sanatçı Elif Karlı Türk,

Yunan ve Arnavut misafirlere keyifli

bir müzik şöleni yaşattı.

Makedonyada ilk defa sahne

alan Karlı ''Ülkemin insanları

zaten beni dinlerken coşuyorlar

ama Yunanistan ve Arnavutluktan

gelen misafirlerin bana eşlik etmesi

beni çok gururlandırdı eşim başta

olmak üzere beni buralara kadar

dinlemeye gelen herkese sonsuz

teşekkür ederim ve Princess Grup

Yönetim kurulu Başkanı Sevgili

Enis Özkan'a bu daveti için ayrıca

şükranlarımı sunuyorum''

Sahnede kısa bir konuşma

yapan Princess Grup Yönetim

Kurulu Başkanı Enis Özkan

''Bizler turizime olabildiğince

yatırım yapan bir kurumuz Babam

Sayın Sudi Özkan önderliğinde

ülkemize katkımız hep devam

edecek bu gecede sevgili Elif Karlı

Hanımefendiye çok teşekkür

ediyorum bizlere burada muhteşem

bir gece yaşattığı için ayrıca Türk

dostlarımı tesisimizde görmek

bizleri çok mutlu etti''

Elif Karlı'yı sahnesinde yalnız

bırakmayan son zamanların çıkış

yapan sanatçısı Pınar Soykan

söylediği birbirinden neşeli şarkılarla

misafirleri mest etti...


Cemiyet

Elif Karlı ve eşi

Cengiz Karlı

Enis Özkan

Elif Karlı

Elif Karlı

Pınar Soykan

35


Cemiyet

Ümit-Cem

Boyner

Kahraman-Jülide

Sadıkoğlu

Hüsamettin

Özkan

Sema-Aydın

Doğan

Güler

Sabancı

ÖNDE GIDENLERIN

ARKASINDAYIZ

Türkiye’nin sanayi duayeni merhum Vehbi Koç’un

1969’da kurduğu Vehbi Koç Vakfı’nın her yıl kültür,

eğitim ve sağlık alanında verdiği Vehbi Koç

Ödülü, bu yıl Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’ın oldu.

Rahmi

Koç

Şükran-Emil

Güzeliş

Mustafa

Sarıgül

Emre-Maide

Kurttepeli

36


Cemiyet

Leyla

Alaton

Afet

Karacan

Jale

Yılmabaşar

Erol-Belkıs

Aksoy

Vehbi Koç’un “Önden

gidenlerin arkasındayız”

sözünü ilke edinen Vehbi

Koç Vakfı, 16’ncı Vehbi Koç

Ödülü’nü önceki gün İş Sanat

Kültür Merkezi’nde gerçekleşen

törenle sahibine verdi.

Vehbi Koç Vakfı Yönetim

Kurulu, Prof. Dr. Mehmet

Özdoğan’ın başkanlığını yaptığı

Seçici Kurul’un önerdiği üç aday

arasından ödüle kültürel ve tarihi

miras alanındaki çalışmalarıyla

Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’ı layık

gördü.

İş, sanat ve siyaset dünyasının

ünlü isimlerini buluşturan

törene Koç Holding Yönetim

Kurulu Başkanı Ömer M. Koç

ev sahipliği yaptı. Koç, ödülü

Ahunbay’a takdim ederken

“Tarihi ve kültürel mirası koruma

ve gelecek nesillere aktarma

yolunda cansiperane çalışan

isimsiz kahramanlardan birisini

ödüllendiriyoruz” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim

ve Kültür Örgütü (UNESCO)

ve Uluslararası Anıtlar ve Sitler

Konseyi (ICOMOS) gibi uluslararası

kurumların da görüşlerine

başvurduğu, dünyanın önde

gelen koruma uzmanları arasında

gösterilen Prof. Dr. Zeynep

Ahunbay da yaptığı konuşmada

“Kültür mirasını hem insanlara

hem de doğaya karşı korumak

zorundayız” dedi.

Neşe-Cavit

Kavak

Nurcan-Turgay

Ertan

37


Cemiyet

Ahmet-Neslihan

Kozanoğlu

Selahattin

Dönmez

Günsel

Ülkü

NE YAPARSAN

YAP AŞK İLE YAP

Tuba

Peksayar

Gizem

Aktorun

Öner-Gülgün

Tüzün

38

İş ve sanat dünyasının

ünlü isimleri Usla

Akademi’deki “Arçelik’le

Mucize Lezzetler

Pişirme Atölyesi”nde

buluştu. Neslihan-Ahmet

Kozanoğlu, Gülgün-Öner

Tüzün, Figen Erenel-

Altuğ Önder, Sinem

Yıldırım-Emre Ertürk,

Selahattin Dönmez ve

Günsel Ülkü’nün de

aralarında olduğu isimler

“Ne yaparsan yap aşk

ile yap” sloganıyla

Sevgililer Günü menüsü

hazırladı. Şef Cenk

Akkaya, yemek sanatının

püf noktaları hakkında

bilgiler verdi.

Sinem

Yıldırım

Emre

Ertürk


Cemiyet

AĞA’YA ÖZEL

SEVGILILER GÜNÜ

Ağaoğlu Şirketler

Grubu Yönetim

Kurulu Başkanı

Ali Ağaoğlu işleri

nedeniyle yurtdışında

olduğu için Sevgililer

Günü’nde ayrı kaldığı

sevgilisi Duygu Su

Gürpınar için özel bir

kutlama yaptı. Ağaoğlu

Şirketler Grubu

bünyesinde hizmet

veren spor ve yaşam

merkezi MyClub

World’de gerçekleşen

kutlamada Suat

Ateşdağlı müzik ve

eğlence dolu bir gece

yaşatırken, Ali Ağaoğlu

sevgilisi Duygu Su

Gülpınar ile birlikte

dans edip eğlendi.

39


Cemiyet

SABANCI’YA

ONUR ÖDÜLÜ

Halk sağlığının korunması amacıyla

çalışmalar yürüten Türk Böbrek Vakfı,

önceki gün diyaliz hastaları yararına

bir yardım etkinliği düzenledi.

Türk Böbrek Vakfı Yönetim Kurulu

Üyesi Seval Ermiş’in ev sahipliğinde

Shangri-La Bosphorus Otel’de gerçekleştirilen

etkinlikte 30 yıldır vakfın bağışçısı olan

Türkan Sabancı’ya onur ödülü verildi. İş

ve sanat dünyasının hayırsever isimlerini

buluşturan yardım gecesinde diyaliz cihazı

bağışı yapan Semra Tünay, Ayten Dağbaşı,

Nezihe Öztan ile bir hasta odasının

yapımını üstlenen Mihriban Scheer’e de

teşekkür plaketi takdim edildi.

40


41


Cemiyet

MODELLER

GELiN OLDU

Türkiye’nin en büyük

gelinlik defilesi Gelin

Damat Fashion Day

2017, önceki gün

yapıldı. Organizasyon

kapsamında 51

modacı ve 51 modaevi

koleksiyonlarını

tanıttı.

Ece Gürsel,

göğüs

dekolteli yarı

transparan

gelinlikle

dikkat çekti.

Mavi saçlarla

podyuma

çıkan Şebnem

Schaefer “Bugün

bu saçlarla

marjinal bir gelin

oldum” dedi.

Priamos için modacı Murat Cinpir

tarafından tasarlanan koleksiyon,

Bilge Kara, Deniz Pulaş, Ebru

Ürün, Hülya Yiğitalp, Sema Şimşek

ve Zeliha Çal tarafından sunuldu.

Organizasyonda podyuma

çıkan isimlerden biri de Şebnem

Schaefer’dı. Feriye Palas’taki

defilede gelinlik giyen ünlü

manken, “Doğum günümde

üç defileye çıkıp gelinlik

giydim, belki bu bir

işarettir” dedi.

42


Cemiyet

Murat

Cinpir

43


Cemiyet

Tekstil sektörünün ünlü isimleri ve işadamları

tatil için geldikleri Palandöken’de Sway Hotels’in

patronu Can Dikmen ile bir araya gelip hatıra

fotoğrafı çektirdiler. Haldun Orakçıoğlu, Metin

Edremit, Ahmet Arslan ve Çetin Uğuz karlar

üstünde objektiflere böyle poz verdi.

Haldun

Orakçıoğlu

Metin

Erdemit

Can

Dikmen

Ahmet

Arslan

Çetin

Uğuz

TATILIN KEYFINI

DOYASIYA ÇIKARDILAR

Cüneyt

Kurt

Sibel

Umut

Trabzonspor

Başkanı Muharrem

Usta eşi Saliha Usta

ile tatilin keyfini

çıkardı. Trabzonspor’un

son maçlarda aldığı

sonuçlardan memnun

olduğu görülen Muharrem

Usta objektiflere zafer

işareti yaparak

poz verdi.

Derya

Umut

Muharrem-Saliha

Usta

Sömestr tatilinin son

haftasında birçok ünlü isim

çocukları ile birlikte kayak

merkezlerinin yolunu tuttu.

Son yılların gözde kayak

merkezlerinden biri olan

Erzurum Palandöken’deki

Sway Hotels ünlü

misafirlerini ağırladı. Tatil

için Palandöken’e gelen ünlü

konuklar gündüzleri kayak

yapmanın keyfini çıkarırken

gece de ünlü işletmeci

Cüneyt Kurt’un müziği

eşliğinde eğlenceli vakit

geçirme fırsatı buldular.

44


Cemiyet

Dilek-Yakup

Avşar çifti

kızları Naz

ile gün

boyu kayak

yapmanın

keyfini

çıkardı.

Cüneyt

Kurt

Can

Dikmen

Ersun

Yenal

Kaan

Kartal Bora

Akçelik

Madencilik

Yönetim

Kurulu

Üyesi Narın

Akçelik’te

Sway

Hotels’de tatil

yapan isimler

arasındaydı.

VANA BÜYÜKÇINAR

Ünlü modacı Tuvana Büyükçınar

eşi Selim Demir ve oğlu Aslan

demir ile Sway Hotels’de

tatildeydi.

45


Cemiyet

SANAT VE GÜZELLIK

Çağdaş sanata olan merakıyla bilinen

Dr. Koray Erdoğan, dünyaca ünlü

Türk sanatçı Ahmet Güneştekin’in

eserlerinden oluşan koleksiyonunu kurucusu

olduğu Ataşehir’deki ASMED Özel Tıp

Merkezi’nde sergiledi. Erdoğan’ın Ahmet

Güneştekin ve Sinem Yıldırım’la birlikte

ev sahipliği yaptığı açılış daveti, iş, sanat

ve cemiyet dünyasının ünlü isimlerini

buluşturdu.

Ertuğrul Özkök, Eda-Selim Kosif,

Ayşe Kucuroğlu, Togan Gökbakar,

Nasuh Mahruki, Esra Kaktüs, Numan

Ceyhan, Serap Tibuk, Emre Ertürk, Arzu

Kunt, Verda Penso ve David Şaboy’un

da aralarında olduğu davetliler, Carlo

Bernardini’nin lezzetli yemekleri eşliğinde

eserleri inceleyip Güneştekin’le hatıra

fotoğrafı çektirdi.

Dr. Koray Erdoğan, çağdaş Türk sanatının

en önemli isimleri arasında yer alan Ahmet

Güneştekin’in eserlerine ev sahipliği

yapmaktan dolayı mutluluk duyduklarını

söyledi. Erdoğan, “Beyazıt Tepesi”, “Şahmeran

ve Medusa”, “Zülkarneyn”,“Şahmeran”,

“Zümrüd-ü Anka” ve “Kainatın Yedi Sırrı”

eserlerini görmek isteyen sanatseverlere

ASMED Özel Tıp Merkezi’nin kapılarının

açık olduğunu da belirtti.

46


Magazin

Zuhal

Olcay

Berrin

Zorlu

DEV

KONSER

2009 yılında ÇEV (Çağdaş Eğitim Vakfı) öncülüğünde başlayan, “Harika Yetenekler” olarak da bilinen

“Forte 24 Genç Yetenek” projesi kapsamında önceki gün Zorlu PSM’de özel bir gece düzenledi.

Arzu

Sabancı

ÇEV Yönetim

Kurulu Üyesi

Berrin Yoleri’nin organize

ettiği, Selma Ergeç’in

sunduğu gecede Halit Ergenç

ve Zuhal Olcay, genç

yeteneklerle aynı sahneyi

paylaştı. Olcay, “Güller ve

Dudaklar” ve “Pervane”

şarkılarını genç yeteneklerle

beraber seslendirdi. Keman

sanatçısı Prof. Cihat

Aşkın’ın sanat yönetmenliğinde

hayata geçirilen ve

ünlü şef İbrahim Yazıcı’nın

yönetimindeki senfoni orkestrası

eşliğinde gerçekleşen

bu özel geceye Haldun

Dormen, ‘Kutup Yıldızları’

adına onur konuğu olarak

ev sahipliği yaptı.

Ebru

Ceylan

Gecede Nebil

Özgentürk

tarafından

hazırlanan kısa

film de gösterildi.

Berrin

Yoleri

Ömer

Aras

Haldun

Dormen

Cihat

Aşkın


Magazin

Selma

Ergeç

Halit

Ergenç

Yelda

Demirören

Revna

Demirören

Demet Sabancı

Çetindoğan

Yasemin

Özilhan

Emine

Özilhan

Murat Özyeğin,

geceye çocukları

Ege ve Lal ile

geldi.

Türkan

Sabancı

Beyhan

Bağış


Magazin

11.

KEZ MODA

SEVERLER

BiR

ARADA

50

İZMİR Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde

bu yıl 11'nci kez moda severler ve ünlü markaları

bir araya getiren IF Wedding Fashion'da abiye sektörünün

öncü markası Matrons Abiye damga vurdu.

IF Wedding Fashion

İzmir, moda severlerin

yanı sıra evlilik hazırlığı

yapan özellikle gençlerinde

ilgiyle gezdiği yer oldu.

IF Wedding Fashion'da

Matrons Abiye de, 2017 için

hazırladığı özel kreasyonunu

aralarında manken Özge

Ulusoy, Chloe Loughna, Elif

Ece Uzun, Tuğba Özay ve

sunucu Özlem Yıldız tanıttı.

Abiyeleri giyip objektifler

karşısına çıkan ünlü

mankenler, Fuar ziyaretçilerin

yoğun ilgisiyle karşılaştılar.

Ünlü isimleri podyuma

çıkararak büyük ses getiren

Patent Tekstil Yönetim

Kurulu Başkanı Ercan Kulu,

Matrons Abiye olarak fuara

çok iyi hazırlandıklarını

anlatırken, şöyle dedi:


Magazin

Jülide Önengüt

İlkem Öztürk

Günsel Ülkü

ROMANTIK ROTALAR

Beymen’in konusunda

uzman isimleri ağırladığı

sohbetlerinin şubat ayı

konuğu seyahat yazarı,

tarihçi ve profesyonel

rehber Saffet Emre

Tonguç oldu. Conde

Nast Traveller

Türkiye Genel Yayın

Yönetmeni Çiler İlhan

moderatörlüğünde

önceki gün Beymen

Zorlu Center’da

düzenlenen sohbet,

Sevgililer Günü dolayısıyla

“Travel for Romance”

başlığı ile gerçekleşti.

Saffet Emre Tonguç,

dünyanın en romantik,

keyifli, etkileyici ve heyecan

verici aşk, eğlence kültür

turları rotalarını paylaştı.

Etkinliğe aralarında Beste

Yurttaş, Begüm Yurttaş,

İlkem Öztürk, Günsel Ülkü,

Jülide Önengüt ve İpek

Kefeli’nin bulunduğu çok

sayıda ünlü isim katıldı.

51


Müzik Röportaj

SÖHRETTEN

KURTULUŞYOK

Cem Yılmaz ve Taner Ceylan, önceki

gün !f İstanbul Bağımsız Filmler

Festivali’nin İyileştiren Şeyler temalı

etkinliklerinden Küçük Sohbetler’e katıldı.

İkili, bomontiada’da gerçekleşen ve 3 saate

yakın süren sohbette komediden şöhrete

pek çok başlığa değindi.

ŞÖHRETİN YÜKÜNÜ

BİLMİYORLAR

Cem Yılmaz’ın şöhret ve

popüler olmakla ilgili

yorumu şöyle oldu: “Şöhretten

kurtulamazsın, istifa

edemeyeceğin bir şey tanıdık

olmak. Bazılarının tanıdık

olmakla ilgili arzusu oluyor

ya, ciddi bir kalabalığın; bir

bilinsek diyorlar. Halbuki onun

yüküne dair hiçbir bilgileri

yok. Ben sanatçıyım; bir

bakkaldan, terziden fazladan

ayrıcalıklı bir kimse olmayı

sevmiyorum. O dünyada

değilim. Bir gün, ‘Nerede o

eski alkışlar’ diyen bir adama

evrilmek istemem, çünkü

dün gülenler başkaydı, bugün

başka. İnsanlar bununla ilgili

bir trajedi yaşıyorlar. Bunu

kendimden uzaklaştırmaya

çalışıyorum, bir ayrıcalık da

beklemiyorum. Anlaşılmanın,

sevilmenin dalgalı bir

şey olduğunu biliyorum.

Komedinin köklerine inmek,

tekniğinle, hızınla, parlaklık,

zihinsel aydınlık, bir şeyi bir

şeye dönüştürme kabiliyeti,

hız... Bunlarla ilgilenmek

benim için daha önemli.”

Bu yıl “İyileştiren Şeyler”

teması altında gerçekleşen

festivalin Küçük

Sohbetler programının

konukları, komedi sanatçısı, oyuncu

ve yönetmen Cem Yılmaz ile

hipergerçekçi resimleriyle dünyaca

tanınan güncel sanatçı Taner Ceylan

oldu. “Kahkaha ve Estetik” başlıklı

sohbet için bir araya gelen ikili,

kendilerine iyi gelen kitapları, filmleri

ve komediden sanata pek çok konuyu

ele aldı. Kahkahaların neredeyse hiç

dinmediği sohbet 3 saat kadar sürdü.

KOMEDYENİN

ARKADAŞI AZDIR

Sohbete komedinin seyirciyle

üretilen bir şey olduğunu söyleyerek

başlayan Cem Yılmaz, komedyen

olmanın zorluklarını da dile getirdi:

“Komedide espiriyi biz beraber

üretiyoruz. Esprinin muhatabı

olduğu zaman seyirci hiç zevk

almıyor. Bu işin kuralı budur. Seyirci

şakanın kurbanı olmak istemiyor,

irdelediğin şey olmak istemiyor,

modelin olmak istiyor. Hepimiz

öleceğiz diyorum, ‘Tamam ama bu

ben değilim ki, kesin yanımdaki

gidecek’... Komedyenin bu anlamda

arkadaşı da az. Hayat daha pamuk

ipliğine bağlı diğer mesleklere göre.”

BEN HER ŞEYE

GÜLERİM

Yılmaz, gülmenin bir savunma

meselesi olduğunu da sözlerine

ekledi: “Ben her şeye gülmem diyen

insanlar vardır ya. Nereden biliyorsun

ki? Vücut bir kere bunu istemsiz

bir şekilde yapıyor zaten. Bu tür

beğenilerle ilgili kendimizi bir yere

koymamız da çok acayip. Mesela

nelere gülüyoruz sorusunun cevabını

ararken aslında bir sürü sorunun da

cevabını arıyoruz. Ben kendim bu

sorunun cevabını şöyle cevaplamayı

tercih ediyorum: Her şeye gülerim.

Çünkü bu köklü bir tercih. Kökünde

her şeye şüpheyle yaklaşmak ve her

şeyi çok da ciddiye almamak var.

Gülmeyi ertelemenin de bir vakit

kaybı olduğunu düşünürüm.”

POPÜLER OLMAK

BÜYÜK PROBLEM

Taner Ceylan da buna karşılık

şunları söyledi: “Ben ise tebessüm

eden insanları resmeden ender

ressamlardanım. Hep şunu

savunmuşumdur: İyi hissetmek

istiyorum, bakınca iyi hissetmek

istiyorum. Genelde mutluluk üstüne

çok resmim var.

Bir resmi ya da bir sergiyi

yaptıktan sonra ise o durumla çok

ilgilenmiyorum. Yani tuttu mu

tutmadı mı, hakkında yazıldı mı

yazılmadı mı...

52


Müzik Röportaj

Ben tanınan bir ressamım

ama bunun 10 yıl sonra böyle

olmayabileceğinin de farkındayım.

Çok az üretmek de bir problem, çok

üretmek de, ama popüler olmak en

büyük problem bizde. Çünkü benim

yüzümün görünmemesi lazım. Ben

fiziken işimin önüne geçersem, işim

için iyi bir şey değil bu. Geçtiğimiz

10 yıla bakarsanız popüler dünyanın

içine çekip, emip yok ettiği yetenekler

var. Mesela Almanların çok önemli bir

sanatçısı var, Martin Kippenberger.

Artık literatüre ‘Galericilerin ve

koleksiyonerlerin öldürdüğü ressam’

olarak geçti. Suratımın resmimden

öne çıkması en korktuğum şey. Sınırda

görüyorum kendimi, bu sınırı da

aşmamayı düşünüyorum. Hayatımdaki

en önemli eylem resim. Başka hiçbir

şey yok hayatımda. Benim suratım

işimden daha çok anılırsa yaptığımın

değeri kalmaz.

Çünkü ben bununla para

kazanmıyorum, bununla var

olmuyorum, bununla var olmak

istemiyorum. Günde 8-9 saat

tuvalin başında, 10 santimlik bir

mesafeyle zaman geçirdiğiniz zaman,

orada oluyorsunuz artık, orada

yaşıyorsunuz. O ağacın bir parçası

oluyorsunuz, oradaki kumaşın bir

deseni oluyorsunuz ve o sizin hayatınız

oluyor.” !f İstanbul’daki bu sohbetin

seyirci önünde görüneceği son etkinlik

olduğunu da belirten Ceylan, iki yıl

boyunca yeni projesi için atölyesine

kapanacağını belirtti.

ABİMDEN KOMİK OLSAM BANA YETER

Yılmaz, 90’larda sahneye çıkmaya başladığında

anlaşılmadığını, ancak uzun yıllar sonra “Usta

komedyen” unvanıyla karşılandığını anlattı:

“Profesyonel komik olmamaya gayret etmek, ne

satarla ilgili fikirden olabildiğince uzak kalmaya

çalışmak bir terbiye getiriyor insana. Sahneye ilk

çıktığımda beni küçük bir kitle izlemeye başlamıştı.

Meşhur ‘Çok da halka hitap etmiyor’ meselesinin

tam aksini 20 yıl önce duyuyordum ben. Ben zaten

ahaliye hitap etmiyordum ki, sahneye çıktığım yer 50

kişilikti. Hiçbir zaman o kitleye ‘Hey, işte seveceğiniz

komedyen geldi’ falan yapmadım. 50 kişi izliyordu

zaten. Sonra kendi istekleriyle 100 oldular, sonra

2 bin kişilik, 5 bin kişilik yerde sahneye çıkmamın

sebebi bir revizyonla, bir dönüştürmeyle ilgili değildi.

Onlar arzu ettiler izlemeyi. Yani üzerinden 20

EN BÜYÜK

AMACIM

SOYUT

RESİM

YAPMAK

Hipergerçekçi resimleriyle ünlü Taner Ceylan,

sohbet sırasında aslında her zaman soyut resmi

çok sevdiğini, soyut resim yapmak istediğini

açıkladı: “Çocukluğumdan beri gerçekçi resim

yapıyorum. Çocukluğumda bile çocuk resmi

yapamadım ben. En büyük amacım da soyut resim

yapmak, bir ucundan girmek, ama olmuyor. O

başka bir şey. Her ressam soyut resmin arkasında

duramaz. Soyut bir resmin arkasında durabilmek,

onu savunmak ciddi bir şey.” Sanatçı, konuşmasını

büyük alkış alan şu sözlerle noktaladı: “Sanat

özgür bir alandır. Total bir özgürlük vardır

sene geçtikten sonra şunu duymak elbette komik

geliyor. O zaman marjinalken (o zamanın marjinali

neyse artık) diyorlardı ki, ‘Bizi ilgilendirmeyen bir

şey bu, hoş da değil, güzel de değil. Ne ki şimdi bu?

Bir tane çocuk çıkıyor, 22 yaşında, yaptığı şey tiyatro

oyunu değil, performans da, bir şey değil, ne ki bu,

ne bu ya?’. 1995, 1996, 1997, hâlâ ‘Ne bu ya, ne

bu!’. 2015 oldu, “Usta komedyen”... 20 sene ‘bu

ne ya’ ile geçti, ‘ne bu ya’, ‘ne bu ya’, arada hiçbir

şey yok! Tabii unvanla ilgilenmediğim için bu beni

ferahlatan bir şey. Ben neticede babamın oğluyum,

ne kadar komiksem o kadar komiğim. Elimde bir tane

silahım olsa bile bana yeter. Hep şakasını yapıyorum:

Abimden komik olsam bana yetiyor. Her zaman da

yetmiştir. Veya sizden birazcık daha komik olsam

sizden rol çalabilirim.”

sanatta. O yüzden bol bol sergi gezin, bol bol

müze gezin, nitelikli müzik dinleyin, iyi kitaplar

okuyun, iyi öyküler okuyun ve nitelikli filmler

izleyin. Bir Mahler’i dinlemek, bir Wagner’i

dinlemek kolay iş değildir ama öğrenilen şeylerdir.

Gözü eğitmek gerekir, kulağı eğitmek gerekir.

Eğittikçe o dünya büyür, gördükçe gelişirsiniz,

zenginleşirsiniz ve özgürleşirsiniz. Onun için kolay

iş değildir sanatsever olmak, basit de değildir. O

yüzden anlamadığınız, görmediğiniz, tınısından

hoşlanmadığınız şeylerden korkmayın, anlayarak

yaklaşmaya çalışın, zenginleşin, özgürleşin.”

53


Röportaj

TECRÜBE iNSANI

KÖRLEŞTiRiYOR

◊ M. D: İlk romandan sonra

kendi edebiyat yolculuğunu nasıl

değerlendiriyorsun?

- E. T: Tecrübe insanı körleştiriyor.

Tecrübe insanı kalıplaştırıyor

bu yüzden amatör ruhu ve heyecanı

kaybetmemek gerekli. Ben bütün

tecrübelerimi amatörken yazdığım

Mihr’de kullandım. İlkin elbette

her şey çok güzeldi. İlk romanım

Mihr bestseller olmuştu ve haftalarca

dördüncü sırada kalmıştı. Bu yeni bir

yazar için büyük bir başarıydı. Fakat

ikinci romanımla yayıncı değiştirmek

pek mantıklı olmadı ve zaten yaşadığım

sorunla haftasında kitaplarımı

geri çektim, piyasadan kaldırdım.

Böyle olunca ikinci romanım okura

hiç ulaşamadan ölmüş oldu. Ancak

bunu sorun yapmadım ve yurtdışında

çıkacak kitabıma yoğunlaştım. İngiliz

yayıncım ‘The Giant and the Three-

Dwarves’ adlı çocuk kitabımı İngiltere

ve Kanada’da kitap evlerine dağıtım

yaptığında, Türkiye’de okuyucuya

ulaşmadan ölen kitabımın üzüntüsünü

atlattım açıkçası. Yani aslında

üretmeye hep devam ettim ve yurtiçi

yurtdışı koşturup durdum. Şimdi daha

çok tanınan bir yazarım. Fakat önemli

olan gerçek okur kitlemi yakalamış

olmam. Mihr’i okuyanlar, mesajlarında

artık takipçiniz, yeni kitabınızı

heyecanla bekliyoruz gibi sözlerle

gururumu okşayıp beni güçlendirdi.

Eleştirenler de oldu ama bunlar bir

elin parmaklarını geçmedi. Artık bir

kitlem var ve zamanla daha artacak

olması güzel.

◊ M. D: Birçok ülkede

edindiğiniz tecrübelerle Türk

edebiyatının dünyadaki yerinden ve

geleceğinden bahseder misi?

- E. T: Bir toplumu hizaya

getirmenin en ideal yolu karınlarını

değil, beyinlerini yalanlarla

doyurmaktır, bu yüzden ahlaklı bir

bireysel savaş felaketi olur kişinin;

çünkü yalanlarla görünürlüğe

kavuşanlar, doğruyla kaybolmayı göze

alamazlar. Türk edebiyatı asla eskisi

gibi olmayacak bunu görebiliyorum.

Çünkü ülkemizde kutuplaşma var

ve bir kesim yüzeysel bir dile sahip

içeriği olmayan anlamsız kitaplarla

uyuşturulmaya çalışılıyor, diğerleri

Mezin Dedeyi, başarılı bir yöneticiyken ilk

romanı Mihr’le edebiyat dünyasına adım atan

ve son dönemin en beğenilen yazarlarından

Eylem Tok’la konuştu.

derin edebiyatı bulmanın peşine düşüyor ve piyasayı

kontrolü altında tutan, neyi dayatıyorsa toplumun

kabulü oluyor. Bir zamanlar Televole kültürüyle

kendini geliştirenlerin gözlerini açtığında büyük bir

krizin içinde olduğunu görüp bir kurtarıcı arayışına

düştüğünü unutmamak gerek. Şimdi bunu yayıncılık

piyasası sağlıyor. Dikkat etmeli. Türkiye’nin her bir

bireyi gerçeğin peşinden giderek ancak kendini ve

sonraki neslin refahını sağlayabilir. Burada en büyük

görev eleştirmenlere düşüyor. Türkiye’nin kitap

eleştirmeni olmaması sorundur. Olanların tecrübeli

ÖZEL

RÖPORTAJ

kötüyü lüzumsuz amatörü eleştirmekten korkuyor

olması sorundur. Türkiye’de Türk edebiyat dergileri

çıkarıyorlar. Üzerinden öleli elli yıl geçmiş adamın

kitabını kitaplarını eleştiri konusu yapıp yazıyorlar.

Türkiye’de kimi keşfettin bugüne dek. Niye yıllar önce

keşfedilmeden ölenleri şimdi yere göğe sığdıramıyorsun.

Senin bugün keşfedemediklerini seneler sonraki

eleştirmenler yere göğe sığdıramayacak bunu hiç mi

düşünmüyorsun? Bu dönemin zayıflığı sayılmayacak

mı? Sen kendi ülkendeki edebiyatçıları oku, onları

iyisiyle kötüsüyle eleştir, insanlara, okuyuculara yol

54


Röportaj

Eyem Tok,

"Yönetmen ve

senarist yönlerimi

de geliştiriyorum"

diyor.

RÖPÖRTAJ

Mezin Dedei

mezintan@yahoo.com.tr

Pixee Fox

göster. Böyle bir yere varılamaz.

Benim üzüldüğüm konu gerçek

yazarların kitap çıkarmadan kaybolup

gitmesi.

YAYINCILAR ÜNLÜLERİN PEŞİNDE

◊ M. D: Bu yayıncı eleştirmen

sorunsalı mı?

- E. T: Bakın kibir ve bencillik

değil bu. Başarı, güneş ve ay gibidir,

güneş birinin başarısı, ay başka

birinin. Neden bir Nazım Hikmet

çıkmıyor, neden bir Ömer Seyfettin,

Namık Kemal ya da Halide Edip

Adıvar gibileri ki uzat uzatabildiğin

kadar. Güneş tutulması mı bu? Ay

tutulması mı?

◊ M. D: Sorun ne?

- E. T: Köklü yayıncılar artık

tanınmış simalara kitap yazma

siparişi veriyor, tanınmış ünlü insanlar

kitap yazıp bu yayıncılara veriyor.

Yazamayanlara yardım ediliyor, editör

desteğiyle yazdırılıyor. Kimse suya

sabuna dokunmak istemiyor. Yeni

yayıncılar sosyal medyada

takipçisi olan gençlerin yazılarını

kitaplaştırıyor. Yirmili yaşlarda

yazarlar türedi. Kitapçıların raflarına

bakın. Politik ve tarihi kitaplar dışında

edebiyat kitaplarına bir göz atın

göreceksiniz durumun ne olduğunu.

Biraz dili sivri olan dışlanıyor

ret yiyor. Artık daha önce kitabı

olmayanlara kitap basılmıyor, çünkü

kimse riski göze almıyor. Kısacası

yayıncılık ve yapımcılık, yani

sanat bitmiş durumda. Mücadele

edenler var ve iyiler az değil elbette.

Ama gerçekten iyi yazarlar, şairler

öldürülüyor. Küstürülüyor.

◊ M. D: Yapımcılıktan bahsettin,

ne demek istedin? Bu arada bir film

çektin ve festivallere katıldın, nasıl

başladı serüven?

- E. T: Yani baksanıza gişe yapanlar

hep komedi filmleri. Komedi filmi

yazarsan filmini yapıyorlar, dram, macera,

tarihi bir şeyin altına giren yok.

Romantik ya da komedi olacak. Sanki

bu ülkede bir gülmeye bir de aşka

ihtiyacımız var. Bunlarla sosyalleşip

birikim sahibi oluyoruz.

Sanat ya bu! Neyse. Evet, bir kısa

film yazdım. Soyut sanat filmi yazıp

yönettim ve festivallere katıldım.

Adana Altın koza, İstanbul, İzmir

ve iki festivalde daha finale kaldı.

Yönetmen ve senarist yönlerimi geliştiriyorum.

Uzun metraj iki senaryo

yazdım ve yönetmenlik tecrübem iyi

olunca kendim çekeceğim filmlerimi.

Tabi başlangıç sokak fotoğrafçılığımı

geliştirmemle oldu. Sinema alanında

kendimi eğitiyorum.

MIHR ÇOK CESURDU

◊ M. D: Peki kitaplara

dönelim. Mihr’i yazmak hayatını

nasıl etkiledi?

- E. T: Bilmiyorum. Aslında beni

üzen Mihr gibi bir kitabı bir daha

yazamayacak olmam.

◊ M. D: Nasıl yani?

- E. T: Kötü gerçek, iyi bir

yalandan daha şerefli kılar

insanı. Yalan söylemeyeceğim. Mihr

benim gerçek dilimi içine süzüp aldı.

Gözlerim kapalı okusam dinleyenler

bunu destansı bir şiir zannederler.

Öyle bir kitaptı. Ve cesurdu.

Bu yüzden cesaretimden övgüyle

bahsettiler. Mihr, benim acılarımın

olduğu, çaresizliklerimin olduğu,

kazandığım kaybettiğim zamanların

kitabı. Heveslerim vardı, hayallerim,

umutlarımın kitabıydı. Bu kitapla

yazar olacaktım. Gece gündüz çalıştım

ve çoğu kez çoğu yerde ağlayarak

yazdım, gözyaşlarım vardı o satırların

içinde. Kendim için değildi gözyaşları.

◊ M. D: O zaman sen vardın,

şimdi daha mı politiksin?

- E.T: Değil. Edebiyatçıyım

ben. Tüketilmiş bir hayatın sonuyla

arası kalanında her insanın sarılmak

zorunda olduğu ve içinde bulunduğu

sürece politika, o insanın, ikinci ve

son oluşturduğu kişiliğinin erozyona

uğrayış sürecidir; zira insan, yaşamı

boyunca iki kez karakter değişimine

uğrar ve bu ikilemden bir doğup kalıcı

olan benliğini yansıtan öz, sonsuza

dek itikâlı yaşar.

55


Röportaj

◊ M. D: Bir romanı bitirmek nasıl bir duygu?

- E. T: Büyük bir boşluğa düşmek gibi. Kaygı ve

korkuların başlangıcı. Bir daha yazabilecek miyim?

Bundan daha iyisini yazabilir miyim? Kurgu

yapabilir miyim? Konu bulabilecek miyim? Yani

bende bu... Beni büyük bir boşluğa atıyor ve hep

stres veriyor. Sonra bir bakmışsın yenisi eskisinden

daha güzel bir hikâye. Üstelik yazabiliyorum.

Yeteneğimi kaybetmemişim!

◊ M. D: Yazma hikâyen nasıl başladı?

- E. T: Daha önce söylemiştim, çocukken

yazmaya başladım. Şiirle başladım, sonra ortaokul

dönemi denemeler yazdım. Uzun

seneler deneme ve şiir yazdım.

Üniversite dönemi öykülere

başladım. Romanı yirmi sekiz

yaşıma kadar tamamlayamadım,

hep başladıklarımı yarım

bıraktım. Mihr’den önce

Sandık adında bir roman

yazdım ve bitirdim, tam 29

yaşındaydım. Mihr’i yazdığımda

otuz yaşımdaydım ve ikisi arasında

tercih olarak Mihr’le çıkış yaptım.

Sonra Allah’ın piyonları geldi.

Ve İngilizce hazırladığım çocuk

masalları, çocuk romanı ve öykü kitabı.

56

HERKES SENİ ANLAMAYABİLİR

◊ M. D: Kadın kokan kitapları sevmiyorum

demiştin…

- E:T: Evet, dedim. Hep bir erkek gibi

davrandım, kadınlığımı katmadım, hissettirmedim

kitaplarımda. Kitaplarımı okuyan bunu bir

kadın mı yazmış diyebilir. Cesur ve gereken dili

kullandım. Kadınların kitaplarını okurken kadın

kokusu alıyorum ve bu beni rahatsız ediyor. O

yüzden söyledim.

◊ M:D: Son yıllarda kadın yazarlar bir hayli

fazlalaştı, bunu neye bağlıyorsun?

- E:T: Bu iyi bir şey. Biraz da kadınlar öncü

olsunlar. Bu özgürlük bunun için verilmedi mi?

Hakkını vermeli kadınlar.

◊ M:D: Yazarken nelere dikkat ettin daha

çok?

- E:T: Herkesin yaşına ve eğitimine göre

davranıp diyalog kurmasına. Bu çok önemli bir

noktadır. On yaşında çocuğun ağzından yirmi

yaşındaki birinin sözü çıkmaz.

Bütün karakterlerini yirmi beş

yaşında bir dille yönetemezsin.

İsim verememek çok acı ama

verirsem polemik olur, o yüzden

isim vermeden okuyup şahit

olduklarımdan konuşuyorum.

Yetmiş yaşında biri yetmiş yaşı

yaşatmalı bana, on yaşında

biri on yaşını. Eğitim ve

hayatta yaşadıkları göz önünde

tutulmalı. Bunlara dikkat

edince elbette biraz gerçekliği

hissettirebilirsiniz. Bunun

dışında kurgu çok önemli, baş ve

son, ama ana tema ne? Evet bir

hikâyen var ama o hikâyenin

hikâyesi ne? Kitap bittiğinde

ne alacağız, bize yararı ne

olacak? Aykırı olacağım diye

ezberlediğin cümlelerle kafamı

karıştırma benim. Kitabını anlat,

sade bir dille anlayacağım dilden. Herkes seni

anlamayabilir. Herkesin eğitimi aynı değil. İlkokul

mezununun da kitap okuma hakkı var. Onu da

kendine çek ve alıştır.

◊ M:D: Kendinle tanışma ve

yazma hikâyen nasıl başladı?

- E:T: Zor bir çocukluk geçirdim. Belki Allah’ın

bana hediyesi bu zorluktu ki yazma yeteneğini çocuk

yaşta verdi ve beni bugün bir yazar yaptı. Eskiden

yazar olmak kolay değildi o yüzden böyle söylüyorum.

Yirmi yaşında düşünemezdim yazar olabileceğimi.

Babam ben küçükken gitti. Bir yanım eksikti. Sonra

şiirler yazdım, saçmaydı ama başlamıştım. Zamanla

güzelleşti ve zaman ilerledikçe politikleşti, asileşti,

argolaştı. Ama kendimi bulduğumda hepsi edebileşti

ve bu tattan vazgeçmedim. Yeryüzünde her insanın

bir amacı vardır ve haberleri dahi olmadan görevlerini

yerine getirir ama bunu asla bilmezler. Böyle başladı

ve gidiyor işte.

ÖLÜMSÜZ OLMAK İSTEMİYORUM

◊ M. D: Kalemle

kurduğun ilk ilişkiden ne

doğmuştu?

- E.T: Öfke dolu bir

şiirdi sanırım. İnanın tam

hatırlamıyorum. Sonra onu

şarkı gibi okumuştum ve

sinirden ağlamıştım.

◊ M. D: Yazar kendi için

mi okuyucu için mi yazar?

- E: T: Ben kendim için

yazıyorum açıkçası. Zaten

artık kendi yazdıklarımı

okuyorum. Ben beğenirsem

okuyucuyla paylaşıyorum bunu.

En azından utanmıyorum

ve yayınlatmışsam o kitaba

güveniyorum. Zaten herkes

kendini ölümsüzleştirmek

istemez mi? Ben örneğin

ölümsüz olmak istiyorum.

Benden sonra adım anılsın, kitaplarım okunsun,

unutulmayayım. Yazmak benim için yemek içmek

gibi. Yaşıyorsam bunu yapmam gerek.

◊ M. D: Yeni romanın ne zaman geliyor?

- E. T: Dediğim gibi geçtiğimiz ay İngiliz

yayıncım İngiltere ve Kanada’da kitapçı raflarına

‘The Giant and the ThreeDwarves’ adlı

çocuk kitabımı soktu. Tabii bununla ilgili de

çalışıyorum yeni bir kitap sonuçta. Ama romanım

yakında Türkiye’de yayınlanacak. Henüz bir

yayıncıyla anlaşmadım. Bu roman benim için

çok önemli. Çünkü romancılık var olduğundan

beri dünyada daha önce hiç denenmemiş bir

kurguyla geliyorum. Bu gelecek nesillerin kim

bilir benimseyip devam ettireceği bir tür olabilir.

Okur çok zorlanacak ilkin ama alıştığında bu

türü benimseyip kabullenecektir. Bu benim

için ince bir çizgi ve bakalım bu sınavdan nasıl

geçeceğim. Bu roman kısa senaryosunu yazıp

yönettiğim filmle aynı adı taşıyor. Zaten romanın

içinde geçen senaryoydu, roman için yazmıştım

bunu. Tahminimce üç ay içinde bir kitap gelecek

ama öncesinde bir çocuk romanı düşündüm.

Bakalım sonuç ne olacak.

◊ M. D: Dünyaca ünlü model Pixee Fox ile

çok sık bir araya geldiğin duyuldu. Bir projeniz

mi var?

- E. T: Evet, bir proje için bir araya gelip

görüşüyorduk. Kendisini bir hikâyemin kahramanı

yaptım. Bir anlamda onun hayallerini

gerçekleştirdim. Biliyorsunuz herkes yaptırdığı

estetiklerden ötürü kendisini çok fazla eleştiriyordu.

Fakat o olmak istediğini olma yolunda giden bir

hayalperestti bana göre ve ben onun çok farklı

yönlerini gördüm, bana bunu gösterdi. Kalkanları

yoktu bana karşı, olduğu gibi gerçekti. Her şeyini

paylaştı ve ben, çocuk ve gençler için güzel bir

serinin ilk kitabını yazdım, şimdi düzenleme

aşamasındayım. Kitabın ismi tabii ki kahramana

dayalı olduğundan Pixee Fox olacak. Bu proje onun

ayaklarını yerden kesti, heyecanla bekliyor ve bu,

beni çok mutlu ediyor.

◊ M. D: Son olarak söylemek istediğin bir şey

var mı?

- E: T: İnsan, kusurlarıyla yaşamasını bilmeli

ama onları sevmemeli; sevdiği takdirde mümkün

değildir kendini görebilmesi. Bu özel sayınızda

edebiyatçı olarak beni düşünüp, derginize beni

konuk ettiğiniz için size ve tüm ekibinize teşekkür

ediyorum.


Röportaj

AJITASYON

VE GÖZ YAŞI

BU ÜLKEDE

SATAR

Aydilge, internet fenomeni

bir şarkıcı olarak karşımıza

çıkıyor. Aydilge ile “Evden

Canlı Canlı”dan 7 parçalık

dev albüme uzanan

macerasından konuştuk.

◊ Yepyeni bir proje ile yeniden

gündemdesiniz. Türkiye’de ilk defa bir

müzisyen, kendi evinde canlı çaldğı kayıtları

dijital platformda dinleyicisiyle paylaşıyor. Bu

fikir nasıl oluştu?

- Belki garip olacak ama size poğaça örneğini

vermek istiyorum. Hani pastane poğaçası

vardır, iyidir, hoştur, ama ev poğaçasının tadı

bambaşkadır. Sıcacık, el emeği, göz nuru, mis

kokulu... İşte biz de evimin salonunda bu leziz

şarkıları pişirdik.... Şu zamanda her şey o kadar

mekanik ve prodüksiyona bulanmış durumdaki,

kalbimiz artık samimiyet arıyor. Bu sefer istedim

ki, dinleyici bana, benim evime gelsin. Evimde

canlı canlı çalalım söyleyelim.. Küçük bir komün,

bir aile gibi... Akustik tadda, sıcacık, samimi

bir ev konseri yapalım ve bunu canlı canlı

kaydedelim.

◊ Ne tür şarkılar var ‘’Evden Canlı Canlı’’da?

- Toplam sekiz parçam bulunuyor. Yedisinin

söz, bestesi bana ait. Bir tane de Yunus Emre’nin

Gel Gör Beni cover’ı var. Albüm aranjelerinden

farklı olarak, her şeyi akustik bir ruhla işledik.

Kemanda Utku Barış Andaç, çelloda İsmail Kaya

gitarlarda Cem Sarıoğlu ve Özcan Ak bana eşlik

ettiler. Bu çok değerli adamlarla yaratığımız

ahengi de Alen Konakoğlu kayda aldı. Sanki siz

orda, ben burda değil de, hep beraber evimde,

salonumdaymışsınız gibi hissedin istedik. Canlı

çalmanın organik ruhuna özen gösterdik. Öyle

hataları düzeltmeceler, teknik sihirbazlıklar yok...

Çünkü kusursuzluk, aslında yapaylık da demek...

Kusursuzluğun değil, doğallığın peşindeydik...

◊ Bu kayıtlar aynı zamanda canlı videoya

çekildi değil mi?

- Evet, çalım sırasında, İsa Kurt ve ekibi

bizi kesintisiz çektiler. Kayıtlar, müzik olarak

dijital paltformda yayınlandı. Görsel olarak da

youtube’da birer birer yayına girecekler. Her şeyin

doğal olmasına özen gösterdik. Hatta kedim

Miko da bize eşlik etti. Müziği çok sever. Bütün

kayıt boyunca etrafımızda dolaştı. Bir şef edasıyla

hepimizi yönlendirdi:)

AYDİLGE

Haber

Recep ÇİLİNGİR

58


Röportaj

◊ Sizin bi diğer farklı yanınız da

şifa çalışmalarınız. Sesle şifa nedir,

bize biraz anlatabilir misiniz?

- Bu çok derin bir konu ama

minik bir örnek vereyim. Akordları

aynı olan iki kemanınız olduğunu

düşünün. Birisini çalarsanız,

diğerinde de bir titreşim oluşur.

Her iki keman da aynı titreşime

ayarlandığı için, birindeki hareket,

diğerini de etkiler ve ses çıkar.

Buna akustik rezonans denir.

‘Neden hep yanlış insanlar giriyor

hayatıma,’’ diye sorduğumuz

zamanlar olmuştur hepimizin... Ya

da neden işler ters gidiyor? Bunun

nedeni akustik rezonansdır, yani

onlarla aynı titreşimde olmamızdır...

Canımızı yakan insanları sokuyorsak

hayatımıza, onlarla aynı frekansta

titreştiğimiz içindir. Kendimizle

olan ilişkimizde bir takım sorunlar

varsa mutlaka sorunlu kişiler girer

hayatımıza, çünkü ancak benzer

titreşimlerde olduğumuz kişilerle

eşleşiriz. Evrendeki her şey ses ve

titreşimden ibaret... Ve bütün evren

de kocaman bir müzik... İnsanın

kendi akordunu yapması da şifanın ta

kendisi...

◊ Şifa çalışmalarına merkınız

nasıl başladı?

- Küçükken yaşadığım astım

nöbetleri yüzünden en yakın

arkadaşım, bana sürekli su buharı

ve oksijen üreten mavi makineydi...

Plastik bir uzay mekiğine benziyordu.

Tombik ve sevimli olduğundan

seviyordum ben onu... Nefes

alamadığımda “hava hava” diye

makinaya koşardım. Bazen misafirler

evdeki küçük veletin niye ‘hava’

diye koşuşturduğunu anlamaz bunu

“hav hav” diye algılayıp köpek

istediğimi sanırlardı :) Ben hava

isterdim... Nefes... Çok iyi bilirim

soluksuzluğu... Ama plastik mavi

uzay mekiğim ve aşkla şarkı söyleyen

çocuk kalbim el ele verip ciğerlerimi

iyileştirdiler. O gün bugündür aşkla

müzik soluyorum... Bildiğim en derin

şifa... Bütünün hayrına...

◊ Müziğinizde melankolik

bir yan da hep var ama mutsuzluk

yaratmıyorsunuz, bunu nasıl

başarıyorsunuz?

- Melankoliyi, insanları ağlatarak

sömürmek için kullanmıyorum. Evet,

ajitasyon ve göz yaşı bu ülkede satar.

Ama ben kendimi satmam. Tabi

genel düzen, arabesk ruhu seviyor.

Çünkü her gün ağlayan, mutsuz

insanların hikayelerini izleyip,

mutsuz şarkılar dinlediğimizde,

bize aslında şu deniyor: ‘’Yaşadığın

hayata şükret. Bak başına bunlar da

gelebilirdi! Senden kötü durumda

olanlar var. O yüzden kaderine şükret

ve sorgulamaya kalkma!’’ Arabesk

kültürün yaptığı budur işte. Bense

insanları ayağa kaldırmaya, yaralarıyla

barıştırmaya çalışıyorum. Ama hiçbir

zaman kusursuz, yapay bir görüntüm

ya da süper kahramanlara özgü bir

ruhum olsun da istemedim. Yaralarını

seven, kusurlarını örtmeyip öpen bir

melankoliğim...

◊ Hem popüler işlere imza

atıyorsunuz, hem de alternatif

müzik dinleyicisi tarafından

da seviliyorsunuz. Bu dengeyi

korumak zor mu?

- Popüler kültürün tam orta

yerindeyim, ama popülist olmadan

özgür bir biçimde içinde kalabildiğim

alternatif müzik sevenlere de

ulaşabiliyorum. Bazen ne işim var

bu popüler kültürün tam ortasında

diye yabancılaşıyorum duruma

ama içinde kalmak zorundayım

çünkü onun beni kullanması yerine,

benim onu kullanmam çok daha

akıllıca. Kendimi entel ve alternatif

diye nietelendirip sözde ‘’tarz’’ özde

içi boş işler yapmaktansa, popüler

kültürün göbeğinde kendi müziğimi

yapmayı yeğliyorum. Biraz da

popüler kültürün içine sızmış bir

truva atı gibi hissediyorum bazen.

Eğlenceli, hızlı ritimli parçalarımın

içine bile, gündelik yaşamın

anlamsızlıklarını sorgulayan minik

iğneler yerleştiriyorum.

◊ Çocukken, çok zor kazanılan

bir sınavla, TRT radyosu korosuna

girdiniz. Nasıl etkiledi bu süreç

müzikal tarzınızı?

- TRT’nin açmış olduğu sınav,

Türk Sanat Müziği Çocuk Korosu

sınavıydı ve Türkiye’de ilk defa böyle

bir şey yapılıyordu çünkü musiki,

çocuklara göre değildir aslında.

Belirli bir olgunluk, yaşanmışlık

ve algı gerektirir. Ama denemek

istediler, çok da ilginç oldu aslında.

Küçük çocuklar olmamıza rağmen,

kocaman seslerimiz ve yüreklerimiz

vardı. Bir yandan da oradaki ağır ve

aşırı disiplinli eğitim,beni sürekli

otoriteyi sorgulamaya teşvik etti. Yani

bu yoğun baskı, bende bir özgürlük

ve kendim olma tutkusu da doğurdu

ve 14 yaşımda korodan mezun

olduğumda tam anlamıyla bir rock

müzik tutkunu olmuştum. O sene

ilk elektro gitarımı elime alıp kendi

bestelerimi de yapmaya başlamıştım.

◊ Tam anlamıyla “hayatımın

dönüm noktası” dediğiniz anı

bizimle paylaşabilir misiniz?

- Üniversiteyi birincilikle bitirip

Amerika’ya master bursu kazandığım

için herkes, ‘’Deli misin, ne müziği,

git hayatını kurtar, Amerika’da

profesör ol,’’ derken ben kara sevdaya

tutulmuş bir halde müziğin peşinden

İstanbul’a geldim. İstanbul’da ne

bir arkadaşım vardı, ne de müzik

camiasından bir tanıdığım... Deli

cesaretim ve ben, kol kola verip

geldik. Tabi bir sürü macera yaşadım.

Bir ara Volume dergisinde editörlük

yaparken, müzisyen Hakan Kurşun’la

röportaj yapmaya gittim. Hakan

Kurşun bir dakikalığına röportaja ara

vermişken, orda duran gitarı elime

alıp, tıngır mıngır bir bestemi çalıp

söylemeye başladım. Laf olsun diye,

vakit geçirmek için... Hakan Kurşun

sesimi duyunca, kulak kabarttı.

Sesimi çok farklı bulduğunu söyledi.

Hemen bir iki bestemi daha çaldırdı.

Altı ay sonra kendisi EMI’ın Genel

Müdürü oldu. Beni hatırlamış,

unutmamış o günü. Telefonumu

bulup albüm yapmak istediğini

söyledi. Yani gittiğim röportaj, bir

albüm macerasına dönüşüverdi.

59


Güncel

Haber

Recep ÇİLİNGİR

İYİKİ

DOĞMUŞSUN

BİLOOOO

ÇiLiNGiR

SOFRASI

Akşam akşam ne güzel eve gidiyorum bugün

gezmelere çıkmayım dedim. Bir baktım telefon

çalıyor? Arayan Bizim Burcu Özbile Abi

Bilal’in doğum günü mutlaka bekliyorum

dedi beni bitirdi gel de gitme şimdi. İyi ki de

gitmişim. Yıların eskitemediği güzel dostum

Şenol İpek ve Güzel eşi kardeşim gibi severim,

Bircan İpek’ de gelmişler onları görünce

çok mutlu oldum tam sohbete koyulduk

kapıdan kim girse beğenirsin, ünlülerin basın

danışmanı menajeri Esin Yum onu da uzun

zamandır görmüyordum. İyi ki doğmuşsun

Bilal Özbilge senin için yazacak çok şeyim

var ama buradan yazmayacağım merak etme

“Tek kelime; ben o hatayı nasıl yaptım”

Anladın sen...

İYİKİ DOĞMUŞSUN

ŞUMLU EVREN

Dergimizin fedakâr

Muhabirlerinden Şumlu

Evrenimizin doğum günü

idi kendisini kutlamaya gittiğimde

birde karşıma Ayşen

çıktı. Uzun zamandır görmüyordum

Ayşen’i güzel

bir tesadüf oldu meğerse

mekânın marjokaraköyün

Halkla İlişkilerine başlamış

güzel mekan ben sevdim

artık uğrak yerlerimden biri

olur. Ayşen’e hayırlı olsun

yeni işi, Güzel kardeşim

Şumlu Evren nice güzel

yaşların olsun Sevgiler.

Ben randevu dergisi

İmparator gazetesinde

çalışırken

sene 1997 Hop

Dedik Ayhan da

Radyo Tatlıses’te

Programcı idi.

Taner Taş ile sırf

macera olsun diye

kovalardık Hop Dedik

Ayhan’ı ve yıllar

geçti dostluğumuz

ilk gün ki gibi. My

Bade Hotele hayırlı

olsun’a geldi sağ

olsun güzel dost,

Şimdi Trt Radyoda

devam ediyor ve

sunuculuk yapıyor

başarılı işlere imza

attığını gördükçe

gurur duyuyorum

dosttum dan.

HOP DEDiK AYHAN DEMEK

YETERLi HERALDE

60


Güncel

TURGAY KIRAN

VE MÜRiTLERi

Sevgili Başkanım Turgay Kıran ile

yazar arkadaşım Tuğba Ünal’ın kitap

tanıtımında La Mansiyon otelde karşılaştık.

İlk olarak sevgili Tuğba’nın

Öyküm Sensin isimli kitabını çok

beğendim ve başarılarının devamını

diliyorum ve sizlere de okumanızı

tavsiye ediyorum. Çok sevdiğim Aynı

zamanda dergimizin hukuk köşe

yazarı Edip Önder Ağabeyimle de

karşılaştım tabi Turgay Başkan Edip

Ağabeyim ve My Bade Hotel’in Sahibi

Murat Şarkbay bir araya gelince

espriler gülmeler havada uçtu ve

kendimizi Turgay Başkanın müritleri

olarak ilen ettik.

ESKi

DOST

DÜŞMAN

OLMAZ

GERÇEK STAR

Yanlış

var. Geçen Akşam

hatırlamıyorsam iki Her Cuma Cumartesi

binli yıllardı. Pop sahne aldığı mekan

star yarışma furyası Kadıköy 1C1K’ya

bir çok kişiyi beyaz gittim. Mekan sahibi

ekranda star yapıp Taylan ile çok güzel

sonrada boşluğa şekilde ağırladılar

bıraktı bu ülke ve beni.

hala devam ediyor. Geçtiğimiz

Her sene birkaç günlerde Dj Kanun

programda pop star ile çıkarttığı Singıl

çıkıyor ama kalıcı hakkında biraz

olanı ben hatırlamıyorum

siz hatırlı Yeni albüme

konuştuk.

yormusunuz? başlamış ve bu yaz

Benim tanıdığım sezonunda yine Bodrum

da sahne almaya

ve her şeye rağmen

hem yaptığı müzik devam edecekmiş

kalitesi hem de ve hayranlarına yeni

insan kalitesiyle albümde çok güzel

mütevaziliği

sürprizler hazırladığını

anlattı. Barış adına

ile bir BARIŞ

KÖMÜRCÜOĞLU çok sevindim.

Unutulmaz şarkıların beyefendisi benim

yıllardır değişmen güzel abim Selami Şahin

ile Maltepe park Avm de düzenlenen imza

gününde beraberdik. Yine güzel sohbeti

esprileri ile gönlümüze su serpti. Kulisten

çıkıp alana inince yüzlerce kişinin susmak

bilmeyen alkışlaması bana evet işte bu

dedirtti. Çünkü yıllar geçse de ne onun

adamlığından nede sanatından hayranlarının

saygısından ve hayranlarına olan

nezaketinden en ufak bir şey götürmediği

gibi üstüne katarak bugünlere gelişi saygıya

ve karşısında çeket iliklemeye değer bir

sanatçımız olduğunu bir kez daha anladım.

Bu ülkede kolay kolay yetişmiyor Selami

Şahin gibi üstat değerler iyi ki varsın hep te

ol sevgili ağabeyim…

61


Güncel

PELiN’iN SESiNi

DUYUN ARTIK…

Fotoğraf sanatçısı dostum Mete

Başkoçak’ın röportajına resimler

çekerken fark ettim ilk Pelin

Çalışkanoğlunu ve Mete’ye sordum

kim bu arkadaş diye? Mete de Oyuncu

olduğunu ve bana Pelin’in hikayesini

kısaca anlattı. Sonra bir araştırma içine

girdim ve Sevgili Ayşe Arman’a yazdığı

mail ve yaptığı röpörtaj beni çok etkiledi.

Pelin’in sesini birde ben duyurmak istedim

sizlere. Geçtiğimiz gün yanıma geldi

biraz sohbet ettik hayat hikayesi çok

ilginç, minicik bir bebekken uyuşturucu

kullanan bir annenin parkta bırakması

ile Başlayan daha sonra koruyucu ailenin

bulması ile bambaşka bir hayata tanışan

Pelin’in bunu hiç çekinmeden anlatması

ve şimdi de Kalben Derneğini kurarak

Koruyucu aileliğe dikkat çekmesi çocukların

kaderine bırakılmaması konusunda

ki çalışmalarına hayran kaldım. Bundan

sonra her platformda hem Kalben

Derneğinin hem de Pelin Çalışkanoğlu’nun

destekçisi olacağım. Sizleri de bu

konuda desteklemeye davet ediyorum…

62

EKRANLARIN YILDIZI

Yıllarca İzdivaç programı yapan

ve şimdi yemek programı artık izdivaç programı yap-

Ziyaretime geldi. Diyorum ki

ile devam eden ama çok mıyorsun neden hala yakamı

farklı bir proje için hazırlık bırakmıyorsun evlen evlen

çalışmalarında bulunan ama yok arkadaş takmış kafaya

yıllardır beni evlendirmeyi eninde sonunda evlendirecek

başaramayan SinemYıldız beni de...

SAKMAN KONAKTA BİR GÜLCAN…

Uzun zamandır kendisini takip ederdim o kadife sesi canlı dinlemek

isterdim hep. Birde baktım ki Kadıköy Sakman Konakta

sahne alıyor Sevgili Gülcan Altan ve hemen soluğu mekanda

aldım. Gerçekten hep derim sosyal medyada da yazarım o

gece bir kez daha dedim kaliteli müzik yapan insanlar şöhrete

kavuşamıyor. Canlı olarak Gülcan’ı dinlemekten gerçekten

çok keyif aldım sizlere de tavsiye ederim. Değerli büyüğüm

geçek müzik adamı sevgili Vedat Sakman ağabeyimi de görmüş

oldum. Müzisyenliğin deki kalitesi Mekân sahipliğine ve misafir

perdeliği ne de yansımış, Sağ olsun çok güzel ağırladı beni, sizlere

de tavsiye ederim kaliteli müzik dinlemeye hasret kaldım

diyorsanız mutlaka bir akşam Sakman Konuk’a gitmelisiniz

çünkü haftanın her günü çok kaliteli müzikler yapılıyor.

KENDi KENDi iLE YARIŞTA…

Son yıllarda albüm satışlarının

düşmesi ve sektörde

ki daralmadan dolayı her gün

onlarca isim single veya albüm

çıkarıyor ama akılda ve müzik

sektöründe kalıcı olmak büyük

bir başarı gerektiriyor…

Avrupai soundu, titizlikle

kurguladığı ve çektiği müzik

klipleri ve gençleri kendisine

hayran bırakan pembe imajı

ile sektörde yaptığı müzikal

çalışmalar olsun ve yaşam tarzı

ile kendisini hem Türkiye’ye

Hem de sektöre kabul ettiren biri oldu. hem müzikal anlamda hem de

Geçtiğimiz gün yanıma geldi

kliplerimle Kendimi yenmeye örnek

KENDİ,sohbetimiz esnasında

alınan bir sanatçı olmaya devam

dikkatimi çeken bir cümle söyledi “ edeceğim” dedi. Gerçek şu ki dijital

KENDİ yanlızca kendisi ile yarışta. platformlar çıktı. Müzik sektörü

Yaptığım müziği ileri taşımak ve farklı bozuldu artık, daha çok çalışmak

çalışmaların içinde farklı işler çıkarmak gerekiyor. Yoksa müzik sektöründe

istiyorum Reco, yaptığım işlerle

tutunmak imkansız.

sektördeyim ve bu sektörde kendimi Yolun Açık olsun arkadaşım sen

yenerek geçmişteki farkındalıklarıma güzel ve farklı işler yapmaya devam et

bizde...


SUNUCU

OLDU

Seren

Fosforoğlu

Tv8buçukta Anne bebek

programına başladı. İlk

programının konuğu 5 çocuk annesi

cemiyet hayatının ünlü ismi Ayşe

Kucuroğlu idi. Önümüzdeki bölümde bir

de sürpriz isim var. Seren Fosforoğlu uzun

zamandır kırgın olduğu babasını ziyaret

etti. Programının Ünlü ve Çocuklu

bölümünde Enis Fosforoğlu'nu

konuk edip dede torunu

buluşturdu.

Moda

programı

sunabilirim

Bu konuya sıcak bakan

Birgen, “Sağlık, estetik

ve moda yakından

ilgilendiğim, zaman

zamanda eğitimini

aldığım

konular. Daima

edindiğim bilgileri

çevremle paylaşırım.

Onların

da faydalanmasını

isterim. Televizyon

programı ile daha

çok kitleye ulaşabilirim”

şeklinde

konuştu.

Dilek Birgen,

bir televizyon

kanalından

moda programı

teklifi aldığını

açıkladı.

HAMILELIK

BAKIMI

İkiz bebek bekleyen Başak Sayan, cilt

bakımını Dermokil’in ödüllü maskesiyle

yaptığını söyledi. Sayan, “Doktor

tavsiyesiyle başladığım dermatolojik

Dermokil ürünlerini hamileliğim sırasında

da yanımdan hiç eksik etmiyorum.

Favori ürünüm ise haftalık

yüz bakımım için güvenerek

kullandığım maske” diye

konuştu.

63


www.mybadehotels.com

Abidei Hürriyet Caddesi No:179 Şişli İstanbul

Tel: +90 212 233 17 57 info@mybadehotels.com


iSTANBUL’DAKi EViNiZ


Cemiyet

ENGELSiZ DEFiLE

Zihinsel engelli ve

down sendromlu

çocuklar, ünlü

isimlerle birlikte

podyumda

yürüdü. Etkinlikte

düzenlenen defilenin

ardından da

minikler, ünlülerle

sohbet etme şansı

yakaladı.

Oyuncu Alper Türedi’nin 2002

yılında lösemi tedavisi görürken

kaybettiği kızının anısına “Bir

Dileğim Var” projesiyle başlattığı iyilik

hareketi, faaliyetlerine devam ediyor.

Türedi, hayali podyumda yürümek

olan 14 özel zihinsel engelli çocuğun

isteğini önceki akşam Wyndham Grand

Kalamış Hotel’de düzenlenen defileyle

gerçekleştirdi. TÜREV (Türkiye

Engelliler Vakfı) tarafından katılımı

sağlanan zihinsel engelli ve down

sendromlu çocuklar, podyumda Cansel

Elçin, Pelin Akil, Müjde Uzman, Levent

Ülgen, Çağla Şıkel, Sema Şimşek, Gürbey

İleri, Bennu Yıldırımlar, Tuvana Türkay,

Alper Kul ve Zeynep Demirel gibi birçok

ünlü isimle podyumda yürüdü.

Çağla

Şıkel

Derya

Uluğ

Müjde

Uzman

Tuvana

Türkay

Cansel

Elçin

Bennu

Yıldırımlar

66


Oyuncu Gürbey İleri, defile

sonrasında çocuklarla hatıra

fotoğrafı çektirdi.

Sema

Şimşek

Özgün

Levent

Ülgen

Pelin

Akil

Hakan

Vanlı

Zeynep

Demirel


Röportaj

ÖZEL

RÖPORTAJ

SARI

ŞEKER

SEMA

Geçen ayki dileklerimizi

hatırlarsınız, artık ülkece daha

huzurlu günlere adım atmayı,

geleceğe umutla bakmayı dilemiştik.

Çok şükür ki sakin bir ay geçirdik.

Güzel programlara imza attık.

Konuklarımızla keyifli saatler

geçirdik. Bakın geçen ay neler oldu;

SİMGE SAĞIN, BARIŞ MANÇO ŞARKISI SESLENDİRDİ

Geçtiğimiz ay yine birbirinden güzel

konuklar ağırladım radyoda, harika

programlara imza attık.

Prens ve Prenses şarkısıyla şu sıralar

gündemde olan Simge, Miş Miş gibi

çok başarılı bir şarkının ardından bu

oryantal tarzın kendisine yapışmasını

istemediği için Yankı isimli şarkıyı

yaptığını ve Yankı'nın büyük beğeni

toplamasından mutluluk duyduğunu

anlattı. Simge bize konuk olduğu gün

7'den 77'ye hepimizin sevdiği Barış

Manço'nun ölüm yıldönümüydü ve

ben programdan bir kaç gün önce

Simge'den o gün için özel bir istekte

bulundum. Simge de sağ olsun beni

Ziynet Sali ve Behzat Gerçeker ile yaptığımız program bol kahkahalı

geçti. Ziynet'in pozitifliğine her zaman hayranım zaten, gözlerinin içi

gülen muhteşem kalbi olan ve son derece samimi bir arkadaşım.

kırmadı ve Barış Manço'nun Unutamadım

şarkısını akustik olarak

seslendirdiği kayıdı benim programım

için özel olarak getirdi. Barış Manço'yu

unutamadığımızı bu şarkıyla bir kez

daha vurgulamış olduk, kendisini

rahmetle ve saygıyla anıyoruz.

ZİYNET SALİ YURT DIŞINA SESİNİ DUYURMAYA HAZIRLANIYOR

Enbe Orkestrası ile

yaptıkları şarkının adı

"Bir Melekten Hediye"

ve Ziynet Sali fanlarından

Arzu bu şarkıdan

yola çıkarak bir sonraki

şarkının "Bir Leylekten

Hediye" olmasını isteyerek

çocuk imasında bulundu.

Bunun üzerine Ziynet Sali

"bugüne kadar hep işime

aşığım muhabbeti yaptım

ama artık ben de bir yuva

kurmak ve çocuk sahibi

olmak istiyorum. Kısmet

bu işler, yeni şarkımız Bir

Melekten Hediye hepimize

hediyeler getirsin, aşk getirsin"

dedi.

Bu arada Ziynet Sali

komik bir anısını anlattı.

İnstagram'a canlı yayın

özelliği geldikten sonra bir

radyo programına giderken

arabada canlı yayın

açan Ziynet "canlı yayını

bitir" butonuna basmadan

kapattığını zannederek

telefonunu çantasına

koymuş ve radyoya yetişmiş

oradaki arkadaşların uyarısı

üzerine hala canlı yayında

olduğunu fark eden Ziynet

Sali'ye "o esnada başkasının

arkasından konuşmadın

değil mi?" Diye sordum,

"Allahtan kimseyle ilgili

konuşmadım" dedi.

Bu arada Ziynet Sali

yaz ayları için bir proje

hazırlığında. Dj Costi'den

2 şarkı aldığını söyleyen

Ziynet, Londra'da

hazırlıklarını devam ettirdiği

şarkıları hem Türkçe

hem İngilizce seslendireceğini

açıkladı. Biz de

merakla bekliyoruz.

68


Röportaj

EMRE KAYA İLE

SEVGİLİLER GÜNÜ

"Aşk Diye

Soludum" isimli

bir single çıkaran

Emre Kaya, 14

Şubat Sevgililer

Günü'nde

Canlı yayın

konuğum oldu.

Ben de stüdyoyu

kalplerle süsledim,

ayrıca hem

Sevgililer Günü

hem de Emre

Kaya'nın yeni

single'ı şerefine

yaptırdığımız

pastamızı da kestik.

Emre Kaya

şarkılarının ilk

olarak radyolarda

patladığını

bu yüzden

radyoların onun

için çok önemli

olduğunu anlattı.

Çok yakında

doğu illerimizi

kapsayan 15

konserlik bir turneye

çıkacağını

da söyleyen

Emre Kaya bize

yayında canlı

canlı şarkılar da

söyledi, özel bir

günde özel bir

programa imza

attık.

MUSTAFA CECELİ

Son albümüyle radyoda konuğum olan

Mustafa Ceceli ile programımız çok keyifli

geçti. Şu sıralar İrem Derici ile düet yaptığı

şarkısı Kıymetlim youtubeda izlenme

rekorları kırıyor. Uzun zamandır İrem

Derici ile düet yapma hayallerinin olduğunu

ve şarkıyı ilk dinleyen İrem Derici'nin

bir gece heyecanla arayıp düet şarkımızı

buldum diye Kıymetlim'i dinlettiğini

anlattı. Şarkının söz yazarı Sinan Akçıl da

telefonla yayınımıza katıldı. Sinan Akçıl'a

"Kıymetlim şarkısının başarısını görünce

acaba şarkıyı ben okusaydım diye geçti

mi içinden?" şeklinde bir soru yönelttim.

Sinan Akçıl "şarkıyı Mustafa o kadar güzel

bir yere taşıyor ki benim de konserlerimde

repertuarıma yeni bir şarkı girmiş oldu.

Hiç pişman değilim" diye cevap verdi. Bir

dinleyicimizin "Sinan Akçıl ile düet yapar

mı?" sorusuna Mustafa Ceceli, Sinan ile bu

albümün lansman konserinde Kıymetlim'i

birlikte söylemeyi çok istedik ama onun da

bir etkinliği vardı. Bakalım bu sıralar denk

getirebilirsek birlikte bir şeyler yapmaya

başlayacağız." diye cevap verdi. Radyolarda

şarkıları çalmaya başlayalı 10 yıl olduğunu

söyleyen Mustafa Ceceli bu albümün

ikinci video klibini İyi ki Hayatımdasın

şarkısına çekeceğini söyledi. Albümdeki

Leyla isimli şarkı İntizar'ın bir şarkısı olduğunu

anlatan Ceceli "bu şarkıyı İntizar

kendi albümü için yapmıştı, bana dinletti

ben hemen stüdyoda kendi tonuma göre

aranje edip okudum, bitirdim eşim uyardı

kız kendine şarkı yapmış sen aldın okudun

sana bir şey de söyleyememiş diye, ben

İntizar'a istersen şarkıyı senin tonuna çevirelim

dedim ama hayır o senin nasibinmiş

dedi ve şarkıyı bana verdi" dedi.

69


70

Röportaj


Röportaj

MADAME

TUSSAUDS

İSTANBUL

Geçtiğimiz günlerde

Radyo D'den arkadaşım

Polat Labar ile birlikte

İstiklal Caddesi'nde

açılan Madame Tussauds

Müzesine gittik. Müze

ile ilgili kısa bir bilgi

aldıktan sonra gezmeye

başladık, gezerken bolca

fotoğraf ve radyo program

konularımızla ilgili sosyal

medyada paylaşmak üzere

eğlenceli videolar çektik.

Müzenin en güzel yanı

heykellere yaklaşabilmek

ve dokunabilmek bence.

Balmumu heykelleri

emniyet şeridi arkasından

izlense bu kadar etkili

olmazdı, burada tam

tersi bir çok ünlü ile ilgili

aksesuarları da kullanma

şansınız oluyor.

Örneğin Muhammed

Ali'nin yanında poz

vermek için boks

eldivenleri ve pelerin

giyebiliyor, Einstein,

Marilyn Monroe

ve Beyonce gibi

ünlülerin peruklarını

takıp yanlarında poz

verebiliyor, Tom Cruise'ün

motosikletinin arkasına

atlayabiliyor ya da

E.T'yi taşıyan bisiklete

binebiliyorsunuz.

Hatta balmumu

heykeyllerin nasıl

yapıldığına dair bir

workshop alma imkanınız

bile oluyor.

Müze'de dünyaca ünlü

sanatçıların yanı sıra Türk

ünlülere de yer vermişler.

Müzeye girişte ilk

karşılaştığınız heykel

Atatürk, sonrasında

Osmanlı İmparatorluğu

padişahları Fatih Sultan

Mehmet ve Kanuni

Sultan Süleyman ve o

dönemin önemli isimleri

Mimar Sinan ile Mevlana

var. Yaşar kemal, Leonardı

D Vinci, Mozart, Albert

Einstein ile karşılaştıktan

sonra spor bölümüne

geçiyorsunuz, Hem

yabancı hem Türk

sporcularla dilediğiniz

gibi fotoğraflar

çektirebiliyorsunuz.

Tabii müzik bölümü

bizim için daha bir

özel, Michael Jackson,

Barış Manço MFÖ,

Zeki Müren, Beyonce,

Rihanna, Justin Bieber

gibi isimlerden sonra

sinema bölümünde

hem Hpllywood'un

ünlü isimleri hem

de Türk oyuncularla

karşılaşıyorsunuz.

Burasının adı müze

olsa da aslında bir eğlence

merkezi, müze kelimesi

tam olarak karşılamıyr

buradaki konsepti.

Mesela burada parti

verebileceğinizi biliyor

muydunuz? Ben de

bilmiyordum ama

isterseniz bu mekanı

akşam kapanış saati

olan 20:00'den sonra

kiralayıp doğum günü ya

da özel konseptli partiler

yapabilirsiniz.

Benim aklıma yattı,

özellikle müzisyenlerin

olduğu bölüm parti

için çok uygun. Acaba

doğum günümü burada

mı kutlasam diye

düşünmedim değil.

Londra'da, New

York'ta gidenlerin

fotoğraflarına bakıp bakıp

iç geçirmemize gerek

kalmadı, artık Madame

Tussauds müzesi İstiklal

Caddesi kadar yakın bize.

71


Magazin

Hamdi

Alkan

Zeynep

Alkan

Selen

Görgüzel

İlknaz

Bektaş

SÜRPRIZ DOĞUM GÜNÜ

Selen Görgüzel, yeni

yaşını eşi Hamdi

Alkan’ın organize

ettiği sürpriz partiyle

Etiler’deki Sepya

Meyhane’de kutladı.

Partiye Alkan’ın

yönettiği “Hayat Bazen

Tatlıdır” dizisinin

oyuncuları ile ressam

Ahmet Güneştekin ve

mekan sahibi Altan

Gördüm de katıldı.

Ankara’da okuyan

kızı İlknaz Bektaş

da partiye katılarak

Görgüzel’e sürpriz

yaptı.

Deniz Can Aktaş,

geceye sevgilisiyle

geldi.

Birce

Akalay

Ahmet Güneştekin,

kutlamaya kız

arkadaşıyla katıldı.

72


Magazin

ÖZGE TYSON!

Uzun süredir

kick boks

dersleri alan

Özge Borak,

performansıyla

40

yıllık sporculara

taş

çıkarıyor!

Caddebostan’da bulunan

bir spor salonunda kick

boks eğitmeni Ömer

Büdün’den ders alan Özge Borak,

tekniği ve kondisyonuyla görenleri

şaşırttı. Boyunu aşan tekmeleri

ve yumruklarıyla profesyonel

sporcuları aratmayan ünlü oyuncu,

“Kick boksta çok iyi kardiyo yapmış

oluyorsun. Şunu da söylemeden

geçemeyeceğim; stres atmak için

birebir. Deşarj oluyor insan bu

sporla uğraşınca” dedi.

EVLILIK KISMET IŞI

Gökçe Bahadır, önceki gün

marka elçisi olduğu Gliss’in

yeni ürünlerinin tanıtımı için Sofa

Hotel’deki Frankie İstanbul’da

basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Reklam filminde dans sahneleriyle

dikkat çeken oyuncu, “Günlük

hayatta da evde dans ederek ve ip

atlayarak formda kalıyorum” dedi.

Bir süredir Efe Duru ile ilişki

yaşayan Bahadır, özel hayatıyla ilgili

sorulara da şöyle yanıt verdi: “Aşk

ve iş hayatımda her şey yolunda.

Çok mutlu ve enerjiğim. Evlilik ise

kader kısmet işi. Çocukları da çok

seviyorum.”

GÖKÇE

BAHADIR,

tanıtım davetinde

soruları yanıtladı.

73


Magazin

İTALYA’DA

TÜRK İŞİ

Dünyaca ünlü

saat markalarının

Türkiye

distribütörü

Saat&Saat, geçen

yıl aldığı İtalyan

markası Welder’in

yeni koleksiyonunu

Milano’da tanıttı.

Model ve DJ

Ema Stokholma

koleksiyonun yüzü

oldu.

Saat&Saat’in

geçtiğimiz yıl satın

aldığı tasarım

saat markası Welder’in

yeni koleksiyonu

“Welder Moody”nin

dünya lansmanı,

Milano’daki Teatro

Vetra’da yapıldı. Ev

sahipliğini Saat&Saat

Yönetim Kurulu Başkanı

Ramazan Kaya ve

Welder’in Tasarımcısı

Italo Fontana’nın

üstlendiği tanıtıma

Türk ve İtalyan marka

elçileri katıldı. “Welder

Moddy”nin yüzü olan

dünyaca ünlü model ve

DJ Ema Stokholma da

davette objektiflerin

karşısına geçti.

Lansmana Türk

marka elçileri Beste

Bereket, Sercan Badur

ve Evrencan Gündüz’ün

yanı sıra İtalyan

marka elçileri Lavinia

Guglielman, Martina

Pinto ve Gabriele

Rossioff da katıldı.

BESTE BEREKET

Beste Bereket, objektiflere

kendisi gibi markanın

tanıtım yüzü olan

İtalyan DJ Ema Stokholma

ile poz verdi.

Saat&Saat Yönetim Kurulu Başkanı

Ramazan Kaya, davette yaptığı konuşmada

“Bir dünya markası olmak istiyoruz. Italo

Fontana ile Welder Moody’yi tanıtıyor

olmaktan da büyük mutluluk duyuyoruz”

dedi. Gece Ema Stokholma’nın DJ

performansıyla renklendi.

Ramazan

Kaya

Welder’in

Tasarımcısı

Italo Fontana

74


ESTETİĞİN

SİHİRLİ

DOKUNUŞU

Uzman kadromuzla 2012 yılından

beri Kadıköy’de Medikal ve Sağlık

sektöründe çalışmaktayız. Dünyaca

kabul görmüş en son teknolojik

uygulama ve cihazlar ile hizmet

vermekteyiz. Özel eğitim almış,

alanında uzman ekibimiz ile en hızlı

ve en kaliteli hizmetimizle İstanbul /

Kadıköy’deyiz..

DÖVME SİLME

AŞILAMALI SAÇ EKİMİ

www.auraestheticks.com


Magazin

HAKAN

AKKAYA

DÜNYA

MODA

DEVLERİ

ARASINA

GİRDİ

Türkiye’nin uluslararası üne sahip moda tasarımcılarından

olan Hakan Akkaya, “Dünyanın

en önemli moda organizasyonu olan New York

Fashion Week’de; yer aldığı defilesiyle moda

haftasının en görkemli şovuna imza attı. Victoria

Beckham, Anna Sui, Alexander Wang,

Tommy Hilfiger, Ralph Laurent, Vera Wang”

gibi dünya devleriyle birlikte New York Fashion

Week’te “Freedom” “Özgürlük” adlı koleksiyonu

uluslararası moda dünyasının en çok

konuşulan ismi oldu.

76


Magazin

New York moda

haftasının dekorundan

koleksiyonuna ve

koreografisi ile en önemli

organizasyonu olarak

işaret edilen defileye

katılan dünyaca ünlü

yıldızlar güzellikleri ve

zarafetleri ile geceye

damgasını vurdu.

77


Magazin

NEW YORK MODA HAFTASI

BAŞLADI

78


Cemiyet

New York Moda Haftası 2017, dünyanın

en önemli moda evlerinin koleksiyonlarını

ağırlayacak olan New York Moda

Haftası 2017, ilgiyle karşılandı.

16 Şubat’a kadar devam eden moda

haftasının ilk iki günü, La Perla ve Tadashi

Shoji’nin sonbahar - kış 2017 koleksiyonlarına

ev sahipliği yaptı.

İtalyan moda devi La Perla’nın önümüzdeki

2017 sonbahar - kış koleksiyonuna

bakıldığında canlı ve sıcak renkler

göze çarpıyor.

Fuşya, yeşil, Klein mavisinin cesurca

kullanımlarını gördüğümüz koleksiyona

danteller eşlik ediyor.

Aksesuarlarda zarif tercihler yapan La

Perla, ufak çantalar ve bol dekolteli tek

bantlı ayakkabılar kullanıyor.

79


Magazin

Tanıtım kokteyline katılan isimler,

basına birlikte poz verdi.

GELECEĞE IŞIK TUT

Esra

Erol

Fotoğraf sanatçısı Handan Bayram,

yardıma ihtiyacı olan okullara dikkat

çekmek amacıyla 26 ünlü ismin fotoğraflarını

çekti. Fotoğraflar, “Geleceğe Işık Tut” adlı

proje kapsamında Palladium Ataşehir

AVM’de sergilenmeye başlandı. 12 Şubat’a

kadar açık kalacak serginin tanıtım kokteyli

de geçtiğimiz gün gerçekleşti. Etkinliğe proje

için poz veren isimlerden Aslıhan Güner,

Boran Kuzum, Anıl Altan, Emir Berke

Zincidi, Boğaç Aksoy ve Burak Demir katıldı.

Başak

Dizer

Boşanmadan önce proje

için poz veren Sarp

Levendoğlu ve Birce

Akalay, kokteyle gelmedi.

80


Magazin

Tarihten

bir sayfa

“Uçurtmayı

Vurmasınlar” filmiyle

çocuk yaşta şöhret

kazanan Ozan Bilen,

dergimize anlattı. Şimdi

nerede, neler yaptığını

anlattı.

Haber: Recep ÇİLİNGİR

Tunç Başaran’ın

yönettiği 1989

yapımı “Uçurtmayı

Vurmasınlar”

filmindeki rolüyle

çocuk yaşta ünlenen

ve aynı rolle Antalya

Altın Portakal

Film Festivali Jüri

Özel Ödülü’nü

kazanan Ozan Bilen,

dergimizin “Tarihten

Bir Sayfa” adlı

köşesine konuk oldu.

Bilen, Uçurtmayı

Vurmasınlar

filminden sonra

hayatının nasıl

geliştiğini şu sözlerle

anlattı:

“Film çekilirken

dört yaşında bir

çocuktum. Filmden

sonra teklifler

geldi, annem bana

senaryoları okurdu,

kendimizce bir

değerlendirme

yapardık, uygun

bulursak kabul

ederdik. (…) Geçen

yirmi yedi yılda her

şey kendiliğinden

gelişti. Gelen proje

tekliflerinden

beğendiklerimi kabul

ettim, ortalama

beşte üçünü

teşekkür edip geri

çevirdim. Sektör

birbiriyle ilişkide

olduğu için ‘Nasıl

olsa kabul etmez,’

denerek teklif

edilmeyen projelerin

Uçurtmayı

Vurmasınlar

filmindeki

küçük Barış,

şimdi nerede

ne yapıyor?

de olduğunu biliyorum.

Bu hayat boyu sürecek bir

meslek, doğru kararlar

vermeye çalışıyorum.”

Oyunculuğa devam

etmekte olan Bilen, şimdi

nerede neler yaptığı sorusuna

ise şu şekilde cevap verdi:

“Oyunculuk dersleri

verdiğim ‘atölyecut’ adında

bir atölyemiz var. Gençlerle

ilgileniyorum, hepimiz için

zevkli ve faydalı oluyor. (…)

Oyunculukla ilgili de ‘Şimdiki

Zaman’, ‘Labirent’, ‘Hile Yolu’

gibi arka arkaya çok sevdiğim

filmler yaptığım 2011-2013

dönemindekine benzer

büyük bir dalga yakalamayı

umuyorum.

Ama tabii Türkiye’de 10

yılda bir her şey değişiyor.

Bu değişime kendini fazla

kaybetmeden ayak uydurmak

lazım mesleki olarak. Bir

yandan Türkiye’de kültür

sanat geriye doğru gidiyor

maalesef, büyük bir kültürel

yozlaşma yaşanıyor

medyanın, eğitim sisteminin

ve ekonomik düzenin

etkisiyle. Umarım gelecekte

daha iyiye doğru gelişir her

şey. Ben kendi adıma elimden

geleni yapmaya devam

edeceğim.”

81


HER ZEVKE VE HER BÜTÇEYE UYGUN MARKA

KASSOTİS

Yeşim hanım röportajımıza

öncelikle sizi tanıyarak başlamak

isteriz. Bize kısaca kendinizden biraz

bahseder misiniz?

◊ Kassotis giyimin kuruluş

hikayesini bize anlatabilir misiniz

–Asıl mesleğim reklamcı olması

dolayısıyla sürekli giyim, moda

üzerine tasarımlarım oldu. Daha

sonar tasarım çalışmalarımı sosyal

medyada paylaştık ve beklenmedik

bir şekilde sürekli bir talep oluşmaya

başladı. Modayı yakından takip eden

biri olarak, neden bizde bu sektörde

yer edinmeyelim diye düşündük.

Instagram satışı ile ilk adımı attık.

◊ Sizi diğer butik

mağazalarından ayıran özelliğiniz

nedir?

- Ürünlerimiz öncelikle her

bütçeye uygun olması insanların

dikkatini çekmektedir. Tabi reklamcı

olmamın artılarını da bu işde

görebiliyorum. Ben de internetten

alışveriş yapan bir bayan olduğum

için kendime yapılmasını istediğim

özveriyi, müşterimede veriyorum.

Müşterimizle iletişimi hiçbirzaman

kesmiyoruz. Müşterimizin mutluluğu

bizim için ilk önceliktir.

82


◊ Ürün yelpazenizde neler var?

- Piyasının en çok talep gören ürünlerini

getirip, özel tasarım ürünleride butiğimizde

bulunduruyoruz. Yani hedef kitle yelpazemizi

olabildiğince geniş tutuyoruz.

◊ Sektördeki diğer işletmeler hakkındaki

eleştirileriniz neler?

- Çok beğenerek takip ettiğim butiklerde var,

olumsuz eleştirdiklerimde var tabiki. Daha doğrusu

eksiklikleri olduğunu düşündüğüm firmalar var. Ne

kadar çok özen gösterirseniz, kolaya kaçmazsanız, bir

adım herzaman öne çıkarsınız. İşinize verdiğiniz önem

ve özen aynı şekilde müşterinize yansır.

◊ Sattığınız tasarım ürünlerinizin tercihleri gece

şıklığımı yoksa gündüz şıklığına mı hitap ediyor?

-Talebe gore bu değişiklik gösterebiliyor. Bizde tek

tip ürün değil, talep ne olursa ona yoğunlaşıyoruz.

◊ Konbin yaparken nelere dikkat edilmesi gerekiyor?

Buradan okuyucalarınıza ufak ip uçları vere bilir

misiniz?

- Öncelikle her bayan vücut tipini iyi bilmelidir. Birçok

bayanın vücudunu tanımamasından dolayı yanlış kıyafet

seçimleri olabiliyor. Örnek olarak zayıf bir görünüm

isteyen bir bayanın çizgili desenleri çok tercih etmemesi

gereklidir ya da beli kısa bir bayan bacak boyunu kısacak

bir tercihle dengeyi koruyabilir. Şıklık sadece takmak

takıştırmak gibi gözükse de, sade şıklığını yakalayan birçok

bayan vardır.

◊ Bahar ayına girmek üzereyiz. Bahar ve yaz ayında

bizleri nasıl tasarımlar bekliyor?

-Bahar denilince herzaman akla gelen çiçekli, renkli

cıvıl cıvıl elbiseler yine bizi bekliyor. Fırfırlı Elbiseler,

çiçek desenler, bol paça pantalonlar, Şeffaf detaylı ürünler,

Gömlekler… Ve daha bir çok seçeneklere sayfamızdan

ulaşabileceksiniz.

◊ Kossotis giyim denilince akla şıklık ve

sadeliğin bir arada oluşu geliyor. Bunun bir sırrı

var mı?

- Biz ürünlerimizi hazırlarken sadece

satış odaklı düşünmüyoruz. Kendimiz için

hazırlar gibi düşünüyoruz. Her bayanın

şık giyinebileceğine inanıyoruz, tabi ufak

desteklerle…

◊ Ürünleriniz stil çizğisi nedir ?

- Ürünlerimiz bahsettiğimiz gibi geniş

yelpazeye sahiptir. Tabi bir sınırlama

koyduğumuzda, genç kitleye hitap ediyor ve

çok büyük bedenler bulunmamaktadır şuan

için.

◊ Sektörde butiklerin fiyat

dengesizliğiyle ilgili bir yorumunuz var mı?

-Malesef öyle bir problem

bulunmaktadır. Tabi bu firmaların

satışlarına da yansıyor. Herkesin aynı

ürün üstünde fiyat sabitleme şansımız yok

tabikide. Aynı bir ürünü on farklı fiyata

birçok firmada görebilirsiniz. Firmalar

kitlesine, stok durumuna ve şansına gore

bu fiyatı belirleyebiliyor.

◊ Kossotis giyim olarak kadınların

özel davetlerde ve günlük hayatta

kullanabilecekleri ve kimsede

göremeyecekleri ürünleri butiğinizde

görüyoruz.

- Özel tasarım olan ürünlerimiz

bir adet olarak tasarlanıp sunulduğu

için, kişiye özeldir. Buda müşterinin

kendini iyi hissetmesini, özel

hissetmesini sağlıyor.

83


Röportaj

ÖZEL

RÖPORTAJ

RÖPÖRTAJ VE

FOTOĞRAFLAR

Seren Fosforoğlu

Selenle 10

yılı bulan bir

arkadaşlığımız

var. Bir

dizi setinde

tanışmıştık.

Sonra birbirimizi

bırakmadık. Hatta

bizim tiyatroda

karşılıklı rol bile

oynamışlığımız

var :) Sonra çok

kısa bir süre

görüşemedik bir

baktım Hamdi

Alkanla evlenmiş.

O artık Selen

Görgüzel Alkan.

Hayatında neler

değişti? Evlilik

nasıl gidiyor? Yeni

projeler var mı?

Hepsini sordum.

Selen

Görgüzel

Alkan

84


Röportaj

HAMDi iLE

SEVEREK

EVLENDiK

- Selen ben seni tanıdığımda 8-9

yaşında bir kız annesi çalışıp hayat

mücadelesi veren tek başına bir

kadındın. O zamanlar oyunculuk

yapıyordun. Hatta aynı dizide

oynarken başladı arkadaşlığımız.

Bir de albüm yapmıştın ‘Çocuk

kadın’ diye. Kendini anlattığını

söylüyordun o şarkıda. 10 yıl

geçmiş aradan.

◊ Neler değişti? Hala çocuk

kadın mısın?

- Değişen tek şey takvimde ki

yıllar ben hala aynıyım... Kızım 18

yaşını doldurdu Üniversiteli oldu,

evlendim ama Selen aynı Selen

hep çocuk. Bundan sonrada pek

değişeceğimi sanmıyorum

◊ Evlilik hele bu kadar ani bir

evlilik sanırım çevrendeki kimse

senden beklemiyordu? Aşık mı

oldun?

- Tabii ki aşık oldum aşık

olmasaydım niye evlenecektim ki :)

◊ Hamdi Alkan nasıl bir eş?

- Birbirimizi çok iyi

tamamlıyoruz bir insanın nasıl

olduğunu sizin hareketleriniz

ve kişiliğinizde belirliyor... Çok

anlayışlı sevgi saygı dolu bir eş

maşallah diyelim :)

85


Röportaj

◊ Senin bir Hamdinin iki kızı var. Bakıyorum

hepiniz çok iyi anlaşıyorsunuz. Kocaman bir aile

oldunuz. Bu dengeyi nasıl kurdunuz?

- Doğal bir uyum oldu.Gerçek

sevgi olunca herşey kendiliğinden

rayına oturuyor başta tabii ki ufak

tefek sorunlar yaşadık. Olgunluk, sabır,

hoşgörü ve anlayış bizi birbirimize daha

da bağladı.

◊ Yetenekli olduğu kadar güzel de

bir kadınsın. Kendine nasıl bakıyorsun?

Özel sırların var mı? Ne yersin? Ne

içersin?

- Teşekkür ederim... Genetik olarak

şanslı bir yaradılışım var çok şükür yani

enerjik bir yapıya sahibim o yüzden çok

hareketliyim o hareketlilik kilo almamı

önlüyor. Onun dışında çok yağlı yemek

sevmiyorum. Bol sıvı tüketiyorum hergün

5 km yürüyorum stresten uzak durmaya

çalışıyorum dedikodu kıskançlık gibi insanın

içini kemiren şeylerle alakam yok hayata eleştirisel

bakmayıp insanları olduğu gibi kabul etmeye

çalışıyorum bunlar insanın içini rahatlatan unsurlar

buda haliyle yüzünüze gözünüze yansıyor.

◊ Oyuncuların en büyük derdi bir rol üstüne

yapışır ve öyle gider. Sen güzel ve seksi bir

kadınsın. Bir dönem de sana hep böyle roller

geliyordu. Taa ki O Hayat benim de oynadığın

role kadar. Beklenmedik şekilde ters köşe bir

mahalle kadınını oynadın. Bu seksi kadın imajını

kırdığına inanıyor musun? Bundan sonra hayalinde

nasıl bir rol var?

- Öyle bir imajım olmadı aslında yani çok farklı

karakterlere hayat verdim kapsamlı bir oyuncuyum

inandığım her role girebilirim proje ve yönetmende

çok etkili. Doğru zaman doğru proje her oyuncu

için önemli fark yaratabilmek anlamında. Bundan

sonrası için kendi hayatımı oynamayı çok isterim

◊ Tekrar şarkı söylemek ve albüm yapmak

istiyor musun?

- Şarkı söylemeyi çok seviyorum bir sürü şarkı

araştırıyorum kendimi bulduğum bir beste yakalar

yakalamaz albüm olmasa bile bir single yapacağım.

◊ Bundan sonra hayattan beklentin ne?

- Sağlık huzur mutluluk başarı

◊ Hamdi ile çocuk planınız var mı?

- Şu an için düşünmüyoruz zaten 3 çocuğumuz

var belki ilerde işler biraz hafiflerse olabilir.

◊ Hamdi Alkan gibi bir ismin eşi olmak zor

olmalı. Sorumluluklar, çocuklar, ev iş derken

cemiyet hayatına da önem verdiğini biliyorum.

Sık sık seni davetlerde ve sosyal sorumluluk

projelerinin içinde görüyoruz. Hepsini birden

nasıl yetişiyorsun?

- Ben henüz bir zorluğunu görmedim

evliliğimin Hamdi çok mütevazı ve doğal bir insan

çocuklara gelince artık büyüdüler pek zorlukları

kalmadı. Benim en büyük sıkıntım işlerden dolayı

ailecek çok az zaman geçirebiliyoruz . Birbirimizi

gerçekten özlüyoruz.Bu arada arkadaşlarımı da

özlüyorum. Elimdem gelen yapabileceğim bişey

olduğu takdirde sosyal sorumluluk projelerinde

yer almaya çalışıyorum. Önem verdiğiniz herşey ve

herkes için mutlaka vakit bulursunuz bulamıyorum

diyen bahane ediyordur.

◊ Son olarak ufukta yeni bir dizi ya da başka

bir proje var mı? Nezaman ekranda göreceğiz

seni?

- Bende ekranı çok özledim çok yakında yeni

bir projeyle gene çok farklı bir karakterle seyirci

karşısına çıkmaya hazırlanıyorum süpriz.

86


Tatil

1974 yılında

Aksaray’da kurulan

Kaşıbeyaz Et Restoranı

1987 yılından beri

Florya’da

hizmet

vermektedir.

Şenlikköy, Çatal Sokak No:19 Florya/ İstanbul-TÜRKİYE

Telefon: 444 10 40 Faks: 0 212 468 17 27

www.kasibeyaz.com.tr


Sanat

CEYDA HÜSEYİNOĞLU

1- Bize biraz kendinizden bahsedebilir

misiniz?

1980 yılında İstanbul’da doğdum.Marmara

Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim

bölümünden mezunum. Hemen ardından

Mimar Sinan Üniversitesinden pedagoji

eğitimini de alarak kişisel atölyemde

çalışmalarımı sürdürdüm. Resim yapmak

benim gündelik hayatımın bir parçası ve resim

yapmadığım gün benim için eksik kalmış

gibidir.

2- Kendi resimlerinizi nasıl ifade etmek

istersiniz?

Öncelikle yoğun renkler ve güçlü

kontrastlar, geometri ile tamamlanarak

alt metnimin temelinde yatan çelişkileri ve

zıtlıkları temsil ediyorlar. Mesela tehdit isimli

eserimde zıt fikirleri temsil etmek için iki zıt

renk ve iki zıt formu birleştirdim. Böylece

tez + antitez = sentez düşüncesini soyut

dünyasından çıkarıp somut ve hep yeni bir

formla görünür kıldım. Bu dişi ve erkek gibi

zıt ama bütünü oluşturan ve tabii bireysel

olarak düşündüğümüzde alt benlikler ve kendi

içimizdeki kadın ve erkeğin kavgası gibi de

düşünülmeli.

Bu soyut fikrin sadece heykelsi bir form

olmasından daha fazlasına ihtiyacım vardı o

yüzden aynı zaman da 3D olarak tasarladığım

bu resimler; fikrin, formun organik bir

canlıymış gibi bizimle yaşadığını da ifade

ediyor.

Bazen sesin resmini yapmaya çalışıyorum

yani her şeyin görsel karşılığını arıyorum

aslında . Görünmeyeni , bilinmeyeni bulmaya,

anlamaya ve ona vücut vermeye çalışıyorum.

3- En sevdiğiniz ressamları ve nedenlerinizi

öğrenebilir miyiz ?

Rothko , Maleviç , Kandinsky, Barnett

Newman ...

Yaratmış olduğum formlar Kandinsky’nin

analitik desenleri gibi. O insan bedenini,

bense soyut düşüncelerin analitik formlarını

yaratmaya çalışıyorum. Bazen ise tek renk

ve kusursuz bir astar attığımda resim benim

için orada bitebiliyor. Anladığım ve anlatmak

istediğim herşey için yetebiliyor. Saydığım

diğer isimleri de bu yüzden çok iyi anlıyor ve

hissedebiliyorum. Basit ve minimalist yüzeyleri

seviyorum çok net ve okunaklı geliyor.

4- Üretimin nasıl ve hangi ruh haliyle

gerçekleşiyor.

Tasarım kelimesinin kökü tasadan gelir.

Farkında olmazsanız tasalanmazsınız.

Kaygılarım var tabii.. Sanat bir rehabilitasyon

ve aynı zamanda Picasso’nun da dediği gibi bir

savaş aracı. Cehaletle ve gafletle...

Düşünce oturduktan sonra geometriyi

kullanarak eskizler alıyorum kompozisyonlar

yazıyorum . Hazır olduğumda, zaman ve mekan

ilişkisini sorgulatan ,varlığı yoklukla anlattığım

temiz ve düz boyanmış bir yüzey hazırlıyorum.

O dünyanın algısal ve fiziksel hali benim için..

Sonrada algılama biçimimizin hiç

karşılaşmadığı bu geometrik formları

yüzeyde kompoze ediyorum. Bu soyut

geometrik resimlere kimi zaman gerçekçi

figürler yerleştirerek ise gerçeklik algısını

sorgutlamaya, ve aynı zaman da herşeyin bir

bütünlük içinde eş zamanlı yaşandığını da konu

ediyorum.

5-İlk Kişisel serginizi geçen ay Nişart’ Galeri

de açtınız ? Tepkiler nasıldı ?

Genel olarak ortak dil işlerimin farklı

bulunması tabi ve bu beni çok motive eden bir

şey.

O yüzden farklılık arayışımın pek

yatışacağını sanmıyorum. Eleştirmenlerden

ve hocalarımdan gelen tepkilerse çok

yüreklendirici oldu. Belki çok az da şımardım.

Nihat Tokat başta olmak üzere herkese sonsuz

teşekkürler.

88

BARIŞI DÜŞLEYEN RESSAM SAVAŞ SİMİTLİ

Savaş Simitli uzun yıllar astsubay olarak görev

yapmış ve hayallerini gerçekleştirmek için doğru

zamanı beklemiş bir ressam. Sahibi olduğu Antigone

Sanat Evi ve profesyonel resim hayatıyla bugün,

yıllarca düşlediği hayali yaşıyor. İsminin aksine sık

sık barıştan söz eden ve güzellikleri ortaya çıkardığı

için sanata tutkuyla bağlanan sanatçı eserlerinde

zaman kavramını da işlemektedir.


Sanat

NİŞART MAÇKA’DA DEV

SANATÇILARLA SERGİ

Sanat Yönetmeni Gizem Günaçtı’nın küratörlüğünde

gerçekleşen “ENIGMA”isimli karma resim sergisi 21

Şubatta sanatseverlerle buluştu. Serginin Küratörü

Gizem Günaçtı Enigma sergisi için: “Bazen hayat kapalı

kapıların ardındaki gizemi tüm açıklığıyla bize sunabilme

becerisidir. Dünyanın yedi iklimine saklanan beşinci

mevsimi bulabilme sanatıdır. Enigma; Suskunluğun

ardındaki çığlık, karanlığın ötesindeki aydınlık, hiçliğin

içindeki sonsuzluk, varlığın ardındaki yokluktur. Yani

dünyanın mozağinde kendi rengini yakalayabilme

gücüdür. Çoğu zaman varolma arasında kaybedişlerin

öyküsüdür.” açıklamasını yaptı.

‘İNADINA SANAT’ adlı karma sergi 27 Ocak 2017

tarihinde saat 17:30 ‘da Ortaköy Sanat Galerisi’nde

açılıyor. 12 Şubat’a kadar sürecek sergi, İranlı, Makedon

ve İngiliz sanatçılar da dahil olmak üzere 46 sanatçı ve

70 eserden oluşuyor.

ART FACTORY INVITATIONAL

WINTER EXHIBITON

Nişart Galeri’nin okyanusları aşan

en yeni projesi Feride Demircan ve

Matthew Gosser küratörlüğünde 28

Ocak’ta New York’ta sanat severlerin

ziyaretine açılacak. Amerika’nın

ve dünyanın önemli sanatçılarının

katılımcısı olduğu bu muhteşem

sergiye Art Factory fuaye alanlarıyla

ev sahipliği yapıyor. Amerika’nın

gözde sanat merkezlerinden olan Art

Factory, resim sergisi, performans,

workshop, canlı müzik alanları ve

film stüdyoları ile birçok sanat

organizasyonunun yapılabildiği özel

mekanlardan biri olarak karşımıza

çıkıyor.

89


Sadece hasta taşımak ve

gerektiğinde acil ambulans

yönetmeliğinde belirlenmiş olan

her türlü tıbbi müdahaleye uygun

ekip ve ekipman ile donatılmış ve

sadece bu amaç için kullanılan hava

araçlarımız bulunmaktadır.

Hava ambulansı, kara ambulansının

yetersiz kaldığı,ulaşamadığı,yada

uzak bölgelerin kısa sürede

aşılması gereken durumlar da en iyi

hizmeti vermekteyiz.

Bir özel ambulans içerisinde

temin edilmesi

gerekli olan tüm tıbbi

malzemeler ve kaliteli

sağlık ekipmanları

eksiksiz bir şekilde

yer almaktadır. İlk

yardım uygulamalarını

sağlıklı bir şekilde

gerçekleştirmeye

yarayacak, çalışmaların

çok hızlı bir

sonuç vermesine etki

edecek ve hastanın

hastaneye varmadan

da kurtarılabilmesini

ya da daha iyi hale

getirilebilmesini sağlayacak

ekipmanlar

bulundurulur. Aracın

içerisinde yer alan her

sağlık malzemesinde

en kaliteli seçenekler

tercih edilir.

info@cityambulans.com 444 4 531

GÜRSEL MAH. NAMZET SOK. 15/5 KAĞITHANE İSTANBUL / TÜRKIYE


Röportaj

BAYAN

KANUN…

Haber

Recep ÇİLİNGİR

ASİYE PALU

Tanıyalı çok uzun zaman

olmasa da aramızda güzel bir

arkadaşlık bağı oluştu sevgili

Asiye Palu ile, sahnesini canlı

izledim dostane sohbetlerimiz

oldu ben ona Bayan Kanun

diyorum sebebi resimlerde

belli işte ☺Sahnede adeta tek

kişilik dev bir orkestra oluyor

hem güzel elektriği hem de

kanun ile yaptığı solo müzik

ziyafeti insanı hem coşturuyor

hem hüzünlendiriyor. Sizlerde

yakından tanıyın istedim bu

güzel bayanı ve sizler için

bazı sorular sordum oda açık

yüreklilikle cevapladı.

92


Röportaj

Müziğe ne zaman başladınız?

Müzik insanın hayatına

sonradan girmiyor hep vardı

5 yaşında duygularımı ifade

etmek için şarkılar bestelediğimi

hatırlıyorum. Profesyonel anlamda

Üsküdar musiki cemiyetinde

geçen yılların ardından

profesyonel anlamda da müzik

yapmaya başladım.

Evlendiğinizde kaç

yaşındaydınız ve nasıl bir

düğününüz oldu?

Gelinlik giydiğim zaman 18

yaşındaydım. Doğru söylemek

gerekirse o yaşlarda hissedilen

duygu çocuksu bir sevinç oluyor.

Geleneksel bir düğün oldu

Modayı takip edebiliyor

musunuz?

Zaman buldukça takip etmeye

çalışıyorum ama kendimi ifade

edeceğim ve rahat hissedeceğim

vücuduma yakışan tasarımlar

tercih ediyorum Sanat

danışmanım Sevgili Cansın in bu

konuda dokunuşlar oluyor.. Biraz

kavga ediyoruz bazen ben sadeliği

seviyorum o pırıltılı şeyleri Arasını

buluyoruz Nur Yerlitaş’ı beğenerek

takip ediyorum.

Moda çekimleri için olsa da

gelinlik giymek nasıl bir duygu,

neler hissettiniz?

Evlilik bana göre ayrı bir sanat.

sevgide ve aşkta dengeler bazen

saygıyı kaybedince bozuluyor. Ego

devreye giriyor. Kolay olmayan

özel ve güzel bir beraberlik

yolculuğu. Bunu başarmak ise

meziyet ister Benim evliliğin 3

yıl sürebildi. Bana göre tek taraflı

çaba en genç ve dinamik yüreği

bile yorabiliyor. Bana göre kötü

diye bir şey yok. İlişkilerde aynı

frekansta olan aynı gözle hayata

bakabilen çiftler mutlu olabilir ve

çocuklarını mutlu yetiştirebilir.

Yanlış evlilik yok yanlış seçimler

var ..

Evliliğin bana verdiği en

büyük hediye Sevgili oğlum

Aypar. Hayatımı anlamlı kılan

en güzel varlığım. Elbette

sorumluluklarımın ağır olduğu bir

durum farkındayım ama cevabını

veremediğim yetmediğim yada

yalnız kaldığımız her durumda

biz birbirimize sımsıkı sarıldık ve

sevgi verdik. Evet bazen çözemiyorum

yada yetersiz kalıyorum çünkü bunun

bir öğretisi yok kişiye göre eğitim ve

davranış değişiyor tek gücümüz sevgi

sevgi sevgi…

Türk Kadınlarına tavsiyeleriniz

nedir?

KANUNU KADINLAR

OLUŞTURUR!..

Aslında akıllı kadınlar erkekleri

aslan madundan kedi maduna

geçirebilir. Kadın zeki olur, saygı

duyar, meziyetleri yerine getirir ise

evde her istediğini yaptıran kanunları

kendisi oluşturur.

Farklılıklarının farkında olsunlar.

Her bireyi diğerlerinden farklı ve

üstün mutlaka bir sebep vardır.

Onu çıkartıp fark etmek ve mutlu

olmak gerek. Hayatı arabesk yaşayıp

bir şeylerden şikayet etmek insanı

çabuk yıpratır, yaşlandırır.

Ben hayatı dolu dolu, çiçekten

böcekten her şeyden keyif alarak

yaşıyorum. Kendime gülmek

gülümsemek için bir sebep buluyorum

mutlaka. Bütün kadınlar bunu

denemeli. En azından birkaç gün

eşine, çocuklarına, komşularına

çevresindeki gülümseyerek, hoş sohbet

ve yardım ile yaklaşsın.

Bu durum karşısında kısa sürede

geri dönüşlerin nasıl olacağını görecekler.

İyiliğe yatırım kadına iyilikle

geri döner, güzellikle geri döner. Aynaya

baksınlar, ne görmek istiyorlarsa

aynada kendileri ile yüzleşsinler.

93


Röportaj

BOLLYWOOD’DAN

HOLLYWOOD’A

Hindistan sinemasının ünlü yıldızı Deepika Padukone, “ Yeni Nesil Ajan”

serisinin yeni filmi “Xander Cage’in Dönüşü” ile Hollywood’a transfer oldu.

Genç oyuncu, filmde güzel ve tehlikeli Serena Unger rolüne hayat verdi.

Hindistan’ın ünlü sinema

yıldızlarından Deepika

Padukone, Forbes dergisinin

listesine göre Bollywood’un

en yüksek ücretli

kadın oyuncusu. Padukone,

31 yaşında.

94


Röportaj

VİZYONDA

“Yeni Nesil Ajan: Xander

Cage’in Dönüşü” (xXx: The Return

of Xander Cage), Türkiye’de

geçtiğimiz cuma günü vizyona

girdi.

Film, Xander Cage’in

sürgünden dönüşünü, ölümcül

alfa savaşçı Xiang ve ekibiyle

“Pandora’nın Kutusu” olarak

bilinen tehlikeli silahı ele geçirme

yarışını konu alıyor.

EĞLENCELİ,

ADRENALİN DOLU,

AYNI ZAMANDA

MESAJI VAR

◊ Filmi ilk izlediğinizde ne

hissettiniz?

- Çok güzel, aynı zamanda

eğlenceli bir film yaptığımızı

gördüm. Adrenalin dolu olduğu

ortada. Ayrıca sosyal bir

mesaj da içeriyor. İkisinin birden

yer aldığı senaryolara rastlamak

çok zor. Bazen gerçekten

güçlü bir mesajı olan

filmler olur ama pek eğlenceli

değillerdir. Ya da eğleneli filmler

vardır ama izledikten sonra

salondan hiçbir şey hissetmeden

çıkarsın. “Yeni Nesil Ajan”

ise benzersiz. Aksiyon, macera

var ve eğlenceli, aynı zamanda

düşünmenize yol açıyor.

◊ Seride başka filmler de

olacak mı?

- Seri devam edecek mi,

bilmiyorum. Bunu söylemek

için çok erken. Şu anda sadece

bu filmi dünyayla paylaşmaya

odaklanıyoruz.

◊ “Yeni Nesil Ajan: Xander

Cage’in Dönüşü”, ilk Hollywood

filminiz. Nasıl bir duygu böyle

bir filmde yer almak?

- Çok heyecanlı ve çok

eğlenceli. Sanırım bu, sektörde

yeni olan herkesin isteyebileceği

en kusursuz lansman oldu.

Özellikle de ne kadar büyük bir

seri olduğunu ve canlandırdığım

Serena karakterinin daha

önce aksiyon filmlerinde

gördüklerimizden ne kadar farklı

olduğunu düşünürsek... Bütün

bunlar bu deneyimi benim için

çok özel kıldı.

◊ Serena Unger karakteri

için neler söyleyebilirsiniz?

- Serena, günümüze ait bir

karakter ve modern bir kadın.

Aynı zamanda çok bağ kurulabilir

biri. Küçükken aksiyon filmlerini

izleyip “Bu filmi niye izliyorum?”

diye düşündüğümü hatırlıyorum.

Çünkü bağ kurabileceğim hiçbir

şey yoktu o filmlerde. “Yeni

Nesil Ajan”ın senaryosunu

okuduğumda ise Serena rolünün

ne kadar önemli olduğunu

gördüm. Öncelikle birey olarak

çok güçlü. Özgüveni olan, zeki

biri. Çok fazla eğlenceli ve

romantik anı da var. Tüm bunlar

oldukça ilgi çeken özellikler.

Özelikle de kadınlar için. Her

kadının içinde güçlü, kahramanca

bir ses vardır. Serena da o sesi

temsil ediyor.

◊ Rol, sizin için yazılmış gibi

görünüyor...

- Bir açıdan evet. Vin Diesel

ve ben, daha önce lojistik

nedenlerden dolayı yürümeyen

başka bir projede çalışıyorduk.

Vin, “Yeni Nesil Ajan”ın devamını

yapmaya karar verdiğinde beni

hatırlamış. Bu yüzden denemelere

katılmam gerekmedi. Rol

kucağıma düştü.

◊ Nasıl bir hazırlık süreci

geçirdiniz?

- En çok odaklanmam

gereken, fiziksel yanıydı. Silah

eğitimi, silahlar, bıçaklar... Hepsi,

üzerinde çalışmam gereken

şeylerdi. İşin içine silahlar girince,

odaklanma ve konsantrasyonun

çok daha yoğun olur. O noktaya

ulaşmak için her hafta sonu prova

yaptık. Pazartesiden cumaya

çekim yapıyorduk, hafta sonları da

antrenmanla geçiyordu.

◊ Vin Diesel’le çalışmak

nasıldı?

- Çok rahat hissettim. Sanırım

onunla daha önceden tanışıyor

olmamızın da faydası oldu.

Keşfetmem gereken yeni bir ilişki

değildi.

◊ Peki ya yönetmen D.J.

Caruso?

- Sana inanan, ne yaparsan

yap güzel ve harika olduğuna

inandıran bir yönetmene

sahip olmak çok önemli. En

azından ben böyle düşünen bir

oyuncuyum. Yönetmenimin bana

sürekli iyi yaptığımı söylemesine

ihtiyaç duyarım. Çünkü bu bana

daha fazlasını yapmam için güven

verir. Setteki güven ve konfor

duygum, yönetmenden geldi.

Aslında Vin’le birlikte ikisinden

geldi...

DÖVÜŞ SAHNELERİNDEN

SONRA 1 HAFTA HAREKET

EDEMEDİM

◊ Filmde sizin için öne çıkan,

unutulmaz olan sahneler hangileri?

- Birkaç tane var. İlki, Rusları

birebir dövüşte indirdiğim sahne. O

günden sonra çok ağrım oldu. Neredeyse

bir hafta hareket edemedim.

Ruby Rose ile silahlarla ateş ettiğimiz

sahne de çok eğlenceliydi. Her şeyi

doğru yapmak için sürekli çalışmamız

gerekti. Aksiyon sahnesi ama

koreografisi çok güzel yapılmış bir

dans sahnesine benziyor.

◊ Bollywood’a kıyasla Hollywood

deneyiminiz nasıldı?

- Birebir aynılar. Her filmde

yaşanan aynı enerji, aynı heves, aynı

iniş ve çıkışlar.

◊ Rolün sizin için yazıldığından

söz ettik. Senaryoya bir katkınız

oldu mu?

- Çekimlerden önce yazar ve

yönetmenle bir beyin fırtınası yapmıştık.

Gün boyu oturup senaryonun

sahne sahne üstünden geçtik. Çok

iyi yazılmış bir karakterdi. Ama

eklemek, çıkarmak ve vurgulamak

istediğim bazı şeyler oldu... Yazarla

birlikte geçirdiğimiz o süreç, bana

göre en verimli deneyimimdi. Çünkü

çekimlere başladığımızda hiç sorum

yoktu. Herhangi bir şüphem de

yoktu...

95


Magazin

SELİN DEMİRATAR

ÇOCUKLAR

YARARINA

KIYAFETLERiNi

SATIYOR

96

Güzel ve başarılı

oyuncu Selin Demiratar,

çocuklar yararına

kıyafetlerini satışa

çıkardı. Ünlü oyuncu,

ModaCruz’daki satıştan

elde elde edilen geliri

maddi yetersizlik

nedeniyle okuyamayan

çocukların hayallerine

kavuşmalarını sağlamak

için yola çıkan TOÇEV’e

bağışlayacak.

Elinden geldiğince,

özellikle de çocuklar için

yapılan sosyal sorumluluk

projelerinde yer almaya

özen gösterdiğini belirten

Selin Demiratar ‘Çocuklar

toplumun temel taşı

ve doğru eğitilmesi

gereken varlıklar. Bu

sayede ben de küçük de

olsa onların hayatlarına

dokunabilirsem ne mutlu

bana. Her bir çocuğun

yüzünde tebessüm

oluşturabilmenin

mutluluğu ve değeri paha

biçilemez’ dedi.


Magazin

DiZi GELiNi

98

Güzel sunucu ve oyuncu Aylin

Kabasakal, rol aldığı projelerde

adeta gelinlik giyme rekoru

kırıyor.

Baba Ocağı, Cennet Mahallesi,

Güzel Köylü ve Hanım Köylü

gibi popüler dizilerde rol

alan sunucu ve oyuncu Aylin

Kabasakal, her genç kızın

hayalini kurduğu gelinliği 7 kez

giyerek bir rekora imza attı.

Bugüne kadar neredeyse

her projesinde gelinlik giyen

Kabasakal, bu durumdan da

oldukça memnun…

Manken Nazif Sevim ile

2009 yılında dünya evine giren

Kabasakal, kendi düğünü

dışında 4 defa dizi ve 1 defa

da beyazperde de olmak üzere

6 kez gelinlik giydi. Gelinlik

giymeye doymayan Kabasakal,

bu kez de sunuculuğunu yaptığı

“Gözüm Sende” programında da

gelinlik giydi. Başarılı sunucu,

“Gelinlik giymek güzel bir duygu.

Gelinliği çok seviyorum. Bir

şey denenecekse hiç üşenmem.

Tuvaletler, abiyeler giymeye de

bayılıyorum. İçimde bir assolist

ruh var” dedi.

HAMiLEYKEN BiLE

GELiNLiK GiYDiM

“Eş Ruhumun Eş Zamanı” filminde

hamileyken bile gelinlik giydiğini

belirten Kabasakal, “3,5 aylık

hamileydim. Filmde bayağı bir gelinlik

sahneleri vardı. Her gün gelinlik

giyip çıkıyordum” diye konuştu.


Tatil


Müzik

KENDI

RUSYA’YA

AÇILDI

Haber

Recep ÇİLİNGİR

Yaptığı müzik

çalışmalarıyla Türk

pop müzik sektöründe

farklı çalışmalara imza

atan genç şarkıcı Kendi,

Ispanya ve Balkan

ülkelerinden sonra

şimdi de Rusya’ya

açıldı.

Ruslar Tarkan’dan

sonra KENDİ’nin

şarkılarına da radyo

kanallarına yer vermeye

başladı. En ünlü radyo

kanallarından biri olan

ELLO pop 10 da ilk

sıralarda yer almaya

başladı.

100


EVLİLİK

HAZIRLIKLARI

2017

1-2 NİSAN

demeden önce

görmeniz

gereken herşey

KOLİN HOTEL MEGARON SALONLARI

2017

WEDDING

SHOW

Organizasyon by HERA iletişim: 0286 2120313

Gelinlik defilesi

Saç makyaj show

Güzellik Bakımı

Dans showlar


Müzik

Simge, bir ara

Gencer Savaş

Bandosu eşliğinde

dans etti.

Bostancı’da Simge depremi

Simge, önceki akşam Bostancı

Gösteri Merkezi’nde ilk konserini

verdi. Reklam yüzü olduğu Deichmann

sponsorluğunda gerçekleşen konserde

şarkıcı, “Miş Miş”, “Yankı” ve “Kamera”

gibi sevilen şarkılarını söyledi.

Gülşah Saraçoğlu imzası taşıyan

kostümleriyle ve dans şovlarıyla da

dikkat çeken şarkıcıyı Samsun Demir,

Emel Müftüoğlu, Yaşar Gaga, Aydın

Kurtoğlu, Özgün ve Ece Gürsel gibi

birçok ünlü isim izledi.

102

Emel Müftüoğlu


Müzik

Samsun

Demir

Simge’yi ablası Nilay Sağın ile

annesi Neriman Sağın da izledi.

Sinem-Aydın

Kurtoğlu

Açelya Elmas

Ece Gürsel

103


Ocakbaşı konseptine sahip taksimde ki en iyi mekanlardan

biri. Kebabınızın hazırlanmasından servisine kadar çok ince

düşünülmüş. Çok fazla seçenek mevcut. Gerçekten bir çok

damak tadına hitap edecektir.

Telefon: 0212 9002633 dahili:800 Rezervasyon önerilir...

Adres: Katip Mustafa Çelebi Mahallesi, İstiklal Caddesi, Meşelik

Sokak, No 12, Beyoğlu, İstanbul

104


Müzik

106

SiHiRLi ÖDÜLLER

Zorlu PSM’de gerçekleştirilen 5.

Sihirli Mikrofon Radyo Ödülleri

törenine Türkiye’nin dört bir

yanından 2 bin radyocu ve çok

sayıda davetli katıldı. Müzik direktörlüğünü

Ozan Çolakoğlu’nun

üstlendiği gecenin ev sahibi ise

Fatih Belediye Başkanı Mustafa

Demir’di. Demir, konuşmasında

“Bu yıl 500 radyo Türkiye’nin en

iyisi olmak için yarıştı. Final için 3

milyon 150 bin oy kullandı. Sanat

camiası radyolara ve radyoculara

çok şey borçlu” dedi. Sunuculuğunu

Ceyhun Yılmaz’ın yaptığı gece,

Gülşen, Murat Dalkılıç, Demet

Akalın, Eypio, Pamela Spence,

Ümit Besen, Serkan Kaya ve Ozan

Çolakoğlu’nun sahne performanslarıyla

renklendi. Ödülleri de ünlü

İŞTE ÖDÜLLER

isimler takdim etti.

Fatih Belediyesi tarafından bu

yıl beşincisi düzenlenen Sihirli

Mikrofon Radyo Ödülleri,

önceki gece sahiplerini buldu.

Versace marka elbisesiyle sahneye çıkan Demet

Akalın, “Hayalet” isimli şarkısını seslendirdi.

Ulusal radyo: Power Türk

Yerel radyo: Yozgat FM

Pop müzik radyosu: Kral Pop

Talk (Konuşan) radyo: TRT FM

Yabancı müzik radyosu: Number1 FM

Slow müzik radyosu: Joy Türk

Halk müziği radyosu: Radyo Ekin

Arabesk radyosu: Aşk FM

Haber radyosu: CNNTÜRK Radyo

Spor radyosu: Lig Radyo

Tematik radyo: Radyo Tafik

Üniversite radyosu: 18 Mart Üniversitesi

İnternet radyosu: Türk Rap FM

Dijital radyo portalı: Karnaval FM

Radyo show programı: Cem Arslan

Radyo programı: Zeki Kayhan Coşkun

Radyo konuk programı: Erkan Koç

Radyo haber programı: Konuşan Türkiye (Ufuk Karcı)

Şiir edebiyat programı: Talha Bora Öge

Yerel radyo programı: Baba Radyo (Umut Kuşkaya)


Yazar

Deray Yurdakul

YAŞAMI KIYMETLİ

YAPACAK OLAN SENSİN

Günü bitirip de ömrü bitmeyen

telaşlarım var. İşe, eve, eşe

dosta yetişmek, yapabildiğimin en

iyisini ortaya çıkarmak, iyi anılmak

iyi anlatabilmek adına. Yüzümde

yaş almışlığın çizgileri artarken

umarsızlığım beden kıvrımlarına;

zira beyin ve yürek kıvrımlarını

geliştirmeyi daha anlamlı ve değerli

buluyorum.

Kişiye en çok yakışanın

gülümsemek olduğunu

öğrendiğimden bu yana ne

giydiğim ya da ne giymiş olduğuna

da takılmıyorum.

Temiz ve kişiliğime uygun

olan ile çıkıyorum dost meclisine.

Saygıyı, sevgiyi, hoşgörüyü dilaltı

yaparak kuruyorum cümlelerimi.

Ebediyete göçerken ardımda

bırakacaklarım, benim yaşayan

yansımalarım olacak bugüne dair.

Benlik duygusu “önce iyi insan

olmak” ilkesi ile harmanlanınca

değer kazanacak.

Yaşam süresini bilmediğimiz

süreli ömürler derim hep; o

bitmeyecek telaşlarımızın son

bulacağı vakte kadar bile bile

kendimizi ve karşımızdakileri üzüp

yorduğumuz zaman dilimine.

Değer mi aslında şu kısacık

zaman diliminı hoyratça kullanıp

bedeni de ruhu da harap etmeye,

hem karşımızdakilerin hem de

kendimizin.

En sevdiğinizi ebediyete

uğurlarken gelir aklımıza hep

bu dar vakitleri ne için kim için

harcamışlığımız. Bolca “keşke”

diyen cümleler kurarız.

Yarından tezi yok dolapta

giyilmeye kıyılmayan kıyafetleri,

kullanılmak için özel günü

beklenilen eşyaları “ özel güne

ertelemenin bir anlamı yok,

ben özelim ve belki de bunları

kullanmaya ömrüm yetmeyebilir

“ diyerek anımsarız kaçınılmaz

gerçekliği. Birkaç gün sürüverir bu

sonra yeniden hayat döngüsü ele

geçirir bizi.

Hayata gün ekleyemesek de o

günü anlamlı kılacak değerleri

ekleyerek ölümsüz hale getirmek

bizim elimizde. Yapabileceğimizin

en iyisini yaparak, nefes almanın

bile büyük bir nimet olduğunu

unutmadan.

Her ne yapıyorsanız severek

yapın, her ne duyuyorsanız

sevgiyle duyumsayın, her neye

bakıyorsanız gönül gözünüz

sevgiyle baksın ve her neye niyet

ediyorsanız hakkınızda hayırlısı ise

gerçekleşmesini dileyin.

Bir vedanın ardından yazdım

bu cümleleri, yaşamın bitişliğine

tanıklık ederken bir kes daha

anladım kıymetini henüz vakit

varken şükredip kıymet gerekenleri.

İçinde bulunduğumuz durum

ne olursa olsun, tebessümümle

ile karşılayıp iyiye yoralım ki

bumerang gibi dönüp dolaşıp

bizi bulsun, kimimizi yine bir

gülümseme kimimize de bir

duanın içinde...

107


Adındanda

anlaşıldığı gibi

burada çok

süslü, çok

şık, çok farklı,

Ladykokosh’un

yaratıcı

ortaklarının

kendi tasarımı

takı, aksesuar

ve şapkalar var.

Ladykokosh,

sloganları

‘Her daim şık

olmak’. Amacı

size özel şıklık

ve farklılık

yaratmak.

Çünkü siz

farklısınız…

ladykokosh@gmail.com

ladykokosh

ladykokosh

BAHÇEŞEHİR ŞUBE: 0212 605 08 08


Tatil Eleştiri

İşten çıktınız, tüm gün ekonomideki

dalgalanma, siyasetteki hareketlilik,

iş yerindeki huzursuzluk derken

çıkış saatiniz geldi ve eve doğru yol

alıyorsunuz. Ama öyle kolay olmayacak

bu iş, önce bir trafiğe girmek ve evinize

gitmek için Survivor’daki oyunlar gibi

uzun süren bir yarışın içine girmek

zorundasınız. Eğer sabırlıysanız evinize

vardınız.

Artık üstünüzden bu ağırlığı atmak

istiyorsunuz. Kafanızı dağıtmak, belki

biraz gülümsemek istiyorsunuz.

Yemeğinizi yediniz ve en büyük

eğlenceniz, evinizin diğer bireyi

televizyonun karşısına oturdunuz.

Seçeneğiniz çok!

Önünüzde Türk televizyonlarında

yayınlanan onlarca dizi seçeneği var.

Her kanalda gece yarısını geçene

kadar yayınlanan bir diziye ne dersiniz?

Koca bir açık büfe var ortada. İsteyene

aşk, entrika, dönem, gerilim...

Zaten işte yeterince stres çekmişsiniz

üzerine ülkece de büyük bir dramın

içinden geçiyoruz.

Ekranı açıyoruz dizilerimizde de

dramı köküne kadar yaşıyoruz.

Peki, bizim gülmeye, umut etmeye

hakkımız yok mu?

Neden ekranda hiç komedi dizisi yok?

İnsanlar komedi dizisine hasret

değiller mi? Artık aşk, entrika, kardeş

kavgası, güzel evler ve boş bakışlarla

geçen dramlardan sıkıldıklarını

düşünüyorum.

Yıllardır romantik komedi

seven bir toplum olduğumuza

inanırım ama nedense Türk

televizyoncuları dramaya

prenses tacını takar. Bizler zaten

her gün yeni bir vahşete, olaya,

kaosa uyanan bir toplumuz.

Dolar aldı başını gidiyor,

seçim yaklaşıyor, ortam karışıyor.

TELE-VİZYON

SEÇ, BEĞEN, İZLE

Böyle dönemlerde bir toplum şişer ve

ağlamak, gerilmek istemez. Kafasını

boşaltacak, gülüp tebessüm edeceği işler

izler. Zaten geçtiğimiz zamanlarda ki

reyting sonuçları da bunu gösteriyor.

Aşk Yeniden, Leyla ile Mecnun,

Seksenler, Kiralık Aşk hatta daha da

eskilere gidersek; Çocuklar Duymasın,

Yahşi Cazibe, Yalan Dünya, Avrupa

Yakası tam da bu söylediğimin

karşılığı…

İnsanları iki saat boyunca germiyor,

tebessüm ettiriyor ve rahatlatıyor.

Aynı şeyi Kiraz Mevsimi ve İnadına

Aşk’ta yapıyordu. Hepsinin izlenme

oranı yüksek. Artık bu dizileri mumla

İZEL TOPALOĞLU

arar olduk çünkü günümüzün modası

depresiflik ve dibine kadar yaşadığımız

aşk...

Yeni başlayacak olan dizilerin

ikisinden birinin konusu istisnasız aşk.

Diğeri de zaten ya dönem dizisi oluyor

yada polisiye. Çünkü dünya aşka aç.

Ve aşk satıyor. Bu nedenle

formatlarımız aynı ve senaryo kalitemiz

ilerlemiyor. Yine yeni başlayacak olan bir

110


Tatil Eleştiri

aşk dizisi...

İstanbullu Gelin.

Bursa’nın en güçlü

ailesinin çevresinde gelişen

ve her zamanki gibi bir

aşk hikayesini konu alan

dizi yakında Star TV de

başlıyor.

Yapımcılığını O3

Medya’nın yaptığı dizinin

başrollerini Özcan Deniz

(Faruk) Aslı Enver

(Süreyya) üstleniyor.

Özet geçecek olursak;

Annesiz ve babasız

büyümüş, genç yaşta

hayatın yükünü sırtlamış, çok güzel ve

gururlu bir genç kız olan Süreyya’nın;

aniden karşısına çıkan zengin ve

karizmatik iş adamı Faruk’a aşık olarak

Bursa’ya gelin gitmesiyle başlayan

dramatik bir aşk hikayesini izleyeceğiz

ekranlarda.

Ama yok ben bu aşk hikayesini

beğenmedim biraz daha atraksiyon

biraz daha heyecanlı bir aşk hikayesi

izlemek isterim derseniz yeni başlayacak

dizilerimizin arasında onlar da mevcut.

Bakınız; Limon Film’in yapımcılığını

yaptığı yeni dizi Aşk ve Gurur dünyaca

ünlü aşk filmi olan aynı isimli filminden

uyarlama olacak.

Dizinin başrollerin de Mert Fırat,

Damla Sönmez, Alper Saldıran,

Tülin Özen, Ahmet Rıfat Şungar,

Laçin Ceylan, Levent Ülgen ve Ayfer

Dönmez gibi isimler yer alıyor. Konusu

ise; Zeynep...

İstanbul’un eski bir mahallesinde

yaşayan Esen Ailesinin beş çocuğundan

bir tanesidir. Bir yanda çocukluğundan

bu yana Zeynep’e aşık olan Murat, diğer

tarafta ise İstanbul’un zengin bir köklü

ailelerinden birinin genç veliahttı olan

Kenan...

Kendisine deli gibi aşık olan Murat’ın

kendisine evlilik teklif etmesinin hemen

ardından Kenan ile tanışan Zeynep çok

zor bir kararın eşiğindedir. Bir yandan

aşkından emin olduğu ancak kendisinin

çok fazla sevmediği Murat, diğer tarafta

ise uzak kalmak istese de çekiminden

kendisini alıkoyamayan Kenan…

Bu dizimizde de Kenan ile Murat

arasında gelişen

büyük düşmanlığın

içerisinde kendini

var etmeye çalışan

güzel kızımız

Zeynep’in hikayesine

şahitlik edeceğiz.

Konusundan da belli

olduğu üzere gerilim

dolu bir aşk hikayesi

olacağa benziyor.

Artık takdir sizin...

Konumuz aynı

olsa da gerilimli

bir aşk mı yoksa

gerilimsiz bir aşk mı

izleyeceğimizi seçebilecek seçeneğimiz

var çok şükür. Benden söylemesi eylüle

kadar komedi dizileri iş yapar. Romantik

komediler öne çıkar. Ağır, ağlak

dramalar ise hayal kırıklığı yaratabilir.

Ama yok biz böyle devam ederiz

dibine kadar aşkı yaşatacağız, kimse

kavuşamayacak, hiç bir hikaye mutlu

sonla bitmeyecek, hep bir engel

çıkartacağız diyorsanız da iki saat

boyunca izlediğimiz dizilerinizin

ardından bir yarım saatte psikologları

ekranlara çıkarıp konuşturursak durumu

düzeltebiliriz.

Zira git gide aşkın iki gönül bir olunca

samanlık seyran olur atasözünden çıkıp,

engelli ve zor bir yol olduğuna inanmaya

başlayacağız. Ben yine de buradan sevgili

okurlarımıza onlar sadece dizilerde

olur diyor kalbinizden aşkın, sevginin

ve iyiliğin eksik olmadığı günler

diliyorum... Mart ayınız sevgi, barış ve

mutlulukla geçsin. İyi seyirler...

111


Sinema

BELALILAR FİLMİ

YAKINDA VİZYONDA

112

Türkiye Vücut Geliştirme Şampiyonu Cengiz Güçlü

önümüzdeki günlerde vizyona girecek olan “Belalılar”adlı

absürt kovboy filmindeki rolüyle çok konuşulacak.

Spor ve oyunculuğun yanı sıra usta bir aşcı olan

Cengiz Güçlü, Türk Sineması’na yıllarca emek vermiş

ve bir süre önce aramızdan arılan “Pilot Ziya” lakabıyla

tanınan Ziya Güçlü’nün oğlu… Daha öncede birçok

filmde rol alan genç oyuncu “Belalılar” adlı sinema

filminde kasabanın şerifini canlandırıyor.

Senaryosunu ve yönetmenliğini

Hasan Karcı’nın

üstlendiği filmde ayrıca usta

oyuncu Sinan Bengier, Gül

Arslan, Güray Kip, Hasan

Yıldız, Ökkeş Avgın, Hilal

Naz Öztürk, Ayşe Kadlan,

Gürcan Küçüker, John

Hutchins, Jose Hita, Yvonne

König, Janine Hutchins,

Tommi Coombes gibi oyuncular

rol alıyor.

Absürd komedi tarzında

çekilen “Belalılar” filmi

İspanya’nın Almeria

Tabernas kasabasında 1968

yılında kurulmuş olan

“İyi kötü çirkin”, Trinita

kardeşler, Bir avuç dolar,

gibi birçok western filminin

çekildiği platoda gerçekleşti.

Önümüzdeki günlerde

vizyona gireceğini ve

heyecanlı olduğunu ifade

eden Cengiz Güçlü

“Belalılar filmi son yıllarda

çekilen komedi filmlerini

aratmayacak ve seyirciye bu

farkı hissettirecek.” diyor.

Ünlü ve acımasız

Meksikalı bir haydut Mask

(Sinan Bengier) ile Şerif

Cengiz (Cengiz Güçlü)

arasında geçen absürd

komedi seyirciyi kahkahaya

boğacak.


Röportaj

114

DACA: Merhaba hoşgeldin Çİ-

LEM. Müzikle olan geçmişini okurlarımızla

paylaşır mısın?

- ÇİLEM: Klasik olacak ama

bende çok küçük yaşlarda müzikle

buluştum. Müzik benim için iş

değil bir sevda, aşk.

Hayatımın her anı müzikle dolu.

Söz yazarı ve besteciyim. Akademik

bir kariyere sahibim. Ülkemi

bir çok uluslararası arenada temsil

ettim. Yeni single çalışmam

“sinerji” ile sizlerle birlikteyim.

DACA: Sinerji şarkısının serüvenini

anlatır mısın?

- ÇİLEM: Yaklaşık 2 yıl önce bu

şarkıyı besteledim. Söz-müzik

aynı anda oluştu. Enerjisine çok

inandığım bir proje oldu. Aranjesini

ise CATWORK yaptı. Klip yönetmenimiz

ATA ÇAĞLAYAN ve 3ADIM

MÜZİK etiketi ile digital platformlarda

dinleyici ile buluşuyor.

DACA: Geçtiğimiz günlerde çok

başarılı bir lansman gerçekleştirdiniz.

Düşüncelerinizi alabilir

miyim?

- ÇİLEM: Evet gerçekten çok

mutlu oldum. Gerek radyo gerekse

TV-magazin camiasından büyük

ilgi gördüm. Lansmanda ayrıca bir

çok dilden eserler yorumladım.

İzleyicilerden ve basından tam not

aldım. Bu da beni çok onure etti.

Sizin aracılığınızla RADISSON BLU

ŞİŞLİ Otele güzel misafirliği için

çok teşekkür ediyorum.

DACA: Sahne çalışmaların olucak

mı?

- ÇİLEM: Senelerdir Türkiye ve

yurtdışında canlı sahne performansları

yapıyorum. 13 dilde şarkı

yorumluyorum. Konsepte göre

sahne şovları da yapmaktayım.

DACA: Çilem'cim çok teşekkür

ediyorum bu güzel röportaj için.

Sana ve Sinerji projene başarılar

diliyorum.

ÇİLEM: Daca'cım bende sana ve

sevgili ALPER ALP'e çok teşekkür

ediyorum. Çekimlerimiz için bize

VIP Lounge bölümünü açan RA-

DISSON BLU ŞİŞLİ Otele tekrar çok

teşekkür ediyorum.

Fotoğraf sanatçımız EVREN

ŞUMLU 'ya çok teşekkür ediyorum.

Önümüzdeki ay yeni bir

konukla buluşmak dileğiyle…

Tüm yaşamda sevgi ve dostlukla..

By DACA

MÜZiK

BENiM

iÇiN

SEVDA


Yazar

Pınar Erdem

‘Kıymet verdiğiniz kadar

alırsınız unutmayın’...

Modern dünyamızın asıl olan

yoksulluğu maalesef kıymet bilir

insanların neredeyese yok denecek

kadar az olmasıdır.

Kıymet esasında olması

gerekendir terazinin kantarı gibi ne

fazla nede az özümsenecek kadar

dengede olanı makbüldür.

Kıymet bilmemenin diğer

bir adıda yapılan iyiliklerin,

elbette güzellliklerin vefanın

unutulmasıdır.

Kiymet bilmek ise yapılan

güzelliklerin değer ile karşılık

bulmasıdır.

Kıymet bilmek kendini

bilmektir.

Elinde olanın değerini elinde

olduğunda anlayabilmektir.

Ama nedense insanlar geçmişle

yaşamayı bırakamadıklarından,

yanlızca gelecekteki mutluluğu

düşlemekten. Anı yaşıyamamaktan,

elinde olanın değerini o anda

anlamamak ve sonra kaybedince

üzüntü ve isyan etmeler başlar

genelde.

Birçok gece başımı yastığa

koyduğumda düşünüyorum,

memleketimiz ve hatta dünyamızın

en ücra köşelerinde bile savaşların

olmadığı, tüm insanların sağlıklı,

huzurlu, mutlu, kimse kimseden

şüphe etmeden, kalbini kırmadığı,

yalan söylemediği, haksızlıkların

olmadığı, bütün çocukların

gülümsediği, bunların karşılığında

kıymet vermek ve kıymet görmek

istenen bir dünya hayal ediyorum,

Bazen hayallerim şöylede devam

KIYMET BİLMEK

ediyor, radyoyu ve televizyonu

açıyorum, bir alt yazı geçiyor veya

bir anons artık, yayınlacak haber

kalmadığı için haberleri yayından

kaldırıyoruz. Hadi bir düşünün

güzel olmazmıydı? Bence tabiki

güzel olurdu, peki ozaman bir kaç

dakika düşünelim, dünyamızın

böyle güzel olması için kendimden

ne kattım bu dünyaya diye.

Enerjimin ne kadarını negatif

katkıya, ne kadarını pozitif

katkıya ayırdım. Evrende üzerime

düşeni bireyesel olarak nekadar

gerçekleştirdim. Gereken herşeyi

yaptıkmıkı başkasından kıymet

ve değer bekliyoruz. Hep bunu

düşünür dururum...

En sevdiğimiz bir eşyayı

ve sokaklarda kullandığımız

ayakkabımızı bile yıpratmamaya

özen gösterirken, insanlarımıza

bu kadar hoyrat davaranmamız

anlaşılabilir gibi değil.

Dünya üç gündür, dün, bugün ve

yarın. Dün geçti, yarının geleceğide

belli değil. Öyleyse bu günün

kıymetini bilmemek nedendir

acaba? ‘bu günün kıymetini bil’

Vazgeçeceğin şeylerede kıymet

ver.

Mutluluğun kıymetini mutsuz

olunca, Sevginin kıymetini

sevgisiz kaldığında, Gençliğin

kıymetini yaşlanınca, Sağlığın

kıymetini hastalanınca, Değerlerin

kıymetlerini kaybedince değil de

herzaman bilmek gerekir.

Başkalarına kıymet vermek,

Kendine kıymet vermektir

Kıymet verdiğin kadar

alırsın......

115


Yazar

EVRENİN MUCİZESİ ENERJİ

NEDİR,HAYATIMIZA NASIL DOKUNUR

Nuray Kabut

Sağlıklı

yaşam koçu

Özellikle son yıllarda

evren enerjisi denen

şeyin nasıl çalıştığını

nasıl işlediğini Hiç

düşündünüz mü? Bir

süre öncesine kadar

kimse tarafından ciddiye

alınmayan bu konu artık

kuantum fizikçilerinin

de yakından incelemeye

başladığı bir konu haline

geldi.

Evren üzerinde

milyondan fazla insanın

yaşadığını düşünecek

olursanız herkesin

eşit bir şekilde iletişim

kurması için nasıl bir

sistem olabilir?

ENERJİ; evren ile

aramızdaki iletişim

dilinin adı ENERJİdir.

Bütün yaşam alanlarımızda sokakta, işte,

arabada evde enerji yayan vericiler olduğumuzu

düşünecek olursak enerjimiz tam

gün ayı da kalabilir, negatif yada pozitif olarak

değişebilirde ancak şunu unutmayın sizin dışınızda

hiçbirşey ama hiçbirşey sizin frekansınızı

değiştiremez.

Örneğin; elinizdeki dergi, sokakta gördüğünüz

köpek, sevgiliniz enerjinin şekil aldığı varlıklardır,

kişilerdir. Evrende herşey enerjiden oluşmuştur.

Dolayısıyla biz enerji yayan canlılar olarak

aynen mıknatıs gibi çalışır, uygun frekansta yayın

yapan herkesi, her olayı kendimize çekeriz.

Çevremize yaydığımız enerji ile bu enerjiye

uygun olan kişileri, durumları, herşeyi kendimize

çekeriz.

Örnek verecek olursak; Genelde insanlar para

sıkıntısından çok konuşurlar ve dikkat edin

çektikleri bu negatif para enerjisi yüzünden de

sürekli para gelsede anlamadıkları bir şekilde

ellerinden çıkar.

Aslında sahip olmak istedikleri para ve rahat

bir hayattır ancak parayı sürekli olumsuz cümleler

içinde kullandıkları için negatif para enerjisini

çekerek ellerindeki parayı gönderirler.

Size bir soru soracağım :

İstediğiniz şeylere sahip olamamanızın sorumlusu

kim?

Elbette kendinizsiniz. Neden mi?

Çünkü hayatınızın bir alanında,

¡ Neden herşey benim başıma geliyor?

¡ Bende şans olsa....

¡ Gökten altın yağsa benim başıma taş düşer.

¡ Yeter artık biraz rahat etmek istiyorum.

Uzun lafın kısası bunlardan bir veya birkaçını

veya benzer cümleleri içeriği hayal kırıklığı, yorgunluk,

bıkkınlıktır.

Bunun anlamı da ne ne istiyorsanız onu alıyorsunuz

demektir. Yani evrene sürekli hayal kırıklığı,

yorgunluk, bıtkınlık elde edememiş olmanın

enerjisini yaydığınız için evrende size bumerang

gibi aynısını geri gönderir.

Hayatta her istediğimizi yapabilme, düşündüğümüz

herşeyi gerçekleştirebilme gücümüz var

aslında bizler yalnızca bunu doğru kullanmayı

bilmiyoruz.

Tabi düşüncelerimizle kendi gücümüzü kullanabilecekken

bir taraftanda gizli düşüncelerimiz

kısacası egomuz sürekli bize oyun oynayacağı da

bir gerçek .

Size çok basit bir örnekle açıklamaya çalışacağım;

Mutlaka herkesin başına gelmiştir. Çok güvendiğiniz,

sevdiğiniz, asla yapmaz dediğiniz kişiler

sizi hayal kırıklığına uğratmıştır. Sonrasında

tabiki daha temkinli yani sütten ağzınız yanıp

yoğurdu üfleyerek yemeye başlamışsınızdır.

Hatta erkek milleti güven olmaz yada kadın

milleti değil mi hepsi aynı gibi cümleler sarfetmişsinizdir.

İşte tamda bu nedenle istediğiniz gibi bir ilişkiniz

hiç olmamıştır. Çünkü egonuz ile düşüncelerinizin

istediği şey farklı.

Yani siz keyifli, güvenilir, dürüst, huzurlu bir

ilişki isterken egonuz kadın yada erkeğin bilinçaltında

güvenilmez olduğu düşüncesiyle hayatınıza

gelen insanlar hep güvenilmez olacaktır.

Yani evren sizin enerjinizi okuyacağı için istediğinizi

sandığınız şeyi değil,enerjinize eşit olanı

verecektir size....

Hayatınızda her ne olmasını istiyorsanız önce

olmuş gibi yaşamaya hissetmeye başlamanız

gerekiyor.

Bu süreçte tabi egonuz sizinle sürekli oyun

oynayacak ve sizinle değişime olan isteğinizi iç

ses şeklinde korkularınız söyleyecektir.

Ama siz kararlı olursanız emin olun evren size

doğru yolda olduğunuzun sinyallerini verecektir.

Ancak siz kararlı bir şekilde seçim yapmazsanız

hayatınızda hiçbir değişim olmayacaktır.

Kendinize bir soru sorun?

İstediklerinizi elde edemezseniz ne olur, en

kötüsü ne olur?

Lütfen kendinize dürüstçe cevap verin.

Örneğin ben bu yazıları yazıyorum. Kimse

okumazsa ilgisini çekmezse ne olur üzülürüm,

hayal kırıklığına uğrarım en kötüsü ne olur hiçbirşey

evet hiçbirşey olmaz.

Sadece ben bilgilerim sürekli tazelemiş ve güzel

niyetle paylaşmış olurum. Çünkü zaten doğru

zamanı gelen herkes birgün ama benim ama başkalarının

aracılığıyla bir şekilde buluşur.

Aslında ego kötü birşey değildir. Tabi onu doğru

yönetmeyi başarabilirseniz :)

Hayatınızda olmasını istediğiniz şeylere önem

verin.

Para; eğer önem vermezseniz ki hani insanlar

der ya ‘‘paraya değer versem’’ diye işte vermediğiniz

için hayatınızda para ile ilgili sıkıntılar

var. Yada ‘’araya para girerse dostluk bozulur’’

gibi evrene gönderdiğiniz mesaj aynen şudur,Ben

dostumu seviyorum o yüzden para istemiyorum.

ENERJİNİZ VE EGONUZ ARASINDAKİ

İNCE ÇİZGİYE DİKKAT !

MÜKEMMEL OLAN HAYAT DEĞİL SİZİN

BAKIŞ AÇINIZDIR.

Sevgiyle Kalın

Sağlıklı yaşam koçu

Nuray Kabut

Her türlü sorunuz için neria sağlıklı yaşam

stüdyosundan ulaşabilirsiniz.

Moon life okuyucularına online seanslar hediyemizdir.

116


Magazin

TUĞÇE SARIKAYA

SUNUCULUĞU SEVDi

Oyunculuğu ve

mankenliği başarılı bir

şekilde yürüten Tuğçe

Sarıkaya, sunuculukta

da iddialı.

Son dönemde birçok

organizasyonda

sunucu olarak

mikrofon başına

geçen Tuğçe Sarıkaya,

Nisan ayında Fulya

Sanat Merkezi’nde 6.

kez düzenlenecek olan

Evos Angels Dijital

Dünyanın Enleri

Ödül Töreni’nin

sunuculuğunu Gökay

Kalaycıoğlu ile

beraber yapacak.

TATLI

118

ETKiNLiK

Önceki Özge Ulusoy,

Kanyon ve

Tasty Cinema

işbirliğinde

“Özge Ulusoy’la

Filmin Tadını

Kanyon’da

Çıkar” adlı

bir davet

düzenledi.

akşam

gerçekleşen

etkinliğe Pınar Tezcan,

Uğurkan Erez ve

Gökhan Alkan gibi

ünlü isimler de katıldı.

Film gösterimi öncesi

soruları yanıtlayan

Ulusoy, “Bu gece çok

tatlı bir etkinlikle

sizlerle olduk. Birazdan

içeride bir film

izleyeceğiz ve o filmin

duygularını yaşayabilmek

için, filmle

bağlantılı yiyecek ve

içeceklerimiz var. Film

boyunca ekranda bazı

numaralar verilecek

ve o numaraların

işaret ettiği gıdaları

yiyip içeceğiz.

Böylelikle bütün

duyularımızı harekete

geçirmiş olacağız”

diye konuştu.


İÇ VE DIŞ SIVA ILE

ISI, NEM VE SES

YALITIMINDA KAYBA SON

“DURAKS GOLD PLASTER”

DURAKS Gold Trend, yüksek başarı

oranında ısı, nem ve ses yalıtımı

sağlayan mantar görünümlü dokusu

ile mekânlara ayrıcalıklı bir dekoratif

görüntü vermek geliştirilmiş yeni

bir üründür. Zengin renk seçenekleri

ile tek renk ya da farklı renk kombinasyonları

ile oluşturulan sanatsal

uygulamalar için idealdir. Mekândaki

muhtemel ısı kayıplarını ve nemlenmeleri

maksimum değerlerde engeller

ve dekoratif bir görünüm kazandırır.

Her zevke hitap eden zengin renk

& desen kombinasyonuna sahiptir ve

duvar kâğıdından çok daha dayanıklı

ve ekonomiktir.

ISI YALITIMININ FAYDASI

Duvar yüzeylerinde dekoratif

ve estetik dokular elde edilmesini

sağlar, mekânlarınıza

ferahlık kazandırır. Farklı ve

zengin renk / desen seçenekleri

ile duvar ve tavanlarda

sanatsal uygulamalarınızı

sınırsızca, rahatça ve kolay

bir şekilde hayata geçirebilmenizi

sağlar.

DUVARLARINIZ NEFES ALSIN

Duvarlardaki çatlak, delik çizik ve yama gibi kusurları örter, duvarın nefes

almasını sağlayarak olası çürüme ve nemlenmeleri önler, maksimum ses

yalıtımı sağlar. Uzun ömürlü ve tamir edilebilir olması sebebi ile ekonomiktir.

CANLI SIVA İLE SES YALITIMI

Üstün ses yalıtım özelliği sayesinde DURAKS canlı sıva, sadece konutlarda değil

işyerleri ve toplumsal mekânlarda da oldukça talep edilmektedir. Özellikle

şehir merkezlerinde ve araç-insan yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerde dışarıdaki

gürültünün içeriye girmesini büyük oranda engeller. Yine içerideki sesin

de dışarıya çıkışını büyük oranda kesmesi nedeni ile otel, konferans salonları,

tiyatro, sinema gibi alanlarda sıkça tercih edilmektedir. %35’lik ses yalıtım

farkı ile canlı sıva iç akustiği korurken; dış sesleri de kesmektedir.

KULLANIM ALANLARI

Tv ünitesi, salon, banyo, mutfak tezgah alınlarında, binaların ortak kullanım

alanlarına, merdiven duvarlarına, balkon alınlarında, bütün iç ve dış mekanlarda,

otel, motel, cafe, restaurant, dekoratif amaçlı kullanılmaktadır.

DURAKS tamamen doğal

ve çevre dostu karışımlardan

hazırladığı iç ve dış sıva

ürünleri ile mekânın ısı, nem

değerlerini korunmasını;

üstün ses yalıtımı sayesinde

daha huzurlu bir yaşam

alanına kavuşmanızı

sağlıyor. Ar-Ge testlerinden

başarı ile geçmiş ürünler,

dayanıklı yapıları ile yıllarca

ilk günü halini korur.

https://durakssiva.tumblr.com/

Twitter.com/durakssiva

İnstagram.com/durakssiva

Facebook.com/durakssivaa

www.duraks.com


Sağlık

VÜCUDU ŞEKLE

SOKMANIN IDEAL YOLU

Hem kadınların hem erkeklerin

bedenlerinde ortak sıkıntıların

başında vücut şekilsizlikleri

gelir yani istenmeyen fazlalıklar, girinti

çıkıntılar gibi.

Vücut şeklinin kötü yansımasının

ana nedeni vücut siluetinin orantısız

olmasıdır. Örnek vermek gerekirse

bel oluğunun oluşmaması dümdüz bir

vücut oluşturur. Bel kavsinin olmaması

dümdüz bir bel görünümüne sebep olur.

Bu da genel görüntüyü bozar.

Aynı şekilde basenlerin gereğinden

belirgin olması hem kişiyi olduğundan

geniş hem de bacakları kısa gösterir.

Aynı zamanda düz popolu görüntüye

de neden olur buna bağlı olarak kişinin

kendisini kötü hissetmesine sebep olur.

İnsanları mutsuz eden şekil

değişiklikleri, genelde kilolu insanların

problemi gibi düşünülür oysa doğrudan

kilo ile ilişkili olmayıp çok zayıf

insanlarda da şekle yönelik problemlere

rastlanabilir.

Asıl konumuz kilodan öte vücut

şeklinin arzu edildiği gibi olup

olmamasıdır. Örneğin çok zayıf bir

kişide bile diz kemiklerindeki girinti

çıkıntı, ufak bir yağ birikintisi vücut

siluetinde istenilmeyen bir görüntüye

sebep olabilir ya da ayak bileklerinin

çok ince olması çarpık bir görünüme

sebep olabilecek iken kalın olması

biçimsiz bir görünüme sebep olabilir.

Gıdı bölgesinde de küçücük bir fazlalık

oranları tamamen alt üst edebilir

Vücuda ait şekli güzel görünecek

şekilde yeniden düzenlerken bu şeklin

ömür boyu devam etmesini hedeflenir.

Bu şekli düzeltirken tamamen yağ

dokusuna yönelik hamleler yapıldığı

için bu işlemler sırasında illa ki bir kilo

verme söz konusu olmaktadır.

Bu nedenle liposuction ve lipoliz

işlemleri halk arasında sanki kilo vermek

için yapılan hamleler gibi algılanır.

Ama doğrusu amacın şekil vermek

olduğudur. Bu işlem ile kilo verilmesi ise

ikincil kazançtır.

Günümüzde bu tür işlemler lipoliz ve

liposuction kombinasyonları ile yapılır.

Lipoliz, liposuction işleminin alternatifi

olan bir teknik değil, liposuction

içerisinde uygulanan bir tekniktir.

Çok minik bölgelere tek başına lipoliz

uygulanabilir. Daha büyük bölgelere

tek başına lipoliz uygulamak kişinin

sağlığını tehlikeye atabilir çünkü lipoliz

yağı eritmek demektir. Eritilen yağın

vücuttan uzaklaştırılması, dışarı almak,

vücuttan dışarı atmak, boşaltmak diye

de ifade edilebilir ama bilimsel olarak

liposuction olarak adlandırılır.

Bu işlem yapılmaz ise eritilen yağ,

deri altında bırakılır ise eritilen yağın

atılımı tamamen böbreklerle olacağı için

böbreklerde ciddi hasarlara yol açabilir.

Bu nedenle sadece minik bölgelere tek

başına lipoliz uygulanabilir. Lipoliz

yağı eritmek ve eritimi sağlamak için

enerji vermek demektir. Değişik enerji

türleri, basınç, vibrasyon, ultrasonik

lazer teknikleriyle olabilir ya da sıvılarla

osmotik basınç dengesini bozarak yağ

hücreleri patlatılarak eritilebilir.

Kısaca lipoliz teknikleri çok

alternatiflidir ve birbirlerine belirgin

bir üstünlükleri yoktur. Burada

amaç yağı eritmektir. Yağı eritmek

cerrahın yapacağı liposuction işlemini

kolaylaştıracağı için cerraha bir kolaylık

sağlar. Hastaya ikincil bir kazancı

da daha fazla konfor sağlamasıdır.

Günümüzde lipoliz ve liposuction

sonrası morluk da ciddi oranda

azalmıştır.

Lipoliz işleminde ince bir kanül vardır

tığ gibi bu kanülle derinin altındaki

yağlara enerji verilir, yağlar eritilir. Yine

benzer büyüklükteki bir kanülle yağ geri

alınır. Genelde yanlış bilinen bir diğer

konu, lipolizin küçük, liposuction’ın ise

daha büyük çapta bir işlem olduğudur.

Tamamen cerrahın seçimine bağlıdır,

lipoliz işleminin de liposuction

işleminin de büyük ve küçük boylarda

kanülleri vardır. Cerraha hangisini

seçerse uygulamayı onunla yapabilir.

Her iki işlem de tığ gibi kanüllerle de

olabilir, daha büyük boydaki kanüllerle

de olabilir. Her iki işlemde diğerine göre

daha izli veya daha travmatik değildir.

Biri enerji verirken diğeri enerji ile

verilmiş yağı dışarı atılır.

Bu işlemler tüm vücuda bile yapılsa,

ortalama yapılış süresi yapılış bölgelerine

göre 15 dk ila 3 saat arasında değişiklik

gösterecektir. Genel anestezi veya lokal

anestezi altında yapılabilir ama hangisi

seçilir ise seçilsin vücudun içerisine

girilip deri altına müdahale olduğundan

steril ameliyathane ortamında

yapılmalıdır. Ofis ortamında yapılması

uygun değildir.

İşlemden hemen sonra şekil ortaya

çıkar, Şu şekilde anlatılabilir su bardağı

diye düşünülürse çay bardağı şekline

dönüş sağlanır. Vücut hatları ve kavisleri

oluşumu aynı gün açığa çıkar. Ama

incelme için haftalara ihtiyaç vardır

yani şekil ortaya çıkar ama bu şekil

ana şekil değildir. İlerleyen haftalar

içerisinde elde edilen şeklin daha incesi

olunacaktır. Korse kullanımı iyi olacaktır

çünkü incelmeyi hızlandıracaktır o

yüzden değişik haftalarda uygulanmak

kaydıyla bir haftada olabilir dört beş

haftada olabilir, korse kullanımı sonucu

hızlandıracaktır.

İster lokal ister genel anestezi altında

olsun genellikle aynı gün hastaneden

çıkış yapılabilir.

Lipoliz ve Liposuction nerelere

yapılabilir?

Gıdı, boyun, kol, sırt, karın, bel,

bacak, kasık, ayak bilekleri, diz, yani

yağ olan her yere lipoliz ve liposuction

uygulanabilir. Memenin, yan tarafındaki

122


Dr. Hasan Fındık

sütyen askısını sıkıştırdığı bölgelere

de örneğin lipoliz ve liposuction

uygulanabilir.

En çok sorulan sorulardan biri:

Lipoliz ve liposuction sonrası

dalgalanma olur mu? Anormal şekilde

tekrar kilo alınır mı?

Bu ikisi de lipoliz ve liposuction’ın

normal sonucu değildir. Her işlem

herkese yapılmaz. Eğer uygun bir

kişiye, uygun bir doktor tarafından

uygun yöntem ile yapılırsa dalgalanma

söz konusu değildir. Yani dalgalanma

lipoliz ve liposuction’ın normal bir

sonucu değildir. “lipoliz ve liposuction

yaptırıp başka yerden kilo aldım”

benzeri sorulara sıkça rastlıyoruz.

Lipoliz ve Liposuction işlemlerinin

bu tip bir sonucu yok çünkü amaç

derinin altındaki yağı bitirmek değil.

Bu işlemlerle amaçlanan uygulama

yapılan bölgedeki yağ kalınlığını diğer

bölgelerle benzer duruma getirmek bu

nedenle şekil kalıcıdır. Kilo alıp verme

konusunda da tüm vücut genişler ya

da daralır. Ama derinin altındaki yağ

alma miktarında aşırıya kaçılırsa ki bazı

hastalar 5lt – 10 lt diye dile getirebiliyor.

Aslında bu noktada önem verilen

lt hesabı değil kilo alıp vermelerde

dümdüz görüntünün devam edebilmesi

için uygun kalınlığa getirip deri altı yağ

dokusunu bırakılmasıdır.

Hangi teknolojik cihazlar ile lipoliz

veya liposuction yapılırsa yapılsın

buradaki planlama ve karar yine de

insan faktörüne bağlıdır. Eğer olması

gereken şekilde deri altı yağ kalınlığı

bırakılmaz ise tabii ki olumsuz

sonuçlarla karşılaşılabilir ya da uygun

olmayan kişiye deri esnekliğinin,

kasılma kapasitesinin tamamen gittiği

bir kişiye bu işlem yapılırsa da olumsuz

sonuçlarla karşılaşılabilir.

Lipoliz ve liposuction önemli avantajlarından

biri de günümüzde lipoliz

teknolojisi-enerjiyle yağı eritmek- daha

sonra deride bir kasılmaya neden

olmaktadır. Aynı şekilde liposuction’ın

yeni türlerinden superficial yani yüzeysel,

deri altına çok yakın yapılan liposuction

işlemi de deride bir kasılmaya

neden olmaktadır. Böylelikle lipoliz ve

liposuction sonrası deride bir gevşeme

söz konusu olmadığı gibi tam tersine

kısıtlıda olsa az miktarda deri de kasılma

da olabilmektedir.

Bu işlemlerle eş zamanlı

uygulanabilecek ve selülit de

giderilebilmektedir ama liposuction

için söylediğimiz sonuçlar kalıcıdır,

kilo alıp verme de bozulmaz dediğimiz

güzel cümleleri selülit için çok rahat

kullanamamaktayız. Selülit gitse de

zaman içerisinde yaşam tarzı değişmez,

spor yapılmaz ise selülit yenileyebilir.

123


Sağlık

++DIYABET

(ŞEKER

HASTALIĞI)

VE GÖZ

Doç. Dr. Ateş Yanyalı

Diyabetli kişilerin

vücutlarında,

pankreas

dokusundan

salgılanan

insülin üretim ve

kullanımında sorun

vardır. Dolayısıyla,

diyabetli kişiler

aldıkları besindeki

şekeri yeterince

kullanamazlar.

Bu da, kanda

şeker miktarının

artmasına yani

hiperglisemiye yol

açar.

Kandaki şeker miktarının

devamlı yüksek olması böbrek

yetmezliği, kalp-damar hastalığı

ve körlük gibi ciddi komplikasyonlara

yol açabilir. Dünyada,

her on saniyede bir kişi diyabete

bağlı bir nedenden dolayı hayatını

kaybetmektedir. Diyabet,

gelişmiş ülkelerde, erişkinlerde

görme azalması ve kaybının en

önemli nedenlerinden biridir.

◊ Diyabetli kişilerde

görme neden azalmaktadır?

- Diyabet, gözün arka

bölümünde görme işleminde

çok önemli bir yeri olan retina

tabakasındaki (ağ tabaka)

damarlara hasar verir. Retina

tabakasının tutulmasına

diabetik retinopati denir. Retina

damarlarında oluşan hasar,

makulada (görme merkezi)

ödeme (su toplanması) yol

açarak yavaş ve ilerleyici bir

şekilde görmeyi azaltabilir.

Bunun dışında, göz içersine

kanama yaparak ani görme

kayıplarına yol açabilir. Ayrıca,

retina tabakasına verdiği hasar

dışında, erken yaşlarda katarakt

oluşumuna ve görmenin

azalmasına yol açabilir.

◊ Retina gözün başka

bölümlerinde de hasar

oluşturabilir mi?

- Görme sinirini tutarak

görme azalmasına yol açabilir.

Glokom dediğimiz göz

tansiyonu artışına yol açabilir.

Ayrıca, kafa sinirlerini tutarak

göz kaslarının felcine yol

açabilir.

◊ Diyabetli kişiler

hastalığın gözlerine

vurduğunu nasıl anlarlar?

- Diyabetli kişiler genellikle

görmeleri azaldığında göz

doktoruna muayeneye

gitmektedirler. Ancak,

unutulmamalıdır ki gözdeki

hasar başladığında hastaların

hiçbir şikayeti olmayabilir.

Bu da, diyabetli kişilerin göz

şikayetleri başlamadan göz

doktoruna gitmelerinin ve

doktorun tavsiye ettiği sıklıkta

düzenli takip edilmelerinin

önemini göstermektedir.

Buluğ çağı, gebelik, katarakt

ameliyatından sonra, insülin

kullanımına geçiş gibi

dönemlerde muayeneler daha

sık yapılmaktadır. Hastaların

kan şeker düzeyleri çok

iyi kontrol altında tutulsa

bile, retina muayeneleri

mutlaka yapılmalıdır. Erken

safhada yakalanan hastaların

tedavilerinde daha başarılı

olmaktayız.

◊ Diyabete bağlı göz

hastalığı oluşumunda rol

oynayan risk faktörleri

nelerdir?

- En önemli risk faktörü

diyabetin süresidir. Hastalığın

süresi arttıkça, hastalığın

retina tabakasına verdiği

hasar riski artmakta ve görme

azalmaktadır. Kan şekerinin

iyi kontrol edilememesi

de hastalığın gelişimine ve

ilerlemesine yol açmaktadır.

Özellikle glikolize hemoglobin

(HbA1c) düzeyinin artması

diyabetin göze hasar verme

riskini artırmaktadır.

Hipertansiyonun kontrol altına

alınamaması, kan yağlarının

(kolesterol, trigliserid)

yüksekliği, sigara içimi, gebelik

ve böbrek hastalığı da hastalığı

olumsuz yönde etkilemektedir.

124


Sağlık

◊ Yeni gelişmeler var mı?

Görme merkezinde ödemi (makula ödemi)

olan ve görmesi azalan hastalara göz içersine özel

ilaçlar enjekte etmekteyiz. Bu ilaçlar kortizon ya da

anti-VEGF (Vascular Endothelial Growth Factor)

ilaçlar içermektedir. Yapılan birçok çalışmada bu

ilaçlarla iyi sonuçlar alındığı gösterilmiştir. Ancak,

en büyük dezavantajı belli bir süre sonra etkilerini

kaybetmeleri ve tekrarlanma gereksinimidir. Ayrıca,

özellikle kortizon bazen göz içi basınç yükselmesi ve

katarakt oluşumuna yol açabilmektedir. Nadiren bu

enjeksiyonlardan sonra enfeksiyon oluşabilmektedir.

Günümüzde, dünyada en sık anti-VEGF ilaçlar

kullanılmaktadır.

Ağızdan alınan ilaçlarla diyabetin göze

verdiği hasarı azaltmaya yönelik çalışmalar

sürdürülmektedir.

Bu tedavilere cevap vermeyen ve bazı özel

olgularda vitrektomi ameliyatını uygulamaktayız.

Uygun gözlerde, vitrektomi ile başarılı sonuçlar

alındığı çalışmalarda bildirilmiştir.

◊ Hangi tetkikleri

yapmaktayız?

- En sık kullandığımız tetkikler

retina anjiografisi ve OCT ’dir

(Optik Koherenz Tomografi). Bu

tetkikler retina hastalıklarının tanı

ve tedavisinde uygulanmaktadır.

Retina anjiografisinde, koldaki

toplardamardan boya verilerek

gözün filmleri çekilir. Retina damar

yapısını incelememizi sağlar. İşlem

sırasında bazen bulantı olabilir.

Ayrıca, 1-2 gün boyunca hastanın

cilt rengi sararır ve idrar rengi

koyulaşır. OCT’ de herhangi bir

madde verilmeden gözün filmleri

çekilir. Retina tabakasını ince

kesitler halinde incelememizi sağlar.

◊ Diyabetik retinopatide ne gibi tedaviler

uygulanmaktadır?

- Göze yönelik sorunların tedavisiyle beraber

kan şeker seviyesinin iyi kontrolü gerekmektedir.

Kan şekeri seviyesinin sıkı kontrolü diyabete

bağlı komplikasyon gelişme riskini azaltır

ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatır, ancak

durdurmaz. Yüksek kan basıncı ve artmış kan

yağlarının kontrolü de çok önemlidir. Bu risk

faktörleri iyi bir şekilde kontrol altına alındığında,

göze uygulanan tedavinin sonuçları daha

iyi olmaktadır.

Diyabete bağlı retina tabakasındaki hasar

için göze en sık uygulanan tedavi, son yıllara

kadar lazerdi. Günümüzde ise, göz içi enjeksiyonlardır.

Diyabetli kişiler göz doktoruna ne

kadar erken başvururlarsa lazer ile elde edilen

başarı oranı o kadar artmaktadır. Lazer tedavisi

ile göz içersine kanama, glokom, görme merkezinde

ödem (makula ödemi) oluşumu gibi

komplikasyonların gelişimi ve ilerlemesi engellenmeye

çalışılmaktadır. Görme merkezinde

oluşan ödemi gidermek için yapılan lazerde

tekrar tedaviler gerekebilmektedir. Bu tedaviyle

hastaların görmelerinin azalması durdurulmaya

çalışılmaktadır.

Diyabetli kişilerin gözlerinde yeni anormal

damarlar oluşabilmektedir. Bunlar göz içersine

kanamakta ve glokoma yol açarak körlükle

sonuçlanmaktadır. Lazer tedavisi, glokom ve

göz içersine olabilecek bir kanama riskini etkin

bir şekilde azaltmaktadır. Bu olgularda, çevre

retinaya yoğun lazer tedavisi yapıldığından,

tedaviden sonra görmede azalma olabilir ama

sıklıkla bir süre sonra eski düzeyine döner.

Ayrıca, görme alanı daralabilir, renkli görme ve

karanlık uyumu kötüleşebilir.

Göz içersine kanama oluşursa ve belli bir

süre içinde kendiliğinden açılmazsa vitrektomi

ameliyatı ile göz içersindeki kanama ve kanamaya

yol açan yapılar gözden temizlenmektedir.

Son yıllarda, cerrahi aletlerin teknolojik

gelişmesine paralel olarak ameliyat sonrası

elde ettiğimiz sonuçlar daha da yüz güldürücü

olmuştur. Ameliyat sonrası elde edilecek görme

düzeyi, diyabetin retina ve görme sinirinde

oluşturduğu hasara bağlı olarak değişmektedir

ve ancak ameliyattan sonra belirlenebilir.

125


Moda

YAŞASIN

MODA

ETEK

GİYMEK

Ece

Türkoglu

Merhaba ,

Etekler, kadınların kadınlara en özel ve

vazgeçilmez parçalarıdır. Kadınların, kendini

şık hissetmek istediğinde en çok tercih

ettikleri bu parçayı dikkatle seçmek oldukça

önemli. Etek seçiminizde artık üzerine

kombinleyeceğiniz bluz ya da gömlekten

fazlasını da yapmanız mümkün.

Çünkü artık bu şahane parçayı bustiyer

yada basic tshırt lerinizle de kolay şıklık elde

ederek kombinleyebilirisniz.Elbette fiziksel

özelliklerinize uygun olan eteği seçmeniz ve

ortamına göre seçimlerde bulunmanız işin püf

noktalarından.Bu ay ki yazımızda,bu muhteşem

parçayı kar kış demeden nasıl en şık şekilde

kullanacağımıza ve yine ortamın en şık kadını

olmak için bu parçayı nasıl kullanabileceğimize

,birlikte göz atalım istedik..

Kış mevsiminde etek giyme zevkinizden

olacağınızı da kim söyledi ? Vücut ısımızın

kaybedilmesinde sadece %10 rolü olan

bacaklarımızı bahane etmek yerine ,etek

şıklığımızın tadını çıkarmaya devam edebiliriz

bence .

Mesela kış mevsiminde etek seçimlerinizde

tercih edeceğiniz kumaşlar, yün yada tüvit

gibi kalın örme kumaşlar olursa daha az

üşeyeceksiniz .Ayrıca bu seçimlerinizde kalın

çoraplar,şık çizmelerden de yararlanabilirsiniz.

Ayrıca farklı bir tarz yaratmak için sezon trendi

kırmızı, turuncu mor ya da mavi tonlarında

kalın çorapları da tercih edebilirsiniz.

En sevdiğim kesim olan asimetrik kesimler

,hemen hemen her sezon tasarımcıların

koleksiyonlarında yer almaya devam ediyor.

Elbette kendi içinde gelişerek ve evrim

geçirerek. Mesela iki sezondur trend olan volan

ve fırfır kendisini asimetrik eteklerde de zarif

şekilde göstermekte. Ve inanılmaz kolay şıklığın

anahtarlarından birisi bence. Üstelik her boyu

olan bu etek grubunda dikkat etmeniz gereken

tek şey,seçeceğiniz asimetrik eteğin hacminin

bacak kalınlığınız ile uyumlu olması. Şayet

çok hacimli asimetrik bir kesimin altında ince

bacaklar görünmez kalacaktır, ya da çok kalın

bacaklarda ince asimetrilerin olduğunuzdan

daha ince görüneceğiniz püf noktası gibi..

126


Moda

Kalem eteklerin modası geçmiyor, 80 ve 90

larda diz üstü tercih edilen bu etek kesiminin

günümüzdeki sevilen versiyonu, kesinlikle dizin

altında. Kalem eteğin ofislerde bir kurtarıcı

olduğunu hepimiz biliyoruz. Kombinlerken artık

çok sorun yaşamayacağımız bu etek kesimini,çok

fazla dar olmayan bir gömlek, şık bir sweatshırt

ve hatta eğlenceli bir basic tshırtle kolaylıkla

kombine edebilirsiniz. Hatta altına uygun bir

çorap ve kısa botlarla bu eğlenceli kombinlerinizi

iş yerinizdede kullanabilir. Akşam davetlerinde

ise topuklu bir ayakkabı ile değiştirerek

kombininizi akşam için uyarlayabilirsiniz. Tabiki

unutmadan belirtelim, kalem eteklerde kaba ve

kalın kumaşlardan kesinlikle uzak durmanız

gerekiyor.Haftasonlarında penye kalem bir etekle

de hem rahat hem trend şık olabilirsiniz.

Mini eteklerinde modası asla geçmeyecek.

70 lerden bu yana modadaki zirvesinden

asla indirilemeyen mini etekler mevsim

dinlemeksizin şıklık yarışını hep kazanmaya

devam ediyor. Mini etekler boyu uzun olanlar

için değil ,bacak boyu uzun olanlar için tercih

edilecek bir parça. Bacak boyunuz çok uzun ise

süper minilerden de kaçınmalısınız ama bacak

boyunuz kısa ise baseniniz yok ise mini etek

ele düz taban ayakkabı modellerinden tercih

etmelisiniz.

Maxi etekler de ,modasının tadını çıkarmaya

devam ederken kış sezonunda da giyilmeye

devam ediliyor. Geçen sezondan beri şifon ve

pilili modelleri trend olan bu etek kesiminde,

sokak modasında üzerine kalın kazaklarla

altına spor botlarla giyilmeye devam edildiğini

severek gözlemliyoruz. Bu arada eğer çok

uzun boyluysanız enine çizgili bir maxi etek

üzerine kısa ceket kombini yaparsanız, elbette

düz ayakkabılar ile olduğunuzdan daha kısa

görüneceğinizi müjdeliyelim size.

Ama eğer minyon kadınlardansanız yine

çözüm maxi etekte ; V yakalı üstler ve topuklu

ayakkabılar ile olduğunuzdan daha iri ve uzun

boylu görünmeniz mümkün. Büyük göğüs ve

geniş omuzunuzu sıkıntı olarak görüyorsanız

da, upuzun maksi etekler bu görünümünüzü

dengelemek için harika bir parça. Şık bir blazer

ile ofiste rahatça kullanabileceğiz bu eteği

dolabınızda muhakkak bulundurun diyoruz..

127


Moda

Midi eteklerde kısa yada uzun ben bütün

hanımefendilerde oldukça zarif buluyorum.

Hatta büyük beden koleksiyonlarında bile

oldukça beğendiğim bu etek kesimini,sade

bir renkte tercih ediyorsanız üzerine desenli

gömlekler ve bluzlar ile kombine edebileceğiniz

gibi breton çizgili bluzlarla yada eğlenceli baskı

tshırtlerle kombinleyebilirsiniz. Üstelik üzerine

kısa crop bir ceket yada kısa bazer bir ceketle

oldukça kolay şıklık elde edeceğinizide belirtelim.

Sadece boyu kısa olanlar için altına spor ayakkabı

yada düz ayakkabılar önermiyoruz.

Kış sezonunda şık bootie botlar yada hava

uyguns astilettolar ile tamamlayabilirsiniz.

Gece yada gündüz tüm davetlerin en ezbere

şıklığı olan bu parçayı ister kloş ister kalem,

maxi, midi yada mini etekle kullanın her

şekilde feminen şıklığın gücünden yararlanmış

olacaksınız. Oscar törenlerinin bile unutulmaz

kombinlerinin baş tacıdır etek. Sade tercih

ederseniz desenli yada detaylı bir üst ile, desenli

bir etek tercih edecekseniz kayık yakalı bir bluz

yada basit büstiyer ile hayran bıraktıracak kadar

şık olabileceğinizi bilerek dolabınızı bu güç

abidesi parçayla donatmanızı öneriyorum..

Bu ay ki sayımızda, etek konusunu

seçmemdeki en büyük neden bu ay tüm dünyada

adına etkinlikler düzenlenecek ‘dünya kadınlar

günü’nünde olması. Sadece biz kadınlara özel

feminen vurgusu bu en güçlü parçanın her

mevsim bol bol kullanmanızı ,tadını çıkarmanızı

öneriyorum. Çünkü kadın olmak her mevsim

ve hergün harika bir şeydir. Bu yüzden Kadın

olmanın her an keyfini yaşayacağınız güzel bir ay

diliyorum sizlere...

Görüşmek üzere .

Ece Türkoğlu

128 128


Moda

129


Moda

CEM ÖZKÖK ILE

Moda Trend

YENİ HABERLERLE DOLU MOONLIFE MART SAYISINDAN HERKESE MERHABA,

Beni daha detaylı tanımak ve

takip etmek için cemozkok309

instagram adresinden takip edebilir,

merak ettiklerinizi sorabilir, hafta

içi her gün 13.30’ da Uçankuş’ta

Moda Kuşu programımdan trendleri

daha yakından benimle birlikte

takip edebilir ve danışmanlığımdan

faydalanabilirsiniz.

Hep dediğim gibi, tarz olmak

sadece giyimle değil, kişisel bakım ve

yaşam tarzımızla da doğru orantıda

olduğu için, her ay olduğu gibi

sizlerle tecrübelerimi ve gittiğim

yerleri paylaşmak istiyorum.

Bu sayıya ilk olarak giyim yerine

makyaj trendlerinden bahsederek

başlamak istiyorum.

2017 nin MAKYAJ trendleri!

Makyaj deyince akla

ilk gelen başarılı ünlü

make up artistlerinden

İBRAHİM YILDIRIM’

a danıştım ve sizler için

2017 makyaj trendlerini

öğrendim. 25 Temmuz

1973 Manisa Alaşehir

doğumlu olan İbrahim

Yıldırım,

2014 yılı

Star Tv Miss Turkey

güzellik yarışması,

2014 Mercedez-benz İstanbul

Fashion Week,

2015 spring-summer defilelerinde

Hakan Akkaya-Deniz

Berdan-Zeynep Erdoğan-Hatice

Gökçe-Selma State-Nej-Özlem Erkan

gibi ünlü tasarımcıların defilelerinde

make upartist olarak çalışmıştır.

Bakalım ünlü make up uzmanı

2017 trendleri için ne tavsiyelerde bulunmuş.

Makyajda minimalizm! Canlı

ve renk dengeli cilt görünümü… Şeftali

ve pembe rengi allıklar… Göz makyajında

doğal vurgular! Eyeliner…

açık kahverengi, şampanya, bej, altın

sarısı, bronz, pastel pembe ve bordo

farlar… Dudaklarda sade dokunuşlar!

NUDE… Bej rengi, açık kahverengi,

karamel tonları... Mat dudaklar,

dudak parlatıcıları… Kızıl ve kiremit

rengi farlarla yaratılan smokey göz

makyajı… Göz kapaklarında; uçuk

pembe, şeftali tonları… Ciltte; BB

krem, renkli nemlendiriciler… Dağınık

kaşlar… Göz kalemlerine yeniden

merhaba… Aydınlat! Aydınlatıcılar…

Profesyonel dokunuşlarla mucizevi

görünüşler yaratan ‘’İbrahim Yıldırım’’

özel günlerinizdeki imzanız olsun...

İbrahim Yıldırım’a 0535 208 19 95

numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Bu ay ‘’En’’ler köşemde kimlerin

olduğuna ve gündemde olanlara bir

göz atalım!

SON DÖNEMLERDE ADINI ÇOK DUYGDUĞUMUZ EN İYİ

ÇIKIŞ YAPAN İZMİR’Lİ MODEL! ARGUN GÖK…

130

Modellik sektörüne hızlı bir giriş

yaparak şimdilerde adından söz

ettiren İzmirli Model Pek çok unlu

marka ile çalışıp kısa bir surede bu

markaların tanıtım yüzü olmuştur

ve bazı televizyon reklamlarında yer

alarak kendisinden söz ettirmeyi

başarmıştır.

Kıbrıs’ta Moda defilelerinde boy

gösteren model, kendini bu camiaya

tanıtmış ve bu basarisini sürdürürken

üniversite egitimine devam edip,

bir yandan oyunculuk egitimi ile

kendini gelistiriyor olmasi takdire

degerdir.

PEKİ YA MODEL OLMAK İÇİN

NELER GEREKLİ?

İyi bir modelin öncelikle hayat

enerjisinin yüksek olmasının

onemli olduğunu, bu sekilde

taşıdığı kıyafetler icin iyi bir askı

olabilecegini vurguluyor. Çekimler

sırasında kamera korkunuzu

yenmeniz ve kendinizi dogal, samimi

bir sekilde yansitabilmenizin bu isin

en buyuk sırrı oldugunu dusunen

model, bakımın bu sektör için

olmazsa olmazı oldugunu soyluyor.

Modaya uyum sağlamaya çok onem

verdigini günlük tarzına yansıtarak

dikkat çekiyor.

Modellik kariyerini ekranlara

taşıyacağının sinyalini veren model,

bizi daha çok şaşırtacağa benziyor.

O zaman genç Modele başarılar

dileyelim ! : )


Moda

GECE ŞIKLIĞI!

Bu ay gezip gördüğüm en iyi mekanlar

arasında….diye başlarım hep..AMA bu

sefer ‘’Arasında’’ diye başlamayacağım .

Yeni açılan bir mekan olmasına rağmen

gerçekten ‘’TEK’’ olmayı başaran bir mekan…

Beni ekibiyle, yemekleriyle, konseptiyle,

şıklığıyla,tarzıyla,müzikleriyle,eğlencesiyle,

manzarasıyla büyüleyen BARMA RASIMO VE

CHIC İSTANBUL CLUB!

Üst katta Boğaz’a karşı, birbirinden güzel

müzikler eşliğinde, leziz mi lziz mezeleriyle çook

keyifli bir yemek yiyorsunuz.. Ardından bir alt

kata inip, yemekte süre gelen keyfinizle beraber

sabahın ilk ışıklarına kadar dj ile eğlenip dans

ediyorsunuz..

BU NASIL BİR LÜKSTÜR??

Gelin biraz bakalım o zaman…

Aslında haberlerden

ve magazinden

hatırlarsınız, geçenlerde

Türk Pop müziğinin

yeni yıldızı Derya

Uluğ, doğum gününde

Barba Rasimo

Meyhane de dostlarıyla

keyifli bir yemek

yiyip, sonrasında Chic

İstanbul Club’de doyasıya

eğlenmişti.

1956 Selanik

doğumlu bir Rum’un

hikâyesini ve keyifli

Rum meyhane

geleneğini sürdüren ;

BARMA RASIMO&CHIC İSTANBUL

4 mevsim eşsiz açık ve kapalı

terasında, Aziz İstanbul’un asil

manzarası eşliğinde sizlere unutulmaz

bir gece sunuyor. Rum ve Türk

mutfağının seçkin mezeleri, sıcacık

sahanları, güveçleri, ızgaralarının yanı

sıra deniz mahsulleri ve bin bir çeşit

rakı-barı ile de oldukça iddialı olan

barbaRasimo’yu ayrıcalıklı kılan ise,

sonsuz samimiyeti ile sizi karşılayan

BARMA RASIMO

dost canlısı işletmecileri mekanı

daha da eşsiz kılıyor. ÖZELLİKLE,

bilindik Türkçe parçaların Yunanca’ya

uyarlanmış haliyle ruhunuzu her an

Ege kıyılarında hissedebilirsiniz. Siz de

kendinizi özel hissediyor ve bu aileye

dahil olmak istiyorsunuz kesinlikle doğru

adrestesiniz. REZERVASYON : 0212

245 77 82 ADRES:İstiklal Cad. Beyoğlu

İş Merkezi No:187 Kat:7 Beyoğlu

ŞIMDİ DE BİR ALT KATA İNELIM : )

Gece ve Eğlence

Hayatının en ‘ŞIK’

Mekanı ‘CHIC

İstanbul Club’

Gece hayatının kalbi Beyoğlu’nda,

Eşsiz Boğaz Manzarası, Boğaz’a vuran

ay ışığı ve Tarihi İstanbul Yarımadasının

gölgesinde, müzik dinlemek, dans etmek,

kısacası eğlenmek ve keyifli vakit geçirmek

isteyenlerin yeni adresi Chic İstanbul Club.

Günlük hayatımızın her alanına katmaya

çalıştığımız ŞIK›lığı gece hayatında da

yaşamak artık mümkün.

Chic İstanbul Club, Dekoru, personeli

ve gelen misafirleriyle çok Şık. Mekanda

Popüler Türkçe ve Popüler yabancı şarkılar

çalınıyor, DJ kabininde her hafta ünlü bir

isme rastlamak sizi şaşırtmasın, mekan her

hafta düzenlediği özel partilerde; müzik

ve moda dünyasından ünlü isimleri konuk

ediyor. İçeride eğlenirken moda, televizyon,

sanat ve müzik camiasindan ünlü isimlere de

rastlamak mümkün.

Mekanın şıklığının yanı sıra içeride

eğlenen misafirlerinde çok şık olması

gözden kaçmıyor. Özel kokteylleri ve kaliteli

servisiyle kendinizi iyi hissediyorsunuz.

Odakule’nin karşısında Beyoğlu İş

Merkezinin 7’ci katında yer alan mekan, giriş

yaptığınız anda Beyoğlu’nun kalabalığının

aksine farklı bir yerdeymişsiniz hissi

uyandırıyor.

Size sadece Boğaz ve Tarihi İstanbul

Yarımada Manzarası eşliğinde dans etmek

kalıyor. Mekan’nın işletmecisi Vedat Özyağ,

şöyle özetliyor. “Geceye Günaydın Diyoruz

ve sizi ŞIK bir eğlenceye davet ediyoruz. Siz

de Chic İstanbul Club’e katılın... Hayatınıza

Şıklık Katın”

131


MOT BEYMEN

ZORLU CENTER

MAĞAZASI’NDA!

Genç girişimci ve tasarımcı Can Öker,

tarafından hayata geçirilen MOT markası

özel koleksiyonuyla beğeni topluyor. MOT

yoğun ilgi gören tasarımlarıyla artık Zorlu

Center’da da yer alıyor. Aksesuar seçimiyle

tarzını yansıtanlar, MOT koleksiyonuna

Beymen’in Zorlu Center Mağazası’nda da

ulaşabilecek.

Tifanny & Co markasının Türkiye

distribütörü Dilek Ertek’in, Zorlu Center

Beymen Mağazası’nda açacağı Collection

isimli corner’da benzersiz MOT tasarımları

da sergilenecek. Özgün, sıra dışı modellere

imza atan MOT, koleksiyonlarını

seçkin zevk sahipleri ile bu noktada da

buluşturmaya devam edecek.

Detaylara vurgu yapan tasarımlarıyla

kişiye özel nüansları ortaya çıkaran MOT,

Yunan mitolojisinden ilham alan Titan

koleksiyonuyla da dikkat çekiyor.

134


protez tirnak

Protez Tırnak

Microblading

Kalıcı Makyaj

Eğitim

(Kalıcı Makyaj ve Protez Tırnak)

İpek Kirpik

Cilt Bakımı

Zayıflama

Merkez : Nişantaşı Şubesi

Teşvikiye Caddesi. Kardeşler Apartmanı

No:26 Kat:4 D:9 Nişantaşı / İstanbul

0212 234 0130 0532 504 6779

www.proteztirnak.com

www.emsaldogan.com

instagram.com/emsaldoganofficial

Yoğun iş ve günlük yaşam karmaşasında kendine zaman ayıramayan kadınların imdadına

Emsal Doğan Güzellik Merkezi yetişiyor.

Avrupa'daki başarısıyla dikkatleri üzerine çeken güzellik uzmanı Emsal Doğan, birikimlerini ve

başarılarını Türkiye'ye taşıdı. Protez tırnak ve kalıcı makyaj gibi uygulamalarıyla Almanya'da

birincilik ödülleri bulunan Emsal Doğan, uzman kadro, yetkin çalışanlar ve güçlü çözüm ortakları

ile kaliteli hizmeti Türkiye'deki bayanlara sunmaya başlamıştır.

Protez tırnak, kalıcı makyaj, ipek kirpik ve microblading uygulamalarında uzman kadrosu ile

hizmet veren Emsal Doğan Avrupa’nın en gözde güzellik uzmanlarından Almanya’nın Stuttgart

kentindeki Beverlyhills Nagel Studio isimli güzellik merkezlerini İstanbul Bağdat Caddesi ve

Nişantaşı’nda açtığı Güzellik Merkezi’yle Türkiye’ye taşıdı.

Bağdat Caddesi. Saffet Apt No: 369/9

Suadiye / İstanbul

0216 350 4571 0532 167 0931

Florya Şubesi

Şenlikköy Mahallesi Çatal sokak

No:5 Florya-İstanbul

0212 573 39 39 0212 573 39 39

ŞUBELERBağdat Caddesi

Ataşehir Şubesi

Ihlamur sokak Uphill towers B blok kat:3

Daire :16 Batıataşehir / İstanbul

0530 0159 497

Ankara Şubesi

GOP Mah. Attar Sokak No:9 Kat:2 D:7

ÇankayaArjantin Caddesi Vakıfbank Üstü

0312 427 7630 0535 874 71 79

Bakırköy Şubesi

Zeytinlik Mah.Fişekhane Cad.No/34

Daire/12 Bakırköy / İstanbul

0212 571 4239 0536 715 7519

Beylikdüzü Şubesi

Cumhuriyet Mah. Şehitler Cad. Bulvar

Evleri A.Blok No:1 Daire:2 Esenyurt

0531 239 04 00 0537 964 39 37

Etiler Şubesi

Nispetiye Caddesi. No: 104 B.Blok Kat:3

Etiler / İstanbul

0212 265 3232 532 440 9800

Antalya Şubesi

Şirinyalı Mah. Lara Yolu Manolya Apt.

No:145 K:2 D:6 Lara / Antalya

0242 316 3700 0532 160 7263

İzmir Şubesi

Mustafa bey caddesi.Feyza Apt.

No:13 K:6 D16 Alsancak / İZMİR

0232 465 33 03 - 0507 585 89 01

Bahcesehir Şubesi

Bahçeşehir 2.kısım mah. Avni Akyol bulvarı

Loca sitesi B:46 Gölet mevki Başakşehir

0212 608 00 68 0545 608 08 68


Dünya

Türkiye’den ise Ceylan Özgün Özçelik'in yönettiği "Kaygı" filmi panorama

bölümünde gösterilecek ve en iyi ilk film kategorisinde yarışacak.

Sibel Kekilli

67. BERLiN

FiLM FESTiVALi

BAŞLADI

67. Berlin

Film Festivali

(Berlinale),

Fransız yönetmen

Etienne Comar'ın

"Django" filminin

gösterimiyle

başladı.

Potsdamer Platz meydanındaki

Berlinale Palast’ta yapılan festivalin

açılış galası öncesinde Comar ve filmin

oyuncuları, yönetmen Paul Verhoeven

başkanlığındaki jüri üyeleri

ile çok sayıda davetli kırmızı halıda

yürüdü. Ünlü oyuncu ve sanatçılar

kırmızı halıda şıklık yarışı verdi.

Festivalin davetlileri arasında,

Bundesliga takımlarından Bayern

Münih’te forma giyen Alman milli

takımı oyuncusu Jerome Boateng,

manken Toni Garn, yönetmen Wim

Wenders ve Federal Meclis Başkan

Yardımcısı Claudia Roth gibi

isimler yer aldı. Toplam 18 filmin

“Altın Ayı” ve “Gümüş Ayı” ödülleri

için yarışacağı festival boyunca 72

ülkeden 399 film gösterilecek.

134


Dünya

135


Dünya

“En iyi film” dalında

yanlış anons edilen La

La Land ekibi, ödülün

sahibi Moonlight ekibini

sahnede tebrik etti.

Ödül La La

Land’e, pardon

Moonlight’a

89. Oscar Ödülleri

sahiplerini buldu. 13 dalda

adaylığı bulunan “La La

Land”, geceden 6 ödülle

ayrıldı. Törene damgasını

vuran ise ‘yanlış zarf ’

skandalı oldu. ‘En iyi film’

ödülünün kazananı önce

“La La Land” olarak

açıklandı, ekip sahnede

teşekkür konuşması

yaparken hata düzeltildi;

ödül “Moonlight”ındı.

Sinema dünyasının en

prestijli ödül organizasyonu

Oscar Ödülleri, önceki

gün ABD’nin Los Angeles

kentindeki Dolby Theatre’da

düzenlenen törenle

89’uncu kez sahiplerini

buldu. Sunuculuğunu komedyen

Jimmy Kimmel’ın

üstlendiği tören, dünyaca

ünlü yıldızları aynı salonda

buluşturdu. Görkemli gece

kırmızı halı seremonisiyle

başladı.

Ünlü yıldızların şık

kıyafetleriyle kırmızı halıda

dünya basınına poz verdiği

seremoninin ardından tören

Justin Timberlake’in “Can’t

Stop the Feeling” şarkısını

seslendirmesiyle başladı.

Sting, Sara Bareilles ve

John Legend, törende

sahneye çıkıp şarkı söyleyen

diğer isimlerdi.

Jimmy Kimmel, gece

boyunca yaptığı esprilerle

seyirciyi güldürdü. Hedefindeki

isim ise ABD’nin

yeni başkanı Donald

Trump’tı. Kimmel’ın

Trump’ın politikalarını

eleştirdiği şu yorumu ses

getirdi: “Şu anda bu yayını

dünyada milyonlarca insan

canlı izliyor. Artık bizden

nefret eden 225 ülkede

izleniyoruz. Bu harika bir

şey. Ülke şu anda bölünmüş

vaziyette. Çok fazla tavsiye

aldım. ‘İnsanları birleştirmen,

insanları bir araya

getirecek bir şeyler söylemen

lazım’ dediler. Ben

bunu yapamam. Bu salonda

tek bir ‘Cesur Yürek’ var,

o da bizi birleştirmeyecek.

Başkan Trump’a teşekkür

etmek istiyorum. Geçen

sene Oscarlar ırkçı gibi

gözüküyordu. Artık onun

sayesinde böyle bir şey yok.

Filmler için ne kadar harika

bir yıl. Siyahiler NASA’yı,

beyazlar da cazı kurtardı.

İlerleme dediğiniz budur

işte!”

Faye

Dunaway

Jordan

Horowitz

Warren

Beatty

“La La

Land”in 32

yaşındaki

yönetmeni

Damien Chazelle,

Oscar

tarihinde ödül

kazanan en

genç yönetmen

unvanını

elde etti.

Leonardo

DiCaprio

Emma

Stone

Casey

Affleck

Casey Affleck’i ilk

kutlayan abisi Ben

Affleck oldu.

Tarrell Alvin

McCraney

Barry

Jenkins

136


Dünya

OSCAR TARİHİNE

GEÇEN SKANDAL

Törene damga vuran

olay, ‘en iyi film’

açıklanırken yaşandı.

Ödülü açıklamak üzere

sahneye Warren Beatty

ve Faye Dunaway

çıktı. Zarfı açan Beatty

şaşkınlık yaşadı, onun

elinden kağıdı alan

Dunaway kazananı

“La La Land” olarak

anons etti. Büyük

sevinç yaşayan film

ekibi, sahneye çıkıp

konuşma yapmaya

başladı. Ancak Beatty

ve Dunaway’e yanlışlıkla

‘en iyi kadın

oyuncu’ zarfı verilmiş

ve onlar da “La La

Land”i anons etmişti.

Filmin diğer yapımcısı

Jordan Horowitz

yanlışı düzeltti, “Bir

hata var. En iyi film

ödülünü Moonlight

kazandı. Bu bir

şaka değil” diyerek

“Moonlight”

ekibini sahneye

çağırdı.

Justin Timberlake, performansının ardından

eşi Jessica Biel’i öptü.

Viola Davis en iyi yardımcı kadın

oyuncu dalında ödül aldı.

La La Land prodüksiyon ekibi, ödülleriyle poz verdi.

“Moonlight” filmindeki performansıyla ‘en iyi

yardımcı erkek oyuncu’ seçilen Mahershala Ali, bu

dalda Oscar kazanan ilk Müslüman oyuncu oldu.

Nicole Kidman

(Armani Prive)

İŞTE ÖDÜLLER

◊ Film: Moonlight

◊ Yönetmen: Damien Chazelle

(La La Land)

◊ Kadın oyuncu:

Emma Stone (La La Land)

◊ Erkek oyuncu:

Casey Affleck (Manchester

By The Sea)

◊ Orijinal senaryo:

Manchester by the Sea

◊ Uyarlama senaryo:

Moonlight

◊ Yardımcı kadın oyuncu:

Viola Davis (Fences)

◊ Yardımcı erkek oyuncu:

Mahershala Ali (Moonlight)

◊ Yabancı film:

The Salesman (İran)

◊ Belgesel:

O.J: Made in America

◊ Kısa belgesel:

The White Helmets

◊ Makyaj ve saç tasarımı:

Suicide Squad

◊ Kostüm: Fantastic Beast

and Where to Find Them

◊ Ses kurgusu: Arrival

◊ Ses miksajı:

Hacksaw Ridge

◊ Animasyon: Zootopia

◊ Kısa animasyon: Piper

◊ Prodüksiyon tasarımı:

La La Land

◊ Görsel efekt:

The Jungle Book

◊ Film kurgusu:

Hacksaw Ridge

◊ Kısa film: Sing

◊ Orijinal şarkı: City of

Stars (La La Land)

◊ Film müziği:

La La Land

◊ Sinematografi (Görüntü

yönetmenliği):

La La Land

Çok sayıda Hollywood yıldızı kırmızı

halıda, ABD Başkanı Donald

Trump’ın İslam karşıtı politika ve

söylemlerine karşı çıkan sivil

toplum kuruluşu ACLU’nun

mavi kurdelesini takarak

yürüdü. ACLU’yu

destekleyenler

arasında

Karlie Kloss,

Ruth Negga

ve Lin-Manuel

Miranda

da vardı.

Busy

Philips

137


Dünya

Dakota

Johnson

(Gucci)

Michelle

Williams

(Louis Vuitton)

Chrissy Teigen

(Zuhair Murad)

Jessica Biel

(Kaufmanfranco)

Scarlett

Johansson

(Alaia)

Halle Berry

(Atelier Versace)

Salma Hayek

(Alexander McQueen )

Charlize Theron

(Dior)

138


Dünya

GRAMMY’YE

59’uncu Grammy

Ödülleri, Los Angeles’ta

yapılan görkemli törenle

sahiplerini buldu. Geceye

damgasını vuran isim

ise aldığı 5 ödülle şarkıcı

Adele oldu.

DAMGASI

Dünyanın en prestijli müzik

ödülleri arasında gösterilen

Grammy Ödülleri, geçtiğimiz

gün 59’uncu kez sahiplerini buldu.

Los Angeles’taki Staples Center’da

düzenlenen tören, dünyaca ünlü isimleri

bir araya getirdi. İngiliz komedyen James

Corden’ın sunuculuğunu yaptığı geceye

Adele, “yılın kaydı”, “yılın albümü”, “yılın

şarkısı”, “en iyi pop solo performansı” ve

“en iyi pop vokal albüm” kategorilerinde

toplam 5 ödül kazanarak geceye

damgasını vurdu. Törende toplam 80

dalda ödül verildi.

Katy

Perry

James

Corden

Bruno

Mars

Twenty One Pilots

grubu, sahneye boxer

ile çıktı: “Bir gün

Grammy kazanacak

olursak, ödülü bu

şekilde alacağız diye

konuşmuştuk, öyle

de oldu.”

140

ADELE

Adele’in,

konuşmasında Simon

Konecki’ye “kocam”

demesi dikkat çekti.


Dünya

Demet

Soley

Burcu

Esmersoy

Sermet

Severöz

Mustafa

Sandal

Özlem

Sunay

Ertuğrul

Özkök

Emina

Sandal

The Weeknd

&Daft Punk

KONUKLAR

Törende Türkiye’den de

ünlü isimler vardı. Türk

konuklar, tören öncesi

Staples Center’da

birlikte poz verdi.

141


Dünya

- Beyonce, Adele, Bruno Mars

gibi dünyaca ünlü sanatçılar

gecede şarkı söyledi. Metallica da

“Moth into Flame” şarkısını Lady

Gaga ile birlikte seslendirdi.

- İkiz bebek dünyaya getireceğini

kısa süre önce açıklayan

Beyonce, sahnedeki performansıyla

büyük alkış aldı. Beyonce’yi,

sahneye çıkmadan önce

anons eden annesi, kızıyla gurur

duyduğunu söyledi. 35 yaşındaki

şarkıcı, annesi Tina Knowles ve

kızı Blue Ivy’nin fotoğraflarını

performansı sırasında projeksiyonda

konuklara gösterdi. Ünlü

şarkıcı gecede “Love Drought” ve

“Sandcastles” şarkılarını söyledi.

9 dalda aday olan ancak “en iyi

çağdaş R&B albümü” ile “en iyi

müzik videosu” dalında ödül alan

Beyonce’ye, yaklaşık 20’nin üzerinde

dansçı eşlik eti. Beyonce’nin

bu performansı için dört gün

boyunca prova yaptığı öğrenildi.

- “En iyi yeni sanatçı” ödülünü

alan Chance the Rapper da

gecede “How Great”, No Problem”,

“Blessings ve “All We Got”

şarkılarını söyledi.

- John Legend ve Cynthia Erivo

“In Memoriam” ile konukları

coşturdu.

- Maren Morris ve Alicia Keys,

törende bir araya geldi. İkili, “My

Church” şarkısında düet yaptı.

- Adele, “yılın albümü”

ödülünü alırken Beyonce’ye

de teşekkür etti. Şarkıcı, “Çok

müteşekkirim bu ödül için. Ama

bana sorarsanız hayatımın sanatçısı

Beyonce. Onun ‘Lemonade’

albümü benim için muazzam. Sen

bizim ışığımızsın” diye konuşunca

Beyonce gözyaşlarına hakim

olamadı.

- Ed Sheeran, gecede “Shape of

You” şarkısını söyledi.

- The Weeknd&Daft Punk

törende “I Feel It Coming”i söyledi.

Grubu ise Michael Jackson’ın

kızı Paris anons etti.

- Şarkı söylemek için sahneye

çıkan Busta Rhymes, Trump’a

değinmeden edemedi. Şarkısında

“President Agent Orange” diye

bahsettiği Donald Trump için

şarkı sonrasında da açıklama

yaptı.

- Bruno Mars, gecede Prince’i

“Jungle Love” şarkısıyla andı.

Geçtiğimiz nisan ayında hayatını

kaybeden ünlü sanatçıdan bir

şarkının yanı sıra “The Bird” ve

“Lets Go Crazy”yi de söyledi.

- Keith Urban ve Carrie Underwood,

“The Fighter” şarkısında

düet yaptı.

- Katy Perry yeni şarkısı

“Chained to The Rythm”i Skip

Marley ile birlikte ilk kez söyledi.

Geceden NOTLAR

Celine

Dion

Gecede Demi

Lovato da

şarkılarını

seslendirdi.

Skrillex

Jennifer

Lopez

142


Dünya

Lady Gaga, Metallica

ile sahneye çıktı.

Gaga’nın sırtındaki

“Moth into Flame”

şarkısından esinlenerek

yaptırdığı

dövme dikkat çekti.

◊ Yılın kaydı: Adele “Hello”

◊ Yılın albümü: Adele “25”

◊ Yılın şarkısı: Adele & Greg

Kurstin “Hello”

◊ En iyi yeni sanatçı: Chance

the Rapper

◊ En iyi pop solo performansı:

Adele “Hello”

◊ En iyi pop düet / grup

performansı: Twenty One Pilots

“Stressed Out”

◊ En iyi geleneksel pop vokal

albüm: Willie Nelson Sings Gershwin

- Willie Nelson “Summertime”

◊ En iyi pop vokal albüm:

Adele “25”

◊ En iyi dans kaydı: The

Chainsmokers ft. Daya “Don’t Let

Me Down”

◊ En iyi dans / Elektronik

albümü: Flume “Skin”

◊ En iyi çağdaş enstrümantal

albüm: Snarky Puppy “Culcha

Vulcha”

◊ En iyi rock performansı:

David Bowie “Blackstar”

◊ En iyi metal performansı:

Megadeth “Dystopia”

◊ En iyi rock şarkısı: David

Bowie “Blackstar”

◊ En iyi rock albümü: Cage

The Elephant “Tell Me I’m Pretty”

◊ En iyi alternatif müzik albümü:

David Bowie “Blackstar”

◊ En iyi R&B performansı:

Solange “Cranes in the Sky”

◊ En iyi geleneksel R&B

performansı: Lalah Hathaway

“Angel”

◊ En iyi R&B şarkısı: Hod David

& Musze “Lake by the Ocean”

◊ En iyi çağdaş R&B albümü:

Beyonce “Lemonade”

◊ En iyi R&B albüm: Lalah

Hathaway “Lalah Hathaway Live”

◊ En iyi müzik videosu: Beyonce

“Formation”

Solange

Knowles ilk

kez Grammy

ödülü aldı.

143


KOÇ

21 MART - 19 NİSAN

İlişkilere yoğun şekilde odaklanacağız Mart ayında Venüs gerilemesi maddi

konular ve gelir gider dengelerinize dikkat etmeniz gerektiğini vurguluyor.

Şubatın sonunda gerçekleşen Güneş tutulması hedefleriniz, projeler, sosyal

çevreniz üzerinde ani gelişmeleri Mart ve Nisan aylarında etkin kılıyor. Lüks

tüketime dikkat etmek ve harcamalarınızda kontrollü olmak gerekiyor. Bu

ay ilişkiler ve aşk hayatınızda gizli bir konu öne çıkabilir. Eski bir aşk veya

sevgili ummadığınız şekilde hayatınızda belirerek karışıklık yaşamanıza neden

olabilir. Duygusal konularda dikkatli olmanız gereken bir ay söz konusu.

Mart ayı yoğun ve aktif olacağınız bir çok konuyu bir arada çözümlemek

durumunda kalacağınız etkiler barındırmakta.

İKİZLER

21 MAYIS - 21 HAZİRAN

BOĞA

20 NİSAN - 20 MAYIS

Kariyer ve iş alanlarınızda

bilhassa çalışan boğa burçları

adına ani gelişmeler söz konusu.

Mart ve Nisan aylarında iş

hayatınızda hareketli bir süreç

yaşayacaksınız. Görüşmeler

artabileceği gibi duran bir

projenin yeniden aktif olması

veya yeni bir iş beklemediğiniz

şekilde hayatınızda aktif olabilir.

Sosyal hayatınız adına hareketli

bir döngünüz başlıyor.

Bu ay arkadaşlar, görüşmeler

açısından yoğun olacaksınız.

İlişkiler ve aşk hayatınızda

ise bir süredir beklettiğiniz,

ilerleyemediğiniz bir konuda

karar verme, harekete geçmek

söz konusu. Ay boyunca aktif

olacak Venüs gerilemesi maddi

konular ve ilişkiler açısından

dikkatli olmanızı ve düşünmeden

hareket etmemeniz gerektiğini

vurgulamakta. Bu ay başından

itibaren karar verirken

acele ile adım atmayın.

YENGEÇ

22 HAZİRAN - 22 TEMMUZ

2017

Yılında

Burcunuzu

Neler

Bekliyor?

◊ Geçen

ay sonunda

gerçekleşen

Güneş tutulması

iş ve kariyer

konularında

sizi yeni bir

dönemin, önemli

bir projenin

içinde tutabilir.

Eğitim, yurtdışı

bağlantıları,

seyahatler,

tanıtım ve

organizasyon

bağlantılı

işleriniz varsa,

bu ay boyunca

ilginç gelişmeler

yaşanabilir.

Venüs gerilemesi

bu ay sosyal

alanlarla ilgili

eski konuları

gündemde

tutacak. Bir

arkadaşınız

veya dostunuzla

ilgili geçmişten

gelen bir

konuyu yeniden

ele almak

durumunda

kalabilirsiniz.

Bu süreçte

düşmanlara

ve rakiplere

dikkat etmeniz

yerinde olur.

İlişkiler ve aşk

hayatınızla ilgili

ise karar alırken

temkinli olun

ve ani adımlar

atmadan, akıllıca

ilerlemeye

çalışın. Acele

ve düşünmeden

hareket

etmemelisiniz.

İlişkilerle

ilgili yeni bir

başlangıç 15

Nisana kadar

sizin adınıza

destekli değil.

◊ Yılın ilk tutulma serisi Mart

ayı boyunca ani gelişmelere açık

olacağınıza işaret ediyor. Geçen ay

sonu aktif olan tutulmalar Mart ayı

boyunca ele aldıklarınızda gidişatı

belirlemekte veya stabil olmakta

zorlanabileceğinize işaret etmekte.

Bu ay boyunca şartları zorlamayın

ve olmayan, ilerlemeyen konularda

ısrarcı olmamaya çalışın.

Eğitim ve yurtdışı alanlarında ani

gelişmeler bu ay sizi zorlayabilir.

Yeni bir ilişkiye başlamak için Venüs

gerilemesi beklemenizi öneriyor.

Eski bir aşk veya ilişki tekrar

hayatınızda aktif olurken, karar

vermek için 15 Nisan sonrasını

beklemek akıllıca olacaktır.

Kariyerinizle ilgili ay sonunu iyi

organize etmeye gayret edin. Mart

son haftası iş alanlarında sürpriz

gelişmeler yaşanabilir.

ASLAN

23 TEMMUZ - 22 AĞUSTOS

◊ Bu ay ilişkiler, ortaklı konular, yurtdışı

kontaklarınız, anlaşma ve sözleşmelerde

bekleyen ve ilerlemeye konularda

tamamlamalar söz konusu. Evlilik veya

partnerinizle ilgili önemli gelişmeler,

sürpriz durumlar yaşanabilir. İlişkilere

ve eşiniz, partnerinizle ilgili konulara

odaklı olacağınız bir süreç söz konusu.

Kişisel ihtiyaçlarınızı ve önceliklerinizi iyi

belirlemeniz gerekmekte.

Mart ayı boyunca ikili ilişkilerinizde

karşı tarafa odaklanırken kendi

ihtiyaçlarınızı da gözetmelisiniz. Yurtdışı

planlarınız varsa bu ay ani bir kararla bir

süredir beklettiğiniz bir seyahati organize

edebilirsiniz.

Bekar Aslanlar için aşk hayatlarında

özellikle ayın ilk yarısı ani bir sürpriz

gelişme ve ilişki söz konusu. Venüs

gerilemesi nedeniyle birlikteliklere özellikle

de yeni bir başlangıca mesafeli yaklaşmak

doğru olacaktır.

144


BAŞAK

23 AĞUSTOS - 22 EYLÜL

◊ Venüs gerilemesi karşı burcunuzda meydana gelecek

ki duygusal konularda kendinizi tartmak, ilişkiyi gözden

geçirmek, birliktelikte yüzleşme yaşamak söz konusu.

Maddi konularda bekleyen, ilerlemeyen konularda yeni

gelişmeler olabileceği gibi, riskli bir yatırıma bilhassa

ortaklı bir çalışmaya girerken, yeni projelerde temkinli

olmalısınız.

Aile ve iç alanlarınızda, evinizle ilgili konularda

başkalarının ve aile fertlerinin dertleriyle ilgilenmek

durumu söz konusu. Sizin dışınızdaki gelişmeler nedeniyle

önceliklerinizi sürekli değiştirmek zorunda kalabilirsiniz.

Planlı ve organize yönlerinizi bu ay ortaya koymak

doğru olur. Ayın ilk yarısı ilişkiler ve eş, partnerle ilgili

konular öne çıkarken, ikinci yarısı aile veya ebeveynlerinizle

alakalı alanlara dikkatinizi yoğunlaştıracaksınız.

AKREP

23 EKİM - 21 KASIM

◊ Aşk ve ilişkiler açısından

hareketli bir ay geçireceksiniz.

Venüs gerilemesi ay boyunca

etkin olurken, çocuklar, ilişkiler,

aşk hayatınızda önemli gelişmeler

yaşamanıza neden olabilir. Çocuk

sahibi olmayı düşünüyorsanız bu

ay hamilelik olasılığınız yüksek.

Aşk ve ilişkilerde durumları

gözünüzde büyütmeden ve net bir

öngörüyle hareket etmeniz önemli.

Bu ay ilişki veya aşk alanlarında

ciddi kararlar ve yeni adımlarda

temkinli olmalısınız. Alacağınız

kararları uzun vadede tekrar

gözden geçirmeniz gerekebilir.

Maddi konularda alım ve

satımlarda planlı davranmalısınız.

Aksi halde bütçenizin üzerinde ve

sonradan sizi zora sokabilecek

durumlar söz konusu.

KOVA

20 OCAK - 18 ŞUBAT

◊ Maddi konular,

aile ve ev konuları

öne çıkıyor. Bu ay

estetik müdahaleler,

değişiklikler adına

şartlar uygun değil.

Estetik konularda Nisan

ortasından itibaren

adım atmak yerinde

olur.

Benzer şekilde

evinizle ilgili

dekorasyon işlerinde

bu ay beklemek daha

doğru olacaktır. Parasal

konularda verimli

etkileriniz söz konusu.

Beklemediğiniz

yerlerden gelebilecek

gelirler sizi şaşırtabilir.

Duran ilerlemeyen

konularda gelişmelere

açık olacaksınız.

Duygusal hayatınızda

verdiğiniz sözlere

dikkat edin.

Plan yaparken uzun

vadeli bakmayın, Mart

ayı içinde başlayan

konu ve işler sonradan

tekrar ele almayı

gerektirebilir.

Aşkta kararsızlıklar

yaşanabilir ve ne

yöne gideceğinizi

belirlemekte

zorlanabilirsiniz.

Aşkta karar vermek

için bu ay şartlar çok

uygun değil.

YAY

22 KASIM - 21 ARALIK

◊ Sosyal alanlarınızda

başkalarından gelebilecek

desteklere açıksınız. Dostluklar ve

arkadaşlıklarınızın sınandığı bir

süreç yaşanabilir. Arkadaşlarınızla

ilişkilerinizde daha net ve gerçekçi

yaklaşımlarda bulunmanız,

durumları sadece kendi açınızdan

değerlendirmeden hareket etmeniz

önemli. Yeni bir ilişki, aşkta

sürpriz bir gelişme yaşanabilir.

OĞLAK

22 ARALIK - 19 OCAK

TERAZİ

23 EYLÜL - 22 EKİM

◊ Maddi konular, satış ve

pazarlama işleri açısından hareketli

bir döngüden geçiyorsunuz.

Ortaklı işler ve kariyer konularında

eski projeler ve işler bu ay

fazlasıyla aktif olabilir. Yarım

kalan, yürümeyen bir konuyu

çözümleme fırsatının doğacak.

Ancak net ve akılcı yaklaşımlar

sergilemeniz durumunda sonuç

alabilirsiniz. Kompleks ve karışık

işleri bu ay dikkatli ele alın.

Duygusal alanlarda iniş çıkışlar,

BALIK

◊ Burcunuzun yöneticisi Venüs ay boyunca geri

harekette ilişkilerle, aşk hayatınızda özellikle ayın ilk

haftaları ani gelişmeler yaşamanıza neden olabilir.

Eski bir ilişki tekrar karşınıza çıkabilir veya devam eden

ilişkinizde yürümeyen yönleri fazlasıyla irdeleyebilirsiniz.

İlişkilerde durumları gözünüzde büyütme, görmek

istediğiniz gibi algılama söz konusu ki gerçekçi

yaklaşımlar içinde olmanız önemli olacak.

Maddi konularda özellikle iş alanlarınızda yeni

girişimlere mesafeli yaklaşmak yerinde olacaktır. Bu ay

daha çok rutinde kalmak, elinizdeki işleri tamamlamak ve

rutini iyi planlamak daha doğru olacaktır.

19 ŞUBAT - 20 MART

◊ Venüs gerilemesi

sizi dikkat çekici kılarken,

odağınız daha çok

ilişkiler ve yakın çevrenize

ilgili konularda olacak.

Arkadaşlar, yakın çevre

açısından hareketli bir

süreç var. Bir arkadaşınıza

yardımcı olmak, destek

olmak veya eskiden

gelen bir konuyu çözüme

ulaştırmak söz konusu.

Bu ay eski konular, eski

Şebnem Ekşib Sosyal Medya Hesapları:

Facebook: Şebnem Ekşib ile Hint Astrolojisi

Instagram: Sebnem Eksib (@sebnemeksib)

İlişkilerde karşı tarafa verdiğiniz

sözlere de dikkat edin, gereksiz

sorumluluklar almanız olası.

Bu sorumluluklar özellikle iş

hayatınızda daha sonra sizi

yorabilir.

Alacağınız kararları uzun

vadede tekrar gözden geçirmeniz

gerekebilir. Maddi konularda

alım ve satımlarda planlı

davranmalısınız.

ani kararlarla hareket etme eğilimi

ay boyunca etkin olacak. Kişisel

alanlarınızı korumak, kendi

ihtiyaçlarınıza dönmek ve

sosyalleşmekten ziyade biraz

daha sınırlarınızı belirleyerek

hareket etmek arzunuz yüksek.

Yarım işleri çözümlemek,

eksikleri tamamlamak adına

uygun olan enerjiler, yeni bir

konuyu aktif etmeden daha çok

planlamaya dönük olmanızı

gerektiriyor.

ilişkiler, önceden başlayan

durumlar sıklıkla hayatınızda

aktif olabilir. Ayın etkileri

daha çok tamamlama,

önceden başlayan konuları

düzenleme ve sonuca

ulaşmaya yoğunlaşıyor. Yeni

başlangıçlar, yeni bir ilişki

adına ise temkinli olmakta

fayda var. Duygusal tarafınız

fazlasıyla öne çıkabilir.

Gerçekçi olmanız bu ay sizin

adınıza hayli önemli olacak.

145

More magazines by this user
Similar magazines