TURKDOKUM 60 / TURKCAST 60

TUDOKSAD1976

TÜRKDÖKÜM

SAYI 60 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2021 TÜRKİYE DÖKÜM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ YAYIN ORGANIDIR TUDOKSAD.ORG.TR

DOSYA

METAL DÖKÜM

SEKTÖRÜNDE ANA GİRDİ

FİYAT DALGALANMALARI

Durağan Dönemden Sonra Oluşan Yüksek Talep Artışı Girdi Fiyatlarında

Önemli Dalgalanmalara Neden Oldu

RÖPORTAJ

SEBAHATTİN KARABULUT

NEMAK İZMİR DÖKÜM

GENEL MÜDÜRÜ

RÖPORTAJ

İÇİMİZDEN

BİRİ'NİN KONUĞU

CAHİT ENSARİ


Projeye Özel Çözüm

Hızlı ve Etkili Temizleme

Bilgilendirme ve Müşteri Memnuniyeti

Etkin ve Sürekli Teknik Destek

Düşük Karbon Emisyonu

A: Barbaros Mahallesi Sütçüyolu Cad. Tosyalı Plaza No:72 34746 Ataşehir - İstanbul

T: +90 216 544 3600 F: +90 216 544 3606

M: sales@toscelikgranul.com.tr / info@toscelikgranul.com.tr

W: www.toscelikgranul.com.tr


BAŞKAN'IN

MESAJI

Değerli Meslektaşlarım,

UMUR DENİZCİ

TÜDÖKSAD

Yönetim Kurulu Başkanı

Tüm sanayi sektörlerinde olduğu gibi metal döküm sanayimizin de ana gündemlerinden

biri 2020 yılı son çeyreğinde başlayıp 2021 yılında etkisini artıran girdi

fiyatlarındaki dalgalanmalar. Geçtiğimiz yılın başından bu yana tüm dünyayı sarsan

Covid-19 pandemisinin etkisiyle ilk dönem üretimdeki duruşlardan sonra oluşan

yüksek talep artışı metal döküm sektörü girdi fiyatlarında önemli dalgalanmaların

yaşanmasına neden oldu. 2020 yılının başından bu yana tüm dünyayı sarsan pandemiye

karşı başta tıp dünyası olmak üzere tüm ülkeler amansız bir mücadele veriyor.

Covid-19 virüsüne karşı geliştirilen ve özellikle Amerika ile Avrupa başta olmak

üzere dünyanın bir çok ülkesinde yaygın şekilde uygulanan aşılama pandemiyle

mücadelede önemli bir yolun kat edildiğini bizlere gösteriyor. Ancak pandeminin

sosyal ve ekonomik hayata etkileri bir süre daha devam edecek. Hammadde girdi

fiyatlarında olduğu gibi daha bir çok alanda da pandemiden kaynaklı dalgalanmalar

ve belirsizlikler bir süre daha devam edeceğe benziyor.

Dünya, yaklaşık iki yıldır Covid-19 pandemisiyle mücadele ederken, 2021 yılında

aynı zamanda iklim değişikliğinin sonucu olan doğal afetlerle karşı karşıya kaldı.

Ülkemizin de içinde olduğu bir çok coğrafyada özellikle yaz aylarında yangınlar ve

sel felaketleri yaşandı. Birleşmiş Milletler’in bir sonraki pandemi olarak adlandırdığı

“İklim Krizi” sektörel olarak da bizim için önümüzdeki dönem önemli gelişmelere

gebe. Covid-19 pandemisi gibi ana gündemlerimizin biri de “Çevre” olacak. İklim

Değişikliğiyle Mücadele ve Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki gelişmeleri

yakından takip ediyoruz. TÜDÖKSAD olarak oluşturduğumuz AB Yeşil Mutabakat

Çalışma Grubu ile tüm gelişmeleri takip ediyor, değerlendiriyor ve gerekli adımları

atarak sektörümüzle paylaşıyoruz. En büyük ihracat pazarımız Avrupa Birliği’nin

Temmuz ayında açıkladığı Sınırda Karbon Vergisi düzenlemeleri (CBAM - Carbon

Border Adjustment Mechanism) sektörümüzü yakından ilgilendiriyor. Cumhurbaşkanımızın

açıklamalarına göre Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni çalışma döneminin

gündemlerinden biri de “Paris İklim Anlaşması” olacak ve ülkemiz de bu anlaşmaya

imza atacak. 2020 sonrası iklim değişikliği rejiminin çerçevesini oluşturan

Paris Anlaşması iklim değişikliği ile mücadele bağlamında, ulusal katkılar, azaltım,

uyum, kayıp/zarar, finansman, teknoloji geliştirme ve transferi, kapasite geliştirme,

şeffaflık, durum değerlendirmesi konularına ilişkin uygulama usulleri belirlenmek

üzere bir çerçeve oluşturuyor. Biz de Metal Döküm Sanayicileri olarak genelde

dünyamızın, özelde ise sektörümüzün geleceği için hayati önem taşıyan çevre konusunda

pozisyonumuzu belirleyip stratejik adımları atıyor olacağız.

Son söz olarak Metal Döküm Sanayimiz pandemi dönemindeki kayıplarını telafi

edebileceği bir dönemden geçiyor. Türk Metal Döküm Sanayimizin pandemi sürecini

ve sonrasını başarıyla yönettiğini görüyoruz. Pandemi, iklim krizi, döviz kuru

krizi, ekonomik kriz gibi bir çok olumsuzluğu sayabiliriz. Bunların tümüne neden

olan değil, sonuçlarından etkilenenlerdeniz. Ülke olarak tüm bu olumsuzlukları

aşabilecek potansiyele sahip olduğumuza inanıyorum. Burada en önemli nokta

güvendir. Ulusal ve uluslararası arenaya güven veren adımların atılması en büyük

temennimizdir.

Sevgi ve saygılarımla...

4

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


MAKALE


TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 7


İÇİNDEKİLER

TEMMUZ AĞUSTOS EYLÜL 2021

ANALİZ

22

TÜRKIYE METAL DÖKÜM

SANAYI 2020’DE GÜÇLÜ

KONUMUNU KORUDU

Türkiye Döküm Sanayi, Amerikan Dökümcüler

Birliği (AFS)'nin Ocak 2021 tarihinde yayınladığı

2019 yılı verilerini içeren"54.Dünya Döküm

Üretimi İstatistikleri"ne göre toplam 2 milyon

314 bin 245 ton üretimle iki basamak yükselerek

dünyada 9. ve Avrupa’da İtalya’yı geçerek 2.

büyük döküm üreticisi konumuna ulaşmıştı.

RÖPORTAJ

10

KISA KISA

12

DERNEKTEN

-TÜDÖKSAD’dan Sera Gazı Ulusal Katkı Hedefinin

Gerçekleştirilmesine Destek

-TÜDÖKSAD Çelik Komite Toplantısı Yapıldı

- Ar-Ge Harcaması En Yüksek 250 Şirket Belli Oldu

- WFO Üye Ülke Toplantısı Gerçekleşti

- Temmuz 2021: Yaz Durgunluğu mu Yoksa Gerileme İşaretleri mi?

-WFO Genel Kurulu Yapıldı

30

TÜDÖKSAD AKADEMİ

-TÜDÖKSAD Akademi Eğitimleri Online Devam Ediyor

32

34

TRAKYA DÖKÜM

Trakya Döküm, Bosch Group’ un Global

Tedarikçi Ödülüne Sahip Olan Tek Dökme

Demir Üreticisi Oldu

TOBB DÖKÜM MECLİSİ

GİTİP Yetersiz Kalıyor

26

Nemak İzmir Döküm Genel

Müdürü Sabahattin Karabulut:

“Elektrikli Araç Üretiminde

Ana Sanayinin Tedarikçi

Portföyü Değişiyor”

8

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


TÜRKDÖKÜM/TURKCAST DERGİSİ

DOSYA

Yıl:15 Sayı:60 EYLÜL 2021

Türkdöküm Dergisi T.C. Yasalarına

uygun olarak, Türkiye Döküm

Sanayicileri Derneği tarafından

üç ayda bir yayınlanmakta ve

sektör paydaşlarına ücretsiz

dağıtılmaktadır. Dergimizdeki

yazılar kaynak gösterilerek kısmen

veya tamamen yayınlanabilir.

İMTİYAZ SAHİBİ:

Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği

adına Yönetim Kurulu Üyesi

Emin Uğur Yavuz

40

104

METAL DÖKÜM SEKTÖRÜNÜN ANA GÜNDEMİ: ANA GİRDİ

FİYAT DALGALANMALARI

Durağan dönemden sonra oluşan yüksek talep artışı metal döküm sektörü girdi

fiyatlarında önemli dalgalanmaların yaşanmasına neden oldu. TÜDÖKSAD üyeleri

süreci değerlendirdi.

İÇİMİZDEN BİRİ

PROF.DR. CAHİT ENSARİ

Prof. Dr. Cahit Ensari İçimizden Biri’nin

konuğu oldu. İTU Maden Fakültesi Metalurji

Mühendisliği Bölümünden Yüksek Mühendis

olarak mezun olan Cahit Ensari, akademisyen

olarak üniversitede ve iş insanı olarak sektörde

önemli çalışmalara imza attı. 2020 yılında

kendi isteğiyle emekliliğe ayrılan Cahit Ensari

akademik ve iş yaşamıyla birlikte döküm

sektörünü anlattı.

72

74

HABER

23 TÜDÖKSAD Üyesi TİM 2020 İlk 1000

İhracatçı Firma Arasında Yer Aldı

75

84

RÖPORTAJ

Meslek Liselerinin Desteğe İhtiyacı Var

86

87

ÜYELERDEN

-İğrek Bakan Varank'ı Ağırladı

-HA Kurumsal Sosyal Sorumluluk’ta (KSS)

Gümüş Madalya Aldı

-Reichmann Maus’u Bünyesine Kattı

- ZEISS Endüstriyel Kalite Çözümlerini Otomotiv

Sektörü ile Paylaştı

-Foseco’dan Yeni Basleyici Serisi Fedex FEF

-Foseco Türkiye Bölgesi Organizasyon Yapısında

Değişikliğe Gitti

- Ametek'in Auto Pour Sistemi BDM Bilginoğlu

Tecrübesiyle Artık Türkiye’de

- BDM Bilginoğlu Döküm’den Alüminyum İşleme

ve Üretim Sektörlerine Amatek Spot AL

MAKALE

-Soğuk Çapak Alma İşleminin Zamak 5

Alaşımının Mekanik Özellikleri Üzerindeki

Etkisi

- Vermiküler Grafit Dökme Demir Üretimi

(CGI)

- Su Bazlı Boyalardan Formaldehit Emisyonlarının

Azaltılması

- Çeşitli Tipte Haddehaneler İçin Merdane

Kalitesi Seçimi

HABER

Kromaş’tan Atık Su Arıtma Çözümleri

116

ISO İKİNCİ 500

BÜYÜK SANAYİ KURULUŞU

İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Açıklandı

TÜDÖKSAD ÜYE LİSTESİ

SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ:

Mehmet Atik (YK Üyesi)

YAYIN KURULU:

Umur Denizci - Mehmet Atik -

Emre Giray - Dilek Gündüz - S.Koray

Hatipoğlu - Seyhan Tangül Yılmaz -

Tunçağ Cihangir Şen

YÖNETİM YERİ:

Ortaklar Cd. Bahçeler Sk. 18 Plaza

No: 18 Kat: 4 Mecidiyeköy - İstanbul

T: 0212 267 13 98 F: 0212 213 06 31

www.tudoksad.org.tr

YAYINA HAZIRLAYAN:

Papirüs Medya Yayıncılık ve

Ajans Hiz. Ltd. Şti.

BASKI:

Kültür Sanat Basımevi Rekl. Ve Org.

San. Tic.Ltd.

Litos Yolu 2.Matbaacılar Sit. ZB 7-9-11

Topkapı-İstanbul

Tel: 0 (212) 674 00 21

YAYIN TÜRÜ:

Yerel - Süreli

BASKI TARİHİ:

EKİM 2021

İ N D E X

AAGM / Arka Kapak İçi

Aluexpo / 69

Amafond / 63

Ankiros / 6

ASK Chemicals / 29

Aveks / 21

BVA / 31

Cango Metal / Arka Kapak

Çeliktaş / 5

Ekspert-HWS / 47

ELM Döküm Mak. / 53

Erdem Makine / 36,37,38

Euroguss / 39

Evapour / 49

Foseco / 45

Gedik Döküm / 61

Haytaş / 7

Kromaş-Rösler / 19

Metalpres / 57

Meta-Mak / 51

Metko HA / 43

Imerys / 55

Siltaş / 3

Tes-San / 11

Tosçelik / Ön Kapak İçi

Zenmet / 13,15, 17

118

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 İKİNCİ EL

9


KISA KISA

ÇEVRE

'Yeşil Dönüşüm' Orta

Vadeli Program'a da

Girdi

Yeşil dönüşüm, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın

finansal istikrar raporu ve Ticaret Bakanlığı'nın eylem

planından sonra 2022-2024 dönemini kapsayan Yeni

Orta Vadeli Program'da da yer aldı. 2022-2024 dönemini

kapsayan OVP'nin onaylanmasına ilişkin Cumhurbaşkanı

Kararı, Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında

yayımlandı.

OVP'de iklim değişikliğinin etkisini tüm dünyada

daha şiddetli bir şekilde göstermesinin, sürdürülebilirlik

kavramı çerçevesinde yeşil ekonomiye geçiş sürecinin

önemini artırdığının altı çizilerek, Avrupa Birliği

(AB) tarafından 2019 yıl sonunda açıklanan Avrupa Yeşil

Mutabakatı gibi yaklaşımlarla gelişmiş ülkelerin öncülüğünde

küresel düzeyde ekonomi politikalarında iklim

değişikliğinin ağırlığının arttığına işaret edildi. Bu durumun,

başta Türkiye'nin ana ihracat pazarı AB olmak üzere

ülkelerin uygulayacağı yeni politikalara göre sanayide

ve ekonomi genelinde yeşil dönüşümün gerekliliğini

beraberinde getirdiği vurgulanan OVP'de, program

döneminde küresel değer zincirleriyle bütünleşme ve

daha fazla uluslararası yatırım çekme sürecinin, bu yeni

anlayış çerçevesinde Yeşil Mutabakat Eylem Planı'nda

yer alan hedef ve eylemler de dikkate alınarak şekilleneceği

belirtildi.

Buna göre, sanayi, ticaret, ulaştırma, çevre ve enerji

alanlarında yeşil dönüşüm ve döngüsel ekonomiye

geçişi destekleyici yeni yaklaşımlar, dış finansman imkanları

da dikkate alınarak destek, kredi teşvik mekanizmaları

çerçevesinde hayata geçirilecek. Başta geri

dönüşüm teknolojileri olmak üzere verimlilik artıran ve

sera gazı emisyon artışını sınırlamayı hedefleyen yatırımlar

desteklenerek, uluslararası ticaret alanında iklim

değişikliği politikalarıyla uyumlu ihracatın rekabet gücü

artırılacak.

ALUEXPO

Aluexpo Mart 2022'ye

Ertelendi

“Alüminyum sektörünün bölgedeki en önemli buluşması olan

“7. ALUEXPO İhtisas Fuarı” Ekim 2021 tarihinden 3-5 Mart

2022’ye ertelendi. Aluexpo 2021 bu yıl yüksek katılımcı sayısı

ve sergileme alanındaki büyüme ile rekor seviyelere ulaştı.

Önümüzdeki fuarın şu ana kadarki en büyük fuar olması bekleniyor.

Bu karar, fuarın mevcut büyüme durumunu ve olumlu

ticaret ortamını sürdürerek, yeni tarihlerinde daha etkin, verimli

ve kapsamlı bir şekilde gerçekleşeceği düşüncesi ile yerel ve

uluslararası paydaşlarımız, katılımcı firmalar ve sektörü temsil

eden derneklerin ortak görüşü doğrultusunda alınmıştır.

Hızla artan katılımcı sayıları ve önemli oranlarda genişleyen

alanımızın gelecek fuarlara olumlu yansıması adına alınan bu

karar doğrultusunda ALUEXPO, 3-5 Mart 2022 tarihlerine ertelendi.”

CASTFORGE

CastForge Haziran

2022'ye Ertelendi

Stuttgart'da yapılacak olan Döküm, İşleme ve Dövme Ürünler

İhtisas Fuarı CastForge 21 - 23 Haziran 2022 Tarihine ertelendi.

10

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


DERNEKTEN

TÜDÖKSAD’dan Sera Gazı Ulusal Katkı

Hedefinin Gerçekleştirilmesine Destek

Sera Gazı Ulusal Katkı Hedefinin Gerçekleştirilmesi İçin Kapasite Geliştirme ve İzleme Projesi Çalışmaları

sürüyor. 9 Temmuz 2021 tarihinde düzenlenen Sera Gazı Ulusal Katkı Hedefinin Gerçekleştirilmesi

için Kapasite Geliştirme ve İzleme Projesi – LEAP Model Eğitimi Çevrimiçi Toplantısı’na TÜDÖKSAD’ı

temsilen Genel Sekreter S. Koray Hatipoğlu ve İş Geliştirme Uzmanı Tunçağ C. Şen katıldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve İstanbul

Medipol Üniversitesi işbirliği ile devam

eden ‘Sera Gazı Ulusal Katkı Hedefinin

Gerçekleştirilmesi İçin Kapasite Geliştirme

ve İzleme Projesi’ kapsamında 2017

yılından bu yana Türkiye’de sera gazı

emisyonlarının azaltımına katkı sağlamaya

yönelik kapasite geliştirme çalışmaları

yürütülüyor.

Söz konusu proje ile Türkiye’nin 2015

yılında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği

Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası’na

sunmuş olduğu Niyet Edilen Ulusal Katkı

Beyanı’nın güncellenmesi ve bu çerçevede

belirlenen azaltım ve uyum hedefleri

için gerekli sektörel maliyet analizlerin

yapılması amaçlanıyor.

Proje kapsamında bugüne kadar; her

bir sektör için emisyon projeksiyonları

ve senaryo setleri oluşturularak karbon

tutma potansiyelleri belirlendi ve açık

ekonomi temelinde bir model senaryosu

ve uyum bildirimi taslağı oluşturuldu.

Ulusal katkı hedefinin gerçekleştirilmesi

için tüm paydaşların teknik kapasite ihtiyaç

analizi yapıldı ve ulusal katkı hedefinde

yer alan azaltım faaliyetleri sektörel

bazda ele alınarak azaltım maliyetleri

belirlendi.

18 Haziran 2021 tarihinde düzenlenen

Sera Gazı Ulusal Katkı Hedefinin Gerçekleştirilmesi

için Kapasite Geliştirme

ve İzleme Projesi – Sanayi Sektör Çalışma

Grubu Toplantısı’na TÜDÖKSAD’ı

temsilen Genel Sekreter S. Koray Hatipoğlu

ve İş Geliştirme Uzmanı Tunçağ

C. Şen katılım sağlamış ve metal döküm

sektörü için de sektörel bazda bir çalışma

yapılması gerektiği ifade edilerek

TÜDÖKSAD’ın tüm iş birliklerine açık olduğu

belirtilmişti.

Proje yürütücüleri, TÜDÖKSAD’ın

bu talebini değerlendirerek 2 Temmuz

2021 tarihinde özel bir toplantı talebinde

bulundu. Zoom üzerinden gerçekleşen

toplantıya Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

yetkililerinin yanı sıra Medipol ve Marmara

Üniversitesi temsilcileriyle birlikte

S. Koray Hatipoğlu ve İş Geliştirme Uzmanımız

Tunçağ C. Şen katıldı.

Toplantı sonucunda Niyet Edilen

Ulusal Katkı Beyanı’nın güncellenmesi

çalışmaları içerisinde Metal döküm

sektörüne de atıfta bulunulmasına ve

hazırlanacak raporda metal döküm sektörüne

dair bir bilgi notu eklenmesine

karar verilerek bir sonraki Ulusal Katkı

Beyanı’nın güncellenmesi çalışmasında

ise metal döküm sektörü için özel bir

proje geliştirilmesi üzerinde fikir birliğine

varıldı.

9 Temmuz 2021 tarihinde düzenlenen

çevrimiçi eğitimde ise proje yürütücüleri

tarafından sanayi temsilcilerine

yönelik sektörel maliyet analizlerinde

kullanılan LEAP modeli hakkında bilgi

paylaşımı gerçekleştirildi ve hesaplamalarda

kullanılan metotlar incelendi.

Çimento, Demir-Çelik, Demir Dışı

Metaller, Kâğıt, Seramik, Cam, Gıda, Kireç,

Kimya ve diğer sanayi kolları için

oluşturulan projeksiyonlara dair veriler

incelendi.

12

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 13


DERNEKTEN

TÜDÖKSAD Çelik Komite

Toplantısı Yapıldı

TÜDÖKSAD Çelik Komitesi toplantısı

6 Temmuz 2021 tarihinde online olarak gerçekleştirildi.

TÜDÖKSAD komite toplantıları devam

ediyor. Çelik Komitesinin bu

yılki ikinci toplantısı 6 Temmuz 2021

tarihinde online olarak gerçekleşti.

Toplantının ilk gündem maddesinde,

TÜDÖKSAD Genel Sekreteri S.Koray

Hatipoğlu derneğin faaliyetlerinin

yanı sıra sektörü yakından ilgilendiren

konularla ilgili kamu nezdinde

bulunulan girişimleri paylaştı.

Hatipoğlu, TÜDÖKSAD’ın devam

eden girişimlerinin yanı sıra özellikle

İstanbul Şile bölgesindeki kum üretim

tesislerinin orman izinleriyle ilgili

Tarım ve Orman Bakanlığı nezdinde

yürütülen çalışmalar hakkında bilgi

verdi. Ayrıca, İBB bünyesinde gerçekleştirilen

İstanbul Sanayi Platformu

toplantısına katılarak metal döküm

sektörünün kullanılmış döküm

kumlarının değerlendirilmesiyle ilgili

taleplerini ilettiklerini ifade etti.

Hatipoğlu, çalışmalarını yoğunlaştıran

TÜDÖKSAD AB Yeşil Mutabakatı

Çalışma grubunun faaliyetleri

ve yakın dönemde Avrupa Birliği

tarafından açıklanması beklenen

olası Sınırda Karbon Düzenlemelerine

dair edinilen son bilgileri paylaştı.

Toplantıda, Covid-19 salgınında

hızlanan aşılama uygulamaları sonrasında

hafifleme eğilimiyle birlikte

küresel ekonomik görünüme ve gelecek

öngörülerine dair uluslararası

kurumlar tarafından yayınlanan

analizler ve dosyalar irdelendi.

Komite üyelerinin genel ekonomik

gidişatı değerlendirdiği toplantıda,

küresel bazda döküm alıcısı sektörlere

dair öngörüler ve pandemi

sürecinin etkileri paylaşıldı.

Çelik Komitesi toplantısında Dönüşüm

Danışmanlık firmasından

Mesut Biricik’in “Çelik Dökümde

Yalın Üretim Uygulamaları” başlıklı

sunumu izlendi ve kısa bir soru - cevap

bölümü gerçekleştirildi.

Çağın sürekli değişen ve gelişen

koşulları karşısında yalın dönüşümle

birlikte dijital ve yeşil dönüşümün

önemine ve özellikle dökümhanelerde

ERP uygulamalarının önemine

dikkat çekildi.

14

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


DERNEKTEN

Ar-Ge Harcaması En Yüksek 250

Şirket Belli Oldu

Ekonomi ve İş Dünyası Portalı Turkishtime, bu yıl sekizincisini gerçekleştirdiği “Türkiye Ar-Ge Araştırması”

ile Türkiye’nin katma değer yolculuğunda nereye vardığını gözler önüne sererken araştırmada yer alan

500 firma Ar-Ge harcamasını 16 milyar 995 milyon TL’ye çıkardı. Listede; TÜDÖKSAD üyesi Kırpart

Otomotiv, Döktaş Dökümcülük, Prometal, Süperpar Otomotiv ve Demisaş Döküm de yer aldı.

Ar-Ge çalışmalarına dair Türkiye’de son

yıllarda ciddi adımlar atılırken Ekonomi

ve İş Dünyası Portalı Turkishtime’ın

2013 yılında başlattığı “Türkiye Ar-Ge

250 Araştırması” da bu amaca hizmet

eden en önemli hamlelerden biri oldu.

Bugüne kadar binlerce firmanın dahil olduğu

araştırma, sekizinci yılına girerken

“Türkiye’de Ar-Ge hafızasını yaratmak”

vizyonunun üstüne bir taş daha ekledi.

TÜDÖKSAD üyelerinden Kırpart Otomotiv

(119), Döktaş Dökümcülük (185),

Prometal Hafif Metaller Döküm (350),

Süperpar Otomotiv (435), Demisaş Döküm

(448) sıradan ''2020 Ar-GE Harcamalarına

Göre'' kategorisinde listeye girmeyi

başardı. ''2020 Ar-Ge Merkezinde

Yürütülen Proje Sayısına Göre'' ise Döktaş

Dökümcülük 41 proje ile 58 sıradan

listeye girdi. ''2020 Ar-Ge Merkezinde

Alınan Faydalı Model Sayısına Göre''

Kırpart Otomotiv 1 faydalı model ile 26

sıradan listede yer buldu.

Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan

onaylı Ar-Ge merkezine sahip firmaların

Ar-Ge 250 araştırması kapsamında

yaptıkları bildirimler ile Türkiye ihracat

sıralamasındaki ilk 500 firma tarafından

verilen bilgiler ve Borsa İstanbul şirketlerinin

Kamuyu Aydınlatma Platformu’na

(KAP) yaptıkları açıklamalardan hareket

edilerek hazırlanan araştırmada, gelenek

yine bozulmadı ve savunma sanayinin

ağırlığı bir kez daha en derinden

hissedildi.

BIRINCI ASELSAN OLDU

Ar-Ge’deki toplam büyümenin lokomotifi

olan savunma sanayii firmaları araştırmada

ilk 50’ye giren firmaların yüzde

60,7’sini oluşturdu. Bu oran her ne kadar

2019 yılında yüzde 62,6 olsa da savunma

sanayi liderliği elden bırakmadı. Yine

ilk 50’ye bakıldığında savunma sanayini;

yüzde 15,9 ile otomotiv endüstrisi, yüzde

6,4 ile beyaz eşya ve tüketim elektroniği

takip etti.

Firmaların 2020 verileri ışığında, Ar-

Ge’ye yapılan yatırımın önemine dikkat

çeken araştırmada bu yıl liderlik koltuğuna

savunma sanayinin önemli oyuncularından

biri olan Aselsan geçti. Bayrağı

bir önceki yılın birincisi olan Tusaş

Türk Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş.’den

devralan firma, 2020 yılında 3 milyar

356 milyon TL’lik Ar-Ge harcaması ile

Türkiye’nin Ar-Ge’deki ekosistemine

önemli bir katkı sağlamış oldu.

2019 yılının lider ismi TUSAŞ Türk Havacılık

ve Uzay Sanayi A.Ş. 2020 yılında

listenin ikinci sırasına yerleşirken firma,

söz konusu dönemde Ar-Ge’ye 2 milyar

649 milyon TL ayırdı.

2019 verilerinin aktarıldığı bir önceki

araştırmada 355 milyon 167 bin TL ile

sekizinci sırada yer alan Tofaş, beş basamak

yükselerek üçüncülüğe yerleşti.

2020 yılında Ar-Ge’ye 575 milyon 82

bin TL ayıran firma, böylece bir önceki

yıla göre yüzde 61,9’luk büyüme ile ciddi

bir sıçrama yaşadı. Bir önceki araştırmanın

üçüncü sırasında yer alan Roketsan,

bu yıl listede dördüncü sırada yer aldı.

16

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


DERNEKTEN

WFO Üye Ülke Toplantısı Gerçekleşti

Dünya Dökümcüler Birliği WFO Olağan Üye Toplantısı üye ülke derneklerinin temsilcilerinin

katılımıyla online olarak gerçekleşti.

Dünya Dökümcüler Birliği WFO (World

Foundry Organization) Olağan Üye

Toplantısı üye ülke derneklerinin temsilcilerinin

katılımıyla 13 Temmuz 2021

tarihinde çevrimiçi gerçekleşti. Yaklaşık

iki saat süren toplantıda TÜDÖKSAD’ı

temsilen Genel Sekreter S.Koray Hatipoğlu

ve İş Geliştirme Uzmanı Tunçağ

C.Şen'in katıldı. Toplantı üye ülke temsilcilerinin

Covid-19 salgın sürecine ve

metal döküm sanayilerinin 2020 - 2021

ilk yarı yıl performanslarına dair değerlendirmelerle

başladı.

Normalleşme ve aşılama süreçlerine

dair izlenimlerin de paylaşılarak dünya

genelinde salgının tam anlamıyla kontrol

altına alınmasının bir miktar daha

süre alacağı ifade edildi.

Güçlü toparlanma verileri tüm temsilciler

tarafından dile getirilerek bazı

üye dernekler iş seviyelerinin 2019 yılına

eşit olmasa da pozitif bir trend yakaladığını

bildirdi. Hammadde fiyatlarında

devam eden artışlar, nitelikli iş gücü

ihtiyaçları, otomasyona yatırım, nakliye

zorlukları ve jeopolitik etkiler sanal toplantıda

üye dernekler tarafından en çok

üzerinde konuşulan konuların başında

geldi.

Toplantıda, WFO'nun dünyanın dört

bir yanındaki üye ülkelerinden teknik

uzmanların katılım sağladığı çalışma

gruplarının mevcut çalışmalarıyla ilgili

güncellemeler ve yaklaşan webinar serileri

hakkında bilgi verildi.

WFO bünyesinde faaliyetlerini sürdüren

ve TÜDÖKSAD’ın aktif olarak

katıldığı “Derneklerin Yönetimi Hakkında

İyi Uygulamaların ve Tecrübelerin

Paylaşımı” ile “Kullanılmış Döküm Kumlarının

Değerlendirilmesi ve İyi Uygulamaların

Paylaşımı” çalışma gruplarının

projelerine dikkat çekilerek önümüzdeki

dönemde etkinliklerin daha da

yoğunlaşacağı ve çeşitli seminerler düzenleneceği

ifade edildi. Ek olarak ilerleyen

dönemde “Medya İşbirlikleri ve

Sosyal Medya” temalı yeni bir çalışma

grubu oluşturulacağı vurgulandı.

Ayrıca, WFO’nun yenilenen web

sayfası ve eklenen özellikler hakkında

Sekretarya Ekibi tarafından bir paylaşım

gerçekleştirildi.

Toplantının sonraki gündem maddesinde

WFO bünyesinde önümüzdeki

yıl gerçekleştirilmesi planlanan; WFO

World Foundry Summit (9-10 Mayıs

2022, New York ABD) ve 74. Dünya

Döküm Kongresi (16-20 Ekim 2022,

Busan Güney Kore) etkinliklerine dair

hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğü paylaşıldı.

Ülkemizin bu yıl ev sahibi yapması

planlanan ancak salgın süreci dolayısıyla

ertelenen WFO Technical Forum

etkinliğine dair WFO ile TÜDÖKSAD

arasında görüşmelerin devam ettiği ve

önümüzdeki dönemde yeni tarihin ve

etkinlik takviminin açıklanacağı ifade

edildi.

WFO etkinlikleri haricinde dünya

genelindeki ticaret fuarlarına dair gelişmeler

de paylaşılarak bu yıl döküm

sanayini ilgilendiren birçok fuarın ertelendiği

ya da iptal edildiği, Ankiros /

Turkcast fuarlarının ise 6 - 8 Ekim 2022

tarihlerinde gerçekleşeceği konuşuldu.

TÜDÖKSAD Genel Sekreteri S. Koray

Hatipoğlu söz alarak TÜDÖKSAD

tarafından Ankiros fuarlarıyla eş zamanlı

düzenlenecek olan 11. Uluslararası

Döküm Kongresi hazırlıklarının da

devam ettiğini vurguladı.

18

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


TAMBURLU TİPİ

KUMLAMA MAKİNESİ

RMBC

RÖSLER

TEKNOLOJİLERİ

TÜRKİYE’DE

ÜRETİLİYOR!

ASKI TİPİ

KUMLAMA MAKİNESİ

RHBE 11/15 L

Kromaş Metal ve Makine San. Ltd. Şti.

İstanbul Tower Muratpaşa Mah. Uluyol Cad.

No: 17 - 19 Kat: 14 A-65 , Bayrampaşa - İstanbul

T.+90 212 613 73 50 / F. +90 212 567 07 88

www.kromas.com.tr info@kromas.com

/kromasmakine /kromas

Fabrika:

Trablusgarp Cad. Ali Paşa Mah.

Ali Paşa Yolu No: 12 Silivri - İstanbul

T. +90 212 736 00 71 / F. +90 212 736 00 75


CAEF

Temmuz 2021: Yaz Durgunluğu Mu

Yoksa Gerileme İşaretleri Mi?

Avrupa döküm sektörü eğilim indeksi Temmuz ayı açıklandı. İndeks, bir yıl sonra ilk kez

düşüş kaydetti.

Temmuz ayında Avrupa Sektörel Eğilim

İndeksi (FISI) tam bir yıldan bu yana ilk

kez düşüş kaydetti. 0,8 puanlık düşüş

endeksi 108,7 değerine getirirken hem

mevcut durum hem de önümüzdeki altı

aya ilişkin beklentiler, Avrupalı dökümhaneler

tarafından bir önceki aya göre

biraz daha olumsuz değerlendiriliyor.

Bu gelişme henüz net bir gerilemeyi

temsil etmese de özellikle yüksek hammadde

fiyatları ve lojistikte süren sıkıntılar,

otomotiv sanayinde yaşanan duruşlar

metal döküm sektöründeki gidişatı

olumsuz etkileme potansiyeline sahip.

Bu göstergeler siparişlerin iyi gitmesi

durumunda dahi toparlanmadaki

aşamaların kırılgan olduğunu etkileyici

bir şekilde gözler önüne seriyor. Bunun

yalnızca yükselişte bir kesinti mi yoksa

toparlanmanın önümüzdeki aylarda

ivme kaybedeceğine dair bir işaret mi

olduğunu söylemek için henüz erken olduğu

ifade ediliyor. Krizden çıkış süreci

devam ettikçe şu anda bir nebze gündemden

düşmüş olan endüstriyel dönüşümün

zorlukları da dökümhaneler tarafından

tekrar hissedilmeye başlanacak.

Aynı zamanda, Ticaret Eğilim İndeksi

(BCI), Temmuz ayında rekor seviyeye

ulaşan iyileşme trendini sürdürüyor.

0,20 puanlık artış endeksi 1,90 puanlık

rekor seviyeye taşıdı. Mevcut iş durumu,

AB ve AB dışı ülkelerden gelen sipariş

seviyelerinin mükemmel olması nedeniyle

genel olarak olumlu değerlendiriliyor.

Bu çerçevede istihdam beklentileri

parametresi ise Aralık 2017'de olduğu

gibi 1985'te kayıtların tutulmaya başlanmasından

bu yana en yüksek seviyesine

ulaştı.

*FISI - Avrupa Döküm Sektörü Eğilim

İndeksi - Avrupa döküm sanayi

performansı hakkında bilgi veren

mevcut en erken birleşik göstergedir.

Her ay Avrupa Dökümcüler Birliği

(CAEF) tarafından yayınlanmakta ve

CAEF üyesi ülkelerin sektörel birliklerinin

döküm sektöründeki mevcut

iş durumunu ve gelecek altı ay için

beklentileri değerlendirdiği anketin

sonuçlarından oluşmaktadır.

*BCI - Ticaret Eğilim İndeksi - Avrupa

Komisyonu tarafından yayınlanan

aylık gösterge; Avrupa bölgesi

imalat sanayi performansı hakkında

bilgi vermekte; üretim trendleri, siparişler,

ihracat siparişleri, stoklar

ve üretim beklentileri kalemlerinden

oluşan bir anket sonucunda açıklanmaktadır.

20

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


www.aveks.com

Uluslararas geniş ağmz,

Stok gücümüz ve

Kaliteli ürünlerimiz ile ...

İmes Sanayi Sitesi C Blok 306 Sk. No. 4

Y. Dudullu, Ümraniye, Istanbul, 34775 TURKEY

T. +90 (216) 540 00 60 F. +90 (216) 540 00 61

Palladium Tower Kat:31 Kardelen Sok. No:2

Barbaros Mah. Atasehir, Istanbul, 34746 TURKEY

T. +90 (216) 514 90 00 F. +90 (216) 514 90 90

E-5 Karayolu Üzeri Tavşanl Mevkii No:44

Yolbulan Antrepo Yan Gebze,Kocaeli TURKEY

T. +90 (262) 724 99 14-15 F. +90 (262) 724 99 12


ANALİZ

Türkiye Metal Döküm

Sanayi 2020’de Güçlü

Konumunu Korudu

Türkiye Döküm Sanayi, Amerikan Dökümcüler Birliği (AFS)'nin

Ocak 2021 tarihinde yayınladığı 2019 yılı verilerini içeren"54.

Dünya Döküm Üretimi İstatistikleri"ne göre toplam 2 milyon

314 bin 245 ton üretimle iki basamak yükselerek dünyada

9. ve Avrupa’da İtalya’yı geçerek 2. büyük döküm üreticisi

konumuna ulaşmıştı.

22

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


2020 yılında da döküm üretimi

beklentilere paralel

olarak ilk çeyrekte normal

seyrinde ilerlerken, Covid-

19'un etkisiyle ikinci çeyrekte ciddi

kayıplar yaşandı. Bilhassa yurt içinde

ve Avrupa otomotiv endüstrisinde

üretimde yaşanan duruşlar, sektörü

önemli ölçüde etkiledi.

Bu dönemde TÜDÖKSAD’ın gerçekleştirdiği

“Etki Analizi” anketlerine

göre; TÜDÖKSAD üyesi dökümhaneleri

yaklaşık yüzde 74'ü sipariş

ertelemeleri ve iptalleriyle karşılaşırken

kısa vadeli üretim kaybı yaklaşık

yüzde 48'e ulaştı ve ilk altı aylık

dönemde bir önceki yıla göre üretim

hacminde yüzde 23,9'luk bir kayıp

yaşandı.

Pandemi süreci içerisinde ulusal

sağlık sisteminin sahip olduğu güçlü

yoğun bakım altyapısı ve hedefe yönelik

karantina uygulamalarıyla birlikte

Covid-19 vaka sayılarının kontrol

altına alınması Haziran ayında

sınırlama önlemlerinin gevşetilmesini

beraberinde getirdi ve akabinde

uluslararası piyasalarla birlikte “Normalleşme”

sürecine girildi.

Normalleşme döneminde 2020

üçüncü çeyreğinde yurt içi siparişlerin

canlanmasıyla birlikte özellikle

Avrupalı döküm alıcısı sektörlerden

gelen yoğun siparişler Türkiye Metal

Döküm Sektörünün büyük bir ivme

yakalamasını sağladı.

Bu doğrultuda, salgının ilk fazı

sonrasındaki dönemlerde, İmalat

Satınalma Yöneticileri Endeksleri

(PMI), pandeminin etkisine rağmen

2019'daki sanayi üretimindeki daralmadan

sonraki toparlanmanın işareti

olan 2020'de eşik değer olan 50 seviyesinin

üzerinde seyretti.

Nisan ayında tarihi en düşük seviyesi

olan 33.4'e ulaştıktan sonra İmalat

PMI, Temmuz ayında 56.9 ile tarihi

en yüksek seviyesini kaydetti. Reel

kesim güvenindeki toparlanma ise

yıl sonuna kadar devam etti. Endeks

Aralık ayında 110,4'e yükseldi ve 2018

Şubat ayından bu yana en güçlü seviyesine

ulaştı.

Yılın ikinci yarısında Covid-19 vaka

sayısındaki keskin artışlara rağmen,

metal dökümhaneleri uyguladıkları

tavizsiz önlemler sayesinde üretim

faaliyetlerini kesintisiz sürdürdü. İlk

yarıda yüzde 53,1'e gerileyen kapasite

kullanımı yeniden yüzde 61'i

aştı ve özellikle son çeyrekte kayda

değer üretim artışlarını beraberinde

getirdi.

TÜRKIYE METAL DÖKÜM

SEKTÖRÜ 2020 YILINI

YÜZDE 6,2 KAYIP VE

TOPLAMDA 2,2 MILYON

TONLUK ÜRETIM

HACMIYLE ATLATMAYI

BAŞARDI

Üretim miktarındaki daralma esas

olarak demir dışı döküm üretimindeki

azalmadan kaynaklanırken, demir

dışı döküm üretim hacmi yüzde 11,6

düşüşle 506,8 bin tona ve demir dışı

dökümlerin toplam üretim içerisindeki

payı 2020'de yüzde 23,3'e geriledi.

Öte yandan önceki yıl yüzde 69

olan ihracat oranının yüzde 79’a yükselmesi

demir-dışı metal dökümünün

ihracat miktarının sabit kalmasını

sağladı.

Pik döküm üretimi 2019 yılına kıyasla

yüzde 0,5'lik hafif bir artışla

617.320 tonla neredeyse sabit kalırken,

sfero döküm üretimi yüzde 8,5

düşüşle 854.704 ton oldu. Öte yandan

dış talep, pandemi nedeniyle

gelen siparişler ve tedarik zinciri ağlarındaki

kaymalara işaret edecek şekilde

tam tersi bir görüntü sergiledi.

Demir döküm üretimi 2019 yılına

kıyasla yüzde 5 oranında azalarak 1

milyon 664 bin ton olarak gerçekleşti.

İhracat hacminde yüzde 8’e ulaşan

kayıp demir döküm ihracat oranının

yüzde 61’den yüzde 59’a geriledi.

Pik döküm ihracat oranı 2020'de

yüzde 62,6'dan yüzde 47,3'e düşerken

sfero dökümün ihracat hacmi

yüzde 12,8 artarak ihracat oranı yüzde

66,7'ye yükseldi. Pik demir döküm

üretiminde kapasite kullanımı yüzde

70,8'e ulaşırken, sfero döküm için

toplam kapasitesinin yüzde 55'inin

altına düştü.

Çelik döküm üretim hacmi 2018

yılından bu yana neredeyse sabit

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 23


ANALİZ

kalarak 2020 yılında sadece 481

tonluk hafif bir kayıpla 192.010 ton

olarak gerçekleşti. Yurtiçi siparişlerin

güçlü olmasına rağmen, globaldeki

üretim kesintileri nedeniyle dış talep

zayıfladı ve ihracat hacminde yüzde

23'lük bir düşüş kaydedildi.

Sektör genelinde 2020 yılı toplam

kapasite kullanımı yüzde 67,9’dan

yüzde 59,5’e geriledi. Üretim hacmi

bakımından ihracat oranı yüzde 64

civarında sabit kalırken üretim kıymeti

bakımından sektörün ihracat

oranı yüzde 77’ye yükseldi.

2020 yılı boyunca dalgalı makro

ekonomik koşullarla paralel şekilde

Türkiye metal döküm sektöründeki

yatırımlar 2019 yılına göre yüzde 51,3

gibi önemli bir düşüşle 49,8 milyon

Euro'ya geriledi. Yeni tesis ve ekipman

yatırımlarının önemli bir kısmı

beklemeye alınırken gerçekleştirilen

yatırımların esas olarak proses verimliliğini

ve otomasyon seviyesini

artırmaya yönelik olduğu gözlendi.

GIRDI FIYATLARINDAKI

DEĞIŞIMLER SEKTÖR İÇIN

ENDIŞE VERICI NOKTAYA

ULAŞTI

Özellikle döviz kurlarındaki dalgalanmalar

sektörün hammaddede

ithalata bağımlı olması nedeniyle

dökümhanelerin üretim maliyetlerini

büyük ölçüde etkiliyor. 2020'deki

durum, kur krizinin meydana geldiği

2018'dekinden daha da olumsuz bir

görüntü çizdi. Yıllık TL/USD ve TL/

EUR döviz kuru değişimleri sırasıyla

yüzde 23,6 ve yüzde 35,5 oldu ve

Türkiye İstatistik Kurumu'na göre,

2020 yılında döküm sektörü için yurt

içi ÜFE değerindeki yıllık değişim

yüzde 36,6 olarak gerçekleşti.

Enerji ve doğalgaz fiyatlarında

2018 yılından bu yana keskin bir artış

görülüyor.

Sanayi tesisleri

elektrik ve doğal

gaz fiyatları

bir önceki yıla

göre sırasıyla

yüzde 12,7 ve

yüzde 3,1 artış

kaydetti. Metal

dökümhaneleri

ise azalan

üretim hacmine

rağmen bir önceki

yıla göre

elektrik ve toplam enerji maliyetlerinde

sırasıyla yüzde 13,4 ve yüzde

17,0'lük artış bildirdi.

Hammadde fiyatlarındaki sürekli

devam eden artış ise 2020 yılında

da bir önceki yıla göre yüzde 15-22

bandında artışa devam etti. Türkiye

İstatistik Kurumu verilerine göre imalat

sanayiinde saatlik işgücü maliyeti

endeksi bir önceki yılın yüzde 17,3

üzerinde gerçekleşti.

Öte yandan, yüksek işsizlik oranlarına

ve genç işsizlik oranlarına (sırasıyla

yüzde 12,6 ve yüzde 25,8) rağmen

metal döküm sektörü, iş gücü

eksikliği yaşamaya devam ederken,

ortalama bordro maliyetleri ülke ortalamalarının

üzerinde seyrediyor.

Metal dökümhaneleri, işçilik maliyetlerinin

bir önceki yıla göre yüzde 23

arttığını belirtiyor.

TÜRKIYE METAL DÖKÜM

SEKTÖRÜ KRITIK BIR

DÖNEME GIRIYOR

Hammadde fiyatlarında 2020 yılının

dördüncü çeyreğinde başlayan artış

eğilimi 2021 yılında devam etmekle

birlikte ferro alyaj ve reçine gibi sarf

malzemeleri fiyatlarında da döviz

bazında yüksek oranda artışlar görülüyor.

Ana girdi fiyatlarındaki dalgalanmaların

yanında bu malzemelerin

tedariki noktasında da sorunlar

yaşanabiliyor. Yüksek talep kaynaklı

olarak başlayan fiyat artışları, tedarik

ve lojistik zincirinde oluşan kırılmalar

24

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


sebebi ile artarak devam ediyor.

Bilindiği gibi sektörde kullanılan

hammadde ve yardımcı maddelerin

önemli bir bölümü ithalat yolu ile karşılanıyor.

Bir süredir, temel olarak Amerika

ve Çin arasındaki ticaret dengesinin

bozulması doğrultusunda ihracatçıların

konteyner bulmakta zorluk çekmesiyle

yükselen navlun fiyatları da artmaya

devam ediyor. Navlun fiyatlarında yakın

pazarlarda yüzde 30 civarındaki artış,

özellikle deniz aşırı pazarlarda yüzde

300- 400 civarına çıktığı görülüyor.

Lojistik sektöründe yaşanan sorunlar,

enerji maliyetlerindeki yükseliş,

artan işletme sermayesi ihtiyacı, f iyat

istikrarsızlığı ve tedarik noktasında

yaşanan dönemsel sıkıntılar metal döküm

sektörünün önünde önemli sorunlar

teşkil ediyor.

Bu noktada, sektörün geleceği açısından

söz konusu sıkıntılara ilişkin

metal dökümhanelerinin, döküm alıcılarının

ve dökümhane tedarikçilerinin

ortak çözüm yolları geliştirmesi ve dökümhanelerin

üretim maliyetlerindeki

bu artışların satış fiyatlarına yansıtılabilmesi,

karlılıklar ve dolayısıyla sürdürülebilirlik

açısından çok büyük önem

taşıyor.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 25


RÖPORTAJ

“Elektrikli Araç Üretiminde Ana

Sanayinin Tedarikçi Portföyü Değişiyor”

Nemak, 15 ülkede 38 üretim tesisiyle otomotiv sanayi tedarikçisi global bir marka ve döküm

üreticisi konumunda. Nemak İzmir Döküm Genel Müdürü Sebahattin Karabulut ile pandemi

sürecini ve Nemak’ın bu süreçte yerel ve globalde aldığı pozisyonu, otomotiv sektöründeki

gelişmeleri, bu gelişmelerin döküm sektörüne etkilerini, döküm sektörünü ve Nemak’ı konuştuk.

26

Sebahattin Karabulut

Nemak İzmir Döküm Genel Müdürü

Sebahattin Bey, 2020 yılında olduğu

gibi 2021’de de devam eden

ana gündemimizle ile başlamak

istiyoruz. Bu gündem bilindiği gibi

yeni tip Koronavirüs olan Covid-19

pandemisi. Pandemi, genel anlamda

tüm dünyada döküm sektörünü

nasıl etkiliyor?

2021 yılı da, döküm sektöründe faaliyet

gösteren otomotiv merkezli bir

firma için 2020’ye benzer sonuçlar

gösterdi. Pandeminin yanında,

tahmin edilemeyen tedarik krizleri

de bizleri bütçeden daha düşük bir

üretime yönlendirdi, aslında zorladı.

Sonunda da döküm ve otomotivin

ortak tedarik edildiği bir şirkette

ciddi anlamda hacim düşüşü

yaşadık. 2022 yılında, özellikle yılın

ikinci yarısında bu sorunların çözülebileceği

inancındayız.

Türk Metal Döküm Sektörüne baktığınızda

Covid-19 pandemisinden

nasıl etkileniyor? 2008 ekonomik

krizinde az etkilenmeyi başaran,

hatta bunu fırsata çevirip özellikle

teknolojik altyapıya büyük yatırımlar

yapan döküm sanayisinin bu

krizde avantajlı tarafları var mıdır

sizce?

Bu kriz alüminyum döküm sektörünü

daha farklı etkiledi. Çünkü kriz

ile beraber aynı zamanda dünyada

dökümden daha farklı olarak

döküm ve otomotivin ortak olduğu

bir sektörle ilgili cevap vermem gerekirse,

parçaların yapıları değişti.

Araçta kullanılan parçaların alüminyum

olmasından dolayı beklentiler

değişti ve bir geçiş dönemine denk

geldi. Bir avantaja çevirdik mi sorusuna

tam cevabım ; hala süreç devam

ediyor. Bu değişimi yönetmek zorundayız.

Değişen otomotiv sektörüyle

döküm sektörünü bir araya getirip

uygun parçaları müşteriye vermek

zorundayız. Nemak Türkiye de bu konuda

gerekli çabayı sarf etmektedir.

Salgından kaynaklı yeni normalde

döküm sanayisi de dahil her alanda

dijitalleşme çok konuşuluyor. Döküm

sektöründeki dijitalleşmeyi nasıl

görüyorsunuz, bu konuda Nemak

İzmir Döküm’de gelişmeler hangi

yönde?

Dijitalleşme sadece döküm sektöründe

değil verimli bir üretim yapabilmek,

verimli bir tedarik sağlayabilmek

ve insanların yönetimini

dahi verimli bir şekilde yapabilmek

için kurmanız gereken bir sistem.

İnsana bağlı olmayan doğru datayı

online alabileceğiniz bir sistem. Nemak

bu konuda ciddi atılımlar yapmıştır.

Kendi dijital sistemini kurma

yönünde yatırımına başlamış ve bitmek

üzere olan bir yatırım sürecindeyiz.

Burada da her bir sürecimizi

öncelikle imalat alanı diye vurgularsam,

yakından online olarak takip

ediyoruz ve dijitalleşmenin önemli

olduğuna inanıyoruz.

Nemak global bir marka ve 15 ülkede

38 üretim tesisine sahip.

Pandemi krizinde Nemak yerelde

ve globalde başta tedarik ve sağlık

önlemleri olmak üzere nasıl bir

pozisyon aldı?

Nemak Global, kendi tedariklerinde

bir sorun yaşamamakla beraber,

insan kaynağında da yönetim kaynaklı

bir sorun yaşamadı. Müşterilerimizin

kendi tedarik zincirlerinde

yaşadıkları yarı iletken ve hammadde

sıkıntılarından ciddi anlamda etkilendi

ve bir hacim dalgalanması

yaşadı.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Nemak, Amerika, Avrupa ve Uzak

Doğu’da yerleşik ve önemli yatırımlara

sahip global döküm üreticisi konumunda.

Pandemiden tüm kıtalar aynı

oranda etkilendi diyebilir miyiz? Nemak

İzmir Döküm’ü bu süreçte diğer

ülkelerden farklı kılan neydi?

Aslında Nemak İzmir, Avrupa, Güney

Amerika, Kuzey Amerika fabrikalarına

benzer şekilde bu krizden etkilendi.

Yarı iletken krizi bizi ciddi etkiledi. Fakat

Nemak’ın Çin fabrikaları yarı iletken

krizinden bu düzeyde etkilenmedi.

Çünkü onların ana sanayilerinde bu

hacim düşüşlerini gözlemlemedik.

Otomotiv sanayinin pandemiden

önce en büyük gündemi elektrikli

araç üretimine geçişti. Pandemiyle

birlikte bu gündeme bir de üretim duruşları

eklendi ve bu duruşlar devam

ediyor. Bu iki gündem Nemak’ı hem

yerelde hem de globalde nasıl etkiliyor?

Evet doğru bir nokta. Yarı iletken

krizi Nemak’ın çoğunluk fabrikasını,

bir önceki soruda da vurguladığım

gibi ciddi anlamda etkiledi. Elektrikli

araçlarla ilgili parçaların üretiminde

de aynı gecikmeleri ve proje ötelemelerini

yaşadık.

Otomotivdeki elektrikli araç üretiminin

artması aynı zamanda döküm

ürünlerinin ağırlığınında azalması

anlamına geliyor mu? Elektrikli

araçlara yada düşük karbonlu ulaşıma

geçiş sizce nasıl bir seyir izleyecek?

Bu geçiş dökümcüleri nasıl

etkileyecek? Otomotiv ana sanayi

paydaşı olan Nemak bu geçiş sürecinde

ne tür hazırlıklar yapıyor? Yatırımlarınız,

hedefleriniz...

Elektrikli araca geçiş, ürünlerin ağırlığının

azalması anlamına geliyor

ama bugün piyasa bir hybrid motor

mu? yoksa gerçekten bir elektrikli

araç mı sorusuna tam anlamda cevap

vermedi. Bu nedenle sanki içten

yanmalı motorlarla kıyasladığınızda

ağırlık azalıyor gibi görünmesine

rağmen batarya ve güç elementlerinin

alüminyum muhafazaları da bir

ağırlık yaratıyor ve bu ürünlerin araç

içindeki toplam ağırlığı aslında artıyor.

Fakat ne yazık ki ana sanayinin

tedarikçi portföyü değişiyor. Çünkü

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 27


RÖPORTAJ

bugün içten yanmalı motorun parçalarını

üretebilen bir şirket bir batarya

muhafazası üretebilir anlamına

gelmiyor. Ciddi yatırımlar yapılması

gerekli. Ve Nemak bu süreci ciddi

anlamda dünya çapında yönetmektedir.

Daha önce de belirttiğimiz gibi global

bir döküm üreticisi konumunda

olan Nemak’ın yöneticisi olarak

tüm dünyayı yakından takip ediyorsunuz.

Türk metal döküm sektörünü

değerlendirdiğinizde risklerimiz

ve fırsatlarımız nelerdir?

Bugün işgücü ucuzluğumuz

Türkiye’de önemli bir nokta. Ama

bunun yanında sadece işgücünün

ucuz olması bizi rekabetçi bir konuma

getirmiyor. Dökümden işlemeye

kadar katma değeri olan tüm süreçlerde

verimli bir üretim prosesi

tanımlamalıyız ve yaratmalıyız. Aksi

takdirde hiçbir şekilde alüminyum,

çelik veya diğer madenlerin dökümü

veya işlenmesi fark etmeden çokça

rekabetçi olacağımız düşünülemez.

Bu da otomasyonu, otomasyonla

birlikte hızı ve hızlı değişen organizasyonları

gerekli kılmaktadır.

2021 yılı son çeyreğine giriyoruz,

2021 ve 2022 yılları için Türkiye

ve dünya ekonomisine ilişkin genel

beklentileriniz neler?

2021 yılının da 2020’den çok farklı

olacağını görmüyoruz. 2022’nin ilk

altı ayındaki düşüşün devam edeceğini

fakat ikinci altıncı ayında otomotiv

sektörünün değişimlerle birlikte

bir tırmanışa geçeceğini değerlendirmekteyiz.

Sebahattin Bey, sizi yakından tanımak

istiyoruz. Eğitim kariyerinizden,

profesyonel iş geçmişinizden

ve ailenizden bahsederbilir misiniz?

Biraz da isterseniz kendimden bahsedeyim.

1969 doğumluyum. İlk ve

orta öğrenimimi Ankara’da tamamladıktan

sonra yatılı okula İstanbul’a

geldim. Deniz Harp Okulu mezunuyum.

5 yıl subaylık yapıp arkasından

sivil sektöre geçiş yaptım. Endüstri

mühendisiyim. 25 yıldır sivil sektörde

değişik otomotiv şirketlerinde

görev yaptım. Son yedi yıldır Cevher

Döküm ve Nemak şirketinde çalışmaktayım.

Fabrika Müdürü olarak

başladığım görevime şu an şirket

Genel Müdürü olarak devam ettirmekteyim.

Üretmeyi çok seven bir

kişiliğe sahibim. Bunun için de bir

üretim şirketinde çalışmak her zaman

tercihim olmuştur.

28

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


KUMUNUZU

TANIYIN

VERİMLİ

DÖKÜMHANELER,

SADECE ÖLÇÜLEBİLEN

DEĞERLERİN KONTROL

EDİLDİĞİNİ BİLİRLER

Simpson Analytics Kum Labora-

tuvar Cihazları, dünya genelinde

dökümhaneler tarafından en çok

tercih edilen cihazlardır. Simpson

Analytics ürün portföyünde 85'in

üzerinde cihaz bulunmaktadır.

Simpson Analytics;

• Farklı standartlarda ölçüm

yapabilecek şekilde

tasarlanmıştır

• Doğru ölçüm yapar

• Kullanımı kolaydır

• Tekrarlanabilirliği yüksektir

• Dayanıklıdır

Tüm eski ürünleri de dahil

olmak üzere Simpson Analytics

cihazları için yedek parça temini,

onarım ve kalibrasyon, ABD,

Almanya ve Hindistan merkezli

küresel servis ağı tarafından

sağlanmaktadır.

Dökümhanenizde doğru teknolojiyi belirlemek için WWW.SIMPSONGROUP.COM/SAND adresini ziyaret

ediniz.

EN UYGUN SIMPSON

ÇÖZÜMLERİ

ORTA VE BÜYÜK ÖLÇEKLİ YAŞ KUM

HAZIRLAMA SİSTEMLERİ İÇİN

Büyüyen ve hızlanan kalıplama hatlarına kum yetiştirmek için kum

hazırlama sisteminizin sınırlarını mı zorluyorsunuz? Çok daha büyük

hacimlerde ve daha yüksek kalitede kalıp kumu üretme imkânınız olsa

daha fazla üretkenlik kazanmış olmaz mısınız?

Simpson Speedmullor ®

Simpson’nun mühendislik ve anahtar teslimi projeleri ve proses teknolojisi

sayesinde tam otomatik bir kum hazırlama sistemi ile maksimum karıştırma performansı ve enerji verimliliği elde

edebilir, ayrıca, en düşük toplam maliyetle ve sürekli olarak istenilen kalitede kalıp kumu üretebilirsiniz.

Simpson Multi-Cooler ®

• Sürekli kum soğutma, ön

karıştırma ve nem optimizasyonu

• 20 -270 ton / saat arasında

değişen 7 farklı kapasite

• Dünya genelinde 700'den fazla

kurulum

Simpson Speedmullor ®

• Yüksek hızlı, yüksek yoğunluklu

batch karıştırıcı

• Yüksek verimlilik

• İkincil soğutma

• Daha küçük parti ve daha kısa

çevrim süreleri

• Dünya genelinde 1000'den fazla

kurulum

Simpson Hartley ®

• Mikser grubu sıkıştırılabilirlik

(Kompaktibilite) kontrol ve

otomasyon sistemi

• Temel ve gelişmiş modeller

• Her tür ve marka mikserle

çalışan dünya genelinde 760'tan

fazla kurulum

WWW.SIMPSONGROUP.COM/FOUNDRY adresinde birlikte çalışan bu ileri teknolojinin

videosunu izleyin.

Simpson Technologies GmbH

sales.de@simpsongroup.com

www.simpsongroup.com

Türkiye'deki satış temsilcimiz:

ASK Chemicals TR Tic Ltd Şti

info@ask-chemicals.com


AKADEMİ

Akademi Eğitimleri Devam Ediyor

Koronavirüs pandemisiyle birlikte 2020 Nisan ayından bu yana yüz yüze eğitimlere ara veren

TÜDÖKSAD Akademi, yaklaşık iki yıldır eğitim seminerlerini sadece webinar/online olarak yapıyor.

Online eğitimler de yüz yüze eğitimler gibi oldukça yüksek katılımla gerçekleşiyor. Temmuz – Eylül

2021 döneminde altı adet online eğitim gerçekleştirildi.

PROJE/SÜREÇ YÖNETİMİ

VE DİJİTALLEŞME

Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği

TÜDÖKSAD Akademi bünyesinde 2021

yılının on üçüncü webinarı “Proje/Süreç

Yönetimi ve Dijitalleşme” başlığında

6 Temmuz 2021 tarihinde gerçekleşti.

Webinarda Mikor Danışmanlık Kurucusu

Mine Erbaykent, firmalarda proje / süreç

yönetimi ve dijitalleşme hakkında bilgi

paylaşımı gerçekleştirecek katılımcıların

sorularını cevapladı.

DÖKÜM MALZEMELERDE

TAHRİBATLI TESTLER

YÖNTEMLERİ

STANDARTLARI

TÜDÖKSAD Akademi Temmuz ayı

ikinci semineri “Döküm Malzemelerde

Tahribatlı Testler, Yöntemleri, Standartları”

başlığında 27 Temmuz 2021 tarihinde

gerçekleşti. Zoom üzerinden

gerçekleştirilen eğitimde, Gedik Test

Merkezi’den Laboratuvar Sorumlusu

Ece Tezçi, döküm parçalar üzerinde

30

uygulanan tahribatlı test yöntemleri ve

standartları hakkında sunum gerçekleştirdi.

MAÇA BOYALARININ

SEÇİM VE UYGULAMA

KRİTERLERİ

TÜDÖKSAD Akedemi eğitimlerinin

Ağustos ayı ilk eğitimi “Maça Boyalarının

Seçim ve Uygulama Kriterleri” başlığında

10 Ağustos 2021 tarihinde yine

online olarak gerçekleşti. ASK Chemicals

TR firmasından Metalurji Yüksek

Mühendisi Hakan Kakaç, metal döküm

proseslerinde maça boyalarının seçim

yöntemleri ve uygulama kriterleri

hakkında bilgi paylaşımı gerçekleştirdi.

Kakaç, İki saat süren eğitimden sonra

katılımcıların sorularını cevapladı.

ÇELİK DÖKÜMDE TANE

İNCELTİCİ KULLANIMI VE

AVANTAJLARI

TÜDÖKSAD Akademi bünyesinde

gerçekleşen Ağustos ayı ikinci eğitim,

“Çelik Dökümde Tane İnceltici Kullanımı

ve Avantajları" başlığında 24 Ağustos

2021 tarihinde gerçekleşti. Ekspert

Mümessillik firmasının temsilcisi olduğu

Elkem Paslanmaz Çelik Birimi Müdürü

Mr. Håkon T. S. Mauset, çelik dökümde

tane inceltici uygulamalarının teorisi,

pratiği ve iyi uygulamalar hakkında bilgi

ve tecrübelerini paylaştı ve katılımcıların

sorularını yanıtladı.

STATE OF THE ART GREEN

SAND MOULDİNG – THE

PROCESS FOR THE

FUTURE

TÜDÖKSAD Akademi Eylül ayında da

seminerlerine devam etti. Eylül ayının ilk

semineri; “State of the art Green Sand

Moulding – The process for the future"

başlığında 7 Eylül 2021 tarihinde yapıldı.

Meta-Mak Metalurji firmasının temsilcisi

olduğu DISA Industries A/S İnavasyon

Müdürü Dr. Per Larsen İngilizce yaptığı

sunumda, yaş kum kalıplama prosesindeki

güncel gelişmeler ve yeni trendler

hakkında bilgi paylaşımında bulundu.

PREPARATION OF FESIMG

MASTER ALLOY OR OTHER

ALLOYS INTO THE LADLE

TÜDÖKSAD Akademi Temmuz-Eylül

dönemi son semineri “Preparation of

FeSiMg Master Alloy or Other Alloys

Into the Ladle" başlığında 21 Eylül 2021

tarihinde gerçekleşti. Meta-Mak Metalurji

firmasının temsilcisi olduğu Euro

Equip Şirket Ortağı Carlas Cadarso

yaptığı sunumda, demir grubu dökümhanelerdeki

pota ve otomatik dozaj

uygulamalarına dair güncel gelişmeleri

paylaştı.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


ÜYELERDEN

Trakya Döküm 2021’in En İyi Global

Tedarikçisi Seçildi

Trakya Döküm, Bosch Group’ un Global Tedarikçi Ödülüne sahip olan tek dökme demir üreticisi

oldu. Trakya Döküm, dünyanın önde gelen küresel teknoloji ve hizmet tedarikçisi olan Bosch

Group’ un üstün kalite ve mükemmel performanslı tedarikçilerine verdiği uluslararası Global

Tedarikçi Ödülü'ne layık görüldü.

Bosch Grup tarafından bu yıl 17. kez

verilen Global Tedarikçi Ödülünü, TÜ-

DÖKSAD Üyesi Trakya Döküm A.Ş.

direkt malzeme tedarikçisi olarak

“Endüstriyel Teknolojiler” kategorisinde

almaya hak kazandı ve Bosch

Grubu'nun dünya çapındaki en iyi tedarikçileri

arasında yer aldı.

Bosch Grubu’nun her yıl küresel

tedarik zincirindeki yaklaşık 23 bin

tedarikçisi arasından seçilen özellikle

kalite, teslimat, toplam maliyet ve

sürdürülebilirlik kriterleri açısından

üstün performans gösteren tedarikçilerini

ödüllendirdiği organizasyonda,

üyemiz Trakya Döküm, 16 ülkeden 46

tedarikçi arasında yer alan tek dökme

demir üreticisi oldu.

32

BOSCH GLOBAL

TEDARIKÇI ÖDÜLLERIN

TARIHÇESI

Bosch Grubu global tedarikçilerini düzenli

olarak değerlendirerek, bunların

arasından en başarılı bulunan olanları

iki yıllık periyotlarla belirliyor ve iki

yılda bir dünyanın dört bir yanından

tedarikçilerini Global Tedarikçi Ödülü

ile ödüllendiriyor. 1987 yılından bu

yana, tedarikçi mükemmelliğini onurlandırmak

için verilen ödüller sektörde

büyük bir prestije sahip.

Bu yıl 17'ncisi verilen “Bosch Global

Tedarikçi Ödülleri” kapsamında;

“Endirekt Malzeme Alımı, Hammaddeler

ve Bileşenleri, Direkt Malzeme

Alımı- Mobilite Çözümleri, Endüstriyel

Teknolojiler ve Tüketim Malları”

kategorilerinin yanı sıra bu yıl ilk kez

verilen ve küresel ısınmayı azaltmaya

yönelik faaliyetlere odaklanan sürdürülebilirlik

kategorisinde de ödüller

dağıtıldı.

Şirket bu yıldan itibaren CO2

emisyonlarını azaltmaya yönelik faaliyetlere

odaklanan tesislere de ödül

vereceğini belirtirken, bu ödülün tedarikçilerin

sürdürülebilirlik uygulamalarını

teşvik etme amaçlı verildiğinin

de altını çizdi.

SEÇILEN FIRMALAR

ARASINDA TEK DÖKME

DEMIR ÜRETICISI OLAN

TRAKYA DÖKÜM,

“ENDÜSTRIYEL

TEKNOLOJI” ALANINDA

ÖDÜLÜN SAHIBI OLDU

Yıllık satın alma hacmi yaklaşık 35

milyar Euro değerinde olan Bosch

Grubu’nun bu yılki Global Tedarikçi

Ödüllerinde Trakya Döküm, toplam

23 bin tedarikçi arasından “Endüstriyel

Teknolojiler” alanında bu ödüle

layık görüldü.

Türkiye Metal Döküm Sanayisinin

en köklü ve öncü kuruluşlarından

olan Trakya Döküm, mevcut 6 adet

dikey kalıplama üretim hattı ile bugün

için yıllık 80 bin ton döküm üretim

kapasitesine sahip. Trakya Döküm,

2022 yılında devreye girecek olan

yeni kapasite artırımına yönelik yatırımları

ile yıllık 100 bin ton döküm

üretim kapasitesine ulaşmayı planlıyor.

Üretiminin yüzde 40'ını başta

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Batı ve Orta Avrupa ülkeleri olmak

üzere, aralarında ABD, Hindistan ve

Çin’in de bulunduğu 30'dan fazla ülkeye

ihraç ediyor.

İstanbul Sanayi Odası tarafından

her yıl yayınlanan Türkiye'deki ilk

500 büyük sanayi kuruluşu arasında

uzun yıllardır yer alan Trakya Döküm;

yüksek kalitede sfero, gri, temper,

vermiküler, yüksek silisli ve SiMo alaşımlı

ham döküm, işlenmiş ve montajlı

parçalar üretiyor.

Trakya Döküm Genel Müdürü ve

Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği-

TÜDOKSAD Eski Yönetim Kurulu

Başkanlarından Uğur Kocaoğlu,

"Trakya Döküm olarak yüksek katma

değer sağlayan teknolojiler ile

verimliliğin arttırarak gerek sektörümüzün

gerekse ülke ekonomimizin

büyümesine katkı sağlamaya devam

ediyoruz.

Küresel pazarın dinamik ihtiyaçlarını

yakından takip ederek, müşteri

talep ve beklentilerinin ötesinde

ürün ve hizmet sağlayarak, müşterilerimize

tüm ürün geliştirme ve

üretim süreçlerinde döküm, talaşlı

imalat ve montaj prosesleri için rekabetçi

çözüm ve hizmetler sunuyoruz.

Kalite, eğitim, sürekli gelişim, sürdürülebilirlik

ve çevre bilinci anlayışımızla,

dünya çapında ve uluslararası

standartlarda bir döküm işletmesi

olarak fark yaratan çalışmalarımıza

tüm hızımızla devam ediyoruz. Bosch

Global Tedarikçi Ödülüne layık görülmemiz

ve bu ödülü alan tek dökümhane

olmamız bize doğru yolda

olduğumuzu bir kez daha gösteriyor.

Bunun için Bosch Grubu’na müteşekkir

olduğumuzu belirtiyor ve

uzun yıllara dayanan başarılı iş birliğimizin

devamını diliyoruz" şeklinde

konuştu.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 33


HABER

GTİP Yetersiz Kalıyor

TOBB Türkiye Sektör Meclisleri İstişare Toplantısına katılan Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a

metal döküm sektörünün sorunları ve sektörün talepleri iletildi.

TOBB Türkiye Sektör Meclisleri İstişare

Toplantısında Türk sanayisinin

sorunları ele alındı. Toplantıya Ticaret

Bakanı Mehmet Muş, TOBB Başkanı

M. Rıfat Hisarcıklıoğlu ile sanayi meclisi

temsilcileri katıldı. 13 Temmuz 2021

tarihinde TOBB Konferans Salonu’nda

gerçekleşen toplantıda Döküm Sanayi

Meclisini Hülya Gedik temsil etti.

GEDIK: MEVCUT GÜMRÜK

TARIFE İSTATISTIK

POZISYONLARI

(GTİP) ÜRÜNLERIN

TANIMLANMASINDA

YETERSIZ KALIYOR

Her sektördeki en büyük firmalar ve

ilgili sektörel derneklerin yer aldığı

meclisler içerisinde Döküm Sanayi

Meclisini toplantıda Hülya Gedik temsil

etti.

Sektör meclisleri temsilcilerinin

söz aldığı toplantının ikinci bölümünde

konuşan Gedik, son dönemde en

çok öne çıkan “Gümrük Tarife İstatistik

Pozisyonlarının (G.T.İ.P.) Sektörel

Olarak Güncellenmesi” konusunu ve

konunun çözümüne yönelik önerileri

dile getirdi.

Bilindiği gibi, ülkemizdeki mevcut

Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları

(GTİP) ürünlerimizin malzemesi ve/

veya üretim yöntemlerinin tanımlanması

konusunda yetersiz kalıyor. Bu

sebeple, kara ve deniz taşıt sektörü

başta olmak üzere, beyaz eşya, hidrolik,

inşaat ve makine sektörlerine

parça üretmekte olan sektörümüzün

ihracatının (ve bu alandaki ithalatın) en

önemli bölümü otomotiv veya makine

teçhizatı GTİP numaraları altında gerçekleşiyor.

Türkiye Döküm Sanayicileri Derneği

TÜDÖKSAD tarafından gerçekleştirilen

çalışmalarda bazı döküm ürünlerinin

birden fazla pozisyonda farklı

tanımlar altında sınıflandırıldığı ve bazı

tip döküm ürünlerin ise kendine özel

pozisyonlarının olmadığı için başka

pozisyonlarda işlem gördüğü tespit

edildi.

“Çözüm olarak; döküm sektörümüz

ile ilgili ürün ve ürün gruplarının GTİP

sınıflamalarının ana ve alt pozisyonlarda

boşluk kalmayacak şekilde yeniden

düzenlenmesini ve gerekli olan

ürünler için yeni tanımlar açılmasını

öneriyoruz.”

Ayrıca, metal döküm sektörümüzün

“Kullanılmış Model/Kalıp İthalatında

Gümrük Fiyatlandırması” talebini de

dile getiren Gedik; sektörün, gümrüklerde

‘kullanılmış döküm modeli/ kalıbı

ithalatı fiyatlamasında’ ağırlık üzerinden

yapılan tarifelendirmenin, 1 Ocak

2015’ten önceki düzenlemeye göre

yeniden revize edilmesini talep ettiğini

ifade etti.

Özellikle pandemi sürecinde dünyanın

önde gelen OEM’lerinin alternatif

olarak Türkiye’yi tercih ettiğini

belirten Hülya Gedik; üreticiler tarafından

hazırlanmış olan döküm modelleri

veya kalıpları Türkiye’ye geldiğinde ve

dökümcü firmanın da gümrükte modelden

bağımsız ortaya çıkan ağırlık

bazlı maliyeti karşı tarafa yansıtmaya

kalktığında alıcı şirketlerin maliyete

katlanmayıp başka bir ülkelere yöneldiklerini

söyledi.

“Hem sektörün hem de Türkiye’deki

ihracatının artırması konusunda ‘kullanılmış

döküm modeli/kalıbı ithalatı fiyatlamasında’

yapılacak düzenlemeler

son derece önemli” değerlendirmesinde

bulundu.

34

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Dünya Dökümcüler Birliği WFO Genel

Kurulu Online Gerçekleştirildi

Dünya Dökümcüler Birliği, Genel Kurul toplantısını 15 Eylül 2021 tarihinde pandemi koşulları

sebebiyle hibrit formatta (yüz yüze + çevrimiçi) gerçekleştirdi. Çeşitli ülkelerle büyük saat

farkları olmasına karşın toplantı çevrimiçi katılımlarla birlikte önceki dönemlere göre yoğun

ilgi gördü.

Dünya Dökümcüler Birliği Genel Kurulu

pandemi koşulları nedeniyle bu yıl

hibrit formatta (yüz yüze + çevrimiçi)

gerçekleştirdi. Yaklaşık bir saat süren

toplantıda TÜDÖKSAD’ı Genel Sekreter

S. Koray Hatipoğlu ve İş Geliştirme

Uzmanı Tunçağ C. Şen Zoom platformu

üzerinden temsil etti.

TÜDÖKSAD Yönetim Kurulu Başkanı

Umur Denizci, 2020 yılı başında

devraldığı WFO Yönetim Kurulu Başkanlığı

görevini 2022 yılı başında Huettenes-Albertus

Chemische Werke

GmbH CEO’su ve Başkanı Dr. Carsten

Kulhgatz’a devredeceğini duyurdu ve

toplantı başlangıcında kısa bir konuşma

yaptı.

İki yıla yaklaşan Başkanlık dönemi

süresince gerçekleştirilen WFO çalışmalarına

ek olarak; bu dönemde WFO

bünyesinde ilk kez bir Strateji Belgesi

hazırlanıp uygulandığı belirten Denizci,

yeni uygulamaların ve birliğin geldiği

noktanın tüm paydaşların takdirini topladığını

ve WFO’nun değişmeye devam

eden yapısıyla birlikte daha büyük başarılara

ulaşacağından emin olduğunu

belirtti.

Yeni dönemde başkanlığı devralacak

olan Kuhlgatz’a başarılar dileyen

ve sonrasında tüm katılımcılara hoş

geldiniz mesajı ileten Denizci, WFO

yönetimine ve sekretaryasına bu süre

boyunca sağladıkları destekten ve yakın

çalışma ortamından dolayı teşekkür

ederek konuşmasını tamamladı.

Genel kurul toplantısında WFO Sekretarya

ekibi tarafından komite ve çalışma

grupları faaliyetlerine dair bir dizi

sunum gerçekleştirildi.

WFO 2021-2023 stratejik planı hakkında

bilgi verildi ve kullanılmış döküm

kumları üzerine önceki dönem WFO

Başkanı Mark Fenyes'in (Omega Sinto)

başkanlık ettiği çalışma grubu faaliyetlerinin

önemli bir seviyeye ulaştığı ve

aynı hızda devam edeceği duyuruldu.

Ayrıca, yeni dönemde Hammadde,

E-Mobilite ve Döküm Sektörü Üzerindeki

Etkileri, Medya İş Birlikleri temalarında

yeni çalışma grupları kurulacağı

ifade edildi.

20 yılı aşkın süredir WFO Genel

Sekreterliği görevini yürüten Andrew

Turner'ın 12 aylık bir süreç sonrasında

görevi hâlihazırda sekretarya

ekibinin bir parçası olan José Javier

Gonzalez’e devredeceği belirtildi.

Andrew Turner bu süreçte sekretarya

ekibine katkılarını sürdürecek ve

2026 yılında WFO'nun 100. Yıldönümü

kutlamalarında da sekreterya ekibiyle

işbirliğinde olacak.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 35


Nuremberg, Germany

18 – 20.1.2022

International Trade Fair for Die Casting:

Technology, Processes, Products

Save the date

euroguss.com

We‘ll be pleased to help you

Exhibition team EUROGUSS

T +49 9 11 86 06-89 87

euroguss@nuernbergmesse.de

Honorary sponsors

VDD Verband Deutscher

Druckgießereien, Düsseldorf

CEMAFON

The European Foundry Equipment

Suppliers Association, Frankfurt


D O S Y A

METAL DÖKÜM

SEKTÖRÜNÜN ANA

GÜNDEMİ:

ANA GİRDİ FİYAT

DALGALANMALARI

Durağan Dönemden Sonra Oluşan Yüksek Talep Artışı Metal

Döküm Sektörü Girdi Fiyatlarında Önemli Dalgalanmaların

Yaşanmasına Neden Oldu

40

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Ana Girdi Fiyat Dalgalanmalarının

Döküm Üretimine Yansımaları

Covid-19 pandemisiyle birlikte Metal Döküm

Sektöründe 2020 yılının son çeyreğinde

kendisini hissettiren ve 2021 yılında artarak

devam eden “ana girdi fiyatlarındaki dalgalanmalar”

sektörde gündemin ana belirleyicisi durumuna

geldi. Türkdöküm, Ocak 2021 tarihinde konuyla ilgili tüm

paydaşların katılımıyla özel bir dosya hazırlayarak ana

girdi fiyatlarındaki dalgalanmaları ve üretime olası etkilerini

mercek altına almıştı.

Ana girdi maliyetlerindeki artışların yanında son dönemde

bazı ürünlerin temininde yaşanan sıkıntıların döküm

üretimini ne yönde etkilediğini ve sektörü gelecekte

nelerin beklediğini TÜDÖKSAD üyelerine sorduk.

Covid-19 pandemisiyle birlikte tüm sanayi sektörlerinde

olduğu gibi Metal Döküm Sektörü ana girdi fiyatlarında

da önemli artışlar yaşandı. Bu fiyat dalgalanmalarının

nedenini sorduğumuz üyelerimizin ortak kanaati arz/talep

arasındaki büyük dengesizlik... Ana girdilere olan talebin

yüksek olması tüm dünyada fiyatların yükselmesine

ve ürün temininde sıkıntılara yol açıyor.

Pandeminin ilk döneminde kapanmalardan dolayı

hammadde tedarikinde kabul edilebilir lojistik sorunlar

yaşanmıştı. Metal Döküm Sektöründe, özellikle bazı

ürünlerin temininde ise sorunlar devam ediyor.

Yükselen girdi fiyatlarını Metal Döküm Sanayimiz satış

fiyatlarına kısmi olarak yansıtabiliyor. Burada en önemli

sorun, bu yansıtmanın gecikmeli olması… Artan maliyetlerin

aynı dönem ve aynı ölçüde yansıtılamaması sektörü,

finans kaynak ihtiyacı konusunda sıkıntıya sokuyor.

Sektörde tedarik ve üretim tarafında yaşanan tüm bu

sorunları, verdikleri cevaplarla şeffaf bir şekilde değerlendiren

üyelerimize teşekkür ediyoruz.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 41


DOSYA

Niyazi Akdaş

Akdaş Döküm Yönetim Kurulu Başkanı

Ana Girdi Ürünlerimiz için

Teklif Veren Firma Sayısı

Çok Azaldı

Pandemi döneminde ürün tedarik

süreçlerimizde bir sıkıntı yaşamadık.

Fakat örneğin eskiden sekiz firmadan

teklif geliyorken şimdi ancak üç

firmadan teklif alabiliyoruz.

Ana girdi maliyetlerinde ise en az

yüzde 25 oranında artış gerçekleşti.

İhracatçı firma olmamız ve fiyatlarımızın

döviz cinsinde olması nedeniyle

en az etkilenen firmalardan biri

olduk.

Pandemi dönemiyle birlikte bazı

ürünlerin temininde sorun yaşanıyor.

Ancak özellikle bir üründen bahsetmek

mümkün değil. Teklif veren firma

sayısı bu dönemde azaldı. Bunun

büyük nedenlerinden biri; firmaların

yüklü alım yapamaması kaynaklı…

Dolayısıyla bizim gibi büyük alım yapan

firmaların isteklerini karşılayamıyorlar.

Yükselen girdi fiyatları, ihracat

oranımızın yüksekliğinden dolayı

şimdilik bize bir sıkıntı yaratmıyor.

Ancak tedarikçi firma sayısındaki

düşüş aralarındaki rekabeti azaltacağından

fiktif fiyat artışları ile karşı

karşıya olma tehlikesini yaratabilir.

42

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Birlikte mümkün!


DOSYA

Ana Girdi Maliyetlerindeki

Değişimler Üretim

Maliyetlerimizi ve Kazancımızı

Doğrudan Etkiliyor

Serhat Adışen

Akmetal Metalurji Satış Müdürü

Pandemi nedeniyle azalan hammadde

üretimi sonucunda dalgalanan fiyatlar

ve lojistik konusunda yaşanan

olumsuzluklar malzeme tedariki konusunda

sıkıntı yaşamamıza neden

oluyor. Özellikle hurda sağlayıcılar,

malzeme tedarik ettikleri firmaların az

üretim yaptıklarını veya iş durdurma

yaşadıkları için hurdanın çıkmadığını

ya da çok az çıktığını belirtiyorlar. Bu

nedenle de hurdada ani fiyat artışları

oluşuyor; bu da pazarlık yapma şansınızı

azaltıyor.

Aldığımız bazı siparişler 2022 yılında

teslimatı yapılacak ürünleri içeriyor.

İleri dönemde ana girdi maliyetlerinde

oluşacak değişimler üretim

maliyetlerimizi ve kazancımızı doğrudan

etkilemekte; bazen müşteri ile siparişte

anlaştığımız fiyatlar üzerinden

yeniden değerlendirme yapmamıza

neden olmakta… Bazı müşterilerimiz

konuyu anlayışla karşılayıp, imkânları

varsa teklifimiz karşısında gerekli düzeltmeyi

yapmayı kabul etseler de

çoğu zaman pek hoş karşılanmıyor ve

teklifimiz kabul edilmiyor.

Ürün Temininde

Gecikmeler Yaşandı

Ürün temini konusunda şu ana kadar

bir sıkıntı yaşamadık. Ancak tedarikçilerimizin

eksik kapasite çalışmaları

üretim gecikmesine sebep olduğu

için zamanında teslimat konusunda

sıkıntılar yaşadık.

Daha önce de belirttiğim gibi bazı

müşterilerimize bu değişimleri açıkladığımızda

anlayışla karşılayıp kabul

etmelerine rağmen genellikle artan

rekabet ortamı ve düşük fiyat baskısı

nedeniyle müşterilerimiz artan fiyatlarımızı

hoş karşılamıyorlar ve bu durumun

gelecekte sipariş kayıplarına neden

olabileceğini düşünüyorum.

44

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


DÖKÜM KALİTENİZİ GELİŞTİRMEK

İÇİN HİZMETİNİZDEYİZ

Foseco’nun yeni ürünü HOLLOTEX Shroud, büyük çelik dökümlerde daha temiz

sıvı metal sağlar ve bu nedenle daha yüksek seviyelerde filtrasyon verimliği elde

edilir ve türbülans daha da azalır.

.

YENi ÜRÜN

HOLLOTEX Shroud

TEMEL FAYDALARI

+ Hava emilimi yok

+ X-ışını ve MPI ile tespit edilen kabul

edilemez seviyelerdeki hatalarda azalma

+ Tamir gereksinimlerinde azalma

+ Döküm sıcaklığında düşüş

+ Mekanik özelliklerde iyileşme

FOSECO. Güvenilir iş ortağınız


DOSYA

Dünya Zor Bir Dönemden

Geçiyor Sektörümüzün

Desteklenmesi Gerekiyor

Mehmet Ali Acar

Ardemir Döküm Yönetim Kurulu Başkanı

Dünyada tedarik zincirinin kırılması ne

yazık ki tedarik problemlerine yol açıyor.

Tüm dünyada gerek lojistik maliyetleri

gerekse üretim maliyetlerinde

oluşan fiyat artışları enflasyon yaratmaya

başlayınca özellikle üretici ülkelerin

içerideki fiyat artışlarını dizginlemek

için ihracat ürünlerine vergiler veya kısıtlayıcı

önlemler uygulamaya başladı

Bu da bizler gibi ithalatçı ülkelerde ciddi

fiyat artışlarına sebep oluyor. Ayrıca

lojistik maliyetleri de hammaddeler

üzerinde ciddi fiyat artışları getiriyor.

Girdi Fiyatlarındaki Artışları

Müşteriye Yansıtmaya

Çalışıyoruz

Döküm, imalat süreci uzun bir iş kolu…

Müşteri siparişinden sonra gelen hammadde

fiyat artışları müşteriye yansıtılamıyor.

Bu durum zaman içinde

firmalarımızın sermaye yapılarında

ciddi erozyona sebep olacak. Ayrıca

hammadde fiyatlarındaki artışları yayınlayan

CAEF gibi kurumlar bu artış

miktarlarını sonraki ayın 15’inde yayınlamakta…

Bu durum oluşan artışların

müşteriye ortalama 30 günde yansıtılması

demektir ki ani artışların yaşandığı

bu dönemde firmalarımızı zor durumda

bırakıyor.

Pandemi başladığından bu yana

ürün temininde sorun yaşanmıyordu

ancak son dönemde hurda ve reçine

gurubunda malzeme temini konusunda

sıkıntı yaşanıyor.

Gelen zamlar müşterilerimize aynı

oranda olmasa da yansıtılmaya çalışılıyor.

Ama yukarıda bahsettiğim gibi

bu artışları ne yazık ki geriden yapmak

zorunda kalıyoruz. Bu da ciddi sermaye

erozyonuna sebep oluyor. Ayrıca

devam eden projelerde müşteriler bu

zamları kabul etmekte zorluk çıkarabiliyor

veya bir kısmını kabul etmiyor.

Dünya zor bir dönemden geçiyor ve

bundan her sektör belli oranlarda etkilendiğini

söyleyebiliriz. Firmalarımızın

bu dönemde desteklenmesi zaruri bir

hal almıştır. Devletimizin özellikle imalat

sektörüne vereceği destekler uzun

vadede kazanılmış pazarların kaybedilmemesi

için gereklidir. Sektörümüzün

de bu dönemde lojistik avantajlarını

kullanarak özellikle yakın pazarlarda

yeni müşteriler bulma konusunda azami

çaba göstermesi gerektiğini düşünüyorum.

46

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


YÖNLENDİRİLMİŞ HAVA İLE HASSAS

KALIPLAMA

Derecel Kalıplama Makneler ve Kalıplama Hatları.

Döküm parça tasarımlarında,

özellkle boyutsal hassasyet,

tekrarlanablrlk, yüzey kaltes

ve karmaşık model konturlarının

kalıplanablrlğne lşkn

artan talepler maksmum kalıp

kaltes gerektrmektedr.

HWS frmasının farklı kalıplama

makne tasarımları tarafından

bunlar kolaylıkla karşılanmaktadır:

• SEIATSU Hava Sıkıştırmalı

Kalıplama

• SEIATSU Plus (model

tarafından da sıkıştırma)

• SEIATSU Aeraton (havalandırma)

Teknolojs – ACE

Yukarıda bahsedlen sstemlern

kullanıldığı, yalnızca tam

otomatk yüksek performanslı

kalıplama makneler değl,

aynı zamanda manuel ve yarı

manuel çalıştırılablen kalıplama

maknaları da üretlmektedr.

www.sinto.com

HEINRICH WAGNER SINTO

Maschinenfabrik GmbH

SINTOKOGIO GROUP

Bahnhofstr. 101 · 57334 Bad Laasphe, Germany

Tel +49 2752 / 907 0 · Fax +49 2752 / 907 280

www.wagner-sinto.de

Sinto Turkey Makina Sanayi

ve Ticaret Anonim Şirketi

Kobi Organize Sanayi Bölgesi 107.

Cadde No: 4 26110, Odunpazarı, Eskişehir, Türkiye

Tel: +90 222 236 90 68 · Fax: +90 222 236 90 86

E-Mail: sintoturkey@sintoturkey.com.tr

www.sinto.com


DOSYA

Üretimde En Büyük Handikap

Tahmin Edilmeyen Sipariş

Artışları Olacak

Emin Uğur Yavuz

Ay Döküm Yönetim Kurulu Başkanı

Hem fiyat artışları hem de tedarik sorunları

ile beraber çok riskli bir döneme

giriyoruz. Maliyetler tahminimizden

çok arttığı için bu geçiş döneminde

müşterilerle yakın teması ve diyaloğu

ön plana çıkarmayı ve önemli değişimleri

anında müşterilerle paylaşmayı ihmal

etmemeliyiz.

Çalıştığımız sektörler ve müşteriler

nedeniyle üretimi durdurmak, ancak

son seçenek olur. Stoklu çalışarak

hem fiyat artışlarından daha az etkilenmek

hem de bir tedarik sıkıntısından

kaçınmak gibi bir yol izliyoruz.

Üretimde en büyük handikap müşterilerin

aynı zamanlarda, tahmin edilemeyecek

oranda sipariş artışları olacaktır.

Üretimi Aksatacak Bir

Temin Sorunu Yaşanmadı

Tedarik sorunu zaman zaman sfero

pikte, bazen de bazı reçinelerde geçici

olarak yaşansa da üretimi ciddi olarak

aksatacak boyutlarda olamamıştır.

Ödünç alıp verme mekanizmasının

hala var olması sorunların büyümesini

engellemiştir. Bu sorunun birçok kaynağı

olabiliyor. Pandemi bunlardan

biri olup, bir diğeri arz/talepteki ani

değişimlerdir.

Yükselen girdi fiyatlarını, kendi

satış fiyatlarımıza, geçmiş üç ay ortalamalarının

eskalasyonu olarak, iç

pazarda ve dış pazarda, zor da olsa

şimdilik yansıtabiliyoruz. Bu arada

ferro alyajlar ve reçineler gibi malzemelerin

fiyatları döviz bazında çok

yüksek oranda artış göstermiş olduğundan

ve bu kalemleri daha önce

öngöremediğimizden, eskalasyonlara

bunları şu anda yansıtamıyoruz.

Navlun fiyatlarındaki artış bir başka

sorun olarak çıkıyor karşımıza… Yakın

pazarlarda yüzde 30 civarındaki artış,

özellikle deniz aşırı pazarlarda yüzde

300- 400 civarına çıkıyor. Özellikle

deniz aşırı artış için force major kuralları

geçerli olacak şekilde müşterilerle

temasa geçilmelidir.

Artışlar durmadığı takdirde yeni

artışları ne kadar yansıtabileceğimiz

konusunda pek iyimser olmamakla

beraber, her şekilde işletme sermayesi

artışlarının getirdiği finansman

sıkıntısının ve kâr marjı düşüşlerinin

kendisini hissettireceği bir durumla

karşılaşmamız kaçınılmaz görünüyor.

48

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


ÖNCESİ

SONRASI

Her Zaman Bir Çözüm Vardır

V-NT SERİSİ

Sıfır Deşarj

PLC kontrollü tam otomatik

Düşük kazan sıcaklığı 35°C

Otomatik deşarj

Düşük enerji sarfiyatı 1lt Destile

Su üretmek için 140-160 watt enerji ihtiyacı

Agresif sıvılar için özel çelik yapısı

Ekolojik gaz çevrimi

Atığı kazan içerisinde

20 kata kadar konsantre edebilme

Isı pompası teknolojisi

24 saat non-stop çalışabilme özelliği

Galvaniz Kaplamalarda Nikel Krom geri kazanımı

Isıl İşlem Tuz geri kazanımı

Emülsiyon Arıtımı

Evapour Makine ve Kimya San.Tic.Ltd.Şti.

Orhangazi Mahallesi 1730 Sokak No:18 Esenyurt/İSTANBUL

Tel: +90 0212 873 55 49 Cep: +90 530 600 42 72 info@evapour.com.tr www.evapour.com.tr


DOSYA

Maliyet Artışı ve Tedarik

Sorunları Kısa Süreli

Olmayacak

Girdi maliyetlerindeki dalgalanmalar ve

tedarik sorununda iki boyut var. Birincisi

yılbaşından bu yana tüm girdi maliyetlerindeki

yüksek artış; pik, hurda, kok gibi

ana girdilerimizin yanında bakır, kalay, silis

gibi tüm ikincil hammadde fiyatlarında

da çok yüksek artışlar yaşadık. Bunların

yanında reçineden ambalaj malzemelerine

kadar tüm yardımcı malzemelerde de

müthiş maliyet artışlarıyla karşı karşıyayız.

Bir de tabii navlun maliyetleri tarafı var.

Bu artış hem hammadde tedarikimizi etkiliyor

hem de müşteri sevkiyatları tarafını

etkiliyor. Mayıs ayından bu yana oldukça

yüksek seyreden elektrik piyasa takas

fiyatını da düşündüğümüzde girdi maliyet

artışlarının gerçekten endişe verici

50

Emre Giray

Demisaş Döküm Genel Müdürü

bir boyutta olduğunu görebiliriz. Sorunun

ikinci boyutu ise bulunabilirlik… Yukarıda

bahsettiğim maliyet artışlarına ek olarak

bazı malzemelerin bulunabilirliğiyle ilgili

de sıkıntı yaşanıyor. Örneğin sfero piki

diye tabir ettiğimiz kaliteli pik tedarikinde

ya da döküm koku tedarikinde dönem

dönem sıkıntılar yaşanıyor.

Maliyetleri Satışlarımıza

Yansıtmak Zorundayız

Ticari tarafta, bu artışları satış fiyatlarımıza

aynı dönemde ve aynı ölçüde yansıtamazsak

dökümhanelerimizi sıkıntıya

sokarız. Öte yandan yükselen maliyetler

finans kaynak ihtiyacını da artırıyor; kredi

maliyetlerinin yüksek olduğu böyle bir

dönemde işletme sermayesi finansmanını

da zorluyor. Teknik taraftaysa istenen

malzemenin bulunamadığı durumlarda

daha düşük kaliteli malzeme kullanmak

durumunda kalabiliyorsunuz. Bu da parça

kalitenizi etkileyebiliyor. Bu durumda

fire oranınızın artması ya da müşteri nezdinde

prestij kaybı gibi sorunlar yaşayabiliyorsunuz.

Bu dönemde en çok pik demir ve

hurdada temin sorunu yaşandığını görüyoruz.

Malzeme arzının azalıp talebin çoğalması

ile dengesiz bir durum yaşanıyor.

Bu durum, yakın gelecekte de çözülebilecek

gibi gözükmüyor.

Dökümhaneler

olarak pik

demir konusunda

yurt dışına muhtaç

durumdayız.

Yurt dışında arzın

düşmesi, üretici

ve bu işin ticaretini

yapan firmaların

daha yüksek fiyatlara

Amerika, Çin

ve diğer pazarlara

satış yapabilme

güçlerinden dolayı Türkiye’ye gelen

malzeme miktarlarında da ciddi düşüşler

yaşanıyor.

Sektörümüz İçin Kritik Bir

Dönemden Geçiyoruz

Orijinal sfero pik konusunda, Türkiye’deki

ithalatçı firmaların düzenli olarak malzeme

getirebilme konusunda çalışma

yapmaları faydalı olacaktır. Bu çalışmalara

da destek vermekten kaçınmamalıyız.

Kaplamasız hurda temini konusunda

ise piyasa çok ciddi sıkıntılar yaşadı ve

hala yaşamaya devam ediyor.

Pik ve hurda fiyatları için hemen hemen

tüm dökümhaneler müşterileriyle

bir endeks takip ediyor ve fiyatlarına

yansıtıyor. Buradaki sorun bu yansımanın

geç olması… Bugün artan fiyat iki ay

sonraki fiyatlara yansıyor mesela. Bu durumda

da bu iki aylık sürede bu artışı dökümhanelerin

finanse etmesi gerekiyor

ki artışların yüksek oranını düşünürsek

bu gecikme ciddi bir yük getiriyor. Diğer

taraftan pik ve hurda haricindeki girdi

maliyetleri için genelde bir endeksleme

formülü bulunmuyor. Bu artışları fiyatlara

yansıtmak daha da zor oluyor. Gelinen

noktada bu artışlar fiyatlara yansıtılamazsa

sektörümüz ciddi mali problemler yaşayabilir

diye endişe ediyorum.

Bana göre sektörümüz için kritik bir

dönemden geçiyoruz. Yaşadığımız sıkıntıları

önümüze koyup bir aksiyon planı

geliştirmeliyiz. Firmaların bu sıkıntılarını

başta müşteriler ve tedarikçiler olmak

üzere tüm paydaşlara iyi aktarmalı ve

beraber çözüm yolları bulmalıyız. Yoksa

bu yükü tek başına dökümhanelerin yüklenmesi

mümkün değil. Bu maliyet artışı

ve tedarik sorunlarının kısa bir dönem

yaşanıp geçeceğini düşünmek hata olur.

Bundan sonra uzun bir süre böyle bir ortamda

yaşayacağımızı hesap ederek hareket

etmeliyiz diye düşünüyorum.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


555 kalıp/sa kalıplama hızı

0,1mm max. kaçıklık hassasiyeti

Monitizer® Endüstri 4.0 desteği

Türkiye döküm endüstrisinin önde gelen firmalarından biri olan

DEMİSAŞ DÖKÜM, DISA Industries A/S firmasına ait DISAMATIC D3 Z-555

Dikey Kalıplama Hattı yatırımı ile en ileri teknolojik imkanları kullanarak, sektörde

katma değer yaratmaya devam etmektedir.

0(212) 270 07 08 Pbx

metamak@metamak.com.tr

www.metamak.com.tr


DOSYA

Durağan Talep Döneminin

Ardından Gelen Aşırı Talep

Piyasadaki Malzeme Arzı İle

Karşılanamadı

Uğur Demirci

Döktaş Dökümcülük Satınalma ve

Stratejik Projeler Direktörü

2020 yılının ilk çeyreğinde başlayan Covid-19

pandemisiyle birlikte, her sektörde

olduğu gibi sektörümüzde de ciddi bir

talep daralmasıyla karşılaşıldı. Talep azalmasına

bu dönemde Uzak Doğu kaynaklı

lojistik sorunlar ve fiyat artışları ilave

oldu. Bu sorunlar özellikle aşının bulunmasıyla

birlikte yılın son döneminde tüm

sektörlerde umut doğuran olumlu bir kıpırdanmayı

başlattı. Döküm sektörü de

bu olumlu havadan en çok faydalanan

sektör olarak göründü. Ancak doğaldır

ki; bu iyileşme sinyalleri ertelenmiş talepleri

aniden gündeme getirdi. O zaman da

hammadde fiyatlarında ve tedarik zincirinde

aşırı sorunlar yarattı.

Malzemenin Bulunabilmesi

Fiyatından Daha Çok Daha

Önemli Oldu

Ertelenmiş müşteri taleplerinin aynı anda

gündeme gelmesi malzeme arzının yetersizliği

karşısında ana girdilerimizde fiyat

artışını doğurdu. Öyle ki malzemenin

bulunabilmesi fiyatından daha çok daha

önemli oldu. Örnek olarak; bir dönem kalay

malzemesinin temini imkansızlaştı. Bu

durum doğal olarak benzer karakterdeki

bakır fiyatlarını otomatik olarak arttırdı.

Keza yine döküm sektörünün önemli tedarikçi

ülkelerinden Almanya’da metal

sac sıkıntısı oluştu ve birçok döküm malzemesi

tedarikçisi üretim yapamadı.

Öte yandan pandemi döneminde akıllı

telefon, bilgisayar, ev oyunları makinaları,

oyun konsolları kullanımı arttı. Bu durum

yarı iletken çip üreticilerinin bu alanlara

sevkiyatlarını arttırdı. Çünkü bu dönemde

otomotivde işler duruyordu. Ortamın

düzelmesiyle ve otomotivin üretime dönmesiyle

-üretimin aşırı hızlanmasıyla- bu

sefer yeterli çip elde edilemedi. (Kalay,

çip içindeki parçalarda kullanılıyor).

Yetersiz çip temini nedeniyle tüm

dünyadaki otomobil fabrikaları ciddi sürelerde

üretimlerini durdurmak zorunda

kaldılar ve bu durum 2022 boyunca da

sürecek gibi görünüyor. Otomobil üretimindeki

kesintiler hem buralara yapılan

satışların azalmasını hem de buralardan

temin edilen hurda sacın satın alınmasını,

yani Döküm Sektörünü iki yönlü olarak

(satış/satınalma) negatif etkiledi ve etkilemeye

devam edecektir.

Sektör, Ana Girdi Dışındaki

Diğer Malzemelerin Maliyet

Artışlarını Satışlarına

Yansıtamıyor

Buraya kadar söz konusu ettiğimiz, Metal

Döküm Sektöründe kullanılan (Pik

demir, alüminyum ve diğerleri) ana girdi

malzemelerinin fiyat dalgalanması arz/

talep dengesinin dalgalanmasının bir

sonucu olarak oluştu. Bir başka deyişle,

pandemideki durağan bir talep döneminin

ardından aşırı talep artışı piyasadaki

malzeme arzı ile karşılanamadı. Sonuç,

aşırı fiyat artışı oldu.

Metal Döküm Sektöründeki ana girdi

malzemelerinin fiyat artışının yanında,

bu dönemde diğer birçok kalem malzemede

de fiyat artışı yaşandı. Her türlü

kimyasal malzemeler ve ambalaj malzemelerinde

de çok ciddi fiyat artışı ile karşı

karşıya kalındı.

Ancak ana girdi malzemelerin yanında

bahsedilen bu diğer malzemelerdeki

artışların Döküm sektörümüzün hizmet

ettiği müşterilere tam olarak yansıtabildiğini

söylemek zor… Dökümhanelerin maliyetlerindeki

bu artışların satış fiyatlarına

yansıtılamaması, karlılıklar ve dolayısıyla

sürdürülebilirlik açısından çok ciddi bir

risk konusu…

52

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


DOSYA

Tüm Bu Girdilerde Yaşanan

Maliyet Artışlarının Satış

Fiyatlarına Yansıtılması Tam

Anlamıyla Mümkün Değil

Kadir Efe

Ferro Döküm Yönetim Kurulu Başkanı

Covid – 19 pandemisi ile birlikte ürünlerin

tedarik zincirinde sorunlar yaşanıyor.

Hammadde ve yardımcı malzemelere

erişim tamamen kaybolmamış

olmakla birlikte arz tarafında hem üretim

hem de lojistik kaynaklı yaşanan

sorunlar nedeniyle maliyetlerimizde

çok ciddi artışlar yaşıyoruz. Ana girdi

maliyetlerindeki dalgalanmalar ne yazık

ki Kasım 2020 tarihinden bu yana

sürekli fiyat artışı yönünde kendini

gösteriyor. Bu artış tüm işletmelerin

sermaye ihtiyacını, alacak ve stok finansmanı

nedeniyle döviz bazında

neredeyse iki katına çıkardı. Maliyetlerde

düzenli olarak yaşanan artış, satış

fiyatlarına eş zamanlı yansıtılamadığı

için karlılıklarımızı olumsuz yönde

etkiliyor.

En Çok Sfero Pik

İhtiyacımızın Karşılanması

Konusunda Sorun Yaşadık

Ana girdi fiyatlarındaki dalgalanmaların

yanında tedarik sorunları da yaşanmaya

devam ediyor. Bilindiği gibi

sektörümüzde kullanılan hammadde

ve yardımcı maddelerin önemli bir bölümü

ithalat yolu ile karşılanıyor. Lojistik

sektöründe yaşanan sorunlar, artan

işletme sermayesi ihtiyacı, fiyat istikrarsızlığı

ve tedarikçilerimizin yüksek

stoklu çalışmama yönündeki tercihleri

nedenleriyle sorunlar yaşanabiliyor.

Biz bu süreçte en çok sfero pik ihtiyacımızın

karşılanması konusunda sorun

yaşadık. Bunun ana nedeni sektörümüzün

önemli pik tedarikçilerinden

biri olan firmanın, Güney Afrika’daki

tesislerinde yaşanan üretim sorunları

ve akabinde ülkede yaşanan karmaşa

nedeniyle sevkiyatlarını zamanında

yapamamasından kaynaklandı.

Ana ve Yan Girdi

Maliyetlerimizde Her Ay Artış

Yaşanıyor

Yaşanan bu süreçte her ay girdi maliyetlerimizde

artış yaşanıyor olması büyük

sorun teşkil ediyor. Artan girdi maliyetleri

nedeniyle sattığımız ürünü yerine koymakta

zorlanıyoruz. Bunun temel sebebi

ise sadece hammadde fiyatlarında değil;

alyaj, yardımcı malzemeler, navlun, ambalaj

maddesi, elektrik gibi neredeyse

tüm maliyet kalemlerimizde döviz bazında

önemli artışlar yaşanmasıdır. Bu

süreci muhtemelen Eylül ayında toplu iş

sözleşmesi yenilenmesi ile işçilik ücretlerinde

yaşanacak artış takip edecektir.

Şu an çok gündem oluşturmayan ancak

bu sene ülkemizde yaşanan kuraklık

nedeniyle hidroelektrik santrallerinden

elektrik üretiminin düşük seviyede olması

sebebiyle ve kömür/doğalgaz ile

üretim yapan tesislerde maliyet artışları

nedeniyle son iki ayda elektrik maliyetlerimizde

de inanılmaz artışlar yaşanıyor.

Elektrik piyasa takas fiyatı (PTF) Temmuz

ayında Mart – Nisan 2021 ayları ortalamalarına

göre yüzde 70 seviyesinde artış

gösterdi. Sektörümüzün çok önemli

maliyet kalemlerinden biri olan elektrik

fiyatlarında yaşanan bu artış karlılığımızı

olumsuz etkiliyor.

En Büyük Avantajımız Talep

Artışı Nedeniyle Yüksek

Kapasite İle Çalışmamız

Oldu

Sektörümüzde genellikle siparişe yönelik

üretim yapılıyor ve ürün verdiğimiz

her müşteri ile farklı bir hesaplama

yöntemi ile çalışılıyor. Tüm bu

girdilerde yaşanan maliyet artışlarının

satış fiyatlarımıza yansıtılmasının tam

anlamıyla mümkün olmadığını söyleyebiliriz.

Basic pik ile sfero pik arasında

daha önce yaklaşık 40-50 USD fark

olmasına rağmen şu anda fark yaklaşık

140-150 USD’ye yükseldi. Bu durum

yüksek kaliteli döküm yapan firmalar

için büyük olumsuzluk yaratıyor. Özellikle

hammadde fiyatlarında yaşanan

artışın son bulması ve fiyatların normalleşme

sürecine girmesi bekleniyor.

Sektörümüzün bu dönemdeki en

büyük avantajı ise talep artışı nedeniyle

yüksek kapasite ile çalışılması oldu.

Yüksek kapasitenin getirdiği verimlilik,

oluşan girdi maliyet zararlarının azaltılmasında

yardımcı olduğu söylenebilir.

Aksi bir durum tüm sektörümüz için telafisi

zor sonuçlara yol açabilirdi.

Metal Döküm Sanayimiz tedarik

zincirinin zarar görmemesi için tüm imkanlarını

seferber ederek, tüm paydaşlarına

yönelik edinimlerini zamanında

yerine getiriyor. Bu edinimlerini yerine

getirirken pandeminin oluşturduğu

şartlar nedeniyle çeşitli maliyetlere de

katlanıyor. Bu durumun sürdürülebilir

olması için tüm tarafların birbirine empati

ile yaklaşması ve piyasa koşulları

gereği oluşan maliyetlerin hakkaniyet

ölçüsü ile satış fiyatlarına zamanında

yansıtılması önem arz ediyor.

54

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


CALDERYS VE IMERYS OLARAK ÜRÜN VE

ÇÖZÜMLERİMİZİ HAZNEDAR DURER İLE

GÜÇLENDİRİYORUZ

Calderys ve Haznedar Durer

dökümhanelere tek noktada

çözümler sunuyor

İstanbul - Silivride yerli

refrakter üretimi

Monolitik refrakterler, bazik ve

alümina silikat bazlı refrakter

tuğlalar

Kalıp kumunda bentonit ve

kömür tozu özel çözümleri

calderys.com

foundry_turkey@imerys.com

+90 (0)312 438 8845


DOSYA

Artan Maliyetlerimizi

Eskalasyon Anlaşmaları ile

Kısmi Olarak Satışlarımıza

Yansıtmaya Çalışıyoruz

Ali Esat Kutmangil

Kutes Metal İcra Kurulu Başkanı

Covid-19 pandemisiyle birlikte metal

döküm sektörümüzde de hammadde

ve sarf malzeme fiyatlarında

artışlar gerçekleşti. Dönem dönem

de tedarikte ve lojistik hizmetlerinde

aksamalar yaşandı. Ana girdi maliyetlerindeki

dalgalanmalar kar marjlarında

bozulma riski oluşturuyor.

Bu da sektörü, müşteri ile üç ayda

bir yapılan eskalasyon anlaşmalarını

ayda bir yapmaya yönlendirmekte…

Bu dönemde en çok bir takım hurda

çeşitleri, filtre, kömür tozu gibi

bazı ürün gruplarında, talep artışı

nedeniyle üreticiler belli dönemlerde

talebi karşılamakta zorlandılar ve

zorlanmaya devam ediyorlar. Tedarik

sorunlarının aşıldığını söyleyemeyiz;

sorun devam ediyor.

Yükselen girdi fiyatlarını Metal

Döküm Sanayimiz kendi satış fiyatına

“eskalasyon” anlaşmaları ile

kısmi olarak yansıtmaya çalışıyor.

Ancak gerçek girdi maliyetleri ile

eskalasyon verileri tam olarak paralellik

göstermediği için parça fiyatı

artış gösterse dahi karlılıklar düşüş

yönünde seyrediyor. Enflasyonlu ortamın

döküm sektörünün karlılığına

uzun vadede negatif yansımalarını

göreceğimizi değerlendiriyoruz.

En emek yoğun sektörlerin başında

gelen döküm sektörünün sürdürülebilir

olabilmesi için proje bazlı maliyetlerin

doğru hesaplanabilmesi en

önemli öncelik olmalıdır.

56

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


DOSYA

Hammadde Fiyatlarında Son

Dönemde İstikrar Görünüyor

Bülent Özgümüş

Özgümüş Döküm

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Girdi fiyatlarındaki dalgalanmalar aslında

pandemiden çok başta Brezilya’daki

cevher yataklarının bulunduğu bölgedeki

sel felaketi olmak üzere fiziki koşulların

olumsuzluğundan kaynaklandı.

Son dönemlerde dünyada pandeminin

azalması ve kontrol altına alınması ile ertelenen

taleplerin hayata geçmesi ile de

hammaddeye olan talep arttı. Bu durum

da fiyatları yukarı çekti. Bu süreçteki astronomik

fiyat artışları ana sanayi ve yan

sanayi arasındaki fiyat dengesini bozdu.

Ancak bu bir dünya gerçeği olduğu için

sonunda bir noktada uzlaşılarak yola devam

ediliyor.

Ana girdi maliyetlerindeki dalgalanama

sadece yeni fiyatların oturtulmasında

sorunlara yol açtı. Orta uzun vadeli sipariş

ve kontratlarda yeni fiyatlar devreye

girmeden yüksek fiyata hammadde girişi

oldu. Bu, daha çok yan sanayi olarak çalışan

döküm sektörünün aleyhine gelişti.

Ancak fiyat dalgalanmaları döküm üretiminde

bir sorun yaratmadı.

Bu dönemde ürün temininde bir sorun

yaşamadık. Sadece döviz kurunda yaşanan

aşırı oynaklıktan dolayı ithalatçı firmalar

alyaj malzemelerinde stok tutmaktan

kaçınınca zaman zaman malzeme

temininde göz ardı edilebilecek küçük

aksaklıklar meydana geldi.

Yükselen girdi fiyatlarını Metal Döküm

Sanayimiz kendi satış fiyatına biraz

gecikmeli de olsa yansıtabiliyor. Son dönemlerde

hammadde fiyatlarında istikrar

görünüyor, bu şekilde devam ederse

oturan fiyatlarda önemli bir sorun çıkacağını

öngörmüyoruz.

58

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Yüzde 15’lere Varan Maliyet

Artışlarının Tamamını Satış

Fiyatlarına Yansıtmak Kolay Değil

Hurda ve alyaj fiyatlarında özellikle

2020 yılının dördüncü çeyreğinde

başlayan artış eğilimi 2021 yılında da

hız kesmedi. Yüksek talepten kaynaklı

olarak başlayan bu eğilim, tedarik

ve lojistik zincirinde oluşan kırılmalar

sebebi ile artarak ve tahmin

edilemez bir şekilde devam ediyor.

Bu durumda dökümhanelerimizin

üretim maliyetlerini sürekli gözden

geçirmeleri gerekiyor. Artan girdi fiyatlarının

ürün fiyatlarına yansıtılmasının

zorluğundan dolayı sene başında

yapılan bütçelerin tutturulması da

mümkün olmayacak. Zorunlu olarak

yapılan fiyat artışları da bazı durumlarda

dökümhanelerimizi müşteri

kaybı riskiyle karşı karşıya getiriyor.

Bu dönemde, bildiğim kadarıyla

Çin’de üretilen ürünlerin temininde

konteyner kaynaklı sorunlar yaşanıyor.

Amerika ve Çin arasındaki ticaret

dengesinin bozulması sebebiyle Çinli

ihracatçıların konteyner bulmakta

zorluk çektiğini duyuyoruz. Bu durum

Çin’de üretilen ürün fiyatlarının

da navluna bağlı olarak artmasına

sebebiyet veriyor. Hammaddesinin

Çin’de üretilmesi sebebiyle furan reçinesinde

böyle bir sorun yaşandığını

tahmin ediyorum.

Maliyetlerin Tamamını

Satışa Yansıtmak Zor

Dökümhanelerimizin yükselen girdi

fiyatlarını satış fiyatlarına yansıtmadan

faaliyetlerini sürdürebilmeleri oldukça

zor görünüyor. Sadece hurda

sac fiyatlarının bile bir sene öncesine

göre 0.2 Dolar/kg mertebesinde

artış gösterdiği bir ortamda mevcut

fiyatları korumak pek de mümkün

değil. Bu kaçınılmaz duruma rağmen

müşterilerle yapılan sözleşmelere

bağlı olarak maliyet artışlarının tamamını

yansıtmak da mümkün olamıyor.

Maliyetlerdeki artışlar belli

bir oranda yansıtılabilse bile hammadde

artışını belirleyen sözleşme

şartları dökümhanelerin nakit

akışlarını olumsuz etkiliyor. Diğer

girdilerdeki fiyat artışlarını yansıtmak

da dökümhaneler için oldukça

yıpratıcı bir süreç… Çoğu zaman

müşteri bu duruma olumlu cevap

vermiyor ve en iyi ihtimalle artan maliyetin

bir kısmını yansıtmak mümkün

olabiliyor. Refleks olarak müşteriler

de alternatif tedarikçi arayış sürecini

başlatabiliyor. Açıkçası böylesine

zorlu ekonomi dinamiklerinin hâkim

olduğu dönemlerde, dökümhanelerimizin

ürettiği değer olarak konumlarını

iyi bilmeleri ve fiyat stratejilerini

de bu farkındalıkla oluşturmaları gerekiyor.

Girdi maliyetlerinin yükselmesine

paralel olarak, DolarEuro paritesindeki

dalgalanmaların da ürün maliyetlerine

etkisini unutmamak lazım.

Tahmin ediyorum ki, girdilerdeki

fiyat artışlarının başlamasından bu

yana birçok dökümhanemiz, reçetelere

bağlı olarak yüzde 10-15’lere

varan maliyet artışları ile karşı karşıya

kalmışlardır. Sektör genelinde bu

oranların tamamının fiyatlara yansıtılabildiğini

zannetmiyorum. Haliyle bu

dönem zarfında çoğu dökümhanemizin

hedef bütçelerini yakalaması zor

görünüyor.

Mehmet Özalp

Silvan Sanayi Teknik Müdürü

Sektörüne Bağlı Olarak

Siparişlerde Önemli

Artışlar Yaşanıyor

Pandeminin ekonomi üzerindeki

olumsuz etkilerinin geride kalmasıyla

beraber, sektörüne bağlı olarak

faz farkıyla siparişlerde önemli artışlar

yaşandı ve bu durumun devam

etmesi bekleniyor. Arz/ talep dengesinde

talebin ağır bastığı süre boyunca

girdi maliyetlerindeki artışın

fiyatlara yansıtılabilmesini beklerim.

Bana göre bu durum arz/talep eğrilerinin

kesiştiği noktada sürdürülebilirliğini

yitirecektir.

Bizim hizmet verdiğimiz sektörler

için 2021’in ikinci çeyreğinde yaşanmaya

başlayan sipariş artışının 2022

senesinde de devam edeceğini ve

2023 sonuna kadar da siparişlerin

yüksek seviyelerde gerçekleşme

beklentisi olduğunu ilgili yayınlardan

takip ediyoruz. Bu süreçte maliyetlerimizi

iyi hesaplayıp doğru fiyatlarla

çalışmayı hedeflemeliyiz.

Döküm sanayimizin üretim tonajı

açısından Avrupa ikinciliğini perçinleyeceği

ve artan taleplere paralel

olarak, pandemi dönemindeki kayıplarını

telafi edebileceği senelerin

önümüzde olduğunu düşünüyorum.

Derneğimizin yürüttüğü istatistik

çalışmalarından, Türk döküm sektörünün

pandemi sürecini ve sonrasını

başarıyla yönettiğini görüyoruz.

Önümüzdeki süreçte de herkese

sağlık dolu günler, başarılar ve hayırlı

kazançlar dilerim.


DOSYA

Bu Dönemde Sfero Pik’te

Alternatif Tedarikçileri

Kaybettik

Metin Yazkan

Yazkan Döküm Genel Müdürü

Covid-19 pandemisiyle birlikte girdi

fiyatlarında önemli dalgalanmalar

yaşanıyor. Metal fiyatındaki artışları

müşterilerimize yansıtabiliyoruz.

Ancak yaklaşık bir yıldır her malzemede

yaşanan, özellikle ferro alyajlardaki

artışları yansıtamadığımızı

söyleyebiliriz. Bunun yanında ambalaj

fiyatları, ahşap ve plastik malzemelerde

ciddi artışlar oldu. Bunları

yansıtamamamız karlılıkta azalmaya

sebep oluyor.

2020 yılının özelliklede

ikinci yarısından sonra

sektördeki toparlanmayı

görebiliyoruz.

Biz de 2020 mayıs ayından itibaren

çok yoğun sipariş artışları yaşadık

ve bu siparişler devam ediyor. Fiyat

değişimleri ise fazla stok yapmamızı

engelliyor, zaman zaman malzeme

tedarikinde sıkıntılar yaşıyoruz. Bu

arada fırsatçılık yapan tedarikçilerin

de karşımıza çıktığını söyleyebiliriz.

Bu dönemde en çok sfero pikte

alternatif tedarikçileri kaybettik. Belli

bir tedarikçiye kaldık.

Sfero Pik ve Ferro

Alyajlarda Yerli Üretim

Mutlaka Olmalı

Yine fiyat dalgalanmaları ve tedarikte

yaşanan sorunlarla birlikte girdi

fiyatlarındaki maliyet artışımızı tam

olarak satışlarımıza sektör olarak

yansıttığımızı söyleyemiyoruz. Bir an

önce fiyat artışlarının düşmesini ve

belli bir dengede tutulmasını umuyoruz.

Sfero pik ve ferro alyajlarda yerli

üretim mutlaka olmalı; bu malzemelerin

ülkemizin cari açığını kapatmaya

ne kadar katkıda bulunacağı

raporlanıp yetkililere bildirilirse çalışma

yapılabilir ve üreticiler teşvik

edilebilir.

60

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


DOSYA

Arz/Talep Dengesinin Düzene

Girmesiyle Fiyat Artışları

Normale Dönecektir

Kürşat Ergin

AKM Metalurji

Yönetim Kurulu Eş Başkanı

Covid-19 pandemisiyle birlikte hammadde

ve navlunlardaki artış ile bozulan

arz/talep dengesine bağlı olarak

fiyatlarda dalgalanmalar görüldüğünü

düşünüyoruz.

Pandeminin ilk döneminde kapanmalardan

dolayı hammadde tedarikinde

yaşanan lojistik sorunlar şimdi

de devam ediyor. Avrupa’da dahi bazı

ürünlerin tedariki, geçmişte görülmemiş

sürelerde uzuyor. Ayrıca bazı lokasyonlardan,

gemi ve konteyner bulamamaktan

kaynaklı gecikmeler de

ek olarak gündemde kalmaya devam

ediyor. Ek olarak, farklı ülkelerdeki değişken

Covid-19 koşullarından dolayı

da üretimdeki gecikmelerin sorunlara

sebep olduğunu gözlemliyoruz.

Değişen arz/talep dengesi, üretim

miktarının artması ve büyük firmaların

stok yatırımlarından kaynaklı bazı

ürünlerin temininde sorun yaşandığını

görüyoruz.

Girdi fiyatlarındaki dalgalanmalarla

birlikte yaşanan sorunlar tüm dünyada

paralel şekilde yaşanıyor. Dolayısıyla

bizim ülkemizde de üretimde

çok çok ciddi problemler yaratmayacağını

düşünüyoruz. Arz/talep dengesinin

düzene girmesiyle bu fiyat

dalgalanmalarının duracağını düşünüyoruz.

Bunun da kısa süreceğini öngörmüyoruz.

Camiamızın dinamiğinin,

kısa dönem içinde bu dalgalanmalara

dayanacağını ve bunu fırsata çevireceğine

inanıyoruz.

62

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


DOSYA

Hiç Kimse Talep Artışının

Bu Kadar Hızlı Olacağını

Öngörememişti

Emrah Güven Dadak

BDM Bilginoğlu

Döküm Satış Direktörü

Tıpkı ana girdi fiyatlarında olduğu gibi

metal döküm üretimi de 2020 yılı son

çeyreğinde artmaya başladı ve bu artış

daha sert bir eğimle 2021 yılında da

devam etti ve ediyor. Pandemi sürecinin

en ağır hissedildiği 2020 Nisan

ve Mayıs aylarını takiben neredeyse

durma noktasına gelen metal döküm

üretiminin bir artışa geçeceğini tüm

otoriteler öngörebiliyordu. Ancak hiç

kimse artışın bu kadar hızlı olacağını

tahmin edemedi. Buna bağlı olarak

tahminlerin çok üzerinde artan talep

karşısında arzın yetersiz kalması ana

girdi fiyatlarının bu artışındaki temel

nedendir diye düşünüyorum.

Yüksek Talep Nedeniyle

Hammadde Tedarikinde

Sorunlar Devam Ediyor

Tedarik konusundaki sorunlar maalesef

artarak devam ediyor. Pandemi

sürecinin ilk döneminde bu sorunların

nedeni tamamen virüs ve buna dayalı

karantina önlemleri idi. Mevcut dönemde

ise yüksek talep karşısında yetersiz

navlun ekipmanı (konteyner) ve

gemi seferleri nedeni ile navlun fiyatlarının

artmasının yanı sıra, yükleme

ve varışlarda da gecikmeler yaşanmaya

devam ediyor. Keza lojistik sektörü

de artışın bu kadar fazla olacağını tahmin

edemedi diye düşünüyorum.

Pandemi sürecinin ilk zamanlarında

üretim sektörü neredeyse durma noktasına

geldi. Aslında sadece üretim

sektörü değil, ulaşım gibi olmazsa olmaz

sektörler dahi neredeyse durmak

zorunda kaldılar. Bu duruş döneminin

takibinde talebin bu kadar artacağının

tahmin edilememesi sebeplerden birisi

diye düşünüyorum. Diğer bir sebep

ise Covid-19 virüsü nedeni üretim tesislerinde

yeteri sayıda çalışan bulunamıyordu.

Oldukça bulaşıcı olan bu

virüs nedeni ile bir departmanda görülebilecek

bir vaka o departmanın

tamamının en az 14-21 gün süreyle

kapatılması anlamına geliyordu. Tabi

bunların dışında fırsatçılar ve ülkeler

arası siyasi ve ekonomik ilişkilerde

sebepler arasındadır diye düşünüyorum.

Aşırı Talep Dışında da

Fiyat Dalgalanmalarının

Nedenleri Var

Fiyat dalgalanmalarını sadece aşırı

talep artışıyla açıklamak belki eksik

kalır. Bu sorunların yanı sıra girdi malzemeleri

yani hammadde tedarik etmekte

çok güçlü olan Çin, Amerika ve

Rusya gibi devletlerin ticari savaşları

belki de en büyük etkenlerdir. Keza

konteynerlerin rehin tutulması da da-

64

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


hil olmak üzere bu konuda birçok habere

kolaylıkla ulaşabilmekteyiz.

Girdilerdeki Fahiş Artışlar,

Alım Yapan Firmalar

İçin Mevcut Öz Sermaye

Güçsüzlüğüne Yol Açıyor

2020 yılının ikinci yarısından sonra

metal döküm sektörümüzde toparlanmayla

birlikte ciddi bir üretim artışı

yaşandığını bizler de gözlemliyoruz.

Özellikle 2020 yılı son çeyreği itibari

ile Türkiye olarak çok iyi bir konum

aldığımızı ve buna bağlı olarak metal

döküm sektöründe ciddi bir büyüme

yaşadığımızı söyleyebilirim. Ancak girdi

fiyatlarında meydana gelen bu fahiş

artışlar, alım yapan firmalar için ciddi

bir öz sermaye ihtiyacına ve diğer taraftan

mevcut öz sermayelerinin güçsüzleşmesine

yol açmaktadır. Bahse

konu bu malzemelerin satışını yapan

bizim gibi firmalar için ise piyasada

serbest dolaşan alacaklarımızın yani

risklerimizin kontrolsüz büyümesine

sebep olacağı aşikardır. En ufak bir

nakit sıkışıklığı ise maalesef firmaları

ciddi anlamda zorlayabilecektir. Tabi

ki olayın bu tarafından bakmayı hiç istemiyoruz.

Arz/Talep Dengesi 2022

Yılında Yakalanabilir

Girdi fiyatlarındaki artışların uzun süre

sürdürülebilir olmadığı açıktır. Bir denge

sağlanabilmesi için öncelikle arz/

talep dengesi yakalanmalıdır. Biz bu

dengenin 2022 yılı ikinci yarısı itibari

ile yakalanabileceğini düşünüyoruz.

Girdi fiyatları ne kadar artarsa artsın

her firmanın belli bir öz sermayesi ve/

veya kredi notu bulunuyor. Dolayısı ile

sürecin bu artışla devam etmesi bir

müddet sonra alım gücündeki zayıflama

nedeni ile talebi düşürecek, arz

fazlalığı ile girdi fiyatları gerileyecek,

tekrar alımın mantıklı seviyelere gelmesi

ile de bu denge sağlanacaktır

düşüncesindeyim.

Türkiye Metal Döküm Sektörü olarak

bu zorlu dönemde çok güzel konum

aldığımızı, buna bağlı olarak da

krizi fırsata çeviren çok değerli üreticilerimizin

olduğunu görebiliyoruz.

Bu hepimiz için bir gurur kaynağıdır.

Metal Döküm Sektörü dünyada söz

sahibi bir konuma gelmiştir ve hatta

dünya döküm sektörüne yön verebilmektedir.

Bunun bir parçası olmak büyük

mutluluk bizler için…

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 65


DOSYA

Yeni Normalde Döküm

Sektörü Toparlanmaya

Öncülük Ediyor

Haydar Çetin

Çukurova Kimya Yönetim Kurulu Üyesi-

Genel Müdür Yardımcısı

Çeşitli varyantları ile küresel düzeyde

devam eden Covid-19 pandemisi

sosyal yaşam üzerinde etkilerini

sürdürdüğü gibi global ekonomi ve

uluslararası ticaret üzerinde de negatif

etkisini sürdürüyor. Fakat bu

etkinin aşılanma süreci ve küresel

anlamda kazanılan pandemi ile mücadele

tecrübesi sayesinde günden

güne azaldığını görebiliyoruz.

Geçtiğimiz dönemlerde yerel ve

küresel birçok fabrika, taleplerinin

azalması, pandemik riskler ve yasal

zorunluluklar gereği; kapasite azaltımı

veya belirli periyotlar ile üretimi

durdurma vb. yollara başvurmak zorunda

kalmıştı. Yeni normal dönemle

birlikte oluşan hızlı arz artışının talebi

karşılayamaması sonucu piyasada

arz/talep dengesizliği görüldü ve

oluşan bu durum nedeniyle yüksek

fiyat artışları, serbest piyasa koşullarında

kaçınılmaz hale geldi. Bunun

üzerine ihracatçının lojistikte yaşadığı

sıkıntılar, gümrük kapılarının kapasite

yetersizliği, ihracat-ithalat dengesinin

bozulması ve buna benzer

yaşanan problemler navlun fiyatlarını

çok ciddi oranda arttırdı. Yükselen

EMTİA fiyatlarına navlun fiyatlarının

da eklenmesiyle birlikte piyasa normalleri

dışında fiyatlamalar oluştu.

2021 yılı içerisinde EMTİA fiyatlarının

seyri ekonomilerin toparlanma

hızına ve pandeminin aşılama ile

kontrol altına alınmasına bağlıdır. Büyük

miktarlardaki ekonomi destekleri,

ekonomilerin yeniden açılması,

güçlü Çin talebi ve söz sahibi EMTİA

üreticilerinin kapasite kullanım oranlarının

da önemli ölçüde etkili olduğu

görülüyor.

Dünya Ticareti Yüksek

Lojistik Maliyetler İle

Mücadelesini Sürdürmeye

Devam Edecek

Daha ülke olarak pandemi ile tanışmamışken

hem üretimsel hem de

lojistiksel sorunların yaşanabileceğini

tahmin ediyorduk. Özellikle rutin

kullandığımız ve ithalatını gerçekleştirdiğimiz

kalemleri hem firma bazlı

hem de bölgesel olarak inceleyerek;

asgari/azami stok miktarlarımızı ve

sipariş verme noktamızı, riskleri göz

önünde bulundurarak revize ettik.

Ayrıca alternatif lojistik planlarını da

değerlendirdik ve faaliyete geçirdik.

Bu hamlemiz pandeminin başından

günümüze kadar seyreden belirsizliği

bol ortamda, hammadde termin ve

teslim süreleri yüzde 30 artmış olsa

da başarı ile yol almamızı sağladı.

Özellikle lojistik kanadında riskin

son bulduğuna dair emareler bulunmamakta,

belirsizlik ortamı sürmektedir.

Denizyollarında iptal seferler,

ekipman ve liman sıkışıklıkları azalmış

da olsa pandemi öncesi performansına

hala ulaşılamadı. Neden

olarak ise; arz/talep dengesizliğinden

doğan ve halen sürmekte olan

küresel konteyner krizini ve pandeminin

yaktığı meşale ile yüksek seviyelere

gelen navlun ücretlerinden

feragat etmek istemeyen armatörlerin

politikaları olarak görmekteyim.

Bu politikalar pozitif yönde gelişmedikçe

dünya ticareti yüksek lojistik

maliyetleri ile mücadelesini sürdürmeye

devam edecek.

66

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Üreticiler Finansal Olarak

Daha Çok Fayda Sağlayan

Katma Değeri Yüksek

Ürünlere Yöneldi

Fiyat dalgalanmaları ve bazı ürünlerin temininde

yaşanan sorunlara döküm kimyasalları

tarafından baktığımızda; her firma

bu süreçte birçok zorlukla mücadele ettiği

için özellikle kar marjı az veya cirosal katkısı

düşük olan bazı ürünleri portföylerinden

çıkartarak, kapasitelerini finansal olarak

daha çok fayda sağlayabileceği katma değeri

yüksek ürünlere yönlendirdi. Dönemsel

olarak talebin azlığını bir bakım fırsatı

olarak gören kimya sektörü ana üreticileri

üretim faaliyetlerini bölerek ya da tamamen

durdurarak yıllık revizyon ve bakım

faaliyetlerini gerçekleştirdi. Bazı firmaların

da mücbir sebeplerden dolayı force major

ilan etmeleri yine belli ürünlerde dönem

dönem arzı kısıtladı. Bu da temin problemleri

ve fiyat artışları yaşanmasına sebep

oldu.

Arz/talep dalgalanmaları ve lojistik problemler

fiyat artışlarının en büyük nedenleri

olarak görülse de yalnızca bu sebeplere

bağlamanın doğru olmadığını yaptığımız

araştırmalar neticesinde görüyoruz. Ülkeden

ülkeye değişmekle birlikte; finansal

yüklerin artması, belirsizlik kaynaklı güven

fiyatlandırması, enerji maliyetlerindeki değişiklikler,

devlet politikaları, yasal zorunlulukların

artması, düşük kapasite, fazla

mesaili çalışma sistemi, devam eden yatırımların

maliyetleri gibi daha saymadığım

birçok etkeni yine ana girdi fiyatlarındaki

artışların nedenleri arasında görüyorum.

Yeni Normalde Döküm

Sektörü Toparlanmaya

Öncülük Ediyor

Tüm dünyayı sosyokültürel ve ekonomik

olarak abluka altına alan pandeminin

etkilerinin biraz daha azaldığı

“yeni normal” dönemi ile birçok sektörün

ağır da olsa toparlandığını gözlemliyoruz.

Rekabet ve üretim gücünü

koruyabilmek adına tüm imkanlarıyla

çabalayan döküm sektörünün bu toparlanmaya

liderlik etmesi sektördeki

diğer firmalar gibi bizi de sevindirmekte…

Fakat bu toparlanmaya ayak

uyduramayan bağlantılı diğer sektörlerin

olumsuz etkileri halen mevcut…

En büyük negatif etkileri ise ana

girdi maliyetlerindeki fiyat dalgalanmaları

ve temin sürelerinin oluşturduğunu

görmekteyiz. Özellikle temin

sürelerinin artması üretim sürekliliğini

riske atıyor ve sektördeki firmaları

stoklu çalışmaya itiyor.

Risklerin yükselmesi sonucu tutulan

stok miktarlarının artması üretim

sürekliliğini garanti altına alırken, fiyat

dalgalanmalarından da sektörün negatif

etkilenmesine yol açıyor. Özellikle

güçlü sermaye yapısına sahip olmayan

firmalar ciddi finansal buhranlar

yaşıyor.

Artan stok miktarları ve maliyetleri

doğrudan üretilen ürünün maliyetini

de etkiliyor ve sektör açısından rekabeti

kısıtlıyor. Yine de girdi maliyetlerindeki

fiyat dalgalanmalarının

direkt müşterilerimize yansıtmanın

çok doğru bir yaklaşım olacağını düşünmüyoruz.

Yüksek maliyetlere ve

belirsizliklere rağmen kapasiteleri

doldurmaktan geri kalmayan sektörümüzün

geleceğinin bugünden daha

parlak olduğu aşikardır. Bilgi ve Ar-Ge

tabanlı, müşteri ihtiyaçlarını doğrudan

karşılayabilen ürünlerin, yalın üretim

felsefesiyle üretilmesinin fiyat artışlarının

etkilerini absorbe edeceğine ve

üretim miktarlarının kısa vadede mevcut

seviyelerin altına düşmeyeceğine

inancım tam… Bu öngörü dahilinde

kapasite artırımı ve modernizasyon

yatırımlarımıza hız kesmeden devam

ettiğimizi de bildirmek isterim.

Fiyat dalgalanmaları 2022

ilk çeyreğine kadar devam

edecek

Dünya ticaretinin eski günlerine olan

özlemine ve taleplerin artmasına, bir

de aşılamanın ve normalleşmenin

gelmesi ilk etapta fiyatlarda çok düşük

esnemeler getirmişti. Fakat son

dönemlerde endişe ile takip ettiğimiz

pandemi varyantları haberleri ve belirsizlik

halinin devamı ana girdi fiyatlarındaki

dalgalanmaları 2022’nin ilk

çeyreğine kadar devam ettireceğini

öngörmekteyiz. Küresel bir problem

haline dönüşen navlun krizinin de

dünya ticaretinin belli bir dengeye

oturabilmesi adına yenilikçi çözümler

ve ekipman arzındaki artış ile

2022’nin ilk çeyreğinde sonlanacağını

düşünmekteyiz.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 67


DOSYA

Pandemi Bilinmezliği

Sürdükçe İstikrarsızlıklar ve

Dalgalanmalar Devam Edecek

Ziya Tanyeli

Foseco Türkiye ve Orta Doğu

Dökümhane İş Birimi Genel Müdürü

Girdi fiyatlarındaki dalgalanmaları

ani ve psikolojiye bağlı olarak şiddetli

talep artışına ve birçok sektörde

üretime ara verilmesinden dolayı

tedarik zincirlerinin kırılmasına bağlıyoruz.

Pandeminin ilk döneminde kapanmadan

dolayı hammadde tedarikinde

lojistik sorunlar yaşanmıştı.

Bazı ülkelerde pandemi sebebiyle

çalışma koşullarındaki zorluklar ve

bazı ülkeler ve firmalarda güvenlik

stoklarını arttırma eğilimi hammadde

tedarikinde halen sorun olarak karşımızda

duruyor. Pandeminin bilinmezlikleri

tam olarak önümüzü görememeye

yol açtı. Bu belirsizler firmaları

güvenlik stoklarına yöneltiyor ve bu

da hammadde kıtlığına neden oluyor.

Bunların sonucu ise enflasyon

ve yüksek fiyatlar oldu.

Benzer şekilde üreticilerin düşük

kapasite çalışması, tedarik zincirinin

kırılması ve aşırı güvenlik stokları ise

bazı ürünlerin temininde sorun yaşanmasına

neden oluyor.

Aslında dünyada pandemi dışında

hammaddeye ulaşmada bir sorun

yok. Yani her şey aynı yerinde duruyor.

Fakat pandemi bilinmezliği var

oldukça bu konuda istikrarsızlıklar

ve dalgalanmalar devam edecektir.

İşin hem psikolojik hem de realistik

sorunları devam ediyor.

2022 yılının ortasına kadar

fiyat istikrarı beklemiyoruz

Ana girdilerin maliyet artışlarının devamında

nakit akışında sıkıntılar çıkacaktır

bu da fiyatsal rekabetçiliğe

büyük bir darbe anlamına gelecektir.

Hammadde enflasyonunun tüm

dünyada etkili olduğunu düşündüğümüzde

ve önemli olanın ulaşılabilirlik

olduğunu düşündüğümüzde

enflasyon bir süre göze batmayacak.

Şu an esas olan üretebilmektir. Ülkemizdeki

dökümcülere talep oldukça

yüksek ve karşılanabildikçe devamı

gelecektir.

2022 yılının ortasına kadar fiyat

istikrarı beklemiyoruz. Pandemiye

bağlı olarak talebin de dengeye oturmasıyla

fiyatlar stabil ve sonrasında

geriye gelecektir.

68

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


DOSYA

Talepteki Artış Hızının Gerisinde

Kalan Arz Artışları Nedeniyle

Fiyatlarda Anomali Oluştu

70

Musa Erol

Metko Hüttenes-Albertus

Kimya Genel Müdürü

Dünya ticaretinde arz/talep dengesindeki

değişimlerin mal veya hizmet

fiyatlarına yansıması arasında kronik

farklar oluşabiliyor. Örneğin, rekabete

açık olan küresel ölçekte gemi arzında

yüzde 3’lük düşüş, navlun fiyatlarına

yüzde 300’lere varan artış olarak

yansıyabiliyor. Benzer örneği metaller,

kimyasallar, mineraller için de farklı etkileşim

katsayılarıyla çoğaltabilirsiniz.

Covid-19 pandemisi, talep daralmasıyla

birlikte girdi fiyatlarında önemli

düşüşlere yol açmış, yeni fiyat seviyeleri

birçok sektörü küçülmeye, yatırımları

askıya almaya, yenilemeleri

ötelemeye, stok seviyelerinin aşağı

yönlü revizyonu gibi önlemler almaya

yöneltmişti.

Pandemiden çıkış belirtileri ile arz/

talep dengeleri bu defa ters dalga ile

gelen siparişlere yetişememe, hammadde

tedarikinde navlun, lojistik veya

tedarikçi kaynaklı terminlerde uzamalar,

arzın talebin gerisinde kalması sürecini

başlattı. Bu süreç, kimyasallar

özelinde yoğunlaşan mücbir sebep

duyurularına yol açtı. Yine kimyasallar

özelinde az sayıda üreticisi olan kilit

malzemelerde bir üretici mücbir sebep

ilan ederken diğer üretici bakım gerekçesiyle

kapasite kesintisine gidebildi.

Hükümetlerin normalleşme adımlarıyla

beraber talepteki beklenenin ötesinde

hızda artışlar, işletmelerin stok

emniyet düzeylerini yeniden gözden

geçirmelerine, ötelenen yenileme/yatırım

harcamalarını başlatmalarına, artan

talebe yönelik sipariş döngülerinde

ivmelenmeye yol açtı ve talepteki bu

artış hızının gerisinde kalan arz artışları

nedeniyle fiyatlarda anomali oluştu.

Talebe Yetişebilecek Lojistik

Kapasite Yeterli Değil

Pandeminin başlangıcındaki lojistik

sorunlar, çalışamama, yani pandemi

kısıtlamaları ve karantina önlemleri

kaynaklı idi. Şimdiki sorun ise, talebe

yetişebilecek kapasiteye sahip olmama

ile ilgili… Bazı limanlardaki yük artışı,

o limanların elleçleme kapasitesini

aşmış durumda… Küresel yük artış hızının

önümüzdeki iki yıl için yüzde 4-5

olacağı öngörülüyor; ancak gemi taşıma

kapasitelerindeki artışın her iki yıl

için birer puan geriden takip edeceği

öngörülüyor. Dünya konteyner endeksi

2019 yılındaki 1500 seviyelerinden

9000’lere tırmanmış durumda. Bütün

bunlar, taşınacak yük talebini karşılayacak

lojistik altyapının bu talebi karşılar

düzeye gelmesinin birkaç aylık değil;

birkaç yıllık süreç gerektireceğine işaret

ediyor. Allah korusun, 2008-2009

benzeri bir global kriz yaşanmadığı

sürece mevcut görünüm lojistik sıkıntıların

ve buna bağlı lojistik maliyetlerin

yüksek düzeylerde seyretmeye devam

edeceğine işaret ediyor.

Sıkıntıları Döküm Sanayiine

Yansıtmama Yönünde

Azami Gayret ve Fedakârlık

Gösteriyoruz

Metal Döküm Sanayimizin üretim tarafında

girdi fiyatlarındaki dalgalanmaları

ve ürün temin sorunlarını döküm kimyasalları

özelinde değerlendirdiğimizde;

farklı üreticiler farklı gerekçelerle

artan talebi karşılamakta geriye düşüyorlar.

Bunları; talep artışına anında

uyum sağlayabilecek kapasiteye sahip

olmamaları, talep artış hızının fiyatlara

yansımasıyla talep düşüklüğü dönemlerindeki

kayıplarını telafi etme stratejileri,

lojistik darboğazın tamamen aşılamamış

olması, Çin’in çevre ve diğer

nedenlerle ani tesis kapatma kararları

alarak anında uygulaması, bazı girdilerdeki

kıtlık nedeniyle ilan edilen mücbir

sebepleri sıralayabiliriz. Bu sıkıntıları

büyük bir özveri ile döküm sanayiine

yansıtmama yönünde azami gayret ve

fedakârlık gösterdiğimizi özellikle belirtmek

isterim. Bunu başarmak için bir

yandan kardeş kuruluşlardan önemli

destek elde ederken diğer sadık müşterilerimize

kesintisiz hizmet sunmayı

birincil önceliğimiz addettik.

Ani ve Hızlı Fiyat Artışları

ve Düşüşleri İstikrarsızlığa

Neden Oluyor

Öncelikle girdi fiyatlarındaki artışlarda

arz ve talepteki dalgalanmanın ana

unsur olduğunu, lojistik sorunların arz/

talep denge çatısı altında bir alt başlık

olduğunu, kamu otoritelerinin, piyasa

oyuncularının ve diğer tüm paydaşların

tasarruf ve edimlerinin arzı veya talebi

olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilecek

alt başlık olduğunu düşünüyorum.

Okyanus dalga boyuna ulaşan dalgalanmanın

tsunamiye dönüşmemesini

ümit ediyor, mümkün olan en kısa

sürede de Ölüdeniz dinginliğinde herkese

rahat bir nefes aldıran dengesini

bulmasını diliyorum.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Ani ve hızlı fiyat artışlarını ve düşüşlerini

döküm üretiminde hem risk hem

fırsat olarak değerlendirenler olabilir.

Benim açımdan ortak noktaları istikrarsızlıktır

ve istikrar, işletmelerin ve

paydaşlarının sürdürülebilir sağlıklı

paylaşımları için olmazsa olmazdır. İşleri

artan finansman sıkıntısı çeken bir

yakınım şikâyet ediyor: “İşler iyi gidiyor,

büyüyoruz; ancak hem miktar büyümesi

hem hammadde fiyatlarındaki artış

işletme sermayesi ihtiyacını dörde katladı.”

İşletmeler maruz kaldıkları riskleri

iyi teşhis etmeli, bu risklere karşı en uygun

önlemleri doğru planlamalı ve bu

riskleri aktif biçimde yönetmelidir. Fiyat

riski hepimizin dikkatle yönetmesi gereken

müşterek meselemizdir.

Döküm Kimyasalları

Fiyatları Üst Sınırlara

Yaklaştı

AB otoriteleri global enflasyon konusunda

uyarılarda bulunurken ABD

yetkilileri enflasyonist baskının kalıcı

olmayacağını, ancak yakından takip

edilmesi gerektiğini değerlendiriyorlar.

Dünya ticaret hacminde yüzde 4-5

düzeylerinde güçlü büyüme bekleniyor.

Bu büyümeyi dengeleyebilecek

altyapının kısa vadede tesisi mümkün

olmayacağından global enflasyon

baskısının en az bir-iki yıl daha devam

edeceği öngörülebilir.

Fiyatı pahalılaşan mal ve hizmetlerin

tüketicilerin bireysel kararlarını

şekillendirerek bu mal ve hizmetlerin

görece olarak daha yüksek katma

değeri haiz ürünlerde kullanılacağını;

bazı üretimlerin ikame malzemeye yönelebileceği

beklentisini doğuruyor.

Döküm kimyasalları da bu çerçevede

kendi talep ettiği malzemelerde fiyatların

üst sınırlara yaklaştığını; daha

ileri gittiği noktada diğer sektörlerin

taleplerinin azalmasına yol açacağından

fiyatların daha üst seviyelerde

tutunmasının çok mümkün olmayabileceğini

değerlendirmektedir. Ancak,

kullanım alanı çok yaygın olan mineraller

grubunda dünya ticaretindeki

hacimsel büyüme devam ettiği sürece

aşağı yönlü düzeltmelerin olmayabileceğini

değerlendiriyorum.

Dünya ticaret hacminde yüzde

4-5 düzeylerinde güçlü büyüme

bekleniyor. Bu büyümeyi

dengeleyebilecek altyapının

kısa vadede tesisi mümkün

olmayacağından global

enflasyon baskısının en az

bir-iki yıl daha devam edeceği

öngörülebilir.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 71


HABER

İSO İkinci 500 Büyük Sanayi

Kuruluşu Açıklandı

İstanbul Sanayi Odası, 'İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2020' araştırmasının sonuçlarını

açıkladı. 2020 yılındaki üretimden net satışları yüzde 21,7 oranında artan İkinci 500'de 12

TÜDÖKSAD üyesi yer aldı.

İstanbul Sanayi Odası (İSO), Mayıs

ayında açıkladığı “İSO Türkiye’nin 500

Büyük Sanayi Kuruluşu-2020” araştırmasının

ardından, daha çok KOBİ niteliğindeki

kuruluşları kapsayan “İSO

Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2020”

araştırmasının sonuçlarını

6 Temmuz 2021 tarihinde açıkladı.

2020 yılı Türkiye’nin İkinci 500 Büyük

Sanayi Kuruluşu (İSO İkinci 500)

araştırması, her yıl olduğu gibi bu yıl da

KOBİ’lerin mevcut durumu ve geleceği

açısından önemli sonuçlar ortaya koydu.

İstanbul Sanayi Odası tarafından yapılan

açıklamaya göre İSO İkinci 500’ün

2020 yılındaki üretimden net satışları

yüzde 21,7 oranında artarak 157 milyar

TL’den 191,1 milyar TL’ye yükseldi.

İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

araştırmasında TÜDÖKSAD üyeleri;

Cevher Jant (50), Ferro Döküm (63),

Nemak İzmir Döküm (162), Demisaş

Döküm (170), Çukurova İnşaat (176), Atik

Metal (201), Kırpart Otomotiv (249), Erkunt

Sanayi (250), Akdaş Döküm (271),

Hema Otomotiv (297), Çelikel Alüminyum

(299), As Çelik Döküm (400) listede

yer aldı.

BAHÇIVAN: KOBİ'LERIMIZ

ÜRETIMIN GÜCÜNE

GÜÇ KATMAYA HAZIR

OLDUĞUNU GÖSTERDI

İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu

araştırması sonuçlarını yaptığı basın toplantısıyla

açıklayan İSO Yönetim Kurulu

Başkanı Erdal Bahçıvan, şu değerlendirmede

bulundu: "İSO İkinci 500, her yıl

farklı sektör ve illerden katılımla marka

değerini güçlendiriyor. İSO 500'le kıyaslandığında

daha çok KOBİ niteliğindeki

şirketleri kapsaması nedeniyle kendine

has birtakım özellikleriyle de anlam bulan

bu çalışmamız, önümüzdeki günlerde

ilgili kesimler tarafından inanıyoruz ki

ilgiyle incelenecek ve farklı sonuçlarıyla

kamuoyunda yankı bulacaktır.

Bu sonuçlardan birkaçına değinecek

olursam; pandeminin yaşandığı 2020

gibi zorlu bir yılda, İSO İkinci 500'ün

özellikle üretimden net satışlarını reel

olarak yüzde 6 oranında arttırmış olmasından

başlayarak, ihracat, istihdam,

72

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


karlılık, finansman giderleri, teknolojik

yapı, Ar-Ge harcamaları gibi birçok parametrede

beklenenden parlak sonuçlar

verdiğine tanıklık ediyoruz.

Bu noktada satış karlılığından aktif

karlılığına, faaliyet karlarından FAVÖK

performansına kadar birçok karlılık göstergesinde

gerçekleşen iyileşmeye de

dikkat çekmek istiyorum. İSO İkinci 500

açısından en parlak verileri karlılık tarafında

görmemizin nedenlerini sıralayacak

olursak; yıl genelinde emtia fiyatlarının

düşük seyretmesi, elverişli kredi

koşulları ve özellikle yılın ikinci yarısındaki

düşük faiz oranları gibi destekleyici

uygulamalar, firmaların operasyonel

maliyetlerini sınırlayarak kar marjlarını

yüksek tuttu. Bu gelişmelerin, özellikle

İSO İkinci 500 şirketlerinin özkaynaklarında

yüzde 22 gibi güçlü bir artışı ortaya

çıkarmasını umut verici olarak değerlendiriyoruz.

KOBİ'lerimizin ihracat performansının

da belirgin bir şekilde hem Türkiye'den

hem de İSO 500 araştırmamızdan

olumlu anlamda ayrıştığını görüyoruz.

Bu zor yılda Türkiye ve sanayi sektörü

genelinde olduğu gibi İSO 500'de

de ihracat kaybı yaşanırken, İSO İkinci

500'ün ihracatını yüzde 1,2 artırması her

türlü takdiri hak ediyor. Yine İSO İkinci

500'ün istihdam artışının İSO 500'e

göre daha güçlü bir oranda, yüzde 4,6

olarak gerçekleşmesi de önemli bir sonuç

olarak değerlendirilmeli.

İSO İkinci 500 kapsamındaki şirketlerde

orta-yüksek ve yüksek teknoloji

yoğunluklu sanayilerin toplam payının

2020 yılında 3,1 puan artarak yüzde

29,5'e yükselmesi de gelecek adına

dikkate değer bir gösterge. Yine de,

teknoloji ve katma değer yapısında

hedeflenen gelişmenin sağlanabilmesi

için yeni yatırım ve girişimlere ihtiyacın

devam ettiğini unutmamalıyız.

Elbette İSO İkinci 500'de özellikle finansal

açıdan daha fazla iyileşmeye ihtiyacı

olan birçok gösterge var. Örneğin

dönen ve duran varlıkların dağılımı, kaynak

yapısı, net döviz pozisyonu, halka

açılma eğilimleri, Ar-Ge yapabilme istek

ve kabiliyetleri gibi…

Son olarak, İSO İkinci 500 verileri,

Türk sanayisinin uygun finansman koşulları

bulduğu zaman sağlıklı büyüme

yolunda üretimin gücüne güç katmaya

hazır olduğunu ortaya koymuştur.

Bu tablo aynı zamanda, 2020 yılındaki

zorlu koşullar altında KOBİ'lerin yönetim

becerilerini önemli ölçüde artırmış

olduklarını göstermesi açısından da değerlidir.

Temennimiz, bu şirketlerimizin

performansının Türkiye geneline yansıması

ve bu pozitif tablonun gelecek

dönemde de sürdürülebilir olmasıdır.

Her zaman söylediğimiz gibi elverişli

finansman ülkemiz ekonomisinin, üretiminin

ve dinamizminin korunmasının

en önemli faktörüdür. İSO İkinci 500'ün

sonuçlarına bu açıdan bakıldığında

KOBİ'lerimizin ortaya koyduğu güçlü

potansiyelin daha fazla teşvik edilmesi

gerekmektedir."

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 73


HABER

23 TÜDÖKSAD Üyesi TİM 2020 İlk 1000

İhracatçı Firma Arasında Yer Aldı

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) düzenlediği törenle 2020 İlk 1000 İhracatçı araştırması sonuçlarını

açıkladı ve ihracatçı firmalara ödüllerini verdi. İlk 1000 firma arasında 23 TÜDÖKSAD üyesi yer aldı.

Covid-19 pandemisinin etkisiyle TÜDÖKSAD üyelerinin toplam ihracat miktarı da bir önceki yıla

göre düşüş gösterdi.

Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM)

28'inci Olağan Genel Kurulu ile 2020

İhracatın Şampiyonları Ödül Töreni,

TİM Başkanı İsmail Gülle ev sahipliğinde,

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Erdoğan’ın katılımıyla İstanbul’da gerçekleştirildi.

Türkiye’de geçtiğimiz yıl

en fazla ihracat yapan ilk 10 firmaya

ödülleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından

takdim edildi. Kurulda, TİM

Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı 2020

Prestij Kitabı'nın tanıtımını da gerçekleştirdi

ve yapılan araştırmanın sonuçlarını

paylaştı.

LİSTEDE BU YIL 23 TÜDÖK-

SAD ÜYESİ YER ALDI

TİM 2020 İlk 1000 İhracatçı araştırmasında

TÜDÖKSAD üyelerinden; Döktaş

Dökümcülük (107), Elba Basınçlı Döküm

(148), Atik Metal (320), Samsun Makina

(441), Nemak İzmir Döküm (449),

Kırpart Otomotiv (474), Akdaş Döküm

(492), Erkunt Sanayi (499), Çelikel Alüminyum

(501), Çukurova İnşaat (520),

Eku Fren ve Döküm (553), Arpek Arkan

(555), Trakya Döküm (577), Aslar

Pres Döküm (656), As Çelik Döküm

(704), Ferro Döküm (782), İstikamet

Döküm (802), Hekimoğlu Döküm (823),

Hisar Çelik Döküm (850), Körfez Döküm

(915), Mita Kalıp ve Döküm (924),

Clariant Türkiye (940), Dirinler Döküm

(971) listede yer aldı. Listede yer alan

TÜDÖKSAD üyelerinin toplam ihracat

miktarı Covid-19 pandemisinin etkisiyle

bir önceki yıla göre yüzde12,85 azalışla

954.081.124,47 Milyon Dolar oldu.

İLK BİN FİRMANIN YÜZDE

57,5İ MARMARA BÖLGE-

SİNDE

TİM araştırmasına göre; ilk binde yer

alan şirketlerin toplam ihracatı 92,6 milyar

dolar, toplam ihracattan aldıkları pay

ise yüzde 54,6 oldu. İlk 1000'in yüzde

78,9'u yerli firmalardan oluştu. Bu firmalar,

ilk bin firmanın toplam ihracatının

yüzde 59,3'ünü gerçekleştirdi. İlk bin

firmanın yüzde 57,5'i Marmara Bölgesinde

yer aldı.

İLK BİN İHRACATÇI, TOP-

LAM 1 MİLYONA YAKIN İS-

TİHDAM SAĞLADI

2020 yılında listede en fazla firması yer

alan il ise 426 ile İstanbul oldu. Sektör

bazında İlk bin ihracatçı listesindeki toplam

ihracatın yüzde 23,8'ini otomotiv

endüstrisi, yüzde 10,7'sini kimyevi maddeler

ve mamulleri, yüzde 10,5'i çelik,

yüzde 9,4'ünü hazır giyim ve konfeksiyon,

yüzde 8,4'ünü de elektrik-elektronik

sektörleri gerçekleştirdi. İlk bin ihracatçı,

toplam 1 milyona yakın istihdam

sağladı.

74

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


ÜYELERDEN

İğrek Makina

Bakan Varank'ı Ağırladı

İğrek Makina Grubu, yenilenebilir rüzgâr enerji üretimi alanındaki Türkiye’de 1,5 MW’lık yerli

direkt tahrikli rüzgâr jeneratörünün üretimini tamamladı. Üretim tesislerini ziyaret eden Sanayi ve

Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla rüzgar jeneratörü çalıştırıldı.

Bursa’da makine ve metalürji sektörünün

önde gelen firmalarından olan İğrek

Makina Grubu, Türkiye’de 1,5 MW’lık

yerli üretim direkt tahrikli rüzgâr enerjisi

jeneratörünün üretimini tamamlayarak

ilk kez Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa

Varank’ın da katılımıyla döndürdü.

İğrek Makina, ülkemizde her geçen gün

gelişen rüzgâr türbini üretimi sektörünün

lider üreticisi olmayı hedefliyor.

Türkiye’nin ilk rüzgâr türbini olan MIL-

RES projesinin konsorsiyum üyesi ve

tedarikçisi olan İğrek Makina, uzun süredir

beraber çalıştığı yabancı bir şirketin

5,0 MW’a kadar rüzgâr enerjisi tesislerinin

teknolojisini satın aldı. Bunun

için 350 kişinin istihdam edildiği Almanya’daki

200 ton parça/adet dökebilecek

dökümhanesini ve çelik tesislerini

söküp Bursa OSB’deki fabrikasına getiren

İğrek Makina, böylece Türkiye’nin

en büyük parça dökebilen, aylık kapasitesi

en büyük olan firma konumuna

geldi. Bu amaçla Bursa OSB’deki 55

bin metrekarelik dökümhanesine ilaveten

30 milyon Euroluk bir yatırımla

Mustafakemalpaşa’da 122 bin metrekare

alana sahip entegre tesis inşaatına

da başlayan İğrek Makina, 2022 yılının

ikinci çeyreğinde montaj çalışmalarını

bitirecek.

“İlk yerli marka olmanın gururun

yaşıyoruz”

Avrupa’ya hub, carrier, mainframe, shaft

gibi rüzgâr türbini ana parçalarını döküp

işleyebilen, rüzgâr türbinlerine yönelik

döküm parça üretimi ve işlemesinde

de yüksek yetkinlik sahibi olduklarına

işaret eden İğrek Makina Grubu Yönetim

Kurulu Başkanı Orhan İğrek, şunları

söyledi: “1946’dan bu yana döküm ve

talaşlı imalat hizmetleri veren bir aile

şirketi olarak her yıl 30 bin ton metal eriten

metalürji tesisiyiz. Bu bizim ana faaliyet

konumuz. Bursa OSB’deki 55 bin

metrekarelik kapalı alanda modelhane,

konstrüksiyon, Ar-Ge merkezi, metalürji

bölümü ve nümerik kontrollü (CNC) makine

imalatı olan tesisten nurtopu gibi

bir 1500 kilowatlık rüzgâr enerjisi jeneratörünün

üretimi çıktı.

Son 5 senedir Avrupalılar ile onların

teknolojisini, bizim tesisimizle birleştirdik

ve jeneratörü elektrik üretir hale

getirdik. Biz İğrek olarak rüzgâr enerjisi

markası olarak piyasaya çıkıyoruz.

Lisansımız var. Sertifikamızı da Alman

TÜV ile yapıyoruz. Sanayi ve Teknoloji

Bakanımız Sayın Mustafa Varank

Bey’e de fabrikamızı ziyaretinde 1500

kilowattlık rüzgâr enerjisinin 38 tonluk

jeneratörünü içeriden verilen bir

enerji ile tahrik ederek döndürdük.

Yani 1 milyon Euro’luk bir işin 700 bin

Euro’luk kısmı burada. Geriye 150 bin

Euro kanat, 150 bin Euro kulesi kalıyor.

Yeni tesislerimizde 500 kilovattan

5000 kilovata kadar onshore ve

offshore yerli rüzgâr parkları anahtar

teslim üretilecektir. İğrek Grubu olarak

bu kapsamda ‘yerli’ rüzgâr markası

olmanın gururunu yaşıyoruz.”

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 75


ÜYELERDEN

HA Kurumsal Sosyal Sorumluluk’ta

(KSS) Gümüş Madalya Aldı

Gün geçtikçe daha fazla şirket sürdürülebilirliğe, insanlara ve çevreye karşı sorumluluk bilincini

arttırmakta. Sürdürülebilirlik konuları ve çalışmaları, Kurumsal Sosyal Sorumluluk adıyla, stratejiler

ve bununla ilgili önlemlerde özetlenmektedir. Şirketlerin sürdürülebilirliğini değerlendiren özel

denetim firmaları, bağımsız raporlar ve sertifikalar sunmakta ve bu konuda Hüttenes-Albertus

yakın zamanda EcoVadis'ten gümüş madalya aldı.

Hüttenes Albertus, grup şirketleri de

dahil olmak üzere şeffaflık ve sürdürülebilirlik

uygulamalarını geliştirmek ve

bir Kurumsal Sosyal Sorumluluk stratejisi

oluşturmak için gerekli planlama ve

düzenlemeleri hali hazırda sağlamaktadır.

Müşteriler, tedarikçilerinden genellikle

kendi anketlerine dayanan, ancak

aynı zamanda giderek daha fazla uzman

şirketler tarafından toplanan sürdürülebilirlik

değerlendirmelerini talep

ediyorlar. Hüttenes Albertus, müşterilerinden

gelen istekler doğrultusunda

dünyanın en büyük sürdürülebilirlik

sıralaması sağlayıcısı EcoVadis tarafından

değerlendirmeye tabi tutulmak için

talepte bulundu.

Geçen yıl, HA departmanlar arası bir

ekip oluşturarak, belirtilen gereksinimler

ve kriterler üzerinde yoğun bir şekilde

çalıştı. Bu doğrultuda, HA, 2021 Mart

ayında, EcoVadis Sürdürülebilirlik Sıralaması

2020'de gümüş madalya aldı.

KSS NE ANLAMA GELİYOR?

KSS (Kurumsal Sosyal Sorumluluk),

şirketlerin sosyal sorumluluğu ve sürdürülebilirliği,

hem insanlara hem de

çevreye bağlılıkları ile ilgilidir. Bir KSS

yaklaşımı, topluluk, bölge ve şirketin

kendisi için oldukça faydalıdır. Son yıllarda,

KSS stratejisi, şirketler için giderek

daha önemli hale geldi. Bu, aynı zamanda

çevrenin korunmasına olan hassasiyetin

artmasıyla da ilgilidir. HA konuyla

ilgili; "üretim yapan bir kimya firması

olarak sorumluluğumuzun bilincindeyiz.

Bu durum, ticari faaliyetlerimizin çevresel

etkileri kadar sosyal ve ekonomik

etkileri için de geçerlidir" dedi.

ECOVADIS SIRALAMA

SÜRECİ NASIL İŞLER?

EcoVadis, küresel ve güvenilir değerlendirmenin

yanı sıra kurumsal sürdürülebilirlik

performansı konusunda bilgi

alışverişi için bir platform oluşturmuştur.

Değerlendirme, 4 başlıkta 21 sürdürülebilirlik

kriterini kapsayan 7 yönetim göstergesini

içermektedir.

Uygulanmakta olan bu metodoloji,

önde gelen uluslararası sürdürülebilirlik

standartlarına (UNGC, GRI, ISO 26000

dahil) dayanmaktadır ve bir bilimsel

komite tarafından denetlenmektedir.

EcoVadis, bir şirketin sürdürülebilirlik

performansını şirketin kendi politikalarına,

önlemlerine ve sonuçlarına, dış uzmanlar

ve paydaşlardan gelen girdilere

dayalı olarak değerlendirmektedir.

Sonuç olarak, değerlendirilen şirket,

dört başlıkta performansı gösteren

EcoVadis puan kartı ile belgelendirilir.

EcoVadis işbirliği platformunda şirketler,

diğer konuların yanı sıra puan kartlarını

değiştirebilir veya talep edebilir. EcoVadis

tarafından yapılan açıklamaya göre

derecelendirmeleri 160'tan fazla ülkede

200'den fazla sektörden 75.000'den

fazla şirket tarafından halihazırda kullanılmaktadır.

HA, EcoVadis derecelendirme sürecine

kısa süre önce katıldı ve Mart

2021’de gümüş madalya aldı.

Yalnızca sürdürülebilirlik stratejisine uygun

olarak sorumluluklarını yerine getiren

şirketlerin, sivil toplumdan "işletme

lisansı" (sosyal kabul) almaya devam

etmesi ve böylece kendilerini geleceğe

uygun konumlandırması beklenmelidir.

76

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


HA'NIN KURUMSAL SOSYAL

SORUMLULUK YÖNLERİ

NELERDİR?

"KKS stratejimizin merkezi bileşeni, uluslararası

iştiraklerimizin de uymayı taahhüt

ettiği “HÜTTENES-ALBERTUS Davranış

Kuralları”mızdır. Emisyonları azaltmak,

hammaddeleri mümkün olan her yerde

döngüde tutmak ve enerji tasarrufu sağlamak

amacıyla, ürünlerimizi ve süreçlerimizi

geliştirmek için sürekli çalışıyoruz.

Bu taahhüt, diğer kalite belgelerinin yanı

sıra ISO 9001, Çevre Yönetimi ISO 14001

ve Enerji Yönetimi ISO 50001 uyarınca

sertifikalarla da belgelenmektedir. Ayrıca

bazı HA Group Tesisleri de İş Sağlığı

ve Güvenliği Yönetimi ISO 45001

Sertifikası’na sahiptir."

"HA Group olarak sürdürülebilir kurumsal

faaliyetlerimizde sosyal sorumluluk

ve çevreye bağlılık da önemli bir rol

oynamaktadır. Bu, örneğin Gargi HA'nın

bulundukları bölgedeki tıbbi bakımı destekleme

girişimleri gibi girişimleri içerir

(Chembur'da bir tıp merkezinin yanı sıra

Khopoli'de göz sağlığı ve cilt sağlığı merkezleri).

Ayrıca Fransız meslektaşlarımızın

Bourron-Marlotte'taki arıları korumaya

yönelik çevre projesi gibi."

SIRADAKİ ?

"Sürdürülebilirlik konusu, faaliyetlerimizin

birçok alanını içermektedir. HA doğru

yolda, şimdiden çok şey başardı. Ancak

bu karmaşık konuyu ve ilgili gereksinimleri

uzun vadede karşılayabilmek için

daha fazla çaba gösterilmesi gerekmektedir.

Örneğin, HA Grubu için kapsamlı

bir sürdürülebilirlik stratejisi, mevcut du-

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK GİRİŞİMLERİ VE

YÖNERGELERİ

Son yıllarda çok sayıda ulusal ve uluslararası girişim ortaya çıkmıştır. Kimya ve

ilaç endüstrisi sürdürülebilirliği, bugünün ve geleceğin nesilleri için bir zorunluluk

olarak görmekte ve ekonomik başarının sosyal adalet ve ekolojik sorumlulukla

bağlantılı önemli bir strateji olduğunu benimsemektedir.

1985'ten beri, Responsible Care Initiative, şirketlerde sağlığın korunması, çevrenin

korunması, emniyet ve güvenliğin sürekli iyileştirilmesini temsil etmektedir.

HA bu konularda inisiyatif almaya kararlıdır

Almanya'da VCI, IG BCE ve BAVC ortaklaşa Alman kimya endüstrisinin sürdürülebilirlik girişimi Chemie3'ü

2013'te başlattı ve her zaman sürdürülebilirliğin üç boyutunu; “ekonomik, ekolojik ve sosyal” birlikte değerlendirilmektedir.

Girişim, kimya endüstrisinde sürdürülebilir eylemi teşvik etmektedir. Özellikle küçük ve orta ölçekli

işletmeleri eylem rehberliği ve bilgi teklifleriyle desteklenmektedir. VCI, BAVC ve bölgesel işveren derneklerinin

bir üyesi olarak HA, Chemie3 girişimini de desteklemektedir.

2015 yılında Birleşmiş Milletler, 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH) ve 169 bireysel hedefi içeren daha adil

ve sürdürülebilir bir gelecek için küresel bir anlaşma olan 2030 Gündemi'ni kabul etmiştir. O zamandan beri,

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, ulusal ve uluslararası düzeyde sürdürülebilirlik tartışmasını şekillendirmekte,

küresel hedefler sistemi olarak, 21. yüzyılın zorlukları için ortak bir dil ve rota sağlamaktadır.

rumun tutarlı analizini ve bunun sonucunda

HA için nitel ve nicel hedeflerin

türetilmesini gerektirir. Özellikle de kamuoyundaki

tartışmalar nedeniyle, sera

gazı emisyonlarının, yani her şeyden

önce CO2'nin azaltılması yoluyla iklimin

korunması çok önemlidir. Bu, üretim dahil

şirketin tüm ticari faaliyetleri için de

geçerlidir, İklimin korunması ham madde

ve enerji tedarikinin yanı sıra HA

ürünlerinin teslimatı ve kullanımını da

kapsamakta, bu nedenle tüm tedarik

zinciri dikkate alınmaktadır.

Etkili bir HA iklim koruma stratejisinin

geliştirilmesi için aynı zamanda önemli

bir başlangıç noktası, HA Grubunun

CO2 dengesinin hesaplanmasıdır. HA

Group'un CO2 emisyonları konusundaki

mevcut durumu ve izlenebilir

azaltım hedefler belirlemenin tek yolu

budur. AB Komisyonu, 2050 yılına kadar

Avrupa'nın iklim açısından nötr bir

kıta hedefini tanımladı ve diğer ülkelerde

de giderek daha katı düzenlemeler

uygulanması için çalışmaktadır.

Amacımız çok açık; “iklim açısından

nötr bir ekonominin elde edilebilmesi

için CO2 emisyonlarının önlenmesi”


ÜYELERDEN

Reichmann Maus’u Bünyesine Kattı

Makine tasarım ve üretim konusunda 100 yıllık tecrübeye sahip Reichmann firması, yine aynı

sektörde son işlem uygulamalarında faaliyet gösteren, Maus firmasını tamamen kendi bünyesine

kattı. Reichmann bu satın almayla son işlem uygulamalarında dünya genelinde Maus müşterilerine

hizmet verecek.

Türkiye temsilciliğini Ekspert

Mümessillik firmasının yaptığı

Reichmann&Sohn GmbH, İtalyan

makine şirketi Maus s.r.l'nin ticari

marka ve fikri mülkiyet haklarını satın

aldı. Devralma işleminin 1 Temmuz

2021 tarihi itibariyle resmiyet

kazandı. Reichmann, bu satın alma

operasyonuyla dökümhane otomasyonu

alanında değerli bilgi birikimini

de güvence altına almış oldu.

Reichmann & Sohn GmbH Genel

Müdürü Stefan Reichmann satın

almayla ilgili yaptığı açıklamada,

devralma sonucunda 1000'den fazla

kurulu makineden oluşan makine

parkı ile Reichmann’ın dünyanın

önde gelen otomatik son işlem çözümleri

sunan bir şirket olarak konumunu

daha da genişletmeyi ve

yeni bir büyüme ve gelişme potansiyeli

yaratmayı planladığını söyledi.

Maus markasının ve tüm fikri

mülkiyetin satın alınmasıyla, her iki

şirketin teknolojik bilgi birikimini birleştirmeyi

ve yeni gelişmelere olanak

sağlamayı istediklerini belirten

Stefan Reichmann,”müşterilerimize

piyasadaki dökümhane otomasyonu

için en iyi çözümleri sunmayı hedefliyoruz.

Otomatik döküm işleme

için yeni, yenilikçi bir ürün grubunu

ise Eylül 2021 tarihinde sunmuş olacağız.”

Reichmann, mevcut Maus müşterilerine

güvenilir bir şekilde yedek

parça tedarik etmek ve servis hizmeti

vermek için şirketin Weissenhorn'daki

merkezinde bir servis ve

yedek parça bölümü kuruyor.

“DÖKÜM PAZARI İÇIN

ESNEK VE YENILIKÇI

ÇÖZÜMLER”

Dökümhane otomasyonu ve dikey tornalama

alanında 30 yılı aşkın deneyime

sahip Maus, 10.000 kg'a kadar döküm

parçaların otomatik taşlanması için çok

çeşitli NC işleme merkezleri ve robot

hücrelerinin yanı sıra 800 mm çapa

kadar parçaların işlenmesi için bir dizi

dikey torna tezgahı sunmaktaydı. Maus

döküm otomasyonu bölümü de dökümhane

maçalarının üretimi için özel

makineler sunuyor.

Taşlama ve dilme/kesme teknolojisinde

100 yılı aşkın deneyime ve mühendislik

yeterliliğine sahip Reichmann

& Sohn GmbH, casting finishing bölümü

ile; otomatik kesme, çapak alma,

yüzey taşlama ve döküm parçalarını

bantla taşlama için müşteri odaklı çözümler

sunuyor. “Otomatik döküm işleme

ve son işleme sistemleri, dünya

çapındaki dökümhanelerde maliyetler,

üretkenlik, kalite, sağlık ve güvenlik

üzerinde olumlu etkiler sağlıyor. Reichmann

böylece dökümhanelerin daha

fazla otomasyon ile donatılmasına ve

insanileştirilmesine katkıda bulunuyor.”

Reichmann & Maus markalarının

otomatik taşlama sistemleri ve döküm

işleme merkezleri, uluslararası

pazarda her türlü metal, döküm

parça, dövme ve alaşım için kullanılıyor.

Bunlar arasında otomotiv

endüstrisi, havacılık, tıp teknolojisi,

türbin ve enerji santrali teknolojisi,

yol ve kanalizasyon inşaatı, tarım ve

inşaat makineleri ve armatürler için

döküm parçalar bulunuyor.

78

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Zeiss Endüstriyel Kalite Çözümlerini

Otomotiv Sektörü ile Paylaştı

Zeiss Endüstriyel Kalite Çözümleri, 3. Kalıpçılık Zirvesine katılarak otomotiv sektörü

temsilcilerine Zeiss çözümlerini tanıttı.

3. Kalıpçılık Zirvesi, 7 Eylül 2021 tarihinde

Manisa Kalıp ve Makina İmalatçıları

Birliği tarafından Manisa Ticaret ve

Sanayi Odası'da gerçekleştirildi. Zeiss

Endüstriyel Kalite Çözümleri, otomotiv

sektörünün öncü firmalarının katılımı

ile gerçekleştirilen zirvenin sponsorları

arasındaydı.

ZEISS Endüstriyel Kalite Çözümleri Ege

Bölgesi Satış Uzmanı Tolga Yolkesen,

otomotiv sektörü temsilcileri ile Zeiss

çözümlerini paylaştı. Sektöre yönelik

CMM, X-ray, bilgisayarlı tomografi, endüstriyel

mikroskopi ve daha birçok

Zeiss çözümlerinin tanıtıldığı panelde,

NEV (new electrical vehicle) gibi otomotiv

sektörünün yeni nesil teknolojileri

ile entegre Zeiss metroloji çözümleri de

otomotiv üreticileri ve tedarikçileri ile

buluşturuldu.

Zeiss Endüstriyel Kalite Çözümleri,

Ekim ayında düzenlenecek Kalite 2021

Fuarı’nda farklı sektör temsilcileri ile 175

yıllık ZEISS kalitesini bir araya getirecek.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 79


ÜYELERDEN

Foseco’dan Yeni Basleyici Serisi

FEEDEX FEF

Foseco, yeni FEEDEX FEF besleyici serisi ürününün, yüksek basınçlı yaş kum demir döküm için

florür emisyonsuz performans artışı sağladığını duyurdu.

Foseco, yeni FEEDEX FEF besleyici

serisini piyasaya sürdü. Uluslararası

Pazarlama Müdürü Christof Volks,

“Sürdürülebilirlik hedeflerini ve performans

trendlerini gerçekleştirin.

Yüksek performanslı noktasal besleyicilere

olan ihtiyaçları artmaya devam

ederken, çevresel etkiyi ve maliyetleri

düşürmeye kararlı yaş kum dökümhanelerini

desteklemek için, yüksek

basınçlı döküm için ideal, benzersiz

ve florür emisyonu içermeyen, düşük

VOC‘lu, yüksek oranda ekzotermik,

yüksek mukavemetli besleyici gömleği

malzemesi olan FEEDEX FEF‘i sektörün

hizmetine sunduk” dedi.

“Ram-up besleyici gömleklerinin

eksiksiz yelpazesi için mevcut olan

yeni formülasyon” diyen Volks, günümüzün

demir uygulamalarının artan

döküm taleplerini karşılamak amacı

ile yüksek basınçlı otomatik kalıplama

hatları için sürdürülebilirlik ve sınıfının

en iyisi besleme performansında

yeni bir standart belirlediğini söyledi.

Volks, devam eden ağırlık azaltma,

alaşım geliştirmeleri ve iyileştirilmiş

mekanik uygulamalara yönelik talebin

sürekli değişime neden olduğunun

da altını çizdi.

Volks şunları söylüyor: "FEEDEX

FEF, endüstrinin zararlı emisyonları

ve tehlikeli atıkları azaltmaya ve ortadan

kaldırmaya güçlü bir şekilde

odaklanmasını destekler. Hem florür

emisyonu içermez hem de VOC‘de

piyasa alternatiflerinden daha düşüktür.

Buna ek olarak, en yüksek termal

ve besleme performansını sağladığı

kanıtlanmıştır. Konvansiyonel düşük

florürlü FEEDEX HD ürünleriyle

aynı endüstride değer verilen kolay

uygulamayı, tutarlılığı ve yüksek mukavemeti

sunar, bu da yeni besleyici

gömleklerini özellikle yüksek basınçlı

otomatik kalıplama hatlarının zorluklarına

uygun hale getirir.

FEEDEX FEF gömlek malzemesinin

piyasaya sürülmesiyle Foseco,

son derece sürdürülebilir ve güçlü

performans gösteren bir besleyici

gömlek formülasyonu sunmaktan gurur

duyuyor. Daha da önemlisi, döküm

endüstrisinde sürdürülebilirlik için bir

ölçüt belirleme taahhüdümüzde ileriye

doğru bir başka büyük adım daha

gerçekleştiriyoruz. Hedefimiz, besleyici

ürün portföyümüzün tamamında

tamamen florür emisyonu içermeyen

besleyici gömlekleri sunan ilk tedarikçi

olmaktır. Bu hedefe ulaşmaya çok

yakınız.“

Foseco, yeni gömlek malzemesin,

daha zorlu koşullar için Kalminex

2000 ve Kalminex SD insert gömlekleri

de içeren Foseco‘nun florür içermeyen

portföyüne en son eklenen

malzemeler olarak duyurdu.

Dökümhanenin sürdürülebilirlikle

ilgili hedeflerinden daha fazla faydalanmak

için FEEDEX FEF, yenilenemeyen

geleneksel PUCB (Poli Üre-

FEEDEX FEF genişletilmiş uygulama aralığı

80

FEEDEX FEF - yeni bir florür emisyonu içermeyen, yüksek oranda

ekzotermik, yüksek mukavemetli besleyici gömlek malzemesi

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


tan Cold-Box) bağlayıcı sistemlerinin

kullanımını önleyen ve böylece daha

çevre dostu olan yeni ve yenilenebilir

bir bağlayıcı sistemi ile üretildi. Volks,

“Çevresel avantajlarının ötesinde, yeni

malzemeye dayalı ramup gömlekleri,

dökümhanelerin karmaşık yüksek hassasiyetli

dökümün mekanik ve üretkenlik

taleplerini karşılama becerisini

geliştirir. Tüm besleyici gömlek ürünleri,

tutarlı besleme performansı elde

etmek için kontrollü bir süreçte dikkatli

bir şekilde üretilir. Besleyici çözümlerini

uygulamak, çekinti hatalarını önler.

Ayrıca, müşterilerimizle birlikte geliştirilen

birçok vaka çalışması ile sıklıkla

ulaşılan yüzde 75‘i aşan verimlerle döküm

verimini artırır ve böylece üretilemeyen

döküm metal miktarını azaltır.

Ayrıca, yağlama ve temizleme işlemlerinde

de önemli tasarruflar sağlanır.

Daha fazla uygulama kolaylığı arayan

dökümhaneler için, Foseco‘nun

yakın zamanda piyasaya sürülen FE-

EDEX VAK besleyicileri artık florür

emisyonsuz bir versiyonda da mevcuttur.

Yenilikçi, kendi kendini merkezleyen

besleyici gömlekleri, uygun

destek pimi ile birlikte, en küçük temas

alanlarının bile noktasal beslemesini

sağlamak için hızlı döngülü

otomatik kalıplama hatlarına kolayca

uygulanabilir.”

Foseco Türkiye Bölgesi Organizasyon

Yapısında Değişikliğe Gitti

Foseco, Türkiye Bölgesi organizasyon yapısında 1 Eylül 2021 tarihi itibariyle değişikliğe giderek

Türkiye ve Orta Doğu’yu tek bölge olarak konsolide edeceğini duyurdu.

Foseco yaptığı duyuruda, yeni ve

mevcut pazarlara olan servis ve hizmet

kalitesini bir üst seviyeye çıkarabilmek

için iki farklı iş bölgesi olan

Türkiye Bölgesi ve Orta Doğu Bölgesi

birimlerinin tek bir iş birimi olarak

konsolide edildiğini açıkladı. Foseco,

böylelikle Türkiye ve Orta Doğu pazarına

Türkiye üzerinden daha kapsamlı

ve verimli teknik ve ticari hizmet verilmesini

amaçladığını bildirdi. Foseco

ayrıca, Türkiye’de bulunan üretim tesisinin,

yeni pazarla büyümenin getirdiği

yeni iş olanaklarıyla verimliliğinin

arttırılması hedeflediğini duyurdu.

Sonuç olarak Foseco, Türkiye ve

Orta Doğu bölgelerini tek bir bölge

olarak konsolide edecek.

Foseco 1 Eylül‘den itibaren geçerli

olacak şekilde organizasyon

yapısındaki değişiklik şöyle olacak:

• Ziya Tanyeli, Türkiye ve Orta

Doğu Dökümhane İş Birimi Genel

Müdürü olarak atandı.

• Ayşegül Çopur Şen, Türkiye ve

Orta Doğu Dökümhane İş Birimi

İç Satış Müdürü olarak atandı.

• Cemal Andiç, Türkiye ve

Orta Doğu Dökümhane İş Birimi

Teknik Müdürü olarak atandı.

• Godwin Kumar, Orta Doğu Dökümhane

İş Birimi Satış Müdürü olarak

atandı.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 81


ÜYELERDEN

Ametek'in Auto Pour Sistemi BDM

Bilginoğlu Tecrübesiyle Artık Türkiye’de

BDM Bilginoğlu Döküm, sıvı metal sıcaklık ölçümünde “devrim yaratacak sistem” olarak lanse

ettiği İngiliz Ametek'in Auto Pour Sistemini Türkiye’de döküm sektörünün hizmetine sunduğunu

duyurdu.

Türkiye’deki döküm sektörüne, uzun

yıllar malzeme ve ölçüm cihazları tedarik

eden BDM Bilginoğlu Döküm;

1947 yılından bugüne dökümhaneler

için hassas ölçüm cihazları üreten

Ametek'in Auto Pour sistemini

Türkiye’ye getirdi.

BDM Bilginoğlu Döküm; çelik ve

cam yapımı, enerji üretimi, çimento

üretimi gibi sektörlerde oldukça

önemli olan temassız sıcaklık ölçümü

ve yanma izleme konularındaki tecrübesini

İngiliz markası Ametek ile

birleştirdi. Döküm sistemlerinde otomasyonun

önemi arttıkça, sıvı metallerin

kalıplara ve dökümlere dökme

sırasındaki sıcaklığı ölçmek için özel

tasarlanmış sıcaklık ölçüm sistemlerine

olan ihtiyaç da giderek artıyor.

Sıvı metaller doğrudan kalıplara

akıtılarak işlem gördüğünden, akış

sırasında sıcaklık ölçümü yapmak

en ideal yöntemlerden biridir. Akıtma

işlemi esnasında, çok kararlı olmayan

akış ve bu esnada yaşanan

yüzey değişimleri nedeniyle özel

sıcaklık ölçüm sistemlerine büyük

iş düşüyor. BDM Bilginoğlu tarafından

yapılan açıklamada; “Ametek’in

proses ve analitik cihazlar departmanının

ürettiği Ametek Auto Pour

sistemi de; her dökme için uygulamaya

özel ölçümler yapan otomatik

bir döküm pirometresidir.

Auto Pour sistemi; hızlı, doğru

ve güvenilir sonuçlar için 600-1600

derece ölçüm aralığına sahiptir ve

yüksek hassasiyetle nokta ölçümü

yapabilmektedir. BDM Bilginoğlu Döküm

ile Türkiye döküm sektörünün

hizmetine giren Auto Pour sistemi;

döküm kalitesini arttırırken işletme

maliyetlerini azaltmakta ve sunduğu

temassız ölçüm özelliği ile döküm

sürecini kesintiye uğratmamaktadır.

Üzerindeki grafik ve sayısal ekranlar;

metal sıcaklıklarının sürekli

olarak izlenip, proses kontrollerinin

hassas bir şekilde yapılmasını sağlamaktadır.

BDM Bilginoğlu Döküm

müşterileri, 2006 yılından bu yana

Ametek’in dünya çapında kabul görmüş

teknolojilerinden yararlanma

imkanına sahiptir” denildi.

82

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


BDM Bilginoğlu Döküm’den

Alüminyum İşleme ve Üretim

Sektörlerine Ametek Spot AL

BDM Bilginoğlu Döküm, alüminyum üretimi ve işleme endüstrileri için sensör çözümü sağlayan,

temassız ve kızılötesi tek pirometre Ametek Spot AL teknolojisini müşterilerinin hizmetine sundu.

BDM Bilginoğlu Döküm, “Ekstrüzyon

(E), Quenching (Q), Şerit (S), Şekillendirme/Dövme

(F)” daha yüksek

magnezyum alaşımlarının şekillendirilmesi/dövülmesi

(F Mg) ve sıvı (L)

uygulamaları için son derece hassas

ve kararlı bir dijital pirometre olan

Ametek Spot AL ürününü müşterileriyle

buluşturuyor.

BDM Bilginoğlu Döküm tarafından

yapılan duyuruda; “Temassız-kızılötesi

ölçüm imkanı, sahip olduğu ön

ayarlı algoritmalar, lens ile entegre

kamerası, yüksek parlaklığa sahip

LED aydınlatma, yüksek kalite optik

farkı, birleşik web sunucusu, kurulum

için ayrı bir yazılıma ihtiyaç

duymayan arka ekran ve kontrol menüsü

gibi avantajları ile Spot AL, alüminyum

döküm işlemlerinde hassas

ölçüm yapılmasını sağlamaktadır.

Özel, önceden ayarlanmış algoritmalar,

düşük ve değişken emisyonlu

alüminyumun en doğru dijital sıcaklık

okumalarını sağlar. Bu, minimum

hurda ile optimize edilmiş baskı hızı

ve yüksek kaliteli ürünler sağlamaktadır.

SPOT AL, cihazdaki arka ekran

veya bir web sunucusu aracılığıyla

anında kullanıma sunulan verilerle

pres veya frezenin optimizasyonunu

sağlamak için kontrol sistemleriyle

kolayca entegre olmaktadır. Pirometre

içindeki bir video kamera, odak

mesafesi ve diğer diğer özelliklere

yerel veya uzaktan erişim ve yapılandırma

imkanı sağlamaktadır.

Spot AL’ın sahip olduğu güçlü

yazılım desteği, küçük ve büyük

kurulumlar için bir çok ek fayda

sağlamaktadır. SpotWiever yazılımı,

küçük kurulumlara uzaktan izleme,

algoritma ayarlama imkanı sağlarken;

SpotPro yazılımı ise 40 adet pirometre

ve aktüatör konfigürasyonu,

her bir pirometre için veri kaydını bağımsız

olarak yapılandırma gibi özelliklere

sahiptir” denildi.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 83


RÖPORTAJ

Meslek Liselerinin Desteğe İhtiyacı Var

Payas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi “Metalurji Teknolojisi Alanı” 32 yıldır döküm ve demir-çelik

sektörlerine öğrenci yetiştiriyor. Genelde meslek liselerine ve özellikle metal bölümlerine ilginin

azaldığı, çevre ilçelerdeki meslek liselerinde metal bölümlerinin birer birer kapandığı bir süreçte

“Metalurji Teknolojisi Alanını” açık tutmak için okul yönetimi ve öğretmenler büyük çaba sarf

ediyor. Türkdöküm olarak bu çabalarına destek olmak için Payas Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

Metalurji Teknolojisi Alanı Şefi Mustafa Ünal ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Payas Mesleki ve Teknik Anadolu

Lisesi Metalurji Teknolojisi bölümü

kaç yıldır açık?

Okulumuz 1988-1989 yılında eğitim

öğretime başladı. Metalurji Teknolojisi

bölümümüz de eğitim öğretime

aynı yıl başladı ve 32 yıldır eğitim öğretime

devam etmektedir.

Metalurji Teknolojisi bölümünüzün

kontejanı kaç kişilik, bölüme ilgi nasıl?

Bölümümüz lisenin 9,10,11,12. sınıflarına

ders verebilecek kapasitededir.

Son yıllarda okulumuza gelen öğrenci

sayısındaki azalma nedeniyle

bölümümüzdeki öğrenci sayısının da

azaldığını söyleyebiliriz.

Aldığımız bilgiler doğrultusunda Metalurji

Teknolojisi bölümünü açık tutmak

için büyük çaba sarf ediyorsunuz,

bu bölüm neden açık kalmalı? Görüşlerinizi

paylaşır mısınız?

2020 yılı İSO tarafından yayınlanan

Türkiye’nin en büyük 500 sanayi kuruluşunun

ilk 20 sanayi kuruluşuna

baktığımızda; üç adet demir - çelik sanayi

kuruluşu, altı adet otomotiv sanayi

kuruluşu, adet adet beyaz eşya sanayi

kuruluşu ve birer adet savunma sanayi,

tersane, cam sanayi kuruluşları bulunuyor.

Bu sanayi kuruluşları doğrudan

veya dolaylı olarak “Metalurji” ile ilgili

kuruluşlardır. Bu açıdan baktığımızda

metalürji ülkemiz ekonomisine en çok

katkıda bulunan sektörlerden bir tanesidir.

Bu bağlamda ülkemizin daha

güzel yarınları için Metalurji Teknolojisi

bölümleri daima açık kalmalı ve gelişen

ve yenilenen sektöre paralel olarak

güncellenmelidir.

Metalurji bölümü kapsamında öğrenciler

hangi dersleri alıyor?

Atölye derslerinin içeriği izabe veya

döküm dalına göre değişmektedir. Metalurji

Teknolojisi bölümümüzde meslek

dersleri; mesleki gelişim atölyesi, meslek

teknolojisi, atölye, teknik resim, bilgisayar

destekli katı modelleme, döküm

laboratuvarı, kalite kontrol, bilgisayar

destekli döküm-izabe meslek resmi, iş-

84

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


letmelerde mesleki eğitim, seçmeli meslek

dersleri ise; ısıl işlem teknikleri, mekanik

işlemler, mesleki yabancı dil, özel

döküm yöntemleri, temel elektrik, toz

metalürjisi, basınçlı ve kokil döküm, programlama,

dijital tasarım ve sosyal medya

dersleri bulunuyor.

Teori eğitimiyle birlikte pratik eğitimi

nasıl sağlıyorsunuz? Alt yapınız yeterli

mi?

Bildiğiniz üzere bölümümüzde döküm

ve izabe olmak üzere iki dal mevcuttur.

Bu dalların derslerinin teorik eğitiminde

gerekli bilgileri hiçbir sıkıntı yaşamadan

öğrencilerimize aktarabiliyoruz. Pratik

eğitim olarak baktığımızda ise döküm

dalı derslerinin uygulamasında altyapımız

eski olmasına rağmen bir sıkıntı

yaşamıyoruz. Ancak izabe dalı ders uygulamalarında

altyapımız bulunmadığı

için öğrenciler bu derslerin uygulamalarını

staj dönemlerinde işletmelerde

gözlemliyorlar.

Bildiğiniz gibi Döküm sektöründe

özellikle ara eleman olarak tabir edilen

kalifiye personel sıkıntısı önemli

noktalarda, öğrencileriniz mezun olduğunda

bu alanı tercih ediyor mu?

Sektördeki ara eleman sıkıntısının

en büyük sebebi bölümümüz ile ilgili

sanayi kuruluşları arasında tam bir

koordinasyonun sağlanamamasından

kaynaklanıyor. Bunu biraz açarsak;

teknolojik olarak gelişen sanayi kuruluşlarına,

bölümümüz altyapısal olarak

yetişemediği için sektörün ihtiyaç

duyduğu tam kalifiye personeli yetiştirebildiğini

söylemek zor. Dolayısıyla

sektörde ara eleman sıkıntısının yüksek

düzeyde yaşanmasının nedenlerinden

biri olarak bunu görüyoruz.

Metalurji sektöründen ve ilgili

STK’lardan beklentiniz var mı?

Bölüm olarak Metalurji sektöründen

beklentimiz; bölümümüz makine,

teçhizatlarının sektöre paralel olarak

çağın gerektirdiği şekilde yenilenmesine

yardımcı olunması ve sektörbölüm

arasındaki tam entegrasyonun

sağlanmasıdır. Bu sayede hem sektörümüz

hem de geleceğimiz olan

gençlerimiz kazanacak olup bizlerde

geleceğimize olan sorumluluğumuzu

bir nebzede olsa gerçekleştirmiş olacağız.

Kısacası milletimiz ve ülkemiz

kazanmış olacak.

Bölgenizde demir-çelik ve döküm

sanayi yatırımları oldukça fazla, öğrencileriniz

ilgili sanayi kuruluşlarında

staj yapabiliyor mu?

Evet. Öğrencilerimiz 12. sınıfa geldiklerinde

ilgili sanayi kuruluşlarında

stajlarını yapabiliyorlar.

Bölgenizdeki ilgili sanayi kuruluşları

bölümünüze destek veriyor mu?

Bölgemizdeki sanayi kuruluşları sadece

staj yönünden bölümümüze

destek veriyorlar.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 85


MAKALE

SOĞUK ÇAPAK ALMA

İŞLEMİNİN ZAMAK

5 ALAŞIMININ

MEKANİK

ÖZELLİKLERİ

ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Burak Azman 1 ,Ümmet Ayyıldız 1 , Rabia Eylül Turan 1 Sena

Erdoğan 1 , Songül Kılınç 1

1

Prometal AR-GE Merkezi, Bursa, Türkiye

ÖZET

Zamak külçelerinin ergitilmesiyle ve yüksek basınçlı

döküm yönteminin kullanılmasıyla elde edilen

döküm ürünleri, birinci işlem üretim aşamasından

sonra müşteri isteklerine bağlı olarak ikinci

işlem aşamalarından geçmektedir. Bu işlemler ise

şu şekilde sıralanmaktadır; kumlama, zımparalama,

yıkama-kurutma ve birçok çeşidi olan çapak

alma prosesleri. Döküm işleminden sonra döküm

ürününün üzerinde kalan çapakların, kirliliklerin

giderilmesi ve daha temiz bir yüzeyin elde edilmesi

için ürün belirli başlı işlemlerden geçer. Kauçuk

sanayinde yaygın olarak kullanılan ‘soğuk

çapak alma’ prosesi döküm sanayisinde Türkiye

sınırlarında birkaç firmada kullanılmaktadır. Bu çalışmada,

Pro Metal firmasında üretimi gerçekleşen

Zamak 5 ürünlerine uygulanan soğuk çapak alma

prosesinin etkisi detaylı bir şekilde incelenmiştir.

Belirtilen proseslerin parametrelerinin optimize

edilmesiyle ıskarta oranlarında, enerji kullanımında

ve operatör çalışma süresinde azalma bunlardan

dolayı maliyetin düşürülmesi gibi olumlu

durumlar soğuk çapak alma prosesi sayesinde

elde edilmektedir. Bu çalışmada, döküm sektöründe

yaygın bir şekilde kullanılan soğuk çapak

alma prosesinin, ZAMAK 5 alaşımının iç yapı ve

mekanik özelliklerine etkileri araştırılmıştır. Zamak

5 alaşımı kullanılarak yüksek basınçlı döküm

yöntemiyle ürünlerin elde edilmesi sağlanmıştır.

Sonrasında elde edilen çekme ve darbe testi numunelerinden

bazıları soğuk çapak alma işlemine

tabi tutulmuştur. Soğuk çapak alma işlemine tabi

tutulmuş ve tutulmamış numunelerin mikroyapıları

incelenmiştir. Bu numuneler aynı zamanda sertlik

testine, darbe testine, aşınma testine ve yüzey pürüzlülük

ölçümü testine tabi tutulmuştur. Buna ek

olarak, numunelerin optik mikroskopta mikroyapılarının

ve SEM görüntülerin incelemesi gerçekleştirilmiştir.

Yapılan testlere ve analizlere göre soğuk

çapak alma işlemi uygulanmış ve uygulanmamış

numunelerin karşılaştırılması yapılmıştır. Elde edilen

sonuçlar incelendiğinde; soğuk çapak alma

prosesinin mikroyapı üzerinde önemli bir değişikliğe

sebebiyet vermediği, fakat mekanik özelliklerinde

kısmi negatif sapmalara neden olabileceği

gözlemlenmiştir.

Anahtar Kelimeler: Zamak 5, HPDC, Soğuk Çapak

Alma İşlemi, Mekanik Özellikler, Verimlilik,

ABSTRACT

Casting products obtained by melting ZAMAC

5 ingots and using the high pressure casting

method, go through the second process stages

depending on customer requests after the first

process production stage. These processes are

listed as follows; sandblasting, sanding, washingdrying

and deburring processes with many varieties.

After the casting process, the product goes

through certain processes in order to remove

the burrs and impurities remaining on the casting

product and to obtain a cleaner surface. The 'ice

deburring' process, which is widely used in the

rubber industry, is used by a few companies in the

foundry industry within the borders of Turkey. In

this study, the effect of the ice deburring process

applied to Zamak 5 products produced in Pro

Metal company was examined in detail. By optimizing

the parameters of the specified processes,

favorable conditions such as reduction in scrap

rates, energy use and operator working time,

thus reducing the cost, are achieved through the

ice deburring process. The aim of this study is to

investigate the effects of ice deburring process,

which is widely used in the casting industry, on

the internal structure and mechanical properties

of ZAMAK 5 alloy. By using Zamak 5 alloy, it is

ensured that the products are produced by high

pressure casting method. Some of the tensile and

impact test specimens obrained afterwards were

subjected to ice deburring. The microstructures

of the ice deburring and untreated samples were

investigated. These samples were also subjected

to hardness test, impact test, abrasion test and

surface roughness measurement test. In addition,

the microstructure and SEM images of the samples

were examined under an optical microscope.

According to the tests and analyzes performed,

the ice deburring process was applied and the

86

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


samples that were not applied were compared.

When the results obtained are examined; It has

been observed that the ice deburring process

does not cause a significant change on the microstructure,

but may cause partial negative deviations

in its mechanical properties.

Keywords: Zamac 5, HPDC, Cold Deburring Process,

Mechanical Properies, Efficiency.

1.GİRİŞ

Çinko elementinin alüminyum elementi ile birleşerek

yaptığı alaşımlara zamak alaşımı adı verilmektedir.

Bu alaşımlardan Zamak2, Zamak3, Zamak5,

Zamak7 seri üretime uygunlukları, nihai ürüne

sağladıkları düşük boyutsal toleransları ve yüksek

korozyon dirençleri sebebiyle hammadde olarak

sıkça tercih edilmektedir [1]. Piyasa verilerine göre,

dünya çinko tüketiminin yaklaşık %15'ini otomotiv

parçaları, elektronik/elektrik sistemleri ve ayrıca su

muslukları ve sıhhi tesisat armatürleri, ev eşyaları,

moda ürünleri vb. imalatında kullanılan çinko bazlı

alaşımların üretimine ayrılmıştır [2]. Çinko bazlı

alaşımlar, onları özellikle kalıp döküm üretimi ve

genel olarak dökümhane teknolojileri için çekici

kılan bir dizi özellik sunar. Aslında, düşük bir erime

sıcaklığı ile karakterize edilirler, bu da düşük enerji

tüketimi ve uzun kalıp ömrü ile birleştiğinde yüksek

akışkanlık ile karmaşık kalıp boşluklarının ve

tipik olarak 0,75 mm'ye kadar veya hatta 0,13mm'e

kadar düşük çok ince bölümlerin doldurulmasına

yardımcı olur [3]. Ek olarak, iyi bir son işlem ve kolayca

kaplanabilme özelliği sunarak, onları korozyona

ve aşınmaya karşı daha dirençli hale getirir ve

estetik görünümlerini geliştirir [4]. Nispeten düşük

maliyetlerine ek olarak, oda sıcaklığında iyi mukavemet,

darbe direnci, süneklik, iyi bitirme özellikleri,

iyi korozyon ve sürünme direncinin mükemmel

kombinasyonuna sahiptirler [5]. Çinko alaşımlarının

daha geniş kullanımındaki ana sınırlamalar, yüksek

yoğunlukları ve artan sıcaklık ve zamanla mekanik

özelliklerin kaybı ile ilgilidir [6]. Bunun yanında, pres

döküm ile üretilen zamak alaşımlarının döküm yapısı,

büyük bir dentridik yapı ile karakterize edilmektedir

[7,8]. Basınçlı döküm, %95'e varan en yüksek

malzeme kullanım oranı ile üretim sonrası malzemeyi

işlemeye hazır elde etmenin en etkili yöntemlerinden

biridir [9]. Karmaşık şekilli parçaların

üretimine olanak sağlaması, hareketli takım düzenlemeleri

sayesinde, günümüzde çoğu farklı endüstri

ve uygulama için demir dışı (NF) metallerden basınçlı

pres döküm ile parçalar üretmek mümkündür.

Bu yöntem ile üretilen parçalar, boyutsal doğruluk,

toleranslar, yüzey koşulları ve azaltılmış pürüzlülük

konusundaki yeni gereksinimler, bir parçanın kalitesini

koruyan ve genellikle büyük bir teknolojik çaba

gerektiren son işleme işlemlerini gerektirir. Ayrıca

seri üretimde %100 tekrarlanabilirlikten dolayı standart

bir gereklilik haline gelmiştir [10]. Zn-Al-Cu alaşımları,

%3-4 Al içeren sıcak hazneli yüksek basınçlı

enjeksiyon dökümde (HPDC) en yaygın olarak

kullanılırlar [11]. Soğuk çapak alma prosesi, kauçuk

sektöründe kullanılırken, son 5-6 yıldır Avrupa’da

Zamak sektöründe de kullanılmaktadır. Türkiye’de

de bu proses nadir olarak Pro Metal bünyesinde

kullanılmaktadır. Kriyojenik çapak alma, sıvı nitrojen

aracılığıyla döküm parçaların önceden tanımlanmış

sıfırın altındaki sıcaklıklara kadar dondurulmasını

içeren bir işlemdir. Sıcaklık, eldeki parçaların özel

gereksinimlerine göre ayarlanmaktadır. İşlem, dökümlerden

hissedilir ısıyı çeker ve döküm işlemi sırasında

dışarı akan fazla malzemenin gevrekleşmesine

yol açar. Döküm kısmı sadece yüzeysel olarak

donar, yani çapağın köküne kadar donma işlemi

gerçekleşir. Dökümün çekirdeği düşük sıcaklıktan

daha az etkilenir ve bu nedenle esnekliğini korur

[10]. Soğuk çapak alma, çeşitli işlemlerden oluşur.

İlk olarak, parçalar özel olarak tanımlanmış hedef

donma sıcaklığına soğutulur. Ardından asıl patlatma

işlemi gerçekleşir. Patlatma aşamasında polikarbonat

malzeme kullanılmaktadır. Özel uygulamaya ve

gereksinimlere bağlı olarak 0,15 ila 2,0 mm arasında

farklı geometriler ve tane boyutlarında granüller

kullanılmaktadır. Püskürtme sırasında, ortam sürekli

olarak düşük sıcaklığa maruz kalır ve bu da ona işlem

için gerekli aşındırıcı direnci ve darbe mukavemetini

vermektedir. Son bölüm döküm parçalardan

artıkları alınır ve çapak malzemeden ayrılır. Çapak

alma işlemi, aşındırma ile değil, fazla malzemenin

atılmasıyla gerçekleştirilir. Soğuk partiküllerin kinetik

enerjisinin taşınmasıyla parça yüzeyinde plastik

deformasyon oluşturur [12]. Soğuk işlenmiş malzemelerin

serbest enerjisi, tavlamış metallerinkinden

daha yüksek olduğundan denge konumuna dönme

eğilimi vardır ve bu nedenle koşullar sağlandığında

yumuşayabilir [13]. Geometri, boyut ve maksimum

kullanılabilir kinetik enerjiye bağlı olarak tüm

süreç ortalama 3 - 6 dakika sürer [10].

Bu çalışma, döküm endüstrisinde yaygın olarak

kullanılan soğuk çapak alma işleminin operatör ve

zaman kıstasında kazanç sağlamasına rağmen mekanik

özelliklerin belirli oranlarda azalmasına dikkat

çekmiştir. Soğuk çapak alma prosesinin döküm

endüstrisinde büyük bir problem olan çapak ve yüzey

pürüzlülükleri etkilerini ürün üzerinde te

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 87


MAKALE

mizlerken mekanik özelliklere olan etkisi ele alınmıştır.

Parça yüzeyindeki çapakları iyi bir şekilde

gidermesi, ürün yüzeyini iyileştirmesi, zamandan

ve operatörden kazanç sağlaması gibi faktörler bu

işlemin en büyük avantajlarıdır fakat mekanik özelliklerde

saptadığımız uygunsuzlukları da önümüze

dezavantaj olarak önümüze çıkmıştır. Bu dezavantaj

durumu müşteri özel isteklerine göre avantaja

çevrilebilen bir durumdur. Şöyle ki; mekanik özelliklerde

saptadığımız bu uygunsuzluklar çok çarpıcı

bir fark göstermeden azalmıştır. Eğer parça müşteri

özel isteklerindeki istenen parametrelere bakıldığında

hala tolerans değerleri içerisindeyse soğuk

çapak alma prosesi kullanılmaya devam edilebilir.

Bir örnekle açıklamak gerekirse bir ürünün sertlik

değeri 100hB ise ve soğuk çapak alma prosesinden

sonra sertlik değeri 97hB değerine düşüyorsa

ve müşterinin istediği sertlik değeri 95hB-100hB

arasında ise bu proses diğer avantajları ile birlikte

döküm endüstrisinde kullanılmaya devam edilebilir.

Bu çalıma sayesinde Avrupa’da endüstrideki metaller

üzerine uygulanan soğuk çapak alma prosesinin

etkileri araştırılmış olup literatürdeki boşluğu

doldurmakla birlikte farkındalık oluşturmuştur. Aşağıda

firmamızda üretilen, hammaddesi ZAMAK5

olan bir emniyet kemeri parçasının soğuk çapak

alma prosesine tabii tutulmadan önce ve sonraki

görselleri örnek olarak gösterilmiştir.

KİMYASAL BİLEŞİM (Ağırlıkça %)

Element

Bakır (Cu)

Magnezyum (Mg)

Alüminyum (Al)

Silisyum (Si)

Çinko (Zn)

Çizelge 1.

Zamak 5 alaşımının kimyasal bileşimi

% Değer

0,7-1,10

0,03-0,06

3,9-4,3


2.4. SEM

Bakalite alınan numuneler optik mikroskop ile incelendikten

sonra, soğuk çapak alma işleminin yüzey

üzerindeki etkisini incelemek amacıyla BTÜ Merkez

Laboratuvar bünyesinde bulunan Carl Zeiss marka

SEM cihazı ile görüntüler alınmıştır. SEM analizlerinde

hem bakalite alınan numuneler üzerinden hem de

çekme testi sonrası kırılan yüzeyler üzerinden görüntüler

alınmıştır.

Şekil 3.

Soğuk çapak alma makinasındaki tambur görüntüsü

Numuneler soğuk çapak alma öncesi ve sonrası olacak

şekilde isimlendirilmiştir. Bu çalışmada, Zamak 5

ile üretilen numunelere soğuk çapak alma işleminin

etkisinin araştırılması için darbe testi, sertlik testi, çekme

testi, aşınma testi, optik mikroskop (OM), taramalı

elektron mikroskobu (SEM), yüzey pürüzlülük testleri

uygulanmıştır.

2.5. Sertlik

Numunelerin sertlik analizi BTÜ Merkez Laboratuvar

bünyesinde AMİTTARİ marka sertlik ölçme cihazı ile

gerçekleştirilmiştir. Soğuk çapak alınmış ve soğuk

çapak alınmamış numunelerine 62,5 kg yük altında

en az on olacak şekilde ölçümler gerçekleştirilmiştir.

2.6. Yüzey Pürüzlülüğü

Pro Metal bünyesinde bulunan MAHR marka yüzey

pürüzlülüğü cihazı ile numunelerin yüzey pürüzlülük

değerleri elde edilmiştir. Her numune üzerinden 3 ölçümün

alınması gerçekleştirilmiştir.

2.1. Darbe Testi

10x10x55mm (kalın) ve 5x10x55mm (ince) ölçülerinde

olan iki farklı numune hazırlanarak toplamda 4 numune

üzerine Bursa Teknik Üniversitesi bünyesinde

darbe testine tabi tutulmuştur. Uygulanan Carpy darbe

testinde numuneye vuran çekicin ağırlığı 20.494

kg ve çekicin boyu ise 0.770m’dir. Darbe testinde numunelerin

kırılma enerjileri (J) ve kırılma açısı olmak

üzere iki verinin elde edilmesi sağlanmıştır.

2.2. Çekme Testi

Üretimi gerçekleştirilen kalınlığı 5 mm ve 6 mm

olan çekme testi çubuklarının; Bursa Teknik

Üniversitesi’nde yer alan merkezi laboratuvar bünyesinde

hizmet alımı şeklinde çekme testinin gerçekleştirilmesi

sağlanmıştır.

2.7. Aşınma Testi

Soğuk çapak alma işleminin malzemenin yüzeyindeki

etkisini araştırabilmek için numunelere aşınma testi

uygulanmıştır. Aşınma testi BTÜ merkez laboratuvar

bünyesinde TABE marka cihazın kullanılmasıyla gerçekleştirilmiştir.

Gerçekleştirilen testin parametreleri

ise şu şekildedir; 1000 devirde 3 N yük, toplam 10

m mesafe.

3. BULGULAR-TARTIŞMA

3.1. Mikroyapı Görüntülerinin Sonuçları

2.3. Optik Mikroskop İncelemesi

Soğuk çapak alınmış ve soğuk çapak alınmamış

numuneler Bursa Teknik Üniversitesi bünyesinde

uygun boyutlarda kesilmiş ve bakalite alma işlemi

uygulanmıştır. Bakalite alınan numunelere sırasıyla

zımparalama ve parlatma işlemi uygulanmıştır. Zımparalama

işlemi 800 ve 1200 grit zımparalar ile yapılmıştır.

Parlatma işleminden sonra numunelere Keller

çözeltisi ile dağlama işlemi uygulanmıştır ve mikro

yapı görüntüleri numunelerin merkez ve kenarlarından

olacak şekilde alınmıştır.

Şekil 3.

Mikroyapı Görüntüleri (a) Soğuk çapak alma işlemi öncesi

numunenin merkezinden alınan mikroyapı görüntüsü (b) Soğuk

çapak alma işlemi sonrası numunenin merkezinden alınan

mikroyapı görüntüsü (c) Soğuk çapak alma işlemi öncesi numunenin

kenarından alınan mikroyapı görüntüsü (d) Soğuk çapak

alma işlemi sonrası numunenin kenarından alınan mikroyapı

görüntüsü. Görüntülerin karanlık kısımları bakalit yüzeyini temsil

etmektedir.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 89


MAKALE

Soğuk çapak alma öncesi ve sonrasında numunelerden

optik mikroskobun kullanılmasıyla elde edilen

mikroyapı görüntüleri Şekil 4’te yer almaktadır. Şekil

4’te yer alan 4 adet mikroyapı görüntüsü incelendiğinde;

η + β ötektiği ile çevrili birincil Zn bakımından

zengin η dendritler (beyaz) ayırt edilebilir. Mikroyapı

görüntüleri numunelerin merkezinden ve kenarından

olmak üzere iki farklı bölgeden alınmıştır. Merkezden

alınan iki görüntü incelemeye tabi tutulduğunda; mikroyapıların

birbirleriyle benzer olduğu fark edilmiştir.

Bu doğrultuda, soğuk çapak alma işleminin numunelerinin

mikroyapısı üzerinde etkili olmadığı yorumu

yapılmaktadır. Numunelerin kenarından alınan mikroyapıları

görüntüleri incelendiğinde; soğuk çapak

alma işleminin numunelerin mikroyapıları üzerinde

etkin bir fark yaratmadığı yorumu kolaylıkla tekrardan

yapılmaktadır.

yorumu kolaylıkla yapılmaktadır. Bu doğrultuda,

soğuk çapak alma prosesinin sertlik değerlerinde

azalmaya sebebiyet verdiği yorumu tayin

edilmektedir. Buna ek olarak, her ne kadar

belirtilen prosesin sertlik değerinde azalmaya

sebebiyet verdiği tespit edilse de azalma oranın

azlığı da kolaylıkla değerler kıyaslandığında

fark edilmektedir (105 HB den 100 HB ye düşüş

mevcuttur.).

3.3. Çekme Testi Sonuçları

3.2.Sertlik Testi Sonuçları

Şekil 6.

Soğuk çapak alma işlemi öncesinde ve sonrasında elde edilen gerilme değerleri

(farklı kalınlığa sahip numuneler için)

Şekil 5.

Soğuk çapak alma işlemi öncesinde ve sonrasında elde edilen

sertlik değerleri

Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulan ve tabi

tutulmayan numunelerin, brinell sertlik ölçümü

yöntemi kullanılarak elde edilen sertlik değerleri

Şekil 3’te görülmektedir. Şekil 5’de yer alan

sertlik değerleri incelendiğinde; soğuk çapak

alma işlemi öncesinde elde edilen sertlik değerinin,

soğuk çapak işlemi sonrasında elde edilen

sertlik değerinden daha büyük olduğu fark

edilmektedir. Soğuk çapak alma işlemi öncesinde

elde edilen sertlik değeri yaklaşık olarak 105

HB iken soğuk çapak alma işlemi sonrasında

elde edilen sertlik değerinin yaklaşık olarak 100

HB olduğu söylenmektedir. Soğuk çapak alma

işlemine tabi tutulmamış ve tabi tutulmuş numunelerin

hata bar aralıkları kıyaslandığında; bar

uzunluklarının birbirine yakın olduğu grafikten

tayin edilmektedir. Bu durumda, her iki numune

içinde ölçülen değerlerin kendi içlerinde birbirine

yakın olduğu ve homojenlik sergilediğini

90

Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmayan ve

tabi tutulan numuneler üzerinden gerçekleştirilen

çekme testi doğrultusunda elde edilen

gerilme değerleri Şekil 6’da yer almaktadır.

Grafikten gözlemlenebileceği gibi, soğuk çapak

alma işlemi öncesi ve sonrasında teste tabi

tutulan numunelerin kalınlığı 5mm ve 6 mm’dir.

Numune kalınlığı fark etmeksizin elde edilen

çekme dayanım değerleri, soğuk çapak işlemi

öncesinde daha yüksek çıkmıştır. Soğuk çapak

alma öncesinde elde edilen çekme dayanımı

değerleri kıyaslandığında; kalınlığı 5 mm olan

numunenin daha yüksek dayanım değerini sunduğu

kolaylık fark edilmektedir ve yaklaşık olarak

numunenin gerilme dayanım değeri, 317 N/

mm2'dir. Soğuk çapak alma işleminden sonra,

kalınlığı 5 mm olan numunenin çekme dayanım

değerinin daha yüksek olduğu grafikten tespit

edilmektedir. En düşük gerilme değeri soğuk

çapak alma işlemine tabi tutulmuş kalınlığı 6

mm olan numuneden elde edilmiştir. Grafikte

yer alan değerler incelendiğinde; soğuk çapak

alma işleminin gerilme değerlerinde düşüşe sebebiyet

verdiği bulgusu kolaylıkla saptanmaktadır.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Şekil 7.

Soğuk çapak alma işlemi öncesinde ve sonrasında elde edilen

sertlik değerleri

J'dür. Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmuş

ve en yüksek değerin gözlemlendiği numunenin

nicel verisi yaklaşık olarak 5,6 j'dür Grafikte

yer alan değerler genel olarak kıyaslandığında;

Soğuk çapak alma öncesinde ve sonrasında en

yüksek değerler, 10X10 ölçü değerine sahip numuneden

elde edildiği tayin edilmektedir. Sonuç

olarak; kesit kalınlığı fark etmeksizin soğuk

çapak alma işleminin kırılma enerji değerlerinde

azalma meydana getirdiği durumu değerler

kıyaslandığında tespit edilmektedir.

Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulan ve tabi

tutulmayan numunelere çekme testi uygulanmasıyla

elde edilen gerinim değerleri Şekil

7’de yer almaktadır. Grafikte yer alan değerler

incelendiğinde; numune kalınlığı fark etmeksizin

soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmuş

numunelerin daha yüksek uzama değerlerini

sunduğu tayin edilmektedir. Soğuk çapak alma

işlemi öncesinde en yüksek değer, kalınlığı 5

mm olan numuneye aittir, numunenin sahip olduğu

gerinim değeri %2,25’tir. Soğuk çapak

alma işlemi sonrasında numunelerin gerinim

değerleri kıyaslandığında; kalınlığı 5 mm olan

numunenin daha yüksek değere sahip olduğu

tayin edilmektedir (numunenin sahip olduğu

gerinim değeri: %2,75). Grafikte yer alan tüm

değerler kıyaslandığında; numune kalınlığı fark

etmeksizin soğuk çapak alma işlemine tabi tutulan

numunelerin daha yüksek gerinim değerlerine

sahip olduğu gözlemlenmektedir. Bu sonuçlar

neticesinde; soğuk çapak alma işleminin

% uzama değerlerini arttırdığı yorumu kolaylıkla

yapılmaktadır.

3.4. Darbe Testi Sonuçları

10x10x55mm ve 5x10x55mm boyutlarına sahip

numunelerin soğuk çapak alma işlemi öncesinde

ve sonrasında darbe testine tabi tutulduğunda

elde edilen enerji değerleri Şekil 8’de

yer almaktadır. Soğuk çapak alma işlemine tabi

tutulmayan numunelerden elde edilen kırılma

enerjileri kıyaslandığında; en yüksek değer

10x10 mm ölçülerine sahip numuneden elde

edilmiştir. Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulan

numuneler kıyaslandığında; en yüksek değer

yine aynı ölçü değerlerine sahip numuneden

elde edilmiştir (10x10). Soğuk çapak alma

işlemine tabi tutulmayan ve en yüksek değeri

bizlere sunan numunenin sayısal değeri 6,2

Şekil 8.

Darbe testi sonuçları

3.5. Aşınma Testi Sonuçları

Örnekler COF Derinlik

Önce

Sonra

Çizelge 2.

Aşınma Testi Sonuçları

0.46

0.51

0.08

0.44

Soğuk çapak alma işlemi öncesinde ve sonrasında

numunelerin tabi tutulduğu aşınma testi

sonuçları Çizelge 2’de görülmektedir. Aşınma

sonuçları içerisinde yer alan sürtünme kat sayısı

değerleri incelendiğinde, soğuk çapak almaya

tabi tutulan numunenin sürtünme kat sayısı

değerinin daha yüksek olduğu görülmektedir.

İşleme tabi tutulmamış numuneden elde edilen

sürtünme kat sayısı değeri (COF) 0,46 iken işleme

tabi tutulmuş numuneden elde edilen COF

değerinin 0,51 olduğu görülmektedir. Buna ek

olarak, işleme tabi tutulmuş numuneden elde

edilen derinlik ve spesifik aşınma oranı değerlerinin

de daha büyük olduğu değerler mukayese

edildiğinde kolaylıkla fark edilmektedir. Sonuç

olarak, soğuk çapak alma prosesin aşınma

sonuçlarını negatif yönde etkilediği kolaylıkla

çizelgeden tayin edilmektedir.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 91


MAKALE

tutulmuştur. Yapılan testin sonuçları Şekil 9’da görülmektedir.

Şekil 10 baz alındığında; soğuk çapak alma

işlemine tabi tutulmamış numunelerin Ra değeri daha

düşük çıkarken soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmuş

numunelern Ra değeri daha yüksek çıkmıştır.

İşlem öncesi elde edilen Ra değeri 0,33 iken, işlem

sonrası elde edilen Ra değeri 0,35 dir. Bu doğrultuda;

soğuk çapak alma işleminin yüzey pürüzlülük değerlerini,

negatif yönde etkilediği fark edilmektedir.

Şekil 10.

Yüzey Pürüzlülük Değerleri (Ra), (a) Soğuk çapak alma işlemine

tabi tutulmamış, (b) Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmuş

Şekil 9.

Sürütnme Katsayısı-Zaman Grafikleri (a) Soğuk çapak alma

öncesi, (b) Soğuk çapak alma sonrası

Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmuş ve tabi tutulmamış

numunelerin aşınma testi işlemi gerçekleştirilmiştir.

Gerçekleştirilen test sonucunda, elde edilen

sürtünme kat sayısı-zaman değerleri (COF), Şekil

9’da yer almaktadır. Şekil 9-a’da soğuk çapak alma

işlemine tabi tutulmamış numunlerden elde edilen

COF değerleri görülmektedir. Şekil 9-b’de ise, soğuk

çapak alma işlemi uygulanmış numuneden elde edilen

COF değerleri yer almaktadır. Testte zaman dilimi

olarak 70 dk aralığı baza alınmıştır. Soğuk çapak

alma işlemi uygulanmayan numuneden daha düşük

sürtünme katsayısı değeri elde edilerken soğuk çapak

alma işlemi uygulanan numuneden daha yüksek

sürtünme katsayısı değeri elde edilmiştir. Soğuk çapak

alma işlemine tabi tutulmayan numuneden çoğunlukla

elde edilen sürtünme katsayısı değer aralığı

0,3-0,6 dır. Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulan

örnekten çoğunlukla elde edilen sürtünme katsayısı

değer aralığı 0,4-0,7 dir. Elde edilen bu veriler doğrultusunda

soğuk çapak alma işleminin sürtünme

katsayısı değerlerini arttırdığı yorumu kolaylıkla yapılmaktadır.

Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmamış ve tabi

tutulmuş numuneler yüzey pürüzlülük ölçümüne tabi

92

Şekil 11.

SEM görüntüleri.

(a) Soğuk çapak

alma öncesinde

merkezden alınan

mikroyapı görüntüsü

(b) Soğuk çapak

alma sonrasında

merkezden alınan

görüntü (c)(e) Soğuk

çapak alma öncesinde

kenardan alınan

mikroyapı görüntüsü

(d)(f) Soğuk çapak

alma sonrasında

kenardan alınan

mikroyapı görüntüsü.

Görüntülerde yer

alan siyah kısımlar

kalıplama malzemesidir

(bakalit).

Soğuk çapak alma işleminin numunelerin mikroyapısı

üzerindeki incelemelerin daha detaylı gerçekleştirilmesi

için numunelere SEM analizi uygulanmıştır.

Uygulanan analiz doğrultusunda elde edilen görüntüler

Şekil 11’de verilmiştir. Gerçekleştirilen analizlerde,

numunenin merkezinden ve kenarlarından olmak

üzere iki farklı konumdan görsel örneklerin alınması

gerçekleştirilmiştir. Görüntüler incelemeye tabi tutulduğunda;

konum fark etmeksizin numunelerin yüzeyinde

önemli bir değişikliğin olmadığı gözlemlenmiştir.

Ayrıca, merkezlerden alınan SEM görüntülerinin

birbirine benzediği fark edilmektedir. SEM analizinden

elde edilen görüntüler, optik mikroskoptan elde

edilen görüntülerle benzerlik sergilemektedir.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


4. SONUÇLAR

Prometal firması olarak Zamak 5 malzemesinden

elde edilen numunelere, çeşitli testler uygulanmıştır.

Bu doğrultuda, soğuk çapak alma

işleminin Zamak 5 alaşımı üzerine olan etkileri

incelenmiştir.

1. Soğuk çapak alınmamış ve alınmış numunelerin

mikroskop incelemeleri gerçekleştirilmiştir.

Numunelerin mikroyapı incelemelerin yapılması

için metalografik işlemler uygulanmıştır. Numunelerin

merkezinden ve kenarından alınan

görüntülerin mikroyapı incelemeleri yapılmıştır.

Alınan sonuçlar incelendiğinde; soğuk çapak

alma işleminin mikroyapı üzerinde etkin sonuçlar

doğurmadığı tayin edilmiştir.

2. Numunelere Brinell sertlik testi uygulanmıştır.

Uygulanan sertlik testi sonrasında elde

edilen sonuçlar incelendiğinde; soğuk çapak

alma işlemine tabi tutulmuş numunelerin sertlik

değerlerinin yaklaşık olarak 100 HB olduğu,

soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmayan numunelerin

sertlik değerinin yaklaşık olarak 105

HB olduğu görülmektedir. Bu noktada, soğuk

çapak alma işleminin %5 oranında sertlik değerini

azalttığı saptanmaktadır.

Şekil 12.

Kırık yüzey görselleri (a) Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmayan

numunenin görseli (b) Soğuk çapak alma işlemine tabi

tutulan numunenin görseli (c)(e)(g) Soğuk çapak alma işlemi

öncesinde daha yüksek büyütme oranlarında çekilen görseller

(d)(f)(h) Soğuk çapak alma işlemi sonrasında daha yüksek

büyütme oranlarında çekilen görseller

Çekme testi sonrasında elde edilen kırık yüzeylerin

görselleri Şekil 12’de yer almaktadır.

Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulan ve tabi

tutulmayan numunelerin farklı büyütmelerdeki

görüntüleri, aynı şekilde görülmektedir. Şekilde

yer alan kırılma bölgeleri incelendiğinde;

görüntülerin hepsinden sünek özelliğin gösterildiği

tayin edilmektedir. Yüzeylerde, oluşan

boşluklar incelendiğinde; soğuk çapak alma

işlemine tabi tutulmayan numunelerde boşluk

sayısının daha az olduğu, bundan dolayı çekme

dayanımı değerlerinin de yüksek olduğu yorumu

kolaylıkla yapılmaktadır.

3. Soğuk çapak alma işleminin malzeme üzerindeki

etkinliğinin teyit edilmesi için aynı zamanda

çekme testi de yapılmıştır. Kalınlık değerleri

6 mm ve 5 mm olan çubukların çekme testine

tabi tutulması sağlanmıştır.

• Gerilme değerleri karşılaştırıldığında; soğuk

çapak işlemine tabi tutulan kalın numunenin

yaklaşık olarak %5 oranında azalma gösterdiği

tayin edilirken ince numunenin yaklaşık olarak

%4 oranında azalma verdiği tayin edilmektedir.

• Gerinim değerleri karşılaştırıldığında soğuk

çapak alma işlemine tabi tutulmuş numunelerden;

kalın numunenin yaklaşık olarak %19 bir

artış sergilediği, ince numunenin ise yaklaşık

olarak %17 oranında bir artış sergilediği hesaplanmaktadır.

4. Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmamış

ve tutulmuş numunelere uygulanan darbe testine

ait sonuçlar incelendiğinde; kalın numunelerin

darbe dayanımının ince numunelere göre

daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Soğuk

çapak alma uygulandığında kalın numunelerde

darbe dayanımı yaklaşık %13, ince numunelerde

ise %3,5 oranında azalmıştır.

5. Soğuk çapak alma işleminin yüzeyde verdiği

etkiyi tayin etmek için aşınma testi yüzeylere

uygulanmıştır. Soğuk çapak alınmış numunenin

derinlik değeri, soğuk çapak alınmamış numunenin

değerinden 5 kat daha fazla çıkmıştır.

6. Soğuk çapak alma işlemine tabi tutulmuş ve

tutulmamış numunelere uygulanan yüzey pürüzlülük

değerleri incelendiğinde; soğuk çapak

alma sonrasında numune değerlerinde %9 oranında

artış teyit edilmiştir. Yüzeye uygulanan

soğuk çapak alma işleminin pürüzlülük oranında

artış yaratacağı beklenen bir durumdur.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 93


MAKALE

Sonuç olarak; soğuk çapak alma işleminin mikroyapı

da önemli bir değişikliğe sebep olmadığı

tespit edilmiştir. Buna karşın, uygulanan işlemin;

mekanik özellikler de azalmaya sebebiyet

verdiği tayin edilmiştir.

Yapılan çalışmalar sonucunda bu proses hakkında

iyileştirme mekanizmaları geliştirilmesi

düşünülmektedir. Uygulanan soğuk çapak alma

işleminde döküm numunesinin oda sıcaklığından

alınarak hızlı bir şekilde -55 °C ‘de işlem

görmesi ve 6 dakika sonunda tekrar oda sıcaklığına

ani bir geçişi söz konusudur. Bu ani sıcaklık

değişiklikleri malzemede negatif etkiye

sebep olduğundan bu prosesin soğutma ve işlem

bittikten sonra oda sıcaklığına tekrar geçiş

prosesi kademeli sıcaklık değişimi olarak yapıldığında

mekanik özelliklere etkisi tekrar tayin

edilecektir. Çalışmaların olumlu sonuçlanması

durumunda proses iyileştirilmesi yapılacaktır ve

yeni bir makalede bu konu ele alınacaktır.

TEŞEKKÜR

Test numunelerinin üretimi için ve her türlü

emek ve destekleri için Pro Metal ailesine, numunelerin

testlerinin gerçekleştirildiği, Bursa

Teknik Üniversitesi Merkezi Laboratuvar görevlilerine,

Metalurji ve Malzeme Mühendisliği öğretim

üyelerinden Doç. Dr. Muhammet Uludağ

hocamıza sonsuz teşekkürlerimizi sunarız.

REFERANS

[1] Polat, B. Deniz. “Zamak Dökümde Sıkça Karşılaşılan

Hatalar.” Metalurji Dergisi. 159, 46-54.

[2] Pola, A., Tocci, M. ve Goodwin, F. E. (2020).

Review of microstructures and properties of

zinc alloys. Metals, 10(2), 253.

[3] Katarivas Levy, G., Goldman, J. ve Aghion,

E. (2017). The prospects of zinc as a structural

material for biodegradable implants—a review

paper. Metals, 7(10), 402.

[4] Abou El-khair, M. T., Daoud, A. ve Ismail, A.

(2004). Effect of different Al contents on the

microstructure, tensile and wear properties of

Zn-based alloy. Materials Letters, 58(11), 1754-

1760.

[5] Zaid, A. I. ve Mostafa, A. O. (2017). Effect of

hafnium addition on wear resistance of zincaluminum

5 alloy: A three-dimensional presentation.

Adv. Mater. Lett, 8, 910-915.

[6] Gervais, E., Barnhurst, R. J. ve Loong, C. A.

(1985). An analysis of selected properties of ZA

alloys. Jom, 37(11), 43-47.

[7] Narimannezhad, A., Aashuri, H., Kokabi, A.

H., Khosravani, A., Kiani, M. ve Foroughi, A.

(2008). Semisolid joining of zinc AG40A alloy

by partial remelting and mechanical stirring. In

Solid State Phenomena (Vol. 141, pp. 225-230).

Trans Tech Publications Ltd.

[8] Michalik, R. (2014). Structure and mechanical

properties of ZnAl40Cu3 alloy modified

with rare earth elements: Struktur‐und Materialeigenschaften

der mit seltener Erde modifizierten

ZnAl40Cu3 Legierung. Materialwissenschaft

und Werkstofftechnik, 45(5).

[9] Pankratov, D. L. ve Gavariev, R. V. (2019,

July). Improving the quality of castings made of

non-ferrous metal alloys when casting in metal

molds. In IOP Conference Series: Materials

Science and Engineering (Vol. 570, No. 1, p.

012072). IOP Publishing.

[10] Ralf Sinner, Head of Sales, Mewo GmbH

& Co KG, Olpe. (2016). Cryogenic deburring of

non ferrous die castings. Casting Plant & Technology

[11] Durman, M., & Murphy, S. (1991). Precipitation

of metastable ϵ-phase in a hypereutectic

zinc-aluminium alloy containing copper. Acta

metallurgica et materialia, 39(10), 2235-2242.

[12] Boud, F., Folkes, J., Tantra, N., Kannan, S.,

& Wright, I. W. (2010). A Study on Deburring Inconel

718 Using Water Jet Technology. In Burrs-

Analysis, Control and Removal (pp. 189-195).

Springer, Berlin, Heidelberg.

[13] Doğan, E. (2006). 1050 ve 8006 Alüminyum

Alaşımlarının Deformasyon ve Yeniden Kristalleşme

Davranışı (Doctoral dissertation, Fen Bilimleri

Enstitüsü).

94

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


HABER

Kromaş’tan Atık Su Arıtma Çözümleri

Kromaş Atık Su Arıtma sistemleri farklı kapasitelerde tek makineden çoklu hatlara kadar

proseste ortaya çıkan atık suların arıtılması ve tekrar kullanılmasını sağlıyor.

Devasa bir ekosistemde yaşadığımızı

düşündüğümüzde her birey ve işletme

için su; vazgeçilmez, alternatifi oluşturulamaz

ve sadece maliyeti ile değerlendirilemeyecek

kadar kıymetli bir

kaynak.

Günümüzde bireysel su kullanımında

dahi dünya çapında tasarruf kampanyaları

yapılıyor. Her işletme için,

özellikle proseslerinde su girdisi bulunan

her fabrikanın bu konuda üzerine

düşen görevler ve yasal yükümlülükleri

var. Bireysel olarak yapılan basit iyileştirmeler

bile böylesi önemli iken, işletmelerin

su girdilerini kontrol etmeleri

dünyamız için çok kıymetli uğraşlardır.

Tüm canlılara sağlanan ve geri dönüştürülmesi

önemli olan kaynakları kullanmak

fazlasıyla önemlidir.

“PROSES SUYU TEKRAR

KULLANILABILIR”

Kitlesel yüzey işlem diye Türkçeye çevrilen

Mass Finishing proseslerinde, iş

parçasını aşındırmak için kullanılan abrasiv

taşlar, kendileri de aşınarak partiküller

halinde proses suyuna karışırlar.

Proseslerden çıkan katı atık ihtiva eden

suyun şehir alt yapılarına verilmesi yasak

olduğu gibi, atık su alt yapılarının

tamir edilemez tahribatına yol açar. Bu

partiküllü suyun bir fiziksel arıtma sisteminden

geçirilerek, partiküllerinden

arındırılması yani fiziksel manada arıtılması

gerekir. Böylelikle proses suyu

tekrar tekrar kullanılabilir. Ortaya çıkan

atık katı atık bertaraf yönetmeliklerince

bertaraf edilebilir. Mass finishing prosesleri

endüstrinin hemen her alanında

kullanıldığından fiziksel arıtma sistemleri

de tüm endüstride kullanılıyor.

Fiziksel arıtma sistemlerinin en temel

mantığı, içerisinde katı partikül var olan

atık suyun, santrifüj kuvveti etkisiyle, katı

ile sıvı arasındaki özgül ağırlık farkından

faydalanarak katı ve sıvıyı iki farklı

faz halinde ayrıştırmasıdır. Oluşturulan

santrifüj kuvveti bu iki fazın ayırımının

kalitesini belirler, yani ayrıştırabileceğiniz

katı partiküllerin kaç mikron olduğu,

sistemde oluşturduğunuz santrifüj kuvvetine

direkt bağlıdır.

“TEK MAKINEDEN ÇOKLU

HATLARA KADAR ATIK

SULARIN ARITILMASI

SAĞLANABILIR”

“Kromaş Atık Su Arıtma sistemleri

farklı kapasitelerde tek makineden

çoklu hatlara kadar proseste ortaya

çıkan atık suların arıtılması ve tekrar

kullanılmasını sağlıyor. Yüksek devirli

santrifüj ve kademeli arıtma sayesinde

atık sular partiküllerden ve istenmeyen

maddelerden arındırılarak

sisteme geri kazandırılıyor.

Böylece hem su sarfiyatında ciddi

bir kazanç hem de kullanılan kimyasalların

daha az ve verimli kullanımı

sağladığı için bir avantaj sağlıyor.

Fakat en önemlisi, çevremize zararlı

olan tüm madde ve bileşenleri iç

haznesinde toplayarak çevreyi kirletmez,

korur.

Ayrıca Kromaş’ın yüksek verimli

arıtma sistemleri, değerli taşlar, altın

ya da mücevher işlendiğinde, bu değerli

cevherlerin atıklarını toplar ve

geri kazanımını gerçekleştiriyor.”

ARS 140 B 1000 Atık Su Arıtma Makinesi

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 95


MAKALE

96

VERMIKÜLER

GRAFIT DÖKME

DEMIR ÜRETIMI

(CGI)

Dr. M. Jonuleit, Uygulama Teknolojisi Şefi ve

Yüksek Mühendis W. Maschke, Uygulama Teknolojisi, ASK

Chemicals Metallurgy, Unterneukirchen, Almanya

Çeviri: Hasan Dağlı, Ünal Oray, ASK Chemicals TR

1. Giriş

Vermiküler Grafitli dökme demirler (CGI), küresel

grafitli dökme demirlerin (DI) gelişimi sırasında

ortaya çıkmış, lamel ile küresel grafit

arasında geçiş sayılabilecek bir grafit yapısına

sahiptir. Küresel grafitli dökme demirlerin

üretimi İkinci Dünya Savaşından sonra başarılı

çıkışını sürdürürken, günümüzde yeni bir malzeme

gelişimi olarak ortaya çıkan vermiküler

yapı, küresel grafit üretiminde hep olumsuz ve

istenmeyen bir grafit tipi olarak görülmüştür.

Vermeküler grafitin mikro yapısı Resim1 de gösterilmiştir

[1].

Resim 1:

“Vermiküler” grafit

Geçmişte, Vermiküler grafitli dökme demirleri

(CGI) standart bir malzeme haline getirmek üzere

bir dizi araştırma ve geliştirme projeleri [2 ile

5 arasında] yürütülmüştür. Bu projelerde elde

edilen sonuçlar daha sonra teknik makaleler

olarak [6 ile 16 arasında] yayımlanmıştır.

DI ile gri dökme demir (GI) arasında sınıflandırılan

CGI’ın faydalı özellikleri çok geçmeden

keşfedilmiştir.

CGI’ın, DI ile mukayese edildiğinde; daha düşük

genleşme katsayısı (expansion coefficient),

daha yüksek ısı iletkenliği (thermal conductivity),

daha iyi ısıl şok dayanımı (thermo-shock),

daha düşük esneklik katsayısı (elasticity modulus),

yüksek sıcaklıklarda daha az bükülme (distorsion),

ve daha iyi sönüm kapasitesi (damping

capacity) ve dökülebilme (castability) özellikleri

daha iyidir.

Öte yandan, CGI, GI ile karşılaştırıldığında mekanik

özelliklerin et kalınlığına daha az bağımlı

olması, yüksek sıcaklıklarda daha az oksitlenme

eğilimi ve daha az hacimsel genleşme, alaşım

elemetleri kullanılmadan mukavemet değerlerinin

GI’ya nazar daha yüksek olması, daha yüksek

süneklik ve tokluk gibi avantaları vardır.

Belirtilen özelliklerden de anlaşılacağı üzere

CGI daha yüksek sıcaklıklarda ve sıcaklık değişimlerine

maruz kalan parçaların üretimi için uygundur.

Bunlar arasında silindir krank kutuları,

egzoz manifoldları ve turbokompresörler, debriyaj

plakaları, fren diskleri, hidrolik parçalar ve

cam kalıpları önemli yer tutmaktadır. Büyük döküm

parça olarak, CGI curuf potaları üretiminde

kullanılmaktadır.

Bu özelliklerine karşılık Almanya’ da ve dünyada

imal edilen CGI miktarı, GI ve DI’ ya göre çok

az miktardadır.

Bunun nedenleri, bu malzemeye gereksinim

duyan parçaların sınırlı olması ve üretim prosesinin

vermiküler yapı elde edilebilmesi için sıkı

kontrolunun gerekliliğidir.

2. Vermiküler Grafit Dökme Demirle

üretim metodu

Vermiküler grafitli dökme demir üretiminde temel

önkoşul, baz metalin analizinden başlamak

üzere, döküme kadarki bütün süreçlerde parametrelerin

sıkı bir şekilde kontrol edilmesidir. Günümüzde

CGI üretmek için kullanılan en yaygın

metod sıvı metale küreleşmeye neden olmayacak

miktarda Magnuzyum ilave edilmesidir. Bu

amaç için kullanılan farklı yöntemler ve değişik

Magnezyum içeren malzemeler bulunmaktadır.

Genellikle, Magnezyum ilavesi ile birlikte vermiküler

yapı elde edilmesini garanti altına almak

için bazı katkı malzemesi ilaveleri de yapılabilir.

Örneğin, egzoz manifoldları veya turbokompresörler

gibi çok ince et kalınlığına sahip döküm

parçalar için Titanyum (Ti) ilavesi gerekir. Katkı

malzemesi kullanılıp kullanılmayacağı parçaların

geometrilerine bağlıdır.

Aşağıda, CGI üretimi ile ilgili en yeni üretim

yöntemleri belirtilmiştir:

- FeSiMg veya Tel ile kontrollu miktarda Mg ilave-

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


si ile birlikte sıvı metale Ti veya FeTi ilavesi

- Ön şartlandırma işleminden sonra, Ti ilave edilerek

veya Ti ilave edilmeden, Tel ve FeSiMg ile

kontrollu miktarda Mg ilavesi.

- Ön bir Magnezyum tretmanından sonra, sıvı

metal, termal analiz ile kontrol edilerek aşılama

ve ilave Mg tretmanına ihtiyaç olup olmadığının

tespit ederek gerekli görülürse ikinci kademede

gerekli ilavelerin yapılması.

- Bir önceki şarjın termal analiz sonuçları dikkate

alınarak gerekli miktarda Tel ile Mg tretmanı ve

aşı ilavesi yapılması

- Tel veya FeSimg ile Mg ilavesi yapılması ve artı

olarak CerMM ilavesi

3. CGI’nin Mekanik Özellikleri

VDG Bilgi Formu W 50 [17], CGI’da elde edilecek

mekanik özelliklerle ilgili temel bilgiler içerir. DI

‘da olduğu gibi mekanik özellikler;

- ayrı dökülen test parçasından

- döküm parçaya bağlı olarak dökülmüş test parçasından

- döküm parçadan çıkarılmış test numunesinden

Tablo 1, VDG Bilgi Formu W 50 belirtilen mekanik

özellikleri göstermektedir.

ISO 16112 standartındaki sertlik değerleri VDG

Bilgi Formu W 50 ile benzerlik gösterse de, diğer

özelliklerde dikkate alınması gereken ufak tefek

farklılıklar vardır.

Grafit yapısı ile ilgili olarak mutlaka müşteri koşullarının

yerine getirilmesi gerekir. Mikro yapıda

kesinlikle lamel grafit oluşumuna müsade edilmez.

ISO 16112 standardına göre, %80 vermiküler

grafit (grafit formu III) istenir ve %20 nodüler grafite

müsaade edilir (grafit formları V ve VI). Tedarik

şartnamelerinde 90/10 veya 60/40 gibi başka

oranlar da yer alabilmektedir. Müşteri genellikle

hangi oranda vermiküler grafit oluşumunu istediğini

belirtir. Bütün CGI tipleri için en kritik olan

husus, lamel grafit oluşumuna izin verilmemesidir.

Şekil 2’de ISO 16112 [18] standardına göre, farklı

yüzdelerde vermiküler grafit ve nodüler grafit oluşumları

gösterilmektedir.

Tablo 1:

Ayrı dökülmüş test parçasından elde edilmiş mekanik özellikler

Dökülen parçanın hangi spesifikasyona göre

kontrol edileceğinin önceden belirtilmesi gerekir.

Bazı imalatçılar, mekanik özellikler için ISO

16112 [18] standardını temel almaktadır. Tablo 2,

ISO 16112 [18] standartında belirtilen değerleri göstermektedir.

Resim 2:

ISO 16211’e göre farklı nodüler grafit yüzdelerine sahip CGI yapısı

CGI üretimine yeni başlayanlar için belirtilmesi

gereken bir husus, grafit yapılarını sadece dağlanmamış

numuneler üzerinde değerlendirmektir.

Standarlarda; CGI 300 için ferritik, CGI 350 için

ferritik - perlitik matris, CGI 400, CGI 450 ve CGI

500 lerde büyük ölçüde perlitik matris istenir.

4. Tel yöntemi ile CGI parçalarınının

üretilmesi ile ilgili hususlar

4.1. Kükürt ve Titanyum miktarları

İlk analizdeki Kükürt (S) oranı doğal olarak kritik bir

rol oynamaktadır. Tecrübelerimize dayalı olarak,

baz metaldeki Kükürt oranının %0.010 ile %0.012

arasında olması gerekir. Bu değerler, CGI üretimi

için iyi bir önkoşul oluşturur. Daha önce belirt

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 97


MAKALE

tildiği gibi, bütün üretim parametrelerinin sıkı kontrolu

CGI üretimde çok önemli bir rol oynar. Eğer kükürt

değeri %0.012’nin üstünde

değerleri için, düzeltme ancak şarj malzemesi

takviyesiyle mümkündür. Eğer bu şartlara uygunluk

sağlanmazsa, arzu edilmeyen lamel grafit veya nodüler

grafik yüzdelerinde artma olur.

Burada belirtilmesi gereken bir başka element de

Titanyum’dur. Ti’nin küresel grafit oluşumuna mani

olduğu bilinmektedir ancak CGI üretiminde her zaman

Ti kullanılmaz. Bazı durumlarda, Ti’nin küresel

grafit oluşumuna mani olma etkisinden CGI üretimi

yararlanılır.

Genellikle, Ti, manifoldlar gibi ince cidarlı parçalarda,

hızlı soğumaya bağlı olarak çok az Mg oranlarında

bile, istenmeyen oranlarda küresel grafit

oluşumuna mani olmak için kullanılır. Bazı üreticiler

vermiküler grafit oluşumuna katkıda bulunmak amacıyla

başka parçalar için belli oranda Ti kullanmayı da

tercih edebilir. Eğer Ti kullanılırsa, miktarı % 0.06 ile

% 0.20 arasında olmalıdır. Literatürden [19] derlenen

şemada, Ti’nin vermiküler grafit oluşumu üzerindeki

etkisi açık bir şekilde görülmektedir. “Çalışma Aralığı”,

Ti ile önemli ölçüde artmaktadır.

Ti kullanırken, Titanyum Karbür fazının oluşaçağının

bilinmesi gerekir. Karbür oluşumu ürün kalitesinde

sorun yaratabilir (şekil 4).

Resim 3:

Ti’nin CGI

“çalışma aralığı”

üzerindeki etkisi

Resim 4:

CGI’da oluşan titanyum

karbürler

CGI üreten dökümhaneler genellikle DI da ürettiklerinden,

döndü malzemelerin (yolluklar, besleyici gibi)

dikkatlice ayrılması gerekir. DI üretimi sırasında şarj

malzemelerinden sıvı metale Ti bulaşması çok ciddi

sonuçlar yaratabilir.

Eğer Ti kullanılması açık bir şekilde belirtilmediyse,

üreticiler, olası bir Ti bulaşmasının önüne geçmek için

daima Ti ilavesiz CGI üretimini tercih edeceklerdir.

Günümüzde, silindir krank kutuları ve çok sayıda

baskı plakaları Ti kullanılmadan çok başarılı bir şekilde

üretilmektedir.

Eğer Ti kullanılacaksa, FeTi ‘nin ergitme ocağına

ilave edilmesi gerekir.

4.2. Ön şartlandırma

Baz metaldeki Kükürt miktarı ölçülebildiği için bilebilmektedir.

Ancak, sfero üretiminde ve bilhassa

CGI üretimi için çok kritik olan Oksijen ölçülemediği

için net olarak bilinemez. Oksijenin, Kükürtün iki katı

Magnezyumun ile birleştiği düşünülürse, sıvı metal

içindeki oksijen miktarının düşük olması gerekir. Mg

tretmanından önce sıvı metal içindeki bağlı ve serbest

oksijen miktarının düşürülmesi gerekir. Eğer bu

sağlanamaz ise, sıvı metal içindeki oksijenin magnezyum

ile kimyasal olarak birleşerek MgO oluşturması

nedeniyle, hep aynı miktarda magnezyum ilavesi yapılmış

olsa bile, sıvı metal içindeki oksijen seviyesindeki

değişikliklere bağlı olarak, mikro yapıdaki lamel

grafit oluşum miktarı değişiklik gösterecektir.

ASK Chemicals Metallurgy GmbH (ASKCM), uzun

yıllardır ön şartlandırıcı olarak VL(Ce)2 [20] üretmektedir.

VL(Ce)2 ve CerMM ile ön şartlandırma, sıvı metaldeki

serbest ve bağlı oksijeni azaltır. İlave, Mg tretmanından

önce, sıvı metal Mg tretman potasına alınırken

yapılır. Oksijen miktarında sağlanan azalmanın

yanısıra, oluşan seryum-oxi-sülfitler sıvı metal içindeki

çekirdek sayısını arttırır. Zirkon ve Mangan ise çekirdek

oluşumunu daha da güçlendirilirler.

CGI üretimi için sıvı metal içinde tretman öncesi,

30 ppm oksijen ve 1 – 2 ppm arasında oksit bulunması

önşarttır [12].

Yapılan ölçümlerde, Mg tretmanından önce ön

şartlandırma yapıldığında toplam oksijenin bir ölçümde

22 ppm’e, başka bir ölçümde ölçüm ise 24 ppm

düştüğü tesbit edilmiştir.

98

4.3. Tel yöntemi ile CGI Üretimi

Ergitme ocağından sıvı metal potaya alınırken ön

şartlandırıcı ilavesi yapılır. Pota daha sonra Tel ile Mg

tretmanın yapılacağı istasyona taşınır. Eğer potanın

üzerinde dikkati çekecek kadar cüruf varsa bu cüru-

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


fun tretman öncesi temizlenmesi gerekir.

ASKCM, Tel Mg tretmanı için özel teller geliştirmiştir,

tretman için bu tellerin kullanılması önerilir.

%0.010 ile %0.012 arasında başlangıç Kükürtü için,

ton başına 8 – 10 m tel ilave edilir. Bu, ton başına 3-4

kg tel anlamına gelmektedir. Toplam tel ağırlığının

yaklaşık %60’lık bir bölümünün dolgu malzemesi olduğu

dikkate alındığında, sıvı metal içine ilave edilmiş,

tretman malzemesinin ton başına 1.8 ile 2.4 kg

arasında olduğu hesaplanabilir. Tretman süreleri 20

ile 30 saniye arasındadır.

Mg tretmanından sonra tekrar cüruf alınmalıdır.

Aşılama, eğer gerekecekse, metalin döküm için başka

bir döküm ünitesine transferi veya tretman potası

ile döküm yapılacak ise, ya aynı potada tel aşılama

yada herhangi bir geç aşılama uygulaması yapılabilir.

Düşük Alüminyum içeren SRF 75 [21], CGI’nin aşılanması

için son derece uygundur.

Debriyaj baskı plakası gibi parçalar için döküm

sıcaklığı 1.380 ile 1.420°C arasında olmalıdır. Daha

ince et kalınlığı olan CGI SiMo egzoz manifoldları için

daha yüksek döküm sıcaklıklarının seçilmesi gerekir.

1 tonluk bir metalin döküm süresinin 10 dakikayı aşmaması

gerekir; çünkü CGI’da da aşının etkinliği kaybetmesi

söz konusudur ve bu durum elde edilecek

grafit tipi üzerinde olumsuz bir etki yaratabilir.

Eğer gün içinde aynı ocak ile CGI’nın yanısıra DI

ve GI üretimi yapılacaksa, önce GI, sonra DI ve en

son CGI üretim yapılmalıdır. Aynı ergitme ocağı kullanıldığında

GI’dan sonra direk olarak CGI’nın üretimine

geçilmemelidir.

Sadece CGI üretimin yapıldığı dökümhaneler tabii

ki en idealidir, bu durumda geçişlerde karışma söz

konusu olmaz.

Resim 6:

Örnek 1’de elde

edilmiş CGI grafit

yapısı, Büyütme

100:1, dağlanmamış

Resim 5:

CGI üretimi

için tel tretman

istasyonu

5. Tel tretmanı ile CGI Üretimine

İlişkin Örnekler

Örnek 1: Müşteri talebi üzerine Ti ilavesi yapılmış CGI

350 üretimi.

Baz metalde % 0.11 Ti

Metal miktarı: 1.000kg

VL(Ce) + CerMM ile ön şartlandırma

Tel ile Mg tretamanı [22]

Döküm sırasında SRF 75 ile aşılama

Tretman sonrası: % 0.015 S ve % 0.012 Mg

Ayrı dökülmüş Y2 bloktan ölçülmüş mekanik değerler:

Rm 406 MPa, Rp0.2 333 MPa, A 2%, HB 199

Grafit yapısı: %80 grafit form III ve %20 grafit form VI

Örnek 2: Müşteri talebi doğrultusunda Rm > 385

MPa ve % 0.10 Ti ilave edilmiş CGI üretimi

Baz metalde % 0.10 Ti

Metal miktarı: 1.500kg

VL(Ce) + CerMM ile ön şartlandırma

Tel ile Mg tretamanı [22]

Döküm sırasında SRF 75 ile aşılama

Tretman sonrası: % 0.011 S ve % 0.014 Mg

Parçaya birleşik dökülen numuneden ölçülen mekanik

değerler: Rm 397 MPa, Rp0.2 318 MPa, A %1.7,

HB 210

Grafit yapısı: 80% grafit formu III ve %20% grafit formu

VI

Resim 7:

Örnek 2’de elde

edilen CGI grafit

yapısı, büyütme

oranı 100:1, dağlanmamış

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 99


MAKALE

Örnek 3: CGI SiMo, üretimi

Rm min. 400 MPa, A min. %3 ve maks. %0.20 Ti

Baz metalde % 0.14 Ti

Metal miktarı: 1.200kg

VL(Ce) + CerMM ile ön şartlandırma

Tel ile Mg tretamanı [22]

Döküm sırasında SRF 75 ile aşılama

Tretman sonrası: % 0.010 S ve % 0.018 Mg

Ayrı dökülmüş Y2 ok numunesinden ölçülen mekanik

değerler: Rm 545 MPa, Rp0.2 492 MPa, A 3.5%,

HB 228

Grafit yapısı: %70 ile %80 grafit form III ve %20 ile

%30 arasında grafit form VI

6. CGI Üretiminde Test Yöntemleri

Bütün otomatik testlere rağmen, dökümhane personeli,

değerlendirme yaparken CGI ile GI arasında

aşağıdaki genel kriterleri dikkate almalıdır.

Genel özellikler:

CGI:

- Grafit uzunluğu yaklaşık 50 µm

- Uzunluk-genişlik oranı < 10

- Grafit uçları yuvarlaktır

GI:

- Lamellerin grafit uzunluğu 500 µm’ye kadardır

- Uzunluk-genişlik oranı 50 ile 100 arasındadır

- Grafik uçları sivridir

CGI yapısı, aşağıda belirtilen yöntemler kullanılarak

test edilebilir:

- Spektrometre numunelerinden (ayrıca Mg/S oranı)

kimyasal analiz ölçümü

- EMF kullanılarak oksijen aktivitesinin ölçülmesi

- Termal analiz ile değerlendirme

- Metalografik incelemeler (örn. her tretman sonrası

alınan numunelerin hızlı kontrolu)

- Rezonans frekans testleri

- Ultrason incelemeleri

Resim 8:

Örnek 3’te elde

edilen CGI SiMo

grafit yapısı, büyütme

oranı 50:1,

dağlanmamış

7. Özet ve Sonuçlar

Günümüzde, Tel ile Mg tretmanı oldukça oturmuş ve

kabul görmüş bir teknolojidir. DI üretiminde olduğu

gibi, bazı teller CGI parçalarının üretilmesi için de

son derece uygundur. Ön şartlandırma ile sıvı metalin

içindeki serbest ve bağlı oksijenin azaltılması baz

metalde tretman öncesi istenilen metalürjik özelliklerin

elde edilmesi için en uygun yöntemdir. VL(Ce)2 ile

ön şartlandırma ve Inform® Tel Mg tretmanının birlikte

kullanılması, basit ama aynı zamanda çok güvenilir

bir CGI üretim yöntemidir. Bu yöntem ile CGI volanlar,

debriyaj ve fren diskleri ve egzoz manifoldları basit

ve güvenilir bir şekilde üretilmektedir. Üretim sırasında

şartname harfi ile uyulması, daha sonraki test

masrafının azaltılmasını sağlar.

Referanslar:

[1] H. Mayer, Dickwandige Gussstücke aus Gusseisen mit Kugelgraphit,

Giesserei 60 [Thick-Walled Cast Pieces Made Of

Cast Iron with Nodular Graphite, Casting 60] (1973), 7, pp. 175

- 181

[2] Herfurth, K.: Freiberger Forschungsh. [Freiburg Research

Journals] 1966, Dept. B, No. 105, pp. 267 - 310

[3] Stefanescu, D.M. and Loper, C.R. Gießerei-Praxis [Casting

Practice] (1981), 5, pp. 73 - 96

[4] Nechtelberger, E.; Puhr, H.; v. Nesselrode, J.B. and Nakayasu,

A.: Stand der Entwicklung von Gusseisen mit Vermiculargraphit

– Herstellung, Eigenschaften und Anwendung,

Teil 1, Gießerei-Praxis [Development Status of Cast Iron with

Vermicular Graphite – Production, Properties and Application,

Part 1, Casting Practice] (1982), 22, pp. 359 - 372 and Teil

2, Gießerei-Praxis [Part 2, Casting Practice] (1982), 23/24, pp.

375 - 396

[5] Nechtelberger, E. and Lux, B.: Gefügeaufbau und Eigenschaften

von Gusseisen mit Vermiculargraphit, Gießerei-Praxis

[Structural Composition and Properties of Cast Iron with Vermicular

Graphite, Casting Practice] (1984), 11, pp. 177 - 187

[6] Ebner, J.; Hummer, R. and Schlüsselberger, R.: Gießerei 84

[Casting 84] (1997), 12,

pp. 40 - 48

[7] Lampic-Opländer, M. and Henkel, H.: Gießerei-Praxis [Casting

Practice] (1999), 6, pp. 296 - 301

[8] Lampic-Opländer, M.: CGI, Teil 1, Gießerei-Praxis [CGI, Part

1, Casting Practice] (2001), 1, pp. 17 - 22

[9] Lampic-Opländer, M.: CGI, Teil 2, Gießerei-Praxis [CGI, Part

2, Casting Practice] (2001), 4, pp. 145 - 152

[10] Lampic-Opländer, M.: CGI, Teil 3, Gießerei-Praxis [CGI,

Part 3, Casting Practice] (2001), 5, pp. 192 - 198

[11] Hummer, R. and Bührig-Polaczek, A.: Gießerei 87 [Casting

87] (2000), 10, pp.23 - 29

[12] Hofmann, E. and Wolf, G.: Gießereiforschung 53 [Casting

Research 53] (2001), 4, pp. 131 - 151

[13] Martin, T. and Weber, R.: Gießerei 92 [Casting 92] (2005),

4, pp. 34 - 41

[14] Technical forum, internal SKW further training, 2004

[15] Technical forum, internal SKW further training, 2009

[16] Hasse, St.: Gießerei-Praxis 5/2010 [Casting Practice

5/2010], pp. 128 - 134

[17] VDG Information Sheet W 50

[18] ISO 16112

[19] Reese, C. R. and Evans, W.J.: AFS Transactions 1998, pp.

673 - 685

[20] ASKCM Product Datasheet VL(Ce)2

[21] ASKCM Product Datasheet SRF 75

[22] ASKCM-Inform® M treatment wires

100

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


HABER

İhracatın ‘Metalik Yıldızları’

Ödüllerini Aldı

İstanbul Demir ve Demir Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB), 2020 yılında

gerçekleştirdiği 8,4 milyar dolarlık ihracata katkı sağlayan başarılı ihracatçılarını ödüllendirdi.

TÜDÖKSAD üyelerinden Tuğçelik Alüminyum

''Alüminyumdan Mamül Ürünler''

kategorisinde birinci sıradan, Aslar Pres

Döküm '' Alüminyum Döküm Mamüller''

kategorisinde ikinci sıradan, ''Demir Çelik

Döküm Mamüller'' kategorisinde ise;

İstikamet Döküm birinci sıradan, Trakya

Döküm ikinci sıradan, Körfez Döküm

üçüncü sıradan ödül sahibi oldu.

İhracatın Metalik Yıldızları’ töreninde

konuşan İstanbul Demir ve Demir Dışı

Metaller İhracatçıları Birliği (İDDMİB) Başkanı

Tahsin Öztiryaki sektörün bu yıl 10

milyar dolarlık ihracat hedefini aşacağını

söylerken, Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza

Tuna Turagay, demir ve demir dışı sektörünün

ihracatın yüz akı olduğunu söyledi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı

İsmail Gülle ise Demir ve Demir Dışı Metaller

sektörünün ihracattaki birim değerindeki

artışa vurgu yaptı.

Türkiye’nin toplam ihracatına aralıksız

katkı veren “Demir ve Demir Dışı Metaller

Sektörü” pandemi yılında da söz konusu

katkıyı sağlamaya devam etti. Sektör,

2020 yılını 8,4 milyar dolarlık ihracat

ile genel ihracattan yüzde 4,6’lık pay

alarak ve sanayi sektörleri arasında

en çok ihracat gerçekleştiren altıncı

sektör oldu. İstanbul Demir ve Demir

Dışı Metaller İhracatçıları Birliği (İDD-

MİB) de başarılı ihracatçılarını ödüllendirdi.

Ülke ihracatına katkı sunan ve

ödüle layık görülen tüm firmaları tebrik

eden İDDMİB Başkanı Tahsin Öztiryaki,

bu sene ihracat rakamlarının

Türkiye’deki pandemi ve doğal afetler

gibi olumsuzluklara rağmen bu

zor dönemde önemli bir motivasyon

kaynağı olduğunu söyledi. Öztiryaki

ayrıca bu dönemde tarihin en yüksek

ihracat rakamına ulaşma başarısını

yakaladıklarını belirtti.

İHRACATTA HEDEF

AŞILACAK

Ödül töreninde konuşan İDDMİB

Başkanı Tahsin Öztiryaki, “2021 yılının

ilk sekiz ayında da, ihracatımızı

yeni rekorlara taşımaya devam ettik.

Yılın ilk sekiz ayında ihracatımızı geçen

yılın aynı dönemine göre yüzde

49 artırarak 7,7 milyar dolar ihracat

gerçekleştirdik. Yani ilk 8 ayda neredeyse

geçtiğimiz yılın ihracat rakamını

yakalamış durumdayız. Aynı

dönemde ihracatımızı 1,5 milyon tondan

2 milyon tona çıkarmış olmamız

rakamsal artışın sadece hammadde

fiyatlarındaki artışa bağlı olmadığını

gözler önüne seriyor. İlk kez son 12

aylık sektör ihracatımız 10 milyar dolar

sınırını aştı. Aşmayı başardığımız

her ihracat hedefi gibi 2021 yılı ihracat

hedefimiz olan 10 milyar doları da

hep birlikte aşarak 11 milyar doların

üzerinde bir rakamı yakalayacağız.

210 ülke ve bölgeye ihracat yaparak

dünyada ayak basılmadık yer bırakmayan

ihracatçılarımızı kutluyorum.”

dedi.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 101


MAKALE

SU BAZLI

BOYALARDAN

FORMALDEHİT

EMİSYONLARININ

AZALTILMASI

2020’den beri yürürlülüktedir.

Foseco, dökümhanelerin maça kurutma tesisinin

egzoz bacası gibi FH salınım emisyon konsantrasyonun

en yüksek olduğu noktada emisyon salınımlarını

azaltmalarına yardımcı olan yeni bir su bazlı boya ile

zorlu bir görevi üstlendi.

Bu makale, Foseco boyalarındaki FH seviyelerini

tartışmayacak, ancak boya kurutma işleminin etkilediği

toplam FH emisyonlarını tartışacaktır.

GİRİŞ

Bütün su bazlı sistemler, bu sistemlerin performansını

etkileyebilecek ve uygulama sırasında önemli değişikliklere

yol açabilecek bakteri ve mantar gibi mikroorganizmaların

büyümesine karşı hassastır. Mikroorganizmalar

ayrıca kontamine olmuş ürünleri kullanan

operatörlerin sağlığını da etkiler.

Bu türk etkilerden kaçınmak ve su bazlı sistemleri

korumak için, biyositler bileşimlerine dahil edilir. Dökümhane

ortamında, su bazlı boyalar bu tür bir koruma

gerektiren ana ürünlerdir.

Biyositler genellikle güçlü bir antibakteriyel ve antimantar

olan FH içerirler. Bu FH, boya kurutma işlemi

gibi belirli koşullar altında salınır ve dökümhanelerin

genel FH emisyonlarına etkisi bulunur.

Bununla birlikte, FH zararlı bir madde olarak kabul

edildiğinden ve AB tarafından bu şekilde düzenlendiğinden,

bu bir zorluk teşkil etmektedir. Zararlı

maddelerin emisyonu hakkındaki AB yönetmeliği

(2008/50/EG), izin verilen FH emisyon seviyelerini

20 mg/m3’den sadece 5 mg/m3’e düşürmek için yakın

zamanda revise edilmiştir.

Egzoz gaz işleme tesisleri olan dökümhanelerin

bile yeni limitleri adapte olması gerekmektedir.

Örnek olarak, revize edilmiş yönetmelik eski ve/veya

mevcut tesislerde emisyon seviyelerinin yeniden

ayarlanmasını gerektiren yeni TA-Luft yönetmeliği

olarak Almanya için tercüme edilmiştir. Çoğu durumda,

bu değişiklikler yeni gaz işleme sistemlerine

yatırım yapılmasına yol açacaktır. Yeni limitler Şubat

102

Yazar: Christoph Genzler, Rene Roeleveld

Çeviri: Kemal Karslı (Foseco Türkiye)

İster kişisel hayatımızda ister iş hayatımızda, çevresel

sürdürülebilirlik giderek yükselen önceliğimizdir. Gelecek

nesile daha sağlıklı bir çevre bırakmak için hepimiz; yeni,

daha katı ve/veya revise edilmiş düzenlemelere uymak

için elimizden geleni yapmalıyız.

Bu nedenle, dökümhane proseslerinin çevresel etkilerini

azaltabilecek ürünleri uygulamanın tam zamanı.

Bu makale, formaldehit (FH) emisyonlarını azaltmak için

tasarlanan su bazlı dökümhane boyalarını tartışacaktır.

Bunu yaparken, boya kurutma prosesinde FH salınım

emisyonlarına ilişkin en son AB yönetmeliklerine uyum

sağlamak için dökümhaneleri destekler.

AZALTILMIŞ FH- EMİSYONLARI İÇİN

BİR BOYA

Su bazlı boyaları kullanan dökümhaneler, çevresel

taleplere daha iyi sağlamak için solvent bazlı boyalardan

uzaklaşan bir eğilim içindedir. Bununla birlikte,

bu su bazlı ürünler, mikrobiyolojik saldırılara karşı koruma

gerektirir:

Su bazlı boya – BAKTERİYEL ENFEKSİYON – ETKİ-

LERİ/ EYLEMLERİ/ÇÖZÜMLERİ

Solvent bazlı boyalardan su bazlı boyalara dönüşüm

Avrupa’da artan bir hızla gerçekleştiğinden, dökümhanelerin

dikkatini mikroorganizmaların boya performansı

üzerindeki etkilerine yönlendirmek gerekir ki

bu genellikle çok iyi bilinmemektedir.

Şekil 1.

Daldırma tankındaki bakteri bulaşmış boya

Şekil 2.

Daldırma tankındaki ölü bölgelerde boya karıştırılmadan kalır.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


MİKROORGANİZMA KİRLİLİĞİ DURU-

MUNDA PERFORMANS DEĞİŞİKLİK-

LERİ

• Koku

• pH düşüşü

• Artan sedimentasyon

• Zayıf akış özellikleri

• Azalmış kenar kaplaması • Grafit yüzmesi

• Çok daha güçlü boya

penetrasyonu, maça kırılmasına

neden olur

• Sinerez (Boyanın ayrışması) • Değişen ıslatma özellikleri

• Boya yüzeyinde çatlaklar

BOYA KOMPOZİSYONU

Boya üretimi için gerekli bileşenlerin geri kalanıyla

karşılaştırıldığında, biyosit, bütünün yalnızca çok küçük

bir kısmıdır (


MAKALE

edilebilir. Genellikle, maçahanenin havası boşaltılır ve

muhtemelen arıtılır. Daha sonra genellikle baca yardımıyla

atmosfere salınır.

Gaz emisyonlarının izlenmesinden ve kontrol

edilmesinden sorumlu yerel yönetimler için, egzoz

bacası en önemli endişe kaynağıdır. Burada, birçok

etkinin dikkate alınması gereken pahalı ve karmaşık

bir süreç olan gaz salınım seviyelerinin control etmek

için farklı zamanlarda ve tesis yüklerinde gaz örnekleri

alınabilir.

Özellikle FH için ortak bir endüstriyel standart test

mevcut olmaması sebebiyle Foseco, yeni ürünlerin

daha da geliştirilmesine yardımcı olmak için

güvenilir bir test geliştirmek durumunda kaldı.

FH emisyonlarını belirlemenin farklı yollarının

değerlendirilmesinden sonra, FTIR (Fourier

Transform Infrared – Fourier Dönüşümlü Kızılötesi)

spektroskopisinin en uygun olduğunu, gerekli

standarda göre doğru olduğunu ve ekipmanın

kompakt olduğunu gördük.

Test düzeneği numuneyi tutmak için bir fikstür

içeren, ısıtılmış egzoz örnekleyici ve herhangi bir

yoğuşmayı önelemek için ısıtılmış borulardan oluşan

sızdırmaz bir kurutma fırınından oluşur. Isıtılmış

borular gaz analizörüne bağlanır ve bu daha sonra

eş zamanlı meydana gelenler de dahil olmak

üzere farklı kirletici gaz akışlarını belirleyebilir.

Testler 1 saatlik bir süre boyunca gerçekleştirilir

ve Foseco’nun yeni ürün geliştirmesini hedeflemesini

sağlar.

Müşterilerin yeni belirlenen sınırlara uymalarına

yardımcı olmak için ilk odak noktamız, kuruma süresi

boyunca FH açığa çıkarmayan ancak mikrobiyolojik

saldırılara karşı aynı korumayı sunan bir

kaplama geliştirmekti. Bu aşamada oldukça ilginç

gözlemler yapıldı.

KURUTMA FIRININDA, 150 °C’DE

FORMALDEHİT EMİSYON DAVRA-

NIŞI

Şekil 5.

FTIR (Fourier Dönüşümlü Kızılötesi) test kurulumu

Grafik 1

Yeni ColdBox maçası, yapıldığı gibi

Şekil 6.

Kurutma fırınına numune tutucu transferi

Grafik 2

3 gün bekletilmiş PUCB maçası

Grafik 3

11 gün bekletilmiş PUCB maçası

104

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


Yalnızca yeni yapılmış maça genel FH emisyonlarına

önemli bir katkı sağlar.

Kurutma fırınında gözlemlenen bağlayıcı ile ilgili

FH emisyonları, maça depolaması süresinden önemli

ölçüde etkilenir.

Grafik 4

Standart boya ile yeni yapılan PUCB maçalarda FH emisyonları

SONUÇ

Uygulanan boyanın yanı sıra, bir maçahanede bağlayıcılar

ve katkı maddeleri gibi FH emisyonlarına katkıda

bulunan oldukça fazla sayıda FH salınımı yapan

etken vardır. Bunun da ötesinde, proses adımları sırasında

örneğin: maça üfleme, kurutma ve depolama

gibi, yeniden bir araya getiren / yeniden yapılandıran

/ farklı kimyasallara dönüştüren bileşenler ile FH salınabilir

ve bu değişim prosesinde FH’yi serbest bırakabilir.

Yukarıdaki FH araştırması sırasında, yeni SEMCO

FF nesil boyaların, dökümhanelerin en son çıkan AB

yasal gerekliliklerine uymasına yardımcı olacak modern

su bazlı boyalar için yalnızca ilk adım olduğu

belli olmuştur.

Boya gelişiminin bir sonraki adımı, FH içermeyen

boyadan, boyanın kum bağlayıcı ve katkı maddelerinden

salgılanan FH’ı emdiği bir FH bariyerine dönüştürmek

olacaktır.

Grafik 5

Yeni SEMCO FF boyasıyla yeni yapılan maçalarda FH emisyonları

Şekil 7.

Kurumada boya renk değişimi

Grafik 6

Standart boya ile 11 gün bekletilmiş maçalarda FH emisyonları

Tüm bunlar renk değişimi eşliğinde kurutma prosesini

optimize etmek için son bir fırsat yaratarak kurutma

teknolojisinde birleştirilecektir.

Bu, hızlı ve kolay bir şekilde maçahane operatörlerinin

kurutma işleminin ne zaman tamamlandığını görmesine

olanak tanıyarak enerji tüketimini optimize

eder ve dolayısıyla temel maçahane operasyonlarının

maliyetleri ve karbon ayak izini azaltır.

REFERANSLAR

Bu yazıda bahsedilen tüm çalışmalar, Foseco laboratuvarlarında

yapılmıştır ve bu araştırmaların sonuçlarını

temsil etmektedir.

Grafik 7

SEMCO FF boyasıyla 11 günlük bekletilmiş maçalarda FH emisyonları

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 105


MAKALE

ÇEŞİTLİ TİPTE

HADDEHANELER İÇİN

MERDANE KALİTESİ SEÇİMİ

Silvan Merdane Döküm San. ve Tic. Ltd. Şti.

Silvan Rolls olarak yılların getirmiş olduğu tecrübe

ve bilgi birikimi ile yapmış olduğumuz çalışmalar

neticesinde, ürün yelpazemizde bulunan sfero ve

çelik bazlı merdane kalitelerinin çeşitli tipte haddehanelerin

çeşitli tezgahlarında kullanım seçimi için

haddecilere yardımcı olduğunu düşündüğümüz bir

merdane kalite seçim tablomuz bulunmaktadır. Yurt

içi ve yurt dışında merdane tedarik ettiğimiz müşterilerimiz

yuvarlak mamul çekilen haddehanelerde ve

hafif ile orta profil çekilen haddehanelerde hazırlık,

ara ve finiş tezgahlarında merdane seçim tablomuzdan

faydalanarak kendilerinin üretimi için en optimum

merdane kalitesini seçmektedirler. Öncelikle

merdane seçim tablosuna konu olan Silvan Rolls

merdane kalitelerinden bahsetmek gerekir. Silvan

Rolls küresel grafitli ve çelik bazlı olmak üzere iki ana

grupta merdane dökümü gerçekleştirmektedir. Çelik

bazlı merdaneler kendi içerisinde Adamit ve Grafitik

Çelik olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Küresel Grafitli

Sfero merdaneler ise kendi içerisinde Asiküler Sfero

ve Perlitik Sfero olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bu

kalite gruplarıyla ilgili kısa bilgiler aşağıda verilmiştir.

GRAFİTİK ÇELİK DÖKÜM MERDA-

NELER

Grafitik çelik merdaneler yapısında perlitik matrikste

karbür ve sferolit içerirler. Ezme oranlarının

yüksek olduğu çalışma ortamlarında grafitik

çelik kalitelerimiz kırılmalara karşı dayanıklılığı

ve aşınmaya karşı direnci nedeniyle hafif ve

orta profil haddehanelerinin ihtiyaçlarını karşılamaktadır.

Merdanelere dökümden sonra gerekli

ısıl işlemler uygulanarak kullanım şartları

için en uygun mikro yapı ve mekanik özellikler

sağlanmaktadır.

ÇELİK BAZLI ADAMIT DÖKÜM MER-

DANELER

Adamit merdaneler Cr-Ni-Mo alaşımlı ve perlitik iç yapılı

çelik malzemeden imal edilmektedir. Merdanelere

dökümden sonra gerekli ısıl işlemler uygulanarak

kullanım şartları için en uygun mikro yapı ve mekanik

özellikler sağlanmaktadır.

106

1.

Çelik Bazlı

Adamit Kalitelerin

Sertlik Profili

2.

Grafitik Çelik Kalitelerin Sertlik Profili

KÜRESEL GRAFİTLİ (PERLİTİK

SFERO) MERDANELER

Küresel grafitli dökme demir merdaneler, aşınmaya

karşı dayanıklılığı çok yüksek olan, alaşımlı

küresel grafitli dökme demir (sfero) malzemeden

imal edilmektedir. Bu merdanelerden

yumuşak olanlar ısıl çatlaklara, sert olanlar ise

aşınmaya dayanıklıdır. Yaptığımız çalışmalar,

haddehanelerde sertlik düşüşü, termal yüklemeler

sonucu oluşan ısıl çatlaklarının minimuma

düşürülmesi ve zorunlu kaynak gerektiren

durumlarda minimum merdane kaybı gibi problemleri

çözmeyi sağlamıştır.

Ayrıca özel ısıl işlem prosesimiz ile üretilen

yüksek alaşımlı Mo merdanelerimizde yüzeyden

itibaren sertlik düşüşü oluşmaması avantajı

ısıl çatlaklara ve kırılmalara karşı direnç sağlamaktadır.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


3.

Perlitik Sfero

Kalitelerin Sertlik

Profili

Yukarıda anlatılan merdane kalitelerinin kimyasal

kompozisyonuna, mekanik özelliklerine, sertliklerine,

kullanım alanlarına, üretilen ürüne ve merdane üzerinde

açılan kalibreye (şekillere) göre aşağıda verilen

merdane seçim tablosu oluşturulmuştur.

KÜRESEL GRAFİTLİ (ASİKÜLER SFE-

RO) MERDANELER

Asiküler sfero merdaneler yüksek alaşımlı küresel

grafitli dökme demir malzemeden

imal edilmektedir. Dökümden sonra bu merdanelere

düşük sıcaklıklarda uzun süreli meneviş tavı uygulanmaktadır.

Bu tav öncelikle katılaşma sırasında oluşan

iç gerilmelerin giderilmesi ve muhtemel kalıntı östenit

fazının dönüşmesi amaçları için uygulanmaktadır.

Asiküler yapı olarak adlandırılan mikro yapı iğne yapılı

beynit ve martenzit karbürlerin oluşmasıyla elde

edilir. Haddehanelerde yaygınlaşan slit sistemleri

merdanelerinde kullanılan termal şoklara dayanıklı

ve aşınma direncine sahip merdane talebi SD-BM-

73S kalitesi ile karşılanmaktadır.

4.

Asiküler Sfero Kalitelerin Sertlik Profili

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 107


MAKALE

Türkdöküm dergimizin

60.sayısında İçimizden Birinin

konuğu Prof. Dr. Cahit Ensari

oldu. İTÜ Maden Fakültesi,

Metalürji Mühendisliği

Bölümünden Yüksek

Mühendis olarak mezun olan

Ensari, 1982 yılına kadar aynı

bölümde Akademisyen olarak

görev aldı. Sonrasında Trakya

Döküm, ABC Danışmanlık

Mümessillik ve Metek

Mühendislik firmalarında

yöneticilik yapan Ensari, tekrar

akademisyenliğe dönerek

Yalova Üniversitesine

profesör kadrosuna dahil

oldu. 2020 yılında kendi

isteğiyle emekliliğe ayrılan

Ensari ile akademik ve iş

yaşamıyla birlikte döküm

sektörünü konuştuk.

İÇİMİZDEN BİRİ

PROF. DR.

CAHİT

ENSARİ

Cahit Bey, öncelikle sizi yakından

tanımak isteriz. Ne zaman nerede

doğdunuz, aldığınız eğitimler

(Akademik kariyeriniz) hakkında

bilgi almak isteriz?

1948 yılında Mardin’ de doğdum.

İlkokulu Diyarbakır’da okudum.

Babam çocuklarının eğitimine çok

önem verir ve hiçbir fedakarlıktan

kaçınmazdı. İlkokulu bitirdiğimde

beni İstanbul’daki bir yakınımızın

yanına göndererek, yabancı dilde

eğitim veren Türk ve yabancı liselerin

sınavlarına girmemi sağladı. Girdiğim

ikinci sınavda Saint Joseph

Fransız Erkek Lisesi sınavını kazanınca

diğer sınavlara girmedim. İki

yıllık hazırlık, ortaokul ve lise eğitimimi

Saint Joseph Fransız Erkek

Lisesinde aldım.

1967 yılında girdiğim İstanbul

Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maden

Fakültesi, Metalürji Mühendisliği

Bölümünden 1972 yılında Metalürji

Yüksek Mühendisi olarak mezun

oldum. Aynı yıl mezun olduğum

108

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


ölümde asistan olarak göreve başladım.

1977 yılında Doktora derecesini

kazandım. 1979 yılında TÜBİ-

TAK post-doktora bursu ile gittiğim

Kanada’nın Waterloo Üniversitesinde,

iki yıl süreyle araştırmalarda bulundum.

1982 Nisan ayında Mekanik

Metalürji dalında Doçent unvanını

aldım. 1982 Kasım ayında kendi isteğim

ile İTÜ Metalürji Fakültesindeki

görevimden ayrıldım.

1982 – 1991 yılları arasında Trakya

Döküm San.Tic.A.Ş. de, 1991 – 2002

yılları arasında ortağı olduğum ABC

Danışmanlık Mümessillik ve Tic. A.Ş.’

de, 1998 - 2011 yılları arasında ortağı

olduğum METEK Mühendislik Mümessillik

Tic. Ltd. Şti.’ de yöneticilik

görevlerinde bulundum.

Şubat 2011’de Yalova Üniversitesinde

Profesör kadrosuna atanarak

akademik hayata geri döndüm. Kimya

ve Süreç (Proses) Mühendisliği

Bölüm Başkanı, Fen Bilimleri Enstitüsü

Müdür Yardımcısı, kısa bir süre

Rektör Yardımcısı ve son olarak Üniversitenin

Kalite Koordinatörü görevlerinde

bulundum. Ağustos 2020’de

kendi isteğim ile emekliliğimi istedim.

Akademik ve özel sektördeki çalışmalarım

esnasında, Demir Çelik

Üretim Teknolojisi, Metallere Plastik

Şekil Verme Teknolojisi, Pik-Temper-

Sfero Döküm Teknolojisi, Basınçlı

(Enjeksiyon) Döküm Teknolojisi, Kalite

Yönetimi ve Kalite Sistemleri konularıyla

ilgilendim. İ.T.Ü.deki çalışma

dönemimde, “Metalik Malzemelerin

Mekanik Deneyleri” adlı kitabı Prof.

Dr. Feridun Dikeç ve Prof.Dr.Eyüp

Sabri Kayalı hocalarla, “Metallere

Plastik Şekil Verme İlke ve Uygulamaları”

adlı kitabı Prof.Dr.Eyüp Sabri

Kayalı hocayla birlikte yazdık.

Metalürji Mühendisliği mesleğini

nasıl tercih ettiniz? Sizi hangi

faktörler etkiledi?

O yıllarda, mezun olduğum lisenin

fen şubesi öğrencileri genellikle

mühendislik veya tıp eğitimini tercih

ediyorlardı. İstanbul Teknik Üniversitesi,

mühendislik eğitimini öngörenlerin

idealindeki üniversite idi.

Liseden mezun olduğum yılda, İstanbul

Teknik, Yıldız Teknik, Boğaziçi,

Ortadoğu Teknik gibi üniversiteler

kendi özel sınavlarını, İstanbul Üniversitesi

ve diğer devlet üniversiteleri

ortak sınav yaparak öğrenci alıyorlardı.

Benim de hedefim İ.T.Ü. de

eğitim görmekti. Lisemizin bizden önceki

mezunları arasında İTÜ’de okuyanlar,

fakülte tercihlerimizde ilk bir

veya ikinci sıradan sonra daha düşük

puanla öğrenci alan Maden Fakültesini

tercih etmemizi, bir yıl sonra tekrar

sınava girip istediğimiz fakülteye

yatay geçiş yapabileceğimizi tavsiye

etmişlerdi. Bende ilk iki sırada Makine

ve Kimya Mühendisliği, üçüncü sırada

Maden Mühendisliği Fakültesini

tercih etmiştim. Sonuç olarak Maden

Mühendisliği Fakültesini kazandım.

Fakültenin beş bölümü mevcuttu.

Birinci yılın başında yapılan öğrenci

seçimlerinde Metalürji Mühendisliği

Bölümüne seçildim.

Bölüm Başkanımız Prof. Dr. Veli

Aytekin, o yıl ilk defa birinci dönem

ders programına haftada bir saatlik

“Metalürji’ye Giriş” dersi koydurmuştu.

Hocamız söz konusu derse girer

ve her hafta metalürji alanındaki

farklı bir konu hakkında özet bilgiler

verirdi. Amacı yeni öğrencilere mesleği

tanıtıp sevdirmekti. Veli hocanın

dersinden etkilendim. Metalürji

Mühendisliğinin, Makine ve Kimya

Mühendisliği ile ortak yönleri olduğunu

görerek, mesleğe oldukça ilgi

duydum.

Yaz aylarında yapılan staj imkanları

sınırlı olduğundan, birinci sınıfı

bitiren öğrencilere genellikle staj sırası

gelmezdi. Ancak 1968 yazında,

birinci sınıfı bitirenlere sınırlı sayıda

staj yeri tanındı. Sınıfımdaki iki ar-

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 109


İÇİMİZDEN BİRİ

110

kadaşla birlikte İstanbul Silahtarağa

semtinde yerleşik “Elektrometal

“ döküm tesisinde bir ay boyunca

staj yaptık. Firmanın Genel Müdür

Sn. Mümtaz Akman Bey, Üretim Müdürü

Sn. Vezni (?) bey, Dökümhane

Şefi ise Almanya’da eğitim görmüş

bir döküm teknikeri idi. Dökümhane

Şefi, ergitme bölümü dışında bizleri

tüm bölümlerde fiilen çalıştırdı.

Staj yaptığımız dönemde, “Elektrometal

“ bir çelik dökümhanesi idi.

Dökümhanenin bir bölümünde elle

kum kalıplama yapılıyordu. Endüksiyon

ocaklarında ergitilen alaşımlı

çelikten farklı makine parçaları ve

çimento fabrikaları için öğütücü çelik

bilyeler üretiliyordu. Ayrı bir bölümde

ise ark ocağında hurda ergitiliyor,

elden edilen sıvı çelik kokil kalıplara

dökülerek inşaat demiri çeken haddehaneler

için belirli kesit ve boyutlarda

kütükler üretiliyordu. Bir yıl

sonra devreye girecek olan pik ve

sfero döküm holünün bina ve makine

montajı, bir Fransız firması tarafından

yapılıyordu.

Fiilen çalıştığım bu staj bana döküm

konusunda küçümsenmeyecek

bilgi ve tecrübe kazandırdı. Veli hocanın

dersi ve staj esnasında öğrendiklerim

beni mesleğe bağlayan etkenler

oldu. Böylece yeniden sınava

girip başka bir mühendislik dalına

yatay geçiş yapmaktan vazgeçtim.

Çalışma hayatım boyunca mesleğimi

severek uyguladım.

Staj döneminde beni oldukça duygulandıran

bir örnek davranışı sizlerle

paylaşmak isterim. Dönemin Firma

Yönetimi biz stajyerleri sigortaladı

ve staj sonunda bizlere asgari ücret

üzerinden maaş ödedi. Mesleğimde

ilk kazancı elde etmenin mutluluğunu

yaşadım. Genç mühendis adaylarını

teşvik eden bu kadirşinas davranışı

gösteren Firma Yöneticilerini

daima rahmetle anmaktayım.

Akademik kariyerinizin yanında

uzun bir dönem de sektörün

içinde yer aldınız. Trakya Döküm,

ABC Danışmanlık Mümessillik ve

Metek Mühendislik Mümessillik

firmalarında yer aldınız. Neden

akademiye ara vererek sektörde

yer almak istediniz? Ayrıca

görev aldığınız ve kuruculuğunu

yaptığınız firmalardaki çalışma

hayatınızdan bahseder misiniz?

İTÜ’den ayrılmam tamamen ekonomik

koşullara bağlıydı. Akademik ortamdan

çok memnundum ve büyük

bir zevkle çalışıyordum. Yöneticilerim,

hocalarım ve arkadaşlarım da

ayrılmama taraftar değillerdi. Ancak

o dönemde akademik personelin

maaşları düşüktü, ailemin masraflarını

karşılamakta zorlanıyordum.

Doçent olduktan sonra part-time çalışmayı

planlıyordum. 1982 yazında

yayımlanan Yüksek Öğretim Yasası

gereğince Doçent kadrosuna geçmeyenlere

part-time çalışma hakkı

tanınmıyordu. Ayrıca Ankara, İstanbul,

İzmir gibi büyük şehirlerdeki üniversitelere

doçent ve profesör kadrosu

verilmeyeceği belirtildi, nitekim

uzun süre verilmedi. Doçent unvanı

almamıza rağmen kadroya geçinceye

kadar “Eylemsiz Doçent” gibi garip

bir tanımlamayla anıldık. Bu şartlar

altında, özellikle iki çocuğumun

geleceğini düşünerek, özel sektörde

çalışma arayışına başladım.

Trakya Döküm San.Tic.A.Ş.’de üst

düzey yönetici olan bir yakınım aracılığı

ile Lüleburgaz’da yerleşik Trakya

Döküm San.Tic.A.Ş.’den iş teklifi

aldım. 1982 yaz döneminde, yıllık

izin süremi Trakya Döküm’de ziyaretçi

olarak geçirdim, çalışma ortamına

uyum sağlayıp sağlayamayacağımı

araştırdım. Olumlu izlenimlerden

sonra, üniversiteden ayrılarak 1982

Aralık ayında Trakya Döküm’de Kalite

Müdürü olarak göreve başladım.

İleriki yıllarda önce Fabrika Müdür

Yardımcısı, daha sonra Fabrika Müdürü

olarak görev yaptım.

Göreve başladığım zaman makine

montaj çalışmaları büyük oranda

tamamlanmış ve deneme dökümlere

başlanmıştı. Tesiste iki adet

DISAMATIC otomatik düşey kalıplama

hattı mevcuttu. Türkiye’de DISA

sistemi kullanan ikinci dökümhane

oluyorduk. Diğer dökümhaneler

genellikle yatay kalıplama hattı kullanıyordu.

İstanbul’dan formen kadrolarına

transfer edilen deneyimli ustalar,

düşey kalıplama hattına alışkın

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


olmadıkları için uyum sağlayamıyor

ve kısa süre sonra ayrılıyorlardı.

Çevre ilçelerden lise ve sanat okulu

mezunu deneyimsiz gençler işe

alınarak, onların eğitilip yetiştirilmesi

için büyük çaba harcandı. Müdür ve

şef kadrosundaki deneyimli mühendisler

eğitimlerde önemli katkılarda

bulundular. Trakya Döküm üst yönetimi

de eğitime çok önem veriyordu.

Yurt dışından uzman teknik elemanlar

getirterek, genç mühendislerin ve

işe alınan deneyimsiz lise ve sanat

okulu mezunu gençlerin yetişmesi

için her türlü katkıyı sağladı. Eğitimlerde

üstün başarı gösteren genç

işçiler önce postabaşı, ilerleyen zamanlarda

da formen olarak görev

yaptılar.

Uyumlu, çalışkan ve fedakar mesai

arkadaşlarıyla beraber olmaktan

daima zevk ve gurur duydum. Birlikte

birçok başarılı çalışmaları gerçekleştirdik.

Ancak, çocuklarımın üniversite

çağına gelmeleri ve onlarla

yakından ilgilenebilmek için, 1991

Ağustos ayında kendi isteğim ile

Trakya Döküm’den ayrılıp İstanbul’a

geri döndüm.

İstanbul’ döndüğümde yeni bir

arayış içindeydim. 1991 yılı sonunda,

bazı yakınlarım ve tanıdıklarım

ile “ABC Danışmanlık Mümessillik ve

Tic. A.Ş.” firmasını kurduk. Hedefimiz

ağırlıklı olarak danışmanlık hizmetleri

vermek, ayrıca döküm sektöründe

kullanılan makine, teçhizat,

hammadde ve yardımcı maddelere

yönelik mümessillik ve ticaret faaliyetleri

gerçekleştirmekti. Mümessillik

ve ticaret faaliyetlerinde maalesef

yeterince başarılı olamadık. 80’li

yılların sonu ve 90’lı yılların başında,

Türkiye’deki sanayi kuruluşları kalite

yönetim sistemini yapılandırıp ISO

9000 belgesi almaya çalışıyordu.

Firmamız belirli bir süre bu konuda

danışmanlık hizmetleri vermeyi sürdürdü.

Yaklaşık 15 saygın kuruluşa

kalite yönetim sistemini yapılandırıp,

ISO 9000 belgesi almalarını sağladık.

İleriki yıllarda, kalite yönetimi

danışmanlığı konusunda karşılaştığımız

olumsuz gelişmeler nedeniyle

bu alanda hizmet vermekten vazgeçtik.

Ticari faaliyetlerde de beklenen

sonuçları alamayınca, 2002 yılında

şirketi kapattık.

1998 yılında, meslektaşım ve arkadaşım

Naci Onat Bey ile “ METEK Mühendislik

Mümessillik Tic. Ltd. Şti.’yi ”

kurduk. Alüminyum döküm konusunda

makine, teçhizat ve bazı sarf malzemeleri

üreten yabancı firmaların

Türkiye mümessilliği faaliyetlerini yürüttük.

Türkiye’de alüminyum döküm

sektörünün yeni atılımlar yapmaya

karar verdiği o yıllarda, konusunda lider

olan yabancı firmaların ürünlerini

sektöre tanıtarak modern yatırımlar

yapmalarına yardımcı olduk. Sadece

makine ve teçhizat satmakla kalmayıp,

temsil ettiğimiz firmaların deneyimli

teknik elemanlarıyla birlikte

müşterilerimize gönüllü danışmanlık

hizmetleri sunduk. TÜDÖKSAD ile

organize ettiğimiz seminerlerle tüm

alüminyum döküm personeline açık

olan eğitimler sunduk, yeni gelişmeler

hakkında bilgi aktardık. Ticari faaliyetlerimizde

müşteri memnuniyetini

daima ön planda tuttuk. Türkiye

alüminyum döküm sektörüne faydalı

olmaya çalıştığımız bu faaliyetlerden

hem zevk aldık, hem gurur duyduk.

Şubat 2011’de, Yalova Üniversitesinde

akademik hayata geri döndüğümde,

akademik hayat ile ticari

faaliyetleri birlikte yürütmenin etik

olmayacağını düşündüğümden, ME-

TEK Mühendislik Mümessillik Tic.

Ltd. Şti.’deki hisselerimi ortağım Naci

Onat Bey’e devrederek firmadan ayrıldım.

Naci Onat arkadaşım şirketin

faaliyetlerini İzmir’de devam ettirmektedir.

Hem akademide hem de sektördeki

pratikte yer almış biri olarak

Türk metal döküm sektörünü

değerlendirmenizi istersek 1970’li

yılların sonu itibariyle yakın dönem

döküm sektörünün bugüne kadarki

serüvenini nasıl değerlendirirsiniz?

1970’li yılların başında, Türkiye’deki

döküm tonajının önemli bir kısmı

kamu kuruluşlarının bünyesinde bulunan

dökümhanelerde gerçekleş-

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 111


İÇİMİZDEN BİRİ

tiriliyordu. Söz konusu dökümhanelerde

kurumların ihtiyacı olan çelik,

pik, demir dışı cinsinden muhtelif

parçalar dökülüyordu. Örneğin, Karabük

Demir Çelik, Makine Kimya,

Devlet Demir Yolları, Şeker Fabrikaları,

Afyon Ordu Donatım gibi kurumların

dökümhaneleri aynı zamanda

dökümcülük konusunda birer okul

görevi görüyordu. O tarihlerdeki

özel sektör dökümhaneleri çelik, pik,

temper döküm parçalar üretmekteydi.

Çelik döküm olarak çimento

sektörüne yönelik aşınmaya dayanıklı

parçalar ile bazı makine parçaları

üretiliyordu. Pik dökümhaneleri

ağırlıklı olarak traktör parçaları, tarım

aletleri parçaları, kalorifer radyatörü,

banyo küveti, kömür sobası parçaları

gibi farklı sektörlerin ihtiyaçlarını

karşılamaktaydı. Az sayıdaki temper

dökümhanelerinde boru ekleme

parçaları (fittings) ve yüksek gerilim

hatları için izolatör çanları üretilmekteydi.

Türkiye’de 70’li yılların başında

kurulan otomotiv fabrikaları başlangıçta

montaj tesisleri halinde faaliyet

gösterdiler. 70’li yılların ortasından

itibaren yerlileştirme yolunda çalışmalar

başlatılınca, kaliteli ve güvenilir

pik ve sfero döküm yapabilen dökümhanelere

ihtiyaç doğdu. Türkiye

bu tarihlerde sfero doküm teknolojisiyle

tanıştı. Günümüzde, otomotiv

parçaları konusunda üretim yapan

demir grubu dökümhanelerin önemli

bir kısmı o tarihlerde kuruldular. İleriki

tarihlerde yeni ve modern yatırımlarla

kapasitelerini arttırarak faaliyetlerini

günümüze kadar başarıyla

devam ettirdiler.

80’li yıllardan sonra, otomotiv

sektöründe araç ağırlıklarını azaltma

yoluna gidildi. Bu süreçte yüksek

mukavemetli alüminyum döküm

parçalar önem kazandı. Gelişen talepler

doğrultusunda, Türkiye’de de

alüminyum döküm konusunda ciddi

yatırımlara gidildi. Düşük basınçlı

döküm ve yüksek basınçlı döküm

konusunda modern tesisler kurularak,

gelişmiş ülke dökümhaneleri ile

rekabet edilebilecek seviyelere gelindi.

90’lı yıllarda hassas döküm konusunda

birkaç tesis kuruldu. TÜBİ-

TAK Marmara Araştırma Merkezinde

uzun yıllar çalışarak deneyim kazanan

bazı mühendis arkadaşlar, bu

tesislerin kuruluşuna öncülük ettiler.

Özellikle 2000’li yıllardan itibaren

hassas döküm parçalara artan talep

doğrultusunda, yeni firmalar kuruldu,

yeni ve modern yatırımlarla Türkiye

bu alanda da iddialı duruma geldi.

Türk döküm sanayi hem Avrupa’da

hem dünyada önemli bir oyuncu

konumunda. Döküm sanayimizin

geleceği için neler söylemek

istersiniz? Avantajlarımız ve

dezavantajlarımız nelerdir?

90’lı yıllardan sonra Türkiye döküm

sektörü çok hızlı bir gelişme gösterdi.

Çevre koşullarına ilişkin yaptırımlar,

dökümhanelerde çalışacak

personel teminindeki zorluklar gibi

etkenler, gelişmiş ülkelerdeki dökümhanelerde

yeni yatırımların yapılmasını

engelledi. Ancak otomotiv

ve beyaz eşya sektörlerindeki üretim

artışı, döküm parçalarına olan talebi

arttırdı. Bu durumda gelişmekte olan

ülkeler, tedarikçi yeni dökümhane

arayışına geçtiler. Türkiye döküm

sektörü bu fırsatı iyi değerlendirdi.

Türkiye dökümhaneleri yeni ve

modern yatırımlarla önemli avantajlar

sağladı. Verimlilik ile birlikte

112

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


kaliteye verilen önem Türk dökümhanelerinin

tedarikçi olarak tercih

edilmelerine neden oldu. Avrupa

ülkelerine yakın mesafelerde bulunmak

zamanında teslimatı kolaylaştırdığı

gibi nakliye masraflarında da

tasarruf sağladı. Söz konusu olumlu

gelişmeler sayesinde önemli bir rekabet

gücü kazanıldı.

Türkiye döküm sektörü elde ettiği

bu avantajları uzun yıllar sürdürebilir

konumdadır. Ancak elde edilen kazanımlar

sektörü rehavete sürüklememelidir.

Doğu ve Uzakdoğu ülkelerinde

emeğin ucuz olması, gelişmiş

ülke alıcılarını bu ülkelere yönlendirebilir.

İkinci bir olumsuzluk ise ağır

sanayi alanında görülmeye başlayan

elemen temini sorunudur. Geçler

döküm sektörü gibi sektörlerde çalışmayı

tercih etmemektedir. Bu konuda

sanayicilerin gençleri eğitme,

mesleği tanıtma ve teşvik etme gibi

faaliyetlere önem vermeleri gerekmektedir.

Hem sektör içinde hem

de üniversitede yıllarca

mühendis yetiştiren biri olarak

üniversitelerimizin metalürji

malzeme mühendisliği eğitimi

hakkında ne düşünüyorsunuz?

Akademi yönünden değerlendirir

misiniz?

Günümüzde, Metalürji ve Malzeme

Mühendisliği eğitimi veren bölümlerin

çoğunda malzeme mühendisliği

konularına önem ve öncelik verilmektedir.

Ekstraktif metalürji, imalat

teknolojisi (döküm, kaynak, plastik

şekil verme) gibi konular ikinci planda

tutulmakta, hatta bu konularda

öğretim üyesi bulmakta zorluk çekilmektedir.

Durum böyle olunca

öğrenciler de malzeme dalına yönelmektedirler.

Yeni teknolojik gelişmeler doğrultusunda,

ihtiyaç duyulan yeni

malzemeleri sentezlemek ve geliştirmek

doğal olarak akademisyenleri

heyecanlandırmaktadır. Malzeme

konulu araştırmalarda kısa sürede

sonuç alma ve yayın yapma imkanı

da akademisyenlere cazip gelmekte,

ağırlıklı olarak malzeme konularına

odaklanmalarına yol açmaktadır. Ancak

ikinci planda tutulan konulara

gereken önemin verilmemesi, söz

konusu alanlarda mühendis bulamama

gibi sorunları gündeme getirebilir.

Metalürji mühendisi bulunamadığı

durumlarda, söz konusu kadrolar için

farklı dallardaki mühendisler görev

alabilir ve bu tutum ileriki yıllarda

mesleğe olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Metalürji ve Malzeme Mühendisliği

eğitimi veren bölümlerde uygulamalı

derslere ağırlık verilmelidir. Görerek,

uygulayarak öğrenme en iyi öğrenme

yöntemidir. Ayrıca yaz dönemlerinde

yapılan stajların gerçek anlamda

yerine getirilmesi gerekir. Defter

doldurup imza alınarak yapılan göstermelik

stajın öğrenciye faydası olmadığı

gibi zararı da dokunmaktadır.

Staj konusunu yakından takip konusunda

akademik yöneticilere, stajı

hakkıyla yaptırma konusunda ise staj

yaptıran dökümhane yöneticilerine

önemli görev düşmektedir.

Bildiğiniz gibi her dönemin en

önemli gündemlerinden biri;

“Üniversite-Sanayi İşbirliği”dir.

Uzun yıllar hem akademi hem de

pratikte sektörün içinde yer alan

biri olarak siz bu işbirliğinin önemi

için neler söylemek istersiniz?

Tabi siz aynı zamanda yine hem

akademik hem de mümessillik

hizmetinden dolayı Avrupa’yı ve

dünyanın diğer gelişmiş sanayi

ülkelerini de yakından tanıyıp takip

ettiniz, bu ülkelerin bu anlamda

bizden ayrılan yönleri var mı?

Sanayi kuruluşları müşteri memnuniyetini

arttırmak ve rekabet gücünü

sürdürebilmek için müşteri beklenti-

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 113


İÇİMİZDEN BİRİ

lerini karşılayabilecek yeni ürünler

geliştirmek veya mevcut ürünleri

geliştirmek zorundadırlar. Bu amaçla

yıllık bütçelerinin önemli bir bölümünü

Ar-Ge çalışmalarına harcamaktadırlar.

Gelişmiş ülkelerdeki

sanayi kuruluşları, Ar-Ge çalışmalarını

genellikle üniversite, enstitü

veya özel araştırma kurumları ile

ortaklaşa yürütmektedirler.

Ülkemizdeki gelişmiş üniversiteler

de, bazen bireysel temaslar,

bazen sağlanan dış kaynaklar

doğrultusunda sanayi kuruluşları

ile işbirliğine gitmekte ve oldukça

başarılı projeleri ortaklaşa geliştirmektedirler.

Son yıllarda, yurtiçinden

ve yurtdışından sağlanan finansal

kaynaklarla “Üniversite-Sanayi

İşbirliği” ve “Kamu-Üniversite-Sanayi

İşbirliği” çalışmaları teşvik edilmektedir.

Söz konusu işbirlikleri tüm tarafları

tatmin edecek önemli faydalar

sağlamaktadır. Sanayi kuruluşları,

bilgi ve deneyimlerin birleştirilmesi

neticesinde, beklenen sonuçları

hem kısa sürede, hem daha ekonomik

şekilde elde edebilmektedirler.

Üniversiteler ise bir yandan küçümsenmeyecek

gelirler elde etmekte,

diğer yandan topluma sağladıkları

faydalı hizmetler ve yaptıkları yayınlarla

üniversitenin daha iyi tanınmasını

ve prestijinin yükselmesini

sağlamaktadırlar. Prestiji yükselen

üniversiteyi öğrenciler eğitim görmek,

sanayiciler ise yeni projeler

vermek açısından tercih etmektedirler.

“Üniversite-Sanayi İşbirliği” ve

“Kamu-Üniversite-Sanayi İşbirliği”

faaliyetleri için en önemli husus tarafların

birbirine güven duymasıdır.

Dolayısıyla tarafların güven sarsıcı

davranışlardan uzak durmaları gerekmektedir.

Gelişmiş ülkelerin birçok üniversitesinde,

akademisyenler genellikle ilk

on yıllık dönemde sözleşmeli olarak

çalışırlar. Dönem sonunda yapılan değerlendirmede

başarılı görülenler daimi

kadroya alınırlar. Değerlendirmede,

akademisyenin söz konusu sürede

sanayi kuruluşlarından üniversiteye

ne kadar proje getirdiği, projelerdeki

başarısı ve yaptığı yayınlar en önemli

kriterlerdir. Topluma faydalı projelerde

görev yapmayan akademisyenler

başarılı sayılmamaktadır.

Yine tüm sanayi sektörlerinin

gündeminde olan dijitalleşme

Covid-19 pandemisiyle birlikte

daha çok konuşulmaya başladı.

Endüstri 4.0 hakkındaki

görüşlerinizi alabilir miyiz? Bu

konuda döküm sektörümüzle

ilgili tespitleriniz ve öngörüleriniz

nelerdir?

Okuduğum makale ve izlediğim seminerlerden

edindiğim bilgiler doğrultusunda,

Endüstri 4.0 sisteminin iş

dünyasında önemli gelişmeler sağlayacağı

düşüncesindeyim. Sanayi

kuruluşlarında ise yapılandırılacak

veri ağı ile makineler arasında tesis

edilecek karşılıklı iletişim sayesinde,

tesisler uzaktan izlenip kumanda

edilebilecek, üretimdeki aksaklık

ve olumsuzluklar kısa sürede tespit

edilip çözümlenebilecektir. Böylece

duruşları ve kayıpları azaltma, üretim

hızını ve verimi yükseltme, kaliteyi

arttırma, maliyetleri azaltma, daha

güvenli ve esnek üretim yapma gibi

avantajlar sağlanabilecektir. Ancak

sanayi kuruluşlarının bu sisteme

geçebilmesi için uygun bir bilgi işlem

alt yapısı, sistem yöneticilerinin

eğitilmesi, bazı durumlarda sisteme

114

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


uygun yeni ve modern makine yatırımları

gerekecektir.

Uzmanlar aksini savunsa da, Endüstri

4.0 sisteminin sağladığı avantajlar

yanında istihdamı azaltacağı

yönünde kişisel tereddütlerim bulunmaktadır.

Halen ileri teknolojiye

sahip kuruluşlarda uygulanan bu sistemin

olumsuz etkisi global olarak

görülmemektedir. Zamanla sistemin

dünya çapında yaygın olarak kullanılması,

beyaz yakalı çalışanlarda

kısmen, mavi yakalı çalışanlarda ise

büyük oranda işsizliğe yol açabileceği

endişesini taşımaktayım. Dünya

genelinde işsizliğin artması, tüketime

dayalı mevcut ekonomik sistemi

oldukça zorlayacağı düşüncesindeyim.

Bir Hoca ve meslek büyüğü

olarak genç akademisyenlere ve

mühendislere neler önerirsiniz?

A - Genç akademisyen ve genç mühendislere

aşağıdaki ortak önerilerde

bulunmayı faydalı bulmaktayım:

a) Mesleğinizi severek yapın. Severek

yapılan her çalışma sizleri mutlaka

başarıya ulaştıracaktır.

b) Meslek ahlakını, meslek onurunu

daima ön planda tutun.

c) Toplum çıkarlarını kişisel çıkarlarınızdan

daha üstün tutun.

d) Sağlıklı analiz ve sentezler yaparak,

doğru olduğuna inandığınız kararları

verin.

e) Görevleriniz esnasında kendinize,

çalışma arkadaşlarınıza, diğer canlılara

ve doğaya zarar verecek faaliyetlerden

kaçının.

f) Sevgiye dayalı saygıyı sağlayın.

Ancak istismara ve disiplinsizliğe kesinlikle

fırsat vermeyin.

g) Geleceğe daima ümitle bakın. Karamsarlığa

düşmeden engelleri sabırla,

kararlılıkla aşmaya çalışın.

h) Çözüm odaklı çalışın. Sorun çıkaran

değil, çözüm üreten bireyler olun.

B - Genç mühendislere ayrıca aşağıdaki

önerileri ilave etmek istiyorum:

a) Yabancı dil öğrenin, bilgisayar uygulamalarında

yeteneklerinizi geliştirin.

b) Mesleğinize ilişkin yayınları takip

edin. Kongre, seminer ve fuarlara katılarak

gelişmeleri takip edin, bilgi ve

becerilerinizi arttırın.

d) Fabrikalarda saha mühendisliğinden

başlamayı tercih edin. Sahada

yeterli tecrübe kazandıktan sonra

masa başı görevlere talip olun.

e) Katılımcı ve paylaşımcı bir yönetim

tarzı sergileyin, ekip çalışmasına

önem verin.

f) Kendinizi daima planlı çalışmaya

alıştırın. Planlama aşamasında riskleri

analiz edin, gerektiğinde

önlem almayı ihmal etmeyin.

g) Görevleri ne olursa olsun, yönetiminizde

çalışanları kurumunuzun birer

değeri olduğuna inanın,

sosyal haklarına saygı duyun, kendilerini

geliştirmeleri konusunda onlara

yardımcı olun.

Sonuç:

Yaşamımız esnasında, yapmayı düşündüklerimizi

bazen istediğimiz gibi

gerçekleştiremiyoruz. Günün koşulları

bizleri farklı kararlar almamızı ve

farklı yönlere gitmemizi zorlamaktadır.

Kararlılığı ve devamlılığı seven bir

insanım. Ancak yukarıda açıkladığım

nedenlerden dolayı, 48 yıllık çalışma

hayatımda kamu ve özel sektör olmak

üzere 5 farklı kurumda çalıştım.

Koşullar gerektirdiğinde söz konusu

kurumlardan kendi isteğim ile ayrıldım.

Aldığım değişiklik kararlarından

hiç pişman olmadım.

Görev yaptığım her kurumda mesleğimi

severek ve zevk alarak yaptım.

Bu kurumların bir üyesi olmaktan da

her zaman gurur duydum. Bana bu

güzel duyguları yaşatan hocalarım ve

çalışma arkadaşlarımdan vefat edenleri

rahmetle anıyor, hayatta olanlara

sağlıklı ve huzurlu uzun ömürler diliyorum.

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21 115


TÜRKİYE DÖKÜM SANAYİCİLERİ DERNEĞİ ÜYE FİRMALARI

AKDAŞ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

AKMETAL METALURJİ ENDÜSTRİSİ A.Ş.

AKPINAR DÖKÜM MAK. SAN. A.Ş.

ALCAST METAL SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ALFA DÖKÜM MAK. SAN. TİC. İTH. İHR. LTD. ŞTİ.

ALTAN MAKİNA İMALAT TİCARET LTD. ŞTİ.

ALTUN DÖKÜM SAN. A.Ş.

ANADOLU DÖKÜM SANAYİ A.Ş.

ARAL DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ARDEMİR DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

ARDÖKSAN DÖKÜM SAN. VE TİC. A.Ş.

ARPEK ARKAN PARÇA ALUM. ENJEK. KALIP SAN. TİC. AŞ

ARSLAN MAKİNA DÖK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ARTI DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ

AS ÇELİK DÖKÜM İŞLEME SAN. TİC. A.Ş

ASLANKAYA DÖKÜM MAK. SAN. TİC. A.Ş.

ASLAR PRES DÖKÜM SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

ATİK METAL SAN. TİC. A.Ş.

AY DÖKÜM MAKİNA SAN. TIC. A.Ş.

AYHAN METAL PRES DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

AYZER DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

BEYZA METAL PRES DÖK. KALIP SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

BORAN ÇELİK DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

BURDÖKSAN DÖKÜM MAD. NAK. TİC. SAN. LTD. ŞTİ.

BÜNSA DÖKÜM MAK. ALET SAN. VE TİC. A.Ş.

CAN METAL ENJEKSİYON DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

CANBİLENLER DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

CER DÖKÜM MAKİNE VE SANAYİ A.Ş.

CEVHER JANT SANAYİ A.Ş.

ÇELİK GRANÜL SANAYİ A.Ş.

ÇELİKEL ALÜM. DÖKÜM İMALAT SAN. TİC. A.Ş.

ÇEMAŞ DÖKÜM SANAYİ A.Ş.

ÇUKUROVA İNŞAAT MAK. SAN. TİC. A.Ş.

DALOĞLU DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

DEMİSAŞ DÖKÜM EMAYE MAM. SAN. A.Ş.

DENİZ DÖKÜM SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

DENİZCİLER DÖKÜMCÜLÜK SAN. TİC. A.Ş.

DMS DENİZLİ DÖKÜM MAK.SAN.TİC.A.Ş

DİRİNLER DÖKÜM SAN. TUR. LİMAN İŞL. TİC. A.Ş.

DOĞRU DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

DOĞU DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

DÖKSAN BASINÇLI DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ

DÖKTAŞ DÖKÜMCÜLÜK TIC. SAN. A.Ş

DÖKÜMAŞ DÖKÜM MAK. SAN. VE TİCARET A.Ş.

DUDUOĞLU ÇELİK DÖK SAN. TİC. A.Ş.

DUYAR VANA MAKİNA SANAYİ TIC. A.Ş.

EKSTRA METAL DÖKÜM İZABE MAK.SAN.İTH.İHR T.L. ŞTİ

EKU FREN VE DÖKÜM SAN. A.Ş.

ELBA BASINÇLI DÖKÜM SAN. AŞ ODÖKSAN OSMANELİ ŞB

ELİT METALURJİ SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

EMİN YALDIZ METALURJİ MAK. GIDA OTOM. S.T.L. ŞTİ.

ENDOSA KALIP İTH. İHR. SAN. VE TİC. A.Ş.

ENTİL END. YAT. TICARET A.Ş.

ER DÖKÜM MAK. SAN. TİC. A.Ş.

ERKON DÖKÜM İNŞ. TUR. TİC. VE SAN. A.Ş.

ERKUNT SANAYİ A.Ş.

ERTUĞ METAL DÖKÜM MAKİNA SAN. TİC. A.Ş.

FAF DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

FERRO DÖKÜM SANAYİ DIŞ TİC. A.Ş.

GEDİK İLERİ DÖKÜM TEKNOLOJİLERİ A.Ş.

GÜRMETAL HASSAS DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

GÜRSETAŞ DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ

GÜVEN PRES DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

HAYTAŞ DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.

HEKİMOĞLU DÖKÜM SAN. NAK. TİC. A.Ş

HEMA OTOMOTİV SİSTEMLERİ A.Ş.

HİSAR ÇELİK DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

IŞIK ÇELİK DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

İĞREK MAKİNA SAN. TİC. A.Ş.

İSTANBUL DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

İSTİKAMET DÖKÜM A.Ş.

KAĞAN DÖKÜM MODEL SAN.TİS.LTD.ŞTİ

KALKANCI PRES DÖKÜM VE KALIP SAN. TİC. A.Ş.

KARAMAN DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

KARDÖKMAK - KARDEMİR DÖKÜM MAK. A.Ş.

KAYDÖKSAN - KAYSERİ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

KAYMAKÇILAR MAKİNA DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ

KIRPART OTOMOTİV PARÇALARI SAN. TİC. A.Ş.

KOÇAK METALURJİ MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

KONDÖKSAN DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

KORMETAL SAN. VE TİC. ANONİM ŞİRKETİ

KÖRFEZ DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.

KUTES METAL SAN. VE TİC.A.Ş.

MAKİM MAKİNA TEKN.SAN.TİC.A.Ş.

MERT DÖKÜM İNŞ. SAN. TİC. A.Ş.

MES ELEKTROMEKANİK DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

MESA MAKİNE DÖKÜM GIDA SAN. VE TİC. A.Ş.

ANKARA

İSTANBUL

ANKARA

BURSA

ANKARA

ÇORUM

KONYA

KOCAELİ

İSTANBUL

KONYA

KIRKLARELİ

KOCAELİ

İSTANBUL

ESKİŞEHİR

SAMSUN

GAZİANTEP

İSTANBUL

İZMİR

ANKARA

KOCAELİ

İSTANBUL

İSTANBUL

ANKARA

BURSA

KAYSERİ

BURSA

KONYA

ANKARA

İZMİR

İSTANBUL

KOCAELİ

KIRŞEHİR

MERSİN

ADAPAZARI

KOCAELİ

ESKİŞEHİR

İZMİR

DENİZLİ

İZMİR

BURSA

ELAZIĞ

KOCAELİ

BURSA

MALATYA

ÇORUM

İSTANBUL

ANKARA

KOCAELİ

BİLECİK

İZMİR

KONYA

MANİSA

ESKİŞEHİR

İSTANBUL

KONYA

ANKARA

İSTANBUL

ANKARA

KOCAELİ

İSTANBUL

İSTANBUL

KOCAELİ

İSTANBUL

İSTANBUL

TRABZON

TEKİRDAĞ

İSTANBUL

İZMİR

BURSA

KOCAELİ

İSTANBUL

KONYA

İSTANBUL

DÜZCE

KARABÜK

KAYSERİ

ANKARA

BURSA

KONYA

KONYA

İSTANBUL

KOCAELİ

İSTANBUL

ANKARA

İSTANBUL

TEKİRDAĞ

KONYA

0312 267 18 80

0216 593 03 80

0312 267 04 50

0224 241 90 00

0312 267 17 97

0364 254 93 93

0332 345 07 70

0262 527 23 51

0212 771 45 45

0332 248 25 00

0288 263 43 20

0262 658 97 44

0212 552 09 92

0222 236 20 70

0362 266 88 47

0342 326 50 05

0216 593 25 60

0232 328 35 10

0312 267 04 57

0262 751 21 94

0212 771 51 00

0212 485 49 66

0312 640 11 66

0224 493 26 06

0352 712 12 32

0224 484 29 30

0332 342 10 70

0312 267 11 25

0232 478 10 00

0212 771 45 55

444 82 55

0386 234 80 80

0324 221 84 00

0264 275 48 07

0262 677 46 00

0222 236 00 58

0232 621 55 00

0258 267 10 33

0232 376 87 87

0224 482 29 35

0424 255 50 77

0262 658 29 10

0224 573 42 63

0422 244 03 36

0364 254 90 01

0212 668 18 08

0312 267 05 56

0262 658 10 01

0228 461 58 30

0232 877 15 37

0332 239 22 80

0236 214 00 32

0222 237 57 46

0216 377 01 42

0332 239 16 50

0312 397 25 00

0212 691 02 72

0312 814 51 00

0262 653 42 60

0216 307 12 62

0216 394 33 31

0262 658 30 01

0216 365 94 34

0216 365 10 56

0462 325 00 25

0282 758 10 40

0216 464 70 00

0232 437 03 23

0224 243 16 06

0262 728 13 00

0212 691 11 03

0332 239 17 36

0216 593 07 55

0380 537 52 67

0370 418 22 34

0352 321 12 57

0312 267 04 92

0224 586 53 50

0332 239 21 11

0332 239 06 55

0212 694 60 00

0262 754 51 77

+90 444 0 166

0312 267 56 87

0216 364 32 12

0282 726 92 94

0332 239 18 72

akdas@akdas.com.tr

info@akmetal.com

info@akpinardokum.com

alcastmetal@alcastmetal.com.tr

info@alfadokum.com.tr

info@altanmakina.com

bilgi@altundokum.com.tr

info@anadoludokum.com.tr

info@araldokum.com.tr

ardemir@ardemir.com

ardoksan@ardoksan.com

arpek@arpek.com.tr

info@arslanmakina.com

info@artidokum.com.tr

info@ascelik.com

info@aslankayadokum.com

info@aslarpres.com

info@atikmetal.com.tr

aydokum@aydokum.com

ayhanmetal@ayhanmetal.com.tr

info@ayzerdokum.com

info@beyzametal.com

info@borancelik.com.tr

info@burdoksan.com

bunsa@bunsadokum.com

canmetal@yesilova.com.tr

canbilenlerdokum@canbilenler.com

cer@cerdokum.com

info@cevherwheels.com

info@celikgranul.com

infocelikel@celikel.com

info@cemas.com.tr

cimsatas@cimsatas.com

daloglu@daloglu.com

marketing@demisas.com.tr

info@denizdokum.com.tr

info@denizcast.com

info@denizlidokum.com

info@dirinlerdokum.com

info@dogrudokum.com

bilgi@dogudokum.com.tr

info@doksandokum.com.tr

doktas@doktas.com

info@dokumas.com.tr

duduoglu@duduoglu.com.tr

bilgi@duyarvana.com.tr

ekstra@ekstrametal.com.tr

eku@eku.com.tr

odoksan@odoksan.com.tr

info@elitmetalurji.com.tr

bilgi@eminyaldiz.com.tr

info@endosa.com.tr

info@entil.com

erdokum@erdokum.com

info@erkondokum.com.tr

erkunt@erkunt.com.tr

info@ertugmetal.com

info@fafdokum.com.tr

ferrodokum@efesan.com.tr

termo@gedikdokum.com.tr

contact@gurmetal.com.tr

info@gursetas.com

info@gpdpress.com

info@haytas.com.tr

info@hekimogludokum.com

hemaotomotiv@hattat.com.tr

info@hisarcelik.com

isik@isikcelik.com.tr

info@igrek.com.tr

info@istanbuldokum.com

bilgi@istikamet.com.tr

kagan@kagandokum.com

info@kalkanci.com

info@karamandokum.com

kardokmak@kardokmak.com.tr

bilgi@kaydoksan.com.tr

info@kaymakcilar.com.tr

info@kirpart.com.tr

kocak@kocakdokum.com.tr

kondoksan@kondoksan.com

kormetal@kormetal.com

admin@korfezdokum.com

info@kutes.com.tr

satis@makim.com.tr

bilgi@mertdokum.com.tr

mesdokum@mesdokum.com.tr

bilgi@mesamakina.com.tr

www.akdas.com.tr

www.akmetal.com

www.akpinardokum.com

www.alcastmetal.com.tr

www.alfadokum.com.tr

www.altanmakina.com

www.altundokum.com.tr

www.anadoludokum.com.tr

www.araldokum.com.tr

www.ardemir.com

www.ardoksan.com

www.arpek.com.tr

www.arslanmakina.com

www.artidokum.com.tr

www.ascelik.com

www.aslankayadokum.com

www.aslarpres.com

www.atikmetal.com.tr

www.aydokum.com

www.ayhanmetal.com.tr

www.ayzerdokum.com

www.beyzametal.com

www.borancelik.com

www.burdoksan.com

www.bunsadokum.com

www.canmetal.com.tr

www.canbilenler.com

www.cerdokum.com

www.cevherwheels.com

www.celikgranul.com

www.celikel.com

www.cemas.com.tr

www.cimsatas.com

www.daloglu.com

www.demisas.com.tr

www.denizdokum.com.tr

www.denizcast.com

www.denizlidokum.com

www.dirinlerdokum.com

www.dogrudokum.com

www.dogudokum.com.tr

www.doksandokum.com.tr

www.doktas .com

www.dokumas.com.tr

www.duduoglu.com.tr

www.duyarvalve.com

www.ekstrametal.com.tr

www.eku.com.tr

www.odoksan.com.tr

www.elitmetalurji.com.tr

www.eminyaldiz.com.tr

www.endosa.com.tr

www.entil.com

www.erdokum.com

www.erkondokum.com.tr

www.erkunt.com.tr

www.temsidokum.com

www.fafdokum.com.tr

www.ferrodokum.com.tr

www.gedikdokum.com.tr

www.gurmetal.com.tr

www.gursetas.com

www.gpdpress.com

www.haytas.com.tr

www.hekimogludokum.com

www.hattatholding.com

www.hisarcelik.com

www.isikcelik.com.tr

www.igrek.com.tr

www.istanbuldokum.com

www.istikamet.com

www.kagandokum.com

www.kalkanci.com

www.karamandokum.com

www.kardokmak.com.tr

www.kaydoksan.com.tr

www.kaymakcilar.com.tr

www.kirpart.com.tr

www.kocakdokum.com

www.kondoksan.com

www.kormetal.com

www.korfezdokum.com

www.kutes.com.tr

www.makim.com.tr

www.mertdokum.com.tr

www.mesdokum.com.tr

www.mesamakina.com.tr


MİTA KALIP DÖKÜM SAN. A.Ş.

MOTUS OTOMOTİV MAK. MET. SAN. TİC. A.Ş.

NEMAK İZMİR DÖKÜM SAN. A.Ş.

NORMSAN BASINÇLI DÖKÜM SANAYİ A.Ş.

ÖNMETAL DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ

ÖZGÜMÜŞ DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

ÖZGÜR DÖKÜM MAD. MAK. İNŞ. TAAH. MÜM. SAN. TİC. LTD.

ÖZGÜVEN DÖKÜM MAK. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

PARSAT PİSTON DAĞITIM TİC. VE SAN. A.Ş.

PAYZA DÖKÜM UĞUR PAYZA

PINAR DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.

PROMETAL HAFİF MET. DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ROLMAK DÖKÜM SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

RUBA FERMUAR VE PRES DÖKÜM SAN. A.Ş.

SAMSUN MAKİNA SANAYİ A.Ş.

SEFER DÖKÜM MAK.SAN.LTD.ŞTİ

SERPA HASSAS DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

SİLVAN MERDANE DÖKÜM SANAYİ VE TİC.LTD. ŞTİ.

SİLVAN SANAYİ A.Ş.

SÜMER ÇELİK DÖKÜM SAN. VE TİC. A.Ş.

SÜPERPAR OTOMOTİV SAN. TİC. A.Ş.

SYC DEMİR DÖKÜM MAK. SAN. TİC. A.Ş.

ŞAHİN DÖKÜM SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ŞAHİN METAL İMALAT SAN. VE TİC. A.Ş.

ŞENKAYA ÇELİK DÖKÜM SAN. VE TİC. A.Ş.

ŞİRVANLI ALÜMİNYUM DÖKÜM VE METAL SAN. A.Ş.

TAN ÇELİK DÖKÜM MAK. SANAYİ TİC. A.Ş.

TOSÇELİK GRANÜL SANAYİ A.Ş.

TRAKYA DÖKÜM SANAYİ TİC. A.Ş.

TUĞÇELİK ALÜMİNYUM METAL MAM. SAN. TİC A.Ş.

TUNÇ MODEL DÖK. MAK. İMALAT SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.

TÜMOSAN DÖKÜM A.Ş.

TÜMSER EV AL. SER. IS.SO.Sİ.İNŞ.TAH. DÖKÜM SAN. TİC. A.Ş.

UĞUR METAL SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

UYAR DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ.

ÜMİT DÖKÜM TİC. SAN. LTD. ŞTİ.

ÜNİMETAL HASSAS DÖKÜM MAK. YED. PAR. A.Ş.

ÜNSAL MAKİNA A.Ş.

YAKACIK VALF SAN. TİC. A.Ş.

YAZKAN DÖKÜM SAN. VE TİC. A.Ş.

YILKAR DÖKÜM SAN.TİC.LTD.ŞTİ.

KATILIMCI ÜYELER

ACARER METAL SANAYİ TİC. A.Ş.

AKM METALURJİ SAN. TEMSİLCİLİK VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

ALTINKUM DÖKÜM METAL NAK. SAN. TİC. LTD.ŞTİ

AMCOL MİNERAL MADENCİLİK SAN. TİC. A.Ş.

ASK CHEMİCALS TR T.C LTD.ŞTİ.

AVEKS İÇ VE DIŞ TİC. A.Ş.

BDM BİLGİNOĞLU DÖKÜM MALZ. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

BİLİŞİM BİLİŞİM VE YAZILIM SİSTEMLERİ SAN. TİC. A.Ş.

CANGO ENDÜSTRİYEL ÜRÜNLER VE HAMMADDE TİC. SAN. A.Ş.

CARL ZEISS TEKNOLOJI ÇÖZÜMLERI TIC. LTD. ŞTI.

CLARIANT TÜRKİYE BOYA KİMYEVİ MADDE. VE MADEN. SAN. TİC. A.Ş.

ÇELİKTAŞ SINAİ KUMU SAN. VE TİC. A.Ş.

ÇUKUROVA KİMYA END. A.Ş.

DAUSSAN REFRAKTER A.Ş.

DOĞUŞ DÖKÜM MALZEMELERİ A.Ş.

EGT REFRAKTER GEREÇLER END. TİC. LTD. ŞTİ.

ERDEM MAKİNE PAZ. MÜH. SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

ERMETAL END.GERİ DÖNÜŞ. TAŞ. SAN. A.Ş.

EXPERT MÜMESSİLLİK TURİZM TİC. LTD. ŞTİ.

FETAŞ METALURJİ YÜZEY İŞLEM ÜRÜNLERİ SAN.TİC.LTD.ŞTİ

HANNOVER-MESSE ANKİROS FUARCILIK A.Ş.

HERAEUS ELECTRO-NİTE TERMO TEKNİK SAN. TİC. A.Ş.

INDUCTOTHERM İNDÜKSİYON SİST. SANAYİ A.Ş.

İNDEMAK İNDÜKSİYON DÖK. MAK. LTD. ŞTİ.

KADIOĞLU MADENCİLİK SAN. TİC. A.Ş.

KATSİMTAŞ İZOLASYON METALURJİ VE İNŞ. SAN. DIŞ TİC. LTD.ŞTİ.

KORKMAZ ÇELİK SAN. TİC. A.Ş.

KUMSAN DÖKÜM MALZEMELERİ SAN. TİC. A.Ş.

MAGMA BİLİŞİM TEKN. HİZM. LTD. ŞTİ.

MARMARA METAL MAM. TİC. A.Ş.

MEGA ELEKTRONİK TALAŞLI İML. MAK. TİC. A.Ş.

METALPRES MAKİNE SAN. TİC. LTD. ŞTİ.

META-MAK METALURJİ MAK. MÜM. LTD. ŞTİ.

METKO-HÜTTENES ALBERTUS KİMYA SAN TİC. A.Ş.

ORTADOĞU MİNERAL SAN. TİC. LTD. ŞTİ

ÖZEN MAKİNA SAN. KOLL. ŞTİ.

S&B ENDÜSTRİYEL MİNARELLER A.Ş.

SİLTAŞ SİLİS KUMLARI SAN. TİC. A.Ş.

TEKNO METALURJİ MALZ. MAK. TİC. LTD. ŞTİ.

TES-SAN TESİSAT PROJE SAN. LTD. ŞTİ.

TEZMAKSAN MAK. SAN. TİC. A.Ş.

VALANS MÜHENDİSLİK SAN. DIŞ TİCARET LTD ŞTİ.

VELACAST MAKİNE SAN. VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

VESUVIUS İSTANBUL REFRAKTER SAN.TİC.A.Ş.FOSECO

YÜKSELLER METAL İLETİŞİM SANAYİ VE TİCARET A.Ş.

ZENMET DIŞ TİCARET A.Ş.

WÖHR MAKİNE MÜH. TİCARET LTD. ŞTİ.

İSTANBUL

KONYA

İZMİR

İSTANBUL

İSTANBUL

ADANA

ANKARA

ANKARA

İSTANBUL

KAYSERİ

İZMİR

BURSA

KARABÜK

MANİSA

SAMSUN

İSTANBUL

İSTANBUL

KOCAELİ

KOCAELİ

İZMİR

İZMİR

ESKİŞEHİR

İZMİR

İSTANBUL

İZMİR

KOCAELİ

ELAZIĞ

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

ANKARA

İSTANBUL

İZMİR

KOCAELİ

BURSA

İSTANBUL

İSTANBUL

KAYSERİ

İSTANBUL

ANKARA

KONYA

0212 552 12 35

0332 239 12 41

0232 478 10 00

0216 593 11 61

0212 485 48 74

0322 441 07 07

0312 267 12 10

0312 267 41 61

0212 591 01 41

0352 321 15 96

0232 479 03 53

0224 241 71 71

0370 447 65 65

0236 213 08 86

0362 266 51 60

0212 441 09 77

0216 394 23 52

0262 641 95 25

0262 674 75 00

0232 853 89 39

0232 877 02 12

0222 236 02 90

0232 437 01 83

0212 875 19 00

0232 877 21 23

0262 643 04 75

0424 255 55 60

0216 544 36 00

0212 315 52 40

0216 540 61 75

0312 395 86 66

0212 468 19 00

0232 328 30 37

0262 751 08 76

0224 411 09 77

0216 499 46 46

0216 591 08 70

0352 322 01 92

0216 309 72 50

0312 641 32 10

0332 239 04 47

mita-kalip@mita-kalip.com

info@motusdokum.com

info.turkey@nemak.com

normsan@normsan.com

info@onmetal.com.tr

info@ozgumus.com.tr

ozgurdok@ozgurdokum.com.tr

info@ozguvendokum.com

info@parsatpiston.com

info@payzadokum.com.tr

info@pinardokum.com.tr

prometal@prometaltr.com

info@rolmakdokum.com.tr

info@rubapresdokum.com

info@samsunmakina.com.tr

info@seferdokum.com

serpa@serpahassasdokum.com

info@silvanrolls.com

info@silvansanayi.com

info@sumerdokum.com

info@superpar.com

info@sycdokum.com

sahindokum@sahindokum.com

info@sahinmetal.com

info@senkaya.com

muhasebe@sirvanli.com

tancelik23@gmail.com

info@toscelikgranul.com.tr

info@trakyadokum.com.tr

tugcelik@tugcelik.com.tr

tunc@tuncdokum.com.tr

info@tumosandokum.com.tr

tumser@tumser.com.tr

ugurmetal@ugurmetal.com

info@uyardokum.com

info@umitcasting.com

info@unimetal.com.tr

bilgi@unsalmakina.com.tr

info@yakacikvalf.com.tr

yazkan@yazkan.com.tr

info@yilkardokum.com.tr

www.mita-kalip.com

www.motusdokum.com

www.cevherdokum.com

www.normsan.com

www.onmetal.com.tr

www.ozgumus.com.tr

www.ozgurdokum.com.tr

www.ozguvendokum.com

www.parsatpiston.com.tr

www.payzadokum.com.tr

www.pinardokum.com.tr

www.prometaltr.com

www.rolmakdokum.com.tr

www.rubapresdokum.com

www.samsunmakina.com.tr

www.seferdokum.com

www.serpahassasdokum.com

www.silvanrolls.com

www.silvansanayi.com

www.sumercelik.com.tr

www.superpar.net

www.sysdokum.com

www.sahindokum.com

www.sahinmetal.com

www.senkaya.com

www.sirvanli.com

www.tancelik.com

www.toscelikgranul.com.tr

www.trakyadokum.com.tr

www.tugcelik.com.tr

www.tuncdokum.com.tr

www.tumosandokum.com.tr

www.tumser.com.tr

www.ugurmetal.com

www.uyardokum.com

www.umitcasting.com

www.unimetal.com.tr

www.unsalmakina.com.tr

www.yakacikvalf.com.tr

www.yazkan.com.tr

www.yilkardokum.com.tr

İSTANBUL

İSTANBUL

KONYA

İSTANBUL

ANKARA

İSTANBUL

İZMİR

ANKARA

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

MANİSA

MANİSA

İSTANBUL

KONYA

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

ANKARA

ANKARA

KOCAELİ

KOCAELİ

KARABÜK

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

KONYA

İSTANBUL

İSTANBUL

İSTANBUL

KOCAELİ

İSTANBUL

İSTANBUL

İZMİR

0212 280 50 50

0216 467 31 40

0332 342 42 48

0216 414 96 16

0312 212 72 91

0216 410 00 60

0232 433 72 30

0312 266 11 44

0216 425 66 60

0216 526 35 95

0216 578 29 29

0212 275 57 13

0236 233 23 20

0236 214 02 86

0216 504 60 80

0332 239 06 08

0216 540 13 65

0212 691 13 70

0216 573 38 88

0216 364 34 01

0312 439 67 92

0312 267 08 88

0262 646 34 24

0262 311 29 49

0370 424 10 50

0216 390 13 00

0216 499 09 99

0216 593 09 57

0216 557 64 00

0216 447 29 55

0216 428 54 41

0216 365 67 73

0212 270 07 08

0216 411 69 11

0216 683 58 00

0212 544 44 31

0212 247 49 85

0216 335 70 09

0216 463 33 90

0332 237 55 35

0212 674 60 10

0216 309 6 555

0216 622 76 30

0262 677 10 50

0216 313 28 01

0216 411 69 16

0535 021 10 91

acarer@acarermetal.com.tr www.acarermetal.com

akm@akm.com.tr

www.akm.com.tr

info@altinkumdokum.com www.altinkumdokum.com

merkez@amcol.com

www.amcol.com.tr

kevser.uzunal@ask-chemicals.com www.ask-chemicals.com

info@aveks.com.tr

www.aveks.com.tr

info@bdmbilginogludokum.com.tr www.bdmbilginogludokum.com.tr

bilisim@bilisim.com.tr

www.bilisim.com.tr

info@cangometal.com

www.cangometal.com

info.metrology.tr@zeiss.com www.zeiss.com.tr

cetin.saka@clariant.com

www.clariant.com/turkey

info@celiktassilis.com

www.celiktassilis.com

info@cukurovakimya.com.tr www.cukurovakimya.com.tr

info@daussan.com.tr

www.daussan.com/tr/

info@dogusmetal.com

www.dogusmetal.com

info@egttr.com

www.egttr.com

info@erdemmakinaltd.com www.erdemmakinaltd.com

info@ermetaldemir.com

www.ermetaldemir.com

info@expert.com.tr

www.expert.com.tr

info@fetasmetalurji.com

www.fetasmetalurji.com

info@ankiros.com

www.ankiros.com

info.electro-nite.tr@heraeus.com www.electro-nite.com

inducto@inductotherm.com.tr www.inductotherm.com.tr

eataman@indemak.com

www.indemak.com

kadioglu@kadioglumaden.com.tr www.kadioglumaden.com.tr

info@katsimtas.com.tr

www.katsimtas.com.tr

info@korkmazcelik.com

www.korkmazcelik.com

bilgi@kumsandokum.com.tr www.kumsandokum.com.tr

info@magmasoft.com.tr

www.magmasoft.com.tr

marmara@marmarametal.com www.marmarametal.com

info@megatr.com

www.megatr.com

info@metalpresmakina.com www.metalpresmakina.com

metamak@metamak.com.tr www.metamak.com.tr

satis@metkoha.com

www.metkoha.com

mert@ortadogumineral.com www.ortadogumineral.com

ender@ozenmakina.com

www.ozenmakina.com

foundry_turkey@imerys.com www.sandb.com

siltas@siltas.com.tr

www.siltas.com.tr

info@teknometalurji.com

www.teknometalurji.com

bilgi@tes-sanisi.com

www.tes-sanisi.com

bilgi@tezmaksan.com

www.tezmaksan.com

info@valans.com.tr

www.valans.com.tr

nehir.altug@unigrup.com

www.unigrup.com

foseco.turkey@foseco.com

www.foseco.com.tr

info@yuksellermetal.com.tr www.yuksellermetal.com.tr

info@zenmet.com

www.zenmet.com

erhan.uzuner@aagm.de

www.aagm.de


İKİNCİ EL

Ferro-Preis Grup’tan Satılık 2. El

Kalıplama Hattı (Hırvatistan)

Hırvatistan'ın Čakovec kentinde faaliyet gösteren

Ferro-Preis Grup dökümhanesindeki mevcut

yatay kalıplama hattı Foromat 40 (850 x 850

x 250/250 mm) satılıktır. İlgilenenler 2022'nin

ilk aylarına kadar hattı üretim durumunda görebileceklerdir.

F40 hattı sonrasında demonte edilecek ve

nakliye için hazır hale getirilecektir.

F40 döküm hattı ile birlikte, belirli sayıda aktif

modelin de devredilme ihtimali olup; anlaşma

koşullarına bağlı olarak potansiyel alıcılara

bir miktar sipariş aktarımı mümkün olabilecektir.

İlgilenenler daha detaylı bilgi için aşağıdaki

bilgiler üzerinden iletişime geçebilirler.

İrtibat:

E-posta1: investicija2021@preisgroup.com

E-posta2: office.croatia@preisgroup.com

Web: www.preisgroup.com

www.linkedin.com/company/preis-group

Yetkili kişi: Branislav Branković, İş Geliştirme ve Yatırım Müdürü

Cep tel: +385 (0) 98/231 502

İndemak İndüksiyon’dan çalışır

vaziyette ikinci el indüksiyon ocağı

Özellikleri:

Durum: Çok iyi bakımı yapılmıştır.

2000kw Dual Truck

2*3000kg

500hz

Su sistemi esanjorlu yarı açık yarı kapalı olup

yeni verilecektir.

Devreye alma İndemak tarafından yapılacaktır.

Devreye alındıktan sonra 1 yıl garanti verilecektir.

İrtibat:

İndemak İndüksiyon Döküm Makinaları ve İnş.

San. Tic. Ltd. Şti.

İlgili Kişi: Ekrem Ataman

Tel: +90 533 303 5056

118

TÜRKDÖKÜM TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL'21


W Ö H R G I E S S E R E I A N L A G E N S E I T 1 8 7 1

W Ö H R D Ö K Ü M H A N E S İ S T E M L E R İ 1 8 7 1 ’ D E N B E R İ

REKLAMASYON

5 - 50 ton/saat

WÖHR geri kazanım tesisleri kalıp

kumlarının %96 ya varan oranda yeniden

kullanımını sağlayabilmektedir.

Sağlam tasarımları, verimlilikleri,

dayanıklılıkları, ekonomik olmaları ve çevre

dostu olmalarıyla öne çıkmaktadır.

MİKSERLER

1 - 100 ton/saat

Wöhr mikserler kum karıştırma kalitesi,

kısa karıştırma zamanı, kolay kontrol ve

kullanımı, akıllı pompa nedeniyle minimum

reçine ve sertleştirici kullanımı ile fark

yaratmaktadır.

KALIPLAMA

4x4m- 50 ton

yükleme

Dereceli veya derecesiz kalıpların

doldurulması, sıkıştırılması, modelden

sıyrılması, boyanması, kapatılması, döküm

parçanın kalıptan çıkarılması gibi bütün

operasyonlar mevcuttur.

150 JAHRE

Wöhr Makine Mühendislik Ticaret Limited Şirketi

9 Eylül Mahallesi | Ata Caddesi No: 12/3 | 35663 İzmir

Erhan Uzuner (B.Eng.)

Genel Müdür | General Manager Turkey

E-Mail: erhan.uzuner@aagm.de

Tel: +90 535 021 10 91

Web: www.aagm.de

More magazines by this user
Similar magazines