JETLER NEDEN AYNI RENKTE?

cemalnur

FILE_468c02-175d85-7f64d5-04e4e8-4c3fed-d7925f

Su

buharı

Pulu

olmayan

Faizi

olan

Saçma

sapan söz

Fotoğraftaki

oyuncu

Fotoğraftaki

şarkıcı

Konut

Posta ve

Telgraf Cezalı

Teşkilatı ödenen

posta

En küçük

birlik

Akümülatör

Şeytan Sayıların

ilki

Nâr-ı

beyzâ

Köpüren

su

Orgeneral

(kısaca)

Hava

basıncı

birimi

Seyelan

Ok Basmakalıp

işaretli (söz,

görüş vb.)

Dışkı

"Kafesteki

Kalp"

kitabının

fotoğraftaki

yazarı

Lağım

suyu

Nazım,

koşuk

Atın

ağzındaki

demir

Bir

içecek

Uyum

Tasvir

etme

Slav

Süreçler

arası

iletişim

Uygun

bulmama

Danadaki

sinirsiz

en büyük

kaba et

Meta

Bir tür

toprak

Koro için

yazılmış

dinî ezgi

Litre

(kısaca)

Kül rengi

Türkiye

Cumhuriyeti

Devlet

Demiryo ları

Gümüş

Küçük

bitki

Şifre

Ezme işini

yapan

Ateş

Asya'da

bir göl

Fotoğraftaki

model,

manken

İskambilde

koz

Anadolu

Şaşkınlık Ajansı

bildiren

bir söz Şarkı,

türkü

Her

birine iki

"Bu ne hâl"

anlamında

Fevk

Uygun bulan,

benimseyen

Küçümseme

Otoyol

yo lu bir söz

Kutsal

Adları aynı

olanlardan

her biri

Kemerli ve

çıkıntılı şey

veya yer

Cet

Duvar

içinde

bırakılan

oyuk

Bir çeşit Hemen

küçük hemen,

atmaca sanki

Minimum

Lokma,

dilim

Bildik,

tanıdık

Kötü,

fena

Saçı

dökülmüş

olan (kimse)

Kakım

Soldan Sağa:

Bile

Kaygı

Soldan Sağa:

Baryum

simgesi

Büyü,

sihir

Sahip

Beyaz

Sunma

Şaşma

anlatan

bir söz

Lahza

Uzak

Bir

hastalık,

malarya

Türk

Ekmek Haberler

Ajansı

Moğolistan

halkından

olan

Kale

Olunca,

duvarı

olursa

Üzerinde

İyileşme

durmama

olanağı

bulunmayan

Sovyet

Nitrik

Sosyalist

Oksit

Cumhuriyetler

Çökertme

İnternet

Birliği

günlüğü

Boğa

güreşi

yapılan

alan

Söz

Önceden

verilen

güvence

parası

Okun kiriş

geçecek

Sarımsak Bilgisayarda gediği

dilimi simge resim

İşaret

sıfatı

Paralı

talih

oyunu

İngiliz

uzunluk

ölçü birimi

Aşılı

(bitki)

Fecir

Aylık

haber@yenibirlikgazetesi.com

İtibar

Varlıkları

Tembih

Kuma,

bildiren

Köstebek

ortak

sözcük

Özen

Eğik

Mirasçı,

olmayan

veliaht

Renyum

Limited

simgesi

(kısaca)

Bir tür

pudra

Danadaki

sinirsiz et

Fotoğraftaki

sunucu ve

oyuncu

Tahıl tozu

Doktor

(kısaca)

İyi nitelikte

olmayan,

Lityum

kötü

simgesi

Aktif

Baş,

kafa

İnsan

Itırlı,

kokulu

Kunduz

Bir çalgı

Yitikler, Asklı

kayıplar mantarlara

özgü üreme

organı

Düz, ince,

ya sı taş

Otağ Öncesizlik Yığılım

Metin

Duvar içinde

bırakılan

oyuk

Amerika

elmasından

çıkan zamk

Açlığını

gidermiş

Firkete ile

yapılan ince

dantel

Panzehir

taşı

Boylu

boyunca

yatma

Ezgi

Türk Tarih

Kurumu

Rusya

halkı

Litre

(kısaca)

Çaylak

Bazen,

kimi vakit

Yaz

yağmuru

Öfke,

kızgınlık

Kirliliği

gösteren

iz

Olağandan

daha hacimli

Put

Yasak

şeylerin

saklandığı

gizli yer

Hayvan

damı

Son,

sonraki

Halk

arasında

hekim veya

eczacı

anlamında

Bir

şeyin alt

bölümü

Kötülük,

fenalık

Değersiz

Engebe

Kasları

zorlayarak

soluğunu

tutmak

Elektrik

akımında

şi det

birimi

Doğal

vücut

sıcaklığı

Dinin

buyruklarına

bütünüyle

uyan

Şişlik

Posta ve

Telgraf

Teşkilatı

Uygun

bulmama

Zaviye

Çalma

Örülmüş

olan

Aza

Kanda

idrar

bulunması

Soy

bakımından

oğul

veya kız

+ işaretinin

adı, zait

Kenarına

oya

yapılmış

Tir

Fluor

Ticarete

konu olan

ma lar

Sav

Bir ucu

çatal

değnek

Direksiyon

ile tekerlek

arasındaki

bağlantı

Bir tür tatlı

çörek

Tren yolu

Orta

İşaret

Tek

tırnaklı

hayvan

Otomobil

Hoşa giden

durum

Valide

Tehlike

haber

işareti

Sarı renkli

verimli

balçık

Sanı

Gerçek

olmayan Akümülatör

davranış

Diğeri,

öbürü

Gerçekleştirilmesi

zamana

bağlı istek

Dış Karakter

Devlet

Malzeme

Ofisi

Kareli Boş,

Türk dili

grubunun

kumaş değersiz

ortak adı

Erkek

evlat

Bağ

kütüğü

Çeper

Bağışlama

Yabancı

Bir şeyin

çıkardığı

ince ve

tiz ses

Görüntü,

hayalet, ruh

Güç,

ku vet

Ot gibi

Adet

Dış

Operatör

(kısaca)

Sıtma

sivrisineği

Demokrasi

BULUŞMA

MANEVİ

HAYATIMIZ

Kur’an ve ilim

YASİN suresinde “Hikmet dolu Kur’an

hakkı için” buyurur Allahu Azimüşşan.

Hakîm, hikmetli, hikmetsöyleyen,

hikmet sahibi anlamlarına gelir.

Allah; anlamayı öğretendir.

NOKTASI

* Sayfa 12

Hulusi Paşa sınırda

* Sayfa 9

‘HER TÜRLÜ TEHDİDİ

YOK EDECEĞİZ’

Haşdi Vatani: Musul operasyonunda biz de varız

KDP: DAEŞ’in Suriye’ye kaçması için bir yol açık bırakılacak

HIZBULLAH: DAEŞ SURIYE’YE KAÇMASIN * Sayfa 11

Avrupa’da olmayan tek başketti

Atina’nın ilk camisinin

iNŞAATI BAŞLIYOR

YUNANISTAN’IN başkenti Atina’da

yapılması kararlaştırılan ilk caminin

inşaatı gelecek hafta başlıyor.

Dünyanın yatırım rotası İstanbul’da

BELiRLENECEK

BAŞBAKANLIK Türkiye Yatırım

Destek ve Tanıtım Ajansı

Başkanı Ermut, “İstanbul’da

cuma günü 100’ün üzerinde

yatırım ajansı başkanının

katılımıyla Dünya Yatırım

Zirvesi düzenlenecek.” dedi.

* Sayfa 16 * Sayfa 7

Lozan’da Suriye zirvesi

TÜRKİYE DE MASADA

Rusya Dışişleri Bakanlığı, İsviçre’nin Lozan şehrinde, Rusya, ABD ve bazı bölge

ülke dışişleri bakanlarının katılımıyla Suriye toplantısı düzenleneceğini duyurdu.

RUSYA Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin de yer alacağı toplantıya, Suudi Arabistan, Katar

ve İran dışişleri bakanlarının da katılacağını açıkladı. Cumartesi günü toplanması

beklenen zirvede, Suriye’deki iç savaşı durdurmak için atılacak adımlar ele alınacak.

* Sayfa 11

13 EKİM 2016 PERŞEMBE www.gazetebirlik.com

Fiyatı: 50 Kuruş

ERDOĞAN’DAN

ABD’YE REST

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip

Erdoğan, terörist başı Fetullah Gülen’i

iade etmeyen ABD’ye resti çekti. Erdoğan,

kamudaki FETÖ soruşturmalarında

mağduriyet iddialarına ilişkin de,

“Yargı, kolluk kuvvetleriyle samimi

davrandığı sürece, burada mağdur yoktur.

Benim 241 şehidimin, 2 bin 194 gazimin

hesabını kim verecek?” dedi. * Sayfa 8

‘YILDIRIM’DAN BAŞKANLIK

SİSTEMİ AÇIKLAMASI’

BAŞBAKAN Yıldırım, anayasa değişikliğine

ilişkin, “Anlaşılan 60 madde başta

olmak üzere, diğer eksik kalan maddeleri

de AK Parti Grubu hazırlayacak, Meclis’e

getirecek ve onayına sunacak. Son onayı

millete götüreceğiz” dedi. * Sayfa 8

Ölümle oyun oynayan

OYUNCAKLAR!

BAŞTA DAAŞ, YPG ve PKK olmak üzere

terör örgütlerinin çocuk ve genç kızları

keskin nişancı olarak kullandıkları biliniyor.

Hem de oldukça etkin ve fazlaca.

Nedeni onlar için çok basit:

Zira çocuk ve genç kızların

parmak hassasiyetleri

yetişkin erkeklere göre çok

daha yüksek. * Sayfa 10

TAM SAYFA BULMACA

Esnasında Cömert Mezar

KELİME YERLEŞTİRME

KELİME YERLEŞTİRME

D

Ü

N

T R A N S İ S T Ö R

Işın Kampana Sakağı

Bulmaca 6 EKİM 2016 PERŞEMBE

KLASİK KARE SÖZCÜK AVI

ÇIRAK SUDOKU

1. Kedi, köpek vb. hayvanların ön ayağı. - 4. Zaviye. - 7.

Geçişim. - 8. Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya

doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle

Hindistan’da görülen toplumsal sınıfların her biri.

- 10. Anlam. - 12. Estetikle uğraşan kimse. - 13. Asalak

olma durumu. - 19. Çam, ardıç, sedir vb. ağaçların yaprağı.

- 20. Lak ile cilalanmış. - 21. Akşam namazı. - 22.

Ateş Dönüştürücü

Uçurum Işın Gelecek

KLASİK KARE SÖZCÜK AVI

ÇIRAK SUDOKU

1. Satış belgesi. - 4. Okuyup yazması olmayan. - 7. Bir ışının,

kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin

yüzeyin erişmesi. - 8. Bozulara kokmuş (yumurta). -

10. Aha, ahacık. - 12. Bir tür iskambil oyunu. - 13. Bırakma,

ayrılma. - 14. Az sözle çok şey anlatma. - 16. Türkiye Büyük

Mi let Meclisi. - 19. Eğilimi olan. - 20. Ucu halkalı cıvata. - 21.

İtalya’nın eski ulusal para birimi. - 22. Çelikten yapılmış, döner

L E N Ş K İ H E T L İ K

Y A İ İ N A S E İ H I A

T Ö F N M Ö D B N L R N

E E U A E A N A I D K O

Ş K Z N Z K U C A K E İ

T Ç K A M I K A Ş N F İ

Ş N Ş R K K A İ E I L L

O Ü A T E A R V T T A N

G Z N J M M I I E P H E

R Ü T Ö N R K L P R O B

13

1

3 4 9

9 8 6

1 8 7

2

6 5 4

9 8 2 1

4

2 5 8 9

8

2 3 9 5 4

8 7 4 2

Abdullah AĞAR

JETLER NEDEN

AYNI RENKTE?

Kanadalı gazeteci Christian Borys’in, geçen hafta Twitter hesabında modifiye ile Rus jetlerine benzetilen

ABD savaş uçaklarının görüntülerini paylaşması yeni tartışmalara ve komplo teorilerine sebep oldu

Novak: Yıllık ticaret hedefi 100 milyar dolar

Irak ile ilgili

en son konuşacak

ülke ABD

İlnur ÇEVİK

Modifiye ABD uçağı

AYM’den

CHP’ye ret

Kemal Kılıçdaroğlu:

Hayatım FETÖ’yle

mücadele ile geçti

DARBE girişiminde sorgulanması gereken

konuların olduğuna işaret eden CHP Lideri

Kılıçdaroğlu, “Sen Türkiye’yi darbe sürecine

nasıl getirdin? O makamlara bu adamları

nasıl yerleştirdin? O sınav sorularını nasıl

çaldırdın?’’ diye sordu. * Sayfa 9

Ucuz tehditler,

büyük

oyunlar

Hasan KÖNİ

Rus savaş uçağı

Eski Maliye Bakanı

Unakıtan vefat etti

ESKI Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, tedavi

gördüğü hastanede vefat etti. Türkiye Cumhuriyeti’nin

58, 59. ve 60. hükümetlerinde Maliye

Bakanlığı görevinde bulunan Unakıtan,

2009’da baypas, 2013’te de böbrek nakli operasyonu

geçirmişti. Bir süredir vücudundaki

ödemler nedeniyle tedavi gören 70 yaşındaki

Unakıtan, dün hayatını kaybetti. * Sayfa 9

Düellonun

piyasa

hareketliliği

Serpin ALPARSLAN

GERGİN İLİŞKİLER

n ABD’nin FA-18 jetlerini Rus Hava

Kuvvetleri’nin SU- 53 jetleri ile aynı renge

boyaması, iki ülke ilişkilerinin gerildiği

bu günlerde pekçok komplo teorisinin

üretilmesine yol açtı.

MOSKOVA MI SUÇLANACAK?

n Sputnik’in haberine göre Borys’in paylaşımı

sonrası sosyal medyada yapılan yorumlarda

Washington’ın Suriye’de yanıltma

harekatı düzenlemeyi ve bunlar için Moskova’yı

suçlamayı planladığı görüşü öne çıktı.

BİRE BİR AYNI

n ABD ordusunun 1970’lerden beri

askeri savaş oyunları esnasında

“saldırgan filosu” kullandığı biliniyor.

Ancak uçakların Rus jetleriyle neredeyse

birebir boyanmış olması şüpheleri artırdı.

AÇIKLAMALAR TATMİN ETMEDİ

n Internet üzerinden habere yapılan

yorumlarda, ABD’nin USS Liberty ve

Küba füze krizi benzeri “sahte bayrak”

operasyonu yapmak niyetinde olabileceği

komploları dillendirildi. * Sayfa 11

Kurtulmuş: Küresel

savaşın eşiğine gelindi

İyiler ölmez

Halil

İbrahim İZGİ

* Sayfa 3 * Sayfa 8 * Sayfa 7 * Sayfa 9

Avrupa Ligi’nin en başarılısı OBRADOVIC 14 Galatasaray’ın borcu 1.5 milyar Lira 15 TFF 1.Lig maçları yine TRT’de 15

* Sayfa 7

BAŞBAKAN Yardımcısı Numan Kurtulmuş,

Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda

soruları yanıtladı, gündeme

ilişkin değerlendirmelerde

bulundu. Kurtulmuş ABD

ve Rusya’nın savaşacak

noktaya

geldiğini

söyledi.

* Sayfa 8


213 EKİM 2016 PERŞEMBE Magazin haber@yenibirlikgazetesi.com

29. BEST MODEL OF TURKEY

Kutluay çifti

boşanıyor!

ÜNLÜ manken Demet Şener ile İbrahim Kutluay

çifti boşanıyor. İlk açıklama Demet Şener’den:

“Bu kararı ben aldım” 2005’de Çırağan Sarayı’ndaki

görkemli bir düğünle dünya evine giren

Demet Şener - İbrahim Kutluay çiftinden kötü

haber geldi. Kanal D’de yayınlanan Renkli Sayfalar’da

Müge Dağıstanlı ile Gülşen Yüksel Salt’ın

programına yazdığı mesajlarla katılan Demet

Şener, “Kocama güveniyordum. Gerçekleri öğrendiğimde

her şey farklı oldu. Son 4 yıldan bu

yana çok şey yaşandı. Benim alnım ak yüzüm

açık” diye yazdı. Demet Şener’in avukatı Aslı Hatemi

ise programa telefonla bağlanarak şunları

söyledi: “Şu anda açılmış bir boşanma davası söz

konusu değil. Ben aile mahremiyeti açısından

herkesten anlayış bekliyorum. Umarım çekişmeli

bir sürece girmeyiz. Zamanı geldiğinde ben gerekli

açıklamayı yapacağım.”

Sosyal

medyayı

salladı

TRT Spor ekranlarında yayınlanan ‘İlk Baskı’

programının sunucusu Deniz Satar, güzelliğiyle

dikkati çekiyor. Başarılı sunucu Deniz Satar, güzelliği

ve düzgün fiziği ile sosyal medyanın ilgi

odağı oldu. Kısa sürede önemli bir hayran kitlesine

sahip olan 1987 İzmir doğumlu Satar, son

dönemde en çok konuşulan isimler arasında yer

alıyor. Burcu Esmersoy ve Dilara Gönder, spor

programı sunuculuğundaki başarılarının etkisiyle

şöhreti yakalamıştı.

BIRINCILERI BELLI OLDU...

29. Best Model of Turkey yarışmasının

finali dün akşam yapıldı.

Erkeklerde Onur Seyit Yaran birinci

olurken kızlarda da Gizem

Kayalı tacın yeni sahibi oldu.

Sunuculuğunu Ece Gürsel ve İbrahim Gayberi’nin üstlendiği

gecenin jürisinde birbirinden ünlü isimler yer aldı.

Geçen yılın birincisi Yağmur Ayrık tacını Gizem Kayalı’ya

devretti. Gecenin birincileri Gizem Kayalı ve Onur Seyit

Yaran objektiflere böyle poz verdi.

SOSYAL MEDYADA TARTIŞMA KONUSU OLDU

Best Model of Turkey’de birinci seçilen Gizem Kayalı sosyal

medyada tartışma konusu oldu. Genç modeli bazı sosyal

medya kullanıcıları yetersiz bulurken bazıları da birinciliği

hak ettiğini savundu.

İşte

o twitler...

Fırat Özdemir

Güzel ülkemdeki güzel kızları

saklıyorlarmı acaba?

Neye göre best, neye göre

model, neye göre bu seçtiğiniz

kızlar?

Nilay Ölmez

Nerde o eski best modeller

Baruhan Morca

Kazanan kız bence gayet

güzel, kezbanlık yapmayın

Ebru Gökçe

Siz yorum yapanlar daha

guzelsiniz sanki

Geçen yılın

birincisi

Yağmur

Ayrık tacını

Gizem

Kayalı’ya

devretti.

Gizem

Kayalı

Onur

Seyit

Yaran

İrem Helvacıoğlu’ndan

Erdoder’e destek!

GÜZEL oyuncu İrem Helvacıoğlu,

dün Zorlu Center Raffles Hotel’de

gerçekleşen Er Do Der (Erken Doğan

Bebekleri Yaşatma Derneği) Sonbahar

kermesine katıldı. Cemiyet hayatının

tanınmış isimlerinin de yer

aldığı kermeste, gelirleri Erken Doğan

Bebekleri Yaşatma Derneği’ne

bağışlanacak olan birbirinden seçkin

markaların stantlarını tek tek gezen

ve bilgi alan ünlü oyuncu, alışveriş

yaptı. Kermese katılabilmek için

setten çıkıp, hızlıca geldiğini ve çok

mutlu olduğunu belirten Helvacıoğlu,

meslektaşı Pınar Altuğ ile uzun

uzun sohbet edip bilgi alarak, Altuğ’un

markasına ait standını incelemeyi

de ihmal etmedi.

Nur Yerlitaş’a kanser

teşhisi konuldu...

ÜNLÜ modacı Nur Yerlitaş, dün akşam sosyal medya

hesabından, gözleri yaş dolu bir kadın fotoğrafı

paylaşarak; “bazen hayat bize süprizler yapar” notunu

düştü. Kafa karıştıran bu paylaşımın ardından

Demet Akalın’ın da ‘bu gece bütün dualarım

seninle Nur ablam’ yazarak, Yerlitaş için ‘dua’ istedi.

AMELİYAT OLDU...

Ünlü modacı, hastalığını meme küçülme ameliyatı

için gittiği hastanede yapılan muayene ile tesadüfen

öğrendi. Memesinde kitle tespit edilen Nur Yerlitaş’a

yapılan detaylı kontrollerin ardından ‘meme

kanseri’ teşhisi kondu. Hastalığın ilk evresinde

olan Yerlitaş, dün saat 11.00’da ameliyata oldu.

HABER: ŞAFAK GÜVEN

ZEYNEP, YADE İLE PODYUMDA

2009’da Belçika Güzeli seçilen

Zeynep Demirel, Aslı Doğan

ve Alev Borançılı kardeşlerin

kurduğu Aslı Alev’in ‘Unchaıned’

adlı koleksiyonu için İstanbul Fashion

Week kapsamında

podyuma

çıktı. Başmenkenliğini Özge

Ulusoy’un yaptığı defilenin finalinde

Demirel, küçük kızı Yade

ile yürüyerek modaseverleri selemladı.

Aslı Alev’in günümüzün

modern çağında nesneleştirilen,

toplumda ve sokakta baskıya maruz

kalmadan korkusuzca yaşamak

gibi haklardan mahrum

bırakılan kadınlardan

yola çıkarak hazırladıkları ‘Unchaıned’

(Zincirsiz) adlı koleksiyon

ilgiyle karşılandı. Defileyi izleyenler

arasında Volkan Demirel’in annesi

Leyla Demirel, kız kardeşi

İpek Demirel, kızı Yade, Fenerbahçeli

Ertuğrul Taşkıran’ın eşi Gözde

Taşkıran, Mehmet Topal’ın eşi Selda

Topal, Nefise Karatay gibi isimler

yer aldı.

Yıllar sonra tekrar podyuma çıkarak defilenin sonunda

büyük alkış alan Zeynep Demirel, küçük kızı

Yade ile konukları selamlamayı ihmal etmedi.

Bu evde

sadece

aşk var

EVLIĞINDEN sonra ilk kez evinin kapılarını

MAG Dergisine açan Sinem Öztürk Uslu iş ve Aşk

hayatında mutluluğun peşinde… Ünlü olmak

değil, iyi bir oyuncu olmak onun için değerli olan.

sanatçı eşi yapımcı Mustafa Uslu ile kurdukları

yuvada, bir sürprizi de açıkladılar. Eşinin Kore’de

çekeceği filmde oynayacak Sinem Öztürk Uslu…

Her şey çok hızlı. Tanışmaları, aşkları, evlerini seçmeleri,

hatta evin dekorasyonunu tamamlamaları

bile… Evlerini seçip, yerleşmeleri sadece 6 gün

sürmüş. Önce el ele hayal etmişler, ertesi hafta

masalarında yemeklerini yemişler. Sinem Öztürk

Uslu o kadar güzel özetliyor ki; “Bir şey doğruysa

Allah yardım ediyor. Her şey bir anda oluşuveriyor.

Tüm kapılar açılıyor.” Çünkü bu evde sadece

aşk var, huzur var… Ve aşk beklemez.

Hareketli parçaların

enerjik sesi...

HAREKETLI parçalarıyla müzik severlere keyifli anlar yaşatan

Simge Sağın ile Next Level Alışveriş Merkezi’nde MAG

Dergisine röportaj verdi. Sanatçı sanat ve iş hayatıyla ilgili

samimi açıklamalarda bulundu. İstanbul Kurtuluş semti

doğumluyum. İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nda

Klasik Türk Müziği eğitimi aldım. Meslek

hayatıma okulum devam ederken Yaşar, Zeynep Dizdar,

Gülşen, Serdar Ortaç gibi sanatçılara back vokallik

yaparak başladım. Devamında altı şarkılık maxi single

yaptım. Sırasıyla; Bip Bip, Miş Miş, Yankı ve son olarak

da Kamera ile müzik kariyerime devam ediyorum.

YENI BIR ALBÜM HAZIRLIĞI

Yeni albüm hazırlığımız var. Son dönemde ona

yoğunlaşmış bulunmaktayız. Türkiye’nin sevdiği,

birbirinden güzel besteci ve söz yazarından şarkılar

aldık. Kendi bestelerimizin de olacağı çok özel bir albüm

sizleri bekliyor.

FARKLI TARZDA ALBÜM

Aklımda farklı tarzlarda müzik yapma fikri hep

vardı. Klasik Türk Müziği bölümü mezunu olduğum için

belki böyle bir çalışma yapabilirim. Onun dışında ilerleyen

zamanlara jazz müzik de olabilir. Ankaralılar’ın

müziği çok sevdiğini, iyi bir dinleyici kitlesi olduğunu,

sanatçıya çok değer ve kıymet veren bir şehir olduğunu

düşünüyorum. Ankara’da konser vermek benim için

çok keyifli. Çünkü, uzun zaman önce albümüm yokken

beni tanıyan Ankaralılar’ın, artık benim bilinen şarkılarıma

da eşlik ediyor olması beni çok mutlu ediyor. Bu

yüzden Ankara’da konser vermeyi çok seviyorum.

PODYUMDA 2 ÇAĞLA

ŞIKEL YÜRÜDÜ

ATELIER CAHA 2016/17

SONBAHAR/KIŞ

ATELIER Caha markası Muzaffer Çaha kalitesini

genç müşterileri ile buluşturmak

üzere yola çıktı. Ürünler sene içerisinde iki

kez sezonluk olarak hazırlanacak ve Gümüşsuyu’nda

bulunan moda salonunda

hazırlanan mağaza bölümünde müşterileriyle

buluşacak. Melis Çaha ve İlker Çaha

tarafından tasarlanan koleksiyon Muzaffer

Çaha’nın başında bulunduğu atölye tarafından

üretilecek. Yine yüksek kaliteye

sahip olacak ürünlerde tasarımın ön planda

olduğu görülüyor. Modern bir genç erkeğin

giyim ihtiyaçlarına cevap vermek

üzere hazırlanan koleksiyonda grilere

ek olarak yeşil, bordo gibi sezon renkleri

göze çarpmakta. Özel hazırlanmış model

tek ceket ve takımları da çok cazip fiyatlarla

müşterilerinin beğenisine sunuyor.

İSTANBUL Tüyap’da başlayan

Maktek Fuarında, 5 Eksen Metal İşleme

Teknolojisi katılımcılara sergileniyor.

Tezmaksan makine da, 5

Eksen Metal İşleme Teknolojisi kullanarak,

ünlü model Çağla Şikel’in

heykelini yaptı.

5 Eksen yelpazesindeki ürünleri

Çağla Şıkel’in ‘Hassas, Kusursuz ,

Modern’ özellikleriyle, çapı 200mm,

boyu 300mm olan çeliğe, ünlü modelin

heykeli olarak şekil verdi. 3D

tarama yöntemi ile tamamen birebir

ölçüleri alınan Çağla Şikel‘in modellemesi

yapıldıktan sonra, CAM programı

ile firmanın ürün yelpazesinde

yer alan FRONTIER LU 620 5 eksen

işleme merkezinde işlendi. Çağla

Şıkel’in çelikten heykeli, heykelin yapılış

süreci, programlanması, kısa filmi,

Çağla Şikel ile birlikte Hologram

Show 11 Ekim tarihinde sergilendi.


13 EKİM 2016

PERŞEMBE

HABER - BİLGİ - İSTİHBARAT

haber@yenibirlikgazetesi.com

intihar etti

Kalkınma Bankası güvenlik görevlisi, önce

tartıştığı amirini öldürdü ardından intihar

etti.Emniyet yetkililerinden alınan bilgiye

göre, olay Necatibey Caddesi’nde bulunan

Kalkınma Bankası hizmet binasında dün sabah

erken saatlerde yaşandı. İddiaya göre,

kurumun güvenlik amiri Ayhan Cevdet Yardımcı

(48), “x-ray cihazının yanında olması

gerektiği halde içeride oturan” güvenlik görevlisi

Şenol Kurnaz’a (34), görev yerini neden

terk ettiğini sordu. Daha sonra dışarıya çıkan

Yardımcı ile Kurnaz arasında başlayan tartışma,

Yardımcı’nın odasında da devam etti. Silah

sesleri gelmesi üzerine odaya giren diğer

kurum çalışanları, Kurnaz ve Yardımcı’nın

cansız bedenleriyle karşılaştı. Olay yerine

gelen polis ekiplerince yapılan incelemede,

Kurnaz’ın emekli polis memuru Yardımcı’yı

vurduktan sonra kafasına dayadığı silahı

ateşleyerek intihar ettiği tespit edildi. Kurnaz

ve Yardımcı’nın cenazeleri incelenmek üzere

Adli Tıp Kurumu morguna kaldırılırken, olayla

ilgili soruşturma başlatıldı.

Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesindeki düğünde

çıkan kavgada, davulcu damadının bıçakladığı

zurnacı kayınpeder öldü.İlçedeki bir düğüne

davul ile zurna çalmaları için çağrılan

davulcu damat Murat Y. ile zurnacı kayınpederi

Mesut Y. arasında düğün salonunda henüz

belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı.

Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine

Murat Y’nin göğsünden bıçakladığı Mesut Y,

ağır yaralandı.112 Acil Servis ekiplerince Doğubayazıt

Devlet Hastanesine kaldırılan Mesut

Y. kurtarılamadı.Gözaltına alınan zanlı Murat

Y. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Gaziantep’te dördüncü kattaki evinin penceresinden

bahçenin fotoğrafını çekmeye

çalışırken düşen kadın ağır yaralandı.Merkez

Şahinbey ilçesi Akkent Mahallesi’nde 6 katlı

apartmanın 4’üncü katında oturan Emine Kalpar

(38), penceresinden bahçenin fotoğrafını

çekmek isterken dengesini kaybedip düştü.

Yaralanan Kalpar, komşuların ihbarı üzerine

olay yerine gelen 112 Acil Servis ekiplerince

Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi

Hastanesine kaldırıldı.

Kalpar’ın hayati tehlikesinin bulunduğu

öğrenildi.

TEL: 0212 258 47 02

FAX: 0212 258 48 04

22/9

25/19

22/16

27/21

23/12

19/2

24/19 27/20

27/8

25/15

29/17

Gölyüzü Mahallesi Ali Haydar

Sokak’taki bir apartmanın

üçüncü katında oturan

Penbe Akbağ’a ait eve hırsız girdi.

Hırsızlar, evden çaldıkları 500 lira

ve kuru sıkı tabancayla evden

çıkmaya hazırlanırken, evine dönen

Akbağ ile karşılaştı. Sessiz olması

için tehdit edilen Akbağ’ın,

hırsızlar evinden ayrıldıktan sonra

balkona çıkarak komşularından

yardım istemesi üzerine

mahalle sakinleri apartmandan

çıkan 2 kişinin peşine düştü. Bu

esnada ev sahibi de polis ekiplerine

haber verdi.

BALIKESİR

ÇANAKKALE

DENİZLİ

ERZURUM

ESKİŞEHİR

G.ANTEP

HAKKARİ

KAYSERİ

Başına 1 milyon TL

ÖDÜL KONMUŞTU

TSK, 1 milyon TL para ödülü konan Güroymak

sorumlusu Rojhat Vartinus kod adlı M.N.Ö adlı

teröristin ölü, Aras kod adlı N.B.’nin ise yaralı

olarak ele geçirildiğini açıkladı.

Ayhan Cevdet Yardımcı

Şenol Kurnaz

Amirini

öldürüp

Davulcu damat

zurnacı

kayınpederini

öldürdü

Fotoğraf çekmek

isterken

pencereden düştü

24/12

21/14

26/15

20/5

21/12

29/16

24/11

26/8

TSK’dan yapılan açıklamada, Güroymak

İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından,

11 Ekim 2016 tarihinde Bitlis ili Güroymak

ilçesi kırsalında istihbarata dayalı pusu-dinleme

faaliyeti icra edildiği esnada, 2

kişilik terörist grupla sağlanan temas neticesinde,

aranan teröristler listesinden yeşil listede

bulunan ve ele geçirilmesi için 1 milyon TL

para ödülü konan Güroymak sorumlusuRojhat

Vartinus kod adlı M.N.Ö adlı teröristin ölü,

Aras kod adlı N.B.’nin yaralı olarak ele geçirildiği

kaydedildi.Teröristlerle birlikte 1 adet

M-16 Piyade Tüfeği ve 1 adet Kaleşnikof Piyade

Tüfeğinin ele geçirildiği bildirildi.

‘Yabancı hırsız’

vurularak yakalandı

Bolu’da bir evde hırsızlık yaptıktan sonra kaçmaya çalışan Gürcistan

uyruklu hırsızlardan biri polis tarafından bacağından vurularak yakalandı.

Suikast hazırlığındaki

2 terörist yakalandı

Diyarbakır’da, suikast hazırlığında olan PKK’lı 2 terörist

yakalandı. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan

teröristlere, ahırda atış eğitimi verildiği belirlendi.

Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada,

PKK’lı teröristlerle görüşmek

için 2 kişinin Silvan ilçesi kırsalına

gideceği ihbarı üzerine İl Jandarma Komutanlığı

ekiplerince yapılan yol kontrol

ve arama faaliyeti sırasında söz konusu

teröristlerin yakalandığı belirtildi.

AHIRDA ATIŞ EĞİTİMİ ALMIŞLAR

Gözaltına alınanlara ait ev ve eklentilerinde

savcının talimatıyla yapılan aramada,

evin alt katında bulunan ahırın

duvarına çizilen 2 hedefe ateş etmek

suretiyle teröristler tarafından atış eğitimi

verildiğinin belirlendiği kaydedilen

açıklamada şu ifadelere yer verildi.

“Aramada 7 adet 9 mm boş tabanca fişeği

bulunmuştur. Silvan kırsalında faaliyet

gösteren PKK terör örgütüyle irtibatlı

olduklarını, terör örgütü mensupları

tarafından suikast tarzı

eylemler yapmakla görevlendirildiklerini

beyan etmişlerdir.”

‘DUR’ İHTARINA UYMADI

Eşkallerinin belirlenmesi üzerine

hırsızların yakalanması için

çalışma başlatan polis ekipleri,

şüphelilerin Sağlık Mahallesi istikametine

gittiğini belirledi. Serdar

Sokak’ta bir şüpheliye “dur”

ihtarında bulunan ekipler, ihtara

uymayan kişiyi durdurmak için

önce havaya ateş etti, daha sonra

da bacağından vurarak yakaladı.

Gürcistan uyruklu olduğu öğrenilen

ve sol bacağından yaralanan

Zaza Korinteli (30), ilk müdahalenin

ardından İzzet Baysal Devlet

Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne kaldırılarak

tedavi altına alındı.

Kaçan ikinci şüpheli gürcü

uyruklu Luri Adriadze (32) ise

Gölyüzü Mahallesi’nin ara sokakların

birinde gözaltına alındı.

Emniyette ByLock operasyonu

FETÖ’nün Ankara merkezli 13 ilde düzenlenen

operasyonda, FETÖ’nün gizli yazışma programı

“ByLock”u kullandıkları gerekçesiyle

haklarında gözaltı kararı verilen 215 emniyet

personelinden 30’u gözaltına alındı.

gizli yazışmalarda ve haberleşmede kullandığı “ByLock”

uygulamasının deşifre edilmesinin ardından bu programı kullanan

şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonlar sürüyor.Ankara

Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine Ankara Emniyet Müdürlüğü

Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, Ankara merkezli

13 ilde operasyon düzenlendi.Operasyonlarda, FETÖ’nün gizli yazışma

programı “ByLock”u kullandıkları gerekçesiyle haklarında gözaltı kararı

verilen 215 emniyet personelinden 30’u gözaltına alındı.

147’Sİ AMİR RÜTBESİNDE

Haklarında gözaltı kararı bulunan 215 şüphelinin daha önce yayımlanan

KHK ile emniyetten ilişiği kesilenler ve açığa alınan emniyet

mensupları olduğu ve bunların 147’sinin emniyette daha önce amir

rütbesinde görev yaptığı öğrenildi.Operasyon kapsamında diğer illerde

gözaltına alınan şüphelilerin de Ankara’ya getirileceği öğrenildi.

İLLER İMSAK GÜNEŞ ÖĞLE iKiNDi AKŞAM YATSI

İstanbul 05:40 07:06 12:58 16:02 18:37 19:56

Ankara 05:25 06:50 12:42 15:48 18:22 19:40

İzmir 05:48 07:11 13:05 16:12 18:46 20:02

Adana 05:16 06:37 12:32 15:41 18:15 19:29

Antalya 05:35 06:56 12:51 16:00 18:33 19:47

Samsun 05:10 06:37 12:28 15:32 18:07 19:26

Konya 05:27 06:49 12:43 15:51 18:25 19:40

Diyarbakır 04:56 06:18 12:12 15:21 17:54 19:09

Rumi: 13 Ekim 2016 Hicri: 12 Muharrem 1438 diyanet.gov.tr alınmıştır.

Irak ile ilgili en son

konuşacak ülke ABD

Irak’ın daha sonrada Suriye’nin

(ve hatta Afganistan’ın) şu anda

düştükleri feci durumların baş

oyuncusunun ABD olduğunu dünyada

bilmeyen var mı?

İşin kötüsü onlar bir çuval inciri

berbat edip bu ülkelerin insanlarının

hayatlarını berbat etmekle kalmıyor

bizim güvenliğimizi ve hatta istikrarımızı

da tehdit ediyor…

Irak bitti. Suriye bitti. Bu iki ülkenin

bitmesi ise biriyle 911 öbürü ile de

350 kilometre

direkt sınırı

olan Türkiye

için tam bir

kaos. Buraların

istikrarsızlığı

yalnız bize

buralardan

ihraç edilen

terör faaliyetleri

ile değil aynı

zamanda

oralardan

bize gelen

sığınmacılarla da

ilgili. Suriye ve

Irak, Türkiye’nin

Ortadoğu’ya açılan

ticaret yolları iken

bugün tamamen

bloke ve bu bizi çok

acıtıyor.

Burada olup

bitenlere, ülkemize

bu topraklardan

ihraç edilen

tehditlere seyirci

kalmamız imkânsız.

Zaten kalan

olursa halkımız

bunun hesabını

kalanlardan sorar.

Onun için Türkiye

Suriye’ye müdahale

etti ve Irak’ta da

asker bulunduruyor.

Ülkesinin bir

yarısı DAİŞ öbür

yarısı da İran işgali

altında olan Irak

Başbakanı Haydar

İbadi ise oturmuş

“Türk askerleri

ülkemden çekilsin”

diyor. Sormalı: Senin ülken mi kaldı?

Seni kim konuşturuyor? Sen kimin

kuklasısın?

Bütün bunlardan sonra Türk

askerinin neden Irak topraklarında

olduğunu gayet iyi bilen hatta bu

konuda Ankara’yı cesaretlendiren

ABD ise ikili oynuyor. ABD Dışişleri

İlnur ÇEVİK

+ ARTI

GÜNDEM

Ülkesinin bir

yarısı DAİŞ

öbür yarısı

da İran işgali

altında olan

Irak Başbakanı

Haydar İbadi

ise oturmuş

“Türk askerleri

ülkemden

çekilsin” diyor.

Sormalı: Senin

ülken mi kaldı?

Seni kim

konuşturuyor?

Sen kimin

kuklasısın?

Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, "Irak'ın

tüm komşuları Irak'ın egemenliğine ve

toprak bütünlüğüne saygı göstermeli.

Irak'ta konuşlu Türk güçleri uluslararası

koalisyonun parçası olarak orada

değiller" diyor. Yani ABD batırıyor,

Türkiye ayağa kaldırıyor ve ABD ikili

oynuyor. Hem suçlu hem güçlü…

Maalesef Irak’ın ve Suriye’nin zaten

ortada olmayan toprak bütünlüğüne tek

saygı gösteren ülke Türkiye…

Kayseri Adliyesi’ne

av tüfekli saldırı

Psikolojik tedavi gördüğü öne sürülen Gökhan

Y. (26), Kayseri Adliyesi hakim ve

savcı giriş kapısı önüne geldi. Elindeki av tüfeğiyle

henüz belirlenemeyen nedenle giriş kapısına

iki el ateş eden şüpheli, adliyede görevli

polis ekiplerince gözaltına alındı.Yaralananın

olmadığı olayla ilgili soruşturma sürüyor.

İş makinesinin

altında kalan

çocuk ağır yaralandı

Antalya’nın Manavgat ilçesinde yol çalışması

yapan iş makinesinin altında kalan

2 yaşındaki çocuk, ağır yaralandı.İsmail Mert

Sarıbıyık (2), Çağlayan Mahallesi’ndeki evlerinin

önünde yol yapım çalışması yürüten taşeron

firmaya ait iş makinesinin altında kaldı.

Ağır yaralanan çocuk, ambulansla Manavgat

Devlet Hastanesine kaldırıldı.Sarıbıyık, buradaki

ilk müdahalenin ardından Isparta Süleyman

Demirel Üniversitesi Araştırma ve

Uygulama Hastanesine sevk edildi. İş makinesinin

operatörü Hasan İ. gözaltına alındı.

icevik@yenibirlikgazetesi.com


413 EKIM 2016 PERŞEMBE haber@yenibirlikgazetesi.com

Beslenme anlayışında

ezberler bozuluyor

Kanlarını akıtmak yerine

Kızılay’a bağışlıyorlar

Cumhuriyetin kurulmasından sonraki ilk

yıllarda Atatürk bir yurt gezisi sırasında

uğradığı bir kasabada, sokakta oynamakta

olan zayıf, nahif, dokunulsa kemikleri

kırılacak gibi çelimsiz çocuklar görür ve yanındakilere

bu çocukların niçin bu kadar zayıf olduklarını

sorar. Refakatindekilerden tıp doktoru

olan biri, “Efendim, bu çocuklar yeterli ölçüde

şeker ve şekerli gıdalar yiyemedikleri için böyle

sıskalar” diye cevap verir. Cumhuriyetin ilk

yıllarındaki endüstrileşme faaliyetlerinde şeker

fabrikaları yapımının ağırlık taşımasının bir

nedeninin de bu olduğu söylenir.

Günümüzün beslenme anlayışında şekerin

hiç yeri ve değeri olmadığı bir yana zararı üzerinde

çeşitli tezler ve iddialar öne sürülmektedir.

Yakın bir gelecekte şekerin sigara gibi bir zehir

olarak ilan edilmesi hiç sürpriz olmayacaktır.

70-80 yıl içinde paradigma bu kadar ters yüz

olmuştur.

Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde

de beslenme alışkanlıkları, çeşitli maksatlarla

üretilen diyet programları; tıp biliminin

beslenmeye ilişkin keşifleri, tespitleri ve daha

da önemlisi toplum yararına bir tutum benimsemesi

paralelinde değişiyor. Özellikle son

40-50 yıldan bu yana tıp bilimi adına onun

temsilcisi olan doktorların vatandaşa neredeyse

gençlik yaşlarından

itibaren kolesterolü

yükseltiyor, damar

sertliği yapıyor

İsmail ÖZCAN

RAMAZAN

2016

ismailozcan.c@hotmail.com

Günümüzün

beslenme anlayışında

şekerin

hiç yeri ve değeri

olmadığı bir yana

zararı üzerinde

çeşitli tezler ve

iddialar öne sürülmektedir.

Yakın

bir gelecekte

şekerin sigara

gibi bir zehir olarak

ilan edilmesi

hiç sürpriz olmayacaktır.

diyerek zerresini

bile yasakladıkları

tereyağı, yumurta,

kırmızı et ve

bilumum hayvansal

gıdalar, halis zeytinyağı;

günümüzde en

gözde gıdalar olarak

sunulmakta, kerametleri

saya saya

bitirilememektedir.

Bu alanda hemen

her gün bir tabu

yıkılmakta, bir ezber

bozulmaktadır.

Tıp dünyası,

gelişmiş bütün

ülkelerde olduğu

gibi bizim ülkemizde

de yasakladığı

birçok gıda maddesi

konusunda günah

çıkarmış, özür dilemiş,

ama insanları

bu değerli maddelerden

uzun yıllar

niçin uzak tuttuğunun

rasyonel bir

izahını yapmamıştır.

Bu ürünler yıllar yılı hangi gerekçeyle bu kadar

ağır suçlamalara maruz kalmış; günümüzde

birden bire nasıl kolayca aklanmış; yıllarca

sağlıklı yağlar olarak sunulan tüm likit nebati

yağlar ve kullanılmasına tereyağı kadar karşı

çıkılmayan nebati margarinler niçin birden bire

tu kaka olmuştur? Bunların tutarlı, ikna edici bir

açıklaması yapılmamıştır.

Her çağda beslenmenin temel unsuru olan

ekmek, 20. yüzyılın bilhassa 2. yarısı boyunca

bir medenilik ve şehirlilik alameti olarak

arıtılmış, beyazlatılmış, yararlı hassalarından

soyutlanmış olarak sofralara gelmiştir. Bu

ekmek bugün tamamen gözden düşmüş, artık

eski devirlerde olduğu gibi arıtılmamış esmer

buğday ekmeğine veya köy ekmeğine, kapkara

çavdar ve kepek ekmeklerine dönülmüştür.

Beslenmede bugün geldiğimiz yer icat

edilmiş değil, keşfedilmiş bir yerdir. İnsanoğlu

yüzyıllarca zamanımızdaki hormonlu, GDO’lu,

binbir çeşit katkılı, dondurulmuş gıdalardan

uzak bir şekilde doğaya uygun olarak halis

tereyağı, halis zeytinyağı, halis et, süt, hormonsuz

hububat, sebze ve meyvelerle kısaca hiçbir

kimyasal ve biyolojik müdahaleye uğramamış

% 100 doğal gıdalarla beslenmiş; salt beslenmeyle

ilgili olarak hiçbir sorun yaşamamıştır.

Yüzyıllara dayanan bu doğal beslenme tarzı,

20. yüzyıl boyunca yükselen bir trend içinde

liberal kapitalizmin kazanç hırsı uğruna gözden

düşürülmüş; birçok müdahaleye uğramış

endüstriyel gıdalar öne çıkarılmıştır. Bu süreçte

bilim ve tıp da buna alet edilmiştir. Bu yüzden

obezite tavan yapmış; kanserin her türü yayılmış;

diyabet 30’lu hatta 20’li yaşlarda ortaya

çıkmaya başlamış; kız çocukların normalden

çok erken yaşlarda ergenliğe ulaştıkları görülmüştür.

Sağlık alanındaki bütün bu olumsuzluklar

bilimin, tıbbın ve kamuoyunun dikkatini

modern beslenme alışkanlıklarına çevirmiş;

bu alanda yapılan araştırmalar, endüstriyel

gıdaların ve ona dayanan beslenmenin insan

organizması için tehlikelerle dolu olduğunu

ortaya çıkarmıştır.

Bugün her alanda yükselen toplumsal bilinç

düzeyi beslenme anlayışında da geçerli olduğu

için kapitalizm; zararlı müdahalelere uğramış,

doğallığı bozulmuş ya da yok olmuş gıda ürünlerini

eski rahatlıkta ve başıboşlukta piyasaya

sürerek insanları sömürmekte zorlanmaya

başlamıştır ve giderek daha da zorlanacaktır.

Halkın sağlığını korumakla görevli kamu

otoritelerine düşen en önemli görev, bu konuda

hiçbir taviz vermemek ve doğal beslenmeye

dönüşü desteklemektir.

İslam coğrafyasının farklı bölgelerinde

yaşayan Caferi (Şia) mezhebi

mensupları, din alimlerinin

fetvaları doğrultusunda, Muharrem

ayında kanlarını akıtmak yerine

Kızılaya kan vermeyi tercih

ediyor.

Önceki

yıllarda,

Hazreti Muhammed’in

torunu

Hazreti

Hüseyin ve

yarenlerinin

Kerbela çölünde

şehit edilmelerinden

dolayı her yıl dünya genelinde

düzenlenen “Aşura Merasimleri”nde,

bazı gruplar “kama” adı

verilen çift taraflı bıçak ve zincirler

ile vücut ve kafalarına vurarak kan

akıtıyordu. Özellikle son 5 yılda,

Kerbela şehitlerinin maruz kaldığı

durumun yansıtılmasının amaçlandığı

bu merasimlerde, Caferi (Şia)

mezhebi mensubu vatandaşlar,

kama ve zincir vurarak kan akıtmak

Toplum

Iğdır Ehlibeyt Alimleri Derneği Başkanı

Salmanlı, “Kan akıtmak yerine kan verin,

insanı yaşatın ki İslam yaşasın.” dedi

yerine Kızılay tarafından kurulan

çadırlarda kan veriyor.

Iğdır Ehlibeyt Alimleri Derneği

Başkanı Behlül Salmanlı, söz konusu

geleneğin İslam’a zarar vermek

isteyen art niyetli kişilerce

Caferi mezhebine

sokulduğunu,

bu tür hareketler

ile bir

kazanım

elde edilemeyeceğini

söyledi.

Caferi

mezhebinin,

Hazreti Muhammed

ve Ehlibeyt’in yolunu izlemesi

gerektiğini belirten Salmanlı,

“Dinde yeri olmayan ama gelenek

haline gelen kama vurma, başa

vurma ve kan akıtma olayları vardır.

12 imamımız ve İmam Hüseyin’den

sonraki imamlarımızın yaşamlarına

baktığımızda böyle bir şeye kesinlikle

fırsat verilmediğini ve onların

dönemlerinde böyle şeylerin yapılmadığını

görüyoruz.” dedi.

Salmanlı, dünyadaki

tüm Caferi din adamlarının

kan akıtmanın haram

olduğuna dair fetva verdiğini

ifade ederek, şunları

kaydetti: “Bugün bu konuda

tüm Caferi müçtehitlerinin

fetvaları vardır. Kan

akıtmak yerine kan verin,

insan yaşatın ki İslam yaşasın.

Kan akıtmak, baş

vurmak dinimizde bütün müçtehitlerce haram kılınmıştır.

Bunu bu şekilde lanse etmeye çalışanlar günü

geldiği zaman da müçtehit, kural, kaide tanımazlar.

Saf niyetli gençlerimizi kandırıp kan akıtıyorlar. Biz

diyoruz ki kan akıtmanın, kama vurmanın kime ne

faydası vardır? Bu hareket hangi mesajı verecektir.

Kan akıtmak, kama vurmak hem İslam’a zarar vermekte,

Caferi-Şia mezhebine mensup olanları küçük

düşürmektedir. Böyle bir şeyin dini literatürde yeri

yoktur ve kesinlikle haramdır.”

İslam dininin her zaman güzellik ve iyiliği emrettiğini,

bu dinin kökeninin insan olduğunu anlatan

Ambulansta doğdu doktorun kucağında ısındı

Seher Işık, geçen pazartesi

günü, ikiz bebeklere hamileliğinin

28. haftasında

sancıları başladığı için Karaçoban

Devlet Hastanesine başvurduğunu

ve erken doğum riski nedeniyle

ambulansla Erzurum Nenehatun

Kadın Doğum Hastanesine sevk

edildiğini belirtti.

Işık, yaşanları şöyle anlattı:

“İlk doğum ambulansta oldu.

İkinci bebek ters dönünce Erzurum’da

sezaryen yapıldı. Evlilik

yıldönümümüzde bebeklerimiz

dünyaya geldi. Çok güzel bir duygu.

Ambulansta doktor Sefer bey

doğumu gerçekleştirdi ve bebeği

sıcak tutmak için koynuna aldı. Erzurum’a

gelince bebeği kucağında

yenidoğan servisine çıkardı.”

Baba Şahin Işık, bebeklere

Alan ve Muhammet Sefer ismini

koyduklarını söyledi.

“YOLDA AMBULANSLA

KARŞILAŞTIK”

Doğumu ambulansta gerçekleştiren

Karaçoban Devlet Hastanesi

Başhekimi Sefer Başpınar

da pazartesi günü Erzurum’da

TRT Diyanet’ten engelli

çocuklar için özel program

TÜRKIYE Radyo Televizyon Kurumu

(TRT), engelli çocukların ve ailelerinin

yaşadıkları hikayeleri “Cennet Çocukları”

adlı programla ekrana getirecek. TRT

Diyanet Televizyonunda her perşembe

saat 20.00’de yayınlanacak programda,

engelli çocuklar ve ailelerinin verdiği

yaşam mücadalesi, çektikleri zorluklar

ve bunların üstesinden nasıl geldikleri

anlatılacak. Hiçbir engelin yaşamaktan

alıkoyacak kadar güçlü olmadığının vurgulanacağı

programda, kutsal hayat hakkını

engellere karşı üstün kılan inancın

ve direncin kahramanlarının hikayeleri

yer alacak. Engelli olan çocuğunu bir süre

önce kaybeden Ali Sali’nin danışmanlığında,

TRT İç Yapımlar Koordinatörlüğünce

hazırlanan ve TRT Diyanet Kanalında

yayınlanacak programda, özel çocuklar

ve ailelerinin hayata tutunma anları,

ekran başındakilerle paylaşılacak.

İLK KONUK 10 YAŞINDAKI

SEREBRAL PALSILI MERT OLACAK

Her hafta başka bir hikayenin anlatılacağı

programda ilk olarak Mersin’de yaşayan

10 yaşındaki serebral palsili Mert ve

annesi Hatice Özdemir’in hayatından kesitler

yer alacak. Mert’in durumunun fark

edilmesi ve daha sonra Özdemir ailesinin

yaşadıkları gönüllere umut serpecek.

Erzurum’un Karaçoban ilçesinde, 28 haftalık hamile

Seher Işık, sancıları başlayınca ikizlerinden birini

ambulansta doğurdu. Doğumu gerçekleştiren doktor,

bebeği göğsünde ısıtarak hastaneye ulaştırdı

bulunduğunu ve Işık’ın doğum

sancılarının başladığı haberini

telefonla aldığını söyledi.

Acil serviste görevli personel

gerekli işlemi yaptıktan sonra anneyi

ambulansla Erzurum’a sevk

ettiğini anlatan Başpınar, “Ben de

Erzurum’dan yola çıktım. Yolda

ambulansla karşılaşınca Erzurum’a

geldim. Köprüköy ambulans ekibi

ve ebe Melehe Akan Tombul ile doğum

başlayınca anneye müdahale

Muş merkeze 49 kilometre uzaklıkta

bulunan köylerinde GSM hatlarının

da çekmemesi nedeniyle

büyük sıkıntı yaşayan vatandaşlar, cep

telefonlarıyla görüşme yapabilmek için

zorlu şartlara rağmen köye hakim tepeye

ya da minareye çıkmak zorunda kalıyor.

Gündoğan köyü Muhtarı Necmettin Gül,

gazetecilere yaptığı açıklamada, 40 haneli,

450 nüfuslu köylerinde cep telefonuyla

konuşmanın neredeyse imkansız olduğunu,

vatandaşların caminin minaresine

çıkarak şebekeye ulaşabildiğini ve cep

telefonlarıyla konuştuğunu söyledi. Bu

ettik. Erzurum’a girerken doğum

gerçekleşti. Bebeğin vücut ısısı

düşmesin diye göğsüme sakladım.

Hatıra amaçlı fotoğraf çektim.”

diye konuştu.

“FOTOĞRAFLARI SOSYAL

MEDYADA PAYLAŞINCA OLAY

BÜYÜDÜ”

Başpınar, fotoğrafı doktor

arkadaşlarına gönderdiğini, sosyal

medyada da yankı bulmasıyla

olayın büyüdüğünü dile getirerek,

bebeklerin sağlık durumlarının iyi

olmasının sevincini yaşadıklarını

dile getirdi. Ekip olarak çalıştıklarını

vurgulayan Başpınar, “Karaçoban’da

acil serviste pratisyen hekim

olarak görev yapıyorum. Doğum

oranı çok yüksek. Uzman doktor

olmadığı için doğumları da yaptırıyoruz.

Hep benim adım geçiyor

ama Köprüköy ambulans ekibinden

iki arkadaşımız, ebe Melehe Akan

Tombul da bu heyecanı benimle

yaşadı.” ifadelerini kullandı. Nenehatun

Kadın Doğum Hastanesi Yeni

Doğan Yoğun Bakım Servisi Doktoru

Yaşar Demirelli de bebeklerin sağlık

durumlarının iyi olduğunu söyledi.

Göbeklitepe EXPO’da tanıtılacak

Dünyanın en eski tapınak merkezi

kabul edilen Şanlıurfa’daki Göbeklitepe’de

yer alan eserlerin minyatürleri,

EXPO 2016 Antalya’da sergilenecek. Başta

Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere

birçok kurum ve kuruluş, “dünyanın en eski

tapınak merkezi” olduğu belirtilen ve bir süre

önce UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’ne

“İSLAM’A ZARAR VERIYOR”

Telefonla

konuşmak

için minareye

çıkıyorlar

durum yüzünden mağdur olduklarını ve

bugüne kadar yaptıkları müracaatlardan

olumlu sonuç alamadıklarını ifade eden Gül,

şöyle konuştu: “Köyümüzde cep telefonu

şebekeleri çekmiyor. Vatandaşlar yakınları

veya askerdeki çocuklarıyla konuşmak için

köyümüzden yaklaşık 1 kilometre mesafedeki

yüksek yerlere çıkmak zorunda kalıyor.

Kimisi de cami minaresine tırmanıyor. Bu

nedenle zaman zaman sıkıntılar yaşıyoruz.

İlgili firmalardan buraya baz istasyonları

kurmalarını istiyoruz. Köylüler olarak kendilerine

her konuda yardımcı olmaya hazırız

ve istenildiği takdirde arsa tahsisi yaparız.”

alınan Göbeklitepe’nin tanıtımı için çeşitli

projeler yürütüyor. Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi

tarafından Antalya’da açılan stantta

Harran Üniversitesi (HRÜ) Güzel Sanatlar

Fakültesi öğrencileri tarafından yapılan ve

Göbeklitepe kazı alanında bulunan insan

ve hayvan figürlü eserleri simgeleyen çok

sayıda heykel sergilenecek.

Salmanlı, şöyle devam

etti: “Bizim dinimiz diyor

ki ‘bir insanı öldüren

bütün insanlığı öldürmüş

gibidir, bir insanı

yaşatan bütün insanlığı

yaşatmış gibidir.’ Dolayısıyla

kama vurup, kan

akıtıp çirkef bir görüntü

oluşturmanın yerine kan

verip insanları yaşatın

ki İslam yaşasın. İslam insanla yaşar, eğer insan yaşarsa

İslam da yaşar ve İslamiyet’in hükümleri yaşar.

Bizim gençlerimizden, bütün İslam aleminden isteğimiz

budur ki kan akıtmak yerine kesinlikle gitsinler

Kızılayın kurduğu çadırlarda kan versinler ve insanları

yaşatsınlar.” Kan veren vatandaşlardan Bünyamin

Akça da “Kızılay buraya geldiği zaman bana

mesaj atıyor, ben de gelip kanımı veriyorum. Ayrıca

aşuradan dolayı, hocamızın tavsiyesiyle kanımı veriyorum.

Baş vurmanın haram olduğunu biliyorum,

müçtehitlerimiz yasaklamış, ben de onların sözüne

uyuyorum.” ifadesini kullandı.

“Metrobüste

ters istikamet

uygulaması

kaldırılsın” uyarısı

Makina Mühendisleri

Odası İstanbul Şube

Başkanı Battal Kılıç,

metrobüs yoluna uygun araçlar

tahsis edilerek ters istikamet

uygulamasının kaldırılması

gerektiğini belirtti.

Kılıç, Türk Mühendis ve

Mimar Odaları Birliğinin (TM-

MOB) Taksim’deki binasında

düzenlediği basın toplantısında,

dün D-100 karayolunun

Sefaköy kesiminde bir otomobilin

metrobüs yoluna girmesi

sonucu meydana gelen kazada

1 kişinini öldüğünü, 3 kişinin de

yaralandığını bildirdi.

Metrobüs hattındaki ters

yönden akışın trafik güvenliği

tehdit ettiğini savunan Kılıç,

“Ülkemizde trafik akışının sağ

şeritten olmasına rağmen,

metrobüs sürücüleri ise mesai

yaptıkları saatlerde sürekli ters

istikamette araç kullanmaktadırlar.

Normal koşulların aksine

olan bu durum, sürücülerin

konsantrasyon kaybına ve kimi

zaman gerekenin aksi yönde

refleksler vermesine sebep

olarak, kaza olasılığını arttırmaktadır.

Bununla birlikte ters

istikamet uygulaması, metrobüsün

ana yola çıkması ya da Sefaköy’de

yaşanan kazada olduğu

gibi, araçların şeritten çıkarak

metrobüs yoluna girmesi, ters

yönlü çarpışmaların yaşanmasına

sebep olmaktadır.” diye

konuştu. Kılıç, İstanbul’da kent

içi ulaşım sorununa dair kalıcı

çözümler üretmenin yolunun

uzun vadeli planlamalarla

tüm ulaşım modları arasında

uyum sağlanarak, demiryolu ve

denizyolu taşımacılığına ağırlık

vermekten geçtiğini dile getirdi.

Uyarılarına rağmen

İstanbul’un kent içi ulaşımının

büyük kısmını karayolu ulaşımının

oluşturduğunu anlatan

Kılıç, şunları kaydetti:

“Metrobüs yoluna uygun

araçlar tahsis edilerek, ters

istikamet uygulaması kaldırılmalı,

böylece olası kazalarda

yoldan çıkma halinde kafa

kafaya çarpışmaların önüne

geçilmelidir. Kısa vadede bu

yapılamıyorsa Metrobüs yolunu

diğer yoldan ayıran bariyerlerin

ciddi şekilde güçlendirilerek,

araçların metrobüs yoluna ya da

metrobüsün akan trafiğe girmesi

engellenmelidir.”


19. ULUSLARARASI

Kültür-Sanat

ssezen@yenibirlikgazetesi.com

İSTANBUL KUKLA

FESTİVALİ BAŞLIYOR

19. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 15-30 Ekim tarihlerinde düzenlenecek. Konuya ilişkin yapılan

yazılı açıklamaya göre, İstanbul Karagöz Kukla Vakfı tarafından organize edilen festival, UNESCO

kültür mirası taşıyıcısı Karagöz sanatçısı Cengiz Özek sanat yönetmenliğinde gerçekleştirilecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı,

Hollanda’nın İstanbul

Başkonsolosluğu, İtalyan

ve Fransız kültür merkezleri,

Cervantes Kültür Merkezi, Dimitri

Cantemir Romen Kültür Enstitüsü,

Avusturya Kültür Ofisi ve işbirliğiyle

gerçekleştirilecek festivalde,

7 yerli oyun, 10 ülkeden 12 yabancı

topluluk yer alıyor.

Festival, İstanbul’un iki

yakasında Akbank Sanat, Fransız

Kültür Merkezi, Sahne Pulcherie,

Küçükçekmece Belediyesi kültür

merkezleri, Koç Üniversitesi Sevgi

Gönül Kültür Merkezi, Terakki ve

Işık Okulları salonları, Sarıyer Halk

Eğitim Merkezi, Ataköy Yunus

Emre Kültür Merkezi Turhan Tuzcu

Salonu, Caddebostan Kültür Merkezi,

Kozyatağı Kültür Merkezi, Yeldeğirmeni

Kültür Merkezi, Nazım

Opera ve

balede

projeksiyon

dönemi

DEVLET Opera ve Balesi

Genel Müdürlüğünce, İzmir’deki

pilot uygulamanın ardından

Ankara, İstanbul, Mersin, Antalya

ve Samsun’daki opera ve

bale sahneleri projeksiyonlu ışık

dekor sistemleriyle donatılacak.

Sistem ile bilgisayarda

hazırlanıp sahneye yansıtılacak

dekorlarla, opera ve bale eserlerinin

daha kolay sergilenmesi

sağlanacak, atölye giderleri ve

maliyeti düşürülecek.

Devlet Opera ve Balesi Genel

Müdürü Selman Ada, yeni sanat

sezonun açıldığını hatırlatarak,

illerin nüfusuna bakıldığında

operaya ilginin giderek arttığını,

yeni salon ve binalara ilişkin de

ciddi çalışmalar yapıldığını ifade

etti. Sanatseverlere daha iyi

hizmet sunmak için çalışmalarını

sürdürdüklerini belirten Ada,

bu kapsamda özellikle teknolojik

gelişmeleri yakından takip

ettiklerini söyledi.

Salman, “İlk olarak İzmir

Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğümüzde

projeksiyonla ışık

dekor sistemlerini pilot olarak

başlattık. Şimdi bunu yaygınlaştırıyoruz.

Diğer 5 ilimizde de bu

sistem olacak. Bunun ihalesini

başlatıyoruz. Ankara, İstanbul,

Mersin, Antalya ve Samsun’da

da projeksiyonla ışık dekor

sistemi kurulacak” diye konuştu.

Hikmet Kültür Merkezi, 212 Outlet,

Torium AVM ve Mall of Istanbul

sahnelerinde seyirciyle buluşacak.

Geleneksel kukla örnekleri olan

Pulcinella ve Karagöz’ün yanı sıra

medya tiyatrosu, dans ve mask

tiyatrosu örnekleri de festivalde

görülebilecek yapımlar arasında

yer alıyor. Festival programında,

Hollanda’dan “Transit”, Yunanistan’dan

“İpli Müzikal”, İspanya’dan

“Görsel Şiirler”, Avusturya’dan

“Ejderha Gemileri” gibi

yapımlar da bulunuyor.

Festivalde küçük kukla severler

de Cengiz Özek’in yürüteceği bir

atölye çalışmasıyla Karagöz figürleri

yapmayı öğrenebilecek.

Ayrıca, bu sene festivalde

“Karagöz’ün Dünyası” adlı sergide,

Karagöz üstadı Cengiz Özek yapımı

Karagöz figürleri sanatseverlerin

izlenimine sunulacak. Mengü Ertel,

Yurdaer Altıntaş, Nuri Abac gibi

sanatçıların Karagöz konulu çalışmaları

da sergiye renk katacak.

Türk Gölge Tiyatrosu’nun göç

yolları, beslendiği kaynakları Stefan

Carelius tarafından hazırlanan

özel grafik tasarımlarıyla anlatılacak,

ayrıca dünya gölge tiyatrosu

figürlerinden örnekler de meraklılarını

bekleyecek. Küçükçekmece

Belediyesi Kültür Merkezi’nin açılış

etkinliği de olacak sergi, 10 Aralık’a

kadar gezilebilecek.

“Kukla sanatı içimizdeki çocuğu ortaya çıkarıyor”

AÇIKLAMADA görüşlerine

yer verilen Özek, festivalin Türk

izleyicisi ve sanatseverlerine,

sahne sanatlarının tüm kategorilerini

içinde barındırabilen

bir sanatın ufuklarını açtığını

belirtti. Özek, kukla sanatının,

obje ya da objelerin sahnede can

bulmasıyla ortaya çıkan büyülü

bir sanat olduğunu vurgulayarak,

“Sadece çocuklarla özdeşleştirilen

bu alanın, içimizdeki

19. TÜRKSOY Opera

Günleri’nde Türk rüzgarı

çocuğu ortaya çıkarttığını, oyun

güdüsünü sonuna kadar kullanarak

sadece çocuklara değil, en

sofistike beklentileri olan sanatseverlere

hitap edebileceğini de

anladık” ifadelerini kullandı.

TÜRKSOY tarafından her yıl düzenlenen konserde, Türkiye, Azerbaycan, Kırgızistan,

KKTC, Saha Yakut, Kazakistan ve Başkurdistan’dan sanatçılar sahne aldı

Uluslararası Türk Kültürü

Teşkilatınca (TÜRKSOY)

Grand Pera Emek Sahnesi’nde

düzenlenen konser, bu yıl

Kıbrıslı Türk sanatçı Cemaliye

Kıyıcı ve Azerbaycanlı sanatçı

Reşid Behbudov’un anısına gerçekleştirildi.

Türk cumhuriyetlerinin

bağımsızlıklarının 25. yılına

ithaf edilen etkinliklerin İstanbul

konserinde sahne alan sanatçılara,

İstanbul Devlet Opera ve Balesi

Orkestrası eşlik etti. Konserde

Türkiye’den Hüseyin Likos, Kuzey

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden

Emre Özarabacı, Saha Yakut’tan

Margarita Martinova ve Aleksandr

Emelyanov, Kırgızistan’dan

Almazbek İstambayev ve Ayzirek

Momunova, Azerbaycan’dan

Afag Abbasova ve Azer Zeynalov,

Kazakistan’dan Ayzada Kaponova,

Başkurdistan’dan ise Elvira

Fatihova sahne aldı. Sanatçılar, W.

A. Mozart, Giuseppe Verdi, Jacques

Offenbach, Üzeyir Hacıbeyli gibi

bestecilerin, “Le Nozze di Figaro”,

“I Vespri Siciliani”, “Macbeth”,

“Arşın Mal Alan” gibi çok bilinen

eserlerini seslendirdi.

TÜRK CUMHURIYETLERININ

25. BAĞIMSIZLIK YILI

Konser sonrası sahnede konuşan,

TÜRKSOY Genel Sekreter

Yardımcısı Fırat Purtaş, etkinliğin

19 yıldır, ilk önce KKTC’nin Girne

şehrinde düzenlendiğini söyledi.

Sanatçıların, orkestrayla

sadece bir kez prova yapma

şansı bulduğunu vurgulayan

Purtaş, o yüzden genellikle klasik

eserlerden oluşan bir repertuar

hazırlandığını bildirdi. Purtaş,

Türk dünyasında milli operaların

da çok zengin olduğuna dikkati

çekerek, şöyle konuştu:

“TÜRKSOY olarak, bu etkinlikle

sanatçıların tecrübe paylaşımı

konusunda öncü olmaya çalışıyoruz.

TÜRKSOY’un kurucu ülkeleri,

bu yıl bağımsızlıklarının 25. yılını

kutluyor. Çeyrek asırlık bağımsızlık

süreci, onlar için önemli bir

aşama. Bu vesileyle, TÜRKSOY’un

Gençlik Koroları, Gençlik Orkestraları

ve Halk Çalgıları Orkestraları

dünyanın birçok yerinde

yıl boyunca konser verdi ve Türk

kültürünü tanıttı.” Bugüne kadar

pek çok farklı şehir ve ülkede

düzenlenen TÜRKSOY Opera Günleri’nin

bu yılki Kıbrıs konserleri

8 Ekim’de Othello Kalesi’nde, 9

Ekim’de ise Bellapais Manastırı’nda

yapılmıştı.

Kendine özgü eserleriyle Burhan Doğançay

GELENEKSEL

ve çağdaş sanata

farklı platformlarda

destek

veren Yıldız

Holding, kendi

koleksiyonunda

bulunan sanat

eserlerini belirli

dönemlerde

Yıldız Holding Çamlıca Seminer ve

Sergi Salonu’nda çalışanları ve sanatseverlerle

buluşturuyor. Bu kez, Mavi

Senfoni’nin de aralarında bulunduğu

Burhan Doğançay’ın eserlerinden

oluşan özel bir seçki

ziyarete açılıyor. 18

Kasım 2016 tarihine

kadar Yıldız Holding

Seminer ve Sergi

Salonu’nda sanat

severleri ağırlayacak

olan sergide Ressam

Burhan Doğançay’ın

birbirinden değerli

eserleri yer alıyor. Aralarında sanatçının

eşi Angela Doğançay’ın, Mavi

Senfoni’nin eserleşme sürecinden bir

kesitin ve sanatçının New York’taki

atölyesinin de bulunduğu fotoğraflar

Doğançay’ı tanıma ve anlama sürecine

ışık tutacak.

Burhan Doğançay, insanların

kent duvarlarında bıraktığı izleri inceler.

Silinen yazıları, üstü örtülü panoları,

farklı coğrafyalardan ikonlaşmış

siyaset ve sanat insanlarını, popüler

kültürden semboller ve zamanın

katmanları ile beraber tuvale taşır.

Sergi 18 Kasım 2016 tarihine kadar,

hafta içi 10.00-17.00 saatleri arasında

0216 524 25 00 numaralı telefondan

randevu alınarak; hafta içi 17.00-20.00

ve hafta sonu 10.00-18.00 saatleri arasında

ise randevusuz gezilebilecek.

Ünlü bir fıkra vardır. Soğuk

savaş zamanları. Güya bir

Rus general Türkiye’ye ziyarete

gelmiş. Tabii ortak konu askerlik

ve ordular. Sormuş, “Bu kadar

askeri niye besliyorsunuz? Eğer

komşularınız içinse fazla. Eğer

bizim içinse az”

Geçmişte özellikle Stalin’le

başlayan toprak talepleri ve boğazların

durumunun tartışmaya açılma

çabaları Türkiye’yi

çok sıkıntıya sokuyordu.

Sovyet

talepleri bir anlamda

Türkiye’yi batı bloku

ile hareket etmeye

zorladı. NATO ve

askeri işbirlikleri bu

dönemlerde pekişti.

Belki NATO

bizi olası bir Sovyet

işgalinden kurtardı.

Ama karşılığında neler

götürdü?

İlk yumruğu 5

Haziran 1964’de

yedik. Hem de tam burnumuzun

üzerine. Amerikan Başkanı Lyndon

Johnson, Başbakan İsmet

İnönü’ye kaba bir mektup yazarak

Türkiye’nin Amerikan silahlarını

kullanarak Kıbrıs’a müdahale edemeyeceğini

açıkladı. Mektupta üstü

örtülü de bir tehdit vardı. Johnson,

Türkiye’nin Kıbrıs’a müdahalesinin

olası bir Sovyet işgaline yol

açabileceğini, böyle bir durumda ise

NATO’nun Türkiye’yi savunmak

için ‘isteksiz’ olabileceğini belirtiyordu.

Bu açık tehdit ve Sovyet korkusu

yüzünden Türkiye, Kıbrıs

müdahalesine 10 yıl geç kaldı.

Sovyetler ve Rusya batı tarafından

hep bize karşı bir sopa olarak

kullanıldı.

Yapılan bütün darbelerde Amerika’nın

parmağı olması boşuna

değildir. Türkiye onlara göre bir

uç beyliğidir. Savaşta düşmanla ilk

karşılaşacak olan ve ilk feda edilecek

olan.

Batı bloğu içerisinde yer alan

Hemen “Türk mü öldürsün

yani?” demeyin. Hiç

kimseyi öldürmesin. Ama

başlıktaki sorumu tekrarlıyorum.

“PKK niye Kürt öldürür?”

Çünkü faşist bir örgüttür. Kendisinden

başka kimsenin sesini

duymaya tahammülü yoktur.

PKK çılgınca bir koşu içinde.

Son hedefleri ise bölgede siyaset

yapan Ak Partililer. Yapmaya

çalıştıkları şey temelinde kendilerine

belirledikleri alanlar

içinde siyasi temizlik. Bunun için

güvenlik güçlerinin yanısıra artık

siyasi figürleri de hedef alıyorlar.

Vermek istedikleri mesaj açık,

“Bizim gibi düşünmüyorsan

ölmelisin.”

En çok tilt olduğum da bunu

‘demokrasi çığlıkları içinde’

yapmaları. Bir yandan “İnsan

hakları, demokrasi” diye bağıracaksın,

diğer yandan siyaset

yapanları öldüreceksin. Kim yer

bunu Allah aşkına.

Gerçekleştirdikleri bu suikastlerin

en PKK yanlısı çevrelerden

bile destek bulması güç. Ne

diyecek HDP’li siyasetçiler, “Biz

bağır bağır bağırınıyoruz

13 EKİM 2016 PERŞEMBE

Rus sopası ile hizaya

getirilme dönemi bitti

ARTI +DETAY

5

Türkiye bu mektup sayesinde

kendi ulusal çıkarlarının blok lideri

Amerika’nın çıkarlarıyla çeliştiği

noktada bağımsız politikalar geliştirme

konusunda sıkıntılar yaşanabileceğini

görmüştü. Amerika’nın kimi

zaman kendisini yalnız bırakabileceğini

de anlamıştı.

Şimdiki durum da aynı. Türkiye

“En mükemmeli” demiyorum

ama kendince, kendi ulusal çıkarları

uğruna bir politika

yürütmeye çalışıyor.

Ve tıpkı o günlerdeki

gibi bu politika Amerika’nın

çıkarlarıyla çelişiyor.

Ve yine geçmişte

olduğu gibi zorlanıyor.

Ama bu kez birşeyler

farklı. Rus uçağı düşürülerek

oluşturulmaya

çalışılan Rusya tehdidi

ustalıkla def edildi. Artık

bu kez “İşgal ederlerse

sizi korumam”

diyebilecekleri bir Rus

tehdidi yok. Bunun da

çok iyi farkındalar.

Rusya ile Türkiye arasında

yakınlaşma bu anlamda da bazıları

sinir ediyor. Batı bloğu, daha

doğrusu Amerika geçmişte “Bizim

oğlanları” kullanarak Türkiye’ye

müdahale etti. 15 Temmuz’da da

aynı şeyi denediler ama olmadı.

Şimdi kullanabilecekleri bir

“Rus sopası” olmadığı için PKK

sopasını kullanmaya çalışıyorlar.

Bununla birlikte eş zamanlı yürüyen

bir de “Ekonomik kriz sopası”

var. Emin olun kullanabilecekleri her

enstrümanı kullanacaklar.

Hele hele geçtiğimiz hafta içinde

açıklanan hava savunma sistemi

için Ruslardan teklif alınacağı

durumu… İşte bu örtülü savaşa

karşı Türkiye’nin hamlesi. NATO

temelinde, Sovyetler yani Rusya’ya

karşı kurulmuş bir örgüt. Bu

örgütün üyelerinden birinin hava

sınırlarını Rus silahlarıyla savunabilme

ihtimali bile bazılarını çıldırtır.

Daha şimdilik bir açıklama yapmadılar.

Ama yakındır. Bekleyin görün.

PKK niye Kürt öldürür?

demokrasi diye, temsil hürriyeti

diye. Bize soruşturmalar

açıyorlar diye. Ama destek

verdiğimiz örgüt siyasetçi

öldürüyor. Bu da onların

hakkı” mı diyecekler?

Bu gelişmeler gösteriyor

ki, eğer PKK kazara ufacık bir

bölgede bile alan hakimiyeti sağlamış

olsa orada farklı düşünen

bir tek Kürt bile kalmayacak. Bu

çok açık.

Türkiye’de böyle davranan

Suriye’de farklı mı olacak? Veya

Irak’da. PKK’nın kuracağı birşeyden

demokrasi bekleyebilir misiniz?

Adı kanton olsun olmasın.

Böyle savaş bahanesiyle

otorite yokluğundan kurtarılmış

bölgeler yarattığınız Suriye’de

demokrasi vahası mı oluşacak bir

anda. Adını kanton koymuşlar.

Bölge anlamında. Ama adını

kanton koyunca aklımıza İsviçre

kantonları mı gelecek yani?

İsterseniz adını Finlandiya

koyun. Eldeki bu. PKK Ortadoğu’nun

toprağında bolca

görünen faşist bir örgüttür. Hangi

kılıfa sokmaya çalışırlarsa çalışsınlar

bu değişmez, değişemez.

Sahte ihbarcılara dur denmeli

Bir yakınım lokanta işletiyor.

Uzun süredir bir aşçısı ile

sorunluymuş. Sonunda işten

çıkartmış. Tazminatı ile falan.

Aşçı çıkarken bağırmış çağırmış.

Neyse bunlar olağan. Olağan

olmayan anlatacağım. Aşçı

çıkarıldıktan bir gün sonra haber

göndermiş, “Sizi FETÖ’cü diye

ihbar edeceğim*

Artık bu durumun önüne

geçmek lazım. Açıklandı ki tam

40 bin ihbar asılsız çıkmış. Tam 40

bin kişi, yakınını, eşini, dostunu,

komşusunu, hatta oğlunu FETÖ

üyesi diye ihbar etmiş. Tam 40 bin

kişi kafasının bozulduğunu, iftira

olduğunu bile bile ispiyonlamış. Bu

nasıl bir ruh halidir.

İhbarlarda imza aranacağı

açıklandı. İmza deyince öyle kuru

imza değil tabii. İsim, adres T.C.

kimlik numarası falan. İyi de oldu.

Ama şimdi yapılması gereken bu

sahte ihbarcıların bulunup kurdukları

minik kumpasların ayağına

Alican DEĞER

adeger@yenibirlikgazetesi.com

dolanmasının sağlanması.

Öncelikle ihbar edilenlere

kendilerini kimlerin ihbar ettiği söylenmeli.

Bilmeliler. Çünkü böylesi

bir oyun varsa, tekrar edecektir. Bu

insanları korumak da polisin işinin

gereği olmalı.

Daha sonra ise bu sahte ihbarları

yapanlara tek tek soruşturma

açılmalı. Öncelikle bu işi yaygınlaştırıp,

FETÖ soruşturmalarını baltalamak

iddiası ile. Böylesi bir durum

sadece FETÖ’nün işine gelir. Ne

kadar çok suçsuz adam adam soruşturulursa,

FETÖ o kadar mutlu

olur. Diğer yanıyla nicelik olarak

40 bin ihbarı incelemek bir hayli

vakit ve adam alan bir iştir. Normal

soruşturmaları engelleyeceği çok

açık.

Diğer yandan kişilik hakları ile

ilgili de bir durum var. Hiç suçu

olmadığı halde, komşusu veya

miras davası olan akrabası tarafından

ihbar edilen kişiler de hakkını

arayabilmeli.


Teknoloji

613 EKİM 2016 PERŞEMBE haber@yenibirlikgazetesi.com

OCTOPOD Yazılım

Geliştirme Platformu

yazılım aldığın zaman da, o firmaya bağımlı hale

geliyorsun. Bu bir işletme için zaman kaybı…” dedi.

Yerli yazılımcıdan

GLOBAL ATAK:

Yirmi yılı aşkın tecrübesi, deneyimli

kadrosu, danışmanlık ve teknik destek

alanlarındaki güçlü müşteri yönetimi

ve yenilikçiliği esas alana yaklaşımı ile

sektöründe farklılaşan EMS Yazılım,

süreç yönetiminde devrim yaratacak bir

yazılıma imza attı: OCTOPOD.

Kurumsal kaynak planlaması (ERP)

çözümlerinde yerli ya da yabancı

teknoloji tarafından, müşterilere önerilen

çözümlerin yetersizliğinden yola çıkılarak 4 yılda

geliştirilen OCTOPOD Yazılım Geliştirme Platformu,

5 Milyon TL’lik bir yatırım ile hayata geçti.

‘VERIMLILIK %65’I GEÇEMIYOR,

BU VERIMLILIK DEĞIL…’

OCTOPOD’un Çırağan Sarayı’nda 4 Ekim 2016

Salı günü düzenlenen Türkiye tanıtım toplantısında

konuşan EMS Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Şenol

Balo, sektördeki hazır paket yazılımların müşterinin

ihtiyacını tam olarak karşılayamadığını bu nedenle

verimliliğin %65’lerde kaldığına değindi: ERP’nin ana

hedefi, kaynakların etkin kullanımı. Mevcut yazılım

ürünleri ile bu etkinliğin sağlanması söz konusu

olamıyor. Neden? Çünkü, hazır yazılımın bir firmaya

implemantasyonu 12-18 ay arası değişiyor. Bu esnada

firmanın ihtiyaçları değişiyor. Hatta programları

kullanmaya başlayan insan kaynağı değişiyor.

Eğitim süreci ise bambaşka bir problem. Teknolojinin

kendine has dili, firma çalışanların günlük hayattaki

gerçekleri ile örtüşmüyor. Mesela siz bir satış

elemanısınız. Gün boyu yoldasınız. Ve akşam 6’ya

kadar tüm görüşmelerinizin raporunu göndermeniz

lazım. Öznelleştiremediğiniz programlarla bu

süre çok uzuyor, raporlamalar aksıyor, verimlilik

düşüyor. Bu sorunlarla yıllardır karşılaşıyoruz.

Octopod’u buradan hareketle geliştirdik…”

‘MALIYETLER YÜKSEK…’

Piyasadaki paket yazılımların hantal,

özelleştirilmiş yazılımların ise yüksek bütçeli

olduğuna dikkat çeken Şenol Balo: “ Türk

ekonomisinin bel kemiğini küçük ve orta ölçekli

işletmeler oluşturuyor. Temelde maliyetlerin yüksek

olması sebebiyle bu firmalar özelleştirilmiş yazılımlara

erişemiyor, teklif dahi almıyorlar. Bir kere paket

‘KENDI YAZILIMINIZI GELIŞTIRIN…’

Kurumsal kaynak planlaması (ERP) çözümlerinde

yerli ya da yabancı teknoloji tarafından, müşterilere

önerilen çözümlerin yetersizliğinden yola çıkarak

geliştirilen OCTOPOD Yazılım Geliştirme Platformu,

5 Milyon TL’lik bir yatırım ile hayata geçti. 4 yıllık

AR-GE çalışması, 15.000 saati aşkın test ve uygulama,

100’ü aşkın implementasyon sonunda müşterilerin

karşısına çıkmaya hazır hale gelen OCTOPOD sayesinde

her firma, kendi ERP modülünü geliştirebiliyor:

“OCTOPOD’u kullanmak için ileri seviyede yazılımcıya

ihtiyaç yok. Toplamda 9 saatlik bir eğitimin sonunda

herkes yazılım geliştirebilir. İnternet olan her yerden

geliştirme platformuna erişilerek tasarım yapmak

mümkün. En önemlisi yazılımcı bağımlılığını ortadan

kaldırıyor. Bu sayede firma klasik metodlara oranla

6-20 kat arası bir hıza ulaşıyor.

‘ZOMBI YAZILIMCILAR İSTEMIYORUZ…’

OCTOPOD’un yazılımcı olmak isteyen yeni mezunlar

için de ideal olduğunu söyleyen Şenol Balo sözlerine

şöyle devam etti: “Sektörde nitelikli eleman açığı

var. Ayrıca çok ciddi bir sirkülasyon var. Mezunlar ise,

başka iş yapma derdinde. Çünkü yazılım geliştirmek

uzun bir süreç. OCTOPOD yazılımcı olmak isteyenlere

de bir kariyer vaat ediyor. Sadece 9 saatlik bir eğitimle

her yeni mezun bir OCTOPOD bayisi haline gelebilir.

Artık zombi yazılımcılara teslim olmak istemiyoruz…’

‘İLK HEDEF İNGILTERE’

Halen 9 ülkede ERP danışmanlık ve implementasyon

hizmetleri veren EMS Yazılım’ın Octopod ile hedefi

Avrupa pazarı. 5 yıl içerisinde 20 ülkede Octopod’u

yerleştirmeyi hedeflediklerine değinen EMS Yazılım

Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Balo, ilk görüşmelerin

İngiltere pazarı ile gerçekleştirileceğini belirtti.

Ve Note7 tarihe karışır…

Samsung, 2 Eylül günü

tüm dünyada Galaxy Note7’lerin

satışını durdurup,

geri çağırma kararı aldığını açıkladığı

andan beri hem kulislerde, hem son

kullanıcı nezdinde en çok konuşulan

konuyu da belirlemiş oldu. Bana

soracak olursanız Apple’ın yeni

telefonu olan iPhone 7’nin lansmanı

bile Note7 olayını gölgede bırakamadı

ki son yıllarda her yeni iPhone

lansmanı ile gündemin değişmesine

epey alışmıştık.

Bu aybaşında Samsung, yeni

yani kendi kendine

yanmayan Note7’leri

önce Kore, ardından

da Amerika’da satışa

sununca tüm dünyadaki

teknoloji tutkunlarıyla

birlikte bizler de

derin bir nefes vererek

rahatladık. Zaten birkaç

gün içinde Samsung

Türkiye de güvenli

olduğu söylenen yeni

üretim Note7’lerin basın

örneklerini teknoloji

basını ile paylaşmaya

başladı.

Derken önce Amerika’dan,

sonra da Samsung’un memleketi

Kore’den değiştirilen Note7’lerin

de yandığı haberleri

gelmeye başladı. Ve

Samsung hemen bir

açıklama yaparak Note7

üretimini geçici olarak

durdurduğunu açıkladı.

Üzerinden 24 saat

geçmeden de Note7’lerin

artık üretilmeyeceğini,

pazardaki tüm cihazların

toplanacağını, Note7

satın alanlara S7 veya

S7 edge ile birlikte

para iadesi yapılacağını

duyurdu.

Yani bu olayın yaşandığı

ilk gün Note7’lerin

geri çağrılma kararını “müşterilerimizin

güvenliği için” diye açıklayan

Samsung, herhangi bir can

kaybı yaşanmadan bu cep telefonu

tarihin tozlu sayfalarına gömme

kararı almış oldu.

Daha önce de birçok farklı

platformda defalarca söylediğim gibi

ben bu olanların tamamını “Samsung’un

malına sahip çıkması”

olarak değerlendiriyorum ve

Samsung’un para kaybetmeyi göze

Ersin AKMAN

ARTI +TEKNO

twitter.com/gazetebirlik

Samsung’un

cep telefonu

kullanıcılarının

güvenliği için

itibarından

ve paradan

vazgeçmesini

de “Koreli bakış

açısı” olarak

isimlendiriyorum.

alarak müşterilerini bazı

risklerden koruma çabasını ayakta

alkışlıyorum.

Tabii ki %100 şarja ulaşınca

yanabilen bir telefonun üretim

bandından nasıl çıktığı ve dünyanın

dört bir tarafında nasıl satışa sunulduğu

konusunda sorular sorma ve

genel anlamda böylesi bir deneyimi

ayıplama hakkımdan vazgeçmiyorum.

Bunu bir yol kazası olarak

değerlendiriyorum. Samsung’un cep

telefonu kullanıcılarının güvenliği

için itibarından ve paradan vazgeçmesini

de “Koreli

bakış açısı” olarak

isimlendiriyorum.

eakman@yenibirlikgazetesi.com

ARTIK ÖNÜMÜZE

BAKALIM

Gereken önlemlerin

alındığı varsayılarak

piyasaya sürülen

yeni Note7’lerde de

benzer sorunların

yaşanması üzerine

markanın Note7

üretimini tamamen

durdurması ve halen

kullanımda olan ilk veya ikinci

parti fark etmeksizin tüm Note7’leri

değiştirecek olmasıyla bence bu

olay kapandı. Artık Samsung ve bu

olaydan mağdur olanlar

farklı platformlarda uzlaşacak.

Eğer yasalar gereği

Samsung’a uygulanması

gereken bazı yaptırımlar

varsa, işler hukuksal düzeyde

devam edecek.

Samsung da bu olay

nedeniyle yitirdiği kârlılığı

veya uğradığı zararı yeni

çıkaracağı ürünlerle telafi

etmeye çalışacak. Tabii

ki Note7 olayından ders

almış olarak yola devam

edecek.

O nedenle Samsung’un

acilen sadece

dört ay sonra muhtemelen Barselona’daki

fuarda duyurusu yapılacak

olan Galaxy S8’e konsantre

olmasını umut ediyorum. Samsung

bu sorunu aşmış bir şekilde yepyeni

teknolojilerle donatılmış, benzersiz

bir telefonla son kullanıcıların karşısına

çıkarak her şeyiyle Note7’nin

tarihe karıştığını dosta düşmana

ispat etmeli. Bence Samsung hâlâ

olayların başka türlü gelişmesine izin

vermeyecek kadar güçlü bir şirket.

ASUS’UN YENİ

OYUNCU

KULAKLIĞI

ROG CENTURION

ASUS Republic of Gamers (ROG) profesyonel

oyuncular ve oyun tutkunları

için geliştirdiği, gerçek 7.1 çevresel ses

düzeni sağlayan oyun kulaklığı Centurion’u

pazara sunduğunu duyurdu. ROG’un

10. yıl dönümü kapsamında geliştirilen

Centurion, on yıllık tasarım ve teknolojik

uzmanlığını inanılmaz seviyede sarmalayıcı

ses, son derece net oyun içi iletişim

ve değiştirilebilir kulaklık konforunu

türünün tek örneği kulaklıkta bir arada

sunuyor. Tam ses kontrolü sunan sezgisel

donanım ve yazılım kabiliyetleri ile bu üstün

oyun kulaklığı ROG’un oyunculara en

iyi eğlence deneyimini sunma geleneğini

MSI, İNCE TASARIMLI OYUNCU

LAPTOPU İLE ALKIŞLARI TOPLUYOR

MSI’ın GS73VR 6RF model numaralı,

bilinen adıyla ise Stealth Pro 4K olarak

geçen dizüstü bilgisayarı güçlü donanımları

ve ondan daha da fazla dikkat çeken

ince tasarımıyla beğenileri toplamaya

hazırlanıyor. Intel’in 6. Nesil i7 6700HQ işlemcisiyle

gelen,

32 GB RAM’i ve

6GB ayrı VRAM’e

sahip GTX 1060

ekran kartıyla

talep ettiğiniz

her türlü oyunu

tam performansla

size

devam ettiriyor. ROG Centurion içerdiği

10 ayrı noeodim mıknatıs sürücüsü sayesinde

inanılmaz gerçekçi ve sarmalayıcı

bir 7.1 çevresel ses performansı ve kesin

oyun içi ses konumlandırması sağlar.

Oyun içi ortam farkındalığının artması ile

oyuncular her bir silah veya ayak sesini

duyarak rakiplerinin hareketlerini ve

yerlerini saptayarak rekabet avantajı

kazanır. Centurion, tak kullan özellikli,

oyun ve müzikte dengeli bir ses üreterek

ses deneyimini daha da ileri taşıyan

yerleşik Hi-Fi sınıfı ESS 9601 kulaklık

yükselticisine sahip USB ses istasyonu ile

beraber sunuluyor.

oynatabilmek için hazır geliyor. İçerisinde

bulunan 512GB’lık SSD ve 1TB’lık HDD ile

verilerinizi de rahatça depolayabildiğiniz

cihazın tasarımı ise ciddi anlamda başarılı.

Sadece 19,6mm kalınlığında olan ve 2,4kg

ağırlığında olan dizüstü bilgisayar, böylesine

iyi donanımları ve

yüksek performansı

ince

metal bir

kasanın

içerisine

sıkıştırmış

durumda.

FACEBOOK’UN İŞ DÜNYASI

İÇİN OLANI: WORKPLACE

Evet, LinkedIn hesapları korkudan

titreyebilir çünkü Facebook, uzun bir

aradan sonra pilot projesi olan Facebook

at Work’ü yayınladı. İsmi Workplace

olarak değişen proje, Facebook’tan

bağımsız ama az çok aynı yapıya sahip.

Beta’da olduğu süre içerisinde birçok

önemli şirketi bünyesine katan Workplace,

aslında geçen Aralık ayında kitlelere

ulaşacaktı ama Facebook üstünde

biraz daha çalışmak istediğine karar

vermişti. Aylık ücret talep eden ve 1000

kişinin altındaki şirketlerde kişi başı 3

dolar, 10.000 ilâ 1000 arasındaki kişiler

için 2 dolar, 10.000 ve üzerindeki kişiler

için ise 1 dolarlık bir ücret alınmakta.


BIST 100

haber@yenibirlikgazetesi.com

DOLAR

3,0929

% 0,32

EURO

3,4059

% -0,10

ALTIN

124,56

% 0,32

BORSA

77,461

%-0,23

13 EKİM 2016 PERŞEMBE

PETROL l 51.65 BENZİN l 4.84 MOTORİN l 4.15

HEDEF 100 MIYAR DOLAR Haftasonu Clinton-Trump tartışmasını

takip ettim. Medeniyet mi? Show mu?

Rusya Enerji Bakanı Novak, Türk-Rus 18. Dönem İş Konseyi Toplantısında yaptığı konuşmada,

Yorum sizin.

“Türkiye ve Rusya arasındaki yıllık ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz” dedi.

Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak,

Türkiye ve Rusya arasındaki yıllık

ticaret hacmini 100 milyar dolara

çıkarmayı hedeflediklerini ifade etti.

Novak, Ekonomi Bakanı Nihat

Zeybekci’nin de katıldığı Türk-Rus 18.

Dönem İş Konseyi Toplantısının açılışındaki

konuşmasında, böyle bir etkinliğin

gerçekleştirilmesinden çok memnun

olduklarını dile getirdi.

Özellikle Türk tarafına gayretinden

dolayı teşekkür eden Novak, konseyin

çok iyi bir çalışmalar yaptığını belirterek,

“Bundan sonraki ticari ve ekonomik

ilişkilerimizin geliştirilmesinde pozitif bir

gündem oluşturulması faydalı olacaktır.

Yakın bir zamana kadar ülkelerimiz

arasındaki ticaret hacmi artıyordu ve böyle

bir eğilim devam ediyordu. Ticaretimize

yeni teknolojik ürünler katılıyordu. Ancak

trajik olaylar bu dinamiğin bozulmasına

sebep oldu. Aşamalı olarak ilişkilerimiz

tekrar yapılanıyor. En başta Devlet

Başkanımız Putin’in buraya gelerek Dünya

Enerji Zirvesine katılması, özellikle ticari ve

ekonomik ilişkilerimizin geliştirilmesine

önem verdiğini gösteriyor.” diye konuştu.

Türkiye ve Rusya arasındaki yıllık

ticaret hacmini 100 milyar dolara çıkarmayı

hedeflediklerini kaydeden Novak,

“Önümüzdeki görev çok büyük. Bunun

için çeşitli mekanizmaları kullanacağız.

Uluslararası iş birliği, komisyon çalışmaları

olacak. Ekonomi, kültür, bilim alanlarında iş

birliği konusunda bir anlaşma

sağlandı. Ulaştırma, enerji alanında yeni

projelerde anlaşma yapıldı,Türk Akımında

anlaşma sağlandı.İlişkilerimiz tekrar

eski hale gelecek ve daha da artacaktır.“

değerlendirmesinde bulundu.

‘TÜRKIYE VE RUSYA, BÖLGENIN HUZUR

VE ISTIKRARI IÇIN IKI ÖNEMLI ÜLKEDIR’

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)

Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Cihad

Vardan da DEİK çatısı altındaki 133 iş

konseyi arasındaki Türkiye-Rusya İş

Konseyinin, açılan ilk konseylerden biri

olduğunu vurgulayarak, “O günden

bu yana bu konsey önemli görevler ifa

etmektedir. İstanbul’da Dünya Enerji

Zirvesi gerçekleştiriliyor. Önemli çıktılar

oldu. Türkiye ve Rusya arasındaki ilişkiler,

bugünkü toplantının önemini artırıyor.

n MURAT BİRİNCİ İSTANBUL

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının

(TCMB) mart ayından bu yana faiz

koridorunun üst bandında yaptığı 250

baz puanlık indirim ve zorunlu karşılık

oranlarındaki düzenlenmeleri bankaların

kredi faiz oranlarına da yansıdı.

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ)

15 Temmuz’daki darbe girişimi sonrası

ekonomide çarkların dönmesi ve inşaat

sektörünün canlılığını koruması amacıyla

başlatılan seferberlik kapsamında bankalar,

konut kredisi faiz oranlarını en düşük yüzde

0,80 olmak üzere çeşitli vadelerde yüzde 1’in

altına çekmişti. Konutun ardından bu ayın

başından itibaren ihtiyaç kredilerinde de

faiz indirimine giden bazı bankalar, indirim

öncesi aylık bazda yüzde 1,50 seviyesinde

olan faizi en düşük yüzde 1,18’e çekti. Yapılan

indirim sonucu faiz oranları yüzde 1,18 ila

yüzde 1,35 arasında değişirken, bankaların

ihtiyaç kredisi faizlerinde yaptığı indirim 15-

35 baz puan arasında oldu.

Türkiye ve Rusya sadece kendi aralarındaki

ilişkiler için değil ama bölgenin huzur

ve istikrarı için iki önemli ülkedir. Bu

toplantının ardından çıkan kararları

çok önemsiyoruz. Bugün biz turizmi,

tarımı ve inşaatı konuşacağız. Toplantının

her iki ülke başta olmak üzere bütün

bölgeye faydalı olmasını temenni

ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Rusya-Türkiye İş Konseyi Başkanı Ahmet

Palankoyev ise Moskova ve civarında Türk

şirketlerinin büyük yatırımları olduğunu

belirterek, “Türk inşaat şirketleri, 1990’lı

yıllardan itibaren 50 milyar dolardan fazla

yatırım sözleşmeleri imzalamışlardır. Ümit

ediyoruz ki gelecekte daha iyi zamanlar

bizleri beklemektedir.” dedi.

EKONOMI BAKANI ZEYBEKCI: ÇALIŞMA IZNI

SORUNU POZITIF IVMEYE PEK YAKIŞMIYOR

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

ve Rusya Enerji Bakanı Aleksandr

Novak, Türk-Rus Hükümetler Arası

Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) 14.

Dönem Toplantısında KEK protokolünü

imzalanmasının ardından soruları

yanıtladı.

Bir gazetecinin Akkuyu Nükleer

Santrali ile ilgili mevzuat açısından gerekli

tüm izinlerin alınıp alınmadığına ilişkin

soru üzerine Bakan Zeybekci, Akkuyu ile

ilgili bildiği kadarıyla hiçbir problemin

bulunmadığını belirterek, "Geçtiğimiz

hafta da çevre ile ilgili problem olmadığı

yönünde rapor çıktı. Gerekli bakanlıklar

olarak Akkuyu'nun stratejik yatırım

Yerel yönetimlere 6,5

milyar liralık kaynak

Çevre ve Şehircilik Bakanlığından yapılan yazılı

açıklamada, bakanlığın ilgili kuruluşu olan İller

Bankasının (İLBANK) yerel yönetimlerin ihtiyaçlarını

karşılayacak, şehir yaşamının modernleşmesi

ve kolaylaşmasını sağlayacak yatırımlarını

artırarak sürdürdüğü ifade edildi. Bu kapsamda,

İLBANK'ın, 2016'nın 8 ayında yerel yönetimlere

ihtiyaçları doğrultusunda 6 milyar liralık kredi ve

500 milyon liralık hibe tahsis ettiği, ayrıca altyapı,

üstyapı projeleri ve şehircilik sektöründe de 150

işin tamamlandığı aktarıldı.

TERÖRDEN ETKILENEN

MERKEZLERE 8 MILYON LIRA

Açıklamada, altyapı, üstyapı ve şehircilikte

yaptığı yatırımlarla yerel yönetimlerin en büyük

destekçilerinden olan İLBANK'ın, doğu ve güneydoğu

illeri için de kolları sıvadığı kaydedilerek, "Terör

saldırıları ile alt ve üstyapıları ciddi hasar gören ve

kullanılamaz hale gelen Hakkari'nin Yüksekova,

Şırnak'ın Silopi, Cizre, İdil ve merkez ilçelerine

yaklaşık 8 milyon lira kaynak aktardı. Bölgeye

aktarılan bütçe ile içme suyu ve kanalizasyon

onarımları yapılacak." ifadelerine yer verildi.

İLBANK'ın ayrıca İslam Kalkınma Bankası ile

yerel yönetimlerin kent içi ulaşım projelerinin

hayata geçirilmesine yönelik çalışmalar kapsamında

150 milyon liralık kredi anlaşması imzaladığı belirtildi.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan

Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, "İller

Bankasının yerel yönetimlere sağlamış olduğu kredi

ve hibeler sayesinde bugün pek çok şehrimizin

alt ve üstyapı sorunları çözülmüştür. Şehirlerin

modern ve kimlikli bir görünüme kavuşması, yapısal

standartlarının yükseltilmesi gibi hizmetlerin

artırılmasında İller Bankamız daha önce olduğu

gibi bugün de finansal, teknik ve proje desteklerini

artırarak sürdürecektir." bilgisini aktardı.

Aleksandr Novak

sayılmasıyla ilgili şu anda bir problem

yok. Bürokrasi anlamında, inşaatın

başlamasında herhangi bir engel

görünmüyor." yanıtını verdi.

Rusya'da Türk şirketlerinin, Türk

çalışanlarıyla ilgili çalışma iznine ilişkin

soru üzerine Zeybekci, bunun çözümü

ile ilgili en kısa sürede sonuç alınacağına

inandığını belirterek, konulan engelin

şu anda Türk-Rus ekonomik, ticari

ilişkilerinde yakalanmış olan pozitif

ivmeye pek yakışmadığını kaydetti.

DOĞALGAZ INDIRIMI

Bir gazetecinin, doğalgaz fiyatlarındaki

indirime ilişkin sorusu üzerine Bakan

İhtiyaç kredilerinde faiz düşüyor

Konut kredisi faizlerini ağustos

ayından itibaren çeşitli vadelerde

yüzde 1’in altına çeken bankalar,

ihtiyaç kredisi faizlerinde de 15-35

baz puanlık indirime gitti.

Metro

Holding’den

sürpriz hamle!

Novak, "Bunun hükümetler arası anlaşma

imzalanmasıyla alakası yok. Daha önce

görüşülen bir konuydu. Türkiye'deki

tüketiciler için indirimin sağlanmasıyla

ilgili olarak çeşitli yaklaşımlar belirlendi.

Şu anda net rakamlar söyleyemem,

görüşmeler devam ediyor. Rus Gazprom

ile Türkiye BOTAŞ arasında görüşmeler

sürüyor." dedi.

"Türk Akımı Projesinde gaz konusunda

Türkiye transit ücret karşılığında mı

alıp getirecek yoksa Türkiye Rusya'dan

gelen gazı kendi fiyatıyla kendisi mi

pazarlayacak?" sorusu üzerine Novak,

"Tarife fiyatı ayrı görüşülecek ve ticari

kontratlarla belirlenecek." dedi.

Metro Holding, Tasarruf

Mevduatı Sigorta Fonu’nun

(TMSF) el koyduğu Koza ipek

Holding’in bütün hisselerinin

alınması için görüşmelere

başlayacağını bildirdi.

Nihat Zeybekci

İhtiyaç kredisi faizlerindeki indirimlerle

tüketici, 36 ay vadede 20 bin liralık kredi

kullanımında bin 300-bin 700 lira arasında,

ortalamada da bin 500 lira daha az ödeme

yapacak. Bu arada, Ziraat başta olmak üzere

VakıfBank, İş Bankası, Akbank ve Türk

Ekonomi Bankası (TEB) tüketici kredilerini

düşüren bankalar arasında yer aldı.

AKBANK’TA IHTIYAÇ KREDISI FAIZI

YÜZDE 1,19’DAN BAŞLIYOR

Akbank Bireysel Bankacılık Genel

Müdür Yardımcısı Arif İsfendiyaroğlu,

ihtiyaç kredilerinde yüzde 1,19’dan başlayan

faizlerle kredi kullanma fırsatı sundukları

ve ödemeleri de 2017’ye erteleme imkanı

sağladıkları kampanyanın 31 Ekim’e kadar

devam edeceğini bildirdi.

İsfendiyaroğlu, tüketici kredilerindeki

yeni düzenlemeler sonrası kampanyada

vadeleri 48 aya kadar uzattıklarını da belirtti.

Metro Ticari ve Mali Yatırımlar

Holding AŞ’nin Kamuyu

Aydınlatma Platformu’nda

(KAP) yer alan açıklamasına

göre, Yönetim Kurulu’nun aldığı

karar ile TMSF’nin el koyduğu

Rusya Enerji Bakanı Novak:

Türk Akımı Projesi iş

birliğimizin gelişmesine

yardımcı olacak

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci ve Rusya

Enerji Bakanı Aleksandr Novak Türk-Rus

Hükümetler Arası Karma Ekonomik Komisyonu

(KEK) 14. Dönem Toplantısı’nda KEK protokolünü

imzaladı. Türkiye’nin Rusya için önemli bir

partner olduğunu vurgulayan Novak, “Ağustos

ayında ikili görüşmeler sırasında aşamalı olarak

iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesi

üzerine mutabakata varıldı. Öncelikli adımlar

belirlendi. Durumlar analiz edildi. Liderlerimiz

G20’de Çin’de görüşme fırsatı buldular. 10

Ekim’de ayrıca bir görüşme yaptılar. Orada

net bir şekilde iki ülkenin ekonomik ilişkilerini

yeniden normalleştirme ve üst düzeye çıkarma

niyetlerini belirttiler.” ifadelerini kullandı.

“ÜRETIMLERINI RUSYA’DA

YAPMALARI IÇIN ÇAĞIRIYORUZ”

Nükleer alanda iş birliğine çok önem verdiklerini

belirten Novak, “Türk Akımı Projesi imzalandı.

Bu tarihi bir anlaşma. Bunun gerçekleşmesi

bizim ikili iş birliğimizin gelişmesine yardımcı

olacaktır.” ifadesini kullandı. “Türk tarafının

stratejik yatırımcı statüsünü ve ruhsatını verme

konusundaki niyeti bizim için çok önemli.” diyen

Novak, bunun Türkiye’den gelecek yatırımlar

dahil potansiyel yatırımcıları çekmeye yardımcı

olacağını ve bu konunun karara bağlanmasını

beklediklerini söyledi. Novak, “Biz Türk

şirketlerini, üretimlerini Rusya’da yapmaları için

çağırıyoruz. Aynı şekilde Rus firmalarının Türkiye

gelmeleri için çağrıda bulunuyoruz.” dedi.

“SÜRÜCÜ VIZELERININ KOLAYLAŞ-

TIRILMASI IÇIN ÇALIŞMALAR”

Ulaştırma alanıyla ilgili olarak karayolu

ulaştırmasında geçiş belgeleri konusunu görüştüklerini

bildiren Bakan Novak, “Bir sonraki kara

ulaştırması komisyon toplantısında bu ilişkilerin

normalleşmesi için hangi adımlar atılacağı konuşulacak.

Aynı şekilde dışişleri bakanlıklarımız

da sürücü vizelerinin kolaylaştırılmasına yönelik

çalışma yürütecekler. Özellikle uluslararası taşıma

yapan tüm sürücüler için geçerli olacak bir vize

sistemi üzerine çalışılacak.” bilgilerini paylaştı.

“CHARTER UÇUŞLARI DÜZENLI BIR

ŞEKILDE YAPILIYOR”

Novak, turizmle ilgili olarak, “Turizmde

tur satışları ve charter uçuşları artık düzenli

bir şekilde yapılıyor. Rusya tarafı da Türk

turistlere ilgi duyuyor. Bu konuda kullanılmamış

bir potansiyelimiz var. Bu konuda şu anda Rus

turizm ürünlerinin satışına ilişkin çalışmalar

yürütülüyor.” dedi.

TEB’DEN 3 AY ERTELEME

TEB, artan ihtiyaçlara özel yeni bir

kampanya başlattı. TEB, yeni ihtiyaç kredisi

kampanyasında 50 bin TL’ye kadar 36 ay

vadede yüzde 1,32 faiz oranının yanı sıra

tahsis ücretini de sıfırlayarak 3 aya kadar

erteleme imkanı sunuyor.

TEB Bireysel ve Özel Bankacılık Kıdemli

Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Mendi,

“Kampanya kapsamında müşterilerimizin

ihtiyaçlarını değil, ödemelerini erteliyoruz.

TEB olarak, artan harcamalar için

müşterilerimizin bütçesi ve ihtiyacına göre

kendilerini zora sokmayacak en uygun

çözümü üretmeyi hedefledik.” diye konuştu.

İŞ BANKASI’NDAN KAMPANYA

Türkiye İş Bankası, müşterilerinin her

türlü nakit ihtiyacı için uygun koşullarda

kredi imkanı sunuyor. 14 Ekim 2016’ya kadar

geçerli olacak ihtiyaç kredisi kampanyası

kapsamında, tüm bireysel ihtiyaçlar için

yüzde 1,22’den başlayan faiz oranlarıyla

50 bin TL tutar ve 48 ay vadeye kadar kredi

kullanılabiliyor. Kampanya kapsamında 3

bin-14 bin 999 TL kredi tutarı için yüzde 1,32,

15 bin-24 bin 999 TL kredi tutarı için yüzde

1,25, 25 bin TL ve üzeri kredi tutarı için de

yüzde 1,22 aylık faiz oranı uygulanıyor.

Koza İpek Holding AŞ’nin bütün

hisselerinin alınması hususunda

görüşmelere başlanmak üzere

TARA Danışmanlık ve Finansal

Projeler Ltd Şti’yi Metro Holding

AŞ adına yetkili kıldı.

Düellonun piyasa

hareketliliği

Kamuoyu yoklamasına göre; ilk raundun

galibi Clinton, ikinci tartışmadan da galip olarak

çıkan taraf çok az fark ile yine Clinton oldu.

Piyasalarda bunu fiyatlandırdı. Yani bu durum,

doların küresel piyasalarda değer kazanmasına,

gelişmekte olan ülke para birimleri içinde Türk

Lirasının değer kaybetmesine neden oldu.

Özellikle Meksika Pezosunda değer artışı

Ancak ciddi bir çö-

dikkat çekiciydi.

küş yaşayan GBP-USD

bir anda 1.26 seviyelerinden

1.20 seviyelerine

kadar geriledi.

Acaba ne oldu diye

kurcalamaya başladım

terör, istifa veya Başbakan

May’in piyasaları

etkileyecek

açıklaması vs…

Araştırdım:

*İngiltere Başbakanı

May’den gelen

50. Madde açıklaması

sonrası; gün

Serpin ALPARSLAN

+ ARTI

EKO

içinde Fransa Cumhurbaşkanı Hollande,

bir açıklama yapma gereği duyarak ‘İngiltere’nin

AB’den çıkma kararının bedeli

ödemeli’ söylemesi ve Londra’da yaşanan

etki ihtimallerin başında geliyor.

Diğer ihtimal ise; Çin’in kapalı olmasıyla gelişen

fat finger (şişman parmak) dealer parmakların

hata yapmaları olasılıklardan diğeri.

Ben yine de Hollande’nin yaptığı

açıklamalar sonrası ihtimalinin güçlendiğini

belirtmek istiyorum. Çünkü, diğer AB üye

ülkelerin ayrılamaması için büyük cezaları

görmesi ile emsal teşkil etmesi ve her şeyden

önemlisi de ihracat pazarından ayrılmasından

yaşanan kayıplar piyasaları hızla etkileyecek

açıklamaların başında yer alıyor.

AB demişken Avrupa Merkez Bankası Başkanı

Mario Draghi’nin 2019 yılı %2’lik enflasyon

hedefi açıklaması euronun, dolar karşısında

değer kaybetmesine neden oldu.

Japonya Merkez Bankası Başkanı Kuroda,

%2’lik enflasyon hedefine ulaşılması için gerekirse

bankanın parasal teşviklerinin artırmaya

gidebileceği yönündeki açıklama yine piyasalar

tarafından desteklendi.

Son olarak, ABD kanadına baktığımızda

FED’in faiz artırım ihtimali artarak devam

ediyor. Bana kalırsa geçtiğimiz yıl aralık ayında

yaptığı faiz artırımı 4 kademeli olarak açıklansa

da bu yıl belki 1 kez artırabileceği gibi ABD verileri

buna engel gibi görünüyor. Özellikle kasım

ayında yapılacak başkanlık seçimleri ardından

faiz artırımı açıkçası bana pek parlak gelmiyor.

Yine de küresel gelişmeleri göz önünde

bulundurursak faiz artırımı ABD için çok olumlu

karşılanmayacağını belirtmeliyim.

Dünya Yatırım Zirvesi

İstanbul’da düzenlenecek

Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu

23. Dünya Enerji Kongresi’nde soruları yanıtlayan

Başbakanlık Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı

Başkanı Arda Ermut, İstanbul’un son dönemde çok önemli

toplantılara ev sahipliği yaptığını ve bu tür organizasyonların

devam edeceğini ifade etti. Ermut, Başbakan Yardımcısı

Mehmet Şimşek’in de katılımının beklendiği ve cuma günü

İstanbul’da gerçekleştirilecek Dünya Yatırım Zirvesi’nin

Türkiye’de yapılıyor olmasının, 15 Temmuz’a karşı verilen en

iyi cevaplardan biri olduğunu anlattı.

ÖNEMLI ANLAŞMALAR IMZALANACAK

Türkiye’nin bu tür toplantıların ilgi alanı olarak cazibesini

kaybetmediğine ve bunun en güzel örneğinin ise hem

Dünya Enerji Kongresi’nin hem de Dünya Yatırım Zirvesi’nin

bu hafta yapılması olduğuna dikkati çeken Ermut, şöyle

konuştu: “Dünya Yatırım Ajansları Birliği (WAIPA) 170’in

üzerinde yatırım ajansının temsil edildiği bir örgüt, bu

örgütün başkanlığını 2014’te aldık ve merkezinin de

Cenevre’den İstanbul’a taşınmasını sağladık. İstanbul

daha merkezi olması açısından tercih edildi. Dünya Yatırım

Kongresi’ni İstanbul’da gerçekleştireceğiz. 100’ün üzerinde

yatırım ajansının başkanı burada olacak. Dünya Bankası,

Uluslararası Çalışma Örgütü, İslam Kalkınma Bankası, OECD

gibi kurumların üst düzey yöneticileri burada olacak. Önemli

anlaşmalar imzalanacak. Dünyadaki doğrudan yatırımlarla

ilgili seyir, bunlardan sorumlu kuruluşların izleyeceği strateji

açısından belirleyici olacak.”

Ermut, söz konusu zirvede ülkelerin görüş alışverişinde

bulunacağının altını çizerek, şunları kaydetti:

“Biz bu toplantının da Türkiye’de olmasını ve dünyanın

yatırım ajanslarının aktörlerinin toplandığı tüm bu kararların

İstanbul’da oluşturulmasını dünyaya verilecek önemli bir

mesaj diye düşünüyoruz. Hemen Dünya Enerji Kongresi’nin

sonrasında olması da güzel oldu. İstanbul bu haftayı çok

yoğun bir şekilde geçirmiş olacağız Bu tür toplantılara

İstanbul’un daha çok ev sahipliği yapacağını düşünüyoruz.

Ona göre de altyapımızı hazırlamak lazım. Bunun tabii aynı

zamanda turizm otel yatırımları ve diğer aktiviteler açısından

fırsat doğurduğunu da düşünüyorum. İstanbul artık global

bir üs haline gelmeye başlıyor. Dünya Yatırım Zirvesi de

bunun en büyük ispatlarından birisi olacak.”

salparslan@yenibirlikgazetesi.com


813 EKİM 2016 PERŞEMBE Gündem

haber@yenibirlikgazetesi.com

‘241 şehidim ve 2 bin 194

gazimin hesabını kim verecek’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamudaki FETÖ

soruşturmalarında mağduriyet iddialarına

ilişkin, “Yargı, kolluk kuvvetleriyle samimi

davrandığı sürece, burada mağdur yoktur.

Benim 241 şehidimin, 2 bin 194 gazimin

hesabını kim verecek?” dedi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip

Erdoğan, Beştepe Millet Kültür

ve Kongre Merkezi’nde, Hakim

ve Cumhuriyet Savcısı Adayları Kura

Töreni’ne katıldı. FETÖ’nün darbe

girişiminin ardından soruşturmalar

yürütüldüğünü ifade eden Erdoğan,

“Şu ana kadar örgütle iltisaklı, 3 bin

456 hakim, savcı ile yüksek yargı

organı üyesi meslekten çıkarılmıştır.

Bunların dışında meslekten uzaklaştırılan

ancak yapılan inceleme neticesinde

haklarındaki iddiaların mesnetsiz

olduğu anlaşılan 198 hakim ve savcı

da görevlerine iade edilmiştir.” dedi.

“MAĞDUR YOKTUR”

Kamudaki FETÖ soruşturmalarında

mağduriyetler yaşandığı iddialarına

değinen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Zaman zaman bazı şeyler söyleniyor,

‘Efendim mağdurlar var.’ Kusura

bakmayın mağdur falan yok. Niye

yok? Yargı, kolluk kuvvetleriyle birlikte

burada samimi davrandığı sürece,

burada mağdur yoktur. Samimi davranmıyorsa,

ilgili mercilere müracaatla

nasıl hakları iade ediliyorsa, onların da

hakları kendilerine iade edilir. Burada

bazı yanlışlar, hatalar olmuyor değil,

o da olabilir, doğrudur fakat unutmayın

ki benim 241 şehidimin, 2 bin 194

gazimin hesabını kim verecek?”

“BURASI ÇATLADIKAPI

MUHTARLIĞI DEĞIL”

FETÖ soruşturmalarında ulaşılan

isimlere ilişkin eleştirilere değinen

Erdoğan, “Şimdi dünyadan bize akıl

verenler var. ‘Bu kadar ismi nasıl, nereden

biliyorsunuz? Nasıl olur da bunları

hemen anında toparladınız...’ Bana

da söylüyorlar. Biz devletiz. Burası

Çatladıkapı Muhtarlığı değil ki devletiz.

Nerede, kim ne yapıyor, bunların

hepsini bir devlet bilmiyorsa, onun

istihbaratı bunu bilmiyorsa, kusura

bakmasınlar.” diye konuştu.

“BIZDE SENDEN DAHA ÇOK

TARAFSIZ VE BAĞIMSIZ YARGI VAR”

Erdoğan, iş adamı Rıza Sarraf’ın

ABD’de yargılanmasına dair şunları

kaydetti: “Sen kalkacaksın ta Amerika’dan,

senin savcıların FETÖ terör

örgütü vasıtasıyla Türkiye’ye getirilip,

burada yedirilecek, içirilecek, giydirilecek...

Ondan sonra Amerika’ya tekrar

dönecek, ondan sonra da bir Türkiye

Cumhuriyeti vatandaşını içeri girerken

pat tutuklayıp alacaksın, 6 aydır orada

hapiste tutacaksın, yargılamayacaksın.

Seninki tarafsızlık olacak, bağımsızlık

olacak, o kişiye karşı ‘Onu niye hesaba

çekmiyorsunuz’ diye sorduğumuzda

o zaman da diyeceksin ki ‘Böyle böyle

burada bağımsız, tarafsız yargı var.’

Kusura bakma, bizde senden daha çok

tarafsız ve bağımsız yargı var.”

“EY S&P, TÜRKIYE’NIN NEREDE

OLDUĞUNU BILIYOR MUSUN”

Uluslararası kredi derecelendirme

kuruluşu Standard&Poor’s’un Türkiye’ye

açıklamasının siyasi olduğunu

bildiren Erdoğan, “S&P çıkıyor ‘Türkiye

yatırım yapılamaz bir ülke’… Siyasi bir

açıklama, ideolojik bir açıklama. Türkiye’yi

gelip gören, gezenler Türkiye’de neyin

yapılacağını çok iyi biliyor. Ey S&P,

sen Türkiye’nin nerede olduğunu biliyor

musun? Önce onu bir araştır.” dedi.

“Ateş, onunla oynayanları yakar”

Suriye ve Irak kaynaklı terör tehdidinin, Türkiye için hayati öneme sahip olduğunu hatırlatan Erdoğan, şöyle

konuştu: “Bir tarafta kar-zarar hesabı, diğer tarafta hayat-memat meselesi vardır, bunu iyi görmemiz lazım.

Türkiye’nin bölge ile ilişkisini kendi çıkar hesaplarıyla karıştıranlara mesajım şudur; Terör örgütleriyle iş tutmak,

ateşle oynamak gibidir. Bu ateş bizi teğet geçer ama korkarım ki onunla oynayanları cayır cayır yakar.”

“Suriye’nin kuzeyinde terör koridoru

oluşturmaya müsaade etmeyeceğiz”

“Koalisyon güçleri olarak biz, 10 bin DEAŞ’lıyı

halledemiyoruz, bunun için PYD’ye YPG’ye

diyoruz ki ‘Gel, siz de terörist olsanız da bize

yardımcı olun, şu DEAŞ’ı temizleyelim.’ Teröristin

iyisi kötüsü olur mu? Onlar da terörist. Yani

“Türkiye, eski Türkiye değil”

ERDOĞAN, “Terör örgütlerini, tarihlerinin en büyük insan

gücü kayıplarını verdirme pahasına ülkemizin üzerine

salanlar, bizi bu kritik sürecin dışında tutmayı amaçlıyorlar.

Ama farkına varamadıkları bir husus var, o da Türkiye’nin

eski Türkiye olmadığı gerçeğidir.” diye konuştu.

bir terör grubunu yok etmek için bir başka terör

grubuyla hareket ediyorsunuz. Kusura bakmayın,

biz güneyimizde, Suriye’nin kuzeyinde

bir terör koridoru oluşturmaya Türkiye olarak

müsaade etmeyeceğiz.”

“Oyun

çok

sinsi”

“Clinton’un açıklaması

‘siyasi acemilik”

ABD’de Hillary Clinton’ın “PYD/YPG’ye

destek” açıklamasını çok talihsiz bulduğunu

ifade eden Erdoğan, “Bence siyasette böyle

bir açıklamayı yapmanın tanımı çok farklıdır.

Doğrusu ben bunu bir ‘siyasi acemilik’

olarak görüyorum. Bunun yapılmaması gerekiyor.

Çünkü bölgenin hassasiyetleri farklı.

Bu hassasiyetlerin olduğu bir dönemde böyle

bir adım atılamaz.” ifadelerini kullandı.

“Yargı karar vermedikçe

biz de vermeyeceğiz”

FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’in iadesi

konusunda ABD ile görüşmelerin sürdüğüne

işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bizden teröristleri istedikleri zaman

kendilerine veriyoruz ama onlar bakın böyle

bir teröristi bize vermiyor. Niye vermiyorsun?

Neymiş yargı varmış, mahkeme kararı

olmadan veremezlermiş. Olabilir, peki. Gün

ola harman ola. Aynı şey burada da olabilir.

Bir şeyler istediğiniz zaman bu defa da biz,

(hakimlere hitaben) sizlere havale edeceğiz.

Siz karar vermedikçe biz de vermeyeceğiz.

Bundan sonra böyle. Hem stratejik müttefik

olacağız hem de farklı şeyler konuşulacak,

olmaz böyle bir şey.”

“Hodri meydan’ diyoruz”

Türk milletinin, bin yıldır yaşadığı bu

zor coğrafyada mücadele edip canı pahasına

vatanını korumaya talimli olduğuna

işaret eden Erdoğan, sözlerini şöyle

tamamladı: “Biraz geriye gidersek, Kurtuluş

Savaşımızı, Çanakkale’yi görürüz. En son

15 Temmuz’da istiklalimiz, istikbalimiz,

demokrasimiz, kutsallarımız için neler

yapabileceğimizi tüm dünyaya gösterdik.

Varsa aynı bedelleri göze alanlar, buyursunlar,

‘Hodri meydan’ diyoruz.”

FETÖ’nün, Türkiye ve dünyadaki imkanlarıyla süreci Türkiye aleyhine

şekillendirme amacıyla kullanılan bir araç haline geldiğini vurgulayan

Erdoğan, şunları kaydetti: “Ne yaptılar? Bölücü terör örgütünün başını teslim

ettiler, onun yerine bir başka terör örgütünün başını aldılar. Oyun çok

sinsi. Bunlara çok dikkat etmemiz lazım. Eğer bu vermeme süreci uzarsa,

devam ederse, seslendireceğimiz çok hassas şeyler de olacaktır.”

‘Anayasada son onayı

millete götüreceğiz’

Başbakan Yıldırım, anayasa değişikliğine ilişkin, “Anlaşılan

60 madde başta olmak üzere, diğer eksik kalan maddeleri de

AK Parti Grubu hazırlayacak, Meclis’e getirecek ve onayına

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan

Binali Yıldırım, partisinin

genel merkezinde, Genişletilmiş İl

Başkanları Toplantısı’na katıldı.

Yıldırım, burada yaptığı konuşmada,

“Hain terör örgütü yol arkadaşlarımızı,

kardeşlerimizi alçakça, kalleşçe şehit etti.

Hem de çoluk çocuğunun, eşinin gözü

önünde bu alçaklığı yaptılar. Burada,

milletimin, sizlerin huzurunda söz veriyorum

ki dökülen her damla kanın hesabını

tek tek soracağım. Teröristleri, onların

destekçilerini ülkemizde nefes alamayacak

hale getireceğim.” dedi.

“CHP’NIN ALET OLMASI ÜZÜNTÜ VERICI”

sunacak. Son onayı millete götüreceğiz” dedi

İL BAŞKANLARINA “VATANDAŞ PATRONUNUZ” UYARISI

BAŞBAKAN Binali Yıldırım, partisinin il

başkanlarını millete hizmet konusunda

uyardı. “Her konuda kendinize sınır koyun

ama millete hizmette sınır koymayın”

diyen Yıldırım, “İnsana hizmet, en zor

iştir. Çok hassas olacağız, vatandaşa yüzümüzü

çevirmeyeceğiz, vatandaşımızın

söylediklerini emir telakki edeceğiz. Patron

vatandaş. Türkiye’de vatandaşa, millete

tepeden bakanların çok partili siyasi

hayattan sonra işlerinin ne kadar zor olduğunu

hep gördük” dedi.

FETÖ gerçeğini anlamamakta direnen

bir küçük kesim olduğunu ifade eden

Yıldırım, şunları kaydetti: “Hiç kusura

bakmasınlar, bu yaptıkları bu asil millete

en hafifinden haksızlıktır, siyaseten abesle

iştigaldir. CHP’nin ‘mağduriyet edebiyatı’

üzerinden sürdürdüğü söylemin ne

kadar sıkıntılı olduğu açıktır. Bu söylem,

FETÖ’nün yeni bir oyunudur, CHP’nin bu

oyuna alet olması üzüntü verici.”

Terörle mücadelenin kararlılıkla

sürdüğünü vurgulayan Yıldırım, “Terör

örgütü üyesi de destekçisi de bu topraklardan

tamamen çıkarılacak. Bundan en

ufak kim şüphe ediyorsa ben de onun

aklından şüphe ederim.” diye konuştu.

“YANLIŞTAN DÖNMESINI BEKLIYO-

RUM”

Yıldırım, CHP’nin FETÖ soruşturmalarında

mağduriyetler yaşandığı iddialarına

ilişkin, şunları kaydetti:

“Bunlara sahip çıkmak, milletin

geleceğine, milletin 15 Temmuz’da ortaya

koyduğu bu kahramanlığa karşı en büyük

saygısızlık. Bu siyaset değil, siyasetimizi

meydanlarda yapalım, vatandaşa

ne anlatacaksak anlatalım ama bu ülkeyi

yıkmak isteyenlere, bu milletin geleceğini

karartmak isteyenlere arka çıkmak

hiçbir şekilde, hiçbir şeyle izah edilemez.

Yol yakınken Sayın Kılıçdaroğlu’nun bu

yanlıştan dönmesini bekliyorum.”

“MECLIS’IN ONAYINA SUNULACAK”

Yaklaşık 15 yıldır yeni anayasa tartışmalarının

yapıldığını belirten Yıldırım,

“Yeter, artık milleti bununla meşgul

etmeyelim.” dedi.

Yıldırım, MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin

bu konudaki çağrısını aynen kabul

ettiklerini ve kısa sürede Meclis’e yeni

anayasa tekliflerini getireceklerini bildirdi.

Güçlü, bütün kurumları uyumlu bir

şekilde çalışacak, sürekli güçlü iktidarı ve

istikrarı teminat altına alacak bir sistem

düşündüklerini dile getiren Yıldırım,

mevcut parlamenter sistemin zaman

zaman istikrarı sağladığını ancak büyük

bir zaman diliminde de zayıf iktidarlar

nedeniyle Türkiye’nin dertlerine çözüm

üretilemediğini vurguladı. Yıldırım,

şunları kaydetti:

“Son dönem demokrasi tarihimize

bakın, tek başına iktidarların olduğu

süreler, 50-60, 80-90 buralarda büyüme

istikrarla devam ediyor, kalkınma devam

ediyor, ticaret, bütçe, milli gelir artmaya

devam ediyor ama koalisyonda döneminde

bu kazanımlar maalesef heba ediliyor.

Onun için sürekli güçlü bir siyasi iradeyi

oluşturacak istikrarı kalıcı hale getirecek

bir sistem değişikliği Türkiye’nin vazgeçilmez

bir ihtiyacıdır. Bu sadece istikrar

için değil Türkiye’nin birliğinin, beraberliğinin

kardeşliğinin de sağlamlaşarak

devamı açısından elzemdir, muhakkak

yapılması gerekir.

Bugüne kadar anlaşılan başta 60

madde olmak üzere diğer eksik kalan

maddeleri de AK Parti Grubu hazırlayacak,

Meclis’e getirecek ve Meclis’in onayına

sunacak. Meclis ister 367 ile kabul

etsin ister 330 ile kabul etsin her iki halde

de son onayı millete götüreceğiz. Böylece

artık yıllardır devam eden bu sistem

tartışmasını, kör dövüşü sona erdireceğiz.

AK Parti sorunları, torunlara havale

eden bir parti değildir. AK Parti sorunları

çözen partidir, sorunların parçası değil

çözümün parçası, çözümün öncüsü olan

bir partidir.”

Numan Kurtulmuş: Küresel

SAVAŞIN EŞIĞINE GELINDI

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı (AA) Editör

Masası’nda soruları yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde

bulundu. Kurtulmuş ABD ve Rusya’nın savaşacak noktaya geldiğini söyledi

Kurtulmuş, Türkiye’nin

Başika’daki askeri varlığına

ilişkin soru üzerine, “Türkiye’nin

Başika’daki varlığı meşru

bir varlıktır. Orada bize ihtiyaç

bulunduğu sürece orada varlığımıza

devam edeceğiz.” dedi.

“TÜRKIYE MUSUL HALKINA

DESTEK IÇIN ORADADIR”

Irak Başbakanı Haydar El

İbadi’nin Başika’ya yönelik açıklamalarının

hatırlatılması üzerine

Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Uluslararası camia ve Irak

Merkezi Hükümeti gerçekten

DEAŞ ile bir savaş veriyorsa, en

acil gündem maddelerinden birisi,

senelerdir Musul’un kurtarılması

olmalıydı. Türkiye zaten bu amaçla

oradadır, Musul’un halkına destek

vermek için oradadır. Ama sanki

bunlar hiç yokmuş gibi şimdi bunun

gündeme getirilmesi ‘söyleyene

değil, söyletene bak’ sözünü

gündeme getiriyor. Herhalde başka

tesirler altında, başkalarının tesiri

altında, siyaseten başka bir şey

söyleyemediği için Irak Başbakan’ı

bunu söylüyor.”

“IRAK’TA BARIŞI SAĞLAMAZ

MUSUL SORUNUNU DA ÇÖZMEZ”

Musul’un DEAŞ’tan kurtarılması

için bölgeye başka bir terör

grubunu çağırmanın hatalı olduğunu

ifade eden Kurtulmuş, “Musul’u

DEAŞ’tan kurtaracağız’ diye siz

oraya PYD’yi, YPG’yi çağırırsanız,

başka bir terör grubunu, başka bir

silahlı grubu oraya çağırırsanız ve o

şehrin asli unsurlarından olmayan

unsurları getirip o şehre yeni bir,

tabiri caizse, ‘ur’ gibi sokmaya çalışırsanız

bu Irak’ta barışı sağlamaz,

Musul sorununu da çözmez.” diye

konuştu.

“MEZHEP SAVAŞLARININ ZERRE

FAYDASI OLMAYACAK”

Bölgenin, mezhep çatışmaları

üzerinden bölünmeye çalışıldığına

işaret eden Kurtulmuş,

şöyle devam etti: “Bölgede ortaya

çıkacak bir mezhep savaşının ne

Sünnilere ne Şiilere zerre miktarı

faydası olmayacak. Mezhep savaşları

üzerinden bu bölgeyi bölüp

parçalamaya çalışanlarsa Ortadoğu

üzerinde emperyal hedefleri olan

ülkelerdir. Bir kere bu olgunun

farkına varmamız lazım.”

“SIVIL SIYASETI ORTADAN

KALDIRMAK IÇIN YAPTIĞI BIR PLAN”

Kurtulmuş, terör örgütü

PKK’nın saldırılarına ilişkin, “Örgütü

desteklemeyen ama örgüte yakın

olan partiye geçmişte oy vermiş bir

kitle var. Bir kere örgüt bunu görüyor.

Dolayısıyla örgütün AK Parti’li

kardeşlerimize saldırması, aslında

sivil siyaseti ortadan kaldırmak için

yaptığı bir plandır.” dedi.

“ÇARESIZLIK IÇINDE ORADAN

BURAYA SALLANIYORLAR”

ABD’nin Ortadoğu’daki

eski müttefiklerinin bir kısmını

değiştirdiğini anlatan Kurtulmuş,

şunları kaydetti: “Eski müttefiklerinin

bir kısmını değiştirdiler, eski

düşmanlarının ya da rakiplerinin

bir kısmını düşman olarak ittihaz

ettiler. Bu dış politikada olabilir bir

şey ama niçin bunu yaptığınızı bilirseniz

size faydası olur. Amerikalıların

herhangi bir uzun eylemin,

planlamanın sonucu olarak bunu

yaptıklarını düşünmüyorum. Bir

çaresizlik içinde oradan buraya

sallanıyorlar.”

“İSLAMOFOBIYA YENIDEN PIŞIRILDI”

ABD’de toplumsal birtakım

sıkıntılar bulunduğuna işaret eden

Kurtulmuş, “Mesela, İslamofobiya

maalesef tekrar 11 Eylül olayları

sonrasında canlı bir şekilde ortaya

konulduğu gibi karanlık bir odak

tarafından ciddi şekilde yeniden

pişirildi ve Amerikan toplumunun

önüne konuldu.” dedi.

“KÜRESEL SAVAŞIN BAŞLANGICININ

EŞIĞINE GELINMIŞTIR”

“Vekalet savaşlarının bir sonu

vardır. Suriye’deki vekalet savaşlarının

limitleri çoktan dolmuştur”

diyen Kurtulmuş, sözlerini şöyle

sürdürdü: “Bu vekalet savaşları

devam ederse, bundan sonra, daha

net söyleyeyim, artık Amerika ile

Rusya savaşacak noktaya gelmiştir.

Bir büyük bölgesel ya da bir büyük

küresel savaşın başlangıcının

eşiğine gelinmiştir.”


İyiler ölmez

ESKI MALIYE BAKANI

UNAKITAN VEFAT ETTI

Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, tedavi gördüğü hastanede vefat etti.

Eski Maliye Bakanı Kemal Unakıtan,

tedavi gördüğü hastanede vefat etti.

Alınan bilgiye göre, bir süredir vücudundaki

ödemler nedeniyle tedavi gören

70 yaşındaki Unakıtan, dün sabah Acıbadem

Maslak Hastanesi’nde hayatını kaybetti.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 58, 59. ve 60. hükümetlerinde

Maliye Bakanlığı görevinde

bulunan Unakıtan, 2009’da baypas, 2013’te

de böbrek nakli operasyonu geçirmişti.

‘Hayatım FETÖ’yle

mücadele ile geçti’

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Merinos

Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde, Bursa’daki hemşehri

derneklerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Burada konuşan

Kılıçdaroğlu, terörün herkesin içini yaktığını ifade ederek,

“Terör sorunu, 35-40 yıldır devam ediyor. Bu işi siyaset kurumu

çözecek. Siyaset kurumunun görevi, 30-35 yıldır yerine

gelmiyorsa, siyaset kurumu Türkiye’nin en temel sorununa

çözüm üretemiyorsa, hepimizin oturup düşünmesi lazım”

diye konuştu.

Darbe girişiminde

sorgulanması

gereken konuların

olduğuna işaret

eden CHP Lideri

Kılıçdaroğlu,

“Sen Türkiye’yi

darbe sürecine

nasıl getirdin? O

makamlara bu

adamları nasıl

yerleştirdin? O

sınav sorularını

nasıl çaldırdın?’’

diye sordu.

Kılıçdaroğlu,

hayatının FETÖ

ile mücadeleyle

geçtiğini de söyledi.

“SUÇ, BİREYSELDİR”

Kılıçdaroğlu, şöyle devam

etti:“Liyakat, layık olana o makamı

teslim etmektir. O makama

‘Bizim cemaatten, partiden,

onu getirelim’ dediğiniz andan

itibaren devleti çökertirsiniz

ve liyakat sistemi biter. 15

Temmuz’da darbe girişimi oldu.

İlk kez Cumhuriyet tarihinde bir

darbe girişimine karşı Türkiye,

topyekun cephe almıştır. Bu,

bizim tarihimiz için çok önemli

bir fırsattı. Siyasete uzlaşama

kültürünü getirecekti. Şimdi

geldiğimiz nokta, bir öğretmen

düşünün. Bir sabah kalkıyor,

Kanun Hükmünde Kararname

ile devlet memuriyetinden

atılmış, hapse atılmış, banka

hesaplarına el koyulmuş, lojmandan

da atılmış. Mahkeme kararı yok. Bu öğretmenin eşi,

geçinmek için iş arıyor ama kimse iş vermiyor. Çocuklar açlıktan

mı ölecek? AK Partili bir milletvekili, ‘Ağaç kökü yesinler’

diyor. Suç, bireyseldir. Eşinin, çocuklarının kabahati yoktur.”

Kılıçdaroğlu, darbe girişiminde sorgulanması gereken konuların

olduğuna işaret ederek, “Sen Türkiye’yi darbe sürecine

nasıl getirdin? O makamlara bu adamları nasıl yerleştirdin? O

sınav sorularını nasıl çaldırdın? Asıl sorgulanması gereken o.

Gariban vatandaştan hesap soruyorsun” değerlendirmesinde

bulundu. Hayatının FETÖ ile mücadeleyle geçtiğini söyleyen

Kılıçdaroğlu, “Bu ülkede 14 yıldır yurt sorunu çözülmedi.

Yurt binası yapmak o kadar mı zor? Bir yılda çözülür. Çocuk

yurda gitmiş, üniversiteyi birtirmiş, kazanmış, devlet memuru

olmuş. Yurda gitti diye devlet memuriyetinden atıyorsun.

Yurt yapmayana hiçbir şey demiyorsun. Sen yurt yaptın da o

çocuk yurda mı gitmedi Hepimizin sorumlulukları var” dedi.

Halil İbrahim İZGİ

ARTI +GÜNDEM

halilibrahimizgi@yenibirlikgazetesi.com

Konya Büyükşehir

Belediyesi’nin

hediye ettiği

tramvaylar

Saraybosna’da

üzerinde bir

Mevlevi figürüyle

dolaşırken

hep bunu

söylüyordu.

Saraybosna’dayım. Bu yıl üçüncü

gelişim, toplamda ise yedinci

defa. Bu yılki gelişlerimin ilki

Cüda ismindeki romanımın Saraybosnalı

okurlarına yönelik okuması içindi.

Bir Saraybosna romanı olan ruhunun

gezdiği topraklara gezmeye getirmiştim.

İkincisinde bir iftar için gelmiştik

ve iftarın ardından bir sahurla sona

erdirdiğimiz geziydi. Neredeyse 24

saat içine sıkışan, yorucu ama bir o

kadar lezzetli saatlerdi. Saraybosna

her gelişimde kulağıma bir şeyler

fısıldar. Ben de bunları kaleme alırım.

Her geçen gün aşkımın arttığı bir şehir

Saraybosna. Niye diye sormayın, Saraybosna’yı

neden sevdiğimi bilsem eminim

sıkılmaya başlardım.

Saraybosna bu geldiğimde bana şunu

fısıldadı: İyiler ölmez.

Şehre girdiğimde altyapı çalışmaları

nedeniyle trafik yoğunluğunun arttığını

görünce sevindim. Balkanlardan İstanbul’a

soğuk ve yağışlı hava dalgası geliyorsa

İstanbul’dan da trafik gelmiş olmalı

dedim. Şehrin damarları temizleniyordu.

Sevinmeyip ne yapayım.

Konya Büyükşehir Belediyesi’nin

hediye ettiği tramvaylar Saraybosna’da

üzerinde bir Mevlevi figürüyle dolaşırken

hep bunu söylüyordu.

Sonra 15 Temmuz’a Saraybosna’da

yakalanan dostlarımızla konuştuk. O gece

nasıl harıl harıl televizyonlara görüş yetiştirmeye

çalıştıklarını dinledim. Uzun gece

KEMAL UNAKITAN

Kemal Unakıtan, 1946’da Edirne’nin

Süloğlu ilçesine bağlı Domurcalı köyünde

doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Edirne’de

tamamlayan Unakıtan, 1968’de Ankara

İktisadi ve Ticari İlimler Akademisinden

(Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler

Fakültesi) mezun oldu. Unakıtan, üniversite

eğitiminin ardından Maliye Bakanlığında

hesap uzmanı olarak göreve başladı. SEKA

Genel Müdür Muavinliği, 1976-1978 arasında

SEKA Genel Müdürlüğü görevini üstlenen

Unakıtan, daha sonra özel sektörde

çalışmaya başladı. Kemal Unakıtan, çeşitli

sanayi kuruluşlarında, finans kurumlarında,

dış ticaret şirketlerinde genel müdürlük,

yönetim kurulu üyeliği ve yöneticilik

yaptı. 2002’de 58. Hükümette Maliye

Bakanlığı görevine getirilen Unakıtan, 59.

ve 60. hükümetlerde de aynı görevi yerine

getirdi.

MALIYE BAKANI NACI AĞBAL’DAN

TAZIYE MESAJI

Maliye Bakanı Naci Ağbal, yayımladığı

taziye mesajında, Unakıtan’ın uzun yıllar

Maliye Bakanı olarak çok önemli hizmetlerde

bulunduğunu, kamu maliyesinin düzeltilmesinde

ve mali disiplinin sağlanmasında çok

emeği olduğunu belirtti. Unakıtan’ın ekonominin

yapısal dönüşümünde kilit kararların

alınmasında önemli katkılarda bulunduğuna

dikkati çeken Ağbal, şunları kaydetti:

CHP, olağanüstü hâlin (OHAL) ardından

çıkarılan iki kanun hükmünde kararnamenin

(KHK) bazı hükümlerinin iptali için

Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştu.

Başvuruyla ilgili ilk incelemesini yapan

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, iptal

istemlerini “yetkisizlik” nedeniyle reddetti.

Yüksek Mahkeme’nin gerekçesinin gelecek

hafta açıklanması bekleniyor.

CHP’LI GÖK: HUKUK DEVLETI

AÇISINDAN SKANDAL

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök

Meclis’te düzenlediği basın toplantısında,

1990’da OHAL dönemine ilişkin KHK ile ilgili

Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı

emsal göstererek başvuru yaptıklarını dile

getirerek, “Anayasa Mahkemesi’nin kendi

içtihatları ve emsallerini gözetmeksizin

vermiş olduğu karar tam anlamıyla hukuk

devleti açısından bir skandaldır” dedi.

Mahkemelerin bağımsız olmaları, bağımsız

karar vermeleri, kendi içtihatlarıyla oluşan

kararlar çerçevesinde hareket etmeleri

Gündem

Saraybosna’da daha bir uzun geçmiş. Bir

göz İstanbul’da, heyecanla güzel haberleri

takip etmişler. Gün ağarırken şunu fısıldamış

Saraybosna onlara: İyiler ölmez.

Sonra bir belediye binasına giriyorum.

Başkanla konuşacaklarımız var. Saraybosna’nın

genç belediye başkanlarından biri.

Yaşı henüz 33 ama ikinci dönemi. Üzerinde

takım elbise yok. Kahve eşliğinde

sohbetimiz koyulaşıyor. Şehirden ve diğer

şeylerden söz ediyoruz. Makam koltuğunun

arkasında işlemeli bir tablo. Resim

yok. Duvarlara göz atarken Alija’nın bereli,

mütebessim bir fotoğrafıyla karşılaşıyorum.

Alija fısıldıyor sanki duvardan: İyiler

ölmez. 19 Ekim’in onun ölüm yıldönümü

olduğunu hatırlıyorum.

Şehre dönerken yüzyıllar öncesi

yapılmış ve ihya edileli birkaç sene olmuş

Bekir Baba Camii’ni görüyorum. Bekir

Baba da aynı şeyi söylüyor. İyiler ölmez.

Birden fark ediyorum ki, bu yolculukta

yanıma Mustafa Kutlu ile birlikte çıkmışım.

Edebiyatımızın usulü bilen usul usul

yazan dev hikayecisiyle. Onun kitabının

adı, son kitabının adı bu İyiler Ölmez.

İyiler ölmüyor gerçekten, iyilikler

“Sayın Bakanımızla uzun yıllar birlikte

çalıştık, üzerimizde emeği çoktur. Çok özverili,

ülke ve millet sevdalısı, milletimizin

manevi değerlerini her şeyin üzerinde tutan,

yürekli ve cesur bir insan olarak bildik.

Kendisinden çok şeyler öğrendik. Görev

yaptığı yıllar Türkiye ekonomisinin uçurumun

kenarından alınıp düzlüğe çıkarıldığı

yıllar olmuştur. Tüm bu süreç boyunca, gece

gündüz büyük bir gayretle, azimle, sağlığı

pahasına çalışmış ve büyük fedakarlıklarda

bulunmuştur. Bu yoğun çalışma ortamı

içinde önemli hastalıklar geçirmiştir. Bu

dönemlerde de her zaman sabırlı, inançlı,

Hakk’ın rızasına teslim olmuş her daim

memleketimiz için duada bulunmuştur.

Rabbim mekanını cennet eylesin. Başta saygıdeğer

hanımefendi olmak üzere kederli

ailesine, Maliye Bakanlığı camiasına, sevenlerine,

dostlarına ve hizmet vermekten

her zaman onur duyduğu aziz milletimize

başsağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin.”

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin OHAL’le ilgili KHK’nın iptali

talebiyle yaptığı başvuruyu ‘yetkisizlik’ nedeniyle reddetti.

gerektiğine işaret eden Gök, bu kararın hukuk

devleti açısından “çok ciddi sorunlar”

yaratacağını savundu. CHP’nin iki başvuru

yaptığının hatırlatılması üzerine Gök, hangisinin

reddedildiği ve kararın reddiyle ilgili

gerekçeden de henüz haberdar olmadıklarını

belirtti.

İktidarın ve yürütmenin eylemlerinin

Anayasa Mahkemesi’nde denetlenmesi

açısından diğer KHK’larla ilgili çalışmaları

sürdürdüklerini de belirten Gök, “Bu kararla

Anayasa Mahkemesi kendi içtihadından

dönmek suretiyle tartışılacak bir karara

imza atmıştır. Onun da gerekçelerini yayınlandığı

zaman hep beraber göreceğiz” diye

konuştu.

BOZDAĞ: BILEREK

ANAYASA’YI CHP ÇIĞNEDI

Ankara’da gazetecilerin sorularını

yanıtlayan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ise,

“Burada skandal olan CHP Sayın grup sözcüsünün

yaptığı açıklamadır” dedi ve şöyle

devam etti: “Çünkü yanlışı yapan Anayasa

haber@yenibirlikgazetesi.com

ölmüyor. İyi niyete kurşun işlemiyor. İyiler

kazanıyor her daim, kaybetmiş görünseler

bile.

Şehre düşen yağmur damlası yanağa

konarken aynı şeyi söylüyor. Yapımı

beklenen Kahramanlar Tepesi anıtı aynı

şeyi fısıldıyor.

İyiler ölmez diyor Saraybosna,

Milyatska nehri akarken bir nakarat gibi

fısıldıyor. Bak diyor Başçarşı hala ayakta,

hala camiler ve ezanlar duruyor. Hala

nefes alıyor bu kadim şehir.

Azıcık dinlenip tekrar şehrin sokaklarına

düşmeye hazırlanırken kendi kendime

iyiler ölmez diye tekrar ediyorum.

Aklımda 15 Temmuz Şehitleri ve Alija...

Muhakkak tanışacaklar o ölmedikleri

yerde diye düşünüyorum.

Sonra o ayet geliyor aklıma: Allah

yolunda öldürülenlere ölüler demeyiniz...

Onlar aramızda değil. Ama ölmek mi?

Sanmıyorum.

Tebessümleri bize daha güzel bir dünyanın

kapılarını açıyor.

Mustafa Kutlu tam da Necip Fazıl

Ödülü’nü aldığı yıl söylenmesi gerekeni

söylüyor: İyiler Ölmez

AYM’den CHP’ye ret

Hulusi Paşa sınırda

GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Hulusi

Akar, Şırnak, Hakkari ve Van’daki birliklerde denetlemelerde

bulundu. Van’da açıklama yapan Akar, “Her

türlü tehdidi yok edeceğiz” dedi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar,

beraberinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral

Salih Zeki Çolak ile birlikte Şırnak, Hakkari’nin

Yüksekova ve Van’ın Başkale ilçelerindeki birliklerde

denetlemelerde bulundu. Orgeneral Akar, iki gün

süren denetleme sırasında bölücü terör örgütüne

yönelik harekatın sevk ve idaresini de yerinde inceledi.

Ziyaretlerine Şırnak’tan başlayan Akar, 23’üncü

Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı ve Çakırsöğüt

Jandarma Tugay Komutanlığının yürüttüğü operasyonlar

hakkında bilgi aldı. Şırnak Valisi Ali İhsan

Mahkemesi değil, bizzat CHP’dir. Dava

açma yasağı olan bir konuda Anayasa çok

açık hüküm ifade etmesine rağmen dava

açarak, bilerek Anayasa’yı CHP çiğnemiştir.

Yaptığı büyük bir yanlışlıktır. Bir ana muhalefet

partisi, bile bile Anayasa’ya aykırı

bir yolu kullanmayı tercih etmemelidir.”

668 sayılı “Olağanüstü Hâl Kapsamında

Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum

ve Kuruluşlara Dâir Düzenleme Yapılması

Hakkında Kanun Hükmünde Kararname”

ile 669 sayılı “Olağanüstü Hâl Kapsamında

Bazı Tedbirler Alınması ve Milli Savunma

Üniversitesi Kurulması ile Bazı Kanunlarda

Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde

Kararname”, Türk Silahlı Kuvvetleri,

Jandarma, Askeri Mahkemeler ve Sahil

Güvenlik Komutanlığı ile devlet memurları

kanunlarında değişiklik yapıyor. KHK’lar,

Kuvvet Komutanlıklarının Milli Savunma

Bakanlığı’na, Jandarma’nın İçişleri Bakanlığı’na,

tüm askeri hastanelerin Sağlık

Bakanlığı’na bağlanmasını, Gülen örgütü

mensubu olmakla suçlanan devlet memurlarının

ihracını kapsıyor.

‘HER TÜRLÜ TEHDİDİ YOK EDECEĞİZ’

Su’yu makamında ziyaret eden Orgeneral Akar,

daha sonra Yüksekova’ya geçti.

3’üncü Piyade Tümen Komutanlığını ziyaret

eden ve geceyi burada geçiren komutanlar, Şemdinli’deki

34’üncü Hudut Tugay Komutanlığı Modüler

Üs Bölgesi Gomane Tepe’de de incelemelerde

bulundu. Kahvaltıyı Gomane Tepe’deki askerlerle

yapan Orgeneral Akar, hudut güvenliği, kaçakçılığın

önlenmesi ve terörle mücadele harekatında

kahramanca ve özveriyle görev yapan personeli

kutladı. Yüksekova Kaymakamı İbrahim Çenet’i

de makamında ziyaret eden Orgeneral Akar, daha

sonra Van’ın Başkale ilçesindeki 4’üncü Hudut Tabur

Komutanlığı ve Van 6’ncı Hudut Alay Komutanlığı

faaliyetlerini yerinde inceledi.

“SINIRLARIMIZ NAMUSTUR”

Ardından Van’a geçen Genelkurmay Başkanı

Orgeneral Hulusi Akar, Kara Kuvvetleri Komutanı

Orgeneral Salih Zeki Çolak ve 2. Ordu Komutanı

Korgeneral İsmail Metin Temel ile birlikte Van

Valiliğini ziyaret etti.

Orgeneral Akar ve beraberindekiler, Vali

Taşyapan ve Vali Yardımcısı Atif Çicekli tarafından

karşılandı. Valilik şeref defterini imzalayan Orgeneral

Akar, Taşyapan ile makamında bir süre görüştü.

Van’da bir açıklama yapan Akar şu ifadeleri kullandı:

Sınırlarımız namustur yabancıların geçişine

izin yok. Her türlü riski, tehdidi yok edeceğiz. Son

terörist yok edilinceye kadar mücadelemiz sürecek.

13 EKİM 2016 PERŞEMBE

9

Ekim düşünceleri

Esaslı bir zorlukla karşı karşıyayız.

Mesela gündemde neler var bi bakalım

ve zorluğu anlamaya çalışalım…

Fetullah Gülen deyince aklınıza ne geliyor?

Artık ezberledik. Onun Trakya, İzmir, Vatikan

ve Amerika hattında yediği naneleri ve 17-

25 Aralık ve sonra 15 Temmuz ihanetiyle

süregelen kahpeliğine ne ilave edebiliriz?

Yani FETÖ ile ilgili hangi yeni haber sizi

şaşırtabilir?

Kemal Kılıçdaroğlu sonra… Alçak bir kaset

tuzağı ile parti genel başkanı olmayı içine

sindirebilmiş ve fakat milletin içine sindiremediği

bir muhalefet lideri. Bugün dediğini

yarın tekzip eden, projesiz, kendi seçmenine

bile ümit vermeyen şaşılası bir adam.

Kılıçdaroğlu konuşsun da dinleyelim

düşüncesinde olan var mı? Veya Kılıçdaroğlu’nun

herhangi bir muhtemel beyanıyla

fikirlerini gözden geçirecek olan?

HDP, PKK, PYD vs. gibi isimlerle öncelikle

savunduğunu iddia ettiği Kürt kardeşlerimize

ve topyekûn Türk milletine ihanet çeteleri.

Bazen Amerika’nın, bazen İsrail’in, bazen

Batı’nın kucağında… Hayır, yanlış oldu;

Siyonizm’in kucağında Ermeni genli bir satın

alınmışlar güruhu.

Bunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne

bile soktuk.

Haklarında ne

gibi yeni gerçekler

ortaya çıksa dudağımız

uçuklar,

Murat BAŞARAN

ARAYIŞ

mbasaran@gmail.com

Yeni bir gün,

bir sonraki

günü görmeye

nasibimiz varsa,

ömrümüzden

tükettiğimiz/

harcadığımız

bir gündür. Ve

çoğu zaman o

günü nereye/

nerelere ve nasıl

harcadığımızın

muhasebesini

yapmayız.

“vay anasını”

deriz?

Müttefik mi,

başa bela mı belli

olmayan…

Aslında siyaseten

ne olduğunu

bal gibi bildiğimiz

başta ABD olmak

üzere, İngiltere,

Almanya, İsrail,

İran gibi ülkelerde

yaşanacak hangi

gelişme bizim

durumumuzu

değiştirir?

Amerika misal…

Al Trump’ı

vur Clinton’a…

Hadiselere yeni

başlıklar ekleyebiliriz.

Havanda su

dövüyoruz.

Suriye’ye girişimiz

ve Musul’a

girme ihtimalimiz

dikkate değerdir.

Gerisi laf-ı güzaf…

Yeni bir gün,

gazetelerin ve

ekranların bize

söylediklerinden

çok daha önemli

bir vakıadır başlı

başına hâlbuki.

Yeni bir gün,

bir sonraki günü

görmeye nasibimiz

varsa,

ömrümüzden tükettiğimiz/ harcadığımız bir

gündür. Ve çoğu zaman o günü nereye/ nerelere

ve nasıl harcadığımızın muhasebesini

yapmayız.

Devletimize kastedildiğinde sokağa koşmamız

ve bizi bu cesarette yalnız bırakmayan

bir lidere/ liderlere ve kadroya sahip oluşumuz

sevinebileceğimiz, övünebileceğimiz bir

hususiyet.

Fakat son sürat milleti zehirleyen evlilik

programlarına neden ses çıkaramıyoruz ve

yöneticilerimiz neden umursamıyor?

Evlilik programları ile IŞİD arasında dinimize

ve ahlakımıza verdiği zarar açısından ne

fark var?

Keşke ön almak, harekete geçmek, müdahale

etmek, karar verip gereğini yapmak

açısından en aksiyoner siyasetçi olan Recep

Tayyip Erdoğan bir gününü bana ayırsa.

İlla ve zorla bir evlilik programı seyrettiririm;

bak bu senin ülkende cereyan ediyor

diye…

Sonra İstanbul’da alışık olmadığı güzergâhlarda

bir tur attırırım özellikle iş çıkışı

saatlerinde…

Asla halktan kopuk bir lider/insan olduğunu

düşünmüyorum ama üzülmesin/ kızmasın

diye birçok meselenin kendisine perdelendiği

muhakkak.

Ne fantezi ama değil mi?

Sonra bir çay eşliğinde Erdem Beyazıt’ın

“Sana, bana, vatanıma…” şiirini okumasını

isterim.

Birbiri ardına son dakika gelişmelerinin tecavüzü

altındayken, bir arkadaşımın yolladığı

linkten dinledim cep telefonu marifetiyle…

Akıllara ziyan…

Hem şiir öyle, hem Tayyip Bey’in seneler

önce kayda alınan okuyuşu…

Aslında milletvekili olabilmek için adam

gibi şiir okuyabilme şartı aransa yeridir.

Veya belini kırmadan bir türkü icra edebilme

mecburiyeti.

Gönül derinliğine, söz söyleme kabiliyetine,

insaf ve izan sahibi olmaya işaret eder şiir

okuyabilmek, türkü söyleyebilmek…

Velhasıl…

FETÖ, PKK, terör, beceriksiz muhalefet,

sinsi yayınlar…


10

13 EKİM 2016 PERŞEMBE Gündem haber@yenibirlikgazetesi.com

“ÖSO’nun Menbiç Cebinde Yakaladığı” IŞİD’in Çocuk Savaşçıları Üzerinden:

ÖLÜMLE OYUN OYNAYAN OYUNCAKLAR!

Ve Asıl IŞİD Tehdidi.

keskin nişancı olarak ve gerçek hedeflerle oynuyorlar.

HHH

Fırat Kalkanı Harekatı

kullandıkları biliniyor. Bu oyun sadece gerçek

Konuyla ilgili çok önemli

kapsamında ÖSO güçleri

Hem de oldukça çatışma ortamlarında da yaşanmıyor.

DAAŞ (IŞİD-İLTÖ-Irak

bir başka boyut daha var:

güneye doğru ilerliyor.

etkin ve fazlaca.

Zor bir harekat.

Nedeni onlar için Terör örgütlerinin eğitim Sahadaki kaynaklar,

ÖSO’nun geçirdiği bütün coğrafyalarda

Levant Terör Örgütü) ele

Ortalık mayından, bubi-tuzak,

çok basit: Zira çocuk verdiği kamplarda gerçek

patlayıcıdan geçilmiyor.

ve genç kızların silahlar ve gerçek hedefler

bütün okulları önce kapattı.

Sahadaki kaynaklar,

parmak hassasiyetleri

yetişkin erkeklere ‘Elinden kaybetmeden sırasında pek

kullanılıyor.

bu zor ilerleyiş

Sonra kendi tekfirci ideolojisiyle

eğitim vermek üzere

ÖSO’nun bu zor ilerleyiş sırasında

pek çok ağır çatışmaya

+

göre çok daha yüksek.

Bu özellikleriyle Palmira’yı çocuk savaşçıların

Yaklaşık 3 senedir Suri-

önce’ Suriye’deki antik kent çok ağır çatışmaya

girdiğini,

geri açtı.

girdiğini, karşı saldırılara maruz

kaldığını, pusu ve baskınlar ARTI genç kız ve çocuklar, eğitildiği kamplardan birine

ye’de, 2,5 senedir de Irak’ta

verdiğini, bombalı araç ve intihar

ağlarına düştükleri dönüştüren DAAŞ, silahlı karşı saldırılara

saldırılarına uğradığını ifade ediyor.

Bununla birlikte ÖSO’nun

elinde birer ölüm parkurlarında canlı hedefleri

jisiyle genç zihinleri enjekte

STRATEJİ

okullarında verdiği eğitimlerle

terör örgütlerinin çocukları soktuğu ölüm maruz kaldığını, DAAŞ, kendi tekfirci ideolo-

TSK desteğinde ilerleyişine devam ettiği, makinesine dönüşüyorlar.

pusu ve baskınlar

verdiğini, Ve asıl bu zihinler üzerin-

kullanmıştı. Çocuk savaşçılar

ediyor.

yaşanan bu çatışmalarda bir kısım IŞİD Aynı zamanda birer istismar aracına! burada oyun oynarcasına

(DAAŞ-İLTO) teröristini de canlı olarak ele Özellikle bunların bir kısmını meskun turuncu tulumlar giydirilmiş bombalı araç ve den geleceğe yerleşiyor.

geçirdikleri haber veriliyor.

mahal çatışmalarında gördük. Başlarına canlı insan hedeflerini öldürmüştüsul’da,

Telafer’de, Rakka’da,

intihar saldırılarına

uğradığını Deyrezzuz’da da değil, etki

Sadece buralarda, Mu-

YALNIZ BUNLAR 3’ü ÇOCUK! nelerin geldiğini de. “PKK’lı dağ kadrosu

Yani IŞİD’in ÇOCUK SAVAŞÇILARI. erkeklerin YPS’li genç kızları nasıl istismar Bununla birlikte DAAŞ’ın

Bir ve ikinci fotoğraflarda görülen 8 ettiklerini” bizzat kendileri anlattılar. çocuk savaşçıları infazlarda ifade ediyor. ürettiği, etkileyebildiği her

Ekim’de Rail köyünde ele geçirilmiş. Aynı zamanda genç kız-kadın ve da kullandığı biliniyor.

coğrafya da, etkileyebildiği

Üçüncü fotoğrafta görülen 6 Ekim’de çocuklar ‘dikkat çekmeme ve sızma

DAAŞ bunlara ait pek çok görseli şu her zihinle kendini geleceğe taşıyor.

Ziyadiye köyünde.

etkinlikleri nedeniyle’ PKK-YPG-DAAŞ ana kadar pek çok kereler paylaştı.

“Ellerine silah almamış olsalar bile”

FOTOĞRAF 1 FOTOĞRAF 2

Dördüncü fotoğrafta gözüken ise 5 başta olmak üzere pek çok terör örgütü Ailelerinden zorla alınan, kaçırılan, kendi okullarında eğitim verdiği bu çocuklar,

IŞİD’ten etkilenen bütün insanlar, el-

Ekim’de Türkmenbarih köyünde yakalanmış.

kullanılıyorlar.

larında kaybetmiş çocukları ele geçiren lerinde silah olan çocuklar zihin savaşının

tarafından İNTİHAR BOMBACISI olarak çalınan veya ebeveynlerini çatışma ortam-

Özellikle Türkmenbarih köyünde

Bunların PKK safında olan genç kızları DAAŞ, o çocukların masum beyinlerini yani asıl savaşın (Kavramsal savaşın) birer

ele geçirilen DAAŞ’lı çocuk savaşçının başta Ankara ve Bursa olmak üzere Türkiye’deki

canlı bomba eylemlerinde, keskin cihatçılığa inandırmadı, cennetle kandır-

Aynı şey değişik versiyonlarıyla PKK’da

sadece yıkamadı. Sadece tekfirciliğe, IŞİD teröristine dönüşüyorlar.

ÖSO’ya zor anlar yaşattığı ifade ediliyor.

DAAŞ’lı çocuk savaşçı elindeki keskin nişancı olarak çatışma alanlarında... IŞİD madı.

da var.

nişancı tüfeğiyle, çatışma bölgesinin gerisindeki

hakim çatılardan ÖSO’yu etkili bir Suriye ve Irak’taki bütün mücadele alanla-

kalmadı.

büyük çok daha tehlikeli bir tehdit.

safında ise çocuk intihar bombacılarını Onları bugün böylece kullanmakla da Ve bu tehdit, silahlı tehditten çok daha

şekilde ateş altına almış. Oldukça isabetli rı başta olmak üzere Gaziantep saldırısında

gördük.

Onlar üzerinde geleceğe yerleşiyor!!! n Bundan yaklaşık bir yıl kadar önce

KALMAYACAK TA!

Hemen aklıma geliveriyor:

atışlarla zor anlar yaşatmış.

Sonra oyun bitmiş.

HHH

DAAŞ’ın YPG’nin, PKK’nın ürettiği Rakka’da bu çocuklardan biri kendi öz babasını

“Kafir” olduğu gerekçesiyle katletti.

En nihayet IŞİD’li çocuk savaşçıyı canlı

İlginç bir şekilde çocuk savaşçılar, kanlarla düşmanlıklarla fikirlerle ideolojilerle

büyüyen bu çocuklar, terörün

olarak ele geçirmişler.

gerçek çatışma alanlarında ve ölüm

n Yine bu çocuklardan biri, bu sefer

Şimdi siz lütfen, ölümle oyun oynayan

muhakkak noktalarında kendilerini oyun felsefesini, düşmanlığını, bölücülüğünü,

Membiç’te, “IŞİD’in ‘katl (idam) kararı’ verdiği

babasını” bizzat kendi elleriyle infaz etti.

bu çocukların gözlerine bakın.

oynuyor sanıyorlar.

tekfirciliğini, ideolojisini, düşmanlığı ve

Önce birer çocuk olduklarını, gerçekten

Öyle eğitiliyorlar, öyle güdülendiriliyorlar,

beyinlerini öyle yıkıyorlar.

DAAŞ ise yok olmuyor.

Terör örgütleri, genç kız ve çocukları

dönüşen evrelerini geleceğe taşıyorlar.

HHH

görün.

Sonra da gözlerindeki korkuyu.

Terör örgütlerinin elinde ÖLÜMLE Kavramlarıyla coğrafyaya ve geleceğe ölüm alanlarında kullanarak İNSANLIK

HHH

OYUN OYNAYAN BİRER OYUNCAĞA yerleşiyor.

SUÇU işlemeye devam ediyor.

Başta DAAŞ, YPG ve PKK olmak üzere

terör örgütlerinin çocuk ve genç kızları Ve onlar bu oyunları gerçek silahlarla yapmaya soyunmuyor.

lere destek vererek, o suça ortak

dönüşüyorlar.

Ve kimse bu kavramsal mücadeleyi Bazı her şeyi bilen devletler de o örgüt-

olmaya.

Abdullah AĞAR

abdullahagar@gmail.com

FOTOĞRAF 3 FOTOĞRAF 4

TAZİYE

İstanbul - Eskişehir eski Milletvekilimiz;

58, 59 ve 60. T.C. hükümetlerinde Maliye Bakanı

ve eski yönetim kurulu üyelerimizden

Kemal Unakıtan’ı

kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.

Merhuma Allah’tan (cc.) rahmet, ailesine

ve sevenlerine başsağlığı

ve sabr-ı cemil niyaz ederiz.


Ucuz tehditler,

büyük oyunlar

Genç bir uluslararası ilişkiler öğrencisiyken okuduğum

Kenneth Waltz”ın: “İnsan, Devlet ve Savaş”

adlı kitabında savaşların üç nedenle ortaya çıktığını

öngörüyordu. Waltz’a göre savaşların nedeninin ilk basamağını

insanın ilk çağlardan beri içinde taşıdığı yırtıcı, av

peşinde koşan doğası oluşturuyordu. İkinci düzeyde ise

devlet halkının ulusal çıkar olarak adlandırılan gereksinmelerini

karşılamak ve bu gereksinmelere cevap vermek için

savaşıyordu. Nihayet, üçüncü düzeyde uluslararası sistemin

anarşik yapısı nedeniyle tehlikelerin nereden geleceği

bilinmediği için ani patlayan tehditler karşısında devletler

önceden savaş hazırlığı yapıp ilk yakın tehlike karşısında

savaşa giriyordu.

Ortadoğu’daki çatışmalara yukarda belirttiğimiz teorik

açıdan baktığımızda, örneğin 1950’lerde Batı’nın çıkarları

açısından Ortadoğu’daki ülkelere el attığını görüyoruz.

Sovyetler Birliği’nin sıcak denizlere inmesini önlemek ve

petrole sahip olmak için önce NATO’ya üye yaptığı Türkiye’nin,

seküler yapısını Araplarla ittifak için hafifleterek,

Bağdat Paktı’nın başına gelmesini teşvik etmesini örnek

gösterebiliriz. Türkiye,1946’da İsrail devletini tanıyan ilk

ülkelerden.1956 Arap-İsrail çatışması sırasında Mısır ve

Suriye’yi karşısına alıp Ruslarla, II. Dünya Savaşı sonrası,

Ortadoğu’da ilk çatışmasını yaşayan ülke oldu.1960’lardan

sonra Türkiye’nin Ortadoğu’da temkinli bir politika izlediği

görülüyor. Daha çok Kıbrıs’la meşguldü. Batı içinde Yunanistan’a

karşı denge oluşturuyordu.1991’de Sovyetler Birliği

çökünceye kadar Ortadoğu’dan bazı tehditler geldi. Bazı sol

eylemlerden sonra özellikle 1970-1984 yılları arası Türkiye

Ermeni terörü ile uğraştı. Bu

tehditler Türkiye’yi çok rahatsız

edecek düzeyde değildi.

Hasan KÖNİ

+ ARTI

GÜNDEM

twitter.com/gazetebirlik

hkoni@yenibirlikgazetesi.com

Askeri açıdan,

Amerika koalisyon

güçlerini ve

YPG’li Kürtleri

sahaya sürüyor.

Yüksek teknoloji

kullanmak

yeterli. Karşıdaki

düşmanın roketleri,

uçakları,

deniz gücü yok.

Özel kuvvetler,

insansız uçaklar,

havadan bombalama

yeterli

oluyor.

Ancak, 1985’de uluslararası

alanda propaganda safhasını

tamamlayan Ermeni terörü biterken,

etnik terörün tırmanışa

geçmesi yani PKK hareketi ve

1993’de Amerikan’ın kurduğu

koalisyonunun Irak’taki

faaliyetleri Türkiye’yi derinden

rahatsız etmiştir. PKK eylemleri

Kuzey Irak’ta yuvalanarak

genişleme istidadı göstermiştir..

1994’de Ortadoğu’da barış

umudu ve görüşmeler var.

Ancak 1995’de barış görüşmeleri

İsrail Başbakan İtzak Robin

aşırı sağcı bir Musevi tarafından

öldürülmesiyle sarsıldı. Yapılan

bütün görüşmeler neticesiz

kaldı. George Bush’un başkanlığıyla

iktidara gelen Yeni

Muhafazakarlar lobileriyle birlikte

2003’te Irak’a müdahale

edip Saddam’ı devirince Arap

ülkelerinin İsrail konusunda

sessiz kalacağını zannettiler.

Sünni bölgelerde terör ve

ayaklanmalar başladı. 2008

yılında Irak’tan Afganistan’a

kadar Büyük Ortadoğu’da

savaşan Amerikan maliyesi

askeri masraflara dayanamadı

ve Amerikan halkı Wall Street

denen büyük mali şirketlerin

bulunduğu alanı işgal etti.

Amerika, Irak’ı Şii yönetimine

devredip, Arap baharından

sonra Suriye’ye yönelince çatışmalar büyüdü. İşin içine

Batılı koalisyonlar, Rusya, İran, Hizbullah girdi. 1914’te

DAİŞ hilafeti ilan etti. Irak ve Suriye’de önemli toprak sahibi

oldu. Terör ve göç hareketleri bu tarihten sonra yoğun

bir biçimde Batılı devletlere yöneldi. Batılı kaolisyon DAİŞ’i

bitirme kararı aldı.. Altmış beş devleti kapsayan koalisyon

nedense bir türlü DAİŞ’e galebe çalamadı.

2015’te Rusya bütün gücünü Esad’ın arkasına yığınca

DAİŞ konusunda dengeler değişmeye başladı. Amerikalı

siyaset bilimcisi P.Chamberlain’e göre, Amerika’nın zayıf

ülkelerde yürüttüğü savaş, basında çıkan gürültünün

aksine çok zorlu bir eylem değil. Yazar, Ortadoğu ve diğer

Müslüman ülkelerde yapılan teröristlerle ilgili savaşları

“ucuz tehditler” olarak niteliyor. Bunun nedeni, bu savaşların

Amerika’ya siyasal açıdan, askeri kayıplar açısından

ve materyal açısından çok büyük yükler getirmemesi.

Askeri açıdan, Amerika koalisyon güçlerini ve YPG’li

Kürtleri sahaya sürüyor. Yüksek teknoloji kullanmak

yeterli. Karşıdaki düşmanın roketleri, uçakları, deniz gücü

yok. Özel kuvvetler, insansız uçaklar, havadan bombalama

yeterli oluyor. Yazara göre, çabuk kazanılmayan

savaşlarda Amerika’nın yüksek maliyeti göze alamadığı

algısı doğuyor. Ortadoğu’daki çatışmaları diğer yönden

yorumlayanlar ise Amerikan askeri-endüstriyel üretim

yapısının karşısında Rusya ve Çin gibi düşmanlar istediğini

belirtiyorlar Böylece F-35’ler, nükleer denizaltılar ve diğer

pahalı, ileri teknoloji gerektiren silahların eş değer düşman

karşısında üretilebileceğini, karlılık oranının böyle sağlanacağını

belirtiyorlar. Ortadoğu’da Rus-Amerikan anlaşmazlığının

arkasında, Başkan Obama’nın uzlaşmacı yaklaşımına

karşı çıkan, Pentagon lobisinin bulunduğunu düşünüyorlar.

Nihayet çok yönlü düşünen bir başka araştırmacı grubu

ise, DAİŞ’in çözülüp, Ortadoğu’da barış olması durumunda

Amerika’nın bölgeyi terk edeceğini ve bu gelişme

karşısında İsrail’in çözemeyeceği sorunlarla Filistinlilerin

karşısında yalnız kalmak istemeyeceğini savunuyorlar.

Rusya ile anlaştıktan sonra Cerablus operasyonlarını

gerçekleştiren Türkiye’nin şöyle ilginç bir durumu var.

YPG’nin Suriye’nin kuzeyinde birleşik bir güç oluşturmasını

önleyen Türkiye Irak’ta Musul üzerine yapılacak operasyonlarda

Irak hükümetinin ve Amerika’nın muhalefetiyle karşılaşıyor.

Suriye’de yapılacak El Bab ve Rakka operasyonları

ile ilgili olarak YPG tarafında Amerika var. Rakka’dan

Halep’e yapılacak bir operasyonda ise karşımızda Suriye,

Rusya ve İran’ın desteklediği Hizbullah var. Öte yandan,

Amerika, Rusya ve Türkiye arasında ılımlı muhalefetin kimlerden

oluştuğu konusunda tam bir uzlaşma yok.

Bu karmaşık durum, Amerika’nın Libya’yı bombalamasında

olduğu gibi, Suriye’yi bombalaması ve Rusya’nın

“yanlışlıkla” cevap vermesi gibi bir sonuca varabilir. Türkiye’nin

yapması gereken büyük güçler arasında dengeyi

ve itidali sağlayan bir güç algısı yaratması olacaktır. Aman

karmaşanın içine çekilmeyelim.

haber@yenibirlikgazetesi.com

Dünya

Suriye için iki günde

IKI TOPLANTI

KANADALI gazeteci Christian

Borys, geçen hafta Twitter hesabında

modifiye ile Rus jetlerine

benzetilen ABD savaş uçaklarının

görüntülerini paylaştı.

ABD’nin FA-18 jetlerini Rus Hava

Kuvvetleri’nin SU- 53 jetleri ile

aynı renge boyaması, iki ülke

ilişkilerinin gerildiği bu günlerde pekçok komplo teorisinin

üretilmesine yol açtı.

‘WASHINGTON, MOSKOVA SUÇLAMAYI PLANLIYOR’

Borys’in paylaşımı sonrası sosyal medyada yapılan

yorumlarda Washington’ın Suriye’de yanıltma harekatı düzenlemeyi

ve bunlar için Moskova’yı suçlamayı planladığı

görüşü öne çıktı. ABD ordusunun 1970’lerden beri askeri

savaş oyunları esnasında “saldırgan filosu” kullandığı

biliniyor. Ancak uçakların Rus jetleriyle neredeyse birebir

boyanmış olması şüpheleri artırdı.

Internet üzerinden habere getirilen yorumlarda,

ABD’nin USS Liberty ve Küba füze krizi benzeri “sahte bayrak”

operasyonu yapmak niyetinde olabileceği komploları

‘Musul operasyonunda biz de varız’

Şii liderden

mezhep

savaşı tehdidi

n ŞII MILIS grubu Haşdi

Şabi bileşenlerinden Esayib

Ehli Hak lideri Kays Gazali, “Musul

savaşında, İmam Hüseyin’in

intikamını alacağız” dedi.

Irak’ın Hille kentindeki Aşure

Matemi töreninde konuşan Gazali,

“Musul’u kurtarmak, İmam

Hüseyin’in intikamını almak olacak.

Çünkü onlar, İmam Hüseyin’i

öldürenlerin torunudur” dedi. Şii

lider, Türkiye’nin operasyonda

yer almasına ilişkin ise şunları

söyledi: “Bu operasyona katılmalarına

izin vermeyeceğiz. Musul’a

gidip orada kalacağız.” dedi. Irak

Hükümeti tarafından desteklenen

Haşdi Şabi bünyesinde 67

silahlı grup bulunuyor. DAEŞ’in

kontrolü altındaki bölgelere düzenlenen

operasyonlara katılan

Şii milislerin yaptıkları, Sünniler

tarafından tepkiyle karşılandı.

Sünniler bu yüzden, milislerin

operasyonlara katılmasına karşı.

“Talbise yok

ediliyor, dünya

nerede?”

n SURIYE’de rejim güçleri ve

Rus savaş uçaklarının 10 Ekim Pazartesi

günü hava saldırısı düzenlediği

muhaliflerin kontrolündeki

Talbise’de görev yapan Suriyeli

bir doktor, uluslararası camiayı

ve Müslüman dünyasını kentte

yaşananlara duyarsız kalmakla

suçladı. YouTube’da yayınlanan

videoda, doktor olduğu belirtilen

kişi, “Suriye vuruluyor. Talbise varil

bombalarıyla, füzelerle, roketlerle,

paraşüt bombalarıyla yok

ediliyor. Müslüman dünyası nerede,

alimler nerede, uluslararası

camia nerede? Hakkımızı helâl

etmiyoruz” diyor. Humus’un

kuzeyindeki Talbise’ye yönelik

saldırıda, Londra merkezli Suriye

İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre

en az bir kişi hayatını kaybetmiş,

onlarca kişi yaralanmıştı. Yaralılar

arasında çocuk ve bebekler

de vardı. Rejim yanlısı medya

kuruluşlarınca “silahlı grupların

vurulduğu” ifade edilen saldırıda

yaralananlardan biri de Âya’ydı.

Türkiye’nin,

Başika

kampında

eğittiği Haşdi

Vatani’nin

askeri sözcüsü

Haysem El Enizi,

Irak ordusu

komutası

altında Musul

operasyonuna

katılacaklarını

söyledi. Erbil’de

Al Jazeera’ye

konuşan El

Enizi, Başika’da

eğitilen üç bin

kişilik güce üç

ay içinde üç bin

kişinin daha

ekleneceğini

belirtti

Musul’un DAEŞ’ten kurtarılması

için Irak ordusu, Irak Kürt Bölgesel

Yönetimi’nin (IKBY) askeri

gücü peşmerge ile koalisyon güçleri

yakında ortak operasyon başlatacak.

KDP (Kürdistan Demokrat Partisi) Musul

sözcüsü Said Mamuzini, operasyonun

yakında başlayacağını ve DAEŞ’in

Suriye’ye kaçması için de bir yolun açık

bırakılacağını söyledi. 2014 yılının haziran

ayında DAEŞ tarafından işgal edilen

Musul kentinin alınması için yapılacak

operasyon kapsamında ABD önderliğindeki

koalisyon güçleri, hava ve lojistik

desteği veriyor. Koalisyon uçakları

operasyon öncesi Musul kent merkezindeki

DAEŞ mevzilerini yoğun bir şekilde

bombalarken, DAEŞ’in Musul’dan

Suriye’ye kaçması için bir yol açacağı

ve bu yoldan kaçanlara bir müdahale

olmayacağı öğrenildi. Operasyonda

5200 ABD askeri görev alacak. Almanya,

Fransa, Kanada ve İtalya askerleri de

operasyon kapsamında Erbil’e gelirken,

askerlerin operasyonda daha çok teknik

boyutlu ve koalisyon uçaklarıyla koordinasyon

içinde çalışacakları öğrenildi.

ABD’nin Suriye’deki jetleri

neden Rusya’nınkilerle

aynı renkte?

dillendirildi. Daha sonra bir

mesaj daha atan Borys, “ABD,

‘taarruz birliklerini’ pilotları

eğitmek için kullanıyor.

Komplo teorilerine son verin”

diye yazdı. Ancak bu ileti,

komplo teorilerini durdurmaya

yetmedi. Run yayın organı

Russia Today (RT), görüntülerin Rus-Amerikan ilişkilerinde

gerilimin yükseldiği bir dönemde, komplo teorileri açısından

“verimli bir zemine” düştüğüne dikkat çekti. ABD’nin

Suriye’de Rusya ile işbirliğini askıya aldığı bir dönemde

kamuoyuna yansıyan bu görüntülere verilen tepkilerin

bazıları şöyle: New Eastern Outlook: Sonrasında Rusya’yı

suçlamak için ABD tarafından diğer bir yanıltma harekatı

düzenlendiğine dair kokular gelmiyor mu? Colin McKay:

İşte başlıyoruz… ABD, Rusya’yı suçlamak ve savaş gerekçesi

sunmak amacıyla “sahte bayrak” hazırlığı yapıyor.

NedoUkrainka: Yeni bir durum söz konusu değil. Görünen

o ki, Küba’daki sahte bayrak senaryosu tekrarlanıyor.

‘Schreeuwer’ Niek N: Sahte bayrak, ABD’nin alametifarikasıdır.

Türkiye’nin, Başika kampında eğittiği Musullu

Sünni güçlerden oluşan Haşdi Vatani’nin askeri

sözcüsü Haysem El Enizi, Haşdi Vatani’nin

bugüne kadar eğitilen üç bin kişilik savaşçısının

Irak ordusu komutası altında Musul operasyonuna

katılacağını, operasyon sonrası da kent merkezinde

güvenliği yine Irak ordusuyla birlikte sağlayacağını

söyledi.

“TÜRK ASKERI BAŞIKA’DA EĞITIM IÇIN KALACAK”

El Enizi, operasyon için görüşen Amerikalı,

Iraklı ve Türk yetkililerin bu konuda fikir birliğine

vardığını söyledi. “Şu an Peşmerge’nin olduğu

kuzey ve doğu bölgesinden operasyona katılacak

Haşdi Vatani. Tamamen Irak ordusunun komutası

altında olacak. Türk askeri Başika’da eğitim

için kalmaya devam edecek. Bu şekilde bu sayıyı

artırmayı hedefliyoruz. Hedefimiz üç ay içinde

Nasrallah: DAEŞ Suriye’ye kaçmasın

Operasyon 3 aşamalı olacak ve ilk aşamada

Musul’un çevresinin tamamının

alınması hedeflenecek. Diğer aşama ise

kentin kenar mahallelerinin alınması ve

son aşama ise kent merkezinin alınması

olacak. Peşmerge ile Irak ordusu ortak

operasyon yapacak. Musul’un kuzeyi,

doğusu, güneydoğusu ve batısı peşmergenin

kontrolünde. Bu cepheler Musul

kent merkezinden sadece 25 kilometre

uzaklıkta. Musul’un güneyi ise Irak

ordusunun elinde bulunuyor.

‘KAÇACAK SİVİLLER

İÇİN 5 KAMP YAPILIYOR’

Musul’dan büyük bir göç beklenirken,

1 milyon civarında insanın göç

edeceği tahmin ediliyor. Göç edecek

siviller için Irak Kürt Bölgesel Yönetimi

5 kamp kuruyor. Irak hükümeti ise

kasabası çevresinde bir kamp kuruyor.

Mamuzini, şöyle konuştu: “Irak ordusu

ve peşmerge güçleri son hazırlıklarını

yapıyorlar. Musul sınırına ağır silah sevkiyatı

yapıyorlar. Almanya operasyon

nedeniyle peşmergeye Milano silahları

verdi. Bu silahlar güçlü silahlardır.

11

13 EKİM 2016 PERŞEMBE

Moskova’dan gelen açıklamaya

göre; ABD, Rusya, Türkiye,

Suudi Arabistan, Katar ve İran

İsviçre’nin Lozan kentinde

Suriye’deki iç savaşı görüşecek.

ABD de Pazar günü Dışişleri

Bakanı Kerry’nin Londra’da

“önemli müttefikler”le aynı

konuyu görüşeceğini duyurdu

Rusya Dışişleri Bakanlığı, İsviçre’nin

Lozan kentinde ABD, Rusya,

Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve

İran dışişleri bakanlarının toplanacağını

açıkladı. Cumartesi günü toplanması beklenen

zirvede, Suriye’deki iç savaşı durdurmak

için atılacak adımlar ele alınacak.

ABD Dışişleri Bakanlığı, Cumartesi günkü

toplantıdan sonra Pazar günü Londra’da

Suriye krizinin çözümü konusunda uluslararası

bir toplantı daha yapılacağını

duyurdu. Bakan Kerry’nin yapacağı ziyaretlere

dair detaylı bilginin paylaşılmadığı

açıklamada, “Bakan Lozan’da önemli

müttefiklerimizin dışişleri bakanları ve

Londra’da ise bölgesel ve uluslararası

önemli müttefiklerle bir araya gelerek,

şiddetin azalması ve insani yardımların

ulaşımı dahil üzere çok taraflı olarak

Suriye krizinin çözümü konularını ele

alacak” ifadesine yer verdi. ABD ve Rusya

uzun bir müzakere sürecinden sonra 9

Eylül’de Suriye’de ateşkes uygulanması

konusunda anlaşmıştı. 12 Eylül’de yürürlüğe

giren ateşkes ABD’nin Suriye’de

Esed rejimine ait güçleri bombalaması ve

Rusya ile rejimin Halep’te insani yardım

konvoyunu hedef almasından sonra

çökmüştü. 19 Eylül’den bu yana Halep

yoğun bombardıman altında. En az 400

sivil öldü, yüzlerce kişi yaralandı.

ABD yönetimi 3 Ekim’de, Rusya ile

Suriye’de çatışmaların durdurulması

anlaşması çerçevesindeki ikili temasları

durdurma kararı almıştı.

sayıyı ikiye katlayarak altı bine ulaşmak. Çünkü bu

birlikler sadece DAEŞ’ten temizleme operasyonu

sonrasında da güvenliği sağlamak için Irak ordusuyla

birlikte Musul’da kalmaya devam edecek.”

“HAŞDI ŞÂBI İRAN’IN ADAMLARIDIR”

“Haşdi Şâbi çoğunluğu İran’da eğitim almış,

(İran Devrim Muhafızları Komutanı) Kasım Süleymani’nin

adamlarıdır. Irak Savunma Bakanlığı’na

da bağlı olmadıkları için eylemlerinin cezalandırılması

da söz konusu olmuyor. Musul’a girmeleri

çok büyük sorunlar doğurur. En büyük sorun da

Telafer’de olacak. Buradaki Haşdi Şâbi grupları Telafer’den

DAEŞ geldiğinde güneye kaçan Şii aşiretlerden

oluşuyor. Burada bu güçlerin varlığı, Sünni

Türkmenlere yönelik çok kötü sonuçlar doğurabilir.

Haşdi Vatani’nin ise coğrafi ve fiziki olarak buraya

girmesi mümkün değil.”

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah,

Musul operasyonu başladığında

bu kentteki DAEŞ mensuplarının Suriye’nin

doğusuna kaçabileceği konusunda

uyardı. Musul’dan bir kaçış

yolunun olmaması gerektiğini savunan

Şii lider, Iraklı yetkililere seslendi,

‘ABD’nin oyununa gelmeyin’ dedi.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, Beyrut’un

güneyinde Şiilerin ağırlıkta

olduğu bölgede Aşura günü münasebetiyle

bir konuşma yaptı. Nasrallah

ABD’nin Musul’daki DAEŞ unsurlarına

Suriye’ye doğru kaçış yolu sağlamak

istediğini söyledi. Iraklı yetkililere seslenen

Nasrallah, buna kesinlikle müsaade

edilmemesi gerektiğini vurguladı:

“ABD’nin bu oyunları Musul’daki zaferinizi

boşa çıkaracak. Oradaki DAEŞ

mensuplarının tutuklanması ve yargılanması

gerek. Onların Suriye’ye kaçışına

müsaade edilmemeli. Bu Irak’a bir

tehdit kaynağı oluşturacak.” Irak Savunma

Bakanlığı, Musu’u kurtarma

operasyonuna katılmak üzere bazı askeri

birlikleri Musul’un çevresine sevk

ettiğini duyurdu. Bakanlığın açıklamasında,

sevk edilen güçlerin içinde zırhlı

araçların ve 9. Tümene bağlı askerlerin

de olduğu belirtildi.

DAEŞ’in Suriye’ye kaçması için bir yol açık bırakılacak

Fransa ve Amerika da peşmergeye silah

yardımında bulundular. Fransa uçakları

operasyonda aktif olarak yer alacak.”

‘MUSUL’DA 7 BİN DAEŞ MİLİTANI VAR’

DAEŞ’in Musul’dan Suriye’ye kaçması

için bir yolun açık bırakılacağına

dikkat çeken Mamuzini, şöyle devam

etti: “DAEŞ’in Suriye ve Telafer’e kaçması

için bir yol açık bırakılacak. Bu yolda

kaçanlara müdahale olmayacak. DAEŞ

şimdi Musul’da hendekler kazıyor ve

bombalı tuzaklar kuruyor. Musul’da 7

bin civarında DAEŞ militanı bulunuyor.

DAEŞ’in Musul’da eski gücü kalmadı.”

Musul’dan büyük bir göç dalgasının

yaşanabileceği uyarısında bulunan

Mamuzini, “Musul’da bir milyon üç yüz

bin insan yaşıyor. Bir milyon insan Musul’dan

göç edebilir.” dedi. Mamuzini,

“Operasyonun siyasi boyutu konusunda

sorunlar var. Şimdi onlar çözülmeye

çalışılıyor. ABD, Türkiye ve Irak hükümeti

ile görüşerek sorunu çözmeye

çalışıyor. Musul’un alınmasından sonra

sorun çıkabilir” diye konuştu.


12

13 EKİM 2016 PERŞEMBE Buluşma Noktası bulusmanoktasi@yenibirlikgazetesi.com

Kültürümüzde ‘Tekbir’

İletişim kurmanın ana amacı

tebliğ ve irşat vazifesidir.

Bununla birlikte tebliğ ve irşad ile görevli

kişiler de iletişimin sırlarına vakıf

olmaları beklenir. Geçenlerde

Kültür ve Turizm Bakanımız Nabi

Avcı beyin

“Tekbir”

Ümit G. CEYLAN

+ ARTI

BULUŞMA

NOKTASI

uceylan@yenibirlikgazetesi.com

ile ilgili bir

beyanatı

uyarı niteliğindeydi.

Bir açılışta

yerli yersiz

“Tekbir”

diye bağırmanın

örfümüzde yeri

yoktur uyarısı tartışmalara

ve polemiklere

sebep oldu. Kurumsal bir

açılış töreninde programın disiplinini

ve ciddiyetini bozacak sloganik terimler kullanmak, hatta dini

değerlere sloganik karakterler yüklemek hiç doğru olmasa gerek. Bir camiide bile

cemaatten birisi kalkıp “tekbir” diye bağıramaz. Camii cemaati imama uymak

zorundadır. Usul adap bunu gerektirir. Bu bir kültür haline gelmiştir.

Tekbir sloganik bir karakter değildir

Eğer slogan söylenecekse kurumsal iradenin emrinde söylenir. Yoksa organizasyonun

ciddiyetini sabote etmek olur. Bu da bir nevi anarşi ve kaosu doğurur.

Konferansta konuşmacıya saygı duyarız, çünkü “tekbir” maksadını aşan sloganik ve

siyasi bir karakterle olur olmaz yerde organizasyonlarda söylemek bir anlamda gösteri

yapmak ve konuşmacıların hakkına riayet etmemek demektir. Eğer bir açılış, bir

konferans, bir vaazda konuşmacı ya da vaiz “tekbir” getiriyorsa, izleyiciler ve dinleyiciler

ona eşlik edebilirler ki; istenen budur. Bunda bir mahsur yoktur. Konferansın

ve vaazın tamamlayıcı bir unsuru olarak görülür. Radikal ve köktenci akımlar usul,

adap tanımaz aynı zamanda örf ve kültürü kabul etmezler.

Dünya Kız Çocukları Günü’nde İslam dünyası

İslam dini kız çocuklarına özel bir anlam yüklemiştir. Onların yaratılıştan naif,

narin, duygusal ve sezgileri farklı oluşlarından kaynaklanan özellikleri vardır.

Cahiliye devrinde Arap kavminin kız çocuklarını

bir utanç vesilesi olarak görüp diri diri

toprağa gömmesi bugün de kızlarımızın istenmeden

evlendirilmesi, çalıştırılması onları diri diri

toprağa gömmekle eşdeğerdir. Dinimizi eksik ve

hatta hiç bilmediğimizden kaynaklanan kulaktan

dolma bilgi, örf, adetlere göre karar verilmesi

toplumda derin acılar ve travmalar yaratmaktadır.

Oysa evladın kız veya erkek oluşundan çok

hayırlı evlat olması önemlidir. Soyunun devam

edemeyeceğinden korkan aileler

Hz. Muhammed’i örnek

13 EKİM 2016 PERŞEMBE

İMTİYAZ SAHİBİ

AVNİ ÖZGÜREL

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

OKAN SARIKAYA

YIL: 1 SAYI: 214

FORUM BASIN YAYIN TİCARET A.Ş. ADINA

YAYIN DANIŞMANI

PERTEV ATASAY

MEDYA GENEL MÜDÜRÜ

ELİF EREN ÖVDÜR

Tel: 0212 212 10 00

Faks: 0212 212 18 92

Zeon Medya Prodüksiyon ve

Reklam Hizmetleri Tic.Ltd.Şti.

Prof. Nurettin Mazhar Öktem

Sok. Mega Medya Center

No: 6/B 34381 Şişli/İstanbul

İDARİ GENEL MÜDÜR

ÖZGÜR YİTER

YAYIN TÜRÜ: YAYGIN SÜRELİ

YÖNETİM YERİ

Abbasağa Mah. Yıldız Cad.

No:49/3 Tevfikpaşa Konağı

34353 Beşiktaş/İstanbul

TEL: 0212 258 47 02

bilgi@yenibirlikgazetesi.com

S.YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

HÜSEYİN YILMAZCAN

HABER MÜDÜRÜ

MUSTAFA YAŞAR

EKONOMİ

YILDIRAY GÖKKAYA

DIŞ HABERLER

NAĞME CANDOĞAN GÖNENÇER

MAGAZİN

SİNAN TOSUN

SPOR

HAMZA GEZMİŞ

KÜLTÜR-SANAT

SEMA SEZEN

OTOMOTİV

AHMET ÇELİK

SAĞLIK

ESRA KAZANCIBAŞI ÖZTEKİN

TEKNOLOJİ

ERSİN AKMAN

BASKI:

İhlas Gazetecilik A.Ş.

Merkez Mah. 29 Ekim Cad.

İhlas Plaza No: 11 A41 Yenibosna/İstanbul

Tel: (0212) 454 30 00

DAĞITIM: Turkuvaz

twitter.com/gazetebirlik

YENİBİRLİK, basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.

Yenibirlik Gazetesi ve eklerinde yayınlanan yazı, haber ve fotoğrafların

her türlü telif hakkı Forum Basın Yayın Ticaret A.Ş’ne aittir. İzin

almadan kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

almazlar mı?

Hz. Peygamberin soyunun kız evladı olan

Hz. Fatma annemizden devam etmesi kız erkek

ayrımının ne kadar yanlış olduğunu anlamak

SLOGAN SiYASi MiDiR?

BIR reklam tekniği olarak biliriz sloganı. En azından

sokaktaki sıradan vatandaşa sorsak böyle bir cevap

çıkacağından kuşkumuz yoktur. Ancak bununda

ötesinde sloganın doğrudan siyasi bir

amacı olmasa bile biz seçimlerimizi belleğimizdeki

siyasi kodlara göre yaparız.

Sloganları yazanların hedef kitlelerin

siyasi tercihlerini bilirler ve ona göre

bizi yönlendirirler. Eğer çok bilinçli ve

seçici değilseniz sloganın hedefi içindesiniz

demektir. Fransız bilim insanı

Domenach ‘Politika ve Propaganda’

kitabında sloganı şöyle açıklamaktadır;

Slogan doğrudan doğruya politik tutkulara,

coşkunluğa ve kine seslenir.

ITRi’NiN TEŞRiK TEKBiRi

“A

llahû ekber, Allahû ekber, lâ ilâhe ilâllâhû

vallâhû ekber, Allahû ekber ve lillâhi’l

hâmd.”

Türkler İslam sanatlarını zirveye taşımışlar ve

yeniliklerle birlikte üst bir seviyeye adlarını İslam

sanatlarına yazdırmışlardır. Itri’nin Tekbiri

bir nağme içinde musıki ile bestelemesi

Osmanlı’da kabul görmüş ve Teşrik Tekbiri

olarak müzik tarihinde yerini almıştır. Teşrik

Tekbiri denmesinin nedeni de Kurban

bayramlarında namazlarda söylenegelen

bir adet olmasındandır. Itri’nin bestelemesiyle

musikimize kazandırdığı bu eşsiz nağme

“Tekbir’in gerçek ve olması gereken yerini

belirlemiştir. Tekbir namazlarımızda, tesbihatlarımızda,

sıkıntı ve dar anlarımızda huşu içinde

içten içe bazen de meydanlarda düşmana

karşı söylediğimiz ve sığındığımız zikirdir.

için en büyük örnektir. Bir hadisi şerifte “İçinde

kız çocuğu bulunan her eve gökten her gün 12

rahmet iner ve melekler o evi gece gündüz (aralıksız)

ziyaret ederler.” denilmektedir.

Kur’an-ı Kerim’de mealen, “Göklerin ve yerin

egemenliği Allah’a aittir. O dilediğini yaratır;

dilediğine kız çocukları bahşeder, dilediğine de

erkek çocukları bahşeder. Yahut erkek ve kız

çocuklarını birlikte verir. Dilediğini de çocuksuz

bırakır. Şüphesiz O her şeyi bilir, her şeye gücü

yeter.” buyurulur. (Şura, 42/49-50)

Bir başka Hadisi Şerifte

“Kimin üç kızı ve üç kız kardeşi veyahut da iki

kızı veya iki kız kardeşi olup da geçimlerini güzel

sağlar, onlar hakkında Allah’tan korkarsa, o kişi

için cennet vardır.” (Tirmizi, Bir 13)

“Her kim iki kız çocuğunu yetişkinlik çağına

gelinceye kadar büyütüp terbiye ederse, kıyamet

günü o kimseyle ben şöyle yan yana bulunacağız.”

(Müslim, Bir, 149; Tirmizi Bir, 13)

Yukarıdaki ayet ve hadisler bize insan olmanın

faziletini hep anlatıp dururlar. Bize düşen

araştırıp, okumak ve anlamaktır.

PEKi YA SEN KiMSiN?

Eğer dış görünüşümüz insanlığımızın ötesine geçiyorsa bir sıkıntı var demektir. Oysa hepimiz insanız.

Bir tebessüm bir merhaba bizi birbirimize bağlar. Coğrafi kimliğimiz, dilimiz, dinimiz, mezhebimiz,

giyim şeklimiz insan olmamıza engel değil. Asıl engel olan ön yargılardır. Ben senim sen de bensin.

Yok hiçbirimizin birbirimizden farkı.

http://gazetebirlik.com/video/tum-renklerimizle-bir-butunun-parcasiyiz-peki-ya-sen-kimsin

MANEVİ HAYATIMIZ

Cemâlnur

Sargut

Kur’an

ve İlim

Yasin suresinde “Hikmet

dolu Kur’an hakkı

için” buyurur Allahu

Azimüşşan. Hakîm, hikmetli,

hikmet söyleyen, hikmet

sahibi anlamlarına gelir. Allah;

anlamayı öğretendir. Cenab-ı

Peygamber hüküm ve hikmeti

öğretendir. Peygamberimiz

halkın idrak yollarını

bildiğinden; kendine mahsus

bir nur ile Kur’an öğrenmeye

sevk eder. “Hikmet” ten

maksat; hakikattir. Kur’an,

Allah’ın zâtının tecellîsi

yani özüdür. Bu da ilimdeki

hikmettir. Vehim ve hayal,

gözle görülenler üzerine

tefekkürdür. “Hikmet”;

gönül gözüyle şahadet edilen

imandır.

Güzel bir anlayış, sağlıklı

bir tefekkür, bütün hâl ve

hareketlerinde bilinçli olarak

samimi bir şekilde Allah’a

yönelmek, insanda hikmeti

doğurur.

Kur’an’ın hakikatinin

inmediği dört grup vardır.

Ahmed er-Rıfaî Hazretleri,

Kur’an’ın hakikatinin

inmediği, yani Kur’an’ı idrak

edemeyen dört grubun

olduğunu söyler;

1- Dünyaya meyledip, yarın

endişesi taşıyanlar

2- Devlet adamlarından

menfaati olanlar

3- Dünya ehlini beğenip,

onlara gıpta

edenler

4- Allah

sevgililerine haset

edenler

Allah, kendi

hakikatini

bildirmek için

farklılıklarından,

yani isim ve

sıfatlarından

ortaya çıkarak,

aşikâr olarak

gözükmüştür. Ama

Allah’ın kendi zâtı

sadece tekliktir.

Bunun için; Bir

ve tek: Allah’tır.

Çokluğun birliği ise

yaratılmışlardır ve

o da Peygamberin

hakikatidir.

Hz. Mevlana’ya

göre “Kur’an”;

Zaten Allah’ın

zâtının ilmi olduğu

için, en iyi tefsiri

gene Kur’an’ın

kendisidir ve ona

âşık olan gerçek

Müslümanlardır.

Ve diyor

ki Mevlana:

“Kur’an’ın mânâsını, sen gene

Kur’an’dan sor veya ona âşık

olanlardan sual eyle”.

Kur’an; birliğin anlatımıdır,

farklılıklardan birliğe gidişin

nasıl olması gerektiğini bize

öğretir. Onun için Kur’an;

“Birlik ve beraberlik”

demektir. Diğer kitapların

hepsi “Furkan”dır; ayrılıkları,

iyiyi kötüden ayırmayı ve

şeriatı öğretir. Kur’an, içinde

hem şeriatı öğretir, hem

şeriattan birliğe gitme yollarını

araştırır.

Kur’an’ın en büyük

özelliği, diğer kitaplardan

farkı: günümüzün ve sonsuza

kadar olan bütün maddî ilmin,

Kur’an içinde hikmet hâlinde

gizlenmiş oluşudur.

Bunun için bütün bilim

adamları, Kur’an’daki

hakikatleri keşfettikçe ilim

ortaya çıkmaktadır.

Günümüzde Kur’an’ı

Kerimi anlayabilmenin en iyi

anlamanın yolu; Peygamberin

hayatını çok iyi anlamaktır.

Bu da Peygamberin hayatı

“Ahlâk-ı Muhammedî”

dir. “Ahlâk”ın üzerinde çok

durmak lazım, çünkü biz

devletlerin değişen ahlâk

anlayışını değil; İslam’ın

değişmeyen ahlâk anlayışını

öğrenmek ve yaşamakla

yükümlüyüz. Hakiki

Müslümanlık bu demektir.

Peygamberin ahlâkı bize

yol gösterir. Bugün en büyük

problem; ahde vefasızlıktır,

sözünde durmamak, insanları

küçük görmek, kibir, kin,

nefret, kendine kötülük

edene kötülük etmek gibi

husumetler; Peygamberin

hayatından uzaklaşmanın

getirdiği neticelerdir.

Dolayısıyla herkes

birbirinin, o bütünün,

parçalarından ibarettir.

Dünya, bir karagöz perdesine

benzer; önünde birçok insan

görürsün, bazısına kızarsın,

bazısını seversin. Kızman

gerekene kızman, kişiye değil

de yaptığı olayın çirkinliğine

kızmandır. Bu da “Furkan”

dır ve doğrudur. Fakat kişiye

kızmaya başlamak, Kur’an’dan

uzaklaşmaktır. Çünkü karagöz

oyunu bittiğinde, arkadan

sadece tek varlık çıkar; o da

“Allah” tır, başkası yoktur.

Şeriatın bize vermek

istediği hakikatler üzerinde

aynı anda durulursa, o zaman

kalıplaşmış bir şekilden

uzaklaşıp, her

neyi ne için

yaptığımızı

bilerek yaparız

–ki bu da insanı

zevke, aşka

ve insanlığı

hoşgörmeye

götürür. Hâlbuki

sadece şekilde

kalırsak, daima

etrafımızı

tecessüs ederiz.

Hâlbuki biz

bu dünyaya

başkasının

kusurunu

değil, kendi

kusurlarımızı

düzeltmek için

geldik. “Başkası”

yoktur, kendi

aksimizin

dışarıdaki

görünümleri

vardır. Biz kimde

bir hata ve kusur

görüyorsak, o

bizdedir zaten.

Bu yüzden de

Kur’an’ı, birliği

ve beraberliği

sağlamak üzere

okumalı ve Kur’an’daki

ilimden yararlanmalı. Yoksa

oradaki her mânânın sadece

şeklini alırsak, o şekil bizi

hiçbir şeye götürmez. Mesela

“Yeşil yakar” ayetinin sadece

“Yeşil yakar” ını alırsak,

hiçbir şey ifade etmeyebilir.

Ama “Yeşil” in hakikatindeki

yakanın oksijen olduğunu,

yani klorofil olduğunu,

klorofilden de oksijenin

çıktığını görürsek Kur’an’daki

ilmi anlarız. Tabii ki biz bunu,

ancak ilim keşfettikten sonra

idrak edebiliyoruz. Mesela bu

ayetteki “Yeşil”; in bir manası

da “Hızır” demektir. Hızır;

“Kâmil insan” demektir. Kâmil

insan “Kişi üzerinde etkin

veya mucize yaratan insan

değil; Allah aşkıyla kişinin

kendi içindeki güzellikleri,

Allah aşkını ortaya

çıkartarak” kuldaki nefretleri,

kinleri, kötülükleri yakar.

Demek ki ayetlerin

hakikatine inmek lazım, yoksa

Mevlana’nın dediği gibi;

Kur’an’ı dıştan okursak sadece

Kur’an’ın enerjisini hissederiz.

Bu cevizleri saymaya benzer,

asıl içini yemek lazım.

Kur’an; birliğin

anlatımıdır,

farklılıklardan

birliğe gidişin

nasıl olması

gerektiğini bize

öğretir. Onun

için Kur’an;

“Birlik ve beraberlik”

demektir.

Diğer

kitapların hepsi

“Furkan”dır;

ayrılıkları, iyiyi

kötüden ayırmayı

ve şeriatı

öğretir. Kur’an,

içinde hem şeriatı

öğretir, hem

şeriattan birliğe

gitme yollarını

araştırır.


Bulmaca

haber@yenibirlikgazetesi.com

13 EKİM 2016 PERŞEMBE13

6 EKİM 2016 PERŞEMBE

Faizi Su

buharı olan

Saçma Pulu

sapan olmayan söz

Tasvir Slav

etme

Ezme işini

yapan Ateş

Fotoğraftaki

model,

manken

İskambilde

koz

Asya'da Bildik,

tanıdık bir göl

Kötü,

fena

Saçı

dökülmüş

olan (kimse)

Baryum İtibar

simgesi

Kuma,

Büyü, ortak

sihir

Varlıkları Beyaz

bildiren

Sunma sözcük

Eğik

olmayan

Renyum

simgesi

Tembih Lahza

Özen Uzak

Bir

Köstebek hastalık,

malarya

Mirasçı,

veliaht

Limited

(kısaca)

Halk

arasında Bir

hekim şeyin veya alt

bölümü eczacı

anlamında

Kötülük,

fenalık

Değersiz

Zaviye

Örülmüş

Çalma olan

Bir Tehlike ucu

çatal haber

değnek işareti

Sarı renkli

Direksiyon verimli

ile tekerlek balçık

arasındaki

bağlantı Sanı

Bir şeyin

çıkardığı Diğeri,

ince öbürüve

tiz ses

Fotoğraftaki

oyuncu şarkıcı

Süreçler Uygun

bulmama arası

iletişim

Her

birine iki

Şaşkınlık

bildiren

bir söz

Anadolu

Ajansı

Şarkı,

türkü

Sahip

Bir tür

Şaşma pudra

anlatan

Danadaki bir söz

sinirsiz et

Ekmek

Türk

Haberler

Ajansı

Engebe

Aza

Gerçekleştirilmesi

Görüntü,

hayalet, zamanaruh

bağlı istek

Fotoğraftaki

sunucu ve

oyuncu

Moğolistan

halkından

olan

+ işaretinin

adı, zait

Bir tür tatlı

çörek

Tren yolu

Posta ve

En Telgraf küçük

Teşkilatı birlik

Konut

Cezalı

ödenen

posta

Danadaki

sinirsiz

en büyük

kaba et

Meta

"Bu ne hâl"

anlamında

Kakım

Tahıl Kale tozu

duvarı

İyi nitelikte

olmayan, Üzerinde

durmama kötü

Doktor

(kısaca)

Lityum

simgesi

Olunca,

olursa

İyileşme

olanağı

bulunmayan

Kasları

zorlayarak

soluğunu

tutmak

Kanda

idrar

bulunması

Bir Şifre tür

toprak

Fevk

Sovyet Aktif

Sosyalist

Cumhuriyetler Baş,

Birliği kafa

Çökertme

Nitrik

Oksit

İnternet

günlüğü

Ateş

Kenarına

Dönüştürücü oya

yapılmış

Gerçek

olmayan

davranış

Akümülatör Dış

Operatör

Karakter (kısaca)

Nâr-ı

beyzâ Şeytan

Akümülatör

Sayıların

ilki

Koro için

yazılmış

dinî ezgi

Uygun bulan,

benimseyen

İnsan

Itırlı,

kokulu

Boğa

güreşi

yapılan

alan

Köpüren

su

Orgeneral

(kısaca) Hava

basıncı

birimi

Litre

(kısaca)

Kül rengi

Kutsal Otoyol

Küçümseme

yollu bir söz

Söz

Önceden

Kunduz

verilen

güvence

parası

Sarımsak Yitikler,

kayıplar dilimi

Bir çalgı

Bilgisayarda Asklı

simge mantarlara resim

özgü üreme

organı

Düz, ince,

yassı taş

Okun kiriş

geçecek

gediği

İşaret

sıfatı

Panzehir

taşı

Türk Tarih

Kurumu

Ticarete Tir

konu olan

mallar Fluor

Kareli

kumaş

Sav

Orta

Boş,

değersiz

Türk Devlet dili

Malzeme grubunun

ortak Ofisiadı

Ot Güç, gibi

kuvvet

Demokrasi

Sıtma

sivrisineği

Ok

işaretli

Dışkı

Seyelan

Bir

Basmakalıp içecek

(söz,

görüş

Uyum

vb.)

Aylık

Rusya

halkı

"Kafesteki

Lağım

Kalp"

kitabının

suyu

fotoğraftaki

yazarı

Türkiye

Cumhuriyeti

Devlet Küçük

Demiryolları bitki

Gümüş

Bir çeşit

küçük

atmaca

Kemerli Hemenve

çıkıntılı hemen, şey

veya sanki yer

Cet

Duvar

içinde

bırakılan

oyuk

Bile

Paralı

Otağ Öncesizlik talih

Yığılım

Kaygı

oyunu

Metin

Duvar içinde

bırakılan

oyuk

İngiliz

uzunluk

ölçü birimi

Fecir

Litre

(kısaca)

Çaylak

Bazen, Boylu

kimi boyunca vakit

yatma

Yaz

yağmuru Ezgi

Hayvan

Put

Yasak damı

şeylerin

Son,

saklandığı

sonraki

gizli yer

Elektrik

Doğal

akımında

vücut

sıcaklığı

şiddet

birimi

Dinin

buyruklarına

bütünüyle

uyan

Şişlik

İşaret Erkek

evlat

Tek

tırnaklı Bağ

hayvan kütüğü

Otomobil

Hoşa giden

durum

Adet

Dış

Minimum

Açlığını

gidermiş

Öfke,

kızgınlık

Posta ve

Telgraf

Teşkilatı

Çeper

Bağışlama

Nazım,

koşuk

Lokma,

Esnasında Atın

Cömert

dilim

Mezar

ağzındaki

demir

Firkete ile

yapılan

Aşılı

ince

dantel

(bitki)

Olağandan

Kirliliği

daha

gösteren

hacimli

iz

Soy

bakımından

oğul

veya kız

Valide

Adları aynı

olanlardan

her biri

Amerika

Uygun

Işın elmasından Kampana Uçurum Sakağı

Işın

bulmama

Gelecek

çıkan zamk

Yabancı

KELİME YERLEŞTİRME

D

T RÜ

A N S

N

Ü

R

İ S T Ö R

3 HARFLİ

ASA AHİ

ISI ART

ÜYE ETİ

YAŞ OLE

4 HARFLİ

AĞSI ADAK

AKÇA AZİL

EDER ÇALI

FARE ELEN

KIRK ITRİ

LAİK KEZA

LENS KRAL

LİFT MARK

MÜGE NEMA

NARA PUAN

ÖZÜT SEPİ

SAKA SERT

SANA SMAÇ

TÖRE STAD

TRAS ZAYİ

ZAMK ZEKİ

5 HARFLİ

DÜNÜR ARENA

EYLÜL ETSİZ

GÖĞÜS HIŞIM

KASIR KATİL

LAYIK KESİK

LOKAL SIĞIN

MADEM ÜŞMEK

H

ı

Ş

ı

M

Bulmacada verilen ipucu kelimeden yararlanarak

çözülmüş bulmacayı tamamlayınız.

LS E NP Sİ KT EÖ ZR AE

İT AU FL OU SR AO LZ ZD

FA AD RA EK MZ EÜ KG İE

TD RÜ AN NY AS Dİ AS NT AÖ LR

EN KA EO TĞ

EM NÜ ÜE SZ TZ Üİ N L Üİ K

YA AR ŞT OA LS EA

LD MS Aİ PL ÇF Öı KY S

ÜE YT Eİ Aı HS İı

LM Eı KZ Aı R CL ı LK ı KR

LB RC KR ŞĞ

AS KA TK Aı RN MT Aı S ı Z

KM Aı R K NS EA MN A

ÇA A L AB AC TA RK YM

AÇ ĞA SL ı Lı TA Rİ İK

TEBAA YILKI

6 HARFLİ

AFOROZ ACIKLI

ALACAK ALBATR

IRAKLI IKINTI

İLKYAZ IRASAL

KAZAEN MİLFÖY

SAPÇIK SFENKS

TOMSON ULUSAL

10 HARFLİ

DÜNYADAN AKTARMASIZ AL

ENÜSTÜNLÜK

MEZARCILIK

MÜEZZİNLİK

LIKIR LIKIR

TRANSİSTÖR

SAKINTISIZ

41 86 94 25 7 12 35 96 83

15 58 73 34 6 9 78 24 12

39 27 62 43 58 81 61 49 57

94 62 5 76 21 43 83 71 98

28 31 16 97 89 65 27 35 4

83 79 47 58 12 34 16 52 69

6 14 38 82 95 27 94 17 35

57 93 81 69 4 76 52 83 21

72 45 29 1 3 58 49 68 76

KLASİK KARE

SÖZCÜK AVI

Soldan Sağa:

1. 1. Satış Kedi, belgesi. köpek - vb. 4. Okuyup hayvanların yazması ön ayağı. olmayan. - 4. - Zaviye. 7. Bir ışının, - 7.

kaynağından Geçişim. - 8. çıkarak Ayrıcalıklar bir ayna bakımından yüzüne veya yukarıdan saydam aşağıya bir cismin

doğru yüzeyine kesin ölçülerle erişmesi. sınırlanmış - 8. Bozularak bulunan, kokmuş en (yumurta). koyu biçi-miyle

Aha, Hindistan’da ahacık. - 12. görülen Bir tür iskambil toplumsal oyunu. sınıfların - 13. her Bırakma, biri.

10.

ayrılma. - 10. Anlam. - 14. Az - 12. sözle Estetikle çok şey uğraşan anlatma. kimse. - 16. Türkiye - 13. Asalak Büyük

Millet

olma

Meclisi.

durumu.

- 19.

- 19.

Eğilimi

Çam,

olan.

ardıç,

- 20.

sedir

Ucu

vb.

halkalı

ağaçların

cıvata.

yaprağı.

- 20. Lak ile cilalanmış. 21. Akşam namazı. - 22.

- 21.

İtalya’nın eski ulusal para birimi. - 22. Çelikten yapılmış, döner

Enerji. - 23. Yıl.

tipte büyük çaplı elek. - 23. Dört kere on.

Yukarıdan Aşağıya:

Yukarıdan Aşağıya:

1. Yüksek bir yerden suya dik olarak dalma. - 2. İçine

1. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği. - 2. Kubbe biçiminde

peynir, sucuk vb. konularak özel makinesiyle gevretilip

Eskimo

kızartılmış

kulübesi.

ekmek.

- 3.

-

Pekmez

3. İstemek

yapmaya

eylemi

elverişli.

emir kipi.

- 4.

-

Ummak,

4. Lokantalarda

- 5. garson Kerestesi yardımcısı. dayanıklı - bir 5. orman Merkez. ağacı. - 6. - İçinde 6. Dişi et sı-

beklemek.

ğır. bulunan. - 9. Sıcak - 9. su Astsubay. çıkan yer. - 11. Binanın Aç olma bir durumu. bölümünü - 13. tutmaya Familya.

- köşe 14. Çalma. kubbesi. -- 15. 14. Kirliliği Hayal, hülya. gösteren - 15. iz. Familya. - 16. Sınıf. - 17.

yarayan

Günindi, - 17. Metal garp. parlaklığı - 18. Alman verilmiş para birimi. deri. - 18. Kekeme.

1 2 3 4 5 66

7

8 9 10 11

12 13

14 13 15 14 15 16 17 18 18

19 20

21

22 23

82 17 46 65 51 74 3 9 28

4 31 62 5 23 97 18 79 86

65 23 94 82 38 49 7 16 51

89 27 95 38 16 72 51 4 63

58 39 71 16 23 97 45 84 62

76 53 18 69 41 84 37 2 95

7 94 25 53 46 68 81 32 19

68 15 73 42 39 26 84 91 57

19 56 68 37 92 81 24 75 43

2 4 56 93 87 61 79 35 18

3 41 82 74 19 25 6 58 97

91 89 37 74 58 15 26 63 42

46 82 17 28 75 53 9 61 34

35 6 21 87 92 59 43 18 74

24 78 39 91 67 16 52 43 85

57 98 4 1 75 3 62 86 29

91 65 53 49 84 32 18 27 76

13 72 89 26 64 48 95 57 31

LT EÇ NK ŞA KM İI HK EA TŞ LN Fİ Kİ

YŞ AN İŞ İR NK AK SA Eİ Eİ HI LI AL

TO ÖÜ FA NT ME ÖA DR BV NT LT RA N

EG EZ UN AJ EM AM NI AI EI DP KH OE

ŞR KÜ ZT NÖ ZN KR UK CL AP KR OE


A SÜ US AO UE A OA AD EN OL MS ÖK

BK İY L YE NL RP NT KO AR LT U Lİ

AÖ ZR İA KJ

TS UK TÜ KÜ UG NA RL EL

NO KP TM A Aİ NÜ AR UI AR GL AE NE

RC ME YH SR AE MZ Eİ LD EK KE MT MT

LA İN Cİ İD OE TÜ OS BP Üİ SL AL Oİ

TF AH FA SL İA LY AT TM LO MT Xİ OF

Aşağıdaki sözcükleri yandaki bulmaca

içerisinde her yönden verilmiş karışık

harfler arasından bulmanız gerekmektedir.

KAKAO KARGOŞ

ANİDE

KARİKATÜRİST PARMAK

AZADE KARUN SOMAK

BENLİ

LAHOS

PİLLİ

BACAK BÖLEN

LAYTMOTİF KASİS

ŞABAN SONDA

CEHRE

LEGATO

SURAT

BELLİ

KUCAK

ŞEFİK

DRAJE

MÖSYÖ

ŞAKIMAK

CILIK FITIK

LAFAZAN

NATÜREL ŞİNANAY TANJANT

FİTNE

NEVİR

TEKDİZER

EKSİZ

MELEK TAFSİLAT

HALAY

NÖTÜR

TORTUL

ETLİK HASPA

MEZUN OPTİK TİYATRO URGAN

İHMAL

ORLON

ÜZÜNÇ

FUZULİ

İSLENMEK

OTOBÜS TUTKUN

PALETLİ

YÜZÜK

HENDEK

ŞİFRE: ...................................................................................

ÖNCEL

TÜKEL

................................................................................................

İKİLEM ................................................................................................

SAUNA ULEMA

Faizi Su

Baryum

Halk

buharı olan

Tasvir

Asya'da

simgesi İtibar

Varlıkları Beyaz

Lahza

Bir

Bir

Örülmüş

Bir ucu

Diğeri,

Saçma

etme Slav

Ezme Ateşişini

Bildik,

Tembih

arasında

Zaviye

Tehlike

Bir şeyin

bir göl

hastalık,

şeyin alt

Büyü,

Sunma

Uzak

olan

çatal

öbürü

Pulu

yapan

tanıdık

Kuma,

bildiren

Köstebek hekim veya

haber

çıkardığı

malarya

bölümü

değnek

sapan olmayan söz BF


OE

A sihir ortak B sözcük

Özen A

eczacı

Çalma

A Ö işareti

ince ve

K A İ S

Ö Ö

anlamında

O A A tiz ses ı

Fotoğraftaki

Kötü,

model,

Eğik

Mirasçı,

Kötülük,

Direksiyon Sarı renkli

fena

manken

olmayan

veliaht

fenalık

ile tekerlek verimli

Saçı

arasındaki balçık

PY UA VL SE

İskambilde U DZ

dökülmüş E R Y A ARenyum

K ı N CLimited

Ş E R

ı Değersiz Ş E R bağlantı R O T

koz olan (kimse)

simgesi D İ K (kısaca) O R T A Ç Sanı L Ö S

Anadolu

Bir tür

Süreçler

Şaşkınlık

Ajansı

Şaşma

Gerçekleştirilmesi

Türk

Fotoğraftaki

Uygun arası

Her

pudra

bildiren

şarkıcı

Sahip anlatan

Ekmek Haberler

Engebe Aza Görüntü,

oyuncu

bulmama iletişim

birine iki bir söz Şarkı,

bir söz

zamana

Ajansı

İ S A

türkü A A Danadaki

hayalet, ruh

Ğ L İ K İ Ş E R R T H Ü Y E bağlı istek E

sinirsiz et T A L K A R ı Z A L

Moğolistan

Bir tür tatlı

Fotoğraftaki

halkından

çörek

sunucu ve

+ işaretinin

olan

İ Z Z E Y ı L Doyuncu adı, zait

M U R A T C E N Dı ZE HN Aİ NZ T MU ON ĞC OA

L Tren

Ayolu

KR ET Kı

Danadaki

Olunca,

Konut sinirsiz

Tahıl Kaletozu

Doktor olursa

Posta En küçük ve

en büyük

duvarı

Kasları

Kanda

Telgraf birlik Cezalı

"Bu ne hâl"

(kısaca)

Kakım

kaba et

İyi nitelikte

zorlayarak

İyileşme

idrar

Teşkilatı ödenen

anlamında Üzerinde

L N U A R A S olmayan,

durmama A K ALityum

soluğunu

olanağı

bulunması

A R Ü R E M İ

posta EMeta V İ L A H İ kötü U N simgesi bulunmayan

D R tutmak ı K ı N M A K

Sovyet

Nitrik

Aktif

Bir tür

Fevk

Sosyalist

Oksit

Kenarına Gerçek

toprak Şifre

Cumhuriyetler

Çökertme

oya

Dış Karakter

Baş,

İnternet

Ateş Dönüştürücü olmayan Akümülatör

Operatör

yapılmış

PT

Tİ MT L

Birliği kafa ı günlüğü N O

Adavranış

(kısaca)

F A A L EY

Akümülatör

Boğa

Koro için

İnsan

Şeytan Nâr-ı

güreşi

Sayıların yazılmış

Uygun bulan,

beyzâ

yapılan

ilki dinî Aezgi

benimseyen

Itırlı,

A K

Ü S SE CR

Bkokulu alan

İ N OT YR A LF ıO

Söz

Önceden

Ticarete

Güç,

verilen Kunduz

Düz, ince,

Panzehir

konu olan

Tir

Orta

kuvvet

İ B L İ S

güvence

yassı taş

taşı

Ot gibi

mallar

K E L A M

Fluor

A K K O R U R

parası N ı A

O K P

Köpüren

Litre

Orgeneral

su

(kısaca)

(kısaca) Hava

İ Kül rengi

basıncı S O DL AT K A PS OT RO AR EF ML TÜ İO AR

birimi

Okun kiriş

Bir çalgı

geçecek

Devlet

Küçümseme

Sarımsak Bilgisayarda

Otoyol

gediği

yollu bir söz

dilimi simge resim

Sav Malzeme

Sıtma

Kutsal

Yitikler, Asklı

Türk Tarih

Kareli Boş,

Türk dili

O R G İşaret

Ofisi

sivrisineği

kayıplar mantarlara

G E ZKurumu

kumaş

İdeğersiz

grubunun

Demokrasi

B A R Z

özgü üreme

ortak adı

A D

sıfatı R P

T

organı

Seyelan Bir

Dışkı

içecek

Aylık

Rusya

Ok Basmakalıp

halkı

işaretli Uyum (söz, R O M D İ Ş N

İ D D İ A

görüş vb.) A K ı Z A Y İ A T E K O S E

Put

Elektrik

İşaret

Kemerli ve

Bile

Paralı

Bir çeşit

Yasak

akımında

çıkıntılı Hemen

Litre

Hayvan

Erkek

şey

talih

şeylerin

Tek

veya yer

Kaygı

oyunu

şiddet

Adet

küçük hemen,

Otağ Öncesizlik Yığılım

(kısaca)

damı

Doğal

evlat

vücut

G A İ T A K D K U M A R saklandığı

tırnaklı

atmaca sanki S birimi

O K L U Â O S Çaylak

Son,

sıcaklığı A

gizli yer

hayvan Bağ

L T

İ M N

sonraki  ı kütüğü O Ğ U L

"Kafesteki

Cet

Türkiye

Boylu

Kalp"

Metin

kitabının

Küçük

Duvar

İngiliz

boyunca Bazen,

Dinin

Otomobil

Cumhuriyeti

Lağım

fotoğraftaki

bitki

içinde

uzunluk

Fecir yatma kimi vakit

buyruklarına

Devlet

Duvar içinde

bütünüyle

Hoşa giden

yazarı

H O T bırakılan

ölçü birimi Dış

suyu

Demiryolları A bırakılan T A O A

oyuk

Ezgi Yaz U Z A Nuyan

M A durum

L T C D D

O T O

Gümüş

oyuk T E K S T yağmuru K Â H S O F U E

Şişlik

Posta ve

Telgraf

Bağışlama

Minimum

Açlığını

Öfke,

Teşkilatı Çeper

K E Z B A N Ş A H İ Ngidermiş

A Y Skızgınlık P İ S S U E N A Z T O K UH Nı Ş Pı TM T Z A FR

Nazım,

koşuk

Kirliliği

Aşılı

Esnasında Cömert Lokma, Mezar Firkete ile

Soy

gösteren

(bitki) Olağandan

Valide

Atın

iz

N A H dilim

yapılan ince

bakımından

İ S İ N A Ş ı daha hacimli L E K E A N N E

ağzındaki

dantel

oğul

Ş İ İ R T İ K E O Y A İ R İ veya kız Ç O C U K

demir

Adları aynı

Uygun

Işın Kampana Amerika

Sakağı

bulmama

Yabancı

olanlardan

elmasından

Uçurum Işın Gelecek

İ K E Nher biri Ş U A çıkan zamk

G E M A D A Ş ÇL A NK RY UA AR M Ş RU EA T A ET Lİ

ÇIRAK SUDOKU

1 8 2 1

3 4 9 4

9 2 58 8 6 9

1 8 7 8

2 3 6 9 5 2 5 4

8 79 4 4 2

3 95 3

5 1 9 4 6

7 1 8 76

KALFA SUDOKU

2 1 46 1 3 9

6 2 3

8 7 8 2

4 2 53 8 1 3 1

6 6 7 2 5 4

3 7 1 5 6 5

8 2 5 5 16

9 1

91 53 4 84 8

USTA SUDOKU

1 5 2 9 9 6

9 2 2 5

7 1 6 4 7

8 15 42 3 1 5

8 61 81

9 7 7 58 6 3 4

3 6

5 4 7 2 8

3 8 6 8 9 1

ÇÖZÜMLER

SS:: 1. 1. SLİP, PATİ, 4. 4. ÜMMİ, KÖŞE, 7. 7. GELME, OSMOZ, 8. 8. CILK, KAST, 10. 10. İŞTE, MEAL, 12. 12. BLUM, ES-

13. TETİKÇİ, TERK, 13. 14. ASALAKLIK, İCAZ, 16. TBMM, 19. İBRE, 19. 20. MAİL, LAKE, 20. 21. MAPA, AKŞAM, 21.

LİRET, 22. ERKE, 22. 23. ELEK, SENE. 23. YA:: KIRK. 1. PİKE, YA: 2. 1. TOST, SSCB, 3. 2. İSTE, İGLU, 4. 3. KOMİ, PEK-

MEZLİK, 5. ÖZEK, 4. 6. ETLİ, ÜMİTETMEK, 9. ASTSB, 5. 11. MEŞE, AÇLIK, 6. 13. İNEK, AİLE, 9. 14. ILICA, ARAK, 11.

TROMP, 15. LEKE, 14. 16. İMGE, KLAS, 15. 17. AİLE, LAME, 17. 18. BATI, KEKE. 18. MARK.


Spor

1413 EKİM 2016 PERŞEMBE

Tasarım: Nebi YÜCEL

spor@yenibirlikgazetesi.com

AVRUPA LIGI’NIN EN BAŞARILISI

OBRADOVİC

THY Avrupa Ligi’nde yeni sezonda 16 takım içinde en tecrübeli

ve başarılı başantrenör olarak 20. sezonunu geçirecek

Fenerbahçe’nin çalıştırıcısı Obradovic ön plana çıkıyor

Basketbolda THY Avrupa Ligi’nde

yer alacak 16 takım içinde en

tecrübeli ve başarılı başantrenör

Fenerbahçe’nin çalıştırıcısı Zeljko Obradovic.

Avrupa Ligi tarafından “efsane” olarak

nitelendirilen ve Avrupa basketbolunun

en iyi başantrenörü olarak gösterilen

Obradovic, THY Avrupa Ligi’nde 20.

sezonuna başlayacak.Kariyerine 1991-

1992 sezonunda büyük bir zafere imza

atan Obradovic, 8 kez havaya kaldırdığı

Avrupa’nın bir numaralı kupasını ilk kez

Partizan’la kazandı. Tecrübesiyle ligdeki

diğer 15 rakibinin önünde bulunan

Obradovic, Avrupa Ligi’nde şampiyonluk

sevincini 1992, 1994, 1995, 2000, 2002,

2007, 2009 ve 2011’de yaşadı.

Obradovic, ülkesinde Partizan takımıyla

1991 yılında başladığı başantrenörlük

kariyerinin ilk sezonunda

Avrupa’nın zirvesine çıktı. Henüz 31

yaşında olmasına rağmen büyük bir

başarı elde eden Obradovic’in takımı,

İstanbul’daki Dörtlü Final’in finalinde

Joventut Badalona’yı 71-70 yenerek

kupayı kazandı.

Tecrübeli başantrenör, Joventut Badalona’yla

1993-1994, Real Madrid’le

1994-1995 sezonunda Dörtlü Finaller

sonucunda finalde Yunan ekibi Olympiakos’u

yenerek zafere ulaştı.Sırp

çalıştırıcı efsanesi haline geldiği Panathinaikos’la

ise 8 kez Dörtlü Final’de yer

alıp, 5 Avrupa şampiyonluğu yaşadı.

Ayrıca başarılı başantrenör, Yunan ekibiyle

2001-2002 sezonunda itibaren

tek isim altında oynanan bir numaralı

kupayı da (Avrupa Ligi) kazanan ilk

başantrenör oldu.

DIĞER 15 ANTRENÖRE FARK ATTI

Avrupa Ligi’nde Fenerbahçe hariç

diğer 15 başantrenörün tecrübesi,

Zeljko Obradovic’in

yanına bile yaklaşamadı.

Diğer 15 başantrenör

toplamda 4 kez Avrupa

Ligi şampiyonluğu

kazanırken, bu

rakam ancak Obradovic’in

başarısının

yarısı etti.Bu sezon

ligde 8 Avrupa Ligi

şampiyonluğu başarısıyla

zirvede olan

Obradovic’i birer

kupayla David

Blatt (Darüşşafaka

Doğuş), Georgios

Bartzokas

(Barcelona Lassa),

Dimitris Itoudis

(CSKA Moskova) ve

Pablo Laso (Real Madrid)

takip ediyor.Ligde 20.

sezonuna başlayacak Obradovic’i

bu istatistikte ise

15. sezonunu geçirecek

EA7 Emporio Armani’nin

başantrenörü Jasmin

Repesa izledi.

Avrupa Ligi’ndeki bu sezon diğer 15 başantrenör toplamda 4

kez Avrupa Ligi şampiyonluğu kazanırken, bu rakam ancak

Obradovic’in başarısının yarısı. Başarılı başantrenör 15 kez

Dörtlü Final’de yer aldığı Avrupa Ligi’ni 8 kez kazandı

19 sezonda 423 maç

OBRADOVIC, 19 sezon mücadele ettiği Avrupa Ligi’nde

bugüne dek 5 ayrı takımla 423 maça çıktı.Fenerbahçe’nin

yanı sıra Partizan, Joventut Badalona,

Real Madrid ve Panathinaikos’la bu kulvarda

mücadele eden Orbadovic, 423 maçın 301’ini

kazanırken 122 yenilgi aldı.

Fenerbahçe’yle 82 maç

OBRADOVIC, THY Avrupa Ligi’nde Fenerbahçe’nin

başında 82 maçta görev aldı. Tecrübeli

başantenör Fenerbahçe’nin başında tüm

kulvarlarda 219 resmi maça çıkarken,

bunları 82’si Avrupa’da oldu. Obradovic

yönetiminde son iki yılda Dörtlü Final

oynayıp geçen yıl finale yükselerek

tarihi bir başarı elde eden Fenerbahçe,

82 maçın 59’unu kazandı.

Balıkesirspor’da

Can Cangök dönemi

n TFF 1. Lig’de mücadele

eden Balıkesirspor’da Reha

Erginer’den boşalan teknik

direktörlük görevine Can

Cangök getirildi. Kırmızı-beyazlılar

Cangök ile 1,5 yıllık

sözleşme imzaladı. Balıkesirspor’un

yeni teknik direktörü

Can Cangök, takımı

içinde bulunduğu zor durumdan

el birliğiyle çıkarmak

için göreve geldiklerini, kıymetinin

bilinmesi gerektiğini

söyledi.

Nadal’dan erken veda

n DÜNYACA ünlü İspanyol

tenisçi Rafael Nadal, Shanghai

Masters Tenis Turnuvası’nın

ikinci turunda elendi.

Çin’in Şangay kentinde düzenlenen

turnuvanın ikinci

turunda Sırbistanlı Viktor

Troicki ile karşılaşan Nadal,

rakibine 6-3 ve 7-6’lık setlerle

2-0 yenildi. Nadal, turnuvadan

elenerek 13-20 Kasım

tarihlerinde Londra’da düzenlenecek

ve en iyi 8 erkek

tenisçinin yer aldığı ATP (Profesyonel

Tenisçiler Birliği)

Dünya Turu Finalleri’ne katılma

olasılığını riske soktu.

Galatasaray Odeabank

son şampiyonu ağırlıyor

Sarı-kırmızılılar THY

Galatasaray Odeabank Erkek oynanacak. Galatasaray Odeabank, yapacağı ligde ilk 8’e giren ekipler,

Basketbol Takımı, THY Avrupa Avrupa Ligi’nde geçen sezon Dörtlü play-off’lara kalacak. Play-off turunda

rakiplerine karşı 3 galibiyete

Avrupa Ligi 2016-2017

Ligi 2016-2017 sezonu ilk maçında Final organizasyonun finalinde Fenerbahçe’yi

yenerek şampiyon olan CSKA ulaşan takımlar, adlarını Dörtlü Fi-

sezonu ilk maçında bugün

bugün son şampiyon CSKA Moskova’yı

konuk edecek.

Moskova’yı mağlup ederek sezona nal’e yazdıracak. Ligde normal sezon

son şampiyon

Geçen sezon ULEB Avrupa Kupası’nı

kazanarak Avrupa Ligi’nde

Play-off karşılaşmaları, 18 Nisan-2

galibiyetle başlamaya çalışacak. maçları 7 Nisan 2017’de sona erecek.

CSKA Moskova

mücadele etme hakkı kazanan

YENI FORMATLA OYNANACAK

Mayıs 2017’de yapılacak. Dörtlü

ile karşılaşacak

sarı-kırmızılı takımın, Rus ekibi

Bu sezon ilk kez lig formatında Final organizasyonu ise İstanbul’un

ile Abdi İpekçi Spor Salonu’nda oynanacak Avrupa Ligi’nde 16 takım ev sahipliğinde 19-21 Mayıs 2017’de

yapacağı karşılaşma saat 20.00’de yer alıyor. Takımların otuzar maç gerçekleştirilecek.

Daçka Kızılyıldız

deplasmanında

Darüşşafaka Doğuş, THY Avrupa

Ligi’nde ilk maçında bugün

deplasmanda Sırbistan’ın Kızılyıldız

MTS takımıyla karşılaşacak.

Sezon öncesi takımın başına

başantrenör David Blatt’i getiren

ve kadrosunu yenileyen Darüşşafaka

Doğuş, Avrupa Ligi’ne galibiyetle

başlamayı hedefliyor.

Kızılyıldız MTS ile Darüşşafaka Doğuş arasındaki

mücadele, Aleksandar Nikolic Spor Salonu’nda

22.00’de başlayacak. Darüşşafaka Doğuş, bugünkü

maç öncesi formda bir görüntü ortaya koydu.

Hazırlık maçlarının tamamını kazanan Daçka,

Spor Toto Basketbol Süper Ligi’nin ilk karşılaşmasında

da TOFAŞ’ı 83-75 mağlup etti.

İtalyan

kaleci,

Monaco Prensliği

tarafından her yıl

verilen “Altın Ayak”

ödülüne layık görüldü.

Efsaneye “Altın Ayak” ödülü

İtalya Serie A takımlarından Juventus’un

kalecisi Gianluigi Buffon, Monaco

Prensliği tarafından her yıl verilen

“Altın Ayak” (Golden Foot) ödülünün

sahibi oldu. İtalyan file bekçisi, vatandaşı

Andrea Pirlo’nun yanı sıra Cristiano

Ronaldo, Lionel Messi, Edinson Cavani,

Frank Lampard, Iker Casillas, Kaka, Thiago

Silva ve Wayne Rooney’in de aralarında

bulunduğu 9 adayı geride bıraktı.

Buffon, 2003’ten bu yana 28 yaş ve üstü

aktif futbolculara verilen ödülü kazanan

ilk kaleci olarak kayıtlara geçti.

Tecrübeli oyuncu, Roberto Baggio

(2003), Alessandro Del Piero (2007) ve

Francesco Totti’nin (2010) ardından bu

ödülü kazanan 4. İtalyan futbolcu olmayı

başardı.

GEÇEN YIL ETO’O KAZANMIŞTI

Kariyerine 1995’te İtalya’nın Parma takımında

başlayan Buffon, 2001’de en fazla bonservis

bedeli ödenen kaleci unvanıyla Juventus’la sözleşme

imzaladı. Tecrübeli kaleci, 21 yıllık futbol

hayatı boyunca 9 Serie A, 3 İtalya Kupası ve bir

kez de UEFA Kupası şampiyonlukları yaşadı.

İtalya Milli Takımı’nda da 1997’den bu yana

görev yapan Buffon, “Gök Mavililer”le 2006

FIFA Dünya Kupası’nı elde etti. Öte yandan,

“Altın Ayak” ödülünü geçen sene Spor

Toto Süper Lig takımlarından Antalyaspor’da

forma giyen Kamerunlu

futbolcu Samuel Eto’o kazanmıştı.

Ordu’ya yeni stat

Kroos’un sözleşmesini

uzattılar

n İSPANYA La Liga takımlarından

Real Madrid, 26 yaşındaki

Alman futbolcusu Toni

Kroos’un 2020’de bitecek sözleşmesinin

2021-2022 sezonu

sonuna kadar uzattı.

Alman temsilcisi Bayern

Münih’ten 2014 yazında

30 milyon avro karşılığında

transfer edilen Toni Kroos,

Real Madrid formasıyla çıktığı

108 maçta 4 gol kaydetti.

Alman futbolcu, eflatun-beyazlılarla

birer kez UEFA Şampiyonlar

Ligi, UEFA Süper

Kupa ve FIFA Dünya Kulüpler

Kupası şampiyonlukları

yaşadı.

Canik Belediyespor

tur arıyor

n CANIK Belediyespor,

FIBA Kadınlar Avrupa Kupası

ön eleme rövanş maçında

bugün deplasmanda Rusya’nın

Chevakata takımı ile

18.30’da Vologda Spor Salonu’nda

karşı karşıya gelecek.

Canik Belediyespor, ön eleme

ilk maçında sahasında

Chevakata’yı 82-79 mağlup

etmişti.Rahatsızlanan başantrenör

Mehmet Can Öztürk’ün

tedavisinin devam etmesi

nedeniyle takımın başında

yardımcı antrenör Uğur Özden

bulunacak.

n ORDU Büyükşehir

Belediye Başkanı

Enver Yılmaz, 20 bin

seyirci kapasiteli yeni

Ordu Stadı için 23 Kasım’da

ihaleye çıkılacağını

söyledi. Yılmaz,

Gençlik ve Spor Bakanlığının

yatırım programına

aldığı, 100

milyon liralık bütçesiyle

resmi gazetede yayımlanan

tek yatırım

olan stadın inşaatına

kısa sürede başlanacağını

belirtti.


TFF’nin Milli

takımlardan

sorumlu yöneticisi

Ali Dürüst, Fatih

Terim’e haksızlık

yapıldığını,

eleştirilerin

farklı boyutlara

gittiğini ve Arda

Turan meselesinin

çözülebileceğini

söyledi.

‘TERIM’E BELDEN AŞAĞI VURUYORLAR’

Türkiye Futbol Federasyonu Milli takımlardan sorumlu

yönetim kurulu üyesi Ali Dürüst, Fatih Terim ve Arda

Turan’la ilgili önemli açıklamalar yaptı. Ajansspor’dan

Özgür Sancar’ın sorularını yanıtlayan Dürüst, “Fatih hocayla

yol arkadaşıyız. Ama bugün yapılan eleştiri değil. Ben buna

karşıyım. Arda’yla ilgili ortada ciddi bir sorun yok. Çözülmeyecek

bir şey değil. İyi günler bizi bekliyor’ dedi.

Ali Dürüst, katıldığı bir televizyon programında yaptığı

açıklamalardan farklı anlamlar çıkarıldığını belirtirken,”Ben

orada bir yorum yaparken, teknik direktörlük

mesleğinin zor olduğunu ve yalnız olduğunu, aldıkları

kararlarının zor olduğunu genel bir değerlendirme

yaptım.Böyle bir anlam çıkmış. Maksadını açan bir

anlayış olarak çıkmış. Dolayısıyla biz Fatih Terim ile yol

arkadaşıyız, beraber hep önemli badirelerden geçtik.

Dolayısıyla Fatih hocanın içinde bulunduğu durumun

ne kadar zor olduğunu ve bunu da içinde barındırdığını

söylemek istedim.Teknik direktör Fatih Terim’in

de kararlılıkla sonuna kadar gideceği adına söylemek

istediğim cümleydi. Yanlış çıkarımlar olmuş. Dolayısıyla

biz hep beraber bu işte yürüyoruz” diye konuştu.

“FATIH TERIM’E HAKSIZLIK”

Alınan kararların kişisellikten öte Mili Takımı daha

iyi günlere taşımak için alındığına değinen Dürüst,

“Eleştiriler farklı bir boyuta gidiyor. Eleştiriler olabilir

ama benim anlatmak istediğim farklı bir yola gidilmesi

ve Fatih Terim’in de buna alet edilmesi. Benim isyanım,

buna karşıydı. Yaptığım açıklamalardan sonra benim

üzerimden ve dostluğumdan dolayı böyle bir oyun

oynama devam ediliyor. El birliğiyle bu oyunları önleyeceğiz.

Bugünkü yapılanlar eleştiriden öte, kimse kendi

kişisel hesapları için Milli Takımı kullanmasın, seçilen ve

seçilmeyen oyuncularla hepimiz Milli Takıma hizmet için

buradayız. Bunun üzerine de konuşmak istemiyorum”

ifadelerini kullandı.

‘ARDA TURAN MESELESI ÇÖZÜLÜR’

Dürüst, Arda Turan ile ilgili ise; “Arda Dünya’ya mal

olmuş oyuncumuzdur, ülkesine hizmetlerde bulunmuştur.

Kişiselleştirmemek için ben olaylara girmek istemiyorum.

Abdurrahim Albayrak’ın ve kimsenin bugün devreye girmeye

ihtiyaç yok. Teknik direktör ile oyuncusunun arasına girmek

gibi bir şey söylemek yanlış bir şeydir. Öyle bir şey söz

konusu değildir. Biz bir takımız. Bu takım içerisinde olaylar

çözülür. Çözülmeyecek bir olay da değil. Bir olay, bir sorun,

bir problem yok çünkü. Bunu da ortaya koyalım. Bundan

sonra daha iyi günlere gideceğiz.”şeklinde konuştu.

‘GRUPTAN ÇIKMAYI

HEDEFLİYORUZ’

Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi, “ Şampiyonlar Ligi’nde

hedefimiz gruptan birinci olarak çıkmak.”dedi. Çebi, Gomez, Gökhan Töre,

Tolga Zengin ve Caner-Cenk tartışmasına dair açıklamalarda da bulundu.

Beşiktaş Kulübü İkinci Başkanı

Ahmet Nur Çebi, UEFA

Şampiyonlar Ligi’nde gruptan

lider olarak çıkmayı hedeflediklerini

söyledi.Çebi, Şampiyonlar Ligi’nde

gelecek hafta karşılaşacakları Napoli’yi

deplasmanda yenmeyi hedeflediklerini

belirterek, “Birinci olmamız

lazım.Biz de iyi takımız, Napoli de iyi

takım. Neden kazanmayalım? Grupta

ikincilikten aşağısı kafamızda zaten

yok, hayal bile etmiyoruz. Birinci

olarak çıkmak ana hedefimiz.” dedi.

‘TARAFTARLARIN

TOLGA ZENGIN’E TEPKISI NORMAL’

Taraftarların zaman zaman kaleci

Tolga Zengin’e gösterdiği tepkiye

değinen Çebi, şöyle konuştu:”Futbolcunun

mesleği ve profesyonel yapı

içinde bu tür şeylerle karşılaşmak

doğal. Karşıdaki taraftar, beğendiğini

veya beğenmediğini tepkileriyle

gösterebilir. Taraftarları suçlamaya,

yermeye hakkım yok. Tolga da profesyonel

olarak bunları kabul etmek

zorundadır.

Başarı olduğu takdirde zaman

zaman taraftarlar Tolga’yı zaten

kucaklıyor. Taraftarlara söylemek

istediğim; Tolga sizin kaleciniz,

ona karşı çok motive edici davranırsanız,

Beşiktaş’a o kadar katkı

verirsiniz.”

‘GOMEZ VE GÖKHAN TÖRE

GÜNDEMIMIZDE YOK’

Mario Gomez ve Gökhan Töre’nin

devre arasında takıma döneceği

yönündeki haberlere değinen Ahmet

Nur Çebi, şöyle devam etti:”Gomez

veya Gökhan ile ilgili planımız şu

an söz konusu değil. Onların durumu,

bizim durumumuz gerektirirse

gündeme gelir. O gün bu konunun

gündeme gelmeyeceği anlamına

gelmez. Şartlar neyi gerektiriyorsa,

neye ihtiyaç varsa ve karşı tarafın ilgi,

alakası bulunuyorsa; kulübümüzden

talep gelirse görevimiz bunu gerçekleştirmek.

Ama bu aşamada söz konusu

değil.” Gomez’in Beşiktaş ile ilgili

açıklamalarının hatırlatılması üzerine

Çebi, “Allah selamet versin. Gomez,

burada görevini tamamlamış. Beşiktaş

formasını giyen her futbolcu alakam

içindedir. Başka formayı giyen

futbolcu ilgi ve alakam içinde değil.”

şeklinde görüş belirtti.

‘CANER ILE CENK BIRBIRINI SEVIYOR’

Caner Erkin ile Cenk Tosun arasındaki

gerilim ile ilgili soruya Çebi,

“Bu onların hırslı çalıştığını gösterir.

Çocukların negatif etkilenmediği

ortada. Hırslarıyla, birbirleriyle

çarpışmaları ufak tefek söylemler, incitmeyecek

bir şey ifade edilmemeli,

gereksiz abartılar. Antrenman yapan,

birbirlerine karşı oynayan her insanın

başına bunlar gelebilir. Sonuçta

halen birbirlerini seviyorlar. Daha

fazla birbirlerini sevmeye başlıyorlar.”

şeklinde yanıt verdi.

13 EKİM 2016 PERŞEMBE

Başbakan Yardımcısı

Numan Kurtulmuş,

TRT’nin Spor Toto Süper

Lig özetleri ve TFF 1. Lig

maçlarının yayın hakkını

aldığını açıkladı.

MÜJDEYI

Kurtulmuş verdi

FUTBOLSEVERLERIN izleyemediği için büyük tepkisine

neden olan Süper Lig ve TFF 1. Lig maçlarında son nokta

konuldu. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, futbolseverlere

müjdeli haberi sosyal medya hesabından verdi.

Kurtulmuş, yaptığı açıklamada TRT’nin Spor Toto Süper Lig

özetleri ve TFF 1. Lig maç yayın hakkını aldığını belirtti.

TRT’YE TEŞEKKÜR

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, açıklamasında şu

ifadelere yer verdi: “Futbolseverlerin özet görüntü çilesi sona

erdi. TRT, Spor Toto Süper Lig’in özet görüntü haklarını aldı.

Sporseverlere hayırlı uğurlu olsun. Ayrıca TFF 1. Lig maçları

da TRT tarafından yayınlanacaktır. Futbolseverlere hayırlı

uğurlu olsun. İyi seyirler. Başta futbolseverler olmak üzere

tüm vatandaşlarımız adına Gençlik ve Spor Bakanlığı’na,

TFF’ye ve TRT’ye teşekkür ederim.”

‘BAŞKA ÇAREMİZ YOK’

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, “Mali bağımsızlığımızı sağlamalıyız.

Galatasaray’ın gayrimenkullerini değerlendirmekten başka çaresi yok” dedi.

Galatasaray Spor Kulübü’nün

Eylül ayı olağan Divan Kurulu

Toplantısı dün Galatasaray

Lisesi’nde gerçekleştiridi. Sarı Kırmızılı

camianın başkanı Dursun Özbek,

Divan Kurulu’na hitap ettiği konuşmasında

kulübün son durmu ile ilgili

çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özbek,

borç miktarının 1,5 milyar Türk

Lirası’na yaklaştığını ifade ederken,

stat kullanım hakkını da yasal olarak

elde edeceklerini söyledi.

‘İLK ÖNCELIĞIMIZ MALI

BAĞIMSIZLIĞI SAĞLAMAK’

Dursun Özbek, “Galatasaray gelirleri

itibariyle çok iyi durumda. Yıllık 150

milyon Euro gelirimiz var ama bunlar

2020’ye kadar temlikli. Yayın gelirleri

2018’e kadar temlik edilmiş. Burada

bir haksızlık var. Yönetimler geliyor,

borç bırakıp gidiyor. Bu şekilde borç

ve faiz sarmalında kulübün borcu

yaklaşık 500 milyon dolar (Yaklaşık 1,5

milyar TL). Bu borcun yarısı finans kuruluşlarına.

Her sene 40 milyon Euro

faiz ödeniyor. Galatasaray’ın buradan

çıkması gerekiyor. Galatasaray’ın

mali ve sportif kriterleri olması lazım.

Bütün yönetimlerin de buna uyma

mecburiyeti olmalı. Galatasaray olarak

ilk önceliğimiz mali bağımsızlığımızı

sağlamaktır. Bunu yapmak birçok

yönden etki sağlayacaktır. “Bunu da

‘ben yaptım, oldu’ şeklinde yapmıyorum.

Her konuyu paylaştığım gibi yine

sizlerle yapmak istiyorum.”dedi.

“STAT KONUSUNDA

GSGM’YLE ANLAŞTIK”

Türk Telekom Arena ile ilgilide

konuşan Özbek, “Stadın üstünün

kapanmasıyla ilgili sorunu çözmek için

söz vermiştim. Yaptığımız çalışmalar

sonucunda GSGM’yi ikna ettik. Arena’nın

yanına bir spor salonu yapmak

istiyoruz. Bakanımızla görüştük ve

gerekli izni aldık. Bu salonu 5 kuruş

ödemeden yapacağız. İsim hakkını 10

yıllığına vereceğiz ve buradan gelecek

parayla salonu yapacağız. Böylece stadın

üstünün kapatılmamasından dolayı

alamadığımız kullanım hakkını da yasal

olarak elde edeceğiz.”diye konuştu.

‘BORÇLARI ÖDEYEBILIRIZ’

Galatasaray’ın ekonomik anlamda

kurtuluşunu Florya ve Riva projelerinden

geçtiğini tekrarlayan Özbek,

“Galatasaray’ın borçlarını elimizdeki

gayrimenkullarla bitirebiliriz. Bunların

başında Riva geliyor. Selahattin Beyazıt

başkanım zamanında zor günlerde

bu arsayı Galatasaray’a kazandırmış.

Bugün de kulübün çıkışı arsaya bağlı.

Adnan Polat yönetimine de teşekkür

ediyorum. Emek etmişler ve Riva’ya

imar izni almışlar. Riva’daki arazinin

bize getirisi yaklaşık 300 milyon Dolar

seviyesinde olacak.” ifadelerini kullandı.

GALATASARAY’IN

TOPLAM BORCU

1.5 MILYAR

TÜRK LIRASI

Sneijder

Gençlerbirliği

maçında yok

Galatasaray

Futbol Takımı

Doktoru Yrd.

Doç. Dr. Yener

İnce, iyileşme

sürecindeki ve

milli takımlarında

sakatlık geçiren oyuncular hakkında

açıklamalarda bulundu. İnce, Sneijder’in

Gençlerbirliği maçında forma giyemeyeceğini

belirterek, şunları söyledi:

“Hakan Balta’nın tedavisini tamamladık

idmana katıldı. Eren Derdiyok iki günlük

tedavisinin ardından bugün idmanın

tamamında sahada yer aldı. Daha önce kondisyonerler

eşliğinde çalışan Serdar Aziz

ve Nigel de Jong da çalışmalarda takımla

birlikte oldu. Wesley Sneijder’in tetkikleri

sonrası tedavisine başlandı. Hollanda Milli

Takımı ile oynadığı Belarus maçında bir

sakatlık yaşadı. Önümüzdeki günlerde ne

zaman döneceğini açıklayacağız. Bu hafta

için oynamasını düşünmüyoruz. Kolbeinn

Sigthorsson bugünü izinli geçirdi. Çalışmaları

iyi geçiyor fakat onun da bu hafta sahada

olacağını düşünmüyoruz. Bu iki oyuncu

dışında bütün oyuncularımız teknik heyetin

kararı ile sahada olacak durumda.”


13 EKİM 2016 PERŞEMBE

www.gazetebirlik.com

Fiyatı: 50 Kuruş

Çin’in doğusunda kobra alarmı

ÇIN’IN doğusunda yasa dışı bir

üretim çiftliğinden kaçan 200 zehirli yılandan

50’sinin bulunması için alarm

verildi. “Tek gözlü” olarak adlandırılan

kobralar, dünyanın en zehirli yılanlarından

biri... Şinhua haber ajansı,

Ciangsu eyaleti yetkililerinin tek gözlü

kobraların bulunması için alarma

geçtiğini ve halkı dikkatli olmaları

konusunda uyardığını duyurdu.

“MÜTHIŞ DÖNÜŞÜM”

Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de yaşayan makyaj

sanatçısının ünlülere “dönüşümleri” sosyal medyada yaptığı

paylaşımlarıyla ünlü isimlerin dahi dikkatini çekti

Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’de yaşayan

makyaj sanatçısı Marina Mamic,

sosyal medya hesabından yaptığı

makyaj paylaşımlarıyla ünlü isimlerin dahi

dikkatini çekiyor.

Yaptığı paylaşımlarla başta Türkiye

olmak üzere birçok ülkede ilgi gören Mamic,

özellikle 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası

öncesinde, ülkesi Hırvatistan’ın milli futbolcularına

“dönüşerek” beğeni topladı.

Mamic, Bosna Hersek’in Derventa şehrinde

doğduğunu ve 1992-1995 yılları arasında

yaşanan savaşta ailesiyle önce Almanya’ya,

ardından Zagreb’e yerleştiklerini anlattı.

Resim sanatına olan yeteneğini keşfettikten

sonra makyaj ve maske yapımı konusunda

eğitim aldığını aktaran Mamic, Hırvatistan’da

düzenlenen “Yüzün Çok Tanıdık” isimli

programla birlikte popülerliğinin de arttığını

ifade etti.

Mamic, katıldığı bu programda makyaj

ve maske yapımıyla çok sayıda insan üzerinde

dönüşüm yaptıklarını anlatarak, makyaj

yapımını konusunda önceden de bilgi sahibi

olduğunu, maske yapmayı ise internette

izlediği görüntülerden öğrendiğini söyledi.

Gelecekte film projelerinde makyaj ve maske

sanatçısı olarak yer almak istediğini belirten

Mamic, bu konuda gelecek teklifleri değerlendirmeye

hazır olduğunu kaydetti.

ATINA’NIN ILK

CAMISININ

INŞAATI BAŞLIYOR

Yunanistan’ın başkenti Atina’da

yapılması kararlaştırılan ilk

caminin inşaatı gelecek hafta

başlıyor. İnşaatı üstlenen konsorsiyumdaki

dört şirketten biri olan

INTRAKAT firmasından yapılan

açıklamada, cami inşaatı için gelecek

hafta ilk kazmanın vurulacağı belirtildi.

Açıklamada, net tarihin güvenlik

sebebiyle verilmediği ifade edildi.

Yunanistan Altyapı, Taşımacılık ve

İletişim Bakanlığı ile sözleşme imzalayan

konsorsiyumun, inşaatı Nisan

2017’de tamamlaması planlanıyor.

Yunan devleti tarafından finansmanı

sağlanacak cami inşasının, yaklaşık

887 bin avroya mal olacağı açıklandı.

Cami yapımının önünü açan son

yasal düzenleme ağustos ayında

mecliste onaylanmıştı. Avrupa’da

camisi bulunmayan tek başkent olan

şehirde mevcut plana göre cami inşası

için ilgili karar 10 yıl önce verilmesine

rağmen, hukuki itirazlar ve bürokratik

engeller sebebiyle inşa süreci

başlayamamıştı.

Atina banliyölerinden Votanikos

bölgesindeki Eleona semtinde, Yunanistan

Deniz Kuvvetlerinin mülkiyetindeki

17 dönümlük arazide eski

bir hangardan dönüştürülecek olan

caminin minaresi olmayacak.

Atina’da cami inşa edilmesi ise ilk

kez 1976’da kararlaştırılmıştı. Buna

rağmen, aşırı milliyetçi çevrelerle bir

kısım fanatik din adamları tarafından

gösterilen şiddetli tepkilerin etkisiyle

proje sürekli sürüncemede kalmıştı.

Ege’de

sörf

keyfi

Güney Ege’nin gözde turizm

merkezlerinden Marmaris’te

etkili rüzgarı fırsat bilen adrenalin

tutkunları, denizde rüzgar

ve uçurtma sörfü yaptı. Muğla’nın

Marmaris ilçesinde hızı saatte 40

kilometreyi bulan, doğu ve güneydoğudan

esen keşişleme, en çok

adrenalin tutkunlarını heyecanlandırdı.

İzmir’de “hayalet

ağ” temizliği...

İzmir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık

Müdürlüğü ekipleri, “Denizlerin

Terk Edilmiş Av Araçlarından

Temizlenmesi Projesi” kapsamında

bu yıl içinde 120 bin metrekarelik

alandaki tarama faaliyetinde, denizde

bırakılmış 35 bin metrekarelik av

aracını çıkarttı.

Çeşme ve Urla kaymakamlıklarının

girişimi, Gıda Tarım ve Hayvancılık

Bakanlığı İzmir İl Müdürlüğünün

desteğiyle iki ilçenin kıyılarında

gerçekleştirilen “Denizlerin Terk Edilmiş

Av Araçlarından Temizlenmesi

Projesi”nin kapanış töreni Urla’da

yapıldı.

Törende Çeşme Kaymakamı

Mustafa Erkayıran, projede çalışan

ekibe yardımcı olarak denize terk

edilmiş ve “hayalet ağ” olarak

tanımlanan balıkçı ağlarının çıkarılması

çalışmalarına katıldı. Erkayıran,

yaptığı konuşmada, balıkçıların

zaman zaman başta ağ olmak üzere

balıkçılık malzemelerini denize

attığını ve kaçak avlanmayla da

balık popülasyonunun azaltıldığını

kaydetti.

More magazines by this user
Similar magazines