PDF'ini burdan görebilirsiniz.

magigrp.com

PDF'ini burdan görebilirsiniz.

Sir

WiNSTON

TEAHOuSE

• Sir Winston’ın erkek

müşterileri genelde Beyazıt,

Falım ve Belverede votka,

kadınlar ise Blush rose şarap,

Margarita ve Cosmopolitan

kokteyllerini tercih ediyor.


• Sir Winston’da en beğenilen

pasta ve tatlıları Tiramisu,

Chocolate Bombaa ve The

Best.


• Sir Winston Tea House,

Jazz Night, Latin Music ve

Oldies DJ Night gibi çeşitli

etkinliklerle müşterileri için

lezzetin yanısıra müzik ve

eğlencenin de adresi hâline

geldi.


• Sir Winston lezzetlerini

hazırlayan mutfaklarda

toplam 37 kişi çalışıyor.


• Sir Winston’ın çayını özel ve

lezzetli kılan faktörlerden bir

tanesi Hint ve Çin çaylarında

olduğu gibi yedi çeşitli özel

bir harman uygulanması.

• içerik ekibi:

Aylin Güngör - J. Hakan Dedeoğlu

Yetkin Nural - Doruk Yurdesin -

Ekin Sanaç

• tasarım ekibi:

Sadi Güran - Ethem Onur Bilgiç

• katkıda bulunanlar:

J.Batu Dedeoğlu - Siğnem

Sangüder - Deniz Kaynak - Ozan

Şentürk


kırıntılar

Hazırlayan: Siğnem Sangüder – Yetkin Nural

Tişörtünü seç!

Birbirinden ilginç tişörtler

satın alabileceğiniz,

sıradışı bir site var.

Threadless: kullanıcılar

tarafından gönderilen tişört

tasarımlarının oylandığı,

kazanan tasarımların

satışa sunulduğu bir online

mağaza. Ünlü tasarımcılara

ait tişörtlerin de bulunduğu

siteye üye olmak ve

yarışmalara katılmak

herkese açık. Yarışmak

istemeyenlereyse alışveriş

yapmanın keyfini çıkartmak

kalıyor.

threadless.com

Playstation Phone

Cep telefonlarında oyun

oynamada çığır açacak

Playstation Phone’a hazır

mısınız? Oyun ve telefon

meraklılarının heyecanla

beklediği Playstation Phone,

yüksek renk ve çözünürlüklü

3.7 inç boyutlarında bir

ekrana sahip olacak. Ayrıca

MÖ 6000

şarabın zaman yolculuğu

kim bilir ne zaman!

oyunlar, PSP oyunları kadar

acayip rakamlara değil,

mobil oyunlar düzeyinde

bir ücretle online olarak

satılarak PSPhone’a

indirilecek. Piyasaya çıkış

tarihi kesin olmasa da

önümüzdeki birkaç ay

içerisinde Playstation Phone

ile telefonda oyun oynamanın

keyfini çıkartabileceksiniz.

Bir tur daha!

Sid Meier’in ünlü,

bağımlılık yaratan PC

strateji serisi Civilization,

Facebook’a uyarlanıyor.

Arkadaşlarınızla teknoloji

paylaşımı yapabileceğiniz

ya da kıyasıya bir savaşa

MÖ 2100

Efsane odur ki, mitolojik Pers kralı Cemşid,

haremindeki kadınlardan birini kovar. Kederlenen

cariye umutsuzluğa kapılır ve intihar etmek için

kralın deposunda bulduğu, üzerine “zehir” etiketi

yapıştırılmış şişeyi alır ve diker kafasına. Oysa

şişedeki ziyan olmuş sıvı, fazla bekleyip fermente

olmuş üzümdür. Şişeyi dikip de ölmeyen, üstelik

bir de bünyesinde keder meder kalmayan cariye

koşarak buluşunu krala götürür. Kral içtiği şeyden

o kadar etkilenir ki, kızı affetmekle kalmaz, ondan

sonra ülkede üretilecek bütün üzümlerin şarap

yapımında kullanılmasını emreder.

biliyor muydunuz?

• Hem tirbuşon hem de 75 cl.’lik

şişe, bugünkü hâlini 1800’lerin

ortalarında aldı.


tutuşabileceğiniz Civilization

World, oyuncuları bilgisayar

başına bağlayacağa

benziyor. Alpha test sürümü

açılan Civilization World’ün

resmi çıkış tarihi belirtilmemiş

olsa da 2011 yılı içinde hazır

olacağına kesin gözüyle

bakılıyor.

2kgames.com/civworld/alpha

Güç sizinle olsun!

Star Wars sevenlere bir

müjdemiz var. Adidas

Originals ile LucasFilm

ortaklığı devam ediyor.

Adidas, geçen sene çıkan

ilk serinin ardından, 2011

Adidas Originals Star Wars

Koleksiyonu’nu hayranlarının

beğenisine sunuyor.

Star Wars’un efsanevî

karakterleriyle unutulmaz

sahnelerinden esinlenerek

yaratılan ayakkabı ve tekstil

ürünleri oldukça dikkat

çekici. Star Wars fanatiği

olmayanların da üzerinde

görürseniz şaşırmayın.

• MÖ 6000

İnsanlar bugünkü Ermenistan

ve Gürcistan’da şarap üretip

şişelere koydular ve bilinçli

biçimde yıllandırdılar. Ama

muhtemelen hepsini keyifle

içtikleri için arkeologlara

tortuları incelemek kaldı.

• MÖ 5000

İnsanlığın İran’daki ataları

şarap testilerine reçine de

koydular ki, sonra birileri

bunları bulduğunda yanlışlıkla

fermente olmuş üzüm suyu

zannetmesin, uzun yıllar

korunmak üzere hazırlanmış

şaraplar olduğunu bilsin.

• 75 cl. şişeye doldurulacak

şarap, yaklaşık 1,25 kilo

üzümden üretilir.

MÖ 1350

Büyülü boyalar

Eski moda pastel boya

ve keçeli kalemlerle

boyama yapmaktan sıkılıp

bu konuda teknolojinin

nimetlerinden yararlanmak

mı istiyorsunuz? O hâlde

Griffin firmasının yeni

ürünü Crayola ColorStudio

HD tam size göre. iPad

için hazırlanan, özellikle

çocukların ilgisini çekecek

olan ColorStudio HD, ürünün

uyumlu kalemi iMarker ile

sınırsız bir eğlence vaat

ediyor. ColorStudio HD, 2011

baharında satışa sunulmaya

başlayacak.

griffintechnology.com/

crayola-colorstudiohd

Parti zamanı!

Bir iPhone uygulaması

olan Top Shelf ile hiç vakit

kaybetmeden, birbirinden

çeşitli kokteylleri sadece

evinizde hazır bulunan

malzemeleri kullanarak

hazırlamanız ve değişik

• MÖ 2600

Çinliler şarap üretimine

başladıklarına dair en eski

kalıntıları bıraktı.

• MÖ 2100

Mısır’daki Eski Krallık sona

ererken, mezar duvarlarında

ölüm sonrası ziyafet için reçete

hâlinde sunulmuş, hepsi de Nil

Deltası’nda üretilen beş çeşit

şarap sayılıyordu.

• Türkiye dünyada bağ

arazisi olarak 4’üncü, üzüm

üretiminde 6’ıncı, şarap

üretiminde 41’inci sırada,

şarap tüketiminde 143’üncü

sırada.

tatlar yakalamanız mümkün.

Kokteyl tarifi aramak için

uğraşmanıza da gerek yok,

en uygun olanı Top Shelf

sizin için seçiyor. Size de

arkadaşlarınızı arayıp parti

vermek kalıyor.

Çay sanatı

The Ancient Art of Tea

bizi eski Çin’e götürüyor

ve çayın iki temel sırrınıi

teknik ve lezzetini öğretiyor.

Çay ile ilgili verdiği ilginç

bilgilerin yanısıra temel bazı

MÖ 800

• MÖ 1350

Geleneksel Mısır şarabı

kırmızıydı ama Firavun

Tutankamon beyaz şarap içti.

• MÖ 1000

Şarap yapma bilgisini Levant

(bugünkü İsrail, Lübnan, Filistin

ve Ürdün) topraklarındaki

Fenikeliler devraldı ve onların

ticaret yeteneğiyle şaraplar

amforalar içinde Akdeniz

kıyılarına yayıldı.


MÖ 400

felsefelerini örnekleyerek

anlatıyor. Bir çay

tutkunuysanız, The Ancient

Art of Tea, Çin çayıyla ilgili

önemli ve klasik bir çalışma

olarak kütüphanelerinizdeki

yerini hak ediyor.

Pratik seyahatler

Seyahatlerinizde otelinize

yerleştiğinizde ilk işiniz

bavulunuzu boşaltıp

kıyafetleri dolaba asıp,

çekmecelere yerleştirmek

mi? Genelde çoğumuz

buruşuk kıyafetlerle

karşılaşmamak için bunu

yaparız. Peki ya bavulunuzu

tekrar toparlarken kaybedilen

zaman? The Traveler’s

Closet bu soruna bir çözüm

buluyor. Çekmeceler şeklinde

tasarlanmış ve tutacak sapı

da dolap askısı olan bu pratik

bavulla seyahatleriniz çok

• MÖ 800

Epik şair Homeros, Akdeniz’i

“şarap koyuluğunda deniz”

diye tarif etti. Eski Romalılar

Yunanlardan şarap yapmayı

öğrendi.

• MÖ 400

Alimoslu Yunan tarihçi

Tikididis, “Akdeniz insanlarının

barbarlıktan kurtulması zeytin

yetiştirip şarap üretmeleriyle

başladı” diye yazdı.

• Türkiye’de yılda 90 milyon

litre şarap üretiliyor ve dünya

üretiminin yüzde 1’inden az.

Türkiye’deki üretim 1904

yılında 340 milyon litreydi.


MS 500

daha rahat olacak.

yankodesign.com

Kahve keyfi

Bazıları kahveyi, hayatın

kahverengi yaşam kaynağı

olarak tanımlar. Eğer siz

de bu tanımlamayı yaparak

gün boyunca sık sık bir

damla kafein almanın

hayalini kuruyorsanız sıkı

durun. Kendi espressonuzu

her nerede olursanız

olun hazırlamanızı

sağlayan küçük el aleti

Mypressi Twist, hayatınızı

değiştirebilir. Mypressi’de

taze kahve çekirdekleri ya

da küçük kahve kapsülleri

kullanılabiliyor. Biraz sıcak su

ekleyin ve düğmesine basın.

Otuz saniye sonra kahveniz

hazır. Keyfinize bakın ve

yaşam kaynağınızın akışını

hissedin.

mypressi.com

• MS 500

Roma İmparatorluğu tamamen

yıkılırken Avrupa kaosa

sürüklendi. Bu sırada güçlenen

Kilise, şarap üretimini eline

aldı.

• MS 800

İslam kontrolüne geçen

Ortadoğu’da içki yasaklansa

da, alkol, bilhassa da şarap

üretimi sürdü, şarap birçok

şaire ilham oldu.

• Türkiye’de şarap üreticileri

sattıkları şarabın fiyatı ne

olursa olsun, litre başına

2,44 lira vergi ödüyorlar. 12

AB ülkesinde şaraptan ÖTV

kesilmiyor.

Yeni nesil sinema salonu

Online sinema

platformu MUBI ile artık

sinemaseverlerin istedikleri

filmlere ulaşabilmeleri

çok kolay. MUBI, dünya

sinemasının en seçkin

örneklerini bulabileceğiniz,

izlediğiniz filmler hakkında

yorum yapabileceğiniz ve

bunu sosyal ortamlarda

paylaşabileceğiniz bir

altyapıya sahip. Festival

filmlerinden klasik yapımlara

kadar 3 binden fazla filme

erişmek ve bunları pek çok

dilde altyazı seçenekleriyle

izlemek mümkün. Ücretsiz

üye olunan platformda, filmler

oldukça düşük fiyatlarla

sunuluyor.

mubi.com

Zamanın ritmini yakala!

Yeni nesil iPod Nano, özel

olarak üretilen kayışlarıyla

bir kol saatine dönüşebiliyor.

Bunun en havalı

örneklerinden biri de, Hex.

MS 1381

• MS 1381

Kral II. Richard, Londra’ya

giren her geminin gişelere iki

tas şarap bırakmasını emretti.

• MS 1385

Giovanni di Pietro Antinori,

ailesinin ipek ve yün

işinden ayrılıp Floransa’daki

şarap loncasına girdi ve

bugün Macaristan, Şili ve

California’da bağları bulunan

Antinori şaraplarını kurdu.

• Fransızların, Amerikalılar gibi

yağlı yiyeceklere ve sigaraya

düşkünlük göstermeleri, az

egzersiz yapmaları, buna karşın

kalp ve damar hastalıklarına

Amerikalılara göre yarı yarıya

az yakalanmaları yüksek kırmızı

şarap tüketimine bağlanır ve

buna “Fransız Paradoksu” denir.

MS 1450

Dokuz farklı renk seçeneğiyle

satışa sunulan Hex’lerin

bir güzel yanı da Nano için

ek koruma sağlaması ve

gelişmiş kontrol düğmeleri.

Tek kusuru ise bu kol saatini

herhangi bir saate göre daha

fazla şarj etmek gerekmesi.

shophex.com

Sıradışı ofisler

Present & Correct ile rutinden

kurtulup, çalışma ortamınızı

renklendirebilirsiniz. Present

& Correct online mağazası,

not defterinden sayfa

• MS 1450

Sultan II. Murat, “Sâki getir,

getir yine dünkü şarabımı /

Söylet dile getir yine çeng ü

rebâbımı” dizelerini yazdı.

• MS 1787

Thomas Jefferson, ABD elçisi

olarak gittiği Fransa’da

Bordeaux’yu ziyaret edip

kendisi ve George Washington

için şarap aldı.


MS 1860

ayraçlarına, lambalardan

daktilolara kadar geniş bir

ürün yelpazesi sunuyor. El

yapımı, özel tasarım kâğıt

ve kırtasiye ürünleriyle

ofisinizi sıradışı kılmak bir tık

ötenizde.

presentandcorrect.com

Bir yemek kitabının çok

ötesinde…

Sanat, teknoloji ve yemek

tek bir kitapta buluşuyor.

Modernist Cuisine, Nathan

Myhrvold, Chris Young ve

Maxime Bilet’in çalışmalarını

içeren 6 cilt ve 2 bin 400

sayfadan oluşan bir şaheser.

Şef David Chang’in “Bütün

• MS 1860

İngiltere’yle Fransa arasında

yapılan anlaşmayla, Fransız

şaraplarının vergileri

düşürüldü.

• MS 1862

Güney California’da şarapçılığa

başlandı. Ormanların

temizlenmesinde, bağların

ekilmesinde ve şarapların

saklanacağı mahzenlerin

kazılmasında Çinli işçiler

kullanıldı.

• Şarap kadehi bulaşık

makinesinde yıkanmaz. Çok

az deterjan kullanılarak sıcak

suda elde yıkanır. Silinmez,

kendi kendine kurumaya

bırakılır.

yemek kitaplarının sonunu

getirecek yemek kitabı”

olarak tanımladığı Modernist

Cuisine, yemek yapmaya

daha teknik ve bilimsel bir

yaklaşım getiriyor. Ryan

Matthew Smith’in kitap için

çektiği fotoğraflarsa tek

kelimeyle muhteşem!

modernistcuisine.com

Hepsini istiyorum

Arkadaşınızın ya da

sevgilinizin doğum günü

yaklaşıyor ve ne alacağınıza

hâlâ karar veremediniz. Bu

gibi stresli zamanlarınızda

ilaç gibi gelecek bir

online alış veriş sitesi,

bundanistiyorum.com. Akla

hayale gelmeyecek birçok

eğlenceli, orijinal, en son

tasarım ürünler tek bir yerde

seçilmeyi bekliyor.

MS 1960

• MS 1960

Yaklaşık 10 milyon litre

taşıyan, dünyanın en büyük

şarap tankeri The Angelo Petri,

San Francisco’daki Golden Gate

yakınında battı.

• MS 1972

Çin’i ziyaret eden ilk ABD

Başkanı Nixon, yanında hediye

olarak California şarabı

götürdü.


MS 1972

Göz alıcı şıklık

RVS by V, İstanbul çıkışlı bir

gözlük markası. Dünyanın

önde gelen şehirlerinde

mağazaları olan RVS by V’de

hem optik hem de güneş

gözlüğü bulabilirsiniz. Yılda

sadece bin 500 adet üretilen

el yapımı gözlükler, stilleriyle

daha ilk bakışta farklılığını

belli ediyor.

rvsbyv.com

X-Men: First Class

X-Men’leri sevenlere

gün doğdu. Son olarak

Wolverine’e odaklanan

dördüncü X-Men filminden

sonra şimdi de Profesör

Xavier ve Magneto’nun dost

oldukları ve X-Men’lerin

temellerini attıkları gençlik

yıllarına odaklanan

X-Men: First Class bu

yaz sinemalarda. Filmde

James McAvoy ve Michael

Fassbender’ı başrolllerde

izleyeceğiz. X-Men: First

Class’in nefes kesen fragmanı

ise internette dolanıyor.

MS 2010

• MS 1987

Wilhelm Koch adlı bir Alman,

Paris’te bulunan ve bir

zamanlar Thomas Jefferson’a

ait olduğu iddia edilen dört şişe

şarap için 500 bin dolar ödedi.

• MS 2010

Gelişmekte olan bir ülkenin

başbakanı üzümle şarabı

birbirine karıştırdı.

• Kaldırılan kadehlerin

karşılıklı tokuşturulması

âdetinin nereden geldiği tam

bilinmemekle beraber, her

vuruşta bir kadehten diğerine

şarap geçtiği için bunun

karşınızdakinin şarabına zehir

katmadığınızı ispat ettiğiniz bir

Antik Yunan geleneği olduğuna

dair kanı yaygındır.


soru & cevap

Röp: Yetkin Nural

İllüstrasyon: Sadi Güran

gökhan özoğuz

Eksikliğinde yapamayacağın üç şey nedir?

Her şekilde, her türlü yaparım diyorum ama sağlık olmazsa hiçbir şey yapılamaz diyorum… Ama bir de:

Yerimde durursam yapamam.

Aşk yoksa yapamam.

Karanlıksa yapamam.

Yemek yapmayı mı yemeyi mi seversin? Yemeyi seviyorsan en sevdiğin yemek, yapmayı seviyorsan

spesiyaliten nedir?

Yemeğe karşı aşk duyduğum doğru. Ama yemek yapmayı da arzuluyorum. 1998’deki pasif

girişimim sonucu Hollanda’da bir yemek okuluna gideyim dedim ama albüm çıkınca her şey suya

düştü. Bakalım gelecekte dokunmak istediğim köşelerden biri de bu. Belki ufak dört masalı bir yer

açıp enteresan zamanlarda kapar açarım, yemek yaparım, o da olur.

En sevdiğin keyif kombinasyonu?

Nutella’lı kızarmış ekmek ve su.

Son altı ay içinde okuduğun en iyi kitap neydi?

A’mak-ı Hayal.

Altıncı bir duyun olsa, neyi, nasıl hissedebilmek isterdin?

Anlayabilmek isterdim, her şeyin derinindeki yanı… Gerçeğini olduğu gibi hissedip, onu bilerek

yaşamak isterdim.

Tuvalette ne okuyorsun?

Yorumsuz!

Tarihten en çok hangi olaya karşı bir merakın var?

Şüphesiz, Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye.

Bir takıntın/takıntıların var mı?

Her saniye değiştiği için kesin bir takıntı söylemek zor. Her dönem değişen hâller... Daldığımda

dünyanın diğer bütün olgularından uzaklaşırcasına kaybolduğum için, iyi kötü çok şey var takıntım

hâline gelen ve hepsine de âşığım. Zamanı gelince, süreleri tükenince zaten hepsi bir diğerine

devrediyor görevi.

Bir süper gücün olsaydı ne olmasını isterdin?

Her yere ışınlanmak isterdim.

MP3 çalarında sürekli çalan üç parça nedir?

Derrick Morgan - Copycat

The Doors - People Are Strange

Hüseyin Sebilci

• İkiz kardeşi Hakan Özoğuz’la

beraber kurduğu ska-punk

grubu Athena ile Türkiye’de

önemli bir müzikal boşluğu

dolduran Gökhan Özoğuz

özellikle Türkiye Basketbol

Millî Takımı için bestelenen

“12 Dev Adam” parçasıyla

Türkiye’nin en popüler

tezahüratlarından birinin de

yaratıcısı oldu.

müzisyen - aktör

• 2004 Eurovision Şarkı

Yarışması’nda “For Real”

parçasıyla Türkiye’yi temsil

eden Athena, 195 puan

toplayarak 4. oldu. 195 puan

ise Türkiye’nin Eusovision’da

aldığı en yüksek puan olarak

tarihe geçti.

İşlerini ve üretimlerini yakından takip

ettiğimiz dört kişiye, alışılmış röportaj

soruları yerine içimizden geldiğince

sorular yönelttik.

• 1993 yılında One Last Breath

albümüyle yola çıkan Athena

grubu, 2010 senesinde

yayınlanan Pis ile yedi albüm

ve üç EP’lik bir diskografiyi

geride bırakmış oldu.

serhat kılıç aktör

Seni en son ne çok heyecanlandırdı?

Stand up gösterisi için sahneye hiçbir şey planlamadan çıkmak...

En son hatırladığın rüyanda neler gördün?

Ah bir hatırlayabilsem... Bir yolda yürüyorum, mavi adamlar var... Yahu bunlar Şirinler olmasın...

En son hangi filmi izledin? Beş üzerinden kaç yıldız verirsin?

Genç bir yönetmenin çektiği ve Avrupa’da bir festivalde gösterilmesi planlanan kısa metraj

Obezonlar filmi... Festivale gidecek ama bence beş üzerinden iki...

Hangi filmin tekrar çekiminde oynamak isterdin?

Rıhtımlar Üzerinde.

Eğer başka bir objeye, canlıya dönüşebilecek olsan neye dönüşürdün?

Önce insan olarak yetkinleşmemiz gerekli elbette. Hepimizin... Bunu bir başaralım, sonra

düşünürüz...

Dağda, şömine başında kış tatili mi, kumsalda flip flop tatili mi?

Soğuk sevmiyorum. Kumsalı seçerdim.

En çok tanışmak istediğin insan?

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski.

Güne başlamanın en iyi yolu sence nedir?

Beni sabahları suyla ıslatarak uyandırıyorlar. Benim için güne kuru başlamak olsa gerek... Kendi

hür irademle yüzümü yıkamak istiyorum.

Bilgisayarının masaüstünde ne imajı var?

Utanarak söylüyorum ama benim resmim... Sürekli değiştiriyorum, size bu denk geldi!

Altıncı bir duyun olsa, neyi, nasıl hissedebilmek isterdin?

Altıncı bir duyum var. Doya doya hissediyorum. Çünkü hissedebilmek her şeydir. Ne olduğu da

bana kalsın...

• Bilkent Üniversitesi Müzik

ve Sahne Sanatları Fakültesi

Tiyatro Bölümü’nden mezun

olan Serhat Kılıç, Ankara ve

Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda

görev aldıktan sonra 2008

yılında İstanbul’a yerleşti.

İstanbul’da Tiyatro Dot’un

Böcek oyunuyla kariyerine

devam etti.

• Tiyatrodan olduğu kadar

televizyondan ve beyaz

perdeden de tanıdığımız

Serhat Kılıç, Bizim Evin

Halleri, Hatırla Sevgili, Benim

Annem Bir Melek gibi dizilerin

yanısıra Küçük Şeyler, Uyanık

Bar, Heberler ve Paranoyak

gibi TV şovlarıyla da ekranlara

gelmeye devam ediyor.

• Serhat Kılıç, Zülfü Livaneli’nin

Veda ve Derviş Zaim’in

Nokta filmlerinde rol aldı.

Senaryosunu Aylin Livaneli’nin

yazdığı ve Zülfü Livaneli’nin

yönettiği, şu anda çekim

aşamasında bulunan

Elia’s Journey filminde de

oynayacak.


ümit kayıhan

Yemek yapmayı mı yemeyi mi seversin? Yemeyi seviyorsan en sevdiğin yemek, yapmayı seviyorsan

spesyaliten nedir?

Yemeyi severim, en sevdiğim menü ise patlıcan kebap ve cacık.

Çocukluğundan beri yanında taşıdığın, sakladığın bir eşyan var mı?

Futbol topum.

Seni en son ne çok heyecanlandırdı?

Oğlumun askere gittiği gün çok heyecanlandım.

En sevdiğin keyif kombinasyonu?

Zengin bir kahvaltı ve şekersiz çay…

Eğer başka bir objeye, canlıya dönüşebilecek olsan neye dönüşürdün?

Yeniden bebek olarak dünyaya gelmek isterdim.

Hayatında en çok görmek istediğin yer neresi ve neden?

Hawaii adaları; sanal ortamdan dolayı merak ediyorum.

Bir süper gücün olsaydı ne olmasını isterdin?

Herkese yardım ederek, kimsenin kimseye muhtaç olmayacağı bir dünya yaratmak isterdim.

Altıncı bir duyun olsa, neyi, nasıl hissedebilmek isterdin?

Ölümden sonra insanların ne yaşadığını görebilmek ve hissetmek.

İdeal tatilini nasıl planlarsın? Kiminle, nereye, ne zaman gitmek isterdin?

Ailemle ve yakın çevremdeki bireylerle beraber okyanustaki adaları gezerek, tüm güzellikleri

paylaşmak isterdim… En kısa zamanda!

• İzmir doğumlu eski millî

futbolcu Ümit Kayıhan, spor

kariyerine teknik direktör

olarak devam ediyor. Pek çok

Anadolu takımında görev alan

Ümit Kayıhan şu anda Çaykur

Rize Spor’un başında. Ümit

Kayıhan’ın geçmişte çalıştırdığı

takımlar arasında Göztepe,

Karşıyaka ve Altay da var.

teknik direktör

• 1973-1986 yılları arasında orta

saha oyuncusu olarak sahalara

çıkan Ümit Kayıhan, Göztepe,

Balıkesirspor, Eskişehirspor ve

Altay formasını giydi.

• Bir dönem televizyon

ekranlarında da yorumcu olarak

karşımıza çıkan Ümit Kayıhan,

aslında spor kariyerine

kaptanlığını yaptığı Göztepe

Basketbol Takımı ile başladı

ve kazandığı ilk kupa bu takım

ile oldu.

sezin akbaşoğulları aktör

Bu soruları yanıtlarken nerdesin, saat kaç ve dinliyorsan eğer ne dinliyorsun?

Saat 5:30, evdeyim, hiçbir şey dinlemiyorum.

En son hangi filmi izledin? Beş üzerinden kaç yıldız verirsin?

Az önce Cennetin Çocukları’nı seyrettim, beş yıldız derim.

Eksikliğinde yapamayacağın üç şey(in) nedir?

Ne yapamayacağıma göre değişir.

Seni en son ne çok heyecanlandırdı?

Bir haber.

Çocukluğundan beri yanında taşıdığın, sakladığın bir eşyan var mı?

İlkokuldaki beslenme çantam.

Eğer başka bir objeye, canlıya dönüşebilecek olsan neye dönüşürdün?

Kedi olmak isterdim. O bedenle hareket etmek nasıl bir his merak ediyorum.

Dağda, şömine başında kış tatili mi, kumsalda flip flop tatili mi?

Denizi tercih ederim.

Bilgisayarının masaüstünde ne imajı var?

Bu ara su var.

Bir süper gücün olsaydı ne olmasını isterdin?

Görünmez olmak isterdim.

• İzmir doğumlu Sezin

Akbaşoğulları oyunculuk

kariyerine lise tiyatro ekibiyle

sahneledikleri Yine Başladılar

Şarkıların oyunu ile başladı.

• Bilkent Üniversitesi tiyatro

bölümünden mezun olduktan

sonra çeşitli televizyon

dizilerinde rol alan

Akbaşoğulları, Beyaz Gelincik

dizisinde canlandırdığı Ceren

Aslanbaş karakteriyle televizyon

izleyicisinin beğenisini

kazandı. Selim Demirdelen’in

yönettiği Kavşak filmindeki Arzu

karakteriyle 2010 Altın Koza

En İyi Kadın Oyuncu ödülünü

kazandı.

• Oyuncu şu anda TRT 1’de

yayınlanan ve bir hastane

ortamında geçen olayları

anlatan Sen de Gitme dizisinde

rol alıyor.


izmir animasyon festivali

Röp: Yetkin Nural

urla şarapçılık: kaybolan bir tarihin peşinde

Röp: Yetkin Nural

Özellikle son dönemde dünya çapında kaliteli şarap üreten ülkeler

arasına giren Türkiye’nin bu seçkin haritada yer almasını sağlayan

yeni nesil firmalar söz konusu… Bu sektörde oldukça önemli bir enstitü

olan Masters Of Wine (Şarap Üstatları) tarafından verilen ödüllerle

uluslararası kalitesini kanıtlayan Urla Şarapçılık da bu firmalardan

bir tanesi. Urla Şarapçılık’ın kurucu ortaklarından Bülent Akgerman

ile hem başarılarının arkasındaki faktörler hem de üzüm ve şarabın

incelikleri üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Öncelikle tebrik edelim sizi.

Geçtiğimiz sene The Institute

of Masters of Wine tarafından

Urla Boğazkere şarabınıza

birincilik ödülü verildi.

Bize bu organizasyondan ve

Türkiye’de nasıl bir etkinlik

gerçekleştirildiğinden bahseder

misiniz?

Teşekkürler, memnuniyetle.

Şu anda 23 ülkeden 288 üyesi

olan, kâr amacı gütmeyen

söz konusu enstitü 1955’te

şarap sektöründe yüksek

standartların tesis edilmesi ve

korunması amacıyla kuruldu

ve günümüzde önemli bir

otorite olarak kabul ediliyor.

Şarap Üstadı (Master of

Wine) unvanına kavuşabilmek

için oldukça zorlu bir süreçten

geçiliyor. Üç ayrı kıtada, dört

ayrı teorik ve üç ayrı pratik

sınavda başarılı olanlar son

aşamada bitirme tezi de

hazırlamak zorundalar ancak

başvuranların sadece yüzde

30’u bu noktaya gelebiliyor.

İzmirliler bu bahara yepyeni bir festivalle giriyor. 10-13 Mart 2011 tarihleri

arasında ilki gerçekleştirilecek olan İzmir Uluslararası Animasyon Festivali.

Üstelik festival bünyesinde gerçekleştirilecek tüm gösterimler ve etkinlikler

ücretsiz olacak. Festivalin küratörü ve İzmir Sanat ve Tasarım Derneği üyesi Tuna

Yılmaz ile İZAF ve animasyon üzerine sohbet ettik.

Ülkemizin şarap denince akla

ilk gelen kişilerinin başında

yer alan doktor ve vinolog

Yunus Emre Kocabaşoğlu’na

ait olan Veritas firması,

geçtiğimiz yıl mart ayında

düzenlediği Masters of Wine

İstanbul Weekend etkinliğinde

25 üreticinin 118 şarabını kör

tadıp puanlaması için dokuz

şarap üstadını bir araya

getirdi. Jüride bulunan dokuz

üstat da daha sonra ülkemizin

ve sektörümüzün âdeta

gönüllü elçileri hâline geldiler.

Şaraplarımızdan Urla

Boğazkere, Anadolu

üzümlerinden yapılan şaraplar

kategorisinde birincilik

alırken, Urla Nero d’Avola ve

Urla Karası ise uluslararası

üzümlerden yapılan kırmızı

şaraplar kategorisinde

eşbirincilik aldı.

Urla Şarapları’nın tesisinden

Türkiye’nin ilk “hi-tech” şarap

yapımevi olarak bahsediliyor.

Şarap yapımında standart şarap

üretim tesislerine göre nasıl

farklılıklarınız var? Ne gibi

teknikler Urla şaraplarını farklı

kılıyor?

Öncül amacımız yöremizin

benzersiz özelliklerinin

katkılarını, şarap yapımındaki

bazı köklü gelenekleri ve

teknolojinin nimetlerini

bir potada eritip optimum

yaklaşımlarla iddialı şaraplar

üretmek. Örneğin, artık

dünyada ender tesislerde

mevcut olan, pompalama

işlemini minimuma indirip

şıranın travmaya uğramasını

önleyen kendi cazibesiyle

akış (gravity flow) sistemini

oluşturabilmek için büyük

maliyetlere katlandık. Fransız

danışmanımızla mimarımız

en doğru sürecin üzerine

tasarımı birlikte kurguladılar.

Şarap yapımındaki bütün

süreçlere benzersiz özen

gösteriyor ve fark yaratan

ekipmanlarla çalışıyoruz.

Her şeyden önce, toprak

analizlerine göre seçip

diktiğimiz anaçlara ve özel

klonlara haiz asmalardan

oluşan bağlarımızla gurur

duyuyoruz. Bu dönem

bağlarımıza davranış şeklimizi

İsrailli danışmanımız belirliyor.

Sektörümüzde nitelik ve

nicelik ters işlediği için birkaç

kez salkım seyreltme yapıp

ürünümüzün çoğunu kesip

atıyoruz. Bildiğim kadarıyla

ülkemizde üzümlerin

saplarını ayırdıktan sonra

yıkayan sistem sadece

bizde var. Böylece şaraba

olumsuz etki yapacak

tozlardan ve partiküllerden

üzümü arındırmış oluyoruz.

Üzüm çeşidine ve yapmak

istediğimiz şaraba göre

kullandığımız çok farklı

tanklarımız mevcut. Örneğin,

fazla taneli üzümlerimizi

yatık tanka koyuyoruz.

Fermantasyonda oluşan

CO2 gazını kullanarak

çalışan ve en doğal

fermantasyon ortamını

sağlayan Ganimede tankımız

ve meşe tanklarımız da var.

Laboratuvarımızda en doğru

makineler ve en gelişmiş

yazılımları kullanıyoruz. En

değerli fıçıların saklandığı

mahzenimizde özel nem

pompaları var ve ancak beş

sene sonrasına randevu

veren, dünyanın bir numaralı

soğutma sistemlerini kuran

firmayla çalıştık. Şarap

yapımında iki ayrı Fransız

önologtan danışmanla

çalışıyoruz. Bunlardan biri


Öncelikle tebrik ve

teşekkürlerimizi sunalım. Hem

İzmir’in hem de Türkiye’nin

ihtiyacı olan bir etkinlik,

animasyon festivali. Bize biraz

festivali anlatır mısın? Nasıl bir

organizasyon bekliyor İzmirlileri

ve ne gibi etkinlikler olacak

festival kapsamında?

Gerçekten de İzmir büyük

ve uluslararası niteliği olan

etkinlikler açısından biraz

kısır bir şehir. İşte biz de bu

yolda bir adım atmak için

yapıyoruz bu festivali. İlk kez

düzenlediğimiz festivalde

kırka yakın ülkeden çok farklı

türlerde film seyredecek

izleyiciler. Ayrıca hem

çocuklara hem de yetişkinlere

yönelik çeşitli atölye

çalışmaları olacak. Resim,

karikatür ve canlandırma gibi

değişik disiplinlerde yapılacak

bu çalışmalar. Festival

partisini de unutmamak

lazım! Tüm etkinlikler halka

açık ve ücretsiz olarak

gerçekleştirilecek.

Animasyon, stop-motion

filmlerden, üç boyutlu

dijital grafiklere ve Japon

mangalarından beslenen anime

dünyanın sayılı otoritelerinden

Robert Parker’dan 100

üzerinden 98 puana layık

görülen şarapların yaratıcısı.

Urla’nın şarap üretimi konusunda

biraz unutulmuş bir tarihi var.

Siz markanızla aynı zamanda

tekrar bu geçmişi canlandırmak

konusunda önemli bir adım atmış

oluyorsunuz. Bize Urla’yı ve

şarap geçmişini anlatır mısınız

biraz?

Urla sırasıyla İyonlar,

Persler, Yunanlar, Romalılar,

Bizanslılar, Selçuklular

ve Osmanlılar tarafından

yönetilmiş. Zamanında

Akdeniz kıyılarından

Karadeniz kıyılarına kadar

geniş bir coğrafyada talep

gören şaraplar üretilirmiş

Urla’da. Hattâ bir süre,

filoksera yüzünden bağlarını

kaybeden Avrupa’ya

Karaburun Yarımadası’ndan

şarap ihraç edilirmiş. Maalesef

mübadeleyle bölgeye

yerleşen halk şarapçılığı

serilere kadar genişleyen çok

çeşitli ve uçsuz bucaksız bir

alan. Film seçimlerinde ne gibi

kriterler söz konusuydu? Farklı

tarzlarda filmler izleyebilecek

miyiz İZAF’ta?

Filmleri seçerken festival

küratörü olarak en büyük

kriterim filmlerin belirli bir

profesyonellik taşımaları

oldu. Filmleri seçerken bir

seyirci gibi hareket etmeye

çalıştım. Bunun dışında

yaratıcıları sınırlamamak

adına başka kısıtlamalar

getirmedik. Tür, teknik ya da

dil ayrımı da yapmadık. Fakat

gösterimlerde çocuklara ve

yetişkinlere yönelik filmleri

ayrıştıracağız. Festivalde her

tür ve teknikten film izlemek

mümkün olacak. Hattâ

programda 3D filmler bile

var, salonda gerekli koşulları

sağlayabilirsek bunları 3D

gözlüklerle seyredebileceğiz.

Bildiğim kadarıyla festival

kapsamında bir de yarışma

bulunuyor. Katılım nasıl? Bir

ödül var mı kazanan filme?

Katılım gerçekten

beklediğimizden bile fazla

oldu. Özellikle yurtdışından

bilmediğinden zaman içinde

asmalar sökülerek yerlerine

arpa, buğday ve tütün ekilmiş.

Yıllar sonra ortağım ve

yönetim kurulu başkanımız

Can Ortabaş bir gün palmiye

çiftliğinde antik bağ setlerini

görüp araştırmaya başlayınca

bölgenin tarihçesiyle birlikte

toprağının ve mikro klimasının

şaraplık bağlara çok elverişli

olduğunu öğrenmiş ve

böylece Urla Şarapçılık

serüveninin ilk kıvılcımları

yakılmış.

Şaraplarınız için ne çeşit üzümler

kullanıyorsunuz? Urla’da kendi

yetiştirdiğiniz üzümler var mı?

Ve şarap üretimi için üzüm

yetiştirmek konusunda dikkat

edilmesi gereken noktalar neler?

Bağlarımızda Nero d’Avola,

Sangiovese, Boğazkere,

Syrah, Cabarnet Sauvignon,

Merlot, Petit Verdot, Cabarnet

Franc, Bornova Misketi

üzümlerimiz var. Urla Karası

ve Gaydura başta olmak

tahminimizin çok üstünde

bir katılım var ve tabiî bu

da hem çok sevindirici hem

de gelecek için çok ümit

verici. Yedi kişilik jürimizin

belirleyeceği en iyi filme

bir ödül verilecek. Ödülün

maddî boyutu henüz

netleşmediğinden şu an için

bir şey söyleyemiyorum.

Ama sadece heykelcik

almak bile büyük bir önem

taşıyacak çünkü jürimizi

hem Türkiye’den hem de

yurtdışından çok önemli

isimler arasından seçtik.

İZAF’ın mimarı, aslında oldukça

yeni bir oluşum olan İzmir Kültür

Sanat ve Tasarım Derneği.

Bize biraz da bu dernekten

bahsedebilir misin? Kimler, nasıl

bir araya geldi ve böyle bir fikir

ortaya sürdü? Derneğin başka

projeleri var mı?

Dernek 2010 yılının son

günlerinde kuruldu ve bu yıla

da hiçli bir giriş yaptı. Kurucu

üyeleri arasında İzmirli genç

sanatçılar, tasarımcılar ve

hattâ işadamları bulunan

bu oluşum kentin ihtiyacı

olan uluslararası bakış

açısını oluşturma gayesi

üzere yörenin bazı yok

olmuş üzümlerini de yeniden

kazanmak için bilimsel

çalışmalar gerçekleştiriyoruz.

Ayrıca, Can Ortabaş’ın

Çakmaktepe’de bin metrelik

irtifada kurduğu yeni bağda da

sürpriz üzümler yetiştirmeye

başladık.

Kaliteli şarabın çok

değişkenli uzun bir formülü

var diyebiliriz. En önemli

kısmını ise bağ oluşturuyor.

Hâkim rüzgâr, gündüzle

gece arasındaki ısı farkı,

drenajı iyi olup su tutmayan,

PH değeri düşük olmayan

toprak, toprağın yapısına göre

seçilmiş anaçlar, güneşli gün

sayısı, düşen yağmur miktarı,

iklime göre seçilmiş doğru

üzüm, üzümün doğru klonu,

sık aralıklarla dikim, doğru

budama, salkım seyreltme,

topraktaki elementlerin yakın

takibi, damla sulama sistemi

doğru bir bağ oluşturulurken

çok dikkat edilmesi gereken

hususlardır. İyi bir bağdan

taşıyor diyebiliriz. Şöyle

olsa, böyle yapılsa daha iyi

olmaz mı diye sürekli kendi

aramızda konuştuklarımızı

ancak kendimizin hayata

geçirebileceğini fark edince

dernekleşmeye karar

verdik. İlk girişimimiz de bu

festival oldu. İzmirlilere bu

yıl içinde iki ya da üç tane

daha küresel boyutta etkinlik

sunacağımızın ve bunların

da gelenekselleşeceğinin

müjdesini de sizin

aracılığınızla verelim.

Benim dertli olduğum bir

konu var: Son zamanlarda

Türkiye’de vizyona giren

hemen hemen tüm animasyon

filmlerin dublajlı olarak

gösterime sunulması. Elbette

animasyonların baş izleyicisi

olan çocukları ve onların

tercihlerinin önemini anlıyorum.

Ama bizim gibi hafiften yaşını

almış, animasyon düşkünü,

üstelik her filmi de çekildiği

orijinal dilinde izlemek

isteyenler için bir seans bile

ayrılmaması kalbimi kırıyor

açıkçası. Sen bu konuda ne

düşünüyorsun? Animasyonun

en önemli yanlarından biri

sonra üzümü en doğru

zamanda hasat edebilmek de

çok önemlidir. Asıl prensip,

verimsiz toprağa dikeceğimiz

asmaya mümkün olduğunca

can çekiştirmektir.

Şaraptan pek anlamayan ben

ve benim gibi okuyucularımız

için soralım. Şarabın ve şarap

içmenin incelikleri nedir? İyi

bir şarabı ne gibi özellikleriyle

tanıyabiliriz?

Bu sorunun cevabını hakkıyla

vermeye çalışırsak sayfalarca

sürer. Zira şarabı tadanın

sosyo-kültürel durumu,

tadım şekli, ruh hâli, tokluk

derecesi, sağlık durumu,

daha önceki deneyimleri,

önyargıları, şarabı saklama

şekli ve süresi, servis

ettiğindeki ortamın ve şarabın

sıcaklık derecesi, bardağın

özellikleri, saatin kaç olduğu,

birlikte tadım yaptığı kişilerin

yorumları, az önce içtiği

şarabın lezzeti, yanında yediği

peynir veya yemeğin cinsi ve

olan seslendirmenin dublajla

katledildiğine inananlardan

mısın? Yoksa Türkçe dublajları

başarılı buluyor musun?

Türkçe dublajları her ne kadar

başarılı buluyor olsam da

senin bahsettiğin durumdan

ben de şikâyetçiyim. Eskiden

en azından akşam seansları

orijinal olarak gösterilirdi,

artik bu durum da çok azaldı.

Çocukları düşünmek elbette

önemli ama bu filmleri sadece

onlar seyretmiyor. Ayrıca

Türkçe seslendirmelerde

de sürekli aynı isimler

kullanılıyor, bu da bence çok

kısır bir durum. Dublaj filmleri

katlediyor diyemem ama açık

konuşmam gerekirse Shrek’i

Okan Bayülgen’den değil de

Mike Myers’tan dinlemeyi

tercih ederim!

Okuyucularımız için birkaç ipucu

alalım. İZAF’ın yıldızı olması

beklenen filmler hangileri? Hiç

animasyon film izlemeyen, ya

da pek ilgi duymayan birinin

bile keyif alacağını düşündüğün

isimler var mı?

Festival daha yeni olmasına

rağmen pek çok önemli isim

filmleriyle başvurdu. Örneğin

hattâ kaçıncı kadehi olduğu

bile lezzeti algılamasını

değiştirir. Genelde kaliteli

bir şarapta asidite, alkol,

şeker ve tanenin uyumlu

birlikteliği; farklı çağrışımlar

yapan güzel koku, berrak bir

renk, yutkunduktan sonra

saniyelerce damakta kalan

hoş bir lezzet arzu edilir.

Şarabınızın eşlik edeceği

yemek de çok önemlidir.

Uyumsuz bir eşleşme

çok kaliteli şarabı düzgün

algılayamamanıza yol açar.

Tükettiğiniz andaki ısısı da

çok büyük bir rol oynar.

Son olarak biraz ürünlerinizden

bahseder misiniz? Hangi

şaraplarınız ne gibi tercihlere,

hangi damak zevklerine hitap

ediyor?

Serendias Roze Şarabımız

Nar ekşili Akdeniz salataları,

somon ve yengeç gibi deniz

mahsulleri, ördek ve soslu

tavuklar ile mükemmel bir

uyum sağlar. 8-10 derecede

son Cannes film festivalinde

en iyi kısa film ödülünü alan

Serge Avedikian’in Chienne

d’Histoire isimli filmi festivalin

en önemli yapımlarından

biri. Bunun gibi pek çok

ödüllü film olacak. Yarışmalı

bölümde finale kalan filmler

tabiî ki festivalin en iyileri,

bunlar kaçırılmamalı.

Canlandıranlar Yetenek

Kampı işbirliğiyle yaptığımız

özel bölümde Türkiye’den

yapımları, Çağdaş

Alman Canlandırmaları

bölümünde ise son 10 yılda

Almanya’da yapılmış işleri

seyretmenizi öneririm.

Çocukları da unutmadık,

onlara özel filmlerimiz var,

bunları tabiî ki yetişkinler

de zevkle seyredebilirler.

Film gösterimleri dışında

canlandırma, resim ve

karikatür gibi dallarda atölye

çalışmalarımız da var. Tekrar

altını çizeyim: tüm film

gösterimleri ve atölyeler halka

açık ve ücretsiz!

servis yapılması doğru olur.

Nero d’Avola & Urla Karası

kupajımız, marine edilmiş

ızgara et çeşitleri, tütsülenmiş

ve baharatlı peynirler ve

zengin soslu et yemekleriyle

mükemmel bir uyum sağlar.

16-18 derecede servis

edilmesi gerekir.

Vourla kupajımız pizzalar,

zengin soslu makarnalar,

marine edilmiş ızgara etlerle

mükemmel bir uyum sağlar.

16-18 derecede servis

yapılması önerilir.

Bornova Misketi’nden

ürettiğimiz Symposium ise

aperatif kanepeler, çikolata ve

taze meyveler ile hazırlanmış

tatlılarla mükemmel bir uyum

sağlar. 8-10 derecede servis

yapılması doğru olur.


Rahatlama ihtiyacı ve başlıca teknikler

İnsanın rahatlama tekniklerine

yönelten tek sebep

strestir elbette. İnsan zihni

hayatta yaşadığı bilumum

olumsuzluktan dolayı stres

altında kalabilir. 1960’larda

psikiyatrlar stres kaynakları

üzerinde çalışmışlar ve

bunların insan hayatı

üstündeki tehlikelerini

ölçülebilir hâle getirmeye

çalışmışlar. Bunlar, stres

altındaki bireyin kontrolü

Doğaya çıkmak

Aslına bakarsanız, en güzeli…

Araştırmalar gösteriyor ki

sadece doğa resimlerine

bakmak bile insanların

konsantrasyon sorununa

iyi geliyor. Gökyüzündeki

bulutlara bakmak, dalgaların

çarpması, yaprakların hışırtısı

gibi doğal olaylar düşünmeyi

kolaylaştırır ve hiçbir çaba sarf

etmeden dikkati toplamayı

sağlar. Ayrıca hastalıklardan

sonraki iyileşmeyi de

hızlandırır.

• 1999’dan beri her yıl

Finlandiya’da düzenlenen,

110 dereceye ısıtılmış ve

her yarım saatte bir ocağa

su eklenen saunada en uzun

kalan yarışmacının kazandığı

dünya şampiyonası, geçen yıl

şampiyonun hastanelik olması,

ikincinin de sağ çıkamaması

yüzünden tamamen kaldırıldı.

dışında gelişen dışsal

tacizlerin kaçınılmaz sonucu

olduğuna dair geleneksel

görüşe dayanan çalışmalar.

Son yıllardaysa bu dışsal

olayların stres üretme

potansiyelinin otomatikman

bu olaylara içkin olmadığı,

birey üzerindeki etkilerinin

bireyin algıları, kapasitesi

ve anlayışıyla da değiştiği

iddia ediliyor. Yani,

sadece fiziksel rahatlama

Rahatlatıcı müzikler

Tamam, zevkler ve renkler

tartışılmaz, ama bazı müzik

türlerinin stresi kontrol

altına almada diğerlerinden

daha etkin olduğuna dair

çalışmalar da var. New

age müziği, klasik müziği

ve psikedelik müziği bu

kapsam içinde tutuyor bu

araştırmacılar. Ama herhalde

bunun da derinine inmek

lâzım, çünkü Yanni dinlerken

plak kapağına ya da konser

görüntülerine denk gelmek,

Wagner’in bir zamanların

savaş belgesellerinde paso

kullanılan bir eserinde

stres atmaya çalışmak da

fiyaskoyla sonuçlanabilir.

• 17. yüzyılda İstanbul’da

4 bin 536 özel ve 300

adet halka açık hamam

bulunuyordu. 19. yüzyılın

sonlarına gelindiğinde sadece

130 kadarı kalmıştı.

rahatlama zamanı

Hazırlayan: Doruk Yurdesin - Ekin Sanaç

Stresinizi kanatlandırıp uçurmak için daha ne bekliyorsunuz?

Hayatın hızlanan ritmi,

zaman kavramını gitgide

daha değerli kılıyor. Sürekli

artan çalışma saatleri

iş dışındaki aktiviteler

için ayrılması gereken

zamandan yiyedursun,

insan zihni ve vücudu

sağlık için sahip olması

gereken dengeden de

gitgide uzaklaşıyor.

Stres, çalışan insanları

haftanın neredeyse her

günü yakalamaya hazır

bir düşman gibi. Oysa ki

Mohandas K. Gandi’nin

yetmeyebiliyor, hayata

bakışımızda da değişikliklere

gitmek gerekebiliyor, hattâ

bazen bir terapist eşliğinde.

Ama burada yerimiz dar,

psikiyatrların uyguladığı çeşitli

terapi biçimlerini, ilaçları filan

dışarıda bırakıyoruz. İşte

kendi başınıza yapabileceğiniz

kolay alıştırmalardan,

disiplin, eğitim ya da para

gerektirenlere doğru, birkaç

rahatlama tekniği…

Stres topu

Ufak bir topu elinizde

mıncıklayınca kaslar gevşer,

stres azalır. Süngerden

yapılanları vardır, plastiğin içine

jel sıkılarak yapılanları fizik

tedavide kullanılır. İlla çarşıdan

almak şart değildir, evde bir

balonun içine sodyum karbonat

doldurarak bile yapılabilir, zira

adının top olması yuvarlak

olmasını gerektirmez. İddiaya

göre Britanya’daki en popüler

üçüncü promosyon hediyesidir.

de dediği gibi, “Hayat, onu

sürekli hızlandırmaktan çok

daha fazlasını hak ediyor.”

Stres, bugün insan

sağlığı adına o kadar

ciddîye alınan bir konu ki

birçok Avrupa ülkesinde

işverenler, çalışanlarının

ruhsal sağlığını korumanın

yasal sorumluluklarını bile

taşıyor. Bu gibi süreçlerin

özellikle İskandinav

ülkelerinde tıkır tıkır

işlediğini biliyoruz…

Ama stres, insanoğlu

Holmes and Rahe Stres Ölçer

1967’de ABD’li psikiyatrlar Thomas Holmes

ve Richard Rahe, 5 bin tıbbî hasta üzerinde

yaptıkları araştırmada hayatlarındaki stresle

hastalıklarının ilişkisini incelediler ve doğru

orantılı bir ilişki söz konusu olduğunu

buldular. Buna göre, hastalara hayatlarında

stres yaratabilecek 43 faktörle ilgili sorular

soruluyor, bu faktörlere verilen puanların

toplanmasıyla hastalık riski ortaya

çıkartılıyordu. Eşin ölümüne en yüksek

Fiziksel egzersiz

Bunu çok deşmeye lüzum var

mı? Her gün biraz vakit ayırıp

düzenli hareket etmek iyidir.

Kalbe ve kan damarlarına,

bağışıklık sistemine, beyin

fonksiyonlarına, depresyona,

uykuya iyi gelir. Her şeyde

olduğu gibi fazlasının stres

yarattığı da bilinir. Bilinçsiz

uygulamalar vücudu

sakatlayabilir, inmelere sebep

olabilir. Amanın…

• Türkiye genelinde

2 bin 500 adet Spa ve

benzeri Termal Merkez

bulunuyor. Türkiye’de

şu anda işletmede olan

otellerden 385’inde

“Spa-Wellness” hizmeti

sunuluyor.

için şüphesiz yeni bir

mesele değil. İnsanlar

aslında yüzyıllardır kendini

rahatlatmanın yolları ve

yöntemlerinin peşinde. Her

kültür, coğrafya ve inanışın

çok uzun yıllardan beri

hayatın mücadelelerine

karşı rahatlama adına

farklı teknikler geliştirme

geleneği var. Şu an

birçok insan işten eve

geldiğinde televizyon

izlemeyi rahatlatıcı

bulduğunu zannediyor olsa

da, burada bahsetmekte

Derin nefes almak

Üstünüze rahat birşeyler

alıp oturun ya da uzanın. Bir

elinizi göğsünüzün, diğerini

midenizin üzerine koyun.

Burnunuzdan ve hafifçe

büzülmüş dudaklarınızdan

(nefes almayı yavaşlatmak

için) havayı yavaşça

içinize çekin. Nefesi içinize

çekerken, elinizle midenizin

genişlemesini hissedin.

Büzülmüş dudaklarınızdan

nefesinizi yavaşça dışarı

verin. Dinlenin ve tekrarlayın.

olduğumuz ruhsal ve

fiziksel rahatlama, tam

da önünüzdeki ekran

içinde sıralanan reklam

ve bilgi bombardımanının

yaratacağı strese karşı

bir rahatlama! Örneğin,

kendinize en son ne

zaman sıcacık bir banyoda

45 dakika ayırdınız?

Gerçekten de banyo

yapmak, gözeneklerinizin

nefes almasını sağlamak

için ayıracağınız bir 45

dakika yok mu gününüzün

içinde?

değer olan 100 puan biçen araştırmada,

örneğin hapse atılmaya 63, emekliliğe 45,

hamileliğe 40, malî durumdaki değişikliklere

38, yakın bir arkadaşın ölümüne 37, çeşitli

alışkanlıklardaki değişikliklere 15-24, Noel’e

12 puan veriliyordu. Kişinin başına gelmiş

olayların puanları 300’ü geçtiğinde, stres

kaynaklı fizyolojik hastalık riski de artıyordu.

Bugün bu test hayatta farklı öncelikleri olan

farklı kültürlere göre de uyarlanıyor.

Progresif kas gevşetme

Az evvelki rahatınızı

bozmadan oturun veya

uzanın. Gözlerinizi kapatıp,

sırayla vücudunuzun tüm

kaslarını 10 saniye kasıp, 20

saniye gevşek tutun. Tüm

seans toplam 30 dakika

sürmeli. Bu anksiyeteyi

giderme tekniği, 1920’lerde

ABD’li psikiyatr Edmund

Jacobson tarafından bulundu.

• *Malezya’da yoga bir fetvayla

yasaklanırken (kanunî

bağlayıcılığı yoktur), Türkiye’de

Diyanet İşleri Başkanı iki sene

önce bunları ticarî girişimler

olarak adlandırdı. Mistik

inançlarla en başından beri bir

hesaplaşma içinde olan Vatikan

da elbette bu konudaki olumsuz

görüşlerini esirgemedi.


Tarihe Gömülen Buhar Cennetleri

İlginçtir ki, nasıl Budistler için

meditasyon çok uzun zamandır

süregelen bir rahatlama

yöntemi ve felsefesiyse, bizler

de rahatlama adına hamam

kültürünün ortaya çıktığı,

kaplıcaların inşa edildiği

topraklarda yaşıyoruz; her ne

kadar muktedirlerimiz bu önemli

bilgiyi kum altına gömmekte

beis görmeseler de…

Kısaca, “Yıkanma, arınma

ve şifa bulmaya mahsus yer”

olarak tanımlanan hamam

sözcüğü, Arapça banyo ve

İbranice sıcak anlamına

gelen hammam kelimesinden

türemiş. Aslında yıkanmak

için kapalı yerler inşa

etmenin tarihi Hindistan, eski

Mısır, antik Ege ve Yunan

uygarlıklarına kadar uzanıyor.

MÖ 4. yüzyılda Yunanistan’da

bedeni terbiye ve tedavi etme

amaçlı hamamlar bulunduğu

bilinen bir gerçek. Anadolu’da

Gaziantep yakınlarında MÖ

1200’lere tarihlenen Geç

Hitit dönemine ait bir hamam

kalıntısından bahsetmek bile

mümkün. Fakat kendinden

İzmir’de Rahatlamak Çok Kolay

Şu çok açık ki, insanın

hayat ritmi içinde kendini

rahatlatmaya vakit yaratması

vücut ve zihin sağlığı için

elzem. Hayat akışına

yapılabilecek çok ufak

dokunuşlarla bu mümkün

kılınabileceği gibi, farklı

disiplinlere ait yaklaşımlar

da artık dünyanın dört

bir yanında geniş kitleler

Otojenik eğitim

Alman psikiyatr Heinrich

Schultz’un 1932’de geliştirdiği

bu teknik, sabah, öğlen ve

akşam yapılan 15 dakikalık

üç seanstan oluşur. Yoga ve

diğer meditasyon tekniklerine

benzerliği Schultz tarafından

da kabul edilen, birkaç

seansta öğrenilip tek başına

uygulanabilen bu yöntemde

uygulayıcı mesela yatma, bez

bebek gibi oturma gibi duruşta

tarafından benimsenerek

uygulanmaya, hayatlara

girmeye başladı ve

ulaşılabilirlik büyük ölçüde

arttı. İzmir, farklı rahatlama

metotlarını uygulamak

için son derece elverişli

bir coğrafyada yer alıyor.

Öncelikle büyükşehirde

çok sayıda tai chi chuan,

meditasyon, yoga merkezi

gözünde çeşitli canlandırmalar

yapar; kolunun ağır olduğunu,

sonra sıcak olduğunu hayal

etmek gibi… Bunu her seansta

farklı dizilerde, vücudunun

değişik bölgelerine uygular.

Stres kaynaklı birçok

bozukluğa iyi geldiği kabul

edilir, ama kalp hastalarına

tavsiye edilmez.

• Amerika’da bugün

15 milyon kişi aktif

olarak yoga yapıyor.

Yoga dersinin saati ise

ortalama 20 dolar.

ısıtmalı sistemleri bulunan

hamamlar esas mimarî

karakterlerini Roma çağında

yakalamışlar. Hattâ Romalılar

hamama “thermea” derlermiş.

Bu ifade binlerce yıl içinde

çok az değişerek Türkçeye

bile girmiş. Bildiğiniz gibi

bazı bölgelerde kaplıcalara

hâlâ “termal” adı verilir.

Roma’ya ait buhar cennetleri

sonradan Osmanlı kültürünün

ve mimarîsinin etkisiyle

geliştirilmiş ve yalnızca

temizlenen bir yer olarak

değil, toplumsal hayatın

mevcut. Kolaylıkla erişilebilen

bu merkezler, çalışan pek

çok insan için ideal birer

rahatlama pratiği olabilir. Kent

merkezine sekiz kilometre

uzaklıkta bulunan Balçova

Termal Merkezi ise doğal

kaplıcaları, sıcaklıkları 45-140

derece arasında değişen

kaynak ve kuyu sularıyla

başlı başına her derde deva

Meditasyon

Uygulayıcılarının hızla

arttığı bir rahatlama metodu.

Kelime Latince enine boyuna

düşünmek anlamına gelen

meditatumdan türetilmiştir

ve zihni eğitmeye dayanır.

Hinduizm ve Budizm’de ve

Tao geleneklerinde olduğu

gibi, İslam, Hıristiyanlık,

Yahudilik, Bahaîlik gibi Yakın

Doğu’dan çıkmış dinlerde de

karşılığı vardır. Bugün Batı’da

seküler anlamdaki en popüler

meditasyon geleneği Hinduizm

ve Budizm kökenli yogadır,

fiziksel ve zihinsel disiplinler

bütünüdür. Transandantal

Meditasyon, Vipassana gibi

teknikler de mevcuttur.

• 23 Haziran 2010

tarihinde New York

Central Park’ta, tam 13

bin kişinin katılımıyla

dünyanın bugüne kadarki

en kalabalık yoga dersi

gerçekleşti.

önemli bir mekânı olarak da

benimsenmiştir. Kadınların

peştamalları sarıp takunyaları

giyerek arkadaşlarıyla,

komşularıyla gündüzleri türlü

yiyecek ve içeceklerini de alıp

gittikleri, vakitlerini geçirdikleri

yerlermiş hamamlar. Bayram

arifelerinde ise tüm gece

kapılarını kapatmazlarmış.

Külhanda yanan ateş,

mermer zeminin altındaki özel

yollardan, duvar içlerinden

geçerek ortamı şifalı buharlarla

doldurur, uzun sohbetler için

ideal mekân oluştururmuş.

bir seçenek. Kaplıcaların

bulunduğu sırtlara kurulan

bir teleferikle çıkılan çam

ormanları ile kaplı Balçova

tepeleri, rahatlamak ve şifa

bulmak isteyenler için son

derece çekici bir alternatif.

Ayrıca İzmir çevresinde

Selçuk, Çeşme, hattâ

Denizli’deki pek çok spa

Tai chi chuan

Noradrenaline (dikkati ve tepki)

ve kortizol (stres tepkileri)

hormonlarını, dolayısıyla kalp

ritmi ve ruh hâlini düzenleyici

etkileri olduğu bilinen Uzak

Doğu savaş tekniği. Birçok

farklı tekniği, dolayısıyla birçok

ekolü vardır. Savunma, estetik

ve sağlık odaklı olarak değişik

yaklaşımlarla ele alınır.

• Yapılan bilimsel

çalışmalar, düzenli

meditasyon yapan

insanlarda anti-stress

hormonlarının meditasyonu

yapmayanlara göre 3,2

kat daha fazla salındığını

gösteriyor.

Ancak, bu köklü hamam

kültürünün büyük şehirlerde

modern hayatlarımızın içine

girmeyi pek de başaramadığını

söyleyebiliriz. Oysa ki nasıl

her Fin evinde ya da ortak

kullanılan bahçelerde mutlaka

bir sauna var, genci yaşlısı,

hâlâ her pazar gününü ailesi

ve arkadaşlarıyla saunada

geçirir… Büyük şehirlerde

yaşayanlar için hamamlar

bugün ancak turistik birer

yapıdan ibaretler. Sadece

yabancı bir arkadaşımızı

gezdirmek amacıyla hamama

merkezi de, sundukları uygun

seçeneklerle son zamanların

revaçta tercihleri arasında yer

alıyor. Eh, İzmir’de yaşamak,

İzmir’in içinde bulunduğu

eşsiz doğaya hakkını vermeyi

gerektiriyor... İzmir çevresinde

irili ufaklı 20’yi aşkın doğa

yürüyüşü parkuru var. Neden

bir haftasonunuzu Menderes-

Yeniköy-Balaban Göleti

Çigong

Bir nefes ve dayanıklılık

egzersizidir. Dinamik, statik

ve meditatif yöntemleri vardır.

Dinamik çigong, bir seri

özenli koreografiden oluşur

ve vücuttaki çi, yani yaşam

enerjisi akışını düzenler. Statik

çikong, aynı yoga gibi, vücudu

belli bir duruşta uzun süre

tutarak dayanıklılık kazandırma

egzersizidir.

gidiyor, hattâ birçoğumuz

hâlâ hamam deneyiminden

yoksun bir şekilde yaşamımızı

sürdürüyoruz. Zaten turistik

hamamlar dışında ortada

gidilebilecek pek de hamam

kalmadı, olanlar için de

birçok insan adına hijyenik

endişeler söz konusu. Ama

hamam ritüellerini kendi

banyo alışkanlıklarımıza

yansıtabildiğimiz de ne yazık

ki pek söylenemez. Oysa ki

bu basit gelenek bizler için en

kurtarıcı rahatlama metodunun

modelini oluşturabilirdi.

parkurunda bir yürüyüşe

ayırmayasınız ki? Ağaçların

kokusunu içinize çekerek,

orman içindeki toprak yoldan

yürüyerek göletin insanı terapi

edici manzarasına ulaşmak

ve burada sevdiklerinizle bir

piknik yapmak... Bu piknikten

sonra insanda ne bir stres

kalır, ne de bir tasa!

Spa

Balneoterapi olarak da bilinen

kadim bir yöntem. Mineralli

suyun tedavi ediciliğine

olan binlerce yıllık inanca

dayanır. Bugün en çok Avrupa

ve Japonya’da popülerdir.

Paranıza göre aromaterapili,

banyolu (termal, sıcak küvet,

çamur banyosu, yosun

banyosu), vücudu sarıp

sarmalamalı, yüz ve vücut

masajlı paketlerde de sunulur.

Evinizdeki küvette özel tuzlarla

hazırlanmış bir küvette yirmi

dakika uzanmak da endorfin

salınımını arttırır.

• Guinness Rekorlar Kitabı’nda

“dünyanın en uzun

meditasyonu”na dair resmi bir

bilgi bulunmasa da Nepal’in Bara

bölgesinde doğup büyümüş olan

21 yaşındaki Ram Bahadur Bomjon

16 Mayıs 2005 tarihinde başladığı,

ara ara kaybolup geri geldiği,

aylar süren meditasyon sürecinde

binlerce ziyaretçi çekmişti.


küçük gurme

Şef Fatih Kaya

Ekolojik pazarlar

Kısa kısa

Hazırlayan: Deniz Kaynak

1901 yılında İtalyan İşçi Cemiyeti tarafından okul olarak inşa edilen bir

tarihî binanın 2005 yılında restore edilmesiyle İstanbul lezzet adreslerine

bir yenisi eklendi. Fransız Sokağı’nın gözde mekânlarından biri olan Cezayir

Restaurant’ın yaratıcı ve geleneksel Türk mutfağı konseptinde hazırlanan

özel menüsünün mimarı Şef Fatih Kaya ile kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

• İlk kez 1926 yılında Ermenice

basılan, Vağinag Pirad’ın

Mükemmel Yemek Kitabı, 85

yıl sonra Türkçe yayınlanıyor.

Mevsimler değişir, yerli

tohumlar kaybolurken

yitirdiğimiz lezzetleri hatırlamak

isteyenlere...

Yemek yapmaya ne zaman

başladınız?

Okul tatillerinde ailece

Berlin’e gittiğimizde babamın

şefliğini yaptığı restorana

sık sık uğrardım. Sanırım ilk

yemeğimi 1990 yılında, 13

yaşımdayken burada yaptım.

Profesyonel bir aşçı olmaya nasıl

karar verdiniz?

Bu mesleği babam

sayesinde tanıdım. Babam

çok iyi bir aşçıdır ve

hâlen profesyonel olarak

çalışmaya devam ediyor. O

dönemlerde babamın tavsiye

ettiği yerlerde çalışarak

profesyonel aşçı olmak için

adım attım.

Kariyeriniz sırasında örnek

aldığınız, size ilham veren birileri

oldu mu?

• Tüm Türkiye’deki restoranları,

Yonca Puanı ismini verdikleri

bir sistemle değerlendiren

iyiyemek.com’dan yeni tüyolar

alabilir, yemek etkinliklerine

katılabilirsiniz.

Her zaman babamı örnek

almışımdır. Onun dışında

Mehmet Gürs ve Coşkun

Uysal’ın yaptığı işleri çok

beğeniyorum.

Nerelerde çalıştınız?

Günay Restoran, Divan Otel,

Pia Cafe, 360 Restoran ve

Leb-i Derya’da çalıştım.

Son beş yıldır Cezayir

Lokantası’nın şefliğini

yapıyorum.

İşinizle ilgili ulaşmak istediğiniz

hedef ya da hayaliniz ne?

Mesleğimde istediğim

yerdeyim. Bundan sonra

işimi yaparken bu işi seven

insanlara da yardımcı olmak

istiyorum. Bunun için bir

okul projemiz var. İki ay

içinde hayata geçecek bu

okul sayesinde meslekî

16 Haziran 2006 günü sabahı, Türkiye’nin çeşitli

kentlerinden İstanbul Şişli’ye doğru yola çıkan 48 kişinin

birazdan karşılaşacakları hakkında en ufak fikri bile

yoktu. Ekolojik pazar fikri onları heyecanlandırmıştı

heyecanlandırmasına, ama bu hayali gerçekçi

bulmayanlar da vardı içlerinde. Şişli’deki pazar yerine

vardıklarında, %100 Ekolojik Pazar Projesi sahibi

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği çalışanları,

tezgâhları kurmuş, mavi örtülerini sermiş, her türlü

ihtiyaçlarına yardımcı olmak için onları bekliyordu.

• Şeflerle Yemekteyiz’in ikinci

ayağı şubat ayında Show TV’de

yayınlanmaya başlayacak.

Mehmet Yalçınkaya, Erdem

Dirbalı, Muhsin Ertürk, Mihrap

Kızılkaya ve Burçin Acar

birbirleriyle yarışırken, siz

de profesyonellerden meslek

sırlarını kapabilirsiniz.

birikimlerimi bu işi yapmak

isteyenlerle paylaşabileceğim.

Yemek yapmaya yeni başlayan

birine verebileceğiniz en iyi

tavsiye ne olurdu?

Şefini iyi dinlemesi.

Mutfağınızda kalmadığında,

koşa koşa markete gideceğiniz

malzeme nedir?

Sarımsak ve zeytinyağı.

İşiniz aynı zamanda hobiniz mi?

Evde yemek yapıyor musunuz?

Cezayir Lokantası’nın içinde

ufak bir mutfağım var.

Bütün denemelerimi orada

yapıyorum, yaptıklarımı

da mutlaka birilerini davet

edip tattırıyorum. Bütün

boş zamanlarımda bu

denemelerle uğraşıyorum.

Aradan geçen beş senede

kurulan dostluklar, pazarın

müdavimi hâline gelen

yüzlerce kişi, artan tezgâh

sayısı ve açılan yeni pazarların

da etkisiyle güvensizlik

uçup giderken, heyecanları

katlanarak çoğaldı. Tahminî

ürün satışı 4 tondan, 8 tona

çıktı, ilk başlarda 30 farklı taze

sebze-meyve sunulurken,

bugün avokadodan asma

yaprağına, bakladan fasulyeye,

çilekten elmaya, yoğurttan

tereyağına kadar 100’ü aşkın

çeşitte ekolojik ürün bulabilir

hâle geldik. Üstelik ekolojik

pazarlar yalnızca sebzemeyve

alışverişi yaptığımız

yerler olmaktan çıkıp, temizlik

malzemesinden oyuncağa,

sundukları çok çeşitli ekolojik

• Ünlü İtalyan şef Gino D’Acampo,

Ulusal Televizyon Ödülleri’ni

kazanırsa programını çıplak

sunacağına söz vermişti.

Sizce kazanmasında kendisini,

üzerinde yalnızca mutfak

önlüğüyle yemek yaparken

görmek isteyen hayranlarının

etkisi olmuş mudur?

Bir yandan Fikir Sahibi Damaklar

ile birlikte çalıştığınızı

biliyoruz. Projelerinizle ilgili bizi

bilgilendirebilir misiniz?

Cezayir olarak Fikir

Sahibi Damaklar’ı ve lüfer

kampanyasını destekliyoruz.

Geçen ay onlarla aynı

anda İtalya’daki Terra

Madre’ye katıldık. Ama

ben aynı zamanda Aşçılar

Derneği yönetim kurulunda

olduğum için derneği

temsilen oradaydım. Ayrıca

Aşçılar Derneği olarak

Darüşşafaka okullarında

çocuklar için yemek eğitimleri

düzenliyoruz. Daha önce

bahsettiğim okul projemizde

de, hem profesyoneller için,

hem de amatörler için dersler

olacak. Ayrıca bu proje

kimsesizlere de iş imkânı

vermeye çalışacak.

ürün ve düzenledikleri panel,

atölye ve kurslarla zenginleşip,

sosyal ve kültürel alanlara

dönüştüler.

Alışverişten çok muhabbet

önemli pazara gelen insanlar

için. Pek çok kişi satın aldıkları

sebze ve meyvelerin nerede,

nasıl yetiştirildiğini de, nasıl

pişirmeleri gerektiğini burada

öğreniyor. Bu bir avuç cesaretli

insanın çabalarının sonucu

ise, hırpalanmamış, temiz

topraklarda, âdil ticaretle

emeği sömürülmeyen çiftçilerin

yüzlerinde, doğaya uyumlu ve

sağlıklı yaşam alışkanlıkları

edinerek büyüyen çocuklarda

ve hattâ küresel ısınmanın

önlenmesine yönelik çabalarda

görünür hâle gelmeye başladı.

• Bu ay Brüksel lahanası, pırasa,

kereviz ve greyfurtun en lezzetli

zamanı. Muz, kırmızı turp ve pazı

çok yakında tezgâhlarda olacak.

Avokado ve narın mevsimi ise

bitmek üzere…


Yudumla: bir lezzetin tarihi

Kuşaklar boyunca tarihe tanıklık eden dükkânlar ne

yazık ki artık eski bir zamanın gerçekliğinde kaldılar. Bu

nesli tükenmekte olan nadir mücevherlerden biri de İzmir

Kemeraltı’nda bulunan Yudumla… İşletmenin sahipleri

baba Şerbetçi Mustafa ve oğlu Günhan Türkmen ile İzmir ve

karadut üzerine söyleştik.

Öncelikle sizi tanıyalım.

İzmir’in tarihî dükkânlarından

birinin sahibisiniz. Kaç senedir

İzmir’desiniz? Neler değişti o

zamandan bu zamana? Hem İzmir

adına hem de sizin için?

Ben Kemeraltı esnaflarından

Mustafa Türkmen. İzmirliler

beni Şerbetçi Mustafa

diye tanırlar. 1947, İzmir

doğumluyum. Dedem Mustafa

Türkmen (Hacı Mustafa),

1931 yılında şu an işlettiğim

dükkânı satın almış. Hacı

Mustafa kış aylarında helva,

yaz aylarında ise Ödemiş’ten

develer üzerinde heybelerle

gelen kara meyvelerden

imal ettiği şurupları döker,

satarmış. Babam Hüseyin

Türkmen (Helvacı Hüseyin)

1957 yılında dükkânı

devralıp, kışın helvacılığa

2006 yılından beri pazara

gelen Lale hanım, pazarda

zarar etmesine rağmen

bırakmayı asla düşünmediğini

söylüyor. “Hormon kullanarak

şu anda elde ettiğim ürünün

iki üç katı fazlasını, çok daha

kısa sürede elde edebilirim”

diyor. “Ama yapmıyorum,

yapmayacağım. Benim

için önemli olan buradaki

insanlarla birlikte olmak.

Dünya için taşıdığımız kaygılar

bizi yakınlaştırıyor.” Aynı şey

Kandıra’dan, Antakya’dan,

Kuşadası’ndan, Bursa’dan,

Çanakkale’den, Antalya’dan

taptaze ürünleriyle gelen diğer

çiftçi ve aracılar için de geçerli.

Peki bu yalnızca geçici

bir moda, tüketicinin ve

yazın ise şerbetçiliğe devam

etmiş. Ben de 1971’den

beri YUDUMLA markasıyla

dedemden kalan mirası

devam ettirmekteyim.

Aslında her şey değişti.

Esnaflık, sevgi, saygı,

hoşgörü, ticarî ahlak, çevre

değişti. İnsanlar değişti.

Aslında değişmeyen hiçbir

şey kalmadı. Her şey o kadar

çok değişti ki gülen yüzler

kalmadı…

Bu kadar uzun zamandır hizmet

veren bir dükkânın başından

ilginç hikâyeler geçmiştir

mutlaka, hatırlayabildiğiniz bir

tanesini bizimle paylaşır mısınız?

Eski zamanlarda, İzmir’in

kurtuluş tarihi 9 Eylül’de

çevre köylerden resmigeçidi

dolayısıyla üretici ve satıcıların

bir süre sonra vazgeçeceği

bir heves mi? Öyle ya, şu

anda yol kenarında tostayran

satan mola yerlerinden

süpermarket reyonlarına, semt

pazarlarından endüstriyel

gıda firmalarına kadar satın

aldığımız her ürünün üzerinde

organik, doğal, bio, saf, temiz,

ev yapımı, köy üretimi, vs. gibi

ibarelere rastlar hâle geldik.

Bu ifadelerin çarpıtılarak

kullanılması da tüketicinin

satın aldığı ürünlere duyduğu

güveni etkiliyor. Buğday

Derneği’nin düzenlediği

%100 Ekolojik Pazarların

bir önemi de organik

ürünlerde bir standardın

yerleşmesine ve insanların

bu alanda bilinçlenmesine

İlginizi çekebilecek birkaç adres

• İzmir’den bir kaç adres:

www.natursaorganik.com.tr

www.zeytinhome.com

seyretmek için Kemeraltı’na

gelirlerdi. Bir gün alışverişe

gelen köylülerden biri

işyerimizden su aldı, o

zamanın parasıyla 15 kuruş

ediyor. Gelen köylü vatandaş

“Aboo, ulen biz bir kilogram

sütü 12 kuruşa fabrikalara

veriyoz, sen ne pahalıcısın

böle!” deyip bana bir kızmıştı,

o günü hiç unutmuyorum…

Başka şubeler açmayı hiç

düşündünüz mü? Tek dükkân

kalmanın avantajları ve

dezavantajları nelerdir?

Evet, yeni şubeler açmak

ve franchise vermek gibi bir

proje üzerinde çalışıyoruz.

Şu anda dikey büyümemizi

gerçekleştiriyoruz, üretim

kapasitemizi saatte 1 tonluk

üretime çıkartıyoruz. Bununla

yardımcı olması. Bugün

yasal dayanağı olan, daha

güvenilir ve standartlara uygun

ürünleri süpermarketlerde

görebiliyorsak, bunun

arkasında ekolojik pazarların

çabasını görmezden

gelemeyiz. Gerçek ekolojik

ürünler için tek yapmanız

gereken, satın aldıklarınızın

üzerindeki “kırmızı nar”

logosuna dikkat etmek...

Örgütlenme alanında da

önemli gelişmeler var. Pazarda

bir grup üretici Kibele Ekolojik

Yaşam Kooperatifi’ni kurdu.

“Türkiye’de örgütlenmek

kültürel olarak çok kolay

bir şey değildir, ama küçük

üreticiler olarak ortak sorunlara

ortak çözümler getirmek için

• Ekolojik kutu servisleri:

www.organikkutu.com

www.imeceekolojik.com.tr

birlikte yatay büyümemizi de

gerçekleştireceğiz.

Karadut benim özellikle

dondurmasına bayıldığım bir

meyve. Başka neler yapılıyor

karadutla? Güzel lezzetinin

yanısıra insan sağlığına faydaları

var mıdır mesela karadutun?

Evet, karadutun dondurması

lezzetli olur… Bizim kendi

imalatımızda karadut şerbeti,

karadut suyu, karadut reçeli,

karadut şurubu, karadut

kompostosu, karadut

marmeladı ve bu sene yeni

çıkartacağımız diyabetik ve

light karadut şerbeti gibi çok

çeşitli ürünlerimiz var.

Karadutun faydalarıysa

oldukça fazla… İçerisinde

flavonoid, antioksidan etki

yapan etken maddeler,

böyle bir girişimde bulunduk.

Adım adım ilerliyoruz” diyor

kurucularından Berrin hanım.

Ekolojik ürünler kullanarak

hem üreticilere destek olmak,

hem de hızla dengesini

bozduğumuz doğanın

kendisini toparlaması için

üstünüze düşeni yapmak

istiyorsanız, Şişli, Antalya,

Ümraniye, Samsun, Kartal,

Beylükdüzü ve Bakırköy’deki

pazar noktalarına gidebilir ya

da internet üzerinden sipariş

verebilirsiniz.

Ekolojik pazarlarla ilgili ayrıntılı

bilgi için:

http://www.bugday.org/

• www.manavim.com

www.organikce.com

www.organikye.net

kalsiyum demir, B1, B2, B3 ve

C vitamini içeren karadutun,

antioksidan etkisi göstermesi,

hâlsizliğe iyi gelmesi,

mide salgılarını arttırması

ve sindirim sistemini

düzenlemesi, bağışıklık

sistemini güçlendirerek vücut

direncini arttırması gibi insan

sağlığı için pek çok olumlu

etkisi var.

Karadutu nereden

alıyorsunuz? Ya da kendiniz mi

yetiştiriyorsunuz?

Tire’nin Canbazlı köyünden

alırız. Dedem dedeleriyle

oğlumsa oğullarıyla çalışır

senelerdir. Hep aynı ağaçların

ürünlerini alırız. Dünyada

aroma açısından Canbazlı’da

yetişen ürünün kalitesinde bir

ürün daha yoktur.

• İzmir’de Doğal Temizlik ürünleri

satan bir adres:

www.ekonat.net

Tarımdan bahsetmişken,

özellikle son zamanlarda

ateşlenen organik tarım GDO’lu

ürünlere karşı tartışması

hakkında neler düşünüyorsunuz?

İnsanların kulaktan dolma

bilgiler üzerinden hareket

ettiği bir alan bu. Belki sizden

işin aslına dair birşeyler

öğrenebiliriz.

Genetiği değiştirilmiş

organizmaların insanlık

sağlığına son derece zararlı

olduğunu söylemeliyim.

Herkesin uzak durması

gerektiğini düşünüyorum.

Organik tarım henüz

Türkiye’de çok yeni…

Zamanla daha gelişeceğini,

devletin de bu yönde

önemli desteği olacağına

inanıyorum.

• Kompost yapımı:

www.yesiladim.com


kulağımıza çalınanlar

SWT müzik direktörü ve dergi ekibi tarafından seçilen toplamaları

tüm Sir Winston Tea House’larda dinleyebilirsiniz.

José Larralde – Quimey Neuquen (Chanca Via Circuito

Remix)

Beth Ditto – Good Night Good Morning

Arcade Lover – Fantasy Lines

Lee “Scratch” Perry And Adrian Sherwood –

Wake Up Call

Gary Clail – The Dangerous Dance

Nite Jewel – It Goes Through Your Head

When Saints Go Machine – Pinned

Jimpster feat. Capitol A – Left and Right

Chaz Jankel – Number One

Destroyer – Kaputt

Crazy P – Lady T

Ballistic Brothers – Blacker

Sorcerer – Distort Yourself

The Sa-Ca Creative Partners – Love Czars

Artemis – Second Sight

playlist: ekin sanaç

Nite Jewel, Los Angeles’lı müzisyen ve multimedya sanatçısı

Ramona Gonzales’in ta kendisi. Kendisi dans müziği gelenekleri,

80’ler stili elektronik disko ve erken R&B dönemlerinden aldığı

ilhamlarla oluşturduğu synth tabanlı kompozisyonlarıyla orijinal

tınılar icra ediyor. Müziğini analog ekipmanlar kullanarak oluşturan

Gonzales, benzer yöntemleri benimsemiş olan ekip Ariel Pink’s

Haunted Graffiti ile ortak çalışmalar yürütmesiyle de tanınıyor.

Nite Jewel, 2009 yılında Human Ear aracılığıyla ilk albümü Good

Evening’i dinleyiciyle buluşturmuş ve büyük beğeni toplamıştı.

Staff Banda Balili – Moziki

Ojos de Brujo – Quien Engana No Gana

Oi Va Voi – Ladino Song

Lhasa – Con Todo Palabra

Kristi Stassinopoulo –Waves

Almamegretta – Euchari

Quantic & his Combo Barbaro – The Dreaming

Mind

Os Mutantes – El Justicero

Calexico – El Gatillo

Mariachi El Bronx – Latitation

A Hawk and A Hacksaw – Song for Joseph

Beirut – Nantes

Taken by Trees – Watch the Waves

David Arthur Brown – Magura

Porest – Hoyda

playlist: aylin güngör - j. h. dedeoğlu

Joey Negro – Rough Times

Rtyme & Dwynn – Love in Music

Sister Sledge – Lost in Music

Marvin Gaye – MJ Vocal Illness

The Revenge – Just Be Good to Me

Disco Deviance – You Got the Love

George Benson – Love x Love

Donald Byrd – Love Has Come Around

Luther Vandross – Never Too Much

Billy Baron – Communications Is Where It’s At

Albino Gorilla – Psychedelic Shack

Esther Williams – Last Night Changed It All (I Really

Had A Ball)

Roy Ayers – Brother Green (The Disco King)

Incredible Bongo Band – Apache

Dave Matthews – Star Wars

Nite Jewel Lhasa de Sela George Benson

Lhasa de Sela şüphesiz dünya müzik sahnesinin duyduğu en özel

seslerden biriydi. 13 yaşında San Francisco’da bir kafede şarkı

söyleyerek başlayan kariyeri 37 yaşında kansere yenik düştüğünde

son buldu. Kariyerinde üç albüm yayınlayan Lhasa, Meksikalı bir

baba ve yarı Lübnan yarı İsralli bir annenin kızıydı ve genlerindeki

tüm özelliklere müziğinde rastlamak mümkündü. 1997 tarihli La

Llorona tüm zamanların en başarılı dünya müziği albümlerinden

biri kabul edilir. 2007 senesinde İstanbul’da da sahne alan Lhasa,

kendi adını taşıyan son albümünü ise 2009 yılında yayınlamıştı.

playlist: ozan şentürk

1943 doğumlu George Benson, yedi yaşında gitar çalmaya başladı.

Çocukluk yıllarında Charlie Parker’dan etkilendi ve gençlik yıllarında

R&B gruplarında çalışmalar yaptı. 60’lı yılların başında Jack McDuff’ın

grubuna katıldı, üç yıl sonra kendi grubunu kurdu. 1968’de Miles

Davis’in Miles in the Sky albümünde çaldı. Benson, ilk ticarî başarısını

1970 yılında White Rabbit albümüyle elde etti. 1977 yılında iki bestesi

Muhammet Ali’nin yaşamından etkilenerek yapılan The Greatest

filminde kullanıldı. 1979’da ise All That Jazz filminde rol aldı. Benson

gitaristliğinden çok şarkıcılığıyla elde ettiği başarılarıyla tanınıyor.


Candi Staton - You Got the Love

Chromeo - Hot Mess featuring Elly Jackson (La Roux)

Cut Copy - Take Me Over

Erik Hassle - Hurtful (Penguin Prison Remix)

Gorillaz - Doncamatic (All Played Out) (Feat Daley)

Hot Chip - I Feel Bonnie (feat. Bonnie Prince Billy)

Jessica 6 - Fun Girl

Kleerup - Until We Bleed (Feat. Lykke Li)

Kylie Minogue - Los Amores

Lissie - When I’m Alone (Leo Zero Remix)

Marina & the Diamonds - I Am Not a Robot (Clock

Opera Remix)

Metric - Help I’m Alive (The Twelves Remix)

Monarchy - Gold in the Fire

playlist: sadi güran

One Republic feat. Timbaland - Marchin On

Tiesto ft Tegan & Sara - Feel It in My Bone

Gotye – Heart’s a Mess

Anya Marina – Waters of March

Róisı́n Murphy – Standing in the Way of Control

Ane Brun – To Let Myself Go (Malkyl Mix)

Cornelius – Drop

Flash & The Pan – Midnight Man

Anjulie – Boom

The Astreoids Galaxy Tour – The Sun Ain’t Shining

No More

Prince – Act Of God

The Virgins – Rich Girls

Blair – Night Life (Gerd Edit)

Franz Ferdinand – No You Girls

GusGus – Starlovers

Kylie Minogue – Closer

Louie Austen – Hoping (Herbert Remix)

Toots Tielemans & Elis Regina – Wave

Gal Costa – Chega de Saudade (live)

Lorez Alexandrias – Baltimore Oriole

Ennio Morricone – Argomenti

James Last – A Man and a Woman

Mina – Insensatez

Nara Leao – Quem Te Viu E Quem Te Ve

Nino Ferrer – Oerythia

Cat Stevens – Bring Another Bottle Baby

Chico Buarque – Tem mais samba

João Gilberto – So Danco Samba

Arabella Hong – Witchcraft

The Peddlers – City Living

Os Cariocas – Telefone

Henry Mancini – Bistro

Monarchy Ane Brun Ennio Morricone (1928)

İngiliz synthpop ikilisi Monarchy aslında Avustralya çıkışlı, ancak

Londra’ya yerleşip müziklerini buradan yapmaya başlamışlar.

Bu yılın başında Neon Gold Plak Şirketi tarafından ilk albümleri

yayınlanan ikili, Kelis, Lady Gaga, Jamiroquai, Marina & the

Diamonds ve Ellie Goulding gibi isimlere yaptıkları remiksler

ile tanınmışlardı. Ancak grubu asıl ünlü yapan, albümün ilk

canlı konserini Cape Canaveral’da vermesi ve konserin uzaya

aktarılması ile “uzaya canlı konser veren ilk grup” unvanını

kazanmış olması.

playlist: yetkin nural

İsveç doğumlu şarkıcı/söz yazarı Ane Brun, 2003’ten bu yana

yayınladığı altı albüm ile Avrupa müzik sahnesinde hızlı bir yükseliş

yakaladı. 2009’da iklim ve küresel ısınma karşıtı No More Lullabies

isimli bir organizasyon düzenleyen Brun, bu yedi saatlik canlı

müzik ve görsel şov için aralarında ABBA’dan tanıdığımız Benny

Andersson’ın da bulunduğu 24 İsveçli sanatçıyı bir araya getirerek

24 Ocak 2009’da ilki gerçekleşen Uluslararası İklim Eylem Günü’nin

de mimarlarından biri oldu. Stockholm’da yaşayan Brun, aynı

zamanda plak şirketi Baloon Ranger Recordings’in de kurucusu.

playlist: doruk yurdesin

Klasik müzikten lounge’a kadar sayısız janrda ürünler vermiş

besteci, aranjör, müzik direktörü, orkestra şefi ve trompetçi.

Sergio Leone, Barry Levinson, Brian De Palma gibi film

yönetmenleriyle uzun süre çalışan Morricone, 500’den fazla film

ve TV prodüksiyonunun müziklerine imza attı. John Zorn, Yo-Yo

Ma, Muse, Murder by Death gibi avangarttan rock’a uzanan geniş

yelpazede isimler onu başlıca ilham kaynakları olarak gösterdi,

çalışmalarını yorumladı.


Sir

WiNSTON

TEAHOuSE

İzmir Mustafabey cad. No:20/a-b-c-d-e Alsancak t: 0232 421 88 61 – 0232 463 10 21 • İzmir Cemal Gürsel cad. No:474/a Bostanlı t: 0232 330 95 75

İzmir Forum Bornova AVM Kiosk 10 t: 0232 388 35 00 • İzmir – Swiss Otel Alsancak Şehit Nevres Bulvarı No:2 K 01-02 t: 0232 441 10 90- 441 10 30

İzmir Ege Park Balçova A.V.M Mithatpaşa cad. No:1460 Kat:1 No:150 t: 0232 259 60 10 • Sports International Mavişehir 2040 sok. no:2 Mavişehir / İzmir t:0232 324 03 65

Aydın Aydın Forum AVM t: 0256 232 02 57 • Bursa Kükürtlü Mah.Dr.Rüştü Burlu Cad. No:11 Dükkan 7 Osmangazi-Bursa

• Çeşme Çeşme Altınyunus Boyalık Mevkii t: 0232 723 33 98 • Çeşme Çeşme Alaçatı Solto Beach Hotel t: 0232 716 03 41

Çeşme Alaçatı Port Alaçatı Port Marina no: G/6 Çeşme / İzmir t: 0232 716 03 41 • Denizli Denizli Çamlık Forum AVM S Blok No:19 t: 0258 215 11 13

Merkez Ofis Adres: 379 Sok No 14 Kat:5 D:14 Şenler İş Hani 2.Sanayi Bornova / İzmir t: 0232 462 04 70

More magazines by this user
Similar magazines