Views
6 months ago

kimya

KATKI MADDELERININ GU

KATKI MADDELERININ GU VENLIG I NASIL BELIRLENIR ? Tü rkiye’de yukarıdaki uluslararası kuruluşlarca oluşturulan dü zenlemelerden yararlanılarak Tü rk Gıda Kodeksi Yönetmeliği hazırlanmıştır. Bu yö netmelikte hangi katkı maddelerinin hangi besinlere ve ne miktarda katılabilecekleri belirlenmiştir. Firmaların ü retim faaliyetlerinin bu kodekse uygun olup olmadığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ve Sağlık Bakanlığı’nın ilgili birimleri tarafından denetlenmekte ve uygun bulunan irmalara ü retim izni verilmektedir. Katkı maddeleri laboratuvarlarda uzun sü reli ve ayrıntılı gü venlik testlerinden geçirilir. Bu çalışmaların sonuçları, Dü nya Sağlık O rgü tü (WHO) ve Gıda Tarım O rgü tü ’nü n (FAO) ortaklaşa oluşturduğu, katkı maddeleri ü zerinde çalışan ortak uzmanlar komitesi JECFA, Avrupa Birliği Bilimsel Gıda Komisyonu (SCF), ABD Gıda Ilaç Dairesi (FDA) gibi uluslararası kuruluşlarca onaylandıktan sonra, her bir katkı maddesinin hangi oranlarda hangi besinlere katılabileceğine karar verilir. Tü m gıda katkı maddelerinin hem faydası ispat edilmiş bir amacı hem de bu maddeler kullanılmak ü zere onaylanmadan önce kapsamlı ve titiz bir bilimsel gü venlik değerlendirmesi olmalıdır. 2003 yılından bu yana bağımsız AB Bilimsel Gıda Komitesi (SCF) değil Avrupa Gıda Gü venliği Otoritesi (EFSA), katkı maddesi değerlendirmesinden sorumludur. Gıdayla Temasta Bulunan Gıda Katkı Maddeleri, Tatlandırıcılar, Işleme Yardımcıları ve Materyaller Paneli (Panel AFC) danışmanlık yapmaktadır. Gıda katkı maddelerinin gü venlik değerlendirmesi insan ve hayvan modellerinde gö zlem de dahil olmak ü zere mevcut tü m toksikolojik veri incelemelerine dayanır. Mevcut verilerden açık bir toksik etkiye sahip olmayan bir katkı maddesinin maksimum dü zeyi belirlenir. Bu, gözlemlenemeyen olumsuz etki seviyesi’ (NOAEL) olarak adlandırılır ve her bir gıdanın katkı maddesi için ‘Kabul Edilebilen Gü nlü k Alım Miktarını (ADI)’ belirlemek için kullanılır. NOAEL gü n- lü k vü cut ağırlığının her bir kilogramı için katkı maddesinin miligramı cinsinden ifade edilir (mg/kg vü cut ağırlığı/gü n). NOAEL, iki nedenden ötü rü bü yü k bir gü venlik farkıyla sonuçlanan, genellikle 100, gü venlik faktörü yle bölü nü r. Birincisi, NOAEL insanlarda değil hayvanlarda belirlenir. Bu nedenle, insanların en hassas test hayvanından bile daha hassas olduğu varsayılarak olası farklılıkların hesaba katılması gerekmektedir. Ikincisi, toksisite testlerinin gü venilirliği test edilen hayvanların sayısıyla sınırlandırılmaktadır. Bu tü r testler, insan nü fusunun çeşitliliğini yani farklı duyarlılık gösteren alt grupları (örneğin, çocuklar, yaşlı ve hastalar) temsil etmemektedir. Daha öncede belirtildiği gibi bu tü r farklılıkların uyumlaştırılması önemlidir. ADI, bü yü k ölçü de gü venlik marjı sağlar ve sağlık ü zerinde olumsuz bir etki yaratmadan ömü r boyu gü nlü k alınabilecek gıda katkı maddesi miktarından söz etmektedir. ADI, bir bü tü n olarak nü fusta ya da nü fusun belirli alt gruplarında “ortalama” ve “aşırı” tü ketim tahminleriyle kıyaslanmaktadır. Ortalama ve aşırı miktarda tü keten tü keticiler için alımların ADI kapsamında olduğu varsayıldığında ADI’ya önemli ölçü de gü venlik marjı uygulandığından ve yan etki gözlemlenmediğinden herhangi bir zarara neden olması mü mkü n değildir. Mü şterilerin belirli bir katkı maddesi içeren ü rü nlerden fazla miktarda tü ketmek kaydıyla ADI’yı geçmediğinden emin olmak için AB mevzuatı alım miktarı çalışmalarının alım biçimlerindeki değişiklikleri değerlendirmek için yü rü tü lmesi gerektiğini belirtmektedir. Kısacası koruyucu maddeler olmadan gıda zincirimiz bugü nkü kadar gü venli olmaz. Koruyucu bir maddenin E numarasının bulunması istenmeyen bir özellik değil, gıdalarda kullanımının gü venli olduğunu göstermektedir.

GIDA GU VENLIG ININ TARIHÇESI Gıda gü venliği tarihi insanlık tarihi kadar eskidir. Insanlar ilk evcilleştirilen hayvan tü rleriyle birlikte gıda gü venliği ile (M.O -8000 ‘de) yü z- leşmeye başlamıştır. Milattan önce 3000-900 yıllarında; et ü rü nleri tuzlanmış, odun tü tsü sü ne tutularak-kurutulmuş ya da peynir, balmumu ile sıvanarak uzun sü re korunmuştur. Hayvancılıkta ileri olan Babil ve Sü merler tarafından sü t, dar boğazlı kaplarda gü venli şekilde saklanmıştır (M.O 3000). Mısırlılar M.O -1500 yıllarında yiyeceklerinde renklendirici kullanmışlardır. Musa Peygamber kasaplık hayvanların etleriyle ilgili sağlık koruma kuralları koymuştur. Ayrıca, Eskiçağ Yahudileri M.O -1300 yıllarında hayvan ciğerinde siroz, dejenerasyon, tü berkü lozu tanıyacak deneyime sahip olmuşlardır. Roma imparatorluğu, gıda gü - venliğini sağlamak için sağlık kontrolü nü yapacak polis teşkilatı kurmuştur (M.O 400). Hunlar’ da etin uzun sü re dayanması için; sucuk, pastırma ve kavurma yapılarak saklanabileceğini bulmuşlardır. (M.O -220). Kızılderililer eti dondurarak saklamışlardır. M.O . 50 yıllarında, tuz, odun tü tsü - sü ve özellikle baharatın lezzet verici olarak kullanımı artmıştır. Milattan sonra 772 yılında; Tü rkler eti kavurarak, sü tü kurutarak saklamışlardır (Dede Korkut Destanında geçmektedir). Orta Çağ’da Almanya’da kesimlerin topluca ve belli bir yerde yapılma zorunluluğu getirilmiştir (1276). Osmanlı Imparatorluğunda, Fatih Sultan Mehmet 33 kesim salonu inşa ettirerek etlerin insanlara gü venli ulaşmasını sağlamış ve ihtisap kanunları (halkın yediği içtiği şeylerin sıkı denetimi, bugü nkü zabıta) içinde gıda gü venliğine yönelik özel hü kü mler yer almıştır (1485). Sultan II. Beyazıt devrinde gıda gü venliğine önem verilmiştir (1501). Etlerin kesim ve pazarlanmasında yapılan resmi kontrollerin Avrupa’da yaygınlaşması 1580 yıllarına denk gelir. Fransa’da balıkların bayatlığını kamule edebilmek amacıyla, gıda boyaları kullanımı 1662 yılında yasaklanmıştır. Avrupa’da ilk Veteriner Okulu Fransa’da kurulmuştur (1762). ABD’de Boston’da Gıda Hijyeni yasası 1773 yılında kabul edilmiştir. Fransa’da Napolyon t arafından ilk açık mezbaha 1807 yılında kurulmuştur. Osmanlı döneminde ilk veteriner okulu 1842 yılında açılmıştır. Aniline Purple (anilin moru)’ ıh yapay boya maddesi olarak kullanımına 1856 yılında başlanmıştır. Amerika ve Ispanya savaşında, savaştaki askerlerinin gıda gü venliği için’ Besin Kontrolü dalında lisans ü stü eğitim yapmış Veteriner Hekimlerin olması” gereği konusunda anlaşmaya varılmıştır (1889). Bu husus; Tü rkiye Cumhuriyetince 1924-1933 arasında Tü rk Silahlı Kuvvetleri (Bursa’da Gemlik Askeri Veteriner Araştırma Enstitü sü , 1924) ve Ankara U niversitesi Veteriner Fakü ltesi (1934) arasında gerçekleştirilmiştir. Ilk modern mezbaha Karaağaç’ta (Kocaeli) kurulmuştur (12 Temmuz 1923). Sağlık Bakanlığınca “Belediye Kanunu çıkarılmıştır”. Buna göre nü fusu 10,000 ü zeri belediyelerin Sağlık Bakanlığı sorumluluğunda gıda kontrolü yapabilecekleri hususu yü rü rlü ğe girmiştir (1930). “Tü rk Standartları Enstitü sü” kurulmuş ve bu birime gıda maddeleri standartları hazırlama ve yayınlama yetkisi de verilmiştir (22 Kasım 1960)

genel kimya ı - E-Universite
Prof. Dr. Esin AKI-YALÇIN Farmasötik Kimya Anabilim
Tecrübe Kimya Online Katalog
Kimya Sektörü - Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı
Kimya - Ä°hracat Bilgi Platformu
Kimya Eğitiminde Model Uygulamalarının ve Bilgisayar Destekli ...
(fen ve teknoloji, fizik, kimya, biyoloji ve matematik) proje ...
bölüm 2 - Pegem A Yayıncılık
Tecrübe Kimya Online Katalog
Kimya Öğretmenlerinin Kimya Okuryazarlığı
kalem grafit elektrotla c vitamini tayini - Çanakkale Onsekiz Mart ...
Kimya Eğitiminde Okul Deneyimi Dersinde-Acarsoy
Kimya Öğretiminde Analojilerin Kullanımı-Calık
Aday Kimya Öğretmenleri Lise Öğrencilerinin Kavram Yanılgılarını ...
Kimya Sektörü Rekabet Gücü Raporu 2012 - REF - Sabancı ...
Teleskop Kimya Dergisi
Kimya Dersleri İşbirlikli Öğrene Birlikte Öğrenme Yöntemi ...
Kop.bki.su-Kanun-Tasarisi-gorusleri