Yıllık Ekonomik Rapor 2012 - Maliye Bakanlığı

maliye.gov.tr

Yıllık Ekonomik Rapor 2012 - Maliye Bakanlığı

Yýllýk Ekonomik

Rapor

2012


T.C.

MAL�YE BAKANLI�I

YILLIK EKONOM�K RAPOR

2012

i


ii

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Y�ll�k Ekonomik Rapor, Maliye Bakanl��� internet sitesinde (http://www.maliye.gov.tr)

yer almaktad�r.


İÇİNDEKİLER

YÖNETİCİ ÖZETİ ..........................................................................................................1

I. KÜRESEL EKONOMİK GELİŞMELER .........................................................................7

A. KÜRESEL EKONOMİDE GENEL DURUM .......................................................7

B. SON DÖNEM KÜRESEL RİSKLER ...............................................................16

1. Gelişmiş Ekonomilerde Zayıf Büyüme ve Yüksek İşsizlik .....................16

i. Avro Bölgesi’nde Durgunluk ve Devam Eden Borç Sarmalı ......16

ii. ABD’deki Belirsizlikler ..............................................................18

2. Gelişmekte Olan Ülkelerde Büyümenin Sert Biçimde Yavaşlaması .....20

3. Küresel Ekonomideki Yavaşlamaya Rağmen Artan Emtia Fiyatları ......22

II. BÜYÜME .................................................................................................................27

A. YUMUŞAK İNİŞ VE İÇ TALEPTE DENGELENME SÜRECİ .............................27

1. Kriz Sonrası Güçlü Büyüme ve İç Talep ..............................................27

2. Yumuşak İniş Süreci ..........................................................................28

3. Yeniden Dengelenme – İç Talep ve Özel Tüketimde Yavaşlama ..........31

B. SON GELİŞMELER .......................................................................................33

III. İŞGÜCÜ PİYASASI ..................................................................................................41

A. İŞGÜCÜ PİYASASINDA SON GELİŞMELER ..................................................41

1. Genel Değerlendirme .........................................................................41

2. Sektörlere Göre İşgücü Verileri ...........................................................46

3. Eğitim Durumuna Göre İşgücü Verileri ...............................................48

4. Cinsiyete Göre İşgücü Verileri .............................................................50

5. Kayıt Dışı İstihdam .............................................................................51

B. İŞKUR VERİLERİ ...........................................................................................52

IV. ÖDEMELER DENGESİ, REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ BORÇ ....................................57

A. ÖDEMELER DENGESİ .................................................................................57

1. Cari İşlemler Hesabı ...........................................................................57

i. Dış Ticaret Dengesi ..................................................................59

ii. Hizmetler Dengesi, Gelir Dengesi ve Cari Transferler ...............68

2. Sermaye ve Finans Hesabı .................................................................69

B. REEL DÖVİZ KURU ......................................................................................72

C. TOPLAM DIŞ BORÇ STOKU VE ULUSLARARASI YATIRIM POZİSYONU ......74

iii


iv

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

1. Dış Borç Stokundaki Gelişmeler ........................................................74

2. Dış Borç Servisindeki Gelişmeler........................................................77

3. Uluslararası Yatırım Pozisyonu ............................................................78

V. ENFLASYON VE PARA POLİTİKASI .........................................................................83

A. PARA POLİTİKASI .........................................................................................83

B. ENFLASYON ................................................................................................88

1. Tüketici Fiyatlarındaki Gelişmeler.......................................................89

2. Üretici Fiyatlarındaki Gelişmeler .........................................................94

VI. YURTİÇİ MALİ PİYASALAR ......................................................................................99

A. GENEL DEĞERLENDİRME ...........................................................................99

B. İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI (İMKB) .....................................99

C. TAHVİL VE BONO PİYASALARI ..................................................................104

1. İMKB Tahvil-Bono Piyasası ...............................................................104

2. 10 Yıllık Tahvil Faizi ve 5 Yıllık CDS Primi ..........................................106

D. DÖVİZ KURLARINDAKİ GELİŞMELER ........................................................108

E. İSTANBUL ALTIN BORSASI (İAB) ...............................................................110

F. VADELİ İŞLEMLER VE OPSİYON BORSASI (VOB) ......................................111

G. FİNANSAL DERİNLEŞMEYİ SAĞLAMAK İÇİN ATILAN ADIMLAR ...............112

1. Bireysel Emeklilik Sistemi ................................................................112

2. Girişim Sermayesi ............................................................................113

3. İş Melekleri ......................................................................................113

4. Sukuk ..............................................................................................113

VII. BANKACILIK SEKTÖRÜ ......................................................................................117

Temel Ekonomik Göstergeler .....................................................................................127

KAYNAKÇA ...............................................................................................................129

KUTULAR

Küresel Ekonomide Temel Öncelik: Kriz Yönetimi ....................................................... 24

Dünya’da Genç İşsizlik Sorunu.................................................................................... 54

İstanbul Finans Merkezi Projesi ..................................................................................114


SUNU�

Bu Rapor, Türkiye ve dünya ekonomisi hakk�nda bilgi vermek

amac�yla, 5018 say�l� Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun

18’inci maddesi gere�ince 2013 Y�l� Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu

Tasar�s� ekinde sunulmu�tur.

v


vi

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


Küresel Görünüm

YÖNET�C� ÖZET�

Küresel krizin üzerinden yakla��k be� y�l geçmi� olmas�na ra�men; ba�ta geli�mi�

ekonomiler ve Avro Bölgesi olmak üzere birçok ülke, temel makroekonomik ve finansal

sorunlar�n� halen çözememi�tir. Avro Bölgesi’ndeki borç krizi ve ABD’deki belirsizliklerin

devam etmesi ve özellikle jeopolitik risklere ba�l� olarak yüksek seyreden petrol fiyatlar�

nedeniyle 2012 y�l�nda da küresel ekonomideki performans kayb� devam etmi�tir.

Küresel büyüme beklentileri de son dönemde uluslararas� kurulu�lar taraf�ndan a�a��

yönde revize edilmektedir. Örne�in; IMF’nin son tahminlerine göre küresel büyümenin

2012 ve 2013 y�llar�nda s�ras�yla yüzde 3,3 ve yüzde 3,6 olmas� beklenmektedir.

Kriz sonras� geli�mi� ülkelerde büyüme performans�n�n dü�ük seyretmesi sonucu, söz

konusu ekonomilerin hala kriz öncesi seviyelerini yakalayamad�klar� görülmektedir. Avro

Bölgesi ekonomilerinde daralma halen devam ederken ABD’de ise henüz i�sizli�i

azaltacak bir büyüme seviyesine ula��lamam��t�r. Son dönemde küresel büyümenin

motoru olan geli�mekte olan ekonomilerin de ivme kaybetti�i görülmektedir. 2012

y�l�nda Avro Bölgesi’nin yüzde 0,4 oran�nda daralmas� beklenirken ABD’nin yüzde 2,2

oran�nda, geli�mekte olan ekonomilerin ise yüzde 5,3 oran�nda büyümesi

öngörülmektedir. 1

2012 y�l� küresel beklentilerde iyile�me sa�layan geli�melerle ba�lam�� olsa da y�l�n

devam�nda a�a�� yönlü riskler yeniden belirginle�mi�tir. Bu riskleri �u �ekilde

s�n�fland�rabiliriz:

1. Geli�mi� Ekonomilerde Zay�f Büyüme ve Yüksek ��sizlik

i. Avro Bölgesi’nde Durgunluk ve Devam Eden Borç Sarmal�

ii. ABD’deki Belirsizlikler

2. Geli�mekte Olan Ülkelerde Büyümenin Sert Biçimde Yava�lamas�

3. Küresel Ekonomideki Yava�lamaya Ra�men Artan Emtia Fiyatlar�

1 IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, 9 Ekim 2012

1


2

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Türkiye Ekonomisi

Küresel krizin etkilerinden h�zla kurtulan Türkiye ekonomisi kriz döneminde ertelenmi� iç

talebin de etkisiyle, 2010-11 y�llar�nda özel sektör öncülü�ünde güçlü ve iç talep kaynakl�

bir büyüme süreci ya�am��t�r. 2010 ve 2011 y�llar�nda ortalama yüzde 8,8 büyüyen

Türkiye ekonomisi, bu performans� ile dünyada kriz sonras� en h�zl� büyüyen ekonomiler

aras�nda yer alm��t�r. Bu dönemde özel sektör tüketim ve yat�r�m harcamalar�ndaki art��,

özellikle iç talep kaynakl� canlanman�n itici gücü olmu� ve büyümeyi önemli ölçüde

etkilemi�tir.

An�lan dönemde Türkiye ekonomisi iç talebe dayal� büyürken d�� talep büyümeyi

olumsuz yönde etkilemi�tir. Ancak, büyümenin kompozisyonu 2011 y�l�n�n ikinci yar�s� ile

küresel ekonomideki yava�lama ve içeride de al�nan önlemler neticesinde yeniden

dengelenme sürecine girmi�tir. Ekonomiyi so�utmak için al�nan önlemlerin etkisiyle

birlikte dengeli bir biçimde yava�lamaya ba�layan Türkiye ekonomisi, 2011’in ikinci

yar�s�ndan itibaren yumu�ak ini� patikas�na do�ru yönelmi�tir. Yumu�ak ini� süreci,

büyümenin kompozisyonunun iç ve d�� talep aras�nda dengelenmesi ve dolay�s�yla

büyümenin normalle�mesidir. 2011 y�l�n�n ilk yar�s�nda yüzde 10,5 olan büyüme

yava�layarak y�l�n ikinci yar�s�nda yüzde 6,8 olmu�tur. 2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda ise bu

rakam yüzde 3,1’e kadar gerilemi�tir. Bu süreçte iç talebin katk�s� azalm��, d�� talep ise

büyümeye önemli katk�larda bulunmu�tur. 2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda iç talep büyümeyi 0,5

puan a�a��ya çekerken d�� talep ayn� dönemde büyümeye 5,1 puan katk�da

bulunmu�tur.

Küresel ekonomide belirsizliklerin artarak devam etti�i bu dönemde Türkiye ekonomisi

yumu�ak ini� sürecini ba�ar�yla devam ettirmektedir. Bu çerçevede 2012 y�l�nda yüzde

3,2’lik bir büyüme tahmin edilmektedir. En önemli ticaret orta��m�z Avro Bölgesinin

resesyonda oldu�u bir dönemde Türkiye’nin bu performans� önemli bir ba�ar�d�r.

Türkiye ekonomisinde 2011 y�l�n�n ikinci yar�s�ndan itibaren ya�anan yumu�ak ini�

sürecine paralel olarak cari aç�kta da önemli bir daralma görülmektedir. Kriz sonras�

dönemde Türkiye ekonomisinin iç talep eksenli büyümesi, Arap Bahar� nedeniyle d��

ticaret fazlas� verdi�imiz baz� ülkelerde ya�anan s�k�nt�lar, en büyük ticaret orta��m�z olan

AB’deki iç talebin zay�f seyri ve yüksek emtia fiyatlar� nedeniyle cari aç���n GSYH’ye oran�

2011 y�l�nda yüzde 10’lara kadar yükselmi�ti. Ancak 2010 y�l�n�n sonundan itibaren


al�nan önlemler ve ekonomide ya�anan dengelenmeye paralel olarak cari aç�k, özellikle

2011 y�l�n�n son çeyre�inden itibaren dü�ü�e geçmi�tir. Bu e�ilimin y�l�n geri kalan�nda

da devam ederek cari i�lemler aç���n�n GSYH’ye oran�n�n, 2012 y�l� sonunda yüzde 7,3’e

inece�i tahmin edilmektedir.

Küresel krizden ç�k�� sürecinde Türkiye, güçlü büyüme performans� ve al�nan tedbirler

sayesinde istihdam yaratma konusunda dünyada en fazla mesafe kaydeden ülkelerden

birisi olmu�tur. �stihdamda ciddi oranda art��lar meydana gelmi�tir. 2011 y�l�n�n ikinci

yar�s�ndan itibaren ekonomide ya�anan yumu�ak ini� süreci, 2012 y�l�nda i�gücü

piyasas�na yans�m��t�r. 2011 y�l�n�n ilk yar�s�nda bir önceki y�l�n ayn� dönemine göre 1,4

milyon istihdam yarat�lm��ken 2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda bir önceki y�l�n ayn� dönemine

göre 676 bin ki�ilik ilave istihdam yarat�lm��t�r.

Geli�mi� birçok ülkede istihdam kay�plar�n�n telafi edilemedi�i bir ortamda Türkiye’de

istihdam, 2007’den Haziran 2012 dönemine kadar 4,8 milyon ki�i artm��t�r. Ayn�

dönemde Avro Bölgesi’nde yakla��k 2,5 milyon, ABD’de ise 2,8 milyon istihdam kayb�

ya�anm��t�r. Bu rakamlardan da görülebilece�i üzere, Türkiye ekonomisi istihdam art���

aç�s�ndan geli�mi� ülkelerden olumlu yönde ayr��m��t�r.

�stihdam piyasas�n�n canlanmas� ile birlikte i�sizlik oranlar� da h�zl� bir �ekilde gerilemi�tir.

Böylece 2009 y�l� sonunda yüzde 14’e yükselen man�et i�sizlik oran� 2011 y�l� sonunda

tek haneye dü�erek yüzde 9,8 olarak gerçeklemi�tir. Bu oran, Haziran 2012 itibar�yla

yüzde 8’e dü�mü�tür. Böylece, i�sizlik oran� son on y�l�n en dü�ük seviyesine gelmi�tir.

2011 y�l�nda i�siz say�s� bir önceki y�la göre 431 bin ki�i azalarak 2 milyon 615 bin ki�iye

dü�mü�tür.

Mevsimsellikten ar�nd�r�lm�� i�sizlik oranlar�n�n �l�ml� büyüme döneminin yans�mas� olarak

yüzde 9 seviyesinde yatay bir seyir izledi�i görülmektedir. Ancak kriz s�ras�nda yüzde 15

düzeyine s�çrayan i�sizlik oran�, Haziran 2012’de yüzde 8,9’a gerileyerek serinin tutulmaya

ba�land��� 2005’den bu yana görülen en dü�ük i�sizlik oran� olmu�tur. ABD ve Avro

Bölgesi’nde ise i�sizlik oran� hala kriz öncesi seviyenin üstündedir.

Küresel kriz sonras�nda geli�mi� ülke merkez bankalar�n�n krizin etkilerini s�n�rlamak

amac�yla uygulad�klar� parasal geni�leme politikalar�n�n, geli�mekte olan birçok ülkede

oldu�u gibi, Türkiye üzerinde de önemli yans�malar� olmu�tur. Nitekim bu dönemde

merkez bankalar�n�n fiyat istikrar� ile birlikte finansal istikrara da odaklanmalar� gere�i

3


4

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

ortaya ç�km��t�r. Dolay�s�yla TCMB, merkez bankac�l���na dair yeni anlay�� ve küresel

ekonominin etkisiyle 2010 y�l�n�n sonlar�ndan itibaren yeni bir para politikas� çerçevesi

uygulamaya koymu�tur. Bu politika çerçevesinde enflasyon hedeflemesine finansal

istikrar amac� eklenmi� ve bu amaca yönelik zorunlu kar��l�klar ve faiz koridoru gibi yeni

politika araçlar� kullan�lmaya ba�lanm��t�r.

2012 y�l�n�n ilk çeyre�i itibar�yla belirginle�en iç talepteki yava�lama ve geçici fiyat

hareketlerinin y�ll�k enflasyon üzerindeki etkilerinin kademeli olarak ortadan kalkmas�

sonucu enflasyon dü�ü� e�ilimine girmi�tir. �ç ve d�� talep aras�ndaki dengelenme

öngörüldü�ü �ekilde devam ederken enflasyondaki dü�ü�ün de y�l�n son çeyre�inde

belirginle�ece�i tahmin edilmektedir. Bununla birlikte enerji fiyatlar�n�n yüksek seyri ve

enflasyonun bir süre daha hedefin üzerinde seyredecek olmas� temkinli bir duru�

gerektirmektedir. 2012 y�l� A�ustos ay� itibar�yla yüzde 8,9 olarak gerçekle�en

enflasyonun OVP’ye göre y�lsonunda yüzde 7,4 olarak gerçekle�mesi beklenmektedir.

2011 y�l�n�n ikinci yar�s�ndan itibaren Avro Bölgesi’ndeki mali sorunlar�n derinle�mesi

yurtiçi mali piyasalarda dalgalanmalar ya�anmas�na neden olmu�tur. Ancak ba�ta cari

aç�ktaki daralma olmak üzere olumlu makro göstergeler ve güven ortam� sayesinde mali

piyasalar yurt d��� piyasalardan pozitif yönde ayr��m��t�r. Nitekim yava�layan ekonomiye

ra�men �MKB’de 2011 y�l�nda ya�anan kay�plar�n büyük ölçüde telafi edildi�i

görülmektedir.

Dünya ekonomisinde a�a�� yönlü risklerin önümüzdeki dönemde de devam etmesi

beklenmektedir. Küresel ekonomide risklerin giderek a��rl�k kazanmas� ve küresel

büyüme görünümünün daha da zay�flamas�, geli�mekte olan ülkelerin mali dengelerini

olumsuz etkileyebilecektir. Önümüzdeki dönemde küresel belirsizliklere ra�men Türkiye

ekonomisinin dayan�kl�l���n�n korunmas� aç�s�ndan son y�llarda uygulanan ihtiyatl� maliye

politikalar�n�n önümüzdeki dönemde de devam etmesi kritik önem ta��maktad�r. Mali

disiplinin kalitesini art�racak ve tasarruf aç���n� azaltacak yap�sal reformlar�n sürdürülmesi

ekonomide istikrar� destekleyecektir.


2 0

I

1 2

KÜRESEL EKONOMİK GELİŞMELER

5


6

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


I. KÜRESEL EKONOM�K GEL��MELER

A. KÜRESEL EKONOM�DE GENEL DURUM

Küresel Ekonomik Gelişmeler

Küresel krizin üzerinden yakla��k be� y�l geçmi� olmas�na ra�men; ba�ta geli�mi�

ekonomiler ve Avro Bölgesi olmak üzere birçok ülke temel makroekonomik ve finansal

sorunlar�n� halen çözememi�tir. Geli�mi� ekonomilerde dü�ük büyüme, yüksek i�sizlik ile

devam eden mali ve finansal sorunlar, 2010 y�l�ndaki güçlü toparlanman�n 2011 y�l�n�n

ikinci yar�s�ndan itibaren ivme kaybetmesine neden olmu�tur. 2010 y�l�nda yüzde 5,1

oran�nda gerçekle�en küresel büyüme, 2011 y�l�nda yüzde 3,8’e gerilemi�tir. 1 2011

y�l�nda küresel büyümede görülen bu performans kayb�n�n temel nedeni, y�l�n ikinci

yar�s�ndan itibaren derinle�en Avro Bölgesi borç krizi olmu�tur.

Avro Bölgesi ve ABD’deki belirsizliklerin devam etmesi ve özellikle jeopolitik risklere ba�l�

olarak yüksek seyreden petrol fiyatlar� nedeniyle 2012 y�l�nda da küresel ekonomideki

performans kayb� devam etmi�tir. Nitekim kriz sonras� geli�mi� ülkelerde büyüme

performans�n�n dü�ük seyretmesi sonucu, söz konusu ekonomilerin hala kriz öncesi

seviyelerini yakalayamad�klar� görülmektedir. Avro Bölgesi ekonomilerinde daralma halen

devam ederken Japonya ve ABD’de büyüme kriz öncesi seviyelerine yak�n

seyretmektedir.

Geli�mi� ekonomilerde 2011 y�l�nda yüzde 1,6 olarak gerçekle�en büyümenin 2012

y�l�nda yüzde 1,3’e gerilemesi öngörülmektedir. 2011 y�l�nda yüzde 1,4 oran�nda büyüyen

Avro Bölgesi’nin 2012 y�l�nda yüzde 0,4 oran�nda daralmas� beklenmektedir. ABD’de ise

bu oran 2011 y�l�nda yüzde 1,8 iken 2012 y�l�nda yüzde 2,2 olmas� beklenmektedir. 2

1 IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, 9 Ekim 2012.

2 IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, 9 Ekim 2012.

7


8

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik I.A.1

101

99

97

95

93

91

2007-Ç4

2008-Ç1

Kaynak: Eurostat

Ç2

Ç3

Ç4

Geli�mi� Ekonomilerde GSYH

(2007-Ç4=100)

2009-Ç1

Ç2

Ç3

Kriz sonras� h�zl� bir �ekilde yükselen i�sizlik oranlar�; ABD, Avro Bölgesi ve Japonya’da

hala kriz seviyesinin çok üzerinde seyretmektedir. 2011 y�l�nda geli�mi� ülkelerde i�sizlik

oran� yüzde 8,5 iken 2012 y�l�nda yüzde 9,1’e yükselmesi öngörülmektedir. 3

3 Uluslararas� Çal��ma Örgütü (ILO) Küresel �stihdam Trendleri Raporu, Nisan 2012 Güncellemesi.

Ç4

2010-Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

ABD Avro Bölgesi Japonya

2011-Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

2012-Ç1

Ç2


Grafik I.A.2

220

200

180

160

140

120

100

80

2007-12

3

6

9

Kaynak: Eurostat, BLS

��sizlik Oranlar� (Aral�k 2007=100, yüzde, m.a.)

2008-12

3

6

Küresel Ekonomik Gelişmeler

Ülke gruplar� itibar�yla bak�ld���nda ise küresel büyümenin motorunun geli�mekte olan

ekonomiler oldu�u gözlenmektedir. 2011 y�l�nda, geli�mi� ekonomiler yüzde 1,6

oran�nda büyürken geli�mekte olan ekonomiler yüzde 6,2’lik bir büyüme göstermi�tir. Bu

ayr��ma, 2012 y�l�nda da devam ediyor olmakla birlikte geli�mekte olan ekonomilerde de

önemli oranda yava�lama gözlenmektedir. 2012 y�l�nda Avro Bölgesi’nin yüzde 0,4

oran�nda daralmas� beklenirken ABD’nin yüzde 2,2 oran�nda, geli�mekte olan

ekonomilerin ise yüzde 5,3 oran�nda büyümesi öngörülmektedir. 4

9

2009-12

4 IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu, 9 Ekim 2012.

3

6

9

2010-12

3

ABD Avro Bölgesi Japonya

6

9

2011-12

3

6

9

9


10

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik I.A.3

10

8

6

4

2

0

-2

3,8

3,3

3,6

2011 y�l�nda oldu�u gibi 2012 y�l�nda da Avro Bölgesi’ndeki geli�meler küresel ekonomik

görünümün temel belirleyicisi olmu�tur. 2012 y�l�n�n ilk aylar�nda Avrupa’da borç krizine

kar�� at�lan yap�sal, mali ve parasal ad�mlar�n neticesinde uluslararas� platformda

nispeten olumlu bir hava hakim olmu�tur. Yunanistan’�n kemer s�kma tedbirleri, özel

sektörün elindeki Yunan tahvillerinden olu�an borcun büyük bir k�sm�n� silmesi (borç

yap�land�rmas�), Avrupa Finansal �stikrar Fonu (EFSF)’nun büyüklü�ünün 800 milyar

avroya ç�kar�lmas� ve Avrupa Merkez Bankas� (ECB)’n�n 1 trilyon avroyu bulan LTRO

(uzun vadeli yeniden finansman) operasyonu geçici de olsa piyasalarda bir rahatlama

sa�lam��t�r.

2,2 2,2

1,8

2,1

1,2

-0,8

1,4

-0,4

Ancak tüm bu önlemlere ra�men, Avro Bölgesi’nde kriz derinle�erek ekonomik

resesyona dönü�mü�tür. 2012 y�l�n�n ikinci yar�s�nda, öncelikle jeopolitik riskler nedeniyle

artan petrol ve di�er emtia fiyatlar�, ard�ndan da �spanya’da patlak veren bankac�l�k ve

borç krizi makroekonomik ortam�n tekrar bozulmas�na neden olmu�tur. Bu dönemde

Avro Bölgesi’nde çevre ülkelerin yan�s�ra çekirdek ülkelerden olan Almanya’da dahi

ekonomik faaliyet yava�lam��t�r. Bu tarihten itibaren Avro Bölgesi Sat�nalma Yöneticileri

0,2

5,3

2,6

2,0

Dünya ABD Japonya Avro Bölgesi Orta ve Do�u

Avrupa

Kaynak: IMF, WEO Ekim 2012

Ülke Gruplar� �tibar�yla 2011-2013 Y�l� Büyüme Oranlar� (Yüzde)

2011 2012 2013

7,8

7,2

6,7

Geli�mekte

Olan Asya

Geli�mekte Olan Ülkeler

4,5

3,9

3,2

Latin

Amerika


Küresel Ekonomik Gelişmeler

Endeksi (PMI) 5 devaml� dü�ü� kaydetmi�tir. Avro Bölgesi i�sizlik oran� da t�rmanarak

rekor seviyelere ula�m��t�r.

Grafik I.A.4

59

58

57

56

55

54

53

52

51

50

49

48

47

2011-1

2

ABD ekonomisi ise 2012 y�l�nda Avro Bölgesi’ne k�yasla daha iyi bir performans

sergilemi� olmakla birlikte istenen ivmeyi yakalayamam��t�r. Y�l�n ilk çeyre�inde, ABD’den

gelen büyüme ve istihdam verileri olumlu bir hava yaratm�� olsa da bu toparlanma

sinyalleri kal�c� olmam��t�r. ABD ekonomisinde 2012 y�l�n�n ilk çeyre�inde yüzde 2

oran�nda büyüme gerçekle�mi� ve i�sizlik son üç y�l�n en dü�ük seviyesine gerilemi�tir;

ancak ikinci çeyrekte yaln�zca yüzde 1,3 oran�nda büyüyen ekonomide i�sizlik de yüksek

seyretmektedir. 6 ABD PMI da, 2011 y�l� ikinci çeyre�inden bu yana dü�ü�ünü

sürdürmektedir.

Küresel Ekonomik Faaliyet (Sat�nalma Yöneticileri Endeksi, PMI)

3

4

5

6

7

8

9

10

Geli�mi� ülkelere k�yasla ekonomik görünümün daha güçlü oldu�u geli�mekte olan

birçok ekonomide ise 2012 y�l�nda da büyüme bak�m�ndan ayr��ma devam etmi�; ancak

�l�ml� bir büyüme gözlenmi�tir. Bu ekonomilerde geli�mi� ülkelerdeki sorunlara ba�l�

5 Sat�nalma Yöneticileri Endeksi (PMI) için “50” e�ik de�er olarak kabul edilmi�tir. Endeksin bu de�erin alt�na

inmesi imalat sektöründe daralma, üstüne ç�kmas� ise geni�leme anlam�na gelmektedir.

6 The Economist.

11

12

2012-1

Geli�mi� Ekonomiler (imalat endeksi)

Geli�mekte Olan Ekonomiler (imalat endeksi)

Küresel (bile�ik endeks)

Kaynak :IMF WEO Ekim 2012, Bloomberg

2

3

4

5

6

7

8

11


12

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

olarak 2012 y�l�n�n ilk yar�s�n�n sonlar�na do�ru yava�lama i�aretleri görülmeye

ba�lam��t�r.

Dünyan�n en büyük ikinci ekonomisi ve en büyük emtia tüketicisi Çin’in ise 2012 y�l�n�n

ikinci yar�s�nda son 3 y�l�n en dü�ük büyümesini kaydetti�i gözlenmi�tir. Avrupa ve

ABD'den gelen talepteki dü�ü�, Çin ekonomisinin temel motorlar�ndan biri olan ihracat�

a�a�� çekerken ülkenin iç talep büyümesi aç��� kapatacak boyutlarda ilerleme

kaydedememi�tir.

�stihdam taraf�na bak�ld���nda ise büyüme ile yak�n ve ters yönlü ili�kisi dolay�s�yla 2011

y�l�nda, özellikle geli�mi� ekonomilerde olmak üzere, i�sizli�in yükseldi�i görülmektedir.

2012 y�l� rakamlar� da bunun devam�na i�aret etmektedir. Uluslararas� Çal��ma Örgütü

(ILO) geli�mi� ülkelerdeki zay�f ekonomik performans dolay�s�yla 2011 ve 2012 y�llar�na

ili�kin i�sizlik oranlar�n� geçti�imiz Nisan ay�nda yukar� yönlü olarak revize etmi�tir.

Geli�mi� ekonomiler i�sizlik oran�, 2011 y�l�nda yüzde 8,5’e ç�km��t�r; 2012 için ise bu

oran�n yüzde 9,1’e yükselmesi öngörülmektedir.

�stihdamdaki a�a�� yönlü gidi�at� geli�mi� ekonomiler aç�s�ndan aç�klayan iki önemli

mekanizma mevcuttur. Buna göre; artan borçlanma maliyetleri bu ekonomileri daha

fazla kemer s�kma önlemi almaya iterek talebi k�smaktad�r. Di�er yandan Avro

Bölgesi’nde mevcut zay�f iç talep ve döviz kurlar�ndaki esneksizlik nedeniyle dü�en ihracat

da büyümeyi olumsuz etkilemektedir. Geli�mekte olan ekonomiler ise manevra

alanlar�n�n daha yüksek olmas� ve büyüme aç�s�ndan çok daha iyi bir performans

göstermeleri sayesinde nispeten daha az etkilenmi� görünmektedir. Bu grupta i�sizlik

oranlar� küresel i�sizlik oran�n�n alt�nda seyretmektedir. Küresel i�sizlik oran� 2011 y�l�nda

yüzde 6 iken 2012 y�l�nda bu oran�n yüzde 6,1 olmas� beklenmektedir.


Grafik I.A.5

9

8

7

6

5

4

Kaynak: ILO

6,1

6,0

Küresel Ekonomik Gelişmeler

Ülke Gruplar� �tibar�yla 2010-2012 Dönemi ��sizlik Oranlar� (Yüzde)

9,1

8,8

8,5

6,1

Dünya Geli�mi� Ekonomiler ve

Avrupa Birli�i

Borç krizinin çözümü amac�yla 2011 y�l� son çeyre�i ve 2012 y�l� ilk çeyre�inde al�nan

kararlar ilk etapta piyasalarda iyile�me sa�lasa da y�l�n devam�nda bölge ekonomilerinde

politika yap�c�lar�n piyasalar� tatmin edici kararlar alamamas� risk alg�s�n�n bozuk

seyretmesine neden olmu�tur. Özellikle �spanya ve �talya’n�n borçlanma maliyetleri mali

sürdürülebilirlik endi�esi ile dönem dönem keskin art��lar göstermi�tir. �spanya’da mali

sistemin sa�l��� ve bunun olas� mali etkileri hakk�ndaki �üpheler piyasalarda çalkant�

yaratm��t�r. Bu dönemde Avro Bölgesi borç krizindeki ekonomiler ve bankalar�, kredi

derecelendirme kurulu�lar� taraf�ndan ard� ard�na not indirimleri görmü�tür.

4,2

4,2

4,3

2010 2011 2012

4,8

4,7

4,7

Do�u Asya Güneydo�u Asya ve

Pasifik

13


14

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Tablo I.A.1

PIIGS Ülkeleri* Kredi Notlar�

2007 Son Durum Basamak Fark�

Yunanistan A CCC 11

�talya AA- A- 3

�rlanda AAA BBB+ 8

�spanya AAA BBB 6

Portekiz AA BB+ 8

Kaynak: Fitch Ratings

*Portekiz, �talya, �rlanda,Yunanistan, �spanya

�spanya’n�n 10 y�ll�k tahvil faizinin, özellikle ülkenin ve bankalar�n�n kredi notlar�n�n

dü�ürüldü�ü Ekim 2011, May�s 2012 ve Haziran 2012 tarihlerinde kritik seviye olan

yüzde 6’y� a�t��� gözlenmi�tir. Borç krizine kar�� at�lan olumlu ad�mlar�n ertesinde ise

faizin tekrar dü�tü�ü gözlenmektedir. 2012 y�l� ikinci çeyre�inde Yunanistan’da artan

politik ve finansal belirsizlik, �spanya’n�n bankac�l�k sektörü problemleri ve hükümetlerin

mali uyumda gösterecekleri ilerleme hususundaki �üpheler finansal piyasalarda stresi

tetikleyen temel unsurlar olmu�tur. A�ustos ay�nda ise ECB’den gelen konjonktürün

gerektirdi�i politikalar� uygulama konusundaki kararl�l�k aç�klamalar� ve yeni bir tahvil

al�m plan�n�n duyurulmas� ile �spanya ve �talya’n�n 10 y�ll�k tahvil faizlerinde dü�ü�

gözlenmi�tir. Söz konusu faizler, Eylül ay�n�n ortalar�nda -Haziran ay�ndan beri ilk defa-

kritik seviye olan yüzde 6’n�n alt�na inmi�tir.


Grafik I.A.6

7,5

6,5

5,5

4,5

Borç�kriziniin�yay�lmas�n�n��

getirdi�i�ppanik�(ilk�etki)�

Kaynnak:

Bloombergg

dolay�s��yla

ekonoomiyi

canla and�rmak

tahvil aal�m

progrram�

aç�kla am��; Fed

oran�ndda

büyümü�tür.

Avro Bölges si'nde Risk Takvimi (10 0 Y�ll�k Tahvil

Faizi, Yüüzde)

Yunanistaan,�EFSF�ve�LTRO�kararlar��

�ile��gelen�normalle

e�me�

�spanya

amac�yla

�ta alya

Küresel Ekonomik Gelişmeler

Eu urogroup'un�EFFSF�

ve e��spanya�kararllar��

ECBTahvil�

al�m�

program m��

duyurusu�

03.10.2011

17.10.2011

31.10.2011

14 14.11.2011 11 2011

28.11.2011

12.12.2011

26.12.2011

09.01.2012 09 01 2012

23.01.2012

06.02.2012

20.02.2012

05.03.2012

19.03.2012

02.04.2012

16.04.2012

30.04.2012

14.05.2012

28.05.2012

11.06.2012 11 06 2012

25.06.2012

09.07.2012

23.07.2012

06.08.2012

20.08.2012

03.09.2012

17.09.2012

01.10.2012

Küresell

kriz süreccinde

ECB B ve Fed, finansal piyasalar�n

toparlanmaas�n�

sa�la amak ve

dönem dönem

uyggulad�klar�

de bir parasal p gen ni�leme opperasyonu

parasal

geni�lemme

operassyonlar�na

2012 2 y�l�ndda

da deva am etmi�tir r. Eylül ay�nnda

ECB, yeni bir

(QE-3)

duyurussu

yapm��tt�r.

ECB bi ilançosu, yyaln�zca

20 012 y�l�n�n ilk dokuz aay�nda

yüzde

14,7

15


16

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik I.A.7

350

300

250

200

150

100

03.09.2008

03.11.2008

Kas�m 2008: QE-1

03.01.2009

03.03.2009

Kaynak: Bloomberg

03.05.2009

03.07.2009

B. SON DÖNEM KÜRESEL R�SKLER

Fed ve ECB Bilançolar� (Eylül 2008=100)

Eylül 2012: QE-3 duyurusu

03.09.2009

03.11.2009

03.01.2010

03.03.2010

03.05.2010

03.07.2010

Kas�m 2010: QE-2

03.09.2010

03.11.2010

2012 y�l� küresel beklentilerde iyile�me sa�layan geli�melerle ba�lam�� olsa da y�l�n

devam�nda a�a�� yönlü riskler yeniden belirginle�mi�tir. Halihaz�rda; Avro Bölgesi’ndeki

borç krizi, ABD ekonomisinin tekrar yava�layarak ikinci bir resesyon ya�amas�, Çin

ekonomisinde sert ini� ve emtia fiyatlar�ndaki yükseli� en önemli riskleri olu�turmaktad�r.

1. Geli�mi� Ekonomilerde Zay�f Büyüme ve Yüksek ��sizlik

i. Avro Bölgesi’nde Durgunluk ve Devam Eden Borç Sarmal�

Avro Bölgesi’nde halihaz�rda en temel sorun güven ortam�n�n yoklu�udur. Bölge

ekonomisi için al�nan kararlar ve uygulanan politikalara ra�men gerekli güven henüz

olu�mam��t�r. Bu nedenle de ekonomi ajanlar�n�n yüksek risk alg�lamas� sürmektedir.

Bunun yan�s�ra, Bölge’de yava�layan büyüme ve yüksek i�sizlik, mali disiplini sa�lama

amac�n� zora sokmaktad�r. Yava�layan büyüme nedeniyle hükümet gelirleri azal�rken

yüksek i�sizlik dolay�s�yla da giderler artmaktad�r. Böyle bir konjonktürde, a��r� s�k� maliye

politikalar� da ekonomiyi resesyona sürüklemektedir.

03.01.2011

03.03.2011

Fed ECB

Mart 2012: LTRO-2

Aral�k 2011: LTRO-1

03.05.2011

03.07.2011

Eylül 2012: Yeni tahvil

al�m program�

duyurusu

03.09.2011

03.11.2011

03.01.2012

03.03.2012

03.05.2012

03.07.2012

03.09.2012


Küresel Ekonomik Gelişmeler

Avro Bölgesi’nde derinle�ecek bir borç krizi, ticaret ve finansman kanallar� ile küresel

ekonomik faaliyeti de a�a�� çekecektir. ABD’den sonra dünyan�n ikinci büyük ekonomisi

olan Avro Bölgesi, küresel ekonominin yüzde 18,8’ini olu�turmaktad�r. Bu durum göz

önünde bulunduruldu�unda, borç krizinin derinle�mesinin küresel ekonomi bak�m�ndan

te�kil etti�i riskin büyüklü�ü de ortaya ç�kmaktad�r.

Son y�llarda borç krizi ile bo�u�an Avrupa’da, birçok geli�mi� ülkenin borç stoku, kriz

öncesine k�yasla dramatik art��lar kaydetmi�tir. Yunanistan ve �rlanda’n�n borç

stoku/GSYH oranlar� 2007 y�l�nda s�ras�yla yüzde 107,4 ve yüzde 25 iken 2011 y�l�nda bu

oranlar yine s�ras�yla yüzde 165,4 ve yüzde 106,5’e ula�m��t�r. Bir ba�ka ifadeyle, bu süre

içerisinde Yunanistan’�n borç stoku oran� yar� yar�ya art�� kaydederken �rlanda’n�nki dört

kat�na ç�km��t�r. Ayn� �ekilde Portekiz’in borç stoku oran� da yar� yar�ya artarken

�spanya’n�nki neredeyse iki kat�na ç�km��t�r. Borç krizinin a��labilmesi için temel öncelik

çözüm yolunda ortak bir siyasi iradenin ortaya konulmas�d�r. Bu nedenle bütün AB

kurumlar�n�n beraber hareket etmesi ve al�nan kararlar�n ciddiyetle uygulanmas� büyük

önem ta��maktad�r.

Avro Bölgesi’nde al�nan kararlar ve bunlar�n tamam�yla uyguland��� dikkate al�nd���nda

dahi 2012-2013 döneminde borç stokunun, h�z keserek de olsa, artaca��

öngörülmektedir. Sorunlu ekonomilerin uygulad�klar� mali uyum paketlerine ra�men,

geçmi�ten gelen sorunlar�n yaratt��� harcama bask�s� sürmektedir.

17


18

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik I.B.1

240

220

200

180

160

140

120

100

Kaynak: IMF WEO Ekim 2012

Avro Bölgesi’nde çözüm için politika faiz oranlar�n�n dü�ük tutulmaya ve geleneksel

olmayan para politikalar�n�n uygulanmaya devam edilmesi; k�sa dönemde s�n�rl�, orta ve

uzun dönemde ise daha kuvvetli bir mali uyumun sürdürülmesi büyük önem

ta��maktad�r.

ii. ABD’deki Belirsizlikler

Avro Bölgesi'nde Borç Stoku/GSYH

(2007=100)

2007 2008 2009 2010 2011 2012

�spanya Avro Bölgesi �talya

ABD ekonomisinde büyüme zay�f seyretmektedir. Bu nedenle Fed, beklendi�i üzere,

Eylül ay�nda üçüncü bir parasal geni�leme operasyonu (QE-3) karar� alm��t�r. ABD’de

2012 y�l�nda büyümenin yüzde 2,2 oran�nda, i�sizli�in ise yüzde 8,2 oran�nda

gerçekle�ece�i öngörülmektedir. 7

7 IMF Dünya Ekonomik Görünümü Raporu, 9 Ekim 2012.


Grafik I.B.2

10

9

8

7

6

5

4,6

5,8

ABD'de Büyüme ve ��sizlik (Yüzde)

9,6

9,3

Küresel Ekonomik Gelişmeler

4

2007 2008 2009 2010 2011 2012

��sizlik Oran�

Kaynak: IMF WEO Ekim 2012

GSYH Büyüme (sa� eksen)

ABD’de ekonomik faaliyetin k�r�lgan görünümünün yan�s�ra, orta dönemde en önemli

risk, “mali uçurum” 8 olu�mas� olarak belirmektedir. ABD’de karar al�c�lar�n 2011 y�l�nda

devreye sokulan vergi kesintilerinin uzat�lmas� ve harcama kesintilerinin kald�r�lmas�

hususlar�nda anla�amamas� olas�l��� küresel tansiyonu art�rmaktad�r. Bu olas�l�k ise,

ABD’de büyümenin yava�lamas� ve bula��c�l�k etkisi ile dünyan�n geri kalan�n� da olumsuz

etkilemesi anlam�na gelmektedir. Bunun yan�s�ra, federal borç tavan�n�n art�r�lamamas�

halinde de geçti�imiz y�l A�ustos ay�nda ya�and��� üzere, finansal piyasalarda bir çöküntü

ya�anabilir ve ayn� zamanda tüketici ve i� çevresi güveninde bozulma görülebilir.

8 Mali Uçurum (fiscal cliff), ABD’de vergiler ve harcamalar olmak üzere iki ba�l�k alt�nda al�nmas� beklenen

kararlar�n hem ABD ekonomisi hem de di�er ekonomiler üzerinde yaratmas� muhtemel olumsuz etkileri ifade

etmek üzere kullan�lan kavramd�r.

9,0

8,2

3

2

1

0

-1

-2

-3

-4

19


20

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik I.B.3

13

11

9

7

5

3

2. Geli�mekte Olan Ülkelerde Büyümenin Sert Biçimde Yava�lamas�

Geli�mekte olan ekonomiler bak�m�ndan yak�n dönem için en temel a�a�� yönlü risk d��

talepteki zay�flama olarak görülmektedir. Geli�mekte olan ekonomiler 2011 y�l�ndaki

yüksek büyümenin ard�ndan 2012 y�l�nda normalle�me sürecine girmi� ve �l�ml� bir

büyüme performans� sergilemi�lerdir. Bunun yan�s�ra geli�mi� ekonomilerdeki durgunluk

sebebiyle geli�mekte olan ekonomilerin birço�unda ihracat performans� da ciddi biçimde

dü�mü�tür.

2,7

Halihaz�rda geli�mekte olan ekonomilerde politika s�k�la�mas�n�n yerini gev�emeye

b�rakmas�yla birlikte 2012 y�l�n�n ikinci yar�s�nda büyümenin tekrar ivme kazanaca��

öngörülmektedir. Ancak büyümenin, k�smen finansal derinle�me k�smen de h�zl� kredi

büyümesi ile 10 y�l� a�k�n bir süredir tarihi trendin üzerinde seyretti�i ve mevcut zay�f

küresel büyüme ortam� dikkate al�nd���nda 2012 y�l�nda da beklentinin alt�nda kalmas�

muhtemel görünmektedir.

ABD Y�llar �tibar�yla Bütçe Aç���/GSYH (Yüzde)

13,3

6,7

11,2

10,1

2007 2008 2009 2010 2011 2012

Kaynak: IMF WEO Ekim 2012

8,7


Grafik I.B.4

13

10

7

4

1

-2

-5

-8

2007 2008 2009 2010 2011 2012

Kaynak: IMF WEO Ekim 2012

Tamamen ihracata ba�l� büyüyen bir ekonomi olan Çin ise geli�mi� ekonomilerdeki

durgunluktan nasibini en çok alan ekonomi olmu�tur. Avro Bölgesi ve ABD gibi

ekonomilerden ald��� talepteki sert dü�ü� dolay�s�yla ülkede ihracat 2011 y�l�nda büyük

oranda gerilemi�tir. D�� talep ve dolay�s�yla ihracattaki zay�flama nedeniyle ülkenin

yat�r�mlar�nda ya�anacak olas� bir yava�lama ise kendisinin yan�s�ra hem bula��c�l�k etkisi

ile içinde bulundu�u bölgedeki di�er ülkeler için hem de emtia ba��ml�s� ekonomiler için

önemli bir tehdit olu�turacakt�r.

Geli�mekte Olan Ekonomilerde Büyüme (Yüzde)

Brezilya Çin

Hindistan Endonezya

Meksika Rusya

21


22

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik I.B.5

28

25

22

19

16

13

10

7

4

1

-2

-5

-8

-11

2007 2008 2009 2010 2011 2012

GSYH Büyümesi (yüzde) Mal ve Hizmet �hracat� Hacmi (yüzde)

Cari Fazla (sa� eksen, milyar dolar)

Kaynak: IMF WEO Ekim 2012

Çin'de Büyüme ve D�� Ticaret

Bu riski bertaraf edebilmek amac�yla; Çin ekonomisinde yurtiçi tasarruftan yurtiçi

tüketime kayma anlam�na gelen bir “yeniden dengelenme” ba�ta Çin ve bula��c�l�k etkisi

nedeniyle olumsuz etkilenebilecek di�er ekonomiler için olmazsa olmaz �art olarak

görülmektedir. Böyle bir dengelenmenin k�sa vadede yarataca�� olumsuz etkiler olmakla

birlikte uzun vadede Çin’in artan iç tüketim talebi ve azalan emtia fiyatlar� sayesinde hem

küresel büyüme hem de emtia ihracatç�s� ekonomiler olumlu etkilenecektir.

Di�er yandan Çin’de ekonomik konjonktür gere�i merkez bankas�n�n uygulad���

politikalarla bir yandan faizler inerken di�er yandan konut fiyatlar� çok yükselmi�tir.

Hükümet bu konuda yeni s�k�la�t�r�c� önlemlere ba�vurabilecektir ancak büyümeyi

olumsuz etkileme olas�l��� nedeniyle bunun da s�n�rl� kalaca�� tahmin edilmektedir.

3. Küresel Ekonomideki Yava�lamaya Ra�men Artan Emtia Fiyatlar�

2012 y�l�na yükseli� yönünde bir giri� yapan emtia fiyatlar�, y�l�n ikinci çeyre�inde zay�f

küresel talep öngörüleri, �ran kaynakl� jeopolitik petrol arz� riskinde hafifleme ve Petrol

�hraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) taraf�ndan sürdürülen kota üstü üretim politikas�

nedenleri ile dü�ü�e geçmi�tir. Bu dönemde fiyat� en çok dü�en emtia da ham petrol

olmu�tur. Y�l�n üçüncü çeyre�inde ise ABD ve Hindistan’da ba� gösteren kurakl�k

420

400

380

360

340

320

300

280

260

240

220

200

180


nedeniyle g�da fiyatlar�, jeopolitik risklerin devam ediyor olmas� nedeniyle de ham petrol

fiyatlar� t�rman��a geçmi�tir.

Önümüzdeki dönemde emtia fiyatlar� bak�m�ndan en büyük iki risk; petrol arz�ndaki

kesintiler ve jeopolitik nedenler ile ABD ve Hindistan’da ba� gösteren kurakl�k olarak

görülmektedir. Petrol fiyatlar� son dönemde zay�f küresel ekonomik faaliyete ra�men, arz

yönlü s�k�nt�lar sebebiyle oldukça yükselmi�tir. ABD ve Hindistan’daki kurakl�k dolay�s�yla

yükselen temel g�da fiyatlar� yüzünden ise yeni bir “g�da krizi” olu�abilece�i ifade

edilmektedir.

Grafik I.B.6

650

550

450

350

250

150

02.01.2007

02.04.2007

02.07.2007

02.10.2007

Kaynak: Bloomberg

02.01.2008

02.04.2008

02.07.2008

02.10.2008

G�da ve Enerji Fiyatlar� (Günlük)

02.01.2009

02.04.2009

02.07.2009

02.10.2009

02.01.2010

02.04.2010

02.07.2010

02.10.2010

Enerji G�da (sa� eksen)

02.01.2011

02.04.2011

02.07.2011

02.10.2011

02.01.2012

02.04.2012

02.07.2012

02.10.2012

280

260

240

220

200

180

160

140

120

100

23


24

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

KÜRESEL EKONOM�DE TEMEL ÖNCEL�K: KR�Z YÖNET�M� 9

Avro Bölgesi

Dünya ekonomisi için temel öncelik, ba�ta Avro Bölgesi’ndeki güven bunal�m�n� çözerek

Bölge’deki krizin son bulmas�d�r. Krizin çözümü için uygulanacak politikalar bellidir ve bu

politikalar� uygulayacak kurumlar da mevcuttur. Ancak as�l önemli olan Avrupa Birli�i (AB)’nin

parasal birlikten öte bir mali birlik gibi ortak bir irade ile hareket etmesi gereklili�idir.

Son dönemde yap�lan anla�malar e�er tamam�yla uygulan�rsa, ülke borçlar� ile bankalar

aras�ndaki z�t yönlü ili�ki k�r�labilecek ve bir bankac�l�k birli�i olu�abilecektir. Avro Bölgesi

bankalar� için kararla�t�r�ld��� gibi tek bir denetim mekanizmas� olu�turulmas� halinde,

EFSF/ESM de bankalar� do�rudan sermayelendirebilir. Bu da piyasa güvenini desteklemek

ad�na önemli bir ad�m olacakt�r.

� Farkl� alanlarda ihtiyaç duyulan politika tedbirlerini �öyle s�ralamak mümkündür:

� Sa�l�kl� ve tam bir parasal birlik hususunda güvenilir bir taahhüt,

� Parasal birli�in devam� için tüm Avro Bölgesi’nde büyümeyi sa�layacak ve bölge içi

cari hesap dengesizliklerini çözecek geni� kapsaml� yap�sal reformlar,

� Talebin desteklenmesi ve kriz yönetimi,

� Geleneksel olmayan para politikalar� (LTRO, QE gibi) ile gev�ek para politikas�n�n

devam ettirilmesi,

� Yap�sal mali hedeflerin tutturulabilmesi için mali konsolidasyon planlar�n�n

uygulanmaya devam edilmesi (otomatik istikrarland�r�c�lar�n da piyasa bask�s�

yaratmayacak �ekilde kullan�lmas�),

� A�a�� yönlü riskler göz önünde bulundurularak yedek mali planlar�n olu�turulmas�.

Avro Bölgesi d���ndaki geli�mi� ekonomiler

Para politikas�n�n etkili cevap verir durumda olmas� gerekmektedir. Mali konsolidasyon

planlar�n�n olas� etkilerine kar�� otomatik istikrarland�r�c�lar da etkili bir �ekilde i�liyor olmal�d�r.

ABD, mali uçuruma dü�memek amac�yla �effaf anla�malar büyük önem ta��maktad�r. ABD’nin

yan�s�ra Japonya’n�n da daha güvenilir mali planlara ihtiyac� vard�r.

Geli�mekte olan ekonomiler

Bu ülkelerin; zay�f durumdaki geli�mi� ekonomilerin durumu, yava�layan ihracat ve k�r�lgan

sermaye ak�mlar� veri al�nd���nda, herhangibir bula��c�l�k etkisine kar�� politikalar�n� uyarlamaya

haz�r bulunmalar� gerekmektedir. Bunun yan�s�ra geli�mekte olan ekonomilerin birbirlerine

k�yasla ta��d�klar� farkl� özelliklerden dolay� verecekleri politika cevaplar� da farkl� olacakt�r:

� Halihaz�rda enflasyon oranlar� normalle�mi� görünen ülkeler ekonomik faaliyeti

canland�rmak amac�yla politika faiz oranlar�nda indirime gidebilir.

� Di�er taraftan son dönemde büyümesi durgunla��p tarihi trende yak�nsayanlar�n ise a��r�

�s�nmaya neden olacak politika tedbirlerinden kaç�nmas� tavsiye edilmektedir.

9 “IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu Temmuz 2012 Güncellemesi” içerisinde yer alan kriz yönetimine

ili�kin aç�klamalar esas al�nm��t�r.


2 0

II

1 2

BÜYÜME

25


26

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


II. BÜYÜME

A. YUMU�AK �N�� VE �Ç TALEPTE DENGELENME SÜREC�

1. Kriz Sonras� Güçlü Büyüme ve �ç Talep

Büyüme

Küresel krizin etkilerinden h�zla kurtulan Türkiye ekonomisi kriz döneminde ertelenmi� iç

talebin de etkisiyle 2010-2011 y�llar�nda özel sektör öncülü�ünde güçlü ve iç talep

kaynakl� bir büyüme süreci ya�am��t�r. 2010 y�l�nda piyasalarda iyile�en beklentiler, orta

vadeli politikalar ve siyasi istikrara duyulan güven ve h�zl� sermaye giri�iyle beraber güçlü

biçimde finanse edilen yat�r�mlar, ekonominin h�zla büyümesini sa�lam��t�r. Türkiye

ekonomisi 2011 y�l�n�n ikinci yar�s�nda ba�layan kontrollü yava�lamaya ra�men, kriz

öncesi seviyenin yüzde 14,1 üzerine ç�km��t�r.

Grafik II.A.1

115

110

105

100

95

90

85

2007-Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

Kaynak: T�K

Mevsim ve Takvim Etkisinden Ar�nd�r�lm�� GSYH (2007 Ç4=100)

2008-Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

88,2

2009-Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

2010-Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

2010 ve 2011 y�llar�nda ortalama yüzde 8,8 büyüyen Türkiye ekonomisi bu performans�

ile dünyada kriz sonras� en h�zl� büyüyen ekonomiler aras�nda yer alm��t�r. Bu dönemde

özel sektör tüketim ve yat�r�m harcamalar�ndaki art��, özellikle iç talep kaynakl�

canlanman�n itici gücü olmu� ve büyümeyi önemli ölçüde etkilemi�tir.

2011-Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

114,1

2012-Ç1

Ç2

Bu süreçte cari aç�k da yüksek seviyelere ula�m�� ve harcamalar yönünden iç ve d��

talepteki ayr��ma çok belirgin hale gelmi�tir. 2011'de yüzde 8,5’lik büyümeye en önemli

katk� 10,2 puanla iç talepten gelmi�tir. Tasarruf düzeylerinin dü�ük olmas� sebebiyle

27


28

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

daha çok d�� kaynaklarla finanse edilen bu büyüme, cari aç���n GSYH’ye olan oran�n�n

yüzde 10’a ç�kmas�na neden olmu�tur. Bu durum, ekonomik büyümenin

sürdürülebilirli�i konusunda baz� endi�elere yol açm��t�r.

2011’in ilk yar�s�nda Türkiye ekonomisi iç talebe dayal� büyürken d�� talep büyümeyi

olumsuz yönde etkilemi�tir. Bu durum y�l�n ikinci yar�s� ile birlikte de�i�mi�tir. Ekonomiyi

so�utmak için al�nan önlemlerin etkisi ile birlikte iç ve d�� talepte yeniden dengelenme

süreci ba�larken d�� talebin büyümeye katk�s� tedrici olarak olumlu bir görünüm alm��t�r.

Büyümenin yava�lamas�nda derinle�en AB borç krizi ile birlikte küresel ekonomik

görünümdeki bozulmalar da etkili olmu�tur.

2. Yumu�ak �ni� Süreci

Dengeli bir biçimde yava�lamaya ba�layan Türkiye ekonomisi, 2011’in ikinci yar�s�ndan

itibaren �u anda içinde bulunulan yumu�ak ini� patikas�na do�ru yönelmi�tir. Yumu�ak

ini� olarak adland�rd���m�z bu süreç büyümenin kompozisyonunun iç ve d�� talep

aras�nda dengelenmesi ve dolay�s�yla büyümenin normalle�mesidir.

2011 y�l�n�n ilk yar�s�nda yüzde 10,5 olan büyüme yava�layarak y�l�n ikinci yar�s�nda yüzde

6,8 olmu�tur. 2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda ise bu rakam yüzde 3,1’e kadar gerilemi�tir.

Grafik II.A.2

15

10

5

0

-5

-10

-15

-20

2002-Ç1

Ç3

Kaynak:T�K

2003-Ç1

Ç3

2004-Ç1

Ç3

GSYH Büyüme Oranlar� (Yüzde)

2005-Ç1

Ç3

2006-Ç1

Ç3

2007-Ç1

Ç3

2008-Ç1

Ç3

2009-Ç1

Ç3

2010-Ç1

Ç3

2011-Ç1

Ç3

2012-Ç1


Büyüme

Türkiye ekonomisi 2012’nin ilk çeyre�i ile beraber art�k tam olarak yumu�ak ini� sürecine

girmi�tir. Bu çeyrekte yüzde 3,3’lük bir büyüme h�z� kaydeden ekonomi y�l�n ikinci

çeyre�inde bir miktar daha yava�lam�� ve yüzde 2,9 büyümü�tür.

Grafik II.A.3

5

3

1

-1

-3

-5

-7

2007- Ç1

Ç2

Ç3

Kaynak: T�K

Ç4

Mevsim ve Takvim Etkisinden Ar�nd�r�lm�� GSYH

(Bir Önceki Çeyre�e Göre Yüzde De�i�im)

2008- Ç1

Ç2

Ç3

Bu dönemde en göze çarpan geli�me büyüme kompozisyonundaki de�i�imdir. 2012

y�l�n�n ilk yar�s�nda iç talebin katk�s� azalmaya devam ederken net ihracat�n katk�s�

artm��t�r. Y�l�n ikinci çeyre�inde ise iç talebin büyümeye katk�s� negatife dönmü�tür. Bu

dönemde iç talep büyümeyi 2 puan a�a�� çekmi�tir. �kinci çeyrekte ithalattaki

yava�laman�n da etkisiyle net ihracat�n büyümeye katk�s� artm��t�r. Bu dönemde

büyümeye en büyük katk� 5,7 puan ile net ihracattan gelmi�tir.

Ç4

2009- Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

2010- Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

2011- Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

2012- Ç1

Ç2

29


30

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik II.A.4

17

14

11

8

5

2

-1

-4

-7

17,3

�ktisadi faaliyetler yönünden büyümenin kaynaklar� incelendi�inde ise sanayi ve hizmetler

sektörlerindeki yava�lama dolay�s�yla bu sektörlerin büyümeye katk�s�n�n azald���

gözlenmektedir.

12,1

13,5

9,1

9,5

0,5

8,4

-5,6

-5,1

2011 Ç1 2011 Ç2 2011 Ç3 2011 Ç4 2012 Ç1 2012 Ç2

Kaynak: T�K

GSYH Büyümesine Katk�lar (Harcamalar Yönünden)

Hizmetler sektörü 2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda büyümeye en büyük katk�y� yapan sektör

olmu�tur. Hizmetler sektörü 2012’nin ikinci çeyre�inde büyümeye 1,6 puan katk�da

bulunmu�tur. Y�l�n ilk yar�s�nda sanayi sektörünün büyümeye katk�s� önemli bir dü�ü�

ya�am��t�r. 2012’nin ikinci çeyre�inde sanayi sektörü büyümeye sadece 1 puan katk�da

bulunmu�tur. Bu dönemde tar�m�n katk�s� ise 0,3 puan olmu�tur.

2,2

3,2

5,0

�ç Talep Net �hracat GSYH

1,0

4,6

5,7

3,3 2,9

-2,0


Grafik II.A.5

17

14

11

8

5

2

-1

-4

-7

3. Yeniden Dengelenme – �ç Talep ve Özel Tüketimde Yava�lama

Büyüme

12,1

7,6

4,1

0,4

9,1

6,1

2,5

0,5

8,4

5,5

2,2

0,8

5,0

3,0

1,6

0,5

3,3

2,1

0,2

0,9

2,9

1,0 1,6

0,3

Kaynak: T�K

GSYH Büyümesine Katk�lar (Üretim Yönünden)

2011 Ç1 2011 Ç2 2011 Ç3 2011 Ç4 2012 Ç1 2012 Ç2

Tar�m Sanayi Hizmetler GSYH

Türkiye ekonomisi 2011’in ilk yar�s�ndaki güçlü büyüme performans�n� özel sektör

öncülü�ünde yakalam��t�r. Ekonomideki yumu�ak ini� sürecine paralel olarak y�l�n ikinci

yar�s�nda özel sektör büyümesinde de yava�lama gözlemlenmi�tir. Y�l�n ikinci yar�s�nda

özel tüketimin büyüme h�z� yüzde 5,6’ya gerilerken özel yat�r�m�n büyüme h�z� yüzde

10,4’e gerilemi�tir.

2011 y�l�n�n genelinde büyümenin itici gücü olan özel sektör tüketim ve yat�r�m

harcamalar� 2012’nin ilk çeyre�inde bu niteli�ini yitirmi�tir. Bu dönemde özel tüketim

harcamalar� büyümeye sadece 0,1 puanl�k katk� yaparken özel yat�r�m�n katk�s� yüzde 0,3

olmu�tur. Y�l�n ikinci çeyre�inde ise daralan iç taleple birlikte hem özel tüketimin hem de

özel yat�r�m�n büyümeye katk�s� negatife dönmü�tür.

2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda iç talep �l�ml� bir art�� sergilerken d�� talebin büyümeye

beklenenden daha yüksek katk� yapmas� dengelenmenin 2011 y�l�n�n ikinci yar�s�ndan

itibaren güçlenerek sürdü�ünü göstermi�tir.

�ç talep, 2011 y�l�n�n ilk yar�s�nda büyümeye 15,3 puan katk�da bulunmu�tur. Ancak

ekonomiyi so�utmak için al�nan önlemler neticesinde y�l�n ikinci yar�s�nda söz konusu

31


32

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

katk� 5,9 puana gerilemi�tir. Yumu�ak ini�in belirgin bir �ekilde ya�and��� 2012 y�l�n�n ilk

yar�s�nda ise iç talebin büyümeye katk�s� negatife dönmü� ve bu dönemde iç talep

büyümeyi 0,5 puan a�a�� çekmi�tir.

Zay�flayan iç talebe kar��n Orta Do�u’da ya�anan istikrars�zl�k ve en önemli ticaret

orta��m�z olan AB’nin özellikle 2011 y�l�n�n ikinci çeyre�inden itibaren büyüme h�z�n�n

giderek yava�lamas�, 2011 y�l�n�n ilk yar�s�nda, ihracattaki büyümeyi s�n�rlam��t�r. D��

talepteki olumsuz görünüme kar��n Türk liras�ndaki de�er kayb� ihracat�n tekrar artmas�n�

sa�lam��t�r. �hracat 2011’in son çeyre�inde bir miktar yava�lasa da y�l�n genelinde yüzde

6,4 büyümü�tür.

2012 y�l�n�n ilk çeyre�inde ithalatta görülen yüzde 6’l�k daralma ve ihracattaki yüzde

11,9’luk art�� d�� talebin ekonomik büyümeye olumlu katk� yapmas�n� sa�lam��t�r. �kinci

çeyrekte ise ihracat yüzde 19,8 ile son on iki y�ldaki en h�zl� çeyreklik büyümesini

yakalarken ithalat yüzde 3,6 daralm��t�r. Böylece net ihracat ilk çeyrekte de oldu�u gibi

büyümeye en önemli katk�y� yapm��t�r. �lk çeyrekte büyümeye katk�s� 4,6 puana ula�an

net ihracat, ikinci çeyrekte de büyümenin en önemli kayna�� olma özelli�ini sürdürerek

büyümeye 5,7 puanl�k katk�da bulunmu�tur.

Net ihracat�n büyümeye katk�s�nda ya�anan söz konusu iyile�me, d�� talebin katk�s�n�n

giderek artt��� bir yeniden dengelenme sürecine girildi�i �eklinde yorumlanmaktad�r.

Grafik II.A.6

18

15

12

9

6

3

0

-3

17,3

8,7

7,8

13,5

9,5

7,0

5,7 5,2

3,3

2,2

0,8 1,0

0,1 0,3

2011 Ç1 2011 Ç2 2011 Ç3 2011 Ç4 2012 Ç1

-0,3

-2,0 -1,9

2012 Ç2

Kaynak: T�K

�ç Talep, Özel Tüketimde ve Özel Yat�r�mda Yava�lama

(Büyümeye Katk�lar)

2,4

�ç Talep Özel Tüketim Özel Yat�r�m


B. SON GEL��MELER

Büyüme

Küresel ekonomide belirsizliklerin artarak devam etti�i bu dönemde Türkiye ekonomisi

yumu�ak ini� sürecini ba�ar�yla devam ettirmektedir. Bu çerçevede y�lsonu büyüme

tahmini OVP’de yüzde 3,2 olarak öngörülmü�tür.

Ekonominin önemli göstergelerinden biri olan toplam sanayi üretim endeksine

bak�ld���nda, 2012 y�l� Temmuz ay� endeksi bir önceki çeyrek ortalamas�n�n yakla��k 2

puan üstünde seyretmektedir. Takvim etkisinden ar�nd�r�lm�� endeks Temmuz ay�nda

geçen y�l�n ayn� ay�na göre yüzde 3,4 art�� göstermi�tir. Mevsim ve takvim etkilerinden

ar�nd�r�lm�� endeks ise bir önceki aya göre yüzde 1,7 art�� göstermi�tir. Sanayi

üretimindeki söz konusu yatay seyir, büyümenin y�l�n ikinci yar�s�nda �imdiki düzeyinden

büyük bir farkl�l�k göstermeyece�ine i�aret etmektedir.

Grafik II.B.1

25

20

15

10

5

0

-5

-10

-15

-20

-25

2007-1

3

5

7

9

11

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

Kaynak: T�K

Sanayi Üretim Endeksleri (Y�ll�k Yüzde De�i�im)

Ar�nd�r�lmam�� Sanayi Üretim Endeksi Takvim Etkisinden Ar�nd�r�lm�� Endeks

Harcamalar yönünden büyümenin önemli belirleyicilerinden birisi tüketim harcamalar�d�r.

Tüketimin seyri hakk�nda fikir veren mevsimsel olarak düzeltilmi� CNBC-e tüketim

endeksi, 2011’in son çeyre�i ile beraber dü�me e�ilimine girmi� ve 2012’nin Ocak

ay�nda son bir buçuk y�ldaki en dü�ük de�eri alm��t�r. Ocak ay�ndan itibaren tekrar

yükseli�e geçen endeks, Temmuz ay�na kadar bir önceki y�l�n alt�nda de�erler alm��,

Temmuz ve A�ustos aylar�nda ise bir önceki y�la göre hafif bir art�� göstermi�tir.

Hanehalk� tüketim e�ilimini gösteren önemli bir ba�ka de�i�ken olan tüketici kredilerinin

33


34

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

art�� h�z� da 2011 y�l�n�n ikinci yar�s�yla beraber dü�me e�ilimine girmi�tir. 2011 y�l�n�n

Haziran ay�nda yüzde 44,0 ile kriz öncesi seviyelerine ula�an tüketici kredilerinin bir

önceki y�la göre art�� h�z� 2012 y�l�n�n Temmuz ay�nda yüzde 13,6 seviyesine gerilemi�tir.

Grafik II.B.2

70

60

50

40

30

20

10

0

-10

-20

Tüketim Göstergeleri (Bir Önceki Y�l�n Ayn� Ay�na Göre Yüzde De�i�im)

2007-1

3

5

7

9

11

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

Kaynak: BDDK, CNBC-e

Yurtiçi talebin önemli sürükleyicilerinden olan yat�r�m harcamalar�na ili�kin göstergeler

incelendi�inde yat�r�mlar�n üçüncü çeyrekte azalma e�iliminde oldu�u görülmektedir.

Yat�r�m mallar� kapasite kullan�m oran� A�ustos ve Eylül aylar�nda bir önceki y�l�n ayn�

aylar�na göre s�ras�yla 3,5 ve 6,2 puan azalm��t�r. Y�l�n ikinci çeyre�inde yat�r�m mallar�

kapasite kullan�m oran� ortalama yüzde 73,3 iken üçüncü çeyrekte ortalama yüzde 71,8

olarak gerçekle�mi�tir. Bu durum yat�r�m harcamalar�nda hem bir önceki y�la göre hem

de bir önceki çeyre�e göre azal�� oldu�una i�aret etmektedir.

Reel kesim güven endeksinin alt kalemi olan sabit sermaye yat�r�m harcamalar� da 2012

y�l�n�n May�s ay�ndan itibaren hem ar�nd�r�lmam�� hem de mevsimsellikten ar�nd�r�lm��

bazda azalmaktad�r.

Tüketici Kredileri Tüketim Endeksi (Mevsimsel Olarak Düzeltilmi�)


Grafik II.B.3

90

85

80

75

70

65

60

55

50

45

Büyüme

Sanayi üretiminin yönü hakk�nda önemli bilgiler veren bile�ik öncü göstergeler 2012

y�l�n�n May�s ay�ndan itibaren bir önceki aya göre azalmaya devam etmektedir. Bu durum

üçüncü çeyrekte sanayi üretiminin azalma e�iliminde oldu�u yönünde

yorumlanmaktad�r.

Grafik II. B.4

115

110

105

100

95

90

85

80

75

70

Yat�r�m Göstergeleri

2007-1

3

5

7

9

11

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

9

Kaynak: TCMB

Yat�r�m Mallar� Kapasite Kullan�m Oran� (Sol Eksen)

Sabit Sermaye Yat�r�m Harcamas� (Sa� Eksen)

Sabit Sermaye Yat�r�m Harcamas� (mevsimsellikten ar�nd�r�lm��, Sa� Eksen)

2007-1

3

5

7

9

11

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

Kaynak: TCMB

Bile�ik Öncü Göstergeler

140

130

120

110

100

90

80

70

60

50

40

35


36

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Bir di�er önemli gösterge olan imalat sanayi kapasite kullan�m oran�, y�l�n ikinci

çeyre�inde ortalama yüzde 74,7 seviyesinde seyretmi�tir. Bu oran, y�l�n üçüncü

çeyre�inde ortalama olarak 74,4 seviyesinde gerçekle�mi�tir. Mevsim ve takvim

etkilerinden ar�nd�r�lm�� kapasite kullan�m oran� da ikinci çeyrekte yüzde 74,3 seviyesinde

iken son çeyrekte yüzde 72,9 seviyesinde gerçekle�mi�tir. Kapasite kullan�m oran�, �l�ml�

yava�laman�n devam etti�ini göstermektedir.

Grafik II.B.5

85

80

75

70

65

60

55

2007-1

3

5

7

9

11

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

9

Kaynak: TCMB

Ekonomik faaliyetlerin genel görünümünü ve beklentiler kanal�n� gösteren tüketici güven

endeksi ve reel kesim güven endeksi, gelece�e yönelik beklentileri ölçmektedirler. Reel

kesim güven endeksi May�s ay�ndan itibaren azalmakla birlikte iyimserli�in göstergesi

olan 100 seviyesinin üzerindedir. Ayn� dönemde tüketici güven endeksi ise son bir y�ll�k

ortalama de�er olan 92 puan seviyelerine yak�n de�erler alm��t�r. Güven endeksleri

üçüncü ve dördüncü çeyrekte de büyümeye dair iyimserli�in azalarak da olsa sürdü�ünü

göstermektedir.

Kapasite Kullan�m Oran� (Yüzde)

Ar�nd�r�lmam�� Mevsim Etkilerinden Ar�nd�r�lm��


Grafik II.B.6

110

100

90

80

70

60

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

9

Kaynak: TCMB, T�K

Büyüme

Dünya ekonomilerinin içinde bulundu�u belirsizlikler özellikle de AB ülkelerinde ya�anan

sorunlar ve büyüme h�zlar�n�n dü�ük olmas�, d�� ticaret kanal�yla Türkiye ekonomisinin

büyümesini etkilemektedir.

Güven Endeksleri

Tüketici Güven Endeksi (Sol Eksen)

Reel Kesim Güven Endeksi (Sa� Eksen)

�hracat�n yakla��k yar�s�n�n gerçekle�ti�i AB ülkelerinde meydana gelen talep

daralmas�n�n olumsuz etkilerini azaltmak için bu bölge ile ihracat�m�zda meydana gelen

dü�ü�ün negatif etkisi, Yak�n Do�u ve Ortado�u ülkeleri ile Afrika ülkelerine

gerçekle�tirilen ihracatla telafi edilmeye çal���lmaktad�r. Ancak AB’deki belirsizliklerin

devam�, Türkiye ekonomisini finansman ve beklentiler kanal�yla olumsuz yönde

etkilemektedir.

130

120

110

100

90

80

70

60

50

40

37


38

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik II.B.7

25

20

15

10

5

0

-5

-10

-15

-20

2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011

Kaynak: IMF

Dünya, ABD ve Baz� Bölgelerde �thalat (Yüzde De�i�im)

ABD

Avro Bölgesi

Orta Do�u ve Kuzey Afrika Ülkeleri

Dünya

Al�nan önlemlere kar��n küresel krizin dünya ekonomisi üzerindeki olumsuz etkileri

devam etmekte ve ülke ekonomilerindeki yava�lama e�ilimi sürmektedir. Küresel

ekonomi, özellikle Avro Bölgesinde ya�anan sorunlar�n ticaret ve güven kanallar�yla di�er

bölgelere yay�lmas� sonucu tekrar zay�flamaya ba�lam��t�r.

Tüm bu göstergeler incelendi�inde Türkiye’de büyümenin üçüncü çeyrekte �l�ml� bir

�ekilde devam edece�i gözlenmektedir. Avrupa ekonomilerindeki borç krizi ve

yava�lama, Orta Do�u’da ya�anan siyasi istikrars�zl�k süreci ve emtia fiyatlar�ndaki art��

e�ilimi dü�ünüldü�ünde 2012 y�l�nda yüzde 3,2’lik bir büyüme öngörülmektedir.


2 0

III

1 2

İŞGÜCÜ PİYASASI

39


40

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


III. ��GÜCÜ P�YASASI

A. ��GÜCÜ P�YASASINDA SON GEL��MELER

1. Genel De�erlendirme

İşgücü Piyasası

Küresel krizden ç�k�� sürecinde Türkiye, güçlü büyüme performans� ve al�nan tedbirler

sayesinde istihdam yaratma konusunda dünyada en fazla mesafe alan ülkelerden birisi

olmu�tur. �stihdamda ciddi oranlarda art�� meydana gelmi�tir. IMF verilerine göre Türkiye

2007-11 döneminde, y�ll�k ortalama istihdam art��� en yüksek olan ülke olmu�tur. 2011

y�l�n�n ikinci yar�s�ndan itibaren ise ekonomide ya�anan yumu�ak ini� süreci, 2012 y�l�nda

i�gücü piyasas�na yans�m��t�r. 2011 y�l�n�n ilk yar�s�nda bir önceki y�l�n ayn� dönemine

göre 1,4 milyon istihdam yarat�lm��ken 2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda bir önceki y�l�n ayn�

dönemine göre 676 bin ki�ilik ilave istihdam yarat�lm��t�r.

Ancak geli�mi� birçok ülkede istihdam kay�plar�n�n telafi edilemedi�i bir ortamda

Türkiye’de istihdam, 2007’den Haziran 2012 dönemine kadar 4,8 milyon ki�i artm��t�r.

Ayn� dönemde Avro Bölgesi’nde yakla��k 2,5 milyon, ABD’de ise 2,8 milyon istihdam

kayb� ya�anm��t�r. Bu rakamlardan da görülebilece�i üzere, Türkiye ekonomisi istihdam

art��� aç�s�ndan geli�mi� ülkelerden olumlu yönde ayr��m��t�r.

Grafik III.A.1

25.000

24.500

24.000

23.500

23.000

22.500

22.000

21.500

21.000

20.500

20.000

2007-1

Kaynak: T�K

Mevsimsellikten Ar�nd�r�lm�� Toplam �stihdam (Bin Ki�i)

2008-1

2009-1

2010-1

2011-1

2012-1

41


42

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik III.A.2

Türkiye

Brezilya

Almanya

Rusya

Polonya

Fransa

Belçika

Slovakya

Çek Cumhuriyeti

Slovenya

Macaristan

Danimarka

�talya

�rlanda

Portekiz

Yunanistan

Japonya

AB-27

ABD

�spanya

Ülkeler �tibar�yla 2007-12* Döneminde Yarat�lan �stihdam (Milyon Ki�i)

-4 -3 -2 -1 0 1 2 3 4 5

Kaynak:Eurostat, OECD, T�K

* Ülkelerin 2012 y�l�na ait son verileri kullan�lm��t�r.

�stihdam piyasas�n�n canlanmas� ile birlikte i�sizlik oranlar� da h�zl� bir �ekilde gerilemi�tir.

Böylece 2009 y�l� sonunda yüzde 14’e yükselen man�et i�sizlik oran�, 2011 y�l� sonunda

tek haneye dü�erek yüzde 9,8 olarak gerçeklemi�, Haziran 2012 itibar�yla yüzde 8’e

dü�mü�tür. Böylece, i�sizlik son on y�l�n en dü�ük oran�na ula�m��t�r. 2011 y�l�nda bir

önceki y�la göre 431 bin ki�i azalarak 2 milyon 615 bin ki�iye dü�en i�siz say�s�, Haziran

2012’de 2 milyon 226 bin ki�i olarak gerçekle�mi�tir.

4,8


Grafik III.A.3

Tablo III.A.1

Dönemler �tibar�yla Kurumsal Olmayan Sivil Nüfusun ��sizlik Durumu

İşgücü Piyasası

Y�ll�k Fark Y�ll�k Fark

Haziran 2011 Haziran 2012 Haziran 2011 Haziran 2012

��siz Say�s� (Bin Ki�i) 2.537 2.226 -214 -311

��sizlik Oran� (%) 9,2 8,0 -1,3 -1,2

Mevsimsellikten Ar�nd�r�lm�� ��sizlik Oran�(%) 10,2 8,9 -1,4 -1,3

Tar�m D��� ��sizlik Oran� (%) 11,9 10,2 -1,5 -1,7

Genç ��siz Oran� (%) 18,0 15,7 -1,1 -2,3

Kaynak: T�K

Mevsimsellikten ar�nd�r�lm�� i�sizlik oranlar�na bak�ld���nda �l�ml� büyüme döneminin

yans�mas� olarak yüzde 9 seviyesinde yatay bir seyir izledi�i görülmektedir. Ancak kriz

s�ras�nda yüzde 15 düzeyine s�çrayan i�sizlik oran�, Haziran 2012’de yüzde 8,9 oran�yla

serinin tutulmaya ba�land��� 2005’den bu yana görülen en dü�ük i�sizlik oran�na

ula�m��t�r. ABD ve Avro Bölgesi’nde ise ekonomik toparlanmaya ra�men i�sizlik oran�

hala kriz öncesi seviyenin üstündedir.

43


44

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik III.A.4

Grafik III.A.5

Geli�mi� ve geli�mekte olan ülkelerin 2007-12 dönemi mevsimsellikten ar�nd�r�lm��

i�sizlik oranlar�ndaki de�i�im hesapland���nda birçok ülkede i�sizlik oranlar�nda iyile�me

sa�lanamad��� görülmektedir. Özellikle Avro Bölgesi ülkelerinde i�sizlik oranlar�nda ciddi

art��lar ya�anm��t�r. Bu ortamda Türkiye’de ise mevsimsellikten ar�nd�r�lm�� i�sizlik

oran�nda 1,3 puanl�k dü�ü� kaydedilmi�tir. Bu aç�dan Türkiye, kriz sonras�nda i�gücü

piyasas�nda h�zl� toparlanma ya�ayan az say�daki ülke aras�na girmi�tir.


Grafik III.A.6

Almanya

Brezilya

Türkiye

Rusya

Belçika

Japonya

Polonya

Çek Cumhuriyeti

Fransa

Macaristan

ABD

Slovakya

AB-27

Slovenya

�talya

Danimarka

Portekiz

�rlanda

�spanya

Yunanistan

2007- Haziran 2012 Dönemi �tibar�yla ��sizlik Oran�nda De�i�im

(Mevsimsellikten Ar�nd�r�lm��, Puan)

-1,3

İşgücü Piyasası

-3 0 3 6 9 12 15 18

Kaynak: Eurostat , EIU, T�K

Avrupa Birli�i’nde rekor seviyelere ç�kan genç i�sizlik oran�, Türkiye’de 2011 y�l�nda 2007

y�l�na göre 1,6 puan azalarak yüzde 18,4 olarak gerçekle�mi�tir. Haziran 2012

döneminde ise yüzde 15,7’ye inmi�tir. Böylece Türkiye’nin genç i�sizlik oran�, yüzde

22,5’e ula�an Avro Bölgesi ülkelerinin ortalamas�n�n alt�nda kalm��t�r (Bkz. Kutu:

Dünya’da Genç ��sizlik Sorunu).

Türkiye’de son dönemde i�sizlik oran�nda ya�anan dü�ü� i�gücüne kat�l�m oran�n�n artt���

bir ortamda gerçekle�mektedir. Ancak di�er ülkelerle k�yasland���nda Türkiye’de

i�gücüne kat�l�m oran� hala dü�ük düzeyde seyretmektedir. Genel i�gücüne kat�l�m oran�

OECD genelinde yüzde 70’ler düzeyindeyken Türkiye’de bu oran yakla��k 20 puan daha

a�a��da yer almaktad�r. Bunun ba�l�ca sebebi, Türkiye’de kad�nlar�n i�gücüne kat�l�m

oran�n�n hala oldukça dü�ük seviyelerde olmas�d�r. Toplamda erkek i�gücüne kat�l�m

oran�, kad�n i�gücüne kat�l�m oran�n�n iki kat�ndan fazlad�r. Kad�nlar�n i�gücüne

kat�lmama sebepleri içerisinde çocuk bak�m� ve ev i�leri gibi görevleri yüklenmi� olmalar�

ve e�itim düzeyinin dü�üklü�ü nedeniyle dü�ük ücretli, uzun ve zorlu çal��ma saatlerine

sahip i�lerde çal��malar� önem arz etmektedir.

Türkiye’de son dönem kat�l�m oran�ndaki geli�melere bakt���m�zda ise; 2011 y�l�nda

çal��ma ça��ndaki nüfusun yüzde 2 oran�nda artt��� görülmektedir. Son alt� y�ll�k verilere

45


46

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

bak�ld���nda çal��abilir ya� grubunda (15+ya�) yer alan nüfus her y�l ortalama 800-900

bin ki�i artmaktad�r. 2011 y�l�nda i�gücü bin 84 ki�i artarak 26 milyon 725 bin ki�iye,

Haziran 2012’de 27 milyon 803 bin ki�iye ula�m��t�r. Böylece 2007 y�l�nda yüzde 46,2

seviyesinde bulunan i�gücüne kat�l�m oran�, sürekli bir art�� göstererek 2011 y�l�nda

yüzde 49,9, Haziran 2012’de ise yüzde 50,8 olarak gerçekle�mi�tir.

Tablo III.A.2

Dönemler �tibar�yla Kurumsal Olmayan Sivil Nüfusun ��gücü Verileri

(Bin Ki�i)

Y�ll�k Fark Y�ll�k Fark

Haziran 2011 Haziran 2012 Haziran 2011 Haziran 2012

Kurumsal Olmayan Sivil Nüfus 72.321 73.561 1.014 1.240

15 ve Daha Yukar� Ya�taki Nüfus 53.539 54.680 1.036 1.141

��gücü 27.438 27.803 1.199 365

��gücüne Kat�lma Oran� (%) 51,2 50,8 1,2 -0,4

Toplam �stihdam 24.901 25.577 1.413 676

�stihdam Oran� (%) 46,5 46,8 1,8 0,3

Tar�m d��� �stihdam 18.301 19.022 1.046 721

Kaynak: T�K

2. Sektörlere Göre ��gücü Verileri

Küresel krizden ç�k�� sürecinde i�sizlik oran�ndaki h�zl� gerilemenin temel belirleyicisi,

i�gücüne kat�l�m oran�n�n artt��� bir ortamda istihdamda ya�anan art��lar olmu�tur. 2011

y�l�nda tar�m d��� istihdam yüzde 6,2 art�� göstererek 17 milyon 967 bin ki�iye ula��rken

tar�m istihdam� yüzde 8,1 art�� göstererek 6 milyon 143 bin ki�iye ula�m��t�r.

Tar�m d��� istihdam�n alt sektörlerine bak�ld���nda; in�aat sektöründeki istihdam yüzde

17,1 oran�nda art��la 1 milyon 676 bin ki�iye ula�m��t�r. Sanayi sektöründeki istihdam,

bir önceki y�la göre yüzde 4,6 oran�nda artarak 4 milyon 704 bin ki�iye yükselmi�tir.

Hizmetler sektöründeki istihdam ise yüzde 5,5’lik art��la 11 milyon 586 bin ki�i olmu�tur.

2002-11 dönemine bakt���m�zda istihdam�n kompozisyonunda yap�sal de�i�ikliklerin

oldu�u görülmektedir. En önemli de�i�im kalk�nman�n neredeyse kaç�n�lmaz bir sonucu

olarak tar�mdaki istihdam�n dü�mesi, sanayi ve özellikle de hizmetler sektöründeki

istihdam�n pay�n�n artmas�d�r. Ancak gelinen nokta itibar�yla tar�m sektörünün pay� di�er

ülkelere k�yasla hala yüksektir. Ayr�ca hizmetler sektörü geli�mi� ekonomilerde


İşgücü Piyasası

istihdamda yüzde 70-80 oran�nda pay al�rken, ülkemizde hala bu düzeye ula��labilmi�

de�ildir.

Kriz öncesi döneme göre k�yaslad���m�zda ise tar�m sektörünün istihdamdaki pay�n�n

artt��� görülmektedir. Kriz nedeniyle tar�m sektörüne yönelen i�gücü, ayn� e�ilimini 2011

y�l�nda da sürdürmü�tür. �n�aat sektöründeki istihdam�n ise yava� ama istikrarl� bir

biçimde artt��� görülmektedir. Sanayi sektörünün istihdam içindeki pay�, 2011 y�l�n�n

ikinci yar�s�nda dünya ekonomisinde artan belirsizlikler nedeniyle kriz öncesi seviyenin 1,3

puan alt�na inerek yüzde 19,5 olarak gerçekle�mi�tir.

Grafik III.A.7

2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda istihdam�n� bir önceki y�l�n ayn� dönemine göre en çok art�ran

sektör, 599 bin ki�iye istihdam sa�layan hizmetler sektörü olmu�tur. Bu dönemde tar�m

d��� istihdamdaki pay�n�n küçük olmas�na ra�men in�aat sektöründeki geli�meler i�gücü

piyasas�n� önemli ölçüde etkilemektedir. Sanayi üretiminde ya�anan dü�ü�e paralel

olarak sanayi sektöründe istihdam art��� 64 bin ki�i ile s�n�rl� kalm��t�r. Tar�m sektöründe

ise istihdam 45 bin ki�i azalm��t�r.

47


48

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Tablo III.A.3

Dönemler �tibar�yla Kurumsal Olmayan Sivil Nüfusun Sektörel Da��l�m�

(Bin Ki�i)

Y�ll�k Fark Y�ll�k Fark

Haziran 2011 Haziran 2012 Haziran 2011 Haziran 2012

�stihdam Edilenler 24.901 25.577 1.413 676

Kaynak: T�K

Tar�m 6.600 6.555 367 -45

Sanayi 4.697 4.761 161 64

�n�aat 1.863 1.921 283 58

Hizmetler 11.741 12.339 602 598

Tar�m d��� istihdamda ya�anan geli�meler sonucunda tar�m d��� i�sizlik oran�, Haziran

2012 döneminde yüzde 10,2’ye gerilemi�tir.

3. E�itim Durumuna Göre ��gücü Verileri

E�itim durumuna göre incelendi�inde, 2011 y�l�nda i�gücüne yeni kat�lan 1 milyon 84

bin ki�inin, 486 bin ki�ilik, yani yüzde 44,8 oran�ndaki k�sm�n�n lise alt� grubunda oldu�u

görülmektedir. Bu oran�n yüksekö�retim mezunlar� için ise yüzde 38,7’lik yüksek bir

seviyede oldu�u gözlenmektedir. 2011’de i�gücüne en yüksek kat�l�m, yüzde 79,3’lük bir

oran ile yüksekö�retim mezunlar� kategorisinde gerçekle�mi�tir. Bunu yüzde 65,5 ile

meslek lisesi mezunlar� takip etmektedir.

Haziran 2012 döneminde ise geçen y�l�n ayn� dönemine göre i�gücüne yeni kat�lan 485

bin ki�i yüksekö�retimden, 136 bin ki�i lise ve dengi okullardan mezundur. �lkokul,

ilkö�retim veya ortaokul mezunu 300 bin ki�i ise bu dönemde i�gücünden ayr�lm��t�r.

2011 y�l�nda istihdam�n e�itim durumuna göre da��l�m�na bak�ld���nda 1 milyon 516 bin

ki�i artan toplam istihdam�n 797 bini lise alt�, 397 bini ise yüksekö�retimliler grubunda

ortaya ç�km��t�r. Okuryazar olmayan kategoride 65 bin ki�ilik, lise ve dengi e�itimlilerde

ise 256 bin ki�ilik istihdam art��� ya�anm��t�r.

Ülkemizde vas�fs�z i�gücünün toplam istihdam içindeki pay� oldukça yüksektir. Ancak

2002-11 dönemine bak�ld���nda olumlu de�i�iklikler görülmektedir. Yüksekö�retim

mezunlar�n�n toplam istihdam içindeki pay� yüzde 10’dan yüzde 16,6’ya yükselirken, lise

alt� e�itimlilerin pay� yüzde 64,5’ten yüzde 59’a dü�mü�tür.


Grafik III.A.8

Grafik III.A.8

100

90

80

70

60

50

40

30

20

10

0

Kaynak:T�K

2002-11 Döneminde �stihdam�n E�itim Durumuna Göre Da��l�m� (Yüzde)

10,0

17,8

64,5

7,7 4,8

İşgücü Piyasası

Haziran 2012 döneminde ise geçen y�l�n ayn� dönemine göre 676 bin ki�i artan toplam

Haziran 2012 döneminde ise geçen y�l�n ayn� dönemine göre 676 bin ki�i artan toplam

istihdam�n 514 bini yüksekö�retim, 262 bini ise lise ve dengi e�itimlilerde ortaya

istihdam�n 514 bini yüksekö�retim, 262 bini ise lise ve dengi e�itimlilerde ortaya

ç�km��t�r. Lise alt� e�itimlilerin istihdam�nda ise 153 bin ki�ilik azalma ya�anm��t�r.

ç�km��t�r. Lise alt� e�itimlilerin istihdam�nda ise 153 bin ki�ilik azalma ya�anm��t�r.

��sizlerin e�itim durumuna göre da��l�m�na bak�ld���nda ise önemli bir bölümünün lise

��sizlerin e�itim durumuna göre da��l�m�na bak�ld���nda ise önemli bir bölümünün lise

alt� e�itimlilerden olu�tu�u görülmektedir. 2011’de i�sizlerin yüzde 57,8’i okuryazar

alt� e�itimlilerden olu�tu�u görülmektedir. 2011’de i�sizlerin yüzde 57,8’i okuryazar

olmayanlar dahil olmak üzere lise alt�, yüzde 24,3’ü lise ve dengi okul ve yüzde 17,9’u

olmayanlar dahil olmak üzere lise alt�, yüzde 24,3’ü lise ve dengi okul ve yüzde 17,9’u

yüksekö�retim mezunudur. 2012 Haziran döneminde de bu yap� de�i�memi�tir. ��sizlerin

yüksekö�retim mezunudur. 2012 Haziran döneminde de bu yap� de�i�memi�tir. ��sizlerin

e�itim durumuna göre da��l�m� s�ras�yla yüzde 55,8, yüzde 24,1 ve yüzde 20,1 olarak

e�itim durumuna göre da��l�m� s�ras�yla yüzde 55,8, yüzde 24,1 ve yüzde 20,1 olarak

gerçekle�mi�tir.

gerçekle�mi�tir.

Okuryazar olmayanlar, lise alt� e�itimliler, lise, lise dengi okul ve yüksekö�retim

Okuryazar olmayanlar, lise alt� e�itimliler, lise, lise dengi okul ve yüksekö�retim

mezunlar� ayr� gruplar olarak ele al�nd���nda 2011 y�l�nda i�sizlik oran� en yüksek grup

mezunlar� ayr� gruplar olarak ele al�nd���nda 2011 y�l�nda i�sizlik oran� en yüksek grup

yüzde 12,6 ile lise ve yüzde 11 ile mesleki ve teknik lise mezunlar�d�r. En dü�ük i�sizlik

yüzde 12,6 ile lise ve yüzde 11 ile mesleki ve teknik lise mezunlar�d�r. En dü�ük i�sizlik

oran� ise yüzde 4,6 ile okuryazar olmayanlarda görülmektedir. Haziran 2012’de ise i�sizlik

oran� ise yüzde 4,6 ile okuryazar olmayanlarda görülmektedir. Haziran 2012’de ise i�sizlik

oran� en yüksek grup yüzde 10,6 ile lise ve yüzde 9,2 ile yüksekö�retim mezunlar�d�r. En

oran� en yüksek grup yüzde 10,6 ile lise ve yüzde 9,2 ile yüksekö�retim mezunlar�d�r. En

dü�ük i�sizlik oran� ise yüzde 3,1 ile okuryazar olmayanlarda görülmektedir.

dü�ük i�sizlik oran� ise yüzde 3,1 ile okuryazar olmayanlarda görülmektedir.

16,6

19,6

59,0

2002 2011

Okuryazar Olmayanlar Lise Alt� Lise veDengi Yüksekö�retim

9

9

49


50

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

4. Cinsiyete Göre ��gücü Verileri

Cinsiyete göre i�gücü kat�l�m oranlar�na bak�ld���nda Türkiye’de kad�nlar�n i�gücüne

kat�l�m oran�n�n Ocak 2005’ten bu yana art�� e�ilimine girdi�i görülmektedir. 2010

y�l�nda yüzde 27,6 olan bu oran 2011 y�l�nda yüzde 28,8’e yükselmi�tir. Haziran 2012’de

ise yüzde 30,6’ya ula�m��t�r. Ancak bu oran AB (yüzde 64,9) ve OECD (yüzde 61,8)

standartlar�na göre oldukça dü�üktür. E�itim, Türkiye’de kad�nlar�n i�gücüne kat�l�m

oran�n� belirleyen önemli bir faktördür. Yüksekö�retimden mezun kad�nlar�n i�gücüne

kat�l�m oran� 2011 y�l�nda yüzde 70,8, Haziran 2012’de yüzde 68,9 olarak

gerçekle�mi�tir. Okuryazar olmayan kad�nlar�n i�gücüne kat�l�m oran� ise s�ras�yla yüzde

17,1 ve yüzde 19’dur.

Erkeklerin i�gücüne kat�l�m oran� ise 2010 y�l�nda yüzde 70,8 iken 2011 y�l�nda yüzde

71,7’ye yükselmi�tir. Haziran 2012’de ise herhangi bir de�i�iklik göstermemi�tir.

Erkeklerin i�gücüne kat�l�m oran� ile e�itim düzeyi aras�nda yak�n bir ili�ki vard�r.

Yüksekö�retimden mezun olan erkeklerin i�gücüne kat�l�m oran� 2011 y�l�nda yüzde 85,3

iken Haziran 2012’de yüzde 83,7 olarak gerçekle�mi�tir. Okuryazar olmayan erkeklerin

i�gücüne kat�l�m oran� yüzde 37,8’den yüzde 35,6’ya dü�mü�tür.

Grafik III.A.9

80

70

60

50

40

30

20

27,9

71,6 70,4 70,3 70,6 69,9 69,8 70,1 70,5 70,8 71,7 71,7

2002

Kaynak: T�K

49,6

26,6

2003

48,3 46,3 46,4 46,3 46,2 46,9 47,9 48,8

23,3

2004

��gücüne Kat�l�m Oranlar� (Yüzde)

23,3 23,6 23,6 24,5 26,0

2005

2006

2007

2008

Kad�n Erkek Toplam

2009

27,6 28,8

2010

2011

49,9 50,8

Kad�nlar�n istihdam oran� 2010’da yüzde 24 iken 2011’de yüzde 25,6’ya ç�km��t�r.

Kad�nlar�n istihdam oran�ndaki 1,6 puanl�k yükselme kad�n istihdam�ndaki 548 bin ki�ilik

30,6

2012

Haziran


İşgücü Piyasası

art��tan kaynaklanmaktad�r. Kad�n istihdam�ndaki söz konusu art���n tamam�na yak�n�

tar�m ve hizmetler sektöründe yarat�lm��t�r. Kad�nlar�n yüzde 35,5’i ücretsiz aile i�çisi

olarak çal��maktad�r. Bu kapsamda istihdamda tar�m�n öneminin azalmas� istihdam

oran�n�n dü�ük olmas�nda etkili olmaktad�r. Erkeklerin istihdam oran� ise ayn� dönemde

2,4 puan artarak yüzde 65,1’e ula�m��t�r. Bu kapsamda erkek istihdam� 967 bin ki�i

artm��t�r. Bu art��a en fazla katk�y� hizmetler sektörü yapm��t�r. Haziran 2012’de kad�n ve

erkeklerin istihdam oran� s�ras�yla yüzde 27,7 ve yüzde 66,4 olarak gerçekle�mi�tir.

��sizlik oran� 2011 y�l�nda kad�nlarda yüzde 11,3, erkeklerde ise yüzde 9,2 olarak

gerçekle�mi�tir. Kad�nlarda i�sizlik oran�n�n erkeklere göre daha yüksek oldu�u

görülmektedir. AB ülkeleri ile k�yasland���nda genel olarak tüm ülkelerde ayn� durum söz

konusudur. Haziran 2012’de ise i�sizlik oran� erkeklerde yüzde 7,4’e, kad�nlarda yüzde

9,4’e dü�mü�tür.

5. Kay�t D��� �stihdam

Ülkemizde önemli bir sorun olan kay�t d��� istihdam, 2003 y�l�ndan itibaren dü�ü�

e�ilimine girmi�tir. Yapt��� i�ten ötürü herhangi bir sosyal güvenlik kurulu�una kay�tl�

olmadan çal��anlar�n oran�, 2011 y�l�nda önceki y�la göre 1,2 puanl�k azal��la yüzde 42,1

olarak gerçekle�mi�tir. Bu dönemde, geçen y�la göre tar�m sektöründe sosyal

güvenlikten yoksun çal��anlar�n oran� yüzde 85,5’ten yüzde 83,9'a, tar�m d��� sektörlerde

yüzde 29,1’den yüzde 27,8’e dü�mü�tür.

Haziran 2012’de ise kay�t d��� istihdam bir önceki y�l�n ayn� dönemine göre 3,1 puanl�k

azal��la yüzde 40,4 olarak gerçekle�mi�tir. Bu dönemde, geçen y�l�n ayn� dönemine göre

tar�m sektöründe sosyal güvenlikten yoksun çal��anlar�n oran� herhangi bir de�i�im

göstermeyerek yüzde 84,3 olarak gerçekle�irken, tar�m d��� sektörlerde yüzde 28,9’dan

yüzde 25,2’ye dü�mü�tür.

51


52

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Tablo III.A.4

Y�llar �tibar�yla Kay�t D��� �stihdam

(Bin Ki�i)

Kay�t D��� �sithdam Toplam �stihdam Kay�t D��� �stihdam Oran�

2000 10.925 21.581 50,6

2001 11.382 21.524 52,9

2002 11.133 21.354 52,1

2003 10.943 21.147 51,7

2004 9.843 19.632 50,1

2005 9.666 20.067 48,2

2006 9.593 20.423 47,0

2007 9.423 20.738 45,4

2008 9.220 21.194 43,5

2009 9.328 21.277 43,8

2010 9.772 22.594 43,3

2011 10.139 24.110 42,1

2011 Haziran 10.327 25.577 40,4

Kaynak: T�K

B. ��KUR VER�LER�

Türkiye genelinde i� isteyenlerin say�s� 2011 y�l�nda 2010 y�l�na göre yüzde 14,8 oran�nda

artarak 1 milyon 398 bin 355 ki�iye ula�m��t�r. Bu dönemde aç�k i�ler yüzde 79,2

oran�nda, i�e yerle�tirmeler ise yüzde 77,2 oran�nda artm��t�r.

2011 y�l�nda kamuda 64 bin 636 adet aç�k i�ten 59 bin 485’ine, özel sektördeki 595 bin

987 adet aç�k i�ten ise 304 bin 187’sine i�e yerle�tirme gerçekle�mi�tir.

Tablo III.B.1

Türkiye �� Kurumuna Ba�vurular

(Adet)

Ocak-A�ustos De�i�im (Yüzde)

2010 2011 2011 2012 2010 2011 A�ustos

2012

�� �steyenler 1.217.936 1.398.355 900.875 1.394.777 -15,1 14,8 54,8

Aç�k ��ler 368.636 660.623 433.751 548.465 122,2 79,2 26,4

Kamu 60.039 64.636 30.351 91.594 180,7 7,7 201,8

Özel 308.597 595.987 403.400 456.871 113,6 93,1 13,3

��e Yerle�tirmeler 205.231 363.672 239.225 308.868 73,5 77,2 29,1

Kamu 46.181 59.485 26.302 88.616 62,4 28,8 236,9

Özel 159.050 304.187 212.683 220.252 77,0 91,3 3,6

��e Yerle�tirme Oran� (%) 16,9 26,0 26,6 22,1 - - -

Kaynak: Türkiye �� Kurumu


İşgücü Piyasası

��sizlik ödene�i alan i�siz say�s� 2011 y�l� Aral�k ay�nda 174 bin 363 ki�iyken 2012 y�l�

A�ustos ay� itibar�yla 188 bin 959 ki�iye yükselmi�tir. Bu kapsamda 2011 y�l�nda 791

milyon 51 bin TL olan toplam ödeme tutar�, 2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde 629

milyon 537 bin TL’ye dü�mü�tür.

Tablo III.B.2

��sizlik Sigortas� Ödemeleri

2011

2012

Ocak-Haziran

��sizlik Ödene�i Alan Ödeme Miktar� ��sizlik Ödene�i Ödeme Miktar�

Say�s� (Ki�i)

(Bin TL) Alan Say�s� (Ki�i) (Bin TL)

Ocak 184.199 69.067 196.534 79.770

�ubat 182.446 69.304 193.861 81.091

Mart 179.186 68.412 195.125 80.997

Nisan 172.643 65.594 185.791 75.071

May�s 164.774 62.127 179.863 73.997

Haziran 165.299 62.129 181.618 75.044

Temmuz 166.504 64.138 189.511 80.912

A�ustos 167.113 65.904 188.959 82.655

Eylül 167.105 64.380

Ekim 161.529 63.181

Kas�m 162.811 65.475

Aral�k 174.363 71.341

Toplam 791.051 629.537

Kaynak: Türkiye �� Kurumu

DÜNYA’DA GENÇ i�S�ZL�K SORUNU

Küresel kriz 2002-07 döneminde genç i�sizlik oranlar�nda meydana gelen kademeli dü�ü�ü sona

erdirmi�tir. 2007 y�l�ndan bu yana küresel genç i�sizlik oran� tekrar yükselmeye ba�lam��, önceki

y�llarda elde edilen kazan�mlar� büyük ölçüde ortadan kald�rm��t�r.

80

78

76

74

72

70

68

Kaynak: ILO

2002

2003

Y�llar �tibar�yla Küresel Genç ��sizlik ve Genç ��sizlik Oran�

2004

2005

2006

11,6

70,3

2007

12,6

Genç ��siz Say�s� (Milyon ki�i, Sol eksen) Genç ��sizlik oran� (%, Sa� eksen)

2008

2009

2010

12,7

74,5 74,6

2011

2012

14

13

12

11

53


54

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Bugün dünyada yakla��k 75 milyon genç i�siz vard�r. Yani genç i�sizlerin say�s� yeti�kin i�sizlerin

neredeyse üç kat�ndan fazlad�r. 2007 y�l�na göre genç i�siz say�s� 4 milyondan fazla artm��t�r;

dahas� 6,4 milyon gencin i� bulma umudunu kaybetti�i ve i�gücü piyasas�ndan ç�kt��� tahmin

edilmektedir. Bu nedenle birçok genç kendi e�itiminin ve kapasitesinin alt�nda, ço�unlukla

vas�fs�z i�lerde çal��mak zorunda kalmaktad�r.

Küresel olarak genç i�sizlik oran� 2011 y�l�nda, krizin zirve yapt��� 2009 y�l�na göre herhangi bir

de�i�iklik göstermemi�tir. 2011 y�l�nda yüzde 12,6 olan küresel genç i�sizlik oran�n�n 2012 y�l�nda

2007 y�l�na göre bir puandan fazla artarak yüzde 12,7 olarak gerçekle�mesi beklenmektedir.

Orta vadeli projeksiyonlarda (2012-16) genç i�gücü piyasalar�nda küçük bir düzelme olaca��

ancak genç i�sizlik oran�n�n hemen hemen ayn� seviyelerde kalaca�� tahmin edilmektedir.

Genç i�sizlik oran� 2007 y�l�ndan bu yana yükselirken bölgesel farkl�l�klar da göstermektedir.

Geli�mi� ülkeler ve Avrupa Birli�i krizden en fazla etkilenen ve bu nedenle hem i�sizlik oran�n�n

hem de genç i�sizlerin 2008-11 y�llar� aras�nda en fazla artt��� bölge olmu�tur. 2009 y�l�ndan

sonra ya�anan toparlanma sürecine ra�men genç i�sizli�in azalt�lmas�nda fazla ilerleme

sa�lanamam��t�r. Bölgede genç i�sizlik oran� 2010 y�l�nda yüzde 18,1’e ula�m��t�r. Bu oran

1990’lar�n ba�lar�ndan bu yana en yüksek seviyedir.

Özellikle kriz içindeki Avrupa'da uygulanan kemer s�kma politikalar� istihdam art���n�n önünde

engel te�kil etmektedir. Avrupa ülkelerinde artan i�sizlik endi�e verici boyutlara ula�m��t�r. Avrupa

Birli�i’nde genç i�sizlik oran� 2007 y�l�na göre 1,5 kat art�� göstererek yüzde 22,4’e yükselmi�tir.

AB’de 2012 y�l�n�n ikinci çeyrek verilerine göre �u anda 5,4 milyon genç i�siz vard�r.

Genç i�sizlik oran� Avrupa Birli�i’nde ülkeden ülkeye farkl�l�k göstermektedir. Özellikle �spanya ve

Yunanistan’da genç i�sizlik oran� kriz öncesine göre iki kattan fazla artarak yüzde 50’ler seviyesine

ç�km��t�r. �sveç, �ngiltere ve Portekiz gibi ülkelerde ise genç i�sizlik oran� zaten kriz öncesinde de

artarken ekonomideki durgunluk gençler için istihdam f�rsatlar�n� daha kötü hale getirmi�tir.

Genç i�sizlik oran� yüzde 10’lar seviyesinde olan Avusturya, Almanya ve �sviçre ise i�sizlik

oranlar�n� kriz öncesi seviyeye dü�ürmü�tür.

Türkiye, genç i�sizlik oran�n� kriz öncesi seviyelere indiren nadir ülkelerden biri olmu�tur. 2007

y�l�nda yüzde 20 düzeyinde olan genç i�sizlik oran� kriz döneminde yükselmi� olsa da 2011

y�lsonunda yüzde 18,4’e dü�mü�tür. Haziran 2012 itibar�yla ise yüzde 15,7 oran�yla 2004 y�l�ndan

bu yana en dü�ük seviyesine gerilemi�tir.

Son dönemde genç i�sizlik oran�nda önemli iyile�meler sa�lanm��t�r. Ancak gençlerin i�gücüne

kat�l�m�n� ve istihdam�n� daha da art�rmak için çe�itli politikalar uygulanabilir. Bunlardan baz�lar�

�unlard�r:

� Esnek çal��ma ko�ullar� sa�layan geçici, k�smi ve s�n�rl� sözle�meli i�ler ile gençlerin

e�itim hayat�yla i� hayat�n� beraber yürütmelerine olanak tan�nmal�d�r.

� Vergi politikas� istihdam� te�vik edici nitelikte olmal�d�r.

� Kay�t d��� ekonomi daralt�lmal�d�r.

� ��gücü piyasas�na yönelik mesleki ve teknik e�itimi içeren programlar olu�turulmal�d�r.

� E�itim-istihdam ili�kisi kurularak ülke gerçeklerine ve teknolojik geli�melere cevap

verecek bir insan gücü planlamas� yap�lmal�d�r.

� Giri�imcilik ve KOB�’ler desteklenmelidir.


IV

2 0 1 2

ÖDEMELER DENGESİ,

REEL DÖVİZ KURU VE DIŞ BORÇ

55


56

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

IV. ÖDEMELER DENGES�, REEL DÖV�Z KURU VE DI� BORÇ

A. ÖDEMELER DENGES�

1. Cari ��lemler Hesab�

Türkiye ekonomisinde 2011 y�l�n�n ikinci yar�s�ndan itibaren, ya�anan yumu�ak ini�

sürecine paralel olarak cari aç�kta önemli bir daralma görülmektedir. Kriz sonras�

dönemde Türkiye ekonomisinin iç talep eksenli büyümesi, Arap Bahar� nedeniyle d��

ticaret fazlas� verdi�imiz baz� ülkelerde ya�anan s�k�nt�lar, en büyük ticaret orta��m�z olan

AB’deki iç talebin zay�f seyri ve yüksek emtia fiyatlar� nedeniyle cari aç���n GSYH’ye oran�

2011 y�l�nda yüzde 10’lara kadar yükselmi�ti. Ancak 2010 y�l�n�n sonundan itibaren

al�nan önlemler ve ekonomide ya�anan dengelenmeye paralel olarak cari aç�k, özellikle

2011 y�l�n�n son çeyre�inden itibaren dü�ü�e geçmi�tir. 2011 y�l� Ekim ay�nda zirve yapan

12 ayl�k kümülatif cari aç�k 78,6 milyar dolara kadar yükselmi�, izleyen dönemde

yumu�ak ini� sürecine paralel olarak 2012 y�l� A�ustos ay�nda 59 milyar dolara

gerilemi�tir. Bu e�ilimin y�l�n geri kalan�nda da devam ederek cari i�lemler a��n�n

GSYH’ye oran�n�n 2012 y�l� sonunda yüzde 7,3’e inece�i tahmin edilmektedir.

Tablo IV.A.1

Cari ��lemler Hesab� (12 Ayl�k Milyon $)

Temmuz A�ustos

2007 2008 2009 2010 2011 2012 2012

Cari ��lemler

Dengesi

D�� Ticaret

-38.434 -41.524 -13.370 -46.643 -77.141 -61.857 -59.013

Dengesi -46.852 -53.021 -24.850 -56.445 -89.092 -75.554 -72.944

Hizmetler Dengesi 13.283 17.748 17.316 15.493 17.996 19.191 19.472

Gelir Dengesi -7.108 -8.364 -8.191 -7.139 -7.779 -7.126 -7.061

Cari Transferler 2.243 2.113 2.355 1.448 1.734 1.632 1.520

Kaynak: TCMB

Cari aç�ktaki daralma, 2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda yüksek seyreden petrol fiyatlar�na ve en

büyük ticaret ortaklar�m�zdan AB’deki borç krizine ra�men devam etmi�tir. Y�l�n ilk

yar�s�nda petrol fiyatlar� ortalama 113,7 dolar civar�nda seyrederken dönem içinde 126,6

dolara kadar yükselmi�tir.

57


58

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik IV.A.1

(Milyar $)

10

0

-10

-20

-�0

-�0

-�0

-�0

-�0

-�0

-�0

Kaynak: TCMB

-���

-���

2000

1��

2001

���

-0��

2002

-0��

-���

-2��

200�

-1���

-���

200�

�ari ��lemler Den�esi

-22��

-���

200�

-�2�2

-��1

200�

-����

-�1��

-��� -���

200�

200�

-1���

-2�2

200�

-���

-����

2010

�ari ���� (��l E�sen) �ari ���� � G�Y� (�a� E�sen)

-���2

-���1

-���1

-2

-�

-�

-�

-10�0 -10

Petrol fiyatlar�n�n yüksek seyri nedeniyle enerji ithalat� artmaya devam etmi� ve y�l�n ilk

sekiz ay�nda enerji ithalat�na ödenen fatura 39,1 milyar dolara yükselmi�tir. Zira 2011 y�l�

Eylül ay�nda 26,7 milyar dolara kadar yükselerek zirve yapan 12 ayl�k kümülatif enerji

ithalat� hariç cari aç�k, izleyen dönemde önemli ölçüde gerileyerek 2012 y�l� A�ustos ay�

itibar�yla 190 milyon dolar olarak gerçekle�mi�tir.

Grafik IV.A.2

�0

20

0

-20

-�0

-�0

-�0

-100

2002-1



10

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

2010-1



10

2011-1



10

2012-1



Kaynak: TCMB, T�K

�ari ��lemler Den�esi (12 ��l�� �ümülati�� �il�ar �)

�ari Den�e Ener�i �thalat� �ari� �ari Den�e

2011

��a�-��ust�s

2011

��a�-��ust�s

2012

2

0

(%)


Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

Yüksek petrol fiyatlar�n�n yan� s�ra en büyük ticaret orta��m�z olan AB’deki borç krizi de

d�� ticaret dengelerine olumsuz yans�m��t�r. 2012 y�l�n�n ilk sekiz ay�nda AB ülkelerine

yapt���m�z ihracat bir önceki y�l�n ayn� dönemine göre yüzde 9,4 oran�nda azalm��t�r.

AB’deki borç krizinden kaynaklanan talep dü�ü�ünün ihracat üzerinde yaratt��� olumsuz

etki ürün ve pazar çe�itlendirmesi çal��malar� sayesinde önemli ölçüde giderilmi�tir.

Özellikle Kuzey Afrika ve Orta Do�u (MENA) ülkelerine yönelik ihracatta ya�anan art��la

birlikte toplam ihracat kriz öncesi seviyelerin üzerine ç�km��t�r.

Grafik IV.A.3

(Milyar $)

90

80

70

60

50

40

30

20

10

0

2002

2003

2004

2005

2006

2007

Enerji �thalat� (Sol Eksen) Cari Aç�k (Sol Eksen) Petrol Fiyatlar� (Sa� Eksen)

Kaynak: T�K, TCMB, Bloomberg

* A�ustos 12 ayl�k kümülatif rakam�d�r

i. D�� Ticaret Dengesi

Ener�i �thalat�

TÜ�K verilerine göre, 2011 y�l�nda 105,9 milyar dolar olan d�� ticaret aç��� 2012 y�l�

A�ustos ay�nda 12 ayl�k kümülatif bazda 90,7 milyar dolara gerilemi�tir. D�� ticaret aç���

2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde ise geçen y�l�n ayn� dönemine göre yüzde 21,2

oran�nda daralarak 56,6 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir.

2008

2009

2010

2011

2012

A�ustos*

120

100

80

60

40

20

0

($)

59


60

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik IV.A.4

70

60

50

40

30

20

10

0

�10

�20

�30

�40

�50

2008�1

3

5

7

9

11

2009�1

3

5

7

9

11

2010�1

3

5

7

9

11

2011�1

3

5

7

9

11

2012�1

3

5

7

Kaynak: T�K

�thalat-�hra�at �ü�ümesi (12 ��l�� �ümülati�� Yüzde)

�hracat �thalat

�hracat ve ithalat rakamlar� miktar endeksleri baz�nda incelendi�inde; ihracat�n ve

ithalat�n küresel kriz öncesi seviyelerini a�t��� görülmektedir. Kriz sonras� küresel

büyümenin h�zlanmas� ve d�� talebin canlanmas�yla birlikte ihracatta, güçlü iç talep

nedeniyle ithalatta miktar olarak art�� ya�anm��t�r. Ancak Türkiye ekonomisindeki

yumu�ak ini� süreciyle birlikte mevsim ve takvim etkilerinden ar�nd�r�lm�� d�� ticaret

endeksleri, ihracat lehine geli�mi�tir.

Grafik IV.A.5

10�

10�

101

��

��

��

��

�1

��

��

��

2002-1



200�-1



200�-1



200�-1



200�-1



200�-1



200�-1



200�-1



2010-1



2011-1



2012-1


Kaynak: TCMB

D�� �i�aret �adleri (200��100)


Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

2012 y�l� Temmuz ay�nda bir önceki y�l�n ayn� ay�na göre ihracat miktar endeksi yüzde

17,3, ithalat miktar endeksi yüzde 4 artarken, ayn� dönem için ihracat birim de�er

endeksi yüzde 7,6 ve ithalat birim de�er endeksi yüzde 5,2 oran�nda azalm��t�r.

Grafik IV.A.6

220

210

200

1�0

1�0

1�0

1�0

1�0

1�0

1�0

120

200��01


Kaynak: T�K


10

200��01


D�� �i�aret Ende�sleri

(�e�sim �e �a��im Et�ilerinden �r�nd�r�lm��)


10

200��01



10

2010�01



10

�hracat Miktar Endeksi �thalat Miktar Endeksi

2011 y�l�nda iç talepteki h�zl� art�� ve zay�f d�� talep nedeniyle ithalat, ihracattan daha h�zl�

artm�� ve ihracat�n ithalat� kar��lama oran� yüzde 56’ya kadar gerilemi�tir. Ancak ya�anan

yumu�ak ini� süreci ve d�� ticarette ya�anan dengelenmeyle birlikte 2012 y�l�n�n ilk sekiz

ay�nda bu e�ilim tersine dönmü� ve bu oran yüzde 63,9’a kadar yükselmi�tir.

Grafik IV.A.7

�0

�0

�0

�0

�0

�0

20

�1�0

2000

Kaynak: T�K

����

2001

����

2002

���1

����

�2��

�1��

���1

����

�2��

2011�01

�hra�at�n �thalat� �ar��lama �ran� (Yüzde)

200�

200�

200�

200�

200�

200�

200�

�1��

2010



10

2012�01

���0 ����

2011

��a�-��ust�s

2011


����


��a�-��ust�s

2012

61


62

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

�hracatta kriz sonras� dönemde ba�layan �l�ml� ve istikrarl� art�� süreci, 2012 y�l�n�n ilk

sekiz ay�nda da devam etmi�tir. 2011 y�l�n�n ikinci yar�s�ndan itibaren Avrupa finans

piyasalar�nda derinle�meye ba�layan sorunlar�n yaratt��� belirsizlikler, Türkiye’nin en

büyük ihracat pazar� olan Avrupa Birli�i ülkelerine yap�lan ihracat�n h�z kesmesine neden

olmu�tur. Ancak, son dönemde ihracatta bölgesel ve sektörel bazda çe�itlili�in

artmas�yla Avrupa Birli�i ülkelerindeki zay�f seyrin ihracat üzerindeki olumsuz etkisinin

telafi edilebilmesi sa�lanm��t�r. 2011 y�l�nda 134,9 milyar dolara yükselen ihracattaki bu

e�ilim 2012 y�l�nda da devam etmi� ve y�l�n ilk sekiz ay�nda ihracat bir önceki y�l�n ayn�

dönemine göre yüzde 12,8 oran�nda artarak 100,1 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir.

Ara mallar� ihracat�, toplam ihracat içerisinde en yüksek orana sahiptir. 2012 y�l� Ocak-

A�ustos döneminde ara mallar� ihracat� 55 milyar dolar ile toplam ihracat�n yüzde 55’ini,

tüketim mallar� 35,6 milyar dolar ile toplam ihracat�n yüzde 35,6’s�n� ve sermaye mallar�

9,1 milyar dolar ile toplam ihracat�n yüzde 9,1’ini olu�turmaktad�r.

Grafik IV.A.8

�hra�at�n �na �al Gru�lar�na Göre Da��l�m� (2012 ��a�-��ust�s� Yüzde)

Kaynak: T�K

% 35,6 (40,7)

% 0,3 (0,4)

% 9,1 (12,8)

% 55,0 (46,1)

Sermaye malllar� Ara mallar� Tüketim mallar� Di�erleri

* Parantez içindeki rakamlar 2007 y�l� verilerini göstermektedir.

Küresel krizden güçlü bir �ekilde ç�kan Türkiye’de ithalat, 2011 y�l�nda yükselen enerji

fiyatlar�, iç talep ve kredi imkanlar�n�n geni�lemesiyle yüzde 29,8 oran�nda artarak 240,8

milyar dolara yükselmi�tir. Ancak 2012 y�l� �ubat ay�ndan itibaren azalma e�ilimine giren

ithalat, 2012 Ocak-A�ustos döneminde bir önceki y�la göre yüzde 2,4 azalarak 156,6

milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir. Toplam ithalatta ya�anan dü�ü�ün tersine enerji

ithalat� y�l�n ilk sekiz ay�nda artmaya devam etmi� ve 2012 Ocak-A�ustos döneminde bir


Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

önceki y�la göre yüzde 13,7 oran�nda art�� göstermi�tir. Bu art��ta artan jeopolitik risklere

ba�l� olarak yüksek seyreden petrol fiyatlar� etkili olmu�tur. A�ustos ay� itibar�yla da 12

ayl�k kümülatif enerji ithalat� 58,8 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir.

Grafik IV.A.9

�0

�0

�0

�0

20

10

0

��� ��� ��2

2000

Kaynak: T�K

2001

2002

11��

200�

Ener�i �thalat� (�il�ar �� Yüzde)

1���

200�

21��

200�

2���

200�

����

200�

����

200�

2���

200�

����

2010

Ener�i �thalat� (��l E�sen) Ener�i �thalat� � G�Y� (�a� E�sen)

2012 y�l�nda yumu�ak ini� süreciyle birlikte sermaye ve tüketim mallar� ithalat�nda

gerileme ya�anm��t�r. 2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde sermaye mal� ithalat� bir önceki

y�l�n ayn� dönemine göre yüzde 11 oran�nda daralarak 22,2 milyar dolara, tüketim mallar�

ithalat� yüzde 14,5 oran�nda daralarak 17,2 milyar dolara gerilemi�tir. Ara mal� ithalat� ise

yüzde 1,7 oran�nda art��la 116,9 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir.

���1

2011

����

��a�-��ust�s

2011

���1

��a�-��ust�s

2012







2

1

0

63


64

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik IV.A.10

�thalat�n �na �al Gru�lar�na Göre Da��l�m� (2012 ��a�-��ust�s� Yüzde)

Kaynak: T�K

% 74,6 (72,7)

% 11,0 (11,0) % 0,3 (0,4)

% 14,1 (15,9)

Sermaye malllar� Ara mallar� Tüketim mallar� Di�erleri

* Parantez içindeki rakamlar 2007 y�l� verilerini göstermektedir.

Kriz öncesi veriler için 2007 y�l� baz al�nd���nda Türkiye’nin en önemli ticaret orta�� olan

AB ülkelerinin a��rl���n�n küresel kriz sürecinde azald��� ve baz� Kuzey Afrika, Orta Do�u

ve Asya ülkeleri ile di�er Avrupa ülkelerinin önem kazand��� görülmektedir. Ekonomik

s�k�nt�lar�n� hala a�amayan AB ülkelerinden kaynaklanan talep daralmas�na ra�men

ihracat Kuzey Afrika, Orta Do�u ve Asya ülkelerine yönelerek art���na devam etmi�tir. AB

ülkelerindeki darbo�azdan kaynaklanan dezavantaj�n d�� ticareti olumsuz etkilememesi ve

yine Türkiye’nin rekabet ortam�nda avantajl� konuma gelebilmesi aç�s�ndan d�� ticarette

çe�itlilik çok önemlidir.

Grafik IV.A.11

50

45

40

35

30

25

Kaynak: T�K

�hra�atta�i �l� �e� �l�enin �a�� (Yüzde)

46,5

34,1

2002 2012 Ocak-A�ustos


Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

�hracatta ürün ve ülke çe�itlendirmesine yönelik çal��malar�na ba�l� olarak Türkiye’nin

ihracat pazarlar�ndaki olas� risklere kar�� duyarl�l��� azalm��t�r. Bununla beraber, ihracat�n

sektörel çe�itlenmesi, genel olarak önemli ihracat pazarlar�nda artarken ihracat

sektörlerinin genelinde de ülke çe�itlenmesinin artt��� göze çarpmaktad�r. �hracat�n

bölgesel ve sektörel kompozisyonundaki bu çe�itlenme, cari dönemde Türkiye

ekonomisinin d�� ticaret kanal�yla aktar�lan d��sal �oklara duyarl�l���n�n azald���n�

gösterirken; hedef pazarlar�n büyüme öngörüleri de dikkate al�nd���nda Türkiye’nin

ihracat potansiyelinin önümüzdeki dönemlerde de güçlü seyredece�ini i�aret etmektedir.

Grafik IV.A.12

360

300

240

180

120

60

2007-1

3

5

7

9

11

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

Kaynak: T�K

�hra�at�n �öl�esel Da��l�m� (200��100)

AB-27 MENA

2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde bir önceki döneme göre toplam ihracatta ya�anan

yüzde 12,8’lik art��a kar��n AB ülkelerine yönelik ihracat, yüzde 9,4 oran�nda azalm�� ve

toplam içindeki pay� yüzde 47,5’ten 38,2’ye gerilemi�tir. AB ülkelerine gerçekle�tirilen

ihracat�n toplam içindeki pay�n�n 2007 y�l�nda yüzde 56,3 oldu�u göz önüne al�n�nca

kayb�n ne denli büyük oldu�u daha iyi anla��lmaktad�r. Ancak, AB ülkelerindeki bu dü�ü�

Kuzey Afrika ve Asya ülkelerine yönelik ihracat ile telafi edilmi�tir. Yak�n ve Orta Do�u ile

Asya ülkelerine yönelik ihracat, 2011 y�l�nda bir önceki y�la göre yüzde 19,6 oran�nda

art�� göstermi�, 2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde bir önceki döneme göre bu art��

daha da artarak yüzde 45,8’e ula�m��t�r. Bu dönemde Yak�n ve Orta Do�u ile Asya

ülkelerine yönelik ihracat�n toplam içindeki pay� da yüzde 35,9’a yükselmi�tir. A�ustos

65


66

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

ay�nda kriz öncesi döneme göre AB ülkelerine yap�lan ihracat yüzde 14 daral�rken, MENA

bölgesine yap�lan ihracat yüzde 253,7 oran�nda art�� göstermi�tir.

Grafik IV.A.13

�hra�at�n �l�e Gru�lar�na Göre Da��l�m� (2012 ��a�-��ust�s� Yüzde)

% 4,4 (4,2)

Kaynak: T�K

% 29,1 (14,1)

% 6,2 (3,8)

% 8,8 (10,1)

% 38,2 (56,3)

AB Di�er Avrupa (AB Hariç) Kuzey Afrika Kuzey Amerika Yak�n ve Orta Do�u

* Parantez içindeki rakamlar 2007 y�l� verilerini göstermektedir.

Ülkeler baz�nda incelendi�inde, 2012 y�l�n�n ilk sekiz ay�nda en fazla ihracat�n, uzun

y�llard�r ihracat�m�zda en büyük paya sahip olan Almanya’ya yap�ld��� görülmektedir.

Almanya’ya yönelik ihracat, 2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde bir önceki döneme göre

yüzde 7,1 oran�nda daralarak 8,7 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir. �ran’a yönelik

ihracat 2012 y�l�n�n ilk sekiz ay�nda bir önceki y�l�n ayn� dönemine göre yüzde 267,1

oran�nda artarak 8,6 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir. Bu sayede �ran, 2012 y�l� Ocak-

A�ustos döneminde en fazla ihracat gerçekle�tirilen ikinci ülke konumuna yükselmi�tir.

�thalat�n ülke gruplar�na göre incelenmesinde; AB üyesi ülkelerden yap�lan ithalat�n

toplam ithalat�n önemli bir k�sm�n� olu�turdu�u görülmektedir. Bununla birlikte, bu

ülkelerden yap�lan ithalat�n toplamdaki pay�, t�pk� ihracatta oldu�u gibi dü�ü�

e�ilimindedir. Bölge ülkelerinden yap�lan ithalat�n toplam ithalattaki pay� 2000 y�l�nda

yüzde 52,3 iken, bu oran, 2009 y�l�nda 40,1’e, 2010 y�l�nda yüzde 38,9’a ve 2011 y�l�nda

yüzde 37,8’e gerilemi�tir. 2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde de AB ülkelerinden yap�lan

ithalat bir önceki y�l�n ayn� dönemine göre yüzde 7,4 oran�nda azalarak 57,1 milyar dolar

olmu�tur. Toplam içindeki pay� ise yüzde 36,4’e gerilemi�tir.


Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

�thalat�n a��rl�kl� olarak yap�ld��� ikinci bölge ise Yak�n ve Orta Do�u ile Di�er Asya

ülkeleridir. Bölge ülkelerinden yap�lan ithalat özellikle kriz sonras� dönemde önemli

oranda art�� göstermi�tir. Bölgeden gerçekle�tirilen ithalat 2009 y�l�nda 35,9 milyar dolar

iken, 2011 y�l�nda 73,6 milyar dolara yükselmi� ve toplam ithalat içindeki pay� yüzde

30,6’ya yükselmi�tir. 2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde bölgeden 48,5 milyar dolarl�k

ithalat gerçekle�irken, toplamdaki pay� yüzde 30,9 olarak gerçekle�mi�tir.

Grafik IV.A.14

�thalat�n �l�e Gru�lar�na Göre Da��l�m� (2012 ��a�-��ust�s� Yüzde)

% 1,3 (% 1,3)

% 30,9 (% 25,8)

% 16,0 (% 20,1)

Avrupa Birli�i Di�er Avrupa (A.B Hariç) Kuzey Afrika Asya

Kaynak: T�K

* Parantez içindeki rakamlar 2007 y�l� verilerini göstermektedir.

% 36,4 (% 40,2)

Özellikle enerji ithalat�na ba�l� olarak, 2011 y�l�nda en fazla ithalat�n yap�ld��� ülke 2006

y�l�ndan beri oldu�u gibi yine Rusya olmu�tur. Rusya’dan yap�lan ithalat 2011 y�l�nda bir

önceki y�la göre yüzde 10,9 oran�nda artarak 24 milyar dolar olarak gerçekle�mi� ve

toplam içerisindeki pay� yüzde 9,9 olmu�tur. 2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde

Rusya’dan gerçekle�tirilen ithalat bir önceki y�l�n ayn� dönemine göre yüzde 18,1

oran�nda artarak 17,1 milyar dolara yükselmi�tir. Ara mal� ithalat�na ba�l� olarak Çin de

en büyük ithalat pazarlar�m�zdan biri konumundad�r. Çin’den gerçekle�en ithalat bir

önceki y�l�n ayn� dönemine göre yüzde 5,2 oran�nda daralsa da 13,9 milyar dolarl�k

ithalatla Çin, en fazla ithalat yapt���m�z ülkeler s�ralamas�nda ikinci durumdad�r. Özellikle

�ran’dan gerçekle�tirilen ithalat son iki y�ldaki art���yla dikkat çekmektedir. 2011 y�l�nda

�ran’dan yap�lan ithalat bir önceki y�la göre yüzde 63 oran�nda artarak 12,5 milyar dolara

yükselmi�tir.

67


68

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik IV.A.15

9,8

8,2

17,5

13,2

23,5

9,0

9,8

13,9

13,9

17,1

2007 2012 Ocak-A�ustos

Rusya Federasyonu Çin Almanya ABD �talya

Kaynak: T�K

Not: S�ralama 2012 Ocak-Haziran dönemine göre yap�lm��t�r.

�thalatta�i �l� �e� �l�e (�il�ar �)

ii. Hizmetler Dengesi, Gelir Dengesi ve Cari Transferler

Hizmetler dengesi d�� ticaret dengesinden sonra cari i�lemler dengesindeki en büyük

ikinci kalemdir. Bu kalem pozitif de�erler alarak cari i�lemeler dengesini olumlu yönde

etkilemektedir. 2011 y�l�nda 18 milyar dolar fazla veren hizmetler dengesi 2012 Ocak-

A�ustos döneminde 13,1 milyar dolar fazla vermi�tir. Hizmetler dengesinin fazla

vermesinde en önemli etken turizm gelirleridir. Turizm gelirleri 2011 y�l�nda bir önceki

y�la göre yüzde 10,6 oran�nda artarak 23 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir. 2012 y�l�

A�ustos ay�nda 12 ayl�k kümülatif bazda bu rakam 23,1 milyar dolar olarak

gerçekle�mi�tir. Özellikle kar��l�kl� anla�malarla vizelerin kald�r�lmas�yla birlikte Türkiye'ye

gelen turist say�s�nda ciddi art��lar gözlenmektedir. Türkiye 2011 y�l�nda turist say�s�

bak�m�ndan en çok ziyaretçi çeken 6’nc� ülke konumundad�r.


Grafik IV.A.16

2�

20

1�

10


0

���

2002

Kaynak: T�K

1��2

200�

1���

1��2 1���

1���

Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

�urizm Gelirleri �e �urist �a��s� (�il�ar �� �il��n �i�i)

200�

200�

200�

200�

22�0

200�

21�� 20��

200�

2010

Turizm Gelirleri (Sol Eksen) Turist Say�s� (Sa� Eksen)

2��0

1��� 1���

2011 y�l�nda hizmetler dengesine ta��mac�l�k alan�ndan da önemli bir katk� gelmi�tir. Bu

alandaki net gelir 2011 y�l�nda bir önceki y�la göre yüzde 50,5 oran�nda art�� göstererek

2,2 milyar dolara yükselmi�tir. 2012 y�l�nda bu art�� daha da h�zlanm�� ve 2012 Ocak-

A�ustos döneminde bir önceki y�l�n ayn� dönemine göre yüzde 48,2 oran�nda artarak 2,3

milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir.

2. Sermaye ve Finans Hesab�

Küresel krizi takip eden iyile�me döneminde geli�mi� ülke merkez bankalar� taraf�ndan

al�nan ek parasal geni�leme önlemleri, geli�mi� ekonomilerdeki dü�ük faiz ve bol likidite

ko�ullar�n�n uzunca bir süre korunaca�� yönündeki beklentiler, küresel fonlar�n getiri

aray���n� güçlendirmi�tir. Bununla beraber geli�mekte olan ülkelerdeki görece yüksek faiz

oranlar� bu ülkelere yönelik sermaye ak�mlar�n�n h�zlanmas�na neden olmu�tur. Özellikle,

2010 genelinde Türkiye ba�ta olmak üzere geli�mekte olan ülkelere yönelik yat�r�mlardaki

art�� 2011 y�l�nda da devam etmi�tir. 2009 y�l�nda 227 milyon dolar olan net portföy

2011

��a�-��ust�s

2011

yat�r�mlar� artan likidite ile 2011 y�l�nda 22 milyar dolara kadar yükselmi�tir.

��a�-��ust�s

2012

��

�0

2�

20

1�

10


0

69


70

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Tablo IV.A.2

Sermaye Hareketleri (Milyon $)

Ocak-A�ustos

2007 2008 2009 2010 2011 2011 2012

Sermaye ve Finans Hesab� 37.264 37.404 9.223 43.910 65.725 45.184 31.839

Do�rudan Yat�r�m (Net) 19.941 16.955 6.858 7.574 13.569 8.969 6.833

Do�rudan Yat�r�m Giri�i 22.047 19.504 8.411 9.038 16.035 10.509 9.587

Do�rudan Yat�r�m �k��� -2.106 -2.549 -1.553 -1.464 -2.466 -1.540 -2.754

Portföy Yat�r�m� (Net) 833 -5.014 227 16.093 21.986 17.456 20.313

Hisse Senedi 5.138 716 2.827 3.468 -986 -1.218 2.393

Borç Senedi -2.358 -4.486 111 16.149 20.284 16.493 15.209

Di�er Yat�r�mlar (Net) 24.530 24.467 2.300 33.103 28.387 23.442 20.428

Rezerv Varl�klar -8.032 1.057 -111 -12.809 1.813 -4.662 -15.735

Net Hata ve Noksan 1.170 4.120 4.147 2.733 11.416 9.026 4.243

Kaynak: TCMB

Türkiye, kriz öncesi dönemde net uzun vadeli kredi kullan�c�s� iken, kriz döneminde net

kredi ödeyicisi konumuna gelmi�tir. Kriz sonras� dönemde ise Türkiye’de di�er

yat�r�mlar�n geli�mekte olan ülkelere nazaran daha h�zl� ivmelendi�i göze çarpmaktad�r.

Söz konusu art��ta a��rl�kl� olarak k�sa vadeli kredi kullan�mlar�n�n etkili oldu�u

gözlenmektedir. Özellikle son dönemlerde uluslararas� kredi derecelendirme

kurulu�lar�n�n not art�r�mlar� yoluyla uzun vadeli yat�r�m yap�labilir ülke seviyesine ç�kmas�,

uzun vadeli fonlar�n Türkiye’ye geli�inin kolayla�mas� anlam�na gelmektedir. Bu da cari

a��n finansman�nda nispeten k�r�lganl�k yaratan k�sa vadeli fonlar�n yerini uzun vadeli

fonlar�n ve cari a��n yaratt��� k�r�lganl�k derecesinin azalmas� anlam�na gelmektedir.

Krizden ç�k�� sürecinde ba�ar�l� bir performans ortaya koyan Türkiye’ye yönelik do�rudan

yat�r�m giri�lerinin artmas� cari aç���n finansman kalitesi aç�s�ndan oldukça önemlidir.


Grafik IV.A.17

�0

�0

�0

�0

�0

�0

20

10

0

-10

-20

200�-1

Kaynak: TCMB



10

200�-1



�ari ���� �inansman�

(12 ��l�� �ümülati�� �il�ar �)

10

200�-1



10

Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

Do�rudan Yat�r�m+Uzun Vadeli Sermaye Portföy Yat�r�mlar� + K�sa Vadeli Sermaye Cari Aç�k

Türkiye’ye yönelik do�rudan yabanc� yat�r�m giri�i, 2008 y�l� son çeyre�inden itibaren

azalmaya ba�lam��, 2010 y�l� May�s ay�nda 12 ayl�k kümülatif rakam 6,9 milyar dolar ile

dip noktas�n� görmü�tür. 2011 y�l�nda 16 milyar dolarl�k yurtiçine do�rudan yat�r�m giri�i

gerçekle�mi�ken, yurtiçi yerle�iklerin yurtd���nda 2,5 milyar dolar yat�r�m yapmas�

sonucu, net do�rudan yat�r�mlar 13,6 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir. 2012 y�l�n�n ilk

sekiz ay�nda ise net do�rudan yat�r�mlar 6,8 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir. Kriz

sonras� toparlanma dönemiyle birlikte 12 ayl�k kümülatif do�rudan yat�r�m giri�i A�ustos

2012 itibar�yla 15,1 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir. Toparlanma dönemiyle birlikte

özellikle 2010 y�l� Ekim ay�ndan itibaren finansman kalitesinde önemli bir toparlanma

ya�anm�� ve 2012 Ocak-A�ustos döneminde 12 ayl�k do�rudan yat�r�m giri�i ve uzun

vadeli sermaye toplam� 24 milyar dolara yükselmi�tir.

2011 y�l�nda 22 milyar dolara kadar yükselen portföy yat�r�mlar� özellikle y�l�n ilk alt�

ay�nda yurtd��� yerle�iklerin ald�klar� devlet iç borçlanma senetlerindeki (D�BS) dü�ü�

nedeniyle önemli ölçüde gerilese de Temmuz ve A�ustos aylar�ndaki sat��larla 12 ayl�k

kümülatif bazda 24,8 milyar dolara yükselmi�tir. Yurtd��� yerle�iklerin ald�klar� devlet iç

borçlanma senetlerinin tutar� 2012 Ocak-A�ustos döneminde bir önceki y�l�n ayn�

dönemine göre yüzde 16,6 oran�nda azalarak 10,4 milyar dolara gerilemi�tir.

Bankalar�n yurt d���ndan k�sa vadeli net kredi kullan�mlar�nda 2011 y�l�n�n ilk çeyre�inden

itibaren belirgin bir dü�ü� gözlenmektedir. Bankac�l�k sektörünün net kredi kullan�m�,

2012 Ocak-A�ustos döneminde bir önceki y�l�n ayn� dönemine göre yüzde 71,2 oran�nda

2010-1



10

2011-1



10

2012-1



71


72

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

azalarak 2,6 milyar dolar olmu�tur. Bu dönemde bankalar�n uzun vadeli kredilerde net

geri ödeyici, k�sa vadeli kredilerde ise net kullan�c� oldu�u göze çarpmaktad�r. Ayn�

dönemde, di�er sektörlerin net kredi kullan�m� yüzde 32,7 oran�nda artarak 3,8 milyar

dolar olmu�tur.

Kriz sonras� dönemde Merkez Bankas� politikalar�na ba�l� rezervlerde h�zl� bir art��

gözlemlenmektedir. 2011 y�l� sonunda 78,5 milyar dolara ula�an rezervlerdeki art�� 2012

y�l�nda da devam ederek 5 Ekim 2012 tarihi itibar�yla 94,9 milyar dolar olarak

gerçekle�mi�tir.

Grafik IV.A.18

100

�0

�0

�0

�0

�0

�0

�0

20

10

0

22�2

2000

1���

2001

2���

2002

����

200�

���0

200�

Kaynak: TCMB

* 2012 Ekim rakam� 05.10.2012 itibar�yla verilmi�tir.

���� �rüt Dö�iz �ezer�leri (�il�ar �)

�0��

200�

�0��

200�

����

�1�0 �0��

Türkiye’de net hata noksan kalemi, 2003 y�l�ndan itibaren pozitif bakiye vermektedir.

2011 y�l�nda 11,4 milyar dolara kadar yükselen net hata noksan kalemi, 2012 y�l�

A�ustos ay�nda 12 ayl�k bazda 6,6 milyar dolara kadar gerilemi�tir.

B. REEL DÖV�Z KURU

Küresel toparlanmayla birlikte, 2009’un son çeyre�i itibar�yla yeniden de�er kazanmaya

ba�layan Türk liras� 2010 y�l�n�n son çeyre�i ile birlikte dü�ü� e�ilimine girmi�tir. 2011 y�l�

A�ustos ay� itibar�yla TÜFE bazl� reel efektif kur endeksi 103,5’e gerilemi�se de izleyen

dönemde önemli bir iyile�me ya�anm�� ve 2012 A�ustos ay� itibar�yla 119’a kadar

yükselmi�tir. Kurda ya�anan geli�meler ve reel efektif kurunun bu seyri, 2011 y�l�n�n son

200�

200�

200�

�0��

2010

����

2011

����

2012 E�im


Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

çeyre�inden itibaren d�� ticaret ve cari aç�kta ya�anan dengelenmede iç talepteki azal��la

birlikte etkili olmu�tur.

Grafik IV.B.1

150

130

110

90

70

50

1980�1

1981�1

1982�1

1983�1

1984�1

1985�1

1986�1

1987�1

1988�1

1989�1

1990�1

1991�1

1992�1

1993�1

1994�1

1995�1

1996�1

1997�1

1998�1

1999�1

2000�1

2001�1

2002�1

2003�1

2004�1

2005�1

2006�1

2007�1

2008�1

2009�1

2010�1

2011�1

2012�1

Kaynak: TCMB

�eel E�e�ti� Dö�iz �uru �zun �eri (1��0-2012)

TCMB TÜFE Bazl� (2003=100) TCMB ÜFE Bazl� (2003=100)

Geli�mekte olan ülkelerde reel döviz kuru uzun vadede artma e�ilimi göstermektedir.

Buna paralel olarak son otuz y�lda avroda de�er art��� gözlemlenmektedir. Ancak TÜFE

bazl� reel döviz kuruna bakt���m�zda geli�mekte olan ülkelere kar�� rekabet gücümüzün

devam etti�i görülmektedir. Bu çerçevede kur ekonomik dengelenmede ve cari aç���n

azalmas�nda önemli bir rol oynamaktad�r.

Grafik IV.B.2

12�

120

11�

110

10�

100

��

�0

��

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

200�-1



10

2010-1



10

2011-1



10

2012-1



Kaynak: TCMB

Geli�me�te �lan �l�eler �azl� �eel E�e�ti� Dö�iz �uru (200��100)

73


74

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

C. TOPLAM DI� BORÇ STOKU VE ULUSLARARASI YATIRIM POZ�SYONU

Kriz ve kriz sonras� dönemde özellikle AB ülkelerinde ya�anan borç krizi, en önemli

makroekonomik risk unsurlar�ndan biri olarak göze çarpmaktad�r. Ancak Türkiye, krizden

ç�k�� sürecinde gösterdi�i performans ve kamu kesiminin s�k� maliye politikalar�

sayesinde d�� borç stokunun daha önceki döneme göre daha az risk ta��mas�n�

sa�lam��t�r.

1. D�� Borç Stokundaki Geli�meler

D�� borç stoku, küresel krizin ekonomik aktivitelerde yaratt��� daralma ile 2009 y�l�nda bir

miktar gerilemi�, küresel anlamda ekonomik toparlanman�n ba�lamas�na ba�l� olarak

borçlanma olanaklar�n�n artmas�yla birlikte tekrar yükselmi� ve 2011 y�lsonunda 306,7

milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir. 2012 y�l�n�n ikinci çeyre�inde bu rakam 323,5 milyar

dolara yükselmi�tir.

Grafik IV.C.1

�0

��

�0

��

�0

��

�0

2�

����

���2

����

�1�2

����

����

2001 2002 200� 200� 200� 200� 200� 200� 200� 2010 2011

Kaynak: Hazine Müste�arl���

���lam D�� ��r� �t��u�G�Y� (Yüzde)

Borç stokunda ya�anan art��a ra�men krizden ç�k�� sürecinde ya�anan büyüme

performans�yla birlikte borç stokunun GSYH’ye oran�nda gerileme ya�anm��t�r. 2009

y�l�nda toplam borç stokunun GSYH’ye oran� yüzde 43,7 iken, 2010 y�l�nda bu rakam

39,9’a ve 2011 y�l�nda 39,6’ya gerilemi�tir.

����

����

����

����

����


Grafik IV.C.2

100

90

80

70

60

50

40

30

20

10

0

Kaynak: Hazine Müste�arl���

87,3

12,7

Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

D�� ��r� �t��unun �ade�e Göre Da��l�m� (2012-�2)

69,4

30,6

2002 2012�Ç2

K�sa Vade Orta ve Uzun Vade

2011 y�l�nda toplam d�� borç stoku artarken k�sa vadeli borçlar�n pay� artm��, uzun vadeli

borçlar�n pay� azalm��t�r. K�sa vadeli d�� borçlar 2011 y�l�nda bir önceki y�la göre yüzde

8,2’lik art��la 83,8 milyar dolara yükselirken, uzun vadeli d�� borçlar yüzde 3,8 oran�nda

artarak 222,9 milyar dolara yükselmi�tir.

Grafik IV.C.3

250

200

150

100

50

0

64,5

22,0

43,1

70,8

Kaynak: Hazine Müste�arl���

24,4

48,9

75,7

21,4

D�� ��r�un ��r�lulara Göre Da��l�m� (�il�ar �)

63,9

70,4

15,4

84,7

71,6

15,7

121,1

73,5

15,8

2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 Ç2

161,1

78,3

14,1

189,0

Kamu Sektörü TCMB Özel Sektör

83,5

13,3

172,8

89,1

11,8

191,3

94,3

9,7

202,7

102,3

8,7

212,5

75


76

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

D�� borç stoku içinde 2005 y�l�na kadar kamu sektörünün pay� daha yüksek iken, 2005

y�l�ndan itibaren özel sektörün pay� daha yüksek oranlarda gerçekle�meye ba�lam��t�r. Bu

tarihten sonra da kamunun pay� azalmaya devam etmi�tir. 2009 y�l�nda kriz, özel

sektörün d�� finansmana ula�mada zorluklar ya�amas�na neden olmu� ve özel sektörün

borcu gerilemi�tir. Ancak kamu sektörünün borcu da yüzde 6,6 oran�nda art��

göstermi�tir. Özel sektörün borcu, kriz döneminde d�� finansmana ula�mada zorluklar

ya�amas� nedeniyle bir miktar azalsa da izleyen dönemde tekrar d�� kaynak bulma

imkan�yla artarak 2011 y�l�nda 202,7 milyar dolara yükselmi�tir. Kamu sektörünün borcu

da 94,3 milyar dolara yükselirken, TCMB’nin borcu 9,7 milyar dolara gerilemi�tir.

Grafik IV.C.4

% 85,9 (% 89)

��sa �adeli D�� ��r�lar (2012-�2)

Kamu TCMB Özel Sektör

Kaynak: Hazine Müste�arl���

* Parantez içindeki rakamlar 2000 y�l� verilerini göstermektedir.

% 12,9 (% 8,7)

% 1,2 (% 2,3)

Toplam d�� borç stoku içinde k�sa vadeli borçlar�n pay� 2010 y�l�nda yüzde 26,5 iken

2011 y�l�nda yüzde 27,3’e yükselmi�, uzun vadeli borçlar�n pay� yüzde 73,5’ten yüzde

72,7’ye gerilemi�tir.

2011 y�l�nda k�sa vadeli borçlar�n yüzde 8,4’ü kamu sektöründen, yüzde 1,5’i TCMB’den

ve yüzde 90,1’i özel sektörden kaynaklanmakta iken, uzun vadeli borçlar�n yüzde 39,2’si

kamu sektöründen, yüzde 3,8’i TCMB’den ve yüzde 57,1’i özel sektörden

kaynaklanmaktad�r.


Grafik IV.C.5

% 56,8 (% 32,4)

Kamu TCMB Özel Sektör

Kaynak: Hazine Müste�arl���

* Parantez içindeki rakamlar 2000 y�l� verilerini göstermektedir.

2. D�� Borç Servisindeki Geli�meler

�zun �adeli D�� ��r�lar (2012-�2)

Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

% 39,9 (% 52,7)

% 3,4 (% 14,9)

2011 y�l�nda 50,3 milyar dolara gerileyen d�� borç servisinin 41,7 milyar dolar� anapara ve

8,6 milyar dolar� faiz ödemesinden olu�maktad�r. 2012 y�l� Temmuz ay� itibar�yla 26,3

milyar dolar� anapara, 5,7 milyar dolar� da faiz olmak üzere toplam 32 milyar dolar d��

borç ödemesi yap�lm��t�r.

Grafik IV.C.6

70

60

50

40

30

20

10

0

28,9

22,5

2002

6,4

27,8

20,8

2003

7,0

Kaynak: Hazine Müste�arl���

30,5

23,3

2004

7,1

36,8

28,8

2005

D�� ��r� �er�isi (�il�ar �)

8,0

40,1

30,7

2006

9,4

48,7

37,9

2007

10,8

53,8

Toplam Anapara Faiz

41,8

2008

12,0

58,8

48,4

2009

10,4

55,7

47,1

2010

8,7

50,3

41,7

2011

8,6

32,0

26,3

2012

Ocak- Temmuz

5,7

77


78

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

3. Uluslararas� Yat�r�m Pozisyonu

2010 y�l� sonunda -361,8 milyar dolar olan ve Türkiye’nin yurt d��� varl�klar� ile yurt d���na

olan yükümlülüklerinin fark� olarak tan�mlanan net uluslararas� yat�r�m pozisyonu (UYP),

2011 y�l� sonunda -322,6 milyar dolar seviyesinde gerçekle�mi�tir. Net UYP’nin 39,2

milyar dolarl�k iyile�mesinde, yükümlülüklerin 45,8 milyar dolar azalmas� belirleyici

olmu�tur.

Grafik IV.C.7

700

500

300

100

-100

-300

-500

64,1

27,0

-37,1

Kaynak: TCMB

58,8

24,2

-34,6

�luslararas� Yat�r�m ��zis��nu�G�Y�

54,8

22,0

-32,7

58,5

22,3

66,5

-36,2 -39,1

74,6

27,4 26,2

-48,4

52,1

25,1

-27,0

74,2 74,7

2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011

29,4

-44,9

25,2

-49,5

GSYH (Milyon $) Uluslararas� Yat�r�m Pozisyonu (Net)/GSYH (%)

Varl�klar/GSYH (%) Yükümlülükler/GSYH (%)

UYP’ye göre, 2011 y�l� sonunda Türkiye’nin yurt d��� varl�klar� 177,9 milyar dolar,

yükümlülükleri ise 500,5 milyar dolar olarak gerçekle�mi�tir. Ya�anan dengelenmeyle

birlikte Türkiye’nin UYP aç���n�n GSYH’ye oran� 2010 y�l�nda yüzde 49,5 iken, 2011

y�l�nda oran eksi yüzde 41,7 olarak gerçekle�mi�tir.

64,6

23,0

-41,7

80

70

60

50

40

30

20

10

0

-10

-20

-30

-40

-50


Grafik IV.C.8

% 49,7 (% 46,6)

�arl��lar (2011)

Ödemeler Dengesi, Reel Döviz Kuru ve Dış Borç

% 14,8 (% 12,2)

% 1,0 (% 1,2)

% 34,5 (% 40,0)

Yurtd���nda do�rudan yat�r�mlar Portföy yat�r�mlar� Di�er yat�r�mlar Rezerv varl�klar

Kaynak: TCMB

* Parantez içindeki rakamlar 2010 y�l� verilerini göstermektedir.

2010 ile 2011 aras�nda varl�k ve yükümlülük kalemlerindeki de�i�iklikler incelendi�inde;

varl�k kalemlerindeki de�i�imde, di�er sektörün yurt d���ndaki mevduatlar�ndaki 12,6

milyar dolarl�k azal�� ba�l�ca etken olurken; yükümlülük kalemlerindeki de�i�imde ise,

yurt içindeki do�rudan yat�r�mlar�n 46,9 milyar dolar, portföy yat�r�m yükümlülüklerinin

9,0 milyar dolar azal���n�n etkili oldu�u gözlenmektedir. Yurt d���nda yerle�ik ki�ilerin

Türkiye’deki portföy yat�r�mlar�ndaki bu dü�ü�, �MKB’de i�lem gören hisse senetlerinin bir

önceki y�la göre yüzde 36,3 oran�nda azalarak 61,5 milyar dolardan 39,1 milyar dolara

gerilemesinden kaynaklanmaktad�r.

Grafik IV.C.9

% 50,2 (% 44,1)

% 28 (% 34,2)

% 21,9 (% 21,7)

Yurtiçinde do�rudan yat�r�mlar Portföy yat�r�mlar� Di�er yat�r�mlar

Kaynak: TCMB

* Parantez içindeki rakamlar 2010 y�l� verilerini göstermektedir.

Yü�ümlülü�ler 2011

79


80

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


2 0

V

1 2

ENFLASYON VE PARA POLİTİKASI

81


82

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


A. PARA POL�T�KASI

V. ENFLASYON VE PARA POL�T�KASI

Enflasyon ve Para Politikası

Küresel kriz sonras�nda geli�mi� ülke merkez bankalar�n�n krizin etkilerini s�n�rlamak

amac�yla uygulad�klar� parasal geni�leme politikalar�n�n geli�mekte olan birçok ülkede

oldu�u gibi Türkiye üzerinde de önemli yans�malar� olmu�tur. Nitekim bu dönemde

merkez bankalar�n�n fiyat istikrar� ile birlikte finansal istikrara da odaklanmalar� gere�i

ortaya ç�km��t�r. Dolay�s�yla TCMB, merkez bankac�l���na dair yeni anlay�� ve küresel

ekonominin etkisiyle 2010 y�l�n�n sonlar�ndan itibaren yeni bir para politikas� çerçevesi

uygulamaya koymu�tur. Bu politika çerçevesinde enflasyon hedeflemesine finansal

istikrar amac� eklenmi� ve bu amaca yönelik zorunlu kar��l�klar ve faiz koridoru gibi yeni

politika araçlar� kullan�lmaya ba�lanm��t�r.

Küresel risk i�tah�n�n bozulmas� sonucunda, 2011 y�l� A�ustos ay� itibar�yla Türk liras�n�n

u�rad��� a��r� de�er kayb� ve y�l�n son çeyre�inde fiyat� yönetilen/yönlendirilen ürünlerdeki

ayarlamalar nedeniyle enflasyonun k�sa vadede beklenilenin üzerinde bir yükseli�

kaydedece�i öngörülmü�tür. �ç talebin ve kredi büyümesinin yüksek seviyelerde

büyümeye devam etmesini önlemek ve enflasyon görünümünü olumsuz etkilemesini

engellemek amac�yla Ekim ay�nda gecelik borç verme faizleri 350 baz puan art�r�larak faiz

koridoru yukar� do�ru geni�letilmi�tir. Bu çerçevede, piyasa fonlamas� ayarlanarak

bankalararas� para piyasas�nda gerçekle�en gecelik faiz oranlar�n�n politika faizinden daha

yüksekte olu�mas�na izin verilmi�tir. Bu durumun likidite ko�ullar�nda arzu edilmeyen bir

s�k�la�maya yol açmamas� için de Türk liras� zorunlu kar��l�k oranlar� dü�ürülmü�tür.

Böylece yüzde 11 olan Türk liras� zorunlu kar��l�k oranlar�n�n a��rl�kl� ortalamas� yüzde

10’a gerilemi�tir. Ayr�ca, alt�n rezervlerini güçlendirmek ve bankalara likidite

yönetimlerinde daha fazla esneklik sa�lamak amac�yla zorunlu kar��l�klara ili�kin

kolayla�t�r�c� düzenlemeler yap�lm�� ve 30 Aral�k 2011 itibar�yla bir ay vadeli repo ihaleleri

düzenlenmeye ba�lanm��t�r.

83


84

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik V.A.1

14

12

10

8

6

4

2

0

01.01.2011

01.02.2011

Kaynak: TCMB

01.03.2011

01.04.2011

01.05.2011

01.06.2011

01.07.2011

TCMB Politika Faiz Oran�

01.08.2011

01.09.2011

01.10.2011

01.11.2011

01.12.2011

01.01.2012

Faiz Koridoru Politika

Faiz Oran�

01.02.2012

01.03.2012

01.04.2012

01.05.2012

1 Haftal�k

Mevduat

01.06.2012

01.07.2012

01.08.2012

01.09.2012

Ortalama

Fonlama Maliyeti

Ekim 2011’de devreye sokulan tedbirlerin ard�ndan enflasyonist etkileri önlemek

amac�yla 29 Aral�k 2011 itibar�yla “istisnai gün” uygulamas� çerçevesinde sekiz günlük bir

dönem boyunca ek parasal s�k�la�t�rma yap�lm��t�r. Bu do�rultuda, politika faizinden

yap�lan fonlama miktar� geçici bir süre için azalt�lm��, normal günler için ilan edilen alt

s�n�r�n a�a��s�na dü�ürülmü�tür. Buna ek olarak gerekli görülen durumlarda bu i�lemleri

destekleyici yönde sterilize edilmemi� döviz sat��lar� ve do�rudan müdahaleler

kullan�lm��t�r.

Benzer �ekilde, 23-29 Mart 2012 tarihleri aras�nda petrol fiyatlar� ve di�er maliyet

unsurlar�nda gözlenen art��lar�n enflasyon beklentilerini bozmas�n� engellemek amac�yla

alt� günlük bir dönem boyunca ek bir parasal s�k�la�t�rma uygulanm��t�r. Uygulanan ek

parasal s�k�la�t�rma yan�nda 27 Mart 2012 tarihli Para Politikas� Kurulu toplant�s�nda alt�n

rezervlerinin güçlendirilmesi ve bankac�l�k sisteminin maliyet ve likidite kanallar�n�n

olumlu etkilenmesi amac�yla Türk liras� yükümlülükler için tesis edilmesi gereken zorunlu

kar��l�klar�n standart alt�n olarak tesis edilebilecek k�sm� yüzde 10’dan yüzde 20’ye

yükseltilmi�tir.


Enflasyon ve Para Politikası

Haziran 2012’de geli�mekte olan ülkelere yönelik sermaye ak�mlar�n�n tekrar canlanmas�

ve özellikle petrol fiyat�ndaki görece yumu�ama enflasyon risklerini azaltan bir geli�me

olmu�tur. Ayr�ca, bu dönemde enflasyon ve cari dengeye ili�kin aç�klanan verilerin piyasa

beklentilerinden olumlu gerçekle�mesi Türkiye’ye yönelik risk alg�lamalar�n� iyile�tirmi�tir.

Bu geli�meler sonucunda Haziran ba�� itibar�yla ortalama fonlama maliyeti kademeli

olarak dü�ürülmü�tür. May�s ay�nda ortalama fonlama maliyetinin ortalamas� yüzde 9,7

iken bu oran Temmuz ay�nda yüzde 8, A�ustos ay�nda ise yüzde 6,8 olarak

gerçekle�mi�tir. Bununla birlikte Temmuz ay� Para Politikas� Kurulu toplant�s�nda, küresel

ekonomiye dair belirsizliklerin sürmesinin para politikas�nda esnek yakla��m�n devam�n�

gerektirdi�i vurgulanm��t�r. Geli�mi� ülkelerde faiz oranlar�n�n uzun bir müddet dü�ük

seviyelerde kalaca�� beklentisi alternatif getiri aray���n� canl� tutmaktad�r. Öte yandan,

Avro Bölgesi’ndeki sorunlar�n çözümüne dair at�lan ad�mlara ra�men finansal sistemde

süregelen k�r�lganl�klar, yüksek seyreden borçlanma maliyetleri ve büyüme

görünümündeki zay�flama küresel risk i�tah�n�n yeni haberlere duyarl�l���n�n yüksek

kalmas�na neden olmaktad�r. Dolay�s�yla önümüzdeki dönemde k�sa vadeli sermaye

hareketlerindeki oynakl���n sürmesi yüksek bir olas�l�k olarak görülmektedir. Bu nedenle

Türk liras� fonlama miktar�n�n gerekli görüldü�ünde a�a�� veya yukar� yönlü ayarlanaca��

bildirilmi�tir.

A�ustos 2012’de rezervleri yükseltmek amac�yla Türk liras� zorunlu kar��l�klar�n Türk liras�

veya döviz cinsinden tesis edilmesindeki maliyet fark�n�n azalt�lmas� ve bankalar�n yeni

imkan� likidite gereksinimleri do�rultusunda serbestçe kullanabilmeleri için Türk liras�

zorunlu kar��l�klar�n döviz olarak tesis edilmesine ili�kin üst s�n�r yüzde 60’a, alt�n olarak

tesis edilebilmesine ili�kin üst s�n�r ise yüzde 30’a yükseltilmi�tir. Bununla birlikte bu

dönemde faiz oranlar�nda de�i�iklik yap�lmam��t�r.

85


86

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Tablo V.A.1

(Yüzde)

Türk Liras� Zorunlu Kar��l�klar�n

Alt�n Olarak Tesis Edilmesine

�li�kin Üst S�n�r

Türk Liras� Zorunlu Kar��l�klar�n

Döviz Olarak Tesis Edilmesine

�li�kin Üst S�n�r

12 Eylül 2011 10 10

05 Ekim 2011 10 20

27 Ekim 2011 10 40

27 Mart 2012 20 40

29 May�s 2012 20 45

21 Haziran 2012 25 50

19 Temmuz 2012 25 55

16 A�ustos 2012 30 60

Kaynak: TCMB �� ��

Son dönemde iç ve d�� talep aras�ndaki dengelenme öngörüldü�ü �ekilde devam

ederken enflasyondaki dü�ü�ün de y�l�n son çeyre�inde belirginle�ece�i tahmin

edilmektedir. Bununla birlikte enerji fiyatlar�n�n yüksek seyri ve enflasyonun bir süre daha

hedefin üzerinde seyredecek olmas� temkinli bir duru� gerektirmektedir. Bu çerçevede,

18 Eylül 2012 tarihinde yap�lan Para Politikas� Kurulu toplant�s�nda politika faiz oran� ve

gecelik borç alma faiz oran�nda de�i�iklik yap�lmazken gecelik borç verme faiz oran� 150

baz puan dü�ürülerek yüzde 11,5’ten yüzde 10’a indirilmi� ve faiz koridoru daralt�lm��t�r.

Burada bankalar�n borç verme faizi oranlar� olarak baz ald�klar� koridorun üst band�n�

dü�ürmek amaçlanm��t�r. 2012 y�l� Eylül ay� itibar�yla ECB, Fed ve daha sonra da Japon

Merkez Bankas�n�n parasal geni�leme hedefleri üzerine küresel likiditedeki art�� bu

kararda etkili olmu�tur.

Ayr�ca, TCMB bu toplant�yla küresel piyasalardaki son geli�meler dikkate al�narak finansal

istikrar� desteklemek amac�yla rezerv opsiyonu katsay�lar�nda da de�i�iklik yapm��t�r.

Yap�lan aç�klamada Türk liras� yükümlülükler için tesis edilmesi gereken zorunlu

kar��l�klar�n döviz olarak tutulabilecek k�sm�na ili�kin rezerv opsiyonu katsay�s� bütün

dilimlere ili�kin olarak 0,2 puan art�r�lm��t�r.

Ayr�ca 2011 y�l� ortalar�nda yüzde 50’ye kadar yakla�an kredi büyümesi al�nan tedbirler

neticesinde 2011 y�lsonunda yüzde 10,6’ya kadar gerilemi�tir. A�ustos 2012 itibar�yla

yüzde 12,1 olan kredi büyümesinin hedeflenene göre biraz dü�ük seviyelerde oldu�u

kabul edilmektedir.


Grafik V.A.2

60

50

40

30

20

10

0

Ocak

�ubat

Mart

Kredilerde Büyüme* (Yüzde)

May�s

Haziran

A�ustos

12,1

Eylül

2012 2011 2007-2011 Ortalama

* 13 haftal�k hareketli ortalama, y�ll�kland�r�lm��, kur etkisinden ar�nd�r�lm��

Kaynak: TCMB

Enflasyon ve Para Politikası

Döviz al�m ihalelerine bak�ld���nda; 2011 y�l�n�n ilk çeyre�inde, ülkemize yönelik sermaye

giri�lerinin güçlü seyretmesi nedeniyle döviz al�m ihaleleri yap�lm��t�r. 2011 y�l�n�n ikinci

çeyre�inde ise Avro Bölgesi’nde ya�anan borç krizinin giderek derinle�mesi sonucu

bozulan risk i�tah� aralar�nda ülkemizin de bulundu�u geli�mekte olan ülkelere yönelik

sermaye ak�mlar�n� olumsuz etkilemi�tir. Bu geli�me neticesinde 2011 y�l�n�n May�s ve

Haziran aylar�nda yap�lan düzenlemelerle günlük döviz ihalelerinde al�m� yap�lacak tutar

dü�ürülmü�tür. 25 Temmuz 2011 tarihinden itibaren ise döviz al�m ihalelerine ara

verilmi�tir.

2011 y�l�n�n ikinci yar�s�ndan itibaren, Avro Bölgesi borç krizinin yo�unla�mas� sonucu

belirsizlik ortam�n�n giderek artmas� üzerine, 5 A�ustos 2011 tarihinden itibaren, gerekli

görülen günlerde piyasaya döviz likiditesi sa�lamak amac�yla döviz sat�m ihaleleri

düzenlenmi�tir. Bununla birlikte Eylül, Kas�m ve Aral�k aylar�nda döviz sat�m ihalelerine

yönelik önemli düzenlemeler yap�lm��t�r. Ayr�ca, 18 Ekim 2011 ve 30 Aral�k 2011

tarihlerinde kurlarda sa�l�ks�z fiyat olu�umlar� gözlemlenmi� ve piyasaya sat�m yönünde

do�rudan müdahalede bulunulmu�tur.

Ekim

Aral�k

87


88

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Tablo V.A.2

Kaynak: TCMB

* Eylül 2012 itibar�yla

B. ENFLASYON

TCMB Döviz Müdahaleleri ve �haleleri

(Milyon $)

Müdahaleler �haleler

Al�m Sat�m Al�m Sat�m

2002 16 12 795 -

2003 4.229 - 5.652 -

2004 1.283 9 4.104 -

2005 14.565 - 7.443 -

2006 5.441 2.105 4.296 1.000

2007 - - 9.951 -

2008 - - 7.585 100

2009 - - 4.314 900

2010 - - 15.045 -

2011 - 2.390 6.450 10.460

2012* - 1.006 - 1.150

2012 y�l�n�n ilk çeyre�i itibar�yla belirginle�en iç talepteki yava�lama ve geçici fiyat

hareketlerinin y�ll�k enflasyon üzerindeki etkilerinin kademeli olarak ortadan kalkmas�

sonucu enflasyon dü�ü� e�ilimine girmi�tir. Bu dönemde uluslararas� petrol fiyatlar�ndaki

geli�meler paralelinde öngörülenden h�zl� art�� kaydeden enerji fiyatlar�n�n tüketici

fiyatlar�n� art�r�c� etkisi son y�llara k�yasla olumlu seyreden i�lenmemi� g�da fiyatlar� ile

s�n�rlanm��t�r. 2011 y�l� genelinde Türk liras�nda gözlenen de�er kayb�n�n yans�malar�yla

belirgin oranda yükselen temel mal grubu y�ll�k enflasyonu y�l�n ilk çeyre�inde yava�lama

e�ilimine girmi�tir. Hizmet fiyatlar� ise �l�ml� seyrini sürdürmü�tür.

2012 y�l�n�n ikinci çeyre�inde ise enflasyon yüzde 8,9’a gerilemi�tir. Bu geli�mede olumlu

seyrini sürdüren i�lenmemi� g�da fiyatlar� ile uluslararas� emtia fiyat geli�meleri

paralelinde gerileyen petrol fiyatlar� etkili olmu�tur. Bu dönemde temel mal grubu y�ll�k

enflasyonu yava�lama e�ilimini sürdürürken hizmet enflasyonunda s�n�rl� bir oranda art��

gözlenmi�tir. Yava�layan ekonomik faaliyet enflasyon görünümüne olumlu katk� sunmu�,

ayn� dönemde maliyet yönlü bask�lar�n da hafiflemesi ile temel enflasyon göstergeleri

a�a�� yönlü bir e�ilim göstermi�tir.

2012 y�l�nda yüksek seyreden enflasyonun fiyatlama davran��lar�na olumsuz etkisi petrol

fiyatlar�n�n öngörülen seviyelerin üzerinde seyretmesi ile Eylül ve Ekim aylar�nda yap�lan


Enflasyon ve Para Politikası

fiyat ayarlamalar�n�n etkisiyle y�lsonu enflasyonunun yüzde 7,4 olarak gerçekle�mesi

beklenmektedir.

1. Tüketici Fiyatlar�ndaki Geli�meler

2011 y�l� genelinde Türk liras�nda gözlenen de�er kayb�n�n yans�malar�yla önemli oranda

yükselen temel mal grubu y�ll�k enflasyonu 2012’nin ilk çeyre�inde yava�lama e�ilimine

girmi�tir. Bu geli�mede olumlu seyrini sürdüren i�lenmemi� g�da fiyatlar� ile uluslararas�

emtia fiyat geli�meleri paralelinde gerileyen petrol fiyatlar� belirleyici olmu�tur. Bu

dönemde temel mal grubu y�ll�k enflasyonu yava�lama e�ilimini sürdürürken hizmet

enflasyonunda s�n�rl� bir oranda art�� gözlenmi�tir. Yava�layan ekonomik faaliyet

enflasyon görünümüne olumlu katk� sa�lam��, ayn� dönemde maliyet yönlü bask�lar�n da

hafiflemesi ile temel enflasyon göstergeleri a�a�� yönlü bir e�ilim göstermi�tir.

Tablo V.B.1

Y�lsonu �tibar�yla Özet Y�ll�k Enflasyon Geli�meleri

(Yüzde)

2011 2012 A�ustos

TÜFE 10,5 8,9

G�da ve Alkolsüz �çecekler 12,2 9,1

Alkollü �çecekler ve Tütün 18,5 18,7

Giyim ve Ayakkab� 8,0 7,2

Konut 8,2 11,8

Ev E�yas� 11,0 8,9

Sa�l�k 0,3 1,8

Ula�t�rma 12,2 5,2

Haberle�me 2,5 3,6

E�lence ve Kültür 6,5 5,0

E�itim 6,5 7,8

Lokanta ve Oteller 8,2 9,3

Çe�itli Mal ve Hizmetler 17,1 9,3

H Endeksi 8,5 7,7

I Endeksi 8,1 7,2

Kaynak: T�K

*H: ��lenmemi� g�da ürünleri, enerji, alkollü içkiler, tütün ürünleri ile alt�n hariç

I: Enerji, g�da ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve alt�n hariç

2011 y�l� boyunca yüksek seyreden çekirdek enflasyon göstergeleri de 2012 y�l�n�n May�s

ay�ndan itibaren azal�� e�ilimine girmi�tir. Bunlar aras�nda TCMB ve piyasalar nezdinde

özel önem arz eden enerji, i�lenmemi� g�da, alkollü içecekler ve tütün ürünleri ile alt�n�

d��layan Özel Kapsaml� Tüketici Göstergelerinden ÖKTG-H endeksi 2011 y�lsonunda

yüzde 8,5’e kadar yükselmi�, May�s ay�ndan itibaren bir miktar azalarak A�ustos ay�nda

89


90

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

yüzde 7,7 olarak gerçekle�mi�tir. Benzer �ekilde H endeksinden i�lenmi� g�da ürünleri

ç�kar�larak elde edilen I endeksi de buna paralel bir trend göstermi� ve 2011 y�lsonunda

yüzde 8,1 düzeyinde gerçekle�irken A�ustos ay�nda yüzde 7,2 olarak gerçekle�mi�tir. H

ve I endekslerinde görülen yüksek seyirde esas olarak Türk liras�ndaki de�er kayb�

sonucunda önemli ölçüde yükselen mal fiyatlar�n�n etkili oldu�u bilinmektedir.

Grafik V.B.1

14

12

10

8

6

4

2

0

TÜFE, H ve I Endeksi (Yüzde)

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

Kaynak: T�K

TÜFE H I

2012 y�l�n�n ilk çeyre�inde i�lenmemi� g�da grubu fiyat geli�meleri öngörülene k�yasla

daha olumlu gerçekle�mi� ve g�da grubunun enflasyona yapt��� katk� gerilemi�tir. Bu

dönemde uluslararas� petrol fiyatlar� öngörülenden h�zl� artm�� ancak enerji fiyatlar�n�n

tüketici fiyatlar�n� art�r�c� etkisi son y�llara k�yasla olumlu seyreden i�lenmemi� g�da

fiyatlar� ile s�n�rl� kalm��t�r.

Y�l�n ikinci çeyre�inde ise tüketici enflasyonunda kaydedilen yava�lamada i�lenmemi�

g�da ve petrol fiyatlar�n�n seyri belirleyici olmu�tur. ��lenmi� g�da fiyatlar� uluslararas� g�da

emtia fiyatlar�ndaki e�ilime ba�l� olarak yukar� yönlü risk ta��rken i�lenmemi� g�da

fiyatlar�n�n y�l�n geri kalan döneminde de �l�ml� seyrini sürdürmesi beklenmektedir. Enerji

fiyatlar� y�l�n ikinci çeyre�inde, elektrik ve do�al gaz tarifelerinde yap�lan yüksek oranl�

ayarlamalara ra�men yüzde 0,6 oran�nda azalm��t�r. Bu dönemde uluslararas� petrol

fiyatlar�ndaki keskin dü�ü� paralelinde akaryak�t fiyatlar� yüzde 10,3 oran�nda azalarak


Enflasyon ve Para Politikası

2011 y�l� Haziran ay� seviyelerine gerilemi�tir. Bununla birlikte petrol fiyatlar�nda ula��lan

dü�ük seviyeler sonras�nda Haziran ay� sonunda gözlenen art�� e�ilimi k�sa vadede

enflasyon görünümüne ili�kin yukar� yönlü riskleri canl� tutmaktad�r.

Grafik V.B.2

35

30

25

20

15

10

5

0

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

Kaynak: TCMB

Y�ll�k G�da ve Enerji Fiyatlar� Enflasyonu (Yüzde)

TÜFE G�da Fiyatlar� Enerji Fiyatlar�

2012 y�l�n�n ikinci çeyre�inden itibaren hizmet fiyatlar�nda yak�n dönemdeki girdi maliyeti

yans�malar�n�n etkileri hissedilmi�tir. Nitekim, Nisan ve May�s aylar�nda hizmet fiyatlar�

büyük ölçüde akaryak�t fiyatlar�nda geçmi� dönemde kaydedilen birikimli art��lar

nedeniyle ula�t�rma ve i�lenmi� g�da fiyatlar�ndaki yükseli�in etkisi ile yemek hizmetleri

gruplar�ndaki art��larla yükselmi�tir. Haziran ay�nda ise kira ile sabit telefon görü�me

ücretlerine ba�l� olarak haberle�me hizmetleri fiyatlar� y�ll�k enflasyonun art���nda etkili

olmu�tur.

91


92

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik V.B.3

18

16

14

12

10

8

6

4

2

0

Hizmet Grubu Y�ll�k Enflasyonu (Yüzde)

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

Kaynak: TCMB

Hizmet Grubu Enflasyonu Kira Lokanta ve Oteller Ula�t�rma

2012 y�l�n�n ilk çeyre�inde enflasyondaki yüksek seyre ra�men beklentiler yatay seyrini

korumu�tur. Bununla birlikte, Nisan ay� itibar�yla elektrik ve do�algaz tarifelerinde

uygulanmaya ba�lanan art���n ard�ndan özellikle bir y�la kadar olan vadelerde beklentilerin

yukar� yönlü güncellendi�i görülmektedir.

Enflasyon beklentilerinde 2012 y�l�n�n ikinci çeyre�inde de belirgin bir de�i�im

gözlenmemi�tir. Ancak, çekirdek enflasyon göstergelerinin azal�� e�iliminin istikrar

kazanmas� ile y�l�n üçüncü çeyre�i ba�� itibar�yla orta vadeli beklentiler bir önceki çeyre�e

k�yasla s�n�rl� da olsa daha dü�ük bir seviyeye gerilemi�tir. Nisan ve Temmuz dönemi

enflasyon beklentileri vadeler baz�nda k�yasland���nda, k�sa vadeye ili�kin beklentilerin bir

miktar a�a�� yönlü güncellendi�i, daha uzun vadeye dair beklentilerde ise bir de�i�im

olmad��� gözlenmi�tir.


Grafik V.B.4

11

10

9

8

7

6

2010-1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

12

2011-1

2

3

4

5

6

7

8

9

10

11

Kaynak: TCMB

Y�ll�k Enflasyon Beklentisi (Yüzde)

Y�l Sonu Enflasyon Beklentisi

24 Ay Sonras�n�n Enflasyon Beklentisi

12 Ay Sonras�n�n Enflasyon Beklentisi

Enflasyon ve Para Politikası

12

2012-1

2

3

4

5

6

7

8

A�ustos ay� itibar�yla yüzde 8,9 olarak gerçekle�en enflasyonun y�lsonunda 9 Ekim 2012

tarihinde yay�nlanan OVP’ye göre yüzde 7,4 olarak gerçekle�mesi beklenmektedir. Bu

geli�mede, 2012 y�l�nda yüksek seyreden enflasyonun fiyatlama davran��lar�na olumsuz

etkisi, petrol fiyatlar�n�n öngörülen seviyelerin üzerinde seyretmesi ile Eylül ve Ekim

aylar�nda yap�lan fiyat ayarlamalar� etkili olmu�tur.

93


94

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik V.B.5

8

6

4

2

0

7,4

Enflasyon Tahminleri (Yüzde)

5,3

5,0 5,0

2012 2013 2014 2015

Kaynak: Kalk�nma Bakanl���

2. Üretici Fiyatlar�ndaki Geli�meler

2012 y�l�n�n ilk çeyre�inde üretici fiyatlar�n�n seyrinde tar�m enflasyonunun gerilemesi ve

Türk liras�n�n de�er kazanmas� etkili olmu�tur. Tar�m ürünleri fiyat geli�meleri taze meyve

ve sebze fiyatlar� yoluyla tüketici fiyatlar�na yans�rken s�nai üretime konu olan baz� tar�m

grubu ürünleri kanal�yla da imalat sanayi alt gruplar�n� etkilemi�tir. Yurtiçi pamuk

fiyatlar�nda 2011 y�l� ba��nda ba�layan h�zl� gerileme bu dönemde de sürmü�; buna

paralel olarak giyim e�yas� ve tekstil ürünleri imalat�nda fiyatlar mevsimsel ortalamalara

k�yasla olumlu bir görünüm çizmi�tir. Di�er taraftan canl� hayvan fiyatlar�ndaki yatay

seyre kar��n et ürünleri imalat� ile tüketici fiyatlar� i�lenmi� et ürünleri fiyatlar� bu

dönemde yükselmi�tir. �malat fiyatlar� da bu dönemde genel olarak döviz kuru

geli�melerine ba�l� olarak �l�ml� bir seyir izlemi�tir.

Üretici fiyatlar�, 2012 y�l�n�n ikinci çeyre�inde çeyreklik bazda hem tar�m hem de imalat

sanayi fiyatlar�n�n etkisiyle gerilemi�tir. Tar�m fiyatlar�ndaki çeyreklik de�i�im hem canl�

hayvan ve hayvansal ürün fiyatlar�ndaki hem de görece daha belirgin olmak üzere taze

meyve-sebze fiyatlar�ndaki gerilemeyle, önceki çeyrek ortalamalar�n�n oldukça alt�nda

gerçekle�mi�tir. Bu dönemde imalat sanayi fiyatlar� �l�ml� bir seyir izlemi�tir. Bu

görünümde Türk liras�n�n güçlü seyrinin etkisi hissedilse de uluslararas� emtia

fiyatlar�ndaki dü�ü�ün katk�s� daha belirleyici olmu�tur. �malat sanayi fiyatlar� an�lan

dönemde temelde petrol ve ana metal fiyatlar�n�n etkisiyle gerilemi�tir. 2011 y�lsonunda


Enflasyon ve Para Politikası

yüzde 13,3 olarak gerçekle�en üretici fiyatlar� y�ll�k enflasyonu 2012 y�l� A�ustos ay�

itibar�yla yüzde 4,6’ya kadar gerilemi�tir.

Grafik V.B.6

30

25

20

15

10

5

0

-5

Kaynak: T�K

ÜFE, Tar�m ve Sanayi Grubu Y�ll�k Enflasyonu (Y�ll�k, Yüzde)

ÜFE Tar�m Sanayi

95


96

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


2 0

VI

1 2

YURTİÇİ MALİ PİYASALAR

97


98

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


A. GENEL DE�ERLEND�RME

VI. YURT�� MAL� P�YASALAR

Yurtiçi Mali Piyasalar

2011 y�l�n�n ikinci yar�s�ndan itibaren Avro Bölgesi’ndeki mali sorunlar�n derinle�mesi

küresel ekonomiyi ve beklentileri olumsuz etkilemi�tir. Artan ülke risklerine ba�l� olarak

2010 y�l�n�n sonlar�ndan itibaren özellikle riskli ülke tahvillerindeki de�er dü�ü�ü

portföylerinde kamu ka��tlar� bulunan finans sektörünü de etkilemeye ba�lam��t�r.

Avrupa’da ya�anan olumsuzluklar�n yan�nda ABD gibi geli�mi� ülkelerin ekonomilerinde

ya�anan olumsuzluklar ve ortaya ç�kan belirsizlik dünya genelinde yat�r�mc� güveninin

zay�flamas�na ve sermaye hareketlerinin azalmas�na neden olmu�tur.

Özellikle geli�mi� ekonomilerdeki bu olumsuz gidi�at�n aksine geli�mekte olan ülkelerin

mali piyasalar�nda nispeten olumlu bir performans izlenmi�tir. Türkiye’de de mali

piyasalar ba�ta cari aç�ktaki daralma olmak üzere olumlu makro göstergeler ve güven

ortam� sayesinde pozitif yönde ayr��maktad�r. Türkiye ayn� zamanda bölgedeki

ekonomiler aras�nda yat�r�mc�lar için güvenli bir liman olmaktad�r.

Avrupa, Amerika ve Japonya Merkez Bankalar� Eylül ay�nda yeni bir parasal geni�leme

hamlesi yapm��lard�r. Bu nedenle d�� piyasalarda giderek artmas� beklenen likiditenin

2010 ve 2011 y�l�n�n yar�s�nda görüldü�ü gibi geli�mekte olan piyasalara sermaye ak���n�

art�rmas� beklenmektedir. Bu durumda cazip bir pazar olan Türkiye’ye büyük fonlar�n

akmas� sonucunda bol ve ucuz döviz, Türk liras�n�n de�erlenmesine neden olabilir.

Bunun yan�nda dünya genelinde ortaya ç�kan belirsizlikler sermaye piyasalar�nda ve

kurda oynakl���n artmas�na sebep olabilir.

B. �STANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI (�MKB)

Asya borsalar�n�n dü�ük performans� ve Avro Bölgesi ülkeleri ile ABD’nin borç sorunlar�

nedeniyle 2011 y�l�nda Türk liras� baz�nda yüzde 24 dü�en �MKB-100 endeksi 2012 y�l�n�n

ba�lar�ndan itibaren toparlanmaya ba�lam��t�r. Yurtiçi mali piyasalarda ya�anan pozitif

ayr��ma dönem dönem kendini �MKB yat�r�mlar�nda hissettirmi�tir. Piyasalarda gözlenen

oynakl���n yüksek olmas�ndan dolay� sert dalgalanmalar gözlemlenebilmektedir.

99


100

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

IMKB-100 endeksi, sorunlu Avro Bölgesi ekonomilerinin y�l�n ilk ay�nda gerçekle�tirdikleri

tahvil ihalelerinin olumlu geçmesi ve geli�mekte olan ülke piyasalar�na fon giri�i

sa�lanmas� ile 2012 y�l�na yukar� yönlü bir seyir ile giri� yapm��t�r. Ayr�ca ECB (Avrupa

Merkez Bankas�)’nin uzun vadeli refinansman operasyonu (LTRO) ile bankac�l�k

sektörüne yapt��� 530 milyar avroluk fonlama, bu yükseli� e�iliminde etkili olmu�tur. Bu

geli�melerin etkisiyle �MKB-100 endeksi Eylül 2011’den beri ilk kez �ubat 2012’de 60 bin

seviyesinin üzerine ç�km��t�r. ABD istihdam verilerinin beklentilerin alt�nda kalmas� ve

Çin’de ekonomik yava�lamaya ili�kin endi�eler ile Fed’in toplant� tutanaklar�nda yeni bir

parasal geni�lemeye gidilece�ine dair ipucuna rastlanmam�� olmas� piyasalara sat��

bask�s� getirmi�tir. Türk bankac�l�k sektörünün ilk çeyrek kârlar�n�n azald���n� teyit eden

bilanço aç�klamalar�, Standard & Poor’s’un Türkiye’nin kredi notu görünümünü pozitiften

dura�ana çevirmesi ve ABD’de aç�klanan makroekonomik verilerin piyasa beklentilerini

kar��lamaktan uzak olmas� sat��lar�n devam etmesine yol açm��t�r.

Bir süredir dünya borsalar�ndan pozitif anlamda ayr��an �MKB-100 endeksi, cari aç�ktaki

iyile�menin yan� s�ra faizlerdeki gerilemenin de etkisiyle dünyadaki olumsuz havadan fazla

etkilenmeyerek Temmuz ay�na yükseli�le ba�lam��t�r.

Son dönemde borsadaki trendi de�i�tiren önemli geli�meler olmu�tur. ECB Ba�kan�n�n

ortak para birimi “avro”nun korunmas� ad�na her türlü önlemin al�n�p gereken tüm

ad�mlar�n at�laca�� yönündeki aç�klamas� yurtd���ndaki havan�n düzelmesini sa�lam�� ve

küresel piyasalara paralel olarak �MKB-100 endeksi de artm��t�r. Ayr�ca �spanya’da yerel

yönetimlerin merkezi hükümetten finansal yard�m talep etmeleri, piyasalar�n �spanya’ya

odaklanmas�na ve �spanya’n�n mali yard�m talep edece�ine yönelik spekülasyonlar�n

artmas�na neden olmu�, �spanya ve �talya 10 y�ll�k tahvil faizleri bu dönemde s�ras�yla

yüzde 7 ve yüzde 6 seviyelerine ç�km��t�r. TCMB’nin aç�klad��� Enflasyon Raporunda,

y�lsonu enflasyon tahmininin a�a�� çekilmesi, zorunlu kar��l�k oranlar�nda gidilmesi

öngörülen kompozisyon de�i�iminin Türk liras� likidite ko�ullar�nda yarataca�� rahatlama

ve faiz koridoru uygulamas�n�n üst s�n�r�nda ya�anabilecek olas� dü�ü�ün ipuçlar�n�n

verilmi� olmas� da hisse senedi piyasas�ndaki al�mlar� desteklemi�tir. Bu geli�melere

paralel olarak A�ustos ay�nda da genel olarak yükseli� e�iliminde olan endeks, A�ustos

ay�n� 67.368 seviyesinden kapatm��t�r.


Yurtiçi Mali Piyasalar

2011 y�l�nda yüksek cari aç�k ve büyümenin kompozisyonundaki dengesizlik �MKB’de

kay�plara neden olmu�tur. Ancak 2011 y�l�n�n son döneminden itibaren kendini gösteren

ve 2012’nin ilk çeyre�i itibar�yla belirginle�en yumu�ak ini� süreci ile cari aç�kta ve

büyümenin kompozisyonunda önemli bir iyile�me ya�anm��t�r. Bu sayede yava�layan

ekonomiye ra�men �MKB’de 2011’in kay�plar�n�n büyük ölçüde telafi edildi�i

görülmektedir.

Grafik VI.B.1

180

160

140

120

100

80

60

40

20

19 �ub, 2007

15 Nis, 2007

09 Haz, 2007

03 A�u, 2007

27 Eyl, 2007

21 Kas, 2007

15 Oca, 2008

10 Mar, 2008

04 May, 2008

28 Haz, 2008

22 A�u, 2008

16 Eki, 2008

10 Ara, 2008

03 �ub, 2009

30 Mar, 2009

24 May, 2009

18 Tem, 2009

11 Eyl, 2009

05 Kas, 2009

30 Ara, 2009

23 �ub, 2010

19 Nis, 2010

13 Haz, 2010

07 A�u, 2010

01 Eki, 2010

25 Kas, 2010

19 Oca, 2011

15 Mar, 2011

09 May, 2011

03 Tem, 2011

27 A�u, 2011

21 Eki, 2011

15 Ara, 2011

08 �ub, 2012

03 Nis, 2012

28 May, 2012

22 Tem, 2012

Kaynak: �MKB

�MKB-100 Endeksi

�MKB-100 (TL) �MKB-100 ($)

MSCI 1 baz�nda bak�ld���nda ise 2011 y�l�nda hem Türkiye hem de Yükselen Piyasalar

endekslerinin 2010’a k�yasla çok daha dü�ük bir performans sergiledi�i görülmektedir.

Y�l içerisinde dü�ü� e�iliminde olan MSCI, 2011 y�lsonu itibar�yla y�l�n ba��na k�yasla

Türkiye’de yüzde 37,4, yükselen piyasalarda ise yüzde 21,2 azal�� kaydetmi�tir. 2012

y�l�nda ise 2011 y�l�n�n sonlar�na k�yasla daha yüksek bir performans sergileyen MSCI

A�ustos ay�nda y�lba��na k�yasla Türkiye’de yüzde 35,4 art�� ile 536,3; yükselen

piyasalarda ise yüzde 3,3 art�� ile 947,3 olarak gerçekle�mi�tir.

������������������������������������������������������������

1 Temel olarak belirli gruplar halinde ele al�nan borsalar�n veya hisse senetlerinin performans�n� gösteren MSCI endeksleri, Morgan

Stanley Capital International taraf�ndan haz�rlanmaktad�r. Bu endekslerde, farkl� türde ve farkl� bölgesel gruplara ili�kin çok say�da alt

endeks bulunmaktad�r. Bunlardan birisi olan MSCI Yükselen Piyasalar Endeksi Türkiye’yi de içine alan 22 geli�mekte olan ülkenin

piyasa performans�n� ölçmektedir.

101


102

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik VI.B.2

200

180

160

140

120

100

80

60

40

20

0

04 Oca, 2007

04 Nis, 2007

04 Tem, 2007

04 Eki, 2007

04 Oca, 2008

��lem hacmine bak�ld���nda ise hisse senedi piyasas� toplam i�lem hacmi 2011 y�l�nda bir

önceki y�la göre yüzde 9,3; tahvil ve bono piyasas� toplam i�lem hacmi ise yüzde 19,2

artm��t�r. 2011 y�l�nda hisse senedi piyasas� toplam i�lem hacmi 694,9 milyar TL’ye,

tahvil ve bono piyasas� toplam i�lem hacmi ise 4.122,3 milyar TL’ye yükselmi�tir. �MKB

toplam i�lem hacmi ise 2011 y�l�nda bir önceki y�la göre yüzde 19,3 art�� ile 5.732,8

milyar TL’ye yükselmi�tir.

04 Nis, 2008

04 Tem, 2008

Kaynak: Morgan Stanley Capital International

MSCI Türkiye ve Yükselen Piyasalar Endeksi

04 Eki, 2008

04 Oca, 2009

04 Nis, 2009

04 Tem, 2009

04 Eki, 2009

04 Oca, 2010

04 Nis, 2010

04 Tem, 2010

04 Eki, 2010

MSCI Türkiye MSCI YP

04 Oca, 2011

04 Nis, 2011

04 Tem, 2011

04 Eki, 2011

04 Oca, 2012

04 Nis, 2012

04 Tem, 2012


Grafik VI.B.3

6.000

5.000

4.000

3.000

2.000

1.000

0

106

839

546

Kaynak: �MKB

147

1.254

528

208

1.924

270

2.340

Yurtiçi Mali Piyasalar

�MKB toplam i�lem hacmi 2012 y�l�n�n ilk sekiz ay�nda, bir önceki y�l�n ayn� dönemine

göre yüzde 72,5 art�� kaydederek 6.001,7 milyar TL olmu�tur. Küresel geli�melere

paralel olarak Temmuz ay� itibar�yla Türkiye’ye çok yüksek seviyelerde sermaye ak�m�

olmu�tur. Tahvil ve bono piyasas� i�lem hacmi bu y�l�n ilk sekiz ay�nda bir önceki y�l�n

ayn� döneminin iki kat�na ç�km��t�r.

�MKB ��lem Hacmi (Milyar TL)

622

566

325

2.921

706

388

2.935

726

333

3.236

680

483

3.400

663

636

3.459

710

512

2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 Ocak-

Hisse Senetleri Piyasas�

Tahvil ve Bono Piyasas�

Borsa D��� Sabit Getirili Menkul K�ymet ��lemleri

2.350

618

A�ustos

2011

401

4.879

722

Ocak-

A�ustos

2012

103


104

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik VI.B.4

74

72

70

68

66

64

62

60

2007-1

4

7

10

Kaynak: Merkezi Kay�t Kurulu�u

2008-1

4

7

10

Dolay�s�yla 2011 y�l�nda yüzde 62,1’e gerileyen �MKB’deki yabanc� pay� 2012 y�l�nda

ortalama olarak yüzde 62 seviyelerinde yatay bir seyir izlemi�, özellikle Temmuz ay�nda

ya�anan ciddi sermaye giri�i ile birlikte A�ustos ay� sonu itibar�yla yüzde 63,9’a ula�m��t�r.

C. TAHV�L VE BONO P�YASALARI

1. �MKB Tahvil-Bono Piyasas�

2011 y�l�na dü�ük seviyelerden giri� yapan gösterge tahvil faiz oran� y�l içerisindeki

geli�melere paralel olarak yükselmi�tir. Bunda, TCMB’nin Enflasyon Raporu’nda emtia

fiyatlar�ndaki art��a ba�l� olarak y�lsonu enflasyon tahminini yüzde 5,9’dan yüzde 6,9’a

ç�karmas� ve beklentilerin oldukça üzerinde aç�klanan cari aç�k verisindeki geli�meler ile

Avrupa ve ABD kaynakl� olumsuzluklar etkili olmu�tur.

A�ustos 2011’de ola�anüstü toplanan TCMB Para Politikas� Kurulu, Avrupa ülkelerindeki

sorunlar�n küresel risk alma i�tah�n� olumsuz etkiledi�ini ve bu sorunlar�n derinle�erek

Türkiye’yi durgunluk sürecine sokma riskinin artt���n� belirterek faiz koridorunu daraltm��

ve politika faizini dü�ürmü�tür. Kurul, Ekim 2011’de borç verme faizlerinin önemli ölçüde

art�r�lmas� yoluyla faiz koridorunun geni�letilmesine karar vermi�tir. Bu geli�meler

do�rultusunda TCMB fonlama maliyetine paralel olarak 2011 y�l� sonunda faiz oran�

yüzde 11 seviyesine kadar ç�km��t�r.

�MKB'de Yabanc� Yat�r�mc�lar�n Pay� (Yüzde)

2009-1

4

7

10

2010-1

4

7

10

2011-1

4

7

10

2012-1

4

7

63,9


Yurtiçi Mali Piyasalar

Genel risk i�tah�ndaki art�� ve ekonominin yeniden dengelenmesi sonucunda 2012 y�l�n�n

ba��nda Türk tahvillerinin al�c�l� bir dönem geçirmesi ikincil piyasa gösterge tahvil faiz

oran�nda dü�ü�ü beraberinde getirmi�tir. Tahvil ve bono piyasas�nda TCMB’nin

enflasyonla mücadele konusunda likiditede s�k�la�t�rmay� sürdürece�i beklentisi ile

birlikte bir miktar art�� gösteren ikincil piyasa gösterge tahvil faizi, yurtd���ndaki geli�meler

paralelinde dalgal� ancak yatay bir seyir izlemi�tir. Y�l�n ikinci yar�s�nda aç�klanan

enflasyon ve cari dengeye ili�kin verilerin piyasa beklentilerinden olumlu gerçekle�mesi

Türkiye’ye yönelik risk alg�lamalar�n� iyile�tirmi�tir. Bu geli�meler sonucunda Haziran

2012’de ortalama fonlama maliyeti kademeli olarak dü�ürülmü�tür. Bunlara paralel

olarak Türk tahvillerinin al�c�l� bir dönem geçirmesi ile beraber faiz oran� dü�ü�

kaydetmi�, A�ustos ay�nda yüzde 7,6 seviyesinde kalm��t�r.

Grafik VI.C.1

27

25

23

21

19

17

15

13

11

9

7

5

Kaynak: TCMB

�kincil Piyasa Gösterge ve TCMB Politika Faiz Oran�, TCMB A��rl�kl�

Ortalama Fonlama Maliyeti (Yüzde)

2 Oca, 2008

21 �ub, 2008

11 Nis, 2008

31 May, 2008

20 Tem, 2008

8 Eyl, 2008

28 Eki, 2008

17 Ara, 2008

5 �ub, 2009

27 Mar, 2009

16 May, 2009

5 Tem, 2009

24 A�u, 2009

13 Eki, 2009

2 Ara, 2009

21 Oca, 2010

12 Mar, 2010

1 May, 2010

20 Haz, 2010

9 A�u, 2010

28 Eyl, 2010

17 Kas, 2010

6 Oca, 2011

25 �ub, 2011

16 Nis, 2011

5 Haz, 2011

25 Tem, 2011

13 Eyl, 2011

2 Kas, 2011

22 Ara, 2011

10 �ub, 2012

31 Mar, 2012

20 May, 2012

9 Tem, 2012

28 A�u, 2012

�kincil Piyasa Gösterge Faiz Oran�

TCMB Politika Faiz Oran�

TCMB A��rl�kl� Ortalama Fonlama Maliyeti

2011 y�l�nda toplam tahvil-bono stokundaki yabanc� yat�r�mc� pay� artmaya devam

etmi�tir. 2011 y�l� Ocak ay�nda bir önceki y�l�n son ay�na göre yükselerek yüzde 13,3 olan

pay, 2011 y�l�n�n sonuna gelindi�inde yüzde 17 seviyesinde kalm��t�r.

105


106

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

2012 y�l�n�n ikinci çeyre�inden itibaren tekrar art��a geçen pay, özellikle Temmuz

ay�ndaki tahvil piyasas�na rekor seviyede giren yabanc� sermaye ile birlikte A�ustos

ay�nda yüzde 20,7’ye ula�m��t�r.

Grafik VI.C.2

23

21

19

17

15

13

11

9

7

5

2008-1

Kaynak: TCMB

Toplam Tahvil-Bono Stokunda Yabanc� Yat�r�mc�lar�n Paylar� (Yüzde)

4

7

10

2009-1

4

7

2. 10 Y�ll�k Tahvil Faizi ve 5 Y�ll�k CDS 2 Primi

Ya�anan küresel krizin etkilerinin hafiflemesinin ard�ndan 2011 y�l�nda ba�ta Avro Bölgesi

ülkeleri olmak üzere yurtd��� kaynakl� olumsuz geli�melerin dünya genelindeki

belirsizliklerin etkisiyle CDS primimiz ve tahvil faiz oranlar� yükselmi�tir.

10

2010-1

������������������������������������������������������������

2 CDS (Credit Default Swap), bir alacakl�n�n üçüncü bir tarafa belli bir ücret ödeyerek alaca��n� garantilemesidir. Borçlunun borcunu

ödeyememe riskini ortadan kald�rmaya yönelik olarak alacakl�n�n üçüncü tarafa ödedi�i ve bir nevi sigorta primine kar��l�k gelen ücret

ise CDS primi olarak adland�r�lmaktad�r.

4

7

10

2011-1

4

7

10

2012-1

4

7

20,7


Tablo VI.C.1

CDS Primi: Türkiye ve Seçilmi� Ülkeler*

Yurtiçi Mali Piyasalar

A�ustos 2011 Aral�k 2011 A�ustos 2012

Portekiz 918 1.093 662

Yunanistan 2.261 8.786 14.543

�spanya 358 394 518

�talya 361 503 468

Çek Cumhuriyeti 108 174 113

Polonya 216 280 152

Kore 130 169 108

Brezilya 143 162 131

�ile 96 132 95

Meksika 142 154 111

Kolombiya 142 156 115

Türkiye 227 287 179

Kaynak: Bloomberg

*Seçilmi� ülke verileri ilgili aya ait son verilerdir.

2012 y�l�nda tekrar dü�ü� trendine giren CDS primimiz geli�mekte olan ülkeler

ortalamas�n� son dönemde yakalam��t�r. 2012 y�l�nda dü�ü� trendinde olan tahvil faiz

oranlar� ise A�ustos ay� itibar�yla y�l�n ba��na k�yasla yüzde 9,9 seviyelerinden yüzde 8,2

seviyelerine inmi�tir.

Grafik VI.C.3

900

800

700

600

500

400

300

200

100

0

03.01.2008

27.02.2008

22.04.2008

16.06.2008

10.08.2008

04.10.2008

28.11.2008

22.01.2009

18.03.2009

12.05.2009

06.07.2009

30.08.2009

24.10.2009

18.12.2009

11.02.2010

07.04.2010

01.06.2010

26.07.2010

19.09.2010

13.11.2010

07.01.2011

03.03.2011

27.04.2011

21.06.2011

15.08.2011

09.10.2011

03.12.2011

27.01.2012

22.03.2012

16.05.2012

10.07.2012

Kaynak: Bloomberg

5 Y�ll�k CDS

Türkiye GOÜ Ortalamas�

107


108

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik VI.C.4

12

11

10

9

8

7

6

5

09.04.2010

09.05.2010

09.06.2010

09.07.2010

09.08.2010

09.09.2010

09.10.2010

09.11.2010

09.12.2010

09.01.2011

09.02.2011

09.03.2011

09.04.2011

09.05.2011

09.06.2011

09.07.2011

09.08.2011

09.09.2011

09.10.2011

09.11.2011

09.12.2011

09.01.2012

09.02.2012

09.03.2012

09.04.2012

09.05.2012

09.06.2012

09.07.2012

09.08.2012

Kaynak: Bloomberg

D. DÖV�Z KURLARINDAK� GEL��MELER

2011 y�l� ilk yar�s�nda Türk liras�, hem dolar hem de avro kar��s�nda de�er kaybetmi�tir.

Y�l�n di�er yar�s�nda ise TCMB’nin faiz indirimine gitmesine ra�men Türk liras�n�n avro ve

dolar kar��s�ndaki de�er kayb� h�zlanarak devam etmi�tir. Artan küresel risk alg�s�

nedeniyle de geli�mekte olan ülkelerden sermaye ç�k��lar� ya�anm��t�r. Bu nedenle di�er

geli�mekte olan ülke para birimlerine paralel bir seyirle Türk liras� da, dolar ve avro

kar��s�nda de�er kaybetmi�tir.

10 Y�ll�k Tahvil Faizi

(Yerel Para Biriminden)

Türkiye GOÜ Ortalamas�


Grafik VI.D.1

700

600

500

400

300

200

100

0

Yurtiçi Mali Piyasalar

02.01.2008

26.02.2008

21.04.2008

15.06.2008

09.08.2008

03.10.2008

27.11.2008

21.01.2009

17.03.2009

11.05.2009

05.07.2009

29.08.2009

23.10.2009

17.12.2009

10.02.2010

06.04.2010

31.05.2010

25.07.2010

18.09.2010

12.11.2010

06.01.2011

02.03.2011

26.04.2011

20.06.2011

14.08.2011

08.10.2011

02.12.2011

26.01.2012

21.03.2012

15.05.2012

09.07.2012

Kaynak: TCMB, Bloomberg

2012 y�l� ba��nda TCMB’nin alm�� oldu�u önlemlerin yan� s�ra Hazine ihaleleri öncesinde

h�zlanan yabanc� sermaye giri�leriyle birlikte Türk liras� dolar kar��s�nda de�er

kazanm��t�r. Çin’in 2012 ilk çeyrek büyümesinin beklentilerin alt�nda kalmas� dolar�n

geli�mekte olan ülke para birimleri kar��s�ndaki seyrini k�smen güçlendirmi�tir.

May�s ay� ba��nda Yunanistan’da yap�lan seçimlerin ard�ndan avronun gelece�ine yönelik

endi�elerin artmas� dolar�n avro kar��s�nda de�erlenmesine yol açm��t�r. Dolar bu

dönemde di�er geli�mekte olan ülke para birimlerine kar�� da h�zl� bir de�erlenme

e�ilimine girmi�tir.

Öte yandan A�ustos 2012’de Türk liras� zorunlu kar��l�klar�n döviz olarak tesis edilmesine

ili�kin üst s�n�r yüzde 60’a, alt�n olarak tesis edilebilmesine ili�kin üst s�n�r ise yüzde 30’a

yükseltilmi�tir. Bu uygulama sonucunda A�ustos ay� ba��nda 87 milyar 757 milyon dolar

olan Merkez Bankas� brüt döviz rezervleri bir ayda 92 milyar 996 milyon dolara

yükselmi�tir. 2011 y�l� ile kar��la�t�r�ld���nda 2012 y�l� döviz kuru aç�s�ndan daha rekabetçi

bir y�l olmu�tur. Borsadaki yükseli�, tahvil faiz oran�ndaki ve CDS primindeki dü�ü� bu

geli�mede etkili olmu�tur.

Dolara Kar�� Döviz Kurlar�

TL/$ GOÜ Ortalamas�

109


110

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

E. �STANBUL ALTIN BORSASI (�AB)

Alt�n piyasas�nda 2011 y�l�nda 2010 y�l�na k�yasla Türk liras� ve dolar cinsinden i�lem

hacmi artarken, avro cinsinden i�lem hacminde azal�� kaydedilmi�tir. 2011 y�l�nda i�lem

hacmi dolar cinsinden 10,5 milyar dolara, Türk liras� cinsinden 2,5 milyar TL’ye

yükselmi�, avro cinsinden ise 11,4 milyon avroya dü�mü�tür.

2012 y�l� Ocak-A�ustos döneminde ise Türk liras� cinsinden i�lem hacmi 1,1 milyar TL

iken dolar cinsinden i�lem hacmi 11,4 milyar dolar olmu�tur.

Grafik VI.E.1

12.000

10.000

8.000

6.000

4.000

2.000

0

Kaynak: �AB

Alt�n ve gümü� fiyatlar� 2011 y�l�nda yükselmeye devam etmi�tir. 2011 y�l� Ocak ay� sonu

itibar�yla alt�n�n ortalama ons fiyat� 1.364 dolar iken Aral�k ay� itibar�yla 1.628 dolara

kadar yükselmi�tir. 2011 y�l�na 28 dolar ile giri� yapan ortalama gümü� ons fiyat� ise y�l

içerisindeki 46 dolara varan yükseli�lerin ard�ndan dü�erek Aral�k ay�nda 30 dolara

inmi�tir.

942

749

0

1.782

1.320

48

2.909

1.068

6

4.344

Alt�n Piyasas� ��lem Hacmi

369

31

4.409

227

0

6.507

2012 y�l�nda küresel konjonktürdeki geli�melere paralel olarak ve özellikle enflasyonist

beklentilere bir güvence ile yap�lan spekülatif hareketler alt�n fiyatlar� üzerinde etkili

olmu�tur. Ocak ay�nda 1.655 dolar olan alt�n�n ortalama ons fiyat� Mart ay�ndan itibaren

1.015

0

9.300

165

0

6.814

257

1

4.623

263

14

10.461

2.532

11

11.395

1.074

86

2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 Ocak-

A�ustos

2012

Dolar Cinsinden (milyon dolar) TL Cinsinden (milyon TL) Euro Cinsinden (milyon euro)


Yurtiçi Mali Piyasalar

dü�ü�e geçmi�tir. A�ustos ay�nda ise alt�n�n ortalama ons fiyat� 1.623 dolar olmu�tur.

2012 y�l�na 31 dolar ile giri� yapan ortalama gümü� ons fiyat� ise A�ustos ay�nda 29

dolar olmu�tur.

Grafik VI.E.2

1800

1600

1400

1200

1000

800

600

400

200

0

2002

Kaynak: �AB

F. VADEL� ��LEMLER VE OPS�YON BORSASI (VOB)

Vadeli ��lemler ve Opsiyon Borsas�, faaliyete geçti�i 4 �ubat 2005 tarihinden itibaren

h�zla geli�me göstererek i�lem hacmini önemli miktarda art�rm��t�r. ��lem yap�lmaya

ba�land��� y�lda 3 milyar TL olan i�lem hacmi 2011 y�l�nda 439,8 milyar TL’ye ula�m��t�r.

2012 Ocak-A�ustos döneminde vadeli i�lemler ve opsiyon borsas� i�lem hacmi 268,3

milyar TL’dir.

2003

2004

�AB Ortalama Alt�n ve Gümü� Fiyatlar� ($/Ons)

2005

2006

2007

2008

2009

2010

2011

2012-1

2

3

4

Alt�n (sol eksen) Gümü� (sa� eksen)

5

6

7

8

40

35

30

25

20

15

10

5

0

111


112

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik VI.F.1

500

450

400

350

300

250

200

150

100

50

0

Kaynak: VOB

Aç�k pozisyon say�s�n�n yükselmesi, yat�r�mc�lar�n vadeli i�lemlere yöneldi�ini ve

piyasadaki likiditenin artt���n� göstermektedir. VOB’da aç�k pozisyon say�s� son y�llarda

yükseli� e�ilimi sergilemektedir. Mevcut aç�k pozisyon say�s� 2011 y�l�nda 266.101 iken

2012 A�ustos ay� itibar�yla 265.674 olmu�tur.

G. F�NANSAL DER�NLE�MEY� SA�LAMAK ��N ATILAN ADIMLAR

1. Bireysel Emeklilik Sistemi

Bireysel Emeklilik Sisteminde tasarruflar� art�rmak için düzenlemeler yap�lm��t�r. Vergi

ödesin ödemesin herkesin istifade edebilece�i yeni bir sistem geli�tirilmi�tir. Katk� pay�

ödemeleri vergi matrah�ndan indirilmeyecek, bunun yerine, kat�l�mc�n�n ödedi�i katk�

pay�n�n yüzde 25’i oran�nda devlet katk�s� kat�l�mc�n�n devlet katk�s� alt hesab�na

ödenecektir.

3

Vadeli ��lemler ve Opsiyon Borsas� ��lem Hacmi (Milyar TL)

18

118

208

Devlet katk�s�na sistemde uzun süre kalmay� özendirecek �ekilde kademeli olarak hak

kazan�lacakt�r (Devlet katk�lar� ve getirilerin üçüncü y�lda yüzde 15’ine, alt�nc� y�lda yüzde

35’ine, onuncu y�lda yüzde 60’�na ve emeklilikte yüzde 100’üne hak kazan�lacakt�r).

334

432 440

2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 Ocak-

A�ustos

2012

268


2. Giri�im Sermayesi

Yurtiçi Mali Piyasalar

Giri�im sermayesini te�vik etmek amac�yla, giri�im sermayesi fonu olarak ayr�lan katk�

paylar�n�n gelir ve kurumlar vergisi matrah�n�n tespitinde beyanname üzerinden

indirilmesine imkan sa�lanm��t�r.

Kurumlar�n giri�im sermayesi yat�r�m fonu kat�lma paylar� ile giri�im sermayesi

ortakl�klar�ndan elde ettikleri kar paylar�, i�tirak kazançlar� istisnas� kapsam�na al�nm��t�r.

3. �� Melekleri

Bireysel Yat�r�m Kat�l�mc�l���n� destekleyici düzenlemeler yap�lm��t�r. 2017 y�lsonuna

kadar uygulanmak üzere Hazine Müste�arl���’ndan lisans alan bireysel kat�l�m

yat�r�mc�s�n�n anonim �irketlere ortak olurken koydu�u sermayenin yüzde 75'inin bireysel

kat�l�m yat�r�m indirimi olarak y�ll�k beyannamelerine konu kazanç ve iratlardan

indirilebilecektir.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanl��� ile TÜB�TAK taraf�ndan belirlenen ara�t�rma

geli�tirme ve yenilikçilik programlar� kapsam�nda son be� y�l içinde projesi desteklenmi�

kurumlara i�tirak sa�layan bireysel kat�l�m yat�r�mc�s� için bu oran yüzde 100 olarak

uygulanacakt�r.

4. Sukuk

Türkiye Hazinesi ilk kez Eylül 2012’de bir sukuk ihrac� yaparak dünyada talebin h�zla

artt��� bu alana giri� yapm��t�r. Sukuk, uluslararas� sermaye piyasalar�nda finansman�

artt�rmak için geli�tirilen faizsiz bankac�l�k ilkelerine uygun önemli finansal araçlardan

birisidir. Ernst & Young'�n Global �slami Bankac�l�k Merkezi taraf�ndan yap�lan son

ara�t�rmas�na göre sukuk için küresel talebin 2017'de 300 milyar dolardan 900 milyar

dolara ç�kmas� beklenmektedir. �slami bankac�l�k sektörünün çift haneli büyümesinin bir

sonucu olan bu geli�melerde güvenin ve likit menkul k�ymet i�tah�ndaki art���n da etkisi

vard�r. Talep, �slami finans kurumlar�n�n yan� s�ra fon yöneticilerinden ve elinde yüklü

paras� olan bireylerden de gelmektedir. Ara�t�rmaya göre sukuk pazar�n� büyütecek ve

bundan en fazla fayda sa�layacak olan ülkeler ise Türkiye, Malezya ve Endonezya

olacakt�r.

113


114

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

�STANBUL F�NANS MERKEZ� PROJES�


� Neden �stanbul Finans Merkezi

�stanbul, finans sektörünün katma de�er zincirinde çok yüksek noktalarda yer almaktad�r.

�stanbul’un dünyan�n say�l� finans merkezleri aras�nda yer almas�n�n sa�lanmas�yla bu katma

de�er daha da artacak ve Türkiye’nin de bundan yararlanmas� sa�lanacakt�r. Ayr�ca finansal

bilincin olu�turulmas� ve finansal okur-yazarl���n art�r�lmas� için çal��malar yap�lmaktad�r.

� Finans Merkezi Olarak �stanbul

�stanbul, Türkiye’nin do�al finans merkezi konumundad�r. Asya ile Avrupa’y� birbirine ba�layan

�stanbul; co�rafi konumu, nüfusu, dinamik finansal piyasalar� ve altyap�s� ile hem bölgesel hem de

global finans merkezi olma yolunda ilerlemektedir.

Proje ile;

� �stanbul’un uluslararas� finans merkezi haline getirilmesi,

� Küresel ölçekte rekabet gücüne sahip bir Türkiye,

� Ülke kalk�nma seviyesinin yükseltilmesi hedeflenmektedir.

�stanbul Finans Merkezi’nin var olan ve geli�mekte olan di�er finans merkezlerinden farkl� olmas�

ve bu fark�n� tüm piyasalara gerçekçi bir �ekilde yans�tmas� gerekmektedir.

�stanbul’un var olan durumunu dü�ündü�ümüzde nitelikli i� gücü alan�nda de�erlendirme

yapacak olursak Türkiye’deki genç nüfusun ço�unlu�u ve e�itim düzeyinin sürekli artmas�,

rekabetçi bir ortam�n olu�mas� ve bu durumun i� ve finans çevresine olumlu yans�mas� �stanbul’u

di�er rakiplerine göre ön plana ç�karmaktad�r. �maj konusunda, turizmde parlayan y�ld�z� ve son

zamanlarda THY’nin aç�l�mlar� ile ismini duyurmas�n�n yan�nda Amerika’da ba�lay�p tüm dünyaya

yay�lan ekonomik kriz sonras� tüm i� ve finans çevrelerinin bankac�l�k konusunda Türkiye’yi örnek

göstermesi ve Amerika’n�n da Türkiye’deki bankac�l�k sistemini incelemeye almas� �stanbul’un

finans imaj�na katk� yapm��t�r.

Türkiye’nin son be� y�ld�r bölgede ön plana ç�kmas�; �slam co�rafyas�na yeniden uzanmas�;

Kafkaslar, Orta Do�u, Türk Cumhuriyetleri ve Balkanlar ile ili�kilerini geli�tirmesi de Türkiye’nin

dünyada popülaritesini art�ran di�er konulard�r.

�stanbul Finans Merkezi Projesini desteklemek ve finansal derinli�i art�rmak için baz� ad�mlar da

at�lm��t�r.

� Küresel fonlar� te�vik etmek için çal��malar yap�lm��t�r. Portföyünün yüzde 75’inden fazlas�

hisse senetlerinden olu�an yat�r�m fonlar�n�n al�m sat�m�nda stopaj oran� yüzde s�f�ra

indirilmi�tir.

� Giri�im sermayesi fonu olarak ayr�lan katk� paylar�n�n gelir ve kurumlar vergisi matrah�n�n

tespitinde beyanname üzerinden indirilmesine imkan sa�lanmaktad�r.

� 2017 y�l� sonuna kadar uygulanmak üzere, Hazine Müste�arl���’ndan lisans alan bireysel

kat�l�m yat�r�mc�s�n�n anonim �irketlere ortak olurken koyduklar� sermayenin yüzde 75’inin

Bireysel Kat�l�m Yat�r�mc�s� indirimi olarak y�ll�k beyannamelerine konu kazanç ve

iratlar�ndan indirilmesi öngörülmektedir.

� Sermaye Piyasas� Kanunu, piyasa perspektifinde yeniden olu�turulmu�, �MKB yeniden

yap�land�r�lm��t�r.

� Küresel bir yat�r�m arac� haline gelen ve ''faizsiz tahvil'' olarak da tan�mlanan ''sukuk''a

benzer bir enstrüman olarak kira sertifikas� sermaye piyasas�na sunulmu�tur.


2 0

VII

1 2

BANKACILIK SEKTÖRÜ

115


116

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


VII. BANKACILIK SEKTÖRÜ

Bankacılık Sektörü

2012 y�l�nda da küresel belirsizliklerin devam etti�i ve Avro Bölgesi’ndeki mali sorunlar�n

derinle�ti�i bir ortamda Türk bankac�l�k sektörü sa�lam ve güçlü yap�s�n� korumu�, bu

dönemde de likidite, aktif kalitesi, sermaye yeterlili�i ve karl�l�k göstergelerindeki olumlu

görünümünü muhafaza etmi�tir. Bu bak�mdan sektör, geli�mi� ve geli�mekte olan birçok

ülkenin bankac�l�k sektörüne göre sa�lam yap�s�n� korumaktad�r.

Tablo VII.1

Bankac�l�k Sektörü Temel Verileri

Temmuz

2008 2009 2010 2011 2011 2012

Toplam Aktifler (Milyon TL) 732.536 834.014 1.006.667 1.217.695 1.159.179 1.284.157

Özkaynaklar (Milyon TL) 86.424 110.887 134.542 144.646 140.042 163.514

Toplam Mevduat (Milyon TL) 454.599 514.620 617.037 695.496 666.004 729.294

Toplam Krediler (Milyon TL) 367.445 392.621 525.851 682.893 627.659 742.796

Dönem Net Kar� (Milyon TL) 13.421 20.182 22.116 19.844 11.959 13.402

Sermaye Yeterlilik Oran� (%) 18,0 20,6 19,0 16,6 17,0 16,3

Kaynak : BDDK

Bankac�l�k sektörü, 2012 y�l�n�n ilk yar�s�nda ekonomideki yumu�ak ini� sürecine ba�l�

olarak bir miktar yava�lasa da büyümeye devam etmi�tir. Bankac�l�k sektörünün önemli

göstergelerinden aktif toplam�, y�l�n ilk yedi ay�nda geçen y�l�n ayn� dönemine göre yüzde

10,8 oran�nda büyüyerek 1.284 milyar Türk liras� olmu�tur. Bu oran 2011 y�lsonundaki

yüzde 21’lik büyüme oran�na göre daha makul seviyelerde gerçekle�mi�tir. Sektörün

büyüme h�z�, Haziran 2011’de BDDK taraf�ndan yap�lan kredi maliyetlerini art�ran

düzenlemeler ve TCMB’nin son çeyrekte uygulad��� parasal s�k�la�t�rma önlemlerinin

etkisi ile yava�lam��t�r. 2011 y�l�nda sektörün aktif büyümesi temel olarak krediler ve

TCMB’den alacaklar kaleminden kaynaklan�rken mevduat, yurtd��� bankalara borçlar,

repo i�lemlerinden sa�lanan fonlar ve ihraç edilen menkul k�ymetlerdeki art�� ile

fonlanm��t�r.

Bankac�l�k sektöründe 2012 y�l�n�n ilk yedi ay� sonunda toplam aktiflerde meydana gelen

yükseli� büyük oranda kredilerdeki art��tan kaynaklanmaktad�r. Kredilerin toplam aktifler

içindeki pay� art�� e�ilimini devam ettirmi�tir ve 2011 y�lsonuna göre 1,8 puan yükselerek

yüzde 57,8’e ula�m��t�r. Aktif büyümesi yaratan di�er kalemler menkul k�ymetler portföyü

ve zorunlu kar��l�klar olmu�tur. Kaynak yap�s�n�n kompozisyonunda bankalar�n mevduata

117


118

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

alternatif kaynak yaratma politikalar�n� devam ettirdikleri görülmektedir. Kaynak art���

yaratan kalemler içinde bankalardan al�nan krediler ve özkaynaklar ise pay�n�

yükseltmi�tir.

Grafik VII. 1

Küresel finansal piyasalarda k�r�lganl�klar�n sürmesi nedeniyle kredi art��� birçok ülkede

ivme kaybetmi�tir. Ülkemizde 2011 y�l� ortalar�nda yüzde 50’ye kadar yakla�an kredi

büyümesi, 2011 y�l� Haziran ay�na gelindi�inde tüketici kredilerindeki art�� e�ilimi, BDDK

taraf�ndan ta��t ve konut kredileri haricinde kalan di�er tüketici kredilerine yönelik olarak

al�nan tedbirler neticesinde önemli ölçüde s�n�rlanm��t�r. TCMB’nin s�k�la�t�r�c� yöndeki

para politikas� duru�u da y�l�n ikinci yar�s�nda kredi art�� h�z�nda süregelen yava�lama

e�iliminde belirleyici bir rol oynam��t�r. Özellikle Ekim ay�nda faiz koridorunun

geni�letilmesi ve likidite ko�ullar�n�n s�k�la�t�r�lmas� kredi geli�meleri üzerinde son derece

etkili olmu�tur. Al�nan politika tedbirlerinin yan� s�ra özellikle Avro Bölgesi’nde artan

belirsizliklere ba�l� olarak iktisadi faaliyetteki kademeli yava�lama da kredi talebini

olumsuz yönde etkileyerek kredilerdeki yava�lama e�ilimini destekleyici yönde bir etki

yaratm��t�r. Al�nan tedbirlerle kredi büyümesi 2011 y�lsonunda yüzde 10,6’ya kadar

gerilemi�tir. A�ustos 2012 itibar�yla yüzde 12,1 olan kredi büyümesinin hedeflenene göre

biraz dü�ük seviyelerde oldu�u kabul edilmektedir.


Bankacılık Sektörü

Bankac�l�k sektörünün en önemli plasman kalemi olma özelli�ini koruyan kredilerin

toplam aktifler içindeki pay�, 2011 y�lsonu itibar�yla 2010 y�l sonuna göre 3,8 puan

artarak yüzde 56,1’e yükselmi�tir. 2011 y�lsonunda 682,9 milyar Türk liras�na yükselen

toplam kredi hacmi 2012 y�l� Temmuz ay� itibar�yla 742,8 milyar Türk liras�na ula�m��t�r.

Grafik VII.2

70

60

50

40

30

20

10

0

-10

-20

2008-1

4

Kaynak:BDDK

7

10

2009-1

�redilerde �ü�üme (Y�ll��� Yüzde)

4

7

10

2010-1

4

Toplam Krediler Bireysel Krediler KOB� Kredileri Ticari Krediler

Küresel finansal krizin etkili oldu�u 2008 y�l�n�n son çeyre�inden 2009 y�l�n�n üçüncü

çeyre�ine kadar olan dönemde, ekonomik aktiviteye göre bir dönem gecikmeli olarak

küçülme sürecine giren kredi/mevduat oran� yine ekonomik aktiviteye göre bir dönem

gecikme ile bu süreci tamamlam��t�r. 2011 y�l�n�n ilk yar�s�nda yurtiçi kredi hacmini

kontrol etmeye yönelik aray��lara ra�men bir miktar yava�lasa da mevduat�n krediye

dönü�üm oran� artmaya devam etmi�tir. 2009 y�l� sonunda yüzde 76,3’e kadar gerileyen

söz konusu oran, 2011 y�lsonu itibar�yla yüzde 98,2 düzeyine gelmi�, 2012 y�l� Temmuz

ay� itibar�yla ise yüzde 101,9’a ula�m��t�r. Bu geli�mede bankalar�n yurtd���ndan uygun

maliyetli fon temin etmesi, mevduat mü�terilerinin bir k�sm�n�n bankalarca ihraç edilen

menkul k�ymetlere yönelmesi, repodan sa�lanan fonlar�n göreceli maliyet avantaj� ve

hanehalk�n�n güçlü tüketim e�ilimi etkili olmu�tur. Bununla birlikte 2011 y�lsonunda

695,5 milyar Türk liras� olan mevduat, 2012 y�l� Temmuz ay� itibar�yla 729,3 milyar Türk

liras� düzeyine yükselmi�tir.

7

10

2011-1

4

7

10

2012-1

4

7

119


120

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik VII.3

100

95

90

85

80

75

70

04.01.2008

04.04.2008

04.07.2008

04.10.2008

04.01.2009

04.04.2009

*13 haftal�k hareketli ortalama al�nm��t�r.

Kaynak:BDDK

�e�duat�n �redi�e Dönü�üm �ran� (Yüzde)

04.07.2009

04.10.2009

04.01.2010

Takipteki alacaklar kalemi, iç talepteki yava�lamaya ba�l� olarak 2011 y�l�n�n son

çeyre�inden itibaren bir miktar artm��t�r. 2011 y�lsonu itibar�yla 19 milyar Türk liras�

seviyesinde gerçekle�en takipteki alacaklar, Temmuz 2012 itibar�yla 20,1 milyar Türk

liras� seviyesine ula�m��t�r. Di�er taraftan takipteki alacaklar�n toplam krediler içindeki

pay� bir miktar artsa da takibe dönü�üm oran� bir önceki y�la göre 1 puan gerileyerek

2011 y�l� sonu itibar�yla yüzde 2,7 seviyesinde gerçekle�mi�tir. 2011 y�l�n�n son çeyre�i

itibar�yla yatay seyir izleyen takibe dönü�üm oran� Temmuz 2012 itibar�yla yüzde 2,7

düzeyinde gerçekle�mi�tir. Bu oran geli�mi� ve geli�mekte olan ülkelere göre dü�üktür.

Aç�klanan son verilere göre bu oran Fransa’da yüzde 4,3, Çek Cumhuriyeti’nde yüzde

5,1, Danimarka’da yüzde 4, �talya’da yüzde 11,7, Portekiz’de yüzde 9, �spanya’da yüzde

6, Romanya’da yüzde 16,8 ve Brezilya’da yüzde 3,6 olarak gerçekle�mi�tir.

04.04.2010

04.07.2010

04.10.2010

04.01.2011

04.04.2011

04.07.2011

04.10.2011

04.01.2012

04.04.2012

04.07.2012


Grafik VII.4

8

7

6

5

4

3

2

Bankacılık Sektörü

2007-1

3

5

7

9

11

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

Kaynak:BDDK

�redilerin �a�i�e Dönü�üm �ran� (Yüzde)

Kurumsal KOB� Bireysel Toplam

A�ustos 2012’de rezervleri yükseltmek amac�yla Türk liras� zorunlu kar��l�klar�n Türk liras�

veya döviz cinsinden tesis edilmesindeki maliyet fark�n�n azalt�lmas� ve bankalar�n yeni

imkan� likidite gereksinimleri do�rultusunda serbestçe kullanabilmeleri için Türk liras�

zorunlu kar��l�klar�n döviz olarak tesis edilmesine ili�kin üst s�n�r yüzde 55’ten yüzde 60’a,

alt�n olarak tesis edilebilmesine ili�kin üst s�n�r ise yüzde 25’ten yüzde 30’a yükseltilmi�tir.

TCMB’nin sektörün Türk liras� yükümlülükleri için belli oranlarda döviz ve alt�n cinsinden

zorunlu kar��l�k tesisine ili�kin düzenlemeleri, küresel s�k�nt�lara kar�� geli�mi� ülke merkez

bankalar�n�n uygulad��� geni�letici para politikalar� ile yurtd��� borçlanman�n maliyet

avantaj� sektörün aktif büyümesini fonlamada yurtd��� kaynaklara yönelmesine etki

etmektedir. 2012 y�l�n�n ilk çeyre�inde 57,6 milyar dolar olan bankalar�n k�sa vadeli d��

borcu, ikinci çeyrekte 62,9 milyar dolara yükselmi�tir. K�sa vadeli d�� borç stokunda

bankalar�n pay� 0,3 puan dü�erek yüzde 63,8’den yüzde 63,5’e gerilemi�tir.

121


122

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

Grafik VII.5

70

65

60

55

50

45

40

35

30

2007-Ç1

Ç2

Kaynak:TCMB

Ç3

Ç4

2008-Ç1

�an�a��l�� �e�töründe ��sa �adeli D�� ��r� �t��u

Ç2

Ç3

Ç4

2009-Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

2010-Ç1

Ç2

Ç3

Ç4

2011-Ç1

Ç2

Ç3

Bankalar�n K�sa Vadeli D�� Borcu (Milyar dolar, sa� eksen)

K�sa Vadeli D�� Borç Stokunda Bankalar�n Pay� (%, sol eksen)

2011 y�lsonu itibar�yla 144,6 milyar Türk liras� olan bankac�l�k sektörü özkaynaklar� 2010

y�l� sonuna göre yüzde 7,5 art�� göstermi�tir. Sektörün kar da��t�m�n�n s�n�rland�r�larak

önceki y�llarda elde edilen yüksek tutarl� karlar�n bünyede b�rak�lmas� önemli bir tutarda

yedek akçe olu�umunu ve dolay�s�yla güçlü özkaynak yap�s�n�n korunmas�n� sa�lam��t�r.

Sektörün özkaynak karl�l��� Haziran 2012 itibar�yla yüzde 16,3 olarak gerçekle�mi�tir.

Geçen y�l�n ayn� döneminde yüzde 16,6 olan bu oran 2011 y�lsonunda yüzde 15,5 olarak

gerçekle�mi�tir. Aç�klanan son verilere göre bu oran Brezilya’da yüzde 13,1, Rusya’da

yüzde 17,3, Portekiz’de yüzde 1,1, �spanya’da yüzde 3 ve �ngiltere’de yüzde 2,2 olarak

gerçekle�mi�tir.

Sektör, bu dönemde de likidite, aktif kalitesi, sermaye yeterlili�i ve karl�l�k

göstergelerindeki olumlu görünümünü muhafaza etmi�tir. Temmuz 2012 itibar�yla

sektörde Basel II düzenlemeleri uygulanmaya ba�lanm��t�r 1 . Ancak bu de�i�ikli�in

sermaye yeterlili�i oran� üzerinde oldukça s�n�rl� bir etki yaratmas� beklenmektedir. Ayr�ca

sektör bu dönemde arac�l�k fonksiyonunu yerine getirmede geli�me kaydetmi�, fon

kaynaklar�nda çe�itlilik art��� ve aktif kalitesinde iyile�me ya�am��, net faiz marj�ndaki

daralma ile verimlilik art��� sa�lam��t�r.

1

Ülkemiz için Basel I ve Basel II’nin birlikte uyguland��� ve paralel uygulama dönemi olarak adland�r�lan bir

y�ll�k dönem Temmuz 2012 itibar�yla sona ermi�tir.

Ç4

2012-Ç1

Ç2

70

60

50

40

30

20

10

0


Bankacılık Sektörü

2010 y�l� sonunda yüzde 19 olarak gerçekle�en finansal sa�laml�k göstergelerinden biri

olan sermaye yeterlilik oran�, 2011 y�l� sonunda yüzde 16,6; 2012 y�l� Temmuz ay�

itibar�yla ise yüzde 16,3 olarak gerçekle�mi�tir. Bu oran, asgari yasal s�n�r olan yüzde 8’in,

BDDK taraf�ndan uygulanmakta olan yüzde 12’lik hedef oran düzeyinin ve geli�mi� ve

geli�mekte olan birçok ülkenin sermaye yeterlilik oran�n�n üzerindedir. Bu da sektörün

aktif yap�s� ve yasal özkaynaklar�n kalitesi ile bankac�l�k sektörünün sa�l�kl� bünyesini

korudu�unu göstermektedir.

Grafik VII.6

30

25

20

15

10

5

0

�an�a��l�� �e�törü �erma�e Yeterlili� �ran� (Yüzde)

Hedef Oran Yüzde 12

Yasal S�n�r Yüzde 8

2006-1

3

5

7

9

11

2007-1

3

5

7

9

11

2008-1

3

5

7

9

11

2009-1

3

5

7

9

11

2010-1

3

5

7

9

11

2011-1

3

5

7

9

11

2012-1

3

5

7

Kaynak: BDDK

Bankac�l�k sektörü karl�l�k göstergeleri incelendi�inde 2011 y�l� sonunda dönem net

kar�n�n 19,8 milyar Türk liras� olarak gerçekle�ti�i görülmektedir. Sektörün dönem net

kar� faiz d��� gelir gider dengesindeki bozulmaya kar��n yükselen net faiz marj�n�n etkisiyle

2012 y�l�n�n ilk yedi ay�nda geçen y�l�n ayn� dönemine göre 1,4 milyar Türk liras� artarak

13,4 milyar Türk liras�na yükselmi�tir.

Son bir y�ll�k dönemde, sektörün özkaynak karl�l��� 0,3 puan azal�rken, aktif karl�l���nda

bir de�i�iklik olmam��t�r. Haziran 2012’de özkaynak karl�l��� yüzde 16,3, aktif karl�l��� ise

yüzde1,9 düzeyinde gerçekle�mi�tir.

123


124

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


2 0 1 2

Temel Ekonomik Göstergeler

125


126

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


M�LL� GEL�R, �ST�HDAM

Tablolar

GSYH (Milyar TL) 350 455 559 649 758 843 951 953 1.099 1.298 678 1.571

GSYH (Milyar $) 230 305 390 481 526 649 742 617 732 774 376 858

GSYH Büyüme H�z� (Yüzde) 6,2 5,3 9,4 8,4 6,9 4,7 0,7 -4,8 9,2 8,5 3,1 4,0

Ki�i Ba��na GSYH ($) 3.492 4.559 5.764 7.022 7.586 9.240 10.438 8.559 10.022 10.469 11.318

��sizlik Oran� (Yüzde) 10,3 10,5 10,8 10,6 10,2 10,3 11,0 14,0 11,9 9,8 Haz.

MERKEZ� YÖNET�M BÜTÇE GÖSTERGELER� *

TEMEL EKONOM�K GÖSTERGELER

2002 2003 2004 2005

2006 2007

2013

OVP

8,0 8,9

Bütçe Giderleri (Milyon TL) 119.604 141.248 152.093 159.687 178.126 204.068 227.031 268.219 294.359 314.607 403.988

Bütçe Gelirleri (Milyon TL) 79.420 101.040 122.964 152.784 173.483 190.360 209.598 215.458 254.277 296.824 370.095

Bütçe Dengesi (Milyon TL) -40.184 -40.208 -29.128 -6.903 -4.643 -13.708 -17.432 -52.761 -40.081 -17.783 -33.893

Faiz D��� Fazla (Milyon TL) 11.544 18.319 27.363 38.777 41.320 35.045 33.229 440 8.217 24.448 19.107

Bütçe Dengesi /GSYH (Yüzde) -11,5 -8,8 -5,2 -1,1 -0,6 -1,6 -1,8 -5,5 -3,6 -1,4 -2,2

Faiz D��� Fazla/GSYH (Yüzde) 3,3 4,0 4,9 6,0 5,4 4,2 3,5 0,0 0,7 1,9 1,2

Faiz Giderleri/GSYH (Yüzde) 14,8 12,9 10,1 7,0 6,1 5,8 5,3 5,6 4,4 3,3 3,4

Vergi Gelirleri/GSYH (Yüzde) 17,2 18,1 18,0 18,4 18,1 18,1 17,7 18,1 19,2 19,6 20,2

Faiz Giderleri/Vergi Gelirleri (Yüzde) 85,7 70,9 56,3 38,2 33,4 31,9 30,1 30,9 22,9 16,6 16,7

Genel Devlet Dengesi/GSYH (Yüzde) -10,8 -7,9 -4,1 -0,1 1,3 -0,2 -1,6 -5,5 -3,0 -0,4 -1,5

A�.

DEVLET BORÇLARI

Merkezi Yönetim �ç Borç Stoku (Milyon TL) 149.870 194.387 224.483 244.782 251.470 255.310 274.827 330.005 352.841 368.778

AB Tan�ml� Borç Stoku/GSYH (Yüzde) 74,0 67,7 59,6 52,7 46,5 39,9 40,0 46,1 42,4 39,2 35,0

Toplam Kamu Net Borç Stoku/GSYH (Yüzde) 61,5 55,2 49,1 41,7 34,0 29,5 28,2 32,5 28,9 22,4

Ey.

�ç Borç Servisi (MilyonTL) 141.059 166.357 183.553 174.491 157.552 155.733 138.547 144.927 183.732 132.138 89.837

D�� Borç Servisi (Milyon TL) 28.852 27.811 30.488 36.803 40.070 48.685 53.832 58.794 55.737 50.431 36.712

D�BS Faiz Oran� (Yüzde) 62,7 46,0 24,7 16,3 18,1 18,4 19,2 11,6 8,1 8,7 7,6

ENFLASYON VE PARASAL GÖSTERGELER

GSYH Deflatörü (Yüzde Art��) (1998 Bazl�) 37,4 23,3 12,4 7,1 9,3 6,2 12,0 5,3 5,7 8,6 5,3

TÜFE Yüzde De�i�im (Y�ll�k) 29,7 18,4 9,4 7,7 9,7 8,4 10,1 6,5 6,4 10,5 9,2 5,3

Para Arz� (M2) (Milyon TL)** 61.880 82.713 108.539 238.801 297.735 344.377 436.380 493.061 587.261 674.410 704.566

TCMB Politika Faiz Oran� (Yüzde) *** 44,00 26,00 18,00 13,50 17,50 15,75 15,00 6,50 6,50 5,75 5,75

O-A

DI� T�CARET VE ÖDEMELER DENGES�

Cari ��lemler Dengesi (Milyon $) -626 -7.515 -14.431 -22.309 -32.249 -38.434 -41.524 -13.370 -46.643 -77.141 -36.082 60.700

Cari ��lemler Dengesi/GSYH (Yüzde) -0,3 -2,5 -3,7 -4,6 -6,1 -5,9 -5,6 -2,2 -6,4 -10,0 7,1

�hracat (FOB) (Milyon $) 36.059 47.253 63.167 73.476 85.535 107.272 132.027 102.143 113.883 134.907 100.055 158.000

�thalat (CIF) (Milyon $) 51.554 69.340 97.540 116.774 139.576 170.063 201.964 140.928 185.544 240.842 156.648 253.000

�hracat/�thalat (Yüzde) 69,9 68,1 64,8 62,9 61,3 63,1 65,4 72,5 61,4 56,0 63,9 62,5

D�� Ticaret Dengesi (Milyon $) -15.495 -22.087 -34.373 -43.298 -54.041 -62.791 -69.936 -38.786 -71.661 -105.935 -56.593 -95.000

Ey. O-A

Toplam D�� Borç Stoku/GSYH (Yüzde) 56,2 47,3 41,2 35,4 39,6 38,6 37,9 43,7 39,9 39,6

TCMB Brüt Döviz Rezervleri (Milyon $)**** 26.807 33.616 36.009 50.515 60.912 73.317 71.008 70.716 80.721 78.458 94.800

Do�rudan Yabanc� Sermaye Giri�i (Milyon $) 1.082 1.702 2.785 10.031 20.185 22.047 19.504 8.411 9.038 16.035 9.587

Ham Petrol �thalat Fiyat� (Brent, Dolar/Varil) 23,4 26,9 34,5 50,1 61,0 68,1 97,1 61,1 77,2 111,0 110,0

MAL� P�YASALAR

�MKB-100 Endeksi 10.370 18.625 24.972 39.778 39.117 55.538 26.864 52.825 66.004 51.267 66.397

Ortalama Dolar Kuru 1,5058 1,4931 1,4223 1,3408 1,4311 1,3015 1,2929 1,5471 1,5004 1,6700 1,7956

Dönem Sonu Dolar Kuru 1,6345 1,3958 1,3421 1,3430 1,4131 1,1647 1,5123 1,5057 1,5460 1,9065 1,7820

(*) Bütçe verileri Merkezi Yönetim Bütçe gerçekle�meleridir. Bütçe Gelirleri, red ve iadeler hariç net rakamlard�r.

(**) Para arzlar� 2005 y�l�ndan itibaren yeni sunuma göre haz�rlanm��t�r. Eylül 2012 verisi 28 Eylül 2012 itibar�ylad�r.

(***) Politika faiz oran�, May�s 2010 itibar�yla bir hafta vadeli repo ihale faiz oran� olmu�tur.

(****) Eylül 2012 verisi 28 Eylül 2012 tarihi itibar�ylad�r.

2008

2009

2010

2011

2012

Gerçekle�me

Oc-Haz

Ocak.-A�.

Eylül

Ocak-A�ustos

Eylül

384.890

127


128

Yıllık Ekonomik Rapor 2012


KAYNAKÇA

BDDK (Bankac�l�k Düzenleme ve Denetleme Kurumu), 2012, “Türk Bankac�l�k Sektörü

�nteraktif Ayl�k Bülten”, A�ustos 2012.

http://ebulten.bddk.org.tr/AylikBulten/Basit.aspx

BDDK (Bankac�l�k Düzenleme ve Denetleme Kurumu), 2012, “Türk Bankac�l�k Sektörü

Genel Görünümü”, Haziran 2012.

Bloomberg Veri Terminali.

CBO (Congressional Budget Office), 2012, “The Budget and Economic Outlook: Fiscal

Years 2012 to 2022”, January 31, 2012.

http://www.cbo.gov/publication/42905

EIU (Economist Intelligent Unit), 2012, EIU Data Tool.

http://data.eiu.com/Default.aspx?geography_id=0&pubtype_id=0

Eurostat, 2012, Statistics Database, Population and Social Conditions, Labour Market.

http://epp.eurostat.ec.europa.eu/portal/page/portal/statistics/search_database�

Eurostat Statistics Database.

http://epp.eurostat.ec.europa.eu/portal/page/portal/statistics/search_database�

Hazine Müste�arl���, Türkiye D�� Borç �statistikleri

http://www.hazine.gov.tr/irj/portal/anonymous?NavigationTarget=navurl://91bda8a2e

5f49920e80530105b69979e&LightDTNKnobID=-2112146928

IMF (International Monetary Fund), 2012, “World Economic Outlook: Coping with High

Debt and Sluggish Growth”, World Economic and Financial Surveys, October 2012.

http://www.imf.org/external/pubs/ft/weo/2012/02/index.htm�

IMF (International Monetary Fund), 2012, “Global Financial Stability Report: Restoring

Confidence and Progressing on Reforms”, World Economic and Financial Surveys,

October 2012.

129


130

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

http://www.imf.org/external/pubs/ft/gfsr/2012/02/index.htm

IMF (International Monetary Fund), 2012, World Economic Outlook Database, October

2012.

http://www.imf.org/external/pubs/ft/weo/2012/02/weodata/weoselgr.aspx

�AB (�stanbul Alt�n Borsas�), Borsa ve Piyasa Verileri, Veri Sorgulama.

ILO (International Labour Organisation), 2012, “Global Employment Outlook, April 2012

Projections”.

http://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/---ed_emp/---emp_elm/---

trends/documents/publication/wcms_179663.pdf�

ILO (International Labour Organization), 2012, “Global Employment Trends: Preventing a

Deeper Jobs Crisis.

http://www.ilo.org/wcmsp5/groups/public/@dgreports/@dcomm/@publ/documents/

publication/wcms_171571.pdf

ILO (International Labour Organization), 2012, “World of Work Report: Better Jobs for

Better Economy”.

http://www.ilo.org/global/research/global-reports/world-of-work/lang--en/index.htm�

http://www.iab.gov.tr/veriler.asp�

�MKB (�stanbul Menkul K�ymetler Borsas�), Endeks Verileri.

http://www.imkb.gov.tr/Data/StocksData.aspx�

��KUR (Türkiye �� Kurumu), 2012, Y�ll�k �statistik Bülteni �statistikleri.

http://www.iskur.gov.tr/KurumsalBilgi/istatistikler.aspx

��KUR (Türkiye �� Kurumu), 2012, ��sizlik Sigortas� Bülteni �statistikleri.

http://www.iskur.gov.tr/KurumsalBilgi/Yayinlar.aspx

MSCI (Morgan Stanley Capital International).

http://www.msci.com/products/indices/performance.html


Tablolar

OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development), 2012, “OECD

Economic Outlook”, May 2012.

http://www.oecd.org/regreform/regulatoryreformandcompetitionpolicy/economicoutl

ook.htm

OECD (Organisation for Economic Co-operation and Development), 2012, OECD

Database.

http://www.oecd.org/statistics/

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), 2012, Enflasyon Raporu 2012-I.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), 2012, Enflasyon Raporu 2012-II.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), 2012, Enflasyon Raporu 2012-III.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), 2012, Finansal �stikrar Raporu-Kas�m 2011.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), 2012, Finansal �stikrar Raporu-May�s 2012.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), 2012, Para Politikas� Kurulu Toplant� Kararlar�

ve Özetleri.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), 2012, �statistiki Veriler (EVDS).

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), 2012, Bankac�l�k Verileri.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), Ödemeler Dengesi �statistikleri.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), Uluslararas� Yat�r�m Pozisyonu.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), Haftal�k Bas�n Bülteni.

TCMB (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas�), 2012, Ödemeler Dengesi Raporu 2012-I.

TÜ�K (Türkiye �statistik Kurumu), 2012, Ulusal Hesaplar.

http://www.tuik.gov.tr/Start.do

TÜ�K, (Türkiye �statistik Kurumu), 2012, ��gücü �statistikleri.

http://www.tuik.gov.tr/VeriBilgi.do?alt_id=25

131


132

Yıllık Ekonomik Rapor 2012

TÜ�K (Türkiye �statistik Kurumu, 2012, D�� Ticaret �statistikleri.

http://tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=12

TÜ�K (Türkiye �statistik Kurumu), 2012, D�� Ticaret Endeksleri

http://tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=13

VOB (Vadeli ��lem ve Opsiyon Borsas�), Y�ll�k ve Ayl�k Borsa Verileri.

http://www.vob.org.tr/VOBPortalTur/detailsPage.aspx?tabid=614

WB (World Bank), 2012, “Global Economic Prospects June 2012: Managing Growth in a

Volatile World”.

http://econ.worldbank.org/WBSITE/EXTERNAL/EXTDEC/EXTDECPROSPECTS/0,,c

ontentMDK:23215262~pagePK:64165401~piPK:64165026~theSitePK:476883,00.

html.

More magazines by this user
Similar magazines