Views
1 week ago

Erzurum sevdası Basılacak

DADAŞLIK ÜZERİNE

DADAŞLIK ÜZERİNE YAZILANLAR DADAŞ; öyle birkaç satırla anlatılabilecek bir insan değildir. DADAŞLIK öyle birkaç sayfaya da sığdırılamaz. EREN CEYLAN Dadaşlık üzerine yazılan en kapsamlı çalışma Çetin BAYDAR tarafınca hazırlanan Dadaş Risalesidir. Çetin Baydar Dadaşlık ilgili olarak ideolojik sloganlar haricinde sağlıklı ve ciddi bir bilgi olmadığını söylemektedir. Dadaşlığın kökeni hakkında arayışta bulunan Baydar, bu sorunun cevabını Türkmen coğrafyasında yeniden kurulan ilişkilerde kendini belli ettiğini söylemektedir. Baydar’a göre Erzurum Dadaşlık çoğrafyasının batı sınırını teşkil etmektedir. Türkmenistan’da, Azerbaycan’da, Horasan’da Dadaş kavramının izlerine rastlandığını söylemiştir. Oğuzun yurt edinme ve İslamlaşma süreci içerisinde dadaşlığın mayasının çalındığını söyleyen Çetin Baydar “Türk Erzurum'un ikinci kurucusu Kanuni Sultan Süleyman Safevi fetretinde ahalisini tümden kaybetmiş bu şehri,Tebriz'den getirdiği Akkoyunlu Sünni Türkmenlerle yenilemişti. Evliya Çelebi bu gerçeği seyahatnamesinin “şehirde konuşulan dil” konusunu işlediği bölümde teyideder.”Hardan gelirsen, hara gidersen?” türü verdiği örneklerle 17 asırdaki Erzurum ağzının Azeri karakterini tescil eder. Bu karakter fetret öncesi Erzurum'unda da aynen vardı. “ diyerek Erzurum’da Dadaşlığın kökenini Akkoyunlu Sünni Türkmenlere dayandırmıştır. Çetin BAYDAR; Dadaşlık etimolojisini inceleyerek Dadaş kelimesinin “Azeri Türkçesi Dil Klavuzunda üç anlamı sıralandığını tespit etmiştir. Bunlar 1. Ağabeyi, erkek kardeş; 2. Delikanlı Yiğit kimse; 3. Seslenme sözü. Çetin Baydar Dadaşlığın kökenini coğrafya olarak Türkmen coğrafyasına bağlarken, manevi olarak ta Ahilik teşkilatı ve İnsan-i Kamil’e dayandırmaktadır. BAYDAR; konuya ilişkin olarak şunları yazmıştır. “İslamın yiğidine ait şablon işte bu tasavvufi şablondur. “Feta” nefsin arzularına karşı çıkan yiğittir. Madde savaşçısından mana savaşçısına geçiş, kabile yiğitliğinden olgun insana yolculuk bir başka deyişle ilerde Dadaş olarak da özel kalıplara dökülecek bir prototiptir söz konusu olan. Bu prototipte nefis putunu kıran kişi heykeli ile Rabbi için nefsinin hasmı olan “imanlı bir delikanlı ruhu” barınıyor… Dadaşlık ailede doğup cemiyette perçinlenen bir toplumsal liderlik sembolüdür. Bu liderliğin Türk ve İslam muhtevası “insan-ı kamil” kavramı ile taçlanmıştır. Batı Medeniyetinin hümanist bireyselliği'ne karşı bizim insan-ı kamil kavramı

ile taçlanmıştır. Batı Medeniyetinin hümanist bireyselliği'ne karşı bizim insan-ı kamil kavramımız tartışmasız bir üstünlüğü ifade eder. Erzurumlu kimliği insanı kamili “dadaş” karakterinde yaşattı. Eğer insan-ı kamil'den vaz geçmezse onu dadaşlığı evrimleştirmek suretiyle yine dadaşta yaşatabilir.” BAYDAR Dadaşlığın temel argümanının gençlik enerjisi olduğunu söylemektedir. Dadaşın muhalif olma özelliğine dikkati çeken Çetin BAYDAR, Dadaş Risalesinde şunları söylemektedir. “Dadaş'ta kalkış noktasını hep “aykırılık” olarak görme temayülündeyim. Buna “Topluma iyiye yönlendirecek “muhalif duygular” da diyebilirsiniz. Dadaş içinden çıktığı aile ve kabilesi dahil topluma aykırı duran, onun rutininin dışına çıkan, mesela uzlaşmadan önce dövüşmeyi, ağlamadan önce naralanmayı, sema halkasına girmeden evvel bar tutmayı tecrübe etme yanlısı bir isyan adamıdır.” Baydar., bu aykırılığı mükemmel bir sosyal çevre tasavvurundan kaynaklandığına inanmaktadır. Çetin BAYDAR’a göre Dadaşın muhalifliği ve isyanı kirletilmiş kavramlara, oluşumlara, fikirleredir. BAYDAR Dadaş Risalesinde konuyu bu cümlelerle açıklıyor.” Gerçek Dadaş kimliği; Millete, Vatana, Devlete, Bayrağa hiç karşı olur mu? O, Kirletilmiş devlet, kirletilmiş vatan, kirletilmiş millet, kirletilmiş bayrak tablosuna karşıdır. Kirletilmiş delikanlılığa, kirletilmiş mahalleye, kirletilmiş çarşıya, kirletilmiş, beşere isyan halindedir. Velhasılı nerede fıtrat bozulmuşsa gerçek dadaş kimliği orada mesaidedir. Bu isyanı, sözünü ettiğimiz varlıkların ıslahı, fıtratına dönmesi, zulmün ortadan kaldırılması, adaletin iadesi noktasında son bulur. Çetin BAYDAR; Dadaşlığı yiğitlik boyutuna da ele alarak incelemiştir. Yiğitliği fıtri ve spontane olduğunu ancak tekerrürler sonucu kültürel bir mahiyet kazandığını söylemiştir. Çetin BAY- DAR; Dadaşlığın içinde barınan yiğitlik ruhunun şer güçlerince her defasında tahrip edilerek kötü amaçlar için kullanılabileceğine ilişkin uyarılarda bulunmaktadır. Dadaşlığın yiğitlik ruhunu ilk kez kötüye kullanan ise 1906 vergi isyanında can veren teşkilatını kuran ittihatçılardı Dadaş Risalesine dönüp baktığımız zaman BAYDAR’ın konuya ilişkin olarak şu satırları dikkati çekiyor” Yiğitlik, ideolojik muhtevası olan bir mefhum değildir; belki, tekerrürler sonucu kültürel bir mahiyet kazandığı söylenebilir. Onun tabiatı daha çok, fıtri ve spontanedir. Bu anlamlı enerji, ne yazık ki, yiğit ruhları kötürümleştirmek için pusuya yatmış şer güçlerince her defasında tahrib olunacaktır. Hakiki dadaş işretini de, kavgasını da yiğitliğini de gizleyen bir isyan adamıydı. İttihatçı edepsizliği hakiki dadaş'ın gizlediği bu vasıfları aleniyyete döktü. Çetin Baydar dadaşlığın ahlaki boyutuna vurgu yapmış ve her Erzurumlunun Dadaş olamayacağını belirtmiştir.” Gerçek Dadaşlık, bir ahlak mesleğidir. Erzurum'lu bir ana babadan doğup “Erzurumlu!” sıfatı kazanabilirsiniz. Ama “Dadaş” sıfatını bu kadar kolaylıkla elde edemezsiniz. Zira bu sıfat doğuştan olduğu kadar sonradan kazanılan bir sıfattır.” Çetin BAYDAR’DAN sonra Dadaşlık üzerine en kapsamlı çalışmayı yapanlardan biride Ömer Yaşar ÖZGÖ- DEK tir. Erzurum Sevdası Dergisinin yayın danışmanlığını yaptığı dönemde Dadaşlığın şifreleri isimli deneme türünde yazdığı yazısında Dadaşlık ile Erzurum’u bir bütün olarak görmüştür. Bunu Erzurum mu Dadaştır yoksa Dadaş mı Erzurum dur belli değil şeklinde ifade etmektedir. Dadaşlığın şifrelerinde Dadaşlık kavramının Erzurum tarihi, sosyal ve kültürel yapısından şekillendiğini belirtmiştir. ÖZGÖDEK’e göre dadaşlık kavramının gelişmesinde Erzurum coğrafyası, stratejik önemi, ticari hayatı, kadim medeniyetlerden gelen kültürel birikim, aile, usta çırak ilişkisi, eğitim ve ticari hareketliliktir. ÖZGÖDEK’te tıpkı Çetin BAYDAR gibi Dadaşlığın Sünni Akkoyunlu Türkmenlerle birlikte Erzurum’a geldiğini ifade etmiştir. Tasavvufi anlayış ve Ahilik teşkilatının Dadaşlık kavramı üzerinde ciddi etkileri olduğunu söyleyen ÖZGÖDEK, diğer yazarların değinmediği bir konuya dikkat çekmiş iklimin etkisi, ticari hareketlilik ve ma-

UYUYAN ŞEHİR
BOLU Valisi Aydın Baruş
TOURMAG_11 DIGI
TRABZON Valisi
İzmir sizi çağırıyor
Yuval Noah Harari - Homo Deus Yarının Kısa Bir Tarihi (1)
TOURMAG SAYI 12 DIGITAL
SEMAA x2
2016 yılı faaliyet raporu bhi
BÜLTEN
Ziya Yükselen Gölbucağı Mahallesi Muhtar Adayı Projeler
Yassıada
“ “
EKIM-KASIM-BASKI
SU_KATALOG_s_170325
Yassıada
Bolu’da Turizm
Hacı Bektaş-ı Veli
MEDENİYET e.dergi NİSAN
Tefekkür
KANUNİ MTAL-Nisan
İSTANBUL TARİH DERGİSİ
HECE TAŞLARI
diyalog Cumhuriyeti finanse uygulamasından
BAKKA BULTEN FLIP FLASH
e-
Dergi54_sayı02
PROF
sempozyumu2
BURSA’DA ZAMAN