03.07.2021 Views

NYXmag SAYI 005

NYXmag Yaz Sayısı günlerce okumaya doyamayacağınız birbirinden zengin özel içerikleri ile yine dopdolu bir dergi! Yaz sezonunun saç ve cilt bakım önerileri ile 5 adımda güneş kremlerini seçme ve doğru kullanım rehberi. Cildi güzelleştiren 10 öneri. Make up artist Hidayet Korkmaz ile iyi makyajın sırları. Hair stylist Sabit Akkaya röportajı. Popüler diyetler. Son yılların gözdesi Brezilya Poposu estetiği. Sezonun en trend mayo ve bikini modelleri. Şehirde ve plajda yaz modasının öne çıkanları. Nazlı Eker'in yeni yorumuyla Aşk Dediğin Laftır single çalışması. Seyahatte yeni uygulama: Aşı pasaportu. Uzak doğu mutfağının efsane lezzetleri sushiler. 2021 gelinlik modelleri. Cam kırma sanatçısı Simon Berger röportajı. Aşı pasaportu. Sosyal medyada fotoğraflarda filtre kullanma bağımlılığı. Psikolog Selin Anahar röportajı. Her alanda Yoga. Online yurtdışı eğitim programları. İngiltere’deki Ashbourne Collage eğitim programları röportajı. Kedi kumu seçimi. Oyuncu Tuna Arman röportajı. 12'den sonra film ve müzik. Ahşap ile ileri dönüşüm. Öldürmenizin neredeyse imkansız olduğu ev bitkileri. Adriyatik'in huzurlu sığınağı: Karadağ. Hikayeler. Dekorasyon önerileri ve yaz sofraları. 3 aylık Twitter Türkiye trendtopic listesi. İş stratejisti Arzu Tekir ve Yazar Selim Erdoğan röportajları. İlham Veren Kadınlar. 30 yıllık moda ve tasarım serüveninde, her sezon farklı öykülerden esinlenerek yarattığı eşsiz koleksiyonların yanı sıra, farklı disiplinleri kavramsal bakış açısı ile sentezlediği sanat enstalasyonları ile de dünya genelinde solo ve karma performanslar gerçekleştiren Özlem Süer ile röportaj. Puduhepa ve Kız Kardeşleri isimli sosyal sorumluluk projesini hayata geçiren ve bu projesi ile Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü’nün sahibi olan Renan Tan Tavukçuoğlu ile röportaj. Daha 12 yaşındayken babası ile birlikte ilk akrobasi uçuşunu gerçekleştiren Türkiye'nin ilk kadın akrobasi pilotu ve ilk sivil kadın helikopter pilotu ünvanlarına sahip Semin Öztürk Şener ile röportaj. Keyifli okumalar…

NYXmag Yaz Sayısı günlerce okumaya doyamayacağınız birbirinden zengin özel içerikleri ile yine dopdolu bir dergi!
Yaz sezonunun saç ve cilt bakım önerileri ile 5 adımda güneş kremlerini seçme ve doğru kullanım rehberi. Cildi güzelleştiren 10 öneri. Make up artist Hidayet Korkmaz ile iyi makyajın sırları. Hair stylist Sabit Akkaya röportajı. Popüler diyetler. Son yılların gözdesi Brezilya Poposu estetiği. Sezonun en trend mayo ve bikini modelleri. Şehirde ve plajda yaz modasının öne çıkanları. Nazlı Eker'in yeni yorumuyla Aşk Dediğin Laftır single çalışması. Seyahatte yeni uygulama: Aşı pasaportu. Uzak doğu mutfağının efsane lezzetleri sushiler. 2021 gelinlik modelleri. Cam kırma sanatçısı Simon Berger röportajı. Aşı pasaportu. Sosyal medyada fotoğraflarda filtre kullanma bağımlılığı. Psikolog Selin Anahar röportajı. Her alanda Yoga. Online yurtdışı eğitim programları. İngiltere’deki Ashbourne Collage eğitim programları röportajı. Kedi kumu seçimi. Oyuncu Tuna Arman röportajı. 12'den sonra film ve müzik. Ahşap ile ileri dönüşüm. Öldürmenizin neredeyse imkansız olduğu ev bitkileri. Adriyatik'in huzurlu sığınağı: Karadağ. Hikayeler. Dekorasyon önerileri ve yaz sofraları. 3 aylık Twitter Türkiye trendtopic listesi. İş stratejisti Arzu Tekir ve Yazar Selim Erdoğan röportajları. İlham Veren Kadınlar. 30 yıllık moda ve tasarım serüveninde, her sezon farklı öykülerden esinlenerek yarattığı eşsiz koleksiyonların yanı sıra, farklı disiplinleri kavramsal bakış açısı ile sentezlediği sanat enstalasyonları ile de dünya genelinde solo ve karma performanslar gerçekleştiren Özlem Süer ile röportaj. Puduhepa ve Kız Kardeşleri isimli sosyal sorumluluk projesini hayata geçiren ve bu projesi ile Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü’nün sahibi olan Renan Tan Tavukçuoğlu ile röportaj. Daha 12 yaşındayken babası ile birlikte ilk akrobasi uçuşunu gerçekleştiren Türkiye'nin ilk kadın akrobasi pilotu ve ilk sivil kadın helikopter pilotu ünvanlarına sahip Semin Öztürk Şener ile röportaj.
Keyifli okumalar…

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

HAZİRAN - TEMMUZ- AĞUSTOS

2021 / SAYI 5

CAM

KIRMA

SANATI

FİLTRELİ

BEDENLER

Güneşten

Korunmanın

Yolları

YURT DIŞINDA EĞİTİM

MAYO VE

YAZ

TRENDLERI

POPÜLER

DİYETLER

İLHAM

VEREN

KADINLAR

12'DEN

SONRA

MÜZİK

BİKİNİLER

PATİLİ

KÖŞE

Nazlı Eker

''aşk dediğin laftır''

AŞI

PASAPORTU PORTU


NYX

2


NYX

3


BU SAYIDA

14

Deniz, kum, güneş

sezonu bakımları

46 50

26

Hidayet Korkmaz

''iyi makyajın sırları''

62 90

34

Röportaj

14

26

34

42

46

50

54

Popüler

Diyetler

Deniz, Kum, Güneş Sezonu Bakımları

Sezonun makyaj trendleri, güneşten korunma yollarıyla

cilt ve saç bakımı önerileri

Röportaj / Hidayet Korkmaz

İyi makyajın sırlarını konuştuk

Röportaj / Nazlı Eker

Nazlı'nın yorumuyla ''Aşk Dediğin Laftır''

Ayna / Nalan Yurttaş

Yaz bakımları

Röportaj / Sabit Akkaya Hair Stylist

Sabit Akkaya ile saç bakımı ve yeni trendleri

konuştuk

Popüler Diyetler

Diyetisyen Ezgi Şen Aralıklı Oruç (IF), Juice ve

Akdeniz diyetlerini anlatıyor

Brezilya Poposu Estetiği

Mayo ve

Bikiniler

NYX

4

62

86

90

96

98

126

144

Song'un

Seçkileri

Yaz Modasına Merhaba

Yaza damgasını vuracak mayo ve bikini koleksiyonları

Fit Lezzet / Chef Dyt.Yeliz Yıldız

Beslenmeye Adım Adım

Song'un Seçkileri / Songül Öztürk

Uzak doğu mutfağının efsane lezzetleri ile

Yakuza

Hamileler Covid-19 Aşısı Olabilir mi?

Op. Dr. Berk Bulut / Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek

Uzmanı anlatıyor

Moda

Yaz sezonunun çarpıcı koleksiyonlarından seçkiler

2021 Gelinlik ve İç Giyim Koleksiyonları

Işıltılı Mücevherler

126

Gelinlikler


H A Z İ R A N - T E M M U Z - A Ğ U S T O S 2 0 2 1

En son haberler www.nyxmag.com'da

148

Sanatın Gözü

152

168

Vizesiz Dünya

172

Post Büyücüsü

174

Röportaj

178

Denge

182

Happily Ever

Abroad

186

Röportaj

148

152

Vizesiz Dünya / O. Suat Özçelebi

168 Yeni Engel Aşı Pasaportu mu?

172

174

178

182

Sanatın Gözü / Fulden Karayel

Cam Kırma Sanatının Eşsiz Hikayesi

Post Büyücüsü / Burçin Yaşar Üner

Filtreli Bedenler

Denge / Asu Çetin

Yoga Her Alanda

192

Patili Köşe

Happily Ever Abroad / Aslı Eren Eryıldır

Pandemi Döneminde Online Eğitim Programları

186

İlham Veren Kadınlar 3

Sizi kimi büyük projeler, kimi küçük dokunuşlarla

fark yaratıp ilham veren kadınlarla buluşturuyoruz 192

196

Röportaj / Psikolog Selin Anahar

Sosyal medyanın hayatımıza etkileri

196

Röportaj

200

202

204

208

Röportaj / Betül Gültekin Özbal

Ashbourne College / A Level Türkçe Öğretmeni

ASHBOURNE COLLEGE ile İngiltere’deki eğitim sistemini ve

okulun sunduğu olanakları konuştuk

Patili Köşe / Sevil Balaban

Kedim İçin Hangi Kumu Seçmeliyim?

Röportaj / Tuna Arman

Oyuncu ve Hayvan Korumacı

Nuh'un Gemisi

Konuşan Kediler

Kedilerin dilinden kendi hikayeleri

Renklerin Öyküsü / Emine Akca

Temiz, saf ve masum: BEYAZ

Nuh’un Gemisi / Nuh Cebeci

12'den sonra film ve müzik

Atölyeden / Sibel Özer

Ahşap ile ileri dönüşüm

204

NYX

5


H A Z İ R A N - T E M M U Z - A Ğ U S T O S 2 0 2 1

212

Yabu'ca

216

Destination

Anywhere

222

Kalemler ve

Silgiler

224

Moda

248

236

Spor ve Moda

Dekoratif

Ürünler

256

Twitter Günlüğü

258

Düş Kapanı 2021 Astroloji

260 262 268

260

Kültür Sanat

Röportaj

Arzu Tekin

Röportaj

Selim Erdoğan

274

Yaz

Görünümleri 2021 Astroloji

212

216

222

Yabu'ca / Özden Tekirdağ

Öldürmenizin Neredeyse İmkansız Olduğu

Ev Bitkileri

Destination Anywhere / Ayça Akad

Adriyatik'in Huzurlu Sığınağı: Karadağ

Kalemler ve Silgiler / Naşide Sağlam

İki Can, İki Hayat

224 Moda

Jean Koleksiyonları ve daha fazlası

Spor ve Moda

Yeni teknolojilerle üretilen spor ayakkabılar

236 ve spor kıyafetler

248

Eviniz için dekoratif ürünler

Sofralarınızı ve evinizi güzelleştirecek

birbirinden şık öneriler

256

258

260

262

268

274

Twitter Günlüğü / Yurdagül Aydın

Nisan, Mayıs ve Haziran 2021

Türkiye Twitter trend topic listesi

Düş Kapanı / Şenay Çarkçı

Bir ihanet de benden olsun

Kültür Sanat

Filmler, Diziler, Kitaplar

Röportaj / İş Stratejisti ve Yazar Arzu Tekin

Şimdi Senin Zamanın

Röportaj / Yazar Selim Erdoğan

İstanbul altyapısı, nüfusuyla insanlara her gün mikro

distopyalar yaşatan bir şehir

2021 Yaz Görünümleri

NYX

6


KÜNYE

İMTİYAZ SAHİBİ

YURDANUR AKCA GÜNAY

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

Nurgül Eryıldır Günay (nurgul.eryildir@nyxmag.com)

GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ

O. Suat Özçelebi (suat.ozcelebi@nyxmag.com)

ONLINE YAYIN KOORDİNATÖRÜ

Sevil Balaban (sevil.balaban@nyxmag.com)

SOSYAL MEDYA KOORDİNATÖRÜ

Burçin Yaşar Üner (burcin.uner@nyxmag.com)

KATKIDA BULUNANLAR

Aslı Eren Eryıldır, Asu Çetin, Ayça Akad, Deniz Aydın,

Emine Akca, Fulden Karayel, Gülsüm Tulum, Nalan Yurttaş,

Naşide Sağlam, Nuh Cebeci, Olcay Poulsen, Özden Tekirdağ,

Sevtap Altınel, Sibel Özer, Songül Öztürk, Şenay Çarkçı,

Yeliz Yıldız, Yurdagül Aydın

TASARIM VE YAYINA HAZIRLAMA:

SİTA TANITIM VE İLETİŞİM HİZMETLERİ

YAZIŞMA VE YÖNETİM ADRESİ:

NYX MAGAZINE

Molla Gürani Mah. Kilimci Sokak No:2/2 Fatih - İstanbul

İLETİŞİM:

info@nyxmag.com

REKLAM REZERVASYON:

info@nyxmag.com

Yazı ve fotoğrafların tüm hakları NYXmag dergisine,

yayımlanan ilanların sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

Yayın Türü: Yerel Süreli

Bizi takip edin...

/nyxmag

www.nyxmag.com

NYX

7


NYX

8


Editörün Notu

Merhaba

Geçen yıl Temmuz ayında yayın hayatına başlayan NYX Magazine'nin 1. yaşını kutluyoruz. Yayın hayatımıza

başlarken modayı yakından takip eden, bu alanda yeni kreatif yetenekleri geniş kitlelerle buluşturmaya

çalışan, şehirli kadının sağlık, güzellik ve bakım ihtiyaçları için önerilerde bulunan lifestyle bir kadın dergisi

olmayı amaçlamıştık. NYXmag'in aynı zamanda her türlü ayrımcılığa karşı, toplumsal cinsiyet konusunda

duyarlı, insan haklarına saygılı, doğa ve hayvan dostu, daha temiz ve daha yeşil bir dünya isteyen, sağlıklı

beslenmeye önem verdiği kadar, seyahat, kültür ve sanatla ilgilenerek ruhun gıdasını da eksik etmeyen

ilham veren içeriklerle dopdolu bir yayın olmasını istedik.

NYXmag Dergi'nin toplam okunma sayısı 600.000'e yaklaştı. Online kanalımız nyxmag.com sitesindeki

haberlerin okunma sayısı 3 milyona yaklaştı. Bu veriler ışığında 1. yılımızı kutladığımız bu günlerde tüm ekip

arkadaşlarımla birlikte amaçlarımıza ulaşmanın gururunu yaşıyoruz.

5. sayımız yine keyifle okuyacağınız güzel içerikler ve röportajlarla dopdolu. ''İlham Veren Kadınlar''

dosyamızın bu sayıdaki güçlü ve yaratıcı özel kadınları ile yaptığımız röportajları yine büyük bir özenle

hazırladık. 30 yıllık moda ve tasarım serüveninde, her sezon farklı öykülerden esinlenerek yarattığı eşsiz

koleksiyonların yanı sıra, farklı disiplinleri kavramsal bakış açısı ile sentezlediği sanat enstalasyonları ile

de dünya genelinde solo ve karma performanslar gerçekleştiren Özlem Süer ile yaptığı çalışmalar ve ilham

veren öyküsünü konuştuk. Bir diğer özel kadın Renan Tan Tavukçuoğlu. Türkiye’de 15 yıllık profesyonel

iş hayatından sonra 2018’de bu toprakların güçlü kadınlarının, kız çocuklarına ilham olmasını amaçlayan

“Puduhepa ve Kız Kardeşleri” isimli sosyal sorumluluk projesini hayata geçiren ve bu projesi ile Yves Rocher

Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü’nün sahibi olan Renan Tan Tavukçuoğlu ile röportajımızı beğeneceğinizi

düşünüyoruz. Daha 12 yaşındayken babası ile birlikte ilk akrobasi uçuşunu gerçekleştiren Semin Öztürk

Şener'in uçuş aşkını heyecanla okuyacaksınız. Türkiye'nin ilk kadın akrobasi pilotu ve ilk sivil kadın

helikopter pilotu ünvanlarına sahip Semin Öztürk Şener'le eminim sizler de gurur duyacaksınız.

Kadınlarımız spor dalında aldıkları madalyalarla göğsümüzü kabartmaya devam ediyor.Polonya’da

düzenlenen Genç Erkekler ve Genç Kadınlar Dünya Boks Şampiyonası’nda milli sporcumuz Büşra Işıldar,

Dünya Şampiyonu oldu. Sıla Karakuş ve Elif Çolak Trampolin Cimnastik Avrupa Şampiyonası’nda gümüş

madalya ile Avrupa Şampiyonası tarihimizde, bu kategoride ülkemize ilk madalyayı kazandıran milli

sporcularımız oldu. 55. Avrupa Karate Şampiyonası'nda milli sporcumuz Meltem Hocaoğlu Akyol altın

madalya kazandı. Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Aerobik Cimnastik Dünya Şampiyonası’nda

Ayşe Begüm Onbaşı Dünya Şampiyonu oldu. Özbekistan’ın Taşkent şehrinde düzenlenen Gençler

Dünya Halter Şampiyonası'nda yarışan genç sporcumuz Dilara Uçan, dünya ikincisi oldu. Muhteşem

performansları için hepsini tebrik ediyorum.

Son olarak daha önce de söylediğimiz gibi “İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmeyeceğiz” diyen bütün

kadınlarla dayanışma içinde olduğumuzu tekrar vurgulamak istiyorum.

Sevgilerle

NURGÜL ERYILDIR GÜNAY

GENEL YAYIN YÖNETMENİ

NYX

9


INTRO

Bildiğiniz gibi ilk yılımızı doldurduk. İkinci

yılımızın başında, sıcakların kendini iyiden iyiye

hissettirmeye başladığı günlerde yaz sayımızla

yine karşınızdayız.

Moda dünyasının nabzını tutarken, her zaman

bakımlı olmanızı önemsediğimiz için gereken

bakım önerilerini de ihmal etmedik.

Bu sayımızda Happily Ever Abroad köşesinde

yurtdışı eğitim uzmanımız Aslı Eren Eryıldır’dan

online eğitim programları hakkında bilgi alacağız.

Pandeminin yüz yüze eğitimi aksatması nedeniyle,

online çözümleri öğreneceğiz. Meğer ne kadar

çok seçenek varmış!!!

Asu Çetin Denge köşesinde hayatımızı

dengelemenin yolunu yoga asanalarından 2.

Savaşçı pozunu çalışırken bulabileceğimizi

söylüyor. Bu pozu çalışırken gerekli olan

hizalamanın hayatımızdaki öncelikleri belirlemeye

nasıl yardımcı olabileceğini kendi deneyimlerinden

örneklerle anlatıyor.

Seyahat Tutkunu Mimar Ayça Akad bu sayıdan

itibaren gezi yazıları ile bizimle birlikte olacak.

Destination Anywhere köşesinde Kotor

Körfezi’ndeki nefes kesen manzaralarla dolu

rotasını onunla birlikte deneyimleyeceksiniz. Kim

bilir belki de ilk seyahat planınız Karadağ olur… İyi

yolculuklar…

Renklerin Öyküsü’nde Emine Akca beyaz rengin

masum ve saf kavramlarını temsil etmesinin

tarihini anlatacak bizlere. Beyaz giyerken ne ifade

ettiğini de düşüneceksiniz bundan sonra. Sanatın

Gözü köşesinde, kültür sanat yazarımız Fulden

Karayel bizi Cam Kırma Sanatının eşsiz hikayesine

ortak edecek. Sanatçı Simon Berger’in camı

kırarak insan yüzlerini nasıl ortaya çıkardığının

tanığı olacağız hep birlikte.

Nalan Yurttaş Ayna Köşesi’nde yaz sıcağında

cildimize ve saçımıza nasıl bakacağımızın

tüyolarını verirken, kullanıp memnun kaldığı

makyaj malzemelerini de bizlerle paylaşıyor.

Naşide Sağlam, Kalemler ve Silgiler’de bu sayı, bir

çocuk ve can dostunun hikayesini kaleme almış

bizim için.

Yabu’ca köşemizde Özden Tekirdağ, evlerinde

bitki bakmakta zorlananlar için bakımı kolay,

zahmetsiz ve neredeyse ölümsüz bitkilerle ilgili

ipuçlarını paylaşıyor.

Sibel Özer Atölye’den köşesinde ahşaba

uygulanacak ileri dönüşüm yöntemleriyle

çok sevdiğimiz ama artık kullanamadığımız

eşyalarımızı nasıl tekrar hayatımıza alabileceğimizi

anlatıyor. Song’un Seçkisi Japon yemek kültürüne

yelken açıyor Songül Öztürk ile. Yakuza’ da suşi

tatmaya davetliyiz bu sayı…

Vizesiz Dünya köşesinde O. Suat Özçelebi

pandemi ile seyahat özgürlüğünün biraz daha

kısıtlandığı ve seyahatte yeni bir engel olarak

karşımıza çıkan aşı pasaportu konusunu oldukça

detaylı olarak köşesinde anlatıyor.

Şenay Çarkçı’nın Düş Kapanı köşesinde bu

sayımızda uğradığı ihanetten en az zararla

çıkmaya kararlı bir kadın var. Meryem’i bir de

Şenay Çarkçı anlatsın size.

Bir çoğumuz kedilerimiz için çeşitli kumlar

denemişizdir değil mi? Hayvan Dostlarımız

sayfalarında Sevil Balaban kedi kumu çeşitlerinin

olumlu ve olumsuz yanlarını anlatırken piyasada

bulabileceğimiz kedi kumu markalarından da

bahsediyor.

Fit Lezzet köşesinde Yeliz Yıldız bebeklerin

beslenmelerinde önemli noktaları paylaşıyor

bizimle.

Post Büyücüsü’nde Burçin Yaşar Üner, sosyal

medyada filtreli fotoğraf çılgınlığını konu ediyor.

Nuh’un Gemisi’nde müzik severlerin çok

beğeneceği bir yazı var. Kısa bir klasik müziğe giriş

yazısı klasik müziği sevenlerin ruhunu okşarken,

henüz klasik müzikle tanışmamış olanlarımız için

de klasik müzikle, bestecilerle, hayatlarıyla ilgili

unutulmaz film önerileri ile geliyor karşımıza.

İlham veren Kadınlar bölümümüzde, Renan Tan

Tavukçuoğlu, Semin Öztürk Şener ve Özlem

Süer’in ilham veren hikayelerine tanık oluyoruz.

Röportajlar bölümümüz çok zengin bu sayımızda.

Makyaj sanatçısı Hidayet Korkmaz, Oyuncuhayvan

aktivisti Tuna Arman, Ashbourne College

Türkçe Öğretmeni Betül Gültekin Özbal, Psikolog

Selin Anahar, Kuaför Sabit Akkaya, Yazar Arzu

Tekir, Yazar Selim Erdoğan ve Ses sanatçısı Nazlı

Eker birbirinden ilginç röportajlarla karşınızda

olacak.

Keyifli okumalar dileriz.

Editörün Notu

NYX

10


NYX

11


NYX

12


hızlı renklendirme servislerini

sunuyoruz

10 dak.

YENİ

IGORA Color10

- Sadece 10 dakikada mükemmel

saçlar,

- Moda tonlarda %50’ye, doğal

tonlarda %100’e varan beyaz

kapama sağlar.

#CREATE #TOMORROW #TODAY

NYX

13


NYX

14


Güzellik

Yaz sezonu başladı.

Şimdi deniz, kum ve güneşin tadını

çıkarma zamanı.

Sezonun makyaj trendleri ile cildinizi ve

saçlarınızı güneşin zararlı ışınlarından

korumaya yardımcı olacak

bakım ürünlerini sizler için seçtik.

NYX

15


YENİ FLORMAR

GLOW DROPS

HIGHLIGHTER

İLE IŞILTIYI YAKALA!

Işıltılı dokunuşları cildine ve makyajına taşıyan Glow

Drops Highlighter, doğal minerallerden oluşan altın

ışıltılar içeriyor. Gün boyu etkisini koruyan ışıltısının

yanı sıra cildinin de ipek kadar yumuşak ve pürüzsüz

olmasını sağlayan Flormar’ın bu yeni ürünü, 2 farklı

renk seçeneğine sahip; Moon Glow ve Sun Glow…

Flormar Glow Drops Highlighter’ın damlalıklı

aplikatörü ile saniyeler içinde hayal ettiğin ışıltıyı

kolaylıkla elde edeceksin. Yapman gerekenler çok

basit; parmak ucuna birkaç damla damlat, bunu da

elmacık kemiklerine, burnuna, kaşlarının altına ve

dudaklarının üstüne nazik bir şekilde dağıtarak sür.

Sezon güzelliğini tamamlamak için bu göz alıcı ışıltıyı

omuzlarına ve dekolte bölgene de taşıyabilirsin.

Başak Dizer Tatlıtuğ’dan

Özgün Genç Kadınları

Yansıtan Cesur Tasarımlar!

P&G’nin lider kadın bakım markası Orkid, mayıs ayı

itibarı ile tüketicilerle buluşan yeni Platinum paket

tasarımları için başarılı stil danışmanı ve tasarımcı

Başak Dizer Tatlıtuğ ile güçlerini birleştirdi. Marka,

Başak Dizer Tatlıtuğ imzası taşıyan yeni paketlerin

lansmanını sosyal medya üzerinden yayına giren bir

tanıtım filmiyle duyurdu.

Başak Dizer Tatlıtuğ “cesur, seyahat etmeyi seven,

moda ve renklere tutkun kadınlardan ilham alarak

tasarımları hazırladım. Orkid’in genç kızlara her

fırsatta aşılamaya çalıştığı ruh ile paralel, özgün

genç kadın ruhunu yansıtan, cesur tasarımlar bu

şekilde ortaya çıktı.” dedi.

NYX

16


Güzellik

ELİDOR “KENDİ YOLUMUZDA SERİSİ”

TOG BURSLARI’NA BAĞIŞ SAĞLIYOR

Elidor, “Kendi Yolumuzda” projesine şimdi de Migros ile anlamlı bir iş birliği ile devam ediyor.

Özel tasarıma sahip “Kendi Yolumuzda” serisinde marka logosu yerine hayallerine giden

yolda emin adımlarla ilerleyen Mizgin Ay, Aleyna Hadımoğlu ve Emine Yiğci’nin görselleri

ayrı ayrı yer alıyor. Migros mağazalarında satışa sunulan serinin geliri; Toplum Gönüllüleri

Vakfı aracılığıyla gençler için burs desteğine dönüşüyor.

Elidor’un Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) iş birliği ile hayata geçirdiği “Kendi Yolumuzda” projesi şimdi de Migros’a özel bir

bağış çalışması ile devam ediyor. Elidor Kendi Yolumuzda projesi için tasarlanan 100.000 adetlik özel bir seri sadece Migros

mağazalarında satışa çıkıyor. Özel seri şişelerinde Elidor logosu yerine projenin destekçileri olan dünya şampiyonu milli atlet

Mizgin Ay, Türkiye’nin ilk lisanslı dünya sörfçüsü Aleyna Hadımoğlu ve hukuk fakültesi öğrencisi Emine Yiğci ayrı ayrı yer alıyor.

Serinin satışından elde edilen gelirin bir bölümü TOG Burs’larına bağışlanıyor.

Kendi Yolumuzda tasarımlı şişelerle genç kadınların hayallerine destek olun...

Elidor projenin başladığı mart ayından bugüne kadar 45

binin üzerinde genç kadına Udemy iş birliği ile çevrimiçi

eğitim desteği sunarken 200 genç kadına üniversite

eğitimleri boyunca geçerli TOG bursu vermeye başladı.

Unilever Saç Bakım Kategorisi Pazarlama Müdürü Gizem

Erbaş, “Elidor olarak daha çok sayıdaki genç kadının

hayallerine giden yoldaki engelleri kaldıran bir yol arkadaşı

olmak için çalışıyoruz. Migros ile imza attığımız yeni iş

birliğimiz de bu amaca paralel bir adım. Migros’a bu değerli

iş birliği için teşekkür ediyoruz. Bir büyük teşekkür de bu

projeyi destekleyen, özel tasarımlı seride yer alan, bize her

zaman ilham veren Mizgin, Aleyna ve Emine’ye” dedi.

Unilever Saç Bakım Kategorisi

Pazarlama Müdürü

Gizem Erbaş

Migros Kozmetik Pazarlama

Ürün Grubu Müdürü

Aslı Yücel

Migros Kozmetik Pazarlama Ürün Grubu Müdürü Aslı

Yücel ise şunları söyledi: “Migros olarak kadınların başarıya

ulaşması ve hem ekonomik hem de sosyal hayatta daha

fazla yer alması için kurulduğumuz günden bu yana farklı

projelerle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Elidor’un Toplum

Gönüllüleri Vakfı (TOG) ile yürüttüğü ‘Kendi Yolumuzda’

projesinde biz de elimizi taşın altına koymak istedik. Fayda

sağlayabileceğimiz her bir genç kadın bizim için çok kıymetli.

İlerleyen dönemde de kadınlarla hayatın her alanında

birlikte geleceğe yan yana yürüyebileceğimiz projelerde yer

almaya devam edeceğiz.”

NYX

17


Paris Hilton ve Türk Kuaför ABD’de Ortak İşletme Kuruyor

Ünlü moda tasarımcısı, oyuncu ve manken Paris Hilton, Londra’da kuaför salonu sahibi olan

Samet Zili ile ortak olarak ABD’de güzellik merkezi açmaya hazırlanıyor.

Teklifin Paris Hilton’un kendisinden geldiğini

söyleyen Türk işletmeci Zili, Insatgram hesabından

konuyu duyurmasının ardından telefonunun hiç

susmadığını ifade etti. Gerek bu konuda tebrik

et-mek isteyenler gerekse ortak olmak isteyenlerin

çokluğundan dolayı gayet memnun olduğunu ifade

eden Samet Zili, “Paris Hilton’un teklifini Insatgram

hesabımda paylaştığımdan beri tabiri caizse hesabım

ve telefonum yıkılıyor. Mesajlardan dolayı telefonum

kilitlendi desem yeridir. Özellikle Türkiye’deki

camiadan gelen telefonlar ve tebrikler o kadar fazla

ki hepsine yetişmekte zorlanıyo-rum. Bu projenin

heyecanını benimle paylaşan bütün dostlarıma ve

meslektaşlarıma teşekkür ediyorum.” Dedi.

Türkiye’den İngiltere’ye gitmesi ile birçok fırsatın

önüne geldiğini vurgulayan, Paris Hilton ile yapmayı

planladıkları ortaklığın da bu minvalde bir gelişme

olduğunu ifade eden Samet Zili, “İnsan, mesleğini

aşk derecesinde yapınca başarı da kaçınılmaz olarak

peşinden geliyor. Genç yaşıma rağmen buralara

kadar gelmem işime aşk derecesinde bağlı olmamdan

kaynaklanıyor. Saç stili ve tasarımı artık benim

işim olduğu kadar yaşama amacım haline geldi. O

nedenle işimi aşkla ve tut-kuyla yapıyorum. Her gün

işe değil hayatıma geri geliyorum. Çalışırken hayat

buluyorum, yaşadığımı hissediyorum. Sanırım Paris

Hilton da benim bu yönümü gördü ve çok sevdi. O

nedenle benimle ortak olmak istediğini söyledi.”

Diyerek mesleğine olan tutkusunun başarısının asıl

kaynağı olduğunu ifade etti.

NYX

18


UNILEVER’DEN GEZEGEN VE GEZEGENDEKİ

TÜM CANLILAR İÇİN POZİTİF GÜZELLİK

Güzellik

Unilever “Pozitif Güzellik” vizyonuyla çevresel ayak izini azaltmanın ötesinde

insanlar ve gezegen için daha fazla pozitif etki sunmak için harekete geçiyor.

Bu kapsamda markalarının insanlar için eşitlikçi ve kapsayıcı, gezegen için

sürdürülebilir bir güzellik anlayışına öncülük etmesini hedefliyor.

Unilever’in üstün inovasyon ve teknolojilerinden de güç alan Pozitif Güzellik vizyonu, aynı zamanda ürünlere

dair tüm süreçlerde de bir dönüşüme işaret ediyor. Bu yeni ve iddialı vizyon şu taahhütlerden oluşuyor:

Güzellik anlayışını sınırlı kalıplardan çıkararak, bu alanda ayrımcılığa son verilmesine ve kapsayıcılığın

savunulmasına katkıda bulunmak için 2030’a kadar her yıl 1 milyar kişiye ulaşarak sağlık ve esenliği yaymak,

eşitlikçi ve kapsayıcı bir bakış açısının geliştirilmesini sağlamak. Bu doğrultuda;

Kalıplara sıkıştırılmış güzellik anlayışına karşı çıkan daha kapsayıcı bir ürün portföyünün oluşturulması, güzellik

alanında ayrımcılığa son verilerek kapsayıcılığın savunulmasına katkı sağlanması. (Bu kapsamda atılan adımlardan

ilki insanların kendilerini dışlanmış hissetmelerine sebep olan “normal” kelimesinin ürünlerden ve iletişim

çalışmalarından çıkarılması oldu.)

Toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı kalıp yargılardan arındırılmış reklamcılık ve savunuculuğu da kapsayan bir

iletişimle toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesi.

El yıkama ve ağız hijyenine ilişkin eğitim girişimlerinde bulunarak sağlık ve esenliğin iyileştirilmesi adına adımlar

atılması ve bu eğitimlerde odak noktasının beden ve ruh sağlığı dahil olmak üzere yeni alanları kapsayacak şekilde

geliştirilmesi hedefleniyor.

2030 yılına kadar 1,5 milyon hektarlık arazi, orman

ve okyanusların korunması ve canlandırılmasına katkı

sağlanmak. (Bu, Unilever'in güzellik ve kişisel bakım

ürünlerindeki yenilenebilir bileşenlerin yetiştirilmesi

için gereken araziden daha büyük bir araziye tekabül

ediyor.)

2023 yılına kadar kozmetik ürünlere yönelik hayvan

deneylerine ilişkin küresel bir yasak getirilmesi

için kanun koyucular, hayvan koruma kuruluşları ve

benzer şekilde düşünen şirketlerle iş birliği yapılması

ve bunun savunuculuğunun gerçekleştirilmesi.

NYX

19


Cildiniz için güneşe karşı siper alın!

5

ADIMDA

GÜNEŞ KORUYUCU

KREMLER

Yaz günleri ile birlikte güneş kendini iyice göstermeye başladı ve güneş kremlerine olan talep de artmaya başladı.

Ancak yapılan araştırmalar, birçoğumuzun güneş kremlerini kullanmayı bilmediğimizi ortaya koyuyor. Çünkü uzun

süredir güneş ve koruma faktörü içeren kremlerle ilgili birbirinden farklı görüşler, kafa karışıklığına yol açıyor. Son

yıllarda cilt kanserinin artmasındaki en önemli etkenlerden biri olarak, güneşin zararlı ışınlarının gösterildiğini ve

bu ışınlardan korunmanın çok önemli olduğu söyleyen Medikal Estetik Hekimi Dr. Kemali Güneş, güneş kremlerini

neden kullanmamız gerektiğini ve doğru kullanım şekillerini 5 maddede sıraladı.

1

Güneş kremlerinde bulunan UV ve SPF

Cilde zarar veren dış etmenlerin en başında gelen güneş, ozon

tabakasının incelip UVA geçirgenliği artmasından dolayı daha çok zarar

veriyor. Güneşin UVA ve UVB olmak üzere iki dalga boyu vardır. Güneş

koruyucularının üstündeki Güneş Koruma Faktörü anlamına gelen SPF

(Sun Protection Factor) değeri UVB’ye karşı korunaklığı gösterir. Güneş

koruyucusu tercih ederken UVA’ya karşı da korumalı olduğunu gösteren

güneş koruyucusu tercih edilmeli. Uzun dalgaboyu olan UVA, cildin derin

tabakalarında etkilidir. Bu yüzden asıl yaşlandıran dalga boyudur. Yani

fotoagingden sorumludur. Erken yaşlanma ve kırışıklık oluşmasından

sorumludur. Kansorejen etkisi bulunmaktadır. UVB kısa dalga boyudur.

Cildin yüzey tabakalarında etkili olduğundan yanık ve leke oluşumundan

sorumludur. Kış mevsiminde azalsa da UVA ışını aynen devam ediyor.

O yüzden güneş koruyucularını yaz-kış sürmeliyiz. UVA ışını camdan ve

buluttan geçebildiği için ev içerisinde dahi güneş koruyucusu kullanılmasını

öneriyoruz.

Dr. Kemali Güneş

Medikal Estetik Hekimi

NYX

20


Güzellik

2

Cilt yapısına bağlı olarak güneş kremi seçimi

değişkenlik gösterir

Güneş hassasiyetine sahip olan ciltler: Güneşe direkt

maruz bırakılmamalıdır. Güneşe karşı olan hassasiyet,

doğuştan gelen ya da hayatın belli bir döneminde ortaya

çıkan bir problem olabilir. Bazı medikal tedaviler de geçiçi

olarak güneş hassasiyetini tetikleyebilir. Güneş ışınlarının

yaydığı radyasyonların sebep olduğu reaksiyonları için UVA

ve UVB ışınlarına karşı çok yüksek koruma sağlayan güneş

koruyucular tercih edilmelidir.

Kimyasal filtrelere karşı reaksiyon gösteren ciltler: Bu cilt tipine sahip olan kişiler mutlaka mineral filtreli

güneş koruyucular kullanmalıdır. Bu güneş koruyucular mineral filtreye sahip olmasından dolayı ciltte beyaz izler

bırakabilir ancak geçicidir.

Güneş alerjisi olan ciltler: Son dönemlerde güneş alerjisi artış göstermektedir. Cilt yapısına ve maruziyet süresine

bağlı olarak değişmekle birlikte herkeste görülebilen bir durumdur. Güneş alerjisi çok ciddi bir problem olmamakla

beraber yaşam kalitesini düşürmektedir. Güneş alerjisinin belirtileri arasında kızarıklık, kabarcıklar ve yoğun kaşıntı

hissi olur. Güneş alerjisine karşı alınabilecek en iyi yöntem geniş sprektrum koruması sağlayan güneş koruyucu

kullanmaktır; çünkü UVB ışınları cildi güneş yanığından korurken, UVA ışınları cildi alerjik reaksiyonlara karşı korur.

1:1 (SPF/UVA) oranı güçlü bir koruma sağlamak için önemlidir; bu ifade bir güneş koruyucunun eşit oranda UVB ve

UVA ışınlarına karşı koruma gösterdiğini belirtmektedir. (SPF 50+/ UVA 50 gibi)

3

En az 20 dakika önce cilde uygulanmalıdır

Güneşten koruyucu krem seçerken cildinize uygun

kremler seçmelisiniz ve bu kremleri dışarı çıkmadan

en az 20 dakika önce sürmelisiniz. Plaja gittikten sonra

sürülmesi etkinliğini çok azaltıyor. Miktar olarak da açıkta

kalan bölgeye yeterince yayılmalı yani yeteri miktarda

kullanılmalı. Krem kullanıldıktan sonra iki veya üç saatte

bir yinelenmeli.

Güneş kremi ne kadar sürülmeli?

Güneş kremi kullanırken yaptığımız bir diğer yanlış ise hemen

4

bitmesin diye az az sürmek. Oysa yeterli miktarda sürülmezse

güneş kremleri üzerlerinde yazan SPF değerlerini gösteremiyorlar.

Örneğin yüz bölgesine en az yarım tatlı kaşığı güneş kremi

sürülmelidir. Daha az uygulama SPF 50 değerindeki bir kremin

SPF 2,7’lik bir etki göstermesine yol açacaktır.

Güneş kremlerinin etkisini tam göstermesini istiyorsanız yüz ve boyuna yarım tatlı kaşığından fazla, göğüs bölgesi,

kollarınıza, sırt bölgesi, bacaklarınıza ise bir tam tatlı kaşığından fazla uygulamalısınız.

5

Uzun süre güneşte kalmak riskli!

Yaz aylarında saat 09.00-11.00 arasında ya da 16.00’dan sonra açık

tenli kişiler; ilk iki gün 10 dakika, daha sonraki günler 20 dakika, esmer

tenliler; ilk iki gün 20 dakika, daha sonraki günler 30 dakika hiç güneş

koruyucu kullanmadan güneşlenebilirler. Meslekleri gereği uzun

yıllar güneş altında kalanlarda bazal hücreli ya da epidermoid hücreli

kanser sıktır ve bu kanserler vücudun güneşi çok gören baş boyun

ve uzuvlarında sık, diğer bölgelerde seyrektir. Özellikle çocuklarda

5 kereden fazla ciddi güneş yanığı oluşması, malign melanom riskini

artırıyor. Güneşlenmeye bağlı ciddi cilt yanıkları olması erişkinde de

malign melanom riskini arttırmaktadır. Ama normal güneşlenmenin,

melanom riski üzerine etkisi görülmemiştir. Yukarıdaki sürelere

uygun güneşlenme tarzında kanser riski yoktur, hatta D vitamini

sentezlenmesi nedeni ile kansere karşı bir tür önlemdir.

Ancak güneşte çok uzun süre kalmak risklidir.

NYX

21


Sağl kl

Bronzluk

NYX

22


Güzellik

AKTİF YAŞAMDA

ALTIN RENGİ BRONZLUK

Aktif yaşamda güneşten korunmaya yönelik

olarak geliştirilen Lancaster Sun Sport Mist

SPF30, formülündeki özel Tan Activator

Compex formülü (Bronzluğu Aktive Eden

Kompleks) desteği ile, altın rengi bir bronzluk

için güneş ışınlarının tamamını hedef alan

geniş kapsamlı teknolojiye sahip.

LANCASTER / BEYMEN

Sun Sport Mist SPF30 200ml - 355 TL

TRANSPARAN HAFİF

DOKULU GÜNEŞ KALKANI

Görünmez ve hafif dokusu ile saniyeler içinde

iz bırakmadan uygulanan transparan sprey

güneşe karşı görünmez bir kalkan niteliğinde.

Sprey, %91’in üzerinde doğal ve Boğa Dikeni

Özü içeren formülü ile cildinize saygıyla

yaklaşıyor. Uygulandığı ilk andan itibaren

cildi nemlendiren ve esneklik hissi kazandıran

Transparan Sprey, pompalı spreyi ile tüm

vücuda kolayca yayılıyor.

YVES ROCHER

Güneşe Karşı Koruyucu Transparan Sprey 30 GKF -

74,95 TL

YÜZ VE BOYUN

BÖLGESİ İÇİN VEGAN

VE SUYA DAYANIKLI

30 ve 50 faktöre sahip alternatifleri

ile yüz, boyun ve ellerinizi zararlı UVA

ve UVB ışınlarından korumaya destek

oluyor. Güneşin yol açtığı cilt hasarına

ve erken yaşlanma belirtilerine karşı

da cildi savunmaya yardımcı oluyor.

SOLAIT / WATSONS

Yaşlanma Karşıtı Yüz Güneş Kremi GKF 50+,

50 ml - 64,95 TL

YOĞUN BRONZLUK

SEVENLERE

Bronzluk Kraliçesi Eda Taşpınar’ın kusursuz

bronzluğuna ulaşmanın ilk adımı.

Eda Taşpınar tasarımı yağ, formülünün

içeriğinde yer alan melanin üretim

mekanizmasını harekete geçirerek, doğal

bronzlaşma sürecini hızlandırıyor ve Eda

Taşpınar bronzluğuna sahip olabiliyorsunuz.

EDA TAŞPINAR / BOYNER

Yoğun Bronzlaştırıcı Yağ SPF0 200 ml - 69,99 TL

SAĞLIKLI BRONZLUK

Deniz hayatına zarar veren içerikleri

formülasyonlarından çıkaran Bioderma, deniz

yaşamını korumak ve devamını sağlamak,

azalan yaşamı eski güzelliğine kavuşturmak

için ürünlerini yeniliyor.

Photoderm Bronz Dry Oil SPF 30,

içeriğindeki bronzlaştırıcı kompleks sayesinde

sağlıklı bir bronzluk sağlarken, içerdiği

Hücresel Protection TM patenti ile güneşe karşı

hücreden başlayan koruma sağlıyor.

BIODERMA

Photoderm Bronz Dry Oil SPF 30 Sprey

200 ml – 274,50 TL

GÜNEŞİN YAŞLANDIRICI

ETKİSİNDEN KORUNUN

Kaempferia Galanga kök ekstresi, yosun özleri

ve soya çekirdeği özleriyle zenginleştirilmiş

formülü, güneşin neden olduğu erken

yaşlanma belirtilerini azaltmaya ve aynı

zamanda güneş yanığını önlemeye yardımcı

oluyor. Cilt tarafından kolayca emilen, yağlı his

bırakmayan, cildi nemlendiren sprey formu

tüm cilt tipleri için uygun.

AVON

Anew Güneş Koruyucu Sprey SPF50 100 ml – 69,99 TL

Belirtilen fiyatlar Haziran güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

23


Mükemmel

Saçlar

NYX

24


YAZ BOYU

PARLAK SAÇLAR İÇİN

Oil Ultime Mediterranean Finishing Oil,

saf beyaz yasemin çiçeği, yeşil limon

ve portakalın canlandırıcı notaları ile

zenginleştirilmiş doğal bir yağ karışımı. Yaz

boyunca saçınızı güneşin zararlı etkilerine

karşı korurken; saçınızın ışıl ışıl bir parlaklığa

ve ipeksi yumuşaklığa kavuşmasını ve sağlıklı

görünmesini sağlıyor.

SCHWARZKOPF PROFESSIONEL

OIL ULTIME Mediterranean Finishing Oil 100 ml

Güzellik

GÜNEŞ SONRASI

ŞAMPUANI

NUXE Sun ürünleri, cildi korurken

okyanusların da doğal dengesinde

bir bozulma yaşanmaması için

formüle edilmiş. Hoş kokan

kremsi köpük dokulu ürün,

akşamları UV filtreleri, tuz, klor ve

kumdan arınmanızı sağlıyor.

NUXE SUN

Güneş Sonrası Saç ve Vücut Şampuanı

200 ml - 65 TL

İNGİLTERE'NİN

ÜNLÜ SAÇ TASARIMCISI

LEE STAFFORD'DAN

%100 vegan olan Hair Apology Şampuan,

Sodyum Lauril Sülfat ve Sodyum Laurenth

Sülfat içermeyen fomülü ile ilk kullanımdan

itibaren kabarmayı önler ve daha pürüzsüz,

yumuşak ve sağlıklı saçlara sahip olmanıza

yardımcı olur. Hair Apology Saç Bakım Kapsülü,

hassas ve yıpranmış saçları onarmaya ve

kırılmaları önlemeye yardımcı olur.

LEE STAFFORD / WATSONS

Hair Apology Şampuan 250 ml - 79.95 TL

Hair Apology Saç Bakım Kapsülü 15X1.25 ml - 199.90 TL

SAÇ VE SAÇ DERİSİNİ

RAHATLATAN TONİK

Seritifikalı Sorganik Avusturalya çay ağacı

ile formülize edilmiş Naturals by Watsons

Çay Ağacı aç & Saç Derisi Toniği, çay ağacı

yapraklarındaki uçucu yağın arındırıcı

gücü ile saç ve saç derisini rahatlatmaya

yardımcı olur. Ferahlatıcı formülüyle kuru

ve yağlı saç derisinin sebum dengesini

düzenleyerek kaşıntılı saç derisini

yatıştırmayı destekler.

NATURALS BY WATSONS

Çay Ağacı Saç & Saç Derisi Tonik 120 ml - 59.95 TL

ÇABASIZ GÜZELLİK

Moda ve Stil Danışmanı Deniz Marşan’ın

markası Direct Message, plaj giyimindeki

başarısı sonrası şimdi de saç bakım ürünleri

ile dikkatleri üzerine çekiyor. I'M READY

elektriklenme karşıtı formülüyle saçı anında

kusursuzlaştıran ve şekillenmeye hazır hale

getiren aynı zamanda UV koruması sayesinde

güneşin zararlarından da koruyan saç spreyi ile

saçlarınızın özgürlüğünü yeniden tanımlıyor.

DIRECT MESSAGE

I'M READY Elektriklenme Karşıtı Saç Spreyi 175 ml

BİR YAZ ESİNTİSİ HİSSİ

Yves Rocher Monoi Serisi’nin kokusu ile

eşsiz bir yaz esintisi hissi veren Saç ve Vücut

Şampua-nı, Hindistan Cevizi Yağı ve Tiare

Çiçeği içeren formülü ile %96’dan fazla doğal

içerik barındırı-yor. Nazik ve ferahlatıcı bir duş

deneyimi yaşatan şampuan taranması kolay

saçlar ve yumuşa-cık bir cilt sunuyor. Ürün,

saç ve ciltte yumuşaklığı daha da kalıcı hale

getirmek için Monoi yağı ile kullanılabiliyor.

YVES ROCHER

Monoi Saç ve Vücut Şampuanı 400 ml – 44,90 TL

Belirtilen fiyatlar Haziran güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

25


Hidayet Korkmaz

Make-up Artist

Hidayet Korkmaz, bu işi yapan birçok kişi gibi üniversitede farklı bir bölüm okuyup, sonradan

yeteneğini keşfedip makyaj uzmanı olma yolunda adım atanlardan biri. Üniversiteden muhasebe

okuyup mezun olduktan sonra bir süre kadar mesleğini yapan Korkmaz, zamanla masa başında

oturup tüm günü bir odada geçirmenin ona göre olmadığını fark edip istifa etmiş.

Sonrasında da farklı sektörlerde çalışan Hidayet Korkmaz ile sevdiği işi yapmaya giden yolu ve

iyi bir makyajın olmazsa olmazlarını konuştuk.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

26


Röportaj

İyi bir makyajın sırrı

doğru beslenme, bol su tüketme,

nemlendirici ve doğru cilde

doğru ürün kullanımıdır.

Make-up artist dünyasına nasıl adım

attınız? Bize kısaca mesleğe giriş

hikayenizi anlatır mısınız?

İnsanlarla sosyalleşmeyi ve iletişimi seviyordum.

Muhasebe işimden istifa edip kahve zinciri olan

bir markada işe başladım. Kendimi daha iyi

hissediyordum. Ama zamanla o da yetmemeye

başladı. Modaya, renklere olan tutkum beni her

zaman bir adım ilerisine taşıdı. İki yılın sonunda

oradaki işimi bırakıp bir makyaj markasında işe

başladım. Çalıştığım markada eğitimlerim sürerken

bir yandan da özel eğitim ve workshoplarla kendimi

geliştiriyordum. Kendimi daha çok geliştirmek ve

yeteneklerimi kullanabilmek adına Kocaeli’nden

İstanbul’a taşındım. Burada şansım yaver gitti,

karşıma hep iyi insanlar çıktı. Bir süre makeup artist

asistanlığı yaptıktan sonra şimdi freelance olarak

mesleğimi yapmaya devam ediyorum.

noktada da kadınlar daha ince ürünler kullanarak

ürünün maskeye bulaşmasını önlemeye çalışıyorlar.

Makyajı sabitlemek için bu dönemde transparan

pudra ve makyaj sabitleyici spreyler daha çok ön

plana çıkmaya başladı. Dudaklarda kalıcı ruj modası

yeniden geri geldi. Makyaj yapmayı seven kadınlar

ise göz makyajına ağırlık verirken, makyajla çok ilgisi

olmayanlar göz çevresini kapatıp sadece maskara

ile makyajlarını tamamlamaya başladılar (Sanırım bu

durum onlar için bir avantaj ☺ .

Sizce bir makyajın olmasa olmazı nedir?

Bir makyajın olmazsa olmazı benim için

nemlendiricidir. İyi nemlendirilmiş cilt her zaman

makyaja en iyi adımı atmak olur. Kişi kendi cildini iyi

tanımalı burada. Doğru cilde doğru ürün kullanımı

çok önemli. Arkadaşınızda gördüğünüz, paketini

beğendiğiniz ya da herkesin reklamı yaptığı ürünü

değil, size neyin iyi geleceğini bilip cildinize uygun

olan ürünü kullanmaktır doğru olan.

Pandemiyle birlikte makyaj tercihleri

nasıl değişti? Maske kullanımı yüzünden

göz makyajı önem kazandı ama bir yandan

da doğallığa dönüş var gibi. Bu konuda ne

düşünüyorsunuz?

İçinde bulunduğumuz durum birçok alışkanlığımızda

olduğu gibi makyajda da alışkanlıkların dışına

çıkmamıza sebep oldu. Maskeden dolayı cilt makyajı

artık neredeyse hiç yapılmıyor. Yapılması gerektiği

NYX

27


Hidayet Korkmaz'ın

Önerileri

Nemlendirici ve Makyaj Bazı:

Embryolisse - Lait Creme Concentre

BB Cream ve Fondöten:

Nars Pure Radiant BB Cream ve

Sheer Glow Foun-dation

Concealer:

Tarte - Shape Tape Concealer

Far Bazı: MAC Paintpot

Maskara

Lancome Hypnose Drama,

Benefit Badgal Gang,

Maybelline Sky High Mascara

Far:

Mac, Nars, Smashbox, Tarte, Colourpop

Allık ve Highlight:

Becca, Nars, Benefit, Mac

Yaz sezonunun makyaj trendlerinden

bahseder misiniz? En çok hangi renkler ön

plana çıkacak ve tavsiye edeceğiniz yeni

ürünler var mı?

Bu yaz bizleri ışıl ışıl makyajlar bekliyor. Tende

yok gibi görünen ürünler, krem allıklar ve

highlighterlar çok ön planda. Yazın güneşten yanan

cildimize nemlendirici bazlı likit ürünleri daha çok

kullanacağız. Gözlerde daha çok toprak renkleri

dikkat çekse de yeni nesil çok cesur ve makyajda

daha çok renk görebiliriz, buna hazırlıklı olalım. Neon

renkli eyeliner ve renkli farlar bu yazın vazgeçilmezi

olmaya aday.

Sizce bir kadının çantasında mutlaka

olması gereken makyaj malzemeleri

nelerdir?

Bana göre bir kadının makyaj çantasında mutlaka

olması gereken makyaj malzemesi kirpik kıvırıcı,

maskara, göz altı kapatıcısı ve renkli dudak

nemlendiricisi. Bu dördü ile her zaman bakımlı

görünebiliriz.

Yaz sezonunda doğru highlighter

kullanımı nasıl olmalı? Işıl ışıl görünmek

için neler yapmalıyız?

Highlighter çok önemli bir konu. Yanlış kullanıldığı

taktirde yüzünüzde cildiniz yağlanmış gibi bir

görüntü elde edebilirsiniz. Yazın cildimiz daha

çabuk sebum üretmeye yatkın olur, bu da cildimizin

olduğundan daha parlak görünmesine sebep olur. Bu

durum da yüzünüzde parlayan noktaları özellikle T

bölgesini ince bir transparan pudra ile matlaştırmak

ve daha sonra yanaklara krem bir highlighter

kullanmak daha doğru olacaktır. Böylelikle cildiniz

sağlıklı bir parlaklıkla ışıl ışıl görünecektir.

Makyaj yaparken şunu asla yapmayın

diyebileceğiniz bir şey var mı?

Bir değil birçok şey olmasına karşılık en önemlisi

tabi ki temizlenmemiş ve nemlendirilmemiş cilde

makyaj yapılmaması. En önemli konu cildi makyaja

hazır hale getirmek. Kesinlikle makyajla uyumasınlar

ve bir gece önceden cildi temizlesinler. Gece boyu

dinlenen cildiniz sabah makyaja hazırdır. Makyaj

öncesi cildinize uygun bir nemlendirici ile (yaz

/ kış demeden güneş koruma faktörlü bir ürün

kullanılması tercihimdir) cildi güzelce nemlendirip

makyaja baz hazırlamak çok önemli bir konu.

NYX

28


Röportaj

hidayetkorkmaz_

İyi bir makyajın sırrı nedir?

İyi bir makyajın sırrı doğru beslenme, bol su

tüketme, nemlendirici ve doğru cilde doğru ürün

kullanımıdır. Dikkat ettiyseniz nemlendiricinin altını

çok çiziyorum. En önemli adım aslında cildi makyaja

hazırlamaktır. Bol su içip cildimizin ihtiyaç duyduğu

su miktarını, cilt yapınıza uygun olan bir nemlendirici

ile desteklemek çok önemli. Profesyonel bir yardım

alarak sizin için uygun olan ürünleri öğrenip

kullanabilirsiniz. En büyük yanlış da arkadaşında

beğendiği ürünler alıp kullanmak ki bunu

önermiyoruz. Her ürün herkes için doğru değildir.

Güzel görünmek istiyorsanız sizin için neyin doğru

olduğunu öğrenin ve onu doğru şekilde uygulamaya

özen gösterin.

En çok hangi ünlülerle daha rahat

çalışıyorsunuz? Makyaj konusunda

takıntılı olan ünlüler var mı? (Her zaman

gözlerinin ön plana çıkmasını isteyen ya

da illa dudakları çok dolgun görünsün

isteyen ünlüler oluyor mu?)

Bu soruya en çok şu ya da bu kişi diye cevap vermem

çalıştığım insanlara haksızlık olur. Ben çok şanslıyım,

her zaman kendi enerjimde insanlarla bir araya

geldim ve çalıştığım herkes benim için çok kıymetli.

Ne istediğini bilen ve çok güzel insanlara makyaj

yaptığımdan dolayı açıkçası işim de çok kolay. Makyaj

yaparken karşıma oturan her insan bana güvendiği

ve sonuçtan memnun kaldığı için özellikle bir konuda

ısrarcı olmuyorlar. Ama elbette ki makyaj karşılıklı

fikir alışverişidir. Makyaj yapmadan önce mutlaka

makyaj yapacağım kişiye ne istediğini sorarım.

Altını çizdiği bir nokta olursa da onu yapmaya özen

gösteririm.

Makyaj stilini en çok beğendiğiniz

ünlüler?

Türkiye’de çalıştığım herkes kendi sitillerinde bir

öncü. Hepsi birbirinden güzel, ne diyebilirim ki ☺

Yabancı olarak değerlendirmek gerekirse Beyonce,

Adele, Julianne Moore, Angelina Jolie, Gisele

Bündchen, Jennifer Lopez ve Cate Blanchett gibi

isimler başta geliyor. Hepsi çok iyi ve hepsi kendi

alanında birbirinden farklı stil ve görünüşe sahip.

NYX

29


NYX

30


Güzellik

CİLDE HEM MAKYAJ HEM DE BAKIM

YAPMAK ARTIK MÜMKÜN!

Makyaj yaptıktan sonra bile cildinizi en güzel ve doğal haliyle gösteren 3 ürünü

yakından keşfetmeye hazır mısınız?

Avon Make Up Artisti Melis İlkkılıç, Avon Ticari Pazarlama Direktörü Özlem Çitçi ve Avon Renkli Kozmetik Kategori

Müdürü Serpil Özcan yeni sezon makyaj trendlerini ve cildinizi en güzel ve doğal haliyle gösteren 3 ürünü anlatıyor.

Yeni sezon makyaj trendleri bu yıl oldukça keyifli…

Gelin birlikte bu yaza damgasını vuracak trendleri ve ürünleri

Avon Make Up Artisti Melis İlkkılıç’tan öğrenelim… Yaz

döneminde kıvrık kirpiklerin çok moda olduğuna dikkat çeken

Melis İlkkılıç; “Makyaj çantalarının olmazsa olmazı maskaranın,

tüm kirpikleri kıvırması oldukça önemli. Sınırsız bakışlar yaratan

ve kullanan kadınların %94’ünün onayladığı kirpik lifting etkili

Avon Unlimited Maskara ile göz alıcı bakışlar yaratmak ise

oldukça kolay. Renk eşitsizliğini kapatan, cildin nemini %200

arttıran ve etkisini makyajı çıkardıktan sonra bile devam ettiren

Avon Serum Fondöten ise cilde parlaklık katarken güneşin

zararlı ve yaşlandırıcı etkilerine karşı cildimi koruma özelliğine

sahip. Avon Ultra Mat Ruj’un en güzel özelliklerinin başında

kenarlarının köşeli olması geliyor. Kalem kullanma gereksinimini

ortadan kaldıran yapısı ile ruju daha etkili bir şekilde sürmenizi

kolaylaştıracak. Kuru dudakların bile rahatlıkla kullanabileceği

bu ürün aynı zamanda SPF 15 özelliği dudaklarımızın güneşten

korunmasını sağlıyor. Avon’un yeni ürünleriyle hem makyaj

yapmak hem de cildi korumak artık mümkün.” diyerek sadece 3

ürünle yaz makyajımızı tamamlayacağımızı da ekliyor.

Avon kozmetik endüstrisinde çığır açan 20’den fazla yeni ve

birçoğu patentli teknolojiyi hayata geçirdi

Avon Ticari Pazarlama Direktörü Özlem Çitçi; “Şirketimiz

kurulduğu günden bu yana kadınların yanında, kadınlar için varız

ve onlar için çalışmaya devam ediyoruz! Kadınların hayatını

güzelleştirmek, onların hayatını iyileştirmek, kendi ekonomik

özgürlüklerini kazandırmak Avon’un başlıca öncelikleri arasında

geliyor. Tüm dünyada kadınlar ürünlerimizle kendi hayatlarına

yepyeni bir sayfa açma şansı yakalıyor. Türkiye’de en çok bilinen

ve ilk akla gelen güzellik markası olarak hedefimiz, son derece

kaliteli ürünleri ulaşılabilir kılmak ve güzelliği demokratik hale

getirmek.” diyerek Avon’un kadınlar için çalışmalarını her geçen

gün sürdürdüğünün de altını çizdi.

Serum Fondöten - 49.99 TL

Unlimited Maskara – 39,99 TL

Ultra Mat Ruj - 29,99 TL

Avon’un ilk serum fondöteni C ve E vitaminleriyle renk tonu eşitsizliğini gidermeyi hedefleyerek cildi anında

%200 nemlendiriyor ve bu etki 72 saat boyunca, makyajınızı çıkarsanız bile devam ediyor.

Avon Renkli Kozmetik Kategori Müdürü Serpil Özcan; “Özel içerikli bu ürün aynı zamanda SPF30 ile güneşin zararlı (UVA &

UVB) ışınlarından cildinizi koruyarak, sağlıklı görünen aydınlık bitiş sunuyor. Avon’a özel “TRIPLE ACTION COMPLEX” formülü

sayesinde; nemi cilde hapsederek, cildin nemini anında yüzde 200 artıran bu yeni ürün, 8 farklı renk çeşidi ile her cilt tonuna da

uyumlu.” diyen Serpil Özcan, maskara ve rujlarla da ilgili bakın neler söylüyor.

“Pürüzsüz kadifemsi ve %100 mat

görünüm veren Avon Ultra Mat Ruj,

yenilenen şık tasarımı kadar zenginleşen

içeriğiyle de dikkati çekiyor. E vitamini,

avokado ve susam yağı içeren

nemlendirici formüle sahip rujlarla,

dudaklar nemli ve çok daha bakımlı. Au

Naturale, Marvellous Mocha, Divine

Twig, Pink Passion gibi toplam 18 farklı

tona sahip rujlar, yenilenen sivri ucuyla

kolay ve kusursuz uygulama imkanı

sunuyor. Seri, SPF 15 özelliği ile de

dudakları güneşin zararlı ışınlarından

koruyor. Kirpik lifting etkili Avon

Unlimited Maskara ise oldukça iddialı bir

ürün. Yenilikçi Lift-FX fırçası ile kirpikleri

yukarı ve dışarı kaldırma özelliğine sahip

maskara ile 4 kat daha kalkık ve 3 kat

daha hacimli kirpiklere sahip olmak çok

kolay. 24 saat kalıcı etki yaratan maskara

en inatçı, düz kirpikleri bile yukarı

kaldırırken, kavisli fırçası sayesinde tüm

kirpikleri kökten uca sarıyor.”

NYX

31


IŞILTINI GÖSTER

NYX

32


Güzellik

Mat ve ışıltılı hatta bronzun her tonuna sahip geniş renk seçenekleriyle güçlü

pigment yapısına sahip paletler, pudra hafifliğinde dokunuşlarla renk renk blur

dudaklar, ekstra hacim veren maskaralarla bakışları keskinleştiren kirpikler, canlı

renkleriyle tırnaklara vurgu yapan jel ojelerle eğlenceli ve çekici bir yaz başlıyor…

1 - POCKET FAR PALETİ

Mat ve parıltılı renk seçeneklerini tek palette buluşturan

Sephora Collection, göz makyajınızı dikkatleri üzerinize

çekmenize destek oluyor. Mini boyu ile her zaman, her yerde

makyajınıza küçük dokunuşlar yapmak için yanınızda…

Sephora Collection Pocket Far Paleti 89,90 TL

2 - FRIENDS REVOLUTION KOLEKSİYONU

Bronzun her tonuna sahip olan I'll Be There For You Far

Paleti mat ve ışıltılı olmak üzere 18 farklı renkten oluşuyor.

Bu muhteşem far paletindeki bronz tonlar ile sıcacık bir

dumanlı göz makyajı oluşturabilirsiniz.

Revolution X Friends

Forever Flawless I'll Be There For You Far Paleti / 159,90 TL / Watsons

1

3 - Flormar’ın ikonik oje serisi “Jelly Look”un yeni renkleri

Flormar’ın en sevilen oje serilerinden biri olan Jelly Look’a

yepyeni 16 renk eklendi Dolgun fırçası, jel yapılı formülü

sayesinde sürme kolaylığı, pürüzsüz ve canlı bir görünüm

de sağlayan Jelly Look’un Central Park, Blue Depths, Sweet

Patato, Daisy, Buzzy Green gibi isimleriyle de ilgi çeken yeni

oje renkleri ile sezonun trend tırnaklarına sahip olabilirsiniz!

Flormar Jelly Look: 10,99 TL

2

4 - FLUSHED BLUSH

İnce bir baza sahip olan formül, doğal ve kusursuz bir

görünüm için cildinize kusursuz bir şekilde uyumlanıyor.

Cildiniz anında pembe bir ışıltıya büründüren özel içerik,

tutkunlarının günün her anında yanında…

Sephora Collection Flushed Blush 69,90 TL

5 - Anında Ekstra Hacimli Kirpikler!

İtalyan kozmetik devi Deborah Milano nar yağı içeren

en yeni maskarası Deborah 24 Ore Instant Maxi Volume

Pomegranate ile kirpiklere kökten uca %170 ekstra hacim

veriyor.

Deborah 24 Ore Instant Maxi Volume Pomegranate Maskara

3

4

5

6

6 - PUDRA DOKUNUŞLU DOĞAL VE GÜZEL DUDAKLAR

Flormar’ın yeni ruj serisi Lightweight Lip Powder, özel sünger aplikatörü ile

dudaklarına pudra hafifliğinde bir dokunuş getirmekle kalmıyor, her an ve her yerde

kolayca uygulamanı sağlıyor; yarı mat ve ağırlık yaratmayan formülü sayesinde de

doğal ve kusursuz bir görünümün keyfini yaşatıyor. Kremsi ve kat kat sürülmesine

rağmen asla ağırlık yapmayan, beraberinde renk yoğunluğu arttırılabilen bir

formüle sahip olan “Flormar Lightweight Lip Powder” 12 renk seçeneği ile son

zamanların en trend “blur” dudak makyajı stilini elde edecek, yaşadığın bu kusursuz

ve doğal görünüme sadece sen değil, herkes hayran olacak.

Flormar Lightweight Lip Powder: 59,99 TL

Belirtilen fiyatlar Hazirant güncel fiyatı olup, piyasa koşullarına göre değişiklik gösterebilir.

NYX

33


Nazlı Eker

Oyuncu / Yorumcu

NAZLI'NIN YORUMUYLA

Aşk Dediğin Laftır

Söz: Ali Kocatepe, Hıncal Uluç - Müzik: Anonim - Düzenleme: Selim Çaldıran - Styling: Aslı Eker

NYX

34


Bu yaz sahillerde herkes

''aşk dediğin laftır derler,

sakın kanma onlara'' diyecek

Röportaj

Sevmek, sevilmek, aşık olmak dünyanın en güzel hissi.

Nazlı Eker cover parçası ''Aşk Dediğin Laftır'' ile bu yaza damgasını vurmaya hazırlanıyor.

Nazlı ile müzik yolculuğuna çıkışı, şarkının seçim süreci ve gelecek planlarını konuştuk.

Röportaj: Nurgül Eryıldır Günay / nurgul.eryildir@nyxmag.com

“Aşk Dediğin Laftır” 70'lere damgasını

vuran çok güzel bir şarkı. İlk çıkış

parçanızda “Aşk Dediğin Laftır”ı cover

olarak seçmenizdeki en büyük etken

neydi?

Türk filmi nostaljisi en sevdiğim duygu hali. O

nedenle bu şarkının yeri bende hep ayrı olmuştur.

Aşk şarkılarının slow versiyonu aşkın acı halini,

hareketli versiyonu ise aşkın diğer yanını daha çok

yansıtıyor günümüzde. Bu şarkı hareketli, eğlenceli

ve aşkın kendinden bahsediyor. Haliyle aşk halinin

coşkusunu da ritm ve duygu olarak barındırıyor.

Coverlar seslendiren için büyük bir

şans, ama aynı zamanda karşılaştırma

yapılacağı için büyük de bir risk oluşturur.

İlk versiyonunu 70'lerde Gökben

seslendirmişti. Çok bilinen ve sevilen bir

şarkıyı yeniden yorumladınız. Stüdyoya

girmeden önce tereddütleriniz oldu mu?

İçinde tereddüt barındırmayan herhangi bir

başlangıç olduğunu sanmam. Tabii ki tereddüt ettim,

hem de her açıdan. Ama işte bir şeyleri yapabilmek

bu tereddütlerle de başa çıkabilmektir nerden

baksanız. Tereddüt kısmını hallettim, ortaya bir iş

çıkardım şimdi sıra gerçeklerde. Dinleyenler karar

verecek. Klibim yeni yayına girdi ve geri dönüşlerden

ilk edindiğim izlenimler çok olumlu. Devamını

önümüzdeki günlerde hep beraber göreceğiz.

ne yapmak istedi de yapamadı şimdiye kadar diye

ve ilk öne çıkan şarkı söyleme isteği oldu. Eskiden

beri içimde var olan bir aşk birden ortaya çıktı. “E

söyleyeyim bari nasılsa hayat alabildiğine belirsiz,

bunu da yapmadan bitirmeyeyim hayat maceramı.“

dedim. Böylesine derin ve bir o kadar ani bir çıkıştı

bu karar.

Müziğin sınırları olduğuna inanıyor

musunuz?

Ne hayatta ne de sanatın herhangi bir dalında sınır

olduğuna inanmam. Eğer sınır olsaydı şimdiye kadar

her şey çoktan bitmiş olurdu. Kimse yeni bir şey

üretemez olurdu.

Kariyeriniz için nasıl bir yol çizdiniz?

Kariyer planım keskin çizgilerle oluşturduğum bir şey

değil. Pandemi döneminde şunu bir kez daha anladım:

Hayat her zaman sürprizlerle dolu. Yeter ki yapmak

istediklerinizi ertelemeyin. Evren bir şekilde size yol

göstermek için kapılar açıyor. Bu duygularla şarkıyı

seslendirirken çok büyük keyif aldım. Yaşadığımız zor

dönemde herkesin enerjisi düştü. Enerjimizi yeniden

yükseltmek, canlanmak ve sevdiklerimize yine aşkla

bakmak için ''Aşk dediğin laftır derler, sakın kanma

onlara'' diyorum. Ve başladığım müzik yolculuğuna

bıkmadan usanmadan emin adımlarla devam etmek

istiyorum.

Müzik yolculuğuna başlamaya nasıl karar

verdiniz?

Müzik yolculuğuna çıkmaya evde oturarak karar

verdim. Şaka değil gerçekten öyle. İçinden geçtiğimiz

pandemi sürecinde malum hepimiz evimizde oturduk.

Bir an “Nooldu her şey bitti mi şimdi?” duygusuna

kapıldım ve haliyle kendime sorular sordum. Nazlı

Klibi izlemek için tıklayın

NYX

35


Pandemi cildimizi erken yaşlandırıyor!

10

CİLDİ

GENÇLEŞTİREN

ÖNERİ

Son bir yıldır pandemi sürecinde maske, sabun,

kolonya ve dezenfektanlar günlük yaşantımızın

vazgeçilmezleri oldu.

Beslenme tarzımızın değişimi,yoğun stres ve gün

ışığından yeterince yararlanamamak da eklenince

cilt sorunları büyük ölçüde arttı.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Dermatoloji Uzmanı

Dr. Belma Bayraktar “Pandemi sürecinde kendimizi

mutlu edecek şekerli, unlu besinleri, çay ve kahveyi

daha çok tüketir olduk. İş yerinde çalışanlar ise gün

boyu maske takmak zorunda kaldığından, maskenin

kapalı ortam yaratarak ısı artışına neden olması

akne, roza gibi rahatsızlıkların artışına neden oldu.

Bu süreçte saçkıran, sedef, vitiligo, alerji ve el

egzamalarında da yüksek bir artış yaşamaktayız.

Sağlıklı ciltlerde bile ciddi problemler yaşanıyor”

diyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar

bahar aylarında cildi gençleştirmenin 10 pratik

yolunu anlattı, uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar

Acıbadem Bakırköy Hastanesi

NYX

36


Sağlık

1

Düzenli egzersiz yapın

Pencereleri açarak günde bir saat yapacağımız egzersizin

fiziksel, zihinsel ve ruhsal açıdan sağlığımıza çok

önemli faydaları bulunuyor. Düzenli egzersiz cildimizin

canlanması ve yüzümüzün erken yaşlanmasını önleme

açısından da büyük katkılar sağlıyor. Her gün 10-15

dakikalık yüz yoga hareketleri yaparak cilt kaslarımızı

çalıştırabiliriz. Bilgisayar başında uzun saatler oturma

ve bacak bacak üstüne atma bacaklardaki kan dolaşımını

engelliyor, varis gelişimine de neden oluyor. Otururken

ayaklarımızın altına yükseltici koymak, saat başı kalkarak

biraz yürümekte fayda var.

2

Yeterli ve kaliteli uyuyun

Uykunun güzelliğimize katkısı aşikar. Yeterli ve

kaliteli uyku, cilt sağlığımızı doğrudan etkiliyor. Kişiye

göre değişmekle birlikte günde ortalama 6-8 saat

düzenli uyku tavsiye ediliyor. Cilt metabolizması gece

çalıştığından, aktif içerikli ürünlerin gece sürülmesini

tercih ederiz. Ayrıca sürekli yan pozisyonda uyumak

tek taraflı basıya, uyku çizgilerinin gelişmesine neden

olur, asimetri yaratabilir. Bu nedenle cildimizi basıdan

korumalıyız; yan yatıyorsak pozisyon değiştirmeli,

mümkün olduğunca sırtüstü uygun yastıkta yatmalıyız.

Her sabah yüzünüze masaj yapın

Uykusuz bir gecenin sabahında cildimiz solgun,

gözaltlarımız ödemli kalkarız. Sabahları soğuk suyla

ya da soğuk jellerle yapacağımız masaj cildimizi

canlandırır, ödemi azaltır, daha zinde görünmemizi sağlar.

Gözaltlarımız şiş ve ödemliyse gazlı bezi soğutulmuş yeşil

çaya batırıp pansuman yapabiliriz. Daha sonra uygun bir

temizleyici ile temizleyip nemlendirici kremimizi aşağıdan

yukarı doğru lenf drenaj yönünde masajla yedirebiliriz.

Aynı uygulamalar boyun için de geçerlidir.

3

4

Bol su için

Sağlıklı bir cilt ve beden için mutlaka günde iki litre su

içmek gerekir. Yeterli su içmek cildimizin nemlenmesi,

organların çalışması, toksinlerin vücuttan atılması için çok

önemlidir. Su sağlıktır, hücreler arası metabolik alışverişte

çok önemlidir. Bazılarımız içtiğimiz çay-kahvenin de su

ihtiyacımızı karşıladığını zannetmektedir ama tam tersi bu

içecekler idrar söktürücüdür, su kaybına neden olmaktadır.

Çay ve kahve tüketiminde aşırıya kaçmamak, çay ve kahve

içildikten sonra ayrıca su içmek gereklidir.

NYX

37


Sağlık

5

Sağlıklı beslenin

Cilt ve vücut sağlığımız için doğru beslenme son

derece önemlidir. Vitamin ve mineralden zengin,

katkı maddesi içermeyen, yeterli protein içerikli

beslenme genel sağlığımız için çok önemlidir.

Bunlar herkes için geçerli önerilerdir. Bazı cilt

hastalıklarında özel beslenme programı uygulanır.

Akneli ciltlerde aşırı karbonhidratlı gıdalar,

çikolata, aşırı süt ürünleri tüketimi hastalığı

alevlendirir. Gül hastalığı olanlarda ise baharat,

kahve, alkol tüketimi hastalığı tetikler. Bunun

yanı sıra sıcak buharlı banyo ve güneş ışınları da

hastalığı olumsuz etkiler. Bu iki hastalıkta da stres

tetikleyici faktördür.

6

Cildinizi mutlaka günde 2 kere temizleyin

Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar “Cildimizi

günde 2 kez temizlemeliyiz. Temizlik ürünümüz cilt

yapısına uygun olarak seçilmelidir. Kuru ciltler yağlı

cilt temizleme ürünü kullanırsa cilt kurur ve kırışır.

Temizlik işleminden sonra uygun bir nemlendirici

kullanmak gereklidir. Yağlı ve akneli ciltler yoğun

antiaging ürün kullanırlarsa ciltteki şikayetler

artış gösterir. Maske altına yapılacak makyajlar

ısı ve terlemenin artışıyla gözenekleri tıkayarak

akne oluşumunu tetikleyebilir. Bazı hassas ciltlerde

maske alerjileri de sık görmekteyiz. Bu yüzden

cildimize su bazlı, tıkamayan nemlendiriciler sürmek

koruma sağlayacaktır. Gözenekleri tıkayacak yoğun

ürünler kullanılmamalıdır” diyor.

7

Akşamları ellerinizi kremleyip buzdolabı

poşetinde kapalı tutun!

Pandemide en çok yıpranan organımız ellerimiz

oldu. Elleri sık sabunlamak, dezenfektan ve kolonya

kullanımı derimizin bariyer sistemini bozdu, çatlaklar,

kuruluk, kızarıklık ve tahrişe yol açtı. Ellerimizi

yıkadığımız sabun son derece önemlidir. Cilt Ph’ıyla

uyumlu, kurutmayan, nemlendiricili sabunlar

kullanmalıyız. Yoğun kimyasal dezenfektan içeren

sabunlar cildimizde tahriş oluşturur. Ellerimize her

yıkamadan sonra nemlendirici krem sürmeliyiz.

Akşamları otururken televizyon karşısında ellerimize

nemlendirici sürüp buzdolabı poşeti ya da naylon

poşetle 1 saat kadar kapalı tutarsak bozulmuş nem

dengemizi onarmış oluruz. Evde iş yaparken mutlaka

içi bez astarlı lastik eldiven giymeliyiz. Çamaşır

ve bulaşık deterjanlarıyla doğrudan temastan

kaçınmalıyız.

NYX

38


Sağlık

8

Evde de güneş koruyucu sürün

Evde otursak bile mutlaka güneş

koruyucumuzu sürmeliyiz. Ekrandan,

pencereden, lambalardan her daim ışık

almaktayız. Haftada bir ya da iki gün cilt

maskesi yapabiliriz. Bu maske cilt tipimize

uygun doktorumuzun belirlediği bir maske

olmalıdır.

9

Hobi edinin

Cilt sağlığımız için ruh sağlığımız da çok

önemli. Bizi mutlu edecek aktivitelerde

bulunmak, sevdiğimiz müziği dinlemek,

hoşlandığımız, bizi motive edecek filmler

izlemek, dinlendirici ve mutluluk verici,

pozitif düşünmemizi sağlayacak kitaplar

okumak, meditasyon, yoga yapmak,

bizi mutlu edecek sevdiğimiz kişilerle

konuşmak, sohbet etmek hepimizin

kolaylıkla yapabileceği aktivitelerdir.

Sigaradan ve pasif içici olmaktan kaçının

Dermatoloji Uzmanı Dr. Belma Bayraktar

“Sigara kullanımı ve pasif içici olmak genel

sağlığımıza çok ciddi zararlar verdiği gibi,

cildimizin hızla erken yaşlanmasına yol açar.

Hem aknelerde artışa hem de kılcal damar

genişlemelerine neden olur.

Bu nedenle sigaradan ve pasif içicilikten

mutlaka kaçınmak gerekir” diyor.

10

NYX

39


GEÇİCİ TONLAR İLE

RENK ID'NİZİ KEŞFEDİN!

NYX

40


CHROMA ID İLE SAÇ RENGİNİZİ TAZELEYİN.

SİZE ÖZEL CHROMA ID RENK TONUNA

SAHİP OLMAK İÇİN EN YAKIN

SCHWARZKOPF PROFESSIONAL KUAFÖR

SALONUNU ZİYARET EDEBİLİRSİNİZ.

NYX

41


Yaz

Bakımları

Merhaba sevgili okurlarım,

Kış dedik, bahar dedik ve işte nihayet YAZ MEVSİMİ de

geldi…

Ayna

NALAN YURTTAŞ

nalan.yurttas@nyxmag.com

Doğanın güzelliği, güneşin sıcaklığı, suyun serinliği hep

yanımızda olsun bu yaz da...

Her zaman insana yeni arkadaşlıklar, yeni aşklar edindiren

yaz, en arkadaş canlısı mevsimdir.

Gökyüzünün o tatlı mavisi umudun rengidir.

Siz yeter ki değişime ayak uydurun ve biraz kontrol etmeden,

akışına bırakarak yaşamaya çalışın hayatı, gerisi gelecek

zaten.

Başkalarının fırtınalarına kapılmaktansa başkalarını kendi

barış dolu dünyanıza çekin.

Merkeziniz güçlü olduğu sürece sıkıntı yok, bunu da en

iyi kendinizi severek ve hayatınızı kendi dilediğiniz gibi

yaşayarak yapabilirsiniz.

Bu sizin hayatınız ve kontrol sizde olmalı, unutmayın lütfen…

Hayatınızda;

Bir;

Tavrınız olsun,

Tarzınız olsun,

Hedefiniz olsun,

Çizginiz olsun,

Prensipleriniz olsun,

Farkınız olsun,

Sınırlarınız olsun…

Her şeyiniz şahsınıza münhasır olsun.

Davranışlarınız taklit, düşünceleriniz satılık, değerleriniz

emanet olmasın…

NYX

42


Şimdi şöyle bir gerinelim, pandeminin ve kısıtlamaların

vermiş olduğu uyuşukluğu üzerimizden atalım ve

ilerideki yıllarda mutlulukla hatırlayacağımız güzel yaz

anıları yaratmak için harekete geçelim


NYX

44


NYX

45


Sabit Akkaya

Hair Stylist

Kuaförler Derneği II. Başkanı

1975 yılında Nişantaşı’nda adım attığı kuaförlük mesleğini, 2014 yılında kendi markasını

kurarak taçlandıran Sabit Akkaya, 2019 yılında gerçekleşen 72. Cannes Film Festivali’nde

saç şekillendiren ilk Türk Kuaför olarak başarılarını Fransa'ya da taşıdı.

Türkiye’nin en ünlü ve en başarılı modacılarıyla Fashion Week backstage'lerinde çalışmış,

güzellik yarışmalarına katılmış ve moda çalışmalarına, dergi, televizyon, trend çekimlerine

imzasını atmış, birçok önemli yarışmada jüri üyeliği görevi üstlenen Sabit Akkaya başarılı

çalışmalarıyla 2021 Mart ayında ‘Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne layık görüldü.

Kuaförler Derneği II. Başkanı olarak sektörün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla pek çok

sosyal sorumluluk projesine de imza atan Sabit Akkaya ile yaz sezonu saç trendlerini konuştuk.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

46


Röportaj

Yeni dönemin

en göze çarpan stili, daha

natürel, kullanımı kolay,

huzurlu saçlar

Çok küçük yaşlarda

başladığınız kuaförlük

mesleğinde bu kadar

başarılı olmanızın

sırrı nedir? Bize biraz

hikayenizden bahseder

misiniz?

Çok küçük yaşlarda

başlamamın çok büyük bir

avantajı oldu. Alaylı olarak

mesleğe başladığım için,

her şeyi kademe kademe

öğrenerek, büyük mücadeleler

vererek ve daha ilk günden

itibaren sadakat duygusunu

içimde büyüterek yolumu

çizdim. Hayatım boyunca

meslek hayatımda bir kere iş

değiştirdim, ikinci iş yerimde

önce idareci oldum, sonrasında

da kendi işimin sahibi oldum.

Hayat mottom, çalışmak,

sadakatli ve dürüst olmak oldu.

Hem ulusal hem

uluslararası önemli

organizasyonlarda

çalıştınız. Türk kadınının

saç tercihlerini

dünyaya kıyasla nasıl

buluyorsunuz?

Türk kadının saç tercihlerinde,

özellikle pandemiden sonra

yaşadığımız değişimle beraber,

benim düşünce yapımla da

paralel, doğru tercihlerin

popüler olduğunu görüyoruz.

Bir kere Türk kadını dünyaya

kıyasla, çok daha bilinçli,

saçının kıymetini bilen bir

çizgide yol almayı tercih ediyor.

Kalıpların dışında düşünüp,

saçı yıpratmayacak işlemlere

yöneliyor.

2021’de pandemi

etkisiyle saçlarda daha

zahmetsiz stiller öne çıktı

gibi görünüyor. Siz ne

düşünüyorsunuz?

Pandeminin bize çok şeyler

öğrettiğini biliyoruz. Yeni bir

dünya düzeni, her sektörde

yeni değişimlere yol açtığı gibi,

bizim mesleğimizde de dönüm

noktaları oluşturdu. Yeni

dönemin en göze çarpan stili,

daha natürel, kullanımı daha

kolay, tek başınayken

bile rahatlıkla şekil

verebileceği huzurlu

saçlar diyebilirim.

Bu yaz saçlarda en

çok hangi modelleri

göreceğiz? Hangi

kesim ve renkler ön

plana çıkıyor?

Benim şahsi görüşüm,

bu yaz çok önemli.

Mevsim itibariyle artan

sıcaklıkta, denizde,

açık havada kullanımı

rahat, katlı kesimler,

volüm verebilecek kolay

şekillenebilen modelleri

göreceğiz. Havuz ve

deniz suyuna dayanıklı ve

bozulmayacak sıcak renk

tonları tercih edilecek.

Kesimde başta “curtain bangs”

modeli olmak üzere katlı

kesimler, farklı örgü modelleri,

şekillendirmede wag dalgaları şu

an ön planda.

Bizim, özel bir teknik ve farklı

tasarımlı bigudilerle başlatmış

olduğumuz, gurur ve onur

duyarak söylemek isterim ki

şimdi birçok kuaför meslektaşım

tarafından da uygulanmaya

başlanan Yeni Nesil Perma

da bu sene yine ön planda

olacak, kolay kullanımı ve

rahat kullanımı ile zamansız

bir uygulama olduğunu

söyleyebilirim.

NYX

47


sabitakkaya

Galiba her kadın

hayatının bir döneminde

mutlaka kakül deniyor.

Kakül en çok hangi

yüz tipine yakışır, ya

da kimler asla kakül

kestirmemelidir?

Kakül bence hiçbir zaman

modası geçmeyecek bir saç

stilidir. Saç modelinden sıkılan

hanımların, yüzüne tamamen

başka bir hava katacak kesim

şekli bence. Kakülleri değişik

versiyonlarla çoğaltabiliyoruz,

curtain bangs, üzerine katlı

kesimler ile bambaşka tarzlar

yaratmak mümkün olabiliyor.

Perçemle kakülü de ayırt etmek

lazım. Perçem tamamen düz

kesim ve yoğunluğa sahipken,

kakül üzerinde oynamalar

yapılabilen, degradeli, dalgalı,

katlı veya kulak üzeri ile birleşen

alternatiflerle çoğaltılabiliyor.

Her yüz tüpüne uygun bir

kakül vardır. Yüz şekli ve

alın mesafesine göre ince

hesaplanarak ve tasarımın iyi

planlanmasına bağlı olarak,

yakışmayacak bir kadın yoktur.

Yaz mevsiminin

gelmesiyle beraber

düğünler de artıyor.

Bu yazın gelinleri için

hangi saç modellerini

önerirsiniz?

Gelin konusu bizim yıllardır,

üzerinde çok fazla kafa

yorduğumuz bir konu. Değerli

modacılarla gerçekleştirdiğimiz

defileler, bulunduğumuz

NYX

48


Röportaj

otellerin misafir ettiği farklı

coğrafyaların misafirleri

ufkumuzu açmaya ve tüm dünya

trendlerini deneyimleme ve

sentezleme fırsatını yarattı.

Bu işi çok iyi yaptığımıza ve çok

parlak projelere imza attığımıza

inanıyorum. Her şeyden önce

biz, kalıplaşmış yaklaşım ve

modellerden uzaklaşarak,

natürele dönmenin doğru

bir karar olduğunu, bugün en

çok tercih edilen modellerin

natürel tasarımlar, taze, fresh

look’lar, açık ve helenistik

modellerin tercih edilmesinden

anlayabiliyoruz. Düğün

seremonileri, gelinlerimiz için

unutulmaz bir an olacağından,

en önemli konu gelinin o

gün kendisini rahat ve mutlu

hissetmesidir.

En çok hangi ünlülerin saç

stilini beğeniyorsunuz?

Özellikle Rihanna’ya her saç

stilini çok yakıştırıyorum. Onun

yanında Dua Lipa, Chiara

Ferragni, Hailey Baldwin Bieber

ve Kendal Jenner saç stillerini

beğendiğim ünlüler arasında.

NYX

49


POPÜLER

DİYETLER

Sürekli değişen yaşam şartları ile birlikte yeme alışkanlıklarımız değişir. Değişen yeme

alışkanlıklarımız çağımızın en büyük sorunlarından biri olan obeziteyi de beraberinde getirir.

Zaman geçtikçe farklı çeşitlerde diyet modelleri karşımıza çıkıyor. Hal böyle olunca birbirinden

popüler diyetlere olan ilgi günden güne artıyor. Bu tarz diyetler, kilo vermek isteyen insanlara

her zaman bir umut ışığı oluyor. Popüler diyetler konusunda unutulmaması gereken bir nokta

vardır ki bazı diyet çeşitleri uzun vadede sağlığımız için ciddi anlamda riskler teşkil edebilir.

Diyetin, her zaman kişiye özel hazırlanması gerektiği unutulmamalıdır.

Peki bu popüler diyet modelleri nelerdir? Nasıl uygulanır?

Diyetisyen Ezgi Şen

NYX

50


Sağlık

Ketojenik Diyet

Ketojenik diyetin öne çıkan, en çarpıcı özelliği; enerjinin besin

ögelerine dağılım oranıdır. Karbonhidrat içeriği oldukça düşük,

protein içeriği ise orta derecede, yağ içeriği oldukça yüksektir.

Vücut normalde enerji sağlamak için ilk kaynak olarak

karbonhidratları kullanır. Ketojenik diyette ise amaç minimum

seviyede karbonhidratı vücudumuza alarak vücudumuzun

ihtiyaç duyduğu enerjiyi yağ yakımından sağlamaktır. Bu

süreçte karaciğer ilk olarak yağları parçalayıp “keton” adı

verilen maddelere çevirir. Bunun gerçekleşebilmesi için vücut

“ketozis” dediğimiz bir biyolojik sürece girer. Böylelikle yağlar

parçalanır ve bu süreçte oluşan ketonlar, enerji kaynağı olarak

kullanılmaya başlanır.

Ketojenik diyet, bireylerde gerekli görüldüğü durumlarda hekim

ve beslenme uzmanı tarafından kontrollü olarak uygulanmalıdır.

Bunlara ek olarak; günümüzde ketojenik diyet, beyin ve sinir

sistemi hastalıklarının tedavisine yardımcı olunması amacıyla

uygulanabilmektedir.

Aralıklı Oruç (IF)

İntermittent Fasting (Aralıklı Oruç) ne tükettiğimizden ziyade yemeği ne zaman tükettiğimizi ele alan bir diyet

çeşididir. Hem metabolik sağlığa olumlu etkisiyle hem de ağırlık kaybı sağlamaya katkısı açısından bilimsel olarak

kanıtlanmış bir yöntemdir. Son zamanlarda oldukça popüler olan aralıklı orucun birçok çeşidi mevcuttur.

5:2 yöntemi:

Bu yöntem ise

haftada beş gün

normal düzende

beslenmeyi geri

kalan iki günde ise

çok düşük kalorili

beslenmenizi

destekler.

16/8 yöntemi:

Aralıklı oruçta en sık kullanılan

yöntemdir. 16 saat aç kalıp, geri

kalan 8 saatte ise yemek yemenin

serbest olduğu bir beslenme

düzenidir.

16 saatlik açlık süresinde kalori

değeri olmayan soda, maden

suyu, şekersiz kahve, bitki çayı

gibi içeceklere izin verilir. Saatler

bireyin yaşam tarzına göre

ayarlanabilmektedir.

Eat-Stop-Eat:

Haftanın bir ya da iki günü

tamamen 24 saat aç kalınmasıyla

gerçekleştirilen oruç yöntemidir.

Diğer günler normal beslenme

düzenine devam edilir.

NYX

51


UYGULADIĞINIZ DIYET, TEK ÇEŞIT

BESLENMEYI DESTEKLIYOR VE

KISA SÜRELI UYGULANABILIR

BIR DIYET MODELI ISE TEMKINLI

YAKLAŞMANIZI ÖNERIRIM!

Diyetisyen Ezgi Şen

NYX

52


Sağlık

Juice Diyet

Sadece çiğ sebze ve meyve sularının tüketildiği

bir diyet tarzıdır. Juice diyette temel amaç vücudu

arındırmak ve daha dinamik, hafif hissetmeyi

sağlamaktır.

Bu tarz diyetler uzun süreli uygulanabilecek tarzda

diyetler değildir. Sürekli sıvı alarak beslenmek insan

fizyolojisine uygun değildir. Yemek yerken “çiğnemek”

doygunluk hissi yaratır. Çiğneme eylemi yemekten

keyif almamızı sağlar. Yemek aynı zamanda bizler için

birer sosyalleşme aracıdır. Hem sosyal açıdan hem

fizyolojik açıdan katı tarzda beslenme her zaman

hayatımızın temelini oluşturur.

Akdeniz Diyeti

Akdeniz’e komşu ülkelerde yaşayan insanlardaki beslenme modelini

örnek alan bir diyet modelidir. Akdeniz’e komşu ülkelerdeki pişirme

yöntemleri ve yeme alışkanlıklarına yer verilir.

Akdeniz diyetinin öne çıkan özelliği beslenmede taze meyve ve

sebzelere ağırlık verilmesidir. Bunun yanında zeytinyağlı sebzeler

ve baklagil yemeklerine yer verilir. Kırmızı etin az miktarda, nadir

tüketimine izin verilir. Balık ise bu beslenme modelinde önemli bir

yere sahiptir. Diyette yağ kaynağı olarak zeytinyağı, fındık, avokado,

ceviz gibi besinlere yer verilir. Akdeniz diyeti özellikle kalp ve damar

hastalıkları, obezite ve tip2 diyabet hastalıklarında sağlığa olumlu

etkileri bilinmektedir.

NYX

53


Son yılların gözdesi BBL (Brezilya Poposu Estetiği)

BREZİLYA POPOSU

AMELİYATI HAKKINDA

MERAK EDİLENLER!

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi uzmanı Op. Dr. Furkan Certel son yıllarda dünya

kadınlarının gözdesi olan BBL (Brazilian Butt Lifting) yani Türkçe’de bilinen adıyla Brezilya

Poposu Estetiği hakkında pek bilinmeyenleri anlattı.

BBL ameliyatı aslında total

vücut şekillendirme ameliyatı

olarak da isimlendirilebilir.

İnsanlar arasında yanlış

bilinenin aksine bu ameliyatı

sadece popo büyütme olarak

düşünmek doğru değildir.

BBL ameliyatında biz tüm

gövdeyi, hatta bunun yanında

arzulanırsa kolları ve bacakları

da yağ alma ve yağ verme

yöntemleri ile şekillendirerek

arzu edilen atletik, sportif ve de

aynı zamanda kıvrımlı bir şekle

kavuşturabiliyoruz.

Peki BBL ameliyatı nasıl

yapılmaktadır?

BBL ameliyatının temel

prensibi istenmeyen yerlerdeki

yağları alarak bunların bir

kısmını istenilen yerlere

transfer etmektir. Yani bir nevi

liposuction (yağ emme), ve yağ

enjeksiyonu ameliyatlarının

kombinasyonudur. Fakat bu yağ

alma ve verme işlemi mutlaka

estetik ve sanatçı bir gözle

yapılmalıdır. Sadece bu şekilde

sanki sosyal medyada bir filtre

ya da photoshop kullanmış

gibi bir görüntüye kavuşmak

mümkündür.

BBL ameliyatı genel anestezi

altında ve hastane ortamında

yapılır. Ortalama 3 saat kadar

sürer. Hasta bir gece hastanede

yatırılır. Liposuction esnasında

dokuya verilen sıvıları ve

sonradan oluşacak ödemleri

vücut dışına çekmesi için ilk 24

saat drenler kullanılır. Böylece

uzun vadede oluşacak ödem ve

şişkinliğin büyük ölçüde önüne

geçilmiş olunur.

BBL ameliyatı sonrası

nasıl bir süreç yaşanır?

Ameliyattan sonra 1-2 hafta

istirahatin ardından günlük

yaşama dönülebilir. Hastaların

ortalama 4-6 hafta korse

kullanmaları gerekmektedir.

Bu süre zarfında enjekte edilen

yağların hacim kaybetmemesi

için baskıdan korunması

lazımdır. Ameliyat sonrası 6

hafta poponun üzerine oturmak

uygun değildir. Hastalara

verdiğimiz özel bir yastık

kullanılarak oturulmalı, böylece

popoya olabilecek direkt bir

baskıdan kaçınılmalıdır. Her ne

kadar ameliyat sonunda bile

sonuçlar farkedilir halde olsa

da, ödemlerin tamamen inmesi,

cildin tekrar yerine oturması

Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı

Op. Dr. Furkan Certel

NYX

54


Sağlık

ve nihai vücut şeklinin ortaya çıkması için 3-6 ay

gereklidir. Ameliyat sonrası dönemde hastaların ağrı

seviyesi yapılan liposuction işleminin genişliğine

ve kişilerin ağrı toleransına göre değişkenlik

göstermekle birlikte genellikle “orta seviye” olarak

nitelendirilebilir.

Kimler BBL ameliyatı için uygundur?

BBL ameliyatında temelde yağ alma ve yağ verme

prensiplerine dayanarak vücut şekillendirildiği için

teorik olarak herkese bu ameliyat yapılabilir. Fakat

pratikte cerrahların bazı kısıtlamaları vardır. Aşırı

kilolu hastalar (Vücut kitle indeksi>33), genel sağlık

durumu ameliyata uygun olmayanlar, ameliyat

öncesi ve sonrasında verilecek önerilere uyum

sağlamayacak kişiler bu ameliyat için uygun değildir.

Kilo olarak zayıf ve cilt altında fazla yağ dokusu

olmayan bayanlar bu ameliyatı yaptıramayacağını

düşünse de hasta çok aşırı zayıf değilse liposuction

alanları genişletilerek zayıf kişilerde de çok başarılı

BBL sonuçları alınabilmektedir. “Skinny BBL

Ameliyatı” olarak nitelendirilen bu işlemin sonuçları

yüz güldürücüdür.

BBL ameliyatı sonuçları kalıcı mıdır?

BBL ameliyatı aslında bir liposuction ve yağ

enjeksiyonu kombinasyonudur. Liposuction yapılan

bölgelerdeki yağ hücrelerinin sayısı kalıcı olarak

azaltıldığı için hastalarımız kilo alsa bile bu bölgeler

tekrar kalınlaşmaya dirençli olacaktır.

yoluyla beslenen yeni yağ hücreleri, salgıladıkları

büyüme faktörleri ile ilerleyen günlerde kendi

kan damarlarını oluşturacaklardır. Fakat bu süre

zarfında bir kısım yağ hücreleri de beslenemedikleri

için ölecek ve vücut tarafından eritilecektir.

Uygun teknikle yapıldığı zaman sağ kalım oranı

yaklaşık %60’tır. Bu süreç ameliyat sonrası 2. Ayda

tamamlanır ve hastalarımız 2. Aydan sonra muhafaza

ettikleri hacimin keyfini kalıcı olarak ömür boyu

süreceklerdir.

Bununla birlikte hacim arzu edilen bölgelere enjekte

edilen yağların yaşaması için kan dolaşımına ihtiyacı

vardır. İlk haftalarda çevre dokulardan difüzyon

NYX

55


ESCADA, POP-UP STORE’U

BODRUM YALIKAVAK

MARİNA’DA AÇTI!

Her koleksiyonuyla zarif, kendinden emin,

şık ve güçlü kadınların dikkatini çeken

Escada, ilk konsept Pop-Up Store’u

Bodrum Yalıkavak Marina’da hizmete açtı.

Renk ve baskıların cesurca kullanımı, kaliteli

dikişler, lüks kumaşlar ve güçlü silüetler gibi

zamansız tasarımlarıyla dikkatleri üzerinde

toplayan Escada, güçlü kadınların stiline

çarpıcı dokunuşlar yapıyor.

NYX

56


Moda

Margareta Ley’in öncü ruhundan ilham alarak

koleksiyonlar hazırlayan Escada, arıların olağanüstü

varlıklarından esinlenerek bal peteği desenini ve

Escada gold rengini pop-up store’una yansıttı.

Gece, gündüz, sporda veya ofiste şıklığından ödün

vermeyen ve yaşı olmayan cesur kadınların modası

Escada’nın koleksiyonlarında, cesur renk ve baskılar,

kaliteli dikişler, lüks kumaşlar ve güçlü silüetler gibi

zamansız değerler sıkça kullanılıyor.

Sürekli değişen yeni parçaları ile dikkatleri üzerine

toplayacak Escada Pop-up store, yaz sonuna kadar

Bodrum Yalıkavak Marina’da moda tutkunlarını

ağırlayacak.

NYX

57


VAKKO

ÖZLENEN YAZA HAZIR...

Vakko, Ege ve Akdeniz’in en güzel bölgelerinde Vakko Dostları ile buluşuyor.

Hayatın her alanındaki özel hizmet dokunuşlarıyla Vakko, yeni mağazalarıyla

da koleksiyonların heyecanını sunuyor.

Vakko yeni ve yenilenen mağazalarıyla Bodrum, Alaçatı, Göcek gibi Türkiye’nin en güzel tatil

bölgelerinde hizmet veriyor. Sekizi yeni, ilk kez bu yaz kapılarını açan, diğerleri de yenilenen

toplam 17 mağaza bu üç şehirde yazın ruhunu Vakko ayrıcalıkları ve koleksiyonlarıyla

buluşturuyor.

Sezon stilini tanımlayan kadın ve erkek tasarımlarıyla

Vakko, dinamik ve sportif tarzıyla Vakkorama ve plaj

modasına yön veren Vakko Mare yazlık şehirlerde de

hizmet anlayışını sürdürüyor.

Vakko Home ile Vakko Cruise ise ev, bahçe ve tekne

dekorasyonunda sofistike bir stil yansıması sunuyor.

Vakko Patisserie tüm okazyonlarda Vakko Atelier

lezzetlerini zamandan ve mekandan bağımsız özel bir

hizmetleri ile Vakko Dostlarıyla buluşturuyor.

Bir klasik olan Vakko Chocolate çeşitleri, önceden

sipariş verilerek alınan özel lezzetler ve Vakko’nun

özenle hazırladığı, her yerden sipariş verilebilen

‘Take&Bake’ pişirmeye hazır tatları yaşama Vakko

ayrıcalığını katıyor. Sadece ısıtılarak tüketmeye hazır

‘Take&Bake’ seçenekleri tekne ve yazlıklar için büyük

bir kolaylık sağlıyor.

NYX

58


Moda

Enerjinizi Yükseltecek

Yaz Seçkileri

Yaz döneminin ruhunuzu iyileştiren pozitif enerjisini giyim, aksesuar,

ev-yaşam ürünlerine taşıyarak özgün stilini yaşam tarzlarına yansıtan tasarım

severlerler ile buluşturan Designers Iconic alışveriş platformu, geleceğe yön

veren çağdaş Türk tasarımcılarının sınırlı sayıda üretilen yenilikçi yaz koleksiyonu

ürünlerini sezonun dinamik dokunuşlarıyla bir araya getiriyor.

2021 yaz sezonunun olmazsa olmazı içinizi ısıtacak

sıcak tonların beyaz ve altın ile yakaladığı uyum,

kaliteli kumaşlar ve farklı dokularla hayat buluyor.

Grafik oyunlarının ön planda olduğu desenler ve pileli

tonlar arasına gizlenmiş turuncular ile enerjik bir

anlatım yakalayan plaj giyim tasarımları, detaylara

önem veren kadınların tercihi olmaya aday görünüyor.

Geri dönüştürülmüş ve organik materyallerden çevre

dostu süreçlerle üretilen sürdürülebilir tamamlayıcı

aksesuarlar, 70'lerin ikonik çizgisel ruhunu daha iyi

bir dünya için doğa dostu seçenekleri ile sahillerin

vazgeçilmezi haline getiriyor. Sezonun gözdesi canlı

renklerin cesurca kullanıldığı uğurlu hayvan motifli

takılar, günlük hayatta da rahatlıkla kullanılabilecek

oversize tasarımlar ile sportif ve şık kombin

alternatifleri sunuyor.

NYX

59


GIZIA'NIN YENİ MODA MARKASI;

MANİ MANİ

“GENÇ, ÖZGÜR, YENİLİKÇİ”

Keşfetme ve yeni stillere ilham olma felsefesine sahip olan

Mani Mani, farklı, şaşırtıcı, yenilikçi, deneysel bir koleksiyon

ile karşımıza çıkıyor. Koleksiyondaki her parça kendine has bir

tasarım sürecinden geçerek birbiriyle kombinlenebiliyor. Mani

Mani koleksiyonu özgün stilini vurgulamak isteyenlere yaratıcı

dünyasının parçası olmayı vaad ediyor.

Mani Mani Yaz 2021 koleksiyonu heyecanlandıran ve merak

uyandıran tasarımlar barındırıyor. Koleksiyon, doku ve

malzeme seçimleri, kullanılan renkler, özenli el işlemeleri ile

hiç keşfedilmemiş bir gezegeni andırıyor.

Mani Mani İlkbahar Yaz 2021 koleksiyonu, rahat ve

çoklu kullanım sunan tasarımlarıyla ön plana çıkıyor. Jean

kumaşlardan tasarlanan tulum, pantolon, etek ve ceketler

dinamik çizgisiyle göz dolduruyor. Jean korse oversize poplin

gömlekler, triko üstler, renkli sweatshirtler ise koleksiyonun

eğlenceli tarafını vurguluyor. Koleksiyonda kullanılan özel

tekno poplin kumaşlar, keten kumaşlar ve pamuk içerikli doğal

dantel kumaşlar güncel trendi yansıtıyor. Özel nakış teknikleri,

plastik baskıları ve renk paleti ile farklılaşan koleksiyon, sokak

modasının nabzını tutuyor.

NYX

60


Moda

BEYMEN YAZI BODRUM'DA

DÖRT MAĞAZA İLE KARŞILIYOR...

BEYMEN, Haziran ayı boyunca Bodrum’da üçü bu yıl ilk kez hizmete girecek

dört mağaza açılışı gerçekleştirecek.

Haziran ayı boyunca gerçekleştirecekleri mağaza açılışlarıyla bu yaz Bodrum’a

farklı bir soluk getirmeye hazırlandıklarını belirten BEYMEN Grup CEO’su Elif

Çapçı; “Yaz aylarında lüksün merkezi olan Bodrum, pandeminin etkisi ve yeni

normalde farklı çalışma modellerinin yaygınlaşmasıyla artık yaz-kış nüfusun

yoğun olduğu bir lokasyon haline geldi. Haziran ayı boyunca Bodrum’da

dört mağaza açılışımız olacak. Artık bir Bodrum klasiği haline gelen ve her

yıl yazın gelişini müjdeleyen BEYMEN Resort Yalıkavak Marina, Haziran ayı

başında yeni sezona merhaba dedi. Cennet Koyu’nun büyüleyici atmosferinde,

stil ve kişiselleştirilmiş lüksü bir araya getiren Mandarin Oriental Bodrum

bünyesindeki yeni BEYMEN Resort mağazamız 15 Haziran’da açılıyor.

BEYMEN Resort Mandarin Oriental’de pek çok dünya markasının kadın ve

erkek hazır giyim, aksesuar, ayakkabı, çanta ve plaj koleksiyonlarını yanı sıra

home koleksiyonlarımızı ve parfüm dünyasının niş markalarını BEYMEN

dostlarıyla buluşturacağız. 15 Haziran’da aynı zamanda Yalıkavak Marina’nın

en özel iki noktasında Balmain ve Valentino butiklerimiz moda severlere ilk

kez kapılarını açacaklar. Her iki markanın da butiklerinde hem kadın hem

de erkek hazır giyim, ayakkabı, çanta ve aksesuar koleksiyonları yer alacak.

BEYMEN olarak, lüks moda pazarındaki lider konumumuzu her geçen gün

daha da ileriye taşıyarak, Koşulsuz Müşteri Mutluluğu ilkemiz ile ayrıcalıklı

alışveriş deneyimi sunmak için yatırımlarımıza devam ediyoruz” dedi.

NYX

61


Yaz

Sezonuna

Merhaba

NYX

62


NYX

63


BEYMEN PLAJ KOLEKSİYONU 2021

Yazın Vazgeçilmezi

Mayolar ve Bikiniler

Yüksek belli retro mayo ve bikini modelleriyle Seafolly, Love Stories, Bondi Born, Oye

ve Oséree, soft renkleri ve gösterişli fırfırlarıyla Maygel Coronel, göz alıcı desenleriyle

Zimmermann, La Doublej ve Fisch, pastel tonlardaki modelleriyle Emilio Pucci,

feminen modelleriyle Melissa Odabash ve In The Mood For Love, çiçekli ve puantiyeli

tasarımlarıyla Peony, yalın siyah beyaz renklerdeki tasarımlarıyla Magda Butrym

bu yaz plaj stilinizin vazgeçilmezi olacak.

NYX

64


Moda

NYX

65

ZIMMERMANN / BEYMEN


MELISSA ODABASH / BEYMEN

OYE / BEYMEN

BONDI BORN / BEYMEN

NYX

66


Moda

LA DOUBLEJ / BEYMEN

NYX

67


BURCU ESMERSOY FOR IPEKYOL

BEACHWEAR 2021 KOLEKSİYONU:

TATLI BİR YAZ RÜYASI

Ipekyol ilk kez beachwear koleksiyonu ile modaseverlerle buluşuyor! Sıcak kumlardan

serin sulara uzanan, karakterli ve sezonun yükselen tasarımlarından oluşan

koleksiyonun ilham rotası ise Burcu Esmersoy’un enerji dolu stilinden yola çıkıyor.

Burcu Esmersoy ve Ipekyol tasarım ekibinin, uzun ve heyecanlı çalışmasının ardından

hazırlanan Burcu Esmersoy for Ipekyol Beachwear 2021 Koleksiyonu; beachwear,

swimwear ve aksesuar seçkisiyle plaj modasının nabzını tutuyor.

NYX

68


Moda

Burcu Esmersoy for Ipekyol

NYX

69


Yaz mevsimine eşlik eden renkli mayolar,

derin sırt detayıyla sürpriz bir görünüm

sergiliyor. Egzotik desenli pareolar ile

kombinlenmeye müsait bu mayolar ise

toz pembesi, klasik leopar deseni veya

siyah rengiyle özlenen gün batımlarının

eşlikçisi oluyor. Ayrıca mevsimin favori

rengi beyazlardan oluşan şort ve önden

bağlamalı cropped top takım fresh bir

look yaratıyor.

Canlı renklerin birlikteliğiyle oluşan

çiçek desenli surf mayo, bu sezon farklı

tasarımları deneyimlemek isteyenlerin

radarına giriyor. Aynı desenlerdeki bikini

ise deniz kenarında şıklığı vaat ediyor.

Minimal tavır sergileyen tarçın tonlu

yüksel bel bikini ve kemer detaylı mayo

ise yalın olduğu kadar feminen bir duruş

yaratıyor.

NYX

70


Moda

Dalga seslerinin yanında müzik ritmlerine

eşlik edecek tek omuzlu mayo ve yüksek

belli bikiniler, siyah-beyaz denklemine

teslim olarak deniz kenarında retro etkisi

sunuyor. Zebra ve egzotik desenli mayolar

ise sahil şeridinde iddialı olmayı tercih

edenlerin favori parçası olarak yerini

alıyor. Sıcak günlerin eşlikçisi olacak örme

detaylı elbise, tatil şıklığından ödün vermek

istemeyenlerin radarına giriyor.

Burcu Esmersoy for Ipekyol

NYX

71


Direct Message’dan

Ekolojik ve Stil Sahibi

Mayolar

Direct Message, denizlerden toplanan plastiklerin geri dönüştürülmesi

ile elde edilen kumaşlardan hazırladığı bikini ve mayo modelleriyle

bu yaz plajlara sürdürülebilir şıklık katıyor.

NYX

72


Moda

Moda ve Stil Danışmanı Deniz Marşan’ın markası

Direct Message, bu yaz plajlarda stil sahibi

görünmenin yanı sıra ekolojik anlamda destek

vermek isteyenler için de birbirinden özel mayo

ve bikini modellerini bir arada sunuyor.

NYX

73


Her biri birbirinden özel, el yapımı detaylara sahip mayo ve bikiniler yaratan

Direct Message, denizlerden toplanan plastiklerin geri dönüştürülmesi ile

elde edilen kumaşlardan hazırladığı mayo ve bikini modelleriyle harikulade

görünmenizin yanında bu yaz plajların en iyi hissedeni olmanızı da sağlıyor.

Direct Message,

plajlarda mayonuzun

sunduğu şıklıkla

birlikte sürdürülebilir

ve güçlü adımlarla

salınma şansı

yaratıyor.

NYX

74


Moda

Direct Message

NYX

75


Moeva x Trendyolmilla

plaj koleksiyonu

Trendyolmilla, plaj modasının önde gelen markalarından Moeva ile hazırladığı

MoevaxTrendyolmilla plaj giyim koleksiyonunu modaseverlerle buluşturdu.

38 özel parça ile satışa sunulan koleksiyonda altın ve gümüş aksesuar detaylı

mayo ve bikiniler dikkat çekiyor.

İş birliğine ilişkin açıklamada bulunan Moeva, "Trendyolmilla ile güçlü ve dikkat çekici bir

koleksiyon hazırladık. Feminen silüetleri ve sıkça kullandığımız aksesuarları rahat kesimler

ile birleştirme fikrinden yola çıktık. Norman Parkinson’ın siyah beyaz resimlerindeki şık

ve zamansız kadınlardan ilham alarak bu yaz plajlarda zarif bir hava yaratmak istedik.

MoevaxTrendyolmilla koleksiyonu bu yaz plaj modasına yön verecek" dedi.

NYX

76


Moda

MoevaxTrendyolmilla

NYX

77


cesur ve konforlu

bir yaz

Feminenliği dengeli bir yalınlıkla harmanlayan BEYMEN Club Kadın Koleksiyonu;

cesur, konforlu ve güncel tasarımları, yeni form ve kalıpları ile 2021 yazına

renk ve dinamizm katıyor.

NYX

78


Moda

BEYMEN Club 2021 Yaz Kadın Koleksiyonu,

tatil stilinizi sezonun favori trendleri

ile güncelliyor. Plaj şıklığı için özgün

görünümler sunan kolekisyon, doğal dokuları,

palmiyelerden zebra baskılara uzanan sıcak

tropik desenlerle buluşturuyor. Pastel tonlar,

sloganlar ve eğlenceli desenlerin bir arada

kullanıldığı grafik pop temalı tasarımlar ise

yazın enerjik ve mutlu tavrını sahillere taşıyor.

NYX

79


şık ve

rahat

Yeni SUWEN plaj koleksiyonunda,

mevsimin renklerinden, enerjisinden

ilhamın alan parçaların yanı sıra

klasiklerden vazgeçmeyenlerin,

mayo ve bikinisinde aksesuarlara

önem verenlerin, bu yazın en trend

çizgilerini yakalamak isteyenlerin

bulabileceği birbirinden şık ve

konforlu seçenekler yer alıyor.

Her kadının, moduna ve ihtiyacına

uygun, konforlu, bir o kadar da tarz

sahibi kaftanlar, pareolar, pareo

pantolonlar, plaj elbiseleri de, sıcak

havada terleme yapmayan, pamuklu,

yumuşacık, cilt dostu kumaşlarıyla ilgi

uyandırıyor.

NYX

80


NYX

81

Moda


1

Stilini belirle

gözlüğünü seç

NYX

82


Moda

2

3

4

5

1- CHIARA FERRAGNI 2- MIU MIU 3- PRADA 4-PRADA 5- BURBERRY

NYX

83


NYX

84


NYX

85


Beslenmeye

Fit Lezzet

Adım Adım

YELİZ YILDIZ

Chef Diyetisyen

yeliz.yildiz@nyxmag.com

Bebekler dünyaya geldikten sonra, annelerdeki

en büyük soru işareti ve gerginliklerden biri

bebeğin beslenmesidir. Nasıl beslemeliyim?

Neye ihtiyacı var? Acaba yeterli mi? gibi

sorulara cevap aranır. Bu konudaki en önemli

nokta, bu soruların cevabını bir uzmandan

almaktır. Maalesef ki bebeklerin veya emziren

annelerin beslenmesi konusunda toplumumuzda birçok

yanlış bilgi mevcuttur.

Eğer anne sütü bebek için yeterli miktarda geliyor ise ilk 6 ay

bebeğinizin tek ihtiyacı anne sütüdür. Anne sütünün yeterli

olup olmadığı bebeğinizin gelişimi takip edilerek, bebeğinizin

rutin kontrollerinde doktoru tarafından tespit edilir.

Yani “acaba sütüm yetiyor mu?” endişenizi doktorunuza

danışarak ve ona güvenerek atlatabilirsiniz. Bebeklere göre

değişmekle birlikte ilk 6 ay bebeklerde ayda 600g ile 1000g

arasında bir kilo artışı gözlemlenir. Eğer anne sütü yeterliyse

bebeğinize su dâhil ek hiçbir gıda vermemeniz önerilir.

Anne sütünü arttırmak için anne sıvı tüketimine dikkat

etmelidir ve bolca su içmelidir. Toplumumuzda yaygınca

bilinenin aksine şekerli şerbetler vücutta süt üretimini

arttırmaz. Bundan dolayı şeker tüketim miktarını arttıran

gıdalara dikkat edilmelidir. Ayrıca anne beslenmesi de süt

kalitesi üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bundan dolayı

anne tükettiği gıdalara özen göstermelidir. Aynı zamanda

karnabahar, soğangiller ve bakliyat gibi gaz yapıcı besinlerin

tüketimine de dikkat edilmelidir. Çünkü anne bu besinleri

tükettiğinde bebeğe de süt aracılığıyla gaz oluşabilir.

NYX

86


Fit Lezzet

Bebekler genellikle 6. Aydan sonra ek gıdaya

geçebilir fakat bazı bebeklerde durum farklı olabilir.

7. Aya kadar ek gıdaya geçişte zorlanabilirler.

Bebeğiniz ek gıdaya geçmeye hazır olduğunda bunu

bazı davranışlarından anlayabilirsiniz. Örneğin,

bebeğiniz başını sabit ve dik tutabilir, dik şekilde

mama sandalyesinde oturabiliyor olması gerekir,

yiyecekleri dil ile itme refleksi bitmiş olmalı, ellerini

ve oyuncaklarını ağzına sokmaya çalışır, etrafındaki

insanların yemek yemesiyle ilgilenir ve o da ister,

bebeğinize yemek vermeye çalıştığınızda ağzını açar.

Bebeğinize besinleri bebek kaşıklarıyla vermeniz

önerilir. Eğer bebeğiniz kaşıkla yemekte zorlanıyor ise

başlangıçta parmağınızla vererek alıştırabilirsiniz.

İlk 6 aydan sonra yavaş yavaş ek gıdaya geçiş yapılır.

Ek gıdaya geçerken temelde her besinin alerji

yapıp yapmadığını kontrol amaçlı yavaş yavaş, ufak

porsiyonlarla başlayıp ve kontrol amaçlı 3 günde en

fazla 1 besin ile tanıştırılmalıdır. Eğer bebeğiniz bir

besini yemeyi reddediyor ise belirli aralıkla tekrar

denemeniz yararlı olacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki

ek besinlere geçilse dahi bebeğinizin anne sütüne

2 yaşına kadar ihtiyacı vardır. 8. Aya kadar bebeğinizin

günlük besin ihtiyacının 4/5 i anne sütünden

karşılanmalıdır. Bu yüzden bebeğinizi anne sütüyle

beslemeye devam etmeniz gerekir. Anne sütü yeterli

değilse bir uzmana danışarak devam sütü verilebilir.

9-12 aylık süreçte ise bebeğinizin günlük besin

ihtiyacının yarısını anne sütü diğer yarısını da ek

gıdalar oluşturmalıdır.

6. ayda temel olarak verilen besinler yoğurt, meyve

suyu ve püresi, pirinç unuyla şekersiz pelte, pekmez,

yumurta sarısıdır. Tabi ki bu besinler kontrollü ve

yavaş yavaş verilmelidir. Örneğin yumurta sarısı

verilirken ilk denemede yumurta sarısının 1/8’i

ile başlanır ve ¼, ½ şeklinde haftada bir arttırılır.

Meyvelerde ise elma ile başlanması önerilir. Daha

sonra armut, şeftali gibi meyvelerle devam edilebilir.

Meyveleri püre halinde vermeniz bebeğiniz için daha

uygun olacaktır. Çilek gibi alerji yapma olasılığı yüksek

olan besinler ilerleyen aylara bırakılmalıdır. Yoğurdu

ise anne sütüyle veya doktorunuzun önerdiği devam

sütüyle mayalayabilirsiniz.

7. ayda pirinç, pirinç unu, kıyma, bitkisel yağlar, sebze

püresi, sebze çorbası gibi besinler eklenir. Yumurta

sarısı eğer 6. Ayda alerji yapmadıysa yavaş yavaş tam

olarak verilebilir. Sebzelerde kabak ile başlanması

önerilir. Daha sonra havuç, patates gibi sebzelerle

çeşitlendirilebilir. Bitkisel yağ olarak zeytinyağı

kullanılabilir. Fakat zeytinyağının bir ısıl işleme maruz

kalmaması önemlidir. Örneğin, sebze çorbasını pişirip

ocaktan aldıktan sonra zeytinyağı ilavesi yapılmalıdır.

8. ayda et, tavuk, balık, iyi ezilmiş ev yemekleri,

tahıllar beslenmeye eklenebilir. Et, tavuk, balık

gibi ürünler iyice pişirilmelidir. Besin değerlerini

kaybetmemeleri için az suda haşlama ile pişirilebilir.

Tahıllar beslenmeye eklendiğinde glüten alerjisi

ortaya çıkabilir. Bu yüzden dikkat edilmeli ve ufak

porsiyonlarla, zaman aralıklarına dikkat edilerek

verilmelidir. Tahıllardan pirinç ile başlamak en

uygunudur.

NYX

87


Fit Lezzet

1 yaş öncesi verilmemesi

gereken gıdalar

• Tuz, şeker ve bunları içeren besinler

• Turşu

• Sosis, salam, sucuk gibi şarküteri ürünleri

• Bal

• İnek sütü

• Tam yumurta

• Pastörize peynir

Her yaşta olduğu gibi paketli ürünler, kızartmalar

bebeğiniz için de zararlıdır. Bu yüzden bebeğiniz/

çocuğunuz paketli ürünlerle ne kadar geç tanışırsa o

kadar iyi. Bu yüzden çocuğunuzun atıştırmalıklarını

evde kendiniz hazırlayabilirsiniz. Paketli bisküvi,

çikolata yerine evde yaptığınız kurabiye veya hazır

meyve suyu yerine evde yaptığınız meyve suları

çocuğunuz için daha sağlıklı olacaktır.

Eğer bebeğinizin verdiğiniz ürüne bir alerjisi varsa

bu genellikle birkaç saat içinde çıkar fakat birkaç

günü de bulabilir. Bu yüzden 3 günde 1 yeni besin

kuralına uymak önemlidir. Alerji genellikle karın ağrısı,

döküntü, ishal, kusma olarak görülür. Bu gibi durumlar

gözlendiğinde o yeni verdiğiniz besini keserek

doktorunuza danışmanızda fayda vardır. Ayrıca bazı

ciddi alerjik reaksiyonlarda hırıltılı solunum, nefes

darlığı, dil, dudak ve yüzde şişme de görülebilir. Bu

durumlarda derhal 112 aranmalı veya acil servise

başvurulmalıdır.

SEBZELİ ÇORBA

Malzemeler:

• 1 adet orta boy kabak

• 1 adet orta boy patates

• 1 adet orta boy havuç

• 30 g kıyma

• 400 ml temiz su

• 2 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı:

Bütün sebzeler iyice yıkanır, soyulur ve

doğranır. 400 ml temiz su, sebzeler ve

30 gr kıyma temiz bir tencere de pişirilir.

Ateşten alındıktan sonra 2 yemek kaşığı

zeytinyağ eklenir.

C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K

PİRİNÇ UNLU PEKMEZLİ PELTE

Malzemeler:

• 1 yemek kaşığı pirinç unu

• 200 ml temiz su

• 1 tatlı kaşığı pekmez

Yapılışı:

200 ml temiz suya 1 yemek kaşığı pirinç

unu eklenir ve karıştırarak pişirilir. Ateşten

aldıktan sonra 1 tatlı kaşığı pekmez ilave

edilir.

NYX

88


NYX

89


Song’un

Seçkileri

SONGÜL ÖZTÜRK

songul.ozturk@nyxmag.com

uzak doğu

mutfağının

efsane

lezzetleri ile

yakuza

Yiyeceklerin ve yeme-içme eyleminin üzerimizde

dönüştürücü etkisinin olduğu bir gerçek. Moralimiz bozuksa

ya da mutluysak ne yediğimiz, nerede yediğimiz, nasıl ve ne

ile tükettiğimiz bile bu dönüşümün sonucu olabilir.

Sağlıklı ve mutlu olmak için, hepimizin kendimize iyi gelecek

şeylerin kaynağına yöneldiği bir dönemdeyiz. Bir yıldan

fazladır, yaşamakta olduğumuz bu belirsiz dönemde;

güvende ve sağlıklı olma hissimiz, bizleri ne yememiz

gerektiği ile ilgili araştırmalara da yönlendirdi sanki...

Bir teoriye göre hayat “SU”da başlar, karada evrilerek devam

eder. Ben de bu sayıda suda hayat bulan, uzak doğunun

efsane lezzeti suşiyi yazmak istedim.

Uzak doğu mutfağının en eski ve en bilinen lezzetlerinden

olan suşi, ilk olarak milattan önce 4. yy’da Güneydoğu

Asya’nın pirinç yetiştirme bölgesi olan Çin’in Mekong Nehri

kenarında yapılmış. Japonya’ya 8. yy’da gelmiş.

Batıda tanınması ise ancak yüzyıllar sonra gerçekleşti.

80’lerdeki sağlıklı beslenme trendinin etkisiyle Amerika ve

Avrupa’da yayılmaya başladı. İşte böylesine köklü bir tarihi

olan suşi ve uzak doğu mutfağı, müdavimleri olduğu kadar,

sevmeyenleri de olan, değişik tatların bulunduğu bir mutfak.

Suşinin tarihi ile ilgili bu kısa bilgilerden sonra suşi ve

türleri hakkında da birkaç bilgi paylaşmak istiyorum. Suşi,

küçük toplar ya da dilimli rulolar halinde servis edilen,

içinde sirke ile tadlandırılmış pirinç ve çiğ balık, sebze ya

da yumurta bulunan geleneksel bir Japon yemeğidir. Suşiyi

Uzakdoğu’daki gibi chopsticklerle ya da parmaklarınızla

tutup yiyebilirsiniz.

Nigiri, Sashimi, Maki ve Uramaki gibi çeşitleri bulunan suşi

genelde, acı, ekşi, tatlımsı soslar ya da garnitürlerle yenir.

NYX

90


Song’un Seçkileri

Suşiseverler seçici olurlar; nerelerde yenir, nasıl yenir, nasıl yapılır, hangi

malzemeler kullanılır gibi detaylar onlar için önemlidir. Hangi şef tarafından

hazırlanmış olduğu ve sunum şekline kadar. Hatta suşi sunumu adeta bir

sanat eseri gibidir ve hassas bir konudur onlar için.

Bu sayıdaki restoran keşfim İstanbul’un iş merkezlerinin bulunduğu

semtlerden biri olan Maslak’ta. Sizler için 42 Maslak AVM içinde yer alan

Yakuza İstanbul’dayım…

Suşi tutkunları için şef ve sunumun önemli olduğunu söylemiştim.

Yakuza Asian & Sushi’nin Tokyo’da ünlü şeflerden eğitim görmüş kişilerce

hazırlanıp güncellenerek günümüze kadar gelen bir menüsü var. Restoranda

biri Türk, diğeri Filipinli suşi ve wok için iki şef yardımcısı bulunuyor.

Bir dönemin popüler yarışma programı ‘’Yemekteyiz’’ i bilmeyen yoktur.

Yakuza İstanbul’un işletmecisi Koray Hatem de üç yıl kadar önce

yayınlandığı dönemde çok ses getiren ‘’Yemekteyiz’’ yarışması

birincilerinden. Her şeyin günlük ve organik olarak temin edildiği

restoranda, noodle’ların el açması olduğunu belirten Koray Bey balıkları

da halden bizzat kendisinin aldığını söylüyor. Ayrıca kendine ait olan özel

“Wasabili Mozaik Pasta”sını da anmadan geçmek olmaz. Değişik tatlılar

deneyimlemek isteyenlere duyurulur.

NYX

91


Uzak doğu mutfağı ve bu

mutfağa özgü malzemelerin

bileşenlerinden

oluşturulmuş, özenle

hazırlanmış bazı “ÖZEL“

lezzetlere yer verilen

Yakuza’da yapılan tüm

işlerin bir prosesi var ve

bu proseslere göre hiçbir

değişiklik yapılmadan

pişirilip servis ediliyor.

Kullandıkları tüm soslar

da Koray Bey ve şefler

tarafından hazırlanıyor.

Ayrıca bu özel soslar

şişelenerek satışa da

sunuluyor.

NYX

92


Song’un Seçkileri

Tüm personel ve yemeklerin hijyen ve sağlık

kurallarına uygun olmasına özen gösteriliyor.

Tüm personel ve yemeklerin hijyen ve sağlık

kurallarına uygun olmasına da özen gösteriliyor.

Covid 19’un çok yayıldığı, çemberin çok daraldığı

bu süreçte, bir suşisever olarak güvenle, soluğu

“Yakuza İstanbul’da alıp çok lezzetli ve şık sunumlar

ile kendinizi şımartabilirsiniz.

Normali farklı anladığımız, yaşadığımız

zamanlardayız. Paket servis de her işletme için farklı

dinamiklere sahip ve çok önem kazanmış durumda.

Yakuza İstanbul; birçok platformda (fuudy,

online order, getir, yemek sepeti ...) ve WhatsApp

aracılığıyla tüm siparişleri paket servis olarak

İstanbul il sınırları içindeki her noktaya ulaştırıyor.

Ama tabii ki restoran alt-limitler dahilinde olma

şartını unutmayalım.

Sipariş edilen ürünlerin; sağlıklı ve hijyenik

malzemelerden yapılmış paketlerle, zamanında teslim

edilmesine de önem veriyorlar. Aklınızda olsun paket

servis dışında doğum günleri, yıldönümü kutlamaları

gibi özel günler için Yakuza’nın catering hizmeti de

bulunuyor.

NYX

93


Song’un Seçkileri

Hepimiz mutlu olmanın bambaşka yollarını

keşfetmeye, pandeminin bizler için olumlu etkilerini

bulmaya çalıştığımız bir dönemdeyiz.

Psikologlara göre mutluluk; kendi

düşüncelerimizden, dünyayı algılama biçimimizden,

bakış açımızdan beslenen bir duygu ve bu duygu

kendi içimizden geliyor.

Her ne sebeple olursa olsun,

“yemek için yaşamak “

da ...

“ yaşamak için yemek “

de ...

Bizleri ”beslenme“ konusuna götürüyor.

Besinlerimizi çeşitlendirelim...

Mutluluğa doyalım...

Afiyet Olsun...

YAKUZA İSTANBUL

ASIAN & SUSHI

42 Maslak AVM, Maslak Mahallesi

Ahi Evran Caddesi No: 6 Maslak/İstanbul

(0212) 801 77 00

https://yakuza.istanbul

NYX

94


VEGAN MUM

fyrluxury.com |

NYX

95

fyr.luxury


HAMİLELER

COVID-19 AŞISI

OLABİLİR Mİ?

Koronavirüse karşı aşlama çalışmaları dünyada olduğu gibi ülkemizde de hız kazandı. Hamilelerde Covid-19 aşısı

çalışmaları ve hamile ve emziren annelerin covid aşısı olup olamayacağına ilişkin görüşlerini aldığımız

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Berk Bulut'un değerlendirmelerini sunuyoruz.

İlaçlar veya aşıların güvenlik ve etkinliğine dair deneylerin

hamile kadınlar üzerinde yürütülmesi zor olduğu için,

bu tür veriler, daha sonra, kadınlar hamile olduklarını

öğrenmeden önce ilacı veya aşıyı aldıkça, tesadüfen birikir.

Dikkate alınacak ciddi bir olumsuz etkinin yokluğunda,

hamile kadınların da bu ilaç veya aşıları kullanmasına

yönelik uygulamalar yaygınlaşır. Hamile kadınların

COVID-19 hastalığı için ilk başta yapılan aşı çalışmalarında

yer almaması bu tür bir genel uygulamanın sonucudur.

Çalışmalara katıldığı sırada hamile olduğunu bilmeyen

ya da aşıdan hemen sonra hamile kalan kadınlardan elde

edilen veriler bu konudaki ilk bilgileri oluştursa da kadın

sağlığı dernekleri ve benzer kuruluşlar elde yeterince

kanıt olmadan hamilelikte aşıları kullanma konusunda net

tutum almadı. Uluslararası Kadın Hastalıkları ve Doğum

Federasyonu bu konuda hamile kadınların aşılanması

gerektiğini belirten ilk kuruluşlardandır. Özellikle ek risk

faktörleri olan hamile kadınların COVID-19 geçirme riski

artmış olduğundan, bugün birçok kuruluş hamile kadınlarda

aşıların yapılmasının gerekli olduğunu belirtmektedir.

HAMİLELERDE AĞIR HASTALIK RİSKİNİ

ARTIRAN ETKENLER

Hamile kadınlarda bağışıklıkla ilgili hastalıklar, diyabet,

yüksek tansiyon, kalp hastalığı ya da astım gibi kronik

durumlar, ayrıca obezite ve anne yaşının 35’in üzerinde

olması hastalığın ağır geçirilme riskini artıran etkenlerdir.

Bunun yanında hamileliğin son üç ayında bulunmak

da bir risk faktörüdür. Bu ek risk faktörlerinin neler

olduğu konusundaki çalışmalar da aralıksız olarak

sürdürülmektedir.

HAMİLELİKTE COVID-19 HASTALIĞININ

TAŞIDIĞI TEHLİKELER VE AŞININ YARARLARI

Birçok uzman hamile kadınların COVID-19 hastalığı

geçirme risklerinin normalden fazla olmadığını

söylemektedir. Hamilelik sırasında COVID-19 geçiren

Op. Dr. Berk Bulut

Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı

Liv Hospital Ulus

NYX

96


Sağlık

kadınların çoğunda ya belirtiler çok hafiftir ya da

hiçbir belirti yoktur. Ağır hastalık ve ölüm oranları

oldukça düşük olmakla beraber, hastalığı ağır

geçirme, yoğun bakıma alınma, erken doğum ve

tansiyon yükselmesine bağlı gebelik zehirlenmesi

gibi riskler artmıştır. Kronik hastalıkları olan, aşırı

kilolu ve anne yaşının ileri olduğu hamile kadınlarda

bu tür riskler daha da fazladır. Dolayısıyla yaşamı

tehdit edebilecek bu hastalığa karşı önlem almak

yukarıda sayılan riskleri taşıyan annelerde çok önem

kazanmakta.

Doğum sonrası dönemde yeni doğan bebeklerde

SARS-CoV-2 virüsünün saptanma riski çok düşüktür

ve annelerin emzirmeyi kesmemeleri önerilir.

Aşı yapılan annelerde bebeğin virüs kapma riski

muhtemelen daha düşük olacaktır. Anneye yapılan

aşının doğum sonrasında bebeğin hastalıktan

korunmasında nasıl bir etkisi olacağı konusunda da

henüz yeterli bilgi bulunmamaktadır.

AŞILAR VE GÜVENLİK PROFİLLERİ

Bugün ülkemizde özellikle iki aşı yaygın olarak

uygulanmaktadır. Bunlardan bir tanesi Çin kökenli

Sinovac firmasının ürettiği CoronaVac aşısı olup

üretim yöntemi açısından bir inaktif virüs aşısıdır.

Bu aşı doğrudan doğruya hamile kadınlar üzerinde

denenmemiş olsa da benzer şekilde inaktif virüs

aşısı olarak üretilen ve alüminyum hidroksit

içeren birçok başka aşı hamilelik sırasında güvenle

kullanılmaktadır.

Yaygın kullanıma giren diğer aşı Pfizer (ABD) –

BioNTech (Almanya) iş birliği ile üretilen ve kod adı

BNT162b2 olan aşıdır. Bu aşı bir mRNA aşısı olup,

canlı virüs veya aşı etkinliğini artırıcı herhangi katkı

maddesi içermemektedir. Ayrıca aşının içerdiği

mRNA insan hücrelerinde çekirdeğe girmediği için

insanın genetik kodunda herhangi bir değişiklik

yapması söz konusu değildir. mRNA aşıları ile ilgili

olarak yürütülen hayvan çalışmalarında embriyolarda

ya da yeni doğan yavrularda gelişimsel bir soruna

rastlanmamıştır.

Ülkemizde uygulamaya girmesi beklenen diğer bir aşı

olan Rusya kökenli Gamaleya firmasına ait Sputnik V

aşısı adenovirüs vektörü bazlı bir aşıdır ve bu aşı da

canlı virüs veya SARS-CoV-2 virüsüne ait enfeksiyon

yapıcı proteinleri içermemektedir. Aşıda kullanılan

adenovirüs vektörü de aşılanma sonrasında vücuttan

kolaylıkla uzaklaştırılabilmektedir.

Bu aşıların hamile kadınlar üzerindeki etkilerini daha

net bir şekilde belirlemek için çalışmalar başlamak

üzeredir. Bunun yanında giderek daha fazla sayıda

hamile kadın kendi isteğiyle aşı yaptırmakta ve bu

aşıların hamilelikte ve doğum sonrasında anne ve

bebek üzerindeki etkilerine dair veriler artmaktadır.

Sonuç olarak hamile kadınların aşılanması konusunda

hastalığın kişiyi karşı karşıya bırakabileceği riskler,

aşı olmanın faydaları ve her bir tür aşı için eldeki

güvenlik verileri tüm ayrıntıları ile tartışılmalıdır.

Birçok ülkede SARS-CoV-2 aşı programlarına risk

etkenlerini taşıyan hamile kadınlar da dahil edilmekte

ve özellikle hamilelik döneminde aşılanan kadınlarla

ilgili veriler dikkatle takip edilmektedir. Önümüzdeki

dönemde hamile kadınların da dahil edileceği

çalışmalarla aşıların hamilelikte ve sonrasında

anne ve bebek sağlığı üzerine etkileri daha ayrıntılı

anlaşılabilecektir.

Her ne kadar aşılar koruyuculuk konusunda ciddi

olarak olumlu sonuçlar verse de diğer tüm önlemleri

de hiç ihmal etmeden uygulamaya devam edelim.

Tüm anne adaylarına ve bebeklerine COVID-19’dan

ve diğer tüm hastalıklardan uzak sağlıklı günler

dilerim.

NYX

97


Akademi ® Ödüllü Kostüm Tasarımcısı

Jenny Beavan, Cruella’da

1970’ler Punk Stilini

Yeniden Yaratıyor

Akademi® Ödüllü kostüm tasarımcısı Jenny Beavan, başrollerini Emma Stone ve Emma

Thompson'ın paylaştığı 2 Temmuz’da vizyona girecek Cruella filmi için 1970’lerin Punk

stiline ışık tutan özgür kreasyonuyla Cruella’yı baştan yaratıyor.

Daha önce Emma Thompson'la hem "Howardların Malikanesi" hem de "Günden Kalanlar" filmlerinde

çalışan ve 2016’da “Mad Max: Fury Road” ile iki kez Akademi® Ödülü kazanan, Emmy® ve BAFTA ödüllü

kostüm tasarımcısı Jenny Beavan, kariyeri boyunca 10 kez Oscar® ödüllerine aday gösterildi. Beavan’a

Cruella filminin kostüm tasarımı sürecinde Sarah Young, Sheara Abrahams ve Sally Turner gibi isimlerden

oluşan uzman bir ekip destek oldu.

Her iki karakter için de özgün bir dil yaratan Beavan, sadece giydikleriyle değil, her iki Emma’nın da

yarattığı gerçek moda kreasyonlarının da benzersiz, büyüleyici ve son derece yaratıcı olmasını amaçlıyor.

Beavan çeşitli görünümleri tasarlarken süreci “Bu şimdiye kadar yaptığım en büyük işti. Emma Stone için

hazırladığım kostüm sayısı şimdiye kadar yaptıklarımdan daha fazla. Toplam 47 kostüm değişikliği yapıldı

ve Emma Thompson'da da toplam 33 kostüm vardı. Joel Fry ve Paul Walter Hauser'in bile 30’ar kostümü

vardı" sözleriyle değerlendiriyor.

NYX

98


Moda

Tasarım ekibi 1970’ler Londra’sının kültür

çatışmasının, yaşandığı dönemde modaya

kadar yansıyan izlerini, Cruella’nın çeşitli

görünümlerinde yaşatıyor. Barones karakteri,

Joan Crawford'dan Elizabeth Taylor'a bir nevi

eski televizyon divalarına gönderme yapılan

bir stille izleyici karşısına çıkıyor. Heykelsi

görünen şık stili için Dior’dan ilham alınarak

kalın tafta, ipek ve düşes saten çokça kullanılıyor.

Cruella’nın siyah-beyaz renk geçişlerine karşılık

Barones için çoğunlukla sıcak kahverengiler ve

doreden oluşan bir renk paleti tercih ediliyor.

Emma Stone, “Böyle bir filmin şansı, kostümlerin

bir oyuncu olarak sizin için pek çok işi

halletmesidir. Bunları giydiğinizde kendinizi

Cruella de Vil gibi hissedersiniz. Jenny

gerçekten özel bir şey yarattı" diye ekliyor.

Estella’nın keskin hatlara sahip Punk stilinin

zamanla sofistike hale dönüşmesi ve bazı

giysileri geri dönüştürerek onları yeni giysilere

çevirmesi karakterin kostüm tasarımlarının ana

estetiğini oluşturuyor. Görünümü için Alman

punk rock-New Wave şarkıcısı Nina Hagen’in bir

fotoğrafından ilham aldığını söyleyen Beavan,

Estella’ya bakıldığında onun Londra'da Brick

Lane'deki ikinci el mağazalarına gittiğini hayal

edebildiğini dile getiriyor. Notting Hill'deki

gecekondulardan, alt sınıflardan gelen punk

hareketine, Vivien Westwood ve sonrasında

da Alexander McQueen gibi benzersiz, farklı

tarzlara sahip, kendi kendini eğitmiş, yaratıcı ve

hevesli tasarımcılar için Estella, rol model olacak

bir film karakteri haline geliyor.

Estella'nın 12 yaşında şahit olduğu Barones'in

Marie Antoinette balosu, Siyah-Beyaz Balosu

(Cruella'nın Artie'nin ikinci el dükkanından aldığı

kan kırmızısı bir elbiseyle ve bilgisayar çizimi

olan yanan beyaz pelerinle görüldüğü yer) ve

Estella'nın tüm konuklara siyah elbiseler ve siyah

beyaz peruklar gönderdiği Gala sahnelerindeki

Beavan ve ekibinin tasarladığı kostümler,

detaylarıyla Cruella’yı ikonik ve modern bir

görünüme kavuşturuyor.

Bunların yanı sıra Cruella'nın motor üstünde

gelerek Barones'in sahne ışığını çaldığı,

omuzları lastikli siyah deri tulumu, Barones'in

arabasını yutan elbisesi, Barones'in 1967

elbise koleksiyonu bozularak yapılmış 12 metre

kuyruklu çöp kamyonu elbisesi ve Dalmaçyalı

esintili bir ceket gibi çeşitli Kırmızı Halı Elbiseleri

de hafızalardan silinmeyecek, tekrar tekrar

izlettiren görsel bir deneyim sunuyor.

Not: Bu filmin yapımı sırasında hiçbir hayvana zarar

verilmemiştir. Disney yapım politikası gereği, filmin

yapımında hiçbir hayvan kürkü kullanılmamıştır.

NYX

99


Vakko Mare

“Plaj ve şehir modasında

2021 koleksiyonu”

Gücünü zarafetinden alan Vakko Mare, plaj ve şehir modasında 2021 koleksiyonuyla cesaret,

renk ve ilham katıyor. Her biri eşsiz parçalardan oluşan Vakko Mare yazın tazeliğini, canlı ve

yeniden başlamaya güç veren bir enerjiyle buluşturuyor.

NYX

100


Moda

Vakko Mare Yaz 2021

NYX

101


NYX

102

Vakko Mare 2021 koleksiyonu, sezonun

öne çıkan gündelik yaşam ve plaj

tasarımlarını kendine has zarif çizgileri

ile yorumluyor. Sezonun sportif, modern,

romantik ve güçlü tasarımlarını özel

bir seçkide buluşturan Vakko Mare,

bu sezonda ilk kez kendi marka imzalı

tasarımlarıyla da öne çıkıyor. Vakko Mare

imzalı özel koleksiyonunda keten ve pamuk

kumaşlardan kaftan, elbise, gömlek, etek,

şort ve ayrıca mayo ve bikiniden oluşan

tasarımlar yer alıyor.


Moda

Vakko Mare; Adriana Degreas , Agua de

Coco, Juan de Dios gibi markaların bikini ve

mayoların yanı sıra kaftan, elbise, bluz, etek,

tulum, pantolon aksesuar olarak şapka, çanta,

sandalet gibi ürün gruplarından oluşan her

stile hitap eden göz alıcı şık bir seçki sunuyor.

Sezonun öne çıkan fırfırlı, tek parça mayoları,

derin V yakalı mayolar ve büstiyer havasındaki

bikini üstleri, “cut out” diye adlandırılan kesik

modeller, yüksek bel ve kemerli mayolar,

önden bağlamalı bikiniler, sportfif şık ürünler,

yaza hareket ve canlılık getiriyor. Ayrıca

modern ve zamansız şıklık, bohem ve rahat

tarzda ürünleri bir arada sunan Vakko Mare

tüm zevklere hitap ediyor.

Sezonda yer alan soft renkler ve romantik

desenler ile tasarımlara daha feminen bir hava

katıyor. Tasarımlarda sezonun vazgeçilmezi

göz alıcı parlak renkler yenilikçi desenler ile

birleşerek heyecan verici tasarımlar ortaya

çıkarıyor. Farklı stillere uyum sağlayan mavinin

her tonu, doğanın canlı yansıması yeşil ve

sarılar, tropik bir romantizmi yansıtan toprak

tonları sezonun canlılığını yansıtıyor.

NYX

103


Retro Holiday

Beymen Club'dan Renkli ve Dinamik Tasarımlar

BEYMEN Club 2021 İlkbahar/Yaz

Kadın Koleksiyonu temalarından

Retro Holiday, sanattan ilham

alan canlı tonlardaki fırça

desenleri, grafik oyunları, doğallığı

vurgulayan naturel kumaş ve desen

birliktelikleri ile modern kadınlara

kendini daha özgür ve yaratıcı ifade

etme fırsatı sunuyor. Lila tonların

ağırlıkta olduğu temada, lacivert

ve nar çiçeği birliktelikleri dikkat

çekiyor.

NYX

104


Moda

Çizgi oyunlarıyla dinamikleşen trikolar, desen ve renklerle zenginleşen elbise ve

sweatshirtler, denim ve teknik kumaşların birarada kullanıldığı doku çeşitliliği yaz

kombinlerinin yeni vazgeçilmezlerini oluşturuyor.

NYX

105


TUVANA BÜYÜKÇINAR'DAN BOYNER'E ÖZEL

Tuvanam x Fabrika koleksiyonu

“Beach in the City”

NYX

106


Moda

Boyner, deneyimli modacı Tuvana

Büyükçınar ile ikinci kez bir araya

geldi. Tarzı ve stiliyle her zaman ilham

kaynağı olan Tuvana Büyükçınar,

yeni sezonda Boyner için birbirinden

tarz yaza uygun 30 parçadan oluşan

“Beach in the City” konseptinde

kapsül bir koleksiyon hazırladı.

Tuvana Büyükçınar imzası taşıyan

kaftanlar, doğal elyaf ve desenli

kumaşlar ile farklı kumaşların

birleşimiyle oluşmuş parçaların ön

planda olduğu koleksiyonda kullanılan

2021 yazının favori rengi fosforlu sarı,

haki, yeşil, siyah ve beyaz renkleri ise

yazın enerjisinden ilham alıyor.

NYX

107


Machka ile yeniden yaz

Yeniden kahkahaların yükseleceği,

zarif davetlerde yakası dev fiyonk

detayından oluşan, turuncu ve

pembenin kombinasyonuyla ortaya

çıkan maxi elbise heykelsi ve romantik

bir duruş sergiliyor. Yeşil ve turkuvazın

buluşmasına eşlik eden doğallık,

sezonu domine edecek bir takım

oyunu içerisine giriyor. Bluzlarda yer

alan boyun fiyongu ve saten etkisi ise

kuşkusuz zarif ittifakın peşine düşüyor.

NYX

108


Moda

Machka İlkbahar-Yaz

2021 Koleksiyonu;

Siyah ve beyazların

yanı sıra, gümüş tonları,

ekrular, doğadan

gelen yeşiller, uyanışı

simgeleyen pembeler,

fuşyalar, lilalar, güneşi

yansıtan sarılar,

turuncular, yanık

karameller, kırmızılar

ve mavilerle sezona hiç

olmadığı kadar renkli bir

seçki sunuyor.

NYX

109


NetWork’ten

Sıcak Yaz

NYX

110


NYX

111

Moda


Shoes&Bags seçkisi

NetWork Shoes&Bags seçkisi, Yaz 2021 koleksiyonunda da geniş model yelpazesiyle

çanta ve ayakkabı tutkunlarına birbirinden özel seçenekler sunuyor. Yalın çizgileriyle

çabasız şıklığın formülünü ortaya koyan örgü sandaletler ve güçlü bir renk paletinin

hakimiyetindeki kalın bantlı düz ve topuklu modeller, hasır ve hazeran dokulu

çantaları mükemmel bir uyumla tamamlıyor

NYX

112


Moda

NetWork

NYX

113


NetWork

NYX

114


Moda

NetWork

NYX

115


GÜNEŞİ SEVENLER

KULÜBÜ GURURLA

SUNAR!

Yaz ruhunun temsilcisi renk

kartelasıyla ön plana çıkan

Twist İlkbahar-Yaz 2021 Koleksiyonu,

siyah ve beyaz denkleminin yanı sıra;

haki, camel, bej, tarçın, pembe, lila,

sarı, mavi, kırmızı, bordo, turuncu

seçkisiyle kombinini tamamlıyor.

NYX

116


NYX

117

Moda


UZAKTAN YANSIYAN

GÜNEŞİN IŞIK OYUNLARI

Uzaktan yansıyan güneşin ışık oyunları

ve doğanın yeni mevsime uyanışını

simgeleyen onlarca kuş melodisinin

keyif veren frekansı…

Doğayla diyalog halindeki

renklerinden ilham alan Ipekyol

İlkbahar-Yaz 2021 Koleksiyonu,

yeni sezonun yükselen tasarımlarını

sunarak, şehrin sokaklarına ve hatta

kumsallara, geceye ve gündüze

uyarlanarak yepyeni ufuklara doğru

yelkenlerini açıyor.

NYX

118


NYX

119

Moda


"Yaşama Renk Kat"

Modern tasarımları dinamik silüetlerde buluşturan Koton, yeni sezonu

Yaşama Renk Kat mottosuyla hazırladığı renkli ve dinamik

Afra Saraçoğlu X Koton Koleksiyonu’yla karşılıyor.

Yaza sıcacık renklerle kucak açan koleksiyon, özlem duyduğumuz pozitif

duyguları geri çağırıyor ve her birini bir renkle eşleştiriyor. Coşku Turuncusu,

Dostluk Sarısı, Aşk Pembesi, Cesur Lila, Nefes Yeşili ve Özgürlük Mavisi ile

renklerin büyülü dünyasından bir dünya kuruyor.

NYX

120


Moda

Koton’un yeni sezona özel olarak isimlendirdiği coşku turuncusu, özgürlük mavisi,

cesur lila, dostluk sarısı, aşk pembesi ve nefes yeşili renkleri, yeni mevsim ruhunu

iyiden iyiye hissettirecek parlak renk kodları ve desenleriyle ön plana çıkıyor.

Renk danışmanı Yonca Çallı’nın da desteğiyle tanımlanan renklerin duyguları ile

pozitif psikolojinin büyülü dünyası koleksiyondaki renk paletinde hayat buldu.

NYX

121


Koton’un başarılı oyunculuğunun yanı sıra güzelliğiyle de dikkat çeken Afra Saraçoğlu’yla

hazırladığı Afra Saraçoğlu x Koton Koleksiyonu, dalgaların dinginliğine, güneşin kızıllığına,

yeşilin huzur veren derinliğine, gökyüzünün sonsuz özgürlüğüne, tuz kokan eşsiz meltemlere

gönderme yapan seçkisi ile yeni mevsimin kapılarını aralıyor.

NYX

122


Moda

Afra Saraçoğlu x Koton Koleksiyonu

NYX

123


TRİKOLARDA SAHİL STİLİ

“Beautiful Flora”

“Sustain the Fashion” (Modayı Sürdür) söylemi ile modada sürdürülebilirliğe

dikkat çekmek isteyen KNITSS, Beautiful Flora koleksiyonuna, doğal

kaynakların korunması ve yaşam alanlarının devamlılığı için, sürdürülebilir

materyalleri kullanarak hayat vermeye devam ediyor.

Dinamik, stiline güvenen ve güçlü kadınların tercihi olan KNITSS, İlkbahar Yaz

2021 “Beautiful Flora” koleksiyonu ile bu yaz, tatillerinizin bir parçası oluyor. Canlı

renkleri ile dikkat çeken koleksiyon, aynı zamanda vermiş olduğu hafiflik duygusu

ile yaz sıcaklarında ferahlatıcı bir etki yaratıyor.

Tatil bavulunuzu hazırlarken, birbirinden farklı kombinler oluşturabileceğiniz;

incecik triko takımlar ile hem gündüz hem de gece, şıklığınızla dikkat çekeceğiniz

KNITSS koleksiyonu, bu yaz tatil beldelerindeki keyifli gezilerinizde sizlere eşlik

ediyor.

NYX

124


Moda

KNITSS, %100 organik pamuk

Global Organik Tekstil Standardı

‘’GOTS’’ sertifikası ve ormanlarda

biyo çeşitliliğin korunmasına

yardımcı olan ve doğadan aldığını

doğaya geri vermek ilkesini

benimseyen ‘’FSC’’ sertifikalarına

sahip olarak, bugün olduğu gibi

yarın da sürdürülebilir bir dünya

felsefesiyle koleksiyonlarını

tasarlamaya devam etmeyi

hedefliyor.

NYX

125


NYX

126


Moda

2021 Gelinleri

romantik,

ihtişamlı ve zarif

NYX

127


PRONOVIAS VE MARCHESA’dan

ÖZEL KOLEKSİYON

Marchesa for Pronovias

NYX

128


NYX

129

Moda


Lüks gelinlikte dünya lideri Pronovias, New York merkezli uluslararası moda evi Marchesa ile

ortak bir gelinlik koleksiyonuna imza attı. Kırmızı halıda ünlülerin sıkça tercih ettiği markalardan

biri olan Marchesa, New York gelinlik modasını ‘Marchesa for Pronovias’ koleksiyonu ile

İspanya'nın tutkusuyla birleştiriyor. Koleksiyon ilhamını, kültürel gelişmişliği ve Flamenko

ritmiyle bilinen Sevilla şehrinden alıyor.

NYX

130


NYX

131

Moda


‘Marchesa for Pronovias’ koleksiyonu, Marchesa’nın kadınsı, romantik ve ihtişamlı imzasını taşıyor. Gelinlikler gipür,

fırfır ve Chantilly gibi lüks kumaş detaylarıyla couture işçiliğini somutlaştırıyor. Tüm vücut tipleri için tasarlanan bu

parçalar, her kadının düğün gününde kendini olağanüstü hissetmesini amaçlıyor.

İspanyolca isimlere sahip tasarımlar el yapımı, 3 boyutlu çiçek detayları ve Marchesa’nın ikonik korsajlarıyla

süsleniyor. Koleksiyondaki prenses gelinlik modellerinden CARRASCO ve MARISOL, zarif çiçek işlemeleri ve tül

etekleriyle sofistike bir stil sunuyor. Mikado kumaş ile üretilen FERNANDA ise belirgin V yakası, sırt işlemeleri ve

uzun kuyruğuyla masal dünyası prenseslerini andırıyor. Göz kamaştırıcı bir deniz kızı görünümü için PAULANDA,

flamenko kostümünün zarafetini günümüze yansıtıyor.

NYX

132


Moda

Marchesa for Pronovias koleksiyonu Temmuz ayından itibaren Pronovias İstinyepark ve Vakko Wedding

mağazalarında satışa sunuluyor.

NYX

133


Yeni Başlangıçların Habercisi

''FLU''

NYX

134


Moda

Moda ve tasarım serüveninde 30 yılı geride

bırakan Özlem Süer, 2021 İlkbahar – Yaz gelinlik

koleksiyonu içinde yer alan FLU koleksiyonunu

tanıttı. Süer “Yeni dünyanın yeni konseptlerinden

alınan ilhamla gerçekleştirdiğimiz çekimde baharın

gelişiyle yeni başlangıçlar ve Doğa Ana’nın yeniden

canlanması temalarını öne çıkardık. Koleksiyona

materyal ve materyalin üstüstelik hissiyle flu bir

şiirsel dili ve görselliği hakim kıldık. Aynı zamanda

parlak beyazdan inci beje uzanan ton geçişlerini,

ışık yansımaları ve parıltılarla zenginleştirdik.

Yarı transparan bu his, renk skalasında olduğu

gibi modellerin heykelsi formlarında yeniden

tanımlandı.

Flu geçişlerle ve rüya gerçek arası imajların vurgulandığı

çekim performansında dört farklı hayattan

(Bütüncül Bale Sanatçısı – Ayça Anıl, Modern

Dansçı – Alara Mortazavi, Tasarım Eğitimi Gören

Genç Bir Model – Naz Sancaklı, Deneyimli Model

- Anastacia Guseva) ilham aldık. Uçuşan tüllerin

hafifliğini glam işlemeler tamamladığı, saç aksesuarları

ve seçkin takıların minimal görüntüyle tezat

bir elegans yarattığı çekimde yeni dünyanın yeniden

tanımlanan gelinlikleri yer buldu” dedi.

NYX

135


Fotoğraf : Kıvanç Batuhan Tarhan

Modeller : Alara Mortazavi, Ayça Anıl, Naz Sancaklı, Anastacia Guseva

Saç Makyaj : Sabit Akkaya

Çiçekler : Rosa Nigrum

NYX

136


Moda

Karantinada Sıkılan Ruhumuza Gelinlikler İyi Gelecek

Özlem Süer White 2021 İlkbahar – Yaz Koleksiyonunda

farklı kol detaylı, Retro çan kollu veya büyük kabarık

(puffy) kollu gelinlikler yer alıyor. Oyuncaklı ışıltılardan,

pastel siluetlere, statement kollardan fiyonklara kadar

pek çok ikonik trend hayatımızda olacak. Renk tonlarında

ise beyaz saltanatını yer yer bebek pembesi, pudra ve

mavi tonlarına bırakacak. Üst üste inci tonlamalarıyla

hafif pastelsi yaklaşımlarla katlı tüller, çok özel inci

tonlamalarıyla işcilikli, farklı sırt detayları ile uzanan

kuyruk etkileri gelinleri ardından izlenmeye değer

kılacak başka bir zarafet olarak ortaya çıkacak. Yeni

koleksiyonunda alışık olmadığımız sırt detayları düğmeler

ve dev fiyonklarla sergileniyor. Her zamankinden daha

uzun etekler özlenen ihtişama verilen bir selam gibi.

Dantel de modern yorumlarıyla koleksiyon içinde yer

alıyor. Pelerin ve kaftan gibi extravaganza etkiler taşıyan

gelinlik tamamlayıcıları da 2021 yılının karakteristik

detaylarından. Kol ve omuz detaylarında olduğu gibi

yaka ve boyunda da heykelsi, alışılmadık formlar zarafeti

gözler önüne seriyor. Tüm bu ihtişam ve karakteristikliğe

ek olarak süper şık ve yalın ikili takımlar ile nikah

elbiseleri de yılın trendleri arasında yer alıyor.

NYX

137


Hazır Gelinlikler

Koronavirüs salgını, bütün tüketim alışkanlıklarında olduğu gibi evlilik alışverişinde de

değişikliklere neden oldu. Önceleri gelin adaylarının farklı günlere yayılan ve en az 3 prova

sonucunda nikah veya düğün törenlerine teslim edilen gelinlikler, hazır giyimde kullanılan beden

ölçülerinin gelinlik kalıplarına yansıtıldığı modeller ile gelin adaylarına sunuluyor.

Pandemi koşullarında yaygınlaşan butik düğün ve nikah seremonilerine uygun tasarlanan

parçalarda zarafetin simgesi Fransız dantelleri, duru dokusuyla vücudu saran ithal stretch

kumaşlar, ipek tül, organze ve ziberlin gibi yüksek kalitede kumaşlardan hazırlanan kusursuz

kalıpların kullanıldığı inci beyazı ve nüd tonlarda gelinlik modelleri öne çıkıyor.

NYX

138


Moda

www.hazirgelinlik.com web sitesi üzerinden satışa sunulan gelinlikler, farklı stillere hitap eden

model çeşitliliği ve fiyat avantajlarıyla gelinlerin satınalma tercihleri arasına girdi.

NYX

139


Mavinin

Tonlarını

Keşfedin

Victoria’s Secret’tan mavilerin hakim olduğu yepyeni

bir koleksiyon moda severlerin beğenisine sunuluyor.

Her kadını, içindeki seksi yanı ortaya çıkarmaya

teşvik eden koleksiyon, göz alıcı tasarımlarla ve

mavi renklerin hakimiyetiyle yazın favorisi olmaya

hazırlanıyor.

NYX

140


İç Giyim / Moda

Dantel

Detaylar ile

Romantik

Bir Yaz...

Dantelin romantizmi ve kadınsı güzelliği SUWEN

sütyenleriyle yeni sezonda kendini gösteriyor. İkonik

Isabelle ve Chanelle sütyenleri, yaz boyunca, hem

romantik, hem feminen, bir o kadar da konforlu tasarımlar

arayan kadınların favorisi olarak öne çıkıyor. 1 beden

küçültme etkisi olan Isabelle, şık ve rahat bir kullanım

yaşatıyor. Her tarz kıyafetin altına uyum sağlayan

Isabelle’in 75 B’den 95 D’ye kadar uzanan geniş bir beden

aralığı bulunuyor.

SUWEN’in ikonik sütyenlerinden Invisible Tül Sütyen,

yeni sezonda da kendini gösteriyor. Invisible Tül Sütyen’in

tül detaylı balensiz şık tasarımı, göğüs yapısının formunu

alırken, kıyafetlerin içerisinde doğal ve kullanışlı bir

görünüm yaratıyor.

NYX

141


Evde

giyinme sanatı

Ürün fonksiyonları ve modern tasarımlarıyla

iç giyimden ev giyimine, çoraptan korseye, plaj

koleksiyonlarından lohusa gruplarına kadar çeşitlilik

sunan SUWEN, yeni sezon pijama takımları,

gecelikleri ve sabahlıkları ile ev giyiminde her moda

uygun tarzlar arayanları mutlu ediyor.

Mevsimin renklerinden, enerjisinden aldığı ilhamla,

yıldızlı, meyveli, çiçekli gibi desenlerle tasarlanan

yeni SUWEN ev giyim koleksiyonunda, klasiklerden

vaz geçmeyenler için de çizgili, dantelli gibi

seçenekler yer alıyor. Koleksiyondaki şort takımlar,

babydollar, askılı takımlar, gecelikler, sıcak havada

terleme yapmayan, pamuklu, yumuşacık, cilt dostu

kumaşlarıyla ilgi uyandırıyor.

NYX

142


Moda

SUVEN

NYX

143


1

2

3

Aksesuarlarda

yaz ışıltıları...

4

5

7

6

1- MELİS GORAL 2- ARİŞ 3- BLOOM JEWELRY / BEYMEN 4-ARİŞ 5- RADA / BEYMEN 6- KISMET BY MILKA 7- MELİS GORAL

NYX

144


Mücevher

1

3

2

5

4

6

9

8

7

13

11

12

10

1- ATASAY 2- ATASAY 3- MON REVE 4- ANTON HEUNIS / BEYMEN 5- ALTINBAŞ 6- ALTINBAŞ 7- EKRIA

8- MELİS GORAL 9- KISMET BY MILKA 10- KISMET BY MILKA 11-SWAROVSKI 12- FIDELLE / BEYMEN 13- ATASAY

NYX

145


TARZINI

KİŞİSELLEŞTİRMENİN

EN CESUR YOLU: PIERCING

Cesaret ve başkaldırı sembolü piercing,

KISMET BY MILKA dokunuşlarıyla buluşuyor!

14 ayar roslow gold, pırlantalar ve değerli taşlar

bir araya getirilerek, uluslararası standartlarda

tasarlanan KISMET BY MILKA Piercing

Koleksiyonu, iddialı ve cool bir stil sunuyor!

Sokak stilinin iddialı ikonlarından biri olan piercingler, KISMET BY

MILKA’nın yeni koleksiyonunda eşsiz birer mücevhere dönüşüyor.

Tragus, rook, helix ve orbital gibi kulağın farklı yerleri için özel

hazırlanan, yenilikçi manifestonun cesur tamamlayıcısı piercing

koleksiyonunda, işçiliğinden tasarımına ve en önemlisi de sağlık

boyutunda her detay öne çıkıyor.

KISMET BY MILKA’nın artık renk kodu olarak tanınan, özel altın

tonu roslow gold ile hazırlanan piercingler, hem sarı altın, hem de

beyaz altın farklı parçalarla rahatça bir arada kullanılıyor. Bu özel

ton, her takı kombinine ve ten rengine kusursuz bir şekilde uyum

sağlayarak KISMET BY MILKA’nın DNA’sında olan “mix&match”

yani çoklu kullanımı daha kolay bir hale getiriyor. Birbirinden farklı

modelleri olan KISMET BY MILKA piercingleri, sınırların ötesinde

yaşayan, tarzında yeni ve cool bir dışa vurumu tercih eden her

yaştan kadına ve erkeğe hitap ediyor.

Madonna, Beyonce, Rihanna, Fergie, Cameron Diaz

ve dünya çapında daha birçok ünlü isim tarafından

tercih edilen KISMET BY MILKA piercing

tasarımlarıyla da dikkat çekiyor.

NYX

146


Mücevher

Yenilikçi ve

Sürdürülebilir Takı

İrlandaca “gizem” anlamına gelen Rúnda, Türkiye’nin ilk sürdürülebilir takı markası olarak tabiatın mistik ve kusursuz

döngüsünden aldığı ilhamla lüks ve çevre dostu tasarımlara imza atıyor.

Dünyadaki karbon ayak izimizi azaltma hedefiyle her bir

parçayı el işçiliğiyle hayata geçiren Rúnda Jewelry, yaratım

sürecinin her aşamasında doğal döngüyü korumanın

yollarını arıyor. Felsefesini şeffaf ve anlamlı sürdürülebilirlik

projeleriyle bütünleştiren marka, özel tasarım takılarının

tamamında %100 geri dönüştürülmüş altın ve “lab-created”

pırlantalara yer veriyor. Ayrıca, doğal kaynak kullanımını

minimuma düşürme amacıyla dünyada sayılı markanın sahip

olduğu bir sistem inşa ederek, tüm malzemeleri çevreci

yaklaşımı doğrultusunda kendi tesislerindeki ileri teknoloji

makineleriyle üretiyor ve ambalajlarını %100 doğa dostu

materyallerle hazırlıyor.

Tüm medeniyetlerde yaşam kaynağı addedilen

güneşin simgelediği doğum, yaşam ve ebedilik

kavramlarından esinlenilerek tasarlanan Helios

Doğanın ahenkli geometrik

dengesini yücelten Harmony

İnsanlık tarihinin her

döneminde rehber kabul edilen

ay ve evrelerinin görselliğini ve

enerjisini yansıtan Moonlight

Rúnda Jewelry’nin İlkbahar/Yaz 2021 koleksiyonları, yine doğadan yola çıkan iki farklı konsept etrafında şekilleniyor.

Rengarenk değerli taşlar ve pırlantalardan oluşan Chloris Collection ve malahit taşının pozitif aurasıyla yeniden

doğuşu temsil eden Endless Collection, lüks ve zamansız stil kodlarıyla tabiatın zarafetini vurguluyor.

NYX

147


Sanatın

Gözü

Cam Kırma

Sanatının

Eşsiz Hikayesi

FULDEN KARAYEL

Sanat Danışmanı

fulden.karayel@nyxmag.com

Bazı sanatçılar vardır yaşadıkları ülkeye bugüne

kadar kazandırdıkları eserlerle ünlüdür. Onlar

yaşadığı dönemin güzelliklerini, sorunlarını

gerçekçi bir şekilde yansıtırlar.

İşte onlardan biri cam kırma sanatının önde

gelen isimlerinden Simon Berger, bir çekiç

sallayarak örümcek ağı benzeri motifler

üretiyor ve üç boyutlu formlar oluşturmak için yüzeye

stratejik vuruşlar yapıyor.

Ünlü yazar George Bernard Shaw'ın ‘‘Yüzünüzü görmek için

cam bir ayna kullanıyorsunuz; ruhunuzu görmek için sanat

eserlerini kullanıyorsunuz.’’ sözünü hatırlayalım. Sanat,

sanatçının iç dünyasının yansıması değil de nedir?

Öyle ki George Bernard Shaw’ın sözü Simon Berger’in

camı kırarak insan yüzlerini nasıl ortaya çıkardığının

en güzel örneği olabilir. Bu başarılı sanatçının camları

kırarak yaptığı portreleri görünce gözlerinize gerçekten

inanamayacaksınız!

Camda çok fazla potansiyel olduğunu söyleyen sanatçı bunu

daha önce kimsenin kullanmadığı bir teknikle birleştirdiğini

dile getiriyor. İnsanların yüzlerinin kendisini her zaman

büyülediğini söyleyen Simon Berger ile kolaylıkla kırılmayan

camların hikayesini ve sanatını konuştuk…

NYX

148


Sanatın Gözü

Cam Kırma Sanatçısı Simon Berger

Camları kırarak portre yapma fikri nasıl

oluştu?

Eskiden mesleğimden pek memnun değildim ve

içimde üretme ihtiyacı her zaman yoğun bir şekilde

vardı. İlk olarak sprey boyalarla bu işe başladım fakat

kısa zamanda şunu fark ettim; çoğu sanatçı da sprey

boyalarla bir şeyler yapıyor. Bu nedenle daha nadir

daha farklı olan bir şey yapmaya karar verdim ve cam

ile çalışmaya başladım. Başarı da bununla beraber

geldi. Cam kesinlikle benim için biçilmiş kaftan!

Nerede yaşıyorsunuz? Kaç yıldır cam kırarak

portreler yapıyorsunuz?

Bern'e yakın bir yerde, İsviçre'de yaşıyorum. Buraya

5 yıl önce taşındım ve bütün hayatım burada

diyebilirim. Burası bana kafa rahatlığı veren bir yer

ve sanatımı ailemin yanındayken daha rahat yapmamı

sağlıyor. Benim için en önemlisi de bu.

Bir sanat eserinizi ne kadar sürede ortaya

çıkarıyorsunuz?

olarak işim her zaman iyi olmak zorunda. Eğer onu

beğenmezsem atmak zorunda kalıyorum. İşlerim kimi

zaman yarım günden bile kısa sürüyor, kimi zaman ise

haftalarca üzerinde çalışabiliyorum.

İşlerinizi yaparken hangi malzemeleri ve

araçları kullanıyorsunuz?

İşlerimi yaparken sadece kenarını kendi oyduğum

bir çekiç kullanıyorum. Oymamın sebebi, daha titiz

ve daha ince işler yapmamı sağlıyor. Tabii ki yaşamda

olduğu gibi, burada da belirsizlikler ve kesin olmama

durumu var.

Camı kırarken nasıl hissediyorsunuz?

Bu bir çeşit bağımlılık gibi bir şey diyebilirim. Yok

etmenin özel bir gücü var ve kişisel deneyimlerimle

çok alakalı bir durum. Çekiç darbeleriyle beraber ışık

oluşuyor. Cam öyle bir malzeme ki, onu parçalarken

başka bir şeyin oluşmasını sağlıyor. En nihayetinde,

işlerim umudu simgeliyor. ‘‘Parçalanma bir son

değildir aynı zamanda bir başlangıç da olabilir.’’

Benim için ne kadar sürdüğünün açıkçası çok bir

önemi yok. İşimin kalitesi ve onu gördüğümde beni

ne kadar etkilediği çok önemli bir detay. Prensip

NYX

149


Portreler neyi sembolize

ediyor?

Portrelerimin hepsinin özel bir manası var.

Onlara bakarken beni etkilemesi ve özel bir

duygu hissettirmesi çok önemli.

İşlerim insanlığı ve insanın varoluşunu

sembolize ediyor.

İşlerinizde özellikle yüz kullanmanızın sebebi

nedir?

Portreler beni her zaman çok büyülemiştir. Bilirsiniz

ki insan yüzleri ufak da olsa daima hatırlanabiliyor.

Aktardıkları ifadeler, kişinin gücü nerede

bulabileceğidir.

NYX

150


Sanatın Gözü

Sizin yaptığınız işi yapmak isteyen genç

yeteneklere neler önerirsiniz?

Kimsenin şu ana kadar yapmadığı bir işi bulmaya

çalışın derim. Kendinize her zaman daha çok

yatırım yapın ve profesyonel kişilerden fikir alın.

Türkiye’de hiç sanat eseriniz var mı?

Çok yakında olacak! Beklemede kalın ;)

Sanat eserlerinizi nereden görebiliriz?

Dijital olarak mevcut mu? Online satış

yapıyor musunuz?

Eserlerime galerimden ve Laurent Marthaler

Contemporary'den ulaşabilirsiniz. Elbette online

satış da var. Eserlerim çok yakında Avrupa

ve Amerika'daki büyük sanat etkinliklerinde

sergilenecek.

NYX

151


Hayatı kendi kurgusu hatta dayatması içinde

yaşamak, yeniyi, farklıyı denemek hatta yanı

başımızda belirdiği zaman bile farketmek, günlük

rutin içinde çok zor. Akışa kapılan insanların buna ne

güçleri ne de niyetleri var. Ancak bazı insanlar bırakın

akışa kapılmayı, o akışa cesurca dur der, olmadı yön

çizer. Size aşılmaz engel gibi görünen ne varsa onlar

için bir zıplama taşı, direnci öğrendiği bir deneyim,

geleceğe hazırlayan bir sınava dönüşür. İşte “ilham

veren kadınlar” bölümünde bu kadınları anlatmak

istiyoruz.

Kimi büyük projelerle kimi küçük dokunuşlarla ilham

verirler, kimi ardına bile bakmaz, kimi özgürlüğünün

onu çıkaracağı zirveye köklerinden aldığı enerji ile

ulaşır. Kendi ipek gibi dokur ve hepimizi kimi zaman

büyük bir görsel şölenle, dayanışmayla kimi zaman

sabırla, birbirinden canlı renklerle, müzikle, saygıyla,

coşkuyla hayata bağlar.

NYXmag sizi her sayısında ilham veren kadınlarla

buluşturmayı vaadediyor.

NYX

152


İlham Veren

Kadınlar

3

NYX

153


Özlem Süer

Moda Tasarımcısı

Özlem Süer, tasarımları dünya moda otoritelerince Avant-Garde, Neo-Romantik, Deneysel,

Kavramsal ve disiplinler arası olarak tanımlanan çok yönlü bir tasarımcı.

30 yıllık moda ve tasarım serüveninde, her sezon farklı öykülerden esinlenerek yarattığı

eşsiz koleksiyonların yanı sıra, farklı disiplinleri kavramsal bakış açısı ile sentezlediği sanat

enstalasyonları ile de dünya genelinde solo ve karma performanslar gerçekleştiren Süer ile

yaptığı çalışmalar ve ilham veren öyküsünü konuştuk.

Röportaj:

Nurgül Eryıldır Günay / nurgul.eryildir@nyxmag.com - Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

154


İlham Veren Kadınlar

Koleksiyon yapmak

yeniden doğmak gibi...

Moda dünyasına nasıl adım attınız, Özlem

Süer’in tasarım ve marka yolculuğunu

anlatır mısınız? ?

Yolculuğuma çocukken başladım. Annemle babam

hikayeleri okurken her zaman karakterlerin

kıyafetlerini hayal ettim. Marmara Üniversitesi Güzel

Sanatlar Fakültesi Tekstil Bölümü’nden lisans, Mimar

Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tekstil ve Moda

Tasarımı Bölümü’nden Yüksek Lisans ve Doktora

derecesi aldım. Ardından kendi markamı yarattım.

Koleksiyon yapmak yeniden doğmak gibi. Yılda

yaklaşık 4 ana koleksiyon ve onun aralarında da

kapsüllerle yaklaşık bine yakın tasarım hayata

geçiriyorum. Dolayısıyla her koleksiyonun öyküsü,

her kostümün kendine ait kimliği beni çok dinamik

tutuyor. 30 yılın nasıl geçtiğini bile anlayamadım.

Benim için keyifliydi. İyi ki moda tasarımı hayatımda

var, iyi ki yaşantımı onunla sürdürüyorum.

Tasarımlarım dünya moda otoritelerince Avant-

Garde, Neo-Romantik, Deneysel, Kavramsal ve

disiplinler arası olarak tanımlanıyor. 30 yıllık moda

ve tasarım serüveninde, her sezon farklı öykülerden

esinlenerek yarattığım koleksiyonların yanı sıra farklı

disiplinleri kavramsal bakış açısı ile sentezlediğim

sanat enstalasyonları ile de dünya genelinde solo

veya karma performanslar gerçekleştiriyorum.

Özlem Süer Moda Markasına ait çeşitli koleksiyonları

2003 yılında bu yana Düsseldorf, Tokyo, Londra,

Milano, Moskova, Paris ve Berlin gibi dünya moda

merkezlerinde performans ve şovlarda sergiledim.

Özlem Süer Moda Markası şu anda, Orta Doğu'daki

38 satış noktası ile 30'dan fazla ülkede 150'ye yakın

seçkin butik ve mağazada hayranları ve takipçileri ile

buluşuyor.

Dünyanın pek çok moda merkezinde

katıldığınız defileler ve etkinliklerde

tasarımlarınız büyük beğeni topluyor.

Geçen yıl da meslekte 30. yılınızı

kutladınız. Sizce nasıl geçti bu 30 yıl?

Tam da hayalini kurduğum gibi diyebilir

misiniz?

Çok güzel, çok anlamlı bir 30 yıldı. Başlangıcından

bugüne kadar her gün aynı enerjiyle kalkıp aynı

enerjiyle yeni zamanlara açıldığım bir dönemdi.

NYX

155


Her sezon farklı öykülerden

esinlendiğinizi biliyoruz. Geçtiğimiz ay

gerçekleşen Fashion Week İstanbul’da

sunduğunuz Gök Kubbe koleksiyonunun

öyküsünü sizden dinleyebilir miyiz? Bu

koleksiyonu oluştururken nelerden ilham

aldınız?

Gök Kubbe Koleksiyonumuzun öyküsünü “Zamansız

ve belki tüm zamanların güzel enerjisiyle masalsı

bir algoritmanın eseri” olarak özetleyebilirim.

Yaşadığımız dünyanın değişmesi yeni bir hissedişin

yolunu açıyor. Bu yeni hissediş seçici ihtişamlı bir

görsel şölen yaratıyor. Tüm bunlar Gök Kubbe

Koleksiyonumuzda birleşti. Farklı coğrafyalara ait

kadın öykülerinden ilham alarak oluşturduğumuz,

her parçaya ayrı bir ruhla dokunduğu koleksiyonda

dingin, bağlantı kuran ve kendi öyküsünü yaşam

felsefesine dönüştürmüş bir kurguyu sunuyoruz.

Uzun yıllardır iki yıl sonrasının renk ve

trendlerinin belirlendiği Dünya Renk

ve Konsept Birliği INTERCOLOR’da

Ümit Ünal ile birlikte Türkiye’yi temsil

ediyorsunuz. Geleceğin trendlerini

belirlemek çok heyecan verici olmalı. Bu

çalışmalarda neleri dikkate alıyorsunuz?

Intercolor sosyolojik anlamda toplumsal hareketleri

çok iyi analiz eden, bunu kendi içindeki davranış

psikolojisi ve oradan renk kültürüne varana kadar

büyük toplum bilim yaklaşımları içinde, antropolojik

değerlerle harmanlayan ve inovasyonla yaşamdan

kaçışlar ya da kavuşmalarla buluşturan, entelektüel

bazı çok yüksek akademik bakabilen bir birlik.

Yaklaşık 16 ülkenin katılımıyla gerçekleşiyor.

Dolayısıyla da Türkiye’yi temsil ederken ilk yıllardaki

heyecan ve yaklaşımlarımızı bugüne kadar taşıdık.

Intercolordaki delegeler renk önerilerini ve

seçimlerini etkileyen kavramları, yaşam tarzlarını

ve ortamları sunuyorlar ve iki günlük tartışmanın

sonucunda, ana eğilimler özetleniyor ve fikirlerin

senteziyle renk aralığı belirleniyor.

NYX

156


İlham Veren Kadınlar

Bizim Ve bizim için ağırlama tasarımının

da bir dili var. Dünyanın dört bir yanından

gelen konuklarımızı ağırlarken koleksiyonun

tüm dokusunu mekana yaymaya ve mekanla

kostümü ayrılmaz bir ikili gibi algılatmaya

özen gösteriyoruz.

Biraz da tasarım ve hizmet üssünüzden

konuşalım istiyorum. Özlem Süer House

nasıl bir yer, sizi farklı kılan ne gibi

hizmetler veriyorsunuz?

Bir tasarım üssü olarak öncelikle moda adına

hazır giyimden davet kostümlerine, sahne

kostümlerinden düğün törenlerine kadar

birçok performansı, hayatın içindeki enerjiyi

karşılayabileceğimiz bir yer. 650 metrekare

içinde binlerce kıyafet var. Bahçemizdeki

ağırlama tasarımı kavramını tüm mekana yayarak

bahçemizden iç mekanın her noktasına dek en

iyi şekilde alanı kullanmaya çalışıyoruz. Ve bizim

için ağırlama tasarımının da bir dili var. Dünyanın

dört bir yanından gelen konuklarımızı ağırlarken

koleksiyonun tüm dokusunu mekana yaymaya ve

mekanla kostümü ayrılmaz bir ikili gibi algılatmaya

özen gösteriyoruz.

Pandemi hepimizin hayatında çok

büyük değişiklikler yarattı. Ofis hayatı

büyük ölçüde evlere taşındı, davetler,

gece hayatı askıya alındı. Yeni normal

hayatımızın koleksiyonlarınıza yansıması

nasıl oldu? Yaz sezonunun renkleri,

desenleri ve kilit parçaları neler olacak?

Tüketicilerin temel ihtiyaçlara yöneldiği,

önceliklerin değiştiği, çevrimiçi alışverişin arttığı,

iyilik halinin peşinde olunduğu, markaların kurumsal

sosyal sorumluluk projelerine daha çok değer

verdikleri, dijital platformların daha fazla kullanıldığı

bir dönemin içindeyiz. Tüm bu nedenlerden ötürü

tüketici ihtiyaçları değişti. Biz de iyilik hali arayışı

ve sade yaşam mottosuyla O-DAY isimli yeni bir

marka yarattık. Hassasiyetimizin arttığı pandemi

döneminde yalın ve yavaşlayan zamanların

öyküsünü tasarımlara yansıtmaya çalışıyoruz. Dijital

ekosistem içinde gelişmeyi hedefleyen, kendini

dünyaya açan O-D A Y, kullanıcıları ile duygusal bir

ilişki kurarak yolculuğuna devam edecek bir marka.

O - D A Y tenimize ve ruhumuza dost bir koleksiyon.

Yüzde 100 doğal elyaf, ipek, keten ve pamukla

özel dokunmuş kumaşlardan oluşan koleksiyon,

kullanım rahatlığı ile de dikkat çekiyor. Bağlama

teknikleri ve minimum aksesuar kullanımı

sayesinde koleksiyonun tüm parçaları, yaşamın tüm

alanlarında bizimle olabilecek nitelikte…

O – DAY’in 2021 İlkbahar-Yaz Koleksiyonunda

geleneklerden gelen detaylardaki minimal kesim

dili (şalvar, kaftan gibi) çağdaş akımların karmasıyla

kendine özel bir duruş yaratıyor. Koleksiyonda

drape detaylı bluzlar, günlük yaşama konfor katacak

çoklu kullanıma açık kombinasyonlar, yalın tek

parça giysiler, asimetrik üstlerle keyifli bir kimlikle

birleşen rahat formlu altlar yer alıyor. Koleksiyonun

terapik renkleri dikkat çekerken, tasarımların

nefes alan duygusu O – DAY koleksiyonunu

farklılaştırıyor. Ekru-taş ve ara tonlamalı doğadan

nötr renkler koleksiyona damga vuruyor. Soğuk

griler, petrol tonlamaları, marine koyu lacivert,

aqua mavi, güneşin sıcak sarıları, portakal tonları,

kırmızı, pembe, hardal, yeşil, mercan, kül ve pas

tonları sayesinde koleksiyon mutlu ve parlak bir yaz

paletine dönüşüyor.

Dijital ekosistem içinde gelişmeyi

hedefleyen, kendini dünyaya açan

O-D A Y, kullanıcıları ile duygusal

bir ilişki kurarak yolculuğuna devam

edecek bir marka.

NYX

157


Yaz sezonu aynı zamanda düğün sezonu.

Özlem Süer White koleksiyonunda bu

yaz gelin adaylarını nasıl görünümler

bekliyor?

2021 yılı daha çok ritüelin gerçekleşeceği, daha çok

alternatif gelinlikleri göreceğimiz bir yıl. Bu yıl daha

çağdaş yaklaşımlarda strüktiv mimari ilhamlardan

yalınlaşarak gelenler ile daha retro ve ihtişamlı

gelinlikler göreceğiz: Contemporary Boho, retro,

masalsı gelinler…

Koleksiyonumuzda farklı kol detaylı, Retro çan

kollu veya büyük kabarık (puffy) kollu gelinlikler

yer alıyor. Oyuncaklı ışıltılardan, pastel siluetlere,

statement kollardan fiyonklara kadar pek çok ikonik

trend hayatımızda olacak. Renk tonlarında ise beyaz

saltanatını yer yer bebek pembesi, pudra ve mavi

tonlarına bırakacak. Üst üste inci tonlamalarıyla

hafif pastelsi yaklaşımlarla katlı tüller, çok özel inci

tonlamalarıyla işcilikli, farklı sırt detayları ile uzanan

kuyruk etkileri gelinleri ardından izlenmeye değer

kılacak başka bir zarafet olarak ortaya çıkacak.

Ayrıca koleksiyonumuzda alışık olmadığımız sırt

detaylarını düğmeler ve dev fiyonklarla sergiliyoruz.

Her zamankinden daha uzun etekler özlenen

ihtişama verilen bir selam gibi. Danteli de modern

yorumlarıyla koleksiyonumuzda daha çok görüyoruz.

Pelerin ve kaftan gibi extravaganza etkiler taşıyan

gelinlik tamamlayıcıları da 2021 yılının karakteristik

detaylarından. Kol ve omuz detaylarında olduğu gibi

yaka ve boyunda da heykelsi, alışılmadık formlar

zarafeti gözler önüne serecek. Tüm bu ihtişam

ve karakteristiğe ek olarak süper şık ve yalın

ikili takımlar ile nikah elbiseleri de yılın trendleri

arasında kendine yer bulacak.

NYX

158


İlham Veren Kadınlar

Size göre bir kadının gardırobunun

vazgeçilmez parçaları neler olmalı?

Siyah ve beyaz etkisi, çok özel beyaz gömlekler,

trikolar… Pantolon ve etekler kısmında da çok

basic, her proporsiyonu karşılayacak çok özel

parçalarla kombin olabilecek tasarımlar. Bir de

pandemi döneminde gardroplarımızı çok yoğun ve

yorgun tutmak yerine anlamlı ve değerli parçalara

ayırmamız, tenimize dost tasarımlara yönelmemiz

gerektiğini anladık. Çevreci bir yaklaşımla

sürdürülebilir bakış açısında olunması gereken

bir dünyada yaşadığımız için bizim de yaşamı

yalınlaştırmamız, yavaşlamamız, giysilerimizle

duygusal bağımızı güçlendirmemiz, bakımlarına

vakit ayırmamız ve ömürlerini uzatmamız gerekiyor.

Pandemi döneminde gardroplarımızı

çok yoğun ve yorgun tutmak

yerine anlamlı ve değerli parçalara

ayırmamız, tenimize dost tasarımlara

yönelmemiz gerektiğini anladık.

Pek çok kişinin ilham aldığı bir tasarımcı

olarak, sizin ilham aldığınız, beğendiğiniz

modacılar ya da sanatçılar var mı?

Martin Margiela ve Hermes. New York Times

Margiela’dan, “modanın bulunması en zor figürü”

olarak bahsediyor. Eric Wilson, Margiela’yla ilgili

şunları yazmıştı: “İmaja muazzam değer veren,

ulaşılabilir olmayı ziyadesiyle önemseyen bir

endüstride, bu derece görünmez olabilmek bir

anomali.” Tasarımcıların yüceltildiği bir dönemde

üretmesine rağmen, iletişim enstrümanı olarak

anonim kalmayı tercih etmesi ilham kaynağım

olmasının sebebi.

Modaya gönül vermiş genç yeteneklere

tavsiyeleriniz neler olur?

Aslında tüm sohbetlerimde onları hep aklımın bir

köşesinde tutarak soruları yanıtlıyorum dolayısıyla

röportajımızın tümünde ilham alabilecekleri güzel

bir yaşam öyküsü var. Çalışkanlığı ve kültürel

birikimi çok önemsiyorum. Tüm bunların önünde iyi

insan olmak değerleri olan toplumsal fayda odağını

önemseyen bir birey olmak. Tasarımcı olarak sanat

ve zanaat boyutunda varlık göstermek sürekliliği

olan bir üretkenlikte olmakta son nokta diye

düşünüyorum.

NYX

159


Renan Tan Tavukçuoğlu

Tavsiye Kanalı, Tavsiye Evi, Tavsiye Melekleri ve

Puduhepa ve Kız Kardeşleri Kurucusu

Renan Tan Tavukçuoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler

Bölümü’nden mezun olduktan sonra University of Hartford’da MBA yaparak eğitimini

tamamlamış. ABD’de 8 yıllık iş hayatından sonra yurda dönen Tavukçuoğlu,

Türkiye’de L’Oreal, Unilever, Coca-Cola, Nestle, Rowenta gibi çok uluslu şirketler ile

WOMM konusunda çalışan başarılı bir iş insanı.

Türkiye’nin en güçlü kadın platformlarından Tavsiye Kanalı, Tavsiye Evi ve

Tavsiye Melekleri’nin kurucu CEO’su.

Türkiye’de 15 yıllık profesyonel iş hayatından sonra

2018’de “Puduhepa ve Kız Kardeşleri” isimli

sosyal sorumluluk projesini hayata geçiren

Renan Tan Tavukçuoğlu, bu projesi ile

Yves Rocher Vakfı Toprağın Kadınları Ödülü’nün

sahibi oldu.

Renan Tan Tavukçuoğlu ile Puduhepa ve Kız Kardeşleri projesini konuştuk.

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

NYX

160


İlham Veren Kadınlar

Bu toprakların güçlü

kadınları, kız çocuklarına

ilham oluyor.

Önce Canan Tan gibi ünlü bir yazarın

kızı olmak nasıl bir duygu onu öğrenmek

istiyorum. Hayattaki yolunuzu seçme

konusunda anneniz size bir rol model

oldu mu?

Işığa ihtiyacım olan dönemde yolumu aydınlatan

kişi annem oldu. Ne mutlu bana çünkü herkesin

böyle bir şansı olmayabiliyor. Toplumu kadınlar ve

özellikle de anneler inşa ediyoruz diyoruz ya işte

tam da bu sebepten. Anneler çocuklarının ilk rol

modelleri, normlarının belirleyicisi, hayallerinin

ressamı. Onlar ne kadar renkli ise, çocuklar o kadar

verimli büyüyor ve toplumun kökleri sağlamlaşıyor.

Canan Tan’ın kızı olmak Puduhepa’nın annesi olma

vizyonunu kazandırdı diyebilirim.

Puduhepa kim? Hikayesi sizi çok

etkilemiş olmalı ki Puduhepa ve Kız

Kardeşleri projesinde ilham kaynağınız

olmuş. Oyuncak bebek yapma fikri

nerden aklınıza geldi?

Puduhepa bir Hitit kraliçesi. Bizimle aynı topraklara

yaşamış ama üç bin üç yüz yıl önce. Tarihteki ilk

barış anlaşması Kadeş’e mührünü basmış. Hitit,

kadın erkek eşitliği olan bir toplum. Bu sebeple

kraliçenin mührü olmazsa olmaz. Bu kadar güçlü

bir kadını ana marka adı olarak alıp yanına Kız

Kardeşleri ibaresini koyduk çünkü bu topraklar

o kadar çok rol model kadın yetiştirmiş ki.

Hatırlamamız lazım çünkü maalesef unutulmuş çok

değerli hikayeler bunlar.

Vermeye çalıştığımız mesajların ancak çocukların

zihinlerine bugünden tohum olarak ekilirse

filizlenebileceğine inandığım için çocuklara yatırım

yapmaya karar verdim. Hayal ettiğimiz değişimi

başarabilseydik, şu an yaşadığımız zorlukları yaşıyor

olmazdık. Bu sebeple aracı olarak bez bebekleri

kullanmaya karar verdim.

NYX

161


Projenizin amacı neydi?

Toplumsal dönüşüm. Daha iyi bir yarın. Daha güçlü

bir toplum.

Bunu da önce kendini gerçekleştirebilmiş bireyler

başarabilir ancak. Müfredatımız maalesef dünya

vatandaşı, güçlü-becerikli insan yetiştirme

konusunda yetersiz. Ben de kendimce bir ucundan

tutup boşlukları doldurmaya çalışıyorum. Tek bir

çocuk, tek bir kadın, tek bir öğretmen, tek bir kurum

derken büyüdük ve bugün potansiyeli çok büyük bir

marka haine geldik bile. Üçüncü yılımızda TOÇEV

aracılığıyla 120 kız çocuğunun eğitimini destekledik.

Bu bebeklerin üretimi aşamasında iş

gücünü nereden sağladınız? Kaç kişi

istihdam edildi?

Elliden fazla kadın evlerinden çalışarak gelir

elde edebiliyorlar çünkü kitaplarımız dışındaki

ürünlerimizin hepsi el yapımı. Kadın güçlendirmesi

ve toplumsal cinsiyet eşitliği çok önem verdiğimi

konular. Sürdürülebilirlik de öyle. Yapılması

gereken şeyleri doğru bir şekilde yapmaya çaba sarf

ediyoruz. Bizim gibi pek çok sosyal girişim olduğunu

görmek de ümitle dolduruyor içimizi.

Üçüncü yılımızda

TOÇEV aracılığıyla

120 kız çocuğunun

eğitimini destekledik.

Projenizin finansmanını sağlarken

kullandığınız fonlama modeli de ilginç.

Öyle ki yüksek lisans tezlerine bile konu

olmuş. Bize biraz Fongogo’yu anlatabilir

misiniz?

Kitlesel fonlama ülkemizde yavaş yavaş duyulan ve

büyüyen bir finansman sistemi. Dünyada, özellikle

Amerika’da örnekleri çok var ve sektör büyük. Bizler

imece kültürünü biliyoruz ama bunun yeni nesil hali

olan fongogo gibi sistemlerle yeni yeni tanışıyoruz.

Projemizin DNA’sında kolektif destek var. Biz de

buna uygun bir şekilde finansman sağlama kararı

ile 3 proje yaptık fongogo ile. Dördüncü bebeğimizi

ise kitlesel fonlama ile çıkmıyoruz çünkü onun

finansmanı Yves Rocher Vakfı tarafından bize

verilen Türkiye birinciliği ödülü ile sağlanıyor.

NYX

162


İlham Veren Kadınlar

Peki Puduhepa’nın kız kardeşleri kimler?

Sırada hangi bebekler var?

İlk kız kardeş bilim dünyasından bir kadındı: Dilhan Ege Eryurt. NASA’da çalışan,

Apollo 11 ödüllü ilk Türk bilim insanımız. İkinci kız kardeş ise sanat dünyasından geldi.

Güçlü bir Cumhuriyet kadını olan Gülriz Sururi. Ve şimdi doğa konusunu ele alacağımız

dördüncü bebeğimizin hazırlığı içerisindeyiz. Haziran ayında, Dünya Çevre Günü’nde

sizlere merhaba demesini hedefliyoruz.

Bebeklerin satışından elde edilen gelir

nerelerde kullanılacak?

STK çözüm ortağımız üç senedir TOÇEV. Türkiye’nin

en köklü, şeffaf ve dinamik kuruluşlarından biri. Her

türlü projede en büyük destekçimiz olmaya devam

ediyorlar. İlkokuldan üniversiteye kadar okuttukları

ailelerin kız çocuklarına yolluyoruz finansal

desteğimizi. Yarınlar kesinlikle bugünlerden çok daha

güzel olacak. Hiçbir çaba boşa gitmez. Buna yürekten

inanıyorum.

Puduhepa’nın kıyafetleri konusunda da

özen gösterdiğinizi biliyoruz. Kıyafetlerini

kim tasarladı? Diğer bebeklerin

kıyafetleri konusunda da

bir çalışmanız var mı?

Puduhepa’nın kaftanını değerli tasarımcımız Arzu

Kaprol tasarladı. Üç bin yıl önce yaşamış. Ama

bugün yaşasa kesin Jean giyerdi dedi ve çift taraflı bir

kaftan hazırladı. Dışı Jean, içi kutnu kumaşı.

Dilhan’ın kıyafeti Zeynep Tosun’un Yeniden Doğuş

koleksiyonundaki tel kırma ay ve yıldız motiflerini

taşıyor. Tam bir sanat eseri alıyorsunuz aynı zamanda.

Bartın’lı hanımlar tarafından işleniyor.

Gülriz Sururi’nin kıyafetini sevgili Özlem Süer

tasarladı. 23 Nisan’a özel çektiğimiz özel yayını

değerli gazetecimiz Şelale Kadak’ın kanalından

izleyebilirsiniz.

https://www.youtube.com/watch?v=2Mf2Zp0aVmI

NYX

163


Semin Öztürk Şener

Türkiye'nin ilk ve tek sivil kadın akrobasi pilotu

Semin Öztürk Şener havacılık sevdalısı bir ailenin 4. kuşak temsilcisi.

Kurtuluş Savaşı döneminde Türk ordusunun hava gücü çok zayıftı.

Atatürk Sivrihisar'ı ziyaret ettiğinde Semin'in büyük büyük babası İsmet Bey'in

önderliğinde Sivrihisar halkı büyük bir özveriyle tüm mal varlığını bir araya

getirerek yeni bir uçak alınması için 4 bin lira bağışladı. Bu bağışla alınan çift

kanatlı Fransız yapımı Bregeue 14-B2 uçağına “Sivrihisar Tayyaresi” adı verildi

ve Türk halkının direnişinin sembolü oldu.

Bu hikayelerle büyüyen Semin'in babası Ali İsmet Öztürk Türkiye'nin ilk sivil

akrobasi pilotu oldu. Havacılık sevdası nesilden nesile geçmeye devam etti.

Ailenin şu anki son temsilcisi Semin Öztürk Şener'le

uçuş tutkusunu ve akrobasi pilotu olmanın heyecanını konuştuk.

Röportaj: Nurgül Eryıldır Günay / nurgul.eryildir@nyxmag.com

NYX

164


İlham Veren Kadınlar

Uçmak beni her zaman

heyecanlandırmıştır. Ama

en çok ilgimi çeken akrobasi

uçuşları oldu

Gökyüzü sevdası sizin ailenin köklerinde

var sanıyorum. Bize biraz ailenizdeki

havacılık tutkusunun hikayesini anlatır

mısınız?

Babam, Ali İsmet Öztürk, çok uzun senelerdir

havacılık sektörünün içerisinde. Annemin de

pilot lisansı var. Dolayısıyla kendimi bildim bileli

havacılığın içindeyim. Uçak ve helikopterlerin

arasında büyüdüm diyebilirim. Uçmak beni her

zaman heyecanlandırmıştır. Ama en çok ilgimi çeken

akrobasi uçuşları oldu. Babam akrobasi uçuşlarına

başladığında ben 9 yaşındaydım. Akrobasi

uçaklarında paraşüt takmak zorunlu, fakat ben

çok küçük olduğum için paraşüt bana uymuyordu.

O nedenle üç sene bekledim. En büyük hayalim

büyüyüp paraşütü sırtıma takıp, akrobasi uçuşu

yapmaktı. 12 yaşımı doldurduktan sonra babamla

birlikte ilk akrobasi uçuşumu gerçekleştirdim.

Uçağı birlikte kontrol ettik ve o zamandan sonra

akrobasi uçuşu bende tutkuya dönüştü.

Türkiye’nin ilk akrobasi pilotu Ali İsmet

Öztürk’ün kızı olarak nasıl bir çocukluk

yaşadınız? Oyuncaklarınız, oynadığınız oyunlar

farklı mıydı? İlk uçuşunuzu kaç yaşında yaptınız,

nasıl bir duyguydu?

8 yaşındayken babamla birlikte 1942 model

Boeing Stearman ile uçardık. Çift kanatlı, üstü açık,

benim için masallardan fırlamış dev gibi bir uçaktı.

Pedallara basmak için boyum yetmiyordu. Ancak

lövyeyi babamla birlikte tutardık. İlk defa o zaman

bir hava aracını uçurmanın keyfine varmıştım.

Babam bana inmek için tarla seçtirirdi ve seçtiğim

tarlaya inerdik. Tarla sahibi gelmeden tekrar

havalanırdık. Onun heyecanı bambaşkaydı ve hiç

unutamayacağım anılarımdandır...

NYX

165


Akrobasi pilotu olmak ile normal bir yolcu

uçağı pilotu olmak arasında ne gibi farklar

var? Her isteyen akrobasi pilotu olabilir

mi, yoksa bu mesleğin bazı koşulları,

kuralları mı var?

Akrobasi pilotu olmak için öncelikle hususi pilot

lisansına (PPL) sahip olunması gerekiyor. Bunun için

en az lise mezunu olma ve belirli seviyede İngilizce

bilme şartı var. Hususi pilot lisansı alındıktan sonra

ise, sadece akrobasi uçuşları için özel ve kapsamlı bir

eğitimden geçmesi gerekiyor. Bu eğitim süreci kişinin

özelliklerine göre değişebiliyor.

İlk profesyonel hava gösterinizi ne zaman

yaptınız? Bugüne kadar dünyanın çeşitli

ülkelerinde akrobasi gösterileri yaptınız.

Katıldığınız organizasyonlardan bahseder

misiniz? Sizi en çok etkileyen hangisiydi?

İlk gösteri uçuşumu Sivrihisar Havacılık Merkezi’nde

düzenlenen SHG Airshows 2015’te gerçekleştirdim.

Yurtdışında Türk bayrağımızı dalgalandırmak benim

hayalimdi. Romanya’da gerçekleşen Aeromania

2018, benimle beraber Dünya şampiyonu Jurgis

Kairys, Romanya Akrobasi Timi olan Hawks of

Romania, Aerobatic Yakers gibi pek çok katılımcıya

ev sahipliği yaptı. Romanya Büyükelçisi Sayın Osman

Koray Ertaş airshowa bizzat kendisi teşrif etti ve

çok sayıda Türk vatandaşımız airshowa gelerek beni

desteklediler. Ayrıca yerel halk tarafından da büyük

bir kalabalık ve sevgiyle karşılandı. Türk Bayrağımızı

Romanya göklerinde dalgalandırmak benim için çok

büyük bir onur ve gurur oldu.

Biz yerde gösterilerinizi izlerken bile çok

heyecan duyuyoruz, yüreğimiz ağzımıza

geliyor. Siz o sırada neler hissediyorsunuz,

hiç korktuğunuz oluyor mu?

Gösteri uçuşlarında alınan risklerin hepsi

hesaplanmıştır. Bunun dışında gösteri uçuşu

sırasında ilave hiçbir risk alınmaz. Her uçuşumda

korku hissederim. Beni güvenli tarafta tutanın da bu

korku duygusu olduğunu düşünüyorum.

Anne olduktan sonra uçuş planlarınızda

bir değişiklik oldu mu? Annelik

içgüdüsü ile içinizden bir ses ‘’tehlikeli

gösterilerden uzak dur’’ diyor mu?

Anne olmamla birlikte sorumluluklarım arttı.

Bunun bilincindeyim. Kendime daha çok dikkat

etme mecburiyetindeyim ve hayatımda ona göre

ilerliyorum. Uçmak beni çok mutlu ediyor. Ancak

mutlu bir annenin, mutlu bir çocuk yetiştirebileceğini

düşünüyorum.

NYX

166


İlham Veren Kadınlar

Oğlunuz Pars henüz çok küçük, ilerde

bayrağı devralmasını ister misiniz? 3.

nesil de akrobasi pilotu olarak yetişecek

diyebilir miyiz?

Anne-oğul göklerde olmayı çok isterim, ancak bu

tamamen Pars’ın vereceği bir karar. Biz tabii ki tüm

imkanlarımızla her zaman yanında oluruz. Ancak ne

istediğini tayin etmesi ve kendi kararlarını vermesi

için bireylere özgür alan bırakılması gerektiğini

düşünüyorum.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki bir

havacılık müzesinin duvarına çok büyük

bir resminiz asılmış. Bu olayı anlatır

mısınız? Neden resminizi astılar?

2018 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nin

Colorado Eyaleti’nin Denver şehrindeki "Wings

Over the Rockies Air & Space Museum" da 100.

yıl kutlamaları sebebiyle ‘Adventures in Aviation’

kosesinin ‘Physiology’ kısmında 4.3 mt x 5.5 mt

ebadındaki akrobasi sırasında çekilmiş bir fotoğrafım

müze duvarına asıldı.

Türkiye’nin ilk kadın akrobasi pilotu

olmanın dışında, ilk sivil helikopter

pilotumuz unvanına da sahipsiniz. Bu

başarılarınızla pek çok genç kıza ilham

veriyorsunuz. Sizin izinizden gitmek

isteyen genç kızlara neler önerirsiniz?

İçlerinde varsa o asuman aşkı, her zaman

yüreklerinin sesini dinlemelerini tavsiye ederim.

Hayallerine ulaşmak için çok çalışmaları gerektiğini

hatırlatırım. Bu yolda yürürken karşılarına

çıkacak sayısız zorluğa rağmen vazgeçmemelerini,

kendilerine inanarak azimle devam etmelerini

dilerim.

NYX

167


Vizesiz

Dünya

O. SUAT ÖZÇELEBİ

Seyahat Özgürlüğü Gönüllüleri

Kurucusu ve Sözcüsü

Siyasal İletişim Danışmanı

Yeni Engel

Aşı

Pasaportu

mu?

suat.ozcelebi@nyxmag.com

Koronavirüs hayatımıza getirdiği birçok

sınırlamanın yanı sıra yeni kavramlar ve

kurallarla da tanışmamıza yol açtı. Seyahat

özgürlüğünün dünya çapında büyük

kısıtlamalara uğradığı bir dönem yaşıyoruz.

Bunlardan bir tanesi de “aşı pasaportu” ve AB

ülkeleri içinde daha yumuşatılarak adlandırılan

“dijital aşı(covid) sertifikası”.

Bu konu özellikle Avrupa Birliği içinde uzun zamandır

tartışılıyor. Haziran ayında bu yönde birçok kritik karar alındı.

Bu yazıda hem bu gelişmeleri paylaşmak hem de olası yeni

adımlar konusunda sizleri bilgilendirmek istiyorum.

Avrupa Birliği'nin “dijital aşı sertifikası” alınan son kararlara

göre aşı olanlara seyahatlerde kolaylıklar sağlayacak ve

1 Temmuz'dan itibaren yürürlüğe girecek. Bunun yanı

sıra AB'ye üye ülkeler, aşılarını tamamlayan üçüncü

ülke vatandaşlarının da AB'ye seyahatine izin verilmesi

tavsiyesinde uzlaşmaya vardı. Yani çift doz aşısını yaptıranlar

Avrupa Birliği ülkelerine seyahat edebilecekler.

NYX

168


Vizesiz Dünya

Aşı Pasaportu

Türkiye’de 2 doz aşınızı olduysanız, Sağlık Bakanlığı HES (Hayat Eve Sığar) uygulaması ya da e-Nabız uygulamaları

üzerinden aşı kimliği yaratabilir, yurtdışı seyahatlerinde kullanabilirsiniz. “Aşı pasaportu” olarak bu tür çift doz aşınızı

olduğunuzu ve türünü gösteren bir belgeyi ya da dijital kaydı seyahat sırasında sizden istediğinde göstermeniz

gerekiyor. Bu uygulama vize işlemlerinde de yeni bir belge yükü ve bürokrasi yaratacak gibi de görünüyor.

Dünya Sağlık Örgütü aşı pasaportu konusundaki

uygulamalara sıcak bakmadığını 2021 yılı başında

aldığı kararlarda dile getirdi: “Aşıların (virüsü)

bulaşmayı azaltmadaki etkisi ile ilgili veriler ve

mevcutta dünyada çok sınırlı aşılama bulunduğu göz

önüne alındığında ülkelerin gelen yolculardan aşı

olduğuna dair kanıt istememesi…”

Aşı pasaportu tartışmalarının bir diğer yönü de

aşı olmak istemeyenlerin sayısının her ülkede

azımsanmayacak düzeyde olması. Bu kişilerin temel

bir insan hakkı olarak kabul edilen seyahat özgürlüğü

konusunda karşılaşacakları engeller artacak

görünüyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin

(IATA) Travel Pass olarak adlandırılan dijital sağlık

belgesi, yolculara aşı durumları ve tıbbi tesislerden

koronavirüs test sonuçları gibi konularda sertifika

alma ve bu bilgileri havayolları, sınır yetkilileriyle

paylaşma yolu sağlayacak bir sistem üzerinde çalıştığı

yönünde bilgiler de var.

Ancak son gelişmeler aşı olmuş ve seyahatini başka

bir ülkede geçirmek isteyenler için ümit verici

olsa da uygulamada AB'ye üye ülkeler arasında

hala farklılıklar bulunuyor. Örneğin her aşı her

ülkede geçerli değil. Avrupa Birliği içinde aşı olan

kişilerin seyahatlerini kolaylaştıracak olan dijital

kimlikte Avrupa İlaç Dairesi (EMA) tarafından

onaylı BioNTech- Pfizer, AstraZeneca, Moderna ve

Johnson & Johnson aşıları yer alıyor. Örneğin bizim

ülkemizde de kullanılan Çin aşısı Sinovac henüz bu

kimlikte tanımlanmamış durumda, aynı şekilde Rus

aşısı SputnikV de.

Avrupa Birliği ülkelerinde farklı uygulamalardan bazı

örnekler verelim. Örneğin tüm dünyada turistlerin

önde gelen tercihlerinden biri olan Fransa, dünyanın

bütün ülkelerinden aşılarını tamamlamış ziyaretçiler

için kapılarını 9 Haziran'da açtı. Yeni kurallara

göre, aşı olan AB vatandaşları ile Fransa'nın "yeşil"

listesinde yer alan Güney Kore, Japonya ve İsrail'den

gelenler Covid-19 testi istenmeksizin ülkeye seyahat

edebiliyor.

NYX

169


Vizesiz Dünya

AB Dijital Aşı Sertifikası Nedir?

Dijital aşı sertifikası siyah-beyaz görselden oluşan bir QR

kodu. Bu kod AB'nin 1 Temmuz itibariyle seyahatlerde

kolaylık sağlamasını planladığı uygulamada standart

verileri içermek üzere tasarlandı. Bunların başında da

aşı olunup olunmadığını, Covid-19 atlatılıp atılmadığını

veya aktüel testin sonucu yer alıyor. Aşı sertifikası AB

vatandaşları ile AB'de ikamet hakkı bulunan kişilere

ve AB ülkelerine seyahat hakkına sahip olanlara

verilebilecek. Siyah-beyaz görünümlü koddan oluşan

görsel, cep telefonlarına indirilen farklı uygulamalar

üzerine tutulduğunda içerikteki verilerin okunması

mümkün hale geliyor.

Avrupa İlaç Ajansı (EMA) tarafından kullanım onayı

verilen aşıları kabul eden Fransa, ülkeye seyahat

edecek olanlarda BioNTech/Pfizer, Moderna

veya AstraZeneca aşılarının ikinci dozunun en az

iki hafta önce tamamlanmış olması, tek dozluk

Johnson&Johnson aşısının da en az dört hafta

yapılmış olması şartı arıyor. Bu bölgelerden gelen

aşı olmamış vatandaşların ise sadece bir cenazeye

katılma, tedavi görme gibi çok gerekli nedenlerle

ülkeye girişine izin verilebilecek. Fransa'nın "kırmızı

listesinde" yer alan Türkiye, Güney Afrika,

Bangladeş, Şili ve Kolombiya gibi ülkelerden

gelenlerin ise aşı olsalar bile en az yedi gün

kendilerini izole etmeleri gerekiyor.

İspanya da dünyanın birçok ülkesinden gelecek

aşı olmuş turistler için kapılarını 7 Haziran'da açtı.

"TravelSafe" adlı internet sayfasında İspanya'ya

seyahatlere ilişkin ayrıntılı bilgiler yer alıyor. Farklı

bir uygulamaya örnek olarak Yunanistan verilebilir:

Bütün AB ülkeleri, ABD, Kanada, Rusya ve Çin'in

bulunduğu yaklaşık 50 ülkenin vatandaşlarının

Yunanistan'a gelmesine izin veriyor. Yunanistan'a

seyahat etmek isteyenlerin aşı belgesi, negatif PCR

test sonucu veya Covid-19'u atlattığını göstermesi

gerekiyor. Yunanistan hükümeti BioNTech/

Pfizer, Moderna, AstraZeneca, Novavax,

Johnson&Johnson, SputnikV, CanSino, Sinopharm

ve Türkiye'de de kullanılan Sinovac aşılarını kabul

ediyor.

Ancak Yunanistan’a seyahat etmeden önce "Visit

Greece" adlı internet sayfasını ziyaret ederek son

gelişmeleri öğrenebilirsiniz.

Almanya'ya AB ve Schengen Bölgesi dışından

yapılacak seyahatlere hâlâ sadece zorunlu

hallerde izin veriliyor. Buna rağmen Almanya

bazı durumlarda Covid-19 sertifikalarını kabul

etmeye başladı. Almanya'ya uçakla gelenlerden,

hareket etmeden önce PCR testi istenirken, aşı

olduğunu belgeleyenler bu testten artık muaf

tutuluyor. Almanya, BioNTech/Pfizer, Moderna veya

AstraZeneca, Johnson&Johnson aşılarının dışındaki

aşıları henüz kabul etmiyor. (Haziran 2021) İngiltere,

Botsvana, Nepal, Mozambik gibi mutasyonlu

virüs bölgesinden gelenlerin ise aşı olmuş olsalar

bile karantinayı daha önce tamamlamasına izin

verilmiyor.

Almanya’da mutasyona uğrayan koronavirüsün

yaygın olduğu ülkeler "virüs varyant bölgesi" olarak

değerlendirilirken, 100 bin kişide yedi gün içinde

görülen koronavirüs vaka sayısının 200'ün üzerinde

olduğu yerler "yüksek risk bölgesi," bu sayının 50'inin

üzerinde olduğu ülke ve bölgele ise "riskli bölge"

olarak sınıflandırılıyor. Robert Koch Enstitüsü'nün

sayfasındaki bilgilere göre, Türkiye 6 Haziran'dan

beri "riskli bölge" listesinde yer alıyor.

Danimarka, Slovenya, Letonya, Estonya, Avusturya,

Polonya ve Litvanya gibi AB ülkeleri ise Almanya'ya

benzer bir tutum izliyor. AB dışından gelenlerin

zorunlu haller dışında ülkeye seyahatlerinde

kısıtlamalar uygulanırken, aşı olanlar test ve

karantinadan muaf tutuluyor. Bazı AB ülkeleri yapılan

aşıları kabul etmek için ikili anlaşmalar imzaladı.

Macaristan, Türkiye, Slovenya ve Sırbistan'dan

gelen aşı olmuş kişileri kısıtlamalardan muaf

tutuyor.

Avrupa Birliği’ne üye 27 ülkenin bütün güncel

seyahat kurallarıyla ilgili bilgileri "Reopen EU" adlı

internet sayfasından edinebilirsiniz. Bu kuralların sık

sık değiştiğini tekrar hatırlatıyorum.

* Yazıda DW, BBC, VOANews Türkçe ve Hürriyet haber

sitelerinden yararlanılmıştır.

NYX

170


Vizesiz Dünya

HEM GEZEN HEM OKUYAN…

ABD'YE SEYAHAT

KURALLARI

ABD henüz aşı pasaportu ya da digital aşı kimliği gibi

bir belge istemiyor. Ancak Aşı yaptırmış olan yolcular

Amerika Birleşik Devletleri’ne varışlarından sonraki

3 ila 5 gün arasında test yaptırmaları ve hastalık

semptomlarını takip etmeleri isteniyor. Semptom

tespit edilmesi durumunda yolculara tekrar test

yaptırmaları ve kendilerini karantinaya almaları

öneriliyor.

Aşısı olmayan yolculara, seyahat sonrası tekrar test

yaptırmaları durumunda 7 gün, test yaptırmamaları

durumunda ise 10 gün karantinada kalmaları

öneriliyor.

Yolcuların seyahat edeceği eyaletlerdeki yerel otorite

kurallarını takip etmeleri gerekiyor. Detaylı bilgiye bu

sayfa üzerinden ulaşabilirsiniz.

Amerika Birleşik Devletleri aşı kriterlerine göre,

yolcuların tam olarak aşılanmış (fully vaccinated)

sayılabilmeleri için, Biontech/Moderna aşısından

2 doz ya da Johnson aşısından 1 doz yaptırmaları

gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri aşı kriterlerine

göre Sinovac ve Astra Zeneca aşısını yaptırmış

yolcular, henüz tam olarak aşılanmış (fully vaccinated)

yolcu kapsamında tanımlanmıyor.

Çin, İran, Avrupa Schengen bölgesi, Birleşik Krallık,

İrlanda Cumhuriyeti, Brezilya, Güney Afrika ve

Hindistan’da son 14 gün içerisinde bulunan veya

bu ülkelerden çıkış yapacak yolcuların Haziran ayı

itibarıyla Amerika Birleşik Devletleri’ne girişlerine izin

verilmiyor.

Görüldüğü gibi hala her ülkenin farklı uygulamalarıyla

ve seyahat özgürlüğünün önünde gittikçe büyüyen

engellerle karşı karşıyayız. Covid-19 virüsü tüm

gezginler, turistler ve seyahat severleri “Vizesiz

Dünya” hedefinden uzaklaştırıyor. Virüs ile mücadele

aynı zamanda bir seyahat özgürlüğü mücadelesine

dönüştü.

Genç Harold’ın Yolculuğu

Lord Byron

Shakespeare’den sonra, Dickens’la

beraber muhtemelen en çok okunan İngiliz

edebiyatçı olan Lord Byron skandallarla ve

kahramanlıklarla anılan sıra dışı bir hayat

yaşadı. Eğer 19. yüzyılda, 20. yüzyıldaki James

Dean tipi bir “Hızlı yaşa, genç öl” felsefesi varsa,

o kesinlikle Lord Byron’dan ilham almıştı. Byron

19. yüzyılın ilk çeyreğinin gerçek anlamda “rock

star”ıydı.

Yaşamıyla eserinin iç içe geçtiği Genç

Harold’ın Yolculuğu, Byron’ın Don Juan’la

birlikte dünya edebiyatına armağan ettiği iki

görkemli klasikten biridir. Bu büyük eserin ilk

kısmı 1812’de yayınlanır yayınlanmaz büyük

bir edebiyat olayına dönüşmüştür. Genç ve

soylu Harold’ın ülkesinden ayrılmak zorunda

kalarak meçhule doğru yola çıktığı bu kişisel

destanın ilk durağı Napoléon Savaşlarının ve

kadim geçmişin gölgesinin düştüğü Portekiz

ve İspanya olur. Sonrasında Arnavutluk

ve Yunanistan’a, Orta Avrupa ve kısmen

Türkiye’den İtalya coğrafyasına dek uzanan

yolculuklarında şair kendini ve Avrupa’nın

köklerini arar.

Bir destan, bir seyahatname, bir Avrupa kültür

atlası olarak da okunabilecek zenginlikteki

Genç Harold’ın Yolculuğu, Hasan Aksakal’ın

sunuşu ve Tamer Gülbek’in duru Türkçesiyle, iki

yüz yılın ardından ilk defa dilimize kazandırılan

gerçek bir başyapıt!

NYX

171


FİLTRELİ

Post

Büyücüsü

BURÇİN YAŞAR ÜNER

Sosyal Medya Uzmanı

burcin.uner@nyxmag.com

BEDENLER

Sosyal medya gün geçtikçe hayatımızda daha

fazla yer kaplıyor. 16-24 yaş arası gençler

günde yaklaşık 3 saatlerini sosyal medyada

geçiriyorlar ve en sık kullanılan sosyal medya

platformlarından biri olan instagramda, her

gün 95 milyondan fazla fotoğraf ve video

paylaşılıyor. Peki bu kadar yoğun maruz

kaldığımız bu fotoğraf ve videolardan ne kadarı aslında

gördüğümüz gibi ne kadarı gördüğümüzden farklı?

Başlarda sadece renklerle oynadığımız basit filtreler

hayatımıza girdi.

Fotoğraflarımızı siyah-beyaz ya da kahverengi tonlarda

görmek, biraz daha aydınlık veya parlak yapmak eğlenceli ve

zararsızdı.

Sonra akıllı telefonlarımıza kolayca indirebildiğimiz

photoshop uygulamaları çıktı. Başlarda onlar da zararsız

görünüyordu. Makyajsız çektiğimiz selfielerimize

makyaj yapabiliyor, istersek göz rengimizi saç rengimizi

değiştirebiliyorduk. Snapchatle birlikte ise yüzümüzü

tamamen değiştiren filtrelerle tanıştık. Kedi, köpek gibi

sevimli karakterler şeklinde fotoğraf ve videolar paylaşmak

çok eğlenceliydi. Sonra bu uygulamalar bir adım daha

ileri gitti. Artık sadece bir iki dokunma ile burnumuzu

küçültebiliyor, kırışıklıklarımızı silebiliyor ya da bacak

boyumuzu uzatabiliyoruz. Profesyonel bir grafik tasarımcı

gibi kendimizi istediğimiz şekle sokabiliyoruz. Ortaya çıkan

fotoğraf artık bize hem benziyor hem benzemiyor. Peki

bundan mutlu oluyor muyuz?

NYX

172


Post Büyücüsü

Yoksa Siz Hala

#filtresizleştiremediklerimizdenmisiniz

Pandemi günlerinde, eve kapanınca hayatımızı

neredeyse tamamen sanal dünyada yaşamaya

başladık. Kapanmanın ilk ayında Instagram ABD'li

yetişkinlerin yaklaşık yüzde 50'sinin aktif olduğu

ikinci en çok kullanılan sosyal platform oldu. (En

üst sırada Facebook yer aldı.) Zoom kullanıcı

sayısının yalnızca Nisan ayında milyonlarca arttığı

bildiriliyor. Ve bir video konferans uygulamasının

bile “görünüşüme rötuş yapma” seçeneği sunmasını

sanırım hiçbirimiz garipsemedik. Houseparty

sohbetleri, Zoom toplantıları, Facetime görüşmeleri

derken tüm çevremizin sadece yüzlerini görüp,

kendi yüzümüze de eskisinden daha fazla odaklandık

ve kaçınılmaz olarak da kıyaslamaya başladık.

Facetune pandemi döneminde

uygulamalarının kullanımının

yüzde 20 arttığını bildirdi.

Uzmanlar başta zararsız gibi görünen ve “küçük

dokunuşlar”la başlayan bu eğilimin zamanla obsesifkompulsif

eğilimlere dönüşebildiğini söylüyor. Çünkü

bir kez fotoğraflarınızla oynamaya başlayınca bir

daha kolay kolay bırakamıyorsunuz. Ve diğerlerinin

“mükemmel” fotoğrafları yanında sizinki sönük kalsın

istemiyorsunuz.

Geçmişte, insanlar plastik cerrahlara giderken,

benzemek istedikleri ünlülerin fotoğraflarını

götürürlerdi, şimdi ise selfielerindeki filtreli

görünümlerine kavuşmak için estetik yaptırıyorlar.

Ve bu o kadar yaygın bir hale geldi ki, uzmanlar bu

hastalığa artık “Snapchat dysmorphia” adını verdiler.

Bu hastalıkta vücudunuzda herhangi bir kusur

olmasa bile kusur varmış gibi görüyor ve düzeltmek

istiyorsunuz.

Peki bu hastalığa yakalanmamak için sosyal medya

kullanmayı bırakmak zorunda mıyız? Tabii ki hayır!

Küçük birkaç değişiklik ile sosyal medyayı keyif

alarak kullanmaya devam edebiliriz.

İlk olarak telefonunuzdaki Facetune ve benzeri

uygulamaları silmekle işe başlayabilirsiniz. Fotoğraf

düzenlemeye ayırdığınız zamanı da geri kazanmış

olacaksınız, ki gerçek bağımlılar bu uygulamaların ne

kadar zaman aldığını iyi bilir.

İkinci olarak takip ettiğiniz hesapları bir gözden

gerçirmelisiniz. Örneğin asla filtresiz fotoğraf

ya da video paylaşmayan hesapları takipten

çıkabilirsiniz. Bu hesaplar takipten çıkamayacağınız

arkadaşlarınıza aitse hesabı sessize almak da bir

seçenek. Kendisi olmaktan mutlu olmayan insanların

sizi de mutsuz etmelerine izin vermeyin.

Takipten çıktığınız hesapların yerine kendinizi iyi

hissettirecek hesapları takibe alın. Profilinin %90’ı

selfilelerden oluşmayan hesaplar gibi. Bu arada

#nofilter etiketli fotoğraflara dikkat etmekte fayda

var. Çünkü uzmanlara göre #nofilter etiketi ile

paylaşılan fotoğrafların da %12’si aslında filtreli.

Sonuç olarak biraz parlaklık iyi gelebilir ama

burnunuzu yok edecek kadar abartmamaya dikkat

edin☺

NYX

173


Selin Anahar

Psikolog

Her ne kadar bazı sosyal medya platformları hesap açarken belirli yaş limiti koysa da biliyoruz ki bunları

aşarak hesap açmak hiç zor değil. Pandemi ile birlikte internetin hayatımızın gerçek anlamda büyük bir

parçası olduğu bir gerçek. Dolayısıyla bu günlerde çocukları internetin karanlık tarafından korumak

daha da önem kazanıyor.

Çocukların sosyal medyada karşılarına çıkabilecek sorunlar ve bunlara engel olma yollarını Psikolog

Selin Anahar ile konuştuk.

Röportaj: Burçin Yaşar Üner / burcin.uner@nyxmag.com

NYX

174


Röportaj

Sosyal medyada sunulan

illüzyonlara kendimizi kaptırıyorsak

vardığımız yer kocaman bir

yetersizlik duygusu oluyor.

Sosyal medya hayatımızın vazgeçilmez

bir parçası haline geldi. Çocuklar da artık

kendi hesaplarına sahip olmak istiyorlar.

Sizce çocuklara en erken kaç yaşında bir

sosyal medya hesabı açılmalı?

Pandemi ile birlikte internetin hayatımızın gerçek

anlamda büyük bir parçası olduğu bir gerçek.

Dolayısıyla bu günlerde çocukları internetin karanlık

tarafından korumak daha da önem kazanıyor. Çünkü

sosyal medyada pornografik içeriklerden nefret

söylemlerine, siber zorbalıktan şiddet içeriklerine

kadar çocuklar için uygun olmayan hatta onları

travmatize edebilecek bir dünya mevcut. Bu noktada,

kesin ve belirgin bir yaştan bahsetmek mümkün

değil. Yani, bu yaştan sonra hesap açılırsa bu

içeriklerden kendini koruyabilir diyemeyiz. Ne kadar

geç o kadar iyi diye düşünüyorum. Ancak, özellikle

çocukların hala somut düşündüğü, çıkarım yapabilme

kapasitelerinin yetersiz olduğu, kendi sınırlarını çizip

koruyacak bilgileri anlamlandırma becerilerinin eksik

olduğu ve kendi için uygun materyali seçemeyeceği

yaşlarda sosyal medya kullanımını hiç önermiyorum.

Bunların biraz daha gelişmeye başlaması bazı çocuk

için 12 yaş sonrasıdır bazı çocuk için belki 15’tir. Ama

12’den daha erken değil. O yüzden ebeveynlerin

kendi çocuklarını iyi tanıyıp, doğru bir yönlendirme

yapmaları oldukça önemli. Ayrıca ebeveynler, sosyal

medya kullanımının nasıl olması gerektiği ile ilgili

çocukla konuşmalı, işbirliği sağlamalı ve uygun bir

şekilde denetleme yapabilmelidir.

Günümüzde maalesef insanlar bir

başkasının yüzüne karşı söyleyemeyeceği

sözleri sosyal medyada rahatlıkla

söyleyebiliyor. Yetişkinler bile siber

zorbalıkla başa çıkmada zaman zaman

zorlanırken çocukları korumak için

yapabileceğimiz şeyler var mıdır?

Öncelikle en önemlisi çocuğunuzla kurduğunuz

ilişki, ilişki, ilişki. Bu çok önemli. Böyle durumlarda

çocuklar maruz kaldıkları zorbalıkta bazen

kendilerini suçlama ve dolasıyla yaşadıklarını

paylaşamama eğiliminde olabilirler. Sizinle

kurdukları ilişkide güven içinde hissedince

yaşadıkları olumsuz durumları da sizinle daha

rahat paylaşacaklardır. Bunun yanı sıra çocuklara

“internet iletişimi” hakkında mutlaka bilgi vermek

gerekli; sosyal medyada nasıl diyalogların normal

hangilerinin uygunsuz olduğu anlatılmalı, kendini

koruması gereken olası durumlar açıklanmalı, böyle

bir muameleyle karşılaştığında sizinle paylaşmasının

önemi mutlaka vurgulanmalıdır. Çocuğunuzu iyi

gözlemliyor olmak da bu noktada oldukça yararlı

olacaktır. İnternette her zamankinden çok daha

fazla zaman geçiriyorsa, sizinle sosyal etkileşimi

iyice azaldıysa, duygu-davranış değişiklikleri

gözlemliyorsanız buraları olası bir siber zorbalığa

maruz kalma açısından iyi değerlendirmek gerekir.

NYX

175


Röportaj

Filtrelerin ve editleme uygulamalarının

çıkmasıyla birlikte sosyal medyada artık

çoğunluk normalde olduğundan çok daha

farklı görünüyor. Asla filtresiz paylaşım

yapmayan pek çok fenomen var. Çocuklar

ve gençler bundan nasıl etkileniyor?

Sosyal medyanın aslında bir vitrin olduğunu

düşünüyorum. Neyi nasıl sergilemek istediğiniz de

hesabı kullanma amacınıza göre değişiklik gösteriyor

aslında. Dolayısıyla vitrinin arkasını bilmemiz

mümkün değil. Ancak şu bir gerçek ki herkes vitrine

“en iyiyi”, “en güzelini”, “en idealini” sunmaya çalışıyor.

Bu daha fazla takipçi, daha fazla beğeni ve daha

fazla tanınmak demek belki çoğu kişi için. Ancak

bu bizi gerçekten kopuk bir noktaya getiriyor. Hele

de henüz beden-zihin bütünlüğü tamamlanmamış

çocuklar arka plandaki gerçeği yorumlamak

açısından yetersiz olduklarından bu vitrin onların

gerçeğine dönüşmeye başlayabiliyor. Beden imajı,

kendilik değeri, benlik algısı ve öz-saygı gibi birçok

kavram da olumsuz etkileniyor. Çünkü aynada

gördükleriyle onlara sunulan “ideal imaj” birbiriyle

örtüşmüyor. Son yıllarda bu konu ile çok fazla

araştırma yayınlanıyor. Sonuçlar sadece çocuklar

için değil yetişkinler için de benzer sonuçları

gösteriyor. Sosyal medyada yapılan kıyaslamalara,

karşılaştırmalara ve sunulan illüzyonlara kendimizi

kaptırıyorsak vardığımız yer kocaman bir yetersizlik

duygusu oluyor..

Ebeveynler sosyal medya kullanımını

sınırlandırmalı mı? Nasıl bir yol izlemeli?

Sosyal medya doğru kullanıldığında sosyalleşmenin

iyi bir aracı olduğunu düşünüyorum. Hele de evlere

kapandığımız günlerde sanal da olsa iletişimde

ve ilişkide kalmanın önemini iyi anladık. Ancak

çocukların kullanımı konusunda yukarıda da

saydığım faktörler mutlaka gözetilerek bir sınır

ve çerçeve çizilmelidir. Ebeveyn denetimi devam

etmelidir. Güvenli interneti sağlayacak güvenlik

programları araştırılıp yüklenmelidir.

NYX

176


NYX

177


YOGA

her alanda

Denge

ASU ÇETİN

Yoga Egitmeni

Yoga, meditasyon ve nefes çalışmaları güçlü

ve etkin uygulamalardır. Başlangıç, orta veya

ileri seviye farketmez fiziksel ve zihinsel

faydaları yüksektir.

Keşif; bedenle başlar, ruha ve duygulara

doğru yansır. Kendi içinde ve dış yaşamında

dengelenmeye, güçlenmeye, şiddetsiz

yaklaşıma ve ihtiyaçlarını çok daha iyi anlamaya başlarsın.

Uygulamalara devam ettikçe de canlı ve farkında kalırsın.

Yoga asanalarından 2. Savaşçı pozuna, doğru bir hizalanma

ve aşama aşama girdiğinde dengeyi hissedersin. İlerlemek

ve güçlenmek için ilk adım hizalanmadır. Ayaklarının yerdeki

yerleşimi, öndeki dizinin ve ayak bileğinin hizası, omuzlarının

hizası, ayaklarının arasındaki mesafe, bakışlarının yönü

önemlidir. Tüm bu hizalanmalar senin bedenine göre

uygulanır. Bedenin elverdiği kadar derinleşir ve elverdiği

sürede poz içinde kalırsın. Şiddetsizlik ve ihtiyacını görmek

burada başlar. İyi görünmek adına veya mükemmele ulaşmak

adına bedenini zorlayıp zorlamadığın fark edersin. Sağ ve

Sol tarafındaki farklılıkları gözlemlersin. Nefesinin ve zihnin

etkisini anlarsın. Zihnini sakinleştirdiğini, anına odaklandığnı

fark edersin.

Kendine zaman tanıyıp pozu deneyimledikçe güçlenirsin.

Fark edersin ki her bir pratiğinde güçleniyor ve

derinleşiyorsun. Her deneyiminde farklı da hissedersin.

Bazen güçlü hissedersin, pozda daha uzun kalırsın. Bazen

dengen bozulur, tekrar hizalanır ve dengeni bulursun.

Zamanla, bakmışsın ki bu deneyimlerini hayatının başka

alanlarına da taşıyorsun.

Tabii eski zihinsel alışkanlıklarımız çok kuvvetlidir.

Hayatın akışında zihnimize kolayca takılıp gider,

farkındalıktan uzaklaşırız. Yoga ve meditasyon pratikleri

ile farkındalığımızı hatırlarız. Uygulamalara devam ettikçe

de eskiye göre daha canlı kalır ve bilinçli zihin ile hareket

ederiz.

NYX

178


Denge

Kendim ile ilgili bir deneyim paylaşacağım. Yeni de

bir deneyim. 2020 Aralık ayında, 2021 İstanbul yarı

maratonunda koşmaya ve yarı maratonda en iyi

süremi gerçekleştirmeyi denemeye karar verdim.

Kendime, süre hedefi koydum. Potansiyelimi

gerçekleştirebileceğim gerçekçi bir hedefti.

Başarabilir miydim? Evet başarabilirdim. Ancak

disiplinli bir şekilde idman yapmalı, iyi beslenmeli

ve en önemlisi kendime şiddet uygulamadan süreci

geçirmeliydim.

İlk iki ay boyunca antrenmanlar gayet iyi gitti.

Haftada 3-4 gün koşu antrenmanı

gerçekleştiriyordum. Hafta sonu gelen yasaklar

sebebiyle antrenmanları hafta içi yapmak

durumundayım. İkinci ayın sonuna doğru hafta içleri

iş yoğunluğum da artmaya başladı. Tam bu dönemde

yoğunluk ve hedef baskısı ile birlikte hedefime

ulaşamazsam korkusu başlamıştı. Aslında iş ve

antrenman dengemi sağlamıştım yasaklarda da iyi

bir dinlenme gerçekleştiriyordum. Tabii zihnim süreç

ilerledikçe endişe yaratmaya da başlamıştı. Üçüncü

aya geçtiğim hafta, haftanın son koşusunda hatta

antrenmanın sonunda bileğimi burkarak düştüm.

Korktuğum başıma gelmişti! Yaklaşık 12-13 gün

koşamadım. İyileşip de ilk koşuma çıktığımda tekrar

bir sakatlanma yaşayıp bir 8-10 gün daha ara vermek

durumunda kaldım. Bırakın hedefi gerçekleştirmeyi

21 km‘yi tamamlayıp tamamlayamacağım bile

belirsizdi.

İşte tam da bu sakatlık döneminde kendime şiddet

uyguladığımı fark ettim. Yogam devreye girmişti☺

Süreçten keyif almaktan çıkıp hedefe takılmış, hedef

için kendimi hem bedensel hem de zihinsel olarak

zorlamıştım. Korkumu da gerçekleştirmiştim. Tekrar

hizalandım. 21 günlük meditasyon uygulamasına

başladım. Kendimi dinleyerek koşularıma başladım.

Yeni hedefim sadece yarışı bitirebilmekti. Hatta

sakatlığım devam edecek olur ise yarışa

katılmayacaktım. Dengemi bulmuşum. Daha

farkında ve mümkün olacak en uygun şekilde

antrenmanlarıma geri döndüm. Son 2 hafta artık

yarışa katılabilecek durumda olduğum netleşmişti.

Şükür tekrar sakatlanmadan yarışa katıldım ve

sakatlanmadan da tamamladım. Hatta sürem de hiç

fena değildi. Beklentinin üstünde gerçekleşti. Yarış

sürecinde de oldukça keyif aldım. Çok özlemişim

yarış enerjisini ☺

Sonucu her ne olursa olsun hedef koymak, hedef

için emek vermek ve tüm süreç çok kıymetli. Verilen

emeklerin karşılığının bir şekilde alındığına inanırım.

Belki beklediğin durum ve olayda değil ancak başka

bir zamanda hatta beklediğinden daha iyi şekilde

olması gereken zamanda. Kendi deneyimlerine,

hedeflerine bu gözle bakabilirsin.

Başımıza gelen, plan dışı ve hoşumuza gitmeyen

olaylar aslında öğrenmemiz, ders almamız için

geliyor. Çözüm mümkün, sadece kendini anla ve

zaman tanı. Bunun için de yoga ve meditasyon

uygulamalarını farkındalık aracı olarak deneyebilirsin.

NYX

179


NYX

180


NYX

181


Happily

Ever

Abroad

ASLI EREN ERYILDIR

ASLEN EDU Kurucusu

Yurtdışı Eğitim Uzmanı

asli.eryildir@nyxmag.com

Pandemi

Döneminde

Online

Eğitim

Programları

Pandemiyle birlikte hayat düzenimizde de

birçok şey değişti. Bunlardan biri de dijital

yaşama daha fazla adapte olmamız… Biz Türk

milleti olarak karşı karşıya gelmeyi, teması

seviyoruz. Gireceksin şöyle sınıfa, öğretmen

gelecek anlatacak, yazacak hatta tahtaya,

arada yanındakine dönüp iki laf edeceksin,

bir ders arası olacak kahve içip sohbet edeceksin… Böyle

yazarak anlatınca bile canınız çekti mi? Yoksa acaba çoktan

online eğitimlere bağışıklık kazandınız ve ne gerek var

oraya kadar gitmeye, açarım bilgisayarımı altımda pijamam

evimde alırım bu programı mı dediniz?

Covid sen nelere kadirsin! 12 senedir yurt dışı eğitim

danışmanlığı yapan biri olarak eskiden online programlara

hiç rağbet olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Pandeminin

2. Yılına girdiğimiz şu günlerde ise geriye dönüp

baktığımda dijital eğitim konusunda ne kadar çok şeyin

değiştiğini görebiliyorum. Artık herkes online eğitim

programlarına bir şekilde adapte olmuş durumda. Son

dönemde birçok öğrencimize farklı ülkelerden farklı online

eğitim programları organize ettik. Her eğitimin sonunda

da hevesle aldıkları online program konusunda fikirlerini

dinledik. Sonuç! Biz bu işi sevdik ☺ Hazır sevmişken de bu

sayımızda siz sevgili güzel okurlarımıza, sadece yurt dışı

değil – yurt içinde de alabilecekleri- en iyi online eğitim

programlarından bir derleme yapmak istedim.

NYX

182


Happily Ever Abroad

https://www.ilac.com/ilac-kiss-virtual/

ILAC KISS;

İlk olarak Kanada’ nın 5 kere üst üste en iyi okul ödülüne layık

görülen ILAC okulunun çıkarmış olduğu ILAC KISS – Online

İngilizce programlarından bahsetmek istiyorum. ILAC KISS adı

altında Genel İngilizce eğitimi, ielts sınav eğitimi ve üniversite

hazırlık kursu alabilirsiniz. Dersleri Pazartesiden Cumaya ya da

Pazardan Perşembeye haftada 20 ders ya da tercihinize göre

12 ders alabildiğiniz gibi sadece cumartesi günleri alacak şekilde

de organize edebilirsiniz. Kanada’nın Toronto ve Vancouver

şehrinden online olarak verilen eğitimlerde ilk etapta alacağınız

seviye tespit sınavından çıkan sonucunuza göre kendi seviyenize

uygun online bir sınıfa yerleştirilirsiniz ve program ilerledikçe sınıf

atlama şansınız da olur. Sınıflar 16 yaş ve üzerinden oluşur – aynı

zamanda 13-16 yaş arasındaki çocuklarınız için de ILAC Kiss Junior

programından faydalanabilirsiniz. Programın haftalık ücreti 100

CAD’ dır. Belki daha çok evinizde kaldığınız bu dönemde kendinize

bir iyilik yapar ve ILAC KISS online programlar ile İngilizce

seviyenizi en üste taşırsınız.

https://www.bellenglish.com/locations/school/bell-cambridge

BELL – Teacher Development Courses;

İngilizce öğretmenlerimizi unutur muyuz? Asla ☺

The Bell; merkezi Cambridge’de bulunan, İngiltere’nin en iyi okullarından bir tanesidir. Özellikle CELTA/ DELTA ve

Teacher training programları ile oldukça ün yapmış bir okuldur kendisi. Bu süreçte de kaliteli eğitim programlarını uygun

fiyatta kendini geliştirmek isteyen öğrencilerimize online olarak açmış bulunuyor. 16 kısa eğitim programından oluşan

müfredatında “Developing online Teaching Skills” “Engaging and Reliable Tech tools” “Managing Class with Confidence”

gibi dersler ön plana çıkıyor. Program maksimum 4 hafta içinde ve minimum 5 saatte tamamlanacak şekilde dizayn

edilmiş. Normalde 149 GBP olan ders ücreti ise şu anda sadece 99 GBP. Öğretmenlerimiz her ne kadar şu anda online

ders vermekten biraz yorulmuş olsalar da evde oldukları bu dönemde kendi kariyerlerine güzel katkıda bulunacak ve

özgeçmişlerine İngiltere’den bir sertifika dahil edecekleri bu programlara bizim aracılığımız ile katılım sağlayabilirler.

NYX

183


Happily Ever Abroad

https://extension.ucr.edu

University of California, Riverside (Extension);

Kaliforniya Üniversitesi sadece Amerika’nın değil dünyanın da en iyi üniversiteleri arasında.

Kaliforniya Üniversitelerinden biri olan UC Riverside’ da lisans ve yüksek lisans kabulü almak

oldukça zor. Fakat okulun Extension bölümünde sunulan sertifika programları hem eğitim kalitesi

hem de alınan sertifikanın prestiji açısından oldukça iyi. Okul şu anda bazı sertifika programlarını

da online olarak sunmakta; “Essentials of Business Managament” ve “Strategic Leadership for a

Changing World” bunların arasında en çok tercih edilen iki program. “Introduction to Business

Management” adı altında verilen sertifika programlarının her biri 5 hafta sürüyor ve 10 hafta

sonunda iki sertifika sahibi oluyorsunuz. Programın Amerika’ da veriliyor olması saat farkı açısından

gözünüzü korkutmasın çünkü ders online olarak belli bir düzende işliyor ve dilediğiniz saatte derse

katılım sağlayabiliyorsunuz. Programın toplam ücreti ise 1180 USD.

COURSERA;

Online eğitimlerle ilgileniyorsanız eminim

birçoğunuz bir yerde Coursera’ya denk

gelmişsinizdir. Peki nedir bu Coursera?

https://www.coursera.org

Coursera dünyanın önde gelen

üniversitelerinden alınan birçok kurs

programının ücretsiz ve sertifika programlarının

uygun fiyatlarla sunulduğu bir online eğitim

platformudur. Pandemi döneminde birçok

sertifika programını da ücretsiz olarak

öğrencilere açmış durumda. Coursera’da

neredeyse her alanda eğitim programı bulmanız

mümkün. Bu okullara Yale, Arizona üniversiteleri

gibi üst düzey okullar da dahil. Bu platformda

dünyanın en iyi hocalarından eğitim alma şansınız

var ve programlar video şeklinde sunulduğu için

ders kaçırma gibi bir ihtimaliniz de olmuyor. Tabii

bu programlardan faydalanabilmeniz için belirli

düzeyde İngilizce seviyeniz olması da gerekiyor.

Çok sayıda üstün kalitede eğitim programı

sunan Coursera’ nın kurslarına kendi web sitesi

üzerinden rahatlıkla erişim sağlayabilirsiniz

NYX

184


Happily Ever Abroad

https://www.udemy.com

UDEMY;

Udemy de ücretsiz olarak indirebileceğiniz bir eğitim platformudur. Aynı şekilde birçok alanda farklı kurs ve sertifika

programı içermektedir ve ücretleri genelde 50 TL – 400 TL arasında değişmektedir. Gene pandemi döneminde birçok

programda ek indirimler sunmakta. Buradaki avantajınız eğitim programlarını Türkçe olarak alabiliyor olmanız; Udemy

2010 yılında bir Türk girişimci tarafından San Francisco’ da kurulmuştur ve sahibi milyar dolarlık ilk Türk internet

şirketinin kurucusu olarak tarihe geçmiştir. Dilediğiniz alanda uygun fiyatta uzaktan eğitim imkânı sunan Udemy de

özellikle pandemi döneminde oldukça popüler bir platform olmuş durumda ve her ne kadar yurtdışı eğitim ile çok

alakalı olmasa da en iyi şekilde faydalanacağınızı düşündüğümüz bu platform, sizler için öncelikli olarak önerdiklerimiz

arasında.

Son dönemde daha popüler olan bu eğitim

platformları tabii ki bunlarla kısıtlı değil. Özellikle

yurt dışı eğitim sektöründe farklı ülkelerden birçok

okul ülke sınırları kapalı olduğu için normalde sınıf

içi verdiği eğitimleri farklı yönetmelerle online

platforma taşımış durumda ve özellikle yetişkin

sınıfındaki birçok öğrenci de bu programlardan

uygun fiyatlarda faydalanmakta.

Son dönemde evde kaldığımız şu günlerde vaktini

daha kıymetli bir şekilde değerlendirmek isteyenlere

bu sayıdaki yazımızla biraz fayda sağlayabildiysek ne

mutlu ☺

Online eğitimlerin de sık sık duyurusunu yaptığımız

instagram hesabımızı takip etmeyi unutmayın,

görüşleriniz ya da kurs programları ile ilgili daha detaylı

bilgi almak için mail adresimizden bize dilediğiniz

zaman ulaşabilirsiniz.

İnsanların

yapacakları

en güzel yatırım,

kendilerine

yapacakları

yatırımdır.

Bol eğitimlendiğiniz, bilgilendiğiniz ve kendiniz için

güzel kararlar verdiğiniz güzel bir yaz geçirmeniz

dileğiyle….

NYX

185


Betül Gültekin Özbal

Ashbourne College / A Level Türkçe Öğretmeni

Son yıllarda Türkiye’de birçok bilinçli ebeveyn çocuklarını yurt dışında okutmak

için üniversite çağına gelmesini beklemiyor ve ortaokul / lise eğitimleri için de

yurt dışındaki okullara başvuruyorlar.

Ülkemize yakın olması ve eğitim sisteminin kalitesi açısından baktığımızda

İNGİLTERE lise eğitimi için en çok tercih edilen ülkelerin başında geliyor.

Biz de İngiltere’ de öncelikli olarak öğrenci gönderdiğimiz okullardan biri olan

ASHBOURNE COLLEGE ile İngiltere’ deki eğitim sistemi, okulun sunduğu

olanaklar ve tabii ki öğrencilerin bu eğitimden kazanımları ile ilgili bir röportaj

hazırladık.

Sorularımızı sabırla ve içtenlikle yanıtlayan Betül Hanım’a bu keyifli sohbet için

teşekkür ederiz ☺

Röportaj: Aslı Eren Eryıldır / asli.eryildir@nyxmag.com

NYX

186


Happily Ever Abroad

Londra’nın kalbinde, Hyde Park’a

bir dakikalık mesafede başarı odaklı

ve özgürlükçü bir eğitim

Son dönemlerde çocuklarını lise

okumak için yurtdışına gönderen

ebeveynlerimizin sayısı oldukça arttı. Siz

de İngiltere’deki en iyi liselerden birinde

görev yapıyorsunuz. Öncelikle bize

Ashbourne College’tan bahseder misiniz?

Ashbourne, Londra’nın kalbinde, Hyde Park’a bir

dakikalık mesafede olan ve sunduğu eğitim anlayışı

ile çocukların hayatın içinde olması beklentilerini

fazlasıyla karşılayan bir okul. Hem başarı odaklı

hem de özgürlükçü olması açısından, Ashbourne,

farklı eğitim sistemlerinden gelen öğrenciler için

geçiş dönemini kolay atlatmalarını sağlayan bir

ortam sunar. Sınıf mevcutlarımızın 10 öğrenciyi

geçmiyor oluşu da her öğrencinin kendini ifade

edebilmesi adına ayrı bir fırsat sunar. Birebir ilginin

sonucu olarak öğrencilerimiz, sınavlarda üstün

başarı göstererek A ve A* sonuçlarına ulaşmakta

ve buna istinaden %50’den fazlası Russell Group

üniversitelerine yerleşmektedir.

Level Türkçe dersi, öğrencilerimizin kendilerini ana

dilleriyle ifade edebildikleri ve bunu yaparken de

rahat hissettikleri bir ortam yaratmaktadır. Haftada

iki saat olarak belirlenen bu ders, öğrencilerimizin

kültür farklılığına dayalı anlamlandıramadıkları

soruları da beraber çözebilmemize olanak

tanımaktadır.

Aynı zamanda öğrencilerimizin benimle kurmuş

oldukları özel bağ da okul dışında güvenecekleri bir

rehber algısını yaratmakta ve alacakları kararlarda

beraber konuşup tartışabileceğimiz bir güven ortamı

sağlamaktadır. Onların heyecanlarına dahil olmak,

beni bir öğretmen olarak oldukça gururlandıran ve

öğretmen olmanın değerini her seferinde hatırlatan

bir deneyim.

Dolayısıyla ebeveynlerin çocuklarına sunmuş

oldukları bu fırsat, geçiş dönemini kolaylıkla

atlatabilmeleri ve kaliteli eğitime erişebilmeleri

için oldukça değerli diyebiliriz. Küçük yaş itibariyle

kültüre adapte olan öğrencilerimizin, sistemde sorun

yaşamaksızın hedeflerine ulaşmalarını ve kendi

karakterlerini erken yaşta oluşturmalarını izlemek

oldukça heyecan verici diyebilirim.

Sizin okuldaki göreviniz nedir?

Ashbourne’da A Level Türkçe öğretmeni olarak

görev yapmaktayım. Öğrencilerimiz, İngiliz eğitim

sisteminde hedefledikleri okulları etkilemek adına,

ana derslerinin yanında ek olarak aldıkları A Level

Türkçe ile kolaylıkla başarıya ulaşmaktadır. Bu ders,

öğrencilere analitik ve eleştirel düşünme ile yazma

fırsatı tanırken, aynı zamanda öğrencilerin Türk tarihi

hakkında da bilgi edinmesine imkân tanımaktadır. A

NYX

187


Ashbourne, bir Sixth Form Kolejdir.

14-21 yaş arası öğrencilerimiz

GCSE (General Certificate of

Secondary Education) ve A Level

sınavlarına hazırlık eğitimlerini

bizimle tamamlayarak diledikleri

üniversitelere yerleşebiliyorlar.

İngiltere’ deki eğitim sistemini biraz

anlatabilir misiniz?

İngiltere’de zorunlu eğitim 5 yaşında başlamakta

ve 16 yaşına, yani GCSE (General Certificate of

Secondary Education) belgesini alana kadar devam

etmektedir. GCSE, ulusal bir sınavdır ve 16 yaş

itibariyle alınmaktadır. Okullar, Sonbahar (Eylül-

Aralık), Bahar (Ocak-Mart), Yaz (19 Nisan-27 Mayıs)

dönemi olmak üzere üç dönemden oluşur; ayrıca iki

hafta Noel, iki hafta Paskalya tatilleri ile Ekim, Şubat

ve Mayıs aylarında da birer haftalık yarı dönem

tatilleri bulunur. Yaz tatili süresi 6 hafta olarak

belirlenmektedir.

İngiltere’de özel (public) okul, devlet (state) okulu,

dini (faith) okullar olmak üzere farklı okul çeşitleri

vardır. Tabii burada bahsetmiş olduğum her bir

okulun kendi alt başlıkları (academies and free

schools, comprehensive schools gibi) bulunmakta

ve isteğe göre çocukların yönlendirilmesi

gerekmektedir. Bununla birlikte, Türkiye’den öğrenci

vizesine bağlı olarak gelecek öğrencilerimizin sadece

özel (public) okul seçme imkânı bulunmaktadır.

İngiltere’de özel okullara “public” denmektedir; bu,

biz Türkler için ilk etapta kafa karıştırıcı olabilir.

İngiltere’de State, faith (dini) okul, akademi ve

free okul, comprehensive (başarı ortalamasına

bakılmaksızın herkesin okuyabildiği) okul ve

independent (müfredatını ve eğitim yaklaşımını kendi

belirleyebilen ancak yine devlet denetiminde olan

özel okullar) olmak üzere ayrılmaktadır. Ashbourne,

bir independent yani bağımsız bir özel okuldur.

Dolayısıyla öğrenci sayısı, müfredatı ve sunduğu

esnekliklerle fark yaratmaktadır. Öğrencilerin kendi

kişilik oluşumlarının sağlanması ve sorumluluk

duygularının gelişebilmesi adına da ders yoğunluğu

diğer milli müfredatlara göre kıyaslandığında çok

daha avantajlıdır.

Öğrenciler kaç yaşından ve kaçıncı

sınıftan itibaren okulunuzda eğitim

görebiliyor?

Ashbourne, bir Sixth Form Kolejdir. 14-21 yaş

arası öğrencilerimiz GCSE (General Certificate

of Secondary Education) ve A Level sınavlarına

hazırlık eğitimlerini bizimle tamamlayarak diledikleri

üniversitelere yerleşebiliyorlar.

NYX

188


Happily Ever Abroad

Her yıl, öğrencilere bahar yarıyılı

boyunca büyük bir Avrupa şehrini

ziyaret etme şansı sunulmakta,

bu da öğrencilerin Avrupa kültür

mirası olan sanat, mimari, müzik

ve tiyatroya olan ilgi ve merakını

artırmaktadır.

GCSE’de iki yıl boyunca öğrencilerimiz 14-16 yaşları

arasında 9-11 farklı dersi alarak ulusal sınavları

tamamlamakta ve bu derslerin en az 5 tanesinden

geçer not (9 ile 1 arasında olan notlardan en az 4

almak) alması gerekmektedir. Bu, öğrencilerimize

yüksek öğretim sınavlarına hazırlık aşamasına geçme

olanağı tanımaktadır. 16-18 yaş aralığı ise, A Level

hazırlık yıllarıdır. Buna istinaden öğrencilerimiz

okumak istedikleri üniversite ile bölümü seçmekte ve

minimum 3, maksimum 4 ders alarak sınav hazırlıkları

ve eğitimlerine devam etmektedirler. Üniversiteler,

Birleşik Krallık’ta 3 yıl olduğundan; A Level yılları,

okunacak bölümlerin bir hazırlığı niteliğinde

yorumlanmakta ve buna istinaden öğrencilerin

bağımsız zamanı daha fazla olmaktadır.

Okulunuzda eğitim alan öğrenciler nerede

konaklıyor?

Ashbourne'un özel bir yurdu yoktur ve bir yatılı okul

değildir; ancak yıllardır öğrencilerimiz için barınma

ve vesayet sağlayan tedarikçilerin bir listesini

öğrencilerimizle paylaşmaktayız. Okul çevresinde

Ashbourne ve diğer kolejlerden öğrencilerin ikamet

ettiği birkaç öğrenci yurdu bulumakta. Öğrenciler

ayrıca, İngiliz bir ailenin parçası olarak da yaşamayı

tercih edebilir ve aile yanında kalmayı da seçebilirler.

Okulumuzun bu tür konaklama birimlerinde yaşayan

öğrenci sayısı (50), yurtlarda ve aile yanında yaşayan

öğrenci sayısı ile neredeyse eşittir.

Ebeveynler veya öğrenciler, konaklama ayarlamak

için okulumuzun sağladığı konaklama listesini

kullanabilir. Bu konaklama listesindeki yurtlar

hakkında bugüne kadar aldığımız geri bildirimler

genel itibariyle çok olumlu olmakla beraber çok az

şikâyet söz konusu olmuştur.

Okulunuzun öğrencilerine sunduğu sosyal

aktiviteler var mı?

Evet, her yıl, öğrencilere bahar yarıyılı boyunca

büyük bir Avrupa şehrini ziyaret etme şansı

sunulmakta, bu da öğrencilerin Avrupa kültür mirası

olan sanat, mimari, müzik ve tiyatroya olan ilgi ve

merakını artırmaktadır. Son yıllarda, okulumuz bu

aktiviteler kapsamında Barselona, Paris, Roma ve

Viyana'yı ziyaret etmiştir. Ashbourne tarafından

özel olarak düzenlenen en son etkinlikler; sanat

galerisi gezileri, bale , bowling, noel Revue, Cirque du

Soleil gösterileri, Go- Karting, Laser Tag, matematik

yarışmaları, müzikaller, opera, suşi gecesi, yeni

NYX

189


Ashbourne College olarak, bize başvuru yapan öğrencilerimize

%10 ila %50 arasında burs imkânı sunuyor ve bunun için

öğrencilerimizin belli aşamalardan geçmesini talep ediyoruz.

Başarı bursu imkanlarımızdan yararlanan öğrencileri

görmekten mutluluk duyuyoruz.

öğrenciler için Londra turu ile Londra’da çeşitli tiyatro

gezileri olarak özetlenebilir. Aynı zamanda eğitime

çevrimiçi devam ettiğimiz süreçte de öğrencilerimizle

beraber çekişmeli FIFA yarışması, bilgi yarışması,

yemek yarışması, kompozisyon yarışması gibi oldukça

rekabetçi ve eğlenceli etkinlikler de gerçekleştirdik.

Bunlar dışında, müfredat dışı etkinlikler her zaman

Ashbourne vizyonunun ayrılmaz bir parçası olmuş ve

okulun canlı öğrenci topluluğunun çeşitli yetenekleri

ve ilgi alanları için bir alan sağlamıştır. Son yıllarda,

faaliyet programı çok sayıda kulüp, gezi ve sosyal

etkinliği içerecek şekilde genişletilmiştir. Bu kulüp ve

aktivitelerden yararlanan öğrencilerimiz her zaman

bir adım önde olarak hayatlarına devam etmektedirler.

Ücretlendirmeniz ne şekilde?

Okulumuzun ücretlendirmeleri İngiliz eğitim

sistemine istinaden üç dönem üzerinden ele

alınmaktadır. Sonbahar (Eylül – Aralık), Bahar (Ocak

– Mart) ve Yaz dönemi (Nisan – Mayıs) olarak üç

döneme ayrılan bir yıl, her dönem başı için uluslararası

öğrenciler için 10 bin pound olarak, yerel Birleşik

Krallık öğrencileri için ise 9 bin 500 pound olarak

planlanmıştır. Ek ücretlendirmeler ve sınav ücretleri,

öğrencinin kaydolacağı programa ve süresine göre

değişim göstermektedir.

Başarılı öğrencilere burs imkânı sağlıyor

musunuz?

Ashbourne College olarak, bize başvuru yapan

öğrencilerimize %10 ila %50 arasında burs imkânı

sunuyor ve bunun için öğrencilerimizin belli

aşamalardan geçmesini talep ediyoruz. Başarı bursu

imkanlarımızdan yararlanan öğrencileri görmekten

mutluluk duyuyoruz.

Süreç, okulumuz tarafından talep edilen belgelerin

bize ulaştırılmasını, öğrencilerimizin çevrimiçi

olarak yönlendirdiğimiz sınavları tamamlamasını

ve okulumuzun öğrenciyle yapacağı mülakatları

içermektedir. İstenilen belgeler; öğrencinin transkripti

ve akademik başarı kayıtları, öğrencinin neden

Ashbourne’da okumak istediğini, konu seçimlerini,

isteklerini ve ilgi alanlarını açıklayan 500 kelimelik

kişisel niyet mektubu, öğrencinin pasaportunun bir

kopyası ve var ise öğrencinin sanat çalışmalarının

bir örneği olarak özetlenebilir. Bu aşamalar

tamamlandıktan sonra, Eğitim Direktörümüz

Lee Kirby ve okunmak istenen bölümün fakülte

başkanı tarafından mülakata alınan öğrencilerimize

burs miktarları bildirilmektedir. Ayrıntılı bilgi için

Ashbourne College London internet sitesini ziyaret

edebilir ya da bize direkt ulaşabilirler.

2021-2022 eğitim döneminde covid-19’un

ortaokul/lise eğitimine etkisi ne olacak?

Tam zamanlı sınıf içi eğitime başlayacak

mısınız?

Ashbourne College olarak biz, her iki senaryo için

de oldukça hazırlıklı bir sisteme sahibiz. Halihazırda

Mart 2020 itibariyle tam zamanlı sınıf içi eğitime

İngiltere’de dönmüş durumdayız. Covid-19 için

kontrolü sağlamak adına; İngiliz hükümeti, okullar

tarafından dağıtılmak üzere test kitleri göndermekte

ve okullar bu kitleri öğretmen, öğrenci ve diğer

çalışanlarına ulaştırmaktadır. Haftada iki kez

NYX

190


Happily Ever Abroad

evlerimizde yapmış olduğumuz testleri, NHS (National

Health Services) sistemine girmekte ve hükümet takibi

altında kalmaktayız. Çevrimiçi derslerimiz için ise,

okulumuzun sistemsel donanımı çok iyi olduğundan;

Londra’da bulunmayan ya da karantinada bulunan

tüm öğrencilerimize sınıf içi eğitimden yararlanma

olanağı tanıyoruz. Böylelikle herhangi bir şekilde

okula gelemeyen öğrencimizin müfredat konusunda

eksiği olmadığına emin oluyoruz. Okulların karantina

sebebiyle kapalı olduğu dönemde bile eğitime erişim

sıkıntısı yaşanmamış; bilgisayar, tablet, internet gibi

çeşitli erişim imkanları öğrencilerimize sağlanmış

ve bu kaynaklar üzerinden eğitim ulaştırılmıştır.

2021-2022 yılları için herhangi bir sorun yaşanmaz,

aşılanma tamamlanır ise sınıf içi eğitimin devam

edeceğine inanıyoruz.

Londra hayatı bu yaştaki öğrenciler için ne

gibi avantajlar sağlıyor?

Londra hayatının ortaokul ya da lise seviyesindeki

öğrenciler için o yaşta henüz fark etmedikleri bir

maden olduğunu düşünüyorum. Nitekim, Türkiye’de

okuyan yaşıtlarına göre; kültürel, sosyal, dilsel

birçok avantaja sahip oluyorlar. Burada okuyan

çocuklarımızın kendilerini ifade etmede, kişilik

oluşturmada, hayata bakış açılarında büyük farklılıklar

gözlemlemek mümkün diyebilirim. Kişisel ve gelişimsel

konuların yanı sıra; Londra’nın sosyo-kültürel

etkinliklerin (tiyatro, konser, müze) merkezi olması

ve doğal güzellikleri ile park alanlarının fazla olması

da öğrencilerimizin özgür alanlarda çalışmasına

olanak veriyor. Kendi ülkesine, kültürüne, tarihine ve

eğitimine uzaktan bakabilme fırsatı ise öğrencilerin

eleştirel ve analitik düşünebilme yetilerini oldukça

güçlendiriyor. Tabii bunlar benim kişisel gözlemlerim.

Bir de öğrencilerimizden avantaj ve dezavantajları

dinlemek doğru olacaktır. Buna istinaden 13 yaşından

beri Londra’da eğitim alan öğrencilerim Arda ve

Burak’a bu soruyu yönlendirdim;

Arda: Londra’ya ilk geldiğimde beklentilerim

çok daha farklıydı çünkü yurt hayatını hiç

deneyimlememiştim. Bir süre sonra yeni edindiğim

arkadaşlarımın yardımıyla, önce çevreme sonra

da eğitim sistemine alıştım. İstanbul’dan sonra

çok farklı bir şehir olsa da dört sene yaşadıktan ve

eğitim aldıktan sonra burada olmanın büyük bir fark

yarattığını anladım.”

Burak: “Hiç İngilizce bilmeden çıkmış olduğum bu yol

ilk etapta ürkütücü gelmiş olsa da geldiğim konumdan

ve edindiğim tüm bireysel tecrübelerden oldukça

memnun ve gururluyum. Elbette dünden bugüne,

ailemden uzak kalarak Londra’da eğitimime devam

ederken birçok sıkıntı ile yüzleşmiş olsam da kişisel

gelişimim ve eğitimim için yapılan ve geleceğe yönelik

olan bu fedakâr yatırımımın şimdiden büyük bir fark

yarattığını rahatlıkla söyleyebilirim.”

Sizce Türk öğrencilerin ortaokul ya da

liseyi İngiltere’de okumalarının avantajları

nelerdir? Sizin bu yöndeki olumu / olumsuz

gözlemlerinizden faydalanmak isteriz.

Türk eğitim sisteminden gelip Londra’da eğitim

hayatına devam eden bir öğretmen olarak, Birleşik

Krallık’ta alınan ortaokul ve lise eğitiminin oldukça

avantajlı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Öncelikle, İngiliz eğitim sisteminin sunduğu geniş

konu ve ders yelpazesi öğrencilerin hedeflerine

ilerlerken, istedikleri konuya odaklanmalarına olanak

tanımaktadır. Dolayısıyla bu, öğrenciye büyük bir

özgürlük alanı sunmaktadır. Türkiye’de en iyi okullarda

da eğitim alınıyor olsa, öğrenilen yabancı dillerin

kullanım alanı açısından yetersiz olabilmesi nedeniyle,

yabancı dilin ana dil olarak kullanıldığı bir ülkede

eğitim almak, öğrenciye tüm eğitim hayatı boyunca

rahatlık sağlayacaktır. Birleşik Krallık’ta küçük

yaştan itibaren okuyan öğrencilerin; kendilerini ifade

etmede zorlanmadıkları, farklı kültürlerle kolaylıkla

iletişimde bulundukları, dil bariyerine takılmadıkları,

gidecekleri yönleri büyük bir baskı altında olmadan

belirlemeleri ve halihazırda kendilerine bir referans

portföyü oluşturduklarını da söyleyebilirim. Yaparak

yaşayarak öğrenmenin üzerinde fazlasıyla durulduğu

bir eğitim sisteminde çocuklarımızın hayal dünyalarına

emanet edilen her bir konu, olağanüstü sonuçlar

verebiliyor. Denizaşırı ülkelerden gelecek öğrencilere

nazaran, Birleşik Krallık’ta ortaokul ve lise eğitimi

gören öğrencilerin üniversite yerleşmelerinde de

öncelikli değerlendirilmesi büyük bir avantaj olarak

gösterilebilir. Örneğin; Tıp Fakültesine hazırlanan

bir öğrenci, henüz lisedeyken NHS (National Health

Services) sisteminde staj yapıyor ve üniversiteye

kabul alması itibariyle de sistemi ve kullanılan tıp

İngilizcesine hâkim olduğu için baskı altında olmadan

eğitim hayatına devam edebiliyor. Bu durum;

Mühendislik, Finans, Beşerî Bilimler, Matematik ve

Doğal Bilimler için de geçerlidir.

NYX

191


Kedim

için

Patili Köşe

SEVİL BALABAN

Hayvan Hakları Gönüllüsü

sevil.balaban@nyxmag.com

hangi

kumu

seçmeliyim

Evlerimizin birer ferdi haline gelen evcil

hayvanlarımızın refahı hepimiz için çok

önemlidir elbette. Eğer evimizi bir kediye

açıyor, onu ailemizin bir üyesi yapıyorsak,

onun yeme – içmesinin yanı sıra yatak

ve tuvalet ihtiyaçlarını da göz önünde

bulundurmamız gerek.

Evimiz bahçeli değilse, kedilerimizin tuvalet ihtiyacı

zaman zaman sorun oluyor. Koku probleminin yanı sıra

kum taneciklerinin evin her tarafına taşınması sonucu

temizlik problemi de yaşayabiliyoruz.

Hem minik dostlarımız için hem de kendi sağlığımız için

doğru kedi kumunu seçmek ve düzenli olarak temizlemek

oldukça önemli. Bunun için de kumda hangi özellikleri

aramamız gerektiğini iyi bilmemiz gerekiyor.

Bu sayımızda size uygun kumu seçebilmeniz için bazı

ipuçlarından bahsedeceğiz ve piyasada bulabileceğiniz

kedi kumlarından örnekler vereceğiz.

Başlamadan önce belirtmeliyiz ki; hangi kumu seçersek

seçelim, kedi tuvaletini sık sık temizlememiz çok önemli.

Sonuçta kediler temiz hayvanlardır değil mi?

NYX

192


Patili Köşe

Silica (Kristal) Kedi Kumu

Kullanımı en kolay kedi kumu çeşitlerindendir. Özellikle evde

tek olan kediler için oldukça avantajlıdır. Silika kedi kumu silika

adındaki jel bir maddeden üretilmektedir. Yüksek nem alma

özelliğine sahiptir. Bu madde kedi kumunun arasına karıştırılır.

Kumun arasında gördüğünüz koyu mavi renkteki parçacıklar, silika

maddesidir. İşte bu küçük parçacıklar, kumun ıslaklığını yok ederek

koku oluşumunu da engellemektedir.

Olumlu Yönleri:

Düzenli değiştirildiğinde gerçekten de koku

sorunu önlenmiş olur.

Taneleri büyük olduğu için toz problemi oluşmaz.

Evin diğer yerlerine çok daha az taşınırlar.

Normal kumlardan çok daha hafif olduğu için

taşıması ve muhafaza etmesi çok kolaydır.

Olumsuz Yönleri:

Fiyatı, normal kum ve topaklaşan kuma göre biraz

daha fazladır. Bu dezavantajı bertaraf etmek için

indirim kampanyalarını takip edebilirsiniz.

Yavru kediler oyuncak olarak görebilirler ve kumu,

tuvaletlerini yapacakları yer olarak algılamakta

zorlanırlar, bu durum tuvalet eğitiminin uzun

sürmesine neden olabilir.

Bentonit Kedi Kumu

Tamamen doğal ürünlerden elde edilen bir kedi kumu çeşididir. Yüksek sıvı emme kapasitesi ile kötü kokuları

hapseder. Bentonit kumlar kil bazlıdır, topaklanma özellikleri sayesinde kumu temiz ve hijyenik tutmak diğer

kum çeşitlerine göre çok kolay olur. Tabii bunun için iyi bir kedi kumu küreğine ihtiyacınız olacak.

Kedinizin astım, solunum yolu hastalıkları ya da alerji gibi problemleri yoksa kokulu ya da kokusuz dilediğiniz

bentonit kedi kumunu seçebilirsiniz. Topaklaşan ve topaklaşmayan olarak iki çeşit bentonit kum vardır.

Topaklaşmayan Kumlar

Olumlu Yönleri:

Kedilerin doğal ortamlarında kullandıkları toprağa

en yakın olan kum çeşididir. Dolayısıyla kedinizin

reddetmesi veya kullanmaması ihtimalinden

korkmanıza gerek kalmıyor.

Fiyat olarak daha uygundurlar.

Olumsuz Yönleri:

Çok fazla toz çıkartırlar. Gerek kedileriniz

kazırken, gerek siz temizlerken çıkan toz

kedinizin ve sizin sağlığınıza zarar verebilir.

Ayrıca evin diğer yerlerine taşınmaları da

temizlik ve hijyen sorunu yaratabilir.

Topaklaşmadığı için idrar kum kabının dibinde

çamur oluşturabilir. Bu çamur nedeniyle, çok

ağır koku oluşur. Fiyatı uygun olduğu için kısa

aralıklarla tüm kumu değiştirerek bu kokunun

önüne geçebilirsiniz.

Topaklaşan Kumlar

Olumlu Yönleri:

İdrarla topaklaşır ve topaklar kokuyu hapseder.

Sık yapılan kedi tuvaleti temizliği ile koku

sorununu tamamen çözebilirsiniz. Her markanın

topaklaşma oranı, sıkılığı birbirinden farklı

olduğu için kendinize uygun olanı bulabilmek

için denemeler yapmanız gerekecektir.

Olumsuz Yönleri:

Tozlanma oranı topaklaşmayan kumlarla aynı

olduğu için temizlik ve sağlık konusunda aynı

sorunları bunda da yaşayabilirsiniz.

NYX

193


Çam Peleti Kedi Kumu

Tamamen çam talaşından oluşan doğal kedi kumu çeşididir.

Sıvıyı ve kokuyu içine hapsederek dışarıya kötü kokunun

yayılmasını önler. Kedilerde oluşacak idrar yolu enfeksiyonların

da oluşumunu engeller. Çam peleti sıvı ile temas ettiğinde toz

haline gelir. Süzgeçli bir kedi tuvaleti seçmeniz şart bu kumu

kullanacaksanız. Toz haline gelen kumu eleyebilmek için kum

kabını günde birkaç defa çalkalamanız yeterli olacaktır.

Tozlaşan kumun yerine yenisini ekleyerek devam edebilirsiniz.

Olumlu Yönleri:

İçerisinde diğer kumlar gibi kimyasal içermediği,

doğal malzemeden üretildiği için gönül rahatlığıyla

kullanabilirsiniz.

Çam peleti kedi kumunun en güzel özelliği, mis

gibi çam kokması. Gerçekten de koku sorunu

neredeyse sıfıra iniyor.

Talaş olduğu için çok hafiftir. Normal kum

kullananlar bilirler ki koca kum poşetlerini

taşımak zordur.

Olumsuz Yönleri:

Fiyatı maalesef ki diğer kumlara oranla oldukça

yüksek. Hele ki birden fazla kedili bir evde ciddi

bir maliyet getirecektir.

Tozlaşan çam peletini düzenli temizlemez, kum

kabında birikmesine izin verirseniz, evinizi

sarı çam tozunun sarmasına hazır olun. Bunun

önüne geçebilmek için mümkün olduğu kadar sık

temizlemeniz ve biriken tozu atmanız gerekir.

kedi kumu önerileri:

Pro Line Elma Kokulu Silika Kristal Kedi Kumu

Sıvıyı birkaç dakika içinde emerek tamamen içine alır. Bakteri oluşumunu ve kokuyu

engelleyerek maksimum hijyenik ortamı sağlar. Pro Line tamamen doğal olan Silica

kumundan üretilmiş olup hiçbir zararlı maddeyi içermez. Çevreye zararı yoktur,

tabiatta doğal olarak çözülür.

7600 ml: 122,83 TL / n11

Trendline Tozsuz Silika Kristal Kedi Kumu

Yüksek derecede idrar absorbe edebilme kapasitesine sahiptir. İçerisinde bulunan

mavi kristaller sayesinde kokuları nötralize edebilir ve bakteri oluşumunu önler

Çevre dostudur, alerji yapmaz. Doğal bir üründür, toksik madde içermez. Kedinizin

patilerine yapışmaz ve tırnak aralarına dolmaz. Toz oluşturmaz.

3 x 3600 ml: 175 TL / n11

Fresh Magic Silika Kristal Kedi Kumu

Yüksek emicilik ve kokuyu hapsetme kabiliyetine sahiptir. Mavi renkte koku absorbe

eden kristallerle zenginleştirilmiştir. Kolay temizlenir, topaklanmaz. Kokuları

tamamen nötralize eder. Sıvıyı hızla emer. Mikrop üremesine fırsat vermez.

3800 ml: 27,5 TL / n11

Listede adı geçen kedi kumuı fiyatları belirtilen internet sitelerindeki 29 Haziran 2021 tarihli satış fiyatlarıdır.

Markalar ya da kedi kumu satışını yapan internet siteleri fiyatlarda değişiklik yapabilir.

NYX

194


Patili Köşe

FELES Ultra Light Topaklanan Kedi Kumu

Feles kedi kumu, ekstra topaklanma ve sıvı hapsetme kapasitesine, karbonlu kedi

kumudur. İçi boşaltılmış tanecikleri sayesinde ultra hafiftir ve daha fazla sıvı emer.

% 99,9 oranında tozdan arındırılmış kedi kumudur.

8 L: 41,27 TL / Trendyol

PisyCat Sabunlu Tozsuz Topaklaşan İnce Kedi Kumu

PisyCat kedi kumları bentonit madeninin işlenmesi ile elde edilmiştir. Hızlı

topaklaşır koku yapmaz. Farklı aromalarda aynı kalınlıkta diğer PisyCat kedi

kumlarını tercih edebilirsiniz. Kötü kokuları doğal bir şekilde giderir ve kediniz için

hijyenik, güvenli bir ortam oluşturur.

5 Lt: 19,80 TL / Petburada.com

Micho Aktif Karbonlu Marsilya Sabunlu Topaklanan Kedi Kumu

Aktif Karbonlu Topaklanan Kedi Kumu, Aktif karbonlu formülü sayesinde kötü

kokuları gidermede ekstra güçlü etkiye sahiptir. Tamamen doğal bir ürün olup,

içerisinde kediniz için zararlı olabilecek hiçbir toksik madde içermez. Yüksek sıvı

emme kabiliyetine sahiptir ve bu yüksek sıvı emme kapasitesi hızlı topaklaşma

sağlar. Sıvıyı kısa sürede emerek hapseder, bakteri oluşumuna izin vermez.

3 x 6 Lt: 80 TL / Temizmama.com

Oskaryum Çam Peleti Kedi Kumu

Selüloz pelleti, Ham selülozdan oluşmaktadır ve en yüksek emiş gücüne sahip

kısmının pelletlenip sıkıştırılarak elde edilir.Sadece selülozdan oluşan tamamen

doğaldır ve ağaç pelletlerine göre yüksek emiciliğe ve hızlı absorvasyona sahiptir.

Bu ürün dışkıyı kurutur ve bakteri oluşumunu engeller.

20 Lt: 29,90 TL / Hepsiburada.com

Patiderm Çam Pellet Kedi Kumu

Yüksek derecede idrar absorbe edebilme kapasitesine sahiptir. Kokuları nötralize

edebilme özelliği yüksektir. Toksikasyona neden olmayan çam tanecikleri doğaldır

Taşınma ve kullanımı pratiktir. İnsanlar için alerjik değildir. Bakterilerin üremesini

önler.

15 kg: 115 TL / n11.com

Listede adı geçen kedi kumuı fiyatları belirtilen internet sitelerindeki 29 Haziran 2021 tarihli satış fiyatlarıdır.

Markalar ya da kedi kumu satışını yapan internet siteleri fiyatlarda değişiklik yapabilir.

NYX

195


Tuna Arman

Oyuncu / Hayvan Korumacı

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

Tuna Arman ilk olarak 1980 yılında tiyatroya adım attı. AÇOK adlı grupta tiyatroya başlayan Arman, 1982

yılında TES Şan Tiyatrosu'nda eğitim alıp,1984 yılında İstanbul Belediye Tiyatrosu'na başladı.

Oynadığı çok sayıda dizinin arasında onu en çok Çiçek Taksi dizisinde Manolya karakteri olarak hatırlıyoruz.

Uzun yıllardır sokak hayvanlarının hakları için mücadele veren Tuna Arman evinde 14 engelli hayvanın da

bakımını üstlenmiş.

2011 yılında engelli hayvanların varlığına dikkat çekmek amacıyla, radyo programcısı ve hayvan hakları

aktivisti Tolga Öztorun ve fotoğrafçı Ateş Kantürk ile birlikte "Farkında mısın?" projesini gerçekleştirmişti.

Engelli bir hayvanla fotoğraflanan ünlülerin de makyaj veya fotoğraf müdahalesiyle engelli gibi gösterildiği

projeye Hayko Cepkin, Buket Uzuner, Tan Sağtürk, Seyhan Erdağ, Aydan Şener ve Bedri Baykam gibi isimler

destek vermişti.

Sevilen oyuncu ile can dostlarımızı konuştuk.

NYX

196


Röportaj

Hayvanlar daha vicdanlı,

daha saf ve sade. Hele engelli

olanlar çok başka bir dünya...

Sizi rol aldığınız dizilerden tanıyoruz.

Mesleğiniz oyunculuk. Bir yandan da

aktif bir hayvan hakları savunucusu

olarak yoğun bir tempo içindesiniz.

Hayvanlara olan ilginiz ne zaman

başladı?

Hatırlıyor olmam inanılmaz gibi gelebilir ama 1,5

yaşındaydım köpekle tanıştığımda. Babam bir

subaydı ve görevi nedeniyle Sapanca’da yaşıyorduk.

2 katlı sari bir ev hatırlıyorum. Üst katında biz

oturuyorduk, alt katta oturan ev sahiplerimizin

köpekleri vardı. İlk yakınlaştığım hayvanlar o

köpeklerdi. Yıllar sonra gittim, buldum o evi.

Merdivende oturup, köpeklerle beraber patates

haşlaması yediğim anları hatırladım gözlerimi

kapatıp.

İlk hayvan sahiphenme deneyiminizi

anlatabilir misiniz?

Çocukluğumdan beri sokakta yaşayan tüm

hayvanlar benimdi zaten. Yani kendimi bildim

bileli varlar hayatımda. O yüzden “İlk buydu”

diyemiyorum. Çocukken yolumun kesiştiği bütün

hayvanlar benim zannediyordum. Hala öyle

sanıyorum gerçi.

Evinizde kaç patili dostunuz var? Bize

biraz onların hikayelerini anlatabilir

misiniz?

3 köpeğim var. Doğuştan görme engelli oğlum

Toprak ve yaşadığı göz rahatsızlığından dolayı

göremeyen Safiye kızım ve kendi dışında herkes

engelli olduğu için evi idare etmeye çalışan oğlum

Rüzgar. 9 kedim var. 8 tanesi engelli. En yaşlısı 13

yaşında.En gençleri 7 aylık.

Gidenlerimiz oldu, melek olanlarımız oldu. Şu an 12

çocuk var.

NYX

197


Röportaj

“Farkında mısın?” projesi için sanat dünyasından

arkadaşlarım ve birçok veterinerle ortak çalışmalar yaptık

ve en önemlisi engelli hayvanların farkına varılmasını

sağladık.

2011 yılında gerçekleştirdiğiniz

“Farkında mısın?” projeniz oldukça ilgi

çekmişti. Şimdilerde gündeminizde böyle

bir proje var mı?

Ah, keşke olsa keşke… Çok güzel bir projeydi. Bu

projenin fotoğrafları sayesinde ülkede birçok

barınağa 80 ton mama bağışlandı ve çok sayıda

barınak fotoğraflardan takvim yaparak kazanç

sağladı.

Birçok veterinerle ortak çalışmalar yaptık ve en

önemlisi engelli hayvanların farkına varılmasını

sağladık. Sanat dünyasından o kadar çok arkadaşım

destek oldu ki projeye. Hayko Cepkin, Buket Uzuner,

Tan Sağtürk, Seyhan Erdağ, Aydan Şener ve Bedri

Baykam gibi.

Türkiye’de birçok belediye bilbordlarında

fotoğraflarımızı kullanıp, projeyi duyurmamıza katkı

sağladı.

Okullarda seminerler yaptık, fotoğraflar okullarda

sergilendi. Çocukların hayvanlar hakkında

duyarlılıklarının artırılmasında önemli rol oynadı

proje.

NYX

198


Geçtiğimiz günlerde evinizde

baktığınız kedilerden Gülsen’e yürüteç

yaptırmıştınız. Nasıl gelişti süreç? Şimdi

yürütecine adapte olabildi mi?

Evet, küçük kızım Gülsen’e yürüteç yapıldı. Evimizin

son üyeleri Birsen ve Gülsen kardeşler Adana’dan

geldiler. Onlara annemle teyzemin isimlerini

verdim. Doğuştan nörolojik sorunları var. Daha

önce Antakya’dan ailemize katılan Betüş kızım

da nörolojik problemlere sahipti. Onun yürümesi

hepimize umut olunca bu kızları da ailemize dahil

ettik. Kızlar geldi, hemen petfizyoterapist Veteriner

Hekim Ece ablalarına gittik. Maalesef bu kızların

daha ağır bir durumda olduğunu öğrendim. Birsen

tavşan gibi zıplıyor. Ayak üzerinde durabiliyor ama

maalesef Gülsen ayak üstünde duramıyor. Ön patiler

yana açılıyor. Bir umut yürüteç denemek istedim. Hiç

olmazsa yürüteç yardımıyla patisi üzerinde dursun

diye. Henüz başaramadık adım atmayı yürüteçle ama

yapacak eminim, zaman gerek sadece..

Engelli canların bakımının zor olduğunu

düşünüyor insanlar genelde. Sizce de

durum böyle mi?

Zor değil. Emek ve sevgi verdiğiniz sürece onların

engelini görmüyorsunuz. Olmayan yanı neyse, o

oluyorsunuz. Toprak 3 aylıktı, koynuma aldığımda.

12 yıldır hiç görmediği dünyada gözleri oldum onun.

O benim hayata bakış açımı değiştirdi. Her zaman

gülen yüzüyle benim karanlıklar prensim oldu…

Bir hayvanın tuvalet eğitimi bazen aylar bazen yıllar

sürebiliyor ama benim kör oğlum gazeteye yapmayı

1 haftada öğrendi. Merdiven inip çıkmayı 2 ayda

öğrettim ona. Artık yalnız da inip çıkabiliyor.

3 patili kedim Köpüş, olmayan koluyla 10 yıldır kuma

yaptığı tuvaletini kapatmaya çalışır.

Hayvanlar daha vicdanlı, daha saf ve sade… Hele

engelli olanlar çok başka bir dünya. Onlara adım

attırabiliyorsanız, sizden mutlusu olmuyor.

Mamasına uzandığında dengesini kaybedip takla

atan Betüş kızım artık düşmeden 50 adım atabiliyor.

Ben onların iyi olmasıyla iyileşiyorum. Hayata

bağlanacak büyük bir nedenim oluyor. Onlara

sarılmak bambaşka çünkü. Kim olduğumu, ne iş

yaptığımı bilmeden beni BEN olarak seviyorlar.

İmkan olarak değil İnsan olarak görüyorlar.

Maalesef insanlar onlar gibi değil…

NYX

199


en bir

SOKAK KEDİSİYİM

Benim bir adım yok.

Daha doğrusu tek bir ismim yok.

Herkes farklı bir isimle sesleniyor bana. Çünkü ben bir sokak kedisiyim.

Şu sıralar ismim Pamuk. Kedi dilinde “gök bakışlı, mahzun gözlü prenses” demek.

Beni götürdükleri bir veteriner 4-5 yaşlarında olduğumu söylemişti. Ama sadece 2 yaz 2 kış geçirdim şimdiye kadar.

Yani olsa olsa 2 yaşındayımdır.

Fakat çok yorgunum, çok üzgünüm, çok mahzunum.

Kedi zamanı ile insan zamanı farklı olduğundan tam olarak ne kadar bilmiyorum, fakat uzun süredir hastayım.

Yiyemiyorum. Ağzımın içinde acıyan bir yerler var. Zayıfladım. Çok zayıfladım.

Yiyecek bulamadığım zamanlar, insanların sık sık girip çıktıkları bir kapının önünde bekliyorum. Orada bekleyince

bazen bana yiyecek yumuşak bir şeyler veriyorlar.

Bir gün yine oturmuş bekliyordum ki, birileri çıktı içerden. “Ah Sevil bak şunun haline” dedi bir adam. “Ona bir şeyler

alalım ". Tekrar içeri girdiler. Geri geldiklerinde elindeki bir paketi açmaya çalışıyordu içlerinden Sevil olanı. Kuytu bir

yere koydular paketi. Misler gibi kokuyordu. Homurdanarak yemeye çalıştım.

"Zavallı ne kadar acıkmış bak nasıl yiyor" dedi Sevil. Oysa yiyemiyordum ki. Homurdanmam canımın acımasındandı.

Anlamadılar tabii, uzaklaştılar yanımdan… Aradan birkaç gün geçti. Ben gittikçe daha da zayıflıyordum. Çünkü hala

yemek yiyemiyordum.

NYX

200


Konuşan Kediler

Bir gün sokaklarda dolaşırken yine o ikisine rastladım.

Bir duvarın dibinde birkaç kediye yemek veriyorlardı.

Hemen yanlarına gittim. Beni tanımaları için dua

ediyordum içimden. Yanıma gelip biraz mama

verdiler. Kuru mamaydı verdikleri. Yemeye çalıştım

ama canım acıdı yine bağırdım, homurdandım. O

zaman fark ettiler bende bir sorun olduğunu. Sütün

içine doğradıkları yumuşamış ekmeklerden verdiler

bana. Doyasıya yedim. Uzun süredir ilk defa karnım

doymuştu. Ertesi gün beni bir yere götürdüler

ve birkaç gün ortalarda görünmediler. Beni bir

kafesin içinde tuttular, bütün çığlıklarıma rağmen

çıkarmadılar dışarıya. Sevil ve Ömer geldi birkaç gün

sonra, konuşurlarken duydum. Ağzımın içinde bir et

parçası büyümüş ve dişlerimle onu ısırıyormuşum

bu yüzdenmiş canımın o kadar çok acıması ve

yiyememem.

Veterinerin yaptıkları yüzünden de canım acımıştı ama

bunu anlatmaya çalıştım beni kutuya koymaya çalışan

ablanın elini ısırarak. Ama nafile….

Ömer bana sürekli " İyi olacaksın ya kızım, onun için ya

bütün bunlar " diyordu. Birkaç gün içinde gerçekten

daha iyi hissetmeye başlamıştım. Bana yumuşak ve

güzel kokulu mamalar veriyorlardı. Ama bir türlü

tam iyileşmiyordu ağzım. İyileşmediği gibi yeniden

acımaya başlamıştı. Beni yine veteriner Fevzi Abi'ye

götürdüler. Aynı tedaviyi uygulayacaklarını söyledi

Fevzi Abi. Ayrıca bu sorunu hallettikten sonra belki

de dişimin birini çekmeleri gerekecekmiş. Ömer

buna çok üzüldü "Nasıl yiyebilecek o zaman" diyerek

endişelendiğini söyledi Sevil’e. Veteriner Fevzi Abi "

Önümüzde uzun bir tatil var. Burada kafeste kapalı

kalmasın siz Cuma günü gelip alın tatilden sonra

tekrar getirirsiniz" dediğinde çok canım sıkıldı. Zaten

Cuma’ya kadar orada kalacak olmam canımı sıkıyordu.

Cuma’ya kadar kaç gün vardı onu bile bilmiyordum

ki…. Bir de tatilden sonra beni tekrar getirmelerini

istiyordu Fevzi Abi. Tatil neydi ki? Yoksa hep mi orada

kalacaktım? Ama bilmedikleri bir şey vardı; ben

özgürlüğüne çok düşkün bir prensestim.

Eve geldiğimizde bana yine güzel mamalar verdiler,

sevdiler okşadılar. Bu durumdan memnundum

aslında fakat yine Fevzi Abi'ye götürülme korkusu

içimi kemirip duruyordu. Kafamdan hesapladım,

günleri saydım ve onlar beni götürmeden kaçtım

oradan. Birkaç gün evi yakında olan Ayten Teyze'nin

bahçesinde kaldım. O da kedilere mama veriyordu.

Beni de sevdi, besledi. Kuru mamalardan yiyemediğimi

fark edince süt verdi. Kardeşi ile konuşuyordu bir

yandan da "Ağzında bir problem var galiba" diyordu

"Bir veterinere götürmek gerek"

Haydaaaa… Her şey yeniden mi başlıyordu yoksa?

Korkularım depreşmişti. Derkeennn, bir akşam

sokağın karşısındaki çöp bidonlarının yanında Sevil'in

sesini duydum. Sokaktaki kedilere mama veriyordu.

Özlemiştim onu. Aradan epey zaman geçmişti. Belki

beni veterinere götürmek istediğini unutmuştur

diye düşünüp, hemen yanına koştum. Çok şaşırdı,

sevdi beni. Aynı zamanda da kızdı. "Nerelerdesin sen

yaramaz kız " diye azarladı. Kızarken bile sesi o kadar

tatlıydı ki, beni sevdiğini anlayabiliyordum. Mır mır

mır, sırnaştım ona. Ama, Ayten teyze ile konuştuklarını

duyunca bin pişman oluverdim yanına gittiğime.

Yarın sabah beni yine veterinere götürmeleri

gerektiğini konuşuyorlardı. Sevil gidip beni içine

koydukları kutuyu getirdi. Amaaa çok beklerlerdi,

kutuyu görünce hemen bir ağaca çıktım. Gülüştüler

ve Ayten Teyze "Sen kutuyu bana bırak sabah ben

koyarım içine sen alırsın" dedi. Tabi tahmin edeceğiniz

gibi, ben sabah ortalarda yoktum. İzin verir miydim hiç

beni yine oraya götürmelerine!!!

Aldım başımı gittim mama kokularının ardından Başka

bir ev buldum bahçesinde birçok kedi olan. Onlar

da beni sevdiler ve mama verdiler. Kuru mamayı

yiyemedim tabi çünkü ağzımın içindeki o yer yine

çok acıyordu. Ama o evi sevmiştim büyük bir bahçesi

ve gölgesinde uyuyabileceğim ağaçları vardı. Sabah

olduğunda ne olduğunu anlayamadan kendimi yine bir

kutunun içinde buldum. Bu sefer sığındığım bu yeni

evdeki ablalar beni bir yere götürüyorlardı.

Tabii ki yine bir veterinere gittik. Veteriner her bir

tarafımı elledikten sonra " Dişini almamız gerek "

dedi Haydiiiiii yine başlamıştı kafes hapsi günlerim.

Birkaç insan günü olduğunu tahmin ettiğim bir süre

sonra ablalar beni almaya geldiler. Veteriner abla

iyi olduğumu ama bir süre daha yaş mama yemem

gerektiğini söyledi. Yine kutuya kondum ve ben

o ablaların evine gideceğimizi düşünürken Ayten

Teyze'nin bahçesine vardık. Sevil de oradaydı.

Konuşmalarından anladığım kadarı ile merak

ettikleri için bütün mahallede kapı kapı aramışlar

beni. Sonunda o ablalarla konuşmuşlar ve durumu

öğrenmişler. O güzel ablalar evde birçok kedi ve

köpek besledikleri için benim bakımımı yeniden Ayten

Teyze ve Sevil üstlenecekmiş. Şimdi Sevil ve Ömer'in

balkonundayım. Kendimi daha iyi hissediyorum. Bir

dişim eksik ama artık canım eskisi kadar yanmıyor

Daha rahat yiyebiliyorum.

Sevil'i, Ömer'i ve Ayten Teyze'yi çok seviyor olsam

da ben özgür ruhlu bir kediyim. Şimdilik onları

üzmemek için buradayım ama yarın için söz veremem.

Fakat biliyorum ki her nereye gidersem gideyim,

döndüğümde yine prensesler gibi karşılanacağım ve

çok sevileceğim. O yüzden keyfini çıkarıyorum bu

durumun.

Taaaa ki kafama esip bir yerlere gitmeye karar verene

kadar buralardayım.

Hoşçakalın .

NYX

201


temiz,

saf ve

masum

Renklerin

Öyküsü

EMİNE AKCA

emine.akca@nyxmag.com

Beyaz denince ilk olarak aklıma ''kar” gelir,

''ay'' gelir, ''bulutlar'' gelir. Görülebilir dalga

boylarındaki tüm renkleri kapsayan renktir.

Eskiden ışığın rengi olduğu düşünülürken,

Newton aslında beyazın tüm renklerin bir

birleşimi olduğunu kanıtlamıştır.

Saflık, duruluk ve masumiyetin rengi beyaz aynı zamanda

barışı da simgeler.

Renkler arasında denge unsurudur. Herhangi bir rengin içine

beyaz kattığınızda o rengin keskinliğini azaltır, tonunu açar.

Ortama ışığı yansıtır ve ferahlık kazandırarak enerji verir.

Dekorasyonda küçük alanların daha büyük görünmesini

sağlamak için beyaz tasarlanması tavsiye edilir.

Bozulmamış, değerini kaybetmemiş ve kutsal sayılan

kavramlar beyaz renk ile temsil edilir. Müslümanların Hac

sırasında beyaz ihram giymeleri de bunun örneklerinden

sayılabilir.

Beyaz gerçek anlamda temizlik ve hijyenin de rengidir.

Eczanelerin, hastanelerin ve ilaç firmalarının ilk olarak tercih

ettikleri renktir. Doktorların beyaz önlükleri de bu etkisinden

yola çıkılarak tasarlanmıştır.

NYX

202


Renee Zellweger

Armani 2020

Kendall Jenner

Sokak Stili

Prenses Diana / Elizabeth ve David Emanuel 1981

Masumiyeti, temizliği, saflığı temsil etmesi nedeniyle

gelinlerin beyaz giyme geleneğinde etkili oldu.

Gelinlerin beyaz rengi tercih etmesinin hikayesi eski

Mısır'a kadar uzanıyor. Yaklaşık 4 bin yıl önce, eski

Mısır'da gelinler, üzerlerine keten kumaştan dikilen kat

kat pileli beyaz elbiseler giyerdi. Eski Yunan'da beyaz

renk kutlamayı temsil ettiği için gelinler, evlenme

töreni için beyaz kıyafetler giyerdi. Evlenirken beyaz

kıyafet giydiği kayıtlara geçen ilk gelin, 1499 yılında

12. Lois ile evlenen İngiltereli Anne oldu. Sonraları

Avrupa genelinde gelinlerin beyaz giymesi yaygınlaştı.

Osmanlı hanedanında ise evlenirken gelinlik için

beyazı tercih eden ilk kişi 1898 yılında evlenen Sultan

2. Abdülhamid'in kızı Nâime Sultan'dır.

Yeni bir hayata başlamaya karar verenler, yeni bir yol

çizenler hep beyaz sayfa açmaktan bahsetmezler mi?

Beyazın insan psikolojisinde yeni başlangıçları temsil

eden böyle bir etkisi de vardır.

Beyaz, düşüncelerimizi, duygularımızı ve nihayetinde

ruhumuzu bütünüyle temizlerken ve arındırırken, tüm

enerji sistemimizi ferahlatır ve güçlendirir.

Beyaz o kadar uyumlu bir renktir ki yanına hangi rengi

alsa mutluluğu yansıtır.

Marilyn Monroe / Beyaz elbiseli ikonik pozu

NYX

203


12'den

sonra

Nuh’un

Gemisi

Zamanın tufanından

geriye kalan filmler,

müzikler, şiirler

NUH CEBECİ

nuh.cebeci@nyxmag.com

müzik

ve film

Yaşı yetenler iyi bilir; çok eskiden daha sadece

tek bir siyah-beyaz TV kanalı varken… O

da devlet kanalı olduğu halde tarafsız yayın

yaparken ve sanat-kültür programlarına

da fazlasıyla yer verirken, Hikmet Şimşek

yönetiminde Pazar Konserleri olurdu… Hatta

TRT1 bununla da yetinmezdi, hafta içi bazı

akşamlar da 5’er dakikalık Minik Konserler yayınlanırdı…

İşte o zamanlardan girdi içime Klasik Müzik virüsü… Gerçi

rahmetli babamın amatör bir Klasik Türk Müziği kemanisi

olmasının da kuşkusuz etkisi vardı; fakat sanatın, kültürün

yüceldiği, aydınlanmanın son dönemlerine yetişmiş olmamın

da bunda çok büyük katkısı oldu.

Üniversite ve sonrası dönemlerde, herkesin buluşma noktası

olan Taksim AKM’de cuma akşamları ve cumartesi sabahları

arkadaşlarımızla İDSO konserlerini izlemek, daha sonrasında

İstanbul Festivali derken… Klasik müzik artık sadece zevkle

dinlemenin ötesinde ufak ufak anladığımız, yorum yaptığımız

ve üzerine tartıştığımız bir uzmanlık alanımız haline de geldi.

İyi ki de geldi…

NYX

204


Nuh’un Gemisi

Klasik müziğe genellikle Vivaldi’nin Dört Mevsim’i

ile başlanır☺ Barok çağın en büyük bestecilerinden

Antonio Vivaldi’nin, toplam 12 bölümden oluşan ve

3’er bölümlük dört mevsimi niteleyen konçertosu,

sağlam melodik yapısı ve dinleyenlere hissettirdiği

kuş cıvıltısından yağmura, fırtınadan yaz sıcağına

kadar pek çok duygu sayesinde, belki de en çok

dinlenen klasik müzik eserlerinden biri oldu. ‘Kızıl

Papaz’ın bu eseri, aynı zamanda konçerto formunun

da ilk ve en sağlam örneklerinden biridir.

Bundan sonra genellikle Mozart ve Beethoven’ın

en popüler eserlerine geçilir… Mozart’ın Rondo

Allaturca’sı, Küçük Bir Gece Müziği, 40. Senfonisinin

girişi, 21. Piyano konçertosu veya Beethoven’ın

o meşhur 5. ve 9. senfonileri, Ayışığı Sonatı gibi

ölümsüz eserlerinin, klasik müzikle pek de haşır neşir

olmayanların bile hafızalarında yeri vardır.

Baroktan klasik döneme, klasik dönemden de

romantik döneme geçtikçe (yukarıdaki örnekler

üzerinden gidecek olursam, zaman sırasıyla Vivaldi –

Mozart – Beethoven), enstrümanların çeşitlenmesi,

orkestranın büyümesi ve dönemlerinin ruhuna uygun

olarak müzikal ifade biçimlerinin genişlemesi, bu

bestecilerin eserlerinde kendini fazlasıyla belli eder.

Müziği sadece ‘hoşça zaman geçirme’, ‘dinlendirme’

amaçlarıyla değil de bir sanat formu olarak görüp

‘anlamaya / hissetmeye çalışan’ kulaklar için klasik

müzik aslında o kadar çok zenginliği içinde barındırır

ki… Aşkı, neşeyi, doğa sevgisini, yalnızlığı, Tanrı

inancını, ölümü, matemi, savaşı, kahramanlığı…

Aslında tüm sanatçılar belki de anlaşılmayı değil de

‘hissedilmeyi’ isterler. Sanatın da zaten işlevi ‘neyi’

anlattığından ziyade ‘nasıl’ anlattığı değil midir?

İşte bu anlatım biçimlerinin teknikleri sanatçıları

ilgilendirse bile, bu ifadelerin ruhumuzdaki duygusal

kodlara nasıl karşılık geldiği bizim beğenimizin,

hissiyatımızın tezahürüdür… Rivayete göre,

Beethoven bir keresinde, kendisinin çaldığı bir

piyano eserini dinleyen bir kadının ‘üstat, eserinizi

dinledim, evet beğendim, ama anlamadım’ demesi

üzerine ‘anlamaya çalışmayın’ diyerek aynı eseri bir

kez daha çalar ve ‘şimdi müziği hissettiniz mi’ diye

sorar. Kadının ‘evet, kesinlikle’ demesi üzerine de

‘işte benim istediğim de bu’ der.

Vivaldi, Mozart ve Beethoven’ın popüler

eserlerinden keyif alıp daha da derine inmek

isteyenlerin önünde çok daha büyük bir kapı açılır…

İşte bu kapının arkası bir cennet bahçesi gibidir.

Başlarda, çoğunlukla daha görkemli orkestra

eserlerine duyulan ilgi, yavaş yavaş Oda Müziği

eserlerine de kayar. Bale müzikleri, opera uvertürleri

ve aryalar da devreye girer… Bu döneme ise artık,

Ustalık Dönemi diyoruz Klasik müziğin iyice

hissedilmeye başlandığı, tek tek enstrümanların

partisyonlarının takip edilebildiği, besteciler ve

dönemleri, akımları hakkında fikir yürütülebilen, en

keyifli dönemdir bu…

Barok öncesinden Boccherini, Pachelbel,

Monteverdi… Barok dönemden Vivaldi, Haendel

ve en büyük besteci Bach… Klasik dönemden

Haydn, Mozart ve Beethoven’ın ilk dönem eserleri…

Romantik dönemden Beethoven, Schubert (oda

müziğinin bir numarası), Chopin, Çaykovski, Brahms,

Dvorak… Opera bestecilerinden Verdi ve Rossini…

Daha yakın zamandan Debussy, Ravel, Rachmaninof

ve Shostakovich… ve daha niceleri. Klasik müzikle

henüz daha haşır neşir olamayanlar, en azından

Youtube’da ‘Best of’ diye taradıklarında çok keyifli,

çok renkli, kocaman bir dünyanın onları beklediğini

bilsinler…

NYX

205


7. SANATTA KLASİK MÜZİK

Klasik müziğe giriş için en güzel yöntemlerden biri de belki klasik müzikle, bestecilerle, hayatlarıyla ilgili filmler…

Çoğu, dönemlerinin birer Jim Morrison’ı, Eric Clapton’ı, Miles Davis’i olarak adlandırabileceğimiz, günümüz besteci

ve gruplarına çok büyük ilham kaynağı olan aykırı tipler bunlar… Bu nedenle, onlar hakkında yapılmış kaliteli filmler,

hem sinema hem de müzik keyfi açısından çok doyurucu olabilir…

İşte bu filmlerden bir demet:

Amadeus (Milos Forman’ın muhteşem filmi;

Mozart’ın hayatı, inişleri çıkışları ve Tom Hulce’un

muazzam oyunculuğu)

Ölümsüz Sevgi (Immortal Beloved) Beethoven

hakkına yapılmış filmlerin belki de en iyisi… Huysuz,

kibirli ama dahi Ludwig’in hayatı. Gary Oldman,

Beethoven rolünde muazzam…

Piyanist (The Pianist) Roman Polanski’nin bol ödüllü

unutulmaz filmi… Savaşın acımasızlığı ve müziğin

birleştirici gücü.

Shine (Avustralyalı piyanist David Helfgott’un gerçek

hayat hikayesinden uyarlanmış bir film. Geoffrey

Rush, oyunculuğuyla harikalar yaratıyor)

Dünyanın Tüm Sabahları (Tous les Matins du

Monde) Fransız sinemasının en incelikli filmlerinden

biri, izlemeye doyamayacaksınız.

Son Konser (A Late Quartet) Philip Seymour

Hoffmann’ın olağanüstü oyunculuğu ile öne çıkan çok

başarılı bir film.

Operadaki Hayalet (Phantom of the Opera)

Andrew Lloyd Weber’in muhteşem müzikleri ve

gizemli bir hikaye.

1900 Efsanesi (Cennet Sineması’nın yönetmeni

Tornatore’nin bir başka başyapıtı… Tim Roth’un

harikalar yarattığı film. Orijinal müzikler ise Ennio

Morricone’nin…)

Ve daha pek çoğu... Mesela, Sevgili Öğretmenim (Mr.

Holland’s Opus); Paylaşılamayan Tutkular (Hilary

and Jackie); Piyano (Piano); Paris’te Son Konser (Le

Concert); Ayazda Bir Yürek (Un Coeur en Hiver);

Kolya (Kolja); Kırmızı Keman (Le Violon Rouge); Son

Veda (Okuribito); Güz Sonatı (İsveçli sinema dehası

Ingmar Bergman’ın başyapıtlarından biri)

NYX

206


Nuh’un Gemisi

Hazır klasik müzikle ilgili filmlere başlamışken

belki yine müzik temalı çok güzel filmlerle devam

etmek istersiniz… Bu sıcak yaz aylarında şöyle güzel

müzikle beraber nefis filmler izleyerek derin bir

nefes almak için:

Walk the Line – Büyük ABD’li folk-rock müzisyeni

Johnny Cash’in hayatını anlatan bu nefis filmde, Joker

ile Oscar ödülünü alan Joaquin Phoenix yine harikalar

yaratıyor)

Whiplash – Caz davulcusu olmak isteyen bir gencin,

mükemmeliyetçi ama biraz dengesiz hocasıyla

arasındaki psikolojik – gerilimli ilişkisi… caz müziğine

doyacaksınız.

Aşıklar Şehri (La La Land) – Whiplash gibi yine

Damien Chazelle imzalı bu bol ödüllü filmde, caza,

şarkılara, romantizme doyacaksınız.

Kaldırım Serçesi – Edith Piaf’ın inişli çıkışlı hayatını

anlatan filmde Fransız yıldız Marion Cotillard o sene

bütün ödülleri silip süpürdü.

Blues Brothers – Tüm zamanların en efsane, en

eğlenceli filmlerinden biri… Hala izlemediyseniz çok

şey kaçırmışsınız demektir.

The Wall – Pink Floyd’ın double albümü üzerine Alan

Parker’ın yönettiği muhteşem film…

The Doors – Yine efsane grup The Doors ve grubun

solisti Jim Morrison’u anlatan bir Oliver Stone filmi.

The Doors’un müziklerine doyacağınız çok başarılı bir

film.

… ve yine daha pek çoğu: S/B dönemden Hollywood

filmleri (Singing in the Rain’den The Sound of Music’e,

West Side Story’den My Fair Lady’e kadar…), Chicago,

Cabaret, New York New York, Rocketman, Bohemian

Rhapsody, Mamma Mia, Grease…

Sinema da, müzik de Can’dır… Eğer şimdiye kadar

yeterli zamanı ayıramadığınızı düşünüyorsanız,

haydi bu yaz yeni bir başlangıç yapın… Klasik müziği

keşfedin, sinemaya hayatınızda daha fazla yer verin…

Farkı fark edeceksiniz ☺

All That Jazz – Bob Fosse’un yarı otobiyografik bu

filmi, tüm zamanların en başarılı müzikal yapıtlarından

biridir.

NYX

207


ile

Atölyeden

ileri dönüşüm

SİBEL ÖZER

Upcycle Sanatçısı

sibel.ozer@nyxmag.com

Bir ekosistem olarak ormanlar, yaban yaşamına doğal

habitat sağlar, biyolojik çeşitlilik ve besin döngüsüne hizmet

eder. Yerkürede insan yaşamının devamlılığı için de yaşamsal

öneme sahiptir: oksijen üretir, havayı temizler, erozyonu

önler, toprak ve su varlığını korur. Orman, iklim değişikliğine

karşı verilen savaşın en önemli unsurlarından biridir.

Tüm dünyada ormanlar büyük bir hızla yok oluyor. Doğa

koruma alanlarının tahribatı, yanlış arazi yönetimi gibi

nedenlerle küresel orman varlığı her yıl ortalama 13 milyon

hektar azalmakta.

Orman kaybı, bizim için de üzerinde önemle durulması

gereken bir konu. Türkiye'mizin yaklaşık % 27'si ormanlarla

kaplı. Maalesef, son 10 yılda yaklaşık 68 bin hektar ormanlık

alan çıkan yangınlarda yok oldu; ormanlık alanların maden,

enerji ve turizm gibi faaliyetler için özel teşebbüslerin

kullanımına açılmasıyla da orman varlığımızdaki kayıp

büyük bir ivme kazandı.

Konut inşaatlarında ahşap kullanımının çok yaygın olduğu

ABD gibi ülkelerde, özellikle pandemi sürecinde, artan

müstakil konut ve mobilya talebinde yaşanan büyük artışın

sonucunda kereste ve tomruk tüketimi patlama yaptı.

Ülkemizde de benzer bir durum mevcut.

Bu nedenle gerek dünyada, gerekse ülkemizde konunun

önemi konusunda bireylerde farkındalık yaratılması

artık bir zorunluluk! Ben de bu bilince sahip bir upcycle

sanatçısı olarak, sıkça kullandığım bir malzeme olan ahşapla,

mevcudu koruma ve yeniden gündelik yaşamda kullanıma

sunma amaçlı tasarımlar hedefliyorum.

NYX

208


Atölyeden

Birçok danışanım, geçmişte satın alıp, yıllarca kullandığı ve artık kullanım zevkini yitirdiği ahşap mobilyalar;

yeni bir eve taşınma veya yeni duvar boyası nedeniyle değişim talep ettiği eşya ve aksesuvarlarla ilgili bana neler

yapılabileceğini soruyor. Ahşapta, eskiye yeniden hayat kazandıracak upcycle yöntemleri mevcut:

BOYAMA

Dolap, masa gibi mobilyaların yanısıra, baza ve yataklar için ahşap başlıklara yeni renkler ve çizimlerle farklı bir

boyut getirmek mümkün. Böylesi çalışmalarda, ben mutlaka doğa dostu malzeme, boya ve cilalar kullanıyorum.

Geleneksel süsleme sanatlarımızda kullanılan yakma, boya, nakış, cila, lak, yaldızlama gibi uygulamalardan da

ilham alıyor; kısmen kendi ürettiğim doğa dostu alternatifleri de kullanmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu sayede,

sağlık açısından çok hassas olunması gereken beşik, yatak, dolap, oyun parkı gibi bebek ve çocuk mobilyalarında

sağlıklı ve neşeli alternatifler üretilebiliyor.

Geleneksel süsleme

sanatlarımızda

kullanılan yakma,

boya, nakış, cila,

lak, yaldızlama gibi

uygulamalardan da

ilham alıyorum.

NYX

209


Atölyeden

Dünyamıza verdiğimiz zararı azaltmanın yolu, yaşam tarzımız ve

taleplerimizde değişiklikler yapmaktan geçiyor.

Satın alma! Dönüştür!

İnanıyorum ki, sağlıklı, dengeli

bir doğal çevrede yaşamak

hepimizin hakkı, doğayı korumak

da hepimizin görevidir; ve biz

doğayı korudukça doğa da bizi

koruyacaktır.

ESKİTME

Bu yöntem de boyamada olduğu gibi, mevcut bir

ahşap mobilyanın rengini değiştirmeyi temel alır.

Farkı, muhtelif eskitme yöntemleriyle, yeni bir parça

satın almak ya da antika bir ürüne yatırım yapmak

istemeyen danışanların mevcut mobilyalarına, tercih

edilen renk skalasında rustik ve vintage bir görünüm

kazandırmaktadır. Yani, eski havası yaratacak

dokunuşlarla yepyeni bir doku ve tarz yaratılır.

TRANSFER

Danışanın talep ve beğenileri çerçevesinde, hazır

transfer modelleri, biraz vernik ve boya yardımıyla,

mevcut ahşap mobilya ve aksesuvarlar yepyeni

bir görünüme kavuşabilir. Tercih edilen tema

doğrultusunda, eşyalara artdeco ya da doğa içerikli

katkılar ya da hanenin coğrafi özelliği (sayfiye evi,

orman evi, vs) ve mevcut dekorasyonuyla uyumlu

sair içerik uygulamaları yapılabilir.

Dünyamıza verdiğimiz zararı azaltmanın yolu, yaşam tarzımız ve taleplerimizde değişiklikler yapmaktan geçiyor.

Tüketimi makul ölçüde tutarak, elimizdeki malzemeye tekrar işe yarar bir nitelik kazandırmak ve döngüsel

ekolojik sisteme bu şekilde bir katkıda bulunmak benim kullandığım yöntemlerden. "Satın alma! Dönüştür!"

düsturuyla, yukarıda söz ettiğim uygulamaların yanısıra, evlere ya da bahçelere renk ve neşe katacak aksesuarlar,

ahşabı nakış işiyle buluşturarak yepyeni oturma grupları ve tabureler, patili dostlarımız için evde ve bahçede

kullanılabilecek yuva ve kulübeler üretiyorum.

Çünkü inanıyorum ki, sağlıklı, dengeli bir doğal çevrede yaşamak hepimizin hakkı, doğayı korumak da hepimizin

görevidir; ve biz doğayı korudukça doğa da bizi koruyacaktır.

NYX

210


Fridabags

HER TARZA UYGUN

MODERN, RAHAT

Frida Bags by Sibel Özer

Fridabags.ist

NYX

211


Öldürmenizin

(neredeyse)

imkansız

Yabu'ca

ÖZDEN TEKİRDAĞ

Yabu Ev Bitki Kurucu Ortağı

ozden.tekirdag@nyxmag.com

olduğu

ev

bitkileri

Bu sayıda vicdanlara ve korkulara sesleniyoruz.

Hepimizin bitkilerle anıları hep toz pembe

değil elbette. Özellikle de bitki bakımı

konusunda yeniysek, herkesin birkaç hüzünlü

anısı olmuştur. Bu durumu kişiselleştirmeyin,

ilk ve son değilsiniz. Nice bitki anneleri/

babaları bile gün geliyor en kıymetlilerinin

arkasından bakakalıyor. Bu utanılacak bir durum değil ☺

Geçmişte yaşadığınız kötü hikayeleri bir kenara bırakın.

Ve şimdi bahsedeceğimiz bitkilerle yeni bir sayfa açmayı

deneyin...

Bu bitkilere öldürmesi (neredeyse) imkansız bitkiler diyoruz.

Çünkü bu türler nazsız, kaprissiz, onları unuttuğunuzda

da mutlu olan, herkesin yaşatabileceği bitkilerdir. Eğer

daha önce hiç bitki bakmadıysanız, bu türlerden hemen

başlamanızı öneriyoruz. Bu bitkiler neredeyse her ışık

koşulunda gelişirler, sulamayı unutsanız da umursamazlar.

Hatta hatırlamanız gereken tek şey onları çok fazla

sulamamanızdır. ☺

NYX

212


Yabu'ca

Pothos Sarmaşık

Yıllardır en popüler bitkilerden biridir.

Annelerimizin, büyük annelerimizin

salonlarından hatırlarız. Salon sarmaşığı olarak

da bilinir. Hızlı büyüyen sarkan dallarında güzel

yeşil yaprakları vardır. Neredeyse her ışık

koşulunda yaşar. Yurtdışında Şeytan sarmaşığı

olarak da biliniyor. Sebebi ise, çok düşük ışık

koşullarına bile ayak uydurabilmesiymiş.

Paşa Kılıcı Türleri

Paşa kılıcı türleri de bakımı kolay bitki denince ilk akla

gelen türlerdendir. Vahşi doğada yağmur görmeden uzun

süre yaşayabilir, bu nedenle sık sık sulamaya ihtiyacı

yoktur. Hatta onu ancak fazla sularsanız öldürebilirsiniz.

Her boyutta, her alana uyacak şekilde, çeşitli boyutları ve

türleri vardır. Düz yeşil yapraklılar, Sarı kenarlı yapraklılar,

örgülüler, silindirik formda olanlar, vs...

Muhakkak içlerinden biri size uyacaktır… Bu özelliğinin

yanında Paşa kılıçları havayı temizleme özelliği ile de

biliniyor. Her eve lazım!

NYX

213


Yabu'ca

Salon Yaprağı

Salon yaprağı oldukça dayanıklı

ve dekoratif bir bitkidir. Çok

fazla ihmale katlanabilecek bir

türdür. Yurtdışında bu bitkiye

‘dökme demir bitkisi’ deniyor.

Ne kadar dayanıklı olduğunu

daha iyi anlatan bir isim olabilir

mi? Hem iç mekanda hem dış

mekanda yetiştirilebilecek bir

bitki olan Salon yaprağı az ışıkta

uzun yapraklı, aydınlık ortamda

daha kısa ve bol yapraklı

olacaktır.

Bambu

Şans bambusu olarak bilinen Draceana Lucky Bamboo, en

öldürülemez ev bitkilerinden biridir. Ne kadar ihmal ederseniz

edin, hayatta kalmanın bir yolunu bulacaktır. Yeter ki suya

ulaşımı olsun. Şans bambunuzu yetiştirmek için toprağa

ihtiyacınız olmayacak. Su dolu bir vazo ya da bambuları bir arada

koyabileceğiniz bir saksı yeterli olacaktır. Sadece suyu azaldıkça su

eklemeniz gerekecek, haftalarca suyunu değiştirmeseniz de olur.

Bu bebekler ayrıca fazla ışığa ihtiyaç duymaz. Doğrudan güneş

ışığı sevmedikleri için yakıcı güneş ışığından koruduğunuzdan

emin olun.

Zamia

Zamioculcas, zanzibar mücevheri veya zeze bitkisi olarak

bilinir. Vahşi doğada uzun kuraklık dönemlerinde hayatta

kalmasıyla tanınır. Bu, onu bir süre sulamayı unutsanız bile hiç

umursamayacağı anlamına geliyor. Parlak yeşil ya da koyu siyah

yapraklı iki türü bulunuyor. Siyah olan türü siyah zamia olarak

biliniyor ve yeşile göre daha nadir bulunuyor. Aslında siyah

yaprak genel olarak bitki dünyasında nadir bulunan bir özelliktir.

Yeni çıkan yapraklar eski siyah yapraklarla mükemmel bir

kontrast yaratacak şekilde yeşil çıkar, zaman geçtikçe tamamen

siyaha döner. İzlemeye bayılacağınız değişimlerden…

NYX

214


Yabu'ca

Kaktüsler

Saydığımız diğer türler gibi kaktüsler de fazla

sulamadığınız sürece hayatlarına kendi köşelerinde

devam edeceklerdir. En büyük tehdit fazla

sulamadır. Güneşin altında da olsa az ışıklı alanda

da olsa yerini yadırgamayacak başka bir tür yok

sanıyoruz…

Hızlı gelişim göstermeleri için güneş ışığına

ihtiyaçları vardır ancak gölgede de yavaş da olsa

büyümeye devam ederler.

Agloanema Türleri

Çin her dem yeşili diye de bilinen

bu türler yeni başlayanlar için ideal

başka bir grup! Genellikle yaprak

güzellikleri için tercih edilirler.

Pembe, yeşil, beyaz, çizgili, karışık

renkli yaprakların olduğu birçok

türü vardır. Yakıcı güneş altında

kalmadıkça yaprakları güzelliklerini

korur. Renkli yapraklı olan türleri

ne kadar aydınlık ortamda olursa

renkleri o kadar canlı olacaktır.

NYX

215


Destination

Anywhere

Adriyatik'in

Huzurlu

Sığınağı:

Karadağ

AYÇA AKAD

Seyahat Tutkunu / Mimar

ayca.akad@nyxmag.com

Ufak gibi görünen bu ülkeyi listenizin

sonlarına eklediyseniz, barındırdığı

güzellikleri öğrendiğinizde epey

şaşıracaksınız. Kotor Körfezi yeni favoriniz

olacak. Doğa yürüyüşlerini seviyorsanız,

önünüze nefes kesen manzaralarla

dolu rotalar serecek. Kültür turu tercih

edenlerdenseniz, her duraktan ayrı keyif alacaksınız.

Deniz tatilcilerindenseniz, suya her yerden ulaşılabilirliğin

hafifliği ile kendinizi Adriyatik’e bırakacaksınız. Dahası, vize

istemeyen bu ülke sadece 1,5 saat uzağınızda…

2 tam gün ayırabildiğim kısa yolculuğuma Podgorica,

Tivat, Budva, Kotor, Herceg Novi ve Perast’ı sığdırabildim

ama dopdolu geçen seyahatimin tamamını bu yazıya

sığdırabileceğimden pek emin değilim.

Karadağ, gelişmekte olan bir ülke. Revaçta olmasına

rağmen daha kabuğunu kıramamış. Mesafeler kısa ama

toplu ulaşım alternatifleri az olduğu için araç kiralamanızı

öneririm. Kalabalık olmayan, denize de girebileceğiniz

aylar Mayıs ya da Ekim. Tivat’ta konaklasam da genelde,

hareketlilik isteyenler Budva’daki otelleri, sakin bir tatil

arayanlar Dobrota’daki evleri tercih ediyor. Fiyatlar ise, avro

kullanılmasına rağmen makul bir aralıkta.

NYX

216


Destination Anywhere

Kotor Körfezi, sahil boyunca bir tarafta dik yamaçlı dağlar, diğer tarafta

denizin dingin manzarası ile Como Gölü’nü andırıyor. Birkaç yüzyıl boyunca

Venedik’lilerin hâkimiyetinde kalmış bölgenin, eski şehirlerini ziyaret

ettikçe, mimarisindeki İtalyan etkisini de net bir şekilde hissediyorsunuz.

İlk günümüzü Kotor ve Budva’ya ayırdık. Tivat - Kotor arası sahilden 18 km

ama yerleşim bölgelerinden geçtiğiniz için yarım saat sürdü.

Turizm sezonu başlamadığı için tenha olan bu popüler “Stari Grad”a yani

eski şehre, deniz tarafındaki Tito Kapısı’ndan girdik. Labirent gibi dar

sokakları, yığma taş binaları ile dağların arasına sıkışmış küçük ölçekli

Venedik sanki burası. Kaybolduğunuzu sandığınızda, karşınıza İtalya’daki

gibi minik meydanlar çıkıveriyor.

Unesco Dünya Mirası Koruma Listesi’ndeki eski şehirde Pima Sarayı, Buca

Sarayı, St. Luke Kilisesi, St. Nikolas Kilisesi, Denizcilik Müzesi ve Savunma

Tahkimatları gibi pek çok yer bulunuyor. Pandemiden dolayı çoğu yer kapalı

olsa da, aklım şehrin yukarısındaki St. John Kalesinde kaldı. Yazık ki inişçıkış

toplam üç bine yakın basamak ve bir buçuk saatlik bir efor için yeterli

süremiz yoktu…

Budva’ya geçmeden önce Tivat’a döndük.

NYX

217


Destination Anywhere

Tivat, kendi içinde sakin ve sade bir şehir olsa

da Porto Montenegro’suyla Karadağ’ın en lüks

marinasına ev sahipliği yapıyor. Limana demirlenmiş

mega-yatları, pahalı moda butikleri, modern

rezidansları, şık kafe ve restoranları ile Tivat’ı

cazibe merkezi haline getirmiş.

Marinayı, bir ucundaki Deniz Müzesi’ne kadar

gezdikten sonra dinlenmek için, arkadaşımın

favori kafesi Ma Cherie’ye dönüp, liman manzaralı

kahvelerimize toplam 4€ ödedik.

NYX

218


Destination Anywhere

Sveti Stefan Adası

Öğleden sonra ise sırada Budva vardı. Dağların arasından, 25 km

boyunca ine çıka ilerledik. Yolda, yazları havlu atacak yer kalmayan,

1 km’lik plajı ile Jaz Beach’de Adriyatik’i selamlayıp Budva’ya

ulaştık.

Budva’daki orta çağ şehrinin sokaklarında, kalabalıkla boğuşmadan

dolaşabilmek şanslı hissettirdi açıkçası. Şairler Meydanı’ndaki

ufacık bir geçitten, Ricardova Glava’daki, Astoria Beach’e geçip

tekrar denizle buluştuk. St. Trinity Kilisesi’nin önündeki kale

surlarından manzarayı seyredip binaların arasında biraz daha

kaybolarak kendimizi Pasta Bar isimli makarnacıya attık.

Denizin dibinde, kale surları arasındaki bu eski şehirde, Budva

Şehir Müzesi, St. Sava Kilisesi, St. Ivan Katedrali gibi önemli yapılar

ve şimdilerde konaklama için kullanılan binalar bulunuyor. Surların

dışında ise hareketli gece hayatı devam ediyor.

Ülkenin en çok fotoğraflanan yerlerinden biri olan Sveti Stefan

adası, şehre sadece 5 km mesafede. Özel bir otelin işletmesinde

olsa da yakınındaki plajlardan denize girebiliyorsunuz.

Günü Tivat’ta, sahilin sakin bir

köşesinde bitirdik. Güneş kayboldukça

kızıla dönen ışıklar, dağların arasından

gökyüzüne yayılmaya başladığında

hayranlığımızı saklayamayıp manzaraya

teslim olduk.

NYX

219


Destination Anywhere

Forte Mare

Ertesi gün hava tertemizdi. Diğer merkezlere göre

uzakta kalan Herceg Novi’ye doğru yola çıktık.

Kotor Körfezi’nin daraldığı bölümdeki Lepetani’den

kalkan feribotla, karşı kıyıdaki Kamenari’ye geçtik.

Herceg Novi’deki tarihi bölgeye, Saat Kulesi

tarafından girdik. St. Nikola Meydanı’nda tanesine

1,4€ ödediğimiz kahvelerimizi içip bir süre

eylemsizliğimizin tadını çıkardık. St. Michael

Kilisesi’nde, kese kâğıtlarının içinde 0,5€’ya

sattıkları sığla reçinelerinden alıp dilek mumları

yaktık. Kale surlarını yanındaki merdivenlerden

sahile inip Tvrtko Meydanı’ndan Forte Mare’yi

seyrederek ikinci molamızı verdik.

Herceg Novi, diğerlerinden farklı olarak daha dik

bir yamaçta konumlandığı için bolca merdiven

çıkıyorsunuz. Kanlı Kula, Savina Manastırı gibi

önemli yapıların yanı sıra festivalleri ile ünlü bu

şehirden ayrılıp, yönümüzü Kotor Körfezi’nin diğer

tarafına çevirdik.

St Michael Kilisesi

Saat Kulesi

St Jerome Kilisesi

NYX

220


Destination Anywhere

Körfezdeki tam turumuzun sonlarında, Herceg

Novi’den 30 km ileride, hiç beklemediğim bir yer ile

karşılaştım. Perast!

Ne kadar keyifli bir yer olduğunu anlatmaya

kelimelerim yetmiyor. Dağın eteğinde konumlanan,

film seti havasındaki bu orta çağ kasabasında

yazar da olursunuz, şair de... Hemen karşınızda,

körfezin ortasındaki Lady of Rock ve St. George

Adaları ise sizi selamlıyor. Kişi başı 5€ karşılığında

ufak teknelere binip Lady of Rock’ı ziyaret

edebiliyorsunuz. Hikâyesini de anlatıyor kaptanımız,

bölge halkı taşları tek tek taşıdı buraya diye.

Dönüşte tekneniz sizi cep boyu cennetin ortasına

bırakıyor. Önünüz Kotor Körfezi, etrafınız heybetli

dağlarla çevriliyken kendinizi arınmış ve hafiflemiş

hissediyorsunuz. Ayrılmayı reddediyorum, en

azından manen.

Akşam yemeği için Port Montenegro’ya geçiyoruz.

Al Posto Giusto’da, güneşi batırıp yorgunluğumuzu

atarken, son yemeğimizin tadını çıkarıyoruz.

Arkadaşlarımın tavsiyesi ile bölgenin yerel marketi

Idea’dan kuru et, şarap ve bal alıyorum. Deniz

ürünlerini de çok methediyorlar. Her köşe başında

“Pekara” denilen fırınları var. Çeşit çeşit hamur işi

satıyorlar. Önlerinde hep kuyruk. Birkaç avroya yerel

tatlar deneyebiliyorsunuz.

Belki uzun süredir bırakın yurtdışını, evden

bile çıkamadığım için, belki de can dostumla

kavuşturduğu için seyahatimin her anından büyük

keyif aldım. Sonraki gidişimde ziyaret etmek üzere

Lovćen ve Durmitor Milli Parkları’nı, Skadar Gölü’nü

listeye yazdık bile. Canımızın istediği her köşeden

denize gireceğimiz, Perast’a tekrar kavuşacağımız

günlerin hayallerini kurmaya başladık şimdiden.

NYX

221


hikayeler

İki Can, İki Hayat

Kalemler

ve Silgiler

NAŞİDE SAĞLAM

Kurdo, 3 gündür yoktu. Neşet, onu her yerde aramış

ama tüm çabalarına rağmen bulamamıştı. Gittikçe

kaygılanıyor, abilerine onu bulmaları için olabileceği,

gidebileceği yer ihtimallerini söylüyor, kendince tüm

şartları zorluyordu. Bahçede bir çanta unutsalar,

o çantanın başından ayrılmayan Kurdo, ortalıkta

görünmüyordu. Artık iki ihtimal vardı. Ya kaçırılmış ya

da bilmedikleri bir yerde ölmüştü. Neşet, iki ihtimali

de düşünmek istemiyordu. Yanından ayrılmayan ve

kendisine düşkün köpeğinin yokluğu, günbegün daha

da canını acıtıyordu. Uyandığı andan itibaren aklı hep

köpeğindeydi ve sürekli gözü onu arıyordu. Nerde bir

hışırtı duysa heyecanlanıyor, sesin geldiği yere doğru

koşuyor; ama eli boş dönüyordu. Diğer köpekleri

uzaktan görünce, o mu diye benzetip; bir umutla

yanlarına gidip, onun olmadığını görünce üzülüp, daha

da umutsuzluğa kapılıyordu. En yakın arkadaşı Hasan,

onun bu aramalarına katılıp, sürekli ona umut aşılıyor

ve " Merak etme bulacağız " diyerek, onun üzülmesini

engellemeye çalışıyordu. Neşet, daha uzaklara gidip

aramak istediğinde; annesi, onun evden tek başına çok

uzaklaşmasını istemediği için ancak abilerinden birinin

yanında ya da beraber yapılan aramalara katılabiliyordu.

Israrıyla, Kurdo’nun olabileceği yerlere gidip, eli boş

döndüklerinde, suratı düşüp, ağlamaklı olunca, babası:

"Ağlıyor musun yoksa sen? Koca adam oldun, büyüdün,

abi oldun. Ağlanır mı? " deyince, gururuna yediremeyip

hemen durduruyordu ağlamasını.

Abisiyle, köye yakın mesafedeki bahçelerine gidip

kendini avutmaya çalışan Neşet, o gün yine suratı

düşmüş, üzgün ruh haliyle, elindeki çubukla rastgele

otlara vururken; uzaktan gelen havlama sesiyle

ayağa fırladı. Uzaktan kendisine doğru koşarak gelen

Kurdo'ydu. Boğazındaki ip, ön ayaklarına dolanmasa

belki daha çok hızlanacak olan Kurdo, sevinçle

koşuyordu kendisine doğru. Neşet, üzerine atlayan

köpeğine sıkıca sarıldı. Kurdo'yu kaçıranların sıkıca

boğazına bağladığı ipi hemen kesti. Otların üzerinde

yuvarlanan ikisi de çok mutluydu...

Neşet'in artık keyfi yerindeydi ...Yine birliktelerdi

ve Kurdo’nun olmadığı günlerin acısını çıkarıyor,

sevinçlerini doyasıya yaşıyorlardı... Kurdo, halinden

memnun; her an her yere gitmeye hazır bir şekilde

Neşet'in yanında duruyor ve tüm dikkatini ona

veriyordu. Kurdo, arada bir, diğer köpeklerin yanına

gidiyor Neşet çağırınca tüm hızıyla onun yanına gelip

etrafında dönüyordu. Dilini çıkartıp gülümseyerek

NYX

222


Kalemler ve Silgiler

oturup kuyruk sallıyor ve gözlerindeki sevgiyle

Neşet'ten komut bekliyordu. Kurdo'nun yokluğunda

oyun oynamak için bile arkadaşlarının yanına

gitmeyen Neşet, kaç gündür hava kararana kadar

onlarla oynuyor ve Kurdo'yu da oyunlarına katıyordu.

Kurdo, diğer köpeklerden daha atik, çevik ve oldukça

sevimliydi. Arkadaşları da Kurdo' yu çok seviyorlardı.

Köyde o gün tuhaf bir sessizlik vardı. İnsanlar tedirgin;

endişeli yüzleriyle gündelik işlerini yapıyorlardı.

Sokakta çocuklar da yoktu. Neşet geç uyanmış ve

Kurdo' yu da halen görememişti. Annesi, erkenden

uyanıp yakın bir mesafede olan bahçelerine bostan

sulamaya gitmiş ve o gelmediği için de evden

uzaklaşamamıştı. Uzun bir bekleyişten sonra

annesinin sesini duyar gibi oldu. Evden çıkıp annesinin

yanına gitmek istedi. Yan komşunun evinin avlu

kapısında; annesinin, komşuyla konuşurken ağlamaklı

sesini duyduğunda o yöne doğru koşmaya başladı.

Annesi Neşet'i görünce sıkıca tuttu ve kendisine

doğru çekti. Komşu kadın: "Köpeği öldürmüşler,

endişelenme" dedi. Annesinin eli gevşedi ve Neşet

biraz uzaklaşıp çevresine bakındı. Kurdo yoktu...

Annesiyle komşu kadının yanına diğer komşular

yaklaştı. Yan komşu kadın, bu sefer sesini biraz

daha yükseltip ağlamaklı onlara anlatmaya başladı:

"Rukiye, çocukları alıp bahçeye bostan sulamaya

gitmiş. Çocuklar oyun oynarken o da domatesleri

suluyormuş. O esnada bir köpek onlara doğru gelmiş.

Hiç tanımadığı o köpeğin salyaları varmış. Köpek

Rukiye'ye deli gibi saldırmış. Çocukları kurtarmış

ama kendisinin durumu çok..." Sözcükleri boğazında

düğümlenen komşu kadın, sözünü zorlukla devam

ettirdi: "Rukiye'yi hastaneye götürmüşler..." Neşet,

bunları duyunca "Hasan!.., Hasan!.. " diye bağırarak

Hasanların evine doğru koşmaya başladı. "Hasan da

annesiyle bahçeye gitmiştir. Köpek Hasan'a saldırmış

mıdır? Annesi hastanedeyse o nerde acaba?.." Bir

yandan koşarken bir yandan da bu düşüncelerle

gözleri onu arıyordu. O esnada arkadaşları da

kendisine seslendi. Sesin olduğu yere dönünce

şaşkın ve telaşlı bir grup çocuğun kendisine doğru

koşarak geldiğini gördü. Telaşla anlatmaya başladılar.

"Kuduz köpek gelmiş köye. Kurdo o köpeği öldürmüş.

Diğer köpekler ondan kaçmasına rağmen, o hiç

korkmadan o köpeğe saldırmış ve öldürmüş." Neşet,

köpeğinin yaşıyor olmasının sevinciyle rahatlayıp,

hep cesaretiyle övündüğü Kurdo'yla bir daha

gururlandı. Arkadaşları o anda, ona bir kahraman

gibi davranıyorlardı. Çocuklardan biri, o anı kendisi

canlandırıp tekrar tekrar anlatıyordu. Neşet de her

anlatıldığında, aynı gururla dinliyordu; Kurdo'nun

kuduz köpeği nasıl altettiğini... Ama aklı Hasan'daydı

da... Hatırlayınca tekrar kalkıp Hasanların evine

doğru gitti. Hasan'ı da tedbir olsun diye hastaneye

götürmüşlerdi.

Neşet eve doğru giderken Kurdo'nun sesini duydu.

Koşup evin önüne geldiğinde abisinin elinde eldiven;

iple, Kurdo’yu ağaca bağladığını gördü. Koşup

Kurdo'ya sarılmak istedi... Abisi Neşet'i kolundan

tutup, engelledi... Neşet, heyecanlı ve sevinçli bir

şekilde Kurdo'nun yaptıklarını abisine anlatmaya

başladı. Abisi "Sakın yaklaşma Kurdo'ya" dedi.

Akşam evde derin bir sessizlik vardı... Hasan'ın annesi

ölmüştü... Neşet, ne zaman annesine baksa, annesinin

gözü yaşlıydı. Dışarda Kurdo’nun havlama sesini

duydukça yanına gitmek istiyor ama gidilmemesi

istendiğinden sessizce buna uymak zorunda kalıyordu.

Daha derin bir sessizlik vardı artık evde. Kimsenin

ağzını bıçak açmıyordu.

Sabah erkenden uyandı Neşet. Uzaktan önüne

atılan ekmeği Kurdo yerken, kendisine bakıyordu.

İpi çözmesini ve beraber dağ bayır gezmek istediğini

biliyordu.

Köyün cami hoparlörlerinden muhtarın sesi duyuldu:

"Dikkat!.. Dikkat!.. Köye kuduz köpeği gelmiş ve köy

köpekleriyle temas etmiştir. Bütün köy köpeklerinin

meydana getirilmesi gerekmektedir... Neşet'in kalbi

hızla çarpmaya başladı. Abisine baktı; ama abisi

Neşet'e bakmadan Kurdo'ya doğru gitti. Kalabalık

toplanmıştı… Kurdo, bağlandığı ipten tutulup köy

meydanına doğru götürülürken, dönüp Neşet'e

baktı. Havladı... Neşet'in gözlerinden yaş süzüldü… O

sırada elini küçük bir elin tuttuğunu hissetti. Dönüp

baktığında Hasan'ın her zamanki güleç yüzüyle

kendisine baktığını gördü. Dün akşam annesinin

sözleri Neşet'in kulaklarında yankılandı. "Rukiye'nin

çocukları daha çok küçükler. Bu yaşta anasız kaldılar.

Kim bakacak, kim analık yapacak onlara ..."

Neşet, gözyaşlarını sildi ve Hasan'ın elini sıkıca tuttu:

"Ben ağlamadım ki, sadece gözümden yaş aktı ..."

NYX

223


DAHA İYİ BİR DÜNYA İÇİN

''SUYA SAYGI''

Koton, BM Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları rehberliğinde, sürdürülebilirlik

çalışmalarına devam ediyor. Dünyanın içinde bulunduğu sorunların çözümüne

katkı sunma anlayışıyla “Suya Saygı” adını verdiği koleksiyonu 8 Haziran

Dünya Okyanus Günü’nde tanıttı. Bu koleksiyon ile 90 bin adet pet şişenin geri

dönüştürülmesini ve 28 milyon litre suyun tasarruf edilmesini sağladı. Koton’un

33. yılına özel olarak Şahika Ercümen'in 33 metreye dalış yaptığı lansman, su altı

canlılarının çığlıklarının sesi oldu ve su’yun dünyamız için önemine dikkat çekti.

BCI (Better Cotton Initiative) Üyesi ilk

Türk markası olan Koton, daha iyi bir

dünya hedefine katkıda bulunmak üzere

Suya Saygı projesini, Dünya Serbest

Dalış Rekortmeni Milli Sporcu ve UNDP

Türkiye’nin Sudaki Yaşam Savunucusu

Şahika Ercümen ile birlikte hayata

geçiriyor.

Şahika Ercümen’le Suya Saygı projesi

kapsamında bir koleksiyon hazırlayan

Koton, her birini “suya saygı” anlayışıyla

tasarlayarak ürettiği ürünleriyle suyun her

damlasını korumayı hedefleyerek çevreci

üretim teknikleri kullanıyor. Tamamen

doğa dostu materyal ve üretim teknikleri

kullanılan Suya Saygı koleksiyonu ile 45 ton

daha az karbon salınımı gerçekleşti,

28 milyon litre su tasarrufu elde edildi ve

90 bin adet pet şişe geri dönüştürüldü.

NYX

224


Moda

Dünyanın geldiği noktada iş dünyasında

sürdürülebilirlik bakış açısının bir tercih

değil, bir zorunluluk olduğunu belirten Koton

Yönetim Kurulu Üyesi ve Sürdürülebilirlik

Komitesi Başkanı Gülden Yılmaz, Koton

olarak sürdürülebilirliği markanın varoluşuna

anlam katan bir ana çerçeve olarak kabul

ettiklerini ifade etti. Yılmaz, “Yaşama

Saygı Manifestomuz ile dünyaya, topluma,

insana ve işe saygı esasıyla sürdürülebilirlik

yolculuğumuzdaki gelişim aşamalarımızı tüm

paydaşlarımızla paylaşmayı taahhüt ediyoruz.

Yeni döneme Better Cotton Initiative üyeliği

ile girmemiz ise bu yoldaki kararlılığımızın

önemli bir göstergesidir” dedi.

Koton olarak, BCI üyeliğimizin birinci yılı

tamamlandığında, (Kasım 2021) tüm pamuk

içeren ürünlerimizin yüzde 10’unu ve beş

sene içinde pamuk içeren ürünlerimizin

yüzde 60’ını BCI standartlarına uygun

olarak tedarik etmeyi hedefliyoruz. BCI ile

bu iş birliğimiz, 5 yılda yaklaşık 8 milyon

m3 su tasarrufu sağlayacak. Bu miktarı

gözünüzde canlandırmak için yaklaşık 25 bin

hanenin ortalama 1 yıllık su tüketimine denk

geldiğini söyleyebilirim. Yılda 60 milyon

adet üretim yapan bir marka olarak, bu

ürün grubumuzdaki her artışın büyük fark

yarattığının farkındayız” dedi.

Elma kabuğundan deri,

pet şişeden kumaş

Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz

Suya Saygı koleksiyonu için dünyanın

güzelliklerinden ilham aldıklarını belirtirken,

şunları ekledi: “82 parçalık tamamen

sürdürülebilir ürünlerden oluşan Suya Saygı

koleksiyonumuzu hazırlarken denizden, deniz

altı yaşamından, doğadan ve topraktan ilham

aldık. Bunu hem renklere hem de desenlere

yansıttık. Koleksiyonumuzun ilham kaynağı

sadece bu saydıklarım ve Yaşama Saygı

vizyonumuz değildi. Genç, sportif, aktivist ve

güzel bir kadın olan Şahika Ercümen, onun

rekorları ve özellikle UNDP Sudaki Yaşam

Savunucusu rolü koleksiyonumuzun en önemli

ilham kaynağı oldu.”

NYX

225


Brock Collection x H&M koleksiyonu

Romantik ve Sofistike

H&M LA merkezli kadın giyim markası Brock Collection ile olan iş birliğini duyurdu.

Odak noktası; geçmiş dönemlere dair ipuçlarına sahip ve sokak giyiminin rahatlığıyla

karıştırılmış, ulaşılabilir zenginlik barındıran modern romantizm. Kır çiçekleri, bağcıklı omuz

askıları ve korseyi andıran detaylar zanaatkarlığı vurgularken, kadınsı silüetlerle bir araya

gelen denim parçalar da şehir tarzını güzel yansıtıyor. Büyüleyici güzellikteki elbiseler, tek

parçalar, denimler ve aksesuarlar daha sürdürülebilir malzemelerden tasarlanmış. Brock

Collection x H&M koleksiyonu, 8 Haziran’dan itibaren tüm dünyada seçili H&M mağazalarında

ve hm.com’da satışa çıktı.

NYX

226


Moda

“Lüks işçiliğiyle, kusursuz kalıp ve

yapılarıyla tanınan ve ünlülerin yakından

takip ettiği Brock Collection’la iş birliği

yapmaktan ötürü çok heyecanlıyız. Ancak

tasarımlarının her zaman gerçekçi, düşünceli

ve kolay giyilebilir olmasındaki güzelliği

yadsımamalıyız ki bence başarılarının esas

anahtarı bu. Romantizmi kutlamak ve onu

birçokları için erişilebilir kılmak istiyoruz.

Daha fazla sürdürülebilir materyal

ekleyerek dünyanın dört bir yanından tüm

müşterilerimizin aşık olacağına inandığım

bir iş birliği yaratıyoruz”

Laura Vassar Brock ve Kristofer Brock tarafından

2014 senesinde kurulan Brock Collection, sofistike

ancak mütevazi estetik anlayışıyla, vintage tarzında

parçalarıyla olduğu kadar el işçiliğine ve kalıba

yaptıkları vurguyla bilinir. Çift New York’ta Parsons

School of Design okuluna devam ederken tanıştı ve

markayı kurduktan sonra da Los Angeles’e yerleşti.

Iş birliği artık imzaları haline gelmiş olan; hafif

romantik ama şehir tarzını da yansıtan elbiseler,

bluzlar, üstler, denim pantolonlar ve denim

şortların yanı sıra ayakkabılar, takılar, el çantaları

ve güneş gözlükleri gibi parçaları barındırıyor. Üste

oturan kalıplar ve masalsı fırfır detayları, uçuşan

kumaşlarla, kabarık eteklerle ve imza niteliğindeki

balon kollu üstlerle çabasız bir flörtleşme halinde.

Renk paleti siyah, soluk pembeler, kirli beyaz, krem

rengi ve yıkanmış denim tonlarından oluşuyor.

Koleksiyon daha sürdürülebilir materyallerden

oluşuyor- organik keten, organik pamuk, geri

dönüştürülmüş pamuk, geri dönüştürülmüş

polyester ve Tencel Lyocell.

Maria Östblom

H&M Tasarım Departmanı Başkanı

NYX

227


“İçinden geldiği gibi”

Amerikan denim ve casual giyim markası Lee,

yeniden Türkiye’de!

130 yıldır, müşterilerine rahatlık ve konfor sağlamaya odaklı olan marka,

mükemmel işçiliği ile Lee severlere kendilerine güvenmeleri ve hayata karşı dik

duruş sergilemeleri için ilham veriyor.

NYX

228


Moda

Hareketten beslenen yenilikleri, çok yönlü stili ve fitlerinin vücuda üstün uyumu ile

nesillerdir sevenlerinin sadakatini kazanan Lee, “İçinden geldiği gibi” mottosuyla

Jean tutkunlarının vazgeçilmezi!

Her vücut tipine uygunluğuyla öne çıkan Lee, kalitesinden ödün vermeden rahat

kalıplarıyla günümüzün sevilen markaları arasında yerini koruyor.

NYX

229


JEAN EFSANESİ

Levi's ® 501 ®

148 yaşında

1933

1937

1947

1967 1978

Kendini en yaratıcı şekilde ifade edebileceğin mükemmel bir tuval

niteliğindeki 501 ® , 20. yüzyılın ortalarından beri gençlik stilinin

temelini oluşturuyor.

1953 yapımı The Wild One filmindeki Marlon Brando’dan 1960'ların sonlarındaki Summer of Love

tarzına, 1970’lerin punk tarzından 80’lerin sonlarındaki NWA’in koyu indigo oversize görünümüne kadar

501 ® , çok uzun süredir havalı gençlerin radarında. Hem de klasik 501 ® sadeliğinden şaşmadan!

NYX

230


Moda

“501 ® orijinal blue

jean olduğundan,

ikonumuzu bu

ORİJİNAL kadroyla

kutlamak istedik.

Her birinin 501 ® ile

kurdukları duygusal

bağdan ilham

aldık. Kişisel stil ve

hikayeleri, jean’lerini

tamamen kendilerine

özgü kılıyor.”

Karen Riley-Grant

Levi’s®

Pazarlama Direktörü

Son bir buçuk yüzyıl içerisinde birçok dönem ve stili arkamızda bıraksak da tek bir şey değişmedi:

Levi's® 501®

Evet; düz kesimi ve alt alta sıralanmış düğmeleriyle fabrika işçilerinden film yıldızlarına, bilgisayar

programcılarından devlet başkanlarına, aksiyon halindeki en önemli seslerin kucak açtığı ikonik ve

orijinal blue jean’den söz ediyoruz. Levi's ® 501 ® 20 Mayıs’ta 148. doğum gününü kutladı!

Şık veya günlük, dar veya oversize, koyu veya soluk, olduğu gibi veya özelleştirilmiş seçenekleriyle sadece

Levi’s ® ’ın değil, modern modanın da kalbini ve ruhunu temsil eden 501 ® , herkes tarafından giyilebilecek

bir silüete sahip, dayanıklı denim kumaştan yapılmış mütevazı bir iş pantolonu.

Elbette Levi’s® 501®’in hikayesi sadece kalıcı bir

stili değil, sürdürülebilirliği de ifade ediyor. Ayrıca,

hızla tüketilen günümüz modasının akıntısına karşı

yüzmek ve kıyafetlerin uzun süre dayanacak şekilde

tasarlandığı eski günlere dönüş yapmak anlamına

da geliyor. Levi’s® 501®’ler yalnızca son derece

dayanıklı olmakla kalmıyor, aynı zamanda yıllandıkça

daha da iyi görünüyor ve böylece daha uzun süre

kullanılabiliyor. Levi’s® Tailor Shop’ın verdiği onarım

hizmeti ise bu ömrü daha da uzatmanıza imkan

tanıyor. Levi's® Water


TOMMY HILFIGER VE STEVIE GEE

LİMİTLİ SERİ TOMMY’S DROP SHOP

MİKRO KAPSÜL KOLEKSİYONU İÇİN İŞ BİRLİĞİ YAPTI

Tommy Hilfiger, Londra merkezli yönetmen, tasarımcı ve illüstratör Stevie Gee (@_

stevie_gee_) ile ortaklaşa tasarlanan üçüncü Tommy’s Drop Shop limitli seri mikro

kapsül koleksiyonunu tanıttı. Tommy’s Drop Shop, kreatif kişilerin, topluluklarının

ve sanatsal yeteneklerin sürekli olarak keşfedilmesini teşvik etmeyi amaçlarken

koleksiyondaki her stil en fazla 250 adet olarak sunuluyor.

Stevie Gee ile ortaklaşa tasarlanan kısa ve uzun kollu tişörtler ve kapüşonlu

sweatshirt’ler, maviden mora uzanan bir renk yelpazesinde saykodelik çizimler

içeriyor. DROP 3’te ayrıca üstü çıplak, kaslı bir çizgi karakter ile

Stevie Gee’nin tanınmış temalarından eriyen yüz bir saksıda solan bir çiçek

çiziminde betimleniyor.

NYX

232


Animasyon, aksiyon, müzik ve dans

tutkusuyla bilinen Stevie Gee, grafik

tasarımlarıyla enerji ve hareket hissi

yaratmanın yeni yollarını bulmaya

devam ediyor.

Moda

Koleksiyonun genelinde görülen

diğer grafik tasarımlar arasında gerçeküstü

yorumlu TOMMY JEANS bayrağı,

yin ve yang sembolü, ilginç 3D fontlar

gibi çizimler dikkat çekiyor.

NYX

233


Moda

MySizeID’nin tescilli yapay zeka destekli ölçüm

teknolojisi entegrasyonuyla Levi’s® Türkiye,

CO 2 emisyonlarının yanı sıra iade oranlarını da

önemli ölçüde düşürmeyi hedefliyor.

MySizeID, müşterileri doğru bedenleri ile

buluşturarak, Levi’s®’a gelen iadelerin yüksek

oranda azaltmasına yardımcı olarak maliyetli ters

lojistikten tasarruf etmesine ve sürdürülebilirlik

vaatlerini güçlendirmesine yardımcı oluyor.

E-ticaret sektöründe ürün iadeleri, lojistik

tarafında büyük oranda karbondioksit

emisyonlarına yol açarken, MySizeID iadeleri

durduran teknolojisi ile sorunun % 70'ine neden

olan doğru beden seçimine eğiliyor ve gezegenin

yanı sıra, kar marjına da fayda sağlıyor.

Levi’s’® Türkiye Genel Müdürü Ersin Arslan

"MySize ile pilot proje olarak başladığımız

çalışmayı, iade verilerinde başarılı bir düşüş

gözlemlediğimiz için süregelen bir iş birliğine

çevirdik," dedi. “Müşterilerimizi daha iyi tanıdık,

iletişim kurduk, ürün iade sürecinin zorluklarını,

zaman kaybını, masraflarını azalttık ve bunları

başarırken bir yandan da daha sürdürülebilir

hale geldik. Bu işbirliğini devam ettirmek ve

yakın gelecekte Levi’s®'ta oluşturacağı daha

büyük etkiyi görmek için heyecanlıyız,” diye

belirtti.

MySize CEO'su Ronen Luzon, "Levi's® Türkiye

ile işbirliği halinde olmaktan ve onlara daha iyi

bir deneyim sunmaktan, müşteri memnuniyeti, iş

maliyetleri ve sürdürülebilir faaliyetlerine kadar

her açıdan kazançlı bir teknoloji sunmaktan

onur duyuyoruz," dedi. "Levi’s® Türkiye’nin

sistemimizi tam olarak benimseyen büyük

perakende markaları arasına katılması, beden

ölçüm teknolojisine olan acil ihtiyacı ve özellikle

MySizeID’nin buna sağladığı muazzam etkiyi

gösteriyor,” diye ekledi.

NYX

234


NYX

235


spor zamanı

Regl döneminde de güvenle spor

yapmanızı sağlayan taytlardan, günlük

kullanıma uygun, stilden ödün vermeyen

giysilere, güneş koruması sağlayan

şapkalardan, doğada ve suda konfor

sağlayan spor ayakkabılar ve sandaletlere

kadar pek çok ürün, spor yapmanız için

özendirici özellikleriyle 2021 Yaz Spor

Koleksiyonlarında...

NYX

236


NYX

237

Spor ve Moda


adidas, ürün yenilikleriyle spordaki en büyük

tabulardan birine dikkat çekiyor...

Regl Döneminizde

Hareketten Vazgeçmeyin

Dünyadaki her dört kızdan biri sızıntı korkusu

nedeniyle regl döneminde sporu bırakıyor. adidas’ın

Flow Shield kalkan teknolojisinden yararlanan yeni

TechFit Period Proof taytlar sızıntıya karşı korumaya

yardımcı olarak sporcuların regl dönemi boyunca

güvenle harekette kalmasını sağlıyor. adidas, Orecco

araştırma görevlisi Dr. Georgie Bruinvels ile işbirliği

yaparak sporda regl tabusunu yıkmak için ücretsiz

eğitim programları düzenliyor.

adidas, uzun vadeli Hareket Sırası Bizde kampanyası

kapsamında, regl dönemindeki kadınları sporda

tutmak için tasarlanan, tampon veya ped ile

giyildiğinde sızıntılara karşı koruma sağlayan emici

bir katmana sahip yeni TechFit Period Proof taytı

tanıttı. Ayrıca, menstrüasyon konusunda daha fazla

bilgi edinmek isteyenler için adidas, dünyanın dört

bir yanındaki okullar için ücretsiz kaynaklar ve ders

planları oluşturmak üzere Dr. Georgie Bruinvels ve

Orreco ile işbirliği yapıyor.

NYX

238


Spor ve Moda

Her dört genç kızdan biri sızıntı korkusuyla regl

döneminde sporu bırakıyor

adidas, yaptığı araştırmada genç kızların sporu

endişe verici bir oranda bıraktığını ve bunun en

önemli nedenlerinden birinin regl kanaması korkusu

olduğunu tespit etti. Marka, bu bilgileri ışığında,

sporculara ek bir koruma katmanı sağlayarak, regl

döngüleri boyunca rahatça spor yapmalarına yardımcı

olan Techfit Period Proof taytları tasarladı.

Yeni adidas Flow Shield teknolojisini kullanan

tayt, bir dizi emici katmana ve sızıntılara önlemeye

yardımcı olan koruyucu katmanıyla sporculara regl

dönemleri boyunca antrenman yaparken daha fazla

güven sağlıyor. Bir fitilli kumaş tabakası, emici tabaka

ve sızdırmaz tabaka koruma sağlamak için birlikte

çalışırken, birleştirici çerçevesi ise her katmanı bir

arada tutarak taytın yerinde durmasını sağlıyor.

NYX

239


KEYİFLİ VE KONFORLU

ROTALARA HAZIRLANIN

Kullanım deneyimini daha keyifli hale getiren teknolojilerin ve şık tasarımları ile dikkat çeken

Columbia ürünleri ile dışarıda daha uzun süre, keyifli vakit geçirebilirsiniz.

NYX

240


Spor ve Moda

Yaz tatili için belirlediğiniz kalabalıktan uzak yeni rotaların

keyfini çıkarın...

Günlük kullanıma uygun, stilden ödün vermeyen

Columbia t-shirt’leri ile hem spor yaparken hem de

güneşin ve sessizliğin tadını çıkartırken konforlu kalın.

Pamuklu kumaş yapısı ve rahat kesimleriyle öne çıkan

bu t-shirt’ler renkli tasarımları ile dikkat çekiyor. Doğa

ve şehirden esinlenen baskı tasarımlarıyla Columbia

t-shirt’leri, farklı bir görünüm yakalamanızı sağlıyor.

Konforlu Columbia t-shirt’lerine üstün korumalarıyla

eşlik eden Schooner Bank Cachalot şapkalar Omni-

Shade teknolojisi ile 50 faktör güneş koruması

sağlarken Omni-Wick teknolojisi ile şapkanın

ter bandı yardımıyla nemin hızlıca buharlaşmasına

olanak sunuyor. Gündelik veya sportif giyim tarzının

vazgeçilmez tamamlayıcısı olan bu şapkalar aynı

zamanda ayarlanabilir kordon ve ayarlanabilir arka

kısmı ile de üstün fonksiyonellik sağlıyor. Kızgın

güneş altındayken bile Schooner Bank Cachalot

şapkalar, güneş ile aranızda kalkan görevi görüyor ve

aktivitelerinize kesintisiz devam etmenizi sağlıyor.

Columbia sandaletleri sadece sahilde değil, plajda,

sokakta ve yürüyüşlerde de keyifli bir kullanım

deneyimi yaşatıyor. Columbia sandaletleri Omni-

Grip teknolojisi ile sağlam adımlar atma avantajı

sunarken Techlite teknolojisi ile formüle edilmiş

malzemesi, olası darbelerin etkisini en aza indiriyor

ve maceraya attığınız adımları daha keyifli bir hale

getiriyor.

NYX

241


İLHAMINI KADIN GÜCÜNDEN ALAN

YEPYENİ CLUB-C SİLÜETİ:

REEBOK x DANIELLE GUIZIO

CLUB C 85

Reebok, tasarımcı Danielle Guizio ile iş birliğini duyurdu. Danielle Guizio ve Reebok iş birliğinin ilk adımında,

Reebok’ın ikonik ayakkabılarından biri olan Club-C yeniden tasarlandı.

Reebok x Danielle Guizio iş birliğiyle yeni görüntüsüne kavuşan Club-C’de, Reebok’ın imzası haline gelen geleneksel

tasarım korundu. Beyaz renkteki sade ve kullanışlı yönüyle öne çıkan Club-C, doğanın renklerini taşıyan ufak

detaylarla süslendi, her güne eşlik edebilecek şekilde tasarlandı. Tasarımcı Danielle Guizio tarafından ayakkabının

dil kısmına eklenen motive edici alıntılarla, ayakkabının giyildiği her güne başlangıç için motivasyon sağlanması

hedefleniyor. Klasik Club-C silüetinin yeni yorumu, her günü bir öncekinden daha iyi hale getirmenin önemini

vurguluyor. Danielle Guizio’ya göre tasarımın genel teması, ayağa kalkıp hedeflere kararlılıkla ulaşmak için ilham

veriyor, harekete geçmeyi hatırlatıyor.

NYX

242


Spor ve Moda

Salomon'un Yeni Yaz Spor Ayakkabısı "Amphib Bold 2W"

ile Su Maceralarının ve Koşuların Tadını Çıkarın!

“Amphib Bold 2W”, yenilikçi S-Café® teknolojisiyle kusursuz bir koşu deneyimi sunuyor. Nemi yönetmede ve koku

kontrolu konusunda ideal olan kahve telvelerinden yapılan taban astar kılıfına sahip olan “Amphib Bold 2 W”, yaz

aktivetelerinde sporculara olağanüstü rahatlık ve konfor sağlayarak performanslarını en üst seviyeye çıkarıyor.

SensiFit özelliğiyle ayağı orta tabandan bağcık sistemine güvenli ve sıkı bir şekilde bağlayıp ayağa göre uyum

sağlayan “Amphib Bold 2 W”, bu sayede aktivitelerden en yüksek verimi almaya yardımcı oluyor. Ayrıca, Quicklace

bağcıkları da tek çekişte sıkma için minimalist ve güçlü fonksiyonuyla bağcıkların kolayca bağlanıp çıkarılmasını

sağlıyor.

Doğada ve Suda Ekstra Konfor Sunan Bir Sandalet:

''MERRELL HYDRO MOC''

Kuru ve ıslak zemin koşullarına uygun Hydro Moc model sandaletler, gelişmiş destek için konturlu bir kemer ve tek

yoğunluklu enjekte EVA taban özelliklerinin yanı sıra slip-on tasarımıyla kolay giyilip çıkarılmaya olanak veriyor.

Mafsallı topuk bandı, ayakların Hydro Moc sandaletlere güvenle oturmasını sağlayarak zorlu yürüyüşleri bile verimli

hale getiriyor.

Kusursuz bir sandalet deneyimi sunan Merrell Hydro Moc, SPX mağazalarında ve www.spx.com.tr

adresinde satışa sunuluyor.

NYX

243


Reebok x Maison Margiela

İmzasını Taşıyan

Yeni Classic Leather Tabi High

Fransız moda evi Maison Margiela ile dünyaca ünlü spor giyim markası Reebok iş birliğinde,

Reebok'ın 1985'te üretilen Classic Leather koşu ayakkabısı Maison Margiela'nın haute

couture diliyle yeniden yorumlandı.

Reebok ve Maison Margiela vizyonuyla tasarlanan Classic Leather Tabi High, Classic Leather’ın orjinal tabanı ve

desenine sadık kalınarak tasarlandı. Yüksek bilekli tasarımın, bilek ve saya kısımlarına decortiqué tekniği uygulanarak,

gladyatör sandaletleri andıran kafesli bir görünüm yaratıldı. Maison Margiela’nın imzası haline gelen “Tabi” bölünmüş

burun görüntüsüne sahip yeni Classic Leather Tabi High, üstün tasarım ipuçları barındırıyor.

NYX

244


Spor ve Moda

adidas Ultraboost 21 Primeblue ile

Çevreye Duyarlı

Spor Deneyimi

adidas, Ultraboost 21 Primeblue ile 2021'in sonunda %50'den fazla toplam geri dönüştürülmüş polyester hacmine

ulaşma taahhüdüne önemli bir katkıda bulunuyor. Uzak adalardan, plajlardan ve kıyı bölgelerinden toplanarak geri

dönüştürülen plastik atıklardan elde edilen Parley Ocean Plastic, adidas’ın Primeblue ayakkabısında hayat buluyor.

%6 daha fazla Boost kapsülü ve destekleyici Primeknit+ saya içeren model, belli oranda Parley Ocean Plastic içeren,

yüksek performanslı, geri dönüştürülmüş bir malzeme olan Primeblue ile üretildi. Sayasının %50'si kumaş, kumaşın

%92'si Primeblue ipliği olan ayakkabı, saf polyester içermiyor. Burun ve orta taban desteği sunan Linear Energy Push

sistemi sayesinde her adımda ekstra enerji iletimi sağlanıyor.

Yüksek performanslı, geri dönüştürülmüş malzemesiyle Ultraboost 21 Primeblue, enerjik ve konforlu bir

koşu deneyimi yaratırken, sokak modasından performans koşularına kadar her yerde sporseverlerin hayatını

kolaylaştırıyor.

NYX

245


ŞAMPİYON OLAN SPORCULARIMIZ VE

BAŞARILARININ ARDINDA YATAN

ALTIN KURALLAR

Türkiye, geleneksel sporlarımız dışında farklı branşlarda da adını dünya şampiyonları arasına yazdırmayı başardı. Aynı

hafta içerisinde başarılı sporcumuz Ayşe Begüm Onbaşı’nın aerobik jimnastik dalında büyük kadınlar kategorisinde

dünya şampiyonu olmasını ve Anadolu Efes’in EuroLeague’de şampiyonluğunu kutladık. Arka arkaya gelen bu

başarılara gururlanmakla birlikte bu başarıların elde edilmesini sağlayan özellikleri, sporcuların sahip olduğu doğru

alışkanlıkları ve antrenör faktörünün önemini Sporcu Koçu Pelin Narin Tekinsoy yorumladı.

Türkiye, başarılı olduğu ata sporlarının dışında bugünlerde

farklı spor branşlarında elde ettiği başarılarla da adını dünya

şampiyonlar listelerine yazdırmayı başardı. Sporcu Koçu Pelin

Narin Tekinsoy bu başarıların elde edilmesinde sporcuların

yüksek motivasyonlarının, inandığından vazgeçmeyen

yapılarının, istikrarlı çalışmalarının ve başarılı bir antrenörle

yol almanın etkili olduğunu söyleyerek bu başarıları elde

etmek için bilinmesi gereken altın kuralları şu şekilde açıkladı.

Başarılı antrenör yolu açar

Hem takım hem de bireysel spor dallarındaki başarıların

ardında teknik bilginin yanında antrenörlerin kişisel

deneyimleri de yer alıyor. Antrenörler, sporcular için en

büyük değerdir. Antrenör için başarının altın kuralları,

oyuncusuyla bağ kurması, güven alanı oluşturması ve

sporcunun doğru bir şekilde yol almasına yardımcı olurken

hedefi gerçekleştirmektir. Jimnastikte dünya şampiyonluğunu

ülkemize getiren başarılı sporcumuz Ayşe Begüm Onbaşı’nın

elde ettiği bu sonuçta antrenörü Mehmet Ali Ekin’in payı da

göz ardı edilmemeli.

Anadolu Efes’in EuroLeague’de kazandıkları şampiyonluk

Türk ve Avrupa basketbol tarihinde bir ilk olurken aynı

zamanda bir Türk antrenörün de bu başarının arkasında

olması tarihe bir ilk olarak yazıldı. Ardından da İNG Basketbol

Süper Ligi'nde şampiyonluğu göğüslediler. Bu iki başarının

ard arda gelmesinde antrenör Ergin Ataman kutlanmalıdır.

Bir takımın sezonda hem lig şampiyonu olması hem de

arkasından Türkiye Kupasını alması her zaman denk gelmese

de Beşiktaş Jimnastik Kulübü, tarihinde bunu üçüncü

kez gerçekleştirdi. 2016-17 sezonundan sonra yeniden

şampiyonluk ipini, Beşiktaş’ta bir zamanlar forma giyen

ve şimdi de teknik direktörlüğünü yaptığı Sergen Yalçın’la

göğüsledi. Bu başarı ne Dünya ne de Avrupa çapında

olmasa da ülkemizde arka arkaya iki başarıyı özellikle de

pandemi koşullarında Futbol Federasyonu’nun da vermiş

olduğu kararlarla elde etmek, imkansızı başarmaktan öte bir

durumdu. Kendilerinin bilgi ve tecrübesi sporcuların başarı

yollarını açtı.

Pelin Narin Tekinsoy

Sporcu Koçu

NYX

246


Spor

Ne istediğini bilmek,

hedefi net belirlemek ve

ona sıkı sıkıya bağlı olmak,

sporcunun kendisiyle

barışık olması, duygularını

yönetebilmeyi öğrenmesi,

inandığından vazgeçmemesi,

motivasyonu yüksek tutması

ve konsantrasyonun

tam olması.

Türk kadını başarısını kanıtladı

Yüksek motivasyon, azimli çalışma ve önündeki

engelleri kaldırabilme gönüllülüğü, başarının altın

kurallarıdır. Kadın sporcularımız da ülkemizi dünya

çapında temsil etti ve en başarılı dereceleri ülkemize

getirdi. Geçen sene Kadın Ritmik Cimnastik Grup

Milli Takımımız bir ilk olarak Avrupa şampiyonluğunu

kazandı. Bu yıl aynı dalda Dünya şampiyonluğunu

bireysel olarak ülkemize taşıyan ve bu başarısıyla

göğsümüzü kabartan Ayşe Begüm Onbaşı’nın ismini

sıklıkla duyacak gibiyiz. 2021 Tokyo Olimpiyat

Oyunları Avrupa Kota Müsabakalarında Olimpik

Boks Milli Takımımızdan Buse Naz Çakıroğlu ve ç

altın madalya kazanmasıyla 4 sporcu 2021 Tokyo

Olimpiyat Oyunları için vize aldı. Türk Kadınının spor

müsabakalarındaki başarılarına bir yenisini daha

eklemesi mutluluk verici. Bununla birlikte basketbol

ve futbol daha çok erkeklerin baskın olduğu branşlar

olmasına rağmen, ülkemizde kadınlar tarafından da

ses getirecek düzeyde oynanmakta.

Türkiye farklı spor branşlarında da adını

altın harflerle yazdırıyor

Türkiye, başarılı olduğu ata sporları olan ve daha

çok erkeklerin yer aldığı okçuluk, yağlı güreş, cirit

atmak ve ata binerek gerçekleştirilen oyunlarda iyi

olsa da bugünlerde farklı spor branşlarında da elde

ettiği başarılarla adını dünya şampiyonlar listelerine

yazdırmayı başardı.

Türk kadınının modern ve aydın yüzünü tüm dünyaya

Dünya şampiyonu olarak göstermesi açısından

Voleyboldan sonra Jimnastik branşının gelmesi

gurur verici. Türk Milli Basketbol takımımız erkekler

kategorisinde, hem 2001 Avrupa Şampiyonasında

hem de 2010’da Dünya Basketbol Şampiyonasında

ikinciliğe kadar yükselmişti. Özlediğimiz bu başarıları

bugünlerde Anadolu Efes Euroleague şampiyonu

olarak bize tekrar yaşattı. Basketbol her ne kadar

geleneksel sporlarımızdan olmasa da hem kadın

hem de erkek müsabakalarında milli takımla birlikte

kulüplerin de adından uzun süredir bahsettirdiği

alanlardan. 1999-2000 Sezonun da Galatasaray’ın

UEFA Şampiyonu olması bizleri o yıllarda futbola

biraz daha yaklaştırdı. Bir takımın sezonda hem

lig şampiyonu olması hem de arkasından Türkiye

Kupasını alması her zaman denk gelmese de Beşiktaş

Jimnastik Kulübü, bu sezon tarihinde bunu üçüncü kez

gerçekleştirdi.

Başarının altın kuralları

Sporcu Koçu Pelin Narin Tekinsoy, ülkemizin başarılı

sporcularının performanslarını da izleyerek başarının

altın kurallarını şu şekilde özetledi: ne istediğini

bilmek, hedefi net belirlemek ve ona sıkı sıkıya

bağlı olmak, sporcunun kendisiyle barışık olması,

duygularını yönetebilmeyi öğrenmesi, inandığından

vazgeçmemesi, motivasyonu yüksek tutması ve

konsantrasyonun tam olması.

NYX

247


Eviniz için dekoratif

şık aksesuarlar

NYX

248


NYX

249


DEFNE KOZ TASARIMI LAYERS VAZO

NUDE DESIGN

NYX

250


Ev Dekorasyon

CORAL DEKORATİF TABAK

LINENS

ALEJANDRO RUIZ TASARIMI SATİN VAZO

NUDE DESIGN

YEŞİL DOKULU FİGÜR

DETAYLI SERAMİK OBJE

ETRO HOME / BEYMEN

AMATA VAZO

LINENS

NYX

251

BUBBLE BORDO DESENLİ

PORSELEN VAZO

LA DOUBLEJ / BEYMEN


Mutfağınız

yaza hazır mı?

Kendimizi evimizde daha güvenli hissettiğimiz bu

günlerde özellikle mutfakta geçirdiğimiz zamanı

daha keyifli hale getirmek için Bodrum Mutfak

Mobilya Tasarım Ekibi, mutfakları yaza hazırlamak

isteyenlere farklı öneriler sunuyor. Endişe duyup da

gidemediğimiz kafelere olan özlemi gidermek için

mutfağınızda ikramlıklar ve farklı kahve fincanları

ile muhteşem bir kahve köşesi yaratabileceğinizi

söyleyen Bodrum Mutfak Mobilya Tasarım Ekibi,

aynı zamanda renk paletlerinden seçilecek toprak

tonları ya da doğadan sürülmüş birkaç sakin ton ile

mutfağınızda yazın ferah havasını hissedebileceğinizi

ipucunu veriyor.

Veranda, bahçe ve terasların bu

süreçte mutlaka pratik şekilde

değerlendirilmesi gerektiğinin

altını çizen tasarım ekibi, hareketli

mutfak modelleri ve pişirme

üniteleri ile misafir ağırlamalarının

daha keyifli ve zahmetsiz olacağını

söylüyor.

NYX

252


Yaz Sofraları

KARACA “FUNDAY WAFFLE” İLE

PAYLAŞACAK ÇOK TAT VAR!

Karaca, “Funday Waffle” ile mutfakta

eğlencenin ritmini yükseltiyor. En lezzetli

kahvaltılıkları ve atıştırmalıkları kısa sürede

hazırlamak için tasarlanan Funday Waffle,

ek plakası ile de hem pankek hem de künefe

yapmayı kolaylaştırıyor. Funday Waffle’ın

çıkarılabilir plakları bulaşık makinasında

kolaylıkla yıkanabiliyor.

Lansmana özel 399,99 TL’den başlayan

fiyatlarla; pembe, redgold, rosegold, silver,

krem, glossy violet renkleri olmak üzere 6

farklı renk seçeneği ile Türkiye genelindeki

tüm Karaca mağazalarında ve www.karaca.

com’da tatlı severlerle buluşuyor.

EKRIA'NIN AKIŞINA KAPILABİLİRSİNİZ

2013 yılında endüstriyel tasarımcı Esra Karadeniz

tarafından kurulan EKRIA markası, her biri özenle,

yüksek segment ve bilinçli materyaller kullanılarak

tasarlanan, çağdaş yöntemler ve kusursuz işçilik ile

üretilen takı, aksesuar, mobilya gibi sanat ve tasarım

ürünleri sunuyor.

İnce çizgileriyle su akışını anımsatan, kullanımı kolay

ve ergonomik EKRIA Flow bardak koleksiyonu, ister

kahvaltı ve brunch servislerinde ister akşam yemeği

gibi daha ağır ve yoğunluklu sofralarda sohbetlere

şıklık katıyor.

MARRICREO AKDENİZ’DEN İLHAM ALAN

TASARIMLARIYLA BEYMEN HOME’DA…

Markanın kurucusu, tasarımcı Salvatore

Marricreo’nin denize ve teknelere olan

tutkusundan doğan Marricreo, minimalist,

işlevsel ve zamansız tasarımlarıyla marine

ruhunu yaşam alanlarınıza taşıyor. Deri,

ahşap ve halat gibi doğal malzemelerden

İtalyan zanaatkarları tarafından geleneksel el

işçiliği teknikleriyle hazırlanan koleksiyonda;

Amerikan servislerden bardak altlıklarına,

peçeteliklerden sepetlere, dekoratif

kutulardan çok sayıda ürün yer alıyor.

Lacivert, kremve bej tonların ağırlıkta olduğu

Marricreo 2021 İlkbahar Yaz Koleksiyonu,

www.beymen.com adresinde, BEYMEN Home

Zorlu Center ve BEYMEN Home Suadiye’de

dekorasyon tutkunları ile buluşuyor.

NYX

253


Yaz Sofraları

AFRO DEKOR TRENDİ SOFRALARDA...

Kendine has tasarım çizgisiyle yaşam alanlarına yaratıcılık katan Bella Maison,

2021 İlkbahar & Yaz koleksiyonunda yer verdiği Safari servis setiyle doğanın gizemli ruhunu sofralara

taşıyor. Afrika stilinden ilham alınarak hazırlanan tasarım; zebra, fil, zürafa, koala, geyik ve kaplan gibi

hayvan figürlerinden oluşan deseniyle yemek masalarında çarpıcı bir görünüm yaratıyor.

NYX

254


Yaz Sofraları

La DoubleJ Home, canlı renk

ve desenlerdeki 2021 İlkbahar

Yaz Koleksiyonu ile yaz

sofralarını kutlama masalarına

dönüştürüyor.

Markanın kurucusu ünlü tasarımcı J.J. Martin’in yaratıcı

dünyasından ilham alan La DoubleJ Home 2021 İlkbahar Yaz

Koleksiyonu, tropikal ananas deseni ve gökkuşağı renkleriyle

zenginleşen tasarımlarla enerjinizi yükselten, mutluluk veren

dekorasyonlara imza atıyor. Koleksiyondaki renkli bardak

ve kadehler markanın dünyaca ünlü Venedikli cam üreticisi

Salviati ile gerçekleştirdiği iş birliği ile hayat buluyor.

Yaz sofralarına eğlenceli bir dokunuş katan La DoubleJ

Home 2021 İlkbahar Yaz Koleksiyonu, www.beymen.com,

BEYMEN Home Zorlu Center ve BEYMEN Home Suadiye’de

dekorasyon tutkunları ile buluşuyor.

Karaca’dan Kadınların Gücünü Her An Hatırlatacak Ürünler

Pek çok başarılı işe imza atan, her güçlüğün

üstesinden gelen; anne, eş, sevgili, arkadaş,

yönetici ya da ekip arkadaşı olarak hayatın

her alanında yer alan kadınlarımıza,

Karaca'dan özel tasarımlar.

Üzerinde "Stronger Together (Beraber

Daha Güçlüyüz)", "We Can Change The

World (Dünyayı Değiştirebiliriz)", "The

Future is Female (Gelecek Kadındır)" gibi

sloganların yer aldığı kupalar ve çay setleri

tasarlayan Karaca, kadınların sahip olduğu

gücü ürünlerine taşıyor.

NYX

255


trend

topic

Twitter

Günlüğü

YURDAGÜL AYDIN

yurdagul.aydin@nyxmag.com

Merhaba

Ülkenin gündemini takip edebileceğimiz en gerçek platform

olan twitterdan son 3 ayın trend topiclerini sizin için

listeledim.

Güzel hashtaglerde buluşmak dileğiyle...

Nisan 2021

1 Nisan - #FilmOutbyBTS

2 Nisan - #HalkınVekiliTutuklanamaz

3 Nisan - #Galatasaray

4 Nisan - #Teşkilat

5 Nisan - #Zkusagisiziaffetmeyecek

6 Nisan - #DevletAna

7 Nisan - #SatılmışAlanyaspor

8 Nisan - #istifanıkabuletmiyoruz

9 Nisan - #ErsinKorkutTutuklansın

10 Nisan - #GayretineŞahidizErdoğan

11 Nisan - #Ramazan

12 Nisan - #HayırlıRamazanlar

13 Nisan - #yasaklar

14 Nisan - #BirZamanlarTürkiye

15 Nisan - #HükümetMilletininYanında

16 Nisan - #9SeçimKaybettiGitmedi

17 Nisan - #GönülDağı

18 Nisan - #BüyükOperasyon

19 Nisan - #cukur

20 Nisan - #PandemininFaturası

21 Nisan - #EvlatlarınSeninleHocam

22 Nisan - #23Nisan

23 Nisan - #Paşa2BuçuğaŞEREFiniSatmaz

24 Nisan - #1915Olayları

25 Nisan - #DuyBiziKabine

26 Nisan - #tamkapanma

27 Nisan - #alkolümedokunma

28 Nisan - #Biontech

29 Nisan - #TamKapanmayaDoğru

30 Nisan - #1MayısMesajım

NYX

256


Twitter Günlüğü

Mayıs 2021

1 Mayıs - #978AtNerede

2 Mayıs - #Araçfiyatları

3 Mayıs - #20liyaslarchallenge

4 Mayıs - #ErkenSeçimŞartOldu

5 Mayıs - #JandarmayaKeserliKumpas

6 Mayıs - #650MilyonTLnerede

7 Mayıs - #TürkVirüsü

8 Mayıs - #gsvsbjk

9 Mayıs - #survivor2021

10 Mayıs - #AksadaBaskınVar

11 Mayıs - #İstanbulSözleşmesi10Yaşında

12 Mayıs - #RamazanBayramı

13 Mayıs - #KudüseBayramGelsin

14 Mayıs - #HelalEtmiyorum

15 Mayıs - #ŞampiyonBeşiktaş

17 Mayıs - #HükümetEsnafınınYanında

18 Mayıs - #SeninleyizSavcıEyyupAkbulut

19 Mayıs - #KütüphaneSöyleşileri

20 Mayıs - #GençlerOkuyor

21 Mayıs - #anneyeneoldu

22 Mayıs - #Eurovision

23 Mayıs - #ErdoğanlaBirlikteyiz

24 Mayıs - #SoyluyaSoruyorum

25 Mayıs - #BaydınArtıkSedat

26 Mayıs - #EmrinOlurReis

27 Mayıs - #KaçaSatıldık

28 Mayıs - #YolunSonuGöründü

29 Mayıs - #UCLfinal

30 Mayıs - #AnadoluEfes

31 Mayıs - #yasaklar

16 Mayıs - #HopeToGaza

Haziran 2021

1 Haziran - #CumhurbaşkanıTRTde

2 Haziran - #YalnızDeğilsinEzgiMola

3 Haziran - #OrganlarYaşatır

4 Haziran - #hoşkal

5 Haziran - #sedatpeker9

6 Haziran - #survivor2021

7 Haziran - #ÇukurVeda

8 Haziran - #MilleteYenileceksiniz

9 Haziran - #AçOlanlarıSizDoyurun

10 Haziran - #750MilyonDolaraNeOldu

11 Haziran - #Euro2020

12 Haziran - #Eriksen

13 Haziran - #yakalanmış

14 Haziran - #VeyisAteş

15 Haziran - #UyuyanDevUyandı

16 Haziran - #DenekOlmaTürkiye

17 Haziran - #DenizPoyraz

18 Haziran - #VeyisAteşeSoruyorum

19 Haziran - #burakelmas

20 Haziran - #bizimçocuklar

21 Haziran - #kusurabakıyoruz

22 Haziran - #10unYeriBurası

23 Haziran - #öğretmenmaaşıyetmiyor

24 Haziran - #FileninSultanları

25 Haziran - #yks2021

26 Haziran - #Pride2021

27 Haziran - #Arabaalamıyoruz

28 Haziran - #elmalıdavası

29 Haziran - #elmalıdavası

30 Haziran - #elektrik

NYX

257


hikayeler

Çalan cep telefonunun sesi ile birden irkildi. Arayan

İstanbul’da yaşayan kız kardeşiydi. Hal hatır, biraz havadan

sudan konuşup kapattılar. Dört kardeştiler. Üç kız bir erkek.

Yıllar önce göç etmişlerdi Mardin’den İzmir’e. Babası demir

ustası annesi de el işleri yapar, Urla pazarında satardı. Orta

okulu, liseyi İzmir’de okumuştu.

İki defa sınava girse de üniversiteyi kazanamamıştı.

Eşi Salih’le bu yıllarda tanışmıştı. İzmir’in eski yerleşik

ailelerindendi. Bir arkadaşının doğum gününde

tanışmışlardı. Aralarında karşı konulmaz bir çekim, bir yürek

heyecanı daha o an gelişti, zamanla büyük bir aşka dönüştü.

Salih koyu renk saçlı, bronz tenli, ela gözlü, orta boylu,

sevecen ve güler yüzlü bir çocuktu. Meryem ise kumral

gözlerinin ardında çiçekler açan çok güzel bir kızdı.

Düş Kapanı

ŞENAY ÇARKÇI

Bir İhanet De

Benden Olsun

Evinin bahçesindeki çınar ağacını uzun uzun seyretti. Oldu

olası ağaçları ve gök yüzünü seyretmeyi severdi. Rahatlayıp,

huzurlu bir rehavetin içine dalardı müstakil evinin

bahçesinde.

Yirmi yıl önce bu arsayı alıp evlerini inşa etmişlerdi. Her

detayla tek tek ilgilenip emek vermişlerdi. Cennetten bir

köşeydi bahçe, manzara ve beyaz boyalı, turkuaz panjurlu

evleri.

Ne gariptir şu beyin!!! Ne farklı bir kavramdır zihin; istediği

yeri cennete, istemediğini cehenneme çevirebiliyor. Şu

aralar Meryem bu evde ve bahçede eski tadı tuzu ve huzuru

bulamıyordu. Mayıs güneşi bir güne daha veda etmekte idi.

Kızıl turuncu renkleri tüm gökyüzünü sarmış o ise bahçedeki

geniş tahta sandalyesinde gözlerini yummuş elinde kalan

yaşamın kırıntılarını toprağa usul usul bırakıyordu. Masadaki

yarım kalmış yeşil çayı soğumuştu. Aklına on yaşında

ayrıldığı Mardin’deki evlerinin avlusu geldi. Elinde annesinin

yaptığı saçları mavi yünden bebeği. Tek bir ağaçları vardı

avluda. Onun hemen gölgesinde de sedirleri. Ne güzel

günlerdi.

O yıllarda aile biraz dağılmaya başlamıştı. En büyük abla

Hacer uzak akrabalardan Almanya’da yaşayan bir aileye

görücü usulü gelin gitmişti. Büyük abi İskender Avusturya’ya

iltica talebinde bulunmuş ve kabul edilmişti. Anne eli

göğsünde yanık yanık türküler söylerdi arada… Baba uzun

uzun dalar giderdi. Küçük kız kardeş lise ikide, başında

kavak yelleri. Meryem üniversite hayalinden vazgeçip İzmir

merkezde bir mağazada satış elamanı olarak işe başladı.

O yıl Salih İstanbul’da işletme ve muhasebe okumak için

İzmir’den ayrıldı. O gece ne zordu, ne kordu yürekte... Onsuz

nasıl günler geçecekti? Güneş nasıl doğacaktı? Terminalden

birkaç arkadaş uğurladılar. Elleri zor ayrıldı... Koparcasına,

isyan edercesine.

Okul bitip dönünce evlenmeye karar vermişlerdi. Aileler pek

uyuşamasa da engel olamadılar. Kültürlerin ve halayların

biraz çekiştiği bir kır düğünü ile evlendiler. Bir sene geçti

geçmedi annesi kalp krizinden ölünce baba bir süre yalnız

kaldı. Bütün çocukları ısrar etse de kimseye gitmedi. Ta ki

oğlu gelip onu Viyana’ya götürene kadar.

Salih ve Meryem para biriktirip bir arsa almak istiyorlardı.

Evliliklerinin üçüncü yılında birikimleri ile Urla’da portakal

ağaçlarının olduğu bir arazi aldılar. Bir güzel de ev

kondurdular. Huzurlu ve mutluydular. Kızı Akasya dünyaya

geldikten sonra annesini eskisinden daha çok anlar ve anar

olmuştu… Gel zaman git zaman yıllar geçti. Her ilişkide

olduğu gibi dalgalanmalar - durulmalar ya da atışmalar

oluyordu olmasına ama son bir yılda anlamsız bir uzaklaşma

hissediyordu. Salih biraz sessiz ve her zamankinden

farklı hallerde idi. Meryem yorgunluğuna bağlıyor ve pek

üzerine gitmiyordu. Maddi olarak biraz sıkıntılı bir süreçten

geçiyorlardı. Akasya Ankara’da üniversitede okuyordu ve

Meryem bir yıl önce hayalindeki butiği açmıştı. Kendi işini

yapıyordu artık. Çok yoğun geçiyordu günler. Bahçedeki

ağaçları bile izlemeyi erteliyordu.

Salih arada geç geliyor bazen gelir gelmez yorgunum deyip

telefonu da alıp yatak odasına geçiyordu.

NYX

258


Düş Kapanı

İşte dün gece de buna benzer şeyler olmuş, Salih yorgunum

deyip odaya çekilmişti. Üstündekileri de banyodaki büyük

hasır sepetin üzerine fırlatırcasına bırakmıştı. Meryem

banyoya girip onları makinenin içine atmak istediğinde, yere

düşen bir kağıt gördü. Birden nedensiz bir burukluk kapladı

yüreğini. Dört kere katlanmış bu küçük kağıdı hemen açtı.

Banyoda yere adeta çökercesine oturup okumaya başladı.

Bir kavgadan sonraki barışma yazısıydı bu. “Seni çok

seviyorum... Ve anlıyorum biraz üzerine gelmiş olabilirim.

Ama ne olur sen de beni anla… Şirkette kimse anlamasın

diye sürekli diken üzerindeyim. Senle geçirdiğimiz mutluluk

dolu anlar çok kısa sürüyor ve sen karının yanına gidiyorsun.

Ben artık dayanamıyorum… Ama sensiz olamayacağımı da

bir kez daha anladım, sensiz olamıyorum. Bu on beş gün

cehennem oldu. Seni çok ama çok seviyorum. Bu arada

hediye için teşekkürler. Kediciğin Aslı…“

Meryem yutkunamıyor kalbi hızla çarpıyordu. Bir hışım

bahçeye fırladı. Göz yaşları sel olmuş, arada nefes almakta

zorlanıyordu. Bu Aslı üç yıldır beraber çalıştıkları halkla

ilişkiler müdürü Aslı olmalı diye geçirdi içinden. Ne acı; çok

kez sohbet etmişlikleri, eve gelip kahve içmişlikleri vardı.

Dört yaş küçüktü Meryem’den ve altı yıl önce boşanmıştı

eşinden. Hiç çocuğu olmamıştı. Gezmeyi eğlenmeyi seven

hoş sohbet bir kadındı. Meryem’in içinde bir yangın ve

cevapsız bin bir soru… Nasıl olabilirdi? Sevdiği adam bunu

ona nasıl yapabilmişti? Nasıl, nasıl diye içinden birkaç kez

fısıldadı. Havanın soğukluğu bile onu üşütmüyor, içindeki

yangını söndürmüyordu. Üzerinde ince bir hırka ile gözleri

sırılsıklam titriyordu. İçinden bir ses “Camı çerçeveyi indir

... Vur, kır onlara bunun hesabını sor, burunlarından fitil fitil

getir.” diyordu. Bir ses de “Sakin ol bir toparlan böyle olmaz”

diyordu. Bir süre sonra elini yüzünü yıkayıp kanepeye

kıvrıldı. Sakinleşmeye çalışıyor ama beceremiyordu.

Güneşin ilk ışıkları camları geniş salondan içeri sızmış, o hala

gözünü kırpmamıştı.

“Ne yapmalıyım şimdi? Ne yapmalıyım?” diye geçiyordu

içinden. Aptal yerine konmasını hazmedemiyor, aldatılmanın

ağır yükünün altında eziliyordu. Bir ara Salih’in kalktığını

gördü. İşe gitmek için hazırlanıyordu. Salonda kanepede

uzanan Meryem’e bakıp neden burada uyuduğunu sordu.

Yüzüne bile bakmadan “Uykum kaçtı uyuyamadım.” diyebildi

Meryem. Başka hiçbir şey demeden kapıyı çekti ve gitti.

Meryem bitkin bir halde kalkıp bir kahve yaptı. Gözleri tuzlu

su kesiği. Acıyordu. Her yeri acıyordu aslında. Kahvesinden

bir yudum aldı. Affetmeli miyim acaba diye düşündü. Sonra

kendinden utandı bu ne onursuzluk!!! Demek artık beni

sevmiyor ki beni aldatmış... Sevgi dilenmek acizlik diye

düşündü. Ama ona hiç boşanmak istediğini söylememişti

belki de gelip geçici bir hevesti bu. Kendini kandırma dedi

kendini avutma. Ne yapmalıyım şimdi? Onca mazi… Bunca

anı… O kalp çarpıntısı, o sevişmeler… Verilen emekler bir

hiç miydi? Kabullenemiyordu. Akasya’ya nasıl anlatacaktı

bunları. Birden hıçkırıklara boğuldu…Yapamam diyordu

böyle yaşayamam.

Şimdi hava kararmış, o hala bahçede oturmakta idi. Şimdi

geçmişi ve anıları ortaya saçma zamanıydı… Şimdi zamanın

dönen çarklarını kırma zamanı…

Mutfağa gidip kendine yeni bir çay yaptı. Yıllar, anılar

kafasının içinde adeta yarışıyorlardı. Bir şey düşünüyor,

sonra ne düşündüğünü unutup, başka düşüncelere

dalıyordu. Bir gece öncesini kafasında tekrar tekrar

yaşıyordu…

Akşam olmuştu, bütün bir gün bir şey yemeden bahçede

o soğukta oturup ağaçları seyretmişti. Uzun zamandır

ertelediği ağaçları. Ve zor da olsa bir karar vermişti.

Bitmeliydi.

Aslında şunu anladı; o özgürlüğüne aşıktı. Esarete değil. O

aşka aşıktı. Kırıntılarına değil. İki yıl sürdüğüne göre aşk

olmalıydı onlarınki…Bizim artık yitirdiğimiz… Sonra artık

güvenemezdi ona ardından bunca iş çevirmiş birine… Çok

haince bir durumdu bu. Halbuki ilk zamanlar kendi itiraf

etse boşanırlar ve bu denli acı çekmezdi. Tamam hiç kolay

olmazdı ama bu denli acı olmazdı. Artık kararını vermişti

Ağlayacaktı, sızlayacaktı ama unutacaktı. Ve en önemlisi

sızlanıp kendine acımayacaktı.

Evet, evet kararlıydı yangınını bir gün söndürecek, belki

onları içinde gün gelip affedecekti. Bu hayat benim. Bu

Yolculuk da Öyle … Ne ilk ne son bu…

Meryem karar vermişti vermesine de kalbi ile kavgası

sürmekte idi içten içe.

Gecenin sessizliğini ard arda çalan kapı zili böldü. Meryem

kapıya ağır ağır ve bitkin adımlarla yürürken kapı inatla

çalıyordu. Kızgın ve öfkeli bir tavırla kapıyı hızla açtı...

-Sürpriiizzz... diye kalabalık bir bağırış karşısında dondu…

Önde Salih elinde beyaz pembe güllerle süslenmiş bir pasta,

mumların aydınlığıyla yüzlerini tam seçemediği arkadaşları

ve hemen solunda İstanbul’daki kız kardeşi Mine… Hep bir

ağızdan iyi ki doğdun diyorlardı… Şaşkındı bugün doğum

günü olduğunu unutmuştu. Ne yapacağını ne söyleyeceğini

bilemiyordu. Gelen kalabalık içinde onu ilk öpen ve kutlayan

da Aslı olmuştu.

Meryem tepkisiz ve buz kesmiş bir halde sessizce fısıldadı

kendine

“Evet bu benim yeni yaşım ve tekrar doğuşum.”

KİM BİLİR BELKİ DE AŞK LAZIM DEĞİLDİR...

NYX

259


Film/Dizi

“KORKU SOKAĞI” ÜÇLEMESİ

1994 yılında bir grup genç, yaşadıkları kasabaya yüzlerce

yıldır musallat olan lanetli olayların birbiriyle olan

bağlantısını ve sıradaki kurbanların kendileri olabileceğini

keşfeder. R.L. Stine’ın çok satan korku serisinden

uyarlanan üçleme, Shadyside’ın uğursuz geçmişine uzanan

kâbus dolu bir öyküyü anlatıyor.

Leigh Janiak (yönetmen) ve R.L. Stine (yazar), paylaşılan

tanıtım fragmanı ile birlikte 300 yıllık bir hikayeyi anlatan

bu üçlemede izleyiciyi neler beklediğini anlatıyor:

Leigh Janiak: : Çılgın ve kanlı bir yaz mevsiminde çektiğimiz

Korku Sokağı’nın üç filmi de birer hafta arayla izleyici ile

buluşacak. Herkesi Korku Sokağı dünyasına davet etmek için

sabırsızlanıyorum!

R.L. Stine: Korku Sokağı hayranlarını büyük sürprizler

bekliyor. Okuyucular, kitap serisinin 13+ olarak

derecelendirildiğini bilirler. Ancak filmler, 18+ olarak

derecelendirildi. Bu da çok daha fazla korku ve gerilimi

beraberinde getiriyor. Üçleme beklediğimden çok daha

fazla korku içeriyor. Shadyside Kasabası’ndaki dehşetin

canlandığını görmek çok eğlenceli!

Korku Sokağı Üçlemesi 1. Kısım: 1994: 2 Temmuz 2021

Korku Sokağı Üçlemesi 2. Kısım: 1978: 9 Temmuz 2021

Korku Sokağı Üçlemesi 3. Kısım: 1666: 16 Temmuz 2021

Yönetmen: Leigh Janiak

Oyuncu Kadrosu

Korku Sokağı Üçlemesi 1. Kısım:

1994 Kiana Madeira, Olivia Scott

Welch, Benjamin Flores Jr., Julia

Rehwald, Fred Hechinger, Ashley

Zukerman, Maya Hawke, Darrell

Britt-Gibson, Jordana Spiro,

Jordyn DiNatale

Korku Sokağı Üçlemesi 2. Kısım:

1978 Sadie Sink, Emily Rudd,

Ryan Simpkins, McCabe Slye, Ted

Sutherland, Jordana Spiro, Gillian

Jacobs, Kiana Madeira, Benjamin

Flores Jr., Ashley Zukerman,

Olivia Scott Welch, Chiara

Aurelia, Jordyn DiNatale

Korku Sokağı Üçlemesi 3. Kısım:

1666 Kiana Madeira, Ashley

Zukerman, Gillian Jacobs, Olivia

Scott Welch, Benjamin Flores

Jr., Darrell Britt-Gibson, Sadie

Sink, Emily Rudd, McCabe Slye,

Julia Rehwald, Fred Hechinger,

Jordana Spiro, Elizabeth Scopel,

Randall Havens

“KATLA”

Buzul altındaki Katla Yanardağı’nın korkunç bir

şekilde patlamasıyla erimeye başlayan buzun

içindeki gizemli unsurla, yakınlardaki kasaba

halkının hayatını altüst eder.

Oyuncular:

Guðrún Eyfjörð,Í ris Tanja Flygenring, Aliette Op

Yaratıcılar: Baltasar Kormakurheim

NYX

260


Sanat/Eğlence

Kültür - Sanat

GENCO ERKAL’IN “ŞAHDAMARIM”

OYUNU ÖZGÜRLÜK PARKI’NDA

PRÖMİYERİNİ YAPACAK

Pandemiden etkilenen ve zor süreçler geçiren sanat

dünyasına desteğini sunmaya, yanında olmaya

devam eden Kadıköy Belediyesi, şimdi de Özgürlük

Parkı’nda yer alan iki sahneyi sanatçıların kullanımına

açtı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da tüm teknik altyapısı

tamamlanmış; ışıkçısından, sesçisine ve güvenliğine

kadar her yönüyle hazırlanmış sahneler tiyatro

gruplarının kullanımına sunuluyor. Sanatçıların talepleri

dikkate alınarak, sembolik bir kira bedeli ile tahsis

edilen sahneler 1 Temmuz – 1 Ekim 2021 tarihleri

arasında tiyatro oyunlarını seyircisiyle buluşturacak.

Program kapsamında, Genco Erkal’ın usta şair Ahmed

Arif’in ölümünün 30. yıl dönümü nedeniyle hazırlayıp,

yönettiği ve oynadığı “Şahdamarım” adlı müzikli gösteri

1 Temmuz’da saat 21.00’de, Özgürlük Parkı Amfi

Tiyatro’da prömiyerini yapacak. Sanatçı Genco Erkal’ın,

Ahmed Arif’in şiir, söyleşi ve mektuplarından yola

çıkarak sahneye taşıdığı oyunda usta şairin şiirlerinden

bestelenen şarkıları Ercan ve Gökhan Çağıran kardeşler

yorumlayacak.

Kadıköy Belediyesi’nin web sayfasında yer alan tiyatro oyunlarının biletleri, etkinlikte yer alan tiyatro

grupları tarafından online bilet satış mağazalarında satışa açıldı.

TÜRKIYE’NIN ILK İLLÜZYON VE OYUNCAK MÜZESI

WOX TÜRKIYE AÇILDI!

Mall of İstanbul’da kapılarını açan

illüzyonun büyüleyici dünyasını eşsiz

mimari ve teknolojinin birleşmesiyle

ziyaretçilerine sunan WOX Türkiye,

açıldığı günden itibaren binlerce yerli

ve yabancı ziyaretçiyi ağırladı. Müze

içerisinde bulunan, tarihe tanıklık etmiş

binlerce oyuncak her yaştan ziyaretçiye

unutulmaz anlar yaşatırken, illüzyonun

hayran bırakan dünyası ise, görenleri

unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.

Geçmişten günümüze, 1800’lerden 90’lı yıllara uzanan unutulmaz oyuncakların sergilendiği Wox

Türkiye’de, teknolojiyle donatılan illüzyonun büyüleyici dünyasına giriş yapılıyor. 32 farklı bölümden

oluşturulan illüzyon alanı, her yaştan ziyaretçiye unutulmaz anlar yaşatıyor.

NYX

261


Arzu Tekir

İş Stratejisti / Yazar

Röportaj: Sevil Balaban / sevil.balaban@nyxmag.com

İş stratejisti olan Arzu Tekir, stratejik planlama, iş geliştirme, stratejik ortaklıkların kurulması ile büyük

ölçekli kamu ve özel sektör projeleri için fon ve yatırım geliştirme konularında iş tecrübesine sahiptir.

Amerika’da yerleşik Urbanite Venture danışmanlık şirketinin kurucusu olan Tekir, çocuklara VR teknolojisini

tanıtarak, Oyun Tasarımı, Sanat & Tasarım, Film Yapımı eğitimleri veren, kuruluşunda danışmanlık verdiği VR

Academi'nin Türkiye ve Amerika'da İş ve Strateji Ortağıdır.

Kariyerini dönüştürmek, iş yaşamında kendilerini mutlu edecek yolları bulmak isteyen kadınlara ilham,

cesaret ve güç vermeyi hedeflediği, Şimdi Senin Zamanın | Kariyerini Dönüştürmek İsteyenlere Öğrenilmiş

Dersler Kitabı Elma Yayınevi tarafından Nisan 2021’de yayımlandı. Şimdi Senin Zamanın 21 Günde Kariyerini

Dönüştür başlıklı eğitim programını tasarladı, Kariyer Dönüşüm Akademisi'ni kurdu. Arya Kadın Yatırım

Platformu'nun Kurumsal İletişim Direktörlüğünü de yürüten Arzu Tekir, Miami merkezli Social Impact

Movement'ın Yönetim Kurulu Üyesi ve Farklabs Danışma Kurulu üyesidir.

Akıllı şehirler, sürdürülebilir ulaşım, urban-tech konulu uluslarası konferanslara konuşmacı olarak davet edilen

Tekir, zaman zaman Amerika ve Türkiye'deki üniversitelerde dersler vermektedir. Forbes, Marketing Türkiye

dahil pek çok önemli yayında makaleleri yayımlanan Tekir, Vital Voices Global Ambassadors programına

seçildi. Dünya Gazetesi'nin hazırladığı Türkiye'nin Cesaretini Yükselten Kadınlar listesinde yer aldı.

NYX

262


Kültür - Sanat / Röportaj

Şimdi Senin Zamanın

Kariyerinizi planlarken hangi alanlarda

çalışmak istediğinize nasıl karar verdiniz?

Kariyer yolculuğunuzu anlatır mısınız?

Benim kendimi tanımama, nasıl biri olduğumu

anlamama ayna tutan şey lise son sınıfta rehber

öğretmenimizin okulda yaptırdığı kişilik envanteri

testi oldu. Kariyerini planlayacak, değiştirecek,

dönüştürecek herkese bu tür testleri yaptırmalarını

öneririm. Üniversite seçiminde de danışarak

seçim yapmış olmakla birlikte çok bilinçli değildim.

Üniversitede gelecekte ne yapmak istediğim,

nasıl bir hayat kurmak istediğimle ilgili çok kafa

yordum. O dönemdeki alternatifler, aile ve çevre

koşullarının sunduğu imkanlar bana çok uymuyordu:

akademisyen olmak, bankacı-yatırımcı olmak, bir

fabrikada çalışmak veya devlet memuru olmak…

Girişimci olup başarmış bir örnek yoktu çevremde.

Seçtiğim stajlar ve yüksek lisans öncesi kısa bir iş

deneyimi sayesinde, nasıl bir iş çevresinde olmak,

kendimi nerede görmek istediğim konusunda

net bir fikrim olmasını ve kendimi daha yakından

tanımamı sağladı. Bu tecrübeler sonucunda bağımsız

çalışacağım, kendimi sürekli geliştirebileceğim ve

kontrol edebileceğim işlerde çalışmaya karar verdim.

Yetkinleştiğim alanlar; uluslararası iş geliştirme,

stratejik ortaklıklar kurma, büyüme stratejileri,

fon geliştirme ve stratejik iletişim. Sürekli yeni bir

şeyler öğrenebileceğim, tekrara düşmeyeceğim,

beni farklı açılardan zorlayacak ve geliştirecek

yerlerde olmayı, bana liderlik etme, yönetebilme,

işleri büyütebilme özgürlüğü sunan işleri tercih

ettim. Bağımsız, kendini ve ekibini sürekli daha

iyiyi yapmaya zorlayan bir yapım var. Bu yüzden

kararlarımda beni özgür bırakan, bana tam anlamıyla

güven duyan, ihtiyacım olan kaynakları sunabilen

kurumlarda çalıştım, deneyimleriyle bana rehberlik

eden yönetim kurulu başkanları ile çalışma şansım

oldu. Tüm bu deneyimlerimi ve kariyer yolculuğumda

öğrendiklerimi Elma Yayınevi tarafından yayımlanan

Şimdi Senin Zamanın kitabımda özetledim.

Üniversite öğrencileri genellikle herhangi

bir ücret almadan staj yaparlar. Oysa

sizin ücretli staj yapmak konusunda ısrar

ettiğinizi biliyoruz. Bunun nedeni neydi?

Benim öğrencilik dönemimde gençlere mentorluk

programları, kariyer planlarına yön veren, eğitim

veren profesyoneller veya platformlar yoktu.

Networking konusunda bilgim de yoktu. Okuduğum

bölümde, staj zorunluluğu olmamasına rağmen

ikinci sınıftan itibaren “gelecekte ne yapabilirim?”

sorusuna cevaplar bulmak istedim. Para da

kazanmak istiyordum. O yüzden bana hiçbir şey

katmayacak yerlerde zaman kaybetmek yerine bir

şeyler öğrenebileceğim, staj yapabileceğim yerleri

aradım. Bu stajlar sayesinde ne tür iş ortamlarını

sevmediğimi fark ettim, iletişim becerilerimi

geliştirdim. İkinci sınıfın yazında ilk stajım sonrası

kendime istediğim bilgisayarı, üçüncü sınıfta da

sevdiğim bir tenis raketini almıştım. Verilen emeğin

karşılığı ödendiğinde anlamlı ve değerli bulunduğunu

düşünüyordum. Hakikaten her iki staj yaptığım

kurumda iş disiplini, insan kaynakları prosedürleri,

çalışana yaklaşım gibi farklı alanları gözlemleme

şansım oldu. Şimdiki tecrübemle gençlere kendilerine

yeni kapılar açacakları, çok şey öğrenecekleri kişi

veya kurumlarla çalışmalarını öneririm. Bu sayede

geliştireceğiniz network, iyi bağlantılar, edineceğiniz

vizyon, sıkı bir iş tecrübesi başlangıçta kazanacağınız

o küçük paradan çok daha değerli olabilir. Üstelik

zaman paradan daha değerli, size zamanını ayıracak,

size kariyer yolculuğunuzda zaman kazandıracak

kişilerle çalışma ve staj fırsatı edinmek çok değerli.

NYX

263


Kültür - Sanat / Röportaj

Şimdi Senin Zamanın Nisan ayında

yayınlandı. Halen Out of the Box Talks,

Fark Talks ve Arya Talks’ların kürasyonunu

yapıyorum. Şirketlerimi kurarken bu

programda tanıştığım liderler danışma

kurulumda yer alarak bana destek verdi,

PR’dan stratejik planlama aşamalarında

yönlendirmelerde bulundular. Holistik

Yaşam Haritası diye bir şey öğrendim,

çok faydasını gördüm.

Kalite Yönetimi, Tedarik Zinciri Yönetimi,

Pazarlama ve CRM eğitimleri gibi

konularda danışmanlık verirken yön

değiştirip proje finansmanı konusunda

danışmanlık vermeye yönelmişsiniz. Bu

nasıl oldu?

İstanbul’a ilk işimi bulduğumda taşındım. Bir yönetim

danışmanlığı şirketinde kalite ve yönetim danışmanı

olarak çalışıyordum, şirket kurucuları eski banka

müfettişleri idi, yapıları gereği satış konusunda çok

yetkin değillerdi ve pek gelecek göremedim. O arada

şirket bir ekonomi zirvesine sponsor oldu, ben de

kurumu temsilen fuar alanında yaptığımız çalışmaları

tanıtıyordum. O zirvede iki iş teklifi aldım,

Kadir Has Üniversitesi’nde MBA öğrencilerine

ders vermek ve üç yıldır aktif çalışmayan bir eğitim

ve yönetim şirketini yeniden yapılandırmak. İkisini

de kabul ettim, İstanbul’a taşındıktan dokuz ay

sonra yeni işime ve üniversitede dersler vermeye

başladım. O dönemde, CRM, lojistik, tedarik zinciri

yönetimi konuları yeni yeni gündeme gelen, çok

popüler çalışma alanlarıydı. Severek çalıştım,

teknoloji çözümleri geliştiren stratejik ortağımızla

bir teknoloji projesi için fon geliştirme çalışmalarını

yürüttüm. Eureka programından 3,5 milyon Euro

hibe fon geliştirdim. Bu süreçte çalıştığım kişilerden,

teknoloji projesi geliştirmekten, iş süreçlerinden

çok keyif aldım. O arada Avrupa Komisyonu’nun

FP7 ve 7. Çerçeve programlarına Türkiye de dahil

oldu. Eğitimler aldım, bu alanda çalışmaya karar

verdim. Bir bilişim grubundan bu alanda çalışmak

için iş teklifi almam da bu alanda çalışmalarımı

derinleştirmeme, uzmanlaşmama vesile oldu.

Amerika ve Türkiye arasında gidip gelen

bir kariyeriniz olmuş. Hillary Clinton’ın

da kurucusu olduğu Vital Voices’ın Global

Ambassadors Programına seçilmişsiniz.

Bu sizin için neyi değiştirdi. Biraz

anlatabilir misiniz?

2016 yılında o dönem çalıştığım işimden ayrılmaya

karar verdim. Devam etmek istesem, uzun yıllar

çalışabileceğim iyi bir işim vardı. Uluslararası

bir kurum olan Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün

Sürdürülebilir Şehirler Programı’nın Türkiye ofisini

kurmuştum ve yedi yıldır ülke direktörlüğünü

yapıyordum. Yeni bir şeyler yapmak istedim.

Kitabımda ve Kariyer Dönüşüm Akademisi

eğitimlerimde de bahsediyorum: Kişisel danışma

kurulumla temastaydım. Yine bu görüşmeleri

yaptığım Ahu Serter önerdi bu programa

başvurmamı. Başvurdum ve kabul edildim. 2017

yılı Eylül ayında Chicago’da bir hafta süren

liderlik programına katıldım. Amerika’ya taşınma

aşamasındaydım. Harika bir network kurdum,

kitap yazmakla ilgili planım vardı, Meksika’nın

önemli TV sunucu ve yapımcılarından Andrea

Montalvo ile kitabımda yapacağım söyleşileri nasıl

hazırlamalı, soru nasıl sorulur, mülakatlar nasıl

yapılır, kameraya konuşma gibi konularda mentorluk

aldım. Şimdi Senin Zamanın Nisan ayında yayınlandı.

Halen Out of the Box Talks, Fark Talks ve Arya

Talks’ların kürasyonunu yapıyorum. Şirketlerimi

kurarken bu programda tanıştığım liderler danışma

kurulumda yer alarak bana destek verdi, PR’dan

stratejik planlama aşamalarında yönlendirmelerde

bulundular. Holistik Yaşam Haritası diye bir şey

öğrendim, çok faydasını gördüm.

NYX

264


Kültür - Sanat / Röportaj

Yatırım almaktan, gelenekçi aile yapısından beklentilere kadar

pek çok farklı sorun yaşıyor kadın girişimciler. Engellerden ziyade

hedeflerine odaklı biri olarak, önünüze çıkan engelleri veya

zorlukları görmezden gelip hedefe odaklanmak, hızla yeni fikirleri

test edip pozisyon alabilmek, iyi bir networke sahip olup kişisel

markaya yatırım yapmak ilk önereceklerim.

Urbanite Venture’dan bahsedelim

mi biraz? Kendi işinizi kurmaya nasıl

karar verdiniz, hangi alanlarda hizmet

veriyorsunuz?

Amerika’ya taşındığımda ne yapmak istediğim

konusunda çok net bir fikrim yoktu. Çok yorulmuş

hissediyordum, bol seyahatli, koşturmacalı bir iş

yaşamını geride bırakmıştım. Amerikalı bir kariyer

koçu ile çalışmaya karar verdim. Pek çok fikir

üzerinde kafa yorduktan sonra, bildiğim alandan

ilerlemeye, kendi şirketimi kurmaya karar verdim.

Önce bir arkadaşımla ortak olup şirket kurdum, sekiz

ay sonra fikir anlaşmazlığı yaşadık, şirketi kapattık.

Önceki şirketim için hazırladığım iş planını revize

edip akıllı kent teknolojileri geliştiren şirketlere yeni

iş fırsatları, fon geliştirme ve büyüme stratejileri

konularında hizmet vermek üzere Urbanite

Venture’u kurdum.

Urbanite Venture bir danışmanlık şirketi; akıllı

şehir teknolojileri geliştiren şirketlere yeni pazar

fırsatları geliştirme, fon/yatırım ve iş geliştirme

stratejileri konularında danışmanlık ve stratejik

iletişim hizmetleri sunuyoruz. Mobilite, AI, Dronelar

ile izleme ve raporlama, akıllı aydınlatma çözümleri

alanlarında çalışan şirketler, yatırımcılar ve

üniversitelerle çalıştık. Blockchain for Smart Cities,

Simplified isimli bir eBook hazırladım, Çinceye

çevrildi. Şimdilerde Farklabs desteği ile bu çalışmayı

Türkçeye çevirip webinarlar hazırlamayı planlıyoruz.

Geçen yıl VR alanında akıllı şehir çözümleri

geliştirmek üzere Dubai, Hindistan ve İngiltere’de

ofisleri olan animasyon ve sanal gerçeklik çözümleri

sunan Sunovatech ile iş birliği yaptık, bu iş birliği

neticesinde pandemi etkisiyle eve kapanan çocukları

geleceğe hazırlayan eğitimleri sunmak üzere bu yıl

Şubat ayında VR Academi’yi hayata geçirdik. Türkiye

ve Amerika strateji ortağı olarak çalışmalarımızı

yürütüyoruz. Urban-tech ile birlikte ed-tech

alanını deneyimlemek çok keyifli. İlk kez çocuklarla

çalışıyorum. Yaratıcılıklarına, kendilerini ifade etme

biçimlerine, sonsuz meraklarına hayranım.

Yaşanabilir Şehirler kavramını biraz

anlatabilir misiniz?

Yaşanabilir şehir en basit tarifiyle kadının, çocuğun,

yaşlının veya engellinin iş, eğitim, sağlık, eğlence,

kültür, sanat gibi etkinliklere rahatça erişebildiği,

gece veya gündüz fark etmeksizin sokaklarında

güvenli bir şekilde dolaşabildiği şehirdir. Farklı

sosyo-ekonomik gruplardan kişilerin şehrin

sunduğu imkanlara eşit bir şekilde eriştiği, bireylerin

sahip çıkıp kendini ait hissettiği yerler yaşanabilir

şehirlerdir diyebilirim. Yaşanabilir şehirler

endekslerinde şehrin temizliği, istihdam olanakları,

girişimcilere, iş sahiplerine sundukları destek ve

teşvikler suç oranlarının düşüklüğü, temizlik, hava

kirliliği, ulaşım gibi pek çok kritere dikkat edilip, her

yıl yaşanabilir şehirler listeleri yapılıyor.

Girişimci olmak isteyen kadınlar

hangi sorunlarla karşılaşıyor, onlara

tavsiyeleriniz neler olur?

Zorluklar, sorunlar her yerde, her sektörde

var. Yatırım almaktan, gelenekçi aile yapısından

beklentilere kadar pek çok farklı sorun yaşıyor

kadın girişimciler. Engellerden ziyade hedeflerine

odaklı biri olarak, önünüze çıkan engelleri veya

zorlukları görmezden gelip hedefe odaklanmak,

hızla yeni fikirleri test edip pozisyon alabilmek, iyi

bir networke sahip olup kişisel markaya yatırım

yapmak ilk önereceklerim. Başarılı kadın girişimcileri

örnek alabilirler, olumsuzluk ve negatif yaklaşımları,

başarısızlık korkusunu geride bırakmalarını tavsiye

ederim. Kadın girişimcilerin yüzde elli üçü rol

modelleri olmadığından şikayetçi. İyi örnekler

çok, tanımak, destek almak için ağ geliştirmeye

odaklanmak çok faydalı olur. Bir de aklına

güvendiğiniz kişilerden kişisel danışma kurulu da

çok yardımcı olur. Arada çıkmaza girdiğinizde, sizi

olduğunuz yerden alıp, yukarıya taşıyacak kişiler

olsun; moodunuzu yükseltsinler, yeni bir bakış açısı

sunsunlar, probleminize çözüm bulsunlar, yeni

kapılar açsınlar. Böyle bir destek mekanizmasının

NYX

265


Kültür - Sanat / Röportaj

faydalarını çok gördüm bütün iş hayatım boyunca.

Kitabımda da etraflıca anlatıyorum bu konuları,

izlenecek yöntemleri. Ben aynı zamanda Arya

Kadın Yatırım Platformu’nda Kurumsal İlişkiler

Direktörlüğü’nü yürütüyorum ve geleceği

tasarlama-inovasyon merkezi Farklabs’te Danışma

Kurulu üyesiyim. Okuyuculara bu iki kurumu çok

yakından takip etmelerini, eğitim, mentorluk, yatırım

hızlandırma programlarına katılmalarını ve hatta

yatırım arayışında olup bir itici güce ihtiyaç duyanları

da şirketlerini tanıtmak üzere başvurmalarını

öneririm. Bir de her Salı Youtube’da Out of the

Box Talks’ta ilham veren dönüşüm hikayeleri ile

konuklarımızla ufuk açıcı programlar yapıyoruz.

Takip etmelerini öneririm.

Yoğun çalışma hayatınıza bir de kitap

yazmayı sığdırmışsınız. “Şimdi Senin

Zamanın“ isimli son kitabınızın içeriği

hakkında biraz bilgi alabilir miyiz?

Bu kitabı yazmaya 2017 yılında Dünya Emekçi

Kadınlar Günü’nde karar verdim. Çevremde iş

hayatında ilerlemek, kariyerini dönüştürmek,

kurumsal yaşamdan girişimciliğe geçmek isteyen

fakat bir biçimde ileri adım atamayan pek çok kadın

olduğunu gözlemliyordum.

Kendi hayatını cesaretle dönüştürmüş ve

alanlarında öncü sayabileceğimiz kadınların bilgi

ve deneyimlerini de aktararak, iş hayatına yönelik

tereddütleri olan kadınların seçimlerini güvenle

yapabilmelerine yardımcı olmayı hedefledim.

Kariyerini dönüştürmek ve iş yaşamında kendilerini

mutlu edecek yolları bulmak isteyenlere ilham,

cesaret ve güç vermesini istiyorum. Kitabın ilk

bölümünde beş ana başlıkta - Kendine Güvenin

Kodları, Etkili Networking, Stratejik İletişim, Kişisel

Danışma Kurulunuzu Oluşturun, Kendinize Yatırım

Yapın sade bir anlatım diliyle deneyimlerimi aktarıp

çözüm odaklı öneriler sundum. İkinci bölümde

ise, kariyerini dönüştüren başarılı kadınlar, keyifli

röportajlarla yolculuklarını anlatıyor. Bu başarılı

isimlerin arasında Ahu Serter, Asuman Bayrak Canay

Atalay, Duygu Erten, Feride Tansuğ Acar, Günseli

Özen, Suzan Bayazıt, Ergem Şenyuva Tohumcu,

Emre Pınar Kılıç gibi alanlarında yenilikçi ve ilham

veren kadınlar yer alıyor.

Hızına yetişemediğimiz dünyada dönüşüm

kaçınılmaz. Geride kalmamak, hayallerimizi

ertelememek için yetkinlik ve yeteneklerimizi

geliştirmemiz, krizlere dayanıklı mutlu bir yaşam

için önce kendimizi tanıyarak, kendimizi, kariyerimizi

ve işimizi geleceğe hazırlamak zorundayız. Nasıl ki

şirketler pandemi ile birlikte beş yıllık planlarına

dahil ettikleri ancak hızlıca gündeme aldıkları dijital

dönüşüm projeleri ile verimliliği ve hızı artırıp,

riskleri minimize edip, zamandan ve maliyetlerden

tasarruf etmeyi hedefliyorsa, bireyler olarak bizlerin

de kendimize sürekli yatırım yapıp, dönüşerek,

arzu ettiğimiz değişimin öznesi olmak için kariyer

dönüşümünü gündemimize almak gerektiğini

düşünüyorum.

NYX

266


NYX

267


Selim Erdoğan

Yazar

Röportaj: O. Suat Özçelebi / suat.ozcelebi@nyxmag.com

Son kitabı Kurbağa Adası ile Kanal İstanbul’un olası sonuçlarını da irdelediği etkileyici bir İstanbul distopyası

yazan Selim Erdoğan’la kitaplarını ve yazarlık serüvenini konuştuk. Ağırlıklı olarak bilimkurgu temalı kitaplar

yazan ancak farklı alanlara yönelik birikimiyle dikkat çeken Erdoğan'ın Sabotaj adlı komplo teorilerini tiye alan

bir satiri sonbahara doğru yayımlanacak. Bir seri katili anlattığı kitabı ise bitme aşamasında.

NYX

268


Kültür - Sanat / Röportaj

İstanbul altyapısı, nüfusuyla

insanlara her gün mikro

distopyalar yaşatan bir şehir

Kitaplarınıza geçmeden önce biraz

kendinizden bahseder misiniz? Web

sitenizde verilen bilgilere göre bilim

tarihi ve felsefesi, kognitif bilim,

müzik tarihi gibi alanlarda okumayı

seviyorsunuz. Siyasal bilgiler fakültesinde

okumuşsunuz ancak çok farklı alanlarla

da ilgileniyorsunuz. Bu alanlara sonradan

mı merak sardınız?

Aslında asıl önemli sözcük merak galiba. Siteyi

hazırladığım dönemde meraklı olduğum şeyleri

yazmıştım. Merak sabit ama konuları değişebiliyor.

Evren ilginç bir yer. Çünkü var olmak ilginç. Hiç

olmamak daha mantıklı daha tutarlı olabilirdi mesela.

İçindeki her şey bu yüzden ilgiyi hak ediyor.

Çocukluktan gelen bir şey mi bu yoksa

sonradan mı edindiniz?

Ben çocukken maalesef internet falan yoktu. Benim

küçük offline internetim evdeki on iki ciltlik Meydan

Larousse ansiklopedisiydi. Onu ve tematik diğer

ansiklopedileri çok karıştırdığımı hatırlıyorum.

İlgi alanlarınızın genişliği kitaplarınıza da

yansıyor galiba ister istemez.

Yazarken ya da yazmaya başlamadan önce

araştırabilirsiniz. Ama asıl kütüphane

kafanızdaki kütüphanedir. O da sizin kişiliğinizin

yönlendirmesiyle oluşmuş bir okuma, izleme,

gezme, gözlem yapma ve üzerinde düşünmekle

oluşan bir kütüphane. Bunun genişliği konu ve

mekan seçimlerinize yansır. Mesela yayınlanan ilk

kitabım Denizatı Vadisi’nin mekan ilhamının kaynağı

matematiksel bir yapı olan fraktal geometriydi. Bir

diğer kitabım İkibinseksendört’ün ana konusu insan

bilinci ve internet üzerinde oluşan yapay bilinç,

mekanı yıllar önce otostopla dolaştığım Kanada’nın

British Columbia eyaleti ve Vancouver kentiydi.

İkibinseksendört Orwell’in kitabına bir

gönderme değil mi?

Maalesef. O kitabı bin dokuz yüz doksanların

sonunda tasarladığımda Orwell ve ünlü kitabı bu

kadar popüler değildi. Bu yüzden eski ABD başkanına

ve bizim başkana biraz kırgınım açıkçası. Bugün olsa

başka bir isim koyardım.

İkibinseksendört internet’in büyük

biradere dönüştüğü bir dünyayı anlatıyor.

O zamanki öngörülerinizle bugün ne

kadar örtüşüyor?

Kitap 2012’de basılsa da ilk draft 2002’de falan

bitmişti aslında. Internet kafası karışık bir büyük

biradere çoktan dönüştü. İnsanların bir kısmı

çalıştığından kuşkulanarak evdeki kameraların

üzerini bezlerle falan örtüyor. Her şeyi internete

bağlamak elbette kişisel bilgilerin sızma riskini de

beraberinde getiriyor. İnternetteki davranışlarınıza

ait bilgiler bir yerlerde toplanıyor, analiz ediliyor

sonra size şimdilik reklam olarak geri dönüyor. Bazı

otokratik devletler internet faaliyetlerinizi size karşı

kullanabiliyor. İnternetin otonom bir zeka olarak

davranması şimdilik ufukta yok. Ama çalışmalar yok

değil. Bu konuda kitaptaki kötü adamın! rolünü Elon

Musk kapmış gibi görünüyor. Musk’ın Starlink projesi

kitapta SS36 projesi olarak yer alıyor. Ben Dünya’yı

saran otuz altı uydu öngörmüştüm. Musk cömertçe

on iki bin tane gönderiyor. Temelde insan beyninin

elektronik devrelerle entegrasyonu projesine

Neurolink diyor Musk. İkibinseksendört’te Neurolink

kahramanlardan birinin kabusu olarak karşımıza

çıkıyor. İnternetin insan zihninden, üretemediği

tek şeyi, sezgiyi, bilinci çalmasının yolu. Başka bir

enteresan benzerlik Amazon’un konuşan ara birimine

verdiği isim Alexa’nın kitaptaki global zekanın adı

Eliza’yı andırması.

NYX

269


Kültür - Sanat / Röportaj

Kehanetlerinizin çoğu çıktı mı yani?

Hahaha. Hayır kahin değilim. Verili olana bakıp

gidişi tahmin etmeye çalışıyorum. Elbette hikayenin

çekiciliği için kötü olasılıkları tercih ediyorum.

Trinidad’ın Dönüşü’yse apayrı bir hikaye.

Okuru Alfa Centuri’ye götürüyorsunuz.

Alfa Centuri’yle ilgili bahsettiğiniz

yazar kütüphanesini oraya giderek

oluşturmadınız herhalde?

O zaman da devreye çok titiz bir araştırma ve

hayal gücü giriyor. Sonuçta insanın hiç gitmediği

uzaklıkları anlatıyorsunuz. Ama insan da korkuları

da çok değişmez. Karakterin içine girmeyi

becerirseniz hikaye kendi kendini anlatmaya

başlıyor.

Son kitabınız Kurbağa Adası’na gelelim.

Kanal İstanbul tartışmalarının başladığı

günlerde yayınlandı yanılmıyorsam.

Öncelikle bu kadar hızlı yazmayı nasıl

becerdiniz?

Hahaha. Evet bir buçuk günümü aldı. Şaka bir

yana ilginç bir tesadüftü o. Kanal 2011 genel

seçimlerinde ortaya atılmış bir vaatti. Ben romanı

yazarken de yıllardır kimse sözünü etmiyordu.

Bir İstanbul distopyası yazacaktım. Aslında bir

iklim distopyası belki. İstanbul bu distopyanın

en şiddetli yaşanacağı şehirlerden biri. Altyapısı

nüfusuyla insanlara her gün mikro distopyalar

yaşatan bir şehir. Kanal bu şehirde sıkışmışlık hissini

doruğa çıkaracak güzel bir fikirdi. Artan nüfusun,

sıcaklıkların, vıcık vıcık bir iç içe geçmişlik ortamına

atılacak son bir düğüm, çuvalın ağzını büzecek son

bir sicim. İktidarın kitabın yayınlandığı günlerde

Kanal İstanbul’u yeniden gündeme getirmesi

mutsuz bir tesadüf oldu diyelim. Hatta bu aralar

maalesef Kurbağa Adası’nın temel atma törenine

tanıklık edeceğiz.

Önce İkibinseksendört sonra Kurbağa

Adası. Dünya’nın geleceğiyle ilgili

karamsar mısınız?

Bugünüyle ilgili de karamsarım ve bunun sürüyle

nedeni var. Dünya’nın İkibinseksendört’teki

Eliza’nın kontrolüne gireceğini sanmıyorum. Ama

Alexa’nın kontrolüne girmeye başladı bile. Yapay

zekanın Dünya’yı ele geçireceğini sanmıyorum. Ama

yapay zekayı kaldıraç olarak kullanan doğal zekalar

bunun için savaşıyor. İklim krizi bir gerçek. Kimse

SpaceX ya da Virgin Galactic roketlerinin inip inip

kalkmalarına aldanmasın. Yakınlarda insanlığın

kaçacağı bir yer yok. Dünya’nın en kötü yeri hala

Güneş sisteminin en iyi yerinden binlerce kez daha

İnsan tehdit kendi biyolojik varlığını

doğrudan dürtmeden harekete

geçmeme konusunda kötü bir

şöhrete sahip. O zaman da iş işten

geçmiş oluyor.

iyi. O roketler küresel bir felaket yaşanırken birkaç

bin zengini Kurbağa Adası’ndaki gibi yörüngede bir

otele çıkarmaya yarar ancak.

İnsanı yavaş yavaş haşlandığı için

bunu fark etmeyen kurbağalara

benzetiyorsunuz. İnsan gerçekten

felaketine alışır mı yoksa bir gün su

kaynamadan kazandan sıçrar mı?

Kurbağalar gerçekte bir sıcaklık eşiği aşılınca

sıçrıyor. Bu deney yapılmış. İnsan tehdit kendi

biyolojik varlığını doğrudan dürtmeden harekete

geçmeme konusunda kötü bir şöhrete sahip. O

zaman da iş işten geçmiş oluyor. Yani kurbağalar

değil insanlar kaynamayı bekliyor. Dünya tarihi

savaşlar da dahil bu tür göz göre göre gelen

felaketlerle dolu. İklimle ilgili adımlar atılıyor

gerçi son zamanlarda. Sürdürülebilirlik önem

kazanıyor. Şirketlerin kredibilitesini belirleyen

önemli bir faktöre dönüşüyor. Sıfır emisyon

hedefleri pek çok ülkede on on beş yıl sonrası gibi

çok yakın tarihlere çekildi. Fosil yakıtlı taşıtların

sonu nihayet geliyor. İnsan asansörden, bulaşık

makinesinden vazgeçmez. Elektriğini çatısından

almayı başarırsa bu konuda ümitli olabiliriz. Yine de

yapısında var olan kendini imha etme potansiyelini

küçümsememeliyiz.

NYX

270


Kültür - Sanat / Röportaj

Çocukları yatırma ritüeli

yazmada mucizeler yaratır.

Kurbağa Adası’nda Ozan ve Sibel’in

bir kızı var. Her ikisi için de en büyük

endişe kaynaklarından biri. Sizin de

iki çocuğunuz var bildiğim kadarıyla.

Çocuklarımızla ilgili endişelenmeli miyiz?

Endişelenmeliyiz. Bunun için yeterince neden

var. Ama zaten istemeksek de endişeleniyoruz.

İsviçre’de bir dağ köyünde yaşasak çığ tehlikesinden

endişelenirdik. Çocuk hayvanlarda da dahil canlıların

en büyük endişe kaynağı değil mi? Ama Mars’a

helikopter gönderen, orada oksijen üretmek için

planlar yapan aklın Dünya’yı daha yaşanabilir kılması

hedefine odaklanması da güzel bir olasılık olarak

var. Hayat insana dişlileri, milleri çok ağır ve ezici bir

makine gibi gelse de gerçek aktör, o milleri dişlileri

yapan insandan başka bir şey değil.

Yazma eylemi çok katmanlı bir süreç,

birçok yazar farklı kaynaklardan

besleniyor ya da motivasyon noktaları

farklı. Sizin için bunlar nelerdir,

örneğin ilk kitaplar sırasında özellikle

beslendiğiniz yazarlar ya da kitaplar var

mı? Yazarken uyguladığınız bir ritüel?

Üsluplarını sevdiğim yazarlar elbette var. William

Golding, Vladimir Nabokov, J.G. Ballard, Stanislav

Lem, Ernest Hemingway, H.G. Wells bunlardan

bazıları. Ama beslenme kaynağım dışarıda. Tarih

olmaması gereken olaylar, yaşamamış olması

gereken karakterler bakımından çok zengin. Diğer

yandan bilinç problemi, varlığın doğası, fizik üzerinde

okuyup düşünmeyi sevdiğim alanlar. Bütün bunlar

kitaplarımda beklenmedik şekillerde bir araya

gelebiliyor.

Ritüele gelince; Çocukları yatırma ritüeli yazmada

mucizeler yaratır.

Yeni kitap projeleri mutlaka vardır, şu

anda ne yazıyorsunuz? Ve en son hangi

yazarı okudunuz?

Sırada bir politik satir var. Adı şimdilik Sabotaj.

Dünya’nın ve özellikle ülkemizin baş ağrısı komplo

teorileri ve komplocu zihniyeti odağına ve tiye

alan bir roman. Konya Tuzgölü’nde bir kurgusal

Külliye’de geçiyor. Ülkemizi kurtaracak müthiş

ve gizli bir bilimsel buluşun yabancı istihbarat

servisleri tarafından nasıl sabote edilmeye

çalışıldığını bugünlerde ülkenin ilgi odağı Boğaziçi

Üniversite’sinden bir fizikçinin gözünden anlatıyor.

Çok eğlenceli bir kitap. İthaki tarafından yayına

hazırlanıyor. Ağustos gibi yayınlanmasını bekliyoruz.

Ardından yayınlanan ilk kitabım Denizatı Vadisi’nin

ikinci baskısı da bir aksilik olmazsa İthaki tarafından

yapılacak.

Bunun dışında bir seri katil öyküsü üzerinde de

çalışıyorum. Alt metni kötülüğün doğası oluşturuyor.

Sabotaj’daki eğlenceyi biraz karanlıkla dengelemek

gerek diye düşündüm. Bugün masamda açık

kitaplardan biri Patricia Highsmith’in Trendeki

Yabancılar’ı.

NYX

271


Kültür - Sanat / Röportaj

Sabotaj Selim Erdoğan’ın komplo teorileri ve teorisyenlerini mizahi bir dille

eleştirdiği bir roman. İthaki Yayınları tarafından 2021 yazı sonuna doğru

yayımlanmak üzere yayına hazırlanıyor.

Dünya’yı ve Dünya’daki büyük ölçüde raslantısal gelişmeleri gizli ve sonsuz güçlü örgütlerin asla bitmeyen oyunu

olarak açıklayan teorilere, kopmlo teorileri deniyor. Olaylara ve insanlara iyi ve kötü etiketi basması, aynı basit

modelle açıklayamadığı hiç bir şeyin olmaması hem ahlaki hem entellektüel konforun kaynağı. Belki bu nedenlerle

tercih ediliyorlar.

Aşağıda Sabotaj'dan tadımlık bir bölüm sunuyoruz.

Selvi, büyük odanın bir ucundaki masasından kalkarak Gürler’e doğru yürüdü.

“Hoşgeldiniz Gürler Bey. Nihat Selvi. Külliye Genel Müdürü.”

“Hoş bulduk.”

“Buyurun şöyle geçelim.”

Gürler sol taraftaki duvara asılı zırhı, miğferli yağlı boya asker portrelerine baktı.

“Bunlar kim Nihat Bey?”

“Efendim Türk savaşçı portreleri. İranlı bir ressamın hediyesi. Kurulan her devleti bir asker temsil ediyor.”

Gürler birinin önünde durdu. “Bu Kimmerya Hakanlığı galiba?”

“Olabilir. Çok devlet kurmuş atalarımız. Hepsine vakıf değilim.”

“Conan’a benziyor. Sarı saçlar, alındaki metal band.”

“Kim dediniz efendim?”

“Barbar Conan. Çocukken okurduk. Çizgi roman kahramanı.”

Selvi masasına geçti. “Barbar? Bilakis. Atalarımız atlarıyla, kılıçlarıyla, oklarıyla medeniyetin taşıyıcısı oldular. Biz ona

Medeni Kenan diyelim ahahahahaha. Barbar Conan Medeni Kenan. Ahahahaha. Barbar Conan. Hiç duymamıştım.

Çizgi roman okumazdım. Buyurun oturun.”

Arka duvarda kütüphanenin her iki yanında Başkan’ın bilindik iki resmi alttan aydınlatmanın da etkisiyle bütün

savaşçı portrelerini sönük bırakmıştı.

Gürler madalyalar, ödüller, plaketler ve Türk bayrağı desenli minyatür bir halıyla süslenmiş büyük masif ahşap

masa önündeki deri koltuklarından birine oturdu. Nihat Selvi ellerini masa üzerine kavuşturmuş güleç yüzüyle ona

bakıyordu. Altmışlarında, belli belirsiz bıyıklı, gözlüklü, toplu yüzlü bir adamdı. Kahverengi, kare desenli bir ceket

giymişti. Özenle yana taranmış, hafifçe seyrek simsiyah saçları boyanmış olmalıydı.

“Tekrar hoşgeldiniz Hocam.” Gözlüğünü yukarı itti. “Odanıza yerleşebildiniz mi?”

“Yerleşiyoruz. Teşekkür ederiz.”

“Nasıl? Beğendiniz mi Külliyemizi?”

Gürler Çin malı armatürler ve küvet ayaklarına Nurgül’ün verdiği tepkiyi düşündü. “Evet.”

Selvi beklenti dolu gözlerle bakıyordu. “Bu kadar mı?”

“Evet!?”

“Ehehe. Çinliler gibisiniz Hocam. Onlar da duygularını belli etmezler. Milli gurumuzdur

Berhava. Diğer teknolojik araştırma külliyeleri de öyle ama aramızda kalsın Berhava gözbebeğimizdir. İlk kurulandır.

Avrupalılar da çok beğeniyor. Hayranlıklarını gizlemeye çalışmıyorlar. Bir görmelisiniz. Ağızları fantastik..fantastik

demekten kapanmaya fırsat bulamıyor.”

“Kıskanıyor olmalılar.”

“Kimisi öyle. Bence Çinliler daha çok kıskanıyor. Ağızlarından tek laf çıkmıyor. O kadar gezdiriyoruz, bakıp geçiyorlar.

Laf aramızda pek pisler. İş gereği seyahat ederim hocam. Amerika, Avrupa çok gezdim. Rusya, Pekin, Şangay. Çin

gibisini görmedim. Köpek yiyorlar. Böcek yiyorlar. Bildiğin böcek. Oraları gezdirdiler bize.”

“Yıkamadan mı?”

“Efendim?”

“Yıkamadan yememek lazım.”

“Köpeği mi?”

“Her ne yenecekse.”

“Eee. Evet..Neyse. Ama tabii yanlış anlamayın. Biz her şeyi göstermiyoruz. Esas çalışmaları görseler dipleri düşer.

Onlara çevreyi gezdiriyoruz. Çiçekler, giriş holü, sinema salonu bir de Endülüs geometrisi araştırma laboratuarı.”

NYX

272


Kültür - Sanat / Röportaj

“Endülüs geometrisi derken?”

“Endülüs evet. Bakın bu tanınmıyor Dünya’da. Siz bile bilmiyorsunuz belli ki hocam. Bir geometri düşünün ki

bildiğimiz geometriden çok daha üstün olsun. Rusların Endülüs geometrisiyle ilgili gizli çalışmaları var. Uzay çağını bu

geometri çizecek diyorlar.”

“Ben Riemann falan bilirim de Öklid’den şaşmam. Endülüs geometrisi nasıl bir şey?”

“Endülüs’teki atalarımızın yaptıkları çalışmaları yeni yeni deşifre ediyoruz. Yüzlerce yıl süsleme gibi bakıp geçtik

onlara.”

“Bildiğimiz geometrilerden farkı ne?”

“İşte çalışıyor arkadaşlar üzerinde. Muazzam bir şey. Böyle yeni geometrik şekiller var. Üçlü beşgen, beşli üçgen.

Endülüs üçgeni adını verdikleri şeyler. İç açılarının toplamı 361 derece.

Bildiğimizden bir derece fazla. Üç yüz altmış biliriz ya biz.”

“Yüz seksen.”

“Üç yüz altmış bir neyle neyin çarpımı Hocam? On dokuz. Evet bildiğimiz on dokuz.”

“!?”

“Muazzam değil mi?”

“Öyle mi? Nesi muazzam?”

“Aslında ben de tam vakıf değilim. On dokuz şeydir ya işte. Neyse. Efendim trigonometri, logaritma sil baştan olacak

deniyor. Tam bir devrim.”

“Kalkülüse dokunmasınlar da. Baştan öğrenemem bu yaştan sonra.”

“Bakın bazı şekilleri nasıl yaptıkları hala sır. Diyorlar ki o yıllarda yapılması imkansızmış.

Bilgisayarla bile zormuş.”

“Uzaylılar yardım etmiştir.”

“İşte geleceğin matematiği diyorlar hocam. Hayret edersiniz. Koca bir ekip çalışıyor üzerinde.Hepsi parlak çocuklar.

Külli hesap geliştirdiler. Bir ekip de İspanya’da. Çizimleri yerinde inceliyor. Neyse bu çalışmalar açık. Her yere yayılsın

istiyoruz. Almanya’daki çocuk Endülüs geometrisini bilsin,üçlü beşgen çizsin. Külli hesabı o da öğrensin.”

“Külli hesap nedir Nihat Bey?”

“Bakın o yepyeni bir şey. Integral hesabı batıdan geldi değil mi? Oysa Endülüs’te var bu. Çocuklar buldu çıkardı. Tabii

adını biz koyduk.”

“Kalkülüs de gitti!”

“Endülüs geometrisi ve külli hesap. Üzerinde çalışan arkadaşlar kuantum fiziğinin muammalarını çözeceğini söylüyor.

Size de faydası olacaktır.”

“Merak içindeyim.”

“Size çalışmalarla ilgili belgeler göndertirim. Evet. Neyse. Gizliliğe son derece önem veririz. Geometri ve külli hesap

herkese açık. Dost ve kardeş ülkelere Külliye’nin bir bölümü. Çin’e karşı da dikkatliyiz. Çok seyahat ederim iş gereği.

Avrupası, Amerikası, Rusyası Pekin’i, Şangay’ı. Nasıl hin oğlu hinler bilseniz. Dikkatle seçilmiş mekanları gezdiriyor

mihmandar. Federasyona da yazdıydım.”

“Federasyon?”

“Paten federasyonu. Denetçisiyim oranın. Türkiye Buz Pateni Federasyonu. İşte ek görev gibi.”

“Ek görev. Evet.”

“Neyse. Mesela İngilizler kapıdan içeri giremez hocam.”

“E onlar da Endülüs geometrisi öğrensin?”

“Onu öğrensin tabii. Ama Külliye’ye sokmuyoruz onları. Geçen sene bir konsolos gelecek dediler. Gromer mi ne adı.

Olmaz dedik. Konya’da karşıladık bu Gromer’i. Mevlana kebap yedirip gönderdik. Bu adamlar herkesin gözü önünde

Mısır kral mezarlarını çalmadılar mı?”

“Bıraksanız piramitleri söker götürürler. İyi yapmışsınız.”

“Her şeyin arkasında bu İngilizler. Şimdi perde arkasındalar. Amerika’yı kurup öne çıkardılar. Size de garip gelmiyor

mu hocam iki yüz yıllık bir ülkenin Dünya’yı yönetmesi. İstanbul fethedildiğinde Amerika’da yüzünü gözünü boyayan

affedersiniz anadan üryan kızılderililer vardı.”

“Bir zamanlar İngiliz de barbardı. Bazen olur öyle tarihte. Kimi çöker kimi yükselir.”

“Sorarım size İngilizlerle Amerika hiç savaştı mı? Bak o kadar savaş oldu. Birbirlerine sıktıkları bir mermi var mı Allah

aşkına?”

“Bağımsızlık savaşı?”

“Efendim?”

“Kolonilerle İngiltere’nin savaşı? Hani çizgi roman vardı. Teksas. Çelik Bilek? Orada da geçer.”

“Çizgi romana kızardı rahmetli babam. Neyse ne alırsınız hocam? Kahve?”

“Şekersiz olsun.”

NYX

273


Yaz

2021

Görünümleri

NYX

274


LA DOUBLEJ / BEYMEN

NYX

275


DEVOTION / BEYMEN

NYX

276


Moda

DODO BAR OR / BEYMEN

NYX

277


MAYGEL CORONEL / BEYMEN

NYX

278


ROCOCO SAND / BEYMEN

NYX

279


CULT GAIA / BEYMEN

NYX

280


Moda

ZIMMERMANN / BEYMEN

NYX

281


JACQUEMUS / BEYMEN

NYX

282


CHLOE / BEYMEN

NYX

283


NYX

284