Aufrufe
vor 8 Monaten

EUROPA JOURNAL - HABER AVRUPA FEBRUAR 2018

www.europa-journal.net

ŞUBAT

ŞUBAT 2018 HABER AVRUPA AVUSTURYA - 6 © Lupo / pixelio.de Avrupa'da Halk Neden Silahlanıyor? Avusturya ve Almanya başta olmak üzere birçok AB ülkesinde halk silaha yöneliyor... AVUSTURYA: Avusturya İstatistik Dairesi ve İçişleri Bakanlığı verilerine göre normal vatandaşlardaki ateşli silah sayısındaki büyük artış devam ediyor. Silah mağazaları sahipleri kendilerini güvende hissetmeyen ve savunma amaçlı olarak halkın silahlandığını belirtiyorlar. Ateşli silah satışları göçmen akınının yaşandığı dönemlerden itibaren ciddi bir artışa geçti. Avusturya genelinde 1 milyonun üstünde kişinin silah ruhsatının bulunduğu tahmin ediliyor. Ülke genelinde özellikle kadınlar, artan saldırılar ve güvenlik endişesiyle kendilerini korumak için biber gazı bulundurmayı tercih ediyor. ALMANYA: Alman halkı da silahlanmaya devam ediyor. Almanlar genelde "küçük silah ruhsatı" alıyor. Bu ruhsata sahip olduğunuzda, beraberinizde biber gazı spreyi ya da kuru sıkı mermili silah taşıma izniniz oluyor. Bu tür tabancalarla gerçek mermi kullanılamasa da tahriş edici gaz içeren mermi kullanılabiliyor. Özellikle son iki yılda silah ruhsatı alan Almanların sayısında büyük artış olduğu kaydediliyor. Elektroşoklu ya da biber gazı içeren cihazların satışının aşırı düzeyde arttığı, stokların tükendiği bildiriliyor. Dörtte biri kendini güvende hissetmiyor Kamuoyu araştırmaları enstitüsü Infratest Dimap'ın düzenlediği bir anket, Almanların yüzde 23'ünün kendini "nispeten güvende hissetmediğini" ya da "hiç güvende hissetmediğini" ortaya koydu. Ankete katılanların üçte biri akşam saatlerinde belirli cadde ve semtlere gitmemeyi, yüzde 44'ü ise akşamları toplu taşıma araçlarını kullanmamayı tercih ettiklerini belirtti. Yüzde 55'lik bir kesim de hava karardıktan sonra evden mümkün oldukça dışarı çıkmamayı yeğliyor. Soru yöneltilenlerin üçte ikisi, kendilerini savunmak üzere biber gazı spreyi ya da silah taşıdıklarını belirtiyor. Sığınmacı akını tetikledi Alman halkının silah ruhsatına ilgisinin arttığı dönem, tam da Almanya'nın sığınmacılara kapısını açtığı tarihlere rastlıyor. Nitekim bu araştırma kapsamında "En çok hangi gruplardan korkuyorsunuz" diye sorulduğunda, ankete katılanların yüzde 32'si, "Yabancılardan ve sığınmacılardan" yanıtını veriyor. Almanya’da uzun süre listede ilk sırada yer alan "Neo-Naziler ve aşırı sağcılar" ise en çok korkulan ikinci grup olarak gösteriliyor. Avusturya Bakanlar Kurulu’ndan Dil Teşvik Kararı... Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Avusturya'nın farklı eyaletlerinde çifte vatandaşlık sorunu ile ilgilenen birimlerin son birkaç ayda yasadışı Türkiye- Avusturya çifte vatandaşlıkları ile ilgili yaptıkları binlerce incelemede şimdiye kadar yaklaşık 30 vatandaşlıktan çıkarma kararı verildi. FARKLI EYALETLERDE SORUŞTURMA Başkent Viyana’da eyalet vatandaşlık birimi MA 35’de güncel 6.655 olay üzerinde çalışılıyor. Son dönemde vatandaşlığın kaybettirilmesi kararı sadece 4 kişide uygulandı. Yukarı Avusturya’da 6, Aşağı Avusturya’da 2, Salzburg’da 10, Tirol’de ise sadece 1 karar çıktı. Burgenland ise 124 davanın şimdiye kadar 3’ü karara bağlandı. Kärnten’de 70 dava hala sürüyor, Steiermarkt’ta 1, Vorarlberg’de ise 9 vatandaşlıktan çıkarma kararı mevcut. Yeni Almanca Destek Sınıfları Geliyor Geçtiğimiz günlerde Bakanlar Kurulu Almancası yeterli olmayan öğrenciler için yeni bir karara imza attı. Karar gelecek eğitim ve öğretim yılından itibaren uygulanacak. Karara göre 15 saat ilkokullarda, 20 saat yeni ortaokul ve genel liselerin alt basamaklarında zorunlu Almanca destek sınıfları geliyor. Eğitim Bakanı ÖVP'li Heinz Faßmann bu sistemin düşünülüp tartılmış bir konsept olduğunu, sınıfların her bir okulun kendi bünyesinde oluşacağından ötürü 'Getto Okullar' endişesinin çok yersiz olduğunu ifade etti. Almanca derslerinin sömestirlik konacağını ve olabildiğince kısa tutulacağını, hedefin normal sınıfa en çabuk bir biçimde geçişin sağlanması olduğunu ifade etti. Okula kayıttan önce test Yeni modele göre okula kayıt sırasında 'Almancası yetersizdir' ibaresi bulunan her çocuk standart bir testten geçirilecek. Testte başarısız sayılan düzenli olmayan öğrenci (außerordentlicher Schüler) olarak sınıflanacak ve bunlar Almanca destek sınıfına gidecek. Bu sınıflarda zorunlu haftalık 15-20 saat kendi ders planına D e utschförderklassen im M inisterrat b e s c hl ossen Kaç Avusturyalı Türk Vatandaşlıktan Çıkarıldı? göre Almanca dersi görecek, resim, müzik ve beden gibi derslerde yaşlarına göre normal sınıflara devam edecekler. Her dönem sonunda Avusturya genelinde ortak bir sınavla öğrencilerin normal sınıflarda dersleri takip edip edemeyecekleri belirlenecek, başarılı olmaları durumunda doğrudan normal sınıflarına geçiş yapabilecekler. Diğer durumda ise öğrenciler en fazla 4 dönem Almanca destek sınıflarında kalacaklar. Normal sınıflarına geçişten sonra da haftada 6 saat Almanca destek kursları almaya devam edecekler. Der Ministerrat hat eine Punktation zu Deutschförderklassen für Schüler mit fehlenden Sprachkenntnissen beschlossen... Çifte Vatandaş Türkler Hedefte ÇİFTE STANDART DEVAM EDİYOR Çifte vatandaşlık gerekçesiyle soruşturma geçiren birçok Türk aile bu durumdan şikâyetçi. Resmi makamların en ufak şüpheden yola çıkarak, kendilerinden çifte vatandaş olmadıklarını kanıtlanmasını talep ettiklerini ancak bu uygulamanın sadece Türkiye kökenli vatandaşlar üzerinden yapılmasının bir ayrımcılık ve çifte standart olduğunun açık kanıtı olduğunu vurguluyorlar. Çifte vatandaş olan diğer ülke vatandaşlarının varlığı herkes tarafından bilinen bir gerçek olsa da ilgili kurumların bunu görmezden gelmesi, Avusturya ile Türkiye devletleri arasında yaşanan problemlerden kaynaklanıyor ve bu durumdan sadece Türkiye kökenli vatandaşlar mağdur ediliyor. Entegrasyonun En Önemli Şartlarından Biri Lisandır... Viyana (OTS) - Avusturya Halk Partisi (ÖVP) Kadınlar Kolu Başkanı Dorothea Schittenhelm Eğitim ve Bilim Bakanı Heinz Faßmann’ın 'Okullarda Almancanın desteklenmesi' planı ile ilgili yeni sistem önerisi hakkında açıklamalarda bulundu: ''Eğitim Bakanı Faßmann’ın önerdiği Almanca teşviki ile ilgili yeni sistem sayesinde yetersiz Almanca nedeniyle dersleri zor takip edebilenler için gelecekte daha iyi bir destek imkânı geliyor. Yeterli dil bilme başarılı bir entegrasyonun anahtarıdır. Yeni Almanca teşvik sınıfları sistemiyle öğrenciler daha iyi ve hedef odaklı desteklenecek. Şimdiye kadar 11 saat olan Almanca dersleri ilkokullarda 15, ikinci basamak 1’de 20 saat oluyor. Her eğitim dönemi sonunda ortak bir dil düzeyi kontrol imtihanı olacak ve akabinde dil hedeflerine ulaşılması şartıyla normal derse katılım sağlanacak. Yeni sistemin bir avantajı daha var ki, normal derse katılmayı başaranlara da mali ve bireysel destek artarak devam edecek.''

7 - AVUSTURYA HABER AVRUPA ŞUBAT 2018 Ö S EUROPA T E R R JOURNAL I E C H Avusturya’da Tatil Yine Revaçta Geçtiğimiz günlerde Avusturya İstatistik Kurumu turizm sektöründe 2017 senesinin kesin olmayan istatistiklerini yayınladı. Buna göre: Avusturya’da tatil yapanların sayısı artmaya devam etti. Toplamda turist sayısı 2017’de %3.8’lik bir artışla yaklaşık 43.1 milyon oldu. Alman ve Hollandalılar ilk sırada yer aldı. Otel, pansiyon ve tatil evlerinde geceleme sayısı 144.4 milyon oldu. En çok turist yine Almanya (53.6 milyon geceleme) ve Hollanda’dan. Rusya’dan gelen turist sayısı da önemli bir şekilde artmaya devam ediyor (2017’de artış %18’den fazla). Yerli turist geceleme sayısı 38.5, yabancı turist geceleme sayısı da %3 artışla 105.9 milyona ulaştı. Yerli turist sayısı 13.6, yabancı turist sayısı 29.5 milyon oldu. En çok tercih edilen eyalet Viyana oldu. Gecelemelerde Almanya ve Hollanda’yı İsviçre ve Lichtenstein, İngiltere (3.7 milyon geceleme) ve İtalya (2.9 milyon geceleme) izledi. Geçtiğimiz yıl Avrupa’nın genelinde gecelemelerde artışlar kaydedildi. AB İstatistik Bürosu Eurostat’ın açıklamasına göre 3.25 milyar geceleme oldu. Gecelemelerin hafif bir düşüş gösterdiği tek ülke Lüksemburg oldu. Eurostat verilerinde 2017 Avusturya’daki gecelemeler 120.6 milyon olarak kayıt edildi. (Artış %2.3) Gecelemelerdeki artışta Letonya ilk sırada (%12). Slovenya (%11.3), Hırvatistan (%10), Portekiz (%8), ve Çek Cumhuriyeti (%7.7) Letonya’yı izledi. Danimarka (%1.8) ve İsveç’teki (%0.5) artışlar oldukça düşük gerçekleşti. İngiltere ve İrlanda ile ilgili veri mevcut değil. Geceleme sayısı bakımından lider yine İspanyaydı (471.4 milyon geceleme). İspanya’yı Fransa (431.3 milyon), İtalya (424.7 milyon) ve Almanya (399.9 milyon) takip etti. Lüksemburg 2.9 milyon geceleme ile en düşük değere sahip AB ülkesi oldu. Kolumne von Mag. Dr. TARIK METE office@mete.or.at Die Kinder zweiter Klasse In dieser Ausgabe möchte ich mich dem Thema „Ghettoklassen“ widmen. Viele erachten diesen Begriff als etwas überspitzt, aber letztendlich trifft er den Nagel auf den Kopf. Die Trennung von Kindern mit unzureichenden Deutschkenntnissen von ihren gleichaltrigen Schulkollegen ist schlichtweg nichts anderes als ein Zweiklassen-Bildungssystem, das lediglich dazu dient, in jungen Jahren die Kinder auszusortieren. Die Segregation von Kindern in eigenen „Ausländerklassen" führt natürlich auch zu einer Stigmatisierung von Kindern mit anderen Erstsprachen als Deutsch. Sinnvoller wäre es, mit mehr Lehrkräften neben dem regulären Unterricht auch die deutsche Sprache zu fördern und den Kindern mehr Zeit für den Spracherwerb zu geben. Kinder lernen aber nicht nur vom Lehrpersonal, sondern auch von ihren Mitschülern. Dies wird diesen Schülerinnen und Schülern komplett verwehrt. Die Vielfalt und Solidarität in einer Klassengemeinschaft rücken durch diese Maßnahme in den Hintergrund, während hingegen der Leistungsgedanke und der egozentrierte Wettkampf zwischen den Kindern in den Vordergrund geschoben werden. Es ist natürlich notwendig, dass die deutsche Sprache so schnell wie möglich erlernt und die Defizite im Vergleich zu den deutschsprachigen Kindern so schnell wie möglich überwunden werden – dafür sind selbstredend entsprechende Fördermaßnahmen nötig, aber der Schlüssel ist sicher nicht die Schaffung von Parallelstrukturen in der Schule. Die Politik beschwert sich seit Jahren darüber, dass Minderheiten sich in Parallelgesellschaften abschotten, aber forciert durch diese Bildungsreform selbst eine parallele Struktur zur Mehrheitsgesellschaft und das schon im Kindesalter. Diese Trennung wird sich bei den Kindern wie ein roter Faden durch das ganze Leben ziehen, sowohl im sozialen sowie gesellschaftlichen als auch im schulischen und beruflichen Zusammenhang. Diese Stigmatisierung wird das Zusammenleben in unserer Gesellschaft sicherlich nicht fördern. Die Frage wird auch sein, wer darüber entscheidet, wer in welche Klasse kommt. Schon jetzt haben wir das Problem, dass Kinder, die kleine sprachliche Defizite oder überhaupt nur einen ausländischen Namen haben, als außerordentliche Schülerinnen und Schüler geführt werden. Der Grund dafür ist, dass entsprechende finanzielle Mittel pro „außerordentlich“ geführtem Kind für die Bildungseinrichtung geknüpft sind. Bei den „Ghettoklassen“ wird es nicht anders sein. Daher befürchte ich, dass die Schulen daran interessiert sein werden, so viele Kinder wie möglich in diese Klassen zu stecken. Und dort wird es auch sprachliche Unterschiede zwischen den Kindern geben, die genauso eine Herausforderung sein werden. Nennen wir also das sprichwörtliche Kind beim Namen: Der schwarz-blauen Regierung geht es nicht um die Schülerinnen und Schüler, die in diese „Ausländerklassen“ kommen, sondern vielmehr um die Förderung der Kinder, die in den „besseren“ Klassen verbleiben. Schwarz-Blau hat sich und wird sich nie für die Schwächeren in unserer Gesellschaft einsetzen - nicht in der Sozial- und Arbeitsmarktpolitik, nicht in der Wirtschaft und eben auch nicht im Bildungsbereich. Zusehen und Nichtstun, während ein Zweiklassen-Bildungssystem etabliert wird, ist keine Option. Daher sollte man alles tun, um gesellschaftlich und politisch dagegen vorzugehen. Wie wäre es etwa mit einer Petition? Lasst uns gemeinsam eintreten für eine Zukunft, in der jedes Kind "erstklassig" ist. İçişleri Bakanlığı’ndan Hayalet Sürücü Uyarısı... Avusturya’da Hayalet Sürücü Sayısının Artışı Korkutuyor Geçtiğimiz yıl 409 kez ters yöne giren hayalet sürücülere karşı uyarı anonsu yapıldı. Bu bir önceki yıla göre %12.7 artış anlamına geliyor. (En yüksek yıl olarak 2008’de 497 uyarı anonsu yapılmıştı.) Hayalet sürücülerden dolayı en sık anons A2 otobanının Graz bölgesinde (29 anons) ve en yoğun Pazar günleri 79 kez yapıldı. İçişleri Bakanlığının açıklamalarına göre 2017’de 13 hayalet sürücünün sebep olduğu trafik kazalarında 3 kişi hayatını kaybetti (2016’da 2 kişi), 5 kişi ağır yaralandı. Geçen 30 sene içinde ise toplamda 115 kişi bu tür kazalarda canından oldu. Bölgeler arasındaki farklar büyük. Eyaletler sıralamasında Steiermark liderliğini korudu (96 anons). 2. ve 3. sırada Aşağı Avusturya (87 anons) ve Tirol (69 anons) yer aldı. Daha sonra sırasıyla Yukarı Avusturya (55), Kärnten (42), Salzburg (27), Viyana (13) geldi. Son sırayı 10 anons ile Vorarlberg ve Burgenland paylaştı. En fazla hayalet sürücüye A2 otobanında (86 anons) rastlandı. Hatalı sürücülerin zaman bakımından en uzun süre içinde kaldıkları otobanlar Viyana’daki A23, Tirol’deki A12 ve A13 otobanları oldu. Hayalet sürücüler daha çok hafta sonlarında trafikte yer aldılar ve bu sürücülerin 21.00- 24.00 saatleri arasında en çok ters şeride girdikleri tespit edildi. Riskin en az olduğu saatler 6.00-9.00 olarak kayıtlara geçti. Aylar açısından en yoğun ay 45 anonsla Ağustos, en az hayalet sürücü anonsu 22 ile Şubatta gerçekleşti. 11 Temmuz ve 12 Kasım 2017 tarihlerinde 7’şer uyarı anonsu gerçekleşti. 25 Haziran 2006’da bir günde 10 hayalet sürücü uyarı anonsu yapıldı ve o gün bir rekor oldu. 2017’de Piyasadaki Sahte Para Azaldı Avusturya Merkez Bankası’nın yayınladığı son istatistiğe göre 2017’de ele geçirilen sahte para sayısı (9.892 adet) 2016’ya göre (12.234 adet) azaldı. En çok sahte para (%42) Viyana’da, sonra sırasıyla Aşağı Avusturya (%14) ve Steiermark’ta (%9) ele geçirildi. Zarar Azaldı... Sahte para nedeniyle oluşan zarar %25 oranında azalarak 567.075 euro oldu. 100 euro banknotta 2017’de 871, 2016’da 2.024 adet, 200 euro banknotta 2017’de 141 ve 2016’da 408 adet sahtecilik yapıldı. En fazla sahtecilik yapılan banknotlar yine sırasıyla 50 euro (%64.4) ve 20 euro (%20.3) oldu. Bu banknotlar Euro Bölgesi’nde de en büyük oranda sahtesi yapılan kategori (%88). Avusturya Merkez Bankası yönetim kurulu üyesi Kurt Pribil yaptığı açıklamada yeni 50 euroluk banknotların çok güvenliği olduğunu ve sahtecilik oranının gerilemesinin, içinde bulunduğumuz 2018 yılında olacağını ifade etti. Yeni 100 ve 200 euro banknotların ise 2019’da piyasaya sunulması planlanıyor. ‘Avrupa Otobüsü’ Nisan 2018’de bütün eyaletleri dolaşmak için yollarda olacak. Otto Wagner’li 500 euro, Erwin Schrödinger’li 1000 Avusturya Şilini ise 20 Nisan’a kadar değiştirilebilecek. İlaveten Merkez Bankası 2018 yazında Avusturya genelinde ‘Euro Bilgilendirme Turunda’ halkı euro banknotlar üzerindeki güvenlik özellikleri hakkında bilgilendirecek.

OMPA 2018