ERP HABER dergisi Aralık 2016

erphaber

ERP HABER Dergisi Aralık 2016 Sayısı yayında. 2008’den beri dijital yayın hayatında olan Türkiye’nin ilk ve tek ERP Haberleri dijital platformu olan ERP HABER, Apple için App Store ve Android için Google Play‘den indirilebilen mobil dijital dergisinin Aralık 2016 sayısını yayınladı. http://www.erphaber.com.tr

İYİ YILLAR…

Ülkemiz ve dünya ekonomisi için oldukça önemli ve bir o

kadar da zorlu bir yılı geride bırakıyoruz. Bu yıl içerisinde

yaşanan gelişmeler kuşkusuz ki ekonomimizi de oldukça

etkiledi ve hala etkilerini hissettirmeye devam ediyor. Tüm

bunların arasında bütün bir yılı değerlendirdiğimizde yazılım

sektörünün grafiğinin geçen yıllara oranla daha yüksek

rakamlarla ilerlediğini görebiliyoruz.

ERP HABER olarak tüm bu gelişmeleri sıcağı sıcağına ve

doğru bir şekilde sizlere sunmaya çalıştık. Gösterdiğiniz ilgi

ve bizlere ilettiğiniz mesajlarınızla bizleri desteklediğiniz

için sizlere bir kez daha teşekkür ederiz. Dergimizin bu

sayısında Türkiye’de yazılım sektöründeki rekabet

ortamını şekillendiren firmaların 2016 yılını

değerlendirmelerini ve 2017 yılından beklentilerini

işledik. Aynı zamanda bu yılın son sayısında Mikro

Yazılım’ın kapak konusu ile geçtiğimiz ay boyunca

ERP ile ilgili tüm haber, makale ve etkinlik sizler

için derledik.

2016 yılı içerisinde yazılım sektöründeki

hareketlilik bizlere 2017 yılının çok daha

fazlasını vereceğini hissettiriyor. 2017 yılı

içerisinde ERP ile ilgili tüm haberleri en hızlı ve

doğru bir biçimde ulaşabileceğiniz tek kaynak

olmaya devam edeceğiz.

Sektördeki tüm firmalarımızın ve

okuyucularımızın iyi bir yıl geçirmesini

diliyoruz.

12|Aralık|2016

Genel Yayın Yönetmeni:

Harun Doyuran – harun.doyuran@erpnews.com

Editör:

Yağmur Şahin – yagmur.sahin@erpnews.com

İş Geliştirme Direktörü:

Pınar Şengül – pinar.sengul@erpnews.com

İçerik ve Operasyon Takım Lideri:

Yağmur Şahin - yagmur.sahin@erpnews.com

Yazılım Takım Lideri:

Kağan Onbaşılar – kagan.onbasilar@erpnews.com

Sosyal Medya Takım Lideri:

Katie Slimov – katie.slimov@erpnews.com

İçerik Asistanı:

Burcu Nihal Demirci– burcu.demirci@erpnews.com

Türkçe İçerik Departmanı – info@erphaber.com

İngilizce İçerik Departmanı – info@erpnews.com

Reklam ve Pazarlama Departmanı – info@clickcarrot.com

Adres:

İstanbul Merkez:

Altunizade Mah. Kalfa Çeşme Sok. Validebağ

20B-10 Altunizade - Üsküdar – İstanbul

İzmir Operasyon Merkezi:

Tuna Mah. 1690 Sok. No:5 Ofis:402

Karşıyaka - İzmir

İmtiyaz Sahibi:

Click Carrot Digital Marketing Agency -

Harun Doyuran

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|3|

www.erphaber.com.tr


3 Editör

6-9 Türkiye’de yazılım sektörünün nabzını tutan

firmalara 2017 yılından beklentilerini sorduk.

10-13 Mikro Yazılım Alpaslan Tomuş

14-15 Dijital müşteri deneyimlerini CMS ve CRM ile

nasıl yönlendirebilirsiniz

16 2017 İçin Önleminizi CPM Analytics İle Alın

18 abas ERP ile Finans Ve Muhasebe

Departmanlarına Değer Katın

20 Efitaş İnşaat’ın tercihi,Uyumsoft webERP oldu

22 Cabinet Vision ve Login ERP entegre çalışacak

24 Logo Yazılım, Türkiye’nin en hızlı büyüyen

teknoloji firmaları listesinde yer aldı

26-27 Operasyonel Mükemmellik ve

ERP Sistemlerine Geçiş

28-29 ERP, 3D baskı ile birlikte üretim dünyasını

altüst etmeye hazır

30 Login ile Üretimde Veri Toplama ve ERP

Entegrasyonları

31 En Büyük Güvenlik Riskini Çalışanlar Yaratıyor

Şirketler Risk Altında Çalışanların %88’i Siber

Güvenlikten Bihaber

32 2020 yılında veri depolamaya 13,2 milyar

dolar harcanacak

33 IFS’ten Türk Aile Şirketlerine 2T Formülü

34-35 Dünya Yazılım Devi SAP’den Dijital Ekonomiye

Destek: Mültecilere Kod Eğitimi

36-37 abas ERP İle İleri Planlama, Çizelgeleme (APS)

38 IAS Ailesi İyilik Peşinde Koştu

39 "Herkes Bir Gün Yazılımcı Olacak!"

40 CRM’in Modası Geçiyor Mu?

41 Neden Şirketlerin Müşteri İlişkileri Yönetimine

İhtiyacı Vardır

42-43 Güvenli ERP

44 Dengeli İşletme ve Veri Hâkimiyetinin Önemi

45 Yapay zeka, KOBİ’ler için tehlike mi?Fırsat mı?

46-47 ERP Kullanmak, Çalışanları Sıradanlaştırır mı ?

www.erphaber.com.tr

|4|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Yapay zeka,

KOBİ’ler için tehlike mi?

Fırsat mı?


abas

2016 yılını abas açısından değerlendirebilir

misiniz?

2016 yılı ülkemizde malum sebeplerden

dolayı oldukça zor geçti. Bunun tüm sektörlere

etkilerine biz de çok defa şahit olduk. Siyasi

ve ekonomik belirsizliğin getirdiği durgunluk

nedeniyle çoğu firma ayakta kalabilme çabasıyla

ERP ve diğer yazılım projelerini öteleme yoluna

gitti. Milletçe birlik olarak zorlukları aştığımız bu

dönemde, biz de abas Türkiye ekibi olarak üretici

firmalarımıza elimizden geldiğince destek olduk

ve olmaya da devam ediyoruz.

Her ne kadar sektörde yer alan çoğu

meslektaşımız gibi bu dönem bizleri de

etkilese de yılsonuna yaklaştığımız bu günlerde

hedeflediğimiz noktaya ulaşmanın mutluluğunu

yaşıyoruz. ERP pazarı her yıl ülkemizde hızla

gelişiyor. abas da bu gelişmeden global gücü,

zengin fonksiyon altyapısı, mutlu müşteri profili

etkisi ile fazlası ile yararlanıyor. Yeni projeler,

yeni başarı hikayeleri, yeni versiyon ile gelen

özelliklerle dolu bir yılı geride bıraktık.

2017

yılından

abas’ın

beklentileri

nelerdir?

2017

yılı yine

hedeflerimizi

büyüttüğümüz

bir yıl olacak.

Yeni yıla

Türkiye

Merkez

ofisimizi yeni adresine taşıyarak gireceğiz.

Danışman ekibimiz de yine aynı şekilde

büyümeye devam ediyor. Bir yandan

implementasyon aşaması devam eden

projelerimizi başarı hikâyeleri oluşturarak canlı

kullanıma geçirirken, diğer yandan gelecekteki

hedeflerine abas ERP ile ulaşacak yeni "gizli

şampiyon" firmalarla tanışacağımız bir yıl

olacağına inanıyoruz.


Cloudyflex

2016 yılını Cloudyflex açısından değerlendirebilir

misiniz?

2016 yılının ilk yarısında oldukça hızlı büyüyerek

Zoho CRM çözüm ailesi ile birçok sektörde CRM

projesini hayata geçirdik. Özellikle Bilişim, Sağlık,

Gayrimenkul ve Profesyonel Hizmetler alanlarında

birçok yeni müşteri elde ettik. Gayrimenkul/Emlak

sektörüne dönük uzmanlığımız doğrultusunda

sektöre özel dikey bir CRM uygulaması geliştirdik. Bu

uygulama gayrimenkul firmalarına 'Dijital Pazarlama,

Müşteri ve Portföy Yönetimi' ile ilgili ihtiyacı olan tüm

modülleri bütünleşik olarak sunabiliyor. Zoho CRM'in

başarılı CRM ürünleri, artan ciromuz, ekibimiz ve

proje tecrübemiz ile 2016'da 'Zoho Premium İş

Ortağı' olduk. 2016 yılının 2. yarısı özellikle darbenin

yarattığı durgunluğun etkisiyle biraz daha yavaş

geçti. Birçok müşterimiz yatırımlarını durdurdu

veya ertelediler. Buna rağmen ikinci yarıyılda da

beklediğimiz birçok projeyi hayata geçirme fırsatımız

oldu. Zoho CRM ailesi dünyadaki CRM alanındaki

liderliğini pekiştirerek küresel alanda lider firmalardan

birisi oldu.

2017 yılından Cloudyflex’in beklentileri nelerdir?

Özellikle küresel alanda geçtiğimiz aylardaki siyasi

ve ekonomik gelişmeler etkisinde 2017'nin oldukça

zorlu bir yıl olacağını düşünüyoruz. 2017'de tüm

sektörlerde firmaların yatırımlar ile ilgili temkinli

olacağını düşünüyoruz. Genel anlamda ekonomik

büyümenin de 2016'ya göre daha düşük kalacağını

öngörüyoruz. Diğer yandan ana faaliyetimiz olan

CRM alanının sektörün üzerinde büyüyeceğini

düşünüyoruz. Zira CRM firmaların rekabet ve satış

gücünü arttıran ve verimli hale getiren bir çözüm

alanı. Firmalar CRM'e yaptıkları yatırımı 'Artan Ciro'

ve 'Artan Satış Verimliliği' ile kat kat çıkartabiliyorlar.

CRM sayesinde hem satış ekibinin verimliliği

arttıyor hem de yöneticiler ve patronlar önlerini çok

daha iyi görebiliyorlar. Bu nedenle CRM alanında

2017'de birçok projenin hayata geçirileceğini

düşünüyoruz. Özellikle Orta ölçekli firmalarda ve

KOBİ segmentinde CRM yatırımlarının artacağını

düşünüyoruz.

CPM Yazılım

2016 yılını CPM açısından değerlendirebilir

misiniz?

2016 yılında TL bazında pazar büyümesinin

yine yüzde 15-20 bandında olacağı öngörülüyor.

Hizmet kategorisinin bu büyümede daha büyük artış

sağlaması en büyük hedefimiz. Bizler “Türkiye’nin

yazılım konusunda akla ilk gelen ülkelerden biri

olması için çalışmayı” vizyonumuz olarak belirledik.

Biliyoruz ki sadece kendimiz veya şirketimiz için

değil ülkemiz için çalışıyoruz. Bu nedenle de tüm

sektör çalışanlarının aynı vizyonu benimsemesini

diliyoruz. Bu farkındalığı sağlamamız durumunda

kısa bir süre sonra bilgi teknolojilerinde akla gelen

ilk ülkelerden biri Türkiye olacak ve beyin göçünün

durmasını sağlayıp ülkemiz için büyük yatırımların

önünü açacağız. CPM Yazılım, bu büyümenin öncü

firmalarından biri oldu. Çalışan sayısını bir önceki

yıla oranla yüzde 182 artırdı. CPM Yazılım olarak

sadece yazılım üretmekle yetinmeyip, uygulama

ve satış sonrası destek hizmetlerimizle, neredeyse

Türkiye’nin %80’ine yakın bir oranda, 5 bölgede

hizmet veriyoruz.

2017 yılından CPM’in beklentileri nelerdir?

CPM Yazılım olarak 2017 yılından oldukça

umutluyuz. 2017 milli yazılıma ve Türk yazılımcılarına

olan güvenin artacağı bir yıl olacak. Geçtiğimiz

günlerde de sıkça gündeme taşıdığımız ve yabancı

yazılımların oluşturabileceği güvenlik risklerinden

tekrar bahsetmemize gerek olmadığını düşünüyorum.

Rakamsal bazda beklenti paylaşmak yerine CPM

Yazılım olarak yeni ürünlerimiz ve genişlettiğimiz

çözüm ortaklığı ağımız ile 2017 yılında Türkiye’nin

kendi markalarına, özellikle kamu ve milli güvenliğin

aşırı derecede önemli olduğu noktalarda olmayı

planlıyoruz.

CPM Yazılım olarak öncelikli hedeflerimiz arasında

Türk sanayisine ve milli güvenliğimize hizmet ederek

ülke çapında akla ilk gelen yazılım firması olmak var.

Hedef ise, tüm Türkiye’de CPM. Türkiye pazarında

son 5 yılda 2’nci sıraya yerleştik. Kısacası güvenle

büyüyoruz. Bu büyüyememizin sürdürülebilirliği için

de stratejik planlarımızı şimdiden hazırladık.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|7|

www.erphaber.com.tr


IAS

2016 yılını IAS açısından değerlendirebilir misiniz?

IAS olarak özellikle son 5 yılda yakaladığımız ivmeyi 2015

yılında zirveye taşımış ve 94 yeni proje ile yılı kapatmıştık.2016

11.ay sonu itibarıyla şu anda Avrupa operasyonumuzda geçen

yılın ilk 11 ayına göre %44 büyüme gerçekleştirdik. Benzer

şekilde Türkiye ve Ortadoğu operasyonumuzda da %32

büyüdük.

Türkiye olarak başta 15 Temmuz darbe girişimi olmak üzere

yaşananları düşündüğümüz zaman hem ekonominin geneli hem

de sektörümüz için iyi bir yıl olduğunu söyleyemeyiz. Tüm bu

koşullara rağmen Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz büyüme bize

doğru adımlarla doğru yatırımlar yaptığımızı gösteriyor.

Satışlarımızda gerçekleşen büyümeye paralel olarak tüm

operasyonlarımızda ekiplerimizi büyütmeye devam ediyoruz.

Almanya Hamburg’da geçtiğimiz bahar aylarında açılışını

gerçekleştirdiğimiz 3.ofisimiz Avrupa operasyonumuzu

büyütme adımlarımızdan en önemlisiydi. Dünyanın en büyük IT

fuarlarından olan Hannover Cebit’de bu yıl yine olumlu sonuçlar

aldık. Fuarda tanışıp çözüm ortaklığına başladığımız Güney Koreli

Micropolis uzak doğu pazarında sunduğu fırsatlar açısından bu

yıl bizi en çok heyecanlandıran iş birlikteliklerinden biri oldu.

Meyvelerini 2017 başından itibaren almayı hedefliyoruz.

Geçen yılsonunda faaliyete geçen Hindistan operasyonumuz

her geçen gün güçleniyor. 2016 ortasında başladığımız satış

pazarlama faaliyetleri ilk meyvesini verdi kasım ayı içerisinde ilk

müşterimizle çalışmaya başladık.

Yazılım Geliştirme ve ARGE tarafında yatırımlarımız artarak

devam ediyor. Özellikle Endüstri 4.0 ve Mobil Platform

çalışmalarımızı tamamlamak için var gücümüzle çalışıyoruz.

Ekiplerimizi büyütmemize paralel olarak şu anki ofisimizden 2

kat daha büyük olan yeni ARGE ofisimize 2017 itibarıyla geçiyor

olacağız.

İş Zekâsı tarafında yaptığımız yeni iş ortaklığını da

paylaşmak isterim. Birkaç gün önce iş zekâsı pazarının önemli

oyuncularından Qlik ile işbirliği sözleşmesi imzaladık. Hedefimiz

Qlik ile güçlendirilmiş olan iş zekâsı uygulamamız CANIAS IQ’yu

en kısa zamanda pazarın beğenisine sunmak.

Son olarak geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi Almanya merkezli

bağımsız araştırma şirketi Trovarit’in yapmış olduğu müşteri

memnuniyeti çalışmasında en iyiler arasındaki yerimizi hem

global anlamda hem de Türkiye özelinde koruduğumuzu

söylemek isterim. Bu başarı bizi müşteri

memnuniyetini daha yukarıya taşıma konusunda

kamçılıyor.

2017 yılından IAS’ın beklentileri nelerdir?

Türkiye özelinde ekonomik veriler ışığında

baktığımız zaman 2017 yılı ile ilgili beklentilerin

yüksek olduğunu söylemek zor. Hem

Türkiye’nin büyüme beklentisinin %3 civarında

olacağını hem de dövizdeki dalgalanmaların

süreceğini öngördüğümüzde yazılım pazarının

%5’in üzerinde büyümesini beklemiyoruz. Bu

konuda beklentileri yukarı çekmek amacıyla sektör

için itici güç olan e-dönüşüm projelerinin ve KOBİ

lere yönelik devlet desteklerinin artarak devam

etmesini umuyoruz. Henüz 2017 bütçe

çalışmalarımız devam etmesine

rağmen IAS olarak büyüme

beklentimizin %20 civarında

olacağını söyleyebilirim.

Avrupa pazarında özellikle

son iki yıl içerisinde yaşadığımız

büyümenin 2017 yılında da

devam etmesini bekliyoruz.

Pazardan aldığımız veriler de

bu yönde.

Hindistan pazarında 2017

yılı içerisinde en az 10 yeni

müşteri kazanmayı ve yeni

çözüm ortaklıkları ile servis

ağımızı genişletmeyi

hedefliyoruz.

IFS

2016 yılını IFS açısından değerlendirebilir misiniz?

2016 yılı gerek Türkiye’de gerekse globalde IFS için

büyüme ve büyürken yeniden yapılanma yılı idi. Türkiye’de

AKO Group, Petlas, Gülermak, Koska gibi pek çok

büyük şirket IFS Ailesine katıldı. IFS Ailesine yeni katılan

firmalarımızın dışında geçtiğimiz yıl Boston’da lansmanı

yapılan ve bu yılbaşında Türkiye’de tanıttığımız ve satışına

başladığımız yeni versiyonumuz IFS Applications 9 için

mevcut müşterilerimizden yoğun bir şekilde versiyon

upgrade talebi geldi. Pek çok müşterimiz IFS Applications

9 kullanmaya başladı.

IFS Applications 9 pek çok yeni özellikle geldi. Ama

en önemli özelliği ERP yazılımları içinde bir ilk olan

uygulama içinde hazır olan gelen iş zekâsı – IFS Lobby

özelliği oldu. Hazır olarak sunulan ve her sürece göre

oluşturulmuş hazır raporların yanı sıra bir gazete sayfası

tasarlar gibi son kullanıcının kendi isteği doğrultusuna

göre tasarlayabileceği bir uygulama IFS Lobby. 24-27

Ekim tarihinde Göteborg’de düzenlenen IFS World

Conference’da ise 2016 yılının en çok konuşulan

konularından olan Nesnelerin İnternetini şirketlerde

rahatlıkla gerçeğe dönüştüreceğiniz ürünümüz IFS IoT

Business Connector ürünümüzün lansmanı yapıldı. 2017

yılı başında satışa çıkacak IFS IoT Business Connector için

yoğun bir talep bekliyoruz.

IFS’in globalde geçtiğimiz senelerde başlattığı IFS

Partner Program çalışmaları da bu yıl yoğun bir şekilde

devam etti. Türkiye’de 5 yılı aşkın süredir müşterilerine

hizmet veren çözüm ortaklarımıza yenilerini ekleyerek

partner ağımızı genişlettik. Artık Türkiye’nin dört bir

yanında hizmet verebilecek ve farklı

sektörlerde deneyimli olan iş ortaklarımız

var.

2017 yılından IFS’in beklentileri

nelerdir?

IFS olarak 500 den fazla şirket,

20 bin kullanıcı ve 7 iş ortağımız ile

geniş bir ekosisteme sahibiz. Bu

ekosistemi 2017 yılında emin

adımlarla büyütmeye devam

edeceğiz. IFS Applications

9 un özelliklerini ve

yeni ürünlerimizi

anlattığımız pek çok

etkinlik planlarımız

arasında. Ayrıca

sektörel workshoplarla

ürünlerimiz ve süreçler

hakkında bilgiler de

veriyor olacağız.

IFS’in 2016 yılı

içinde yaptırdığı

Dijital Dönüşüm

anketinde pek

çok firmanın dijital

dönüşümü istediği

ancak buna yönelik

strateji oluşturmadığı

raporunu gördük.

Amacımız yeni ürünlerimiz

ile dijital dönüşümü

Türk Sanayisine ve Türk

Şirketlerine de yaşatıyor

olmak. Bu sayede daha verimli

süreçler, çevik bir sistem ve tam

kontrol sağlanabilir.

www.erphaber.com.tr

|8|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Mikro Yazılım

Login Yazılım

2016 yılını Login açısından değerlendirebilir

misiniz?

2016 yılını Login Yazılım adına yeniden filizlenme

yılı olarak adlandırabiliriz. 1989 yılından bu yana

27 yıllık geçmişimizde yaptıklarımız ve gelecekte

yapmayı planladıklarımızı gözden geçirip, uzun yıllar

ülkemize hizmet verebilecek bir iş modeli yaratmak

için çalıştık.

Pazarlama çalışmalarına ağırlık vermek yerine

kendi süreçlerimizi yeniledik. İş modelimizi yeniden

yapılandırdığımız bu sene boyunca müşteri

memnuniyetimizi değer yargılarımızın en ön sırasına

yerleştirdik. 2015 yılında gerçekleştirdiğimiz yüzde

60’lık büyümeyi sağlam temellere oturtabilmek

adına organizasyonumuzu daha da verimli hale

getirmek boynumuzun borcu haline geldi. Bu süreçte

yaptığımız operasyonel iyileştirmeleri, kurduğumuz

stratejik iş ortaklıkları ile taçlandırdık. Önümüzdeki

yıllarda bu çalışmalarımızın meyvelerini göreceğimize

inancımız tam.

2017 yılından Login’in beklentileri nelerdir?

2016 yılında yaptığımız çalışmalar sayesinde

oluşturduğumuz yeni iş modeli sayesinde artık daha

verimli ve şeffaf işleyen bir yapıya sahibiz.

Yaptığımız tüm çalışmaları kolayca izliyor,

topladığımız neredeyse tüm veriyi anlamlı bilgiye

çevirebiliyoruz.

İşletmesel olarak yaptığımız bu iyileştirmeler

sayesinde çözümlerimiz ve hizmetlerimizin kalitesini

daha ileri seviyeye getirmenin çok daha kolay

olacağına inanıyoruz. Genç neslin de yönetime

katılması ile 2 senedir kazandığımız ivmeyi hıza

çevirmeyi 2017 yılında başaracağımıza inanıyoruz.

27 yıllık tecrübemize genç nesil ile önce ivme

kazandırdık. Kazandığımız hızı kontrol edebilmek

adına 2016 yılında iş modelimizi sağlamlaştırdık.

2017 yılı hız yılı. Kazandığımız hızı 2017 yılından

itibaren en iyiye ulaşmak için kullanacağız. Ülkemize

güçlü, başarılı ve istikrarlı işletmeler kazandıracağız.

2016 yılını Mikro açısından değerlendirebilir

misiniz?

2016 İstikrarlı Büyümeye Devam ve Mikro Yazılım

Avantajlar Dünyası Yılı Oldu.

Mikro Yazılım, 2015 yılının sonunda %50’nin

üzerinde büyüme gerçekleştirerek büyük bir başarıya

imza attı. 2016 yılı sonunda da istikrarlı büyümemizi

sürdürerek iki haneli bir büyüme oranı yakalayacağız.

Bir yazılım firmasının ötesinde bir vizyona

sahibiz. Yazılımlarımızla olduğu kadar, geliştirmekte

olduğumuz ekosistem, iş ortaklıkları ve fırsatlar ile

müşterilerimizin büyümesine katkı sağlıyoruz. 2016

yılında bu vizyonu “Mikro Yazılım Avantajlar Dünyası”

ismi ile markalaştırdık. Mikro Yazılım Avantajlar

Dünyası, tümüyle KOBİ’lere odaklanan, onların

büyümesi ve sağlıklı gelişmesine katkıda bulunan

katma değerli hizmetlerimizin tümünü kapsıyor.

Büyümek isteyen her şirkete lazım mottomuzun

somut olarak altını dolduracak nitelikte farklı

projeler hayata geçiriyoruz. Bu katma değerli

uygulamalarımızı doğru zamanlarda doğru hedef kitle

ile buluşturuyor olacağız. Mikro Yazılım kullanıcıları,

iş ortakları, çözüm ortakları ve ekosistemi ile birlikte

hem büyümeye hem de KOBİ’leri büyütmeye devam

edeceğimizi rahatlıkla söyleyebiliriz.

2017 yılından Mikro’nun beklentileri nelerdir?

2017, Mikro Yazılım Açısından Yenilikler Yılı Olacak.

2017 yılında ise, mevcut ürün ailemizi geliştirmenin

yanı sıra, hedef pazara yaklaşımımızı stratejik olarak

değiştirecek nitelikte önemli aksiyonlar içerisindeyiz.

2017’nin Mikro Yazılım için pek çok açıdan önemli

yeniliklere gebe bir yıl olduğunun müjdesini

verebiliriz.


www.erphaber.com.tr Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|10|


Türkiye’nin önde gelen yazılım

firmalarından olan Mikro Yazılım, yaklaşık

30 yıldır sektörün öncülerinden birisi

olarak faaliyetlerine devam ediyor. Mikro

Yazılım’ın bugün, farklı sektörlerden 105

bin kurumsal müşterisi ve Türkiye çapında

sayıları 400’e ulaşan bir satış ve destek

kanalı var.

Mikro Yazılım, uzun yıllara dayanan bilgi

birikimi ve profesyonelliğini harmanlayarak,

yeni geliştirdiği vizyonu ile ekonominin

gelişmesine katkıda bulunacak adımlar

atma kararlılığında. Firma marka stratejisini,

yatırımlarını, ürün ve hizmetlerini de bu

kapsamda geliştiriyor.

Hedef Kitlemiz

KOBİ’ler

Mikro Yazılım olarak

meşakkatli çalışmalar

sonucu ortaya çıkan

stratejimizin temeli;

marka vaadimiz olarak,

hali hazırda marka

sloganımıza yansımış

durumdadır: “Mikro

Yazılım: Büyümek

isteyen her şirkete

lazım. “

Sloganımız, hedef kitlemiz KOBİ’lere

yönelik (büyümek isteyen şirketlere)

Mikro Yazılım’ın temelde sağladığı yararı

anlatmaktadır. Sloganımız, marka vaadimizi

yansıttığı gibi, aynı zamanda Mikro

Yazılım’ın bugüne kadarki marka algısını da

içinde barındırıyor. Mikro Yazılım’ı tercih

eden firmalar, yıllarca süren ve kazan/

kazan mantığına ve güvene dayalı olarak

gelişen partnerlik ilişkisinde Mikro Yazılım

ile birlikte büyümüş ve işlerini geliştirmiş

firmalardır.

Mikro Yazılım, rölansman döneminin

hemen ardından, ekonominin dinamiği

"Mikro Yazılım Avantajlar

Dünyası, Mikro Yazılım’ın

kendi müşterilerinin

büyümesini

destekleyecek nitelikte

geliştirdiği her türlü

fırsat, avantaj ve

işbirliğini kapsar."

niteliğinde gördüğü ve kendi hedef kitlesini

de oluşturan KOBİ’lere yönelik katma

değerli hizmetler sunmak amacıyla kolları

sıvadı. Bu kapsamda hali hazırda çeşitli

işbirliği, fırsat ve avantajlarla geliştirdiği

Mikro Yazılım Avantajlar Dünyası konsepti

ortaya çıktı.

Mikro Yazılım Avantajlar Dünyası Nedir?

Mikro Yazılım Avantajlar Dünyası, Mikro

Yazılım’ın kendi müşterilerinin büyümesini

destekleyecek nitelikte geliştirdiği her türlü

fırsat, avantaj ve işbirliğini kapsar.

Firmalara kurumsal ve ticari yazılımlar

sunan Mikro Yazılım;

özellikle ekonominin

dinamiği niteliğinde

gördüğü KOBİ’lerin

büyümesini

desteklemek amacıyla,

kendi faaliyet alanında

kullanıcılarına

avantajlı uygulamalar,

fırsatlar ve işbirlikleri

geliştirmeyi ilke olarak

benimsemiştir. Bu

kapsamda, Mikro

Yazılım, bir yazılım

firması olmasının

ötesinde, KOBİ’lerin büyümesini

sahiplenen katma değerli bir yazılım firması

olarak konumlanmaktadır.

Şu anda, Mikro Yazılım Avantajlar

Dünyası konsepti kapsamında, kendi

ürün ve çözümlerimizle ilgili olarak katma

değerli uygulamalarımızı hızla artırırken,

diğer taraftan da yine Mikro Yazılım

kullanıcılarının büyümesini destekleyecek

nitelikte 2 büyük işbirliği hayata geçirdik.

Mikro Yazılım ve e-ticaret alanında

Türkiye’nin önde gelen şirketlerinden

Ticimax işbirliği ile Mikro Yazılım

kullanıcılarına özel fırsatlarla e-ticaretin

yolu açılıyor.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|11|

www.erphaber.com.tr


Türkiye’nin önde gelen kurumsal ve

ticari yazılım sağlayıcılarından Mikro

Yazılım, “Mikro Yazılım Avantajlar

Dünyası” konsepti çerçevesinde hayata

geçirdiği işbirliği ile, kendi ürünlerini

kullanan ve büyümek isteyen şirketlere

e-ticaretin önünü açarak büyümelerini

desteklemeyi hedefliyor.

Bu kapsamda Mikro Yazılım ve yine

e-ticaret sektörünün önde gelen

şirketlerinden Ticimax işbirliği ile Mikro

Yazılım kullanıcılarına özel oluşturulan

e-ticaret

paketinin yıllık

fiyatı KDV dahil

1.800 TL olarak

anons edildi.

Mikro Yazılım

kullanan ve

büyümek

isteyen şirketler,

Mikro Yazılım

e-ticaretin

önde gelen

şirketlerinden

Ticimax işbirliği

ile kendilerine sunulan avantajlı e-ticaret

paketi sayesinde, kolayca e-ticaret

sitelerini açıp satışa başlayabiliyor.

Mikro Yazılım Avantajlar Dünyası’nda

Elektrik Daha Ucuz!

Mikro Yazılım Avantajlar Dünyası, yine

katma değerli ikinci bir uygulama olarak

Dinamo Elektrik ile işbirliğine gitti. Mikro

Yazılım ve Dinamo Elektrik işbirliği ile

Mikro Yazılım kullanıcıları 1 yıl boyuncu

elektriklerini %14 indirimli alıyorlar.

Üstelik ister işyerlerinde, ister evlerinde

kampanyadan yararlanabiliyorlar.

Mikro Yazılım Genel Müdür Yardımcısı

Alpaslan TOMUŞ, geliştirilen işbirlikleri

ve fırsatlar ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Mikro Yazılım olarak, marka vaadimiz

“Mikro Yazılım: Büyümek isteyen

her şirkete lazım.” Bu kapsamda, bir

yazılım firmasından daha fazlası olarak

konumlanarak, kullanıcılarımıza yönelik

bir avantajlar dünyası yarattık. Söz

konusu avantajlar dünyası, yazılım olarak

sunduğumuz çözüm ve hizmetlere

katma değer sağlayarak, büyümek

isteyen şirketlerin önünü açan her

türlü avantaj ve fırsatı müşterilerimize

sunuyor. Bu şekilde kendi ürün ve

hizmetlerimizi

"Söz konusu avantajlar

dünyası, yazılım olarak

sunduğumuz çözüm ve

hizmetlere katma değer

sağlayarak, büyümek isteyen

şirketlerin önünü açan

her türlü avantaj ve fırsatı

müşterilerimize sunuyor."

de müşteri

ihtiyaçlarına göre

geliştirirken,

büyümek isteyen

şirketlerin de

önünü açıp

ekonominin

gelişmesine

katkıda

bulunmayı

hedefliyoruz.”

www.erphaber.com.tr

|12|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|13|

www.erphaber.com.tr


Dijital müşteri deneyimlerini CMS ve

CRM ile nasıl yönlendirebilirsiniz

CMS ve CRM müşteri deneyimlerini geliştirmede kullanılan anahtar sistemlerdir ve

bu platformlarda yeteneklerini geliştiren CIO’lar dijitale olan yönelimde önemli bir rol

oynayabilir.

“Dijitale yönelim” veya daha genel olarak “dijital

dönüşüm nedir?” Daha da önemlisi firmanın

dijital stratejisini yönlendirmek için CIO bu

fırsata nasıl bir yaklaşım göstermelidir? CIO arka

ofis teknoloji yetkilisinden ön ofiste gelişimi

mümkün kılan insan rollerini nasıl genişletebilir?

Gibi sorular soruyor olabilirsiniz. İşlerinin

geleceği için ve rollerinde başarılı olabilmek için

bu iki amaç arasındaki farkı anlamak CIO’lar için

önemlidir.

Farklı araştırmalar bu girişimlere kimin öncülük

ettiğine dair değişken ölçüler gösteriyor. Gartner

%34’ünün CIO/IT’ler tarafından yönlendirildiğini

göstererek fazlasıyla CIO lehinde fakat

Altimeter’ın 2016 anketi %34’ünün CMO

tarafından ve sadece %19’unun CIO tarafından

yönetildiğini gösteriyor. Eğer CMO ya da CIO

değilse, o zaman muhtemelen CEO veya Dijital

Müdür (Chief Digital Officer) dijital strateji

www.erphaber.com.tr

|14|

ve önceliklerini yönetiyor. Dijital stratejiyi ve

önceliklerini yöneten kişi anahtar müşterilerinin

ihtiyaçları konusunda onlarla görüşmeli, pazar

fırsatlarını araştırmalı ve organizasyon boyunca

başarılı bir dönüşümsel değişimi göstermeli.

Girişimleri kimin yönettiğinden bağımsız

olarak, başarı sadece özellikle yeni uygulamalar,

teknolojiler ve kültür çevresinde gelişen

yürütmeler ile gelir. G “dijitale yönelen” liderlere

sahip olmak bu yüzden önemlidir ve ben

beceri ve tecrübelere sahip girişimlere öncülük

eden, yeni iş süreçlerini tanıtan ve teknoloji

üzerinden finansal fayda sağlayan CIO’ların

genel uygulamaları kontrol etmelerinin en iyisi

olduğuna inanıyorum.

Dijital dönüşüm müşteri deneyimi

ile başlar

Diğer firma programlarıyla karşılaştırıldığında

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


dijital dönüşümde farklı olan şey dijital

dönüşümün hem bir gelişme hem de hayatta

kalma stratejisi olmasıdır. Gelişen yeni dijital

işleri ve etkileyici müşteri deneyimleri sunması

gereken halihazırdaki ürünler etrafında

dijital kapasiteleri olgunlaştırmayı hedef alır.

Müşterilerinizin ve potansiyel müşterilerinizin

ürünleri, hizmetleri ve gereksinimlerini

karşılayacak partnerleri seçmede fazlaca

seçenekleri vardır. Kalitesiz deneyimler

muhtemelen zamanla onları kaybettirirken,

basit deneyimlerle değer sunan ürünler yeni

müşterileri cezbedecektir.

Dönüşüm genellikle sık sık müşteri ihtiyaçlarını

anlama, hedef pazarları tespit etme, müşteri

segmentlerini tanımlama ve personaları

oluşturmadan doğan dijital stratejiyi ifade etme

ile başlar. Her bir kişi farklı ihtiyaçlar, değerler

ve beklentilerle belirli bir persona tipini tanımlar.

Amaç gereksinimlerini karşılayan ve değeri

gösteren her bir persona için basitleştirilmiş

dijital ve gerçek dünya yolculuklarını yeniden

tanımlamaktır.

Yolculuklar nasıl görünür? Dijital yollar

potansiyel müşterinin bir sosyal medya

kampanyasına nasıl cevap verdiğini, sitedeki

ilgi çekici içeriği gözden nasıl geçirdiğini ve

daha fazla bilgi talep etmek için bir formu nasıl

doldurduğunu gösterebilir. Bir mağazadan

alışveriş yapan ve daha sonra da teknik

destek almak için çevrimiçi olan bir müşteriye

sahip olabilirsiniz. Doğru olarak uygulanırsa,

kullanılan herhangi bir içerik ve herhangi bir

etkinliğin sonuçları üzerine altta yatan sistemler

herhangi bir metaveriyi ve etkinliğin kaynağını

yakalıyor. Bütün bu bilgiler bir personayı dış

değerlendirmede, gelecek etkileşimleri ve

deneyimleri optimize etmede kullanılıyor.

CRM, CMS ve analizlerle yürütülen

dijital tecrübeler

CIO’ların farkında olmaları gereken şey bu

yolculukların pek çoğunun çoktan yönettiği

sistemler üzerinden akıyor olmasıdır. Yolculuklar

muhtemelen pazarlama aktiviteleri üzerinden

tetiklenecek ve firmanın websitesi üzerinden

akacak ve bir satış hatlarına yönlendirilecek.

Pazarlama otomasyon platformları ve araçları,

CRM, analiz platformları ve CMS gibi teknolojiler

geliştirmeleri kontrol etmek için bütün firmaların

yatırım yapması gereken ana sistemlerin

bazılarıdır. Hatta, yeni bir CMSWire anketi

bunları dijital müşteri deneyimini geliştirmede

kullanılan başlıca teknolojiler olarak tanımlıyor.

Aynı ankette, pek çok şirketin dijital tecrübeleri

yönlendiren araçları ve yeni platformları tekrar

gözden geçirdiğini ima ederek sadece %25’i var

olan teknolojileri tekrar kullanacağını bildirdi.

Çoğu kullanımı kolay, mobil dostu ve istenen

sonucu yönlendirebilecek olup olmadığını

görmek için tekrardan CRM’i değerlendirecek.

Muhtemelen pazarlamacılar içerik yayıncılığı iş

akışlarını gözden geçirmek ve kullanıcının tam

yolculuğundaki verilerin yakalanmasından emin

olmak için analitiği geliştirmek isteyecektir.

Yeni bir CRM hedeflenmese bile, kuruluşun

birden fazla platform varsa, platformları

sağlamlaştıracağı, sürümleri yükselttiği,

uygulamanın geliştirildiğini veya verileri diğer

kurumsal sistemler ile entegre hale getireceği

muhtemeldir. ROI’yi artırmak, kullanımı

artırmak ve teknolojileri standartlaştırmak için

iş durumları arayan CIO için bu iyi bir haber

olmalıdır.

İşletmeler büyük olasılıkla CRM platformlarını

seçmiştir ancak dijital dönüşüm genelde gelişmiş

tahmin, satış hatları etrafında daha titizliği ve

ek analitiği gerektirir. Bunlar, iş akışları kurmak,

kullanıcıları eğitmek ve veri odaklı bir kültür

sağlamak yoluyla ele alınabilir.

CIO uygulamaları ve analitikleri

derinleştirmelidir

Başarılı olmak için, CIO, var olan platformların

halihazırdaki kullanımını tam olarak anlamalı ve

kazanan müşteri deneyimlerine yön vermek

için hangi değişikliklerin yapılması gerektiğini

tavsiye etmelidir. Raporda, Savunma, Engelleme

ve Dönüştürme: Pazarlama Teknoloji Uzmanının

Dijital Dönemde Kritik Rolü, CRM, analitik, web

tasarımı ve CMS, pazarlama işlevinin geleceği

için en önemli iş becerileri olarak görülüyor. Eğer

bunlar gerekli beceriler ve platformlarsa, CIO,

bu işlevsel alanlarda öncelikleri, uygulamaları ve

beceri kullanımını kontrol etme fırsatına sahiptir.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|15|

www.erphaber.com.tr


2017 İçin Önleminizi

CPM Analytics İle Alın

CPM Yazılım, 2017 yılının rakamsal verilerini planlayan firmalar için yeni bir

yazılım geliştirdi. CPM Analytics ile yeni yıl bütçelerinizi hata payı bırakmadan daha

hızlı ve etkili biçimde planlayabilir, yılsonunu sürprizlerle karşılaşmadan karlı bir

biçimde kapatabilirsiniz.

Yüzde yüz yerli sermayeyle kurulan ve sektörde

500’e yakın kurum ve kuruluşa hizmet veren

CPM Yazılım geliştirdiği “CPM Analytics” ile

2017 bütçe ve stratejilerini daha hızlı ve daha

gerçekçi planlamanızı sağlıyor. CPM Yazılım ve Qlik

işbirliğinden doğan CPM Analytics, şirket datasındaki

tüm verilerden analizler yaparak, analizleri ekip

üyeleriyle paylaşarak tüm ayrıntıları görebilme imkânı

sağlıyor. Yöneticilerin hızlı iş temposu içindeyken bile

şirketlerini rahatlıkla yönetmelerine olanak sağlayan

CPM Analytics, “Uzaktan sıfır hatayla yönetilen

şirketler devrine” girişinizi sağlayacak.

CPM Analytics sayesinde yöneticiler, veriler içinde

gezinerek, farklı verilerde farklı kombinasyonlarla

ve farklı senaryolara göre işlerinin durumunu,

almaları gereken aksiyonları, tedbirleri ve bunların

parametrelerini şekillendirebiliyor. Ayrıca bu bilgileri

şirket içi farklı birimlerle paylaşma imkânı sunan CPM

Analytics, şirket için uyum ve koordinasyon sorununu

ortadan kaldırıyor.

CPM Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Recep

Palamut; “Kurumsal yazılım sektöründe odak nokta

düne kadar; işletmenin sağlıklı yönetilebilmesi

için; raporların oluşturulması ve bu raporlara göre

strateji belirlemekti. Bunu sağlamak da verilerin

www.erphaber.com.tr

|16|

manuel olarak sisteme girişinin yapılması üzerineydi.

Bugün artık birçok işletme kuşaklar boyu hayatta

kalabilmek için kurumsal hafızaya önem veriyor.

Mobilleşen dünyayla birlikte gelinen nokta, veriyi

kaynağından online toplamak ve bunu verileri

daha hızlı analiz ederek strateji belirlemekten

geçiyor. Yanı kısacası daha hızlı ve online olarak veri

almakla geçiyor. CPM Yazılım ve Qlik işbirliğiyle

geliştirdiğimiz CPM Analytics ile sahadan veya

makinelerden online olarak aldığımız verilerle

oluşturduğumuz büyük verinin(bigdata), nasıl

daha hızlı ve verimli kullanılacağını(BI), bununla

da şirketlerin geleceklerini, yeni yıl bütçelerini

sürprizlerle karşılaşmadan planlamalarına olanak

sağlıyoruz." dedi.

2017’de hedef iş zekâsı pazarının önemli

bir oyuncusu olmak

Türkiye ekonomisine büyük bir fark getirecek olan

CPM Analytics, çağı yakalamak adına giderek bir

zorunluluk haline geldi. CPM Yazılım Yönetim Kurulu

Başkanı Recep Palamut; “Hedefimiz ERP’den sonra

Türkiye iş zekâsı pazarının da önemli bir oyuncusu

olmak ve müşterilerimizin her daim rakiplerinden bir

adım önde olmalarını sağlamak” şeklinde konuştu.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


abas ERP ile Finans Ve Muhasebe

Departmanlarına Değer Katın

Açıklık

Haydi yüzleşelim: Muhasebe karmaşık bir alandır.

Maalesef şu bir gerçek ki finansal bilgilerinize siz ve

ekibiniz ne kadar yabancıysa, müşterilerinizle aranızda

sıkıntı çıkarabilecek muhasebesel bilgiler hakkında

problemler ve yanlış algılamaların riski de o kadar

fazladır.

abas ERP’nin kolay anlaşılır modülleri sayesinde

finansal bilgilerinizi yeniden yapılandırmanız paranızdaki

bilinmezi ortadan kaldıracaktır. Masrafları takip edin,

tedarikçi fiyatlandırmasını bir bakışta değerlendirin,

varlık amortismanını izleyin, diğer departmanlarla

işbirliği yapın ve tüm mali verilerinizi istediğiniz yerden

erişilebilen tek bir entegre sistemde

merkezileştirin. Hepsinden önemlisi,

kullanıcı dostu ERP’niz sayesinde

bunların hepsini güvenle yapın.

Gerçek Zamanlı Veri

Harcamalar ve gelecekteki yatırımlar

hakkında bilinçli kararlar vermenin en

iyi yolu, finansmanınızın tam olarak

güncel durumunu bilmektir. Dün değil,

geçen ay değil, bugün ve tam şimdi.

Bununla birlikte, en güncel ve güvenilir

bir finansal genel görünüm oluşturmak

için, kuruluşunuzdaki, finansı etkileyen

her departmanla tam işbirliği yapmanız

gerekir. Burada “her departmanın” içindekiler kimler

diye sorarsanız, cevap “herkes” olacaktır!

Firma içinde işbirliği abas ERP’nin en iyi olduğu

unsurlardandır. Kullanıcılar abas ERP’yi farklı

departmanlar arasında otomatik olarak bağlı kanallar

oluşturacak şekilde programlayabilirler. Bir alanda

yapılan güncellemeler, sistemin genelinde diğerlerini

tetiklemekte, böylece her siparişin, masrafın ve

sevkiyatın finansal öngörü planını hemen yenilemesini

sağlamaktadır.

Daha Yüksek Kâr Hanesi

Basitçe ifade etmek gerekirse, muhasebe,

harcadığınız ve ne kazandığınız arasındaki daimi bir

savaştır. Her ikisinde de şeffaflık olmadan, tasarruf

fırsatlarını kaçırabilir veya değerli bir yatırımdan

vazgeçebilirsiniz çünkü, masrafları doğrulayamadığınız

için endişelisinizdir.

abas ERP’deki derinlemesine inceleme yetenekleri

finansal açıdan altına bakılmadık taş bırakmaz. Alacak

hesaplarını, borç hesaplarını ve aralarındaki her şeyi

keşfedin. Müşterileriniz sorduğunda satış bilgilerinin her

zaman hazır olmasını sağlayarak müşteri memnuniyetini

artırın. İşletme masraflarını azaltmak için tüm bölümler

arasında koordinasyonu kolayca sağlayın. Kendinizi veya

ekibinizi aşırı genişletmeden, bu kâr hanesini artırmak

için gereken her şeyi yapın.

Esneklik

Karmaşık rakamların dünyasında

esneklik, bilindiği üzere muhasebeden

isteyeceğiniz bir özellik değildir.

Sonuç olarak, doğruluk her şeydir.

Kabaca tahminlere dayanan şirket

finansmanları en başından itibaren

kusurludur.

Buna göre, finansmanınızı nasıl

yönettiğiniz, değişen pazarlara ve

gelişmekte olan ticari hedeflere

yanıt vermek için her zaman esneklik

durumunu korumalıdır. Mevcut ERP

yazılımınızla finansal zekayı eyleme ne

kadar çabuk dönüştürebilirsiniz?

abas ERP kullanıcıları yazılımlarını tam olarak neyi, ne

zaman görmek istediklerini yansıtacak şekilde tekrar

tekrar tasarlayabilirler. Kabiliyetlerinizi genişletmek

için modüller ekleyin, gösterge ekranınızı doğru

görsellerle kişiselleştirin, fatura ve makbuzlar denizinde

kaybolmaktan kurtulmak için tüm önemli belgeleri sanal

olarak kaydedin.

Finansal işlemlerinizi sıkıcı iş olarak görmeyi

bırakmanızın zamanı geldi. abas ERP’yi seçin ve

muhasebe uygulamalarınızı daha hızlı, daha derin ve

daha uygulanabilir finansal bilgiler için basitleştirin.

www.erphaber.com.tr

|18|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Efitaş İnşaat’ın tercihi,

Uyumsoft webERP oldu

30 yılı aşkın süredir, anahtar teslimi sanayi

inşaatı yapımı, konut inşaatı yapımı, villa

inşaatı yapımı, çelik konstrüksiyon inşaatı

yapımı, mevcut yapıların güçlendirilmesi, çevre

düzenleme ve peyzaj tasarımları konularında

faaliyet gösteren Efitaş İnşaat, kapsamlı

bir araştırma süreci sonucunda, Uyumsoft

webERP’de karar kıldı.

Esnek Yapı – Güncel Teknoloji

Efitaş İnşaat Genel Koordinatörü Cebrail

Bulut, seçim süreciyle ilgili olarak şunları söyledi:

“İncelediğimiz pek çok ERP sistemi, genelde

eski, uyarlaması – güncellemesi ve erişimi zor

teknolojik altyapıları kullanıyorlardı. Uyumsoft

webERP’nin, web tabanlı yapısı ile sisteme

şantiyelerimizden kolayca erişilebilme imkanı ve

gerektiğinde Efitaş İnşaat’a özel geliştirmelerin

kolayca yapılabileceği bir altyapı sunması,

tercihimizi etkileyen temel faktörler oldu” diye

konuştu.

Uyumsoft, yazılım, danışmanlık,

i-Dönüşüm ve e-Devlet projelerinin

www.erphaber.com.tr

|20|

lider firmasıdır

Yazılım, danışmanlık, i-Dönüşüm ve e-Devlet

projelerinin lider firması Uyumsoft Kurumsal

İş Sistemleri ve ekosistemi; 20 yıldır ülkemizin

yanı sıra, Avrupa ve Türki Cumhuriyetlerde

başarılı projelere imza atıyor. 500’ün üzerinde

Kurumsal İş Sistemleri (ERP, CRM, HRM, BI vd)

projelerini hayata geçiren Uyumsoft, Türkiye’nin

i-Dönüşüm Mimarı olarak e-Fatura, e-Arşiv,

e-Defter, e-Bilet vd uygulamalarında 5.000’nin

üzerindeki müşteriye lider entegratör firma

olarak hizmet veriyor. Ekosistemindeki 150 iş

ortağıyla birlikte, kamu ve özel sektördeki büyük

projeleri hayata geçiren Uyumsoft, iş dünyasının

ihtiyaç duyduğu yetenek merkezidir. Uyum

Akademi, üniversite-sanayi işbirliği kapsamında,

birçok üniversiteyle yüzlerce öğrenciye eğitim

vererek istihdama katkı sağlarken, Start-Up

projelerini desteklemektedir. Merkez Binası YTÜ

Teknoparkında yer alan Uyumsoft’un, İstanbul,

Ankara, İzmir, Bursa, Tokat ve Bakü’de ofisleri

bulunuyor.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Cabinet Vision ve Login ERP

entegre çalışacak

1995 yılında Ankara’da kurulan ve o zamandan bu yana Ahşap (panel mobilya,

mutfak&banyo, mobilya vb…), metal (sheet metal, alüminyum, cephe, kapı&pencere,

metalyan sanayi vb…) ve mermer sektörlerine yönelik tasarım, sunum ve üretim

süreçlerinin tüm aşamalarına yanıt verebilen yazılımlar ile hizmet vermeye devam

eden BSA ile Login Yazılım iş ortaklığına imza attı.

Login Yazılım’ın yenilikçi ve özelleştirilmiş kurumsal

iş çözümlerinin müşterilerinin her türlü talebine en

hızlı şekilde yanıt verebilen yapısı ile BSA Yazılım’ın

kurulduğu günden bu yana

verdiği hizmetin kalitesi

birleşerek Türkiye’de

yazılım sektörü için yeni

ve bir o kadar da farklı bir

yapı sunmaya hazırlanıyor.

BSA Yazılım’ın ürünü

olan Cabinet Vision(Panel

mobilya fabrika yönetim

programı) ile tasarımdan

üretimin son aşamasına

kadar tüm detayların

çözüme kavuşması ve kendi modüllerinizi kendiniz

üretim yöntemlerinize göre tasarlayıp, kütüphanenize

ekleyebilir bir yapıya sahip olması ile Login’in

ERP entegrasyonu bir araya gelerek her iki firma

da gücüne güç katmayı planlamaktadır. Cabinet

Vision ile elinizde bulunan her marka ve modeli

CNC işleme merkezine gönderebilir ve barkotlu

etiket çıkararak tüm üretim süreçlerinizin takibini

kolaylıkla yapabilirsiniz.

Cabinet Vision ile Login

ERP’nin entegrasyonu

ile iş süreçlerinizi daha

sağlıklı ve etkin bir biçimde

yönetmeniz mümkün hale

gelirken, tüm detayları her

iki firmanın tecrübe ve

bilgi birikiminin getirmiş

olduğu güvenle Cabinet

Vision ve Login ERP’ye

bırakabilirsiniz.

Yıllar boyunca müşterilerine bütünleşik bir yapıda

hizmet sunan Login Yazılım ve BSA Yazılım’ın iş

ortaklığıyla her iki firma da gücüne güç katarak

sektördeki başarılı isimler arasında yer almaya devam

ediyor.

www.erphaber.com.tr

|22|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Logo Yazılım, Türkiye’nin en hızlı büyüyen

teknoloji firmaları listesinde yer aldı

Türkiye’nin en büyük kurumsal yazılım üreticilerinden Logo Yazılım, başarılı büyüme

performansıyla bir kez daha “Deloitte Teknoloji Fast 50” listesinde yer almaya hak

kazandı. Kuruluşların 2012-2015 yılları arasında, net satış gelirlerinde kaydettikleri

büyümenin değerlendirilmesi sonucu oluşturulan listede, Logo, 2010-2015 yılları

arasında satış gelirleri açısından sağladığı yıllık ortalama %44 büyüme oranıyla ödüle

layık görüldü. Logo, 2014 yılından bu yana listede yer almayı başarıyor.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Logo

Yazılım İcra Kurulu Başkanı M. Buğra

Koyuncu, “Kurulduğumuz günden bu

yana sürdürülebilir büyüme hedefiyle

çalışmalarımızı yürütüyoruz

ve uzun yıllardır müşteri

sayısı açısından sektörün

lideri konumundayız.

Enerjimizi büyük

oranda ürün geliştirme

faaliyetlerine ayırıyoruz.

Geçtiğimiz yıl toplam

gelirlerimizin %32’sini

ArGe ve ürün geliştirme

çalışmalarına ayırdık,

2010-2015 arasında, satış

gelirleri açısından yıllık

büyüme ortalamamız %44 olarak gerçekleşti.

Örneğine pek rastlanmayacak bu başarı,

bizim bir kez daha bu prestijli ödülü almamızı

sağladı.” dedi.

Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye 2016

Programı’na katılan şirketlerin 2012’de en

az 50.000 Euro, 2015’te ise en az 800.000

Euro net satış geliri elde etmiş olmaları,

merkezlerinin Türkiye’de

bulunması ve bir “teknoloji

şirketi” olması gerekiyor.

Avrupa, Ortadoğu ve

Afrika (EMEA) bölgesindeki

Deloitte Teknoloji Fast

50 programlarında

sıralamaya giren firmalar,

EMEA’nın en hızlı büyüyen

500 teknoloji şirketinin

belirlendiği Deloitte

Teknoloji Fast 500 EMEA

Programı’na da otomatik

olarak aday oluyor.

www.erphaber.com.tr

|24|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Operasyonel Mükemmellik ve

ERP Sistemlerine Geçiş

ERP projelerinin ne kadar büyük yatırımlar olduğu göz önünde bulundurulduğunda

başarı beklentisinin de yatırımın büyüklüğü ile aynı oranda olduğunu söylemek

mümkündür. Bu beklentinin karşılanabilmesi adına operasyonel mükemmellik başlığı

altında Login Yazılım’dan Ahmet Savaş Göktürk ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

İçerisinde bulunduğumuz süreç çoğu zaman

değişen rekabet ortamıyla daha çetin bir yapı

yaratıyor. Siz bu durum için ne düşünüyorsunuz?

Bilginin dünyamızı daha güzel, hayatımızı

daha anlamlı kılması için öneminin günden güne

arttığı şu günlerde birçok işletmenin “yalın ve

çevik üretim” ilkeleri doğrultusunda hareket

etmek istediğini net olarak görmekteyiz.

Şu bir gerçek ki eğer doğru ilkeleri anlar ve

uygularsak, herkesle rekabet edebilir ve bir adım

daha öne geçebiliriz.

ERP projelerinin başarısında etkin rol oynayan

‘Operasyonel mükemmellik’ konusundaki

görüşlerinizi alabilir miyiz?

Operasyonel Mükemmelliği incelediğimizde

aşağıdaki maddelerin önemini görmekteyiz;

• Çalışma alanının organizasyonu

• Tam zamanında üretim

• Operasyonel yeterlilik

• Ürün Geliştirme

• Tedarik zinciri yönetimi

• Yönetim ve organizasyon

İşte bu ana faktörlerin alt faktörlerinin

de doğru bir şekilde analiz edilmesi ve

firmada “Operasyonel Mükemmellik Kültürü”

oluşturulması ERP projelerinin başarılı olmasına

da ciddi oranda olanak sağlamaktadır.

Saymış olduğunuz maddelerin bir ERP

projesinin başarısında ne derece rol

oynayacağını öngörmek mümkün müdür?

ERP projeleri firmadaki bu süreçlerin bir nevi

yazılım üzerinde uyarlanması, uygulanması,

yönetilmesi ve raporlamasına olanak sağlayacak

verileri bilgiye dönüştürüldüğü bir teknolojidir.

Yani bu ana faktörler ve bunların da alt faktörleri

eğer firmada hali hazırda mevcut değilse /

çalışmıyorsa ERP projesinin de beklenen düzeye

ulaşmaması kaçınılmazdır.

Peki, bahsetmiş olduğunuz ana faktörlerin alt

faktörleri nelerdir?

www.erphaber.com.tr

|26|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Yukarıda belirttiğimiz ana faktörlerin alt

faktörlerine de değinecek olursak;

Çalışma alanının organizasyonu alt faktörleri:

• Standart iş talimatlarının sahadaki

mevcudiyeti (SOP: Standard Operations

Procedure)

• Standart iş talimatlarının içerik etkinliği

(Content, Timing, Sequencing, Outcome)

• Standartlara göre iş yapma ve problem

çözme yetisi / kültürü

• Standartların diğer alanlara

yaygılanlaştırılması (Kalıp değişimi, planlı bakım

vb.)

• 5S konusundaki farkındalık ve bilinç seviyesi

• 3E kuralının sistem içindeki mevcudiyeti

(Easy to find, take and put it back)

• Ve diğerleri…

Tam zamanında üretim alt faktörleri:

• Yalın üretimin temelleri bilgi seviyesi

• Layout’un akışa uygunluğu

• İş analizi, hat dengelemesi, metod

çalışmalarının mevcudiyeti,

• Operatör ve malzemeci görev ayrışımın

bilinci, U hücre yapısının mevcudiyeti,

• Takt zamanı kavramı ve esnek üretim

yönetimi

• Üretim süreçlerindeki çekme sistemini

uygulama düzeyi

• Ve diğerleri…

Operasyonel yeterlilik alt faktörleri:

• Tüm süreç iş akışlarının yazılı olması (süreç /

kalite el kitabı)

• Toplam kalite olgusu kavramı ve kalitenin

birinci öncelik olarak algılanması

• Kalite proseste üretilir yaklaşımı (kalitenin

üretim sorumluluğunda olması)

• Kalite güvence ve proses kontrol eğitimleri

• Hata önleme düzeneklerinin mevcudiyeti

(poka or yoke)

• Ve diğerleri…

Ürün geliştirme alt faktörleri:

• Müşteri odaklı ürün geliştirme

• Talep oluşturan pazarlama stratejileri

• Modüler ürün ve postponement stratejisi

• Ürün ve süreç optimizasyonu

• Etkin fayda / maliyet analizi

• Ve diğerleri…

Tedarik zinciri yönetimi alt faktörleri:

• Bütünleşik talep tahminleme / planlama

yapabilme yetisi

• Talep tahminleme sürecinde analitik

yaklaşım

• İleri seviye yazılımlar ile pazardan gerçek

zamanlı veri toplama ve kullanma düzeyi

• Kritik tedarikçiler ile üretim planlama

verilerinin paylaşımı

• Ürün hayat eğrisi takibi (PLM: Product

Lifecycle Management)

• Bölümler arası etkin koordinasyon (satış –

üretim – tedarik)

• Etkin üretim planlama / çizelgeleme

yapabilme yetisi)

Yönetim ve organizasyon alt faktörleri:

• Stratejik hedeflerin belirlenmesi

• Stratejik hedefler için etkin stratejik planın

mevcudiyeti

• Stratejik planlama sürecine orta / üst

kademenin katılımı

• Stratejik planlama karar verme sürecinde

analitik yaklaşım

• Bölüm bazlı hedef / aksiyon planları

• Yönetimin desteği

• İnsana yatırım

• Ve diğerleri…

Operasyonel mükemmellik konusunda saymış

olduğunuz ana ve alt faktörlerin sağlandığını

düşündüğümüzde bir işletmenin sağlayacağı

faydadan kısaca bahsedebilir misiniz?

Tüm bu ana ve alt faktörleri incelediğimizde

görüyoruz ki aslında tüm bunlar ile insanları

düşünmeye zorlayan bir düşünce sistemini

işletmemize adapte etmiş olacağız. Mevcut

hayat akışımızın yöntemlerini taze ve yeni

bir vizyonla sorgulamak ve yeniden gözden

geçirmemiz gerektiğinin farkına varacağız.

Ve bu süreçleri işletmemize adapte edip

gerçekleşecek ERP sistemine geçiş ile de etkili

bir iletişim platformu oluşturup, karar vermenin

kalitesini arttırmış olmak ile birlikte yeni

çözümleri keşfeden bir ekip kurmuş olacağız.

Ve böylece işletmelerin sürekli gelişmesi ve

iyileşmesine olanak sağlayacak verilerin bilgiye

dönüşmesi ile yatırımların hız kesmeden devam

etmesi sağlanacaktır.

Ve örneğin artık siparişler;

1) Acil,

2)Çok acil,

3) Son derece acil,

4) Hemen Şimdi Yap!

Gibi kategorilerde sıralanmamış olacaktır

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|27|

www.erphaber.com.tr


ERP, 3D baskı ile birlikte üretim

dünyasını altüst etmeye hazır

Eşyaların üç boyutlu olarak basılması yeni bir fenomen değil. Dijital ortamda

nesnelerin tasarlanması ve plastik ya da diğer materyaller kullanılarak bunların

yazıcılar vasıtası ile gerçek dünya sürümlerinin yapılması üretim alanında gün

geçtikçe yaygınlık kazanmakta. Yeni olan ise çok değerli ve aranan bir teknoloji olma

noktasında gerekli seviyeye ulaşıyor olması.

Bu noktada 3D baskının olgunlaşmak için daha

alacağı bir hayli yol olsa da, güzel haber ERP

sistemlerinin, teknolojiden yararlanmaya başladıkları

anda kuruluşların ihtiyaçlarını karşılama noktasında

iyi bir şekilde konumlanmış olmaları.

3D yazıcılar şu an üretimin neresinde duruyor?

Asyalı bir firmanın 3D yazıcılar ile evler inşa etmesi

gibi günümüzde bazı gelişmiş 3D baskı projeleri

bulunmakta. Ancak, şu anda 3D baskının en değerli

olduğu kısım prototip oluşturmak. Tarihsel olarak,

prototip oluşturma uzun ve pahalı bir süreç olmuştur:

• Yeni ürünler dijital olarak tasarlanmalı ve fiziki hali

elle modellenmeli.

• Prototip için gerekli materyaller toplanmalı.

• Üretim hatları, aletler, kalıplar ve benzeri

malzemeler gerçekleştirilecek öğe için kurulmalı.

• İlk üretim denemesi analiz edilebilecek az sayıda

prototip sağlayacaktır.

• Planlar prototipe göre ayarlanacak ve üretim

stratejileri de bu doğrultuda gelişecektir.

3D baskı ile yerinde prototip oluşturma konusu ise

şu şekildedir:

• Nesnenin dijital modelinin oluşturulması.

• Gerekli baskı malzemelerinin toplanması.

• Öğenin baskı işleminin yapılması ile de fiziksel

prototip analiz edilebilir ve değerlendirilebilir.

Geleneksel süreçlerle karşılaştırıldığında 3D baskı

ile prototiplendirme çalışmaları zaman ve ekonomik

kaynaklar açısından çok daha düşük değerlere

mal olmakta. Ayrıca üreticiler için yeni ürün ve

projelerini deneysel olarak yapabilmek işlerini de bir

hayli kolaylaştırmakta. Tüm üretim alanlarında hızlı

prototip oluşturmanın değeri çok büyük ama, bu

fonksiyonellik özellikle konfigürasyondan iş emrine,

üretime dair kısımda kullanışlı olmakla beraber,

ürünlerin hızlıca değiştirilebileceği yerlerde de kritik

önem taşımakta.

3D baskının bize sunduğu hızlı prototiplendirmeyi

kullanarak siparişe özel üretimde müşteri

ihtiyaçlarına uygun yeni bir ürün tasarımı, bir

konfigüratör kullanılarak yapılabilir. Bu noktada

www.erphaber.com.tr

|28|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


tasarım, artırılmış gerçeklik çözümlerine bağlanılarak

ürünün üretildiğinde neye benzeyeceğine dair (ürüne

dair müşteriye tasarım aşamasında daha şeffaflık

sunmak) fikirler verip 3D baskı ile bu özelleştirilmiş

ürünün müşteriye hızlıca sunulması sağlanır.

Prototipleştirme ve

yeni ürün üretimini

hızlandırmak ciddi oranda

tasarrufu sağlar ki bu

alanlar işçilik, malzeme

yatırımı, ekipmanlar ve

kullanımları gibi farklı

prototipleştirme ve

ürün özelleştirmeye dair

gerekli temel aşamalardır.

Ayrıca birçok durumda,

3D baskı üreticilerin

bir dizi küçük parçayı

tek bir parçada birleştirmelerini sağlayarak ürünün

karmaşıklığını azaltır.

3D baskı nereye yönelmekte?

3D baskıyı çevreleyen teknoloji gelişmeye,

üreticileri içinse 3D yazıcılardan değer kazanmak

adına yeni fırsatlar oluşturmaya devam ediyor.

Gelecekte gelişme beklenen 3 alan ise şunlar:

• Çok büyük boyutlarda nesneler inşa etme: Kolay

bir şekilde küçük ya da büyük öğeleri oluşturma 3D

baskı cihazları için anahtar gelişim alanlarından biridir.

Teknik olarak bu hedefe ulaşmak mümkün iken tarih

olmuş teknolojiler için çok doğal ve kolay değildir. Bir

ilerisi ise, 3D yazıcıların bizlere daha geniş bir ürün

yelpazesi yaratmaya imkan veren küçüklü büyüklü

parçaların yapılmasını sağlamasıdır.

• Hızlı baskı: 3D yazıcılar ile nesneler oluşturmak

yeni üretim hatları oluşturmaktan çok daha çabuk

gerçekleşmekte ama baskı için harcanan vakit

halen oldukça fazla. Bu noktada geleneksel ink-jet

yazıcıların ne kadar sürede bir sayfayı bastığı, aynı

sürede lazer yazıcıların 1 dakikada 100 sayfalık

performansa ulaştığı gibi değişimler düşünüldüğünde

3D baskının zamanla ne kadar kolay ve rahat işler

sunacağını düşünebiliriz.

• Zincirleme çıktı: Karmaşık ürün projelerinde

materyaller arasında değişiklik yapabilme ve hatta

birden fazla yazıcının kullanılması önem arz edebilir.

Bu üç gelişim alanı ufukta gözüküyor ama, yenilikte

dördüncü bir alan köşe civarlarında – Nesnelerin

İnterneti ile Entegrasyon. 3D baskı süreçlerine IoT

cihazlardan veri getirme yeteneği baskı süreçlerinde

koordinasyona ve optimizasyona büyük ölçüde izin

verebilir.

3D baskı için hazırlanmak

3D baskının avantajlarından tam anlamıyla

yararlanmak isteyen işletmelerin iş süreç ve

kabiliyetlerini 21. yüzyıla taşımaları gerekmektedir.

Satıştan imalat alanına kadar her şey birbirine

bağlı olmalıdır.

Böylece bölümler

verileri paylaşabilir ve

birbirleriyle sorunsuz

etkileşim kurabilirler.

Bu da satış ekiplerinin

müşteriler ile birlikte

çalışarak ürünlerdeki

gerekli son ayarlamaları

yapmalarını ve iş

emirlerini üretime hemen

yollayıp 3D yazıcılar

kısmına aktarılmalarını

sağlar. 3D yazıcılar

gerekli malzemeleri erişmek için envanter ve tedarik

zinciri yönetimi araçları ile etkileşime girebilir, dijital

modelleri konfigüratörlerden çekebilir ve minimum

insan müdahalesi ile bir ürün oluşturabilirler.

Üretimdeki bu vizyon kulağa bilim kurgu gibi

gelebilir ama gerçek şu ki ERP çözümleri 21. yüzyıl

iş akışını mümkün kılmakta ve üreticileri bu noktaya

yaklaştırmaktadır. ERP çözümleri iş genelinde

veri akışlarını bir araya getirir ve 3D yazıcılar ile

birleştirildiğinde, kuruluşların sadece prototip

çözümlerine imkan sağlamakla kalmaz, aynı zamanda

ürünleri oluştururken daha maceracı olmak için de

esnek prototiplendirmeyi kullanır.

abas

Hakkında

29 ülkede,

65 iş ortağı

ve 1.000’den

fazla

danışmanı ile

3.500′den

fazla Küçük ve

Orta Ölçekli

müşterisine 35

yıldır hizmet

sunan abas,

ürünü olan

abas ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin

yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil

Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), APS (İleri

Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim

Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Fatura,

e-Defter ve Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|29|

www.erphaber.com.tr


Login ile Üretimde Veri Toplama ve

ERP Entegrasyonları

15 yıllık bilgi işlem altyapısı ile Eskişehir merkezli olarak kurulan Ar-Ge şirketi ACD

ile 1989 yılından bu yana yazılım konusunda yenilikçi ve lider firmalar arasında yer

alan Login Yazılım veri toplama tarafında bir ortaklığa imza attı

Yazılım, elektronik, proje geliştirme, bilgi işlem

destek hizmetleri ve proje danışmanlık konularında

uzun yıllardır hizmet vermekte olan ACD, sürekli

yenilenen ve gelişen ar-ge altyapısı faaliyetleri ve

sektör ayrımı yapmadan sunduğu çözümlerle, benzer

biçimde tecrübesini

başarıya çeviren Login

Yazılım ortaklığı veri

toplama alanında iki

güçlü ismin başarısını

birleştirecek.

Artan rekabet

koşullarının, mevcut

kaynakları iyi planlamayı

ve en verimli biçimde kullanmayı gerektirdiğinden,

yapılan yatırımların plansızlık sebebiyle atıl durması

firmalar için büyük tehlike oluşturmaktadır. ACD bu

tehlikeye karşılık; tüm üretim sistemlerine uyumlu,

fabrika içi tezgah, operatör ve performans takibi

yapabilen URT-V2, fabrika ölçümleri yapabilen

URT-V3, ve dış ortamlardan veri toplamak için

www.erphaber.com.tr

|30|

tasarlanmış URT-GPRS terminallerinin yanı sıra,

hasta kabul sistemi Aile hekimliği AHBYS yazılımları

ile entegre yapıda olan KIOSK gibi ürünleri ile veri

ile ilgili her sorunun çözüme kavuştuğu bir yapı

sunmaktadır.

Sunduğu kapsamlı

hizmet ve çözümlerle

müşterilerinin doğru

zamanda doğru kararlar

vermesine yardımcı

olmayı kendisine ilke

edinen Login Yazılım ile

yenilikçi ve yine müşteri

memnuniyeti odaklı

bir biçimde yıllardır

başarısını koruyan ACD, endüstri 4.0 için güçlerini

birleştirerek, Türkiye’de yazılım konusundaki başarıları

sürdürmeye devam ediyorlar.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


En Büyük Güvenlik Riskini Çalışanlar Yaratıyor

Şirketler Risk Altında

Çalışanların %88’i Siber Güvenlikten Bihaber

Yapılan son araştırma, çalışanların %88’inin siber güvenlik ile ilgili yeterli bilgiye sahip

olmadıkları için hassas verileri riske attıklarını gösteriyor. İnternet güvenliği ve gizliliği

hakkında düzenli bir eğitim görmeyen çalışanlar hem itibar hem de para kaybına sebep

oluyor. Global antivirüs yazılım şirketi Bitdefender, şirket yetkililerini siber güvenlik ile ilgili

bilgi eksikliği olan çalışanların yarattığı riskler konusunda uyardı.

Gizli şirket bilgilerini ve ağını korumak için

güvenlik yazılımlarına yatırım yapmak, siber

güvenlik konusunda bilgisiz çalışanlar varken

yeterli olmuyor. Bir araştırma şirketinin güvenlik

ve gizlilik farkındalığını ölçmek için Amerika’da

1000’den fazla özel sektör ve kamu çalışanı ile

gerçekleştirdiği ankette ilginç sonuçlar ortaya çıktı.

Ankette katılımcılara oltalama girişimlerini tanımlama,

erişim kontrolü, sosyal medya kullanımı ve uzaktan

çalışma gibi 8 güvenlik ve gizlilik senaryosu ile

ilgili 11 davranış bazlı soru sorularak yeterlilikleri

ölçüldü. Cevap verenlerin ancak %12’si güvenlikle

ilgili vakaları tam olarak tespit edebildi. Kullanıcıların

birçoğu apaçık ortada olan tehditleri dahi

belirleyemedi. Bu durum onları, riskli davranışları

kasıtlı yapmadıkları halde ideal hedef haline getirdi.

Çalışanların %30’u Sosyal Medyada

Şirketini Konuşuyor

Şirketler, çalışanlarının zayıf şifreler kullanmaları,

e-postalarındaki şüpheli linklere tıklamaları,

bilinmeyen kaynaklardan gelen e-posta eklerini

açmaları ve kişisel cihazlarını iş amaçlı kullanmaları

sebebiyle risk altındalar. Ankete katılanların %26’sı,

uzaktan çalışmaları sırasında işle ilgili dosyalarını

şirketin uygun gördüğü cihazlar yerine kişisel USB

sürücülerinde taşıdıkları halde, %25’i oltalama

girişimleri ile ilgili en büyük işaretleri bile fark

edemedi. Katılımcıların yaklaşık %30’unun ise sosyal

medyada şirketleriyle ilgili konuları paylaşarak şirketin

iş ahlakını ihlal ettiği görüldü.

Akkoyunlu: “Şirketler en zayıf

halkaları kadar güvendeler.”

1000’den fazla özel sektör ve kamu çalışanı ile

gerçekleştirilen araştırma, çalışanların %88’inin siber

güvenlik ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları için

hassas verileri riske attıklarını gözler önüne serdi.

Bitdefender Türkiye distribütörlüğünü üstlenen

Laykon Bilişim’in Genel Müdürü Barbaros Akkoyunlu,

“Günümüzde, şirket sahipleri ve yöneticiler siber

güvenlik tehditleri nedeniyle güvenlik teknolojilerine

ciddi yatırımlar yapıyorlar. Bu yatırımlar şirketlerin

sürekliliği için çok önemli. Fakat şirket yetkililerinin

dikkat etmesi gereken en önemli noktanın maalesef

bir çok şirkette atlandığını gözlemliyoruz. Bu önemli

nokta, bir şirketin ancak en zayıf halkası kadar

güvende olabileceği.” açıklamasında bulundu.

Şirketler Nasıl Korunacak?

Sosyal mühendislik saldırılarıyla, kötü niyetli

olmayan personelin zaaflarından yararlanarak şirket

içerisinde açıkları bulmak veya açık yaratmak için

çalışan siber saldırganların şirketlerin güvenliği

için büyük risk oluşturduğunu belirten Akkoyunlu,

bu tür risklerin önüne geçilebilmek için, şirket

içindeki personelin bilinçlendirilmesi ve yine şirket

içi yetkilerin belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Akkoyunlu, “Çalışanlara şirket dışından kişisel

elektronik cihazların getirilmesi ve şirket içinde

kullanılması ile ilgili prosedürlerin iyice anlatılması

gerekiyor. En önemli ve etkilisi güncel tehditlerle ilgili

personelin mail yoluyla bilgilendirilmesi ve güvenlik

firmalarının blog/sosyal medya hesaplarının takibi

için çalışanların teşvik edilmesi.” dedi.

Siber güvenlik ve gizlilik hakkında eğitim görmeyen

çalışanlar hem itibar hem de para kaybına neden

oluyorlar. Şirketler ağlarını güvende tutmak için,

“bilinmesi gerekene kadar gizli tutma” prensibiyle

çalışanlarının önemli bilgilere ulaşmasını kısıtlamalı

ve çalışanlarını online güvenlik ile ilgili bilgilendirmek

için düzenli aralıklarla siber güvenlik seminerleri

planlamalı.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|31|

www.erphaber.com.tr


2020

yılında veri

depolamaya

13,2 milyar

dolar

harcanacak

GIA (Global Industry Analysts) tarafından hazırlanan “Global Stratejik İş” raporuna göre,

NAS (Ağa Bağlı Depolama) pazarının 2020 yılında 13,2 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor.

Bağımsız araştırma kuruluşu Technavio’ya göre ise 2016 ve 2020 yılları arasında

NAS pazarının yüzde 11 oranında büyümesi tahmin ediliyor. Veri depolama alanında

kullanıcılarına yenilikler sunan Synology, yazılım ve Ar-Ge gücü ile dikkat çekiyor.

Kurumların verilerini güncel tutmaları ve güvenliğini

sağlayabilmeleri, iş süreçlerinin kesintiye uğramadan

devam etmesini sağlıyor. Yenilikçi yazılım ve

uygulamaları ile kendini rakiplerinden farklılaştıran

Synology, kurumların ve profesyonellerinin depolama

ihtiyaçlarını karşılamak için Ar-Ge çalışmalarına devam

ediyor. Kullanıcıların hizmetine sunulan DSM 6.1

beta (DiskStation Manager) sürümü ile Synology

NAS cihazlarının all-in-one (hepsi bir arada) sunucu

olarak kullanılması ve IT stratejilerinin merkezine

konumlandırılması sağlanıyor. Synology’nin DSM 6.1

beta sürümü, kullanıcıların, yenilikçi NAS deneyimini

farklılaştırıyor.

Verilere her yerden, her zaman ve

kolayca erişilecek

DSM 6.1 beta sürümü birçok yeniliği beraberinde

getiriyor. İşletim sisteminin yenilikleri; sistem durumu

izleme, geliştirilmiş veri bütünlüğü sağlama, dosyaların

kendi kendini iyileştirmesi ve Apple'ın Time Machine

için genişletilmiş destek sunmasının yanı sıra, sistem

yöneticilerinin işlerini kolaylaştırmak için esnek

güncelleme seçenekleri sunuyor. Active Directory

Domain servisi ile Synology NAS modelleri, kullanıcıları,

grupları ve cihazları yönetmek için kullanımı kolay

araçlara sahip.

Büyük boyutlu verileri aktarmak sorun

olmaktan çıkacak

Synology tarafından yeni geliştirilen SITA (İnternet

Aktarım Hızlandırıcısı) teknolojisi Presto ile bilgisayar

ve internet üzerinden uzaktaki Synology NAS cihazları

arasındaki dosya transferi ve performans optimize

edilebiliyor. Universal Search uygulaması ile Synology

NAS cihazları üzerinden, belgelere, multimedya

dosyalarına veya herhangi bir uygulamaya istenilen

an hızlıca erişilebiliyor. Synology kullanıcıları, cihaz

üzerinde bulunan USB bellek sürücüleri ile NAS

cihazından basit şekilde istenilen dosya veya belgeleri

www.erphaber.com.tr

|32|

kopyalayıp yedekleyebiliyor. Synology tarafından

sunulan özelleştirilebilir kurallar sayesinde kullanıcıların

hangi dosyalara erişip erişemeyecekleri oluşturulan izin

protokolü ile belirlenebiliyor.

Kimin hangi dosyaya erişebileceğine siz

karar verin

Farklı ihtiyaçlara göre farklı çözümler sunduklarını

belirten Synology Türkiye Ürün Müdürü Volkan Yiğit,

“Ar-Ge çalışmalarımız sayesinde kullanıcılarımızın yeni

teknolojilerden yararlanmasını sağlıyoruz. Synology High

Availability’nin son sürümü, S.M.A.R.T testleri ve SSD

Trim (Uygun Biçimlendirme Komutları) ile sunucuların

düzenlenmesini sağlarken, kullanıcıların bölünmüş

alanlarını azaltmak için çekirdek sunucu eklenmesine izin

veriyor. Virtual DSM Manager sürümü, hizmet kesintisini

önlemek için üçüncü bir makinede saklanan verileri

tutarken, kullanıcıların sorunsuz şekilde iki Synology NAS

cihazları arasında DSM sanal örneklerin aktarılmasını

sağlıyor. Bununla birlikte, Btrfs özelliklerinden

yararlanarak sanal DSM yöneticisi oluşturup, saniyeler

içerisinde tüm makineleri geri yüklemeye olanak sağlıyor.”

dedi.

Felaket durumunda bile veri

kaybedilmiyor

Snapshot Replication uygulaması, belgeleri korumak

için sanal makine verileri veya diğer önemli dosyaların

felaket durumunda güvenli ve kullanılabilir kalmasını

sağlamak için güncellenmiş yönetim araçlarının

denetimini sağlıyor. Ayrıca anlık kopyalama işlemi

yapmaya imkân tanıyor. Daha fazla esneklik için yerel

birimlere anlık görüntüler kaydedilebiliyor. Hyper

Backup’ın son sürümü sayesinde ise gelişmiş bütünlük

kontrolleri yedekleri güvenli tutularak, veri tekilleştirme

ile depolama tüketimi azaltılıyor. Hyper Backup

uygulamasıyla kullanıcılar ayarlarını özelleştirebiliyor, veri

saklama kuralları oluşturulabiliyor.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


IFS’ten Türk Aile

Şirketlerine

2T Formülü

Dünya’nın lider kurumsal yazılım

firmalarından olan IFS, Capital Dergisi’nin

düzenlediği Aile Şirketleri 2023 “Kalıcı

Şirketler Yaratmak” etkinliğinde

Türkiye’deki Aile Şirketlerinin uzun ömürlü

ve kontrol edilebilir büyüme stratejisine

sahip olabilmesinin formülünü anlattı.

Şirketlerdeki asıl meselenin sorunlar

değil sorunların kalitesi olduğunu belirten

Öztürk, Maslow İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ni

örnek göstererek şirketlerin de sorunlarının

bu hiyerarşideki gibi olduğunu, temel

operasyonlar düzeyinde yani Maslow üçgenin

en altında yer alan ihtiyaç ve sorunlar

giderilmeden üçgenin tepesinde yer alan

stratejik yatırımlardan bahsedilemeyeceğine

dikkat çekti.

19 Ekim tarihinde Ritz Carlton’da

düzenlenen Aile Şirketleri 2023 etkinliğinin

sponsorlarından olan IFS, büyümekte olan ve

dünya ile yarışmak isteyen şirketlere rekabet

avantajı sağlayan çözümler sunan global bir

yazılım şirketidir.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan IFS Türkiye

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ergin

Öztürk, Türkiye’deki şirketlerin yüzde 90’ının

aile şirketlerinden oluştuğunu ve IFS olarak

müşterilerinin de çoğunluğunun aile şirketleri

olduğuna dikkat çekti. Öztürk “Türkiye’nin

önde gelen başarılı aile şirketleri iş süreçlerinin

yönetiminde IFS’i tercih ettiler. Bu şirketler

birinci neslin kurduğu şimdi ikinci veya üçüncü

neslin başta olduğu şirketlerdir. Bu sorumluluk

ile firmayı ve markayı değişen pazar şartlarında

ayakta tutup başarılı hale getirmek için daha

fazla yardımcı araç gerekiyor. Biz de onlara 2T

formülünü öneriyoruz. Yani birinci neslin avantajı

tecrübe ise yeni neslin avantajı teknolojiyi

kullanabilmesidir. Dolayısı ile yeni kuşaklar

teknoloji kullanarak daha az kaynakla, daha

hızlı, daha sistematik ve sürdürülebilir şirketler

oluşturabiliyorlar.

Şirketlerdeki operasyonel sorunları IFS’in

gelişmiş teknolojisi ve binlerce projeden

elde edilmiş tecrübesi sayesinde kolaylıkla

çözdüklerini belirten Öztürk “ Başarılı çok uluslu

şirketleri konvansiyonel şirketlerden ayıran

önemli hususlardan biri bu şirketlerin temel

operasyonel sorunlarını çözmüş, artık diğer

ihtiyaçlar ve ince detaylar için çalışmaya başlamış

olmasıdır” dedi.

IFS’in esnek yapısı, kolay kullanımı ve modern

mimarisi ile yeni nesil ERP yazılımlarının

en önemli temsilcisi olduğunun altını çizen

Ergin Öztürk, Gartner’ın her yıl açıkladığı ve

Uluslararası ERP yazılımlarını değerlendirdiği

Magic Quadrant raporunda IFS’in 3 yıldır üst

üste ERP alanında lider olan iki firmadan biri

olduğunu vurguladı.

Capital Dergisi’nin her yıl düzenlediği Aile

Şirketleri etkinliği birbirinden önemli pek çok

aile şirketi yöneticisini ağırladı. 200’e yakın üst

düzey yöneticinin ve şirket sahiplerinin katılımı

ile gerçekleşen etkinlikte, kendi alanlarının

uzmanları ve şirket sahipleri kendi bilgi ve

deneyimini paylaştı.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|33|

www.erphaber.com.tr


Dünya Yazılım Devi SAP’den

Dijital Ekonomiye Destek:

Mültecilere Kod Eğitimi

Gençlerin dijital alandaki yetenek gelişimi için SAP, UNCHR ve iş ortakları bir araya

geldi. Mülteci Kod Haftası’nda binlerce gence istihdam oluşturmak için kritik etkiye

sahip kodlama eğitimi veriliyor.

Kurumsal uygulama ve yazılım alanında dünya

lideri SAP, Birleşmiş Milletler (BM) Mülteciler

Yüksek Komiserliği (UNCHR) işbirliği ile “Dünya

İnsani Zirvesi”nde duyurduğu “Mülteci Kod

Haftası” kapsamında, 4 ülkede gerçekleştireceği

kod yazma eğitimlerinin İstanbul ayağını

tamamladı. Türkiye ve Orta Doğu’da, 8-24 yaş

arasındaki mülteci çocuk ve gençleri hedefleyen

Mülteci Kod Haftası’nda SAP, İstanbul’da 40’a

yakın kod yazma atölyesi ve online eğitim kursu

düzenledi.

SAP ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin

kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum

kuruluşlarından iş ortakları ile başlattıkları

Mülteci Kod Haftası kapsamında Türkiye, Mısır,

Ürdün ve Lübnan’da 8 ile 24 yaş arasındaki

10 binden fazla gence kodlama eğitimi

verilmesi hedefleniyor. İlk duyurusu İstanbul’da

gerçekleşen Dünya İnsani Zirvesi’nde yapılan

Mülteci Kod Haftası, mültecilerin ve göçmenlerin

ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmesini

amaçlayan Birleşmiş Milletler New York

Deklarasyonu’nu destekliyor.

Dünya, en zorlu mülteci krizlerinden birini

yaşıyor. Türkiye, Mısır, Ürdün ve Lübnan ise

yaklaşık 5 milyon mülteciye ev sahipliği yapıyor.

Global Kurumsal Sosyal Sorumluluk vizyonu

çerçevesinde “daha iyi bir dünya için topluma ve

sosyal yaşama destek” ilkesiyle kurumsal sosyal

sorumluluk projeleri gerçekleştiren SAP, “Mülteci

Kod Haftası” kapsamındaki ücretsiz atölye

ve online eğitimler ekim ayında İstanbul'da

düzenledi.

Türkiye ve Orta Doğu’da 10 binden fazla

mülteci gence ücretsiz kodlama atölyesi

Mülteci Kod Haftası girişimi, Galway Education

Center, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği

ve 25’ten fazla yerel partnerin katkılarıyla

yürütülüyor. Türkiye’de ise Işık Üniversitesi,

www.erphaber.com.tr

|34|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Kiron, IMC, Impact Hub, KızCode ve Hayata

Destek Derneği gibi sivil toplum kuruluşları

ile işbirliği içinde ve 300’ü aşkın eğitmenin

desteğiyle gerçekleştirilen Mülteci Kod

Haftası’nın İstanbul ayağındaki ücretsiz kodlama

atölyeleri ve online eğitim atölyelerine 8-24 yaş

arasındaki 950 mülteci genç katıldı.

Mülteci Kod Haftası, orta ve kısa vadede

mülteci gençlerin dijital alandaki yetenek

gelişimini destekleyerek, bölgedeki şirketlerin

gerekli pozisyonlardaki ihtiyacına cevap vermeyi

hedefliyor. IDC’ye göre, iş fırsatlarını kanıtlayan

bir gösterge olarak 2016 yılı içerisinde ICT

harcamalarının Türkiye, Orta Doğu ve Afrika’da

260 milyar Dolar’a ulaşacak olması gösteriliyor.

Birleşmiş Milletler

(BM) Mülteciler

Yüksek Komiserliği

(UNCHR) Dış

İlişkiler Yetkilisi

Gavin David White

“ Suriyelilerin orta

doğu bölgelerinde

farklı yerlere göç

etmesi çocuklar ve

gençler için yıkıcı

sonuçlara sebep

oldu. Bu doğrultuda mültecilerin zorluklarla baş

etmesine ve yaşamlarını sürdürmek için farklı

seçeneklere sahip olmalarına katkıda bulunmak

amacıyla hayata geçirilen ‘Mülteci Kod Haftası’,

bilgisayar programlamanın temel ilkelerini

öğrenme şansı sunarken pazar odaklı beceriler

sunarak gelecekteki istihdama olumlu faydalar

sağlıyor” dedi.

SAP sadece kurumları değil toplumları da

iyileştirmeye odaklanıyor

SAP Türkiye Genel Müdürü Zeynep Keskin

projeyle ilgili; “SAP, dünyayı daha yaşanır

bir yer haline getirmek için birçok alanda

kurumsal sosyal sorumluluk projelerini hayata

geçiriyor. Mülteci Kod Haftası sayesinde,

hükümetler, teknoloji şirketleri ve yerel sivil

toplum kuruluşları güçlerini birleştirerek,

mültecileri etkin bir şekilde yaşama dahil

etmeye, yerel yeteneklere ilham vermeye,

ICT (bilgi teknolojileri) alanında yetenek

açığının kapatılmasına ve ülke çapındaki

dijital dönüşüme destek oluyor. Bu proje de

mülteci gençleri teknolojiye yaklaştırarak ve

kodlamayı öğreterek bulundukları ülkelerde

kendi kendilerine yetebilmelerini ve iş hayatına

katılımlarını kolaylaştırmayı hedefliyor. SAP

olarak, inovasyonlarımızla daha iyi bir gelecek

için çalışırken, bölgedeki şirketler için de yetenek

havuzu oluşturulmasına destek oluyoruz.”

Eğitim sonunda staj veya iş imkanı da

sunulacak

Türkiye’deki aktiviteler için SAP, mülteci ve Türk

vatandaşlarından oluşan 300’ü üzerinde kişiyi

eğitmen olarak yetiştirdi.

Daha genç yaştaki katılımcılar basitleştirilmiş

kod platformu Scratch’i öğrenirken, daha ileri

yaştakiler ise HTML, CSS, Javascript, PHP ve

SQL Business

One kurumsal

yazılımı hakkında

da bilgi alma

şansı yakaladılar.

Etkinlik sonrası da

online eğitimlere

ulaşımının

sağlanması ile

etkinliğin etkisini

arttırarak daha geniş

kitlelere ulaşmasını

sağlayacak. Eğitimlerde başarı gösteren

öğrenciler seçilerek 15 haftalık “Bootcamp”lere

alınacak. Bootcamp eğitimlerinde başarı

gösteren gençlere staj veya iş imkânı da

sağlanacak.

Afrika’da 17 ülkeden 89 bin genç eğitildi

Mayıs ayında İstanbul’da gerçekleştirilen

“Dünya İnsani Zirvesi’nde duyurulan Mülteci

Kod Haftası kapsamında 750 gönüllü Kodlama

Eğitmeni olarak Ürdün’de eğitildi. 15-23 Ekim’de

ise 4 ülkenin tamamını kapsayacak mülteci

toplulukları için eğitim kampı başladı. Gelecek

etaplarda gönüllü eğitmen sayısının da 2.000’in

üzerinde olması bekleniyor. Projenin ilham

kaynağı 2015 yılında başlayan ve bu yıl da

devam eden, 10 günü aşkın sürede 17 ülkeden

89 bin gencin ve binlerce öğretmenin eğitildiği

Afrika Kod Haftası(Africa Code Week).

Mülteci Kod Haftası ile ilgili detaylı bilgi için;

www.refugeecodeweek.org

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|35|

www.erphaber.com.tr


abas ERP İle İleri Planlama,

Çizelgeleme (APS)

abas ERP’nin İleri Planlama ve Çizelgeleme modülündeki gelişmiş özellikler dışarıdan

bakıldığında göz korkutabilir ama nasıl çalıştığı öğrenildiğinde kattıkları çok ciddi

boyutlardadır. Bu makalede, abas ERP’nin en önemli modüllerinden biri olan İleri Planlama

ve Çizelgelemeye (Advanced Planning and Scheduling – APS) göz atacağız.

APS nedir ve neden APS’e ihtiyaç

duyulur?

abas ERP yazılımı standart paketinde

planlama sonuçlarının detaylı bir biçimde

grafiksel olarak izlenebilmesini sağlayan

fonksiyonları barındırmaktadır. Bu şekilde

iş emirlerinizi planlamanız, satınalma

siparişleriniz, kaynaklarınız ve daha birçok

unsuru yönetmeniz sağlanır. Standart olarak

abas, kaba kapasite planlamayı kullanır, yani

bir işi tamamlamak için sınırsız kaynağa sahip

olduğunuzu varsayar. Planlama süreçlerinizi

daha verimli kılmak adına, İleri Planlama ve

Çizelgeleme (APS), sonlu kapasite planlamayı

kullanarak simülasyonlar yapmanızı sağlar.

Yani mevcut ve müsait kaynaklarınızı ve

planlarınızı kaydedilen veriler dâhilinde

değerlendirmeye alır.

APS kullanışlı bir fonksiyondur. Sadece

kaynakları yapısal bir şekilde kullanma ve

yönetme imkânı sunmakla kalmaz, ayrıca

üretiminizi Gantt şeması üzerinden grafiksel

olarak görüntüleme ya da bir planlama

paneline aktararak bir zaman çizelgesi

dâhilinde üst üste gelen süreçleri görme

imkânı da sunar. Daha detaylı aktaracak

olursak, bu şekilde çizelgelenmiş iş

emirleri karar almanızı hızlandırır ve farklı

iş emirlerinin çeşitli kaynaklarınızı nasıl

etkileyeceğini görmenizi ve yönetmenizi

sağlar. APS, planlama fonksiyonuna geri-bilgi

yükleme kabiliyetine de sahiptir. Böylelikle

daha önce gerçekleştirilmiş simülasyonlarda

www.erphaber.com.tr

|36|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


kullanılan

çizelgeleme

bilgilerini planlama

motoruna kolayca

çekme imkânını

sizlere sunar.

APS ile nasıl

bir başlangıç

yaparım?

APS içerisindeki,

filtre özelleştirme

fonksiyonu ile yeni

filtreler eklenip,

örneğin sadece

seçimlerinizle alakalı iş emri ve bilgilerinin

ekranınıza gelmesi sağlanır. Filtreler

müşteri isimlerinden satış siparişlerine

ya da kaynaklara kadar farklı kriterler

için ayarlanabilir. Ayrıca yeni özel filtreler

ayarlayarak iş emirlerine dair işlemlerinizde

zaman kazanıp, detay planlama süreçlerinizi

hızlandırabilirsiniz.

İsteğe göre uyarlanabilen filtre özelliği

sayesinde, kokpit ekranlarında gözüken iş

emri önerilerini kolayca düzenleyebilirsiniz.

Ekran görüntüsünün alt kısmında, aradığınız

filtreye hangi bileşenlerin dahil edildiğini

gösteren filtre değerlerini görürsünüz.

Serbest metin arama fonksiyonu diğer

bir başka APS kullanımını kolaylaştırıcı

unsur olarak karşımıza çıkar. Bu fonksiyon

ekranınızın sağ-üst tarafında yer alır. Bu

arama çubuğunu kullanılarak iş emirlerinden

satış siparişi numaralarına ya da müşteri

isimlerine kadar birçok farklı bilgiyi

arayabilirsiniz. Böylelikle birçok bilgiye

kolaylıkla ulaşrsınız.Eğer iş emiri önerileriniz

içerisinde bulmak istediğiniz özel bir

nokta varsa, çabucak araştırıp istediğiniz

bilgiye ulaşmanız için serbest metin arama

fonksiyonu size destek olur.

APS’i kolaylaştırmak için

yararlanabileceğiniz diğer bir özellik ise, ön

tanımlı raporlardır. Ön tanımlı raporlar ile,

gerekli raporlama

düzenlemelerini

gerçekleştirerek

oluşturduğunuz

rapor kriterleri

çerçevesinde

verilere istediğiniz

şekli vermeniz

mümkündür.

Mesela, vardiyalar

özelinde bir rapor

hazırlayarak APS’in

hangi kişilerin,

hangi işler üzerinde

çalışacağını

belirlediği bir çıktıyı hızlı bir biçimde

alabilirsiniz. Bu da, çalışanlarınızın çalışma

takvimlerini optimize etmenize ve verimliliği

artırmanıza yardımcı olur.

Ön tanımlı raporlama fonksiyonu ile APS’in

süreçlerinizi optimize etmenize yardımcı

olacak, belirlediğiniz parametrelere dayanan

verileri toplamasını sağlayabilirsiniz.

abas

Hakkında

29

ülkede, 65

iş ortağı ve

1.000’den

fazla

danışmanı

ile

3.500′den

fazla Küçük

ve Orta

Ölçekli

müşterisine

35 yıldır hizmet sunan abas, ürünü olan abas

ERP ile müşterilerine standart ERP modüllerinin

yanı sıra CRM (Müşteri İlişkileri Yönetimi), Mobil

Çözümler, Business Apps, BI (İş Zekası), APS (İleri

Planlama Çizelgeleme), DMS (Doküman Yönetim

Sistemi), Proje Yönetimi, Konfigüratör, e-Fatura,

e-Defter ve Webshop çözümlerini de sunmaktadır.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|37|

www.erphaber.com.tr


IAS Ailesi İyilik Peşinde Koştu

Bu yıl 38.’si gerçekleşen Vodafone İstanbul

Maratonu’na IAS – caniasERP çalışanları da

katıldı. 10K ve Halk Koşusu parkurlarında

yarışan IAS Ailesi, 38. Vodafone İstanbul

Maratonu aracılığıyla firma olarak sosyal

sorumluluk projesini

de hayata geçirmiş

oldu. IAS, 38.

Vodafone İstanbul

Maratonu süresince

desteklediği Tohum

Otizm Vakfı ve

Koruncuk Vakfı

hakkında farkındalık

yaratmak ve

bilinirliklerini artırmak için adımlarını attı.

13 Kasım Pazar günü gerçekleşen ve tüm

kategorilerde toplam 38 bin koşucunun

katıldığı yarışların başlangıcı saat 08.45’te

engelli sporcular için verildi. Daha sonra 42

kilometrelik ve 15 kilometrelik maraton için

sporcular yerlerini aldılar. Saat 09.00’da 15

Temmuz Şehitler Köprüsü’nde Spor Bakanı

Çağatay Kılıç ve İstanbul Belediye Başkanı

Kadir Topbaş başlangıcı tabanca yerine havalı

korna ile verdi.

42 kilometrede

10 bin sporcu, 15

kilometrede 12.500,

10 kilometrede ise

15.500 sporcunun

katıldığı yarışta

en büyük ilgiyi 42

kilometrelik maraton

gördü. Yarış 15

Temmuz Şehitler

Köprüsü, Beşiktaş, Saraçhane, Yenikapı,

Bakırköy güzergahı geçilerek Sultanahmet

Meydanı’nda bitti.

Maraton için uzun süre önce

antrenmanlarına başlayan IAS koşucuları,

10K’lık ve Halk Koşusu parkurlarında 30

sporcusuyla parkurları tamamladı.

www.erphaber.com.tr

|38|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


"Herkes Bir Gün Yazılımcı Olacak!"

22 Kasım tarihinde Haliç Kongre

Merkezi’nde düzenlenen Bilişim Zirvesi

2016’da yer alan ERP Komitesi ile

Kurumsal Dönüşüm Temalı Salonda,

Kurumların Endüstri 4.0 akımıyla ile birlikte

dijitalleşmenin gittikçe arttığı bir Dünya’da

mevcut iş yapma modellerinin değişimine

ayak uydurabilmeleri için Dijital Dönüşüm ve

unsurları konuşuldu.

ERP Komitesi ve Kurumsal Dönüşüm

Platformu Koodinatörü Sn. M.Göker SARP’ın

açılış konuşmasıyla başlayan programda, Sn.

Şenol Balo’nun "Herkes bir gün yazılımcı

olacak!” konseptli konuşması, Projesis

Genel Müdürü Sn. Hasan Kemahlı’nın

“Endüstri 4.0 Kapsamında Üretim İyileştirme

ve MES”, Isısan Bilgi İşlem Müdürü Ömer

Çolakoğlu’nun PLM ile 3DCAD ve ERP

Entegrasyonu başlıklı ERP başarı hikayesi

konuşması, FIT Solution Genel Müdürü Sn.

Koray Bahar Gültekin’in “e-Dönüşümün yeni

oyuncuları, e-İrsaliye ve İhracat Faturası”

konuşması, e-Logo Genel Müdürü Sn. Cahit

Güvensoy ve Destek Ekip Lideri Sn. Ergin

Hepşen’in birlikte yer aldığı “e-Mutabakat ile

süreçlerde hızlanma” konseptli konuşmaları

ve Neta İşletme Müdürü Sn. Murat

Erarslan’ın “Dijital İz” başlıklı ERP Başarı

hikayeleri yer aldı.

ERP Komitesi ile Kurumsal Dönüşüm

Temalı Salonundaki program, Türkiye’de

Verimlilik ve Şeffaflık Düzeyi ile Türkiye’de

ERP ve MES Kullanımının konuşulduğu

Üretim Sistemleri Danışmanı Sn. Kenan

Berkdemir’in moderatörlüğünü yaptığı, Isısan

Bilgi İşlem Müdürü Sn. Ömer Çolakoğlu’nun,

Projesis Genel Müdürü Sn. Hasan Kemahlı

ve Step Teknoloji İş Geliştirme Yöneticisi

Elektrik Mühendisi Sn.Hakan Erol ‘un

konuşmacı olarak yer aldığı “Endüstri 4.0’a

Hazır mıyız?” Paneli ile tamamlandı.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|39|

www.erphaber.com.tr


sonuç genellikle CRM’in tüm potansiyelinin

kullanılmadığı yönünde oluyor diyebiliriz. Bu

durum, temsilcilerin zamanlarının sadece%11’ini

satış aktivitelerine ayırdığı düşünüldüğünde çok

daha önemli bir hale gelmektedir.

Kuşkusuz ki, Amazon ve Siri’den tavsiyeler

aldığımız şu çağda oldukça CRM eski bir yapı

sunuyor. Dolayısıyla akla şu sorular geliyor; Eğer

kurumlar iş süreçlerini Siri kadar akıllı ve kolay bir

biçimde yönetirse ne olur? Eğer satış temsilcileri

bir sonraki önerilen aktiviteden fayda sağlarsa

neler değişir? Peki ya bizim bildiğimiz CRM’in

modası çoktan geçmiş ise?

CRM’in Modası

Geçiyor Mu?

2020 yılında 44 zettabyte’ı bulması

beklenen, Dijital dünyamız geniş bir evren

sunarken giderek büyümeye devam ediyor.

(bir zettabyte=1,000,000,000,000 gigabyte)

Şirketlerin hayatımızı kolaylaştıran oldukça

fazla büyüklükte verileri vardır. Tüketicilerin

dünyasında, perakendeciler veriyi kullanım

sayısına göre analiz eder ve uygularlar.

Kurumsal dünyada ise, veri geleneksel bir

biçimde toplanır ve yönetilmesi oldukça zor bir

biçimde, müşteri ilişkileri yönetimi yazılımı ya da

CRM gibi veritabanı sistemlerine manuel olarak

girilir. Bu noktada 1990 yılından bu yana CRM

sistemlerinin çok fazla değişikliğe uğramadığını

söyleyebiliriz.

Teknoloji şirketlerinde çalışanlara göre veri,

satışları desteklemek amacıyla kullanılabilir. Satış

temsilcilerinin satış aktivitelerini bir monitör

aracılığıyla izlemesi konusunda CRM’in hala

ciddi bir biçimde etkili olduğunu söyleyebiliriz.

Temsilciler manuel olarak veri girişi yaptıkları

takdirde çok fazla zaman kaybederek ve

sonrasında o veriyi aramak için çok daha

fazlasını veriyorlar. Üst düzey yönetim CRM

aracılığıyla temsilcilerin tüm aktivitelerini

izleyebilme şansı buluyor ve bu gözlemden çıkan

Amazon’un satışın ardından, önerdiği bir

diğer ürün gibi, kurum uygulamalarında bu

tavsiyeler kullanırsa yüksek bir verim ve tabi

ki aynı derecede yüksek miktarlarda satış

gerçekleşebilir. Yapay zekâ ve karar desteği

algoritmaları veri önerileri konusunda yardımcı

olabilir ve bu sayede çalışanların veriminde

sağlanan artışla birlikte herkes neyin ne kadar

önemli olduğunu öğreneceği gibi aynı zamanda

hangi ürünün geliştirilmesi gerektiğini de görmüş

olur.

Bu teorilerin gerçeğe dönüşmesi öğrenen

sistemler ve kestirimci veri sayesinde

düşündüğünüzden çok daha yakın bir zamanı

işaret etmektedir.

Satış temsilcilerinin en önemli görevlerinden

biri müşteri ilişkileri açısından telefon

görüşmeleri yapmaktır. Çoğu zaman yanlış

kişileri aramaları ya da yanıtsız kalmaları

temsilcilere fazlasıyla zaman kaybı yaşatmaktadır.

Makinelerin bu noktada devreye girmesiyle

kaybedilen zamanın yerine satış temsilcileri

gerçekten insan ilişkilerine odaklanarak güven

temelinde ilişkiler kurmasına yardımcı olabilir.

Bu durum firmaların marka bilinirliğinin yanında

müşteri memnuniyetini de kazanmasını sağlar.

Müşteriler ve satış temsilcileri arasındaki

etkileşim gün geçtikçe dijital ortamda

gerçekleşmeye başlıyor. Dolayısıyla müşteri

ilişkilerinin yeni bir evrende, o evrenin kurallarına

göre şekillenmesi gerektiği oldukça açık bir

biçimde görülmektedir.

CRM’in henüz modası geçmedi, fakat

geleceğin CRM’inin yapısını şimdiden görmek

mümkün ve firmaların bu yeni yapıya şimdiden

hazırlanması gerekmektedir.

www.erphaber.com.tr

|40|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Neden Şirketlerin Müşteri İlişkileri

Yönetimine İhtiyacı Vardır

Kendinizi küçük bir işletme sahibinin yerine koyun.

En büyük avantajlarınızdan birisi büyük şirketlerin

yapamayacağı bir şekilde müşterilerinizle iletişime

geçebilme becerinizdir. Zamanınız, müşterilerinizle

yakın ve bağlı olmanızı engelleyecek tekrarlayan,

sıradan işlerle bağlıdır. (Merak etmeyin, yalnız

değilsiniz! Günümüzün küçük işletme sahiplerinin

çoğu toplu olarak buna benzer işlemlerle 4 milyar

saatten fazla zaman kaybetmektedir.) Fakat güçlü

ilişkiler sürdürmek için vakit ayırmak gelişen

işletmeler için çok önemlidir, çünkü bir müşteri bile

kaybetmenin sonuçta çok büyük etkileri olabilir.

Gerçekten önemli olana — yani müşterileri mutlu

tutmaya — nasıl odaklanabilir ve müşteri ilişkilerinizi

ileri seviyeye taşıyabilirsiniz?

Cevap: Çözüm olarak, MİY ya da Müşteri İlişkileri

Yönetimini yürürlüğe koymak. Yakın zamanda yapılan

bir araştırma küçük işletmeler müşteri ilişkilerinin

öneminin farkındayken, bunlardan %31’i kelime

işlemi ve hesap tablolarını bunlarla başa çıkmanın

tek yolu olarak belirtmiştir ve başka bir %25’lik dilim

hiçbir sisteminin olmadığını bildirmiştir.

Bu şirketlerin birçoğu MİY sistemlerini kurmak

için çok karmaşık ve sürdürmek için çok zor olduğu

konusunda endişeleniyor. Bu gerçekten daha da

uzak olamaz. Bulut tabanlı çözümlerle, MİY’i düzgün

ve sorunsuzca çalıştırmak her zamankinden daha

kolay. MİY kurulduğunda ortaya çıkan fark şaşırtıcı

düzeyde. E-mail’e, hesap tablosuna ve kağıt belgelere

bel bağlamaktansa, müşteri iletişim bilgilerini, aday

ve fırsat durumlarını ve daha fazlasını kolayca bulmak

için MİY çözümünü kullanabilirsiniz.

İçgörü kazanın ve daha ustaca çalışın.

Excel hesap tabloları büyük miktarda sabit veriyi

yakalamak için kullanışlı olurken, bundan fazlasını

yapamaz. Veriyi MİY çözümüne girdiğinizde, aldığınız

sonuç müşterilerinizle ustaca iletişim kurmanıza

yardımcı olur. Gerçek zamanlı, işlemeye uygun

içgörülerle, satışlarınızdaki kalıpları anlayabilir ve

doğru bir şekilde müşterilerinize ulaşmak için en iyi

yöntemleri takip edebilirsiniz, yani hangi pazarlama

ve satış taktiklerinin doğru olduğunu ve hangi

bölümlerin geliştirilmeye ihtiyacı olduğunu bilirsiniz.

Ayrıca ürün yol haritanızı da ayarlayabilirsiniz,

böylece müşterilerin gerçekten istediği ürünleri ve

hizmetleri sunduğunuzdan emin olursunuz.

Kişiselleştirilmiş Müşteri Hizmetleri.

Ürünlerinizi satmak savaşın sadece yarısı. Sürekli,

kişiselleştirilmiş ve mükemmel hizmeti sağlamak asıl

meydan okumadır. Müşteri hizmetleri uzmanı olan

Shep Hyken’in de sözleriyle, “Eğer müşterileriniz

dışlanmış hissederse, sonuç itibariyle onlarla iş

yapma konusunda daha iyi hisseden başka bir

rakip firma bulacaklardır.” Küçük bir işletme olarak,

müşterileriniz için satış öncesinde, sırasında ve

sonrasında yüksek düzeyde kişiselleştirilmiş ve

özelleştirilmiş bir deneyim sağlama gibi eşsiz bir

beceriye sahipsiniz. Yüz yüze iletişimin ötesinde, bir

MİY çözümü satışlarınızı ve her birine özel hizmet

stratejisini şekillendirmeniz için müşteri profillerine—

müşteri tercihleri ve kendine özgü davranışlar— gibi

özel bilgileri girmenizi sağlar.

İşletmenizi büyütün ve gelecekte olabilecek

değişikliklere karşı koruyun.

Pek çok küçük işletme uzun süre boyunca küçük

olarak kalmaz. Bir MİY çözümü sadece müşterilerle

olan ilişkinizi takip etmeye yardımcı olmaz — ayrıca

pazarlama kampanyalarından yeni ürün piyasaya

sürmeye veya internete sürülmüş “ürünlere” kadar

gelecekte ileri sürülecek yenilikler için temeli de

sağlar. Eğer diğer çözümlerle bütünleştirilmesi kolay

olan teknolojilere yatırım yaparsanız, verilerinizin her

zaman paylaşılabilir olmasından ve işinizin yolda bir

engele çarpmadan gelişmesinden emin olabilirsiniz.

Doğru olan çözümle, müşterilerin ihtiyaçları

değiştikçe işletmenizi hızlıca adapte edebilirsiniz.

Küçük bir işletme olarak ana amacınız müşterileri

devam ettirmek, büyümeyi artırmak ya da basitçe

daha gelişmiş bir organizasyon ortaya çıkarmak olsun

veya olmasın, bir MİY çözümünü devreye sokmanın

faydaları sonsuz çaptadır. Başlangıçta gereken çaba

sizi şimdiden gelecekte değerli vaktinizi ve paranızı

harcamanızdan kurtaracaktır. MİY’i işinizin geleceği

için hem bugün hem de yarın müşterilerinizle

olabilecek en güçlü iletişimi oluşturmaktan emin

olabilmek için bir yatırım olarak düşünün.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|41|

www.erphaber.com.tr


Güvenli ERP

Zamanın her dönem üzerine bir etkisi vardır. Günümüzdeki etkisi de dijitalleşmek ve

sanallaştırmak. Dijital alt yapıların tekrar kullanımına verdiği fırsatla sağladığı kontrol,

tasarruf, kolay erişilebilirlik ve raporlama fırsatları insanın elinin değdiği her alını

dijitalleştirme tutkusuna doğru dönüşmeye başlamıştır.

Geçtiğimiz on yılda her alanda olduğu gibi

ticarette artık fazlasıyla dijital ve her geçen

gün bu dijital altyapılar elektronik dönüşümleri

beraberinde getirmiştir. Özel sektörün bu dijitalliği

daha önceden yakalamış ve işlerin vazgeçilmezi

olan ERP sistemleriyle büyük hacimli iş süreçlerini

kontrol edebilmektedirler. İnternet alt yapısının da

gelişmesiyle artık ERP sistemlerimiz her yerden her

cihazdan erişilebilir hale gelmiştir.

Her şeyin e-dönüşüme girip internet üzerinden

kontrol edilebilir hale gelmesi güvenlik ve gizlilik

problemlerini de beraberinde getirmektedir. Hali

hazırda internetin kendisinin gizlilik ve güvenlik

problemleri çözülmemişken yeni süreçlerin internet

üzerine taşıması bu alandaki zafiyetleri artırmaktadır.

Bu riskleri fark eden firmalar ciddi güvenlik alt yapısı

yatırımları yapmaktadırlar.

Günümüzde özellikle siber tehditler ve kaynakları

çok heterojen olabildiği kadar hedeflerde çok

çeşitli olabilmektedir. Saldırıdan önce tedbir almak

ve hazırlıklı olmak sosyal ve ekonomik zararların

önüne geçilmesinde hayati önem taşımaktadır. Siber

saldırılara hedef olabilen ERP sisteminin güvenliği

işletmeler için tehdit oluşturmaktadır. Saldırılar

yayıldıkça her işletme benim ERP sistemim ne kadar

güvenli sorusunu sormaya başlamaktadır. ERP

sisteminin kapsamını genişletmek, daha önemlisi

güvenlik risklerinin belirlemek ve sistemimizi bu

risklerden arındırmak gerekmektedir.

İşletmelerde eski sürüm ya da desteği çekilmiş

yazılım kullanma güvenlik zafiyetleri oluşturmaktadır.

Yazılım firmaları yazılımın güvenlik açıkları ve

altyapı problemlerine göre yeni sürümler ve yeni

ürünler çıkarmaktadır. İşletmeler güncelleme ve

yeni sürümler için kaynak ayırmak istememekte

yazılım firmaları ise geleneksel ERP yükseltme zor

olmasından dolayı yazılım güncellemesi yerine ürün

değişikliğine gitmektedir. Araştırmalarda şirketlerin

% 66 kendi ERP sistemi en güncel sürümü üzerinde

çalışmamaktadır. Firmalara yeni maliyetler çıkaran

bu güncellemelere karşı direnmeleri ciddi güvenlik

açıkları oluşturmaktadır. Saldırganlar özellikle

yayınlanan güncelleri inceleyerek önceki sürümdeki

hataları ters mühendislikle tespit edip düşük

sürümdeki yazılım kullanan firmaları hedef olarak

www.erphaber.com.tr

|42|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


seçmektedir. Aynı şekilde yazılım firmaları ürünlerden

desteklerini çektiği durumda sisteme hiçbir zaman

güncelleme yapılamamakta yazılımlar ciddi güvenlik

zafiyetleri oluşturmaktadır.

Gerçek bir işletme yazılımı güvenliği için bütünsel

bir yaklaşım takip edilmelidir. ERP yazılımının

güvenliği, üzerinde çalıştığı işletim sisteminin

güvenliği, sunucunun fiziksel güvenliği, ağın

güvenliği, son kullanıcıların güvenliği gibi konuları

sorgulanmalıdır. Güncel olmayan bir işletim sistemin

üzerinde çalışan ERP’nin güncel olması sistemin

güvenli olduğunu göstermemektedir. Eski ürünleri

kullanan müşterilerin böyle bir durumda oluşan

açıklara yapılacak saldırılara doğrudan maruz

kalmaktadırlar. Bunun en kötü örneği endüstride

Windows XP işletim sistemi ile yaşanmaktadır. Şu

an yapılan araştırmalarda Windows XP kullanımı

dünyada genel kullanımda %20 lik payı vardır,

işletmelerde kullanılan işletim sistemleri oranına

bakıldıgında %60 lara yaklaşmaktadır. Güvenlik

açıkları olan işletim sistemleri kullanmak bilgisayar

korsanları için aktif ve pasif saldırılara çok açık olduğu

için ciddi güvenlik riskleri oluşturmaktadır.

Yetersiz raporlama yeteneği dış raporlama yol

açabilir ve veri denetimi kaybı da veri güvenliğini

doğrudan etkileyen bir unsurdur. Yeni nesil ERP

sistemlerinin çözdüğü raporlama araçları sistemin

doğru ve güvenli çalışmasının kontrolü için hayati

veriler üretirler. Bu verilerinde üretildikten sonra

canlı sistemden hariç güvenli bir yerde tutulmasını

gerekmektedir. Bir veri sistemi için en tehlikeli

komut güncellemedir. Kabiliyetsiz raporlama

araçları ile verilen raporların en büyük problemi

verinin geriye dönük kontrolü ve zaman içerisinde

değişmiş verideki değişimi gösteremiyor olmasından

kaynaklanmaktadır. Geriye dönük verilerdeki

güncellemeler tespiti çok zor ve telafisi mümkün

olmayan sonuçlar doğurabilir.

Veri denetimi kaybolmuş bir ERP sisteminde dış

raporlama ihtiyaçları doğmaktadır. Özellikle kritik

verilerin dışarıya aktarmasına Access ve Excel gibi

kullanıcı dostu ara sistemlere izin verilmektedir.

Verinin başka bir hedefe açılması yalnızca ana

sistemin güvenliği ile değil verinin açıldığı alt hedef

sistemlerin de güvenli olmasını gerektirmektedir.

Veri dışarı aktarıldıktan sonra taşınması kopyalanması

ve bunun kontrol edilememesi ciddi güvenlik

zafiyetleri doğurmaktadır. Daha güvenli, kabiliyetli ve

merkezi kontrol edilebilen raporlama araçları tercih

edilmelidir. ERP sistemlerinde işletmenin vereceği

beyanlardan veriler önemine göre sınıflandırılmalıdır.

Veri denetimi ve yetkilendirme artırılmalı dışarıya

aktarılırken verinin sınıflarına göre izinler verilmelidir.

Ancak bu noktada güvenlik protokolleri şeffaf

olmasına önem verilmeli kullanıcının çalışmasını

engelleyecek zorlaştıracak uygulamalardan uzak

durulmalıdır. Güvenlik ve çalışabilirlik arasındaki

denge devamlı saha testleri ile kontrol edilmelidir.

Haklı olarak birçok işletme dışarıdan gelebilecek

tehditlere, veri merkezlerinin fiziksel güvenliğine

ve son kullanıcı güvenliği konusuna odaklanır.

Ancak işletmeler için dışarıdan bir bilgisayar korsanı

saldırısı alma ihtimali içeride bir teknik personel veya

sistem sağlayıcılar erişim ve değiştirme yetkilerini

hatalı ya da kötüye kullanmasından daha düşük

bir ihtimaldir. İşletmenin çalışanlarının işletmelere

verebileceği zarar dış tehditlerin vereceği zarardan

daha yüksek olarak görünmektedir. Elbette dış tehdit

için alınan tedbirler önemli ancak kullanıcılarında

doğru yetkilendirilmesi ve bu yetki kullanımlarının

kontrol edilmesi ve düzenli yedekleme yapılması

gerekmektedir. Özellikle takibi artırmak için her

kullanıcıya bir hesap açılmalı ve bu hesapların güçlü

şifrelerle korunması ve şifrelerin paylaşılmaması

konusundan çalışanlar bilgilendirilmelidir. Sosyal

mühendislik ataklarına karşı çalışanlar bilgilendirmeli,

habersiz tatbikatlar yapılmalı sonuçları çalışanlara

sunulmalıdır.

Sonuç olarak bir ERP sisteminin güvenliği

işletmenin fiziksel ve dijital olarak güvenliği ile

doğrudan ilişkilidir. Yazılım firmaları ve işletmeler

üzerine düşen tedbirleri ivedilikle almalıdır. Güvenlik

maliyetlerinden ziyade saldırı senaryolarındaki

zarar maliyetleri üzerinde durulmalıdır. Zincir en

zayıf halkası kadar güçlü olduğu unutulmamalıdır.

Siber güvenliğin en zayıf halkası kullanıcılardır.

Kullanıcılara düzenli olarak güvenlik eğitimleri

verilmelidir. Güvenlik protokollerinin kullanıcılarının

iş süreçlerini yavaşlatmayacak şekilde şeffaf olarak

hazırlanması gerekmektedir. Dünyanın her yerinden

standartlaşma ve hukuksal süreçlerle ile ilgili

gelişme haberleri gelirken ülkemizin de bu konuda

çalışmalar yaptığı işletmelerin iş güvenlik uzmanları

gibi yazılımların da siber güvenlik uzmanlarının

denetimine sokulması kulislerde konuşulmaktadır.

Standartları ve yeni hukuksal sorumlulukları zaman

gösterecektir. Profesyonellerden destek alınmalı,

sistemin güvenlik testleri yaptırılmalı tedbir alınacak

alanları belirlemek için risk haritaları çıkarılmalıdır.

ERP güvenliğine dikkat çekmek için hazırladığım

bu yazıda bahsedilen riskler ve tedbirler bu kısa

yazıya sığmayacak kadar fazladır. Bize düşen ERP ile

yönettiğimiz potansiyelimizi korumalı, siber tehditlere

karşı tedbirleri daha saldırılar gerçekleşmeden almaya

çalışmalıyız.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|43|

www.erphaber.com.tr


Dengeli İşletme ve

Veri Hâkimiyetinin Önemi

İmalat sektöründeki önemli endüstriyel gelişmeler sonrası şirketler yaşanan bu değişimlere ayak

uydurmak zorunda kalmış ve artan rekabet koşulları içerisinde rekabet üstünlüklerini devam

ettirebilme adına bazı kritik stratejik hamleler geliştirmişlerdir. İşte Almanya’dan yola çıkan

Endüstri 4.0 da bu stratejilerden birinin adıdır. Ve gün geçtikçe artan rekabet açısından ülkemize de

yaklaşmaktadır.

Endüstri 4.0 stratejisinin de hedeflediği üzere

üretkenlik günümüz teknolojik imkanlar sayesinde

hem kolay hem de geri dönüşü yakın zamanda

alınacak konumdadır.

Üretkenlik ile maliyetlerin azaltılması

birbirinden bağımsız değildir, birlikte

çalışılmalıdır.

Bu noktada üretkenlik amacıyla yaptığımız

yatırımlar sonrası dikkat edilmesi gereken üç

unsurdan bahsetmek gerekirse;

• Daha fazla satış yapıyor muyuz yani Kısıtlar

Teorisindeki Throughput artıyor mu?

• Bordrodaki insan sayısına bağlı olarak İşletme

Giderlerimiz azalıyor mu?

• Stoklar azalıyor mu?

Tartışmasız her işletme satışlarının artması

ile birlikte stoklarının ve işletme giderlerinin

düşmesinden yanadır. Tabii ki hepsinin birden

gerçekleşmesi her işletmenin arzusudur.

O halde öncelikli amaç: Hem envanteri hem

de işletme giderlerini azaltırken Throughput’u

yani satışları arttırmak olmalıdır diyebiliriz. Eğer

yaptığımız üretkenlik yatırımları Throughput’u yani

satışları arttırırken diğer ikisini azaltırsa o zaman para

kazanılacağı aşikârdır.

www.erphaber.com.tr

|44|

Benim için öncelik üretim, daha sonra

satıştır!

Bu teori aksine ise birçok imalat yapan işletmenin

“benim için öncelik üretim daha sonra satıştır.” bakışı

ise günümüz rekabet ortamında günden güne zorluk

yaşatan bir sebep olarak karşımıza çıkmaktadır. “eğer

bir şirket depoları doldurmak için imalat yaparsa,

ayakta kalabilir mi?” sorusunu da sorarak bu mantığın

doğru olmadığını da net olarak görebiliriz.

Dengeli işletme veri hâkimiyeti olan

ve kapsamlı veri yönetimi yapabilen

işletmedir.

İşin özeti Dengeli İşletme olup olmadığını her

işveren, her üretim müdürü, her fabrika müdürü, her

genel müdür veya her çalışan kendine sormalıdır.

Buradaki olay her kişinin ve kaynağın kapasitesinin

kesinlikle pazar talebine göre dengelenmesinin

başarılıp başarılmadığıdır. Koşulların sürekli değiştiği

günümüzde de Dengeli İşletme olabilmek için veri

hâkimiyeti ve kapsamlı veri yönetimi son derece kritik

noktadır ve mutlaka itina ile üzerinde durulmalıdır.

Yazar: Ahmet Savaş GÖKTÜRK – Login Yazılım ERP

Çözümleri Danışmanı

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


Yapay zeka,

KOBİ’ler için

tehlike mi?

Fırsat mı?

Yapay zeka teknolojileri üzerine her

gün yeni bir gelişme yaşanıyor. Dünya

ekonomisinin önemli aktörleri bu

alanda çalışmalar yürütüyor. Yapay

zeka teknolojilerindeki bu gelişim,

toplumsal ve ekonomik etkileriyle de

dikkat çekiyor.

Bilişim teknolojileri ve gelişmiş otomasyon

teknolojilerinin hakim olduğu 3. Sanayi devriminin

artık sonuna gelindiğini ve dördüncü sanayi devrimi

olarak adlandırılan Sanayi 4.0 ile yapay zeka, robotik

teknolojiler ve nesnelerin interneti kavramlarının

ön plana çıktığını belirten Alfanorm’un Başkanı,

İnovasyon Düşünürü ve Tasarım Mimarı Ateş Öztan,

yapay zekanın KOBİ’lerin üretim biçimlerinde

meydana getireceğini değişikliklerle ilgili tespitlerde

bulundu.

1. Üretim merkezleri değişecek

Ucuz işgücü dolayısıyla deniz aşırı ülkelere

doğru kayan sanayi üretimi, yapay zeka ve robotik

teknolojiler ile gelişmiş pazarlara ya da bu pazarlara

yakın yerlere geri dönecek. Hatta üretim, kullanım

alanında olacak. Bu durum, KOBİ’lerin geçtiğimiz

yıllarda kaybettiği üretimleri yeniden kazanmalarına

neden olacak.

2. İşçi güvenliği artacak, meslek

hastalığı kalmayacak

Yapay zeka teknolojilerinin gelişmesi ile özellikle

çalışma güvenliği alanında önemli gelişmeler

yaşanacak. Çalışan sağlığını kötü yönde etkileyen

ve risk seviyesi yüksek pek çok iş, akıllı ve öğrenen

makinelerle yapılacak. Dolayısıyla insan sağlığı ve

güvenliği yönünde olumlu gelişmeler yaşanacak.

Özellikle mavi yakalıların hayatı iyileşecek, meslek

hastalıkları azalacak.

3. Mavi ve beyaz yaka kalmayacak

Sanayi 4.0 ve yapay zekâ teknolojileri genel olarak

mavi yakalıları etkileyecek fakat, bu teknolojilerin

etkin bir şekilde kullanılması ile insanların uzun emek

sarf ederek yaptığı işleri akıllı makineler yapacak.

Bu insanlık açısından korkulacak bir durum değil.

İnsanlar işgüçlerini başka alanlara yönlendirecekler.

Tıpkı 2. Sanayi devriminden 3. Sanayi devrimine

geçişte olduğu gibi, iş gücünün yer/alan değiştirmesi

durumu yaşanacak. İnsanlar ilgi alanlarına, özel

hayatlarına daha fazla zaman ayırabilecek.

4. Farklı disiplinler müşteri

ihtiyaçlarına yön verecek

Yapay zeka teknolojilerinin geleceğini, bu alanda

bugünden itibaren çalışanlar ve fikir üretenler

şekillendirecek. Yapay zeka üzerine çalışan sanayi

ülkeleri, farklı disiplinlerden deneyimleri bünyelerine

katarak yeni ürünler oluşturulmasına önem verecek.

Ve bu çalışmalar müşteri ihtiyaçları gözetilerek

yapılacak.

5. Akıllı üretim merkezleri ön plana

çıkacak

Yapay zeka çalışmalarıyla üretim düşüncesi tam

dersine döndü. Çalışma şekli, önce yatırım yap

sonra ürün geliştirden, ürünü tasarla doğru üretim

partnerini bulmaya doğru kayıyor. Günümüzde

artık fikri üretenler, tasarlayanlar ve üretim aynı çatı

altında değil. Endüstri 4.0 veya ötesinde, üretim

esnek, hızlı şekil değiştirebilen ve dönüşebilen “akıllı

üretim merkezleri”nde yapılacak. KOBİ’lerin yapay

zeka sürecinde geride kalmaması için, yeni çalışma

şekillerine yatırım yapmaları gerekecek.

Alfanorm hakkında

Endüstriyel tasarım ve mühendislik şirketi Alfanorm,

sanayi firmalarına "Fikirden Tasarıma, Tasarımdan

Ürüne" prensibiyle inovasyon hizmetleri sunuyor.

Sanayicinin çözüm ortağı Alfanorm, mekatronik sistem

çözümleri kapsamında; görüntü işleme, bilgisayarla

görü ve örüntü tanıma, kullanıcı arayüzü destekli

yazılım geliştirme hizmeti, yapay zeka, optimizasyon,

kontrol ve otonom sistem uygulamaları, konsept

tasarım, detay tasarım, mock up prototip imalatının

yanı sıra yurtiçi ve yurtdışı teşvikler konusunda

danışmanlık sağlıyor.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|45|

www.erphaber.com.tr


ERP Kullanmak,

Çalışanları Sıradanlaştırır mı ?

Yurtdışı kaynaklı bir araştırmaya göre; çalışanların sadece yaklaşık %20’si görevlerini layıkıyla

yerine getiriyor, diğerleri ise koltuklarını koruma çabası içinde günlük işlerini sürdürüyorlar. Çoğu

zaman günlük işler arasında bu tür çalışanları teşhis etmek çok da kolay olmaz. Ancak bu kişilerin

varlığı, ekibi her zaman yavaşlatacaktır.

Ekip, güçlü bir kelimedir.

Kurumların verimli çalışması, birbirini

destekleyecek güçlü bir ekip kurmaktan

geçer. Ekip ruhu oluşturabilirseniz çalışanların

verimi de artar. İşletme içerisinde uyumu

yakalayamazsanız, çalışanlarınızın da verimini

arttıramazsınız. Bu durumda ekibiniz tam olarak

yeniliklere ve iletişime açık olmalı.

Ekip ruhunu yakaladıktan sonra çalışanlara

sağlanan olanaklar ile verim daha da

yükselecektir. Çalışanların motive ve üretken

olacağı ortamları oluşturmak gerekiyor. Üretken

işgücü sayesinde kurumlar daha iyi performans

gösteriyor.

“-Ekonomiler yavaşladığında

çalışanların da koltuk kaygısı

artıyor ancak eğer sürekli

üretkenliğe motive edilirlerse işler

er geç yoluna giriyor.”

Mali dalgalanmalardan sonra veya rekabetin

artığı, karlılığın düştüğü noktalarda, birçok

kurum da maliyetlerini düşürme peşine düşüyor:

Birçoğu süreçlerini yeniden gözden geçiriyor,

yeni pazarlar araştırıyor veya orta yönetim

katmanlarını ortadan kaldırma yoluna gidiyor vs,

bu arada gittikçe daha fazla dijitalleşiliyor ve bazı

firmalarda ERP kullanmayı seçiyor.

ERP, firmaların tüm süreçlerini kapsayacak

şekilde düşünülen entegre bir yönetim

sistemidir; firmada tamamına yakın geniş bir

kitleye hitap eder, firmadaki işleyen süreçleri

standartlaştıran veya üzerinde tanımlı süreçleri

firmada oturtmaya çalışan bir sistemdir ve

kollektif olarak kullanılır.

www.erphaber.com.tr

|46|

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi


ERP’ye geçmek üzere yola çıkan kurumlarda

kullanma nedenlerine de bağlı olmak üzere,

çalışanlar kendilerini baskı altında hissetmeye

başlarlar. Kendi imkanları, yetenekleri, zekaları

veya yöntemleri ile hallettikleri bir çok işi veya

yürüttükleri süreçleri artık yeni oluşmakta

olan sisteme (ERP’ye) kazandırmak için ortaya

koymak ve hatta savunmak durumunda kalırlar.

Sistemin kullanımı yaklaştıkça da eleman

tasarrufunun planlanıyor olacağını veya daha

etkin kontrol edilebilecek olmalarını düşünmeleri

ile beraber bireylerden ziyade sistemin üstün

tutulduğuna giderek artan şekilde şahit olmaları,

sistem karşısında değersizleştikleri düşüncesine

kapılmalarına neden olur.

Bu durumda bireylerin kendi değerlerini ve

motivasyonlarını iyi takip etmek gerekiyor.

Özellikle şirketin genç işgücünün motivasyon

kaynaklarını anlamak çok önemlidir. Onlar için

ERP projeler gibi yeni projeler üzerinde çalışmak

harika bir başlangıç olabilir, çeşitli beceriler

kazanmak için onlara fırsat vermiş oluyor

olabilirsiniz.

ERP ile yeni bir iş yapma modeli oluşturmak

ERP’nin hayata geçişi için çalışanları yükseltme

veya ikramiye vermek için yeterli bütçeniz yok

ise onlara ERP ile bağlantılı olarak zaman hediye

edebilirsiniz örneğin.

ERP ile birlikte gelen bir fırsat olarak

çalışanlarınıza evden veya uzak yerlerden, esnek

çalışma saatleri ile çalışmasını sağlayan bir ortam

yaratırsanız büyük bir motivasyon kaynağı

olabilir ve daha fazla bağlılık doğurabilirsiniz.

Bunun için ERP’niz veya kurumsal yönetim

araçlarınız internet üzerinde kullanılabilir

olmalıdır tabiki.

ERP ile birlikte karşılarına çıkan değersizleşme

duygusuna karşın esneklik ve özgürlük sunarak

onları hem iş yerinde hem de özel hayatlarında

önemsediğinizi hissettirebilirsiniz. Bu ilk bakışta

bir şirketin çıkarlarına zarar verecek gibi

görünüyor olsa da, orta ve uzun vadede sadakat

doğuracaktır.

Çalışanlarınıza gündemdeki teknolojileri

içeren ERP ile yeni bir iş yapma modeli sunuyor

olmanız yani yönetim araçlarınızı güncellemeniz,

verimliliğiniz açısından daha iyi olacaktır.

ERP Proje Ekibi ise

ERP kullanmaya karar verdiğinizde

oluşturacağınız proje ekibi kurumun geleceğini

kurguluyor olduğu için kendilerini zaten oldukça

motive hissedeceklerdir.

Anahtar kullanıcılar, hem ERP seçiminde karar

verme düzeyinde katılımcıdırlar hem de ERP

implementasyonu sırasında etkileri ve görevleri

çok fazladır. Kuruma sağlayacakları fayda

kadar kendilerini de geliştirme imkanı bulurlar.

Ancak bu her çalışan bu grupta bulunma şansı

olmayacak çünkü dar bir gruptur.

Türkiye’nin ilk ERP e-dergisi

|47|

www.erphaber.com.tr

More magazines by this user
Similar magazines