23.09.2021 Views

Enerji Panorama Eylül 2021

Pano Kariyer Yatırım ELDER’den sektöre enerji katacak 3 projeye 300 bin TL özel ödül Azerbaycan’la yapılan gaz anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı Emtia fiyatlarında “Çin baharı” BAHARIN ARDI KARA KIŞ MI? IPCC Raporu 2021: İklim sistemi ısınmaya devam edecek! Doğal gazda yeni dönem öncesi EPDK’dan önemli adım… Enerji performans sözleşmeleri Biyogazlı kojenerasyon sistemi ile topraksız sera sistemine destek Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yılda 66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek Dubai’de türünün ilk örneği olan bir kampüs kurulacak Turizmde “yeşil destinasyon modeli” Küçükköy’de başlatıldı Türkiye’nin enerji serüvenine bir bakış-1 Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında daha fazla esneklik bekliyor Hibrit çalışma ile hayatlarımız radikal bir şekilde değişiyor İstatistik Sosyal Medya

Pano
Kariyer
Yatırım
ELDER’den sektöre enerji katacak 3 projeye 300 bin TL özel ödül
Azerbaycan’la yapılan gaz anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı
Emtia fiyatlarında “Çin baharı” BAHARIN ARDI KARA KIŞ MI?
IPCC Raporu 2021: İklim sistemi ısınmaya devam edecek!
Doğal gazda yeni dönem öncesi EPDK’dan önemli adım…
Enerji performans sözleşmeleri
Biyogazlı kojenerasyon sistemi ile topraksız sera sistemine destek
Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yılda 66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek
Dubai’de türünün ilk örneği olan bir kampüs kurulacak
Turizmde “yeşil destinasyon modeli” Küçükköy’de başlatıldı
Türkiye’nin enerji serüvenine bir bakış-1
Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında daha fazla esneklik bekliyor
Hibrit çalışma ile hayatlarımız radikal bir şekilde değişiyor
İstatistik
Sosyal Medya

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

yaşında<br />

E N E R Jİ PANORAMA<br />

Dergiyi PDF okumak için...<br />

Türkiye <strong>Enerji</strong> Vakfı • Yıl: 9 • Sayı: 98 • EYLÜL <strong>2021</strong><br />

EMTIA FIYATLARINDA “ÇIN BAHARI”<br />

BAHARIN ARDI KARA KIŞ MI?


C<br />

M<br />

Y<br />

CM<br />

MY<br />

CY<br />

CMY<br />

K


İçindekiler<br />

26 30<br />

ELDER’den sektöre enerji katacak 3 projeye<br />

300 bin TL özel ödül<br />

<strong>Enerji</strong> sektörünü yenilikçi fikirlerle buluşturan ‘<strong>Enerji</strong>m Sensin Hızlandırma<br />

Programı’nın Demo Günü’nde final sahnesine çıkan 20 projeden 3’ü 300 bin<br />

TL’lik ELDER Özel Ödülü’nü paylaştı. Ödüllerini ELDER Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Kıvanç Zaimler, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar ve EPDK Ar-Ge<br />

Komisyon Başkanı Serkan Doğan’ın elinden alan genç girişimciler, aynı zamanda<br />

programa katılan şirketlerle iş birliği yapma imkanına da sahip oldu.<br />

EMTIA FIYATLARINDA “ÇIN BAHARI”<br />

BAHARIN ARDI<br />

KARA KIŞ MI?<br />

Azerbaycan’la yapılan gaz anlaşmasında<br />

fiyat rekoru kırıldı<br />

Türkiye de Avrupa gibi şu günlerde enerji maliyetleriyle boğuşuyor. Artan<br />

arz fiyatları, tüketici faturalarına da yansıyor. Ankara kulislerinde zam “kesin”<br />

ama oranı “net” değil yaklaşımı hakim… Öte yandan Türkiye’nin son yaptığı<br />

anlaşma da gelecek yıllara dönük sinyal veriyor. Azerbaycan’la yapılan doğal<br />

gaz anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı. 1000 metreküp için ödeyeceğimiz çıplak<br />

bedel, 400 doları geçti. Oysa Rusya’ya bu miktar için 240 dolar ödüyoruz!<br />

34


38<br />

IPCC Raporu <strong>2021</strong>:<br />

İklim sistemi ısınmaya devam edecek!<br />

Tüm dünyanın “en büyük küresel sorun” olarak kabul ettiği iklim<br />

değişikliği, etkilerini artırmaya devam ediyor. Son dönemde dünyanın<br />

pek çok noktasında olduğu gibi Türkiye’de de ortaya çıkan orman<br />

yangınları ve seller gibi doğal afetler iklim değişikliğinin en önemli<br />

sinyalleri olarak görülüyor.<br />

58<br />

Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında daha fazla<br />

esneklik bekliyor<br />

Küresel olarak çalışan kesimin yüzde 23’ü Kovid-19 salgını öncesi döneminde<br />

kıyasla daha çok evden çalıştığını belirtiyor. Araştırmaya göre, ortalamada her dört<br />

çalışandan biri salgın öncesine göre daha sık evden çalışıyor. Salgın sonrasında<br />

da çalışma saatlerinin yarısında uzaktan çalışmayı tercih ettiklerini belirtiyor.<br />

Pano....................................................................... 8<br />

Kariyer.................................................................. 16<br />

Yatırım.................................................................. 20<br />

Biyogazlı kojenerasyon sistemi ile<br />

topraksız sera sistemine destek........................ 48<br />

Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yılda<br />

66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek..............50<br />

ELDER’den sektöre enerji katacak<br />

3 projeye 300 bin TL özel ödül............................26<br />

Azerbaycan’la yapılan gaz anlaşmasında<br />

fiyat rekoru kırıldı...............................................30<br />

Emtia fiyatlarında “Çin baharı”<br />

BAHARIN ARDI KARA KIŞ MI? ........................... 34<br />

IPCC Raporu <strong>2021</strong>: İklim sistemi ısınmaya<br />

devam edecek!...................................................38<br />

Doğal gazda yeni dönem öncesi<br />

EPDK’dan önemli adım…...................................42<br />

Dubai’de türünün ilk örneği olan<br />

bir kampüs kurulacak.........................................51<br />

Turizmde “yeşil destinasyon modeli”<br />

Küçükköy’de başlatıldı.......................................52<br />

Türkiye’nin enerji serüvenine bir bakış-1.......... 54<br />

Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında daha<br />

fazla esneklik bekliyor........................................58<br />

Hibrit çalışma ile hayatlarımız radikal<br />

bir şekilde değişiyor...........................................59<br />

İstatistik................................................................ 64<br />

<strong>Enerji</strong> performans sözleşmeleri......................... 44<br />

Sosyal Medya....................................................... 68


editör<br />

Dünya ekonomilerinin ana<br />

gündemi enerji maliyetleri<br />

Kovid-19’un yarattığı şok dalgası ve<br />

tahribatın ardından toparlanmaya<br />

çalışan dünya ekonomisi, yepyeni<br />

bir şokla karşı karşıya… Neredeyse bir<br />

yıldır aralıksız yükselen ve son günlerde<br />

tavan yapan emtia fiyatları; tüm devletleri,<br />

tüm sektörleri, tüm şirketleri ve milyarlarca<br />

insanın hayatını olumsuz yönde etkiliyor.<br />

Emtialar arasında fiyat açısından rekor kıranlar<br />

içinde herkesin kullanmak zorunda<br />

olduğu petrol, doğal gaz, bakır, demir, alüminyum<br />

gibi önemli kalemler var.<br />

Sanayi sektörü üretim yapmak için gerekli<br />

olan hammaddeye ulaşamıyor daha doğrusu<br />

yüzde 100’ün üzerindeki fiyatlarla temin<br />

edebiliyor. Doğal olarak bu artışı da fiyatlarına<br />

yansıtıyor, bu kez de müşterileri isyan<br />

ediyor. Ülkemizde son yaşanan şu olay,<br />

sorunun ne kadar can yakıcı olduğunu gösteriyor:<br />

İnşaat sektörü, çimento fiyatlarındaki<br />

yükselişi protesto etmek için 15 gün<br />

süreyle çimento alımını durdurdu. Çimento<br />

üreticileri ise “yapabileceğimiz bir şey yok,<br />

enerji fiyatları çok yüksek” diyor! Aynı sıkıntı<br />

hemen hemen her sektörde yaşanıyor.<br />

Fiyat artışlarında gösterge niteliğindeki<br />

enerji emtiaları arasında petrol, kömür ve<br />

doğal gaz başı çekiyor. Bir enerji ithalatçısı<br />

olan Türkiye’de yüksek oranlı artışlar,<br />

maliyetlere ve son noktada nihai tüketim<br />

ürünlerine yansıyor. Benzin ve motorin<br />

gibi petrol türevi ürünler taşımacılık maliyetlerini<br />

artırınca gıda fiyatları yükseliyor.<br />

Petrol fiyatlarının artışı doğal gaz fiyatlarına<br />

da yansıyor, hem sanayici hem de<br />

hanelerin bütçelerinde enerjinin maliyeti<br />

giderek artıyor. Doğal gazdaki artış, elektriği<br />

de etkiliyor, çünkü kuraklık nedeniyle<br />

elektrik üretiminin önemli bir bölümü doğal<br />

gaz çevrim santrallerinden karşılanıyor.<br />

Sonuçta karşımızda can sıkıcı bir tablo var!<br />

Bu süreci en az hasarla atlatıp uzun vadede<br />

minimum sorun yaşamak için, enerji teknolojilerine<br />

yatırım yapıp alternatif kaynaklara<br />

yönelmemiz gerekiyor.<br />

Dergimizin iki ana konusunu Türkiye<br />

özelinde doğal gaz ve elektrik maliyetleri<br />

ile diğer emtia ürünlerindeki artışa ve nedenlerine<br />

ayırdık. Sorunun orta vadede de<br />

etkili olacağını gösteren bir gelişmeyi de<br />

ilk kez <strong>Enerji</strong> <strong>Panorama</strong>’da okuyacaksınız.<br />

Azerbaycan ile yapılan son doğal gaz anlaşmasında<br />

fiyat, 400 doların üzerine çıkmış<br />

durumda. Bu rekor bir seviye ve önümüzdeki<br />

yıllarda faturalarımızı etkileyecek.<br />

Evet, tablo pek iç açıcı değil ama çözüm de<br />

her zaman var, önemli olan bu çözümleri<br />

akılcı bir yaklaşımla ve bir strateji doğrultusunda<br />

hayata geçirmek. Dergimizde okuyacağınız<br />

yatırım haberleri, iklim değişikliğiyle<br />

mücadele konusunda atılan adımlar,<br />

şirketlerin sosyal sorumluluk çalışmaları,<br />

kamunun verimliliği sağlamak konusunda<br />

attığı adımlar, bu çözümlerin birer örneği.<br />

Kış aylarına adım adım yaklaşıyoruz, bol<br />

yağışlı, soğukların can yakmadığı bir mevsim<br />

geçirmeyi umuyoruz. Aksi durumda<br />

gelecek yıl, yine aynı sorunlarla boğuşmak<br />

zorunda kalabiliriz.<br />

Hepinize keyifli okumalar, sağlıklı günler<br />

dileriz…<br />

İmtiyaz Sahibi<br />

TÜRKİYE ENERJİ VAKFI<br />

İKTİSADİ İŞLETMESİ<br />

TENVA İktisadi İşletmesi<br />

Yetkilisi Aycan Kızıldağ<br />

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü<br />

Esengül Erkan<br />

esenerkan@tenva.org<br />

Haber Merkezi<br />

Deniz Suphi • Mahir Arslan<br />

Neşet Hikmet • Z. Işık Adler<br />

Katkıda Bulunanlar<br />

Dr. Fatih Cemil Özbuğday<br />

Dr. Fehmi Tanrısever<br />

Dr. Kürşad Derinkuyu<br />

Serhan Ünal<br />

Abone / Reklam<br />

info@tenva.org<br />

Kurumsal Ab. Bir. Fiyat: 15 TL<br />

Yayın İdare Merkezi<br />

Alternatif Plaza, Kızılırmak<br />

Mah. 1446. Cad. No:12/37<br />

Kat: 10 Çukurambar / Ankara<br />

T: +90 312 220 00 59<br />

Kuruluş Yılı: 2013<br />

Tasarım<br />

Kasım Halis<br />

Yayın Türü<br />

YAYGIN SÜRELİ YAYIN TÜM<br />

TÜRKİYE’DE<br />

Yayın Tarihi<br />

25 Eylül <strong>2021</strong><br />

ISSN<br />

2757-5799<br />

<strong>Enerji</strong> <strong>Panorama</strong> Dergisi, Türkiye <strong>Enerji</strong><br />

Vakfı İktisadi İşletmesi tarafından<br />

yayımlanmaktadır. Dergide yer alan yazı,<br />

fotoğraf, illüstrasyon, grafik, harita gibi<br />

malzemeler kaynak göstermek koşulu ile<br />

kullanılabilir. Türkiye <strong>Enerji</strong> Vakfı İktisadi<br />

İşletmesi, Türkiye <strong>Enerji</strong> Vakfı'nın iktisadi<br />

işletmesidir


“İşimin <strong>Enerji</strong>si” ile sen de işinin enerjisini ve<br />

verimliliğini artır, işine güç kat.<br />

Güneş enerjisi sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları, elektrikli araç şarj<br />

istasyonu yönetimi ve yeşil enerji sertifikasyonuna kadar birçok çevre dostu ve<br />

sürdürülebilir enerji çözümüyle hizmetinizdeyiz.<br />

Detaylı bilgi için: enerjisa.com.tr


PANO<br />

Aycan Kızıldağ<br />

<br />

ENERJISA ENERJI, YILIN ILK<br />

YARISINDA YÜZDE 30 BÜYÜDÜ<br />

<strong>Enerji</strong>sa <strong>Enerji</strong>’nin konsolide faaliyet geliri, bu<br />

yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine<br />

göre yüzde 30 büyümeyle 3 milyar 326 milyon<br />

lira oldu. <strong>Enerji</strong>sa <strong>Enerji</strong>’nin şebeke yatırımları<br />

bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine<br />

göre yüzde 95 artarak 1 milyar 110 milyon liraya<br />

ulaştı. Baz alınan net kar, geçen yılın aynı dönemine<br />

göre yüzde 34 büyüyerek 1 milyar 13 milyon<br />

lira oldu. Konsolide faaliyet geliri yüzde 30<br />

büyümeye 3 milyar 326 milyon lira olan şirketin<br />

finansal net borcunun faaliyet gelirine oranı geçen<br />

yılın ilk yarısında 2,1 kat iken, bu yılın ikinci<br />

çeyreğinde 1,4 kata düştü. Şirket, yılın ilk yarısındaki<br />

güçlü performansı ve enflasyon etkisi ile<br />

<strong>2021</strong> hedeflerini yukarı yönlü revize ettiklerini<br />

duyurdu.<br />

Güncellenen <strong>2021</strong> hedeflerine göre, şirketin faaliyet<br />

gelirinde yüzde 15-20 büyüme, yaklaşık 2<br />

milyar lira baz alınan net kar, artan enflasyonu<br />

yansıtacak şekilde, yılsonu itibarıyla minimum<br />

11,2 milyar lira düzenlenmiş varlık tabanı ve minimum<br />

1,8 milyar lira faiz ve vergi sonrası serbest<br />

nakit akışı bekleniyor.<br />

Açıklamada görüşlerine yer verilen <strong>Enerji</strong>sa<br />

<strong>Enerji</strong> CEO’su Murat Pınar, Toroslar bölgesini de<br />

etkileyen yangınlardan dağıtım şebekesini korumak<br />

için tüm önlemleri aldıklarını belirterek,<br />

“Etkilenen alanlara kesintisiz elektrik tedariki<br />

sağlamak için alternatif besleme hatlarını devreye<br />

aldık. Toroslar bölgesine ve diğer bölgelere<br />

yangın söndürme aktivitelerine destek olmak<br />

için jeneratör ve insan desteği sağladık” dedi.<br />

10 YILDA 1.3 MILYON<br />

ENERJI KIMLIK BELGESI<br />

DÜZENLENDI<br />

Binalarda <strong>Enerji</strong> Kimlik Belgesi uygulamasının<br />

başladığı 2011’den bu yana yaklaşık 1,3 milyon<br />

bina için enerji kimlik belgesi düzenlendi. Çevre<br />

ve Şehircilik Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre,<br />

<strong>Enerji</strong> Kimlik Belgesi, binanın enerji ihtiyacı ve<br />

enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri<br />

ve ısıtma veya soğutma sistemlerinin verimiyle<br />

ilgili bilgileri içeriyor. Bu kapsamda, bu yılın<br />

ilk 7 ayında, 16 bin 67’si mevcut, 55 bin 175’i<br />

yeni bina olmak üzere 71 bin 242 bina için <strong>Enerji</strong><br />

Kimlik Belgesi oluşturuldu.<br />

Uygulamanın başladığı 2011’den itibaren 332 bin<br />

718’i mevcut, 958 bin 6’sı yeni olmak üzere toplam<br />

1 milyon 290 bin 724 bina için <strong>Enerji</strong> Kimlik<br />

Belgesi alındı. Bakanlık tarafından, <strong>Enerji</strong> Kimlik<br />

Belgesi oluşturulması için 7 bin 288 firma ve<br />

9 bin 564 uzman yetkilendirildi<br />

Türkiye’de, 1 Ocak 2011’den sonra yapılan yeni<br />

binalar için yapı kullanma izin belgesi alınması<br />

aşamasında <strong>Enerji</strong> Kimlik Belgesi’nin ilgili idarelere<br />

sunulması, enerji performans ve sera gazı<br />

salınım sınıfının da en az C sınıfı olması zorunlu<br />

hale getirildi. Var olan binalarda ise 2 Mayıs<br />

2017’den itibaren alınması şartı getirilen <strong>Enerji</strong><br />

Kimlik Belgesi için sınıf zorunluluğu bulunmuyor.<br />

Geçerliliği 10 yıl olan bu belgelerde, binanın<br />

enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırmasının<br />

yanı sıra yapının enerji tüketimine etki eden<br />

sistemlere, bileşenlere ve yalıtımına ilişkin bilgiler<br />

yer alıyor.<br />

8 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


PANO <br />

ALMANYA YEŞIL ENERJILI<br />

1 MILYON ARAÇ HEDEFINE ULAŞTI<br />

Almanya hükümeti, tamamen elektrikli ve plugin<br />

hibrit araçlardan oluşan 1 milyonluk araç hedefine<br />

yarım yıl gecikmeyle de olsa ulaşıldığını<br />

açıkladı. Kayıtlara göre, ülkede elektrikli araçların<br />

yüzde 54’ü tamamen elektrikli, yüzde 46’sı<br />

ise plug-in hibrit araçlardan oluşuyor. Hedefe<br />

ulaşmayı bir dönüm noktası olarak nitelendiren<br />

Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmaier, “Ulaşımımız<br />

geri dönülmez bir şekilde yenilenebilir<br />

enerjiye dönüştürülecek” dedi.<br />

Almanya’da hali hazırda ulaşım kaynaklı emisyonların<br />

yüzde 60’ı binek araçlardan kaynaklanıyor<br />

ve Almanya yollarında yaklaşık 48 milyon<br />

araç bulunuyor. Hükümet ayrıca, elektrikli araçlar<br />

için prim programını 2025 yılına kadar uzatacağını<br />

da açıkladı. Ancak bazı çevre aktivistleri<br />

plug-in hibrit araçların nadiren elektrikli modda<br />

sürülmesi nedeniyle bu araçların sübvansiyonlar<br />

kapsamına alınmasını eleştiriyor ve hükümete<br />

2030 yılına kadar yaklaşık 14 milyon elektrikli<br />

araç hedefine ulaşılması çağrısında bulunuyor.<br />

Danışmanlık firması PwC tarafından yapılan bir<br />

araştırmaya göre, <strong>2021</strong>’in ikinci çeyreğinde dünya<br />

çapında üretilen altı elektrikli araçtan biri<br />

Alman otomobil üreticilerine ait. Elektrikli araç<br />

üretim pazarına hakim olan ülkeler ise ABD ve<br />

Çin. Araştırmanın verilerine göre Alman otomobil<br />

üreticilerinin, nisan ve temmuz ayları arasında<br />

ürettikleri araçların yüzde 17’si tamamen<br />

elektrikli, yüzde 50’si de plug-in hibrit araçlardan<br />

oluşuyor.<br />

GENSED, TÜM ŞIRKETLERI<br />

GÜNEŞ KÖPRÜSÜ’NDE<br />

BULUŞTURACAK<br />

Güneş <strong>Enerji</strong>si Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği<br />

(GENSED) güneşten elektrik üretim alanında faaliyet<br />

gösteren firmalarla potansiyel güneş enerjisi<br />

yatırımcılarının bir araya getirilmesi amacıyla<br />

“Güneş Köprüsü” adı ile dijital bir platformu hayata<br />

geçirdi.<br />

Türkiye’nin güneş enerjisi alanındaki ilk sektörel<br />

firma arama platformu olan ve güneş enerjisi<br />

sektörünün tüm paydaşlarına açık olan Güneş<br />

Köprüsü’ne sektördeki tüm şirketler 31 Aralık<br />

2022 tarihine kadar ücretsiz olarak kayıt yaptırarak<br />

hizmet sağlayabilecek.<br />

GENSED Genel Sekreteri Hakan Erkan platformun<br />

yayına başlamasıyla ilgili açıklamasında, Güneş<br />

Köprüsü ile güneş enerjisi yatırımı yapmak isteyen<br />

tüm yatırımcıların daha bilinçli bir şekilde il<br />

bazında faaliyet gösteren firmalara ulaşmalarını<br />

sağlayarak, güneş enerjisi kullanımının yaygınlaşmasını<br />

amaçladıklarını söyledi. Erkan, açıklamalarını<br />

şöyle sürdürdü: Güneş yeryüzünde<br />

insanın yaşadığı her yerde elektrik üretilmesine<br />

imkan sağlaması sayesinde tüm enerji kaynakları<br />

arasında eşsiz bir konuma sahip. Düşen maliyetler<br />

sayesinde güneşin en ucuz elektrik üretim<br />

kaynağı haline gelmesi ve elektrik tüketimini<br />

çevreci bir şekilde karşılamak isteyen tüketici<br />

sayısının her geçen gün artması sayesinde güneş<br />

enerjisi günümüzde çok cazip bir yatırım alanı<br />

haline geldi. Bu nedenle GENSED olarak ülkemizdeki<br />

güneş enerjisi yatırımlarının sağlıklı ve<br />

sürdürülebilir şekilde artmasına katkı sunmak<br />

için ‘Güneş Köprüsü’ projesini hayata geçirdik.<br />

Platformumuza tüm sektör firmalarını ve güneşe<br />

yatırım yapmayı düşünen vatandaşlarımızı davet<br />

ediyoruz.<br />

10 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


PANO<br />

LIMAK ENERJI’DEN FATURALARI DÜŞÜRECEK IPUÇLARI<br />

Limak <strong>Enerji</strong>’nin hazırladığı tüketim istatistiklerine<br />

göre; en fazla tüketim yapan cihazlardan biri<br />

olan klima kullanımından kaynaklı elektrik harcamaları<br />

hane başına, aylık 200 TL’ye kadar ilave<br />

yük getirebiliyor. Meskenlerde klimaların 1 ay<br />

boyunca günde 5 saat çalıştırılması, tüketimlerde<br />

yaklaşık yüzde 60’lık bir artışa sebep oluyor. A sınıfı<br />

bir klima beş saatlik kullanımda aylık ortalama<br />

200 TL’ye kadar ilave yük getirebiliyor. A+++<br />

enerji sınıfı bir klima tercih edildiğinde ise bu tutar<br />

90 TL’ye kadar düşüyor.<br />

Evlerde gün içerisinde sıkça tercih edilen cihazların<br />

faturaya yansıması 13 ile 51 TL arasında değişiklik<br />

gösteriyor. En çok tüketim gerçekleştiren<br />

cihazlardan bazılarının faturalara yansımaları ise<br />

şu şekilde;<br />

Su ısıtıcıları haftanın her günü 1 saat kullanıldığında<br />

aylık olarak 51 TL,<br />

Bilgisayarlar aynı evde 2 kişinin haftanın her<br />

günü, 8 saat kullanması sonucunda 41 TL,<br />

Fırını haftada 3 sefer, günde 1.5 saat kullandığında<br />

aylık faturaya yansıması 41 TL,<br />

Ütüyü haftada 3 sefer çalıştırmak 26 TL,<br />

Televizyonu günde 10 saat açık tutmak 24 TL,<br />

Elektrik süpürgesini haftada 4 kez, günde 1 saat<br />

kullanmanın faturalara etkisi aylık 22 lira,<br />

Çamaşır makinesini günde 2 saat haftada 3 kez<br />

kullanıldığında 17 TL, kurutma makinesini aynı<br />

sürelerde kullanmak ise 22 TL,<br />

Derin dondurucuyu haftada 7 gün 24 saat kullanmak<br />

13 TL, buzdolabını haftanın her günü 24 saat<br />

kullanmak ise faturaya 27 TL olarak yansıyor.<br />

Tasarruf tavsiyeleri<br />

Ortam büyüklüğüne uygun BTU kapasitesine sahip,<br />

A+++ enerji sınıfı bir klima tercih etmek,<br />

ortam sıcaklığına dikkat etmek ve klimayı sabit<br />

derecelerde tutmak tasarruf sağlıyor. Klimaları 24<br />

derece sıcaklıkta tutmak konforlu bir soğutma için<br />

yeterli oluyor. Bu değerin altında yapılacak fazladan<br />

her bir derecelik soğutma için yüzde 6-7 oranında<br />

elektrik tüketimi artıyor. Sıcaklığın yüksek<br />

olduğu günlerde buzdolabının kapağının sık sık<br />

açılması çok fazla enerji tüketimine neden oluyor<br />

ve elektrik faturasına doğrudan yansıyor. Buzdolabının<br />

arkasındaki duvar ile arasında en az 10 cm<br />

mesafe bırakmak hava akımı oluşacağı için soğutucuların<br />

verimliliğini artırıyor. Sıcak günlerde<br />

sık kıyafet değiştirme ihtiyacı ile birlikte çamaşır<br />

makinesi kullanımı da artış gösterdi. Çamaşırları<br />

yüksek derecelerde yıkamak yerine 30-40 derece<br />

veya soğuk suyla kısa programda yıkamak faturalarda<br />

tasarruf etmeyi sağlıyor.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 11


PANO<br />

YEKDEM’E BAŞVURU SÜRESI,<br />

30 KASIM’A KADAR UZATILDI<br />

Yenilenebilir <strong>Enerji</strong> Kaynaklarını Destekleme<br />

Mekanizması’ndan faydalanacak lisanslı elektrik<br />

üretim santralleri için bir sonraki yıla ilişkin<br />

başvuru süresini 30 Kasım’a uzatıldı. Yenilenebilir<br />

<strong>Enerji</strong> Kaynaklarının Elektrik <strong>Enerji</strong>si Üretimi<br />

Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (YEK Kanunu)<br />

kapsamında bir sonraki yıl YEKDEM’den<br />

faydalanmak isteyen yatırımcılar, her yıl 31<br />

Ekim tarihine kadar başvuruda bulunabiliyor<br />

ve YEKDEM’den faydalanabilecek lisanslı elektrik<br />

üretim tesislerinin listesi 30 Kasım itibarıyla<br />

kamuoyuna ilan ediliyordu. <strong>Enerji</strong> Piyasası Düzenleme<br />

Kurumu (EPDK) yetkililerinden edinilen<br />

bilgiye göre, kurul kararıyla bir sonraki yıla ait<br />

YEKDEM başvurularında son tarihi 30 Kasım,<br />

YEKDEM’den faydalanabilecek lisanslı elektrik<br />

üretim tesislerinin nihai listesinin kamuoyuna<br />

duyurulma tarihi ise 31 Aralık olacak şekilde<br />

mevzuat değişikliğine gidildi.<br />

YEKDEM başvurularının son alınma tarihi bir<br />

ay ötelenerek 30 Kasım tarihine kadar işletmeye<br />

geçebilecek üretim tesislerine bir sonraki yıl<br />

YEKDEM’e katılma hakkı tanındı. Daha önce yenilenebilir<br />

enerji santrallerine dolar bazlı destek<br />

sağlanan YEKDEM’de 1 Temmuz’dan itibaren<br />

devreye giren santraller için Türk lirasıyla destek<br />

dönemi başladı. Hidroelektrik santrallerinin<br />

kilovatsaat başı üretimine 40 kuruş, rüzgar ve<br />

güneş enerjisi santralleri için 32 kuruş ve jeotermal<br />

enerji santrallerinin kilovatsaat başı üretimi<br />

için 54 kuruş alım garantisi sağlanıyor.<br />

AKKUYU NGS’NIN<br />

DÖRDÜNCÜ ÜNITESI IÇIN<br />

KAZI ÇALIŞMALARI BAŞLADI<br />

Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali (NGS) olan<br />

Akkuyu NGS sahasında dördüncü ünitesinin inşası<br />

için hazırlıklara başlandı. Çalışmalar, Türkiye<br />

Cumhuriyeti Nükleer Düzenleme Kurumu’nun<br />

30 Haziran <strong>2021</strong>’de verdiği Sınırlı Çalışma İzni<br />

uyarınca yürütülüyor. Dördüncü ünitenin reaktör<br />

binası inşası, türbin binası, yardımcı reaktör<br />

binası ve diğer ana tesislerinin inşası için başlayan<br />

çukur kazma çalışmaları, 655 m2’lik bir<br />

alan üzerinde yapılıyor. En alçak noktada çukur<br />

derinliği yaklaşık 12,5 metre olacak. İşçilerin<br />

toplamda yaklaşık 600 bin metreküp toprağı taşıması<br />

bekleniyor. Çukur kazma çalışmaları, kayalık<br />

zeminin arındırılması ve kazılmasının yanı<br />

sıra drenaj kurulumunu da kapsıyor.<br />

Akkuyu Nükleer Genel Müdür Birinci Yardımcısı<br />

ve NGS Yapı İşleri Direktörü Sergei Butckikh<br />

konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Bu<br />

yıl, dördüncü ünite için inşaat lisansı almayı ve<br />

önümüzdeki yılın başlarında ünitede tam ölçekli<br />

inşaat çalışmalarına başlamayı umuyoruz. Yılsonuna<br />

kadar reaktör ve türbin binalarının temel<br />

plakaları için beton dökme işlemine başlanacak,<br />

ardından plakalar güçlendirilecek. Böylelikle Akkuyu<br />

NGS, aynı anda dört güç ünitesinin inşa edileceği<br />

dünyanın en büyük nükleer inşaat merkezi<br />

olacak. NGS’nin dört güç ünitesinin eşzamanlı inşası,<br />

yüksek kaynak konsantrasyonu gerektirecek<br />

ancak bunun için tamamen hazırız” dedi.<br />

12 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


‘yenilenebilir enerji’


PANO<br />

EBRD, AYDEM ENERJI’NIN<br />

YEŞIL TAHVIL IHRACINA<br />

KATILDI<br />

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Aydem<br />

Yenilenebilir <strong>Enerji</strong>’nin yeşil tahvil ihracına<br />

75 milyon dolar yatırım yaptı. Avrupa İmar ve<br />

Kalkınma Bankası (EBRD), Aydem Yenilenebilir<br />

<strong>Enerji</strong>’nin yeşil tahvil ihracına 75 milyon dolarlık<br />

yatırım yaptığını açıkladı. EBRD tarafından<br />

yapılan açıklamada ihracın Türkiye’de gerçekleştirilen<br />

en büyük ölçekli yeşil eurobond ihracı<br />

olduğunun altı çizildi.<br />

Açıklamada, Aydem Yenilenebilir <strong>Enerji</strong>’nin yeşil<br />

tahvil ihracına 1,6 milyar dolarlık talep geldiği ve<br />

şirketin 750 milyon dolar kaynak sağladığı vurgulandı.<br />

Ayrıca Uluslararası Sermaye Piyasaları<br />

Birliği’nin Yeşil Tahvil Prensipleri sertifikası ile<br />

uyumlu olan ihracın Türkiye piyasaları için yeni<br />

bir gösterge oluşturabileceği de kaydedildi. Açıklamada<br />

Aydem’in EBRD ile iş birliği kapsamında<br />

istihdamda kadınlara daha fazla yer vereceği de<br />

vurgulandı.<br />

Aydem <strong>Enerji</strong>, temmuz ayında uluslararası yatırımcıların<br />

yoğun ilgi gösterdiği talep toplama<br />

dönemi sonucunda, içlerinde uzun dönemli yatırımcıların<br />

da yer aldığı 131 yatırımcının katılımı<br />

ile 1,6 milyar dolar tutarında talep toplayarak<br />

Türkiye’de ilk seferde en yüksek tutarda gerçekleştirilen<br />

tahvil ihracına imza attı. Bu ihraç, aynı<br />

zamanda Türkiye’nin en büyük yeşil tahvil ihracı<br />

olma özelliğini taşıyor.<br />

BRANDON HALL’DAN<br />

AKENERJI’YE IKI ÖDÜL BIRDEN<br />

İnsan kaynaklarında en prestijli değerlendirmeler<br />

arasında gösterilen Brandon Hall Excellence<br />

Awards’ta kazananlar açıklandı. Türkiye’nin<br />

enerji ihtiyacının yüzde 3’ünü üreten Akenerji,<br />

başarılı insan kaynakları uygulamalarıyla ödüle<br />

layık bulundu. “Geleceğe Liderlik Et” isimli gelişim<br />

programıyla “Liderlik Gelişiminde En İyi<br />

İlerleme” ve “Karma Öğrenmenin En İyi Kullanımı”<br />

kategorilerinde yarışan şirket, sırasıyla altın<br />

ve bronz ödülün sahibi oldu. Akenerji, kısa bir<br />

süre önce de uluslararası iş dünyası ödüllerinden<br />

The International Business Awards Stevie’de<br />

“Yılın Şirketi” kategorisinin enerji dalında bronz<br />

ödül kazanmıştı.<br />

İnsan kaynaklarında alınan iki ödülün şirketleri<br />

için önemini belirten Akenerji Genel Müdürü Serhan<br />

Gençer, işveren markası olma hedefine emin<br />

adımlarla ilerlediklerini söyledi. Gençer, “Potansiyel<br />

adayların çalışmayı arzu ettiği, çalışanların<br />

mutlu olduğu ve ayrılanlarınsa daima gurur<br />

duyduğu bir işveren markası olma yolundaki çalışmalarımız<br />

bize iki yeni ödül getirdi. ‘<strong>Enerji</strong>nle<br />

fark yarat’ sloganıyla işveren markası hedefimize<br />

doğru yürürken insan kaynakları alanındaki<br />

uygulamalarımızın ödüllendirilmesinden mutluyuz.<br />

Akenerji ailesinin parçası olan herkese teşekkürler”<br />

dedi.<br />

Brandon Hall Excellence Awards, uluslararası<br />

bağımsız sektör uzmanlarından oluşan jürinin,<br />

insan kaynakları uygulamalarını ihtiyaca yanıt<br />

verme, işlevsellik, inovasyon ve ölçülebilir fayda<br />

gibi kriterlerle değerlendirmesiyle önem taşıyor.<br />

Ödüller, 1-3 Şubat 2022 tarihlerinde düzenlenecek<br />

konferansta kazanan şirketlere verilecek.<br />

14 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


KARİYER<br />

Z. Işık Adler<br />

<strong>Enerji</strong>sa, iki yeni pozisyon için<br />

deneyimli isimleri tercih etti<br />

Sabancı Holding ve E.ON ortaklığında elektrik dağıtım<br />

ve satış sektöründe faaliyet gösteren <strong>Enerji</strong>sa<br />

<strong>Enerji</strong>’nin üst yönetiminde iki yeni pozisyon oluşturuldu.<br />

“Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm<br />

Başkanlığı” ve “İnsan ve Kültür Bölüm Başkanlığı”<br />

adı verilen makamlara yeni atamalar gerçekleştirildi.<br />

Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanlığı’na<br />

Ebru Taşçıoğlu, İnsan ve Kültür Bölüm Başkanlığı<br />

biriminin başına ise Yakıp Aydilek atandı.<br />

Taşçıoğlu, kurumsal sürdürülebilirlik, müşteri odaklılık,<br />

iş sağlığı & güvenliği ve iletişim alanlarında stratejik<br />

ve bütüncül bir yaklaşım sağlamak, tüm paydaşlarına<br />

sürdürülebilir maksimum değer yaratmak ve bu<br />

doğrultuda etkin iletişim için çalışmalar yapacak.<br />

İnsan ve Kültür Bölüm Başkanı pozisyonuna ise<br />

2010 yılından beri <strong>Enerji</strong>sa <strong>Enerji</strong> satış şirketlerinde<br />

operasyon, kanal yönetimi ve regülasyon alanlarında<br />

üst düzey yöneticilik görevlerini üstlenen Yakup Aydilek<br />

atandı. İnsan ve Kültür Bölüm Başkanlığı, geleceğin<br />

iş yapış modellerine ve yeni nesil uygulamalara<br />

uyum sağlayacak kültürel yapıyı geliştirmek için çalışacak.<br />

Çağdaş Demirağ, Aydem<br />

Grubu’ndan ayrıldı<br />

Aydem <strong>Enerji</strong> iştiraklerinden Aydem Perakende ve Gediz Perakende<br />

şirketleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, gruptan ayrıldı. Çağdaş Demirağ,<br />

Ekim 2019 tarihinde Türkiye Petrolleri Akaryakıt Dağıtım Şirketi Genel<br />

Müdürlüğü görevinden ayrılarak Aydem Grubu’na transfer olmuştu.<br />

TED Ankara Koleji ve Bilkent Üniversitesi mezunu Çağdaş Demirağ,<br />

enerji sektöründeki kariyerine Nisan 2001’de Petrol Ofisi’nde başladı ve<br />

burada yaklaşık 3 yıl çalıştı. Demirağ, Nisan 2004-Mayıs 2011 tarihleri<br />

arasında BP’de çeşitli görevler üstlendi. 2011-2014 döneminde genel<br />

müdür yardımcılığını üstlendiği Kadoil’de 2014-2016 döneminde genel<br />

müdürlük görevini yerine getirdi. 2016- 2019 döneminde ise TP Akaryakıt<br />

Dağıtım Şirketi Genel Müdürü olarak görev yapan Demirağ, daha<br />

sonra Eylül <strong>2021</strong> tarihine kadar sürdürdüğü Aydem ve Gediz Perakende<br />

şirketleri genel müdürlüğü koltuğuna oturmuştu.<br />

16 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


KARİYER<br />

Elif Cansu, Ülke <strong>Enerji</strong><br />

ekibine katıldı<br />

Yurt içi ve yurt dışındaki rüzgar enerjisi santrallerine servis hizmetleri<br />

sağlayan Ülke <strong>Enerji</strong> ekibine yeni bir isim katıldı. Ulusal ve global<br />

ölçekte birçok şirkette proje ve saha yönetimi görevlerinde bulunan Elif<br />

Cansu, Ülke <strong>Enerji</strong>’de operasyon müdürü olarak kariyerine devam edecek.<br />

Cansu, şirket bünyesinde tüm rüzgar enerjisi hizmetlerinin stratejik<br />

yönetimi ve yürütülmesinden sorumlu olacak.<br />

Son olarak GE Renewable Energy - ONW MENAT Bölgesi Proje Müdürü<br />

olan Cansu, daha önce Vestas, Honeywell, <strong>Enerji</strong>SA ve Koluman gibi<br />

önemli kuruluşlarda kritik görevlerde bulunmuştu. Çankaya Üniversitesi<br />

mezunu olan Cansu’nun uzmanlık alanları arasında rüzgar enerjisi<br />

santrallerinin kurulum ve devreye alma operasyonlarının anahtar teslim<br />

sorumluluğunu yönetecek şekilde proje koordinatörlüğü, satış & servis<br />

ve kurulum koordinasyonunda satın alma ve tedarik zinciri yönetimi,<br />

kontrat yönetimi ve kurumsal müşteri hizmetleri yönetimi bulunuyor.<br />

Petrol Ofisi, online staj programıyla<br />

iki altın ödül kazandı<br />

Brandon Hall Group HCM (Human Capital Management) Excellence<br />

Awards – Brandon Hall Group HCM Mükemmellik Ödülleri <strong>2021</strong><br />

yılı sonuçları açıklandı. Petrol Ofisi, yapılan değerlendirmede Brandon<br />

Hall Group HCM Mükemmellik Ödülleri <strong>2021</strong>’de, iki farklı programıyla<br />

üç ödül kazandı. Petrol Ofisi ile Geleceğe Bir Adım online staj<br />

programı ‘Eşsiz ve Yenilikçi Yetenek Kazanımı Programı’ ve ‘En İyi<br />

İşe Alım Pazarlaması ve İşveren Markası Programı’ kategorilerinde<br />

Altın Ödül’e layık görüldü. Petrol Ofisi’nin, Tüm İK süreçlerini online’a<br />

taşıdığı İK İş Akışı Yönetim Sistemi PratİK de, ‘Eşsiz ve Yenilikçi İK<br />

Programı’ kategorisinde Gümüş Ödül kazandı.<br />

Petrol Ofisi İK Direktörü Neslihan Yalçın, “Salgının getirdiği zor<br />

koşullardan en çok etkilenen alanlardan birisi de insan kaynakları<br />

oldu. Salgın sürecinde her kademedeki Petrol Ofisi çalışanları geliştirdiğimiz<br />

İK uygulamalarına olağan dönemlerin de üstünde yoğun<br />

bir ilgi gösterdi. Çok güzel dönüşler alıyoruz. Bu başarılarımızın birer<br />

parçası olan, sektörümüzün ilk online staj programı Petrol Ofisi ile<br />

Geleceğe Bir Adım ve tamamen iç kaynaklarla yaratılan İK İş Akışı<br />

Sistemi; PratİK’in, böylesine prestijli uluslararası bir ödül programından<br />

da üç ayrı ödül ile taçlandırılması, bizler için önemli gurur ve<br />

motivasyon kaynağı oldu” diye konuştu.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 17


KARİYER<br />

Günsan’ın yeni genel<br />

müdürü Erhan Kaya oldu<br />

Alçak gerilim tesisatı ekipmanları sektörünün öncülerinden<br />

Günsan Elektrik’te üst düzey görev değişikliği gerçekleşti. 2018<br />

yılından bu yana alanında çok başarılı işlere imza atan üst düzey<br />

yöneticisi Francisco Gil Garcia’nın yerine Erhan Kaya getirildi.<br />

Günsan Elektrik’in yeni CEO’su Erhan Kaya’nın Konut & Ticari<br />

B2B ürün kanallarında ve iş yönetiminde 19 yılı aşkın tecrübesi<br />

bulunuyor. Erhan Kaya, Schneider Elektrik’te sırasıyla proje yöneticiliği,<br />

satış müdürlüğü, genel müdür yardımcılığı yaptı. Schneider<br />

Elektrik’te birçok alanda görev alarak kariyerine devam Kaya,<br />

en son olarak Schneider Elektrik’in Türkiye satışlarından sorumlu<br />

genel müdür yardımcılığı pozisyonunu üstlenmişti. Ağustos ayı<br />

itibarıyla Günsan’ın yönetimini devralarak, başarılı çalışmalarına<br />

devam edecek.<br />

Castrol Türkiye’de üst düzey atama<br />

Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama<br />

Direktörü olarak 1 Temmuz <strong>2021</strong> itibarıyla görevine<br />

başlayan Nilay Tatlısöz, ayrıca Castrol Madeni Yağlar<br />

ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev<br />

yapacak.<br />

Profesyonel iş hayatına inşaat ve bankacılık sektörlerinde<br />

iş geliştirme ve proje finansmanı alanlarında<br />

başlayan Tatlısöz, 2003 yılında BP Türkiye’ye katıldı.<br />

2006 yılında Türkiye ve Orta Doğu pazarlarından<br />

sorumlu ürün teknoloji müdürü olarak Castrol yolculuğuna<br />

başlayan Tatlısöz, 2009 yılından itibaren Castrol<br />

İngiltere’de Avrupa Bölgesi ticari madeni yağlar ve<br />

uzman ürünlerden sorumlu ürün teknoloji müdürü ve<br />

ardından uzman ürünler global marka müdürü olarak<br />

görev yaptı. 2015 yılında Türkiye’ye dönmesiyle sırasıyla,<br />

Castrol TRANSMAX Global Marka Müdürlüğü ve<br />

Castrol Türkiye Marka ve İletişim Müdürlüğü görevlerinde<br />

bulundu.<br />

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nden<br />

mezun olan Nilay Tatlısöz’ün, ABD Wisconsin-Madison<br />

Üniversitesi’nden çevre ve geoteknik mühendisliği<br />

alanında ve Boğaziçi Üniversitesi’nden ise işletme<br />

alanında yüksek lisans dereceleri bulunuyor. Tatlısöz<br />

ayrıca yeni teknolojiler, girişimcilik ekosistemi ve sivil<br />

girişimlerin sürdürülebilirliği oluşumlarında mentor<br />

ve koç olarak görev alıyor.<br />

18 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


YATIRIM<br />

Z. Işık Adler<br />

TÜRKIYE’DE KÖMÜR<br />

YATIRIMLARI YARI<br />

YARIYA AZALDI<br />

İklim değişikliği düşünce kuruluşu E3G tarafından<br />

yayınlanan rapora göre, Türkiye, OECD ülkeleri<br />

içinde inşaat öncesi planlama aşamasında olan kömürlü<br />

santral projelerinin yüzde 73’üne (12,14GW) ev<br />

sahipliği yapıyor. Bununla birlikte 12,140 MW kapasiteli<br />

kömürlü santral projesine sahip Türkiye’de son<br />

yıllarda kömür santrali projelerinde hızlı düşüş dikkat<br />

çekiyor. 2015’ten bu yana planlanan projelerin 69 GW<br />

kapasitelik kısmı iptal edildi. Bunun 8 bin MW’ı ise bu<br />

yılın ilk yarısında iptal edildi. Bu ise planlanan projelerin<br />

son bir yıl içinde neredeyse yarı yarıya azaldığını ve<br />

2015 yılından bu yana yüzde 79 oranında küçüldüğünü<br />

gösteriyor.<br />

Rapora göre, uygun maliyetli bir enerji geçiş stratejisi<br />

kapsamında, Türkiye’de yeni kömür santrallerine<br />

gerek duyulmuyor. Değişen siyasi, ekonomik ve sosyal<br />

koşulların bir sonucu olarak, hükümet politikası ve<br />

gerçekliğin ayrıştığına dikkat çekilen raporda, Türkiye’nin,<br />

planlanan kömürlü santral stokunun küresel<br />

ölçekte çöküşünden faydalanabileceği ve kalan projelerini<br />

iptal edebileceği kaydediliyor.<br />

Rapor, sadece altı ülkenin harekete geçmesiyle<br />

dünya genelinde planlanan proje stoğunun yüzde<br />

82’sinin ortadan kaldırılabileceğini tespit ediyor. Küresel<br />

ölçekte, yapımı planlanan kömürlü santrallerin<br />

yüzde 55’i sadece Çin’de bulunuyor. Ardından Hindistan,<br />

Vietnam, Endonezya, Türkiye ve Bangladeş geliyor.<br />

Geri kalan projeler 31 ülke arasında daha düşük<br />

yoğunlukla paylaşılırken, 16 ülke kömürsüz bir geleceğe<br />

erişmekten sadece bir proje uzakta.<br />

ÖZBEKISTAN, 12 GW’LIK<br />

YENILENEBILIR<br />

YATIRIMI YAPACAK<br />

Özbekistan <strong>Enerji</strong> Bakanlığı geçen ay yaptığı iki<br />

ayrı açıklamada ülkenin 2030 yılı yenilenebilir<br />

enerji hedeflerinin yükseltilmesinin planlandığını,<br />

rüzgar ve güneş enerjisinde yeni ihalelerin yapılacağını<br />

duyurdu. Bakanlığın 6 Ağustos <strong>2021</strong> tarihli açıklamasına<br />

göre ülkenin 2030 yılı için belirlediği güneş<br />

enerjisi kurulu gücü hedefi 5’den 7 GW’a yükseltilecek.<br />

Rüzgâr enerjisi hedefi de 5 GW olacak.<br />

Açıklamadaki bilgilere göre ülkenin mevcut kurulu<br />

gücü halihazırda 12,9 GW düzeyinde. Bu gücün<br />

11 GW’lık bölümünü termik, 1,85 GW’lık bölümünü ise<br />

hidroelektrik santralleri oluşturuyor. Ülkenin elektrik<br />

üretimindeki en büyük pay da yüzde 90’la açık ara<br />

termik santraller.<br />

İhale duyurularını yapıldığı açıklamaya göre güneş<br />

enerjisi yatırımları için ülkenin Buhara, Harezm<br />

ve Namangan bölgelerinde 500 MW, Kaşkaderya ve<br />

Fergana bölgelerinde de 400 MW’lık kapasite hakkı<br />

için ihale düzenlenecek. Otonom Karakalpakistan<br />

Cumhuriyeti’nde de rüzgâr enerjisi yatırımları için 200<br />

MW’lık kapasite hakkı sağlanacak.<br />

Açıklamada yarışmaların ne zaman yapılacağı da<br />

bildirilmedi. Ülkede 1.057 MW’lık bölümünü güneş,<br />

1.740 MW’lık bölümünü rüzgâr enerjisi olmak üzere<br />

toplamda 2.797 MW’lık proje inşa ve geliştirme halinde.<br />

Bu yıl her ikisi de 100 MW olmak üzere iki ayrı güneş<br />

enerjisi santralinin eylül ve aralık ayında devreye<br />

girecek.<br />

20 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


YATIRIM<br />

TURKCELL, BOYUT<br />

ENERJI’YI 11.5 MILYON<br />

DOLARA SATIN ALDI<br />

Turkcell <strong>Enerji</strong>’nin İzmir Karadağ RES işletmecisi<br />

Boyut Grup <strong>Enerji</strong>’nin hisselerinin tamamını<br />

satın almasına ilişkin pay devir işlemleri tamamlandı.<br />

Boyut Grup <strong>Enerji</strong> hisselerinin Turkcell <strong>Enerji</strong> tarafından<br />

satın alınmasına ilişkin pay devir işlemleri<br />

tamamlandı. Turkcell’den konuyla ilgili yapılan açıklamada,<br />

“6 Temmuz <strong>2021</strong> tarihindeki açıklamamız<br />

çerçevesinde, şirketimizin yüzde 100 iştiraki olan<br />

Turkcell <strong>Enerji</strong> Çözümleri ve Elektrik Satış Ticaret A.Ş.<br />

(Turkcell <strong>Enerji</strong>) tarafından, Boyut Grup <strong>Enerji</strong> Elektrik<br />

Üretim ve İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Boyut Grup<br />

<strong>Enerji</strong>) hisselerinin tamamının satın alınmasına ilişkin<br />

pay devir işlemleri bugün (dün) tamamlanmıştır”<br />

denildi.<br />

Boyut Grup <strong>Enerji</strong> bünyesinde İzmir Çeşme’de<br />

18 MW kurulu güçte Karadağ Rüzgar <strong>Enerji</strong> Santrali<br />

bulunuyor. Turkcell, işletme değeri 29,6 milyon dolar<br />

olarak belirlenen Boyut Grup <strong>Enerji</strong>’nin satın alımında,<br />

şirketin net borçları sonrasında 11,5 milyon dolar nakit<br />

ödeme yapacak.<br />

KOÇ, RÜZGARA SÜLOĞLU<br />

RES’I SATIN ALARAK<br />

GIRIŞ YAPTI<br />

Koç Holding elektrik üretim sektöründeki şirketi<br />

Entek Elektrik’in Trakya’daki 60 MW kurulu<br />

güce sahip Süloğlu Rüzgar Santrali’nin Alman Steag<br />

şirketinden satın alma işlemleri hisse alım sözleşmesinin<br />

imzalanması, Rekabet Kurumu onayı ve EPDK’ya<br />

işlem bildiriminin ardından tamamlandı. Entek, Süloğlu<br />

Rüzgâr Santrali’ne yapmış olduğu yatırımla birlikte<br />

ilk rüzgâr enerjisi santraline de kavuşmuş oldu.<br />

Hisse devri yöntemiyle satın alınan Edirne’deki<br />

rüzgâr santralinin, Koç Topluluğu’nun sürdürülebilir<br />

ve yenilenebilir enerji kaynaklarındaki büyüme stratejisinin<br />

önemli bir adımı olduğuna dikkat çeken Koç<br />

Holding <strong>Enerji</strong> Grubu Başkanı Yağız Eyüboğlu, “Entek,<br />

yenilenebilir enerjide öncü şirket olma vizyonuyla,<br />

portföyünü güçlendirmeye devam ediyor. 2017 yılında<br />

yapılan en büyük özelleştirme ihalesini kazanarak<br />

Menzelet ve Kılavuzlu HES’i portföyümüze kattığımızda<br />

vizyonumuzu ve ülkemizin geleceğine olan inancımızı<br />

ortaya koymuştuk. Entek’in uzun dönemli büyüme<br />

stratejisine paralel olarak yapmış olduğu rüzgâr<br />

santrali yatırımının, şirketin üretim portföyüne katkı<br />

sağlayacağına inanıyorum” dedi.<br />

Entek Elektrik Genel Müdürü Bilal Tuğrul Kaya ise<br />

yaptığı açıklamada, “Toplam 60 MW kurulu gücü olan<br />

Süloğlu RES’in satın alınmasıyla birlikte rüzgar enerjisi<br />

sektörüne giriş yapıyoruz. Bu santralle birlikte toplam<br />

kurulu gücümüz 437 MW’a, yenilenebilir enerjide toplam<br />

kurulu gücümüz ise 325 MW’a ulaştı. Önümüzdeki<br />

dönemde de kaynak çeşitliliği açısından dengeli bir<br />

üretim portföyüne ulaşmayı gözeterek yatırımlarımıza<br />

devam etmeyi planlıyoruz” bilgisini verdi.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 21


YATIRIM<br />

ABD, İSPANYOLLARLA<br />

GÜNEŞ ENERJISIYLE<br />

ÇALIŞAN INSANSIZ UÇAK<br />

GELIŞTIRECEK<br />

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), güneş enerjisiyle<br />

çalışan ve 90 gün boyunca uçabilen insansız<br />

bir uçak için Amerikan-İspanyol havacılık firması<br />

Skydweller Aero ile 5 milyon dolarlık bir sözleşmeye<br />

imza attı. ABD’li yetkililer, Amerikan-İspanyol havacılık<br />

firması Skydweller Aero’yla uçağın geliştirmesi için<br />

5 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Uçak, Solar Impulse<br />

2 adlı güneş enerjisiyle çalışan daha geliştirilmiş<br />

bir donanım parçası üzerine inşa edilecek. Uçağın<br />

donanma versiyonu, pilotu ortadan kaldırarak daha<br />

fazla donanım kurulmasına izin veriyor ve havada kesintisiz<br />

kalma süresini 90 güne çıkarıyor.<br />

Öte yandan ABD donanması ise güneş enerjisini<br />

uçaklarda da kullanabilmek için çalışmalara başladı.<br />

Donanma, 90 güne kadar gökyüzünde kalabilen ve<br />

gücünü güneşten alan bir uçak geliştirmeyi hedefliyor.<br />

Söz konusu uçağın, gözetleme aracı ve potansiyel<br />

olarak iletişim platformu işlevi göreceği açıklandı.<br />

TKİ, IKINCI GES IÇIN YATIRIM<br />

SÜRECINI BAŞLATTI<br />

Türkiye Kömür İşletmeleri geçtiğimiz nisan<br />

ayında devreye aldığı 1 MW’lık ilk güneş enerjisi<br />

yatırımının ardından ikinci GES yatırım sürecini de<br />

başlattı. TKİ tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na<br />

sunulan ÇED dosyasındaki bilgilere göre Çanakkale’nin<br />

Çan ilçesinde yer alacak proje 5 MW gücünde<br />

olacak.<br />

38,85 milyon TL yatırımla hayata geçecek projenin<br />

yılda 8,4 milyon kilovat-saat elektrik üretimi gerçekleştirmesi<br />

öngörülüyor. Proje dosyasında yatırımının<br />

gerekçeleri arasında güneş panelleri fiyatlarının GES<br />

yatırımı için optimum fiyatlara düşmüş olması ve GES<br />

karlılığının gittikçe artması da gösterildi.<br />

Bununla birlikte yatırımın kısa sürede kendini karşılayarak<br />

kamu kaynaklarının kullanımında da verim<br />

elde edilmesini sağlayacağı ve enerji ihtiyacının karşılanması<br />

adına ayrılacak bütçenin farklı alanlarda kullanıma<br />

imkan verileceği de dosyada yer buldu. TKİ’den<br />

daha önce yapılan açıklamada, kurumun işletme müdürlükleri<br />

bünyesinde bulunan üretimi tamamlanmış<br />

maden sahalarında güneş ve/veya rüzgar enerjisi<br />

santralleri kurulması amacıyla fizibilite çalışmalarının<br />

başlandığı bildirilmişti.<br />

22 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


YATIRIM<br />

GÜNEYDOĞU ASYA’NIN<br />

EN BÜYÜK YÜZER GES’INI<br />

ENDONEZYA KURACAK<br />

Birleşik Arap Emirlikleri yenilenebilir enerji şirketi<br />

Masdar, Endonezya’da 145 MW kapasiteli<br />

yüzer güneş enerjisi santrali inşa edecek. Birleşik<br />

Arap Emirlikleri yenilenebilir enerji şirketi Masdar, Endonezya’da<br />

kuracağı 145 MW kapasiteli Cirata Yüzer<br />

Güneş <strong>Enerji</strong>si Santrali için Endonezya kamu elektrik<br />

şirketi PT PLN’nin bağlı ortaklığı PT PJBI ile finansal<br />

anlaşmaya vardıklarını açıkladı.<br />

Güneydoğu Asya’daki en büyük ve dünyanın en büyüklerinden<br />

biri olması beklenen ve inşaat çalışmaları<br />

başlayan santralin 2022 yılı sonunda ticari faaliyetlerine<br />

başlaması planlanıyor. 50 bin hanenin elektrik<br />

ihtiyacını karşılayacak olan santralin ayrıca yılda 214<br />

bin ton karbondioksit salımını da önlemesi bekleniyor.<br />

Endonezya, 2025 yılına kadar elektrik ihtiyacının yüzde<br />

23’ünü yenilenebilir kaynaklardan üretmeyi hedefliyor.<br />

NORDEX, TÜRKIYE’DEKI<br />

BININCI RÜZGAR TÜRBINI<br />

İSTANBUL’A KURDU<br />

Alman rüzgar türbini üreticisi Nordex, Türkiye’de<br />

bininci rüzgar türbini montajını İstanbul’daki<br />

Ömerli RES’te yaptı. Nordex Türkiye çalışanları ve<br />

yöneticileri İstanbul, Silivri’deki Ömerli Rüzgar <strong>Enerji</strong><br />

Santrali (RES) proje sahasında düzenlenen türbin<br />

montaj töreninde bir araya geldi. Etkinlikte Ömerli<br />

RES’in yatırımcısı Erciyes Anadolu Holding <strong>Enerji</strong> Grubu’nun<br />

üst düzey yöneticileri de yer aldı.<br />

2008 yılında Türkiye’ye giriş yapan Nordex, bu pazarda<br />

Kırklareli’nden Hatay’a, İzmir’den Bitlis’e, Ağrı’ya<br />

faaliyet gösteren kadrosuyla 19 Ağustos <strong>2021</strong> itibarıyla<br />

bininci. türbinin dikimini gerçekleştirmiş oldu.<br />

Nordex Türkiye ve Ortadoğu Projeler Direktörü Oytun<br />

Ababay törende yaptığı konuşmada, “2020 ve <strong>2021</strong><br />

yılları yoğun geçti, bu süreçte yeni projelerin inşasını<br />

tamamladık. Türkiye’de bininci türbini dikme başarısını<br />

ekip arkadaşlarımız ve yatırımcımızla birlikte kutluyoruz.<br />

Yoğun çalışma ve özverilerinden dolayı Nordex<br />

Türkiye’nin tüm değerli çalışanlarına ve bizlere olan<br />

güven ve işbirliklerinden dolayı tüm değerli Nordex yatırımcılarına<br />

teşekkür ederiz” dedi.<br />

Nordex Türkiye, İstanbul ve İzmir ofisleri ile toplamda<br />

330 kişilik ekibiyle faaliyet gösteriyor. TÜREB’in<br />

verilerine göre Nordex, 2020 yılsonu itibarıyla yüzde<br />

26,8’lik pazar payıyla Türkiye’de <strong>2021</strong> yılında 3 bin<br />

MW’ı aşkın kurulu gücüyle lider konumunda.<br />

MOBILYA DEVI IKEA, ENERJI TICARETINE ADIM ATTI<br />

İsveçli mobilya devi IKEA, enerji tedarikçisi Svea<br />

Solar ile birlikte eylül ayından itibaren güneş<br />

santralleri ve rüzgar türbinlerinden üretilen elektriği<br />

tüketiciye arz etmeye başlayacak. Svea Solar, IKE-<br />

A’dan elektriği saatlik fiyatlarla alacak ve tüketiciye<br />

satacak. Şirketten yapılan açıklamaya göre müşteriler,<br />

Oslo’daki Nord Pool Elektrik Borsası’nda işlem gören<br />

toptan elektrik fiyatına ek olarak sabit bir aylık ücret<br />

ödeyecek. Elektrik verilen kullanıcılar bir uygulama<br />

aracılığıyla kendi kullanımlarını takip edebilecek. Ayrıca<br />

abonelik sistemi üzerinden elektriği alacak hane<br />

sahipleri fazla elektriği de geri satabilecek.<br />

IKEA’nın geleneksel perakende mobilya satışının<br />

dışında çok farklı bir sektör olan enerji alanına girmesi,<br />

şirketin daha farklı sektörlere de yönelebileceğinin<br />

bir işareti olarak algılanıyor. IKEA, hali hazırda güneş<br />

panelleri ve sigorta hizmetleri de sunuyor. Şirketin yenilenebilir<br />

enerjiye yaptığı yatırımın toplam 2,8 milyar<br />

doları bulduğu belirtiliyor.<br />

24 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


YATIRIM<br />

SEZA ÇIMENTO, ENERJISINI<br />

GÜNEŞTEN TEMIN EDECEK<br />

Elazığ’da faaliyet gösteren Seza Çimento şirketi<br />

öz tüketim amaçlı olarak 21 MW gücünde<br />

güneş enerjisi santrali yatırımı yapacak. Projenin güneş<br />

enerjisi sektöründe yatırım, danışmanlık, bakım<br />

onarım, EPC, online satış ve toptan satış alanlarında<br />

faaliyet gösteren Gumbel Group şirketlerinden Heran<br />

<strong>Enerji</strong> tarafından hayata geçirileceği açıklandı. <strong>2021</strong><br />

yılında hayata geçmesi planlanan proje ile fabrikanın<br />

elektrik ihtiyacının yüzde 30 oranında güneş enerjisinden<br />

sağlanması hedefleniyor.<br />

Projenin imza töreni Seza Çimento Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Yasemin Açık ile Gumbel Group Yönetim<br />

Kurulu Başkanı Mustafa Herdem’in katılımıyla yapıldı.<br />

Törende bir açıklama yapan Yasemin Açık, “Şirketimiz<br />

bünyesinde verimliliğimizi ve çevre bilincini daha da<br />

üst seviyelere çıkarmak adına önemli yatırımlar yapmıştık.<br />

Bu kapsamda hedeflerimizden birini de tüketimimizi<br />

temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarından<br />

karşılamak. Şimdi bu hedefin ilk fazında öz tüketimimiz<br />

için güneş enerjisi santralimizi kurmak üzere<br />

sözleşmemizi Gumbel Group ile imzaladık. <strong>2021</strong> yılı<br />

sonunda devreye girmesini planladığımız öz tüketim<br />

güneş enerji santrali projemiz, Elazığ’ımızın en büyük<br />

öz tüketim güneş enerjisi santrali olacak” dedi.<br />

DESIBA ENERJI, GABON’A<br />

GÜNEŞ SANTRALI KURACAK<br />

Desiba <strong>Enerji</strong>, Orta Afrika ülkesi Gabon’da 20<br />

MW kapasiteli güneş enerjisi santrali kuracak.<br />

Alman ortağı JVG Thorma ile birlikte Jurawatt markalı<br />

güneş paneli üretimi yapan Desiba <strong>Enerji</strong>, Orta Afrika<br />

ülkesi Gabon’da güneş santrali kuracak. Desiba’nın<br />

Gabon’da kuracağı güneş enerjisi santralinin kapasitesi<br />

20 MW olacak.<br />

Gabon Sanayi ve Ulusal Girişimcilik Bakanı Carmen<br />

Ndaot, güneş enerjisi santralinin kurulmasına yönelik<br />

çerçeve sözleşmenin imzalandığını duyurdu. 27 milyon<br />

euro yatırımla Mouila şehrinde kurulacak güneş<br />

enerjisi santralinin 15 MW’lik kapasitesi Gabon Su ve<br />

<strong>Enerji</strong> Şirketi’ne (SEEG) satılacak.<br />

Dönüşüm Hızlandırma Planı (PAT) kapsamında<br />

Gabon, 2025 yılına kadar güneş enerjisi kurulum<br />

kapasitesini 250 MW’a yükseltmeyi hedefliyor. ABD<br />

<strong>Enerji</strong> Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, Gabon’un kurulu<br />

gücü 2018’de 750 MW idi. Fosil yakıtların kurulu<br />

güç içindeki payı yüzde 56 (418 MW) ve hidroelektriğin<br />

payı yüzde 44 iken biyokütle ve güneşin toplam<br />

kurulu gücü 2,2 MW gibi oldukça düşük bir oranda bulunuyor.<br />

AB, DÜŞÜK KARBON IÇIN 122 MILYON EUROLUK YATIRIM YAPACAK<br />

Avrupa Birliği (AB), iklim hedeflerine ulaşmak<br />

için düşük karbonlu inovasyon teknolojilerine<br />

122 milyon euronun üzerinde yatırım yapacağını<br />

açıkladı. AB Komisyonu’nun açıklamasına göre, 14<br />

üye devletle İzlanda ve Norveç’te düşük karbonlu teknolojilerin<br />

enerji yoğun endüstrilerde pazara sunulması<br />

amacıyla hidrojen, enerji depolama ve yenilenebilir<br />

enerji dahil olmak üzere 32 küçük projeye toplam<br />

118 milyon euro fon sağlanacak.<br />

Buna ek olarak, 10 üye devlette ve Norveç’te biyoyakıtlar<br />

ve hidrojen de dahil olmak üzere 15 proje,<br />

4,4 milyon euroya kadar kalkınma desteği alacak. Söz<br />

konusu 32 proje karbon emisyonlarını azaltma kabiliyetleri<br />

ve hızlı kurulum yapılabilmeleri açısından bağımsız<br />

uzmanlar tarafından değerlendirilerek seçildi.<br />

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans<br />

yaptığı açıklamada, yatırımla AB’nin, 2050<br />

yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşılmasına<br />

yardımcı olabilecek teknolojik çözümleri büyütmek<br />

için tüm Avrupa’daki temiz teknoloji projelerine somut<br />

destek verdiğini kaydetti.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 25


SEKTÖRDEN<br />

ELDER’den sektöre enerji katacak<br />

3 projeye 300 bin TL özel ödül<br />

<strong>Enerji</strong> sektörünü yenilikçi fikirlerle buluşturan ‘<strong>Enerji</strong>m Sensin Hızlandırma Programı’nın Demo Günü’nde<br />

final sahnesine çıkan 20 projeden 3’ü 300 bin TL’lik ELDER Özel Ödülü’nü paylaştı. Ödüllerini ELDER<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar ve EPDK Ar-<br />

Ge Komisyon Başkanı Serkan Doğan’ın elinden alan genç girişimciler, aynı zamanda programa katılan<br />

şirketlerle iş birliği yapma imkanına da sahip oldu.<br />

<strong>Enerji</strong> Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) koordinatörlüğünde,<br />

Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği<br />

(ELDER) ve ODTÜ Teknokent iş birliğinde başlatılan<br />

“<strong>Enerji</strong>m Sensin Hızlandırma Programı’nın Ankara’da<br />

düzenlenen Demo Günü’nde, finale kalan 20<br />

proje arasından 3’ü, 300 bin TL’lik ELDER Özel Ödülü’nün<br />

sahibi oldu.<br />

Yapılan değerlendirmeler sonrasında birinci<br />

olan “İleri Teknoloji Isıtıcı Kumaş” projesi 150 bin<br />

TL, ikinci olan “Algae Biodiesel” projesi 100 bin TL<br />

ve üçüncü olan “Online Titreşim Analizleri ile Şebeke<br />

Teçhizatlarının Bakım Gereksinimlerinin Tespit<br />

Edilmesi” projesi 50 bin TL’lik para ödülü kazandı. İlk<br />

üçe giren girişimcilerin ödülleri, ELDER Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Kıvanç Zaimler, ODTÜ Teknokent Genel<br />

Müdürü Serdar Alemdar ve EPDK Ar-Ge Komisyon<br />

Başkanı Serkan Doğan tarafından verildi. Kamu, özel<br />

sektör ve yatırımcıların yer aldığı 19 girişimcinin 20<br />

projesini son kez sunduğu Demo Günü’nün sonunda<br />

genç girişimciler programa katılan şirketlerle iş birliklerine<br />

imza atma fırsatı da yakaladı.<br />

“<strong>Enerji</strong> sektörü baş döndürücü bir dönüşüm<br />

sürecinden geçiyor”<br />

<strong>Enerji</strong>m Sensin Hızlandırma Programı’nın Demo<br />

Günü’nün açılışında konuşan <strong>Enerji</strong> ve Tabii Kaynaklar<br />

Bakanlığı Bakan Yardımcısı Abdullah Tan-<br />

26 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


can, enerji sektörünün gerek teknolojik gelişmeler<br />

gerekse iklim değişikliğine yönelik politikalar sonucunda<br />

baş döndürücü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini<br />

belitti.<br />

Tancan, konuşmasını şöyle sürdürdü: Bu hızlı<br />

dönüşüm ve trendler; elektro-mobilite, yeşil mutabakat<br />

ve sınırda karbon vergilendirmesi gibi politika<br />

setlerini gündemimize taşırken ihtiyaçlar yalnızca<br />

enerji sektörü ile sınırlı kalmıyor. Milenyumun başında<br />

hayal edilen elektrikli araçlar, dağıtık üretim<br />

sistemleri, depolama ve blokzincir gibi nice yenilikler<br />

bugün gündelik hayatımızın birer parçası haline<br />

geldi. Küresel ölçekteki rekabetçiliğimiz ve ulusal<br />

ölçekteki kalkınmamız için bu süreci tarihi bir fırsat<br />

olarak görüyoruz. Güneşimiz ve rüzgarımızın yanında<br />

gençlerimizin ışık saçan fikirleri ve girişimleri<br />

en önemli gücümüz. <strong>Enerji</strong>m Sensin Hızlandırma<br />

Programı, fırsatları ve zorlukları beraberinde getiren<br />

bu dönüşüm sürecinde çok değerli bir rol oynuyor.<br />

Bakanlık olarak, enerjiyi bugüne kadar hep<br />

destekledik ve her zaman sizlerin yanında olduk.<br />

Gelecek dönemde de desteğimiz hep sizlerle olacak.<br />

Yaşadığınız heyecana ortak olmanın mutluluğu ile<br />

hepinize başarılar diliyor, bu güzel organizasyonun<br />

gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür<br />

ediyorum” dedi.<br />

“Sektörümüzü girişimcilerle buluşturan bir<br />

merkez olacağız”<br />

Törende, genç girişimcilere “enerjimiz sizsiniz”<br />

diye seslenen ELDER Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç<br />

Zaimler de “ELDER olarak şunu net bir şekilde<br />

ifade etmek isterim ki, <strong>Enerji</strong>m Sensin Hızlandırma<br />

Programımız ile sektörümüzü girişimcilerle buluşturan<br />

bir merkez olacağız. Bu program, Türkiye’nin<br />

girişimcilik alanındaki en önemli markalarından biri<br />

haline gelecek. Buraya katılan tüm arkadaşlarımızı<br />

tebrik ediyorum. Emekleri ve fikirleriyle bizim geleceğe<br />

olan inancımızı, sektörün geleceğine olan<br />

umutlarımızı, hayallerimizi artırdıkları için her birine<br />

tek tek teşekkür ediyorum” dedi.<br />

“Evet genç arkadaşlarımız, enerjimiz sizsiniz.<br />

Her alanda bu ülkeyi çok daha ileri seviyelere, çok<br />

daha refah yarınlara taşıyacak olan sizlersiniz. Ulu<br />

Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere ışık<br />

olan şu sözlerine tüm varlığımız ile inanıyor ve<br />

“Gençler! Cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz”<br />

sözlerini bir kez daha hatırlatmak istiyorum”<br />

şeklinde konuşan Zaimler, “İlk müşteri garantisi,<br />

ulusal ve uluslararası proje yazılım, patent desteği,<br />

global fuar, etkinlik ve hızlandırma programlarına<br />

katılım sağlanması, yatırım imkânı ve desteği ile<br />

genç arkadaşlarımızın yanlarında olmaya devam<br />

edeceğiz” dedi.<br />

“<strong>Enerji</strong>deki her ilerleme halkın refahı<br />

yolunda atılan bir adım”<br />

ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar<br />

ise enerji sektöründeki her ilerlemeyi Türkiye’nin<br />

bağımsızlığı ve halkının refahı yolunda atılmış güçlü<br />

bir adım olarak görmek gerektiğini belirterek teknolojinin<br />

gelişmesiyle artan bireysel ve kurumsal<br />

enerji talebini karşılayabilen yapılar, çağa yön verebilme<br />

gücünü de elinde bulunduracak değerlendirmesini<br />

yaptı.<br />

“Alanında en başarılı 30’dan fazla disiplinler<br />

arası araştırma merkezi, 350’nin üzerinde araştırma<br />

laboratuvarı ve ülkemizin ilk teknoparkı olan ODTÜ<br />

Teknokent aracılığı ile yenilikçiliği ve girişimciliği<br />

destekliyoruz” diyen Alemdar, “Bugün buradaki süreç<br />

sonrasında başarılı girişimcilerimize verilecek<br />

300 bin TL para ödülü işin sadece bir kısmı. Daha<br />

da önemlisi yatırımcılar ve iş ortaklıkları ile bu projelerin<br />

buluşacak olması. Biz <strong>Enerji</strong>m Sensin Hızlandırma<br />

Programı’nın enerji sektörüne yönelik projelerin<br />

ticarileştirilmesi anlamında öncü bir program<br />

olduğunu düşünüyoruz.”<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 27


1500 ADAM-SAAT EĞİTİM VERİLDİ<br />

3 projenin ELDER’in 300 bin TL’lik Özel Ödülü’nü<br />

aldığı ‘Enerim Sensin Hızlandırma Programı’na ilk<br />

etapta toplam 100’e yakın başvuru geldi. 42 proje<br />

ilk elemeleri geçerken ön mentorluk sürecinden<br />

sonra ise 20 proje programa devam etmeye hak<br />

kazandı. 20 projeyi geliştiren gençlere mentorluk<br />

desteği haricinde iş geliştirme, yatırım, regülasyon,<br />

fikri ve sınai haklar, sunum teknikleri gibi<br />

alanlarda yaklaşık bin 500 adam-saat eğitim verildi.<br />

150 bin TL’lik ödül kazanan proje<br />

İltema tarafından geliştirilen “İleri Teknoloji Isıtıcı<br />

Kumaş” projesi, temel olarak düşük voltajlar<br />

ile çalışabilen, metalik (rezistans) içermeyen, pil<br />

ile çalışabilen, elektrik çarpma riski taşımayan, ısı<br />

yayan kumaşların tasarımı, geliştirilmesi ve üretimini<br />

gerçekleştiriyor. Özel bir solüsyonla kaplanan<br />

fiberleri dokuma yöntemiyle bir araya getirerek<br />

yeni jenerasyon ısıtıcı kumaşların üretimi, müşteri<br />

ihtiyaçlarına göre farklı boyut ve sıcaklıklarda<br />

tasarlanıyor. Otomotivden,<br />

savunma sanayisine, medikalden,<br />

giyilebilir ürünlere<br />

çözümler sunuyor.<br />

100 bin TL ödül kazanan<br />

proje<br />

Algbio’nun Algae Biodiesel projesi,<br />

endüstriyel atık suları ve<br />

baca gazlarını mikroalgler ile<br />

arıtarak karbon negatif biyoyakıtlar<br />

(biyodizel, biyoetanol, biyojet-roket<br />

yakıtı, biyogaz-elektrik)<br />

üretiyor. Karbon yakalama<br />

teknolojisi ile endüstride yüzde 90<br />

oranında sera gazı emisyonu azaltırken<br />

atık suyun biyolojik arıtımıyla<br />

birlikte müsilaj sorununu da sonlandırılıyor.<br />

Ürettiği biyoyakıtlar ile<br />

egzoz emisyonlarını yüzde 98 azaltan Algbio’nun<br />

en temel vizyonu, iklim değişikliğini 1,5 derecelik<br />

sınırın altında tutmak.<br />

50 bin TL ödül kazanan proje<br />

“Online Titreşim Analizleri ile Şebeke Teçhizatlarının<br />

Bakım Gereksinimlerinin Tespit Edilmesi”<br />

projesi Metis tarafından geliştirildi. Elektrik şebekesinde<br />

kullanılan ekipmanların sürekli olarak<br />

titreşim analizini yaparak, cihazların çalışma<br />

titreşimlerini ölçümleyen, arıza çıkma olasılığını<br />

gözlemleyen ve bakım ihtiyacı olması durumunda<br />

kullanıcıyı bilgilendiren bir cihaz üretiyor. Cihaz<br />

sayesinde, elektrik dağıtım şirketlerinin zamana<br />

dayalı planlanmış periyodik bakım uygulamaları,<br />

yerini bakım ihtiyacı olan ekipmanlara odaklanmaya<br />

bırakmakta. Makine öğrenmesi teknikleri ile<br />

cihazlarda zaman içinde oluşabilecek arızalar hakkında<br />

önceden bilgi verilebilmesi üzerine çalışmalar<br />

devam ediyor.<br />

28 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


RIGHT<br />

NOW<br />

Yğrııııığğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğ<br />

HEŞEN ŞŞŞŞŞ<br />

HAREKETE GEÇ!<br />

Sııııııııııııııııııı<br />

ııııııııııııııııııı<br />

turkiye.zerobuild.org<br />

ğurkğğı@zırobuğğı.org<br />

22 - 26 Eylül


ANKARA KULİSİ<br />

Deniz Suphi<br />

Azerbaycan’la yapılan gaz<br />

anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı<br />

Türkiye de Avrupa gibi şu günlerde enerji maliyetleriyle boğuşuyor. Artan arz fiyatları, tüketici faturalarına<br />

da yansıyor. Ankara kulislerinde zam “kesin” ama oranı “net” değil yaklaşımı hakim… Öte yandan<br />

Türkiye’nin son yaptığı anlaşma da gelecek yıllara dönük sinyal veriyor. Azerbaycan’la yapılan doğal gaz<br />

anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı. 1000 metreküp için ödeyeceğimiz çıplak bedel, 400 doları geçti. Oysa<br />

Rusya’ya bu miktar için 240 dolar ödüyoruz!<br />

Türkiye, doğal gaz ithalatında yeni ve önemli<br />

bir eşiğe geldi. BOTAŞ’ın, bu yılsonuna dek 16 milyar<br />

metreküplük gaz anlaşması sona erecek. BO-<br />

TAŞ, gaz gerek sanayi gerek elektrik üretimi amaçlı<br />

santrallerde arda talebin yüksek seyretmesi nedeniyle<br />

(konutlarda da ısınma amaçlı tüketim artışı<br />

gözleniyor), süresi dolan anlaşmaların yerine ara<br />

bir formül geliştirerek, geçiş dönemi için arzda yumuşak<br />

geçiş sağlayacak bazı adımlar atıyor. BOTAŞ,<br />

bu çerçevede Azerbaycan ile 2022 yılı Ocak ayında<br />

başlamak üzere 2023 ve 2024 yıllarını kapsayacak<br />

biçimde gaz ithal etmek üzere bir anlaşma imzaladı.<br />

30 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


Anlaşma kapsamında yıllık yaklaşık 6 milyar metreküp<br />

gaz ithal edilecek.<br />

Ankara’da, enerji kulislerinde yeni anlaşma kapsamında<br />

ithal edilecek gazın fiyatı konuşuluyor.<br />

Buna göre Türkiye, Rusya’dan halen ithal ettiği her<br />

1000 metreküp gaza 240 dolar ödüyor. BOTAŞ’ın,<br />

Azerbaycan’la imzaladığı 3 yıllık anlaşma kapsamında<br />

oluşan fiyat 440-450 dolar düzeyinde hesaplanıyor.<br />

Bu, sadece “çıplak” gaz bedeli. Taşıma bedeli<br />

ayrıca hesaplanacak. Bu fiyat, BOTAŞ’ın ithalat maliyetlerini<br />

ve ortalamalarını artıracak, tüketiciyi de<br />

etkileyecek.<br />

Türkiye, yaz mevsimini geride bıraktı, eylül ayına<br />

girilmesiyle birlikte bıçakla keser gibi havalar birden<br />

değişti. Sıcaklıklar, tüm yurtta hissedilecek biçimde<br />

düştü. Kış mevsiminin “soğuk” yüzünü göstermesi,<br />

yüzbinlerce konut ve hanede milyonlarca kişinin gözünü<br />

ve kulağını daha duyarlı biçimde doğal gaza ve<br />

doğal gazda yaşanacak olası fiyat hareketlerine çevirmesine<br />

yol açtı. Peki, milyonları elektrik ve doğal<br />

gazda tarifelerin yeniden belirleneceği 1 Ekim’de ne<br />

bekliyor? Ankara’da hangi senaryolar konuşuluyor?<br />

Elektrik ve gazda yeni zam var mı? Sözü dolaştırmadan<br />

söyleyelim, ardından da zam için öne sürülen<br />

gerekçeleri sıralayalım. Sektöre göre, gerek gazda<br />

gerekse de elektrikte yeni zamlar sürpriz olmayacak.<br />

Gazda, çok yüksek oranlı zam ihtiyacı var. İhtiyaç,<br />

yılın son çeyreğinde daha da artacak. Elektrikte<br />

de gaz kadar olmasa da birikmiş bir maliyet baskısı<br />

söz konusu. Bu nedenle son çeyrekte, “çift hane”li<br />

zam gündeme gelebilir. Kısaca bir süredir olduğu<br />

gibi yine gözler, enerji yönetiminde olacak.<br />

Petrol artınca diğer ürünler de etkilendi<br />

Şimdi, perspektifi genişleterek, elektrik ve doğal<br />

gazda yaşanan ve izleyen aylarda yaşanması olası<br />

gelişmelere bir bakalım. Yenilemekte yarar var; Türkiye,<br />

ne yazık ki gaz ve petrol ülkesi değil. Tükettiği<br />

gazın ve petrolün önemli bölümünü, (hemen hemen<br />

tamamına yakın) yurt dışından ithalat yoluyla karşılıyor.<br />

Her yıl bu iki kaleme, milyarlarca dolar para<br />

ödeniyor. Türkiye, doğal gaz ihtiyacını başta Rusya<br />

olmak üzere ikili anlaşma yoluyla boru hatları üzerinden<br />

İran ve Azerbaycan’dan karşılıyor. BOTAŞ,<br />

boru gazının yanı sıra bazı ülkelerden de gerek anlaşma,<br />

gerekse de spot piyasa üzerinden sıvılaştırılmış<br />

doğal gaz alıyor.<br />

Boru hatları üzerinden gelen doğal gazın fiyatı,<br />

petrol ve türevlerindeki harekete bağlı olarak çeyrek<br />

dönemlerde artıyor ya da azalıyor. Salgın döneminde,<br />

petrol fiyatlarının gerilemesine bağlı olarak<br />

doğal gaz fiyatları da düşmüştü. Küresel düzeyde<br />

atılan “normalleşme” adımlarının ardından çarkların<br />

dönmeye başlamasıyla petrol fiyatları yükselmeye<br />

başladı. Bunun bir sonucu olarak doğal gaz ve<br />

elbette LNG fiyatlarının da koşut olarak çıkmasına<br />

neden oldu. Brent petrol, bu haberin kaleme alın-<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 31


dığı dönemde (Eylül ayının ilk günleri) 72 doları aştı.<br />

Brent petrol, salgının resmen başladığı ve kapanmanın<br />

gündeme geldiği Mart 2020’de 22 dolara dek<br />

gerilemişti.<br />

BOTAŞ’ın ithalat fiyatları üç ayda bir artıyor<br />

Salgın sürecinde yaşanan gelişmelerin bir sonucu<br />

olarak BOTAŞ’ın gaz ithalat fiyatları, bir miktar<br />

gerilemişti. Ancak ‘normalleşmeyle’ birlikte her üç<br />

ayda bir artmaya başladı. Örnek vererek, somutlayarak<br />

devam edelim. BOTAŞ’ın, üçüncü çeyrekte Rusya’dan<br />

ithal ettiği doğal gazın her bin metreküp fiyatı<br />

240 dolardı. Bu tutar, petrol fiyatındaki yukarı yönlü<br />

hareketi nedeniyle 1 Ekim’de yüzde 270 dolara dek<br />

çıkacak. Rus gazının fiyatının, 2022 yılı başında 300<br />

dolara yaklaşacağı hesaplanıyor.<br />

Dolar kurunda da yukarı yönlü hareket güçlü olasılık<br />

olarak öne çıkıyor. Evet, bu gelişmeler sonucu<br />

fiyat üzerinde iki yönlü baskı oluşuyor. Bir yandan<br />

ithalat fiyatının artması, diğer yandan kurun yükselmesi<br />

doğal gazda birikmiş zam ihtiyacının artmasına<br />

neden oluyor. Bu da doğal gazda peş peşe<br />

artışları gündeme getiriyor.<br />

Şimdi, tüketimin en yoğun olduğu kış mevsimine<br />

girmeye hazırlanırken, en “yakıcı” soruyu soralım<br />

ve bu sorunun Ankara kulislerine dayanarak yanıtını<br />

verelim. Doğal gazda ne kadar zam ihtiyacı var?<br />

Doğal gazda, eylül ayında uygulamaya giren zam öncesinde<br />

(sanayi ve elektrik üretim amaçlı santrallara<br />

yüzde 15 zam yapıldı) yüzde 35-40 dolayında zam<br />

hesaplanıyordu. Söz konusu zamla birlikte, birikmiş<br />

ihtiyacın bir bölümü sektöre yansıtıldı. Ancak yüksek<br />

oranlı zam ihtiyacı ne yazık ki devam ediyor. İhtiyaç,<br />

izleyen günlerde daha da artacak. Zira, 1 Ekim’de,<br />

her 1000 metreküp gazın ithalat fiyatının 270 dolara<br />

kadar (30 dolarlık artışla) çıkmasıyla zam ihtiyacı<br />

artacak.<br />

Zam kesin ama oran konusu net değil<br />

Peki, BOTAŞ ya da geniş anlamda enerji yönetimi<br />

doğal gaza zam yapar mı? Sektöre göre, BOTAŞ izleyen<br />

aylarda da doğal gaza konut dahil zam yapabilir.<br />

Sektör, bunun kaçınılmaz olduğu görüşünü dile<br />

getiriyor, ancak oranın kestirilmesinin mümkün olmadığını<br />

belirtiyor. Konut, sanayi ve doğal gaz santralleri…<br />

Sektör, bu üç abone grubunun da kullandığı<br />

gaza zam yapılmasın beklenebileceğini ifade ediyor.<br />

Gaz zammı, hiç kuşku yok ki elektrik fiyatlarını da<br />

etkileyecek. Zira, Türkiye’nin toplam elektrik üretiminin<br />

önemli bir bölümünü gaz santralleri gerçekleştiriyor.<br />

<strong>Enerji</strong> Piyasası Düzenleme Kurumu, 1 Ekim’de<br />

yeni elektrik tarifelerini açıklayacak. Elektrikte, doğal<br />

gazın tersine 3 ayda bir tarifeler “maliyet” dikkate<br />

alınarak güncelleniyor. Bu çerçevede, elektrikte<br />

de 1 Ekim’de artış gündeme gelebilir. Elektrikte de<br />

“çift hane”li artışlar konuşuluyor.<br />

32 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


KAPAK<br />

Deniz Suphi<br />

Emtia fiyatlarında “Çin baharı”<br />

BAHARIN ARDI<br />

KARA KIŞ MI?<br />

Çin’in önlenemeyen emtia fiyatlarındaki yükselişi sınırlandırmak için ulusal rezervlerini<br />

piyasaya sürmesi, dünya sanayisine kısa da olsa nefes aldırdı. Bu hareket, başta bakır olmak<br />

üzere birçok emtiada düşüşe yol açtı. Ancak uzmanlar, bunun kısa süreli bir mola olduğunu<br />

belirtiyor. ABD, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin yoğun talebinin devam etmesi halinde emtianın<br />

çıkışının durdurulamayacağı, üretimin sekteye uğrayıp her türlü ürünün fiyatının birkaç kat<br />

artacağı saptamasında bulunuyorlar…<br />

34 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


Dünyayı kasıp kavuran,<br />

milyonlarca insanın ölümüne<br />

yol açan salgınla<br />

birlikte rekor üstüne<br />

rekor kıran emtia fiyatlarında<br />

“Çin baharı”<br />

yaşanıyor. Çin,<br />

iç piyasasının talebini<br />

karşılamak üzere<br />

“stratejik rezerv”lerine<br />

yüklenince başta bakır<br />

olmak üzere emtia fiyatları<br />

soluklandı ve bir miktar<br />

geriledi. 2020 yılının Mart<br />

ayında tonu 10 bin 465 dolarla<br />

tüm zamanların rekorunu kıran ve<br />

zirveyi gören, daha sonra da 10 bin dolar düzeylerini<br />

koruyan bakır fiyatları, aşama aşama geriledi.<br />

Bakır, 9 bin 400 dolara dek geriledi. Bakırın yanı<br />

sıra başta demir olmak üzere diğer emtia fiyatları<br />

da gevşedi.<br />

Peki, emtia fiyatları düşmeye devam edecek mi?<br />

ENERJİ PANORAMA, bu sorunun ardına düştü. Emtia<br />

fiyatlarını çok yakından takip eden sektör temsilcileri,<br />

Çin’in yanı sıra Hindistan’ın da çok yüksek miktarda<br />

emtia talebi olduğunu<br />

belirterek, “Diğer yandan<br />

ABD’nin, 5 trilyon dolarlık<br />

alt yapı yatırımları hamlesi<br />

söz konusu. Dünya<br />

devlerinden gelen bu büyük<br />

talep, emtia fiyatlarını<br />

yukarı doğru itmeye<br />

devam edecektir. Fiyatlar<br />

düşse bile ortalamalar<br />

geçmişle kıyaslanamayacak<br />

ölçüde yukarıda seyredecektir”<br />

değerlendirmesini<br />

yapıyor. Piyasa aktörleri, altının<br />

ons fiyatının bin 816 dolar düzeyinde<br />

bulunduğun belirterek, “Altında da beklenti<br />

yukarı yönlü. Altında, 2 bin ile 2 bin 200 dolarlar<br />

gerçekçi öngörü olarak dile getirilebilir” diyor.<br />

Ölümcül koronavirüs salgını, tüm dünyada üretim<br />

ve tüketim dengesini ve buna bağlı olarak yerleşik<br />

pazar dinamiklerini derinden sarstı. Başta emtia<br />

olmak üzere hemen hemen tüm piyasalarda etkisi<br />

çok derinlerden hissedilen, izleyen yıllarda da ağır<br />

sonuçları olacağı yönünde güçlü işaretleri alınan<br />

bir darbe vurdu. Tedarik zinciri belki kopmadı ama<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 35


ciddi biçimde aşındı. Zincirin halkaları, kopmayı<br />

aratacak biçimde deyim yerindeyse büyük hasar<br />

gördü. Bu gelişmelerin sonucu olarak, konumuzla<br />

sınırlı tutarak emtia fiyatları bu olağanüstü<br />

koşulların yansıması olarak küresel krizin<br />

ebeliğinde olağanüstü derecede arttı.<br />

Artıştan yoksul ülkeler daha çok etkilendi<br />

Bu gelişme hakkında kabaca bir fikir vermesi<br />

için bakır önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. Salgın<br />

öncesinde bakırın tonu, yuvarlak bir hesaplamayla<br />

(2020 yılı başı) 5 bin 500-6 bin dolar düzeyinde<br />

bulunuyordu. Bakır, birkaç ay önce 10 bin<br />

doları aştı ve 11 bin dolar sınırına dayandı. Yanlış<br />

anlaşılma olasılığını göz önünde bulundurarak,<br />

hemen söyleyelim ki artış hiç kuşkusuz bakırla<br />

sınırlı kalmadı. Demir, krom, çinko, kurşun (yer<br />

darlığı nedeniyle yazamadığımız diğerleri) ve elbette<br />

altın ve gümüşü de de unutmamak gerek<br />

en az bakır kadar arttı. Her türlü maliyetler katlanarak<br />

arttı, artmaya da devam ediyor. Özellikle,<br />

söz konusu madenler yönünden yoksul ülkeler<br />

ağır bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldı. Yatırımlar<br />

etkilendi, bir bölümü frenlendi. Vatandaşın<br />

sırtındaki yük arttı. Örneğin, Türkiye’de konut<br />

fiyatları tarihi rekorlar kırdı. Bire üç, hatta yerine<br />

ve konumuna göre bire dört artışlar yaşandı. Ülkede,<br />

otomobil fiyatları da el yakmaya başladı,<br />

fiyatlar uçtu.<br />

Peki, sektör kaynakları bu gelişmeleri nasıl<br />

değerlendiriyor? Emtiada, gerek üretim gerekse<br />

de fiyat yönünden beklenti nedir? Bu soruları, uzmanlarına<br />

sorduk. Uzmanlar, 2020 yılının hemen<br />

başında küresel düzeyde ortaya çıkan salgın ve<br />

ardından gelen kapanmayla birlikte emtia fiyatlarının<br />

dip yaptığını anımsattı. Uzmanlar, bu dönemde<br />

bakır fiyatının, 4 bin 300 dolar seviyesine<br />

dek gerilediğini belirterek, “2020 yılı başında, diğer<br />

deyişle salgından önce fiyat 5 bin 500-6 bin<br />

dolardı” dedi.<br />

Uzmanlar, bakır başta olmak üzere önemli<br />

madenlerin arz coğrafyalarının pandemiyi diğer<br />

ülkelere göre daha şiddetli yaşadığını kaydederek,<br />

“Üretim merkezleri Brezilya, Şili, Peru, Meksika<br />

ve Avustralya gibi ülkeler… Bunlar salgıdan<br />

36 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


çok etkilendi. Arzda kısıt oluştu. Emtiada, tüketim merkezleri Uzak Doğu<br />

Asya’dır, Çin ve Hindistan’dır. Talep devam ederken arzın gerilemesi ya da<br />

azalması fiyatları doğal olarak artırdı. Bakır fiyatı, birkaç ay önce 10 bin doları<br />

aştı. 11 bin dolara doğru yöneldi” dedi.<br />

Talep fazlalığı, fiyatları yukarı doğru itecek<br />

Şimdi, talebi doğuran ülkelere daha yakından bir bakalım. Uzmanlar,<br />

emtiaya küresel düzeyde talebin Çin, Hindistan ve ABD’den geldiğini, talebin<br />

artarak devam ettiğini söyledi. Çin’in yanı sıra Hindistan’ın da çok yüksek<br />

miktarda emtia talebi olduğunu kaydeden uzmanlar, “ABD’nin de 5 trilyon<br />

dolarlık alt yapı yatırımları hamlesi söz konusu. Bu üç merkezden gelen yoğun<br />

talep emtia fiyatlarını yükseltiyor” diye konuştu.<br />

Uzmanlar, bu arada önemli bir gelişmenin yaşandığını belirterek, “Çin, iç<br />

piyasasının talebini karşılamak üzere stratejik rezervlerine yüklendi. Buna<br />

bağlı olarak başta bakır olmak üzere emtia fiyatları bir miktar düştü. 2020<br />

yılının Mart ayında tonu 10 bin 465 dolarla tüm zamanların rekorunu kıran<br />

ve zirveyi gören, daha sonra da 10 bin dolar düzeylerini koruyan bakır fiyatları,<br />

aşama aşama geriledi. Bakır, 9 bin 400 dolara dek indi” dedi. “Çin baharı”<br />

olarak nitelendirilen bu gelişme ile fiyatları düşen bakırı, diğer emtia<br />

fiyatları da izledi. Demir dahil emtia fiyatları gevşedi.<br />

Peki, fiyatlar düşmeye devam edecek mi? Bahar yerini kara kışa mı bırakacak?<br />

Uzmanlara göre, dönemsel gerilemeler görülse bile dünya devlerinden<br />

ABD, Hindistan ve Çin’den gelen bu büyük talep, emtia fiyatlarını yukarı<br />

doğru itmeye devam edecek. Fiyatlar düşse bile ortalamalar geçmişle kıyaslanamayacak<br />

ölçüde yukarıda seyredecek.<br />

Yeni sahaların bulunmasında yaşanan zorlukların da fiyatların yüksek<br />

seyretmesinde etkili olacağı ifade ediliyor. Elbette, hemen her kesimi ilgilendiren<br />

bir değerli madeni unutmamamız gerekiyor. Altın… Sektör, altının ons<br />

fiyatının bin 816 dolar düzeyinde bulunduğun belirterek, “Altında da beklenti<br />

bulunduğun belirterek, yukarı yönlü. “Altında Altında, da 2 bin beklenti ile 2 bin yukarı 200 dolarlar yönlü. gerçekçi Altında, öngörü 2 bin ile olarak 2 bin dile 200 dolarlar<br />

gerçekçi öngörü getirilebilir” olarak dile dedi. getirilebilir” dedi.<br />

Bakır fiyatları fiyatının seyri<br />

12.000,00<br />

10.000,00<br />

8.000,00<br />

6.000,00<br />

4.000,00<br />

2.000,00<br />

0,00<br />

10.10.2006 7.6.2009 4.1.2012 12.27.2014 9.22.2017 6.18.2020 3.15.2023<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 37


DÜNYA GÜNDEMİ<br />

Esen Erkan<br />

IPCC Raporu <strong>2021</strong>:<br />

İklim sistemi ısınmaya devam edecek!<br />

Tüm dünyanın “en büyük küresel sorun” olarak kabul ettiği iklim değişikliği, etkilerini artırmaya<br />

devam ediyor. Son dönemde dünyanın pek çok noktasında olduğu gibi Türkiye’de de ortaya<br />

çıkan orman yangınları ve seller gibi doğal afetler iklim değişikliğinin en önemli sinyalleri<br />

olarak görülüyor. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) son raporuna göre,<br />

neredeyse tüm emisyon senaryolarında, küresel ısınmanın 2030’ların başında 1.5 C’ye ulaşması<br />

bekleniyor. “Net-sıfır” CO2 emisyonuna ulaşmadan iklim sistemi ısınmaya devam edecek…<br />

Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği<br />

Paneli (IPCC), önümüzdeki yıllarda iklim biliminin<br />

temel taşını oluşturacak olan altıncı değerlendirme<br />

raporunun (AR6) ilk bölümünü yayınladı.<br />

Uzmanlar, özellikle fosil yakıtların neden olduğu küresel<br />

ısınmanın önüne geçebilmek için ‘karbonsuz<br />

gelecek’ çağrıları yapıyor. Ülkelerin enerji karmalarında<br />

fosil yakıtların payını azaltması gerektiğinin<br />

altını çizen uzmanlar, yenilenebilir enerji kaynaklarına<br />

yönelmenin gelecek için önemini her fırsatta<br />

hatırlatıyor.<br />

Türkiye gibi tüm dünya ülkelerinin çözüm aradığı<br />

iklim değişikliği konusunda bir çağrı da Birleşmiş<br />

Milletler’den geldi. IPCC’nin son raporunda,<br />

sera etkisine yol açan gaz emisyonlarının derhal,<br />

hızlı biçimde ve geniş ölçekte azaltılmaması halinde<br />

38 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


küresel sıcaklık artışını yaklaşık 1.5 C dereceye ve<br />

hatta 2 C dereceyle sınırlandırmanın çok uzak bir<br />

ihtimal olduğuna dikkat çekildi. İklim değişikliğinin<br />

fiziki temelinin değerlendirildiği yeni IPCC Çalışma<br />

Grubu I raporu, seneye tamamlanacak IPCC’nin Altıncı<br />

Değerlendirme Raporu’nun (AR6) ilk bölümünü<br />

teşkil ediyor. IPCC’nin 2013-14’teki son değerlendirme<br />

raporundan bu yana en önemli gelişmelerden<br />

biri ise insan kaynaklı ısınma ile giderek daha<br />

şiddetli hale gelen aşırı hava koşulları arasındaki<br />

bağlantıların güçlendirilmesi ve bu durumun artık<br />

“yerleşik bir gerçek” olduğu vurgulanıyor. Yazarlar,<br />

özellikle okyanuslar, buz tabakaları ve küresel deniz<br />

seviyelerindeki bu değişikliklerin birçoğunun “geri<br />

döndürülemez” olduğunu belirtiyor. Antarktika buz<br />

tabakasının hızlı erimesi ve ormanların geri dönüşü<br />

gibi değişiklikler için “devrilme noktaları” ve “göz<br />

ardı edilemez” ifadeleri kullanılıyor.<br />

Çalışma Grubu I, iklim sistemi ve iklim değişikliğine<br />

ilişkin en güncel bilgileri ele alıyor, iklim bilimindeki<br />

son gelişmeler ile paleoiklim, gözlemler, süreç<br />

bilgisi, küresel ve bölgesel iklim simülasyonları konusunda<br />

pek çok kanıtı bir araya getiren rapor, bugüne<br />

dek iklimin nasıl ve neden değiştiğini, insanla-<br />

IPCC HAKKINDA<br />

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli<br />

(IPCC), iklim değişikliği ile ilgili bilimsel değerlendirmeler<br />

yapan bir BM kuruluşudur. Siyasi<br />

liderlere iklim değişikliği, etkileri ve riskleri ile<br />

ilgili periyodik bilimsel değerlendirmeler sunmak<br />

ve iklim değişikliğine uyum ve etkilerinin<br />

azaltılmasına yönelik stratejileri belirlemek<br />

amacıyla 1988 yılında Birleşmiş Milletler Çevre<br />

Programı (UNEP) ve Dünya Meteoroloji Örgütü<br />

(WMO) tarafından ortaklaşa kurulmuştur. IPC-<br />

C’nin kuruluşu aynı yıl BM Genel Kurulu tarafından<br />

da onaylanmıştır. IPCC’ye üye 195 ülke<br />

vardır. Dünyanın dört bir yanından binlerce<br />

bilim insanı IPCC Değerlendirme Raporlarının<br />

hazırlanmasına katkı sunmaktadır.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 39


ın iklimin özelliklerine etkisi konusunda daha fazla<br />

bilgi sunuyor. İklim Değişikliği <strong>2021</strong>: Fiziksel Bilimi<br />

Temeli <strong>2021</strong> başlıklı rapor, 66 ülkeden 234 uzman<br />

tarafından kaleme alındı. Nisan <strong>2021</strong>’de öngörülen<br />

raporun yayımlanma zamanı Covid-19 pandemisi<br />

nedeniyle birkaç ay gecikti. Rapor, 26 Temmuz’da<br />

başlayan ve iki haftadan uzun süren,<br />

sanal olarak düzenlenen genel<br />

kurulun onay oturumunda<br />

IPCC’ye üye 195 hükümet<br />

tarafından kabul edildi.<br />

IPCC ilk kez raporlarından<br />

biri için sanal<br />

onay oturumu düzenlemiş<br />

oldu.<br />

“Daha uzun yazlar<br />

ve daha kısa kışlar bizi<br />

bekliyor”<br />

Raporda, insan faaliyetlerinden<br />

kaynaklanan sera etkisine yol açan gazların<br />

emisyonunun 1850-1900’den bu yana yaklaşık 1.10<br />

C derece ısınmaya neden olduğu ve önümüzdeki 20<br />

yıl boyunca ortalama olarak küresel sıcaklığın 1.5 C<br />

derece artışa ulaşacağı ya da bunun üzerine çıkacağı<br />

tahmininde bulunuldu. Raporda, “İklimde gözlemlenen<br />

değişikliklerin çoğunun benzeri, binlerce<br />

hatta yüz binlerce yılda olmasa öncesinde yok ve<br />

deniz seviyesindeki süregelen artış gibi değişikliklerden<br />

bazıları artık yüz binlerce yıl boyunca geri<br />

döndürülemez halde” ifadesi kullanıldı.<br />

Önümüzdeki yıllarda iklim değişikliğinin<br />

tüm bölgelerde artacağının<br />

vurgulandığı raporda,<br />

1.5 C derecelik küresel<br />

ısınmayla, sıcak hava<br />

dalgalarının artacağına,<br />

daha uzun yazların<br />

ve daha kısa kışların<br />

olacağına dikkat<br />

çekildi. Raporda, 2 C derecelik<br />

küresel ısınmada<br />

Panmao Zhai<br />

ise yakıcı sıcakların tarım<br />

ve sağlık alanlarında daha sık ve<br />

kritik sorunlara yol açacağı belirtildi. Daha<br />

sık ve aşırı hava olayları da dahil olmak üzere iklim<br />

değişikliğini zaten yaşıyoruz ve sonuçlar her bir<br />

ısınma için daha da kötüleşmeye devam edecek. Öte<br />

yandan, karbondioksit (CO2) ve diğer sera etkisine<br />

yol açan gazların kararlı ve sürdürülebilir biçimde<br />

40 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


azaltılmasının iklim değişikliğini sınırlandırabileceğini<br />

açıklayan IPCC yazarları, hava kalitesindeki iyileşmenin<br />

hızlı bir şekilde görülebileceğini de belirtti.<br />

Ancak, küresel sıcaklıklarda istikrarın görülmesi için<br />

20-30 yıllık bir zaman dilimi gerekiyor.<br />

“Geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki iklimin<br />

çok daha net bir resmine sahibiz”<br />

IPCC Çalışma Grubu I Eş başkanı Panmao Zhai<br />

yaptığı açıklamada, “İklimi istikrara kavuşturmak,<br />

sera gazı emisyonlarının kararlı, hızlı ve sürekli<br />

azaltılması ve net sıfır CO2 emisyonuna ulaşılmasını<br />

gerektirecek. Başta metan olmak üzere, diğer sera<br />

gazlarını ve hava kirleticilerini sınırlamak hem sağlık<br />

hem de iklim için fayda sağlayabilir” açıklamasında<br />

bulundu.<br />

IPCC Çalışma Grubu I Eş Başkanı Valérie Masson-Delmotte<br />

ise, rapora ilişkin açıklamasında, “Bu<br />

rapor gerçekleri yüze vuruyor. Artık nereye gittiğimizi,<br />

ne yapılabileceğini ve nasıl hazırlanabileceğimizi<br />

anlamak için gerekli olan geçmişteki, şimdiki ve<br />

gelecekteki iklimin çok daha net bir resmine sahibiz”<br />

diye konuştu. Yıllardır Dünya’nın ikliminin değiştiği<br />

ve iklim sistemi üzerindeki insan etkisinin tartışmasız<br />

olduğunu belirten Masson-Delmotte: “Bununla<br />

birlikte yeni rapor, belirli hava ve iklim olaylarını<br />

şiddetlendirmede iklim değişikliğinin rolünü anlama<br />

bilimindeki büyük ilerlemeleri de yansıtıyor.” dedi.<br />

BM Genel Sekreteri António Guterres ise çalışma<br />

grubunun raporuyla ilgili olarak “Rapor, insanlık için<br />

‘kırmızı alarmın’ çaldığı anlamına geliyor. Alarm<br />

zilleri sağır edici halde, kanıtlar yadsınamaz. 1.5 C<br />

derecelik sıcaklık artışı hedefini hayatta tutabilmek<br />

için kararlı bir şekilde harekete geçilmesi gerek. Bu<br />

krize dayanışma ve cesaret ile yanıt verirsek, kapsayıcı<br />

ve yeşil ekonomiler, refah, daha temiz hava ve<br />

daha iyi sağlık, herkes için mümkün olacaktır” ifadelerini<br />

kullanıd.<br />

Rapor, 31 Ekim - 12 Kasım’da İskoçya’nın Glasgow<br />

kentinde düzenlenecek olan 26. BM İklim Değişikliği<br />

Taraflar Konferansı’ndan (COP26) önce yayımlandığı<br />

için dünyada iklim konusunda atılacak<br />

adımlarla ilgili beklentileri de yükseltti. Tüm bu kötü<br />

gidişata rağmen, kısa vadeli emisyon kesintilerinin<br />

“benzeri görülmemiş ısınma oranını gerçekten azaltabileceği”<br />

ve “net-sıfırın yüzey sıcaklıklarını dengelemek<br />

ve hatta azaltmak” için işe yaradığı bilimsel<br />

veriler ile destekleniyor.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 41


MEVZUAT<br />

Doğal gazda yeni dönem öncesi<br />

EPDK’dan önemli adım…<br />

EPDK; uzun dönemli kontratların sona ermesi arifesinde daha fazla ve daha uzun süreli spot doğal<br />

gaz alımına imkan sağladı. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, “Bu karar sadece arz güvenliğimize<br />

katkı sağlamayacak. Spot boru gazı ithalat lisansı olan şirketler, satıcı ülkelerle yapacakları ticari<br />

görüşmelerde artık çok daha avantajlı olacak. Hem şirketlerin rekabet gücü artacak hem de<br />

ülkemizin doğal gaz ithalat maliyetleri azalacak” dedi<br />

Bir yandan Karadeniz’de keşfedilen 540 milyar<br />

metreküplük doğal gaz rezervinin 2023 yılında kullanıma<br />

sunulması için çalışmalar tüm hızıyla sürerken<br />

bir yandan da satıcı ülkelerle sona eren -ve<br />

erecek- uzun vadeli kontraların ardından izlenecek<br />

stratejiler netleşiyor. 1 Ekim <strong>2021</strong> tarihinde devreye<br />

alınacak Vadeli Doğal Gaz Piyasası ile birlikte<br />

Türkiye’nin bölgesel enerji ticaret merkezi olması<br />

hedefi için önemli bir eşik aşılmış olacak. İşte tam<br />

da bu süreçte <strong>Enerji</strong> Piyasası Düzenleme Kurumu<br />

EPDK’dan doğal gaz sektörüne yönelik çok kritik bir<br />

hamle geldi.<br />

<strong>Enerji</strong> Piyasası Düzenleme Kurulu’nun aldığı kararla<br />

spot boru gazı ithalatı için artık sadece bir yıllık<br />

değil, “3 ardışık takvim yılı için” kapasite başvurusu<br />

alınacak. Önceki yıllarda her gaz yılı öncesinde ithalat<br />

giriş noktalarında sadece ilgili gaz yılı için ve<br />

sadece bir yıllık talep çağrıları yapılıyordu. Alınan<br />

42 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


kararla ardışık 3 gaz yılı için yıllık spot boru gazı ithalatı<br />

kapasitesi başvurusuna imkan tanınmış oldu.<br />

Kurul tarafından alınan karara göre; ilk aşamada<br />

Azerbaycan’dan doğal gaz ithalatı yapılan giriş noktaları<br />

olan Türkgözü, TANAP Seyitgazi ve TANAK<br />

Trakya giriş noktalarında 2022, 2023, 2024 gaz yılları<br />

için yıllık spot boru gazı ithalatı kapasite ilanları<br />

birlikte alınacak.<br />

Daha az maliyetli doğal gaz dönemi<br />

başlayacak<br />

90’lı yıllarda yapılan kontratlar çerçevesinde, ülkemize<br />

halihazırda uzun dönemli doğal gaz alım-satım<br />

anlaşmaları kapsamında boru hatlarıyla doğal<br />

gaz ithalatı yapılıyor ve uzun dönemli doğal gaz<br />

alım-satım anlaşmaları, petrol fiyatları ve dolar kuruna<br />

endeksli esnek olmayan şartlar içeriyor. Bu<br />

kontratların bazılarının süresi sona ererken bazılarının<br />

da süresi önümüzdeki yıllar içinde sona erecek.<br />

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, EPDK’nın aldığı<br />

kararın bu kritik süreçte sadece arz güvenliğine<br />

katkı sağlamayacağını, spot boru gazı ithalat lisansı<br />

olan şirketlerin satıcı ülkelerle yapacakları ticari görüşmelerde<br />

artık çok daha avantajlı olacağını vurguladı.<br />

Yılmaz: “Hem şirketlerin rekabet gücü artacak<br />

hem de ülkemizin doğal gaz ithalat maliyetleri azalacak”<br />

dedi.<br />

Tüm dünyada ülkeler arası doğal gaz ticaretinde<br />

son yıllarda uzun dönemli anlaşmalardan spot anlaşmalara<br />

ve borsa endeksli ticarete geçiş yaşandığını<br />

vurgulayan Yılmaz, EPDK olarak dünya doğal<br />

gaz ticaretindeki güncel gelişmeleri yakından takip<br />

ettiklerini, düzenlemelerini de buna uygun olarak<br />

güncellediklerini vurguladı.<br />

Karar, ithalatçı şirketlerin elini<br />

kolaylaştıracak<br />

Aldıkları kararla Türkiye’nin orta vadeli spot doğal<br />

gaz ithalat potansiyelinin bugünden planlanabileceğini<br />

ve daha öngörülebilir bir ithalat portföyü<br />

ile doğal gaz arz güvenliğine önemli katkı sağlanacağını<br />

belirten EPDK Başkanı Yılmaz açıklamalarını<br />

şöyle sürdürdü: Bu karar sadece arz güvenliğimize<br />

katkı sağlamayacak. Spot boru gazı ithalat lisansı<br />

olan şirketler satıcı ülkelerle yapacakları ticari görüşmelerde<br />

artık çok daha avantajlı olacak. Hem<br />

şirketlerin rekabet gücü artacak hem de ülkemizin<br />

doğal gaz ithalat maliyetleri azalacak. Kısaca Türkiye’de<br />

hem daha çok kaynaktan daha çok doğal gaz<br />

hem de daha fazla rekabet ile daha az maliyetli doğal<br />

gaz dönemi başlayacak”<br />

Bu arada; 2022, 2023 ve 2024 yılları için talep<br />

çağrısı EPDK’nın internet sitesinde ilan edildi. Başvurular<br />

27 Ağustos <strong>2021</strong> tarihine kadar alınacak<br />

ve talep toplama işlemi EPDK tarafından elektronik<br />

platformda 6 Eylül <strong>2021</strong> tarihinde her yıl için ayrı saatlerde<br />

gerçekleştirilecek.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 43


KONUK YAZAR<br />

Av. Çiğdem Şelli Dilek<br />

<strong>Enerji</strong><br />

performans<br />

sözleşmeleri<br />

Kendi içinde pek çok hukuki, teknik ve finansal konuya temas eden ve multidisipliner bir alan olan<br />

<strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmeleri, hukuki açıdan çok titizlikle hazırlanması gereken sözleşmelerdir. Diğer<br />

taraftan ülkemizin enerjide yüksek oranda dışa bağımlı olması ve tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de<br />

karbonsuzlaştırma çalışmalarının hız kazanması sebebiyle, <strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmeleri’nin uygulama<br />

alanının genişlemesi çok büyük önem taşıyor…<br />

Bilindiği üzere enerji maliyetleri özellikle sanayide<br />

büyük bir girdi olarak maliyet cetvellerine<br />

yazılıyor, bu nedenle büyük sanayi kuruluşları ve<br />

endüstriyel alanlar enerji maliyetlerini azaltma yolunda<br />

çaba sarfediyor. Bunun en önemli yolu, kullanılan<br />

enerjide tasarruf sağlayıcı yol ve yöntemleri<br />

bulup uygulamak ve buna yönelik yatırımlar yapmaktan<br />

geçiyor.<br />

44 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


Bu noktada, yüklenici ve yatırımcı arasında yapılan<br />

<strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmeleri’nin (EPS) önemi,<br />

enerji verimliliği açısından önemi ve kullanımı gün<br />

geçtikçe artıyor. En büyükten en küçük tesislere;<br />

öngörülebilirlik kavramı, garanti-bakım-onarım hizmetleri,<br />

işin profesyonel takibi ve birçok hizmetin bir<br />

arada verilmesi yatırımcılar açısından önemli avantaj<br />

niteliğinde. Maliyet açısından yadsınamayacak<br />

rakamların yapıldığı bu sektörde özellikle garanti<br />

edilebilirlik ve öngörülebilirlik kavramları yatırımcılar<br />

açısından hayati önem taşıyor.<br />

<strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmeleri nedir?<br />

<strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmeleri, iki veya daha<br />

fazla taraf arasında, enerji maliyetlerinde azalma<br />

veya belirtilen bir süre içinde yatırımın geri ödemesi<br />

gibi belirli sonuçların elde edilmesine dayanan bir<br />

sözleşme türü olarak tanımlanabilir. Bu sözleşme<br />

de temel gaye; enerji maliyetlerini minimum düzeye<br />

indirerek enerji verimliliğinin sağlanmasıdır. <strong>Enerji</strong><br />

hizmet şirketleri, imzalanan bu sözleşmelerle; tesislerde<br />

ve binalarda gerekli bakım ve onarımları<br />

sağlayarak işletmenin performansını, konfor şartlarını<br />

ve enerji kullanımı iyileştirmeyi hedefliyor.<br />

<strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmeleri’nin oluşumunda<br />

enerji hizmeti veren şirketler önemli bir yere sahip.<br />

Bu şirketlerin başında ESCO’lar geliyor. ESCO’lar<br />

mevcut tesislerde veya binalarda, enerji hizmetleri<br />

sunan veya enerji performansını iyileştirmeye yönelik<br />

diğer eylemleri gerçekleştiren ve bunu yaparken,<br />

belirli bir finansal risk seviyesini kabul eden gerçek<br />

veya tüzel kişiler olarak tanımlanabilir. Kullanıcı<br />

tesisinde enerji yönetimi ve/veya enerji verimliliğinin<br />

arttırılmasını sağlayan her türlü yatırım, ESCO<br />

çerçevesinde değerlendirilebilir. <strong>Enerji</strong> Performans<br />

Sözleşmeleri’nin uygulayıcıları olan ESCO’ların performans<br />

garantisi verebilmek için finansal risk alması<br />

temel kriterdir. <strong>Enerji</strong> hizmeti veren şirketlere<br />

hizmet karşılığı yapılacak olan ödemelerin tamamı<br />

ya da bir kısmı, tesis ve binalarda yapılacak olan iyileştirmelere<br />

ve üzerine anlaşılan performans kriterlerinin<br />

sağlanmasına bağlı.<br />

EPS’lerin yapısı ve EPS türleri<br />

<strong>Enerji</strong> performans taahhütleri; maliyetlerin azaltıldığı,<br />

enerji verimliliğinin maksimum düzeye çıkarıldığı<br />

yaratıcı bir finansman biçimidir. <strong>Enerji</strong> Performans<br />

Sözleşmeleri’nin temelini mühendislik, tedarik<br />

ve kurulum kavramları oluşturuyor. Bir EPS düzenlemesinde;<br />

enerji hizmet veren şirketler (EVD, ESCO)<br />

maliyet ve enerji tasarruflarında bulunarak enerji<br />

verimliliğinin arttırılmasını sağlar. Bu tür yatırımlarda<br />

ödeme döngüsü, maliyet tasarrufları veya üretilen<br />

enerjiden elde edilen gelir akışıyla sağlanıyor.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 45


<strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmeleri’nde proje yüklenicileri,<br />

tesis ve binalarda enerji verimliliğinin nerede<br />

ve nasıl iyileştirileceği konularında önerilerde<br />

bulunuyor. Proje yüklenicilerinden ESCO şirketleri,<br />

teknik bilgi ve tecrübesini işletmelere taşıyarak,<br />

enerji verimliliği, su verimliliği, işletme verimliliği,<br />

yenilenebilir enerji kullanımı veya enerji üretimi projeleri<br />

için geniş kapsamlı çözümler tasarlar. Anahtar<br />

teslimi proje sorumluluğu alarak; saha etüdü,<br />

detaylı dizayn, mühendislik, uygulama, devreye<br />

alma ve ölçüm değerlendirme hizmetleri sağlıyor.<br />

Verimlilik odaklı çalışan bu şirketler, uzun dönem<br />

proje risklerini hesap ederek performans anlaşması<br />

ile müşterisinin yatırımını finanse etmek suretiyle<br />

enerji kazançlarını garanti eder.<br />

ESCO’lar, yatırımcılara dolaylı yollardan kazanç<br />

garantisi sağlar. Bu kazanç garantisi, ekipman veya<br />

projenin performans garantisidir. ESCO’lar, proje<br />

ekipmanları açısından performansla ilgili tüm riskleri<br />

üstlenir.<br />

Proje oluşumlarında ESCO’ların bir diğer aksiyonu,<br />

mali kaynak sağlaması. ESCO’lar, tesis ve bina<br />

iyileştirmelerinde yatırımcılardan herhangi bir mali<br />

talepte bulunmaz. ESCO’ların yapmış olduğu maliyetlerin<br />

geri ödemeleri -imza edilen <strong>Enerji</strong> Performans<br />

Sözleşmesi türüne göre-enerji üretimleri ve<br />

tasarruflarla sağlanır. Sağlanan enerji tasarrufu ile<br />

sözleşme süresi doğru orantılı olup; tasarruf ne kadar<br />

büyük olursa, sözleşme süresi de o kadar kısa<br />

oluyor.<br />

<strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmesi türleri; garantili,<br />

paylaşımlı ve yatırımsız olarak sıralanıyor.<br />

• Garantili Performans Sözleşmeleri; hizmet alınan<br />

şirket, belirli bir seviyede enerji tasarrufu<br />

elde edileceğini garanti eder ve böylece müşteriyi<br />

performans riskine karşı korumuş olur. Müşteri,<br />

tasarruf edilen miktarın tamamını alır ve şirkete<br />

hizmet bedelini yıllara sâri olarak ödeme yapar.<br />

Garanti edilen tasarrufun gerçekleşmemesi durumunda<br />

şirket müşteriye ödeme yapar.<br />

• Paylaşımlı <strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmeleri;<br />

maliyetteki tasarruflar müşteri ve şirket arasında<br />

önceden belirlenen bir süre boyunca yine<br />

önceden belirlenen bir oran çerçevesinde paylaşılır.<br />

Garanti edilen tasarrufun gerçekleşmemesi<br />

durumunda şirket müşteriye ödeme yapar. Tasarruf<br />

aşıldığında ise aşılan tutar paylaşılır.<br />

• Yatırımsız <strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmeleri;<br />

kontrat süresi boyunca tasarruflar ESCO’ya;<br />

sözleşme bitimi ile elde edilen tasarruflar yatırımcıya<br />

ait oluyor. Projeden herhangi bir tasarruf<br />

sağlanamaması halinde kayıp bedellerini ESCO<br />

yüklenir.<br />

<strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmesi ve<br />

uygulayıcılarının ülkemizdeki yeri ve<br />

mevzuat uygulamaları<br />

Ülkemizde enerji verimliliği sağlamayı taahhüt<br />

eden firmalar, yönetmelik hükümlerinde <strong>Enerji</strong> Verimliliği<br />

Danışmanlık (EVD) şirketleri olarak anılıyor.<br />

EVD’ler, ESCO’larla aynı mantaliteye sahip olmasına<br />

rağmen sağladıkları hizmetler açısından farklılıklar<br />

taşıyor. Bu açıdan ESCO ve EVD şirketlerinin sağladıkları<br />

hizmetlerin kıyası faydalı olacaktır.<br />

<strong>Enerji</strong> Verimliliği Danışmanlık şirketleri ESCO’lar<br />

kadar kapsamlı hizmet çalışmaları yapamıyor. EVD<br />

şirketlerinin faaliyetleri, ESCO’ya nazaran yüzeysel<br />

nitelik taşıyor. EVD’ler; enerji denetimleri, enerji<br />

yönetim danışmanlığı, enerji verimliliği iyileştirme<br />

projesi danışmanlığı ve enerji yöneticisi eğitim hizmetlerini<br />

veriyor. Devlet tarafından ruhsatlandırılan<br />

EVD’lerin büyük çoğunluğu; EPC bazlı projeleri geliştirmek,<br />

tasarlamak, inşa etmek ve fonlamak suretiyle<br />

ESCO’ların sunmuş olduğu hizmetleri karşılayabilecek<br />

uzmanlığa ve finansmana sahip değiller.<br />

EVD’ler müşterilerine sadece denetim ve danışmanlık<br />

hizmeti açısından yeterliliğe sahip. EVD’leri<br />

ESCO’lardan ayıran en temel farklılık; ESCO’ların<br />

müşterilerine finansal açıdan sağladığı hizmetler<br />

arasında yer alıyor. EVD’ler finansal açıdan herhangi<br />

bir yükümlülüğe girmiyor. Bu farklılıklar devlet sübvansiyonları<br />

ve tecrübelerle zamanla giderilebilir<br />

mahiyettedir. Ülkemizde -her ne kadar devlet destekli<br />

ESCO’lar bulunmasa da- yabancı yatırımcılar<br />

ya da çok uluslu enerji şirketlerinin yerel distribütörleri<br />

tarafından kurulmuş ESCO’ya benzer yapılanmalar<br />

sınırlı sayıda yer almaktadır.<br />

Ülkemizde 2007 yılı itibariyle yürürlüğe giren<br />

5627 sayılı <strong>Enerji</strong> Verimliliği Kanunu ile enerjide ve-<br />

46 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


imlilik kavramları gündeme geldi. 5627 sayılı kanun<br />

ile “<strong>Enerji</strong>nin etkin kullanılması, israfının önlenmesi,<br />

enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün<br />

hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının<br />

ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması”<br />

amaçlanmış olup günümüze dek mevzuat<br />

güncellemeleri yapıldı.<br />

Düzenlemelerle şirketler birçok alanda<br />

yükümlülük sahibi oldu<br />

Mevzuat güncellemelerini 27 Ekim 2011 tarihinde<br />

resmî gazetede yayınlanan ‘<strong>Enerji</strong> Kaynaklarının<br />

ve <strong>Enerji</strong>nin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına<br />

Dair Yönetmelik’ hükümleri takip etti. 16<br />

Ağustos 2019 tarihinde yayınlanan genelgede, kamu<br />

binalarının 2023 yılı sonuna kadar asgari yüzde 15<br />

enerji tasarrufunu hedeflendiği bildirildi. Bu genelge<br />

sonrasında yayınlanan 25 Ocak 2020 tarihli Resmî<br />

Gazete’de yayınlanan <strong>Enerji</strong> Kaynaklarının ve <strong>Enerji</strong>nin<br />

Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair<br />

Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik<br />

ile; kamu binalarında yapılacak olan etütlerin<br />

bakanlık tarafından EVD şirketlerine yaptırılabileceği<br />

düzenlenmiştir. 21/08/2020 tarihinde yayınlanan<br />

kararla kamu kurum ve kuruluşlarının enerji<br />

tüketimleri veya enerji giderlerini düşürmek üzere<br />

yapılacak enerji performans sözleşmelerine ilişkin<br />

usul ve esaslarını belirlendi. Kararla yapılacak olan<br />

ihalelerde asgari yüzde 20 enerji tasarrufu garantisi<br />

isteniyor.<br />

15 Nisan <strong>2021</strong> tarihinde Resmî Gazetede yayınlanan<br />

Kamuda <strong>Enerji</strong> Performans Sözleşmelerinin<br />

Uygulanmasına İlişkin Tebliğin yayınlanması ile genel<br />

yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile diğer<br />

kamu kurum ve kuruluşlarının enerji tüketimlerini<br />

veya enerji giderlerini düşürmek üzere akdedecekleri<br />

enerji performans sözleşmeleri kapsamında yer<br />

alan hususlara ilişkin düzenlemeler yapıldı. Bu düzenlemeyle<br />

yükleniciler üzerinde birçok sorumluluk<br />

eklendi, yükleniciye yapılacak olan ödemelerde bu<br />

tebliğ ile taahhüt edilen tasarruf garantisinde en az<br />

yüzde 70’ini sağlaması zorunluluğuna yer vermiştir.<br />

Yukarıda sözü edilen düzenlemeler ve izah edildiği<br />

üzere taraflar arasında imza edilen <strong>Enerji</strong> Performans<br />

Sözleşmeleri ile enerji hizmeti veren şirketler<br />

birden çok alanda yükümlülük sahibi haline<br />

geldi. Özellikle ESCO’ların tesir ettiği alanların birden<br />

fazla oluşu, yatırım maliyetleri, verimlilik esasları<br />

dikkate alınarak sözleşme hükümlerinin her bir<br />

maddesi kendi içerisinde tek tek değerlendirilmesi<br />

gerekiyor.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 47


İNOVASYON<br />

Esen Erkan<br />

Biyogazlı kojenerasyon sistemi ile<br />

topraksız sera sistemine destek<br />

<strong>Enerji</strong>nin verimli ve çevre dostu yöntemlerle üretildiği örnek projeler sürdürülebilir<br />

bir gelecek için çözüm umutlarını artırıyor. Ar-Ge çalışmaları ile öne çıkan<br />

Teksan, bu örnek projelerden biri olan topraksız sera sistemine kurduğu biyogazlı<br />

kojenerasyon sistemiyle seranın elektrik ve sıcak su ihtiyacını karşılıyor. Çevre dostu<br />

tarım yapılan serada bir yılda 16 ton metan ve 10 ton karbondioksit emisyonunun<br />

önüne geçilmesi hedefleniyor…<br />

48 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


Ege Üniversitesi Biyokütle <strong>Enerji</strong> Sistemleri<br />

ve Teknolojileri Merkezi (BESTMER) öncülüğünde,<br />

TEKSAN ile BHK Yapı ortaklığında ‘Biyokimyasal-Termokimyasal<br />

Hibrit Biyokütle <strong>Enerji</strong><br />

Üretim Teknolojilerinin Kullanımıyla, Sıfır Atıklı,<br />

Düşük İşletim Maliyetli, Esnek Üretim Sistemli<br />

Modern Seraların Geliştirilmesi’ projesi hayata<br />

geçirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı-Tarımsal<br />

Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü<br />

(TAGEM) Ar-Ge Destek<br />

Programı tarafından<br />

desteklenen projeyle<br />

tam otomasyonlu;<br />

karbondioksit gübrelemesi,<br />

LED aydınlatma,<br />

ısı kontrolü,<br />

nem kontrolü, gübreleme<br />

ve topraksız dikey<br />

tarımın gerçekleştirildiği<br />

sera sistemine<br />

Teksan tarafından yenilenebilir<br />

enerji teknolojisi<br />

entegre edildi.<br />

Teksan Ar-Ge Merkezi<br />

ve BESTMER iş birliği<br />

sayesinde, projeye<br />

özel biyogaz yakıtlı<br />

kojenerasyon sistemi ve biyogaz temizleme sistemi<br />

tasarlanarak kurulumu gerçekleştirildi.<br />

Dünyanın geleceğine yenilenebilir enerji çözümleri<br />

ile yatırım yapan Teksan’ın yenilenebilir<br />

enerjinin farklı alanlardaki kullanımına örnek<br />

olan bu projeye özel geliştirdiği biyogaz yakıtlı<br />

kojenerasyon ünitesi, topraksız dikey tarım yapılan<br />

seranın iklimlendirme, aydınlatma ve otomasyonu<br />

için gereken tüm enerji ihtiyacını karşılarken<br />

kışın da sıcak su ihtiyacını gideriyor.<br />

Ayrıca kullanılan hibrit sistemin çıktılarından<br />

olan fermente gübre topraksız tarım sisteminde<br />

besin solüsyonu olarak, kojenerasyon sisteminin<br />

egzoz gazı ise karbondioksit gübrelemesinde<br />

kullanılabiliyor.<br />

Egzoz gazı, karbondioksit gübrelemesinde<br />

kullanılacak<br />

Kesintisiz enerjinin olmazsa olmaz olduğu<br />

günümüzde küresel ısınma ile mücadelede<br />

enerji sektörünün kritik öneme sahip olduğunu<br />

belirten Teksan Yönetim<br />

Kurulu Üyesi Ebru<br />

Ata Tuncer, şunları<br />

söyledi: “Yaşama bir<br />

bütün olarak saygı duyan<br />

bir marka olarak<br />

dünyanın geleceğine<br />

yenilenebilir enerji<br />

çözümlerimiz ile yatırım<br />

yapıyoruz. Biyogaz<br />

ile çalışan setler,<br />

atıkların doğaya zarar<br />

vermesini önlerken<br />

enerji üretim maliyetlerini<br />

de azaltıyor. Topraksız<br />

sera projesine<br />

kurduğumuz biyogaz<br />

kojenerasyon sistemi<br />

ile yenilenebilir enerji alanında yapılabilecek çalışmalara<br />

güzel bir örnek oluşturmuş olduk. Projede<br />

kullanılan kojenerasyon sistemimiz seranın<br />

kesintisiz enerjisini sağlarken, kışın sıcak su ihtiyacını<br />

da karşılayacak. Kojenerasyon sisteminin<br />

egzoz gazı ise karbondioksit gübrelemesinde<br />

kullanılabilecek. Böylece elde edilen ekonomik<br />

kazanımın yanı sıra sistemin kurulduğu alanda<br />

yıllık 16 ton metan ve 10 ton karbondioksit emisyonunun<br />

önüne geçerek çevrenin korunmasına<br />

katkı sağlayacak.”<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 49


Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yılda<br />

66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek<br />

Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yıllık 66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek tesisin İç Moğolistan’da<br />

kurulmasını öngören projeyi onayladı. Bu miktarda yeşil hidrojenin üretilmesi için tesis dünyadaki tüm<br />

elektrolizör üretiminden daha fazlasına ihtiyaç duyuyor.<br />

Bloomberg’ün haberine göre Çin, İç Moğolistan<br />

bölgesinde güneş ve rüzgar enerjisiyle üretim yapacak<br />

büyük bir yeşil hidrojen tesisi kurulmasını onayladı.<br />

Tesis 1.85 gigawatt güneş enerjisi ve 370 megawatt<br />

rüzgar enerjisiyle yıllık 66 bin 900 ton yeşil<br />

hidrojen üretecek. Projenin ekim ayında başlaması<br />

ve <strong>2021</strong>’ün ortalarına doğru operasyonel hale gelmesi<br />

planlanıyor.<br />

Bloomberg NEF Analisti Xiaoting Wang’a göre,<br />

burada üretilecek hidrojen miktarıyla yıllık 180 milyon<br />

galon benzinin kullanımı kompanse edilebilir.<br />

Fakat Çin’in yükselen hidrojen endüstrisinin hala<br />

yakıtın nasıl depolanacağı ve kullanılacağıyla ilgili<br />

sorunları var.<br />

İç Moğolistan’da kurulacak tesislerle beraber<br />

üretilen elektriğin yüzde 20’den azının şebekeye verilmesi<br />

beklenirken geri kalanı tamamen hidrojen<br />

üretimi için kullanılacak. Çin’de yenilenebilir enerji<br />

ve hidrojen üretimiyle ilgili çoğu projenin ana amacı<br />

aslında elektrik üretimini artırmak. Hidrojen üretimiyse<br />

bunun yanında sadece onay için bir kılıf olarak<br />

görülüyor.<br />

Küresel piyasanın ürettiğinden daha fazla<br />

elektrolizöre ihtiyaç var<br />

Tesisin söylenen miktarlarda hidrojen üretebilmesi<br />

için en azından 465 megawattlık elektrolizöre<br />

ihtiyacı var. 2020 yılında küresel elektrolizör ticareti<br />

ise yaklaşık 200 megawatt değerindeyken <strong>2021</strong> yılında<br />

bunun 400 megawatta ulaşması bekleniyor.<br />

Wang ise bu projenin küresel piyasanın ürettiğinden<br />

daha fazla elektrolizöre ihtiyacı olduğunu söylüyor.<br />

Çin’deki büyük hidrojen projelerinin önemli bir kısmı<br />

Sinopec ya da Ningxia Baofeng Energy gibi sektör<br />

devleri tarafından yönetiliyor.<br />

YEŞIL HIDROJEN<br />

NEDIR?<br />

Yeşil hidrojen suyun elektrolize edilmesi<br />

ve hidrojen atomlarının oksijen atomlarından<br />

ayrılmasıyla ortaya çıkıyor. Mavi hidrojen ise<br />

metanın yüksek sıcaklıklarda hidrojen ve karbon<br />

monoksite ayrıştırılmasıyla elde ediliyor. Yeşil<br />

hidrojen sudan üretildiği için daha çevre dostu<br />

olarak biliniyor fakat elektroliz işlemi için<br />

yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmadığında<br />

karbon emisyonu çok yüksek<br />

miktarlarda oluyor.<br />

50 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


Dubai’de türünün ilk örneği olan bir<br />

kampüs kurulacak<br />

Akıllı, sağlıklı ve sürdürülebilir binalar alanında<br />

faaliyet gösteren Johnson Controls’un, Dubai Silicon<br />

Oasis Authority ile Rochester Institute of Technology-Dubai’ye<br />

enerji vermek için ortak olduğu açıklandı.<br />

Ortaklık ile bölgede türünün ilk örneği olan<br />

akıllı, sağlıklı, sürdürülebilir yeni kampüs kurulacağı<br />

bildirildi.<br />

Verilen bilgiye göre şirket, öğrencilerin, öğretmenlerin<br />

ve personelin sağlığını güçlendiren,<br />

kampüsün enerji performansını optimize eden ve<br />

çevresel ve sürdürülebilirlik hedeflerini karşılayan<br />

çözümler ve hizmetlerle kampüsün tüm basamaklarında<br />

kanıtlanmış deneyime sahip. İş birliği, Dubai<br />

2040 Kentsel Master Planı ile uyumlu. Plan kapsamındaki<br />

en önemli çıktılardan biri, Dubai’nin küresel<br />

büyümesine ve liderliğine katkıda bulunmak için yetenekleri<br />

ve zihinleri kendine çeken uluslararası bir<br />

bilgi ve inovasyon merkezini desteklemesi.<br />

Küresel emisyonların yüzde 40’ını binalar<br />

üretiyor<br />

Konu hakkında konuşan Johnson Controls Başkan<br />

Yardımcısı Katie McGinty, “Dijitalleşme, şirketlerin<br />

ve kuruluşların net sıfır karbon ve yenilenebilir<br />

enerji hedeflerine ulaşmasını sağlayan önemli<br />

bir etken. Doğru teknolojiyi ve yeteneği kullanmak,<br />

başarı için en kritik iki faktör. Öğrencilere Johnson<br />

Controls Open Blue dijital platformunun tamamen<br />

açık mimarisinden öğrenme fırsatı vererek yeni nesil<br />

inovasyon liderlerine katkıda bulunmaktan mutluluk<br />

duyuyoruz. Küresel emisyonların yaklaşık yüzde<br />

40’ını temsil eden binaların karbonsuzlaştırılmasını<br />

ele almak için birlikte çalışabiliriz. Bu çift taraflı bir<br />

kazanç durumudur. Bu enerji israfını ve emisyonları<br />

azaltmak, enerji maliyetlerini de düşürüyor” dedi.<br />

Ortaklığı değerlendiren DSOA Mühendislik ve<br />

Akıllı Şehir Birimi Başkan Yardımcısı Muammar<br />

Khaled Al Katheeri, “Akıllı şehir çözümleri için bir<br />

test ortamı olarak, Dubai Silicon Oasis Authority her<br />

zaman teknolojinin erken uygulayıcılarından biri<br />

oldu ve bölgemiz için her zaman yenilikçi çözümleri<br />

teşvik ediyor ve destekliyoruz. Şirketle ortaklığımıza<br />

büyük saygı duyuyoruz; sürdürülebilirlik ve inovasyon<br />

konusunda aynı değerleri paylaşıyoruz. RIT Dubai<br />

kampüsü, en son teknolojilerle donatılmış bir<br />

teknoloji ürünüdür ve şirketin bu kampüs için bulut<br />

bilişim ve yapay zeka teknolojilerini kullanarak akıllı<br />

tesis yönetimi sunmasını dört gözle bekliyoruz”<br />

açıklamasında bulundu.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 51


SOSYAL SORUMLULUK<br />

Turizmde<br />

“yeşil destinasyon modeli”<br />

Küçükköy’de başlatıldı<br />

Sabancı Üniversitesi, UNDP ve <strong>Enerji</strong>sa <strong>Enerji</strong>, turizmde yenilenebilir enerjinin kullanımını yaygınlaştırmak<br />

amacıyla Ayvalık Küçükköy’de “yeşil destinasyon modeli” geliştirmek üzere iş birliği yaptı. Girişim, 18<br />

aylık bir takvimde, bir yanda fosil yakıt kullanımını azaltacak, diğer yanda ise Türkiye’de henüz büyük<br />

çapta yararlanılmayan bir potansiyeli temsil eden yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasını<br />

yaygınlaştıracak ölçeklendirilebilir, tekrarlanabilir ve sürdürülebilir bir turizm uygulama modeli<br />

geliştirmeyi hedefliyor…<br />

Türk ekonomisinin hayati sektörleri arasında yer<br />

alan turizm sektöründeki potansiyeli geliştirmeyi ve<br />

sürdürülebilir yapıya ulaşmasına katkı sağlamayı<br />

amaçlayan <strong>Enerji</strong>sa <strong>Enerji</strong>, Sabancı Üniversitesi ve<br />

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), yılda<br />

bir milyon turisti ağırlayan Ayvalık’ta gelecek vadeden<br />

bir turizm destinasyonu olan Küçükköy’de “yeşil<br />

destinasyon modeli” geliştirmek ve turizm işletmelerinde<br />

enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve diğer<br />

sürdürülebilir turizm uygulamalarını yaygınlaştırmaya<br />

yönelik çalışmaları başlatmak için güçlerini<br />

birleştirdi.<br />

Girişim, 18 aylık bir takvimde, bir yanda fosil ya-<br />

52 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


kıt kullanımını azaltacak, diğer yanda ise Türkiye’de henüz<br />

büyük çapta yararlanılmayan bir potansiyeli temsil<br />

eden yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasını<br />

yaygınlaştıracak ölçeklendirilebilir, tekrarlanabilir ve<br />

sürdürülebilir bir turizm uygulama modeli geliştirmeyi<br />

hedefliyor. Sürdürülebilir <strong>Enerji</strong> Temelli Turizm Uygulama<br />

Merkezi’nin (SENTRUM) kurulmasına yönelik ortak<br />

çalışma, bu işin yalnızca başlangıcını oluşturuyor;<br />

pilot çalışmanın sonuçları diğer yerlerde de uygulanacak.<br />

SENTRUM Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan<br />

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Sabancı<br />

Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı,<br />

Sabancı Üniversitesi’nin toplumla iç içe, topluma<br />

duyarlı öğrenciler yetiştirme hedefine sahip olduğunun<br />

altını çizdi. <strong>Enerji</strong>sa <strong>Enerji</strong> ve UNDP ortaklığında,<br />

Sabancı Üniversitesi’nin destekleriyle bölgeye değer<br />

katan bir projeyi hayata geçirmekten mutluluk duyduğunu<br />

ifade eden Güler Sabancı, “Burada da UNDP,<br />

<strong>Enerji</strong>sa ve Sabancı Üniversitesi bir başarı üçgeni oluşturarak<br />

Sürdürülebilir <strong>Enerji</strong> Temelli Turizm Uygulama<br />

Merkezi’ni bu anlayışla hayata geçiriyoruz. Türk ekonomisinin<br />

hayati sektörlerinden biri olan turizm, küresel<br />

salgından hemen önceki 2019 yılında, ulusal GSYH’nin<br />

yüzde 12,7’sini üretti. Dolayısıyla, turizm sektörünün<br />

çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan sürdürülebilir olmasını<br />

sağlamak, Türkiye’nin ulusal kalkınma öncelikleri<br />

arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.<br />

Turizmde doğa dostu dönüşüme destek<br />

verilecek<br />

“Turizm, Türkiye için çok zengin potansiyel arz eden<br />

bir sektör” diyen UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa<br />

Vinton, “Ancak, çevresel limitleri ihlal etmeyi sürdürürsek,<br />

bu potansiyelin ziyan edilmesi riski var. Amacımız,<br />

turizm işletmelerinin doğa dostu dönüşümlerine<br />

yardım etmektir” dedi.<br />

Sabancı Holding <strong>Enerji</strong> Grubu Başkanı ve <strong>Enerji</strong>sa<br />

<strong>Enerji</strong> Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler de “Sabancı<br />

Topluluğu çatısı altında, 90 yılı aşkın süredir attığımız<br />

her adım, bu topraklardan aldığımızı, bu topraklara<br />

geri verme vizyonumuzla aydınlanıyor. Bu nedenle<br />

projemizin kapsamı bölgedeki turizm işletmeleriyle,<br />

binalarla ve müzelerle sınırlı kalmayacak; bölge halkının<br />

ve bölgeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin<br />

de enerji verimliliği ve sürdürülebilir turizm konusunda<br />

farkındalığının artırılması hedeflenecek” diye konuştu.<br />

PROJENİN ODAĞINDA ÇEVRE VE<br />

KADIN OLACAK<br />

<strong>Enerji</strong>sa’nın finanse ettiği girişimde, UNDP öncelikle<br />

Küçükköy için destinasyona özgü sosyo-ekonomik ve<br />

çevresel plan, enerji tasarrufu ve enerji verimliliği ile<br />

yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konularında<br />

yöredeki turizm işletmelerine yönelik durum<br />

analizi, sürdürülebilir üretim ve tüketim stratejisi ve<br />

yeşil satın alma ve tedarik zinciri yönetim stratejisi hazırlayacak.<br />

Girişim, UNDP’nin entegre yaklaşımından yararlanarak,<br />

yerel toplumların turizmden fayda görmesini de<br />

hedefleyecek. Bu noktada kadınlar için fırsatlar yaratılması,<br />

tüm çabaların merkezinde yer alacak. Örneğin,<br />

UNDP, enerji sektöründe yaygın olan toplumsal cinsiyet<br />

eşitsizliklerini azaltmak amacıyla, turizm işletmelerinde<br />

enerji etüdü ve enerji danışmanlığı alanlarında,<br />

yörede bulunan kadınlara eğitim sağlayacak.<br />

Yerelde sahiplenme ve kapsayıcılığı sağlamak üzere,<br />

proje faaliyetleri aynı zamanda belediyeler, merkezi<br />

yönetimin taşra örgütü, STK’lar, üniversiteler ve yerel<br />

toplumların katılımını da sağlayacak. Bu amaca yönelik<br />

olarak, UNDP, Küçükköy’de bulunan Sabancı Üniversitesi<br />

Yaratıcı Teknolojiler Atölyesi’nde SENTRUM Koordinasyon<br />

Ofisi kuracak. Ofis, enerji verimliliği ve yenilenebilir<br />

enerji alanında bilgi birikimini yaygınlaştıracak.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 53


KONUK YAZAR<br />

Mücahit Sav<br />

EÜAŞ Genel Md./ETKB Müşavir<br />

Türkiye’nin enerji<br />

serüvenine bir bakış-1<br />

İnsanlık tarihi boyunca, odundan sonra enerji<br />

kaynağı olarak kullanılan kömür ve petrol gibi fosil<br />

yakıtların toplam enerji tüketimi içindeki payları zaman<br />

içinde giderek artmış ve belirli bir doygunluk<br />

düzeyine eriştikten sonra, genellikle artış hızına yakın<br />

bir hızla azalmaya başlamıştır. Yeni bir yakıtın,<br />

üretimine önce en gelişmiş ülkelerde başlanmakta,<br />

daha sonra belirli aralıklarla diğer ülkelere yayılmaktadır.<br />

Dünyada taş kömürünün 1776 yılında, petrolün<br />

ise 1859 yılında ilk kez üretilmeye başlanmasına<br />

karşın, Türkiye’deki başlangıç tarihleri kömür<br />

için 1848, petrol içinse 1948 yılıdır. Yani Türkiye’de<br />

kömür üretiminde 72 yıl, petrol üretiminde ise 89 yıl<br />

geç kalınmıştır. Osmanlı’nın parçalanmasına neden<br />

olan önemli etkenlerden biri de söz konusu enerji<br />

kaynaklarının üretimindeki bu başarısızlık olduğu<br />

düşünülmektedir.<br />

Günümüz dünyasında kömür ve petrol gibi yakıtların<br />

yerini daha çok yine bir petrol türevi olan fosil<br />

kaynaklı doğal gaz ve çağımız enerji kaynağı olan<br />

nükleer enerji almıştır. Bir enerji kaynağının yerini<br />

diğer bir enerji kaynağının alması ise tarih boyunca<br />

hep tekerrür etmiştir. 1990’lı yıllardan sonra fosil<br />

yakıtlara alternatif olarak tükenmeyen ve sürdürülebilir<br />

temiz enerji kaynağı olarak yenilenebilir enerji<br />

kaynakları da, enerji alanında kaynak çeşitliliğini artırmak<br />

üzere yerini almıştır.<br />

Kömürde ve petrolde dünya ülkelerini yakalamakta<br />

çok geç kalan Türkiye; güneş, rüzgâr, su gibi<br />

avantajları göz önüne alınarak, çağımız enerji kaynağı<br />

olan yenilenebilir enerji kaynakları alanında<br />

yeni mevzuatları ve çalışmalarıyla dünya ve AB ülkelerine<br />

katılmıştır. Günümüzde özellikle hidroliğin<br />

başını çektiği rüzgâr, jeotermal, güneş, biyokütle ve<br />

54 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


hidrojen enerjisi gibi yenilenebilir kaynakları, linyit,<br />

taşkömürü ve bor gibi yerli kaynakları, enerji kaynaklarının<br />

başında gelmektedir.<br />

<strong>Enerji</strong> ihtiyacında yüzde 70’in üzerinde dışa<br />

bağımlılık var<br />

Türkiye sınırları içerisinde yüz yıldan fazladır<br />

arama çalışmaları devam eden petrol ve petrol<br />

ürünlerinde bugüne kadar önemli miktarda bir kaynağa<br />

rastlanılamamıştır. Petrol ve kömür aramalarında<br />

Avrupa ve dünya ülkelerine göre geç başlayan<br />

Türkiye, günümüze kadar sadece kendi kendine<br />

yetebilecek kömür kaynağına kavuşmuştur. Etrafındaki<br />

tüm ülkeler zengin enerji kaynaklarına sahip<br />

olmasına rağmen Türkiye, kendi sınırları içerisinde<br />

tükettiği doğal gazın hemen hemen hepsini, ham<br />

petrolü ise yüzde 90’nın üstünde ithal etmek zorunda<br />

kalmaktadır. Bu nedenle enerji kaynaklarında<br />

kendi kendine yetebilen bir ülke değildir. Toplam<br />

enerji ihtiyacında yüzde 70’in üzerinde dışa bağımlılık<br />

oranı vardır.<br />

Başta Ortadoğu olmak üzere, Rusya, Hazar-Kafkasya<br />

ve Afrika bölgeleri gibi dünyanın en zengin<br />

petrol kaynaklarına sahip bölgelerin tam ortasında<br />

yer alan bir ülkenin enerji kaynaklarına sahip olamaması<br />

çok manidardır. Batılı ülkelerce ‘Ortadoğu’<br />

diye tabir edilen söz konusu bölgede (Ortadoğu tabiri<br />

esasında zamanın en güçlü ülkesi olan İngiltere’ye<br />

aittir), enerji kaynaklarından mahrum olmanın<br />

altında 1. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri’nin<br />

yaptıkları gizli çalışmalar yatmaktadır. O zamanlar<br />

İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Türkiye’yi paylaşma<br />

emelleri sonucu özellikle İngiltere ve Fransa tarafından<br />

bölgede önemli projeler yürütülmüştür. İngiliz<br />

Sykes ve Fransız Picot adında iki diplomatın Türkiye’nin<br />

güneydoğusu ile Ortadoğu’da yaptıkları çalışmalar<br />

sonucu üç İtilaf Devleti ve Türkiye arasında<br />

Sykes-Picot Anlaşması adı verilen gizli bir anlaşma<br />

yapılmıştır. Bugünkü Ortadoğu haritası, 1916 yılında<br />

imzalanan bu Sykes-Picot anlaşması ile çizilmiştir.<br />

Osmanlı İmparatorluğu’nun birçok savaşı kaybetmesinden<br />

sonra Fransa ve İngiltere’nin, bölgeyi şekillendirmek<br />

istemeleri sonucu bugünkü Türkiye’nin<br />

güney sınırları belirlenmiştir. Irak ve Suriye’nin<br />

kuzeyinde yaşayan Kürt aşiretleri ile iç kısımlarda<br />

yaşayan Arap aşiretlerinin arasında tüm bölgeyi yıllarca<br />

dolaşan adı geçen iki diplomat, bölgenin her<br />

tarafını karış karış haritalandırmışlardır. 1900’lü<br />

yıllarda yaptıkları çalışmalar sonucunda sınırları<br />

sanki cetvelle çizmiş bir şekilde haritalandırarak bu<br />

anlaşmanın yapılmasını sağlamışlardır. Ortadoğu’da<br />

yer alan Musul, Kerkük, Halep, Beyrut, Kahire, Kıbrıs,<br />

Filistin gibi ne kadar stratejik bölge varsa hepsi<br />

bu anlaşma ile farklı federasyon adı altında Osmanlı’dan<br />

koparılmıştır. Ve petrol kaynaklarınca zengin<br />

olan bölgeler Araplar ile Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları<br />

bölgelere bırakılmıştır. Ortadoğu’da bugün<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 55


de devam eden savaşların ve karışıklıkların sebebi<br />

olarak halen bu anlaşma gösterilmektedir.<br />

<strong>Enerji</strong> ve enerji kaynakları gelişmişliğin göstergesi<br />

olmasına rağmen bulunduğu çoğu coğrafyalara<br />

da hep dert, eziyet, sıkıntı getirmiştir. Düşünüldüğünde,<br />

dünyada yaşanan bunca acıların ve sorunların<br />

büyük bir çoğunluğunun altında yatan şeylerin<br />

başında; enerji ham maddelerine sahip olmayı isteme,<br />

enerjiyi doğru kullanamama ve enerji güvenliğini<br />

tesis etme arzularının yattığı görülmektedir.<br />

Petrol ve petrol türevlerince zengin olan Ortadoğu’daki<br />

ülkelerde o tarihlerden günümüze kadar karışıklıklar<br />

ve savaşlar bitmemiştir. Bir ülkenin zengin<br />

enerji kaynaklarına sahip olması bazen o ülke<br />

için avantaj olamamaktadır. Çünkü herkes artık dünyada<br />

yapılan savaşların asıl sebeplerinin başında<br />

enerji kaynaklarına sahip olmanın, yönetmenin ve<br />

kullanma isteğinin geldiğini bilmektedir. 1. ve 2.<br />

Dünya Savaşları, Kore Savaşı, Küba Savaşı, Vietnam<br />

Savaşı, Sovyet-Afgan Savaşı, İran-Irak Savaşı ve 1.<br />

ve 2. Körfez Savaşlarının altında hep enerji kaynaklarına<br />

erişim hırsının yattığı görülmüştür.<br />

Ülkenin enerji zenginlikleri<br />

<strong>Enerji</strong> talebi her geçen gün artarken, söz konusu<br />

talebe cevap verecek arz kapasitesi de çeşitlenerek<br />

büyümekte, birkaç on yıl önce hiç gündemde olmayan<br />

yepyeni teknolojiler enerji piyasasında kendisine<br />

alan açmaktadır. Teknolojilerdeki bu hızlı gelişmeler,<br />

enerjiyle ilgili değerlendirmelerin çok boyutlu ve çok<br />

eksenli yaklaşımla gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır.<br />

Ayrıca, enerji üretiminde kullanılabilecek<br />

kaynakların çeşitliliği, üretim ve dağıtım sistemlerine<br />

yönelik gelişmeler, kaynak temini meselesi,<br />

enerjinin aynı zamanda uluslararası ilişkilerin ve<br />

diplomasinin de konusu olması, enerji tüketiminin<br />

olumsuz çevresel etkileri, kısa süreli enerji yoksunluklarının<br />

öngörülmesi gibi etkenler de bu zorluklara<br />

ilave edilebilmektedir.<br />

Türkiye enerji ve doğal kaynaklar bakımından<br />

zengin ve verimli bir yer olmasa da bu alanda güçlü<br />

olan yanları vardır. Bunlar; temiz ve yenilenebilir<br />

enerji potansiyelinin varlığı, enerji kaynaklarının<br />

çeşitliliği, özellikle yetişmiş insan gücü ile genç ve<br />

dinamik nüfusu, enerji sektörü piyasasının liberalleşmesi,<br />

yeşil alana dönüştürülebilecek arazi potansiyeli<br />

gibi özellikleridir.<br />

Sürekli büyüyen talebe kıyasla özellikle petrol ve<br />

doğal gaz üretimi çok kısıtlı olan Türkiye, bu dezavantajını<br />

bölgesel ticaret denklemlerinde aldığı rollerle<br />

dengelemeye çalışmaktadır. Önemli boru hatlarının<br />

geçiş güzergâhında bulunduğu için, bölgesel<br />

bir ticaret merkezi olma yönünde adımlar atmaktadır.<br />

Ülkelerin büyümesi için sanayileşmeye, sanayileşme<br />

için ucuz, temiz ve kesintisiz enerjiye, enerji<br />

için ise finans, teknoloji ve insan kaynağına ihtiyaç<br />

olmaktadır. Günümüzde ülkelerin gelişmişlik seviyeleri<br />

artık tükettikleri enerji ile ifade edilmektedir.<br />

OECD ülkeleri içerisinde yer alan Türkiye’nin de ekonomik<br />

gelişmişlik seviyesini yakalayarak bu pazarda<br />

yerini alması pek tabii ki çok önemlidir.<br />

56 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


Siz de annesi ya da babası hayatta olmayan,<br />

maddi olanakları yetersiz, yetenekli çocuklarımızın<br />

eğitimine destek olun.


YÖNETİM-İK<br />

Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında<br />

daha fazla esneklik bekliyor<br />

Küresel olarak çalışan kesimin yüzde 23’ü Kovid-19 salgını öncesi döneminde kıyasla daha çok evden çalıştığını<br />

belirtiyor. Araştırmaya göre, ortalamada her dört çalışandan biri salgın öncesine göre daha sık evden çalışıyor. Salgın<br />

sonrasında da çalışma saatlerinin yarısında uzaktan çalışmayı tercih ettiklerini belirtiyor.<br />

Dünya Ekonomik Forumu için Türkiye dahil 29 ülkede<br />

gerçekleştirdiği yeni araştırmaya göre; küresel<br />

olarak çalışan kesimin yüzde 23’ü Kovid-19 salgını<br />

öncesi döneminde kıyasla daha çok evden çalıştığını<br />

belirtiyor. Daha sık evden çalıştığını belirtenlerin<br />

oranının üçte birden fazla olduğu ülkeler Peru, Singapur,<br />

Hindistan ve Arjantin olarak belirtildi.<br />

21 Mayıs - 4 Haziran tarihlerinde yapılan bu online<br />

araştırmada 29 ülkeden 12 bin 500 çalışandan<br />

yanıtlar alındı. Her zaman, çoğunlukla veya bazen<br />

evden çalıştıklarını belirtenlerin oranı (yüzde 39)<br />

salgın öncesine göre (yüzde 24) 15 puan artmış. Evden<br />

çalışanların dörtte üçü bunu Kovid-19 salgını<br />

nedeniyle yaptıklarını belirtiyor.<br />

Araştırma; çalışma tercihlerinde küresel bir tekrar<br />

gözden geçirmeye işaret ediyor. Çalışma günlerinin<br />

haftada ortalama beş gün olduğu ve diğer kısıtlamaların<br />

olmadığı durumlarda, salgın sonrasında<br />

çalışanların ortalama 2.5 gün evden çalışmayı tercih<br />

edeceklerini belirtiyor. Bu oran 1.9 ile en düşük Çin,<br />

Belçika ve Fransa’da görülürken en çok 3.4 günle<br />

Hindistan’da görülüyor.<br />

Ortalama olarak her üç çalışandan ikisi şu konularda hem fikir:<br />

Kovid-19 kısıtlamaları ortadan kalktığında,<br />

çalışanların ofise gitmeleri gerekmeleri konusunda<br />

işverenlerin daha esnek olmaları gerekiyor (Yüzde<br />

66)<br />

Esnek çalışma programıyla daha üretken<br />

olunuyor (Yüzde 65)<br />

Ofise gitme zamanlarının miktarıyla ilgili<br />

esnek olunmalı (Yüzde 64)<br />

Bu görüşler en çok yüksek eğitim ve gelir seviyesi<br />

olanlarda, kadınlar, genç yetişkinler ve 18 yaş<br />

altı çocuğu olan ebeveynlerde yaygın.<br />

Öte yandan, her üç bireyden yaklaşık biri şu konularda<br />

hem fikir:<br />

Ev üretken olmak için zor bir yer (Yüzde 38)<br />

Evden çalışırken işten kopuk hissediliyor<br />

(Yüzde 37)<br />

Evden çalışırken daha fazla bunalmış hissediliyor<br />

(Yüzde 33).<br />

18 yaş altı çocuğu olan ebeveynler bu konularda<br />

daha çok hem fikir. Her 10 çalışandan 3’ü (yüzde 30)<br />

eğer işverenler tam zamanlı olarak evden çalışmayı<br />

şart koyarsa aynı maaş ve sorumlulukların olması<br />

durumunda başka bir işi tercih edeceklerini belirtiyor.<br />

58 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA<br />

Kaynak: Ipsos Türkiye


Hibrit çalışma ile hayatlarımız<br />

radikal bir şekilde değişiyor<br />

Şirketler tamamen evden ya da ofisten çalışmaya geçse de özellikle eylül ayı itibarıyla birçok şirket de hibrit<br />

çalışmaya başlıyor. Bu karma model, geçen yılki uzaktan çalışmaya hızlı geçiş kadar büyük bir değişime yol<br />

açacak gibi görünüyor. Harvard Business Review tarafından hazırlanan habere göre, esnek çalışma sistemi<br />

birçok şirkette kalıcı hale gelecek ve yetenek stratejilerini yeniden tanımlayacak...<br />

Entrepreneur Leadership Network yazarlarından<br />

Anna Johansson’a göre bu karma modele hızla<br />

adapte olacak kişilerin ortak özellikleri arasında<br />

şunlar yer alıyor:<br />

Kendi kendini motive edenler: Bağımsız çalışabilenler<br />

ve “göreve” odaklanmayı başarabilenler<br />

Öz disiplini yüksek olanlar: Kişisel sorumluluklarının<br />

farkında olanlar<br />

Güçlü insani ilişki kurabilenler: Hem e-postayla<br />

hem telefonla hem de yüz yüze ilişki kuran ve<br />

ilişki ağı geliştirebilenler<br />

Hızlı geri dönüş yapanlar ve her zaman ulaşılabilir<br />

olanlar: Kendilerinden istenenlerle ilgili yöneticileri<br />

tekrar sormadan bilgi verenler<br />

Teknolojiye yatkın olanlar<br />

Stresi yönetebilenler<br />

Bu özelliklere sahip olmayan çalışanların yoğun<br />

hayal kırıklığı ve sonrasında da tükenmişlik yaşadığı<br />

gözlemleniyor ve ne yazık ki bu durum performans<br />

düşüklüğü, işten çıkma ya da çıkarılma ile sonlanıyor.<br />

Çalışanlarımızın mutluluğu ve birliğine her<br />

zamankinden daha fazla önem verdiğimiz bu dö-<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 59


nemde, bu özellikleri net şekilde belirlemek kritikleşiyor.<br />

Tüm bu araştırmalar ve sonrasında etki<br />

ve performans değerlendirildiğinde ise İngiliz iş<br />

ortağımız Sova Assessments Karma ve Uzaktan<br />

Çalışmaya Yatkınlık envanteri ile bu dönemde ön<br />

plana çıkan 10 özelliği ölçüyor: (Şablon-1 buraya<br />

gelecek)<br />

Kısacası işe alım ve/veya değerlendirme ve<br />

gelişim süreçlerinde bu özellikleri ön plana çıkaran,<br />

öngörü sahibi olmamıza yarayacak süreç<br />

tasarımları iyi fikir gibi duruyor.<br />

Hibrit çalışmada çevik liderler<br />

Emekli tıp profesörü ve Massachusetts Üniversitesi<br />

Tıp Fakültesi Stres Azaltma Kliniği ve<br />

Tıp, Sağlık Hizmetleri ve Toplumda Farkındalık<br />

Merkezi’nin yaratıcısı Jon Kabat-Zinn’in dediği<br />

gibi “Dalgaları durduramazsın, ama sörf yapmayı<br />

öğrenebilirsin.”<br />

Özellikle uzaktan çalışma ardından gelen<br />

hibrit düzen, liderlerimiz üzerinde boğuşulması<br />

gereken bir dalga etkisi yaratıyor. Bu iki yaşanan<br />

uçurumu yönetecek liderlerimizin “çevikliği”<br />

ön plana çıkıyor. Görüyoruz ki bu salgın dönemi<br />

hayatımızın bir süre daha parçası olarak devam<br />

edecek ve liderlerimizin yönetmesi gereken pek<br />

çok değişim, dijitalleşme, ekip bağlılığı var.<br />

Karma çalışma modeli çevik liderlerden şirket<br />

içinde kültürel bağlam yaratmalarını ve bunu benimsetmelerini<br />

talep ediyor. Dr. Kiran Chitta’nın<br />

“Çevikliğin Dört Elementi” yaklaşımı; çevikliği liderlik,<br />

kültür, iş ve kariyer boyutlarıyla değerlendiriyor:<br />

Bu modelin bütünsel psikometrik yaklaşımında<br />

ise bu dört element, dört eyleme odaklanıyor:<br />

Yöneticilerimiz ve yüksek potansiyellerimizi<br />

bu dört başlık içerisinde değerlendirmek, güçlü<br />

alanlarını ve bir ekip olarak birlikte nasıl çalıştıklarını<br />

görmek başlangıç olacak. Bu sayede liderlerimiz<br />

davranışsal içgörü sahibi olurken bir yandan<br />

da motivasyonları ve bu motivasyonlarının<br />

davranışları üzerindeki etkilerini fark edecekler.<br />

Bu noktada kendilerini geliştirmeleri adına koçluk<br />

yapmak, değişim ya da dijitalleşme süreçlerinde<br />

karşılaştıkları paradokslar karşısında bireysel<br />

olarak destek almak bir organizasyon içerisinde<br />

“çevik liderlerin” gelişiminde kritik olacaktır.<br />

Kaynak: hbrturkiye.com<br />

60 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


İSTATİSTİK<br />

APLUS ENERJİ<br />

Katkılarıyla<br />

APLUS ENERJİ AĞUSTOS <strong>2021</strong> ANALİZİ<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayında gerçekleşen toplam 32.370 GWh elektrik üretiminin %76,3’ü serbest<br />

üretim şirketleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Serbest üretim şirketlerinin üretimdeki payı,<br />

bir önceki aya göre 0,04 puan azalmış, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ise 0,57 puan<br />

artmıştır.<br />

Serbest üretim şirketlerini %18 oranla EÜAŞ santralleri ve %3,69 oran ile lisanssız santraller<br />

izlemektedir. Toplam üretimin %1,97’si İşletme Hakkı Devredilen Santraller, %0,02’si ise<br />

Yap-İşlet-Devret santralleri tarafından üretilmiştir 1 .<br />

APLUS ENERJİ AĞUSTOS <strong>2021</strong> ANALİZİ<br />

oranında katkıda bulunmuştur. Diğer termik santrallerin 3 üretimdeki payı ise %1,9 olarak<br />

gerçekleşmiştir.<br />

TEİAŞ tarafından yayımlanan üretim verilerine göre, <strong>2021</strong> Ağustos ayında termik santrallerin<br />

gerçekleşen toplam üretimdeki payı %70,56 olarak kaydedilmiştir. Yenilenebilir enerji<br />

kaynaklarından elde edilen elektrik üretiminin payı ise %29,44 olarak gerçekleşmiştir 4 .<br />

Gerçekleşen elektrik üretimi kaynak bakımından incelendiğinde ise <strong>2021</strong> Ağustos ayında<br />

toplam üretimin %38,4’ünün doğal gaz ve LNG santralleri tarafından gerçekleştirildiği<br />

görülmektedir. Barajlı hidroelektrik santraller, ilgili ayda toplam üretimin %12’sini karşılarken,<br />

akarsu tipi hidroelektrik santraller ise %2,9 oranıyla üretime katkıda bulunmuştur. İthal<br />

kömür santralleri ağustos ayında toplam üretimin %16,9’unu karşılarken, yerli kömür<br />

santralleri ise %13,3 oranında katkı sağlamıştır. Yenilenebilir enerji santrallerinden rüzgâr<br />

enerjisi santralleri toplam üretime %8 jeotermal ve güneş enerjisi santralleri 2 ise %6,6<br />

1<br />

Veriler Yük Tevzi Bilgi Sistemi’nin yayımladığı Kamusal Raporlardan alınmıştır.<br />

2<br />

Jeotermal ve Güneş enerjisi santralleri “Diğer Yenilenebilir” olarak sınıflandırılmıştır.<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayında gerçekleşen<br />

toplam 32.370 GWh<br />

elektrik üretiminin %76,3’ü serbest<br />

üretim şirketleri tarafından<br />

gerçekleştirilmiştir. Serbest üretim<br />

şirketlerinin üretimdeki payı,<br />

bir önceki aya göre 0,04 puan azalmış,<br />

geçtiğimiz yılın aynı dönemine<br />

göre ise 0,57 puan artmıştır.<br />

Serbest üretim şirketlerini<br />

%18 oranla EÜAŞ santralleri ve<br />

%3,69 oran ile lisanssız santral-<br />

2020 yılı Ağustos ayında 298,70 TL/MWh olarak gerçekleşen ortalama piyasa takas fiyatı<br />

(PTF), <strong>2021</strong> yılı Ağustos ayında, ler izlemektedir. bir önceki yıla göre Toplam %86,6 üretimin oranında artarak 557,37 TL/MWh<br />

olarak kaydedilmiştir. Bu dönemde<br />

%1,97’si<br />

gerçekleşen<br />

İşletme Hakkı<br />

ortalama<br />

Devredilen<br />

PTF, bir önceki aya göre (518,37<br />

TL/MWh) %7,5 oranında artış göstermiştir.<br />

Santraller, %0,02’si ise Yap-İşlet-Devret<br />

santralleri tarafından<br />

ğinde ise <strong>2021</strong> Ağustos ayında<br />

toplam üretimin %38,4’ünün<br />

doğal gaz ve LNG santralleri tarafından<br />

gerçekleştirildiği görülmektedir.<br />

Barajlı hidroelekt-<br />

Ağustos <strong>2021</strong>’de en yüksek günlük ortalama piyasa takas fiyatı 6 Ağustos Cumartesi günü<br />

636 TL/MWh olarak gerçekleşirken; üretilmiştir en düşük 1 . günlük ortalama PTF ise 22 Ağustos Çarşamba<br />

günü 435,64 TL/MWh olarak kaydedilmiştir. Piyasa takas fiyatları saatlik bazda incelendiğinde<br />

Gerçekleşen elektrik üretimi<br />

ise en yüksek PTF değerinin 1 Ağustos Pazar günü saat 00:00’da 636,00 TL/MWh, en düşük<br />

PTF değerinin ise 22 Ağustos kaynak Çarşamba bakımından günü saat 09:00'da incelendi- 275,01 TL/MWh olarak<br />

gerçekleştiği görülmektedir.<br />

1 Veriler Yük Tevzi Bilgi Sistemi’nin<br />

yayımladığı Kamusal Raporlardan alınmıştır.<br />

rik santraller, ilgili ayda toplam<br />

üretimin %12’sini karşılarken,<br />

akarsu tipi hidroelektrik santraller<br />

ise %2,9 oranıyla üretime<br />

katkıda bulunmuştur. İthal kömür<br />

santralleri ağustos ayında toplam<br />

62 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA<br />

3<br />

Fuel-oil, nafta, motorin, LPG, lisanssız termik ve biyokütle santralleri diğer termik santraller olarak


<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayında pik saatlerde 5 583,79 TL/MWh olarak gerçekleşen ortalama PTF, bir<br />

önceki ayın pik saatler ortalaması olan 540,25 TL/MWh’lik değere göre %8,1 oranında<br />

artmıştır 6 .<br />

2020 yılı Ağustos ayında pik dışı (off-peak) saatlerin PTF değeri ortalama 289,10 TL/MWh<br />

iken, bu değer <strong>2021</strong> yılı Ağustos ayında %83,6 oranında bir artış kaydetmiş ve 530,94<br />

TL/MWh olarak gerçekleşmiştir.<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayında pik saatlerde 5 583,79 TL/MWh olarak gerçekleşen ortalama PTF, bir<br />

önceki ayın pik saatler ortalaması olan 540,25 TL/MWh’lik değere göre %8,1 oranında<br />

artmıştır 6 .<br />

2020 yılı Ağustos ayında pik dışı (off-peak) saatlerin PTF değeri ortalama 289,10 TL/MWh<br />

iken, bu değer <strong>2021</strong> yılı Ağustos ayında %83,6 oranında bir artış kaydetmiş ve 530,94<br />

TL/MWh olarak gerçekleşmiştir.<br />

üretimin %16,9’unu karşılarken, TEİAŞ tarafından yayımlanan<br />

üretim verilerine göre, <strong>2021</strong> kaydedilmiştir. Bu dönemde ger-<br />

artarak 557,37 TL/MWh olarak<br />

2020 yılı Ağustos ayı içerisinde toplam 36.769 GWh olan elektrik talebi, <strong>2021</strong> yılı Ağustos<br />

yerli kömür santralleri ise %13,3<br />

oranında<br />

ayında<br />

katkı<br />

bir önceki<br />

sağlamıştır.<br />

yıla göre<br />

Yenilenebilir<br />

%11,22<br />

Ağustos<br />

oranında<br />

ayında<br />

artış<br />

termik<br />

göstererek,<br />

santral-<br />

43.182<br />

çekleşen<br />

GWh<br />

ortalama<br />

değerine<br />

PTF, bir önceki<br />

artmıştır enerji . 2020 santrallerinden yılı Ağustos ayında lerin 36.769 gerçekleşen MWh olarak toplam ölçülen üre-<br />

saatlik aya göre ortalama (518,37 talep, TL/MWh) <strong>2021</strong> %7,5<br />

rüzgâr yılı enerjisi Ağustos santralleri ayında 43.182 toplam MWh timdeki olarak payı gerçekleşmiştir.<br />

%70,56 olarak kaydedilmiştir.<br />

oranında artış göstermiştir.<br />

üretime %8 jeotermal ve güneş<br />

enerjisi santralleri 2 ise %6,6 oranında<br />

katkıda bulunmuştur. Diğer<br />

termik santrallerin 3 üretimdeki<br />

Yenilenebilir enerji<br />

kaynaklarından elde edilen elektrik<br />

üretiminin payı ise %29,44<br />

olarak gerçekleşmiştir 4 .<br />

Ağustos <strong>2021</strong>’de en yüksek<br />

günlük ortalama piyasa takas<br />

fiyatı 6 Ağustos Cumartesi günü<br />

636 TL/MWh olarak gerçekleşirken;<br />

en düşük günlük ortalama<br />

payı ise %1,9 olarak gerçekleşmiştir.<br />

298,70 TL/MWh olarak gerçekle-<br />

PTF ise 22 Ağustos Çarşamba<br />

2020 yılı Ağustos ayında<br />

2020 yılı Ağustos ayı içerisinde toplam 36.769 GWh olan elektrik talebi, <strong>2021</strong> yılı Ağustos<br />

ayında bir önceki yıla göre %11,22 şen ortalama oranında piyasa artış göstererek, takas fiyatı 43.182 günü GWh 435,64 değerine<br />

5<br />

Pik saatler 08:00-20:00 arasındaki saatleri, pik dışı saatler ise 20:00-08:00 arasındaki<br />

TL/MWh<br />

saatleri<br />

olarak<br />

ifade<br />

kaydedilmiştir.<br />

ortalama Piyasa talep, takas <strong>2021</strong> fiyatları<br />

2 Jeotermal artmıştırve Güneş enerjisi santralleri<br />

eder.<br />

. 2020 yılı Ağustos ayında (PTF), 36.769 <strong>2021</strong> yılı MWh Ağustos olarak ayında, ölçülen bir saatlik<br />

6 yılı “Diğer Yenilenebilir” olarak sınıflandırılmıştır.<br />

Gün Ağustos Öncesi Piyasası ayında 43.182 ortalama MWh elektrik önceki olarak fiyatları yıla gerçekleşmiştir.<br />

göre hesaplamalarında %86,6 oranında kaynak saatlik olarak bazda <strong>Enerji</strong> Piyasaları incelendiğinde İşletme ise<br />

A.Ş. Piyasa Gelişim Raporları PTF ortalamaları kullanılmaktadır. en yüksek PTF değerinin 1 Ağustos<br />

Pazar Raporları’ndan günü saat alınmıştır. 00:00’da<br />

3 7 Fuel-oil, 2020 ve nafta, <strong>2021</strong> motorin, yılları için LPG, saatlik lisanssız<br />

termik ve biyokütle santralleri gi Sistemi’nin yayımladığı 31 Ağustos<br />

veriler 4 <strong>2021</strong> YTBS Ağustos Genel verileri Günlük Yük Tevzi İşletme Bil-<br />

Neticesi<br />

636,00 TL/MWh, en düşük PTF<br />

diğer termik santraller olarak sınıflandırılmaktadır.<br />

<strong>2021</strong> tarihli Kamusal Rapordan alınmıştır.<br />

değerinin ise 22 Ağustos Çar-<br />

5<br />

Pik saatler 08:00-20:00 arasındaki saatleri, pik dışı saatler ise 20:00-08:00 arasındaki saatleri ifade<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 63<br />

eder.<br />

6<br />

Gün Öncesi Piyasası ortalama elektrik fiyatları hesaplamalarında kaynak olarak <strong>Enerji</strong> Piyasaları İşletme<br />

A.Ş. Piyasa Gelişim Raporları PTF ortalamaları kullanılmaktadır.


<strong>2021</strong> yılı Temmuz ayı sonunda 98.058 MW olan toplam kurulu güç değeri 89,5 MW’lık artışla<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayı sonunda 98.148 MW olarak kaydedilmiştir.<br />

Toplam kurulu gücün %67,7’lik (66.460 MW) kısmını serbest üretim şirketleri oluştururken,<br />

EÜAŞ santrallerinin toplam kurulu güçteki payı %21,8 (21.425 MW) seviyesindedir 8 . Yap işlet<br />

devret santralleri %0,1’lik (129 MW), işletme hakkı devredilen santraller %2,9’luk (2.831<br />

MW) bir orana sahiptir. Lisanssız santrallerin toplam kurulu güç içindeki payı da %7,4 (7.301<br />

MW) olarak kaydedilmiştir.<br />

<strong>2021</strong> yılı Temmuz ayı sonunda 98.058 MW olan toplam kurulu güç değeri 89,5 MW’lık artışla<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayı sonunda 98.148 MW olarak kaydedilmiştir.<br />

Toplam kurulu gücün %67,7’lik (66.460 MW) kısmını serbest üretim şirketleri oluştururken,<br />

EÜAŞ santrallerinin toplam kurulu güçteki payı %21,8 (21.425 MW) seviyesindedir 8 . Yap işlet<br />

devret santralleri %0,1’lik (129 MW), işletme hakkı devredilen santraller %2,9’luk (2.831<br />

MW) bir orana sahiptir. Lisanssız santrallerin toplam kurulu güç içindeki payı da %7,4 (7.301<br />

MW) olarak kaydedilmiştir.<br />

şamba günü saat 09:00’da 275,01 2020 yılı Ağustos ayında pik saatlik ortalama talep, <strong>2021</strong> yılı<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayı sonunda oluşan toplam kurulu gücün %26’lık kısmı (25.546 MW) doğal<br />

TL/MWh olarak gerçekleştiği görülmektedirğeri<br />

ortalama 289,10 TL/MWh rak gerçekleşmiştir.<br />

dışı (off-peak) saatlerin PTF de-<br />

Ağustos ayında 43.182 MWh ola-<br />

gaz ve LNG yakıt tipi santralleri ile karşılanırken, %23,7’lik kısmı (23.222 MW) barajlı hidrolik<br />

santraller tarafından karşılanmaktadır. Bu yakıt tiplerini %11,5’lik (11.336 MW) oranla yerli<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayında pik iken, bu değer <strong>2021</strong> yılı Ağustos <strong>2021</strong> yılı Temmuz ayı sonunda<br />

kömür 9 santralleri ve %9,2’lik oran (8.995 MW) ile ithal kömür santralleri izlemektedir.<br />

saatlerde 5 583,79 TL/MWh olarak<br />

gerçekleşen ortalama PTF, bir kaydetmiş ve 530,94 TL/MWh güç değeri 89,5 MW’lık artışla<br />

ayında %83,6 oranında bir artış 98.058 MW olan toplam kurulu<br />

Akarsu tipi hidrolik santraller %8,3’lük bir orana (8.183 MW) sahipken, rüzgâr santralleri<br />

önceki ayın pik saatler ortalaması olarak gerçekleşmiştir.<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayı sonunda<br />

olan 540,25 TL/MWh’lik değere 2020 yılı Ağustos ayı içerisinde 98.148 MW olarak kaydedilmiştir.<br />

8<br />

Kaynak olarak TEİAŞ tarafından yayımlanan 31 Ağustos <strong>2021</strong> tarihli Genel Günlük İşletme Neticesi<br />

göre %8,1 raporu oranında kullanılmaktadır. artmıştır 6 . toplam 36.769 GWh olan elektrik Toplam kurulu gücün %67,7’lik<br />

9<strong>2021</strong> Taş kömürü, yılı Ağustos linyit ayı ve asfaltit sonunda santralleri talebi, oluşan <strong>2021</strong> yerli toplam kömür yılı Ağustos kurulu santrali gücün ayında olarak %26’lık sınıflandırılmaktadır.<br />

bir kısmı (66.460 (25.546 MW) MW) kısmını doğal serbest üretim<br />

şirketleri MW) barajlı oluştururken, hidrolik EÜAŞ<br />

5 Pik saatler<br />

gaz ve<br />

08:00-20:00<br />

LNG yakıt<br />

arasındaki<br />

saatleri, pik dışı saatler ise 20:00-<br />

tipi santralleri önceki ile karşılanırken, yıla göre %11,22 %23,7’lik oranında kısmı (23.222<br />

santraller tarafından karşılanmaktadır. artış göstererek, Bu yakıt 43.182 tiplerini GWh %11,5’lik değerine<br />

oran (8.995 artmıştır MW) 7 . 2020 ile ithal yılı Ağustos kömür santralleri güçteki izlemektedir. payı %21,8 (21.425 MW)<br />

(11.336 santrallerinin MW) oranla toplam yerli kurulu<br />

08:00 arasındaki saatleri<br />

kömür 9 ifade eder.<br />

santralleri ve %9,2’lik<br />

6 Gün Akarsu Öncesi tipi Piyasası hidrolik ortalama santraller ayında %8,3’lük 36.769 bir orana MWh (8.183 olarak MW) ölçülen sahipken, seviyesindedir rüzgâr santralleri 8 . Yap işlet devret<br />

elektrik fiyatları hesaplamalarında<br />

kaynak olarak <strong>Enerji</strong> Piyasaları İşletme 7 2020 ve <strong>2021</strong> yılları için saatlik veriler<br />

YTBS Genel Günlük İşletme Neti-<br />

yayımlanan 31 Ağustos <strong>2021</strong> tarihli<br />

8 Kaynak olarak TEİAŞ tarafından<br />

A.Ş. Piyasa Gelişim Raporları PTF ortalamaları<br />

kullanılmaktadır.<br />

cesi Raporları’ndan alınmıştır.<br />

Genel Günlük İşletme Neticesi raporu<br />

8<br />

Kaynak olarak TEİAŞ tarafından yayımlanan 31 Ağustos <strong>2021</strong> tarihli Genel Günlük İşletme Neticesi<br />

raporu kullanılmaktadır.<br />

9<br />

Taş kömürü, linyit ve asfaltit santralleri yerli kömür santrali olarak sınıflandırılmaktadır.<br />

64 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


toplam kurulu gücün %10,1’lik bir kısmını (9.873 MW) oluşturmaktadır 10 . Toplam kurulu<br />

gücün %7,5’lık kısmı (7.332 MW) güneş enerjisi santralleri, %1,7’lik kısmı (1.627 MW)<br />

jeotermal enerji santrallerinden oluşurken, %2,1’lik kısmı (2.033 MW) ise diğer termik<br />

santraller 11 tarafından oluşturulmaktadır.<br />

2020 yılı Ağustos ayında 3,099 milyar m 3 olarak kaydedilen toplam doğal gaz tüketimi, <strong>2021</strong><br />

yılı Ağustos ayında %28,2 oranında bir artışla 3,973 milyar m 3 olarak gerçekleşmiştir. Elektrik<br />

santrallerinde tüketilen doğal gaz miktarı 2020 yılı Ağustos ayında 1,116 milyar m 3 iken bu<br />

miktar, <strong>2021</strong> yılının aynı döneminde %73,7 oranında artarak 1,940 milyar m 3 olarak<br />

kaydedilmiştir 12 . Elektrik santrallerinde tüketilen doğal gaz miktarının toplam doğal gaz<br />

tüketimine oranı 2020 yılı Ağustos ayında 36,2 iken, bu oran <strong>2021</strong> Ağustos ayında %48,8<br />

olarak gerçekleşmiştir 13 .<br />

10 Akarsu tipi hidrolik santrallere ligücün<br />

%7,5’lık kısmı (7.332 MW)<br />

güneş enerjisi santralleri, %1,7’lik<br />

kısmı (1.627 MW) jeotermal<br />

enerji santrallerinden oluşurken,<br />

%2,1’lik kısmı (2.033 MW) ise diğer<br />

termik santraller 11 tarafından<br />

oluşturulmaktadır.<br />

2020 yılı Ağustos ayında 3,099<br />

milyar m 3 olarak kaydedilen toplam<br />

doğal gaz tüketimi, <strong>2021</strong> yılı<br />

Ağustos ayında %28,2 oranında<br />

bir artışla 3,973 milyar m 3 olarak<br />

gerçekleşmiştir. Elektrik santrallerinde<br />

tüketilen doğal gaz<br />

miktarı 2020 yılı Ağustos ayında<br />

1,116 milyar m 3 iken bu miktar,<br />

<strong>2021</strong> yılının aynı döneminde<br />

%73,7 oranında artarak 1,940<br />

milyar m 3 olarak kaydedilmiştir 12 .<br />

Elektrik santrallerinde tüketilen<br />

doğal gaz miktarının toplam doğal<br />

gaz tüketimine oranı 2020 yılı<br />

Ağustos ayında 36,2 iken, bu oran<br />

<strong>2021</strong> Ağustos ayında %48,8 olarak<br />

gerçekleşmiştir 13 .<br />

santralleri %0,1’lik (129 MW), işletme<br />

hakkı devredilen santraller<br />

%2,9’luk (2.831 MW) bir orana sahiptir.<br />

Lisanssız santrallerin toplam<br />

kurulu güç içindeki payı da<br />

%7,4 (7.301 MW) olarak kaydedilmiştir.<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos ayı sonunda<br />

oluşan toplam kurulu gücün<br />

%26’lık kısmı (25.546 MW) doğal<br />

gaz ve LNG yakıt tipi santralleri<br />

ile karşılanırken, %23,7’lik kısmı<br />

(23.222 MW) barajlı hidrolik santkullanılmaktadır.<br />

raller tarafından karşılanmaktadır.<br />

Bu yakıt tiplerini %11,5’lik<br />

(11.336 MW) oranla yerli kömür 9<br />

santralleri ve %9,2’lik oran (8.995<br />

MW) ile ithal kömür santralleri<br />

izlemektedir. Akarsu tipi hidrolik<br />

santraller %8,3’lük bir orana<br />

(8.183 MW) sahipken, rüzgâr<br />

santralleri toplam kurulu gücün<br />

%10,1’lik bir kısmını (9.873 MW)<br />

oluşturmaktadır 10 . Toplam kurulu<br />

10<br />

Akarsu tipi hidrolik santrallere lisanssız hidrolik santraller de dahildir.<br />

11<br />

Fuel-oil, nafta, motorin, LPG, lisanssız termik, kojenerasyon ve biyokütle santralleri diğer termik<br />

santraller olarak sınıflandırılmaktadır.<br />

12 <strong>2021</strong> yılı Ağustos ayı Elektrik üretimi için tüketilen toplam doğal gaz miktarı, T.C. <strong>Enerji</strong> ve Tabii<br />

Kaynaklar Bakanlığı <strong>Enerji</strong> İşleri Genel Müdürlüğü raporlarından alınmaktadır. Yuvarlamalardan dolayı<br />

hesaplanan oranlarda farklılık bulunabilir.<br />

13<br />

<strong>2021</strong> yılı Ağustos için en son 29 Ağustos verisi yayınlanmıştır. Bu sebeple artış oranları hesaplanırken<br />

2020 Ağustos ayının da 29 günlük verisi kullanılmıştır.<br />

9 Taş kömürü, linyit ve asfaltit santralleri<br />

yerli kömür santrali olarak sınıflandırılmaktadır.<br />

sanssız hidrolik santraller de dahildir.<br />

11 Fuel-oil, nafta, motorin, LPG, lisanssız<br />

termik, kojenerasyon ve biyokütle<br />

santralleri diğer termik santraller<br />

olarak sınıflandırılmaktadır.<br />

12 <strong>2021</strong> yılı Ağustos ayı Elektrik<br />

üretimi için tüketilen toplam doğal gaz<br />

miktarı, T.C. <strong>Enerji</strong> ve Tabii Kaynaklar<br />

Bakanlığı <strong>Enerji</strong> İşleri Genel Müdürlüğü<br />

raporlarından alınmaktadır. Yuvarlamalardan<br />

dolayı hesaplanan oranlarda<br />

farklılık bulunabilir.<br />

13 <strong>2021</strong> yılı Ağustos için en son<br />

29 Ağustos verisi yayınlanmıştır. Bu<br />

sebeple artış oranları hesaplanırken<br />

2020 Ağustos ayının da 29 günlük verisi<br />

kullanılmıştır.<br />

ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 65


SOSYAL MEDYA<br />

Geçtiğimiz ayın sosyal medyada yer<br />

alan başlıklarından seçmeler sizlerle...<br />

66 • Eylül <strong>2021</strong> • ENERJİ PANORAMA


ENERJİ PANORAMA • Eylül <strong>2021</strong> • 67

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!