23.09.2021 Views

Enerji Panorama Eylül 2021

Pano Kariyer Yatırım ELDER’den sektöre enerji katacak 3 projeye 300 bin TL özel ödül Azerbaycan’la yapılan gaz anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı Emtia fiyatlarında “Çin baharı” BAHARIN ARDI KARA KIŞ MI? IPCC Raporu 2021: İklim sistemi ısınmaya devam edecek! Doğal gazda yeni dönem öncesi EPDK’dan önemli adım… Enerji performans sözleşmeleri Biyogazlı kojenerasyon sistemi ile topraksız sera sistemine destek Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yılda 66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek Dubai’de türünün ilk örneği olan bir kampüs kurulacak Turizmde “yeşil destinasyon modeli” Küçükköy’de başlatıldı Türkiye’nin enerji serüvenine bir bakış-1 Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında daha fazla esneklik bekliyor Hibrit çalışma ile hayatlarımız radikal bir şekilde değişiyor İstatistik Sosyal Medya

Pano
Kariyer
Yatırım
ELDER’den sektöre enerji katacak 3 projeye 300 bin TL özel ödül
Azerbaycan’la yapılan gaz anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı
Emtia fiyatlarında “Çin baharı” BAHARIN ARDI KARA KIŞ MI?
IPCC Raporu 2021: İklim sistemi ısınmaya devam edecek!
Doğal gazda yeni dönem öncesi EPDK’dan önemli adım…
Enerji performans sözleşmeleri
Biyogazlı kojenerasyon sistemi ile topraksız sera sistemine destek
Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yılda 66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek
Dubai’de türünün ilk örneği olan bir kampüs kurulacak
Turizmde “yeşil destinasyon modeli” Küçükköy’de başlatıldı
Türkiye’nin enerji serüvenine bir bakış-1
Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında daha fazla esneklik bekliyor
Hibrit çalışma ile hayatlarımız radikal bir şekilde değişiyor
İstatistik
Sosyal Medya

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

yaşında

E N E R Jİ PANORAMA

Dergiyi PDF okumak için...

Türkiye Enerji Vakfı • Yıl: 9 • Sayı: 98 • EYLÜL 2021

EMTIA FIYATLARINDA “ÇIN BAHARI”

BAHARIN ARDI KARA KIŞ MI?


C

M

Y

CM

MY

CY

CMY

K


İçindekiler

26 30

ELDER’den sektöre enerji katacak 3 projeye

300 bin TL özel ödül

Enerji sektörünü yenilikçi fikirlerle buluşturan ‘Enerjim Sensin Hızlandırma

Programı’nın Demo Günü’nde final sahnesine çıkan 20 projeden 3’ü 300 bin

TL’lik ELDER Özel Ödülü’nü paylaştı. Ödüllerini ELDER Yönetim Kurulu Başkanı

Kıvanç Zaimler, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar ve EPDK Ar-Ge

Komisyon Başkanı Serkan Doğan’ın elinden alan genç girişimciler, aynı zamanda

programa katılan şirketlerle iş birliği yapma imkanına da sahip oldu.

EMTIA FIYATLARINDA “ÇIN BAHARI”

BAHARIN ARDI

KARA KIŞ MI?

Azerbaycan’la yapılan gaz anlaşmasında

fiyat rekoru kırıldı

Türkiye de Avrupa gibi şu günlerde enerji maliyetleriyle boğuşuyor. Artan

arz fiyatları, tüketici faturalarına da yansıyor. Ankara kulislerinde zam “kesin”

ama oranı “net” değil yaklaşımı hakim… Öte yandan Türkiye’nin son yaptığı

anlaşma da gelecek yıllara dönük sinyal veriyor. Azerbaycan’la yapılan doğal

gaz anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı. 1000 metreküp için ödeyeceğimiz çıplak

bedel, 400 doları geçti. Oysa Rusya’ya bu miktar için 240 dolar ödüyoruz!

34


38

IPCC Raporu 2021:

İklim sistemi ısınmaya devam edecek!

Tüm dünyanın “en büyük küresel sorun” olarak kabul ettiği iklim

değişikliği, etkilerini artırmaya devam ediyor. Son dönemde dünyanın

pek çok noktasında olduğu gibi Türkiye’de de ortaya çıkan orman

yangınları ve seller gibi doğal afetler iklim değişikliğinin en önemli

sinyalleri olarak görülüyor.

58

Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında daha fazla

esneklik bekliyor

Küresel olarak çalışan kesimin yüzde 23’ü Kovid-19 salgını öncesi döneminde

kıyasla daha çok evden çalıştığını belirtiyor. Araştırmaya göre, ortalamada her dört

çalışandan biri salgın öncesine göre daha sık evden çalışıyor. Salgın sonrasında

da çalışma saatlerinin yarısında uzaktan çalışmayı tercih ettiklerini belirtiyor.

Pano....................................................................... 8

Kariyer.................................................................. 16

Yatırım.................................................................. 20

Biyogazlı kojenerasyon sistemi ile

topraksız sera sistemine destek........................ 48

Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yılda

66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek..............50

ELDER’den sektöre enerji katacak

3 projeye 300 bin TL özel ödül............................26

Azerbaycan’la yapılan gaz anlaşmasında

fiyat rekoru kırıldı...............................................30

Emtia fiyatlarında “Çin baharı”

BAHARIN ARDI KARA KIŞ MI? ........................... 34

IPCC Raporu 2021: İklim sistemi ısınmaya

devam edecek!...................................................38

Doğal gazda yeni dönem öncesi

EPDK’dan önemli adım…...................................42

Dubai’de türünün ilk örneği olan

bir kampüs kurulacak.........................................51

Turizmde “yeşil destinasyon modeli”

Küçükköy’de başlatıldı.......................................52

Türkiye’nin enerji serüvenine bir bakış-1.......... 54

Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında daha

fazla esneklik bekliyor........................................58

Hibrit çalışma ile hayatlarımız radikal

bir şekilde değişiyor...........................................59

İstatistik................................................................ 64

Enerji performans sözleşmeleri......................... 44

Sosyal Medya....................................................... 68


editör

Dünya ekonomilerinin ana

gündemi enerji maliyetleri

Kovid-19’un yarattığı şok dalgası ve

tahribatın ardından toparlanmaya

çalışan dünya ekonomisi, yepyeni

bir şokla karşı karşıya… Neredeyse bir

yıldır aralıksız yükselen ve son günlerde

tavan yapan emtia fiyatları; tüm devletleri,

tüm sektörleri, tüm şirketleri ve milyarlarca

insanın hayatını olumsuz yönde etkiliyor.

Emtialar arasında fiyat açısından rekor kıranlar

içinde herkesin kullanmak zorunda

olduğu petrol, doğal gaz, bakır, demir, alüminyum

gibi önemli kalemler var.

Sanayi sektörü üretim yapmak için gerekli

olan hammaddeye ulaşamıyor daha doğrusu

yüzde 100’ün üzerindeki fiyatlarla temin

edebiliyor. Doğal olarak bu artışı da fiyatlarına

yansıtıyor, bu kez de müşterileri isyan

ediyor. Ülkemizde son yaşanan şu olay,

sorunun ne kadar can yakıcı olduğunu gösteriyor:

İnşaat sektörü, çimento fiyatlarındaki

yükselişi protesto etmek için 15 gün

süreyle çimento alımını durdurdu. Çimento

üreticileri ise “yapabileceğimiz bir şey yok,

enerji fiyatları çok yüksek” diyor! Aynı sıkıntı

hemen hemen her sektörde yaşanıyor.

Fiyat artışlarında gösterge niteliğindeki

enerji emtiaları arasında petrol, kömür ve

doğal gaz başı çekiyor. Bir enerji ithalatçısı

olan Türkiye’de yüksek oranlı artışlar,

maliyetlere ve son noktada nihai tüketim

ürünlerine yansıyor. Benzin ve motorin

gibi petrol türevi ürünler taşımacılık maliyetlerini

artırınca gıda fiyatları yükseliyor.

Petrol fiyatlarının artışı doğal gaz fiyatlarına

da yansıyor, hem sanayici hem de

hanelerin bütçelerinde enerjinin maliyeti

giderek artıyor. Doğal gazdaki artış, elektriği

de etkiliyor, çünkü kuraklık nedeniyle

elektrik üretiminin önemli bir bölümü doğal

gaz çevrim santrallerinden karşılanıyor.

Sonuçta karşımızda can sıkıcı bir tablo var!

Bu süreci en az hasarla atlatıp uzun vadede

minimum sorun yaşamak için, enerji teknolojilerine

yatırım yapıp alternatif kaynaklara

yönelmemiz gerekiyor.

Dergimizin iki ana konusunu Türkiye

özelinde doğal gaz ve elektrik maliyetleri

ile diğer emtia ürünlerindeki artışa ve nedenlerine

ayırdık. Sorunun orta vadede de

etkili olacağını gösteren bir gelişmeyi de

ilk kez Enerji Panorama’da okuyacaksınız.

Azerbaycan ile yapılan son doğal gaz anlaşmasında

fiyat, 400 doların üzerine çıkmış

durumda. Bu rekor bir seviye ve önümüzdeki

yıllarda faturalarımızı etkileyecek.

Evet, tablo pek iç açıcı değil ama çözüm de

her zaman var, önemli olan bu çözümleri

akılcı bir yaklaşımla ve bir strateji doğrultusunda

hayata geçirmek. Dergimizde okuyacağınız

yatırım haberleri, iklim değişikliğiyle

mücadele konusunda atılan adımlar,

şirketlerin sosyal sorumluluk çalışmaları,

kamunun verimliliği sağlamak konusunda

attığı adımlar, bu çözümlerin birer örneği.

Kış aylarına adım adım yaklaşıyoruz, bol

yağışlı, soğukların can yakmadığı bir mevsim

geçirmeyi umuyoruz. Aksi durumda

gelecek yıl, yine aynı sorunlarla boğuşmak

zorunda kalabiliriz.

Hepinize keyifli okumalar, sağlıklı günler

dileriz…

İmtiyaz Sahibi

TÜRKİYE ENERJİ VAKFI

İKTİSADİ İŞLETMESİ

TENVA İktisadi İşletmesi

Yetkilisi Aycan Kızıldağ

Sorumlu Yazı İşleri Müdürü

Esengül Erkan

esenerkan@tenva.org

Haber Merkezi

Deniz Suphi • Mahir Arslan

Neşet Hikmet • Z. Işık Adler

Katkıda Bulunanlar

Dr. Fatih Cemil Özbuğday

Dr. Fehmi Tanrısever

Dr. Kürşad Derinkuyu

Serhan Ünal

Abone / Reklam

info@tenva.org

Kurumsal Ab. Bir. Fiyat: 15 TL

Yayın İdare Merkezi

Alternatif Plaza, Kızılırmak

Mah. 1446. Cad. No:12/37

Kat: 10 Çukurambar / Ankara

T: +90 312 220 00 59

Kuruluş Yılı: 2013

Tasarım

Kasım Halis

Yayın Türü

YAYGIN SÜRELİ YAYIN TÜM

TÜRKİYE’DE

Yayın Tarihi

25 Eylül 2021

ISSN

2757-5799

Enerji Panorama Dergisi, Türkiye Enerji

Vakfı İktisadi İşletmesi tarafından

yayımlanmaktadır. Dergide yer alan yazı,

fotoğraf, illüstrasyon, grafik, harita gibi

malzemeler kaynak göstermek koşulu ile

kullanılabilir. Türkiye Enerji Vakfı İktisadi

İşletmesi, Türkiye Enerji Vakfı'nın iktisadi

işletmesidir


“İşimin Enerjisi” ile sen de işinin enerjisini ve

verimliliğini artır, işine güç kat.

Güneş enerjisi sistemleri, enerji verimliliği uygulamaları, elektrikli araç şarj

istasyonu yönetimi ve yeşil enerji sertifikasyonuna kadar birçok çevre dostu ve

sürdürülebilir enerji çözümüyle hizmetinizdeyiz.

Detaylı bilgi için: enerjisa.com.tr


PANO

Aycan Kızıldağ



ENERJISA ENERJI, YILIN ILK

YARISINDA YÜZDE 30 BÜYÜDÜ

Enerjisa Enerji’nin konsolide faaliyet geliri, bu

yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine

göre yüzde 30 büyümeyle 3 milyar 326 milyon

lira oldu. Enerjisa Enerji’nin şebeke yatırımları

bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine

göre yüzde 95 artarak 1 milyar 110 milyon liraya

ulaştı. Baz alınan net kar, geçen yılın aynı dönemine

göre yüzde 34 büyüyerek 1 milyar 13 milyon

lira oldu. Konsolide faaliyet geliri yüzde 30

büyümeye 3 milyar 326 milyon lira olan şirketin

finansal net borcunun faaliyet gelirine oranı geçen

yılın ilk yarısında 2,1 kat iken, bu yılın ikinci

çeyreğinde 1,4 kata düştü. Şirket, yılın ilk yarısındaki

güçlü performansı ve enflasyon etkisi ile

2021 hedeflerini yukarı yönlü revize ettiklerini

duyurdu.

Güncellenen 2021 hedeflerine göre, şirketin faaliyet

gelirinde yüzde 15-20 büyüme, yaklaşık 2

milyar lira baz alınan net kar, artan enflasyonu

yansıtacak şekilde, yılsonu itibarıyla minimum

11,2 milyar lira düzenlenmiş varlık tabanı ve minimum

1,8 milyar lira faiz ve vergi sonrası serbest

nakit akışı bekleniyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Enerjisa

Enerji CEO’su Murat Pınar, Toroslar bölgesini de

etkileyen yangınlardan dağıtım şebekesini korumak

için tüm önlemleri aldıklarını belirterek,

“Etkilenen alanlara kesintisiz elektrik tedariki

sağlamak için alternatif besleme hatlarını devreye

aldık. Toroslar bölgesine ve diğer bölgelere

yangın söndürme aktivitelerine destek olmak

için jeneratör ve insan desteği sağladık” dedi.

10 YILDA 1.3 MILYON

ENERJI KIMLIK BELGESI

DÜZENLENDI

Binalarda Enerji Kimlik Belgesi uygulamasının

başladığı 2011’den bu yana yaklaşık 1,3 milyon

bina için enerji kimlik belgesi düzenlendi. Çevre

ve Şehircilik Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre,

Enerji Kimlik Belgesi, binanın enerji ihtiyacı ve

enerji tüketim sınıflandırması, yalıtım özellikleri

ve ısıtma veya soğutma sistemlerinin verimiyle

ilgili bilgileri içeriyor. Bu kapsamda, bu yılın

ilk 7 ayında, 16 bin 67’si mevcut, 55 bin 175’i

yeni bina olmak üzere 71 bin 242 bina için Enerji

Kimlik Belgesi oluşturuldu.

Uygulamanın başladığı 2011’den itibaren 332 bin

718’i mevcut, 958 bin 6’sı yeni olmak üzere toplam

1 milyon 290 bin 724 bina için Enerji Kimlik

Belgesi alındı. Bakanlık tarafından, Enerji Kimlik

Belgesi oluşturulması için 7 bin 288 firma ve

9 bin 564 uzman yetkilendirildi

Türkiye’de, 1 Ocak 2011’den sonra yapılan yeni

binalar için yapı kullanma izin belgesi alınması

aşamasında Enerji Kimlik Belgesi’nin ilgili idarelere

sunulması, enerji performans ve sera gazı

salınım sınıfının da en az C sınıfı olması zorunlu

hale getirildi. Var olan binalarda ise 2 Mayıs

2017’den itibaren alınması şartı getirilen Enerji

Kimlik Belgesi için sınıf zorunluluğu bulunmuyor.

Geçerliliği 10 yıl olan bu belgelerde, binanın

enerji ihtiyacı ve enerji tüketim sınıflandırmasının

yanı sıra yapının enerji tüketimine etki eden

sistemlere, bileşenlere ve yalıtımına ilişkin bilgiler

yer alıyor.

8 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


PANO 

ALMANYA YEŞIL ENERJILI

1 MILYON ARAÇ HEDEFINE ULAŞTI

Almanya hükümeti, tamamen elektrikli ve plugin

hibrit araçlardan oluşan 1 milyonluk araç hedefine

yarım yıl gecikmeyle de olsa ulaşıldığını

açıkladı. Kayıtlara göre, ülkede elektrikli araçların

yüzde 54’ü tamamen elektrikli, yüzde 46’sı

ise plug-in hibrit araçlardan oluşuyor. Hedefe

ulaşmayı bir dönüm noktası olarak nitelendiren

Almanya Ekonomi Bakanı Peter Altmaier, “Ulaşımımız

geri dönülmez bir şekilde yenilenebilir

enerjiye dönüştürülecek” dedi.

Almanya’da hali hazırda ulaşım kaynaklı emisyonların

yüzde 60’ı binek araçlardan kaynaklanıyor

ve Almanya yollarında yaklaşık 48 milyon

araç bulunuyor. Hükümet ayrıca, elektrikli araçlar

için prim programını 2025 yılına kadar uzatacağını

da açıkladı. Ancak bazı çevre aktivistleri

plug-in hibrit araçların nadiren elektrikli modda

sürülmesi nedeniyle bu araçların sübvansiyonlar

kapsamına alınmasını eleştiriyor ve hükümete

2030 yılına kadar yaklaşık 14 milyon elektrikli

araç hedefine ulaşılması çağrısında bulunuyor.

Danışmanlık firması PwC tarafından yapılan bir

araştırmaya göre, 2021’in ikinci çeyreğinde dünya

çapında üretilen altı elektrikli araçtan biri

Alman otomobil üreticilerine ait. Elektrikli araç

üretim pazarına hakim olan ülkeler ise ABD ve

Çin. Araştırmanın verilerine göre Alman otomobil

üreticilerinin, nisan ve temmuz ayları arasında

ürettikleri araçların yüzde 17’si tamamen

elektrikli, yüzde 50’si de plug-in hibrit araçlardan

oluşuyor.

GENSED, TÜM ŞIRKETLERI

GÜNEŞ KÖPRÜSÜ’NDE

BULUŞTURACAK

Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği

(GENSED) güneşten elektrik üretim alanında faaliyet

gösteren firmalarla potansiyel güneş enerjisi

yatırımcılarının bir araya getirilmesi amacıyla

“Güneş Köprüsü” adı ile dijital bir platformu hayata

geçirdi.

Türkiye’nin güneş enerjisi alanındaki ilk sektörel

firma arama platformu olan ve güneş enerjisi

sektörünün tüm paydaşlarına açık olan Güneş

Köprüsü’ne sektördeki tüm şirketler 31 Aralık

2022 tarihine kadar ücretsiz olarak kayıt yaptırarak

hizmet sağlayabilecek.

GENSED Genel Sekreteri Hakan Erkan platformun

yayına başlamasıyla ilgili açıklamasında, Güneş

Köprüsü ile güneş enerjisi yatırımı yapmak isteyen

tüm yatırımcıların daha bilinçli bir şekilde il

bazında faaliyet gösteren firmalara ulaşmalarını

sağlayarak, güneş enerjisi kullanımının yaygınlaşmasını

amaçladıklarını söyledi. Erkan, açıklamalarını

şöyle sürdürdü: Güneş yeryüzünde

insanın yaşadığı her yerde elektrik üretilmesine

imkan sağlaması sayesinde tüm enerji kaynakları

arasında eşsiz bir konuma sahip. Düşen maliyetler

sayesinde güneşin en ucuz elektrik üretim

kaynağı haline gelmesi ve elektrik tüketimini

çevreci bir şekilde karşılamak isteyen tüketici

sayısının her geçen gün artması sayesinde güneş

enerjisi günümüzde çok cazip bir yatırım alanı

haline geldi. Bu nedenle GENSED olarak ülkemizdeki

güneş enerjisi yatırımlarının sağlıklı ve

sürdürülebilir şekilde artmasına katkı sunmak

için ‘Güneş Köprüsü’ projesini hayata geçirdik.

Platformumuza tüm sektör firmalarını ve güneşe

yatırım yapmayı düşünen vatandaşlarımızı davet

ediyoruz.

10 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


PANO

LIMAK ENERJI’DEN FATURALARI DÜŞÜRECEK IPUÇLARI

Limak Enerji’nin hazırladığı tüketim istatistiklerine

göre; en fazla tüketim yapan cihazlardan biri

olan klima kullanımından kaynaklı elektrik harcamaları

hane başına, aylık 200 TL’ye kadar ilave

yük getirebiliyor. Meskenlerde klimaların 1 ay

boyunca günde 5 saat çalıştırılması, tüketimlerde

yaklaşık yüzde 60’lık bir artışa sebep oluyor. A sınıfı

bir klima beş saatlik kullanımda aylık ortalama

200 TL’ye kadar ilave yük getirebiliyor. A+++

enerji sınıfı bir klima tercih edildiğinde ise bu tutar

90 TL’ye kadar düşüyor.

Evlerde gün içerisinde sıkça tercih edilen cihazların

faturaya yansıması 13 ile 51 TL arasında değişiklik

gösteriyor. En çok tüketim gerçekleştiren

cihazlardan bazılarının faturalara yansımaları ise

şu şekilde;

Su ısıtıcıları haftanın her günü 1 saat kullanıldığında

aylık olarak 51 TL,

Bilgisayarlar aynı evde 2 kişinin haftanın her

günü, 8 saat kullanması sonucunda 41 TL,

Fırını haftada 3 sefer, günde 1.5 saat kullandığında

aylık faturaya yansıması 41 TL,

Ütüyü haftada 3 sefer çalıştırmak 26 TL,

Televizyonu günde 10 saat açık tutmak 24 TL,

Elektrik süpürgesini haftada 4 kez, günde 1 saat

kullanmanın faturalara etkisi aylık 22 lira,

Çamaşır makinesini günde 2 saat haftada 3 kez

kullanıldığında 17 TL, kurutma makinesini aynı

sürelerde kullanmak ise 22 TL,

Derin dondurucuyu haftada 7 gün 24 saat kullanmak

13 TL, buzdolabını haftanın her günü 24 saat

kullanmak ise faturaya 27 TL olarak yansıyor.

Tasarruf tavsiyeleri

Ortam büyüklüğüne uygun BTU kapasitesine sahip,

A+++ enerji sınıfı bir klima tercih etmek,

ortam sıcaklığına dikkat etmek ve klimayı sabit

derecelerde tutmak tasarruf sağlıyor. Klimaları 24

derece sıcaklıkta tutmak konforlu bir soğutma için

yeterli oluyor. Bu değerin altında yapılacak fazladan

her bir derecelik soğutma için yüzde 6-7 oranında

elektrik tüketimi artıyor. Sıcaklığın yüksek

olduğu günlerde buzdolabının kapağının sık sık

açılması çok fazla enerji tüketimine neden oluyor

ve elektrik faturasına doğrudan yansıyor. Buzdolabının

arkasındaki duvar ile arasında en az 10 cm

mesafe bırakmak hava akımı oluşacağı için soğutucuların

verimliliğini artırıyor. Sıcak günlerde

sık kıyafet değiştirme ihtiyacı ile birlikte çamaşır

makinesi kullanımı da artış gösterdi. Çamaşırları

yüksek derecelerde yıkamak yerine 30-40 derece

veya soğuk suyla kısa programda yıkamak faturalarda

tasarruf etmeyi sağlıyor.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 11


PANO

YEKDEM’E BAŞVURU SÜRESI,

30 KASIM’A KADAR UZATILDI

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme

Mekanizması’ndan faydalanacak lisanslı elektrik

üretim santralleri için bir sonraki yıla ilişkin

başvuru süresini 30 Kasım’a uzatıldı. Yenilenebilir

Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi

Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun (YEK Kanunu)

kapsamında bir sonraki yıl YEKDEM’den

faydalanmak isteyen yatırımcılar, her yıl 31

Ekim tarihine kadar başvuruda bulunabiliyor

ve YEKDEM’den faydalanabilecek lisanslı elektrik

üretim tesislerinin listesi 30 Kasım itibarıyla

kamuoyuna ilan ediliyordu. Enerji Piyasası Düzenleme

Kurumu (EPDK) yetkililerinden edinilen

bilgiye göre, kurul kararıyla bir sonraki yıla ait

YEKDEM başvurularında son tarihi 30 Kasım,

YEKDEM’den faydalanabilecek lisanslı elektrik

üretim tesislerinin nihai listesinin kamuoyuna

duyurulma tarihi ise 31 Aralık olacak şekilde

mevzuat değişikliğine gidildi.

YEKDEM başvurularının son alınma tarihi bir

ay ötelenerek 30 Kasım tarihine kadar işletmeye

geçebilecek üretim tesislerine bir sonraki yıl

YEKDEM’e katılma hakkı tanındı. Daha önce yenilenebilir

enerji santrallerine dolar bazlı destek

sağlanan YEKDEM’de 1 Temmuz’dan itibaren

devreye giren santraller için Türk lirasıyla destek

dönemi başladı. Hidroelektrik santrallerinin

kilovatsaat başı üretimine 40 kuruş, rüzgar ve

güneş enerjisi santralleri için 32 kuruş ve jeotermal

enerji santrallerinin kilovatsaat başı üretimi

için 54 kuruş alım garantisi sağlanıyor.

AKKUYU NGS’NIN

DÖRDÜNCÜ ÜNITESI IÇIN

KAZI ÇALIŞMALARI BAŞLADI

Türkiye’nin ilk nükleer güç santrali (NGS) olan

Akkuyu NGS sahasında dördüncü ünitesinin inşası

için hazırlıklara başlandı. Çalışmalar, Türkiye

Cumhuriyeti Nükleer Düzenleme Kurumu’nun

30 Haziran 2021’de verdiği Sınırlı Çalışma İzni

uyarınca yürütülüyor. Dördüncü ünitenin reaktör

binası inşası, türbin binası, yardımcı reaktör

binası ve diğer ana tesislerinin inşası için başlayan

çukur kazma çalışmaları, 655 m2’lik bir

alan üzerinde yapılıyor. En alçak noktada çukur

derinliği yaklaşık 12,5 metre olacak. İşçilerin

toplamda yaklaşık 600 bin metreküp toprağı taşıması

bekleniyor. Çukur kazma çalışmaları, kayalık

zeminin arındırılması ve kazılmasının yanı

sıra drenaj kurulumunu da kapsıyor.

Akkuyu Nükleer Genel Müdür Birinci Yardımcısı

ve NGS Yapı İşleri Direktörü Sergei Butckikh

konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada, “Bu

yıl, dördüncü ünite için inşaat lisansı almayı ve

önümüzdeki yılın başlarında ünitede tam ölçekli

inşaat çalışmalarına başlamayı umuyoruz. Yılsonuna

kadar reaktör ve türbin binalarının temel

plakaları için beton dökme işlemine başlanacak,

ardından plakalar güçlendirilecek. Böylelikle Akkuyu

NGS, aynı anda dört güç ünitesinin inşa edileceği

dünyanın en büyük nükleer inşaat merkezi

olacak. NGS’nin dört güç ünitesinin eşzamanlı inşası,

yüksek kaynak konsantrasyonu gerektirecek

ancak bunun için tamamen hazırız” dedi.

12 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


‘yenilenebilir enerji’


PANO

EBRD, AYDEM ENERJI’NIN

YEŞIL TAHVIL IHRACINA

KATILDI

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Aydem

Yenilenebilir Enerji’nin yeşil tahvil ihracına

75 milyon dolar yatırım yaptı. Avrupa İmar ve

Kalkınma Bankası (EBRD), Aydem Yenilenebilir

Enerji’nin yeşil tahvil ihracına 75 milyon dolarlık

yatırım yaptığını açıkladı. EBRD tarafından

yapılan açıklamada ihracın Türkiye’de gerçekleştirilen

en büyük ölçekli yeşil eurobond ihracı

olduğunun altı çizildi.

Açıklamada, Aydem Yenilenebilir Enerji’nin yeşil

tahvil ihracına 1,6 milyar dolarlık talep geldiği ve

şirketin 750 milyon dolar kaynak sağladığı vurgulandı.

Ayrıca Uluslararası Sermaye Piyasaları

Birliği’nin Yeşil Tahvil Prensipleri sertifikası ile

uyumlu olan ihracın Türkiye piyasaları için yeni

bir gösterge oluşturabileceği de kaydedildi. Açıklamada

Aydem’in EBRD ile iş birliği kapsamında

istihdamda kadınlara daha fazla yer vereceği de

vurgulandı.

Aydem Enerji, temmuz ayında uluslararası yatırımcıların

yoğun ilgi gösterdiği talep toplama

dönemi sonucunda, içlerinde uzun dönemli yatırımcıların

da yer aldığı 131 yatırımcının katılımı

ile 1,6 milyar dolar tutarında talep toplayarak

Türkiye’de ilk seferde en yüksek tutarda gerçekleştirilen

tahvil ihracına imza attı. Bu ihraç, aynı

zamanda Türkiye’nin en büyük yeşil tahvil ihracı

olma özelliğini taşıyor.

BRANDON HALL’DAN

AKENERJI’YE IKI ÖDÜL BIRDEN

İnsan kaynaklarında en prestijli değerlendirmeler

arasında gösterilen Brandon Hall Excellence

Awards’ta kazananlar açıklandı. Türkiye’nin

enerji ihtiyacının yüzde 3’ünü üreten Akenerji,

başarılı insan kaynakları uygulamalarıyla ödüle

layık bulundu. “Geleceğe Liderlik Et” isimli gelişim

programıyla “Liderlik Gelişiminde En İyi

İlerleme” ve “Karma Öğrenmenin En İyi Kullanımı”

kategorilerinde yarışan şirket, sırasıyla altın

ve bronz ödülün sahibi oldu. Akenerji, kısa bir

süre önce de uluslararası iş dünyası ödüllerinden

The International Business Awards Stevie’de

“Yılın Şirketi” kategorisinin enerji dalında bronz

ödül kazanmıştı.

İnsan kaynaklarında alınan iki ödülün şirketleri

için önemini belirten Akenerji Genel Müdürü Serhan

Gençer, işveren markası olma hedefine emin

adımlarla ilerlediklerini söyledi. Gençer, “Potansiyel

adayların çalışmayı arzu ettiği, çalışanların

mutlu olduğu ve ayrılanlarınsa daima gurur

duyduğu bir işveren markası olma yolundaki çalışmalarımız

bize iki yeni ödül getirdi. ‘Enerjinle

fark yarat’ sloganıyla işveren markası hedefimize

doğru yürürken insan kaynakları alanındaki

uygulamalarımızın ödüllendirilmesinden mutluyuz.

Akenerji ailesinin parçası olan herkese teşekkürler”

dedi.

Brandon Hall Excellence Awards, uluslararası

bağımsız sektör uzmanlarından oluşan jürinin,

insan kaynakları uygulamalarını ihtiyaca yanıt

verme, işlevsellik, inovasyon ve ölçülebilir fayda

gibi kriterlerle değerlendirmesiyle önem taşıyor.

Ödüller, 1-3 Şubat 2022 tarihlerinde düzenlenecek

konferansta kazanan şirketlere verilecek.

14 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


KARİYER

Z. Işık Adler

Enerjisa, iki yeni pozisyon için

deneyimli isimleri tercih etti

Sabancı Holding ve E.ON ortaklığında elektrik dağıtım

ve satış sektöründe faaliyet gösteren Enerjisa

Enerji’nin üst yönetiminde iki yeni pozisyon oluşturuldu.

“Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm

Başkanlığı” ve “İnsan ve Kültür Bölüm Başkanlığı”

adı verilen makamlara yeni atamalar gerçekleştirildi.

Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yetkinlikler Bölüm Başkanlığı’na

Ebru Taşçıoğlu, İnsan ve Kültür Bölüm Başkanlığı

biriminin başına ise Yakıp Aydilek atandı.

Taşçıoğlu, kurumsal sürdürülebilirlik, müşteri odaklılık,

iş sağlığı & güvenliği ve iletişim alanlarında stratejik

ve bütüncül bir yaklaşım sağlamak, tüm paydaşlarına

sürdürülebilir maksimum değer yaratmak ve bu

doğrultuda etkin iletişim için çalışmalar yapacak.

İnsan ve Kültür Bölüm Başkanı pozisyonuna ise

2010 yılından beri Enerjisa Enerji satış şirketlerinde

operasyon, kanal yönetimi ve regülasyon alanlarında

üst düzey yöneticilik görevlerini üstlenen Yakup Aydilek

atandı. İnsan ve Kültür Bölüm Başkanlığı, geleceğin

iş yapış modellerine ve yeni nesil uygulamalara

uyum sağlayacak kültürel yapıyı geliştirmek için çalışacak.

Çağdaş Demirağ, Aydem

Grubu’ndan ayrıldı

Aydem Enerji iştiraklerinden Aydem Perakende ve Gediz Perakende

şirketleri Genel Müdürü Çağdaş Demirağ, gruptan ayrıldı. Çağdaş Demirağ,

Ekim 2019 tarihinde Türkiye Petrolleri Akaryakıt Dağıtım Şirketi Genel

Müdürlüğü görevinden ayrılarak Aydem Grubu’na transfer olmuştu.

TED Ankara Koleji ve Bilkent Üniversitesi mezunu Çağdaş Demirağ,

enerji sektöründeki kariyerine Nisan 2001’de Petrol Ofisi’nde başladı ve

burada yaklaşık 3 yıl çalıştı. Demirağ, Nisan 2004-Mayıs 2011 tarihleri

arasında BP’de çeşitli görevler üstlendi. 2011-2014 döneminde genel

müdür yardımcılığını üstlendiği Kadoil’de 2014-2016 döneminde genel

müdürlük görevini yerine getirdi. 2016- 2019 döneminde ise TP Akaryakıt

Dağıtım Şirketi Genel Müdürü olarak görev yapan Demirağ, daha

sonra Eylül 2021 tarihine kadar sürdürdüğü Aydem ve Gediz Perakende

şirketleri genel müdürlüğü koltuğuna oturmuştu.

16 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


KARİYER

Elif Cansu, Ülke Enerji

ekibine katıldı

Yurt içi ve yurt dışındaki rüzgar enerjisi santrallerine servis hizmetleri

sağlayan Ülke Enerji ekibine yeni bir isim katıldı. Ulusal ve global

ölçekte birçok şirkette proje ve saha yönetimi görevlerinde bulunan Elif

Cansu, Ülke Enerji’de operasyon müdürü olarak kariyerine devam edecek.

Cansu, şirket bünyesinde tüm rüzgar enerjisi hizmetlerinin stratejik

yönetimi ve yürütülmesinden sorumlu olacak.

Son olarak GE Renewable Energy - ONW MENAT Bölgesi Proje Müdürü

olan Cansu, daha önce Vestas, Honeywell, EnerjiSA ve Koluman gibi

önemli kuruluşlarda kritik görevlerde bulunmuştu. Çankaya Üniversitesi

mezunu olan Cansu’nun uzmanlık alanları arasında rüzgar enerjisi

santrallerinin kurulum ve devreye alma operasyonlarının anahtar teslim

sorumluluğunu yönetecek şekilde proje koordinatörlüğü, satış & servis

ve kurulum koordinasyonunda satın alma ve tedarik zinciri yönetimi,

kontrat yönetimi ve kurumsal müşteri hizmetleri yönetimi bulunuyor.

Petrol Ofisi, online staj programıyla

iki altın ödül kazandı

Brandon Hall Group HCM (Human Capital Management) Excellence

Awards – Brandon Hall Group HCM Mükemmellik Ödülleri 2021

yılı sonuçları açıklandı. Petrol Ofisi, yapılan değerlendirmede Brandon

Hall Group HCM Mükemmellik Ödülleri 2021’de, iki farklı programıyla

üç ödül kazandı. Petrol Ofisi ile Geleceğe Bir Adım online staj

programı ‘Eşsiz ve Yenilikçi Yetenek Kazanımı Programı’ ve ‘En İyi

İşe Alım Pazarlaması ve İşveren Markası Programı’ kategorilerinde

Altın Ödül’e layık görüldü. Petrol Ofisi’nin, Tüm İK süreçlerini online’a

taşıdığı İK İş Akışı Yönetim Sistemi PratİK de, ‘Eşsiz ve Yenilikçi İK

Programı’ kategorisinde Gümüş Ödül kazandı.

Petrol Ofisi İK Direktörü Neslihan Yalçın, “Salgının getirdiği zor

koşullardan en çok etkilenen alanlardan birisi de insan kaynakları

oldu. Salgın sürecinde her kademedeki Petrol Ofisi çalışanları geliştirdiğimiz

İK uygulamalarına olağan dönemlerin de üstünde yoğun

bir ilgi gösterdi. Çok güzel dönüşler alıyoruz. Bu başarılarımızın birer

parçası olan, sektörümüzün ilk online staj programı Petrol Ofisi ile

Geleceğe Bir Adım ve tamamen iç kaynaklarla yaratılan İK İş Akışı

Sistemi; PratİK’in, böylesine prestijli uluslararası bir ödül programından

da üç ayrı ödül ile taçlandırılması, bizler için önemli gurur ve

motivasyon kaynağı oldu” diye konuştu.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 17


KARİYER

Günsan’ın yeni genel

müdürü Erhan Kaya oldu

Alçak gerilim tesisatı ekipmanları sektörünün öncülerinden

Günsan Elektrik’te üst düzey görev değişikliği gerçekleşti. 2018

yılından bu yana alanında çok başarılı işlere imza atan üst düzey

yöneticisi Francisco Gil Garcia’nın yerine Erhan Kaya getirildi.

Günsan Elektrik’in yeni CEO’su Erhan Kaya’nın Konut & Ticari

B2B ürün kanallarında ve iş yönetiminde 19 yılı aşkın tecrübesi

bulunuyor. Erhan Kaya, Schneider Elektrik’te sırasıyla proje yöneticiliği,

satış müdürlüğü, genel müdür yardımcılığı yaptı. Schneider

Elektrik’te birçok alanda görev alarak kariyerine devam Kaya,

en son olarak Schneider Elektrik’in Türkiye satışlarından sorumlu

genel müdür yardımcılığı pozisyonunu üstlenmişti. Ağustos ayı

itibarıyla Günsan’ın yönetimini devralarak, başarılı çalışmalarına

devam edecek.

Castrol Türkiye’de üst düzey atama

Castrol Türkiye, Ukrayna ve Orta Asya Pazarlama

Direktörü olarak 1 Temmuz 2021 itibarıyla görevine

başlayan Nilay Tatlısöz, ayrıca Castrol Madeni Yağlar

ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi olarak da görev

yapacak.

Profesyonel iş hayatına inşaat ve bankacılık sektörlerinde

iş geliştirme ve proje finansmanı alanlarında

başlayan Tatlısöz, 2003 yılında BP Türkiye’ye katıldı.

2006 yılında Türkiye ve Orta Doğu pazarlarından

sorumlu ürün teknoloji müdürü olarak Castrol yolculuğuna

başlayan Tatlısöz, 2009 yılından itibaren Castrol

İngiltere’de Avrupa Bölgesi ticari madeni yağlar ve

uzman ürünlerden sorumlu ürün teknoloji müdürü ve

ardından uzman ürünler global marka müdürü olarak

görev yaptı. 2015 yılında Türkiye’ye dönmesiyle sırasıyla,

Castrol TRANSMAX Global Marka Müdürlüğü ve

Castrol Türkiye Marka ve İletişim Müdürlüğü görevlerinde

bulundu.

Boğaziçi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği’nden

mezun olan Nilay Tatlısöz’ün, ABD Wisconsin-Madison

Üniversitesi’nden çevre ve geoteknik mühendisliği

alanında ve Boğaziçi Üniversitesi’nden ise işletme

alanında yüksek lisans dereceleri bulunuyor. Tatlısöz

ayrıca yeni teknolojiler, girişimcilik ekosistemi ve sivil

girişimlerin sürdürülebilirliği oluşumlarında mentor

ve koç olarak görev alıyor.

18 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


YATIRIM

Z. Işık Adler

TÜRKIYE’DE KÖMÜR

YATIRIMLARI YARI

YARIYA AZALDI

İklim değişikliği düşünce kuruluşu E3G tarafından

yayınlanan rapora göre, Türkiye, OECD ülkeleri

içinde inşaat öncesi planlama aşamasında olan kömürlü

santral projelerinin yüzde 73’üne (12,14GW) ev

sahipliği yapıyor. Bununla birlikte 12,140 MW kapasiteli

kömürlü santral projesine sahip Türkiye’de son

yıllarda kömür santrali projelerinde hızlı düşüş dikkat

çekiyor. 2015’ten bu yana planlanan projelerin 69 GW

kapasitelik kısmı iptal edildi. Bunun 8 bin MW’ı ise bu

yılın ilk yarısında iptal edildi. Bu ise planlanan projelerin

son bir yıl içinde neredeyse yarı yarıya azaldığını ve

2015 yılından bu yana yüzde 79 oranında küçüldüğünü

gösteriyor.

Rapora göre, uygun maliyetli bir enerji geçiş stratejisi

kapsamında, Türkiye’de yeni kömür santrallerine

gerek duyulmuyor. Değişen siyasi, ekonomik ve sosyal

koşulların bir sonucu olarak, hükümet politikası ve

gerçekliğin ayrıştığına dikkat çekilen raporda, Türkiye’nin,

planlanan kömürlü santral stokunun küresel

ölçekte çöküşünden faydalanabileceği ve kalan projelerini

iptal edebileceği kaydediliyor.

Rapor, sadece altı ülkenin harekete geçmesiyle

dünya genelinde planlanan proje stoğunun yüzde

82’sinin ortadan kaldırılabileceğini tespit ediyor. Küresel

ölçekte, yapımı planlanan kömürlü santrallerin

yüzde 55’i sadece Çin’de bulunuyor. Ardından Hindistan,

Vietnam, Endonezya, Türkiye ve Bangladeş geliyor.

Geri kalan projeler 31 ülke arasında daha düşük

yoğunlukla paylaşılırken, 16 ülke kömürsüz bir geleceğe

erişmekten sadece bir proje uzakta.

ÖZBEKISTAN, 12 GW’LIK

YENILENEBILIR

YATIRIMI YAPACAK

Özbekistan Enerji Bakanlığı geçen ay yaptığı iki

ayrı açıklamada ülkenin 2030 yılı yenilenebilir

enerji hedeflerinin yükseltilmesinin planlandığını,

rüzgar ve güneş enerjisinde yeni ihalelerin yapılacağını

duyurdu. Bakanlığın 6 Ağustos 2021 tarihli açıklamasına

göre ülkenin 2030 yılı için belirlediği güneş

enerjisi kurulu gücü hedefi 5’den 7 GW’a yükseltilecek.

Rüzgâr enerjisi hedefi de 5 GW olacak.

Açıklamadaki bilgilere göre ülkenin mevcut kurulu

gücü halihazırda 12,9 GW düzeyinde. Bu gücün

11 GW’lık bölümünü termik, 1,85 GW’lık bölümünü ise

hidroelektrik santralleri oluşturuyor. Ülkenin elektrik

üretimindeki en büyük pay da yüzde 90’la açık ara

termik santraller.

İhale duyurularını yapıldığı açıklamaya göre güneş

enerjisi yatırımları için ülkenin Buhara, Harezm

ve Namangan bölgelerinde 500 MW, Kaşkaderya ve

Fergana bölgelerinde de 400 MW’lık kapasite hakkı

için ihale düzenlenecek. Otonom Karakalpakistan

Cumhuriyeti’nde de rüzgâr enerjisi yatırımları için 200

MW’lık kapasite hakkı sağlanacak.

Açıklamada yarışmaların ne zaman yapılacağı da

bildirilmedi. Ülkede 1.057 MW’lık bölümünü güneş,

1.740 MW’lık bölümünü rüzgâr enerjisi olmak üzere

toplamda 2.797 MW’lık proje inşa ve geliştirme halinde.

Bu yıl her ikisi de 100 MW olmak üzere iki ayrı güneş

enerjisi santralinin eylül ve aralık ayında devreye

girecek.

20 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


YATIRIM

TURKCELL, BOYUT

ENERJI’YI 11.5 MILYON

DOLARA SATIN ALDI

Turkcell Enerji’nin İzmir Karadağ RES işletmecisi

Boyut Grup Enerji’nin hisselerinin tamamını

satın almasına ilişkin pay devir işlemleri tamamlandı.

Boyut Grup Enerji hisselerinin Turkcell Enerji tarafından

satın alınmasına ilişkin pay devir işlemleri

tamamlandı. Turkcell’den konuyla ilgili yapılan açıklamada,

“6 Temmuz 2021 tarihindeki açıklamamız

çerçevesinde, şirketimizin yüzde 100 iştiraki olan

Turkcell Enerji Çözümleri ve Elektrik Satış Ticaret A.Ş.

(Turkcell Enerji) tarafından, Boyut Grup Enerji Elektrik

Üretim ve İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Boyut Grup

Enerji) hisselerinin tamamının satın alınmasına ilişkin

pay devir işlemleri bugün (dün) tamamlanmıştır”

denildi.

Boyut Grup Enerji bünyesinde İzmir Çeşme’de

18 MW kurulu güçte Karadağ Rüzgar Enerji Santrali

bulunuyor. Turkcell, işletme değeri 29,6 milyon dolar

olarak belirlenen Boyut Grup Enerji’nin satın alımında,

şirketin net borçları sonrasında 11,5 milyon dolar nakit

ödeme yapacak.

KOÇ, RÜZGARA SÜLOĞLU

RES’I SATIN ALARAK

GIRIŞ YAPTI

Koç Holding elektrik üretim sektöründeki şirketi

Entek Elektrik’in Trakya’daki 60 MW kurulu

güce sahip Süloğlu Rüzgar Santrali’nin Alman Steag

şirketinden satın alma işlemleri hisse alım sözleşmesinin

imzalanması, Rekabet Kurumu onayı ve EPDK’ya

işlem bildiriminin ardından tamamlandı. Entek, Süloğlu

Rüzgâr Santrali’ne yapmış olduğu yatırımla birlikte

ilk rüzgâr enerjisi santraline de kavuşmuş oldu.

Hisse devri yöntemiyle satın alınan Edirne’deki

rüzgâr santralinin, Koç Topluluğu’nun sürdürülebilir

ve yenilenebilir enerji kaynaklarındaki büyüme stratejisinin

önemli bir adımı olduğuna dikkat çeken Koç

Holding Enerji Grubu Başkanı Yağız Eyüboğlu, “Entek,

yenilenebilir enerjide öncü şirket olma vizyonuyla,

portföyünü güçlendirmeye devam ediyor. 2017 yılında

yapılan en büyük özelleştirme ihalesini kazanarak

Menzelet ve Kılavuzlu HES’i portföyümüze kattığımızda

vizyonumuzu ve ülkemizin geleceğine olan inancımızı

ortaya koymuştuk. Entek’in uzun dönemli büyüme

stratejisine paralel olarak yapmış olduğu rüzgâr

santrali yatırımının, şirketin üretim portföyüne katkı

sağlayacağına inanıyorum” dedi.

Entek Elektrik Genel Müdürü Bilal Tuğrul Kaya ise

yaptığı açıklamada, “Toplam 60 MW kurulu gücü olan

Süloğlu RES’in satın alınmasıyla birlikte rüzgar enerjisi

sektörüne giriş yapıyoruz. Bu santralle birlikte toplam

kurulu gücümüz 437 MW’a, yenilenebilir enerjide toplam

kurulu gücümüz ise 325 MW’a ulaştı. Önümüzdeki

dönemde de kaynak çeşitliliği açısından dengeli bir

üretim portföyüne ulaşmayı gözeterek yatırımlarımıza

devam etmeyi planlıyoruz” bilgisini verdi.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 21


YATIRIM

ABD, İSPANYOLLARLA

GÜNEŞ ENERJISIYLE

ÇALIŞAN INSANSIZ UÇAK

GELIŞTIRECEK

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), güneş enerjisiyle

çalışan ve 90 gün boyunca uçabilen insansız

bir uçak için Amerikan-İspanyol havacılık firması

Skydweller Aero ile 5 milyon dolarlık bir sözleşmeye

imza attı. ABD’li yetkililer, Amerikan-İspanyol havacılık

firması Skydweller Aero’yla uçağın geliştirmesi için

5 milyon dolarlık sözleşme imzaladı. Uçak, Solar Impulse

2 adlı güneş enerjisiyle çalışan daha geliştirilmiş

bir donanım parçası üzerine inşa edilecek. Uçağın

donanma versiyonu, pilotu ortadan kaldırarak daha

fazla donanım kurulmasına izin veriyor ve havada kesintisiz

kalma süresini 90 güne çıkarıyor.

Öte yandan ABD donanması ise güneş enerjisini

uçaklarda da kullanabilmek için çalışmalara başladı.

Donanma, 90 güne kadar gökyüzünde kalabilen ve

gücünü güneşten alan bir uçak geliştirmeyi hedefliyor.

Söz konusu uçağın, gözetleme aracı ve potansiyel

olarak iletişim platformu işlevi göreceği açıklandı.

TKİ, IKINCI GES IÇIN YATIRIM

SÜRECINI BAŞLATTI

Türkiye Kömür İşletmeleri geçtiğimiz nisan

ayında devreye aldığı 1 MW’lık ilk güneş enerjisi

yatırımının ardından ikinci GES yatırım sürecini de

başlattı. TKİ tarafından Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na

sunulan ÇED dosyasındaki bilgilere göre Çanakkale’nin

Çan ilçesinde yer alacak proje 5 MW gücünde

olacak.

38,85 milyon TL yatırımla hayata geçecek projenin

yılda 8,4 milyon kilovat-saat elektrik üretimi gerçekleştirmesi

öngörülüyor. Proje dosyasında yatırımının

gerekçeleri arasında güneş panelleri fiyatlarının GES

yatırımı için optimum fiyatlara düşmüş olması ve GES

karlılığının gittikçe artması da gösterildi.

Bununla birlikte yatırımın kısa sürede kendini karşılayarak

kamu kaynaklarının kullanımında da verim

elde edilmesini sağlayacağı ve enerji ihtiyacının karşılanması

adına ayrılacak bütçenin farklı alanlarda kullanıma

imkan verileceği de dosyada yer buldu. TKİ’den

daha önce yapılan açıklamada, kurumun işletme müdürlükleri

bünyesinde bulunan üretimi tamamlanmış

maden sahalarında güneş ve/veya rüzgar enerjisi

santralleri kurulması amacıyla fizibilite çalışmalarının

başlandığı bildirilmişti.

22 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


YATIRIM

GÜNEYDOĞU ASYA’NIN

EN BÜYÜK YÜZER GES’INI

ENDONEZYA KURACAK

Birleşik Arap Emirlikleri yenilenebilir enerji şirketi

Masdar, Endonezya’da 145 MW kapasiteli

yüzer güneş enerjisi santrali inşa edecek. Birleşik

Arap Emirlikleri yenilenebilir enerji şirketi Masdar, Endonezya’da

kuracağı 145 MW kapasiteli Cirata Yüzer

Güneş Enerjisi Santrali için Endonezya kamu elektrik

şirketi PT PLN’nin bağlı ortaklığı PT PJBI ile finansal

anlaşmaya vardıklarını açıkladı.

Güneydoğu Asya’daki en büyük ve dünyanın en büyüklerinden

biri olması beklenen ve inşaat çalışmaları

başlayan santralin 2022 yılı sonunda ticari faaliyetlerine

başlaması planlanıyor. 50 bin hanenin elektrik

ihtiyacını karşılayacak olan santralin ayrıca yılda 214

bin ton karbondioksit salımını da önlemesi bekleniyor.

Endonezya, 2025 yılına kadar elektrik ihtiyacının yüzde

23’ünü yenilenebilir kaynaklardan üretmeyi hedefliyor.

NORDEX, TÜRKIYE’DEKI

BININCI RÜZGAR TÜRBINI

İSTANBUL’A KURDU

Alman rüzgar türbini üreticisi Nordex, Türkiye’de

bininci rüzgar türbini montajını İstanbul’daki

Ömerli RES’te yaptı. Nordex Türkiye çalışanları ve

yöneticileri İstanbul, Silivri’deki Ömerli Rüzgar Enerji

Santrali (RES) proje sahasında düzenlenen türbin

montaj töreninde bir araya geldi. Etkinlikte Ömerli

RES’in yatırımcısı Erciyes Anadolu Holding Enerji Grubu’nun

üst düzey yöneticileri de yer aldı.

2008 yılında Türkiye’ye giriş yapan Nordex, bu pazarda

Kırklareli’nden Hatay’a, İzmir’den Bitlis’e, Ağrı’ya

faaliyet gösteren kadrosuyla 19 Ağustos 2021 itibarıyla

bininci. türbinin dikimini gerçekleştirmiş oldu.

Nordex Türkiye ve Ortadoğu Projeler Direktörü Oytun

Ababay törende yaptığı konuşmada, “2020 ve 2021

yılları yoğun geçti, bu süreçte yeni projelerin inşasını

tamamladık. Türkiye’de bininci türbini dikme başarısını

ekip arkadaşlarımız ve yatırımcımızla birlikte kutluyoruz.

Yoğun çalışma ve özverilerinden dolayı Nordex

Türkiye’nin tüm değerli çalışanlarına ve bizlere olan

güven ve işbirliklerinden dolayı tüm değerli Nordex yatırımcılarına

teşekkür ederiz” dedi.

Nordex Türkiye, İstanbul ve İzmir ofisleri ile toplamda

330 kişilik ekibiyle faaliyet gösteriyor. TÜREB’in

verilerine göre Nordex, 2020 yılsonu itibarıyla yüzde

26,8’lik pazar payıyla Türkiye’de 2021 yılında 3 bin

MW’ı aşkın kurulu gücüyle lider konumunda.

MOBILYA DEVI IKEA, ENERJI TICARETINE ADIM ATTI

İsveçli mobilya devi IKEA, enerji tedarikçisi Svea

Solar ile birlikte eylül ayından itibaren güneş

santralleri ve rüzgar türbinlerinden üretilen elektriği

tüketiciye arz etmeye başlayacak. Svea Solar, IKE-

A’dan elektriği saatlik fiyatlarla alacak ve tüketiciye

satacak. Şirketten yapılan açıklamaya göre müşteriler,

Oslo’daki Nord Pool Elektrik Borsası’nda işlem gören

toptan elektrik fiyatına ek olarak sabit bir aylık ücret

ödeyecek. Elektrik verilen kullanıcılar bir uygulama

aracılığıyla kendi kullanımlarını takip edebilecek. Ayrıca

abonelik sistemi üzerinden elektriği alacak hane

sahipleri fazla elektriği de geri satabilecek.

IKEA’nın geleneksel perakende mobilya satışının

dışında çok farklı bir sektör olan enerji alanına girmesi,

şirketin daha farklı sektörlere de yönelebileceğinin

bir işareti olarak algılanıyor. IKEA, hali hazırda güneş

panelleri ve sigorta hizmetleri de sunuyor. Şirketin yenilenebilir

enerjiye yaptığı yatırımın toplam 2,8 milyar

doları bulduğu belirtiliyor.

24 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


YATIRIM

SEZA ÇIMENTO, ENERJISINI

GÜNEŞTEN TEMIN EDECEK

Elazığ’da faaliyet gösteren Seza Çimento şirketi

öz tüketim amaçlı olarak 21 MW gücünde

güneş enerjisi santrali yatırımı yapacak. Projenin güneş

enerjisi sektöründe yatırım, danışmanlık, bakım

onarım, EPC, online satış ve toptan satış alanlarında

faaliyet gösteren Gumbel Group şirketlerinden Heran

Enerji tarafından hayata geçirileceği açıklandı. 2021

yılında hayata geçmesi planlanan proje ile fabrikanın

elektrik ihtiyacının yüzde 30 oranında güneş enerjisinden

sağlanması hedefleniyor.

Projenin imza töreni Seza Çimento Yönetim Kurulu

Başkanı Yasemin Açık ile Gumbel Group Yönetim

Kurulu Başkanı Mustafa Herdem’in katılımıyla yapıldı.

Törende bir açıklama yapan Yasemin Açık, “Şirketimiz

bünyesinde verimliliğimizi ve çevre bilincini daha da

üst seviyelere çıkarmak adına önemli yatırımlar yapmıştık.

Bu kapsamda hedeflerimizden birini de tüketimimizi

temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarından

karşılamak. Şimdi bu hedefin ilk fazında öz tüketimimiz

için güneş enerjisi santralimizi kurmak üzere

sözleşmemizi Gumbel Group ile imzaladık. 2021 yılı

sonunda devreye girmesini planladığımız öz tüketim

güneş enerji santrali projemiz, Elazığ’ımızın en büyük

öz tüketim güneş enerjisi santrali olacak” dedi.

DESIBA ENERJI, GABON’A

GÜNEŞ SANTRALI KURACAK

Desiba Enerji, Orta Afrika ülkesi Gabon’da 20

MW kapasiteli güneş enerjisi santrali kuracak.

Alman ortağı JVG Thorma ile birlikte Jurawatt markalı

güneş paneli üretimi yapan Desiba Enerji, Orta Afrika

ülkesi Gabon’da güneş santrali kuracak. Desiba’nın

Gabon’da kuracağı güneş enerjisi santralinin kapasitesi

20 MW olacak.

Gabon Sanayi ve Ulusal Girişimcilik Bakanı Carmen

Ndaot, güneş enerjisi santralinin kurulmasına yönelik

çerçeve sözleşmenin imzalandığını duyurdu. 27 milyon

euro yatırımla Mouila şehrinde kurulacak güneş

enerjisi santralinin 15 MW’lik kapasitesi Gabon Su ve

Enerji Şirketi’ne (SEEG) satılacak.

Dönüşüm Hızlandırma Planı (PAT) kapsamında

Gabon, 2025 yılına kadar güneş enerjisi kurulum

kapasitesini 250 MW’a yükseltmeyi hedefliyor. ABD

Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre, Gabon’un kurulu

gücü 2018’de 750 MW idi. Fosil yakıtların kurulu

güç içindeki payı yüzde 56 (418 MW) ve hidroelektriğin

payı yüzde 44 iken biyokütle ve güneşin toplam

kurulu gücü 2,2 MW gibi oldukça düşük bir oranda bulunuyor.

AB, DÜŞÜK KARBON IÇIN 122 MILYON EUROLUK YATIRIM YAPACAK

Avrupa Birliği (AB), iklim hedeflerine ulaşmak

için düşük karbonlu inovasyon teknolojilerine

122 milyon euronun üzerinde yatırım yapacağını

açıkladı. AB Komisyonu’nun açıklamasına göre, 14

üye devletle İzlanda ve Norveç’te düşük karbonlu teknolojilerin

enerji yoğun endüstrilerde pazara sunulması

amacıyla hidrojen, enerji depolama ve yenilenebilir

enerji dahil olmak üzere 32 küçük projeye toplam

118 milyon euro fon sağlanacak.

Buna ek olarak, 10 üye devlette ve Norveç’te biyoyakıtlar

ve hidrojen de dahil olmak üzere 15 proje,

4,4 milyon euroya kadar kalkınma desteği alacak. Söz

konusu 32 proje karbon emisyonlarını azaltma kabiliyetleri

ve hızlı kurulum yapılabilmeleri açısından bağımsız

uzmanlar tarafından değerlendirilerek seçildi.

Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Frans Timmermans

yaptığı açıklamada, yatırımla AB’nin, 2050

yılına kadar net sıfır emisyon hedefine ulaşılmasına

yardımcı olabilecek teknolojik çözümleri büyütmek

için tüm Avrupa’daki temiz teknoloji projelerine somut

destek verdiğini kaydetti.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 25


SEKTÖRDEN

ELDER’den sektöre enerji katacak

3 projeye 300 bin TL özel ödül

Enerji sektörünü yenilikçi fikirlerle buluşturan ‘Enerjim Sensin Hızlandırma Programı’nın Demo Günü’nde

final sahnesine çıkan 20 projeden 3’ü 300 bin TL’lik ELDER Özel Ödülü’nü paylaştı. Ödüllerini ELDER

Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler, ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar ve EPDK Ar-

Ge Komisyon Başkanı Serkan Doğan’ın elinden alan genç girişimciler, aynı zamanda programa katılan

şirketlerle iş birliği yapma imkanına da sahip oldu.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (EPDK) koordinatörlüğünde,

Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği

(ELDER) ve ODTÜ Teknokent iş birliğinde başlatılan

Enerjim Sensin Hızlandırma Programı’nın Ankara’da

düzenlenen Demo Günü’nde, finale kalan 20

proje arasından 3’ü, 300 bin TL’lik ELDER Özel Ödülü’nün

sahibi oldu.

Yapılan değerlendirmeler sonrasında birinci

olan “İleri Teknoloji Isıtıcı Kumaş” projesi 150 bin

TL, ikinci olan “Algae Biodiesel” projesi 100 bin TL

ve üçüncü olan “Online Titreşim Analizleri ile Şebeke

Teçhizatlarının Bakım Gereksinimlerinin Tespit

Edilmesi” projesi 50 bin TL’lik para ödülü kazandı. İlk

üçe giren girişimcilerin ödülleri, ELDER Yönetim Kurulu

Başkanı Kıvanç Zaimler, ODTÜ Teknokent Genel

Müdürü Serdar Alemdar ve EPDK Ar-Ge Komisyon

Başkanı Serkan Doğan tarafından verildi. Kamu, özel

sektör ve yatırımcıların yer aldığı 19 girişimcinin 20

projesini son kez sunduğu Demo Günü’nün sonunda

genç girişimciler programa katılan şirketlerle iş birliklerine

imza atma fırsatı da yakaladı.

Enerji sektörü baş döndürücü bir dönüşüm

sürecinden geçiyor”

Enerjim Sensin Hızlandırma Programı’nın Demo

Günü’nün açılışında konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar

Bakanlığı Bakan Yardımcısı Abdullah Tan-

26 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


can, enerji sektörünün gerek teknolojik gelişmeler

gerekse iklim değişikliğine yönelik politikalar sonucunda

baş döndürücü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini

belitti.

Tancan, konuşmasını şöyle sürdürdü: Bu hızlı

dönüşüm ve trendler; elektro-mobilite, yeşil mutabakat

ve sınırda karbon vergilendirmesi gibi politika

setlerini gündemimize taşırken ihtiyaçlar yalnızca

enerji sektörü ile sınırlı kalmıyor. Milenyumun başında

hayal edilen elektrikli araçlar, dağıtık üretim

sistemleri, depolama ve blokzincir gibi nice yenilikler

bugün gündelik hayatımızın birer parçası haline

geldi. Küresel ölçekteki rekabetçiliğimiz ve ulusal

ölçekteki kalkınmamız için bu süreci tarihi bir fırsat

olarak görüyoruz. Güneşimiz ve rüzgarımızın yanında

gençlerimizin ışık saçan fikirleri ve girişimleri

en önemli gücümüz. Enerjim Sensin Hızlandırma

Programı, fırsatları ve zorlukları beraberinde getiren

bu dönüşüm sürecinde çok değerli bir rol oynuyor.

Bakanlık olarak, enerjiyi bugüne kadar hep

destekledik ve her zaman sizlerin yanında olduk.

Gelecek dönemde de desteğimiz hep sizlerle olacak.

Yaşadığınız heyecana ortak olmanın mutluluğu ile

hepinize başarılar diliyor, bu güzel organizasyonun

gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkür

ediyorum” dedi.

“Sektörümüzü girişimcilerle buluşturan bir

merkez olacağız”

Törende, genç girişimcilere “enerjimiz sizsiniz”

diye seslenen ELDER Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç

Zaimler de “ELDER olarak şunu net bir şekilde

ifade etmek isterim ki, Enerjim Sensin Hızlandırma

Programımız ile sektörümüzü girişimcilerle buluşturan

bir merkez olacağız. Bu program, Türkiye’nin

girişimcilik alanındaki en önemli markalarından biri

haline gelecek. Buraya katılan tüm arkadaşlarımızı

tebrik ediyorum. Emekleri ve fikirleriyle bizim geleceğe

olan inancımızı, sektörün geleceğine olan

umutlarımızı, hayallerimizi artırdıkları için her birine

tek tek teşekkür ediyorum” dedi.

“Evet genç arkadaşlarımız, enerjimiz sizsiniz.

Her alanda bu ülkeyi çok daha ileri seviyelere, çok

daha refah yarınlara taşıyacak olan sizlersiniz. Ulu

Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere ışık

olan şu sözlerine tüm varlığımız ile inanıyor ve

“Gençler! Cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz”

sözlerini bir kez daha hatırlatmak istiyorum”

şeklinde konuşan Zaimler, “İlk müşteri garantisi,

ulusal ve uluslararası proje yazılım, patent desteği,

global fuar, etkinlik ve hızlandırma programlarına

katılım sağlanması, yatırım imkânı ve desteği ile

genç arkadaşlarımızın yanlarında olmaya devam

edeceğiz” dedi.

Enerjideki her ilerleme halkın refahı

yolunda atılan bir adım”

ODTÜ Teknokent Genel Müdürü Serdar Alemdar

ise enerji sektöründeki her ilerlemeyi Türkiye’nin

bağımsızlığı ve halkının refahı yolunda atılmış güçlü

bir adım olarak görmek gerektiğini belirterek teknolojinin

gelişmesiyle artan bireysel ve kurumsal

enerji talebini karşılayabilen yapılar, çağa yön verebilme

gücünü de elinde bulunduracak değerlendirmesini

yaptı.

“Alanında en başarılı 30’dan fazla disiplinler

arası araştırma merkezi, 350’nin üzerinde araştırma

laboratuvarı ve ülkemizin ilk teknoparkı olan ODTÜ

Teknokent aracılığı ile yenilikçiliği ve girişimciliği

destekliyoruz” diyen Alemdar, “Bugün buradaki süreç

sonrasında başarılı girişimcilerimize verilecek

300 bin TL para ödülü işin sadece bir kısmı. Daha

da önemlisi yatırımcılar ve iş ortaklıkları ile bu projelerin

buluşacak olması. Biz Enerjim Sensin Hızlandırma

Programı’nın enerji sektörüne yönelik projelerin

ticarileştirilmesi anlamında öncü bir program

olduğunu düşünüyoruz.”

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 27


1500 ADAM-SAAT EĞİTİM VERİLDİ

3 projenin ELDER’in 300 bin TL’lik Özel Ödülü’nü

aldığı ‘Enerim Sensin Hızlandırma Programı’na ilk

etapta toplam 100’e yakın başvuru geldi. 42 proje

ilk elemeleri geçerken ön mentorluk sürecinden

sonra ise 20 proje programa devam etmeye hak

kazandı. 20 projeyi geliştiren gençlere mentorluk

desteği haricinde iş geliştirme, yatırım, regülasyon,

fikri ve sınai haklar, sunum teknikleri gibi

alanlarda yaklaşık bin 500 adam-saat eğitim verildi.

150 bin TL’lik ödül kazanan proje

İltema tarafından geliştirilen “İleri Teknoloji Isıtıcı

Kumaş” projesi, temel olarak düşük voltajlar

ile çalışabilen, metalik (rezistans) içermeyen, pil

ile çalışabilen, elektrik çarpma riski taşımayan, ısı

yayan kumaşların tasarımı, geliştirilmesi ve üretimini

gerçekleştiriyor. Özel bir solüsyonla kaplanan

fiberleri dokuma yöntemiyle bir araya getirerek

yeni jenerasyon ısıtıcı kumaşların üretimi, müşteri

ihtiyaçlarına göre farklı boyut ve sıcaklıklarda

tasarlanıyor. Otomotivden,

savunma sanayisine, medikalden,

giyilebilir ürünlere

çözümler sunuyor.

100 bin TL ödül kazanan

proje

Algbio’nun Algae Biodiesel projesi,

endüstriyel atık suları ve

baca gazlarını mikroalgler ile

arıtarak karbon negatif biyoyakıtlar

(biyodizel, biyoetanol, biyojet-roket

yakıtı, biyogaz-elektrik)

üretiyor. Karbon yakalama

teknolojisi ile endüstride yüzde 90

oranında sera gazı emisyonu azaltırken

atık suyun biyolojik arıtımıyla

birlikte müsilaj sorununu da sonlandırılıyor.

Ürettiği biyoyakıtlar ile

egzoz emisyonlarını yüzde 98 azaltan Algbio’nun

en temel vizyonu, iklim değişikliğini 1,5 derecelik

sınırın altında tutmak.

50 bin TL ödül kazanan proje

“Online Titreşim Analizleri ile Şebeke Teçhizatlarının

Bakım Gereksinimlerinin Tespit Edilmesi”

projesi Metis tarafından geliştirildi. Elektrik şebekesinde

kullanılan ekipmanların sürekli olarak

titreşim analizini yaparak, cihazların çalışma

titreşimlerini ölçümleyen, arıza çıkma olasılığını

gözlemleyen ve bakım ihtiyacı olması durumunda

kullanıcıyı bilgilendiren bir cihaz üretiyor. Cihaz

sayesinde, elektrik dağıtım şirketlerinin zamana

dayalı planlanmış periyodik bakım uygulamaları,

yerini bakım ihtiyacı olan ekipmanlara odaklanmaya

bırakmakta. Makine öğrenmesi teknikleri ile

cihazlarda zaman içinde oluşabilecek arızalar hakkında

önceden bilgi verilebilmesi üzerine çalışmalar

devam ediyor.

28 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


RIGHT

NOW

Yğrııııığğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğğ

HEŞEN ŞŞŞŞŞ

HAREKETE GEÇ!

Sııııııııııııııııııı

ııııııııııııııııııı

turkiye.zerobuild.org

ğurkğğı@zırobuğğı.org

22 - 26 Eylül


ANKARA KULİSİ

Deniz Suphi

Azerbaycan’la yapılan gaz

anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı

Türkiye de Avrupa gibi şu günlerde enerji maliyetleriyle boğuşuyor. Artan arz fiyatları, tüketici faturalarına

da yansıyor. Ankara kulislerinde zam “kesin” ama oranı “net” değil yaklaşımı hakim… Öte yandan

Türkiye’nin son yaptığı anlaşma da gelecek yıllara dönük sinyal veriyor. Azerbaycan’la yapılan doğal gaz

anlaşmasında fiyat rekoru kırıldı. 1000 metreküp için ödeyeceğimiz çıplak bedel, 400 doları geçti. Oysa

Rusya’ya bu miktar için 240 dolar ödüyoruz!

Türkiye, doğal gaz ithalatında yeni ve önemli

bir eşiğe geldi. BOTAŞ’ın, bu yılsonuna dek 16 milyar

metreküplük gaz anlaşması sona erecek. BO-

TAŞ, gaz gerek sanayi gerek elektrik üretimi amaçlı

santrallerde arda talebin yüksek seyretmesi nedeniyle

(konutlarda da ısınma amaçlı tüketim artışı

gözleniyor), süresi dolan anlaşmaların yerine ara

bir formül geliştirerek, geçiş dönemi için arzda yumuşak

geçiş sağlayacak bazı adımlar atıyor. BOTAŞ,

bu çerçevede Azerbaycan ile 2022 yılı Ocak ayında

başlamak üzere 2023 ve 2024 yıllarını kapsayacak

biçimde gaz ithal etmek üzere bir anlaşma imzaladı.

30 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


Anlaşma kapsamında yıllık yaklaşık 6 milyar metreküp

gaz ithal edilecek.

Ankara’da, enerji kulislerinde yeni anlaşma kapsamında

ithal edilecek gazın fiyatı konuşuluyor.

Buna göre Türkiye, Rusya’dan halen ithal ettiği her

1000 metreküp gaza 240 dolar ödüyor. BOTAŞ’ın,

Azerbaycan’la imzaladığı 3 yıllık anlaşma kapsamında

oluşan fiyat 440-450 dolar düzeyinde hesaplanıyor.

Bu, sadece “çıplak” gaz bedeli. Taşıma bedeli

ayrıca hesaplanacak. Bu fiyat, BOTAŞ’ın ithalat maliyetlerini

ve ortalamalarını artıracak, tüketiciyi de

etkileyecek.

Türkiye, yaz mevsimini geride bıraktı, eylül ayına

girilmesiyle birlikte bıçakla keser gibi havalar birden

değişti. Sıcaklıklar, tüm yurtta hissedilecek biçimde

düştü. Kış mevsiminin “soğuk” yüzünü göstermesi,

yüzbinlerce konut ve hanede milyonlarca kişinin gözünü

ve kulağını daha duyarlı biçimde doğal gaza ve

doğal gazda yaşanacak olası fiyat hareketlerine çevirmesine

yol açtı. Peki, milyonları elektrik ve doğal

gazda tarifelerin yeniden belirleneceği 1 Ekim’de ne

bekliyor? Ankara’da hangi senaryolar konuşuluyor?

Elektrik ve gazda yeni zam var mı? Sözü dolaştırmadan

söyleyelim, ardından da zam için öne sürülen

gerekçeleri sıralayalım. Sektöre göre, gerek gazda

gerekse de elektrikte yeni zamlar sürpriz olmayacak.

Gazda, çok yüksek oranlı zam ihtiyacı var. İhtiyaç,

yılın son çeyreğinde daha da artacak. Elektrikte

de gaz kadar olmasa da birikmiş bir maliyet baskısı

söz konusu. Bu nedenle son çeyrekte, “çift hane”li

zam gündeme gelebilir. Kısaca bir süredir olduğu

gibi yine gözler, enerji yönetiminde olacak.

Petrol artınca diğer ürünler de etkilendi

Şimdi, perspektifi genişleterek, elektrik ve doğal

gazda yaşanan ve izleyen aylarda yaşanması olası

gelişmelere bir bakalım. Yenilemekte yarar var; Türkiye,

ne yazık ki gaz ve petrol ülkesi değil. Tükettiği

gazın ve petrolün önemli bölümünü, (hemen hemen

tamamına yakın) yurt dışından ithalat yoluyla karşılıyor.

Her yıl bu iki kaleme, milyarlarca dolar para

ödeniyor. Türkiye, doğal gaz ihtiyacını başta Rusya

olmak üzere ikili anlaşma yoluyla boru hatları üzerinden

İran ve Azerbaycan’dan karşılıyor. BOTAŞ,

boru gazının yanı sıra bazı ülkelerden de gerek anlaşma,

gerekse de spot piyasa üzerinden sıvılaştırılmış

doğal gaz alıyor.

Boru hatları üzerinden gelen doğal gazın fiyatı,

petrol ve türevlerindeki harekete bağlı olarak çeyrek

dönemlerde artıyor ya da azalıyor. Salgın döneminde,

petrol fiyatlarının gerilemesine bağlı olarak

doğal gaz fiyatları da düşmüştü. Küresel düzeyde

atılan “normalleşme” adımlarının ardından çarkların

dönmeye başlamasıyla petrol fiyatları yükselmeye

başladı. Bunun bir sonucu olarak doğal gaz ve

elbette LNG fiyatlarının da koşut olarak çıkmasına

neden oldu. Brent petrol, bu haberin kaleme alın-

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 31


dığı dönemde (Eylül ayının ilk günleri) 72 doları aştı.

Brent petrol, salgının resmen başladığı ve kapanmanın

gündeme geldiği Mart 2020’de 22 dolara dek

gerilemişti.

BOTAŞ’ın ithalat fiyatları üç ayda bir artıyor

Salgın sürecinde yaşanan gelişmelerin bir sonucu

olarak BOTAŞ’ın gaz ithalat fiyatları, bir miktar

gerilemişti. Ancak ‘normalleşmeyle’ birlikte her üç

ayda bir artmaya başladı. Örnek vererek, somutlayarak

devam edelim. BOTAŞ’ın, üçüncü çeyrekte Rusya’dan

ithal ettiği doğal gazın her bin metreküp fiyatı

240 dolardı. Bu tutar, petrol fiyatındaki yukarı yönlü

hareketi nedeniyle 1 Ekim’de yüzde 270 dolara dek

çıkacak. Rus gazının fiyatının, 2022 yılı başında 300

dolara yaklaşacağı hesaplanıyor.

Dolar kurunda da yukarı yönlü hareket güçlü olasılık

olarak öne çıkıyor. Evet, bu gelişmeler sonucu

fiyat üzerinde iki yönlü baskı oluşuyor. Bir yandan

ithalat fiyatının artması, diğer yandan kurun yükselmesi

doğal gazda birikmiş zam ihtiyacının artmasına

neden oluyor. Bu da doğal gazda peş peşe

artışları gündeme getiriyor.

Şimdi, tüketimin en yoğun olduğu kış mevsimine

girmeye hazırlanırken, en “yakıcı” soruyu soralım

ve bu sorunun Ankara kulislerine dayanarak yanıtını

verelim. Doğal gazda ne kadar zam ihtiyacı var?

Doğal gazda, eylül ayında uygulamaya giren zam öncesinde

(sanayi ve elektrik üretim amaçlı santrallara

yüzde 15 zam yapıldı) yüzde 35-40 dolayında zam

hesaplanıyordu. Söz konusu zamla birlikte, birikmiş

ihtiyacın bir bölümü sektöre yansıtıldı. Ancak yüksek

oranlı zam ihtiyacı ne yazık ki devam ediyor. İhtiyaç,

izleyen günlerde daha da artacak. Zira, 1 Ekim’de,

her 1000 metreküp gazın ithalat fiyatının 270 dolara

kadar (30 dolarlık artışla) çıkmasıyla zam ihtiyacı

artacak.

Zam kesin ama oran konusu net değil

Peki, BOTAŞ ya da geniş anlamda enerji yönetimi

doğal gaza zam yapar mı? Sektöre göre, BOTAŞ izleyen

aylarda da doğal gaza konut dahil zam yapabilir.

Sektör, bunun kaçınılmaz olduğu görüşünü dile

getiriyor, ancak oranın kestirilmesinin mümkün olmadığını

belirtiyor. Konut, sanayi ve doğal gaz santralleri…

Sektör, bu üç abone grubunun da kullandığı

gaza zam yapılmasın beklenebileceğini ifade ediyor.

Gaz zammı, hiç kuşku yok ki elektrik fiyatlarını da

etkileyecek. Zira, Türkiye’nin toplam elektrik üretiminin

önemli bir bölümünü gaz santralleri gerçekleştiriyor.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu, 1 Ekim’de

yeni elektrik tarifelerini açıklayacak. Elektrikte, doğal

gazın tersine 3 ayda bir tarifeler “maliyet” dikkate

alınarak güncelleniyor. Bu çerçevede, elektrikte

de 1 Ekim’de artış gündeme gelebilir. Elektrikte de

“çift hane”li artışlar konuşuluyor.

32 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


KAPAK

Deniz Suphi

Emtia fiyatlarında “Çin baharı”

BAHARIN ARDI

KARA KIŞ MI?

Çin’in önlenemeyen emtia fiyatlarındaki yükselişi sınırlandırmak için ulusal rezervlerini

piyasaya sürmesi, dünya sanayisine kısa da olsa nefes aldırdı. Bu hareket, başta bakır olmak

üzere birçok emtiada düşüşe yol açtı. Ancak uzmanlar, bunun kısa süreli bir mola olduğunu

belirtiyor. ABD, Çin ve Hindistan gibi ülkelerin yoğun talebinin devam etmesi halinde emtianın

çıkışının durdurulamayacağı, üretimin sekteye uğrayıp her türlü ürünün fiyatının birkaç kat

artacağı saptamasında bulunuyorlar…

34 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


Dünyayı kasıp kavuran,

milyonlarca insanın ölümüne

yol açan salgınla

birlikte rekor üstüne

rekor kıran emtia fiyatlarında

“Çin baharı”

yaşanıyor. Çin,

iç piyasasının talebini

karşılamak üzere

“stratejik rezerv”lerine

yüklenince başta bakır

olmak üzere emtia fiyatları

soluklandı ve bir miktar

geriledi. 2020 yılının Mart

ayında tonu 10 bin 465 dolarla

tüm zamanların rekorunu kıran ve

zirveyi gören, daha sonra da 10 bin dolar düzeylerini

koruyan bakır fiyatları, aşama aşama geriledi.

Bakır, 9 bin 400 dolara dek geriledi. Bakırın yanı

sıra başta demir olmak üzere diğer emtia fiyatları

da gevşedi.

Peki, emtia fiyatları düşmeye devam edecek mi?

ENERJİ PANORAMA, bu sorunun ardına düştü. Emtia

fiyatlarını çok yakından takip eden sektör temsilcileri,

Çin’in yanı sıra Hindistan’ın da çok yüksek miktarda

emtia talebi olduğunu

belirterek, “Diğer yandan

ABD’nin, 5 trilyon dolarlık

alt yapı yatırımları hamlesi

söz konusu. Dünya

devlerinden gelen bu büyük

talep, emtia fiyatlarını

yukarı doğru itmeye

devam edecektir. Fiyatlar

düşse bile ortalamalar

geçmişle kıyaslanamayacak

ölçüde yukarıda seyredecektir”

değerlendirmesini

yapıyor. Piyasa aktörleri, altının

ons fiyatının bin 816 dolar düzeyinde

bulunduğun belirterek, “Altında da beklenti

yukarı yönlü. Altında, 2 bin ile 2 bin 200 dolarlar

gerçekçi öngörü olarak dile getirilebilir” diyor.

Ölümcül koronavirüs salgını, tüm dünyada üretim

ve tüketim dengesini ve buna bağlı olarak yerleşik

pazar dinamiklerini derinden sarstı. Başta emtia

olmak üzere hemen hemen tüm piyasalarda etkisi

çok derinlerden hissedilen, izleyen yıllarda da ağır

sonuçları olacağı yönünde güçlü işaretleri alınan

bir darbe vurdu. Tedarik zinciri belki kopmadı ama

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 35


ciddi biçimde aşındı. Zincirin halkaları, kopmayı

aratacak biçimde deyim yerindeyse büyük hasar

gördü. Bu gelişmelerin sonucu olarak, konumuzla

sınırlı tutarak emtia fiyatları bu olağanüstü

koşulların yansıması olarak küresel krizin

ebeliğinde olağanüstü derecede arttı.

Artıştan yoksul ülkeler daha çok etkilendi

Bu gelişme hakkında kabaca bir fikir vermesi

için bakır önemli bir örnek olarak öne çıkıyor. Salgın

öncesinde bakırın tonu, yuvarlak bir hesaplamayla

(2020 yılı başı) 5 bin 500-6 bin dolar düzeyinde

bulunuyordu. Bakır, birkaç ay önce 10 bin

doları aştı ve 11 bin dolar sınırına dayandı. Yanlış

anlaşılma olasılığını göz önünde bulundurarak,

hemen söyleyelim ki artış hiç kuşkusuz bakırla

sınırlı kalmadı. Demir, krom, çinko, kurşun (yer

darlığı nedeniyle yazamadığımız diğerleri) ve elbette

altın ve gümüşü de de unutmamak gerek

en az bakır kadar arttı. Her türlü maliyetler katlanarak

arttı, artmaya da devam ediyor. Özellikle,

söz konusu madenler yönünden yoksul ülkeler

ağır bir maliyet baskısıyla karşı karşıya kaldı. Yatırımlar

etkilendi, bir bölümü frenlendi. Vatandaşın

sırtındaki yük arttı. Örneğin, Türkiye’de konut

fiyatları tarihi rekorlar kırdı. Bire üç, hatta yerine

ve konumuna göre bire dört artışlar yaşandı. Ülkede,

otomobil fiyatları da el yakmaya başladı,

fiyatlar uçtu.

Peki, sektör kaynakları bu gelişmeleri nasıl

değerlendiriyor? Emtiada, gerek üretim gerekse

de fiyat yönünden beklenti nedir? Bu soruları, uzmanlarına

sorduk. Uzmanlar, 2020 yılının hemen

başında küresel düzeyde ortaya çıkan salgın ve

ardından gelen kapanmayla birlikte emtia fiyatlarının

dip yaptığını anımsattı. Uzmanlar, bu dönemde

bakır fiyatının, 4 bin 300 dolar seviyesine

dek gerilediğini belirterek, “2020 yılı başında, diğer

deyişle salgından önce fiyat 5 bin 500-6 bin

dolardı” dedi.

Uzmanlar, bakır başta olmak üzere önemli

madenlerin arz coğrafyalarının pandemiyi diğer

ülkelere göre daha şiddetli yaşadığını kaydederek,

“Üretim merkezleri Brezilya, Şili, Peru, Meksika

ve Avustralya gibi ülkeler… Bunlar salgıdan

36 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


çok etkilendi. Arzda kısıt oluştu. Emtiada, tüketim merkezleri Uzak Doğu

Asya’dır, Çin ve Hindistan’dır. Talep devam ederken arzın gerilemesi ya da

azalması fiyatları doğal olarak artırdı. Bakır fiyatı, birkaç ay önce 10 bin doları

aştı. 11 bin dolara doğru yöneldi” dedi.

Talep fazlalığı, fiyatları yukarı doğru itecek

Şimdi, talebi doğuran ülkelere daha yakından bir bakalım. Uzmanlar,

emtiaya küresel düzeyde talebin Çin, Hindistan ve ABD’den geldiğini, talebin

artarak devam ettiğini söyledi. Çin’in yanı sıra Hindistan’ın da çok yüksek

miktarda emtia talebi olduğunu kaydeden uzmanlar, “ABD’nin de 5 trilyon

dolarlık alt yapı yatırımları hamlesi söz konusu. Bu üç merkezden gelen yoğun

talep emtia fiyatlarını yükseltiyor” diye konuştu.

Uzmanlar, bu arada önemli bir gelişmenin yaşandığını belirterek, “Çin, iç

piyasasının talebini karşılamak üzere stratejik rezervlerine yüklendi. Buna

bağlı olarak başta bakır olmak üzere emtia fiyatları bir miktar düştü. 2020

yılının Mart ayında tonu 10 bin 465 dolarla tüm zamanların rekorunu kıran

ve zirveyi gören, daha sonra da 10 bin dolar düzeylerini koruyan bakır fiyatları,

aşama aşama geriledi. Bakır, 9 bin 400 dolara dek indi” dedi. “Çin baharı”

olarak nitelendirilen bu gelişme ile fiyatları düşen bakırı, diğer emtia

fiyatları da izledi. Demir dahil emtia fiyatları gevşedi.

Peki, fiyatlar düşmeye devam edecek mi? Bahar yerini kara kışa mı bırakacak?

Uzmanlara göre, dönemsel gerilemeler görülse bile dünya devlerinden

ABD, Hindistan ve Çin’den gelen bu büyük talep, emtia fiyatlarını yukarı

doğru itmeye devam edecek. Fiyatlar düşse bile ortalamalar geçmişle kıyaslanamayacak

ölçüde yukarıda seyredecek.

Yeni sahaların bulunmasında yaşanan zorlukların da fiyatların yüksek

seyretmesinde etkili olacağı ifade ediliyor. Elbette, hemen her kesimi ilgilendiren

bir değerli madeni unutmamamız gerekiyor. Altın… Sektör, altının ons

fiyatının bin 816 dolar düzeyinde bulunduğun belirterek, “Altında da beklenti

bulunduğun belirterek, yukarı yönlü. “Altında Altında, da 2 bin beklenti ile 2 bin yukarı 200 dolarlar yönlü. gerçekçi Altında, öngörü 2 bin ile olarak 2 bin dile 200 dolarlar

gerçekçi öngörü getirilebilir” olarak dile dedi. getirilebilir” dedi.

Bakır fiyatları fiyatının seyri

12.000,00

10.000,00

8.000,00

6.000,00

4.000,00

2.000,00

0,00

10.10.2006 7.6.2009 4.1.2012 12.27.2014 9.22.2017 6.18.2020 3.15.2023

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 37


DÜNYA GÜNDEMİ

Esen Erkan

IPCC Raporu 2021:

İklim sistemi ısınmaya devam edecek!

Tüm dünyanın “en büyük küresel sorun” olarak kabul ettiği iklim değişikliği, etkilerini artırmaya

devam ediyor. Son dönemde dünyanın pek çok noktasında olduğu gibi Türkiye’de de ortaya

çıkan orman yangınları ve seller gibi doğal afetler iklim değişikliğinin en önemli sinyalleri

olarak görülüyor. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) son raporuna göre,

neredeyse tüm emisyon senaryolarında, küresel ısınmanın 2030’ların başında 1.5 C’ye ulaşması

bekleniyor. “Net-sıfır” CO2 emisyonuna ulaşmadan iklim sistemi ısınmaya devam edecek…

Birleşmiş Milletler Hükümetlerarası İklim Değişikliği

Paneli (IPCC), önümüzdeki yıllarda iklim biliminin

temel taşını oluşturacak olan altıncı değerlendirme

raporunun (AR6) ilk bölümünü yayınladı.

Uzmanlar, özellikle fosil yakıtların neden olduğu küresel

ısınmanın önüne geçebilmek için ‘karbonsuz

gelecek’ çağrıları yapıyor. Ülkelerin enerji karmalarında

fosil yakıtların payını azaltması gerektiğinin

altını çizen uzmanlar, yenilenebilir enerji kaynaklarına

yönelmenin gelecek için önemini her fırsatta

hatırlatıyor.

Türkiye gibi tüm dünya ülkelerinin çözüm aradığı

iklim değişikliği konusunda bir çağrı da Birleşmiş

Milletler’den geldi. IPCC’nin son raporunda,

sera etkisine yol açan gaz emisyonlarının derhal,

hızlı biçimde ve geniş ölçekte azaltılmaması halinde

38 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


küresel sıcaklık artışını yaklaşık 1.5 C dereceye ve

hatta 2 C dereceyle sınırlandırmanın çok uzak bir

ihtimal olduğuna dikkat çekildi. İklim değişikliğinin

fiziki temelinin değerlendirildiği yeni IPCC Çalışma

Grubu I raporu, seneye tamamlanacak IPCC’nin Altıncı

Değerlendirme Raporu’nun (AR6) ilk bölümünü

teşkil ediyor. IPCC’nin 2013-14’teki son değerlendirme

raporundan bu yana en önemli gelişmelerden

biri ise insan kaynaklı ısınma ile giderek daha

şiddetli hale gelen aşırı hava koşulları arasındaki

bağlantıların güçlendirilmesi ve bu durumun artık

“yerleşik bir gerçek” olduğu vurgulanıyor. Yazarlar,

özellikle okyanuslar, buz tabakaları ve küresel deniz

seviyelerindeki bu değişikliklerin birçoğunun “geri

döndürülemez” olduğunu belirtiyor. Antarktika buz

tabakasının hızlı erimesi ve ormanların geri dönüşü

gibi değişiklikler için “devrilme noktaları” ve “göz

ardı edilemez” ifadeleri kullanılıyor.

Çalışma Grubu I, iklim sistemi ve iklim değişikliğine

ilişkin en güncel bilgileri ele alıyor, iklim bilimindeki

son gelişmeler ile paleoiklim, gözlemler, süreç

bilgisi, küresel ve bölgesel iklim simülasyonları konusunda

pek çok kanıtı bir araya getiren rapor, bugüne

dek iklimin nasıl ve neden değiştiğini, insanla-

IPCC HAKKINDA

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli

(IPCC), iklim değişikliği ile ilgili bilimsel değerlendirmeler

yapan bir BM kuruluşudur. Siyasi

liderlere iklim değişikliği, etkileri ve riskleri ile

ilgili periyodik bilimsel değerlendirmeler sunmak

ve iklim değişikliğine uyum ve etkilerinin

azaltılmasına yönelik stratejileri belirlemek

amacıyla 1988 yılında Birleşmiş Milletler Çevre

Programı (UNEP) ve Dünya Meteoroloji Örgütü

(WMO) tarafından ortaklaşa kurulmuştur. IPC-

C’nin kuruluşu aynı yıl BM Genel Kurulu tarafından

da onaylanmıştır. IPCC’ye üye 195 ülke

vardır. Dünyanın dört bir yanından binlerce

bilim insanı IPCC Değerlendirme Raporlarının

hazırlanmasına katkı sunmaktadır.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 39


ın iklimin özelliklerine etkisi konusunda daha fazla

bilgi sunuyor. İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilimi

Temeli 2021 başlıklı rapor, 66 ülkeden 234 uzman

tarafından kaleme alındı. Nisan 2021’de öngörülen

raporun yayımlanma zamanı Covid-19 pandemisi

nedeniyle birkaç ay gecikti. Rapor, 26 Temmuz’da

başlayan ve iki haftadan uzun süren,

sanal olarak düzenlenen genel

kurulun onay oturumunda

IPCC’ye üye 195 hükümet

tarafından kabul edildi.

IPCC ilk kez raporlarından

biri için sanal

onay oturumu düzenlemiş

oldu.

“Daha uzun yazlar

ve daha kısa kışlar bizi

bekliyor”

Raporda, insan faaliyetlerinden

kaynaklanan sera etkisine yol açan gazların

emisyonunun 1850-1900’den bu yana yaklaşık 1.10

C derece ısınmaya neden olduğu ve önümüzdeki 20

yıl boyunca ortalama olarak küresel sıcaklığın 1.5 C

derece artışa ulaşacağı ya da bunun üzerine çıkacağı

tahmininde bulunuldu. Raporda, “İklimde gözlemlenen

değişikliklerin çoğunun benzeri, binlerce

hatta yüz binlerce yılda olmasa öncesinde yok ve

deniz seviyesindeki süregelen artış gibi değişikliklerden

bazıları artık yüz binlerce yıl boyunca geri

döndürülemez halde” ifadesi kullanıldı.

Önümüzdeki yıllarda iklim değişikliğinin

tüm bölgelerde artacağının

vurgulandığı raporda,

1.5 C derecelik küresel

ısınmayla, sıcak hava

dalgalarının artacağına,

daha uzun yazların

ve daha kısa kışların

olacağına dikkat

çekildi. Raporda, 2 C derecelik

küresel ısınmada

Panmao Zhai

ise yakıcı sıcakların tarım

ve sağlık alanlarında daha sık ve

kritik sorunlara yol açacağı belirtildi. Daha

sık ve aşırı hava olayları da dahil olmak üzere iklim

değişikliğini zaten yaşıyoruz ve sonuçlar her bir

ısınma için daha da kötüleşmeye devam edecek. Öte

yandan, karbondioksit (CO2) ve diğer sera etkisine

yol açan gazların kararlı ve sürdürülebilir biçimde

40 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


azaltılmasının iklim değişikliğini sınırlandırabileceğini

açıklayan IPCC yazarları, hava kalitesindeki iyileşmenin

hızlı bir şekilde görülebileceğini de belirtti.

Ancak, küresel sıcaklıklarda istikrarın görülmesi için

20-30 yıllık bir zaman dilimi gerekiyor.

“Geçmişteki, şimdiki ve gelecekteki iklimin

çok daha net bir resmine sahibiz”

IPCC Çalışma Grubu I Eş başkanı Panmao Zhai

yaptığı açıklamada, “İklimi istikrara kavuşturmak,

sera gazı emisyonlarının kararlı, hızlı ve sürekli

azaltılması ve net sıfır CO2 emisyonuna ulaşılmasını

gerektirecek. Başta metan olmak üzere, diğer sera

gazlarını ve hava kirleticilerini sınırlamak hem sağlık

hem de iklim için fayda sağlayabilir” açıklamasında

bulundu.

IPCC Çalışma Grubu I Eş Başkanı Valérie Masson-Delmotte

ise, rapora ilişkin açıklamasında, “Bu

rapor gerçekleri yüze vuruyor. Artık nereye gittiğimizi,

ne yapılabileceğini ve nasıl hazırlanabileceğimizi

anlamak için gerekli olan geçmişteki, şimdiki ve

gelecekteki iklimin çok daha net bir resmine sahibiz”

diye konuştu. Yıllardır Dünya’nın ikliminin değiştiği

ve iklim sistemi üzerindeki insan etkisinin tartışmasız

olduğunu belirten Masson-Delmotte: “Bununla

birlikte yeni rapor, belirli hava ve iklim olaylarını

şiddetlendirmede iklim değişikliğinin rolünü anlama

bilimindeki büyük ilerlemeleri de yansıtıyor.” dedi.

BM Genel Sekreteri António Guterres ise çalışma

grubunun raporuyla ilgili olarak “Rapor, insanlık için

‘kırmızı alarmın’ çaldığı anlamına geliyor. Alarm

zilleri sağır edici halde, kanıtlar yadsınamaz. 1.5 C

derecelik sıcaklık artışı hedefini hayatta tutabilmek

için kararlı bir şekilde harekete geçilmesi gerek. Bu

krize dayanışma ve cesaret ile yanıt verirsek, kapsayıcı

ve yeşil ekonomiler, refah, daha temiz hava ve

daha iyi sağlık, herkes için mümkün olacaktır” ifadelerini

kullanıd.

Rapor, 31 Ekim - 12 Kasım’da İskoçya’nın Glasgow

kentinde düzenlenecek olan 26. BM İklim Değişikliği

Taraflar Konferansı’ndan (COP26) önce yayımlandığı

için dünyada iklim konusunda atılacak

adımlarla ilgili beklentileri de yükseltti. Tüm bu kötü

gidişata rağmen, kısa vadeli emisyon kesintilerinin

“benzeri görülmemiş ısınma oranını gerçekten azaltabileceği”

ve “net-sıfırın yüzey sıcaklıklarını dengelemek

ve hatta azaltmak” için işe yaradığı bilimsel

veriler ile destekleniyor.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 41


MEVZUAT

Doğal gazda yeni dönem öncesi

EPDK’dan önemli adım…

EPDK; uzun dönemli kontratların sona ermesi arifesinde daha fazla ve daha uzun süreli spot doğal

gaz alımına imkan sağladı. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, “Bu karar sadece arz güvenliğimize

katkı sağlamayacak. Spot boru gazı ithalat lisansı olan şirketler, satıcı ülkelerle yapacakları ticari

görüşmelerde artık çok daha avantajlı olacak. Hem şirketlerin rekabet gücü artacak hem de

ülkemizin doğal gaz ithalat maliyetleri azalacak” dedi

Bir yandan Karadeniz’de keşfedilen 540 milyar

metreküplük doğal gaz rezervinin 2023 yılında kullanıma

sunulması için çalışmalar tüm hızıyla sürerken

bir yandan da satıcı ülkelerle sona eren -ve

erecek- uzun vadeli kontraların ardından izlenecek

stratejiler netleşiyor. 1 Ekim 2021 tarihinde devreye

alınacak Vadeli Doğal Gaz Piyasası ile birlikte

Türkiye’nin bölgesel enerji ticaret merkezi olması

hedefi için önemli bir eşik aşılmış olacak. İşte tam

da bu süreçte Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu

EPDK’dan doğal gaz sektörüne yönelik çok kritik bir

hamle geldi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’nun aldığı kararla

spot boru gazı ithalatı için artık sadece bir yıllık

değil, “3 ardışık takvim yılı için” kapasite başvurusu

alınacak. Önceki yıllarda her gaz yılı öncesinde ithalat

giriş noktalarında sadece ilgili gaz yılı için ve

sadece bir yıllık talep çağrıları yapılıyordu. Alınan

42 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


kararla ardışık 3 gaz yılı için yıllık spot boru gazı ithalatı

kapasitesi başvurusuna imkan tanınmış oldu.

Kurul tarafından alınan karara göre; ilk aşamada

Azerbaycan’dan doğal gaz ithalatı yapılan giriş noktaları

olan Türkgözü, TANAP Seyitgazi ve TANAK

Trakya giriş noktalarında 2022, 2023, 2024 gaz yılları

için yıllık spot boru gazı ithalatı kapasite ilanları

birlikte alınacak.

Daha az maliyetli doğal gaz dönemi

başlayacak

90’lı yıllarda yapılan kontratlar çerçevesinde, ülkemize

halihazırda uzun dönemli doğal gaz alım-satım

anlaşmaları kapsamında boru hatlarıyla doğal

gaz ithalatı yapılıyor ve uzun dönemli doğal gaz

alım-satım anlaşmaları, petrol fiyatları ve dolar kuruna

endeksli esnek olmayan şartlar içeriyor. Bu

kontratların bazılarının süresi sona ererken bazılarının

da süresi önümüzdeki yıllar içinde sona erecek.

EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz, EPDK’nın aldığı

kararın bu kritik süreçte sadece arz güvenliğine

katkı sağlamayacağını, spot boru gazı ithalat lisansı

olan şirketlerin satıcı ülkelerle yapacakları ticari görüşmelerde

artık çok daha avantajlı olacağını vurguladı.

Yılmaz: “Hem şirketlerin rekabet gücü artacak

hem de ülkemizin doğal gaz ithalat maliyetleri azalacak”

dedi.

Tüm dünyada ülkeler arası doğal gaz ticaretinde

son yıllarda uzun dönemli anlaşmalardan spot anlaşmalara

ve borsa endeksli ticarete geçiş yaşandığını

vurgulayan Yılmaz, EPDK olarak dünya doğal

gaz ticaretindeki güncel gelişmeleri yakından takip

ettiklerini, düzenlemelerini de buna uygun olarak

güncellediklerini vurguladı.

Karar, ithalatçı şirketlerin elini

kolaylaştıracak

Aldıkları kararla Türkiye’nin orta vadeli spot doğal

gaz ithalat potansiyelinin bugünden planlanabileceğini

ve daha öngörülebilir bir ithalat portföyü

ile doğal gaz arz güvenliğine önemli katkı sağlanacağını

belirten EPDK Başkanı Yılmaz açıklamalarını

şöyle sürdürdü: Bu karar sadece arz güvenliğimize

katkı sağlamayacak. Spot boru gazı ithalat lisansı

olan şirketler satıcı ülkelerle yapacakları ticari görüşmelerde

artık çok daha avantajlı olacak. Hem

şirketlerin rekabet gücü artacak hem de ülkemizin

doğal gaz ithalat maliyetleri azalacak. Kısaca Türkiye’de

hem daha çok kaynaktan daha çok doğal gaz

hem de daha fazla rekabet ile daha az maliyetli doğal

gaz dönemi başlayacak”

Bu arada; 2022, 2023 ve 2024 yılları için talep

çağrısı EPDK’nın internet sitesinde ilan edildi. Başvurular

27 Ağustos 2021 tarihine kadar alınacak

ve talep toplama işlemi EPDK tarafından elektronik

platformda 6 Eylül 2021 tarihinde her yıl için ayrı saatlerde

gerçekleştirilecek.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 43


KONUK YAZAR

Av. Çiğdem Şelli Dilek

Enerji

performans

sözleşmeleri

Kendi içinde pek çok hukuki, teknik ve finansal konuya temas eden ve multidisipliner bir alan olan

Enerji Performans Sözleşmeleri, hukuki açıdan çok titizlikle hazırlanması gereken sözleşmelerdir. Diğer

taraftan ülkemizin enerjide yüksek oranda dışa bağımlı olması ve tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de

karbonsuzlaştırma çalışmalarının hız kazanması sebebiyle, Enerji Performans Sözleşmeleri’nin uygulama

alanının genişlemesi çok büyük önem taşıyor…

Bilindiği üzere enerji maliyetleri özellikle sanayide

büyük bir girdi olarak maliyet cetvellerine

yazılıyor, bu nedenle büyük sanayi kuruluşları ve

endüstriyel alanlar enerji maliyetlerini azaltma yolunda

çaba sarfediyor. Bunun en önemli yolu, kullanılan

enerjide tasarruf sağlayıcı yol ve yöntemleri

bulup uygulamak ve buna yönelik yatırımlar yapmaktan

geçiyor.

44 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


Bu noktada, yüklenici ve yatırımcı arasında yapılan

Enerji Performans Sözleşmeleri’nin (EPS) önemi,

enerji verimliliği açısından önemi ve kullanımı gün

geçtikçe artıyor. En büyükten en küçük tesislere;

öngörülebilirlik kavramı, garanti-bakım-onarım hizmetleri,

işin profesyonel takibi ve birçok hizmetin bir

arada verilmesi yatırımcılar açısından önemli avantaj

niteliğinde. Maliyet açısından yadsınamayacak

rakamların yapıldığı bu sektörde özellikle garanti

edilebilirlik ve öngörülebilirlik kavramları yatırımcılar

açısından hayati önem taşıyor.

Enerji Performans Sözleşmeleri nedir?

Enerji Performans Sözleşmeleri, iki veya daha

fazla taraf arasında, enerji maliyetlerinde azalma

veya belirtilen bir süre içinde yatırımın geri ödemesi

gibi belirli sonuçların elde edilmesine dayanan bir

sözleşme türü olarak tanımlanabilir. Bu sözleşme

de temel gaye; enerji maliyetlerini minimum düzeye

indirerek enerji verimliliğinin sağlanmasıdır. Enerji

hizmet şirketleri, imzalanan bu sözleşmelerle; tesislerde

ve binalarda gerekli bakım ve onarımları

sağlayarak işletmenin performansını, konfor şartlarını

ve enerji kullanımı iyileştirmeyi hedefliyor.

Enerji Performans Sözleşmeleri’nin oluşumunda

enerji hizmeti veren şirketler önemli bir yere sahip.

Bu şirketlerin başında ESCO’lar geliyor. ESCO’lar

mevcut tesislerde veya binalarda, enerji hizmetleri

sunan veya enerji performansını iyileştirmeye yönelik

diğer eylemleri gerçekleştiren ve bunu yaparken,

belirli bir finansal risk seviyesini kabul eden gerçek

veya tüzel kişiler olarak tanımlanabilir. Kullanıcı

tesisinde enerji yönetimi ve/veya enerji verimliliğinin

arttırılmasını sağlayan her türlü yatırım, ESCO

çerçevesinde değerlendirilebilir. Enerji Performans

Sözleşmeleri’nin uygulayıcıları olan ESCO’ların performans

garantisi verebilmek için finansal risk alması

temel kriterdir. Enerji hizmeti veren şirketlere

hizmet karşılığı yapılacak olan ödemelerin tamamı

ya da bir kısmı, tesis ve binalarda yapılacak olan iyileştirmelere

ve üzerine anlaşılan performans kriterlerinin

sağlanmasına bağlı.

EPS’lerin yapısı ve EPS türleri

Enerji performans taahhütleri; maliyetlerin azaltıldığı,

enerji verimliliğinin maksimum düzeye çıkarıldığı

yaratıcı bir finansman biçimidir. Enerji Performans

Sözleşmeleri’nin temelini mühendislik, tedarik

ve kurulum kavramları oluşturuyor. Bir EPS düzenlemesinde;

enerji hizmet veren şirketler (EVD, ESCO)

maliyet ve enerji tasarruflarında bulunarak enerji

verimliliğinin arttırılmasını sağlar. Bu tür yatırımlarda

ödeme döngüsü, maliyet tasarrufları veya üretilen

enerjiden elde edilen gelir akışıyla sağlanıyor.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 45


Enerji Performans Sözleşmeleri’nde proje yüklenicileri,

tesis ve binalarda enerji verimliliğinin nerede

ve nasıl iyileştirileceği konularında önerilerde

bulunuyor. Proje yüklenicilerinden ESCO şirketleri,

teknik bilgi ve tecrübesini işletmelere taşıyarak,

enerji verimliliği, su verimliliği, işletme verimliliği,

yenilenebilir enerji kullanımı veya enerji üretimi projeleri

için geniş kapsamlı çözümler tasarlar. Anahtar

teslimi proje sorumluluğu alarak; saha etüdü,

detaylı dizayn, mühendislik, uygulama, devreye

alma ve ölçüm değerlendirme hizmetleri sağlıyor.

Verimlilik odaklı çalışan bu şirketler, uzun dönem

proje risklerini hesap ederek performans anlaşması

ile müşterisinin yatırımını finanse etmek suretiyle

enerji kazançlarını garanti eder.

ESCO’lar, yatırımcılara dolaylı yollardan kazanç

garantisi sağlar. Bu kazanç garantisi, ekipman veya

projenin performans garantisidir. ESCO’lar, proje

ekipmanları açısından performansla ilgili tüm riskleri

üstlenir.

Proje oluşumlarında ESCO’ların bir diğer aksiyonu,

mali kaynak sağlaması. ESCO’lar, tesis ve bina

iyileştirmelerinde yatırımcılardan herhangi bir mali

talepte bulunmaz. ESCO’ların yapmış olduğu maliyetlerin

geri ödemeleri -imza edilen Enerji Performans

Sözleşmesi türüne göre-enerji üretimleri ve

tasarruflarla sağlanır. Sağlanan enerji tasarrufu ile

sözleşme süresi doğru orantılı olup; tasarruf ne kadar

büyük olursa, sözleşme süresi de o kadar kısa

oluyor.

Enerji Performans Sözleşmesi türleri; garantili,

paylaşımlı ve yatırımsız olarak sıralanıyor.

• Garantili Performans Sözleşmeleri; hizmet alınan

şirket, belirli bir seviyede enerji tasarrufu

elde edileceğini garanti eder ve böylece müşteriyi

performans riskine karşı korumuş olur. Müşteri,

tasarruf edilen miktarın tamamını alır ve şirkete

hizmet bedelini yıllara sâri olarak ödeme yapar.

Garanti edilen tasarrufun gerçekleşmemesi durumunda

şirket müşteriye ödeme yapar.

• Paylaşımlı Enerji Performans Sözleşmeleri;

maliyetteki tasarruflar müşteri ve şirket arasında

önceden belirlenen bir süre boyunca yine

önceden belirlenen bir oran çerçevesinde paylaşılır.

Garanti edilen tasarrufun gerçekleşmemesi

durumunda şirket müşteriye ödeme yapar. Tasarruf

aşıldığında ise aşılan tutar paylaşılır.

• Yatırımsız Enerji Performans Sözleşmeleri;

kontrat süresi boyunca tasarruflar ESCO’ya;

sözleşme bitimi ile elde edilen tasarruflar yatırımcıya

ait oluyor. Projeden herhangi bir tasarruf

sağlanamaması halinde kayıp bedellerini ESCO

yüklenir.

Enerji Performans Sözleşmesi ve

uygulayıcılarının ülkemizdeki yeri ve

mevzuat uygulamaları

Ülkemizde enerji verimliliği sağlamayı taahhüt

eden firmalar, yönetmelik hükümlerinde Enerji Verimliliği

Danışmanlık (EVD) şirketleri olarak anılıyor.

EVD’ler, ESCO’larla aynı mantaliteye sahip olmasına

rağmen sağladıkları hizmetler açısından farklılıklar

taşıyor. Bu açıdan ESCO ve EVD şirketlerinin sağladıkları

hizmetlerin kıyası faydalı olacaktır.

Enerji Verimliliği Danışmanlık şirketleri ESCO’lar

kadar kapsamlı hizmet çalışmaları yapamıyor. EVD

şirketlerinin faaliyetleri, ESCO’ya nazaran yüzeysel

nitelik taşıyor. EVD’ler; enerji denetimleri, enerji

yönetim danışmanlığı, enerji verimliliği iyileştirme

projesi danışmanlığı ve enerji yöneticisi eğitim hizmetlerini

veriyor. Devlet tarafından ruhsatlandırılan

EVD’lerin büyük çoğunluğu; EPC bazlı projeleri geliştirmek,

tasarlamak, inşa etmek ve fonlamak suretiyle

ESCO’ların sunmuş olduğu hizmetleri karşılayabilecek

uzmanlığa ve finansmana sahip değiller.

EVD’ler müşterilerine sadece denetim ve danışmanlık

hizmeti açısından yeterliliğe sahip. EVD’leri

ESCO’lardan ayıran en temel farklılık; ESCO’ların

müşterilerine finansal açıdan sağladığı hizmetler

arasında yer alıyor. EVD’ler finansal açıdan herhangi

bir yükümlülüğe girmiyor. Bu farklılıklar devlet sübvansiyonları

ve tecrübelerle zamanla giderilebilir

mahiyettedir. Ülkemizde -her ne kadar devlet destekli

ESCO’lar bulunmasa da- yabancı yatırımcılar

ya da çok uluslu enerji şirketlerinin yerel distribütörleri

tarafından kurulmuş ESCO’ya benzer yapılanmalar

sınırlı sayıda yer almaktadır.

Ülkemizde 2007 yılı itibariyle yürürlüğe giren

5627 sayılı Enerji Verimliliği Kanunu ile enerjide ve-

46 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


imlilik kavramları gündeme geldi. 5627 sayılı kanun

ile “Enerjinin etkin kullanılması, israfının önlenmesi,

enerji maliyetlerinin ekonomi üzerindeki yükünün

hafifletilmesi ve çevrenin korunması için enerji kaynaklarının

ve enerjinin kullanımında verimliliğin artırılması”

amaçlanmış olup günümüze dek mevzuat

güncellemeleri yapıldı.

Düzenlemelerle şirketler birçok alanda

yükümlülük sahibi oldu

Mevzuat güncellemelerini 27 Ekim 2011 tarihinde

resmî gazetede yayınlanan ‘Enerji Kaynaklarının

ve Enerjinin Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına

Dair Yönetmelik’ hükümleri takip etti. 16

Ağustos 2019 tarihinde yayınlanan genelgede, kamu

binalarının 2023 yılı sonuna kadar asgari yüzde 15

enerji tasarrufunu hedeflendiği bildirildi. Bu genelge

sonrasında yayınlanan 25 Ocak 2020 tarihli Resmî

Gazete’de yayınlanan Enerji Kaynaklarının ve Enerjinin

Kullanımında Verimliliğin Artırılmasına Dair

Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

ile; kamu binalarında yapılacak olan etütlerin

bakanlık tarafından EVD şirketlerine yaptırılabileceği

düzenlenmiştir. 21/08/2020 tarihinde yayınlanan

kararla kamu kurum ve kuruluşlarının enerji

tüketimleri veya enerji giderlerini düşürmek üzere

yapılacak enerji performans sözleşmelerine ilişkin

usul ve esaslarını belirlendi. Kararla yapılacak olan

ihalelerde asgari yüzde 20 enerji tasarrufu garantisi

isteniyor.

15 Nisan 2021 tarihinde Resmî Gazetede yayınlanan

Kamuda Enerji Performans Sözleşmelerinin

Uygulanmasına İlişkin Tebliğin yayınlanması ile genel

yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile diğer

kamu kurum ve kuruluşlarının enerji tüketimlerini

veya enerji giderlerini düşürmek üzere akdedecekleri

enerji performans sözleşmeleri kapsamında yer

alan hususlara ilişkin düzenlemeler yapıldı. Bu düzenlemeyle

yükleniciler üzerinde birçok sorumluluk

eklendi, yükleniciye yapılacak olan ödemelerde bu

tebliğ ile taahhüt edilen tasarruf garantisinde en az

yüzde 70’ini sağlaması zorunluluğuna yer vermiştir.

Yukarıda sözü edilen düzenlemeler ve izah edildiği

üzere taraflar arasında imza edilen Enerji Performans

Sözleşmeleri ile enerji hizmeti veren şirketler

birden çok alanda yükümlülük sahibi haline

geldi. Özellikle ESCO’ların tesir ettiği alanların birden

fazla oluşu, yatırım maliyetleri, verimlilik esasları

dikkate alınarak sözleşme hükümlerinin her bir

maddesi kendi içerisinde tek tek değerlendirilmesi

gerekiyor.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 47


İNOVASYON

Esen Erkan

Biyogazlı kojenerasyon sistemi ile

topraksız sera sistemine destek

Enerjinin verimli ve çevre dostu yöntemlerle üretildiği örnek projeler sürdürülebilir

bir gelecek için çözüm umutlarını artırıyor. Ar-Ge çalışmaları ile öne çıkan

Teksan, bu örnek projelerden biri olan topraksız sera sistemine kurduğu biyogazlı

kojenerasyon sistemiyle seranın elektrik ve sıcak su ihtiyacını karşılıyor. Çevre dostu

tarım yapılan serada bir yılda 16 ton metan ve 10 ton karbondioksit emisyonunun

önüne geçilmesi hedefleniyor…

48 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


Ege Üniversitesi Biyokütle Enerji Sistemleri

ve Teknolojileri Merkezi (BESTMER) öncülüğünde,

TEKSAN ile BHK Yapı ortaklığında ‘Biyokimyasal-Termokimyasal

Hibrit Biyokütle Enerji

Üretim Teknolojilerinin Kullanımıyla, Sıfır Atıklı,

Düşük İşletim Maliyetli, Esnek Üretim Sistemli

Modern Seraların Geliştirilmesi’ projesi hayata

geçirildi. Tarım ve Orman Bakanlığı-Tarımsal

Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü

(TAGEM) Ar-Ge Destek

Programı tarafından

desteklenen projeyle

tam otomasyonlu;

karbondioksit gübrelemesi,

LED aydınlatma,

ısı kontrolü,

nem kontrolü, gübreleme

ve topraksız dikey

tarımın gerçekleştirildiği

sera sistemine

Teksan tarafından yenilenebilir

enerji teknolojisi

entegre edildi.

Teksan Ar-Ge Merkezi

ve BESTMER iş birliği

sayesinde, projeye

özel biyogaz yakıtlı

kojenerasyon sistemi ve biyogaz temizleme sistemi

tasarlanarak kurulumu gerçekleştirildi.

Dünyanın geleceğine yenilenebilir enerji çözümleri

ile yatırım yapan Teksan’ın yenilenebilir

enerjinin farklı alanlardaki kullanımına örnek

olan bu projeye özel geliştirdiği biyogaz yakıtlı

kojenerasyon ünitesi, topraksız dikey tarım yapılan

seranın iklimlendirme, aydınlatma ve otomasyonu

için gereken tüm enerji ihtiyacını karşılarken

kışın da sıcak su ihtiyacını gideriyor.

Ayrıca kullanılan hibrit sistemin çıktılarından

olan fermente gübre topraksız tarım sisteminde

besin solüsyonu olarak, kojenerasyon sisteminin

egzoz gazı ise karbondioksit gübrelemesinde

kullanılabiliyor.

Egzoz gazı, karbondioksit gübrelemesinde

kullanılacak

Kesintisiz enerjinin olmazsa olmaz olduğu

günümüzde küresel ısınma ile mücadelede

enerji sektörünün kritik öneme sahip olduğunu

belirten Teksan Yönetim

Kurulu Üyesi Ebru

Ata Tuncer, şunları

söyledi: “Yaşama bir

bütün olarak saygı duyan

bir marka olarak

dünyanın geleceğine

yenilenebilir enerji

çözümlerimiz ile yatırım

yapıyoruz. Biyogaz

ile çalışan setler,

atıkların doğaya zarar

vermesini önlerken

enerji üretim maliyetlerini

de azaltıyor. Topraksız

sera projesine

kurduğumuz biyogaz

kojenerasyon sistemi

ile yenilenebilir enerji alanında yapılabilecek çalışmalara

güzel bir örnek oluşturmuş olduk. Projede

kullanılan kojenerasyon sistemimiz seranın

kesintisiz enerjisini sağlarken, kışın sıcak su ihtiyacını

da karşılayacak. Kojenerasyon sisteminin

egzoz gazı ise karbondioksit gübrelemesinde

kullanılabilecek. Böylece elde edilen ekonomik

kazanımın yanı sıra sistemin kurulduğu alanda

yıllık 16 ton metan ve 10 ton karbondioksit emisyonunun

önüne geçerek çevrenin korunmasına

katkı sağlayacak.”

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 49


Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yılda

66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek

Çin, yenilenebilir enerji kullanarak yıllık 66 bin 900 ton yeşil hidrojen üretecek tesisin İç Moğolistan’da

kurulmasını öngören projeyi onayladı. Bu miktarda yeşil hidrojenin üretilmesi için tesis dünyadaki tüm

elektrolizör üretiminden daha fazlasına ihtiyaç duyuyor.

Bloomberg’ün haberine göre Çin, İç Moğolistan

bölgesinde güneş ve rüzgar enerjisiyle üretim yapacak

büyük bir yeşil hidrojen tesisi kurulmasını onayladı.

Tesis 1.85 gigawatt güneş enerjisi ve 370 megawatt

rüzgar enerjisiyle yıllık 66 bin 900 ton yeşil

hidrojen üretecek. Projenin ekim ayında başlaması

ve 2021’ün ortalarına doğru operasyonel hale gelmesi

planlanıyor.

Bloomberg NEF Analisti Xiaoting Wang’a göre,

burada üretilecek hidrojen miktarıyla yıllık 180 milyon

galon benzinin kullanımı kompanse edilebilir.

Fakat Çin’in yükselen hidrojen endüstrisinin hala

yakıtın nasıl depolanacağı ve kullanılacağıyla ilgili

sorunları var.

İç Moğolistan’da kurulacak tesislerle beraber

üretilen elektriğin yüzde 20’den azının şebekeye verilmesi

beklenirken geri kalanı tamamen hidrojen

üretimi için kullanılacak. Çin’de yenilenebilir enerji

ve hidrojen üretimiyle ilgili çoğu projenin ana amacı

aslında elektrik üretimini artırmak. Hidrojen üretimiyse

bunun yanında sadece onay için bir kılıf olarak

görülüyor.

Küresel piyasanın ürettiğinden daha fazla

elektrolizöre ihtiyaç var

Tesisin söylenen miktarlarda hidrojen üretebilmesi

için en azından 465 megawattlık elektrolizöre

ihtiyacı var. 2020 yılında küresel elektrolizör ticareti

ise yaklaşık 200 megawatt değerindeyken 2021 yılında

bunun 400 megawatta ulaşması bekleniyor.

Wang ise bu projenin küresel piyasanın ürettiğinden

daha fazla elektrolizöre ihtiyacı olduğunu söylüyor.

Çin’deki büyük hidrojen projelerinin önemli bir kısmı

Sinopec ya da Ningxia Baofeng Energy gibi sektör

devleri tarafından yönetiliyor.

YEŞIL HIDROJEN

NEDIR?

Yeşil hidrojen suyun elektrolize edilmesi

ve hidrojen atomlarının oksijen atomlarından

ayrılmasıyla ortaya çıkıyor. Mavi hidrojen ise

metanın yüksek sıcaklıklarda hidrojen ve karbon

monoksite ayrıştırılmasıyla elde ediliyor. Yeşil

hidrojen sudan üretildiği için daha çevre dostu

olarak biliniyor fakat elektroliz işlemi için

yenilenebilir enerji kaynakları kullanılmadığında

karbon emisyonu çok yüksek

miktarlarda oluyor.

50 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


Dubai’de türünün ilk örneği olan bir

kampüs kurulacak

Akıllı, sağlıklı ve sürdürülebilir binalar alanında

faaliyet gösteren Johnson Controls’un, Dubai Silicon

Oasis Authority ile Rochester Institute of Technology-Dubai’ye

enerji vermek için ortak olduğu açıklandı.

Ortaklık ile bölgede türünün ilk örneği olan

akıllı, sağlıklı, sürdürülebilir yeni kampüs kurulacağı

bildirildi.

Verilen bilgiye göre şirket, öğrencilerin, öğretmenlerin

ve personelin sağlığını güçlendiren,

kampüsün enerji performansını optimize eden ve

çevresel ve sürdürülebilirlik hedeflerini karşılayan

çözümler ve hizmetlerle kampüsün tüm basamaklarında

kanıtlanmış deneyime sahip. İş birliği, Dubai

2040 Kentsel Master Planı ile uyumlu. Plan kapsamındaki

en önemli çıktılardan biri, Dubai’nin küresel

büyümesine ve liderliğine katkıda bulunmak için yetenekleri

ve zihinleri kendine çeken uluslararası bir

bilgi ve inovasyon merkezini desteklemesi.

Küresel emisyonların yüzde 40’ını binalar

üretiyor

Konu hakkında konuşan Johnson Controls Başkan

Yardımcısı Katie McGinty, “Dijitalleşme, şirketlerin

ve kuruluşların net sıfır karbon ve yenilenebilir

enerji hedeflerine ulaşmasını sağlayan önemli

bir etken. Doğru teknolojiyi ve yeteneği kullanmak,

başarı için en kritik iki faktör. Öğrencilere Johnson

Controls Open Blue dijital platformunun tamamen

açık mimarisinden öğrenme fırsatı vererek yeni nesil

inovasyon liderlerine katkıda bulunmaktan mutluluk

duyuyoruz. Küresel emisyonların yaklaşık yüzde

40’ını temsil eden binaların karbonsuzlaştırılmasını

ele almak için birlikte çalışabiliriz. Bu çift taraflı bir

kazanç durumudur. Bu enerji israfını ve emisyonları

azaltmak, enerji maliyetlerini de düşürüyor” dedi.

Ortaklığı değerlendiren DSOA Mühendislik ve

Akıllı Şehir Birimi Başkan Yardımcısı Muammar

Khaled Al Katheeri, “Akıllı şehir çözümleri için bir

test ortamı olarak, Dubai Silicon Oasis Authority her

zaman teknolojinin erken uygulayıcılarından biri

oldu ve bölgemiz için her zaman yenilikçi çözümleri

teşvik ediyor ve destekliyoruz. Şirketle ortaklığımıza

büyük saygı duyuyoruz; sürdürülebilirlik ve inovasyon

konusunda aynı değerleri paylaşıyoruz. RIT Dubai

kampüsü, en son teknolojilerle donatılmış bir

teknoloji ürünüdür ve şirketin bu kampüs için bulut

bilişim ve yapay zeka teknolojilerini kullanarak akıllı

tesis yönetimi sunmasını dört gözle bekliyoruz”

açıklamasında bulundu.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 51


SOSYAL SORUMLULUK

Turizmde

“yeşil destinasyon modeli”

Küçükköy’de başlatıldı

Sabancı Üniversitesi, UNDP ve Enerjisa Enerji, turizmde yenilenebilir enerjinin kullanımını yaygınlaştırmak

amacıyla Ayvalık Küçükköy’de “yeşil destinasyon modeli” geliştirmek üzere iş birliği yaptı. Girişim, 18

aylık bir takvimde, bir yanda fosil yakıt kullanımını azaltacak, diğer yanda ise Türkiye’de henüz büyük

çapta yararlanılmayan bir potansiyeli temsil eden yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasını

yaygınlaştıracak ölçeklendirilebilir, tekrarlanabilir ve sürdürülebilir bir turizm uygulama modeli

geliştirmeyi hedefliyor…

Türk ekonomisinin hayati sektörleri arasında yer

alan turizm sektöründeki potansiyeli geliştirmeyi ve

sürdürülebilir yapıya ulaşmasına katkı sağlamayı

amaçlayan Enerjisa Enerji, Sabancı Üniversitesi ve

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), yılda

bir milyon turisti ağırlayan Ayvalık’ta gelecek vadeden

bir turizm destinasyonu olan Küçükköy’de “yeşil

destinasyon modeli” geliştirmek ve turizm işletmelerinde

enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve diğer

sürdürülebilir turizm uygulamalarını yaygınlaştırmaya

yönelik çalışmaları başlatmak için güçlerini

birleştirdi.

Girişim, 18 aylık bir takvimde, bir yanda fosil ya-

52 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


kıt kullanımını azaltacak, diğer yanda ise Türkiye’de henüz

büyük çapta yararlanılmayan bir potansiyeli temsil

eden yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılmasını

yaygınlaştıracak ölçeklendirilebilir, tekrarlanabilir ve

sürdürülebilir bir turizm uygulama modeli geliştirmeyi

hedefliyor. Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama

Merkezi’nin (SENTRUM) kurulmasına yönelik ortak

çalışma, bu işin yalnızca başlangıcını oluşturuyor;

pilot çalışmanın sonuçları diğer yerlerde de uygulanacak.

SENTRUM Projesi’nin tanıtım toplantısında konuşan

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Sabancı

Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı,

Sabancı Üniversitesi’nin toplumla iç içe, topluma

duyarlı öğrenciler yetiştirme hedefine sahip olduğunun

altını çizdi. Enerjisa Enerji ve UNDP ortaklığında,

Sabancı Üniversitesi’nin destekleriyle bölgeye değer

katan bir projeyi hayata geçirmekten mutluluk duyduğunu

ifade eden Güler Sabancı, “Burada da UNDP,

Enerjisa ve Sabancı Üniversitesi bir başarı üçgeni oluşturarak

Sürdürülebilir Enerji Temelli Turizm Uygulama

Merkezi’ni bu anlayışla hayata geçiriyoruz. Türk ekonomisinin

hayati sektörlerinden biri olan turizm, küresel

salgından hemen önceki 2019 yılında, ulusal GSYH’nin

yüzde 12,7’sini üretti. Dolayısıyla, turizm sektörünün

çevresel, sosyal ve ekonomik açıdan sürdürülebilir olmasını

sağlamak, Türkiye’nin ulusal kalkınma öncelikleri

arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı.

Turizmde doğa dostu dönüşüme destek

verilecek

“Turizm, Türkiye için çok zengin potansiyel arz eden

bir sektör” diyen UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa

Vinton, “Ancak, çevresel limitleri ihlal etmeyi sürdürürsek,

bu potansiyelin ziyan edilmesi riski var. Amacımız,

turizm işletmelerinin doğa dostu dönüşümlerine

yardım etmektir” dedi.

Sabancı Holding Enerji Grubu Başkanı ve Enerjisa

Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Kıvanç Zaimler de “Sabancı

Topluluğu çatısı altında, 90 yılı aşkın süredir attığımız

her adım, bu topraklardan aldığımızı, bu topraklara

geri verme vizyonumuzla aydınlanıyor. Bu nedenle

projemizin kapsamı bölgedeki turizm işletmeleriyle,

binalarla ve müzelerle sınırlı kalmayacak; bölge halkının

ve bölgeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin

de enerji verimliliği ve sürdürülebilir turizm konusunda

farkındalığının artırılması hedeflenecek” diye konuştu.

PROJENİN ODAĞINDA ÇEVRE VE

KADIN OLACAK

Enerjisa’nın finanse ettiği girişimde, UNDP öncelikle

Küçükköy için destinasyona özgü sosyo-ekonomik ve

çevresel plan, enerji tasarrufu ve enerji verimliliği ile

yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı konularında

yöredeki turizm işletmelerine yönelik durum

analizi, sürdürülebilir üretim ve tüketim stratejisi ve

yeşil satın alma ve tedarik zinciri yönetim stratejisi hazırlayacak.

Girişim, UNDP’nin entegre yaklaşımından yararlanarak,

yerel toplumların turizmden fayda görmesini de

hedefleyecek. Bu noktada kadınlar için fırsatlar yaratılması,

tüm çabaların merkezinde yer alacak. Örneğin,

UNDP, enerji sektöründe yaygın olan toplumsal cinsiyet

eşitsizliklerini azaltmak amacıyla, turizm işletmelerinde

enerji etüdü ve enerji danışmanlığı alanlarında,

yörede bulunan kadınlara eğitim sağlayacak.

Yerelde sahiplenme ve kapsayıcılığı sağlamak üzere,

proje faaliyetleri aynı zamanda belediyeler, merkezi

yönetimin taşra örgütü, STK’lar, üniversiteler ve yerel

toplumların katılımını da sağlayacak. Bu amaca yönelik

olarak, UNDP, Küçükköy’de bulunan Sabancı Üniversitesi

Yaratıcı Teknolojiler Atölyesi’nde SENTRUM Koordinasyon

Ofisi kuracak. Ofis, enerji verimliliği ve yenilenebilir

enerji alanında bilgi birikimini yaygınlaştıracak.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 53


KONUK YAZAR

Mücahit Sav

EÜAŞ Genel Md./ETKB Müşavir

Türkiye’nin enerji

serüvenine bir bakış-1

İnsanlık tarihi boyunca, odundan sonra enerji

kaynağı olarak kullanılan kömür ve petrol gibi fosil

yakıtların toplam enerji tüketimi içindeki payları zaman

içinde giderek artmış ve belirli bir doygunluk

düzeyine eriştikten sonra, genellikle artış hızına yakın

bir hızla azalmaya başlamıştır. Yeni bir yakıtın,

üretimine önce en gelişmiş ülkelerde başlanmakta,

daha sonra belirli aralıklarla diğer ülkelere yayılmaktadır.

Dünyada taş kömürünün 1776 yılında, petrolün

ise 1859 yılında ilk kez üretilmeye başlanmasına

karşın, Türkiye’deki başlangıç tarihleri kömür

için 1848, petrol içinse 1948 yılıdır. Yani Türkiye’de

kömür üretiminde 72 yıl, petrol üretiminde ise 89 yıl

geç kalınmıştır. Osmanlı’nın parçalanmasına neden

olan önemli etkenlerden biri de söz konusu enerji

kaynaklarının üretimindeki bu başarısızlık olduğu

düşünülmektedir.

Günümüz dünyasında kömür ve petrol gibi yakıtların

yerini daha çok yine bir petrol türevi olan fosil

kaynaklı doğal gaz ve çağımız enerji kaynağı olan

nükleer enerji almıştır. Bir enerji kaynağının yerini

diğer bir enerji kaynağının alması ise tarih boyunca

hep tekerrür etmiştir. 1990’lı yıllardan sonra fosil

yakıtlara alternatif olarak tükenmeyen ve sürdürülebilir

temiz enerji kaynağı olarak yenilenebilir enerji

kaynakları da, enerji alanında kaynak çeşitliliğini artırmak

üzere yerini almıştır.

Kömürde ve petrolde dünya ülkelerini yakalamakta

çok geç kalan Türkiye; güneş, rüzgâr, su gibi

avantajları göz önüne alınarak, çağımız enerji kaynağı

olan yenilenebilir enerji kaynakları alanında

yeni mevzuatları ve çalışmalarıyla dünya ve AB ülkelerine

katılmıştır. Günümüzde özellikle hidroliğin

başını çektiği rüzgâr, jeotermal, güneş, biyokütle ve

54 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


hidrojen enerjisi gibi yenilenebilir kaynakları, linyit,

taşkömürü ve bor gibi yerli kaynakları, enerji kaynaklarının

başında gelmektedir.

Enerji ihtiyacında yüzde 70’in üzerinde dışa

bağımlılık var

Türkiye sınırları içerisinde yüz yıldan fazladır

arama çalışmaları devam eden petrol ve petrol

ürünlerinde bugüne kadar önemli miktarda bir kaynağa

rastlanılamamıştır. Petrol ve kömür aramalarında

Avrupa ve dünya ülkelerine göre geç başlayan

Türkiye, günümüze kadar sadece kendi kendine

yetebilecek kömür kaynağına kavuşmuştur. Etrafındaki

tüm ülkeler zengin enerji kaynaklarına sahip

olmasına rağmen Türkiye, kendi sınırları içerisinde

tükettiği doğal gazın hemen hemen hepsini, ham

petrolü ise yüzde 90’nın üstünde ithal etmek zorunda

kalmaktadır. Bu nedenle enerji kaynaklarında

kendi kendine yetebilen bir ülke değildir. Toplam

enerji ihtiyacında yüzde 70’in üzerinde dışa bağımlılık

oranı vardır.

Başta Ortadoğu olmak üzere, Rusya, Hazar-Kafkasya

ve Afrika bölgeleri gibi dünyanın en zengin

petrol kaynaklarına sahip bölgelerin tam ortasında

yer alan bir ülkenin enerji kaynaklarına sahip olamaması

çok manidardır. Batılı ülkelerce ‘Ortadoğu’

diye tabir edilen söz konusu bölgede (Ortadoğu tabiri

esasında zamanın en güçlü ülkesi olan İngiltere’ye

aittir), enerji kaynaklarından mahrum olmanın

altında 1. Dünya Savaşı sırasında İtilaf Devletleri’nin

yaptıkları gizli çalışmalar yatmaktadır. O zamanlar

İngiltere, Fransa ve Rusya’nın Türkiye’yi paylaşma

emelleri sonucu özellikle İngiltere ve Fransa tarafından

bölgede önemli projeler yürütülmüştür. İngiliz

Sykes ve Fransız Picot adında iki diplomatın Türkiye’nin

güneydoğusu ile Ortadoğu’da yaptıkları çalışmalar

sonucu üç İtilaf Devleti ve Türkiye arasında

Sykes-Picot Anlaşması adı verilen gizli bir anlaşma

yapılmıştır. Bugünkü Ortadoğu haritası, 1916 yılında

imzalanan bu Sykes-Picot anlaşması ile çizilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu’nun birçok savaşı kaybetmesinden

sonra Fransa ve İngiltere’nin, bölgeyi şekillendirmek

istemeleri sonucu bugünkü Türkiye’nin

güney sınırları belirlenmiştir. Irak ve Suriye’nin

kuzeyinde yaşayan Kürt aşiretleri ile iç kısımlarda

yaşayan Arap aşiretlerinin arasında tüm bölgeyi yıllarca

dolaşan adı geçen iki diplomat, bölgenin her

tarafını karış karış haritalandırmışlardır. 1900’lü

yıllarda yaptıkları çalışmalar sonucunda sınırları

sanki cetvelle çizmiş bir şekilde haritalandırarak bu

anlaşmanın yapılmasını sağlamışlardır. Ortadoğu’da

yer alan Musul, Kerkük, Halep, Beyrut, Kahire, Kıbrıs,

Filistin gibi ne kadar stratejik bölge varsa hepsi

bu anlaşma ile farklı federasyon adı altında Osmanlı’dan

koparılmıştır. Ve petrol kaynaklarınca zengin

olan bölgeler Araplar ile Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları

bölgelere bırakılmıştır. Ortadoğu’da bugün

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 55


de devam eden savaşların ve karışıklıkların sebebi

olarak halen bu anlaşma gösterilmektedir.

Enerji ve enerji kaynakları gelişmişliğin göstergesi

olmasına rağmen bulunduğu çoğu coğrafyalara

da hep dert, eziyet, sıkıntı getirmiştir. Düşünüldüğünde,

dünyada yaşanan bunca acıların ve sorunların

büyük bir çoğunluğunun altında yatan şeylerin

başında; enerji ham maddelerine sahip olmayı isteme,

enerjiyi doğru kullanamama ve enerji güvenliğini

tesis etme arzularının yattığı görülmektedir.

Petrol ve petrol türevlerince zengin olan Ortadoğu’daki

ülkelerde o tarihlerden günümüze kadar karışıklıklar

ve savaşlar bitmemiştir. Bir ülkenin zengin

enerji kaynaklarına sahip olması bazen o ülke

için avantaj olamamaktadır. Çünkü herkes artık dünyada

yapılan savaşların asıl sebeplerinin başında

enerji kaynaklarına sahip olmanın, yönetmenin ve

kullanma isteğinin geldiğini bilmektedir. 1. ve 2.

Dünya Savaşları, Kore Savaşı, Küba Savaşı, Vietnam

Savaşı, Sovyet-Afgan Savaşı, İran-Irak Savaşı ve 1.

ve 2. Körfez Savaşlarının altında hep enerji kaynaklarına

erişim hırsının yattığı görülmüştür.

Ülkenin enerji zenginlikleri

Enerji talebi her geçen gün artarken, söz konusu

talebe cevap verecek arz kapasitesi de çeşitlenerek

büyümekte, birkaç on yıl önce hiç gündemde olmayan

yepyeni teknolojiler enerji piyasasında kendisine

alan açmaktadır. Teknolojilerdeki bu hızlı gelişmeler,

enerjiyle ilgili değerlendirmelerin çok boyutlu ve çok

eksenli yaklaşımla gerçekleştirilmesini zorunlu kılmaktadır.

Ayrıca, enerji üretiminde kullanılabilecek

kaynakların çeşitliliği, üretim ve dağıtım sistemlerine

yönelik gelişmeler, kaynak temini meselesi,

enerjinin aynı zamanda uluslararası ilişkilerin ve

diplomasinin de konusu olması, enerji tüketiminin

olumsuz çevresel etkileri, kısa süreli enerji yoksunluklarının

öngörülmesi gibi etkenler de bu zorluklara

ilave edilebilmektedir.

Türkiye enerji ve doğal kaynaklar bakımından

zengin ve verimli bir yer olmasa da bu alanda güçlü

olan yanları vardır. Bunlar; temiz ve yenilenebilir

enerji potansiyelinin varlığı, enerji kaynaklarının

çeşitliliği, özellikle yetişmiş insan gücü ile genç ve

dinamik nüfusu, enerji sektörü piyasasının liberalleşmesi,

yeşil alana dönüştürülebilecek arazi potansiyeli

gibi özellikleridir.

Sürekli büyüyen talebe kıyasla özellikle petrol ve

doğal gaz üretimi çok kısıtlı olan Türkiye, bu dezavantajını

bölgesel ticaret denklemlerinde aldığı rollerle

dengelemeye çalışmaktadır. Önemli boru hatlarının

geçiş güzergâhında bulunduğu için, bölgesel

bir ticaret merkezi olma yönünde adımlar atmaktadır.

Ülkelerin büyümesi için sanayileşmeye, sanayileşme

için ucuz, temiz ve kesintisiz enerjiye, enerji

için ise finans, teknoloji ve insan kaynağına ihtiyaç

olmaktadır. Günümüzde ülkelerin gelişmişlik seviyeleri

artık tükettikleri enerji ile ifade edilmektedir.

OECD ülkeleri içerisinde yer alan Türkiye’nin de ekonomik

gelişmişlik seviyesini yakalayarak bu pazarda

yerini alması pek tabii ki çok önemlidir.

56 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


Siz de annesi ya da babası hayatta olmayan,

maddi olanakları yetersiz, yetenekli çocuklarımızın

eğitimine destek olun.


YÖNETİM-İK

Çalışanlar, Kovid-19 sonrasında

daha fazla esneklik bekliyor

Küresel olarak çalışan kesimin yüzde 23’ü Kovid-19 salgını öncesi döneminde kıyasla daha çok evden çalıştığını

belirtiyor. Araştırmaya göre, ortalamada her dört çalışandan biri salgın öncesine göre daha sık evden çalışıyor. Salgın

sonrasında da çalışma saatlerinin yarısında uzaktan çalışmayı tercih ettiklerini belirtiyor.

Dünya Ekonomik Forumu için Türkiye dahil 29 ülkede

gerçekleştirdiği yeni araştırmaya göre; küresel

olarak çalışan kesimin yüzde 23’ü Kovid-19 salgını

öncesi döneminde kıyasla daha çok evden çalıştığını

belirtiyor. Daha sık evden çalıştığını belirtenlerin

oranının üçte birden fazla olduğu ülkeler Peru, Singapur,

Hindistan ve Arjantin olarak belirtildi.

21 Mayıs - 4 Haziran tarihlerinde yapılan bu online

araştırmada 29 ülkeden 12 bin 500 çalışandan

yanıtlar alındı. Her zaman, çoğunlukla veya bazen

evden çalıştıklarını belirtenlerin oranı (yüzde 39)

salgın öncesine göre (yüzde 24) 15 puan artmış. Evden

çalışanların dörtte üçü bunu Kovid-19 salgını

nedeniyle yaptıklarını belirtiyor.

Araştırma; çalışma tercihlerinde küresel bir tekrar

gözden geçirmeye işaret ediyor. Çalışma günlerinin

haftada ortalama beş gün olduğu ve diğer kısıtlamaların

olmadığı durumlarda, salgın sonrasında

çalışanların ortalama 2.5 gün evden çalışmayı tercih

edeceklerini belirtiyor. Bu oran 1.9 ile en düşük Çin,

Belçika ve Fransa’da görülürken en çok 3.4 günle

Hindistan’da görülüyor.

Ortalama olarak her üç çalışandan ikisi şu konularda hem fikir:

Kovid-19 kısıtlamaları ortadan kalktığında,

çalışanların ofise gitmeleri gerekmeleri konusunda

işverenlerin daha esnek olmaları gerekiyor (Yüzde

66)

Esnek çalışma programıyla daha üretken

olunuyor (Yüzde 65)

Ofise gitme zamanlarının miktarıyla ilgili

esnek olunmalı (Yüzde 64)

Bu görüşler en çok yüksek eğitim ve gelir seviyesi

olanlarda, kadınlar, genç yetişkinler ve 18 yaş

altı çocuğu olan ebeveynlerde yaygın.

Öte yandan, her üç bireyden yaklaşık biri şu konularda

hem fikir:

Ev üretken olmak için zor bir yer (Yüzde 38)

Evden çalışırken işten kopuk hissediliyor

(Yüzde 37)

Evden çalışırken daha fazla bunalmış hissediliyor

(Yüzde 33).

18 yaş altı çocuğu olan ebeveynler bu konularda

daha çok hem fikir. Her 10 çalışandan 3’ü (yüzde 30)

eğer işverenler tam zamanlı olarak evden çalışmayı

şart koyarsa aynı maaş ve sorumlulukların olması

durumunda başka bir işi tercih edeceklerini belirtiyor.

58 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA

Kaynak: Ipsos Türkiye


Hibrit çalışma ile hayatlarımız

radikal bir şekilde değişiyor

Şirketler tamamen evden ya da ofisten çalışmaya geçse de özellikle eylül ayı itibarıyla birçok şirket de hibrit

çalışmaya başlıyor. Bu karma model, geçen yılki uzaktan çalışmaya hızlı geçiş kadar büyük bir değişime yol

açacak gibi görünüyor. Harvard Business Review tarafından hazırlanan habere göre, esnek çalışma sistemi

birçok şirkette kalıcı hale gelecek ve yetenek stratejilerini yeniden tanımlayacak...

Entrepreneur Leadership Network yazarlarından

Anna Johansson’a göre bu karma modele hızla

adapte olacak kişilerin ortak özellikleri arasında

şunlar yer alıyor:

Kendi kendini motive edenler: Bağımsız çalışabilenler

ve “göreve” odaklanmayı başarabilenler

Öz disiplini yüksek olanlar: Kişisel sorumluluklarının

farkında olanlar

Güçlü insani ilişki kurabilenler: Hem e-postayla

hem telefonla hem de yüz yüze ilişki kuran ve

ilişki ağı geliştirebilenler

Hızlı geri dönüş yapanlar ve her zaman ulaşılabilir

olanlar: Kendilerinden istenenlerle ilgili yöneticileri

tekrar sormadan bilgi verenler

Teknolojiye yatkın olanlar

Stresi yönetebilenler

Bu özelliklere sahip olmayan çalışanların yoğun

hayal kırıklığı ve sonrasında da tükenmişlik yaşadığı

gözlemleniyor ve ne yazık ki bu durum performans

düşüklüğü, işten çıkma ya da çıkarılma ile sonlanıyor.

Çalışanlarımızın mutluluğu ve birliğine her

zamankinden daha fazla önem verdiğimiz bu dö-

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 59


nemde, bu özellikleri net şekilde belirlemek kritikleşiyor.

Tüm bu araştırmalar ve sonrasında etki

ve performans değerlendirildiğinde ise İngiliz iş

ortağımız Sova Assessments Karma ve Uzaktan

Çalışmaya Yatkınlık envanteri ile bu dönemde ön

plana çıkan 10 özelliği ölçüyor: (Şablon-1 buraya

gelecek)

Kısacası işe alım ve/veya değerlendirme ve

gelişim süreçlerinde bu özellikleri ön plana çıkaran,

öngörü sahibi olmamıza yarayacak süreç

tasarımları iyi fikir gibi duruyor.

Hibrit çalışmada çevik liderler

Emekli tıp profesörü ve Massachusetts Üniversitesi

Tıp Fakültesi Stres Azaltma Kliniği ve

Tıp, Sağlık Hizmetleri ve Toplumda Farkındalık

Merkezi’nin yaratıcısı Jon Kabat-Zinn’in dediği

gibi “Dalgaları durduramazsın, ama sörf yapmayı

öğrenebilirsin.”

Özellikle uzaktan çalışma ardından gelen

hibrit düzen, liderlerimiz üzerinde boğuşulması

gereken bir dalga etkisi yaratıyor. Bu iki yaşanan

uçurumu yönetecek liderlerimizin “çevikliği”

ön plana çıkıyor. Görüyoruz ki bu salgın dönemi

hayatımızın bir süre daha parçası olarak devam

edecek ve liderlerimizin yönetmesi gereken pek

çok değişim, dijitalleşme, ekip bağlılığı var.

Karma çalışma modeli çevik liderlerden şirket

içinde kültürel bağlam yaratmalarını ve bunu benimsetmelerini

talep ediyor. Dr. Kiran Chitta’nın

“Çevikliğin Dört Elementi” yaklaşımı; çevikliği liderlik,

kültür, iş ve kariyer boyutlarıyla değerlendiriyor:

Bu modelin bütünsel psikometrik yaklaşımında

ise bu dört element, dört eyleme odaklanıyor:

Yöneticilerimiz ve yüksek potansiyellerimizi

bu dört başlık içerisinde değerlendirmek, güçlü

alanlarını ve bir ekip olarak birlikte nasıl çalıştıklarını

görmek başlangıç olacak. Bu sayede liderlerimiz

davranışsal içgörü sahibi olurken bir yandan

da motivasyonları ve bu motivasyonlarının

davranışları üzerindeki etkilerini fark edecekler.

Bu noktada kendilerini geliştirmeleri adına koçluk

yapmak, değişim ya da dijitalleşme süreçlerinde

karşılaştıkları paradokslar karşısında bireysel

olarak destek almak bir organizasyon içerisinde

“çevik liderlerin” gelişiminde kritik olacaktır.

Kaynak: hbrturkiye.com

60 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


İSTATİSTİK

APLUS ENERJİ

Katkılarıyla

APLUS ENERJİ AĞUSTOS 2021 ANALİZİ

2021 yılı Ağustos ayında gerçekleşen toplam 32.370 GWh elektrik üretiminin %76,3’ü serbest

üretim şirketleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Serbest üretim şirketlerinin üretimdeki payı,

bir önceki aya göre 0,04 puan azalmış, geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ise 0,57 puan

artmıştır.

Serbest üretim şirketlerini %18 oranla EÜAŞ santralleri ve %3,69 oran ile lisanssız santraller

izlemektedir. Toplam üretimin %1,97’si İşletme Hakkı Devredilen Santraller, %0,02’si ise

Yap-İşlet-Devret santralleri tarafından üretilmiştir 1 .

APLUS ENERJİ AĞUSTOS 2021 ANALİZİ

oranında katkıda bulunmuştur. Diğer termik santrallerin 3 üretimdeki payı ise %1,9 olarak

gerçekleşmiştir.

TEİAŞ tarafından yayımlanan üretim verilerine göre, 2021 Ağustos ayında termik santrallerin

gerçekleşen toplam üretimdeki payı %70,56 olarak kaydedilmiştir. Yenilenebilir enerji

kaynaklarından elde edilen elektrik üretiminin payı ise %29,44 olarak gerçekleşmiştir 4 .

Gerçekleşen elektrik üretimi kaynak bakımından incelendiğinde ise 2021 Ağustos ayında

toplam üretimin %38,4’ünün doğal gaz ve LNG santralleri tarafından gerçekleştirildiği

görülmektedir. Barajlı hidroelektrik santraller, ilgili ayda toplam üretimin %12’sini karşılarken,

akarsu tipi hidroelektrik santraller ise %2,9 oranıyla üretime katkıda bulunmuştur. İthal

kömür santralleri ağustos ayında toplam üretimin %16,9’unu karşılarken, yerli kömür

santralleri ise %13,3 oranında katkı sağlamıştır. Yenilenebilir enerji santrallerinden rüzgâr

enerjisi santralleri toplam üretime %8 jeotermal ve güneş enerjisi santralleri 2 ise %6,6

1

Veriler Yük Tevzi Bilgi Sistemi’nin yayımladığı Kamusal Raporlardan alınmıştır.

2

Jeotermal ve Güneş enerjisi santralleri “Diğer Yenilenebilir” olarak sınıflandırılmıştır.

2021 yılı Ağustos ayında gerçekleşen

toplam 32.370 GWh

elektrik üretiminin %76,3’ü serbest

üretim şirketleri tarafından

gerçekleştirilmiştir. Serbest üretim

şirketlerinin üretimdeki payı,

bir önceki aya göre 0,04 puan azalmış,

geçtiğimiz yılın aynı dönemine

göre ise 0,57 puan artmıştır.

Serbest üretim şirketlerini

%18 oranla EÜAŞ santralleri ve

%3,69 oran ile lisanssız santral-

2020 yılı Ağustos ayında 298,70 TL/MWh olarak gerçekleşen ortalama piyasa takas fiyatı

(PTF), 2021 yılı Ağustos ayında, ler izlemektedir. bir önceki yıla göre Toplam %86,6 üretimin oranında artarak 557,37 TL/MWh

olarak kaydedilmiştir. Bu dönemde

%1,97’si

gerçekleşen

İşletme Hakkı

ortalama

Devredilen

PTF, bir önceki aya göre (518,37

TL/MWh) %7,5 oranında artış göstermiştir.

Santraller, %0,02’si ise Yap-İşlet-Devret

santralleri tarafından

ğinde ise 2021 Ağustos ayında

toplam üretimin %38,4’ünün

doğal gaz ve LNG santralleri tarafından

gerçekleştirildiği görülmektedir.

Barajlı hidroelekt-

Ağustos 2021’de en yüksek günlük ortalama piyasa takas fiyatı 6 Ağustos Cumartesi günü

636 TL/MWh olarak gerçekleşirken; üretilmiştir en düşük 1 . günlük ortalama PTF ise 22 Ağustos Çarşamba

günü 435,64 TL/MWh olarak kaydedilmiştir. Piyasa takas fiyatları saatlik bazda incelendiğinde

Gerçekleşen elektrik üretimi

ise en yüksek PTF değerinin 1 Ağustos Pazar günü saat 00:00’da 636,00 TL/MWh, en düşük

PTF değerinin ise 22 Ağustos kaynak Çarşamba bakımından günü saat 09:00'da incelendi- 275,01 TL/MWh olarak

gerçekleştiği görülmektedir.

1 Veriler Yük Tevzi Bilgi Sistemi’nin

yayımladığı Kamusal Raporlardan alınmıştır.

rik santraller, ilgili ayda toplam

üretimin %12’sini karşılarken,

akarsu tipi hidroelektrik santraller

ise %2,9 oranıyla üretime

katkıda bulunmuştur. İthal kömür

santralleri ağustos ayında toplam

62 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA

3

Fuel-oil, nafta, motorin, LPG, lisanssız termik ve biyokütle santralleri diğer termik santraller olarak


2021 yılı Ağustos ayında pik saatlerde 5 583,79 TL/MWh olarak gerçekleşen ortalama PTF, bir

önceki ayın pik saatler ortalaması olan 540,25 TL/MWh’lik değere göre %8,1 oranında

artmıştır 6 .

2020 yılı Ağustos ayında pik dışı (off-peak) saatlerin PTF değeri ortalama 289,10 TL/MWh

iken, bu değer 2021 yılı Ağustos ayında %83,6 oranında bir artış kaydetmiş ve 530,94

TL/MWh olarak gerçekleşmiştir.

2021 yılı Ağustos ayında pik saatlerde 5 583,79 TL/MWh olarak gerçekleşen ortalama PTF, bir

önceki ayın pik saatler ortalaması olan 540,25 TL/MWh’lik değere göre %8,1 oranında

artmıştır 6 .

2020 yılı Ağustos ayında pik dışı (off-peak) saatlerin PTF değeri ortalama 289,10 TL/MWh

iken, bu değer 2021 yılı Ağustos ayında %83,6 oranında bir artış kaydetmiş ve 530,94

TL/MWh olarak gerçekleşmiştir.

üretimin %16,9’unu karşılarken, TEİAŞ tarafından yayımlanan

üretim verilerine göre, 2021 kaydedilmiştir. Bu dönemde ger-

artarak 557,37 TL/MWh olarak

2020 yılı Ağustos ayı içerisinde toplam 36.769 GWh olan elektrik talebi, 2021 yılı Ağustos

yerli kömür santralleri ise %13,3

oranında

ayında

katkı

bir önceki

sağlamıştır.

yıla göre

Yenilenebilir

%11,22

Ağustos

oranında

ayında

artış

termik

göstererek,

santral-

43.182

çekleşen

GWh

ortalama

değerine

PTF, bir önceki

artmıştır enerji . 2020 santrallerinden yılı Ağustos ayında lerin 36.769 gerçekleşen MWh olarak toplam ölçülen üre-

saatlik aya göre ortalama (518,37 talep, TL/MWh) 2021 %7,5

rüzgâr yılı enerjisi Ağustos santralleri ayında 43.182 toplam MWh timdeki olarak payı gerçekleşmiştir.

%70,56 olarak kaydedilmiştir.

oranında artış göstermiştir.

üretime %8 jeotermal ve güneş

enerjisi santralleri 2 ise %6,6 oranında

katkıda bulunmuştur. Diğer

termik santrallerin 3 üretimdeki

Yenilenebilir enerji

kaynaklarından elde edilen elektrik

üretiminin payı ise %29,44

olarak gerçekleşmiştir 4 .

Ağustos 2021’de en yüksek

günlük ortalama piyasa takas

fiyatı 6 Ağustos Cumartesi günü

636 TL/MWh olarak gerçekleşirken;

en düşük günlük ortalama

payı ise %1,9 olarak gerçekleşmiştir.

298,70 TL/MWh olarak gerçekle-

PTF ise 22 Ağustos Çarşamba

2020 yılı Ağustos ayında

2020 yılı Ağustos ayı içerisinde toplam 36.769 GWh olan elektrik talebi, 2021 yılı Ağustos

ayında bir önceki yıla göre %11,22 şen ortalama oranında piyasa artış göstererek, takas fiyatı 43.182 günü GWh 435,64 değerine

5

Pik saatler 08:00-20:00 arasındaki saatleri, pik dışı saatler ise 20:00-08:00 arasındaki

TL/MWh

saatleri

olarak

ifade

kaydedilmiştir.

ortalama Piyasa talep, takas 2021 fiyatları

2 Jeotermal artmıştırve Güneş enerjisi santralleri

eder.

. 2020 yılı Ağustos ayında (PTF), 36.769 2021 yılı MWh Ağustos olarak ayında, ölçülen bir saatlik

6 yılı “Diğer Yenilenebilir” olarak sınıflandırılmıştır.

Gün Ağustos Öncesi Piyasası ayında 43.182 ortalama MWh elektrik önceki olarak fiyatları yıla gerçekleşmiştir.

göre hesaplamalarında %86,6 oranında kaynak saatlik olarak bazda Enerji Piyasaları incelendiğinde İşletme ise

A.Ş. Piyasa Gelişim Raporları PTF ortalamaları kullanılmaktadır. en yüksek PTF değerinin 1 Ağustos

Pazar Raporları’ndan günü saat alınmıştır. 00:00’da

3 7 Fuel-oil, 2020 ve nafta, 2021 motorin, yılları için LPG, saatlik lisanssız

termik ve biyokütle santralleri gi Sistemi’nin yayımladığı 31 Ağustos

veriler 4 2021 YTBS Ağustos Genel verileri Günlük Yük Tevzi İşletme Bil-

Neticesi

636,00 TL/MWh, en düşük PTF

diğer termik santraller olarak sınıflandırılmaktadır.

2021 tarihli Kamusal Rapordan alınmıştır.

değerinin ise 22 Ağustos Çar-

5

Pik saatler 08:00-20:00 arasındaki saatleri, pik dışı saatler ise 20:00-08:00 arasındaki saatleri ifade

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 63

eder.

6

Gün Öncesi Piyasası ortalama elektrik fiyatları hesaplamalarında kaynak olarak Enerji Piyasaları İşletme

A.Ş. Piyasa Gelişim Raporları PTF ortalamaları kullanılmaktadır.


2021 yılı Temmuz ayı sonunda 98.058 MW olan toplam kurulu güç değeri 89,5 MW’lık artışla

2021 yılı Ağustos ayı sonunda 98.148 MW olarak kaydedilmiştir.

Toplam kurulu gücün %67,7’lik (66.460 MW) kısmını serbest üretim şirketleri oluştururken,

EÜAŞ santrallerinin toplam kurulu güçteki payı %21,8 (21.425 MW) seviyesindedir 8 . Yap işlet

devret santralleri %0,1’lik (129 MW), işletme hakkı devredilen santraller %2,9’luk (2.831

MW) bir orana sahiptir. Lisanssız santrallerin toplam kurulu güç içindeki payı da %7,4 (7.301

MW) olarak kaydedilmiştir.

2021 yılı Temmuz ayı sonunda 98.058 MW olan toplam kurulu güç değeri 89,5 MW’lık artışla

2021 yılı Ağustos ayı sonunda 98.148 MW olarak kaydedilmiştir.

Toplam kurulu gücün %67,7’lik (66.460 MW) kısmını serbest üretim şirketleri oluştururken,

EÜAŞ santrallerinin toplam kurulu güçteki payı %21,8 (21.425 MW) seviyesindedir 8 . Yap işlet

devret santralleri %0,1’lik (129 MW), işletme hakkı devredilen santraller %2,9’luk (2.831

MW) bir orana sahiptir. Lisanssız santrallerin toplam kurulu güç içindeki payı da %7,4 (7.301

MW) olarak kaydedilmiştir.

şamba günü saat 09:00’da 275,01 2020 yılı Ağustos ayında pik saatlik ortalama talep, 2021 yılı

2021 yılı Ağustos ayı sonunda oluşan toplam kurulu gücün %26’lık kısmı (25.546 MW) doğal

TL/MWh olarak gerçekleştiği görülmektedirğeri

ortalama 289,10 TL/MWh rak gerçekleşmiştir.

dışı (off-peak) saatlerin PTF de-

Ağustos ayında 43.182 MWh ola-

gaz ve LNG yakıt tipi santralleri ile karşılanırken, %23,7’lik kısmı (23.222 MW) barajlı hidrolik

santraller tarafından karşılanmaktadır. Bu yakıt tiplerini %11,5’lik (11.336 MW) oranla yerli

2021 yılı Ağustos ayında pik iken, bu değer 2021 yılı Ağustos 2021 yılı Temmuz ayı sonunda

kömür 9 santralleri ve %9,2’lik oran (8.995 MW) ile ithal kömür santralleri izlemektedir.

saatlerde 5 583,79 TL/MWh olarak

gerçekleşen ortalama PTF, bir kaydetmiş ve 530,94 TL/MWh güç değeri 89,5 MW’lık artışla

ayında %83,6 oranında bir artış 98.058 MW olan toplam kurulu

Akarsu tipi hidrolik santraller %8,3’lük bir orana (8.183 MW) sahipken, rüzgâr santralleri

önceki ayın pik saatler ortalaması olarak gerçekleşmiştir.

2021 yılı Ağustos ayı sonunda

olan 540,25 TL/MWh’lik değere 2020 yılı Ağustos ayı içerisinde 98.148 MW olarak kaydedilmiştir.

8

Kaynak olarak TEİAŞ tarafından yayımlanan 31 Ağustos 2021 tarihli Genel Günlük İşletme Neticesi

göre %8,1 raporu oranında kullanılmaktadır. artmıştır 6 . toplam 36.769 GWh olan elektrik Toplam kurulu gücün %67,7’lik

92021 Taş kömürü, yılı Ağustos linyit ayı ve asfaltit sonunda santralleri talebi, oluşan 2021 yerli toplam kömür yılı Ağustos kurulu santrali gücün ayında olarak %26’lık sınıflandırılmaktadır.

bir kısmı (66.460 (25.546 MW) MW) kısmını doğal serbest üretim

şirketleri MW) barajlı oluştururken, hidrolik EÜAŞ

5 Pik saatler

gaz ve

08:00-20:00

LNG yakıt

arasındaki

saatleri, pik dışı saatler ise 20:00-

tipi santralleri önceki ile karşılanırken, yıla göre %11,22 %23,7’lik oranında kısmı (23.222

santraller tarafından karşılanmaktadır. artış göstererek, Bu yakıt 43.182 tiplerini GWh %11,5’lik değerine

oran (8.995 artmıştır MW) 7 . 2020 ile ithal yılı Ağustos kömür santralleri güçteki izlemektedir. payı %21,8 (21.425 MW)

(11.336 santrallerinin MW) oranla toplam yerli kurulu

08:00 arasındaki saatleri

kömür 9 ifade eder.

santralleri ve %9,2’lik

6 Gün Akarsu Öncesi tipi Piyasası hidrolik ortalama santraller ayında %8,3’lük 36.769 bir orana MWh (8.183 olarak MW) ölçülen sahipken, seviyesindedir rüzgâr santralleri 8 . Yap işlet devret

elektrik fiyatları hesaplamalarında

kaynak olarak Enerji Piyasaları İşletme 7 2020 ve 2021 yılları için saatlik veriler

YTBS Genel Günlük İşletme Neti-

yayımlanan 31 Ağustos 2021 tarihli

8 Kaynak olarak TEİAŞ tarafından

A.Ş. Piyasa Gelişim Raporları PTF ortalamaları

kullanılmaktadır.

cesi Raporları’ndan alınmıştır.

Genel Günlük İşletme Neticesi raporu

8

Kaynak olarak TEİAŞ tarafından yayımlanan 31 Ağustos 2021 tarihli Genel Günlük İşletme Neticesi

raporu kullanılmaktadır.

9

Taş kömürü, linyit ve asfaltit santralleri yerli kömür santrali olarak sınıflandırılmaktadır.

64 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


toplam kurulu gücün %10,1’lik bir kısmını (9.873 MW) oluşturmaktadır 10 . Toplam kurulu

gücün %7,5’lık kısmı (7.332 MW) güneş enerjisi santralleri, %1,7’lik kısmı (1.627 MW)

jeotermal enerji santrallerinden oluşurken, %2,1’lik kısmı (2.033 MW) ise diğer termik

santraller 11 tarafından oluşturulmaktadır.

2020 yılı Ağustos ayında 3,099 milyar m 3 olarak kaydedilen toplam doğal gaz tüketimi, 2021

yılı Ağustos ayında %28,2 oranında bir artışla 3,973 milyar m 3 olarak gerçekleşmiştir. Elektrik

santrallerinde tüketilen doğal gaz miktarı 2020 yılı Ağustos ayında 1,116 milyar m 3 iken bu

miktar, 2021 yılının aynı döneminde %73,7 oranında artarak 1,940 milyar m 3 olarak

kaydedilmiştir 12 . Elektrik santrallerinde tüketilen doğal gaz miktarının toplam doğal gaz

tüketimine oranı 2020 yılı Ağustos ayında 36,2 iken, bu oran 2021 Ağustos ayında %48,8

olarak gerçekleşmiştir 13 .

10 Akarsu tipi hidrolik santrallere ligücün

%7,5’lık kısmı (7.332 MW)

güneş enerjisi santralleri, %1,7’lik

kısmı (1.627 MW) jeotermal

enerji santrallerinden oluşurken,

%2,1’lik kısmı (2.033 MW) ise diğer

termik santraller 11 tarafından

oluşturulmaktadır.

2020 yılı Ağustos ayında 3,099

milyar m 3 olarak kaydedilen toplam

doğal gaz tüketimi, 2021 yılı

Ağustos ayında %28,2 oranında

bir artışla 3,973 milyar m 3 olarak

gerçekleşmiştir. Elektrik santrallerinde

tüketilen doğal gaz

miktarı 2020 yılı Ağustos ayında

1,116 milyar m 3 iken bu miktar,

2021 yılının aynı döneminde

%73,7 oranında artarak 1,940

milyar m 3 olarak kaydedilmiştir 12 .

Elektrik santrallerinde tüketilen

doğal gaz miktarının toplam doğal

gaz tüketimine oranı 2020 yılı

Ağustos ayında 36,2 iken, bu oran

2021 Ağustos ayında %48,8 olarak

gerçekleşmiştir 13 .

santralleri %0,1’lik (129 MW), işletme

hakkı devredilen santraller

%2,9’luk (2.831 MW) bir orana sahiptir.

Lisanssız santrallerin toplam

kurulu güç içindeki payı da

%7,4 (7.301 MW) olarak kaydedilmiştir.

2021 yılı Ağustos ayı sonunda

oluşan toplam kurulu gücün

%26’lık kısmı (25.546 MW) doğal

gaz ve LNG yakıt tipi santralleri

ile karşılanırken, %23,7’lik kısmı

(23.222 MW) barajlı hidrolik santkullanılmaktadır.

raller tarafından karşılanmaktadır.

Bu yakıt tiplerini %11,5’lik

(11.336 MW) oranla yerli kömür 9

santralleri ve %9,2’lik oran (8.995

MW) ile ithal kömür santralleri

izlemektedir. Akarsu tipi hidrolik

santraller %8,3’lük bir orana

(8.183 MW) sahipken, rüzgâr

santralleri toplam kurulu gücün

%10,1’lik bir kısmını (9.873 MW)

oluşturmaktadır 10 . Toplam kurulu

10

Akarsu tipi hidrolik santrallere lisanssız hidrolik santraller de dahildir.

11

Fuel-oil, nafta, motorin, LPG, lisanssız termik, kojenerasyon ve biyokütle santralleri diğer termik

santraller olarak sınıflandırılmaktadır.

12 2021 yılı Ağustos ayı Elektrik üretimi için tüketilen toplam doğal gaz miktarı, T.C. Enerji ve Tabii

Kaynaklar Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü raporlarından alınmaktadır. Yuvarlamalardan dolayı

hesaplanan oranlarda farklılık bulunabilir.

13

2021 yılı Ağustos için en son 29 Ağustos verisi yayınlanmıştır. Bu sebeple artış oranları hesaplanırken

2020 Ağustos ayının da 29 günlük verisi kullanılmıştır.

9 Taş kömürü, linyit ve asfaltit santralleri

yerli kömür santrali olarak sınıflandırılmaktadır.

sanssız hidrolik santraller de dahildir.

11 Fuel-oil, nafta, motorin, LPG, lisanssız

termik, kojenerasyon ve biyokütle

santralleri diğer termik santraller

olarak sınıflandırılmaktadır.

12 2021 yılı Ağustos ayı Elektrik

üretimi için tüketilen toplam doğal gaz

miktarı, T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar

Bakanlığı Enerji İşleri Genel Müdürlüğü

raporlarından alınmaktadır. Yuvarlamalardan

dolayı hesaplanan oranlarda

farklılık bulunabilir.

13 2021 yılı Ağustos için en son

29 Ağustos verisi yayınlanmıştır. Bu

sebeple artış oranları hesaplanırken

2020 Ağustos ayının da 29 günlük verisi

kullanılmıştır.

ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 65


SOSYAL MEDYA

Geçtiğimiz ayın sosyal medyada yer

alan başlıklarından seçmeler sizlerle...

66 • Eylül 2021 • ENERJİ PANORAMA


ENERJİ PANORAMA • Eylül 2021 • 67

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!