Metropol Dergisi 53. Sayı
- Bölgenin Okuma Kültürüne KOP Desteği Sürüyor -MEMET MAKİNA YÖNETİM KURULU BAŞKANIMEHMET BÜYÜKÇİFTÇİ- “Türkler iyi çikolatayı öğrendi” - ZER KAPI FİRMA SAHİBİ NASUH OZAN ÖNAL - YÖNETİM DANIŞMANI CEM BURAK PİR - “Şirket kurucuları hobi edinmeli” - Duha İnşaat’ta kaliteden ödün yok - Cannes’ta Finale Hak Kazanan Filmlerin Galası, Selçuk’ta Gerçekleştirildi
- Bölgenin Okuma Kültürüne KOP Desteği Sürüyor
-MEMET MAKİNA YÖNETİM KURULU BAŞKANIMEHMET BÜYÜKÇİFTÇİ- “Türkler iyi çikolatayı öğrendi”
- ZER KAPI FİRMA SAHİBİ NASUH OZAN ÖNAL
- YÖNETİM DANIŞMANI CEM BURAK PİR - “Şirket kurucuları hobi edinmeli”
- Duha İnşaat’ta kaliteden ödün yok
- Cannes’ta Finale Hak Kazanan Filmlerin Galası, Selçuk’ta Gerçekleştirildi
PDF'lerinizi Online dergiye dönüştürün ve gelirlerinizi artırın!
SEO uyumlu Online dergiler, güçlü geri bağlantılar ve multimedya içerikleri ile görünürlüğünüzü ve gelirlerinizi artırın.
www.metropoldergileri.com 1
RÖPORTAJ<br />
2
www.metropoldergileri.com 3
RÖPORTAJ<br />
4
www.metropoldergileri.com 5
RÖPORTAJ<br />
6
www.metropoldergileri.com 7
YAYIN KURULU BAŞKANI<br />
8<br />
Ömer Faruk MEYDAN<br />
Sanayici / Yazar<br />
o.farukmeydan@metropolkonya.com<br />
Konya her alanda var<br />
Yıllarca hep tarım şehri olarak anılan Konya; artık sanayi, turizm, eğitim ve pek çok alanda kendisini gösteriyor.<br />
Konya belki de kendine yüklenen “tarım şehri” misyonunun çok ötesine geçmiş ve kendine yeni misyonlar yüklemeyi<br />
başarmış bir şehir. Tarım elbette olmazsa olmazımız. Ancak tek başına tarımla devam etseydik ne sanayide bu<br />
kadar üretim sağlar, ne üniversitelerimizle konuşulur ne de diğer alanlarda biz de varız, bizi de görün diyebilirdik.<br />
Konya aynı anda dört fuar organize edebilen, insanların turizmde tatil planlarına dahil ettiği, tedariğinde göz atmadan<br />
geçemediği, yatırımlarında, pazarlamalarında özel politikalar geliştirdiği bir şehir haline geldi. Konya bu misyonunu<br />
kendi sağladı, başardı.<br />
Lojistik merkezden tutun da endüstri merkezinin kurulmasına, teknik üniversiteden, ulaşım yatırımlarına kadar dört<br />
gözle beklediğimiz projelerin hayata geçmesi ile Konya bambaşka bir Konya olacak. Biz de bu Konya’yı heyecanla<br />
bekleyecek, yarınlara taşıyacağız.
www.metropoldergileri.com 9
RÖPORTAJ<br />
10
www.metropoldergileri.com 11
EDİTÖRDEN<br />
12<br />
Seycan ÇAKIR<br />
Editör<br />
s.cakir@metropoldergileri.com<br />
Yine, Yeni, Yeniden<br />
Türkiye yine bir seçim arifesine girdi. Vatanımıza, milletimize hayırlı olsun. Seçimler demokratik bir şekilde yapılacak<br />
her zaman ki gibi vatandaşlarımız seçim sandıklarına gidecek ve kararını verecek.<br />
<strong>Metropol</strong> Dergileri olarak her sayımız bizim için ayrı bir heyecan; <strong>Metropol</strong> Türkiye, <strong>Metropol</strong> Antalya dergilerimiz ve<br />
aramıza yeni katılan, şimdi 3. sayı hazırlığında olan Metropopüler dergimiz. Her yeni yayınla daha da yenilenen, enerji<br />
toplayan ekibimizle siz okurlarımıza en iyi sunumu yapabilmek için hevesle çalışıyoruz. Sizin ilgi ve beğenileriniz bizi<br />
motive eden en büyük güç. Teşekkürler Konya.<br />
Konya sanayisi her geçen gün daha da büyüyor, gelişmeye devam ediyor. Yeni üreticiler yeni markalar sektörlerinde yerlerini<br />
alıyor. Bu sayımızda konuğumuz olan Mehmet Büyükçiftci, geçmişte ki deneyimleri ve markalaşma konusunda ki<br />
tecrübesi ile Memet Makine olarak yeni fabrikasında üretime başladı. Mehmet Büyükçiftci’nin hayat serüveni hep başarılarla<br />
dolu. Mehmet Bey, yapılmayanı, zor olanı başaran, dünya çapında sektörünün söz sahibi üreticisi olmanın gerekliliklerini<br />
ve ne demek olduğunu çok iyi bilen bir sanayici. Yeni markası Memet Makine ile neler yapabileceğini tahmin etmek<br />
zor değil. Hedefinde hep ihracat olan işinin aşığı Mehmet Büyükçiftci ile çok güzel ve keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.<br />
Mehmet Büyükçiftci’ye dünya markası olma yolunda başarılar diliyoruz.<br />
Kısaca; Yine bir seçim, yeni bir dergi, yeniden bir marka yolculuğu...<br />
Hayat sürprizlerle dolu, fikirlerinizi özgür bırakın.<br />
Esen kalın
www.metropoldergileri.com 13
RÖPORTAJ<br />
14<br />
İÇİNDEKİLER<br />
Kapak<br />
Konusu<br />
28<br />
MEHMET<br />
BÜYÜKÇİFTÇİ<br />
MEMET MAKİNA<br />
YÖNETİM KURULU<br />
BAŞKANI<br />
Köşe<br />
6<br />
26<br />
70<br />
Ömer Faruk MEYDAN<br />
Mustafa TATLISU<br />
Tuğba BALDEDE<br />
14 DUVAR 20 HABERLER 74 SAĞLIK 76 ŞEHİRDE YAŞAM<br />
Yerel, Süreli • Nisan/2018<br />
YAYINCI / İMTİYAZ SAHİBİ<br />
Adına Seycan ÇAKIR<br />
YAYIN KURULU BAŞKANI<br />
Ömer Faruk MEYDAN<br />
YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ<br />
Ahmet ÇAKIR<br />
YAYIN KOORDİNATÖRÜ<br />
Çiğdem KURUT<br />
GÖRSEL YÖNETMEN<br />
Ahmet TOK<br />
PROJE KOORDİNATÖRÜ<br />
Beyzat AKSOY<br />
KURUMSAL İLETİŞİM ASİSTANI<br />
Canan ŞAYİR<br />
GRAFİK TASARIM<br />
KAPAK FOTOGRAFI<br />
Ahmet ÇAKIR<br />
HUKUK DANIŞMANI<br />
Av. Seda KARA<br />
KATKIDA BULUNANLAR<br />
Prof. Dr. Kayhan ÖZTÜRK, Dr. Serdar<br />
AYDEMİR, Prof. Dr. Hüseyin ELMAS,<br />
Mustafa TATLISU, Ceyhun KÜÇÜKÖZMEN,<br />
Şakir TÜRKAN, Elif AYDEMİR, Şeref<br />
DEVECİOĞLU, Zeynep ÖZTOP<br />
YÖNETİM YERİ<br />
Akabe Mh. Şehit Furkan Doğan Cd.<br />
Bey Plaza A Blok 5/503<br />
Karatay/ KONYA<br />
Tel: 0332 323 10 18<br />
Faks: 0332 323 10 19<br />
www.metropoldergileri.com<br />
info@metropoldergileri.com<br />
BASKI<br />
Fevzi Çakmak Mh. Aslım Cd.<br />
Kobisan San. Sit. No: 67 Karatay/KONYA<br />
E-mail: bilgi@ayrintiofset.com<br />
Tel : 0332 342 65 80<br />
Faks: 0332 342 65 81<br />
DAĞITIM<br />
Nisan 2018<br />
Dergide yayınlanan yazı, fotograf, illustrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz ya da kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz, alıntı yapılamaz.
Nisan 2018<br />
38<br />
50<br />
17 20<br />
Röportaj<br />
34<br />
ZEKİ ARICI<br />
ARC MERMER<br />
FİRMA SAHİBİ<br />
42<br />
NASUH OZAN<br />
ÖNAL<br />
ZER KAPI<br />
FİRMA SAHİBİ<br />
46<br />
NECMİYE<br />
TUROĞLU<br />
HANIMELİ IZGARA<br />
İŞLETME SAHİBİ<br />
52<br />
CEM BURAK PİR<br />
YÖNETİM DANIŞMANI<br />
SAYI<br />
53<br />
www.metropoldergileri.com 15
DUVAR<br />
16<br />
S.Ü.’denYerli Roket<br />
Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi<br />
öğrencileri tarafından 2016 yılında 10 kişilik<br />
ekiple başlayan ve şu anda 15 kişiyle roket<br />
projelerine devam eden Uzay Teknolojileri<br />
Topluluğu’na bağlı Selçuk Roket Takımı’nın<br />
yeni projesi “Tuğra-11”.<br />
Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi<br />
Makine Mühendisliğiöğrencisi ve Takım Lideri<br />
Altan Berdan Minaz, Tuğra-11’in, 3 bin feet<br />
yüksekliğe ulaşabildiğini belirtti. Elektronik<br />
yüklerinde hava basıncıyla yükseklik ölçen<br />
sensörler kullanıldığını dile getiren Minaz,<br />
roketin en yüksek seviyeden aşağı düşmeye<br />
başladıktan sonra kurtarma sistemine bağlı<br />
motorun hareketiyle paraşütün açıldığını<br />
kaydetti. Roketin uçuş esnasında birtakım<br />
verileri kaydettiğini vurgulayan Minaz,indikten<br />
sonra gerekli bilgilerin alındığının altını<br />
çizdi. Uçuş esnasında roketle sürekli iletişim<br />
halinde olduğunu aktaran Minaz, aynı anda<br />
verilerin bilgisayar ortamında görünebildiğinin<br />
altını çizdi. Ateşleme için önceki roketlerden<br />
farklı olarak daha güvenli bir yol olan<br />
kablosuz ateşleme sisteminin geliştirildiğini<br />
aktaran Minaz, 500 metreye kadar ateşleme<br />
imkanının sağlandığını belirtti.<br />
Selçuk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi<br />
Elektrik- Elektronik Mühendisliğiöğrencisi<br />
Samet Cömert, “Bu yola çıktığımızda belirlediğimiz<br />
her seferinde daha da gelişmiş 3<br />
çeşit roket tasarlamıştık. İlk projemizi 2016<br />
da 1 atış yaparak denediğimiz Tuğra-10’dan<br />
sonra ikinci projemiz olan Tuğra-11 den de<br />
2017-2018 yılları arasında 3 atış yaparak<br />
toplamda 4 atış yapmış olduk. Sıradaki proje<br />
ise yine tüm tasarımı bize ait olan Tuğrul-20<br />
adını verdiğimiz 10 binfeetyüksekliğe sahip<br />
canlı görüntü ve veri aktarabilen projemizdir.<br />
Bu projemizle aynı zamanda Teknofest<br />
İstanbul yarışmasına hazırlanmaktayız. Öte<br />
yandan misyonumuz ise atmosferin troposfer<br />
tabakasını aşacak roket projesini hayata<br />
geçirmek” dedi.<br />
Karatay Hobi Bahçeleri’nde Ekim Zamanı<br />
Şehir hayatının stresinden bir nebze<br />
uzaklaşarak toprakla uğraşmak ve yeşille<br />
iç içe vakit geçirmek isteyenler; Karatay<br />
Belediyesi Saraçoğlu ve Karaaslan Hobi<br />
Bahçelerine yoğun ilgi gösteriyor. Sebze<br />
fidelerinin ekim zamanının yaklaşması ile<br />
birlikte hobi bahçelerinde büyük bir hareketlilik<br />
yaşanıyor. Karatay Belediyesi’nin<br />
vatandaşlara ekim ve dikim yapmaları için<br />
tahsis ettiği Hobi Bahçelerinde sebze fidelerinin<br />
dikimi için çalışmalar hızla devam<br />
ediyor.<br />
Saraçoğlu Hobi Bahçesini ziyaret eden Karatay<br />
Belediye Başkanı Mehmet Hançerli bahçelerde<br />
ekim dikim hazırlığı yapan vatandaşlarla<br />
sohbet etti. Başkan Hançerli mevsim şartları<br />
itibarı ile vatandaşların hobi bahçelerine yoğun<br />
ilgi gösterdiğini söyledi. Başkan Hançerli<br />
“ Saraçoğlu Hobi Bahçesi’nde 431, Karaaslan<br />
Hobi Bahçesinde 240 parselde hemşerilerimiz<br />
havaların ısınması ile birlikte bahçelerinde<br />
hem piknik yapıyorlar hem de ekim dikim<br />
faaliyetleri ile ilgili olarak toprağın sürülmesi,<br />
damla sulama sistemlerinin yerleştirilmesi<br />
işlemlerini gerçekleştiriyorlar. Hemşerilerimiz<br />
hafta sonlarını değerlendirerek hoşça vakit<br />
geçiriyorlar. “dedi.<br />
Konya’nın İlk Outlet Çarşısı<br />
Konya’da mağaza tarzında bir ilk olan İstanbul<br />
Outlet Çarşısı, İstanbul yolu MTA durağı<br />
karşısına açıldı.<br />
eş bin altı yüz metrekare kapalı çarşı ve sekiz<br />
bin metrekare açık otoparkı ile hizmete giren<br />
İstanbul Outlet Çarşısında, İhraç fazlası<br />
marka ürünlerden oluşan giyim, hediyelik<br />
eşya, zücaciye, ayakkabı, çanta, bujileri,<br />
kozmetik ürünleri ve ev tekstili ürünlerinin<br />
satışının yanı sıra, çocukların da sıkılmadan<br />
eğlenebileceği çocuk eğlence merkezi ve<br />
kafeterya bulunmakta.<br />
Açılış sonrası açıklama yapan Yönetim<br />
Kurulu Başkanı Ömer Yıldız şu ifadelere<br />
yer verdi; “Konyamızda ihtiyaç hissettiğimiz<br />
Outlet Çarşımızda kaliteli markaların<br />
ihraç fazlası ürünlerini halkımızla buluşturuyoruz.<br />
Salı, Cumartesi ve Pazar olmak<br />
üzere haftada üç gün Sabah 08:00’den<br />
Akşam 21:00’e kadar halkımıza hizmet<br />
edecek olan çarşımıza dolmuş ve tramvay<br />
ile kolay bir şekilde ulaşıldığı gibi, Konya’nın<br />
her bölgesinden de ücretsiz servis<br />
hizmetimiz mevcuttur diyen Ömer Yıldız;<br />
Halkımızı çarşımızı görmesi için mutlaka<br />
bekliyoruz” dedi.
Dış Ticarette Yeni Rota: “Özbekistan”<br />
Genç MÜSİAD Konya Şubesi tarafından<br />
gerçekleştirilen, “Anadolu Liderlik Modeli”<br />
projesi eğitim programları devam ediyor.<br />
Eğitim programları kapsamında “Dış ticarette<br />
yeni Rota: Özbekistan” konusu masaya<br />
yatırıldı.<br />
MÜSİAD Konya Şubesi Brifing salonunda<br />
gerçekleştirilen programda konuşan Karabük<br />
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim<br />
Üyesi Prof. Dr. NodirkhonHasanov, Özbekistan’ın<br />
tarihi anlattı. Özbekistan’ın zengin bir<br />
tarihi geçmişe sahip olduğunu kaydeden<br />
Prof. Dr. Hasanov, “Özbekistan, Türkiye için<br />
hem manevi hem de maddi açıdan oldukça<br />
önemlidir. Vizelerin geçtiğimiz dönemlerde<br />
kaldırıldığı Özbekistan’da Türk mallarına<br />
talep oldukça fazladır. Özbekistan halkının<br />
yüzde 99’u Türk malını tercih etmektedir.<br />
Buda sizin için bir avantajdır” dedi.<br />
Meram Gümüştepe’ye Seyir Terası<br />
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek,<br />
ağaçlandırma ve düzenleme çalışmaları devam eden<br />
Meram Gümüştepe Mesire Alanında incelemelerde<br />
bulundu.<br />
İşte Konya sanayisini 2023’e taşıyacak yeni<br />
meclis ve yönetim kurulu üyeleri<br />
Meram Tavusbaba Ormanlık Alanında güzel bir çalışma<br />
yürütüldüğünü, öncelikle Büyükşehir bünyesinde bulunan<br />
TavusbabaKAFEM’in hizmete girdiğini hatırlatan<br />
Başkan Akyürek, Meram Gümüştepe’de de bir seyir<br />
terası ve kır kahvesini faaliyetini hayata geçirme çalışması<br />
yürüttüklerini dile getirdi.<br />
Proje çerçevesinde Gümüştepe’ye giden yol üzerine<br />
çok sayıda kameriye, piknik alanı, yürüyüş yolu, otopark<br />
ve sosyal alanlar oluşturulduğunu ifade eden<br />
Başkan Akyürek, proje tamamlandığında Konya’nın en<br />
güzel göründüğü yer olan Gümüştepe’de vatandaşların<br />
şehrin görsel açıdan çok güzel bir alanında farklı bir<br />
görüntüye kavuşabileceklerini vurguladı.<br />
İkinci etabında teleferik istasyonunun da yer alacağı<br />
projenin ilk etabı olan Meram Son Durak Yeraltı Otoparkı<br />
ve Gümüştepe Kırk kahvesinin yılsonunda bitirilmesi<br />
hedefleniyor.<br />
Konya Sanayi Odası’nın 14 Nisan’da<br />
gerçekleştirilen meslek komiteleri<br />
ve meclis üyeliği seçimlerinin<br />
ardından, yeni yönetim kurulu,<br />
yönetim kurulu başkanı, meclis<br />
başkanlık divanı ve TOBB delegeliği<br />
seçimleri de tamamlandı. Konya<br />
Sanayi Odası’nın yeni meclis<br />
üyeleri tarafından yönetim kurulu<br />
başkanlığına yeniden seçilen mevcut<br />
başkan Memiş Kütükcü güven<br />
tazelerken, Meclis Başkanlığına da<br />
Tahir Büyükhelvacıgil seçildi.<br />
Konya Sanayi Odası en yaşlı meclis<br />
üyesi Mustafa Ceylan’ın başkanlığında<br />
toplanarak 12. dönem<br />
seçimlerini tamamladı. İlçe Seçim<br />
Kurulu gözetiminde yapılan seçim<br />
sonuçlarına göre Memiş Kütükcü’nün<br />
başkanlığındaki KSO<br />
Yönetim Kurulu’nda şu isimler yer<br />
aldı: Mustafa Veli Tekelioğlu, Ömer<br />
Saylık, Sevda Kayhan Yılmaz, Hüsamettin<br />
Sönmez, İbrahim Bozkurt<br />
Çağlayan, Ömer Faruk İyibildiren,<br />
Hıfsı Soydemir, Veysel Yaman,<br />
Fatih Olgun, Muhammed Selman<br />
Eryılmaz.<br />
KSO Meclis Başkanlığına Tahir Büyükhelvacıgil,<br />
Meclis Başkan Yardımcılıklarına<br />
Kadir Büyükkara ve<br />
A.Vasıf İnan, Meclis Katip Üyeliklerine<br />
Kemal Özarpa, H.Emre Tekbaş,<br />
TOBB Genel Kurulu Delegeliklerine<br />
Ahmet Şekeroğlu, Tahir Büyükhelvacıgil,<br />
Mustafa Veli Tekelioğlu, Ömer<br />
Saylık, İbrahim Özen,Hesapları İnceleme<br />
Komisyonuna ise Mehmet<br />
Ali Acar, Necip Çimen, Levent Çalık,<br />
M.Ulvi Yıldırım ve Gül Vezir Korkmaz<br />
seçildi. Disiplin Kurulu ise Mehmet<br />
Ali Korkmaz, Fevzi Serin, Ali Deresoy,<br />
Ömer Şen, Mevlüt Tosunoğlu<br />
ile Mehmet Çolak’tan oluştu.<br />
www.metropoldergileri.com 17
DUVAR<br />
18<br />
Selçuklu Müftülüğünden anlamlı proje<br />
Kur’an kurslarına olan ilginin daha<br />
da artırılması amacıyla Selçuklu İlçe<br />
Müftülüğünce ücretsiz umre turları<br />
düzenleniyor.<br />
Kur’an-ı Kerim, temel dini bilgiler ve<br />
hafızlık gibi dini eğitimlerin alınmasında<br />
Kur’an kurslarına olan ilginin daha<br />
da artırılması amacıyla Selçuklu İlçe<br />
Müftülüğünce ücretsiz umre turları<br />
düzenleniyor. Konuyla ilgili açıklama<br />
yapan Selçuklu İlçe Müftüsü Nusret<br />
Karabiber, öğrencileri teşvik etmek ve<br />
onların Kur’an kurslarına olan ilgilerinin<br />
ve motivasyonlarının daha da artırılmasını<br />
sağlamak amacıyla, Türkiye Diyanet<br />
Vakfı Selçuklu Şubesi ve hayırseverlerin<br />
desteği ile ücretsiz umre turları düzenlediklerini<br />
söyledi.<br />
Önümüzdeki günlerde umre turlarının<br />
bir yenisini daha gerçekleştireceklerini<br />
ifade eden Karabiber, “Manevi ve psikolojik<br />
yönden destek olunarak topluma<br />
kazandırılması bakımından Kur’an-ı<br />
Kerim ve temel dini bilgileri öğrenmelerine<br />
katkıda bulunulan işitme, görme<br />
ve bedensel engelli öğrenciler ile hafızlık<br />
eğitimini tamamlayan toplam 66<br />
öğrencimizi taltif etmek amacıyla, 14<br />
günlük umre ibadetini yapmak üzere 25<br />
Nisan’da kutsal topraklara uğurlayacağız”<br />
dedi.<br />
Karabiber, Umreye gidecek engelli ve<br />
hafız öğrenciler için 24 Nisan Salı günü<br />
saat 12.00’de, Selçuklu İlçesi Meydanlı<br />
Kur’an Kursunda bir uğurlama töreni<br />
düzenleyeceklerini de sözlerine ekledi.<br />
Müslüman Ülkelere Su Ve Atıksu Eğitimi<br />
Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon<br />
Ajansı Başkanlığı ve Konya<br />
Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel<br />
Müdürlüğü işbirliğiyle Müslüman<br />
ülkelere yönelik su ve atıksu yönetimi<br />
eğitimleri veriliyor. Eğitimler için Konya’ya<br />
gelen Afganistan’ın 8 şehrinden<br />
yöneticiler Büyükşehir Belediye Meclisine<br />
katıldı.<br />
Başbakanlık Türk İşbirliği ve Koordinasyon<br />
Ajansı Başkanlığı ve Konya<br />
Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel<br />
Müdürlüğü ortaklığıyla yürütülen ve<br />
29 ülkeden çok sayıda şehrin talep<br />
ettiği “Uluslararası Su ve Atıksu Yönetimi”<br />
eğitimleri, İslam dünyasında<br />
büyük bir ihtiyaç olan dayanışmayı<br />
hedefliyor. Su ve atıksu yönetimi<br />
konusunda birçok ilki gerçekleştirerek<br />
belli bir standarda ulaşan KOSKİ,<br />
çoğu gelişmekte olan Müslüman<br />
ülkeye edindiği tecrübeleri aktarıyor.<br />
Eğitimlerin öğleden önceki kısmında<br />
teorik, öğleden sonraki kısmında ise<br />
uygulamalı bilgiler veriliyor.<br />
Eğitim programlarının ilkinde Afganistan’ın<br />
8 ayrı şehrinden gelen belediye,<br />
kaymakamlık ve su idareleri<br />
üst düzey yöneticilerinden oluşan 22<br />
konuk ağırlandı.<br />
“Geç kalma bugün gel”<br />
Meram Belediye Başkanı Fatma Toru ve Meram İlçe<br />
Sağlık Müdürü Dr. Muammer Özdemir, Hasanköy<br />
Mahallesi’nde 1 ay süreyle hizmet verecek Pembe<br />
Prenses Kanser Tarama Tırı’nı ziyaret etti.<br />
“KANSER TEŞHİSİ İÇİN GEÇ KALINABİLİYOR”<br />
Meram İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün “Geç Kalma,<br />
Bugün Gel” isimli pembe tır uygulaması için Sağlık<br />
Müdürlüğü ekipleriyle birlikte tırda incelemede bulunan<br />
Başkan Toru, “Maalesef şu anda ülkemizde kanser<br />
vakalarıyla ilgili olarak özellikle kırsal kesimdeki<br />
kadınlarımızın hastanelerde tedavi ya da olayı takip<br />
anlamında geç kalabildiği durumlar oluyor. Bunların<br />
erken aşamada teşhisi için ‘Pembe Tır’ uygulamasıyla<br />
Meram İlçe Sağlık Müdürlüğümüz güzel bir hizmete<br />
imza atmış durumda. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum”<br />
dedi.
TEŞEKKÜRLER KONYA<br />
TEŞEKKÜRLER TÜRKİYE<br />
Ekonomi 2017 ödüllerinin en önemli<br />
iki değerlendirmesi “ihracat”ve<br />
“Türkiye’nin en büyük ilk 500 sanayii<br />
kuruluşu” dalında iki ayrı ödül<br />
alan Aydınlar (AYD) bu ödül tüm<br />
Konya adına alınmıştır açıklamasıyla<br />
teşekkür etti. Aydınlar Otomotiv<br />
Yedek Parça Sanayi Yönetim Kurulu<br />
Başkanı Harun Aydın “bizi ihracat<br />
şampiyonu yapan ve ülkemizin<br />
en büyük ilk 500 sanayii kuruluşu<br />
arasına sokan başta Konya’mıza ve<br />
sanayicinin önünü açan Cumhurbaşkanımıza<br />
,Hükümetimize ülkemize<br />
ve ülkemiz insanlarına teşekkür ediyoruz<br />
dedi.<br />
Aydınlar Otomotiv Yedek Parça Sanayi<br />
Yönetim Kurulu Başkanı Harun<br />
Aydın yaptığı açıklamada şu görüşlere<br />
verdi. “Konya Sanayii Odamız,<br />
Ticaret Odamız, Borsamız, Vergi<br />
Dairesi Başkanlığımız, SGK’mız<br />
ve İşkur’umuz’un ev sahipliğinde<br />
gerçekleşen 2017 Ekonomi Ödül<br />
töreninde “ihracat”ve “Türkiye’nin<br />
en büyük ilk 500 sanayii kuruluşu”<br />
dalında iki ayrı ödül almamız Konya’mız<br />
ve Ülkemiz adına büyük bir<br />
moral oluşturmuştur. TOBB Başkanımız<br />
Rıfat Hisarcıklıoğlu Beyin<br />
elinden aldığımız bu ödüller, bizi<br />
ziyadesiyle memnun etmiş ve geleceğe<br />
dair daha çok çalışma, daha çok<br />
istihdam oluşturma, daha çok ihracat<br />
yapma azmimizi arttırmıştır. Bizi<br />
ihracat şampiyonu yapan ve ülkemizin<br />
en büyük ilk 500 sanayii kuruluşu<br />
arasına sokan başta Konya’mıza<br />
ve sanayicinin önünü açan Cumhurbaşkanımız<br />
<strong>Sayı</strong>n Recep Tayyip Erdoğan’a<br />
, Hükümetimize ,ülkemize<br />
ve ülkemiz insanlarına teşekkür ediyoruz.<br />
3 Bin’e yakın çalışanımızı ve<br />
yöneticilerimizi bu vesileyle bir kez<br />
daha tebrik ediyorum.” .<br />
www.metropoldergileri.com 19
DUVAR<br />
20<br />
Türk Yıldızları ve Solo Türk’ten Muhteşem Gösteri<br />
Türk Hava Kuvvetleri’nin göz bebeği<br />
Türk Yıldızları ve Solo Türk,<br />
Türkiye’nin havacılık temalı en<br />
büyük parkı olan Türk Yıldızları<br />
Parkı’nda nefes kesen bir gösteri<br />
düzenledi.<br />
Gösteriye 3. Ana Jet Üs ve Garnizon<br />
Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral<br />
Fidan Yüksel, Konya Büyükşehir<br />
Belediye Başkanı Tahir<br />
Akyürek ile askeri ve mülki erkan<br />
katıldı.Programda Konya 3’üncü<br />
Ana Jet Üs Komutanlığı’nda<br />
konuşlu dünyanın sayılı süpersonik<br />
akrotimlerinden olan Türk<br />
Yıldızları ile Solo Türk muhteşem<br />
bir gösteri gerçekleştirdi. Türkiye’nin<br />
havacılık temalı en büyük<br />
parkı olan Türk Yıldızları Parkı<br />
ve çevresini dolduran on binlerce<br />
kişiye unutamayacakları bir<br />
gösteri sunan Türk Yıldızları ve<br />
Solo Türk, solo ve takım olarak<br />
sergiledikleri hareketlerle adeta<br />
nefesleri kesti.<br />
Tuzcuoğlu Yeni Şehir Konseptini Viyana’da Anlattı<br />
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar<br />
Yardımcısı Refik Tuzcuoğlu, Avusturya’nın<br />
Başkenti Viyana’da Birleşmiş Milletler<br />
Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO)<br />
temsilcileri ile bir araya geldi.<br />
Avusturya’nın Başkenti Viyana’ya bir<br />
çalışma ziyaretinde bulunan Çevre ve<br />
Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı<br />
Refik Tuzcuoğlu, burada UNIDO Genel<br />
Direktörü LiYong ile bir araya geldi. UNI-<br />
DO’nun yaptığı çalışmalara ilişkin yetkililerden<br />
bilgi alan Müsteşar Yardımcısı<br />
Tuzcuoğlu, UNIDO’nun son yılarda çevresel<br />
sürdürülebilirlik, küreselleşme ve<br />
yoksulluğun azaltılması kapsamında<br />
hayata geçirdiği çalışmaları değerlendirdi.<br />
Söz konusu çalışmaların önemine<br />
vurgu yapan Tuzcuoğlu, Çevre ve Şehircilik<br />
Bakanlığı’nın çalışmaları hakkında<br />
da Yong’a bilgi verdi. Yong ile bir araya<br />
geldiği toplantıda Türkiye’deki ulusal<br />
kalkınma modelinde, ekonomik büyüme,<br />
sosyal kapsayıcılık ve çevrenin<br />
korunması ilkelerini temel alan insan<br />
odaklı bir kalkınma modelinin benimsendiğini<br />
belirten Tuzcuoğlu, hızla artan<br />
nüfusa dikkat çekti. Artan nüfusun kalkınmayı<br />
doğrudan etkilediğini vurgulayan<br />
Tuzcuoğlu, bu kapsamda çevre üzerindeki<br />
baskının da arttığını belirterek<br />
Türkiye tarafı olarak çevrenin korunması<br />
ve enerji verimliğinin sürdürülebilmesi<br />
için yapıcı tutumun sürdürüleceğini ifade<br />
etti. Yong ise Türkiye’nin UNIDIO için<br />
çok önemli bir ülke olduğunu, UNIDO<br />
ile Türkiye arasında mevcut projelerin<br />
başarı ile uygulandığını yeni projelere<br />
de her zaman açık olduklarını dile getirdi.<br />
Yong, “Sürdürülebilir Şehirler” konusunda<br />
yeni bir proje başlanması konusunda<br />
ad anlaşmaya varıldığını açıkladı.<br />
Şehir Hastanesi’ne rahat ulaşılacak<br />
Karatay Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü<br />
ekipleri yapım çalışmaları büyük<br />
bir hızla devam eden Şehir Hastanesi<br />
çevresinde gerçekleştirdikleri yol genişletme<br />
çalışmalarının ardından parke ve<br />
tretuvar çalışmaları yapıyor.<br />
Karatay Belediye Başkanı Mehmet<br />
Hançerli, Şehir Hastanesi hizmete açıldığında<br />
çok büyük bir trafik yoğunluğu<br />
oluşacağına dikkat çekerek; yapılan<br />
titiz planlamalar ile hastane tamamlanmadan<br />
gerekli hazırlıkların sürdüğünü<br />
söyledi. Başkan Hançerli, gerçekleşen<br />
düzenleme çalışmalarının; Şehir Hastanesi’ne<br />
ulaşımı kolaylaştıracağını<br />
vurguladı. Başkan Hançerli, Şehir Hastanesi<br />
hizmete açıldığında yoğun bir talep<br />
göreceğini belirterek; yapılan çalışmaların<br />
geleceğe hazırlık olduğunu söyledi.<br />
Başkan Mehmet Hançerli Yol Boyu<br />
Caddesi’nin genişliğinin 10 metreden<br />
25 metreye çıkarıldığını belirterek; 1.2<br />
km uzunluğunda çalışma alanına sahip<br />
caddenin, Kanal Caddesi, BezmiAlem<br />
Caddesi ve Şehir Hastanesi ile Bahri<br />
Dağdaş Uluslarası Tarımsal Araştırmalar<br />
Enstitüsünün arasına açılacak yol ile<br />
Ereğli Çevre Yoluna ana çıkış güzergahı<br />
olduğunu dile getirdi.
Buğday Pazarı’na otopark<br />
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin Türkiye’ye örnek<br />
projelerinden biri olan Tarihi Osmanlı Buğday<br />
Pazarı’nda yürüttüğü çalışmalar yoğun bir şekilde<br />
devam ederken, proje kapsamında yapımı<br />
tamamlanan yeraltı katlı otoparkı hizmete açıldı.<br />
Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Akyürek,<br />
Bedesten bölgesinde içinde Tarım Müzesi,<br />
işyerleri ve kafeteryasıyla bölgeyi cazibe merkezi<br />
haline getirecek Tarihi Osmanlı Buğday Pazarı<br />
projesinde son aşamaya geçildiğini belirterek,<br />
proje kapsamında tamamlanan yaklaşık bin<br />
araçlık yeraltı katlı otoparkın hizmete girdiğini<br />
söyledi.<br />
Otoparkın 2017’nin sonunda tamamlandığını,<br />
ancak üstte inşaat sürdüğü ve çeşitli riskler<br />
nedeniyle hizmete girmesinin bu zamana bırakıldığını<br />
kaydeden Başkan Akyürek, otoparkın<br />
hizmete girmesiyle bölge esnafını ve müşterilerini<br />
otopark konusunda rahatlatmış olacağını<br />
ifade etti.<br />
Peyman’dan Konyalı çiftçilere eğitim<br />
Kuruyemiş sektörünün öncü şirketlerinden<br />
Peyman, sözleşmeli tarım uygulamaları<br />
kapsamında, Konya’da “Kabak<br />
Çekirdeği Yetiştiriciliği Bilgilendirme<br />
Semineri” düzenledi. Konyalı çiftçiler<br />
seminere büyük ilgi gösterdi.<br />
Seminerde, Eskişehir Tarımsal Araştırma<br />
Enstitüsü’nden Dr. Sali Fidan ve<br />
doğru tarım uzmanları tarafından çiftçilere;<br />
yetiştiricilik, sulama, gübreleme<br />
ve bakım süreçlerinin en doğru şeklinde<br />
nasıl olacağı konusunda eğitim<br />
verildi. Çiftçilerin karşılaştığı sorunlar<br />
için çözüm önerileri aktarıldı, eğitim sonunda<br />
katılımcılara sertifikaları verildi.<br />
Peyman Agro Müdürü AdemKılıçkaya,<br />
sözleşmeli tarım çalışmaları bünyesinde<br />
düzenledikleri seminerle, üreticiyi<br />
tarım konusunda bilinçlendirmeyi hedeflediklerini<br />
belirtti. Kılıçkaya; “Doğru<br />
tarım tekniklerinin uygulanmasıyla toprağın<br />
en verimli şekliyle kullanılmasını,<br />
ekim süreçlerinin uzun yıllara dayandırılmasını<br />
ve tarımda yüksek rekoltelere<br />
ulaşılmasını destekliyoruz. Dünya için<br />
önemli bir hammadde hazinesi olan<br />
Türkiye, böylelikle daha yüksek kalitede<br />
ve miktarda ürün için vazgeçilmez<br />
bir üretim alanı olduğunu tüm dünyaya<br />
gösterebilir. Kadının tarımdaki önemi<br />
ve değişmez rolünü göz önüne alarak,<br />
onları toplantılarımıza davet ediyoruz.<br />
Kadınların çözüm üretme yeteneği<br />
ve çalışkanlığıyla bilinçli tarım uygulamalarında<br />
önemli bir rol üstlendiğine<br />
inanıyoruz. Kadınların tarım alanındaki<br />
varlığını güçlendirmek, bilinçlendirmek<br />
ve çalışmalarını sistemli hale<br />
getirmek için biz de üzerimize düşen<br />
görevin bilincindeyiz” dedi.<br />
23 Nisan’da doyasıya eğlendiler<br />
Meram Belediyesi tarafından 23 Nisan<br />
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle<br />
Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nün<br />
takibinde olan ailelerin çocuklarına yönelik<br />
Beyşehir gezisi düzenlendi. Gün boyunca<br />
çeşitli aktivitelerle doyasıyla eğlenen minikler<br />
keyifli saatler geçirdiler.<br />
Meram Belediyesi tarafından 23 Nisan<br />
Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda<br />
Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğü’nün takibinde<br />
olan ailelerin çocuklarına yönelik<br />
“Neşeli Çocuklar, Mutlu Yarınlar” etkinliği<br />
düzenlendi. Beyşehir İzcilik Tesisleri’nde<br />
düzenlenen programda çocuklar, gün<br />
boyu farklı aktivitelerle keyifli anlar yaşadılar.<br />
Aileleri ile birlikte Beyşehir Gölü<br />
kıyısında Meram Belediyesi tarafından<br />
hediye edilen uçurtmaları uçuran çocuklara<br />
yönelik eğlenceli yarışmalar düzenlenirken,<br />
etkinlikte Hacivat-Karagöz, illüzyon<br />
ve palyaço gösterisi gerçekleştirildi. Ayrıca<br />
alanda bulunan hedefe ok atan miniklere<br />
çeşitli hediyeler verildi.<br />
www.metropoldergileri.com 21
HABER<br />
22<br />
Türkiye ekonomisi 2017’de<br />
yüzde 7,4 büyüdü<br />
Küresel ekonominin yüzde 3,5 büyüyeceği tahmin edildiği 2017’de Türkiye’nin yüzde 7,4 büyüme ile tüm dünyada büyüme<br />
rekoru kırdığını belirten Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, “Türkiye ekonomisi her türlü engele<br />
rağmen yoluna devam ediyor. Büyümeye özel sektörümüz büyük katkı sağladı. Çalışan, üreten, istihdam sağlayan<br />
tüm tüccar ve sanayicilerimizi kutluyorum” dedi.<br />
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK),<br />
2017 yılının Ekim – Kasım – Aralık<br />
dönemine ilişkin 4. Çeyrek Gayrisafi<br />
Yurtiçi Hasıla (GSYH) verilerini<br />
açıkladı. Büyüme rakamlarını değerlendiren<br />
KTO Başkanı TOBB Başkan<br />
Yardımcı Selçuk Öztürk, “Türkiye<br />
ekonomisi, 2017 yılının dördüncü<br />
çeyreğinde yüzde 7,3 2017’nin tmamaında<br />
ise yüzde 7,4 oranında büyüdü.<br />
2016’nın son çeyreğinde başlayan<br />
ekonomide toparlanma eğiliminin,<br />
2017’de hızlı büyüme olarak devam<br />
ettiğini görmekteyiz. Ekonomi yönetiminin<br />
öncülüğünde, devlet - özel sektör<br />
birlikteliği ile Türkiye ekonomisi<br />
tüm dünyada büyüme rekoru kırmıştır.<br />
Küresel ekonominin yüzde3,5 büyüyeceği<br />
tahmin edildiği 2017 yılında<br />
Türkiye yüzde 7,4 oranında büyüme<br />
ile dünya ortalamasının iki kat üzerinde<br />
bir artış sağlamıştır. Ekonomideki<br />
iyileşme ile moral kazanan özel sektörümüzün<br />
çalışması, üretmesi istihdam<br />
sağlaması bunun yanında artan iç talep,<br />
artan ihracat, kredi genişlemesi ve<br />
vergi indirimlerinin etkisi ekonomik<br />
büyümenin sürükleyicisi olmuştur.<br />
2017’de elde edilen yüksek büyüme<br />
rakamları, Hükümetimizin uygulamaya<br />
koyduğu teşvikler ve desteklerin<br />
özel sektörde karşılık bulduğunu göstermiştir.<br />
Yüksek oranda büyümede<br />
en büyük pay özel sektörümüze aittir.<br />
Üreten, yatırım yapan, dünya pazarlarına<br />
açılan, istihdam sağlayan;<br />
vafakarca çalışarak ülkesinin büyümesinde<br />
katkısı olan tüm tüccar ve<br />
sanayicilerimizi kutluyorum. Sanayi<br />
üretimindeki hızlı artışın yanı sıra ihracat<br />
ve istihdamda canlanma sürmektedir.<br />
Ekonomik göstergeleri etkileyen<br />
tüm bu olumlu gelişmeler ile birlikte<br />
2018’de de her türlü engelemelere karşın<br />
Türkiye ekonomisi dünya ekonomisinin<br />
üzerinde büyüecektir. Küresel<br />
ekonomide Türkiye yoluna devam<br />
etmektedir. 2016 ikinci yarısından<br />
itibaren ve 2017’de yurt dışı kaynaklı<br />
not indirimleri, kur spekülasyonları<br />
gibi Türkiye üzerinde uygulanan küresel<br />
oyunların amacına ulaşamadığını<br />
görmekteyiz. Bu şartlarda yoluna<br />
devam eden ekonomimiz için yüksek<br />
oranda büyüme büyük bir başarıdır.<br />
Hedefimiz bu başarının sürdürülebilir<br />
olmasını sağlamaktır” dedi.<br />
Konya’nın büyümeye en fazla katkı<br />
sağlayan iller arasında yer aldığına<br />
dikkat çeken Başkan Öztürk, “2017’de<br />
Türkiye ihracatını yüzde 10,2 Konya<br />
yüzde 17.4 artırdı. 2017’de Konya ihracatta<br />
Türkiye ortalamasının 7 puan<br />
üzerinde artış sağladı. İşsizlikte de<br />
2017’de Türkiye ortalaması yüzde<br />
10.9 iken Konya yüzde 5.9’a düşürdü.<br />
İşsizlik rakamlarını da Konya Türkiye<br />
ortalamasının 5 puan altına düşürdü.<br />
Bu rakamlar yüzde 7,4 büyüyen Türkiye<br />
ekonomisine Konya’nın sağladığı<br />
katkıyı göstermektedir. Konyalı tüm<br />
tüccar ve sanayicilerimize şehrimizin<br />
ve ülkemizin büyümesine sağladıkları<br />
katkı için teşekkür ediyorum” dedi.
www.metropoldergileri.com 23
HABER<br />
24<br />
Bölgenin Okuma Kültürüne<br />
KOP Desteği Sürüyor<br />
KOP Okuyor Mali Destek Programı ile Mahalle Kütüphaneleri Kurulacak.<br />
Konya Ovası Projesi (KOP) Bölge<br />
Kalkınma İdaresi Başkanlığı, kısa adı<br />
“KOP Okuyor” olan “KOP Bölgesinde<br />
Okuma Kültürünün Geliştirilmesi<br />
Projesi” kapsamında 2018 yılı Mali<br />
Destek Çağrısına çıktı.<br />
Kalkınma Bakanlığına bağlı KOP İdaresi<br />
Başkanlığı, ilk defa 2016 yılında<br />
başlattığı mali destek çağrı programını<br />
2018 yılında da sürdürüyor. KOP<br />
Okuyor Mali Destek Programının<br />
bu yılki ana teması “Mahalle Kütüphaneleri”<br />
olarak belirlendi. İnternet<br />
üzerinden yapılacak başvurularda;<br />
“Yeni mahalle kütüphanelerinin oluşturulması”,<br />
“Mevcut kütüphanelerin<br />
yaşam merkezi haline getirilmesi”<br />
ve “Çocukların ve gençlerin okuma<br />
kültürünün geliştirilmesinin yanında<br />
yazma etkinlikleri, söyleşiler, yarışmalar<br />
gibi çeşitli sosyal etkinlikler ile<br />
mahalle kültürünün yaşatılmasına ve<br />
geliştirilmesine” yönelik mahalle kütüphaneleri<br />
kurulacak ve bu kütüphanelerdekisosyal<br />
faaliyetlere mali destek<br />
verilecek.<br />
“KOP Okuyor Projesi<br />
Türkiye’ye Örnek Oldu”
Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir,<br />
Konya, Nevşehir, Niğde ve Yozgat<br />
illerinden oluşan KOP Bölgesinin,<br />
okuma alışkanlığı ve kültürünü artırmak<br />
ve bunu sürdürülebilir kılmak<br />
amacıyla ilk kez 2016 yılında başlatılan<br />
KOP Okuyor Projesinin, bugün<br />
Türkiye genelinde Okuma Kültürüne<br />
dayalı projelere örnek gösterilir hale<br />
geldiğini belirten KOP İdaresi Başkanı<br />
İhsan Bostancı, gösterdikleri çabanın<br />
hedefine ulaşıyor olmasından büyük<br />
mutluluk duyduklarını ifade etti.<br />
Yerel katılımcılığı çok önemsediklerini<br />
belirten KOP Başkanı Bostancı,<br />
mali destek programından bölgenin<br />
en ücra köşesinde kalmış kamu paydaşlarının<br />
da istifade etmesi için il ve<br />
ilçelerde birçok tanıtım toplantıları<br />
düzenlediklerini hatırlatarak; “Kalkınma<br />
Bakanlığımızın himaye ve destekleri<br />
ile iki yıldır devam eden KOP<br />
Okuyor Projesi ile okumanın önemi<br />
konusunda farkındalık oluşturduğumuza<br />
inanıyorum. Kamu ve yerel<br />
yönetimlerinuyguladığı okuma alışkanlığına<br />
yönelik projelerle çocuklar,<br />
gençler ve vatandaşlarımızda okuma<br />
kültürü ve alışkanlığı oluşturulmaya<br />
çalışıldı. Bugün gelinen noktada<br />
KOP Okuyor Projesi, ülkemizde örnek<br />
gösterilen projeler arasında yerini<br />
aldı. İki yıldır KOP Bölgesi illerinde<br />
uygulanan KOP Okuyor Mali Destek<br />
Programının bu yılki ana teması<br />
“Mahalle Kütüphaneleri” olarak belirlendi.<br />
Bu yıl mahalle kültürünün<br />
yaşatılabilmesi, kütüphanelerinin bir<br />
yaşam alanına dönüştürülmesi, çocukların<br />
ve gençlerin kütüphanelere<br />
çekilmesi için mahalle kütüphaneleri<br />
kurulmasına yönelik kamu kurum ve<br />
kuruluşların projeleri desteklenecektir.<br />
Bu kapsamdaAksaray, Karaman,<br />
Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir,<br />
Niğde ve Yozgat illerinden Valilikler,<br />
Kaymakamlıklar, İl Özel İdareleri,<br />
İl ve İlçe Belediyeleri, İl Kültür<br />
ve Turizm Müdürlükleri, İl ve İlçe<br />
Milli Eğitim Müdürlükleri, İl ve İlçe<br />
Müftülükleri, İl ve İlçe Gençlik Hizmetleri<br />
ve Spor Müdürlükleri ve diğer<br />
kamu kurum ve kuruluşlarının ve bu<br />
kurumların ortaklığında hazırlanacak<br />
projelere en düşük 100 bin TL ile en<br />
yüksek 300 bin TL arasında yüzde 85<br />
ve yüzde 100 oranlarında hibe desteği<br />
verilecek” diye konuştu.<br />
KOP Bölgesinde Okuma Kültürünün<br />
Geliştirilmesi Projesi 2018 yılı Mali<br />
Destek Çağrısı başvuruları proje.kop.<br />
gov.tr internet adresinden 15 Mayıs<br />
2018 tarihine kadar yapılabilecek.<br />
www.metropoldergileri.com 25
HABER<br />
26<br />
Otomotiv sektörü büyük dönüşümün eşiğinde<br />
Geçtiğimiz günlerde Konya Sanayi Odası tarafından düzenlenen OSEG (Otomotiv Sektörünün Geleceği) 2018 Konferansının<br />
sonuç raporu açıklandı.<br />
Türkiye’den ve dünyadan sektör otoritelerinin<br />
yoğun katılımı ile gerçekleştirilen<br />
OSEG Konferansının sonuç raporunda,<br />
otomotiv sektörünün ekonomi<br />
üzerindeki ağırlığının devam edeceğine<br />
ancak sektörde ciddi dönüşümler<br />
yaşanacağına vurgu yapıldı.<br />
Otomotivde Yenilikçi Teknolojiler ana<br />
temasıyla iki gün boyunca dört oturumda<br />
gerçekleştirilen OSEG konferansı sonuç<br />
raporunda elektrikli otomobillerden<br />
ve otonom araçlardan ‘geleceğin otomobilleri’<br />
olarak bahsedilirken, 2025 yılının<br />
altı çizildi. Raporda, şu anda elektrikli<br />
araç maliyetlerinin yüzde 45’ini<br />
oluşturan batarya maliyetlerinin 2025<br />
yılında yüzde 25 seviyesine düşmesinin<br />
beklendiği, dolayısıyla 2025 yılının<br />
elektrikli araçların içten yanmalılara kıyasla<br />
daha ucuz olmaya başlayacağı yıl<br />
olacağı öngörüsü paylaşıldı.<br />
OSEG 2018 raporunda sektörde yaşanması<br />
beklenen gelişmelerle ilgili şu görüşlere<br />
de yer verildi: “Geleceğin aracı<br />
elektrikli olacak. Fosil yakıtların kullanımı<br />
sürdürülebilir olmadığı için ülkemiz<br />
dahil tüm ülkeler otomotivde gelecek<br />
stratejilerini elektromobilite üzerine kuruyor.<br />
Bundan böyle elektrikli araç geri<br />
döndürülebilecek bir gelişme değil. Ayrıca<br />
araçlar sürücüsüz olacak. Sürücüsüz<br />
olarak da bilinen otonom araçlar, çevrelerini<br />
algılamak için sahip oldukları çeşitli<br />
sensörler ile insan müdahalesine gerek<br />
duymadan, özerk bir şekilde hareket etme<br />
kabiliyetine sahip olacaklar.”<br />
Araçlar internete bağlanacak,<br />
ambulans ve itfaiyeye yol<br />
açacak<br />
Sürücüsüz, otonom araçlarla birlikte güvenilir<br />
bir sürücü olmadan trafiğe çıkamayan<br />
çocuk ve yaşlıların da araç kullanmalarının<br />
mümkün olabileceğinin vurgulandığı<br />
raporda, araçların internete de bağlanabileceği<br />
ifade edildi: “Şu anda Avrupa’da bazı<br />
araçlar internete bağlanıyor. Ancak bu<br />
teknolojinin kullanım oranı ve yaygınlığı<br />
ciddi bir şekilde artacak. İnternet bağlantılı<br />
araçlardan çarpışmayı önlemenin yanı<br />
sıra, park yeri aramada, şarj istasyonu aramada,<br />
ambulans ya da itfaiyeye yol açmak<br />
amacıyla da faydalanabileceğiz.”<br />
Konya ve yerli otomobil vurgusu<br />
Türkiye’nin çalışmalarını yürüttüğü<br />
yerli otomobil konusuna da değinilen<br />
raporda, Konya’nın yerli otomobil yatırımı<br />
için en doğru adres olduğuna<br />
bir kez daha vurgu yapıldı. Raporda;<br />
“Marmara Bölgesi artık kendi yükünü<br />
çekemez hale geldi. Dolayısıyla Türkiye’nin<br />
kalkınma sürecini hızlandırması<br />
için sanayiyi Anadolu’ya yayması<br />
gerekiyor. Konya da bu anlamda yerli<br />
otomobil yatırımının yapılabileceği en<br />
doğru adres. Bu konuda yatırımcıya<br />
5 farklı yer önerisi sunan şehir, ‘Konya’da<br />
Otomobil Üretilebilirliği Fizibilite<br />
Raporu’nda da belirtildiği gibi<br />
Aksaray, Bursa, İstanbul, İzmir, Kocaeli,<br />
Manisa, Sakarya gibi illerden daha<br />
avantajlı bir konuma ve yatırım alt yapısına<br />
sahip.”<br />
Konya Sanayi Odası tarafından ilki 2010<br />
yılında yapılan OSEG konferanslarının<br />
5.si, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra,<br />
Almanya, Polonya, Romanya, Güney Afrika<br />
ve Hindistan gibi ülkelerden sektör<br />
temsilcilerinin katılımıyla 28-29 Mart’ta<br />
Konya’da gerçekleştirilmişti.
www.metropoldergileri.com 27
KÖŞE<br />
28<br />
Mustafa TATLISU<br />
Basın Konseyi Başkanı<br />
tatlisumustafa@gmail.com<br />
chpKKipHDPsp<br />
ÇİN MUTFAĞI<br />
Hiç Çin mutfağı gördünüz mü?<br />
Görmediniz mi?<br />
Tarif edeyim.<br />
Yirmibeş otuz metrekare bir alan düşünün.<br />
Dört beş tane yukarıya doğru uzayan baca.<br />
Dünyada kaç koku varsa hepsinin karıştığı,<br />
ne koktuğunu,neyin koktuğunu bilmediğiniz<br />
buharlı, nemli,kesif kokulu bir mekan.<br />
Çöp kovalarını andıran on onbeş adet yemek kovasına<br />
bir göz atın.Birinde yılan, birinde çıyan, birinde akrep,<br />
birinde sümüklü böcek, birinde hamam böceği vesaire.<br />
Ortaya karışık isteseniz bir türlü, istemeseniz bir türlü.<br />
Yeseniz mideniz kaldırmaz yemeseniz mal bu.<br />
Şimdi bize ne Çin mutfağından diyorsunuzdur.<br />
Bence de bize ne?<br />
Ama Ankara’da siyaset tam bir Çin mutfağını andırıyor.<br />
Midenin kaldırmadığı her türlü pislik mevcut.<br />
Bir gecede istifa ettirilen satılık vekiller,<br />
İP’i ele geçirilen partiler, Kandil’den tebrik edilen liderler,<br />
41 yıl sonra kurulan vekil pazarları, Güneş Motel ahlaksızlıkları.<br />
Ortada ne buharlı, ne kesif , ne de mayıs kokusu var.<br />
düpedüz fosseptik kokuyor.<br />
Köle pazarlarını andıran vekil pazarlarına ne diyeceksiniz.<br />
Adamların utançlarından yüzlerini kaldırmaya mecali<br />
yok.<br />
Yaptıklarının yada yapılanların ne kadar yüz kızartıcı<br />
olduğunu biliyorlar.<br />
25 Trilyondan bahsediliyor. Bu parayı kimin alacağı<br />
bilinmiyor.<br />
Yüzlerini kaldıramayan satılık vekiller mi, İP’i ele<br />
geçirilen<br />
Parti mi, ya da CHP,PKK, SAADET,HDP,İP aralarında<br />
mı paylaşacak<br />
bilen yok.<br />
Bilinen tek şey var kayıkçı ittifakı Çin mutfağı gibi.<br />
Her türlü koku mevcut.<br />
Her kovada ayrı bir yaratık haşlaması yatıyor.<br />
Bukalemun bütün öğünlerin ana menüsü gibi duruyor.<br />
Vazoya konulacak canlı bir gül ile bile masaya oturulacak<br />
gibi değil.<br />
Müslüman mahallesine salyangozu reva görenlerin<br />
sofrasına<br />
oturacaklara şimdiden afiyet olsun diyorum.<br />
Bize annemizin tarhanası yeter.<br />
Ya Allah Bismillah…
www.metropoldergileri.com 29
KAPAK KONUSU<br />
30<br />
Çiğdem Kurut<br />
Ahmet Çakır<br />
“Türkler<br />
iyi çikolatayı<br />
öğrendi”<br />
Binlerce çocuk Roald-<br />
Dahl’ın “Charlie’nin<br />
Çikolata Fabrikası” isimli<br />
kitabını okurken ya da<br />
aynı kitaptan uyarlanmış,<br />
JoonyDeep’in başrolde<br />
oynadığı filmi izlerken<br />
satır aralarına, ekrana<br />
girip o çikolata serüvenine<br />
dahil olmak istemişti.<br />
O yıllarda bizler kaliteli<br />
çikolatalarla yeni yeni<br />
tanışırken iştah kabartan<br />
görüntüler, betimlemeler<br />
pek çoğumuzu o fabrikaya<br />
hapsetmiş, adeta<br />
o kokuyu burnumuzun<br />
dibinde hissettirmişti.<br />
Yıllar geçti. Türk insanı<br />
artık kaliteli bir çikolatayı<br />
tanır, tercih eder oldu.<br />
Türkiye’de de çikolata<br />
kültürü oluştu. Bu kültürün<br />
gelişiminde büyük<br />
pay sahibi olan, üretimiyle,<br />
istihdamıyla, buluşlarıyla<br />
da ekonomiye ciddi<br />
katkı sağlayan Mehmet<br />
Büyükçiftçi ile Memet<br />
Makine’yi konuştuk..<br />
MEMET MAKİNA YÖNETİM KURULU BAŞKANI<br />
MEHMET BÜYÜKÇİFTÇİ
Sizi tanıyabilir miyiz?<br />
1972 doğumluyum. Konyalıyım.<br />
12 yaşında sanayi serüvenimiz<br />
başladı. O yıllarda ya okuyacaksın<br />
ya da meslek sahibi olacaksın.<br />
Ben de sanayiyi tercih ettim. Arkadaşlarım<br />
hep sanayideydi. Ben<br />
de Hidromas diye bir firmada çırak<br />
olarak işe başladım. Karatay Sanayide<br />
küçük bir dükkândı. 6 yıl<br />
orada çalıştım. Devamında Öztekfen<br />
isimli başka bir firmada devam<br />
ettim. Çıraklık, kalfalık aşamalarını<br />
geçip 1997 yılında kendi işyerimizi<br />
kurduk. Küçük bir sanayi<br />
sitesinde, 80 metrekarede 1 torna<br />
tezgahıylaMemakMakina’yı kurarak<br />
faaliyetlere başladık. Şekerleme<br />
ve çikolata makineleri ürettik.<br />
80 metrekareden, 14 bin kapalı<br />
alanı, 200 çalışanı olan, dünyada<br />
55 ülkeye ihracatı olan, sektöründe<br />
şeker ve çikolata makinelerinde<br />
söz sahibi olan bir firmaydı. Türkiye’de<br />
rakibi yoktu. Dünyada da en<br />
büyükler arasındaydı. 2007 yılında<br />
yanıma ortak aldım. 10 yıl süren<br />
ortaklığı 2017 yılında sonlandırdık.<br />
Orada hisselerimizi devrettik<br />
ve MemetMakina’yı kurduk. Şu<br />
anda ise Memet Makine adı ile yolumuza<br />
devam ediyoruz.<br />
MemetMakina’yı kurmak<br />
daha mı kolay oldu?<br />
Sanayide uzun bir geçmişimiz,var.<br />
Yani 34 yıllık deneyimimiz olduğu<br />
için daha kolay oldu.<br />
Okul mu, sanayi mi tercihinde<br />
pişmanlık duyduğunuz<br />
oluyor mu?<br />
Bu konu zaman zaman arkadaşlarla<br />
sohbetimizde de geçer. Çok<br />
şükür hiçbir zaman pişmanlık<br />
duymadım. Okusaydım belki bu<br />
kadar başarılı da olamayacaktım.<br />
Okuduğunuz zaman da belli bir<br />
kültürle yetişiyorsunuz. Ama sanayide<br />
yetiştiğimiz kültür de o günün<br />
şartlarına göre iyi bir okuldan daha<br />
üst seviyedeydi. Hem eğitim, hem<br />
disiplin hem ahlak anlamında ciddi<br />
bir hiyerarşi vardı. Sevgi, saygıda<br />
da öyle. Bu değerler de elbette<br />
insan hayatında çok önemli. İnsanın<br />
başarılı olmasında çok önemli<br />
bir faktördür.<br />
Şu an aynı sistem devam<br />
ediyor mu?<br />
Bir usta, bin usta anlayışındayız.<br />
Yüzde yüz aynı sistemi uygulama<br />
şansımız yok ancak biz de kendi aldığımız<br />
kültür doğrultusunda hareket<br />
etmeye çalışıyoruz. Yerleşik<br />
bir düzenimiz var. Çalışanlarımız<br />
arasında saygı, sevgi çerçevesinde<br />
bir iletişim söz konusudur. Mesela<br />
işyerimizde kimse birbirine argo<br />
hitaplarda bulunulamaz. En üst seviyeden<br />
en alt seviyeye kadar hitap<br />
şekline bile dikkat edilir. Biz de<br />
yeni ustalar yetiştirip üretimyapacak,<br />
istihdam yaratacak, ülke ekonomisine<br />
katkılar sunacak insanları<br />
hayata hazırlıyoruz. Bu da bize<br />
büyük keyif veriyor.<br />
Neden Memet?<br />
Bu gün tüm dünyanın sorunu marka<br />
ve isim. Hangi isme baksanız ya<br />
patentli yada dolu. Memet global<br />
bir isim. Tüm dünyada, tüm gelişmiş<br />
ülkelerdeki markaların çoğu<br />
kuran kişinin ismini taşır. Kısa ve<br />
anlaşılır olması, hafızada kalması<br />
birde altının dolu olması (yani<br />
www.metropoldergileri.com 31
KAPAK KONUSU<br />
32<br />
işinizin kaliteli olması) sizi marka<br />
yapar.<br />
Me-mak da ismimin bir parçasını<br />
taşırdı. Açılımı Mehmet Makine<br />
idi. Hatta o yıllarda anlaşılmakta<br />
zorluk çekiyorduk. Ne mak? diye<br />
tekrarlanırdı. 2 yıl sona aradaki<br />
“-” işaretini çıkarıp birleştirdim. O<br />
dönemde telaffuzu zor gelirdi ama<br />
dünya markası oldu. Yeni işte aynı<br />
sektörde devam etme kararı aldığımda<br />
da Memet olsun istedim.<br />
İlk firmanızı kurarken küçük<br />
bir dükkânda, belki zor<br />
şartlarda başlamışsınız.<br />
MemetMakina’yla büyük<br />
çapta bir yatırım ve üretimle<br />
yeni bir başlangıç yapıyorsunuz.<br />
Aynı heyecanı<br />
yaşıyor musunuz?<br />
Aynı heyecan ama daha bilinçli,<br />
kendine güvenli bir şekilde. Sonuçta<br />
sektörde belli bir deneyimimiz<br />
de oluştu. Diğer işyerimden 50 kişilik<br />
profesyonel bir ekip de benim<br />
yanıma geldi. Hatta bana “Kendin<br />
çıkmadan bizi çıkar” dediler.<br />
Onların çıkışlarını da vermiştim.<br />
Devamında üretime devam edip<br />
etmemek konusunda da kararsızlık<br />
da yaşamıştım. Ama devam etmem<br />
gerektiğini düşündüm. Çünkü birikmiş<br />
bilgimiz, geçmiş yıllarımız,<br />
en önemlisi de 50 kişilik ekibim<br />
vardı. O ekibin ortalama çalışma<br />
süresi de 7 yıldı. Sektörde en iyi<br />
mühendisi alsanız bile 3 yıla yakın<br />
bir eğitimden sonra tam verimli<br />
olmaya başlıyor. O birikimlerin de<br />
boşa gitmesini istemedim.<br />
Türkler çikolata ve şekerleme<br />
konusunda hep yurtdışından<br />
gelenlerin ellerine<br />
bakardı. O ürünler hep<br />
farklıydı. Şu an diyorsunuz<br />
ki 55 ülkede, Konya’da,Memetya<br />
da bir başka fabrikada<br />
üretilen makinalar<br />
kullanılıyor. Bunu sağlamak<br />
nasıl mümkün oldu?<br />
Sektöre başlangıcımız aslında şöyle;<br />
Konya, Türkiye’de şekercilikte<br />
merkez konumunda. Şeker üretiminin<br />
orijini. Geçmişi 80 yıla dayanır.<br />
Şekercilik kültürü belli bir seviyede.<br />
2003 yılında şeker ve çikolata<br />
makinalarının üretimine başladığımız<br />
tarihlerde yakın arkadaşlarımla<br />
bir araya geldik. O dönem<br />
kalıpçıydık. Çikolata yapacaklarını<br />
ve çikolata kalıbına ihtiyaç duyduklarını<br />
söylediler. O dönem Türkiye’de<br />
bir tane kalıpçı vardı. 3 ay<br />
sonraya sıra veriyor, yüksek fiyata<br />
satıyordu. Bana yapar mısın diye<br />
kalıbı getirdiler. Bizim için basit<br />
bir kalıptı. O kalıpla bizim makine<br />
serüvenimiz başladı. İlk çikolata<br />
kalıbını yaptık. 6 ay sonra, buradan<br />
3 firma daha çikolata işine girdi ve<br />
onların kalıplarını da verdik. Kârlı,<br />
güzel bir sektördü. Bu firmalar<br />
tekrar makineye yatırım yapmayı<br />
düşünüyorlardı. Biraz da şakayla<br />
karışık “ Makinanız da benden.<br />
Ben yapayım” dedim. Ortada bir<br />
makina da yoktu. Sadece konuşma<br />
esnasında gelişti. Hayal ederek kafamda<br />
makinayı canlandırmıştım.<br />
30 bin dolar dedim. Hayalimdeki<br />
makinayı anlattım ve onlar da ina-
nıp paranın yarısını getirdi. Mesela<br />
aynı cesareti ben gösteremezdim.<br />
Çünkü ortada makinanın m’si bile<br />
yoktu. 45 günde makinayı yapıp arkadaşın<br />
işyerine kurduk. Bir mucizeydi.<br />
Ortaya beklentisinin 10 kat<br />
üzerinde bir makina çıktı. O makina<br />
da bizi direk makinacı yaptı.<br />
Piyasadaki çikolata makinelerinin<br />
farklı bir mantığında ürün ortaya<br />
koyduk. Olanın aynısını kopya<br />
edelim diye uğraşmadık. Mantığı<br />
çözdük ve makinanın tüm proseslerini<br />
ona göre geliştirdik.<br />
Artık yolunuza makinacı<br />
olarak mı devam ettiniz?<br />
Konya’da çok fazla şekerci vardı.<br />
Sonra peş peşe sipariş geldi. Büyüme<br />
trendi de orada başladı. Konya<br />
dışında pek çok ile üretim yapmaya<br />
da başladık. 2004 yılında da<br />
ihracatımız gerçekleşti. Yaptığın<br />
işi kaliteli ve ekonomik yaparsan<br />
kocaman bir pazar var. Tüm dünyanın<br />
tek parametresi en kaliteliyi<br />
en uygun fiyata almak. Yada rakiplerden<br />
üst teknoloji yapmak.Bunu<br />
yapabildiğin zaman zaten başarılısındır.Yaptığın<br />
ürünün muadili<br />
de yoksa tek sensin. Bunu geliştirmek<br />
de ciddi Ar-Ge çalışmalarıyla<br />
mümkün. İşimiz ancak bilgi donanımlarıyla<br />
gelişebiliyor. Pat diye<br />
olacak işler de değil.<br />
Çıraklık dönemlerinizde<br />
ileride bir işadamı olmayı<br />
hayal ediyor muydunuz?<br />
O amaçla çalışıyordum. Çalıştığım<br />
her dönemde içimde hep satış vardı.<br />
Başkalarından farklı, sıra dışı<br />
bir iş yapıyorsanız zaten satışçısınız<br />
demek.<br />
Babanız nasıl bir destek<br />
verdi<br />
Traktörle başlayan bir hikaye. Babamın<br />
bir traktörü vardı. Onu satarak<br />
başladım. Aslında o traktör, tornanın<br />
yarı parasıydı. Yarısına da borç-<br />
www.metropoldergileri.com 33
KAPAK KONUSU<br />
34<br />
lanıp başlayan bir serüven. Doğru<br />
bir serüven. Sonra babama yeni bir<br />
traktör almak istedim, söyledim de.<br />
Ama artık traktöre ihtiyacının olmadığını<br />
söyleyerek istemedi.<br />
Çikolata ve şekerlemede<br />
kullanılan makinenin kalitesi<br />
ne kadar önemli?<br />
Direk etki sağlar. Bizim üretimimizin<br />
çok önemi vardı. Türkiye’de<br />
70’e yakın çikolata üreticisi var.<br />
Bunların 65’inde bizim makinalarımız<br />
var. Makinaları biz üretmiyor<br />
olsaydık, bu firmaların hepsi yurt<br />
dışından ithal edeceklerdi. Ülke<br />
dışına döviz çıkacaktı. Üretim yaptık,<br />
döviz çıkmadığı gibi ihracatla<br />
ülkeye döviz getirdik. Sektörün<br />
gelişmesine de ciddi katkılarımız<br />
oldu. Biz bu işi yapmadan önce çikolata<br />
fabrikası kurmak çok zordu.<br />
Belki de hayaldi. Ciddi paranız,<br />
ciddi bilginiz, ekibiniz, malzemeniz<br />
olması gerekiyordu ki; bu imalatı<br />
yapabilesiniz. Biz bu olguyu<br />
değiştirdik. Daha küçük paralarla<br />
çikolata yapılabileceğini gösterdik.<br />
Anahtar teslim fabrika kuruyoruz.<br />
Konya’da 10’un üzerinde kurduğumuz<br />
fabrika var. Anahtar teslim<br />
fabrika kurduğumuz, ödeme kolaylığı<br />
sağladığımız, 80 metrekare<br />
alanda şekercilikle başlayıp bugün<br />
bizim kurduğumuz fabrikalarda<br />
üretim yapan firmalar var. Onlar<br />
da ihracata başladı.<br />
En kaliteli çikolatalar da<br />
size geliyor olmalı :)<br />
Dünyadaki tüm çikolataların tadını<br />
biliyorum. Çikolatanın hangi<br />
proseslerden geçtiği, nasıl olduğu,<br />
hangi malzeme kullanıldığına kadar<br />
ayırt edebiliyoruz. Hangi kalitede<br />
bir çikolata yapmak istiyorlarsa<br />
onun formülünü de veriyoruz. Dünyanın<br />
en iyi çikolatalarının ürünlerini<br />
biliyoruz. İsviçre bu işin duayeni.<br />
Kaliteli bir süt tozu, kakaodan,<br />
yağdan, kaliteli bir çikolata meydana<br />
geliyor. Bunları doğru oranda<br />
birleştiren iyi bir makinadan kaliteli<br />
bir çikolata çıkıyor.<br />
Çocukken çok çikolata yer<br />
miydiniz?<br />
Halen çok seviyorum ve yiyorum.<br />
Tabi ki çok çikolata geliyor ama tadına<br />
bakıyorum.<br />
Gelişime açık bir sektör<br />
müdür?<br />
Hayaliniz ne kadarsa gelişiminiz<br />
de o kadar geniş. Her bir yeni ürün<br />
gelişimi yeni bir makine prosesi<br />
gerektirebiliyor. Kocaman bir pazar.<br />
Teknolojik makinalarınolması<br />
gerekiyor.<br />
Kurduğunuz fabrikada ilk<br />
çikolata kokusu aldığınızda<br />
ne hissediyorsunuz?<br />
Mutluluk hissediyorum ama bu<br />
mutluluk çikolatadan değil, başarmaktan<br />
geliyor. Aldığımız kokudan<br />
çikolatanın kalitesini hemen<br />
anlayabiliyoruz. Konya’dan da<br />
dünya markası çikolatalar çıkartalım<br />
diye çok uğraştık ama bir marka<br />
dışında başaramadık. Böyle bir<br />
marka çıkarmak çok zor değil. Bu<br />
işler biraz vizyon işi. Ne kadar görebiliyorsanız,<br />
düşünebiliyorsanız
o kadar kaliteye ulaşılır. Daha kaliteli<br />
bir çikolata üretilse daha kaliteli<br />
bir pazara ulaşılacak. Mesela<br />
Suudi Arabistan’da bir müşterimiz<br />
vardı; çikolatanın kilosunu 100<br />
dolara satıyordu. En iyi çikolatanın<br />
ana hammaddesinin maliyeti 5<br />
dolardır. En iyisini yaptım deseniz<br />
6 dolar olmaz. Ama bunu nasıl şekillendirdiğiniz,<br />
nasıl sunduğunuz<br />
katma değerinizi yükseltir. En iyi<br />
kakaoyu, en iyi süt tozunu kullansanız<br />
bir fiyatı var. Zaten içerisinde<br />
dört bileşen var. Yağ, şeker,<br />
kakao, süttozu. Bunların oranları<br />
ve kaliteleri çikolatanın kalitesini<br />
belirler. 100 dolara yediğiniz bir<br />
çikolatanın da ana hammaddesinin<br />
maliyeti 5 dolardır. Güzel bir tasarımınız,<br />
modeliniz varsa, içerisini<br />
neyle süslemişseniz, yeme kalitesini<br />
artırmışsanız fark ve fiyatı orada<br />
değişiyor. Çok karlı bir iştir.<br />
Bu durumda sizin için iyi<br />
bir çikolata gurmesi de diyebiliriz<br />
Bir çikolatayı tattığım zaman formülünü<br />
çıkartabiliyorum :) Oranları<br />
ne kadar, hangi yağ kullanılmış.<br />
Gözlemlerinize göre Türklerin<br />
çikolatayla arası nasıl?<br />
Son yıllarda insanlarda artık iyi çikolata<br />
yeme kültürü oluştu. Mesela<br />
bir tedarikçimiz çikolata ikram etti<br />
ve dedi ki; Türkiye’de artık eski çikolataların<br />
tadı yok. Bozuldu. Ben de<br />
dedim ki; aslında onlar bozulmadı,<br />
senin damak tadın değişti. Biz Avrupa’da<br />
üretilen çikolataların tadını<br />
bilmiyorduk. Onları yedikten sonra<br />
iyi çikolata yemeye diğer çikolatanın<br />
tadını beğenmemeye başladık. Eskiden<br />
kokolin üretimi popülerdi. Şimdi<br />
artık gerçek çikolatanın pazar payı<br />
yükseliyor. Bu da insanların yeme<br />
keyfinin yükselmesinden kaynaklanıyor.<br />
2 dolarlık kokolini artık kimse<br />
yemiyor. Güzel gelişme.<br />
Son olarak neler söylemek<br />
istersiniz?<br />
Daha kaliteli makinalar üretebilmek<br />
istiyoruz. Bu potansiyeli ve yeterliliği<br />
kendimizde görüyoruz. Şu<br />
anda çikolata fabrikası sektöründe<br />
dünyanın en iyisi 5 büyük firma var.<br />
Bunlardan ilk 3’ünün içine girmeyi<br />
hedefliyoruz. Geçmişten gelen tecrübemizle<br />
istihdamımızı artırmak<br />
istiyoruz. Müşterilerimize ikram<br />
için çok spesifik, kaliteli bir çikolata<br />
üretip liderlik etmek de istiyoruz.<br />
Her gelen “Çikolata yok mu?” diye<br />
soruyor. Makinesini yapıyoruz ama<br />
iyi bir çikolatayı her zaman ikram<br />
edemiyoruz. Kendi markamız ile<br />
special bir çikolata ikram etmeyi<br />
planlıyoruz. Kocaman bir pazar var<br />
fakat müşterilerimize etik olmaz<br />
diye o pazara girmek istemiyoruz.<br />
Yalnızca ikram edeceğimiz kadar<br />
çikolata üreteceğiz. Memet Makina<br />
ile nasıl çikolatalar yapılabildiğini<br />
göstermek için.<br />
www.metropoldergileri.com 35
RÖPORTAJ<br />
36<br />
Çiğdem Kurut<br />
Beyzat Aksoy<br />
Doğanın insanlara sunduğu en güzel<br />
maddelerden biri. Tarih boyunca hep<br />
kullanılmış, kullanıldığı alana tüm<br />
estetiğini, doğallığını hatta heybetini<br />
sunmuş. Mermer nerede yer aldıysa<br />
oraya değer katmış. Koca bir sektör<br />
de oluşturan mermeri ve bu işin adeta<br />
sanatçısı ARC Mermer’in patronu<br />
Zeki Arıcı’yla konuştuk…<br />
Mermer<br />
altın<br />
değerinde<br />
ARC Mermer’in kuruluşu hakkında<br />
bilgi verir misiniz?<br />
Mermercilik baba mesleğimiz.Babam<br />
80’li yıllarda faaliyete başlamış. Ben<br />
de bu sektöre 13 yaşlarında babamın<br />
yanında çırak olarak başladım. Abimle<br />
devam ettik. 2006 yılında babam işi<br />
tamamen bize devretti. Hızla büyüterek<br />
bugüne getirdik. Bu sektörde ilerlerken<br />
bir taraftan da inşaat sektörüne<br />
atıldık.Ama esas işimiz mermer.<br />
ARC MERMER<br />
FİRMA SAHİBİ<br />
ZEKİ ARICI<br />
Firmanızı kuruluşundan bu yana nasıl<br />
bir seviyeye getirdiniz?<br />
Babamın başladığı yıllarda, arz talep<br />
dengesi de göz önünde bulundurulduğunda<br />
küçük çapta ama güvenilir, kaliteli<br />
hizmet anlayışıyla faaliyet devam<br />
etmiş. Bizim de dahil olmamızla birlikte<br />
mevcut faaliyetlere hedefler eklendi.<br />
Fabrika kurmamız lazım,ihracat yapmamız<br />
lazım, kurumsallaşma adımları<br />
atmamız lazım gibi düşüncelerle,
hep ileriye dönük hareket ettik. Mermer<br />
satışı ve uygulamaları konusunda<br />
ticari faaliyetlerimizi genişlettik.<br />
Devamında inşaat sektörüne de ısınmaya<br />
başladık. Küçük projelerle adım<br />
atıp ilerleyen zamanlarda bu alanda<br />
da faaliyetlerimizi arttıracağız. Emin<br />
adımlarla ilerleyerek farklı projelere<br />
imza atacağız.Bundan sonra da bu<br />
düşünceleri geliştirerek devam edeceğiz.<br />
İş hayatına küçük yaşlarda başlamak<br />
size ne kazandırdı?<br />
Küçük yaşlardan itibaren en büyük<br />
kazancımız tecrübe oldu.İlk başladığımda<br />
her işe burnumu sokuyordum.<br />
Belki de o merak, o istek bu işi benim<br />
mesleğim yaptı.Babam çok iyi bir sanatkardı.<br />
O yıllarda aynı zamanda<br />
inşaatlarda da çalışıyorduk. İşçiliğin<br />
bir inşaatta ne denli önemli olduğunu<br />
da babamdan öğrendik. Çalışırkenki<br />
titizliği, disiplini bize çok iyi aşılandı.<br />
Babanın yanında yetişmek, işi öğrenmek<br />
o zaman çok zor gelirdi. Hiçbir<br />
zaman torpilli olmadık. İşyerimizde<br />
yapılması gereken ne iş varsa titizlikle<br />
yapar, bir taraftan da babamızın gözüne<br />
girmeye çalışırdık.Babamızdan öğrendiğimiz<br />
iş ahlakı, ticari prensipler,<br />
sektörün püf noktaları gibi değerleri<br />
bilgimizle, gördüklerimizle pekiştirdik.<br />
İş hayatında nasıl adım atılması<br />
gerektiği konusunda bilgi sahibi olduk.<br />
İtibarın ne demek olduğunu, büyümek<br />
için risk alınması gerektiğini<br />
ya da sektörde söz sahibi olmak için<br />
gerekli olan argümanları da bu birikimimiz,<br />
tecrübemizle elde ettik.<br />
İyi bir mermeri bir bakışta anlıyorsunuzdur.<br />
İyi, kaliteli bir mermer nasıl<br />
anlaşılır?<br />
Dokusundan, renginden, damarlarından<br />
anlaşılır. İşlenmesi de son derece<br />
önemli. Güzel ve iyi işlenmiş bir mermer<br />
sıkılmadan izlenebilecek bir sanat<br />
eseri gibidir. Doğanın bize bahşettiği<br />
en büyük zenginliklerden biridir.<br />
Hammadde teminini nasıl gerçekleştiriyorsunuz?<br />
Ağırlıklı olarak İran ve Hindistan’dan<br />
ihraç ediyoruz. Bu bölgeler<br />
güzel ve kaliteli mermer açısından<br />
zengin bir pazar. Türkiye’den aldığımız<br />
ürünler de var.Türkiye de bu<br />
anlamda iyi bir pazar.Biz de müşterilerimize<br />
en iyi ürünü sunma çabasıyla<br />
hareket ediyoruz.<br />
Konya’da mermere ilgi nasıl ?<br />
Mermer kullanımı konusunda Konya<br />
önümüzdeki birkaç yıl içerisinde İstanbul,<br />
Ankara ve İzmir’i geçecek diyebilirim.<br />
Seramik kullanımı oldukça<br />
yaygındı. Son dönemlerde mermere<br />
karşı yoğun bir ilgi dikkat çekiyor.<br />
www.metropoldergileri.com 37
RÖPORTAJ<br />
38<br />
İnsanlar natürel ürünlere yönelmeye<br />
başladı. Herkes projesinde bir fark<br />
yaratmak istiyor. Mermer de bu farkı<br />
yaratacak en güzel malzemelerden<br />
bir tanesi. Bizim gözümüzde zaten<br />
mermerin üzerinde yer alabilecek bir<br />
malzeme yok.Mermer altın değerinde.<br />
Dolayısıyla yalnızca konut değil; otel,<br />
hastane, restoran gibi çok farklı mekanlarda<br />
da tercih ediliyor. Biz de tüm<br />
bu mekanlar için de özel uygulamalar<br />
yapıyoruz.<br />
Mermer yer aldığı bir projeye ne kazandırıyor?<br />
Tabi ki en önemli katkısı natürel şıklık.<br />
Kullanıldığı alana güzel bir estetik<br />
katıyor ve lüks bir görünüm sunuyor.<br />
Çok sağlam ve yıllarca deforme olmuyor.<br />
İyi işlenmiş ve uygulanmış bir<br />
mermeri çok uzun yıllar deforme olmadan<br />
kullanabiliyorsunuz.Erişilmesi<br />
zor bir malzeme algısı uyandırsa da<br />
kullanım süresi ve konforu göz önünde<br />
bulundurulduğunda vazgeçilmez<br />
bir malzeme olarak karşımıza çıkıyor.<br />
Mermer elbette pahalı, çıkarılması,<br />
işlenmesi zor, zahmetli. Ama kullanıldığı<br />
her alanda o uğraşın değerini<br />
görebiliyorsunuz. Mermer kullanıldığı<br />
her alanda adeta bir emeğin, değerin<br />
ürünü olduğunu yansıtıyor.İşçiliği iyi<br />
yapılmadığı sürece o mermerin kalitesinin<br />
önemi kalmıyor. Mermer kaliteli,<br />
işçilik de kaliteli olursa çok güzel<br />
bir elmas, pırlanta bunun yanında sönük<br />
kalabilir.<br />
İnşaat alanında da faaliyet göstermeye<br />
başladınız. Bu da özel bir proje<br />
mi?<br />
Özel bir villa projesi hazırladık. Aslında<br />
biz bu projede konsepti biraz mermer<br />
üzerine oluşturduk. Bir mermerin<br />
nasıl kullanılabileceğini göstermek<br />
istedik. Mevcut çizgiyi biraz değiştirerek,<br />
mermeri alışılagelmişin dışında<br />
kullanarak bambaşka bir algıyla<br />
yaklaşılmasını amaçladık.Mermerin<br />
kullanım alanı hayal gücü kadar geniş.Projemizde<br />
de geniş alan uygulamalarıyla<br />
bir vitrin oluşturmaya çalışacağız.<br />
Son olarak; mermerin de modası var<br />
mı? Ve bu takip ediliyor mu?<br />
Mermer tarih boyunca hep değer bulmuş.<br />
Dönemsel kullanım şekilleri<br />
var. Tarih boyunca da hep modası olmuş.<br />
Rengi, deseni, kullanım alanları<br />
dönemlere göre değişmiş. Daha çok<br />
butik alanlarda kullanıyoruz. Cephe<br />
kaplama, kolon, asansör kapısı gibi<br />
insanların direk dikkatini çekeceği<br />
alanlarda yer alıyor. Mermere bakarken<br />
keyif alırsınız, üzerine basarsanız<br />
bu sizi rahatlatır. Doğal malzemenin<br />
en önemli özelliği de sanırım<br />
böyle etkilerinin olması. Bu yüzden<br />
mermerin gözle, tenle temas etmesi<br />
de önemli.
www.metropoldergileri.com 39
HABER<br />
40<br />
EKONOMİDE GURUR TABLOSU<br />
Konya Sanayi Odası, Konya Ticaret Odası, Konya Ticaret Borsası, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı,<br />
SGK İl Müdürlüğü ve İŞKUR Konya İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Konya Ekonomi Ödülleri<br />
2017 töreni gerçekleştirildi. Türkiye Odalar ve Borsalar Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun da katıldığı<br />
programda 11 dalda ödül verildi.<br />
Ödül alan firmalar<br />
şöyle:<br />
2017 YILI GELİR<br />
VERGİSİ ÖDÜLÜ<br />
ALAN FİRMALAR<br />
Mustafa Tarip, Ali<br />
Akkanat<br />
2017 YILI KURUM-<br />
LAR VERGİSİ ÖDÜ-<br />
LÜ ALAN FİRMA-<br />
LAR<br />
Konya Çimento A.Ş.,<br />
Safa Tarım A.Ş., Konya<br />
Şeker A.Ş.<br />
2017 İHRACAT<br />
ÖDÜLÜ ALAN FİR-<br />
MALAR<br />
S.S.P Otomotiv<br />
San., Konya Şeker<br />
San., Eti Alüminyum<br />
A.Ş., Topçuoğlu Hayvancılık<br />
Dayanıklı<br />
Dayanaksız Tüketim<br />
Malları Giyim Tic. ve<br />
San.<br />
Selva Gıda San. A.Ş.<br />
2017 İSO İLK 500<br />
FİRMALARI<br />
Konya Şeker San.,<br />
Eti Alüminyum A.Ş.,<br />
TÜMOSAN Motor ve<br />
Traktör San., Hasçelik<br />
San., Ova Un<br />
Fabrikası, Aydınlar<br />
Yedek Parça, Helvacızade<br />
Gıda İlaç<br />
Kimya San., Enka Süt<br />
ve Gıda Mamülleri<br />
San., Akova süt ve<br />
Gıda Mamülleri San.,<br />
Hekimoğlu Un fabrikası<br />
Tic.
2017 İSO İKİNCİ 500 FİRMA-<br />
LARI<br />
Konya Çimento A.Ş., Büyükhekimoğulları<br />
Gıda San., Kombassan<br />
Kağıt Matbaa Gıda ve<br />
Tekstil San., Safa Tarım A.Ş.,<br />
Golda Gıda San., Atiker Metal<br />
İthalat İhracat ve İmalat San.,<br />
Selva Gıda San. A.Ş., Altınapa<br />
Değirmencilik Tic., Kompen<br />
PVC Yapı ve İnşaat Malzemeleri<br />
SAn., Çöğenler Yemcilik Tarım<br />
Ür. Hay. ve Petrol Ür. Tic. San.,<br />
Gitaş Gıda ve İhtiyaç Maddeleri<br />
Tic. ve San., Kontensan Konya<br />
Teneke Kutu Ambalaj ve Makine<br />
San. ve Tic., Tosunoğulları<br />
Mobilya San. ve Tic.<br />
2017 YILI EN ÇOK TARIMSAL<br />
TESCİL YAPAN FİRMALAR<br />
Konya Şeker San., Erser Grup<br />
Tarım Ürünleri San. ve Tic.,<br />
Büyük Hekimoğulları Gıda<br />
ve San. Tic., Altınapa Değirmencilik<br />
Tic. ve San., Toprak<br />
Tarım Hayvancılık Gıda İletişim<br />
Nakliyat Paz. San., Konuklar<br />
Tarım Ürünleri Otomotiv Tic.<br />
Ltd. Şti., Şakiroğlu Tarım Gıda<br />
Ürünleri Hayvancılık İnşaat<br />
Nak. San., Tekbaş Ambalaj<br />
Gıda İnşaat Turizm San., LDR<br />
Tarım Ürünleri Nakliye Petrol<br />
Hay. ve İthalat İhracat Tic. Ltd.<br />
ŞTi., Mustafa Eroğlu Yem Tic.<br />
ve San. Ltd. Şti.<br />
2017 YILI EN ÇOK İSTİHDAM<br />
OLUŞTURAN FİRMALAR<br />
Konya Şeker San., Adese Alışveriş<br />
Merkezleri Tic.,Eti Alüminyum<br />
A.Ş., Panagro Tarım<br />
Hayvancılık San., Yeni Mağazacılık<br />
A.Ş.<br />
www.metropoldergileri.com 41
HABER<br />
42<br />
2017 YILI EN FAZLA İŞ BAŞI EĞİTİM<br />
PROGRAMI DÜZENLEYEN FİRMA-<br />
LAR<br />
Callus Bilgi ve İletişim Hizmetleri A.Ş.,<br />
Adese Alışveriş Merkezleri Ticaret<br />
A.Ş., Özçelikkkayalar Alışveriş Merkezleri<br />
Pet. Tar. ve Gıda San. ve Tic.,<br />
Işıl Sağlık Hizmetleri A.Ş., Yıldız Pul<br />
Otomotiv Motor Parçaları Sanayi A.Ş.<br />
KONYA SANAYİ ODASI 35. YILINI<br />
DOLDURAN FİRMALAR<br />
Arıkol Aerosol Ambalaj San. ve Tic.<br />
A.Ş., Gitaş Gıda ve İhtiyaç Maddeleri<br />
Tic. ve San. A.Ş.
KONYA TİCARET BORSASI 40. YILINI DOLDU-<br />
RAN FİRMALAR<br />
Osman Çakır, Süleyman Cömert, Hüseyin Taşan<br />
Mehmet Gödeneli, Mustafa Küçükavcı<br />
KONYA TİCARET ODASI 40. YILINI DOLDURAN<br />
FİRMALAR<br />
Kale Möble Tic., Paksu İnşaat Tesisat Malzemeleri<br />
San., Sefer Motorlu Araçlar Nakliyat Taşımacılık<br />
Tic. A.Ş., Mustafa Yılmaz-Ağalar Ticaret, Necati<br />
Çiller -Oto Yüksel, Salih Eser, Ahmet Üçer, Cemal<br />
Altınsoy, Mevlüt Özcan, Ramazan Eseroğlu, Osman<br />
Ayhan Karavelioğlu, İbrahim Bestil, İbrahim<br />
Kolcu, Ahmet Dikici, Necati Eker, Osman Mümtaz<br />
Kulluk, Seyit Mehmet Meneviş, Ayhan <strong>Sayı</strong>lar, Muammer<br />
Uğur, Ahmet Yanılmazer, Osman Küçükkulu,<br />
Mustafa Tuluk<br />
www.metropoldergileri.com 43
RÖPORTAJ Çiğdem Kurut Ahmet Çakır<br />
44<br />
Adına güzel sözler söylenir. Bazen umut,<br />
bazen huzur, bazen de her şeyin başlangıcı,<br />
bitişidir.Üzerinde en güzel sanatsal<br />
çalışmalar yapılır, dili vardır, anlamı<br />
vardır. Kapı tarih boyunca hep olmuştur,<br />
hem de çok önemli olmuştur. Teknolojiyle<br />
birlikte pek çok şey değişse de kapı<br />
önemini hiç yitirmez. Malzemesi, modeli,<br />
fonksiyonu değişir ama huzurun, güvenin<br />
adı aynı kalır. Zer Kapı’yı Nasuh Ozan<br />
Önal’la konuştuk…<br />
Çelik kapı<br />
deyip<br />
geçmeyin<br />
Sizi tanıyabilir miyiz?<br />
1985 yılında Konya’nın Cihanbeyli ilçesinde<br />
dünyaya geldim. İlkokul 3. sınıfa<br />
kadar Cihanbeyli’de ikamet ettik. Sonra<br />
Konya’ya taşındık. Yapıcı İlköğretim<br />
Okulu, Barbaros İlköğretimOkulu,Dolapoğlu<br />
Anadolu Lisesi veDiltaş Koleji’nde<br />
öğrenim gördüm. Devamında2<br />
sene Kıbrıs’ta Yakındoğu Üniversitesi’nde<br />
Hukuk Fakültesi’nde öğrencilik<br />
yaptımBazı nedenlerden dolayı yarım<br />
bıraktım. Şuanda hala Selçuk Üniversitesi’nde<br />
Ziraat Teknikerliği bölümünde<br />
aktif öğrenciyim.<br />
İş hayatına ne zaman başladınız?<br />
İş hayatıma Kıbrıs’tan döndükten sonra<br />
başladım. Sarıyer Börekçisi’nin bayiliğini<br />
aldım ve Konya’da şube açtım.<br />
İşler istediğim gibi yürümeyince de o<br />
işe son vererek Konya’da kapı sektöründe<br />
hizmet veren bir firmayla imalat<br />
şeklindeyeni bir başlangıç yapmış<br />
olduk. 2011 yılından beri çelik kapı<br />
ZER KAPI<br />
FİRMA SAHİBİ<br />
NASUH OZAN ÖNAL
işiyle uğraşıyorum. Şuan aktif olarak<br />
2 senedir Ankara firması Mina Çelik<br />
Kapıyla yolumuza devam ediyoruz.<br />
Bayi şeklinde çalışıyoruz. Kapı işi<br />
inşaat taşeronuolarak geçiyor. İmalatın<br />
ayrıntılarını tamamen öğrendikten<br />
sonradaha köklü bir firmayla bayi<br />
şeklinde çalışma yapmak cazip geldi.<br />
Konya’da tek bayi olarak devam ediyoruz.<br />
Sadece Ankara Mina Çelik kapının<br />
bayiliğini yapıyoruz.<br />
Mina, Çelik Kapıda sektörde önemli<br />
firmalardan biri. 22 yıllık geçmişi, kalitesi<br />
ve yenilikçi çalışmalarıyla adından<br />
söz ettiriyor.Kaliteli bir tarzı var ve kendine<br />
has ürünleri var. Mina Çelik Kapı<br />
kapıların üzerinde bulunan çekme kollardan<br />
diğer ayrıntılara kadar ürünlerini<br />
kendi tasarlar.Senelik 50 bin kapasiteyle<br />
sektörde söz sahibi olan bir firma olarak<br />
da düşünebiliriz.<br />
Kapı dendiği zamanakla güvenlik sisteminin<br />
ilk basamağı geliyor.Konya’da bu<br />
bilinç var mı?<br />
Maalesef bu bilince yeteri kadar sahip<br />
değiliz. Yüksek maliyetli bir daire alan<br />
müşterimiz bile müteahhiti sorgulamıyor.<br />
Bu sorgulama sadece çelik kapı<br />
için değil. Mutfakta ne kullandık, çelik<br />
kapının markası ne veya çelik kapının<br />
özelliklerine gibi sorular hiç sorulmuyor.<br />
1 milyon liraya daire satılıyor ama<br />
kullanılan malzemeler standartların<br />
çok altında. Müşterinin bu konuda bilinçlenmesi<br />
gerekiyor.<br />
Çelik kapı deyince akıllara çok ayrıntı<br />
gelmiyor. Var mıdır ayrıntıları?<br />
Çelik kapının çok ayrıntısı var. Sadece<br />
kasa ve kanat kısmının çelik olması<br />
önemli değil. Kanat içi kısmında belli<br />
bir dolulukta olması lazım. Genelde<br />
baktığımız zaman en çok karşılaştığımız<br />
şey en uygun fiyatlı kapıaranması.<br />
Oda kapısının fiyatında çelik kapı almak<br />
isteyen çok kişi var.<br />
Çelik kapı denildiğinde neyi sorgulamalıyız?<br />
Çelik kapı denildiğinde saç kalınlıklarını,<br />
kullanılan malzemeleri sorgulamamız<br />
lazım. Şimdi imalattan geldiğimiz<br />
için bunun ayrıntılarını iyi biliyoruz.<br />
Mesela fitilden fitile ses yalıtımı dahil<br />
pek çok şey değişir. Sesi ve rüzgârıönleyen<br />
üst sistemkaliteli bir conta kullanılmışsa<br />
yaşam kalitesi artar. Bunları<br />
sorgulamak lazım mesela. Özellikle<br />
yüksek statülüevlerde bunları sorgulamak<br />
lazım. Onun dışında güvenli bir<br />
kapı istiyorsanız kanat içinde kullanılan<br />
sac, kilit sistemi de çok önemli. Barel<br />
www.metropoldergileri.com 45
RÖPORTAJ<br />
46<br />
sistemini de sorgulamaları lazım. Türkiye’de<br />
Mina Çelik Kapı da dahil olmak<br />
üzere birkaç firmada bunlara dikkat<br />
ediliyor.<br />
Kartla kapı açma devri sona erdi diyebilir<br />
miyiz?<br />
Kaliteli bir çelik kapı kesinlikle kartla<br />
içeriye girişe müsaade etmez. Kalite seviyesine<br />
göre bu değişse de VIP serilerimizde<br />
dışardan kartla giriş yapamazsınız.<br />
Çilingir müdahale edebilir.<br />
Neler hedefliyorsunuz?Üretim noktasında<br />
ya da inşaatla alakalı planınız<br />
var mı?<br />
İmalat düşünmüyorum. Özellikle Konya’da<br />
ucuz fiyatlara kapı veriliyor. Onlarla<br />
rekabet etmek istemiyorum. Mina<br />
Çelik Kapının kalite standartları çok<br />
yüksek. Bazı üreticiler ürünlerini çok<br />
ucuz fiyata veriyorlar. Bu da açıkçası<br />
bazı müteahhitlerimizin işine geliyor.<br />
Konya’da çok kaliteli kapılar yapılıyor<br />
fakat çok düşük kar marjıyla piyasa kırılıyor.<br />
Bu yüzden de benim hedefimde<br />
kesinlikle imalat diye bir şey yok.<br />
Projeye ya da kişiye özel tasarımlar da<br />
yapıyor musunuz?<br />
Perakendede değil ama toptan olarak<br />
öyle hizmet verdiğimiz müşterilerimiz<br />
var. Onların isteklerine özel yapılmış<br />
kapılarımız mevcut. Mina Kapı da projeye<br />
özen gösteren, özel tasarımlar yapan<br />
ender firmalardan bir tanesi<br />
Kapı hem çok güvenli hem de şık bir<br />
malzeme haline dönüştürülebiliriyor o<br />
zaman.<br />
Aynen öyle. Özellikle üst segmentli<br />
ürünlerde bunu görmek mümkün.Fason<br />
üretim de yapmıyoruz.2018 modellerimiz<br />
de görücüye çıktı. Taklitlerine, kopyalarına<br />
karşı özel önlemler de alınıyor.<br />
Kapının da modası oluyor mu?<br />
Kapının da modası var. 2015 yılında<br />
en son büyük kataloğumuzu yaptık.<br />
2018’de yeniliyoruz. 2021’ kadar böyle<br />
devam edecek. 2021 yılından sonra<br />
artık başka şekilde üretimler yapmaya<br />
çalışacağız. 3 senede bir yeniliyoruz.<br />
Her seferinde ürünler üzerine bir şeyler<br />
katarak ortaya güzel çalışmalar<br />
konuyor. Kalite açısından çok fazla<br />
üzerine çıkmamız mümkün değil. Bir<br />
zirve vardır orada durursunuz. Ama<br />
model olarak, görsellik olarak üzerine<br />
yeni şeyler katılıyor.<br />
Genel standartlarınız nedir?<br />
Genel bir standardımız var. Mesela<br />
VIP serisi,pırlanta serisi,Premium serimiz<br />
var. Sac kalınlıklarına göre bu<br />
ayrım yapılıyor. Ama en alt seviyedeki<br />
kapımızın standardı bile kaliteli diyebileceğimiz<br />
özellikler taşıyor.<br />
Size Kapıcılar Kralı deniyor. Bunun bir<br />
esprisi var mı?<br />
Valla o bir espriydi. Düğün esnasında<br />
sunucuo an için cevaplanması zor bir<br />
soru sordu.Mesleğiniz ne diye sordu.<br />
“Kapıcıyım” diye ağzımdan çıktı.<br />
Ondan sonra arkadaşlar da “Kapıcılar<br />
kralı” diye bağırmaya başladı. Adım<br />
öyle kaldı.<br />
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey<br />
var mı?<br />
Müşterilerimize tavsiyem; daire alırken<br />
özellikle müteahhitleri sorgulasınlar.Verdikleri<br />
ücretin karşılığında ne<br />
aldıklarını bilsinler.
www.metropoldergileri.com 47
RÖPORTAJ<br />
48<br />
Çiğdem Kurut<br />
Beyzat Aksoy<br />
Izgaraya<br />
hanım eli<br />
değerse…<br />
Hanım eli ızgaraya<br />
ilk adımınızı attığınızda,<br />
sizi önce<br />
hayranlık uyandıracak<br />
bir ortam<br />
karşılıyor.Nereye,<br />
hangi köşeye baksanız<br />
çok zevkli ve<br />
mükemmel ötesi,<br />
insanı hayran<br />
bırakacak bir ambiyans.<br />
Ama daha<br />
da ötesi sıcacık<br />
bir ilgi ile sizi<br />
karşılayan Hanım<br />
Eli Izgara’nınkurucusu<br />
idealist<br />
ve iş aşkını hem<br />
tasarıma hem de<br />
yapmış olduğu<br />
yemeklere katan<br />
End. Müh. Necmiye<br />
Turoğlu doğru bir<br />
yerde olduğunuzu<br />
hissettiriyor.<br />
Röportajımız da<br />
Necmiye<br />
Hanım’la…<br />
HANIMELİ IZGARA İŞLETME SAHİBİ<br />
END. MÜH. NECMİYE TUROĞLU
Sizi tanıyabilirmiyiz?<br />
Aslen Karadeniz kökenliyim asker çocuğuyum<br />
babamın mesleğinden dolayı<br />
çocukluğumu güzel yurdumun birçok<br />
şehrinde geçirdim. Son 20 yıldır<br />
da Konya’dayız. Çok küçük yaşlardan<br />
beri hayatın içinde oldum. Hem çalıştım,<br />
hem de okudum. Okulumu<br />
bitirdikten sonra eğitimini aldığım<br />
bölümün gereği olarak çalışma hayatımda<br />
benim için yeni bir dönem oldu.<br />
Çalıştığım iş yerlerini kendi işim gibi<br />
görüp gece gündüz demeden hep, durmadan<br />
koşturdum. Hem kendime<br />
hem de çalıştığım iş yerlerine değerler<br />
katmaya çalıştım. Bunları yaparken<br />
çocukluktan beri hayalim olan restoran<br />
işini de kafamdan bir türlü çıkaramadım<br />
ve şuan bulunmuş olduğunuz<br />
yerle çocukluktan beri beslediğim<br />
hayali gerçekleştirmeye, kendi işimi<br />
www.metropoldergileri.com 49
RÖPORTAJ<br />
50<br />
hayata geçirmeye adım attım.<br />
İnsan kaynakları uzmanlığından<br />
farklı bir sektöre geçmeyi neden<br />
tercih ettiniz? Ve bu güzelliği nasıl<br />
ortaya koydunuz?<br />
Güzel bir soru öncelikle iş yerimi<br />
ziyaret etmenizden dolayı<br />
teşekkür ederim. Demek ki fark<br />
edilecek kadar güzel şeyler ortaya<br />
koymuşum ve bunun fark edilmesi<br />
mutluluğunu yaşattınız. Sorunuzun<br />
cevabına gelince; benim<br />
için sevdiğim ve hayal ettiğim<br />
şeyleri yapmak önceliklerim arasındadır.<br />
Bir insan ne iş yaparsa yapsın<br />
severek yapmalı ki yaptığı işe saygı<br />
duyulsun ve fark yaratabilsin. Şu an<br />
bulunduğunuz ortama inanmış olmanın<br />
yansımalarını görüyorsunuz …<br />
Neden bu iş” derseniz yaratılış gereği<br />
yemek yapma özellikleri yüce yaratıcı<br />
tarafından genlerimize işlenmiş.<br />
Fakat lokantacılık sektörüne bakınca<br />
işletme sahiplerinin erkeklerden teşkil<br />
olduğunu gördüm. Esasında bu işi kadınların<br />
yapması gerektiğine inandım<br />
ve severek yaptığım insan kaynakları<br />
uzmanlığı mesleğimi üzülerek de olsa<br />
ideallerimi gerçekleştirmek adına bıraktım.<br />
Burayı açtıktan sonra henüz<br />
bir yılımı bile doldurmadan beklediğim<br />
bir teveccühle karşılaştım. Bu<br />
durum ne kadar doğru bir adım attığımın<br />
bir yansıması. Artık hayallerimi<br />
gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşıyorum.<br />
Yapmış olduğunuz bu iş mesleğinizle<br />
örtüşüyor mu?
Mutlaka eğitimini almış olduğum<br />
ve yıllarca emek verdiğim<br />
mesleğimin de katkısı olmuştur.<br />
Ama bu şu demek değildir; Mühendislikle<br />
Restoran ne alaka.<br />
Şu gerçeği göz ardı etmemek<br />
lazım; zaten bu yeteneğin doğuştan<br />
tarafıma verilen bir yeti<br />
olduğunu düşünüyorum. Kadınların<br />
genlerine işlenmiş ve ona<br />
göre dizayn edilmiş. Ben sadece<br />
bu yeteneklerden yola çıktım.<br />
İdealim, hayalim olan bu işi yapmaya<br />
karar verdim ve bu kararımın<br />
ne kadar doğru olduğuna<br />
inancım da katlanarak artmakta.<br />
İş yerime gelen müşterilerimin<br />
göstermiş olduğu teveccüh de bu<br />
inanç ve kararlılığımı daha çok<br />
arttırıyor. Ben sizlerin aracılığı<br />
ile de Konya halkına kadın eli<br />
değince nelerin değiştiğini, nasıl<br />
bir lezzet katıldığını göstermek<br />
istiyorum. Konyalılara, nezih,<br />
sıcak bir atmosferde, kaliteli<br />
yemekleri yerinde tespit etmeleriniöneriyor,<br />
bunun bir bağımlılık,<br />
sürekliliksağlayacağını da<br />
iddialı bir söylem olarak ifade<br />
ediyorum. Kısacık yol yürüyüşümde<br />
bunun farklılığını yaşatanHanımeli<br />
müdavimlerine de<br />
şükranlarımı sunuyorum.<br />
www.metropoldergileri.com 51
HABER<br />
52<br />
Okul Öncesinden<br />
Liseye Kadar<br />
Mis Koleji<br />
Konya’da eğitim sektörüne yeni bir vizyon getirmek amacıyla kurulan Mis Koleji yeni eğitim öğretim yılını bekliyor.<br />
Mis Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Salih Özkan, Konya’da eğitim sektöründeki sıkıntıları bilerek ve bu sıkıntılara kesinlikle<br />
çözüm bulmak amacıyla Mis Koleji’ni kurduklarını ifade etti.<br />
2018-1019 eğitim-öğretim yılında<br />
eğitime başlayacak olan Mis Koleji,<br />
Konya’daki eğitim sektörü anlayışını<br />
değiştirmek konusunda iddialı. Kısa<br />
sürede eğitim kadrosunu kuran Mis<br />
Koleji yeni eğitim öğretime hazır.<br />
Kayıt almaya devam eden Mis Koleji<br />
Konya’da ciddi bir boşluğu dolduracak.<br />
Mis Koleji Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Salih Özkan, “Her yaptığımız işte<br />
disiplinden asla taviz vermedik. Hep<br />
müşterilerimizin memnuniyetini temel<br />
aldık. Bu anlayışı eğitim sektöründe<br />
de uygulayacağız. İşin uzmanı, profesyonel<br />
ekibimizi kurduk. Disiplinli ve<br />
planlama yaparak ilerliyoruz. Eğitim<br />
öğretim döneminde öğretmenlerimiz,<br />
öğrencileriyle ve velileriyle buluşacak.<br />
Konya’da şikayet edilen tüm konulara<br />
eğiliyoruz. Problemleri öğrenci ve velimizin<br />
memnuniyeti için anında çözen<br />
bir Mis anlayışını tesis ediyoruz.<br />
Kayıtlarımız gayet iyi gidiyor. Öğrenci<br />
velilerimizin kayıt olmasalar bile gelip<br />
sormalarını ve Mis anlayışımızı öğrenmelerini<br />
çok arzuluyoruz. İşinin ehli<br />
tecrübeli öğretmenlerimizle heyecanlı<br />
ve başarılı öğretmenlerimizi bir araya<br />
getiren kaliteli bir eğitim kadrosu<br />
kurduk. Okul binamız örnek olacak bir<br />
bina. Öğrencilerimizi ve öğretmenlerimizi<br />
düşünerek keyifle uzun zaman<br />
geçirebilecekleri, güvende olacakları<br />
ve sadece eğitime odaklanacakları mükemmel<br />
bir Mis Koleji’ni Konya’mıza<br />
kazandırdık. Konya’mıza hayırlı uğurlu<br />
olsun” dedi.<br />
Eğitim başlamadan önce öğrencilerimize<br />
ve velilerimize yönelik eğitimler<br />
planladıklarını da ifade eden Özkan,<br />
“Türkiye’mizin geleceği için eğitim<br />
çok önemli. Milli bilince sahip gençlerimiz<br />
bizim teminatımız. Bu anlayışla<br />
okul öncesinden, ilkokula, ortaokuldan<br />
liseye kadar her alanda Konya’ya örnek<br />
olacak bir eğitim anlayışı kazandırmak<br />
istiyoruz. Buradaki adımlarımız bizi<br />
üniversiteye taşıyacak. İleride üniversite<br />
konusunda da adımlar atmak istiyoruz”<br />
diye sözlerine ekledi.
www.metropoldergileri.com 53
RÖPORTAJ<br />
54<br />
Çiğdem Kurut<br />
Herşey “TheHich” bloğuna şöyle<br />
bir göz atmakla başladı.“İhmaller<br />
ihmale gelmez”, “Karar almaya karar<br />
vermek” gibi makaleleri okurken kıssadan<br />
hisselerde bir mola vermek iyi<br />
geldi. Yönetim Danışmanı Cem Burak<br />
Pir kişisel bloğunda ilginç içeriklere<br />
yer verse de aslında oAnte’yle firmalara<br />
adeta cansuyu veriyor. Pir’le<br />
Ante’yi ve TheHich’i konuştuk.<br />
“Şirket<br />
kurucuları<br />
hobi edinmeli”<br />
Pir’den TheHich. Böyle bir blog açmak<br />
aklınıza nereden geldi?<br />
Benim bloğum bireysel bir blog aslında.20<br />
yılı aşkın bir süredir Türkiye’nin<br />
en büyük gruplarından bir tanesinde üst<br />
düzey yöneticilik yaptım ve daha sonra<br />
ayrıldım. Bu birikimimi (ki çalışırken<br />
de ilgi duyduğum alanlar örgütsel ve bilişsel<br />
psikolojiydi) insanlarla paylaşmak<br />
üzere yola çıktım.TheHich tamamen kişisel<br />
bir blog.Kendi okuduklarımı, kendi<br />
tecrübelerimi harmanlayarak paylaşımlar<br />
yapıyorum. İlgisini çeken insanlar<br />
faydalanıyorlar, ilgisini çekmeyen insanlar<br />
doğal olarak okumuyorlardır. Bir<br />
kişi bile yazılarımdan faydalanabiliyorsa,<br />
aklında bir fikir uyanıyorsa, yeni bir<br />
bakış açısı oluşuyorsa amacıma ulaşıyorum<br />
demektir. Ben bunları zaten okuyorum.<br />
Yazmak da iyi geliyor. İnsanlarla<br />
paylaşıyorum. Amacım tamamen bu.<br />
Ve Ante. Çok yeni ve umut dolu.<br />
Profesyonel hayattan sonra bir arkada-<br />
YÖNETİM DANIŞMANI<br />
CEM BURAK PİR
şımla (Necati Telçeker) birlikte özellikle<br />
kurumsal olmayan aile yapısındaki<br />
şirketlere kurumsallaşmaya yönelik<br />
adımlarında yardımcı olmak üzereAnte’yi<br />
kurduk. Ante, Latince bir kelime.<br />
“İleri” demek.Burada da sektör ayrımı<br />
gütmeden daha çok aile şirketlerine<br />
kurumsallaşmaya yönelik yardımcı olmayı<br />
amaçlıyoruz. Çalışma sistemimiz<br />
departmanlararası ilişkilerin düzenlenmesi,<br />
yetki onay sistemleri, iş süreçleri<br />
gibi şirketin bütün olarak yapısının<br />
röntgenini çekip, ihtiyaçları ortaya<br />
koyup sonra da değişim için kararı şirketin<br />
sahibine bırakmak suretiyle yön<br />
göstermek. Özellikle Konya, Balıkesir,<br />
Bursa, Denizli gibi Anadolu’daki şehirlerdebuna<br />
ihtiyaç olduğunu görüyoruz.<br />
Bu şehirlerde her alanda üretim yönü<br />
güçlü şirketlerimiz var. Ancak bugün<br />
sadece üretimde güçlü olmak yeterli<br />
değil. Ürettiğimiz ürünleri doğru stratejilerle<br />
tüm dünyadaki müşterilere ulaştırabilmeliyiz.<br />
Bu anlamda iş süreçleri<br />
çok hızlı değişiyor. Bir yıl önce uyguladığımız<br />
stratejiler bugün güncelliğini<br />
yitirebiliyor. Zaten görüştüğümüz firma<br />
sahipleri de “Ben üretimi biliyorum,<br />
bunun dışındaki kurumsallaşmaya yönelik<br />
satış, dış ticaret, finansman, insan<br />
kaynakları gibi konularda uzman değilim<br />
ve bu konuda desteğe ihtiyacım var”<br />
diyor.<br />
Bu çalışmaları yaparken size göre<br />
firmalarda en çok sorun teşkil eden<br />
konu hangisi oluyor?<br />
Son zamanlarda sanayicimiz el yordamıyla<br />
da olsa, fuarlar aracılığıyla<br />
da olsa yurtdışına açılmaya başladı.<br />
Bunun tabi ki daha profesyonel,<br />
daha kurumsal yapılması lazım. En<br />
basitinden hazırlanan bir broşürün<br />
detayında bile yabancı müşteri o<br />
firmanın kurumsallığı konusunda<br />
fikir sahibi olur. Dolayısıyla oradan<br />
başlayarak her türlü aşamada şirketin<br />
buna hazır hale getirilmesi için<br />
çalışmalarına yardımcı olmak istiyoruz.<br />
Bugün pek çok şirketimiz<br />
maalesef henüz daha gerçek ürün ve<br />
üretim maliyetlerini hesaplayamıyor.<br />
Birçok firma maliyet yapılarının<br />
bile farkında değil. Çok kaba hesaplamalarla<br />
fiyatlarbelirleniyor.<br />
Tüm bu işleyiş çok ince bir ayrıntı mı<br />
gerektiriyor?<br />
Tabiki. Çünkü bir sürü yüksek bedelli<br />
üretim ekipmanı, tezgah, malzemeler<br />
vs. kullanılıyor.Bunların maliyeti var.<br />
Olayı net görürlerse doğru fiyat verirler.<br />
Belki yüksek fiyat verip bilmeden müşteri<br />
kaçırıyorlar, belki de onları zarara<br />
sürükleyecek bir fiyat veriyorlar. Yine<br />
istedikleri fiyatı versinler ama bilerek<br />
versinler. Ben bu fiyattan zarar ediyor<br />
muyum etmiyor muyum, karım ne kadar<br />
gibi yorumlamaları yapsınlar. Bu,<br />
işin daha çok finansal tarafı. Pazarlamayla,<br />
dış ticaretle,insan kaynaklarıyla,<br />
satın almayla ilgili yani şirketin her<br />
fonksiyonuyla ilgili çeşitli ihtiyaçlar<br />
olduğunu düşünüyorum. Çünkü danışmanlık<br />
döneminden önce profesyonel<br />
hayatta çalışırkende bu tespit ve gözlemleri<br />
yapmıştım.İşimiz gereği pekçok<br />
bölgede farklı şirketleri görme ve tanıma<br />
fırsatımız oldu. Dolayısıyla da böyle<br />
bir ihtiyacın olduğunu o zaman da fark<br />
etmiştik. Firmalar özellikle 2. , 3.kuşağakadar<br />
gelmiş ve 3. kuşağa gelene<br />
kadar hiçbir kurumsallaşma kaygıları<br />
olmamış. İhtiyaç da sonradan hissedilir<br />
olmuş.<br />
Firmalar kurumsallaşma ihtiyacını<br />
nasıl hissediyor? İhracat çalışmaları<br />
bir etken midir ve yeni jenerasyonundaha<br />
eğitimli olması bu farkındalığı<br />
etkiledi mi?<br />
Kesinlikle. Tabiki geçmiş jenerasyonu<br />
da suçlayamayız.<br />
Bu konularda eğitimi olmadan kendi<br />
yöntemleriyle bugünkü halini alan ve<br />
sistemini kurmuş çok fazla firma var.<br />
Tam olarak kırılma noktası ne zaman<br />
başlıyor?<br />
Geçmiş jenerasyon kendi koşulları<br />
içerisinde doğruyu yapmış ve başarılı.<br />
Eğer bugün bu kişilerden bahsedebiliyorsak<br />
ozamanki aldıkları kararlar<br />
bir girişimcilik ruhuyla alınmış. Risklerde<br />
alınmış. Burada esasında değişen<br />
şey dünya.Belki onlar hala doğru<br />
yönde gittiklerini düşünseler de dünya<br />
çok hızlı değişiyor. Dünyanın gerekleri,<br />
ihtiyaçları değişiyor. Yeni jenerasyon<br />
bunun farkında. Çünkü böyle bir<br />
dünyaya doğdular. Dolayısıyla onlar<br />
mümkün mertebe kendi gördüklerini,<br />
kendi doğrularını işe yansıtmaya çalışıyorlar.<br />
Ama çok tipik olarak görüyorum<br />
ki burada kuşak çatışması da var.<br />
İşin ilk sahibi kendi iktidarını kaybetmek<br />
istemiyor. Tabi ki hak verilebilir<br />
ama dünya o yönde ilerlemiyor.Elbette<br />
diğer taraftan, yeni jenerasyonunda sadece<br />
dünyadaki trendleri takip ederek<br />
değil, kuruluşun değerlerine, kültürüne<br />
sahip çıkarak ilerlemesi gerekiyor.<br />
Elbette her şirketin o şirketi diğerlerinden<br />
ayıran ve farklı yapan belli bir<br />
değeri, kültürü vardır. Dolayısıyla onlara<br />
sahip çıkarak ama dünyadaki gelişmelere,trendlere<br />
de ayak uydurarak<br />
ilerlemek zorundalar.Bir süre sonra<br />
işler yeni jenerasyonlara devredilecek.<br />
Çünkü doğanın kanunu gereği kurucular<br />
devreden çıkmak zorunda kala-<br />
www.metropoldergileri.com 55
RÖPORTAJ<br />
56<br />
caklar. Daha sonra iş yeni jenerasyona<br />
devrolacak. Onlarında işi kolay değil.<br />
Çünkü her türlü alanda ciddi bir rekabet<br />
var.Yani dünya artık gerçekten<br />
herkesin birbirinden haberdar olduğu<br />
bir yer haline geldi. Şirketimizin adı<br />
da bu yüzden“İleri”ve sloganımız da<br />
“Geleceği birlikte tasarlıyoruz”. Gerçekten<br />
de klasik bir tabir ama bu sonu<br />
olmayan bir yürüyüş. Çünkü siz ne<br />
kadar geleceği yakalamaya çalışırsanız<br />
çalışın o her zaman en az bir adım<br />
sizin önünüzde.<br />
Psikolojiyle ilgileniyorum demiştiniz.<br />
Bu çalışmaları yaparken psikoloji<br />
tüm bunların neresinde yer alıyor? 3<br />
jenerasyonun bir arada olduğu şirketler<br />
mevcut. Karar çatışmaları<br />
olduğu zaman ne gibi tavsiyelerde<br />
bulunuyorsunuz?<br />
Psikoloji hayatımızın her yerinde.<br />
Ben psikolog değilim ama ilgi duyduğum<br />
bir alan olduğu için bu konuda<br />
çok okudum. Okudukça insanın ilgisi<br />
daha da artıyor. Herşeyden önce bu<br />
insana kendini tanıma fırsatı veriyor.<br />
Neyi niçin yaptığımızın sebeplerini<br />
anlayınca insan şaşırıyor.İş hayatında<br />
da psikolojinin önemi büyük. Günlük<br />
hayatımızda yaptığımız birçok şeyin<br />
aslında farkında değiliz. Hele ki psikolojinin<br />
bizi nasıl etkilediğinin hiç<br />
farkında değiliz. Jenerasyonların iş<br />
anlayışı farklı olduğu gibi psikolojileri<br />
de farklı.Kurucuyu da anlamak lazım.<br />
Çok zor şartlar altında, yoktan var<br />
ettiğini sahiplenme duygusuyla hareket<br />
ediyor. Başkasına emanet etmekte<br />
kendi oğlu, kızı bile olsa çekingen<br />
davranıyor. Ama bu oğlundan, kızından<br />
kaynaklanan bir sebep değil. Onlara<br />
güvenmediği için değil, ebeveyn<br />
olma içgüdüsüyle hareket ediyor. Biz<br />
kaç yaşına gelirsek gelelim, ebeveynlerimizin<br />
bizi hiçbir zaman yetişkin<br />
olarak görememesinin de vermiş olduğu<br />
bir etki. Kendi çocuğu olmasa bile<br />
üçüncü bir kişiye işini emanet etmek<br />
de olumsuz geliyor. Sanki birileri yanlış<br />
yapacak ve onun emeğini heba edecek<br />
varsayımında bulunuyor. Burada<br />
kime ne düşüyor derseniz; yeni jenerasyona<br />
daha çok iş düşüyor. Çünkü<br />
artık belirli bir yaşa gelmiş insanların<br />
düşüncelerini düzeltmek kolay değil.<br />
Buradaki durumu ve süreci idare etmek<br />
yeni jenerasyona düşüyor. Büyüklerini<br />
onurlandırarak, sabrederek ve doğruları<br />
göstererek orta yolu bulmaya çalışmaları<br />
gerek. Bu öyle bir anda gerçekleşebilecek<br />
bir süreç değil. Bazı şirketlerde<br />
bu yumuşak bir geçişle olabilir. Fakat<br />
istisnadır. Genelde büyük holdinglerde<br />
bile böyle sıkıntılar yaşanabiliyor. Eski<br />
jenerasyon orada bulunmak, yönetmek<br />
istiyor. Ömürlerini çalışarak geçirmiş<br />
insanlar bir anda işten elini ayağını çekince<br />
yada çektirilince boşluğa düşüyor<br />
ve buda onları psikolojik olarak çöküntüye<br />
uğratıyor. İktidar dediğimiz şeyin<br />
içinde aslında buda var. Birşeyleri yönetiyor<br />
olmak, karar veriyor olmak onların<br />
haz duydukları konular. Bir anda<br />
çekilmek o neslin alışmamış olduğu bir<br />
durum. Ne yapacağını bilmiyor. Çünkü<br />
bir hobisi yok. Hayatının 24 saatini o<br />
işe vermiş. Emeklilik dönemine yatırım<br />
yapmamış. Doğal olarak ozamanın<br />
koşullarıyla bunu planlamamış. Bunun<br />
için aslında iş hayatından sonra boşluğa<br />
düşmemeleri için bir hobi edinmeleri<br />
gerekiyor. Hobi sonra meslek haline de<br />
gelebilir. İş hayatından ayrılmak kolay<br />
değil fakat bir hobi edinmek o boşluğu<br />
doldurmak için yararlı olur.<br />
Belirli bir noktaya gelmiş ve artık değişim<br />
zamanını hisseden firmalar var.<br />
Bu değişime ilk olarak nereden başlamaları<br />
gerekiyor?<br />
Bu aslında çok zor bir nokta. Öncelikle<br />
zihinsel dönüşüm şart. Yani gerçekten<br />
ne yapmak istediklerine, bu noktadan<br />
sonra nereye varmak istediklerine karar<br />
vermeli ve bütün şirket en alttan<br />
üste kadar ortak fikirde olmalı.Kültür<br />
ve değerler çok net olmalı. Bu değerleri<br />
sadece şirket sahibinin değil tüm<br />
şirket çalışanlarının tek bir cümleyle<br />
ifade edebiliyor olması lazım. İşini<br />
yapan herkes yaptığı işin neye hizmet<br />
edeceğini düşünebilmeli. Örneğin kahveyi<br />
getiren çalışan bile o kahveyi vererek<br />
sadece işini tamamladığını değil,<br />
kahveyi verdiği kişiye motivasyon sağladığını,<br />
şirkete katkıda bulunduğunu<br />
düşünebilmeli, görebilmeli.Amaç rutin
olan şeyleri yapıp mesaiyi tamamlamakolmamalı.<br />
Şirketin vizyonu neyse çalışanlar<br />
buna yönelik hareket etmeli. İş<br />
akışında elbette rutin olan şeyler vardır<br />
ama değerleri ve vizyonu da işin içine<br />
katmak gerekir.<br />
Oysa kurumsallaşmanın ilk adımı hep<br />
misyon ve vizyonun tanımlanmasıyla<br />
başlatılıyor.<br />
Maalesef öyle. Kurumsallaşmanın ilk<br />
adımı misyon, vizyon olarak görülüyor.<br />
Bu durum artık kopyala yapıştır olayına<br />
dönmeye başladı. Bunun hakkıyla yapılabilmesi<br />
için şirketteki herkesinkatkısının<br />
alınması, şirketin kendi değerlerine<br />
göre hareket edilmesi gerekir. İşte bu olduğu<br />
zaman gerçek vizyondur. Reklam<br />
konusu da çok önemli. Reklam tanıtım<br />
faaliyetleri bir ihtiyaç ancak başlangıç<br />
noktası değil. Eğer siz reklamla sonradan<br />
altını dolduramayacağınız tarzda<br />
bir talep yaratıyorsanız bütün reklama<br />
verdiğiniz bedel boşa gidecektir. Size<br />
menfi bir şekilde yansımış olacaktır.<br />
Doğru bir planlamayla reklam çalışması<br />
yapıldığı takdirde sonuçları da yüz<br />
güldürür.<br />
Bir firmaya girdiğiniz zaman o firmada<br />
ilk olarak neye bakıyorsunuz?<br />
Önce bizi davet eden şirket sahibi veya<br />
müdürü gerçekten bir dönüşüm istiyor<br />
mu? Buna dikkat ediyoruz. Birkaç<br />
soruyla bunu anlıyoruz. Çünkü bazen<br />
zorlu bir süreç olabiliyor ve yeterli istek<br />
olmadığı zaman her iki taraf için de<br />
zaman kaybı oluşuyor. Kişi gerçekten<br />
o düşüncedeyse sizin yolunuzu zaten<br />
açıyor. Sonrada şirkette mümkünse herkesle,<br />
değilse her departmanıntemsilcileriyle<br />
bire bir görüşmeler yapılıyor.<br />
Her bölümün kendine has dinamikleri<br />
mevcut. Departmanlar arasındaki ilişkilerde<br />
yaşanan sıkıntıları,yöneticilerine<br />
ifade edemedikleri durumları öğrenmek<br />
gerekiyor. İlk toplantıda şirket<br />
sahibine bunların olabileceğini, bunlara<br />
karşı tahammül göstermesi gerektiğini,<br />
gerçeklerle yüzleşebilmesi cesaretini<br />
gerçekten gösterebilmeleri gerektiğini<br />
söylemek gerekiyor. Çünkü siz ne yaparsanız<br />
yapın, o şirketin lideri buna<br />
inanmıyorsa kısa süre sonra eski düzen<br />
hakim olacaktır. Şirketin artık genlerine<br />
sirayet etmiş o kültür bir şekilde kendi<br />
yolunu bulup gerçekten dirayetli bir dönüşüm<br />
gerçekleştirmezse kendi hakimiyetini<br />
hemen kurar. Farkında olmadan<br />
eski düzenine dönmüş olur.<br />
Yeni kurulan çok fazla şirket var. Bir<br />
şirketin yeni kurulduğu andan itibaren<br />
kurumsal bir yapıyla hareket etmesi<br />
mümkün mü, yoksa bir aşama<br />
gerektiriyor mu?<br />
İlk kurulan şirket bir anda kurumsal<br />
olarak işe başlayamaz. Zaman içerisinde<br />
bu ihtiyaç kendini gösterir. Çünkü bu<br />
biraz da maliyetli bir iştir. Doğru kadroyu<br />
oluşturmak önemli. Kurumsallığın<br />
getirdiği, bazı sorgulanamaz ama<br />
sürekli yapılması gereken, yöneticilerin<br />
inisiyatifinde olmayan kurallar da konulur.<br />
Yeni başlayanşirketler için zor.<br />
Kurumsallık çalışmaları çok maliyetli<br />
işler fakat bu çalışmalara girildiği<br />
takdirde bunun mevcut firmaya getirisi<br />
ne yönde oluyor?Kurumsallık bir<br />
yatırım olarak görülebilir mi?<br />
Geri dönüşümüne bakıldığı zaman<br />
maliyet de ürkütücü boyutlarda değil.<br />
Zaten kurumsallık, şirket belli bir büyüklüğe<br />
geldiği zaman ihtiyaç gösterir.<br />
Şirket eğer gerçekten böyle birşeyi<br />
istiyorsa, bu işi denemek için değil de<br />
yapmak için istiyorsa başarılı olur. Burada<br />
yük danışmanda değil. Biz sadece<br />
yol gösterici olabiliriz.Şirket yetkilisi<br />
bunu içselleştirmezse ve sahiplenmezse<br />
zaten olmaz.Biz mucize yaratmak<br />
için gelmiyoruz. Doğru bildiğimiz<br />
şeyleri gösteriyoruz. İşin psikolojik<br />
boyutuna önem veriyoruz. O şirkette<br />
çalışıyormuşuz gibi biz de benimseyip<br />
çalışıyoruz. Yani bir danışmanlık<br />
firmasını davet eden şirketin kurucusu<br />
yada genel müdürü gerçekten bu yönde<br />
bir ihtiyacı olduğuna kendi kendini<br />
ikna etmeli ve bu süreç içerisinde<br />
karşısına çıkacak engelleri, zorlukları<br />
göğüslemeye hazır olmalı. Sadece danışmanı<br />
davet edip, gelin bir tespit yapın<br />
sonra biz duruma bakarız demek<br />
için değil, böyle bir ihtiyacın olduğuna<br />
inanarak ve süreç içerisinde gerçekten<br />
danışmanın yönlendirmelerine uyarak<br />
hareket etmeye niyeti varsa ozaman<br />
başarılı olabilir. Ne yaparsanız yapın,<br />
şirketin lideri buna inanmıyorsa,<br />
danışmanlar şirketten gittiği gün eski<br />
kültür yine hakim olur.<br />
www.metropoldergileri.com 57
HABER<br />
58<br />
Duha İnşaat’ta<br />
kaliteden ödün yok<br />
Ortaya koydukları projelerle adından söz ettiren Duha İnşaat, kaliteyi en uygun fiyata müşterisiyle buluşturuyor.<br />
Duha İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Serin,<br />
“İş hayatında başarılıolmak için ilkelerimizi ardımıza<br />
almayı değil, ön plana çıkarmayı tercih ettik. İlkelerimiz<br />
arasında en önemlisi de projemizin kalitesiyle ve<br />
satış sonrası hizmetlerimizle müşterilerimizi memnun<br />
etmek” dedi.<br />
Öncelikle güven ve dürüstlüğün teminatları olduklarını<br />
dile getiren Serin, “ Bize güvenen ve bizi tercih eden<br />
tüm müşterilerimize dürüstlük anlayışı ile hizmet veriyoruz.<br />
Bunlarla birlikte kaliteden ödün vermeden<br />
çalışıyoruz. En iyiyi, en kaliteli haliyle buluşturuyor<br />
ve ekonomik fiyatlarla sunuyoruz. Yaşamınıza mutluluk<br />
katmak en önemli ilkemiz.Bunun için tüm konutlarımızdaçeşitli<br />
ve konforlu yaşam alanı sunuyoruz.”<br />
İfadelerini kullandı. Serin, müşterilerine ticari gözle<br />
bakmadıklarına da dikkat çekerek, “Bilakisprojelerimizi<br />
‘Onları nasıl mutlu edebiliriz’ düşüncesi ile<br />
tasarlıyoruz.Müşterilerimizle ilişkilerimiz daireyi sattıktan<br />
sonra de devam ediyor.” Diye konuştu.<br />
Hedef öncü firma olmak<br />
Uzun vadede en büyük hedeflerinden de bahseden<br />
Serin, bu konuda da şunları söyledi, “ Konya başta<br />
olmak üzere tüm Türkiye’de güvenirliliğimizle öncü<br />
firma olabilmek.Müşterilerimizi ev sahibi yapmaya ve<br />
mutlu etmeye devam edeceğiz. Bizleri tanımak, projelerimiz<br />
hakkında bilgi almak isteyen vatandaşlarımızı<br />
Ahmet Özcan Caddesi’nde yeni açtığımız ofisimizde<br />
ağırlamaya bekliyoruz.”
www.metropoldergileri.com 59
HABER<br />
60<br />
İkindi Sohbetlerinde<br />
“KONYA SELÇUKLU SARAYI KAZILARI”<br />
konuşuldu.<br />
Yusuf Benli: “Doğu Roma döneminde<br />
Alaaddin Tepesi’nin etrafı sur ve<br />
burçlar ile çevriliyken 2.Kılıçarslan<br />
tepenin kuzey eteklerindeki iki burcu,<br />
iki köşk arasındaki sur duvarı ile iki<br />
köşklü Selçuklu sarayına dönüştürdü.<br />
Alaaddin Keykubad döneminde dış<br />
surların yapılması ile beraber Alaaddin<br />
Tepesi’nin etrafındaki surlar içinde<br />
sarayının da bulunduğu iç kaleye<br />
dönüşmüştür. ”<br />
Konya Büyükşehir Belediyesi ile<br />
Konya Fikir, Sanat, Kültür Adamları<br />
Birliği Derneği ve SÜ Selçuklu Araştırmaları<br />
Merkezinin ortaklaşa düzenlediği<br />
Yaşayan Konya Hafızası İkindi<br />
Sohbetlerinde bu hafta Konya Müze<br />
Müdürü Yusuf Benli “Konya Selçuklu<br />
Sarayı Kazıları ” konulu slayt eşliğinde<br />
bir konferans verdi.<br />
Kültür Bakanlığı ile Konya Büyükşehir<br />
Belediyesi arasında 2008 yılında yapılan<br />
protokolle Alaaddin Tepesi’ndeki<br />
kazılara başlandığına dikkat çeken Yusuf<br />
Benli “Niebuhr 1766 yılında çizdiği<br />
planda 21 m. yüksekte bir höyük olan<br />
Alaaddin Tepesi’nin etrafında bir sur<br />
duvarının bulunduğundan bahsetmektedir.<br />
Selçuklular Konya’ya yerleştiklerinde<br />
bu surları yeniden değerlendirerek<br />
iç kaleye dönüştürmüştür.<br />
ALAADDİN TEPESİ’NDEKİ KAZI<br />
ÇALIŞMALARI<br />
Texier 1835’te iç kalede sarayın olduğunu<br />
belirtir. Yapı etrafı balkonlarla<br />
çevrili dışa taşan büyük tuğla konsollar<br />
üzerine oturan kare şeklindedir.<br />
Kesme taş duvarlar üzerinde yükselen<br />
köşkün güney cephesinde aslan heykeli<br />
bulunmaktadır. Türk Tarih Kurumu<br />
tarafından Remzi Oğuz Arık başkanlığında<br />
1940 yılında Alaaddin Tepesi’nde<br />
kazı çalışması başlamıştır. Bu çalışmalar<br />
sırasında Selçuklu sarayının<br />
tespiti için 2.Kılıçarslan Köşkü’nün<br />
etrafında da kazı çalışması yapılmıştır.”<br />
dedi.<br />
Tepedeki ilk yerleşimin MÖ 2000’e<br />
kadar uzandığını, kazılarda 2.Kılıçarslan<br />
Köşkü’nün Konya iç kalesine
ait bir burcun üzerine kurulduğu tespit<br />
edildiğini, Mahmut Akok tarafından<br />
1941 yılında köşk ve sarayın restitüsyonu<br />
yapıldığını belirten Benli,<br />
1961yılında 2.Kılıçarslan Köşkü’nün<br />
üstü betonarme bir kabuk ile kapatıldığını<br />
söyledi.<br />
KILIÇARSLAN KÖŞKÜ’NÜN KO-<br />
RUNMASI ÇABALARI<br />
Benli, “Konya’da 700 civarında höyük<br />
bulunmaktadır. En büyük höyüklerden<br />
birisi de Alaeddin Tepesi’dir.<br />
Konya Büyükşehir Belediyesi’nin<br />
başvurusu üzerine 2008’de Selçuk<br />
Üniversitesi Mühendislik Mimarlık<br />
Fakültesindeki görevli öğretim üyeleri<br />
Kılıçarslan Köşkü kalıntısının üzerini<br />
örten betonarme kabukta oluşan çatlama<br />
ve hasarlar incelenme sonucu bir<br />
rapor olarak düzenlendi. Heyetin yaptığı<br />
değerlendirme raporunda betonarme<br />
yapının zaman içinde çatlama ve<br />
bozulmaların olduğu, demirlerde korozyon<br />
oluştuğu belirtilmiştir. Kabuk<br />
örtünün köşk kalıntısını yağmur, kar<br />
gibi etkilerden koruyamadığı, kerpiç<br />
malzemede yüzey aşınmaları ve rutubetlenmeye<br />
bağlı olarak dökülmeler<br />
görüldüğü rapora yazıldı. 2009 yılında<br />
Konya Büyükşehir Belediyesi ile<br />
Kültür ve Turizm Bakanlığı arasında<br />
düzenlenen protokol doğrultusunda<br />
2.Kılıçarslan Köşkü’nün üst betonarme<br />
kabuğun kaldırılması, restorasyon<br />
ve koruma projesinin hazırlanması<br />
için 2010 yılında Konya Müze Müdürlüğü<br />
tarafından kazı çalışmaları yapılmıştır.”<br />
dedi.<br />
KAZI ÇALIŞMALARINDA İKİNCİ<br />
KÖŞK BULUNDU<br />
Benli, müze çalışanlarının yaptığı<br />
kazı çalışmalarında sarayın iki köşkten<br />
oluştuğu tespit edilmiştir. Köşkün<br />
üzerine oturduğu duvar, batı yönünde<br />
16 metre sonra aynı mimari özelliklere<br />
sahip ikinci köşk ile birleşmektedir.<br />
Kazı çalışmaları sonucunda Köşkün<br />
doğusunda Texier gravüründe görünen<br />
duvar ve buna bağlı kuzeye doğru<br />
uzanan temel kalıntıları görülmüştür.<br />
Yapılan kazı çalışmalarında köşke<br />
ait temel kalıntılarının güneye doğru<br />
uzandığını söyledi.<br />
KÖŞKTE BÜYÜK YIKIMA SEBEP<br />
OLAN YANGIN<br />
Köşkün güney doğusunda tespit edilen<br />
galerideki toprak dolgusu alınırken bol<br />
miktarda alçı, tuğla ve çini parçalarına<br />
rastlandığını söyleyen Benli, tespit<br />
edilen çini ve alçıların üzerinde yoğun<br />
yangın tabakasının bulunmasının<br />
köşkte çıkan büyük bir yangın sonucu<br />
köşkün güneyinde bir yıkılmanın olduğunu<br />
göstermektedir. Sunumunda<br />
köşk ve burçların 3D denemeleri üzerinde<br />
durarak sırlı Sgrafitto tekniğinde<br />
sırlı figürlü kaplar, at figürlü kilit, aslan<br />
başlı kapı tokmağı, ejder başlı kap<br />
kulpu, askılı kandil, çan bulunmuştur.<br />
Buluntulardan da anlaşılacağı üzere<br />
ikinci köşk ile Kılıçarslan köşkü aynı<br />
döneme tarihlendirilmekte olup sarayın<br />
iki burçlu olduğu görülmektedir.<br />
Yusuf Benli konuşmasının sonunda<br />
2010-2015 yılları arasında yapılan<br />
kazı çalışmaları ile ilgili çekilen videolar<br />
eşliğinde dinleyicilere bilgi verdi.<br />
Alınan karar gereği açığa çıkarılan<br />
duvarların batıya doğru devamının<br />
açığa çıkarılması için hazırlanan proje<br />
doğrultusunda kazı çalışmalarına<br />
devam ettirildiği belirtildi. Benli’nin<br />
konuşmasından sonra Mimar Orhan<br />
Arda, Gazeteciler İhsan Kayseri ve Seyit<br />
Küçükbezirci Alaaddin Tepesi’nde<br />
yapılan kazılar hakkında görüşlerini<br />
açıkladılar. Program sonunda Yusuf<br />
Benli’ye Selçuk Üniversitesi Edebiyat<br />
Fakültesi Türk ve İslâm Sanatları Tarihi<br />
Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yaşar Erdemir<br />
tarafından günün anısına hediye<br />
takdim edildi.<br />
www.metropoldergileri.com 61
HABER<br />
62<br />
Aracınızı, yaza hazırlayın<br />
Makine Mühendisleri Odası Konya ŞubeBaşkanı Aziz Hakan Altun, havaların ısınmasıyla birlikte vatandaşların<br />
araçlarını yaza hazırlamaları gerektiğini söyledi. Altun’un araç sahiplerine tavsiyeleri şöyle;<br />
Aracın boyasını ve camlarını kontrol<br />
etmek ve sorunlu yerleri belirlemek gerekir.<br />
Bunun için en iyi yöntem aracın<br />
elle yıkanmasıdır. Paslanmayı önlemek<br />
için bu kontrol çok önemlidir. Kıştan<br />
sonra güzel bir kaporta cilası da araç<br />
için gayet iyi olacaktır.<br />
Jantların üzerindeki tuz, yağ ve kir temizlenmelidir.<br />
Pas varsa bakımı yapılmalıdır.<br />
Kullanıcı el kitabı okunarak tavsiye<br />
edilen bakım koşulları takip edilmelidir.<br />
El kitabı aracın bakımı konusunda<br />
en önemli bilgiyi verecek ve en kapsamlı<br />
yolu gösterecektir.<br />
Motor soğutma sistemindeki (radyatördeki)<br />
sıvı değiştirilmelidir. Bu sıvının<br />
seviyesi, durumu ve konsantrasyonunu<br />
periyodik olarak kontrol edilmelidir.<br />
Bu kontrol yapılırken motorun çalışmadığından<br />
ve soğumuş olduğundan emin<br />
olunmalıdır.<br />
Zor çalışma, arada durma ve zorlanma<br />
gibi bir performans problemi varsa, bu<br />
tamir ettirilmelidir. Böylelikle daha<br />
iyi bir yakıt tüketimi yanında ilerideki<br />
daha pahalı tamiratın da önüne geçilmiş<br />
olur. Örneğin basit bir arıza aracınızın<br />
katalitik konvertörünü bozabilir.<br />
Eğer gerekli işlemleri kendiniz yapamıyorsanız,<br />
bakım için gittiğiniz tamir<br />
servisinin veya araç üreticisinin yetkili<br />
servisinin, yeterli olup olmadığından<br />
emin olun. Aracınızı emin ellere teslim<br />
edin.<br />
Kayış, hortum ve kablo gibi harici<br />
uzantıların sıkılıklarının ve durumlarının<br />
profesyonel oto tamircileri tarafından<br />
kontrol edilmeleri gerekiyor. Sahip<br />
olduğunuz kişisel bakım setleri genelde<br />
uygun aletleri içermeyebilir.<br />
Aracın yıllık bakımları muntazam yaptırılmalıdır.<br />
Çalışmasından memnun olunmayan<br />
klima, yetkili servise götürülüp tamir<br />
ettirilmelidir. Eski araçlardaki klimaların<br />
bazılarındaki ozon açıklarına yol<br />
açan kimyasal maddeler kötü bir tamir<br />
veya bakım sonucu havaya karışabilir.<br />
Yağ ve yağ filtresi kullanım el kitabına<br />
uygun olarak değiştirilmelidir. Çoğu<br />
zaman ihmal edilen bu konu aslında<br />
aracın ömrünü uzatan en önemli konulardan<br />
birisidir.<br />
Hava, yakıt ve diğer filtreler el kitabında<br />
tavsiye edilen şekilde değiştirilmelidir.<br />
Yedek lastik dahil, tüm lastiklerin durumları<br />
kontrol edilmelidir. Basınçlarını<br />
kontrol ederken lastiklerin soğuk<br />
olmasına dikkat edilmelidir. Aşınmış,<br />
yamulmuş vs. şekilde göze çarpan anormal<br />
durumlar yabana atılmamalıdır.<br />
Transmisyon kontrol ettirilmelidir. Basit<br />
bir bakım büyük masrafların önüne<br />
geçebilir.<br />
Aracın frenleri mutlaka kontrol ettirilmelidir.<br />
Tüm aydınlatma sistemi ve ampulleri<br />
gözden geçirilmelidir. Çalışmayanlar<br />
yenilenmelidir.<br />
Yıpranmış silecek lastikleri yenilenmelidir.<br />
Camları yıkamada kullanılan<br />
sıvı alaşımının eksik olmadığından<br />
emin olunmalıdır. Yaz aylarındaki toz<br />
ve uçan böcekler sebebiyle ihtiyaç artacaktır.<br />
Paspaslar sabunla yıkatılmalıdır. Böylece<br />
varsa tuz ve yağlı kısımlar temizlenecektir.<br />
İç kısımdaki vinil yüzeylerin çatlama<br />
ve kurumalarını önlemek için özel bir<br />
vinil cilası ile bakımını yapılmalıdır.
www.metropoldergileri.com 63
HABER<br />
64<br />
Başkalarının bilgisayarlarını kullanarak gerçekleşen kriptopara madenciliği, dünyanın en<br />
yaygın görülen siber tehdidine dönüştü<br />
ESET Uyarıyor: Dijital para<br />
üretiyorsunuz, haberiniz yok!<br />
Dijital para çılgınlığı, siber suçlular için büyük bir fırsat haline geldi. Ev ve şirket bilgisayarlarına zararlı yazılım<br />
bulaştırıp, bu bilgisayarların kaynaklarını kullanıyor ve bu sayede kriptopara üretiyorlar. Global antivirüs yazılım<br />
kuruluşu ESET’in son tehdit raporuna göre, yüzde 17’lik oranla kriptopara madenciliği, dünyanın en yaygın<br />
görülen siber tehdidine dönüşmüş durumda.<br />
Bilgisayarınız yavaşlıyor, aşırı ısınıyor,<br />
normal olmayan davranışlar sergiliyor<br />
veya elektrik faturalarınız normalden<br />
daha yüksek geliyor. Bu tür şeyler yaşıyorsanız,<br />
farkında olmadan başkaları<br />
için kriptopara üretiyor olabilirsiniz.<br />
ESET, bunlara sebep olan zararlı yazılımı<br />
“JS/CoinMiner” olarak etiketledi.<br />
ESET Türkiye İstanbul Teknik Müdürü<br />
Gürcan Şen’in verdiği bilgiye göre<br />
CoinMiner, bilgisayar kullanıcısının<br />
bilgisi olmadan kriptopara birimi madenciliği<br />
gerçekleştiren bir zararlı yazılım.<br />
ESET’in yayınladığı Şubat ayı global<br />
tehdit raporunda CoinMiner, yüzde<br />
17,77’lik oranla, dünyada en çok görülen<br />
siber tehdit olarak öne çıktı.<br />
Neden en yaygın tehdite dönüştü?<br />
Başta Bitcoin olmak üzere Etherium,<br />
Riple, Monero gibi çeşitli kriptoparalar,<br />
yükselen değerleri nedeniyle tüm dünyada<br />
büyük ilgi odağı konumunda. Bu<br />
paraların üretilmesini ifade eden “kripto<br />
para madenciliği“ de son dönemin en<br />
popüler iş kolu haline geldi.<br />
Ancak bu kpitoparaların üretilmesi için<br />
yüksek miktarda bilgisayar işlemci gücüne<br />
(CPU) ihtiyaç duyuluyor. İşte siber<br />
korsanlar, bu yüksek işlemci gücünü,
aşkalarının sistemlerini çalıştırarak<br />
elde etmenin yolunu buldular. Zararlı<br />
yazılımlar oluşturarak, bireylerin ve<br />
kurumların sistemlerini kollektif olarak<br />
kullanıyor ve çeşitli birimlerde kriptopara<br />
üretiyorlar.<br />
Şirketler daha büyük hedef<br />
Doğal olarak şirketlerin sahip olduğu<br />
gelişmiş dijital sistemler, evlerdeki bireysel<br />
sistemlere oranla daha yüksek<br />
kapasitelere sahip. O nedenle siber korsanlar<br />
açısından kriptopara üretmek<br />
için şirket kaynaklarını kullanmak daha<br />
cazip.<br />
Nasıl bulaşıyor?<br />
ESET Türkiye İstanbul Teknik Müdürü<br />
Gürcan Şen’in verdiği bilgiye göre, JS/<br />
CoinMiner enfekte web siteleri üzerinden<br />
bulaşıyor. Özellikle ücretsiz indirilebilen<br />
uygulamalar, ücretsiz film veya<br />
maç yayını yapan web sayfalarında bu<br />
zararlıya daha sık rastlanıyor. Sıklıkla<br />
‘Coinhive’ isimli JavaScript kod parçacığı<br />
web sayfalarına enjekte edilerek<br />
Monero adlı kriptopara biriminin madenciliği<br />
yapılabiliyor.<br />
Siber korsanlar bununla birlikte, sık<br />
ziyaret edilen pek çok popüler ve legal<br />
siteyi de hedef alabiliyor. Örneğin geçtiğimiz<br />
hafta Hindistan’ın bir devlet<br />
kurumunun web sayfası bu durumdan<br />
etkilendi. Web sayfasına giren kullanıcıların<br />
bilgisayarlarında 10 saniye<br />
herhangi bir hareket olmadığında, zararlı<br />
yazılım devreye girerek Monero<br />
madenciliği başlatabiliyordu. Bunun<br />
öncesinde de Amerika ve İngiltere’nin<br />
bazı devlet kurumlarının web sayfalarının<br />
benzer bir şekilde enfekte olduğu<br />
bilgisi var.<br />
Son 6 ayda giderek artan bir grafiğe<br />
sahip olan JS/CoinMiner’ın, Ocak ayı<br />
içinde 33 bin’den fazla web sitesini etkilediği<br />
ve bunların arasında 2 bin 500<br />
de alışveriş sitesi bulunduğu bildiriliyor.<br />
Ayrıca yine kullanıcının izni olmadan<br />
indirilen bazı uygulamaların içine<br />
enjekte edilen tarayıcı eklentileriyle de<br />
aynı zararlı işlem yapılabiliyor.<br />
Nasıl korunmalı?<br />
Tüm global antivirüs markaları, bu zararlı<br />
yazılıma karşı önlem almış durumda.<br />
Ancak siber korsanların, bu zararlının değişik<br />
versiyonlarını piyasaya sürmesi an<br />
meselesi. O nedenle proaktif güncelleme<br />
yapan antivirüs ve internet güvenliği yazılımları<br />
tercih edilmeli. Bununla birlikte<br />
işletim sistemi ve kullanılan yazılımlara<br />
ilişkin yamaların yapılması, güncellemelerin<br />
takip edilmesi büyük önem taşıyor.<br />
ESET, bu tür yamalara ilişkin de kullanıcılarına<br />
uyarılarda bulunuyor.<br />
www.metropoldergileri.com 65
HABER<br />
66<br />
Cannes’ta Finale Hak Kazanan Filmlerin<br />
Galası, Selçuk’ta Gerçekleştirildi<br />
71. Cannes Film Festivali’nde binlerce film arasından finale kalmaya hak kazanan Selçuk Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema<br />
son sınıf öğrencisi Ömer Sevinç’in senarist ve yönetmenliğini yaptığı “Başlangıç” isimli kısa filmi ile yönetmen ve senaristliğini<br />
Selçuk Üniversitesi Radyo, TV ve Sinema son sınıf öğrencisi SimayYaykır’ın yaptığı “Kazak” isimli tarihi dönem kısa filminin<br />
galası, Selçuk Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.İstanbul Kısa FilmcilerDerneği’nde finalist olan Selçuk Üniversitesi İletişim<br />
Fakültesi öğrencisi Esra Yıldırım’ın yönetmen ve senaristliğini yaptığı “Çalıkuşu” filminin de gösteriminin gerçekleştirildiği<br />
galada, genç yönetmenlere plaket verildi.<br />
Merkezi Derslik Çatalhöyük Salonu’nda<br />
düzenlenen galayaSelçuk Üniversitesi<br />
Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin,<br />
İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet<br />
Kalender, Selçuk Üniversitesi Tıp<br />
Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Göktaş,<br />
Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr.<br />
Necmi Uyanık ile öğretim üyeleri ve<br />
çok sayıda öğrenci katıldı.<br />
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi<br />
Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü<br />
Başkanı Prof. Dr. Aytekin Can, öğrencilerin<br />
başarılarından dolayı gururlandıklarını<br />
belirterek, “Bugün burada<br />
Cannes Film Festivali’nde ve İstanbul<br />
Kısa Film Festivali’nde finale kalan<br />
öğrencilerimizin filmlerini izlemek için<br />
gala gecesinde buluştuk. Rektörümüze,<br />
Dekanımıza, öğretim üyelerimize, bölümdeki<br />
tüm arkadaşlarıma ayrı ayrı<br />
teşekkür ediyorum. <strong>Sayı</strong>n Rektörümüze<br />
Selçuk Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne<br />
verdiği destek için özellikle Kısaca<br />
Film Atölyesi’ne verdiği teknik destek<br />
için çok teşekkür ediyorum” dedi.Selçuk<br />
Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı<br />
Prof. Dr. Ahmet Kalender,Rektör<br />
Prof. Dr. Mustafa Şahin’e desteklerinden<br />
dolayı teşekkür ederek, önemli başarılara<br />
imza atan öğrencilerini kutladı.<br />
“İLETİŞİM ALANINDA EN<br />
İYİLERDENSİNİZ”<br />
Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.<br />
Mustafa Şahin, öğrencileri başarılarından<br />
dolayı tebrik ederek, başarılarının<br />
devamını diledi. Gençlerin, toplumun<br />
morali, dinamizmi olduğunu ifade eden<br />
Prof. Dr. Şahin, “Hayatın neşesisiniz.<br />
Toplum, bunalım ve depresyonda bir<br />
topluma dönüşüyor. O açıdan yaptığınız<br />
işler, toplumu canlı ve diri tutma<br />
adına büyük önem arz ediyor. Çok şey<br />
söylemeye gerek yok, zaten en iyilerdensiniz.<br />
Ülkemizde, bu alandaki en<br />
iyilerdensiniz. Bunu aldığınız ödüllerle<br />
de ispatlıyorsunuz. Bu noktada öğretim<br />
üyelerimizin katkısı çok büyük. Sizinle<br />
yaşıyorlar, sizi konuşarak, sizi zikrederek<br />
size verecekleri eğitimi telaffuz<br />
ederek yatıp kalkıyorlar.Bizlere taleplerinizi,<br />
size vereceğimiz destekleri<br />
iletiyorlar. Biz de elimizden geleni,imkanlarımız<br />
ölçüsünde yapmaya çalışıyoruz.<br />
Size düşen şey; gençliğinizi boşa<br />
harcamayın. Gençliğinizi, kendinizi<br />
geliştirmek ve yetiştirmek adına harcayın.<br />
İslam, çalışmayı ibadet sayar. Bizim<br />
gelişmeye, ilerlemeye ihtiyacımız<br />
var. Milli ve yerli değerlere sahip olan<br />
nesiller olarak modern ve çağdaş dünyanın<br />
tüm gereklerini, bilgi birikimini<br />
toplayarak, gereklerini yerine getirerek<br />
gelişmemiz lazım” şeklinde konuştu.<br />
KISA FİLMLERİN<br />
KONULARI:<br />
“Başlangıç”, bir Türk savaş muhabiriyle<br />
Ukraynalı bir askerin esir alındıkları<br />
kamptan kaçış öykülerini anlatıyor.<br />
“Kazak”, I. Dünya Savaşı’nın Kafkas<br />
Cephesi’nde gerçekleşen çatışma sonucu<br />
esir düşen Rus Çarlığı Subayı Viktor<br />
ile Osmanlı Subayı Musa arasında,<br />
tutsaklık ilişkisiyle başlayan zorunlu etkileşim,<br />
iletişim sürecini ve bu süreçte<br />
yaşanan duygu değişimlerini dönemin<br />
tarihi şartları üzerinden inceliyor.<br />
“Çalıkuşu”, Cumhuriyet’in ilk öğretmenlerinden<br />
Sabiha Özar’ın hikayesine<br />
odaklanıyor. Babasız büyüyen ve Atatürk’ü<br />
babası yerine koyan Özar, öğretmenlik<br />
mesleğine de yine Atatürk’ün<br />
isteği üzerine başlıyor.
www.metropoldergileri.com 67
HABER<br />
68
www.metropoldergileri.com 69
HABER<br />
70<br />
Konya’da bir inci<br />
HMFA İnşaat tarafından projelendirilen İnci Konakları, sadece yaprağın ve rüzgarın sesini duymak<br />
isteyenlere, modern mimari, şık tasarım ve huzur dolu bir yaşam alanı sunuyor.<br />
Binalardan mutluluğa açtığınız kapının<br />
kollarına kadar birçok detay profesyonel<br />
mimarlar tarafından özenle hazırlanan<br />
İnci Konakları’nda uyanıp pencerenizden<br />
baktığınızda gördüğünüz tek<br />
şey yemyeşil bir bahçe ya da kapınızı<br />
açtığınız an duyduğunuz o huzurlu ses<br />
su sesi olabilir.<br />
Kentin tüm karmaşasından uzak ama<br />
bir o kadar da şehre yakınbir lokasyonda<br />
yer alan, yüzde 80’a yakın bir oranda<br />
yeşil alanı bulunan İnci Konakları’nda<br />
çocuklar da düşünülmüş. Çocukların<br />
doğal çimlere ayak basma keyfini doyasıya<br />
yaşayabileceği bu özel projede<br />
müstakil evin rahatlığı site hayatının<br />
imkanlarıyla sunulmuş.Farklı konseptlerde<br />
tasarlanan binaların arasındaki<br />
geniş alanlar sayesinde gökyüzünü<br />
doya doya görebilecek, odalarınızdaki<br />
camlardan doğayı evinizin içine taşıyabileceksiniz.<br />
Benzersiz bir kalite anlayışı<br />
ile inşaa edilen projede kullanılan<br />
malzemeler de özenle seçilmiş ve doğa<br />
dostu bir anlayış hakim kılınmış.<br />
Lüks bir konut için hayal ettiğiniz pek<br />
çok olanağı bir arada sunan İnci Konakları’nda<br />
mutluluğa bir adım atmakda<br />
çok kolay. Bu ayrıcalığa sahip olmak<br />
için uygun ödeme planlaması mevcut.<br />
Size sadece bu yaşamın tadını çıkarmak<br />
ve mutlu olmak kalıyor..
www.metropoldergileri.com 71
KÖŞE<br />
72<br />
Tuğba BALDEDE<br />
Beslenme Uzmanı<br />
t.baldede@metropoldergileri.com<br />
Veremediğiniz kiloların sebebi insülin direnciniz olabilir!<br />
Dikkat ettiğiniz halde kilo veremiyor musunuz ya da kontrolsüz<br />
şekilde kilo mu alıyorsunuz? Belki de sebebi insülin<br />
direncidir. O zaman konuya en başından başlayalım yani<br />
insülin nedir sorusundan.<br />
İnsülin nedir?<br />
İnsülin midemizin arka tarafında bulunan pankreas tarafından<br />
salgılanan bir hormondur.<br />
Yediğimiz bazı besinler sindirildikten sonra şekere parçalanır.<br />
Şeker kan ile vücut hücrelerimize taşınır hücrelerin<br />
enerji sağlayabilmesi için şekerin hücre içine girişi gereklidir.<br />
İnsülin de burada devreye girmektedir. İnsülin sayesinde<br />
kandan şeker ayrışıp hücre içine girer. Bununla birlikte kan<br />
şekeri azalmış olur.<br />
İnsülin direnci nedir?<br />
Genel bir ifadeyle vücut ürettiği insülini kullanamamaya<br />
başlar. İnsülin hormonuna karşı duyarsızlık gelişmesi sonucunda<br />
da direnç oluşur. Direnç arttıkça vücut daha fazla<br />
insülin salgılamaya başlar. Bu da vücutta gereğinden fazla<br />
insülin salgılanması anlamına gelir. insülinin vücutta<br />
depolanmasına neden olduğu için kilo alımına, karaciğer<br />
yağlanmasına, kalp ve damar hastalıklarına neden olabilir.<br />
İnsülin direnci önlem alınmazsa zamanla şeker hastalığına<br />
ve hatta pankreas yetmezliğine dönüşebilir.<br />
Küçük bir insülin direnci testi yapalım. Sorulara vereceğiniz<br />
evet cevaplarının sayısı insülin direnci riski ile doğru<br />
orantılı.<br />
İnsülin direnci testi<br />
• Sıklıkla abur cubur tüketiyor musunuz?<br />
• Kilo vermede güçlük çekiyor musunuz?<br />
• Hızlı ve kontrolsüz kilo mu alıyorsunuz?<br />
• Bel çevresinde yağ birikimi var mı?<br />
• Ailenizde şişman ve diyabet hastası kişiler var mı?<br />
• Yemek sonrası konsantrasyon güçlüğü, dengesizlik ve baş<br />
ağrısı oluyor mu?<br />
• Kolesterolünüz yüksek mi?<br />
• Ani olarak şeker yeme ihtiyacınız oluyor mu?<br />
• Açlık anında el ayak titremeleri, baş dönmesi, her yemekten<br />
sonra yorgunluk ve uyku hali hissediyor musunuz?<br />
• Açlık kan şekeri yüksek tespit edildi mi?<br />
• Hareketsiz bir yaşam şekliniz mi var?
İnsülin direnci bir hastalık mı?<br />
İnsülin direnci hastalık değildir, vücudun bir savunma şeklidir.<br />
Vücudunuz sizi şeker hastası olmadan önce insülin<br />
direnci ile uyararak savunmuş oluyor. O zaman biz bunu<br />
‘şeker hastası olabilirsin önlemini al’ sinyali olarak kabul<br />
edelim. Bu sinyale kulak verirseniz şeker hastalığına dönüşmesini<br />
engellersiniz .<br />
Belirtileri nelerdir?<br />
• Açıklanamayan kontrolsüz kilo artışı<br />
• Kilo vermede zorluk<br />
• Sık tatlı yeme isteği<br />
• Çabuk acıkma<br />
• Doygunluk hissinin geç oluşması<br />
• Yemek sonrası uyku hissinin bastırması<br />
• Yorgunluk hissi<br />
• Bel çevresinin giderek genişlemesi<br />
• ‘AkantozisNigrikans (Boyun, sırt, diz kapağı ve dirsekler<br />
gibi cildin bazı bölgelerindeki koyulaşma)<br />
• Karaciğerde yağlanma<br />
• Kadınlarda adet düzensizlikleri.<br />
İnsülin direncinin suçlusu kim? Genetik mi?<br />
Cevap basit ‘kendimiz’. Besinler konusunda yaptığımız<br />
yanlış seçimler bununla birlikte ortaya çıkan kilo problemleri,<br />
yüksek miktarda yağlı, şekerli besin tüketimi yapmak<br />
ve kısıtlı miktarda hareket etmek gibi sebepler, sonrasında<br />
insülin direncini doğurabiliyor.<br />
İlaç kullanmam gerekir mi?<br />
Bu bir hastalık değildir demiştik ancak bazı gerekli hastalarda<br />
direnci kontrol altına almak amacıyla ilaç başlanabiliyor.<br />
Tabiî ki ilaç başlangıcı doktor kontrolünde olmalıdır.<br />
Güzel haber şu ki eğer insülin direnci kontrol altına alınabilinirse<br />
ilaç kullanımı sonlandırılacaktır.<br />
Tedavisi için ne yapmalıyım?<br />
Tahlil sonuçlarınız sonrasında direnç ortaya çıktıysa öncelikle<br />
diyetisyen kontrolünde bir beslenme programı çıkarılmalı<br />
ve takibi sağlanmalıdır. Sonrasında bir spor ya da<br />
yürüyüş ile bu diyet desteklenmelidir. Eğer ilaç tedavisi<br />
gerekli görülmüşse ilaç düzenli kullanılmalıdır.<br />
Özel bir beslenme şekli var mıdır?<br />
Burada yapılacak en büyük yanlışlardan biri herhangi bir<br />
listeyi uygulamak olur. Çünkü günlük aldığınız enerji, ana<br />
ve ara öğünler hem kilo vermeniz hem de insülin direnciniz<br />
için çok önemli. İnsülin direnci olan birçok hastam var ve<br />
kişi kendisine özel listeye uyum sağladığında hem rahatlıkla<br />
kilo veriyor hem de sonrasında bu direnç kırılıyor.<br />
Eğer sizde insülin direncinden şüpheleniyorsanız bir an<br />
önce gerekli kan tahlilini yaptırmalısınız.<br />
www.metropoldergileri.com 73
HABER<br />
74<br />
Konya Kitap Günleri’ne<br />
1 Haftada 100 Bin Ziyar etçi<br />
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve şehrin sosyal ve kültürel hayatına önemli katkı<br />
yapan Konya Kitap Günleri büyük ilgi gördü. 1 milyon kitap, 101 yazar, 223 yayınevinin katılımı, imza<br />
etkinlikleri, söyleşiler ve konferanslarla gerçekleştirilen Konya Kitap Günleri’ni ilk hafta ziyaret edenlerin<br />
sayısı 100 bini aştı.<br />
Konya Büyükşehir Belediyesi tarafından<br />
geleneksel olarak düzenlenen ve<br />
bu yıl Mevlana Kültür Merkezi’nde<br />
kapılarını açan Konya Kitap Günleri<br />
büyük ilgi gördü.<br />
Açılışı Konya Valisi Yakup Canbolat,<br />
Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir<br />
Akyürek, yazarlar ve kitapseverlerin<br />
katılımı ile yapılan Konya Kitap Günleri,<br />
şehrin kültür ve sosyal hayatına<br />
önemli katkı yaparken şehirde kitap<br />
coşkusu yaşanmasını sağlıyor. Yüzbinlerce<br />
kitap ile çok sayıda yazarı<br />
okuyucularla buluşturan Konya Kitap<br />
Günleri, açıldığı ilk bir haftalık süreçte<br />
100 bini aşkın ziyaretçiyi ağırladı.<br />
101 YAZAR OKURLA BULUŞTU<br />
Konya Kitap Günleri’nde birbirinden<br />
değerli 101 yazar, 196 imza etkinliğinde<br />
kitapseverlerle bir araya geldi.<br />
Etkinlik kapsamında çok sayıda<br />
konferans ve seminer de düzenlendi.<br />
Türkiye Cumhuriyeti 62, 63, 64’üncü<br />
Hükümetlerinin Başbakanı ve AK<br />
Parti Konya Milletvekili Prof. Ahmet<br />
Davutoğlu’nun etkinlik kapsamında<br />
“Bilgi, Bilinç ve Ahlak” konulu konferansının<br />
yanında Araştırmacı-Yazar<br />
Bahadır Yenişehirlioğlu Sultan Abdülhamid<br />
Han dönemini anlattı. Etkinlikler<br />
kapsamında Prof. Dr. İlber<br />
Ortaylı, Rasim Özdenören, Yavuz Bahadıroğlu,<br />
Ahmet Ümit, Gazeteci-Yazar<br />
İbrahim Karagül gibi birçok isim<br />
imza etkinlikleri ile söyleşilere katıldı.
www.metropoldergileri.com 75
SAĞLIK<br />
76<br />
MUTLULUK VE ENERJİ<br />
VEREN 5 BESİNE<br />
SOFRALARINIZDA YER AÇIN<br />
Yoğun iş temposu, hızlı şehir yaşamı, trafik, gürültü ve daha pek çok stres<br />
kaynağı gün içinde enerjinizi düşürüp sizi mutsuz edebilir. Ancak bazı<br />
yaşam tarzı değişiklikleri ve size mutluluk verecek besinlerden oluşan<br />
doğru bir beslenme programı keyfinizi yerine getirebilir. Dyt. Aslıhan<br />
Altuntaş, besinlerin mutluluk verici etkisi hakkında bilgi verdi.<br />
Mutluluk hissi besini gördüğümüz<br />
anda başlıyor<br />
Sağlıklı beslenmenin özellikle de bazı<br />
besinlerin mutlulukla yakından ilgisi<br />
bulunmaktadır. Bazı insanlar yaşamak<br />
için yediğini bazılarıysa yemek için yaşadığını<br />
ifade etmektedir. Kişinin yemek<br />
yediği zaman mutlu hissetmesi ya da<br />
sevdiği bir besini yediğinde mutlu olması<br />
bir tesadüf değildir. Bu besinler daha<br />
görüldüğü anda kişinin vücudunda birtakım<br />
kimyasal değişimler olmasını sağlar,<br />
fiziksel olarak bedeni ve beyni uyararak<br />
bireyi mutlu eder. Bunu da vücutta mutluluk<br />
hormonu olarak bilinen serotoninin<br />
ve dopaminin salgılanmasını sağlayarak<br />
yapmaktadır. Hemen herkesin yediğinde<br />
mutlu olduğunu ifade ettiği çikolata da<br />
bunlardan biridir.<br />
Mutluluk veren besinlerden doğru yararlanmak<br />
için miktara dikkat edin<br />
Dengeli ve yeterli bir beslenme programı<br />
ile birlikte bu besinleri tüketmek depresyona<br />
bile iyi gelmektedir. İşte mutluluk<br />
veren 5 önemli besin…<br />
YUMURTA<br />
En değerli protein kaynaklarından biri<br />
olan yumurta aynı zamanda mutluluğunda<br />
kaynağı olarak da bilinmektedir. Kişide<br />
herhangi bir sağılık problemi yoksa<br />
her gün 1 yumurta ile kahvaltı yapabilir<br />
ve güne mutlu başlayabilir. Ancak mutluluk<br />
etkisini daha da artırmak için yanında<br />
3 yemek kaşığı lor peyniri ve 1 dilim<br />
yulaf veya çavdar ekmeği de tüketilebilir.<br />
Yumurta gün içinde seçilebilecek herhangi<br />
bir öğünde rahatlıkla kullanılabilecek<br />
çok değerli bir besindir.<br />
KİNOA<br />
Son dönemlerde adını sıkça duyuran bir<br />
tahıl olan kinoa serotoninin öncü maddesi<br />
olan triptofan aminoasidi yönünden
eti ile özellikle soğuk havaların neden<br />
olduğu enerji düşüklüğünden kurtulmak<br />
mümkündür. Hindinin mutluluk veren<br />
etkisinden en iyi şekilde yararlanabilmek<br />
için yanında mutlaka bir kompleks karbonhidrat<br />
tüketilmelidir. Örneğin yulaf<br />
veya çavdar unundan yapılmış bir ekmek<br />
veya yulaflı, kinoalı salata, kinoa pilavı<br />
gibi yiyecekler iyi birer seçenek olacaktır.<br />
zengin bir besindir. Akşam yemeklerinde<br />
salata ya da sebze yemekleri içerisinde<br />
tüketilen 3 yemek kaşığı kinoa günün<br />
stresinin atılmasına ve yemekten keyif<br />
almaya yardımcı olmaktadır. Kinoa beyaz,<br />
kırmızı, siyah renkteki seçenekleriyle<br />
kısır, salata, köfte, tahıllı kurabiye ve<br />
hafif tatlıların içinde değerlendirilebilir.<br />
KABAK ÇEKİRDEĞİ<br />
20 gr kabak çekirdeğinde 120 mg triptofan<br />
bulunmaktadır. İçerdiği bu mutluluk<br />
öncüsü aminoasit sayesinde serotonin<br />
salgılanmasına yardımcı olur. Kabak<br />
çekirdeği stresi ve endişeleri önlerken<br />
kişinin rahatlayıp sakinleşmenize de yardımcı<br />
olur.<br />
HİNDİ ETİ<br />
Hindi eti yine triptofan açısından zengin<br />
bir besindir. Hem yüksek miktarda protein<br />
içermesi hem de selenyum ve B12<br />
vitaminleri açısından zengin bir besin olması<br />
nedeni ile tüketimi önerilmektedir.<br />
Öğle yemeklerinde tüketilecek bir hindi<br />
AMARANTH<br />
Halk arasında “horozibiği” tohumu olarak<br />
da bilinen amaranth, protein değeri<br />
yüksek olması nedeni ile beslenme<br />
programlarında yer almaya başlayan bir<br />
besindir. Kinoa gibi triptofan içeriği yüksektir.<br />
İçerdiği protein sayesinde emilimi<br />
de arttığından mutluluk veren besinler<br />
arasındadır. Akşam yemeklerinde 3 yemek<br />
kaşığı amaranth tüketilebilir.<br />
www.metropoldergileri.com 77
ŞEHİRDE YAŞAM<br />
Şehirde Yaşam<br />
78<br />
Konya Yapı Fuarı<br />
TÜYAP Konya Fuarcılık tarafından düzenlenen bu yıl 2. si düzenlenen Yapı<br />
Fuarı gerçekleşti.<br />
Konya Kent 2018 Yerel Yönetim İhtiyaçları Fuarı ile Konya İnşaat, Gayrimenkul,<br />
Mobilya, Dekorasyon ve İdeal Ev Fuarı KTO Tüyap Uluslararası Fuar Merkezi’nde<br />
açıldı. Fuara katılım ve ilginin yoğun olduğu gözlendi.
www.metropoldergileri.com 79
ŞEHİRDE YAŞAM<br />
80<br />
DERGİMİZE ABONE OLMAK İÇİN<br />
İLETİŞİM NUMARAMIZDAN BİZE ULAŞIN<br />
BU DERGİ TAM SENLİK!<br />
0507 456 85 85<br />
www.metropopuler.com
Memet Makina Sahibi Mehmet Büyükçiftçi ile.<br />
Yunus Derebağ ve küçük kızı Ceyda ile.<br />
Muharrem Özbaran’ı Konya inşaat Fuarı Standında ziyaret.<br />
Köşe Yazarımız Diyetisyenimiz Tuğba Baldede ile.<br />
Dergimizin Yazı İşleri Müdürü Ahmet Çakır ve<br />
Editörü Seycan Çakır’ın Antep Ziyareti<br />
www.metropoldergileri.com 81
RÖPORTAJ<br />
82
www.metropoldergileri.com 83
RÖPORTAJ<br />
84
www.metropoldergileri.com 85
RÖPORTAJ<br />
86