16.06.2022 Views

Metropol Dergisi 57. Sayı

- Konya Basın Konseyi’nden Vali Toprak’a ziyaret - Şeb-i Arus için “Basın İrtibat Bürosu” oluşturuldu - KSO’da İhracat Destek Ofisi kuruldu - 4 bin yıllık tarihi Zengibar Kalesi turizme kazandırılıyor - Tarımın sorunları KTB’de ele alındı - Kargalar Leş Kokusu Mu Aldı? Mustafa Tatlısu - Basın Konseyi Başkanı - Yine gel.. Seycan Çakır- Editör - Özel Konya Göz Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Fikret Uçar- Göz Sağlığına Dikkat Et, Hayat Görülmeye Değer... - Dünya Konya’da Buluşuyor - Koyuncu Fiat Otomotiv Otomobil Satış Müdürü Murat İçil - Proje Atölyelerinde Öğrenciler 2023’e Koşuyor - Sanayinin sorunları KSO’da masaya yatırıldı - Modern Çehresiyle Yeni Bir Meram Yükseliyor - Gümrük vergisi muafiyetlerinden nasıl faydalanılır? - Ara Güler’in keşfettiği kent: Aphrodisias - Sadece çınlama mı?- Prof. Dr. Kayhan ÖZTÜRK - Esnek çalışma, küresel ekonomiye 2030’a dek 10 trilyon dolar katkı sağlayacak - Şenol Güneş İlk 5’de, Gurban Gurbanov Zirvede Kulübüne sadık teknik direktörler- Rasim Mövsümov- Ballon D’or Jüri Üyesi - Şehrimizin spor tarihçisi ve kanaat önderlerinden Ömer Altay ‘Tarihi Spor Salonumuz, Konya’nın Spor Müzesidir’ - İnternet Bağımlılığı Rahatsızlığı... Emine Deniz - Uzm. Klinik Psikolog

- Konya Basın Konseyi’nden Vali Toprak’a ziyaret
- Şeb-i Arus için “Basın İrtibat Bürosu” oluşturuldu
- KSO’da İhracat Destek Ofisi kuruldu
- 4 bin yıllık tarihi Zengibar Kalesi turizme kazandırılıyor
- Tarımın sorunları KTB’de ele alındı
- Kargalar Leş Kokusu Mu Aldı? Mustafa Tatlısu - Basın Konseyi Başkanı
- Yine gel.. Seycan Çakır- Editör
- Özel Konya Göz Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Fikret Uçar- Göz Sağlığına Dikkat Et, Hayat Görülmeye Değer...
- Dünya Konya’da Buluşuyor
- Koyuncu Fiat Otomotiv Otomobil Satış Müdürü Murat İçil
- Proje Atölyelerinde Öğrenciler 2023’e Koşuyor
- Sanayinin sorunları KSO’da masaya yatırıldı
- Modern Çehresiyle Yeni Bir Meram Yükseliyor
- Gümrük vergisi muafiyetlerinden nasıl faydalanılır?
- Ara Güler’in keşfettiği kent: Aphrodisias
- Sadece çınlama mı?- Prof. Dr. Kayhan ÖZTÜRK
- Esnek çalışma, küresel ekonomiye 2030’a dek 10 trilyon dolar katkı sağlayacak
- Şenol Güneş İlk 5’de, Gurban Gurbanov Zirvede Kulübüne sadık teknik direktörler- Rasim Mövsümov- Ballon D’or Jüri Üyesi
- Şehrimizin spor tarihçisi ve kanaat önderlerinden Ömer Altay ‘Tarihi Spor Salonumuz, Konya’nın Spor Müzesidir’
- İnternet Bağımlılığı Rahatsızlığı... Emine Deniz - Uzm. Klinik Psikolog

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

www.metropoldergileri.com 1


RÖPORTAJ

2


www.metropoldergileri.com 3


RÖPORTAJ

4


www.metropoldergileri.com 5


RÖPORTAJ

6


www.metropoldergileri.com 7


YAYIN KURULU BAŞKANI

8

Ömer Faruk MEYDAN

SANAYİCİ / YAZAR

Üretmeden tüketmemek

tek gayemiz

2018 yılını geride bırakmaya hazırlanırken neler yaşadık bir düşünelim isterseniz?

Ülke olarak bir seçim geçirdik. Umutla piyasaların düzeleceğini düşünürken hiç ummadığımız zamanda

ummadığımız bir olayla ekonomimiz çöküşe geçti. Kimileri bu ekonominin çöküşünü dört

gözle beklemiş gibi avantaja çevirdi kat kat para kazandı.

Ülkemizi devletimizi bu zor zamanlarda bizim gibi yalnız bırakmayan iş adamları da elbette var.

İstikrar devam etsin var olmaya devam etmek için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. Zararlarımızı

unutup nasıl yararlı oluruz bunun derdindeyiz. Üretmeden tüketmemek tek gayemiz.

Evet, 2018 ülkemiz adına çok iyi geçmemiş olabilir fakat her sonun yeni bir başlangıç olduğunu

bildiğimiz için 2019’dan çok umutluyuz.

Aralık ayı biz Konyalılar için her zaman farklı anlamlar taşır. Konya’ da Mevlana’nın değimiyle

düğün zamanı. Konya’da uzun süre yaşayan hoşgörü, şefkat ve sevginin simgesi haline gelmiş Mevlana

için bu yıl 745. si düzenlenen Vuslat Yıldönümüne her sene olduğu gibi bu senede ilgi oldukça

büyük. Yerli yabancı yediden yetmişe herkesin Konya’ya gelmesi 745 yıl önce başlayan sevginin

bitmediğinin, kuşaktan kuşağa aktarıldığını en güzel örneği.


www.metropoldergileri.com 9


RÖPORTAJ

10


www.metropoldergileri.com 11


EDİTÖRDEN

12

Seycan ÇAKIR

s.cakir@metropoldergileri.com

EDİTÖR

Yine gel...

Yine yeni bir sayı ile karşınızdayız. Her sayımızda olduğu gibi bu dergimizde de şehrimizin değerleri Metropol’ün yüzünde.

Aralık ayı kapak konuğu olarak ağırladığımız Özel Konyagöz Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Fikret

Uçar ile göz ve göz sağlığı üzerine konuştuk. Konyagöz Hastanesi ve Sayın Uçar’ın şehre kattığı değer ve hizmet röportajımızda.

Kaçırmayın!

Ve yine yeni bir Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Törenleri heyecanı yaşıyoruz. Tüm Türkiye’den, tüm dünyadan

misafirler ağırlıyoruz, “yine bekleriz” çağrısında bulunuyoruz.

Çabamız, yüzyıllar boyunca devam eden Selçuklu Mevlevi kültürünü, misafirperverliğini en iyi şekilde göstermek ve her

geçen yıl daha da artan konuklara şehrimizi unutulmaz kılmak.

Aralık ayı dünyanın gözünün Konya’ya döndüğü, Hazreti Pir’in çağrısı ile yollara düştüğü ay. Ebedi bir düğünün mistik

atmosferini tatmak ve manevi duyguları dorukta Konya’ya gelen misafirlerimiz için bu ruhu yaşatmak, hissettirmek bizim

için oldukça önemli ve üstüne titizlikle çalışılması gereken bir konu.

Tüm Konyalılar olarak; sanayisi, kurumu, esnafı ile Aralık ayının şehrimiz için önemini iyi kavramak ve bu doğrultuda

tüm organlarımızla seferber olmamız gerek. Eksik kalmış her yanımız sosyal medya gibi mecralarda bize ‘’Konya tadilat

dolayısıyla kapalı’’ şeklinde döner.

“Gel” çağrısı yapan Pir’in üzerine “git” reklamı yapmayalım!

Gerektiğinde uzman görüşü alacak tevazu’u gösterelim.

Sağlıcakla kalın..


www.metropoldergileri.com 13


RÖPORTAJ

14

İÇİNDEKİLER

Kapak

Konusu

28

OP. DR.

FİKRET UÇAR

ÖZEL KONYA

GÖZ HASTANESİ

YÖNETİM KURULU

BAŞKANI

Köşe

6

26

62

68

72

76

Ömer Faruk MEYDAN

Mustafa TATLISU

Prof Dr. Kayhan ÖZTÜRK

Rasim MÖVSÜMOV

TUĞBA BALDEDE

Emine DENİZ

14 DUVAR 20 HABERLER 60 ARAŞTIRMA 74 SAĞLIK

GÖRSEL YÖNETMEN

Ahmet TOK

HUKUK DANIŞMANI

Av. Seda KARA

BASKI

Yerel, Süreli • Kasım-Aralık/2018

YAYINCI / İMTİYAZ SAHİBİ

Adına Seycan ÇAKIR

YAYIN KURULU BAŞKANI

Ömer Faruk MEYDAN

YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ

Ahmet ÇAKIR

YAYIN KOORDİNATÖRÜ

Seycan ÇAKIR

PROJE KOORDİNATÖRÜ

Beyzat AKSOY

REKLAM KOORDİNATÖRÜ

Demet GÜRBÜZ

KURUMSAL İLETİŞİM ASİSTANI

Canan ŞAYİR

GRAFİK TASARIM

KAPAK FOTOĞRAFI

Beyzat AKSOY

KATKIDA BULUNANLAR

Prof. Dr. Kayhan ÖZTÜRK, Dr. Serdar

AYDEMİR, Prof. Dr. Hüseyin ELMAS,

Mustafa TATLISU, Ceyhun KÜÇÜKÖZMEN,

Şakir TÜRKAN, Elif AYDEMİR, Şeref

DEVECİOĞLU

YÖNETİM YERİ

Akabe Mh. Şehit Furkan Doğan Cd.

Bey Plaza A Blok 5/503 Karatay/ KONYA

Tel: 0332 323 10 18 Faks: 0332 323 10 19

www.metropoldergileri.com

info@metropoldergileri.com

Fevzi Çakmak Mh. Aslım Cd.

Kobisan San. Sit. No: 67 Karatay/KONYA

E-mail: bilgi@ayrintiofset.com

Tel : 0332 342 65 80

Faks: 0332 342 65 81

DAĞITIM

Aralık 2018

Dergide yayınlanan yazı, fotograf, illustrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz ya da kaynak gösterilerek dahi kullanılamaz, alıntı yapılamaz.


Kasım - Aralık 2018

20

38

46

54

Röportaj

40

MURAT İÇİL

KOYUNCU OTOMOTİV

OTOMOBİL SATIŞ

MÜDÜRÜ

Haberler

SAYI

57

44

50

56

PROJE ATÖLYELERİNDE

ÖĞRENCİLER 2023’E

KOŞUYOR

KARATAY BELEDİYESİ İHTİYAÇ

SAHİPLERİNİN HER ZAMAN

YANINDA

MODERN ÇEHRESİYLE YENİ

BİR MERAM YÜKSELİYOR

www.metropoldergileri.com 15


DUVAR

16

Konya Basın Konseyi’nden Vali Toprak’a ziyaret

Konya Basın Konseyi Başkanı

Mustafa Tatlısu ve

Yönetim Kurulu Üyeleri

Konya Valisi Cüneyit Orhan

Toprak’a hayırlı olsun

ziyaretinde bulundular.

Valilik makamında gerçekleşen

ziyarette, yazılı ve görsel

medyanın durumu ile ilgili

görüşler bildirildi. Vali Toprak

ise, medya ile iş birliğine hazır

olduklarını ifade etti. Toprak,

kamuoyuna doğru bilgilerin

aktarılması için basının

ihtiyaç duyduğu bilgi akışının

sağlanması için kolaylıklar

sağlanacağını aktardı.

Vali Toprak’a yeni görevinde

başarılar dileyen Başkan Tatlısu

ise, Konya basını olarak

her zaman Valiliğin yanında

olduklarını belirtti.

Şeb-i Arus için “Basın İrtibat Bürosu” oluşturuldu

Hz. Mevlana’nın 745’inci Vuslat Yıldönümü

Uluslararası Anma Törenleri (Şeb-i

Arus) kapsamında, programları takip

edecek basın mensupları için Cumhurbaşkanlığı

İletişim Başkanlığı Konya İl

Müdürlüğünce “Basın İrtibat Bürosu”

oluşturuldu.

Hz. Mevlana’nın 745’ inci Vuslat Yıldönümü

Uluslararası Anma Törenleri ( Şeb-i

Arus) 7-17 Aralık tarihlerinde Konya’da

gerçekleştirilecek. Yurt içinden ve yurtdışından

programları takip etmek üzere

Konya’ya gelecek yerli ve yabancı basın

mensuplarına yardımcı olunması bakımından,

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı

Konya İl Müdürlüğü ve Konya İl

Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğiyle,

“Basın İrtibat Bürosu” oluşturuldu. Büro,

etkinlikler süresince Konya İl Kültür ve

Turizm Müdürlüğü bünyesindeki Turizm

Danışma binasında hizmet verecek. Türkiye’nin

uluslararası seviyede gerçekleştireceği

en önemli kültür ve sanat organizasyonlarından

biri olan ve bu yıl yaklaşık

55 bin misafirin ağırlanacağı Şeb-i Arus

etkinliklerinin kamuoyuyla paylaşılması

noktasında, hizmet verecek olan basın irtibat

bürosunun yanı sıra, Mevlana Kültür

Merkezinde “Basın Masası” oluşturuldu.

Ayrıca, basın mensuplarının akreditasyon

işlemleri de Cumhurbaşkanlığı İletişim

Başkanlığı Konya İl Müdürlüğünce

yürütülecek.

“Aile Şirketlerinde Yönetim ve Kurumsallaşma Paneli” Konya’da gerçekleştirildi

Mevlâna Kalkınma Ajansı ve Konya Sanayi ve

Teknoloji İl Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen

“Aile Şirketlerinde Yönetim ve Kurumsallaşma

Paneli” Konya’da gerçekleştirildi. Aile

şirketlerinin etkin yönetimi, karşılaşılan zorluklar,

aile şirketlerinin değişme uyum sağlaması,

kurumsal yönetim, şirketler için aile anayasası,

yönetimdeki aile bireyleri arasında iletişim ve

finansal planlama gibi konuların değerlendirildiği

panele konuşmacı olarak katılan TAİDER

Başkanı Aydın ÖĞÜCÜ, aile şirketlerinin kurumsallaşma

ve nesilden nesile devir sürecinde

yaşanan temel sorunlara değindi.

Ailenin kurumsallaşması ile işletmenin kurumsallaşma

ihtiyaç ve dinamiklerini birbirinden

ayrı değerlendirmek gerektiğinin altını

çizen Öğütcü “Ailenin kurumsallaşmasından

bahsederken aile kültür ve değerleri,

aile konseyi, aile anayasası, haleflik, hissedarlık

politikası gibi kavramlar karşımıza

çıkıyor. İşletmenin kurumsallaşmasında

ise kurumun yapısı ve süreçlerin tanımlanması,

yetki, sorumluluk

ve rollerin belirlenmesi,

hesap soranla hesap

verenin ayrıştırılması,

standart uygulamaların

ve denetim mekanizmasının

oluşturulması

vardır. Sürdürülebilirlik

ise ancak ailenin ve işin

birlikte kurumsallaşması

ile mümkündür.

Özellikle nesil geçişlerinde kurumsallaşma,

sürdürülebilirlik için vazgeçilmezdir.

Araştırmalar göstermektedir ki, sürdürülebilirlik

yönünde etkili adımlar atan şirketler

aynı zamanda daha hızlı büyümeyi

de sağlayabilmektedir” dedi.


Avrupa Badminton Şampiyonasında Konyalı Sporculardan Madalya Yağmuru

Fransa’da yapılan Bedensel

Engelliler Avrupa Badminton

Şampiyonasında İlimiz Sporcuları

7 madalya kazandı.

27 ülkeden 149 sporcunun

mücadele ettiği Bedensel

Engelliler Avrupa Badminton

Şampiyonasında milli sporcularımızdan

Emine Seçkin tek

bayanlarda altın, çift bayanlarda

gümüş, karışık çiftlerde ise

gümüş madalya kazandı. Sporcularımızdan

İlker Tuzcu çift

erkeklerde altın, tek erkeklerde

gümüş, Zehra Bağlar ise tek

bayanlarda gümüş, çift bayanlarda

bronz madalya kazanarak

ilimize ve ülkemize büyük gurur

yaşattılar.

Dutlu Koruluğu Bu Kez Eğitim

Camiasına Ev Sahipliği Yaptı

Dutlu Koruluğu bir önemli toplantıya daha ev sahipliği

yaptı. Meram bölgesinde 4.5 yıl içinde gerçekleştirilen

yatırım ve atılımlar hakkında öğretmenlere bilgi veren

Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, bu süre zarfında

en büyük başarılarının fiziki, sosyal ve kültürel yatırımların

yanında ‘İnsana dokunmak’ olduğunu kaydetti.

Belediyeler olarak önemli yatırımlar yapıldığını söyleyen

Toru, “Yatırımlar kadar önemli olan onların içini

doldurarak, katacağınız ruhtur. Biz her yatırımımıza

bu ruhu kazandırmak adına, geleceğimizin

emanetçisi çocuklarımıza da yatırım yaptık” diye

konuştu.

Dutlu Koruluğu bu kez de eğitim camiasına ev sahipliği

yaptı. Meram Belediye Başkanı Fatma Toru ile Meram

İlçesinde görevli öğretmenleri, Okul Müdürlerini ve

Şube Müdürlerini buluşturan toplantıda, son 4.5 yıl

içinde yapılan önemli yatırımlar ve Meram’ın gerçekleştirdiği

atılım konuşuldu. İl Milli Eğitim Müdürü

Mukadder Gürsoy’un da katıldığı toplantıda söz alan

Meram İlçe Milli Eğitim Müdürü Dursun Ali Kaban, Meram

Belediyesi’nin eğitim adına birçok başarılı projeyi

hayata geçirdiğini hatırlatarak Başkan Toru ve ekibine

teşekkür etti.

KONESOB’a bağlı Oda genel sekreterleri eğitim

semineriyle bilgilendirildi

Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları

Birliği (KONESOB)’ne bağlı 84 Meslek

Odası’nın genel sekreterleri, düzenlenen

eğitim semineriyle bilgilendirildi.

Seminerin açılışında KONESOB

Başkanı Muharrem Karabacak bir

selamlama konuşması yaptı. Esnaf

Teşkilatı, meslek odaları, esnaf ve sanatkarlar

açısından genel sekreterliğin

önemine değinen Başkan Muharrem

Karabacak, 5362 sayılı kanun çerçevesinde

KONESOB’a bağlı 84 Esnaf

Odasında görev yapan genel sekreterlerin

dönem dönem seminerler ve

konferanslar aracılığıyla bilgilendirildiğini

söyledi. Oda genel sekreterlerinin

Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar

Genel Müdürlüğü Esnaf Bilgi Sistemi

(ESBİS)’ni tam anlamıyla kullanmalarının

kurumsallık adına büyük önem

arz ettiğini belirten Başkan Karabacak,

ESBİS sisteminin hem Odalar hem de

Oda üyesi esnaf ve sanatkarların işlerini

kolaylaştırmak adına hizmet verdiğini

ifade etti. Konuşmasında Oda genel

sekreterlerinin uyumunun Esnaf

Teşkilatı adına örnek olduğuna dikkat

çeken Karabacak, eğitim seminerinin

hayırlı olması temennisinde bulunarak,

katılımcı tüm genel sekreterlere

başarılar diledi.

Seminerde, Ticaret Bakanlığı Esnaf

ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü

Mühendisi Uğur Özbek, NACE kodlamaları

ve işleyişi, ESBİS sisteminin

kullanımıyla ilgili konularda bilgilendirme

yaptı. KONESOB Eğitim Müdürü

Zehra Kaya da, 5362 Sayılı Esnaf ve

Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu

ve ilgili mevzuat konuları, yazışma

teknikleri, resmi yazışmalarda dikkat

edilmesi gereken hususlar konularında

genel sekreterleri bilgilendirdi.

Seminerin sonunda KONESOB Başkanı

Muharrem Karabacak, genel

sekreterler ve KONESOB personeliyle

günün anısına aile fotoğrafı çektirdi.

www.metropoldergileri.com 17


DUVAR

18

Sağlık Bilimleri Fakültesi’ne İki Yeni Bölüm Daha Açıldı

Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi

bünyesinde Bozkır’da açılan ‘Acil Yardım

ve Afet Yönetimi ile Odyoloji Bölümleri’nin

açılışı düzenlenen törenle gerçekleşti.

Bozkır’da öğrenim gören Sağlık Bilimleri

Fakültesi ve meslek yüksekokulu öğrencilerine

yönelik açılış dersini ise ‘İnsanoğlunun

Yeryüzündeki Bilgi Kaynakları’ konulu

sunumuyla Selçuk Üniversitesi Rektörü

Prof. Dr. Mustafa Şahin verdi.

Selçuk Üniversitesi’nin 17 farklı ilçede 22

meslek yüksekokulu ve 77 bin öğrencisiyle

Türkiye’nin en kalabalık üniversitesi

arasında yer aldığını söyleyen Selçuk Üniversitesi

Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin,

“Görev yaptığımız 2,5 yıllık süreçte eğitim

fakültesi, eczacılık fakültesi, İslami ilimleri

fakültemizi eğitime açtık. Hemşirelik fakültesi

kuruldu ve daha önceden açılan Sivil

Havacılık Okulumuz var. Diğer alanlarda

da eksikleri gidermeye çalıştığımız gerçek

manada kompakt birbirini tamamlayan

bir üniversite yapısına dönüştürmeye

çalışıyoruz. Bu çerçevede Milletvekilimiz

Ziya Altunyaldız’a teşekkür ediyoruz. Güzel

bir çalışma ortaya koyduk koymaya

da devam ediyoruz. Bu vatanın her karış

toprağı bizimdir. Bozkır ya da Konya diye

ayırım yapamayacağız. Şundan; emin olun

buraya dev bir lojistik üst kuracağız. Arama

kurtarmayla ilgili Konya ve İç Anadolu coğrafyasının

merkez üssünü kuracağız. Kar,

kara ve hava araçları olacak, tırmanma duvarları

olacak. Arama kurtarmayla ilgili her

türlü altyapı olacak. Buranın ilk öğrencileri

olarak da bu üstte iş bulma şansı da sizin

olacak bundan emin ve müsterih olunuz.

Alanınızda en iyi olmanız için elimizden

gelen her türlü desteği sağlayacağız” ifadelerini

kullandı.

OSBÜK’ten Enflasyonla Topyekun Mücadele

Programına tam destek

Organize Sanayi Bölgelerinin çatı kuruluşu

OSBÜK, Enflasyonla Topyekun

Mücadele Programına tam destek verdi.

Türkiye’nin en öncelikli alanlarından

birisinin yüksek enflasyonla mücadele

olduğunun altını çizen OSBÜK Başkanı

Memiş Kütükcü, “Türkiye’nin üreten

gücü olarak, 325 OSB’mizle bu mücadeleye

tam destek veriyoruz” dedi.

Organize Sanayi Bölgelerinin Türkiye’nin

üreten gücü olduğunu ve içinde

bulunduğumuz süreçten en fazla etkilenen

kesimlerden birisinin de üreten

kesim olduğunu vurgulayan Kütükcü,

“Maliye ve Hazine Bakanı Berat Albayrak

tarafından açıklanan ve tüm bakanlıklarımızın,

STK’larımızın, iş dünyası

temsilcilerimizin destek verdiği Enflasyonla

Topyekun Mücadele Programını

son derece yerinde buluyoruz. Çünkü

biliyoruz ki, enflasyon demek, istikrarsız

bir ekonomi demektir. Enflasyon demek,

maliyet artışı ve işsizlik demektir.

Bu anlamda OSB camiası olarak, bize

yıllarca büyük bedeller ödeten enflasyon

canavarını yeniden hortlatmamak

için verilen tüm mücadelenin tam destekçisiyiz”

şeklinde konuştu.

OSB’lerin enerji yükünü hafifletecek

destekler bekliyoruz

Enflasyonla Topyekun Mücadele Programında

Bakan Albayrak’ın KDV iadelerinin

yılsonuna kadar ödeneceği, işverenlere

istihdam desteği verileceği,

elektrik ve doğalgaza yılbaşına kadar

yeni zam yapılmayacağı gibi açıklamalarının

da önemli olduğunu aktaran

Kütükcü, “Sanayi tesislerimizi korumak,

bu dalgalı süreçten en az hasarla

çıkarmak ülkemizin geleceği açısından

son derece önemli. Burada sanayi

tesislerine verilen başta istihdam desteği

olmak üzere, her türlü destek çok

anlamlı. Ayrıca OSB’lerimizde çok ciddi

enerji maliyet artışlarıyla karşı karşıyayız.

Camia olarak bu konuda da, enerji

yükünü hafifletecek destekler bekliyoruz”

şeklinde konuştu.

TSYD’den bir başarı daha

Türkiye Spor Yazarları Derneği ve Spor Kulübü (TSYD)

Konya Şubesinin başarılı sporcusu Seyfi Atamer, katıldığı

Cumhuriyet koşusunda da kürsüye çıktı.

Geçtiğimiz hafta Kocaeli’nde düzenlenen Uluslararası

Cumhuriyet koşusuna katılan ve 10 bin metreyi

39.30’luk dereceyle 2. olarak tamamlayıp kürsüye çıkan

TSYD’nin başarılı atleti Seyfi Atamer, ödüllerine bir yenisini

daha ekledi.

Yarıştan sonra duygularını paylaşan Seyfi Atamer, gençlere

örnek olmak için koşmaya devam edeceğini belirterek,

müsabakaya katılmasında destek olan Gençlik

Hizmetleri Spor İl Müdürü Ömer Ersöz ve TSYD Konya

Şube Başkanı Murat Dönmez ile yarışma sponsoru olan

TÜRSAN Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İsa Akpınar’a

a teşekkür etti.


KSO’da İhracat Destek Ofisi kuruldu

Ekonomi Bakanlığı ve TOBB arasında Türkiye’de 16 ilde 25 Odada İhracat Destek Ofisi kurulmasına yönelik protokol

imzalandı. Konya Sanayi Odası da, firmaları ihracata teşvik etmeyi ve ihracatçılara kılavuzluk yapmayı hedefleyen

İhracat Destek Ofisinin kurulacağı odalar arasında yerini aldı.

TOBB’da Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan

ve TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu’nun

katılımıyla düzenlenen

İhracat Destek Ofisi İşbirliği Protokolü

İmza Törenine Konya Sanayi Odası

Başkan Yardımcısı Mustafa Veli Tekelioğlu

katıldı. Konya Sanayi Odası’nın

kurulan İhracat Destek Ofisiyle firmalara

ihracat konusunda etkin rehberlik

edeceğinin altını çizen Tekelioğlu,

açıklamasında Konya’nın ihracatta çok

önemli başarılara imza attığına ancak

henüz gerçek potansiyeline ulaşamadığına

dikkat çekti.

Tekelioğlu şunları söyledi: “Konya’da

2000 yılında sadece 352 ihracatçı firmamız

vardı. Bu sayı 2017 yılında bin

895’e çıktı. Bu yılın Ocak-Eylül döneminde

ise bin 869 firmamız ihracat

yaptı. Yılsonuna kadar bu sayının daha

da artacağını öngörüyoruz. İhracatçı

firma sayımızdaki artış ve 1.5 milyar

doları aşan ihracatımız elbette memnuniyet

verici. Ancak Konya, daha

fazlasını yapabilecek potansiyele sahip

bir şehir. Konya Sanayi Odası olarak,

şehrimizin ihracatını geliştirmek

amacıyla, yurt dışı iş gezileri, B2B görüşmeleri

gibi pek çok çalışmaya imza

attık. Bundan sonra da çalışmalarımıza

aralıksız devam edeceğiz. İnşallah

İhracat Destek Ofisimiz de sahada

aktif olarak yer alarak, Konya’nın ihracatını

artırmaya yönelik faaliyetler

yürütecek” şeklinde konuştu.

www.metropoldergileri.com 19


DUVAR

20

KOBİ’lere ışık tutacak projenin startı verildi

Konya Sanayi Odası tarafından şehre kazandırılan

Innopark Konya Teknoloji Geliştirme

Bölgesi tarafından yürütülecek, KOP Bölgesindeki

KOBİ’lerin, inovasyon yeteneklerini

ve rekabetçiliklerini geliştirmelerine destek

vermeyi amaçlayan KOBİMENTÖR Projesi’nin

Lansman Toplantısı yapıldı. Toplantıda

projenin KOBİ’lere ışık tutacağının altı çizildi.

KOP Bölge Kalkınma İdaresi, Necmettin Erbakan

Üniversitesi ve Innopark Konya Teknoloji Geliştirme

Bölgesi işbirliğiyle hayata geçirilen projenin

lansman toplantısında konuşan Konya Sanayi

Odası Başkanı Memiş Kütükcü, projenin Konya,

Karaman, Aksaray ve Niğde illerindeki 54 KO-

Bİ’nin, kurumsallaşma düzeylerinin iyileştirilmesini,

inovatif bir yapıya kavuşturularak daha yüksek

katma değer üretmelerini hedeflediğini söyledi.

Innopark sadece Konya’ya değil, tüm

bölgeye destek veriyor

Kütükcü, “Konya Sanayi Odamızın öncülüğünde

kurulan Innopark’ın temel amacı, Konya ve

bölgemizde yüksek katma değerli ürünlerin

üretilmesine öncülük etmek. Elhamdülillah

bugün, bu konuda öncülük etme amacımıza

ulaştığımızı görüyoruz. Geldiğimiz noktada

Innopark’ın mevcut binasında yüzde 100 doluluk

oranına ulaştık. Ayrıca 3 yeni bloktan

oluşan 7500 metrekarelik ek inşaatımızı da

tamamlayarak kullanıma aldık. Böylece daha

fazla firmamıza Innopark’ın imkanlarından yararlanma

imkanı sunduk. Ek blokların kullanıma

alınması ile Innopark’taki kiralanabilir alanı

5 katına çıkardık. 1 Temmuz’da kullanıma aldığımız

üç bloktan birinde doluluk oranı yüzde

83’e, diğerinde yüzde 38’e ulaştı. Innopark’taki

firma sayısı 50’ye yaklaştı” diye konuştu.

Selçuk’ta Yabancı Öğrencilere Bilgilendirme Toplantısı Yapıldı

Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü, Selçuk

Üniversitesi Turizm Fakültesi ve Uluslararası

Göç Ve Diaspora Uygulama ve Araştırma Merkezi

tarafından yabancı uyruklu öğrencilere

yönelik bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdi.

Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen

toplantıya Selçuk Üniversitesi Rektör

Danışma Prof. Dr. Tahir Balevi, Turizm Fakültesi

Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Semih

Büyükipekçi, Konya Valiliği İl Göç İdaresi Müdürlüğü

Yabancılar Çalışma Grup Başkanı ve

Göç Uzmanı Ramazan Şimşek, İl Göç Uzmanı

İsa Sarıçiçek, öğretim üyeleri ve yabancı öğrenciler

katıldı.

Programın açılış konuşmasında Selçuk Üniversitesi

hakkında bilgi veren Turizm Fakültesi

Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Semih

Büyükipekçi, “Eğitim – öğretim hayatına 1975

yılında 2 fakülte, 7 bölüm 327 öğrenci ve 2

kadrolu öğretim üyesiyle başlayan Selçuk

Üniversitesi, bugün 23 fakülte 6 enstitü, 6

yüksekokul, 22 meslek yüksekokulu, 1 devlet

konservatuvarı, 45 araştırma ve uygulama

merkezi ve 70 bini aşan öğrencisiyle Türkiye’nin

en büyük üniversiteleri arasında yer

almaktadır. Ayrıca üniversitemiz bünyesinde

114 ülkeden toplamda 2 bin 500’e yakın yabancı

uyruklu öğrenci eğitim görmektedir”

diye konuştu. Aralık 2017’de kurulan Uluslararası

Göç ve Diaspora Uygulama ve Araştırma

Merkezi’nin çalışmalarını hızlı ve etkin bir

biçimde yürüttüğünün altını çizen Turizm Fakültesi

Dekan Vekili Dr. Öğretim Üyesi Semih

Büyükipekçi, “Kuruluş misyonu çerçevesinde

merkezimiz, başta ülkemiz olmak üzere dünya

genelinde uluslararası göç ve diaspora hareketlerinin

sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel

boyutları kapsamında bilimsel araştırma, uygulama,

eğitim ve dokümantasyon çalışmalarına

hızlı bir şekilde başlamıştır. Ayrıca farklı

araştırmacılar politika yapıcılar, uluslararası

organizasyonlar ve sivil toplum kuruluşları arasında

diyaloglar oluşturmak, uluslararası göç

ve diaspora alanında yürütülen araştırmaları

geliştirmek ve bu alandaki sorunlara kalıcı ve

yapıcı çözümler üretmeyi amaçlamıştır dedi.

Bilal Çiloğlu Dünya Şampiyonu Oldu

Gençler Dünya Judo Şampiyonasında Konya

ve Olimpik Havuz sporcumuz Bilal Çiloğlu

Dünya Şampiyonu oldu.

Bahama’nın Nassau kentinde devam eden

Gençler Dünya Judo Şampiyonası’nda 73 kiloda

tatamiye çıkan Konya Olimpik Havuz sporcumuz

Bilal Çiloğlu, altın madalya kazanarak

birincilik kürsüsünde yer aldı. Çiloğlu, ilk turu

bay geçip ikinci maçında Kanadalı, üçüncü

karşılaşmasında Kübalı, çeyrek finalde Kazak,

yarı finalde ise Yunan rakibini yenerek finale

yükseldi. Finalde Japon Tsukamoto’ya karşı

zorlu bir müsabaka çıkaran Çiloğlu normal sürenin

bitimine 4 saniye kala waza-ari puanıyla

durumu eşitledi. Altın skorda ikinci waza-ari

puanıyla da altın madalyanın sahibi oldu.

Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak

Dünya Şampiyonu olan sporcumuz Bilal Çiloğlu’nu

ve sporcumuzu yetiştiren antrenörü

Hakan Aydoğan’ı tebrik eder, başarılarının

devamını dileriz.


Karatay Asfalt Rekoru Kırıyor

Karatay Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü Ekipleri,

ilçe merkezinde ve merkeze uzak mahallelerde

sıcak asfalt, sathi kaplama, asfalt yama, parke

ve bordür çalışmalarına aralıksız devam ediyor.

Karatay Belediye Başkanı Mehmet Hançerli, Karatay’ın

hem Konyalılar hem de Konya’ya yurt içi

ve yurt dışından gelen ziyaretçiler için adeta şehrin

vitrini olduğunu belirterek; Hemşerilerimize ve

dünyanın dört bir yanından Hazreti Mevlana’nın

çağrısına uyarak Karatayımıza gelen misafirlerimize

sokakları, caddeleri kaldırımları ile örnek bir

Karatay sunmak bizim asli görevimizdir.”dedi.

Başkan Hançerli, Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerinin

yapılan çalışma programı doğrultusunda

Karatay’ın değişik mahallelerinin cadde ve

sokaklarında çalışmaların hız kesmeden sürdürdüğünü

belirtti. Başkan Hançerli, çalışmalar

kapsamında Çatalhöyük, Ulubatlı Hasan, Karakulak,

İstiklal, Akifpaşa, Büyüksinan, Nakipoğlu,

Karaaslandede, Fevziçakmak, Erler, Erenler ve

Saraçoğlu Mahallelerinde asfalt çalışması gerçekleştirilirken;

ihtiyaç duyulan yerlerde parke

bordür, rögar çalışması, asfalt yama ve çevre

düzenleme çalışmalarının da yapıldığını belirtti.

2 Milyon Tona Yakın Sıcak Asfalt

Serimi Gerçekleştirildi

Başkan Hançerli göreve geldikleri günden bu

yana 6.424.737 metrekare alanda 1.882.961

ton sıcak asfalt serimi, 1.632.138 metrekare

alanda parke çalışması, 1.034.558 mtül bordür

serimi, 5.050.694 m² sathi kaplama yaptıklarını

dile getirdi.

4 bin yıllık tarihi Zengibar Kalesi turizme kazandırılıyor

Konya Büyükşehir Belediyesi Koruma,

Uygulama ve Denetleme Bürosu(KU-

DEB) tarafından antik kent Zengibar

kalesinin koruma amaçlı imar planı çalışmalarına

başlanıldı. İmar planı çalışması

kapsamında KUDEB yetkilileri Bozkır’da

Zengibar kalesini gezdi ve daha sonra

Bozkır Belediye Başkanı İbrahim Gün’ü

ziyaret ederek, çalışmaların yürütülme

aşamasını istişare etti.

Koruma amaçlı imar planı çalışmasının

çok kısa bir sürede bitirilmesini hedeflediklerini,

2019 yılının ilk aylarında onaya

sunmak için de yoğun çalıştıklarını belirten

KUDEB yetkilileri, bu çalışmanın

tamamlanması ve onaylanması sonrasında

kalenin kazı çalışmalarına önayak

olacağını söyledi.

Zengibar kalesinin 4 bin yıllık tarihi

olduğunu ve bu 4 bin yılı gün yüzüne

çıkarmak için yoğun uğraş verdiklerini

belirten Bozkır Belediye Başkanı İbrahim

Gün, koruma amaçlı imar planı çalışmasının

kalenin gün yüzüne çıkması

yolunda en önemli çalışmalardan biri

olduğunu vurguladı. Koruma amaçlı

imar planı çalışmasını yürüten KUDEB

çalışanlarına teşekkür eden Başkan

Gün, “Zengibar kalesinin turizme kazandırılması,

Bozkır olarak en önemsediğimiz

hayallerden bir tanesidir. Burada

başlayacak olan çalışma bu yüzden

bizler için çok büyük anlamlar taşıyor.

Başlamak, bitirmenin yarısıdır derler.

İnşallah biz de güzel bir giriş yaptık ve

bu imar planı çalışmasıyla birlikte tarihi

antik kent Zengibar kalesinin turizme

kazandırılması için önemli mesafe almış

olacağız” dedi.

Zengibar kalesinde daha önce yapılan

üst kazı çalışmaları hakkında da

bilgi veren Başkan Gün, “daha önce

yapılan üst kazı çalışmalarında şehrin

içerisinde 27 adet tapınağın bulunduğu

saptanmış, pazar yerleri, sütunlu

cadde, zafer takları saptanmıştı. Şuan

kalede ayakta duran tek yapı, Roma

İmparatoru Hadrianus’un şehre gelişi

anısına inşa edilmiş zafer takıdır. Daha

önce yapılan yüzey araştırmaları bizlere

şunu göstermektedir ki, detaylı bir kazı

çalışmasında koca bir şehir tüm bütünlüğüyle

ortaya çıkacak, 4 bin yıllık antik

kent gün yüzüne çıkacak, tarihe ışık

tutacaktır” diye konuştu.

Konya Tanıtım Günleri Fuarında

Selçuklu Standı Büyük İlgi Gördü

Konyalı Sanayici ve İş Adamları Derneği (KONSİAD) tarafından

İstanbul Yenikapı Fuar Alanında düzenlenen

“Konya Tanıtım Günleri” ne katılan Selçuklu Belediyesi

her yönüyle ilçeyi tanıttığı standı yoğun ilgi gördü.

İstanbul Yenikapı Fuar Alanında 22-25Kasım tarihleri

arasında yurtiçi ve yurtdışından binlerce misafiri

ağırlayan fuarda Konya’ya özgü geleneksel ve

kültürel ürünler başta olmak üzere şehrin tarihi,

kültürel ve sosyal hayatı fuara damga vurdu. Konya

Tanıtım Günleri Fuarına büyük bir stantla katılan

Selçuklu Belediyesi ilçenin her açıdan tanıtımını

gerçekleştirdiği stant yoğun ilgi görürken, şehre

değer katan yatırımlara geniş yer verildi.

Dünyanın ve Türkiye’nin farklı noktalarından fuarı gezmek

için gelen binlerce ziyaretçinin buluşma noktası

olan fuarda kadim Selçuklu Medeniyeti başta olmak

üzere Konya’nın tarihi ve kültürel değerleri ve Selçuklu

Belediyesi’nin faaliyetleri anlatıldı. Çok sayıda Konyalı

ziyaretçinin akın ettiği fuarda Selçuklu Belediye’nin

faaliyetleri hakkında bilgi alan vatandaşlar, Konya’dan

gelen hemşehrileri ile sohbet ettiler.

www.metropoldergileri.com 21


HABER

22

Konyalı KOBİ’lere sınai mülkiyet desteği

Konya Sanayi Odası ile Türk Patent ve Marka Kurumu arasında Konya Hezarfen Teknoloji ve Tasarım

İşbirliği protokolü imzalandı. Konya Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü ve Türk Patent ve Marka

Kurumu Başkanı Prof. Dr. Habip Asan tarafından imzalanan protokolle, 30 Konyalı sanayi işletmesine

marka, patent, faydalı model gibi sınai mülkiyet hakları konusunda bire bir danışmanlık verilecek.

Konya Sanayi Odası’nda düzenlenen

protokol imza törenine Konya Sanayi

Odası Meclis Başkanı Tahir Büyükhelvacıgil

ve yönetim kurulu üyeleriyle,

projeden yararlanacak sanayiciler de

katıldı. İmza töreninde konuşan Konya

Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü,

Hezarfen Teknoloji ve Tasarım

İşbirliği protokolüyle Konyalı 30 firmanın

sınai mülkiyet potansiyelinin tespit

edilerek, bu firmalara danışmanlık

hizmeti verileceğini söyledi. Dünyada

artık fiyata dayalı rekabet döneminin

kapandığına, ürününü farklılaştıran,

geliştiren, içine daha fazla bilgi katan

ve tüm bunları tescilleyen işletmelerin

küresel rekabette öne çıktığına işaret

eden Kütükcü, imzalanan projenin de

işletmelerin hem bugününe hem de geleceğine

yatırım yapmalarında, doğru

stratejiyi belirlemelerinde çok anlamlı

olduğunu aktardı.

Konya sıralamada iyi bir yerde

Marka, patent, faydalı model, endüstriyel

tasarım gibi sınai mülkiyet

haklarının, üreticinin bir nevi tapusu

olduğuna da vurgu yapan Kütükcü,

“Sınai mülkiyet hakları aslında o ürünün

tapusu gibi. Ürettiğiniz ürünün sınai

mülkiyet haklarını almamışsanız

aslında o ürünün tam olarak sahibi de

olamıyorsunuz. Yani ürünün üzerinde

hak iddia edebilmek, o ürünü küresel

piyasalarda daha rekabetçi kılabilmek

için sınai mülkiyet hakları ile ilgili

tüm gerekleri de yerine getirmek zorundayız.

Konya, bu konuda önemli

bir aşama kaydetmiş durumda. Bu

yılın Ocak-Eylül dönemine baktığımızda

Konya’nın faydalı model tescilinde

Türkiye’de 5., marka, patent ve

endüstriyel tasarım tescillerinde ise 7.

sırada olduğunu görüyoruz” şeklinde

konuştu.

Konyalı KOBİ’ler daha rekabetçi

olacak

KSO olarak, sınai mülkiyet haklarını

geçmişten bu yana önemsediklerini, konuyu

yakından takip ettiklerini belirten

Kütükcü, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“2004 yılının Eylül ayından bu yana, 14

yıldır Odamızda Türk Patent ve Marka

Kurumumuzun Bilgi ve Doküman Birimi

hizmet veriyor. Sanayicimiz, fikri

ve sınai mülkiyet hakları ile ilgili bir

bilgiye veya danışmanlığa ihtiyaç duyduğunda

Odamızdan hizmet alabiliyor.

Bugün imzalayacağımız protokolle de,

Türk Patent ve Marka Kurumumuzla

birlikte, deyim yerindeyse daha noktasal

bir atış yapılacak ve 30 KOBİ’mize

bu konuda danışmanlık verilecek. Ben

bu çalışmaların Konya’mızı, Konyalı

işletmelerimizi daha rekabetçi hale getireceğine

inanıyorum.”

Proje, Konya’nın sınai mülkiyet

potansiyelini artıracak

Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı

Prof. Dr. Habip Asan da, proje kapsamında

işbirliği yapılacak olan imalat

sektöründeki 30 şirketin fikri mülkiyeti

kullanarak,inovasyon kapasitelerini geliştirilmelerini

amaçladıklarını söyledi.

Konya’nın sınai mülkiyet alanında öncü

bir il olduğunu ifade eden Asan, “Konya

faydalı modelde 5. marka ve patent

tescilinde 7. sırada bulunuyor. Ama ben

Konya’nın potansiyelinin daha fazla olduğuna

inanıyorum. İnşallah bu proje ile

Konya, marka ve patent sıralamasında

daha yukarılara çıkacak” diye konuştu.

Ekonomik zorlukların aşılmasında da

sınai mülkiyetin bir kaldıraç olduğuna,

bunu bir rekabet avantajı olarak kullanmanın

önemli olduğuna vurgu yapan

Asan, “Sınai mülkiyete önem veren işletmelerin

ekonomik olumsuzluklardan

daha az etkilendiğini görüyoruz. Bu iş

birliği ile beraber Konya’mız için önümüzdeki

günlerde önemli sonuçları alacağımızı

düşünüyoruz” dedi.

Konuşmaların ardından imza törenine

geçildi.


www.metropoldergileri.com 23


HABER

24

Tarımın

sorunları

KTB’de

ele alındı

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan’ın

başkanlığında KTB’de düzenlenen toplantıda

tarım sektörünün sorunları konuşuldu

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi

Elvan’ın başkanlığında Konya Ticaret

Borsası’nda (KTB) İstişare Toplantısı düzenlendi.

Toplantıda tarım sektörünün sorunları

ele alındı. Toplantıda Konya Büyükşehir

Belediye Başkanı Uğur İbrahim

Altay, KTB Başkanı Hüseyin Çevik, AK

Parti Ekonomi İşleri Başkan Yardımcıları

Tamer Dağlı, Ahmet Fethan Baykoç,

Mahmut Mücahit Fındıklı, Zehra Taşkasenlioğlu,

Cengiz Yavilioğlu, AK Parti İl

Başkanı Hasan Angı da hazır bulundu.

KTB yönetim kurulu ve meclis üyelerinin

katıldığı toplantıda tarım sektörünün

geleceği içinyeni politikaların geliştirilmesi

gerektiğine dikkat çekildi.

KTB Başkanı Hüseyin Çevik, Konya’nın

tarım ve hayvancılık sektöründeki potansiyeline

dikkat çekti. Konya’nın, tarım ve

gıda sektörü açısından önemli bir üretim

üssü olduğunu belirten KTB Başkanı

Hüseyin Çevik, “Konya 17 milyar TL tarımsal

hasılası ve yıllık 400 milyon dolar

tarım ve tarıma dayalı sanayi ihracatıyla,

gerek sağlanan katma değer gerekse

sağladığı istihdam bakımından tarım

sektörü, Konya ekonomisi için hayati bir

öneme sahiptir. Türkiye’nin öncü firmaları

arasında daha çok tarım şirketi yer almaya

devam etmektedir. Bu açıdan KTB

olarak dünya ölçeğindeki borsacılıkfaaliyetlerini

ülkemize ve şehrimize uyarlamaya;

tarımsal ticareti belirli standartlara

ulaştırmaya çalışıyoruz. Bunu yaparken

de tarım sektörünün sorunlarının çözümü

noktasında komitelerimizle, üyelerimizle

biraraya gelerek istişarelerde bulunuyoruz.

Sayın AK Parti Genel Başkan

Yardımcımız Lütfi Elvan’ın tarım ve

hayvancılık sektörünün sorunlarını ve

taleplerini ele alan böyle bir toplantıyı

gerçekleştirmesi bizleri son derece mutlu

etmiştir” dedi.

Buğday ekim alanlarının daraldığına

dikkat çeken Çevik, tarımın sorunlarıyla

ilgili şunları dile getirdi: “Buğdayı, kıraç

alanların ürünü ya da münavebe ürünü

olarak görülmekten kurtarmak, tercih

edilir bir ürün haline getirmek gerekmektedir.

8 yıldır 5 Kuruş olan buğday desteğinin

geçtiğimiz günlerde 10 Kuruş’a

yükseltilmesi nedeniyle Hükümetimize

teşekkür ederiz. Fakat bunun bölgesel

olarak yeterli yağış altında, sulu/ kurak

farklılıklar ve maliyetler dikkate alınarak

yeniden ele alınması gerekmektedir.

Tarımın iklim şartlarına bağımlılığı azaltılması

gerekir. Sürdürülebilir bir verim

için belli ilkeler çerçevesinde boşa akan

suların sulanamayan alanlara aktarılması

için havzalar arasında su transferinin yapılması

gerekir. Toplulaştırma kararlılıkla

ve hızlı bir şekilde özendirici teşviklerle

yapılmalıdır.”

Hayvancılık sektörüne ilişkin ise Çevik,

“Hayvancılıkta dişi sığır yetiştiriciliğine

daha fazla destek verilmelidir. Et ve canlı

hayvan ithalatında yaşanan sıkıntılar, et

arzında yaşanan problemler çözüme kavuşturulmalıdır”

diye konuştu.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Lütfi

Elvan da tarım ve hayvancılık sektörünün

sorunlarını ve taleplerini elealmak üzere

istişare toplantısını düzenlediklerini belirterek,

şunları kaydetti: “Konya tarımda

stratejik bir şehrimizdir. Türkiye’nin tahıl

ambarı olarak bilinmektedir. Bu açıdan

sektörün sorunlarının çözümü ve taleplerinin

yerine getirilmesi ülkemizin gıda

güvenliği açısından önem arz etmektedir.

Bu sorunların çözüme kavuşturulması ve

sektörün daha ileri gitmesi için gerekli

tedbir ve kararları almak için çalışıyoruz”


www.metropoldergileri.com 25


HABER

26

İngiltere Büyükelçisi Chillcott’tan Söyleşi

Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi Dominick Chillcott, Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa

Şahin’i makamında ziyaret ederek, öğrencilerle söyleşi yaptı.

İngiltere Büyükelçisi Dominick Chillcott,

ziyaretin ardından Selçuk Üniversitesi

İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi

Uluslararası İlişkiler Bölümü öğrencileriyle

söyleşi yaptı. Gerçekleşen söyleşide

konuşan İngiltere Büyükelçisi

Dominick Chillcott, Türkiye ve Birleşik

Krallık arasındaki ilişkinin mükemmel

seviyede olduğunu belirterek, “Bu mükemmel

seviyeden kastım ilişkilerimizin

en üst düzeyde gerçekleşen ilişkilerden

en alt düzeyde gerçekleşen ilişkilere

kadar geçerli. Dolayısıyla Türkiye ile

ilişkilerimiz son derece açık ve dostane

bir şekilde ilerliyor. Bunun yanı sıra ticaret

de bizim için önemli. Gerek Konya

özelinde gerek Türkiye genelinde ülkelerimiz

arasında iş birliği son derece

önemlidir. Bu ziyaretlerdeki ana fikir

bu güçlü temel üzerinde daha derin daha

sağlam ilişkiler inşa ederek gelecekte

daha büyük adımlar atmak” ifadelerini

kullandı. Birleşik Krallık ve Türkiye Savunma

Sanayisi’nde iş birliğinin artarak

devam edeceğinin altını çizen İngiliz

Büyükelçisi Chillcott, “Birleşik Krallık

zannediyorum, hem teknoloji paylaşımı

açısından hem de siyasi irade açısından

Türkiye’yle yakın bir iş birliği kurma

konusunda en yüksek kararlılığa sahip

ülke konumunda. Şuan da Türkiye’yle

savunma sanayi alanında bir proje başlatmış

bulunmaktayız ve bu proje TF-X

uçağının oluşturulmasına yönelik bir

proje. TF-X uçağı sadece

Britanya ve Türkiye

firmaları arasında bir

defalık uçak üretimine

yönelik olmayacak,

bu aynı zamanda diğer

Britanyalı firmaların

da Türkiye’ye gelerek

savunma sanayi alanında

farklı Türk firmalarla,

farklı yatırımlar ve

projeler yapması için

bir kapı olarak görev

alacak. TF-X projesi

sadece uçağın üretimini

kapsamıyor aynı

zamanda radar sisteminin, uçuş kontrol

sisteminin geliştirilmesi, kara üzerinde

tanklar ve kişisel araçlara varana kadar

farklı fırsatların da ortaya çıkmasını

sağlayacak” diye konuştu.

Aktardığı bilgilerden dolayı İngiltere

Büyükelçisi Chillcott’a teşekkür eden

Rektör Şahin, “Bizim için memnuniyet

verici özel ifadeler kullandığı bir

konuşmaydı. Birçok alanda iş birlikler

yaptığımızı dile getirmiş oldu. Özellikle

dünya barışını sağlamada ve bölgedeki

istikrarın sağlanmasında önemli

dayanışmaların olduğunu ifade ettiler.

Bu gerçekten memnuniyet vericidir.

Özellikle TF-X Uçağı Projesi çok daha

önemli bir proje ve güçlü bir bağ ülkeler

arasında. Bir üniversite olarak İngiliz

üniversiteleriyle yapacağımız iş birliklerine

bakacağız” dedi. Konuşmaların

ardından İngiltere Büyükelçi Chillcott,

öğrencilerin sorularını cevaplandırdı.

Gerçekleşen ziyarette Selçuk Üniversitesi

Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Ahmet

Kağan Karabulut, Prof. Dr. Hüseyin

Kara, Prof. Dr. Mehmet Okka, Prof. Dr.

Özdemir Koçak ve Genel Sekreter İbrahim

Halıcı da bulundu. Rektör Şahin,

ziyaretten dolayı memnuniyetini dile

getirerek İngiltere Büyükelçisi Dominick

Chillcott’a bir tablo hediye etti.


www.metropoldergileri.com 27


KÖŞE

28

Mustafa TATLISU

tatlisumustafa@gmail.com

BASIN KONSEYİ BAŞKANI

KARGALAR LEŞ KOKUSU MU ALDI?

Güvenlik ve adalet.

İnsanı yaşatan iki önemli gerçek.

Güven yok neylersin adaleti,

Adalet yok neylersin güveni.

Et ve tırnak gibi.

Birbirini besleyen ve yaşama bağlayan vazgeçilmezler.

Dünyanın çivisini çıkardılar.

Göz göre göre başkonsoloslukta cinayet işlediler,

dünya adalet yerine çıkar ilişkisini tercih etti.

Türkiye adaleti tesis etmek için var gücüyle çalıştı ama

Batı sessiz kalıp Türkiye’yi yalnız bıraktı.

Adaletine güvenilmeyenin güvenliğine güvenmek mümkün

mü?

Emin olabilir misiniz?

Al size ABD, Fransa, Belçika, Hollanda, Almanya…

Hani bu ülkeler dünyaya demokrasi transfer edecek kadar,

adil ve güvenilirdi!

Fransa’da yer yerinden oynadı.

Hastaneler yaralılarla doldu taştı.

Cezaevlerinde safları sıklaştırdılar ama gözaltılar sığmadı.

Gelinen nokta belli,

Terör örgütleriyle Türkiye’yi güvensiz ülke haline getirmek

istediler.

Türkiye 2013 yılından beri teröristleri yok ediyor.

Adaleti, yargıda, sosyal alanda tesis etmeye çalışıyor.

Fakirine fukarasına sahip çıkıyor.

Sosyal sınıf farkı olmasın diye yoğun çaba harcıyor,

ama bazıları hala gizli gizli görüşmelerle huzurumuzu

kaçırıyor.

Dört ağacı bahane edenlerle, sarı yelek sipariş verenler

arasında

ne fark var?

Yargı darbesi yapanlarla, Paris sokaklarını adres gösterenler

aynı değil mi?

15 Temmuz’da millete kastedenlerle,

poşet edebiyatıyla 25 kuruşluk ayaklanma isteyenler bir

değil mi?

Türkiye Adaletini de, güvenliğini de sağlamak için büyük

büyük

rakamlar harcayarak varını yoğunu ortaya koyarak

ter dökerken,

bunalımlı konu başlıklarıyla şehir turuna çıkanlar ve bunlara

çanak tutanlar

acaba neyin peşindedirler?

Adalet varsa güvendesiniz.

Güvende iseniz adalet beklersiniz.

Ya siz leş kargaları!

Neyin peşindesiniz?

Türkiye’nin adaleti de, güvenliği de, demokrasisi de, gelişmesi

de kendine yeter.

Ne sizden alacağı bir ders, ne de daha ileri demokrasi

aldatmacalarınıza ihtiyacı var.

2023,2053 ve 2071 hedefleri tıkır tıkır işliyor.

İçimizdeki satın alınanlar, içlerinde kin besleyenler,

bu işleyişi ne durdurabilir, ne sonlandırabilir.

Sadece hedeflere bir yıllık bir gecikme yaşatabilir.

2023 olacağına,2024 olur, 2053 olacağına 2054 olur,

2071 olacağına,2074 olur.


www.metropoldergileri.com 29


KAPAK KONUSU

30

ÖZEL KONYA GÖZ HASTANESİ

YÖNETİM KURULU BAŞKANI

OP. DR. FİKRET UÇAR

“Gözünüz geleceğe iyi baksın

diye hizmetinizdeyiz” sloganıyla

yola çıkan, yeni binası,deneyimli

kadrosuyla sizleri bekleyen

sıcacık konforla iç içe bir hastane.

Özel Konya Göz Hastanesien özel

anlarınızıdaha iyi görmeniz için

gözlerinize sağlık katmaya devam

ederken sizlere mutluluğun tadını

çıkarmak kalıyor. Göz ve göz sağlığı

konusunu işin uzmanına sorduk.

Op. Dr. Fikret Uçar’a bu güzel

röportaj için teşekkür ederiz.

GÖZ SAĞLIĞINA

DİKKAT ET, HAYAT

GÖRÜLMEYE DEĞER...

Öncelikle bize kendinizi tanıtabilir misiniz?

1973 Konya Ereğli doğumluyum. İlk ve orta öğrenimimi Ereğli’de tamamladıktan

sonra üniversite eğitimi için İzmir’e gittim. 1991 yılındaİzmir

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimime devam ettim. Tıp

fakültesini tamamladıktan sonra uzmanlık için göz ihtisasını kazandım

ve o zamanki ismiyle Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesinde 4 yıllık

uzmanlık ihtisasını tamamladım. Eğitim sürecimitamamlandıktan sonra

kısa bir süre Konya Başkent hastanesinde çalıştım. Daha sonrasında as-


Canan Şayir

Beyzat Aksoy

kerlik görevi için Elazığ’da bulundum.

Askerlik süremi tamamladıktan sonra

Elazığ’da bir yıl kadar daha çalıştım.

Sonraki süreçte kendi memleketim

olan Ereğli’ye döndüm. Ereğli’de özel

bir hastane açılmıştı ve bana bir davet

gelmişti.Bende bu daveti kırmayarak

kendi memleketime geri döndüm. Özverili

ve ciddi bir gayret sarfederek

birşeyler yapmak istedik ama umduğumuz

gibi olmadı. Ereğli’de kurulan

ilk özel hastaneydi. İdari tasarruflar

yada yönetimdeki sıkıntılar sonucunda

hastane kapanmak zorunda kaldı.

Hastane kapandıktan sonra 2006 yılında

Konya’ya döndüm ve Özel Selçuklu

Hastanesinde çalışmaya başladım.

2007 yılının Ekim ayında kendi yerimizi

açarak Konyagöz olarak hizmet vermeye

başladık.

Tıp merkezi olarak hizmet vermeye

başlamışken neden hastane

statüsüne geçmeyi tercih ettiniz?

Kuruluşunuzdan ve hizmetlerinizden

bahseder misiz?

2006-2007 yılları arasında Özel Selçuklu

Hastanesindeki on üç aylık çalışma

sürecimizde kendi yerimizi açma düşüncesi

aklımızda hep vardı. Birkaç arkadaşla

bunu planlıyorduk. Bu süreçte

Numune Hastanesinin karşısı otopark

alanının içerisinde küçük bir bina vardı.

Sanki bizim için tasarlanmış bir binaydı,

tıp merkezini orada açtık.2007

yılının Ekim ayında Konya Tıp Merkezi

olarak hizmet vermeye başladık. Küçük

bir yer olmasına rağmen bizim

için zevkli ve keyifli bir çalışma dönemi

oldu. Tıp merkezinin belli kısıtlamaları

olması nedeniyle bizler daha büyük

kurum olmak için hastane statüsüne

geçtik. Tıp merkezinde hem bina olarak

hem de yapılan ameliyatlar kısıtlı.

Örneğin vitreoretinal cerrahi ameliyatları

yapamıyoruz. Sağlık Bakanlığı

ve diğer mevzuat buna izin vermiyor.

Ayrıca Kornea nakliyle ilgili ameliyatlar

vs. bunlarla alakalı hastane statüsüne

geçmemiz ve fiziki olarak daha büyük

alanlarda hizmet vermemiz gerektiği

için hastaneleşme sürecine girdik. 2012

yılının sonuna doğru başka bir hastanenin

ruhsatını devralarak devam

ettik. Tabiki bu süreç sanıldığı kadar

kolay olmadı belli zorluklarla karşılaştık

ama bunlar bizler için kolay aşılacak

zorluklardı. Hastane statüsüne geçişte

ilk başlarda aynı binada hastane hizmeti

sunmaya devam ettik. Yalnız binalarımız

kiraydı bu yüzden konforlu ve

ferah bir bina yapma düşüncemiz vardı

ve bunu gerçekleştirdik. Bu binamızda

güzel işler yapıyoruz ve inşallah yapmaya

da devam edeceğiz.

Gözle ilgili hertedaviyi uyguluyoruz.

Gözle ilgili şuanda yapamadığımız bir

ameliyat yada hizmet kalmadı. A’ dan

Z’ye gözle ilgili aklınıza gelebilecek tüm

hizmetleri vermekteyiz. Hizmetlerimizle

alakalı olarak;

• Vitreoretinal cerrahi dediğimiz göz

arkası ameliyatlarını hastanemizde

yapmaktayız. Asistanlık zamanlarımda

bu ameliyatlar için hastalar büyükşehirlere

giderlerdi. İster istemez hastalarımız

da büyük göz problemleri

ile karşılaştıklarında ameliyatlarının

büyükşehirlerde yapılacağı düşüncesi

mevcuttu. Çok şükür ki artık hastalarımızı

gözle ilgili hangi problemle karşılaşırlarsa

karşılaşsınlar başka şehirlere

göndermiyoruz burada sağlıklarına

kavuşturuyoruz.

• Excimerlaser tedavisi cerrahi bir

tedavi yöntemidir. Excimerlaser10 yıldır

kurumumuz tarafından bölgemizde

uygulamakta ve bu tedavi yöntemi

hastalarımız için büyük kolaylık sağlamaktadır.

• Kornea nakli Kamu Hastanelerimizde

belli ölçüde yapılmaktadır. Fakat özel

hastanelerin getirmiş olduğu dinamizim

ile bu anlamdada hizmetlerimiz

bulunmakta. Halk arasında göz nakli

denilen kornea nakli ameliyatı korneanın

şeffaflığının azalması ve buna bağlı

olarak görmede azalmalar olması durumda

yapılan bir tedavi yöntemidir.

• Göz kapağı ameliyatı konusunada

değinecek olursak hem belli rahatsızlıkları

beraberinde getirmesi hemde

sadece estetik amaçlı göz kapağı

ameliyatlarını hastanemizde gerçekleştirebiliyoruz.

Göz kapağı sarkması,

göz kapağı düşüklüğü, göz çevresindeki

diğer estetik bozukluk ve göz

çevresindeki kırışıklıklar gibi birçok

göz kapağı rahatsızlıkları kliniğimizde

tedavi edilmekte. Plexilaser dediğimiz

www.metropoldergileri.com 31


KAPAK KONUSU

32

yöntemi kullanarak bu rahatsızlıkların

bir kısmı tedavi edilmekte.

Konya Göz Hastanesi olarak diğer

hastanelerden farkınız neler?

Diğer hastanelerle kendimizi kıyasladığımızda

fark olarak söyleyebileceğimiz;

hastanın gözle ilgili tüm problemlerini

çözebilecek, akıllarında bir soru işareti

olmadan gelip hizmet alabilecekleri bir

kurumuz. Gözle ilgili tüm problemlerinde

onların kesin çözüm bulabilecekleri

spesifik bir yer olmamızın yanında

hastalarımıza göz sağlıklarını ve güven

duygusunu sunuyoruz.

Anlaşmalı olduğunuz kurumlar var

mı? Muayene ücretleriniz nasıl?

Anlaşmalı olduğumuz kurumlar SGK,

Bağkur, emekli sandığı ve bunun yanında

özel sigorta kuruluşlarının birçoğuyla

anlaşmalarımız var. Konya bulunmuş

olduğu konum itibariyle sağlık

turizmi açısından çok gelişmiş bir şehir

değil. Sağlık turizmin şehrimizde

gelişebilmesi adına yenilikçi adımlar

atıyoruz ve atmaya devam edeceğiz.

Muayene ücretlerimize gelince her

hastanın rahatlıkla karşılayabileceği

afaki olmayan tutarlar diyebiliriz.

Zaten bu konudada hastalarımız bize

rehberlik ediyorlar ve birbirlerine bir

şekilde muayene ücretlerimizi aktarıyorlar.

Ama kısaca hastayı çok yormayan

ve zorlamayan tutarlar diyebiliriz.

Zaman zaman bu konuda eleştirildiğimiz

elbette oluyor fakat belli kurallarımız

ve prensiplerimiz var bunlara

uymamız gerekiyor.

Konya’da göz sağlığı ne durumda

ve göz sağlığına yeteri kadar önem

veriliyor mu?

Zamanla mesafe kat eden bir durum

aslında. Bunu on sene ya da yirmi sene

önce ile kıyaslarsak durum çok daha

iyi. Bu konuda tabiki sağlık sektöründeki

gelişmelere paralel olarak gerek

kamuda gerekse özel hastaneler de

bu konuda ciddi mesafeler kat edildi.

İnsanlar daha geniş imkânlara sahip

olmanın yanında artık eskisinden daha

bilinçliler. Kısaca insanlar sağlıkları için

vakit ayırmaya ve sağlıklarına önem

vermeye başladılar.

Konya dışından gelen hastalarınız

oluyor mu?

Vermiş olduğumuz hizmetlerden dolayı

tam teşekküllü hastane olmamız sebebiyle

elbette Konya dışından, İstanbul,

Ankara gibi birçok şehirden hatta

yurtdışından gelen hastalarımız mevcut.

Bunun zaman içerisinde dahada

artacağını düşünmekteyiz. Konya ya

da Konya dışından gelen hastalarımızın

hastanemizden memnun ayrılması

bizim için önem arzetmektedir.

Hastalarınız genelde en çok hangi

şikâyetlerle geliyor?

Hastalarımız gözleri ile ilgili her türlü

şikâyetle kurumumuza gelebiliyorlar.

Az görmeden tutunda gözünde alerjik

problemi olanlara, çeşitli görme şikâ-

KONYAGÖZ SANCAK ŞUBESİ

KONYAGÖZ NALÇACI ŞUBESİ


yetleri olandan göz tansiyonuna vb gibi

tüm şikâyetlerine çözüm bulmak ve

tedavi olmak için hastanemizde muayene

olmaktadırlar.

Göz bozukluğunun nedenleri nelerdir?

Gözün bozulma sebebi gözün uzunluğu

ya da kısalığıyla mı oluşuyor?

Göz bozukluğunun nedeni aslında daha

çok genetiktir. Örneğin hastamız geldiğinde

eğer gözü bozuksa ilk sorduğumuz

soru ‘’anne baba yada ailede

gözlük kullanan varmı?’’ sorusudur.

Bunun dışında göz bozukluğu sebebi

olarak çevresel faktörleri ele alabiliriz.

Çevresel faktörlerin göz bozukluğunu

tetiklediği ile ilgili yapılan çeşitli çalışmalar

ve kanıtlar var. Artık günümüz

dünyasında teknoloji ile çok hasır neşir

olduğu için insanlar buna bağlı olarak

çeşitli problemlerle karşılaşmakta. Telefon

tablet bilgisayar gibi cihazların ve

bu cihaz ekranlarının oluşturduğu göz

şikâyetleri günümüzde oldukça fazladır.

Göz uzunluğu yada kısalığı diye bir

tabir elbette var. Gözün yapısı insanın

doğuştan itibarenbelli bir büyüme evresiyle

beraber belli bir ölçüye ulaşıyor.

Ama göz büyüklüğü bir insan Miyopsa

daha büyük bir göze Hipermetropsa

da kısa bir göze sahiptir. Dolayısıyla

gözün bozukluğu gözün yapısına göre

değişiklik gösterir.

Çocuklarda en sık görülen görme

sorunları nelerdir? Çocuklarda

gözle ilgili nelere dikkat etmeliyiz?

Çocuklarda da tüm görme bozuklukları

görülebilir. Miyopi,Hipermetropi veya

Astigmatizm ve buna bağlı kayma

problemleri alerjik göz rahatsızlıkları

oluşmakta. Bizler bu konuda ailelere

çocuklarında bir problem hissettikleri

anda kontrolegetirmelerini öneriyoruz.

2 yaş ve sonrasındada rutin

görme muayenelerinin yapılmasını ve

ihmal edilmemesi gerektiğini dile getiriyoruz.

Bu önemli bir konu çünkü bu

yaşlarda farkına varılan görme sorunu

o anda tedavi edilebilir. Çocuklarda

rutin kontrolleri ihmal edilirse göz

tembelliği dediğimiz problem ortaya

çıkabilir vebu rahatsızlığın ileri yaşlarda

tedavi edilmesi zor olmasıyla birlikte

geç kalınmış olunabiliyor. Anne ve

babaların bu konuda duyarlı olmalarını

ve çocuklarında herhangi bir problem

hissetmeseler bile kesinlikle iki yaşına

gelen çocuklarını ve okul çağına

gelmiş çocuklarını okula başlamadan

önce göz muayenelerini yaptırmalarını

söylüyoruz. Aslında büyükler içinde bu

böyle 35-40’lı yaşlarda kontrole gelmelerini

öneriyoruz. Ama insanlar genelde

bir görme problemi olduğunda

doktora gitmeyi tercih ediyor. Oysaki

göz tansiyonunu muayeneye geldikleri

zaman fark edebiliyoruz. Erken doğumla

alakalıda çok kısa belirtmeliyim

ki özellikle 30 hafta ve öncesi doğumlarda

bebeklerde damar gelişiminin

tam olmaması nedeniyle bebeklerin

hassasiyetle kontrol edilmesi gerektiğini

ve buna yönelik takiplerinin ve

tedavilerinin yapılmasıyla körlüğe yol

açacak sürecin durdurulması söz konusu

olmakta. Erken doğan çocuklarımızın

tedavileri için kuruluşumuz

donanımlı hizmet sunmaktadır.

İleri yaşlarda en çok hangi göz rahatsızlıkları

ile karşılaşıyorsunuz?

Yaş artıkça sistemik hastalıklarda artıyor.

Sistemik hastalıkların başında

bu gün diyabet yani şeker, hipertansiyon

hastalığı dediğimiz rahatsızlık

www.metropoldergileri.com 33


KAPAK KONUSU

34

geliyor. Bu rahatsızlıkların etkilediği en

önemli organlardan biri gözdür. Gözün

arkasında kanama veya yeni damar

oluşumları katarak hastalığının hızlanması

gibi birçok probleme sebep olmaktadır.

Hipertansiyona bağlı olarak

da birçok göz hastalıkları ortaya çıkmaktadır.

İleri yaşlarda katarak, sarı

nokta dediğimiz rahatsızlıklarla çok

karşılaşmaktayız. Erken teşhis ve tedavi

uygulandığı takdirde ciddi olumlu

sonuçlar alabiliyoruz. İnsanlarımızın bu

konuda hassasiyet gösterip 40’li yaşlardan

sonra yıllık rutin kontrollerini

yaptırmalarını öneriyoruz.

Gözler ile ilgili duyduğumuz en sık

problem katarakt. Peki, katarakt

nedir, nasıl bir tedavi süreci vardır?

Katarakt, göze gelen ışınların saydam

lens tarafından retinaya odaklanmasıyla

görme durumunun bozulması

hastalığıdır. Göz merceğinin saydamlığını

kaybederek matlaşması başka

bir ifadeyle göze gelen ışınların artık

rahat gelememesi durumu ve buna

bağlı olarak gözün içerisindeki merceğin

bulanıklaşmasıyla ortaya çıkan

görme rahatsızlığıdır. Gözümüzde

bulunan mercek yaşla itibaren yavaş

yavaş saydamlığını yitiriyor. Bazen

bu durumu daha erken yaşlarda görebiliyoruz.

Çeşitli ilaçların alınması,

çok fazla güneşe maruz kalmak yada

başka hastalıkların katarak hastalığını

hızlandırması söz konusudur. Bu durumlar

dışındakatarak hastalığı genelde

ileri yaş hastalığı olduğunu söyleyebiliriz.

Gözde bulunan lensin bulanıklığı

ve görmede azalma olması insanların

günlük yaşamını olumsuz etkilemekte.

Bu sebeple çözümler aramaktadırlar.

Katarak hastalığının tek tedavi yöntemi

cerrahi işlemdir. Cerrahi operasyon

dışında ilaç tedavisi yada başka tedavi

yöntemi varmı diye genelde soruyorlar.

Ama tek çözüm cerrahi işlem. Katarak

ameliyatı çok uzun sürmeyen ve

sonrasında kısa sürede sağlıklarına

kavuşabilecekleri bir süreçtir. Katarak

ameliyatı için kısa sürede günlük

yaşamlarına dönebilecekleri bir süreç

olduğunu belirtiyoruz. Fakat katarakameliyatı

özenle ciddi ve işi bilen uzmanlar

tarafından yapılması gereken

önemli bir ameliyattır.

Lazer tedavisi hangi hastalar için

uygulanır ve hasta kesin sonuca

ulaşır mı?

Lazer tedavisi refraktif göz kusurlarında

yani gözlük kullanan hastalarda

uygulanan bir tedavi yöntemidir.Yani

miyop, hipermetrop ve astigmatın tedavisinde

kullanılan ve refraktif cerrahide

bütün dünyada uygulanan en

yaygın yöntemlerden biridir. Lazer olmak

istiyorum diye gelen her hastaya

lazer tedavisi uygulamıyoruz. Öncelikle

lazer tedavisi olmak için gelen hastanın

göz yapısının bu ameliyata uygun

olması gerekmektedir ve hasta 18 yaş

sınırını geçmesi gerekmektedir. Lazer

tedavisi için gelen hastanın başka bir

göz rahatsızlığı olup olmadığını ön muayene

ve tetkikler neticesinde kontrol

edilip lazer tedavisi uygulanıp uygulanmayacağına

karar veriyoruz. Eğer

lazer için gelen hasta bu şartları taşımıyorsa

lazer tedavisi uygulanmaz.

Konya Göz Hastanesi olarak bizim de

gözlük kullanan doktorlarımız elbette

var. Bunun sebebi lazer tedavisinin

güvenilir olmaması değil meslektaşlarımın

göz yapısının bu operasyon için

uygun olmaması ya da başka bir göz

rahatsızlıklarının var olmasıdır. Hastanemizde

çalışan 12 doktorumuzdan


göz bozukluğu olan 2 doktorumuza

kriterleri uygun olduğu için lazer tedavisi

uygulandı. Yine güvenirliliği konusunda

şüpheye düşmemeleri için şunu

da belirtmeliyim ki en yakınlarıma bu

tedaviyi uygulamaktayım. İki ablamın

çocuklarına da bu tedaviyi gerçekleştirdim,

oğlumun da lazer tedavisi için

18 yaşına gelmesini bekliyorum. Ön

yargılı yaklaşmamak,sadece doğru kurumu,

doğru yöntemi ve doğru hizmeti

alabileceğinizdonanımlı ve konforlu bir

hastane bulmanız gerekmektedir.

Diyabet hastaları göz rahatsızlıklarında

daha riskli bir grup mu

oluşturuyor? Onlar neler yaparak

göz sağlıklarına dikkat edebilirler?

Özellikle diyabet hastalarının dikkat etmesi

gereken en önemli unsur mevcut

hastalığın takibive tedavisidir. Diyabetin

kontrolü kişide ne kadar iyi ise buna

bağlı ortaya çıkacak rahatsızlıklar daha

az olmakta. Diyabetin diğer organları

etkilemesi diyabetin kendi seyrinin

kötü gitmesinden kaynaklanıyor.O yüzden

şeker hastalarının mutlaka kan şekerlerinin

takip ve tedavisi konusunda

hassas olmaları gerekmekte.

Bilgisayar televizyon veya telefonlar

gözler için zararlı mı? Yoksa

gözün çalışmasını ve dikkati arttırmasını

mı sağlıyor?

Buralardaki aktivitelerimiz gözlerimizi

ciddi olarak etkilemekte. Uzun süren

bu aktiviteler gözlerin yorulmasına ve

odaklanmaya bağlı olarak yakın şikayetlerin

artmasına sebep olmaktadır.

Yine bunlardan yansıyan ışınların etkisiyle

ortaya çıkan göz yüzeyindeki

hem göz yaşı tabakasının etkilenmesine

bağlı olarak hem de göz üzerindeki

zarın etkilenmesine bağlı olarak

çeşitli rahatsızlıkları beraberinde getirmektedir.

Bunlara örnek olarak gözde

yanma, batma, ağrı, kızarıklık gibi

şikayetleri sayabiliriz. Uzun dönemde

ise bu cihazlar retinayıda etkilediği konusunda

yapılan araştırmalar var. Bu

cihazların çeşitli göz rahatsızlıklarına

neden olmasından dolayı cihaz kullanımlarında

belli kısıtlamalar yapılmasını

önermekteyiz.

Gözde en çok neye dikkat etmeliyiz?

İlk olarak genel sağlığımıza dikkat etmeliyiz.

Sağlığımıza dikkat ettiğimiz

takdirde göz sağlığımıza da dikkat

etmiş oluruz. İlk olarak yediğimiz içtiğimiz

besinlere dikkat etmeliyiz çünkü

hepimiz biliyoruz ki birçok besin göz

sağlığı için faydalıdır.Mesela ellerimiz

ile gözlerimize temas etmekten kaçınmalıyız.

Çünkü ellerimiz mikrobun

en fazla olduğu yer olması sebebiyle

gözlerimize temasından kaçınılmalıdır.

Sonrasında rutin kontrollerinözellikleyapılması

gerekmektedir. Kitap ya da

telefona odaklandığımız zaman uzak

bir noktaya üç beş dakikada bir bakarak

gözümüzü dinlendirmemiz gerekiyor

görme problemlerini bu sayede

aza indirebiliriz.

Güneş gözlüğü seçimi önemlimi

nelere dikkat etmeliyiz?

Güneş gözlüğü seçimi aslında çok

önemlidir.Güneş gözlüğünüzün yüzünüze

yakışması size göre çok önemli

olabilir ama yakışmasından daha

önemli olan ise gözünüzü güneşin zararlı

ışınlarından korumasıdır. İlk olarak

bu konuda söyleyebileceğimiz sokakta

satılan gözlüklerin satın alınmaması

ve kullanılmaması gerektiğidir. Alacağınız

gözlükkaliteli veaynı zamanda

güneş için UV ışınlarına karşı koruyucu

www.metropoldergileri.com 35


KAPAK KONUSU

36

olması gerekmektedir. Güneş gözlüğü

alışverişlerinizi işin uzmanlarından

yani optiklerden yapılması gerekmektedir.

Lens kullanımı da artık büyük bir

konforsağlıyor. Kozmetik amaçla kullanımın

yanında daha çok görme problemi

olan kişiler gözlük yerine lensleri

tercih ediyorlar. Lens kullanımında

öncelikle dikkat edilmesi gereken en

önemli nokta lensbakımı aşamasıdır.

Göz sağlığınız için siz neler yapıyorsunuz?

Göz sağlığı herkes için olduğu gibi

benim içinde büyük önem arz ediyor.

Önce kendi sağlığıma dikkat ediyorum.

En dikkat ettiğim hususlardan bir

tanesi de ellerimi göz ile temas ettirmiyorum.Rutinkontrollerimi

de düzenli

olarak yaptırıyorum.

Teknolojinin gelişmesi göz sağlığı

açısından ne gibi artılar sağladı?

Teknolojinin gelişmesi göz sağlığı için

çok ayrı bir çığır açmıştır.Eskiden insanlara

göz ameliyatı denildiği zaman

geri adım atarlardı. Katarakt ameliyatını

çok korkunç bir ameliyat olarak

görmenin yanı sıra ameliyat esnasında

yapılacak olan işlemlerhastaları tedirgin

ederdi. O zamanlarda ameliyatlar

göz merceğinin komple çıkarılması

sonrasında kalın camların takılması

olarak sürerken artık günümüzde

teknolojinin gelişmesiyle teknolojinin

sağladığı tüm kolaylıklardan faydalanıyoruz.Teknolojinin

sağlamış olduğu

kolaylıklar hayatımızın tüm anında olmakla

beraber göz hastaneleriteknolojiyi

çok yoğun kullanan bölümlerden

biridir. Birçok hastalığın tanınması ve

görüntülenmesi teknoloji sayesinde

çok kolay olmaktadır. Teknolojiyi laboratuvar

sistemi olarak değilde daha

çok görüntüleme sistemi olarak

kullanmaktayız. Gözle ilgili ne varsa

gelişen teknoloji sayesinde görüntüleyebiliyor

ve müdahale edebiliyoruz.

Teknolojiye ayak uydurarak en kaliteli,

en kapsamlı cihazlar hastanemizde

mevcut olup hastalarımıza konforlu

bir sağlık hizmeti sunuyoruz.

Yoğun iş temponuzda ailenize vakit

ayırabiliyormusunuz, hobileriniz

nelerdir?

İşimi önemseyerek ve severek yapıyorum.

Yoğun bir iş temposu ile hastalarımızın

göz sağlıklarına kavuşturmayı

kendime hedef belirledim. Ama bunundışında

boş zamanlarımda yani çalışmadığım

her anı ailemle geçirmeye çalışıyorum.

Eğer onarı bu iş temposunda ihmal

ediyorsam yada öyle düşünüyorlarsa

onlardan da bu konuda anlayış göstermelerini

bekliyorum.Belki uzak yerlere

tatile götüremiyorum ama birlikte keyifli

vakit geçirdiğimizi düşünüyorum. Yoğun

çalışmam tabiki sadece beni yoruyor

ama aileme yeterli zaman ayırmaya çalışıyorum.En

sevdiğim hobim çalışmak

diyebilirim işimi ve çalışmayı seviyorum.

Düzenli olarak spor yapıyorum savunma

sporu ile ilgileniyorum ve kitap okuyorum.

Doğayı, yeşili severim,bir şeyler

ekip dikmekle uğraşmayı da severim.

Ekim dikim yapabilmek için kendime ait

tarlalarım var, tarlalarımdavakit geçirmeye

çalışıyorum.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Öncelikle böyle bir fırsatı oluşturduğunuz

için sizlere teşekkür ederim.Allah

sağlık verdiği müddetçe çalışmak istiyorum.

Sağlıkla ilgili özellikle göz sağlığı

ile ilgili çalışmalarımız devam etmekte.

Yeni projelerimiz var.Şuanda çok detay

veremesemde özel bir üniversite

açmak gibi gerçekleştirmek istediğim

birçok düşüncem var.Gençlere önerim

ise mesleklerini severek yapmaları ya

da sevebilecekleri bir iş seçmeleri. Ne

kadar yoğun olursa olsun işimi seviyorum

ve severek yapıyorum.


www.metropoldergileri.com 37


HABER

38

Dünya

Konya’da

Buluşuyor

Konya, bu yıl “Selam Vakti” temasıyla gerçekleştirilecek

Hazreti Mevlana’nın 745. Vuslat Yıldönümü Uluslararası

Anma Törenlerinde dünyanın dört bir yanından on binlerce

misafiri ağırlayacak. Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm

Müdürlüğü, üniversiteler, çeşitli kurum ve kuruluşların

faaliyetlerinin yanı sıra Büyükşehir Belediyesi de törenler

kapsamında Mesnevi Sohbetleri, Uluslararası İslam Sanatları

Yarışması Sergisi başta olmak üzere çok sayıda etkinlik

düzenleyecek.

Sevginin, hoşgörünün ve gönüllerin

şehri Konya, Hazreti Mevlana’nın

745. Vuslat Yıldönümü

Uluslararası Anma Törenlerinin heyecanını

yaşıyor.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın

dört bir yanından on binlerce insan, Hz.

Mevlana’nın insanlığa yaptığı çağrıya

uyarak Konya’da buluşacak.

Konya Valiliği İl Kültür ve Turizm

Müdürlüğü, Konya Büyükşehir Belediyesi,

Selçuk Üniversitesi, Necmettin

Erbakan Üniversitesi, KTO Karatay

Üniversitesi, Uluslararası Mevlâna

Vakfı, İrfan Medeniyeti Araştırma

Merkezi ve Musıki, Semâ ve Mevlevî

Kültürünü Araştırma Merkezi’nin

katkısı ile 7-17 Aralık tarihleri arasında

sema törenlerinin yanı sıra birbirinden

farklı ve önemli etkinlikler

gerçekleştirilecek.

ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLERLE ŞEH-

RİN MANEVİ ATMOSFERİ

YANSITILACAK

Konya Büyükşehir Belediyesi, her yıl

olduğu gibi bu yıl 7-17 Aralık tarihleri

arasında yapılacak törenlere çeşitli

programlarla katkıda bulunuyor.

Etkinliklerin yapıldığı Mevlana Kültür

Merkezi ile Şeb-i Arus töreninin

yapılacağı Spor ve Kongre Merkezinde

ev sahibi olan Konya Büyükşehir

Belediyesi, salonlarda ses ve ışık düzenlemelerini

yaptı.


Büyükşehir Belediyesi

tarafından törenler kapsamında

7-16 Aralık tarihleri

arasında her akşam

19.00’da Mevlana Kültür

Merkezi’nde Mesnevi

Sohbetleri düzenlenecek.

İki yılda bir düzenlenen 2.

Uluslararası İslam Sanatları

Yarışması’nın ödül törenini

düzenleyecek olan

Büyükşehir Belediyesi,

yarışmada ödül alan eserleri

hafta boyunca Konyanüma

Panoramada’da

sergileyecek.

Büyükşehir Belediyesi İrfan

Medeniyeti Araştırma

ve Kültür Merkezi’nde de

sanat sunumları, atölye

çalışmaları ve “Mevlevî

Geleneğinde Sikke Giyme

Merasimi” de misafirlerin

beğenisine sunulacak. İrfan

Medeniyeti Araştırma

ve Kültür Merkezi, “Tekke

Musikisi”, “Mevlevî İlahileri”,

“Rebab-Ney Dinletisi”

ile de Konya’ya gelen

misafirlere şehrin manevi

atmosferini aktaracak.

SÖYLEŞİ VE KONFE-

RANSLAR DÜZEN-

LENECEK

Büyükşehir Belediyesi

Mevlâna Kültür Merkezi’ne

gelen Mevlana

dostlarına “Matbah’dan

Helva İkramı” yapacak

Konya Büyükşehir Belediyesi,

“Semâ Nedir

Bilir misin?” söyleşisi,

“Selçuklu Dönemi Konya

Türbeleri”, “Hazreti

Mevlâna ve Eserlerinin

Doğru Anlaşılmasının

Önemi”, “Hazreti Mevlâna,

İnsan ve Toplum”,

“Hazreti Mevlâna Celaleddin

Döneminde Selçuklu

Türkiyesi”, “Türk

Din Musikisi Tarihi”,

“Hazreti Mevlâna ve İnsan”, “Hazreti Mevlâna”,

“Bir Kur’an Tefsiri Olarak Hazreti

Mevlâna’nın Mesnevisi” ve “Şeb-i Arus”

konferansları ile de İrfan Medeniyeti Araştırma

ve Kültür Merkezi’ndeki konuklarını Hz.

Mevlana, Konya ve semanın sırlarıyla ilgili

manevi bir yolculuğa çıkaracak.

Medeniyet Okulu Sınıf Tiyatroları kapsamında

ise “Sevgi ve Selâm” ismi verilen oyun,

Konya’daki ilköğretim 4. ve 5’inci sınıflarda

toplamda 3 bin 500 derslikte sahnelenecek.

GÜNLÜK BİLGİLENDİRME YAPILACAK

Büyükşehir Belediyesi, Anma Törenleri kapsamında

gün gün etkinlikleri ayrıntılı bir şekilde

duyurmak amacıyla hazırladığı broşürleri

otogar, tren garı, havalimanı, oteller, Mevlana

Türbesi ve Mevlana Kültür Merkezinde vatandaşlara

düzenli olarak dağıtacak.

www.metropoldergileri.com 39


HABER

40

Başkan Altay: Bizim Vizyonumuz

Gönüllere Girmektir

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep

Tayyip Erdoğan tarafından Konya Büyükşehir Belediye

Başkan Adayı olarak açıklanan Başkan Uğur

İbrahim Altay, AK Parti İl Teşkilatı tarafından düzenlenen

programla tanıtıldı. Programa katılan AK Parti

Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Leyla

Şahin Usta, “Birlik ve beraberlik içerisinde hedefimizi

yüksek tutacağız ve Konya’yı bu seçimde de

en yüksek oy oranı ile birinci il çıkarmayı başaracağız”

derken, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı

Uğur İbrahim Altay, “Bizim için başkanlık, hizmetkâr

olduğumuz bu toprağın insanının yüzündeki tebessümü

artırma vesilesidir” ifadelerini kullandı. AK

Parti İl Başkanı Hasan Angı ise, Büyükşehir ile birlikte

31 ilçeyi kazanarak Konyalılara hizmet etmeye

devam etmek istediklerine vurgu yaptı.

AK Parti Konya Büyükşehir Belediye

Başkan Adayı Tanıtım Toplantısı AK

Parti Genel Başkan Yardımcısı Leyla

Şahin Usta, Konya Büyükşehir Belediye

Başkanı Uğur İbrahim Altay, AK

Parti İl Başkanı Hasan Angı, milletvekilleri,

belediye başkanları, ilçe başkanları,

teşkilat mensupları ile basın mensuplarının

katılımıyla gerçekleştirildi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve

Konya Milletvekili Leyla Şahin Usta,

Selçuklu Kongre Merkezi’ndeki programda

yaptığı konuşmasında Konya’nın

belediyecilik hizmetleri açısından özellikle

de Yeni Büyükşehir Yasası sonrasında

önemli işlere imza attığına vurgu

yaparak emeği geçen tüm belediye başkanlarına

teşekkür etti.

KONYA’NIN BAŞARISININ SIRRI

BİRLİK VE BERABERLİĞİNDE

Leyla Şahin Usta, “Başkan adayımız

ve 8 aydır Büyükşehir Belediye Başkanımız

olan Uğur İbrahim Altay Bey

çıtayı yüksek bir seviyede aldı. Sayın

Cumhurbaşkanımızdan tevdi edilen

görev ile birlikte bu çıtayı daha da yükseltecek.

Eğer başkanımızın başarısını

istiyorsak, Konya’nın Türkiye’de en

önde gelen illerden biri olmasını istiyorsak

birlik ve beraberlik içerisinde

bugünden itibaren çok sıkı bir şekilde

Konya için çalışmamız gerekiyor. Hedefimizi

yüksek tutacağız ve Konya’yı

bu seçimde de en yüksek oy oranı ile birinci

il çıkarmayı başaracağız inşallah.

Hep birlikte 31 ilçemizin de AK Partili

olabilmesi için çalışacağız ve bunu başaracağız”

diye konuştu.

AK PARTİ BELEDİYECİLİĞİ HALKA

HİZMETKÂR OLMAK VE HAKK’IN

RIZASINI ALABİLMEKTİR

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı ve


AK Parti Konya Büyükşehir Belediye

Başkan Adayı Uğur İbrahim Altay, gösterilen

teveccüh nedeniyle Cumhurbaşkanı

ve AK Parti Genel Başkanı Recep

Tayyip Erdoğan başta olmak üzere AK

Parti Genel Merkezi’ne, Genel Başkan

Yardımcılarına, milletvekillerimize, il

ve ilçe teşkilatlarına teşekkür etti.

Başkan Altay, yerel yönetim ve belediyeciliğin

bir gönül işi olduğuna vurgu

yaparak, “AK Parti’nin yerel yönetimlere

bakışı hizmet yarışıdır, gönüllere

girmektir, şehrin emini olmaktır. Bu

vizyonun temeli Cumhurbaşkanımız

Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul

Büyükşehir Belediye Başkanlığına

dayanır. AK Parti Belediyeciliği sadece

günü kurtarmak değil, şehirlerin ve insanların

geleceğine yatırım yapmaktır.

AK Parti Belediyeciliği sadece fiziki

yatırım değil, gönüllere girebilmektir.

Laf üretmek değil, ortaya vizyon koyabilmektir.

Halka hizmetkâr olmak ve

Hakk’ın rızasını alabilmektir. Konya’da

yaşamak ile Konya’yı yaşamak arasındaki

farkı hisseden hemşehrilerimizin

duaları bizim en büyük desteğimizdir”

ifadelerini kullandı.

BU ŞEHRE HİZMET ŞÜKÜR VESİLE-

SİDİR

Yerel yönetimlerin bir bayrak yarışı olduğunu,

her gelen belediye başkanının

bir önceki belediye başkanından aldığı

bayrağı daha yukarıya taşımak için

gayret ettiğini söyleyen Altay, “Konya’ya

10 yıl hizmet etmiş bir kardeşiniz

olarak bizim için belediye başkanlığı,

hizmetkâr olduğumuz bu toprağın insanının

yüzündeki tebessümü artırma vesilesidir.

Doğup büyüdüğümüz ve havasını

teneffüs ettiğimiz bu şehre hizmet

şükür vesilesidir” dedi.

DOĞRU VE HAK BİLDİĞİMİZ YOL-

DAN HİÇ AYRILMADIK

Konuşmasında teşkilat mensupların da

seslenen Başkan Altay, şöyle devam

etti: “Gayesi hizmet olanın yardımcısı

Allah’tır. 31 ilçemizi sizlerle birlikte

gezdik. Kimsesizin kimsesi olduk, çaresizin

çaresi olduk. Doğru ve hak bildiğimiz

yoldan hiç ayrılmadık. Yetimin

hakkını koruduk, güçsüze umut olduk.

Aynı duaya âmin dedik, aynı duyguları

paylaştık. Tüm bunları imar ederken

odak noktamız her zaman hemşerilerimiz

oldu. Allah’ın izniyle yine el ele

vereceğiz, gönül gönüle vereceğiz ve

Konya’mız için gecemizi gündüzümüze

katıp hizmet edeceğiz. Biz hizmeti ibadet

kabul eden bir ecdadın torunlarıyız,

Allah yolumuzdan ayırmasın.”

Başkan Altay, Konya’yı daha ileriye götürmek,

birlik ve beraberliğin örnek şehri

haline getirmek için birlik ve beraberlik

ruhunu geliştirmek gerektiğini kaydeden

Altay, bugüne kadar büyük önem verdikleri

gönül belediyeciliğini “Benim Şehrim”

sloganıyla yeniden yaşamak ve yaşatmak

amacında olduklarını dile getirdi.

BİZİM İÇİN ÖNEMLİ OLAN BU AZİZ

MİLLETE HİZMET ETMEK

AK Parti İl Başkanı Hasan Angı da

Uğur İbrahim Altay’ın Konya Büyükşehir

Belediye Başkanlığı için adaylığının

hayırlı olmasını dileyerek, “Konya’nın

onlarca yıl konuşulmuş projelerinin

hayata geçtiği bir dönem yaşadık. 31

Mart 2019’da da milletimizin vereceği

destekle yola devam diyeceğiz. Önümüzdeki

günlerde kalan 21 ilin adayları

belirlenecek. Bizim için önemli olan bu

aziz millete hizmet... 2019 ve sonrasında

31 ilçede ve büyükşehirde seçimi kazanmak

ve şehrin insanlarına hizmet etmeyi

sürdürmek istiyoruz” diye konuştu.

www.metropoldergileri.com 41


RÖPORTAJ

42

Canan Şayir

Beyzat Aksoy

İlk Önceliğimiz

Müşteri

Memnuniyeti…

Konya’nın tercih edilen otomotiv

firmalarından olan Koyuncu

Otomotiv’in başarılı Satış Müdürü

Murat İçil ile sektör ve firma hakkında

bir söyleşi gerçekleştirdik.

Bu röportajımız esnasında; işlerine

aşkla sarılan, güler yüzlü personeliyle

Konya’da ilklerin ve yeniliklerin

firması olarak bildiğimiz

Koyuncu Otomotiv için başarının

tesadüf olmadığını görmüş olduk.

KOYUNCU OTOMOTİV

OTOMOBİL SATIŞ MÜDÜRÜ

MURAT İÇİL

Okuyucularımız için biraz kendinizden

bahseder misiniz?

1981 Konya doğumluyum, İşletme

fakültesi mezunuyum. Otomotiv

Sektörüne ilk olarak 2012 yılında

Opel markasıyla adım attım. 3 yıllık

görevimden sonra 2015 Şubat ayında

Koyuncu FIAT ailesinde satış danışmanı

olarak işe başladım. Daha sonra

sırasıyla Satış Şefi ve en sonda şu an

bulunduğum görev olan Satış Müdürü

olarak görevime devam etmekteyim.

Bir çocuk sahibiyim..


Koyuncu Fiat hakkında bizleri bilgilendirir

misiniz?

Öncelikle Koyuncu Grup hakkında

genel bilgi vermek istiyorum.

Temelleri 1966 yılında Refik Koyuncu

tarafından atılan Koyuncu Grup ; Otomotiv,

akaryakıt, Taşıt muayene, Enerji

ve Tuz üretimi alanlarında 700’den

fazla çalışanı ve 500 Milyon TL’nin

üzerindeki faaliyet giderleri ile varlığını

başarı ile sürdürmektedir.

Koyuncu Grup bünyesinde faaliyet

gösteren Koyuncu Otomotiv de;

2002 yılından beri Fiat markasının

Konya’da satış, servis, yedek parça

hizmetlerini, Karaman’da ise satış

ve servis hizmetlerini 130 kişilik

personeliyle sunmaktadır. Ayrıca

ikinci el araç satış ve araç kiralama

hizmetlerini de bünyesinde bulundurmaktadır.

Otomotiv sektöründe Koyuncu Fiat

bayiliğimiz 2017 Türkiye satış verilerine

göre, toplam satışlarda Türkiye

8.si; perakende Egea satışında Türkiye

2.si; Konya’da ise marka 1.si olarak

başarılarına devam etmektedir.

Markanızın satış sonrası hizmetleri

hakkında bilgi verebilir misiniz?

Otomotiv satış sonrası hizmetlerinde

yenilikçi ve kaliteli hizmet anlayışı

ile ülkemizde model, bölgemizde lider

bayi olarak müşteri memnuniyetini en

üst düzeyde sağlamak en önemli ilkelerimizden.

Sektörünüzde müşteri memnuniyetini

nasıl sağlıyorsunuz?

Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki FA-

ALİYET GÖSTERDİĞİMİZ TÜM

ALANLARDA tutkulu ekiplerimizle,

tüm paydaşlarımıza değer katarak

www.metropoldergileri.com 43


RÖPORTAJ

44

‘’Müşteriye farkındalık

yaratmanın yolu müşteri

memnuniyetinden geçiyor’’

büyümek bizim yegâne amacımızdır.

Bu ortak amaca gitmenin

de müşteri memnuniyetiyle

gerçekleşeceğini çok iyi

biliyoruz.

Aslında olaya daha geniş perspektiften

bakmak gerekiyor.

Tüm sektörlere bakarsak artık

her üründen piyasaya oldukça

geniş bir yelpaze sunuluyor. İşte

tam bu noktada müşteriye farkındalık

yaratmanın yolu müşteri

memnuniyetinden geçiyor.

Biz burada müşterilerimizle

aile gibiyiz. Çok sıcak bir ortamımız

var. Karşılamadaki arkadaşımızın

güler yüzünden,

satış danışmanının aracı anlatmasına,

teslimatçının aracı

teslim etmesine kadar müşterilerimize

müthiş bir deneyim

yaşatıyoruz.

Bayisi olduğumuz FIAT markası

da aracı satın alan müşteriler

için ayrı bir anket, satın

almayanlar için de ayrı bir anket

yaparak sonuçları sürekli

bizimle paylaşır. Bu sonuçlar,

bizim müşteri memnuniyetine

ne kadar önem verdiğimizin

de referansıdır.

Otomotiv sektöründe satış-pazarlama

konusunda nelere

dikkat ediyorsunuz?

Bahsettiğim gibi sektörde en

dikkat ettiğimiz ve önem verdiğimiz

şey müşteri memnuniyetidir.

Bizim olmazsa ol-


mazımız budur. Bunu tesis etmek için

de yetkin, etkin ve eğitimli personel ile

çalışırız. Bu bağlamda personellerimizin

eğitimlerine, bilgi birikimlerine ve

aidiyet duygularına katkı sağlayacak

brifing ve çeşitli seminerler düzenleriz.

Koyuncu Fiat olarak 2018 hedeflerinize

ulaştınız mı?2019 yılından beklentileriniz

neler?

2018 yılı hedeflerimize son yaşanan

piyasalardaki tüm olumsuz şartlara

rağmen tüm çalışanlarımızın gösterdiği

gayret ve sonuç odaklılık ile rahatlıkla

ulaştığımızı söyleyebilirim.

2019 yılı için de sektörde yaşanabilecek

tüm olumlu ve olumsuz durumları

göz önünde bulundurarak bir bütçe

planlaması ve hedef noktaları oluşturduk.

Önceki yılların verdiği tecrübeye

dayanarak personellerimizden aldığımız

destek ile de 2019 hedeflerimize

rahatlıkla ulaşabileceğimizi biliyoruz.

Türkiye ve Konya’da otomotiv sektörünü

değerlendirecek olursak neler

söylersiniz?

Son yıllarda bildiğiniz üzere piyasalarda

ve özellikle döviz tarafında yaşanan

oynaklık otomotiv sektörünü de

derinden etkiledi. Ama hükümetin son

çeyrekte sektörü canlandırmak adına

aldığı ÖTV ve KDV indirimi piyasaya

müthiş bir canlılık getirmiştir. Şu anda

yoğun talepten dolayı araç teminini siparişle

sağlamaktayız.

Konya’da ise röportajın başında bahsettiğim

gibi tüm otomotiv markaları

arasında en çok satan marka olarak

2011 yılından beri liderliğimizi devam

ettirmekteyiz. Bu vesile ile buradan

tüm Konya’lı hemşerilerimize sizin

vasıtanızla bize göstermiş oldukları

ilgiden dolayı sonsuz teşekkürlerimi

iletmek istiyorum.

İş dışında bir gününüzü nasıl geçiriyorsunuz?

Hobilerinizden bahseder

misiniz?

Kendimi çok sosyal biri olarak tanımlayabilirim.

İş hayatı dışındaki günlerim

genelde çeşitli spor aktiviteleri

ve ülkemizdeki ekonomik havadisleri

takip etmekle geçer. Vizyondaki sinema

filmlerini yakından takip eder ve

elimden geldiğince kaçırmamaya çalışırım.

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Son olarak tüm bu söylediklerimin

odağında, müşterilerimize mükemmel

bir satın alma süreci ve müşteri

memnuniyeti için, yılsonuna kadar

sürecek olan ÖTV indiriminden faydalanarak

çok uygun fiyatlara sıfır

araç almak için showroomumuza davet

etmek isterim.

www.metropoldergileri.com 45


HABER

46

PROJE ATÖLYELERİNDE

ÖĞRENCİLER 2023’E KOŞUYOR

Selçuklu Değerler Eğitim Projesi

kapsamında desteklenen

Cahit Zarifoğlu İlkokulunda,

Milli Eğitim Bakanlığı’nın 2023

eğitim vizyonu belgesinde

yer alan “Öğren, Yap, Ol” felsefesi

hayat buldu.

Selçuklu Belediyesi tarafından SEDEP

kapsamında destek verilen proje okullarından

Cahit Zarifoğlu İlkokulunda

gerçekleştirilen ahşap atölyesi, robotik

kodlama atölyesi, sanat ve tasarım sokağı

ile öğrencilerin cami adabını uygulamalı

olarak öğrenebilmesi için yapılan

mescit açılışı gerçekleştirildi.

Geleceğini sorumluluk sahibi bireylerinin

yetişmesini sağlamak, onların

becerilerini geliştirmek ve yeteneklerini

ortaya çıkarmak, eğlenerek öğrenme

fırsatını sunmak üzere, Cahit Zarifoğlu

ilkokulunda yapılan atölyelerin açılışı,

Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye

Kurulu Başkanı Alpaslan Durmuş’un

katılımı ile gerçekleştirildi. Açılışa; Selçuklu

Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı,

Konya İl Milli Eğitim Müdürü

Mukadder Gürsoy, Selçuklu İlçe Milli

Eğitim Müdürü Turan Kayacılar, Ak

Parti Selçuklu İlçe Başkan Yardımcısı

Adnan Bahçeci, Yazır Mahalle Muhtarı

Celalettin Doğan, Şube Müdürleri, SE-

DEP Koordinatörleri, akademisyenler,

öğretmen ve öğrenci velileri de katıldı.

“Projeler Selçuklu’da Hayat

Buluyor”

Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı

SEDEP’in Türkiye’de kurumlar

arasındaki iş birliğinin önemli

bir örneği olduğuna dikkati çekerek:

“Başarılı ve özverili bir şekilde çalışmalarına

devam eden SEDEP’te yeni

markalar oluşturmanın gayretindeyiz.

Bu kapsamda da üç tane yeni projenin

başlangıcını yaptık. Bu projelerimizden

tasarım ve sanat atölyesi,robotik atölyesive

sanat ve müzik atölyemiz uygulama

aşamasında en güzel çalışmaları

yerine getiriyor” dedi.

“Atölyeler Bilgiyi Davranışa

Dönüştürüyor”

Eğitim öğretimin edinilen bilgilerin

davranışlara dönüştürülmesi olduğuna

dikkati çeken Talim Terbiye Kurulu

Başkanı Alpaslan Durmuş; “Bu atölyeler

temelde edinilen bilgilerin davranışa

dönüştürülmesini sağlamayı

hedeflemektedir. Çocukların öğrendiği

bilgiyi harekete geçirmesi ve birbiriyle

birleştirmesini sağladığı için son derece


önemli bu atölyeler. Sıkma hareketini

düşünün, ezme hareketini düşünün bu

sıkma ve ezme hareketi hamur yoğurma

sürecinde bir araya gelir ve hamur

yoğurma becerisine dönüşür. Ama bu

yoğurma ve ezme hareketini başka bir

beceride mesela masaj yapmada kullanabilirsiniz.

Yani bu hareketlerin

beceriye dönüşmesi bu tür ortamlarda

mümkündür. Bu projenin destekçisi

olan Selçuklu Belediyesi’ne ve değerli

müdürümüze teşekkür ediyorum” dedi.

“Öğren, Yap, Ol”

Okul müdürü Murat Kılıç, 2023 eğitim

vizyonunu gerçekleştirmek üzere

okullarımız da gerekli çalışmaların

yapılmaya başlandığını, açılışı yapılan

atölyelerinde bunun bir örneği olduğunu

söyledi. Kılıç, “Okulumuzda bu

atölyeler ve daha önce açılışını yaptığımız

bilişsel eğitim sınıflarımız, drama

atölyesi, z-kütüphanemizle, 2023

eğitim vizyonbelgesinde yer alan “öğren,

yap, ol” felsefesini çocuklarımıza

kazandırmayı amaçlamaktayız”dedi.

Okul müdürü Murat Kılıç sözlerini şu

şekilde tamamladı; “İçinde bulunduğumuz

dijital çağın gereksinimlerini

karşılamak için 21. yüzyıl becerileri

ile donatılmış bireylere ihtiyaç duyulmaktadır.

21. yüzyılda ülke olarak

gelişmek ve liderlik edebilmek için bu

becerilerden yararlanmak zorundayız.

Önemli olan öğrencilerimizin tümünü

kapsayacak öğrenme ortamları sunmaktır.

Açılışını yaptığımız öğrenme

ortamlarının öğrencilerimize hayırlı

olmasını dilerim”

Ahşap Atölyesi

Açılışı yapılan ahşap atölyesi, 6 yaş ve

üstü çocuklar için planlandı. Çocuklar

bu atölyede; el becerilerini ve yaratıcılıklarını

geliştirerek kendi tasarladıkları

ahşap oyuncakları, geleneksel oyuncaklar

(topaç, Kollu topaç vb), ahşap

figür ve kuklalar, maketler, modeller

(kuş yuvası, araba vb) ve hayal ettikleri

birçok ürünü üretebilecekler. Ayrıca

öğrencilerin; günlük alışkanlıkların

dışına çıkması, kararlı olmaları, deneyimleyerek

öğrenmeleri, özgüvenlerini

artırmaları, sosyal ve kişisel becerilerini

ve küçük hareket/kas hareketleri ile

matematiksel işlem yapma becerilerini

geliştirmeleri, koordinasyon yeteneklerini

artırmaları hedeflenmektedir.

STEM Eğitim Merkezi

Öğrencilere, temel robotik kodlama

eğitiminin yerli robot Kido-Boto ile

verileceği STEM Eğitim Merkezinde;

arduino eğitiminin yanı sıra, matematik,

fen ve teknoloji eğitimi almaları da

sağlanacak. STEM eğitimi ile canlı bir

öğrenme ortamına kavuşacak olan öğrencilerin,

yeni buluşlar keşfetmeleri,

olaylar arasında ilişki kurmaları, yeni

ürün ortaya koyarak, ekosisteme katkı

sunmaları, işbirliği ve bağımsız çalışma

yoluyla özgüven ve öz yeterliliklerini

geliştirmelerine imkan verilecek,

esneklik ve güven içinde düşünmeye

teşvik edilecek, karşılaştıkları sorunlara

hızlı çözümler üretmeyi öğrenecek,

öğrenme motivasyonlarını artıracaklar.

Sanat Ve Tasarım Sokağı

Tasarım odaklı düşünme ve yenilikçi

olmayı sağlamak hedeflenmektedir.

Sanat ve tasarım sokağı ile çocukların

estetik duygusunun geliştirilmesi ve

yaptıkları ürünlerin bu alanda sergilenerek

sanatsal becerilerinin geliştirilmesi

sağlanacak.

Programın sonunda bilişsel eğitim sınıfı

ve sanat - tasarım atölyelerini inceleyen

konuklar, okul yönetiminden

yapılan çalışmalarla ilgili bilgi alarak

çocuklarla birlikte tasarım faaliyetlerine

katıldılar.

www.metropoldergileri.com 47


HABER

48

TOBB önderliğinde

ve TEPAV ortaklığında

Avrupa Birliği

finansmanı ile

hayata geçirilen ve

Konya’nın da aralarında

bulunduğu 12

ili kapsayan “Mahir

Eller Projesi” ile 30

bin kişinin mesleki

becerisi belirlenecek,

20 bin kişinin

yetkinliği belgelendirilecek,

3 bin

kişiye de istihdam

sağlanacak.

TOBB “MAHİR ELLER”

İÇİN HAREKETE GEÇTİ

T

ürkiye Odalar ve Borsalar Birliği

(TOBB) tarafından Türkiye

Ekonomi Politikaları Araştırma

Vakfı (TEPAV) ortaklığında geçici

koruma altındaki Suriyelilerin ve vatandaşlarımızın

istihdam edilebilirliklerini

artırmak amacıyla başlatılan

ve Konya’da Ticaret Odası işbirliğinde

12 ili kapsayan Mahir Eller Projesi’nin

açılış toplantısı TOBB Başkanı M. Rifat

Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde;

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı

Zehra Zümrüt Selçuk ile AB Delegasyonu

Başkanı Büyükelçi Christian

Berger’in katılımıyla gerçekleştirildi.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu,

programın açılışında yaptığı konuşmada

projenin hayata geçmesini sağlayan

Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra

Zümrüt Selçuk’a, Proje kapsamında

yapıcı ve yönlendirici yaklaşımı için

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonuna

ve projeye sağladığı mali destek için de

Avrupa Birliği’ne teşekkür etti.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, burada

yaptığı konuşmada, Türkiye’nin


2. Dünya Savaşı’ndan sonraki en ağır

sığınmacı sorunuyla karşı karşıya olduğunu

söyledi. Suriye iç savaşında 7

milyon Suriyeli’nin ülkelerini terk etmek

zorunda kaldıklarına dikkati çeken

Hisarcıklıoğlu, bu insanların yarısının

Türkiye’de misafir edildiğini dile getirdi.

Hisarcıklıoğlu, Türkiye’de bulunan

Suriyelilerin hayatını kolaylaştırmak

için, 32 milyar dolar harcama yapıldığına

işaret ederek, “Bölgemizde huzur

ve sükuneti sağlamak adına yaraları

sarıyoruz. Zira biliyoruz ki huzur olmadan

ticaret olmaz, ticaret olmadan da

zenginlik olmaz. Dolayısıyla, sığınmacı

meselesi, siyasi olduğu kadar ekonomik

yönü de olan bir konudur. Devletimiz siyasi

olarak yaraların sarılması için çalışırken,

biz de ekonomik olarak yaraların

sarılması için uğraşıyoruz.” diye konuştu.

Bu projeyle öncelikle geçici koruma

altındaki Suriyelilerin en yoğun bulunduğu

Adana, Bursa, Gaziantep, Hatay,

İstanbul, İzmir, Kayseri, Kilis, Konya,

Mardin, Mersin ve Şanlıurfa’ya odaklanıldığını

vurgulayan Hisarcıklıoğlu,

Mahir Eller Projesi ile mesleki yeterliliği,

birikimi olan ve daha iyi çalışma

koşulları arayan insanlara dokunmayı

hedeflediklerini bildirdi.

- “Hükümetimiz burada da yanımızda

olduğunu gösterdi”

Hisarcıklıoğlu, projeye katılanların

hem daha kolay iş bulabileceğini hem

de firmalara ve Türkiye’ye katkı sağlayacaklarını

belirterek, şunları kaydetti:

“12 şehrimizde yer alan tüm firmalarımızı,

‘birlikte yaşamak ve birlikte

çalışmak için’ gönüllü işveren olmaya

davet ediyorum. Hükümetimiz, burada

da yanımızda olduğunu gösterdi.

Firmalarımıza, proje kapsamında ilk

kez istihdam edilecek geçici koruma

altındaki Suriyeli çalışanlar için teşvik

verilecek. Çalışma izni ücretleri

ve yeni istihdam ettiği kişinin toplam

maliyetinin yüzde 10’u, proje süresince

6 ay boyunca karşılanacak. İşverenlerimiz,

bu proje kapsamdaki tüm süreçler

için 12 şehrimizdeki odalarımızdan

danışmanlık alabilecek.” Bu projenin

sadece bir istihdam projesi olmadığını

ifade eden Hisarcıklıoğlu, projeyle 30

bin kişinin mesleki yetkinliklerinin ve

becerilerinin artırılmasının sağlanacağını

söyledi. Hisarcıklıoğlu, projenin

tamamında, Suriyeli sığınmacılar ile

Türk vatandaşları arasında yüzde 35-65

oranını korumaya çalıştıklarını vurgulayarak,

“Bundan sadece sığınmacı kardeşlerimiz

değil, tüm Türkiye kazançlı

çıkacak.” dedi.

AB TÜRKİYE DELEGASYONU

BAŞKANI BÜYÜKELÇİ CHRİSTİAN

BERGER

Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu

Başkanı Büyükelçi Christian Berger

ise “Mahir Eller Projesi”ne ilişkin

olarak “Temel amaç, mesleki yönlendirme,

deneme ve sertifikalandırma

yoluyla sığınmacıların istihdam edilebilirliğini

pekiştirmek” dedi. Büyükelçi

Berger, Suriye’de 2011 yılından

bu yana insani bir felaket yaşandığını

belirterek, yaklaşık 7 milyon insanın

ülke içinde sığınmacı veya mülteci

konumunda olduğunu hatırlattı. Suriye

konusunda hala siyasi bir çözüme ulaşılamadığını

söyleyen Berger, Türkiye

ile Rusya arasındaki İdlib mutabakatına

atıfla, “Türk diplomasisi sayesinde

İdlib’deki duruma bir çözüm bulundu

ve başka bir insani felaketin önüne geçildi.”

dedi. Berger, Suriye’de 2011’de

krizin patlak vermesinden bu yana

Türkiye’nin artan sayıdaki sığınmacılara

ev sahipliği yapmak için muazzam

çaba gösterdiğini söyledi.

Büyükelçi Berger, şu an Türkiye’de 4

milyon civarındaki kayıtlı sığınmacının

yaklaşık 2 milyonunun çalışabilecek

yaşta olduğunu anımsattı.İş piyasasında

sığınmacılar için şartların teşvik edilmesi

gerektiğini söyleyen Berger, “Sığınmacıların

işe alınması ve şirketler ile

iş arayanların bir araya getirilmesi noktasında

özel sektörü desteklememiz gerekiyor,

bu son derece önemli. Bu amaç

için bu proje aracılığıyla 15 milyon avro

sevk edildi. Temel amaç, mesleki yönlendirme,

deneme ve sertifikalandırma

yoluyla sığınmacıların istihdam edilebilirliğini

pekiştirmek.” ifadelerini kul-

www.metropoldergileri.com 49


HABER

50

landı. Berger, AB’nin, sığınmacıların

istihdam edilebilirliğini ve iş piyasasına

entegrasyonlarını desteklemeye devam

edeceğini, Türk hükümetinin etkileyici

çabalarına katkıda bulunmaktan gurur

duyduklarını kaydetti.

AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZ-

METLER BAKANI ZEHRA ZÜMRÜT

SELÇUK

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı

Zehra Zümrüt Selçuk da Mahir

Eller Projesi’nin 12 ilde toplam 20 bin

kişiye ulaşacağını belirterek, “Bu çalışmada

3 bin kişinin istihdam edilmesi

mültecilerle birlikte vatandaşlarımızın

ekonomik uyumuna ciddi katkı sağlayacak.”

dedi.

Türkiye’nin yaklaşık 3,5 milyonu Suriyeli

olmak üzere 4 milyon mülteciye

ev sahipliği yaptığına dikkati çeken Selçuk,

şöyle konuştu: “Mülteci kardeşlerimizin

iş becerilerini ön plana çıkartıp

kendi vatandaşlarımızla birlikte istihdamı

artırmak, ekonomik uyumu güçlendirmek

için çalışacağız. Bu anlamda

sanayi ve ticaret odalarımıza mülteci

kardeşlerimizin çalışma hayatına kazandırılmasına

yönelik çalışmalarından

dolayı teşekkür ediyorum. Bu proje ile

12 ilde yüzde 65’i geçici koruma altındaki

Suriyeli, yüzde 35’i vatandaşlarımız

olmak üzere toplam 20 bin kişiye

ulaşılacak olması önemli bir hedef. Bu

çalışmada 3 bin kişinin istihdam edilmesi

mültecilerle birlikte vatandaşlarımızın

ekonomik uyumuna ciddi katkı

sağlayacak. Yaklaşık 15 bin kişinin sınavlarda

başarılı olması ve belge almaya

hak kazanması iş piyasasının ihtiyaç

duyduğu nitelikli iş gücüne kavuşması

adına da önemli bir adım. Mesleki becerileri

belgelendirilmiş kişilerin istihdam

edilmesini teşvik etmek için asgari

ücretin yüzde 10’u ve SGK işveren

primlerinin tamamının, 6 aya kadar

proje bütçesinden karşılayacağız.”

3 BİN KİŞİ İSTİHDAM EDİLECEK

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen

ve 15 Milyon Avro bütçeye sahip olan

proje, 12 ilde gerçekleştirilecek. TOBB

ile Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma

Vakfı (TEPAV) ortaklığında yürütülen

“Birlikte Yaşamak ve Çalışmak:

Geçici Koruma Altındaki Suriyelilerin

Türkiye Ekonomisine Entegrasyonu -

Mahir Eller Projesi” ile toplam 30 bin kişiye

ulaşılması hedefleniyor. “Mesleğini

belgele, farkını koy ortaya” sloganıyla

başlatılan projenin temel amacı, geçici

koruma altındaki Suriyeliler ve Türk

vatandaşlarının mevcut mesleki becerilerinin

belgelendirilmesi ile istihdam

edilebilirliklerini artırmak olarak öne

çıkıyor. İki sene sürecek olan “Mahir

Eller Projesi”, Türkiye’de geçici koruma

altındaki Suriyeli nüfusunun yoğun

olduğu Adana, Bursa, Gaziantep, Hatay,

İstanbul, İzmir, Kayseri, Kilis, Konya,

Mardin, Mersin ve Şanlıurfa illerinde

uygulamaya geçirilecek. Bu illerdeki

Ticaret ve Sanayi Odaları işbirliği ile

gerçekleşecek proje kapsamında 30 bin

kişinin beceri haritası çıkartılacak ve

mesleki yetkinlikleri belirlenecek. Bunların

arasından 20 bin kişi mesleki yeterlilik

sınavlarına alınacak ve 15 bini belgelendirilecek.

Belgelendirilen kişiler

arasından 3 bin kişi istihdam edilecek.

Ayrıca 2 bin kişi de Türkçe dil kurslarından

yararlandırılacak.

Geçici koruma altındaki Suriyelilerin

meslek edindirilmesine yönelik

12 ili kapsayan “Mahir Eller

Projesi” KonyaTicaret Odası bünyesinde

kurulan Proje Ofisi’nde

yürütülecek.


www.metropoldergileri.com 51


ADVERTORIAL

52

KARATAY BELEDİYESİ İHTİYAÇ SAHİPLERİNİN

HER ZAMAN YANINDA

Karatay’ın her köşesinde

yükselen projeleriyle şehrin

çehresini değiştiren Karatay

Belediyesi, sosyal hizmetler

alanında da göz dolduruyor.

Sosyal belediyeciliğin

gereklerini eksiksiz yerine

getiren Karatay Belediyesi,

ihtiyaç sahibi vatandaşlara

yardım elini uzatarak,

onların yüzünü güldürmeye

devam ediyor.

Aşevinden nakdi yardıma, şefkat evlerinden

gıda yardımına, asker maaşından Karatay

Kart uygulamasına kadar her konuda

ihtiyaç sahiplerine yardım elini uzattıklarını

ifade eden Karatay Belediye Başkanı

Mehmet Hançerli “Fiziki belediyecilik

hizmetlerinin yanı sıra Karataylının günlük

hayatının her alanında her anında

var olmayı arzuluyoruz. Belediyemizin

sosyal yönünü hem yardım faaliyetleriyle

hem de uyguladığımız onlarca projeyle

güçlendiriyoruz. Yardımlarımızın gerçek

ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlamaya

yönelik inceleme araştırmalarımızı büyük

bir titizlikle hayata geçiriyoruz. Yerinde

ziyaretlerle hizmette etkinlik ve verimlilik

sağlıyoruz. Sosyal belediyeciliğin en

güzel örneklerini ülkemizde hayata geçiren

AK Parti Hükümetimizdir, AK Partili

Belediyelerimizdir.” dedi.

“Yüzlerinde tebessüm olmak istiyoruz”

Karatay Belediyesi her bayram öncesi

çocukların bayramlık kıyafet ihtiyacını

karşıladığını söyleyen Başkan Hançerli,

ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarının da

bayramlık kıyafet sevincini yaşaması için

çocukları ve ailelerini evlerinden araçlarla

alarak alışveriş merkezinin hizmete giriş

saati öncesinde mağazaya getirildiğini

belirtti. Başkan Hançerli, ailelere verilen

kıyafet çekleri ile mağazaya giden aileler

çocukları için gönüllerince alış veriş yapmalarının

ardından araçlarla tekrar evlerine

bırakıldığını söyledi. Başkan Hançerli

2012-2018 yılları arasında ihtiyaç sahibi

ailelerin 2509 çocuğuna toplam 326.350

TL tutarında kıyafet yardımı yapıldığını

dile getirdi.

Karatay kart uygulamasıyla ihtiyaç

sahipleri istediği yerden alış verişini

gerçekleştirebiliyor

Başkan Hançerli, Karatay’da ikamet

eden ihtiyaç sahiplerinin tespit edilerek

aylık 300 TL limite sahip Karatay Kart

ile ihtiyaç sahiplerinin nakit para çekmek

dışında istediği yerden alış verişlerini yapabilecekleri

söyledi. Bu uygulama ihtiyaç

sahibinin Karatay Kartına her ay düzenli

olarak 300 TL yüklendiğini belirten Başkan

Hançerli, ihtiyaç sahiplerine Karatay

Kart uygulamasıyla 2011-2018 (Ekim ayı

dahil) yılları arasında 3 milyon 545 bin 76

TL’lik yardım yapıldığını dile getirdi.

Karatay Belediyesi Aşevi 400 aileye

günde 2 öğün yemek veriyor

Başkan Hançerli, Karatay’da ikamet eden

ihtiyaç sahiplerine sıcak yemek verilmesi

amacıyla hizmet veren Karatay Belediyesi

Aşevinde günde 400 aileye iki öğün yemek

verildiğini belirtti.

Gıda yardımı kolileri ile ihtiyaç sahiplerinin

temel mutfak ihtiyaçları karşılanıyor

İhtiyaç sahibi 11.884 aileye ulaşan yaklaşık

1 Milyon TL tutarında gıda paketi yardımı

ile sıvı yağ, pirinç, baklagiller, şeker,

çay, un, salça gibi temel mutfak ihtiyaçlarının

karşılandığını belirten Başkan Hançerli,

yapılan gıda paketi yardımlarının

tespit edilen ihtiyaç sahiplerinin doğrudan

evlerine koli şeklinde bırakıldığını belirtti.

Başkan Hançerli yapılan yardımların rencide

etmeden yapılmasının yapılan yardımdan

daha önemli olduğunu vurguladı.

Karatay Belediyesi Şefkat Evleri

kimsesizlerin kimsesi oldu

Başkan Hançerli, geliri olmayan, barınma

sıkıntısı yaşayan, yetim, dul, hasta ihtiyaç

sahibi vatandaşları 96 daireden oluşan

Karatay Belediyesi Şefkat Evlerine yerleştirdiğini

belirtti. Başkan Hançerli, Sosyal

Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından

araştırılan aileler içerisinde en fazla ihtiya-


cı olan sıralamasına göre belirli bir

zaman dilimi içerisinde aile maddi

durumunu düzeltene kadar Şefkat

Evlerinde kira ve yakıt bedeli alınmaksızın

barınmalarının sağlandığını

söyledi. Başkan Hançerli “4

bloktan oluşan şefkat evlerimizde

güvenlik görevlileri 24 saat görev

yapmakta, sosyal aktiviteler, iftar

programları yapılmakta, internet

evi, masa tenisi salonu bulunmaktadır.

Belediye meclisimizin

oluşturduğu komisyon tarafından

tespit edilen eksiklikleri ve ihtiyaçları

belirlenip ivedilikle giderilmektedir.

Komşuluk ilişkilerinin

geliştirilmesi, siteler arasında diyalogların

sağlamlaştırılması için

de belediye olarak çeşitli program

ve aktiviteler düzenliyoruz.” dedi.

Evi yanan ailelere yardım eli

Karatay Belediyesi’nden

Karatay’da evi yanan aileler de

unutulmuyor. Çeşitli nedenlerle

çıkan yangınlarda evsiz kalan

pek çok aileye Karatay Belediyesi

sahip çıktı. Yangında evleri

kullanılamaz hale gelen pek çok

ailenin evinin onarımı ya da tamamen

yeniden inşa edilmesi

Karatay Belediyesi tarafından gerçekleştiriliyor.

Yangından zarar

gören ev eşyalarının yerine yenisi

de Karatay Belediyesi tarafından

veriliyor. Başkan Hançerli, bu tür

talihsiz olaylarda kamu kurum ve

kuruluşları ile yerel yönetimlerin

vatandaşların yanında olduğunun

bilinmesi gerektiğine dikkat çekti.

Asker ailelerine maaş veriliyor

Karatay Belediyesi 4109 Sayı

Kanun kapsamında asker ailelerine

askerlik maaşı veriyor. Karatay

Belediye Başkanı Mehmet Hançerli,

vatani görevlerini yapmak

için kışlaya giden askerlerin ailelerine

asker maaşı ödediklerini

söyledi. Başkan Hançerli, “Asker

ailelerine sahip çıkmanın en temel

görevimiz olduğu gerçeğinden hareketle

böyle bir uygulama başlattık.

Karatay Belediyesi olarak ilçe

sınırları içerisinde oturan ve vatani

görev için askere giden evlatlarımızın

evli ise eşlerine, bekar ise

annelerine her ay maaş vermekteyiz.

Aylık ortalama 450 asker ailesine

maaş vermekteyiz. Ailelerimize

2010 ile 2018 yılları arasında

(Ekim ayı dahil) 6 milyon 258 bin

060 TL’lik maaş verdik.” dedi.

Hoş Geldin Bebek projemizle

hemşerilerimizin mutluluklarına

ortak oluyoruz

Başkan Hançerli, Karatay Belediyesi’nin

Türkiye’de bir ilke imza

atarak 2009 yılında başlattığı ‘Hoş

Geldin Bebek’ projesinin büyük

beğeni ile karşılandığını söyledi.

Engelliler sosyal hayatla

buluşuyor

Engellilerin sosyal hayatta daha

fazla yer almalarını sağlamanın

sorumluluğu ile pek çok başarılı

sosyal sorumluluk projesine imza

atan Karatay Belediyesi; 2016 yılında

da 78 adet, 2017 yılında 81

adet, 2018 yılında 160 adet akülü

engelli aracı olmak üzere toplam

319 adet akülü engelli aracını engellilere

ulaştırdı. Hollanda Konya

Kültür ve Dayanışma Vakfı ile

birlikte yürüten proje ile engellilerin

sokağa çıkarak sosyal hayata

dahil olmasına katkıda bulunması

amaçlandı.

Türkiye’de bir İlk Alzheimer

Gündüz Yaşam Merkezi

Türkiye’de bir ilk olma özelliğini

taşıyan ve yapımı Karatay Belediyesi

tarafından gerçekleştirilen Alzheimer

Gündüz Yaşam Merkezi,

hem Alzheimer hastaları hem de

hasta yakınları için umut kaynağı

oluyor.

Alzheimer Hastaları Evlerinden

Karatay Belediyesi’nin Tahsis

Ettiği Servisle Alınıyor

Alzheimer hastalarının Alzheimer

Gündüz Yaşam Merkezi’ne

ulaştırılması da Karatay Belediyesi

tarafından sağlanıyor. Hastaları

evlerinden alarak Gündüz Yaşam

Merkezi’ne götüren servis, rehabilitasyon sonrası tekrar evlerine

bırakıyor. Bu sayede hem hastalar hem de hasta yakınları

için ulaşım sorun olmaktan çıkıyor.

Hasta Yakınlarına da Alzheimer Hastalığı ile İlgili

Bilgiler Veriliyor

Başkan Hançerli Alzheimer Gündüz Yaşam Merkezi’nde

düzenlenen eğitici programlar, seminerler ve toplantılar ile

hasta yakınlarının da Alzheimer hastalığı hakkında bilgilendirildiğini

vurguladı.

www.metropoldergileri.com 53


ADVERTORIAL

54

KENTSEL DÖNÜŞÜMDE ÖNCÜ KARATAY BELEDİYESİ’NİN

REVİZYON İMAR PLANLARI KAPSAMINDA YAPILAN 18.MADDE

İMAR UYGULAMALARI HIZ KESMEDEN DEVAM EDİYOR

40 Milyon m²’de İmar Uygulaması Tamam

Ödüllü kentsel dönüşüm projeleri ile marka olan Karatay Belediyesi’nin revizyon imar planları kapsamında gerçekleştirilen

18.madde imar uygulamaları hız kesmeden devam ediyor.

Karatay İlçesinde, farklı mahallelerde

konut ihtiyacını karşılamak, eskimiş

tehlike arz eden yapılardan kurtularak

düzenli kentleşmeyi sağlamak,

kentsel gelişmeyi hızlandırmak ve bu

bölgelerde ki hemşerilerimizin uygun

ve kaliteli konut sahibi olmalarını sağlamak

amacıyla Toplu Konut Projeleri

düzenlendi.

“KARATAY’A 14 YILDA 13.644 DA-

İRE KAZANDIRARAK ÖZEL SEKTÖR

İÇİN BİR IŞIK YAKTIK”

Karatay Belediye Başkanı Mehmet

Hançerli göreve geldiği 2004 yılından

itibaren gerçekleştirdikleri toplu konut

hamleleri ile ilçeye 13.644 daire kazandırdıklarını

belirtti. Karatay Belediyesi

öncülüğünde 1993-2004 yılları

arasında gerçekleştirilmiş 6.356 daire

olduğunu vurgulayan Başkan Hançerli

“Karatay Belediyesi olarak ilçeye kazandırdığımız

toplam 20.000 dairenin

13.644 adeti 2004-2017 yılları arasında

gerçekleşti. Hemşerilerimizin, Konya’nın

merkezinde yer almasına rağmen

bir çöküntü alanı görünümünde

olan evlerden kurtulup; modern mimari

ile inşa edilmiş evlerde ikamet etmeleri

en büyük hedefimizdir” dedi. Başkan

Hançerli Belediye olarak görevlerinin

kooperatifi kurmaya öncülük etmekle

bitmediğini belirterek; yeşil alan çalışmaları,

yol düzenlemeleri ile çalışmaların

sürekli devam edeceğini söyledi.

“Bütün hemşerilerimize toplu konut

hamlelerimizde gösterdiği yoğun ilgi

ve verdikleri destek için çok teşekkür

ediyorum,” diyen Başkan Hançerli,

kentsel dönüşümün Konya’nın vitrini

olan Karatay’ı yapılaşma alanında daha

da büyük bir marka ilçe yapmak için

çok önemli olduğunu belirtti. Başkan

Hançerli, gerçekleştirilen toplu konut

çalışmaları ile Karatay’ın daha modern

bir yapıya kavuşması ve bölgenin daha

hızlı gelişmesini sağlama noktasında

özel sektör için de bir ışık yaktıklarını

söyledi.

İlçe genelinde Toplam 19.700.000 m²

alanda revizyon imar planı hazırlandı.

2018 yılının 10 ayında, 2003 yılının 5

katına yakın inşaat ruhsatı verildi

2004-2018 YILLARI ARASI

18.681.872 M² ALANA İNŞAAT

RUHSATI VERİLDİ

Başkan Hançerli “Ulaşılan inşaat ruhsatı

alanı İmar Revizyon çalışmalarının

bir ürünüdür. İlçemiz genelinde yapılaşma

hızla devam ediyor. Hedefimiz Karatay’ı

statik bakımdan daha da güçlü ve

estetik binalarla donatmak. Müteahhit

firmalar teveccüh gösteriyorlar. Hemşerilerimiz

Karatay’da oturmayı tercih

ediyorlar. Bizlerin de belediye olarak

görevimiz yenilenen Karatay’ın sosyal

ihtiyaçlarına cevap vermektir. Karatay’ımızda

daha estetik, daha sağlam,

daha güvenilir, daha konforlu binalar

hızla yükseliyor. Teveccühlerinden

dolayı Karatay’da taş üstüne taş koyan

herkese çok teşekkür ediyor saygılarımı

sunuyorum.” dedi.


www.metropoldergileri.com 55


HABER

56

Sanayinin sorunları

KSO’da masaya yatırıldı

KSO Başkanı Kütükcü, Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Elvan’a iki ayrı rapor sundu

AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel

Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan beraberindeki

heyetle Konya Sanayi Odası’nda

düzenlenen ‘Reel Sektör Ekonomi

Değerlendirme Toplantısı’na katıldı.

Konya Sanayi Odası meclis ve meslek

komitesi üyelerinin yoğun katılımıyla

yapılan toplantıda, sanayiciler Elvan’a

sorunlarını ve çözüm önerilerini iletirken,

KSO Başkanı Kütükcü de Elvan’a

sanayicilerin taleplerini de içeren ‘Konya

Sanayisi Güncel Ekonomik Durum

Değerlendirme Raporu’ ile ‘Çalışma

Hayatına İlişkin Temel Sorunlar ve

Çözüm Önerileri” isimli iki ayrı rapor

sundu.

mücadelesi veriyoruz. Bu gemiyi sakin

sulara çıkarmak hepimizin ortak

sorumluluğu. Ancak bu dönemde işletmeler

olarak daha fazla desteklenmeye

ihtiyacımız var. Birinci önceliğimiz

şirketlerimizin, sanayi tesislerimizin

yaşatılması ve ülkemizin kazanımlarının

korunması olurken, ikinci önceliğimiz

de içinde bulunduğumuz ekonomik

sürecin sebeplerini ortadan kaldıracak

kalıcı tedbirler almak olmalı. Özellikle

yüksek ithalat bağımlılığımızı ortadan

kaldıracak tedbirler geliştirmeliyiz”

şeklinde konuştu.

Enerjiden istihdama daha çok

desteğe ihtiyaç var

Kur ve faiz tarafındaki yükselişin, sanayicilerin

üretim maliyetini çok ciddi

oranda artırdığını vurgulayan Kütükcü,

“Devletimizde alınan tedbirler, yapılan

düzenlemeler ve destekler için teşekkür

ederiz. Ancak üretimin devamını sağla-

Toplantının açılışında konuşan Konya

Sanayi Odası Başkanı Memiş Kütükcü,

AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel

Başkan Yardımcısı, 65. Hükümet Kalkınma

Bakanı Lütfi Elvan’a böyle bir

dönemde Konyalı sanayicilerle birlikte

oldukları için teşekkür etti. Konya sanayisinin

zor ekonomik şartlara rağmen

yılmadan üretmeye devam ettiğini vurgulayan

Kütükcü, “Ülkemizi hep beraber,

yüksek faiz-yüksek kur ve yüksek

enflasyon sarmalından çıkararak, yeni

ve güçlü bir ekonomik rotaya sokma


mak için daha fazla desteğe ihtiyacımız

var. Sanayicilerimiz artan enerjiden

istihdama kadar pek çok alanda yeni

desteklere ihtiyaç duyuyor” şeklinde

konuştu.

Bizim için reel sektör

çok önemli

AK Parti Ekonomiden Sorumlu Genel

Başkan Yardımcısı Lütfi Elvan ise,

Konya’nın güçlü bir sanayi alt yapısına

sahip olduğunun altını çizerek, “Her

zaman söylüyoruz, Konya fabrika yapan

fabrikalara sahip bir il. Birçok

sanayi kentine göre farklılık arz eden

avantajları var. Bu dönemde özellikle

yatırım malı üreten sanayicilerimizin

sıkıntıları olduğunu da biliyoruz. Bunların

hepsini çözmek bizim görevimiz.

Bizim için reel sektörün ayakta tutulması,

tezgahların kapanmaması, üretimin

devamı çok önemli. Bugüne kadar

pek çok tedbir alındı. Önümüzdeki

günlerde yeni ilave tedbirleri de devreye

sokmuş olacağız” dedi.

Kısa vadeli borçlarda şirketleri

ve bankaları zora sokacak

bir yapı yok

Konuşmasında bugünkü ekonomik durumla

ilgili görüşlerini de sanayicilerle

paylaşan Elvan, Türkiye’de bütçe açığı,

cari açık, ihracat, büyüme gibi makro

ekonomik göstergelerin hiçbirinin

olumsuz seyretmediğini ancak yurt dışı

kaynaklı telkinler sebebiyle Şubat ayında

sonra bazı yabancı fonların Türkiye’den

çıkmaya başladığını anlattı. Bu

çıkışların kaynağının Türkiye aleyhine

yapılan ve hiçbir gerçekle örtüşmeyen

olumsuz kampanyalar olduğuna dikkat

çeken Elvan, şunları söyledi: “Ülkemizin

aleyhine pek çok olumsuz kampanya

yaptılar. Ocak ayından itibaren

sürekli olarak yabancılara, ‘Türk parasından

çıkın’ diye telkinde bulundular

ve Şubat ayında itibaren de Türkiye’ye

parasını getirmiş fonlar, Türk lirasını

dövize çevirerek yavaş yavaş çıktılar.

Bunların hepsi de ciddi zarar ederek,

telkinlerle çıktılar, hiç birisi kar etmedi.

Ekim başına kadar bu çıkış devam etti.

Ekim ayında ise ilk defa net bir portföy

girişi olduğunu görüyoruz. Ayrıca kısa

vadeli borçlarımız, yani bankaların ve

özel sektörün ödemesi gereken miktar

2018 yılında, son 5 yıldan daha düşük.

2013’te kısa vadeli borçlara cari açığı da

eklediğimizde 143 milyar dolar idi. Şu

an 116 milyar dolar. Kısa vadeli borçlara

baktığımızda şirketleri ve bankaları

zora sokacak bir yapı yok”

Konuşmasının ardından toplantıya katılan

sanayicilerin sorunlarını tek tek

dinleyen Elvan, sanayicilerden gelen taleplerin

hepsini partinin üst kurullarına

taşıyacaklarını ve çözüm üretmek için

çalışacaklarını ifade etti.

www.metropoldergileri.com 57


HABER

58

MODERN ÇEHRESİYLE

YENİ BİR MERAM

YÜKSELİYOR

Meram Belediye Başkanı Fatma Toru, büyük ilgi

gören Aymanas, Aksinneve Uluırmak Evleri’nden

sonra bir dev projenin daha müjdesini verdi.

Başkan Fatma Toru, 3 projede yer alan 3 bin konuttan

sonra Büyük Aymanas Mahallesi’nde 2500

konutluk bir projenin daha hayata geçirileceğini

söyleyerek “Yaklaşık 6 bin konutluk bu hamle ile

Meram, kabuğunu yırtıyor ve onyıllardır beklediği

modern görünüme hızla kavuşuyor” diye konuştu.

Meram Belediyesi’nin ilçeyi imar ve ihya

etme çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. Bu

çerçevede peşpeşehayata geçirilen Aymanas,

Aksinne ve UluırmakEvlerinde

temeller atıldı. Büyük ilgi toplayan bu projelerde

adeta bir talep patlaması yaşandı.

Meram Belediye Başkanı Fatma Toru,büyük

ilgi gören bu üç kooperatifin ardından

belediye öncülüğünde hayata geçirilecek

olan 2500 konutluk dördüncü proje ‘Büyük

Aymanas Evleri’nin müjdesini verdi.

MERAM BELEDİYESİ’NİN PROJELERİNE

REKOR BAŞVURU

Kooperatiflerin gördüğü ilginin memnuniyet

verici olduğunu ve bu ilginin belediyeye

ve dönüşüme duyulan güvenin bir

göstergesi olduğunu kaydeden Meram Belediye

Başkanı Fatma Toru, “Aymanas Evleri

konut Yapı Kooparatifi’nde448 konut

için 1881, Aksinne Konut Yapı Kooperatifi’nde

846 konut için 3498, 1646 dairelik

Uluırmak Evleri için 2223 başvuru yapıldı.

Faizsiz sistemle Meram’da ev sahibi

olma hayali kuranların hayallerini gerçeğe

dönüştürüyoruz. Son dönemde hayata geçirdiğimiz

yaklaşık 3 bin konut çalışmamızda

milletimizin teveccühüne mazhar

olduk. Son müjdemizi ‘Büyük Aymanas’

için veriyoruz. Büyük AymanasMahallesi

Kentsel dünüşüm alanında 2500 konutluk

dev projemiz yükselecek. Meram’ın büyük

değişimine ve dönüşümüne hep birlikte

şahit oluyoruz” dedi.

MERAM’DA KENTSEL DÖNÜŞÜM İLK

MEYVESİ; AYMANAS EVLERİ

Kentsel dönüşüm çalışmalarındaMeram

Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen

ilk hamle Aymanas Evleri Konut Yapı

Kooperatifi oldu. Kooperatifin ve bölgeye

yapılacak caminin temelleri Temmuz ayı

içinde atıldı. Meram Belediye Başkanı

Fatma Toru, göreve geldiklerinde imar ve

mülkiyet sorunlarının çözümü noktasında

verdikleri sözleri yerine getirmiş olmanın

mutluluğunu yaşadıklarını belirtti.

“DÖNÜŞÜMDE BÜYÜK BİR BAŞARI YA-

KALADIK”

Başkan Fatma Toru, mahallelerin ihtiyacına

yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini

ifade ederek “Göreve geldiğimizde

mahalle muhtarlarımızla, temsilcilerimizle

ve halkımızla bir araya gelip mahallelerimizin

eksiklerini tespit etmiştik.

Öncelikli ihtiyaçlar noktasında çözümler

geliştirmiştik. Meram Konyamızın yeşil

incisi. Yeşil olmanın da bir bedeli var.

Doğal sit alanları, plansız yerleşimler,

süreç içerisindeki gelişimle birlikte Aymanas

Mahallesi de pek çok mahallemiz

gibi kentsel dönüşüm ve imar planı

noktasında taleplerini iletmişti. Allah’a

şükür görevimiz süremiz boyunca, 2014

yerel seçimlerinde mahallelerimize imar

ve mülkiyet sorunlarına yönelik vermiş

olduğumuz sözlerin hepsini yerine getirdik”

şeklinde konuştu.


BAŞKAN TORU: “MERAM HER PROJEDE

ÇITASINI YÜKSELTİYOR”

Kentsel değişim/dönüşüm adına önemli

projelere imza atan Meram Belediyesi,

ilçeyi imar ve ihya etme çalışmaları çerçevesinde

Aksinne Mahallesinde 846 dairelik

bir konut hamlesi daha hayat buluyor.

Başkan Toru, belediyenin kentsel dönüşümde

ortaya koyduğu her projede kendi

çıtasını yükselttiğini söyledi ve “Bu noktada

attığımız her adım başaramayacağımızı

düşünenlere en güzel yanıtımızdır” diye

konuştu. Aksinne Evleri’nin, Konya’nın

parlayan yıldızı Meram’daki dönüşüm

alanlarında halkımızın konut sahibi olmalarına

katkı sağlayacağını söyleyen Toru

konuşmasını şöyle sürdürdü; “Vatandaşlarımız

klasik kooperatif anlayışının da

ötesinde, özel finansman ve yapı modeliyle

şehrin merkezinde Meram markasıyla

kısa sürede konut sahibi olacaklar. Belediye

öncülüğünde kurulan kooparatifle piyasadaki

güven sıkıntısının yaşanmadan

ve hassasiyeti olan vatandaşlarımız faize

bulaşmadan rahatlıkla ev sahibi olabilecekleri

için bu kooperatifimize çok yoğun

ilgi gösterdi. Bu ilgi için her birine ayrı ayrı

teşekkür ediyorum”

ULUIRMAK’TA DÖNÜŞÜMLE YENİ VE MO-

DERN ÇEHRESİNE KAVUŞUYOR

Meram Belediye Başkanı Fatma Toru,

ilk etabı 1646 daireden oluşan Uluırmak

Evlerinin temelinin geçtiğimiz günlerde

atıldığını hatırlatarak “Meram Belediyesi

olarak bu noktada çok hızlı hareket ettik.

Vatandaşların en kolay ve en güvenilir şekilde

ev sahibi olma olanağının sunulacağı

projenin ihalesi tamamlandı, hak sahipleri

belirlendi ve hemen ardından temeli atılarak

çalışmalara başlandı. Yaklaşık 91.000

m²’lik bir alana hitap eden kooperatifin yeşil

alanı 32 bin m². Konya’nın en cazip bölgelerinden

biri olan Uluırmak’ta ev sahibi

olmak isteyenlerhayallerine bu yatırım ile

kavuşacaklar” diye konuştu.

BAŞKAN TORU 2500 DAİRELİK YENİ BİR

PROJENİN MÜJDESİNİ VERDİ

Fatma Toru, bu üç çalışmanın ardından

Ocak ayı içinde hayata geçecek yeni bir

projenin daha müjdesini verdi. Başkan

Toru sözlerini şöyle sürdürdü; “Bugüne

kadar Meram’da hayat bulan yaklaşık 3

bin konut için gerçekleştirilen kuralarda

çıkmayanlar üzülmesinler. Büyük Aymanas

Mahallesinde yaptığımız imar uygulamasında

sona gelindi. Ocak ayı içerisinde

2500 dairelik uygulamamızla vatandaşlarımıza

yeni bir alternatif sunmuş olacağız.

Büyük Aymanas Mahallesindeki bu proje

ile toplam konut sayımız 6 bin konuta yaklaşmış

olacak. Allah hak kazanan herkese

sağlık içinde oturmayı nasip etsin.”

“DEĞİŞİM/DÖNÜŞÜM ÇALIŞMALARIMIZ

SORUN TAMAMEN BİTENE KADAR SÜ-

RECEK”

50 milyon metrekareye varan 60 mahallede,

yani Meram’ın nüfusunun 3’te 2’sinin

ikamet ettiği alanlarda yeniden şekillendirme

çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade

eden Başkan Toru, “Önümüzdeki 100

yıl boyunca mahallelerimizin gelişimine

yön vermek basit bir süreç değil. Ortak fikirle

birlikte planlarımızı gerçekleştirdik.

18. Madde uygulamalarımız devam ediyor.

Uygulamanın bittiği mahallelerimizde

tapu devirlerine başladık. Meram’da şu

anda Türkiye’nin en büyük kentsel dönüşüm

hamlelerinden biri gerçekleştiriliyor.

1,5 milyon metrekarede, 5 farklı bölgede

başlamış olduğumuz kentsel dönüşüm

çalışmaları kapsamında temelimizi bir

bir atıyoruz. Sürecin en hızlı şekilde devam

ettirileceğinden kimsenin şüphesi

olmasın” dedi.

www.metropoldergileri.com 59


HABER

60

Gümrük vergisi

muafiyetlerinden

nasıl faydalanılır?

Dünya perakende e-ticaret pazarının 2021 yılında 4,5 trilyon dolar olması bekleniyor. Bu rakamdan pay almak için gümrük vergilerini

en iyi şekilde değerlendirerek, e-ihracata kanalize olmak isteyenler geleceğin e-ihracat rakamlarını göz önünde bulundurması

gerekiyor. Gümrük vergisi muafiyetlerinin sınır ötesindeki fırsatlar için açık kapı sağladığını belirten B2CDirect’in CEO’su

Yusuf İbili, markasını sınır ötesine taşımak, e-ihracat yapmak isteyen herkes için bunun bir fırsat olduğunu belirtiyor ve gümrük

vergisi muafiyetlerinden nasıl faydalanılması gerektiğinin ipuçlarını veriyor.

Avrupa’da perakende internet alışverişinin

%71’i sınır ötesinden yapılıyor. 28 AB ülkesinde

hane halkının %85’inde hızlı internet

kullanımı var. Özellikle çalışan, aktif yaş

grubundaki kesimin özel kullanımları için

internetten ürün ve hizmet alışverişi oranı

ise %57. Bu rakamlar gümrük vergisi muafiyet

fırsatlarının büyüklüğünü net bir şekilde

ortaya koyuyor.

Avrupa’da hazır giyim ürün gruplarında, 22

Euro’ya kadar olan gönderilerde gümrük

vergisi ve yurt dışı KDV ödenmediğinden

bu ürün grubu, hem e-ihracat gönderisi hem

de sınır ötesinden en çok tercih edilen alışveriş

kategorisi olarak öne çıkıyor. Avrupalı

tüketiciler için, geniş ürün yelpazesi ve fiyat

hassasiyetine önem verildiği takdirde, bu

pazarda yer edinilebilir.

Rusya’ya ve Ukrayna’daki gümrük vergisi

fırsatları

Fırsatların yüksek alım gücüyle en çok

Avrupa’da kendini gösterdiğinin altını çizen

İbili, “Avrupa dışındaki diğer ülkelere

bakarsak, bir çoğunda gümrük muafiyetinin

daha yüksek olduğunu görüyoruz. Bu

ülkelerin başında ithal ürünlerin revaçta

olduğu yanı başımızdaki Rusya, dünyanın

en hızlı büyüyen e-ticaret ülkelerinden

biri. 2017 yılında Rusya’da e-ticaret

hacmi 27 milyar dolara ulaştı. Rusya’da

yapılan online alışverişlerin her 3 tanesinden

1’i sınır ötesinden yapılıyor. Rusya’ya

gönderdiğiniz 1.000 Euro’ya kadar olan

siparişlerde gümrük vergisi ve yurt dışı

KDV’den muaf olunuyor, bu da özellikle

deri, kürk gibi pahalı ürünlerin e-ihracatını

yapan firmalar için daha karlı satışlar

anlamına geliyor” diyor.

Rusya gibi Ukrayna’da da tüketiciler arasında

sınır ötesi online alışverişin popülaritesini

hızla artıyor. Üstelik gümrük vergisi

ve yurt dışı KDV muafiyetinin günlük 150

Euro’ya kadar olması tüketicilerin alışveriş

sıklığını artırarak Ukrayna’da sınır ötesi satışlarını

cazip hale getiriyor.

Amerika’da her 10 kişiden 8’i sınır ötesinden

alışveriş yapıyor

Amerika’nın dünyanın en büyük ekonomisine

sahip ülkelerden biri olarak sınır ötesi

online alışverişte de önde gelen pazarlardan

biri olduğuna dikkat çeken Yusuf İbili,

“Amerika’ya e-ihracat gönderileriniz için

800 dolara kadar olan gönderilerde gümrük

vergisi ve yurt dışı KDV ödenmiyor. Amerika’da

her 10 kişiden 8’inin sınır ötesinden

alışveriş yaptığını dikkate alırsak, Amerika’nın

e-ihracat için ne kadar önemli bir

pazar olduğunu görürüz” diyor.

Azerbaycan pazarına bakıldığında, ülkede

büyük e-ticaret sitelerinin olmaması

tüketicileri yurtdışı alışveriş sitelerine

yönlendirdiği görülmekte. Aylık 500 Euro

altındaki siparişlerde gümrük vergisi ve

yurt dışı KDV alınmaması Azerbaycan’ı

e-ihracat yapmak isteyen firmalar için

büyük bir niş pazar haline getiriyor. İyi

kurgulanmış bir e-ticaret sitesiyle tüketicilerin

ihtiyaçları doğrultusunda ürünleri

Azerbaycan pazarına sunmanın mantıklı

bir girişim olacağını vurgulayan Yusuf

İbili, körfez ülkelerindeki gümrük vergisi

fırsatlarını değerlendirdi.

Körfez ülkeleri lüks giyim, kozmetik ve geleneksel

ürünlere talep gösteriyor

Körfez ülkelerinin son zamanlarda Türkiye’deki

ürünlere olan ilgisinin giderek artması

e-ihracatı da bu yöne doğru çekiyor.

Körfez ülkelerindeki tüketiciler daha çok

lüks giyim, kozmetik ve geleneksel ürünlere

talep gösteriyor. Körfez ülkelerinde, 270

dolar altındaki siparişlerde gümrük vergisi

ve yurt dışı KDV muafiyeti, bu kategorideki

ürünleri değerlendirme fırsatını öne

çıkarıyor.

Gümrük muafiyetleri ile birlikte müşterilere

KDV’siz fatura kesip ihracatta sağlanan

KDV iadesinden yararlanabileceğinin

altını çizen Yusuf İbili, “Özel bankalar

ve devletin verdiği özel ihracatçı kredilerinden

ya da ihracatçı teşviklerinden de

faydalanabilirsiniz. Bu da gönderilerinize

daha az maliyet imkanı vererek, daha çok

kâr etmenizi sağlar. Gümrük muafiyeti

kapsamında yer alan tutarın altında göndereceğiniz

siparişler için sadece ETGB

(Elektronik Ticaret Gümrük Beyanı) oluşturmanız

yeterli” dedi.


www.metropoldergileri.com 61


ARAŞTIRMA

62

Ara Güler’in keşfettiği kent:

Aphrodisias

Geçtiğimiz günlerde

kaybettiğimiz dünyaca

ünlü fotoğrafçımız Ara

Güler’in 1958 yılında tesadüfen

Afrodisias antik

kentini keşfettiğini biliyor

muydunuz? Büyük

ustanın anısına bu keşfin

ilginç hikayesini sizlerle

paylaşmak istedik.

1958 yılında Aydın’ın Geyre

beldesinde bir baraj açılışı

için bölgeye gazeteci olarak

giden ve dönüşte yolunu

kaybeden Ara Güler, bir

köyden geçerken köylülerin

tarihle iç içe yaşadığını

görür.

Köyde yaşayan insanlar tarafından

Roma sütunları ve

mimari parçaları hala kullanılmaktadır.

Köyde yer

alan her türlü mimari yapı,

Roma dönemi eserlerini de

barındırmaktadır.

Tarihi lahitler bile üzüm

şırası süzmek için kullanılmaktadır

ve köyün her yeri

tarihi eserlerle doludur.

Ara Güler, şaşkınlık içinde

bu güzelliklere baktıktan

sonra köyün çeşitli yerlerinden

onlarca fotoğraf çeker

ve İstanbul’a döndükten

sonra bu bölgeyi araştırmaya

başlar. Fakat hiçbir

bilgiye ulaşamaz. Çektiği

fotoğrafları çeşitli kuruluşlara

gönderir fakat beklediği

ilgiyi bulamaz.

En sonunda fotoğrafları Times’a

gönderir. Times fotoğrafların

renkli olanlarını

çekmesini ister ve Ara Güler

tekrar aynı köye giderek

renkli fotoğraflar çeker. Bu

yolla dünya basınına dağıtılan

fotoğraflar bir anda büyük

yankı uyandırır.

Amerika’dan gelen arkeologlar

Geyre’de araştırma

yapmaya başladıklarında

burasının Roma İmparatorluğu’na

ait, tarihi MÖ.

500’li yıllara dayanan ve

ismini tanrıça Afrodit’ten

alan Aphrodisias antik kenti

olduğu anlar.

Prof. Dr. Kenan T. Erim

Aphrodisias’a gelip hayran

olduktan sonra, 1961’de

Aphrodisias’ı kazmaya başlar.

Ara Güler, yaptığı bir röportajda

Aprodisias ile tanışmasını

şu sözlerle anlatı-


yor:

“Devir 1958. Adnan Menderes’in son

zamanlarıydı. Aydın’da valiye gittim.

‘Adnan Menderes’in açılış yapacağı

baraj var. Beni oraya gönder, açılışta

resim çekeceğim’ dedim. Şoför dedi

‘Ben bir kestirme yol biliyorum, oradan

gidelim.’ Kestirme yoldan giderken

yolu kaybettik. Yolu kaybedince

de nereye gitsek karşıma hep o büyük

kayalar çıkıyordu. Güneş battı ve zifiri

karanlık oldu.

Gidiyoruz, gidiyoruz yine aynı kayalıklara

geliyoruz. Kaybolduk!

Baktım bir ışık var. Bir kahve… Kahveye

girdik, adamlar oyun oynuyor.

Lüks lambasıyla aydınlanıyordu.

Biraz sonra gözüm ışığa alıştı, bir de

baktım ki kahvede masa yok. Sütun

başlıklarını masa yapmışlar ve üstünde

domino oynuyorlar.

Tarih ve bugün içi içe yaşamaktadır.

Böyle acayip bir yer hayatımda görmedim.

Harabe dediğin harabedir.

Ama bu öyle değil, bu bambaşka. Bu,

tarih içinde yaşayan bir şehir…

Baktım ki taşların içinden suratlar

bana bakıyor. Hemen aklıma röportajın

adı geldi; Aphrodisias çığlığı… O

taşlar bana bakıyor ve “beni buradan

kurtar!” diye çığlık atıyor.”

Aphrodisias - Modern Türkiye’de

bir Roma şehri

Aphrodisias Türkiye’nin güneybatısında,

Antik Karia bölgesinde yer

alan, çok iyi korunmuş bir Roma

dönemi şehri olup antik dönemde

Aphrodite Kutsal Alanı ve mermer

heykeltıraşlık eserleriyle ünlenmiştir.

Seyyahların ve turistlerin 18. yüzyıldan

beri tanıdığı şehir 20. yüzyılın

başından itibaren bilimsel araştırmalara

konu olmuştur. T.C. Kültür

ve Turizm Bakanlığı’nın himayesinde

1961 yılından bu yana New York

Üniversitesi tarafından sürdürülen

kazı çalışmalarına 1995 yılında Oxford

Üniversitesi de dahil olmuştur.

Aphrodisias, 9 Temmuz 2017’de

UNESCO Dünya Mirası Komitesi 41.

Oturumunda Dünya Mirası Listesine

kaydedilmiştir.

Aphrodisias Kazılarının

Önemi

Aphrodisias’ta bilimsel kazılarla ortaya

çıkarılan anıtlar ve bu anıtlarla

ilişkili heykel ve yazıtlar, antik kentin

sosyal tarihi ve görsel kültürü

hakkında birçok detayın günümüze

ulaşmasını sağlamıştır. Aphrodisias,

Yunan ve Roma kimliği arasındaki

etkileşim, imparatorluğun işleyişi,

dini çatışmalar ile uzlaşmalar ve antik

dönemden Ortaçağ’a geçiş gibi

kapsamlı konularda çok değerli bilgiler

sağlamaktadır. Şehirde elde edilen

bulgular antik dünya hakkındaki anlayışımızın

büyük ölçüde değişmesine

neden olmuştur.

Ara Güler

Fotoğraf sanatına ömrünü adayan dünyaca

ünlü fotoğrafçı Ara Güler, 90 yaşında hayatını

kaybetti. Güler arkasında yüzlerce eser bıraktı.

İşte duayen fotoğrafçının kısa kısa hayat hikayesi:

16 Ağustos 1928’de Beyoğlu, İstanbul’da dünyaya

gelen Ara Güler, lisedeyken film stüdyolarında

sinemacılığın her dalında çalışırken

Muhsin Ertuğrul’un tiyatro kurslarına devam

etti.

1950’de Yeni İstanbul gazetesinde gazeteciliğe

başlarken aynı zamanda İstanbul Üniversitesi

İktisat Fakültesine devam etti.

1962’de Almanya’da çok az fotoğrafçıya

verilen “Master of Leica” unvanını kazandı.

1964’de Mariana Noris’in ABD’de basılan

“Young Turkey” adlı yapıtında fotoğrafları kullanıldı.

1972’de Paris Ulusal Kitaplıkta sergisi açıldı.1975’de

ABD’ye davet edildi ve yine aynı

yıl Yavuz zırhlısının sökülmesini konu alan

“Kahramanın Sonu” adlı bir belgesel film çekti.

1979’da Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin

“Foto Muhabirliği” dalındaki birincilik ödülünü

aldı.

Yıllarca üstünde çalıştığı Mimar Sinan yapıtlarının

fotoğrafları 1992’de Fransa’da, ABD ve

İngiltere’de “Sinan, Architect of Soliman the

Magnificent” adlı kitabı yayımlandı.

Aynı yıl “Living in Turkey” adlı kitabı Ingiltere,

ABD ve Singapur’da “Turkish Style” başlığıyla,

Fransa’da “Demeures Ottomanes de Turquie”

adıyla yayımlandı.

1994’de “Eski İstanbul Anıları”, 1995’de “Bir

Devir Böyle Geçti”, “Yitirilmiş Renkler ve

Yüzlerinde Yeryüzü” fotoğraf kitapları yayımlandı.

Ara Güler’in fotoğrafları Paris Ulusal

Kitaplıkta, ABD’de Rochester Georg Eastman

Müzesi’nde Nebraska Üniversitesi Sheldon

Koleksiyonu’nda bulunuyor. Köln Mueseum

Ludwing’de Das Imaginare Photo Museum’da

fotoğrafları sergileniyor.

www.metropoldergileri.com 63


KÖŞE

64

Prof. Dr. Kayhan ÖZTÜRK

KULAK, BURUN, BOĞAZ HASTALIKLARI

Sadece çınlama mı?

Kulak çınlaması ya da tinnitus ses uyaranı

olmaksızın ses algılanması olarak

tanımlanır. Tinnitus nüfusun yaklaşık

olarak %10’unu etkileyen ve pek çok

nedene bağlı olabilen bir semptomdur.

Yaşlılarda bu oran daha da artmaktadır.

Kulak veya kafa içinde duyulabilir.

Tek veya çift taraflı, geçici ya da sürekli

olabilir. En çok orta kulak yada iç kulak

hastalıklarına bağlı işitme kayıpları

çınlamaya neden olmaktadır. Çalışma

ortamındaki devamlı yüksek

ses, yüksek sesle uzun

süreli müzik dinleme, silah

atma gibi ani yüksek sesler

en sık çınlama nedenleridir.

Çocukluk yada gençlik dönemindeki

bu hasarlar orta

yaşta veya sonrasında şikayet

oluşturabilmektedir. İşitme

kayıpları dışında, tansiyon

yüksekliği, kolesterol yüksekliği,

vitamin yada bazı

elementlerin eksikliği, ilaç

yan etkileri gibi bir çok nedene

bağlı olarak oluşabileceği

gibi iç kulak tümörleri, orta

kulaktaki kasların istemsiz

kasılmaları, damar tümörleri,

çene eklem hastalıklarına

bağlı da ortaya çıkabilir.

Kulak kemiği içinde orta kulak duvarına

yerleşen damar tümörleri ‘Glomus

Tympanicum’ , kulak kemiğinin alt

kısmına yerleşen ‘Glomus Jugulare’

çınlamaya neden olan 2 önemli tümördür.

Neden oldukları çınlama nabızla

senkron karakterdedir. yani hasta kalp

atışını kendi kulağında duyar. Kulakta

dolgunluk, işitme kaybı semptomlara

eşlik edebilir. Tümör büyüdüğünde

yüz felci, kulak ağrısı, yutma güçlüğü,

ses kısıklığı, baş ağrısı, burun tıkanıklığı,

tümöral kitleye bağlı kulaktan

kan gelmesi gibi şikayetlere neden olabilir.

Nabızla senkron kulak çınlaması

şikayeti olan hastaların bu tümörlerin

varlığının araştırılması için bir KBB

uzmanına başvurmaları gerekmektedir.

Yapılan muayenede kulak zarı arkasında

kırmızı - mavi damarsal kitle

görülmesi halinde iç kulağa yönelik

çekilen tomografi ve MR ile tanı konulabilir.

Radyolojik ve anjiolagrafik olarak değerlendirilen

tümör kafa içerisine yayılım

yapmamış, çevre dokularda hasar

oluşturmamış ve damarsal yapılarla

ilişkili değil ise tedavi sekli cerrahi

yaklaşımdır. Cerrahi girişim öncesinde

tümörün beslenmesini azaltmak

amacıyla damarlara embolizasyon

yapılabilir. Yavaş büyüyen bu tümörler

tedavisiz kaldıklarında yıllar içinde

büyüyerek çevrelerindeki hayati

önemdeki yapılara zarar verecek boyuta

ulaşabilir ve ameliyatla tam olarak

çıkartılması zorlaşır. Bu nedenle tanı

konduğunda operasyona engel bir durum

yoksa cerrahi tedavi kesin çözüm

olmaktadır. Ancak tümörün

yerleşim yeri, hayati damar

ve sinirlere yakınlığı dolayısıyla

bu cerrahi özel bir dikkat

ve deneyim gerektirir.

Kulak çınlaması olan bir

hasta ne kadar erken hekime

başvurursa o kadar çok başarı

elde edilmektedir. Günümüzde

yapılan çalışmalar

özellikle ilk 6 aydaki tedavilerin

başarı oranının daha

yüksek olduğunu göstermektedir.

Kulak çınlaması olan

hastanın ayrıntılı kulak muayenesinin,

işitme testinin yapılması,

gerekirse radyolojik

ve laboratuvar incelemerin

yapılması ve bu sonuçlara göre uygun

tedavi yöntemi uygulanması gerekir.

Çınlamadan korunmak için okuyucularımıza

en önemli önerim gürültüden

uzak kalmaları, yüksek ses ile müzik

dinlememeleri, gürültülü ortamda kalacaklarında

bir kulak tıkacı ile kendilerini

korumalarını, tansiyon yüksekliğine

ve kan şekerine dikkat etmelerini

öneririm.


www.metropoldergileri.com 65


HABER

66

Esnek çalışma, küresel

ekonomiye 2030’a dek

10 trilyon dolar katkı

sağlayacak

Esnek çalışma tüm ekonomilerde dalga etkisi yaratarak işletmelere tasarruf ettirecek, masrafları azaltacak ve

üretkenliği artıracak. ABD yıllık 4,5 trilyon $ değerinde bir ekonomik büyümeye şahit olabilir. Çin %193 artışla en

yüksek gayrisafi katma değeri görebilir. Esnek çalışmanın yaygınlaşması, 2030’a dek insanlara ev ve iş arasındaki

yolculuklarda harcadıkları 3,53 milyar saatlik süreyi geri kazandırarak bireyler için de fayda sağlayacak.

Değişen çalışma alanı uygulamalarına

ilişkin ilk kapsamlı sosyo-ekonomik

araştırmaya göre, esnek çalışmanın öngörülen

hızlı yaygınlaşması ile küresel

ekonomi 2030’a dek 10,04 trilyon $ kazanç

sağlayabilir.

Regus tarafından yetkilendirilen ve bağımsız

ekonomistler tarafından yürütülen

analizde, esnek çalışmanın hem

günümüzdeki durumunu hem de 2030’a

kadar karşılaşılacak gelişmeleri araştırmak

için 16 temel ülke incelendi.

Ekonomik faydalar

Regus, en gelişmiş ekonomilerde 2030’a

dek tüm istihdamın %8’i ila %13’ünün

esnek çalışma alanlarında yürütüleceğini

tespit etti. Esnek çalışmanın daha

da yaygınlaşmasıyla işletmeler tasarruf

edecek, işletme masrafları azalacak ve

üretkenlik artacak. Bu da ana faaliyet

alanlarından tedarik zincirlerine kadar

ekonomide dalga etkisi yaratacak.

Belirgin faydaları arasında hem işletme

hem de bireylerin üretkenliğinde artış,

esnek çalışma alanları kullanan şirketler

için ofis alanı masraflarında azalma

ve işe gidip gelirken harcanan süreden

milyonlarca saat tasarruf etme imkânı

yer alıyor. Tüm bu etkenler esnek çalışmanın

ekonomideki gayrisafi katma

değerine katkı sağlıyor.

Gayrisafi katma değerleri sırasıyla

%193 ve %141 oranında artacağı düşünülen

Çin ve Hindistan’ın esnek

çalışma sayesinde gayrisafi katma değerlerinde

en büyük artışı görecekleri

öngörülüyor. Bu artış yıllık olarak Çin

için 1,4 trilyon $, Hindistan için ise

375,8 milyar $’a karşılık geliyor. ABD

esnek çalışma ile ekonomisinde sağlanacak

katma değer bakımından %109

ile daha düşük bir orana sahipken, 4,5

trilyon $’lık gayrisafi katma değer ile en

yüksek rakamları görecek.

Kişisel faydalar

Araştırma, esnek çalışmanın yalnızca

ekonomilere değil, bireylere de katkısı

olduğunu tespit etti. Uzaktan çalışanların,

onlarla aynı sektörde fakat geleneksel

çalışma alanlarında çalışmakta

olanlara kıyasla işlerini sevdiklerini

söyleme olasılığının neredeyse iki katı

kadar olduğu görülüyor.


Bunda bireylerin uzaktan ve esnek çalışma

ile kazanacakları zamanın çok

büyük etkisi olduğu söylenebilir. Esnek

çalışmanın günümüzdekinden daha

büyük bir hızla artma olasılığını ortaya

koyan bir senaryo üzerine kurulu

hızlandırılmış büyüme modeline göre,

uzaktan çalışma ile ev ve iş arasındaki

yolculukların azaltılması 2030’a dek

3,53 milyar saat kazandırabilecek. Bu

süre, her sene 2,01 milyon kişi tarafından

işte geçirilen süreye denk geliyor.

Çin, ABD, Hindistan ve Japonya’daki

insanlar, bu hızlandırılmış büyüme

senaryosuna göre yolculuktan en fazla

zaman kazananlar olacak. Çin’in çalışan

nüfusundaki her bir birey iki saat

kazanırken, ABD’deki çalışanlar ise

ev ve iş arasındaki yolculuk sürelerini

kısaltarak neredeyse tam bir gün daha

fazladan izin hak edecek.

Regus Grup Genel Müdürü Ian Hallett

görüşlerini şöyle ifade ediyor: “Esnek

çalışma yalnızca işletmelere değil, toplumlara

ve ekonomilere de fayda sağlayacak

güçlü bir araç. Bu, dünya çapında

milyonlar tarafından esnek çalışmanın

hızla standart bir uygulama hâline getirilmesiyle

mümkün oldu”.

“Esnek çalışmanın artmasıyla toplumumuzun

sağlayabileceği faydaları

düşünmek oldukça heyecan verici; hele

ki 2030’a dek büyüme öngörüleri, gelecek

on yıllarda esnek çalışmanın ne

kadar temel bir olgu hâline geleceğini

gösterirken. Umuyoruz ki işletmeler bu

çalışma alanı devriminin parçası olma

olanağını değerlendirirler ve dünya çapında

çalışanlara esnek çalışma alanları

sağlamayı sürdürürler”.

Development Economics’ten ve raporun

yazarlarından Steve Lucas ise şöyle yorumluyor:

“Bu çalışmanın da gösterdiği

gibi, esnek çalışma insanlara daha fazla

kişisel zaman verilmesiyle, yeni pozisyonlar

yaratılmasıyla ve üretkenliğin

artmasıyla topluma belirgin faydalar

sağlayacak. Bu öngörüler esnek çalışmanın

insanların ve işletmelerin gelecek

yıllarda benimsemesi gereken bir

ekonomik güç olduğunu gösteriyor”.

2030’a dek 16 ülkenin ekonomisine

10,04 trilyon $ katkı

sağlayacak

• Regus araştırmasında Avustralya,

Avusturya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya,

Hong Kong, Hindistan, Japonya,

Hollanda, Yeni Zelanda, Polonya,

Singapur, İsviçre, Birleşik Krallık ve

Amerika Birleşik Devletleri olmak

üzere 16 ülkede esnek çalışmanın sosyo-ekonomik

etkileri incelendi. Araştırmanın

bulgularına göre:

• Esnek çalışma, 2030’a dek 16 ülkenin

ekonomisine 10,04 trilyon $ katkı

sağlayacak. Bu miktar, Japonya ve

Almanya’nın günümüzdeki gayrisafi

yurt içi hasılalarının toplamından bile

yüksek.

• 2030’a dek ABD esnek çalışmadan

yıllık 4,5 trilyon $ kadar bir ekonomik

kazanç sağlayabilir. Bu miktar,

ABD’nin günümüzdeki GSYİH’sinden

%20 daha fazla ve Almanya’nın

toplam güncel GSYİH’sinin üzerinde.

• Çin’de esnek çalışan insanların oranı

nispeten düşük olacak ancak 2017’ye

kıyasla 2030 yılında %193 oranında

ekonomik kazanç ile şimdiye kadarki

en büyük kazancını elde edecek. Bu

miktar toplamda 1,4 trilyon $’lık devasa

bir büyümeye denk gelebilir.

• Esnek çalışma 2030’a dek 16 ekonomide

3,5 milyar saatlik yolculuk süresini

ortadan kaldırabilir.

• ABD’de daha fazla kişi esnek çalıştığı

takdirde neredeyse 960 milyon saat

kazanılabilir. Bu da ABD’de çalışan

her kişi için neredeyse bir tam günlük

ek izne denk geliyor.

• Çin, esnek çalışma ile geri kazanılacak

1,4 milyar yolculuk saati ile zaman

bakımından en büyük potansiyel

kazanımı sağlıyor.

www.metropoldergileri.com 67


HABER

68


www.metropoldergileri.com 69


SPOR

70

Rasim Mövsümov

BALLON D’OR JÜRİ ÜYESİ

ŞENOL GÜNEŞ İLK 5’DE, GURBAN GURBANOV ZİRVEDE

Kulübüne sadık teknik direktörler

TEKNİK DİREKTÖR

TAKIM

GÖREVE

BAŞLAMA

YILI

Gurban Gurbanov Karabağ 2008

Stale Solbakken Kopenhag 2013

Şenol Güneş 2015 yılından bu

yana Beşiktaş’ı çalıştırıyordu.

Şenol Hoca, bu sezon final maçı

Bakü’de düzenlenecek Avrupa

Ligi’nde mücadele eden takımların

teknik direktörleri arasında

şimdiki görevinde en uzun süre

kalan 5 kişiden biri.

Listede 1. sırada ise Azerbaycan’ın

Karabağ kulübünün teknik

direktörü Gurban Gurbanov.

46 yaşındaki çalıştırıcı 2008

yılından beri bu takımda görev

yapıyor.

İkinci sırada ise 2013’ten bu yana

Danimarka’nın Kopenhag kulübünün

teknik direktörü Norveçli

Stale Solbakken.

Gurban Gurbanov, 2017/18 sezonunda

da Şampiyonlar Ligi’nde

takımların teknik direktörleri

arasında şimdiki görevinde en

uzun süre kalan kişi idi. Gurbanov,

bu göstergede 2011 yılından

bu yana Atletico Madrid’in teknik

direktörü olan Diego Simeone,

2014 yılından bu yana Juventus’u

çalıştıran Massimiliano

Allegri ve tüm diğer antrenörleri

geride bırakıyor.

Listede, 2018/19 Avrupa Ligi

kulüplerinde 2. ve daha fazla sezon

görev yapan teknik direktörler

yer alıyor.

Vasyl Sachko Vorskla Poltava 2014

Şenol Güneş Beşiktaş 2015

Geir Bakke Sarpsborg 08 2015

Brendan Rodgers Celtic 2016

Dino Toppmöller F91 Dudelange 2016

Sofronis Avgousti Apollon Limasol 2016

Rudi Garcia Marseille 2016

Simone Inzaghi Lazio 2016

Heiko Herrlich Bayer Leverkusen 2017

Marco Rose RB Salzburg 2017

Jindrich Trpisovsky Slavia Prag 2017

Hein Vanhaezebrouck Anderlecht 2017

'Quique' Setien Betis 2017

Gennaro Gattuso Milan 2017

Philippe Clement Genk 2017

Alyaksandr Khatskevich Dinamo Kiev 2017

Razvan Lucescu PAOK 2017

Marko Nikolic MOL Vidi 2017


www.metropoldergileri.com 71


HABER

72

Şehrimizin spor tarihçisi ve kanaat önderlerinden Ömer Altay

‘TARİHİ SPOR SALONUMUZ,

KONYA’NIN SPOR MÜZESİDİR’

Konya’nın en eski spor tesisi olan; taç kapı bitişiğindeki tarihi spor salonumuz ecdat yadigarımızdır. Çok acı!.. İlk mevlana

ihtifallerinin de sahnelendiği bu spor abidemiz, yıkım tehlikesi ile karşı karşıyadır. Atalarımızın bizlere emaneti

70 yıllık spor salonumuzu gelecek nesillere aktarmak her konyalının boynunun borcudur. Millet bahçesi yapımına asla

engel tekil etmeyen bu tarih abidemizin ayakta kalması için; kamu vicdanı, ecdadımıza sadakat ve hukuk çerçevesinde

hepimiz duyarlılık göstermeliyiz

Sporda Konya’nın tarihçisi ve kanaat

önderi Ömer Altay, eski stadyum arazisinde

yıkım çalışmaları sürdürülürken,

ana girişin hemen sağında yeralan

tarihi spor salonumuzun, şehrimiz spor

kültür katmanının ayakta kalan en eski

eseri olduğuna vurgu yaparak, ecdat yadigarı

70 yıllık salonumuzun koruma

altına alınarak, gelecek nesillere taşınması

için bir an önce harekete geçilmesi

gerektiğini belirtti.

Son dönemde, Türkiye’de ve şehrimizde

tarihi eserlerimizin korunması, restore

edilerek ayakta kalması konusunda

çok önemli çalışmalar yapıldığına işaret

eden Altay, “Konya’da da bu bağlamda;

Selçuklu’dan yadigar Aleattin

Tepesi sur kalıntılarımızın ortaya çıkarılması,

Aleattin Köşkü’nün restorasyonu,

tarihi Bedesten’imizin ihyası çok

değerli hizmetler ortaya konmaktadır.

Bu ve benzer çalışmalarda emeği geçen

ve memleketimize hakça hizmet eden

herkesten Allah razı olsun” dedi.

KONYA’MIZ; TARİH, HOŞGÖRÜ,

SPOR VE KÜLTÜR MEDENİYETİ’NİN

BAŞKENTİDİR

Konya tarihinin korunmasına yönelik

bu güzel hizmetler için minnettarlığını

dile getiren Ömer Altay, aynı duyarlılığın,

şehrimizin en eski spor abidesinden

esirgendiğini belirterek; “Lakin; Tarih,

Kültür, Spor ve Hoşgörü Medeniyeti

Konya’mızda, ecdatlarımızın kemiklerini

sızlatacak çok vahim bir spor tarihi

yıkımla karşı karşıyadır. Geçmişin bize

emaneti, adeta Konya’nın spor müzesi

niteliğindeki tarihi Spor Salonu’muz,

yıkılma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

Gözümüz gibi korumamız gereken 70

yıllık spor abidemize sahip çıkmak,

korumak ve gelecek nesillere taşımak

boynumuzun borcudur. Atalarımızın

1940’ların sonunda kıt kanaat bütçe ile

tesis ettiği ve Konya Gençliği’ne armağan

ettiği Taç Kapı girişinin hemen

sağındaki bu butik salon, onlarca yıldır

Konya Sporu’nun 70 yıldır çarpan yüreğidir.

Biz Konyalılara emanet edilen

ecdat yadigarı spor mabedimize kamu

vicdanı ve adalet çerçevesinde sahip

çıkamaz, koruyamaz, gelecek nesillere

aktaramazsak; bizleri ne çocuklarımız,

ne torunlarımız ne de tarih affetmez. Bu

yıkım karşısında vicdan ve hukuk çerçevesinde

hak arayışımız kaçınılmazdır”

dedi.

Konya’ya, en başta bizzat Konya’nın

kendi dinamiklerinin sahip çıkması gerektiğine

işaret eden Ömer Altay, “Şehrimizde

olup bitenden, tarihi değerlerimizin

ayrıntısından herkes haberdar

olmayabilir. Sayın Cumhurbaşkanlığı

Makamı’mız ve Bakanlık da arazideki

bu tarihi salonun; konumunun detayından,

şehrimiz için mutlak korunması

gereken kült bir eser olduğundan muhtemel

ki haberdar değildir. Şehrimize

ilişkin gelişmelerden, olup bitenin başsorumlusu

biziz. Farkındalığı oluşturacak,

yanlıştan döndürecek bizzat biziz.

Şehrimizin dokusu, tarihi, eserleri önce

bizlere, Konya’ya, bizzat biz Konyalılara

emanettir” ifadesini kullandı.

İLK MEVLANA TÖRENLERİ DE

BU TARİHİ SALONDA BAŞLATILDI

“İlk Mevlana İhtifallerine de sahne olan

Konya’nın ilk Spor Salonu buram buram

tarihtir” diyen Altay, Tarih, Kültür

ve Hoşgörü Medeniyeti’nin başkenti


Konya’mızda, spor kültürü tarihimizin

ayakta kalan en eski sportif eserinin bu

tarihi salon olduğuna vurgu yaparak,

“Spor Tarihimizin bu nadide eserini

korumak, yaşatmak mecburiyetindeyiz.

Çünkü bu salon; her branştan sporcu ya

da seyirci olarak milyonu aşkın Konyalı’nın

hatıralarıyla ayakta kalan, spor

adına sahip olduğumuz ilk ve en eski

tesisimiz. Bu tarih abidemiz, muhafaza

etmekle yükümlü olduğumuz en değerli

spor hazinemizdir. 100 bin metrekare

arazi, 1940’lı yıllardan beri Konya’nın

akciğeri, hayat bahçesidir. Kompleksin

hemen girişindeki Taç Kapı’nın sağında

konuşlanan bu sempatik, butik

tarihi spor salonumuz kod farkı olmayan

mücevher sandığımızdır. Arazinin

yaklaşık 40’da biri kadarcık bir alanı

kaplamaktadır ki, hiçbir şekilde millet

bahçesinin oluşumuna engel değildir.

Bilakis Tarihi Taç Kapı ile bütünlük

sağlamaktadır. Ecdadımızın bize en nadide

spor emanetidir” dedi.

Tarihi spor salonumuzun onlarca yıldır

Konya ile bütünleştiğine de dikkat

çeken ve hatıralarla yüklü, şehrimizin

spor hafızası olan bu salonun asla yeni

başka yapılarla yerinin doldurulamayacağına

vurgu yapan Altay, “Hiç bir

salon, 70 yıllık Ata yadigarı spor salonumuzun

tek bir parkesinin karşılığı

olamaz. Şehrimizde nesiller boyu,

milyonu aşkın Konyalı gencin teriyle

ıslattığı spor salonumuzun yüklendiği

hatıraları ile bu butik spor salonumuz

başlıbaşına Konya’nın bir spor müzesidir.

Bu ecdat yadigarımız spor abidemizi

yıkmak bir tarafa gözümüz gibi

sakınmalı, tüm Konyalının duyarlılığı

ve emekleriyle derhal koruma altına almalıyız”

dedi.

SAMSUN, BURSA VE ANTALYA’DA,

EMSAL TARİHİ SPOR SALONLARI

YIKTIRILMAYIP MÜZELEŞTİRİLİ-

YOR

Konya’nın ilk spor tesisi olan tarihi salonu

yaşatmamızın, Konya’nın, Konya

halkının boynunun borcu olduğuna işaret

eden şehrimiz spor tarihçisi Ömer

Altay; “Samsun, Bursa ve Antalya’da

şehir merkezinde emsal iki salonun

yıkımına karşı çıkılıp kurtarılarak,

spor ve kent müzesine dönüştürülmesi

için çalışmalar başlatılmıştır. Bu adımı

Antalya’da bizzat şehrin belediye

başkanı Menderes Türel yapmıştır.

Bizlerin de aynı şeyi istemek ve tarihi

spor salonumuzun yıkımına engel olmak

hakkımızdır. 70 yıllık spor salonumuz,

zaten tepeden tırnağa bir spor

müzesi, spor mabedimizdir. Bu ecdat

emanetinin koruma adına hepimiz çok

büyük sorumluluk ve asla vazgeçemeyeceğimiz

büyük bir vebal taşıyoruz.

Bugün manevi dünyamızın anıt eserleri

olan Mevlana Müze’mizi, Aleattin Cami’mizi,

Aziziye Cami’mizi nasıl ki yıkıp,

daha büyük yeni yapılarla yerlerini

ikame edemezsek, Konya’nın ilk ve en

eski spor salonunu da yıkıp 10, 20 bin

kişilik başka spor salonları inşa ederek

asla ikame edemeyiz. Ecdat yadigarı

spor salonumuza biz, bizzat Konyalılar

sahip çıkmalıyız. Bu yolda her birey,

her mevki, her makamla; Konya’nın

spor abidesi olan ilk spor salonumuzun

yıkılmaması için başvurmak, medeni

platformlarda emek sarfetmek boynumuzun

borcudur. Konya, 100 bin metrekarelik

arazinin sadece 40 da biri alanı

kaplayan, kod farkı olmayan, taç kapıyı

bütünleyen mink, butik tarih abidesi,

ata yadigarı spor salonunu korumalıdır.

Üstelik Samsun ve Konya’da eski spor

salonları, spor ve şehir müzeleri olarak

koruma altına alınmış ve bunu bizzat

şehrin belediye başkanları açıklamıştır.

Biz Büyükşehir Konya, asil Konya

halkı; Samsun, Bursa, Antalya kadar

olamadık mı, olamıyor muyuz?” ifadelerini

paylaştı.

ECDAT YADİGARI SALONUMUZUN

YIKILMAMASI İÇİN DUA EDELİM,

SONUCU ALLAH’A EMANET EDE-

LİM, LAKİN TEVEKKÜLÜ DE HAK

EDELİM

Konya’nın Spor Tarihi demek olan salonumuzun

yıkımdan korunmaması için

her merciye başvurduğuna da değinen

Altay, ayrıca şu gerçeklere de dikkat

çekti: “Günlerce dua ediyoruz Allah’a,

Tarihi Spor Salonumuzun yıkılmaması

için. Zaman daralıyor, duanın ötesinde

salonumuzun ayakta kalması için çalışmamız

gerekiyor. Evet, dua edelim,

neticeyi Allah’a emanet edelim, lakin

tevekkülü de hak edelim. Bu salonun

yıkılmasına göz yummak, ecdadımızın,

bu salonda yıllar boyu ter döken ve

tribünlerini dolduran ve hakkın rahmetine

kavuşmuş binlerce Konyalı spor ecdadımızın

da kemiklerini sızlatacaktır.

Bize teslim ettikleri emaneti korumak

asli görevimizdir. Konya’nın ilk ve en

eski Tarihi Spor Salonu önce Allah’a,

sonra da biz Konya’ya, Konyalılara

emanettir. Bugün ecdat yadigarı spor

salonumuzun yıkılmasına göz yumarsak,

yarın çocuklarımızın, torunlarımızın,

geleceğin Konya ve şehir sporcu

neslimizin yüzüne nasıl bakabiliriz?”

www.metropoldergileri.com 73


KÖŞE

74

Tuğba BALDEDE

BESLENME UZMANI

KIŞIN ŞİFASI BİTKİ ÇAYLARI MI?

Her mevsim de tüketsekte bitki çaylarını, özellikle kış ayında

ayrı bir seviyoruz içmeyi. Bir de hastalıklar başladı mı hemen

bir ot, bir bitki karışımları kaynamaya başlar. Bu yazıyı da tam

kışın kapısından girmişken yazmak istedim. Sıcağı sıcağına…

Bitkilerin birer ilaç olduğuna inanıyorum . Bilindiği üzere bitkiler

ve bitki çayları çok eskilerden beri hastalıklara şifa olmak

için kullanılıyor . O yıllardan günümüze kadar kullanımı

değişime uğramadan bugünlere gelmiştir. Bu da çok anlamlı

ve değerli bir miras günümüz için.

Peki biz bu mirası ne kadar doğru ve verimli kullanıyoruz

emin olun bu konu üzerine bile uzun yazılar yazılabilir. Şimdi

gelin kışın en çok kullanılan bitki çaylarını konuşalım.

Melisa çayı

Melisa çayının tıbbi kullanımı 2000

yıl öncesine dayanmaktadır. Bitkinin

Latince adı Melissa, “arı yaprağı” anlamına

gelmektedir. Bitki nektarca

zengin olduğu için genellikle arıları

beslemek için kullanılmıştır

Yaprakları sakinleştirici, gaz söktürücü,

terletici ve antiseptik etkilere

sahiptir. Uykusuzluk şikayetlerinde

kullanımı etkindir.

Melisa çayının bilişsel performansı ve

ruh halini olumlu halde etkilediği klinik

çalışmalarla ortaya konulmuştur .

Ihlamur

Kan dolaşımını düzenleyen ıhlamur

çiçeğinin yatıştırıcı özelliği vardır.

Öksürüklerde bağışıklık sistemini

güçlendirerek, grip ve soğuk algınlığına

karşı koruyucu özelliğiyle tanınır.

Güçlü antioksidan içeren ıhlamur,

soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlarda

faydalı oluyor. Boğaz ağrısına

ve öksürüğe iyi geldiği gibi limon ile

tüketildiğinde limondaki c vitamini

etkisiyle de bağışıklık sistemini güçlendiriyor.

Ihlamur stresi baskılıyor,

sinirleri yatıştırıyor ve kişiyi uykuya

hazırlıyor.

Nane

Nane eski dönemerden beri mideyi

rahatlatan ve gaz giderici bir çay olarak

kullanılmaktadır. Mide bulantılarını

kesici ve koku verici olarak kullanılmaktadır.

Sakız, diş macunu, şeker

ve daha birçok sanayi dallarında çok

fazla kullanılmaktadır.

Mide ve bağırsak spazmını azaltır

ve gaz gidericidir. Hazımsızlığa aynı

zamanda bulantıya iyi gelir. Migren,

uykusuzluk ve baş dönmesine faydası

olabilir. Nefes almayı kolaylaştırıcı

etkisi nedeniyle astım, grip, bronşit ve

öksürük için yararlıdır. Ruhsal açıdan

sakinleştirir ve rahatlatır.

Ada çayı

Antiseptik özelliğinden dolayı diş eti,

damak, ağız ve boğaz iltihaplarında

etkilidir. Taşıdığı uçucu bileşiklerden

dolayı solunum sistemini rahatlatmada

destekleyicidir. Adaçayı yağının

spazm çözücü etkisinden dolayı adet

sancılarının ve mide kramplarının


tedavisinde yardımcıdır. Menopoz

dönemindeki belirtileri hafifletmede

yararlıdır.

Papatya

Özellikle sinir sisteminden kaynaklanan

mide ağrılarını azaltır. Gaz,

şişkinlik, hazımsızlık hissedenler

yemekten sonra içerse bu problemler

azalır. Stresli ve sinirli kişilerde sakinleşmeyi

sağlar.

Spazm sökücü etkisi vardır. Mide ve

barsak spazmlarını azaltır. Barsak hareketlerini

arttırır ve idrar söktürücü

etkisi vardır. Yatıştırıcı özelliği olduğu

için özellikle uykusuzluk problemi

olan kişilerde uyku getirici ve bedeni

rahatlatıcı özelliklere sahiptir.

Zencefil

Zencefil de ıhlamur gibi özellikle soğuk

algınlığında sıklıkla kullanılır.

Zencefil, mide bulantısı, şişkinlik ve

kolik gibi sindirim problemlerine karşı

başarıyla kullanılabilir. Yolculuk

kusmalarına karşı etkilidir. Öksürük,

grip, soğuk algınlığı ve solunum yolları

hastalıklarında, ısıtıcı ve yatıştırıcı

etkiye sahiptir.

Zencefil, faydaları sebebiyle soğuk algınlığında

sıklıkla tercih edilen bitkiler

arasında yer alıyor. Özellikle burun

tıkanıklığına iyi gelen zencefil, terleme

yolu ile vücuttan toksin atmaya da

yardımcı oluyor. İçeriğinde manganez,

magnezyum, fosfor, kalsiyum, C vitamini,

B6 vitamini ve demir bulunan

zencefil, ağrı kesici özelliği olduğundan

baş ağrılarına faydalı olabiliyor.

REZENE

Mide ve bağırsak hareketlerini artırır.

Uçucu yağı, düz kaslarda meydana gelen

spazmları giderici olarak kullanılır.

Bronş mukozası üzerindeki salgıları artırmada

ve iltihap gidermede etkilidir.

Gaz söktürücü ve süt artırıcıdır.

Yemeklerden sonra rezene çayı içilmesi

sindirime yardımcı olur, mide ve

bağırsak hareketlerini artırır, gaz ve

spazmları giderir. Solunum sisteminde

balgam söktürücü özelliğe sahiptir,

öksürüklerde kullanılır.

Kuşburnu

En çok C vitamini içeren meyveler

arasında kuşburnu yer alıyor. Kuşburnu,

C vitamininin yanı sıra K, B1

ve B2 vitaminlerini de içeriyor. Kuşburnu

içeriğinde bulunan sodyum,

kalsiyum, magnezyum, fosfor içeriği

sayesinde enfeksiyon ve soğuk algınlıklarına

karşı bağışıklığı güçlendirip,

vücut direncini artırıyor.

Bu bitkilerin sağlıklı tüketilmesinde

hazırlanması, muhafazası, saklanma

koşulları gibi bir çok etkene dikkat

edilmelidir. Standartlara göre hazırlanıp

paketlenmeyen çaylar başta karaciğer

rahatsızlıkları olmak üzere,

ilaç etkileşimleri gibi sorunlarla size

iyi gelecekken yeni hastalıklara neden

olabilir.

Bitkilerin her biri birer ilaç demiştim

yazımın en başında. Bu yüzden bitkileri

karışım halinde kullanmak riskli

olabilir. Bitkiyi nereden aldığınız ne

oranda karıştırdığız çok önemli. Karşılaşılan

büyük sorun da almak istediğiniz

ürün yerine görüntüsü benzer bir

ürün verilebiliyor. Herhangi bir yerde

satılan herhangi bir ürünü tüketiyorsanız

sağlığınızla oynuyor olabilirsiniz.

Eczaneler ve gerçek eczacılar bu bitkilerin

doğru adresi olacaktır.

www.metropoldergileri.com 75


SAĞLIK

76

Sık uyanıyor, düzensiz uyuyorsanız dikkat!

KALP KRİZİ UYKUDAYKEN DE

YAKALAR!

Uyku düzensizliği olan ve uykusuzluk

çekenlerde kalp krizi oranının daha

yüksek olduğunu biliyor muydunuz?

Ancak paniğe kapılmaya gerek yok.

Zira sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazanarak

ve uyku kalitenizi artırarak

uykuda gelişebilecek kalp krizi riskini

en az seviyeye indirebilirsiniz. Kardiyoloji

Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karabulut,

uyku apnesi, diyabet, yüksek

tansiyon ve uyku bozukluğu ile panik

ve kaygı bozukluğu olanlarda kalp

krizi riskinin daha yüksek olduğunu

belirtirken “Uykusu düzensiz olanlarda,

sık uyananlarda, sık kabus görenlerde

uykuda kalp krizi riski fazladır.

Uykunun düzensiz olması, uykunun

kalitesini azaltarak nabız ve kan basıncında

ani değişimlere yol açar. Bu

durum uykuda kalp krizine yakalanma

riskini artırabilir. Uyku bozukluğu

yaşayanlar bu konuda profesyonel yardım

ve gerekirse ilaç desteği ile uykuyu

düzene sokmalıdır” diyor. Prof. Dr.

Ahmet Karabulut yaptığı açıklamada,

uykuda kalp krizi riskini azaltmanın 8

yolunu anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde

bulundu.

1. Göğüs ağrısı ile yatağa girmeyin

Kalp krizleri çoğunlukla önceden bulgu

veriyor. Göğüste sıkıntı hissi, göğüs

ağrısı kalp krizinin en sık gözlenen bulgularından.

Bu şikayetleri belirgin olan

kişilerin bu halde yatağa gitmemesi ve

muayene olması gerekiyor. Çünkü hafif

başlayan bulgular uyku sırasında belirginleşebiliyor.

2. Akşam 9’dan sonra yemek yemeyin

Geç saatte yenilen yemekler, özellikle

hamurlu tatlılar kan şekerini ve kandaki

stres hormonlarını artırıyor. Özellikle

kontrolsüz diyabet hastalarında risk

belirgin olarak artış gösteriyor. Geç

saatte acıkıyorsanız bir kase yoğurt ya

da ceviz, yer fıstığı gibi bitkisel omega3

içeren besleyici atıştırmalıklardan yiyebilirsiniz.

3. Sigara içip yatağa girmeyin

Sigara kalp krizi riskini artıran temel

etkenlerden biri. Sigara tiryakileri

uyku öncesi genelde sigara takviyesi

yaparken, bu durum kan akışkanlığı ve

damar yapısında olumsuz etkilere yol

açıyor. Özellikle geç saatte yenilen ağır

bir akşam yemeğine sigara ya da nargile

türü tütün ürünleri eklenerek yatağa

girmek uykuda oluşacak kalp krizine

davetiye anlamına geliyor.

4. Tansiyonunuzu ölçün

Gece düşmeyen tansiyon uyku sırasında

kalbe ek yük bindiriyor. Özellikle tansiyon

değerleri dengesiz olan kişilerin

yatmadan önce kan basınçlarını kontrol

etmesi çok önemli.

5. Uyku saatini kaçırmayın

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet

Karabulut “Kaliteli uyku kalbin dostu


olup, derin ve deliksiz uyku uyuyanlarda

kalp krizi riski azalır. Bunun için

özellikle gece 23:00-01:00 arasında

uyumak çok önemlidir. Bu dönemde

melatonin salınımı en üst düzeyde olup,

kişinin daha kaliteli uyku geçirmesini

sağlayacaktır” diyor.

6. Uyku ortamınıza düzen verin

Kaliteli bir uyku için yatılan yatağın

kalitesi, ortamın nemi, toz oranı önem

taşıyor. Uyku ortamınızın havalandırılması,

tozdan arındırılması, ısıtma sistemi,

nemin düzenlenmesi ve rahat edeceğiniz

ortopedik ve hijyenik bir yatak

tercih etmeniz uyku kalitenizi artırmada

önemli unsurlar.

7. Ateşle yatağa girmeyin

Ateşli hastalıklar kalbin üzerindeki

yükü artırıyor. Sıklıkla gece saatlerinde

artan ateşe çoğu zaman uyku ve ter

atma ile çözüm aranıyor. Özellikle kalp

damar hastalığı için riski olanlar, yaşlılar

ve kalp yetersizliği hastalarında

ateşli hastalıklar uykuda kalp krizi riskini

artırıyor.

8. Hastalıkları önemseyin

Özellikle uyku apnesi, depresyon, kaygı

bozuklukları gibi rahatsızlıklar çoğu

zaman dikkate alınmayıp tedaviden de

kaçınılıyor. Oysa uyku düzenini bozan,

uykuda kalp krizi riskini artıran bu durumlar

için mutlaka sosyal ve profesyonel

destek alınması gerekiyor. Yüksek

tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği

gibi hastalıkların tedavilerini aksatmamanız,

düzenli kontrollerinizi yaptırmanız

şart.

Uykuda kalp krizi nasıl bulgu

veriyor?

Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ahmet

Karabulut “En sık izlenen bulgu

göğüste sıkıntı hissi ve çarpıntı

ile uyanmaktır. Bu duruma genelde

soğuk terleme eşlik eder. Bunun yanında

boyun bölgesine yayılan göğüs

ağrısı, güçsüzlük hissi, baş dönmesi

ek olarak izlenebilir. Bu şikayetlerle

uyanan kişilerin özellikle tuvalete giderken

dikkatli olmaları önerilir. Zira

tuvalet sırasında baş dönmesi ve baygınlık

gelişebilir. Şiddetli kalp krizlerinde

ölümcül ritim bozuklukları

tetiklenebilir. Belirtilen şikayetlerle

uyanan ve şikayetlerinin şiddeti artarak

devam eden kişilerin ambulans

çağırması ya da en yakın sağlık kuruluşuna

başvurmaları önerilir” diyor.

www.metropoldergileri.com 77


KÖŞE

78

Emine DENİZ

UZM. KLİNİK PSİKOLOG

İNTERNET BAĞIMLILIĞI RAHATSIZLIĞI...

Kompulsif internet kullanımı, bilgisayar bağımlılığı, internet aşırı kullanımı veya daha yaygın tanımıyla internet bağımlılığı

olarak bilinen “İnternet Bağımlılığı Rahatsızlığı” (İBR); Ivan Goldberg tarafından bir şaka olarak ortaya atılmış, varsayımsal bir

rahatsızlıktır. İBR, yirmi yıl öncesine ait esprili bir tanı olsa da birçokları için giderek ciddileşen gerçek bir rahatsızlık.

İnternet bağımlılığı rahatsızlığının

belirtileri ise şöyle sıralanıyor:

• İnternet kullanım süresinin giderek

artırılması

• İnternet kullanım süresi artırılmazsa

alınan keyfin zamanla

azalması

• Ağır ve uzun süreli internet kullanımı

sonunda kişide öfke hali

ve bunaltı görülmesi,

• İnternette neler olduğu hakkında

takıntılı düşünceler geliştirilmesi

• İnternet hakkında fanteziler

ve hayal kurma

• İsteyerek ya da istemeyerek

tuşlara basma hareketi

yapma

• Her türlü sıkıntılı durumdan

kurtulmak için

internete bağlanma

• Genellikle planlanandan

daha uzun süre internet

kullanma

• İnternet kullanımı nedeniyle

önemli toplumsal ve

mesleki etkinlikleri bırakma veya

azaltma Boş zamanları sadece internet

ile değerlendirme

• Uykusuzluk, evlilik problemleri, işe

ve randevulara geç kalma gibi sorunlara

yol açmasına rağmen internet

kullanımının aşırı olarak devam

etmesi

İnternet bağımlıları pişmanlık, kendini

izole etme, yalan söyleme,uykusuzluk,

sabırsızlık, bunalım, sıkıntı, çökkünlük,

endişe, korku veya kaygı ile bağlantılı

rahatsızlıklar yaşarlar. Gerçek hayattan,

problemlerden, hoş olmayan düşünce ve

stres yaratan durumlardan kaçmak amacıyla

internetin düşlemsel öğelerini kullanmayı

tercih ederler. Pornografiye aşırı ilgi

göstermeye başlarlar, seks içerikli konuşmalar

yapar, internet üzerinden uygunsuz

davranışlar sergilerler ve genellikle alkol

veya sigara tüketirler. İnternet bağımlılığı

hafif düzeyde olanların kendi kendine düzelmesi

mümkün olabiliyor. Orta ve ağır

düzeyde bağımlı olanlarda ise psikoterapiye

ihtiyaç duyulabiliyor. Davranışçı terapi

çoğunlukla bu kişilerde fayda sağlıyor.

İNTERNET ALIŞKANLIĞI MI

BAĞIMLILIĞI MI?

Alışkanlık; düzenli ve sürekli olarak yapılan

eylemler, rutin işlerdir. Bazı alışkanlıklar

olumlu, bazıları olumsuzdur.

Yemekten önce ve sonra el yıkamak, haftada

üç gün spor yapmak olumlu alışkanlıklar

iken geç saatlere kadar televizyon

izlemek, her hafta sonu alkol tüketmek

olumsuz alışkanlıklardır. Günde 3-5 kere

e-postaları kontrol etmek, her sabah ve

akşam sosyal medya sitelerine girmek,

her sabah e-gazete okumak da birer alışkanlıktır.

Bağımlılık ise alışkanlığın bir

sonraki safhasıdır. Bağımlılık, söz konusu

davranışın alışkanlık ölçüsünü aşıp aşırı

derecede yapılması halidir. Bir nesneye,

eyleme veya kişiye duyulan önlenemez istektir.

Bağımlılık, kişinin iradesini kontrol

edemeyişidir. İrade ise, bir şeyi

yapıp yapmamaya karar verme

gücüdür. Yani bağımlı kişi, bir

şeyi yapıp yapmayacağına sağlıklı

şekilde karar veremiyordur.

Bağımlılıkta artık kontrolsüz

bir bağ söz konusudur. Bağımlı

olunan eylem yapılmadığında

ya da azaldığında ortaya çıkan

fiziksel veya ruhsal belirtiler ise

yoksunluk olarak tanımlanır.

Kişi yoksunluk belirtileri gösteriyorsa

bağımlı olduğu anlamına

gelir. Yeni bir e-posta gelmiş mi diye

otomatik olarak on dakikada bir kontrol

edenler, sosyal medya sitelerinde arkadaşlarının

ne yaptıklarını takip etmeden

duramayanlar, yarım saatte bir ruh halini

internet üzerinden paylaşanlar, e-alışveriş

sitelerinden bir türlü çıkamayanlar… Bu

kişiler bu davranışları uzun süredir sergiliyorlarsa

ve kendilerini bu davranışlardan

alıkoyamıyorlarsa artık internet bağımlısı

olmuşlar demektir.


www.metropoldergileri.com 79


ŞEHİRDE YAŞAM

Şehirde Yaşam

80

Ayrıntı Ofset,

sosyal sorumluk projesi

kapsamında 17 zihinsel engelli

öğrencinin sinemayla tanışmasına

öncülük etti. Mutlu

anlara tanıklık edilen buluşmada

“Engelleri Kaldır”

mesajı verildi.

En özel

buluşma

Daha önce sinemaya gitmemiş 17 özel öğrenci,

öğretmenleri eşliğinde buluşmaya katıldı. Ayrıntı

Ofset görevlileri ve refakatçılar tarafından karşılanan

öğrenciler salonda yerlerini aldı. Buluşmada

konuşan Ayrıntı Ofset Başkanı Orhan Genç;

böyle bir organizasyonu farkındalık yaratmak için

düzenlediklerini, öğrencilerle beraber olmaktan

çok mutlu olduklarını belirtti. Eğitim kurumunun

öğretmenlerine de ayrıca teşekkürlerini ileten Orhan

Genç “Özel öğrencilerin eğitiminde yer alan

öğretmenleri, emekleri ve yüce gönüllülükleri için

yürekten kutluyorum.” dedi.

Filmi büyük bir ilgiyle seyreden öğrenciler, sinema

salonundan gülümseyerek ayrıldılar.


www.metropoldergileri.com 81


RÖPORTAJ

82


www.metropoldergileri.com 83


RÖPORTAJ

84


www.metropoldergileri.com 85


RÖPORTAJ

86

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!