Views
5 months ago

DuolingoKelimelerListesi

İngilizce members

İngilizce members memories memory men menu meter method military milk million mind mine minimum minute mirror mirrors miss mistake mistakes mix model models modern moment monday money month moon more more morning mother mothers motor motorcycle motors mountain mouse mouth movie much much murder museum Türkçe toplantısı üye, üyeler anılar, hafızalar, hatıralar hafıza, hatıra, anı adamlar, insanlar, erkekler menü, menüsü, menüyü metre metodun, yöntem askeri, ordu sütten, sütü, süt milyon, milyonluk akıl, fikrini, zihin, zihnini benimkiler, benimki, benim asgari, minimum dakikanız, dakika aynayım, ayna aynalar özlemek, kaçırmak yanlışlık, hata, hatayı hatalar, yanlışlıklar karıştırmak, karıştırın manken, model, modeli mankenlerin, modeller, mankenler modern, çağdaş an pazartesi parayı, parası, para ayında, ayda, ay, aydan, ayının, aya ay'ın, ay daha, daha çok, fazlasını, daha fazla sabah anne, anneyi, annemi, annenin, annene annelerin, anneler motorum motosiklet motorlar dağ, dağın fare ağız film, filmi çok, fazla, pek cinayet müzedir, müze, müzeyi, müzenin İngilizce music musical must my myself name names national nature navy near necessarily necessary neck need needs negative neighborhood neither never new news newspaper newspapers next nice night nine nineteen ninety no no nobody noise none nor normal normally north nose not Türkçe müzik müzikal, müziksel, müzik -meli/malı, zorundadır, zorundasın benim kendimi, kendim ismi, ad, isim, ismimiz, adı isimler, adlar ulusal doğayı, doğa deniz kuvvetleri, donanma, donanmanın yakınında, yakın ille de, şart gerekiyor, lazım, gerekli, gerekir boyun, boyna ihtiyacınız, gerekiyor, ihtiyacın, lazım, ihtiyacı, ihtiyaçları, gerekli, ihtiyacı olmak, ihtiyaç, gereken, ihtiyacım, ihtiyacımız ihtiyaçları negatif, olumsuz mahalle, mahallesine ne hiçbir zaman, hiç, asla yeni haberleri, haberler, haber gazete, gazetenin, gazeteyi, gazetesi gazeteler, gazetelere ertesi, bir sonraki, gelecek, önümüzdeki, yanındadır iyiler, güzel, hoş, iyi gece dokuz on dokuz doksan hayır, hiç, yoktur hiç kimse, kimseyi, kimse gürültüyü, gürültü, ses hiçbiri, hiçbir normal normalde kuzey burnunu, burna, burnum değil, değildir, değilsin, http://www.turkceogretimi.com http://www.duolingo.com

İngilizce Türkçe yok note notası, not, nota nothing hiçbir şey novel romanı, romanını, roman november Kasım, kasıma, kasımı now şimdi, şu anda, şu an number numaralı, sayısını, sayı, sayıdır, numara numbers sayıların, sayıları, rakamlar, sayılar, numaraları nurse hemşire object nesneyle, obje, nesnenin, nesne objective hedefi, objektif, amaç, amacına, hedef objects nesneler occasion durum october ekime, ekim of -(n)in, -(n)ün, -(n)ın, - (n)un off offer offer offers teklifini, teklif, ikram etmek, teklif et, teklif etmek, sunmak önerir, vermek, teklif eder, önermek, sunmak office ofis officer memuru, memur officers memurları, memurlar official resmi oil petrol, yağ old eski, yaşlı, yaşından, yaşına older daha yaşlı on üstüne, üzerinde, - de/da/te/ta, üzerine, üzerindeki, üstü, üstünde, üzerinden once one one only open open opened opening opens bir kere, bir defa, bir kez insan, kimse, biri, bir, bir tane sadece, yalnızca açmasını, açarız, açmak, açın, açık, açınız açılmak, açıldı, açtı, açmak, açtım açılış, açılışı, açmaya açar, açılır İngilizce opinion opposite option or orange orange order orders organization origin other our ours ourselves out over own page pages pain paint painting pair palace pan pans pants paper parents park parliament parties party pass passport pasta path pay Türkçe görüş, fikrini, fikir, düşünce karşıt, zıt seçenek ya da, yoksa, veya portakal, turuncu emri, emir, sipariş emirler, emirleri organizasyon, teşkilatımız başlangıç, köken diğer, öteki, öbür, başka bizim bizimki, bizimkidir, bizim kendimizi, kendimiz, kendimize dışarı, dışarıya, dışına, dışarıdalar, dışarıda, dışında üzerinde, üzerindeki, üzerinden, son sahip, kendi sayfayı, sayfa, sayfası sayfalar acıyı, ağrı, acı boyamı, kozmetik malzemesi, boya, yağlı boya resim, ressamlık çift saray, saraydır tavada, tava tavalar pantolonun, pantolonlarınız, pantolonlar, pantolon, pantolonların gazete, makaleyi, kağıdı, makale, kağıt, kağıdın ebeveynlerimin, ebeveynlerini, ebeveyn park, parkın meclisi, meclis partiler parti, partiye geçmek pasaportu, pasaport makarna yol, patika öder, öderiz, öde, ödemek, ödedik http://www.turkceogretimi.com http://www.duolingo.com