HOTEL_GAZETESI_20_sayi_subat_2019_

hotelgazetesi

inceleme 6

Sayı: 20 Yıl: 3 / Şubat 2019 www.hotelgazetesi.com

Yeni

dönem

neler

getirecek?

Cem Polatoğlu

Bakanımız Mehmet Nuri Ersoy ile

yapılan toplantıya ben de Dış Turlar

Komite başkanı sıfatı ile katıldım.

Bakan Bey’in bizlere ve görüşlerimize

verdiği değer önemliydi. Çünkü düne

kadar değil bakandan yüz yüze

görüş almak, yazılı dilekçelerimiz

bile kaale alınmıyordu. Bu vesile

ile kendisine teşekkür ederiz. Bizler,

Komite başkanlıkları, Yönetim kurulu,

BTK Başkanları, Dernek yöneticileri

vs sıfatları ile katılırken sıfatsız biri

de TÜRSAB’I DOLANDIRANLAR

kontenjanından taaa uzaklardan

buralara gelmişti. Ne yaptı, ne görüş

bildirdi belli değildi ama var mı bir

avanta diye ortam kokladı sanırım.

Anlaşıldığı kadarıyla Kanun taslağı,

11.000 kişiye açılıp, çok polemik

olmasın diye taslak kısmına

kadar sadece yukarıda belirtilen

arkadaşlarla ilerliyor. Kanun, Taslak

haline geldikten sonra 11.000 kişiyle

beraber tartışılacak. Yani benim bile

daha önce eleştirdiğim “dükkandan

mal mı kaçırıyoruz da kapalı kapılar

arkasında kanun hazırlanıyor” fikrimi

çürüttüler. Özür dilerim.

Kanun, tasarlanan şekliyle çıkarsa biz

acentalar lehine çok şey değişecek gibi

gözüküyor. Dışarı laf taşımak gibi olmasın

ama;

1- Artık belgelerimizi şirketimizin haricinde

satabileceğiz. Adı da “belge devri”

değil “işletme devri” olacak. Yani Ali-Veli

değil Veli-Ali. Ancak acentasını devredenden

%25 devir parası alınacak. (Mono

derler buna)

2- Home office çalışabileceğiz. Özellikle

küçük ölçekli veya özel turlar yapan

müşterinin yüzünü dahi görmeyen incoming

firmaları için bu, senede 200.000 TL

avantaj demektir.

3- Aynı ofis içerisinde birkaç acenta çalışabilecek.

Yeter ki tabela ve muhasebesi

belli olsun.

4-7.000 TL’lık teminatlar bir işe yaramıyordu.

Kalkacak

5-Belge ücretleri netleşmedi. Türsab

400.000 den kapı açıyor ama Bakanlık

rekabet kurulundan döner diye rakamı

200.000 TL’ya çekmek istiyor.

6- 2.000 küsür TL aidatlar yok artık.

Giriş aidatının binde biri olacak. yani 200

TL gibi

7- Şube kuruluş fiyatları da aynı yeni

belge fiyatı kadar olacak. Mantıklı çünkü, özellikle Anadolu’da

1/4 para verip, yerel şirketlerin yanına tezgah kuran ve rakip

olan büyük firmalar vardı. Şimdi şartlar eşit olacak.

8- B2B ilişkilerinde her iki tarafı da koruma amaçlı Mesleki

Hizmet Sigortası geliyor.

9- En büyük problem, nihai müşteri yine %100 korunmuyor

veya vurgun yapan firmanın enkazını kaldırmak yine bize

düşüyor. Açalım konuyu; Eğer “KAMUYA AÇIK” bir tur yapıyor

ve ilan ediyorsanız ki bu mail yolu ile bile olabilir, Siz Tur Operatörü

teminatı vermek zorundasınız. Her Tur Operatörü şirket,

bir önceki senenin cirosunun %10’u kadar teminat verecek (bu

rakam en az giriş aidatı kadar olacak. yani 200.000 TL). Olası

bir batma-kaçma durumunda sigorta şirketi tüketicinin %100

zararını karşılayacak...

Dinlerken güzel. İyi de, geçen sene 10 milyon ciro yapan şirket

1 milyon teminat verecek. Ama bu sene çarpma niyeti olup

200 milyonla yok olursa 190 Milyonu Sigorta şirketi ödeyecekmiş.

İyi de arkadaşım, bu sigorta şirketi Hilal-i Ahmer cemiyeti

değil ki. Ya, şimdi olduğu gibi toplamda 300-500 bin TL kadar

öderim diyecek ya da 190 milyonu öderse dönüp bizden ek

prim veya başka bir şekilde bunu tahsil edecek. Kısaca birileri

yine milleti dolandırıp kaçacak, kabak yine bizim başımıza

patlayacak. Felaket tellallığı gibi olmasın ama; DEMEDİ

DEMEYİN..!

Nedir bunun çaresi? 40 defa yazdık çizdik. Hac-Umreciler

gibi kaç paralık tur yapacaksan o kadarlık teminat mektubu

karşılığı sigorta şirketinden KONTÖR alacaksın. Poliçenle birlikte

KONTÖR düşecek, ama tur dönüşü kontör aynen sana iade

olacak... Akıllı dünyada Tüketiciyi %100 koruyan sistem

bu. Diğer tüm sistemler hasar* halinde yani batan-kaçan durumunda

yükü günahı olmayan paydaşlara yani bizlere bölen

bir sistemdir. Ama iddia ediyorum. Kanun yine onların dediği

gibi çıkacak ve yine her sene 3-5 firma %1 teminat yatırıp piyasayı

dolandıracaklar. Hem maddi olarak yük bize binecek hem

de yine Ana-Babalar turculara kız vermemeye devam edecekler...

MARMARA OSMED

Ramada istanbul Taksim

Mustafa Kurt

CANLANMA

2018 yılı son altı aylık dönemine

baktığımızda ülkemiz genelinde

turizmde bir canlanma yaşanıyor. Bu

canlanma halen devam ediyor. Bu da

gösteriyor ki artık her kesim, bütün

STK’lar ellerini taşın altına koydular.

Hatta sivil toplum kuruluşları

birbirleri ile adeta takım çalışması

yapmaya başladılar. Ülke turizmimiz

için neler yapabiliriz, neler yapmalıyız

konulu paneller veya farklı etkinlikler

yaparak göz dolduruyorlar.

Sektörel verilere göre Kasım 2018

ayı turist sayısında %96 artış olmuştur.

Özellik Antalya bölgesine gelen

Avrupalı turist sayısında artış gözlenmiştir.

Aslında turizmde canlanmanın

birinci sebebi yada etkin nedeni turizmin

ehline, bilirkişisine teslim edilmesidir.

Bahsetmek istediğim T.C.

Kültür ve Turizm Bakanımızın (Sn.

Mehmet Nuri Ersoy) turizm sektörünün

içinden gelmesi, 33 yıllık bir

sektör geçmişi olması ve turizmdeki

sıkıntıları çok iyi bilmesinin faydalarıdır.

Göreve geldiği günden beri durmaksızın

turizm acentaları temsilcileri,

çeşitli turizm dernek ve kuruluşları

ile istişare toplantıları yaparak sorunlara

çözüm odaklı yaklaşmakta.

Turizmcilerin beklentileri ve sorunları

çok fazla, bu beklenti ve sorunların

çözümü ancak birlik ve beraberlikle,

çalışmakla mümkün olacaktır.

Bakanlık ve turizmcilerin çok sık istişare

toplantıları yaparak ortak paydada

birleşmeleri gerekmektedir.

OSMED Başkanımızın dediği gibi,

sektör insanların 5 duyu organına

hitap edecek durumda olmalıdır. Ülkemiz

sahip olduğu doğal ve kültürel

değerleri, coğrafi konumu, genç ve

dinamik nüfus potansiyeli ve bunun

gibi nedenlerle son yıllarda önemli

bir turistik cazibe merkezi haline gelmiştir.

Bununla birlikte sahip olduğu

potansiyeli yeterince değerlendirebildiği

söylenemez. Sahip olduğumuz

yöresel değerler ise bu noktada bize

önemli fırsatlar yaratmaktadır. Özellikle

yöresel değerlerin, ziyaretçilerin

gastronomi ve beş duyusuna hitap

edebilecek şekilde etkin sunumu ile

duygusal anlamda etkili bir iletişim

ve bağ kurarak ülkemizin tercih edilebilirliği

artabilecektir.

En önemlisi de Avrupa ile ilişkilerimizin

iyileştirilerek Avrupalı turist sayının

artmasını temenni ediyorum.

More magazines by this user
Similar magazines