26.03.2017 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 042

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

marketing europe & anatolia

Tarih: Haziran 2015 Sayı: 42

retorik

Demokrasi

bayramınız

kutlu olsun...

kelebeğin

fırtınası

Reklamlarda

çocukları

hedeflemeyin!...

Tarafsızlık

zor zanaat...


İçindekiler

marketing

europe & anatolia

Sayı: 42 Tarih: Haziran 2015

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon Reklam ve

Yayıncılık Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti.

e-mail: eksantrik@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvin@eksantrik.com

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Ekim Solemez

Kısa Kısa 04 - 07

Teknoloji 10 - 11

Medya Dünyası 12 - 14

kelebeğin fırtanası 17

Reklam dünyası 18 - 19

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

İlan Rezervasyon

Ayşe Yılmaz

Yayın Türü

Süreli Yayın

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

Feneryolu Mh. Fahir Açan Sk.

Deniz Ap. No: 21 /15

Kadıköy - İstanbul - Tr.

Tel: +90 555 233 24 41

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon Reklam ve Yayıncılık Hizmetleri

San. ve Tic. Ltd. Şti. aittir. Tamamı ya

da bir bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara, makalelerdeki

görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

mobil: http://m-mea.eksantrik.com

http://www.facebook.com/meadergi

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Röportaj 20 - 23

retorik 25

Röportaj 26 - 29

Kampanyalar 31 - 39

Gezi 40- 43

Game On 44 - 47

Kültür Sanat 48- 49

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

Tarafsızlık zor zanaat...

Bu dergiyi çıkardığımız günden bugüne tam bağımsız bir dergi çıkardığımızı, hiçbir,

gruba, partiye ya da cemaate hizmet etmediğimizi her fırsatta dile getiriyoruz. Bu

ısrarlı açıklamamız belki bazı okuyucularımız tarafından yersiz bir söylem olarak

değerlendirilmiş olabilir.

Bağımsızlık neden bu kadar önemli. Çünkü, aksi olduğunda doğruları yazmak için bir

kez daha düşünmek, Ankara'dan ya da deniz aşırı ülkelerden icazet almak ve belki

de doğruları hiç söyleyemeden yalan yanlış bilgilerle dezenformasyon yapmak şart

olacaktı ki sektörel yayınlar da dahil olmak üzere birçok yayın malesef bu kıskaca

kendisini teslim etmiş durumda.

marketing europe & anatolia'nın hiç böyle bir kaygısı olmadı. Tek amacımız her ay

doğru haber ve yazılarla hazırlanmış tarafsız, bağımsız bir dergiyi okuyucumuzla

buluşturmak oldu. Bu çalışmalarımız sırasında bizi zora sokacak herhangi bir ilişkinin

içerisine girmemek için üç yıldır, tek kuruş gelir elde etmeden çalışmalarımıza devam

ediyoruz.

Gönül isterdi ki bu duruşumuz, ilan verenler ve ilanları yönlendiren dostlarımız

tarafından da takdir edilsin ve dergimiz, en azından kendini geliştirebilecek bir ilan

gelirine kavuşabilsin. Belki bundan sonra dostlarımız ilanlarını bizimle paylaşıp

yaşamamıza ve gelişmemize katkı vermek için daha duyarlı davranabilirler.

Ülkemizde bu ay yapılacak Genel seçimlerin hepimize hayırlı olmasını diliyorum.

Kalın sağlıcakla...

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

Kırmızı Ödül töreni...

Basın reklamlarında yaratıcılığın artırılmasını özendirmek,

reklam ajanslarının, çalışanlarının ve reklamverenlerin

başarılarını belgeleyip, ödüllendirmek amacıyla 2003

yılından bu yana düzenlenen Kırmızı’nın ödül töreninde

büyük ödüllerden Kıpkırmızı Bölge’yi Otizm Vakfı işiyle

Ankara’da SvStudiosalırken, Kıpkırmızı’nın sahibi Jeep

Türkiye işiyle Leo Burnett İstanbul oldu.

Geçtiğimiz yıl itibarıyla ödül törenleri birleştirilen Kırmızı

Bölge ve Kırmızı’ya katılan reklam ajansları, bu sene aynı

kategori başlıklarında başvuruda bulunarak 44’er kategoride

birincilik, özel ödüller ve iki büyük Kıpkırmızı Ödülü

için yarıştılar. Jüri Başkanlığını Manajans Thompson’da

CEO ve CCO görevlerini yürüten Tuğbay Bilbay’ın yaptığı

toplantılarda bölgelerden 38 ajansın 428 reklam içeren

344 başvurusu ve İstanbul’dan 59 ajansın 845 reklam

içeren 635 adet başvurusu değerlendirildi. Renkli anların

yaşandığı Adana ve İstanbul’daki toplantılar 20 saate

yakın sürdü. Özel ödüllerde dahil olmak üzere 1.515

başvurunun yapıldığı 12. Kırmızı’da katılım rekoru kırıldı.

Bu yıl ilk defa verilen Kırmızı Tecrübe Ödülü, reklam

sektörüne yıllarını vermiş, yeteneğiyle kendini defalarca

kanıtlamış, bilgisiyle nice reklamcıya örnek ve kılavuz

olmuş, sektörün yeri doldurulmayacak saygın isimlerinden,

TBWA\İSTANBUL çalışanı, 65yaşındaki Bülent

İlterberk’e verildi.

Londralı grup The Beatbox, Kırmızı Ödül Töreni için özel

olarak hazırladığı 49 parçalık performansıyla törene enerji

kattı.

Yeşil binalar ve ötesi...

Mimarlık ve yapı sektörünün profesyonelleri tüm dünyada

Çevre Günü olarak kutlanan 5 Haziran 2015 tarihinde,

sürdürülebilir mimari ve kentsel tasarımı konuşmak üzere

“Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı”nda bir araya geliyor.

Ekoyapı Dergisi tarafından VitrA ana sponsorluğunda

düzenlenen ve ‘yeşil binalar konusunda farkındalığı

artırmak’ hedefiyle yola çıkan etkinlikte sürdürülebilir

mimari ve kentsel tasarımın dünyaca ünlü yıldızları

sunumlarıyla yer alacak.

Konferansta Studio Libeskind Başkanı Mimar Yama Karim

“Ortak Şehir: Mimari ve Sosyal Alanlar” başlıklı sunumuyla

sürdürülebilir kentsel tasarım pratiklerini aktarırken, RIBA

ödüllü Mimar Stefan Behnisch mimari tasarımın gelişimini

belirleyen yönler ve kriterlere, dünyaca ünlü Ekolojist Gary

Grant ise yeşil çatılar ve yaşayan duvarlar ile ilgili güncel

uygulamalarına odaklanacak.

Yama Karim, Stefan Behnisch ve Gary Grant, sürdürülebilir

yapı ve yerleşimler hakkındaki birikimlerini proje ve

uygulamaları üzerinden paylaşacakları konuşmalarının

ardından, Gökhan Avcıoğlu, Bahadır Kul ve Bünyamin

Derman gibi Türk mimarlığının yerel ve uluslararası

başarılara sahip isimleri ve panel sponsoru Forbo

Flooring’in Sürdürülebilirlik Şefi, aynı zamanda ASTM ve

ISO Sürdürülebilirlik Komiteleri Üyesi olan Tim Cole ile

“Yeşil Olmayan Bir Kentte Binalar Yeşil Olabilir mi? Yeşil

Kalabilir mi?” başlıklı panelde Yeşil Bina Danışmanı Cemil

Yaman’ın moderatörlüğünde bir araya gelecek.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Şekerbank’tan ilk 3 ayda 29 milyon TL net kar...

31.03.2015 tarihli konsolide olmayan finansal sonuçlarını

açıklayan Şekerbank T.A.Ş. yılın ilk üç ayında 29,3 milyon

TL net kar elde etti. İlk çeyrek sonu itibarıyla geçen yılın

aynı dönemine göre net karını yüzde 90 artıran Şekerbank,

yalnızca bu yılın ilk üç ayında 7.500’e yakın çiftçi ailesine kredi

sağladı.

Şekerbank T.A.Ş.’nin31.03.2015 tarihli konsolide olmayan

mali tabloları açıklandı. Buna göre Şekerbank yılın ilk

çeyreğinde29,3milyon TL net kar elde etti.

31.03.2015 itibarıyla toplam aktifleriyıllık bazda yüzde 11artışla

21,5 milyar TL’ye yükselen Şekerbank’ıntoplam kredi hacmi

ise 15 milyar TL’ye ulaştı.

Yıl başından itibaren ilk üç ayda mevduat kaleminde kredilerden

daha hızlı büyüyerek toplam mevduat hacmini 13,9 milyar

TL’ye ulaştıran Şekerbank’ın yine ilk çeyrek sonu itibarıyla

özkaynakları, yıllık yüzde 16büyüme ile 2,4 milyar TL’ye

yükseldi. Halit Yıldız: “İlk üç ayda7.500’e yakın çiftçi ailesine

destek olduk”Bankanın ilk çeyrek sonuçlarına ilişkin konuşan

Şekerbank T.A.Ş. Genel Müdürü Halit Yıldız, Anadolu’da yüz

binlerce çiftçinin ve girişimcinin küçük birikimleriyle 62 yıl

önce kurulmuş bir banka olarak bugün de amaçlarının,yerel

üretimin artması için çiftçiye ve girişimcilere uygun finansman

sağlamak olduğunu söyledi.Yıldız; “Biz, çiftçinin ve esnafın yol

arkadaşıyız. Geçtiğimiz yıl sonunda başlattığımız ‘Aile Çiftçiliği

Bankacılığı’ kapsamında,çiftçilerimiz toprağını, köyünü terk

etmesin, üretim sürsün diye yıl başından bu yana köy köy

gezdik. Tarım kredilerinde yılın ilk üç ayındasektörün oldukça

üzerinde performans göstererek yüzde 12 büyüdük. Yalnızca

bu yılın ilk üç ayında Türkiye’nin dört bir yanında 7.500’e yakın

çiftçi ailesine finansman sağlayarak üretimi destekledik.” dedi

ICBC’nin Tekstilbank’ın yüzde 75,5’ini satın aldı...

ICBC’nin (Industrial and Commercial Bank of China),

yüzde 75,5’ini satın alma işlemini tamamladığı Tekstil

Bankası, dünyanın en büyük bankasının Türkiye’de

satın aldığı ilk ticari banka olarak öne çıkıyor. Tekstil

Bankası, ICBC Grubu’nun küresel ağı ile tam koordineli

çalışarak, büyük proje finansmanları, sınır ötesi RMB

işlemlerine büyük bir oyuncu olarak katılacak. Tekstil

Bankası’nın, grubun kurumsal, bireysel, muhabir bankacılığı,

yatırım bankacılığı, menkul kıymet, varlık yönetimi

ve diğer ürünlerinden faydalanırken, hem Türk, hem

Çinli, hem de küresel bazda müşterilere hizmet vermesi

hedefleniyor. ICBC’nin Tekstil Bankası’nın hisselerini

satın almasının, globalleşme stratejisinin yanında, Çin

ve Türkiye arasındaki finansal hizmetlerin

ve iki ülkenin ekonomik gelişiminin

canlandırılmasına da yardımcı olacağına

öngörülüyor.

Gelişmekte olan ülkeler arasında önemli

bir konuma sahip olan Çin ve Türkiye,

hem finansal hem teknik hem piyasa anlamında

birbirini tamamlayabilen iki ülke

olarak, yeni strateji ve işbirliği çerçevesinde ekonomi ve

ticari iş birliği anlamında önemli bir noktaya geldi. Yeni

İpek Yolu Ekonomik Kuşağı yeniden canlandırılması,

Türkiye’nin Asya Altyapı Yatırım Bankası’nın kurucu üyesi

olması, Çin ve Türkiye arasında ileriye dönük olarak

yapılacak olan altyapı anlaşmalarının temelini attı. Mevcut

durumda Çin, Türkiye’nin en büyük üçüncü ticari işbirliği

ve en büyük ikinci ithalat ülkesi haline geldi. Çin

kamu taahhüt şirketlerinin yurtdışı yatırımları için Türkiye

önemli bir pazar konumunda. Çin ve Türkiye arasındaki

uzun dönemli ticari hedefine göre 2020 yılında ticari hacmin

100 milyar doları geçmesi hedefleniyor.

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Eczacıbaşı atama...

Deniz Aktürk Erdem, Eczacıbaşı

Yapı Ürünleri Grubu Pazarlama

Başkan Yardımcısı oldu.

Eczacıbaşı Yapı Ürünleri

Grubu Pazarlama Başkan

Yardımcılığı’na, Deniz Aktürk

Erdem atandı. 2008 yılından

bu yana PepsiCo’da Pazarlama

Başkan Yardımcısı olarak görev

yapan Erdem, yeni görevine 11

Mayıs 2015 tarihinde başladı.

Deniz Aktürk Erdem, 1971

yılında doğdu. Lisans eğitimini 1993 yılında Boğaziçi Üniversitesi

İşletme Bölümü’nde tamamladı. İş yaşamına üniversite

yıllarında Tetra Pak’ın pazarlama ve finans biriminde başladı.

Mezuniyet sonrası Ürün Müdürü olarak girdiği Unilever’de,

1996-1998 yılları arasında Satış Operasyonları ve Ticari Pazarlama

Müdürü, 1998-1999 yılları arasında ise Orta ve Doğu

Avrupa İnovasyon Merkezi’nde Pazarlama Müdürü olarak

görev aldı. Unilever Türkiye’de 1999-2008 yılları arasında

ağırlıklı olarak dondurma birimi olmak üzere, ev bakım ve

gıda kategorilerinde yerel ve bölgesel Pazarlama Direktörlüğü

görevini üstlendi.

Fujitsu Türkiye’de Selda

Bağdat Bahadır dönemi...

“İnsan odaklı inovasyon” vizyonuyla

teknolojiler üreten sektörünün

lider firmalarından biri olan

Fujitsu Türkiye’de yeni bir dönem

başladı. Fujitsu Türkiye Genel

Müdürü Selda Bağdat Bahadır

oldu.

İstanbul Teknik Üniversitesi Matematik

Mühendisliği Bölümü’nden

1989 yılında mezun olan Selda

Bağdat Bahadır, Fujitsu’ya katılmadan

önce IBM’de GBS Vodafone

MEA Bölgesi Müdürü olarak

görev yapıyordu. 25 yıldır yürüttüğü kariyerinde IBM, Cisco ve

Gantek gibi sektörün öne çıkan bilişim ve telekomünikasyon

firmalarında üst düzey yöneticilik yapan Bahadır, evli ve bir

çocuk sahibi.

Bahadır, Fujitsu’nun bugüne kadar gösterdiği büyüme ve başarıları

sürdürmeyi, pazar payını artırmayı amaçladığını söyledi.

Fujitsu’nun WEMEA bölgesinde, yatırım yapma kararı

alınan 10 ülkesinden birisinin Türkiye olduğunun altını çizen

Bahadır, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde servis ve çözümlere

odaklanacağını ve bu bağlamda yapılacak olan yatırımın

da servis ve çözüm odaklı olacağını belirtti.

Doğtaş’a yeni İK direktörü...

Doğtaş Kelebek

Mobilya’nın yeni İnsan

Kaynakları Direktörü

Tuba Kara oldu.

Doğtaş Kelebek Mobilya

İnsan Kaynakları

Direktörü pozisyonunda

göreve başlayan Tuba

Kara, Marmara Üniversitesi

İngiliz Dili ve Eğitimi

lisansının ardından

aynı üniversitede İnsan

Kaynakları Yönetimi yüksek lisans programına katıldı. Türk

Telekom Assistt’te Kariyer ve Yetenek Yönetimi Direktörü olarak

görev yapan Kara, 1998 yılında Havaş’ta İnsan Kaynakları

Uzmanı olarak çalışma hayatına başladı. Sırasıyla Turkcell

Global Bilgi, Magna Intier Otomotiv ve Huhtamaki Ambalaj’da

çeşitli pozisyonlarda görev alan Kara, 2007 ve 2014 yılları arasında

Turkcell Global Bilgi, Turkcell Kuzey Kıbrıs ve Turkcell

Türkiye bünyesinde iş yaşamını sürdürdü.

Doğtaş, bünyesine kattığı profesyonel yöneticilerle bir dünya

markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

Rasathane’ye ilk kez

seçimle atama...

Ülkemizde yürütülen deprem izleme

ve zararlarını azaltma alanındaki

çalışmaların önemli bir odak noktası olan

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi

ve Deprem Araştırma Enstitüsü

Müdürlüğü görevine, Prof. Dr. Haluk

Özener getirildi. Prof. Dr. Haluk Özener,2010

yılından bugüne Boğaziçi Üniversitesi

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü

Müdür Yardımcısı ve Jeodezi Anabilim Dalı Başkanı olarak

görev yapmaktaydı. Prof. Dr. Özener, yeni görevine Boğaziçi

Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü

bünyesinde bir ‘’ilk’’ uygulamayla; enstitü öğretim

üyeleri tarafından yapılan seçim sonucu getirildi. Enstitü’de

görev yapan öğretim üyelerinin yaptığı oylama sonucuadaylar

arasından ilk sırada seçilen Prof. Özener, Boğaziçi Üniversitesi

Rektörü Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu tarafından Müdürlük

görevine atandı. Rektör Prof. Barbarosoğlu görevlendirmeyle

ilgili olarak “Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü

yönetimini belirlerken, Boğaziçi Üniversitesi’nin demokratik

pratiklerine uygun olması amacıyla, bu atamanın

seçim ile yapılmasını tercih ettim.” dedi.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Nıssan 4,2 milyar dolar net kar açıkladı...

Japon otomotiv devi

Nissan, 2014 yılı finansal

sonuçlarını

kamuoyu ile paylaştı.

Toplam 4,2 milyar

dolar net kar elde

eden şirket, güvenilir

bir performans

sergileyerek yılı

başarıyla tamamladı.

2014 yılında gerçekleşen maliyet iyileştirmeleri, Yen-

Dolar paritesinde sağlanan denge ile özellikle Kuzey

Amerika ve Batı Avrupa pazarlarında yer alan yeni modellerine

yönelik yüksek talep sayesinde başarılı bir yıla

imza atan Nissan, 4,2 miyar dolar net kar elde etti. 5,4

milyar dolar faaliyet karıyla birlikte net gelirde yüzde

5,2 oranında kar sağlayan şirket, 2014 yılında 103 milyar

dolar net gelir elde etti. Bu başarılı mali tablonun

gerçekleşmesinde şirketin Japonya ve gelişmekte olan

pazarlarda yoğun rekabete ayak uydurması etkili oldu.

Nissan, 2014 mali yılının son çeyreğinde 171,6 Milyar

Japon Yeni faaliyet karı açıklarken net karının da 118,8

Milyar Japon Yeni, net gelirini ise yüzde 2,9’luk artışla 3.29

Trilyon Japon Yeni duyurdu.

Çin’deki Joint Venture operasyonunun kısmi olarak konsolide

edilmesini de kapsayan proforma bilançoda, Nissan’ın

2014 mali yılındaki net geliri bir önceki yıla göre yüzde 8,5

artarak 12.41 Trilyon Japon Yeni’ne ulaştı. Proforma operasyon

bilançosuna bakıldığında bir önceki yıla göre gelirin

yüzde 18,6 artarak 718,6 Milyar Japon Yeni’ne ulaştığı

görülüyor. Böylelikle Şirketin operasyon karı bir önceki yıla

göre yüzde 5,8 arttı. Nissan, 2015 mali yılında satışlarını

bir önceki yıla göre yüzde 4,4 oranında artırıp 5.55 Milyon

araç satmayı ve küresel pazar payını yüzde 6,5’e yükseltmeyi

hedefliyor. Maxima, Lannia ve Infiniti Q30 gibi yeni

modellerin 2015 yılı için hedeflenen büyümeyi desteklemesi

bekleniyor. Nissan bu satış öngörüsünü temel alarak,

2015 mali yılı için Tokyo Borsası’yla 105,2 milyar dolar net

gelir, 5,9 milyar dolar operasyon geliri, 6,7 milyar dolar normal

gelir ve 4,2 milyar dolar net kazanç tahmini paylaştı.

It’s your mark!...

“Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü 62.

yılında, tüm dünyadan öğrencileri aynı platformda birleştirdiği

18. Brandmarker uluslararası pazarlama yarışmasını

10-16 Haziran 2015 tarihlerinde Boğaziçi

Üniversitesi’nde düzenliyor. Dünyada ve Türkiye’de

pazarlama alanında duayen olmuş kişileri ve uzmanları

oturumlarında ağırlarken, ana sponsor Volkswagen’in

vereceği Marketing Brief’i üzerine tüm öğrencilerin bir

pazarlama stratejisi yaratmasına imkan veriyor.

Türkiye’nin en eski ve en büyük kariyer kulübü Boğaziçi

Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü, bu sene 18.sini

düzenleyeceği Brandmarker Etkinliği ile “Lüksü Yeniden

Tanımlamak” “Globalde Lokal Markalar” “Marka Sadakati”

“Raflların Gücü” “Uluslararası Pazarlama” gibi oturumlarında,

pazarlama direktörlerini, CEOları, profesörleri

ve daha birçok kişiyi konuk edecektir. Volkswagen Türkiye,

DEATH Cigarettes kurucusu BJ Cunningham, Eti

Gıda, Faber Castell Türkiye Pazarlama Direktörü Ayşe

Kırımlı, GlaxoSmithKline pazarlama profesörü Amitava

Chattophadyay giibi isimlerin ağırlandığı Brandmarker

10-16 Haziran 2015 Tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi

Sarıtepe Kampüsünde

gerçekleşecektir.

Volkswagen ana sponsor

olmak üzere, Eczacıbaşı,

Arzum, CarrefourSA,

Coca-Cola, Nestle gibi firmaların

sponsorluğunda

gerçekleşen etkinlik, gerçekleştirilecek

pazarlama

oturumlarının yanında

Volkswagen’in öğrencilere

vereceği Marketing

Briefi üzerine öğrencilerin

pazarlama stratejisi geliştirmelerini isteyecektir. 2 günlük

konferans ve 2 gün atölye çalışmalarının yanında

İstanbul Gezileri, kumsalda düzenlenecek aktiviteler,

Masterchef ve Talent Show gibi etkinlikleri ile öğrencilere

unutulmayacak bir hafta sunuyor. Etkinlik dili İngilizce’dir.

Etkinlik ile ilgili detaylı bilgi ve katılım formu için

www.brandmarkerchallenge.com sitesini ziyaret

edebilirsiniz.

marketing europe & anatolia / 7


Teknoloji

Xerox’da dönüşüm...

Sony XperiaZ3 +...

Sony Mobile, amiral gemisi Xperia Z3 serisine, şık ve zarif

tasarımı ile dikkat çeken Xperia Z3+’ıekledi. İnceliği (6,9

mm) ve hafifliğinin (144gr) yanı sıra kamera özellikleriyle

beğeni toplayan Xperia Z3+, Xperia Z3 serisine yeni bir soluk

getirecek. 20 MP’likana ve 5 MP’likön kamerası sayesinde

düşük ışıkta bile premium fotoğraf ve videolar yakalamanızı

Bugün Xerox 180 ülkede faaliyet gösteren,

145 bin çalışanı olan, yılda 23

milyar dolar cirosu ile dünyanın lider

iş süreç yönetimi şirketi. Xerox CIO’su

Sophie Vandebroek, 109 yıllık tarihi

olan Xerox’u, değişen ihtiyaçlar ışığında

yeni iş ve pazarlara açmak için sıra

dışı bir dönüşüm hikayesine imza attıklarını

söylüyor. Xerox artık bir donanım

şirketi olmaktan çok bir servis şirketi. Xerox’un gelirlerinin yüzde

55’ten fazlası iş süreç yönetimi hizmetlerinden geliyor.

Dokunmadan Teşhis: Xerox’un yatırım yaptığı alanlardan biri

sağlık hizmetleri. Sağlık sektörüne yönelik hem teknoloji çözümleri

hem de iş süreç yönetimi hizmetleri sunuyor. Xerox CIO Sophie

Vandebroek, “İnovasyonlarımızın, sağlık alanında da kullanılabilmesi

için doktorlar ve tıp camiası ile yakın temas halindeyiz. Hemşireler

için geliştirdiğimiz hasta takip çözümü ile hasta tedavisinin

kalitesini artırıyoruz. Geliştirdiğimiz bir kamera teknolojisi ile de,

hastanın vücuduna herhangi bir kablo bağlamadan, enfeksiyon riski

yaratmadan ve rahatını bozmadan kalp atışı, ateş, tansiyon gibi

belirtileri uzaktan takip eden dokunmadan teşhis éden bir kamera

teknolojisini hastane ortamında test ediyoruz“ diyor.

Otomatik Notlandırma Sistemi: Öğretmen ve öğrenciler için geliştirilen

web tabanlı sınav değerlendirme yazılımı Ignite ile Xerox

ofis cihazlarını, öğrencilerin test sınav kağıtlarını okuyup, değerlendiren,

analiz eden bir cihaza dönüştürüyor. Xerox Ignite yazılımı

otomatik olarak test sonuçlarını da puanlandırıyor.

Otoban Geçişlerinin Kızıl Ötesi Takibi: Ulaştırma sektörü de

Xerox’un önemli hizmetler verdiği alanlardan biri. Xerox bugün 24

büyük şehirde toplu taşıma, otoban, köprü ve karayolu gişeleri ücret

yönetim hizmetleri veriyor. Isıya duyarlı kızıl ötesi araç içi tarama

çözümü ile A.B.D’de kullanılan “Car Pooling” (Araçta taşınan yolcu

sayısına göre ücretlendirme) sisteminin doğru işlemesini, hatalı geçişlerin

cezalandırılmasını sağlıyor.

Şehir Gösterge Panelleri: Şehir gösterge panelleri çözümü ile Xerox,

biletleme sistemleri üzerinden toplu taşıma araçlarının trafik

akışını, insanların bu araçları kullanım biçimlerini ve kullanım yoğunluğunu

saptıyor. Bu sayede toplanan verilerle büyük şehirlerin

ulaştırma sistemlerini geliştirip daha iyi hale gelmesine yardımcı

oluyor.

Akıllı Otopark: Xerox Merge: Xerox Merge çözümü de Xerox’un

ulaşım sorunları için sunduğu çözümlerden biri. Kentsel otopark

alanlarının yönetimi alanında kullanılan Xerox Merge sistemi, park

alanlarına kurulan sensörler, akıllı telefon uygulamaları ve araçların

navigasyon sistemlerinin birbirleri ile konuşarak karşılıklı veri alışverişinde

bulunmasını sağlıyor.

sağlayan Xperia Z3+, ultrahızlı QualcommSnapdragon810

sekiz çekirdekli 64 bit işlemcisi ve iki güne varan pil ömrü ile

de fark yaratıyor.

Sony Mobile, amiral gemisiXperia Z3 serisine, şık ve zarif

tasarımı ile dikkat çeken Xperia Z3+’ı ekledi. Sony’nin üstün

kamera teknolojisine sahip Xperia Z3+, 20 MP’lik ana ve 5

MP’lik ön kamerası ile göz dolduruyor. Ayrıca iki güne varan

pil ömrü Xperia Z3+ kullanıcılarını hiçbir yerde yarı yolda

bırakmıyor.

6,9mm inceliği ve 144gr’lıkağırlığı ile ön plana çıkan Xperia

Z3+, usta işçiliğiyle Sony’nin eşsiz tasarımını taşıyor.

Suya ve tozadayanıklılık (IP65/68) özellikleriyle her koşulda

ideal kullanım sağlayan XperiaZ3+’ta gerçekleştirilen bir

başka tasarım yeniliği ise kapaksız USB girişleri. Kapaksız

USB girişleri sayesinde telefonunuzu şarj etmek artık çok

kolay. Ayrıca manyetik şarj piminin de kaldırılmış olması,

parlak metal çerçeve görüntüsü, yuvarlatılmış kenarları,

temperlenmiş camı Xperia Z3+’ı daha pürüzsüz ve minimalistyaparak

rahat tutuşu sağlıyor.

Sony XperiaZ3+, siyah ve beyaz renk seçeneklerinin yanı

sıra bakır ve su yeşili renkleriyle tüketicilerin beğenisine

sunuluyor.

10 / marketing europe & anatolia


Teknoloji

LG yeni taşınabilir projektörleri...

LG Minibeam serisi geleneksel projektörlere oranla hafiflikleri

ve mükemmel taşınabilirlikleri ile öne çıkıyor. LG Minibeam

PW800G herhangi bir sırt çantasına kolaylıkla sığıyor

ve hiçbir çaba gerektirmeden saniyeler içinde kullanıma hazır

hale geliyor. Kablosuz bağlantı özelliği sayesinde akıllı

telefon, PC ya da dizüstü bilgisayarlarla kolaylıkla iletişime

geçebiliyor. Minibeam projektörler 30 bin saati bulan LED

aydınlatma ömürleriyle 10 yıl boyunca günde 8 saat hiç durmadan

çalışabilecek kapasiteye sahipler.

LG Minibeam PW800G, 1280 x 800 çözünürlüğüyle boyutlarına

göre mükemmel bir performans sunuyor. Sadece 0,6 kilogram

ağırlığındaki

PW800G,

800Ansi parlaklık

sunmanın

yanında 100 inç

boyutunda görüntü

yansıtabiliyor.

LG Minibeam

PW800G,

2013 yılında

kullanıcılarla buluşan PA70G’nin parlak görüntü ve düşük

enerji kullanımı özelliklerini bir adım daha öteye taşıyor. Kullanıcılar

mobil cihazlarındaki en sevdikleri içerikleri 100 inç’e

kadar ayarlanabilen dev görüntü boyutunda yansıtabiliyorlar.

HDMI desteği sayesinde Full HD içerikleri de destekleyen

PW800G kullanıcılara adeta bir sinema tecrübesi sunuyor.

LG Electronics Ev Eğlence Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı

ve TV Monitör Bölümü Başkanı In-Kyu Lee konuyla ilgili

şunları söyledi: “LED projektör alanında dünyanın bir numaralı

üreticisi olarak kullanıcılarımıza oturma odalarında aradıkları

eğlenceyi ve inovatif fikirleri sunmak için çalışıyoruz”.

Toshiba, Notebook PC’lerdeki 30. yılı...

Toshiba Bilgisayar ve

Görüntü Sistemleri Türkiye

Distribütörü TNB A.Ş.’,

Istanbul Soho House’da

gerçekleştirdiği etkinlikte

Toshiba’nın yeniliklerini

duyurdu. Aynı zamanda

Toshiba’nın dizüstü bilgisayar

endüstrisindeki 30.

yılı da kutlandı.

138 yıllık köklü bir geçmişe sahip bir Japon firması olan ve

30 yıldır PC endüstrisindeki birçok ilke imza atan Toshiba,

teknolojik yenilikleri yeniden tanımlamaya devam ediyor.

Konuyla ilgili TNB A.Ş. Genel Müdürü Aytaç Biter, yaptığı

açıklamada: ‘”Birçok alanda faaliyet gösteren, ilklerin

yaratıcı ve öncüsü Japon devi Toshiba’nın bilgisayar

ve görüntü sistemlerinde Türkiye distribütörü olmaktan

gururluyuz. Tüketicilerine her zaman en yeni teknolojik

ürünleri, yüksek Toshiba kalite ve güvencesiyle sunmayı

ilke edinen Toshiba bu yıl dizüstü bilgisayar pazarındaki 30.

yılını kutluyor. 1985 yılında ilk notebook bilgisayarın üretiminden

bugüne ilklerin yaratıcısı ve öncüsü olmaya devam

ediyor. Bugün burada duyurduğumuz yeni ürünlerimiz, yeniliklerimiz

ve yatırımlarımız ile öncü olmaya devam edeceğiz.’’

dedi ve ekledi ‘’ Türkiye’de TNB A.Ş. olarak Toshiba’nın yüksek

kaliteli ve yenilikçi ürünleri ile TNB olarak artı değerler

ekleyerek Toshiba markasını daha ileriye taşımayı ilke

edindik. Şubat ayında başladığımız ve tüketicilerimizden

gelen yoğun talep nedeniyle Haziran ayı sonuna kadar

uzattığımız, Toshibaürünlerine güvenin simgesi 5 yıl garanti

kampanyamız da bunun somut bir örneği. Toshiba tüketicileri

her zaman kazanıyor.’’

marketing europe & anatolia / 11


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

Yazılı Basında Görev Değişiklikleri

•Cumhuriyet Gazetesi Sokak ekine son olarak Yurt Gazetesi

Yayın Yönetmeni Yardımcılığı yapan İlke Gürsoy

katıldı.

•3 yıldır Habertürk Gazetesi Reklam Satış Yönetmenliği

görevini üstlenen Alev Güleç, gazete ile yollarını ayırdı.

•Sözcü Gazetesi’nin günlük eki Şık’ın yeni Yayın Yönetmeni,

deneyimli gazeteci Ünal Demirkaya oldu.

Demirkaya’yla birlikte Taner Bildik de Haber Koordinatörü

olarak atandı.

•Ünlü oyuncu Ceren Moray, Fil Dergisi’nin yazar kadrosuna

katıldı.

•Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İletişim

Fakültesi Uygulama Gazetesi ‘Genç İfade’ yayın hayatına

başladı.

•3 yıl boyunca Akşam’ın ikinci sayfasında eğlence dünyasını

kaleme alan Önder Sarıahmetoğlu, Habertürk’e

transfer oldu.

•İlahiyatçı Profesör Yaşar Nuri Öztürk ile gazeteci ve

televizyoncu Ümit Zileli, Aydınlık gazetesinin yazarları

arasına katıldı.

•BirGün’de yaklaşık 2 yıldır köşe yazıları kaleme alan

müzisyen Güneş Duru gazeteden ayrıldı.

•Hürriyet Gazetesi’nde 35 yıldır çalışan ve son olarak

Mali İşler Müdür Yardımcılığı görevinde bulunan Yavuz

Ada, emekliliğini isteyerek gazete ile yollarını ayırdı.

•Hürriyet Gazetesi’nde Danışman olarak görev yapan

Müfit Utkusoy ayrılık kararı aldı.

•BirGün gazetesinde röportajlar yapan Ömür Şahin Keyif,

gazeteden ayrıldığını duyurdu.ü

•Penguen dergisi, polisiye romanlarıyla akıllarda yer

eden Türk yazar ve şair Ahmet Ümit’in yazar kadrosuna

katıldığı açıklandı.

Görsel Basında Görev Değişiklikleri

•Kanal 7 Medya Grubu bünyesinde bulunan UlkeHaber.

com haber sitesinin Genel Yayın Yönetmeni değişti.

Ülke TV’de İstihbarat Şefi olarak görev yapan Mehmet

Mustafa Yıldız UlkeHaber.com’un yeni Genel Yayın Yönetmeni

oldu.

•El Cezire Türk’ün Genel Müdürü İsmail Kızılbay görevinden

ayrıldı.

•Cihan Haber Ajansı muhabiri Hüseyin Aydın istifa ede-

12 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

rek, Samanyolu Haber TV’ye geçti.

•Show TV Haber Merkezi’nde iki ayrılık gerçekleşti. Deneyimli

muhabirler Gökçen Keskin Özdemir ile İlknur

Adalı istifa kararı aldı.

•Doğan Haber Ajansı deneyimli muhabir Hayati Kılıç’ı

kadrosuna kattı. Deneyimli muhabir DHA’da bölge muhabiri

olarak çalışacak.

•TRT Spor haber müdürü Ahmet Fisünoğlu görevden

alındı.

•2014 yılında Beyaz TV’de habercilik kariyerine adım

atan Oğuz Şahin, Kanal 24’ün kadrosuna katıldı.

•Habertürk TV’de spor haberlerini sunan ekran yüzü Hazal

Ayaşan, kanal ile yollarını ayırdı. Ayaşan, artık yeni

anlaştığı kanalı 24 TV’de spor haberlerini sunacak.

•Bir süredir Kanal D’de CFO (Chief Financial Officer)

olarak çalışan Serdar Sarı, D Productions’un başına getirildi.

Medya Dünyasından Diğer Haberler

•Yeni internet haber portalı karar.com yayına başladı.

Mehmet Ocaktan, Elif Çakır, Beşir Ayvazoğlu, Mustafa

Karaalioğlu, Vahdettin İnce, Abdurrahman Kurt, İbrahim

Kahveci, Kemal Sayar, Birol Akgün, Ahmet Demirhan

ve Erdem Yeşilada gibi güçlü isimler yazılarıyla karar.

com’da okurlarıyla buluşacak.

•Fotomaç Gazetesi, ‘Mersin Altın Palmiye Ödülü’ne layık

görüldü. Gazetenin yazarlarından Erman Toroğlu ve

Sinan Vardar ödüllendirildi.

•TRT’nin İngilizce yayın yapacak kanalı TRT World’ün

internet sitesi ve sosyal medya hesapları, kurumun 51.

kuruluş yıl dönümünde yayına başladı.

•Çanakkale Savaşlarının 100’üncü yıldönümünde dalgıçlar,

kayıpları su altında andı. Milliyet muhabiri Gökhan

Karakuş su altına inen tek gazeteci oldu.

•Çukurova Gazeteciler Cemiyeti, 40. kuruluş yıldönümünü

kutladı.

•Bakırköy’de 23 yıldır aylık yayın yapan Ataköy Gazetesi,

Sheraton Ataköy Hotel’de 23. yılını kutladı.

•Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) İletişim

Fakültesi Uygulama Gazetesi ‘Genç İfade’ yayın hayatına

başladı.

•Galatasaray spor kulübünün radyo kanalı yayın hayatına

başladı.

•Emlak sitelerinden emlaktasondakika.com sitesinde

3.5 yıldır genel müdür yardımcılığı görevini yürüten Fatih

Işık, görevinden istifa etti.

•Abdi İpekçi anısına Milliyet Gazetesi tarafından verilen

Yılın Gazetecilik Ödülünü haber dalında Milliyet muhabiri

Kemal Göktaş, fotoğraf dalında 9 Eylül foto muhabiri

Mehmet Emin Al kazandı.

•Show TV dizisi ‘Beyaz Yalan’ 6. bölümde ekrana veda

etti. Dizi, 23 Mart tarihinde ekran macerasına başlamıştı.

•Bilişim Muhabirleri Derneği’nin, bu yıl ilk kez düzenlediği

‘Medya Ödülleri’ sahiplerini buldu.Organizasyon

kapsamında Büyük Ödül’ü Dünya Gazetesi, Bilişim Haber

Sayısı Ödülü’nü Habertürk, Toplam Bilişim Sayfası

Ödülü’nü Bugün, Bilişim Haberlerinin Toplam Okur ve

Sayfa Genişliğine Oranı Ödülü’nü Hürriyet, Yerel Bilişim

Haber Sayısı Ödülü’nü Ticari Hayat gazetesi alırken Gaziantep

Artı Haber ise iki dalda ödül aldı. Haftalık Dergiler

Bilişim Haber Sayısı Ödülü’nü Para Dergisi, Aylık

Dergiler ödülünü ise Fortune aldı.

•10 Mayıs 2010 yılında yayına başlayan Yozgat Hakimiyet

Gazetesi, 5. yıl dönümünü kutluyor.

•Milliyet ailesi kuruluşunun 65. yıldönümünü önceki

gece görkemli bir törenle kutladı.

•Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) 2014 yılı ‘Geleneksel

Türkiye Gazetecilik Başarı Ödülleri’ düzenlenen

törenle sahiplerini buldu.

•Abdi İpekçi anısına Milliyet Gazetesi tarafından verilen

Yılın Gazetecilik Ödülünü haber dalında Milliyet muhabiri

Kemal Göktaş, fotoğraf dalında 9 Eylül foto muhabiri

Mehmet Emin Al kazandı.

•Doğan Radyo Grubu, yeni markası Radyonom.com ile

dijital radyoculuk çatısına bir yeni ismi daha ekledi. Radyonom.com’un

Türkçe’nin her türde müziklerini çalan

yeni radyosu “Mikser”, yayın hayatına başladı.

•Deneyimli televizyoncu ve yazar Enver Aysever’in yeni

kitabı Kişisel Direniş, okuyucularıyla buluştu.

•Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin (TSYD) düzenlediği

TSYD-Tivibu Spor Yazarları Armağanı Yarışması’nın

ödülleri törenle verildi.

•Küba Radyo ve Televizyon Kurumu’nun dublaj sistemi,

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından

yenilenecek.

•Almanya merkezli MC Haber adlı televizyon kanalı, ‘Yasaksız

Haber Kanalı’ sloganıyla yayın hayatına başladı.

•TRT’nin 51. kuruluş yıldönümünde internet sitesi ve

sosyal medya iyi bir başlangıç yapan TRT WORLD, 18

Mayıs Pazartesi günü test yayınına başladı.

marketing europe & anatolia / 13


Medya Dünyası

14 / marketing europe & anatolia


Sita İletişim’de markanız değerlidir...

Sita İletişim 1993 yılından beri tam

ajan hizmeti vermeye devam ediyor.

• Reklam kampanyaları

• Reklam/tanıtım filmi yapımı

• Konsept oluşturma

• Etkinlik organizasyonu

• Fuar ve etkinlik için stant tasarımı

• Medya planlama ve satın alma

Tel: (0212) 274 85 75

info@sitailetisim.com

www.sitailetisim.com


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Reklamlarda çocukları hedeflemeyin!

Hopi, bugünlerde reklam kuşaklarında en çok gördüğümüz

reklam. Alışverişin yeni Apps'i Hopi sloganıyla TV'de,

açıkhavada, internette, orda, burda hemen her yerde

karşımıza çıkıyor. Enerjisi yüksek, akılda kalıcı reklam

müziğiyle Hoooopiii diyerek evin içinde dolandığım bile

oluyor :) Zaman zaman hepimizin aklından geçen ya şu

ayrı ayrı mağaza kartlarından bıktık, hepsini biraraya

toplayan birşey yapsalar olmuyor mu dediğiz şeyi Cem

Boyner hayata geçirdi. Boyner yaklaşık bir yıl önce

alışveriş alışkanlıklarını değiştirecek yeni bir proje üzerinde

çalıştıklarını açıklamıştı. Mayıs başında hayata geçen

proje neredeyse tüm reklam mecralarının kullanımı ile

herkese ulaşmayı başardı diye düşünüyorum. Uygulamayı

indiren İlk 1 milyon kişiye ''25 paracık hediyesi'' ilk gün

uygulamanın çökmesine neden olsa da, kriz kısa sürede

aşıldı. Filme hayat katan, Özel hayatında sansasyon

yaratmadan da sevilmeyi başaran nadir oyunculardan

Tolga Çevik, Hopi'nin reklam serisinde oldukça iyi bir

performans göstermiş. Ama bütün karakterler için tek

bir oyuncu kullanımı ezelden beri benim pek hoşuma

gitmeyen bir tercih. Genç, yaşlı, kadın, erkek hepsinin

Tolga olması şizofren bir durum gibi :)

Fahriye Evcen’in rol aldığı L’oreal Paris saç boyasının

Efsanevi Kahveler reklamındaki tuhaflık sizin de dikkatinizi

çekti mi? Saç boyasının rengini tanımlarken ''Türkan

Şoray’ın eşsiz kahverengi saçlarından ilham alınarak

yaratıldı’’ deniyor! Ben Türkan Şoray’ı hep kuzguni siyah

saçlı biliyorum. Kahverengi halini hiç görmedim. Filmi

hazırlayan reklam ajansı da kahverengi saçlı Türkan Şoray

görseli bulamamış olmalı ki, ilham alındığı söylenmesine

rağmen, filmde Türkan Şoray siyah beyaz fotoğrafları ile

yer alıyor! Kahverengi saçlı hali ''efsane'' olsaydı Türkan

adı söylendiğinde ilk akla gelen simsiyah saçları olmazdı.

Mesela Marylin Monroe’dan bahsederken eşsiz kızıl

saçları demeyiz. Marylin denince hepimizin aklına ikonik

sarı saçları gelir. Hal böyleyken hafızalara kazınmamış

bir renk için ilham alındı diye bahsetmek çok abes olmuş.

Yanıldığımı düşünen varsa lütfen bana mail atsın. Bir de

Türkan Şoray’ın kahverengi saçlı fotoğrafını gönderirlerse

çok mutlu olacağım. Nasıl göründüğünü çok merak ettim

doğrusu.

Ünlü şarkıcılar Özcan Deniz - Sıla ikilisinin rol aldığı reklam

filmi, Coca Cola tarihinde en başarısız işler kategosine

altın harflerle yazılacak sanıyorum. Çok uzun süren reklam

filminde, Özcan Deniz ve Sıla'yı, 2012 yılında yayınlanan

“3″ isimli Tamil filminin müziklerinden “Why This Kolaveri

Di” için uyarlanan sözlere düet yaparken görüyoruz.

Sadece sözler değil, dansların da bire bir uyarlandığı film

''aağğğç bir Coca Cola'' şarkısı ile ağzımda buruk bir tat

bıraktı. Hani beğenmediğimiz ama ayıp olmasın diye de

söyleyemediğimiz durumlarda kullandığımız bir sözcük

vardır. İşte bu film için, bu ifadeyi kullanmak istiyorum

''değişik'' olmuş :))) Diğer yandan reklam filmine RTÜK

ramazanda yasak getirir mi diye de düşünmüyor değilim.

Plajda oradan oraya koşturan, popo sallayan şortlu kızlar

genel ahlak ve inanç sistemine uygun değil diyerek her

an sansürlenebilir! Şimdiden söyleyeyim beğenmesem de

'Sansüre Hayır''!

Maret yepyeni bir reklam kampanyasıyla karşımıza çıktı.

Maret çocukların kalplerini fethedip, annelerini markete

göndermeyi hedeflemiş. Şirin mi şirin çocukların ‘’Brokoli

var da, Maret yoook muuuu?’’ şarkısı eşliğinde sosisler,

sucuklar tabaklara doluyor. Hangi çocuk bu görüntüden

etkilenmez, anne bana Maret sosis al demez. Hangi anne

çocuğunun bu isteğine kayıtsız kalabilir. Buradaki sorun

bunları alamayacak durumda olan anneler! Bu duygu

o anneyi perişan eder, mahveder :( Firmalara, reklam

ajanslarına buradan seslenmek istiyorum. Lütfen doğrudan

çocukları hedef alan reklamlar yapmayın. Satın alma gücü

olmayan aileleri daha fazla üzmeyin. Çocukları mahsun

bırakmayın.

BASF dev bir kimya şirketi. Kimyevi madde denince

akla hemen çevreyi kirleten, zararlı maddeler geliyor.

Ama BASF beynimizdeki bu kalıpları yıkıyor. Daha önce

sürdürülebilir çevre, sürdürülebilir hayat, felsefesini anlatan

reklam filmi, bu felsefeyi nasıl hayata geçirdiklerini anlatan

yeni reklam fimiyle devam ediyor. izledikten sonra vay

be, gerçekten süper demekten kendimi alamadım. Bravo

BASF...

Bu sayıdaki yazım çok sevdiğim ülkem için. Sevgi,

kardeşlik, barış ve demokrasi için. Umarım 7 Haziran

seçimi ülkemize güzellikler getirir!

marketing europe & anatolia / 17


Reklam Dünyası

Versace’nin reklam yüzü Madonna...

Versace’nin reklam yüzü olan Madonna, şimdi de Versace

saatleriyle karşımızda.

Saat&Saat’in Türkiye’deki tek yetkili distribütörü olduğu

Versace saatlerinin yeni sezon reklamlarında Madonna,

Versace’nin çarpıcı yeni reklam modeliyle yer alıyor.

Reklam fotoğrafları ise ünlü fotoğraf sanatçıları

Mert&Marcus’un imzasını taşıyor.

Cazibenin ve moda dünyasının liderlerinden biri olarak bilinen

Versace, klasik ve modernin mükemmel dengesini stilinde

gösteriyor. Versace markasının tasarladığı her saat,

kusursuz kalitenin ve uzun yıllardır süregelen üretim geleneğinin

birleşimini ruhunda taşıyor.

Saatin kadranında ilk bakışta Medusa figürü dikkat çekiyor,

saatin bezelindeki zinciri andıran bordürler ise taşıdığı Versace

tasarım kodlarının altını çiziyor.

Teknik Özellikler

42 mm Kasa – İsviçre yapımı Otomatik Makine - ETA 2824

Gösterge Merkezinde Medusa Figürü

Yellow Gold Çelik Kayış

250 Adet limitli olarak üretilmiştir.

BiskremInstagram macerası...

BiskremInstagram Macerası, markanın severlerini önce

Biskremsiz bir dünyaya götürüyor ardından ürünü kendilerinin

keşfetmesini sağlıyor. Kampanya sonucunda markanın

Instagram’daki takipçi sayısı %850 arttı. Instagram’ın bu en

yaratıcı ve kapsamlı kampanyası dünyada da ses getirdi

Biskrem, Instagram’da bu zamana kadar hiç yapılmamış, en

yaratıcı ve kapsamlı kampanya ile dünyada bir ilke imza attı.

BiskremInstagram Macerası, Instagram’ıntüm özelliklerinin

(fotoğraf, video, harita, etiket, arama alanı, direkt mesaj) biraradakullanılmasıyla

dikkat çekti.

OyunBiskrem severlerin, 1991 yılına yani Biskrem’in üretilmeye

başlandığı yıla gönderilmesi ile başlıyor. Katılımcılar

Biskrem’in vazgeçilmez tadını keşfeden mucidin kaçırılmasıyla

kendilerini maceranın tam ortasında buluyor. Oyun

boyunca kendilerine sorulan soruları cevaplıyor, haritada

bulundukları konumu araştırıyor, etiketlerdeki gizli şifreleri

çözüyor ve buldukları tüm cevapları arama alanına yazarak

oyunu tamamlamaya çalışıyor. 17 farklı Instagram hesabı ve

6 adımdan oluşan oyunu tamamlayan herkes Biskrem’den

hediyesini kazandı.

Doğru cevabı bulamayan oyuncuların yardımına markanın

meşhur sloganı yetişiyor: Bi’ Biskrem versem? Oyun boyunca

tek bir joker hakkı bulunan oyuncular takıldıkları yerde @

BiBiskremVersem joker hakkını kullanarak bir sonraki aşamaya

geçebiliyor.

Kampanya ile Biskrem’inInstagram takipçi sayısı %850

oranında artış gösterdi, paylaşılan içerikler 9.990 beğeni

ve 9.658 pozitif yorum aldı. Proje yurtdışındaki reklam ve

pazarlama platformlarının da dikkatini çekti ve Ads of The

World, DigitalBuzzBlog, Creativity Online, WeAreSocial Media

ve Trend Hunter olmak üzere birçok platformda kendinden

bahsettirmeyi başardı.

18 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

Türkiye’nin marka yüzü ödülü...

Magazin Gazetecileri Derneği tarafından düzenlenen ‘Altın

Objektif Ödülleri’nde bu yıl ilk kez verilen “Türkiye’nin

Marka Yüzü” özel ödülünün sahibi Vestel City oldu. MGD

Yönetim Kurulu Başkan Vekili Okan Sarıkaya, “Türkiye’nin

Marka Yüzü kategorisinde doğru stratejileri konumlandırıp

markanın nereye bakacağına karar veren yöneticileri ve de

marka değerini güçlendiren yüzleri ödüllendiriyoruz. Aslında

bir teşvik mekanizması geliştirmeyi arzuluyoruz. İhtisas

gazetecilerinden oluşan kuruluşumuzun bu ödülü umarız

istediği amaca ulaşır” şeklinde konuştu.

Vestel Şirketler Grubu İcra Kurulu Başkanı Turan Erdoğan,

“Gururla Yerli”nin doğuş noktası olan Vestel City’nin

“Türkiye’nin Marka Yüzü” ödülüne layık görülmesinden büyük

memnuniyet duyduklarını belirterek şunları ifade etti:

“Tamamı gazetecilerden oluşan bir kurulun verdiği Altın Objektif

Ödülleri’nde ‘Türkiye’nin Marka Yüzü’ seçilmek bizim

için büyük bir gurur kaynağı. Avrupa’nın sayılı mega fabrikalarından

olan Vestel City, Vestel’in kalbi olarak 16 bin

çalışanı ile bugün 150 ülkeye ihraç edlen ürünlerimizi üretiyor.

Bu ödüle layık görülmemizde National Geographic’teki

Mega Fabrikalar belgeselimiz sonrası “Gururla Yerli” reklam

kampanyamızın etkisinin de büyük olduğuna inanıyorum.

Reklamımızda yerli üretimin önemini anlatarak Avrupa’nın

mega fabrikalarından Vestel City’de dünyanın son teknolojilerini

nasıl ürettiğimizi gösterdik. Reklam yüzümüz Kenan

İmirzalıoğlu’nun da Vestel City’de hissettiklerini ve gördüklerini

izleyicilere aktarırken sergilediği samimiyeti reklamımızın

başarısını artırdı. Bugün burada hem kendisine hem de başarımızda

pay sahibi olan tüm Vestel çalışanlarına teşekkürlerimi

sunuyorum.

Şok marketler’in yüzü Gülben Ergen...

dönüştürmek için Oscar adaylığı bulunan “Apocalypto”

ve “IlDivo” filmlerinin makyaj uzmanı VittorioSadona ile

çalışıldı. Reklamlarda, yapılan plastik makyaj sayesinde

tanınmayarak yaşlı bir teyze rolünde alışveriş yapan Ergen,

fiyatları görüp “şok” olurken, onu görenleri de “şok” ediyor.

Şok, sevilen markaları Mis, Piyale, Evin, Mintax gibi özel

markalarını 20.yılında kampanya filmlerinin de kahramanı

yapıyor.

2015’te 20.yılını kutlayan ve üç yıldır “Fabrikadan halka,

hepsi iyi marka” felsefesiyle faaliyet gösteren Şok

Marketler’in yeni kampanya yüzü Gülben Ergen oldu.

Ünlü sanatçı Gülben Ergen, Şok Market’in yeni

kampanyasında yaşlı bir teyzeyi canlandırarak hayranlarını

şaşırttı. Yönetmenliğini kısa film ve reklam filmi konusunda

adını duyurmuş Fransız yönetmen HenriBarges’in

yaptığı reklam filmlerinde rol alan Ergen’i yaşlı teyzeye

marketing europe & anatolia /19


Röportaj

Doğanay’ın hedefi

Doğanay Gıda Yönetim Kurulu Başkanı

Rafet Doğanay

Markalaşma sürecimizde her zaman

reklamın, pr’ın ve sosyal medya araçlarını, iç iletişimin,

kurumsal sosyal sorumluluk

projelerinin öneminin farkındaydık.

Olası ekonomik kriz durumlarında bile kurumsal iletişim

faaliyetlerimizin hiç birinden asla ödün vermedik.

Röportaj Elvin Ekşioğlu elvinekşioğlu@gmail.com

Bize Doğanay Gıda’dan bahsedermisiniz?

-1997 yılında Adana Hacı Sabancı

Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulan

fabrikasında şalgam suyu üretimiyle

çalışmalarına başlayan Doğanay, bugün

38bin m2 kapalı alanda hizmet vermektedir.

Ürün portföyünde acılı acısız

seçenekleriyle sunulan şalgam suyu dışında

sade-naneli ve şekersiz limonata,

%100 üzüm sirkesi, %100 elma sirkesi,

balsemik sirke, limon sosu, %100 limon

suyu, %100 Nar ekşisi, ve Nar ekşisi

sosları bulunan Doğanay, tesislerinde

gerçekleştirdiği teknolojik devrimlerle

yıllık üretimini 350 bin litreye çıkarmıştır.

Türkiye’de 81 ilde yaygın dağıtım

ağına sahip distribütörleriyle tüm uluslararası,

ulusal ve yerel müşterilere

en hızlı şekilde ve maximum müşteri

memnuniyetini hedefleyerek ürünlerini

ulaştırmanın yanı sıra, toplam üretiminin

%35ini dünyanın tüm kıtalarında

30’un üzerinde ülkeye ihraç etmekte ve

ülkemizin şalgam suyu tüketiminin de

%95’ini üretmektedir.

Örgütü) ödülü, ISO 220000, ISO 9001,

HACCP, TSE, gibi sahip olduğu belgelerle

de kaliteye vermiş olduğu öneme

dikkat çekmektedir.

- Doğanay Gıda’nın diğer şirketlerinden

farklılaşmasında kurumsal iletişim

stratejilerinin katkısı nedir?

- Markalaşma sürecimizde her zaman

reklamın, pr’ın ve sosyal medya araçlarını,

iç iletişimin, kurumsal sosyal

sorumluluk projelerinin öneminin farkındaydık.

Olası ekonomik kriz durumlarında

bile kurumsal iletişim faaliyetlerimizin

hiç birinden asla ödün vermedik.

Doğanay Gıda olarak bünyemizde bulunan

sağlık dostu şalgam suyu, koruyucu

içermeyen ve içi cam dışı pet campet

ambalajda olan limonata ve yüzde

100 sıkma taze portakal suyu için ayrı

ayrı iletişim çalışmaları gerçekleştirdik.

Ürünlerimizin her biri öylesine kıymetli

ki tek çatı altında yürüteceğimiz gerek

pr gerek reklam gerekse sosyal medya

çalışmaları onların bu kalitesine yakışmazdı.

Bu yüzden bu yıl ürünlerimiz için

3 farklı marka olarak çalıştık.

Doğanay Gıda, İyi Tarım Uygulamaları

- Bulunduğunuz sektörlerde tüketici

Denetim ve Belgelendirme,

FAO(Birleşmiş Milletler Dünya Gıda

güveni ve sadakatini sürdürülebilir

bir şekilde sağlayabilmek için nelere

20 / marketing europe & anatolia


tüm dünya...


Röportaj

önem gösteriyorsunuz?

- Olmazsa olmazlarımızın başında kalite

geliyor. Hiçbir şart ve koşulda özellikle

hammaddelerimizin kalitesinden asla

ödün vermiyoruz. Doğanay Gıda’nın

her ürünü ileri teknoloji ile üretiliyor.

Dünyadaki teknolojik gelişmelerinde

sıkı bir takipçisiyiz. Sadece ülkemizde

değil dünyada ambalajlama sektöründe

ilk kez kullanılan campet yatırımımızda

bu durumu adeta kanıtladık. Yüksek

kaliteli ürünlerimizi her kesimden tüketicimizin

faydalanabilmesi için belirli bir

fiyat politikasının üzerine asla çıkartmıyoruz.

Kaliteyi makul fiyatlarla tüketicimize

ulaştırıyoruz.

- Doğanay Gıda’nın son 5 yılına baktığınızda

markalaşma, bilinirlik, tüketici

güveni, sadakati açılarından gelişimini

nasıl değerlendirirsiniz?

- Doğanay Gıda olarak son 5 yılda çok

yol kat ettik. Özellikle 2014-2015 yılları

bizim çok büyük yatırımlar gerçekleştirdiğimiz

yıllar oldu. Şalgam suyu ile tüketicimizi

fetheden bir markaydık ama

geçen sene pazara sunduğumuz limonatamız

ve portakal suyumuzda en az

Özellikle

2014-2015 yılları

bizim çok büyük

yatırımlar gerçekleştirdiğimiz

yıllar oldu.

şalgam suyu kadar sevildi, benimsendi.

Bu yıl yeni bir kurumsallaşma çalışmasına

girerek bu iki ürün gurubumuzu da

markalaştırdık. Artık limonatamız Lita

olarak, portakal suyumuz Sıkma Portakal

Suyu olarak tüketicimiz ile buluşuyor.

Logo çalışmalarımızla da adeta

bu yıl kabuk değiştirdik. Yenilendik, tazelendik.

Campet, Daoğanay Şalgam

Suyu, Sıkma Portakal Suyu ile 3 farklı

reklamımızla da yenilenen kurumsalımızın

duyurumunu yaptık. Çok yakında

Lita limonatamız için hazırladığımız çok

özel bir hikâyesi olan reklam filmimizi

de tüketicimizin beğenisine sunacağız.

- Doğanay Gıda’nın marka açısından

konumunu nasıl tanımlarsınız ve

2016 yılı için hedefleriniz nelerdir?

- İçecek sektöründe birçok ARGE ve

yatırım çalışmamız hızla devam ediyor.

2015 içinde demleme soğuk çayı

piyasaya çıkaracağız. Yüzde 100 sıkma

portakal suyumuz her yerde olacak.

2016’da nar, elma, mandalina, üzüm,

mor ve sarı havuç sularını yine yüzde

100 sıkma teknolojimiz ile piyasaya süreceğiz.

Meyve sularını Uzakdoğu ve

Afrika dahil tüm dünyaya satacağız.

22 / marketing europe & anatolia


Röportaj

- Doağanay Gıda’ın sürdürülebilir

gelişim, inovasyon ve enerji verimliliği

konularına bakışı nasıl?

- Doğanay Gıda olarak, 1996’da radikal

bir kararla Hacı Sabancı OSB içinde,

şalgam suyu konusunda ilk modern

üretim tesisini kurduk. Ailemizde geleneksel

olarak üretilen bir ürünü yüksek

tonajlı ve hijyen şartlarda üreterek

ulusal pazara uygun fiyattan arz ettik.

İşimizin başarıya ulaşmasındaki en

kritik inavasyonu ise Şalgam suyu üretiminde

mayalanma kritik bir konu. Şişelendiğinden

sonra tazeliğinikoruması

kalite için önemli bir nokta. Bunun için

3 mühendisle üniversiteden de destek

alarak bir ara hat geliştirip üretime ekledik.

Hiçbir kimyasal katkı ya da pişme

yapılmadan geleneksel şalgam suyunun

raf ömrü gıda yönetmeliklerine

uyum sağlamış oldu. 2014 yılında ise

dünyadaki en yeni inovasyon ürünü

olan campeti ülkemize getirdik. Kolay

taşınabilir, camla eşdeğer olan içi cam

dışı pet campet ambalajımıza portakal

suyumuzu ve limonatamızı koyduk.

İlerleyen süreçte tüm ürünlerimiz campet

ile pazara sunulacak. Bu yıl campet

ile Adana’da Genç İş Adamları Derneği

bizi İnovasyon ödülüne layık gördü. Biz

tüm üretim bantlarımız için yaptığımız

2014 yılında

ise dünyadaki en yeni

inovasyon

ürünü olan

campeti

ülkemize getirdik.

yatırımla en düşük enerji gücüyle maksimum

verim sağlıyoruz.

- ARGE faaliyetlerinizden söz eder

misiniz?

- Farklı sebze ve meyveleri yüzde 100

sıkma olarak tüketicimize sunarak ürün

çeşitliliğimizi arttırmayı planlıyoruz. Bu

ürünlerimizin hepsi sadece Doğanay

Gıda’nın ürünlerinin ambalajlanabileceği

campette olacak.

marketing europe & anatolia / 23


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Demokrasi bayramınız kutlu olsun...

Bu ay ülkemizde milletvekili seçimleri yapılacak. Siyasi

görüşünüz ne olursa olsun sandığa gidip, iradenizi

seçimlere yansıtmanız, demokratik zenginliğimiz

açısından büyük önem taşıyor.

Seçmenin tercihinin şekillenmesi için ise siyasi partilerin

eşit şartlar altına bir seçim kampanyası sürdürmeleri

gerekiyor. Tabii ki bu işin teorik ve ideal şekli. Peki

pratikte ne oluyor?

AKP iktidarın gücünü, devletin imkanlarını kullanarak

devlet bütçesinden bir seçim kampanyası yürütüyor. Her

konuda islami referanslarla halk avcılığı yapan AKP, konu

iktidara gelmek olduğunda Hz. Ömer'in evinde devlet işi

yaparken devletin mumunu, özel işini yaparken kendi

mumunu kullandığını pek de umursamaz davranıyor.

Olmayan açılışlar, devlet bütçesiyle hazırlanan devasa

fetih törenleri, devletin valisi, kaymakamı, okulları hatta

camileri, AKP'nin iktidar hırsı uğruna, hem demokratik

olmayan, hem de islama taban tabana zıt olan bu haram

çemberinde köleleştirilerek kullanılıyor. Peki sadece bu

mu?

Keşke sadece bu olsa. AKP'nin bu hak tanımaz hoyrat

propagandasına, temsil ettiği makamın tarafsızlığını,

yüceliğini unutan cumhurbaşkanı da en ateşli şekilde

eşlik hatta önderlik ediyor. Yetim hakkı onun da

sözlüğünde pek yer almıyor anlaşılan. Kutsal ya da ahlaki

olan ne varsa başkan olma hayaline kurban ediliyor.

Ne diyelim fıtratları bu mu demeliyiz? Birçoğu da öyle

diyor zaten. Fıtratında ne varsa mübah sayılıyor. Bir de

itiraz edenler var ki, tespit edildiğinde her türlü baskıyla

cezalandırmayı göze almaları gerekiyor.

Yüksek Seçim Kurulu ise sessiz sedasız bu adaletsiz,

kanunsuz, etik dışı ve sınırsız hak ihlalleriyle dolu süreci

seyretmekle yetiniyor. Başvurulara, görevsizlik kararıyla

karşılık veriyor.

Durum böyle olunca bu seçimlerin demokratik olduğunu,

seçimlerden sonra oluşacak tablonun halkın özgür iradesi

olduğunu söylemek mümkün olacak mı?

Seçimlerin galibi eğer iktidar partisi olursa, bu sonuç,

en temel değerlerimizin zedelenmiş olduğunu yok

saymamızı sağlayacak mı?

Seçim süresince açılış törenlerine harcanan paralar için

AKP ve cumhurbaşkanı kağıt üzerinde aklansalar bile bu

aklanma halkın vicdanında karşılık bulacak mı?

Peki gün olup devran döndüğünde bu sorumlular adalet

karşısında hesap verseler bile, ülkemizin demokratik

gelişimine açtıkları yaralar, sarılmış olacak mı?

Bu seçim dönemi hepimize şunu göstermiştir. Halkımız

eğer muhasır medeniyet seviyesine ulaşacaksa, bunun

yolu ağır da olsa tam demokrasidir. Evet diktatörlüklerde

karar mekanizması demokrasilere göre daha hızlı yol alır

ama bu hız toplumumuza felaket getirmekten başka hiç

bir kazanım sağlamayacaktır.

Siyasi görüşünüz ne olursa olsun hepinize, barış ve

adalet içerisinde bayram havasında bir seçim günü

diliyorum. Seçimler demokrasinin bayramlarıdır.

Demokrasi bayramınız kutlu olsun.

marketing europe & anatolia / 25


It


Röportaj

’s all about you…

Zelal Varul Er

‘U’PR, Ajans Başkanı

‘U’PR’ı kurarken ve adına karar verirken

tek düşündüğüm şey vardı.

Çalışma hayatımda hep hizmet verdiğim

şirketleri sahiplendim. Dışarıdan bir göz olsam da

şirketlerin ekibinde çalışan biri gibi sahiplendim işimi.”

‘U’PR için odak noktası ‘SİZ’siniz…

Röportaj Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Bize kendinizden bahseder misiniz?

- 1979 doğumluyum. İlk ve orta öğrenimi

Manisa’da tamamladım. 2003 yılında

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi

Gazetecilik Bölümü’nden mezun

oldum. Okul döneminde ve hemen sonrasında

bir süre gazetecilik yaptıktan

sonra, 2004 yılında Halkla İlişkiler sektörüne

adım attım. 2013 yılına kadar

farklı ajansların medya ilişkileri departmanlarında

görev yaptım. İşimi hep iyi

ve hakkaniyetli yapmaya çalıştım. Sonra

bir gün, hizmet verdiğim bir şirket yöneticisinin

“niye kendi ajansını kurmuyorsun”

demesiyle harekete geçtim ve

2013 yılı başında ‘U’PR’ın temellerini

attım. 2013 yılında yaşanan toplumsal

olaylar ve ülke gündemini sarsan gelişmeler

nedeniyle zor günler geçirdim

ama vazgeçmedim. Uzun yıllar çalıştığım

Team İletişim ve Danışmanlık’la

işbirliği yaparak kardeş ajans olduk.

Şimdi işlerimizi birlikte yürütüyoruz.

- Türkiye’deki iletişim hizmetleri

ajansı anlayışını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Ülkemizde iletişim hizmetleri ajansları

ne yazık ki hakkettiği değeri görmüyor.

İletişim sadece medya ilişkileri olarak

algılanan bir konumda. PR ajansları şirketlerin

medya ilişkilerini yürüten, hatta

bazen sekretarya hizmeti veren şirketler

olarak biliniyor ve kullanılıyor.

Şu bir gerçek ki gün geçtikçe iletişim

ajanslarının kıymetini fark eden şirketler

artıyor ama yeterli düzeye ulaşmış

değil. Bu nedenle sektör oyuncularının

öncelikli olarak “Bizden nasıl faydalanmalısınız?”

sorusunun cevabını anlatarak

şirketlerle çalışmaya başlaması

lazım.

Çok sayıda ajans var. Elbette hepsi

pastadan pay almak istiyor. Bu nedenle

talep edilen ücretler düşüyor. Her işin

PR’ı yapılmaya çalışılıyor ve yüksek

vaatler ile beklentileri karşılamayan

performanslar ortaya çıkıyor. Bu durum

sektörün tamamı için geçerli değil elbette.

Ancak bu olumsuzluklardan ister

istemez işini iyi yapan ajanslar da etkileniyor.

- Müşteriler, iletişim hizmetleri ajanslarından

neler bekliyor?

- Şirketler öncelikli olarak ajanslardan

medya ilişkileri bekliyor. “Haberim

çıksın, küçük çıkmasın büyük çıksın”

gibi… Kurumsallaşmış şirketlerde du-

marketing europe & anatolia /27


Röportaj

rum biraz daha farklı tabii. Öncelik

medya ilişkileri olsa da aynı zamanda

danışmanlık bekliyor. İletişim stratejilerinin

belirlenmesi, sözcü ve markanın

medya dahil tüm iletişim mecralarında

konumlanması, iyi pazarlama ile dijital

fikirler gibi kuruma ve markaya değer

katan hizmetler bekliyor. Olması

gereken de bu zaten. İletişim sadece

medyada haber olmak değil. İletişim

bir bütün. Pazarlamayla, satışla, insan

kaynaklarıyla, üretimle kısacası bir şirketin

yaptığı işle ilgili her alanla bütünleşmesi

gereken bir konu. Ve çok kıymetli

bir iş. Ancak daha gidecek çok yol

var :)

- Ajansınızı diğer ajanslardan ayıran

özellikler nelerdir?

- ‘U’PR’ı kurarken ve adına karar verirken

tek düşündüğüm şey vardı. Çalışma

hayatımda hep hizmet verdiğim

şirketleri sahiplendim. Dışarıdan bir göz

olsam da şirketlerin ekibinde çalışan

biri gibi sahiplendim işimi.” ‘U’PR için

odak noktası ‘SİZ’siniz… ‘U’PR, ‘SİZ’i

dinlemek, anlamak, ‘SİZ’in için düşünmek,

planlamak, ‘SİZ’in için doğru olan

uygulamaları hayata geçirmek için çalışır.”

dedik ve “It’s all about you” mottosuyla

yola çıktık. ‘U’PR’ın temel ilkesi,

iş ortakları ile profesyonel ilişkilerini şeffaf

ve dürüst şekilde yönetmektir ve işe/

iş ortağına özel hizmet veren butik bir

ajanstır. ‘U’PR, iş ortaklarına, kurumsal

iletişim, lider iletişimi, medya ilişkileri,

kriz iletişimi, kurumsal sosyal sorumluluk

iletişimi, etkinlik yönetimi, konu ve

gündem yönetimi, içerik yönetimi, dijital

iletişim ve sponsorluk yönetimi alanlarında

hizmet veriyor.

- Yabancı şirket ortaklı iletişim hizmetleri

ajanslarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

- Sektörümüzde yabancı ortaklı ajansların

olması önemli. Sayının artması

sektöre değer katacaktır. Sonuçta farklı

Know-how’ların olması sektörün gelişimine

de katkı sağlıyor.

28 / marketing europe & anatolia


Röportaj

- İletişim hizmetlerinin müşterileriniz

tarafından doğru algılandığını düşünüyor

musunuz?

Daha önce de belirttiğim gibi daha gidecek

çok yolumuz var ama kurumsallaşmış

ve vizyon sahibi şirketler iletişimin

öneminin daha çok farkında. Bilmeyenlere

anlatmak da bizim sorumluluğumuzda.

- İnsan kaynaklarındaki eleman sağladığınız

kaynaklar nelerdir?

- Daha çok referans yoluyla işe alımı

tercih ediyoruz.

- Üniversiteler sektörün yetişmiş eleman

ihtiyacını karşılayabiliyor mu?

Sizin de bildiğiniz gibi sektörümüzde

işe alımlarda özellikle gazetecilik deneyimi

olan kişiler tercih ediliyor. Gazetecilik

yapmak için de İletişim Fakültesi

mezunu olmak gerekmiyor bence ki bunun

birçok başarılı örneği de var medya

sektöründe. Dolayısıyla üniversitelerin

ilgili bölümlerinden mezun olmak yeri-

Yeni kuşak farklı

bir kuşak.

Bizim gibi değil.

İş dünyasına farklı bakıyor,

doğuştan

müdür oluyorlar :)

İletişim fakültelerindeki

teorik bilgilerle

yürütülmüyor

bizim işimiz.

Uygulamayla yetişiyor

çalışanlar.

Bunun için de

sabır

gerekiyor.

ne bu işi yapmak isteyen kişiler tercih

ediliyor. PR zor bir iş. Birçok denge

var. İş ortağınızı, gazetecileri, çalışma

arkadaşlarınızı ve diğer paydaşlarınızı

memnun etmek zorunda olduğunuz bir

iş.

Yeni kuşak farklı bir kuşak. Bizim gibi

değil. İş dünyasına farklı bakıyor, doğuştan

müdür oluyorlar :) İletişim fakültelerindeki

teorik bilgilerle yürütülmüyor

bizim işimiz. Uygulamayla yetişiyor

çalışanlar. Bunun için de sabır gerekiyor.

- Çalışma hayatınızda yaşadığınız

en ilginç olay nedir?

- PR sektöründe çalışmaya başladığımdan

bu yana 100’den fazla marka

ve kuruma hizmet verdim. Yaptığımız

işin dinamikleri itibariyle her gün ilginçlikler

yaşıyoruz. Kimi zaman komik

kimi zaman can sıkıcı. Ama ben işimi

çok seviyorum :)

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

Güçlü kobi, güçlü iletişim...

Manajans J. Walter Thompson imzalı son reklam filminde

kendi yolunu çizen, dünya kadar yükü tek başına sırtlayan

KOBİ’lerimize TEB’de verilen önem ve onların yükünü paylaşmanın

hikayesi epik bir biçimle anlatılıyor. Tamamlanması

4 ay gibi bir zaman alan filmin çekimleri İstanbul ve

Konya’da yapıldı.

Kampanya künyesi

Reklamveren: TEB

Reklamveren Ekibi: Zeynep Demirkol, İlke Erdener,

Murat Olgaç

Ajans: Manajans J.Walter Thompson

CEO & CCO: Tuğbay Bilbay

COO: Emir Işık

Kreatif Direktor: Sami Basut

Yaratıcı Ekip: Murat Yaylagül, Renan Erdener,

Sanlı Kayabölen

Müşteri İlişkileri: Fulya Özarı, Barış Alemdar, Didem Kurt,

Selim B. Adato

Stratejik Planlama Direktörü: Yuda Sağman

Ajans Prodüksiyon: Şafak Serter

Yapım Şirketi: Kala Film

Yönetmen: Fatih Kızılgök

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

“CP Anne Kararı”...

“CP Anne Kararı” adlı yeni reklam filmi, annelerin tüm ailenin

ihtiyaçlarını öngörebilen karar verme yeteneğini referans

alıyor. Anneliğin getirdiği, koruma, besleme, gözetme gibi

içgüdüsel özelliklere vurgu yapan reklam filmi, bu içgüdü ile

annenin her zaman şaşılacak şekilde en doğru kararı verebilme

yeteneğine dikkat çekiyor.

Kampanya künyesi

Reklamveren: CP Standart Gıda San. Tic. A.Ş.

Reklam Ajansı: McCANN

Reklamveren Yetkilisi: Başak Özçelik Elgün,

Baran Kocabaş, Sanem Şahin, Başak Dora

Yaratıcı Ekip: Uğur Çakır, Andaç Erkök, Barış Sinsi

Müşteri İlişkileri: Özlem Milor İslam, Ceren Su Olgaç

Stratejik Planlama: Tuğçe Esener

Ajans Prodüktörü: Zeynep Doğu

Medya Planlama/Satınalma: People

Yapım Evi – Yönetmen: Shortcut - Onur Somer

Buzzy mi Winner mı Banana Joe mu?...

Türkiye’nin seçimini yapması için 3 Algida efsanesi oylamaya

sunuluyor. Algida’nın Twitter’da yayınladığı #benimseçimimhashtag’ine

oyunuzu gönderebilirsiniz.

Kampanya künyesi

Reklamın başlığı: Algida Seçim

Reklamveren: Unilever Algida

Reklamveren yetkilisi: Leyal Eskin Yılmaz, Kaan Camgöz,

Tuğçe Aksoy

Reklam ajansı: Alametifarika

Yaratıcı yönetmen: Emrah Karpuzcu

Yaratıcı ekip liderleri: Handan Tepe, Ozan Özüm Özbey

Yaratıcı grup: Tuğçe Tekin, Yeliz Civelek

Müşteri ilişkileri grubu: Dilek Sezen

Ajans prodüktörü: Övgü Akgürgen

Yapım şirketi: Anima

Medya ajansı:Mindshare

Medya planlamacı: Aslıhan Anarat, İpek Dorak,

Merve Aycan, Arda Çölgeçen

Kullanılan mecralar:Tv, dijital

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

“Yoook mu?”...

Maret yeni kampanyası “Yoook mu?” ile yayında. Kampanyanın

açılış filminde sebzeyle beraber Maret lezzetini talep

eden, isteklerini annelerine eğlenceli bir dille ileten çocukları

görüyoruz.K A R P A T reklam ajansı tarafından hazırlanan,

çekimleri 4 gün süren Maret “Yoook mu?” filmlerinin prodüksiyon

şirketi 2012 Productions, yönetmeniyse Özer Feyzioğlu.

Kampanya künyesi

Reklamveren: Maret

Reklamveren Yetkilisi: Ahmet Hazım Topçuoğlu,

Nurcivan Gülgün, Yasemin Çalışkan, Sonat Polat

Pazarlama Danışmanı: Seren Tümöz

Reklam Ajansı: K A R P A T

Kreatif Direktör: Karpat Polat

Yaratıcı Grup: Esin Erol, Korcan Yıkılmaz, Ayşegül Aynalı

Müşteri İlişkileri: Yağmur Erengül, Mine Silen

Prodüksiyon Şirketi: 2012

Yönetmen: Özer Feyzioğlu

Kullanılan Mecra : TV, Basın, Radyo, Internet, Outdoor.

Yolların kahramanı sen ol...

Aygaz Otogaz, “Yolların Kahramanı Sen Ol” sloganıyla yeni

bir reklam kampanyası başlattı.

Kampanya künyesi

Reklamveren: Aygaz

Pazarlama Direktörü: Ercüment Polat

Otogaz ve Dökmegaz Pazarlama Müdürü: Burcu Cihan

Işık

Otogaz Pazarlama Yöneticisi: Burak Pala

Pazarlama Sorumlusu: Kerem Can Yücel

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO: İlkay Gürpınar

Kreatif Direktör / ECD: Volkan Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip: Eser Yazıcı, Ahmet Ülkü, Cengiz Pulgu

Marka Ekibi: Aslı Ceren Aksak, BesteErener, Ceren Kaban

CSO: Toygun Yılmazer

Genel Müdür Yardımcısı, Stratejik Planlama: Tuğyan

Çelik

Stratejik Planlama Ekibi: Ceren Şehitoğlu, Can Değerli

Prodüksiyon Ekibi: Reyhan Yılmaz, Cansu Arcan

Prodüksiyon Şirketi: ISTANBULDOGZ

Post Prodüksiyon Şirketi: ABT

Yönetmen: Olivier Megaton

Medya Ajansı: UM

Kullanılan Mecralar: TV, internet, outdoor, radyo, sinema

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

“Şapkasız çıkmam Abi”...

BP’nin marka yüzü Mustafa Sandal’ın yanısıra Fuat Güner’in

de rol aldığı,BP istasyonlarındaki hızlı ve mükemmel servisi

vurgulayan yeni reklam kampanyasınında BP’nin efsane haline

gelen “Şapkasız çıkmam Abi” reklam filmine gönderme

yapılıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamın Başlığı: BP’de Hizmet Işık Hızında

Reklamveren: BP Petrolleri A.Ş.

Reklamveren Temsilcisi: Deniz Güloğlu, Görkem Önal

Reklam Ajansı: Ogilvy & Mather Istanbul

Yaratıcı Yönetmen: Tolga Büyükdoğanay

Müşteri İlişkileri: Burcu Özyurt

Art Direktör: Ayça Peksağ

Metin Yazarı:Mert Bitmez

Prodüksiyon: Fulya Akay

#mamapaylasbesiktas kampanyası...

Ünlü spor eğitmeni Murat Bür liderliğinde, Hepsiburada.com,

Beşiktaş Belediyesi ve iyilikpaylas.org işbirliği ile düzenlenen

#mamapaylasbesiktas kampanyası, sahipsiz sokak hayvanlarına

sürdürülebilir besleme maması sağlamayı amaçlıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Hepsiburada.com

Reklam Ajansı: iyilikpaylas.org

Kreatif: Şevin Ballıktaş / Helin Ballıktaş

Strateji: Şevin Ballıktaş / Yasemin Kaysal / Meral Kılıç

Yapım Şirketi: Hepsiburada Prodüksiyon Ekibi

Yönetmen: Hepsiburada Prodüksiyon Ekibi

Prodüktör: Hepsiburada Prodüksiyon Ekibi

Fotoğraflar: Hepsiburada Prodüksiyon Ekibi

Kullanılan Mecralar: TV, internet, basın ilanı, radyo

Oyuncular: Murat Bür

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Double Çilek&Kavun...

Lipton Ice Tea, 2014 yılında da Doruk ve Buse’nin hikayesini

ekranlara taşımış veiçecek kategorisinde Türkiye’nin en

sevilen 2. Markası olmuştu. Soğuk çay kategorisinin lider

markası Lipton Ice Tea yaptığı medya yatırımları ve lansmanlar

ile kategoriyi büyütürken, tüketicilerine de istediği

tadı sunuyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: PepsiCo

Reklam Ajansı: Titrifikir

Kreatif Direktör: Özgür Akpınar

Kreatif Ekip: Necati Kaya, Mert Demirhan, Çağlar Mertler,

Gökçe Akın, Selen Sarı

Stratejik Planlama Direktörü: Kerem Sabuncu

Stratejik Planlama: Zeynep Milli

Müşteri İlişkileri Direktörü: Melissa Dizer

Müşteri İlişkileri Süpervizörü: Dicle Aysülük

Müşteri Temsilcisi : Sahra Ofluoğlu

Ajans Prodüktörü: Derya Soyman, Ediz Alptekin

Yapım Şirketi: Böcek Yapım

Serel “hijyen” diyor!...

Serel, Türkiye’de bir ilk olan Hygiene+ Teknolojisi’nin tanıtımını

yepyeni bir reklam filmiyle yaptı. Gümüş iyon yüzeyiyle

%99 bakteriyel koruma sağlayan Hygiene+’ın reklam filminde

başrolü Türkiye’nin sevilen yüzlerinden biri olan Yasemin

Yalçın üstlendi. Bu eğlenceli reklam filmi Titrifikir imzası taşıyor.

Reklam filmi, Hygiene+ teknolojisiyle temizlik için eskisi kadar

yorulmak gerekmediğini Yasemin Yalçın’a has bir dille

anlatıyor. Filmin yönetmen koltuğunda Vana Film’den Enes

Erkan oturuyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Elmor A.Ş. / E.C.A. SEREL

Reklam Ajansı: Titrifikir

Kreatif Direktör: Özgür Akpınar

Kreatif Ekip: Duygu Özcan, Metehan Ardıç, Bora Adalı,

Oğuzhan Dilek, Ali Harun Sevinç

Müşteri İlişkileri Süpervizörü: Gülden Özbaşaran Udum

Müşteri Temsilcisi: Sahra Ofluoğlu

Stratejik Planlama Direktörü: Kerem Sabuncu

Ajans Prodüktörü: Ediz Alptekin, Derya Soyman

Yapım Şirketi: Vana Film

Yönetmen: Enes Erkan

Medya Planlama/Satınalma: BPN İstanbul

Mecralar: TV, Radyo, Basılı, OOH, Dijital

marketing europe & anatolia / 35


Kampanyalar

Tatlı Domatesler...

Tat’a lezzet veren domateslerin birbirinden eğlenceli şekilde Yaratıcı Yönetmen: Arda Erdik, Başar Bellisan

anime edildiği iki ayrı reklam filmi yayına girdi. “Tatlı Domatesler”

kampanyasının ilk filminde şarkı söyleyen domatesniz,

Sevil Şimşek, Esin İris Orhan, Meriç Karabulut,

Yaratıcı Ekip: Barış Sarhan, Zeynep Ordu, Zeynep Ezgi Deler

ikincisinde ise selfie çekiyor.

Görkem Yeğin

Müşteri İlişkileri: Ozan Öke, Zeynep Özkan

Kampanya Künyesi

Sosyal Medya Ekibi: Sera Alper, Emre Hacısalihoğlu

Reklamveren: Tat Gıda

Ajans Yapımcısı: Can Taşkın

Reklamveren Temsilcisi: Banu Özman, Serap Sönmez, Yapım Şirketi: Anima İstanbul

Alper Özgür, Kübra Ötkür

Yönetmen: Ayşe Ünal

Reklam Ajansı: Tribal Worldwide İstanbul

Yapımcı: Gizem Ergezgin

Ajans Başkanı: Ömür Kula Çapan, Hakan Birgül

Müzik: Jingle House

Tropicana’dan Afyon vişne nektarı...

Noter huzurunda yapılan aktivitelerin canlandırıldığı reklam

filminde, Tropicana ve farklı bir meyve suyu markasının vişne

nektarlarını deneyenler arasında, Tropicana lezzetinin

daha çok beğenildiği ve tercih edildiği ekranlara yansıyor.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: PepsiCo

Reklamveren Yetkilileri: Alpagut Çilingir, Osman Dilber,

Yaprak Ağca, Tuğçe Gamsız

Reklam Ajansı: Alice BBDO

Kreatif Direktör: Derya Tambay

Yaratıcı Ekip: Ali Burak Erkan, Cem Öztürk

Stratejik Planlama: Onur Erdoğan, Emir Demirtaş

Müşteri İlişkileri: Maria Demir, Mine Hatapkapulu

Ajans Prodüktörleri: Umut Tangör, Melis Bircan

Yapım Şirketi: Sinefekt

Mecra: TV

36 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

“Hayatın Lezzeti”...

KORKMAZ’ın Anneler Günü’ne özel hazırladığı reklam filmi

yayına girdi. “Hayatın Lezzeti” sloganıyla bir önceki kampanyanın

devamı olan duygusal film, bu kez kadının masasına

anneleri heyecanlandıracak sürprizleri ve içten gülümsemeleri

getiriyor. İçleri ısıtan ve samimi bir tonla hazırlanan kampanya,

ZON tarafından hazırlandı.

ZON İletişim Ajans Başkanı Kerim Sükan; “Reklam filmimizle

her annenin izlerken mutlaka tebessüm edeceği, içten ve

sıcak bir çalışma hedefledik. 3 jenerasyonun bir araya gelmesini

duygusal bir dille anlattık. Markanın sıcak ve tüketiciye

yakın algısını daha da güçlendirmeyi hedefledik” dedi.

Kampanya Künyesi

Reklam Veren: KORKMAZ

Reklam Ajansı: ZON

Yaratıcı Direktör: Kerim Sükan

Yaratıcı Ekip: Ersin Soyal, Mert Suvaydaş, Berk Demirkurt

Müşteri İlişkileri: Selin Paltun

Yapım Şirketi: Staff

Yönetmen: Serdar Işık

“Kalpten Bir Teşekkür”...

Ormanda gitarıyla “Teşekkürler Teşekkürler” şarkısını çalan

ve seslendiren Göksel’e Uludağ’ın sakinleri tilkiler, kuşlar,

ayılar ve sincaplar eşlik ediyor. Filmde tüketicileri Erikli’ye

lezzeti ve doğallığı için teşekkür ederken Erikli de onlara

markayı Türkiye’nin en beğenilen suyu yaptıkları için teşekkürlerini

sunuyor. Yaratıcı fikri ve konsept tasarımı ALICE

BBDO’ya ait reklam filminin çekimleri Antalya’da yapıldı.

Reklam filminin yönetmenliğini Paulo Henriques üstlendi.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Erikli

Reklamveren yetkilileri: Begüm Ersoy, Duygu Özşahin

Reklam Ajansı: ALICE BBDO

Kreatif Direktör: Derya Tambay

Yaratıcı Ekip: Ali Burak Erkan, Cem Öztürk

Stratejik Planlama: Onur Erdoğan, Beliz Top

Marka Ekibi: Maria Demir, Itır Karabulut, Melih Mermutlu

Ajans Prodüktörü: Umut Tangör, Oben Özyakalı

Yapım şirketi: Istanbuldogz

Yönetmen: Paulo Henriques

Aranjman: Alper Erinç

marketing europe & anatolia / 37


Kampanyalar

Üç yeni Gencaver filmi...

Depo Film’in üstlendiği filmlerde, Gencaverler gençlerin aklına

takılan sorulara cevap arıyor. Yeri geliyor bir elbisenin

rengi, yeri geliyor bir ilişkinin kaderi Gencaverler’e soruluyor.

Gencaverler zor durumda kalan gençlerin yardımına yetişiyor.

gnçtrkcll’in, Gencaverler’in hikayesi, Manajans J. Walter

Thompson tarafından hazırlanan komedi dozu yükseküçreklam

filmiyle karşımıza çıkıyor.

Yönetmenliğini Burak Çaldır’ın yaptığı, prodüksiyonunu

“Unutulmaz Tonlar”...

Dardanel, şimdi de yaratıcı içeriklere sahip viral videolarıyla

eğlenceli dakikalar yaşatıyor. Dardanel’in, “Unutulmaz

Tonlar” ismini taşıyan viral video serisi, “Nefes Kesen Aksiyon:

Dardanel Ton Yiyen Yıkılmaz”, “Emrah: Dardanel Ton

Ye, Genç Görün” ve “Kezban: Dardanel Ton Ye, Güzelleş,

Havalı Ol” isimli üç videodan oluşuyor. Dardanel’in sosyal

medya platformlarında büyük ilgi gören bu üç videosunun

toplam izlenme rakamı 8,3 milyona ulaştı.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Turkcell / gnçtrkcll

Reklamveren Ekibi: Bahar Uçanlar, Melis Keşan,

Nazlıgül Öngören

Ajans: Manajans J. Walter Thompson

CEO & CCO: Tuğbay Bilbay

COO: Emir Işık

Kreatif Direktör: Sami Basut

Yaratıcı Ekip: Ümit Taşlı, Ümit Aydın, Deniz Ergin,

Hüseyin Gündüz

Müşteri İlişkileri: Fulya Özarı, Aşkın Baş, Begüm Kabataş

Stratejik Planlama Direktörü: Yuda Sağman

Ajans Prodüksiyon Ekibi: Şafak Serter, Ahmet Bayık,

Açelya Ülkümen

Yönetmen: Burak Çaldır

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Dardanel

Ajans ve Yapım: Batesmotelpro

Yapımcı: Kerim Barutçu

Yönetmen: Ali Kaan Dinç

Senaryo: Volkan Öge ve Ali Kaan Dinç

Proje Yönetimi: Gizem Özcan, Tansu Tunçel ve

Uğur Karaman

Reklamveren Temsilcileri: Halit Giray, Özgün Yalın,

Talat Karaağaç ve Yeliz Acar

Sosyal Medya: Ömer Faruk Çiçek

Görüntü Yönetmeni: Emre Karbek

Yönetmen Yardımcısı: Kerem Keskin

Prodüksiyon Amiri: Arda Çamkerten

Reji Asistanları: Doruk Yavuz ve Armağan Pınar Yılmaz

Post Prodüksiyon: Film Standartları

Müzik ve Ses Tasarım: Karasinek

38 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

En güzel hediyem...

Boyner’in, Anneler Gününe özel “En Güzel Hediyem” Projesi

ile Türkiye’nin Anne Tipi Belli Oldu;

Terliksi Anne.“En Güzel Hediyem” Projesi ile evlatlara, annelerinin

nasıl biri olduğunu soran Boyner katılımcılardan anneleriyle

ilgili altı sorudan oluşan keyifli bir testi yanıtlamaları

istedi.

Kampanya Künyesi

Reklam Ajansı: Cheil Türkiye

Yaratıcı Yönetmen: Tolga Hirsova

Reklam Yazarı: Nergiz Herdem, Burçin Ertin

Sanat Yönetmeni: Burcu Dayanıklı

Stratejik Planlama: Can Bescelli

Müşteri İlişkileri Direktörleri: Melda Doyduk Mengi

Dijital Proje Yöneticisi: Mert Maviş, Özen Aydın

SesliHarfler, Turkcell ile birlikte...

SesliHarfler ve Turkcell, 10 Mayıs Anneler Günü’ne özel hazırladığı

reklam filmi ile çocukların, anneleri için ne kadar

özel olduğunu yaşamın önemli anlarından kesitler alarak

ekrana taşıdı.

SeslliHarfler ve Turkcell, “Bugün Annen İçin Uyan” sloganı

ile titizlikle yürütülen bir prodüksiyon çalışması sonucu

hazırladığı bu özel filmiyle bütün vefakar annelerin Anneler

Günü’nü kutlar.

Kampanya Künyesi

Reklam Ajansı:SesliHarfler

Yaratıcı Yönetmen: Özgür Karaçak

Yaratıcı Grup Direktörü: Can Özmert

Yaratıcı Grup:Semih Altıner, İlker Şener, Sevgin Cumalı

Müşteri İlişkileri: İlana Halmen, Damla Pekgöz,

Banu Tunca

Marka Takımı: Hande Dikmen, Pelin İpek Yılmaz,

Dicle Yücelen, Ebru Darip, Ahmet Varol

Ajans Prodüktörü: Ozan Salamcı

Prodüksiyon: Kala Film

Post Prodüksiyon: ABT İstanbul

marketing europe & anatolia / 39


Engelle


Gezi

rle Eğleniyoruz :)

Bu sefer bir gezisi paylaşmayacağım ama ona benzer renkli,

eğlenceli bir etkinlik paylaşacağım.

Etkinlikten önce çok üzüldüğüm bir konuyu paylaşmak

istiyorum. Belli mi olur, belki birileri üzerine alınır da,

böyle çorbalarda tuzu bulunur :)

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / seval@sevalduban.com

Merhabalar.

Bu sefer bir gezisi paylaşmayacağım

ama ona benzer renkli, eğlenceli bir etkinlik

paylaşacağım.

Etkinlikten önce çok üzüldüğüm bir konuyu

paylaşmak istiyorum. Belli mi olur,

belki birileri üzerine alınır da, böyle çorbalarda

tuzu bulunur:)

Beykoz Off Road Spor Kulübü (BE-

YOFF) yönetim kurulu üyesiyim. 2010

yılından beri harika etkinlikler düzenliyoruz.

İnanmazsanız bakın:

https://www.youtube.com/watch?v=bE1DRWnhqM

https://www.youtube.com/

watch?v=3Ru9s5WYKrk

https://www.youtube.com/

watch?v=O2L0rTlDoMw

Biz minicik bir grubuz. Aktif olarak çalışanlar

6 kişiyi geçmez. Çalışan derken

şunu kastediyorum. Yarış tarihi belli

olur ve sonra süreç başlar. Parkura

karar verilir, iş makinaları gelir çalışır,

parkuru hazırlar. Emniyet için demir kazıklar

çakılır, jütler gerilir. Yarış evrakları

için kırtasiye gereksinimleri karşılanır.

Sahada çalışacak ekip (75-80 kişi) için

yemek organize edilir. Yemek deyince

yanlış anlaşılmasın, ekmek arası hazır

bir şeyler. Sonra yarış günü alanda

bulunması için ambulans, itfaiye, iş

makinası, traktör ve karavan tuvaletler,

ofis ortamı için büyük çadırlar vs ayarlanır.

Gerekli izin yazıları alınıp, valilik,

kaymakamlık, jandarma vs. gönderilir.

Okuduğunuzda az işmiş gibi görünebilir

ama hiç öyle değil. Hele çalışan insansanız

bunları yapmak için ekstra vakit

ve nakit harcamanız gerekir.

Vakit ve nakit demişken, benim takık olduğum

konuya geldik.

Yarışların yapılabilmesi için paraya ihtiyaç

var. Para da ancak sponsorlardan

alınabiliyor. Spor belli. Off Road. Sektör

de belli. Otomobil satıcıları, yedek

parça satıcıları, lastik, motor yağı vs

satıcıları, hastaneler, sigorta şirkeleri,

outdoor giyim mağazaları, kamp malzemeleri

satan yerler vs. Bunlar şu an

aklıma gelenler.

Bizler 2 günlük sponsor bulabilmek için

1 yıl boyunca bir sürü firmanın kapısını

aşındırıyoruz. Ama sonuç içler acısı.

Arkadaşlık ilişkiler, dostluklar olmasa

sponsor bulmak imkansız. Sanıyorum

Türkiye’ de sponsorluk anlayışı yok. Bir

kaç büyük firma var onların dışında da

piyasada başka isim yok. Bunu sadece

off road için söylemiyorum.

Sponsor olan firma, ödediği bedeli vergi

matrahından düşebiliyor. Sponsorluk

sayesinde reklamını yapıyor. Yukarıda

bir likini paylaşmıştım. Ana haberde

çıkan görüntüler. Arka planda görmüşsünüzdür,

flama, bayrak, afiş ve araç

üzerlerindeki reklam sticker’ larını. Bu

haberleri milyonlarca kişi izliyor. Hangi

firma böyle reklam yapabilir ki.

marketing europe & anatolia / 41


Gezi

Çok üzülüyorum, çoookkkk.

En büyük dileğim; firmalara gidip sponsor

aradığımız günlerin bir an önce bitip;

yerine, etkinlik için bize sponsor olmayı

teklif eden firmaların bize geldiği

günleri gelmesi.

Bu arada bahsettiğim etkinlik için şimdilik

3 tane sponsorumuz var. İstanbul

Göz Hastanesi, Mengerler Mercedes

Benz ve Master Servis. Eksik olmasınlar.

Bir tane daha firma var ki, hakkını ödeyemeyiz.

Coşkun Sucukları.

Coşkun Sucukları bizi şimdiye kadar

hep destekledi. Etaplarda görev yapan

arkadaşlarımızı nefis sucuk ekmekleriyle

doyurdu. 24 Mayıs’ ta kimsesiz

çocukları pikniğe götürdük. 52 tane

çocuk. Coşkun sucukları yine yanımızdaydı,

nefis sucuklarıyla. İyi ki varlar.

Coşkun Sucukları gibi firmaların çoğalmasını

dört gözle bekliyorum.

Gelelim etkinliğe;

Etkinlik, bizim komşu kulübün; Şile

Doğa Sporları Kulübü Derneği (DOSD)’

42 / marketing europe & anatolia

Biz minicik bir grubuz.

Aktif olarak çalışanlar

6 kişiyi geçmez.

nin etkinliği. Hedef, engelliler. Sosyal

sorumluk işleri. Hal böyleyken içinde

yer almadan olmaz.

Bu güzel kulüp, 13- 14 Haziran 2015

tarihlerinde, Şile Belediyesi işbirliği ile

“engelliler yararına” Doğa Sporları Festivali

düzenliyor.

Türkiye’ de, ilk defa engelliler için düzenlecek

festival kapsamında;

• Sürat yerine teknik sürüş becerilerinin

ve görselliğin ön planda olduğu TRIAL

formatında off road yarışı,

• Enduro Motosiklet Kulübü (EMOK) tarafından

düzenlenen, amatör binicilere

uygun etaplarda yapılacak gösteri ve

oyunlar,

• Türkiye Bisiklet Federasyonu üyeleri

tarafından düzenlenen, amatör bisiklet

binicilerine uygun etaplarda yapılacak

gösteri ve oyunlar,

• Şile Doğa Sporları Kulübü tarafından,

daha öncesinde doğaya saklanan kutuların,

notlar ve navigasyon cihazı yardımı

ile bulunması esasına dayanan

oyun/yarış,

• Okçuluk dalında engelli sporcuların

yarışma ve gösterileri,

• M.Ü. Güzel Sanatlar Fakültesi öğren-


Gezi

cilerinden oluşan, rehber grup eşliğinde

resim, heykel, kukla, mutfak atölyelerinin

uygulamalı çalışmaları,

• İ.B.B. İsomiks grubu, Işık Üniversitesi

Otizm Orkestrası, Figuran Grubu ve

çeşitli amatör sanatçıların canlı sahne

performansları yer alacak.

Festival, engelli ve sosyal dezavantajlı

katılımcıların atölye eğitimlerini takiben,

branşlarında ürettikleri ürünlerin

satışıyla, kendilerine gelir sağlamayı

esas alıyor. Bu çocukların da hayatlarını

devam ettirebilmeleri için bir gelirlerinin

olması gerekiyor.

İlklerin yaşanacağı bu farklı festivalde,

birlik, beraberlik, dayanışma ve dostluk

için hepinizi Şile’ ye bekliyor, “Engellerle

Eğleniyoruz” sloganı ile keyifli bir

festival diliyorum.

Gelin de; heyecan, adrenalin, eğlence

nasıl olurmuş görün :)

Yer: Ahmetli Köyü girişi, Şile, İstanbul

Tarih : 13- 14 Haziran 2015

marketing europe & anatolia /43


Game On

Bloodborne...

Ali Erdem Ekşioğlu

Güçlü Grafikler

Sizi Viktorya İngiltere'sinde korkunç bir

sabaha kalkıcağınıza inandıran grafikler ve

ortam tasarımı.

Gizemli Bir Dünya

Yavaş yavaş keşfedilmeyi bekleyen bir dünya

onlarca sokak ve yüzlerce düşman


GameOn Youtube: http://www.youtube.com/user/meaGameOn

Her Saniyesi Önemli Dövüş Tatmin Eden Başarılar

Mekanikleri

Bir bölgeyi geçtiğinizde ya da bir boss'u

Uzunluğunu değiştirebilen yakın öldürdüğünüzde ekranı tekrar kontrol edip

mesafe silahlarınız ve düşmanı şaşırtan sevinç içinde sizi zıplatan bir oyun.

tabancalarınızla inanılmaz dövüşler


Game On

Bloodborne, Dark Souls, Demon's

Souls ve oyun hayranlarının nefessiz

bir şekilde beklediği oyun. Viktorya

İngiltere'sinin korkunç karanlık

sokaklarında oyunun havasından daha

korkunç olan düşmanlarla sizi karşı

karşıya getiren bir oyun.

From Software'in geliştirdiği önceki

oyunlar gibi aşırı zor ve bittiğinde size

büyük bir rahatlama hissi uyandırıyor.

Open-World hissi veren dünyada her

yol bir şekilde aynı başlangıca ya da

sona bağlanıyor. Her yoldan gidip

gitmemek tamamen oyuncuya kalmış

bir şeçim. İsterse hiçbir heyecan

ve ödül kaçırmamak pahasına her

dönüşten dönebilir ve dönüp dönüp

farklı yollara girebilir fakat bu aynı

zamanda daha çok ve bazen daha

zorlu düşmanlarla karşılaşmak

anlamına gelebilir. Sizi çok zorloyan

bazı bölgeleri es geçip bir sonraki

"save" noktasına koşabilir ve sonra

güçlenip geri gelip bölgeyi daha enine

boyuna tarayabilirsiniz. Oyun beceri

üstüne kurulu olduğu kadar silah

ve zırhlarınızda büyük rol oynuyor.

Bunun en güzel örneği oyunun ilk

canavarı, daha silahların yokken

saldırdığın bu canavarı alt etmek ne

kadar mümkün olsa da dakikalarınızı

46 / marketing europe & anatolia

Sizin için deneyimleyip

montajladığımız

review videosunu

http://www.youtube.com/user/meaGameOn

adresinden izleyebilirsiniz.

dakikalarınızı alıcaktır ve aslında

zaten o savaşı kaybetmeniz

gerekmetedir ki Hunter's Dream

adı verilen save pointler ve ölüm

aracığıyla gittiğiz market, toplanma

yeri benzeri yerde ilk silahlarınızı

kuşanın. Bu oyunun devamında

da aslında geçerlidir. Yine de bu

bölümlerin ekipmansız imkansız

olduğu anlamına gelmiyor.

Oyun hareketliliğe, tepki hızına ve

dövüş planlamasına dayalı.

İlerlemenizin tek nedeni bu korku

salan yaratıkların daha ne kadar

büyük ve sizi öldürme konusunda

daha ne kadar yaratıcı olabiliceği

değil sadece, oyun aynı zamanda

düşmanlarınızın ve sizin kimliğiniz

konusunda gizemli davranarak kim

olduğunuzu, neden orada olduğunuzu

ve ne yapmaya çalıştığınızı

öğrenmeye itiyor sizi.

Oyun benzeri hayranları için

muhteşem, dengeli ve görsel açıdan

tamamen mükkemel bir oyun,

ben hikayenin, mekaniklerinden

daha önde olduğu ve sürüklediği

oyunları tercih etmeme rağmen

Bloodborne'dan muazzam bir zevk

aldım ve kesinlikle tavsiye ederim.


Game On

Pro Evolotion Soccer 2015 Türkiye Şampiyonu...

Dünyanın en popüler futbol oyunu Pro Evolotion Soccer

2015’in Türkiye Şampiyonu Berlin yolunda. Sony

PlayStation®, Teknosa, PayPal ve Aral işbirliği ile 21

Mart – 16 Mayıs 2015 tarihleri arasında Türkiye’nin

dört büyük ilinde gerçekleşen Avrupa’nın en büyük PES

etkinliğinde şampiyon belli oldu. İstanbul, Ankara, İzmir

ve Eskişehir’de düzenlenen elemeler boyunca karşı

karşıya gelen binlerce oyun tutkunu kendi şehirlerinin

PES Ligi Şampiyonu olmak ve ülkemizi Berlin’de temsil

etmek için mücadele etti.

Konami’ninglobal olarak her yıl düzenlediği ‘PES Dünya

Finali’ ne katılmaya hak kazanmak için yarışan oyuncular

arasından geçen yılın şampiyonu olarak bizi yurt dışında

temsil eden Burak Horoz’u finalde yenerek şampiyon

olan Ali Poturoğlu izleyenlerden bol bol alkış aldı. PES

Dünya Finalleri, UEFA Şampiyonlar Ligi Finali ile aynı

gün, yani 6 Haziran 2015’te, Şampiyonlar Ligi Festivali’nin

düzenleneceği BrandenburgerGate’te gerçekleştirilecek.

Finalin birincisi içerisinde binlerce Euro’ya varan ödüllerin

ve final maçı biletinin bulunduğu UEFA Şampiyonlar

Ligi rüya bileti kazanmak için 32 ülkeden gelen finalistler

ile yarışacak. Ayrıca

Berlin Olimpiyat

Stadyumu’nda final

maçından dakikalar

önce saha kenarında

PES oynayarak, on

binlerce kişinin önünde

gösteri maçı yapma

şansına sahip olacak.

Kızlar Sahada...

Actifit ve İstanbul Champions işbirliğiyle, bu yıl üçüncüsü

düzenlenen ‘Kızlar Sahada’ etkinliğinde, futbolun

kazanmak ve kaybetmekten başka bir anlamı olduğunu

hatırlatmak isteyen yüzlerce kadın yeşil sahalara indi.

Açev yararına düzenlenen ve Türkiye’nin alanında en

yüksek katılımla gerçekleşen, gelenekselleşmiş ilk özel

kadın futbol turnuvası sahaların tozunu attırdı. Aral

Game kızları, onlarca takımın katıldığı turnuvada dördüncü

olarak büyük bir başarıya imza attı. Dünyaca ünlü

futbolcu Arda Turan’ın da katıldığı etkinlik, profesyonel

oyuncunun pozitif enerjisi ile görsel bir şölene dönüştü.

Futbola gönül vermiş kadınlarla kameralar karşısına geçen

futbolcunun neşesi gözlerden kaçmadı.

Güçlerini birleştirip takım ruhunu sahaya yansıtan kadınlar,

bir yandan meşin yuvarlakta hünerlerini gösterirken

bir yandan da toplumsal olaylara dikkat çektiler. Aral

Game Kızlarının da aralarında bulunduğu takımlar, Fair-

Play çerçevesinde eğlenceli maçlar yaparak birbirlerine

karşı kıyasıya mücadele verdi. Geçtiğimiz Pazar günü

yapılan maçlar sonucunda dördüncü olan Aral Game

Kızları, ‘FIFA satan PES ettiren Aral Kızları’ sloganının

hakkını verdiler.

marketing europe & anatolia / 47


Kültür - Sanat

Rus Kızıl Ordu korosu Türkiye’de...

rensel ezgilerle süsledikleri şarkılarını hayranlarıyla birlikte

söylemek için İstanbul’a geliyor. Muazzam enerjisi, dillere

destan sahne şovu ve evrensel ezgileriyle sınırları aşan

topluluk bu kez İstanbulluların gönlünü fethedecek.

Tarkan’dan Barış Manço’ya, Pharrell Williams’tan Daft

Punk’a unutulmaz şarkılar bu konserde…

Dünyanın en prestijli sahnelerinde milyonlarca insan

tarafından ayakta alkışlanan ekip, 13 Haziran Cumartesi

akşamı saat 21.00’de, Zorlu PSM’de sahne alacak.

İstiklal Marşı ile konseri n açılışını gerçekleştirecek Rus

Kızıl Ordu’su, Megastar Tarkan’dan “Şıkıdım”, Barış

Manço’dan “Genç Osman” , Pharrell Williams’tan “Happy”,

Rus Kızıl Ordu Korosu, IEG Live ve Sa Organizasyon Daft Punk’tan “Get Lucky”ye kadar yerli ve yabancı birçok

işbirliği ve Rusya Büyükelçiliği’nin destekleriyle Türkiye’ye unutulmaz şarkıyı sanatseverler için yorumlayacak. Ayrıca

geliyor. 13 Haziran 2015’te İstanbul Zorlu PSM’de, 15 Rus halk şarkılarından klasik eserlere, Mozart ve Verdi

Haziran’da ise Ankara Congresium’da konser verecek gibi sanatçıların opera aryalarından; “Sex Bomb” ve “Hey

topluluğun repertuvarında 7’den 70’e herkesin diline pelesenk

olan yerli ve yabancı birçok şarkı da var!Dünyanın şarkılar söyleyen ekibin, en sevilen şarkıları arasında

Jude” gibi pop klasiklerine uzanan geniş bir yelpazede

en büyük ordu korosu Rus Kızıl Ordu Korosu, Rusya ile “Katyuşa”, “Kalinka”, “Kernina” ve “Ave Maria” gibi eserler

Türkiye’nin diplomatik ilişkilerinin 95. yılı çerçevesinde, ev-

de yer alıyor.

Örümcek ağında dans...

Herkesin fakir kılığında

katıldığı bir sosyete partisinde

bir Çingene ortaya

çıkar ve insanlara

lanetler savurur. Bir süre

sonra davetlilerin başına

esrarengiz olaylar gelmeye

başlar. Bu kişilerden

biri olan Donald Wheelwright,

kanla yazılmış bir

tehdit mektubu

alınca meşhur dedektif

Sherlock Holmes’a

başvurur. İşin içine

Wheelwright’ın örümcek

korkusu ve güzel karısı Violet de girince olay çok

daha gizemli bir hal alır.

Sherlock Holmes’un kuzeni Henry Vernier ve onun karısı

Michelle’in anlattığı bu bilinmeyen hikâye, dâhi dedektifin

hayranlarını yepyeni bir maceraya davet ediyor.

Anti – Stres Boyama...

Stresten arınmanın yollarını mı

arıyorsunuz? Modern yaşamın

yorucu enerjisiyle baş etmekte

mi zorlanıyorsunuz?

Monotonlaşan yaşamı

hareketlendirmek mi istiyorsunuz?

Yüklerinizden kurtulmak,

iyi enerji depolamak için

bir yere gitmeye gerek yok!

“Kaybettiğin anahtarı Tibet’te

arayamazsın önce evinden

başlamalısın!”Renklerin dünyasına adım atıp, yaşam

alanlarınızdan stresi uzaklaştırmak için haydi boya kalemlerinizi

elinize alın. Anti – Stres Boyama kitabı sizleri

neşe ve huzura davet ediyor.

Kendiniz için bir şey yapma vakti geldi. Telefonu,

bilgisayarı bir kenara koyun,

televizyonu kapatın ve kendinizi renklerin dünyasına

bırakın.

Dünyayı kasıp kavuran büyükler için boyama serüvenine

Martı Yayınları da farklı bir bakış açısıyla adım

atıyor.

48 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

Ellerin büyüsü...

Plastik Cerrah Prof. Dr. Hans Zilch’in özel koleksiyonundan

oluşan “Ellerin Büyüsü” resim ve heykel sergisinde;

Pablo Picasso, Auguste Rodin, Salvador Dali, Eugène

Delacroix, Le Corbusier, Man Ray, Joseph Beuys, Georg

Baselitz gibi isimlerin yanı sıra, Abidin Dino, Bedri Rahmi

Eyüboğlu ve İbrahim Balaban başta olmak üzere birçok

ünlü Türk sanatçının orijinal eserleri de yer alıyor.

Türkiye’nin yüzde yüz yerli ilaç üretim üssü Pharmactive

İlaç, kültür ve sanata olan desteğini sürdürmeye devam

ediyor. 2015 yılının en büyük sanat etkinliklerinden biri

olan “Ellerin Büyüsü” Sergisi, İbrahim Karaoğlu küratörlüğünde,

3-28 Haziran 2015 tarihleri arasında İstanbul

Odeabank O’Art Sanat Galerisi’nde tüm sanatseverlerin

beğenisine sunulacak.

İlk kez Berlin Üniversitesi’nde hocalık yaparken ünlü sanatçıların

ellerle ilgili orijinal eserlerini biriktirmeye başlayan

Prof. Dr. Hans Zilch’in 30 yılda oluşturduğu koleksiyonu,

gittiği her ülkede aynı isimle sergileniyor. Prof.

Zilch’in “Ellerin Büyüsü” adlı koleksiyonunda; Pablo Picasso,

Auguste Rodin, Salvador Dali, Eugène Delacroix, Le

Corbusier, Man Ray, Joseph Beuys, Georg Baselitz gibi

dünya sanatına yön veren efsane sanatçıların eserlerinin

yanı sıra, Türk sanat tarihine adını altın harflerle yazdırmış

Abidin Dino, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve İbrahim Balaban

gibi ünlü Türk sanatçıların eserleri de yer alıyor. Odeabank

O’Art Sanat Galerisi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek

sergide 160’a yakın eserin 15’ini heykeller oluşturuyor.

Nike Women’s 5K İstanbul...

Türkiye’de kadınlar için ilk kez düzenlenen, eğlence ve

sürprizlerle unutulmayacak bir deneyim yaşatmayı amaçlayan

km’lik Nike Women’s İstanbul Koşusu 6 Haziran Cumartesi

günü gerçekleşecek.

Kadınları, yüksek enerjili koşu ve antrenmanlarla sporun

gücünü kanıtlamaya ve deneyimlemeye davet eden Nike,

6 Haziran Cumartesi günü 5 km’lik Nike Women’s İstanbul

koşusunu gerçekleştirecek. Türkiye’de kadınlar için ilk kez

düzenlenen, eğlence ve sürprizlerle unutulmayacak bir

deneyim yaşatmayı amaçlayan etkinlik, Maçka’daki Küçükçiftlik

Park’tan başlayarak aynı noktada sona erecek.

Yaklaşık 5 bin kadının katılmasının beklendiği yarışmanın

1.si, İsveç’in başkenti Stockholm’de düzenlenecek “Nike

Women’s Race Stockholm” koşusuna gitme şansını yakalayacak.

Yarışmanın 2. ve 3.sü Nike’tan hediye çeki kazanırken,

katılan herkese günün anısına özel tasarlanan

kolye hediye edilecek.Katılımcılar, 5 Haziran günü etkinlik

sahasına gelerek, buradaki expo alanından kendileri için

hazırlanan tişört, RFID ve sürpriz ürünleri içeren yarış kitini

alabilecek.

marketing europe & anatolia /49

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!