26.03.2017 Views

marketing europe & anatolia Sayı: 047

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

marketing europe & anatolia, ekonomi, medya, reklam, iletişim ve pazar alanında aylık olarak yayınlanan bir e-dergidir. marketing europe & anatolia’da reklamcı Nurgül Eryıldır Günay'ın kelebek etkisi yaratan ve Yönetmen Abdullah Ekşioğlu'nun adresini bilen yazılarını okuyabilir, ilgi çekici röportajları, haberleri, reklam kampanyaları künyelerini, kültür – sanat ya da gezi gibi sayfaları da bulabilirsiniz. marketing europe & anatolia Ekşioğlu Medya Grup tarafından yayınlanmaktadır.

SHOW MORE
SHOW LESS

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

marketing europe & anatolia

Tarih: Aralık 2015 Sayı: 47

retorik

Tutuklama yanlış

bir karardır...

kelebeğin

fırtınası

Birlikte bi’ kahve

içeriz belki...

Yeni Yılınız

Kutlu Olsun...


İçindekiler

Sayı: 47 Tarih: Aralık 2015

İmtiyaz Sahibi

Eksantrik Film Prodüksiyon

P.K.: 112 34725 Kızıltoprak - İstanbul - Tr.

Genel Yayın Yönetmeni ve

Sorumlu Yazı İşler Müdürü

Elvin Ekşioğlu

e-mail: elvineksioglu@gmail.com

Haber ve Fotoğraflar

Agency Europe & Anatolia

aeanews@aeanews.com.tr

aeanews@gmail.com

Katkıda Bulunanlar

Nurgül Eryıldır Günay

Ali Erdem Ekşioğlu

Seval Duban

Ekim Solemez

Yusuf Yener Günay

Danışman

Abdullah Ekşioğlu

İlan Rezervasyon

Gözde Öztürk

Yayın Türü

Süreli Yayın

marketing

europe & anatolia

Yönetim Yeri

Agency Europe & Anatolia

Feneryolu Mh. Fahir Açan Sk.

Deniz Ap. No: 21 /15

Kadıköy - İstanbul - Tr.

Tel: +90 555 233 24 41

e-mail: meadergi@gmail.com

marketing europe & anatolia

Agency Europe & Anatolia tarafından

Süreli yayınlanan bir e-dergidir.

Bu yayının tüm hakları Eksantrik Film

Prodüksiyon’a aittir. Tamamı ya da bir

bölümü yayıncısının izni olmaksızın

çoğaltılamaz ve yayınlanamaz.

Tüm ilanların sorumluluğu firmalara,

makalelerdeki görüşler ve hukuki

sorumluluk yazarlara aittir.

Bu derginin yayınlanma sürecinde

hiçbir ağaç zarar görmemiştir.

http://www.meadergi.com

mobil: http://m.meadergi.com

http://www.facebook.com/meadergi

instagram: meadergi

https://twitter.com/meadergi

Bir Ekşioğlu Medya Grup kuruluşudur.

Kısa Kısa 04 - 07

Teknoloji 10 - 11

Medya Dünyası 12 - 13

Röportaj 14 - 19

kelebeğin fırtanası 21

Reklam dünyası 22 - 23

Röportaj 24 - 26

retorik 29

Kampanyalar 31 - 35

Gezi 36- 43

Game On 44 - 47

Kültür Sanat 48 - 49

marketing europe & anatolia / 1


Köşe

Elvin Ekşioğlu / elvin@eksantrik.com

( editörden

)

Yeni yılınız kutlu olsun....

Merhaba

Bu ay gündem çok dolu, siz reklamcı, iletişimci, sosyal medyacı tüm marketing

çalışanları bu ay konferansları kaçırmamak için koşturacaksınız :)

Eeee tabi ben ve arkadaşlarım, sizinle beraber, konferanslara akacağız :)

Yine yoğun bir ay ve gündemi geride bıraktık. Artık yeni yıl heyecanını yavaş yavaş

yaşamaya başladık. Ben şimdiden yeni yılın hepimize sağlık, mutluluk, bol kazanç ve

başarılar getirmesini diliyorum.

marketing europe & anatolia'nın yeni sayısını yine titiz bir çalışmayla hazırladık.

Yayın hayatına başladığımız ilk günden bu yana her fırsatta dile getirdiğimiz, hiçbir

cemaate hizmet etmeyen, aldığı ilan kadar basılmayan, paylaştıkça çoğalan, tam

bağımsız, tarafsız sadece ve sadece doğru bildiğini yazan bir dergi olma sözümüzün

sadece sözde olmadığını çıkardığımız her sayımızda siz değerli okuyucularımıza

ispat ettiğimizi düşünüyorum.

Dergimizin aylık okuyucuları 5000 ila 7500 aralığına yerleşti. Her biri bizim için çok

değerli.

Yeni yıl medya planlarınıza bizim dergimizi de dahil edip, temsilcisi olduğunuz

müşterilerinizin ilanlarıyla bizi bu yürüyüşümüzde desteklemenizi, dergimizi bizim

dergimiz olarak değil kendi derginiz olarak paylaşmanızı, yaygınlaştırmanızı

diliyorum.

Herkesin Yeni yılı kutlu olsun:)

Sevgiyle kalın.

marketing europe & anatolia / 3


Kısa Kısa

Pazarlama Zirvesi...

Her yıl dünyaca ünlü konukların yer aldığı Pazarlama

Zirvesi bu yıl “Hazine Avı” konseptiyle 16’ıncı kez kapılarını

açacak. MCT Danışmanlık tarafından düzenlenen Pazarlama

Zirvesi, dünyanın en iyi pazarlama düşünürlerini

9-10 Aralık 2015 tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi

Sarayı’nda 2 bin 500’e yakın katılımcıyla bir araya getirecek.

Türkiye’nin en önemli pazarlama etkinliği haline gelen

ve pazarlama alanındaki en iyi fikirlerin konuşulacağı

Pazarlama Zirvesi’nde iki gün boyunca markaların pazarlama

hazineleri katılımcılar ile paylaşılacak.

MCT Danışmanlık’ın her yıl geleneksel olarak düzenlediği

Pazarlama Zirvesi, bu yıl da birbirinden önemli konukları

ile 9-10 Aralık 2015 tarihlerinde gerçekleştirilecek.Bu yıl,

“Hazine Avı” konseptikapsamında markaların pazarlama

hazinelerinin konuşulacağı Pazarlama Zirvesi’nde Konferans

Başkanlığını”Dünyanın en iyi ticari zekâlarından

biri” olarak tanımlanan Peter Fisk yapacak. Pazarlama

Zirvesi’nin dünyaca ünlü konuşmacıları arasında ise

Suudi Arabistan PrensesiHRH Basmah Bint Saud, Marka

AntropoloğuAnouk Pappers, Hikâye MimarıMaarten

Schäfer, Baidu’nun İletişim Direktörü Kaiser Kuo, Eurostar,

Sainsbury’s Bank’ın eski CEO’su Hamish Taylor, BCG’nin

Kıdemli Ortağı Dr. Antonella Mei-Pochtlerve Virgin Group

Online Pazarlama Eski Yöneticisi Alex Hunter gibi birbirinden

önemli isimler yer alıyor.

Bu yıl “Hazine Avı” konseptiyle 16’ıncısı düzenlenecek

olan Pazarlama Zirvesi’nde toplamda 80 farklı marka ele

alınacak. Zirvede pazarlama konusundaki yenilikler ve en

iyi pazarlama fikirleriTürkiye’den ve dünyadan 15 farklı

konuşmacı tarafından aktarılacak.

AVM Araştırması...

AVM’lerde günde 2,5 saat geçiriyor, ayda ortalama 655

TL harcıyoruzTürkiye’nin en büyük izinli veritabanına sahip

online pazar araştırma şirketi DORinsight’ın yaptığı

“AVM Araştırması” raporuna göre tüketiciler, gidecekleri

AVM’leri mağaza çeşitliliğine ve ikamet ettikleri bölgeye

olan yakınlıklarına göre seçiyor.

Haftada 1-2 kere ziyaret edilen AVM’lerde ortalama olarak

2,5 saate yakın zaman geçiriliyor. Türkiye’nin en büyük

izinli veritabanına sahip online pazar araştırma şirketi

DORinsight’ın 10.573 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği

AVM araştırması, tüketicilerin AVM’ler ile olan ilişkilerine

ışık tutan şaşırtıcı sonuçlara ulaştı.

Araştırmaya göre; tüketicilerin yüzde 72’si haftada 1 ile

3 kere AVM’lere gidiyorlar. Ayda bir kere de olsa AVM’ye

gidenlerin oranı yüzde 22 olarak raporun sonuçlarına

yansıyor. Daha seyrek aralıklar ile giden tüketicilerin

oranı ise toplamda yüzde 5 olarak belirleniyor. Araştırma

sonuçlarında tüketicilerin ortalama AVM’ye gidiş frekansı,

haftalık 1,31 ziyaret olarak istatistiklere yansıyor.

4 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

MARKA Konferansı 16. Yılında...

Yürekli tarafından 16 yıldır düzenlenen ve tam 14 yıldır Yapı

Kredi World’ün ana sponsorluğunuüstlendiği MARKA 2015

Konferansı, 16-17 Aralık tarihlerinde Hilton İstanbul Bomonti’de

gerçekleştirilecek. Türkiye’nin en büyük iş platformu olanMAR-

KA Konferansı, bu yıl 45 konuşmacı ile katılımcılarına geniş

bir içerikle yeni trend, fikir, model ve anlayışlar sunacak.Tüm

konuşmacıların en fazla 15 dakika sahnede kaldığı konferans,

dinamik yapısıyla da dinleyicilerde ilgi uyandıracak.

Becker, ‘Kazanmanın Formülü’nü Anlatacak

Bu yıl konuşmacıları arasındaki en dikkat çeken isimlerden

biriAlman tenisçi Boris Becker olacak. 17 yaşında dünya tenis

turnuvalarının en büyüğü ve en prestijlisi Wimbledon

kupasınıhavaya kaldırarak tarihe geçen Becker, Djokovic’in

master koçluğunu kabul edip onu 2015 Wimbledon kupasına

taşımıştı. Kurnaz zekâsı ve bilgelik dolu eğlenceli stiliyle ünlü

tenisçi, kazanmanın formülü üzerine kurulmuş ‘Büyükten En

Büyüğe’ isimli bir seans gerçekleştirecek.

Fatima Bhutto, İş Dünyasına İlham Verecek

Yazar, gazeteci ve dünyada büyük dalgalar yaratan başarılı bir

aktivistolan Fatima Bhutto,aynı zamanda ünlü Bhutto ailesinin

genç nesil temsilcilerinden... Günümüzün karmaşık siyaset dinamiklerini,

kadınların toplumdaki yerini ve sahip olmaları gereken

ama kazanamadıkları haklarını sorgulayacak olan Bhutto,

‘Doğulu/Batılı Kadının Gizemi ve Gücü; Kalıplaşmış Yargıların

Sorgulanması’ adlı sunumunda, aldığı Batı eğitimi ile içinden

geldiği Doğu perspektifinin izinde Türk iş dünyasına ilham verecek.

Yürekli Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Yürekli Şengör, “MAR-

KA Konferansı, markalaşma sürecinin en iyi örneklerinden

biri olarak gösteriliyor. Markaları güçlendirme misyonumuzu

kalıpları zorlayarak hayata geçirmeyi vaat ettik” diye konuştu.

Türkiye İnovasyon Haftası...

İstanbul Kongre Merkezi’nde 3-4-5 Aralık tarihleri arasında

gerçekleşecek olan ve Türkiye İhracatçılar Meclisi

(TİM) tarafından organize edilen Türkiye İnovasyon

Haftası’nda bu yıl da partner ülke olarak Hollanda yerini

aldı. İnovasyon alanındaki başarısını dünyaya kanıtlamış

akademisyen ve araştırma kurumu temsilcilerinin konuk

olacağı bu önemli organizasyonda, pek çok alanda kendisini

gösteren yenilikçi teknolojiler paylaşılacak. Onur konuğu

Prens Maurits van Oranje-Nassau gerçekleştireceği

açılış konuşmasının yanı sıra İnovasyon Haftası kapsamındaki

çeşitli etkinliklere de katılacak.

Türkiye İnovasyon Haftası boyunca Hollanda’dan davet

edilen pek çok akademisyen de ilginç konu başlıklarıyla

katılımcılarla buluşacak. Panellere konuşmacı olarak katılacak

önemli isimler arasında “Beyinle Geleceğin Akıllı

Hareketliliği” konulu bir konuşma gerçekleştirecek olan

TomTom Trafik Çözümleri başkan yardımcısı ve Eindhoven

Teknik Üniversitesi Akıllı Hareketlilik Stratejik Araştırma

program direktörü Carlo van de Weijer da bulunuyor.

marketing europe & anatolia / 5


Kısa Kısa

Lütfullah Kitapçı,

Vodafone İrlanda’ya atandı...

Vodafone

Türkiye’nin

dünyaya ihraç ettiği yöneticiler,

Vodafone Grubu

bünyesinde hızla yükselmeye

devam ediyor. 2009

yılında Vodafone Türkiye’ye

katılan,

2014 yılından bu

yana Vodafone Almanya’da

Bireysel Pazarlama Direktörü

olarak görev alanLütfullah

Kitapçı, Vodafone İrlanda’ya Bireysel Satış ve Pazarlamadan

Sorumlu İcra Kurulu Başkan Yardımcısıolarak atandı

Vodafone Türkiye’nin uluslararası arenada “Türk reçetesi” olarak

anılan stratejik dönüşüm programının başarısıyla yurtdışına

atanan üst düzey yöneticiler hızla yükseliyor.2009-2014 yılları

arasında Vodafone Türkiye’deBireysel Pazarlama Direktörüolarak

görev alan ve 1 Şubat 2014’te Vodafone Almanya Bireysel

Pazarlama DirektörlüğünüüstlenenLütfullah Kitapçı, Vodafone

İrlanda’ya Bireysel Satış ve Pazarlamadan Sorumlu İcra

Kurulu Başkan Yardımcısı olarak atandı.

Volvo Cars’da Müşteri

Memnuniyeti Türk’e Emanet...

TVolvo Car Turkey İş ve Bayi

Geliştirme Direktörü Ziya Serimazın,

İsveç Göteborg’da

yer alan Volvo Cars Genel

Merkezi’ne atandı. Serimazın,

Volvo Cars’daRetailQuali

ty&CustomerExperience Manager

olarak göreve başladı.

Volvo Car Turkey, İsveç’te bulunan

Genel Merkez’e önemli

bir yönetici transferi gerçekleştirdi.

1997 yılından itibaren Volvo’da görev yapan

Ziya Serimazın Volvo Car RetailQuality&CustomerExp

erience Manager olarak atandı. Volvo Car Turkey’deki

görevine Eğitim Müdürü olarak başlayan Serimazın, sırasıyla

6-Sigma Black Belt Proje Müdürü, Türkiye Satış

Müdürü, Türkiye İş Geliştirme Müdürü, Türkiye ve Bağlı

Pazarlar İş ve Bayi Geliştirme Direktörü olarak görev

yaptı.

Golin İstanbul...

SALT İletişime

iki yeni müşteri...

Golin İstanbul, bir taraftan müşteri portföyünü genişletirken

diğer yandan da kadrosunu deneyimli isimlerle

güçlendiriyor. Medya ve iletişim danışmanlığı sektöründe

uzun yıllardır önemli sorumluluklar üstlenen Tanyel

Yılmaz, Golin İstanbul ofisi ilekurumsal iletişim ve medya

konularında danışman sıfatıyla işbirliği anlaşması

imzaladı.

Golin İstanbulportföyünü aralarında;Astoria, Carter’s,

Concept Marine, Dow Türkiye,Endemol Shine Türkiye,

Gizia, Gizia Gate, İstanbul Moda Akademisi, La Deesse,

Mudo, Oxxo, Plato Meslek Yüksek Okulu, Sea Homes,

Shaya/Le Pain Quotidien, Shake Shack, Pinkberry,

Sağlık Lojistik, Unilever/Signal gibi dünyanın önde gelen

markalarıyla geliştirmeye devam ediyor.

Yelken Restaurant ile AgencyBistro&Lounge, stratejik

iletişim danışmanı olarak SALT İletişim Grup’u tercih

etti.

Dijital pazarlama ile tam entegre olmuş çağdaş bir yapı

altında stratejik marka iletişimi danışmanlığı hizmeti

veren SALT İletişim Grup, müşteri portföyüne iki yeni

marka daha ekledi. Salt İletişim Grup, Yelken Restaurant

ve Agency Bistro & Lounge’ın stratejik marka

danışmanlığını yürütecek.

6 / marketing europe & anatolia


Kısa Kısa

Digital Health Summit

Turkey 2015...

Sağlık sektörü, Digital

Health Summit Turkey

2015’de dördüncü kez bir

araya gelecek.

Türkiye’de düzenlenen ilk

ve tek dijital sağlık zirvesi

olma özelliğini taşıyan

Digital Health Summit

Turkey’in

dördüncüsü

için geri sayım başladı.

17-18 Aralık tarihlerinde

Park Bosphorus Hotel’de

gerçekleşecek olan zirve, Türk ilaç ve sağlık sektörünü

bir araya getirecek.

PTMS tarafından düzenlenen zirvede; ilaç sektörü

yöneticileri, dijital ajanslar, kamu ve özel sağlık kurumu

yöneticileri, mobil operatörler, teknoloji firmaları, geri

ödeme kurumları başta olmak üzere sağlık sektörünün

bütün paydaşları bir araya gelerek tüm yönleriyle sektörü

ve gelişimini değerlendirecek.

Yeni Fikirler Yeni İşler

Yarışması...

Intel’in Türkiye’den milyar dolarlık

şirket çıkarma vizyonu

ile ODTÜ Teknokent ortaklığıyla

gerçekleştirdiği Yeni Fikirler

Yeni İşler Yarışması Bilişim

Kategorisi’ndeki 4 finalist

ve Londra’da yapılacak olan

Challenge Up’a katılacak 2

ekip belli oldu.

ODTÜ Teknokent tarafından

bu yıl 11. kez düzenlenen ve

0-3 yaş arası şirketlerin çeşitli kategorilerdeki yenilikçi

ürünleri ile yarıştığı Yeni Fikirler Yeni İşler yarışmasının,

Intel ortaklığıyla gerçekleşen Bilişim kategorisi finalistleri

duyuruldu. Toplam 76 projenin başvurduğu bilişim

kategorisinde finale kalmaya hak kazanan 4 proje Machina

Yazılım tarafından geliştirilen Robogame, SciRobot

tarafından geliştirilen GoLiveIt, Gelecek Robotik tarafından

geliştirilen SmartBlock ve Arbatros Bilişim tarafından

geliştirilen Jani oldu.

Türkiye İMSAD’ın Kasım ayı sektör değerlendirmesi...

Alınan konut ve konut dışı bina

yapı ruhsatları bir dönem sonraki

inşaat harcamaları için önemli bir

öncü gösterge olmaktadır. 2014

yılında alınan yapı ruhsatlarında

önemli bir artış yaşanmıştı. 2015

yılının ilk dokuz ayında ise alınan

toplam yapı ruhsatları metrekare

olarak geçen yılın ilk dokuz ayına

göre yüzde 24,8 azalarak 132,3

milyon m2’ye gerilemiştir. Alınan konut yapı ruhsatları ise yine

bir önceki yılın ilk dokuz ayına göre metrekare bazında yüzde

25,2 azalarak 98,0 milyon m2’ye inmiştir.

Konutlar için alınan yapı ruhsatları ve yapı izinleri 2015 yılının

ilk dokuz ayında geçen yılın ilk dokuz ayında göre gerileme

göstermektedir. Daire sayısı olarak ilk dokuz ayda gerileme

yapı ruhsatlarında yüzde 23,6 yapı izinlerinde ise yüzde 10,0

olmuştur.

İnşaat sektörü güven endeksi Kasım ayında 5,0 puan artmıştır.

Böylece yıl içindeki en hızlı aylık artış gerçekleşmiştir. İnşaat

sektörü güven endeksi yılın ilk çeyrek döneminde artmış,

ikinci çeyrekte ise durağanlaşmıştı. Üçüncü çeyrekte ve Ekim

ayında ise önemli ölçüde gerilemişti. İnşaat sektörü güven

endeksi Kasım ayında erken genel seçim sonrası iyileşen

beklentilere bağlı olarak hızlı bir yükselme göstermiştir. Güven

endeksi geçen yılın Kasım ayı seviyesinin de 2,3 puan üzerine

çıkmıştır.

Yılın ilk yarısında toparlanan yeni alınan inşaat işleri yılın ikinci

yarısında gerileme eğilimindeydi. Haziran-Ekim döneminde

gerileyen yeni alınan inşaat işleri Kasım ayında 3,6 puan ile

yeniden artış göstermiştir. Seçimler nedeniyle bekleyen işler

kademeli olarak hayata geçecektir.

Yılın ikinci yarısında konut satışları artışındaki yavaşlama Eylül

ayında gerilemeye dönüşmüştü. Ekim ayında ise konut satışları

yeniden yüzde 8,8 artarak 104.098 adet olarak gerçekleşmiştir.

Genel seçim öncesi dalgalanmaların yaşandığı ve

konut kredi faizlerinin arttığı koşullar içinde konut talebi devam

etmiştir. Ekim ayı konut satışlarındaki artış önümüzdeki aylar

için önemli bir potansiyeli işaret etmektedir.

Yılın ilk on ayında ise konut satışları geçen yılın aynı dönemine

göre yüzde 12,3 artarak 1.040.713 adede ulaşmıştır. Yılın

son iki ayında genel seçim sonrası ortaya çıkan iyimser beklentiler

çerçevesinde konut satışları kademeli olarak artabilecektir.

Böylece 2015 yılında geçen yılın üzerinde konut satışı

gerçekleşmiş olacaktır.

marketing europe & anatolia / 7


Teknoloji

Lenovo VIBE Shot...

Lenovo VIBE Shot, yılbaşı gecesi eğlencenin her anını profesyonel

fotoğraf makinesi kalitesiyle görüntülemek isteyenlerin

yanlarından ayıramayacakları incecik bir akıllı telefon.

Lenovo VIBE Shot size manuel deklanşörü ile fotoğraf çekme

zevkini yaşatırken aynı zamanda üstün bir akıllı telefonun

özelliklerini de sunuyor. 5 inç Full HD ekrana sahip VIBE

Shot, 32 GB bellek alanına sahip ve sadece 145 gr ağırlığında.

Üstelik MicroSD kart ile 128 GB’ye kadar artırabileceğiniz

hafızasıyla çektiğiniz kaliteli fotoğraf ve videolarınızı

saklamak için çok daha geniş bir yere sahipsiniz.

Ortam ışığına göre renkleri ayarlayan üç renkli flaş teknolojisi

ve düşük ışık sensörü ile VIBE Shotsize profesyonel bir

deneyim yaşatıyor.Kamerası ile farklı çerçeve destekleri ile

görüntüler alabilir, panoramik selfie’ler çekebilirsiniz. Üstün

kamera özelliklerini şık bir akıllı telefonda birleştiren VIBE

Shot, 16 MP arka ve 8 MP ön kamerası, çift SIM kart yuvası

ve 3000 mAh güçlü bataryası ile aynı zamanda mükemmel

bir yeni yıl hediye alternatifi oluşturuyor.

VIBE Shot 1.499 TL’lik fiyatıyla Vatan ve Media Markt mağazalarında

satışa sunuldu.

HP Elite x2 1012 tablet...

HP, dünyanın iş için üretilmiş ilk tabletini tanıttı. HP Elite

x21012, HP’nin estetiğe odaklanarak CNC alüminyumdan

ile işlenmiş üst düzey bir tasarıma sahiptir. Sadece 8,1 mm

kalınlığa ve 1 kg’dan daha az ağırlığa sahip olan tablet,

150 dereceye kadar çevrilebilir özelliği ile de dikkat çekiyor.

Böylelikle kullanıcılar görüntüleme ve klavye kullanımı için

ürünü dik bir konuma ayarlayabiliyor veya arkaya yatırarak

ekranı kullanarak yazı yazabiliyor. HP Elite x21012, 12 inçlik

diyagonal Full HD ekranı 3:2 görüntü oranı ile birlikte

görüntüleri farklı ışık durumlarına göre otomatik olarak

ayarlanabiliyor. Son kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak

ve eşsiz bir içerik yaratmalarını mümkün kılmak için Elite

x21012, , isteğe bağlı olarak tam boy arkadan aydınlatmalı

iki klavye seçeneği sunuyor. HP Advanced Keyboard, dokunmatik

farede yer alan NFC sensörüne sahip olup oturum

açma güvenliği için akıllı kart okuyucusuyla donatılmış.

HP Kurumsal Bilgisayar Kategori Müdürü Uğur Varlıoğlu

yaptığı açıklamada, ‘’Kullanıcıların sevebileceği şekilde

sadelik ve şıklığa sahip; incelik, hafiflik ve güçlülüğü

de barındırmak üzere tasarlanmış HP Elite x21012, BT

departmanlarının üretkenlik ihtiyaçlarını dayanıklılık, hizmet

kabiliyeti güvenlik ve yönetilebilirlikle birlikte sağlıyor.” dedi.

10 / marketing europe & anatolia


Teknoloji

Samsung SUHD TV ile evde yılbaşı farkı…

Samsung Electronics, Nano Kristal teknolojisiyle TV sektöründe

çığır açan ve 64 kat daha detaylı renkler sunan SUHD sayesinde, çevreye duyarlı tüketicilerin de kalbini kazanıyor.

Samsung, kadmiyum içermeyen Nano Kristal yarı iletkenler

TV ile, yeni yıla evde girecek olanlara televizyondaki eğlenceyi

tüm gerçekliğiyle ev konforunda yaşama lüksü vaat mının bir bütün olarak düşünülmesi gerçeğinden hareketle,

Samsung’un, bir televizyonun tasarımının ön ve arka kıs-

ediyor. Daha önceki TV’lerden 64 kat daha detaylı renkler 360 derecelik bir cazibe yaratmak için ortaya koyduğu “360º

sunan Samsung SUHD TV, yılbaşı gecesi evde olsanız dahi, tasarım” ile çağdaş sanat ve mimariden esinlenen modern

TV’deki eğlencenin gerçek bir parçasıymış gibi hissetmenizi şıklığıyla fark yaratıyor.

sağlayacak unutulmaz bir deneyimi garanti ediyor.

2HD Akıllı Kayak Gözlüğü...

Quadro Smart Goggles 2HD Akıllı Kayak Gözlüğü, özellikle

açıkhava sporlarına düşkün kullanıcıların ilgisini çekecek bir

ürün.

Quadro, Smart Goggles 2HD Akıllı Kayak Gözlüğü ile

açıkhava sporlarında ilgi duyanları hedefliyor. Bu akıllı gözlükle

kendi gözünüzden Full HD yüksek ses ve görüntü

kalitesiyle 1080P çözünürlükte kayıt edebiliyorsunuz. Ama

Quadro Smart Goggles 2HD Akıllı Kayak Gözlüğü ile hem

elinizde bir kamera taşımak zorunda kalmaz hem de aynı

zamanda gözlerinizi yoğun UV güneş ışınlarından da

korumuş olursunuz. Ayrıca Quadro Smart Goggles 2HD

Akıllı Kayak Gözlüğü sahip olduğu Wi-Fi teknolojisi sayesinde

gerçek zamanlı görüntüleme imkanı da sunuyor. Kameradan

aldığınız görüntü Wi-Fi ile doğrudan Android ya da

iOS işletim sistemli bir cihaz üzerinden seyredebiliyorsunuz.

Bunun yanında gözlük üzerindeki resim ve video dosyalarını

Wi-Fi ile görüntüleyebilir veya farklı bir depolama alanına

kablosuz olarak aktarabiliyorsunuz.

• Bilgisayar, notebook ve tablet gibi cihazlarla Wireless ve

USB arabirim üzerinden kolay bağlantı.

• Full HD 1080P (1920x1080 Piksel), 30fps kare hızda, MOV

H264 görüntü kalitesinde video kaydı.

• 5 megapiksel CMOS Kamerasıyla 14 Mega Pixel

(4352x3264 Pixel), JPG formatında Fotoğraf Çekim.

• 32 GB’a kadar MicroSD kart desteği sayesinde 6 saate

kadar video ve data depolama kapasitesi.

• 1020mAh Lithium bataryası ile 1 saate kadar kayıt imkanı.

• “Anti Fog” özellikli buğulanmayan ve değiştirilebilir, geniş

görüş açısı sunan cam

Son Kullanıcı Fiyatı :499 TL (kdv dahil)

marketing europe & anatolia / 11


Medya Dünyası

Görev değişiklikleri...

Yazılı basın görev değişiklikleri

• Bugün gazetesi iki yeni isimle anlaştı. Gazetenin istihbarat

şefliğine Savaş Akın, Yazı İşleri müdürlüğü görevine ise Ahmet

Ravalı getirildi.

• Sözcü gazetesinde “Patronla Muhabbet” isimli köşesinde

söyleşiler yapan deneyimli gazeteci Demet Cengiz, gazeteden

ayrıldı.

• Millet gazetesi Yayın Koordinatörü Cuma Ulus, gazete ile yollarını

ayırdı. Ulus’un yerine ise Diriliş Postası yazarı Hüseyin

Yahya Şekerci ‘nin getirildiği bildirildi.

• Millet gazetesi ile yollarını ayıran gazeteci Murat Aksoy Haberdar.com’un

yazarları arasına katıldı.

• Bugün Gazetesi’nin istihbarat servisi birimine Aydınlık

Gazetesi’nin istihbarat servisi şefiCeyhun Bozkurt’u atandı.

• Yeni Akit yazarı Ersoy Dede, Bugün’ün yeni yazarı oldu.

• Sözcü Grubu’nun çıkardığı AMK Spor (Açık Mert Korkusuz)

gazetesi yaşanan ayrılık kararı ile sarsıldı. AMK’da Genel

Yayın Yönetmenliği ve Sözcü Spor’da ise

spor müdürlüğü görevlerini yürüten deneyimli

gazeteci Cem Şengül, yayın koordinatörüHasanTankaya,

yazı işleri müdürü

Gürel Yurttaş, görsel yönetmen Şeref

Bölükbaşı’nın görevlerine son verildi.

• Aydınlık gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Mehmet Sabuncu,Genel Müdürlük görevine

geçiş yaparken Genel Yayın Yönetmeni

Yardımcısı Deniz Yıldırım ise yeni yayın

yönetmenliğine transfer oldu. Gazetede yapılan

görev atamaları arasında, Haber Koordinatörlüğü görevini

yürüten Önder Öztürk, Haber Müdürlüğüne getirildi. İstihbarat

Şefliği koltuğuna ise Ruhsar Şenoğlu oturdu.

• Bugün gazetesi ile yolları ayrılan Yavuz Baydar, Haberdar.

com’un yazarları arasına katıldı.

• Milliyet Gazetesi Hafta Sonu Ekler Yayın Yönetmeni Aslı

Çakır’ın görevine son verildi.

• Akit Gazetesi ile yollarını ayıran Ersoy Dede, Bugün’ün yazar

kadrosuna katıldı.

• Habertürk’ten ayrılan gazeteci Işıl Cinmen, Yeni Yüzyıl gazetesiyle

anlaştı.

• Bugün Gazetesi muhabiri Yunus Tiryaki, gazete ile yollarını

ayırdı.

• HT Magazin Yayın Yönetmenliği görevini 2,5 yılı aşkın süredir

sürdüren Kadir Kaymakçıbu görevden alınarak Yazı İşleri

Müdürlüğü görevine atandı. Kuruluşundan bu yana HT

Magazin’de görev yapan Bülent İpek ise Magazin Müdürü

oldu.

• Bugün Gazetesi’nin yeni Genel Yayın Yönetmenliğine Ercan

Demir getirildi.

•İpek Medya Grubu’ndan ayrılan gazetecilerin biraraya geldiği

Özgür Düşünce Gazetesi yayın hayatına başladı. Mehmet

Yılmaz yönetimindeki gazetede Nazlı Ilıcak, Erhan Başyurt,

Ergun Babahan, Yavuz Baydar, Orhan Kemal Cengiz ve Tarık

Toros gibi Bugün Gazetesi’nin eski yazarları var.

Görsel basın görev değişiklikleri

• TRT Haber ekranlarında Haber Tadında adlı program ile seyirci

karşısına çıkan Özge Uzun görevinden ayrıldı.

• Kanaltürk ve Bugün televizyonlarının yeni Genel Yayın Yönetmeni

Ahmet Gemici oldu.

• Kanaltürk ekranlarının gezi programı “Dolu Dolu Anadolu”

programının yapımcı ve sunucusu Mert Savaş’ın kanalla yolları

ayrıldı.

• Ring sporlarının usta spikeri Bilgehan Demir, Kanaltürk

TV’deki görevinden ayırdığını duyurdu.

• Bugün TV’de Özgür İfade adlı programı

hazırlayıp sunan Hayko Bağdat, kannalla

yollarını ayırdı.

• Kanal D Productions’ın Genel

Müdürlüğü’ne başarılı yapımcı Müge

Turalı getirildi.

Medya dünyasından diğer haberler

• Hürriyet gazetesi yazarı Gülse Birsel’e

Londra’da Türkiye Çalışmaları Merkezi

(CEFTUS) tarafından Toplumsal Başarı

Ödülü verildi.

• Fox TV’de izdivaç programını sunan ünlü televizyon programcısı

Zuhal Topal, Süper FM ile anlaştı.

• CNBC-e Kasım’da yayınına son veriyor. Yerine Discovery

Medya Grubu’na ait TLC geliyor.

• Yeni bir Televizyon kanalı geliyor. Türkiye Romanlar Konfederasyonu

tarafından yapılan çalışmayla kurulması planlanan

Roman TV, 20 Kasım’da deneme yayınına başlayacak.

• Habertürk, “HTDOKUN” adlı yeni mobil uygulamasını okuyucularıyla

buluşturdu. Bu uygulamayla birlikte haberleri okumanın

yanı sıra dinleme ve izleme şansına da sahip olacak.

• Roman TV, yayın hayatına başlıyor. Kanalda tartışma programları,

yetenek yarışmaları ve kadınlara özel yapımlar yer

alacak.

•TV8 kanalının sahibi Acun Ilıcalı, Faruk Süren’in şirketi, Gözaltı

Pazarı’ndaki Transtürk Holding’e ortak oluyor.

12 / marketing europe & anatolia


Medya Dünyası

marketing europe & anatolia / 13


Röportaj

#mutlulukheryerd

Berna Akyüz Öğüt

Yıldız Holding

Pazarlama Grup Direktörü

Ülker, Türkiye’nin mutluluk markası.71 yıllık güçlü

bir geçmişi var. Kuruluşundan bu yana tüketicileriyle “mutluluk”

kavramı çerçevesinde bir bağ kurmuş.

Zaman zaman söylem tarzı değişse de kavram değişmemiş.

Gelişen dünyada ve bizlerin bu kavramları anlama biçiminde nasıl

değişiklikler olduğunu anlamak için, bir takım araştırmalar

yaptık ve Ülker’in yeni mutluluk söylemini tüketicimizden

ve özellikle de gençlerden ilham alarak oluşturduk.

Röportaj Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Bize kendinizden biraz bahsedebilir

misiniz?

Yaklaşık 20 yıldır, ağırlıkla teknoloji ve

telekomünikasyon endüstrilerinde olmak

üzere çeşitli pazarlama ve satış

görevlerini üstelenme fırsatım oldu.

Yıldız Holding’deki ana sorumluluğum

özetle; Ülker markasının marka kimliğinin

ve iletişim stratejisinin hayata

geçirilmesi; diğer markalarla ilişkisinin

tanımlanması ve diğer yurtiçi kategorilerimizde

stratejik pazarlama çalışmalarına

katkıda bulunmak. Yıldız Holding

ailesine katılalı daha 4 ay oldu. Bu sektörü

ve tüketicisi ile kurduğu etkileşimi

çok sevdim. Temelde daha önceki tecrübelerimde

de çok geniş kitlelere hitap

eden ve milyonlarca kişinin hayatına

her gün dokunan marka ve ürünleri yönetme

fırsatım olmuştu. Ancak; hemen

her birimizin hayatında her gün yer alan

Ülker gibi ikonik bir markanın yeni iletişim

yolunun tanımlanmasında katkıda

bulunmak gerçekten çok heyecan verici.

-“Mutluluk Her Yerde” önermesiyle

oluşturulan kampanyanın oluşturulma

ve karar sürecinin öyküsünü bizimle

paylaşabilir misiniz?

Ülker, Türkiye’nin mutluluk markası.71

yıllık güçlü bir geçmişi var. Kuruluşundan

bu yana tüketicileriyle “mutluluk”

kavramı çerçevesinde bir bağ kurmuş.

Zaman zaman söylem tarzı değişse de

kavram değişmemiş. Gelişen dünyada

ve bizlerin bu kavramları anlama biçiminde

nasıl değişiklikler olduğunu anlamak

için, bir takım araştırmalar yaptık

ve Ülker’in yeni mutluluk söylemini tüketicimizden

ve özellikle de gençlerden

ilham alarak oluşturduk.

Gördük ki, temelde mutluluk kavramı;

basit, anlık ve kısa süreli mutlulukların

üzerine kurulu. Sosyal medyanın hayatımıza

girmesi ile birlikte de bu anlık

mutluluklar çok hızlı bir şekilde yayılıyor

ve paylaşılıyor.Biz de bunu görerek

yeni iletişim felsefesini “Mutluluk Her

Yerde” söylemi üzerine oturttuk.

Çünkü biz Ülker’de, herkesin günlük

14 / marketing europe & anatolia


e...


Röportaj

hayatına küçük mutluluklar katmak için

çalışıyor; herkesin ulaşabildiği ve etrafındakilerle

paylaşabildiği ürünler üretiyoruz.

Bizce, gün içerisinde hepimizin

karşılaştığı; zamandan, mekandan

şartlardan bağımsız anlık mutluluklar

çok değerli. Bu küçük mutlulukların

farkında olup keyfine varırsak; başka

mutlulukları çağırır, mutluluğu hayatımıza

yayarız. Bu sebeple, bizce, aynen

ürünlerimiz gibi, #mutlulukheryerde.

- Kampanyanın reklam filmi flashmob

tadında bir enerji taşıyor. Bu

fikri nasıl oluşturdunuz?

Evet, çünkü aslında hepimizin kendimizi

mutlu hissettiğimiz farklı, küçük anlar

var. Yolda yürürken yanımızdan geçen

pusetteki bebeğin ağız dolusu gülümsemesi;

sosyal medyada paylaştığımız

bir fotoğrafın yüzlerce beğeni alması,

bir Pazar sabahı uyandığımızda duyduğunuz

kızarmış ekmek kokusu gibi. Biz

de filmimizde bunları çoğalttık ve mut-

Yolda yürürken

yanımızdan

geçen pusetteki

bebeğin ağız dolusu

gülümsemesi;

sosyal medyada

paylaştığımız bir

fotoğrafın yüzlerce

beğeni alması,

bir Pazar

sabahı uyandığımızda

duyduğunuz

kızarmış ekmek

kokusu gibi.

luluk tarifimiz dilden dile dolaşsın, herkese

ulaşsın diye bir şarkı ile destekledik.

Şarkımızda; mutluluk yakalanır,

sevilir, okşanır, gidilir, kapılır, beklenir,

desteklenir, alkışlanır diyoruz. Kısaca

mutluluğunhayatın içinde, her yerde olduğunu

söylüyoruz.

- Kampanya yayınlanmaya başladığında

aldığınız tepki ve geri dönüşleri

değerlendirebilir misiniz?

Kampanya ile ilgili çok olumlu geri dönüşler

alıyoruz. Tüm mecralarda kampanyamıza

ilişkin yorumların neredeyse

tamamınınpozitif olduğunu görüyor,

biz de çok mutlu oluyoruz.Özellikle,

otobüs arkalarındaki ‘mutluluk yakalanır’;

iskelelerdeki ‘mutluluk yanaşır’;

duraklardaki ‘mutluluk beklenir’ gibi

hayatın içinden uygulamalarımız çok

beğenildi. Sosyal ağlara baktığımızda;

kampanyamız çok kısa sürede büyük

bir ilgi gördü. Tüketici kampanyayı içselleştirdi,

kendi mutluluk içeriklerini

16 / marketing europe & anatolia


Röportaj

#mutlulukheryerde ile üreterek farklı

kanallardan kendiliğinden paylaşmaya

başladı.

- Reklam filminin yapım süreciyle ilgili

detayları bizimle paylaşabilir misiniz?

Kampanyamızın çekimleri tam bir hafta

sürdü. Çekimler Fatih, Yeşilköy, Şile,

Etiler, Baltalimanı ve Haydarpaşa gibi

İstanbul’un bir çok farklı semtinde gerçekleştirildi.

50 ana oyuncu ve yan rollerde

de 270 kişi olmak üzere toplamda

320 oyuncu kullanıldı. Çoğu açık havada

geçen çekimlerkış döneminde gerçekleşmiş

olmasına rağmen, yağmur

yağmaması ve havanın güneşli olması

teknik olarak bizim için büyük kolaylık

sağladı.

Kampanyamızın çekimleri

tam bir hafta sürdü.

Çekimler Fatih, Yeşilköy,

Şile, Etiler, Baltalimanı ve

Haydarpaşa gibi İstanbul’un

bir çok farklı semtinde

gerçekleştirildi.

- Bu kampanyanın Ülker markasına

nasıl bir etkisi olmasını bekliyorsunuz?

Markamızın bilinirliği, günlük hayatta

görünürlüğü, markaya duyulan sevgi

ve güven çok yüksek.Bu kampanyanın

herkesle ama özellikle de gençlerle

Ülker’in duygusal bağını sağlamlaştırmasını

hedefliyoruz. Atıştırmalık

kategorisinin en büyük markası olarak

Ülker’in, aslında yıllardır söylediği mutluluk

vaadini bu yeni iletişim yolumuzla

güçlendirmeyi hedefliyoruz. Önemli

olan da, bundan sonra bu ana marka

iletişimini bütünsel olarak ve farklı mecralarla

etkileşimini kurgulayarak devam

ettirmek olacak.

marketing europe & anatolia / 17


Köşe

Nurgül Eryıldır Günay / nurguleryildir@gmail.com

(

kelebeğin

fırtınası)

Birlikte bi’ kahve içeriz belki...

Türk kahvesine bayılıyorum. O muhteşem kokusu,

damakta bıraktığı örtücü his hiç bir içecekte yok. Tadı

dışında sosyal içecek olması da diğer sıcak içeceklerle

arasında açık ara fark olmasını sağlıyor. Türk kahvesi

biriyle içilince daha da keyifli. Bana göre Türk kahvesi

dostluktur, sohbettir, keyifli anları paylaşmak, iş

toplantılarında dikkati artırmaktır.

Kız isteme geleneklerimizin de vazgeçilmez unsurudur.

Bu özel günde baş aktör çay değil kahvedir. Eee boşuna

dememişler 1 fincan kahvenin 40 yıl hatırı vardır diye.

Tabi söz konusu kahve olunca, yine bize özgü kahve

falından bahsetmeden olmaz. Burada erkeklere küçük

bir tüyo vermek istiyorum. Bir kadının kalbini fethetmek

istiyorsanız mutlaka birlikte bir kahve için ve sonra istersen

falına bakabilirim diyin. En güzel tarafı fal bakmayı

bilmenize gerek olmaması :) Yeter ki fincanın içine bakın,

hımmm diye söze başlayıp güzel, olumlu, iyi hissetmesini

sağlayacak şeyler söyleyin. İşte o anda kalbini kazanmak

için çok yol kat etmiş olduğunuzu göreceksiniz :)

Kahvenin sosyal olarak bu kadar üstün nitelikleri var peki

ticari olarak ekonomiye ne gibi bir katma değer yaratıyor.

Bu konuya ilgili de oldukça şaşırtıcı bilgileri sizlerle

paylaşmak istiyorum.

Meyve suları, colalı içecekler, alkollü içecekler gibi çeşit

çeşit içecek arasında dünyada en popüler içecek kahvedir.

Her yıl 400 milyar fincan kahve tüketiliyor. Hayır yanlış

okumadınız, 400 milyar fincan!!!

Dünya'da en fazla ticareti yapılan ürünler nelerdir desem,

herkesin aklına bir sürü ürün gelir. Ama sıkı durun dünyada

petrolden sonra en fazla ticareti yapılan mal kahve!

İnanılmaz di mi? Aslında Türkler bu işe çok önceden

başlamışlar. 14. yüzyılda kahve tanelerini öğütmeye

ve kavurmaya başlayan Türkler, 300 yıl sonra dünya

çapında kurulan pazarlarda kahvenin ana dağıtıcısı

konumundaydılar. Ama ne yazık ki bu konumlarını devam

ettiremediler. Kahve Osmanlı zamanında o kadar popülerdi

ki, 16. yüzyılda Türk kadınları kocaları ailenin kahve kabını

dolu tutmayı başaramadıklarında onları boşama hakkına

sahipti. Çok acaip di mi :) Düşünsenize bugün kocanıza

evde kahve kalmadı seni boşuyorum deseniz, adam

''delirdin mi, ne saçmalıyosun'' der :)

Kahve tutkunları için kahvenin kıvamı, köpüğü, kokusu

çok önemlidir. Bir kahve sever olan Bethoveen, kahvesi

hakkında o kadar ayrıntıcıydı ki, her kahve hazırladığında

bir fincan için 60 kahve tanesi kullanırdı. O muhteşem

senfonilerde kahvenin payı da var demek ki:)

Güzel kahve yapmak önemlidir. Öyleki İtalya'da kahve

pişirme işiyle meşgul olanların ortalama yaşı 48'dir. Kahve

pişirme işi İtalya'da saygın bir iştir.

Ne oldu, hayırdır, nerden çıktı şimdi bu kahve muhabbeti

diyenler olabilir. Şimdilerde ekranlarda Kuru Kahveci

Mehmet Efendi reklamlarını görmek bu konuda bir yazı

yazmama neden oldu. Eminönüne gidip, taze kahve

almadan dönmek mümkün değil. Zaman zaman değil, her

zaman kapısında kuyruk olan Mehmet Efendi gerçekten

Türk kahvesine hakkını veriyor. TV reklamlarında

kullandığı ''Zamanla yarışmadığınız, barıştığınız zamandır''

sloganı kahvenin sıcaklığını, sevgisini çok güzel yansıtıyor.

Bu kadar güzel bir içeceğe sahipken neden Amerikan

kahve dükkanları dolup taşıyor diyebilirsiniz. Dünya

çapında en popüler içecek kahve, bizim Türk kahvesi diye

müthiş bir kahvemiz var. Ama değil dünyaya kendimize bile

tanıtımını doğru dürüst yapamıyoruz. Son yıllarda Arzum

Okka, Arçelik Telve gibi Türk kahvesi pişirme makinelerinin

yaygınlaşmaya başlaması, özellikle yeni evlenen gençler

arasında Türk kahvesi içimini artırdı diye düşünüyorum.

Ama yine de çok yeterli değil. Ne yazık ki Türk kahvesi

zincir mağazaları yok. Keşke Kuru Kahveci Mehmet Efendi

kahve zincirleri olsa, burada kahveli kekler, çöreklerle mis

gibi Türk kahvesi içsek. 40 yıl hatırı olan sohbetler yapsak.

Keşke, keşke, keşke.

Bu sayıdaki yazım birlikte karşılıklı kahve içtiğim tüm

dostlarım için. Bizler bir fincan kahve için 40 yıl hatır

sayan bir gelenekten geliyoruz. O nedenle herşeyin güzel

olacağına olan inancımı koruyorum. Acılarla, kayıplarla

geçen koca bir yılın daha sonuna geldik, 2016 hepimiz için

umudun, barışın, kardeşliğin yılı olsun.

Bilgiler için kaynaklarından yararlandığım Türk Kahvesi

Derneği'ne teşekkür ediyorum.

marketing europe & anatolia / 19


Reklam Dünyası

Efsanevi Pirelli Takvimi...

sanat, müzik, spor ve iş dünyasında başarılarıyla öne çıkan

kadınlara ev sahipliği yaptı.

Pirelli 2016 Takvimi için bu yıl, Ünlü Tenisçi Serena Williams,

Sanatçı Yoko Ono, Müzisyen Patti Smith, Holywood Film

Yapımcısı Kathleen Kennedy, Dünyanın en Etkili 25 Genç

Kadını’ndan biri seçilen Blogger ve yayımcı TeviGavinson,

ABD’li yazar ve komedyen AmySchumer, Rus TopmodelNataliaVodianova,

İranlı Sanatçı SihirinNeshrat’ın da aralarında

bulunduğu 13 başarılı kadın kamera karşısına geçti.

The Cal’ olarak adlandırılan Pirelli Takvimi’nin, 43’üncü

baskısı için gerçekleştirilen fotoğraf çekimlerinin kamera

arkası görüntüleri yayınlandı. Dünyanın en farklı yerlerinde,

özel bir ışık, ruh hali ve duygu arayarak, her zaman

tüm formları, nüansları ve ruhuyla güzelliği ifade eden Pirelli

Takvimi, bu yıl Amerikalı ünlü moda ve sanat fotoğrafçısı AnnieLeibovitz

tarafından hazırlandı.

Her yıl dünyanın en başarılı fotoğrafçıları tarafından

hazırlanan ve birbirinden çekici modellere yer veren Pirelli

Takvimi, tarihinde ilk kez bu yıl sadece güzellikleri ile değil,

Moda Ev Dekorasyonu ile Buluştu...

Moda fotoğrafçısı Tamer Yılmaz ile gerçekleştirdi. Dünya

standartlarında önemli mankenlerin görev aldığı çekimler

moda ile ev dekorasyonunun en farklı yorumunu gözler

önüne seriyor. 2015 koleksiyonunda yer alan modellerin desenlerinden

hazırlanan kostümleri giyen mankenler çekimler

için poz verdi. Sydney ve New York’ta da görücüye çıkan

halı koleksiyonu tüm dünyadan beğenileri üzerinde toplamaya

kararlı.

Halı markası Empera tüketicilerle buluştu. Tanıtım için ilginç

bir çekim gerçekleştirilerek, markanın koleksiyonundaki halı

desenlerinden giysiler tasarlandı. Moda fotoğrafçısı Tamer

Yılmaz tarafından gerçekleştirilen çekimler için markanın desenleri

dijital ortama aktarıldı. Daha sonra özel olarak çizilen

tasarımlara göre dijital transfer tekniği ile kumaş üzerine

basıldı ve basılı kumaşlar özel terziler tarafından dikilerek

elbiseye dönüştürüldü.

20 / marketing europe & anatolia


Reklam Dünyası

İntegral’in reklam yüzü Sofuoğlu oldu...

İntegral Menkul Değerler, Dünya Şampiyonu Milli Motosiklet

Yarışçısı Kenan Sofuoğlu’na sponsor oldu. Anlaşmanın ayrıntılarının

paylaşıldığı Borsa İstanbul’daki ‘Gong Töreni’nde

Sofuoğlu’yla çekilen reklam filmi de ilk kez gösterildi.

Yüzde yüz yerli sermayle kurulan, faaliyet gösterdiği alanlarda

piyasasının öncü kuruluşu İntegral Menkul Değerler,

yeni dönem reklam yüzü için 4. kez Dünya Şampiyonu olan

milli motosiklet yarışçımız Kenan Sofuoğlu ile el sıkıştı. İki

büyük ismin işbirliği Borsa İstanbul’da düzenlenen ‘Gong Tören’inde

ilan edildi. Ulukartal Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı

Kadir Cenk Ulukartal, İntegral Menkul Değerler Genel

Müdürü Kıvanç Memişoğlu ve Borsa İstanbul Genel Müdür

Yardımcısı Doç. Dr. Mustafa Kemal Yılmaz’ın katıldığı Törende,

İntegral Menkul Değerler ve Kenan Sofuoğlu arasında

sponsorluk anlaşması imzalandı. Ayrıca Kenan Sofuoğlu

ile çekilen reklam filmi de törende ilk defa basın ile paylaşıldı.

Törende konuşan İntegral Menkul Değerler’in çatı Kuruluşu

Ulukartal Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Cenk

Ulukartal, yüzde 100 Türk sermayesiyle kurulan İntegral

Menkul Değerler ile milli motosiklet yarışçısı Kenan Sofuoğlu

işbirliğinin çok anlamlı olduğunu söyledi. Cenk Ulukartal,

“Tamamı Türk sermayesi olan İntegral Menkul Değerler’in,

bayrağımızı üst üste aldığı şampiyonluklarla pek çok ülkede

dalgalandıran Kenan Sofuoğlu’nu reklam yüzü olarak seçmesi,

tesadüf değil. Biz milli değerlerine sahip çıkan bir şirket

olarak başarımızı kendi ülkemizde yetişip başarıdan başarıya

koşan bir sporcumuz aracılığıyla paylaşmayı çok arzu

ettik. Bu noktada İntegral Menkul Değerler-Kenan Sofuoğlu

birlikteliğinden çok mutluyuz” dedi.

Türkiye’de mobil reklam yatırımları...

Bullseye Worldwide, 2015 yılının ilk altı ayı dijital reklam

yatırımlarını esas alan IAB raporunun değerlendirmesini

yaptı. Verilere göre Türkiye’de dijital reklam yatırımları

2014’e göre %21,3 büyüyerek 789,3 Milyon TL oldu. En

büyük büyüme mobil ve video kategorilerinde yaşandı.

2015 yılının ilk 6 ayını değerlendiren Bullseye Worldwide’ın

IAB’den edindiği reklam sektöründeki yatırımları konu alan

araştırmanın sonuçlarına göre Türkiye’de toplam dijital

reklam yatırımları geçen yıldan bu yıla %21,3 oranında artış

sergiledi. IAB verilerinden yola çıkarak yapılan incelemede,

display reklam yatırımları 2014’e göre toplamda %19,8

büyürken bu kalemde en büyük sıçramayı %68’lık artışla

mobil gösterim reklam yatırımları yapıyor. 2014 yılında 10

milyon TL’lik harcaması olan mobil gösterim reklamlarının,

2015 yılının ilk altı ayında 16,8 milyon TL’ye ulaştığı IAB

raporlarına yansıyor. Mobil harcamaları %42’lik artış ve 61,1

milyon TL’lik harcamasıyla video reklam yatırımları takip ediyor.

Bullseye Worldwide Yönetici Ortağı Afşın Avcı, “Globalde

yükselen, Türkiye’de de ismi hızlıca yayılan programatik

pazarlama bu dönem IAB’nin raporunda kendine yer bulmuş

gözüküyor. Türkiye’de spesifik bir harcama kalemi olarak

bulunmasa da 2016 yılının ilk yarısında göreceğimizden

eminiz” dedi.

marketing europe & anatolia /21


Mobil Teknoloji


Röportaj

sin’de Kadın Eli...

TOBB Kadın Girişimciler Kurulu

İcra Kurulu Başkanı

Hatice Dinçbal Kal

İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA ), 2015 yılı

Kadın İstihdamın Arttırılması Mali Destek Programı

kapsamında kar amacı gütmeyen kuruluşlara yönelik yeni bir

çalışma başlattı. Projenin bir diğer hedefi ise mobil teknolojiler

sektöründe istihdam edilen ve yenilikçi iş fikrini hayata geçiren

kadın sayısının arttırılması olacak. Projenin

2016 yılı Şubat ayında başlaması öngörülüyor.

Röportaj Elvin Ekşioğlu / elvineksioglu@gmail.com

- Mobil teknolojide neden kadınlar

hedef grubunda?

Girişimciliğe genel olarak baktığımızda,

kadın, erkek, yaşlı genç gibi ayırım

yapılmaz. Girişimcilik bir bütün ekosistemdir

aslında. 3 dönemdir TOBB

İstanbul Kadın Girişimciler Kurulu başkanlığını

yürütüyorum ayrıca Marmara

Bölge başkanıyım. Bu şapkam nedeniyle,

biz girişimcilik alanında yaptığımız

proje ve etkinliklerle kadınları

destekliyoruz.

- Proje katılım şartları nelerdir?

Projeye başvuru için en az üniversite

öğrencisi, girişimci olmaya hevesli ve

mobil uygulamaya ilgi duyan tüm kadınlarımız

başvuru yapabilirler. İstanbul Ticaret

Odası kanalıyla internet üzerinde

projemize başvuru yapabilirler.

- Projenin global ölçekte hedefleri

nelerdir?

Kadınların genellikle faaliyet gösterdikleri

alanlar; hizmet, tarım, el sanatları,

cafe işletmeciliği. Herkesin bir şekilde

bir şeyler yaptığı, doymuş sektörler.

Kadınların artık katma değeri daha yüksek,

farklı alanlarda görmek istiyoruz.

Bu nedenle projelerimizi, çalışmalarımızı

hep bu yönde geliştiriyoruz. Kadınlarımızı

teknolojiye yönlendirdiğimiz, ilk

projemiz Teknoloji Melekleri. Şimdiki

projemiz ise, Mobil Çözümlerin Adresi:

Kadın ile de aynı hedef doğrultusunda

çalışmalarımıza devam ediyoruz.

TOBB İKGK olarak yürüttüğümüz projelerde,

etkinliklerde, eğitimlerle hep

hedeflediğimiz, bizim ile birlikte olan

tüm katılımcıların kendilerine bir şeyler

katarak ilerlemelerini istiyoruz. TOBB

İKGK olarak, İstanbul Ticaret Odası’nın

koordinatörlüğünde faaliyetlerimizi yürütüyoruz.

Odamızın vizyonu ve kadın

girişimciler kurulunun faaliyetleri birleşerek

kadınlarımıza daha fazla şeyler

yapmak gayreti içerisindeyiz. Bu konuda

bizden desteklerini esirgemeyen İstanbul

Ticaret Odası Başkanı Sayın İbrahim

Çağlar’a çok teşekkür ediyorum.

- Projenin faydaları nelerdir?

Proje için amaçladığımız kadınlarımızı

katma değeri yüksek, erkeklerin

egemen olduğu teknoloji sektörüne

yönlendirmek. Kadınlarımızı girişimci

yaparken, alışılagelmiş kadın egemen

marketing europe & anatolia /23


Röportaj

sektörlerden farklı alanlara yönlendirmek

istiyoruz. Teknolojinin erkeklerden

sorulabileceği algısını değiştirmeyi hedefliyoruz.

Teknoloji artık kadınlardan

sorulsun istiyoruz

- Proje hedef grubu kimlerdir?

Hedef grubumuz kadınlar. Yaş sınırı

yok. Girişimci olmak isteyen, kendi işini

kurmak isteyen, iş fikri olup, mobil

uygulamalarına meraklı olan herkes

diyebiliriz.

- Proje kapsamında verilecek eğitimler

nelerdir?

Mobil uygulama tasarım ve yazılım

eğitimi. Bu eğitimlerle tasarladıkları uygulamaların

yazılımını öğrenecekler.

Eğitimler başlangıç ve ileri seviye olmak

üzere iki seviyede olacak. Mobil

uygulama hakkında bilgisi olmayanlar

başlangıç seviyesinden, mobil uygulama

hakkında daha önceden bilgisi

olanlar ileri seviyede başlayacaklar.

Bu eğitimlerin sonunda iş kurmak isteyenlere,

KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik

Eğitimi alarak girişimci olmalarının

yolu açılacak. İş fikirlerini

sunabilecekleri Dijital Girişimcilik Ödülleri

düzenlenecek. Girişimci adayları

ile akademisyen ve melek yatırımcılar

ile buluşacaklar.

- Eğitimlerin iş hayatı için faydaları

Hedef grubumuz kadınlar.

Yaş sınırı yok. Girişimci olmak

isteyen, kendi işini kurmak

isteyen, iş fikri olup, mobil

uygulamalarına meraklı olan

herkes diyebiliriz.

nelerdir?

Mobil Uygulama yazma, günümüzde

çok trend ve katma değeri yüksek. İş

fikri olan kişiler, fikirlerinin uygulamasını

yazacaklar. Hem tasarımı hem yazılımı

öğrenecekler. Dolayısıyla iş fikri

olan kişiler, fikrinin uygulamasını yapacaklar.

İşleri ile teknoloji ile birleştirince

daha verimli hale gelecek. Daha büyük

hedef kitlelerine ulaşacaklar.

24 / marketing europe & anatolia


Köşe

Abdullah Ekşioğlu / eksioglu70@gmail.com

(retorik

)

Tutuklama yanlış bir karardır...

Can Dündar'ı şahsen tanımam. Ben de bir çokları gibi

kendisini ekranlarda gördüğüm kadarıyla ya da işlerinden

tanıyorum. Nedense bana hep samimiyetsiz ve mesleki

anlamda yetersiz gelmiştir. Belki de öyle değildir ama

bende oluşturduğu izlenim bu. Mustafa Belgeseli'ni

yaptığında da yine halkın dokunulmaz bir değerini

örselediğini, hatta bu örselemeyi kasıtlı olarak birilerinin

talimatıyla yaptığını düşünmüştüm. Zaten benim aklıma

azmettirici olarak gelen çevreler de elleri şişene kadar

kendisini alkışlayarak şüphelerimi güçlendirmişlerdi.

Belki gerçekten benim düşündüğüm gibiydi. Belki de

bilmeyerek birilerinin değirmenine su taşımıştı. Bunları

bilemiyorum. Gerçi hangisi olduğu çok da önemli değil.

Birincisi doğruysa kalemi satılık, ikincisi doğruysa yetersiz

anlamına gelir ki her iki durumda da mesleki olarak benim

saygımı kazanması pek mümkün değil.

Can Dündar hakkındaki hissiyatımı bu şekilde

özetledikten sonra son olarak yaşanan tutuklanma

konusuna gelmek istiyorum. Sizin de bildiğiniz gibi MİT

tırlarıyla ilgili olarak savcılık, emniyet ve MİT arasında

ihtilaflı bir durum yaşandı. Savcılık ve emniyet MİT'in

gizli kalması gereken bir operasyonunu ifşa edecek bir

eyleme imza atarak kamuoyunun bilgisine sundular. O

ana kadar gizli olan bazı bilgiler, kamuoyuna açıklanarak

devlet sırrı olma niteliğini kaybetmiş oldu. Olayın

üzerinden uzun bir süre geçtikten sonra, üst üste gelen

seçim yarışmalarının da etkisiyle birileri bu konunun

tekrar gündeme gelmesini uygun görmüş olacak ki Can

Dündar Cumhuriyet Gazetesi'nde operasyona ilişkin

fotoğrafları yayınladı.

Yayınladı yayınlamasına ama Cumhurbaşkanı bu

konuya çok sert tepki göstererek, bu yayın hakkında

suç duyurusunda bulundu. İfadeler, hukuk süreci derken

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can

Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül savcılığın devlet

sırlarını casusluk amacıyla ele geçiirerek ifşa ettikleri

gerekçesiyle tutuklama talebi üzerine çıkarıldıkları

mahkemece tutuklanarak Silivri'ye gönderildiler.

İşte benim itirazım bu noktada başlıyor. Birincisi MİT

tırları konusu zaten aylar önce ifşa olmuş devlet sırrı

niteliğini kaybetmişti, ikincisi tutuklama kararı kaçma ya

da delilleri karartma eylemlerine karşın önlem olarak

kullanılabilsin diye alınması gerekirken, ülkemizde

maalesef cezanın bir parçası olarak görünüyordu,

üçüncüsü Can Dündar ve Erdem Gül devlet memuru

değil gazetecilerdi ve bu bilgileri devlet görevleri

gereği değil gazetecilik faaliyetleri sonucunda elde

etmişlerdi ki bu durumda devlet sırrını açıklamakla

itham edilemezlerdi. Böyle bir durumda sırları açıklayan

gazetecilere ceza verilemeyeceği gibi, hiç bir gazetecinin

kaynağını açıklama sorumluluğu bulunmadığından

bırakın tutuklanmalarını ifadelerinin alınması bile abesle

iştigaldi, Burada "peki devlet sırrını açıklamak suç

değil midir?" diyebilirsiniz. Evet suçtur ancak suçlusu

bilgiyi yayınlayan gazeteci değil sırrı ifşa eden devlet

görevlisidir. En azından gelişmiş ülkelerdeki uygulama

bu. Dördüncüsü bu tutuklama kararı, halkın haber alma

özgürlüğü, basın hürriyeti, masumiyet karinesi gibi bir çok

açıdan anayasayı ihlal anlamına geliyordu.

İşte tüm bu sebeplerden dolayı Can Dündar ve Erdem

Gül hakkında verilen tutuklama kararını yanlış bulduğumu

ve bir an önce düzeltilmesi gerektiğini düşündüğümü

ifade etmek istiyorum.

Maalesef iktidar kanadından gelişmiş ülkelerden konuya

ilişkin verilen örnekler yanlıştır. Yukarıda da belirttiğim

gibi o olaylarda tutuklanan ya da ceza alanlar gazeteciler

değil, sırları sızdıran görevliler ya da eski görevlilerdir.

Gazetecinin görevi elde ettiği bilgileri kamuoyuyla

paylaşmaktır. Bunun sır olması ya da olmaması

gazetecinin sorumluluğu değil, vicdani kararı olabilir ki bu

da yargılama konusu edilemez. Kalın sağlıcakla.

marketing europe & anatolia / 27


Kampanyalar

Mutlu et, mutlu ol...

Ülker, 71. yılını geride bırakırken mutluluk tarifini de tüketicileriyle

birlikte yeniden oluşturdu. Her yaştan tüketicisini ve

en çok da gençleri dinleyen Ülker, yeni iletişim kampanyasını

“Mutluluk Her Yerde” felsefesi üzerine oturttu.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Yıldız Holding

Reklamveren Temsilcisi: Berna Akyüz Öğüt, Meltem Alıcı

Reklam Ajansı: TBWA\ISTANBUL

CCO: İlkay Gürpınar

Kreatif Direktör: Volkan Karakaşoğlu

Yaratıcı Ekip: Gamze İçhedef, Berkay Özay, Eser Yazıcı,

Erhan Dursun, Cengiz Pulgu, Yasemin Deniz, Anıl Tiryaki

Dijital Ekip: Serhat Poyraz, Sanem Aktaş, Aslı Topçu,

Evren Özbozdağlı

Müşteri İlişkileri: Ayşe Erdoğan, Derhan Alp,

Clara Sera Altıparmak

Stratejik Planlama, Genel Müdür Yardımcısı:

Yönetmen: Ozan Açıktan

Tuğyan Çelik

Görüntü Yönetmeni: Maciek Sobieraj

Stratejik Planlama Ekibi: Can Çalışkan, Kerim Yeğin

Post Prodüksiyon: İmaj

Prodüksiyon Ekibi: Ceyda Kayaçetin, Erman Karahisarlı,

Müzik Düzenleme: Emre Irmak / Jingle Jackson

Cansu Arcan

Prodüksiyon Şirketi: PToT Films

marketing europe & anatolia / 29


Kampanyalar

İyilikle Beslen...

SEK, Günlük Süt için yeni ve farklı bir reklam kampanyası

başlattı. Reklam filminde çocuklar, davranışlarıyla çevrelerine

iyilik yayıyor.Tabiiki bu iyilik zinciri, iyi sütle başlıyor.

Lowe İstanbul imzasını taşıyan reklam filminde umut dolu

“Bu Son Olsun”şarkısı Emre Altuğ tarafından seslendiriliyor.

Kampanya künyesi

Reklamveren: TAT GIDA / SEK

Reklamveren Temsilcileri: Ahmet Tekin Özdener,

Banu Demokan, Burcu Özbakır Tül, Sena Beşkardeş

Reklam Ajansı: Lowe İstanbul

Yaratıcı Yönetmen: Can Faga

Yaratıcı Ekip: Volkan Dalkiliç, Nadir Aydın, Tuğba Özcan,

Fatih Düzyol, Bozkurt Belibağlı

Ajans Prodüktörü: Tuğrul Karadeniz, Ahmet Uygun

Müşteri İlişkileri: Taflan Yörük, Letisya Taşcı,

Duygu Şener, Melih Ekim

Stratejik Planlama Direktörü: Yusuf Muslubaş

Yapım Şirketi: Anima İstanbul

Yönetmen: Walky Talky

Post Prodüksiyon Stüdyosu: ABT

Medya Ajansı: Mindshare

Kullanılan Mecralar: TV, Radyo, Gazete, Sinema, Dijital,

Mağazaiçi

Herkese lazım bi’ finansçı!...

Finansbank’ın Yıldız Apartmanı reklam dizisi, dördüncü filmiyle

ekranlarda. Selma Ergeç’in canlandırdığı Finansçı bu

sefer de piyasalardaki dalgalanmalardan kafası karışmış

olan yönetici Kemal Bey’in yardımına koşuyor.

Rabarba’nın hazırladığı, yönetmenliğini Burak Aksak’ın yaptığı

reklam filminin sürpriz sahnelerle dolu uzun versiyonu

internetten izlenebilir.

Kampanya künyesi

Reklamveren: Finansbank

Reklam Ajansı: Rabarba

Reklamveren Yetkilileri: Armağan Engel, Nilgün Bosum,

Funda Esenç

Yaratıcı Ekip: Pemra Ataç Açıktan, Murat Yaylagül,

Volkan Yanık, Elif Özüdoğru, Ergin Doganay, Metin Akın

Müşteri İlişkileri: Birçim Akfırat, Ezgi Günaydın,

Melike Orhon

Strateji: Oğuz Savaşan

Ajans Prodüktörü: Pınar Johnson, İrem Akalın

Yapım Evi-Yönetmen: Spark, Burak Aksak

Post Prodüksiyon: Mojo

Müzik - Uygulama: Nilinişleri

Medya Planlama/Satın Alma: People

Mecra: TV, radyo, basın, açıkhava, internet

30 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Piyalepaşa İstanbul...

“Piyalepaşa İstanbul” reklam kampanyasının startını TV

reklam filmi ile verdi. Tribal Worldwide İstanbul tarafından

hazırlanan kampanyanın reklam filmi İngiliz yönetmen Toby

Tremlett tarafındançekildi. Büyük prodüksiyonu ile dikkat

çeken reklam filminin müzikleri isebaşarılı reklam cıngıllarının

yaratıcısı Ömer Ahunbay tarafından hazırlandı.

Habibe Aloğlu, Kerem Sezen

Ajans: Trıbal worldwıde istanbul

Ajans Başkanı: Ömür Kula Çapan, Hakan Birgül

Yaratıcı Yönetmenler: Arda Erdik, Başar Bellisan

Yaratıcı Grup: Barış Sarhan, Melih Ediş,

Zeynep Ordu,Furkan Şahin, Hakan Yılmaz, Emre Çil,

Anıl Güzeliş, İpek Şurdum

Müşteri Ekibi: Pınar Çelebi

Ajans Prodüktörü: Can Taşkın

Yönetmen: Toby Tremlett

Görüntü Yönetmeni: David Ungaro

Kampanya künyesi

Reklamveren: Piyalepaşa gayrimenkul

Reklamveren Temsilcileri: Kaan Yücel, İlkin Kilerci,

Fast Food Değil Best Food...

HD İskender’in yayına giren yeni reklam kampanyası 3

farklı senaryodan oluşuyor. Keyifli senaryolardan oluşan

kampanyanın ilk filminde, evlilik teklif eden bir genç ve o

gencin yemekte iskender seçmediği için teklifini reddeden

kız arkadaşının hikayesi anlatılıyor. İkinci filmde anlaşma

arifesinde olan iki iş adamından iskender seçmediği için

ortaklığı bozan iş adamının ve üçüncü filmde ise aynı takım

taraftarları arasından iskender seçmediği için kovulan bir

taraftarı izliyoruz. Lezzetiyle Türkiye’nin rakipsiz iskenderinin

ağızları sulandıran görüntülerine de yer veren filmler

“Fast Food Değil Best Food” mesajıyla sona eriyor.

Kampanyası Künyesi

Reklam Veren: HD İskender

Reklam Veren Yetkilisi: Pazarlama ve Kurumsal İletişim

Müdürü Arzu Arzu Gençcan Sabancı

Reklam Ajansı: Provoke Ajans

Kreatif Direktör: Erkan Bahadır

Yönetmen: Boğaçhan Dündar

Yapım Şirketi: Toro Film

Medya Ajansı: Cereyan Medya

marketing europe & anatolia / 31


Kampanyalar

Media Markt’ın son reklam filmi...

Kampanya künyesi

Reklamveren: Media Markt Türkiye

Reklamveren Yetkilisi: Çağanur Atay Uçtu, Selda Yıldırım,

Ömer Kurukaya, Sinem Öztürk, Selen Bekiroğlu,

İsmail Sülemiş

Reklam Ajansı: Wanda Digital

Müşteri İlişkileri Grubu: Beste Yazman,

Alara Ezgi Hergüner

Yaratıcı Yönetmen: Enis Baruh

Yaratıcı Grup: Armağan Ükünç, Kutsal Bayraktar

Sosyal Medya Grubu: Lara Akış Baruh, Meriç Erdinç,

Yağmur Başkesik, İmran Seçkin

Tasarım Grubu: Murathan Eker, Erdem Duygu

Ajans Prodüktörü: Kerem Aygün

Yapım Şirketi: Gogo Project

Yönetmen: Cem Adıyaman

Yapımcı: Güneş Zahid

Görüntü Yönetmeni: Murat Akay

Media Markt, Lenovo bilgisayarları, ekranların beğenilen

Medya Ajansı: Carat ve Clixous

yüzü Berk Atan’la buluşturdu. Çekimleri Mall of İstanbul Media

Markt mağazasında gerçekleşen filmde, 70 kişilik ekip

görev aldı. Film, TV ve dijital mecralarda yerini aldı.

Philips’ten A sınıfı reklam filmi...

Philips, yeni reklam filmi ile en son model elektrikli süpürgesi

Marathon Ultimate’in yüzde 100 toz toplama performansına

ve A sınıfı enerji verimli güçlü motoruna dikkat çekiyor.

Reklam filminin başındaki diyalogda jantları ve güçlü motoru

ile bir arabaymış gibi dikkat çeken ürünün, Philips Marathon

Ultimate olduğu daha sonra ortaya çıkıyor. A sınıfı verimliliğine

vurgu yapılan reklam filminde Philips Ultimate, evdeki

tüm tozları toplayarak da performansını ortaya koyuyor.

Kampanya künyesi

Reklam Veren: Philips

Reklam Ajansı: Ogilvy & Mather İstanbul

Reklam Veren Temsilcisi: Hakan Erdener, Sibel Yıldız

Yaratıcı Yönetmen: Selim Ünlüsoy

Yaratıcı Grup: Deniz Şencan, Yiğit Ayvazoğlu

Müşteri İlişkileri Grubu: Murat Derman, Ali Serhat Ünal

Ajans Prodüktörü: Fulya Akay, Begüm Özkul

Yapım Şirketi: Süper Film

Yönetmen: Aksel Özcan

32 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Bi’ alo der’ biz hallederiz…

Türk sinema tarihinin efsane oyuncusu Kadir İnanır, Sigortam.net’in

yeni reklam filmi için bir kez daha kamera karşısına

geçti.Tribal Worldwide İstanbul tarafından hazırlanan yeni

kampanyanın reklam filmlerinin yönetmenliğini Anima

İstanbul’dan Walky/Talky üstlendi.

Kampanya künyesi

Reklamveren: Sigortam.net

Reklamveren Temsilcileri: Mustafa Say, Tahsin Gürdoğan,

Sevil Mert, Nuri Toker, Zeynep Başaran

Reklam Ajansı: Tribal Worldwide İstanbul

Ajans Başkanı: Ömür Kula, Hakan Birgül

Yaratıcı Yönetmen: Arda Erdik, Başar Bellisan

Yaratıcı Grup Başkanı: Melih Ediş, Barış Sarhan

Sanat Yönetmeni: Zeynep Ordu

Müşteri İlişkileri: Buse Sokullu

Yönetmen: Walky-Talky

Ezber Bozan Fiat Egea...

Leo Burnett İstanbul tarafından hazırlanan reklam filmi,

İstanbul’un farklı lokasyonlarında üç günde çekildi ve yönetmenliğini

ünlü Avusturyalı yönetmen ikilisi Rad-Ish üstlendi.

Fiat Egea reklam kampanyası, televizyon filmi dışında,

basın, açık hava, radyo, sinema, internet gibi birçok farklı

mecrayı kapsıyor.

Kampanya künyesi

Reklam veren: FIAT

Reklam Ajansı: Leo Burnett İstanbul

Reklam veren Temsilcisi: Özgür Süslü, Melike Güleli,

Aslı Başağa, Efe Şekerci

Kreatif Direktörler: Oktar Akın, Emrah Akay

Kreatif Ekip: Cenk Öztunalı, Evren Dinler, Aysu Erenuluğ,

Emir Yavuz, Mert Merdim, Sedat Potur, Meriç Tilki

Ajans Başkan Yardımcısı: Roda Sezer

Müşteri İlişkileri: Elif Azaklı Alaz, Sıla Çavuşoğlu

Ajans Prodüktörü: Sevinç Metuçin Öktem, Canan Polat

Stratejik Planlama: İsmail Seval, Bengü Çimendağ

Yönetmen: Rad-Ish

Yapım Şirketi: Dinamo İstanbul

marketing europe & anatolia / 33


Kampanyalar

LC Waikiki’den Reklam Filmi...

bir cast yer alıyor.LC Waikiki’nin şık ve rahat ayakkabılarıve

aksesuarlarıyla oluşturulmuş kombinleri, tek bir kamera hareketiyle,

mevsim geçişleri eşliğindeekranlara yansıyor.

LC Waikiki’nin Beykoz Kundura Fabrikası’nda gerçekleşen

ve 2 gün sürenreklam filminde, 60 kişilik teknik ekip ve geniş

Kampanya künyesi

Reklamveren: LC Waikiki

Reklamveren Temsilcisi: LC Waikiki Kurumsal İletişim ve

Reklam Müdürü Sevda Malkoç

Ajans: 4129 Grey

AjansBaşkanı: Alemşah Öztürk

YaratıcıYönetmen: Seren Köroğlu

Yaratıcı Grup Başkanı: Elif Kavalcı, Burak Gündüz

Reklam Yazarı: Mustafa Can Demir

Müzik: Zeynep Jane Bozok

Müşteri İlişkileri Bölümü Direktörü: Ayşe Evin

Marka Yöneticisi: İdil Kibaroğlu

Strateji Grup Direktörü: Mert Tuncer

Ajans Prodüktörü: Berna Bulat

Prodüksiyon: Autonomy

FilmYönetmen: Ferit Katipoğlu

#TestedTough...

O geri döndü. Columbia’nın simgeleşen Yönetim Kurulu

Başkanı ve çetin anne Gert Boyle çalışanlarını Kuzeybatı

Pasifik’teki en zorlu koşullara göndererek ürünlerin test edildiğinden

emin olmak için ekranlara geri dönüyor.

Colombia #TestedTough reklam filmi adaptasyonu.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Colombia

Post- Prodüksiyon: Eksantrik-Express

Prodüktör: Elvin Ekşioğlu

Mecra: TV, Sinema, Digital, Outdoor LED

34 / marketing europe & anatolia


Kampanyalar

Besd-Bir tanıtım filmi…

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Besd-Bir

Reklamveren Yetkilisi: Didem Alakın

Yapım Şirketi: Eksantrik Prodüksiyon

Prodüktör: Elvin Ekşioğlu

Yönetmen: Abdullah Ekşioğlu

Post- Prodüksiyon: Eksantrik-Express

Yeni Venus, Şimdi Daha Akıllı...

Venus, “Türkiye’nin Akıllısı” söylemiyle başladığı reklam

kampanyasını, “Yeni Venus Şimdi Daha Akıllı” söylemiyle

devam ettiriyor.

İstanbul’un şık restoranlarından biri olan Flamingo Restaurant’taçekilen

reklam filminin çekimleri 1 günde tamamlandı.

Yeni Vestel Venus reklam filminin yönetmenliğini Özgür Baltaoğlu

üstlenirken, prodüksiyonu Jaguar Film Projects tarafından

gerçekleştirildi.

Kampanya Künyesi

Reklamveren: Vestel

Reklamveren Yetkilileri: Feza Turunçoğlu Erim,

Berna Aşkın, Işıl Sağlam

Reklam Ajansı: Concept

Kreatif Direktör: Kerem Özkut

Yaratıcı Grup Başkanları: Ertuğ Tuğalan, Namık Ergin

Yaratıcı Ekip: Ferhan Dayıoğlu, Cansu Erdinç, Bülent Ekel,

Cem Erguvan

Grafik Ekip: Alper Dabak, Mehmet Ögeç

Marka Grup Direktörü: Arda Görgün

Marka Ekibi: Ekin Kutevu, Zeynep Kahvecioğlu,

Melike İspirgil

Stratejik Planlama Direktörü: Hakan Demir

Stratejik Planlama: Suphi Can Sarıgöllü

Ajans Prodüktörü: Mert Turan, Kasım Bektaş

Prodüksiyon Şirketi: Jaguar Projects

Yönetmen: Özgür Baltaoğlu

Fotoğraf Prodüksiyon:Fabrika Photography/ Tamer Yılmaz

Müzik: Jingle Jackson / Emre Irmak

Kullanılan Mecralar: Televizyon, Basın, Radyo, Outdoor,

Digital

marketing europe & anatolia / 35


Karadağ’ın


Gezi

sayfiyesi Ülgün...

Gezimize Makdedonya’ dan başlamıştık.

Mavrovo’ da St. Bigorski Manastırını gezdikten sonra Karadağ’ a

gitmek için yola koyulduk. Karadağ’ da ilk gideceğimiz yer

Bojana Island. Gezi rotasını çıkarırken google maps sayesinde

epeyce gezindim oralarda ve çok hoşuma gitti.

İstanbul Riva’ ya çok benziyor :)

Fotoğraflar ve yazı Seval Duban / seval@sevalduban.com

Gezimize Makdedonya’ dan başlamıştık.

Mavrovo’ da St. Bigorski Manastırını

gezdikten sonra Karadağ’ a gitmek

için yola koyulduk. Karadağ’ da ilk gideceğimiz

yer Bojana Island. Gezi rotasını

çıkarırken google maps sayesinde

epeyce gezindim oralarda ve çok hoşuma

gitti. İstanbul Riva’ ya çok benziyor .

Manastırdan yola çıkarken navigasyona

Doni Stoj olarak giriş yaptık çünkü

Bojana Island bulamadık. Yol 270 km

fakat yolculuk süresi olarak 6 saat verdi.

Görünce gözümüz korktu tabii. Dedik ki

bizi virajlarla dolu zor yollar bekliyor.

Yol üzerinde bir markete uğrayıp, çikolata,

meyva ve abur cubur stoğu yaptık.

Arnavutluk üzerinden gideceğimiz

için alışveriş işini önceden hallettik ve

düştük yollara. Yollar ormanların içinden

kıvrıla kıvrıla gidiyor. Bir süre yol

boyunca Drin nehrinin nefis manzarası

eşlik etti bize. Karadeniz’ de geziyormuş

gibi hissettim. Bu nefis manzara

eşliğinde yolculuk yaparken bir de yaz

yağmuru yağmaz mı. Açtık camları mis

gibi toprak kokusunu içimize çeke çeke

bir süre keyifli bir yolculuk yaptık.

Makedonya’ dan çıkıp da Arnavutluk’ a

gelince coğrafya değişti. İki yanı uçurum

olan dağların tepelerinde, bozuk

yollarda yolculuk yapmak zorunda kaldık.

Arnavutluk gelişmiş bir ülke olmadığı

için doğru düzgün yol yok. Oldukça

fakir bir ülke. Yalnız sınırı geçtikten sonra

yollarda gördüğüm Land Rover TD5’

ler çok dikkatimi çekti. 4x4 araçları çok

sevdiğim için algıda seçici olup, TD5’

leri gördüm hep :) Nasıl gelmişler oraya,

neden çok var, ne kadar güzeller,

hımmm, yükseltme kiti de var, şnorkel

falan diye mırıldana mırıldana epey yol

kat ettim. Tabii arabayı Ömür kullandığı

için ben yan koltuktan etrafı rahat rahat

seyredebiliyorum.

Arabaydı, manzaraydı, dereydi derken

yolu yarıladık ama ben o kadar uzun

süre arabada olunca darlandım. Yaklaşık

6 saatlik yolculuktan sonra Karadağ’

a vardık. Karadağ’ da Makedonya’ nın

aksine sıcak bir yaz havası karşıladı

bizi. Akşam üzerine doğru ilk durağımız

olan Ülgün’ e (Ulcinj) vardık. Aslında bizim

planımız Bojana Island denen yere

gidip orayı dolaşmaktı fakat yolun uzun

sürmesi planda değişiklik yapmamıza

neden oldu. O yüzden önce otelimizin

olduğu Stari Grad Ulcinj’ e gidip otelimize

yerleşelim dedik. Oteli bookin.com’

dan almıştım. Otel dediğime bakmayın

bunların hepsi stüdyo daire aslında.

Navigasyona adresi girip otelin olduğu

yeri zar zor bulduk. Meğerse otelin olduğu

yer eski şehirde içinde yani kale

duvarlarının içindeymiş. Tabii oraya

araba girmiyor.

Arabayı parkedip bavulları yüklendik

ve kale içine girdik. Kocaman bavulları

sürükleye sürükleye daracık yollardan

marketing europe & anatolia / 37


Gezi

oteli aramaya koyulduk. Bizim otel, kalenin

denize bakan duvarlarına yakın

nefis manzaralı bahçe katı bir daireydi.

Odaya yerleştikten sonra bahçede nefis

manzaraya karşı kahve keyfi yaptık.

Kaldığımız dairenin üst katında sahipleri

kalıyor. Ben saat geç olmadan yukarı

çıkıp çarşaf, yastık ve yastık kılıfı

almak istedim. Ev sahibi hanım ingilizce

bilmiyor o yüzden eşini çağırdı.

Onun da ingilizce pek iyi değil. Ben zar

zor yastık, çarşaf, nevresim anlattım.

Sonra abi karısına dönüp yastık, çarşaf

dedi. Ben şok. Meğerse onların dilinde

de aynıymış. Ben şapşal sırıtıp eşyaları

alıp odaya indim.

Güneşin batmaya başlamasıyla manzara

enfes güzel oldu. Hava iyice kararmadan

deniz kenarında oturup bu

manzarayı izleyelim dedik ve şehir merkezine

indik.

Kalenin içinden şehir merkezine inmek

için merdivenleri kullandık ve limana

indik. Burada minik kayıklar ve balıkçı

tekneleri manzaraya ayrı bir güzellik

katıyorlar.

Ben manzara ve ortam karşısında gerçekten

mest oldum. O kadar daraldığım

yolculuk anında aklımdan uçup

İşte burası tam bana göre.

Doya doya denize girdim,

daldım çıktım,

denizin keyfini çıkardım.

Müzik eşliğinde

güneşlendim.

gitti. İnanılmaz bir keyif durdum Ülgün’

de olmaktan. Usul usul sahil yolunda

yürüdükten sonra bir restaurant’ a oturup

bira ve yemek söyledik. Tabii deniz

kenarında olunca ben yine deniz ürünü

sipariş ettim. Ömür de köfte söyledi.

Yemekler gerçekten muhteşemdi.

Büyük bir keyifle yemeklerimizi yedikten

sonra bizim kolestroller yükseldi

muhtemelen. Uyku bastırdı. Aheste

aheste kale içerisindeki otelimize gidip

bahçe sefası da yaptıktan sonra bir güzel

uyuduk.

Ülgün, Karadağ’ ın yazlık ve sayfiye

yeri. Nüfusun büyük çoğunluğu Arnavut

ve müslüman. Ülgün yeni yeni keşfedilmeye

başlamış. Yaz sezonu olmasına

rağmen yine de kalabalık değildi. Belki

ramazan oluşunu da buna etkisi vardır.

Zaten ev sahibi oruç tutmuyoruz diye

ters ters baktı bize :(

Ertesi gün, google maps’ ten bol bol

gezip dolandığım Bojana Island’ a gitmek

üzere mayolarımızı da alıp yola

çıktık. Ben hep hayalimde Ağva gibi bir

yer canlandırıyordum ki fotoğraflar da

öyle görünüyordu. Dedim ki, o zaman

kahvaltı da vardır. Ömür’ ü nde orada

kahvaltı etmeye ikna ettikten sonra

38 / marketing europe & anatolia


Gezi

yola çıktık. Stari Grad ile Bojana Island

arası 16 km. Tabii bizim gitmemiz yarım

saati buldu. Şuraya bakalım, buraya

bakalım derken nihayet vardık.

Sıra sıra mekanlara baktıktan sonra

gözümüze kestirdiğimiz bir tanesine

oturduk ve kahvaltı söyledik.

Manzaraya karşı keyif yaparken enfes

kahvaltımız ve kahvelerimiz de geldi.

Sakin sakin, ortamın tadını çıkara çıkara

kahvaltı ettik. Kahvaltı edip kendimize

gelince de etrafı seyre koyulduk.

Nehir kenarında yaşayan insanlara

hayran kaldım. Yaşamak için muhteşem

bir yer.

İster balık tut, ister denize gir, ister

manzaraya karşı rakı balık yap. Her

türlü gideri var :) Vakit öğlene yaklaşmasına

rağmen oradan hiç gidesim

gelmedi. Hava iyice ısınmaya başladığı

için denize girelim dedik. Giderken gözüm

arkada kaldı. 2016 yazında ben

yine gelmek istiyorum buraya :(

Bojana Adasında da plaj varmış ama

çıplaklar plajı. Tabii, oraya girmek yemediği

için vazgeçtik. Özgüven meselesi

değil, kesinlikle yanlış anlamayın.

Bar kenti, tam 307 yıl

(1571-1878)

Osmanlı topraklarının

bir parçası olarak yer almış

tarihte

Hani nüfusun yaş ortalaması yüksek

ya, bizim için görüntü kirliliği olmasın

diye girmedik. Hayattan soğuyalım

istemedik :P Bu arada Avrupa’ nın en

baba çıplaklar plajıymış, öyle duyduk.

Biz uslu uslu halk plajına gitmeye karar

verdik. Bojana Island ile Staji Grad arasında

Doni Stoj var. Buranın sahili yaklaşık

11 km uzunluğunda ve gerçekten

muhteşem. BizCopacabana plajına girdik.

Plajın kumları un gibi incecik, ben

böyle kumu hiç sevmiyorum. İnsanın

her bir yerine yapışıyor :( Ayaklarımı

bi’ lokmacık denize soktuktan sonra

güneşlendim. Sıcak olunca da arıza çıkarıp,

bira içelim diye tutturdum. Sonra

da kafeye gidip buz gibi biralarımızı içtik.

Tatil çok güzel bir şey yahu.

Plajlarını deneyimledikten sonra bir

de kayalıkların olduğu yeri deneyimleyelim

dedik. Gezi planı yapmak için

Ülgün’ ü araştırdığımda denize girmek

için ideal yer olarak Poluostrvo Jadran

vardı. Biraları içtikten sonra soluğu orada

aldık. Poluostrvo Jadran, dedikleri

kadar vardı. Oranıza buranıza yapışan

kum yok, berrak deniz ve kayalıklardan

atlama imkanı. Daha ne olsun :)

marketing europe & anatolia /39


Gezi

İşte burası tam bana göre. Doya doya

denize girdim, daldım çıktım, denizin

keyfini çıkardım. Müzik eşliğinde güneşlendim.

Akşam doğru da toparlanıp

Stari Bar’ a doğru yola çıktık. Geceyi

Bar’ da geçireceğiz.

Bar ile Ülgün arası 28 km. Çok harika

bir yolu var, deniz yol boyunca eşlik ediyor

size. Yol bitip de sıra oteli bulmaya

gelince ben stres oldum. Haritada oteli

bulduk ama girişini bulamıyoruz, oteli

aradık. Telefonu bir teyze açtı, sokak

ismini soruyorum “yes” diyor. Yol tarifi

istiyorum “yes” diyor. Ne desem “yes”

diyor. Benim devreleri yaktı teyze. Arabayı

bir bakkalın önüne çekip birine

sorduk. O da gerideki ara sokağı işaret

edip, oradan yukarı çıkın dedi. Bindim

arabaya, Ömür rampayı tırmanmaya

başladı. Yol o kadar dar ki başka araç

gelse kalırız orada. Yolu bitirip çıkmaz

sokağa girince evlerinin bahçesinde

güneşlenen amcayle teyze gördüm.

Hemen haritayı alıp atladım arabadan,

doğru onların yanına. Amca beni görünce

yanıma geldi, yolu sormak için adresi

40 / marketing europe & anatolia

Aklımda kaldığı

kadarıyla orası Nakşibendi

tekkesiymiş.

gösterdim. İşte tam o sıradan amcadan

bir parfüm kokusu geldi, aman allahım

muhteşem. Ben de ne sinir kaldı ne

stres. Adam lafını bitirdi ben hala kımıldamıyorum.

Uzattıkça uzatıyorum. Hiç

gidesim yok. Sonradan çıkmaz sokak

rampadaki Ömür aklıma gelince arabay

geri dönmek zorunda kaldım. Biz tekrar

caddeye indik yol sormak için, sonra bir

de baktık bizim otel cadde üstündeymiş

meğerse. Boşuna tırmanmışız ara sokaklardan.

Demek ki kısmetimde mis

kokulu amcayla karşılaşmak varmış.

Bana mesaj göndermiş evren, bak böyle

adamlar da diye: )

Telefonda “yes” diyen teyzeye bile gülümseyerek

odaya çıktık ve eşyaları

yerleştirdik. Sonra da keşif için dışarı

çıktık.

Bar kenti, tam 307 yıl (1571-1878) Osmanlı

topraklarının bir parçası olarak

yer almış tarihte. İç taraflarında mimari

anlamda bunun izlerini görmek mümkün.

Sahil tarafı pek iç açıcı değil, çünkü

burası Karadağ’ ın en büyük liman

kenti. Dolayısıyla liman tarafında kocaman

kocaman ambarlar var ve bunlar

da çok sevimiz görünüyor. Ama iç taraf

oldukça sempatik.

Biz dışarı çıktığımızda hava kararmaya

yakındı. Arabayla kalenin olduğu

eski şehire gittik ve arabayı meydana

bırakıp kaleye doğru yürümeye koyulduk.

Osmanlı şehri olduğunu burada

çok net hissediyorsunuz. Evleri, camileri,

dükkanlarıyla tipik Osmanlı kenti.

Meydandan kaleye doğru çıkan dik

yokuşu tırmanmaya başlayınca zeytin

yağı, sabun, seramik süsler satan hediyelik

eşya dükkanları çıktı karşımıza.

Sağlı sollu dizilen bu dükkanlar Ege’ yi

çağrıştırıyor insana. Biz dükkanlara bakınırken

havanın kararmasıyla birlikte

kale de kapandı. Geç olduğu için kaleyi

gezme işini ertesi güne bıraktık ve bir

restaurant’ a girip oturduk. Sulu ev yemekleri

sipariş ettik. Mutfakları bizimkiyle

neredeyse aynı. Yemeğin üzerine

bir de Türk kahvesi içince adet yerini

buldu. Karnımız tok, sırtımız pek otele

geri döndük.

Otele döndüğümüzde hafiften yağmur

atıştırmaya başlamıştı. Biz de hemen

balkona çıkıp artan yağışla birlikte toprak

kokusunu içimize çektik. Huzurlu,

mutlu, keyifli.... Sonra da mışıl mışıl

uyudum ben.

Ertesi gün otelde nefis kahvaltımızı

ettikten sonra eski Bar’ a doğru tekrar

yola çıktık. Bu sefer arabayı meydana

değil, kalenin oraya parkettik. Kalenin

hemen yanında çok güzel bir camii

vardı ama ismini hatırlamıyorum. Bahçesinde

nefis ağaçlar ve çeşme vardı.

İçeri girmeden duramadım. Bahçeyi

dolaşıp çeşmesinden de su içtikten

sonra kaleyi gezmeye başladık.

Stari Bar Kalesi, 9. yy’ da şehir Bizans’ın

elindeyken yapılmış. Sonradan kaleyi


Gezi

Venedik, Sırbistan Krallığı ve Osmanlı

İmparatorluğu kullanmışlar. 1878’de

yani Balkan Savaşları sırasında kale

kuşatılmış ve İbrahim Bey kaleyi çok iyi

bir şekilde savunmuş. Sonrasında kalenin

su kemerine 225 kiloluk patlayıcı

yerleştirerek patlatmışlar. Kale susuz

kalıp da sıkıntılar başlayınca İbrahim

Bey teslim olmak zorunda kalmış. Ardından

Bar şehri Karadağ’ın bir parçası

hale gelmiş.

Kale’ nin girişinde zeytin yağı yapımında

kullanılan ekipmanların bir kısmı

mevcut, sanırım dekor olsun diye koymuşlar.

Kapıdan girdikten sonra sağ duvarda

siyah beyaz bir resim var. Kalenin, eski

zamanlarda yerleşim yeriyken ki hali

resmedilmiş. Hayranlıkla baktım ama

aklıma fotoğrafını çekmek gelmedi. Bazen

güzel şeyler görünce aklım başımdan

gidiyor :)

1979 yılında Karadağ’ daki depremden

sonra kale içindeki bir çok yapı ve yerleşim

yeri yıkılmış ve görmüş.

Kalenin duvarları içinde Roma ve Venedik

dönemlerinden kalma kiliseler,

evler, antik tiyatro, saat kulesi ve camii

var. Kalenin duvarlarına çok güzel

peysaj yapmışlar. Pencere kısımlarının

Stari Bar Kalesi, 9. yy’ da

şehir Bizans’ın

elindeyken yapılmış.

üzerine tel örgüler yapıp buralara sarmaşıklar

dikmişler. Uzaktan bakınca

sanki duvarın üzerinde ağaç varmış

gibi görünüyor.

Biz kaleyi gezerken antik tiyatroda çocuklar

tiyatro oynamaya hazırlanıyordu.

Hava sıcak olduğu için bir an önce kaleyi

gezip çıkmak istedik. Ben binaların

içinde gezip dolanırken Ömür’ de ağaçların

altına oturmuş, bir mağazadana

yükselen güzel müzik eşliğinde keyif

yapıyordu.

Ömür’ ün yanına giderken ağaçların

altında bir merdiven gözüme çarptı. Tel

örgüler ve yerin altın inen merdivenler.

Yanına yaklaşınca kapının açık olduğunu

farkettim ve merdivenlerden inip

içeri doğru yürümeye başladım. İçerisi

yaz sıcağına rağmen inanılmaz serindei.

Tabii serinlik ve merak beni yolun

sonuna doğru çekti :) İlerledikçe minik

odalar çıktı karşıma, onlara bakındıktan

sonra ışık gitti ve karanlık başladı. Karanlıktan

çok korktuğum için telefonun

ışını yaktım. Geri dönmem gerek ama

meraktan da dönemiyorum. İlerledikçe

yol da daraldı ama yol aşağılara doğru

devam ediyor. Yürümeye devam ettikçe

yerde su görmeye başladım. Sanırım

ayazmaydı ora. Yol bitene kadar

yürüdüm ve en sonunda suyun kaynağına

vardım. Baktım kayda değer bir

şey yok geri döneyim dedim ama yolları

karıştırdım. Karanlıkla birlikte yönümü

şaşırmış olmak da heyecan kattı ortama,

benim kalp atışları duvarlarda yankılanmaya

başladı. Baktım olacak gibi

değil. Durup sakinleşmeye çalıştım.

Sakinleştikten sonra da yolu bulup yürümeye

başladım. Yanlız o yol bitmek

tükenmek bilmedi. Yeryüzüne çıkıp da

Ömür’ ü görünce pek bir mutlu oldum.

Çıkıp dışarıda şükür namazı kılasım

geldi.

Kaleyi gezme işini bitirdikten sonra hemen

aşağıdaki camii ve mezarlığı gördük.

Aklımda kaldığı kadarıyla orası

Nakşibendi tekkesiymiş. Ama çok net

hatırlamıyorum. Oranında kapısında girip

etrafı dolaştıktan sonra bahçesinde

oturup soluklandık.

Sonra da arabamıza binip Sveti Stefan’

a doğru yola çıktık. Bir sonraki ay, Sveti

Stefan:)

marketing europe & anatolia /41


Gameon

Sanal gerçeklik sistemi PlayStation®VR...

Sony Computer Entertainment, PlayStation®4’ü (PS4TM)

sarmalayıcılıkta bir üst düzeye taşıyacak ve oyuncuların

oyun içinde var oldukları hissini yaşamasını sağlayacak

sanal gerçeklik (VR) sisteminin resmi ürün adının

PlayStation®VR (PS VR) olarak belirlendiğini açıkladı.

PS Ürün İş Kolu Bölüm Başkanı, Yazılım Tasarım Bölümü

Başkan Yardımcısı ve Sony Computer Entertainment

Başkan Yardımcısı olan Masayasu Ito,“‘PlayStation VR’

adı sadece oyun severlerin fiziksel olarak bir oyunun sanal

dünyasının içinde yer almasına izin veren yepyeni bir

PlayStation® deneyimini doğrudan ifade etmekle kalmıyor.

Aynı zamanda kullanıcının bu muazzam deneyimin keyfine

varırken bir aşinalık hissi yaratma arzumuzu da yansıtıyor.

Donanımda farklı yönlerden rötuşlar yapmaya devam ederken,

bir yandan da 3. parti geliştirici ile yayıncılar ve Sony

Computer Entertainment Worldwide Studios ile birlikte sadece

VR ile mümkün olan heyecan verici deneyimler sunan

içerikler sağlamak için çalışıyoruz.” şeklinde konuşuyor.

VR kafa setini başına taktığında, gözlerinin önünde etkileyici

bir sanal dünya beliren oyuncu başını çevirdikçe, etrafını

sarmalayan dünyanın görüntüsü de gerçek zamanlı olarak

doğal ve sezgisel biçimde dönüyor. Sony Computer Entertainment

tarafından geliştirilen eşsiz 3D ses teknolojisi kullanılarak,

oyuncuların duyduğu sesler de 360 derecelik sanal

alan içinde başlarının yönelimine göre gerçek zamanlı olarak

değişiyor.

Ayrıca, oyun severler PlayStation®Move (PS Move) Hareket

Kontrol Cihazı veya Kablosuz Kontrol Cihazı’nı kullanarak

adeta gerçekten oyunun dünyasının içindeymiş gibi sanal

ortamları keşfedebiliyor ve sanal karakterler ile etkileşime

girebiliyorlar. VR’ı daha da geliştirmeye devam ederken VR

pazarının kuruluşuna da katkıda bulunacak.

World of Tanks PlayStation®4’de...

Wargaming bugün itibariyle ücretsiz çevrimiçi oyunu World

of Tanks’in 4-6 Aralık tarihlerinde PlayStation®4 Açık Beta

Hafta Sonu’nun gerçekleşeceğini duyurdu. Açık Beta süreci

aynı zamanda 5-6 Aralık’ta San Fransisco Moscone

Center’da düzenlenen PlayStation® Experience hafta sonuna

da denk gelecek ve bu etkinliğe katılacaklar World of

Tanks’i ilk kez PlayStation®’da deneyimleme şansına sahip

olacaklar.

Üç gün sürecek Beta hafta sonuna katılanları çok özel oyun

içi eşyalar bekliyor.PlayStation®’ın 20. yıldönümü şerefine

Açık Beta süresince oyuna giriş yapan herkes, orijinal Play-

Station® renklerine ve özel ambleme sahip M22 Locust US

hafif tankına sahip olacak. PlayStation® mağazasına gidenler

ise ücretsiz T1E6-PS US özel kamuflajlı Premium hafif

tankının yanı sıra içinde çeşitli Premium tanklar bulunan dört

adet Founder Pack’i kısıtlı bir süre için avantajlı fiyatlarla

satın alabilecekler.

World of Tanks PlayStation®4 sürümü tüm PlayStation®

hesapları için ücretsiz ve oynamak için PlayStation® Plus

üyeliği gerektirmiyor.

42 / marketing europe & anatolia


Gameon

Star Wars Battlefront galakside satışta…

Bir Electronic ArtsInc. (NASDAQ: EA) stüdyosu olan DICE

ve LucasfilmLtd.’den merakla beklenen video oyunu Star

Wars Battlefront geliyor. E3, gamescom, Eurogamer

Expo ve Tokyo Game Show’da Şovun En İyisi* seçilen ve

tüm dünyada 50’den fazla ödül kazanan Star WarsBattlefronthayranlarının

hep hayalini kurduğu epik Star Warssavaş

fantazilerini gerçeğe dönüştürüyor ve oyuncuların

kendi anılarını da yaratmalarına olanak sağlıyor. Oyun

PlayStation®4bilgisayar eğlence sistemi, Microsoft Xbox

One oyun ve eğlence sistemi ve PC için satışta.

“Star WarsBattlefront’un, Star Warshayranları tarafından

her nesilden Star Warshayranları için geliştirildiğini dile getiren

Kıdemli Yapımcı SigurlinaIngvarsdottir, “Vizyonumuz

hayranlarımıza bu muhteşem evrene sonuna kadar sadık

olan bir oyun vermek. Kendilerini etkileyici görseller ve seslerle

bu dünyalarda kaybetmelerini sağlamak ve heyecan

verici ve eğlenceli bir oynanış sunmak” diye konuştu.

Star WarsBattlefrontPlayStation®4 bilgisayar eğlence sistemi,

Microsoft Xbox One oyun ve eğlence sistemi ve PC için

kutulu olarak satışta.

Shards of War’a Dereceli Oyun Modu...

Bigpoint, bugün itibariyle yeni nesil askeri MOBA oyunu

Shards of War’a Dereceli Oyun Modu’nun geldiğini duyurdu.

İlk aşamada, yerleştirme karşılaşmalarında yer alacak

oyuncular, akabinde beceri seviyelerine uygun liglere

dağıtılacaklar. Her lig en fazla 100 oyuncu bulunduracak ve

her oyuncunun sıralamadaki yeri lig sistemiyle gösterilecek.

Oyuncular, Bronzdan Elmasa kadar yükselen liglerde kendi

puanlarını ve mevcut sıralarını görebilecekler.

Dereceli Oyun Modu’nda Shards of War oyuncuları, bundan

böyle istedikleri haritayı oylama ile seçebilecek, daha taktiksel

sentinel seçimleri yapabilecek ve rakip takımda olmasını

istemedikleri sentinelleri banlayabilecekler.

Dereceli oyunlarda yer almak istiyorsanız, bazı koşullara

uymanız gerekiyor. Öncelikle 30. seviye ve 10’dan fazla

açık/mevcut sentinele sahip olmalısınız. Dereceli oyunlara

katılmak içinse oynamak istediğiniz dereceli oyun modunu

seçmeli ve sıraya girmelisiniz. Dereceli oyunlarda yerini almadan

önce de eşleştirme puanı (MMR) ve lig sırasını belirleyecek

olan en az 10 maç yapmış olmalısınız.

Tüm bu yenilikler ve iyileştirmeleri denemek ve heyecan dolu

maçlarda yer almak için hemen şimdi http://tr.shardsofwar.

com/ adresine gidin ve Shards of War’a üye olun.

marketing europe & anatolia / 43


Kültür - Sanat

2.Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema günleri...

Sessiz sinemanın eşsiz örneklerini geniş kitlelere tanıtan

Uluslararası İstanbul Sessiz Sinema Günleri’nin ikincisi,

3-6 Aralık 2015’te gerçekleşiyor. Kino İstanbul tarafından

organize edilen, İstanbul Modern,Pera Müzesi ve Fransız

Kültür Merkezi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen festival,

sinemanın öncü örneklerini canlı müzik eşliğinde bir araya

getiriyor. Yerli ve yabancı akademisyenler, araştırmacılar,

küratörler tarafından her filme özel sunumların yapılacağı

gösterimler, sinemaseverleri bekliyor. Festivalin biletleri

şimdi Biletix’te.

İtalya’nın ünlü sinemateği Cineteca di Bologna ve

Hollanda’nın saygın sinema müzesi EyeFilmmuseum’un

kurumsal ortağı olduğu festivalin bu yılki teması, ‘Modern

Kadının Doğuşu’ olarak belirlendi. Kültür ve Turizm

Bakanlığı’nın katkısıyla gerçekleşen festivalde, büyük

kısmı ilk kez seyirci karşısına çıkacak Osmanlı dönemi

görüntülerinden Diva filmlerine, Chaplin ve Keaton klasiklerinden

Alman dışavurumculuğuna, ilk kadın yönetmenlerin

filmlerinden ‘renkli sessizler’e kadar birçok bölüm

yer alıyor.

Menekşe Günler...

Zeynep Kayadelen,

yeni kitabı “Menekşe

Günler”de, genç bir

üniversite öğrencisi

olan, arayış içindeki

Reyhan’ın hikâyesini

anlatmaya devam

ediyor. Kendi kişisel

yolculuğunda bir taraftan

çevresindeki insanlarla

mücadele eden, bir

taraftan gerçek İslam’ı

arayan Reyhan’ın

yaşadıkları pek çok kimseye ilham verecek nitelikte.

Reyhan isimli kitabıyla büyük ilgi gören Zeynep

Kayadelen’inyeni kitabı Menekşe Günler(Reyhan 2)

kitabevlerinde yerini aldı.Kaynak Yayınları’ndan çıkan

Menekşe Günler, genç ve asi bir üniversite öğrencisinin

arayışlarını, yaşadığı içsel yolculuğu, çevresindeki insanlarla

olan mücadelesini ve bunların ardından değişen

hayatını konu alıyor.

4 Büyük Casusluk

Romanı...

Matbuat Yayın Grubu 4 Önemli Yazardan, 4 Büyük Casusluk

romanını.

Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’nda ilk kez okuyucuları ile

buluşma heyecanı yaşayan Matbuat Yayın Grubu,

4 önemli yazarın 4 büyük casusluk romanının daha

basımını tamamladı: Yaşayan en büyük romancılardan

Ha Jin’den “Bir İhanet Haritası”, casusluk romanlarının

usta ismi Gerald Seymour’dan “Onbaşının Karısı”, Jphn

Le Carre’in varisi olarak gösterilen Olen Steinhauer’den

“Kahire Olayı ve BBC’nin duayen radyocusu James

Naughtie’den “Temmuz Cinneti.

44 / marketing europe & anatolia


Kültür - Sanat

TEB Akıl Fikir Yarışması...

Dokuz yıldan bu yana finans alanında yenilikçi ve yaratıcı

fikirlerin ödüllendirildiği TEB Akıl Fikir Yarışması, bu yıl

da “İcat Çıkar!” sloganıyla üç ayrı kategoride başvuruları

kabul etmeye başladı. ‘Üniversite Öğrencisi-Yeni Mezun’

kategorisinde dereceye girenlerin finansal ödüller ve Bahçeşehir

Üniversitesi MBA bursu, ‘Müşteri’ kategorisinde

dereceye girenlerin finansal ödüllerin yanı sıra dünyanın

en prestijli tenis etkinliği Fransa Açık Tenis Turnuvası

RolandGarros’aseyahat, ‘Teknolojik Girişimci’ kategorisi

kazananlarının ise finansal ödüllerin yanı sıra TEB Girişim

Evi’ne katılım önceliği elde edeceği TEB Akıl Fikir

Yarışması’na katılım için başvurular 15 Ocak’a kadar bekleniyor.

TEB Akıl Fikir Yarışması bu yıl “Sen fikrini yaz, tarih

seni yazsın” ve “İyi fikre şapka çıkartılır” sloganlarıyla

yenilikçi ve girişimci fikirleri destekleyecek. Bankacılık ve

finans konusunda fikir ve projelerin sunulabileceği yarışmaya,

üniversitelerin tüm bölümlerinden öğrenciler, genç

profesyoneller, TEB müşterileri ve teknolojik girişimciler

15 Ocak’a kadar yarışmanın web sitesi olanwww.icatcikar.

com üzerinden başvuru yapabiliyor.

Black Hole...

Ünlü İranlı ressam JavadAlamdari’nin ‘Black Hole’ isimli

sergisi 22 Aralık’ta Galeri Eksen’de açılıyor.Alamdari eserlerinden

şöyle bahsediyor: Kara delik uzay - zamanın bir

bölgesidir ki onun kütlesi basılmıştır. Kara delikler bilimsel

konuları yanında, sanat ve estetik açısından iç ve zihinsel

güzellik duygusunu bende oluşturdu ve bu nedenle

ben kara delik resmini çizdim. Ölmek halinde olan bir yıldız

kendi çekirdeğinde olan tüm enerjiyi tüketmiş ve ken-

di enerjisi ile çökmüştür ve kendi ağırlığı altında içeriden

patlar. Eğer bu çekim gücü yıldızın kalan parçalarını onun

olay ufkunun içine doğru çekebilirsedeformasyon ve uzay

- zaman bükülmesine neden olur ve kara deliği oluşturur.

Kara deliğin güçlü çekim gücü olduğu için hatta ışıkta ondan

kaçamaz.“ bu sadece kara deliğin basit bir tanımıydı “

Söylemesi gerekiyor ki, kara delikler hakkında olan bazı

şeyler benim için soru işareti bırakıyorlar ve önemlidir ve

kuşkusuz, bu konular benim eserlerimde etki bırakmış.

Kara deliklerin doğa ve sırları benim merak duygumu etkiledi.

Benim eserlerim soyut ekspresyonizm hareketin ana

dallarına, “Eylem” yöntemi çizimlerine benziyor. Dahası,

bu çizimler zihin ve kara deliklerden olan bilgilerim üzerine

çizilmiştir. Sanatçı, bu modern dünyada bilim ve sanat konusundan

ve ayrıca toplum ve dünya ve kendi etrafı dünyasından

ve sonra onun kendi yaşam tarzına olan etkisinden

bilgilenmek ister ve bu yolda, kendi sanatıyla toplum

ve etrafında olan dünyaya etki bırakmak ve yararlı olmayı

ister.Sergi, 22 – 31 Aralık 2015 tarihleri arasında Pazar

hariç her gün Galeri Eksen’de ziyaret edilebilir.

marketing europe & anatolia /45

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!