01.11.2017 Views

Yapı Malzeme Dergisi Kasım 2017 Sayısı

Create successful ePaper yourself

Turn your PDF publications into a flip-book with our unique Google optimized e-Paper software.

‘Oce Colorado 1640’<br />

Printtek’in yıldızı oldu!<br />

Canon’un, hızlı baskı ihtiyacı olan firmalara yönelik olarak geliştirdiği ileri teknoloji<br />

baskı makinesi ‘Oce Colorado 1640, LED’li kurutma sistemi ve hızı ile Printtek Baskı<br />

Teknolojileri ve Kağıt Fuarı’nın ilgi odağı oldu. Printtek’te lansmanı yapılan, rulodan ruloya<br />

baskı makinesi Colarado 1640’ta, Canon patentli UVgel teknolojisi de ilk kez kullanılıyor.<br />

Advertorial<br />

Canon, teknolojinin hızlı ilerleyişi ve günümüzde hızın daha fazla<br />

önem kazanmasıyla, çağa uygun özelliklerde geliştirdiği UV Jel<br />

teknolojisiyle çalışan ilk baskı makinesi Oce Colorado 1640’ı<br />

Printtek Baskı Teknolojileri ve Kağıt Fuarı’nda tanıttı. ‘Oce Colorado<br />

1640’ kurutma sistemi ve hızı ile fuar ziyaretçilerinin ilgi<br />

odağı oldu. Canon ‘Oce Colorado 1640’ın gördüğü ilgiden mutluluk<br />

duyduklarını aktaran Canon Eurasia B2B Pazarlama Müdürü<br />

İsmet Özdemir, “Canon patentli UV Jel teknolojisi, baskının<br />

anında kurumasını sağlıyor ve kullanıma hızla hazır hale getiriyor.<br />

Canon UVgel, baskı yapılan yüzeye hızlı tutunması ve hızlı kuruması<br />

sayesinde teslimat sürelerini kısaltarak zamandan tasarruf<br />

sağlıyor,” dedi.<br />

Canon, baskı makinesinde çıtayı yükseltti<br />

Canon’un tüm baskı makinelerinde iddialı olduğu pürüzsüz ve<br />

yüksek görüntü kalitesine ek olarak, endüstriyel hız ilkesi ile geliştirilen<br />

Oce Colorado 1640’ın, LED’li kurutma sistemi ile buharlaştırmalı<br />

kurutmaya ihtiyaç bırakmayarak kullanım kolaylığı<br />

sağladığını aktaran Özdemir, şu bilgileri verdi:<br />

“Baştan sona verimlilik için Baskı Hizmeti Sağlayıcıları (PSPler)<br />

tek bir cihazla; birçok farklı uygulama üretmek, işletim maliyetlerini<br />

düşürmek, anında kurutma özelliği ile verimlilikte artış ve<br />

yüksek baskı hızına ihtiyaç duymaktalar. Bilişim çağında baskı<br />

sektörünün en akıllı, en hızlı ve en dayanıklı ürünü Oce Colorado<br />

1640 ile bu ihtiyaçlara tam anlamıyla cevap verebiliyoruz.”<br />

Canon UVgel teknolojisi hakkında<br />

-Canon UVgel teknolojisinde düşük ısıtmalı bir sistem kullanılır.<br />

Canon UVgel mürekkep damlacıkları, 28°C’deki medya<br />

plateni tarafından kontrol edilen malzeme üzerine bırakılır.<br />

-Teknolojideki bu temel fark, Canon UVgel teknolojisini duvar<br />

kağıdı gibi yüksek geometrik doğruluk gerektiren uygulamalar<br />

için ideal bir seçenek haline getirir.<br />

-Canon UVgel mürekkep, su bazlı değildir. Diğer teknolojilerle<br />

kıyaslandığında bu, medya kabarmasıyla bağlantılı sorunları<br />

ortadan kaldırır.<br />

-Mevcut teknolojilerde kullanılan mürekkeplere kıyasla dış mekan<br />

baskı kalitesi, laminasyonsuz kullanımda dahi aşınma direnci<br />

ve yıkanabilme/silinebilme kapasitesi daha yüksek düzeydedir.<br />

-Koku yaymayacak şekilde geliştirilmesi nedeniyle sağlık açısından<br />

hassas ortamlar dahil tüm iç mekanlarda kullanılabilmektedir.


İmtiyaz Sahibi<br />

İstmag Magazin Gazetecilik<br />

İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına<br />

H. Ferruh Işık<br />

Genel Müdür<br />

Mehmet Söztutan<br />

mehmet.soztutan@img.com<br />

Reklam Müdürü<br />

Hakan Girgin<br />

hakan.girgin@img.com.tr<br />

Yayın Editörü<br />

Tarık Oral<br />

tarik.oral@img.com.tr<br />

Art Direktör<br />

İsmail Gürbüz<br />

ismail.gurbuz@img.com.tr<br />

Grafik Tasarım<br />

Sami Aktaş<br />

sami.aktas@img.com.tr<br />

Sorumlu Müdür<br />

Cüneyt Aktürk<br />

cuneyt.akturk@img.com.tr<br />

Dış İlişkiler Müdürü<br />

Yusuf Okçu<br />

yusuf.okcu@img.com.tr<br />

Kurumsal İletişim Müdürü<br />

Ebru Pekel<br />

ebru.pekel@img.com.tr<br />

Muhasebe ve Finans Müdürü<br />

Mustafa Aktaş<br />

mustafa.aktas@img.com<br />

Bilgi İşlem<br />

Emre YENER<br />

emre.yener@img.com.tr<br />

Abone<br />

İsmail Özçelik<br />

ismail.ozcelik@img.com.tr<br />

CTP - Baskı<br />

Vizyon Basımevi<br />

Deposite İş Merk.A6 Blok, Kat:3<br />

No:309 Başakşehir<br />

Tel: 0212 671 61 51<br />

info@vizyonbasimevi.com.tr<br />

Adres<br />

Evren Mahallesi Bahar Caddesi Polat İş<br />

Merkezi B Blok No:3 Kat:1<br />

Güneşli - Bağcılar<br />

İSTANBUL / TURKEY<br />

Tel : +90 212 604 51 00<br />

Fax : +90 212 604 51 35


editör<br />

Sektördeki gelişmeler umut verici<br />

Sektörde zaman zaman gerçekleşen şirket birleşmelerine son dönemde daha sık şahit olmaya başladık. Global ölçekte<br />

kendini ispat etmiş yabancı şirketlerin ülkemizdeki yerli firmalarla birlikteliğe gitmeleri aslında sevindirici bir durum.<br />

Sanayi devrimini kaçırmış bir ülkenin iş adamları olarak, bu tür şirket birleşmelerini teknoloji transferi olarak değerlendirmekte<br />

fayda var. Rekabetin her alanda fiyat ve kalite ekseninde gerçekleşiyor olması üreticiyi hızlı ve sürekli bir değişim<br />

ve gelişim sürecinin içine alıyor. Ülke olarak her ne kadar coğrafya ve sahip olduğumuz genç nüfus gibi kendimize özgü<br />

avantajlarımız bulunsa da global pazarda güçlü bir aktör olabilmemiz, teknolojik bakımından belli bir çıtaya yükselmedikçe<br />

mümkün gözükmüyor.<br />

Uluslararası şirketlerin ülke sınırlarını sanallaştırdığı bu dönemde rekabet arenası da global bir ölçeğe bürünmekte. Böylesi<br />

geniş bir alanda hegemon şirketler ve hızlı üretilebilen taklik ürünler arasında marka olarak var olabilmek gerçekten<br />

zor. Kaliteli ürünü uygun fiyata üretme zorunluluğu yine bizi en başa, teknoloji sahibi ve sürdürülebilir olmaya götürmekte.<br />

Sektörde gerçekleşen yarışmalar, kongreler, sempozyum gibi çabalar belli bir bilincin ve standartın oluşmasına hizmet<br />

etmekte. Bu tarz çalışmaların sayısı arttıkça sektör, tüm bileşenleriyle birlikte her anlamda daha verimli ve daha zengin<br />

bir hale gelecektir. Bu tür oluşumlara imkan sağlamak ve içinde yer almak takdire şayan hiç şüphesiz. Ancak böylesi güzel<br />

amaçlara hizmet eden bu tür organizasyonlar zaman zaman manüpilasyonlara da maruz kalabiliyor. Bu türk faaliyetlerde<br />

görev alırken eğitim/öğretim ve ait olduğu kültür sonucu bir şekilde edindiği üslubunu destur edinerek ziyaretçi kitlesini<br />

hesaba katmayan tutumlar sergilemek, her kesimden takdirle karşılanan bu çalışmaların itibarını da gölgelemekte. Sektöre<br />

hizmet eden her oluşuma karşı tek tek ihsanda bulunamasakda en azından gölge etmemeyi becerebilmeliyiz.<br />

Faydalı bir sayı olması dileğiyle…<br />

Tarık Oral


İçindekiler<br />

18 - “Düşük karbonlu ekonomiye geçiş için<br />

faaliyetler gerçekleştiriyoruz”<br />

22 - TOKİ’den 35 “Mahalle” projesine ödül<br />

96 - Çimsa, <strong>Yapı</strong> Kimyasalları<br />

Sektörüne ışık tutuyor<br />

103 - Şişecam Topluluğu<br />

4. Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayınladı<br />

106 - Vezirköprü Orman Ürünleri<br />

<strong>2017</strong>’de %26 büyüdü<br />

112 -“21.yüzyıl şımarma yüzyılı değildir,<br />

kaynakları iyi kullanmalıyız”<br />

REKLAM İNDEKSİ<br />

ABS YAPI ELEMANLARI.............................45<br />

ABS YAPI ELEMANLARI.............................47<br />

ARMUTLU TATİL KÖYÜ............................135<br />

ASSAN ALÜMİNYUM.................................99<br />

BAUMIT.................................................115<br />

BOSCH INDUSTRIAL.................................55<br />

BRAAS.....................................................93<br />

BUDERUS................................................57<br />

CANON....................................................11<br />

CANON ADVERTORIAL...............................10<br />

ÇİMSA.....................................................97<br />

DAIKIN........................160 – ARKA KAPAKİÇİ<br />

DOKA KALIP ve İSKELELERİ............ÖN KAPAK<br />

ERYAP...................................................105<br />

ESER REKLAM............................. 150 – 151<br />

GNYAPI & MANTOLAMA KONFERANSI ’ 2018.. 159<br />

HAKAN PLASTİK.......................................67<br />

HP........................................... ARKA KAPAK<br />

HUZURLU İNŞAAT...................................131<br />

İKLİMSA..................................................63


INTEK KALIP VE İSKELE........................ 2 – 3<br />

KAR GROUP..................................... 84 – 85<br />

KİLSAN..................................................121<br />

KUZULUK TERMAL OTEL.........................137<br />

LAYHER İSKELE SİSTEMLERİ.....................43<br />

ME-SA İMALAT...................................... 6 – 7<br />

ONDULINE.............................................109<br />

ÖZLER KALIP VE İSKELE...................12 – 13<br />

PERİ KALIP ve İSKELELER ... ÖN KAPAKİÇİ –1<br />

R+T ASIA...............................................157<br />

R+T ASIA ADVERTORIAL..........................156<br />

SAMSUNG...............................................79<br />

SARAY ALÜMİNYUM.......................... 72 – 73<br />

SERAMİKSAN.........................................127<br />

SODEX 2018.........................................155<br />

SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM KOLEKTİFİ.........23<br />

TAYF ÇATI..............................................123<br />

TMS TÜFEKÇİOĞLU MÜHENDİSLİK......... 4 – 5<br />

TÜMSAN.......................................128 - 129<br />

UNICERA ’ 2018....................................147<br />

URTİM KALIP VE İSKELE........................ 8 – 9<br />

VİKO.......................................................89


“Düşük karbonlu ekonomiye geçiş<br />

için faaliyetler gerçekleştiriyoruz”<br />

“Türk çimento sektörü olarak, mega projelerin hayata geçirilmesi, güvenli yapı<br />

stoğunun geliştirilmesi ve ülkemiz yollarının sağlam ve güvenli hale getirilmesinde rol<br />

almanın yanı sıra, doğal hayatın korunması ve insanlığın geleceği için sorumluluklarımızı<br />

da yerine getiriyoruz.”<br />

1964 yılında çimento sektöründe faaliyette<br />

bulunmak üzere kurulan Çimento<br />

Endüstrisi İşverenleri Sendikası (ÇEİS),<br />

Türkiye çapında faaliyetlerini sürdürmekte.<br />

ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı Tufan<br />

Ünal ile gerçekleştirdiğimiz röportajımızda<br />

kedilerine merak ettiklerimizi sorduk.Bize<br />

vakit ayırdıkları için kendilerine teşekkür<br />

ediyor, tüm çalışmalarında kendilerine başarılar<br />

diliyoruz.<br />

ÇEİS’in çevreye yönelik<br />

çalışmalarından bahseder misiniz?<br />

Çevre, enerji verimliliği, yenilenebilir<br />

enerji kullanımı gibi konular ne<br />

zamandan bu yana ÇEİS’in öncelikli<br />

konuları arasında?<br />

ÇEİS olarak, verimliliğin doğal hayat ve insanlığın<br />

geleceği için önemini biliyor, bu<br />

bilinçle de çeşitli çalışmalar yürütüyoruz.<br />

Örneğin, yukarıda da bahsetmiş olduğum<br />

gibi, atıktan ürettiğimiz enerjinin kapsamını<br />

genişletmek amacıyla Çevre ve Şehircilik<br />

Bakanlığı ile görüşmelerimizi aralıksız<br />

sürdürüyoruz.<br />

ÇEİS tarafından yürütülen faaliyetlerin<br />

yanı sıra, üye şirketlerimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz<br />

yatırımlar da söz konusu.<br />

Türk çimento sektörü olarak, yatırımlarımızı<br />

yeni fabrika alımı, mevcut fabrika modernizasyonu<br />

ve verimliliği artırmaya yönelik<br />

çalışmalar olarak üç başlığa ayırıyoruz.<br />

Yatırımlarımızı yönetirken dikkat ettiğimiz<br />

husus ise talep fazlası arz yaratmamak.<br />

Sektörümüzün kapasite kullanım oranına<br />

baktığımızda 2007 yılında %100 seviyesine<br />

ulaştığını görüyoruz. Arz-talep dengesizliğinin<br />

ise 2008-2009 yılı itibariyle baş<br />

gösterdiğini söyleyebiliriz. Sektörümüzün<br />

2016 yılında klinker kapasite kullanım<br />

oranının %87 civarında gerçekleştiğinin<br />

de altını çizmek isterim. Tüm bunlar şu<br />

anlama geliyor; sektörümüzde yeni yatırıma/yatımcıya<br />

değil, verimliliğe yönelik<br />

yatırımların ön plana çıkarılmasına ihtiyaç<br />

var. Bu itibarla, özellikle 2008 yılından bu<br />

yana çevresel verimliliği arttırmaya yönelik<br />

yatırımlarımıza hız kazandırdık.<br />

Sektörümüz özellikle atıktan enerji üretiminde<br />

önemli bir ivme yakaladı. Bu konudaki<br />

çevre politikamızı şöyle özetleyebilirim:<br />

İlk etapta güvenli depolama veya<br />

kapsülleme gerçekleştiriyoruz, ardından<br />

bu atıkları enerjiye dönüştürüyoruz ve<br />

böylece kaynak kazanımı gerçekleştirmiş<br />

oluyoruz. Bundan sonraki aşamalar ise<br />

18<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

atıkların hammadde olarak geri kazanımı,<br />

birden çok defa yeniden kullanımı, daha<br />

az tüketme ve tüketimden kaçınma olarak<br />

devam ediyor. Daha açık bir ifadeyle, atıkları<br />

yakarak enerjisinden faydalanırken,<br />

kül olarak kalan kısım hammadde olarak<br />

kullanılarak son ürünü de çimentoya dönüştürüyoruz.<br />

Atıkların çimento fabrikalarında<br />

bertaraf edilmesiyle, kullanılan fosil<br />

yakıt miktarında önemli azalma sağlıyoruz.<br />

Çimento sektöründe atık ısının<br />

enerjiye dönüştürülmesi ne<br />

zamandan bu yana gündemde?<br />

Atık ısıdan enerji üretimi de sektörümüzün<br />

CO2 salınımının azaltılması konusunda<br />

yürüttüğü en önemli uygulamalardan biri.<br />

İlk olarak Akçansa Çimento Fabrikası’nda,<br />

Eylül 2011 yılında devreye alındı.<br />

2016 yılı sonu itibariyle, sektörümüzde 10<br />

fabrikada 18 hat ile toplam 100,7 MW gücünde<br />

atık ısı geri kazanım tesisi yatırımı<br />

daha gerçekleştirildi. Toplam 5 hatta 34,0<br />

MW elektrik üretimine imkân tanıyacak 4<br />

fabrikaya ait yatırımların da birkaç yıl içinde<br />

devreye alınmasını bekliyoruz, böylece<br />

135 MW lık bir enerji hiçbir fosil yakıt kullanılmadan<br />

üretilmiş olacak ve bu da yıllık<br />

yaklaşık 400 bin hanenin elektriğinin sıfır<br />

karbon salınımı ile karşılanması anlamına<br />

gelecektir.<br />

“Bir yılda ülkemizde ortaya çıkan<br />

belediye çöplerinden 7 milyon ton<br />

ek yakıt üretmek ve kullanmak<br />

mümkün. Üretilen 7 milyon ton ek<br />

yakıt ile yıllık 1,7 milyon ton CO2<br />

azaltımı yapmak ve belediye katı<br />

atıklarını %80 oranında azaltmak<br />

mümkün olacak. Atık ikame oranı<br />

Avrupa’da %60 seviyelerine ulaştı.<br />

Türkiye’de ise bu oran henüz<br />

%4 civarında. Bu oranı yukarı<br />

seviyelere çıkardıkça hem çevreye<br />

hem ülke ekonomisine büyük<br />

katkı sağlanacak” diyorsunuz.<br />

Türkiye neden Avrupa’nın bu kadar<br />

gerisinde? Bu konuda özel sektöre /<br />

kamuya düşen görevler neler? Doğru<br />

atık yönetiminin ekonomik katkısı<br />

ne boyutta olacak?<br />

Çevresel sürdürülebilirlik anlamında referans<br />

niteliğinde olan Avrupa Birliği, yapı<br />

olarak, yürüttükleri ekonomik faaliyetlerin<br />

çevreye olan etkisini inceleyen ülkelerden<br />

oluşmaktadır. AB atık yönetimine baktığımızda<br />

düzenli depolama, kompostlama,<br />

geri dönüşüm, geri kazanım, yakma, atıklardan<br />

enerji üretimi teknolojileri geliştirme,<br />

uygulama ve eğitim yöntemleri ile<br />

çevreyi korumaya yönelik iyi uygulama örneklerini<br />

oluşturduklarını görüyoruz.<br />

Türkiye’de atık yönetimine ilişkin düzenlemeler<br />

de AB direktifleri doğrultusunda<br />

geliştirilmiş ve ülke şartlarına uygun yönetmelikler<br />

yayımlanmıştır. Ancak yakma,<br />

kompostlama, düzenli depolama gibi yöntemler<br />

bazı kentlerde kullanılmaya başlamakla<br />

birlikte yeterli düzeye henüz erişememiş,<br />

uygun katı atık hazırlanmasındaki<br />

sorunlar yeterince çözülememiştir.<br />

Atık yönetimi konusunda Avrupa ülkeleri<br />

ile aramızda ciddi bir mesafe olduğu gerçeğine<br />

ek olarak, AB çevre mevzuatının<br />

gerektirdiği atık su arıtma tesisleri, düzenli<br />

çöp depolama alanları vb. yatırımların<br />

tamamlanması için büyük mali kaynaklara<br />

ihtiyaç duyulmaktadır.<br />

Gelişmiş ülkelere baktığımızda, çevresel<br />

sürdürülebilirlik konusunun çoğunlukla<br />

özel şirketlere emanet edildiğini görüyoruz.<br />

Türk çimento sektöründe de alternatif<br />

yakıt kullanımı giderek yaygınlaşmakta.<br />

Tufan Ünal / ÇEİS Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Söz konusu alternatif yakıtlar arasında belediye<br />

atıkları, endüstriyel atıklar, ömrünü<br />

tamamlamış lastikler gibi pek çok atık yer<br />

alıyor. Sendika olarak, atıktan ürettiğimiz<br />

enerjinin kapsamını genişletmek için Çevre<br />

ve Şehircilik Bakanlığı ile görüşmelerimizi<br />

devam ettiriyoruz.<br />

Kamuya düşen görev ise belediyelerin<br />

toplama ve bertaraf yükümlülüğünde olan<br />

atıkların entegre bir yaklaşımla yönetilmesi<br />

esasıdır. Bu kapsamda yapılan çalışmalar<br />

doğrultusunda, katı atık düzenli<br />

depolama tesisi sayısının yıldan yıla artış<br />

gösterdiğini de gözlemleyebiliyoruz.<br />

“Çevreyle dost çimento” nasıl olur?<br />

Türk çimento sektörü olarak, mega projelerin<br />

hayata geçirilmesi, güvenli yapı stoğunun<br />

geliştirilmesi ve ülkemiz yollarının<br />

sağlam ve güvenli hale getirilmesinde rol<br />

almanın yanı sıra, doğal hayatın korunması<br />

ve insanlığın geleceği için sorumluluklarımızı<br />

da yerine getiriyoruz.<br />

ÇEİS’e üye 32 kuruluşa bağlı 63 tesiste,<br />

yukarıda detaylı olarak anlatmış olduğum<br />

çeşitli yatırımlarla, çevresel sürdürülebilirlik<br />

ve enerji verimliliğine yönelik çalışmalar<br />

gerçekleştiriliyor. Enerjinin ve suyun<br />

verimli kullanılması, Karbon salımının<br />

azaltılması, alternatif yakıt ve hammadde<br />

kullanımı, atıkların azaltılması, habitatın<br />

korunumu gibi çeşitli faaliyetlerle doğal<br />

hayatın sürdürülebilirliğine katkı sağlıyoruz.<br />

Tüm bu çalışmalarımıza paralel olarak,<br />

karbon ayak izine karşı tüm dünyada<br />

giderek yaygınlaşan harekete destek kapsamında,<br />

daha çevreci bir çimento türü<br />

olan katkılı çimento kullanımını da sektör<br />

genelinde artırıyoruz.<br />

Çimento üretimindeki CO2 salımınının ana<br />

kaynağı yüksek ısıda pişirilen klinkerden<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 19


Aktüel<br />

kaynaklanmaktadır. Klinker ve katkıların<br />

beraber öğütülmesi ile elde edilen çimentonun<br />

katkı oranı yüksek, klinker oranı<br />

düşük tiplerinde CO2 salımı daha azdır.<br />

Alternatif yakıtlardan olan arıtma çamuru,<br />

karbondioksit emisyonu açısından nötr olduğu<br />

kabul edilen saf biyokütleden oluşmakta<br />

ve buna ek olarak pek çok alternatif<br />

yakıtta, içinde bulunan odun ya da kağıt<br />

parçaları nedeniyle yüksek miktarda biyokütle<br />

içermekte olup, CO2 emisyonlarının<br />

azaltılmasını sağlamaktadır. Çimento üretimi<br />

sonucu açığa çıkan CO2 emisyonunu<br />

azaltmak ve doğal kaynakları daha verimli<br />

kullanmak için alternatif yakıt ve alternatif<br />

hammadde kullanımı sektörümüzde giderek<br />

artış göstermektedir.<br />

Ayrıca, yukarıda da bahsetmiş olduğum<br />

çimento fabrikalarında hızla yaygınlaşan<br />

atık ısıdan enerji üretimi, sektörümüzün<br />

CO2 salınımının azaltılması konusunda yürüttüğü<br />

en önemli uygulamalardan biridir.<br />

Diğer taraftan, gerek şehirleşme ve artan<br />

nüfus, gerekse de teknolojik gelişmelerin<br />

etkisiyle, ülkemizde mega projelerin<br />

ve konut inşaatlarının arttığını görüyoruz.<br />

Söz konusu dönüşüm çevremizde “betonlaşma”<br />

algısıyla yönlendiriliyor. Ancak,<br />

betonun kullanımı, yapıların estetik görünümü<br />

ve dayanıklılığını artırma amacıyla<br />

da yaygınlaşmaktadır. Bu nedenle, beton<br />

kullanımına yönelik algının, bu etkenler<br />

göz önüne alınarak değişmesi gerektiğini<br />

düşünüyorum.<br />

Düşük karbon ekonomisi; döngüsel<br />

ekonomi bugün gelişmiş ülkelerin<br />

öncelikli hedefleri arasında.<br />

Türkiye’de tablo nasıl?<br />

Döngüsel ekonomik modele doğru daha<br />

fazla ilerlemek, dünyanın en büyük ekonomileri<br />

arasında yer alan 19 ülke ve Avrupa<br />

Birliği Komisyonu’ndan oluşan G20 ülkelerinin<br />

ana stratejilerinden biri olarak karşımıza<br />

çıkıyor. Türkiye’nin de dahil olduğu<br />

bu oluşumun, 2016 yılında gerçekleştirdiği<br />

zirvede, en önemli başlıklar arasında<br />

düşük karbonlu ekonomiye geçiş ve yeşil<br />

büyüme ile enerji ve iklim değişikliği konuları<br />

yer aldı.<br />

Climate Transperency, G20 zirvesine katılan<br />

her ülke için bir rapor hazırladı. Bu<br />

rapora baktığımızda Türkiye’nin düşük karbonlu<br />

ekonomi performansının geçmişini,<br />

mevcut durumunu ve gelecek performans<br />

göstergelerini, emisyonları ve iklim politikası<br />

performansı hakkında bilgi sahibi<br />

olabiliyoruz. Türkiye’nin Climate Transperency<br />

karnesinde sera gazı emisyonlarının<br />

hızla artış gösterdiği ve önümüzdeki<br />

yıllarda daha da hızla artması beklendiği<br />

dikkat çekiyor, buna karşın halen G20 ortalamasından<br />

düşük görünüyor. Türkiye<br />

ekonomisinin enerji yoğunluğu da G20<br />

ortalamasının altında kalıyor. Gelecek<br />

dönem modelleri kömürün enerji arzındaki<br />

payında bir düşüş öngörmüyor; bu,<br />

hâlihazırda planlama aşamasında olan<br />

yeni termik santrallerden kaynaklanacak<br />

büyük enerji miktarı beklentisine dayandırılıyor.<br />

Türkiye’nin yenilenebilir enerjileri<br />

ise görece iyi olarak değerlendiriliyor<br />

ve hatta pozitif bir trend olarak görülüyor.<br />

Türkiye’de kişi başı 833 kWh başlangıç<br />

noktasıyla, kişi başı elektrik tüketiminin<br />

giderek arttığını da rapordan çıkartabiliyoruz<br />

ancak diğer G20 ülkelerine kıyasla<br />

hala görece düşük kalıyor. Tüm bu verilerden<br />

çıkan sonuç, Türkiye’yi iklim politikalarındaki<br />

düşüş trendini belirlemede<br />

uluslararası zayıf aktörlerden biri olarak<br />

göstermektedir. Dünyanın gelişmiş ülkelerine<br />

baktığımızda çevre bilinci, güvenlik<br />

ve sürdürülebilirlik ilkelerini iş dünyasına<br />

emanet ettiklerini gözlemliyoruz. Türk çimento<br />

sektörü de gelişmekte olan ülkemizin<br />

en önemli gelir kaynağını oluşturan<br />

inşaat sektörünün bir kolu olarak önemli<br />

bir yer tutuyor. Ve biz de sektör olarak,<br />

düşük karbonlu ekonomiye geçiş için<br />

yukarıda bahsettiğim faaliyetleri gerçekleştiriyoruz.<br />

Söz konusu faaliyetlerimiz,<br />

enerji maliyetlerinde azalmanın yanı sıra,<br />

enerji fiyatlarındaki yükselişin yaratacağı<br />

ilave maliyet riskinin azalması, elektrik<br />

arz güvenilirliğinin arttırılması, çevresel<br />

vizyonun güçlenmesi, CO2 emisyonlarının<br />

azaltılması ve CO2 ticaretine olanak<br />

sağlaması amaçlarına da hizmet etmekte<br />

ve çevre korumasının özünü oluşturmaktadır.<br />

Verimliliğe yönelik söz konusu<br />

yatırımlarımız ile sektör olarak dünyadaki<br />

rekabetçi gücümüzü önümüzdeki dönemde<br />

daha da artıracağımız gibi, ülkemizin<br />

döngüsel ekonomiye geçiş sürecine de<br />

katkı sağlayacağımıza olan inancım<br />

tamdır.<br />

20<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

B: Levent Pelesen / İZODER Yönetim Kurulu Başkanı<br />

İZODER Başkanı Levent Pelesen:<br />

“Sağlıklı ve güvenli evlerde yaşamak herkesin hakkı”<br />

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 1985 yılında aldığı kararla ilan ettiği ’13 Ekim Dünya<br />

Konut Günü’ dolayısıyla bir açıklama yapan İZODER Başkanı Levent Pelesen, “Herkese<br />

yetecek konut üretimi ve çevreci kentleşmenin daha da önem kazandığı günümüzde; sağlıklı<br />

ve güvenli evlerde yaşamak tüm insanların hakkı” dedi.<br />

Tüm dünyada hükümetlere ve yerel yönetimlere<br />

insan yerleşiminin önemini<br />

hatırlatmak amacı ile Birleşmiş Milletler<br />

tarafından ilan edilen ‘World Habitat Day’<br />

ülkemizde ‘Dünya Konut Günü’ adı altında<br />

kutlanıyor. İnsan yerleşimi ile ilgili konuların<br />

tümünü içeren Dünya Konut Günü, her<br />

yıl bir konu veya sorunlardan birine vurgu<br />

yapıyor.<br />

İZODER Yönetim Kurulu Başkanı Levent<br />

Pelesen, ‘Dünya Konut Günü’ dolayısıyla<br />

yaptığı açıklamada, ‘’Barınma, tüm insanların<br />

hakkıdır. Dünya Konut Günü, bu hakkı<br />

tüm insanlığa hatırlatmak için ilan edilmiş<br />

bir gündür. Barınma hakkı bilincinin<br />

geliştirilmesi için daha çok çalışmalıyız.<br />

Her birey için yeterli konut üretimi gerçekleştirmeli,<br />

çevreye duyarlı kentleşmeye<br />

özen göstermeliyiz’’ dedi. Barınma ihtiyacını<br />

karşılarken doğa ile barışık olabilmenin<br />

sırrının yine doğada gizli olduğunu<br />

ifade eden Levent Pelesen, “Barındığımız<br />

ya da bizleri koruyan alanları oluştururken,<br />

doğa ile uyumu yakalayan canlıları örnek<br />

alırsak; daha sağlıklı, güvenli ve en önemlisi<br />

doğaya saygılı yapılar meydana getiririz”<br />

diye konuştu.<br />

İZODER olarak, çevre dostu yapıların en<br />

önemli unsuru haline gelen ‘yalıtım’ konusunda<br />

kamu ve kamuoyunu bilinçlendirmeyi<br />

görev edindiklerini belirten İZODER Başkanı<br />

Levent Pelesen, şunları söyledi: “Yalıtım<br />

bilincini yaygınlaştırmak amacıyla 24 yıldır<br />

faaliyet gösteren ‘Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları<br />

Derneği İZODER’ olarak; günümüzde,<br />

dünyanın en önemli gündem konuları<br />

haline gelen ‘enerji’, ‘çevre’ ve ‘istihdam’<br />

kavramlarıyla direkt ilişkili bir sektörü temsil<br />

ediyoruz. Yalıtım sektörü, önemli ölçüde<br />

enerji ithal eden Türkiye ekonomisi için kritik<br />

önem taşıyor. Bugün gelişmiş ülkeler sıfır<br />

enerjili konutlar, pasif evler gibi konseptlere<br />

yönelmiş durumda. Türkiye’nin, İklim Değişikliği<br />

Paris Anlaşması’ndaki gibi uluslararası<br />

taahhütlerini yerine getirmesi, binalarda<br />

enerji verimliliği açısından yalıtımın sağlıklı<br />

gelişmesi yaşamsal önemdedir. Ayrıca ülke<br />

olarak tüm binalarımızın debreme karşı dayanıklı<br />

hale getirilmesi için su yalıtımı hayati<br />

önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra hızlı<br />

kentleşmenin en önemli sorunlarından biri<br />

haline gelen kontrolsüz ses ve gürültüye karşı<br />

ses yalıtımı uygulamalarıyla başta çocuklarımız<br />

olmak üzere sağlığımızı korumalıyız.<br />

Yangına karşı ise en hızlı ve en güvenli şekilde<br />

yangın mahallinin terk edilmesini sağlayacak<br />

önlemler yangın yalıtımı ile mümkün<br />

olacaktır. Daha güvenli, sağlıklı, konforlu ve<br />

çevre dostu yapılara kavuşmamız için ülke<br />

olarak yalıtım bilincini artırmalıyız.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 21


TOKİ’den 35 “Mahalle” projesine ödül<br />

Bu yıl “Mahalle” temasıyla gerçekleştirilen ‘7 İklim 7 Bölge Ulusal Mimari ve Kentsel Tasarım<br />

Fikir Yarışması’nın ödülleri sahiplerini buldu. TOKİ ve iştirak şirketi Emlak Konut GYO tarafından<br />

düzenlenen ve 123 projenin değerlendirildiği yarışmada, 35 eser ödül almaya hak kazandı.<br />

Aktüel<br />

ve gayretin ürünü olan ödüllü eserlerin<br />

hayata geçirilmeden rafa kalkmasından<br />

mustarip olan mimarlık dünyamıza verdiğimiz<br />

sözü yerine getiriyoruz. Projeler kağıt<br />

üzerinde kalmayacak. 2014’te düzenlediğimiz<br />

mimari yarışmasının ödüllü eserleri,<br />

11.250 konutu kapsayan özgün tasarımlar<br />

olarak üretimdedir. Aynı şekilde ödüllü<br />

mahallerimizi de, nihai bir değerlendirmeyi<br />

takiben katıldıkları coğrafi bölgelerde inşa<br />

etmeye başlayacağız.” dedi.<br />

Ergün Turan / TOKİ Başkanı<br />

Mimarlık ve şehircilik uygulamalarında<br />

“mahalle” odaklı fikir ve arayışların önünü<br />

açabilmek amacıyla TOKİ ve iştirak şirketi<br />

Emlak Konut GYO tarafından “Mahalle”<br />

teması ile düzenlenen 7 İklim 7 Bölge<br />

Ulusal Mimari Kentsel Tasarım Fikir Yarışması<br />

sonuçlandı. 19 Ekim Perşembe TOKİ<br />

İstanbul Hizmet Binası’nda gerçekleştirilen<br />

ödül töreninde, mimarlık dünyası ve<br />

sektör temsilcileri bir araya geldi.<br />

TOKİ Başkanı Ergün Turan törende, 2014<br />

yılında yeniledikleri üretim yaklaşımlarıyla<br />

yeni bir çizgide konut üretimine başladıklarını<br />

vurgulayarak, az katlı yapılanmayı<br />

esas alan, bölgelerin yerel mimari çizgilerinden<br />

esinlenilen, mahalle konseptinde<br />

yeni yerleşimler kurulmakta olduğunu<br />

belirtti.<br />

“Mahalle, şehir modelinde en temel<br />

ölçek”<br />

2014’teki 7 İlkim 7 Bölge Ulusal Mimari<br />

ve Kentsel Tasarım Fikir Yarışması’nı<br />

‘Gelenekten Geleceğe’ konsepti ile düzenlediklerini<br />

hatırlatan Turan, “Kentsel<br />

yaşamla birlikte unutmaya başladığımız<br />

komşuluk ve mahalle olgusunu tekrar hayata<br />

geçirmek için bu yıl ‘Mahalle’ konseptiyle<br />

düzenlemeye karar verdik. Mahalle,<br />

şehirlerimizin geleneksel ve kadim değerlerinin<br />

günümüz yaşam koşullarına taşınmasında,<br />

bütün değerleri barındırması bakımından<br />

model olan en temel ölçekti. Bu<br />

nedenle, ‘mahalle’ dedik.” açıklamasında<br />

bulundu.<br />

Ödüllü Mahalle Projeleri<br />

Turan, Mahalle temasına mimarlık dünyasının<br />

gösterilen ilgi ve ortaya çıkan başarılı<br />

sonuçların, insan ölçeği- aidiyet- nitelikli<br />

sosyal çevre uyumu bakımından bu<br />

alandaki toplumsal arayışı da yansıttığına<br />

işaret etti. Ekiplerin, mimar, şehir plancısı,<br />

sosyolog, restoratör vb. ile disiplinler<br />

arası bir planlamayla yarışmaya katıldığını<br />

söyleyen Turan, yüksek katılımla gerçekleşen;<br />

123 projenin katıldığı yarışmanın<br />

ödüllü “Mahalle” projelerinin, önceki yarışmada<br />

olduğu gibi inşa edileceğini açıkladı.<br />

Turan, “TOKİ olarak, büyük bir emek<br />

Genç mimarlara fırsat<br />

“Projelerde önceliğimiz bölgesel çizgiler ve<br />

iklim koşullarıyla uyumlu, insanların uzun<br />

yıllar boyunca kaliteli ve huzurla yaşayabileceği<br />

bir yaşam alanının olmasıdır.” diyen<br />

Turan, şöyle devam etti: “Çok katlı yapılar<br />

yerine yatay mimari ile daha düşük katlı,<br />

hastanesi, okulu ve ibadethaneleriyle kendi<br />

içinde merkezi bulunan hayat merkezleri<br />

kurmayı hedefliyoruz. Yarışmalarla birlikte<br />

mimarlık öğrencileri ve genç mimarlarımıza<br />

kendilerini geliştirme ve ülkemiz mimarisini<br />

hak ettiği noktalara çıkarma fırsatı sunuyoruz.<br />

Ülke olarak elimizde yüzyıllara dayanan<br />

Türk mimari örnekleri var ve biz bunu bir<br />

fırsat olarak görüp iyi değerlendirmeliyiz.”<br />

Ödül alan projeler inşa edilecek<br />

Her bölgeye ayrı ayrı verilen ödüllerde, 1’inci<br />

125 bin TL, 2’nci 100 bin TL, 3’üncü 75 bin<br />

TL ve mansiyon sahipleri 35 bin TL ödül aldı.<br />

Ödül almaya hak kazanan projeler, kendi<br />

bölgelerinde inşa edilecek.<br />

Yarışmacıların disiplinler arası bir planlama<br />

ile katıldıkları yarışmada, ekiplerde en az bir<br />

mimar, şehir plancısı ve peyzaj mimarı bulunması<br />

şartı arandı. Mimarlık öğrencileri ise<br />

yarışmaya yardımcı olarak katılabildi.<br />

22<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Atılgan Royal<br />

Doka Kalıp - İskele Genel Müdürü Ender Özatay:<br />

“2018’i ‘Verimlilik Yılı’ ilan ettik”<br />

“Önümüzdeki yılı, müşterilerimizle olan ilişkilerimizi güçlendireceğimiz bir yıl olarak<br />

görüyoruz. Müşterilerimizin bugüne kadar bize karşı takındıkları olumlu tutumun karşılığı ve<br />

geri bildirimi şeklinde değerlendirmeye çalışacağız. 150 yıldır bize karşı duyulan güveni teyit<br />

eden çalışmalar içerisinde olacağız.”<br />

1868 yılında Avusturya’da ahşap işletme<br />

atölyesi olarak faaliyete başlayan Doka,<br />

günümüzde sektöründe marka bilinirliği<br />

ve güvenilirliği en yüksek olan uluslararası<br />

bir kalıp-iskele firmasıdır. İlk olarak 1985<br />

yılında ülkemizde faaliyetlerine başlayan<br />

Doka, o tarihten bu güne kadar Doka Türkiye<br />

olarak kendi sorumlu olduğu Türkmenistan,<br />

Azerbaycan ve Irak’a uzanan geniş<br />

bölgede faaliyetlerini başarılı bir şekilde<br />

gerçekleştirmekte. Doka Türkiye Genel<br />

Müdürü Ender Özatay ile Doka Türkiye’nin<br />

<strong>2017</strong> yılındaki faaliyetlerini ve gelecek yıla<br />

dönük planlarını ele almaya çalıştık. 2018<br />

yılının Doka’nın 150. yaşını kutlayacağı bir<br />

24<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

yıl olacağından bahseden Sayın Özatay;<br />

önümüzdeki yıla dönük farklı ve renkli pek<br />

çok faaliyetlere ve projelere imza atacaklarını<br />

ifade etti. Tüm stratejilerinin<br />

Doka’nın 150. yılı çerçevesinde şekilleneceğinin<br />

altını çizen Özatay, önümüzdeki<br />

yılın Doka Türkiye için büyümenin<br />

değil, karlılığın ve niteliğin konuşulduğu<br />

bir yıl olacağını anlattı.<br />

Türk kalıp-iskele sektörü hakkında<br />

kısaca bilgi verir misiniz?<br />

Türkiye, dünya kalıp ve iskele sektöründe<br />

çok önemli bir yerde. Ülkemizin bu<br />

alandaki tüm ihtiyacı yerli üreticilerin<br />

üretimleriyle karşılanmakta. Böylelikle<br />

endüstrimiz de bu yönde sürekli bir<br />

gelişim içerisinde bulunuyor. Global ölçekte<br />

bir kıyaslamaya gidildiğinde, sektörümüz<br />

dünyada sayılı Kalıp ve İskele<br />

üreticilerinden birisi durumunda. Tabii<br />

bu durum her şeyin kusursuz olduğu<br />

anlamını taşımıyor. Ülkemiz bu anlamda<br />

bir taraftan önemli bir üretim gücüyken<br />

diğer taraftan da ürün teknolojisi<br />

olarak dışa bağımlı halde. Maalesef<br />

Ar&Ge yapmak yerine sadece yurt dışında<br />

Ar&Ge’si yapılan ürünlerin üretimini<br />

yapıyor olmamız, yurt dışında geliştirilen<br />

ürünlerin ülkemizde üretilmesi dışında<br />

teknolojik anlamda bir değer ifade etmiyor.<br />

Umarım yerli firmalar, gerek yabancı<br />

firmalarla bilgi paylaşımı şeklinde<br />

bir iş birliği çerçevesinde gerekse kendi<br />

çalışmalarını hızlandırarak, bu alandaki<br />

eksikliklerini giderme yoluna giderler.<br />

Böylece kısa süre içerisinde sahip olduğumuz<br />

potansiyel ve iş gücünü daha verimli<br />

ve etkili kullanabiliyor hale geliriz.<br />

Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarında<br />

hangi konulara ağırlık<br />

veriyorsunuz?<br />

Biz geleceğin artık şantiyelerde insan<br />

gücüyle değil tamamen robotlarla imal<br />

edilen konutlarda olacağını düşünüyoruz.<br />

Bu perspektifimiz doğrultusunda<br />

<strong>2017</strong> yılında Amerika’da Contour Crafting<br />

firmasını satın aldık. Bu firma hali<br />

hazırda konut üretimi yapacak robotların<br />

üretimini yapıyor ve bu konuda teknoloji<br />

geliştiriyor.<br />

Dünyanın nüfus artış hızının sürekli<br />

yükselmesiyle konut ihtiyacı da artmakta.<br />

Şu an kullanılan geleneksel üretim<br />

şekli belli bir süre sonra yetersiz kalacak.<br />

Altyapı ve konut üretimlerinde zamanla<br />

insan gücü olmadan daha hızlı<br />

bir üretim şekline ihtiyaç duyulacak.<br />

Doka bunu şimdiden ön görerek bu<br />

alandaki yatırımlarını yapmaya başladı.<br />

Üretim hızını biraz daha somutlaştırmak<br />

adına örnek vermek gerekirse, bu<br />

sistemle 100 m 2 bir konut 20 saat gibi<br />

kısa bir sürede yapılabiliyor. Şu an bu<br />

sistemle kurulmuş Dubai’de bir medya<br />

merkezi dahi bulunmakta. Az önce de<br />

bahsettiğim gibi, insan gücü olmaksızın<br />

yapı üretimi robotla gerçekleştiren<br />

teknolojiyi üreten, tamamen bu alanda<br />

faaliyet gösteren bir firmayı satın aldık<br />

ve Ar&Ge’mizi orta ve uzun vadeli periyodlarla<br />

bu yeni sisteme entegre etmenin<br />

altyapısını oluşturuyoruz.Ayrıca;<br />

geçen yıl geliştirdiğimiz başka bir inovasyona<br />

daha değinmek isterim. Concremote<br />

adlı, betonun içine önceden<br />

yerleştirdiğimiz sensörlerle tüm bilgileri<br />

bir merkezde toplayıp işledikten sonra,<br />

cep telefonunuza indirdiğiniz bir uygulama<br />

aracılığıyla betonun ne zaman priz<br />

aldığı, kalıbın sökülüp sökülmemesine<br />

dair bilgilere erişebiliyorsunuz. Bu teknoloji<br />

sektörde şu anda sadece bizde<br />

bulunmakta. Biz isteriz ki, sektördeki<br />

rakiplerimiz olan diğer aktörler de,<br />

bu tarz önemli verilerin işlenebileceği<br />

teknolojilere sahip olsunlar. Bu inovasyonlar<br />

sektörün genel standartlarını<br />

yükseltecek en önemli etkenler. Bu<br />

anlamda kapımızı çalan herkese elimizden<br />

gelen hizmeti sunmaktan da mutluluk<br />

duyarız.<br />

Sektörde dernekleşme çabası hala<br />

sürmekte. Maalesef, kapsayıcı ve<br />

güçlü bir ses duyamıyoruz. Bu konuda<br />

neler söylemek istersiniz?<br />

Sektörümüzün dernekleşmesinde ne<br />

yazık ki sektörü kapsayacak bir çalışma<br />

yapılmadı. Bunların en önemlisi,<br />

tüzüklerinde de yer verdikleri şekliyle<br />

Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı<br />

firmaları dernek üyeliğine kabul etmemeleri.<br />

Yerli ya da yabancı diye bir<br />

takım sebeplerden firmaları ayırarak<br />

bir dernek oluşumuna gitmenin kapsayıcılıktan<br />

ve temsilden uzak kısır bir<br />

organizasyondan öteye gidebileceğini<br />

sanmıyorum. Bu bağlamda mevcut<br />

dernek oluşumlarının kalıp ve iskele<br />

sektörünü temsil etmekten uzak olduğunu<br />

belirtmek isterim. Dernekleşme<br />

çalışmalarının başarılı bir örneğini<br />

tüm sektörlerde görebilirsiniz. İzoder,<br />

Suder, Çatıder, İmsad gibi organizasyonlar<br />

mevcut sektörlerinde yerli & yabancı<br />

firma ayrımını yapmaksızın tüm<br />

sektörleri temsil eden yapılardır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 25


Ülkemizde gerçekleşen büyük<br />

ölçekli projelerin hemen hemen<br />

tamamında yer alıyorsunuz.<br />

Buralardan aldığınız geri dönüşler ne<br />

yönde gerçekleşiyor?<br />

Gayet başarılı ve olumlu geri dönüşler almaktayız.<br />

Örnek vermek gerekirse, İzmit<br />

Doka Kalıp - İskele<br />

Genel Müdürü Ender Özatay<br />

Körfez Geçişi, Kuzey Marmara Otoyolu ve<br />

3. Havalimanı gibi projeler birbiriyle ilişkili<br />

projeler. Biz bunların tamamında yer aldık.<br />

Bizim çalışmalarımızdan gayet memnun<br />

kaldılar. Bu tür büyük ve nitelikli projelerde<br />

tercih edilmeye devam edeceğimize inanıyorum.<br />

Özellikle alt yapı çalışmaları olan<br />

otoyollar, tüneller, hastaneler gibi projelerde<br />

tercih ediliyoruz ve önümüzdeki sene<br />

için de bu şekilde devam edeceğimizi düşünüyorum.<br />

Özellikle son 3 yıldır zorlu ve<br />

spesifik projelerin yanında pazar payımızı<br />

artırmak adına tabana da yayılmaya başladık.<br />

Köprü ve konut projeleri gibi genel projelere<br />

karşı da olumlu yaklaşıyor, çalışmayı<br />

üstlenmekten çekinmiyoruz. Şu an faal olduğumuz<br />

247 tane şantiyemiz mevcut.<br />

Dünya genelinde sektör sizce<br />

en hızlı hangi bölgede büyüme<br />

kaydetti?<br />

Global ölçekte baktığımızda, bu yıl en çok<br />

büyüme sürpriz bir şekilde Avrupa Bölgesinde<br />

gerçekleşti. Mülteci akınlarının olması,<br />

yeni konut ihtiyaçları ve az da olsa<br />

kentsel dönüşüm çalışmalarının etkisiyle<br />

Avrupa’da bir inşaat furyası başlamış<br />

durumda. Özellikle Almanya’da Kalıp ve<br />

İskele sektörü tarihinde görülmemiş bir<br />

şekilde Euro bazında %20 bir büyüme<br />

gerçekleştirdi. Aslında bu gelişme Türk firmaları<br />

için de büyük bir fırsat oluşturmuş<br />

durumda. Yerli firmalar için bu yeni durum<br />

Avrupa pazarında rekabet edebilmek adına<br />

bir avantaj olarak görülmeli. Biraz geç<br />

kalınmış olsa da hala bir fırsat var diye<br />

düşünüyorum.<br />

Önümüzdeki dönemde yeni yatırımlarınız<br />

veya projeleriniz neler olacak?<br />

Önümüzdeki yılın da bu yıl gibi iyi bir yıl<br />

olacağını düşünüyoruz. Türkiye’nin genel<br />

Mersin Liman Köprüsü<br />

26<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

3. Havalimanı<br />

büyümesi, <strong>Yapı</strong> ve İnşaat Sektörü’ne tamamen<br />

yaslanmış durumda. Bu sebepten<br />

bu sektördeki büyümenin hız kesmeden<br />

devam edeceğini öngörüyoruz.<br />

Biz ayrıca sektördeki gelişmeleri sayısal<br />

bazda da takip edebiliyoruz. Elimizdeki<br />

verilere dayanarak 2018 yılında gerçekleşecek<br />

projelerin bu yılkinden daha az<br />

olmayacağını söyleyebiliriz.<br />

Yeni yatırım ve proje anlamında ise,<br />

2016 yılında yaptığımız 74 milyon TL<br />

yatırıma ilave olarak <strong>2017</strong> yılında da ülkemizde<br />

40 milyon Liranın üzerinde bir<br />

yatırım gerçekleştirdik. Aynı zamanda,<br />

yılbaşında hedeflediğimiz oranın üzerinde<br />

hemen hemen 3 katı bir büyüme<br />

gerçekleştirdik. Bu hızlı büyümenin kendi<br />

içinde riskleri de bulunmakta. Bu sebepten<br />

önümüzdeki yıl tamamen karlılığı ve<br />

verimliliği artırmaya odaklanacağız.<br />

O halde, 2018 yılında odak<br />

noktanız ne olacak?<br />

2018 yılı için iki ana stratejimiz bulunmakta.<br />

Bir tanesi ‘İş Stratejisi’ ve diğeri<br />

‘İletişim Stratejisi’ olacak. 2018 yılının<br />

150. Yılımız olması hasebiyle ‘İletişim’<br />

alanındaki tüm çalışmalar ve stratejileri<br />

bu perspektifte ele almayı planlıyoruz.<br />

Gerçekleşecek tüm faaliyetlerimiz bu<br />

ana fikir etrafında şekillenecek. Oluşturacağımız<br />

tüm stratejilerimiz de bu alanda<br />

kümelenecek. Müşterilerimizle olan<br />

ilişkilerimiz ve medyayla olan bağımızı<br />

yine bu zeminde daha da güçlendirmeyi<br />

planlıyoruz. Bu yılı, müşterilerimizle ilişkilerimizi<br />

güçlendirme ve bir geri bildirim/<br />

besleme şeklinde değerlendirmeye çalışacağız.<br />

150 yıldır bize karşı duyulan<br />

güven ve itimadı teyit eden çalışmalar<br />

içerisinde olacağız.<br />

İş Stratejimize geldiğimizde ise; 2018<br />

yılını ‘Verimlilik Yılı’ olarak ilan etmiş<br />

durumdayız. Tüm iş birimleri ve üretim,<br />

iç organizasyonlarımız, müşterilerimize<br />

olan yaklaşımlarımız ve pazarda seçeceğimiz<br />

projelerimiz gibi tüm süreçlerde<br />

hedef ve odak noktamız, verimliliğimizi<br />

daha yüksek noktaya taşımak şeklinde<br />

olacak. Genel ciromuzu artırmak yerine<br />

karlılığımızı esas alacağız. Yine bu bağlamda<br />

şu anda 78 olan personel sayımızı<br />

yeni yıla girmeden 110’a çıkarmayı planlıyoruz.<br />

Daha fazla istihdam ile verimliliğimizi<br />

artırırken iç yapımızda da niteliksel<br />

farklılıklara gideceğiz. <strong>2017</strong> yılının ilk 9<br />

ayına baktığımızda çok güçlü çift haneli<br />

bir büyüme kaydettiğimizi görüyoruz.<br />

2018 yılında bu büyümenin tek haneye<br />

yakın çift haneli olmasını planlıyoruz.<br />

Hızlı ve ciro bazında bir büyüme yerine,<br />

karlılık odaklı ve istihdamı da artırarak<br />

niteliğin ve verimliliğin ön plana çıkacağı<br />

bir çalışma yılı olacak.<br />

Doka Kalıp ve İskele Sistemleri<br />

olarak kurumsal sosyal sorumluluk<br />

alanında önemli çalışmalara<br />

imza atıyorsunuz. Biraz da sosyal<br />

sorumluluk çalışmalarınızdan<br />

bahsetmek ister misiniz?<br />

Şirketimiz (Doka Genel Merkezi) geçen<br />

yıl Doka Vakfı adında bir vakıf kurdu. Bu<br />

vakıf her ülkede 2018 yılı içerisinde eğitim<br />

projelerine destek verme kararı aldı.<br />

Bizler de Doka Türkiye olarak, Ege bölgesinde<br />

bir köyde gerçekleşmek üzere eğitimle<br />

ilgili bir proje çalışması yaptık. Şu<br />

an geliştirilme aşamasındayız. Doka Genel<br />

Merkezinden onay aldığımız takdirde<br />

projemiz planlanan faaliyetlerine başlayacak.<br />

Bunun yanı sıra her yıl düzenli olarak<br />

mühendislik gruplarına, üniversitelere ve<br />

meslek kulüplerine maddi yardım ve Ar&-<br />

Ge hizmeti anlamında destekler veriyoruz.<br />

İstihdam ve personel eğitimi<br />

anlamında ne tür sıkıntılar<br />

yaşıyorsunuz?<br />

Bahsettiğim gibi önümüzdeki yıla 110 personel<br />

ile girmeyi planlıyoruz. Bu alandaki<br />

en çok alım mühendis ve üretim ustası<br />

şeklinde gerçekleşecek. İstihdamında<br />

en çok zorlandığımız personeller genelde<br />

üretim ustaları oluyor. Bu alanda yetişmiş<br />

insan bulabilmek gerçekten zor. Bu alanda<br />

atılması gereken adımların farkında<br />

olmakla birlikte, gerek meslek odaları,<br />

gerekse üniversiteler ve özel sektör anlamında<br />

bir araya gelerek yeterli çalışmaları<br />

gerçekleştiremediğimizi de üzülerek ifade<br />

etmeliyim.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 27


Çözüm Ortağı<br />

Doka Kalıp - İskele Sistemleri<br />

Amasya ve Tokat’ı kavuşturdu<br />

Ülkemizde sayısız köprü ve viyadük projesine kalıp-iskele sistemleri ve mühendislik hizmeti<br />

sunan Doka, Amasya Çevre Yolu projesinin de çözüm ortağı oldu. Karayolları 7. Bölge<br />

Müdürlüğü tarafından yapılan Amasya’daki projenin kilit noktalarından biri olan Amasya-<br />

Tokat Kavşak Yolu Köprüsü Doka sistemleri ile hızlı ve en güvenli şekilde inşa edilecek.<br />

Amasya Çevre Yolu projesi trafik çilesine<br />

son verecek. Karadeniz Bölgesi’nin, Türkiye’nin<br />

iç ve güney bölgeleriyle bağlantı<br />

noktası olan Amasya-Tokat arasındaki<br />

şehirlerarası geçişin şehir merkezinin içinden<br />

geçmesi sebebiyle oluşan trafiğe son<br />

verecek projenin, hem şehirlerarası ulaşımı<br />

kolaylaştırması hem de şehir içi trafiğini<br />

rahatlatması bekleniyor.<br />

Amasyalılar tarafından büyük bir heyecanla<br />

beklenen bu büyük projenin en önemli<br />

noktalarından biri olan 264 m uzunluğundaki<br />

Kavşak Yolu Köprüsü, çevre yolunun<br />

mevcut Amasya- Tokat yoluna katılımını<br />

sağladığı için ayrı bir önem teşkil ediyor.<br />

Zorlu şekillere uygun kalıp sistemi 2 adet<br />

kenar ayak ve 5 adet orta ayaktan oluşan<br />

Kavşak köprüsünün sahip olduğu eğri<br />

geometrik yapının ve projenin bulunduğu<br />

arazinin yarattığı zorluklara Doka mühendisleri<br />

yine en uygun çözümü buldu.<br />

Projeye temin edilen Top 50 Kalıp Sistemi,<br />

Frami Xlife Çerçeveli Kalıp Sistemi<br />

ve d2 Yüksek Kapasiteli Ağır Yük Taşıyıcı<br />

İskele Sistemi sayesinde kavşak köprüsünün<br />

inşaatı en hızlı ve en güvenli şekilde<br />

sürdürülüyor.<br />

Bağlantı köprüsü olması nedeniyle çok<br />

hareketli bir geometriye sahip olan köprü<br />

inşaatı için farklı geometrilere uyum sağlayabilen<br />

yapısı ile Doka d2 Yüksek Kapasiteli<br />

Ağır Yük Taşıyıcı İskelesi en ideal çözüm<br />

sağlandı. İskele sisteminde yer alan<br />

ve her yüksekliğe hitap eden 3 tip 1,53<br />

m genişliğindeki ana çerçeve, krikolu ayak<br />

ve krikolu başlık sayesinde yükseklik ayarları<br />

istenilen şekilde yapılabiliyor. Böylelikle<br />

içerisinde farklı yükseklikler barındıran<br />

projeler için en ideal ve kolay çözüm sağlanabiliyor.<br />

Ayrıca galvanizli yapısı ve milimlik et kalınlığı<br />

sayesinde burkulma veya herhangi bir<br />

bozulmaya olanak sağlamadığı için işçiler<br />

için de en güvenli çalışma ortamı sağlanmış<br />

oldu.<br />

28<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

THBB’den<br />

sektöre özel iş sağlığı ve güvenliği eğitimi<br />

Türkiye Hazır Beton Birliği, üye firmaların 18 binden<br />

fazla personelini iş sağlığı ve güvenliği konusunda<br />

eğitmeyi hedefliyor.<br />

Yavuz Işık / Avrupa Hazır Beton Birliği<br />

(ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Türkiye’de standartlara uygun beton üretilmesi<br />

ve inşaatlarda doğru beton uygulamalarının<br />

sağlanması için çalışan Türkiye<br />

Hazır Beton Birliği (THBB), beton ve ilgili<br />

sektörlerin gelişimine yönelik faaliyetlerine<br />

devam ediyor. Kalite, çevre, iş sağlığı<br />

ve güvenliği, eğitim ve sürdürülebilirlik<br />

uygulamalarıyla hazır beton sektörünün<br />

gelişimine büyük katkı sağlayan THBB,<br />

kuruluşundan bu yana örnek çalışmalara<br />

imza atıyor. THBB son olarak, üye firmaların<br />

tesislerindeki tüm çalışanların özel<br />

bir iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden geçirilmesi<br />

hedefiyle yola çıktı. Bu kapsamda<br />

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu<br />

ile uyumlu hazır beton sektörüne yönelik<br />

temel iş sağlığı ve güvenliği eğitim içeriği<br />

hazırlandı. Hazırlanan eğitim dokümanları<br />

ve ekleri 30 adet video ile zenginleştirilerek<br />

daha verimli hale getirildi. Hazır beton<br />

sektörüne özel bu içeriğin hazırlanmasının<br />

ardından THBB, “6331 Sayılı İSG Kanunu<br />

Kapsamında Temel İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

Eğitimi” kapsamında “Hazır Beton Sektörüne<br />

Yönelik İSG Eğiticisinin Eğitimi Semineri”<br />

düzenleyecek. THBB tarafından<br />

hazırlanan özel eğitim içeriği kullanılarak<br />

ekim ayından itibaren 3 ayrı gruba birer<br />

günlük eğiticinin eğitimi semineri verilecek.<br />

Düzenlenecek özel eğitimlerle üye<br />

firmaların hazır beton tesislerinde iş sağlığı<br />

ve güvenliğinden sorumlu personellerin<br />

eğitilmesi ve bu eğitmenlerin çalıştıkları<br />

tesislerdeki personeli bu özel içeriği kullanarak<br />

eğitmesi hedefleniyor. <strong>Yapı</strong>lan çalışma<br />

sonunda Türkiye Hazır Beton Birliği<br />

üyesi 87 firmanın 18 binden fazla çalışan<br />

iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitilmiş<br />

olacak.<br />

İş sağlığı ve güvenliği konularına<br />

dikkat çekilecek<br />

THBB’nin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki<br />

çalışmalarıyla ilgili değerlendirmelerde<br />

bulunan Avrupa Hazır Beton<br />

Birliği (ERMCO) ve THBB Yönetim Kurulu<br />

Başkanı Yavuz Işık, “THBB olarak kalite,<br />

çevre, eğitim ve sürdürülebilirlik konularında<br />

çalışmalarımızı sürdürürken, sektörümüzde<br />

iş sağlığı ve güvenliği konularına<br />

dikkat çekmek için de çalışmalar gerçekleştiriyoruz.<br />

2010 yılından bu yana hazır<br />

beton sektöründe iş kazalarını önlemek<br />

ve farkındalığı artırmak amacıyla üyelerimizin<br />

katıldığı Mavi Baret İş Güvenliği Yarışmalarını<br />

düzenliyoruz. Son olarak, üye<br />

firmaların tesislerindeki tüm çalışanların<br />

özel bir iş sağlığı ve güvenliği eğitiminden<br />

geçirilmesi hedefiyle yola çıktık. Bu kapsamda<br />

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği<br />

Kanunu ile uyumlu hazır beton sektörüne<br />

yönelik özel bir temel iş sağlığı ve güvenliği<br />

eğitim içeriği hazırladık. Hazır beton<br />

sektörüne yönelik olarak eğitim dokümanı<br />

hazırlanması ve sonrasında eğitim verilmesi<br />

vesilesiyle sektörümüzde iş sağlığı<br />

ve işçi güvenliği uygulamaları konusundaki<br />

hassasiyeti artırmayı ve insana verilen<br />

değerin altını çizmeyi hedefliyoruz. Bu çalışmamız<br />

hazır beton ve ilgili sektörlerde<br />

iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının artmasına<br />

katkı sağlayacak.” dedi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 29


Merzifon’da AB Projesinde PERI İmzası!<br />

Merzifon Evsel Atıksu Arıtma Tesisi<br />

İnşaatı Projesi<br />

30<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Proje hakkında genel bilgiler:<br />

PROJE<br />

: MERZİFON EVSEL ATIKSU ARITMA TESİSİ İNŞAATI İŞİ<br />

YERİ<br />

: MERZİFON / AMASYA<br />

İŞVEREN<br />

: ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI AB BİRLİĞİ YATIRIMLARI DEPARTMANI<br />

ANA YÜKLENICI FIRMA : GEZER ENDÜSTRİ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.<br />

KALIP SISTEMLERI : TRIO PERDE KALIP SİSTEMİ<br />

SERVİS<br />

: PERI ANKARA<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 31


Merzifon Evsel Atıksu Arıtma Tesisi projesi<br />

ile Türk mevzuatı ve AB müktesebatına<br />

uygun olarak Merzifon Belediyesi için bir<br />

Atıksu yönetim sisteminin kurulması, bölgedeki<br />

çevre kirliliğinin kademeli olarak<br />

azaltılması hedeflenmektedir. Proje Merzifon’un<br />

geleceği için büyük bir önem taşımaktadır.<br />

Projeyi GEZER Endüstri İnşaat<br />

San. Ve Tic. A.Ş. üstlenmiştir.<br />

Şantiye şefi Cihangir Emre AKYÜZ projenin<br />

8952 m³/gün kapasiteli (44.760 nüfus<br />

eşdeğer) karbon içeriği giderimi yapan<br />

Biyolojik Arıtma Tesisi İnşaatı olduğunu<br />

belirtti. Ayrıca proje kapsamında;<br />

•Tüm mekanik ekipman ve enstrümantasyon<br />

temini, PLC ve SCADA kullanımı ile tesisin<br />

otomatik kontrolünün yapılması,<br />

•Havalandırmalı Kum ve Yağ Tutucu binası<br />

inşaatı,<br />

•Havalandırma Havuzları (3936m³) inşaatı,<br />

•Son Çökeltme Havuzları inşaatı,<br />

•Aerobik Çamur Çürütücü Sistemi binası<br />

inşaatı,<br />

•Çamur Susuzlaştırma Binası inşaatı,<br />

•Koku Giderim Sistemi Binası inşaatı,<br />

•Havalandırma Havuzları ve Blower Binası<br />

inşaatı,<br />

•İşletme Binası inşaatı,<br />

•Atölye Binası inşaatı,<br />

•Diğer tüm inşaat işleri,<br />

•Tesisin 90 gün işletilmesi,<br />

•Tesisin 1 yıl süre ile teknik takip ve refakatının<br />

yapılması,<br />

İşlerinin yapılacağını aktardı.<br />

Uzman gücü, kaynakları, tecrübeli çalışan<br />

kadrosu ve bilgi birikimini bünyesinde toplayan<br />

GEZER Endüstri İnşaat San. Ve Tic.<br />

A.Ş. 30 yıldır çağdaş ilkeleri, ileri teknolojisi,<br />

kalite bilinci ve yansıttığı güvenle<br />

endüstriyel tesisler, inşaat ve çevre teknolojileri<br />

sektöründe büyük projelere imza<br />

atarak bu AB projesini de hızlı ve kaliteli<br />

bir şekilde yürütmektedir.<br />

POJEDE KULLANILAN PERI KALIP<br />

SİSTEMLERİ HAKKINDA TEMEL<br />

BİLGİLER<br />

TRIO PERDE KALIBI<br />

TRIO kalıp sistemi; çelik veya alüminyum<br />

karkas sisteminin üzerine 18 mm’lik kalıp<br />

kontraplağının “plywood 240 gr/m² fenol<br />

kaplı” özel perçinler yardımıyla sabitlenmesi<br />

ile oluşur. TRIO kalıp sistemindeki<br />

perçin aplikasyonunun bir özelliği de beton<br />

yüzeyinde hiçbir iz bırakmamasıdır.<br />

Böylece beton döküm esaslarına uyulduğu<br />

taktirde yüzeyde en ufak bir pürüze<br />

bile rastlanmaz. TRIO kalıp sistemi genel<br />

olarak 60cm, 120 cm, 270 cm, 330 cm<br />

olmak üzere 4 yükseklikten ve 30 cm den<br />

başlayıp 30 ar cm aralıklarla artan 6 ge-<br />

32<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

nişlikten oluşur. Ayrıca bu panel yüksekliklerine<br />

ait TWE ve TGE köşe elemanları<br />

mevcuttur. TRIO 270 cm’lik panel max<br />

81.0 kN/m2 , TRIO 330 cm‘lik panel ise<br />

max 83.0 kN/ m2 lik taze beton basınçlarına<br />

karşı dayanıklıdır. TRIO 2.70 x 2.40<br />

cm’lik standart çelik panelin ağırlığı 328<br />

kg, TRIO 2.70 x 0.90 cm’lik alüminyum<br />

panelin ağırlığı ise 70 kg’dır.<br />

TRIO kalıp sisteminde kullanılan tek bağlantı<br />

elemanı BFD kilittir. Tek bir bağlantı<br />

elemanı ile bütün sistem yatayda ve düşeyde<br />

aynı hizaya getirilir ve paneller sıkıca<br />

birleştirilir. BFD kilit sistemi, panellerin<br />

yatayda ve düşeydeki bağlantılarını sağlamasının<br />

yanı sıra iki panel arasındaki<br />

10cm’ ye kadar olan boşluklarda ahşap<br />

dolgu elemanı konarak bu paneller arasındaki<br />

bağlantıyı sağlar, maksimum çekme<br />

kuvveti kapasitesi 20kN dur. TRIO kalıp<br />

sistemi 12.00 m lik bir yüksekliğe ek bir<br />

önlem alınmasına ihtiyaç duymadan BFD<br />

kilit sistemi ile ulaşabilir. BFD kilit sisteminin<br />

tek bir kişi tarafından ve sadece bir<br />

çekiç yardımıyla monte ve demonte edilebilmesi<br />

TRIO kalıp sisteminin şantiyedeki<br />

aplikasyonunun büyük ölçüde hızlandırır.<br />

Aşağıda BFD kilit ve BFD kilit ile panellerin<br />

bağlanmasına ait bir uygulama görülmektedir.<br />

TRIO kalıp sisteminin bir yüzünde, kalıp<br />

sistemini şaküle almak için şakül payandaları<br />

ve beton dökümü esnasında çalışanların<br />

güvenliğini ve rahat çalışmasını<br />

sağlamak amacıyla betonlama konsolu<br />

bulunur. Payandalar sisteme tespit kafaları<br />

yardımı ile kolayca adapte edilir. TRIO<br />

kalıp sistemi, diğer PERI sistemlerinde olduğu<br />

gibi tie-rod lar ile ankre edilir. Tie-rod<br />

ların çekme yükü 90 kN dur.<br />

TRIO kalıp sisteminin diğer PERI sistemleri<br />

ile CB, SB, FB180-2, ASG160, KGF240,<br />

SKS gibi senkronize olabilmesi, karmaşık<br />

ve özel projelerde kullanıcıya çok geniş<br />

bir çözüm yelpazesi sunar. TRIO kalıp sistemi,<br />

perde, temel ve kolon kalıpları için<br />

ideal ve pratik bir çözümdür.<br />

Proje Müdürü Serkan Bolsoy;<br />

Atıksu arıtma tesisleri karakteri gereği zorlu ve deneyim gerektiren imalat metotları barındırmaktadır.<br />

Kalıp ve iskele alanında yıllardır çözüm ortağımız olan PERI ile projemizde<br />

emniyetli ve kaliteli imalatlar yapıyoruz. Özellikle betonarme perde duvar imalatlarında,<br />

projemizde bulunan değişik kesit, geometri ve yüksekliklere TRIO kalıp sistemi sayesinde<br />

kolay çözümler bulabildik. TRIO sistemin kolay ve güvenli montaj-demontaj yapılabilmesi,<br />

bizlere emniyetli, süratli ve rahat çalışabilme imkânı sundu. Teşekkürler PERI.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 33


PERI DUO<br />

Tek bir sistem ile<br />

perde, kolon ve döşeme imalatı<br />

DUO kalıp sistemi çok kolay taşınabildiği ve düşük bir ağırlığa<br />

sahip olduğu için yenilikçi bir sİstemdir. Sadece malzeme<br />

yapısından dolayı değil, tüm tasarım konsepti ile yenilikçi bir<br />

sistemdir. Sistem, çok az sayıda malzeme çeşitliliği ile kolon,<br />

perde ve döşeme imalatlarının gerçekleşmesini sağlar.<br />

Panel ve betonla temas eden yüzey elemanına ek olarak, çoğu<br />

DUO elemanı politek malzemeden üretilmiştir. Bu yeni geliştirilen<br />

ürün, oldukça hafif olmasının yanı sıra, yüksek taşıma<br />

kapasitesine sahiptir.<br />

<strong>Malzeme</strong> yapısının dışında, kalıp elemanlarının kolay bir şekilde<br />

tutulması ve taşınabilmesine de oldukça önem verilmiştir.<br />

DUO sistemine ait neredeyse tüm uygulamalar herhangi bir harici<br />

alete ihtiyaç duyulmadan yapılır ve çalışma adımları oldukça<br />

kolaydır. Kalıp uygulamaları hakkında çok az bir tecrübeye<br />

sahip kişiler bile DUO sistemi ile çok hızlı ve verimli bir şekilde<br />

çalışabilir. Perde, kolon ve döşeme imalatında kullanılan sistem<br />

elemanlarının çoğu, çalışanların performans ve verimliliği<br />

arttırır.<br />

Advertorial<br />

DUO paneller yatay ve dikey uygulamalar için kullanılabilir.<br />

Yatırım ve lojistik maliyetinin yanısıra, çalışanların eğitim ücretini<br />

de en aza indirir.<br />

Bu sistemin en büyük avantajı birden fazla alanda kullanılabilir<br />

olmasıdır. Paneller kolon, perde ve döşeme imalatı için<br />

kullanılabilir. Buna ek olarak, köşe ve bağlantı elemanı gibi<br />

malzemeler birden çok uygulamada kullanılabilecek şekilde<br />

tasarlanmıştır. Bu sayede sahadaki malzeme çeşitliliği ihtiyacı<br />

azalır ve daha sade ve rahat uygulama alanları oluşturulur.<br />

DUO’nun tüm kullanım süreci gözlemlenirse avantajları belirgin<br />

bir şekilde görülebilir. Kullanıcılar bu çok yönlü kalıp sistemi<br />

ile daha verimli kullanım elde eder, daha az istifleme<br />

alanına ihtiyaç duyulur ve sahaya transfer ücretleride önemli<br />

derecede azalır.<br />

Her görev için ergonomik kullanım Hafif, el ile taşınabilen, vinçsiz kullanım<br />

Sistem elemanlarının kullanım kolaylığı ve düşük ağırlığı<br />

iş sahasında üretim verimliliğini arttırır.<br />

DUO sisteme ait elemanların hiç biri 25 kg’dan fazla değildir.<br />

Bu sayede vince gerek duyulmaz, el ile taşınabilir. Personeller<br />

için, düşük ağırlıklarla çalışmak daha az yorucu olduğu için,<br />

günlük çalışma konsantrasyonunu yükseltir ve sahadaki iş<br />

kazası riskini azaltır. Bunun yanı sıra, elemanların hiç birinde<br />

keskin kenar olmadığı için yaralanma olasılığını da minimuma<br />

indirir.<br />

Yine de vinç kullanılması zorunlu ise, düşük kaldırma kapasiteli<br />

vinçler yeterli olacaktır. Bu sayede ekstra vinç masrafı da<br />

azaltılabilir.<br />

DUO bağlantı elemanı, sistem elemanlarının kullanımının<br />

çok kolay olduğunun en iyi örneğidir.<br />

DUO bağlantı elemanı doğrudan çerçeve boşluğuna geçirilip,<br />

hiçbir alete ihtiyaç duyulmadan el ile 90 derece döndürülerek<br />

monte edilir. Bu bağlantı tam anlamıyla panelleri aynı hizaya<br />

getirir. Monte edildikten sonra bu kilitlerin dışa doğru çıkıntılı


ir yapıda olmaması, panellerin üst üste konularak çok kolay<br />

istiflenebilmelerine olanak tanır.<br />

Bağlantı elemanları;<br />

, Panelleri birbirine bağlamak için,<br />

, Köşe elemanlarının panellerle bağlantısı için,<br />

, Dolgu elemanlarının duvar kalınlığı belirleme elemanı ile bağlantısında,<br />

kullanılır.<br />

DUO paneller üzerindeki kiriş boşlukları kolay tutabilme<br />

imkanı sağlarken aynı zamanda bağlantı elemanının<br />

monte edildiği yer olarak görev yapar.<br />

DUO sistem elemanlarının karakteristik özellikleri,<br />

kolay kullanımı ve düşük ölçülerde olmalarıdır.<br />

Bağlantı elemanları pürüzsüz bir şekilde panelleri birbirine<br />

bağlarken, monte halde panel üzerinde dışa<br />

doğru çıkıntılı bir yapıda değildir ve düz bir görünüm<br />

sunar.<br />

Betonla temas eden yüzey elemanının kolay değişimi Sadece bir kaç vida ile kolay bir bakım olanağı<br />

DUO’nun önemli bir özelliği de betonla temas eden yüzey<br />

elemanının herhangi bir özel alete ihtiyaç duyulmadan kolay<br />

bir şekilde değiştirilmesidir.<br />

DUO sistem elemanları ve betonla temas eden yüzey elemanı politekden<br />

yapıldığı için oldukça uzun ömürlüdür. Düzgün kullanım<br />

ve düzenli bakım ile DUO elemanları yıllar boyunca kullanılabilir.<br />

Betonla temas eden yüzey üzerindeki küçük sıyrıklar kolaylıkla tamir<br />

edilebilir. Gerekli ise bu eleman değiştirilebilir.<br />

Kolon Kalıbı Standart Uygulamaları 5 cmlik artışlarla kare ve dikdörtgen kolonlar<br />

DUO ile kenar uzunları 15 cmden 55 cm’ye kadar ve 5 cmlik artışlarla tie-roda<br />

gerek duyulmadan dikdörtgen ve kare kolon imalatları yapılabilir.<br />

Çok Amaçlı Panel DMP 45 ya da DMP 75, Köşe bağlantı elemanı ve DUO Chamfer<br />

Strip Kolon imalatı için kullanılır.<br />

2 çok amaçlı panel birbirine, DUO köşe bağlantı elemanı ve DUO köşe saplamasıyla doğru açıda bağlanır.<br />

Kolon ölçülerine göre 5’er cmlik artış veya azaltma uygulanabilir.<br />

Köşe bağlayıcısı kolayca panele<br />

takılır ve sonra çok amaçlı<br />

panele DUO köşe saplaması ile<br />

bağlanır ve güvenli hale gelir.<br />

DUO’nun döşeme kalıbı olarak kullanılması Güvenli şekilde sistematik kurulum<br />

DUO oldukça hafiftir ve 30 cm beton kalınlığına kadar kirişsiz döşemeler için döşeme kalıbı<br />

olarak kullanılabilir. Kurulumu oldukça pratik elemanları, döşeme kenarı veya dolgu gerektiren<br />

diğer boşluklar gibi çeşitli uygulamalara olanak tanır. DUO ile döşeme kalıbı kurulumu<br />

bir alt döşeme kotundan rahatlıkla yapılabilir. DUO ızgaralı yapısı sayesinde yandaki resimde<br />

görüldüğü gibi bir yardımcı ekipman ile kolayca kaldırılarak yatay konumuna getirilebilir. Kurulumu<br />

oldukça basit olan bu kalıp sistemi ile daha önce bu kalıp hakkında eğitimi olmayan<br />

bir personel bile kolayca kurulumunu gerçekletirebilir.


Kuzey Marmara Otoyolu Projesi<br />

‘TMS’ ile yol alıyor<br />

Ülkemizin en büyük metropolleri ve sanayi<br />

bölgelerini barındıran Marmara Bölgesinin<br />

ulaşımını rahatlatmak adına yapılan Yavuz<br />

Sultan Selim Köprüsü ve bağlantı yolları<br />

ile faaliyete alınan Kuzey Marmara Otoyolu<br />

Projesinin devamı niteliğindeki projede Avrupa<br />

yakasında E-5 ile TEM ve 15 Temmuz<br />

Şehitler Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet<br />

Köprüsü üzerindeki trafik yoğunluğunu<br />

azaltacak, bununla birlikte yapılan Üçüncü<br />

Havalimanına da yolcu ulaşımının hızlı<br />

olarak aktarımını sağlayacaktır. Anadolu<br />

Yakasında ise Kurtköy – Liman Bağlantı<br />

yolu ile Adapazarı - Akyazı kesimleriyle<br />

Karadeniz ve Anadolu bölgelerine ulaşımı<br />

sağlayacak ülkemiz için önemli bir ulaşım<br />

yatırımıdır. Proje toplam olarak 7 kesimden<br />

oluşmaktadır. Bu kesimlerin 3. Kesim<br />

kapsamında Yavuz Sultan Selim Köprüsü<br />

ve bağlantı yolları aktif olarak kullanılmaktadır.<br />

TMS Kalıp ve İskele sistemleri bu<br />

önemli projenin Liman – İzmit arasındaki<br />

5.kesimde çözüm ortağı olmaktadır. 5.kesim<br />

37 km anayol, 7 km bağlantı yolları ve<br />

17 km kavşak kolları olmak üzere toplam<br />

61 km uzunluktan ve 43 m yol genişliğinden<br />

oluşmaktadır.<br />

TMS Kalıp ve İskele sistemleri bu önemli<br />

proje de Menfez, Viyadük Temel ve Viyadük<br />

Ayaklarının tüm kalıp ihtiyaçlarını sağlamaktadır.<br />

Vermiş olduğumuz sistemler ;<br />

Simpex Menfez Perde Kalıpları: Proje de<br />

L: 12,10 m. uzunluğunda h: 3,00 m yüksekliğinde<br />

toplam 8 takım menfez perde<br />

kalıbı tedariği sağlanmıştır.<br />

Simpex Viyadük Temel Kalıpları: 18m.x<br />

18m. ebatlarında h: 3,00 m yüksekliğinde<br />

36<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

toplam 2 takım temel kalıbı projede kullanılmaya<br />

devam etmektedir.<br />

Simpex Viyadük Ayak Kalıpları: Projede 2<br />

tip ayak için kalıp üretimi ve çözümü firmamız<br />

tarafından yapılmıştır. Bunlardan ilki 4<br />

takım h:3,60 m. yüksekliğinde “H” kesit,<br />

ikincisi 3 takım h:4,20 m yüksekliğinde<br />

kutu kesittir. “H” kesit Kocaeli Sevindikli<br />

köyü bölgesinde, kutu kesit Kocaeli Sepetçi<br />

köyü bölgesinde kullanılmaktadır.<br />

Ayak kalıpları ayrıca sistemimizin bütünleyici<br />

parçası olan tırmanma gruplarına<br />

da sahiptir. Simpex Temel, Perde ve Ayak<br />

kalıpları Kaufmann HT-20 ahşap kiriş ile<br />

çelik kuşakların kelepçe ile bağlantısıyla<br />

oluşturulan beton yüzey kısmında 18<br />

veya 21 mm plywood ile kullanıma imkan<br />

sağlayan sistemimizdir. İlk kurulum aşamasından<br />

sonra saha da bulunan vincin<br />

kapasitesine göre büyük paneller halinde<br />

kolaylıkla deplase edilmekte ve işçiliği büyük<br />

oranda avantajlı konuma getirmektedir.<br />

Bu paneller düz perdeler de bağlantı<br />

elemanı ve kama ile, köşelerde köşe panoları<br />

ile, alın kısımlarında alın panosu ve<br />

çektirme elemanlarıyla birleştirilip kalıp<br />

haline getirilmektedir. Sistemin bütünlüğünü<br />

sağlamak için 90 kN çekme yükü<br />

kapasiteli SAH Tie-rod ile kalıp karşılıklı<br />

birleştirilmektedir ve payanla sistemlerimiz<br />

ile birlikte şaküle alınmaktadır. Simpex<br />

sisteminin en büyük avantajı diğer<br />

projelerde çözüm ortaklarımızın sorunsuz<br />

halde ufak revizyonlarla tekrar bu kalıp<br />

sistemini kullanabilmesidir. Sistemin en<br />

büyük temel parçası olan HT-20 Kirişler,<br />

yaklaşık 25 yıldır Türkiye distribütörü olduğumuz<br />

Avusturya menşeili Kauffmann<br />

marka olup orta gövdesi masif ahşaptır ve<br />

uçlarında standart plastik koruma başlıkları<br />

bulunmaktadır. Ayak Kalıplarında kullanılan<br />

tırmanma sistemlerimiz 160 cm<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 37


Çözüm Ortağı<br />

(TR-K 160) ve 240 cm (TR-K 240) genişliğindedir.<br />

Projeye uygun olarak özel ankrajlar<br />

ile yapıya sabitlenmektedir ve yapıda<br />

kalıcı olarak kalmamaktadır. Kullanılan<br />

ankrajlar kendi özel anahtarı vasıtasıyla<br />

sökülüp bir üst dökümde birçok kez kullanılabilmektedir.<br />

240 cm genişliğindeki<br />

tırmanma grubumuz da kalıbın ileri-geri<br />

gitmesini sağlayan özel itme – çekme<br />

sistemi bulunmakta olup bu sistem sayesinde<br />

kalıp sisteminde sadece tie-rodların<br />

sökülmesiyle kalıp açılabilmekte ve<br />

hızlıca bir üst döküme deplase edilerek<br />

kullanıma hazır hale getirilebilmektedir.<br />

Kutu kesitli ayak kalıplarımızın iç kısımda<br />

hem çalışma alanı hem de iş güvenliği açısından<br />

SP-K şaft platform kiriş sistemimiz<br />

kullanıma öngörülmüştür ve sorunsuz kullanılmaktadır.<br />

Bu projede ayrıca Türkiye distribütörü olduğumuz<br />

Strukturas firması ile birlikte<br />

MSS(Movable Scaffolding System) sistemini<br />

kurmaktayız ve yakın zamanda faaliyete<br />

alacağız. Norveç menşeili firma köprü<br />

yapım ekipmanları konusunca oldukça<br />

tecrübeli bir firma olup dengeli konsol ve<br />

MSS sisteminde Dünya’daki öncü firmalardan<br />

biri olduğunu bir çok projesinde<br />

ispatlamıştır.<br />

TMS Kalıp ve İskele sistemleri olarak tırmanır<br />

kalıp sistemleri ve özel mühendislik<br />

çözümleriyle Dubai’deki köprü projemiz ile<br />

birlikte ülkemizin önemli yatırımlarından<br />

biri olan Kuzey Marmara Otoyolu projesinde<br />

yer almaktan büyük mutluluk ve gurur<br />

duymaktadır.<br />

38<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Aktüel<br />

<strong>Yapı</strong> Ürünleri Üreticileri Kalkınma<br />

Bakanı Lütfi Elvan ile bir araya geldi<br />

İnşaat sektörünün en önemli oyuncularından oluşan <strong>Yapı</strong> Ürünleri Üreticileri Federasyonu<br />

(YÜF) tarafından düzenlenen, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın onur konuşmacısı olarak<br />

katıldığı yemekte sektöre dair önemli açıklamalar yapıldı.<br />

YÜF Yönetim Kurulu Başkanı Şefik<br />

Tüzün; “Ülke Ekonomisine 9.6<br />

Milyar Ciro 92 Bin Kişiye İstihdam<br />

Sağlıyoruz.’’<br />

Sektör değerlendirmesi hakkında bir sunum<br />

yapan <strong>Yapı</strong> Ürünleri Üreticileri Federasyonu<br />

(YÜF) Yönetim Kurulu Başkanı M.<br />

Şefik Tüzün, TÜİK tarafından son açıklanan<br />

verilere göre, <strong>2017</strong> yılının ilk 8 ayında<br />

Türkiye’de satılan konut sayısı %7,7 oranında<br />

artış ile 890 bine yükseldiğine dikkat<br />

çekti. Buna paralel olarak yapı ürünleri<br />

üreticileri sektörünün de 2016 yılında 9,6<br />

milyar dolarlık ciroya ulaştığını <strong>2017</strong> yılı<br />

hedefinin ise 10 milyar dolar olduğunu<br />

açıkladı.<br />

YÜF Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Şefik Tüzün<br />

Sürdürülebilir büyümesi ile Türkiye ekonomisinin<br />

lokomotifi olan inşaat sektörünün<br />

bütününü oluşturan temsilcilerin bir araya<br />

gelmesiyle kurulan <strong>Yapı</strong> Ürünleri Üreticileri<br />

Federasyonu (YÜF) tarafından düzenlenen<br />

yemekte gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde<br />

bulunuldu. Kalkınma Bakanı<br />

Lütfi Elvan’ın onur konuşmacısı olarak katıldığı<br />

yemekte poroz beton, beton yollar<br />

ve bariyerler, konutta kaliteli beton kullanımı,<br />

belediye çöplerinin sektörde atık<br />

yakıt olarak kullanımı, yapı malzemeleri<br />

üretiminin sürdürülebilir ekonomik katkısı<br />

gündem maddelerini oluşturdu.<br />

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan ; “<strong>Yapı</strong><br />

Ürünleri Üreticileri 6 milyar dolara<br />

yakın ihracat gerçekleştirerek<br />

ekonomimizin mimarı olmuştur”<br />

Sektör temsilcileriyle bir araya gelen Türkiye<br />

Cumhuriyeti Kalkınma Bakanı Lütfi<br />

Elvan, yapı malzemeleri sektörü, ülke için<br />

oluşturduğu istihdam ve katma değere ek<br />

olarak, önemli bir ihracat potansiyeline de<br />

sahip olduğuna dikkat çekerek : “ Özellikle<br />

çimento ihracatında önemli bir konumda<br />

olan ülkemiz, uluslararası piyasalarda<br />

konumunu güçlendirerek yapı malzemesi<br />

ihracatını çok daha ileri seviyelere çıkarmayı<br />

hedeflemektedir. <strong>Yapı</strong> malzemeleri<br />

sektöründe büyük ölçüde yerli hammadde<br />

kullanılmaktadır. Net ihracat fazlası veren<br />

Türkiye Cumhuriyeti<br />

Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan<br />

sektör, ülkemize döviz girdisi sağlamaktadır.<br />

Özellikle çimento, hazır beton, kireç<br />

sektörlerinde 2010-2016 yılları arasında<br />

toplam olarak 6 milyar dolara yakın ihracat<br />

gerçekleştirilmiştir. Buna karşın aynı<br />

dönemde bu malzemeler bazında ithalat<br />

toplamı 170 milyon dolar dolaylarındadır.<br />

Bu ciddi bir başarıdır” dedi.<br />

Beton Yol Kullanım Önerisine Açığız<br />

Yıllık üretim hacmiyle Türkiye Avrupa’daki<br />

beton üretiminin lideri konumunda yer alıyor.<br />

Ayrıca ülkemiz, Dünya genelinde ise<br />

Çin ve Amerika Birleşik Devletleri’nden<br />

sonra en çok beton üreten üçüncü ülke<br />

konumda bulunuyor. Konuyla ilgili YÜF yönetiminden<br />

bilgi alan Bakan Elvan, gerekli<br />

ülkenin milli değerlerine sahip çıkarak,<br />

beton yol kullanım öneri tekliflerine açık<br />

olduklarının da altını çizdi.<br />

Sel Felaketleri Poroz Beton<br />

Kullanımıyla En Aza İndirilebilir<br />

Türkiye’nin milli değerlerine sahip çıkma<br />

misyonuyla hareket ettiklerini söyleyen<br />

Tüzün: ‘Uzun yıllar poroz beton kullanımını<br />

gündeme taşıyoruz. Son yıllarda özellikle<br />

İstanbul gibi metropollerde yaşanan sel<br />

felaketleri poroz beton kullanımını tekrar<br />

gündeme getirdi. Çünkü özellikle alt yapı<br />

sorunu ve yollarda kullanılan malzemelerin<br />

su geçirmez oluşu felaketin boyutunu<br />

artırmıştır. Yollarda ve geniş yüzey alanı<br />

bulunan parklarda, otoparklarda poroz<br />

beton kullanımının yaygınlaşmasıyla bu<br />

tarz olumsuzlukların yaşanmasının önüne<br />

geçilebilecektir. Poroz beton uygulamaları<br />

geçirimsiz klasik kaplama yüzeylerinin aksine<br />

yağmur suyunun kaplama yüzeyinden<br />

geçişine izin vererek suyu kirletmeden yeraltı<br />

suyuna ulaştırmaktadır” dedi.<br />

Beton Yol Kullanımıyla 1,3 Milyar<br />

Dolardan Fazla Tasarruf Sağlanabilir<br />

Sunumunda Türkiye’nin 2016 yılı sonunda<br />

cari açığının 32,6 milyar dolar olarak açıklandığına<br />

değinen Tüzün, bu tablonun içinde,<br />

petrol ürünleri ithalatı hatırı sayılır bir<br />

yer tuttuğunun altını çizdi. Türkiye’de her<br />

yıl 25 milyon ton petrol ithal edildiğini ve ithalata<br />

bağımlılık oranının yüzde 98 seviyesinde<br />

seyrettiğine de dikkat çeken Tüzün,<br />

:“Beton yol ve beton bariyer teknolojilerinden<br />

yeterince faydalanılması halinde ülke<br />

ekonomisine özellikle hammaddenin yerli<br />

sermayeden karşılanabilmesi adına önemli<br />

avantajlar sağlayacak, uzun ömürlü olması<br />

nedeniyle siz uygulayıcılara ciddi zaman<br />

kazandıracak ve en önemlisi ülkemizde etkin<br />

kullanımı halinde her 3 yılda bir Avrasya<br />

tüneli projesi kadar tasarruf sağlayarak<br />

cari açığın azalmasına neden olacaktır. Bu<br />

nedenle beton yolların alternatif bir seçenek<br />

olarak kullanılması gündemimizde yer<br />

almalı. Ayrıca trafikte güvenliği arttırmak<br />

için beton bariyer kullanımının önemi acı<br />

gerçeklerle karşımıza çıkmaktadır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 39


Markalı projelerin öncelikli tercihi<br />

Özler Kalıp ve İskele Sistemleri<br />

Kadıköy ilçesine bağlı Fikirtepe mahallesinde yaklaşık 7 yıl önce başlayan Kentsel Dönüşüm<br />

Projeleri hız kesmeden yükselmesiyle devam ediyor. ÖZLER Kalıp ve İskele Sistemleri,<br />

hayata geçirilen bu markalı konut projelerinde de firmaların öncelikli tercihi…<br />

Son yıllardaki projelerinde ÖZLER’i Kalıp<br />

ve İskele Sistemleri konusunda çözüm ortağı<br />

olarak gören Haldız İnşaat, Transform<br />

Fikirtepe projesinde de ÖZLER Kalıp ve<br />

İskele Sistemlerinin ürünlerini tercih etti.<br />

2016 yılının Mart ayında başlayan projenin<br />

bitiş tarihi Mart 2018 olarak ön görülmekte.<br />

22,5 dönüm arazi üzerine kurulacak<br />

olan Transform Fikirtepe 160.500 m² lik<br />

inşaat alanına sahip. 1.080 konut ve 12<br />

ticari ünite içeren 4 bloktan oluşmakta.<br />

Hayatın değişimine yön verecek ve yalnızca<br />

Fikirtepe’nin değil İstanbul’un da geleceğine<br />

çok yakışacak bu proje Kadıköy’ün<br />

kalbinde ÖZLER Kalıp ve İskele Sistemleri<br />

ile yükseliyor. Projede tercih dilen tescilli<br />

ürünümüz Rapido Panel Perde Kalıp Sistemi,<br />

kalıp montaj aşamalarını ve süresini<br />

azaltan, kule vinç sistemi ile kolaylıkla kullanılan<br />

betonarme yapıların inşa süresini<br />

kısaltan, iş gücünden tasarruf eden özel-<br />

40<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Neden Rapido ® Panel Perde Kalıp Sistemi tercih edilmeli?<br />

- Kalıp işçiliği süresini azaltır.<br />

- Kalıp sirkülasyon süresini düşürür.<br />

- Kalıp kurulumu için özel montaj gerektirmez.<br />

- Zamandan ve işçilikten kazanç sağlar.<br />

- Kalıp kurulumu hızlı ve kolaydır.<br />

- Kullanım ömrü uzundur.<br />

- Esnek bir sistemdir. Tüm ebatlardaki perde ve kolon imalatında rahatlıkla<br />

kullanılabilir.<br />

likleri ile inşaatlarda benzersiz kolaylıklar<br />

sağlıyor. Üstelik tek bir projede değil farklı<br />

projelerde de rahatlıkla kullanılabilen vibrasyona<br />

dayanıklı düzgün beton yüzey sağlayan<br />

ve en-boy fark etmeksizin her türlü<br />

ebada ve yüksekliğe uyarlanabilen özellikleri<br />

bir arada barındırıyor. Rapido ® Panel<br />

Perde Kalıp Sistemi panellerimiz 25 farklı<br />

tipte üretiliyor. 30-45-60-75-90-120 cm<br />

genişlik ve 60-90-120-150-270-300-330<br />

cm yükseklik ölçüleri ile hazırlanan ürünlerimiz,<br />

şantiyelere kullanıma hazır olarak<br />

gönderiliyor. Panel kalıp sistemi ana çerçevesinde<br />

Welser Profile’ in ÖZLER için<br />

özel olarak tasarladığı mukavemet değeri<br />

yüksek profiller ve panellerin yüzeyinde<br />

21 mm Birch Plywood kullanılıyor. Tüm<br />

panel kalıp sistemleri otomatik gazaltı<br />

kaynak makineleri kullanılarak üretiliyor.<br />

Fırın Boya teknolojisi kullanılarak boyanan<br />

ürünlerimiz isteğe bağlı olarak galvaniz ile<br />

de kaplanabiliyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 41


Çözüm Ortağı<br />

Basit ve hızlı çerçeveli iskele:<br />

Layher Şimşek ® İskele<br />

Basit ve tartışmasız en hızlı monte edilen geçmeli çerçeveden oluşan bu sistem cepheler<br />

için mükemmel çözümler sunar. Sadece altı temel element ile -çerçeve, platform, korkuluk,<br />

tekmelik, çapraz ve ayarlı ayak mili- Layher klasiği olarak “şimşek hızında” iskele kurulur.<br />

Her türlü ihtiyaca cevap verecek geniş<br />

yelpazede ara elemanlar, kelepçeler ya<br />

da konsol gibi parçalar bütün sistemi<br />

tamamlar. Sistemin tüm parçaları korozyona<br />

karşı 60-80 µm sıcak daldırma galvaniz<br />

ile korunmaktadır. Kurulumunu tek<br />

bir kişinin bile yapabileceği şekilde tasarlanan<br />

bu sistem çok hızlı kurulur ve sökülür.<br />

Sistemin tamamı TS EN 12810,<br />

TS EN 12811 ’e uygun üretilmiştir. Tüm<br />

diğer Layher sistem ve ürünleriyle birlikte<br />

kullanılabilir. Çelikten üretilmiş Layher<br />

Şimşek ® (İnşaat) İskele’nin yanı sıra<br />

aynı teknik özelliklere sahip alüminyum<br />

Layher Şimşek ® (İnşaat) İskele de, daha<br />

hafif olması sayesinde, size hem kurum<br />

ve söküm, hem de taşıma kolaylığı sağlamaktadır.<br />

42<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

Saray Alüminyum<br />

ürünlerinin ortak noktası: ‘Kalite’<br />

Kaliteden ödün vermeden, tüketicilerini daima en kaliteli ürünlerle buluşturan Saray,<br />

alüminyum kompozit panel imalatında nem dayanımı, asit dayanımı, UV dayanımı renk ve<br />

parlaklık stabilitesi açısından dünyada bilinen en dayanıklı boya olan Polivinilden Florür<br />

(Pvdf) tercih ederek binaların dış cephesinin uzun yıllar ilk günkü gibi kalmasını sağlıyor.<br />

Talin Saraylı / Saray Grup Yönetim Kurulu Üyesi<br />

İstanbul Güneşli ve Tekirdağ Çerkezköy’de<br />

toplam 90 bin m² kapalı alanda üretim yapan<br />

Saray Alüminyum, ürettiği iç ve dış<br />

cephe sistemleri ile sektörün önde gelen<br />

kuruluşlarından biri olarak tüketicilerini<br />

daima en iyi ürünlerle buluşturmaya devam<br />

ediyor. Yaklaşık 40 senedir sektöre<br />

hizmet veren Saray Alüminyum, binalarda<br />

dayanıklılığı ve estetiği bir arada sunuyor.<br />

Ürettiği ürünlerde şehirlerin ihtiyacını göz<br />

önünde bulunduruyor.<br />

İstanbul gibi deniz kenarı, egzoz ve hava<br />

kirliliğinin yüksek olduğu şehirlerde, yapıların<br />

dış cephelerinde kullanılacak olan<br />

alüminyum kompozit panelin imalatında<br />

mutlaka Polivinilden Florür (Pvdf) boya kullanılması<br />

gerektiğine dikkat çeken Saray<br />

Grup Yönetim Kurulu Üyesi Talin Saraylı<br />

şunları ifade etti:<br />

“Alüminyum kompozit panel imalatında<br />

kullanılabilecek en dayanıklı boya, kimyasal<br />

dayanım, nem dayanımı, renk ve parlaklık<br />

kalıcılığıyla Polivinilden Florür (Pvdf)<br />

boyadır. Pvdf boyalar nem dayanımı, asit<br />

dayanımı, UV dayanımı renk ve parlaklık<br />

stabilitesi ile de diğer boyalardan kalite<br />

olarak ayrılıyor. <strong>Yapı</strong>nın dış cephesinin<br />

kısa zamanda deforme olmasını önlemek<br />

amacıyla, özellikle İstanbul gibi deniz kenarı<br />

ve asit yağmurunun yüksek olduğu<br />

yerlerde, binaların dış cephesinde mutlaka<br />

Pvdf boya tercih edilmelidir.”<br />

44<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Çözüm Ortağı<br />

İstanbul Lojistik 10 araçlık yeni<br />

yatırımında da yine MAN’ı tercih etti<br />

Lojistik sektörünün kurumsal ve çok yönlü markalarından İstanbul Lojistik’in 10 araçlık yeni<br />

yatırımında da tercihi yine MAN oldu. Alınan yeni araçlarla birlikte İstanbul Lojistik’in 70<br />

araçlık güçlü filosundaki MAN sayısı 55’e ulaştı.<br />

İstanbul Lojistik’in aldığı 10 adet MAN<br />

TGX 18.460 4x2 LLS-U çekicinin teslimat<br />

töreni, Ankara Akyurt’taki MAN tesislerinde<br />

gerçekleştirildi. Törende MAN Kamyon<br />

ve Otobüs Ticaret A.Ş. Araç Teslimat Sorumlusu<br />

Salim Kibar, 10 aracı temsilen<br />

dev MAN anahtarını İstanbul Lojistik Hizm.<br />

Tas. Ltd. Şti. Satın Alma Müdürü Onur<br />

Alemdar’a teslim etti.<br />

2005 yılında kurulan İstanbul Lojistik’in,<br />

başta Almanya, Hollanda, Belçika, Fransa<br />

ve İspanya olmak üzere birçok ülkeye<br />

hizmet verdiğini vurgulayan Onur Alemdar,<br />

“Almanya’daki firmamız İstanbul Lojistik<br />

GmbH’ın da çekicilerinin tamamı, Almanya<br />

plakalı MAN TGX 18.500’lerden oluşuyor.<br />

MAN araçları ile olan tüm tecrübelerimiz,<br />

yeni yatırımlarımız için de önemli bir referans<br />

oluşturuyor. MAN araçları, sundukları<br />

yüksek nitelikler, üstün performans ve konfor<br />

olanaklarının yanı sıra yakıt tasarrufu ve<br />

düşük işletme giderleri de fark yaratıyor. Üstelik<br />

MAN sunduğu tüm bu ayrıcalıklarda çıtayı,<br />

Euro 6C ile çok daha yükseklere taşıdı”<br />

dedi. MAN’ın müşterilerine karşı sergilediği<br />

‘yaşam boyu iş ortağı’ yaklaşımına da vurgu<br />

yapan Salim Kibar da, “Bu nedenle MAN<br />

Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş.’nin gerek<br />

bireysel ve gerekse kurumsal müşterileri ile<br />

işbirlikleri çok uzun soluklu olur. İstanbul Lojistik<br />

de uzun yıllara dayanan köklü ve güçlü<br />

işbirliği içinde olduğumuz, sektörün güzide<br />

kuruluşları arasında yer alıyor. İki firma<br />

arasındaki bu güzel işbirliğinin önümüzdeki<br />

yıllarda da güçlenerek süreceğine inancımız<br />

tamdır” açıklamasında bulundu.<br />

46<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


DOSYA KONULARI:<br />

İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ<br />

ASANSÖR SİSTEMLERİ<br />

GENİŞ FORMAT YAZICILAR


İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ<br />

Günümüzde pek çok insanın yaşamının önemli bir bölümü kapalı mekanlarda<br />

geçmekte. Bu mekanlar gerek hacim, gerekse barındırdıkları insan sayısı olarak<br />

büyük boyutlara ulaşmış durumda. Başlıca fuar, konferans, tiyatro, sinema salonları,<br />

alışveriş merkezleri ve pencereleri açılmayan yüksek binaların yaşanabilir hâlde<br />

tutulması için ‘İklimlendirme Sistemleri’ mecburi hale gelmiş durumda.<br />

ASANSÖR SİSTEMLERİ<br />

Asansörler, dikey olarak yük ve insan taşımada kullanılan bir araçtır. Daha<br />

yüksek ve derin yapıların yapılmasıyla, insanların ve yüklerin üst ve alt<br />

katlara ulaşabilmesi ihtiyacı asansörleri zorunlu kılmış.<br />

GENİŞ FORMAT YAZICILAR<br />

Mimari, mühendislik ve inşaat firmaları, zemin planlarından CAD çizimleri,<br />

CAM detaylı planları ve yerleşim planlarına kadar birçok işlem için geniş format<br />

yazıcıları kullanmakta.


“Sektörü bir araya getirici çeşitli<br />

organizasyonlar gerçekleştiriyoruz”<br />

“Memnuniyetle belirtmek isterim ki, 60-70 ülkeye ihracat yapan hatta ismini kolay telaffuz<br />

edemediğimiz birçok ülkeye mal satan firmalarımız mevcut. Her yeni pazarın kendileri için<br />

bir şans olduğunu gören ve riski yaymak için çalışan firma sayımız oldukça fazla.”<br />

Salih Zeki Poyraz / İklimlendirme Sanayi<br />

İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Günümüzde insan yaşamının olmazsa olmaz<br />

parçası haline gelen İklimlendirme, kaliteli<br />

ve sağlıklı bir yaşamın da şartlarından<br />

bir tanesi. İklimlendirme Sektörü, günlük<br />

yaşantımızın %90’ını geçirdiğimiz iç ortamlarda,<br />

hava kalitesinin daha konforlu ve<br />

hijyenik olabilmesi için faaliyet göstermekte.<br />

Bu bağlamda bizler de dosya konumuz<br />

çerçevesinde İklimlendirme Sanayi İhracatçıları<br />

Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Salih<br />

Zeki Poyraz’a Türkiye İklimlendirme sektörü<br />

hakkında merak ettiklerimizi sorduk.<br />

Birliğinizin kuruluş amacı ve<br />

misyonundan bahsederek, şu an<br />

gündemdeki faaliyetleriniz hakkında<br />

bizi bilgilendirir misiniz?<br />

Öncelikle İklimlendirme deyince biz sektör<br />

olarak ne anlıyoruz ona değinmek gerekir.<br />

Isıtma, Soğutma, Klima, Havalandırma, Tesisat<br />

ve Yalıtım ürünlerini barındıran ve içinde<br />

bulunulan ortamın kullanıcı ihtiyaçlarına<br />

göre şartlandırılmasını sağlayan bir sektör.<br />

Sanayi dışı elektrik kullanımından yaklaşık<br />

olarak %55 oranında pay alan ve çevre ile<br />

direk temas halinde olan bir sektör. Sektörümüzün<br />

ihracatı çok parçalı bir yapıya sahipti.<br />

Firmalarımız Elektrik-Elektronik, Makine,<br />

Demir-Demir Dışı Metaller, Kimya gibi<br />

sektörlere üyeydi ve buralardan ihracat gerçekleştiriyordu.<br />

Birçok sektör altına yayılmış<br />

sektörümüz sesini duyuramayan, kendini<br />

ifade edemeyen bir konumdaydı. İSİB<br />

Sektör ihracatını bir çatı altına toplamak,<br />

sektör sorunlarına tek elden çare aramak,<br />

sektörümüz ile ilgili bilgilere daha rahat<br />

ulaşmak amacıyla kuruldu. Sektör ürünlerini<br />

6 ana ürün grubu altında ifade ediyoruz.<br />

Bunlar; Isıtma, Soğutma Klima, Tesisat ve<br />

Havalandırma Sistem ve Elemanları ile Yalıtım<br />

<strong>Malzeme</strong>leri olarak sıralanabilir.<br />

Sektördeki hızlı gelişmeler nedeniyle iklimlendirme<br />

sektörü bağımsız bir sektör haline<br />

gelmiştir. Bu kapsamda, sektörün yoğun<br />

çalışmaları ile İklimlendirme Sanayi İhracatçıları<br />

Birliği (İSİB) 2011 yılı Ekim ayında<br />

kurulmuş ve 2012 yılı Ocak ayı itibariyle faalliyetlerine<br />

başlamıştır.<br />

50<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Birliğinizin üye yapısı ve üyelerinize<br />

sunulan olanaklardan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

İklimlendirme Sanayi İhracatçıları Birliği öncelikle<br />

firmalara bir arada bulunma, birlikte<br />

daha güçlü olma şansı sunuyor. Sektörü<br />

bir araya getirici çalıştaylar, üye toplantıları,<br />

STK’lar ile çeşitli organizasyonlar ve faaliyet<br />

gerçekleştiriyoruz. Sektörümüzü yurt<br />

dışında gerek fuar katılımları ve sektörel<br />

heyet organziasyonları gerekse uluslararası<br />

sektörel örgütler nezdinde temsil ediyoruz.<br />

Ülke notları, ürün raporları hazırlıyor ve üyelerimize<br />

servis ediyoruz. İhracatçı Birliği firmalarımızın<br />

sadece beyanname onaylattığı<br />

bir yapı olarak görülmemeli. Firmalarımızın<br />

bilgi edinebilecekleri, kendilerini tanıtan ve<br />

sorunlarına çare arayan bir yapı olarak görülsün<br />

istiyoruz. Bununla birlikte sektör firmalarımızın<br />

bazılarının bilgi sahibi olmadığı<br />

başka bir konu var. Firmalar ihracatları sırasında<br />

belli oranda nispi aidat ödüyor. İSİB’e<br />

üyelik olmaması durumunda bu kaynağın<br />

bir kısmı diğer sektör Birliklere aktarılıyor<br />

ve başka sektörlerin faaliyetleri için kullanılıyor.<br />

İSİB üyeliği ile bu kaynak yine sektör<br />

firmaları için kullanılsın istiyoruz.<br />

Bilindiği gibi İhracatçı Birlikleri Devlet Yardımları<br />

kapsamında da çeşitli hizmetleri<br />

yürütüyor. Bu alanda Genel Sekreterliğimiz<br />

çok hızlı ve doğru bir şekide bu işlemleri<br />

gerçekleştiriyor. Bu konuda bir de mobil<br />

uygulama yazılımı yapılarak firmalarımızın<br />

kullanımına sunuldu.<br />

Ayrıca İSİB bünyesinde oluşturduğumuz üye<br />

veri tabanı sayesinde ihracatçı firmalarımızın<br />

tanıtımını sağlıyoruz. Ayrıca sektörde<br />

faaliyet gösteren firmalarımızın kullanımına<br />

açtığımız insan kaynakları modülü de güzel<br />

bir proje oldu. Üye firmalarımız hedef ülke<br />

belirlerken ve ihracat pazarlarını genişletirken<br />

Birliğimize bilgi ve veri sağlanması<br />

anlamında her an danışabilirler. Bu konuda<br />

da gereken tüm desteği veriyoruz. Her yıl<br />

düzenledğimiz Başarılı İhracatçılar Ödül Töreni<br />

ile de üyelerimize ihracat performanslarına<br />

göre ödül veriyoruz.<br />

Sektörünüzün ihracat yapısı ve<br />

üyelerinizin ihracata yönelik<br />

çalışmaları hakkında bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Her firmanın kendine özgü bir ihracat planlaması<br />

ve stratejisi var. Fuarlara katılmak,<br />

alıcı firmaları ziyaret etmek ve/veya misafir<br />

etmek, yurtdışında yerel ortak ile çalışmak<br />

vs. Tabiki bu çalışmaların başarısı firmanın<br />

yapısı ve yapılan çalışmanın sürekliliği ile<br />

alakalı. Memnuniyetle belirtmek isterim ki,<br />

60-70 ülkeye ihracat yapan hatta ismini<br />

kolay telaffuz edemediğimiz birçok ülkeye<br />

mal satan firmalarımız mevcut. Her yeni pazarın<br />

kendileri için bir şans olduğunu gören<br />

ve riski yaymak için çalışan firma sayımız<br />

oldukça fazla. Tek ülke ile sınırlı kalmanın<br />

risklerini de biz her fırsatta ihracatçımıza<br />

anlatıyoruz.<br />

Üretim kalitesini artırmak ve kalifiye<br />

eleman yetiştirebilmek için ne gibi<br />

çalışmalar yapıyorsunuz?<br />

İklimlendirme ürünleri ve sistemleri doğru<br />

uygulama yapılmasını gerektiren bir yapıya<br />

sahip. Bu nedenle işinin ehli olmayan kişiler<br />

tarafından uygulama yapılması sektörümüz<br />

hakkında olumsuz intiba oluşmasına<br />

sebep oluyor. Biz bu problemi çözmek<br />

amacıyla ülkemizde uzman mühendislik<br />

uygulamasının başlatılmasını istiyoruz.<br />

Bizim bu konuda tamamlanmış bir projemiz<br />

mevcut ve işin yürüyüşüne yönelik<br />

tüm akış şeması oluşturulmuş durumda.<br />

Ancak halen makine mühendisleri odasından<br />

konunun Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na<br />

aktarılmasını bekliyoruz.<br />

Türkiye olarak bir yerlere geleceksek bunu<br />

mühendislik ile başaracağız. Daha nitelikli<br />

ürün üretmek için genel mühendislik disiplinleri<br />

yerine daha alt disiplinler için mühendislik<br />

yapılarına ihtiyacımız var. Otomobili<br />

de iklimlendirme sistemini de aynı<br />

eğitimi almış kişilerin tasarlaması, üretmesi<br />

beklenmemeli. Biz sektör olarak iklimlendirme<br />

mühendisi programına ihtiyaç<br />

duyuyoruz. Bu konuda bazı üniversitelerde<br />

pilot uygulamalar yapılıyor ve akademisyenlerimizle<br />

program oluşturulması için bir<br />

araya gelerek çalışmaya devam ediyoruz.<br />

Sektörün acil çözüm bekleyen<br />

sorunları neler? Bu sorunların<br />

çözümü için ne tür adımlar atılmalı?<br />

Her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde<br />

de bir çok sorun var. Dünyanın<br />

200’den fazla noktasına ihracat gerçekleştiren<br />

sektörümüz yurt içinde ürün<br />

satmakta büyük sorunlar yaşamaktadır.<br />

İhalelerde yerli ürünlerin %15 oranında<br />

avantajlı fiyatla alınması hususunda kararlar<br />

varken biz daha düşük bedelle daha<br />

kaliteli ürünlerimizi satamıyoruz. Biz ülkemizin<br />

de bizim ürettiğimiz kaliteli ürünleri<br />

kullanmasını sektörümüzün farkına varmasını<br />

istiyoruz.<br />

Bununla birlikte ÖTV uygulamasında bazı<br />

sorunlar devam ediyor. Bazı ürünlerimiz<br />

ÖTV uygulamasına tabi iken bazı ürünler<br />

bu uygulama kapsamında yer almıyor. Bu<br />

durum kaliteli ve doğru üretim yapan üreticimize<br />

zarar vermektedir. Konuyla ilgili<br />

olarak vergi idaresi ile görüşmelere devam<br />

ediyoruz.<br />

Sektörümüzün bir çok sektör ile ortak<br />

sorunları olduğu gibi özel sorunları da<br />

mevcut. Ortak sorunlarımızdan bir kaçı da<br />

şöyle sıralanabilir. Nitelikli personel eksikliği,<br />

ulaşım ağının geliştirilmesi, merdiven<br />

altı üretimin engellenememesi, yeni yapılan<br />

binalarda yalıtım malzemesi ve ısıtma<br />

için baca gazlarının kullanımının yeterince<br />

teşvik edilmemesi, uzman mühendis uygulamasına<br />

ihtiyaç duyulması bazı önemli<br />

sektörel sorunlar olarak sıralanabilir. Bu<br />

sorunların çözümleri için halen girişimlerimiz<br />

devam ediyor ve her platformda da<br />

gündeme getiriyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 51


Hasan Önder / Daikin Türkiye CEO’su<br />

“Türkiye’yi Avrupa’nın iklimlendirme üssü<br />

yapmak için var gücümüzle çalışıyoruz”<br />

“Türkiye’de 50 milyon dolarlık yatırım yapmayı ve 2018-2019 yıllarında Avrupa’daki üretimin<br />

bir kısmını Türkiye’deki üretim tesislerine kaydırmayı planlıyoruz. VRV dediğimiz merkezi sistemler<br />

ürünlerinin Türkiye’de üretilmesi için harekete geçtik.”<br />

Isıtma, soğutma ve havalandırma alanında<br />

Türkiye’nin en geniş ürün gamına sahip<br />

olan Daikin, 2011 yılında Airfel’i satın<br />

alarak Türkiye iklimlendirme sektörünün<br />

iddialı bir yatırımcısı konumuna gelmiştir.<br />

Daikin Türkiye CEO’su Hasan Önder’e Daikin<br />

Türkiye’deki son gelişmeleri ve önümüzdeki<br />

dönem için planlarını sorduk. Her<br />

zaman olduğu gibi yine samimi cevaplarıyla<br />

bizleri karşılayan sayın Önder’e teşekkür<br />

ediyoruz.<br />

Firmanızın kısa tarihçesiyle beraber<br />

faaliyet alanlarından ve hedef<br />

kitlenizden bahseder misiniz?<br />

Daikin, 1924 yılında Japonya’da kurulmuş<br />

bir şirket. Isıtma, soğutma, havalandırma<br />

ve florokimyasal ürünlerinde dünya lideri<br />

konumundayız. 150 ülkede 60 bin çalışanımız<br />

ile faaliyet gösteriyoruz. Türkiye’nin<br />

de aralarında yer aldığı 90 ülkede üretim<br />

tesisimiz mevcut, global ciromuz ise 20<br />

milyar doları buluyor.<br />

Daikin, 2011 yılında Türkiye’de Airfel’i<br />

satın alarak doğrudan yatırımcı oldu. Köklü<br />

ve büyük bir Japon şirketi ile Türk insanının<br />

sinerjisi bir araya geldi ve Daikin<br />

Türkiye; üretim tesisleri, Ar-Ge’ye verdiği<br />

önem ve sürekli yeni ürünler geliştirmesiyle<br />

Avrupa’nın yıldızlarından biri oldu.<br />

Bugün Sakarya’da bulunan üretim tesislerimiz,<br />

7 bölge müdürlüğümüz, 300 bayimiz,<br />

22 kadın girişimci Sakura bayimiz,<br />

500 satış noktamız ve 500’ün üzerindeki<br />

yetkili servisimizle Türkiye’nin geniş bir<br />

coğrafyasında faaliyet gösteriyoruz. Ciromuz<br />

2016 sonunda 2015’e kıyasla yüzde<br />

34 artış göstererek 1 milyar TL’ye ulaştı.<br />

52<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Daikin’in hedef kitlesi ise, iklimlendirme<br />

çözümlerine ihtiyaç duyan bireysel ve<br />

ticari kullanıcılar. Daikin Türkiye olarak<br />

konut, ofis, turizm, eğitim, AVM, hastane<br />

ve endüstriyel sanayi alanları gibi<br />

birçok alanda faaliyet gösteren pek çok<br />

önemli marka ile işbirliği içindeyiz. Dünyanın<br />

en büyük fizik laboratuvarı olan<br />

CERN’de bile 2012 yılından bu yana Daikin<br />

kullanılıyor. Birlikte çalıştığımız tüm<br />

iş ortaklarımıza enerji verimliliği yüksek,<br />

yatırım ve çalışma maliyeti düşük, aynı<br />

zamanda tasarımı ile de beğeni toplayan<br />

çözümler üretiyoruz.<br />

Piyasaya sunduğunuz ürünler<br />

ve özellikle ‘ısıtma’ alanında<br />

geliştirdiğiniz sistemler hakkında<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Daikin olarak soğutma ve havalandırma<br />

alanında Türkiye’nin en geniş ürün gamına<br />

sahip şirketiyiz. Ürün portföyümüzde<br />

bireysel kullanım amaçlı ürünlerimizin<br />

yanı sıra, ticari ve endüstriyel iklimlendirme<br />

çözümleri bulunuyor. Ar-Ge ve inovasyon<br />

çalışmalarımız ile Ururu Sarara<br />

ve Emura gibi az elektrik tüketerek yüksek<br />

verimlilik sağlayan ve nem düzeyini<br />

ayarlama, havayı bakterilerden temizleme,<br />

hareketli kanatlar, internet üzerinden<br />

programlanabilme gibi avantajlar<br />

sunan cihazlar üretiyoruz. Daikin patentli<br />

VRV uygulamaları, Altherma hava<br />

kaynaklı ısı pompaları, fancoil üniteleri<br />

ve hava temizleyiciler de müşterilerimize<br />

sunduğumuz ürünler arasında. Daikin<br />

olarak yalnızca soğutma değil, ısıtma<br />

alanında da yatırımlar gerçekleştiriyoruz.<br />

Daikin Türkiye olarak 2016 yılında<br />

elde ettiğimiz 1 milyar liralık cironun<br />

yaklaşık 200 milyonunu ısıtma ürünlerinden<br />

elde ettik. Bu alanda hedefimiz<br />

net: soğutmada olduğu gibi ısıtmada da<br />

dünyanın 1 numarası olmak. Bunun için<br />

attığımız en önemli adım ise Daikin Avrupa<br />

Tasarım Merkezi EDC ve Türkiye’deki<br />

Ar-Ge mühendislerinin 3 yıllık çalışması<br />

sonucunda ortaya çıkan sonucunda Daikin<br />

Premix Tam Yoğuşmalı Kombi. Bu<br />

ürünümüzü <strong>2017</strong>’nin Eylül ayında kullanıcıların<br />

beğenisine sunduk. sonucunda<br />

Daikin Kombi, 40 cm’lik eni, 59 cm’lik<br />

boyu, 25.5 cm’lik derinliği ve 27 kg’lık<br />

ağırlığıyla segmentinin en küçük hacimli<br />

yoğuşmalı kombisi. Bu ürünümüz Daikin<br />

markamız altında piyasaya sürdüğümüz,<br />

doğalgaz ile çalışan ilk cihaz olma niteliği<br />

de taşıyor. 7 milyon liralık yatırımla<br />

ortaya çıkan bu seriyi genişletmeyi planlıyoruz.<br />

2020 yılına kadar ısıtma grubuna<br />

5 milyon liralık yatırım daha yapacağız.<br />

Bunun yanı sıra, Daikin iştiraki olan<br />

Airfel ve Daylux markalarımızın kombi<br />

ve kazan serileri de ısıtma grubundaki<br />

ürünlerimiz arasında yer alıyor. Airfel<br />

markamızla ayrıca şofben ve radyatör<br />

üretimi de gerçekleştiriyoruz.<br />

En son piyasaya sunmuş olduğunuz<br />

en küçük kombiniz hakkında ne tür<br />

geri bildirimler alıyorsunuz?<br />

Daikin Premix Tam Yoğuşmalı Kombi, piyasaya<br />

sunduğumuz ilk günden beri büyük ilgiyle<br />

karşılanıyor. Bu ürünümüz, yer sorunu<br />

olan mekanlarda rahatlıkla kullanılabildiği<br />

gibi, tasarım harikası oluşuyla da mekanların<br />

ve yapıların modern görünümüne katkıda<br />

bulunuyor. Bu ürünümüzle tanışan ve ısıtma<br />

sorunu yaşayan kullanıcıların eski kombileriyle<br />

vedalaşacağını düşünüyoruz.<br />

Önümüzdeki dönemde yeni<br />

yatırımlarınız ve projeleriniz neler<br />

olacak?<br />

Türkiye, Daikin için önemli bir üretim merkezi<br />

ve biz de bu konumu daha da güçlendirmek<br />

için yatırımlarımızı sürdürüyoruz.<br />

Daikin tüm dünyada Fusion20 isimli bir<br />

program yürütüyor. Daikin Türkiye olarak<br />

bu program doğrultusunda 2020 yılına<br />

ilişkin hedeflerimizi belirledik. Bu yol haritası<br />

doğrultusunda üretim tesislerimizden<br />

yurtdışı satış kanallarımıza kadar pek<br />

çok yeniliğe gittik. Türkiye’de 50 milyon<br />

dolarlık yatırım yapmayı ve 2018-2019<br />

yıllarında Avrupa’daki üretimin bir kısmını<br />

Türkiye’deki üretim tesislerine kaydırmayı<br />

planlıyoruz. VRV dediğimiz merkezi sistemler<br />

ürünlerinin Türkiye’de üretilmesi<br />

için harekete geçtik. Türkiye’yi Avrupa’nın<br />

iklimlendirme üssü yapmak için var gücümüzle<br />

çalışıyoruz. 2020 yılı ciro hedefimiz<br />

1.6 milyon TL’ye ulaşmak. Çalışan sayımızı<br />

1.500 kişiye, ihracatımızı da 200 milyon<br />

dolara çıkarmayı hedefliyoruz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Daikin, yüksek teknolojisi ve kalitesiyle<br />

hep takdir edilen bir marka. Gelecekte<br />

çevre dostu ürünler ve sistemler herkes<br />

için vazgeçilmez hale gelecek. Biz Daikin<br />

olarak bugünden yatırımlarımızı yapıyoruz.<br />

Özel bir önem atfettiğimiz çevre dostu ve<br />

yüksek teknolojiye sahip akıllı ürünlerle<br />

gelecekte de öncü marka olacağımıza ve<br />

sektöre yön vereceğimize inanıyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 53


Dosya<br />

Sıcakta, soğukta güvenli tesisat sistemlerinde<br />

GF Hakan Plastik Flexa ®<br />

PEX-B Boru Sistemleri<br />

Günümüz tesisat sistemlerinin ihtiyaçlarına güvenli ve ekonomik şekilde yanıt veren<br />

GF Hakan Plastik Flexa ® PEX-B Boru Sistemleri, iki farklı ürünü ile mobil tesisat sistemleri,<br />

yerden ısıtma sistemleri, sıcak su ve soğuk su hatları için kolay uygulama, yüksek performans,<br />

düşük bakım maliyeti gibi avantajları da beraberinde sunuyor.<br />

Flexa®, GF Hakan Plastik’in silan yöntemi<br />

ile polietilenden üretilen çapraz bağlı<br />

boru sistemi olarak ürün grubunda yer<br />

alıyor. EN ISO 15875-2 ve DIN 16892 sistem<br />

standartlarına uygun olarak üretilen<br />

Flexa ® ,<br />

-Standart PEX-B Boruları,<br />

-Oksijen bariyerli PEX-B Boruları olarak iki<br />

farklı şekilde 16mm’den 32mm’ye kadar<br />

değişik ebatlarda kullanıma sunuluyor.<br />

Flexa®, sıcak ve soğuk su dağıtım sistemleri,<br />

yerden ısıtma sistemleri, içme<br />

suyu sistemleri gibi alanların yanı sıra buz<br />

pistleri, kar eritme sistemleri gibi değişik<br />

alanlar için de tercih ediliyor. %100 hijyenik<br />

özelliğe sahip olan borularda, oksijen<br />

bariyer katmanı ile ortamdaki oksijenin<br />

borudan geçen suyun ve dolayısı ile tesisatın<br />

içerisine geçmesi, tesisatın metalik<br />

aksamlarının korozyona uğraması ve<br />

paslanması engelleniyor. Bu sayede hem<br />

tesisatın ömrü uzuyor, hem de gereksiz<br />

bakım ve tadilat masraflarının önüne geçilebiliyor.<br />

Yaşam alanı konforu için döşeme<br />

altı ısıtma<br />

Isıtma sistemlerinin amacı, gerekli sıcaklığı<br />

sağlayarak konforlu iç mekan şartlarını<br />

yaratmaktır. Oda içerisindeki havanın sıcaklığı<br />

ile duvarların yüzey sıcaklıkları arasında<br />

düşük sıcaklık farklarının olması da<br />

önemlidir. Döşeme altı ısıtma sistemleri,<br />

konforlu oda ortamlarının yaratılması açısından<br />

en ideal çözüm olarak gösteriliyor.<br />

Alerji ve astımı olan kişiler ve çocukların<br />

güvenliği açısından da koruma sağlıyor.<br />

Sistem ayrıca, bina içi ısıtma sistemleri<br />

için daha az enerji tüketimi ile uygun maliyetli<br />

bir çözüm sunuyor. PEX-B Boru Sistemleri,<br />

döşeme altı ısıtma sistemlerinde<br />

hafif olması, yüksek ısı direnci göstermesi,<br />

hızlı ve kolay montaj yapılabilmesi açısından<br />

öne çıkıyor. GF Hakan Plastik Flexa ®<br />

çapraz bağlı PEX borular, kullanım ve uygulama<br />

esnasında herhangi bir fiziksel<br />

bozulma meydana geldiğinde ısı ile eski<br />

hallerine döndürülebiliyor. Bu şekilde hafıza<br />

özelliğine sahip boruların, kılıflı kullanım<br />

alternatifi de bulunuyor. Kılıflı çapraz bağlı<br />

PEX-B borularda kılıflar, tesisat sisteminde<br />

bir hasar söz konusu olduğunda zemin yüzeyine<br />

zarar vermeden boruların değiştirilmesini<br />

sağlıyor. Kılıf borulu PEX-B sistemi,<br />

uygulamalarda kılıf ile PEX boru arasında<br />

hava boşluğu yaratarak ısı izolasyonu yapıyor<br />

ve suyun ısı kaybını azaltıyor.<br />

54<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Bosch Termoteknik;<br />

yoğuşmalı kombide yine pazar lideri<br />

Dosya<br />

Termoteknik iş kolunda dünyanın ve Türkiye’nin önde<br />

gelen şirketleri arasında yer alan Bosch Termoteknik,<br />

Manisa fabrikasında gerçekleştirdiği, Bosch ve<br />

Buderus markalı yoğuşmalı kombi üretimleri ile açık<br />

ara pazar lideri konumunda bulunuyor.<br />

Bosch Grubu’nun termoteknik iş kolunda faaliyet gösteren şirketi Bosch Termoteknik,<br />

pazardaki diğer rakipleriyle arasını giderek açıyor.<br />

İngiliz BRG Building Solutions firması tarafından <strong>2017</strong> yılında Avrupa Isıtıcı Pazarına<br />

ilişkin olarak yayımlanan raporuna göre Bosch Termoteknik, yoğuşmalı<br />

kombi kategorisinde Bosch ve Buderus markalarıyla pazarda liderliği elinde<br />

bulunduruyor. Bosch 2016 yılı genelinde sektörde birinci olurken, Buderus ise<br />

ikincilikle onu takip etti.<br />

Bosch Termoteknik, 2016 yılında 700 bin adet kombi üretimiyle tarihi bir rekor<br />

kırdı. Bosch’un dünyadaki en büyük kombi üretim merkezi olan Manisa Fabrikasında<br />

25 yılda üretilen kombi sayısı 6 milyon adedi aştı.<br />

Termoteknik iş kolunda dünya çapında öne çıkan tesisler arasında yer alan<br />

Bosch Termoteknik Manisa Fabrikası’nda, dünyanın dört bir yanındaki 41 ülke<br />

için, 551 ayrı tip kombinin imalatı yapılıyor. Üretimde kullanılan ana komponent<br />

ve parçaların imalatı da fabrikada yapılıyor. Bu hammadde ve komponentlerin<br />

yaklaşık %70’i yerli yan sanayiden temin edilerek üretim gerçekleştiriliyor.<br />

Bosch Termoteknik’in Deventer’deki fabrikasına<br />

Türk Gaz Şirketlerinden ziyaret<br />

Isıtma soğutma sektörünün önde gelen şirketlerinden<br />

Bosch Termoteknik, sektörü destekleyici<br />

aktivitelerine devam ediyor. Bu kapsamda Gazmer<br />

iş birliği ile düzenlenen Türkiye’nin farklı şehirlerindeki<br />

gaz şirketlerinde çalışan yetkililerden<br />

oluşan 30 kişilik uzman kadrosunu 28 – 30 Eylül<br />

tarihlerinde Bosch’un Hollanda’nın Deventer kentindeki<br />

fabrikasında ağırladı. Üretim süreçlerini<br />

yerinde görme fırsatı yakalayan yetkililere fabrika<br />

ve süreçleri hakkında da bilgi verildi. Bosch Termoteknik’in<br />

konusunda uzman ekibi tarafından<br />

katılımcılara ürünler, Hollanda pazarı ve gaz onay<br />

süreçlerindeki işleyişler hakkında da detaylı bilgi<br />

paylaşılıp katılımcılardan gelen sorular cevaplandı.<br />

Fabrika turunun ardından katılımcılar fabrikadan<br />

ayrıldılar. Fabrika ziyareti sonrasında kısa bir<br />

şehir turu yapan katılımcılar birlikte yenen akşam<br />

yemeği ile keyifli vakit geçirdiler. Katılımcılar verimli<br />

geçen bu organizasyon sonunda memnuniyetlerini<br />

de dile getirdiler.<br />

56<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


“Wilo’da yenilikler hiçbir zaman bitmez”<br />

“Hangi ihtiyaç için olursa olsun tüm ürünlerimizin ortak özelliği yüksek performanslı, verimli,<br />

bakımı kolay, uzun ömürlü ve güvenilir olmalarıdır. Bunlarla birlikte satış sonrası hizmet<br />

konusunda çok hassas davranıyoruz.”<br />

Isıtma, soğutma, klima, su temini, atıksu<br />

arıtma ve tahliyesi gibi ihtiyaçlara yönelik<br />

hizmet ve çözümleri ile 145 yıldır faaliyetlerini<br />

sürdüren Wilo’yu endüstri ve altyapı<br />

projelerinde, toplu konut inşaatlarında,<br />

stadyumlarda veya dev ulaşım projelerinde<br />

değişmez bir çözüm ortağı olarak görmek<br />

her zaman mümkün. Wilo Türkiye<br />

Genel Müdür Ercüment Yalçın’a bu büyük<br />

başarının arkasında yatan değerleri sorduk.<br />

Türkiye’deki faaliyetleri ve geleceğe<br />

dair planlarını da ele aldğımız bu çalışmamız<br />

için kendilerine teşekkür ediyoruz.<br />

Firmanızın kısa tarihçesiyle beraber<br />

faaliyet alanlarından ve hedef<br />

kitlenizden bahseder misiniz?<br />

Wilo olarak 145 yıllık deneyimimizle, pompa<br />

ve pompa sistemleri alanında oyun<br />

kurucu markalardan biriyiz. Müşterilerimize<br />

özel, sistem verimliliği ve azami enerji<br />

tasarrufu sağlayacak ürünler sunuyoruz.<br />

Wilo Türkiye olarak grubumuzun Yakın<br />

Doğu Satış Bölgesi’nin merkezinde yer alıyoruz.<br />

Azerbaycan, Türkmenistan, Lübnan,<br />

Ercüment Yalçın / Wilo Türkiye Genel Müdürü<br />

İsrail, Suriye ve Irak’ı kapsayan 7 ülkenin<br />

faaliyetleri bize bağlı olarak yürüyor. Türkiye’deki<br />

25. yılımızı kutladığımız <strong>2017</strong><br />

yılında hizmet alanımızı genişletmek için<br />

önemli bir proje başlattık. Yeni dönem<br />

stratejimizde bireylerin de hayatında Wilo<br />

kalitesinin farkını hissettirmeyi amaçlıyoruz.<br />

Bunun için “Initial Line” adını verdiğimiz<br />

domestik bir ürün kataloğu oluşturduk.<br />

B2B’de lider bir marka olan Wilo<br />

perakende pazarına da adım atmış oldu.<br />

Piyasaya sunduğunuz ürünler<br />

ve özellikle ‘ısıtma’ alanında<br />

geliştirdiğiniz sistemler hakkında<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Isıtma alanında sunduğumuz ürünleri; evlerde,<br />

ticari yapılarda ve endüstri alanında<br />

ihtiyaç duyulan çözümlere yönelik olarak<br />

farklı başlıklara ayırabiliriz. Ev sahipleri<br />

için akıllı çözümlerle konutlarda kısa süre<br />

içinde enerji tasarrufu sağlıyoruz. Bir ve<br />

iki katlı evler için ihtiyaca uygun çözümler<br />

sunarken inşaat firmaları da ürünlerimizi<br />

kolay montaj özelliği ve uzun ömürlü olmaları<br />

nedeniyle tercih ediyor.<br />

58<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Ticari yapılarda da sistemlerimiz, maksimum<br />

verimlilik sağlıyor. Bu sayede son<br />

kullanıcılar ve müteahhitler işletim maliyetlerini<br />

önemli ölçüde azaltabildiği gibi<br />

gayrimenkullerinin değerini de uzun vadede<br />

artırabiliyorlar.<br />

Bildiğiniz gibi artan enerji fiyatları, özellikle<br />

endüstri sektörü için büyük maliyet oluşturuyor.<br />

Biz Wilo olarak, endüstri alanında<br />

da kârlı ve uzun vadeli çözümler sunarak<br />

şirketlerin başarısına katkı sağlamaya çalışıyoruz.<br />

Geliştirdiğiniz sistemler ve<br />

ürünleriniz ile uygulama esnasında<br />

inşaat firmalarına ve kullanım<br />

aşamasında son tüketiciye ne gibi<br />

avantajlar sunuyorsunuz?<br />

Hangi ihtiyaç için olursa olsun tüm ürünlerimizin<br />

ortak özelliği yüksek performanslı,<br />

verimli, bakımı kolay, uzun ömürlü ve güvenilir<br />

olmalarıdır. Bunlarla birlikte satış<br />

sonrası hizmet konusunda çok hassas<br />

davranıyoruz. Düzenli olarak eğitimler vererek<br />

servislerimizin donanımlarını geliştiriyoruz.<br />

Müşterilerimizin ihtiyaç duydukları<br />

anlarda 7/24 yanında oluyoruz.<br />

Portföyünüze eklemeyi<br />

düşündüğünüz farklı ürünler olacak<br />

mı? Ürün portföyünüzü genişletirken<br />

hangi kıstaslara dikkat ediyorsunuz?<br />

Grubumuz dünyada ve Türkiye’de sektörün<br />

dijital öncü kuruluşu olma yolunda ilerliyor.<br />

Sektörde enerji verimliliği ile birlikte<br />

dijitalleşme konusunu da sahiplendik.<br />

İçinde bulunduğumuz dijital çağda kullanıcıların<br />

hayatını kolaylaştıracak akıllı ürünlerle<br />

portföyümüzü genişletiyoruz. Wilo’da<br />

yenilikler hiçbir zaman bitmez. Portföyümüze<br />

standartları yükselten yeni ürünler<br />

eklemeye devam edeceğiz.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuz ve 2018<br />

yılı beklentilerinizi birkaç kelimeyle<br />

bizlerle paylaşır mısınız?<br />

Grubumuzun global cirosu 1.3 milyar<br />

Euro’yu geçiyor. Türkiye’de sektörün lideri<br />

olarak bu ciroya önemli oranda katkı sağlıyoruz.<br />

2015, yüzde 25 büyüme ile bizim<br />

için adeta bir sıçrama yılı olmuştu. Dünyada<br />

ve Türkiye’de pek çok ekonomik zorluğun<br />

yaşandığı 2016’da ve <strong>2017</strong>’de de<br />

istikrarımızı bozmadan büyüme başarısını<br />

gösterdik. Biz kendini işine adamış, kaliteli,<br />

genç ve dinamik bir grubuz. Bu özelliklerimizle<br />

2018’de de faaliyet gösterdiğimiz<br />

alanlarda yeni başarılar elde edeceğimize<br />

şüphem yok.<br />

Önümüzdeki dönemde yeni<br />

yatırımlarınız ve projeleriniz neler<br />

olacak?<br />

Önümüzdeki dönemde en çok üzerinde<br />

duracağımız proje, Ekim <strong>2017</strong>’de<br />

lansmanını yaptığımız Initial Line ürün<br />

serisi olacak. Bu serideki yeni ürünler,<br />

su temini ile atıksu pompa ve sistemlerinden<br />

oluşuyor. Başlangıç olarak 13<br />

ürün ve 35 farklı model ile pazara giriş<br />

yaptık. Initial Line ürün serimizle “Artık<br />

perakende pazarında da varız” diyoruz.<br />

Bundan böyle son kullanıcıların hayatına<br />

dokunacağız. Bu segmentte müşterilerimizin<br />

ihtiyaçlarına yönelik kaliteli ürünleri<br />

ulaşılabilir fiyatlarla sunacağız. Yaygın<br />

satış noktalarımız ve yetkin teknik<br />

servislerimizle müşterilerimizi memnun<br />

etmeyi, perakende pazarına ağırlığımızı<br />

koymayı hedefliyoruz.<br />

Wilo, perakende pazarına adım<br />

atacağı ürün serisi “Initial Line”ı tanıttı<br />

Uzman ve öncü kimliğiyle pompa sistemleri sektöründe en çok tercih edilen marka<br />

olan Wilo, daha fazla kullanıcıya fayda sağlamak için yeni bir projeye başladı.<br />

Wilo’nun Tuzla’daki merkezinde Kadir Çöpdemir’in sunuculuğunda gerçekleştirilen<br />

lansmanda, domestik segmentteki bu yeni ürün gamıyla daha önce yer almadıkları<br />

perakende pazarına adım attıkları belirten Wilo Türkiye Genel Müdürü Ercüment Yalçın,<br />

şu açıklamaları yaptı:<br />

“Wilo olarak dünyada 145 yılımızı, Türkiye’de ise 25. yılımızı kutluyoruz. Teknoloji ve<br />

enerji verimliliğinde fark yaratarak büyük projelerin çoğunda yer aldığımız bu dönemde,<br />

yeni ürün gamımız Initial Line serisiyle birlikte hizmet alanımızı daha da genişletiyoruz.<br />

Bu segmentte müşterilerimizin ihtiyacını daha da doğru analiz ederek onlara<br />

kaliteli ürünleri ulaşılabilir fiyatlarla sunmayı hedefliyoruz.”<br />

“Yaygın servis ağımızdan son kullanıcılarımız da faydalanacak”<br />

Wilo Türkiye olarak domestik ürün gamıyla son kullanıcıların hayatına dokunarak,<br />

ürünlerin kullanım safhasında problem yaşanmaması ve ürün ömrü boyunca hizmet<br />

ve kalitenin maksimum seviyede olması için sistemler geliştirdiklerini de söyleyen<br />

Ercüment Yalçın sözlerine şu şekilde devam etti:<br />

“Yaygın satış noktaları ve yetkin teknik servislerimizle birlikte domestik alanda da<br />

müşterilerimizi memnun etmeye devam edeceğiz.”<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 59


“Biz ürün değil, çözüm sağlayan<br />

bir anlayışa sahibiz”<br />

“Tüm ürünlerde güvenlik ve verimlilik en önemli farklılığımız. Biz şirket felsefesi olarak<br />

çevrenin bizlere emanet edildiğinde inanıyoruz ve bu emaneti bizden sonraki nesillere daha<br />

iyi bırakmak için ciddi ARGE faaliyeti yaparak ürünlerimizi geliştiriyoruz.”<br />

90 yıllık bir firma olan Ariston Thermo<br />

Grubu; Ariston – Chaffoteaux – Elco –Atag<br />

gibi markalar ile sektörde en fazla ülkeye<br />

ihracat yapan şirket konumunda. 170’den<br />

fazla ülkeye ihracat yapan şirketin özellikle<br />

‘Ariston’ markası birçok ülkede firma<br />

isminin önüne geçmiş ve ürün grubunun<br />

tanımlamasında kullanılır hale gelmiş durumda.<br />

Ariston Genel Müdürü Turgay Dağ<br />

ile şirket faaliyetleri, markaları ve önümüzdeki<br />

döneme yönelik planları hakkında<br />

konuştuk.<br />

Firmanızın kısa tarihçesiyle beraber<br />

faaliyet alanlarından ve hedef<br />

kitlenizden bahseder misiniz?<br />

Dünyanın birçok yerinde 22 tane stratejik<br />

fabrikamız ve 19 tane ARGE merkezimiz<br />

bulunmakta. ARGE çalışmaları grup içinde<br />

çok önemli, Arge harcamalarımızın oranı<br />

toplam ciromuzun %5 ine ulaşıyor. Bu<br />

konu biliyorsunuz gelişmiş ve gelişmekte<br />

olan ülkelerin ayrılmasında kullanılan<br />

önemli bir KPI ve gelişmekte olan birçok<br />

ülkede %3 seviyelerinde. %5’lik olan harcama<br />

bu sebeple sizlerin de bizi tanımanız<br />

için kritik bir değer. Şirketimizin büyümesi<br />

son dönemlerde oldukça hızlı olmakta ve<br />

genel büyüme satın almalardan gelmekte.<br />

Geçen sene ve bu sene Kanada ve Amerika’da<br />

firmalar satın aldık, bir ay önce kadar<br />

da İsrail’de bir firmanın satın alması<br />

gerçekleşti. Şirketimizin en önemli fokus<br />

alanları elektrikli ısıtıcılar + yenilenebilir<br />

enerji + gazlı ısıtıcılar + güneş enerji sistemleri<br />

ve brülör grupları.<br />

60<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Piyasaya sunduğunuz ürünler<br />

ve özellikle ‘ısıtma’ alanında<br />

geliştirdiğiniz sistemler hakkında<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Isıtma konusunda çok ciddi bir ürün grubumuz<br />

var. Dünyanın her yerinde bizim bir<br />

ürünümüz kullanılıyor. Termosifon ve kombi<br />

ürünleri ciromuzun önemli bir bölümünü<br />

oluşturuyor. Ürünlerimiz Avrupa pazarında<br />

kullanıldığı için, ulaştığımız enerji –güvenlik<br />

ve çevre duyarlılığı en üst standartlarda.<br />

Fonksiyonellik ve İtalyan dizayn anlayışımız<br />

hemen fark ediliyor. Şu an piyasada<br />

olan X ve ONE serileri yıllarca kapalı dolaplar<br />

içinde kalan Kombileri bir anda beyaz<br />

eşya gibi evin en önemli lokasyonlarına taşıdı.<br />

Enerji ve verimlilik konularında kendi<br />

üretimimiz olan ısı pompaları rakiplerimize<br />

göre bizi farklı kılıyor.<br />

Markalarımız her bölge için özel bir strateji<br />

ile pazarda yerini alıyor. Birçok markanın<br />

olmadığı Nijerya (140 milyon Nüfus) – Endonezya<br />

(250 milyon Nüfus) – Çin (1milyardan<br />

fazla) - Hindistan (1.2 Milyar) gibi<br />

marketlerde biz ilk sıralarda yer alıyoruz.<br />

Yeni stratejimiz ile aynı başarıyı Amerika<br />

pazarında da göstermek için, son 2 senedir<br />

bu pazarlara da ağırlık verdik.<br />

Geliştirdiğiniz sistemler ve<br />

ürünleriniz ile uygulama esnasında<br />

inşaat firmalarına ve kullanım<br />

aşamasında son tüketiciye ne gibi<br />

avantajlar sunuyorsunuz?<br />

Biz ürün değil, çözüm sağlayan bir anlayışa<br />

sahibiz. Ciddi büyüklükteki kazanlar<br />

20 dakika içinde sökülüp monte edilerek<br />

çok dar alanlarda rakipsiz bir avantaj sağlıyor.<br />

Tüm ürünlerde güvenlik ve verimlilik<br />

en önemli farklılığımız. Biz şirket felsefesi<br />

olarak çevrenin bizlere emanet edildiğinde<br />

inanıyoruz ve bu emaneti bizden sonraki<br />

nesillere daha iyi bırakmak için ciddi ARGE<br />

faaliyeti yaparak ürünlerimizi geliştiriyoruz<br />

Portföyünüze eklemeyi<br />

düşündüğünüz farklı ürünler<br />

olacak mı? Ürün portföyünüzü<br />

genişletirken hangi kıstaslara<br />

dikkat ediyorsunuz?<br />

Isı pompalarında üretim şirket bünyesinde<br />

başladı. Bu sene termosifonlarda<br />

da ısı pompalı modellerimiz pazarda ilk<br />

defa yer alacak. En büyük farklılık tüm<br />

ürünlerin birlikte çalışabilmesi ve tüketicinin<br />

her daim ulaşabileceği sistemlere<br />

sahip olması.<br />

Turgay Dağ / Ariston Genel Müdürü<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuz ve 2018<br />

yılı beklentilerinizi birkaç kelimeyle<br />

bizlerle paylaşır mısınız?<br />

Türkiye de bir üretim tesisimiz yok, ısı<br />

pazarında lokalde fabrikanız yok ise ve<br />

radyatör üretmiyorsanız pazar şartları sizin<br />

için herkesten farklı gelişiyor. Biz şu<br />

anda %6,5’luk bir pazar payına sahibiz<br />

kombi ürün grubunda %14 kadar da termosifonlarda<br />

Pazar payımız var. Kombide<br />

Türkiye’de stratejik bir firma olmak için uğraşıyoruz<br />

ve hedefimiz %10’luk bir pazar<br />

payına ulaşmak.<br />

Önümüzdeki dönemde yeni<br />

yatırımlarınız ve projeleriniz neler<br />

olacak?<br />

En büyük yatırımımızı Türkiye’de saha ekibine<br />

yaptık. Yeni ürünler ve yeni ekibimiz<br />

ile bu sene adetsel bazda ciddi büyüme<br />

yakaladık. 2018 yılı bizim için en iyi yıllarımızdan<br />

birisi olacak gibi duruyor.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

ERP dediğimiz, Avrupa’da uzun süre önce<br />

geçişi yapılan yüksek enerji verimli ürünlerin,<br />

Türkiye’de de kullanılması en büyük<br />

arzum. Ülkemizin en büyük cari açığı enerjiden<br />

geliyor ve bu yeni yüksek verimli ürün<br />

uygulaması ile ciddi bir enerji tasarrufu<br />

sağlanacak..<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 61


Dosya<br />

Baymak’tan yeni nesil ısı pompaları<br />

Baymak, havadan aldığı enerji ile dört mevsim iklimlendirme sağlayan ısı pompası serisine<br />

yepyeni iki model daha ekledi. Baymak’ın en son DC inverter teknolojisine sahip yeni Split<br />

ve Monoblok ısı pompaları düşük enerji tüketimi, çevre dostu teknolojisi, ekonomik mod<br />

özelliği ve taşınabilir paneli sayesinde kullanıcılarına konfor sunuyor.<br />

Geniş ürün gamıyla her türlü<br />

ihtiyaca yönelik çözümler sağlayan<br />

Baymak, hava kaynaklı<br />

ısı pompası serisinin iki yeni<br />

modeli enerji sınıfı ısıtmada<br />

A++, soğutmada A+ özelliği<br />

ve EN 14511’e göre 4,4 ile<br />

4,8 arasında değişen yüksek<br />

COP değerleri sayesinde yüksek<br />

verim sunarken düşük<br />

enerji tüketimiyle de kazanç<br />

sağlıyor.<br />

LCD ekrana sahip kontrol paneli<br />

kablo ile taşınarak harici<br />

bir şekilde de kullanıma olanak<br />

sağlayan Baymak’ın yeni<br />

nesil Split ve Monoblok hava<br />

kaynaklı ısı pompası ürünleri,<br />

kontrol altyapısı ve ErP uyumlu<br />

düşük enerji tüketimli frekans<br />

konvertörlü sirkülasyon<br />

pompası ile verimlilik<br />

değerlerinde öne çıkıyor.<br />

Baymak’ın yeni nesil ısı<br />

pompaları, -2°C dış hava<br />

sıcaklığında 60°C gibi yüksek<br />

çıkış suyu sıcaklığı ve<br />

düşük sesle çalışma özelliğiyle<br />

en zorlu hava koşullarında<br />

bile kesintisiz konfor<br />

ve yüksek performans<br />

sunuyor. Monoblok tip<br />

ürünler akışkan borulaması<br />

gerektirmeyen kompakt<br />

bir tasarıma sahipken<br />

Split tip modeller ise, hafif<br />

dış ünite tasarımıyla kullanıcılara<br />

kolay montaj imkanı<br />

da sağlıyor. En son DC inverter kompressör<br />

teknolojisine sahip Baymak ısı<br />

pompaları, ne kadar ısıtma yüküne ihtiyaç<br />

olduğunu hassas bir şekilde hesaplayarak<br />

yalnızca evin ihtiyacı kadar elektrik tüketiyor.<br />

Baymak hava kaynaklı ısı pompaları<br />

6,8,9,10,12,14 ve 16 kW kapasiteleri ile<br />

apartman dairesinden villaya farklı mekanlarda<br />

hem ısıtma hem de soğutma için<br />

merkezi sistem konforunu tek çatı altında<br />

sağlıyor. Dört mevsim ideal iklimlendirme<br />

konforunu yaşatan yeni nesil Baymak ısı<br />

pompaları iki farklı ortam için gerekli olabilecek<br />

çıkış suyu sıcaklıklarını birbirinden<br />

bağımsız olarak ayarlayabiliyor. Kullanım<br />

sıcak suyunda ise kullanıcı tercihine göre<br />

boylerde bakteri oluşumunun önlenmesi<br />

için suyun sıcaklığını istenilen zamanlarda<br />

yüksek sıcaklık seviyelerine çıkartabiliyor.<br />

62<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Kubilay Çiftci / İklimlendirme Teknolojileri Genel Müdürü<br />

“Ar-Ge çalışmaları ve yatırımları ile<br />

daha rekabetçi hale geleceğiz”<br />

“Sektörün 2023’te hedeflediği büyüklüğün %60’ının Türkiye’de üretilen ürün ve hizmetlerle<br />

karşılanması bekleniyor. Bu gelişmeler sektörün Türkiye için istihdam açısından da önemli<br />

bir öneme ulaşacağı anlamına geliyor”<br />

Yüksek kalite anlayışı ile üretim yapan<br />

AIRPLUS, Havalandırma ve Klima Sektöründe<br />

daima zirvede olma hedefi doğrultusunda<br />

çalışmalarıın sürdürmekte. AIRPLUS<br />

Genel Müdürü Kubilay Çiftci ile dosya konumuz<br />

çerçevesinde röportaj gerçekleştirdik.<br />

Firmanızın kısa tarihçesiyle beraber<br />

faaliyet alanlarından ve hedef<br />

kitlenizden bahseder misiniz?<br />

İklimlendirme sektöründe 10 senedir %100<br />

Türk Sermayesi ile üretim yapan ve hizmet<br />

veren AIRPLUS İKLİMLENDİRME TEKNO-<br />

LOJİLERİ’nin ürünleri, Türkiye’nin yanısıra,<br />

Azerbaycan, Gürcistan, Türkmenistan, Kazakistan,<br />

Irak ve İran gibi farklı iklimlere sahip<br />

bir çok ülkede yıllardır kullanılıyor. AIRPLUS,<br />

üretimini halihazırda İstanbul Çekmeköy’deki<br />

tesisinde kalifiye personeli ile yapıyor.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuz ve 2018<br />

yılı beklentilerinizi birkaç kelimeyle<br />

bizlerle paylaşır mısınız?<br />

AIRPLUS’ın 2016 yılında kendi markasıyla<br />

yaptığı üretiminin yüzde 82’sini iç pazara<br />

kanalize ettiklerini kaydeden Kubilay ÇİFT-<br />

Cİ, söz konusu yılda %31 büyüklerini dile<br />

getirdi. ÇİFTCİ, <strong>2017</strong>’yi ise %20’nin üzerinde<br />

büyüme ile bitirmeyi hedefledikleri<br />

bilgisini verdi.<br />

Büyüme hedeflerine ulaşmadaki temel<br />

faktörün yine satış sonrası hizmet ve inovatif<br />

ürünler olacağının altını çizen ÇİFTCİ,<br />

“İstikrarlı büyüme, AIRPLUS için önemli bir<br />

konu. Bunun yanı sıra Türkiye’de Avrupa<br />

teknolojisini kullanmaya devam ederek,<br />

yeni ürünlerimizi de pazara sunmayı planlıyoruz”<br />

diye konuştu. 2018’de ise yapacağımız<br />

lokasyon ve makina yatırımı ve ile<br />

%25 oranında büyümeyi hedefliyoruz.<br />

Piyasaya sunduğunuz ürünler<br />

ve özellikle ‘ısıtma’ alanında<br />

geliştirdiğiniz sistemler hakkında<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Portföyünüze eklemeyi düşündüğünüz<br />

farklı ürünler olacak mı? Ürün portföyünüzü<br />

genişletirken hangi kıstaslara dikkat<br />

ediyorsunuz?<br />

Çok Fonksiyonlu DX Hijyenik Paket Klima<br />

Santrali ve Düşük Gürültü Seviyeli Kompakt<br />

Tavan Tipi Isı Geri Kazanım Cihazı’nı<br />

2015 yılında pazara sunduklarını anlatan<br />

Kubilay ÇİFTCİ, “2016’da ise Elektrostatik<br />

Filtreli Davlumbaz Santrali’nin tanıtımını<br />

gerçekleştirdik. <strong>2017</strong> başında AIRPLUS’ın<br />

özel tasarımıyla pazara sunduğumuz Ta-<br />

64<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

van Tipi Fan Coil Ünitesi ve yine <strong>2017</strong>’de<br />

pazara sunduğumuz “Isı pompalı tavan<br />

tipi ısı geri kazanım cihazı”nın yanında<br />

Aralık <strong>2017</strong>’de de ‘Aksiyal Fan’ımızı müşterilerin<br />

beğenisine sunmaya hazırlanıyoruz”<br />

şeklinde konuştu. AIRPLUS’ın ürün<br />

gamı HVAC projelerinin tamamını kapsayacak<br />

şekilde oldukça geniş: Klima Santrali<br />

(müşteri isteğine bağlı olarak otomatik<br />

kontrol panolu / ihtiyaca göre özel tasarım),<br />

DX Bataryalı Klima Santrali (otomatik<br />

kontrol panolu / ihtiyaca göre özel tasarım),<br />

Çatı Tipi Paket Klima Santrali (Rooftop),<br />

Hijyenik Tip Paket Klima Santrali,<br />

Tavan Tipi Fan Coil Ünitesi, Havuz Nem<br />

Alma Santrali, Davlumbaz Santrali (Elektrostatik<br />

Filtreli), Tavan Tipi Isı Geri Kazanım<br />

Cihazı, DX Bataryalı Tavan Tipi Isı Geri<br />

Kazanım Cihazı, Dik Tip Isı Geri Kazanım<br />

Cihazı, Hücreli Aspiratör, Vantilatör, Sıcak<br />

Hava Apareyi (Aksiyal/Radyal Fanlı), Yer<br />

Konvektörü, Şaft Damperi, Sığınak Fanı,<br />

Kanal Tipi Fan, Kanal Tipi Isıtıcı (Elektrikli/<br />

Sulu Tip), HEPA Filtre Kutusu.<br />

“Uluslararası standartlarda ürün imal<br />

etmek şart”<br />

Sektör hakkında da bilgiler veren Kubilay<br />

ÇİFTCİ, Türkiye iklimlendirme sektörünün<br />

ihracatta, uluslararası ölçekli şirketleri,<br />

nitelikli ve genç iş gücü, Ar-Ge çalışmaları<br />

ve yatırımları ile daha rekabetçi hale geldiğini<br />

söyledi. Tüketici bilincinin artması ve<br />

kişi başına düşen milli gelirin yükselmesi<br />

ile ‘konforlu yaşam’ koşullarının ‘alt limit’<br />

haline geldiğini anlatan ÇİFTCİ, “İç pazarda<br />

oluşan bu durum iklimlendirme sektörü<br />

için bir fırsat oluyor fakat, ekonomik dalgalanmalar<br />

göz önüne alındığında ihracat<br />

yine de zorunluluk haline geliyor. İhracat<br />

ve iç pazara satışları dengelişekilde devam<br />

ettirmenin şartı ise güncel teknolojiyi<br />

takip ederek, uluslararası standartlarda<br />

ürün imal edebilmek” dedi.<br />

Öte yandan küresel ısınmanın etkisinin<br />

her geçen gün daha da fazla hissedildiği<br />

bir değişim süreci içine girildiğinin altını<br />

çizen Kubilay ÇİFTCİ, , “Sektörün 2023’te<br />

hedeflediği büyüklüğün %60’ının Türkiye’de<br />

üretilen ürün ve hizmetlerle karşılanması<br />

bekleniyor. Bu gelişmeler sektörün<br />

Türkiye için istihdam açısından da önemli<br />

bir öneme ulaşacağı anlamına geliyor”<br />

şeklinde konuştu.<br />

Önümüzdeki dönemde yeni<br />

yatırımlarınız ve projeleriniz neler<br />

olacak?<br />

2018 başında yine İstanbul’daki yeni<br />

lokasyonumuzda üretime devam etmeyi<br />

planlıyoruz. Yeni lokasyonun vereceği<br />

avantajlar, öncelikle daha büyük üretim<br />

alanında adetsel olarak üretim hatlarımızın<br />

artışı gerçekleşecek. Mevcut makina<br />

parkımızı daha verimli kullanabileceğiz ve<br />

üretimi ilave makina yatırımı ile destekleyeceğiz.<br />

Geliştirdiğiniz sistemler ve<br />

ürünleriniz ile uygulama esnasında<br />

inşaat firmalarına ve kullanım<br />

aşamasında son tüketiciye ne gibi<br />

avantajlar sunuyorsunuz?<br />

İlk yatırım maliyeti, ekipman ve işçilik<br />

kalitesi, enerji verimliliği, projeye uygun<br />

esnek çözüm alternatifleri, uygun teslim<br />

süreleri ve AIRPLUS’ın özgün tasarımı pazarda<br />

öne çıkan ve bizi farklılaştıran özelliklerimiz<br />

ama bence AIRPLUS markası en<br />

çok, kaliteli bir ürünü satın aldıktan sonra<br />

sorunsuz işletmenin de elde edileceğinin<br />

garantisini vermemiz sebebiyle tercih ediliyor.<br />

Kurulum ve devreye almanın ardından,<br />

çözüm ortaklığı anlayışıyla, yurtiçi ve<br />

yurtdışında, gerek talep üzerine gerekse<br />

bakım hizmet anlaşmalarıyla servis hizmeti<br />

vermekteyiz. Ürünlerimizin garanti süresinden<br />

sonraki dönemde de sürekli olarak<br />

sağlıklı ve verimli şekilde çalışmaya devam<br />

etmesini temin etmek amacıyla AIRP-<br />

LUS bakım-hizmet anlaşmaları yapılmakta<br />

ve bu sayede ürünlerimizde iş sürekliliği<br />

maksimum seviyeye ulaşmaktadır. Bu hizmet,<br />

AIRPLUS’ın merkezi servis ekibi tarafından<br />

verildiği gibi yetkili servislerimiz<br />

tarafından da verilmektedir.<br />

Satış sonrası hizmetleriniz hakkında<br />

kısaca bilgi verir misiniz?<br />

Uzman servis kadromuz ve yetkili servislerimizle,<br />

yeterli teknik donanım, yedek<br />

parça-işçilik garantisi, uygun fiyatlı yedek<br />

parça-servis ücretleri, güleryüzlü hizmet ve<br />

profesyonel yaklaşım ile en kısa sürede hizmet<br />

verilerek yüksek müşteri memnuniyeti<br />

sağlanmaktadır. Müşterilere sunduğumuz<br />

servis hizmetleri için 1 senelik işçilik garantisi<br />

vermekteyiz.<br />

Ürünlerimizin çoğu, uzaktan bağlantı yapılarak<br />

çalışma şartları tarafımızdan online<br />

olarak izlenebilmekte, arıza halinde sistem<br />

AIRPLUS servis ekibine otomatik olarak<br />

alarm göndermektedir. Bu erişim sayesinde<br />

belirli arızalara müdahale uzaktan yapılabilmekte,<br />

zaman ve masraftan tasarruf<br />

sağlanmakta, müdahale anlık olabilmektedir.<br />

Ürünlerin tasarım aşamasından devreye<br />

alınmasına kadar geçen süreçte sürekli<br />

müşteri ile temasta kalan AIRPLUS, bu süreçte<br />

belirlenen bazı dinamik ihtiyaçların da<br />

giderilmesini sağlayarak müşteri memnuniyeti<br />

oluşturmaktadır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 65


Dosya<br />

Vaillant Group Türkiye, Sürdürülebilirlik<br />

Ödülü’ne layık bulundu<br />

Bu yıl ilk kez düzenlediği “İş Yaşamında Kadın Liderliği” paneli büyük ilgi gören ve<br />

kadın çalışan sayısını artırmaya öncelik veren Vaillant Group Türkiye, Vaillant Group<br />

Sürdürülebilirlik Ödülleri Çalışanlar kategorisinde ödül kazandı. Vaillant Group Türkiye İK<br />

Direktörü Nilüfer Birdal ödülü Vaillant Group CEO’su Dr Carsten Voigtländer’ın elinden aldı.<br />

Vaillant Group Türkiye, 8 Mart Dünya Kadınlar<br />

Günü nedeniyle düzenlediği “İş Yaşamında<br />

Kadın Liderliği” paneli ile Vaillant<br />

Group şirketleri arasında verilen S.E.E.D.S<br />

Ödülü’ne layık bulundu. Dört kategoride<br />

ödüllerin dağıtıldığı organizasyonda, bu yıl<br />

yapılan 34 başvuru arasından seçilen Vaillant<br />

Group Türkiye; panele gösterilen yüksek<br />

katılım, ulusal basında çok sayıda habere<br />

konu olma ve kadın çalışan oranını artırma<br />

önceliği nedeniyle ödüle hak kazandı. Vaillant<br />

Group Türkiye’nin Çalışanlar kategorisindeki<br />

ödülünü, düzenlenen törenle İK Direktörü<br />

Nilüfer Birdal Vaillant Group CEO’su<br />

Dr Carsten Voigtländer’dan aldı. Adını, filizlenerek<br />

değişimi başlatma özelliği taşıyan “tohum”dan<br />

alan S.E.E.D.S Ödülleri, Vaillant<br />

Group bünyesinde iki yılda bir düzenleniyor.<br />

S.E.E.D.S organizasyonu; Çevre, Çalışanlar,<br />

Geliştirme ve Ürünler ile Toplum kategorilerinde<br />

sürdürülebilirlik yaklaşımına gösterilen<br />

katkıya ödül veriyor. Bu yarışmayla birlikte<br />

Vaillant Group; çalışana, çevreye, ürün gelişimine<br />

ve topluma karşı sorumluluklarını<br />

yerine getirerek karlı ve dengeli bir şekilde<br />

büyümeyi hedeflediğini ortaya koyuyor.<br />

Öncelik, kadın çalışan oranını<br />

artırmak<br />

Vaillant Group Türkiye’nin, kadınların kurumsal<br />

yaşamdaki varlıklarını ve ilham veren<br />

hikayelerini daha geniş kitlelere ulaştırmalarına<br />

destek olmak amacıyla 8 Mart Dünya<br />

Kadınlar Günü’nde düzenlediği “İş Yaşamında<br />

Kadın Liderliği” panelinde, kadın kimliğinin<br />

liderliğe etkisi, ön yargılara rağmen fark<br />

yaratan kadın hikayeleri ele alındı. Vaillant<br />

Group Türkiye’nin farklı bölümlerinde çalışan<br />

ve kariyer imkanlarını iyi değerlendirerek<br />

yüksek performans gösteren kadın çalışanlar,<br />

kendi hikayelerini katılımcılarla paylaştı.<br />

Kadının aile içinde yakaladığı eğitim ve gelişim<br />

fırsatları, kurumsal ortamda kadının hayatı,<br />

kadının diğer rolleriyle kurumsal rolün<br />

etkileşimi, iş ve özel yaşam dengesi, onları<br />

başarıya götüren kişilik özellikleri, yetkinlikleri,<br />

değerleri ve erdemleri de konu başlıkları<br />

arasında yer aldı. Panele dinleyici olarak katılan<br />

tüm çalışanlara, kendi biricik hikayelerini<br />

oluşturma ve güzel bir geleceği birlikte<br />

şekillendirme konusunda aktif rol alma çağrısı<br />

yapıldı. Vaillant Group Türkiye, panelde,<br />

1709 çalışanın sadece yüzde 13’ünü oluşturan<br />

226 kadın çalışanı olduğunu belirterek,<br />

sektör geneline uyumlu olan bu oranı yeterli<br />

görmediklerini ve yükseltmek için çaba harcayacaklarını<br />

da açıkladı. İK departmanı,<br />

kadın çalışanları başarıya giden yolculuklarında<br />

güçlendirmeyi ve kadın çalışan oranını<br />

artırmayı öncelikleri arasına aldı. Kadınlara<br />

‘daha fazla fırsat vermek’ için neler yapılabileceği<br />

konusundaki çalışmalar da Vaillant<br />

Group Türkiye’nin liderlik gündemine girdi<br />

66<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


“2018 yılını ortalama %15 büyüme ile<br />

kapatmayı hedefliyoruz”<br />

“Uygulama esnasında inşaat firmalarının ihtiyaçlarına yönelik en uygun çözümleri tek elden<br />

sunabiliyoruz. Kendimize ait üretim tesisimiz olduğu için, uygulanacak projede bizden ne tür<br />

bir ısıtma çözümü bekleniyor ise buna en uygun ürünleri en hızlı biçimde üretebiliyoruz.”<br />

ile de toplu konut, otel, hastane, yurt gibi<br />

yerlerin de ısıtma ve sıcak su ihtiyaçlarına<br />

kurumsal çözümler sunuyoruz.<br />

2004 yılında kurulan Daxom, ülke geneline<br />

yayılan 50’ye yakın toptancı bayisinin<br />

yanı sıra yaklaşık 350 satış noktası<br />

ve yaygın servis ağı ile hizmet vermekte.<br />

Daxom Genel Müdürü Aydın Çetin ile gerçekleştirdikleri<br />

faaliyetler ve önümüzdeki<br />

döneme dair plan ve projeleri üzerine konuştuk.<br />

Firmanızın kısa tarihçesiyle beraber<br />

faaliyet alanlarından ve hedef<br />

kitlenizden bahseder misiniz?<br />

DAXOM ticari markası ile 2004 yılından bu<br />

yana ısı cihazları sektöründe faaliyet gösteren<br />

firmamız, başlangıçta, yurt dışından<br />

ithal ettiği ürünleri Türkiye pazarına sunarken,<br />

şu anda İstanbul Ümraniye’deki yaklaşık<br />

2 bin 500 metrekarelik kapalı alanda<br />

yılda ortalama 17-18 bin adet yoğuşmalı<br />

duvar tipi kazan, elektrikli kombi, hermetik<br />

şofben, yoğuşmalı şofben ve elektrikli şofben<br />

üretimi gerçekleştiriyor. DAXOM, ülke<br />

geneline yayılan 50’ye yakın toptancı bayisinin<br />

yanı sıra yaklaşık 350 satış noktası<br />

ve yaygın servis ağı ile hizmet veriyor. Daire<br />

ve villalar için bireysel kullanım dışında<br />

yüksek kapasiteli yoğuşmalı şofbenlerimiz<br />

Piyasaya sunduğunuz ürünler<br />

ve özellikle ‘ısıtma’ alanında<br />

geliştirdiğiniz sistemler hakkında<br />

bilgi verir misiniz?<br />

Ürün gamımızda farklı ısıtma çözümlerine<br />

yönelik modellerimiz bulunuyor. Sıcak su<br />

ihtiyacı için hermetik ve yoğuşmalı şofbenlerimiz<br />

bulunuyor. Bu modeller içinde, yerli<br />

üretimimiz olan ve Dünyanın en ince hermetik<br />

şofbeni özelliğine sahip Daxom Plus<br />

da yer alıyor. Tercihe göre doğalgaz veya<br />

LPG ile çalışan şofbenlerin yanı sıra bir de<br />

elektrikli şofben grubumuz var. Isıtma tarafındaki<br />

ana ürünlerimiz iki tip. Bunlardan<br />

birisi özellikle doğalgaz hattı bulunmayan<br />

bölgelerdeki binaların ısıtması için geliştirilen<br />

elektrikli kombilerimiz. Bu gruptaki<br />

ürünler, aynı zamanda güneş enejisi sistemleriyle<br />

de uyumlu olduğu için kullanıcılarına<br />

önemli ölçüde tasarruf sunuyor. Bir<br />

diğeri ise duvar tipi yoğuşmalı kazanlar.<br />

Bunlar doğalgaz veya lpg ile uyumlu olarak<br />

çalışıyor. Kaskad bağlantıları ile 256 taneye<br />

kadar kazan birbirine bağlanabiliyor.<br />

Bu sayede örneğin bir kazan 400 metrekarelik<br />

bir villanın ısıtılmasına yeterken,<br />

kaskad bağlantıları ile birlikte aynı anda<br />

çalışan çok sayıda kazan 40 bin metrekarelik<br />

bir alanı ısıtabiliyor.<br />

Geliştirdiğiniz sistemler ve<br />

ürünleriniz ile uygulama esnasında<br />

inşaat firmalarına ve kullanım<br />

aşamasında son tüketiciye ne gibi<br />

avantajlar sunuyorsunuz?<br />

Uygulama esnasında inşaat firmalarının<br />

ihtiyaçlarına yönelik en uygun çözümleri<br />

tek elden sunabiliyoruz. Kendimize ait<br />

üretim tesisimiz olduğu için, uygulanacak<br />

projede bizden ne tür bir ısıtma çözümü<br />

bekleniyor ise buna en uygun ürünleri en<br />

hızlı biçimde üretebiliyoruz. Son tüketici<br />

tarafındaki en önemli avantajımız ise<br />

yaygın servis ağımız sayesinde montaj ve<br />

bakım konusunda bir sorun yaşanmıyor.<br />

Yerli üretimden ötürü yedek parça tedariği<br />

de hızlı ve uygun maliyetli oluyor.<br />

68<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Portföyünüze eklemeyi<br />

düşündüğünüz farklı ürünler olacak<br />

mı? Ürün portföyünüzü genişletirken<br />

hangi kıstaslara dikkat ediyorsunuz?<br />

Evet farklı ürünler üzerinde çalışıyoruz. Isıtıma<br />

cihazlarına paralel olarak endüstriyel<br />

ürünler ve solar enerji ile ilgili çalışmalarımız<br />

devam ediyor.<br />

Türkiye’deki mevcut pazar payınız<br />

nedir? Geçen yılki cironuz ve 2018<br />

yılı beklentilerinizi birkaç kelimeyle<br />

bizlerle paylaşır mısınız?<br />

Şu anda yılda ortalama 17-18 bin<br />

adetlik bir üretimimiz söz konusu.<br />

Bu da pazarın %20’sine denk geliyor.<br />

Ülke ekonomimizin büyüme modeli<br />

içinde inşaat sektörünün önemli bir<br />

payı var. Markalı konut projelerinin ve<br />

sayıları sürekli artan kentsel dönüşüm<br />

alanlarının yanı sıra, devlet eliyle yapılan<br />

çok sayıda toplu konut, yurt şehir<br />

hastanesi ve okul gibi projeler söz<br />

konusu. Bunun yanı sıra başta turizm<br />

bölgelerimiz olmak üzere ülke genelinde<br />

pek çok yeni otel projesi de hayata<br />

geçiriliyor. Ve tüm bu projelerin ortak<br />

noktası, ısıtma sistemlerine ihtiyaç<br />

duyuluyor olması. Dolayısıyla bu saydığım<br />

alanlardaki büyüme sürdükçe, yerli<br />

bir tedarikçi olarak bizim de üretim<br />

ve satış hedeflerimiz her yıl daha yukarı<br />

çıkıyor. Daxom olarak 2018 yılını<br />

ortalama %15 büyüme ile kapatmayı<br />

hedefliyoruz.<br />

Aydın Çetin / Daxom Genel Müdürü<br />

Önümüzdeki dönemde yeni<br />

yatırımlarınız ve projeleriniz neler<br />

olacak?<br />

Önümüzdeki dönemlerde mevcuttaki ürün<br />

gamımızdan farklı olarak endüstriyel alanda<br />

kullanılabilecek gazlı ve elektrikli cihazlarla<br />

ilgili ve solar enerji üzerine yatırımlarımız<br />

söz konusu olacak.<br />

Manisa Büyükşehir Belediyesi’de<br />

Alarko Carrier imzası<br />

Manisa Büyükşehir Belediyesi, içme suyu temini için yapılan projenin ikinci etabında yine<br />

Alarko Carrier ürünlerini tercih etti.<br />

Geniş ürün yelpazesiyle su basınçlandırma<br />

segmentinde Türkiye’nin lider markalarından<br />

Alarko Carrier’ın 90 adet noryl<br />

fanlı dalgıç pompası, Manisa Büyükşehir<br />

Belediyesi’ne bağlı merkez ilçe ve köylerinde<br />

kullanılacak. Ürünler, Alarko Carrier’ın<br />

Gebze’deki üretim merkezinde yapılan<br />

tüm fabrika ve kontrol testlerinin ardından<br />

belediye yetkililerine teslim edildi.<br />

İçme suyu ihtiyacının karşılanmasında büyük<br />

şehir belediyelerinin tercih ettiği noryl<br />

fanlı Alarko dalgıç pompalar, yatırımı kısa<br />

sürede geri ödeyen kesintisiz bir su kaynağı<br />

olarak öne çıkıyor. İşletmelerde gerekli<br />

suyun sağlanmasında yüksek verimi<br />

ve uzun ömrüyle kullanıcıların tercih ettiği<br />

pompalar, özellikle içme ve kullanım suyu<br />

temininde sıkça tercih ediliyor. Müstakil<br />

evlerden gökdelenlere kadar tüm binalarda<br />

çeşitli amaçlarla kullanılan pompalar,<br />

hidrofor gibi suyun depolanmasını da sağlıyor.<br />

Alarko Carrier, ürünlerindeki tüm bu üstün<br />

teknik özelliklerin yanı sıra, sağladığı sürekli<br />

ve kaliteli hizmet ve hızlı yedek parça<br />

teminiyle de en çok tercih edilen markalar<br />

arasında yer alıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 69


Dosya<br />

Beko tam yoğuşmalı kombi ile evler bu kış da sımsıcak<br />

Özel seçenek ve avantajlarla tüketicilere sunulan Beko premix tam yoğuşmalı<br />

kombi, ısınırken tasarruf sağlıyor.<br />

4 yıldız enerji verimliliği sınıfında bulunan<br />

Beko BK 20 Y PRMX tam yoğuşmalı kombi<br />

yüzde 109,1 (%30 kısmi yükte) verimlilik<br />

sunuyor. Geniş modülasyon aralığı ile yüksek<br />

verim ve yakıt tasarrufu sağlayan üründe<br />

bulunan Cold Burner Door teknolojisi,<br />

kapağın ısınmasını engelleyerek ısı kayıplarını<br />

minimum seviyede tutuyor.<br />

Çevre Dostu özellikleriyle öne çıkan Beko<br />

kombi, premix yanma teknolojisi sayesinde<br />

zararlı baca gazı çıkışını en aza indiriyor.<br />

Böylece karbondioksit salınımını azaltarak<br />

sera etkisini de minimize ediyor.<br />

Premix yanma teknolojisi, hermetik baca<br />

sistemi, elektronik ateşleme ve alev modulasyonu,<br />

LCD ekran, arıza uyarı sistemi<br />

ürünün diğer önemli özellikleri arasında<br />

yer alıyor. Akış sensörü ile yüksek konforlu<br />

sıcak su imkanı sağlayan Beko kombide<br />

baca tıkanmasına karşı emniyet sistemi,<br />

aşırı ısınma emniyet sistemi ve alev kontrol<br />

emniyet sistemi bulunuyor.<br />

Beko’nun kombi kampanyasında eski kombisini<br />

getirenlere, enerji tasarruflu Beko<br />

yoğuşmalı kombilerde 200 TL indirim ve<br />

Bonus’a özel peşin fiyatına 10 ay taksit<br />

avantajı da sunuluyor. Bu kampanyadan<br />

faydalanan tüketicilere aynı zamanda ütü<br />

de hediye ediliyor.<br />

Beko, tüketicinin montaj hizmetiyle ilgili hayatını<br />

kolaylaştıran ‘’Kombi Montaj Hizmet<br />

Kartı’’ uygulamasını da Ekim ayı itibarıyla<br />

tüketiciyle buluşturuyor.Tüketiciler, satın<br />

alacakları kombiyi tesisatçı yerine Beko<br />

yetkili servisine montaj yaptırmak istediği<br />

durumda bayi, kombiyle birlikte Kombi<br />

Montaj Hizmet Kartını da 240 TL fiyatla<br />

tüketiciye ulaştırıyor. Beko servisi aşağıda<br />

maddeler halinde belirtilen hizmetleri Beko<br />

servis güvencesi ve hizmet kalitesiyle<br />

tüketicilere sunuyor.<br />

Danfoss Soğutma Sistemleri’nden yeni Verimlilik Formülü<br />

Danfoss Soğutma Sistemleri, profesyonellerin<br />

endüstriyel defrost performansını iyileştirmelerine<br />

yardımcı olacak yeni bir Verimlilik Formülü geliştirdi.<br />

Endüstriyel soğutmada Verimliliğin Formülü, etkileyici sonuçlar veren ve birlikte<br />

üstün verimlilik sağlayan ayrı iki kısımdan oluşuyor. Bilinen en verimli<br />

defrost metodu olan likit tahliyesi, Danfoss ICF Valf İstasyonunun ile birleştirilerek<br />

modern ve verimli çözümler sunan bir formül ortaya çıkıyor.<br />

Verimlilik Formülünün bir sonucu olarak Danfoss’un yeni ICFD<br />

Defrost Modülü<br />

Danfoss’un yeni ICFD Defrost Modülü, Danfoss’un Verimlilik Formülünün bir<br />

sonucu olarak ortaya çıkıyor. Geniş çapta kabul gören ICF Valf İstasyonuna<br />

likit bazlı tahliye modülünün eklendiği bu çözüm, profesyonellerin ıslak emiş,<br />

likit, sıcak gaz ve defrost tahliye hatlarında ICF Valf İstasyonu ile donatılmış bir<br />

evaporatör kullanmalarına izin verir. Yeni ICF Defrost Modülü, karşılaştığınız<br />

zorlukların üstesinden gelmek ve endüstriyel soğutmada optimum verimlilik<br />

sağlamak üzere geliştirilmiştir. Artan verimliliğin sağladığı avantajların bir kısmı,<br />

enerji tüketiminin azalması, kompresör yükünün düşürülmesi ve kompresöt<br />

kapasitesinin rahatlatılması, çalışma ve tesisat verimliliğinin artırılması ile<br />

defrost performansının iyileştirilmesi olarak dikkat çeker.<br />

70<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

DemirDöküm Erzurum’daki iş ortaklarıyla buluştu<br />

“Erzurum’da iş ortaklarımızla birlikte<br />

büyümeye devam edeceğiz”<br />

DemirDöküm, Erzurum’daki 100’ü aşkın iş ortağı ile bir araya geldi. Toplantıda<br />

DemirDöküm Satış Direktörü Ufuk Atan; “2018’de merkez ve ilçelerde varlığımızı artırıp,<br />

iş ortaklarımızla yatırıma devam edip, yüksek enerji tasarrufu sağlayan ürünlerimizi<br />

Erzurumlularla buluşturacağız” dedi.<br />

Türkiye’de Bozüyük fabrikasında iklimlendirme<br />

sektörü için geliştirdiği ürünleriyle<br />

50 ülke ihracat gerçekleştiren DemirDöküm,<br />

iş ortakları ve müşterileri ile buluşmalarına<br />

devam ediyor. <strong>2017</strong>’yi yatırım yılı<br />

ilan eden DemirDöküm, üst düzey yöneticileri<br />

ve bölge sorumlularının katılımıyla<br />

Erzurum’daki iş ortakları ve müşterileri ile<br />

buluştu. 100’ü aşkın yetkili satıcı, müteahhit<br />

ve ustanın katılımı ile gerçekleşen<br />

toplantıda, şirketin satışa sunduğu yeni<br />

ürünler tanıtılırken, ürünlerin teknik eğitimleri<br />

verildi. Etkinlikte DemirDöküm’ün<br />

<strong>2017</strong> ve 2018 yılı hedefleri, Ar-Ge, inovasyon,<br />

dijital dönüşüm çalışmaları, kombi,<br />

şofben, panel radyatör, merkezi sistem ve<br />

ERP geçişi hakkındaki detaylar katılımcılarla<br />

paylaşıldı.<br />

“1965 YILINDAN BUGÜNE<br />

ERZURUMLULARIN HİZMETİNDEYİZ”<br />

Toplantıda DemirDöküm’ün Türkiye yapılanmasında<br />

önemli bir yere sahip olan<br />

Erzurum’da 1965 yılından bugüne hizmet<br />

verdiğini belirten DemirDöküm Satış Direktörü<br />

Ufuk Atan; “Erzurum’da ilk olarak<br />

Tesmal <strong>Yapı</strong> ile yaptığımız iş ortaklığı bugün<br />

52’nci yılına ulaştı.<br />

Yarım asırdır Erzurum’daki değerli iş ortaklarımızla<br />

birlikte kombi, şofben, panel radyatör,<br />

merkezi sistemlerimiz ile Erzurumlu<br />

tüketicilerimize konfor sağladık.<br />

Şanlı tarihi, eserlerinin yanı sıra kış sporlarıyla<br />

da son yılların gözdesi olan Erzurum,<br />

büyümeye, yenilenmeye devam ediyor.<br />

Şehir merkezinin yanı sıra 2018 yılında<br />

Horosan, Oltu ve Pasinler ilçelerinde doğalgazın<br />

aktif olarak kullanıma geçmesi<br />

bekleniyor.<br />

DemirDöküm olarak bu geçiş sürecinde<br />

Erzurumluları yüksek enerji tasarrufu<br />

sağlayan cihazlarımızla buluşturmak<br />

için çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi.<br />

Son olarak yetkili satıcı ailesine Tespa<br />

Ticaret’in eklendiğini belirten Atan şöyle<br />

konuştu; “Bu önemli iş birliğinin hayırlara<br />

vesile olmasını ve uzun soluklu olmasını<br />

temenni ediyoruz.<br />

DemirDöküm olarak merkezde ve ilçelerde<br />

Erzurumluların iklimlendirme ihtiyaçlarını<br />

yenilikçi ürünlerimizle karşılamaya;<br />

daha da yoğun bir şekilde devam<br />

edeceğiz” dedi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 71


“Kurumsal yaklaşımımızla,<br />

ülkemizde asansör sektörünün<br />

gelişmesine katkıda bulunuyoruz”<br />

“Köklü bir firma olarak, Türkiye’de önemli yatırımlar gerçekleştirdik. Bugün Türkiye’nin en<br />

büyük 500 sanayi kuruluşu içinde yer alan tek asansör firmasıyız. ‘Önce emniyet’ ilkesi ile<br />

kendi fabrikamızda geliştirdiğimiz ürünler ve sunduğumuz servis hizmetiyle, kullanıcıların<br />

güvenini kazandık.”<br />

Dünya çapında sadece asansör şirketleri<br />

içinde değil tüm şirketler arasında hizmet<br />

ve servis mükemmelliği noktasında piyasanın<br />

lideri konumunda olan Otis, müşterilerinin<br />

her anlamda tam güvenini kazanmayı<br />

amaç edinmiş. Otis Türkiye Genel<br />

Müdürü Özgür Aren ile şirketin son dönemdeki<br />

faaliyetleri ve sektöre dair konuştuk.<br />

Öncelikle, firmanızın kısa<br />

tarihçesiyle birlikte sizleri tanıyabilir<br />

miyiz?<br />

1865’te İstanbul’da kurulan ve 1921’den<br />

bu yana kesintisiz olarak asansör sektöründe<br />

faaliyet gösteren Türk firması Buga,<br />

1991 yılında Buga Otis (Otis Türkiye) adını<br />

aldı. Otis, 1975’te yürüyen merdiven imalatı<br />

yapan ilk firma oldu. Bugün Otis Türkiye,<br />

yılda 2.000 adet asansör ve yürüyen merdiven/yol<br />

kapasitesi ile bulunduğu bölgede<br />

önemli bir üretim üssü olarak konumlanıyor.<br />

Türkiye’nin ‘en yüksek’, ‘en hızlı’, ‘çift<br />

katlı’ ve ‘akıllı yolcu yönlendirme’ sistemine<br />

sahip asansörlerini üreten öncü bir firma<br />

olarak; yenilikçi asansörlerimizi, konut<br />

sektörünün de beklentilerini dikkate alarak<br />

geliştiriyoruz. En yüksek binalarda olduğu<br />

gibi en gözde konut projelerinde de Otis<br />

Türkiye’nin asansörleri kullanıyor.<br />

Bir kaç örnekle üstlenmiş olduğunuz<br />

projelerinizden biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Akmerkez, Finansbank Kristal Kule, Sabancı<br />

Center, İş Kuleleri, Kanyon, İstanbul<br />

Sapphire, Zorlu Center ve Levent 199<br />

gibi yüksek binaların yanı sıra, Türkiye<br />

genelindeki prestijli AVM’lerin ve konut<br />

projelerinin servis hizmeti Otis tarafından<br />

veriliyor. 30 yıl önce <strong>Yapı</strong> Kredi Bankası<br />

Genel Müdürlük binasının asansörleri Otis<br />

tarafından inşa edilmişken, 30 yıl sonra<br />

modernizasyon çalışmaları da yine Otis tarafından<br />

yapıldı.<br />

74<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Uygulama teknikleriniz ve kullanmış<br />

olduğunuz ürünler açısından inşaat<br />

firmalarına ve son kullanıcıya ne gibi<br />

farklılıklar ve avantajlar sunuyorsunuz?<br />

Otis Türkiye; ‘asansör’, ‘yürüyen merdiven’<br />

ve ‘yürüyen yol’ üretimi ile birlikte,<br />

‘montaj’ ve ‘servis’ alanındaki çalışmalarını<br />

da aralıksız sürdürüyor. Türkiye’nin<br />

en geniş servis ağıyla 5 Bölge Müdürlüğü<br />

ve Gaziantep, Trabzon ve Erzurum’da açılan<br />

Otis şubeleri ile birlikte İstanbul’daki<br />

Boğaziçi, Çekmeköy, Maltepe, Atakent,<br />

Bahçeşehir şubeleriyle kaliteli servis hizmetini<br />

en hızlı şekilde sağlıyor. Ayrıca büyük<br />

projelere servis hizmeti sağlamak için<br />

İstanbul’da ‘Majör Proje’ servis şubesini<br />

açan Otis Türkiye, dev projelere uzman bir<br />

ekiple servis hizmeti veriyor.<br />

+++Güvenlik, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik<br />

konuları çerçevesinde son dönemde<br />

ne gibi yenilikleriniz bulunmakta?<br />

Her yapının ihtiyacına özel çözümler üretmeye<br />

önem veriyoruz. Elektrik kesildiğinde<br />

dahi 100 defa daha çalışma kapasitesine<br />

sahip olan ‘Gen2 Switch’ asansörler, yüksek<br />

enerji sarfiyatı ve asansörde kalma<br />

korkusunu geride bırakıyor. Yolculuğunuza<br />

güvenle devam etmenizi sağlayan yeni nesil<br />

asansörümüz, saç kurutma makinesinden<br />

daha az enerji harcıyor.<br />

Yüksek Otis teknolojisi ile üretilen asansörlerde<br />

bulunan ReGen tahrik sistemi, tam<br />

yüklü kabinin aşağı, hafif yüklü kabinin yukarı<br />

doğru hareketi esnasında açığa çıkan<br />

elektriği şebekeye geri kazandırıyor. Böylece<br />

enerji tasarrufu yüzde 75’e ulaşıyor.<br />

Türkiye’de bu alanda yetişmiş insan<br />

kaynağını ve teknolojik altyapıyı yeterli<br />

buluyor musunuz? Daha iyisi için<br />

neler yapılmalı?<br />

Günümüzde dünya bambaşka bir yöne<br />

gidiyor ve enerji verimli ürünler önem kazanıyor.<br />

Biz de enerji verimli ünitelerimizle<br />

sektöre öncülük etmeye devam ediyoruz.<br />

Otis Türkiye olarak, mühendislik uygulamalarımızı<br />

ve Ar-Ge faaliyetlerimizi genişletiyor,<br />

enerji verimli üniteler geliştirmeyi<br />

sürdürüyoruz. Şu an firmamızda çalışan<br />

sayısı 1000’e yaklaştı. İnsana yatırım yapmaya<br />

devam ediyoruz. Asansör sistemlerinde<br />

geldiğimiz son teknolojiyi en yeni<br />

projelerde hayata geçiriyoruz.<br />

Yurtiçinde ve yurtdışında eğitimlere dahil<br />

olduk, regülasyonlara hızlı uyum sağladık.<br />

Uzman ekibimizle başarılı bir dönem geçirdik.<br />

Türkiye’nin prestijli projelerine özel<br />

asansör üretimi yapmaya devam ettik.<br />

Bir projeye başlamadan önce en çok<br />

nelere dikkat edersiniz?<br />

Proje tipine göre ünitelerin adet ve özelliklerini<br />

değerlendiriyoruz. Otis mühendislerince<br />

geliştirilen özel bir logaritmaya sahip<br />

Otis Plan+ trafik analiz programımız sayesinde<br />

doğru kapasite, hız ve adet bilgisini<br />

projenin henüz dizayn aşamasında müşterimizle<br />

paylaşıyoruz. Örneğin AVM’lerin<br />

otoparka iniş katlarında çocuk arabası ve<br />

alışveriş arabası kullanılacağını öngörerek<br />

yürüyen merdiven yerine yürüyen yol öneriyoruz.<br />

Kültür sanat merkezlerinde müzik<br />

aletlerinin taşımasına elverişli büyüklükte<br />

ama aynı zamanda çok sessiz üniteler tercih<br />

ediyoruz. Yüksek katlı ofis binalarında<br />

CompassPlus Akıllı Yolcu Yönlendirme<br />

Sistemi kullanıyoruz. Bugün asansör sektörünün<br />

lideri olarak, binalardaki ulaşımı<br />

hızlandırıp kullanıcıya vakit kazandırıyoruz.<br />

‘CompassPlus’ sistemiyle de uzun asansör<br />

kuyruğuna son veriyoruz.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Mühendislik uygulamalarımızı ve Ar-Ge faaliyetlerimizi<br />

daha da geliştireceğiz. Asansör<br />

sistemlerinde geldiğimiz son teknolojiyi<br />

en yeni projelerde hayata geçiriyoruz.<br />

Binalardaki ulaşımı hızlandırarak kullanıcıya<br />

vakit kazandırmaya devam ediyoruz. 1<br />

saniyede 7 metre katederek ‘Türkiye’nin<br />

en hızlı asansörü’ unvanını elde eden<br />

ve aynı kuyu içinde iki kabinin yer aldığı<br />

‘Double Deck’ asansörlerimizle ilklere<br />

imza atıyoruz. ‘Double Deck’ sistemi ile<br />

birlikte kullanıcıyı tanıyan ‘Compass’ sistemiyle<br />

de, yoğun binalarda oluşan uzun<br />

asansör kuyruğuna son veriyoruz. Bugün<br />

İstanbul’daki gökdelenlerin yoğun olarak<br />

yer aldığı Büyükdere Caddesi’ndeki yüksek<br />

binaların ve yeni inşa edilen dev projelerin<br />

çoğunda Otis asansörleri kullanılıyor.<br />

Özgür Aren / Otis Türkiye Genel Müdürü<br />

Köklü bir firma olarak, Türkiye’de önemli<br />

yatırımlar gerçekleştirdik. Bugün Türkiye’nin<br />

en büyük 500 sanayi kuruluşu içinde<br />

yer alan tek asansör firmasıyız. ‘Önce<br />

emniyet’ ilkesi ile kendi fabrikamızda geliştirdiğimiz<br />

ürünler ve sunduğumuz servis<br />

hizmetiyle, kullanıcıların güvenini kazandık.<br />

Kurumsal yaklaşımımızla, ülkemizde<br />

asansör sektörünün gelişmesine katkıda<br />

bulunduk. Emniyet ve performansını artırdığımız<br />

enerji verimli ürünlerimizle, en<br />

fazla asansör ihracatı yapan Türk firması<br />

olduk. Üretimimizin yüzde 25’ini ihraç<br />

ediyoruz. Öncü kimliğimizle sürdürdüğümüz<br />

çalışmalar sonucu, bugün dünya devi<br />

Otis’in Avrupa’daki en önemli 3 üretim<br />

üssünden biri haline geldik.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 75


“Misyonumuz;<br />

Kentsel yaşamın akışını geliştirmek”<br />

“Gerçekleştirdiğimiz ve gerçekleştireceğimiz her projemizde, “Müşterilerimize nasıl değer katabiliriz,<br />

müşterilerimize ve çevreye nasıl daha faydalı olabiliriz?” sorularını sorarak yola çıkarız.”<br />

Asansör ve yürüyen merdiven sektöründe<br />

global bir lider olan KONE, asansör, yürüyen<br />

merdiven ve otomatik bina kapıları<br />

alanında müşterilerine modern çözümler<br />

sunmakta. KONE Türkiye Genel Müdürü<br />

Haldun Ulusoy ile, müşterilerine sundukları<br />

hizmetler, genel şirket faaliyetleri ve<br />

önümüzdeki döneme dair yeni plan ve projelerini<br />

konuştuk.<br />

Öncelikle, firmanızın kısa tarihçesiyle<br />

birlikte sizleri tanıyabilir miyiz?<br />

KONE, asansör ve yürüyen merdiven sektörünün<br />

global liderlerinden biri konumunda.<br />

1910 yılında Finlandiya’da kurulmuş olan<br />

şirketimiz, yüzyılı aşkın bir süredir kendisini<br />

müşterilerinin ihtiyaçlarını anlamaya<br />

adamış bulunuyor. Şirketimiz asansörler,<br />

yürüyen merdivenler ve otomatik bina kapıları<br />

için yenilikçi ve eko-etkin çözümler<br />

sunuyor. Hedefimiz; gittikçe kentleşen bir<br />

ortamda insanların binaların içinde sorunsuz,<br />

güvenli, rahat ve bekleme olmaksızın<br />

hareket etmelerini mümkün kılan çözümler<br />

geliştirmek ve sağlamak suretiyle en iyi<br />

insan akışı deneyimini sunmak.<br />

Bir kaç örnekle üstlenmiş olduğunuz<br />

projelerinizden biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Avrupa’nın en büyük ve kapsamlı projesi<br />

olan Ağaoğlu Maslak 1453 projesinde<br />

KONE olarak ürünlerimizle yer alıyoruz.<br />

Bunun yanı sıra birçok otel, konut ve hastane<br />

projesinde de yer aldık ve yer almaya<br />

devam edeceğiz<br />

Uygulama teknikleriniz ve kullanmış<br />

olduğunuz ürünler açısından inşaat<br />

firmalarına ve son kullanıcıya<br />

ne gibi farklılıklar ve avantajlar<br />

sunuyorsunuz?<br />

KONE Asansör olarak, inovasyona ve dolayısıyla<br />

AR-GE çalışmalarına büyük değer<br />

veriyoruz. FORBES dergisinin her sene düzenlediği<br />

dünyanın en inovatif 100 şirketi<br />

sıralamasında KONE ilk 50 firma arasına<br />

girmeyi başaran tek asansör firmasıdır ve<br />

bunu 2011 yılından beri her sene ilk 50’ye<br />

girerek tekrarlamaktadır. Bu sebeple KO-<br />

NE’nin en güçlü yanlarından birisi yenilikçi<br />

ürünler üretmesidir diyebilirim.<br />

KONE olarak, son dönemde “Erişim Çözümleri”<br />

ile sektörde adımızdan söz ettiriyoruz.<br />

İnsan erişiminde asansör, yürüyen<br />

merdiven, turnike ve kartlı geçiş sistemlerimiz<br />

ile hizmet veriyoruz. Turnike ve kartlı<br />

geçiş sistemleri, ürün yelpazemize eklendi.<br />

Günümüz teknolojisinde bu sistemler,<br />

asansöre ulaşmadan önceki durak olduğundan<br />

bir bütünlük taşıyor ve zaman yönetimi<br />

ile konfor konusunda oldukça iddialı<br />

çözümler sunuyor. Gelecek dönemde de<br />

yeni “Erişim Çözümleri” ile sektörde fark<br />

yaratmayı hedefliyoruz.<br />

IBM ile imzaladığımız anlaşma son derece<br />

heyecan verici ve en iyi insan akışı deneyimini<br />

sunmaya yönelik önemli bir adımı<br />

teşkil ediyor. Birbirine bağlı bir dünyada faaliyet<br />

gösteriyoruz ve IBM ile yaptığımız bu<br />

ortaklık sayesinde gelişmiş uzaktan arıza<br />

tespit ve öngörülebilirlik gibi yeni çözümlere<br />

sahip olmamız, müşterilerimize daha<br />

iyi hizmetler ve ekipmanlarımızı kullanan<br />

insanlar için mükemmel deneyimler sunmamız<br />

anlamına geliyor.<br />

Polaris destinasyon kontrol sistemimiz,<br />

trafik kontrol performansı ile sektöründe<br />

lider konumda. Ayrıca açık ve anlaşılır yönlendirme<br />

ve akıllı yolcu gruplandırma özellikleriyle<br />

yüksek konfor da sağlıyor. Yenilikçi,<br />

dokunmatik ekranlar ve yeni bir akıllı<br />

telefon uygulaması dahil, kullanıcı dostu<br />

ve çekici kullanıcı arayüzleri ile de dikkat<br />

çekiyor. Mevcut asansörlerin performans<br />

ve verimlilik artışını hemen sağlayacak şekilde<br />

sorunsuz ve kesintisiz modernizasyon<br />

gerçekleştiriyor.<br />

Turnike çözümlerimiz, hızlı ve konforlu<br />

erişim sağlarken, inanları doğru yöne yönlendiriyor<br />

ve entegre kart okuyucular ile<br />

erişim haklarını kontrol edebiliyor. KONE<br />

tasarım ekibi tarafından en kaliteli malzemeler<br />

kullanılarak geliştirilen turnike<br />

çözümlerimiz; erişim, esneklik ve insan<br />

akışının kontrolü konularında bilinen standartların<br />

üzerine çıkıyor. Göze hoş gelen<br />

tasarımlarıyla da modern ofis binaları, plazalar,<br />

havalimanları vb. yapıların mimari<br />

tarzını ideal şekilde tamamlıyor. Ayrıca yenilikçi<br />

özellikleriyle kullanıldığı binaları çok<br />

daha verimli hale getirerek değer katıyor.<br />

İleriki dönemlerde “KONE Residential<br />

Flow” adını verdiğimiz çözümümüz ile akıllı<br />

erişim sistemlerimizi müşterilerimizin evlerine<br />

kadar ulaştırıyor olacağız.<br />

Güvenlik, enerji verimliliği<br />

ve sürdürülebilirlik konuları<br />

çerçevesinde son dönemde ne gibi<br />

yenilikleriniz bulunmakta?<br />

KONE olarak, eko etkin teknolojilerimizle<br />

tanınıyoruz. Yenilenen asansör çözümlerimiz,<br />

sektör lideri enerji tüketim düzeylerine<br />

ek olarak %35 oranında düşüş<br />

sağlıyor. Eko etkin bir KONE asansörün<br />

takılması, binaların karbon ayak izini dü-<br />

76<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

şürebilir, enerji maliyetlerinden tasarruf<br />

edebilir ve LEED –BREEAM gibi önemli<br />

yeşil bina akreditasyonlarının alınmasına<br />

yardımcı olabilir.<br />

Bir binanın tüm enerji tüketiminin %2’si<br />

ile %10’u asansör ve yürüyen merdivenler<br />

tarafından gerçekleştirilir ve binalar<br />

dünyadaki enerji tüketiminin %40’ından<br />

sorumludur. Kent alanları büyüyüp enerji<br />

fiyatları giderek artarken, KONE’nin önündeki<br />

sorun, çevresel olarak etkin olmanın<br />

yanı sıra insan akışını da sorunsuz şekilde<br />

gerçekleştirecek binalar tasarlamaktır.<br />

Bugün satın alınan bir KONE asansör ya<br />

da yürüyen merdiven, 2050 yılına ve hatta<br />

sonrasına uzanacak bir kullanım ömrüne<br />

sahip olacak şekilde tasarlanıyor. Sistemlerimiz,<br />

binaların ekolojik ayak izini düşük<br />

tutarken, toplam maliyeti düşük tutacak<br />

enerji tasarrufu çözümlerini de içerisinde<br />

barındırıyor. Bakım ve modernizasyon servisleri,<br />

ekipmanların kullanım ömrü boyunca<br />

etkili bir şekilde çalışmasına ve estetik<br />

görünmesine yardımcı oluyor.<br />

Türkiye’de bu alanda yetişmiş insan<br />

kaynağını ve teknolojik altyapıyı<br />

yeterli buluyor musunuz? Daha iyisi<br />

için neler yapılmalı?<br />

Sektörde kalifiye ara eleman sıkıntısı çekiliyor.<br />

Özellikle montajda usta çırak ilişkisi<br />

ile yetişmiş elemanlar çoğunlukta. Bunu<br />

bir nebze olsun gidermek için, KONE olarak<br />

meslek liseleri ile iş birliği yapıyoruz.<br />

Samandıra Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi’nde<br />

bir asansör ve yürüyen merdiven<br />

laboratuvarımız bulunuyor. Her sene 30’u<br />

aşkın okul öğrencisi eğitim görüyor, 10’u<br />

aşkın son sınıf öğrencisi de KONE’de 1 yıl<br />

boyunca staj yapıyor. Bizler de yeni işe aldığımız<br />

her elemanı bu eğitim merkezimizde,<br />

sahada eğiterek ve her çalışanımıza<br />

her yıl 40 saati aşkın eğitim vererek, sektöre<br />

eleman yetiştirmeye çalışıyoruz. Yeni<br />

Haldun ULUSOY / KONE Türkiye Genel Müdürü<br />

çıkan yönetmelikle, her bakım teknisyeni<br />

ve montaj elemanının eğitim durumuna<br />

göre bir merkezden sertifikalandırılması<br />

ve yetkinliğinin test edilmesi gerekiyor. Bu<br />

sayede sadece yetkin elemanların sahaya<br />

çıkmasına izin veriliyor ki bu son derece<br />

olumlu bir uygulama.<br />

Sertifikasyon merkezlerinin artmasını,<br />

meslek liseleri ve meslek yüksek okullarında<br />

asansör, yürüyen merdiven bölümlerinin<br />

açılmasını, artan işsizlik oranlarının<br />

azalmasında ve sektörün kalifiye eleman<br />

ihtiyacının karşılanmasında faydalı olacak<br />

adımlar olarak görüyorum.<br />

Bir projeye başlamadan önce en çok<br />

nelere dikkat edersiniz?<br />

Şirketimizin amacı, gün geçtikçe daha çok<br />

kentleşen bir çevrede insanların sarsıntısız,<br />

güvenli ve rahat bir şekilde binalarda<br />

beklemeden hareket etmelerini sağlayan<br />

çözümler geliştirerek sunmak ve en iyi<br />

People Flow ® deneyimini sunmaktır. Misyonumuz;<br />

kentsel yaşamın akışını geliştirmek.<br />

Gerçekleştirdiğimiz ve gerçekleştireceğimiz<br />

her projemizde, “Müşterilerimize<br />

nasıl değer katabiliriz, müşterilerimize ve<br />

çevreye nasıl daha faydalı olabiliriz?” sorularını<br />

sorarak yola çıkarız. Projelerimiz<br />

öncesi, projelerin tamamlanması için yeterli<br />

kaynaklarımızın olup olmadığını doğru<br />

analiz ederek, ürünlerimizi zamanında ve<br />

düzgün teslim etmeye azami gayret gösteririz.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

KONE olarak, son dönemde “Erişim Çözümleri”<br />

ile sektörde adımızdan söz ettiriyoruz.<br />

İnsan erişiminde asansör, yürüyen<br />

merdiven, turnike ve kartlı geçiş sistemlerimiz<br />

ile hizmet veriyoruz. Turnike ve<br />

kartlı geçiş sistemleri, ürün yelpazemize<br />

yeni eklendi. Günümüz teknolojisinde bu<br />

sistemler, asansöre ulaşmadan önceki<br />

durak olduğundan bir bütünlük taşıyor ve<br />

zaman yönetimi ile konfor konusunda oldukça<br />

iddialı çözümler sunuyor. Gelecek<br />

dönemde de yeni “Erişim Çözümleri” ile<br />

sektörde fark yaratmayı hedefliyoruz.<br />

Asansör sektöründe birçok ürünümüzün<br />

yanı sıra farklılık yaratacak 2 ürünümüzden<br />

özellikle bahsetmek isterim. Üstün<br />

teknoloji ile donatılmış Nanospace adını<br />

taşıyan asansör çözümümüz, en dar kuyular<br />

için en büyük kabin ölçülerini müşteriye<br />

sunuyor. Asansör kuyusunun da paketin<br />

içinde olduğu yeni ürünümüz Prospace<br />

ise sadece 10 cm kuyu dibi ölçüsüne sığabiliyor.<br />

Ayrıca KONE CombiSpace adını<br />

verdiğimiz yeni bir modernizasyon ürünü<br />

geliştiriyoruz. Tasarımında kullanışlılık<br />

olan ürünümüz, ayrıca mevcut makine dairelerinin<br />

kullanılması sayesinde maliyete<br />

karşı duyarlı bir seçenek.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 77


“Her projeyi ince eleyip sık dokuruz”<br />

“Devletimizin teşviki ile tüm yeni yapı ve kurulu mimari projeler engelileri de düşünülerek<br />

dizayn ediliyor. Bu doğrultuda belediyeler , müteahhit firmalar ve bizlerin üçgenin de yeni<br />

atılımlar oluşuyor. Her yer, her mekan ve her alan engellilerin de erişebileceği yer olmalı.”<br />

Dosya<br />

Uygulama<br />

teknikleriniz ve<br />

kullanmış olduğunuz<br />

ürünler açısından<br />

inşaat firmalarına<br />

ve son kullanıcıya<br />

ne gibi farklılıklar<br />

ve avantajlar<br />

sunuyorsunuz?<br />

Hali hazırda sürdürdüğümüz<br />

engelli asansörü<br />

üretimimize, yurt dışından<br />

ithal ettiğimiz koltuk<br />

merdiven asansörlerini<br />

ekledik. Bu asansörler<br />

sayesinde mimari dar<br />

Doğan Hüseyin Kazan<br />

Nur Asansör Sistemleri Genel Müdürü<br />

alanlardan erişmesi<br />

mümkün olmayan yerlerde<br />

de bu hizmetlere yer vermeye başladık. Dolayısıyla inşaat firmalarının<br />

sıklıkla arzu ettiği kibar ve az maliyetli çözümleri kendilerine<br />

sunmuş olduk. Nur Asansör olarak bu bakış açısıyla tüm alanlarda<br />

mimari anlamda bazı dezavantajlı olan bölgelere müdahale edebiliyoruz.<br />

İnşaat firmalarını da bu ölçüde epey rahatlattğımızı düşünüyoruz.<br />

Kurulduğu günden bu yana kaliteden ödün vermeden profesyonel iş<br />

ahlakı ile engelli asansör kurulumu ve tamiri alanında hizmet veren<br />

Nur Asansör, engelli vatandaşlarımız için doğru tespit yapıp, konforlu<br />

ve kaliteli bir asansör hizmeti sunmakta. Nur Asansör Sistemleri<br />

Genel Müdürü Doğan Hüseyin Kazan ile ülkemizde maalesef gerektiği<br />

kadar önemi görememiş olan bu spesifik alanda gerçekleştirdikleri<br />

faaliyetler üzerine konuştuk.<br />

Öncelikle,firmanızın kısa tarihçesiyle birlikte sizi<br />

tanıyabilir miyiz?<br />

2015 sene itibari ile engelli asansörleri sistemleri ve erişilebilirlik<br />

üzerine faaliyetlerimiz başladı.Kısa vadede büyük işler ve projeler<br />

üstlendik. Genç ,dinamik ve kararlı yapımız sayesinde tüm projelerin<br />

altından azmimizle çıktık. Nur Asansör olarak bu dinamik yapıyı<br />

tecrübe ile birleştirerek daha iyi bir geleceğe adım atma arzusundayız.<br />

Birkaç örnekle üstlenmiş olduğunuz projelerinizden biraz<br />

bahseder misiniz?<br />

Yurt genelinde birçok projeye imza attık. Bu projelerin tamamından<br />

alnımızın akıyla çıkmayı başardık. Bütün yurt genelinde devam eden<br />

SSK-SGK yenileme çalışmaları bu projelerin başında gelmektedir.<br />

Onlarca asansör ve platform yenilemeleri ve tedariğini karşılayan<br />

Nur Asansör daha birçok farklı projeye de imza atmıştır.<br />

Güvenlik, enerji verimliliği ve sürdürebilirlik konuları<br />

çerçevesinde son dönemde ne gibi yenilikleriniz<br />

bulunmakta?<br />

Basit bir dille ifade edecek olursak kullanılan motorların elektrik<br />

tüketiminde epey bir yol katettik. Daha sonra motorlarda kullanılan<br />

380 V tritaze elektriği 220 V monotaze elektriğe çevirerek bu konuda<br />

büyük bir adım attığımızı düşünüyoruz. Ülke ekonomisine de<br />

büyük bir katkıda bulunduğumuzu bilmekteyiz. Ürünlerimizin hepsi<br />

güvenlik paketleridir. Bu sayede refleksleri düşük olan vatandaşlarımızında<br />

güvenliğini sağlamayı Nur Asansör olarak vazife ediniyoruz.<br />

Bu bağlamda üstümüze düşeni yapmaya devam ediyoruz.<br />

Bir projeye başlamadan önce en çok nelere dikkat<br />

edersiniz?<br />

Bize gelen projelerin tamamı mimar ve mühendis arkadaşlarımız<br />

tarafından itina ile inceleniyor. Bazı mimari problemler olan yerlere<br />

küçük dokunuşlarla daha kolay hale getiriyoruz. Bizim için önemli<br />

olan projenin onaylarının ve evraklarının tam olmasıdır. Hata kabul<br />

etmeyen bir sektör olduğu için her projeyi ince eleyip sık dokuruz.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve öngörüleriniz ne<br />

doğrultuda? Yeni proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Devletimizin teşviki ile tüm yeni yapı ve kurulu mimari projeler engelileri<br />

de düşünülerek dizayn ediliyor. Bu doğrultuda belediyeler,<br />

müteahhit firmalar ve bizlerin üçgenin de yeni atılımlar oluşuyor.<br />

Her yer, her mekan ve her alan engellilerin de erişebileceği yer<br />

olmalı. Bu doğrultuda yeni yılla beraber kanuni zorunluluk haline<br />

gelecek mimari yapıların dönüşmesini doğru buluyoruz. Bu konuda<br />

devletimize minnettarız. Çünkü artık engellileri de düşünen doğru<br />

bir politika izleniyor.<br />

78<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


“Türkiye genelinde prestijli projelere<br />

imza atıyoruz”<br />

“Mitsubishi Electric Asansör olarak amacımız; Dünya’nın en büyük asansör firması olmak<br />

veya en çok asansörü satan firması olmak değil, Dünya’nın en kaliteli asansör üreticisi<br />

unvanını bu sektörde faaliyet gösterdiğimiz zaman boyunca elimizde tutmaktır.”<br />

yürüten Eta Melco Dış Ticaret Ltd. Şti. olarak,<br />

Mitsubishi Electric Asansör ve Yürüyen<br />

Merdiven Sistemleri’nin Türkiye’deki<br />

tek yetkili temsilcisi konumundayız. 1988<br />

yılında İstanbul’da kurulan şirketimiz Eta<br />

Melco Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin Ankara<br />

temsilcilik ofisi 2002 yılında, Antalya ofisi<br />

2006’da ve İzmir ofisi 2016’da hizmete<br />

girdi. Merkez ofisimiz ve temsilciliklerimizin<br />

yanı sıra Bursa’da bulunan teknik ofisimizle<br />

birlikte Türkiye genelinde prestijli<br />

projelerin asansör ve yürüyen merdiven<br />

projelerine imza atıyoruz.<br />

Bir kaç örnekle üstlenmiş olduğunuz<br />

projelerinizden biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

<strong>2017</strong> yılı içerisinde almış olduğumuz projelerin<br />

birkaçından bahsedersek; İstanbul<br />

Şehir Üniversitesi, Ankara Söğütözü<br />

Residence, Elite World Hotel Asia, Nisa<br />

Hastanesi, Bulgurlu İş Merkezi, Acıbadem<br />

Maslak Etap 2 Hastane Projesi, Avrupa<br />

Konutları Kale 2 gibi konut, sağlık, otel ve<br />

hastane sektörünün öncü projelerinde yer<br />

almaktayız.<br />

Japonya’nın en büyük asansör ve yürüyen<br />

merdiven üreticilerinden biri olarak bugüne<br />

kadar birçok ilke imza atan Mitsubishi<br />

Electric, dünya genelinde pek çok farklı<br />

sektöre yönelik ürünler üretmektedir. Ülkemizde<br />

ise Mitsubishi Electric Corporation<br />

ortaklığı ile kurulan Eta Melco Elevator<br />

CO LLC’ nin Türkiye operasyonlarını yürüten<br />

Eta Melco Dış Tic. Ltd. Şti. Mitsubishi<br />

Electric Asansör ve Yürüyen Merdiven<br />

sistemlerinin tek yetkili temsilci konumundadır.<br />

Eta Melco Dış Tic. Ltd. Şti. Genel<br />

Müdür Yardımcısı H. Avni BEZMEZ ile geliştirdikleri<br />

sistemler, Türkiye’deki faaliyetleri<br />

ve sektöre dair konuştuk.<br />

Öncelikle, firmanızın kısa<br />

tarihçesiyle birlikte sizleri tanıyabilir<br />

miyiz?<br />

1930’lardan bu yana asansör ve yürüyen<br />

merdiven sektörünün gelişimine yüksek<br />

katma değer sağlayan markamız; konfor,<br />

güvenlik ve dizayn konularındaki yenilikleriyle<br />

öne çıkıyor. Sektöre kazandırmış<br />

olduğumuz yeniliklere örnek olarak; Mitsubishi<br />

Electric’e özgü bir mühendislik<br />

harikası olan spiral yürüyen merdiveni, ilk<br />

zigzag asansörü, Yokohama Tower’ın saniyede<br />

12,5 metreyle Guinness Rekorlar<br />

Kitabı’na giren yüksek hızlı asansörünü<br />

verebiliriz. Bu örneklere; dünyanın ilk tristör<br />

ile kontrol edilen asansörü, “değişken<br />

voltaj değişken frekans” teknolojisinin<br />

icadı ve bu teknolojinin ana tahrik motorlarına<br />

ve kapı motorlarına da uygulanması<br />

gibi pek çok madde eklemek mümkün.<br />

Mitsubishi Electric Corporation ortaklığıyla<br />

kurulan Eta Melco Elevator CO LLC ise<br />

asansör ve yürüyen merdiven alanında uzman,<br />

global bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor.<br />

Dünyanın önde gelen mimarlık ve<br />

inşaat şirketleriyle işbirliği yaparak otel,<br />

çarşı, iş merkezi gibi büyük ve görkemli<br />

yapılara asansör ve yürüyen merdiven<br />

sistemleri tesisi gerçekleştiren Eta Melco<br />

Elevator CO LLC, aynı zamanda bakım ve<br />

danışmanlık hizmeti de veriyor. Merkezi<br />

Dubai’de bulunan ve dünyanın çeşitli ülkelerinde<br />

24 temsilcilik ofisi bulunan Eta<br />

Melco Co LLC’nin Türkiye operasyonlarını<br />

Uygulama teknikleriniz ve kullanmış<br />

olduğunuz ürünler açısından inşaat<br />

firmalarına ve son kullanıcıya ne gibi<br />

farklılıklar ve avantajlar sunuyorsunuz?<br />

İnşaat firmaları ile proje aşamasında çalışmaya<br />

başlıyoruz ve süreç boyunca çözüm<br />

odaklı bir yaklaşım sergiliyoruz. Projelerin<br />

başlangıcından sonuna kadar asansör,<br />

yürüyen merdiven ve yürüyen bant sistemlerinin<br />

dizayn, tesis/montaj, bakım ve diğer<br />

tüm teknik hizmetleri konusunda tüm<br />

sorumluluğu üstlenerek yüksek kalitede<br />

hizmet sunuyoruz. Dünyada pek çok ilke<br />

imza atarak sektöre öncülük eden Mitsubishi<br />

Electric’in ileri teknolojisiyle dizayn<br />

edilen yenilikçi ve çevreci asansörlerimizle<br />

inşaat firmalarının projelerine katma değer<br />

sağlıyoruz. Dolayısıyla inşaat firmaları,<br />

tüm proje süreci boyunca kesintisiz ve<br />

doğru bilgiler ışığında almış olduğu hizmet<br />

ve nitelikli ürünler sayesinde çalışmalarına<br />

sağlıklı bir şekilde devam edebiliyor.<br />

Güvenlik, enerji verimliliği<br />

ve sürdürülebilirlik konuları<br />

çerçevesinde son dönemde ne gibi<br />

yenilikleriniz bulunmakta?<br />

Asansör, yürüyen merdiven ve yürüyen<br />

80<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

bant sistemlerinin satış, montaj, bakım ve<br />

servis alanlarında hizmet veriyoruz. Kalite<br />

politikamız kapsamında müşterilerimize,<br />

hizmet verdiğimiz her alanda en üst seviyede<br />

kalite, güvenlik ve konforu taahhüt<br />

ediyoruz. Mitsubishi Electric’in ileri teknolojisiyle<br />

üretilen inovatif ürünlerimizi,<br />

uzman kadromuzun danışmanlık, montaj<br />

ve bakım konularındaki deneyimiyle birleştirerek<br />

yüksek müşteri memnuniyeti sağlıyoruz.<br />

Asansörlerde VVVF Invertör kontrol<br />

teknolojisini başarıyla geliştiren ilk firma<br />

konumundayız.<br />

Teknoloji öncüsü Mitsubishi Electric’in,<br />

Original Expert System ve Fuzzy-Logic teknolojisini<br />

kullanarak geliştirdiği Supervisory<br />

System, operasyonda verimlilik sağlıyor<br />

ve kullanıcı memnuniyetini artırıyor.<br />

Asansörlerimizde kullandığımız özel bir<br />

tasarım olan Al Supervisory System sayesinde,<br />

mevcut trafik akışı sistem bilgisayarında<br />

hafızaya alınarak bekleme süreleri<br />

ve enerji sarfiyatı minimuma indiriliyor, sorunsuz<br />

servis hizmeti sağlanıyor. Endüksiyon<br />

motorlarını, yüksek verimli sabit manyetik<br />

alan teknolojisine sahip motorlarla<br />

değiştirerek bir ilke imza atan ve sektöre<br />

öncü olan Mitsubishi Electric, bu teknoloji<br />

sayesinde daha küçük ve daha az enerji<br />

harcayan dişlisiz tahrik mekanizmaları geliştirdi.<br />

En önemli özelliklerimizden biri de<br />

asansörlerimizin sahip oldukları ileri teknoloji<br />

sayesinde yaklaşık 20-25 sene boyunca<br />

modernizasyona ihtiyaç duymuyor<br />

olması. Asansörlerimizin üretimi, nakliyesi<br />

ve yerinde montaj aşamalarının tümünde<br />

çevreye duyarlı bir şekilde hareket ediyoruz.<br />

Mitsubishi Electric asansörlerinde<br />

sabit manyetik alan teknolojisine sahip<br />

dişlisiz motorlar kullanıldığı için yağlama<br />

minimize edilmiş oluyor. Asansörlerin<br />

belirli bir süre çağrı almaması durumunda<br />

aydınlatma ve fanlar otomatik olarak<br />

kapatılıyor, kat gösterge aydınlatmaları<br />

bir kademe düşürülüyor. Kabin içerisinde<br />

yanlış çağrı butonuna tekrar basılması<br />

durumunda çağrı iptal edilip asansörün<br />

gereksiz yere durması önleniyor. Asansör<br />

tavanlarında LED aydınlatma kullanılarak<br />

hem tasarruf sağlanıyor hem de aydınlatma<br />

maliyetleri minimuma indiriliyor.<br />

Enerji tasarrufu açısından önem taşıyan<br />

tüm bu özellikler, sahip olduğumuz çevreci<br />

yaklaşımı özetliyor. Az enerji harcayan<br />

çevreye duyarlı asansörlerimiz sayesinde<br />

aynı zamanda işletme maliyetlerinin azaltılmasına<br />

ve ülke ekonomisine de katkıda<br />

bulunuyoruz.<br />

Asansörlerimiz rejeneratif (frenleme enerjisinin<br />

geri kazanımı) özelliği sayesinde,<br />

ısı enerjisinin bina elektrik şebekesine<br />

kullanılabilir enerji olarak geri verilmesine<br />

imkan tanıyor. Bu sistem ile yüzde 35’e<br />

varan oranlarda enerji tasarrufu yapılarak<br />

yılda yaklaşık 1.400 kg CO2 salımı azaltılabiliyor.<br />

Dünyanın tek spiral yürüyen merdiven<br />

üreticisi olan Mitsubishi Electric, dikey<br />

taşımacılık sektöründe de lider markalardan<br />

biri konumunda. Geleneksel ve özel<br />

yapım düz yürüyen merdivenlerden spiral<br />

yürüyen merdivenlere kadar farklı ürünler<br />

geliştiren bir marka olarak, sistemlerimizde<br />

en yüksek güvenilirlik, dayanıklılık ve<br />

emniyetle birlikte işletim etkinliği sağlayan<br />

yenilikçi mühendislik uygulamaları ve<br />

enerji verimli teknolojiler kullanıyoruz.<br />

Dünya genelinde dikkat çeken ileri teknolojimizin<br />

yanı sıra Türkiye’de de hizmet<br />

yeterliliğini Türk standartlarına göre kanıtlayıp<br />

belgelendirmiş bir firmayız. Şirket<br />

yönetimimizi uluslararası standartlar doğrultusunda<br />

standardize ederek ISO 9001<br />

Belgesi almaya hak kazandık. Son olarak<br />

ise uluslararası arenada kabul görmüş İş<br />

Sağlığı ve Güvenliği Yönetimi Standardı<br />

OHSAS 18001 ve Uluslararası Çevre Yönetimi<br />

Standardı ISO 14001 belgelerini<br />

aldık. Şirket vizyonumuz çerçevesinde, ülkemiz<br />

ve insanımıza verdiğimiz değerin bir<br />

ifadesi olan bu standartlara bağlı kalarak<br />

faaliyetlerimize devam ediyoruz.<br />

Türkiye’de bu alanda yetişmiş insan<br />

kaynağını ve teknolojik altyapıyı<br />

yeterli buluyor musunuz? Daha iyisi<br />

için neler yapılmalı?<br />

Türkiyede asansör sektöründe nitelikli<br />

eleman problemi uzun yıllardır yaşanan bir<br />

gerçek. Asansör sektörü çok tehlikeli işler<br />

sınıfında. Bu sebeple istihdam edilen personelin<br />

sertifikasyonu gerekli. Teknolojik<br />

altyapı olarak ta belli kategorilerde üretim<br />

yeterli olsa da gelişimi için üretim yapan<br />

firmaların Ar-Ge harcamalarını arttırmaları<br />

gerekiyor.<br />

H. Avni BEZMEZ<br />

Nitelikli eleman problemi ise Asansör sistemleri<br />

Mesleki ve Teknik Liselerinin arttırılması<br />

ile olabilir. Bu konuda da Asansör<br />

derneklerinin bazılarının önemli ve yapıcı<br />

çalışmalarını medyadan öğrenmek mutluluk<br />

verici. Ancak bunlarının sayısının daha<br />

da arttırılması gerekiyor.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve öngörüleriniz<br />

ne doğrultuda? Yeni proje/yatırımlarınız<br />

olacak mı?<br />

Mitsubishi Electric Asansörlerinin sürekli<br />

gelişen ileri teknolojisi ile yeni ürünler ve<br />

sistemler kullanıcıların hizmetine sunulmaktadır.<br />

Önümüzdeki yıllar için yeni ürün<br />

ve sistemler tasarım ve geliştirme aşamasında<br />

olup bunlar ile ilgili duyurular daha<br />

sonra yapılacaktır.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Mitsubishi Electric Asansör olarak amacımız;<br />

Dünya’nın en büyük asansör firması<br />

olmak veya en çok asansörü satan firması<br />

olmak değil, Dünya’nın en kaliteli asansör<br />

üreticisi unvanını bu sektörde faaliyet<br />

gösterdiğimiz zaman boyunca elimizde<br />

tutmaktır.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 81


“Çevreye zararlı hiçbir malzeme<br />

üretimin hiçbir noktasında kullanılmıyor”<br />

“En çok dikkat ettiğimiz, kişinin ihtiyacını tam olarak anlayıp anlamadığımız ve doğru ürünü<br />

sunup sunamadığımız. Sonrasında ise güvenlik ve kişinin konforu geliyor.”<br />

LiftArt isminden de anlaşılacağı gibi asansör<br />

sistemleri konusunda uzmanlaşmış,<br />

almış olduğu işleri asansör sanatı olarak<br />

gören ve sanatçı titizliğinde çalışan bir firma<br />

konumunda. Liftart Asansör ve Kaliteli<br />

Yaşam Sistemleri Genel Müdürü Serdar<br />

Süreyya ile dosya konumuz çerçevesinde<br />

röportaj çalışması gerçekleştirdik. “Ürettiğimiz<br />

ve sattığımız tüm ürün ve hizmetler<br />

ile insanların yaşamlarını daha konforlu<br />

hale getirmek istiyoruz” diyen sayın Süreyya,<br />

tüm insanların ve engellilerin yaşam<br />

standartlarının yükseltilmesi için çalışmalarına<br />

devam edeceklerinin altını çiziyor.<br />

Öncelikle, firmanızın kısa<br />

tarihçesiyle birlikte sizleri tanıyabilir<br />

miyiz?<br />

Şirketimiz 1958 den beri taşıma, kaldırma<br />

ve istifleme konularında uzmanlaşmıştır.<br />

Merdiven kullanmakta zorlanan kişiler için<br />

katlar arası seyahati kolaylaştırıcı metotlar<br />

sunmaktayız. Bu konudaki çözümlerimiz<br />

kullanıcılar ihtiyaçları doğrusunda<br />

şekillenmektedir; dikey çalışan asansör<br />

yani ev asansörü, merdivenler için merdiven<br />

asansörü, birkaç basamaklık kot farkı<br />

olan yerler için de sahne asansörü çözümlerini<br />

sunmaktayız. 2004 yılında Hollandalı<br />

merdiven asansörü konusunda dünya<br />

devlerinden Handicare firmasının Türkiye<br />

Temsilcisi, <strong>2017</strong> yılının başında da Avrupa’nın<br />

en büyük engelli asansörü üreticisi<br />

olan İtalyan Vimec firmasının Türkiye Ana<br />

Temsilcisi olduk.<br />

Bir kaç örnekle üstlenmiş olduğunuz<br />

projelerinizden biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Öncelikle merdiven asansörü konusunda<br />

birçok ünlü iş adamı, sanatçı, milletvekili<br />

ve kurumlara koltuklu merdiven asansörü<br />

ve engelli platformu ile engelli asansörü<br />

montajı yaptık. Bunların içerisinde Enka Holding’den<br />

tutunda, Alman Hastanesi, Tiyatro<br />

Sanatçısı Ahmet Gülhan, ünlü besteci Mustafa<br />

Sağyaşar gibi birçok ismi bilinen kişiler<br />

var, burada hepsinin ismini veremiyorum,<br />

bazıları isimlerinin gizli kalmasını istiyorlar.<br />

Ayrıca birçok belediye, valilik, kaymakamlık,<br />

müze gibi kuruluşlar da var. Örnek vermek<br />

gerekirse Edirne Valiliği, Çorum Valiliği, Çorum<br />

Kaymakamlığı, Kadir Has Müzesi, Harbiye<br />

Askeri Müze vs.<br />

Uygulama teknikleriniz ve kullanmış<br />

olduğunuz ürünler açısından inşaat<br />

firmalarına ve son kullanıcıya<br />

ne gibi farklılıklar ve avantajlar<br />

sunuyorsunuz?<br />

En önemli ve farklı olduğumuz nokta,<br />

asansör sistemlerimizin dünyadaki en<br />

gelişmiş sistemler olması, arıza riskinin<br />

82<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

çok çok az olması, diğer markalardan en<br />

az 2 kat uzun ömürlü olması ve sorunsuz<br />

çalışması. Örneğin diğer markaların asansörlerinde<br />

1 adet sürüş motoru yani ana<br />

motor bulunurken bizde 2 adet ana motor<br />

vardır. Bunu yedek motor gibi düşünmeyin,<br />

2 motor senkronize çalışıyor ama her<br />

birisi %50 randımanla çalışıyor. Böylece<br />

motorlar hiçbir zaman yorulmuyor, kapasiteleri<br />

düşmüyor ve uzun ömürlü oluyorlar.<br />

Ve en önemlisi de bunun için fark ücreti<br />

ödemiyorsunuz. Yani şöyle düşünün 1500<br />

motor araba yerine 3000 motor araba alıyorsunuz<br />

ve aynı parayı ödüyorsunuz. Üstelik<br />

harcadıkları enerji de aynı. Böylece<br />

sistemimiz diğer markalardan çok daha<br />

fazla tercih ediliyor.<br />

Güvenlik, enerji verimliliği<br />

ve sürdürülebilirlik konuları<br />

çerçevesinde son dönemde ne gibi<br />

yenilikleriniz bulunmakta?<br />

Çevreye zararlı hiçbir malzeme üretimin<br />

hiçbir noktasında kullanılmıyor. 9000, IP,<br />

CE, EN, EMT gibi belgelerimiz mevcut. Bu<br />

belgeler periyodik olarak yenilenmektedir.<br />

Türkiye’de bu alanda yetişmiş insan kaynağını<br />

ve teknolojik altyapıyı yeterli buluyor<br />

musunuz? Daha iyisi için neler yapılmalı?<br />

Her asansör firmasında çalışan montörler,<br />

teknik servis personelleri kısa zaman<br />

çalıştıktan sonra ayrılıp kendi başlarına iş<br />

yapmaya çalışıyorlar. Bu da yapılacak işin<br />

ve hizmetin kalitesini düşürüyor. Çünkü<br />

yeterli eğitimleri, tecrübeleri yok. Ve bazı<br />

arkadaşların vergi mükellefi olmadıklarını<br />

da duyuyoruz.<br />

Bir projeye başlamadan önce en çok<br />

nelere dikkat edersiniz?<br />

En çok dikkat ettiğimiz, kişinin ihtiyacını<br />

tam olarak anlayıp anlamadığımız ve doğru<br />

ürünü sunup sunamadığımız. Sonrasında<br />

ise güvenlik ve kişinin konforu geliyor.<br />

Montajın düzgün ve kaliteli yapılmasını ise<br />

hiç bahsetmiyorum bile; bu zaten olmazsa<br />

olmaz.<br />

Önümüzdeki dönem için hedef ve<br />

öngörüleriniz ne doğrultuda? Yeni<br />

proje/yatırımlarınız olacak mı?<br />

Merdiven asansörü ve engelli asansörü<br />

sektöründe iyi bir ismimiz var ve sektördeki<br />

payımızı her geçen gün arttırıyoruz. Bayi<br />

ağımız genişlemekte ve fiyatlarımız makul<br />

seviyede. Dolayısı ile satış hedeflerimize<br />

çabuk ulaşıyoruz ve yeni hedefler belirliyoruz.<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Bize bu fırsatı verdiğiniz için öncelikle<br />

size teşekkür ederim. Özellikle koltuklu<br />

merdiven asansörü ülkemizde yeni yeni<br />

tanınmaya başladığı için engelli asansörü<br />

gibi düşünülüyor, buradaki engelli<br />

kelimesinin sakat anlamında kullanıyorum.<br />

Oysa engel kelimesi çok geniştir,<br />

yaşlılık, spor yaralanmaları, fiziksel geçici<br />

rahatsızlıklar da insanın önünde bir<br />

engeldir ve bazıları sırf engelli denmesin<br />

diye bu tip asansörleri satın almak istemiyorlar.<br />

Ve aslında engellerine engel<br />

katıyorlar. Bu sebeple merdiven asansörünü<br />

engelli asansörü gibi düşünmemek<br />

gerekli. Bu konunun iyice anlaşılması ve<br />

özümsenmesi gerekir.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 83


“Epson olarak son derece iddialıyız”<br />

“Mimari çizimlerde, projelerde en önemli konular detay hakimiyeti ve renk ayrımları.<br />

Baskıda maksimum hassasiyet gerekli. Epson olarak geniş format yazıcılarımızdan bu<br />

sektöre uygun ve oldukça tercih edilen birçok modelimiz var.”<br />

Ersel Şamiloğlu / Epson Türkiye Pro-Grafik Kanal Müdürü<br />

Ev tipi yazıcılardan geniş format yazıcılara,<br />

POS’tan kurumsala uzanan ciddi bir<br />

ürün gamına sahip olana Epson, satış<br />

sonrası hizmetlerde de fazlasıyla iddialı.<br />

Epson Türkiye Pro-Grafik Kanal Müdürü<br />

Ersel Şamiloğlu’na Epson hakkında merak<br />

ettiklerimizi sorduk.<br />

Firmanızın genel faaliyetleri ve<br />

Türkiye’deki tarihçesi hakkında<br />

kısaca bilgi verir misiniz?<br />

Epson merkezi Japonya’da bulunan, inovasyon<br />

odaklı bir teknoloji devi aslında.<br />

Dünya genelinde 72 bine yakın istihdam<br />

ve AR-GE’ye günde ortalama 1.3 milyon<br />

$ ayrılıyor olması büyüklüğümüzün altını<br />

çizecek verilerden sadece ikisi. Şirketimiz<br />

mürekkep püskürtmeli ve dijital baskı<br />

sistemlerinden 3LCD projeksiyonlara,<br />

akıllı gözlüklerden endüstriyel robotlara<br />

kadar birçok alanda faaliyet gösteriyor.<br />

Türkiye’de özellikle odaklandığımız ana<br />

ürün gruplarımız tüm yazıcı çözümlerimiz<br />

ki ev tipinden geniş formata, POS’tan<br />

kurumsala uzanan ciddi bir yelpaze söz<br />

konusu, projeksiyonlar ve tarayıcılar.<br />

Türkiye ofisimiz 2000 yılından bu yana<br />

faaliyette. Bizim yapılanmamızda ürünlerimiz<br />

distribütörlerimiz ve bayilerimiz üzerinden<br />

satılmakta. Uzun süreye dayalı ve<br />

güçlü bir ağımız var. Değinmek istediğim<br />

bir konu da satış sonrası hizmetler.<br />

Ürünlerinizin ihtiyaçları karşılayacak kalitede<br />

ve son teknolojide olması elbette<br />

ki ana şart ancak satış yapıldıktan sonra<br />

da müşterinizin yanında olmalısınız. Bizim<br />

satış sonrası teknik servis ağımız da<br />

oldukça güçlü ve elbette kullanıcılarımız<br />

için son derece büyük avantaj.<br />

86<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Yeni nesil ürünlerinizden örnekler<br />

verebilir misiniz?<br />

Bizim ana hedefimiz sürekli gelişen ve<br />

değişen ihtiyaçlara bire bir cevap verebilmek.<br />

Dolayısıyla sürekli yeni ürün geliştiriyoruz.<br />

Geniş format yazıcı tarafını<br />

ele alırsak eğer Epson olarak bu alanda<br />

signage ve tekstil baskı olmak üzere iki<br />

ana segmentte ürünlerimiz mevcut. Son<br />

yeniliklerden birkaç örnek vermek gerekirse<br />

tekstil tarafında geniş format yazıcı<br />

modellerimizden SC-F2000’i tamamen yeniledik.<br />

Bu sayede 27 saniyede 1 t-shirt<br />

üretmek mümkün şimdi. Dış mekan baskı<br />

ve yapı malzemeleri tarafında Epson geniş<br />

format yazıcıların kalitesi ve yapabildikleri<br />

ise yine oldukça ayrıştırıcı. Dış mekan<br />

baskıda laminasyon gerekmeksizin 3 yıl<br />

kalıcılık garantisi veren SC-S40610, SC-<br />

S60610 ve SC-S80610 modelimiz var<br />

mesela. Veya tek bir makineyle neredeyse<br />

bir dekorasyon merkezi açabilecek kadar<br />

fazla ürün üretebilirsiniz. Misal ahşaba,<br />

seramiğe, mermere vb. aklınıza gelebilecek<br />

birçok malzemenin tasarıma dökülmüş<br />

hali transfer baskı tekniği ile bizim<br />

F6200, F7200 ve F9200 modellerimizle<br />

yapılabiliyor.<br />

Mimarlık ve mühendislik ofislerinin<br />

tercih ettiği ürünleriniz hangileri?<br />

Mimari çizimlerde, projelerde en önemli<br />

konular detay hakimiyeti ve renk ayrımları.<br />

Baskıda maksimum hassasiyet gerekli.<br />

Epson olarak geniş format yazıcılarımızdan<br />

bu sektöre uygun ve oldukça tercih<br />

edilen birçok modelimiz var. SC-T3200<br />

SC-T5200 ve SC-T7200 serileri uygun örnekler<br />

olacaktır. Bu sektörde fotoğraf baskısı<br />

da bir o kadar önemli malum ve Epson<br />

olarak bu alanda da son derece iddialıyız.<br />

<strong>Yapı</strong> Sektörüne özel sunmuş<br />

olduğunuz çözümler nelerdir?<br />

<strong>Yapı</strong> sektörü çok geniş bir alan. Burada<br />

son dönemin yükselen trendi olan ‘kişiselleştirilmiş<br />

tasarım ve baskı’ konusuna<br />

değinmek isterim. İnsanlar kitlesel üretim<br />

mamullerini elbette halen kullanıyor ancak<br />

herkes kıyafetinde, evinde, ofisinde<br />

kendisine özel üretilmiş, farklı ürünler arıyor.<br />

Mesela evinizin banyosunu ele alalım.<br />

Banyonuzun bir duvarının en sevdiğiniz<br />

manzara resmiyle, istediğiniz ölçülerdeki<br />

seramikle donatılması artık mümkün.<br />

Veya çocuğunuzun odasındaki gardrobun<br />

kapağını kendi yaptığı bir resimle tamamen<br />

kaplayıp farklılaştırabilirsiniz. Oturma<br />

grubunuzun döşemelerini, yastıklarınızı,<br />

perdelerinizi ve duvar kâğıtlarınızı Epson<br />

yazıcıların sahip olduğu üstün baskı teknolojileri<br />

sayesinde rahatlıkla yaratabilir,<br />

yani kişiye özel dediğimiz baskıları yapı<br />

sektöründe de uygulayabilirsiniz Epson<br />

olarak geniş format yazıcılarımızla bu konuda<br />

oldukça iddialıyız.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 87


Dosya<br />

Konica Minolta,<br />

‘Printtek <strong>2017</strong>’de yepyeni bir vizyon sundu<br />

04 - 08 Ekim tarihleri arasında TÜYAP’ta düzenlenen Printtek <strong>2017</strong> Fuarı’na katılan Konica<br />

Minolta, baskı profesyonellerinin ihtiyaçlarına yönelik en yeni donanım ve yazılım çözümlerini<br />

tanıttı. Yeni ürünlerin lansmanını yapan Konica Minolta standına ilgi yoğun oldu.<br />

Lansmanı yapılan yüksek üretim kapasitesi<br />

ve renk tutarlılığı ile öne çıkan AccurioPress<br />

C6100 ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği<br />

ürünlerden biri oldu. Entegre Color Care<br />

ünitesi ile gerçek zamanlı otomatik renk yönetimi<br />

ve ön-arka baskı düzeltme gibi özellikleri<br />

olan cihaz,<br />

ofsete yakın baskı kalitesine sahip.<br />

350 gsm dubleks baskı özelliğine sahip<br />

AccruioPrint C2070 ise tek geçiş çift taraflı<br />

tarama, USB’den yazdırma ve USB’ye<br />

tarama özelliği ile ürün gamındaki diğer<br />

cihazlardan farklılaştı. Fogra sertifikasına<br />

sahip AccruioPrint C2070 yüksek hacimli<br />

iş yüküne sahip profesyonellerin beğenisini<br />

kazandı.<br />

Konica Minolta standında lansmanı yapılan<br />

bir diğer cihaz, dakikada 136 sayfa baskı<br />

hızına sahip AccurioPress 6136 oldu. Ürün<br />

özellikle yüksek hacimli siyah beyaz üretim<br />

yapan profesyoneller için ideal bir çözüm<br />

sunuyor.<br />

Kuru toner tabanlı, geniş format, plan kopya<br />

ve poster baskıları için siyah beyaz ve renkli<br />

dijital baskı sistemi olan, yüksek üretkenlik<br />

sunan KIP 860 da stantta yer alarak cazip<br />

işletme maliyeti ile dikkat çekti.<br />

Lansmanını geçen sene yaptığı bizhub PRO<br />

958 de stantta yer alan bir diğer ürün oldu.<br />

Giriş seviyesi veya daha düşük hacimli fotokopi<br />

ve çoğaltma işleri için uygun bizhub<br />

PRO 958’e uygun maliyeti nedeniyle özellikle<br />

kopyalama merkezleri rağbet etti.<br />

88<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Türkiye inovasyonun üssü oluyor<br />

Fujifilm Ortadoğu ve Türkiye başkanı Jun Hiuchi: “Kazakistan’dan Güney Afrika’ya uzanan ve<br />

Ortadoğu’yu da kapsayan geniş coğrafyada, potansiyelinden dolayı İstanbul’u inovasyonun<br />

merkezi olarak konumlandırdık.”<br />

Dünyanın önde gelen teknoloji şirketlerinden<br />

Fujifilm, fotoğraftan medikale, grafik<br />

sistemlerden endüstriyel ürünlere kadar<br />

uzanan teknolojik alt yapısını girişimcilere<br />

açıyor. Yıllık global cirosunun yüzde 7’sini<br />

AR-GE’ye ayıran Fujifilm, Japonya, Amerika,<br />

Hollanda, İspanya ve İngiltere’den<br />

sonra altıncı ‘Açık İnovasyon Merkezi’ni<br />

İstanbul’da hayata geçirdi.<br />

Fujifilm’in İstanbul merkez binasında faaliyet<br />

gösterecek olan “Açık İnovasyon<br />

Merkezi”nin açılışı önceki gün yapıldı. Fujifilm<br />

Ortadoğu ve Türkiye Başkanı Jun Higuchi’nin<br />

ev sahipliğinde gerçekleştirilen<br />

davete Bağcılar Belediye Başkanı Lokman<br />

Çağırıcı, İstanbul Ticaret Odası ve Sağlık<br />

Bakanlığı yetkilileriyle farklı üniversitelerden<br />

üst düzey yetkililer katıldı. Konuklara,<br />

Jun Higuchi, Fujifilm Türkiye Genel Müdürü<br />

Cengiz Metin ve Fujifilm Avrupa İnovasyon<br />

Merkezi Direktörü Sander Vermeulen tarafından<br />

Açık İnovasyon Merkezi’nin faaliyetleri<br />

hakkında bilgi verildi.<br />

TÜRKİYE 15 ÜLKENİN YÖNETİM<br />

MERKEZİ<br />

Başarılı çalışmalar nedeniyle daha önce<br />

Kazakistan, Özbekistan ve Azerbaycan’ın<br />

da içinde bulunduğu 15 ayrı ülkenin yönetim<br />

merkezi olan Fujifilm Türkiye, şimdi<br />

de “İnovasyon Üssü” oldu. Açık İnovasyon<br />

Merkezi, Türkiye’nin yanı sıra Kafkaslar,<br />

Orta Asya, Balkanlar, Ortadoğu ve Afrika<br />

ülkelerinden gelen fikirlerle farklı teknolojilerin<br />

geliştirilmesine ev sahipliği yapacak.<br />

Fujifilm’in Türkiye’deki ana faaliyet alanları<br />

olan medikal sistemler, grafik sistemler,<br />

endüstriyel ürünler, dijital kamera ve<br />

fotoğraf baskı ürünlerinin dışında; global<br />

know-how’ı da tüm şirketlere, üniversitelere<br />

ve girişimcilere açık olacak. Öncelikli<br />

olarak “Sağlık, enerji, çevre ve endüstri”<br />

konularında çalışmaları, projeleri ve fikirleri<br />

olan potansiyel iş ortakları; iş birliği<br />

fırsatlarını değerlendirmek için bu merkezi<br />

ziyaret edebilecek.<br />

İNOVASYONDAN GELEN DEĞER<br />

Fujifilm’in inovasyona büyük önem verdiğinin<br />

ve bunu logosuyla birlikte kullandığı<br />

global bir slogana dönüştürdüğünün altını<br />

çizen Fujifilm Ortadoğu ve Türkiye Başkanı<br />

Jun Higuchi, “Value from Innovation’ (İnovasyondan<br />

Gelen Değer) sloganı Fujifilm’in<br />

90<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Dosya<br />

Cengiz Metin / Fujifilm Türkiye Genel Müdürü<br />

potansiyelini ortaya çıkarıyor. Bununla beraber,<br />

yarının iş kollarını ve yaşam tarzını<br />

yaratmak için yenilikçi teknolojileri, ürünleri<br />

ve hizmetleri sürekli olarak geliştirmeye<br />

yönelik taahhüdünü anlatıyor. İnovasyon<br />

merkezimiz, gelişmiş teknolojilerle geleceğe<br />

öncülük edecek. Devlet kurumları ile<br />

de iş birliği yaparak, ihtiyaç duyulan araştırma<br />

ve geliştirme projelerine katkı sağlamaktan<br />

mutluluk duyacağız” dedi.<br />

“İLHAM VERECEK”<br />

“Misyonumuz; sürdürülebilir kurumsal faaliyetlerimiz<br />

sayesinde dünya çapındaki<br />

tüm insanların yaşam kalitesini arttırmaya<br />

Jun Higuchi / Fujifilm Ortadoğu ve Türkiye Başkanı<br />

yardımcı olmaktır.” diyen Fujifilm Ortadoğu<br />

ve Türkiye Başkanı Jun Higuchi, “Fujifilm<br />

Türkiye Açık İnovasyon Merkezi yaklaşık<br />

50 ülkeye hizmet verecek. Kazakistan’dan<br />

Güney Afrika’ya uzanan ve Orta Doğu’yu<br />

da kapsayan geniş coğrafyada, potansiyelinden<br />

dolayı İstanbul’u inovasyonun<br />

merkezi olarak konumlandırdık. Fujifilm’in<br />

tüm global know-how’ını iş dünyasına ve<br />

fikirlere açıyoruz. Açık İnovasyon Merkezi’miz,<br />

küresel yeniliklerin keşfedilmesine<br />

olanak sağlayacak. Fotoğraf filmiyle başladık;<br />

medikale kadar uzanan çok sayıda<br />

temel teknoloji geliştirdik. Çok daha ileri<br />

ürünleri geliştirmek amacıyla bu teknolojileri<br />

etkin bir şekilde kullanıma soktuk.<br />

Bu merkez, Fujifilm’in teknik ilerlemelerini<br />

takip etmek isteyen geniş bir coğrafyadaki<br />

girişimcilere ve yeni teknolojiler ile yakın<br />

ilişki kurmak isteyenlere ilham verecek.<br />

Gelin, fikirlerinizi teknolojimizle harmanlayalım”<br />

dedi.<br />

AÇIK ÇAĞRI<br />

Fujifilm Türkiye Genel Müdürü Cengiz Metin<br />

de iş birliği çağrısı yaparak, “Öncelikli<br />

olarak devlet kurumları ve üniversitelerle<br />

iş birliği halinde olacağız” dedi. İnovasyon<br />

alanında buluşmak için ortak bir platform<br />

oluşturduklarını, Fujifilm’in oldukça zengin<br />

teknolojik alt yapısını ve bilgi birikimini<br />

geniş bir yelpazede sunacaklarını belirten<br />

Cengiz Metin şöyle devam etti, “Sağlık,<br />

endüstri ve teknoloji alanında çözümlerimiz<br />

var. Burada iş ortaklarımızla önemli<br />

projeleri geliştirerek anlaşmalar yapmayı<br />

hedefliyoruz. Buradan açık çağrı yapmak<br />

istiyorum, mevcut fikirleri olanlarla karşılıklı<br />

ürün geliştirmeleri yaparak inovatif<br />

çözümler sunmak istiyoruz. Fujifilm’in<br />

derin teknolojisini Türkiye ile paylaşmaya<br />

hazırız.”<br />

“TÜRKİYE ÇOK AVANTAJLI”<br />

İnovasyon merkezinin açılışı için Hollanda’dan<br />

gelen Fujifilm Avrupa İnovasyon<br />

Merkezi Direktörü Sender Vermeulen<br />

ise, Türkiye’nin coğrafi konumu itibariyle<br />

çok avantajlı olduğunu belirterek,<br />

“İnanıyoruz ki, Türkiye’de çok olumlu<br />

gelişmeler kaydedeceğiz. Buradaki bilgi<br />

alışverişlerini sürekli araştırıyor ve geliştiriyor<br />

olacağız” dedi<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 91


Japon baskı sistemleri devi Riso,<br />

Türkiye’de büyümeye devam ediyor<br />

Dosya<br />

Türkiye’de 25 yıldır baskı sistemleri alanında faaliyet gösteren Japonya merkezli Riso, gelişmekte<br />

olan pazarlarda büyüme hedefinin bir parçası olarak Türkiye’de dağıtım ağını genişletiyor.<br />

Tamer Kuş / Riso Türkiye Ülke Satış Müdürü<br />

Japonya merkezli baskı sistemleri devi<br />

Riso, Türkiye’de hızlı büyüme kararı aldı.<br />

25 yıldır Türkiye’de faaliyette bulunan<br />

Riso, yeniden yapılanarak satışlarını artırmayı<br />

hedefliyor. Bu kapsamda Türkiye’nin<br />

lider baskı çözümleri şirketi Elektroser ile<br />

satış ve satış sonrası servis hizmeti alanında<br />

işbirliği anlaşması imzaladı. Riso<br />

Türkiye ve Elektroser, hızla büyüyen inkjet<br />

pazarında lider konumlarını güçlendirmeyi<br />

planlıyor.<br />

%25 büyüyecek<br />

Riso Türkiye Genel Müdürü Tomohiro Yoshikai<br />

işbirliğini şöyle açıkladı: “1946 yılında<br />

Japonya’da kurulan ve baskı sistemlerinde<br />

dünya lideri olan Riso, Türkiye’de<br />

hızlı büyüme kararı aldı. Bu kapsamda<br />

satış ağımızı da güçlendirmeye<br />

başladık. Baskı makineleri<br />

ve yazıcı üretiminin<br />

ötesinde kendi sarf malzemelerimizi<br />

de üretiyoruz. Riso’nun<br />

global deneyimiyle<br />

Elektroser’in yerel gücünü<br />

birleştireceğiz. Riso Türkiye<br />

ve Elektroser bu işbirliğiyle<br />

dağıtım yapısını genişletiyor.<br />

Hedefimiz avantaj<br />

sağlayan teknolojilerimizi<br />

iş ortaklarımızla ve son kullanıcı<br />

ile buluşturmak ve<br />

iş akışlarına pozitif katkıda<br />

bulunmak. Orta vadede<br />

Riso Türkiye olarak yüzde<br />

25 büyümeyi planlıyoruz.”<br />

Elektroser Genel Müdürü<br />

Öncü Güyer ise şöyle konuştu:<br />

“Elektroser olarak<br />

1981 yılından bu yana<br />

müşterilerin kopyalama<br />

işlemlerinde ihtiyaçlarına<br />

göre baskı çözümleri sunuyoruz.<br />

500 kişiyi aşkın<br />

uzman kadromuz, Türkiye<br />

çapında 15 farklı bölge<br />

müdürlüğü ve bayilerimizle<br />

Öncü Güyer<br />

Elektroser Genel Müdürü<br />

satış öncesi ve sonrası servis hizmeti<br />

veriyoruz. Hedefimiz daha fazla son kullanıcıya<br />

ulaşmak.”<br />

Tomohiro Yoshikai<br />

Riso Türkiye Genel Müdürü<br />

PRINTTEK <strong>2017</strong>’de açıklandı<br />

Söz konusu anlaşma, Avrasya ve Türkiye’nin<br />

en önemli sektör buluşması olan<br />

PRINTTEK <strong>2017</strong> Uluslararası Baskı Teknolojileri<br />

ve Kâğıt Fuarı’nda açıklandı. Anlaşmayı<br />

Riso Türkiye Genel Müdürü Tomohiro<br />

Yoshikai ve Elektroser Genel Müdürü<br />

Öncü Güyer imzaladı. Riso Türkiye, pazarda<br />

hedeflediği büyümeyi Elektroser ile gerçekleştirmeyi<br />

planlıyor. Elektroser’in geniş<br />

müşteri portföyü, uzman kadrosu ve geniş<br />

dağıtım yapısı ile birlikte daha fazla son<br />

kullanıcıya ulaşma ve dokunma imkânı<br />

bulacak olan Riso Türkiye, büyüyen inkjet<br />

pazarında daha da güçlenecek.<br />

92<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Çimsa; Türkiye ve dünya beyaz çimento<br />

pazarına öncülük etmeye devam ediyor<br />

Türkiye’de ve dünyada önde gelen çimento ve yapı malzemeleri üreticilerinden biri olan<br />

Çimsa’nın bugün ulaştığı başarının ardında yenilikçi yaklaşımı yatıyor. Çimsa, Türkiye’nin ilk<br />

ve tek T.C. Bilim, Sanayii ve Teknoloji Bakanlığı onaylı Çimento Araştırma ve Uygulama<br />

Merkezi Formülhane’de 2000 yılından bu yana, katma değeri yüksek ve özel ihtiyaçlara yönelik<br />

özel ürünler geliştiriyor.<br />

Çimsa Genel Müdürü Nevra Özhatay, özel<br />

ürünleri ve farklı hizmet anlayışı ile global<br />

bir marka olarak uluslararası arenada<br />

güçlü bir oyuncu konumunda olduklarını<br />

belirterek, “45 yıldır Türkiye coğrafyasına<br />

yayılmış olan çimento ve hazır beton tesisleriyle<br />

ülke ekonomisine katkı sağlarken,<br />

65’ten fazla ülkeye yaptığımız ihracatla, 6<br />

farklı ülkede bulunan 7 terminalimizle aynı<br />

zamanda uluslararası bir çimento üreticisiyiz.<br />

Özel çimentolar konusunda dünyanın<br />

sayılı üreticilerinden biri olarak, inovasyon<br />

ve müşteri destek hizmetlerinde de uluslararası<br />

standartlarda hizmet vermekteyiz.<br />

Hem çimento hem çimentonun kullanıldığı<br />

her alanda yüksek bilgi ve beceriye sahip<br />

olan Çimento Araştırma ve Uygulama Merkezimiz<br />

Formülhane’de karlılığı yüksek,<br />

çimento sektöründe ve son kullanıcılarda<br />

fark yaratacak yeni ürün geliştirme programları<br />

hazırlayarak üretim, pazarlama ve<br />

kalite birimleri ile bu çalışmaları son ürün<br />

haline getirmekteyiz. Aynı zamanda yurt içi<br />

ve yurt dışında, Çimsa ürünlerini kullanan<br />

müşterilerimize hem laboratuvar desteği<br />

vermekte hem de bizzat işletmelerine giderek<br />

müşterilerimizin üretimlerini geliştirmekteyiz.”<br />

şeklinde konuştu.<br />

Özel performans içeren çözümler<br />

Özel ürünlerde Çimsa’nın global bir marka<br />

olmasının en önemli nedenini, ürünlerin<br />

performans odaklı yapısı ve güvenilirliği<br />

olarak açıklayan Çimsa Beyaz Çimento<br />

ve Özel Ürünler Satış ve Pazarlama Genel<br />

Müdür Yardımcısı Ülkü Özcan, “«Formülün<br />

adı» çatısı altında yapmış olduğumuz çalışmalar<br />

sonucunda en uygun çözümleri<br />

geliştirmeye çalıştık. Bu sayede iş ortaklarımıza<br />

tek bir üründen oluşan portföyler<br />

yerine, her bir sektörün ihtiyaçlarına odaklanılarak<br />

titizlikle formülize edilmiş ve o<br />

segmente özel performans içeren çözümler<br />

sunuyoruz.<br />

Türkiye’nin ilk kalsiyum alüminat çimento<br />

94<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

markası olan Isıdaç40’ı, aynı özellikleri ve<br />

yeni yüzüyle Çimsa Aluminates adı altında<br />

pazara sunduk. Çimsa Aluminates ailesi<br />

altında yapı kimyasalları uygulamalarına<br />

özel olarak geliştirdiğimiz RECIPRO, refrakter<br />

uygulamalarına özel olarak geliştirdiğimiz<br />

REFRO, teknik beton uygulamalarına<br />

özel olarak geliştirdiğimiz RESISTO ve<br />

genel kullanıma uygun kalsiyum alüminat<br />

çimento agregası REGO yer almaktadır.<br />

Dünyanın en güçlü beyaz çimento markası<br />

Çimsa Süper Beyaz’ı da yüksek beyazlık<br />

gerektiren reçetelerde yer almak üzere<br />

çatı marka olarak konumlandırdık. Çimsa<br />

Süper Beyaz ailesi altında, yapı kimyasalları<br />

uygulamalarına özel olarak MOTIVA,<br />

tamamen özel bir klinkerden prekast uygulamaları<br />

için üretilmiş olan INSPIRA, karo<br />

uygulamaları için özel olarak, yine özel<br />

klinkerden üretilmiş olan yeni ürünümüz<br />

MONDA bulunmaktadır. GRC uygulamaları<br />

için EXTERA, genel kullanıma yönelik geliştirdiğimiz<br />

kendini ve havayı temizleyen<br />

ürünümüz NONA, antibakteriyel ürünümüz<br />

CEMENTHA ile iş ortaklarımıza değer yaratmaktayız.<br />

Betonda ise global trendleri<br />

takip ederek yurtiçindeki kamu ve özel<br />

projelerin brüt beton uygulamalarına yönelik<br />

geliştirdiğimiz, yüksek dayanıklılığa<br />

sahip Çimsa Süper Beyaz çimentomuzla<br />

üretilen BEYSADE markası ile kullanıcılara<br />

daha az çimento dozajı ile maliyet avantajı<br />

sağlarken, betonda estetiği yakalamayı<br />

hedefliyoruz. Hız gerektiren uygulamalarda<br />

yüksek erken dayanımı sayesinde, kalıpta<br />

kalma ve kür süresini azaltarak son<br />

kullanıcılara katma değerli ürünler üretme<br />

fırsatını sunmaktayız.<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasalları Semineri ile sektörün<br />

önde gelen üreticileri biraraya geldi<br />

Gerek yurtiçinde gerekse yurt dışında katıldığımız<br />

seminer, sempozyum ve fuarlarla<br />

farklı sektörlerdeki iş ortaklarımızla bir<br />

araya geliyoruz. Daha önceki yıllarda da<br />

katılım sağladığımız, 2018’de ABD’de düzenlenecek<br />

olan World of Concrete Fuarı<br />

için hazırlıklarımıza başladık. Yıl ortasında<br />

yurtiçindeki iş ortaklarımızla bir araya<br />

gelerek yıl değerlendirmesini yapıyor, ge-<br />

Nevra Özhatay / Çimsa Genel Müdürü<br />

liştirebileceğimiz ortak projeler üzerinde<br />

çalışıyoruz. Her sene gerçekleştirdiğimiz<br />

ve bu sene de 21 Eylül’de 3.’sünü düzenlediğimiz<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasalları Semineri<br />

ile sektörün önde gelen üreticilerini ve bu<br />

konudaki akademik çalışmaları bir araya<br />

getirerek sektördeki yenilikleri konuşuyor<br />

aynı zamanda karşılıklı bilgi paylaşımında<br />

bulunuyoruz. Bu platform katılımcılar tarafından<br />

beklediğimizin çok üstünde bir ilgiyle<br />

gerçekleşti. Farklı sektörlerdeki üreticilerin<br />

de katılımı ile bu platformların daha<br />

da yaygınlaştırılmasını planlıyoruz. ’’ dedi.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 95


Sektörel<br />

Çimsa,<br />

<strong>Yapı</strong> Kimyasalları Sektörüne ışık tutuyor<br />

Nevra Özhatay / Çimsa Genel Müdürü<br />

<strong>Yapı</strong> malzemeleri sektörünün global oyuncusu,<br />

Sabancı Holding iştiraki olan Çimsa,<br />

iş ortaklarıyla birlikte sektörün geleceğine<br />

ışık tutan trendleri ve dinamikleri değerlendirdiği<br />

3. <strong>Yapı</strong> Kimyasalları Semineri’ni<br />

21 Eylül’de Sakıp Sabancı Müzesi’nde<br />

gerçekleştirdi. Yüksek katılımla gerçekleşen<br />

seminerde, yapı kimyasalları sektöründeki<br />

inovatif uygulamalar ve teknik<br />

gelişmeler hakkında bilgi verildi.<br />

Sabancı Holding Çimento Grup<br />

Başkanı Mehmet Hacıkamiloğlu:<br />

“Mersin’deki Ar-Ge Merkezimiz<br />

Formulhane, tam bir inovasyon<br />

üssü olarak faaliyet gösteriyor ve<br />

yapı kimyasalları sektörüne yön<br />

veren ürünler geliştirerek dünyada<br />

da topluluğumuzu başarıyla temsil<br />

ediyor. ” dedi.<br />

Sabancı Holding Çimento Grup Başkanı<br />

Mehmet Hacikamiloğlu, seminer açılışında<br />

yaptığı konuşmada,<br />

“Biz, Sabancı Grubu olarak 2000’li yılların<br />

başından itibaren teknoloji ve inovasyon<br />

konularını odağımıza aldık. Ekonomik, toplumsal<br />

ve çevresel değer yaratma misyonuyla<br />

hareket ederken; inovasyon ve sürdürülebilirlik<br />

gibi alanlara düzenli olarak<br />

yatırım yaptık.<br />

Çimsa, bu açıdan birçok ilke imza atan,<br />

sektör tredlerine öncülük eden bir Sabancı<br />

Holding iştirakidir. Mersin’deki Formülhane,<br />

çimento sektörünün onaylı ilk Ar-Ge<br />

Merkezi olarak, tam bir inovasyon üssü<br />

Mehmet Hacıkamiloğlu / Sabancı Holding Çimento Grup Başkanı<br />

olarak faaliyet gösteriyor ve yapı kimyasalları<br />

sektörüne yön veren ürünler geliştirerek<br />

dünyada da topluluğumuzu başarıyla<br />

temsil ediyor.<br />

Çimsa olarak, ülkemiz çimento sektörünün<br />

gelişimine öncülük ediyor; yenilikçi<br />

ürün ve hizmet kapasitemiz ile yatırımlarımıza<br />

aralıksız devam ediyoruz. Bu yaklaşımımız<br />

ile sadece Türkiye’de değil aynı<br />

zamanda tüm dünyada Türkiye çimento<br />

sektörünü gururla temsil ediyoruz.<br />

Sürdürülebilirlik anlayışımız ise Çimsa’yı<br />

Formülün Adı yapıyor. Bizler çalışmalarımızla,<br />

toplumumuza, çevremize ve ülkemize<br />

değer yaratmak vizyonuyla hareket<br />

ediyoruz. “ şeklinde konuştu.<br />

Özhatay: “Tüm iş süreçlerimizde<br />

bize ışık tutan sürdürülebilirlik<br />

anlayışımız, Çimsa’yı Formülün Adı<br />

yapıyor.”<br />

Çimsa Genel Müdürü Nevra Özhatay<br />

yaptığı konuşmada Türkiye çimento sektörünün<br />

global bir oyuncusu olarak inovasyona<br />

yaptıkları yatırımlara ve çimento<br />

sektörüne öncülük eden yenilikçi uygulamalara<br />

değinerek, “2000 yılında kurulan<br />

ve bu yıl Mart ayında T.C. Bilim, Sanayi ve<br />

Teknoloji Bakanlığı tarafından tescillenen,<br />

Türkiye çimento sektöründeki yegâne Ar-<br />

Ge Merkezi Formülhane, inovasyon üssü<br />

olarak bize Formülün Adı çatısı altında çeşitli<br />

özellikte çimentolar sunuyor.<br />

Formülün Adı aslında yenilikçi ve ihtiyaca<br />

özel ürünler olarak genişleyen ürün portföyümüzdür.<br />

Yenilikçi çözümlerimizin sizin<br />

ürünlerinize sağladığı performans ve sizin<br />

müşteride yarattığınız değer bizim asıl hedefimizdir.”<br />

dedi.<br />

Formülhane’de sektöründe ve son kullanıcıda<br />

fark yaratacak yeni ürün geliştirme<br />

programları hazırladıklarını sözlerine<br />

ekleyen Özhatay, “Yurt içi ve yurt dışında<br />

Çimsa ürünlerini kullanan müşterilerimize<br />

hem laboratuvar desteği veriyor hem bizzat<br />

işletmelerine giderek müşterilerimizin<br />

üretimlerini geliştirmelerine destek oluyoruz.<br />

Bu çalışmalarımızla, pazarın gelişimi<br />

için katma değer yaratıyoruz. Yarattığımız<br />

bu değeri zenginleştirmenin yanı sıra, bugün<br />

65’ten fazla ülkeye ihracat yapan bir<br />

şirket olarak ürünlerimiz dünyanın dört bir<br />

yanında, geleceğin inşasında kullanılırken;<br />

merkezimizin tescillenmesini rekabet<br />

gücümüzü artırmak adına çok değerli buluyorum.”<br />

şeklinde konuştu.<br />

96<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Temsa İş Makinaları<br />

ekonomiye değer katıyor<br />

Türkiye’nin önde gelen iş makinaları şirketi olan Sabancı Holding iştiraklerinden<br />

Temsa İş Makinaları, hizmet verdikleri lojistik sektöründen madene, inşaat sektöründen<br />

depo çözümlerine kadar gerçekleştirdikleri iş birliklerini ve yarattıkları sinerjiyi paylaşmak<br />

amacıyla 23 Ekim’de bir basın toplantısı gerçekleştirdi.<br />

Geniş bir katılımla Çırağan Kempinski İstanbul’da<br />

gerçekleşen toplantıda, Temsa<br />

İş Makinaları Genel Müdürü Eşref Zeka,<br />

iş makinaları sektörüne giriş hikayesinden,<br />

sektörler arası yarattıkları sinerjiyle<br />

çözüm ortaklığına uzanan yolculuklarını<br />

basın mensuplarıyla paylaştı.<br />

Eşref Zeka konuşmasında, 1983’teki<br />

Komatsu distribütörlüğüyle başlayan,<br />

2013’te de Japon Marubani Grubu iştirakiyle<br />

bir ortaklığa dönüşen, bugün ise<br />

iş makinaları ve maden makinaları üretiminde<br />

dünyanın lider markası Komatsu ile<br />

birlikte, Volvo Trucks, Crown, Terex Finlay<br />

ve Dieci markalarının distribütörlüğüne<br />

uzanan başarı hikayesine değindi. Global<br />

iş birlikleri ile birçok sektörün ihtiyaçlarına<br />

bütünsel olarak cevap verebilecek bir sinerji<br />

yarattıklarını belirten Zeka, “Bugün<br />

burada farklı sektörlerin bir araya gelmesinden<br />

doğan sinerjinin ne kadar anlamlı<br />

ve önemli olduğunu vurgulamak için toplandık.<br />

İş kolları arasında bir sinerji yaratarak,<br />

müşterilerimize sadece bir ürün<br />

ya da hizmet sunmuyoruz, beraberinde<br />

işlerine değer katmayı hedefliyoruz. Bu<br />

anlayışla yola çıkarak, iş yapış şeklimizi<br />

geliştirdik. Birçok farklı sektörde uçtan<br />

uca çözüm sunar hale geldik. Marka iş<br />

birliklerimiz ile müşterilerimize hem performans<br />

ve verimliliklerini arttırabilecekleri<br />

hem de işletim maliyetlerinde tasarruf<br />

sağlayabilecekleri ürünler ve güçlü bir<br />

satış sonrası destek hizmeti sunuyoruz.<br />

Müşterilerimize bütünsel hizmet vermek<br />

için çalışıyoruz,” dedi.<br />

Eşref Zeka<br />

98<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


“Yatırım fırsatlarını değerlendirmeye<br />

devam ediyoruz”<br />

“Assan Alüminyum olarak, müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmanın ve korumanın,<br />

markayı güçlendiren ve bağlılık yaratan en temel ilke olduğuna inanıyoruz. Tescillenen Ar-Ge<br />

merkezimizde müşterilerimize özel, katma değerli çözümler tasarlıyor olacağız.”<br />

Assan Alüminyum, Kibar Grubu çatısı altında<br />

1988 yılında kuruldu. İstanbul Tuzla ve<br />

Kocaeli Dilovası tesislerinde üretim yapan<br />

Assan Alüminyum, yassı alüminyum sektöründe<br />

yıllık 300 bin tona ulaşan kurulu<br />

kapasitesi ile Türkiye’nin açık ara lider<br />

kuruluşu durumunda. Yine yakın bir dönemde<br />

ulaşacağı 100 bin ton alüminyum<br />

folyo üretim kapasitesi ile ise Avrupa’nın<br />

ilk üç üreticisinden biri olacak. Assan Alüminyum<br />

Genel Müdürü Göksal Güngör bizlere<br />

önümüzdeki dönem hedefleri, şirket<br />

faaliyetleri ve fuardaki izlenimlerini anlattı.<br />

Firmanızın tarihçesi hakkında kısaca<br />

bilgi verir misiniz?<br />

1300’ü aşkın çalışanı bulunan Assan Alüminyum,<br />

rulo, levha, folyo ve boyalı rulo<br />

ürünleri ile distribütör, inşaat, ulaştırma,<br />

dayanıklı tüketim ve ambalaj gibi çok çeşitli<br />

sektörlere hizmet veriyor. Avrupa’nın<br />

en önemli üreticilerinden biri olarak, her<br />

yıl birçok müşterimiz tarafından yılın tedarikçisi<br />

unvanına layık görülüyoruz.<br />

Ayrıca Assan Alüminyum olarak her geçen<br />

yıl verimliliğimizi ve kapasite kullanımımızı<br />

artırıyoruz. 2016 yılını 258.400 ton satış<br />

rakamıyla ve yüzde 6,2 büyüme göstererek<br />

tamamladık. 2016 senesini hedeflerimize<br />

paralel olarak tamamlayarak, çeyrek<br />

milyon tonu aşan ilk Türk yassı alüminyum<br />

üreticisi olduk. 2016 itibariyle ISO Türkiye’nin<br />

en büyük sanayi kuruluşları listesinde<br />

41. sırada yer alırken <strong>2017</strong> yılında<br />

hedefimizi daha da yükselterek 266.000<br />

ton seviyelerine çıkardık.<br />

Ürün gruplarınızdan biraz bahseder<br />

misiniz?<br />

Bahsetmiş olduğum gibi Assan Alüminyum,<br />

rulo, levha, folyo ve boyalı rulo ürünleri<br />

ile distribütör, inşaat, ulaştırma, dayanıklı<br />

tüketim ve ambalaj gibi çok çeşitli<br />

sektörlere hizmet veriyor. Sağladığı avantajlar<br />

nedeniyle kalite odaklı üretim yapan<br />

alanlarda alüminyum tercih sebebi oluyor.<br />

İnşaat sektöründe de sürdürülebilirliğin ön<br />

planda olduğu bir ürün olması nedeniyle<br />

alüminyum sıklıkla tercih ediliyor. Isı iletkenliği,<br />

korozyona yüksek direnci, kolay<br />

şekil verilebilir olması, estetik oluşu ve<br />

yangın dayanımı inşaat uygulamalarında<br />

öne çıkan özellikleri oluyor. Isı iletkenliği<br />

sayesinde ısıtma, soğutma, izolasyon<br />

malzemelerinin ve dış cephe malzemele-<br />

100<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

rinin üretiminde önemli enerji tasarrufu<br />

sağlıyor. Plastik çerçeveli çift cam uygulamalarında<br />

bile cam çıtalarının alüminyumdan<br />

üretilmesi iki cam arasındaki<br />

oksijen ve nem geçirgenliğini engelliyor.<br />

Yüksek korozyon direnci, parlak ve boyalı<br />

görünümleri ile sadece rutin bakımlarının<br />

yapılarak görünümünü uzun yıllar koruyor.<br />

Kolay şekil verilebildiği için inşaat sektöründe<br />

tasarım esnekliği sağlıyor. Avrupa<br />

Birliği EN normlarına göre alüminyum A1,<br />

yani yanmaz ve yangına katkıda bulunmaz<br />

malzemeler sınıfındadır. Bu sayede konvansiyonel<br />

inşaat malzemelerine göre alüminyum<br />

bir adım öne geçiyor. Ayrıca alüminyum<br />

üretimi endüstriyel uygulamalar<br />

arasında çevreyi en az etkileyen endüstrilerden<br />

biridir.<br />

Tüm bu üstün özelliklerinden dolayı alüminyum<br />

yapı malzemeleri üretiminde özel<br />

bir yere sahiptir.<br />

Assan Alüminyum olarak ise inşaat sektörüne<br />

sunduğumuz ürünler, işlendikten<br />

sonra dış cephe kaplama, reklam panosu,<br />

boyama, izolasyon, cam çıtası, sıva<br />

ve köşe profilleri, asma tavan, sandwich<br />

panel, cami kubbesi, trapez, kenetli çatı,<br />

çatı aksesuarları, yağmur oluğu, kompozit<br />

panelpanjur ve garaj kapısı gibi birçok<br />

farklı ürüne dönüşebiliyor.<br />

Artan rekabet koşulları ve piyasa<br />

şartları doğrultusunda firmanızı<br />

ön plana çıkaran ayrıcalıklarınız<br />

nelerdir?<br />

Assan Alüminyum’un temel marka değerlerinden<br />

biri olan yenilikçilik ilkesinden<br />

yola çıkarak, tecrübe ve uzmanlığımızı<br />

kullanarak ürün ve süreçlerin her boyutunda<br />

faydalı yenilikler yapıyoruz. Bu sayede<br />

müşterilerimizin gözünde hem hızlı<br />

değişen rekabet koşullarına göre esnek<br />

çözümler sunan, hem de uzun süreli ve<br />

güvene dayalı ilişkilere önem veren bir iş<br />

ortağı olarak konumlanıyoruz.<br />

Assan Alüminyum olarak, müşteri memnuniyetini<br />

en üst seviyede tutmanın ve korumanın,<br />

markayı güçlendiren ve bağlılık<br />

yaratan en temel ilke olduğuna inanıyoruz.<br />

Tescillenen Ar-Ge merkezimizde müşterilerimize<br />

özel, katma değerli çözümler<br />

tasarlıyor olacağız. Daha kaliteli ve daha<br />

verimli çıktılar elde etme amacıyla sürekli<br />

iyileştirme çalışmaları yapıyor, proses<br />

inovasyonları sayesinde sektöre ve müşterilerimize<br />

özel geliştirdiğimiz ürünler,<br />

müşterilerimizin nihai üretimlerinden ve<br />

ürünlerinden daha iyi performans almalarına<br />

olanak sağlıyoruz.<br />

Göksal Güngör / Assan Alüminyum Genel Müdürü<br />

AluExpo <strong>2017</strong> Fuarını ziyaret eden<br />

yurt içi ve yurt dışı ziyaretçi oranlarını<br />

nasıl buldunuz? Sizin için yeterli bir<br />

ziyaretçi rakamına ulaşıldı mı?<br />

ALUEXPO <strong>2017</strong> Fuarı, 33 ülkeden 156’sı<br />

yabancı olmak üzere toplam 314 katılımcıyı,<br />

77 ülkeden 11 bin sektörü yakından takip<br />

eden ziyaretçi ile buluşturdu. AluExpo<br />

Türkiye yassı alüminyum sektörünün üretiminin<br />

yarısından fazlasını gerçekleştiren<br />

Assan Alüminyum için de çok önemli bir<br />

fuar.<br />

AluExpo fuar her geçen sene daha global<br />

bir bakış açısı kazanıyor. Aynı zamanda<br />

fuarla eş zamanlı olarak düzenlenen, Yürütme<br />

Kurulu Başkanlığı görevinde yer aldığım<br />

ALUS’08 Alüminyum Sempozyumu<br />

da bu sene oldukça başarılı geçti. Hem<br />

ülkemizden, hem de yurt dışından kendi<br />

konusunda uzman ve tanınmış 6 konuk<br />

konuşmacı sunumlar gerçekleştirdi. Aynı<br />

zamanda yine kendi alanlarında uzman kişiler<br />

tarafından 50 bildiri sunuldu.<br />

AluExpo <strong>2017</strong> fuarının ve Alüminyum Sempozyumu’nun<br />

Assan Alüminyum açısından<br />

başarılı ve verimli geçtiğini söyleyebiliriz.<br />

Assan Alüminyum’un yakın<br />

gelecekte yapmayı düşündüğü<br />

atılımlar hakkında bilgi alabilir<br />

miyiz?<br />

Öncelikle yatırımlarımızda dünyamızdaki<br />

kaynakların hızla tükendiğini göz önünde<br />

bulundurarak çevreye verdiğimiz önemi<br />

her zaman ön planda tutuyoruz. Alüminyum<br />

%100 geri dönüştürülebilirliği sayesinde<br />

doğası gereği çevre dostu bir üründür.<br />

Assan Alüminyum bünyesinde hali<br />

hazırda faaliyet gösteren geri dönüşüm<br />

tesisimizde, geri dönüşümün en etkili biçimde<br />

yapılması sağlanıyor. Bunun yanı<br />

sıra 2016 senesinde bünyemize bir de yenilenebilir<br />

enerji üretim tesisi dahil ederek<br />

sürdürülebilirliği sağlamak için bir önemli<br />

adım daha atmış olduk. Sürdürülebilirliğe<br />

verdiğimiz önem artarak devam ediyor.<br />

Önümüzdeki yıllarda katma değeri yüksek<br />

alanlarda yatırım yapmayı hedefliyoruz.<br />

Küresel pazarlarda söz sahibi bir oyuncu<br />

olma hedefiyle önemli kararlara imza<br />

atıyoruz. Ülkemizde pazar liderliğimizi pekiştirerek,<br />

Batı Avrupa’daki kuvvetli varlığımızı<br />

devam ettireceğiz. Kuzey Amerika’da<br />

ise başlangıç aşamasında bir yapı kurarak<br />

önümüzdeki dönemde satış kanallarının<br />

oluşturulması projemizi başlatıyoruz. Ayrıca<br />

kapasite artırımı yatırımlarımızla beraber<br />

mümkün olabilecek her coğrafyada<br />

yatırım fırsatlarını da değerlendirmeye devam<br />

ediyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 101


Şişecam Türkiye’deki cam ambalaj<br />

kapasitesini 1,2 milyon tona çıkaracak<br />

Şişecam Topluluğu, Eskişehir Cam Ambalaj Fabrikası’nda yapacağı yeni fırın yatırımıyla<br />

Türkiye’deki yatırımlarına bir yenisini daha ekliyor. Topluluk bünyesinde faaliyet gösteren<br />

Şişecam Cam Ambalaj’ın yeni fırını yaklaşık 240 milyon TL’lik yatırımla 2018 yılının ikinci<br />

yarısında faaliyete geçecek.<br />

Şişecam Topluluğu, Eskişehir Cam Ambalaj<br />

Fabrikası’nda hayata geçireceği dördüncü<br />

fırınla Türkiye’deki yatırımlarına bir<br />

yenisini daha ekliyor. Şişecam Topluluğu<br />

bünyesinde faaliyet gösteren Şişecam<br />

Cam Ambalaj’ın yeni fırınının yaklaşık 240<br />

milyon TL’lik yatırımla 2018 yılının ikinci<br />

yarısında faaliyete geçmesi planlanıyor.<br />

Türkiye dahil toplam dört ülkedeki 2,3<br />

milyon ton/yıl üretim hacmiyle dünyanın<br />

beşinci büyük cam ambalaj üreticisi olan<br />

Şişecam Cam Ambalaj, Eskişehir Fabrikası’nda<br />

yapacağı son fırın yatırımıyla Türkiye’deki<br />

yıllık üretim kapasitesini yaklaşık<br />

1,2 milyon tona ulaştırmış olacak.<br />

Bursa, Eskişehir ve Mersin’de kurulu üç<br />

fabrikasıyla Türkiye’nin en büyük cam ambalaj<br />

üreticisi Şişecam Cam Ambalaj, Haziran<br />

ayında gerçekleştirdiği 120 milyon<br />

TL’lik yatırımla Türkiye’deki kapasitesini 1<br />

milyon ton seviyesine çıkarmıştı.<br />

Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan<br />

Vekili ve Genel Müdürü Prof. Dr. Ahmet<br />

Kırman, yatırıma ilişkin yaptığı açıklamada,<br />

bugün dünyanın cam ev eşyasında<br />

üçüncü, cam ambalaj ve düzcamda beşinci<br />

büyük üreticisi olduklarına dikkat<br />

çekerek, “Dünyadaki en büyük 10 soda<br />

üreticisi arasında yer almamızın yanı sıra<br />

krom kimyasallarında da dünya lideriyiz.<br />

13 ülkede üretim faaliyetlerini sürdüren<br />

Topluluğumuz, ulaştığı kapasite büyüklüğünü<br />

ve teknolojik gücünü yenilikçilik, yaratıcılık,<br />

uzmanlık ve yetişmiş insan gücü<br />

gibi özellikleriyle pekiştirmekte ve değişen<br />

102<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

pazar koşullarına uygun ürün ve hizmet<br />

kalitesiyle geleceğe güvenle bakmaktadır”<br />

dedi.<br />

“Hem ülke ekonomisine hem de<br />

üretime yaptığımız katkılara bir<br />

yenisini ekledik”<br />

Türkiye için değer yaratmayı sürdürdüklerinin<br />

altını çizen Kırman, Topluluğumuz,<br />

kuruluşundan bu yana geçen 81 yılı aşkın<br />

sürede kazanımlarını yine ülkemize yatırmış<br />

ve dünyada kendi alanında söz sahibi<br />

konuma gelmiştir. Şişecam Topluluğu olarak<br />

sürdürülebilir büyüme hedefiyle çalışmalarımızı<br />

yürütüyoruz. Bu yatırımla Türkiye’deki<br />

en büyük cam ambalaj fırınımızı<br />

açmış olacağız ve ülke ekonomisine yaptığımız<br />

katkılara bir yenisini daha ekleyeceğiz”<br />

dedi. Eskişehir Cam Ambalaj Fabrikası’nın<br />

2013 yılında kurulduğunu hatırlatan<br />

Kırman, “Bu fabrikadaki dördüncü fırın yatırımımız<br />

ile dört yıldır üretim faaliyetlerimizi<br />

gerçekleştirdiğimiz Eskişehir’de hem ülke<br />

ekonomisine hem de üretime yaptığımız<br />

katkılara bir yenisini daha ekleyecek olmanın<br />

mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.<br />

Şişecam Topluluğu’nun mevcut tesislerini<br />

teknolojik gelişmelerin gereği olarak sürekli<br />

olarak yenilediğini belirten Kırman, “Eskişehir<br />

Cam Ambalaj Fabrikası’nda hayata<br />

geçireceğimiz dördüncü fırın ile son teknoloji<br />

ile üretim yapmaya devam edeceğiz.<br />

Söz konusu fırını Endüstri 4.0 stratejisine<br />

uygun şekilde donatacağız” diye konuştu.<br />

Prof. Dr. Ahmet Kırman<br />

Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü<br />

Şişecam Topluluğu 4. Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayınladı<br />

Dünyanın cam ev eşyasında üçüncü, cam ambalaj ve düzcamda beşinci büyük üreticisi<br />

konumundaki Şişecam Topluluğu’nun, Sürdürülebilirlik Raporu bu yıl dördüncü kez yayınlandı.<br />

Şişecam Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü<br />

Prof. Dr. Ahmet Kırman “Şişecam Topluluğu sürdürülebilir büyüme<br />

modeli kapsamında, küresel pazarda ilk üç arasında yer alma<br />

hedefimize ulaşmak için yürütmekte olduğumuz stratejik planın<br />

öncelikli unsurları arasında, sürdürülebilirlik ilkelerine uyum yer<br />

alıyor. Yarattığımız değerin sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla,<br />

süreçlerimizin sürdürülebilirlik perspektifinden değerlendirilmesine<br />

ve önceliklendirdiğimiz unsurların iş stratejilerimize entegre edilmesine<br />

kararlılıkla devam ediyoruz. 2016-<strong>2017</strong> döneminde BİST<br />

Sürdürülebilirlik Endeksi’ne girmiş olmamız, bu bağlamdaki yüksek<br />

performansımızın en önemli göstergelerinden biridir” dedi.<br />

Şişecam Topluluğu küresel bir aile<br />

Topluluk adına sürdürülebilirlik faaliyetlerini değerlendiren Şişecam<br />

Topluluğu Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdürü<br />

Prof. Dr. Ahmet Kırman, topluluk olarak faaliyetlerini sosyal sorumluluk,<br />

insana ve çevreye duyarlı bir yaklaşımla sürdürdüklerini ifade<br />

etti. Kırman sözlerine şöyle devam etti: “13 ülkede 22.000’e yakın<br />

çalışanımızla dünyanın önde gelen sanayi kuruluşları arasında yer<br />

alan küresel bir aileyiz. Yarattığımız küresel değeri artırarak devam<br />

ettirmenin en önemli unsuru olan çalışanlarımız için mutlu,<br />

üretken, verimli, güvenli ve farklılıklara saygılı bir çalışma ortamı<br />

oluşturmaya yönelik uygulamalarımıza devam etmekteyiz. Bir dünya<br />

şirketi olarak, yarattığımız değeri bugünkü seviyesine taşımamızın<br />

ve sürdürülebilir kılmamızın temelinde faaliyetlerimizi sosyal<br />

sorumluluk bilincinin yanı sıra insana ve çevreye duyarlı bir yaklaşımla<br />

sürdürmemiz yatıyor. Paydaşlarımız için yarattığımız değerin<br />

sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, süreçlerimizin sürdürülebilirlik<br />

perspektifinden değerlendirilmesine ve önceliklendirdiğimiz<br />

unsurların iş stratejilerimize entegre edilmesine kararlılıkla devam<br />

ediyoruz.”<br />

Topluluğun 2011 yılından bu yana sürdürdüğü Türkiye’nin en kapsamlı<br />

sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk projelerinden biri olan<br />

“Cam Yeniden Cam” Projesi ile toplumsal davranış değişikliği yaratarak<br />

geri dönüşüm toplumuna geçişe destek olmaya 2016 yılında<br />

da devam ettiğini vurgulayan Prof. Dr Kırman, “Proje başlangıcından<br />

bu yana, toplamda 233.000 ilköğretim öğrencisine geri dönüşüm<br />

konusunda eğitimler verilmiş, 17.400 adet kumbara hibe edilmiş<br />

ve 740.000 ton cam ambalaj atığının geri dönüşümü sağlanmıştır.<br />

Diğer taraftan, Raporlama döneminde gerçekleştirdiğimiz enerji verimliliği<br />

projeleri ile toplam 590.700 GJ enerji tasarrufu sağlanmış<br />

ve 25.800 t CO2 salımı engellenmiştir” diye konuştu.<br />

Kurumsal yönetim ilkeleri topluluğun temel taşlarından biri<br />

Kurumsal yönetim ilkelerinin Topluluğun temel taşlarından birini<br />

oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Kırman, “Hayata geçirilen yönetim<br />

uygulamaları sonucunda 2015 yılında yapılan değerlendirmeye<br />

göre 93,53 (10 üzerinden 9,35) olan Kurumsal Yönetim Derecelendirme<br />

notumuz 2016 yılı içerisinde 94,41’e yükseldi. Elde ettiğimiz<br />

bu başarıyı daha ileri noktalara taşımak için Topluluk olarak<br />

dürüstlük, şeffaflık, tarafsızlık ile yasalara ve düzenlemelere uyum<br />

ana prensipleri çerçevesinde çalışmalarımızı geliştirerek sürdürmek<br />

öncelikli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Sürdürülebilir<br />

büyüme anlayışımızın temelinde, iş süreçlerimizi esnek ve çözüm<br />

odaklı bir yapıyla daha etkin bir şekilde yönetmek ve verimliliğimizi<br />

üst seviyelerde korumak yer alıyor” dedi.<br />

Görme engelliler için hazırlanan ilk sürdürülebilirlik raporu<br />

Görme engelli çalışanların rapora erişebilmesini sağlamak amacıyla<br />

rapor, sesli kitap olarak da hazırlatıldı ve Şişecam’ın kurumsal<br />

web sitesinde yer aldı. Ayrıca, dağıtılan tüm broşürlere braille alfabesi<br />

ile yazılmış bir bölüm eklenerek, rapora sesli kitap olarak<br />

erişilebilecek web sayfasının adresi verildi. Görme engelli paydaşların<br />

daha kolay erişebilmesini sağlamak amacıyla Rapor, Türkçe<br />

ve İngilizce dillerinde sesli kitap” olarak hazırlatıldı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 103


Sektörel<br />

Su yalıtımının adı 10 yıldır aynı<br />

<strong>Yapı</strong> sektöründe 10. yılını dolduran Bonus|Focus Membran bitümlü su yalıtımı örtüleri,<br />

üretildiği ilk günden beri yapıları suyun yıpratıcı etkilerinden koruyor, yapıların ömrünü<br />

uzatmaya devam ediyor.<br />

Jeolojik konumu gereği dünyanın en etkin<br />

deprem kuşaklarından birinde yer alan ülkemizde<br />

sık sık yaşanan şiddetli depremlerde<br />

bilinçsiz yapılaşma nedeniyle evler<br />

yıkılıyor, can kayıpları yaşanıyor. Depreme<br />

karşı can ve mal kaybı yaşanmaması<br />

için gerekli tedbirleri almak büyük önem<br />

taşıyor. Bunların başında ise binalara su<br />

yalıtımı yaptırmak geliyor. Suyun yapılara<br />

verdiği hasar, özellikle deprem tehdidinin<br />

bulunduğu bölgelerde can ve mal güvenliği<br />

açısından tehdit oluşturuyor. Herhangi bir<br />

yoldan yapıya sızan su, donarak veya kimyasal<br />

tepkimelere girerek yapının özelliğini<br />

yitirmesine yol açıyor. Bu durum da yapının<br />

taşıma kapasitesine ve bina ömrüne<br />

olumsuz etkilerde bulunuyor.<br />

Bonus|Focus Membran, yapıların suyun<br />

neden olduğu olumsuz etkilere karşı korunması<br />

ve yaşam alanlarında konforlu bir<br />

su izolasyonu sağlanması amacı ile kullanılan,<br />

her detaya uygun çözümler sunan<br />

su yalıtımı malzemesi olarak karşımıza<br />

çıkıyor. Bonus|Focus Membran yapıların<br />

temel, perde, bodrum, bahçe, teras ve<br />

çatıları ile köprü, viyadük gibi farklı yüklere<br />

maruz kalan alanlar için de 10 yıldır en<br />

uygun su yalıtım çözümü sunuyor.<br />

Üretimine başlandığı 2007 yılından bugüne<br />

60 Milyon m2’nin üzerinde kullanımı<br />

ile ülkemizin su yalıtımı alanındaki lider<br />

markalarından olan Bonus Membran, yarım<br />

asırlık sanayicilik tecrübesi ve yalıtım<br />

sektöründe 17 yıla yaklaşan üretici kimliğine<br />

sahip Eryap Grup’un Silivri’deki %100<br />

Türk sermayeli ve yüksek teknolojiye sahip<br />

tesislerinde üretiliyor. Bonus Membran<br />

ulusal ve uluslararası geçerliliği olan<br />

tüm sertifikasyonunu tamamlayarak tescilli<br />

bir marka olmanın tüm gereklerini on<br />

yıldır yerine getiriyor. Yurt içindeki kullanımının<br />

yanı sıra çeşitli ülkelere ihraç edilen<br />

Bonus Membran, AB normlarına uygunluk<br />

anlamına gelen CE standartlarına sahip<br />

olarak yalıtımın “iyisini” sunuyor.<br />

Sağlıklı ve konforlu yapılar için su<br />

yalıtımı, su yalıtımı için BONUS<br />

Depreme karşı yapıların en önemli koruyucu<br />

kalkanı olan su yalıtımı, taşıyıcı donatıyı<br />

paslanmaktan koruyor. Türkiye’de<br />

yapıların yüzde 85’inde su yalıtımı bulunmazken<br />

yalıtım yapılmayan binalar 10 yıl<br />

içinde taşıma kapasitesinin yüzde 66’sını<br />

kaybediyor. Bonus|Focus Membran bitüm<br />

esaslı bir yalıtım malzemesi olup, içerisinde<br />

yapısını güçlendirici farklı dayanımdaki<br />

taşıyıcılar ve polimerler içermektedir. Bu<br />

polimerler malzemeye farklı dayanımlar<br />

katmakla beraber ürünün kolay uygulanmasında<br />

ve mükemmel bir su izolasyonu<br />

sağlamasında başrol oynuyor.<br />

104<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Vezirköprü Orman Ürünleri<br />

<strong>2017</strong>’de %26 büyüdü<br />

Turanlar Group Yönetim Kurulu Başkanı Murat Turan üretim tesislerinin bulunduğu<br />

Samsun’un Vezirköprü ilçesinde İstanbul’dan gelen basın mensuplarını ağırladı. Basın<br />

mensupları ile sohbet eden Turan, grubun üretim hacmi, yeni yatırımları, ihracattaki<br />

durumları, sektördeki hizmetleri ve yeni ürünleri hakkında bilgi verdi.<br />

7-8 Ekim tarihleri arasında fabrikayı ziyarete<br />

gelen basın mensuplarını önce yemekte<br />

ağırlayan Murat Turan gazetecilerin sorularını<br />

yanıtladı. Vezirköprü Orman Ürünleri<br />

Üretim Tesisleri’nin bahçesinde düzenlenen<br />

öğle yemeğinde davetlerine katılan<br />

basın mensuplarına teşekkür ederek söze<br />

başlayan Murat Turan ‘’Bugünlere nasıl<br />

geldiğimizi, neler yaptığımızı, neler başarmaya<br />

çalıştığımızı dilimizin döndüğünce<br />

sizlere anlatmaya çalışacağız. Öncelikle<br />

şunu ifade etmek isterim ki çok ayrıcalıklı<br />

bir ilçedesiniz. Tarihi, kültürü M.Ö. 2000’li<br />

yıllara dayanan bir ilçede Türkiye’nin çok<br />

özel tesislerinden birindesiniz. Burada güzel<br />

bir hikaye var umarım bizim Vezirköprü’de<br />

20 yıldır aldığımız keyfi sizlerde bu<br />

hafta sonu alırsınız. Bizler de tüm program<br />

boyunca sizlerle olacağız. Hepiniz tekrar<br />

hoş geldiniz’’ dedi.<br />

KARADENİZ’İN TEK ENTEGRE<br />

TESİSİ<br />

Yemek süresince ve fabrika gezisi sırasında<br />

basının sorularını yanıtlayan Murat<br />

Turan ‘’Vezirköprü’de 200 bin m 2 açık<br />

alan olmak üzere 160 bin m 2 kapalı alanda<br />

üretim yapıyoruz’’ dedi. Vezirköprü’de<br />

500 kişiyi doğrudan istihdam ettiklerini,<br />

bunun yanı sıra orman köylüsü, nakliyecisi<br />

ve kooperatifleri ile düşünürseniz binlerce<br />

kişiye istihdam sağladıklarını ifade eden<br />

Turan ‘’Burası birçok açıdan Türkiye’de<br />

model fabrikalardan biridir. Orman ürünleri<br />

sektörü ormana yakın olmalı, bizde<br />

orman bölgesinde olduğumuz için daha<br />

ekonomik çalışabiliyoruz. Bu da bize avantaj<br />

sağlıyor. Bu fabrikaların ormanlara sağladığı<br />

çok önemli bir katkısı vardır. Bunu<br />

sık sık dile getiriyorum. Bizler ormanların<br />

çöpçüsüyüz. Fabrikaya yoğun olarak gelen<br />

hammadde ormanların bakımı sonucu ortaya<br />

çıkan atıklardır. Ağaçlar budanır, dalları<br />

bizlere gelir. Biz bunları parayla satın<br />

alırız. Bize hammaddeyi sağlayan orman<br />

köylüsüdür. Türkiye’de yaklaşık 6 milyon<br />

orman köylüsü var. Devlet orman köylüsünü<br />

çalıştırır, ağaçların bakımını yaptırır.<br />

Ormanları temizletir. Bizler bu atıklarla<br />

beraber hem ormana finansman sağlarız,<br />

hem orman köylülerini istihdam ederiz,<br />

hem de bu çöpten parke yapar, ihraç eder<br />

ve ülkeye döviz kazandırırız. Bu fabrikalar<br />

106<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

neredeyse sıfırdan ülkeye katma değer yaratan<br />

fabrikalardır’’ dedi.<br />

“<strong>2017</strong>’DE %26 BÜYÜDÜK’’<br />

Vezirköprü Orman Ürünleri’nde MDF, sunta,<br />

kontrplak ürettiklerini söyleyen Turan<br />

“Tutkalımızın hammaddesini dahi burada<br />

kendimiz üretiyoruz. Tamamen entegre bir<br />

tesisiz. Böyle bir tesis dünyada yok denecek<br />

kadar az. Rusya ile rekabet edebilmenin<br />

yolu tamamen entegre olmaktan geçiyor.<br />

Turanlar Group olarak 1953’ten beri<br />

soruları şöyle yanıtladı. “Kağıt hiç aklımızda<br />

olmayan bir projeydi. Kağıdın çok fazla<br />

çeşidi var. Bizim burada ürettiğimiz kağıt<br />

nitelikli ve özellikli dediğimiz filtre kağıtları<br />

grubuna giriyor. Bu tesisi 2008 yılında<br />

Gürcistan’dan aldık. Tesisi Türkiye’ye taşıyıp<br />

üzerine ciddi yatırımlar yaparak poşet<br />

çay kağıdı üretmeye başladık. Bugün Güney<br />

Amerika’dan Çin’e kadar ihracat yapıyoruz.<br />

Bizim için yepyeni bir endüstri dalı<br />

ve hedefleri çok büyük olan bir yatırım. Çin<br />

ile Almanya arasında böyle bir üretim yok.<br />

“Kağıt hiç aklımızda olmayan bir projeydi. Kağıdın çok fazla<br />

çeşidi var. Bizim burada ürettiğimiz kağıt nitelikli ve özellikli<br />

dediğimiz filtre kağıtları grubuna giriyor. Bu tesisi 2008<br />

yılında Gürcistan’dan aldık. Tesisi Türkiye’ye taşıyıp üzerine<br />

ciddi yatırımlar yaparak poşet çay kağıdı üretmeye başladık.<br />

Bugün Güney Amerika’dan Çin’e kadar ihracat yapıyoruz.”<br />

sektördeyiz. 10 yıldır da laminat parke<br />

üretiyoruz. 10 yıl önce Türkiye’de laminat<br />

parke kullanılıyordu ama bunun %50’si<br />

ithaldi. Bugün geldiğimiz noktada üretimimizle,<br />

ürün kalitemizle artık bizler yurtdışına<br />

ihracat yapıyoruz. İhracat oranımız her<br />

yıl artıyor. Bu tesiste sadece parke olarak<br />

yılda 25 milyon m 2 parke üretiyoruz.<br />

Şu anda üretilen parkenin neredeyse tamamını<br />

satıyoruz. Bu yıl 2016 yılına göre<br />

%26 büyüme gösterdik. Bu oran da her yıl<br />

artıyor. <strong>2017</strong>’de 10 milyon dolarlık ihracatımız<br />

var. Önümüzdeki yıl bu rakam çok<br />

daha büyüyecek’’ diye konuştu.<br />

Parke olarak ihracata Doğu Avrupa ile başladıklarını<br />

dile getiren Murat Turan, Orta<br />

Doğu Bölgesi’ne, İran’a, Kuzey Afrika ve<br />

Doğu Avrupa’ya ihracat yaptıklarını sözlerine<br />

ekledi.<br />

“ÜRETTİĞİMİZ KAĞIDI DÜNYADA<br />

SADACE 5 FİRMA ÜRETEBİLİYOR”<br />

Çay poşeti üretimine nasıl başladıklarının<br />

hikayesini anlatan Murat Turan sorulan<br />

Bizim için ufku açık bir konu. Üretimimiz<br />

belli bir büyüklüğe ulaştığı zaman tesisi<br />

başka bir yere taşıyacağız. Dünyada sadece<br />

5 firma filtre kağıdı üretiyor. Üretimi<br />

çok zor bir ürün. 2008 yılından 2015’e kadar<br />

üretime geçme çalışmalarımız sürdü.<br />

Yapacağımız yeni yatırımlarla bu alanı büyütüp,<br />

çeşitlendireceğiz. Örneğin otomobil<br />

firmaları filtre kağıdını dışarıdan alıyor.<br />

Çok büyük bir pazar biz ilerleyen dönemde<br />

bu sektöre de hizmet verip dışa bağımlılığı<br />

keseceğiz” dedi.<br />

“SATIŞ VE PAZARLAMA<br />

STRATEJİLERİMİZİ DEĞİŞTİRDİK”<br />

Parke üretiminde çok ciddi rekabet olduğuna<br />

değinen Turan ‘’Sektörün eskilerinden<br />

olarak sektöre bir değişim getirdik. Satış<br />

şeklini ve pazarda var olma şeklini değiştirdik.<br />

Peli Parke Türkiye’nin her tarafında<br />

bayileri kanalıyla satılıyor. Toptancılar kanalı<br />

ile dağıtımları yapılıyor. Parkenin marka<br />

değerini artırdık. Bu marka bilinirliliğiyle<br />

beraber kapı üretmeye başladık. Parke ile<br />

Murat Turan / Turanlar Group Yönetim Kurulu Başkanı<br />

“Devlet orman köylüsünü çalıştırır, ağaçların bakımını<br />

yaptırır. Ormanları temizletir. Bizler bu atıklarla beraber hem<br />

ormana finansman sağlarız, hem orman köylülerini istihdam<br />

ederiz, hem de bu çöpten parke yapar, ihraç eder ve ülkeye<br />

döviz kazandırırız. Bu fabrikalar neredeyse sıfırdan ülkeye<br />

katma değer yaratan fabrikalardır.’’<br />

kapı uyumu istenen bir üründü. Kapı konusunda<br />

Türkiye’de çok fazla marka yok.<br />

Bu eksikliği görüp kapı üretmeye başladık.<br />

Parke ile kombine, renkleri ve desenleri<br />

birbirine uyumlu kapı üretelim dedik. Ve<br />

bunu başardık. Bugün Peli Parke, Peli DK<br />

(dekoratif iç mekan kapıları) Türkiye’nin<br />

her yerinde satılmaya başlandı.<br />

“ÖZEL ORMANCILIK TEŞVİK<br />

EDİLMELİ’’<br />

Sektörün eksikliğine de değinen Turan<br />

‘’Orman bizde devletin. Devletin yüksek<br />

maliyetini hammadde olarak yüklenmek<br />

durumunda kalıyoruz. Özel ormancılık Türkiye’de<br />

daha yoğun bir şekilde teşvik edilse<br />

yurt dışında daha rekabetçi olabiliriz.<br />

Ve daha kolay ihracat yapabiliriz. Çünkü<br />

aynı üstün teknoloji, kaliteli üretim bizde<br />

de mevcut. Şimdilik baş edebiliyoruz. Ama<br />

gelecekte özel ormancılık mutlaka desteklenmeli,<br />

teşvik edilmeli’’ diye konuştu.<br />

“BU YILKİ PARKE CİROMUZ 400<br />

MİLYON TL”<br />

Vezirköprü Orman Ürünleri’nin <strong>2017</strong> yılında<br />

sadece parke grubunda 350-400<br />

milyon lira cirosu olduğunu belirten Turan<br />

Turanlar Group olarak 750 milyon ciroları<br />

olduğunu da belirtti. Genç ekiple yola<br />

devam ettiklerini dile getiren Murat Turan<br />

sohbet sonrası basın mensuplarıyla beraber<br />

üretim tesislerini dolaştı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 107


Sektörel<br />

Çatılarınızı Isoline ve Rufoline ile koruyun!<br />

Onduline Avrasya’nın kiremitler için özel olarak ürettiği kiremit altı su yalıtım levhaları<br />

Isoline ve Rufoline, dayanıklı ve sağlam yapıları ile kiremitlerinizin ihtiyaç duyduğu<br />

%100 su geçirimsiz bir sistem sunuyor.<br />

Türkiye’de TS 562 standardında üretilen tüm Marsilya tipi kiremitlerle<br />

uyumlu olan Isoline, aynı zamanda Onduline Avrasya ürün<br />

ailesinin diğer yüksek kaliteli kiremitleri, Isoporto, Isoflorans ve<br />

San Marco kiremitleriyle; Rufoline ise, alaturka kiremitlerle gerçekleştirilen<br />

renovasyon projelerinde yapının tarihi dokusuna uygun<br />

olarak kolay ve hızlıca uygulanabiliyor.<br />

Kiremit altı su yalıtım ürünlerinde sıklıkla görülen delinme (perforasyon)<br />

problemi Isoline ve Rufoline’in uygulama yöntemi sayesinde<br />

ortadan kalkıyor. Çatı konstrüksiyonuna oluk tepelerinden<br />

monte edilen Isoline ve Rufoline su yalıtım levhaları, suyun çivi<br />

deliklerine ulaşmasına izin vermeden olukları vasıtasıyla tahliye<br />

edilmesini sağlıyor.<br />

Isoline ve Rufoline’nin oluklarının altında bulunan boşluklar, ısı<br />

yalıtım malzemelerinin üzerinde hava sirkülasyonu meydana getirerek<br />

yapı içindeki buharın yoğuşmadan atılmasına yardımcı<br />

oluyor. Ayrıca, kiremitlerle levhalar arasında oluşan hava akımı<br />

kiremitlerin çabuk kurumasına imkan veriyor.<br />

Yüksek mukavemetli yapılarının mümkün kıldığı uygulama sistemiyle<br />

kaplama tahtasından %70’e varan oranlarda tasarruf ettiren<br />

Isoline ve Rufoline kiremit altı su yalıtım levhaları bu sayede<br />

toplam çatı maliyetini azaltıyor. Boşluklu konstrüksiyon, ahşabın<br />

nefes almasını sağlıyor ve böylece kullanıcılara uzun ömürlü bir<br />

sistem sunuyor.<br />

Onduline Avrasya garantisiyle pazara sunulan Isoline ve Rufoline,<br />

tüm Avrupa Birliği ülkelerinde ve Türkiye’de geçerli olan standartlara<br />

göre üretilmekte ve CE belgesine sahip.<br />

108<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Sektörel<br />

Sektörel<br />

Baumit Makine Sıvaları:<br />

<strong>Yapı</strong> ömrü boyunca yüksek performans<br />

Baumit’in yüksek mukavemet hedefleyen formüllere sahip mineral esaslı makine sıvaları<br />

ile maksimum güçte duvarlar.<br />

Tümüyle mineral esaslı Baumit ince sıvaları,<br />

sağlığa zararlı bir madde içermemeleri<br />

ve doğal alkali özellikleri ile ortamdaki<br />

nem oranını dengede tutarak sağlıklı ortamlar<br />

yaratıyor. Hassas ayarlanmış hammadde<br />

dağılımı ile doğru şartlarda uygulandığında<br />

yüzey çatlaklarının minimum<br />

seviyede olduğu duvarlara en ağır eşyalar<br />

bile güvenle asılabiliyor. Çünkü sürdürülebilir<br />

bir kalite anlayışı ile geliştirilen<br />

sistemlerle oluşturulan duvarların her bir<br />

metrekaresi aynı güce sahip oluyor. Farklı<br />

yüzey tipleri için geliştirilen Baumit makine<br />

sıvaları, gaz beton, tuğla ve beton zeminlerin<br />

tamamına kolaylıkla uygulanabiliyor.<br />

Baumit’in iç mekanlar için geliştirdiği,<br />

yüksek tutunma özelliğine sahip olması<br />

nedeni ile projelerin özellikle tercih ettiği<br />

ürün Primo 1, iç mekanda sıva olarak en<br />

iyi fiyat-performans seviyesini sunuyor.<br />

MPI 25 ise ince dokulu yapısı ve kolay uygulanabilme<br />

özelliği ile duvarların son kat<br />

boyaya hazırlanmasında rahatlık sağlıyor.<br />

Dış cepheler için Baumit’in gaz beton<br />

duvarlar üzerine ön serpmesiz uygulama<br />

imkanına olanak vermesi açısından MPA<br />

35L sıvası da öne çıkan ürünleri arasında.<br />

Ayrıca yüksek aderans özelliği ile MPA<br />

35; iri taneli yapısı ile dolgu kabiliyeti ve<br />

zorlu iklim şartlarına gösterdiği yüksek direnç<br />

ile Primo 2 ürünleri dış cephelerde<br />

yüksek performans gösteriyor. 40 kg’lik<br />

paketlerde sunulan sıva sistemlerinin<br />

büyük projeler için silolu sevkiyatı da yapılabiliyor.<br />

Proje alanında dolumu yapılan<br />

silolarda ürün, silo altı ürün taşıma sistemi<br />

ile kullanım noktasına taşınıyor. 140<br />

metreye kadar ürün sevk edebilen sistem,<br />

daha yüksek noktalara ara pompa ile ürün<br />

basabiliyor. Silolu ürün kullanımı projelere<br />

stok alanı, nakliye, ürün kullanımı, güvenlik<br />

gibi konularda da avantajlar sağlıyor.<br />

110<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong><br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 10


Sektörel<br />

E.C.A.’nın iki yeni serisi Avrupa’dan<br />

ödülle döndü<br />

Geliştirdiği teknoloji ve yeniliklerle insan sağlığını ve çevresel duyarlılığı ön planda tutan<br />

E.C.A, armatür ürün ailesine ezber bozan 2 yeni seri ekledi. Dünya’da ilk kez E.C.A.<br />

tarafından geliştirilen Hygiene Plus teknolojisine de sahip Icon ve Purity armatürler<br />

A Design Award ve Iconic Awards tasarım yarışmalarından ödülle döndü.<br />

İşlevsellik ve ergonomik kullanım sunmasının<br />

yanı sıra, sade geometrik formların<br />

minimalist çekiciliğine ve elegant görünüme<br />

sahip olan ürünler kullanıldıkları<br />

mekânlara estetik katkı sağlıyor. Özgün<br />

tasarımının yanı sıra 3 farklı boyda lavabo<br />

bataryası, çıkış ucundan yön değiştiricili<br />

özel banyo bataryası ve ankastre banyo-lavabo<br />

ürünleriyle farklı ve özel hissetmek<br />

isteyenler yeni bir seri.<br />

Uluslar arası tasarım yarışmalarının en<br />

prestijlilerinden İtalyan A Design Award<br />

ve Alman Iconic Awards tasarım yarışmalarında<br />

E.C.A. Icon ve Purity serilerindeki<br />

ürünlerine ödül aldı. A Design Award’ta<br />

Icon serisi lavabo, banyo, eviye armatürleri<br />

Gold seviyesinde; Purity serisi, lavabo,<br />

banyo, eviye armatürleri Silver seviyesinde<br />

ödüle layık görülürken; Iconic Award tasarım<br />

yarışması ürün kategorisinde Purity<br />

Lavabo Bataryası ve Icon Banyo bataryası<br />

ödül aldı.<br />

E.C.A. Purity, modern mekanlara<br />

kusursuz estetik sunuyor<br />

Geometri ve estetiğin kusursuz birleşimiyle<br />

meydana gelen E.C.A. Purity armatür<br />

serisi, modern mekanlar için ideal bir tercih<br />

oluşturuyor. Minimalizmin temel alındığı<br />

seride, pürüzsüz yüzeyler ve yumuşak<br />

hatlar ile yalın bir görünüm hedeflenirken,<br />

kullanım ergonomisi ürünleri ön plana çıkartıyor.<br />

İnovatif E.C.A. Purity serisi kullanıcı dostu<br />

ürünleri, ince ve zarif çizgileri ile dikkat<br />

çekiyor. Tüm şıklığının yanında sunduğu<br />

3 boy lavabo alternatifi ve ankastre banyo-lavabo<br />

ürünleriyle Purity özel mekanlara<br />

sahip olmak isteyenler için çok güçlü<br />

bir aday..<br />

Sektöre yenilikçi bir bakış açısı ile tasarlanan<br />

seri, E.C.A. kalitesi ile beğenilere<br />

sunuluyor.<br />

Armatürde özgün tasarımın yeni<br />

çizgisi: E.C.A. Icon serisi<br />

İnce ve şık tasarımıyla dikkatleri üzerine<br />

çeken E.C.A. Icon serisi, özgün tasarımıyla<br />

armatür dünyasında fark yaratıyor.<br />

Süreklilik ve bütünlük konseptini ayrıntılarında<br />

yansıtan E.C.A. Icon koleksiyonu<br />

ürünleri, dinamik ve net çizgilerle yuvarlak<br />

hatların estetik birleşiminden oluşan detaylar<br />

barındırıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 111


YEM’de düzenlenen mimarlık haftası oturumlarında<br />

paydaşlar mimarlarlardan beklentilerini dile getirdi…<br />

“21.yüzyıl şımarma yüzyılı değildir,<br />

kaynakları iyi kullanmalıyız”<br />

<strong>Yapı</strong>-Endüstri Merkezi (YEM)’de 2-6 Ekim <strong>2017</strong> tarihleri arasında<br />

gerçekleşen “Mimarlık Haftası” etkinliklerinde mimarlık,<br />

paydaşların gözünden mercek altına alındı.<br />

Architect’ isimli filmde söylenildiği gibi bir<br />

mimar için müşteriyi mükemmel yapan ilham<br />

vermesidir. Bu ilişkiyi ne kadar doğru<br />

yürütürseniz sonuç o kadar başarılı olur.”<br />

Şengül Öymen Gür: “21. yüzyıl<br />

şımarma yüzyılı değildir”<br />

Farklı meslek disiplininden temsilcilerinin<br />

ağırlandığı bir hafta süren etkinlikte ilk<br />

gün ERA Mimarlık Kurucusu Prof. Dr. Ertun<br />

Hızıroğlu moderatörlüğünde başlayan<br />

“Eğitimcilerle Mimarlık” konulu oturumda<br />

mimarlık, eğitim profesyonelleriyle masaya<br />

yatırıldı. 2 Ekim <strong>2017</strong> Dünya Mimarlık<br />

Günü temasının “İklim Değişikliği için Harekete<br />

Geç!” olduğunu anımsatan Beykent<br />

Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık<br />

Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şengül<br />

Öymen Gür, dünyanın giderek ısındığını<br />

ve enerji sıkıntısı yaşandığını belirtti. “21.<br />

yüzyıl şımarma yüzyılı değildir” diyen Gür,<br />

dünyanın doğal kaynaklarının dört gezegen<br />

daha varmış gibi umarsızca kullanıldığının<br />

altını çizdi.<br />

Enis Öncüoğlu’nun yönettiği “İşverenlerle<br />

Mimarlık” konulu ikinci oturumda<br />

ise başarılı projelerde, işveren ve mimar<br />

ilişkisindeki uyumun önemine dikkat çekildi.<br />

Oturumda ilk sözü alan İBB Üstyapı<br />

Projeler Müdürlüğü Müdür Yardımcısı<br />

Mimar Kadriye Karabulut, “İşveren dokuyu,<br />

malzemeyi tanıyınca mimara yardımcı<br />

olabiliyor. Ne istediğinizi bildiğiniz zaman,<br />

işveren-mimar ilişkisi hızlı ilerliyor. ‘The<br />

Güzin Konuk: “İnsan ve çevre odaklı<br />

yeni bir yaşam modeli inşa edilecek”<br />

Mimarlığın tasarımcılarla tartışıldığı ikinci<br />

günde; aydınlatma, akustik, iç mimarlık ve<br />

peyzaj mimarlığı konuları ele alındı ve kentsel<br />

tasarımın mimarlık açısından önemi<br />

masaya yatırıldı. “Kentsel Tasarımcılarla<br />

Mimarlık” oturumunun moderatörlüğünü<br />

üstlenen MSGSÜ Mimarlık Fakültesi Şehir<br />

Planlama Bölümü Emekli Öğretim Üyesi<br />

Prof. Dr. Güzin Konuk, kentlerin 21. yüzyılda<br />

mutlaka stratejik açıdan ele alınması<br />

gerektiğinin altını çizdi. Bunun için de bilgi<br />

tabanlı değişimin esas alınmasının önemine<br />

dikkat çeken moderatör, “Geleceğin en<br />

önemli mekânları kentlerdir. Önümüzdeki<br />

112<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

yüzyıl boyunca, makine ve araç değil, insan<br />

ve ekolojik çevre odaklı yeni bir kent<br />

ve yeni yaşam modeli inşa edilecek,” diye<br />

konuştu.<br />

Ali Faruk Göksu: “Kentlerimiz İçin<br />

Yeni Hikâyeler Yazmalıyız”<br />

Ali Faruk Göksu, ‘Etki’ ve ‘Etkileşim’ kavramlarının<br />

bugünün kent sorunlarını yeni<br />

bir bakış açısıyla ele almada önemli bir<br />

rol üstlendiğini belirterek yeni nesil mimar<br />

ve şehir plancılarına seslendi: “Artık<br />

tasarımcının bilindik rolü değişime uğradı.<br />

Bir tasarımcı sadece kendi başına<br />

oturup tasarım yapmaya odaklanmanın<br />

ötesinde farklı bir ‘Etkileşim’ ortamında<br />

neler yapabileceğini, hangi rolleri üstlenebileceğini<br />

düşünmeli. Bunun için de yeni<br />

kavramlara ve bu yeni kavramları yaratacak<br />

kent kuramcılarına, hikâye yazıcılığına<br />

ihtiyaç var. Kentlerin hikâyelerini yeniden<br />

yazacak gençler sayesinde ancak yeni bir<br />

kent modeli oluşturabiliriz. Ancak bu sayede<br />

karakteri ve estetiği olmayan kentler<br />

yaratmaktan kurtulabiliriz.” Göksu, “Tasarımın<br />

artık pek çok alt dalı var. Sosyal<br />

Etki tasarımcısı olun. Tasarım bir strateji<br />

geliştirme, bir çözüm bulma işidir,” diye<br />

konuştu.<br />

Tasarım süreçlerinin entegre olmasının ve<br />

takım çalışmasının öneminin vurgulandığı,<br />

aydınlatma tasarımı, akustik, içmimarlık<br />

ve peyzaj mimarlığı disiplinlerinin ele alındığı<br />

“Tasarımcılarla Mimarlık” oturumunu<br />

yöneten Oğuz Bayazıt Mimarlık Kurucusu<br />

Oğuz Bayazıt ise bir sanat dalı olan mimarlığı<br />

bilimle bezemek gerektiğini söyledi ve<br />

şöyle devam etti: “Mesleğin neresinde<br />

olursak olalım yaptığımızla hayal ettiğimiz<br />

her zaman örtüşmeyebilir. Mimarlık<br />

diploması, ehliyet almak gibi. Arabayı kullanmayı<br />

yıllar içinde öğreniyorsunuz. Tasarım<br />

hangi diplomaya sahip olursak olalım<br />

his ve düşünceyle ortaya çıkan bir sonuç.<br />

Entegre tasarım süreci günümüzde çok<br />

önemli.”<br />

Etkinliğin üçüncü gününde ise mimarlık,<br />

mühendislerle masaya yatırılırken; elektrik,<br />

mekanik cephe, yangın, inşaat mühendisliği<br />

ve statik konuları ele alındı.<br />

Mimar ve mühendislerin ortak çalışmasını<br />

büyük bir orkestraya benzeterek “Mühendislerle<br />

Mimarlık” konulu oturumu açan<br />

moderatör Aydan Volkan, mimarlığı ortak<br />

üretim modeli olarak gördüğünü söyledi<br />

ve “Hayal ettiğiniz yapının işverenin ihtiyaç<br />

programına uygun olması için mühendislik<br />

disipliniyle entegre çalışmak gerekiyor. Bu<br />

entegrasyona önem vermeliyiz,” diye konuştu.<br />

Ekotasarım Genel Müdürü Gürkan<br />

Görgün, bir mimari tasarımın başarısının<br />

bu mimari tasarımı oluşturan paydaşların<br />

birbiriyle olan ilişkisinde yattığına dikkat<br />

çekti ve “Tasarım sürecinin en önemli unsurlarından<br />

biri koordinasyon toplantıları<br />

ve bilgi akışının her paydaşa zamanında<br />

doğru olarak ulaşması. Oysa son zamanda<br />

yapılan hatalardan biri işverenin ucuz<br />

olsun diye birbirini tanımayan ekipler kurması<br />

ve herkesin ayrı telden çalması. Mimar<br />

kendi ekibini kurmalı, tasarımın ruhu<br />

çok önemli,” dedi.<br />

Yusuf B. Tımbır: “Mimarlar tasarımın<br />

daha başında mühendisleri işin içine<br />

sokmalıdır”<br />

YEM’in Mimarlık Haftası etkinlikleri kapsamında<br />

üçüncü gününde “İnşaat Mühendisleriyle<br />

Mimarlık” konulu ikinci oturumunda<br />

mimar ve mühendislerin aynı dili<br />

konuşmasının önemi vurgulandı. Mimarlarla<br />

mühendisler arasında çekişme olduğu<br />

iddialarını sorgulayarak oturumu başlatan<br />

Erginoğlu & Çalışlar Mimarlık Kurucu<br />

Ortağı Hasan Çalışlar, “Eskiden mimar ve<br />

mühendis aynı kişiydi; çelik icat edildi ve<br />

farklı meslekler ortaya çıktı,” dedi.<br />

YBT <strong>Yapı</strong>sal Tasarım Hizmetleri Kurucusu<br />

Yusuf B. Tımbır, “Mühendisler mimarlarla<br />

çalışmaya başladıkları zaman mimarın<br />

mühendise tasarım için pay bırakması<br />

gerekiyor. Eğer hesap makinesiymiş gibi<br />

bakarsanız çözümsüzlük yaşanabiliyor.<br />

Tasarımın başında yapı mühendisin fikrini<br />

almak gerekir” diye konuştu. İTÜ Mimarlık<br />

Fakültesi <strong>Yapı</strong> ve Deprem Mühendisliği<br />

Birimi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Cem<br />

Çelik ise “Güvenlik açısından en ağır sorumluluğu<br />

alarak tasarım sürecine katılı-<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 113


Mimari<br />

yor, yapı mühendisliği yapıyoruz,” diyerek<br />

sözlerine başladı ve gençlere şu tavsiyelerde<br />

bulundu: “Mimar ve mühendislerin<br />

öğrencilikten itibaren birlikte çalışmayı<br />

öğrenmesi lazım. Birlikte yarışmalara katılabilir<br />

ve ortak ders alabilirler. Staj imkânlarından<br />

maksimim fayda sağlayacak<br />

şekilde yararlanmalılar.”<br />

Mimarlık Haftası etkinliklerinin dördüncü<br />

gününde mimarların yeni teknolojiler<br />

ve malzeme üreticileriyle ilişkisi üzerine<br />

odaklanıldı. “Yeni Teknolojilerle Mimarlık”<br />

konulu ilk oturumu mimarların tarih<br />

ve sosyoloji bilmesi gerektiği kadar artık<br />

yeni teknolojiye de kendisini hazırlaması<br />

gerektiğini vurgulayarak açan moderatör<br />

Gökhan Avcıoğlu, bu gelişmenin mimarlık<br />

eğitiminin gözden geçirilmesi anlamına<br />

geldiğini söyledi.<br />

Salih Küçüktuna: “Mimarlar<br />

teknoloji kullanımında geriden<br />

geliyor”<br />

Mimarlığın çok tutucu ve en eski mesleklerden<br />

biri olduğunu ve yeniliklere direnç<br />

gösterdiğini dile getiren Salih Küçüktuna,<br />

“Bu nedenle mimarlar teknoloji kullanımında<br />

geriden geliyor. Teknolojinin kullanımının<br />

tüm üniversite eğitimine yayılması<br />

gerekiyor,” dedi. Oturumun devamında<br />

sözü alan Yüksek Mimar İnşaat Leyla İlman<br />

Yörür de artık inşaat sektöründe robotların<br />

devreye girdiğini belirterek inşaat<br />

sektörünü muhafazakar kalmak ve yeni<br />

teknolojiye entegre olamamakla eleştirdi.<br />

Aydonat Atasever: “3D Printer ile ev basabilir<br />

hale geleceğiz”<br />

Söyleşinin en ilginç açıklaması ise 3D<br />

Printer’ın çok yakında mimarlığa daha fazla<br />

faydası olacağının haberini veren Zaxe<br />

3D Teknolojileri Kurucusu Aydonat Atasever’den<br />

geldi: “Mimarın tasarım safhasında<br />

kafasında düşündüğü unsurlar bugün<br />

üç boyutlu maketler halinde basılabiliyor.<br />

Çok yakın zamanda ev de basılabilecek.<br />

<strong>Yapı</strong> küçük boyutlar halinde parçalanacak,<br />

bunlar birleştirilip ev oluşturulacak. Bu bileşkelerin<br />

her biri 3D printer’ın kütüphanesinde<br />

yer alacak.”<br />

“Mimar tasarımına sahip çıkarsa o<br />

ürün standart haline geliyor”<br />

TUŞPA Nilüfer Kozikoğlu Mimarlık ve Urban<br />

Atölye Kurucusu Nilüfer Kozikoğlu’nun<br />

moderatörlüğünde başlayan “<strong>Malzeme</strong><br />

Üreticileriyle Mimarlık” konulu oturumda<br />

mimarların tedarikçilere karşı talepkar<br />

olmasının ürün geliştirme sürecine katkısı<br />

ve etkileri vurgulandı. Assa Abloy İş<br />

Birim Yöneticisi Bilal Kafalıer, Işıklar <strong>Yapı</strong><br />

Ürünleri Pazarlama Müdürü Dilek Karaköz<br />

Toruş, Braas Çatı Sistemleri Pazarlama<br />

ve Satış Müdürü Hamdullah Abiş, Türk<br />

Ytong Genel Müdür Yardımcısı Tolga Öztoprak<br />

ve Şişecam Düzcam Mimari Cam<br />

Projeleri Ürün Yönetim Şefi Yudum Demirkol’un<br />

konuşmacı olarak katıldığı oturumda,<br />

verilen ortak mesaj, hayalim var diye<br />

gelen mimarın tedarikçiyi zorladığı, bunun<br />

da gelişime yön verdiği oldu. Üreticileri<br />

zorlayan faktörlerin bina tasarımcıları ve<br />

mimarlar olduğuna işaret eden yorumlarda,<br />

estetikten yoksun zihniyet anlayışının<br />

değiştiği, ürünün mimari ve tasarım kısmının<br />

ön plana çıktığı belirtildi. Projesine<br />

sahip çıkan, ağırlığını koyan ve işvereni<br />

malzeme seçiminde yönlendiren mimarların<br />

her geçen gün arttığının ifade edildiği<br />

oturumda, eğitim aşamasında malzemeyle<br />

tanışılması gerektiği vurgulanırken,<br />

mimarların malzeme seçimi sonrasında<br />

dahi sahada olmaları, malzemesini iyi tanıması<br />

gerektiği çağrısı yapıldı. Mimarların<br />

yeni taleplerinin, yapı malzemesi üreticisi<br />

sektör paydaşlarını yeni ürünler yapmaya<br />

teşvik ettiği vurgulanan panelde, geleceğe<br />

yönelik ortak mesaj, hem üretim hem<br />

tasarım aşamalarında dijitalleşmenin geleceğin<br />

konusu olduğu, ürün sistem ve<br />

performansı üzerine söz sahibi olanların<br />

mimarlar olması gerektiği oldu.<br />

“Yeni <strong>Yapı</strong>lan Statların Ruhu Yok”<br />

Etkinliğin son gününde Uğur Vardan, Caner<br />

Eler ve Can Öz’ün katıldığı “Bir Kültür<br />

Fizik Alanı Olarak Spor” konulu ilk oturumda<br />

ise spor bir kültür olarak ele alındı ve<br />

mimarlığın tipolojilerinden biri olarak spor<br />

yapılarının iyi örnekleri üzerine konuşuldu.<br />

Yurtdışındaki stadyumların ulaşım sorunu<br />

olmadığına dikkat çeken Can Yayınları ve<br />

Socrates Genel Müdürü Can Öz, stadyum<br />

yeri seçilirken öncelikle toplu taşımaya<br />

önem verilmesi gerektiğini vurguladı.<br />

Stadyumların şehirden uzakta ve şehir kültüründen<br />

izole bir şekilde yapılmasına karşı<br />

olduğunu belirten Öz, “Müsabaka öncesinde<br />

ve sonrasındaki taraftarın yarattığı<br />

festival havası bir şehircilik kültürüdür ve<br />

çok güzeldir. Şehre de katkı sağlar,”dedi.<br />

Uğur Vardan “Yeni yapılan stadları “çok<br />

güzel yapılar” olarak nitelendiren Vardar,<br />

bu spor yapılarının birbirlerine çok benzediğini<br />

ve ruhlarını kaybettiğini” ekledi. Caner<br />

Eler ise genel anlamda eski stadyumlara<br />

bir özlemin olduğunu ama taraftarın<br />

sayıca artması ve artık daha konforlu yapılara<br />

ihtiyaç duyulması ile bu eski yapıların<br />

yerine yenilerin gelmesinin bir zorunluluk<br />

arz ettiğini söyledi. Engellilere yönelik tasarımın<br />

her zaman göz ardı edildiğini ifade<br />

eden Eler, engelli bir birey olarak yaşadığı<br />

sıkıntıları dinleyicilerle paylaştı.<br />

Ahu Bade Nilgün: “Y kuşağı<br />

değerleriyle yaşıyor ama değerlerinin<br />

ne olduğunun farkında değil”<br />

“Y Kuşağı ve Mimarlık” konulu son oturumda<br />

ise dönemin en popüler konusu<br />

kuşaklar arası iletişim tartışıldı ve Y kuşağı<br />

odağında mimarlık perspektifinden<br />

sektörün insan kaynağı ele alındı. Antik<br />

dönem Yunan filozofu Aristo’nun 2300 yıl<br />

önce “Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış,<br />

yetişkinlere karşı saygısızlar,” dediğini<br />

hatırlatan Bakırküre Mimarlık Kurucusu<br />

Gürhan Bakırküre, moderatörlüğünü yaptığı<br />

oturumu, kuşaklar arası problemlerin<br />

her dönemde karşımıza çıktığını söyleyerek<br />

açtı. NBS İnsan Kaynakları ve Yönetim<br />

Danışmanlığı Kurucu Ortağı, Eğitmen<br />

Ahu Bade Nilgün “1980-2000 arasında<br />

doğanlar Y kuşağını oluşturuyor. Bu nesil<br />

işi, güzel ve keyifli bir hayat yaşamak,<br />

eğlenmek için kullanılacak bir araç olarak<br />

görüyor. Başarı odaklılar ama günümüzde<br />

bu başarının tanımı değişmiş durumda,”<br />

dedi ve ekledi: “Yeni nesli güruh değil,<br />

birey olarak görmekte fayda var. Y kuşağı<br />

değerleriyle yaşıyor ama bu değerlerin<br />

ne olduğunun farkında değil. Y kuşağının<br />

işten ayrıldığı yerler, değerleriyle uyuşmayan<br />

firmalardır. Önce kendi değeriniz nedir<br />

onu bulmalısınız. Çalışan memnuniyetine<br />

önem veren şirketler, bunun farkında olarak<br />

insan kaynağını planlıyor.”<br />

114<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


TAGO Architects’ten Sharjah’a<br />

Kentsel Dönüşüm Projesi<br />

TAGO Architects tarafından Sharjah’ta tasarlanan “Sharjah Kentsel Dönüşüm Projesi” barındırdığı<br />

açık ve yarı açık sosyal alanlar, konutlar, ticari fonksiyonlu alanlar ve eğitim yapıları ile, bölgenin<br />

köklü sanayi merkezi Sharjah’ın ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağlayacak.<br />

İstanbul merkez ofisinin dışında Tokyo,<br />

Bükreş, Kiev ve Dubai’deki ofislerinde<br />

Avrupa, Orta Asya ve Uzakdoğu’da projeler<br />

üreten Mimar Gökhan Aktan Altuğ<br />

önderliğindeki Tago Architects, Birleşik<br />

Arap Emirlikleri’ni oluşturan 7 emirlikten<br />

biri olmakla birlikte, üçüncü en büyük ve<br />

kalabalık kenti olan Sharjah’ta 75.000<br />

m²’lik alanda uygulanacak olan bir kentsel<br />

dönüşüm projesine imza attı. 2020<br />

yılında inşaatına başlanacak olan projenin,<br />

tamamlandığında bünyesinde bulundurduğu<br />

açık ve yarı açık sosyal alanlar,<br />

konutlar, ticari fonksiyonlu alanlar ve eğitim<br />

yapıları ile, bölgenin sanayi merkezi<br />

Sharjah’ın gelişimine önemli katkılar sağlaması<br />

hedefleniyor.<br />

Mevcut durumda niteliksiz sanayi yapılarının,<br />

konutların ve küçük ticari birimlerin<br />

116<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

bulunduğu, toplam 4 adada, 75.000 m²<br />

‘nin üzerinde tasarlanan kentsel dönüşüm<br />

projesi, masterplan çalışması ve mimari<br />

avan projelerinin tasarımını içeriyor.<br />

Coğrafi ve kültürel veriler ana<br />

kriter<br />

Tago Architects’in ilk olarak, adaların kendi<br />

içindeki dağılımlarını ve fonksiyonlarını<br />

ele aldığı projenin önemli unsurlarından<br />

biri olan eğitim fonksiyonunu oluşturan 2<br />

adet eğitim yapısının konumlandırılması,<br />

detaylı ve büyük alanlar kaplayan yapılar<br />

olmaları nedeniyle öncelik kazanmış.<br />

Eğitim yapılarının dışında kalan alanlara<br />

ise konut ve ticari birimler yerleştirilmiş.<br />

Proje kapsamında, T şeklindeki ana hatların<br />

üzerinde yer alan yaya geçitlerinin,<br />

alt geçitlerin ve trafik ışıklarının konumlarına<br />

kadar incelen nitelikte bir planlama<br />

çalışması yapılmış.<br />

Proje kapsamında tasarlanan adalar,<br />

şehir planına göre köşelerde geriye çekilerek<br />

küçük ölçekte meydanlar oluşturulmuş.<br />

Böylece planlı bir şekilde gridal<br />

olarak gelişmesi istenen kent yapısına<br />

uyulmuş. Coğrafi ve kültürel verilerin ana<br />

tasarım kriterlerinden biri olduğu projede<br />

AVM yapısının üzeri kapatılarak kontrollü<br />

bir iç bahçe yaratılmış. Mahremiyetin<br />

sağlanması için bahçe kotu konut kotundan<br />

1,5 metre aşağıya çekilmiş. İç<br />

bahçe iki parçalı bir paravanla ayrılarak<br />

ve iki adet havuz kullanılarak kadınlar ve<br />

erkekler için ayrı alanlar oluşturulmuş.<br />

Merkezde bir meydan oluşturularak sosyal<br />

alan ihtiyacı karşılanmış.<br />

Proje, bölgenin çok sıcak ve güneşli iklim<br />

koşullarına uygun olarak tasarlanmış.<br />

Masterplanda, özellikle yaya yolları üzerinde<br />

dar sokaklar oluşturularak doğal<br />

ventilasyon sağlanmış. Cephede kullanı-<br />

Mimar Gökhan Aktan Altuğ<br />

lan GRC kaplama malzemesi, değiştirilebilir<br />

olmasıyla cephede yıl boyunca sıcak<br />

hava ve güneşe maruz kalmaktan dolayı<br />

oluşacak hasarların giderilmesi için iyi<br />

bir çözüm olmuş. Cephe tasarımında<br />

konforlu iç mekanların önemsendiği, çok<br />

şeffaf olmayan bir yaklaşım benimsenmiş.<br />

Ticari alanlara yerleştirilen arkatlar<br />

ile de gölge alanlar oluşturulularak gün<br />

içinde hareketli sokaklar hedeflenmiş.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 117


““Bu projede yaşayacak kişilerin tüm<br />

ihtiyaçlarına nasıl cevap verebiliriz?”<br />

sorusunu her zaman soruyoruz.”<br />

“Ulaşımı kolay ve sosyal hayattan kopmadan şehrin<br />

imkânlarından kolaylıkla faydalanılabilecek konut projeleri<br />

inşa ediyoruz. Çukurova Balkon projemizde de sunduğumuz<br />

tüm bu olanaklarla, şehir yaşamının zorluklarını<br />

kolaylaştırıyoruz.”<br />

Tamer Son / Çukurova Gayrimenkul<br />

Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Kuruluşundan bugüne sektörünün öncü<br />

firmaları arasında yer alan Çukurova Gayrimenkul,<br />

günümüz modern yaşamının tüm<br />

gerekliliklerini tespit ederek konumdan<br />

ulaşıma, merkezi noktalara yakınlıktan<br />

sağladığı sosyal olanaklara kadar ihtiyaç<br />

duyulan tüm öncelikleri projelerinde bir<br />

araya getirmeyi başarıyor. 1993 yılından<br />

beri faaliyetleri sürdüren Çukurova Gayrimenkul’ün<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Tamer<br />

Son ile genel şirket faaliyetleri ve son dönemde<br />

gerçekleştirdikleri Çukurova Balkon<br />

Projesi özelinde konuştuk.<br />

Öncelikle kendinizden ve<br />

şirketinizin kısa tarihçesiyle beraber<br />

faaliyetlerinden bahseder misiniz?<br />

1965 Adana doğumluyum. Marmara Üniversitesi<br />

Fen-Edebiyat Fakültesi mezunuyum.<br />

İlk iş hayatıma öğretmen olarak başladım.<br />

Daha sonra aileme destek olmak<br />

amacıyla gayrimenkul danışmanlığı alanında<br />

faaliyet gösteren şirketimizde görev<br />

aldım. Adana, Mersin ve İstanbul’da toplamda<br />

10 gayrimenkul danışmanlığı ofisi<br />

kurarak işlerimizi büyüttük. Bu dönemde<br />

edindiğimiz tecrübelerden yola çıkarak<br />

daha büyük bir açılım yapmaya karar verdik<br />

ve inşaat sektörüne giriş yaptık.<br />

SON Grup bünyesindeki şirketlerimizden<br />

biri olan Çukurova Gayrimenkul, inşaat<br />

sektöründe 1993 yılından beri faaliyet<br />

gösteriyor. Kuruluşundan bugüne sektörünün<br />

öncü firmaları arasında yer alan<br />

118<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

Çukurova Gayrimenkul, günümüz modern<br />

yaşamının tüm gerekliliklerini tespit ederek<br />

konumdan ulaşıma, merkezi noktalara<br />

yakınlıktan sağladığı sosyal olanaklara kadar<br />

ihtiyaç duyulan tüm öncelikleri projelerinde<br />

bir araya getiriyor.<br />

Çukurova Gayrimenkul olarak bugüne<br />

kadar Adana, Mersin ve İstanbul’da pek<br />

çok prestijli konut projesine imza attık.<br />

Mersin’de ortaklarımızla birlikle hayata<br />

geçirdiğimiz yazlık projesi Liparis 2 ve Liparis<br />

4’ün yanı sıra yine Adana’da proje<br />

ortaklarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz<br />

TMT Park Life, TMT Gölvadi, Yüzevler,<br />

Platinkent, Eserkent gibi projelere imza<br />

attık. Ayrıca Çukurova Gayrimenkul olarak<br />

Çukurova Residence, Çukurova Kent,<br />

Çukurova Park ve Çukurova Villaları gibi<br />

nitelikli konut projeleri gerçekleştirdik.<br />

Kartal’da inşa ettiğimiz adalar ve deniz<br />

manzaralı Adanuspark ile rotamızı İstanbul’a<br />

çevirdik ve ardından yine bölgenin<br />

sembol projelerinden biri olan Çukurova<br />

Tower’ı hayata geçirdik. 2015 yılının Mayıs<br />

ayında yine Kartal’da Çukurova Balkon<br />

projesine başladık. Yenilikçi, çevreci ve<br />

müşteri odaklı bir yaklaşımla faaliyetlerimizi<br />

sürdürüyoruz. Şehircilik anlayışına<br />

sahip projelerimizi insana ve doğaya saygılı<br />

konseptlerle geliştiriyoruz. Keyifli ve<br />

kaliteli yaşam alanlarını kârlı yatırım fırsatları<br />

ile birleştirmeyi misyon edinen firmamız,<br />

bilgi birikimini ve deneyimini estetik,<br />

teknoloji, lüks ve konfor ile bütünleyerek<br />

bulunduğu bölgeye değer katan modern<br />

projeler inşa ediyor.<br />

‘Çukurova Balkon Projesi’ hakkında<br />

biraz bilgi verir misiniz?<br />

Kartal’da 19 ve 20 katlı iki bloktan oluşan<br />

bir rezidans projesi olan Çukurova Balkon,<br />

1+1’den 4+1’e kadar çeşitli büyüklük ve<br />

özellikte 261 konuttan ve sosyal yaşam<br />

alanlarından oluşuyor. Ön tarafı Marmara<br />

Denizi ve adalar, arka tarafı ise orman<br />

manzaralı olan Çukurova Balkon’da tüm<br />

daireler balkonlu. Bazı dairelerde konumuna<br />

ve büyüklüğüne göre iki ya da üç<br />

balkon, bazı 2+1 ve 3+1 dairelerde ise<br />

30 metreye kadar teras bulunuyor. Bahçe<br />

katlarında 20 metrekare bahçe kullanım<br />

alanı ve bahçe çıkışları da mevcut.<br />

Kartal Adliye Sarayı’na ve Maltepe Park<br />

AVM’ye 1,5 kilometre, Kartal metrosuna<br />

ve yeni açılacak İKEA’ya 600 metre, Aydos<br />

Ormanı yürüyüş parkuruna 2 dakika<br />

mesafede konumlanan Çukurova Balkon,<br />

merkezi konumu sayesinde kolay ulaşım<br />

imkânı sağladığı gibi aynı zamanda şehrin<br />

gürültüsü ve trafiğinden uzak, ormanın<br />

yanı başında oksijen deposu gibi bir bölgede<br />

eşsiz manzara sunuyor. Çevresindeki<br />

hastane, alışveriş merkezi, okul gibi<br />

sosyal imkanlar ile her türlü ihtiyaca cevap<br />

verebiliyor. Araçla Bağdat Caddesi’ne<br />

yaklaşık 15 dakika, köprülere ortalama<br />

20 dakika uzaklıkta olan projemiz, Sabiha<br />

Gökçen Havaalanı’na ve Kartal-Pendik<br />

Deniz Otobüsü İskelelerine de çok yakın.<br />

%85’i yeşil alandan oluşan projemizde<br />

ayrıca 750 metrekarelik iki katlı kapalı<br />

sosyal tesis alanı mevcut. Projenin sosyal<br />

alanları içinde; yarı olimpik açık yüzme<br />

havuzu, açık alanda tenis kortu, basketbol<br />

sahası, çok amaçlı saha, barbekü ve<br />

yürüyüş alanı yer alıyor. Hobi odası, çocuk<br />

oyun alanları, çocuk yüzme havuzu,<br />

fitness merkezi, sauna ve buhar odası,<br />

kafeterya, toplantı odaları, fotokopi odası,<br />

hobi odaları, kapalı otopark ise projenin<br />

diğer sosyal alanlarını oluşturuyor. Kapalı<br />

otoparklarda 1+1, 2+1 ve 3+1 daireler<br />

için birer, 4+1 daireler içinse ikişer araçlık<br />

park yeri bulunuyor. Kameralı güvenliğin<br />

bulunduğu projemizde, zemin katta bulunan<br />

depo alanları ardiye olarak kullanabiliyor.<br />

Çukurova Gayrimenkul olarak, müşterilerimizden<br />

aldığımız geri bildirimleri her<br />

zaman gelecek projelerimizde kendimize<br />

rehber ediniyoruz. Bugüne kadarki tecrübelerimizden<br />

de biliyoruz ki, bazı müşterilerimiz<br />

için mutfağın geniş olması çok<br />

önemli, bazıları içinse salonun ya da çocuk<br />

odalarının. Biz de bu noktadan hareketle<br />

Çukurova Balkon’da büyüklükleri 65<br />

ila 273 metrekare arasında değişen tüm<br />

dairelerin iç mimarisini birbirinden farklı<br />

şekilde kurguladık. Aynı büyüklükteki dairelerin<br />

bile iç mimarisi ve metrekare dağılımının<br />

değiştiği projemizde, tercihe göre<br />

kimi dairelerin salonu, kimi dairelerin ise<br />

mutfak ya da yatak odaları farklı büyüklüklerde<br />

bulunuyor.<br />

Bu projenin çevresine ve şehir<br />

yaşamına etkileri sizce nasıl<br />

gerçekleşecek?<br />

Yaşanılan bölgede güven ve huzur içinde<br />

kaliteli zaman geçirilebilecek sosyal donatıların<br />

olması özellikle büyük şehirlerde<br />

motivasyon açısından avantaj sağlıyor.<br />

Ayrıca çocuklu ailelerin oturacakları konutların<br />

aktif ve güvenilir sosyal ortamlara<br />

sahip olmaları, çocukların özgüvenli bireyler<br />

olarak yetişmesi açısından da oldukça<br />

önemli. Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde<br />

trafik ciddi bir problem. Bu doğrultuda<br />

ulaşımı kolay, merkezi lokasyonu<br />

ve hayatı kolaylaştıracak nitelikleriyle ön<br />

plana çıkan konut projeleri şehir yaşamına<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 119


Mimari<br />

olumlu yönde etki ediyor. Çukurova Gayrimenkul<br />

olarak her zaman merkezi lokasyonlarda<br />

ve gelişime açık bölgelerde prim<br />

potansiyeli yüksek projeler inşa ediyoruz.<br />

Projelerimizi hayata geçirirken detaylara<br />

büyük önem veriyoruz. “Bu projede yaşayacak<br />

kişilerin tüm ihtiyaçlarına nasıl<br />

cevap verebiliriz?” sorusunu her zaman<br />

soruyoruz ve projelerimizi konumundan<br />

mimarisine, sosyal donatılarından yaşamı<br />

kolaylaştıracak diğer tüm detaylarına kadar<br />

bu bakış açısıyla oluşturuyoruz. Ulaşımı<br />

kolay ve sosyal hayattan kopmadan<br />

şehrin imkânlarından kolaylıkla faydalanılabilecek<br />

konut projeleri inşa ediyoruz.<br />

Çukurova Balkon projemizde de sunduğumuz<br />

tüm bu olanaklarla, şehir yaşamının<br />

zorluklarını kolaylaştırıyoruz. Ayrıca projemiz<br />

deniz ve orman manzaralı balkonları,<br />

geniş terasları ve bahçe kullanım alanları<br />

ile şehrin içinde doğanın güzelliklerini yaşama<br />

ve stresten arınma imkanı sunuyor.<br />

Dünya genelinde yaygın hale<br />

gelen kentsel dönüşüm projeleri<br />

hakkında neler düşünüyorsunuz?<br />

Başarılı olduğunu düşündüğünüz bir<br />

kaç örnek projeyi bizimle paylaşır<br />

mısınız?<br />

Kentsel dönüşüm ülkemiz, ekonomimiz<br />

ve insanımız için zorunlu bir süreç. Geçmişten<br />

gelen çarpık kentleşme sorununun<br />

çözülmesi, gecekonduların ve sosyal donatılardan<br />

yoksun yaşam alanlarının yeniden<br />

yaratılması, kentlerin kültürümüze ve<br />

mimarimize uygun, çağdaş yapılara kavuşması<br />

için bu fırsat çok iyi değerlendirilmeli<br />

ve bu konuya milli bir dava gözüyle bakmalıyız.<br />

Türkiye’nin son 10 yılda çok büyük bir<br />

gelişme kat ettiğini ve önemli bir noktaya<br />

ulaştığını söyleyebiliriz. Özellikle kentsel<br />

dönüşüm konusunda yaşanan gelişmeler<br />

sayesinde lüks konut projeleri, gerek inşaat<br />

kaliteleri gerekse sosyal donatıları ve<br />

sunduğu diğer hizmetlerle Avrupa ülkeleri<br />

ile yarışır duruma geldi. Ulaşım ağındaki<br />

gelişmelere paralel olarak alternatif yaşam<br />

alanları oluşturuldu ve pek çok bölgenin<br />

yatırım değeri hızla artış göstermeye<br />

başladı.<br />

Türk Mimarisinin geleceği,<br />

kullanılan malzemeler ve estetik<br />

açıdan sizce nasıl şekillenecek?<br />

Ülkemizde küreselleşmenin bir yansıması<br />

olarak mimari ve tasarımın gittikçe geliştiğini<br />

görüyoruz. Artık projeler modern mimari<br />

tarzı yansıtan yapılar olarak şekilleniyor.<br />

Şehre modern bir görünüm kazandıran<br />

kullanışlı yaşam alanları planlanıyor. Yürütülen<br />

kentsel dönüşüm çalışmaları sonucunda<br />

ise kültürümüze uygun, çağdaş<br />

tasarımlar yapılmaya özen gösteriliyor.<br />

Proje Künye Bilgileri:<br />

İklimlendirme Sistemleri<br />

: Arçelik<br />

Yalıtım / Çatı&Cephe Sistemleri :<br />

Schüco marka PVC ve TSE Belgeli ısı yalıtımlı camlar<br />

Kapılar<br />

: Sur Kapı<br />

Oda Kapıları<br />

: Negna<br />

Ankastre<br />

: Arçelik leisure<br />

Vitrifiye<br />

: Vitra<br />

Armatürler<br />

: Vitra, Artema<br />

Seramikler<br />

: Vitra<br />

Oda Otomasyon Sistemleri : Oda termostadı - Rehau<br />

Servis Asansörleri<br />

: Kone<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Genç nüfusa sahip ülkemizde yılda yaklaşık<br />

600 bin konut ihtiyacı bulunuyor. Kentsel<br />

dönüşümü ve yenilenmesi gereken<br />

konutları da düşündüğümüzde bu rakam<br />

yılda yaklaşık 1 milyon konuta ulaşıyor.<br />

Bu noktada gerek inşaatın sürdürülebilir<br />

büyümesi ve ekonomik kalkınmaya katkı<br />

sağlaması gerekse ülke insanımızın güvenli,<br />

dayanıklı, sağlıklı, konforlu ve uzun<br />

ömürlü konutlara sahip olmasının kolaylaştırılması<br />

için sektörün önündeki engellerin<br />

kaldırılması ve cazip teşvikler sağlanması<br />

şart. Deprem ülkesi Türkiye’de<br />

inşaat sektörünün bekleme lüksü yok.<br />

Arsa maliyetlerinin yüksek olması sektörü<br />

ciddi anlamda zorluyor. Öncelikle arsa<br />

maliyetlerinin düşmesi için devletin arsa<br />

üretmesi çok faydalı olur. Devlet arsa<br />

üretip inşaat firmalarına satmaz ya da<br />

uygun şartlarda kat karşılığı vermezse konut<br />

fiyatlarının düşmesini beklemek hayal<br />

olur. <strong>Yapı</strong>lan son düzenlemelerle sektöre<br />

nefes aldıran tapu harcı, noter bedeli ve<br />

satıştaki KDV rakamı konusundaki oran<br />

ve uygulamaların önümüzdeki dönemde<br />

eskiye dönmesiyle sektörün yükü tekrar<br />

artacak. Mevcut iyileştirmelerle süreli de<br />

olsa düşen bu oranların bir miktar daha<br />

düşürülmesi ve genele yayılmasına ek<br />

olarak sıkı bir denetim sistemi kurulması<br />

da sağlanırsa hem devletin harç kazanımı<br />

hem de yerel yönetimlerin emlak vergileri<br />

reel olarak artar. İnşaat sektöründe çok<br />

yaygın olan kayıt dışılık, kayıt altındaki firmalar<br />

için haksız rekabete neden olurken<br />

aynı zamanda devleti ciddi anlamda vergi<br />

kaybına uğratıyor. İnşaat sektöründeki<br />

tüm düzenlemelerin süreli teşvikler yerine<br />

kalıcı uygulamalarla hayata geçirilmesi<br />

çok daha etkili olur.<br />

Yurtdışında belli bir sermaye yapısına<br />

ulaşmadan, yeterli kadrolara sahip olmadan<br />

ve belli oranda iş bitirmeden inşaat<br />

sektörüne giriş yapılamıyor. Ancak maalesef<br />

ülkemizde yıllardır süregelen alışkanlıkla<br />

hangi sektörde hareketlilik varsa o<br />

sektöre akın edilir. İnşaat sektörü de en<br />

cazip sektörlerden biri olarak görülür. 80<br />

milyona yakın nüfusa sahip Türkiye’de bugün<br />

yaklaşık 330 bin müteahhit varken,<br />

80 milyonu aşkın nüfuslu Almanya’da bu<br />

sayı sadece 2.700, tüm Avrupa’da ise 25<br />

bin civarında. Türkiye, yaklaşık 1 milyar<br />

375 milyon nüfuslu Çin’den sonra inşaat<br />

sektöründe dünya ikincisi konumundayken,<br />

müteahhit sayısı olarak da Çin’den<br />

sonra ikinci. Bu müteahhit enflasyonu engellenmeli.<br />

Sektörün en büyük sıkıntısının<br />

çözülmesi için gerekli düzenlemelerin en<br />

kısa sürede yapılması ve isteyen herkesin<br />

kolaylıkla bu sektöre girişinin önlenmesi<br />

gerekiyor. Uygun şartları sağlayanlar gayrimenkul<br />

yatırımcısı olabilir, ancak her isteyen<br />

inşaatını yapamamalı.<br />

120<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

Ataşehir’in Yeni Çekim Merkezini<br />

Studio Vertebra tasarladı:<br />

Ataşehir Belediyesi Kent Parkı<br />

Studio Vertebra imzalı Ataşehir Belediyesi Kent Parkı, toplam 61.000 m²’lik bir alanda<br />

barındırdığı sergi alanları, performans merkezi, gastronomi merkezi ve çocuklar için etkinlik<br />

alanları gibi fonksiyonlarıyla, tamamlandığında Ataşehir için bir çekim merkezi oluşturacak<br />

ve bölgenin sosyal hayatına nitelikli bir kamusal alan kazandıracak.<br />

ofisi Studio Vertebra tarafından, İstanbul<br />

Ataşehir’de 61.000 m²’lik bir alanda tasarlanan<br />

Ataşehir Belediyesi Kent Parkı,<br />

birçok fonksiyonu içinde barındırıyor. Bulunduğu<br />

bölgeyi canlandırıp bir çekim merkezi<br />

oluşturması hedeflenerek tasarlanan<br />

projede, bölgenin sosyal hayatına nitelikli<br />

bir zemin kazandırmak amacıyla sergi<br />

alanları, performans merkezi, gastronomi<br />

merkezi, şef restoranları, kitap kafe ve<br />

çocuklar için etkinlik alanları gibi fonksiyonlar<br />

planlanmış. Kendine has niteliklere<br />

sahip olan her kütle, cephe ve form hissi<br />

olarak bir bütünlük oluşturuyor. Yerleştirilen<br />

tüm işlevlerin kendi başlarına çekim<br />

oluşturması ve armonik olarak birbirlerini<br />

desteklemesi, Studio Vertebra’nın “tümel<br />

proje anlayışı”nı yansıtıyor.<br />

Nitelikli, büyük bir park olarak tanımlanabilecek<br />

projenin yaklaşık %85’ini yeşil<br />

alanlar oluşturuyor ve yapılaşma belirli<br />

bir noktada toplanarak yeşil alan bütünlüğü<br />

sağlanıyor. Arazide yer alan mevcut<br />

eğim, yapıların kademeli olarak yerleşmesine<br />

imkân sağlamış. Projenin ana<br />

odağı olan meydan ve etrafındaki birimler<br />

bodrum katta bütünleşerek bölgenin<br />

otopark ihtiyacını karşılamış. Endüstriyel<br />

bir yaklaşım ile tasarlanan yapılarda<br />

geniş saçaklara, taş duvarlara ve çelik<br />

kolonlara yer verilmiş.<br />

Proje bir park olması bakımından; yürüyüş<br />

parkurları, bisiklet yolları gibi uzamsal düzenlemeler<br />

barındırıyor. Parkurlarda, noktasal<br />

sosyal bileşke noktaları oluşturmak<br />

ve hat boyunca dinamik bir tecrübe yaşatmak<br />

için “seyyar”, küçük ölçekli yeme –<br />

içme birimlerine yer verilerek, küçük avlular<br />

da oluşturulmuş.<br />

5.000 kişilik açık aktivite alanı, yeşil zemine<br />

sahip olarak tasarlanmış ve ses izolasyonu<br />

doğal bitkilerle sağlanacak şekilde<br />

düzenlenmiş. Bu alan çok amaçlı düşünülerek<br />

toplu spor aktiviteleri, festivaller,<br />

konserler gibi aktivitelere imkân verecek<br />

şekilde planlanmış.<br />

Kuruluşundan bu yana mimari, iç mimari<br />

ve restorasyon alanlarında ulusal ve uluslararası<br />

ölçekte ‘çok disiplinli’ çalışmalar<br />

yürüten, Baş Mimar Gencer Yalçın, Y. Mimar<br />

Dilşad Öktem Aslaner, Y. Mimar Bahar<br />

Yücel ve İç Mimar Efe Kağan Hızar’ın<br />

ortaklığındaki İstanbul merkezli tasarım<br />

Proje Künyesi:<br />

Proje : Ataşehir Belediyesi Kent Parkı<br />

Konum : İstanbul, Türkiye<br />

İşveren : Hel Mimarlık ve Çalışkan İş Ortaklığı<br />

Proje Tipi: Kentsel Düzenleme<br />

Toplam İnşaat Alanı: 11.000 m²<br />

Toplam Düzenleme Alanı: 61.000 m²<br />

122<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


“Kentsel dönüşüm ve kentsel korumanın<br />

büyük ölçekte beraber ele alınması doğru<br />

sonuca ulaşmada etkili olacaktır”<br />

“Kentsel dönüşüm sanayi devrimiyle birlikte gelen şehirleşmenin getirdiği bir sonuç ve<br />

ihtiyaç. Bu duruma savaşlar da ayrı bir boyut kazandırmış. Guangzou, La Defense bunun<br />

dünya çapındaki örnekleri.”<br />

İstanbul’un pekçok farklı noktasında ses<br />

getiren projelere imza atan Royal Group,<br />

iddialı projeleriyle faaliyetlerini sürdürmekte.<br />

Tüm projelerini hayallerden ilham alarak<br />

gerçekleştirdiklerini ifade eden Royal<br />

Group Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Çehreli<br />

ile keyifli bir söyleşi düzenledik.<br />

Şirketinizin kısa tarihçesi ile birlikte<br />

çalışma sahaları ve faaliyetleri<br />

hakkında bilgi verir<br />

misiniz?<br />

Biz 2013 yılında geçmişleri inşaat, sanayi<br />

ve ticaret olan 3 yatırımcının proje bazlı<br />

sermayede güç birliği yaptığı bir oluşumuz.<br />

Bugüne kadar birlikte birçok projeye imzamızı<br />

attık. Royal Group olarak farkımız,<br />

sadece iyi yapılar inşa etmek değil. Farkımız;<br />

hayallerden ilham almak. Amacımız<br />

ise müşterilere sadece bir konut değil bir<br />

yaşam tarzı sunmak.<br />

<strong>Yapı</strong>m ya da plan aşamasında olan<br />

projelerinizden birkaç örnek verebilir<br />

misiniz?<br />

Royal Group, ilk olarak Topselvi’deki Skyblue<br />

İstanbul Rezidans projesiyle işe başladı.<br />

Başarı ve memnuniyetle kule inşaatını<br />

bitirerek konut sahiplerine anahtarlarını<br />

teslim ettik.<br />

Şu anda Royal Garden Kartal Rezidans<br />

projesi, 400’den fazla daire inşaatı ile<br />

devam ediyor. İnşaatın %70’i tamamlandı<br />

diyebilirim. <strong>2017</strong> yılının sonunda anahtar<br />

teslimi yapacağız. Ayrıca Kartal’ın yeni<br />

trendi olan Yakacık bölgesinde iki büyük<br />

proje; Royal Garden Yakacık ve Royal<br />

Garden Yaka Park’ın hazırlıkları tüm hızıyla<br />

devam ediyor. Birkaç ay içerisinde bu<br />

projelerimizin yapımına başlamayı düşünüyoruz.<br />

<strong>Yapı</strong>mı tamamlanmak üzere olan<br />

Royal Marin Business Center projesi de<br />

yakında hizmete girecek. Özellikle bu proje,<br />

bizim için İstanbul genelinde bir ilk olacak.<br />

Mimari çizimi ile fark yaratan proje,<br />

Tolga Çehreli / Royal Group Yönetim Kurulu Başkanı<br />

fonksiyonel büyük ofis alanları ile büyük<br />

lüks bir yat formunda tasarlandı. Projenin<br />

planı ve tasarımı çok beğenildi. Şimdiden<br />

çok fazla taleple karşı karşıyayız ve tüm<br />

bu talepleri değerlendiriyoruz.<br />

‘Royal Garden Yakacık Projesi’<br />

hakkında biraz bilgi verir misiniz?<br />

70 milyon TL yatırımla hayata geçirilen<br />

proje, 13 kattan oluşan 5 ayrı bloğu ile<br />

Yakacık’ta hayata geçiriliyor. Royal Garden<br />

Yakacık projesinde, insanların yaşam<br />

alanlarındaki konforları düşünülerek en<br />

küçük daire 125, en büyük daire ise 300<br />

124<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Mimari<br />

metrekare şeklinde tasarlandı. Üstelik<br />

tüm daireler; ileri teknoloji, yüksek kalite<br />

ve güvenlik ile donatılmış durumda. Ayrıca<br />

tüm dairelere kapalı otopark imkanı sunuluyor.<br />

Toplamda 242 dairenin yer alacağı<br />

projede 2+1, 3+1, 5+1dairelerin yanı sıra<br />

3+1, 4+1, 5+1 dubleks daireler bulunuyor.<br />

Deniz görme seviyesinin 4.kattan itibaren<br />

başladığı proje, Dragos, Kadıköy ve<br />

Çamlıca Tepesi’nin de içinde olduğu 360<br />

derece panoramik bir manzara sunuyor.<br />

Royal Garden Yakacık projesinde, hem<br />

konutlara hem de iş yerlerine yer veriliyor.<br />

Dairelerin yanı sıra blokların altında yer<br />

alacak cafe, restaurant ve mağazalarla bir<br />

yaşam merkezi kurmayı hedefleyen Royal<br />

Group bölgeye farklı bir yapı anlayışı getiriyor.<br />

Ayrıca lokasyon itibariyle zengin bir<br />

ulaşım ağıyla çevrili proje önemli bağlantı<br />

yollarına, metro, okul, hastane ve AVM’lere<br />

çok yakın bir mesafede yer alıyor.<br />

Bu projenin çevresine ve şehir<br />

yaşamına etkileri sizce nasıl<br />

gerçekleşecek?<br />

Royal Garden Yakacık projesi, çevresinde<br />

yükselen birçok projeden farklı olarak<br />

konut ve iş yerlerini birlikte ele alıyor. Bu<br />

durum; hem daire sahipleri için hem de<br />

bölge sakinleri için büyük bir alışveriş kolaylığı<br />

sağlayacak. Ayrıca blokların altında<br />

yer alacak kafe ve restaurantlar Yakacık<br />

semtini önemli bir buluşma noktası haline<br />

getirecek. Bunun dışında ekonomik<br />

anlamda da ciddi bir hareketlenme getirecek<br />

olan proje yüksek yatırım değeriyle de<br />

yatırım hedefiyle gelen kişiler için oldukça<br />

büyük avantajlar sunuyor.<br />

Kentsel Dönüşüm Yönetmeliği’nde<br />

birtakım değişiklikler yapıldı. Siz bu<br />

değişimi nasıl<br />

yorumluyorsunuz?<br />

Yatay yapılaşmaya yönelik düzenleme<br />

kapsamında hafriyat ve iksa işlerinin ayrı<br />

bir ruhsata bağlanması, cephe bütünlüğü<br />

için alınan kararlar bizim açımızdan olumlu<br />

yönleri diyebilirim. Ancak geçiş süreci<br />

için tanınan zaman çok kısıtlı. Kentsel dönüşüm<br />

kapsamındaki etkisini ise zaman<br />

içinde göreceğiz .<br />

Dünya genelinde yaygın hale gelen<br />

kentsel dönüşüm projeleri hakkında<br />

neler düşünüyorsunuz? Başarılı<br />

olduğunu düşündüğünüz bir kaç<br />

örnek projeyi bizimle paylaşır<br />

mısınız?<br />

Kentsel dönüşüm sanayi devrimiyle birlikte<br />

gelen şehirleşmenin getirdiği bir sonuç<br />

ve ihtiyaç. Bu duruma savaşlar da ayrı bir<br />

boyut kazandırmış. Guangzou, La Defense<br />

bunun dünya çapındaki örnekleri. Ülkemiz<br />

de sanayileşme ile gelen nüfusun belli<br />

bölgelerde yoğunlaşması ise büyükşehirlerde<br />

ciddi bir dönüşümü zorunlu kıldı.<br />

Özelikle İstanbul’ da deprem gerçeğiyle de<br />

birlikte son dönemde kentsel dönüşüm<br />

ayrıca ele alınıyor. Kentsel dönüşüm ve<br />

kentsel korumanın büyük ölçekte beraber<br />

ele alınması doğru sonuca ulaşmada etkili<br />

olacaktır.<br />

Türk Mimarisinin geleceği, kullanılan<br />

malzemeler ve estetik açıdan sizce<br />

nasıl şekillenecek?<br />

Türk inşaat sektörü yurt içinde ve yut dışında<br />

başarılı projelere imza atıyor. Bunun<br />

en önemli ayağı mimari projeler. <strong>Malzeme</strong><br />

sektöründeki gelişmeler konfor ve estetik<br />

anlamda daha da iyi projelerin gelişmesine<br />

imkan sağlayacak.<br />

Proje Künye Bilgileri:<br />

İklimlendirme Sistemleri<br />

Yalıtım / Çatı&Cephe Sistemleri<br />

hazırlandı.<br />

Kapılar<br />

Oda Kapıları<br />

Ankastre<br />

Işık Sistemleri<br />

Vitrifiye<br />

Armatürler<br />

Seramikler<br />

Yangın Güvenlik Ekipmanları<br />

Bina Otomasyonu<br />

Bariyer Ve Otopark Sistemleri<br />

Servis Asansörleri<br />

Son olarak eklemek istedikleriniz?<br />

Biz Royal Group olarak her projemizin<br />

merkezine ‘insan mutluluğunu’ koyan ve<br />

‘önce insan’ diyerek yola çıkan büyük bir<br />

aileyiz. Ve ailemize katılacak üyelerimize<br />

bir evden çok daha fazlasını vadediyoruz.<br />

Biz, rotasına hayallerin yön verdiği ve doğanın<br />

kalbinde bir yaşam sunan işlere<br />

imzasını atarak mutluluğun gölgesinde bir<br />

yaşam standardı vadediyoruz.<br />

: Mitsubishi Elektric<br />

: AB shomburg, kenet çatı sistemi ile çatı örtüsü<br />

: Yüksek güvenlikli dış kapı<br />

: Ahşap kaplama, dekoratif ve modern<br />

: Franke<br />

: Schneider, GMled, Pelsan<br />

: KALE<br />

: KALE<br />

: ÇANAKKALE SERAMİK<br />

: COFEM<br />

: CH-TECH<br />

: Dorma KABA, Ch tech, BFT<br />

: KONE<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 125


Urban Atölye’den mimarlık ve yapı<br />

sektörü için inovatif organik bir ürün:<br />

Alve0sis<br />

Mimari<br />

Dünya GRC sektörünün lider şirketi Fibrobeton tarafından<br />

üretilen Alve0sis, kanopi ve çardak pavyon uygulamaları ile<br />

cephe strüktürlerinde kullanılabilecek yeni bir sistem olarak<br />

öne çıkıyor. İnovatif ürün ilk olarak IV. Antalya Uluslararası<br />

Mimarlık Bienali’nde sergileniyor.<br />

Mimar Nilüfer Kozikoğlu / Urban Atölye Kurucusu<br />

Nilüfer Kozikoğlu’nun vizyonunda çalışan,<br />

zanaat odaklı tasarım stüdyosu Urban<br />

Atölye, mimarlık ve yapı sektörünü yeni<br />

bir inovatif ürünle tanıştırıyor. Alve0sis<br />

adlı ürün, IV. Antalya Uluslararası Mimarlık<br />

Bienali’nde sektörle buluştu. Çok yönlü<br />

boru yapının adı olan Alve0sis,mantar<br />

miselleri gibi canlıların üreyebildiği kumaş<br />

bir ağ üzerinde yenilikçi bir teknikle üretildi.<br />

Ürün, kodla üretilen sayısal modelinden,<br />

sonunda mantar miselleribarındıran<br />

ve kemik yapısına kadar organik-dinamik<br />

yapısal özelliğiyle öne çıkıyor. Alve0sis,<br />

ilk kez 22 Eylül - 13 Ekim <strong>2017</strong> tarihleri<br />

arasında IV. Antalya Uluslararası Mimarlık<br />

Bienali’nde ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.<br />

Fibrobeton üretti<br />

Türkiye’nin yeni nesil mimarlık ve şehircilik<br />

alanında radikal üretim ve tasarımlarıyla<br />

tanınan Urban Atölye kurucusu<br />

Mimar Nilüfer Kozikoğlu’nun dizayn ettiği<br />

Alve0sis, dünya GRC sektörünün lider şirketi<br />

Fibrobeton tarafından üretildi. Ürünün<br />

formu; sayısal modelden, otomatik olarak<br />

elde edilen kumaş kalıplarının metal bir<br />

çerçeveye asılarak gerilmesi ile ortaya<br />

çıktı, beton püskürtülerek katı biçim kazandırıldı.<br />

Kozikoğlu, “Üründe kullandığımız<br />

dolgu mantarlar, formun yüzeyindeki<br />

deliklerden görülebilir. Ürün, hem dıştan<br />

boşluklu hem de içi boş bir yapıyı oluşturma<br />

sürecini anlatıyor” dedi.<br />

Hangi alanlarda kullanılacak?<br />

Mimarlık ve yapı sektöründe güncel mimari<br />

gelişmelere açık her kesimin Alve0sis’in<br />

hedef kitlesini oluşturduğunu vurgulayan<br />

Nilüfer Kozikoğlu, ürünün patent başvurusunu<br />

da yaptıklarını ifade etti. Kozikoğlu,<br />

şunları söyledi: “Alve0sis taşıyıcı sisteminin<br />

boşluklu olması, binalarda tesisat<br />

alanında olanaklar vaat ediyor. Kanopi,<br />

pavyon ve cephe uygulamalar, ürünün ilk<br />

akla gelen kullanım alanlarıdır. Yenilikçi<br />

tasarım ve üretim yöntemi, yerinde imalatta<br />

olduğu kadar hazır bileşen üretimlerinde<br />

de kullanılabiliyor.”<br />

Teknolojik ve çevreci üstünlükleri<br />

Nilüfer Kozikoğlu, ürünün teknolojik üstünlükleri<br />

konusuna da değindiği konuşmasında<br />

“AlveOsis, hafiflik/sağlamlık oranı<br />

yüksek bir ağyapıdır. Minimal yüzeylerde<br />

söz konusu olan süreklilik kalitesi, karmaşık<br />

geometrileri üretmemizi sağlayan sayısal<br />

tasarım ve kalıp üretme yöntemiyle,<br />

güncel bir araştırmanın sonucunda sağlanmıştır”<br />

şeklinde konuştu.Ürünün doğal<br />

döngülerle iç içe olmasını hedeflediklerinikaydeden<br />

Kozikoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:<br />

“AlveOsis’in üretildiği kalıp teknolojisi daha<br />

az karbon ayak izi getiriyor. Günümüzde<br />

‘doğayı yapıyı çürüten değil ayakta tutan,<br />

canlandıran özne olarak görmeye doğru bir<br />

akıl değişimi’ söz konusudur. Alveosis, bu<br />

düşünce biçiminin bir ürünüdür.”<br />

126<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

“Pendik, gayrimenkul<br />

yatırımcılarının yeni gözdesi oldu”<br />

Sabiha Gökçen Havalimanı’na yakınlığınınyanı sırayeni yapılan bağlantı yollarıyladikkat çeken<br />

Pendik; gayrimenkul yatırımcılarının gözdesi haline geldi. 20’den fazla nitelikli konut projesinin<br />

yükseldiği Pendik, önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin çok konuşulacak projelerine ev sahipliği yapacak.<br />

Şenol Üçüncü / Kar Group Yönetim Kurulu Üyesi<br />

Gayrimenkul yatırımları açısından İstanbul’un<br />

parlayan yıldızı haline gelen Pendik;<br />

nitelikli ve yatırım potansiyeli yüksek<br />

konut projelerine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.<br />

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın<br />

yanı sıra, bölgede ulaşımı kolay hale getiren<br />

yeni bağlantı yolları sayesinde bölgede<br />

bir yandan arsa stokları erirken, bir yandan<br />

da değerli konut projeleri yükseliyor.<br />

Değerleme raporları, inşaat sektörünün<br />

İstanbul’un Anadolu Yakası’ndaki yeni<br />

genişleme bölgesinin Pendik hattı olduğunu<br />

ortaya koyuyor. Bunda Sabiha Gökçen<br />

Havalimanı’nın uçuş trafiğinin artmasının,<br />

sanayi bölgelerine yakın konumunun, eğitim<br />

kurumlarına yakınlığının katkısı bulunuyor.<br />

Öte yandan; Türkiye’nin teknoloji geliştirme<br />

kapasitesine katkı yapmak amacıyla<br />

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın hemen<br />

yanı başında 250 hektarlık alan üzerinde<br />

oluşturan İstanbul Teknopark’da bölgeye<br />

istihdam ve nitelik açısından ayrı bir değer<br />

kazandırıyor. Geniş arsa stokuyla dikkat<br />

çeken bölgede üretim aşamasında 20’nin<br />

üzerinde konut projesiyer alıyor.<br />

Yarım asırlık bilgi ve tecrübenin ardından<br />

bölgeye yatırım yapma kararı alan firmalardan<br />

biri de; Kar Group… İnşaat sektörüne<br />

hazır betondan, yapı kimyasallarına ve<br />

hatta asfalta kadar üretici olarak hizmet<br />

veren Kar Group Yönetim Kurulu Üyesi Şenol<br />

Üçüncü, Pendik bölgesinin gelişiminin<br />

devam edeceğine dikkat çekti. Bölgeyle<br />

ilgili değerlendirmelerde bulunan Şenol<br />

Üçüncü, “Sabiha Gökçen Havalimanı’nın<br />

yanı sıra sanayi bölgeleri ile eğitim kurumlarına<br />

olan yakınlığı nedeniyle istihdam ve<br />

ikamet sayısının artacağını ve yeni konutlara<br />

ihtiyaç olacağını düşünüyoruz. Ayrıca;<br />

Körfez Geçişi Projesi’yle kara ulaşımının<br />

yanı sıra bölgedeki liman ve marinaların<br />

da etkinliği artacak. Güllübağlar’dan geçecek<br />

yeni bağlantı yolu sayesinde ise havaalanına<br />

ulaşım kısalacak.<br />

Bu bölgede Türkiye’nin bu sektördeki en<br />

büyük oyuncularından en küçük inşaat firmalarına<br />

kadar herkes yer bakıyor. Önümüzdeki<br />

yıllarda Türkiye’nin çok konuşulacak<br />

projeleri bu bölgede yer alacak.<br />

Bölgeye yatırımlar sürecek<br />

Tüm bu verilerden yola çıkarak biz de<br />

bölgeye inandık ve bundan 50 yıl önce<br />

Trabzon’dan İstanbul’a geldiğimizde ticaret<br />

hayatına başladığımız Pendik’e yatırım<br />

yapma kararı aldık.<br />

Önümüzdeki günlerde ön talep toplama<br />

sürecine başlayacağımız ‘Kar<strong>Yapı</strong> Edonia<br />

Garden’ projemiz; Sabiha Gökçen Havalimanı’na<br />

4 km, Marmara Üniversitesi Hastanesi’ne<br />

1.5 km, hızlı feribota 7 km ve<br />

Gedik Üniversitesi’ne yürüme mesafesinde<br />

bulunuyor.<br />

Pendik hızlı tren garı ile Pendik Devlet<br />

Hastanesi’ne yakınlığıyla dikkat çeken<br />

proje; Pendik Marina, Tuzla Marina ve<br />

Marmaray’a da kolay ulaşım sağlayan bir<br />

konumda inşa ediliyor.<br />

‘Kar<strong>Yapı</strong> Edonia Garden’, yapımı devam<br />

eden Şeyhli metro istasyonu projeye birkaç<br />

dakikalık yürüme mesafesinde bulunuyor.<br />

Bu metro istasyonu, site sakinlerine<br />

Kadıköy’e kadar çok rahat yolculuk etme<br />

ve İstanbul Anadolu Yakası’nın en büyük<br />

alışveriş merkezi Viaport’a ve Sabiha Gökçen<br />

Havaalanına çok kısa sürede ve kolay<br />

bir şekilde ulaşma imkânı sunuyor. Sabiha<br />

Gökçen-Pendik metrosunun 2018’de,<br />

Pendik Kaynarca-Tuzla metrosunun ise<br />

2020’de tamamlanmasıyla bölgenin daha<br />

da değerli hale gelmesini bekliyoruz.<br />

Projemizin hemen yanında okul, afet koordinasyon<br />

merkezi, yakınında otobüs ve<br />

minibüs durakları yer alıyor. Projenin etrafı,<br />

ulaşımı kolay hale getiren yeni bağlantı<br />

yollarıyla çevrili. Projeden E-5’eve sahile<br />

araçla 5 dakikada, yürüyerek ise yine dakikalar<br />

içinde ulaşmak mümkün oluyor. Biz<br />

de fırsat çıktıkça bu değerli bölgede yeni<br />

yatırımlar gerçekleştirmeyi planlıyoruz”<br />

diye konuştu.<br />

130<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Meydan Ardıçlı görücüye çıktı<br />

Özyurtlar Bahaş Ortak Girişimi, Esenyurt’ta inşa ettiği Meydan Ardıçlı projesini satışa sundu.<br />

Bin 683 konut ve 121 ticari üniteden oluşan Meydan Ardıçlı, şirket bünyesinde 60 aya varan<br />

vade imkanıyla lansmana çıktı.<br />

Bugüne kadar 60 bin kişiyi ev sahibi yapan<br />

Özyurtlar Holding ve sekiz ayrı sektörde<br />

faaliyet gösteren Bahaş Holding,<br />

merakla beklenen Meydan Ardıçlı projesini<br />

görücüye çıkardı. Özyurtlar ve Bahaş iş<br />

birliğiyle hayata geçirilen Meydan Ardıçlı,<br />

Esenyurt’un en önemli akslarından Doğan<br />

Araslı Bulvarı üzerinde inşa ediliyor. Konut<br />

blokları, rezidans ve alışveriş merkezinden<br />

oluşan Meydan Ardıçlı, bin 683 konut<br />

ve 121 ticari üniteyi bünyesinde barındırıyor.<br />

2019 yılının son çeyreğinde teslim<br />

edilmesi planlanan Meydan Ardıçlı, 1+0,<br />

1+1, 2+1, 3,5+1 ve 4,5+1 olmak üzere<br />

beş ayrı daire seçeneği sunuyor. Meydan<br />

Ardıçlı projesinde alışılagelmiş olan<br />

3+1 ve 4+1 daireler yer almazken, fazladan<br />

altı metrekarelik odalarla konutlar<br />

çok daha kullanışlı hale geliyor. Projenin<br />

metrekare birim fiyatı 3 bin ila 4 bin TL<br />

arasında değişirken, konutların metrekare<br />

büyüklükleri ise 41 ila 228 metrekare<br />

arasında farklılık gösteriyor. Konutlarla eş<br />

zamanlı olarak satışa sunulan ticari alanların<br />

büyüklükleri ise 35 ila bin 122 metrekare<br />

arasında planlandı.<br />

Yatırım değeri 545 milyon TL<br />

67 bin metrekare alan üzerinde 230 bin<br />

metrekare kapalı alanda inşa edilecek<br />

olan Meydan Ardıçlı, toplam 27 bloktan<br />

oluşuyor. Yatırım değeri 545 milyon TL<br />

olan proje, iki ila yedi kat arasında değişen<br />

yatay mimariye uygun bloklar şeklinde<br />

inşa ediliyor. İstanbul’un gelişen bölgesi<br />

Esenyurt Doğan Araslı Bulvarı üzerine<br />

konumlandırılan Meydan Ardıçlı, ulaşım<br />

rahatlığı açısından dikkat çekiyor. Hem<br />

oturumcu hem de yatırımcı için cazip imkanlar<br />

sunan projede F bloklar prestij kitlesine,<br />

A ve D bloklar genç kitleye, B ve C<br />

bloklar ailelere hitap ediyor.<br />

60 aya kadar vade fırsatı<br />

Meydan Ardıçlı projesinde lansmana özel,<br />

sınırlı sayıda daire için fazladan indirim<br />

fırsatı sunuluyor. 60 aya kadar şirket bünyesinde<br />

vade imkanı sunulan projede, peşin<br />

alımlarda ise ekstra yüzde 10 indirim<br />

fırsatı var. 15 Ekim’e kadar sürecek olan<br />

kampanyada ayrıca kişiye özel ödeme planı<br />

da seçenekler arasında yer alıyor.<br />

Meydan Ardıçlı projesini, Bahaş Holding<br />

iş birliğiyle gerçekleştireceklerini belirten<br />

Özyurtlar Bahaş Ortak Girişimi Eş Başkanı<br />

Tamer Özyurt, projenin hem modern mimariyi<br />

hem de geçmişin estetiğini içinde<br />

barındırdığını söyledi. Bölgenin ulaşım<br />

akslarıyla dikkat çektiğini vurgulayan Özyurt,<br />

projenin içinde yer alan metronun<br />

Ardıçlı İstasyonu’yla ulaşım sorununu kökten<br />

çözdüğünü ifade etti. Özyurt, bölgenin<br />

iş ve sosyal yaşamı bir arada sürdürmeye<br />

olanak sağladığını kaydetti.<br />

Bahaş Holding Yönetim Kurulu Başkan<br />

Yardımcısı Abdüssamet Bahadır ise lokasyona<br />

vurgu yaparak, temeli atılarak yapımına<br />

başlanan Meydan Ardıçlı projesinin<br />

Ardıçlı Evleri’ne komşu konumda yer aldığını<br />

bildirdi. Meydan Ardıçlı projesi içinden<br />

metronun geçtiğini anlatan Bahadır, “Sosyal<br />

yaşamın hareketli olduğu bu bölgede<br />

Meydan Ardıçlı projesi ev sahipleri hayatın<br />

dinamik temposunu yaşarken, aynı zamanda<br />

evlerinden uzaklaşmadan günlük<br />

ihtiyaçlarını karşılayabilecekler. Meydan<br />

Ardıçlı’nın kalbi olarak görülen meydanlar,<br />

kamuya açık yapısıyla sosyal hayatı daha<br />

da zenginleştirecek” dedi.<br />

Merkezi noktalara çok yakın<br />

Esenyurt’un Doğan Araslı Bulvarı üzerinde<br />

Bahçeşehir girişi ve TEM bağlantı yolu<br />

üzerinde hayata geçirilen Meydan Ardıçlı,<br />

yeni hizmete geçen İstinye Üniversitesi Liv<br />

Hastanesi’ne 200 metre uzaklıkta yer alıyor.<br />

TEM Otoyolu’na 850 metre, Esenyurt<br />

İlköğretim Okulu’na 320 metre mesafede<br />

yer alan proje, toplu taşımanın sağladığı<br />

kolay ulaşım avantajıyla da dikkat çekiyor.<br />

Alışveriş noktalarına çok yakın mesafede<br />

yer alan Meydan Ardıçlı, Akbatı AVM’ye<br />

800 metre, Torium AVM’ye, Marmarapark<br />

AVM’ye, 5M Migros’a, Carrefour’a, Bauhaus<br />

ve Koçtaş <strong>Yapı</strong>market’e ise 5 dakika<br />

mesafede bulunuyor.<br />

132<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

Yeşil ve gökyüzü<br />

‘Gökorman’la buluşuyor<br />

Gayrimenkul sektöründeki 43 yıllık deneyimi ile daima yeniliklere<br />

öncülük eden ve proje geliştirdiği bölgeleri cazibe<br />

merkezi haline getiren Sinpaş, Anadolu yakasındaki 18.<br />

projesi Gökorman ile yine yepyeni bir konsepte imza atıyor.<br />

Sinpaş GYO’nun Anadolu Yakası’ndaki en<br />

yeni projesi Gökorman; yeşil ve modern<br />

mimarisiyle dünyanın en güzel kentlerinden<br />

İstanbul’a yakışacak bir proje olarak<br />

hayata geçmeye hazırlanıyor. Gökorman,<br />

şehri ve doğayı buluşturan modern mimari<br />

anlayışıyla yaşam konforu ve yatırım arayışında<br />

olan herkesi cezbediyor.<br />

Şile yolu üzerinde yükselecek Gökorman<br />

ağaçlarla çevrili katları, Türkiye’de ilk kez<br />

gökyüzüne uzanan yeşil mimarisiyle İstanbul<br />

Anadolu Yakası’nın göz kamaştıran<br />

yıldızı olmaya aday.<br />

“Pencerenizi uçsuz bucaksız orman<br />

manzarasına açın’’<br />

Sinpaş GYO Genel Müdürü Seba Gacemer:<br />

‘Sinpaş’ın farkı; kimsenin girmeye<br />

cesaret edemediği yerlere girip, oraları cazibe<br />

merkezi haline getirmek. Bundan 40<br />

yıl öncesinin Türkiye’sinde ev inşa etmek,<br />

adeta ustaların elinde olan, küçük ve bireysel<br />

girişimlerdi. O dönemde kurumsal<br />

firmalar hele hele ülke düzeyinde markalaşmış<br />

kurumlar yoktu. Sinpaş, böyle bir<br />

ortamda marka projelerle yazlık evler ve<br />

siteler yapma hedefi ile yola koyulan ilk<br />

şirket oldu. 43 yıldır hep farklı ve yenilikçi<br />

olabilmek için çalıştı ve sayısız ilklere<br />

imza attı. Bu illkler Superbrands 2016<br />

Türkiye’de bize, gayrimenkul alanında özel<br />

sektörün iki defa üst üste seçilen tek ‘süper<br />

marka’sı ünvanını kazandırdı.’ dedi.<br />

Dünyada çevre dostu ve kendine yeten<br />

binaların ihtiyaç haline geldiğini, yaşayan,<br />

nefes alan ve oksijen üreten dikey<br />

Seba Gacemer / Sinpaş GYO Genel Müdürü<br />

projelerin geleceğin mimarisine aday olduğunu<br />

vurgulayan Gacemer, bu mimarinin<br />

bir örneği olan Gökorman’ı şöyle<br />

anlattı:<br />

“Gökorman; ağaçlarla çevrili katları, Türkiye’de<br />

ilk kez gökyüzüne uzanan doğası,<br />

modern mimarisi ve yatırım değeriyle,<br />

yeşili gökyüzüyle buluşturuyor. Projemiz<br />

özgün mimarisiyle İstanbul’a nefes aldıracak.<br />

Pencerenizi gökyüzü ve orman<br />

manzarasına açacağınız Gökorman’da<br />

doğanın güzelliklerine komşu olacaksınız.<br />

Cephesinde taşıdığı 200 ağaç ve<br />

2000’den fazla peyzaj bitkisiyle yılda 4<br />

tona yakın karbonu oksijene dönüştürecek<br />

Gökorman size nefes aldıracak. Gökorman,<br />

sakinlerine Anadolu Yakası’nın<br />

kalbinde kentli kimliğin yanı sıra doğaya<br />

ne kadar yakın olduklarını da hissetme<br />

olanağı sunacak. Yatırımcısına da giderek<br />

artan değer kazandıracak. ”<br />

Avantajlı lokasyon, yatırım<br />

değerini de artırıyor<br />

1+1 daireden 4+1 daire tipine kadar<br />

farklı seçeneklerle planlanan Gökorman’da<br />

yer alan ev tiplerinin %70’i<br />

100 m2’den büyük dairelerle ailelere<br />

seslenirken, geri kalan daireler ise iş<br />

merkezlerine ve metroya yakınlığı ile<br />

genç profesyonelleri hedefliyor.Şile yolu<br />

üzerinde Çekmeköy-Ümraniye aksında<br />

yükselecek Gökorman, Ataşehir’e 10<br />

dakika, Ikea ve Metro’ya 4 dakika, 3.<br />

Köprü ve TEM’e birkaç dakika mesafede<br />

olmasıyla çok avantajlı bir lokasyona sahip.<br />

Gökorman’ın kolay ulaşım sağlanan<br />

avantajlı konumu, aynı zamanda ideal<br />

bir yatırım fırsatı da sunuyor. Gökorman,<br />

köklü eğitim kurumlarına, gelişmiş donanımlı<br />

sağlık kuruluşlarına, alışveriş ve iş<br />

merkezlerine yakınlığıyla da öne çıkıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 133


Proje<br />

Kartal’ın çehresi değişiyor<br />

Zer Kartal Adi Ortaklığı’ndan<br />

60 milyon TL’lik dev yatırım<br />

Zer Kartal Adi Ortaklığı’nın Ceylan İnşaat ve Artuklu Yatırım işbirliğiyle hayat bulan projesi<br />

Zer Kartal Projesi kapsamında büyük bir özveriyle çalıştıklarını belirten stratejik iş ortakları;<br />

işbirliklerinin geçmişi ve Zer Kartal’ın kentsel dönüşüm kapsamında önemli bir proje<br />

olduğunun altını çizdi.<br />

Muammer Ceylan / Ceylan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Kenan Kösen / Artuklu Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Zer Kartal Adi Ortaklarından Ceylan İnşaat<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Muammer Ceylan,<br />

Artuklu Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Kenan Kösen, Artuklu Yatırım Emlak<br />

A.Ş Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Keleşoğlu,<br />

Artuklu Yatırım Emlak A.Ş Yönetim<br />

Kurulu Üyesi Süleyman İbrahim, Ceylan<br />

İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı<br />

Ozan Ceylan, Artuklu Yatırım Emlak A.Ş<br />

Genel Müdürü Fuat Taştan ve Mutlu Er’in<br />

yanı sıra çok sayıda davetlinin de hazır bulunduğu<br />

lansmanda; projenin bütün detayları<br />

paylaşıldı.<br />

‘Zaman’ın değerini biliyor…<br />

75 m² ile 155 m² aralığındaki 1+1, 2+1 ve<br />

3+1 daire seçenekleriyle, çekirdek ailelerden<br />

kalabalık ailelere kadar farklı kesimlere<br />

hitap edecek proje; konumuyla da kullanıcılarına<br />

konfor sağlayacak. Metro, E-5<br />

ve otoban bağlantı yolu sayesinde sakinlerinin<br />

hayatını kolaylaştıracak Zer Kartal;<br />

sahile 15 dakika mesafede olmasının yanı<br />

sıra sakinlerini özel güvenlik tarafından<br />

7/24 korunma imkanı da sunacak. Site<br />

içerisinde, hareket sensörlü kameralar ve<br />

görüntülü konuşma sistemlerine sahip<br />

Zer Kartal, güvenli bir yaşamı sahipleriyle<br />

buluşturuyor. Sosyal donatılarıyla farklılaşan<br />

Zer Kartal; açık yüzme havuzu, çocuk<br />

yüzme havuzu, çocuk oyun alanları mini sinema<br />

salonu, fitness center, SPA (sauna,<br />

buhar odası, şok havuzu, hamam) gibi pek<br />

çok sosyal alanı bünyesinde barındırıyor.<br />

Muammer Ceylan: “Zer Kartal’da<br />

mahalle kültürü yeniden hayat<br />

bulacak”<br />

Lansmanda açıklamalarda bulunan Ceylan<br />

İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Muammer<br />

Ceylan, “Kartal’ın tarihi değerinin<br />

farkında olunması ve eskiden olduğu gibi<br />

yeniden değer görmesi en büyük arzumuz.<br />

Bu denli önemli bölgelerin yeniden hatırlanması<br />

ve hak ettiği itibarı yeniden kazanması<br />

gerektiği görüşündeyiz. İşte bu projeye<br />

başlamamızın en büyük sebeplerinden<br />

biri de bu bakış açımızın ve medeniyetlerin<br />

beşiği olan İstanbul’umuza duyduğumuz<br />

saygıdır. Bu projeyle birlikte Ceylan İnşaat<br />

olarak, 35 yıllık tecrübesini Zer Kartal’a<br />

yansıtıyor ve İstanbul’un yükselen bölgesinde<br />

yeni bir değere imza atıyoruz. Bunu<br />

yaparken de semtin geçmişten bugüne<br />

dokusunu korumaya ve yaşatmaya özen<br />

gösterdik. Konseptini ise yine bölgenin<br />

ihtiyaçlarına paralel olacak şekilde karma<br />

kullanım olarak belirledik. Öte yandan İstanbullular<br />

için eski mahalle kültürü çok<br />

önemli. Biz o mahallelerin içinde doğduk,<br />

doyasıya yaşadık ve büyüdük. Şimdilerde<br />

ise o sıcak mahalle hayatını, insanların<br />

birbirleriyle yakalayacağı samimi komşuluk<br />

ilişkisini, çocukların sokaklarda keyif<br />

içinde oynadığı oyunları özlemle anar olduk.<br />

Bu açıdan da Zer Kartal’ın İstanbul<br />

önemli bir açığı kapatacağına gönülden<br />

inanıyoruz. Projemizin sakinlerine sunduğu<br />

sosyal donatılarla, bu kültürü yeniden<br />

yaşatacağımızı biliyoruz. Ve herkesin ev<br />

sahibi olmasını isteyen iki stratejik iş ortağı<br />

olarak, projemize 10 yıllık kullanım<br />

garantisi; 90 ay faizsiz firma taksit avantajıyla<br />

taçlandırıyoruz” dedi.<br />

“İstanbul’u yepyeni ve bambaşka bir<br />

yaşam merkezi ile buluşturuyoruz”<br />

Artuklu Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı<br />

Kenan Kösen ise Zer Kartal’ın Türkiye<br />

ekonomisine olduğu kadar vatandaşların<br />

yaşam kalitesine de katkı sağlayacak<br />

olan bir proje olduğunu söyledi. Zer Kartal’ın<br />

kentsel dönüşüm kapsamında üstlenilen<br />

bir proje olduğunu söyleyen Kösen,<br />

“Projemiz özellikle İstanbul’un en büyük<br />

sorunlarından biri olan çarpık kentleşme<br />

ile mücadele konusunda atılmış çok<br />

önemli bir adımdır. Bu büyük proje sayesinde<br />

gecekondu alanları şehir planlaması<br />

ile yeniden düzenlenerek, daha konforlu,<br />

daha nezih ve daha kaliteli yaşam alanları<br />

haline getiriliyor. Kalitenin, doğru bir<br />

ekip ile daha da değerleneceği anlayışı ile<br />

Artuklu olarak Zer Kartal projesinde Türkiye’nin<br />

en seçkin firmalarından biri olan<br />

Ceylan İnşaat ile emek ortaklığı yaptık. Bunun<br />

dolayı çok mutluyuz. Zer Kartal ayrıca<br />

konumu, mimarisi ve teknik özellikleri ile<br />

sadece İstanbul’un değil Türkiye’nin de en<br />

prestijli projelerinden biri olarak yaşama<br />

biraz daha değer katmak için hayata geçirildi.<br />

İstanbul’un ortasından İstanbul’u<br />

seyreden, ilk katından son katına kadar<br />

Marmaray’a ve adalara hakim, hem şehrin<br />

göbeğinde hem şehrin karmaşasından<br />

uzak konum özellikleri ile Zer Kartal, farkını<br />

kendiliğinden ortaya koydu.”<br />

134<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Proje<br />

aksına komşu bir karma proje. Tahincioğlu’nun<br />

karma projelerdeki uzmanlığıyla<br />

geliştirilen Nidapark Bomonti, iyi düşünülmüş<br />

ve doğru planlanmış projesiyle isteyene<br />

manzara, isteyene teras, isteyene de<br />

bahçe keyfi sunuyor.”<br />

Nidapark Bomonti’den Tarihi<br />

Yarımada Manzarası<br />

Nidapark Bomonti projesi; Nidapark Bomonti<br />

Teras, Nidakule Bomonti Ofis, Nidapark<br />

Bomonti Kule, Nidapark Bomonti<br />

Meydan, Nidapark Bomonti Suit olmak<br />

üzere 5 bölümden oluşuyor. İstanbul ve<br />

tarihi yarımada manzarasını gözler önüne<br />

seren Nidapark Bomonti Kule’de 1+1’den<br />

4,5+1’e kadar daire tipleri bulunuyor. Nidapark<br />

Bomonti Teras ise geniş terasları<br />

ve yatay yerleşimiyle iç bahçedeki peyzaj<br />

alanıyla keyifli bir ortam sunarak 1+1’den<br />

4+1’e kadar değişen daire tipleriyle alternatif<br />

sunuyor. Proje içerisinde kapalı<br />

ve açık yüzme havuzu, havuz çevresinde<br />

dinlenme ve güneşlenme terası, fitness<br />

Tahincioğlu’ndan tarihi<br />

semte yakışır proje:<br />

Nidapark Bomonti<br />

Hayata geçirdiği ayrıcalıklı projelerle gayrimenkul sektörünün<br />

öncülerinden olan Tahincioğlu’nun, 100 yılı aşkın tarihiyle<br />

İstanbul’un prestijli semti ve şehrin yeni gözdesi Bomonti’de<br />

hayata geçirdiği yeni projesi Nidapark Bomonti’de satışlar<br />

başladı.<br />

Gayrimenkul sektörünün önde gelen isimlerinden<br />

Tahincioğlu imzasıyla İstanbul’un<br />

100 yılı aşkın tarihi semti Bomonti’de hayata<br />

geçirilen lüks konut projesi Nidapark<br />

Bomonti projesinde satışlar başladı. Farklı<br />

bölümlerden oluşan ve mülk sahiplerine<br />

şehrin kalbinde konforlu yaşam alanları<br />

sunan Nidapark Bomonti’de daire fiyatları<br />

KDV dâhil 714.000 TL’den başlıyor. Projenin<br />

3 yıl sonra teslim edilmesi planlanıyor.<br />

Projenin tanıtımı amacıyla düzenlenen<br />

basın toplantısında konuşan Tahincioğlu<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Tahincioğlu,<br />

İstanbul’un merkezi noktalarından Şişli<br />

Bomonti’de yükselen Nidapark Bomonti<br />

projesiyle rezidans, ofis ve alışveriş alanlarıyla<br />

ayrıcalıklı bir yaşam alanı sunduklarını<br />

söyledi. Özcan Tahincioğlu projeye<br />

ilişkin şu bilgileri verdi: “100 yılı aşkın<br />

tarihiyle, İstanbul’un en eski semtlerinden<br />

prestij sahibi semti Bomonti, şehrin<br />

yeni gözdesi konumunda. İstanbul’un en<br />

önemli ulaşım akslarının üstünde, şehrin<br />

eğlence, kültür ve sanat hayatının kalbinde<br />

yer alan Bomonti’de ‘Kolay Ulaşılan,<br />

Zor Vazgeçilen’ Nidapark Bomonti projemizle<br />

hem semt, hem de mülk sahiplerine<br />

konforlu bir yaşam sunmaya hazırlıyor,<br />

dedi.<br />

100 yıllık tarihin içinde Nidapark<br />

Bomonti<br />

Nidapark Bomonti; 100 yılı aşkın tarihiyle,<br />

eski İstanbul’un prestij sahibi semti Bomonti’nin<br />

ve şehrin yeni gözdesi olmaya<br />

aday bir proje olduğunu dile getiren Tahincioğlu<br />

Genel Müdürü Alpaslan Çalım şu<br />

bilgileri verdi: “Nidapark Bomonti Kule, Nidapark<br />

Bomonti Teras, Nidapark Bomonti<br />

Suit, Nidakule Bomonti Ofis, Nidapark<br />

Bomonti Meydan’dan oluşan Nidapark<br />

Bomonti; Beyoğlu, Beşiktaş ve Maslak<br />

Özcan Tahincioğlu<br />

Tahincioğlu Yönetim Kurulu Başkanı<br />

salonu bulanan projede 1+1 ve 2+1 daireler<br />

için birer adet, 3+1 daireler için ikişer<br />

adet ve 4+1 daireler için üç otopark yeri<br />

tahsis edilirken, kapalı otoparklardan doğrudan<br />

tüm dairelere asansör ile ulaşım imkânı<br />

bulunuyor. Ödemelerde cazip ödeme<br />

avantajları da dikkat çekiyor. Projede %5<br />

peşinat, 6 ay sonra %5 ara ödeme, 12 ay<br />

sonra %10 ara ödeme, %80’lik kısmı 60<br />

aya kadar<br />

% 0 faiz, 61-120 aylık seçilen vadelerde<br />

ise % 0.45 aylık faiz imkânı yer alıyor. Satışlarda<br />

anlaşmalı olan Vakıfbank, Halkbank,<br />

Akbank’tan kredi seçeneklerinden<br />

yararlanılabiliyor. Projede peşin alım yapmak<br />

isteyenlere ise %15 indirim yapılıyor.<br />

136 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Sektörün<br />

İKLİMLENDİRME<br />

SİSTEMLERİ<br />

Baymak<br />

Bosch<br />

Daikin<br />

Form<br />

SERAMİK & MERMER<br />

Decovita Decovita<br />

Bien<br />

Çanakkale Seramik<br />

Graniser<br />

Tureks Stone<br />

BOYA<br />

Dyo<br />

AHŞAP<br />

AGT<br />

AYDINLATMA<br />

ELEMANLARI<br />

Legrand


’ leri<br />

SIHHİ TESİSAT<br />

Danfoss<br />

VİTRİFİYE<br />

Kale<br />

OTOMASYON<br />

Panasonic<br />

ELEKTRİKLİ<br />

EL ALETLERİ<br />

Hilti


Ürün<br />

Kale Banyo, yeni koleksiyonu ‘Anglosaxon’<br />

Ece Yalım Design Studio tarafından tasarlanan Anglosaxon koleksiyonu,<br />

klasik çizgileriyle banyolara sanatsal bir bakış açısı kazandırıyor.<br />

Krom ve altın renklerin bir arada sunulduğu koleksiyonda,<br />

hem metal ayaklı konsolda hem de boy dolabı üzerinde kullanılan<br />

mermer tezgah, banyolara seçkin bir görünüm katıyor.<br />

İsmini taşıyan döneme tasarımda öykünen Anglosaxon, kullanıldığı<br />

mekana gösteriş getiriyor. Seriyi tamamlayan havluluk özelliği<br />

entegre edilmiş aplik seçeneği ise mekana yenilikçi çözümler<br />

getiriyor.<br />

Anglosaxon koleksiyonu, 90 cm ebatlı mermer tezgahlı metal<br />

ayaklı konsol, yuvarlak ayna, aydınlatmalı boy dolap (ultra lake),<br />

kumaş aplik (pirinç), cam aplik (pirinç ve buzlu cam) modülleri ile<br />

tüketicinin beğenisine sunuluyor.<br />

Stil ve özgürlük için Valena<br />

Legrand, geleneksel ve modern çizgilerin mükemmel uyumunu sunan Valena<br />

anahtar-priz serisi ile yaşam alanlarına farklı bir stil katıyor.<br />

Gelişmiş teknolojisi, farklı renk seçenekleri, sade ve şık tasarımıyla evinizi ve<br />

yaşam alanlarınızı renklendiren Valena, kübik ve satine alüminyum renklerinin<br />

yanı sıra barok altın, kızıl ahşap ve mat altın seçenekleriyle modern tasarımlara<br />

yenilikçi çözümler sunuyor. Beyaz, beyaz inci ve kazayağı desenli yeni çerçeveleriyle<br />

de beğeni toplayan Valena; beyaz rengin parıltısı ve özgün tasarımıyla size<br />

yeni kombinasyonlar yapmanız için daha çok alan sunuyor.<br />

Kullanıcısına montaj kolaylığı da sunan Valena, sürdürülebilirlik bakış açısıyla<br />

tasarlanarak yüzde 30’a kadar enerji tasarrufu sağlıyor. Şık, güvenli, modern<br />

ve estetikte üst segmente yer alan Valene, bu bileşenleriyle beğeni topluyor.<br />

140 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

Çanakkale Seramik’in yeni serisi Sanremo<br />

içi ve banyolarda kullanılıyor. Estetik ve şık bir görünüm arayanlar<br />

için özel olarak üretilen Sanremo, 3 modülden oluşan floral dekor<br />

seçeneği ile alternatif bir tarz yaratma olanağı sağlıyor.<br />

Çanakkale Seramik yenilikçi duvar ve yer karolarından oluşan<br />

Sanremo, beyaz ve gri renk seçenekleriyle sunuluyor.<br />

Gelişmiş ürün teknolojisiyle tüketicilerin beğenisine hitap eden<br />

Çanakkale Seramik derinlikli tasarıma sahip yeni karo serisi Sanremo<br />

ile mekanlara yepyeni bir soluk getiriyor.<br />

Sanremo serisi; 30x90 cm rektifiyeli parlak duvar karoları ve<br />

60x60 cm rektifiyeli, sırlı granit yer karolarından oluşuyor. Dekoratif<br />

ve stil sahibi beğeniye hitap eden Sanremo, özellikle konut<br />

Kışın ‘Gri-Beyaz’ hakimiyeti<br />

Türkiye’nin en köklü boya markası<br />

DYO, kasım ayında mekanlarını<br />

yenileyecek olanlara<br />

‘’gri-beyaz’’ Renk Damlası kartelasındaki<br />

renkleri öneriyor.<br />

DYO’nun, doğadan ilham alarak<br />

hazırladığı Renk Yağmuru<br />

kartelasında yer alan gri beyaz<br />

renkler mekanı asil bir hale getirirken,<br />

saf ve temiz bir ortam<br />

yaratılmasına yardımcı oluyor.<br />

Beraber kullanıldığı tüm renklerin<br />

etkilerini artıran beyaz, griyle<br />

birlikte kullanıldığında mekana<br />

iyilik ve mükemmellik katıyor.<br />

UYUM VE AHENK<br />

DYO’nun “gri-beyaz” Renk Damlası<br />

kartelasını tercih edenler<br />

bu açık tonlarla, mekanlara duruluğu<br />

taşıyor. Saflığı ve dinginliği<br />

temsil eden ‘’gri- beyaz’’ kullanıldığı alanlarda rahatlatıcı bir atmosfer yaratıyor.<br />

Grinin tonları özellikle ışığı yansıtan beyaz renk ile kombine edildiğinde mekana gerçeklik ve sahicilik<br />

kazandırıyor. Yalın mekanlar tercih eden sofistike seçim sahibi insanlar, yaşam alanlarında ‘’gri-beyaz’’<br />

tonlarını kullanarak uyum ve ahengi bir arada yaşıyorlar.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 141


Ürün<br />

Panasonic’ten güvenliğinizi düşünen<br />

kablosuz duman dedektörü…<br />

Yangına karşı güvenliği sağlamak için basit bir alarmdan çok daha<br />

fazlası gerekiyor. PANASONIC yangın algılama çözümleri, tüm<br />

alanlarda çok yönlü koruma sağlamak üzere tasarlanmış bulunuyor.<br />

PANASONIC kablosuz adreslenebilir interaktif fotoelektrik<br />

duman dedektörü 4611, özellikle kabloları saklamanın zor olduğu<br />

ve uzatmaların gerektiği binalar için ideal… 85 dB dahili sireni<br />

olan ürün, 170 m’ye kadar transmisyon aralığı (açık hava) ve 6 yıllık<br />

pil ömrü ile dikkat çekiyor. Ürünün bir diğer özelliği ise yüksek<br />

esneklik… Her bir COM devresine 4’e kadar baz istasyonu ve her<br />

bir baz istasyonunda 16’ya kadar dedektör konumlandırılabiliyor.<br />

PANASONIC kablosuz adreslenebilir interaktif fotoelektrik duman<br />

dedektörü 4611, tüm PANASONIC dedektörlerde olduğu gibi algılama<br />

işlevselliğini artıran esnek dedektör algoritması sayesinde<br />

yapay zeka yeteneğiyle donatılmış olarak satışa sunuluyor. Dedektörün<br />

içinde 54 ayrı çalışma modu bulunuyor ve dedektör ilgili<br />

modu çevreden ‘öğrenerek’ otomatik olarak seçebiliyor. Yüksek<br />

doğruluk ve yanlış uyarı vermeme konusundaki başarısı ürünün<br />

kanıtlanmış özellikleri arasında... Kurulumu ve bakımı kolayca yapılabildiği<br />

için de ürün, toplam maliyette yüksek avantaj sağlıyor.<br />

Mutfak ve banyolarda mermer şıklığı<br />

dinamizmle buluştu<br />

banyolara hareket kazandırıyor. İnovatif yeni tasarımlar arasında<br />

dikkat çeken Monument, mermer deseni ve rölyefli yapısıyla uygulandığı<br />

alanlarda sadeliği dinamizmle buluşturuyor. Geliştirdiği kaliteli,<br />

şık ve özgün tasarımlarıyla sektörünün en güçlüleri arasında<br />

yer alan Graniser Seramik, ürün yelpazesini sade ve şık mermer<br />

desenini rölyef dinamizmi ile hareketlendiren ‘Monument’ ile genişletiyor.<br />

Geçmişten günümüze mutfak ve banyoların vazgeçilmezi<br />

olan mermer dokuları sade şıklığını rölyef efekti ile hareketlendiren<br />

tasarım, modern dekorasyona tam uyum sağlıyor. Gri ve<br />

beyaz renk seçeneği bulunan Monument’in duvar karoları 30x60<br />

düz veya rölyefli, yer karoları ise 60x60 ölçülerinde mevcut.<br />

Türkiye’nin lider seramik karo üreticileri arasında bulunan Graniser<br />

Seramik, koleksiyonuna eklediği yeni tasarımlarıyla mutfak ve<br />

142 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

Yepyeni tasarımıyla Bosch Condens 7000i W çok sessiz<br />

Condens 7000i W uygun boyutları sayesinde çok az yer<br />

kaplıyor. Ön kapağı tamamen dayanıklı ve kırılmaz camdan<br />

yapılan Condens 7000i Yoğuşmalı kombi modern<br />

tasarımı ile dikkat çekiyor. Siyah ve beyaz olmak üzere<br />

iki farklı renk seçeneği bulunan Condens 7000i W kombileraynı<br />

zamanda 36 desibel sessizlik sunuyor.<br />

CT100 oda kumandası ile uzaktan kontrol<br />

Condens 7000i w Yoğuşmalı Kombiler, hem oda sıcaklığı<br />

hem de dış hava sıcaklığına göre ayarlanabilen CT100<br />

akıllı oda kumandası ile kullanılabiliyor. Bu kumandanın<br />

en dikkat çekici özelliği, mobil telefona ya da tablete yüklenen<br />

bir uygulama ile kombiyi, istenilen yerden istenilen<br />

anda açıp kapatabilmesi.<br />

Bu uygulama sayesinde ev ya da işyerlerindeki Condens<br />

7000i w, kilometrelerce uzaktan bile istenilen ortam sıcaklığına<br />

ayarlanabiliyor. Böylece, ısıtma sezonu boyunca<br />

gerekli olan ısıtma ihtiyacı kadar ısı üretilirken, hem yakıt<br />

tasarrufu hem de ısınma konforu bir arada sağlanıyor.<br />

Sonbahar kokan evler!<br />

taş grubundaki Rainforest ise, ismini aldığı yağmur ormanlarında<br />

şekillenen taşların desenini, kahverengi ve gold seçenekleriyle<br />

seramiğe aktarıyor. Aydınlık ve ışıltılı bir görünümü olan seri, özellikle<br />

mutfaklara sıcacık bir hava katıyor.<br />

Dört mevsim Decovita<br />

Decovita’nın tüm ürün gruplarında olduğu gibi hem yer hem de<br />

duvarda kullanılabilen seriler, iç mekanların yanı sıra binaların<br />

dış cephelerinde de uzun yıllar boyunca ilk günkü canlılığını ve<br />

kalitesini koruyor. Özel bir sır tekniği uygulanan ürünler, bahar<br />

yağmurlarından, dondurucu soğuklardan ya da yakıcı güneşten<br />

etkilenmiyor.<br />

Trendleri belirleyen tasarımlarını mükemmel baskı ve renk kalitesiyle<br />

sunan Decovita, doğanın eşsiz bir güzelliğe büründüğü sonbaharın<br />

huzurunu yaşam alanlarına getiriyor.<br />

Decovita’nın mermer grubunda yer alan yeni serisi New Age, toprak<br />

tonlarındaki renk seçenekleri ve üç boyut hissi veren zengin<br />

damarlı yapısıyla salonlarda zamansız bir şıklık sunuyor. Doğal<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 143


Ürün<br />

Daikin’den Daylux Premix Yoğuşmalı<br />

Kazan ile yüksek performans ve düşük<br />

yakıt tüketimi<br />

İklimlendirme devi Daikin, soğutmada olduğu gibi ısıtmadaki iddiasını da artırırken, geniş<br />

ürün gamı ile farklı ihtiyaçlara farklı çözümler sunmaya devam ediyor. Daikin Isıtma Ailesi’nin<br />

merkezi sistemle ısınan binalar için geliştirdiği Daylux premix brülörlü tam yoğuşmalı duvar<br />

tipi kazan, verimlilik ve tasarruf oranlarını en üst düzeye taşıyor.<br />

Doğru hava uzmanı Daikin’in ısıtma konusundaki iddiasını yansıtan Daylux premix brülörlü<br />

tam yoğuşmalı duvar tipi kazan; sahip olduğu üstün özellikler sayesinde, kullanıcılarının ısıtma<br />

ve sıcak su ihtiyacını en verimli şekilde karşılıyor. Premix yoğuşma teknolojisi ile yüzde<br />

109’a varan yüksek verimlilik ve düşük yakıt sarfiyatı sağlayan Daylux kazan, düşük emisyon<br />

oranıyla da ısıtmanın çevreye etkisini en aza indiriyor.<br />

Danfoss’dan, yeni nesil iSave 21 Plus<br />

Temiz su kaynaklarının kıtlığı, birçok bölgede hayati önem taşımakla<br />

birlikte yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler gerektirir. Desalinasyon<br />

teknolojisinin öncülerinden olan Danfoss, temiz su<br />

kaynağına karşı artan talebi çevreye zarar vermeden karşılamak<br />

için en yüksek enerji verimliliğine sahip yüksek basınçlı çözümler<br />

sunuyor.<br />

Danfoss, son olarak Deniz Suyu Ters Ozmos Sistemleri (SWRO)<br />

tesislerinin giderek artan enerji tasarrufu talebini karşılamak<br />

amacıyla kıyı ve açık denizlerde kullanılmak üzere yeni nesil iSave<br />

21 enerji geri kazanım cihazını geliştirdi.<br />

Enerji maliyetlerinde yüzde 60’a varan oranda tasarruf sağlayan<br />

yüksek verimli iSave 21 Plus, mevcut SWRO çözümlerine kolayca<br />

entegre edilerek ilk dakikadan itibaren tasarrufa başlıyor. Tek bir<br />

kompakt ünitede entegre basınç eşanjörünü, destek pompasını<br />

ve motoru bir araya getiren yeni iSave 21 Plus ERD, büyüklüğü<br />

110 ila 350 m3 arasında değişen tesislerde optimum verimlilik<br />

sağlıyor ve kısa sürede kendini amorti ediyor.<br />

Hilti ölçme cihazlarında yeni bir sayfa açıyor<br />

Üstün performans ve dayanıklılığa sahip ürünleriyle fark yaratan inovatif marka Hilti, Ar-Ge temelli kaliteli çözümleriyle<br />

inşaat ve el aletleri sektörüne katma değer sağlamaya devam ediyor. Hilti’nin <strong>2017</strong> ürün gamında<br />

yer alan yeni ürünü PD-CS Lazermetre, benzersiz dokunmatik ekranının yanı sıra ön ve arka kameralarıyla<br />

ölçme cihazlarında yeni bir sayfa açıyor.<br />

Hilti PD-CS Lazermetre’nin kameralı ölçüm özelliği, bir yapının<br />

sadece uzaklığını kamera ile ölçtükten sonra cephe alanını,<br />

cephedeki pencerelerin alanlarını ve bina yüksekliğini<br />

lazermetre üzerinden ölçme fırsatı sunuyor. Aynı zamanda<br />

bu ölçüler ürünün dokunmatik ekranı sayesinde çekilen<br />

fotoğraf üzerine not alınıp, ister maille ister dropbox ile<br />

paylaşılabiliyor. Android işletim sistemine sahip olan Hilti<br />

PD-CS Lazermetre’ye mail adresi, dropbox ve farklı ölçüm<br />

uygulamaları kolaylıkla yüklenebiliyor.<br />

144 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Ürün<br />

AGT ile sonbaharın trend renkleri evinizde<br />

Türkiye’nin önde gelen mobilya bileşenleri markası AGT, dekorasyonda<br />

bu sonbaharın moda renklerini açıkladı. Yaz sezonunda<br />

açık, soft renkler oldukça popülerken; sonbaharda ise daha koyu<br />

meşe-gri tonları ve bunlarla kombinlenebilen renkler ön plana çıkacak.<br />

Daha sıcak ve koyu tonlarda mobilya ve yer döşemeleri<br />

yükselişe geçecek, pastel tonlar popülerliğini koruyacak.<br />

AGT, sonbaharla birlikte mevsimin doğal güzelliğinden ilham<br />

alarak tasarladığı, ahşabın sıcaklığını yansıtan yepyeni ürünlerini<br />

tüketicilerin beğenisine sunuyor. AGT, tabiatın doğal renk ve<br />

dokusunu taşıyan, derzler yardımıyla birbirinden ayrılan “Natura<br />

Line/ Plus” serisiyle evlere bambaşka bir havaya büründürüyor.<br />

Natura Line ve Natura Plus serisinin Ilgaz meşe, Selge, Meriç<br />

gibi sekiz farklı renk seçeneği bulunuyor. Milano’dan esinlenerek<br />

tasarlanan yeni “Concept” parke serisi dünyanın modasını evlere<br />

taşıyor. Scala, Loreto, Moderna gibi farklı seçenekleri barındıran<br />

Concept Serisi, eşsiz tasarımı ve özel renkleriyle göz alıyor. Kir ve<br />

leke dayanımı yüksek parkeler, kolay temizlenmeleri sayesinde<br />

hijyenik bir yaşam alanı yaratmanıza yardımcı oluyor.<br />

Baymak’tan Yer Tipi Premix Brülörlü Yoğuşmalı<br />

Kazan Teknolojisi “Magnus”<br />

Dünyamızda çevre dostu ürünlerin giderek daha da önem kazandığı bu dönemde Magnus<br />

kazanlar, düşük emisyon değerleri ile çevre dostu ürün özelliklerine sahiptir. Baymak<br />

Magnus hastane, okul, otel, yüksek katlı konut ve bina projeleri, endüstriyel tesislerde<br />

ve yüksek çalışma basıncı ile özellikle de gökdelenlerde rahatlıkla kullanılmaktadır.<br />

Magnus enerji tasarrufu ve yüksek verimliliği ile “yenilenebilir enerjili binalarda ve LEED<br />

projelerinde” kullanılabilme özelliğine de sahiptir.<br />

Tek cihazla 285 kw kapasiteden 1300 kw kapasiteye kadar 12 farklı kapasitede binanın<br />

ısı ihtiyacına cevap verebilen Magnus yoğuşmalı kazanlar, kapasite ihtiyacına bağlı<br />

olarak, tek kaskad kontrol paneli ile 15 adet kazanı kaskad olarak çalıştırabilir. Farklı<br />

ısıtma ihtiyaçlarını karşılayabilir, projelere komple çözüm üretebilir. Yüksek kapasitesinin<br />

yanında, kompakt boyutları ve kazana montajlı taşıma tekerlekleri sayesinde kolay<br />

taşınma imkanı da vermektedir.<br />

Magnus; kazan eşanjörü maksimum 7 bar çalışma basıncıyla özellikle yüksek katlı binalarda<br />

kullanım kolaylığı sağlar. Silindirik paslanmaz fiber kaplı brülörü ve modülasyonlu<br />

fan kontrol sistemi ile beraber enerji tasarruflu sağlayarak, sessiz çalışır. Kazanlar ısı gücü kapasitesine bağlı olarak %20-100 oranlarına<br />

varan değerlerde modülasyon yaparak; yakıt tasarrufu sağlar.<br />

Bien koleksiyonları ile zeminlerde ‘Hareket zamanı’<br />

Seramik sektörünün önemli oyuncularından, tasarımları ile iddialı<br />

ve ödüllü marka Bien Seramik rustik, retro tarzı özel koleksiyonlarıyla<br />

sektörde fark yaratmaya devam ediyor. Üstün kalite ve son<br />

teknoloji ile ürünlerini tasarlayan Bien Seramik’in bu özel koleksiyonları<br />

zeminlere hareket kazandırıyor.<br />

Mekanlara özgün bir karakter de kazandıran retro ve rustik tarzı<br />

karolar, yaşam alanlarının yanı sıra kafe, restoran, teraslar ve<br />

ofisler için de ideal bir seçenek oluşturuyor. En yeni koleksiyonları<br />

ile dikkatleri üzerine çeken Bien’in renkli tasarımları bohem tarz<br />

yaratmak isteyenlerin de beğenileri arasında yer alıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 145


Ürün<br />

Tureks Stone evlerinizi modern çizgilerle buluşturuyor<br />

Dünyanın en popüler ikilileri arasında yer alan siyahla beyaz, Tureks Stone ile mekanlarınıza<br />

geliyor. Tureks Stone’nun yeni koleksiyonlarında yer alan siyah ve beyaz mermer karolar<br />

modern görüntüsüyle göz kamaştırıyor. Beyazın sadeliğini siyahın şıklığı ile bütünleyen farklı<br />

geometrik formlara sahip<br />

koleksiyonlar, hem klasik<br />

hem de modern bir görünüm<br />

isteyenlerin tercihi<br />

oluyor.<br />

Farklı doku ve tasarım<br />

alternatifleriyle farklı<br />

zevklere zengin alternatifler<br />

sunan koleksiyon,<br />

duvar, zemin ve tezgah<br />

arkalarında rahatlıkla kullanılabiliyor.<br />

Güvenli ve<br />

uzun ömürlü kullanımıyla<br />

mekanlara kalıcı çözümler<br />

sunan seri, Tureks<br />

Stone’in 1.Levent ve Tuzla’da<br />

bulunan showroomunda<br />

kullanıcılarını<br />

bekliyor.<br />

FORM’dan TROKE Duman Tahliye Sistemleri<br />

FORM’un İzmir Pancar Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikasında<br />

ürettiği TROKE Duman Tahliye Kapakları, Türkiye’deki ilk yerli<br />

CE Sertifikalı duman tahliye kapağı olma özelliği taşıyor.<br />

TROKE pnömatik duman tahliye kapağının yapısı “nanojel dolgulu”<br />

polikarbon olduğundan ısı iletimi düşüktür. Bu özelliği ile iklimlendirme<br />

sistemine ek yük getirmez. Güneşin olumsuz etkilerini<br />

binaya yansıtmaz. EN12101-2 sertifikalı ilk ve tek Türk Malı duman<br />

tahliye kapağı TROKE, endüstriyel tesisler, lojistik depolar,<br />

ticari binalar, turizm tesisleri, kültür ve spor merkezleri için yangınlara<br />

karşı güvenli, mimari açıdan da estetik çözümler sunar.<br />

146 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Kısa Kısa<br />

Aslandağ Grup ihracatını 3 katına çıkardı<br />

Son dönemde katma değeri yüksek ihracat ürünlerine bir yenisi<br />

daha eklendi: Altın Mutfak. Aslandağ Grubu’nun hazır mutfak sektörüne<br />

kazandırdığı yüzde 100 yerli üretim olan Tresette Mutfak,<br />

yurt içinde lüks konut projelerinin vazgeçilmez markası olurken Ortadoğulu<br />

tüketicilerin de merceğine girdi. Kapaklarında kullanılan<br />

altın tozuyla şaşaalı bir görünüme kavuşan Altın Mutfak, beden<br />

ve el ergonomisine uygun kullanıcı dostu tasarımı, enerji tasarrufu<br />

sağlayan hareket algılayıcılı aydınlatmalı led sistem teknolojisi,<br />

kalın ve dayanıklı kapakları, çevreye sağlık açısından uygunluğu bulunan<br />

kanserojen madde kullanılmadığını belirten CE belgesi, 70<br />

kg taşıyacak kapasitede çekmece rayları, bluemotion teknolojisi<br />

kullanılarak geliştirilen frenli kapaklar ile üst düzeyde güvenlik ve<br />

kapak kapandığında ses çıkarmama özelliği, sararmayan, dayanıklı<br />

üst yüzey, kırılmaz camıyla dikkat çekiyor. 200 bin TL’lik Altın Mutfak’ın<br />

yapımı için tam 3 ay sıra beklenilmesi gerekiyor.<br />

Akçansa’nın Biyoçeşitlilik Proje<br />

Yarışması başvuruları için son<br />

gün 20 <strong>Kasım</strong><br />

Akçansa’nın, maden<br />

sahalarının biyolojik<br />

değerini artırmayı<br />

amaçlayan projeler<br />

üretilmesi ve bu yöndeki<br />

farkındalıkların<br />

artırılması amacıyla<br />

düzenlediği Biyoçeşitlilik<br />

Proje Yarışması’na<br />

başvurular<br />

başladı.<br />

Biyoçeşitlilik Proje<br />

Yarışması’nda bu<br />

yıl iki kategori yer<br />

alıyor. Yarışmaya,<br />

madencilik ekolojisi<br />

konusundaki bilgileri<br />

artıracak ve/veya<br />

madencilik alanlarında<br />

gelişmiş biyoçeşitlilik,<br />

peyzaj ve su<br />

yönetimi sağlayacak<br />

bilimsel projeler için<br />

Bilimsel Araştırma Kategorisi’ne öğrenciler, akademisyenler, bilim<br />

adamları, uzmanlar ve STK’lar başvurabiliyor.<br />

Maden sahaları ve gerçekleştirilen faaliyetlerin toplumla daha iyi<br />

bağlantı kurması ve madencilik alanlarındaki biyoçeşitlilik konularında<br />

daha geniş bir kitleyi bilinçlendirmeye ve eğitmeye yardımcı<br />

olacak projeler için açılan Sosyal Fayda Kategorisi’ne ise<br />

tüm birey ve okullar, öğrenciler, STK’lar, gençlik kulüpleri, çevre<br />

örgütleri katılabiliyor.<br />

Büyük ödül 30.000 Euro<br />

Ulusal düzeyde, bilimsel araştırma ve sosyal fayda kategorilerinde<br />

ilk iki sırayı alan projelere 2.500 ve 5.000 Euro ödül verilecek.<br />

BASF, WorldSkills yarışması ile genç<br />

boya teknisyenlerini destekliyor<br />

Akademik olmayan mesleklere yönelik bir dünya şampiyonası<br />

olan WorldSkills, 1950’den bu yana dünyanın dört bir yanındaki<br />

stajyerler, genç ve yetenekli işçilerin birçok kategoride birbirleriyle<br />

yarışarak bireysel mesleklerdeki becerilerini ölçüyor.<br />

Yarışma aynı zamanda, dünya genelindeki gençleri ticari veya<br />

teknik bir meslek kazanma konusunda motive etmeyi amaçlıyor.<br />

Yarışmacılar, ulusal ve bölgesel ön elemeler sonrasında<br />

iki yılda bir gerçekleştirilen dünya şampiyonasına katılmaya<br />

hak kazanıyor. Geleceğin boya teknisyenlerini ve genç yetenekleri<br />

desteklemek amacıyla BASF Boya Bölümü, 2019 yılı<br />

sonuna kadar WorldSkills yarışmasının global sponsoru olmasını<br />

sağlayacak sözleşmeyi imzaladı.<br />

148 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Kısa Kısa<br />

Kılıçoğlu 90. yılını bir kez de bayileri ile kutladı<br />

Geçtiğimiz aylarda Eskişehir’de özel bir resepsiyonla 90. yılını kutlayan<br />

Kılıçoğlu Kiremit, Türkiye’nin dört bir yanından davet ettiği 300<br />

bayisi ile 90. yıla özel bir buluşma düzenledi. Kılıçoğlu 90 yılını bu<br />

kez paydaşları ile birlikte Antalya Belek’te bulunana Susesi Luxury<br />

Resort Otel’de kutladı. 300 bayinin eşleri ve aileleriyle katıldığı<br />

organizasyon 5 Ekim Perşembe akşamı düzenlenen ‘’Hoş Geldiniz’’<br />

kokteyli ile başladı. Düzenlenen kokteylde tüm misafirleri selamlayan<br />

Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Özaydemir bayilere ve ailelerine<br />

katılımları için teşekkür etti. Kılıçoğlu’nun 90 yıllık köklü tarihinde<br />

bayilerin çok önemli bir rolü olduğunu belirten Savaş Özaydemir<br />

100. yılı da hep birlikte kutlamayı dilediklerini sözlerine ekledi.<br />

Özaydemir konuşmasını bitirmeden önce Kılıçoğlu Yöneticilerini ve<br />

Satış Ekibini ve Bölge Distribütörlerini sahneye davet etti. Tüm paydaşların<br />

da iştirak ettiği kutlama coşkulu ve renkli geçti.<br />

“Geleceğin Kentleri, Kentlerin<br />

Geleceği”<br />

Nüfus artışı şehirlerin daha fazla insanı barındırabilmesi için<br />

genişlemesine neden oluyor. Refahın adil bir şekilde dağılması,<br />

sosyal adalet daha da önem kazanıyor. Şehirlerimiz bir<br />

yandan günümüz sorunlarına çözüm ararken, bir yandan da<br />

geleceği şekillendirmeye çalışıyor. İşte bu doğrultuda Mimar<br />

Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Mimarlık Fakültesi iş birliği<br />

ile gerçekleştirilecek 3.Yeşil Binalar Ötesi Konferansı’nda Geleceğin<br />

Kentleri, Kentlerin Geleceği ele alınacak.<br />

Yeşil Rapido, 3.Yeşil Binalar ve Ötesi Konferansı, Dünya Şehircilik<br />

Günü olarak kutlanan 8 <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> tarihinde “Future<br />

& Cities - Geleceğin Kentleri, Kentleri Geleceği” teması<br />

çerçevesinde yine sürdürülebilirlik ve daha yaşanabilir yapılı<br />

çevre kavramının altını çizerek, sonuç odaklı paylaşımlara<br />

sahne olacak. Konferansa konuk konuşmacı olarak iki ünlü<br />

İngiliz Mimar Bob Allies ve Peter Barber katılacak. <strong>Yapı</strong>, enerji<br />

ve yönetimi, toplu taşıma, çevre, atık yönetimi konuları yetkili<br />

isimler tarafından ele alınacak. Konferans’ta, Peter Barber’in<br />

yanı sıra ülkemizin önde gelen STK’ları, proje geliştiricileri, mimarları<br />

ve akademisyenleri, yapı sektörünün profesyonelleri,<br />

karar verici kamu kurumlarının yetkilileri, geleceğin şehirlerini<br />

konuşmak üzere bir araya gelecekler.<br />

Daikin efsanevi Japon Grubu<br />

Ondekoza’yı İstanbullular ile<br />

buluşturdu<br />

Japonya İstanbul Başkonsolosluğu ve iklimlendirme sektörünün<br />

devi Daikin işbirliği ile Türkiye turnesine çıkan Ondekoza,<br />

23 Ekim Pazartesi akşamı çok özel bir konser ile İstanbullu<br />

müzikseverlerle buluştu.<br />

Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ve iki saat süren<br />

konserde, Ondekoza geleneksel davul ritimleri ve hareket<br />

dolu olağanüstü performansı ile İstanbullu müzikseverlere eğlence<br />

dolu anlar yaşattı.<br />

İstanbul’da dinleyicilerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Ondekoza,<br />

24 Ekim Salı akşamı saat 19:00’da İstanbul Beşiktaş Akatlar<br />

Kültür Merkezi’nde bir konser daha gerçekleştirecek.<br />

Ondekoza, Ekim ayında çıktığı Türkiye turnesi kapsamında 19<br />

Ekim’de Bursa ve 22 Ekim’de İzmir’de birer konser gerçekleştirmiş,<br />

Uzakdoğu’nun eşsiz ritimlerinden oluşan performansları<br />

ile sanatseverlerin büyük beğenisini kazanmıştı.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 149


Ege Vitrifiye’den <strong>2017</strong> Cersaie Fuarı’nda tasarım şöleni!<br />

Merter Savaş / Ege Vitrifiye Genel Müdürü<br />

Her sene olduğu gibi bu sene de Cersaie Fuarı’nda kendini tüm<br />

dünyaya tanıtan firma, Premium serilerini, kanalsız klozetlerini,<br />

ince bantlı ve renkli lavabolarını 25-29 Eylül tarihlerinde profesyonellerin<br />

beğenisine sundu. Avrupa tasarım ödülüne layık görülen Finikia<br />

serisi, denizden ilham alan Catamaran serisi, Anti-bakteriyel<br />

Selge serisi ve özenle hazırlanan tüm ürünler ziyaretçilerden tam<br />

not aldı. Ege Vitrifiye Genel Müdürü Merter Savaş; “Cersaie fuarı<br />

sektör profesyonellerini bir araya getiren büyük ve önemli bir organizasyon.<br />

1983’ten beri düzenlenen fuar, hem seramik sektörü<br />

hem de inşaat sektörü için önemli bir buluşma noktası olmaktadır.<br />

Firmamız özel tasarlanan yeni standıyla Cersaie fuarında fark yaratmış,<br />

markasını ve ürünlerini dünyanın dört bir yanından gelen ilgililerin<br />

beğenisine sunmuştur. Fuar süresince standımızda aldığımız<br />

görüşler ile 2018 ürün portföyüne yön verilecektir” diye belirtiyor.<br />

Dünyanın en büyük seramik fuarı Cersaie’de Seramiksan farkı<br />

Tüm yaşam alanları ve kamusal alanlar için geniş ürün yelpazesine<br />

sahip olan Seramiksan, seramiğin başkenti Bologna’da<br />

düzenlenen Cersaie’de sektör temsilcilerinden ve ziyaretçiler tarafından<br />

yoğun ilgi gördü. Güçlü Ar-Ge çalışmaları sonucu Seramiksan’ın<br />

koleksiyonunda yer alan özellikle çok yoğun yaya trafiği<br />

olan havalimanları, istasyonlar,<br />

metro sistemleri ve AVM’lerde kullanılmak<br />

üzere tasarlanan 60x60,<br />

60x120 ve 120 x120 ve 60x60 20<br />

mm porselen karolar ve 20 x 120,<br />

30 x 120 ebatlarıyla renkli gövdeleriyle<br />

fark yaratan ahşap görünümlü<br />

seramikler oldukça beğenildi.<br />

Dünyadaki en modern vitrifiye üretim<br />

tesisi ile el değmeden vitrifiye<br />

üretebilen Seramiksan’ın farklı<br />

renk ve modeldeki vitrifiye gurubunu<br />

da fuarda sergiledi. Su tasarrufu<br />

sağlayan ürünleri, kanalsız Rimles<br />

klozetleri ve farklı modellerdeki lavaboları,<br />

2,5 – 4 lt. su ile fonksiyon<br />

yapan yeni oval ve kare takımları<br />

büyük beğeni topladı.<br />

Seramiksan İhracat Müdürü Rifat<br />

Noyan: “Dünyadaki en son trendleri<br />

yakından takip ederek oluşturduğumuz yenilikçi ürünlerimizle<br />

Cersaie’ye 10. kez katılmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Güçlü<br />

Ar-Ge çalışmalarımız sonucu oluşturduğumuz koleksiyonumuza<br />

dünyanın en önemli seramik fuarında ziyaretçilerin ve sektör profesyonellerinin<br />

yoğun ilgi göstermesi bizi çok mutlu etti.<br />

152 <strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


Fuar<br />

Cersaie Fuarı’nın sonbahar trendleri Ege Seramik’te!<br />

Autumn <strong>2017</strong> Koleksiyonu<br />

kapsamında 30 yeni<br />

serisinin lansmanını gerçekleştiren<br />

firma Cersaie’<br />

de trend rüzgarları estirdi.<br />

Özellikle fosilleşmiş<br />

ahşap görünümlü tam<br />

parlak yüzeyli yeni serisi<br />

Symi ile tüm dikkatleri<br />

üzerine çeken Ege Seramik,<br />

yine yeni bir trendin<br />

öncüsü olacak gibi görünüyor.<br />

Fuarın bekledikleri gibi<br />

çok yoğun bir ilgi ile<br />

geçtiğini belirten Genel<br />

Müdür Göksen Yedigüller<br />

‘Ege Seramik olarak<br />

Göksen Yedigüller / Ege Seramik Genel Müdürü<br />

yeni trendlerin öncüsü ve<br />

yaratıcısı olma iddiamızın ne kadar haklı ve gerçekçi olduğunu<br />

geçirdiğimiz Cersaie Fuarı ile bir kere daha görmüş olduk. Çok yoğun<br />

ilgi gördüğümüz ve Autumn <strong>2017</strong> Koleksiyonumuza tam not<br />

aldığımız bir fuar geçirdik. Özellikle fosilleşmiş ahşap görünümlü<br />

yeni Symi Serimizin gördüğü ilgi yeni bir trendin daha öncüsü olacağımızı<br />

kanıtlar nitelikteydi.’ dedi.<br />

Seranit Grup Cersaie Fuarı’na damgasını vurdu<br />

<strong>Yapı</strong> sektörünün köklü kuruluşlarından ve Türk seramiğinin önemli<br />

temsilcilerinden Seranit Grup, sektörün en büyük ve önemli fuarı<br />

Cersaie’de yeni koleksiyonlarını sergiledi. Her yıl İtalya’nın Bologna<br />

kentinde dünyanın çeşitli ülkelerinden sektör profesyonellerini<br />

buluşturan Cersaie Fuarı’nda Seranit Grup, Seranit Porselen ve<br />

Serra Seramik’in 2018 koleksiyonlarını sektöre tanıtarak büyük<br />

beğeni topladı. Fuarda Seranit’in yenilikçi porselen duş karosu<br />

Aquanit’e olan ilgi bu sene de oldukça fazlaydı.<br />

2018 koleksiyonu görücüye çıktı<br />

Bu yılki fuarda Seranit Porselen ve Serra Seramik’in yeni serilerinden<br />

oluşan 2018 koleksiyonları ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.<br />

Seranit Grup standında ebat çeşitliliği ön plana çıktı. Bu yıl<br />

40x120, 30x90, 30x120, 90x90, 60x120 ve 70x70 ebatlarına<br />

ek olarak üretimine yeni başlanan 22,5x135 ebatlı ürünler de<br />

stantta sergilendi.<br />

Seranit Grup; Seravista ve Duostone gibi ödüllü ve inovatif ürünlerinin<br />

yanı sıra, Aquanit porselen duş karosu ile geçtiğimiz yıl<br />

olduğu gibi bu yıl da ilgi odağı oldu.<br />

Aquanit, zeminde kullanılan karo ile aynı hizada uygulanıyor ve uygulanma<br />

yöntemi sayesinde banyolarda kesintisiz bir mekan hissi<br />

uyandırıyor. 80x80 cm, 90x90 cm, 80x120 cm,90x135 cm gibi<br />

dört farklı standart üretim ölçüsüne ek olarak standart dışı özel<br />

ebatlarda istenilen mekana uygun olarak da kesilebilen Aquanit,<br />

küçük banyolardan büyük banyolara kadar her yerde uygulanabiliyor.<br />

6 farklı modeli ile hastane, otel, bakım evi, ev, spor merkezleri,<br />

spa alanları ve havuz duşları gibi alanlarda da kullanım<br />

olanağı sağlıyor.<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong> 153


Fuar<br />

ISIDEM Yalıtım 25 Eylül’de Polonya’nın<br />

Krakow şehrinde düzenlenen Global Insulation<br />

konferansına katılarak, elastomerik<br />

kauçuk köpüğü kalite kontrol test metotları<br />

ile ilgili sunum gerçekleştirdi. Tüm<br />

dünyadan yalıtım sektörü üst düzey yöneticilerinin,<br />

hammadde tedarikçilerinin,<br />

akademisyenlerin, analistlerin ve finansçıların<br />

ağırlandığı konferansta, yalıtım uygulamaları,<br />

teknolojileri ve sektörün geleceği<br />

değerlendirildi.<br />

Elastomerik kauçuk köpüğü kalite kontrol<br />

süreçlerinin yeni test metotlarıyla sektörün<br />

geleceğine yön verdiklerini dile getiren<br />

ISIDEM Yalıtım Genel Müdürü Murat<br />

Erenoğlu sözlerine şu şekilde devam etti:<br />

“Teknolojik üretim prosesleri, nitelikli iş<br />

Murat Erenoğlu / ISIDEM Yalıtım Genel Müdürü<br />

Isıdem Yalıtım Global<br />

Insulation’da<br />

Türkiye’yi temsil etti<br />

ISIDEM Yalıtım, yalıtım sektöründe dünyanın en önemli<br />

organizasyonlarından biri olan bu yıl Polonya’nın Krakow<br />

şehrinde düzenlenen Global Insulation organizasyonuna<br />

katılarak, sunum gerçekleştiren tek Türk firması oldu.<br />

gücü, güçlü Ar-Ge altyapısı ve başarılı ihracat<br />

performansıyla Türkiye ekonomisine,<br />

sanayisine ve global yalıtım sektörüne<br />

verdiğimiz katkıyı her geçen gün artırıyoruz.<br />

TS EN 14304 standardının Su Buharı<br />

Difüzyon Direnç testlerini uluslararası akredite<br />

laboratuvarları kullanarak ve kendi<br />

kalite ve Ar- Ge laboratuvarımızda Coolflex<br />

elastomerik kauçuk köpüğü levhaları<br />

için TS EN 12086 standardına ve boruları<br />

için TS EN 13469 standardına göre ölçmekteyiz.<br />

Bu testler uzun süren (2 – 3<br />

ay), toleransları çok sıkı olan ve sonuçları<br />

birçok parametreden etkilenebilen testlerdir.<br />

TS EN 14304 standardında su buharı<br />

difüzyon direnci testlerine bir de EN ISO<br />

15106-3 standardında indirek test metodu<br />

tanımlanmıştır. ISIDEM Yalıtım olarak<br />

direk ve indirek test metodu arasında<br />

korelasyon oluşturmak için bir dizi başarılı<br />

testler gerçekleştirdik. Bu çalışmanın<br />

sonucunda elastomerik kauçuk köpüğü<br />

yalıtım malzemesi Su Buharı Difüzyon Direnç<br />

testinde zaman ve maliyet anlamında<br />

verimlilik sağladık. Yalıtım malzemesi üreticilerinin<br />

bu çalışmamızdan faydalanması<br />

için konferansta, çalışmamızın sonuçlarını<br />

katılımcılar ile paylaşma imkânı yakaladık.<br />

Global Insulation, yalıtım malzemesi üreticilerinin<br />

katıldığı ve yalıtım sektörünün<br />

her açısından tartışıldığı, dünya üzerinde<br />

yalıtım pazarının trendlerinin belirlendiği,<br />

hatta yön verildiği ve her yıl farklı şehirlerde<br />

gerçekleştirilen uluslararası bir<br />

platformdur. Krakow’daki konferansta<br />

sunum gerçekleştiren tek Türk markası<br />

olarak ülkemizi en iyi şekilde temsil ettik.<br />

Gelecek yıllarda, Global Insulation<br />

konferanslarında kalite güvence ve Ar-Ge<br />

konularında yaptığımız çalışmaları sektör<br />

ile paylaşmak üzere benzer platformlarda<br />

yer alacağız.”<br />

Sektörün en yüksek su buharı<br />

difüzyon direnç katsayısı Coolflex’te<br />

Coolflex elastomerik kauçuk köpüğü Yüksek<br />

Su Buharı Difüzyon Direnci Katsayısı<br />

ile korozyon riskini minimuma indirmek<br />

adına μ ≥ 10.000 değeri ile üretiliyor.<br />

Bu değer şu ana kadar TSE tarafından<br />

tescillenmiş ürünler arasında sektörün en<br />

yüksek su buharı difüzyon direnç katsayısı<br />

olma özelliği taşıyor. Kapalı gözenekli ve<br />

homojen dağılımlı hücre yapısı sayesinde<br />

uygulandığı tesisatlarda maksimum<br />

termal performans ve yoğuşma kontrolü<br />

sağlayan Coolflex ürünleri, TS EN 13501-<br />

1 yangın yönetmeliğine göre levhalarda<br />

B,s3-d0, borularda BL,s2-d0 yangın performansıyla<br />

uluslararası standartlara uygunluğuyla<br />

öne çıkıyor.<br />

154<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>


R + T Asya her zaman gündemde<br />

Advertorial<br />

Bir önceki fuara göre neredeyse %15 daha<br />

fazla artışla 31149 (2016: 27.088) ziyaretçi<br />

fuara katıldı. Ziyaretçilerin sayısı, son iki yılda<br />

% 39 artarak, bu fuarın Asya’daki en önemli<br />

sektörel etkinlik olduğunu gösterdi.<br />

9,291 uluslararası konukla (2016: 6,850)<br />

yurtdışından gelen ziyaretçileri de bir önceki<br />

fuardan daha yüksekti.<br />

Çin dışında, ziyaretçiler çoğunlukla Tayvan,<br />

Hindistan, Avustralya, Kore ve ABD’den geldi.<br />

Bir sonraki R + T Asya fuarı 20-22 Mart<br />

2018’de Şanghay’da yapılacak.<br />

http://rtasia.org/en/visitor-pre-registration-yapi


AGT’nin “Dijital Platform Projesi”<br />

İntermob Fuarı’nda büyük ilgi gördü<br />

Fuar<br />

Türkiye’nin önde gelen mobilya bileşenleri markası AGT, dünya pazarında önemli bir yere<br />

sahip olan İntermob Fuarı’na katıldı. AGT, yeni ürünlerinin ve dijital dönüşüm projelerinin<br />

lansmanını gerçekleştirdiği fuarda ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı.<br />

Şirzat Subaşı / AGT Genel Müdürü<br />

Ahşabı teknoloji ve tasarımla buluşturan<br />

AGT, 14-18 Ekim <strong>2017</strong> tarihleri arasında<br />

Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen<br />

İntermob Fuarı’na katıldı. Ahşap,<br />

orman ürünleri ve teknolojileri alanlarında<br />

trendlerin belirlendiği, mobilya yan sanayi<br />

ve aksesuarları sektörlerinin öncü firmalarının<br />

en yeni ürün ve hizmetlerini görücüye<br />

çıkardığı İntermob Fuarı’nda AGT, dünyaya<br />

daha kolay hizmet vermek ve sınırları ortadan<br />

kaldırmak amacıyla hayata geçirdiği<br />

Dijital Platform Projesi’nin lansmanını gerçekleştirdi.<br />

Dijital Platform’da sektörde bir ilk<br />

Türkiye’nin En Sosyal 500 Şirketi arasında,<br />

mobilya bileşenleri sektöründe ise<br />

birinci sırada yer alan AGT’nin Dijital Dönüşüm<br />

Projesi kapsamında oluşturduğu,<br />

müşterilerine ürünü satın almadan önce<br />

kendi mekanlarında döşenmiş halini görüntüleme<br />

imkanı tanıyan dijital platform,<br />

ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü.<br />

Ziyaretçiler markanın yeni ürünlerini canlı<br />

olarak deneyimleme ve yakından tanıma<br />

şansı buldu. İnovasyona büyük önem veren<br />

AGT, bu uygulamanın sektörün dünyaya<br />

açılan penceresi olmasını hedefliyor.<br />

Sonbahar renkleri, kış trendleri<br />

AGT, sonbaharla birlikte mevsimin doğal<br />

güzelliğinden ilham alarak tasarladığı,<br />

ahşabın sıcaklığını yansıtan yepyeni ürünlerini<br />

katılımcıların beğenisine sundu. Tabiatın<br />

doğal renk ve dokusunu taşıyan,<br />

derzler yardımıyla birbirinden ayrılan “Natura<br />

Line/ Plus” ve Milano’dan esinlenerek<br />

tasarlanan “Concept” parke serileriyle<br />

dünya modası ziyaretçilerle buluşurken<br />

markanın yeni parke serileri fuarın ilgi<br />

odağı oldu. Doğanın mucizesi 14 mm yeni<br />

lamine parke serisi Legno, farklı kalınlıklarda<br />

tercih edebileceğiniz Natura Slim/<br />

Large ve bu sezon mekanlarınıza taptaze<br />

renkleri taşıyacak olan Bella Serileri<br />

fuarda ilk defa ziyaretçilerin beğenisine<br />

sunuldu. AGT’nin dünya standartlarındaki<br />

MDF’si kullanılarak üretilen AGT Panel’e<br />

yeni eklenen taş dokular, metalik tonlar<br />

gibi trend olan 11 farklı renk ise katılımcılardan<br />

tam not aldı.<br />

Dijital Dönüşüm sürecek<br />

Sektörün öncülerini ve dünya markalarını<br />

buluşturan İntermob Fuarı’nın AGT için<br />

son derece verimli geçtiğini söyleyen AGT<br />

Genel Müdürü Şirzat Subaşı, “Öncü ve<br />

trendleri belirleyen marka olma misyonumuzu;<br />

yatırımda, Ar-Ge’de, dijitalleşmede,<br />

ürün inovasyonunda sektöre getirdiğimiz<br />

yeniliklerle sürdürüyoruz. Bu yıl Türkiye’nin<br />

En Sosyal 500 Şirketi arasında mobilya<br />

bileşenleri sektöründe ise birinci sırada<br />

yer almayı başardık. Sosyal medyayla entegreyiz<br />

ve dijital pazarlama faaliyetlerimiz<br />

sayesinde de, sosyal medyada sektörün<br />

en beğenilen ve en çok takip edilen markasıyız.<br />

Lansmanını İntermob Fuar’ında<br />

gerçekleştirdiğimiz Dijital Dönüşüm Projemizde<br />

bu iletişimi daha da güçlendirecek.<br />

Endüstri 4.0 kapsamındaki Dijital Dönüşüm<br />

Projemiz ile sürdürülebilir büyüme<br />

stratejisi ve operasyonel verimlilik üzerine<br />

dijitalleşme çalışmalarımıza devam ediyoruz.<br />

Hem Dijital Platform Projemize olan<br />

ilgi hem de yeni ürün ve renklerimize gelen<br />

beğeniler beklediğimizin üzerindeydi. Bunun<br />

yanı sıra ulusal ve uluslararası sektör<br />

profesyonelleriyle iletişim halinde olmak;<br />

yepyeni projelerle karşılaşmak bizim için<br />

oldukça verimliydi.”<br />

158<br />

<strong>Yapı</strong> <strong>Malzeme</strong> <strong>Kasım</strong> <strong>2017</strong>