Tekstil Teknik November 2020

istmagmagazin

Tekstil Teknik November 2020

ISSN 2148-9254

KASIM NOVEMBER 2020

www.tekstilteknik.com.tr

JAKAR İPLERİ

ISO 9001:2015


İMTİYAZ SAHİBİ

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ. ADINA

Publisher

H. Ferruh IŞIK

GENEL MÜDÜR (SORUMLU)

General Manager (Responsible)

Mehmet SÖZTUTAN

mehmet.soztutan@img.com.tr

YAZI İŞLERİ KOORDİNATÖRÜ

News Editor

Ali ERDEM

ali.erdem@img.com.tr

YAYIN KURULU BAŞKANI

Editorial Board Chief

Prof. Dr. Cevza Candan

YAYIN KURULU

Editorial Board

Prof. Dr. Bülent Özipek

Prof. Dr. H. Rıfat Alpay

Prof. Dr. Yalçın Bozkurt

Prof. Dr. E. Tekin Altınbaş

Prof. Dr. W. Oxenham

Prof. Dr. Emel Önder

Prof. Dr. Yusuf Ulcay

Doç. Dr. Mehmet Ali ÖZBUDUN

Doç. Dr. Yusuf A. Uskaner

REKLAM DANIŞMANI

Advertisement Consultant

Mehmet TATLI

mehmet.tatli@img.com.tr

DIŞ İLİŞKİLER MÜDÜRÜ

Foreign Relations Manager

Yusuf OKÇU

yusuf.okcu@img.com.tr

TEKNİK MÜDÜR

Technical Manager

Tayfun AYDIN

tayfun.aydin@img.com.tr

GRAFİK & TASARIM

Graphics & Design

Hakan SÖZTUTAN

hakan.soztutan@img.com.tr

DİJİTAL VARLIKLAR MÜDÜRÜ

Digital Assets Manager

Emre YENER

emre.yener@img.com.tr

WEB DEVELOPER

Amine Nur YILMAZ

amine.yilmaz@img.com.tr

ABONE VE DAĞITIM

S u b s cr i pt io n a n d C i rc ul at io n

Ma na ger

İsmail ÖZÇELİK

ismail.ozcelik@img.com.tr

AD RES | He ad Of fi ce

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi No: 11

Medya Blok Kat: 1 P.K. 34197

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22 Fax: +90 212 454 22 93

www.tekstilteknik.com.tr

e-ma il: img@img.com.tr

BASKI | Printed By | İH LAS Ga ze te ci lik A.Ş.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi

29 Ekim Caddesi No: 11 A/41

Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 30 00

B Ö LG E T E MS İ LC İL İ KL ER İ

BURSA | Ömer Faruk GÖRÜN

Tel: +90 224 211 44 50 Fax: +90 224 211 44 81

KONYA | Me tin DE MİR

Tel: +90 332 238 10 71 Fax: +90 332 238 01 74

Advertising Representatives

KOREA | Jes Media Int.

Mr. Young Seoah Chinn

Tel: 8224813411 Fax: 8224813414

jesmedia@unitel.co.kr

BİLGİ / Information

Tekstil& Teknik Dergisi’nde yer alan

makalelerdeki fikirler yazarlarına aittir.

Yayınlanan ilanların

sorumluluğu ilan sahiplerine aittir.

Tekstil & Teknik is published monthly.

A dv e rt is em e n t s r e sp o ns ib il it ie s p u bl i sh e d

in our ma ga zi ne per ta in to ad ver tisers.

REKLAM İNDEKSİ

ADVERTISEMENT

ATAÇ......................................................37

BENEKS............................................ 28-29

CANLAR MEKATRONİK...................... 8-9

EFFE........................................................ 13

EGE TMF................................................83

EKOTEKS....................................... Ö.K - 49

EPSON................................................... 17

HIGHTEX 2021.......................................79

INTERZUM.............................................. 21

ITM 2021.................................................63

ITMA ASIA..............................................25

İHLAS ARMUTLU....................................73

İHLAS KUZULUK.....................................87

İHLAS MATBAA.....................................59

İHLAS YAPI.............................................55

KIRAY MAKİNE......................................35

LÖSEV....................................................75

MAYER MÜMESSİLLİK.............................5

MİMAKİ................................................A.K

OPTİMA KİMYA.................................A.K.İ

PETNİZ ISI...............................................33

PIMMS............................................ Ö.K. -1

SANKO................................................... 41

SEPAŞ ENERJİ..........................................3

ŞANAL PLASTİK...............................44-45

TÜRKİYE HASTANESİ..............................69

TÜYAP (İPLİK FUARI)..............................39


4

Dijital pazarlama sınırları kaldırıyor

Pandemi dünyayı yeniden şekillendirirken, yeni trendin yükseldiğini gören işletmeler,

dijital pazarlamaya yönelik yatırımlarını artırıyor. 2020 hem piyasa istikrarsızlığı, hem

de kitlesel dijital dönüşüm açısından önemli bir değişim yılı oldu. Nüfusun büyük bir

bölümünün aktif internet kullanıcısı olduğu Türkiye’de faaliyet gösteren işletmeler,

dijital pazarlamaya yaptıkları yatırımları artırıyorlar. Statista tarafından açıklanan

veriler, dünyada dijital reklam harcamalarının hızla arttığını, yıl sonuna kadar bu

harcamaların 384 milyar doları aşacağına işaret ediyor.

Tüm dünyanın geleceğe endişe içinde baktığı bu zorlu pandemi sürecinde ekonomiler

ağır darbe almış olsa da bu kriz çok güzel bir fırsata dönüştürülebilir. Bu kritik dönemi

iyi yönetenler krizi fırsata bile dönüştürürken oyunu kuralına göre oynamayanlar çok

olumsuz etkileniyor. Yerli markalarımızın global pazar içerisinde yer bulabilmeleri ancak

değişime adapte olmak ve doğru planlama yapılması ile mümkün olabilecek gibi gözüküyor.

Geçmişte dijital pazarlamaya yatırım yapmak, rekabette öne geçmek, daha

fazla ciro yapmak için tercih edilen bir araç gibi görülüyordu. Kısa vadede olmasa bile,

orta vadede şirketler için dijital pazarlama var olup olmama konusuna dönüşecek gibi.

Ali ERDEM

Yazı İşleri Müdürü

News Editor

Son verilere göre Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99,8’ini, istihdamın yüzde 73’ünü, ihracatın

ise yüzde 55’ini KOBİ’ler oluşturuyor. Yönetim süreçleri ve pazarlama ile ilgili sorunlar,

KOBİ’lerin büyümelerini ve sürdürülebilirliklerini doğrudan etkiliyor. KOBİ’ler başta olmak

üzere birçok işletme, dijital pazarlamada doğru stratejiyi belirleme ve etkili adımlar atma

konusunda ciddi yatırımlar yapıyor. KOBİ’ler dijital pazarlama sayesinde sektör fark etmeksizin

potansiyelini artıracaktır. Küresel ve yerel tüm veriler dijital pazarlama yapmayan

şirketlerin rekabette geride kaldıklarını, pazar paylarını kaybettiklerini gösteriyor.

EDİTÖR

Digital marketing is removing borders

While pandemic is reforming the world, the enterprises, deeming that the new trend

is rising, increases their investments to digital marketing. The year of 2020 became

an important change year for both market instability and mass digital change. The

enterprises, carrying on business in Turkey in which the big part of population is internet

user, are increasing their investments to digital marketing. The data declared

by Statista show that the digital advertisement costs in the world are fast increasing

and will exceed 384 billion dollars till end of year.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

In this hard pandemic period, all the world is anxiety for the future, though the

economies are damaged heavily this crisis can be turned into a good opportunity.

While those who manage this critic term well turn the crisis into an opportunity,

those who don’t work through channels are influenced very negatively.

Taking part in the global markets of our native brands seems that it will be possible

if they can adopt the change and make right planning. In the past investing in

digital marketing was seen it was a preferred media in order to be first in rivalry

and make much more endorsement. Not in a short time but in the medium term

the digital marketing for the companies will be topic for existence.

According to the latest data, 99.8 % of enterprises in Turkey, 73 % of employment and 55

% of export form SMEs. The problems about the management process and marketing

influence the development and sustainability of SMEs directly. Many enterprises including

SMEs are making certain investments about determining right strategy and effective

steps in the digital marketing. SMEs will increase their potential without regarding

sector because of digital marketing. The all global and national data show that the firms

which don’t make digital marketing fall behind in the rivalry and lose their market shares.


6

PANORAMA

Ticaret Bakanlığı’ndan

81 ile ihracat atağı

Export progress by Trade Ministry

for all Turkey

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan:

“Program ile ihracat ailemize,

Türkiye genelinde çeşitli sektörlerde

yepyeni üyeler kazandırmış

olacağız. Türkiye ihracatla

büyümeye devam edecek.”

Trade Minister Ruhsar Pekcan:

“Export our family program,

Turkey will have gain new

members in various industries

throughout the country. Turkey

exports will continue to grow.”

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Ticaret Bakanlığı hayata geçirdiği “81 İlde İhracata İlk Adım

Programı” ile yeni bir ihracat hamlesi başlattı. Program kapsamında

Bakanlık, Türkiye genelinde sahaya inerek potansiyeli

olduğu halde ihracat yapamayan firmaları ihracata

yönlendirecek. Ticaret Bakanlığı, ihracat atağını “81 İlde

İhracata İlk Adım” Programı ile sürdürüyor. Program kapsamında

Bakanlık, Türkiye genelinde sahaya inerek potansiyeli

olduğu halde ihracat yapamayan firmaları ihracata

yönlendirecek. Bakan Pekcan, Adana, Kahramanmaraş,

Konya, Manisa ve Samsun’da pilot uygulamasına başladıkları

81 İlde İhracata İlk Adım programıyla Türkiye’nin yüksek

katma değerli ihracatını artıracaklarını belirtti.

“81 İLDE POTANSİYELİ OLAN FİRMALAR ARAŞTIRILACAK”

Firmaların özelliklerini bütüncül yaklaşımla incelediklerini

aktaran Pekcan, ardından firmalarla konuşarak ihtiyaçları

analiz ettiklerini anlattı. Pekcan şu değerlendirmede bulundu:

“5 ilimizde kapasite raporuna haiz 6 bin 882 firmamız

mevcut. Bunların içinden 2 bin 773 firmamızın ihracat

potansiyeli olduğunu tespit ettik. Programı daha geniş bir

kitleye yaymadan önce, mümkün olan en iyi yapıya kavuşturmak

amacıyla 5 ilde uygulamalarımızı sürdüreceğiz.

40 ilimizde kapasite raporu olan 16 bin 570 firmamız var ve

bunların arasında 7 bin 277 firmanın ihracat yapma potan-

Turkey has recently launched a

new program to boost the country’s

value-added exports, aiming to

support firms in expanding their

production capacity. Announcing

the program, Trade Minister Ruhsar

Pekcan said the pilot scheme would

start in the southern provinces of

Adana and Kahramanmaras, the

central Konya province, the western

Manisa province and Samsun

province on the Black Sea coast.

Pekcan said that as part of the

program, which had been prepared

at an earlier date but was postponed

due to the novel coronavirus

pandemic, officials had surveyed

40 provinces for potential exporters.

“We’ve determined 7,277 firms across

40 provinces. These are companies

that are unable to make exports

even though they have the output

capacity and whose production is

suitable for exports,” she said.


PANORAMA 7

In the second phase of the program

that covers 70 provinces, the

ministry determined 11,444 potential

exporters, said Pekcan, underlining

that efforts for the total 81 provinces

across the country would also

be completed rapidly. Once the

companies that are to take part in

the program are chosen, studies

will be conducted on the obstacles

that prevented them from making

exports, as well as their expectations

from the program, she explained.

The ministry will then match

these firms with mentors, Pekcan

said, adding that the ministry has

been providing all companies with

general training, while this program

includes one-on-one coaching.

“Within the scope of the program,

our mentors will work together with

firms during a six-month period to

remove obstacles,” she said.

“There is no safer source in export

than experience,” she said, underlining

that by working with local firms,

the number of exporters would

rise. She said the government

would enable companies to produce

high-tech products and take

part in the pilot scheme. “We’ll

start by selecting the companies

that meet the program’s data prerequisites.

“Then, we’ll hold oneon-one

needs analyses with each

company. At the end of six months,

we’ll evaluate the program and

determine the road maps suitable

for our firms in 81 provinces.”

Turkey’s exports were $171.53 billion

in 2019, falling to $135.65 billion

in the first 10 months of this year.

As of October 2020, Turkey has

42,559 exporter firms.

siyeli olduğu halde ihracat yapmadığını tespit ettik. Şu an

itibarıyla çalışmanın ikinci aşamasında 70 il için potansiyel

ihracatçı pozisyonunda olan 11 bin 444 firmamız ile ilgili

analizleri de tamamlamış bulunuyoruz. 81 il için de analizlerimizi

süratle tamamlayacağız.”

“YÜKSEK TEKNOLOJİLİ ÜRÜN ÜRETEN FİRMALAR PİLOT

UYGULAMADA OLACAK”

Pekcan, firmaların üretim ve ihracat kapasitelerini gözlemlediklerini

ifade ederek, 40 ilde üretim yapan firmaların

üretimlerini teknolojik olarak 4 sınıfta gruplandırdıklarını

anlattı. Pekcan, yüksek teknolojili ürün üreten firmaların

pilot uygulamada yer almasını sağlayacaklarını söyleyerek

şunları kaydetti:” Programımızın veri kriterlerine uyan firma

seçiminden başlayacağız. Sonrasında her firmayla birebir

ihtiyaç analizleri yapacağız.”

“HER FİRMANIN ÖZEL İHTİYAÇLARINI ANALİZ EDECEĞİZ”

Pekcan, bu programı bugüne kadar yaptıkları çalışmalardan

ayıran en önemli özelliğin her firmaya tek tek dokunarak

özel ihtiyaçlarını analiz etmek olduğunu kaydetti. Artık

her bir firmayla birebir çalışarak mesafe kat edileceğini dile

getiren Pekcan, şöyle konuştu: “Firmalarımızla yaptığımız

birebir görüşmelerle firmalara uygun özel mentor havuzu

oluşturuyoruz ve firmalarımızı mentorlarıyla eşleştirerek

programa başlıyoruz. Mentorlarımızın gerekli bilgi, birikim ve

tecrübeye sahip olduklarından emin olacağız ve günün sonunda

programın başarısını etkileyen belki en önemli kriter,

alanında uzman doğru kişilerle çalışarak onun uzmanlık alanında

ihtiyaç hisseden firmamızı bir araya getirmek olacak.”

“FİRMALARA EXİMBANK TARAFINDAN ÖZEL DESTEK VERİLECEK”

Pekcan, aynı işletmenin birden fazla mentordan yararlanabileceğini

dile getirerek, programın izlenebilirliğini

sağlamak amacıyla mentor ve firmaların aylık olarak

gelişmeleri raporlayacağını söyledi. Programa katılan

firmaların Ticaret Bakanlığı’nın sunduğu bütün fırsatlardan

yararlanabileceğini aktaran Pekcan, dünya genelindeki ticaret

müşavirlerine de ulaşma imkânı bulacaklarını anlattı.

Pekcan, programın 5’inci ayında tüm deneyimlerini paylaşmak

üzere tüm mentor ve firmaları bir araya getireceklerini

ifade ederek, bu sayede programın güçlü ve zayıf yönlerini

tespit edeceklerini söyledi. Programın sonunda firmaların

ihracata başlayıp başlamadıkları, ihracat yaptıkları ülke,

ihracat yaptıkları firma ve ürün sayısı incelenerek en başarılı

firma ve mentor eşleşmesine ödül vereceklerini anlattı.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


10

PANORAMA

‘Beyaz Altın’

geçmiş yıllarını özlüyor

Türkiye’ye 2019 yılında 60

milyar doların üzerinde

katma değer üreten tekstil ve

konfeksiyon sektörlerinin ana

hammaddesi pamuk ile ilgili

izlenen politikalardan sektör

paydaşları mutlu değil.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Kadim bir pamuk coğrafyası olan Anadolu

topraklarında, 2019 yılında Türk tekstil ve konfeksiyon

sektörlerinin ihtiyaç duyduğu 1,6 milyon ton

pamuğun yüzde 43 üretilebilirken, 1 milyar 571

milyon dolarlık pamuk ithalatına gidildi. Türkiye

için stratejik bir ürün olan pamuğun Türk ekonomisi

için önemi, “Pamuk Hakkında Gerçekler”

başlıklı oturumda masaya yatırıldı. Pamuk ile ilgili

yetkililer, Türkiye’nin pamuk politikasında aksayan

taraflara dikkat çekerken, Tarım ve Orman Bakanlığı

Bitkisel Üretim Genel Müdürü Dr. Mehmet

Hasdemir ve Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür

Yardımcısı Musa Demir, hükümetin pamuğa

verdiği desteği dile getirdiler.

Hasdemir: “Destek kısa sürede açıklanacak”

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel

Müdürü Dr. Mehmet Hasdemir, Tarım ve Orman

Bakanlığı’nın pamuk üretimine yönelik bakış açısını

özetlerken, Pamuk üreticisinin pamuk üretiminden

vazgeçtikten sonra tekrar pamuk üretimine

dönmesinin zor olduğunun farkındayız, pamuk

üretiminde sürdürülebilirliği sağlamayı hedefliyoruz.

Tekstil ve konfeksiyon sektörlerinin ihtiyacının

yerli üretimle karşılanmasını amaçlıyoruz. Bütün

politikalarımızı bu hedef doğrultusunda oluşturuyoruz”

diye seslendi.

Demir: “Türkiye ihracatı tekstil ve konfeksiyon

sektörleriyle öğrendi”

Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin istihdam, üretim

ve ihracatta lokomotif olduğuna vurgu yapan

Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdür Yardımcısı

Musa Demir, Türkiye’nin hem pamuk, hem tekstil,

hem de konfeksiyon üreticisi olan birkaç ülkeden

biri olduğunu bunun da bir zenginlik olduğuna dikkati

çekti. Türkiye’nin pamuğun ana hammaddesi

olduğu tekstil ve konfeksiyon sektörleri sayesinde

ihracatı öğrendiğini dile getiren Demir, “Türkiye

markalaşma ve tasarım alanlarında da tekstil ve

konfeksiyon sektörlerinin yürüttüğü projelerle gelişti.

Dünya genelinde iyi olduğumuz bu sektörler sayesinde

markaya dönüşmeliyiz. Pandemi nedeniyle

doğala bir dönüş var. Giyimde doğalın adresi pa-


PANORAMA 11

muk. Dönüşüm ekonomisi önemli, tekrar kullanım

önemli. Pamuk, plastik ürünlere nazaran çevreye

daha az zararlı” değerlendirmesinde bulundu.

Balçık; “Bir yıl gecikmeli destek yarar sağlamıyor”

Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık,

Anadolu’yu Kadim bir pamuk coğrafyası olarak

tanımladığı konuşmasında Anadolu topraklarının

pamuk üretimi için son derece verimli olduğunun

altını çizdi. Türkiye’nin 2019 itibariyle, dünya pamuk

alanlarının yüzde 1,54’ünü kullanarak, dünya

üretiminin yüzde 3,14’ünü gerçekleştirdiğinin altını

çizen Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı Bertan Balçık,

pamuğun alan verimliliği en yüksek ürün olmasına

rağmen üreticilerin diğer pamuk üreticisi ülkelere

göre daha az destek aldıklarını dile getirdi. Balçık,

“Pamukta yüksek verim ancak yoğun girdiyle

mümkün olabiliyor. Buna karşılık, dünya pamuk

fiyatları bazı ülkelerin pamuk üretimlerini telafinin

ötesindeki oranlarda desteklemelerine bağlı olarak

düşük seyrediyor” tespitinde bulundu.

Kestelli: “Pamukta 1 milyon ton üretim kritik eşik”

Pamuğa beyaz altın denmesinin sebebinin renginden

ziyade, ekonomik değerinden kaynaklı

olduğunu vurgulayan İzmir Ticaret Borsası Başkanı

Işınsu Kestelli, pamuğun ülkemiz açısından stratejik

bir ürün olduğunu savundu. “Toplam ihracatımızın

büyük çoğunluğunu teknolojik ürünler

yapamadığımız, tekstil ve konfeksiyon sanayinin

yarattığı istihdamı daha değerli alanlara kanalize

edemediğimiz ve pamuktan daha katma değerli

bir tarımsal ürün üretemediğimiz sürece pamuk

en stratejik ürünlerimizden biri olmaya devam

edecek. Pamuk üretimi kırılma noktasında. Bu

nedenle telafi edemeyeceğimiz bir sürece girilmemesi

için sektörün üzerinden mutabık kaldığı

en az 1 milyon ton stratejik üretim eşiği hedefine

uygun olacak şekilde pamuk üretiminin desteklenmesini

talep ediyoruz” diye seslendi.

Eskinazi: “Sürdürülebilirliğin anahtarı GDO’suz

Türk pamuğu”

Tüketicilerin sürdürülebilir ürünlere yönelik tercihleri

ve farkındalığı gün geçtikçe arttığı bilgisini

paylaşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör

Başkanı Jak Eskinazi, “Sürdürülebilir ürünler müşterilerimizin

taleplerine yansımış durumda. Sürdürülebilirlik;

çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları

ile bizim sektörümüzde önceliklerimiz arasında

yerini aldı. Sektörümüzün temel hammaddesi

olan pamuk, tekstil ve hazır giyim sektörleri için

vazgeçilmez doğal bir elyaf ve sektörümüzde

sürdürülebilirliğin öneminin artmasıyla pamuk da

daha önemli hale geldi” tespitinde bulundu.

Kaya: Petrolün alternatifi biodizelin

hammaddesi pamuk

Pamuk bitkisinin, işlenmesi açısından çırçır sanayisinin,

lifi ile tekstil sanayisinin, çekirdeği ile yağ

ve yem sanayisinin, linteri ile de kâğıt sanayisinin

hammaddesi olduğunu hatırlatan Şanlıurfa Ticaret

Borsası Başkanı Mehmet Kaya, Petrole alternatif

olarak pamuğun çekirdeğinden elde edilen yağın,

giderek artan miktarda biodizel üretiminde ham

madde olarak kullanılmakta olduğu bilgisini verdi.

Sağel: “Pamuk üretimi için coğrafyamız elverişli”

Türkiye’nin pamuk üretimi için elverişli bir ekolojiye

sahip olduğunu dillendiren Söke Ticaret Borsası Başkanı

Ahmet Nejat Sağel, dünya üretiminin % 80’ine

yakınının Türkiye’nin de içinde bulunduğu 7 ülke

tarafından gerçekleştirildiğine işaret etti. Söke’de

pamuk üretiminde teknolojiyi de kullandıklarını

anlatan Sağel, “Dünyada az sayıda ülke, iklimi ve

toprak yapısı bakımından pamuk tarımına elverişlidir.

Ege Bölgesi ve özellikle Söke’nin iklimi ve toprak

yapısı bakımından pamuk tarımına elverişli olması

pamuğa dayalı sanayinin gelişmesi için avantajdır.

Ülkemizin en verimli tarım arazilerini bünyesinde

barındıran ve “Pamuk Ambarı” olarak bilinen Söke

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


12

PANORAMA

Ovasında makineli hasadın işlevselliği, yüksek

verimli yeni çeşitlerin ekilmesi, tarımda teknolojik

ekipmanların kullanılması ve artan üretici bilinci de

bu duruma katkı sağlamaktadır” diye seslendi.

Bilgiç; “Pamuk Çukurova’nın sembolü”

Adana Ticaret Borsası Başkanı Şahin Bilgiç ise;

pamuğun Çukurova’nın sembolü olduğunu ve

Çukurova’ya zenginlik katan bir ürün olduğuna

temas etti. Çukurova’nın pamuk üreticisi olduğu

için Adana’da pamuk sanayisinin gelişimine katkı

sağladığının altını çizen Bilgiç, “Beyaz altınımız pamuğun

tekrar eski günlerine dönmesinin sağlanması

için çalışıyoruz. Çukurova pamuğunun daha

katma değerli olması adına 2020 yılında Çukurova

Pamuğu coğrafi işaretini tescil ettik” dedi.

Çondur: “Pamuk üretim maliyetleri 2019’a göre

yüzde 30 arttı”

Pamuk üretim maliyetlerinin 2020 yılında, 2019 yılına

göre yüzde 30 arttığının altını çizen Aydın Ticaret

Borsası Başkanı Fevzi Çondur, pamuk üreticilerinin

serbest ithalattan dolayı ürünlerini, ithal pamuğun

yüzde 12 altında satmak zorunda kaldığını, serbest

ithalatın yerli pamuk üreticisini olumsuz etkilediğini

anlattı. Bazı iplik fabrikalarının yerli pamuk kullanmadığını

ifade eden Çondur, “Bu durum pamuk

üreticisini endişelendiriyor. İthal pamuk kullanan

fabrikalara yerli pamuk kullanma zorunluluğu

getirilmesi hem üreticiyi rahatlatacak hem de yerli

pamuğa talebi arttıracaktır” tespitini paylaştı.

Ertuğrul: “Türkiye dünyanın önde gelen

oyuncularından”

Sürdürülebilir modanın yeni değer ve rekabet alanını

organik pamuk olduğunu söyleyen Ege Giyim

Sanayicileri Derneği Başkanı Hayati Ertuğrul, bu

niş pazarda talebin her geçen gün büyümesinin;

markaları, perakendecileri ve kamu yönetimlerini

2025 yılına kadar dünya pamuğunun yüzde

50’sinden fazlasının daha sürdürülebilir yöntemler

ile tedarik etmeye teşvik ettiğini kaydetti. Ertuğrul

şöyle devam etti: “Hazır giyimde en önemli pazarımız

olan AB’de, çevre ve sağlıkla ilgili yaşanan

gelişmelerin bir sonucu olarak ekolojik ve sürdürülebilir

yaşam biçimi ön plana çıkmış bulunmaktadır.

Bu amaçla üretilmeye başlanan ürünlerinin,

katma değeri yüksek olması ve son zamanlarda

tercih ediliyor olması, Türkiye’nin küresel piyasalardaki

önemini arttırmaktadır.”

Piçon; “Yüzde 100 sürdürülebilir pamuk”

İyi Pamuk Uygulamaları Derneği (IPUD) olarak

2013 yılından bu yana Türkiye’deki pamuk

üretimini sürdürülebilirlik anlamında dönüştürmek

için büyük özveriyle çalıştıklarını dile

getiren İPUD Başkanı Leon Piçon, sektöre yön

verebilen birçok lider giyim ve tekstil markasının

2025 yılına kadar tedarik edecekleri ürünlerde

kullanılancak pamuğun %100’nün sürdürülebilir

kaynaklardan sağlanması yönünde hedefleri

olduğunu, bu hedeflerine ulaşmak için tedarikçilerini

zorladıklarını kaydetti.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


DISCOVER ITS Differences

FARKLARINI KEŞFEDİN

PASHA

FOR THOSE WHO PREFER THE BEST

EN İYİYİ TERCİH EDENLER İÇİN

GOOD TO BEST

We have gathered all essential specifications that a stenter machine must have, on It. 20 years

of knowledge, experienced personnel, user friendly solutions and efficient working conditions

come together and new trend is set.

İYİDEN MÜKEMMELE

Bir ram makinesinde olması gerektiğini düşündüğümüz her şeyi O’nda topladık. 20 yıllık

tecrübe, deneyimli kadro, kullanıcı dostu çözümler, verimli çalışma koşulları bir araya geldi

ve yeni trend 3. nesil makinede toplandı.

www.stentermachine.com

www.stenterframe.com

www.rammakinesi.com

info@effeendustri.com

www.effeendustri.com

+90 212 886 5533

+90 212 671 8520


14

PANORAMA

Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin BİRBEN

BENEKS,

yeni yatırımlarla

kapasite

artırımına gitti

Dünyanın en az su ve enerji tüketimine

sahip makinelerini üreterek patent altına

almayı başaran BENEKS, artan ihracat ve iç

pazardan gelen siparişlerle mevcut imalat

alanını yeni yatırımlarla 3 katına çıkararak

faaliyetlerini sürdürüyor.

Capacity increase

at BENEKS with

new investments

Patented with machinery, consuming the

least water and energy in the world, BENEKS

proudly continuous business operations,

tripling the present production facility upon

receipt of orders increasingly coming both

from domestic and international markets.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Son yıllarda yapmış olduğu tekstil makineleri

ihracatıyla şüphesiz ülkemizin gururu olan

markalardan birisi BENEKS. 1988 Yılında bir mühendislik

firması olarak kurulan firma kendisini

tekstil boya ve apre makineleri konusunda geliştirerek

yapmış olduğu başarılı Ar-Ge çalışmaları

neticesinde üretmiş olduğu katma değeri

yüksek makinelerle dünyanın kendi alanında

en iyi markalarından birisi haline geldi. Özellikle

kumaş boyama makinelerinin proseslerinde

geliştirmiş olduğu sistemlerle bugün dünyanın

en az su ve enerji tüketimine sahip makinelerini

üreterek patent altına almayı başardı. Teknolo-

BENEKS is one of the remarkable companies, a

pride of our country, if you will, with its enhancing

textile machinery export in recent years.

Founded in 1988 as an engineering company,

BENEKS has turned out to be one of the most

distinguished brands that manufactures

cutting-edge technology textile dyeing and

finishing machinery, thanks to its never- ending

R&D endeavors. BENEKS managed to get

registered patents of machines with systems

developed for fabric dyeing machines for particularity

of least water and energy consumption

on global grounds. Adopting the principle


PANORAMA 15

of continuous innovation and development of

technology of its own, the company has been

granted several rewards so far. Hüseyin BİRBEN,

the Chairman of BENEKS gave us, Tekstil &

Teknik Magazine, an opportunity to inform us

of not only what BENEKS has achived at the

manufacturing of textile and finishing machines

so far, but also of the present situation of

the overall Turkish textile machinery sector.

Previously, we had the opportunity to hear the

foundation and growth of BENEKS and shared

it with our readers. Just for a reminder for

everyone, would you sum it up briefly again?

“BENEKS was founded in 1988 to engage in

engineering in İstanbul, particularly to manufacture

textile dyeing and finishing machines

and through time, we have been specialized

in that very field. Having served the domestic

market earlier, BENEKS, then focused on

international engagements around the end

of 90s. As for 2020, almost 80% of production is

jinin gelişimiyle birlikte sürekli kendisini yenileyen

ve kendi teknolojilerini geliştiren firma, bu

alanda birçok ödülün de sahibi oldu.

BENEKS firması ve yapmış olduğu çalışmalarla

ilgili Tekstil & Teknik Dergimiz için söyleşi yapma

fırsatı bulduğumuz firma Yönetim Kurulu Başkanı

Hüseyin Birben, sadece BENEKS firmasının

boya ve terbiye makinelerinde elde ettiği

başarıyı değil, Türk tekstil makine sektörünün de

gelmiş olduğu durum hakkında bilgiler verdi.

BENEKS Firmasının kuruluşunu ve gelişimini

daha önce de sizlerden dinleme fırsatı bularak

okuyucularımızla paylaştık. Bizlere tekrar

hatırlamamız için kısa bir bilgi verebilir misiniz?

“Beneks, 1988 yılında İstanbul’da bir mühendislik

firması olarak kuruldu. Ülkemizde tekstil

sektörünün gelişimine paralel olarak o günün

şartlarında en çok ihtiyaç duyulan tekstil

kumaş boyama ve apre makinelerinin üretimi

konusunda faaliyete başlayan firmamız bu

konuda ihtisaslaşarak kendisini geliştirmiştir. İlk

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


16

PANORAMA

yıllarında iç pazar ağırlıklı üretimlerini sürdüren

firmamız, 1990’lı yılların sonuna doğru ihracatla

tanıştı, 2020 yılı itibarıyla da üretiminin neredeyse

% 80’ini ihraç eder hale geldi. İstanbul Beylikdüzü’nde

faaliyetlerimizi sürdürürken artan

ihracatımız ve iç pazardan gelen siparişlerle

mevcut imalat alanımızı yeni yatırımlarla 3 katına

çıkararak faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.”

Kapasite artırımı ile ilgili sorumu daha sonra

soracaktım. Az da olsa bahsettiniz, sizi

kapasite artırımına sevk eden sebeplerden

biraz bahseder misiniz?

“Aslında bu soruya başlı başına yanıt vermek

yetersiz olacak. Bunun nedenleri ve bu

nedenlerin hepsinin tek tek cevabı olacak.

BENEKS kuruluşunda amaçları ve hedefleri

olan bir firmaydı. Bunlardan birincisi ülkemizde

ihtiyaç duyulan makineleri en iyi mühendislik

teknikleri ve teknolojilerle üreterek kalite,

fiyat ve teknik destek avantajlarıyla Türk

tekstilcisinin hizmetine sunabilmek, ithalata

bağımlı olduğumuz bu teknolojilerde Türk Malı

tercihlerini artırabilmekti. Bir diğer nedeni ise

ihracat yaparak ülkemize döviz girişi sağlamak,

BENEKS’i bir dünya markası haline getirmekti.

Öncelikli olarak iç pazara yoğunlaşan

firmamız, bir mühendislik firması olmasının

verdiği avantajla ülkemizin tekstil makineleri

alanında ilk Ar-Ge çalışmalarına başlamış,

for international clientele. Located at Beylikdüzü,

we pursue our efforts, tripling the present

production facility upon receipt of orders

increasingly coming both from domestic and

international markets.”

I was planning to ask my question about

capacity increase later, but now that you have

unveiled it, what were the motives that drove

you to boost it?

“As a matter of fact, it’s not at all easy to

answer such a question which needs a lot of

parameters to be specified. There are specific

clarifications for each and every reason to it:

BENEKS had certain corporate objectives before

and while foundation; first of all, to manufacture

machinery via the most efficient engineering

techniques and technologies already

existing by providing affordable prices and satisfactory

services to Turkish textile industry and

to be able to reverse the customer demand

back to ‘Made in Turkey’ products in the field

that was heavily occupied by foreign brands.

Another reason was to welcome inflow of

foreign currency through export, thus become

an globally acknowledged company. We intensified

our efforts on domestic market at first;

then, being an engineering-based company,

we focused our efforts on R&D innovations on

textile machinery, which enabled us to be one

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


Excellence

in digital

textile printing

Created by Epson alongside F.lli Robustelli and For.Tex,

Total Solution is the integrated digital textile printing system.

Harnessing expertise across technology, inks and engineering,

the Monna Lisa Evo Tre series meets the demands of the

industrial market - through quality, productivity and flexibility.

www.monnalisadtp.eu


18

PANORAMA

elde ettiği başarılı çalışmalar neticesinde iç

pazarın en çok tercih edilen firmalarından

birisi haline gelmiştir. İç pazarda müşterilerimizin

duymuş olduğu güven bizleri daha

da cesaretlendirerek ihracata yönlendirmiş,

2020 yılına geldiğimizde de dünyanın dört bir

yanına ihracat yapan bir firma olmuştur. Gelen

siparişler kapasite artırımını zorunlu hale

getirmiştir. Mevcut olan üretim alanımızı ilave

yatırımlarla 3 katına çıkarttık.”

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

BENEKS ülkemizin en başarılı Tekstil Makine İhracatçılarından

birisi. Bu başarının sırlarını paylaşır

mısınız? “Aslında bu sorunuzun da birkaç

yanıtı var. BENEKS olarak hızlı büyüme içerisine

girmedik. Yapmış olduğumuz ve yürüttüğümüz

çalışmaların hepsi bir program dahilinde ve

zamana yayılmıştır. İhracat çalışmalarımızda

bu program dahilinde başlamıştır. Yatırımlarımızı

“markalaşma” üzerine oluşturduk ve

bütçemizin büyük bir kısmını markalaşma için

ayırdık. Brezilya, Peru, ABD, Arjantin, Vietnam,

Kolombiya, Mısır, Suriye, Iran, Özbekistan,

Endonezya, Pakistan, Bangladeş, Hindistan,

Çin gibi onlarca ülkede düzenlenen sektörel

fuarlara katıldık. Dünya genelinde yayın

yapan onlarca sektörel yayında ilanlar verdik.

Dünyada tanıtıma en çok bütçe ayıran firmalardan

olduğumuzu düşünüyorum. Bunların

yanı sıra tekstil üretiminin yaygın olduğu ülkelerle

ilgili araştırmalar gerçekleştirdik. Onlarca

ülkede yüzlerce işletmeyi birebir ziyaret ederek,

üretim prosesleri ve teknolojileri hakkında

araştırmalar yaptık. İhtiyaçları ve beklentileri

yerinde tespit ederek çözümler üretmeye

çalıştık. Bugün geldiğimiz nokta itibarıyla dünyanın

dört bir yanına ihracat yapma ve satmış

olduğu makineleri kısa sürede kurarak üretime

kazandırma kapasitesine sahip bir firma

haline geldik. Hedef pazar olarak belirlediğimiz

ülkelerin tamamında temsilciliklerimiz var.

Yaptığımız tüm bu çalışmalar bugün ihracatta

meyvelerini verirken marka bilinirliliğinin yanı

sıra kalite ve güvene dayalı ilişkiler BENEKS’i

global bir firma haline getirmiştir.”

Temsilciliklerden bahsetmişken Özbekistan’da

ilk şube açan Türk makine üreticisi olduğunuzu

biliyoruz. Neden Özbekistan?

“Az önce tekstil üretiminin yaygın olduğu

ülkelerde ciddi araştırmalar yaptığımızdan

bahsettim. Bunun haricinde bir araştırmada

tekstil üretiminin yeni yeni geliştiği ülkeler

üzerine yaptık. Özellikle dünyanın en önemli

ve en büyük pamuk üreticilerinden Özbekistan’ın

üretmiş olduğu pamuğu ihraç etmekten

ziyade işleme arzusunu gördük. Devlet

destekleriyle birlikte burada ciddi yatırımların

olacağı öngörüsü bizde hakim oldu ve Özof

few that was most looked for domestically.

The trust we got from our domestic clients encouraged

us to go further; for the time being,

we prove to be exporting to all corners of the

globe. The orders we received necessitated to

triple the manufacturing area.”

BENEKS is one of the renowned textile

machinery exporters of our country. Would you

share a bit of how this is made possible?

“Well, in fact, there are a few answers to it.

A quick pace of growth has never been an

option at BENEKS. All our operations were

very well planned and extended over time

including our export operations. We focused

our investments and budget specifically on

‘branding’. We took part in tens of sectoral

exhibitions organized in countries such as Brazil,

Peru, the US, Argentina, Vietnam, Colombia,

Egypt, Syria, Iran, Uzbekistan, Indonesia,

Pakistan, Bangladesh, India and China. We

had tens of sectoral and industrial magazines

worldwide publish our commercials. I believe

we are a company which spends the most on

commercials, promotion and publicity. Apart

from all that, we made surveys and researchers

on countries where textile industry is rich and

production is plenty. We paid visits to hundreds

of companies to scrutinize their production

processes and technologies. We did all we

could to determine and provide solutions to

needs and expectations on site. Today, we

are pretty qualified to export our machinery

worldwide as well as to immediately put our


PANORAMA 19

machines in operation. We have our dealers

and representatives in all the countries where

we sell our machines. All that we have been

doing has globally helped us to be recognized

as a company of reliability.”

Speaking of representatives, we know BENEKS is

the first Turkish machinery manufacturer, which

opened a branch in Uzbekistan. Why Uzbekistan?

“I have just mentioned that we looked into

countries where textile industry is huge. In

addition to that, we also did extensive market

research on countries where textile industry

has potential to develop. Uzbekistan, as is

common to all, is one of the countries where

cotton is widely grown and we noticed that

government of Uzbekistan and industrial

circles there had passion to process the

grown cotton rather than export it. We had

the feeling that serious investments would

take place with government subsidies. That

was how things started. We became the first

Turkish machinery manufacturing company

with its liaison office there. We set up our own

marketing and technical team as well. We

grew to be one of the high-capacity machinery

manufacturers. We also played a major

part in attracting many other Turkish textile

machinery manufacturers to this market. BE-

NEKS, sure, deserves praise in terms of market

domination of Turkish companies dealing

with dyeing and finishing machinery.”

bekistan’da şube açan ilk Türk tekstil makine

üreticisi olduk. Tamamen kendi pazarlama ve

teknik ekibimizi oluşturduk. Özbekistan’ın en

büyük makine tedarikçilerinden birisi haline

gelirken, birçok Türk tekstil makine üreticisinin

de zamanla bu pazarda varolmasına ön

ayak olduk. Bugün özellikle boya ve apre

makinelerinde Türk firmalarının pazarda

hakimiyeti varsa bunun en önemli nedeninin

BENEKS firması olduğu açıktır.”

Yine ihracatla ilgili olarak bir sorumuz olacak.

Güney Amerika ülkelerine en çok ihracat

gerçekleştiren Türk firmalarının başında BENEKS

geliyor. Sizin için zor olmuyor mu?

“BENEKS olarak öncelikli hedeflerimizden birisini

ihracat olarak belirlemiştik. Eğer öncelikli

hedeflerinizden birisi eğer ihracatsa karşınıza

çıkabilecek her türlü zorluklarla mücadele

edebilecek yetenek, kapasite ve teknik alt yapıya

sahip olmanız gereklidir. Söyleşimizin başlarında

belirli bir program dahilinde ihracata

start verdiğimizden bahsetmiştim. Zorluklarla

mücadele edebilme kabiliyetine ve teknik

altyapıya sahipseniz Brezilya ve Mısır’a veya

İran’a yaptığınız ihracat arasında hiçbir fark

olmuyor. Tek bir farkı var; o da birisine 3 saatte

ulaşıyorsanız birisine 10 saat. Bir de teknoloji

şimdi oldukça gelişti. Uzaktan erişim oldukça

kolay. Ülkeler arası ulaşım daha kolay ve daha

sık uçuşlar gerçekleşiyor. Önemli olan sizin bir

şeyi ne kadar çok istediğinize bağlı.”

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


20

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Teknik alt yapı kabiliyetinden bahsettiniz.

Korona virüsü nedeniyle tüm dünya pandemi

sürecine girdi. İhracatta bir düşüş yaşadınız

mı? Ayrıca teknik servis veya makine kurulum

ve devreye alımlarda bir sıkıntı yaşadınız mı?

“Öncelikle Korona salgınına değinmek istiyorum.

1,5 milyona yakın kayıtlı insanın hayatını

kaybettiği bir hastalıktan veya salgından

bahsediyoruz. Kendisi küçük ama sonuçları

oldukça ağır ve ciddiye alınması gereken bir

hastalık. Devletlerin önlem almakta geciktiğini

düşünüyorum. Türkiye olarak ise iyi

başladığımız ve iyi yönettiğimiz bir pandemi

süreci oldu. Yalnız Eylül ayı itibarıyla kontrolü

kaybettiğimizi düşünüyorum. Bugün Almanya

başta olmak üzere birçok ülke bu salgın

nedeniyle ekonomik mücadelenin zorlaştığını

söylüyor. Maalesef dalga dalya yayılıyor ve

ciddi önlemler alınmaz veya toplum olarak

daha duyarlı olmazsak hem işletmelerimiz için

hem de ülkemiz için ekonomik yıkımları ağır

olacaktır. Maske, mesafe ve temizlik başlıkları

altında toplanan korunma yöntemlerine

uymuş olsak bu virüs bu kadar yayılmayacak.

BENEKS olarak kendi önlemlerimizi aldık ve

özellikle çalışma arkadaşlarımızı bu konuda

uyararak bilinçli hareket etmelerini sağlıyoruz.

Sorunuzun cevabına gelecek olursak sokağa

çıkma yasakları hariç diğer dönemlerde ciddi

bir iş gücü kaybı yaşamadık. Belirli bir çalışma

düzeni oluşturarak personellerimizin toplu iletişiminin

önüne geçtik. Yurt içerisinden ve yurt

dışından aldığımız siparişlerimizi de normal

teslim terminlerine uygun bir şekilde üretmeye

devam ettik. Kurulum ve devreye alımlarda

da çok ciddi bir sıkıntı yaşamadık. Özellikle

yurt dışı temsilciliklerimiz aracılığıyla doğabilecek

birçok sorunun önüne geçtik. Haziran ayı

itibarıyla kısmi de olsa seyahat kısıtlamalarının

One more question regarding export: BENEKS

is on top of the list of Turkish companies

exporting machinery to countries in South

America. Is it not difficult for you?

“ One of the founding principles of BENEKS was

to focus on export. If such is the case, then,

you have to be fully armed and ready to fight

against all the challenges that you possibly

confront in terms of technical substructure,

capacity and risks that need to be eliminated

with your ability. At the onset of our interview,

I referred to a program that shaped our export

planning. If you have the ability to face difficulties

in anyway, it doesn’t matter where you

export your product; Brazil, Egypt or Iran. They

are all the same. One difference, though, is

time zones. You arrive in one in 3 hours while

you reach the other in 10 hours. Luckily, the

technology has improved greatly; online connection

is quite easy; international flights are

much easier and more often than ever. What

is important is how much you are passionate

about making what you want happen.”

You have mentioned your technical

substructure. You know, there is this virus thing

that hit the whole world. Have you suffered a

loss at your export volume? Have you gone

through any drawbacks in regard to technical

issues or putting the systems in working order?

“I’d like to mention a bir about this virus issue

that claimed nearly 1,5 million lives. The virus,

itself, is tiny but consequences are harsh which

needs to be taken pretty seriously. I assume

governments were late in acting against it.

However, Turkey, in general, was cautious and

fast enough to manage such a disastrous pandemic.

Yet, my present belief is a bit contrary,

that we’ve lost control, to a certain extent, as

of September. A lot of countries, Germany included,

have stated that it’s getting more and

more demanding economically to fight against

the pandemic. Unfortunately, it’s spreading

on a large scale and unless taken much more

seriously by governments and people, there

will be devastating consequences not only for

people, themselves, but also for global economies.

If people go by the rule, ‘mask, distance,

and hygiene’ it won’t go further than where

it is now. BENEKS has taken serious measures

in terms of putting principles out to protect all

our personnel and their families to make sure

no one gets infected. As for the answer to your

question, we haven’t had much of workforce

loss except lockdown period. We were organized

in such a way that mass congregations

were avoided. We managed to produce orders

coming from domestic and international

markets to fulfill our commitments in due dates.


22

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

kalkmasıyla çalışma arkadaşlarımızı çok fazla

riske atmadan öncelikli yapılması ve bitirilmesi

gereken işlere yönlendirdik. Yani pandemi

sürecini iyi yönettik diyebilirim.”

Tekstil Makine ve Yan Sanayisi üreticilerini

tek çatı altında toplayan TEMSAD Derneğinin

kurucularından birisi olmanızın yanı sıra etkin

olarak görev almaktasınız. Bizlere TEMSAD ve

işlevleri hakkında bilgi verebilir misiniz?

1988 yılında BENEKS firmasını kurduğumuzda

tekstil makine ve yan sanayisinde çok fazla

üretici firma yoktu. Makine alımlarında ithalata

bağımlılık hakimken üç beş tane makine üreticisi

de yerli tekstil sanayicisine kendisini ispat

etme derdindeydi. 1990’lı yılların başında ise

sektörde bizim gibi yeni kurulmuş birkaç firma

temsilcisiyle yurt dışı fuarlarını ziyaret etmeye

başladık. Özellikle ITMA Fuarında Avrupalı

firmaların çalışmalarını yakından takip ederek,

sektörde elde ettikleri başarıların nedenlerini

araştırma yoluna gittik. Kurmuş oldukları

derneklerle güçlerini birleştirerek ortak kararlar

aldıklarını, ihracatta karşılaştıkları sorunlarda

ortak akıl yürüttüklerini, sorun odaklı değil

çözüm odaklı, etik kurallar dahilinde rekabet

ettiklerini gördük. 1998 yılında Kahramanmaraş’ta

düzenlenen tekstil makineleri fuarında

sektörde faaliyet gösteren ve birçoğunu

Boya-Apre makine üreticilerinin oluşturduğu

isimlerle TEMSAD Derneğinin temellerini attık.

Kurucu heyetin içerisinde yer aldığım gibi 1998

yılından itibaren 22 yıldır kesintisiz olarak Başkan

Yardımcılığı görevini yürütüyorum. TEM-

SAD Derneğinin kuruluşu o günün şartlarında

bir gereksinimdi. Kuruluşta yer alan firmaların

yaşamış oldukları sorunlar ortaktı. Neredeyse

hepimiz benzer sorunlarla karşı karşıya kalırken,

zorluklarla ve sorunlarla kendi imkanlarımız

imkanında mücadele edebiliyorduk. Öncelikle

zorluklar nelerdi diye bahsedecek olursak iç

pazarda ithalata bağımlı olan sektörümüze

yerli makineleri kabul ettirmek oldukça güçtü.

Kalite ve teknoloji olarak Avrupalı rakiplerimizle

aynı standardı yakalamamıza rağmen maalesef

makine satma sıkıntısı yaşıyorduk. Kısaca

yerli tekstil makine üreticisine yerli sanayicinin

güveni yoktu. Öncelikle bu sorunu aşmamız

gerekliliği bilincindeydik.

Bir diğer nedense ihracat yapan ve yurt dışında

sorun yaşayan firmalarımız vardı. Maalesef

bireysel olarak sorunlarına çözüm üretemedikleri

gibi çözüm üretecek bir muhatapta bulamıyorlardı.

Parasını alamayan, makinesini sevk

edemeyen, ihracatın ne olduğunu ve nasıl

yapıldığını bilmeyen firmalarımız vardı. Devlet

desteği diye bir şey söz konusu olmadığı gibi

tekstil makine sektörünü bilen yoktu. Yani sizin

Installations and putting the systems in working

order was more or less the same. We managed

to eliminate potential risks before it’s too late,

thanks to our international representatives. As

of June when travel bans were suspended, we

had our personnel immediately deal with commitments

that need priority without putting

their lives at risk. In short, I can claim we were

successful in managing the pandemic.”

You are a co-founder and an active

participant of TEMSAD, the Association of

Textile Machinery and Accessories Industry.

Would you tell us more about TEMSAD and

what it means to the sector?

“ When we founded BENEKS in 1988, there were

not many textile machinery and spare parts

manufacturers. There was heavy dependence

on imported machinery and just a small

number of local companies were trying hard

to prove themselves in the eyes of local textile

industry. As of 1990, a few promising and newly

founded companies began to pay visits to sectoral

fairs abroad. We learned a lot, particularly

at ITMA, where we examined their ways of success.

We found out that they made mutual decisions,

worked out export problems they faced

by way of setting up sectoral associations and

combining their powers. We noticed that they

competed fairly and evaluated the issues with

a solution-based approach rather than problem-based

attitudes, fully abiding by ethical

values. It was 1988, when a group of companies

which participated in a fair held in Kahramanmaraş,

most of which were textile dyeing and

finishing machinery manufacturers triggered

the foundation of TEMSAD, of which I am one of

the founding members and since then, I have

been the vice president for 22 years.

Foundation of TEMSAD was inevitable under

the circumstances then, because the problems

that were suffered were, more or less, the same.


PANORAMA 23

Companies were struggling to withstand similar

difficulties in their individual power. Speaking

of the problems, the primary problem was to

persuade the sector which was heavily dependent

upon imported machines to switch back

to domestically made ones. Even though the

quality and technology of domestically made

machines were equal to European ones, we still

had a hard time selling machines of our own to

our own people. In short, there was mistrust on

local manufacturers, which we knew had to be

terminated. Another painful problem was multi-faceted.

We had companies that confronted

in export issues abroad and that they wouldn’t

find an official solution provider. They wouldn’t

get paid in return for the machinery they exported.

They didn’t know export laws and procedures.

Let alone government subsidies, which

were almost nonexistent, nobody knew about

us, the textile machinery manufacturers among

government institutions such as Exporters Unions

or Undersecretariats of Ministries. Foundation of

TEMSAD followed a surge of voluntary efforts by

all the members. We defined problems faced;

we never got tired of paying visits to authorities

only to find a respondent in charge. Thanks to

the advantages of being united under an association,

we strived hard to publicize our companies

on every platform possible. We gradually

became known both domestically and abroad,

followed by cooperation with international

associations. All that endeavor helped manufactures

to gain trust in themselves at domestic

market as their marketshare was rising steadily.

Those that managed to export their products

encouraged plenty of others to look into their

businesses from a different perspective. We

organized ample amount of cooperation with

both local and international fair organizers

under the coordination of TEMSAD. We were

the major participant of ITM Turkey and Turkish

companies occupied the biggest area with highest

number of participation at fairs in India and

Bangladesh and many others that followed. We

became one of the top 3 ITMA participants of

four fairs in a row. That’s how we became one

of the primary machinery manufacturers in the

world. Despite the fact that certain companies

proved individual achievements at ITMA

fairs, TEMSAD’s share in helping others to obtain

government subsidies and doing successful business

through those fairs should not be underestimated.

Last but not least, company representatives

that work for TEMSAD voluntarily are here

only for the best interest of Turkish textile and

machinery industry, not for the benefit of their individual

companies. I deeply hope TEMSAD will

always remain solid and standing as what it is

now as a globally prestigious association ever.”

anlayacağınız bizlerin varlığından bile haberdar

olmayan müsteşarlıklar, İhracatçı Birlikleri vardı.

TEMSAD Derneğinin kuruluşunu tamamladıktan

sonra gönüllülük esasına dayalı bir

çalışma içerisine girdik. O günün sorunlarının

tespitini yaparak öncelikle yurt içerisindeki

yetkililerin kapılarını defalarca çalarak kendimize

sorunları çözecek muhatap aradık.

Dernekleşmenin verdiği avantajlarla firmalarımızı

ve üretimlerini değişik platformlara taşıdık.

Yurt içerisinde bilinen ve prestiji artan bir

dernek haline gelirken yurt dışındaki benzer

kuruluşlarla iş birliklerine gittik. İç pazarda firmalarımızın

Pazar payları arttıkça kendilerine

olan güvenleri de artışa geçti. İhracat yapma

başarısı yakalayan firmalar, diğer firmalara

da cesaret vermeye başladı. Birçok yurt dışı

ve yurt içi fuar organizatörü ile TEMSAD çatısı

altında iş birlikleri geliştirildi. Yurt içerisinde ITM

Fuarı, yurt dışında ise Hindistan’dan Bangladeş’e

birçok ülkedeki fuarın en büyük katılımcı

ülkesi Türkiye oldu. ITMA Fuarlarında 2007

yılından itibaren son 4 fuarda ilk 3 ülke arasına

girerek dünyanın en büyük makine üreticisi

ülkelerinden birisi haline geldik. Tabi ITMA Fuarlarında

bireysel olarak bazı firmaların kendi

başarısı söz konusu olsa da Devlet destekleri

ve teşviklerinde TEMSAD Derneğinin girişimleri

bu başarıların elde edilmesini sağlayan en

önemli unsurlardan biri haline geldi.

Son olarak dernek faaliyetlerimizle ilgili şunu

belirtmek isterim. Burada görev alan firma

temsilcilerinin tamamı kendi menfaatleri için

görev almazken, hepimizin ortak amacı Türk

tekstil makineleri sektörünün başarısıdır. Umarım

ilerleyen yıllarda TEMSAD Derneği tekstil

sektörü içerisinde uluslararası alanda faaliyet

yürüten dünyanın en prestijli derneklerinden

birisi haline gelecektir.”

Az önce Devlet destekleri ve teşviklerden

bahsettiniz? BENEKS destek veya teşvik

paketlerinden yararlandı mı?

“Güzel bir konuya değindiniz. BENEKS firmasının

bir mühendislik firması olarak kurulmasının

verdiği avantajlarla Ar-Ge çalışmalarına

önem verdiğine değinmiştik. TÜBİTAK ile ortak

Ar-Ge projesi geliştirerek TÜBİTAK desteklerinden

yararlandık. Yine KOSGEB Desteklerinden

zaman zaman yararlandığımız oluyor. Teşvik

almadık yalnız yurt dışı uluslararası fuar katılımlarımızdan

dolayı İhracatçı Birliklerinin verdiği

Fuar Katılım Desteklerinden yararlanmaktayız.

Buradaki destek oranları bizler için yeterli mi

diye soracak olursanız aslında oldukça yetersiz.

Mesela 2019 yılında Barcelona’da ITMA Fuarı

düzenlendi. Aldığımız destek miktarı yer kirasını

bile karşılamayacak bir oranda kaldı. İhracatçı

firmalar için bu oranların artırılması gerekiyor.”

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


24

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Tekstil makineleri ihracatında 2020 yıl sonu

ön görüsü 1 Milyar Dolar olarak açıklandı.

Gerçekleşme ihtimali nedir? Tekstil makineleri

ihracatı ithalatı karşılayabilecek mi?

“Türk tekstil makine sanayisi son on yıl içerisinde

büyük bir aşama kaydetti. Özellikle

ihracatta yakalanan başarı komple tekstil endüstrisinde

kullanılan makinelerin üretiminden

kaynaklı değil. Burada bir ayrım yapmak gerekiyor.

Tekstil makinelerinde yapılan ihracatın

% 60’dan fazlasını boya ve apre makineleri

oluşturuyor. Ayrıca ülkemizde yapılan tekstil

makine yatırımlarında ithalatı karşılayan tek

ürün grubumuz da boya ve apre makineleridir.

Son dönemde de parça, metraj ve diğer

baskı makineleri de bir sıçrama içerisindeyiz.

İthalata baktığımız zaman ise iplik, dokuma,

düz ve yuvarlak örme makinelerinde halen

ithalata bağımlıyız. Tekstil makinelerinde 2019

yılında 300 milyon dolar civarında dış ticaret

açığı verdik. Bu açığın temelini üretimini yapamadığımız

veya yapmadığımız makineler

oluşturuyor. Şu anda tekstil makineleri ihracatında

bir artış söz konusu ama ithalatında

da artış sürüyor. Geçtiğimiz günlerde TEMSAD

Derneği olarak açıkladığımız bir rapor var.

Bu raporu incelediyseniz eğer iplik, dokuma,

örme, triko, konfeksiyon, nakış ve dijital baskı

makineleri ithalatında çok ciddi artış söz

konusu. Eğer biz bu makine gruplarında kendi

üretimlerimizi yapamazsak maalesef sadece

boya ve terbiye makineleriyle aradaki makası

kapatamayız. Sanayici-Devlet işbirliğini geliştirir,

Ar-Ge çalışmalarında ortak akıl yürütürsek

üretilmeyen makineleri de üretmeye

başlayacağımızdan eminim.”

Speaking of government subsidies, has BENEKS

ever benefited from them?

“We developed mutual projects with and received

subsidies granted by TUBITAK, the Scientific

and Technological Research Council. There

are times we have benefited from KOSGEB

subsidies, the Small and Medium Scale Enterprises

Development Organization. We have also

received subsidies from Exporters Unions to

compensate our fair participation costs. Is the

financial aid given enough? Not at all; for instance,

the financial help granted for Barcelona

2019 didn’t even suffice the cost of the fair area

specified for us. The budgets as such should

certainly be raised to meet the needs.”

The export forecast of textile machinery in 2020

is $1 billion. How likely is it to happen? Do you

think machinery export will outdo the import?

“Turkish textile machinery industry has made

remarkable progress over the last decade;

however, the improvement attained at export

doesn’t solely depend on manufacturing of

machinery used at textile industry. One needs

to tell the difference there. More than 60%

of textile machinery export is of dyeing and

finishing machines. They are the only machinery

range that makes up for import. Recently,

there is a growing trend in manufacturing of

piece, quantity and other printing machines.

We are still fairly dependent on import in terms

of yarn, weaving, flat and round weaving machinery.

Foreign trade deficit that was caused

by textile machinery was 300 million $ in 2019,

basically because of the fact that we do not

manufacture them; therefore, we had to meet

the demand by mandatory import. Presently,

textile machinery export is on a growing trend;

so is import. TEMSAD has recently published a

report; you must’ve seen it. There is a gigantic

increase at the import of yarn, weaving

knitting and knitwear, ready-made, embroidery

and digital printing machines. If we do

not take immediate measures to manufacture

them, I regret to say that we can’t fill the gap

just by manufacturing dyeing and finishing

machines. I am hop ful ant confident that we

should be able to start manufacturing those

machines on condition that we should enhance

the cooperation between industrialists and

government agencies as well as act on mutual

grounds in terms of R&D endeavors.”

Are you and our tectile machine industry

competitive enough against foreign companies?

“Turkish textile machinery manufacturers can

manufacture top-quality, world-class machines.

In various machinery ranges, we do

have companies that can outdo European


26

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

İhracatçı bir firma olarak yabancı firmalarla

rekabet edebiliyor musunuz?

Bugün Türk tekstil makinecisi birçok ürün grubunda

dünyanın en iyi ve en kaliteli makinelerini

üretiyor. AB standartlarının üzerinde üretim gerçekleştiren

işletmelere sahibiz. Fiyat, kalite, teknik

hizmetler konusunda gerekli rekabet koşullarını

sağlıyoruz. Türk firmalarının tek bir eksiği vardı o

da markalaşma. Şu anda iyi markalara sahibiz

ve marka olmanın verdiği avantajla istediğimiz

pazara makine satabilirken şartları da artık bizler

belirlemeye başladık. Rekabette şartlar bizim

lehimize gibi görülse de rekabet şansını azaltan

unsurlarda mevcut. Nedir bu diye soracak olursanız

Avrupalı makine üreticileri Ar-Ge çalışmalarını

üretimlerinin bir parçası haline getirdiler

ve sürekli yeniliklerle tekstilcinin karşısına çıkıyor.

Şimdi sürdürülebilir üretimlere yönelik teknolojiler

tercih edilmeye başlandı. BENEKS olarak bundan

yıllar önce çevre, insan, enerji kaynaklarının

tasarruflu kullanımı gibi birçok etkenin üretimlerin

bir parçası olacağını tahmin ederek sürdürülebilir

teknolojilerin kabul göreceğini biliyorduk.

Kumaş boyamadan yıkamaya kadar sürdürülebilir

üretimler için prosesler geliştirdik ve rakiplerimizin

bir adım önüne geçtik. Şu anda rekabette

teknoloji en önemli belirleyici.”

Peki tekstil makine sektöründe nitelikli iş gücü

istihdamı nasıl?

“Türk tekstil makine sektörünün temellerinin

oluşumunda usta kalfa ilişkisi ön planda. Türkiye’de

tekstil makine üretimi kişilerin mühendislik

bilgileriyle değil değişik firmalarda operatör

veya teknik personel olarak kendilerini yetiştirerek

zamanla makine üretme isteği ve arzularıyla

ile başlamıştır. Üniversitelerde ilgili bölümleri

bitiren makine, elektrik ve tekstil mühendislerinin

de zamanla üretime katılmasıyla daha profesyonel

hale gelmiştir. Hedefleri olan işletmeler

nitelikli personeller yetiştirme konusunda istekli

ve arzulu davranmış, özellikle mühendis kadrolarını

güçlendirmişlerdir. Aslında ihracatta başarılı

olan işletmelerin büyük çoğunluğu da nitelikli

personelleri bünyesinde barındıran işletmelerdir.

Yalnız son dönemde sektörde nitelikli personel

yetişmiyor diyebiliriz. Bu konuda okul-sanayi iş

birliği konusunda ciddi girişimlerimiz oldu. Bu girişimden

öteye gitmedi. Eskiden meslek liselerini

bitirenler şimdi ki mezunlardan daha donanımlı

ve çalışma hayatına girişi hızlı oluyordu. Şimdi ise

okullarda uygulamalı eğitimin azaldığı gibi uzun

süren staj süreleri ortadan kalkmıştır. Emek yoğun

bir sektör bizimki. Ağır sayılabilecek bir iş yoğunluğumuz

var ve şimdiki jenerasyon bunun bilincinde

olduğu için eğitimde de meslek lisesini

tercih etmiyor. Bugün meslek liselerinin büyük bir

kısmında öğrenci yok. Olsa da iki yıllık veya dört

yıllık örgün öğretimlere geçiyorlar ve çalışma

standards; pricing, quality, technical services

and all, but one issue, which is ‘branding’. We

have renowned brands. Taking advantage of

having renowned brands, we can sell machines

at any market with conditions that we,

ourselves, set. The present situation appears

to be satisfying; yet, there are drawbacks,

too, that attenuate our competitive capacity.

European machinery manufactures adopted

R&D endeavors as an indispensable part of

their manufacturing processes long ago. They

always serve clients with innovative approaches.

Now, there’s a growing trend towards

technologies based on sustainable manufacturing

processes. We, as BENEKS, knew years

ago that factors such as environment, human

and economical consumption of energy and

other natural resources would be considered

precious in the future and that sustainable

technologies would stay forever. With that

foresight in mind, we developed sustainable

manufacturing processes which helped us get

ahead of our rivals. Technology is certainly the

primary determinant of competition now.

How about qualified workforce at textile

machinery industry?

“As you know, the foundation of Turkish textile

machinery is based on ‘master-apprentice’

relation. Textile machinery manufacturing

didn’t start with engineering-based culture

but with passionate operators or technical

staff who got experience at the industry.

Those people wanted to make machines.

Things, later on, became more professional

as mechanical, textile or electrical engineers

who graduated from relevant universities started

to play roles in the industry. Companies

with solid corporate objectives were eager

to provide educated and trained personnel,

particularly engineers with more and more

on-the-job training. To tell the truth, companies

which proved successful at export

were companies which employed qualified

personnel; yet, I regret to say that the industry

lacks qualified employees recently. Regarding

this very issue, we had serious endeavors

in terms of academic-industry cooperation

but that didn’t go as planned. In the past,

vocational high school graduates were more

qualified than present graduates and their

participation in working circles was much

quicker but now hands-on training at schools

and apprenticeship periods are much less.

This sector of ours is labor-intensive, which is

heavy. Being aware of that, present generation

do not prefer to admit to vocational

schools. Some vocational high schools can’t

even find students. Those who admit prefer to


PANORAMA 27

go on their further training at colleges, which

delays their participation in the workforce. It

takes them quite a while to gain experience.

Even if they start to work at a company, they

don’t stay there much. It’s my prediction that

there will be a huge need to qualified personnel

at textile machinery industry in upcoming

years. I deeply hope and express my anticipation

that there is need to slight educational

reforms which aim to attract students to

vocational high schools. Steps must be taken

before it’s too late. We have lost a decade;

machinery manufacturing industry cannot

afford to lose yet, another one.”

To conclude, would you please finalize

your comments by summing up the present

situation of Turkish textile industry today? how

is our sector holding up?

“It’s a cliché; Turkey is a country of textile, from

east to west. Second or third generations took

charge at companies. Now, we can call textile

industry as ‘job of our ancestors’. We are the

biggest textile and ready-made supplier and

producer in Europe. We simply have a say in

global textile just like China Bangladesh, India

and Pakistan. Due to the recent pandemic, we

became the number one supplier to European

and US needs. As aforementioned, there are

huge investments. There are not many newly

founded companies; yet, there are plenty of

those who have enhanced their production

capacities. The due dates at machinery

manufacturers were 6-7 months for which

manufactures made immediate attempts to

invest more, which is good news but unless

such processes are wisely planned, irrevocable

consequences may appear.”

We are grateful to Hüseyin Birben,

the Chairman of BENEKS for his precious

insights and comments about the industry.

BENEKS’s machinery range:

Eco compact HT fabric dyeing machinery,

Fabric dyeing machinery,

Apreban pre-dryers for stenters,

Roller dryers,

Rope opening/slitting/squeezing machinery,

Balloon squeezers,

Tube slitting machinery,

Spreading plaiting machinery for wet fabric,

Wet fabric reversing machinery,

Dry fabric reversing machinery,

Centrifugal machines,

Collar squeezers with drum dryer,

Tumbler dryers,

Edge sewing machinery,

Fabric preparation machinery,

Lab sample washers,

Printing dye kitchen and equipment...

hayatına geçişleri uzamakta. Bazı şeyleri öğrenmeleri

gecikiyor ve bir yerde çalışmaya başlasalar

da uzun süreli tutunamıyorlar. Bu durum

tekstil makine sektöründe önümüzde ki yıllarda

nitelikli personel sıkıntısının yaşanmasına neden

olacaktır. Eğitim sisteminde küçük dokunuşlu

reformlarla meslek liselerini cazip hale getirebilirsek

bu sorunun çözüleceğini umut ediyorum.

Ama geç kalınmadan müdahale edilmeli. Kayıp

giden bir on yılımız var ve imalat sektörü bir on yıl

daha kaybedecek bir durumda değil.”

Son olarak Türk tekstil sektörünün durumunu

bize özetler misiniz? Sektörümüzü nasıl

görüyorsunuz?

“Klasik oldu artık “Türkiye bir tekstil ülkesidir”

cümlesi. Ama doğru. Doğusundan batısına

hemen hemen her bölgesinde tekstil üretimi

mevcut. 2.3. jenerasyonlar üretimde görevleri

devralmaya başladı ve ülkemizde de yavaş yavaş

tekstil ata mesleği demeye başladık. Tekstil

ve konfeksiyon üretiminde Avrupa’nın en büyük

üreticisi ve tedarikçisiyiz. Çin, Pakistan, Hindistan,

Bangladeş gibi ülkelerle birlikte de dünyada söz

sahibiyiz diyebilirim. Son korona virüsüyle birlikte

de özellikle de AB ve ABD pazarlarında oluşan

ihtiyaçların karşılanacağı en önemli tedarikçi

ülke konumuna geldik. Az önce tekstil makineleri

ithalatı konusunda da değindiğim gibi çok ciddi

yatırımlar söz konusudur. Yeni kurulan işletme sayımız

az ama kapasite artırımına giren fabrikalarımızın

sayısı oldukça fazla. Makine üreticilerimizde

terminler 6,7 ayları bulmaya başladı. Teslim

tarihlerini kısa tutmak için makine üreticilerimizde

yatırımlara yöneldiler. Bu sevindirici bir gelişme

ama planlı bir büyüme içerisine girmezsek telafisi

mümkün olmayan yaralar açabiliriz.”

Biz de sektörle ilgili vermiş olduğu bilgiler için

BENEKS Yönetim Kurulu Başkanı

Sayın Hüseyin Birben’e teşekkür ederiz.

BENEKS Tarafından üretimi yapılan

makineler ise şunlardır;

HT Kumaş Boyama Makineleri,

Kumaş Yıkama Makineleri,

Ön Kurutma Makineleri,

Baraban Kurutma,

Balon Sıkma Makinesi,

Halat Açma & Kesme & Fular Hattı,

Tüp Kesme Makinesi,

Yaş Açma Makinesi,

Islak Ters Çevirme Makinesi,

Kuru Ters Çevirme Makinesi,

Santrifüj Makinesi,

Yaka Sıkma Makinesi,

Tumbler Tip Kurutma Makinesi,

Kenar Dikme Makinesi,

Top Açma Makinesi,

Laboratuvar Numune Yıkama Makinesi,

Komple Baskı Boya Mutfağı.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


&

Halat Açma & Kesme & Sıkma

Makinesi

(Enzim Yıkama Üniteli)

Rope Opening & Slitting &

Squeezing Machine

With Enzym Wash Unit

2019 Yılı Makine Sektörü

YILIN İNOVASYON MARKASI

Ödülü Kazananı

Winner

INNOVATION BRANDS OF 2019

of Machine Sector

www.beneks.com


EcoCompact

HT Kumaş Boyama Makinesi

HT Fabric Dyeing Machine

2019 Yılı Makine Sektörü

YILIN İNOVASYON MARKASI

Ödülü Kazananı

Winner

INNOVATION BRANDS OF 2019

of Machine Sector

www.beneks.com


30

PANORAMA

Dünya kalitesi

Türkiye’de

üretiliyor

World class

quality produced

in Turkey

Özellikli ve kritik öneme sahip

jakarlı dokumacıların ara ürünü

olan Jakar iplerinin Türkiye’de

üretimini gerçekleştiren Ekoteks’in

asıl hedefi ise, döviz çıkışını

engellemek ve ülkemize döviz

kazandırmak.

Primary objective of Ekoteks,

producing jacquard yarn, which

is critically important as a byproduct

for jacquard weavers in

Turkey is to stop foreign currency

leakage, thus provide inflow.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

30 yılı aşkın süredir tekstil sektöründe iplik

makinaları ve jakarlı dokuma alanında

hizmet veren Ekoteks, piyasada markası ve

kalitesiyle ön plana çıkıyor. Jakar aksesuarları

ve hazır dizimler üzerine Ekowire markasıyla

tanınan Ekoteks, şimdi de Jakarlı dokumada

kullanılan jakar ipliklerini kendi bünyesinde

üreterek Ekocord markasıyla dikkat çekiyor.

Türkiye’de bir şeylerin üretilebiliyor olduğunu

göstermek için daha teknik bir ürün olan

jakar iplerinin üretimini gerçekleştirmeye

karar verdiklerini vurgulayan Ekoteks Yönetim

Kurulu Üyesi Cengiz Nalbant, yaşanan süreç

ve çalışmaları hakkında bilgi verdi.

Engaging in yarn looms, accessories and jacquard

machinery for over 30 years, Ekoteks stands

out with its attention to quality. Renowned amids

textile circles with jacquard accessories and

ready-complete harnesses for its unique brand,

‘Ekowire’, Ekoteks now produces jacquard yarns

used at jacquard weaving with its brand-new,

‘Ekocord’. Underlining the fact that Turkish

textile industry is fully capable of ‘making things

possible’ by producing jacquard yarns, which is

a technically more demanding process Cengiz

Nalbant, a board member of Ekoteks kindly

gave us an interview to let us know more about

the processes they went through.


PANORAMA 31

Production in line with european standards

“We made a corporate decision to locally

produce jacquard yarns which we used to

be outsourced earlier. Substructure of the

investment was initiated two years ago with

feasibility studies to see if we could produce

such a product. Because it was a technically

demanding product, we considered

it a challenge and decided to produce it

domestically. Subsequent to initial feasibility

came R&D and P&D (production and

development) steps. In the meantime, we

were financially granted by KOBI (Small and

Medium-sized Enterprises) Investment Fund.

It was Ekoteks’ very first project subsidized by

the government. We managed to successfully

finalize it in 2019. We were just getting

ready to launch it at ATM 2020, which was

going to be held in last June; but we had to

put the introduction of it to a later date due

to the notorious pandemic. Having a costly

initial investment as such, the project requires

a thorough integration of weaving looms,

dyeing and finishing processes. For the time

being, our monthly capacity is 1 tonne. We

are committed to increase it by enriching our

machine range, which will allow us to meet

the demand coming from both domestic

and international markets. We have been

producing jacquard yarns, a technically

more demanding process to prove that we

are competent enough to produce such difficult

products. Since we have been the user

of the product, we already knew very well

how the product must be like. The product

we have been producing equals to European

rivals and standards. We are receiving

satisfactory feedback about the products

offered to the market. The material used sure

needs to be the highest quality in compliance

with globally acknowledged standards.

AVRUPA STANDARTLARINDA ÜRETİM

“Daha önce yurt dışından aldığımız ve kendi

bünyemizde kullandığımız jakar iplerini yerli

olarak üretmeye karar verdik. Bu yatırımın

altyapısına iki yıl önce başladık. Biz bu ürünü

yerli ve milli olarak üretebilir miyiz diye fizibilite

çalışmalarına başladık. Teknik bir ürün olduğu

için biz bu ürünü ülkemizde üretmeye karar

verdik. Fizibilite çalışmasından sonra Ar-Ge ve

Ür-Ge çalışmaları başladı. Ayrıca bu arada

KOBİ girişim projesinden destek aldık. Ekoteks

olarak devlet destekli ilk projemiz bu oldu.

2019 yılı içerisinde projemizi tamamladık ve

projemiz başarılı olarak kabul edildi. Geçtiğimiz

Haziran ayında düzenlenecek olan ITM

2020 fuarında ilk lansmanımızı yapacaktık

fakat pandemiden dolayı fuar iptal olunca

tanıtımımız biraz ötelenmiş oldu. İlk yatırım maliyeti

yüksek olan projede örgü makinalarının

yanı sıra boya ve terbiye sistemi en iyi şekilde

entegre olması gerekir. Şimdilik aylık kapasitemizi

1 ton olarak söyleyebilirim; bu kapasitemizi

mevcut makine parkuruna ilaveler ile artırmayı

planlıyoruz. Böylece hem iç piyasaya

hem de yurtdışına yeteri kadar ürün sunmayı

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


32

PANORAMA

We made a decision to produce by-products

widely used in the making of home textile,

tulle, drapes, towels, narrow wovens, labels

and automotive upholstery. We are keen

on researchers and endeavors to better the

product. Since it’s an imported product, a

great deal of foreign currency gets out of the

national budget. What we are determined to

realize is to stop it and reverse it otherwise.”

A critically important product with high

quality specs

Pinpointing the fact that it was once an

imported product, Cengiz Nalbant highligh-

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

hedefliyoruz. Türkiye’de bir şeylerin üretilebiliyor

olduğunu göstermek için daha teknik bir

ürün olan jakar iplerinin üretimini gerçekleştiriyoruz.

Daha önceden biz bu işin kullanıcı

kısmında olduğumuz için ürünün nasıl olması

gerektiğini çok iyi biliyorduk. Üretim kısmını da

bilgi birikimi, tecrübe ve Ar-Ge çalışmalarıyla

öğrenmiş olduk. Şu anda üretimimizde olan

ürün, Avrupa’daki ürünle aynı kalitededir.

Piyasaya sunduğumuz ürünlerin geri dönüşleri

olumlu bir şekilde geliyor. Kullanılan malzemelerin

dünya standartlarında ve yüksek kalitede

olması çok önemli. Ev tekstili, tül, perde, havlu,

dar dokuma, etiket ve otomotivde kullanılan

koltuk döşemeleri gibi ürünlerin üreticisi olan

firmaların kullandığı ara malzemeyi temin

etmek için üretim kararı aldık. Daha iyisini

yapabilmek için araştırma çalışmalarımız da

devam ediyor. Yurt dışından ithal edilen bir

ürün olduğu için yurtdışına yüklü miktarda

döviz çıktısı oluyor. Bizim asıl hedefimiz döviz

çıkışını engellemek, sonrasında ise ülkemize

döviz kazandırmak” dedi.


34

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

ÖZELLİKLİ VE KRİTİK ÖNEME SAHİP BİR ÜRÜN

Yurt dışından ithal edilen bir ürün olması nedeniyle

yüklü miktarda döviz çıktısı olduğunu belirten

Cengiz Nalbant, “Bu ürün şimdiye kadar yurtdışından

ithal ediliyordu. Türkiye’de üretimi yok. Bütün

imalatçılar yurtdışından temin ediyordu. Jakarlı

dokuma tezgahını kurduğunuz zaman ara ürün

olan jakar iplerini mutlaka kullanmanız gerekiyor.

Jakar ipleri olmadan üretim yapmanız mümkün

değildir. İmalatta kullanılan bu jakar iplerinin

de her 4-5 yıl gibi aralıklarla yenilenmesi lazım.

İşletme şartlarına bağlı ürünün ömrü değişiyor.

Havajetli dokumada minumum 4 yıl, rapierli

dokumada ise 5 yıl gibi kullanım ömrü var. Zaman

içerisinde aşınma başlıyor ve tezgah veriminde

düşme oluyor. Buradaki hedefimiz üretimini yaptığımız

jakar iplerini öncelikle kendi üretimimizde

kullanmak ve jakar ipleri kullanan diğer imalatçılarımıza

sunmaktır. Ürünün en önemli özelliği

uzama yapmaması, kopmaması (dayanıklı) ve

toz toplamaması gerekiyor” diye belirtti.

PANDEMİNİN ETKİLERİ

Bütün dünyayı etkileyen pandemi sürecinin

kendilerini de etkilediğini dile getiren Nalbant,

“Bu süreçte hükümetin aldığı önlemler çerçevesinde

biz de onlara uyduk. Bu süreçte çalışma

ortamlarımızı korona kurallarına uyarak devam

ettik. Çalışanlarımıza maske, mesafe ve temizlik

kurallarına uygun bir ortam hazırladık. İhracatçı

firma olmamız nedeniyle bize izin verildi. Fakat

o dönemde öyle bir süreç yaşadık ki, ihracat

yaptığımız ülkelerde çalışamaz hale gelince bir

kırılma noktası oluştu. Mart ayından Haziran’a

kadar olan dönemde derinden etkilendik. 6.

aydan sonra ise çok hızlı bir toparlanma oldu. Şu

anda işlerimiz normal seyrinde gidiyor. Pandemiyi

en az hasarla atlatacağız gibi gözüküyor. Aşı

çalışmalarındaki olumlu gelişmeler neticesinde

2021 yılının tekstil sektörü için olumlu geçeceğini

tahmin ediyorum” diye açıklamada bulundu.

ted that there had been no production of

it in Turkey. “All the producers would import

it; when you have a jacquard loom, you are

supposed to certainly utilize jacquard yarns,

a byproduct. Without it, you can’t. Additionally,

you need to substitute jacquard yarns

used in production every 4-5 years; four years

on air jet weaving and five years on rapier.

Lifespan of the product varies, though, depending

on operation circumstances. There is

wear and tear in time and thus, efficiency on

the machine lowers. Our main goal is to take

advantage of jacquard yarns produced on

our own production flow; then, to have other

producers to benefit from them. The yarn that

we produce does not get loose (out of stretching),

come off or gather dust.”

Effects of pandemic

Stating that the pandemic that still has a

globally huge impact also affected them,

Cengiz Nalbant went on to say that they

stuck by the precautions put in effect by the

government. “During this time, we kept our

operation with full attention to regulatory

and sanitary measures to make sure everyone

is safe and operation going. Since we are

a company dealing intensely with export, we

were given privileges to maintain our operation;

however, it was such a dramatic period

that some countries with which we had

export connections got lockdowns. Indeed,

things were not quite consoling then. We took

a knock, so to speak, from March to June.

Luckily, we had a quick recovery as of the beginning

of the second half of the year. Things

are going at a normal pace now. It appears

that we will overcome the pandemic with

minor harm. Positive news coming about the

vaccine makes me feel hopeful about the

entire textile industry for 2021.”


36

PANORAMA

Mimaki 100 Serisi başarısını

eko solvent JV100-160 ile

devam ettiriyor

JV100-160 ile giriş segmenti için ideal bir eko solvent baskı makinesi

geliştiren Mimaki, yatırım ve işletme maliyetlerini mutlak olarak

düşürüyor. Avantajlı 1 litrelik şişelerde CS250 boyaları ile çalışan

Mimaki JV100-160, ayrıca yeni Rasterlink7 yazılımına da sahip.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Geniş format inkjet baskı makineleri ve kesim

plotterlarının lider markası Mimaki, 2020 yılı başlarında

pazara sürdüğü giriş seviyesi 100 Serisi’ni

genişletiyor. Yılın ilk çeyreğinde pazara sunulan ve

başarılı satış rakamlarına ulaşan UV baskı makinesi

UJV100-160’ın ardından, baskı endüstrisi eko

solvent baskı makinesi JV100-160’la buluşuyor. İlk

yatırım maliyetini benzeri görülmemiş seviyelere

çeken şişe boya sistemli Mimaki JV100-160 baskı

makinesi, uygun maliyetli 4 renkli CS250 boyaları

ile birlikte sunuluyor. Rekabetçi yatırım ve işletme

maliyeti avantajına sahip JV100-160, reklam ve

grafik sektöründeki kullanıcılara eşsiz bir deneyim

fırsatı sağlıyor. 1,610mm baskı genişliğine sahip

yeni JV100-160’da Mimaki Çekirdek Teknolojileri

standart olarak bulunuyor. Yeni DAS (Nokta Ayarlama

Sistemi), MAPS4 (Mimaki Gelişmiş Pass Sistemi

4), NRS (Nozül Kurtarma Sistemi) ve NCU (Nozül

Kontrol Ünitesi) en iyi baskı kalitesini garanti ediyor.

Önceki modellerde, baskı malzemesi değişikliğinde

nokta konumu ve besleme ayarları operatör

tarafından yapılması gereken bir işlemdi. Bu

durum operatör becerisine bağlı kalmayı gerektirirken,

baskı kalitesinin korunmasında da bir engel

teşkil ediyordu. Mimaki, ilk defa 100 Serisi ile sunulan

DAS teknolojisi ile bu süreci otomatik bir hale

getirerek, tutarlı görüntü kalitesinin, operatörlerin

beceri ve deneyimlerine bağlı kalmadan elde

edilmesine olanak veriyor. Böylece, mükemmel

hizalama ve dengeli besleme ile baskılı ürünlerde

gözle görülür kalite farkları elde ediliyor. Eko solvent

baskı makinesi JV100-160 kullanıcılarına farklı


38

PANORAMA

malzemelere yüksek hızlarda baskı yapma olanağı

tanıyor. Folyo için üretim modunda 20m2/saat,

banner için taslak (draft) modunda 62,9m2 saate

ulaşan hızlar elde edilebiliyor. Mimaki 100 Serisi’nin

bu yeni modeli, UJV100-160 gibi, çapraz dizilimli 2

adet yeni geliştirilmiş piezo baskı kafasına sahip.

Baskı moduna bağlı olarak 4pl-20pl arasında 3

farklı damla boyutu ile; 360dpi, 720dpi, 900dpi ve

1200dpi çözünürlükte yüksek kaliteli baskılar kolay

ve hızlı bir şekilde üretilebiliyor.

DAHA UYGUN MALİYETLİ CS250 BOYALARI

4 renkli CS250 boyaları, JV100-160’ı sadece yatırım

değil işletme açısından da avantajlı hale getiriyor.

İç ve dış mekan baskıları için kullanılabilen bu eko

solvent boyalar 1 litrelik şişelerde tedarik ediliyor.

Geleneksel 2 litrelik boya paketleri ile karşılaştırıldığında,

CS250 boyaları az tüketim yapan kullanıcılar

için daha ulaşılabilir bir maliyetle sunuluyor.

Giriş seviyesindeki veya niş ürün üreten kullanıcılar

için boya maliyetindeki bu avantaj bir tercih sebebi

oluyor. Ayrıca, bu boya çabuk kuruması ve çizilmeye

karşı güçlü direnci ile birçok farklı uygulama

için tercih ediliyor.

YENİ YAZILIM RASTERLİNK7 İLE TANIŞIN

Mimaki 100 Serisi’nin yeni modeli

JV100-160, Rasterlink7 güncellemesiyle

ile pazara ulaşıyor. Bu

yazılım Harlequin RIP ® çekirdek

motoru sayesinde, RIP

süresini, bir önceki

versiyona göre %25’e

kadar azaltabiliyor. Yeni Rasterlink7 ile birlikte PDF

datalarda özel efektler (transparency) daha başarılı

bir şekilde yeniden üretilebiliyor. Baskı dosyasını

oluşturma ve basma süresi azalıyor. Rasterlink7’ye

yeni eklenen değişken data baskı fonksiyonuyla

görüntüler ve metinler yerleştirilebiliyor. Bu fonksiyon

kişiselleştirme açısından oldukça kullanışlıdır.

Ayrıca bu güncellemeyle sık kullanılan işlevlerin

kaydedildiği favori sekmesi de yepyeni bir arayüze

kavuştu.

KULLANICILAR MİMAKİ JV100-160 İLE DAHA

AVANTAJLI HALE GELECEK

Mimaki’nin baskı endüstrisinde bilindiği kadar

deneyimlenmesini de istediklerini söyleyen Mimaki

Eurasia Bölge Satış Müdürü Hüseyin Şarerler, pazara

sunulan Mimaki 100 Serisi’nin bu nedenle önemli

olduğunun altını çizdi. Şarerler; “Yeni giriş segmenti

serimizin ilk baskı makinesi UJV100-160 yılın ilk çeyreğinde

pazara sunuldu ve yıl boyunca çok sayıda

kullanıcıyı Mimaki deneyimi ile tanıştırdı. Şimdi,

KOBİ özelliğindeki Türk baskı ve reklamcılık endüstrisi

için cazip bir yatırım seçeneği haline gelen

Mimaki 100 Serimizi yeni bir modelle genişletiyoruz.

UV çözümümüzün yanına eko solvent modelimizi

ekliyoruz; JV100-160. Bu baskı makinemiz gerek

güçlü ve esnek donanımı gerekse üretim verimliliği

ile Mimaki’nin ulaşılabilir bir marka olduğunu gösterecek.”

Şarerler, kullanıcıların Mimaki JV100-160

eko solvent baskı makinesi ile rekabetçi boya ve

üretim maliyetlerine sahip olacaklarını da sözlerine

ekledi. Baskı endüstrisi Aralık 2020 tarihinden itibaren

yeni Mimaki JV100-160’a ulaşabilecek.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


40

PANORAMA

Makine ihracatı

yüzde 5,7

artış sağladı

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) yılın

ilk 9 ayında, makine ihracatının 11,9

milyar dolar olduğunu açıkladı. Pandemi

döneminde ikinci kez artış kaydedildiğine

dikkat çeken Makine İhracatçıları Birliği

Başkanı Kutlu Karavelioğlu, makine sanayii

gibi katma değeri yüksek sektörlerin

önemini daha da artırdığını söyledi.

Covid-19 ile mücadelede iyimser senaryoların

uzağında kalınsa da küresel sanayi üretiminde

özellikle Temmuz ayından itibaren hızlı bir toparlanmanın

olduğuna ve sanayi malı ihraç fiyatlarındaki

düşüşün korkulandan daha sınırlı kaldığına dikkat

çeken Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu

Karavelioğlu şunları söyledi: “Bu toparlanma biraz

da pandemi ile ilgili endişelerden kaynaklanıyor

ve gelişmiş ülkeler, üretimleri hâlâ devam ederken

daha çok stok tutmayı tercih ediyor. Biz bu yılın ilk

9 ayında makine ihracatında Kuzey Amerika ve

Doğu Asya’da yüzde 20’nin de üzerine çıkan ihracat

kaybı yaşadık. AB ülkelerine ihracatımızdaki

düşüşü ise bu seviyelerin altında tutmayı başardık.

Bu durum salgının etkilerini daha aza indirmemizi

sağladı çünkü AB yüzde 52,1 payıyla makine ihracatımızda

en büyük katkıyı sağlıyor. Fakat AB’nin

yeniden kapanma ihtimali de makine sektörü için

yakın gelecekteki en büyük risk olarak beliriyor.”

Özellikle Fransa, İspanya ve Çek Cumhuriyeti gibi

imalat gücü yüksek ülkelerde, salgın karşısındaki

yetersizliklerin riskleri artırdığına dikkat çeken Karavelioğlu,

Çin’in adil rekabete zarar veren politikası

ile tüm makine imalatçılarını sıkıntıya soktuğunu

belirterek, “Ülkesine girmek isteyen Batılı firmalara

büyük kısıtlamalar getiren Çin’in kendi imalatçılarına

verdiği desteklerle uluslararası ihaleleri doğrudan

etkilemesine karşı tedbir alınması gerektiği, Avrupa

Birliği’nde hâkim görüş haline geldi. Çin’in rekabette

kural tanımazlığı sadece AB’nin değil, bütün dünyanın

en öncelikli konularından biri oldu” dedi.

“DOĞU MAKİNELERİNİN İŞGALİNE UĞRADIK”

Karavelioğlu, Türkiye’de makine sanayiinin riskleri

çok ciddiye alan ve bu sayede iyi yöneten bir sektör

olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Makine

imalat sektörünün gelişmiş ülkelerde yüzde 18,5,

Çin hariç gelişen ülkelerde ise yüzde 39,2 daraldığı

ikinci çeyrekte, Türk makine sanayiinin daralma

oranı sadece yüzde 12 oldu. Dünyada makine

sanayii genel imalat sanayiinin altında daralan

nadir ülkelerden biri Türkiye’ydi. Kapasitelerimizin

üçte biri hâlâ boşta ve ölçek sorunumuz sürerken

Doğu makinelerinin ülkemizdeki paylarını olmadık

ölçüde artırması ve bir nevi işgal altında kalmamız,

üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir vakadır.

Makine sanayimize sahip çıkılması mecburiyetini

herkese tekrar hatırlatmak isteriz” dedi.

Gelir dağılımın küresel bazda bozulduğu, birçok

ülkede dev holdinglerin ve teknoloji şirketlerinin vergi

ödemediği pandemi sürecinde devletlerin kamu

bütçeleri zayıflarken makine sanayii gibi katma değeri

yüksek sektörlerin önemini daha da artırdığına

dikkat çeken Karavelioğlu, “Krizlerin yarattığı etkiyle

küreselleşmiş üretim tekrar evine, bölgesine dönmeyi

beklerken Almanya’da ve genel olarak Avrupa’da

bu geri dönüşler için yeni mali destek planları hazırlanıyor.

Şu anda ilaç ve kimya sanayilerinde başlayan

bu dönüşüm makine sektörü için de geçerli olacaktır.

Komponent ve ara malını ithal ederek büyümüş

makine dallarımızın öncelikli ihtiyaçlarından başlayarak

hayata geçireceğimiz yerlileşme teşvikleri Batı

sermayesi için de çekici olacaktır” dedi.

“MAKİNECİLERİN KUR RİSKİ

DİĞER SEKTÖRLERİN GERİSİNDE”

Türkiye’de makine imalatçılarının görece az ve

mümkün mertebe iç kredi kullanarak, işlerini öz

kaynaklarıyla finanse ettiklerine ve toplam kredi

borçları içinde döviz kredilerinin payını sınırlı tuttuklarına

dikkat çeken Karavelioğlu şunları ifade etti:

“Toplam ihracatın yüzde 11’ini yapan makine imalat

sektörünün borcu, 30,1 milyar TL ile tüm sektörlerin

toplam borçları içinde yüzde 1,5 paya sahip.

Genel imalat sanayii borcunun ise yüzde 4’ünü

oluşturuyor. Başta hizmet dalları olmak üzere bazı

sektörlerde yüzde 90’a varan oranlarda dövizle

borçlanma tercihinin makine sektöründe yüzde 50

civarında tutulması, risk algımızın ne kadar gelişmiş

ve belirleyici olduğunu gösteriyor. İhracatta

yerli katma değer oranı en yüksek sektörlerden biri

olarak döviz ihtiyacımız da görece düşük. Verilen

destek ve teşvikleri süratle katma değere dönüştüren

makine sanayi, döviz kazandırıcı, ithal ikameci

sektörlere ihtiyacın çok arttığı bu dönemde finansal

kaynaklardan daha fazla pay almayı hak ediyor.”


42

PANORAMA

Mayer & Cie. Türkiye’deki

pazar liderliğini genişletiyor

Mayer & Cie. extends

market leadership in Turkey

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

2020 salgın yılında, bir yuvarlak örgü makinesi

üreticisi olan Mayer & Cie. (MCT), Türkiye’deki

pazar lideri konumunu daha da geliştirdi. Türkiye,

şirketin en güçlü ve en istikrarlı satış pazarlarından

biri olmaya devam ediyor. MCT ve uzun süredir

Türkiye temsilcisi olan Mayer Mümessillik bu

zor dönemde dahi olumlu sonuçlar elde etmeye

devam etti. Mayer & Cie.’nin de tespit ettiği üzere

bu yılki başarının kaynağı, üretimin Avrupa’ya

yakın lokasyonlara kayması, Türkiye’nin son

teknoloji ürünü makine parkuru ve ev-ofis giyimi

için rahat giyim talebinin artmasıdır.

Albstadt, xx November 2020 – In pandemic

year 2020 circular knitting machine manufacturer

Mayer & Cie. (MCT) has further improved

its market-leading position in Turkey. The

premium manufacturer will end the year with

significant growth in the Turkish market. So

Turkey continues to be one of the company’s

strongest and most consistent sales markets.

Even in difficult years MCT and its longstanding

Turkish representative Mayer Mümessillik have

achieved positive results. The reasons for this

year’s success, as Mayer & Cie. sees it, are


PANORAMA 43

the transfer of production to locations close

to Europe, Turkey’s state-of-the-art machinery

and the increase in demand for comfortable

clothing that is suitable as home office wear.

Turkish market is a growth market despite

corona setback

“This year we anticipate 80% growth in the Turkish

market even though the corona situation

was a serious setback in the second quarter,”

says Stefan Bühler, Mayer & Cie.’s regional sales

manager for Turkey. MCT got off to a strong

start on the Bosporus in the first quarter of 2020

with additional positive effects until mid-March

due to a desire for production locations close

to Europe. In the second quarter, during the

lockdown, demand largely ground to a halt.

Government measures helped to cushion the

downturn. Says Ahmet M. Öğretmen, general

manager of MCT’s Turkish sales partner Mayer

Mümessillik: “In the second quarter GDP was

down by about 10%, so we got off lightly.”

Since July 2020, orders for Mayer & Cie. circular

knitting machines have bounced back again.

Ahmet M. Öğretmen sees an interplay of

reasons for this recovery. The main reason, he

says, is the low exchange rate of the Turkish

lira, which has boosted exports of ready-made

textiles. The Turkish daily Hürriyet reports, with

reference to the Turkish state news agency,

11% year-on-year growth in August 2020. The

most important export markets, the newspaper

says, are Germany, the UK and Spain. Between

them they account for around half of exports

totalling 1.27 billion Euro.* “This demand must

be fulfilled,” Öğretmen says. “That leads to

investment in machinery by manufacturers.”

Relanit is synonymous with single jersey

The machines of choice for Turkish knitwear manufacturers

are regularly Mayer & Cie. machines.

TÜRKIYE PAZARI, KORONA PANDEMISINE

RAĞMEN BÜYÜYEN BIR PAZAR

Mayer & Cie.’nin Türkiye bölge satış müdürü

Stefan Bühler, “Korona sebebiyle ikinci çeyrekte

ciddi bir gerileme yaşansa da 2020 yılında

bir önceki yıla göre Türkiye pazarında bir büyüme

bekliyoruz” diyor. 2020’nin ilk çeyreğinde

İstanbul Boğazı’nda güçlü bir başlangıç yapan

MCT, pazarın Avrupa’ya yakın üretim lokasyonlarına

ihtiyacı sebebiyle Mart ortasına kadar ek

kazanımlar elde etti. İkinci çeyrekte, karantina

sırasında talep büyük ölçüde durma noktasına

geldi. Bu sırada hükümet tarafından alınan

önlemler ekonomik krizi hafifletmeye yardımcı

oldu. MCT’nin Türk satış ortağı Mayer Mümessillik’in

genel müdürü Ahmet M. Öğretmen, “İkinci

çeyrekte GSYİH yaklaşık % 10 daraldı ancak

kriz buna rağmen yuvarlak örme sektöründe

hafif atlatıldı diyebiliriz” diyor.

Temmuz 2020’den bu yana, Mayer & Cie.

yuvarlak örgü makineleri siparişleri tekrar artışa

geçti. Ahmet M. Öğretmen, bu iyileşmenin kaynağını

farklı karşılıklı etkileşimler olarak görüyor

ve ekliyor “Hazır giyim tekstil ihracatındaki artışın

ana sebebi döviz kurlarının yükselmesidir”.

Hürriyet gazetesi, Türk devlet haber ajansına

atıfta bulunarak, Ağustos 2020’de yıllık %11

büyüme olduğunu bildirdi. Gazete, Türkiye’nin

en önemli ihracat pazarlarının Almanya, İngiltere

ve İspanya olduğunu söylüyor. Bu ülkelere

yapılan ihracat, toplam 1.27 Milyar Euro’luk

ihracatın yaklaşık yarısını oluşturuyor.* Ahmet

M. Öğretmen, “Bu talebin karşılanması ve

aynı zamanda sürdürülebilir olması gerekiyor,

dolayısı ile bu durum üreticilerin makine yatırımı

yapmasını destekliyor.”

RELANIT, DÜZ SÜPREM ILE EŞ ANLAMLIDIR

Türk örme kumaş üreticilerinin tercih ettiği marka

genel olarak Mayer & Cie.‘dir. Köklü Alman

firmasının Türkiye pazarındaki payı diğer pazarlara

göre oldukça yüksek. Pazarda çokça

tercih edilen Relanit 3.2 HS makinesi sayesine

firmanın özellikle süprem pazarındaki konumunu

oldukça sağlam durumda. Relanit teknolojisi

ile çok farklı ipliklerin ve özellikle elastomer

ipliklerin kullanılarak örülmesinde olağanüstü

yüksek bir üretkenlik seviyesine ulaşıldı.

“İNTERLOK, MAYER & CIE.’DIR.”

Mayer & Cie., ikinci büyük yuvarlak örgü

disiplini olan ribana ve interlok kumaşlarda da

açık ara liderdir. Ahmet M. Öğretmen, kısaca

“İnterlok, Mayer & Cie.’dir” diyor. Çift plaka

kumaşlar için tercih edilen başlıca makineler

OV 3.2 QCe, D4 2.2 II ve D4 3.2 II’dir. OV 3.2

QCe, inç başına 3.2 sistem sayısı ile, spacer,

ince fayn, çelikli ve düz interlok örgülerde öne

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


44

PANORAMA

The long-established German firm’s share

of the Turkish market is well over 50%. MCT’s

position is particularly strong in the market for

plain single jersey fabrics, the Relanit 3.2 HS is

the machine of choice. It achieves an extraordinarily

high level of productivity, especially

in processing elastomer yarns. It also handles

a wide range of yarns reliably.

çıkıyor. D4 2.2 II, ribana, çelikli ve düz interlok için

bir diğer popüler alternatiftir. D4 3.2 II, interlok için

ek olarak Piqué, Punto di Roma veya Termal gibi

strüktür kumaş üretmek isteyen firmalar için son

zamanların tercih edilen makinesi olmuştur.

“Interlock is Mayer & Cie.”

Mayer & Cie. is the clear leader in the second

major circular knitting discipline, rib

and interlock fabrics. “Interlock is Mayer &

Cie.,” says Ahmet M. Öğretmen, putting it

in a nutshell. The machines used for double

jersey fabrics are the OV 3.2 QCe, the D4

2.2 II and the D4 3.2 II. The OV 3.2 QCe knits

interlock, 8-lock structures, spacers and

fine gauge with 3.2 systems. The D4 2.2 II is

another stalwart for rib, 8-lock and interlock.

The 8-lock D4 3.2 II is the machine of

choice for firms that want to manufacture

structures such as Piqué, Punto di Roma or

Thermal in addition to interlock.


PANORAMA 45

The MBF 3.2 is another top seller in Turkey. A

three-thread fleece machine, it knits fabrics

for sports leisure wear such as hoodies and is

very much in keeping with the trend in home

office year 2020. “Comfortable clothing is

circular knitted,” says Ahmet M. Öğretmen,

“and we benefit from that of course.”

The world’s most state-of-the-art machine

parks are in Turkey

Another advantage is the modernity of

the Turkish machine park, which is doubly

attractive in view of Turkey’s weak currency.

Says Mayer Mümessillik general manager

Öğretmen: “In the past 10 to 20 years

there has been very heavy investment in

high-quality machines. As a consequence

we have the world’s youngest and most

up-to-date production facilities.” Combined

with geographical proximity to the

main export markets in Europe that should

prove a growth driver in the years ahead

– and keep demand for Mayer & Cie.

machines brisk and high.

MBF 3.2 ise Türkiye’de revaçta olan bir diğer makinedir.

Üç iplik kumaş üretim makinesi olan MBF

3.2, kapüşon ve eşofman gibi spor gündelik giyim

için kumaşlar örer ve bu özellik 2020 yılındaki home

office trendi ile oldukça örtüşmektedir. Ahmet M.

Öğretmen, “Rahat kıyafetler yuvarlak örme makinelerinde

üretilir ve yuvarlak örme sektörü bundan

doğal olarak faydalanmaktadır” diyor.

DÜNYANIN EN MODERN MAKİNE PARKURLARI

TÜRKİYE’DE

Yabancı tekstil alıcıları için Türk Lirasının rekabetçi

kuru yanında en az onun kadar çekici olan bir

diğer avantaj Türk yuvarlak örme makine parkurunun

modernliği ve kapasitesidir. Mayer Mümessillik

genel müdürü Öğretmen şöyle diyor: “Geçtiğimiz

10 ila 20 yılda yüksek kaliteli makinelere çok

büyük yatırımlar yapıldı. Sonuç olarak, dünyanın

en genç ve en güncel üretim tesislerine sahibiz. “

Bu avantajın yanında ülkenin coğrafi konumu ve

büyük pazarlara fiziksel yakınlığı sektörün büyümeye

devam edeceğini ve dolayısı ile Mayer & Cie.

yuvarlak örgü makinelerine olan talebin canlı ve

yüksek olacağını kanıtlar niteliktedir.


46

PANORAMA

Zorlu özel elyaflar için

dayanıklı pompalar

Robust pumps

for sophisticated

special fibers

Zirkonyum oksit seramikten pompa bileşenleri

kendilerini son derece yüksek kullanım ömrü ile göstermektedir.

Pump components made from zirconium oxide ceramic are characterized by their particular lifespan.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Kürekli teknelerin, Airbus 380’in,

güvenlik donanımlarının veya

stadyum çatılarının ilk bakışta

çok az ortak noktası vardır. Oysa

ki belirli özelliklerini özel elyaf

kullanımıyla elde ederler: Aramid

elyaflar ve karbon elyaflar,

çoğu zaman kompozit malzeme

olarak kullanılan özel iplik

olarak işlenir. Dünya çapında

fosil yakıtlara olan bağımlılığın

azaltılması çalışıldığından, bu

elyaflara olan talep artmaktadır.

Ağırlığı düşürmek ve ağır metal

parçaları değiştirmek için yeni

çözümler gereklidir.

At first glance, rowing boats, the

Airbus 380, safety equipment

and stadium roofing have very

little on common. They receive

their specific properties as a

result of the use of special fibers,

among other things: aramid

fibers and carbon fibers are

processed into special yarns

that are frequently deployed as

compound materials. These fibers

are growing in demand as the

world seeks to reduce its reliance

on fossil fuels; new solutions are

required to reduce weight and

replace heavy metallic parts.


PANORAMA 47

Aramid fibers are produced in a highly-chemical

process that is extremely aggressive; the acrylic

precursor used to manufacture carbon fibers is

a different process, but again no less difficult. In

these sophisticated processes, the gear metering

pumps are not only responsible for the high-precision

control of the melt transport; durability,

resistance within aggressive environments

and cost efficiency also play decisive roles.

Special materials for special tasks

The process, the expected pump lifespan and

the maintenance frequency are the decisive factors

for choosing the materials from which the

pumps and their components are manufactured.

For optimum results, Oerlikon Barmag offers

solutions that intelligently combine the various

materials and the latest technologies. Whether

in the case of surfaces with ceramic coatings,

gears and shafts featur-ing DLC coatings, pumps

made from cobalt alloys (StelliteTM) or robust

and durable Oerlikon Barmag hybrid constructions

comprising zirconium oxide ceramic

and duplex stainless steel – the high-precision

ZP- and GM-series pumps are design-optimized

depending on the intended use. Various seal

systems and customized drive concepts round

off the pump program. With this, Oerlikon Barmag

customers have technologically-leading,

reliable solutions for the high-precision metering

of disparate media in complex processes for all

applications at their disposal.

Aramid elyaflar son derece agresif ve son derece

kimyasal bir proses ile üretilmektedir. Karbon

elyafı üretmek için kullanılan polimerik çıkış

ürününün akrilikten üretildiği yöntem de farklı bir

yöntemdir, fakat daha az zor bir işlem değildir.

Bu zorlu proseslerde dişli pompalar, eriyik taşımasının

sadece son derece hassas kumandasından

sorumlu değildir, aynı zamanda agresif bir

ortamda uzun ömürlülük, dayanıklılık ve maliyet

verimliliği de önemli bir rol oynamaktadır.

Özel görevler için özel ham maddeler

Proses, pompanın beklenen kullanım ömrü ve

bakım sıklığı, pompanın ve bileşenlerinin üretildiği

malzemelerin seçimi için belirleyici faktörlerdir.

Oerlikon Barmag, ideal bir sonuç için

farklı ham maddeleri ve en yeni teknolojileri

akıllı bir şekilde birbiriyle kombine etti. Seramik

kaplamalı yüzeyler, DLC kaplamalı dişli çarklar

ve miller, kobalt alaşımlı pompalar (StelliteTM)

veya zirkonyum oksit seramik ve dubleks çelikten

yapılmış sağlam ve uzun ömürlü Oerlikon

Barmag hibrit konstrüksiyonlar, ZP ve GM yapı

serisinin yüksek hassasiyetli pompaları kullanım

türüne bağlı olarak optimize edilmiş şekilde

tasarlanmaktadır. Farklı yalıtım sistemleri ve

bireysel tahrik konseptleri pompa ürün yelpazesini

tamamlamaktadır. Böylece Oerlikon

Barmag, karmaşık süreçlerde farklı maddelerin

yüksek hassasiyetli dozajlaması için müşterilerine

her durumda teknolojik olarak lider,

güvenilir ve ekonomik bir çözüm sağlar.

Aramid kullanımlardaki dişli pompa bileşenlerinin ortalama kullanım ömrü

Average lifespan of gear metering pump components in aramid applications

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


48

Makinalarda

tamir değil bakım!

Yabancı bir işletmeye girdiğinizde, ne iş yaptığını hemen anladığınız

insanlar vardır. Mesela; bir deyişle ‘’makina enerji grubu’’

veya diğer bir deyişle ‘’makina bakım grubu’’, elbiseleri, yüzleri

yağlı, paslı genelde takım çantaları, bazen oksijen tüpleri, kaynak

makinası ellerinde koşuştururlar. İşletmelerde genel olarak yapılan

yanlış, bu insanların ‘’makine tamir’’ grubu olarak görülmesidir,

aslında esas işleri ‘’makine bakım’’dır.

Atilla Çim

Makina Mühendisi

Hisar Kimya

Teknik Danışmanı

Yani arızaya meydan vermemek için makinaların belli periyotlarla

bakımlarını yapmak. İşler çok da öyle yürümez pratikte, bu grup arızalarla

uğraşmaktan bakım yapmaya zaman bulamaz ve arızalar

çoğalmaya, doğal olarak işletmenin makina bakım maliyetleri artmaya

başlar. Haftalık, aylık makina bakım çizelgeleri artık prosedür

gereği imzalanır olmuştur. Çoğu zaman işletmelerde sadece arıza

olduğu durumlarda hatırlanan bir gruptur ‘’makina bakım’’ grubu.

Fabrika müdürünün en çok gözüne batan gruptur da. Makina bakım

sorumlusunun odasında oturması, fabrika

müdürünün gözüne diğer departmanlardan çok daha fazla batar.

Oysa odasında oturuyorsa, fabrikada arıza yoktur.

Yeni makina alımlarında sadece şu danışılır ‘’Fabrikanın kurulu

enerji gücü bu makinayı da çeker mi?’’ Oysa sorulacak çok şey

ve hatta yazılması gereken bir şartname vardır. Kullanılacak motor

markaları, invertörler, kondaktörler, termikler’e kadar her şey yer

almalıdır yeni alımlarda. Neden mi?

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

İşletmenin sorunsuz çalışması için belli sayıda makina yedek

parçaları bulundurmalısınız, makinalarınızda aynı markayı tercih

ederek, makina yedek parça stok maliyetini düşürebilir ve daha

rahat arıza müdahalelerinde bulunabilirsiniz. Bir maestro gibidirler,

işletmelerinde sizin duymadığınız sesleri duyarlar, detone bir seste

de arıza vereceğini anlarlar. ‘’Makina bakım’’ grubunun gecesi

gündüzü yoktur, bu yüzden çoğu zaman sosyal hayatları yoktur.

İmalatın gerçekleşmesinde tabii ki pek çok kişi ter döker ancak bu

arkadaşlarımız her zaman perde arkasındadır. Yapılması gereken

mutlaka bir makina bakım çizelgesi oluşturmak, buna uymak veya

uymaya çalışmak, haftalık, aylık arıza raporları çıkartmak ve bunları

fabrika müdürüne, çözümleriyle birlikte sunmaktır.


50

PANORAMA

İtalyan teknolojisini Türk/İtalyan bilgi

birikimi ile birleştiren ve RoZa Plastik

tarafından üretilen yeni RoZa X TUBE

masuralar, iplik üreticilerine enerji tasarrufu

ve daha fazla iplik üretimi avantajı sağlıyor.

Recently produced RoZa X TUBE tubes by

RoZa Plastik, an outcome of combination

of Italian cutting-edge technology and

Turkish/Italian know-how provide yarn

producers with lower energy consumption

and higher efficiency in production.

Yeni RoZa X TUBE’u

denediniz mi?

Have you had a go

at RoZa X TUBE?

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

51 yıllık tecrübesiyle birlikte 2010 yılında faaliyete

başlayan RoZa Plastik, iplik üreticilerinin

ihtiyaçlarını karşılamak için inovatif iplik taşıyıcı

ürünlerin (ring masuraları, fitil kalemleri, fitil

askıları, iplik boya bobinleri, aktarma bobinleri)

üretimine İstanbul’da devam ediyor. İtalyan

teknolojisini Türk/İtalyan bilgi birikimi ile birleştiren

ve yerli üretim önceliği ile iplik üreticilerine

enerji tasarrufu ve daha fazla iplik üretimi

avantajı sağlıyor. Yeni üretmiş oldukları RoZa

X TUBE masuralar hakkında bilgi veren RoZa

Plastik Genel Müdürü Ali Zabunoğlu, “Enerji

tasarrufu ve iplik üretim artışını olabilecek en

yüksek seviyeye çıkarmak için sürekli gerçekleştirdiğimiz

Ar-Ge çalışmalarında ring masuralarımız

kısmında önemli bir noktaya gelmiş

Having half a century expertise at the industry,

RoZa Plastik was founded in İstanbul 2010 to

produce innovative yarn carriers (ring tubes, roving

tubes, yarn dyeing tubes, bobbin holders)

to meet the needs of yarn producers. RoZa X

TUBE tubes are an outcome of combination of

Italian cutting-edge technology and Turkish/

Italian know-how that provides yarn producers

with lower energy consumption and higher

efficiency in production, which prioritizes the

use of local and national resources. Informing

us of their recent manufacturing of RoZa X TUBE

tubes, Ali Zabunoğlu, the General Manager at

RoZa Plastik said that they managed to succeed

a lot about ring tubes, which lowers energy

consumption and enhances yarn production,


PANORAMA 51

thanks to their ever-lasting R&D endeavors. “We

are proud to offer our clientele our new generation

ring tubes for which we started R&D studies 2 years

ago. To be able to make such production possible,

one needs special molds. Machinery, mold and

raw material are three major partners that are quite

significant. If one is missing, you can’t attain the

efficiency you’d like to. It’s like a domino effect,

which ruins overall system. New ring tubes last fairly

longer than previous ones.”

Good news to yarn producers

Highlighting the fact that they realized a sectoral

revolution by combining a specially alloyed raw

material and plastic engineering to manufacture

RoZa X TUBE, Zabunoğlu added that they took their

endeavors one step ahead about 6 months ago,

which was actually a 2-year effort. “We began

long-term trials at companies to check up on the

efficiency and operational analysis. We received

much better outcomes than we’d initially hoped

for during testing processes that were held at textile

companies such as Üçler Tekstil and Gülle Tekstil.

We based the thickness of ring tubes by 1mm and

lowered the tube weights down to 14-20 g on all

the machine models and dimensions. We gladly

saw good amount of saving on bobbin yarn waste,

bobbin energy, ring energy and labor; conversely,

production efficiency was much higher, on a ring

machine operating on 30/1 Ne. Considering all

the advantages aforementioned, there sure is an

overall high efficiency and better quality yarns.

Our carbon tubes increase doff time around 30-70

minutes processing %100 cotton or poly-cotton

yarns, lessening the doff time 2-3 times per day.

When all the benefits are calculated, regain of the

investment cost is less than a year. We’ve applied

for patent rights in and out of the country. We are

anticipating good news sooner rather than later.”

bulunmaktayız. 2 sene önce Ar-Ge çalışmalarına

başladığımız yeni nesil ring masuralarımızı

müşterilerimize sunmaktan gurur

duyuyoruz. Bu üretimi gerçekleştirebilmek

için özel kalıpların olması gerekiyor. Makine,

kalıp ve hammadde son derece önemlidir.

Bunlardan birisi eksik olduğu zaman

istediğiniz verimi alamıyorsunuz. Domino

taşı gibi her yeri etkiliyor. Üretmiş olduğumuz

yeni masuraların ömrü diğer masuralardan

daha uzun” olduğunu söyledi.

İPLİKÇİLERE MÜJDE

RoZa X TUBE adını verdikleri, ithal özel karışım

hammadde ile plastik mühendisliğini birleştiren

masuraların, sektörde devrim niteliğinde

bir noktaya geldiğini vurgulayan Zabunoğlu,

“2 sene süren çalışmalarımızı yaklaşık 6 ay

önce bir üst seviyeye çıkararak iplik işletmelerinde

makineler üzerinde uzun süreli denemelere

başladık. Üçler Tekstil ve Gülle Tekstil gibi

birçok işletmelerde başladığımız denemeler

beklentilerimizin üstünde iyi sonuçlar ortaya

çıkardı. Tüm makina modelleri ve ölçülerinde

et kalınlığını 1mm baz aldık ve ağırlığını ise

ölçülerine göre 14-20 gr’a kadar düşürdüğümüz

ring masuralarımızla 30/1 Ne çalışan

ring makinesinin bobin üstübü tasarrufu, ring

üretim artışı, bobin enerji tasarrufu, ring enerji

tasarrufu, işçilik tasarrufu ayrı ayrı ele alındığı

zaman yüksek verimlilikler ve iplik kalite artışları

elde edilmektedir. Karbon masuralarımız

%100 pamuk veya karışımlarında takım sürelerini

30-70 dk arasında uzatıyor, günlük 2-3 doff

daha az yapıyor. Ürünlerimizin amortisman

süresi tüm faydaları bir araya toplandığında

1 seneden daha az bir süre yapıyor. Ürünün

Türkiye ve yurtdışı PATENT başvurularını yaptık.

Güzel haberler bekliyoruz” dedi.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


52

PANORAMA

ELTEKSMAK’dan

40 milyon TL’lik yatırım kararı

Ülkemizin en büyük tekstil makineleri üreticilerinden ve

ihracatçılarından ELTEKSMAK yurt içi ve yurt dışından gelen yoğun

talepler karşısında 40 milyon liralık yatırım kararı aldı.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Türkiye’nin tekstil makineleri üretiminde en

önemli ve global markalarından birisi olan EL-

TEKSMAK, üretimde teknoloji, kalite ve kendine

özgü patentli tasarımlarıyla iç pazarın yanı sıra

doğusundan batısına dünyanın her noktasına

ihraç ettiği katma değeri yüksek ürünlerle farkındalık

oluşturmaya devam ediyor. Türkiye’nin

en önemli tekstil merkezleri arasında yer alan

Denizli’de 20 bin metre kare kapalı alanda

üretim yapan ELTEKSMAK, elde ettiği başarılı

çalışmalar neticesinde 25. Yılını geride bırakırken,

sektör firmalarından gelen yoğun taleplerle

40 milyon liralık yatırım kararı almıştır.

Tekstil kumaş ön işlem, terbiye ve finishing

makineleri ile bu makinelerin aksamlarının

üretiminde ihtisaslaşan firma Denizli merkez

ofisi ve fabrikasının yanı sıra İstanbul, Bursa’nın

yanı sıra Özbekistan’da yer alan kendi şubeleri,

Bangladeş, Pakistan, Mısır, ABD, Çin, Endonezya

gibi birçok ülkede de bayileri aracılığıyla

hizmetlerini sürdürmektedir. Bir aile şirketi olup,

kurumsallaşan yapısı ve profesyonel yönetim

anlayışıyla 150 kişiye istihdam oluşturan ELTEKS-

MAK, 40 milyonluk yeni yatırımlarından sonra

birçok işletmenin işçi çıkarttığı bir dönemde

yeni çalışma arkadaşlarını ELTEKSMAK ailesine

As one of the most important and global brands

of Turkey’s textile machinery manufacturer

ELTEKSMAK produces technology products in

high quality and unique patented design for

the internal market as well as from east to west

with added value for export to many countries

the World and continues to create awareness.

ELTEKSMAK is located in one of Turkey’s most

important textile centers, in Denizli on an 20

thousand square meters closed producing

area. While Leaving behind 25 years as a successful

result of studies and gained experience,

ELTEKSMAK received strong demand from

the sector companies and took the decision of

investment of 40 million turkish lira.

Specialized in the production of textile fabric

pre-treatment, and finishing machines and the

parts of these machines, the company has its

Denizli Head Office and factory, as well as its

branches in Istanbul, Bursa, Uzbekistan, Bangladesh,

Pakistan, Egypt, USA, China, Indonesia. It

continues its services through its dealers in many

countries. ELTEKSMAK, which is a family business

and creates employment for 150 people with

its institutionalized structure and professional

management approach, will add new collea-


PANORAMA 53

40 million TL investment

decision from ELTEKSMAK

ELTEKSMAK, one of the biggest textile machinery producers and

exporters of our country, has decided to invest 40 million TL in response

to intense demands from domestic and foreign countries.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

ELTEKSMAK Genel Koordinatörü Eyüp POSLU


54

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

katacak. Bu sayımızda konuğumuz ülkemizin

en büyük tekstil makine üreticilerinden ELTEKS-

MAK firması ve POSLU ailesi.

Yıllardır birçok konuda çalışma fırsatı bulduğumuz

ve birçok başarısına tanıklık ettiğimiz

POSLU ailesinin başarı hikayesini bir de onlardan

dinleyerek siz değerli okuyucularımızla

paylaşmak istedik. Firmanın Kurucu Başkanı

Mehmet POSLU’dan sonra Genel Koordinatör

Eyüp POSLU, Teknik Koordinatör Ekrem POSLU

Ticari Koordinatör Emrah POSLU, ELTEKSMAK

yeni dönem yatırımlardan merak edilen pekçok

konuya açıklık getirdiler. Sohbet havasında

başladığımız söyleşinin ilk konuğu ELTEKSMAK

Genel Koordinatörü Eyüp POSLU oldu.

ELTEKSMAK firması 40 milyon TL’’lik yatırım kararı

aldı. Yatırım konusu ve firmanızın kuruluşundan

bugüne gelen başarı hikayesi hakkında bilgi

verebilir misiniz?

“ELTEKSMAK, 1994 yılında 1970’li yıllardan

itibaren tekstil sektörünün içerisinde yer almış

Yönetim Kurulu Başkanımız Mehmet POSLU tarafından

kurulmuştur. Firmamızın ilk kuruluş amacı

bulunduğu bölgedeki işletmelerin ihtiyaçlarını

karşılamaya çalışmaktır. Sonraki dönemlerde

önce ulusal ve uluslararası ihtiyaçlara cevap

veren bir firma olarak yoluna devam etmiş

ve her geçen gün satış ve ürün çeşitliliğini de

geliştirmektedir. Bu pazarların gelişimi bizlere

çok çeşitli kumaş türleri ve bu türlere göre özel

proses ve makineler geliştirmemize sebebigues

after their new investments of 40 million to

the ELTEKSMAK family in a period where many

companies are unemploying workers.

Yes, in this issue, our guests are ELTEKSMAK

company and the POSLU family, one of the

biggest textile machinery manufacturers of

our country.

We wanted to share the success story of the

POSLU family, which we have had the opportunity

to work on many issues for years and witnessed

many successes, with our valuable readers

by listening to them. After Mehmet POSLU, the

Founding President of the company, General

Coordinator Eyüp POSLU, Technical Coordinator

Ekrem POSLU Commercial Coordinator Emrah

POSLU, and ELTEKSMAK clarified many issues

about the new periods investments.

Our talk that we started with Eyüp POSLU, the

General Coordinator of ELTEKSMAK, begins

as always in a relaxed and conversational

atmosphere.

ELTEKSMAK has decided to invest 40 Million

TL. Could you give information about the

investment subject and the success story of

your company since its establishment?

ELTEKSMAK was founded in 1994 by Mehmet

POSLU, our Chairman of the Board of Directors,

who has been in the textile industry since the

1970s. The first aim of our company is to try to

meet the needs of the businesses in the region

where it is located. In the following periods, it


Hayallerinizi ertelemeyin!

875 22 75 444 18 27 405 10 00

/

marmaraevleri4.combizimevler.com.tr

/

/ MarmaraEvleri 4 / BizimEvler


56

PANORAMA

yet vermiştir. Elmego ve Elnino markalı kontini

tumbler, Vaporessa markalı fikse ve buharlama

makineleri, polyester battaniye ve halılar için

özel yıkama, bantlı fikse ve 4400 mm özel en

Ram makineleri bu ihtiyaçlar karşılığı doğmuş

ve gelişimlerine devam etmektedir. 2000’li

yılların başına kadar ELTEKSMAK firması kalite

ve kusursuz üretim için odaklanmış, müşterileriyle

ortak iş birliklerine girmiş, üretimini yapmış

olduğu makinelerin geliştirilmesine yönelik

çalışmalar yapmıştır. Özellikle 2004 yılına kadar

yapmış olduğu başarılı Ar-Ge çalışmalarından

sonra sektörün ihtiyacı olan makineleri geniş bir

tanıtım ve pazarlama örgütlenmesiyle tüm tekstil

sektörünün beğenisine sunmuştur. 8 yıla yakın

süre sadece kendi müşterilerine özel üretimler

yapan işletmemiz 2002 yılında Denizli Organize

Sanayi Bölgesi yakınına gelerek bu lokasyonda

büyümeye devam etmiştir. Sektörel dergi ve

fuarların yanı sıra yurt içi ve yurt dışı pazarlama

continued on its way as a company that first

responded to national and international needs,

and it also develops its sales and product

range day by day. The development of these

markets has led us to develop a wide variety of

fabric types and special processes and machines

for these types. Elmego and Elnino branded

Continuous Tumbler, Vaporessa branded

fixing and steaming machines, special washing

for polyester blankets and carpets, belt curing

and 4400 mm wider width stenter machines

were born in response to these needs and still

continue to develop. Until the early 2000’s,

ELTEKSMAK company focused on quality and

flawless production, entered into joint cooperation

with its customers, and worked on the

development of the machines it produced.

Especially after successful R&D studies until

2004, it has presented the machines needed

by the sector to the whole textile industry with

a wide promotion and marketing organization.

Our company, which has been producing only

for its customers for nearly 8 years, came close

to Denizli’s Organized Industrial Zone in 2002

and continued to grow in this location. Beside

trade magazines and fairs, domestic as well

as in overseas, giving marketing efforts and

representations, ELTEKSMAK became a global

company and reached so 2010, then from 2011

on it became one of Turkey’s and the world’s

best companies in its field. “In 2014, we laid

the first foundations of the factory where we

produce today, just behind our existing factory

and started to respond to the demands from

the relevant sector by increasing the capacity.”

Eyüp POSLU continued his explanations by

saying that “Especially my brothers Mr.Ekrem

POSLU and Mr.Emrah Poslu took an active role

in the company and professional management

was started in our business; ELTEKSMAK company

has moved to a new era by keeping the

personal characteristics and training of all of us

in the foreground by making “division of labor”.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


PANORAMA 57

Investments have been completed in the

entire infrastructure and machinery park of our

factory, where we continue our current production

with a closed area of 20.000 m2. With

the increasing of serious demands recently,

we continue to invest in an additional 5000

m2 closed area and advanced technology

in metal processing machinery that increase

the production speed and precision until the

end of the second quarter of 2021. In addition

to the growth, R&D and P&D departments

have been established and started active

work. In 2020, which is a very challenging

year, all its targets have been achieved and

even exceeded more than 20%. It continues

to maintain the reliability and prestige of the

name ELTEKSMAK, which is always our priority,

not only to sell machines to its customers, but

to add value to its products.

So when did Eyüp POSLU start to take an active

role in the company?

In fact, the foundation year of our company

was the year I graduated, and I started to

take an active role in the company as much

as the conditions at that time and my professional

competence at that time. Frankly, I started

from zero point. We were a new company

and when we look at the passage of time, I

grew up with ELTEKSMAK.

Today, ELTEKSMAK is one of the most important

brands in the production of textile machinery in

our country. Do you think the secret to success

is to be a family business?

In general, there are many family companies

that are very successful or not. Family businesses,

of course, have many advantages. Apart

from the fact that family members are only

çalışmaları ve temsilcilikler verilmeye başlanmış,

2010 yılına geldiğimizde global bir firma olmuş,

2011 yılından sonra da kendi alanında Türkiye’nin

ve dünyanın en iyi işletmelerinden birisi

haline gelmiştir. 2014 yılında mevcut işletmemizin

hemen arka tarafında bugün üretimlerimizi

yaptığımız fabrikanın ilk temellerini atmış ve kapasite

artırımına girerek ilgili sektöründen gelen

taleplere cevap vermeye başlamıştır.’’

Özellikle kardeşlerim Ekrem POSLU ve Emrah

Poslu’nun da firmada etkin rol almasıyla

işletmemizde profesyonel yönetime geçildi

diyerek açıklamalarını sürdüren Eyüp POSLU;

‘’iş bölümü yapılarak hepimizin kişisel özellikleri

ve eğitimleri ön planda tutularak ELTEKSMAK

firması yeni bir döneme geçiş yapmıştır. 20.000

metrekare kapalı alana sahip şu anki üretimlerimizi

sürdürdüğümüz fabrikamızın tüm alt

yapı ve makine parkuruna yatırımlar tamamlanmıştır.

Son dönemde artan ciddi talepler

ile 2021 yılı ikinci çeyreği sonuna kadar, ilave

5000 metrekare kapalı alan ve üretim hızı ve

hassasiyetini artırıcı ileri teknoloji metal işleme

makine yatırımlarımızı yapmaya devam etmekteyiz.

Büyümenin yanı sıra Ar-Ge ve Ür-Ge

departmanları oluşturulmuş olup, aktif çalışmalarına

başlamıştır. Çok zorlu bir yıl olan 2020

yılında da tüm hedeflerini tutturmuş hatta % 20

nispetinde üzerinde başarmış durumdadır. Her

zaman için önceliğimiz olan, ELTEKSMAK isminin

güvenilirliğini ve prestijini korumaya, müşterilerine

sadece makine satmaya değil, ürünlerine

değer katmaya devam etmektedir.”

Peki Eyüp POSLU firmada ne zaman etkin görev

almaya başlamıştır?

“Aslında firmamızın kuruluş yılı benimde mezun

olduğum yıl olup, ben de kuruluş yılı içerisinde

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


58

PANORAMA

o zaman ki şartlar ve o zaman ki mesleki yeterliliğim

kadar firmada aktif rol almaya başladım.

Açıkçası işe sıfır noktasından başladım. Yeni bir

işletmeydik ve geçen zamana baktığımızda

ben ELTEKSMAK ile büyümüş oldum.”

Bugün ELTEKSMAK ülkemizin tekstil makineleri

üretiminde en önemli markalarından birisi.

Başarının sırrı sizce aile şirketi olmak mı?

“Genele baktığımızda çok başarılı olan veya

olamayan birçok aile şirketleri mevcut. Aile

şirketlerinin tabi ki birçok avantajı var. Aile üyelerinin

şirket içi görevlerinde sadece aile üyesi

olması dışında, bireysel eğitimlerine ve mesleki

yeterliliğine göre görev alan, her çalışanı gibi

hakkaniyetle denetlenebilir ve yaptığı görevlerle

değerlendirilebilen aile üyesi yöneticilerinin

bulunduğu şirketler bence daha başarılı

oluyor. Ancak duygusal kararlar ile sadece aile

üyesi olduğu için şirkette görev alan, görevine

mesleki ve eğitim olarak yetersiz ve denetimsiz

olarak çalışan aile şirketleri başta olmasa

da zaman içerisinde başarısız ve istikrarsız bir

sürece girmeklerdir. Ben başarımızın sırrını 25 yılı

aşan tecrübemizle sektörü ve sektörün beklentilerini,

makinelerde yaşanan sıkıntıları ve

çözümlerini çok iyi bilmemiz, bilmediklerimizi

her geçen gün öğrenmeye devam ederek bilgi

ve deneyim kütüphanemizin genişlemesine

bağlıyorum. Üretim felsefesi olarak da sadece

en iyi bildiğimiz iş üzerine ihtisaslaşmamız

olmuştur. Çok çeşitli makine üretmek yerine sadece

bilgimizin yüksek ve geliştirebileceğimize

inandığımız ürünleri üretmek bugün ELTEKSMAK

firmasını başarıya taşımıştır. Diğer bir etken ise

profesyonel yönetim anlayışımızdır. Aile şirketiyiz

ama sadece 4 kişilik değil, tüm çalışanları,

tedarikçileri, dıştan hizmet sağlayanları hatta

müşterileri ile beraber dev bir aile şirketiyiz.”

family members in their internal duties, I think

companies with family member managers

who are assigned according to their individual

training and professional competence, can

be fairly audited and evaluated with their

duties, like every employee, are more successful.

However, family members that work in

the company because they are only a family

member and work inadequate and uncontrolled

in terms of vocational and education with

emotional decisions, enter into an unsuccessful

and unstable process over time.

The secret of our success is that we know the

industry and the expectations of the sector,

the problems and solutions in the machines

with our experience of more than 25 years,

and we continue to learn what we do not

know day by day and depend on the expansion

of our knowledge and experience

library. As a production philosophy, we only

specialized in the work we know best. Today,

ELTEKSMAK company has been successful in

producing products of those we have high

knowledge and we believe we can develop

instead of producing a wide variety of machines.

Another factor is our professional management

approach. We are a family business,

but not only for 4 people, we are a giant family

business with all employees, suppliers, outsourcing

providers and even customers.

Well, ELTEKSMAK produces in a total area of 25

thousand square meters and 20 thousand of

which is closed. What are the factors that drive

you to new investments while many others

reducing their capacity?

As ELTEKSMAK, we left our 25th year behind and

entered the second quarter century. We have

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


“İşi profesyonellerine bırakın”

WEB OFSET DÜZ OFSET CİLT AMBALAJ

‘nin matbaası

“İhlas Matbaacılık güvencesiyle”

Termal Kalıp

Yüksek tirajlı baskılara uygun, geniş

gelişim töleransına sahip, net ve kaliteli

baskı sağlayan özel bir kalıptır.

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

80.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Detaylar İçin:

Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 31 95 • www.afarkplates.com

Konvansiyonel Kalıp (Ctcp-LX)

UV-CTP kalıp kullanan üst düzey müşteriler

için geliştirilmiştir. Yüksek hassasiyete sahip,

yüksek tirajlı baskılara uygun,

Baskı Adedi: 100.000 - 200.000 (Normal Mürekkep)

50.000 – 100.000 (UV Mürekkep)

Merkez Mahalasi 29 Ekim Caddesi İhlas Plaza

No:11 A / 41 Yenibosna / İSTANBUL - TÜRKİYE

Tel.: + 90 212 454 30 00 www.ihlasmatbaacilik.com

Detaylar İçin:


60

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Yukarıda bahsetmiş olduğunuz gibi ELTEKSMAK

20 bini kapalı olmak üzere toplamda 25 bin

metre kare alanda üretim yapmakta. Birçok

işletme kapasitesini düşürürken sizi yeni

yatırımlara sevk eden unsurlar nelerdir?

“ELTEKSMAK makine olarak 25. Yılımızı geride

bıraktık ve ikinci çeyrek yüzyıla girdik. Bugüne

kadar geçen süre içerisinde yatırım ve büyüme

planlarında hiç acele etmeyen, her şeyi

yeri ve zamanı gelince uygulayan kısaca belli

bir plan ve program dahilinde ilerlemekteyiz.

Örneğin 2002 yılına kadar ELTEKSMAK hiçbir

fuara katılmamıştır, hiçbir sektörel yayına ilan

ve demeç vermemiştir. Hatta ihracatı bile kısıtlı

olmuştur. Bunların hepsinin planlı bir nedeni

olmuştur. Üretimini yapmış olduğumuz makinelerde

müşteri memnuniyetimiz ne zaman

belirlediğimiz seviyeye geldi, işte o zaman bizim

için dönüm noktası olmuştur. Yani sadece çok

satmak adına hırsla değil, ürettiğimizden emin,

aynı zamanda satış ve satış sonrası hizmetlerimize

hazır olduğumuz zamanlarda yatırım

kararları almışızdır. 2014 yılında kapasitemizi

20.000 metrekareye çıkartırken de biz benzer

sorularla karşılaşıyorduk. O dönemde bizim

sektörümüzde böyle bir alanda ve alt yapıda

üretim yapan Anadolu’daki ilk firmayız. Trakya

bölgesinde de bir kaç firma vardı. O gün aldığımız

kararlarlar uzun süreli çözüm sunabilecek,

planlı bir yatırımın parçası ve büyümenin ilk

adımıydı. Üretimlerimizden, teknolojilerimizden

ve firmamızın sunduğu çözümlerden emindik.

O gün aldığımız kararların neticesinde bugün

sadece Denizli’nin değil ülkemizin en büyük

tekstil makine tedarikçilerinden ve ihracatçılarından

birisiyiz. Makinelerimiz tasarımından teknolojisine

kadar farkındalık oluşturuyor. Memnun

müşterilerimiz ve tekrar eden siparişlerimiz

arttıkça yeni müşteri ve pazarlar oluştukça, bizler

güven kazanıyor ve en zor zamanlarda bile

daha cesur yatırım kararları alabiliyoruz. Onlar

memnun oldukça kazanan sadece ELTEKSMAK

değil, Denizli ve dolayısıyla Türkiye oluyor.

İşte ELTEKSMAK herkesin tasarrufa yöneldiği ve

para harcamadığı bir dönemde cesur bir karar

alarak, sektörden elde ettiği kazanımlarını yine

sektör için yatırmayı bilmiştir.”

Ar-Ge çalışmalarına ve firmanıza özgü

tasarımlara değinmek istiyorum. ELTEKSMAK

geçtiğimiz yıllarda Bilim ve Teknoloji Bakanlığı

Tasarım Ödüllerinde iki ödül birden aldı. Bize

biraz da bunlardan bahseder misiniz?

Aslında bu sorunuzun cevabı, ELTEKSMAK’ ta

Ar-Ge ve tasarımı da koordine eden firma

Teknik Koordinatörümüz Ekrem POSLU’da. Tüm

Ar-Ge ve tasarım çalışmalarını ve ödüllü tasarımlarını

yurtiçi ve yurtdışından oluşturduğu

ekibi ile kendisi yapmaktadır.

ELTEKSMAK Teknik Koordinatörü Ekrem POSLU

been progressing within the scope of a certain

plan and program, not rushing in investment

and growth plans, implementing everything

whenever and whenever the time has passed.

For example, until 2002, ELTEKSMAK did not

participate in any fairs, and did not give

announcements or statements to any sectoral

publications. Even its export was limited. All of

this had a planned cause. When our customer

satisfaction reached the level we have determined

in the machines we manufacture, that

was the turning point for us. In other words, we

have made investment decisions not only with

ambition to sell, but also when we are ready

for our sales and after-sales services.

While increasing our capacity to 20,000 m2

in 2014, we faced similar questions. At that

time, we were the first company in Anatolia to

produce in such an area and infrastructure in

our industry. There were also a few companies

in the Thrace region. The decisions we made

that day were part of a planned investment

that could offer long-term solutions and were

the first steps to growth. We were sure of our

products, technology and solutions offered


PANORAMA 61

by our company. As a result of the decisions

we made that day, we are one of the biggest

textile machinery suppliers and exporters of

not only Denizli but also of our country.

Our machines create awareness from design

to technology. As our satisfied customers and

repeat orders increase, as new customers and

markets emerge, we gain confidence and

are able to make bolder investment decisions

even in the most difficult times. While they

were pleased not only ELTEKSMAK is the winner,

also Denizli and Turkey are.

This is where ELTEKSMAK made a bold decision in

a period when everyone was turning to savings

and was not spending money, and was able to invest

its gains from the sector again for the sector.

I would like to mention R&D Studies and designs

specific to your company. ELTEKSMAK has

received two awards at the Ministry of Science

and Technology Design Awards in recent years.

Can you tell us a little bit about these?

In fact, the answer to this question is in the

company’s Technical Coordinator Mr. Ekrem

POSLU, who also coordinates R&D and Design

at ELTEKSMAK. He makes all his R&D and Design

studies and award-winning designs himself with

his team formed from Turkey and abroad.

In our sincere and chatting conversation,

we immediately direct our question to Mr.

Ekrem POSLU. He takes us to the R&D & Design

department, which no one has seen and which

is almost his second home. It is a very well

designed, quiet, comfortable and spacious

place away from production stress and chaos.

A place where many mechanical engineers

and designers would dream of working. A

warm and wonderful environment for full

projects, design and R&D.

The answer to our question is from Ekrem

POSLU, which we are not used to seeing in

sectoral publications.

“The place you see is the R&D & design department

of our business. All machines and

components produced by ELTEKSMAK have

been designed and developed here with an

expert engineer staff consisting of 10 people.

For days, we are doing R&D designs of machines

that are unique to ELTEKSMAK and that will

be mass production of the future and existing

machines without even going to our homes.

“Our aim is to produce ergonomic machines

with higher quality and more functional features,

as well as adding color to our customers’

working environments with stylish designs.”

Samimi ve sohbet havasında geçen söyleşimizde

hemen sorumuzu Ekrem POSLU’ya yöneltiyoruz.

Kimsenin görmediği ve neredeyse kendisinin

ikinci bir evi olan Ar-Ge & Tasarım departmanına

götürüyor bizi. Çok iyi dizayn edilmiş, üretim stresi

ve kargaşasından uzak, sessiz, rahat ve geniş bir

mekan. İçerisinde her şeyi düşünülmüş, birçok

makine mühendisinin ve tasarımcının çalışmayı

hayal edeceği bir yer. Tam proje, tasarım ve Ar-

Ge yapılacak sıcak ve muhteşem bir ortam. Çok

fazla sektörel yayınlarda görmeye alışık olmadığımız

Ekrem POSLU’dan alıyoruz sorumuzun

cevabını. ‘’Gördüğünüz yer işletmemizin Ar-Ge

& tasarım departmanıdır. ELTEKSMAK tarafından

üretilen tüm makineler ve aksamları burada 10

kişiden oluşan konularında uzman mühendis

bir kadro ile tasarlanıp, geliştirilmiştir. Günlerce

burada evlerimize dahi gitmeden ELTEKSMAK’a

özgün, geleceğin seri üretimi olacak makineler

ve mevcut üretilen makinelerin Ar-Ge tasarımlarını

yapıyoruz. Amacımız daha kaliteli ve daha

işlevsel özelliklere sahip, ergonomik makineler

üretmenin yanı sıra şık tasarımlarla müşterilerimizin

çalışma ortamlarına renk katmak.’’

Açıklamalarını sürdüren Ekrem POSLU; ‘’ELTEKS-

MAK, kuruluşundan itibaren aradan geçen 26

yılda hep kendisine özgü kopyadan ve taklitten

uzak üretimler yapmıştır ve yapmaya devam

etmektedir. Yapmış olduğumuz bu tasarımlar

ve üretimler tekstil makine sanayisinde yeni

bir dönemi de başlatmıştır. Az önce sorunuzda

da bahsettiğiniz gibi farkındalık oluşturan

tasarımlarımızla birçok ödül aldık. Aslında ödül

almaktan daha büyük ve bizim için onur verici

olan ülkemiz için katma değeri yüksek ürünler

üretmektir. Amacımız tekstil makineleri üretiminde

ülkemizi taklit eden değil taklit edilen

ülke konumuna getirmektir.”

Sizi kapasite artırımına ve 40 milyon liralık

yatırıma sevk eden yurt içi ve yurt dışı taleplere

değinmek istiyorum. Pazarlama faaliyetleriniz

hakkında bilgi verebilir misiniz?

Söyleşimizin başında Eyüp POSLU’nun da

belirttiği gibi profesyonel yönetim anlayışı ve

iyi çizilmiş görev dağılımı dahilin de hemen

Emrah POSLU sorumuzu üstleniyor.

‘’Firmamıza direk bağlı 8 kişi, sahadaki temsilciliklerimiz

ile neredeyse 50’den fazla kişiden oluşan

satış ve pazarlama kadrosuna sahibiz. Ayrıca bu

grubu asiste eden yardımcı pazarlama çalışma

arkadaşlarımızda yer almaktadır. Denizli Fabrika

ve merkez ofis haricinde İstanbul, Bursa ofisleriyle

iç pazarda Özbekistan’da yer alan ofisimizle

Özbekistan’ın yanı sıra Rusya ve Türk Cumhuriyetlerine

hizmet vermekteyiz. Mısır, Bangladeş,

Pakistan, Endonezya, Brezilya, ABD gibi 4 kıtada

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


62

PANORAMA

Ekrem POSLU continuing his explanations,

“ELTEKSMAK, since its establishment, has always

produced unique products without imitation or

copying in the last 26 years and continues to

do so. These designs and products have started

a new era in the textile machinery industry. As

you have just mentioned in your question, we

have received many awards for our designs

that create awareness. In fact, it is to produce

products with high added value for our country,

which is greater than receiving an award and is

an honor for us. Our aim is to make our country

a country that is not imitating but imitated in the

production of textile machinery.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

ELTEKSMAK Ticari Koordinatörü Emrah POSLU

birçok ülkede ise bayi ve temsilciliklerimiz aracılığı

ile geniş bir pazarlama ağına sahibiz. Dünya

genelinde 30’dan fazla ülkeye ihracat yaparken

yüzlerce tekstil üreticisini ELTEKSMAK kalitesiyle

tanıştırdık. Onların duymuş olduğu memnuniyetle

ülkemize döviz kazandırırken istihdam alanı

oluşturduk. Bugün 40 milyon liralık yatırım kararı

alırken müşterilerimizin duymuş olduğu güven ve

onlardan artarak gelen talepler etkili olmuştur.

Bizler katma değer sağlıyoruz. Onlar bizlerden ve

bizlerin üretmiş olduğu makinelerden memnun

kaldığı sürece bu yatırımlar artarak devam edecektir.

Kaliteli makinelerimiz, satış ve satış sonrası

hizmetler, hızlı teknik servis, bol yedek parça ve

fiyat avantajı sunarak dünya pazarlarında söz

sahibi olmayı başardık. Ayrıca müşterilerimizi

önemseyerek ve onlara değer vererek Türk

Makinelerinin ve üreticilerinin güven vermelerini

sağladık. Çözüm odaklı olduk ve onları önemseyerek

kendilerini özel hissetmelerini sağladık.’’

Hedefleri olan bir firmayız ve yeni yeni hedefler

belirleyerek kimseyle değil kendimizle

yarışmayı esas kıldık diyerek açıklamalarını

sürdüren Emrah POSLU; ‘’ Global bir marka

olduk ve ELTEKSMAK Markasının kazanımlarını

yatırım olarak ülkemize sunmaktayız ve bunun

mutluluğunu yaşamaktayız. İnşallah önümüzde

ki yıllarda ELTEKSMAK firmasının yeni başarılarını

ve yeni yatırımlarını konuşmuş oluruz’’

diyerek açıklamalarını sonlandırdı.

ELTEKSMAK firması ve Poslu ailesinin başarılı üç

yöneticiyle bir araya geldik ve 40 milyonluk

yatırımı ve işletmeyi bu yatırıma sevk eden gelişmeleri

kendilerinden dinlemiş olduk.

Bizde bugün ülkemizin en büyük tekstil makine

üreticilerinden birisi olan ELTEKSMAK firmasını

tebrik eder, başarılar dileriz.

I would like to touch upon the domestic

and international demands that led you

to capacity increase and 40 million lira

investment. Could you give information about

your marketing activities?

As Mr. Eyüp POSLU stated at the beginning

of our interview, Emrah POSLU immediately

assumes our responsibility within the scope

of professional management and well-drawn

task distribution.

“We have 8 people directly connected to our

company, our representatives in the field and a

sales and marketing staff of almost more than 50

people. Additionally there are colleagues who

assist this group. Apart from Denizli Factory and

head office, we serve Russia and Turkic Republics

as well as Uzbekistan with offices in Istanbul,

Bursa and Uzbekistan in the domestic market.

We have a wide marketing network through our

dealers and representatives in many countries

on 4 continents such as Egypt, Bangladesh,

Pakistan, Indonesia, Brazil, USA. While exporting

to more than 30 countries around the world, we

introduced hundreds of textile manufacturers

with ELTEKSMAK quality. With the pleasure they

got, we created an employment area while

earning foreign currency to our country. Today,

the trust of our customers and the increasing

demands from them have been effective while

making an investment decision of 40 million lira.

We provide added value. As long as they are

satisfied with us and our machines, these investments

will continue to increase.

We managed to be listened in the world

markets by offering our quality machines, sales

and after sales services, fast technical service,

abundant spare parts and price advantages.

In addition, by caring and valuing our customers,

we ensured the confidence of Turkish

Machinery and manufacturers. “We have

been solution-oriented and made them feel

special by caring for them,” he said.


64

PANORAMA

Efsane geri döndü

Yeni jenerasyon Pegasus rotasyon baskı makineleri

üretime başladı. Türkiye’de çalışmakta olan yüzlerce

rotasyon baskı makineleri ile on yıllardır tekstil

sektörüne teknik ve üretim katkısında bulunan Stork

tekniği; firmanın devamı olan yeni jenerasyonu

SPG bünyesindeki SPG STOVEC fabrikası tarafından

imal edilmektedir. Rotasyon baskıda hassas

ve ince desenlerin basımında kullanılan Stork

bıçaklı rakle sisteminin tek başarılı imalatçısı olan

firma; makinelerinde magnet rakle uygulaması

kombine sistemini de başarı ile kullanmaktadır.

Rotasyon baskı sisteminde

aşağıdaki rakle sistemleri kullanılmaktadır.

• Bıçak ( blade ) rakle sistemi; çok sofistike olan

bu sistem yarım tonlar, ince hatlar ve bölgesel

uygulamalar için kullanılır. Pat tasarrufu, renk

patlaklığını daha canlı olması ve şablon ömrünü

uzatması; sistemin diğer avantajlarıdır.

• Havalı rakle sistemi; hava yastığı ile desteklenmiş,

teflon uçlu özel rakle sistemidir. Pat tasarrufu, daha

az çaba ile daha fazla renk parlaklığı ve şablon

ömrü uzunluğunu sağlaması avantajlarıdır.

• Magnet çubuk rakle sistemi; esas olarak kalın

hatlar ve blok zemin baskıları için çok uygundur.

Pat miktarı çubuk çapına ve manyetik güç

oranına bağlıdır.

Stork sisteminin en büyük avantajı doğal magnet

kullanmasıdır. Bu sayede magnet köprüsünde

ısınma ve dolayısı ile uzama sorunu olmaz. Buda

ilerleyen metrelerdeki baskı hatalarını önler.

SPG STOVEC firması tarafında aktif olarak

imal edilmekte olan rotasyon baskı makineleri;

• RD8 MD- RD serisi

Tekstil piyasasında yıllardır tam bir iş atı olarak tanımlanan

RD4 modelinin yeni versiyonudur. Baskı

blanketi ve baskı kafalarının tek bir motor ile tahrik

edildiği bu mekanik model, düşük yatırım maliyeti,

işletme ve baskı kolaylığı ile baskıcılar tarafından

çok tercih edilmiştir ve edilmektedir.

Bu modelin son versiyonu Bursa’da WETEX baskı

fabrikasında 6 ay önce çalışmaya başlamıştır.

RD8 modelinde blanket’in ayrı bir motor ve baskı

kafalarının ayrı bir motor ile tahrik edildiği bir

versiyon ile her bir baskı kafasının ayrı ayrı tahrik

edildiği başka bir versiyonu daha vardır.

Hafif sentetik kumaşlardan çok ağır kumaşlara kadar

geniş bir aralıkta servis veren bu model, sadece

bıçak rakle sistemi ile donatıldığı gibi; bıçak ve magnet

kombi sistemleri ile donatılabilmektedir. Böylece

zemin baskılar magnet ile yapılabilirken hassas ve

ince desenler bıçaklı rakle ile basılabilmektedir.

• PEGASUS EVO SERİSİ

Stork tarafından geliştirilerek piyasa sunulduğu

yıldan bu yana; yüksek kaliteli ve özellikle fantazi

üretim yapan firmaların tercihi olmaya devam

eden bir modeldir. Stork - SPG STOVEC geçiş döneminde

imalatına ara verilen PEGASUS EVO, yani EF-

SANE MAKİNE yeniden baskıcılara hizmet vermeye

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


PANORAMA 65

• Sürekli çekim sağlayan doğal magnet sistemi ile

elektrik tüketimini azaltır, ısınma ve uzama nedeni

ile oluşan hatalı baskı sonuçları oluşmaz.

• Blanketin sabit kalması, şablon kafalarının aşağı

– yukarı hareketi sayesinde bası kafalarda baskı yapılırken;

boştaki kafalarda diğer bir baskı hazırlığı yapılır.

Zaman kaybı olmadan diğer bakı başlatılabilir.

başlamıştır. İlk makinenin Bursa’da MAHMUTOĞLU

Tekstilde üretime başlamasının arkasından satışı

yapılan diğer makinelerinde sevk ve montajları

önümüzdeki aylarda yapılacaktır.

Her birimde yüksek – düşük – nonstop üretimin sağlandığı

servo motorlu ana tahrik ve şablon kafa tahrikleri

ile donatılmıştır. Basit rapor değiştirme kasetleri

sayesinde bütün raporların baskısına uygundur.

SPG STOVEC KURUTMA BÖLÜMÜ

• Yüksek buharlaştırma kapasitesi

• 3 m kurutma kamaraları

• Frekans inverter kontrollü hava sirkülasyon fanları

• Kumaşın her yanında eşit kurutma sağlayan

hava dağılımı

• Buhar ya da direk gaz ısıtma sistemleri

SPG STOVEC Türkiye temsilciliğini yürütmekte olan;

İTEKS İntertekstil San. ve Tic. Ltd. Şti tecrübeli mühendislerden

oluşan kadrosu ile satış öncesi – satış

ve satış sonrası hizmetlerini sağlamaktadır.

Baskı ayarları – motorize enine ve diyagonal ayarlar,

dokunmatik ekran üzerinden yapılmakta ve her

bir pozisyon makinenin her iki yanından ayarlanabilmektedir.

Veriler hafızaya alınarak; sipariş tekrarları

hatasız olarak hemen yapılabilmesini sağlanmaktadır.

Rapor kafaları soket modeli hızlı değiştirip

takılmakta ve hemen baskı konumuna gelmektedir.

PEGASUS EVO diğer avantajları ;

• Blanket zamklama sistemi makine hızından bağımsız

çalışır. Böylece her koşulda uygun sonuca ulaşılır.

• ECO – PASTE sistemi ile raklede kalan baskı patı

geri alınarak, tekrar kullanımı ve çevreye verilen

kirlenmeyi azaltır.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


66 İNCELEME

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Aynı sonuçları

sağlayan

2 farklı dozaj

sistemi

(Bölüm 2)

(ml/kg Kullanılan Emprenye Sistemleri)

Two different

dosing systems

with the same

outcome

(Part 2)

Main Impregnating Systems Using ml/kg

Leonardus Janssen

Pulcra Kimya A.Ş. Danışmanı

Consultant of Pulcra Kimya A.Ş.

Erdem Genç

Pulcra Kimya A.Ş. Ön Terbiye Sorumlusu

Pretreatment Technical Manager of Pulcra Kimya A.Ş.

Erkan Döner

Pulcra Kimya A.Ş. Ege Bölge Sorumlusu

Regional Manager of Ege-Pulcra Kimya A.Ş.

[ml/kg] olarak çalışan dozlama sistemi, emprenye

banyosuna, kumaşın ağırlığı ile orantılı

miktarda kimyasal madde ekleyen bir sistemi

ifade eder. Makine hızı ve/veya kumaşta bir

değişim olduğunda, sözkonusu dozajlama sistemi,

[ml/kg] bazında verilen reçeteyi belirtilen

kumaş üzerinde istenen kimyasal miktarlarına

ulaşması için hemen harekete geçer. Dünyada

mevcut tüm dozajlama sistemleri, aşağıda

belirtilen iki kategoriden birine aittir.

- Kumaşa göre dozajlama

- Beslemeye göre dozajlama

Her iki sistem de [ml / kg] cinsinden dozlama

yapar ve böylece kumaşla ilgili dozlama

yapar. Sadece gerekli miktarda kimyasal

maddeyi hesaplama yöntemlerinde farklılık

gösterirler. “Kumaşa ilişkin dozajlama” sistemi

,geçen kumaş miktarına orantılı olarak kimyasal

miktarlarını hesaplarken, “besleme ile ilgili

dozajlama” sistemi kullanılan sıvı miktarıyla

ilgili kimyasal miktarlarını hesaplamaktadır.

Sonuçta, sistemlere gerekli teknik öğeler, doğru

yazılım ve mükemmel bir ortam sağlandığında,

her iki sistem de kumaş üzerinde gerekli olan

[ml / kg] ‘nın aynı sonucunu verecektir.

2.1 Kumaşa Göre Dozajlama

Hiç şüphesiz en yaygın dozajlama sistemi,

kumaşa göre dozajlamadır. Bu prensiple

çalışan bir dozaj sistemi, makineden geçen

kumaş miktarına bağlı olarak, emprenye

ünitesine gerekli miktarda kimyasal maddeyi

besler. Aynı zamanda, emprenye teknesinde

toplam hacmini sabit tutmak için de otomatik

olarak seviye kontrol cihazı tarafından

su eklenir. Bu türden dozlama cihazları çok

çeşitlidir ve hepsinin tartışılması bu makalenin

amacının ötesine geçecektir. En çok

kullanılan dozlama cihazları:

- Çalışılan zaman bazında dozajlama

- Birim zamanda geçen kumaş (metre) bazında

dozajlama

- İmpuls sayılarına göre dozajlama

Aşağıdaki tüm örneklerde, impulslarla kontrol

edilen pompalara ve su ölçüm sistemlerine

değineceğiz.

“Kumaşa göre dozajlama” prensibi, Şekil 4 ve

Şekil 5’te bir taslak olarak görülebilir.

Şekil 4, hem suyun hem de kimyasalların

karşılaştığı bir ön karıştırma kabının yer aldığı

bir sirkülasyon sistemi ile donatılmış sistemdir.

Ancak Şekil 5’te su ve kimyasallar sirkülasyon

sistemine doğrudan beslenmektedir. Şekil 4’te

yer alan ön karıştırma kabının avantajı görsel


İNCELEME

67

Dosing in [ml/kg] implicates a system that is

adding an amount of chemicals in the impregnating

bath proportional to the weight of

fabric. A change of speed and/or a change

of fabric will immediately adapt the amount

of chemicals in order to reach the desired

amounts of chemicals on the fabric specified

by the recipe in [ml/kg].

All systems that exist worldwide belong to one

of the two categories specified hereunder:

- the dosing “related to the fabric”

- the dosing “related to the feeding”

Both systems are dosing in [ml/kg] and thus

dosing related to the fabric. They only differ

in the way how they calculate the necessary

amounts of chemicals. The system “dosing

related to the fabric” is calculating the amounts

of chemicals proportional to the passing fabric,

whereas the system “dosing related to the feeding”

is calculating the amounts of chemicals

related to the used amount of liquid. In the end,

provided the systems are fitted with the needed

technical items, the correct software and a perfect

setting, both systems will give an identical

outcome of the needed [ml/kg] on the fabric.

Şekil 4

Fig 4

Şekil 5

Fig 5

2.1. Dosing related to the fabric

The most common dosing system without any

doubt is the dosing “related to the fabric”. With

this system the software will deliver the needed

amount of chemicals into the impregnating

unit proportional to the amounts of fabrics. On

the same time water is added by an automatically

level control device to assure a constant

volume of the impregnating compartment.

The kinds of dosing devices are many and

discussing all of them would go beyond the

constraints of this article. Most used dosing

devices are:

- dosing by volume in time

- dosing by volume in meter of passing cloth

- dosing by volume with impulses

In all following examples we just will refer to

pumps and water metering systems controlled

by impulses.

The principle of such a “dosing related to the

fabric” is visible as a sketch in fig.4 and fig.5

fig.4 is a system equipped with a circulating

system with mixing vessel for water and chemicals.

In fig.5 water and chemicals are directly

injected in a circulating system. The advantage

of a mixing vessel is the optical control and

an easy maintenance and control of the dosing.

On the other hand, a system as fig.5 will

kontrol sağlaması ve dozajlamanın bakımını ve

kontrolünü kolaylaştırmasıdır.

Öte yandan, şekil 5’teki bir sistem, emprenye

sıvısının çok daha düşük bir hacmine sahip

olacaktır. Düşük hacimlerin avantajı, daha

kısa tepki süreleridir.

Şekil 6

Fig 6

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


68 İNCELEME

Besleme sıvısının (CF) konsantrasyonu “kontrolör

ve programlayıcı ünitesi” tarafından

düzenlenir. Bu ünite besleme sıvısının gerekli

konsantrasyonunu şu şekilde düzenler:

- ∆Q (CF = R / ∆Q) değerini kullanarak gerekli

CF gücünün hesaplanması.

- Kullanılan gerçek su miktarı cihaz # 3 ile ölçühave

a far lower volume of the impregnating

liquid. The advantage of lower volumes are the

substantial smaller responding times.

The principle of the dosing of the chemicals by

the pumps is depicted in fig.6. The input data

for fabric specification and recipe are yellow

highlighted; the corresponding output data

coming from the unit are green highlighted.

E.g. a recipe of 4 ml/l wetting agent and 28 kg/

min (yellow) of fabric will result in 112 ml/min

(green) feeding of wetting agent. (fig.6)

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Şekil 7

Fig 7

Kimyasalların pompalar tarafından dozlanması

prensibi, şekil 6’da gösterilmiştir. Kumaş

özellikleri ve reçete için giriş verileri sarı renkte

vurgulanır; üniteden gelen ilgili çıkış verileri

yeşil renkle vurgulanır.

Örneğin; 4 ml/l Islatıcı reçetesi ve 28 kg/dk kumaş

girişi olan bir çalışmada (Sarı) , 112 ml/dk’lık

bir ıslatıcı beslemesi (Yeşil) olacaktır. (Şekil 6)

2.2 Beslemeye Göre Dozajlama

Çok küçük hacimlerde emprenye edici bölmelerin

ortaya çıkmasıyla, suyun ve kimyasalların

daha sürekli eklenmesi gerekli hale geldi.

Son derece küçük emprenye hacimleri, emprenye

çözeltisinin stabil ve eşit konsantrasyonu

açısından çok hassastır. Bu nedenle, eklentiyi

tam olarak gereken konsantrasyonda bir besleme

sıvısı ile değiştiren bir sistem tanıtıldı.

Böyle bir sistemin prensibi basit bir çizimde

açıklanmaktadır, bakınız şekil 7.

Üretim sırasında sürekli bir seviye kontrolü (cihaz

# 1), otomatik bir su vanası (cihaz # 2) vasıtasıyla

emprenye sisteminin hacmini sabit tutar.

Cihaz # 4 ile ölçülen besleme sıvısı miktarı,

eklenen flote miktarı ile aynıdır ve ∆Q değerinin

(kullanılan besleme miktarına karşı geçen

kumaş miktarı) sürekli olarak izlenmesini sağlar.

2.2. Dosing related to the feeding

With the appearance of extremely small

volumes of impregnating compartments a

more continuously adding of the water and the

chemicals became necessary. Extremely small

impregnating volumes are very sensible in regard

of a stable and even concentration of the

impregnating liquid. Therefore a system was introduced

replacing the add-on with a feeding

liquid at exactly the needed concentration.

The principle of such a system is explained in a

simple drawing, see fig.7.

During the production a continuously level (device

#1) is ensuring a constant volume of the

impregnating system by means of an automatic

water valve (device #2).

The amount of feeding liquid, measured by

device #4, is identical with the add-on and

allows a continuous monitoring of the value

of ∆Q (passing fabric amount against the

used feeding amount).

The concentration of the feeding liquid (CF) is

regulated by the “controller and programmer

unit”. This unit is regulating the necessary strength

of the feeding liquid by:

- calculating the necessary strength of CF

using the value of ∆Q (CF=R/∆Q).

- the actual used amount of water is measured

(in impulses) by device #3 and sending this info

to the “controller and programmer unit”

- the “controller and programmer unit” is

calculating and serving the dosing pumps (device

#5) with the necessary impulses to ensure

the needed concentration CF of the add-on.

Fig.8 is showing an example of such a dosing.

Similar to fig.6 all input data are yellow highlighted

and the output data coming from the

unit are green highlighted.

E.g. a recipe of 4 ml/l wetting agent and 28 kg/

min of fabric will result in 112 ml/min of wetting

agent. This is exactly the same amount as


70 İNCELEME

Şekil 8

Fig 8

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

lür (impuls cinsinden) ve bu bilgiyi “kontrolör ve

programlayıcı ünitesine” gönderir

- “kontrolör ve programlayıcı ünitesi”, eklentinin

gerekli konsantrasyon CF’sini sağlamak için

dozaj pompalarını (cihaz # 5) gerekli impulslarla

hesaplar ve sunar.

Şekil 8, böyle bir dozlamanın bir örneğini göstermektedir.

Şekil 6’ya benzer şekilde tüm giriş

verileri sarı renkle vurgulanır ve üniteden gelen

çıkış verileri yeşil renkle vurgulanır.

Örneğin. 4 ml/l’lik bir ıslatıcı reçetesi ve 28 kg/

dk kumaş girişi olan bir çalışmada 112 ml/dk

bir ıslatıcı beslemesi olacaktır. İşte, “kumaşa

göre dozajlama” sistemindeki bu besleme

miktarı sonuçta kumaş üzerinde istenen [ml/

kg] cinsinden reçeteye ulaşılabilmesi için beslenmesi

gereken flote ile aynı miktar ve aynı

konsantrasyonda olmalıdır.

2.3 İki Sistemin Çalışma Farklılıkları

Kumaşa göre ve beslemeye göre çalışan her iki

dozajlama sistemi de kesinlikle aynı neticeleri

sağlamasına rağmen, her iki sistemin pratik

uygulamasında önemli bir fark vardır.

when using the system “related to the fabric”

(see fig.6), only that we just have one flow that

is corresponding to the used add-on and fitted

with the correct concentration in order to get

the targeted [ml/kg] on the fabric. (fig.8)

2.3. The differences in handling both systems

Although both systems “related to the fabric”

and “related to the feeding” are absolutely

identical in the final outcome there is a substantial

difference in the practical operation

of both systems.

Out of the 2 systems, the system “related to the

fabric” is the easiest to handle. Once the unit

receives the input of the wanted recipe in [ml/

kg] together with the linear weight of the fabric

a correct dosing is handled automatically by

the software of the unit.

The system “related to the feeding” is somehow

more complicated. Apart of the

wanted recipe the operating staff is in need

of the value ∆Q (squeezing difference) and

this value can only be determined after a few

minutes of production (see 2.3.2).


İNCELEME

71

In common is the need of a correct first

filling. But as the system “related to the

feeding” is originally created for a very low

volume, a first fill can be neglected as in this

case the concentration of the feeding liquid

is nearly identical to the concentration in the

impregnating liquid (see also 2.3.2.).

Changing to another fabric (weight) involves

very often a small change of the concentration

in the impregnating liquid. These small

changes are typical for a dosing in [ml/kg], inevitable

but in most cases neglectable.

2.3.1. The system “related to the fabric”

This is the classical system, the fabric weight is

a known parameter and at the moment a new

fabric reaches the impregnating unit the operating

staff will enter the new weight into the

system. All pumps will now have the information

for a dosing related to the passing amount

of fabric in time , whereas the level control is

regulated automatically.

Special attention should be given to the first

filling at the start-up of the unit. This first . R Epu

Fig.9 shows an example of a wrong start of

a production where the first filling with 30

[ml/l] has an identical value to the wanted

recipe with 30 [ml/kg].

In this diagram we see the trend in time of

the concentration in the impregnating liquid

in [ml/l] and the amount of chemicals in [ml/

kg] on the fabric. It is only after about 10 to 12

minutes that the fabric reaches a “safe” concentration

of about 5 to 10% of the equilibrium.

In a subsequent dyeing process, tailing could

appear on the first meters of the fabric

2.3.2. The system “related to the feeding”

The system related to the feeding however is

more complicated. With a new fabric we do

not know the amount of feeding and we first

have to wait for a few minutes before the unit is

giving a reliable output of the feeding amount.

The unit will inform us about the new add-on

in form of ∆Q and the operation staff now can

insert the new value of the SF-Factor (which

is 1/∆Q or 100/∆Q, depending in [ml/kg] or %

value). This all can be done in about 2 minutes

starting from the entrance of the fabric in the

impregnating, should however be controlled

and eventually corrected after some time.

In case of the system “related to the feeding”

and a volume of about 10 to 20 liter, the first fill

has no importance as a small volume impli-

Şekil 9 / Fig 9

İki sistemden, “kumaş göre dozajlama” sistemi

kullanımı en kolay olanıdır. Ünite, kumaşın

doğrusal ağırlığı ile birlikte [ml / kg] cinsinden

istenen reçete girdisini aldıktan sonra,

ünite yazılımı tarafından otomatik olarak

doğru bir dozlama yapar.

“Beslemeye göre dozaj” sistemi bir şekilde

daha karmaşıktır. İstenen reçetenin dışında,

işletim personeli ∆Q (sıkma farkı) değerine ihtiyaç

duyar ve bu değer sadece birkaç dakikalık

üretimden sonra belirlenebilir (bkz. 2.3.2).

Ortak nokta, doğru bir ilk dolum ihtiyacıdır. Ancak

“beslemeye göre dozaj” sistemi başlangıçta

çok düşük bir hacim için oluşturulduğundan,

bu durumda besleme flotesinin konsantrasyonu

emprenye flotesindeki konsantrasyonla

hemen hemen aynıdır (ayrıca 2.3.2.).

Başka bir kumaşa (ağırlık) geçmek, çoğu

zaman emprenye flotesindeki konsantrasyonda

küçük bir değişiklik gerektirir. Bu küçük

değişiklikler [ml / kg] cinsinden bir dozlama

için olağandır, kaçınılmaz ama çoğu durumda

ihmal edilebilir.

2.3.1 Kumaşa Göre Dozajlama Sistemi

Bu klasik bir sistemdir, çalışılacak bezin ağırlığı

çalışmada bilinmesi gereken bir değişkendir ve

bezin değiştirilmesi durumunda makine operatörü

yeni bezin ağırlığını sisteme girmelidir.

Artık tüm pompalar, belirli bir zaman diliminde

geçen kumaş miktarı ile ilgili bir dozajlama

bilgisine sahip olacak, seviye kontrolü cihazı da

otomatik olarak kendini ayarlayacaktır..

R Epu

formülüyle hesaplanmalı ve bulunan rakama

mutlaka uymalıdır.

Şekil 9, 30 [ml / l] ile ilk dolumun , 30 [ml / kg]

ile istenen reçete ile aynı değere sahip olduğu

bir üretimin yanlış başlanmasına ilişkin bir

örneği göstermektedir.

Bu diyagramda, [ml / l] cinsinden emprenye

flotesindeki konsantrasyonun zaman için-

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


72 İNCELEME

deki değişimini ve kumaş üzerindeki [ml /

kg] cinsinden kimyasal miktarını görüyoruz.

Sadece yaklaşık 10 ila 12 dakika sonra, kumaş

dengenin yaklaşık % 5 ila 10’u kadar “güvenli”

bir konsantrasyona ulaşır. Sonraki boyama

işleminde, kumaşın ilk metrelerinde baş-son

farkı görünebilir.

Şekil 10 / Fig 10

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

2.3.2 Beslemeye göre dozajlama sistemi

Beslemeye göre olan sistem çok daha

karmaşıktır. Yeni bir kumaşa geçildiğinde

besleme miktarını bilmediğimiz için ünitenin

bize güvenilir bir besleme miktarı verisini

sağlamasını bekleriz. Dozajlama Ünitesi bize

yeni kumaşa göre eklenecek flote miktarını

∆Q formunda verecektir ve operatör de artık

SF-Faktörünün [ml/kg] olarak (1/∆Q veya

100/∆Q cinsinden) yeni değerini sisteme girebilecektir.

Tüm bu işlemler, kumaşın emprene

teknesine girişinden itibaren yaklaşık 2 dakika

içinde yapılabilir, ancak bir süre sonra kontrol

edilip gerekirse düzeltilmelidir.

Beslemeye göre çalışılan ve yaklaşık 10 ila 20

litrelik bir tekne hacimlerinde, değişim faktörü

0’a yakın olacağından, ilk dolumun önemi yoktur.

Bu durumda, emprenye flotesinin konsantrasyonu

beklenen konsantrasyon ile hemen

hemen aynıdır. C∞= R/∆Q (E pu

=∆Q ve f=0). Bu

haliyle besleme flotesi ilk dolum için kullanılır.

Bu, şekil 9’da gösterildiği gibi aynı kumaş, hız ve

reçete kullanılarak şekil 10’da görülebilir.

Bununla birlikte, “beslemeye göre dozaj”

sistemi daha büyük hacimler için kullanılıyorsa

ve bu nedenle daha yüksek değişim değerleri

ile birleştirilirse, ilk dolumun önemi daha da

önem kazanır. İşletme personelinin besleme

flotesini ilk dolum için kullanması durumunda,

bu üretimin başlangıcı, daha sonraki boyama

işlemi sırasında baş-son farkına karşı oldukça

savunmasızdır. Bkz. Şek.11.

2.3.3. Hangi Sistem Seçilmeli

Bu sorunun cevabı oldukça kolaydır. Son derece

küçük hacimlerde (


74 İNCELEME

derece küçük hacim ve kumaşın flote ile çok

az temas süresinden dolayı, değişim faktörü

sıfıra eğilimlidir. Değişimin sıfıra gitmesinin etkisi,

miktardaki ve konsantrasyondaki efektif pick-up’ın,

miktar ve konsantrasyondaki besleme

flotesine kesinlikle eşit olmasıdır.

Şekil 11 / Fig 11

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Bir Flex-Nip sisteminde hiç sirkülasyon yoktur,

yani emprenye çözeltisi üzerindeki bir kontrol,

eklenti üzerindeki bir kontrolle aynı sonuçları

verecektir. Flex-Nip’in en büyük dezavantajlarından

biri, birkaç operatörün ∆Q değerine bakarak

doğru SF’i nasıl gireceğini bilmemesidir.

Çoğu operatör başlangıç ∆Q ile kalmayı seçer

ve SF’yi değiştirir. Bu haliyle kasar çözeltisi güçlenecek

ya da zayıflayacaktır, ancak reçete ve

teorik ilave aynı kalmaktadır. Bu durum, operator

için değil, şimdi yanlış bir reçete ile hesap

yapan yöneticisi için daha fazla bir problemdir.

Hesaplanan reçete çok ucuz veya çok pahalıdır,

ancak her iki durumda da tercih edilmez.

Daha büyük emprenye hacimleri için sistemi

“beslemeye göre dozaj” olarak uyarlamak, işletim

personeli için gereksiz problemler yaratacaktır.

Değişim faktörü artık sıfır olmadığından,

ilk dolumun konsantrasyonunun (ayrıca bkz.

Şek.10) belirlenmesi ile başlayacaktır. Ancak en

büyük dezavantaj; ∆Q değerinin zor kullanılması

ve gözlemlenmesi, bu sistemi reddetmenin

ve “kumaşa göre dozaj” sisteme gitmenin

ana nedenidir. Karmaşık ve anlaşılması zor bir

sistem için hiçbir neden yoktur, çünkü normal

kullanılan sistem “kumaşa göre dozajlama”

mükemmel bir dozajlama sisteminin tüm ihtiyaçlarını

karşılamaktadır.

2.4. Doğru İlk Dolum Nasıl Hesaplanır:

Çoğu durumda, ilk dolumun konsantrasyonunu

belirlemede zorluk yoktur. İlk dolumun konsantrasyonu,

denge halinin konsantrasyonuyla

yaklaşık olarak (±% 15) eşleşmelidir. Birçok

durumda kumaşlar ve bunların denge değerlerine

yanıtı bilinir ve ilk dolumun konsantrasyonu

için kullanılabilir. Bilinmeyen bir kumaşla

çalışıldığında , kimyasal denge için ölçülen

tüm değerlerinin ortalaması yeterli olacaktır.

Herhangi bir nedenle, bir titrasyon yapılmazsa

veya mümkün değilse, ilk dolum, aşağıdaki

formülü kullanarak efektif pick-up Epu ortalamasını

gözlemleyerek de hesaplanabilir:

R Epu

C∞ denge halinin konsantrasyonudur ve şimdi

ilk dolum için konsantrasyon olarak kullanılabilir.

bleaching liquid will get stronger or weaker, but

the recipe and the theoretical add-on remain

the same. This is not so much a problem for the

operator staff but more for the account manager

who is now calculating with a wrong recipe.

Either the calculated recipe is too cheap or too

expensive but in both cases not preferable.

Adapting the system “related to the feeding”

for bigger impregnating volumes will gave

unnecessary problems for the operating staff.

It will start with the determining of the concentration

of the first fill (see also fig.10) as the

exchange factor is not zero anymore. But the

biggest disadvantage, the difficult handling

and observing of the value ∆Q is the main

reason for declining this system and going to

the system “related to the fabric”. There is no

reason at all for a complicated and difficult to

understand/handle system as the normal used

system “related to the fabric” is fulfilling all

needs for a perfect dosing system.

2.4. How to calculate a correct first filling:

In most cases there are no difficulties in determining

the concentration of a first filling.

The concentration of the first fill should match

approximately (± 15%) the concentration of the

equilibrium. In many cases the fabrics and their

responding values of equilibrium are known

and can be used for the concentration of the

first filling. When an unknown fabric is processed

the average of all measured values of the

equilibrium will be sufficient.

If, for whatsoever reason, a titration is not

done or not possible the first filling can also be

calculated by observing the average of the

effective pick-up Epu using the formula:

R Epu

C∞ being the concentration of the equilibrium

and can now be used as the concentration

for the first filling.

to follow: Defining parameter during a production


76

PANORAMA

Messe Frankfurt İstanbul

Türk ihracatını arttırıyor

Messe Frankfurt Istanbul pushes

Turkish exports up

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

780 yıllık başarılı geçmişi ile dünya etkinlik sektörünün lider ve

efsane kuruluşu Messe Frankfurt’un önemli bir parçası olan Messe

Frankfurt İstanbul 20. Yılını kutluyor.

As an important part of 780-year-old Messe Frankfurt, the leader and

the legendary establishment of event organizing industry in the world,

Messe Frankfurt Istanbul has been celebrating its 20th anniversary.


PANORAMA 77

With almost 800-year experience, Messe

Frankfurt is the global leader in the fair organizing

industry. Its portfolio of over 100 fairs in

around 30 countries offers the exhibitors the

opportunity to increase their international

trade volume and discover the world’s most

dynamic markets. The pandemic has caused

a lot of cancellations or postponements

in the schedules of the company.

Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdürü Tayfun Yardım

Tayfun Yardım, General Manager of Messe Frankfurt Istanbul

Representing Messe Frankfurt fairs in Turkey,

Messe Frankfurt Istanbul has been successfully

turning its 20th year. We conducted an exclusive

interview with Tayfun Yardım, general

manager of Messe Frankfurt Istanbul, to ask

the effects of the pandemic, the prescription

to the trade disturbances of the disease, the

present situation of the industry, suggestions

and recommendations for the exhibitors and

visitors. He offered more in the talk.

Would you start with furnishing us with the

information about the foreign structure of

Messe Frankfurt, a legendary fair organizing

company which celebrates its almost 800th

anniversary, in general and about the

position of Messe Istanbul in particular?

Messe Frankfurt is the largest fair, congress

and event organizer of the world in its field.

The company has been serving to 190

countries with its 30 affiliated companies

employing 2,600 people. Our company,

which organizes over 150 fairs of which more

than half are in Germany, is a public establishment

owned 60% by Frankfurt Municipality

and 40% by Hessen State.

Messe Frankfurt Istanbul International Fair

Organization Ltd. was established in the year

2000. The main idea behind establishing a

company in Turkey was to determine the Turkish

market and to adopt the manufacturing

areas. Our company has been striding to

lead Turkish exporters to new markets. It gives

us a special pride to see that the companies

which we serve have been influential players

in international markets and to contribute to

the export volume of our country.

Can you tell us the main headlines

of the milestones of 20 years of Messe

Frankfurt Istanbul?

More than 3000 Turkish companies had the

opportunity to exhibit their products and

services and establish new business connections

in our fairs organized for different

sectors in 40 cities around the world for 20

years. We are proud to have successfully

organized dozens of successful organizati-

Yaklaşık 800 yıllık deneyime sahip olan Messe

Frankfurt, fuar düzenleme endüstrisinde küresel

liderdir. Yaklaşık 30 ülkede 100’den fazla

fuardan oluşan portföyü, katılımcılara uluslararası

ticaret hacimlerini artırma ve dünyanın

en dinamik pazarlarını keşfetme fırsatı sunuyor.

Pandemi, şirketin programlarında birçok iptal

veya ertelemeye neden oldu. Türkiye’deki

Messe Frankfurt fuarlarını temsil eden Messe

Frankfurt İstanbul, 20. yılını başarıyla dolduruyor.

Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdürü Tayfun

Yardım ile pandeminin etkilerini, hastalığın

ticaret rahatsızlıklarına reçete, sektörün mevcut

durumu, katılımcı ve ziyaretçilere öneri ve önerileri

sormak için özel bir röportaj gerçekleştirdik.

Röportajda daha fazlasını sundu.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


78

PANORAMA

Fuarcılıkta bir efsane olan ve neredeyse

800. Yılını kutlayan Messe Frankfurt’un yurt

dışı yapılanmasından ve onlar içinde Messe

İstanbul’un öneminden ve pozisyonundan

bahseder misiniz?

“Messe Frankfurt, kendi fuar alanına sahip olan,

dünyanın en büyük fuar, kongre ve etkinlik organizatörüdür.

Messe Frankfurt, 190 ülkeye hizmet

veren 30 iştirakı ile dünya çapında 2600 kişiye

istihdam sağlamaktadır. Her yıl, yarısından çoğu

Almanya dışında olmak üzere 150’dan fazla fuar

organize eden şirketimiz, %60 oranındaki hissesi

Frankfurt Belediyesi’ne, %40 oranındaki hissesi ise

Hessen Eyaleti’ne ait olan bir kamu kuruluşudur.

Messe Frankfurt İstanbul Uluslararası Fuarcılık Limited

Şirketi, 2000 yılında kurulmuştur. Türkiye’de

bir şirket kurmanın altında yatan temel fikir, Türkiye

pazarının tanımlanması ve üretim alanlarının

benimsenmesidir. Firmamız, Türk ihracatçılarına

yeni pazarlara açılması konusunda özel bir çaba

göstermektedir. Hizmet verdiğimiz firmaların uluslararası

pazarlara etkin birer oyuncu olduklarını

görmek ve ülkemizin ihracatına katkı sağlamak

bizlere büyük gurur veriyor.”

ons notably Automechanika Istanbul and

Motobike Turkey, during last 20 years. However,

what makes us happy as the Messe

Frankfurt Istanbul family is the growth of our

companies in 20 years and the contribution

we have made to the export volume our

country has reached.

You organize the world’s largest fairs in

their sectors such as Heimtextil, Ambiente

and Automechanika. Are there other fairs

in which Turkey is in the first-three national

exhibitors? Does Messe Frankfurt Istanbul

Turkey assume a role for Messe Frankfurt

events or operations outside Turkey or its

only mission is about the participation

of Turkish companies in Frankfurt fairs

and organizations held in Turkey such as

Automechanika Istanbul?

Not only in Frankfurt but in many of our international

fairs, our companies clearly reflect

the production potential of our country

with the increasing participation rate every

year. Over 300 companies participated in

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


22-26 JUNE / HAZİRAN

TÜYAP FAIR CONVENTION AND CONGRESS CENTER

BEYLİKDÜZÜ / İSTANBUL

Jeo Tekstiller

www.hightex2021.com

Official Airline / Resmi Havayolu


80

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Messe Frankfurt İstanbul’un 20 yılının kilometre

taşlarının ana başlıklarını söyler misiniz?

“20 yıl boyunca dünya çapında 40 şehirde

farklı sektörlere yönelik düzenlenen fuarlarımızda

3000’in üzerinde Türk firması ürün ve hizmetlerini

sergileme, yeni iş bağlantıları kurma fırsatı buldular.

Türkiye’de de başta Automechanika Istanbul

ve Motobike Istanbul olmak üzere, geçen 20 yılda

onlarca başarılı organizasyona imza atmış olmanın

haklı gururunu yaşıyoruz. Ancak bizleri asıl mutlu

eden, firmalarımızın 20 yılda kaydettiği büyüme ve

Messe Frankfurt İstanbul ailesi olarak ülkece ulaştığımız

ihracat hacmine sağladığımız katkıdır.”

Heimtextil, Ambiente ve Automechanika gibi

sektörlerinde dünyanın en büyük fuarlarını organize

ediyorsunuz. Bunlarda ve diğer fuarlarınızda

Türkiye’nin katılımda ilk üçe girdiği fuarlar var mıdır?

Messe Frankfurt İstanbul’un Türkiye operasyonları

dışında Messe Frankfurt etkinliklerinde rolü var

mıdır yoksa sadece Türk firmalarının Frankfurt

fuarlarına katılımı ile Automechanika İstanbul’un

organizasyonu ile mi ilgileniyor?

“Sadece Frankfurt değil, yurtdışı fuarlarımızın birçoğunda

firmalarımız, her yıl yükselen katılım grafiği

ile ülkemizin üretim potansiyelini net bir biçimde

yansıtıyor. Dünyanın lider ev tekstili fuarı Heimtextil’de

bu yıl Türkiye’den 300’ün üzerinde firma standı

yer aldı ve katılım gösteren ülkeler arasında en

büyük sergi alanı ülkemize aitti. Giyimlik kumaş fuarlarımızdan

Texworld Paris’te uzun yıllardır katılım-

Heimtextil, the most leading home textile

fair of the world, this year and the largest

exhibition space belonged to us. At Texworld

Paris, one of our clothing fabric fairs, we

are the second country with the highest

number of exhibitors after China, with the

interest shown by our exhibitors to the fair for

many years. Leading automotive industry

fair Automechanika, the ISH trade fair for

our construction and energy sectors, and

many more in our fair Light + Building, Turkey

is among the countries with the greatest

participation. As Messe Frankfurt Istanbul,

we also intend to ensure the continuity of

this development. Not only in Istanbul Motobike

and Automechanika Istanbul which we

organize in Turkey, no matter where in the

world, we are aiming minimum one Turkish

exhibitor to take place in all of our fairs.

During the pandemic, the fair industry

was one of the most affected industries.

What do you expect during and after the

normalization process?

Recently, we often hear the expressions of

“normalization” and “new normal”. From

the beginning of 2020, the global coronavirus

pandemic is challenging the event

industry, as there are numerous reasons

that have forced humanity to change their

daily lives and living conditions throughout


PANORAMA 81

its nearly 200,000-year history. But as you

may understand, in the 780-year period

many pandemics, wars, economic and

political crises have passed. During this period,

both in Turkey and around the world

it will be the beginning of a new era and

although the expectations as an exhibition

area will undergo a change in perception;

tough periods such as a pandemic

actually accelerate or slow down ongoing

processes. Issues such as digitalization and

security were already on our agenda, the

pandemic accelerates the process only at

this point. At the end of the day, whether

it is lighting, automotive or textile, both

the manufacturer and the consumer are

human. As a social being, human always

prefers to meet face to face. In cases

where physical meeting is restricted or

there is no feasibility, digital platforms are

of course a very good opportunity offered

by technology. However, as long as humanity

remains on the stage of history, and

as Messe Frankfurt’s platforms have made

possible for 780 years, the most important

success factor of the trade fair industry will

continue to be face-to-face meetings.

As Messe Frankfurt, we take measures to

maintain social distance on the basis of

increasing corridor widths and minimum

stand areas, one / two-way traffic practices

in the corridors, regulations in food and

beverage areas and regular health checks

in all the organizations we organize after

the pandemic and will organize in the

upcoming period.

Will there be any new events Messe

Frankfurt will organize Istanbul in Turkey?

We welcome a lot of suggestions from the

collaboration of exporters’ unions and

associations which we cooperate in our

foreign fairs about organizing a new event

in Turkey. Of course, we continue our evaluations

for a fair organization for the right

sectors at the right time. We will provide

platform infrastructure for the Virtual Hometex

Turkey 2020 digital event, which will be

organized by Denizli Exporters Association

and Denizli Chamber of Industry between

18-20 November 2020, and bring international

visitors from the home textile industry

together with our companies, and we will

provide international marketing services

for more than 100,000 company officials

all over the world. In the near future, we will

work on similar digital projects in different

sectors with our other export associations.

cılarımızın fuara gösterdikleri ilgi ile Çin’in ardından

en çok katılımcısı olan 2. ülke konumundayız. Lider

otomotiv endüstrisi fuarı Automechanika, yapı

ve enerji sektörlerine yönelik fuarlarımızdan ISH,

Light+Building ve daha birçok fuarımızda Türkiye,

en fazla katılım gösteren ülkeler arasında yer alıyor.

Messe Frankfurt İstanbul olarak bizler de bu gelişimin

sürekliliğini sağlamak niyetindeyiz. Sadece

Türkiye’de düzenlediğimiz Motobike Istanbul ve

Automechanika Istanbul değil, dünyanın neresinde

olursa olsun her fuarımızda en az 1 Türk firmanın

katılımcı olarak yer almasını hedefliyoruz.”

Pandemi sürecinde fuarcılık sektörü fazla

etkilenen sektörlerden birisi oldu. Normalleşme

sürecinde ve sonrasında neler bekliyorsunuz?

“Son dönemde “normalleşme” ve “yeni normal”

ifadelerini sıklıkla duyuyoruz. İnsanoğlunun yaklaşık

200 bin yıllık tarihi boyunca günlük yaşamlarını ve

yaşam koşullarını değiştirmeye zorlayan sayısız nedenlerde

olduğu gibi, 2020’nin başından itibaren

küresel korona virüs pandemisi etkinlik endüstrisine

meydan okuyor. Fakat takdir edersiniz ki 780 yıllık

süreçte birçok pandemi, savaş, ekonomik ve politik

kriz döneminden geçildi. Bu dönem hem dünyada

hem de Türkiye’de yeni bir dönemin başlangıcı

olacak ve fuar alanı algısı da değişime uğrayacak

gibi bir beklenti olsa da; pandemi gibi sıkıntılı

dönemler aslında süregelen süreçleri hızlandırıyor

ya da yavaşlatıyor. Dijitalleşme ve güvenlik gibi

konular zaten gündemimizdeydi, pandemi sadece

bu noktada süreci hızlandırıyor. Günün sonunda

ister aydınlatma, ister otomotiv, ister tekstil işi yapın

üretici de, tüketici de insan. İnsan sosyal bir varlık

olarak her zaman yüz yüze görüşmeyi tercih eder.

Fiziksel görüşmenin kısıtlandığı ya da fizibilitesinin

olmadığı durumlarda dijital platformlar elbette

ki teknolojinin bizlere sunduğu çok güzel bir fırsat.

Ancak, insanlık tarih sahnesinde olmaya devam

ettiği sürece ve Messe Frankfurt’un platformlarının

780 yıldır mümkün kıldığı gibi, ticari fuar endüstrisinin

en önemli başarı faktörü, yüz yüze görüşmeler

olmaya devam edecektir. Messe Frankfurt olarak

pandemiden sonra düzenlediğimiz ve önümüzdeki

dönemde düzenleyeceğimiz tüm organizasyonlarda

koridor genişliklerinin ve minimum stant alanlarının

artırılması, koridorlarda tek/çift yön trafik uygulamaları,

yeme-içme alanlarındaki düzenlemeler

ve düzenli sağlık kontrolleri ile temelinde sosyal

mesafeyi korumaya yönelik önlemler alıyoruz.”

Messe Frankfurt İstanbul’un Türkiye’de organize

edeceği yeni etkinlikler var mı?

“Yurtdışı fuarlarımızda işbirliği içinde olduğumuz

ihracatçı birlikleri ve derneklerden Türkiye’de yeni bir

etkinlik düzenlemememiz yönünde sık sık öneriler alıyoruz.

Elbette bizler de doğru zamanda, doğru sektörlere

yönelik bir fuar organizasyonu için değerlendirmelerimizi

sürdürüyoruz. 18-20 Kasım 2020 tarihleri

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


82

PANORAMA

arasında Denizli İhracatçılar Birliği ve Denizli Sanayi

Odası’nın organize edeceği, ev tekstili sektöründen

uluslararası ziyaretçileri firmalarımızla buluşturacak

‘Virtual Hometex Turkey 2020’ dijital etkinliği için

platform altyapısı ve tüm dünyada 100.000’in üzerinde

firma yetkilisine yönelik uluslararası pazarlama

hizmeti sunacağız. Yakın gelecekte diğer ihracatçı

birliklerimizle de farklı sektörlerde benzer dijital projeler

üzerinde çalışmalarımız olacaktır.”

Yeni dönem için potansiyel katılımcı ve

ziyaretçilere tavsiyeleriniz nelerdir?

“Pandemi ve uluslararası seyahat kısıtlamalarının

devam ettiği bir dönemdeyiz. Bu süreçte, uluslararası

ticaret fuarlarının ileri tarihlere ertelenmesi

veya iptal edilmesi hem üretici hem de satın almacı

firmalar için yeni ürünler ve yeni iş bağlantılarına

yönelik aylardır devam eden bir ihtiyaç doğurmuş

durumdadır. Ticaret fuarları düzenlenmediği sürece

üretici firmalar yeni ürün ve hizmetlerini potansiyel

müşterilerine sergileme imkanı bulamazken,

satın alma profesyonelleri de kendi pazarlarındaki

talebi karşılayacak yeni tedarikçilerle buluşma

şansı bulamıyor. Uluslararası ticaret fuarları tekrar

açıldığında pandeminin etkisi devam edecek,

katılımcı ve ziyaretçi sayılarının eski seviyeye ulaşması

elbette zaman alacaktır. Ancak firmalarımıza

tavsiyemiz, fuar için seyahat edebildikleri müddetçe

tüm kişisel sağlık önlemlerini alarak fuarlarımıza

iştirak etmeleri, pandemi ile doğan “krizi fırsata

çevirme” şansını kaçırmamaları yönündedir. Hibrit

fuar uygulamalarımızla, sizler fuarlarımızda katılımcı

olduğunuz sürece, aynı anda hem fiziksel hem de

dijital platformdaki varlığınız sayesinde seyahat

edemeyen ziyaretçiler bile ürünlerinizi dijital ortamda

görüntüleyecek, sizinle canlı iletişime geçebileceklerdir.

Bu sayede yeni iş bağlantıları kurarak kısa

sürede fuar yatırımınızı ihracata dönüştürebilirsiniz.”

What are your recommendations to

prospective exhibitors and visitors for

the new term?

We are in a period where pandemic

and international travel restrictions

continue. In this process, postponing or

canceling international trade fairs for

future dates has generated a need for

new product arrangements and new

business connections for both manufacturers

and purchasers. Unless trade fairs

are organized, manufacturers cannot

find the opportunity to present their new

products and services to their potential

customers and purchasing professionals

cannot find the chance to meet new

suppliers that will meet the demand

in their markets. When the international

trade fairs reopen, the effect of

the pandemic will continue, and it will

take time for the number of exhibitors

and visitors to reach the previous level.

However, our advice to our companies

is that they take all personal health

precautions as long as they can travel

to the fair and take part in our fairs, not

to miss the chance to “turn the crisis into

an opportunity” arising from the pandemic.

With our hybrid fair applications, as

long as you are participating in our fairs,

even visitors who cannot travel will be

able to view your products in digital environment

and communicate with you

live thanks to your presence in both physical

and digital platforms. In this way,

you can convert your fair investment

to export in a short time by establishing

new business connections.

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

Messe Frankfurt İstanbul Genel Müdürü Tayfun Yardım

Tayfun Yardım, General Manager of Messe Frankfurt Istanbul


84

PANORAMA

Pamuk Pazarı Esasları ve

Fiyatlara Genel Bakış

Cotton Market Fundamentals &

Price Outlook

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

SON FİYAT HAREKETLERİ

Geçtiğimiz ayda tüm uluslararası referans fiyatlar

yükseldi.

• NY Aralık vadeli kontrat 67’den Ekim ayının

sonlarına doğru 72 cent/lb seviyelerine kadar

tırmandı.

• Cotlook A Endeksi geçen ayda 73’ten 76

cent/lb’ye yükseldi.

• Uluslararası birimlerde Çin Pamuk Endeksi (CC

Endeks 3128B)88’den 100 cent/lb’ye çıktı. Yerel

birimlerde değerler 12.900’den 14.500 RMB/

ton’a artış kaydetti. RMB dolar karşısında değer

kazanarak kur 6,74’ten 6,57 RMB/USD’ye düştü.

• Hindistan pamuk fiyatları (Shankar-6 kalitesi)

66’dan 69 cent/lb’ye yükseldi. Yerel birimlerde

değerler 37.900’den 40.200 INR/candy’ye çıktı.

Hint rupisi dolar karşısında değer kaybederken

kur 73,2’den 74,2 INR/USD’ye arttı.

• Uluslararası birimlerde Pakistan fiyatları

69’dan 74 cent/lb’ye çıktı. Yerel birimlerde

fiyatlar 9.400’den 9.700 PKR/maund’a tırmandı.

Pakistan rupisi dolar karşısında güçlenirken kur

163’ten 159 PKR/USD’ye geriledi.

ARZ, TALEP VE TİCARET

En son ABD Tarım Bakanlığı raporu 2020/21 sezonu

için global üretim tahminlerinde (-158.000

balya ile 116,1 milyona) ve işletme kullanım

öngörülerinde (-158.000 balya ile 114,1 milyona)

küçük düşüşlere yer verdi. Brezilya 2019/20 hasat

rakamına (+330.000 balya ile 13,8 milyona)

ve tarihsel rakamlara yapılan birkaç başka

küçük değişiklik 2020/21 dünya başlangıç

stoklarını artırdı (+378.000 balya ile 99,6 milyona).

Üretim ve tüketimde birbirini dengeleyen

revizyonların yanında başlangıç stoklarına

yapılan artış 2020/21 kapanış stoklarını yukarı

taşıdı (+301.000 balya ile 101,4 milyona). Ülke

bazında 2020/21 üretim tahminlerine artış

yapılanlar Avustralya (+400.000 balya ile 2,5

milyona), Çin (+250.000 balya ile 27,5 milyona)

ve Özbekistan (+150.000 balya ile 3,5 milyona)

oldu. En büyük düşüşler ise Pakistan (-800.000

balya ile 5,0 milyona) ve Türkmenistan (-110.000

balya ile 900.000’e) için yapıldı. Bir dizi kasırgaya

rağmen ABD üretim rakamı temelde

değişmedi ve yapılan küçük revizyon olumlu

Recent price movement

All international benchmark prices increased

over the past month.

• The NY December futures contract climbed

from 67 to as high as 72 cents/lb near the end

of October. More recently, prices eased back

to 70 cents/lb.

• Cotlook’s A Index rose from 73 to 76 cents/lb

over the past month.

• In international terms, the China Cotton Index

(CC Index 3128B) increased from 88 to 100

cents/lb. In domestic terms, values rose from

12,900 to 14,500 RMB/ton. The RMB strengthened

against the dollar, from 6.74 to 6.57 RMB/USD.

• Indian cotton prices (Shankar-6 quality) increased

from 66 to 69 cents/lb in international terms.

In domestic terms, values increased from 37,900

to 40,200 INR/candy. The Indian rupee weakened

against the USD from 73.2 to 74.2 INR/USD.

• In international terms, Pakistani prices increased

from 69 to 74 cents/lb. In domestic terms,

prices climbed from 9,400 to 9,700 PKR/maund.

The Pakistani rupee strengthened against the

dollar, from 164 to 159 PKR/USD.

Supply, demand, & trade

The latest USDA report featured small reductions

to global production (-158,000 bales to

116.1 million) and mill-use estimates (-158,000

bales to 114.1 million) for 2020/21. An increase

to the figure for the Brazilian 2019/20 harvest

(+330,000 bales to 13.8 million) and a few

other small changes to historical numbers

pushed world 2020/21 beginning stocks higher

(+378,000 bales to 99.6 million). With offsetting

revisions to production and consumption, the

addition to beginning stocks lifted the forecast

for 2020/21 ending stocks (+301,000 bales to

101.4 million). At the country-level, the largest

additions to estimates for 2020/21 production

included those for Australia (+400,000 bales

to 2.5 million), China (+250,000 bales to 27.5

million), and Uzbekistan (+150,000 bales to 3.5

million). The largest decreases were for Pakistan

(-800,000 bales to 5.0 million) and Turkmenistan

(-110,000 bales to 900,000). Despite the series of

hurricanes, the U.S. production number was es-


PANORAMA 85

sentially unchanged, and the small revision was

a positive one (+47,000 bales, holding the U.S.

harvest estimate at 17.1 million) For mill-use, the

only change over 100,000 bales was for Pakistan

(-200,000 bales to 9.8 million). Global trade

forecasts were revised higher (+605,000 bales

to 42.8 million). The largest changes to import

forecasts included those for Pakistan (+500,000

bales to 4.3 million) and Turkey (+100,000 bales

to 4.4 million). For exports, the largest changes

were for Brazil (+300,000 bales to 10.0 million),

Australia (+200,000 to 1.5 million), and Uzbekistan

(+100,000 bales to 300,000).

Price outlook

The largest increase in prices over the past

month was in China. A portion of the gains in

Chinese prices has been attributed to speculative

forces. However, speculators make

trades for a reason, and a range of potential

explanations have been offered. These include

multiple concerns centered on the availability

of highquality fiber to Chinese mills. The weather

in Xinjiang posed challenges to the domestic

harvest. An unofficial ban on Australian fiber

oldu (+47.000 balya ile ABD hasat beklentisi 17,1

milyon olarak aynı kaldı). İşletme kullanımında

100.000 balya üstümdeki tek değişiklik Pakistan

(-200.000 balya ile 9,8 milyona) için yapıldı.

Küresel ticaret tahminleri yukarı yönde revize

edildi (+605.000 balya ile 42,8 milyona). İthalat

öngörülerinde en büyük değişiklikler Pakistan

(+500.000 balya ile 4,3 milyona) ve Türkiye

(+100.000 balya ile 4,4 milyona) için yapıldı.

İhracat bazında en büyük değişiklikler ise Brezilya

(+300.000 balya ile 10,0 milyona), Avustralya

(+200.000 ile 1,5 milyona) ve Özbekistan

(+100.000 balya ile 300.000’e) içindi.

FIYATLARA BAKIŞ

Fiyatlardaki en büyük artış geçtiğimiz ayda

Çin’de yaşandı. Çin fiyatlarındaki artışın bir kısmı

spekülatif etkilere bağlandı. Ancak spekülatörler

işlemleri bir sebeple yaparlar ve bu konuda

bir dizi muhtemel açıklama ortaya atıldı.

Bunların arasında Çinli işletmeler için yüksek

kalitede elyafın bulunabilirliği konusundaki

endişeler de yer alıyor. Xinjiang bölgesindeki

hava şartları yerli mahsul için bazı sorular ortaya

çıkardı. Avustralya pamuğuna resmi olmayan

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020


86

PANORAMA

TEKSTİL & TEKNİK | KASIM | NOVEMBER | 2020

kısıtlamalar bu ülkeden kaliteli elyaf tedarikini

kısıtlayabilir. Ayrıca, ABD mahsulü de açık kozaların

bulunduğu bölgelerden geçen kasırgalara

zayiat verdi. Bunun ABD elyaf kalitesini etkilemesi

beklenmekte ancak hasarın boyutu pamuk

tarladan toplanıp sınıflandırmaya tabi tutulana

kadar bilinemeyecek. Kalite ile ilgili endişelerin

ötesinde, talep için umut verici işaretler ortaya

çıktı. Uluslararası Para Fonu (IMF) global ekonomik

büyüme tahminlerini geçen ay güncelledi.

Yeni rakamlar Haziran ayında tahmin

edilenlerden daha küçük daralma öneriyor

(Haziran’da %-4,9, Ekim’de %- 4,4). 2021 yılı için

dünya GSMH düşürülmüştü (-0,2 yüzde puan)

ancak yine de ciddi toparlanmaya işaret ediyor

(%+5,2). Ticaret ile ilgili talep manzarası da bir

dizi sebeple iyileşti. Yakın vadede bunlardan biri

Çin’e yapılan sevkiyatlarda kapanışı yaklaşan

pencerenin 2020 kotasını kullanarak yapılmasıdır.

Kota kullanımını teşvik eden unsur Çin ve

uluslararası fiyatlar arasındaki fark olurken, bu

durum ithalatları daha karlı seçenek haline

getiriyor. Bir de Birinci Aşama anlaşması var.

ABD Tarım Bakanlığı ve ABD Ticaret Temsilcisi

Ofisi Ekim ayı sonunda tarımsal ticarete dair

güncelleme yayınladı. Mart ayını başlangıç

kabul ederek, raporda yapılan sevkiyatlar ile

sözleşmesi tamamlanan ve teslimatı yapılacak

olan siparişlerin toplamı incelendi. Bu verilere

dayanarak rapor, Çin’e rekor miktarda dana,

domuz, mısır ve soya fasulyesi satışları yapıldığını

ve Çin alımlarının değer olarak 2020 hedefinin

%71’ini temsil ettiğini ortaya koydu. Balya olarak

Çin’e olan ABD pamuğu taahhütleri bir önceki

yılın iki katı seviyesinde bulunuyor (2020/21 teslimatlı

3,6 milyon balya kontrata bağlandı, bir yıl

önce 2019/20 teslimatlı 1,8 milyon balya kontrata

bağlanmıştı). Çin dışında, ithalat talebine katkıda

bulunan diğer unsur Pakistan mahsulünün

bu sezon katlanmak zorunda kaldığı zorluklar

oldu. Pakistan hasadı için güncel tahmin 5,0

milyon balya seviyesinde bulunuyor. Bu rakam

yakın geçmişteki 2014/15 hasat miktarının yarısından

daha düşük ve 1984/85’ten beri görülen

en düşük hasat hacmine işaret etmekte. Sonuç

olarak, Pakistan ithalatlarının 2020/21’de rekor

kırması bekleniyor (4,3 milyon balya). Bir araya

gelince, üretim ve uluslararası ticaret ile ilgili bu

unsurlar fiyatlara destek sunan kaynaklar olarak

değerlendirilebilir. Ancak, bu etmenler global

stoklar bağlamında dengelenmelidir. COVID

ve geçen hasat yılında talebe olan etkileri

sebebi ile dünya stoklarında tarihteki en büyük

ikinci artışı yaşadı. Küresel hasat tahminlerinde

geçtiğimiz aylarda görülen hafif düşüş trendine

rağmen, bu hasat yılının üretim projeksiyonu

başka bir üretim fazlasına işaret ediyor (+2,1

milyon balya). 2020/21 sezonu sonunda depolanmış

arzın 100 milyon balyanın üstünde

kalarak tarihteki en yüksek ikinci hacim olarak

sıralamada yerini alması bekleniyor.

may limit access to quality cotton from that

country. In addition, the U.S. crop suffered a

series of hurricanes that passed over a lot of

acres with exposed bolls. This is expected to

impact U.S. fiber quality, but the extent of that

damage will not be known until the cotton has

been pulled from fields ant run through classing.

Beyond quality-related concerns, there have

been encouraging signs for demand. The International

Monetary Fund (IMF) released updates

to their forecasts for global economic growth

last month. The new figures suggest a smaller

contraction than was projected in June (-4.9% in

June, -4.4% in October). For 2021, the projection

for world GDP was lowered (-0.2 percentage

points) but still calls for a significant recovery

(+5.2%). The outlook for trade-related demand

has also improved for a range of reasons. In

the near-term, one of them is the impending

closure of the window for shipments to China

to be completed using 2020 quota allocations.

Compounding the incentive to use quota is the

current separation between Chinese and international

prices, making imports a more profitable

option. There is also the Phase One deal. The

USDA and the U.S. Office of the Trade Representative

released an update on agricultural trade

in late October. Using March as a starting point,

the report examined the sum of export deliveries

already concluded as well as contracted sales

that have yet to be delivered. With these data,

the report indicated record sales for beef, pork,

corn, and soybeans had been made to China

and that Chinese purchases represented 71%

of the value of the 2020 target. In bale terms,

the U.S. cotton commitment to China is twice

the volume from a year ago (3.6 million bales

contracted for delivery in 2020/21, 1.8 million

bales were contracted for 2019/20 delivery one

year ago). Outside China, another contributor to

import demand is the difficulty suffered by the

Pakistani crop this season. The current forecast

for the Pakistani harvest is 5.0 million bales. This is

less than half the volüme harvested as recently

as 2014/15 and ranks as the smallest harvest

since 1984/85. As a result, Pakistani imports are

predicted to set a record in 2020/21 (4.3 million

bales). Collectively, the issues associated with

production and international trade could be

considered sources of support for prices. However,

these factors have to be balanced against

the context of global stocks. With COVID and

its effects on demand last crop year, the world

made the second-largest addition to stocks on

record. Even with the slight downward trend in

global harvest estimates in recent months, projections

for this crop year’s production still call

for another surplus (+2.1 million bales). At the end

of the 2020/21 season, warehoused supplies are

forecast to be over 100 million bales and rank as

the second-highest volume on record.


SUBSCRIPTION FORM ABONE FORMU

Name / İsim : ........................................................................................................................................................................................... Surname / Soyadı : .........................................................................................................................................................................

Company / Firma : ....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Mailing adress / Posta Adresi : ............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Tel : ......................................................................................................................................................................................................................... Fax : ........................................................................................................................................................................................................................

Vergi dairesi : ....................................................................................................................................................................................... Vergi no : .......................................................................................................................................................................................................

Business Type / Faaliyet Alanınız : ..................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Subscription starts in / Abone Başlangıç : .................. / 20 .................. Subscription ends in / Abone Bitiş : .................. / 20 ..................

One year EURO 100

Yıllık abone ücreti ( Türkiye için ) 240 TL.

PAYMENT FORM ÖDEME ŞEKLİ

Check is enclosed / Çek ektedir.

Payment was transferred to your bank account. The receipt is enclosed.

Ödeme banka hesabınıza yatırılmıştır. Makbuz ektedir.

Debit my credit card / Kredi kartımı borçlandırınız.

Credit card no / Kredi kartı no :

Security number / Güvenlik numarası :

Name of the card holder

Kart sahibinin adı-soyadı

: .............................................................................................................................................................................................................................................................................................................

Expiry date / Geçerlilik süresi : .................... / .................... / ....................

Type of the card / Kartın cinsi : Visa Master / Eurocard

Date / Tarih : .................... / .................... / .................... Stamp & Signature / İmza : .................................................................................................................................................................................................................

YURTİÇİ BANKA

HESAP NUMARALARIMIZ ( TL )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

GARANTİ BANKASI

GÜNEŞLİ ŞUBESİ

ŞUBE KODU: 295

HESAP NO: 6293152

IBAN NO:

TR02 0006 2000 2950 0006 2931 52

BANK ACCOUNT NO ( EURO )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073622

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR74 0006 2000 2950 0009 0736 22

BANK ACCOUNT NO ( USD )

İSTMAG MAGAZİN

GAZETECİLİK YAYINCILIK

İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

TURKIYE GARANTI BANKASI

GÜNEŞLİ BRANCH

Bank account: 9073623

Swift code: TG BATRIS XXX

Branch code: 295

IBAN NO:

TR47 0006 2000 2950 0009 0736 23

İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

İHLAS MEDIA CENTER Merkez Mahallesi 29 Ekim Caddesi No: 11 Medya Blok Kat: 1 P.K. 34197 Yenibosna - Bahçelievler / İSTANBUL / TURKEY

Tel: +90 212 454 22 22 Fax: +90 212 454 22 93 web: www.tekstilteknik.com.tr e-mail: img@img.com.tr


ESNEK

KUMAŞ

ESNEK

ÜRETIM

Düşük hacimli üretimlerin ve

numune üretimlerini karşılayan

Mimaki Tx300P-1800B, 5 farklı boya

seçeneğiyle çeşitli kumaşlara baskı

imkanı sunar.

Geliştirilmiş blanketli kumaş

besleme sistemi ile Tx300P-1800B

hem esnek kumaşa baskı hem de

hızlı şekilde farklı desen basılmasını

mümkün kılar.

www.mimaki.com.tr

More magazines by this user
Similar magazines