13.09.2018 Views

Decor September October 2018

Decor September October 2018

Decor September October 2018

SHOW MORE
SHOW LESS

You also want an ePaper? Increase the reach of your titles

YUMPU automatically turns print PDFs into web optimized ePapers that Google loves.

carpet furniture & interior decoration

September-October 2018 ISSN 2147-3609

Heimtextile Russia

20. yılını kutluyor

Güney Amerika’ya

giriş kapımız

Peru

olacak...

Asırlık

‘ÇINAR’

Öyküleri


Eylüldü

Dalından kopan yaprakların

Sararan yanlarına yazdım adını…

Cemal Süreyya böyle başlamış bir “Eylül” ayına. Biz de eylülü en güzel karşılayan yerlerden

birisinde; Moskova’dan başlıyoruz yeni sezona. Heimtextil Rusya bu sene Rusya’da 20. yılını

kutluyor. Tekstil dekorasyonunun en önemli fuarlarının başında gelen Heimtextile Rusya,

özellikle eski doğu blok ülkeleri ve Türki Cumhuriyetleri’ne hitap eden üreticiler için bir cazibe

noktası olacak. Sizleri şimdiden 17-20 Eylül 2018 tarihleri arasında yapılacak olan Heimtextile

Moskova fuarındaki standımıza davet ediyoruz.

Enes Karadayı

Ve tabi ki yeni trendler

Her sene olduğu gibi bu sene de eylül hareketli ve çok hızlı geçiyor. Yeni trendlerin belirlendiği,

markaların yeniliklerini beğeniye sunduğu eylül ayı ile birlikte yine yeniliğe doyacağız. Bu sayıda

bu yenilikleri farklı kültürlerin gözünden inceleyebilirsiniz. Geçtiğimiz zamanda ziyaret ettiğimiz

Atlanta Amerika, Heimtextil Rusya, Maison&Objet Paris ve Mood Brüksel ile birlikte

yeni trendleri yakından görme fırsatımız oldu. Özellikle bahçe dekorasyonu ve renklerin şifreleri

ile alakalı yazımıza göz atmanızı tavsiye ediyorum.

It was in September...

I had written your name on

yellowed sides of autumn leaves…

This is the way how Cemal Sureyya had started to a September month. We, in our turn, are

starting the new season in Moscow, one of the places which greet September with the best

way. Heimtextil Russia celebrates its 20 th anniversary this year. As one of the leading shows of

textile and decoration, Heimtextil Russia will be a point of interest for the manufacturers who

have been addressing to former eastern block countries and the CIS regions. We would like to

invite you to our stand in this important fair, 17-20 September 2018.

And of course the new trends

As always September has been going on dynamic and fast. We will enjoy all innovations in

September when new trends are set and the brands launch their novelties. You can read these

novelties from the perspectives of different cultures. We had a chance to see the new trends at

Atlanta, the USA, Heimtextil Russia, Maison&Objet Paris and Mood Brussels. I would strongly

suggest to have a look at our coverage about garden decoration and codes of colors among

others.

ENES KARADAYI

enes.karadayi@img.com.tr

GİZEM YILDIZ

gizem.yildiz@img.com.tr


İçindekiler / Index

10

Duyguların ve birikimin ürünü

Halı

68

Evlere LCW Home

dokunuşu

14

Domotex’ten 2019’da

“Create’n’Connect” Teması

72

Asırlık

‘Çınar’ öyküleri

36

Heimtextile Russia

bu sene 20. yılını kutluyor

92

Bahçe mobilyalarında

son trendler

54

Vizyonel

Danışmanlık

102

Renklerin

şifresi

FATMA DEMİRBAĞ

fatma.demirbag@img.com.tr

9 DECOR • July - August 2018


Duyguların ve birikimin ürünü:

halı

İnsan, halıya duygularını dokuyor. Sevgi, üzüntü, keder ve heyecanını…

O an hangi duygudaysa ilmeklere, motiflere onları işliyor. Songül

Tokmak’ta bu hikayeleri yaşayan bir kadın. “El halısının ana vatanı

Avanos’tur” diyen Songül ablamız Almanya’ya uzanan hikayesini bizlere

bakın nasıl anlatıyor.

Avanos’ta doğmuş, büyümüş;

oranın ekmeğini yiyip suyunu

içmiş Songül Tokmak…

İlk bir araya geldiğimizde kendi

eliyle yaptığı yemeklerden yedik.

Sonradan öğrendim; Avonas’tan

Almanya’ya uzanan bir halı hikayesi

olduğunu. Türkiye’den, Almanya’ya

gönderdikleri halılardan ve Avanos’un

halı motiflerinden bahsetti. El

dokumacılığının neredeyse bittiğini

söylerken başını öne eğdi. “Dokumacılık

zor meslek be evlat” derken “bu

mesleği birileri istese de öğretsem,

ölmese” diye içinden geçirdiğini duyar

gibiydim. Bir sordum bin dinledim…

Almanya’ya olan hikayeniz nasıl

başladı?

Almanların bir bayramı olan

Weihnachten’a gidip orada gösteri

yaptık. Dokuma gösterisini ben,

kökboyası gösterisini ise eşim yaptı.

Sonrasında götürdüğümüz halıların

satışını gerçekleştirdik. Alman bir

konsolos Türkiye’deki köy hayatını

anlatan bir halı dokumamı istedi.

Okulun bahçesinde oynayan çocuklar,

şadırvanda abdest alan insanlar,

kuyudan su çıkaran kadınlar, deredeki

ördekler gibi köyü anlatan motifleri

istediğini söyledi. Memlekete gelince

kara kalem çizimini yapıp gönderdim.

Önce bu istenen motifleri kara kalem

ile çizip Almanya’ya gönderdim. Çok

beğendiler. Bende hemen bu çalışmayı

özel işleme kağıtlarımıza 1 ayda

aktardım. Halı 12 metrekarelikti ve dört

kişi üç ay boyunca dokuduk. Daha sonra

10 DECOR • September - October 2018


Songül

Tokmak

konsolos halıyı evinin salonuna sermiş

ve akabinde eşine doğum günü organize

etmişler. Gelen misafirler halıyı oldukça

beğenmiş. O kadar çok beğenmişler

ki, halıya bakmaktan yerlerine

oturamamışlar. Hatta onlar vasıtasıyla

Alman öğretmen bir çift de Avanos’a

gelip Tokmak Halı’yı bularak başka bir

halı sipariş etti. Başka bir Alman çift de

Türkiye haritasını çizdirerek gezdikleri

yerlerin işaretlenmesini istediler.

Peki, ne zaman ve nasıl başladı sizde

bu halı sevdası?

9 yaşından beri halı dokumasını

biliyorum. Annem ve ablamlarla çok

dokuma yaptım. Bizde çocukken

büyüklerden öğrenilen bir meslekti

bu. Hem çeyizimiz hem de geçim

kaynağımızdı halı. Onunla doğup

büyüdük. Almanya’ya gidince bir süre

ara vermiştik. Kapadokya’ya dönünce

işimize devam ettik.

Evlerde dokunan bu halılar zamanla

azaldı. Bununla alakalı ne söylemek

istersiniz?

Maalesef öyle… Önceden Avanos’ta her

evde bir tezgah mutlaka vardı. Şuanda

bulamazsınız. Eskiden Avanos’un

kadınları halıcı erkeleri çanakçıydı.

Kapadokya’da el halısının asıl yeri

Avanos’tur. Ürgüp ve Uçhisar’da

halı yapımını bilen az insan vardı ve

onların ölümüyle halı dokumacılığı

oralardan silindi. Yeni nesil okumak

için büyük şehirlere gitti. Okuyanlar

kendi mesleklerini yapmaya başladı.

Çeyiz hazırlama geleneği azaldı. Bunlar

olunca da kimse öğrenemez ve istemez

oldu. Son temsilcileriyiz diyebilirim.

Bizimle birlikte el dokumacılığı yok

olacak. Keşke öğrenmek isteyen olsa

da öğretsek…

Avanos’a özel motifler var mı?

Leblebili, kollu, turnalı gibi motifleri

Avanos’a özel motifler olarak

sayabiliriz. Bunların dışında ise

kızlarımızın çeyiz olarak dokuduğu

halılar var. Bunlar üç toplu, fistolu,

mihraplı, dersin göbeği ve yılan

bahçeleri. Mesela “Yılan bahçesi”

‘başı sonu belli olmayan’ anlamı

taşıyor. Dersin göbeğinde ise dört

köşe ve ortasında bir göbekle birlikte

çeşitli çiçek motifleri yer alıyor. Bu

tarz motifleri eğer bir el halısında

görürseniz, o halının bu yöreye ait

olduğunu anlayabilirsiniz.

Halılar dokunurken insanların

yaşadıkları, düşünceleri aktarılırmış.

Sizin bununla ne düşünüyorsunuz?

İnsan, halıya duygularını dokuyor. Sevgi,

üzüntü, keder ve heyecan… İnsan o an

hangi duygudaysa ilmeklere, motiflere

onları işler. Zaman ve emek isteyen

bir iş dokuma yapmak. Bu süreçte

insan çok şey yaşayıp görmüş oluyor.

Halı birikimin ve duyguların ürünü. El

dokumacılığı ne kadar özel olsa da çok

zor ve yorucu bir meslek.

September October 2018 • 11 DECOR


Carpet

The product of feelings and

accumulation

Humans weave feelings into the knots of carpets; their loves, sadness,

sorrows and joys. Songul Tokmak is one of the women having them. She

says that the homeland of carpets in the world is Avanos, Turkey. She

told her story reaching up to the Germany as follows.

Born in Avanos Songul Tokmak

has been living there since then

but has a story reaching up to

Germany about the carpets she made.

She told us about them and the motives

she made, “carpet weaving is a hard

craft, son!” she said, as if by meaning,”

I want to teach it to some others before

the craft dies”. I asked her and she

answered.

How was the beginning of your story

in Germany?

Once we had been in Germany during

Weihnachten for a show of carpet

making. I made show for weaving and

my husband made a show for dyeing

with natural materials. The carpets

we took there were all sold. A German

consul asked me to weave a carpet

illustrating the village life in Turkey.

Having motives of children playing on

kindergarten, washing Muslims in the

mosques, women getting water from

well, ducks in the stream, etc. I sent

a blueprint of the carpet and sent to

him. They liked it all. I transferred the

drawings on the special work papers

and started to produce the 12 sqm of

carpets. It took three months of labor of

four people to finish. He put on the floor

of their home and organized a birthday

party for his wife. Guests were amazed

about the carpet, and they could not get

their eyes from it for the party. Later

on, one of the references of them, a

German teacher had come to Avanos

and put an order for another one. A

couple from Germany demanded that

12 DECOR • September - October 2018


the locations they have been in should

be drawn on the carpet they ordered.

When and how has the love of carpets

started in you?

I know how to weave a carpet since

I was 9 years old as it was valid for

all other kids. We learned it from our

parents. I made a lot of carpets with

my mother and my elder sisters. It

is both our source of income for the

family and for our dowry. We came back

to Cappadocia and started to weave

carpets again.

Handmade carpets are diminishing in

the market. What would you like to say

about this?

Unfortunately, that’s is true. Once there

was a carpet mill in every home. Now,

you cannot find any of them. Of old,

women in Cappadocia were weavers

and men were earthenware makers.

Avanos is the homeland of handmade

carpets in Cappadocia. Fewer people

were knowing how to weave and

after them the new generations went

to major cities. We are the latest

representative of this craft. If there will

be no learners of this, the handcraft of

carpets will die.

Are there any motifs specific to

Avanos?

I can mention about these specific

motifs as, the ones with chickpea,

handy, and birdy patterns. Out of these,

there are dowry type of carpets made

by the girls for their weddings. They are

known as the triple balls, with fringes,

altar type and head of snakes, meaning

something with without the beginning

and the end. In another motif specific to

Avanos is the one having flower forms

in the center and in four corners of

the carpets. These all signals Avanos

specific carpets.

They say that while weaving carpets,

people reflects their feelings,

experiences and thoughts. What is

your opinion on this?

Human weaves the thoughts and

feelings into the patterns with knots

of carpets. Love, sadness, sorrows,

inspirations and joys. It takes both

time and endurance to make carpets.

Carpets are the accumulation of the

experiences and the feelings that

people have. However, its hard and

tiresome profession.

September October 2018 • 13 DECOR


“CREATE’N’CONNECT”

DOMOTEX 2019’un ana teması olacak

Dünyanın lider halı ve zemin kaplamaları fuarı DOMOTEX 2019, bu yıl

“CREATE’N’CONNECT” temasıyla bir kez daha katılımcı ve ziyaretçilerini

ağırlamaya hazırlanıyor.

14 DECOR • September - October 2018


2018 yılında düzenlenen “Framing

Trends” sergisini de içeren yeni

tasarım anlayışı, yılın teması ve

misafirleri için özel olarak tasarladığı

konfor odaklı konseptiyle beğeni

kazanan fuar bu yıl da yoğun ilgi

görüyor. Fuar alanının yarısından

fazlası kısa sürede rezerve edilen

DOMOTEX 2019 yeni katılımcılarını

bekliyor. Dünyanın her yerinden

zemin kaplama profesyonellerinin

bir araya geldiği ve katılımcılara

hem uluslararası müşterilerle

buluşma, hem de potansiyel yeni

müşteriler kazanma imkanı sağlayan

DOMOTEX 2019, alanında dünyanın

lider fuarı olmaya devam ediyor.

Yeni salon planlaması ile ikinci kez

düzenlecek ve ziyaretçilerin ilgisini

çekecek ürünlere kolay ulaşımını

sağlayacak olan DOMOTEX 2019,

rahat, özel ve keyifli bir fuar deneyimi

yaşatmayı hedefliyor. Göz alıcı

“Framing Trends” sunum alanı ile

sektörün de beğenisini kazanan

DOMOTEX 2019, yeni tasarımıyla

ikinci kez gerçekleştirilecek.

“CREATE’N’CONNECT” ana teması ile

yeniliğe ve tüm sektörü etkileyen bir

trende odaklanan DOMOTEX 2019’da,

şu ana kadar fuar alanının yarıdan

fazlası katılımcılara tahsis edilirken,

kayıtlar da hızla devam ediyor.

Bağlantılı Bir Dünya için Yeni

Tasarımlar

DOMOTEX 2019’un ana teması,

günümüzün mega trendi olan

bağlantı kurmaya atıfta bulunan

“CREATE’N’CONNECT” olarak

belirlendi. Bağlantı kurmak,

nasıl çalıştığımızı, yaşadığımızı

ve etkileşimde bulunduğumuzu

her anlamıyla etkilemektedir.

Teknoloji ve dijital değişimse bu

gelişimi hızlandırıyor; yeni kültürel

kalıplar ve alışkanlıklar, tasarıma

yönelik yeni yaklaşımlarda kendini

gösteriyor. Bu tema aynı zamanda

sembolik ve duygusal boyutlara da

sahip. Bir çok tasarım seçeneğiyle

zeminler bu noktada önemli bir rol

oynamaktadır: Zeminler yaşadığımız

ve çalıştığımız alanlar için temel

oluşturuyorlar. Günlük hayatta bilinçli

ve bilinçsiz olarak sürekli temas

halinde olduğumuz zemin ve zemin

döşemeleri, bize bir iletişim ortamı

oluştururken aynı zamanda yön

duygusu ve hatta ilham veriyor!

DOMOTEX 2019 katılımcı ve

ziyaretçilerin her zamankinden daha

etkili bir şekilde bağlantı kurmasını

sağlayacak

DOMOTEX, 2019’da bir kez daha

katılımcılarını ve yaratıcı tasarımcıları,

yenilikçi ürün ve tasarımlarını

“Framing Trends” isimli özel sunum

alanında sergilemeye davet ediyor.

Kayıtları başlamış olan sunum alanı,

zemin kaplama şirketlerini, “Flooring

Spaces”in bir parçası olarak ana

tema odaklı olağan dışı sunumlarını

yapmaya teşvik ediyor. Yalnızca tek bir

malzeme ve desenden ziyade, farklı

kontrast ve geçişlerden yararlanarak

aynı alanı farklı amaçlar ve ortamlara

uygun hale getiren sergi kapsamında,

yaratıcılıkta sınır tanınmıyor.

DOMOTEX 2019 “Framing Trends”

sergisi ile şirketlere, teknolojik

bağlantıya, yeni kültürel kalıplara

veya duygusal unsurlara vurgu

yaparak, yaratıcı zemin tasarımları ve

seçilen ana temayı kullanarak hedef

müşteriler üzerinde etkili ve kalıcı bir

izlenim bırakabilme fırsatı sunuyor.

Katılımcılar, bu yılki etkinlikte olduğu

gibi ürünlerini başlangıç noktası alarak

bir alanda sergileyebilir veya ana

temayı özgürce yorumlamak üzere

tasarımcı ve iç mimarlarla birlikte

çalışarak “Framing Trends” alanım

benzersiz bir izlenim uyandırabilirler.

DOMOTEX yeni tasarımıyla katılımcı

ve ziyaretçilerin beğenisini topladı

Katılımcı ve ziyaretçiler, DOMOTEX

2018’de uygulamaya konan yenilikleri

çok beğenmişti. Turin merkezli

Galleria Battilossi’nin sahibi Maurizio

Battiolissi, “katılımcı ve ziyaretçiler

arasındaki etkileşimi arttırması

ve deneyimlerini paylaşmalarına

imkan vermesi” sebebiyle yapılan

değişiklikleri ileriye doğru atılan büyük

bir adım olarak görüyor. Avusturya’nın

Brunn am Gebirge kasabasında

faaliyet gösteren Oritop şirketinin

sahibi Fritz Langauer ise, yeni

DOMOTEX konseptinin “eskisinden

de iyi” olduğunu düşünüyor. Almanya,

Südlohn merkezli ter Hürne’nin

Yönetim Müdürü Gerhard ter Hürne,

ziyaretçilerin “meraklı ilgisi” ve “yeni

fikirlere açık olma isteklerinden”

bahsederek, bunun kendisine keyif

verdiğini söylerken ayrıca, şirketin

daha önce başka hiç bir yerde “yurtdışı

satışları için bu kadar güçlü bir ivme

yakalamadığını” belirtti. Katılımcılar

fuarın ilk günkü yüksek ziyaretçi

trafiğinden oldukça etkilendi. Bunda

fuarın artık Cumartesi günleri yerine

Cuma günleri başlamasının da

payı büyük. Ziyaretçiler de 2018 yılı

fuarından övgüyle söz etti.. Mimar

Jürgen Mayer H, “Framing Trends”

alanında “mimarların özellikle ilgi

duyacağı pek çok şey olduğunu”

söyledi. Yalnızca yeni malzemeler

hakkında değerli bilgiler edinmekle

kalmadığını söyleyen mimar, aynı

zamanda “dijitalleşmenin malzeme

ve üretim teknikleri üzerindeki etkisi”

hakkında da bilgi sahibi olduğunu

belirtti. Londra’da Owings & Merrill

SOM Skidmore için çalışan teknik

tasarımcı Mohamed Sheriff, üreticilerin

ürün yelpazesinin çeşitliliğinin yanı

sıra Framing Trends sergisinde

sunulan geleceğin trendleriyle

ilgili üniversite çalışmalarından da

etkilendiğini belirtti. Lüksemburg’da

faaliyet gösteren Dagli Atelier

d’Architecture’dan Mathias Eichhorn,

fuarın “yeni trendleri keşfetmek ve

yeni tekstil malzemeleri hakkında

bilgi edinmek için büyük bir fırsat

sunduğunu” ve “hem akla hem de

duygulara” hitap ettiğiniHamburg’lu

mimar Julia Erdmann, mantardan

veya geri dönüştürülmüş malzemeden

mamul ilginç yüzeylere sahip “nadir

görülen ürünler” keşfettiğini belirtti.

Fuar kapsamında yeni ürünlerin

sergilenmesinin “Almanya’da daha

zayıf temsil edilen” yabancı üreticilerin

katılımıyla daha da zenginleştiğini

sözlerine ekledi.

September October 2018 • 15 DECOR


“CREATE’N’CONNECT”

“CREATE’N’CONNECT”

to star as lead theme at

DOMOTEX 2019

Both exhibitors and visitors enthusiastically embraced the 2017 launch

of a fresh exhibition design that introduced a clear hall layout, an annual

keynote theme and the special Framing Trends showcase. Now, for

2019, the world’s leading trade fair for carpets and floor coverings will

be focusing on the mega trend of connectivity. Registration for DOMOTEX

2019 has been very strong so far, with more than half of the exhibition

space being booked already

16 DECOR • September - October 2018


The redesigned DOMOTEX – with

its easy-to-navigate site and hall

layouts plus the eye-catching

“Framing Trends” showcase – has been

warmly embraced by the market and

is now entering its second season. The

new lead theme has been announced,

and registrations for DOMOTEX 2019 are

already pouring in, with more than half

of the available space already booked.

As such, DOMOTEX is living up to its

reputation as the place to be for floor

covering professionals from around the

globe. As a networking hub, DOMOTEX

is ideal for meeting up with one’s

international clientele while at the same

time generating scores of promising

new leads. The show’s clusters display

categories in an optimal way so attendees

can quickly find everything of interest to

them. The event’s lead theme puts the

spotlight on innovation and a sweeping

trend affecting the entire industry.

New Designs for a Connected World

The lead theme of the upcoming

DOMOTEX 2019 – “CREATE’N’CONNECT”

– refers to today’s connectivity

megatrend. Connectivity is affecting

every aspect of how we live, work and

interact. Technology and digital change

are accelerating this development,

and new cultural patterns and habits

are manifesting themselves in new

approaches to how things are designed.

The theme of “connectedness” also has

strong symbolic and emotional aspects.

With their numerous design options,

floors play an important role here: They

provide the very foundation for the rooms

in which we live and work. We are in

constant contact with floors and flooring,

and are consciously or subliminally

always aware of what is beneath our feet.

Floors are integral design elements. They

inspire us, give us orientation and set the

stage for human interaction.

DOMOTEX 2019 to enable exhibitors and

visitors to connect more effectively than

ever

Once again in 2019, exhibitors and

creative designers are invited to

participate in the special “Framing

Trends” showcase at DOMOTEX where

they can show off their innovative

products and designs in style.

Registrations are now being taken.

Companies from the flooring industry

are invited to stage extraordinary product

presentations as part of “Flooring

Spaces”, where the connectivity lead

theme will receive major emphasis. For

example, flooring no longer needs to be

limited to a single material or texture,

but instead can make use of flowing

transitions or distinct contrasts, thus

allowing the same surface to support

different purposes and environments.

There are no limits to creativity. By

highlighting technological connectivity,

new cultural patterns or emotional

aspects, companies can leverage

their creative flooring designs and the

chosen lead theme to make a highimpact,

lasting impression on their

target audiences. As at this year’s event,

exhibitors can take their product as the

starting point and stage it in an overall

space, or else team up with designers

and interior decorates to freely interpret

the lead theme and make an even more

unique statement within the Framing

Trends display.

Exhibitors and visitors delighted with

the new-look DOMOTEX

Exhibitors and visitors have very

enthusiastically embraced the innovations

launched at DOMOTEX 2018. Maurizio

Battiolissi, owner of the Galleria Battilossi

in Turin, sees the changes as a big step

forward because they “enhance the

interaction between exhibitors and visitors

and help them share their experiences”.

Fritz Langauer, owner of the Oritop

company in the Austrian town of Brunn

am Gebirge, rates the new DOMOTEX

concept as “even better” than before.

Everything is more clearly structured, he

says, and “since we also have customers

from China and the United States, the

fair’s highly international flair helps us.”

Gerhard ter Hürne, Managing Director of

ter Hürne from Südlohn, Germany, attests

to visitors’ “keen interest” and “strong

willingness to be exposed to new ideas”

and derive a great deal of enjoyment

from them. At the same time, ter Hürne’s

company was able to “generate strong

impetus for foreign sales” like nowhere

else. Even on the very first day of the

show, many exhibitors were impressed

with significantly more visitor traffic – a

phenomenon also attributable to the

show now starting on a Friday rather

than a Saturday. Visitors, too, were full of

praise for the 2018 show, with architect

Jürgen Mayer H finding “many things of

special interest to architects” at Framing

Trends. He reported discovering not

only valuable inside information on new

materials, but also learning about “the

influence of digitization on materials

and production techniques”. Working

for SOM Skidmore, Owings & Merrill in

London, technical designer Mohamed

Sheriff said he was inspired not just by

the range of manufacturers’ products,

but also by the university studies on

future trends presented at Framing

Trends. Mathias Eichhorn of the Dagli

Atelier d’Architecture in Luxembourg

saw a “great opportunity for scouting

new trends and learning about new

textiles” which he said appealed “not just

to the intellect, but also to the senses”.

Karen Kühl, interior designer at ECE

Projektmanagement, was surprised at

“the positive and profound enhancement

of the fair,” which offered architects and

interior designers “many good reasons

to attend.” She reported seeing Framing

Trends as a “solid and central platform”

for putting manufacturers, developers

and planners in close touch with one

another. Architect Julia Erdmann from

Hamburg discovered “seldom-seen

products” employing cork or sporting

interesting surfaces made of recycled

materials. She said the event’s excellent

overview of new products was made even

richer by manufacturers from abroad

who were otherwise “less strongly

represented in Germany”. DOMOTEX 2019

will be held from 11 to 14 January (Friday

through Monday) in Hannover, Germany,

with approx. 1,400 exhibitors from over 60

nations expected to participate.

September October 2018 • 17 DECOR


Royal, Pierre Cardin

ve Atlas Halı sektöre

yön vermeye devam

ediyor

Halı sektörünün en tanınmış

markaları olan Royal, Pierre

Cardin ve Atlas Halı, 2018 yılı için

hazırladığı farklı Ar-Ge çalışmaları

sonucunda ortaya çıkan yeni

koleksiyonlarının karşılığını çok

kısa sürede almaya başladı.

Türkiye’nin en büyük halı markalarından olan Royal,

Pierre Cardin ve Atlas Halı, farklı tekniklere sahip

ipliklerden oluşturduğu yeni koleksiyonlarına yoğun

talep alıyor. İç piyasadan ihracata kadar markanın yeni

dönem yapılanması hakkında sorularımızı yanıtlayan Royal

Halı ve Royal Bcf Genel Müdürü Mehmet Nazif Koca, ayrı ayrı

tüm kalemlerde yaptıkları yeniliklerle alakalı önemli bilgiler

verdi. Yeni koleksiyonlardaki halılar hakkında önemli detaylar

veren Koca markaların geçmişten gelen öncü ve güçlü

konumunu yeniden kazandıklarının altını çizdi.

Son dönem piyasasını sizin markalarınız çerçevesinde

değerlendirerek başlamak gerekirse, 2018 yılında nasıl

ürünler ortaya koydunuz?

Royal Halı kurulduğu yıldan bu yana sektöre yenilikleriyle yön

veren, son trendleri belirleyici pozisyonunda. 2018 yılı sezonu

için dünyadaki yenilikleri göz önünde bulundurup, kendi

bünyemizdeki güçlü Ar-ge çalışmalarımızla harmanlayarak

yeni koleksiyonlarımızı çıkardık. Yeni sezon öncesinde

Frankfurt Heimtextile ve Domotex Hannover fuarlarına

katıldık ve yeni renk, desen trendlerini yakından takip ettik,

koleksiyonlarımızı çıkarmadan önce Ar-ge, pazarlama ve

tasarım ekiplerimizle analizlerimizi son derece iyi yaptık.

18 DECOR • September - October 2018


Yeni sezonda 3 markamızın 16 ayrı

koleksiyonu ile showroom ve satış

noktalarımızda yer aldık.

Peki, siz dünyadaki trendleri

markalarınıza nasıl yansıttınız?

Ar-Ge ekibimiz Royal Halı için Altunizade,

Pierre Cardin Halı için Magnifique ve Atlas

Halı için Halikarnas, kalitelerini üretti.

Türkiye’nin en iyi boyama atölyelerinden

biri bizim bünyemizde bulunuyor. Sebebi ise

bir dönem Ebru Halı’ya yapmış olduğumuz

yatırım ve elde etmiş olduğumuz deneyim.

Viskon ipliğin kullanıldığı bu ürün grubunun

artısı hafif ve katlanabilir oluşudur. El

dokuma ipek bir halıya oldukça yakın

bir havası var. Moda ve canlı renkleri

orada yakaladık. Yumuşaklığı viskonun

yapısından geliyor ve tuşesi çok güzel.

Klasik el dokuma ipek halıları andırdığı

için tasarımlarında da aynı hassasiyeti ve

özeni gösterdik. Şuandaki satış trendlerine

baktığımızda bu ürünlerimize çok büyük

talep var. Bizim için tüm markalarımızda

yaptığımız en büyük yenilik bu viskon

ürünler diyebiliriz. Diğer yapmış olduğumuz

bir yenilik ise ürünlerimize getirdiğimiz

100 tarak trendi. Aslında sektördeki bu

trend ciro anlamında çok büyük yüzdelere

sahip değil. Herkes Porsche marka

arabaya binmek ister, ama herkes için

bu mümkün olmuyor. Bu iş de buna

benziyor. Biz bu segmentte daha uygun

fiyatlarda ama aynı kalitede ürünler yaptık.

Piyasadaki bu trendi, daha ulaşılabilir

fiyatlarla tüm tüketicilerimize sunabilmek

için araştırmalar yaptık. Sonuç olarak, 70

taraktan 2 milyon 100 bin uçlu, tuşesi son

derece yumuşak ve dokuma sıklığı yüksek

100 taraklı ürünlerle rekabet edecek

bir koleksiyon ortaya çıkarttık. Burada

kullandığımız ipliğimiz aynı zamanda 1.1

denye gibi akrilik ipliğin yapılabileceği en

ince düzlemde dokumadır. Belirttiğimiz

standartlarda aynı ürünü Royal markası

için acrylusion ipliğinden yaptık. Buna aynı

zamanda flemente akrilik, yani tozumayan

iplikte diyorlar. Royal’de bulunan Galata

koleksiyonunu bu iplikten ürettik. Çamaşır

suyu ile yıkasanız bile bozulmayan bir

üründen bahsediyorum... Özetlemek

gerekirse Ar-Ge çalışmaları sonucunda

Royal’de Galata, Atlas’ta Boğaziçi, Pierre

Cardin’de ise Arles koleksiyonları bu

şekilde ortaya çıktı.

September October 2018 • 19 DECOR


El dokuma halısına muadil olarak

ürettiğiniz halı grubundan da bahseder

misiniz?

Axminister tezgah kullanarak parça

halı ürettik. Duvardan duvara halıların

dokunduğu ve Türkiye’de 6 ya da 7 adet

bulunan bir tezgahtan bahsediyoruz.

Royal Halı’nın Beykoz koleksiyonu

görünüş olarak el halısı muadili. Ar-Ge

çalışması yaparken en zorlandığımız

konu buydu. İpliklerini defalarca denedik,

yüksekliğini tekrar tekrar dizayn

ettik. Nihayetinde direkt dokumada

16 renge kadar çıkabildiğimiz Beykoz

koleksiyonumuzu oluşturduk. Royal,

Pierre Cardin ve Atlas Halı bu seneye

doğasında olan yenilikle başladı.

Koleksiyonlarınızda yapılan bu yenilikler

şirketteki yapılanmayı da etkiledi mi?

Bu koleksiyonları hazırlayabilmek

için ekibimize yeni arkadaşlar

kattık. Pazarlama süreçleriyle

ilgili çalışmalarımızı hızlandırdık.

Hazırladığımız ürünleri showroom ve satış

noktalarımıza hızla yetiştirmek adına çok

fazla yol kat ettik. Tali bayilere doğrudan

dağıtım modelini getirdik. Sahada tüm

Türkiye’yi kapsayacak şekilde bir satış

ekibi oluşturarak B2B sistemini kurduk.

Bölge bayilerimizle yapmış olduğumuz

istişareler sonucunda kurduğumuz bu

sistem sayesinde artık tali bayilerimize

doğrudan sevk yapabiliyoruz. Bu sayede

ürünü Türkiye’nin her yerine en fazla

3 gün içerisinde iletebiliyoruz. Yeniden

doğuşumuzun adımlarını, iyi ürün,

hızlı dağıtım ve satışın kontrolü olarak

adlandırabiliriz.

Mayıs ve Eylül aylarında bağlantı

kampanyaları yapılıyor. 2018 Mayıs’ı

sizin için nasıl geçti?

Mayıs bağlantısı diğer senelere oranla

gayet iyi geçti. Yeni oluşturduğumuz

kalitelerin üçüncü, dördüncü siparişlerini

aldık. Henüz 3-4 aylık bir çalışmanın

sonuçlarını çok hızlı bir şekilde almanın

memnuniyeti içerisindeyiz. Bu başarımızın

en önemli nedeni, kurmuş olduğumuz

sistem sayesinde yeni ürünlerimizi hızlı

bir şekilde bayilerimize, dolayısıyla

tüketiciye ulaştırabilmemiz diyebilirim.

İhracattaki tablonuz ne durumda?

Biliyorsunuz Gaziantep dünyada halının

merkezi konumunda, Gaziantep’te

yapılan üretimler ve yenilikler sayesinde

Türkiye olarak, dünya makine halısı

ihracatında Hindistan, Belçika gibi dev

halı üreticilerini geride bırakarak, Çin’in

ardından ikinci sıraya yerleştik. Biz de

bu bilinçle yeni dönemle birlikte dış

piyasaya da ciddi şekilde ağırlık vermeye

başladık. Bunun nedenleri ülkeye

döviz girdisi sağlamak, ticari olarak dış

piyasanın iç piyasaya göre vadeleri daha

kısa ve garantili çalıştığımız için finansal

açıdan risksiz olması. Almanya’daki

Domotex fuarına güçlü bir ekiple katıldık.

Bu sene en can alıcı girişimlerimizden

biri Amerika’ya açılmak oldu. Burada

birkaç bayilik vermeyi düşünüyoruz. New

York’ta dağıtım ağına sahip satıcılarla

anlaştık. Şartlar sağlanırsa bayilik adına

da çalışmalarımız olacak. Özellikle

Pierre Cardin markamız Dünya’nın her

yerinde tanındığından dolayı talep çok

yüksek. Ortadoğu, Suudi Arabistan,

Avrupa ülkelerinin tamamına yakını

başta olmak üzere, yaklaşık 28 ülkeye

ihracatımız devam ediyor. Ama biz bunu

yeterli görmüyoruz. İhracatın milli bir

vazife gibi ayrı bir ehemmiyeti var. Döviz

girdisi sağlamak ve Türk mallarını pazara

sunmak hedefimiz. Bu anlamda yoğun

çalışmalarımız, ekibimize yaptığımız

takviyelerle devam ediyor. İhtiyaç halinde

de tüm kalemlerde bu takviyeleri yapmaya

devam edeceğiz.

Yurt dışında izleyeceğiniz dağıtım

modeli nasıl olacak? Amerika’daki

Domotex fuarına katılma düşünceniz

nedir?

Başlangıç olarak normal bir satıcıya

ürün satar gibi klasik bir satış modeli ile

hareket edeceğiz. Amerika’da bayimiz

olmak isteyenler için belirlediğimiz

kriterler ve belirlediğimiz bir ciro

hedefi var. Eğer istediğimiz kriterler ve

rakamsal beklentilerimiz elde edilirse bu

konuya yönelik çalışmalar yapılacak.

Almanya’daki fuara katıldık. Ciddi bir

organizasyon ve emek isteyen bir süreç.

Bunun hemen arkasından Amerika’daki

fuara hazırlanmamız çok zor görünüyor.

Ortadoğu ülkeleri ve Avrupa için de

çalışmalarımız devam ediyor. Royal ,

Pierre Cardin ve Atlas Halı olarak, üretim

tesislerimiz otomasyon olarak çok üst

düzeyde. Ekibimiz teknik bilgi konusunda

oldukça tecrübeli. Mümkün mertebe

özenli ve dikkatli çalışarak firmamızın

güçlü konumunu korumak ve daha fazla

güçlendirmek için çalışmalarımıza hız

kesmeden devam edeceğiz.

20 DECOR • September - October 2018


oyal


Royal, Pierre Cardin, Atlas Carpet

continues to direct the sector…

Royal, Pierre Cardin and Atlas Carpet, the most renowned brands of the

carpet industry, have begun to receive the results of the new collections

soon after, resulting from different R&D work for 2018

Turkey’s is the largest carpet

brands, Royal, Pierre Cardin

and Atlas Carpet, receiving a

positive feedback and high demand

for the new collection created of

yarns with different techniques. Royal

Carpet and Royal Bcf General Manager

Mehmet Nazif Koca, who answered

our questions about the brand’s new

structure from internal market to

export, gave important information in

regarding to innovations in each of all

items separately. Koca, which gives

important details about the carpets in

the new collections, underlined that

they have regained the pioneer and

strong position coming from the past.

If we want from you to start by

evaluating nowadays’ market within

the framework of your brands, what

kind of products you have presented in

the market in 2018?

Since the year it was founded, Royal

Carpet has been leading the market

with its sectorial innovations and

pioneering actually. For the 2018

season, we took our innovations in the

world into consideration and pulled out

our new collections by blending them

with our own strong R&D works. We

attended Frankfurt Heimtextile and

Domotex Hannover fairs before the

new season and we closely followed

the new colour and pattern trends and

before we released our collections,

we did our analysis very well with our

R&D, marketing and design teams We

were now present in our showrooms

and sales points with 16 different

collections of our 3 brands in the new

season.

Well, how did you reflect the trends in

the world to your brand?

Our R & D team has produced both

the Royal Carpet with Altunizade

quaity and Pierre Cardin Carpet with

Magnifique and Atlas Carpet with

Halikarnas qualities. Our R & D team

has produced the qualities of Altunizade

for Royal Carpet, Magnifique for Pierre

Cardin Carpet and Halikarnas for Atlas

Carpet. We have one of the best paint

shop in Turkey. The reason is that

we have invested in marbling carpet

for some time and the experience we

gained from it. The positive side of this

product group, in which the viscose

yarn is used, is being light and foldable

at the same time. There is a fairly

close air to a hand-woven silk carpet.

We have caught the fashion and vivid

colours at that point. The softness

comes from its viscose structure and

the feeling of touch is very beautiful.

Because it resembles classical handwoven

silk carpets, we have showed

the same sensitivity and care in its

designs. Considering the current sales

trends, there is a huge demand for

these products. For us, we can call

these viscous products as the biggest

innovation we made in all our brands.

Another innovation that we have made

is the 100-comb trend we bring to our

products. In fact, this trend in the sector

does not have very large percentages

in terms of turnover. Everybody wants

to ride a Porsche car. But for everyone,

this is not possible.

22 DECOR • September - October 2018


This is what it looks like. We have than

made products at the same price in this

segment with more affordable prices.

We have done researches to make this

trend affordable in the market for all

consumers at more accessible prices.

As a result we have created a carpet

collection with an extremely soft texture

and high weaving frequency from 70

combs having 2 million 100 thousands

tips which enable to compete with the

products with 100 combs. The yarn we

use here has also the thinnest plane

where acrylic yarns like 1.1 denier

can be made. In the standards we

mentioned, we made the same product

from the acrylic yarn for the Royal

brand. At the same time, they call it as

a filament acrylic yarn which is never

to causing dust. We have produced

the Galata collection from this yarn.

I’m talking about a product that is not

being broken down even if you wash it

with bleach. Boğaziçi in Atlas and Arles

collections in Pierre Cardin came out

like this.

Can you please talk about the your

carpet group which is equivalent to

hand woven carpets?

We produced piece carpets using

Axminster workbench. We are here

talking about the existing 6 or 7

workbenches in Turkey which can

wove wall-to-wall carpets. The Royal

Carpet’ Beykoz Collection seems as it

has handmade appearance. When the

R&D researches are being done it was

the most difficult topic. We have tried

its yarns many times. We designed its

height again and again. In the end we

created our Beykoz collection, which we

can reach up to 16 colours directly on

the weaving. Royal, Pierre Cardin and

Atlas Carpet started to this year with

the innovations which are in its nature.

Did these innovations in your

collections affect the structure of the

company?

In order to prepare these collections

we have added new friends to our

team. We have accelerated our work

on marketing processes. We have

gone a long way in order to prepare

enough products to our showrooms

and sales points quickly. We brought

a direct distribution model to the sub

dealers. We have established B2B

system by creating a sales team to

cover all of Turkey in the field. Thanks

to this system we have established as a

result of consultations with our regional

dealers, we are now able to ship

directly to our sub dealers. In this way

the products are able to ship within 3

days all around Turkey. We can call the

steps of our rebirth as good product,

rapid distribution and control of sales.

The connection campaigns are

being held in the months of May and

September. How did May 2018 pass for

you?

The May connection was a lot better

than the other years. We got the third

and fourth orders of the newly created

qualities. We are pleased to get the

results of a 3-4 month study very

quickly. The most important reason

for this success is that thanks to the

system we have established, it can be

easily said as “we can quickly send our

products to our dealers and thus our

consumers”.

What kind of table do you have in your

exports?

As it is known, Gaziantep is the centre

of carpet in the world. In Turkey

Through the production and innovations

in Gaziantep, in the world machinemade

carpet exports, leaving behind

the giant carpet manufacturers such as

India, Belgium, we settled into second

place behind China.

With this consciousness, we started to

give serious importance to the foreign

market with the new period. One of the

reasons for this is to provide foreign

exchange input to the country. The

other reason is because of working

within short-term and guaranteed

payments actually. We have participated

to Domotex Fair in Germany with a

very strong team. One of our most

crucial initiatives this year is to opening

up to America. In New York, we

have contracted sales agents with a

distribution network. If the conditions

are met, we will also work on behalf of

dealership conditions. Demand is very

high, especially since Pierre Cardin

brand is recognized all over the world.

Middle East, Saudi Arabia, almost all

of the European countries mainly, to

export to approximately 28 countries

continues. But we do not see it enough.

Exports have a different significance

as a national task. We aim to provide

foreign exchange input to the country

and to launch Turkish goods to the

market. In this sense, our intensive

studies continue with the additional

employement we have made to

our team. We will continue to do

these reinforcements in all items if

necessary.

How is your abroad distribution model

going to be?, What is your thought of

attending to Domotex Exhibition in

USA?

We will start with a classic sales model,

such as selling products to a regular

dealer. There are conditions we set for

those who want to be our official dealer

in America, and a turnover target

determined. If we get the criteria and

numerical expectations we want, we

will work on this topic.

We attended the fair in Germany.

A process that requires a serious

organization and labour. It seems very

difficult to get ready for the American

fair immediately after this. We continue

to work for the countries of the Middle

East and Europe as well.

As Royal, Pierre Cardin and Atlas

Carpet, our production facilities are

at a very high level of automation. Our

team is very experienced in technical

knowledge. We will continue to work

without sacrificing our ability to

maintain and strengthen our company’s

strong position by working diligently

and carefully to the extent possible.

September October 2018 • 23 DECOR


Anadolu’dan Dünya’ya Serilen Halı

Atlantik Halı

Yapılanma sürecini tamamlayan Atlantik Halı’nın yenilenen yüzü,

tüketicilerden tam not aldı.

2015 yılında Kayseri’den halının

başkenti Gaziantep’e taşınan

Atlantik Halı, 2018 yılında yeni

yapılanmasını tamamladı. Tecrübeli

genç kadrosu ile markayı daha üst

sıralara taşıma hedefinde olduklarını

belirten Atlantik Halı Yönetim Kurulu

Üyesi Hasan Kaplan, çalışanları ile

gerçek bir aile olduklarını, bunun da

yaptıkları işlere olumlu yansımalarını

gördüklerini söyledi. Hali hazırda

7 kıtada 50’den fazla ülkede

bulunduklarını da sözlerine ekleyen

Kaplan, hem yurtiçi hem de ihracat

ile ilgili bilgi verdi.

Atlantik Halı’nın Kayseri’den

Gaziantep’e geçiş süreci hakkında

bilgi verir misiniz?

1987’de Kayseri’de kurulan Atlantik

Halı’yı 2013 yılında şirket grubumuza

kattık. 2015 yılına geldiğimizde

fabrikamızı Gaziantep’e taşıyarak

hem ham maddeye ulaşımı

kolaylaştırdık, hem de halının

başkentine gelmiş olduk. Diğer

firmalardan farkımız ise marka

olarak Atlantik Halı’nın yurt içinde

tanınırlığı olduğu kadar yurt dışında

da biliniyor olmasıdır.

Gaziantep’te kurduğunuz üretim

tesisi yeni burası size nasıl bir

potansiyel vaat ediyor?

Bizim sektörde yenilik olmadığı

sürece tesisin teknik olanağı yeterli

gelmez. Bunu bildiğimiz için hep

yeni ve güncel olanın peşindeyiz.

Rakamlarla konuşmamız istenirse

tesisimizde yılda 3.500.000-4.000.000

metrekare dokuma kapasitemiz

var. Durum böyle olunca büyüme

hızımızda potansiyel bir artış

24 DECOR • September - October 2018

gözlemleyeceğimizi düşünüyoruz.

Atlantik’e getirdiğiniz yeniliklerden

konuşalım biraz da…

Bir gelenek demek doğru olur

sanırım; Atlantik kurulduğundan bu

yana katma değerli ürün hazırlar.

Müşterimiz ürünlerimize ödedikleri

ücret karşısında sahip olduğu

yüksek kalitenin farkındadır. Hizmet

anlayışımızı geliştirdik. Müşterimiz

sadece ürün değil servis desteğini

de satın almış oluyor. Satış sonrası

hizmete verdiğimiz önem ile de,

müşterilerimizin memnuniyetini en

üst seviyeye çıkartıyoruz.

Ar-Ge ekibinizin çalışma düzeni

hakkında bilgi verebilir misiniz?

Sahadan gelen geri dönüşlere bizim

için oldukça önemli. Çıkış noktamızı,

aldığımız geri dönüşler oluşturur.

Ar-Ge ekibimizde çeşitli meslek

kolları bulunuyor. Böylece farklı

fikirler ortaya atılarak yeniliklerin önü

açılıyor. Sadece ülkemizin bölgesel

trendlerini değil, dünyanın trend

haritasını çıkartabiliyoruz.

Halılarınızı oluştururken

kullandığınız materyallerden

ürüne ekstra özellik kattığını

düşündüğünüz bir şey var mı?

Son zamanlarda trend olan bambu,

filoş ve senset iplikler halılarımızda

fark oluşturdu. Ürünün kaliteli olması

ve satış sonrası hizmetteki farkımız,

güven ve memnuniyet oluşturdu.

Kullandığımız materyallerin yanı sıra

hizmet gücümüz halılarımıza değer

kattı.

Şu an için Atlantik iç piyasada kaç

noktada var?

280 alt bayi olarak Türkiye’de satış

noktamız var. Bu bayilerin üstünde

bölge bayileri ve en üst katmanda

da idari birim olarak bulunuyoruz.

İhracat ağı daha kuvvetli olan bir

markayız. Sadece ülkemizde değil,

ihracat ağında da marka stratejisi

çerçevesinde seçici davranmaya

çalışıyoruz. Ülkemizde de çok fazla

noktada olmaktan ziyade doğru

noktalarda olmayı tercih ediyoruz.

Müşterilerimize en hızlı ve güvenilir

hangi noktalardan ulaşabiliriz diye

düşünerek analiz yapıyoruz. Daha

sonrada bu sonuçlara göre hareket

ediyoruz. Sonuçta satış noktalarımız

markamızın vitrini ve bu konuda biraz

hassasız.

İhracat konusunda ne

durumdasınız? Amerika hedefleriniz

doğrultusunda Domotex USA’ya

katılmayı düşünüyor musunuz?

İhracatta durum daha iyi görünüyor.

Bugüne geldiğimizde 50 farklı ülkeye

satışımız var. Hedefimiz Amerika’ya

açılmak bunun için çalışmalarımız

önümüzdeki senelere yayılmış

durumda. Fakat bu fuarda ziyaretçi

olarak bulunmayı daha uygun bulduk.

Yurt içindeki yapılanma alt bayi ve

bölge bayi şeklinde, yurt dışında

nasıl bir yapılanmaya gidiyorsunuz?

Yurt dışında da aynı yapılanmayı

devam ettiriyoruz. Avrupa’da Polonya

ve Hollanda olmak üzere iki bayimiz

bulunuyor. Bizim ismimiz altında yine

kendi ürünlerimizin satışı yapılıyor.

Zamanla bayi sayımızı arttırarak

dünya markası olma hedefimiz için

çalışmalarımıza devam ediyoruz.


Carpet laid from Anatolia to the World…

Atlantik Carpets

The renewed face of the Atlantic Carpets, which has completed its new

structuring process, received a full note from consumers…

26 DECOR • September - October 2018


Atlantik Carpet who had

completed its structuring

process has moved to

Gaziantep that is known as the

capital of carpets, from Kayseri in

2015. Hasan Kaplan, Member of

the Board, Atlantik Carpet who has

indicated that they stick the aim of

moving the brand to higher levels

also said that they noticed it gives

positive reflections on the work they

have been doing because of being

a real family with their employees.

Kaplan, adding his word that they

are currently in 7 continents and 50

countries, gave information about

both inland market and export.

Can you give us information about

the transition process of the Atlantic

Carpet from Kayseri to Gaziantep?

Atlantic Carpet, which was

established in 1987 in Kayseri, was

joined to our company group in 2013.

When we arrived in 2015, by moving

our factory to Gaziantep, we have both

provided reaching to raw materials

easier and we have come to the city

famous for its carpets. Our difference

from other the companies is that

the Atlantic Halı as a brand, is well

known abroad, as much as it is

known in our country.

What kind of potential does this

production facility you set up in

Gaziantep promise to you?

As long as there is no innovation in

our sector, the technical capability

of the plant is not sufficient. Since

we know it very well we always

follow new and up-to-date. If you

want us to talk with the numbers,

we have a weaving capacity of

3.500.000-4.000.000 square

meters per year in our facility. As

it happens likely, we expect to see

a potential increase in our growth

rate.

Let’s talk about the innovations

you brought to the Atlantic

I guess it would be right to say this

is a tradition; Since the Atlantic

had been established, value-added

products have been preparing. Our

customers know that the products

are expensive but at the same time

high quality. We developed our

service understanding. Our customer

is not only buying the product but also

service support as well. In this case,

we are getting less problem and both

sides are getting more satisfaction.

Could you give me information about

the working process of your R&D

team?

The feedback from the field is very

important to us. These feedbacks

compose our starting point. There

are various profession branches in

our R&D team. Each one of them

has creative ideas shortly. So the

brainstorming opens the ways for

innovations.

Is there anything you think you add

extra features to the product from

the materials you use while creating

your carpets?

Recently, trendy bamboo, floss silk,

and sensed yarns made a difference

in our carpets. Expensive product

sense has demolished by the

customer. They want the product to

be of high quality and with service,

the support provided afterward.

Besides the materials we use, our

service strength has added value to

our carpets as well.

How many outlets do you currently

have in the domestic market?

We have 280 outlets as a sub-dealer.

There is regional dealer above them

and lastly, we are the top as an

administrative unit. Since our export

network is strong this situation

is allowing us to make customer

selection in Turkey. We keep in

mind that the best products are at

our customers rather than at many

points.

How is your potential for exports? Do

you intend to join Domotex USA in the

direction of your American goals?

The situation looks better in exports.

Today we have sales to 50 different

countries. Our goal is to open up to

the United States, and our efforts

have spread to the coming years.

But we found it more appropriate to

attend to this fair as a visitor only.

There are the sub and regional

dealers you have in the domestic

market. How are you planning to

create your structuring for abroad?

We also keep going with the same

structuring abroad. We have two

dealers in Europe, Poland, and the

Netherlands. Our own products are

being sold under our own name

again. Over time, we continue to work

for our goal of becoming a world

brand by increasing our dealers

count.

September October 2018 • 27 DECOR


28 DECOR • September - October 2018


Studio ile halı

tasarımında

sınırlar ortadan

kalkıyor…

Mekanların en önemli dekorasyon öğelerinden

biri olan halının sınırları ortadan kalkıyor.

Robotuft teknolojisi kullanılarak üretilen

Studio ‘yenilikçi’ bir marka olarak dekorasyon

dünyasında kısa sürede öne çıkmayı başardı.

Studio Halı’da her şey tüketicinin nasıl bir halı hayal ettiğine

bağlı. İster perde ve mobilya gibi evin dekorasyonuna uygun,

ister çocuğunun adının yazılı olduğu bir çocuk halısı… İstenen

tüm renk, tasarım ve ölçüye uyarlanabilen halılar Studio Halı ile artık

mümkün. Üstelik halının üretileceği ipliğin cinsi de seçilebiliyor;

Polyester, yün, akrilik gibi seçeneklerle birlikte tüm tüketicilerde

%100 memnuniyet hedefleniyor. Bu şekilde tüm halı kullanıcılarına

dekorasyonun önemli bir parçası olan halıda özgürlük sunduklarını

ifade eden Genel Müdür Mehmet Nazif Koca “Ayrıca kendi

tasarımlarımızdan oluşan kataloğumuzdan da ürün seçmek ve bunu

istenen ebat ve renkte ürettirmek de mümkün” diye ekledi.

Halı üretiminde robot devri!

Robotuft teknolojisi sayesinde sektörde farklı bir kulvar açtıklarını

ve Royal Halı A.Ş. olarak halının tüm çeşitlerinde rekabete dahil

olduklarını söyleyen Koca: “Studio Halı tamamen ayrı bir marka olarak

ortaya çıktı. Kullandığımız teknik dolayısıyla diğer halı gruplarımızdan

ayrılıyor. Dört tane robotuft üretim yapabilen makinemiz bulunuyor

ve bu sayede gelen talebe daha hızlı cevap verebiliyoruz. Bu

teknoloji sayesinde tüketicilerimiz istedikleri ebat ve şekillerde halı

ürettirebiliyorlar. İşte bizim farkımız da burada ortaya çıkıyor. Ayrıca

gelen talebe göre bizim özel olarak hazırladığımız koleksiyonumuzdan

ürün seçebilir, bu ürünlerin ebatlarında değişiklik isteyebilir ya da

tamamen kendi istediği halıyı sipariş edebilir. İlerideki hedefimiz

mimarlarla çalışıp proje bazında üretim yapmak” dedi.

September October 2018 • 29 DECOR


Everything in Studio Carpet starts

with the question of what type of

carpet the customer’s dream. They

may dream a carpet for kids, bearing

the name of the sibling and in harmony

with decoration, drapery, and furniture

at home. Every color, design, and size is

possible in Studio Carpets. Additionally,

customers may decide on the yarn of

carpet; polyester, wool, acrylic etc. The

target is a hundred percent customer

satisfaction. General manager Mehmet

Nazif Koca who emphasizes on freedom

of choice for their customers, says,

“They can order everything from our

product catalog having all our own

designs in every color and in every

size.”

The robotic era in carpet

manufacturing

“Thanks to the robotuft technology

we opened a new path in the carpet

industry as Royal Hali, we are in

competition in all kinds of carpets.

Studio Hali emerged as a separate

Studio

removes

the limits

in carpet

design

Carpets are one of

the main variables in

interior decoration. Using

Robotuft technology,

Studio emerges as a

successful carpet brand

in decoration market.

brand. It is distinguished from other

carpet groups with the technique

we utilize. We have for robotuft

machinery and can respond fast to all

orders. Buyers may order us carpets

of every kind and size. That is our

point of differentiation. Besides, they

may decide on any product covered

in our collection that is designed

specially. Our long-term aim is to

engage in project-based production by

collaborating with architects.”

30 DECOR • September - October 2018


Ödüllü marka Mennan

Makina’dan yeni projeler

1996 yılında ürettiği halı ipliği makinası ile Teknoloji

Başarı Ödülüne layık görülen Mennan Makina, 2019

yılında yapacağı yeni projelerle başarısını daha yukarıya

taşımayı amaçlıyor.

32 DECOR • September - October 2018


1973 yılında kendi firmasını

kurduktan sonra daha nitelikli

işler yapmak için arayışlara giren

Mennan Aksoy, bu çalışmalarının

meyvesini Türkiye’de ilk defa yapılan

halı ipliği makinası ile alıyor. Yoğun

emek ve araştırmalar sonucu Almanya,

İtalya ve Fransa gibi sayılı ülkelerde

imal edilebilen bu makinayı imal

edebilen Mennan Usta, 1998 yılında bu

çalışmasını Teknoloji Başarı Ödülü ile

taçlandırdı. Ürettikleri makinalar ve

otomasyon sistemlerinde uyguladıkları

Ar-Ge çalışmalarını konuştuğumuz

Mennan Makine Genel Müdür

Yardımcısı Emre Olgaç, makinalarında

kullandıkları özel sistemlerle alakalı

bilgi verdi.

Mennan Makina’nın kuruluş öyküsü

nasıl başladı? Faaliyet alanlarınız

nelerdir?

Markamız Mennan Aksoy’un 1996

yılında Gaziantep Üniversitesi ile

birlikte hazırladığı Gaziantep’in ilk

TÜBİTAK projesi ile üretime merhaba

dedi. Almanya, İtalya ve Fransa gibi

sayılı ülkelerde imal edilebilen bu halı

ipliği makinasını Gaziantep’te üreten

Mennan Aksoy, bu projeyi başarı ile

tamamlayarak 1998 yılında Teknoloji

Başarı Ödülüne layık görüldü. İlk

projenin başarı ile sonuçlanmasıyla

sonraki senelerde Ar-Ge çalışmalarına

ağırlık veren marka, 8 adet TÜBİTAK

projesini başarı ile tamamlayarak

sentetik elyaf ve iplik üretiminde

Türkiye’de ilklere imza attı. Ürettiği

makinaları yurtiçinin yanı sıra Brezilya,

Mısır, Suriye, Fas, Sudi Arabistan,

Özbekistan ve İran gibi ülkelere satan

Mennan Makine, bu sayede ülkemize

önemli döviz katkısında bulundu. 2013

yılı itibarı ile ürettiği sentetik iplik

makinalarının imalatını Üniversite

desteği ile sürdüren firmamız,

çalışmalarla Avrupalı emsallerinden

daha ileri sistemlerin tasarım

çalışmalarına devam etmektedir.

Halı sektörüne nasıl hizmet

ediyorsunuz? İş ilişkilerinizde

müşterilerinize sağladığınız

kolaylıklar nelerdir?

Tekstilin var oluşu insanlık tarihi kadar

eskidir. Doğal lifler insanların ihtiyacını

uzunca bir süre karşılayabilmiştir.

Dünya nüfusunun artması ile birlikte

doğal liflerin ihtiyacı karşılayamaması

ve tekstil sektörünün giyim sanayisinin

yanı sıra halı, perde, araba koltuğu

ve bunun gibi sektörlere sıçraması

sentetik liflerin doğuşuna neden

olmuştur. Sentetik iplik makinaları

üretimi dünyada Almanya, Fransa,

İngiltere ve İtalya gibi ülkelerin yanı

sıra ülkemizde de sadece Mennan

Makina tarafından gerçekleştirilmekte.

Ürettiğimiz makinalar iç piyasa

ihtiyacına yönelik olduğu kadar dünya

pazarında da boy göstermektedir.

Firmamız gelen talepler doğrultusunda

en iyi şekilde en ekonomik ve en

kısa sürede müşteri ihtiyaçlarını

karşılayarak en üst seviyede müşteri

memnuniyetini sağlamaktadır. Ürün

portföyünde CF, CF-HT,BCF ve kesik

elyaf türü iplik makinalarını bulunduran

firmamız, Ar-Ge çalışmalarına önem

vererek toplam kalite yönetimi gereği

uygulamalarla geleceğe emin adımlarla

yürümektedir. BCF iplik, halı ipliği

olarak adlandırılır ve tufte halılarda

kullanılır. İşlenme hızından, kullanım

kolaylığından, anti bakteriyel ve anti

statik özelliklerinden dolayı tercih

sebebidir.

Mennan Makina’nın otomasyon

sistemlerinde ne gibi farklılıklar

var? Alanındaki diğer makinelerden

ayrışan noktaları ve avantajları

nelerdir?

Makinalarımızda Siemens marka

kontrolcüler, sürücüler ve şalt

ekipmanları kullanmaktayız. Sistemin

kalbinde Siemens hareket kontrol

ürünleri kullanılmaktadır. Simotion

sadece motor kontrollerini yapmayıp

bulundurduğu teknolojik sıcaklık

kontrolü ile makinanın ihtiyacı olan

hassas sıcaklık kontrollerini de yerine

getirir. Ayrıca Siemens’in son teknoloji

ürünü olan Active Line sistemini de

kullanmaktayız. Bu sayede şebekede

oluşabilecek dalgalanmalardan

sistemin etkilenmesini minimize

edebiliyor ve frenleme durumunda

oluşan fazla enerjiyi şebekeye geri

besleyerek sistemin enerji sarfiyatını

düşürmüş oluyoruz.

İhracat tarafında hangi ülkelerle

çalışıyorsunuz? Burada da olmalıyız

diyerek belirlediğiniz hedef pazar var

mı?

Genelde Ortadoğu ülkeleri ile

çalışmaktayız. İran, Suudi Arabistan,

Mısır, Özbekistan, Fas, Brezilya,Çin ve

Suriye bunların başında gelmekledir.

Özellikle Hindistan başta olmak üzere

Pakistan, Türkmenistan, Arjantin gibi

ülkelerle de temaslarımız sürüyor.

Türkiye’deki makine sektörü ile

dünyayı kıyasladığımızda, karşımıza

nasıl bir tablo çıkıyor? Son

zamanlarda yaşanan olaylar sektörü

nasıl etkiledi?

Türk makine sektörü son yıllarda

Türkiye ekonomisinin ve ihracatının

yükselen yıldızı olmuştur. Son 5

yılda Türkiye ihracatında söz sahibi

sektörler arasında en fazla artışı %67

ile makine sektörü gerçekleştirmiştir.

Türk makine ihracatı, son 5 yılda

ortalama %15 ihracat artışı ile ihracat

artışı sıralamasında dünyada 3. sırada

yer almıştır. Bu sektörün önde gelen

ihraç pazarları, AB Ülkeleri ve ABD’dir.

Ocak-Eylül döneminde toplam ihracatın

geçen yılın aynı dönemine göre yüzde

2,7 azaldığı Türkiye sanayinde, makine

sektörü ihracatı artışını sürdürdü. Yılın

ilk 9 ayında 9,9 milyar dolar ihracat

gerçekleştiren makine sektörü, geçen

yıl aynı dönemine göre ihracatını yüzde

1,8 oranında artırarak, Türkiye’nin

toplam ihracatı içindeki payını %10’a

çıkardı. Tüm bu etkenler tabi ki her

sektörü etkilediği gibi tekstil makinaları

sektörünü de etkiledi. 2017 ve 2018’in

ilk yarısı Mennan Makina için iyi geçti

sayılır. Bu da 2019 yılının iyi geçeceğini

göstermiş oldu.

2019 yılına dair gerek sektör gerek

Mennan Makine olarak öngörüleriniz

neler? 2019’de yeni projeler var mı?

İplik ve halı sektörü 2016 yılı ilk yarısı

çok durgun geçti. Bu da doğal olarak

makina sektörünü etkiledi. Fakat son 2

yıldır özellikle sektörde hareketlenme

mevcut.2017 ve 2018 son iki yıla

nazaran daha hareketli geçti. Mennan

Makina olarak şu anda 2019 yılının

ilk yarısını doldurmuş durumdayız.

Görüşmekte olduğumuz yeni projeler

de mevcut. 2019 yılını önümüzdeki 1-2

ay içeresinde tamamen dolduracağımızı

düşünüyoruz.

September October 2018 • 33 DECOR


New projects from award-wining

Mennan Machinery Company

Mennan Makina which was awarded with Technology

Achievement Award with its carpet yarn machine aims to

raise its success in 2019 with new projects

34 DECOR • September - October 2018


Mennan Aksoy is an initiative

person. He established his

company in 1996 and started

to deal with more comprehensive

works and he projected a brand new

yarn machine as a first in Turkey.

Manufactured in countries like

Germany, Italy and France, this yarn

machine was first manufactured in

Turkey by Mennan Aksoy and was run

for Technology Achievement Award

in 1998. The work was crown and

continued in automation way. Emre

Olgaç, assistant general manager of

Mennan Machine Company, detailed us

about Mennan success story.

Can you brief as about Mr. Mennan and

Mennan Makina?

Mennan Aksoy born in 1952 in

Gaziantep. He is married and has

three children. He started to working

in industry just after primary school.

Established own company in 1973

and produced parts of safe boxes

and then automotive spare parts.

Constructing production of injection

molding and dies. In 1996 Mr. Aksoy

started to production of BCF yarn

machine with a TUBİTAK project that

was prepared in cooperation with

university. Successfully completing

the project he won the Technology

Success Award in 1988. After success

in the first project he then completed 8

TUBİTAK R/D about synthetic yarn and

fiber production machine projects in

the following years. Produced machines

are sold to many countries like Brazil,

Egypt, Morocco. Saudi Arabia, Syria,

Uzbekistan and Iran. By the year 2013,

the R/D studies are gained acceleration

in collaboration with the University

where the aim of the studies is

innovations for world industry.

Can you outline the story of yarn and

yarn machine from the point of view of

Mennan?

History of textile is as older as human

history. Natural fibers had been able

to respond to humans needs for a

long time. Requirement for fiber

had increased together with world

population growth and together with

a use of textile in clothing, carpet,

curtain, car upholstery etc. The

need of synthetic fiber is aroused.

The synthetic yarn machines are

manufactured by some countries like

Germany, France, Great Britain and

Italy and in Turkey by only our company.

The machines manufactured by our

company are not only used in Turkey

but in all world markets. Our company

provides high customer satisfaction

with most economical solutions and

with deliver in the shortest time

in accordance with the demands

from the sector. Our company has

been taking confident steps forward

with care of R&D activities and with

machine portfolio like as CF, CF-HT,

BCF(polipropilen,polyester,PA6) and

Staple fiber. BCF yarn is called carpet

yarn. It is used for tufted carpets. It

is preferable because of its operating

speed, case of use antibacterial and

antistatic features.

What details can you give us about

the functions and features of the

machines?

All controllers, drives and switchgear

equipment of the machines are

Siemens. Siemens motion control

products are used in the system.

Each group of the traction motors are

controlled by a common DC busbar

winding Sinamics S120 drives. Common

DC bus system with significant

savings in energy consumption while

providing the machine S120 drive

motor technology with the ingenuity

of the system speed is controlled

more precisely. DC bus with the latest

technology to function Siemens Active

Line Module is used. System with active

line while minimizing the influence

of fluctuations in the main system by

feeding energy back to the network

formed in the braking system may

decrease the energy consumption of

the system. In the active line system,

the THD of the system is reduced by

minimizing distortion, which has set

up a network of machines. Lastly, as

part of the active line system, the solar

energy panel can be integrated in the

machines. In this way the machine can

obtain the energy consumption from

the sun.

Which markets do you sell your

products and which ones are you

targeting in the short run?

Generally our market is Middle East.

Iran, Saudi Arabia, Egypt, Uzbekistan,

Morocco, Brazil,Chına, Syria and

Turkey. We have contacts in countries

like Pakistan, Turkmenistan, Argentina

and especially in India.

September October 2018 • 35 DECOR


Heimtextil Russia, the leading

business platform for professionals of

textile business celebrates its 20th

jubilee this year

36 DECOR • September - October 2018


International Trade Fair for Home

Textiles, Floor Coverings and Interior

Furnishings Heimtextil Russia

2018 will take place in Moscow on

September 18-20, 2018 and celebrate

its 20th anniversary.

During this time Heimtextil Russia has

gained the reputation of the leading

business platform for the professionals

of textile industry in Russia and the

CIS countries. This trade fair gives you

a unique chance to see in one place

collections of home and interior textile

from different countries, conduct direct

negotiations with manufacturers and

suppliers of textile products from over

20 countries and find new partners for

further business development.

This year exposition of Heimtextil

Russia will occupy two halls of Pavilion

1 in IEC Crocus Expo and present on its

grounds more than 200 international

companies. National pavilions of

Germany, Turkey, China, Pakistan

will take part in the show, as well

as individual participants from Italy,

France, Poland, Portugal, India, UAE,

Uzbekistan, Kazakhstan etc. Such

companies as Arya (Turkey), Caramella

(Poland), G.M Syntex (India), KT

Exclusive (Germany), Orsha Linen Mill

(Republic of Belarus), Safeco (France),

SUPERtextil (Turkey) will participate

among foreign exhibitors. The Russian

exposition will demonstrate textile

products of Decor City, Gerd Billerbeck,

KARIGUZ, TDL Textile, Treartex, Unico

Interiors Decoration.

Buyers, distributors, importers,

representatives of retail chains and

contract business will find at Heimtextil

Russia 2018 home and interior textile

in 12 product groups: bedroom textile,

bathroom textile, kitchen textile,

window decoration, interior fabrics,

furniture fabrics, textile for children,

etc. Some product groups will be

highlighted within the framework of

special expositions: exposition for

carpets and textile flooring CarpetLab,

Digital print on textile, exposition

of textile prints Design Laboratory,

Wallpaper Bar.

The leading business platform for

professionals of textile business in

Russia

This year Heimtextil Russia offers an

extended fringe programme. In the

Conference area the first day will be

fully devoted to the theme of retail

business: International forum «Sales

2018/2019» with Retail Purchasing

CenterTM will take place in the

Conference area. Top managers of the

federal retails chains, representatives

of profiled associations and research

agencies will share comprehensive

information about

38 DECOR • September - October 2018


otation of assortment in

retails chains, consumers

demand, development of

retail formats and categories

in 2018-2019. Retail

Purchasing Center in the

format of b2b negotiations of

suppliers with retail chains,

wholesale and distributor

representatives within the

framework of the forum.

40 DECOR • September - October 2018


Background information on Messe

Frankfurt

Messe Frankfurt is the world’s largest

trade fair, congress and event organiser

with its own exhibition grounds. With

more than 2,500* employees at some

30 locations, the company generates

annual sales of around €661* million.

Thanks to its far-reaching ties with the

relevant sectors and to its international

sales network, the Group looks after

the business interests of its customers

effectively. A comprehensive range

of services – both onsite and online

– ensures that customers worldwide

enjoy consistently high quality and

flexibility when planning, organising and

running their events. The wide range

of services includes renting exhibition

grounds, trade fair construction and

marketing, personnel and food services.

With its headquarters in Frankfurt am

Main, the company is owned by the City

of Frankfurt (60 percent) and the State

of Hesse (40 percent). * preliminary

numbers 2017.

42 DECOR • September - October 2018


Halıda lüksün yeni adı

Prato Exclusive

Türkiye halı sektörünün yeni markası Prato Exclusive, son teknolojik makine parkurunda üst grup, yüksek kalite anlayışıyla

üretilen seçkin halı alternatifleriyle mekanlara yeni bir soluk getiriyor.

Halıda yeni lüks algısını oluşturan Prato Exclusive, desen çeşitliliği, kullanılan birinci sınıf iplik kalitesi ve satış sonrası

müşteri memnuniyeti ile halı sektörüne yenilikçi bir vizyon kazandırıyor.

Modayı yakından takip ederek, koleksiyonlarında doğal elyaflardan yapılan, yıkanmış ve ütülenmiş ürün gruplarının yer aldığı

Prato Exclusive, yenilikçi bir vizyona sahip lüks halı markası... Desen tasarımlarında mimari uygulamalara daha kolay cevap

verebilecek modern ve modern-klasik çizgilerin yer aldığı Prato Exclusive ürün yelpazesinde farklı stile sahip 16 koleksiyon

bulunuyor.

44 DECOR • September - October 2018


Prato Exclusive,

the new brand of luxury in carpet

New brand of the carpet industry of Turkey, Prato Exclusive brings a new breath to places with its excellent carpet

alternatives that are produced with high quality sense on the cutting edge technological machine park.

Making a new lux perception in the carpet business, Prato Exclusive brings the innovative vision to the carpet industry with its

pattern range, first grade yarn quality and after sale customer satisfaction.

The lux carpet brand Prato Exclusive, which is made from natural fibers, comprised of washed and ironed product range, has

an innovator vision by following fashion closely. Prato Exclusive’s wide range portfolio includes 16 collections which could

easily answer to architectural applications having modern and classic lines in pattern designs.

September October 2018 • 45 DECOR


Kastamonu Entegre’den ahşaba doğal dokunuş:

Natura

Ahşaptan vazgeçemeyenlerin yeni tercihi natura serisi olacak.

46 DECOR • September - October 2018


Tüketici tercihlerini gözeterek

ürettiği markaları ile öne çıkan

Kastamonu Entegre, doğanın

en güzel sembolü ve değişmeyen

dekorasyon trendi ahşap estetiğini,

yaşam alanlarına taşımaya devam

ediyor. Yedi dekordan oluşan yeni seri

Natura, fark oluşturan tasarımlara

imza atarken, dekorasyon trendlerine

de yön veriyor. Kastamonu Entegre’nin

melamin kaplı MDF ve yonga levha

için tasarladığı yeni seri Natura,

ahşabın doğal dokusunun yüzeye

birebir yansıtıldığı özel bir koleksiyonu

oluşturuyor. İleri teknoloji ile üretilen

seri, yedi farklı dekor seçeneği ile

öne çıkıyor. Register ve emboss

yüzeylerinin, Merkür, Venüs, Samara,

Odesa, Nepal, Aral ve Tibet olmak

üzere farklı seçeneklerde hayat

bulduğu koleksiyon, karmaşık ve

yorucu şehir hayatının oluşturduğu

stresten uzaklaşmak için sakin ve

huzurlu yaşam alanlarına ihtiyaç

duyanların tercihi olacak. Natura

koleksiyonunun sahip olduğu doğal

doku, desenlerinin güçlü etkisi ile

gerek geleneksel gerekse modern

tarzda dekore edilen evlerde zamansız,

natüralist mekanlar oluştururken,

huzur ve enerjiyi bir arada sunan özgün

bir atmosfer sağlıyor. Üretimlerinde

üst düzey kalite standardı sağlanan

Natura serisi, uluslararası standartlara

uygun E1 belgesi ile üretiliyor. Bu belge

ile formaldehit salınımının Avrupa

Standartlarına uygun limitlerde olduğu

kanıtlanırken, tüketici sağlığı gözetiliyor

ve uzun süreli kalite memnuniyeti

sağlanıyor.

September October 2018 • 47 DECOR


Natural touch from Kastamonu Entegre:

Natura

The new choice of those who can not give up from real wood.

Kastamonu Entegre, which stands

out with its brands produced by

taking into account consumer

preferences, continues to carry the

most beautiful symbol of nature and

timeless aesthetics of unchanging

decoration to living spaces. The new

series Natura, which consists of seven

decors, also carries on the decoration

trends with designs that make the

difference.

Kastamonu Entegre’s new series for

melamine-coated MDF and chipboard,

“Natura” creates a special collection

of natural wood textures that are

individually projected onto the surface.

The series produced with advanced

technology stands out with seven

different decor options. The collection

of register and emboss surfaces,

with different alternatives to Mercury,

Venus, Samara, Odessa, Nepal, Aral

and Tibet, would be preferable to those

who need quiet and peaceful living

spaces to escape from city life. The

natural texture of the natura collection

provides a unique atmosphere that

brings together peace and energy while

creating timeless, naturalistic spaces in

homes that are decorated in traditional

or modern style with the powerful

influence of their designs.

The Natura series is produced with

E1 certification in accordance with

international standards. This certificate

ensures that the formaldehyde release

is proved to be within the limits

of the European Standards while

consumer health and long-term quality

satisfaction is ensured.

48 DECOR • September - October 2018


TEK UYGULAMA SINIRSIZ SEÇENEK

UNLIMITED OPTIONS IN SINGLE APPLICATION

Kastamonu Entegre ürünleri, tüm teknik detayları ve 3 boyutlu görüntüleri ile artık cep telefonunuz ve tabletlerinizde.

Hemen uygulama mağazanızdan IDS (Interior Design Studio) uygulamamızı indirin, bu deneyimi siz de keşfedin!

Uygulama mağazanızdan arama kısmını kullanarak veya QR kodları okutarak IDS’yi indirebilirsiniz.

With all technical details and 3D images, Kastamonu Entegre products are available on your mobile phones and tablets.

Download IDS 3D(Interior Design Studio 3D) application at your application store now and experience the reality!

You can download IDS 3D by searching it at your application store or scanning the QR codes.


Geçmişi yansıtan halılar

Ankara Halıköy, tarihin sırrını dokusunda saklayan Hereke ipek ve

yün halıların varoluş savaşını destekliyor.

50 DECOR • September - October 2018


1960 Beypazarı doğumlu olan

İbrahim Geyikoğlu, Ankara

Halıköy mağazasının sahibi

ve aynı zamanda İstanbul Halı

İhracatçıları Birliği’nin de Başkan

Yardımcısı konumunda.

Ankara’da perakende müşterisine

hizmet amaçlı açılan firma, şuan

hem perakende hem de toptan

müşterilerine hizmet veren iki

mağazaya sahip.

Halıcılığa 70’li yıllarda öğrencilik

döneminde başlayan Geyikoğulu o

dönemleri şöyle anlatıyor: “Hafta

sonu ve yaz tatillerinde harçlığımı

çıkarmak için amcamın dükkanında

çalışıp, ona yardım ediyordum. Onun

yanında çalışırken halı tamirini de

öğrenmeye başladım aynı zamanda

pek çok yabancı insanla da tanışma

ve dil öğrenme fırsatım oldu.”

“Ana pazarlarımız İngiltere, Japonya

ve ABD”

Akabinde Ankara GOP’ta kendi halıkilim

dükkanını açtığını söyleyen

Geyikoğlu, yurtdışında fuarlara

katıldıklarını ve bu sayede pazarın

büyüklüğünü anlama, çevre edinme

ve halı-kilime düşkün insanlarla bir

arada bulunma fırsatı bulduklarını

ifade etti. Geyikoğlu, pek çok ülkeden

müşterileri olduğunu fakat en iyi

pazarlarının İngiltere, Japonya ve

ABD olduğunu belirtti.

Geyikoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“İşimizi biraz ilerlettikten sonra

perakendeciliğin yanında toptancılık

da yapmaya başladık. Sümer

Halı’nın en iyi müşterilerinden biri

olduk. Sümer Halı’nın ürettiği, Türk

halıcılığının sembolü ve markası

haline gelen Hereke halılarını hem

yurt içinde hem yurt dışında sattık.

Daha sonra Çin’de ve Hindistan’da da

pazarın talebine uygun olarak üretim

yapmaya başladık.”

Halıcılığın her işte olduğu gibi tecrübe

gerektiren bir meslek olduğunu

vurgulayan Geyikoğlu, halıcılıkta

ilerlemenin sırrının çok halı-kilim

görmüş olmak ve hikayelerini

özümsemek olduğunu kaydetti.

“Bu yerel sanat geçmişte olduğu gibi

günümüzde de devam etmeli”

Yıllar içinde halı-kilim satarak ve

koleksiyonuna ekleyerek birçok

tecrübe edindiğine değinen Geyikoğlu,

tecrübesini şöyle dile getirdi: “Paha

biçemeyeceğim halı-kilimlerin yanı

sıra maddi açıdan çok bir şey ifade

etmeyen parçalarım da oldu. Ancak

bu meslek tam da böyle bir şey. Amaç

herkesin göremediği, duyamadığı o

kilimin hikayesine kulak verebilmek,

onda görülmeyeni görebilmek.”

Bu mesleği yapan biri olarak halıcılık

adına pek çok alanda bulunduğunu

dile getiren Geyikoğlu, hem devletin

hem de sektör mensupları ve

alıcıların, atalarımızdan miras

kalan ve kültürümüzün büyük bir

parçası olan halıcılığın kıymetini

bilmediklerini belirtti.

Geyikoğlu sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Ne yazık ki bulunduğumuz bu

dönemde bu meslek dalı Türkiye’de

yok olmaktadır. Türkiye’de üretim

yapan çok az atölye kalmıştır. Bu

durumun en önemli nedeni ekonomik

kaygılar nedeniyle dokuyucu

bulmanın zorlaşmasıdır. Biz de İHİB

olarak bu konu üzerinde yoğunlaşmış

bulunuyoruz. Geçmişte 11.-14.

yüzyıllar arası Selçuklu’nun halılarıyla

ünlenen bu coğrafyada, Osmanlı’nın

Uşak halıları ve Cumhuriyet

dönemine damga vuran Hereke ipek

ve yün halıları tarihimiz açısından

çok önemlidir. Umuyorum her

parçasıyla güzel olan bu coğrafyada

benim meslekten öte kültürümüzün

parçası olarak gördüğüm halı ve kilim

eserleri de hak ettikleri yerde olurlar

ve bu kültür, bu yerel sanat, geçmişte

olduğu gibi günümüzde de devam

eder.”

September October 2018 • 51 DECOR


The carpets reflecting the past

Ankara Halıköy supports the struggle for existence of Hereke silk

and wool carpets that keep history’s secret in their patterns.

Being born in Beypazarı in 1960,

İbrahim Geyikoğlu is the owner

of Ankara Halıköy store and also

the Vice Chairman of the İstanbul

Carpet Exporters Association at the

same time. The company, having

been established to serve the retail

store customers in Ankara, has two

stores that serve to both retail and

wholesale customers. Having started

to the carpet business in the 70s,

Geyikoğlu talks about these days as

such: “In the weekends and summer

holidays, I was helping my uncle by

working at his store in order to gain

my allowance. While working with

him, I began to learn how to repair

carpets, and also I had an opportunity

to meet a lot of foreign people and to

learn a language.”

“Our main markets are England,

Japan and the USA”

Saying that he established his own

carpet-rug store in Ankara GOP

afterward, Geyikoğlu remarked

that they participated in the foreign

exhibitions and thanks to that, they

had an opportunity to understand the

greatness of the market, develop a

network and meet people, being fond

of carpets-rugs. Geyikoğlu remarked

that they have customers from

multiple countries, but their best

markets are England, Japan and the

USA. Geyikoğlu continued as follows:

“After developing my business a little

more, we began to work wholesale,

along with the retail business. We

became one of the best customers of

Sümer Halı. We sold Hereke carpets

that were produced by Sümer Halı

and became the symbol and brand of

Turkish carpet industry both inside

and outside the country. Later, we

began to produce in China and India

in accordance with the demands

of the market.” Emphasizing that

the carpet business is a profession

that requires experience like every

business, Geyikoğlu stated that

the secret for developing in carpet

business is to have seen a lot of

carpet-rug and personalized their

stories.

“This domestic art must continue

today like how it was the past”

Geyikoğlu, mentioning that he gained

experience by selling carpet-rug and

adding new ones to his collection in

years, talked about his experience as

follows: “As well as the carpets-rugs,

whose price I cannot estimate, I also

had parts that did not mean anything

much. However, this profession is

just like that. The purpose is to listen

to the story of a rug, whose story is

not heard by anyone, and to see what

is not seen in it.” Remarking that he

worked in many fields in terms of

carpet business as someone, working

in this business, Geyikoğlu stated that

both the state and the members of

the industry did not know the value

of the carpet business which was

inherited from our ancestors and a

great part of our culture. Geyikoğlu

concluded as follows:“Unfortunately,

this profession is disappearing in

Turkey in our period. There are not

many workshops left that make

production. The most important

reason of this is that it is difficult

to find weavers due to economic

concerns. As İHİB, we are focusing

on this issue. In this geography,

renown by the carpets of Seljuks and

the Ottomans’ Uşak carpets in the

past, between 11th-14th centuriesi,

and Hereke silk and cotton carpets

that left their mark in the Republican

era are very important for our

history. I hope that the carpet and

rug masterpieces, which I consider

to be a part of our culture due to my

profession, can find the place that

they deserve in this geography, every

single part of which is beautiful,

and this culture, this domestic art

continues today like how it did in the

past.”

52 DECOR • September - October 2018


Abdullah Tuğlu

Vizyonel Danışmanlık ile

hedefe emin adımlar

Abdullah Tuğlu: “Vizyonel danışmanlık olarak firmalara akıl veren konumda

değil, onlarla kanlı canlı birer paydaş olarak birlikte çalışıyoruz.”

54 DECOR • September - October 2018


Güven, tecrübe ve titiz çalışma…

Üç etmeni bünyesinde toplayan

Abdullah Tuğlu’nun kurucusu

olduğu Vizyonel Danışmanlık,

ticarette yükselmenin anahtarı oldu.

Deneyimlerini değişen koşullara

entegre eden Tuğlu, firmaların yurt

dışı pazarında da etkin olmaları için

çalışıyor. Son dönemde yaptıkları

çalışmalar hakkında bilgi veren Tuğlu,

markanın kuruluşunu “İş hayatındaki

çıkmazlara çözüm yolu bulmak adına

bu yola çıktık” diyerek özetledi.

Öncelikle Vizyonel Danışmanlık’tan

önceki çalışma hayatınız hakkında

bilgi verir misiniz?

Uzun yıllar çeşitli sivil toplum

kuruluşlarında ve uluslararası

şirketlerde yönetici olarak görev

yaptım. Son beş yılda da Türkiye

Mobilya Sanayicileri Derneği

(MOSDER) Genel Sekreteri olarak

çalışmalarımı yürüttüm. Türkiye’yi

mobilya sektöründe temsil eden çatı

kuruluş olarak 40 ülkede tanıtımlar ve

farklı etkinlikler düzenledik. Bunlarla

beraber dünyanın üçüncü Türkiye’nin

ise en büyük mobilya fuarı olan

İstanbul Mobilya Fuarı’nın faaliyetlerini

yönetme şansını elde ettik. Edindiğimiz

tecrübelerle hem uluslararası ilişkileri

ve sektörü gözlemledik hem de

Türkiye’deki potansiyeli değerlendirmiş

olduk. Tüm bu işlerin bana kazandırdığı

deneyimler ışığında 15 ay önce kendi

danışmanlık şirketimi hizmete açtım.

“İş hayatındaki çıkmazlara çözüm yolu

bulmak adına bu yola çıktık.”

Şirketin ismi ve işleyişinden

bahsedelim…

İsmimizin anlamıyla orantılı olarak

faaliyet gösteriyoruz. Vizyonel

Danışmanlık, Türkiye’deki şirketlerin

iş yaşamında karşılaştıkları sorunlara

çıkış yolu bulmak ve onlara vizyonel

yaklaşım sağlamak için kuruldu.

İyi hizmet verebilmek için seçici

davranmak zorundayız. Bu seçiciliğin

ışığında uzmanlık alanımız üçayaklı bir

yapılanma gösteriyor. Birinci hizmet

alanımız PR ve yönetim danışmanlığı,

ikincisi fuar danışmanlığı ve üçüncü

ayağımız ise yurt içi ve yurt dışı

ticari faaliyet arttırma alanında. PR

danışmanlığımızı Türkiye’nin önde

gelen şirketlerinden biriyle paydaşlık

yaparak sürdürüyoruz. Böylece

bilgi ve tecrübemizi birleştirerek

müşterilerimize güven ve çözüm

garantisi veriyoruz. Bize güvenen

marka örneği vermek gerekirse

uzun bir dönem Çilek Mobilya’nın

PR danışmanlığını yaptım. Fuar

hizmetinde firmaların o ortamı

sadece satış platformu olarak

görmemeleri konusunda çalışmalar

yürütüyoruz. Tecrübelerimden yola

çıkarak fuarların tanışma ve bir çeşit

PR organizasyonuna dönüştüğünü

söyleyebilirim. Dünyada ve Türkiye’de

yaşanan ekonomik ve siyasi değişimler

sonucu bizde, ihracat konusunda

firmaların önünü açma stratejilerimizi

geliştirdik. Somut şekilde anlatmak

istersek, ürününe duyduğu güveni

hak eden firmaları ihracat için ortak

bir havuzda toplayarak yurt dışından

gelen firmalarla eşleştiriyoruz. Değişen

düzenle birlikte ticarette kullanılan

Business to Business (B2B) ve

Business to Customer (B2C) sistemleri

artık doğru olarak işlemiyor. İnsanlar

artık birebir konuşarak tanıtım ve satış

konusuna vakit ayırmaya başladılar.

Bu zaman ayırma konusunda devreye

biz giriyoruz. Her iki tarafla da yapılan

uzun ve titiz çalışmalar sonucu firmaürün

eşleştirilmesi yapılıyor. Özenli

bir çalışmayı zamana yaydığımız için

eşleşme sonrası uyumsuzluk sorunuyla

karşılaşmıyoruz.

“Döviz hareketlerinin dalgalı

olduğu bu dönemde bile çalıştığımız

firmalara ihracat yaptırabilmek

Vizyonel Danışmanlık olarak bizleri

gururlandırıyor.”

Tanımladığınız bu üçayaklı hizmetten

hangisinde yenilikler yapmayı

hedefliyorsunuz?

Önceliğimiz ihracat konusunda.

Türkiye’nin, bu konudaki potansiyeli

oldukça yüksek. Siyasetteki gelişmeler

ve Türkiye’deki önemli derneklerin

tanıtımıyla yurtdışı buradaki ortamı

keşfetti. Buna bağlı olarak oluşan

potansiyeli yerinde görmek isteyen

firmalar ihracatı canlandırdı. Biz de

üçüncü ayağımız olan yurt içi ve yurt

dışı ticari faaliyetleri arttırma kısmında

atılımlar yapmak istiyoruz. Vizyonel

Danışmanlık olarak firmalarımızla

bu süreçte hep birlikteyiz önceliğimiz

hiçbir zaman maddi çıkarlar olmadı.

Onlarla parasal çıkar sağlayarak

akıl vermek değil bu konuda organik

paydaşlık yapmak hedefimiz. Bulutlu

dönemlerin içerisinde bile rotasını

kaybetmeyen, yolcusunu seçebilen ve

benzin ikmalini doğru yapmış bir araç

olarak yolumuza devam etmeyi ilke

edindik.

Türkiye’de bulunan yabancı şirketler

ve Türk şirketleri arasında nasıl

farklar var?

Dünya küresel bir köy haline geldi.

Son dönemde, çok uluslu şirketler

Türkiye’deki ofislerinde nitelikli Türk

yöneticilerle yola devam ediyorlar. Bu

şirketler toplantılarını günlük veya

farklı periyotlarda video konferans

ile yapıyorlar. Bundan yola çıkarak,

Türkiye’de bu entegrasyonun artması

için çabalıyoruz. Vizyonel danışmanlık

olarak markalara akıl veren bir şirket

değiliz. Onlarla sadece para odaklı değil

kanlı canlı birer paydaş olarak birlikte

çalışıyoruz.

Sizin şirket olarak farkınız ne diye

sorsak, bize ne söyleyebilirsiniz?

Bizim bu konuda en önemli prensibimiz

işlem gerçekleşene kadar para unsuru

ortada olmuyor. Bu çok önemli.

Ticaretin içerisinde olan bir ailede

büyüdüm. Güven, ticarette öğrendiğim

en önemli kelime. Bu kelime son

dönemde maalesef biraz lüks bir

tabir haline geldi. Herkes tarafından

kullanılan ama uygulanmayan; tabiri

caizse nesli tükenen kelimelerden

birisi. Ürün ve niyet doğru ise bunun

karşılığı Türkiye veya yurtdışında

karşınıza gelecektir. Özellikle

hammadde tarafında bunun daha

büyük karşılığı bulunuyor. Vizyonel

Danışmanlık olarak böylesine bulutlu

dönemlerde rotasını iyi bilen, yakıt

ikmalini doğru yapmış, yolcularını

seçebilen firmaların gideceği

güzergahlardan geçerek hedefe emin

bir şekilde varabilecekleri sağlam bir

sistem kurduk.

September October 2018 • 55 DECOR


Confident steps to the target

with Vizyonel Consulting…

Mr Abdullah TUĞLU said “As Vizyonel Consultancy, we are working together as a

stakeholder full-blooded, not as a advisor to the firm”

Trust, experience and meticulous

work… Vizyonel Danışmanlık that

has founded by Abdullah Tuğlu,

who collects these three factors in his

work, became the key to the rise in

trade. Tuglu has been integrating his

experiences according to the changing

conditions and works for companies

to be active in the foreign market as

well. Tuglu, who gave information

about the studies he has done recently,

summarized the foundation of the

brand “We have took this road in order

to find solutions to the dead ends in

business life” saying.

Firstly, will you give information

about your previous working life from

Vizyonel Consulting?

I have worked for various nongovernmental

organizations and

international companies as a senior

manager for many years. Last 5 years

in Turkey Furniture Manufacturers

Association (MOSDER) I conducted my

duty there as Secretary-General. As

the umbrella organization representing

Turkey in the furniture industry, we

have organized different events and

introductions in 40 countries. With

these together is the world’s third

largest furniture exhibition and that we

had a chance to manage the activities

of the Istanbul Furniture Fair that is

the biggest in Turkey. We had observed

both international relations and

industry with our experience, and also

we have had a chance to evaluate the

potential both in Turkey. I opened my

own consulting company 15 months ago

in the light of the experiences that all

these things have gained me.

“We have took this road in order to

find solutions to the dead ends in

business life”

56 DECOR • September - October 2018


Let’s talk about the company’s name

and its functioning...

We have been working in proportion to

the meaning of our name. The Vizyonel

Consultancy, finds the way out of

the problems faced by companies in

business life in Turkey was established

to provide visionary approach them.

We have to be selective in order

to give good service. In the light of

this selectivity our expertise shows

a three-legged structure. Our first

service area is PR and management

consultancy, the second is fair

consultancy and our third is in the field

of domestic and international business

activity providing increase. For PR

consultancy we continue our solution

partnership with one of Turkey’s

leading companies. Thus, by combining

our knowledge and experience, we

give our customers confidence and

solution guarantee. To give a reliable

example of a brand, I had did the PR

consultant for Çilek Furniture for a

long time. In Fair services, we are

working for companies in order not

to consider those environments as

sales platforms only. Regarding my

experiences I can say that the fairs are

the places you will have a chance to

meet with the new people and they are

just like a PR workings. The world and

us as a result of economic and political

changes taking place in Turkey, and

developed our strategies that pave the

way for the company in exporting. In

order to explain in concrete terms, we

collect the companies that deserve

the confidence of our products in a

common pool for export and match

them with the companies coming

from abroad. Business to Business

(B2B) and Business to Customer (B2C)

systems that are used together with

trade in a changing world order are now

not functioning correctly. People are

now sparing time for making bilateral

talkings about their introduction and

sales by talking individually. At that

time, we are taking the role on time

sparing issue. After making long and

rigorous work done for both sides is

the determination of company-product

matching. We do not encounter the

post-matching nonconformity problem

because we have been doing careful to

work on time.

“As Vizyonel Consulting is making

us proud to be able of making them

to motivate export for firms we

have been working with even during

this period when foreign exchange

movements are fluctuating.”

For which of this three-legged

structure you define aim to make

innovations?

Our priority is export. Turkey’s potential

is very high in this regard. Thanks to the

developments in politics, introductions

made by Turkey’s important

associations, world knows us very well

now. Due to this, the companies that

wanted to see the potential in place that

was formed revived the exports. We

also want to make a breakthrough in

increasing our domestic and overseas

business activities, which is our third

foot. As Vizyonel Consulting, we

have always been together with our

companies in this process. It is our goal

to build an organic joint partnership

in this matter and it is not only giving

advice by providing monetary benefit

from them. We have adopted as a

principle that we should be just like a

vehicle who never loses its route even

during cloudy periods, able to choose

its own passenger and makes its gas

supply and consummation correct.

What kind of differences are there

between local companies and foreign

companies in Turkey?

The world has become a global village.

Recently, multinational companies

continue their ways with qualified

Turkish managers in their offices in

Turkey. These companies conduct

their meetings via video conferencing

on a daily or periodic basis. With this

in mind, we strive to increase this

integration in Turkey. As Vizyonel

Consultancy, we are not the one who

only advices. We certainly prefer to

work together as a stakeholder fullblooded,

not just money-focused.

What can you tell us about the

difference of Vizyonel Consultancy?

Our most important principle in this

regard is that money is not a factor

until the business is completed. This is

really important. I grew up in a family

who is coming from the very centre of

trade. Trust is the most important word

I’ve learned in trade. Unfortunately,

this word has become a bit of a luxury

expression in the last period. Used by

everyone but not being implemented...

In other words, it is going to be one of

the extinct words. Especially on the

raw material side, it has a bigger value

certainly. As Vizyonel Consultancy, we

built a robust system that knows its

route in such a cloudy period, has done

the fuel supply and consummation

correctly, passes through the routes

that company can choose their

passengers and can reach to the

destination surely.

September October 2018 • 57 DECOR


Geçmişten ilham alan

“Natura Slim&Large”

Dekorasyon dünyası da tıpkı moda dünyası gibi geçmişten ilham alıyor. Parkeler de yaşam alanlarına retro bir görünüm

kazandırmak için önemli bir rol oynuyor. Eskitilmiş görünümlü ve toprak tonlardaki parke desenleri kullanıldığı alanlarda

retro bir hava estiriyor. AGT’nin yeni Natura Slim&Large parke serisinde yer alan Ravello modeli ile bu trendi rahatlıkla

yakalayabilirsiniz. Son dönemde dekorasyonda İskandinav tarzı bir hayli gözde. Siz de İskandinavya’yı yansıtan bir ruh

yakalamak, 60’lı ve 70’li yılları yansıtmak isterseniz, geometrik desenli ve tekrar eden dokulara sahip, renkli parke

modellerini tercih edebilirsiniz. Bu tip parkelerin kullanılacağı alanlarda az eşya bulunduğundan ve açık tonlarda renklerin

ağırlıkta olduğundan emin olun. Bu sayede desenlerin karmaşıklığından uzak, daha minimal ve şık bir görünüm yakalamanız

mümkün olur. 6 farklı dekora sahip AGT Natura Slim & Large parkeleri geniş ve dar ölçü alternatifleri ile ister ayrı ayrı, ister

birlikte rahatlıkla kullanabilirsiniz.

58 DECOR • September - October 2018


Inspired by the past

“Natura Slim&Large”

The world of decoration is also inspired by the past just like the world of fashion. And hardwoods play an important role to

provide a retro appearance for living spaces. Hardwood patterns with an antiquated appearance and earth colours blow a

retro wind in places where they are used. You can easily and comfortably catch this trend with the Ravello model of AGT,

included in Natura Slim & Large Flooring Series. Recently, Scandinavian style is favoured in terms of decoration. If you want

to catch a spirit reflecting Scandinavia and to reflect the 60s and the 70s, you may choose coloured hardwood models with

geometric patterns and repetitive textures. Make sure that there is less furniture, and the use of light colours is prioritized

in spaces where this type of hardwoods will be used. Accordingly, it will be possible for you to have a more minimal and a

smarter appearance away from the complexity of patterns. You can easily use AGT Natura Slim & Large Floorings, with 6

different decorations, together or separately with slim and large alternatives for dimensions.

September October 2018 • 59 DECOR


Gürültüsüz

b i r o f i s i ç i n

Ateco’nun yeni ürünü sesi emen karo halılar gürültüden

uzak bir ofis ortamı sağlıyor.

60 DECOR • September - October 2018


Büyük ofislerde çalışan sayısının

daha çok olması ortamdaki gürültüyü

artırıyor. Bu noktada ofis

tasarımlarında tercih edilmesi gereken

doğru döşeme, karo halı olarak karşımıza

çıkıyor. Karo halılar gürültüyü

azaltan yapısıyla verimi artırırken şık

görüntüsüyle de ofisleri estetikle buluşturuyor.

İngiltere’den ithal ettikleri karo

halılarla ofis döşemesinde öncü olmayı

sürdürdüklerini belirten Ateco Zemin

Malzemeleri Yönetim Kurulu Başkanı

Zafer Işık, karo halıların ses absorbe

etmede başarılı olduğunu bu nedenle

ofis ortamındaki gürültüleri minimize

ederek çalışanların yaptıkları işten daha

çok verim almasını sağladığını söyledi.

Verimli çalışmanın ancak rahat bir ofiste

olacağı fikrinden yola çıkarak İngiltere’den

karo halılar ithal eden Ateco Zemin

Malzemeleri, sesin fazlasını emme

özelliğine sahip tasarımlarıyla dekoratörlerin

ilk tercihi olmayı sürdürüyor.

Ses denetimini sağlaması ve şık olmasının

yanı sıra karo halılar, depolanma,

nakliye, montaj ve değişim konularında

zorluk çıkarmıyor. Kolay taşınıp değiştirilen

ve yere montaj edilen karo halılar,

pratik kullanımıyla da ofislerin vazgeçilmezi

oluyor. Özellikle büyük ofislerde

daha çok gürültü olduğunun farkındalığıyla

Ateco Zemin Malzemeleri, ithal

ettiği Burmatex marka karo halılarla

sektördeki önemini kanıtlıyor.

“Ses yalıtımlı, kaliteli ve ekonomik bir

şıklık için karo halı tercih edebilirsiniz”

Karo halıların zeminden gelen titreşim

kaynaklı seslerin örneğin topuk sesinin

ofis ortamında oluşturduğu gürültüyü

absorbe ettiğini söyleyen Ateco Zemin

Malzemeleri Yönetim Kurulu Başkanı

Zafer Işık, karo halıların laminant gibi

sert döşemelere kıyasla sesi daha az

yansıttığını söyledi. Karo halıların, iç içe

geçen parçalardan oluşan tasarımıyla

estetik bir görüntü oluşturduğunun altını

çizen Işık, “İngiltere’den ithal edilen

Burmatex karo halılar, zemin sesini

absorbe etmekteki özellikleri ile öne çıkıyor.

Burmatex’in en çok tercih edilen

modellerinden Lateral, Zip, Tivoli, Hadron,

Code karo halılarda ses absorbe

oranı ve darbeli gürültüyü azaltma oranı

oldukça yüksektir. Polyamid iplikle

üretilen Burmatex karo halılar, zemin

ses yalıtımında titreşim ve vibrasyonu

kesen özelliklere sahip oldukları için iç

mekanlarda ses yalıtımını en iyi şekilde

sağlar. Zeminde sağladığı bu avantajlarla

günümüzde hızla kullanım alanı

artan karo halılar, ofislerden okullara,

bankalardan otellere kadar geniş

bir yelpazede kullanılıyor. Yerinden

sökülüp başka mekanlarda da kullanılabilme

avantajıyla da tercih sırasında

ilk sıralarda yer alıyor” açıklamasında

bulundu.

September October 2018 • 61 DECOR


F o r w o r k i n g i n

a noise-free office

Sound absorbing square area carpets from Ateco

Disturbing noise is a major problem

in large offices. Right material

for floor covering is important.

Square area carpets offer aesthetics

and functionality while reducing noise in

the office. Ateco imports square carpets

from England. Zafer Isik, chairman of

Ateco floor materials company, says

that reduction of noise also improves

productivity of office workers.

The product is also preferred for

their other advantages in transport,

storage, application and replacement

operations. They are easy to carry and

practical to apply.

Burmatex is the brand of imported

carpets. It prevents noise caused by

high heels and reduces the eco of

sound in the space. Carpets are more

preferable than laminated and hard

floor coverings because they make

more noise.

According to Zafer Isik, Lateral, Zip,

Tivoli, Hadron, Code are the most

preferred models of Burmatex brand

of products. They are produced of

polyamide yarn, reduce vibrations are

used in offices, schools, banks, hotels

and other spaces. The square carpets

can also be removed back and can be

used in other places. This is another

advantage of the product.

62 DECOR • September - October 2018


www.bahariyehali.com


Zeminlere hareket

katan halılar

Sonbahara özel halı seçiminin püf noktaları Buka’dan.

64 DECOR • September - October 2018


Ev dekorasyonunuzda duvar,

boya ve aydınlatma özellikleri

ile birlikte seçtiğiniz mobilyalar,

evinizin tarzını belirliyor. Dekorasyon

bütünlüğünü sağlayan unsurlardan

biri ise kuşkusuz halılar oluyor. Uygun

ebat ve renkteki halı seçimiyle evinize

hem ruh katabilir hem de evinizde şık

bir görünüm elde edebilirsiniz. Peki, bu

görünümü sağlamak için halı seçiminde

nelere dikkat etmelisiniz? Buka’nın

ev tekstili koleksiyonunda yer alan

birbirinden farklı mekanlara değişik

seçenekler sunan halıları arasından

zevkinize en uygun olanı seçebilirsiniz.

Dekorasyonun tamamlayıcı

öğesi halılar, evin tüm havasını

değiştirdiğinden büyük önem taşıyor. Bu

da doğru halı seçimini gerekli kılıyor.

Mobilyalarınızın tarzı, rengi ve desenleri

de halı seçiminde önemli rol oynuyor.

Özellikle soğuk aylarda sağladığı ekstra

sıcaklık ve rahatlık sayesinde evin

salonuna yer alan bir halı evin havasını

baştan aşağıya değiştiriyor.

Modern tarza geometrik, klasik evlere

düz

Eğer desenli mobilyalara sahipseniz

sade; sade ve düz renkli mobilyalarınız

ağırlıktaysa desenli halıları tercih

ederek mekanlarınızda istediğiniz etkiyi

oluşturabilirsiniz. Modern tarzın hakim

olduğu evlerde daha çok minimalist

veya geometrik şekilli halıları seçebilir,

klasik mobilyaların olduğu evlerde

ise düz halı kullanarak dengeyi

sağlayabilirsiniz.

Buka halıları sayesinde sıcak

mekanlar

Kışa hazırlanırken evinizde

gerçekleştireceğiniz halı değişimi

dekorasyonunuzun havasını

değiştirmenize yardımcı olacak.

Buka’nın farklı tarzlardaki ev

dekorasyonlarıyla uyum gösteren

halıları, pastel tonlarındaki renk

alternatifleriyle dikkat çekiyor. Düz,

sade ve geometrik desenli farklı

ebatlardaki halıları kullanarak,

yaratıcılığa açık sıcak mekanlar

oluşturmak elinizde.

Carpets from Buka that add

movement to the ground

Key points in the selection of autumn special carpets by Buka.

In your home decor, the furniture, wall,

paint and lighting features you choose

will determine the style of your home.

One of the elements that provide the

decoration integrity is undoubtedly the

carpet. With the right size and choice

of carpet, you can add both soul to your

home and you can get a stylish look

at your home. What should you pay

attention to when choosing carpets to

ensure this look? You can choose the

one that suits you best from among the

varieties that offer different options for

different venues in Buka’s home textile

collection.

Carpet as the complementary element

of the decoration is very important

because it changes the whole air of

the house. This makes it necessary to

choose the right carpet. The style, color

and patterns of your furniture play also

an important role in carpet selection.

Particularly in the cold months, thanks

to the extra warmth and comfort, a

carpet in the living room changes the

air of the house from top to bottom.

For modern styles geometric, for

calssic houses flat

You can create the effect you want in

your spaces by choosing If you have

patterned furniture , simply; if you

have plain and plain color furniture

patterned carpets . You can choose

more minimalist or geometric carpeting

in the houses where modern style

prevails, and a flat carpet in the houses

where classic furniture is available.

Buka carpets will provide you with

creating hot places

While preparing for winter, your carpet

change will help you change the air of

your decorating. The harmonious colors

of Buka in different styles of home

decorations are highlighted by their

color alternatives in pastel shades. You

can create hot places open to creativity

using flat, simple and geometric

patterns carpets of different sizes.

66 DECOR • September - October 2018


Ev dekorasyonuna

LCW

Home

dokunuşu

Kurulduğundan bugüne

kadar toplam 125

mağazada 5 milyon adet

ürün satışı gerçekleştiren

LCW Home’un yeni hedefi,

2023 yılına kadar 300

mağaza!

68 DECOR • September - October 2018

LCW Home Marka

Grup Müdürü

Ümmühan Şan


2016 yılının sonlarına doğru üretime

başlayan ve bu üretimin tamamını

ülke içerisinde gerçekleştiren

LCW Home, ev tekstilinin en büyük

oyuncularından birisi oldu. Yurt dışında

23 farklı ülkede 64 mağaza, yurt içinde

ise 61 olmak üzere toplamda 125

mağaza ile hizmet verdiklerini dile

getiren LCW Home Marka Grup Müdürü

Ümmühan Şan, markanın müşteriyle

buluşmasından bu zamana geçen

süreyi değerlendirdi. Yurt içinde ve yurt

dışında aldıkları taleplerden hedeflere

kadar bilgi veren Şan, müşteri odaklı

çalışmalarının öncelikli amaçları

olduklarının altını çizdi.

LCW Home kurulalı yaklaşık iki sene

oldu. Hem süreç hakkında hem de

müşterilerin yorumları ile ilgili bilgi

verebilir misiniz?

Eylül 2016 yılında on mağazamızın

içine kurulan reyonlarla LCW Home

ürünlerinin satışına başladık. Bugüne

geldiğimizde yurt dışında 23 farklı

ülkede 64 mağaza, yurt içinde

ise 61 olmak üzere toplamda 125

mağazamızla hizmet vermekteyiz.

Hedefimiz 2023 itibariyle hem yurt içi

hem yurt dışı toplamında 300 giyim

mağazamızda LCW Home markamızın

da olması yönünde. Müşterilerimizden

istedikleri tarzları bulabildikleri,

ürün kalitesinden memnun kaldıkları

yönünde dönüşler alıyoruz. Onların

talepleri doğrultusunda ürün hazırlayıp

hedef kitlemizin kullanımına sunuyoruz.

40 ülkedeki mağazaların kaç

tanesinde LCW Home var?

40 farklı ülkedeki LC Waikiki

mağazalarının; 24’ünde LCW HOME var.

Eminönü’ndeki Sultanhamam

mağazamızda yüzde 90 LCW Home

ürünleri satılıyor. Diğerlerinde ise;

corner olarak yer alıyoruz. Mevcut

mağazalarımızın performansını

değerlendirerek önümüzdeki süreçte

sadece home ürünlerinin satıldığı

yerlerimizi de hayata geçirmek

istiyoruz.

Yurtdışındaki müşteri profilinizden

bahsedelim. Ürünleri markayı

tanıyan gurbetçiler mi yoksa o

ülkenin vatandaşları mı tercih

ediyor? Ülkelere göre hazırladığınız

koleksiyonlar oluyor mu?

Yurtdışına ilk Kazakistan’da mağaza

açtık. Onu izleyen Romanya,

Bulgaristan, Kosova, Azerbaycan, İran,

Sırbistan, Polonya, Kenya, Makedonya,

Ürdün, Rusya, Tunus, Bosna-Hersek,

Fas, Irak, Lübnan, Gürcistan, Ukrayna

ve Moldova’da faaliyet gösteriyoruz.

Bu ülkelerin bazılarında gurbetçiler

çoğunlukta olsa da yoğunluk olmadığı

yerler de var. Bizim asıl hedefimiz

o ülkede yaşayan insanların da

markamızı tanıması ve kullanması.

Her ülkenin kültürüne göre tasarım

yapmak işimizi zorlaştırır. Biz daha çok

kullanım alışkanlıklarını göz önünde

bulundurarak hareket ediyoruz. Örnek

vermek gerekirse bazı ülkelerde masa

örtüsü kullanımı görülmüyor. Biz de bu

ülkelerde kategori bazında değişiklik

yaparak ürünlerin satışını sağlıyoruz.

Temalarımız Türk çizgileri taşısa da

başından beri hem yurt içi hem yurt dışı

odaklı düşündüğümüzden bu yönelimde

tasarımlar yapıyoruz.

Ev tekstiliyle başlayan home

ürünlerine eklenen aksesuarların

çeşitliliği artacak mı?

Başlangıç olarak ev tekstil ürünlerini

tercih etme sebebimiz, en iyi

olduğumuz konunun tekstil olmasıydı.

Müşteri talepleri geldikçe istekleri

değerlendirip çalışmalarımızı yaptık.

Halı grubunu satışa çıkardıktan

sonra dekoratif ürün talepleri geldi.

Bu doğrultuda kategorilerimiz arttı.

Fakat biz dönemsel ürün çeşitliliği

gözetiyoruz. Açıklayacak olursak 500

kategoride 500 ürünün her zaman

tüm mağazalarımızda olmasını

hedeflemiyoruz.

Müşterilerinizle toplantı yapma fikri

nasıl ortaya çıktı?

Koleksiyonu yaparken ürünleri

kullanacak kitleye hitap ediyor olması

önemli. Ürünleri tasarlarken ya da

tasarım sonrası müşteri beğenisini

karşılayıp karşılamadığını merak

ediyoruz. Bu doğrultuda büyük

toplantılar dışında müşteriyle

yapılan ufak röportajlar, mağazada

ürün bakarken yapılan konuşmalar

bizim için önem taşıyor. Aldığımız

yorumlar doğrultusunda sadece

tasarıma yönelmek yerine ürünlerin

fonksiyonlarını da hesaba katarak

çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Böylece

hem müşteri hem firma olarak

memnuniyeti yakalamış oluyoruz.

“Koleksiyonu

yaparken

ürünleri

kullanacak

kitleye hitap

ediyor olması

önemli!”

Türkiye’ye baktığımızda bölgelere

göre ayrılan bir ürün kategorisi var

mı?

Giyim konusunda bu ayrımı yapmak

kolayken home ürünlerinde yapılan

satışlar daha homojen bir tablo

sergiliyor. Ev dekorasyonuyla ilgilenen

müşteriler sosyal medyadan trend

takibi yaptıkları için ortak bir zevk

belirleme yolundalar. Dolayısıyla home

ürünlerinde satış skalası hemen hemen

her bölgede aynı düzeyde seyrediyor.

Home ürünlerinin satış rakamlarından

bahsedelim…

LCW Home markası olarak

kurulduğumuzdan beri yaklaşık 5

milyon adet ürün satışı görüldü.

Hedefimiz bir önceki senenin iki katı

kadar satış gerçekleştirmek. 2018

yılının ilk yarısına baktığımızda da 2

buçuk milyon adet ürün müşteriyle

buluşmuş durumda.

LCW giyim grubunda aldığınız sağlık

sertifikalarını biliyoruz. Home

ürünlerinde de bu konuda titiz

çalışmalar sürdürüyor musunuz?

Ev tekstili ürünlerimizde giyim

tarafındaki tecrübelerimizden yola

çıkarak hem ekolojik hem sağlık

açısından özenli üretim yapıyoruz.

Dekorasyon kısmına gelecek olursak

bizim için yeni bir alan olması daha

dikkatli olmamızı gerektiriyor. Herhangi

bir ürünümüz dahi onlarca farklı

testten geçiyor. Gıdayla temas edecek

ürünlerimiz için Sağlık Bakanlığı’ndan

onay alınıyor.

September October 2018 • 69 DECOR


A Touch

From LCW

Home to

the Home

Decoration…

The new target of LCW Home, which sold 5 million pieces of products

in 111 stores since its foundation, is 300 stores until 2023…

LCW Home, which started

production towards the end of 2016

and carried out this production

in the country, has become one of

the biggest players of home textile.

Ümmühan ŞAN, Brand Group Manager,

LCW Home, who stated that they served

with a total of 125 stores, including 50

stores in 23 countries and 61 in the

country abroad, evaluated the time

since the brand’s meeting with the

customer. Giving information about

from the orders they got and to the

targets they want to achieve both at

home and abroad, ŞAN underlined that

they are the primary objectives of their

customer focused work.

LCW Home has been in operation for

about two years. Could you tell us

about both your structural process

and the comments of the customers?

In September 2016, we started selling

LCW Home products within the corners

set up in our 10 stores. Today, we

serve with a total of 125 stores in total,

including 50 stores in 23 different

countries and 64 in our country. Our

target is to launch LCW Home brand in

our 300 clothing store both in domestic

and abroad by 2023. We receive

feedback from our customers that they

could have found the style they want

and are satisfied with the quality of the

product. We are preparing the product

according to their demands and present

it to the use of the target profile.

How many of the stores in 40 countries

launch LCW Home products?

There are LC Waikiki stores in 40

different countries; LCW HOME is in 24

of them. In the ratio of 90% LCW Home

products are sold in our Sultanhamam

store in Eminönü. In the others;

there are corners. Evaluating the

performance of our existing stores, we

are also surely looking forward to have

places where only the home products

are sold in the upcoming period.

Let’s talk about your customer profile

abroad. Are the products being

choosen by the expatriates already

or are they choosen by the citizens of

that country?

Are there collections that you prepare

according to the countries?

We opened a store in Kazakhstan

for the first time abroad. We

have been operating in Romania,

Bulgaria, Kosovo, Azerbaijan, Iran,

Serbia, Poland, Kenya, Macedonia,

Jordan, Russia, Tunisia, Bosnia and

Herzegovina, Morocco, Iraq, Lebanon,

Georgia, Ukraine and Moldova. In some

of these countries altough the majority

of our customers are expatriates,

there are also other places where they

are not concentrated. Our main goal

is to provide for people living in that

country to recognize and use our brand.

Designing according to the culture of

each country makes our work difficult.

We are mostly acting taking into

account the habits of use. For instance,

70 DECOR • September - October 2018


tablecloths are not being used in some

countries. In that time we are selling

our products by making category-based

changes in these countries. Although

we make our designed with Turkish

figures as our basis, we have also been

doing designs in this direction since

we think that we are focused both from

domestic and abroad.

Will the variety of accessories that

added to home products starting with

home textile be increasing?

The reason why we prefer to start with

home textile products is that we are the

best in textile. As customer requests

came, we evaluated the wills and made

our studies. After the carpet group

was launched, decorative product

requests has come. In this direction,

our categories increased accordingly.

But we look at the periodical product

variety. In other words, it is not always

going to be aimed to be in all our stores

with 500 products in 500 categories.

How did the idea of meeting with your

customers come about first?

It is important that you are addressing

the audience that will use the products

when you make the collection. Whether

you are at the stage of designing the

products or after the designing process,

we are wondering if you have met the

customer’s liking. Small interviews

made with customers outside of the

big meetings in this direction, even the

talkings about products in the stores

are also important for us. In line with

the comments we receive, we are also

continuing to work on considering also

functionality to the products rather than

just designing them. Thus, we are both

catching the satisfaction as a customer

and a company.

Is there a product category allocated

by regional in Turkey?

It is easy to make this distinction about

clothing, but sales made in home

products are more homogeneous.

Customers who are interested in home

decoration have a common sense of

taste because they follow trends from

social media. Therefore, the sales scale

for home products is at the same level

in almost every region.

Let’s talk about sales figures of Home

products...

About 5 million units have been sold

since we have been established as

LCW Home brand. Our goal is to realize

sales twice as much as the previous

year. When we look at the first half of

2018, 2 and a half million products have

met with customers.

We know the health certificates you

received in the LCW clothing group. Do

you also continue to work diligently on

this subject in Home products?

Our home textile products are being

produced by careful production in

terms of ecology and health by going

out of our experiences on clothing side.

If we would come to the decoration

section, we need to be more careful

because it is a new area for us. There

are at least tens of different tests to

be applied even on a product. It is also

being taken approval from the Ministry

of Health for our products that will

come into contact with food.

September October 2018 • 71 DECOR


Çınar Halı tarafından dokunan 102 metrekarelik dünyanın en büyük çift düğüm ipek halısı Dolmabahçe Sarayı’nda sergilendi.

Asırlık

‘Çınar’öyküleri

Çınar Halı özgün motif tasarımları ve tarihi dokusuyla uluslararası

ödüllere doymuyor.

72 DECOR • September - October 2018


Dünyanın en büyük ve en küçük

çift düğüm el dokuma ipek

halısını üreten Çınar Halı, özgün

tasarımlarıyla birçok noktada mevcuttan

sıyrılıyor. Faaliyet hayatına pek çok

uluslararası ödül de sığdıran firma, 3 yıl

üst üste Amerika’nın Halı Oscarları’ndan

“Americas Magnificent Carpet Awards”

ödülüyle döndü. Son yıllarda unutulmaya

yüz tutmuş el dokuma halısı üretiminde

kimi zaman 5000 kişiye istihdam sağlayan

Çınar Halı, şu anda bu sanatı devam

ettirmek için cabalayan iki markadan

birisi konumunda. Köklü bir aile firması

olan Çınar Halı’nın serüvenini, ikinci ve

üçüncü kuşakla birlikte nelerin değiştiğini

ve global portföyünü Firmanın Yönetici

Ortağı Mehmet Çınar ile konuştuk.

Öncelikle Çınar Halı markası ile

müşterilerinize nasıl ürünler

sunuyorsunuz?

Çınar Halı 1930’larda başladığı yolculuğa

bugün de devam eden bir aile markası.

Bu topraklarda üretilmiş ve yıllardır

üretilmeye devam eden motiflerin

yanında, mobilya fuarlarını takip ederek

bu fuarlardaki ürünlere ve tasarım

trendlerine göre yeni ürünler tasarlıyoruz.

Geleneksel motiflerin yanında her yıl

yepyeni desenler üretmeye devam

ediyoruz.

Uluslararası alanda birçok ödül ve

başarıya sahipsiniz. Bu konuda bilgi

verir misiniz?

Çınar Halı bugüne kadar hep daha önce

yapılmamış, yeni fikirleri tasarladı ve

uyguladı. Her sektörde yapılmayanı

yaptığınız zaman belli bir kesim tarafından

tepki görebiliyorsunuz. İlk başlarda bu

bizim de başımıza geldi. Ancak yaptığımız

işlerin ve tasarımlarımızın geri dönüşü

olarak ödüller gelmeye başladığında

örnek alınan bir marka haline geldik.

Özgün motifler oluşturduk ve halı

motifleri tasarımında çığır açtık diyebiliriz.

Dünyanın en büyük halı fuarı olan Atlanta

Halı Fuarı’nda her yıl birçok ülkeden halı

üreticileri, tasarımcılar, toptancılar ve halı

severler buluşuyor ve orada sergilenen

halılar, tekstil ve tasarım uzmanları

tarafından değerlendiriliyor. 2007 yılında

fuarın en önemli ödülü olan “Tüketicinin

Seçimi Ödülü” yarışmaya ilk kez katılan

Çınar’ın “Sultani” koleksiyonundan

olan ipek halısına gitti, bu başarıyı

2008 ve 2009 yılındaki ödüller takip etti.

Deseninin ana hatları 1800’lü yıllara

ait dokuma kumaşlardan esinlenerek

oluşturulan ve ölçekleri özgün küçük

detaylarla zenginleştirilen halı, Pelin

Ertuğrul tarafından tasarlandı. Bu ödül

ile Çınar’ın kalitesi dünyaca tescillenmiş

oldu.

Son senelerde ise Dubai’de gerçekleşen

Dünya’nın en büyük fuarlarından biri

olan Index’te arka arkaya iki sene

ödül kazandık. Bu sefer aldığımız ödül

sadece halı alanındaki tasarımıyla değil

tüm fuardaki tekstil alanında katılan

katılımcıların tasarımlarıyla beraber

değerlendirildi. Bunun sonuncunda fuara

katıldığımız 2016 ve 2017 senelerinde

tekstil alanındaki ‘Best Design Award’

ödülüne layık görüldük.

Türkiye’de el dokuması halı ve kilimlerin

üretimi son dönemlerde azaldı. Bunun

gelişmesi için yapmış olduğunuz

çalışmalar var mı?

Kayseri’de kurduğumuz atölyemiz

fabrikaya dönüştü. Bunun bir benzerini de

doğu için gerçekleştirmeye çalışıyoruz.

Doğuda birçok köyde atölyeler açtık.

Bunları geliştirip doğuya istihdam

olarak katkıda bulunmak istiyoruz. Bu

ayrıca kilim ve halı dokumacılığında bir

atılım olacaktır. Ancak doğu bölgesinde

açtığımız 100’e yakın atölyemizden

bazılarını terör ve ekonomik şartlar

nedeniyle kapatmak zorunda kaldık. Bu

bir dönemdir ve eminiz bu yatırımların

geri dönüşlerini hep birlikte alacağız.

Handmade halı ve kilimlerin üretiminde

karşılaştığınız zorluklardan bahseder

misiniz?

En büyük zorluklarından biri çalışacak

kalifiye insan gücünü bulmak. Yeni nesil

halı dokumak konusunda tereddütlü.

Bu zanaatın yaşaması için yeni nesilde

bir istek olması gerekiyor. Bu sektörün

en önemli ve en büyük zorluğu. Bir de

günümüzde tüketici makine halısına

yöneldiği için çok büyük bir sektör

olmadığını düşünüyor ve çalışacak

insanlar da bu sektöre girmeye pek

hevesli olmuyorlar. Ancak unutmamak

gerekir ki bu sektör asırlardır var olan ve

varlığına devam etmekte olan büyük bir

sektör. Dünyada el dokuması üreten ve

kendi özel dokuma tekniğine sahip olan

pek fazla ülke bulamazsınız.

Dekorasyonda el halısı ve kilimlerinin

önemi nedir?

Bu ürünün değerini bilenler için

ürettiğimiz halılar bir tablo kadar

değerlidir. Elbette bu tip dekorasyon

ürünlerinin değeri geniş kitleler

tarafından bilinmez. Ancak el dokuması

halı ve kilimlerin kültürümüzde önemli

bir yeri olduğu için önemi bir kat daha

büyük. Her bir “Çınar”, nesiller boyu evleri

süsleyecek bir mirasın eşsiz bir örneğidir.

İhracatınız var mı? İleriki dönem

hedeflerinizde hangi ülke ve bölgeler

var?

Mağazalarımızın olduğu ülkelere ihracat

yapıyoruz. Bugün 6 farklı mağazamız

var ve bu mağazalardan bazıları yurt

dışında yer alıyor. Geçen sene Ekim

ayında Dubai’deki mağazamızın açılışını

gerçekleştirdik. Önümüzdeki dönemde

Çin’in Şangay şehrinde bir mağaza açmayı

hedefliyoruz, son yıllarda da Antalya

mağazamız ile Rusya pazarına yöneldik.

Son olarak neler eklemek istersiniz?

Çınar Halı markasını yaşadığı toprakların

zengin kültüründen beslenen ama

zamanın ruhuna ayak uydurmasını bilen

bir dünya görüşünün yansıması olarak

düşünüyorum. El halısı üretimi daha da

azalmakta ancak bu ürünlerin değerini

arttırıyor olacak. Dolayısıyla el halısı

önümüzdeki günlerde çok daha değerli

olacak. Bu işi severek yapıyoruz. Yüz

yıllık ‘Çınar’ın öyküsünde, birinci kuşağın

oluşturduğu marka ikinci kuşakla gelişti,

Kayseri’den Türkiye’ye yayıldı, üçüncü

kuşakla ise dünyaya yayılmaya başladı.

Her zaman yeni konseptler oluşturmaya

çalışıyoruz. Sürekli yeni pazarlar arıyoruz.

Hep üretiyoruz. Bu da herkes tarafından

örnek alınıyor ve bunu görmek çok

güzel bir duygu uyandırıyor. Kısacası

daha yıllarca sürecek bir öykünün bir

durağındayız şimdi…

September October 2018 • 73 DECOR


Century old story of

‘Cinar’ Carpet

Cinar Carpet Co. wins international awards one after the other with its

authentic designs and historical structures

Producing the world’s largest and

the smallest double knots hand

crafted silk carpets, Cinar Carpet

distinguishes among others with

authentic patterns. Having numerous

international awards, the firm got

successively for the third time the

Americas Magnificent Carpet Award,

known as the Oscar of Carpets. We talked

to Mehmet Cinar, managing partner

and the second generation of the deeprooted

family business about their global

portfolio and what has changed in the

firm.

What do you offer to your customers as

Cinar Carpet brand?

Cinar Carpet is a family business that

started in the 1930’s. Besides the

traditional motifs that has still being

made for many years in this region, we

develop new designs and new products by

visiting fairs.

You have several successes and awards.

Will you inform us about them?

Cinar Carpet has been after new ideas,

designed and applied them. You may

got reactions when you done something

extraordinary. We have used them

74 DECOR • September - October 2018


and now our way has started to bring

us several awards and we become a

brand as an example of success. We

successfully won for three years the

Americas magnificent carpet awards,

known as the American Oscar for carpets.

This is an important proof of our success.

We lead the way for the development

of authentic motifs. Greatest carpets

manufacturers, designers, wholesalers

and carpet lovers are convened in Atlanta

Carpet Fair and the carpets exhibited in

the fair are evaluated by the designers

and experts of textiles. In 2007, the most

important award of the fair, the choice of

the consumer, was given to the Sultani

collection of Cinar’s for the first time and

others were presented in 2008 and 2009.

The award-winning carpet, that proofs the

quality of our firm, was designed by Pelin

Ertugrul, was inspired from the carpets of

the 1800’s and enriched by original small

details. We have got two awards one after

the other in Index, one of the major fairs

held in Dubai. This time the award has

been decided not only by itself, together

with other designs of the participants, in

the years 2016 and in 2017.

The importance of handmade carpets

and kilims has been losing their

attraction in recent periods. Do you have

any activity to backlash this trend?

The workshop we have established in

Kayseri is became a factory. We want

to repeat thes for the eastern region.

We opened several workshops in the

villages and we want to contribute in

the employment attack in the country.

Unfortunately, we had to close some of

the 100 workshops that we have in the

region, because of economic or social

reasons. We hope to back to happy days.

Will you mention about the problems

you met in the production of handmade

carpets and kilims?

One of the major problems is to find

qualified labor force. New generations

are not like to making knots for carpets.

We have to have a deep motive in the

younger generations if we want this craft

to be delivered to the next generations.

Additionally, consumers are buying

machine made carpet the most. You can

only find very few countries who has the

centuries old handmade carpet technique

and produce handmade carpets in the

world.

What is the importance of handmade

carpets and kilims in decoration?

For those who are aware of the value of

this products, carpets we made are as

valuable as paintings. Naturally, these

type of decoration alternatives are not

known by the masses. Handmade carpets

are part of our national culture, so they

are more valuable for us. Every Cinar

product is a unique sample of a heritage

of the generations that will embellish

homes for the next generations.

Do you export your products? Which

countries are your target markets for

the coming years?

We export our products to the countries

that ve have stores. Presently, we have

only six different stores and some of them

are abroad. Last year we opened a store

in Dubai. Next year we plan to open a new

one in Shanghai, in China. Through our

store in Antalya, our carpets are exported

to Russia.

Have you any other point that you may

want to mention?

I consider our brand Cinar Carpet brand

as a reflection of our view about the

world, that as a brand that can keep pace

with the world and was bred from the

rich culture of these land. Production of

handmade carpets is diminishing, so they

will be more valuable in the future. We do

our job by loving it. The brand has been

becoming more valuable with the efforts

of the second-generation managers in

the company and expanded from Kayseri

to the country. We hope that the third

generation will make it a world brand.

We keep developing new concepts, and

they become good samples for others.

In summary, we have been in the first

paragraf of a story that will be told for

many years.

Mehmet Çınar ve Ahmet

Çınar Index fuarında

tekstil katogorisinde en iyi

dizayn ödülünü alırken

September October 2018 • 75 DECOR


Üreticisinden el

yapımı halılar

“Ülkelere yaptığımız geziler sırasında, güzel sanat eserlerine tanık

olduk ve müşterilerimizin, Sukhi halısını satın aldıklarında aynı duyguyu

paylaşmalarını istiyoruz” diyen Sukhirugs Kurucusu Wouter Durville ile

keyifli bir röportaj yaptık.

76 DECOR • September - October 2018


Öncelikle, Sukhi ne tür ürünler

sunuyor?

El yapımı halıları doğrudan

üreticiden sunuyoruz. Halılarımız

Nepal, Fas, Hindistan ve Türkiye’de

üretiliyor.

Tüketicilerin ürünlerinize tepkisi

nasıl?

Çok pozitif! Sukhi olarak amacımız,

oldukça basittir. Size çok kaliteli el

yapımı halılar sunmak istiyoruz. Nepali’de,

Sukhi mutlu demektir. İnsanlar

bize kilimlerimizin onları

mutlu ettiğini söylerler. İnsanlar el

halılarını alabileceklerini ve doğrudan

onu üreten kişiden aldıklarını bilerek

kilimimizi satın alırlar. Halıları üreten

insanlarla doğrudan çalıştığımız için

düşük fiyatlar alıyoruz. Endişelenecek

depolarımız, fiziksel mağazalarımız

ya da aracılarımız yok. Sadece güzel

halılar.

Ayrıca, halılarımız sadece sipariş

verdiğinizde yapılır, bu yüzden çok

özelleştirilebilirler. Sukhi kilim yapan

yetenekli insanların büyük ücret ve

mükemmel çalışma koşullarına sahip

olmaları gerektiğine inanıyoruz. Böylelikle,

zanaatkârın iyi bir şekilde

memnun edildiğini bilerek, güzel bir

halı satın alabilirsiniz. Halı isimlerimizin

nereden geldiğini hiç merak

78 DECOR • September - October 2018

ettiniz mi? Onları, onları oluşturan

yapımcılardan sonra kendileri adlandırıyor!

Halıdaki son trendler neler?

En son trend benzersiz ve tabii ki doğal

malzemelerden yapılmış halılar

ve istek üzerine tasarımlara sahip.

Her bir Sukhi halısı eşsizdir. Sukhi ,

tasarım profesyonellerinin yanı sıra

tercih ettikleri boyut, şekil, tasarım

ve renkleri seçmelerini sağlar. Sonuç

bir otantik halı. Müşterilerin evlerine

ve kişisel tarzlarına uyan, oldukça

eşsiz olanı. Fas, Nepal, Türkiye veya

Hindistan’dan el yapımı kiliminizi

kendiniz oluşturabilirsiniz . Üstelik,

makinenin ismiyle halıyı üretene

teşekkür mesajı veya resim iletebileceğiniz

bir etiket ekliyoruz, böylece

kiliminizi aldığınızda ona geri gönderebilirsiniz!

El yapımı kilim ve halıların dekorasyondaki

önemi nedir?

Ürünlerimizle ilgili şunu söylemek

isterim ki: bizde fabrikasyon üretim

yok, doğal malzemelerden sevgiyle

yapılan benzersiz, el yapımı kilimler

sunuyoruz. Halılarımızın arkasındaki

sosyal etki hakkında daha fazla

bilgi edinmek istiyorsanız, kesinlikle

Nepal’de yaptığımız videoyu izlemenizi

tavsiye ederim. Video, Nepal’de

yaşayan ve çalışan bayan zanaatkârlarımızdan

üç tanesini sunuyor; Müşterilere,

satın almalarıyla destek

olmalarına yardımcı olan yaşamlara

ve satın alarak yardımcı oldukları

topluma bir bakış fırsatı sunuyor!

Türkiye el halıları ve kilim endüstrisi

hakkında çok deneyime sahiptir.

Bu deneyimlerden nasıl yararlanıyorsunuz?

Bu ürünler hangi

ülkelere gönderiliyor?

Türk yamaçlarımızda kullanılan

bağbozumu kilimleri, Türkiye’nin

dört bir yanından toplanıyor. Bu eski

halıları satın almak için köyden köye

bir minibüsle birlikte dolaşarak,

satın alıyoruz ve onları İstanbul’daki

atölyemize götürüp onlara yepyeni

bir yaşam veriyoruz! Tüm dünyaya

ücretsiz satıyoruz.

Daha fazla bilgi eklemek ister misiniz?

Firma bünyemizde çalışanlarımızın

Sukhi yüzünden daha iyi bir yaşama

sahip olmalarından gurur duyuyorum.

Ayrıca, bu güzel el yapımı

ürünleri dünyanın geri kalanıyla

ücretsiz kargoyla paylaşabiliriz. Bu

ülkelere yaptığımız geziler sırasında,

güzel sanat eserlerine tanık olduk ve

müşterilerimizin, Sukhi halısını satın

aldıklarında aynı duyguyu paylaşmalarını

istiyoruz.


Handmade rugs direct

from the makers

We made an exclusive interview with Founder Wouter Durville who declares that

“During our trips to these countries we were amazed by the beautiful materials and

we want our customers to share that same feeling when they buy Sukhi carpet.”

80 DECOR • September - October 2018


First of all, what kinds of products

does Sukhi offer?

We sell handmade rugs directly

from the maker. our rugs are made in

Nepal, Morocco, India and Turkey.

How are the feedback of the consumers

to your products?

Very positive! At Sukhi, our goal is

pretty simple. We want to provide you

with very high quality handmade rugs.

In Nepali, Sukhi means happy. People

always tell us that our rugs make

them happy. People buy our rugs

knowing that they’ll get a great handmade

rug and that they are buying

directly from the person who created

it. Since we work directly with the

people who create the rugs, we get

lower prices. We don’t have warehouses,

physical stores or middlemen to

worry about. Just beautiful rugs.

Also, our rugs are only made when

you order, so they’re very customizable.

We believe that the talented

people who make Sukhi rugs should

have great pay and excellent working

conditions. In this way, you can buy a

beautiful rug while knowing that the

artisan making it is being treated fairly.

Ever wonder where our rug names

come from? We even name them

after the makers that created them!

What are the latest trends on the

rug?

The latest trend is being unique and

of course a rug made from natural

materials + making designs on

request: each Sukhi rug is unique.

Sukhi allows homemakers as well as

design professionals to choose their

preferred size, shape, design and

colors. The result is an authentic rug.

One that fits their home and personal

style which is pretty unique. You have

the ability to create your own handmade

rug all the way from Morocco,

Nepal, Turkey or India…direct from

the maker! Furthermore, we add a

label with the name of the maker to

the rug so that when you receive your

rug you can even send back a thank

you message or pictures!

What is the significance of handmade

rugs and carpets on decoration?

I am not sure what you mean with

this question but our rugs are made

by hand: we want to tell a story with

our products: no mass production,

but unique, hand-made rugs that are

made with love from natural materials.

If you would like to know more

about the social impact behind our

rugs then I would definitely recommend

watching our video that we

made in Nepal. The video introduces

three of our lady artisans living and

working in Nepal; it provides customers

with a glimpse into the lives and

community they are helping support

with their purchase of a felt ball

carpet!

Turkey has very experience about

handmade rugs and carpets industry.

How do you benefit from these

experiences? In which countries

deliver to these products?

The vintage rugs used in our Turkish

patchworks are collected from all

over the rural Turkey. We travel with

a van from village to village to buy

these old rugs and then bring them

back to our workshop in Istanbul and

give them a whole new life! We sell

worldwide for free.

Would you like to add any further

information?

I am proud that our artisans have a

better life because of Sukhi. Plus,

we love it that we can share these

beautiful handmade products with the

rest of the world, with free shipping.

During our trips to these countries we

were amazed by the beautiful materials

and we want our customers to

share that same feeling when they

buy Sukhi carpet.

82 DECOR • September - October 2018


Güney Amerika pazarının giriş kapısı Peru olacak

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM)

tarafından bu yıl 14’üncü kez

düzenlenen seminerde Güney

Amerika ülkelerinden Peru pazarı

ele alındı. Açılışta bir konuşma yapan

TİM Başkanı İsmail Gülle, dünyada bir

değişim ve dönüşümün yaşandığını

söyledi. Gülle, “Artık serbest ticaret

anlaşmaları iptal ediliyor, ticaretin

önüne yeni bariyerler konuluyor,

vergiler artırılarak ticari savaşlar

başlatılıyor. Biz her iki tarafın da

kazandığı ticaretten yanayız. Peru bu

anlamda ekonomik açıdan ciddi bir

potansiyele sahip” dedi.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM),

ihracatçı firmaları hedef pazarlar

ile buluşturmak amacıyla başlattığı

“İhracat Pusulası” etkinliğinde bu

kez rotasını Peru’ya çevirdi. TİM’in

14-19 Ekim 2018 tarihleri arasında

Güney Amerika ülkelerinden Peru’ya

gerçekleştireceği ticari ziyaret

öncesinde düzenlenen seminerde

tüm yönleriyle Peru pazarı ele

alındı. Dış Ticaret Kompleksi’nde

düzenlenen ve 300 ün üzerinde firma

temsilcisinin katıldığı toplantının

açılış sunumunu TİM Genel Sekreteri

Dr. Halil Bader Arslan yaptı. Katılımın

son derece memnun edici olduğunu

belirten Arslan, İhracat Pusulası

etkinliklerinin hem firmalara hem

de ülke ihracatına önemli katkı

sağladığına dikkat çekti.

Ticarette her iki taraf da kazanmalı

Açılışta bir konuşma yapan TİM

Başkanı İsmail Gülle, dünyada bir

değişim ve dönüşümün yaşandığını

söyledi. Artık serbest ticaret

anlaşmalarının ABD tarafından

iptal edildiği, ticaretin önüne yeni

bariyerler konulduğu, vergiler

artırılarak ticaret savaşların başladığı

bir dönem yaşandığını belirten Gülle,

bu tür hareketlerin dünya ticaretine

olumsuz etkilerin olacağını dile

getirdi. Gülle, Türk ihracatçıları

olarak her iki tarafın da kazandığı

bir ticaretten yana olduklarını

dile getirerek, “Biz ne kadar ürün

satıyorsak o kadar da almaktan

yanayız. Her iki tarafın da kazandığı

sistem olmalı” dedi. Amaçlarının

daha çok pazarlara giderek yeni

ülkeler keşfetmek, daha çok üreterek

daha çok satmak olduğunun altını

çizen Gülle, TİM olarak hem ihracatçı

sayısını hem de ihracat yapılan ülke

sayısını artırmayı hedeflediklerini

vurguladı.

Kurdaki olumsuzluğu olumluya

çevireceğiz

Gülle, “Bu açıdan Peru proaktif ticaret

politikası izleyen bir ülke. Ekonomik

açıdan oldukça ciddi potansiyele

sahip. Yıllık 40 milyar dolarlık

ihracat, 39 milyar dolarlık ithalat

yapıyor. Bizim bu ülkeye yaptığımız

ihracat sadece 100 milyon dolar. Bu

ülkeden yapılan ithalat da 75 milyon

dolar. İki ülke arasındaki ticari

potansiyeli büyütmek zorundayız”

diye konuştu. Döviz kurundaki artışla

ilgili açıklamalar da yapan Gülle,

“Türkiye kur olumsuzluğunu olumlu

bir ivmeye çevirerek bu yıl 170 milyar

doların üzerinde rekor bir ihracat

gerçekleştirecek. Bu hedeften bizi

kimse saptıramaz” diye konuştu.

Türkiye’yi Türk dizilerinden biliyoruz

Peru Cumhuriyeti Ticaret Ateşesi

Fernando Albareda da Peru’da

kişi başına gelirin 6 bin 570 dolar,

enflasyonun ise yüzde 3.2 olduğunu

söyledi. Son 18 yılda Peru’nun

ortalama yüzde 5.1 büyüdüğünü

belirten Albareda, “Bu özel sektör

yatırımları ile gerçekleştirildi. 2017

yılında ülkeye 7 milyar dolar yabancı

sermaye girişi yaşandı” ifadelerini

kullandı. Düzenlenen toplantıların iki

ülke arasındaki ticaretin artırılması

için önemli olduğuna değinen

Albareda, “Peru olarak biz de Türkiye

pazarını tanımaya çalışıyoruz.

Perulular Türkiye’yi Türk dizilerinden

biliyor. Türk dizileri Peru’da seviliyor.

Ama bunun haricinde uzak ülkeymiş

gibi düşünülüyor. Bu tür toplantılarla

bunun değişeceğini düşünüyorum”

dedi.

Peru’da büyük fırsatlar var

Toplantıda ayrıca Moderatörlüğünü

TİM Genel Sekreter Yardımcısı Erkan

Kaplan’ın yaptığı seminerde Coface

Yönetim Kurulu Üyesi ve Genel

Müdürü Emre Özer, Ak-Kim Kimya

Sanayi ve Tic. A.Ş İhracat Bölüm

Yöneticisi Orçun Gören ve Aksa

Akrilik Kimya Sanayi Bölge Satış

ve Pazarlama Müdürü Atakan Koru

Peru’daki tecrübelerini katılımcılarla

paylaştı. Emre Özer, Peru’nun

ekonomik olarak kuvvetli bir ülke

olduğunu belirterek, özellikle zengin

maden kaynaklarının bulunduğunu

kaydetti. Altyapı ve sağlık alanında

Peru’da lkede büyük bir fırsatlar

olduğunu ifade eden Özer, “Peru

Türkiye için önemli bir potansiyel

barındırıyor. Türkiye olarak özellikle,

otomotiv, bilişim, perakende ve

taşımacılık sektörlerinde Peru ile

rahatlıkla ticaret yapılabilir” şeklinde

konuştu.

84 DECOR • September - October 2018


Peru, the gateway to South

American markets for

exporters from Turkey

Peru was the main topic in a seminar held by TIM, Turkey Exporters

Assembly, for the 14th time. Chairman of the Assembly, Ismail Gullle

emphasized on the changes and transformations in the world and

mentioned about the ending of free trade agreement, new barriers in global

trade and trade wars through tariffs.

The meeting was held for the

preparations running about a

commercial activity that will be

made between 14th to 19th October

2018 to Peru under the name of

“Compass of Exports”, and more than

300 companies were represented in

the meeting.

In his opening address, Ismail Gulle

said that recent developments in

global trade that are dominated

by the moves of the USA who ends

free trade agreement, put new

barriers before trade and engaged a

commercial war by rising the tariffs,

“As Turkish exporters we have been

always defended a trade that have

mutual benefits for both sides. We

are for a balanced trade and want to

sell as much as we buy. It should be a

mutually benefited system. Our aim is

to reach out more new markets, and

to sell as much as possible what we

have produced. We want to have more

exporters active more countries.”

He said, “Peru pursues a proactive

trade policy having serious economic

potentials. Annual export volume is

40 billion dollars and imports account

30 billion. Our export volume to this

market is only 100 million dollars. We

import goods ow 75 million dollars.

We have to improve the bilateral

trade among us.”

One of the guests in the meeting

was Fernando Albareda, commercial

attache of Peru Republic in Turkey.

He mentioned that per capita income

was 6,570 dollars and inflation is

3.2 percent in Peru. Average annual

growth in Peru in the last 18 years

was 5.1 percent, realized by mostly

private sector investments. In 2017 7

billion dollars of foreign investments

entered in the country. He said, “As

Peruvians, we also try to understand

the market in Turkey. Peruvians

know about Turkey through Turkish

TV serials, they like them. Their

perceptions about Turkey will be

more positive thanks to this kind of

meetings.”

The meeting was moderated by Erkan

Kaplan, deputy general secretary

of the assembly, and several

representatives of the participating

companies have exchanged their

experiences and information about

Peruvian economy and possibilities

for commercial relations.

86 DECOR • September - October 2018


Dünle

bugünü

buluşturan

tasarımlar

Selam Carpet & Home 1990’lı yıllarda İç

Ege’de dokunmuş olan ‘cicim’ adı verilen düz

dokumalardan, hem etno-chic hem de modern

iç mekanlarda rahatlıkla kullanılabilecek

yumuşak renklerin ve çarpıcı desenlerin olduğu

bir ilkbahar koleksiyonu hazırladı.

88 DECOR • September - October 2018


Ezgi Vardarsuyu ve Mustafa

Vardarsuyu tarafından kurulmuş

olan Selam Carpet & Home,

Teşvikiye’deki galerisini 2014

sonbaharında açtı. 1982 yılında kurulmuş

olan Bereket Halıcılık’ın imalat ve

Ar-Ge’sinden aldığı güçle Anadolu

dokumalarını güncel mekan tasarımı

anlayışıyla bir araya getiriyor.

Kurucusu Ezgi Vardasuyu, markanın

tasarım felsefesini; “Bizim için ilham,

malzemeden başlar. Malzemenin bizi

götürdüğü yeri ve görsel gereksinimleri

bir arada kontrol edebilmek apayrı

bir serüvene dönüşüyor. İnsanın var

olmasının temelinde yatan ‘tasarlamaortaya

çıkarma-imal etme’ zinciri en

büyük motivasyonumuz” şeklinde

tanımlıyor.

Eski dokumaların iplerinden hayat bulan

koleksiyon

Yaklaşık dört yıldır iç mimarların butik

projelerinde dokuma desteği sağlayan

marka, Balıkesir’deki köy tezgahlarında

ve İstanbul’daki atölyelerinde, yünün ve

boyar maddenin ilk halinden tezgahtaki

ve finishing’leri yapıldıktan sonraki en

son haline kadar tüm aşamaları kendi

bünyesinde gerçekleştiriyor. Marka

son olarak, 1990’lı yıllarda İç Ege’de

dokunmuş olan ‘cicim’ adı verilen düz

dokumalardan, hem etno-chic hem

de modern iç mekanlarda rahatlıkla

kullanılabilecek yumuşak renklerin ve

çarpıcı desenlerin olduğu bir ilkbahar

koleksiyonu hazırladı. Bu koleksiyonla

birlikte, kış temasını yansıtan, eski

dokumaların ipleriyle yeniden hayat bulan,

içinizi ısıtacak Fun Tulu koleksiyonu da

markanın galerisinde yer alacak.

Zengin bir klasik ve antika el dokuma

envanterine de sahip olan Selam Carpet

& Home’da, aynı zamanda antika bir Uşak

halısının, farklı aplike teknikleriyle sipariş

üzerine mekanlara özel kurgulanış şeklini

birebir görebilirsiniz. Özel üretim yastık,

döşemelik kumaş ve yer minderlerinde

kullanılan da ilginizi çekebilir. Farklı

tarzlarda tasarlanmış iç mekanlara

uygun seçenekler arayanlar için uygun

seçenekler Selam Carpet & Home

galerisinde olacak.

September October 2018 • 89 DECOR


The designs,

introducing the

past to today

Selam Carpet & Home created a spring

collection that contains the strait weaves,

named ‘cicim’ in the Central Aegean Region

and soft colors and striking patterns that can

be easily used in both etno-chic and modern

interior environments.

90 DECOR • September - October 2018


Launching its gallery in Teşvikiye in

the spring of 2014, Selam Carpet

& Home brings the Anatolian

weaves together with the contemporary

decoration designs by the power that

it took from the production and R&D.

Bereket Halıcılık, which was founded in

1982.

The founder of the company Ezgi

Vardasuyu defines the philosophy behind

the design of the brand as; “Inspiration

begins with the material for us. Control

the place where the material takes us and

visual requirements together turns into

a completely different journey. ‘Designcreation-production’

chain that lies in the

roots of human existence happens to be

our biggest motivation.”

The collection that springs to life from

the strings of old weaves

The brand, providing weaving support in

the boutique projects of interior architects

for almost three years, completes all

phases within itself at the village weaving

looms in Balıkesir and its workshops in

İstanbul, starting from the first form of

the wool and dye material in the loom

up to its final form after completing the

finishings. Lastly, the brand created

a spring collection that contains the

strait weaves, named ‘cicim’ in the

Central Aegean Region and soft colors

and striking patterns that can be easily

used in both etno-chic and modern

interior environments. Together with this

collection, the Fun Tulu collection that

reflects the winter theme and revives with

the strings of the old weaves to warm

up your heart will take its place in the

brand’s gallery.

At the same time, you can see an

antique Uşak carpet, composed for the

environments with different application

techniques upon order, at Selam Carpet

& Home, also having a rich classical and

antique hand-weaving inventory. The ones

that are used in the special production

pillow, upholstery fabric and floor

cushions can also draw your attention.

For those, looking for the options that are

convenient for the interiors with different

designs, will be at the gallery of Selam

Carpet & Home.

September October 2018 • 91 DECOR


Bahçe mobilyalarında

son trendler

Yaz aylarında bahçe mobilyaları için araştırma

yapan açık hava tutkunlarının en çok merak

ettiği konuların başında yeni trendler

geliyor. L’unica Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Ali

Samantır, bahçeler, balkonlar, teraslar gibi

açık hava mekanlarında sabah kahvaltılarından

kahve sohbetlerine, havuz kenarı keyfinden

lezzetli akşam yemeklerine kadar uzanan keyif

dolu anlar için trendler ışında seçim yapmak

isteyenlere rehber olacak yeni sezon bahçe

mobilyası trendlerini anlattı.

92 DECOR • September - October 2018


Geometrik şekilli ve desenli tasarımlar öne çıkıyor

Bahçe mobilyalarında bu yıl geometrik şekilli ürünler popülerlik

kazanıyor. Sade ürünlerde de geometrik çizgilerin şaşırtan şıklığına

şahit olacağız. Alüminyum ve rope olarak adlandırılan kumaşlı ürünler

yine gözde tasarımlar arasında yer alırken, geçişlerde teak yoğun

olarak kullanılıyor. Bu yıl bahçe mobilyaları tasarımlarında desenler

daha çok öne çıkıyor. Sehpalarda çeşitlemeler olurken, tablalarında

balık sırtı deseni, koltuklarda ipli çapraz örgüler ile ürünler

detaylandırılıyor. Sentetik rattan serileri alüminyum ile birleşirken, çift

renk ve farklı materyallerle birlikte kullanılan tasarımlar yoğun olarak

görülüyor.

Detaylarda şıklık yarışı başlıyor

2018 ilkbahar-yaz sezonunda bir önceki sezona göre biraz daha sade

ama bir o kadar da detaylarda şık tasarımların hakim olduğu ürünler

ön planda olacak. Tasarımın fazla, materyallerin sade kullanıldığı

çarpıcı ürünler ile birlikte zamansız çizgiler gün yüzüne çıkıyor. Cesur

detayların sakinlikle buluştuğu tasarımlar adeta birbirleriyle yarışıyor.

Beyaz renk ve ahşap ön planda

Vizon renkler bu yıl yine ağırlıkta iken beyaz renkli kombinasyonlar

da dış mekanlara getirdiği huzur ve saflıkla kendini gösteriyor. Uzun

süreli kullanımda dayanıklı ve estetik materyallerden oluşan ürünler

tasarlanırken, konforun da maksimum seviyelerde olmasına özen

gösteriliyor. Ahşap kullanımı artarak ve geçişlerde kullanılarak daha

sıcak tasarımlar bahçelere taşınıyor.

Farklı materyaller karışıyor

Bahçe mobilyalarında son dönemlerde çok farklı tarzlar bir

arada sunuluyor. 2018 yılında da bahçelerde neredeyse her tarz

konuşacak diyebiliriz. Bu yıl bahçeler tekdüzelikten çıkıyor. Yine

karışık materyallerden oluşan serilerle karşılaşıyoruz. Teak-rope,

alüminyum-rope ya da alüminyum ile teak‘in karıştığı seriler sıklıkla

karşımıza çıkacak. Ahşap, metal, kumaş, ip gibi çeşitli materyalleri

bir arada görebileceğiz. Tik (teak) ağacı, sentetik rattan ve alüminyum

malzemeler de yine bu sezonda adından sıklıkla söz ettirecek. Özetle,

koleksiyonlarda her malzemeden ürünle karşılaşacağız. Dolayısıyla

ürünleri seçerken kişisel tercihler devreye girecek. Tamamen doğal

görünümlü bahçe mobilyası sevenler, teak malzeme bir ürünle

dış mekanlara prestijli ve estetik bir görünüm kazandırabilecek.

Sentetik rattan ve alüminyum malzeme ürünler hafif olmaları ve

yüksek dayanıklılık göstermeleriyle tercih sebebi olabilecekler. Bu

malzemelerin kombin halde kullanıldığı mobilyalar da bahçelerin

gözdesi olacak. 2018 ilkbahar-yaz koleksiyonlarında her zevke

uygun, evlerle de uyum sağlayacak farklı malzemelerin şaşırtan

kombinasyonlarını çok çeşitli versiyonlar halinde göreceğiz.

September October 2018 • 93 DECOR


Konfor, dayanıklılık ve estetik bir arada

Mobilyalar evlerin ve bahçelerin en değerli objeleri, bahçe ise insanlar için keyfin ve rahatlığın ön sıralara

konulduğu bir alan. Bu nedenle bu alanlar uzun zaman zevkle kullanacağımız parçalardan oluşmalı. Dolayısıyla

trendleri takip etmekle birlikte genel olarak bahçe mobilyalarında fonksiyonelliği ve konforu ön planda tutmak

uzun süreli mutluluk sağlıyor. Tüketicilerin tercihleri genel olarak kaliteli, dayanıklı, uzun ömürlü, bakımı kolay

ve rahat ürünlerden yana oluyor. Bu nedenle keyif anlarımıza eşlik eden bu nadide parçaların 2018 yılında

rahatlığıyla ön plana çıktığını göreceğiz. 2018 ilkbahar-yaz koleksiyonlarında tasarımı ve kalitesi ile öne çıkan

kullanıcı dostu pek çok iddialı ürünle karşılaşacağız. Konfor, dayanıklılık ya da estetik görünüm gibi kriterler

teak ağacı, sentetik rattan ve alüminyum malzemelerle rahatlıkla sağlanabilecek. Önemli olan tüketicinin

hangi kriterleri ön planda tuttuğu ve buna göre doğru seçim yapıp yapmadığı diyebiliriz.

94 DECOR • September - October 2018


in garden furniture

New trends

Kaan Ali Samantır of L’unica interprets the new

trends in the outdoor furniture

In summer months when the people who are ambitious for open air

and make research for garden furniture, the new trends issue tops

their list of wonders.

Kaan Ali Samantır, Member of the Board of L’unica, talked about the

trends of the new season, which will lead to pleasurable moments at

open air places such as gardens, balconies and terraces for business

meetings as well as family gatherings.

Geometric shaped and patterned designs come to the forefront

This year, geometric shaped products gain popularity in garden

furniture. We will witness amazing elegance of geometric lines in plain

products. While fabric products namely aluminum and rope are among

popular products, take is being used heavily as transitions. This year,

patterns are at forefront in garden furniture designs. Products are

detailed with patterns and braids. While synthetic rattan series are

combined with aluminum designs, which are made with double colors

and different materials, are seen heavily.

Elegance race starts in details

In spring-summer season the products of which designs are plainer

but having elegance in details will be at the forefront when compared

with the previous season.

Striking products with design concentrated made of plain materials

addressing to all times are eye-catching. The products having

courageous details with coolness are almost racing with each other.

White color and wood at the forefront

While the mink colors are still heavier this year, white makes its

presence felt in various combinations used at outdoor areas to offer

welfare and pureness. Durable and aesthetic materials are designed

for long-term usage and comfort is given maximum priority for these

areas. Warmer designs are transferred to gardens with usage of more

wood.

96 DECOR • September - October 2018


September October 2018 • 97 DECOR


Distinct and different materials are used

The recent times have witnessed the usage of very distinctive styles in garden furniture. We can

say that every single style will be pronounced in gardens throughout the current year pawing

the way to a more active atmosphere rather than monotony.

Comfort, durability and aesthetic altogether

Furniture elements are the most valuable interior and outdoor decoration objects. When it

comes to gardens, they are the places where tastes and pleasures are given first priority. So

these places should be decorated with the pieces that we will be able to use for a long time with

pleasure. With a common sense we should follow trends but we should also be careful about

their being functional and comfortable. The consumers naturally prefer quality, durable, longlasting,

easy-to-maintain and comfortable products. These will mainly be possible with teak

tree, synthetic rattan and aluminum materials. The most important criterion is the preference

and criteria of the consumers.

98 DECOR • September - October 2018


Interview

Parcel Monart was transformed into a

completely different state

Monart ambalaj standartları yükseltiyor

No limits on advertising

and promotions

with Monart...

Meet the specially

designed new ‘wheeled

box’!

There are a limited

number of models

and functionality in

mind. Monart Packaging

have the infrastructure

to meet the production

demands of different packing

boxes, they don’t

produce only products

but also they find solutions.

Murat Çıkan of

Monart Packaging introduces

us to an innovative

product that is newly

designed and can be the

favorite product of the

fair.

Who wants to introduce himself more?

Murat Çıkan tells this product that Monart Packaging designed

special for exhibition considering both the company

and the customer, as follows;

‘’Every company which attach great importance on brand

awareness can use. This product you can think of like a

wheel catalog is a ‘wheeled box’ . The main features of this

box are as follows;

√ Fully environmentalist

√ Each side can be advertised visually

√ Provides ease of transport for visitors in terms of wheel

formation

√ Space-saving, affordable

Aims to exports more in 2018!

Planning to increase the export volume in year 2018, the

brand, is hopeful for 2018 with rapid growth rate.

Reklamda sınır tanımayan Monart, fonksiyonelliğe

yeni bir boyut getirdiği tekerlekli koli ile

ambalajda en çok tercih edilen markalar arasında

yer alıyor.

Son dönemlerin yeni trendi karton ambalaj… Koli denilince

aklımıza sınırlı sayıda model ve işlevsellik gelir. İşte Monart

Ambalaj bunu yıkan, bizlere ‘’bir koliden bu da olur mu?’’ dedirten

markadır. Firma Sahibi Murat Çıkan bizi, yeni tasarladıkları

ve fuarın en gözde ürünü olabilecek olan inovatif bir

ürün ile tanıştırıyor.

Reklamda sınır yok

Monart Ambalaj’ın hem firmaları hem de müşteriyi düşünerek

hayata geçirilen ürünün üretim öncesi ve sonrasında

titiz bir işçilik var. Ürünün müşteriye kazandırdıklarını Murat

Çıkan, şu sözlerle anlatıyor;

‘’Sektör ayrımı yapmaksızın marka bilinirliliğine önem veren

her firma kullanabilir. Tekerlekli katalog gibi düşünebileceğiniz

bu ürün ‘tekerlekli kutu’ dur. Bu kutunun sağladığı birçok

fayda olduğu gibi başlıca özellikleri şöyle;

√ Tamamen çevreci

√ Her yüzüne görsel anlamda reklam yapılabilir

√ Tekerlekli oluşu açısından ziyaretçiye taşıma kolaylığı sağlıyor

√ Hiç yer kaplamayan, uygun fiyatlı”

Bir dünya markası olma yolunda!

2018 yılına dair ihracat oranını arttırmayı planladıklarını ifade

eden Murat Çıkan, bir dünya markası olma yolunda emin

adımlarla ilerliyor. Hedeflerini yüksek tutan marka, inovatif

tasarımlarla kartonu dönüştürmeye devam ediyor.

94

Temmuz / Ağustos 2018

100 DECOR • September - October 2018


Doğru renk

şifresiyle yaşam alanlarının

enerjisi

yükseliyor

102 DECOR • September - October 2018

“Dekorasyonda renklere karar vermek, ev

dekore ederken kişileri en çok heyecanlandıran

seçimlerden. Ama bu karar duvar boyası ve

dekoratif malzemeler seçileceği zamana

bırakılıyor. Yani çok gecikiyor ve bu gecikme

yapılan en büyük hata.”


Renk Şifresi Danışmanı Zeynep

Tarhan Muslu insanların kişisel

renk şifresini çözmesinin çok

önemli olduğunu söylüyor. Peki, nedir

bu renk şifresi? Herkesin tek bir seans

alacağı renk danışmanlığı hizmetiyle

birlikte yaşam alanında, kişisel giyim

ve belki de makyaj tercihlerini olumlu

yönde etkileyecek bir farkındalık. Konu

yaşam alanlarına gelince elbette ki

farklı unsurlar da devreye giriyor. İç

mekan dizaynında kişisel renk tercihi

kadar önemli olan mekanın renk şifresi

ve mekan çevresinin renk şifresinin

de kritik başlıklar olduğunu belirten

Muslu, Decor okuyucuları için çeşitli

önerilerde bulundu.

Dekorasyonda renkleri kullanırken

nelere dikkat edilmelidir?

Dekorasyonda renklere karar vermek,

ev dekore ederken kişileri en çok

heyecanlandıran seçimlerden. Ama

bu karar duvar boyası ve dekoratif

malzemeler seçileceği zamana

bırakılıyor. Yani çok gecikiyor ve bu

gecikme yapılan en büyük hata. Mimari

renk akışı kararları mimari ve dekoratif

unsurlarla paralel alınmalıdır. Biz

mimari danışmanlıklarımızda bina

henüz kaba inşaattayken renk şifresi

çözümleri üretmeye başlıyoruz.

September October 2018 • 103 DECOR


Dekorasyon yapılırken nelere dikkat

edilmelidir?

Öncelikle burada başrol mekanda

değildir. Mekan, kullanılan tüm mimari

ve dekoratif malzemeler, mekanın

ışık kaynakları ve mekanda yaşayacak

kişilerin renk şifresinde tüm bu

unsurları bir bütün olarak ele alıp

çalışıyoruz.

Renk şifresine göre ev dekorasyonu

nasıl yapılır?

Mekanların duvar renklerine

karar verirken birçok farklı yoldan

ilerleyebiliyoruz ama seçeceğiniz

yol ne olursa olsun bu 3 unsuru asla

atlamayın.

Kişisel renk şifresi: Yani mekanda

yaşayacak kişilerin değişmeyen

kişisel ton ayarları. Bu en önemli

konu, mekanı kimler paylaşıyor,

kişisel ton ayarları nasıl? Mekanın

hangi alanları ortak hangileri bireysel

kullanımda. Buna göre bir renk bağlamı

oluşturulmalı

ve ton akışına

karar verirken

ilk gözetilen

konu bu olmalı.

Tabii ki mekanı

paylaşacak kişiler

bir aile bile olsa,

renk şifrelerinin

birbirinden çok

farklı olması yüksek

ihtimal. Bu noktada

farklı renk tonlarını

birbirine bağlayan

ortak bir alt ton, ya

da geçiş alanlarında

uygulanabilecek

bağlaç renkler

seçilebilir.

Mekanın renk

şifresi: Yani

mekanda, zemin,

kapı, dolap, pencere

gibi değiştirilemez

unsurların renk

tonları. Mekanlarda

yapılacak renk

uygulamaları

sınırsız. Bu

yüzden kişisel

renk şifresi çalışıldıktan sonra

mekanın renk şifresine bakmak gerek.

Mekanlarda çok çeşitli formül ve renk

referans noktası olabilir. Bu noktada

dağılmamak için kişisel renklerinizi

iyi tanımalısınız. Sizi yönlendirecek

profesyoneller renk konusuna hakim

olsa bile, kişisel renklerinizi gözetmeye

öncelik vermezler ve kendilerine

göre yönlendirirler. Bu da sizin belki

yıllarınızı geçireceğiniz mekanın en

baştan, geri dönüşü olmaksızın yanlış

renklenmesi anlamına gelir. Sonrasında

pişmanlık yaşamamak için kişisel

renklerinizi öğrenmeli ve anlamalısınız.

Mekan çevresinin renk şifresi:

Yani pencerelerden görülebilir

mevcut manzaranın tonları, içeri

gelen ışık miktarları gibi. Bu konu

sanıldığından daha önemli, çoğu kişi

evini renklendirirken bu perspektifi

atlar. Oysa ki mekanın pencerelerinden

görülebilen manzara duvar boyasıyla

çelişiyorsa ortaya korkunç sonuçlar

çıkar. Sadece görülebilen renkler değil,

varsa eve yansıyan başka renkleri de

değerlendirmek gerekir. Aynı zamanda

güneş ışığı miktarı da çok önemli. Ama

az ışık alan yer koyu boyanmaz konusu

geçmişte kaldı, şimdi çok yenilikçi

mekanlar oluşturabiliyoruz.

Dekorasyonda kullanılmaması

gereken renkler nelerdir?

Dekorasyonda kullanılabilecek renkler

sonsuz. Böyle kısıtlayıcı bir genelleme

asla yapamayız. Ama renk şifresi

çözüldükten sonra kişi özelinde, yoğun

kullanılabilecek renk tonları ve asla

kullanılmaması gereken renk tonları

detaylı olarak çıkar. Bu geniş kişisel ton

skalasını nasıl kullanacağını, renklere

bakarken neye dikkat edeceğini

verdiğimiz çeşitli danışmanlıklarda

anlatıyoruz. Kişilerin doğru kararlar

verebilmek için, özellikle en başlarda

mevcut trendlerden olabildiğince uzak

durmalarını öneririm. Bu tamamen

kişisel bir çözüm olmalı.

Evlerde kullanılan renklerin psikolojik

etkileri nelerdir?

Evren renk demek, soluduğumuz hava

gibi gördüğümüz renkler de tabii ki

titreşimleriyle bize çok ciddi anlamda

etki ediyor. Her rengin birçok olumlu

ve olumsuz anlamı var. Renk yönetimi

yanlış yapıldığında olumsuz, doğru

yapıldığında da olumlu anlamlarına

ulaşıyoruz. Kişilerin renk şifresi

değişmez ve bu şifreye uygun renkler

seçmek onların renklerin olumlu

anlamlarını kullanmaları demek.

Her renk herkeste aynı etkiyi sağlar

mı?

Hayır, herkesin renk şifresi ve buna

bağlı olarak üzerinde taşıyabileceği ve

mekanında kullanabileceği renk tonları

farklıdır. Bu tonları birbiriyle nasıl

kombine edip ne oranda kullanacağı

da yine çok farklılık gösterir. Birinin

asla kullanmaması gereken bir renk

kombinasyonu bir başkasının çok iyi

etki yakaladığı bir renk kombinasyonu

olabilir.

104 DECOR • September - October 2018


Accurate color coding is increasing the

energy of living spaces…

Evogloss, Kastamonu Entegre’s decorative panel, offers modern glossy and matte

patterns in a range of new and exciting colors. Evogloss panels offer 30 colors with

straight, wood, fantasy and holographic options. This allows for modern and elegant

decor and home design combinations for the kitchen, bathroom and furniture.

106 DECOR • September - October 2018


Colour Code

Advisor Zeynep

Tarhan Muslu

says that it is very

important for people

to solve personal

colour passwords.

So, what is this

colour coding? It

is an awareness

that will affect

everyone’s personal

preferences in

the living space,

personal care and

perhaps make-up

preferences with

a single session of

colour counselling

service to be taken.

When it comes to

the subject of living

areas, of course

different elements

are also stepped

in. Indicating that

the colour coding

of the room, which

is as important as

the personal colour

preference in the

interior design, and

the colour coding of

the surroundings are also the critical

headlines, Muslu has found various

suggestions for Decor readers.

What should be considered when

using colours in decorations?

Deciding on colours in decorations is

the most exciting choice for people

when decorating a house. But this

decision is left to the time when wall

paint and decorative materials are to

be selected. I mean it becomes too

late and this is the biggest mistake

being made. Architectural colour flow

decisions should be taken in parallel

with architectural and decorative

elements. In our architectural

consultancy, we are beginning to

produce color-coding solutions while

the building is still under construction.

What should be considered when

decorating is being done?

First of all, place is not the leading

role here. We are working on all these

elements as a whole collectively, in the

space, the architectural and decorative

materials used, and the light sources

of the space and the colour code of the

people who will live in the space.

How to decorate the home according

to the colour coding?

We may go through many different

ways when deciding on the colours of

the walls of the rooms, but 3 elements

should not be skipped.

Personal colour code: It is space is the

unchanging personal tone settings of

the people who live.

This is the most

important issue;

who is sharing the

space, how are

the personal code

settings? Which

areas of the venue

are common for

individual use?

Accordingly, a colour

context should be

created and this

should be the first

consideration when

deciding on the tone

flow. Of course,

even if the people

who will share the

place are a family,

the colour codes are

very likely to be very

different from each

other. In this point,

a common subtone

that connects

the different colour

tones, or connect

colours that can

be applied in the

transition areas, can

be selected.

Colour coding of

the space: the colour tones of the

unchangeable elements such as

the floor, the door, the cabinet, the

window… The colour applications to

be done in the venues are unlimited.

So, after working on personal colour

coding, you have to look at the colour

code of the place. A wide variety of

formulas and colours can be reference

points in locations. You need to know

your personal colours well in order

not to disperse at this point. Even if

the professionals who guide you are

dominant in colour, they do not give

priority to supervising your personal

colours and direct them according to

themselves. This means that the place

you are going to be living many years

with is probably from the very

September October 2018 • 107 DECOR


eginning, wrong colouring used

without any return. After that, you

should learn and understand your

personal colours to live not to regret.

The colour code of the surrounding

place: i.e. the tones of the current view

that can be seen from the windows,

such as the amount of incoming light.

This issue is more important than

you might imagine, with many people

jumping into this perspective as they

colour the house. Where the landscape

seen from the windows of the place

contradicts the wall colour, the terrible

consequences can emerge. Not only

should the colours that can be seen, but

also other colours that are reflected on

the house be considered. At the same

time, the amount of sunlight is also very

important. But the place with little light

should not be painted with dark colours

is a thing of the past, now we can create

very innovative places.

What are the colours that should not

be used in decorating?

The colours that can be used in

decorations are endless. We can never

make such a restrictive generalization.

However, after the colour code is

solved, the colour tone that can be used

intensively and the colour tones that

should never be used are arose. We tell

you how to use this broad personal tone

spectrum and what to pay attention

when you look at the colours in various

consultancy programs. We recommend

people to stay as far away from current

trends as possible, especially in order

to be able to make the right decisions.

This must be a completely personal

solution.

What are the psychological effects of

colours used at homes?

The universe means colour. The colours

we see like the air we breathe also

affect us surely with their vibrations.

Every colour has

many positive

and negative

meanings.

When the colour

management is

made wrong, we

reach negative

meanings, and

when it is done

correctly, we

reach positive

meanings for

sure. The colour

coding of people

does not change,

and choosing

colours that

match this code

means using their

positive meaning.

Does every

colour make the

same effect for

everyone?

No, everyone

has different

colour coding

and colour tones

they can use

on themselves.

Naturally, the colour codes differ as

well to be used in their own places. How

people combine these tones with each

other and how they use them is also

very different. A colour combination

someone should never use may be a

colour combination for someone else

causing a very good influence.

108 DECOR • September - October 2018


Proposte gelecek trendleri

gözler önüne serdi

Mayıs ayının başlarında yapılan Avrupa’nın prestijli kumaş ve perde fuarı, gelecek trendleri

sergilemek ve sektörde ticareti tetiklemek görevlerini başarıyla yerine getirdi.

Proposte 2018 fuarında da büyük

bir başarıya imza attı. Fuarın 26.

sayısı olan bu yılki organizasyonu

sonunda 89 katılımcının büyük başarı

heyecanı gözlenirken fuarı ziyaret

edenlerin keyifli ve kârlı temasları da

dikkat çekti. Ziyaretçilerin % 75’i yurt

dışından geldi. Bu da geçen yıla göre

% 5 artış anlamına geliyor ki fuarın

uluslararası kimliğini sektörde liderliğe

taşıdı.

Fuarın en büyük katılımcıları yine

geleneksel olarak Birleşik Krallık,

Almanya ve Fransa oldu ise de başka

katılımlarda da kayda değer artışlar

görüldü: ABD % 10, Polonya % 27 ve

dünyanın öbür ucundan gelen Japonya

% 4 artış kaydetti.

89 katılımcının tamamı satın alıcıların

oldukça kaliteli olduğunu vurguladı.

İtalyan ziyaretçi sayısında % 10’luk

düşüş kaydedildi. Fuar Başkanı

Mauro Cavelli, bunu “Fuar İtalya’daki

bugünün trendine ayna olduğu için

bu düşüş beklediğimiz bir şeydi” diye

değerlendirdi.

MARIO BELLINI’DEN “DOKU

ÖNEMLİDİR” KONFERANSI

Dünyaca meşhur mimar ve tasarımcı

Mario Bellini katılımcıları anekdotlarla

ve örnek hikayelerle etkiledi. Bellini,

1980 yılında fuar merkezi Villa Erba’yı

tasarlamıştı. Bu da Bellini ile Proposte

arasındaki işbirliğini tetikleyen sebep

oldu.

Konferansın ilk bölümünde pavyonların

mimari projelerinden bahsetti

ve Proposte 2018 için merkezi

pavyonun kurulumu ile birlikte

orijinal çizimleri gösterdi. Sonra

mimarlık ve tasarımcılık kariyerinde

bulunan önemli projelerden sunumlar

yaptı ve bu projelerde kullandığı

1960’ların ve 2970’lerin malzeme ve

kumaşlarına vurgu yaptı. Sonra Paris

Louvre Müzesi’ndeki İslam Sanat

Departmanı’nda bulunan ve dış deride

bulunan doku ilişkileri tarzındaki

dokunun mimaride ve tasarımdaki

önemine atıflarda bulunarak etkileyici

bir sunum ile bitirdi.

GALA GECESİ

3 Mayıs Perşembe günü yapılan gala

gecesinde de davetliler caz müziği

eşliğinde akşam yemeği yemeği yedi.

Arkasından Villa Antica’nın muhteşem

havasında kurulan sette DJ seçimleri

sunuldu. Konuklar parti için özel olarak

tasarlanan etkileyici ışık atmosferinin

etkisine bırakıldı.

ITA’YA ÖZEL TEŞEKKÜR

İtalya Tanıtım Ajansı İTA, ABD, Ukrayna,

Türkiye, Belçika, Almanya, Rusya,

İspanya, Birleşik Arab Emirlikleri,

Macaristan, Japonya ve Meksika’dan

davet edip ağırladığı 12 yabancı gazeteci

ile fuarın dünya çapında tanıtımına

katkıda bulundu.

110 DECOR • September - October 2018


SUBSCRIPTION FORM

Firm :..............................................................................................................................................

Name - Surname :..............................................................................................................................................

Occupation :..............................................................................................................................................

Address :..............................................................................................................................................

.......................................................................................................................................................................................

......................................................................................................................................................................................

Tel :..............................................................................................................................................

Fax :............................................................................................................................................

60 E year / 6 issues) Euro has been transferred to your below bank account.

Please debit 60 Euro to my credit card:

VISA MASTER / EUROCARD

Card No :............................................................................ Expiry Date:............... CV Code:............................................

Bank account name / Hesap adı : İSTMAG MAGAZİN GAZETECİLİK YAYINCILIK İÇ VE DIŞ TİC. LTD. ŞTİ.

YURTİÇİ BANKA HESAP NUMARALARIMIZ (TL)

GARANTİ BANKASI KUYUMCUKENT ŞUBESİ ŞUBE KODU: 301 HESAP NO: 6299783

IBAN NO: TR90 0006 2000 3010 0006 2997 83

BANK ACCOUNT NO

TURKIYE GARANTI BANKASI Bank account: 9097457 (EURO)

Swift code: TG BATRIS XXX KUYUMCUKENT BRANCH Branch code: 301

IBAN NO: TR90 0006 2000 3010 0009 0974 57

TURKIYE GARANTI BANKASI Bank account: 90297451 (USD)

Swift code: TG BATRIS XXX KUYUMCUKENT BRANCH Branch code: 301

IBAN NO: TR58 0006 2000 3010 0009 0974 51

DATE :........../.............../...............

SIGNATURE.................................................................................................................


2018-2019 FAIR SCHEDULE

carpet furniture & interior decoration

Issue

Faır

Date of the

Faırs

Cıty and

Country

Organızer

January

February

Domotex Hannover

Heimtextil

IMM Furniture Fair

IMOB

11-14 January 2019

8-11 January 2019

14-20 January 2019

22-27 January 2019

Hannover - GERMANY

Frankfurt - GERMANY

Cologne - GERMANY

Istanbul - TURKEY

HANNOVER MESSE

MESSE FANKFURT

KÖLN MESSE

CNR

March

April

Domotex Asia Chinafloor

Home Deco Kazakhstan

CIFF-China Int. Furniture

26-28 March 2019

20-26 March 2019

18-21 March 2019

Shanghai - CHINA

Almatı - KAZAKHSTAN

Guangzhou - CHINA

VNU

TÜRKEL

CHİNA FOREİGN TRD.

CORP.

May

June

Domotex Turkey

Evteks Istanbul

27-30 April 2019

23-27 April 2019

Gaziantep - TURKEY

Istanbul - TURKEY

HANNOVER MESSE

CNR

July

August

Int.Area Rug Market

Intertextile Shanghai

10-16 July

27-30 August

Atlanta - USA

Shanghai - CHINA

AMERİCASMART

MESSE FRANKFURT

September

October

Maison&Objet

MoOD (Decosit)

Heimtextil Russia

7-11 September

11-13 September

18-20 September

Paris - FRANCE

Bruxelles - BELGIUM

Moscow - RUSSIA

TEXTIRAMA

SAFI

MESSE FRANKFURT

November

December

Home&Tex

Furniture Istanbul

Design Living Tendency

26-29 September

6-11 November

17-20 October

Istanbul - TURKEY

Istanbul - TURKEY

Kiev-UKRAINE

CNR-TETSIAD

CNR

TURKEL

Hooray! Your file is uploaded and ready to be published.

Saved successfully!

Ooh no, something went wrong!