Views
7 months ago

ARTEMİS MART 2018 (2)

Bütün

Bütün olumsuzluklarına rağmen kabadayı ve külhanbeyi kahvehaneleri, çeĢitli sanatların icra edildiği yerler olarak da kabul edilebilirler. Semai kahveleri olarak da bilinen bu yerler, çoğunlukla tulumbacılar ve kabadayılar tarafından açılan yerlerdi. Eski aĢık kahvelerinin fonksiyonlarının icra edildiği bu kahvehanelerin bazıları, yalnızca Ramazan aylarında açılır ve buralarda sazlı sözlü eğlenceler düzenlenirdi. Külhanbeylerinin veya kabadayıların hayatını ve maceralarını iĢleyen bir edebiyat türünün geliĢtiği bu kahvehaneler, Ġstanbul‟un değiĢik semtlerinde faaliyet gösterirdi. Külhanbeylerinin, hayatları romancılar tarafından da iĢlenmiĢtir. Özellikle Hüseyin Rahmi Gürpınar, külhanbeylerinin yaĢayıĢ, adet ve davranıĢlarını birçok romanında iĢlemiĢtir. Tesadüf‟te Hayati, ġıpsevdi‟de Raci, Son Arzu‟da RaĢit ve arkadaĢları, Tebessüm-i Elem‟de Dîdar Bey, Yedi Bela Mustafa ve Ölüler YaĢıyor Mu‟da Cemal, külhanbeyi tipinin temsilcisi olarak yer almıĢtır. Ercüment Ekrem Talu, Kopuk adlı romanında bu tip insanları, konuĢmalarındaki argoyla, hırsızlık, cinayet gibi davranıĢlarıyla ve Ģehir içinde yangın yeri, köprü altı gibi yerlerdeki yaĢayıĢlarıyla iĢlemiĢtir. Refi Cevat Ulunay ise Eski Ġstanbul Kabadayıları Sayılı Fırtınalar isimli romanında kabadayıları kesin çizgilerle külhanbeylerinden ayırırken, külhanbeylerinin dünyasına da ıĢık tutmuĢtur. 58

Ġstanbul külhanbeylerinin 18. yüzyıldan itibaren teĢkilatları bozulmaya baĢladığı gibi özellikleri de değiĢti. Bunlar toplumu huzursuz eden, her türlü kötülüğü yapmaya müsait birer kiĢi durumuna geldiklerinden, toplum tarafından istenmeyen bireyler olarak değerlendirildiler ve toplumdan tamamen kopuk bir zümre haline geldiler. 19. yüzyılda ise tamamen serseri bir hayat yaĢamaya baĢladıkları için artık, kendisinden ancak fenalık beklenen kiĢiler olarak algılanmaya baĢladılar. 59

SARIYER’DE
MEDYATABLET 2018 AĞUSTOS
Kobilife Mart 2018
MEDYATABLET 2018 MART