Views
10 months ago

menakıbnamelerin özellikleri

47 getirir. 266 Bu

47 getirir. 266 Bu mucizeyi gören birçok insan Baha Veled’in müridi olur. “Ölünün canlanması” dinî anlatılarda rastlanabilen bir motiftir. Menâkıbu’l-Ârifîn’de anlatılan diğer Mevlevi velileri (Burhaneddin Muhakkık-ı Tirmizî, Mevlana, Şems…) de çeşitli kerametler göstererek müritlerinin artmasını sağlamışlardır. 267 Mevlana Celâleddin-i Rumî’nin keramet göstererek taraftar toplaması ve saygınlık kazanması onun çocukluk döneminde başlamıştır. Çocukluk yıllarında arkadaşlarıyla sohbet ederken gözden kaybolması çocukların onun müridi olmasına sebep olur. 268 Şemseddin-i Tebrizî bir gün yanındakilere yoldan geçen bir adam hakkında “Bu adam velidir.” der. 269 Yanındakiler o adamın bir cellat olduğunu söylese de, adam ertesi gün tövbe edip Şems’in müridi olur. Kahraman Güçlü ve Zalim Düşmanla Karşılaşır (Düşmanla Karşılaşma) Menakıbnamelerde yaygın olarak görülen işlevlerden biri “düşmanla karşılaşma”dır. Bu işlevin tamamlayıcısı ise “düşmanın alt edilmesi”dir. “Düşman” figürü olağanüstü anlatı türlerinde çokça rastlanan bir karakterdir. Unutulmamalıdır ki kahramanın “iyi, cesur, doğru” gösterilebilmesi için tersi özelliklere sahip bir rakip olması gerekir. Bunun için “düşman” karakter kahramanın rakibi olarak karşısına çıkar ve kahramanın “ideal rolü”nü desteklemesi için rakibi yenmesi beklenir. Olağanüstü anlatılarda düşmanın belirli özellikleri vardır. “Düşman” karakter zalim, kötü ve korkaktır. Bu durum destanlardaki “düşman” karakterin özellikleriyle benzerdir. Ayrıca masallardaki “engelleme” motifi ile “düşmanla karşılaşma” motifi arasında benzerlik vardır. Masallarda kahramanın “güçlü ve zalim bir kişi tarafından engellenmesi” mücadelenin başlamasına sebep olur. Menakıbnameler söz konusu olduğunda “düşman” özelliklerine bir de “yanlış itikat” eklenmelidir. Zira düşmanın “kötü” gösterilebilmesi için kahramanın tersi özelliklere sahip olmalıdır. Menakıbnamelerde velinin “doğru itikadı” temsil ettiği düşünülürse “düşman” yanlış itikattadır. Düşman karakter genelde güçlü bir bey veya siyasi bir liderdir. Menakıbnamelerde düşman karakter özellikle güçlü gösterilmiş ve gücü yüceltilmiştir. Bununla amaçlanan aslında kahramanın yüceltilmesidir. Zira düşman ne kadar güçlü gösterilirse, kahraman da o derece yüceltilmiş olur. Bu işlevin benzerini Propp’da da 266 Eflaki, a.g.e, s. 88. 267 Eflaki, a.g.e, s. 106, 118, 121, 122, 139, 150, 478. 268 Eflaki, a.g.e, s. 118. 269 Eflaki, a.g.e, s. 477.

48 yakalayabiliriz. Propp bu işlevi “Kahraman ve saldırgan, bir çatışmada karşı karşıya gelir.” şeklinde adlandırmış ve kısaca “çatışma” olarak tanımlamıştır. 270 İşlevin tamamlayıcısını ise “Saldırgan yenik düşer.” olarak adlandırmış ve “zafer” şeklinde tanımlamıştır. 271 Genel olarak karşılaştırıldığında, “yanlış itikat” hariç “düşman” özellikleri uyum göstermektedir. Örneğin, Abdal Musa Velayetnamesi’nde “düşman” karakteri Teke beyidir. Teke beyi bölgenin kuvvet sahibi bir beyidir. Abdal Musa bulduğu altınları kendisine değil de hak sahibi olan gayrimüslim bir topluluğa verdiği için bey ona düşman olur. 272 Teke beyi aç gözlü ve kibirli olarak gösterilmiştir. Kaygusuz Abdal Menakıbnamesi’nde “düşman” karakter olan Kılagılı İsa, bahadır, kimsenin cenk etmeye cesaret edemediği güçlü bir karakterdir. 273 Teke beyi tarafından Abdal Musa’yı tutuklayıp getirmesi için görevlendirilir. 274 Kılagılı İsa yine kibirli ve had bilmeyen bir karakterdir. Seyyid Ali Sultan Velayetnamesi’nde “düşman” karakter, Rüstem Gazi’nin yerleştiği bölgede hâkim olan bir beydir. Bey “münafık, mutaassıb (bağnaz), söz anlamaz, nâdân(cahil)” bir karakter olarak tanıtılır. 275 Bey, Rüstem Gazi’nin kendisinden habersiz bölgeye yerleşmesine kızmış ve onu bölgeden sürmeye karar vermiştir. 276 Makâlât-ı Seyyid Harun’da, Seyyid Harun’un şehir inşa ettiğini öğrenen Beyşehir beyi Eşrefoğlu’nun hiddetlenip askerini toplaması ve Seyyid Harun’a karşı sefere çıkması anlatılır. 277 Eşrefoğlu’nun Seyyid Harun’u tutuklaması için gönderdiği adamlar (Teke beyinin Abdal Musa’ya gönderdiği adamlar gibi) Seyyid’e mürit olurlar. Bu durum Eşrefoğlu’nun daha da hiddetlenmesine sebep olur. Baha Veled’in düşmanı ise Bağdat’ta ikamet eden halifedir. Menâkıbu’l-Ârifîn’de halife “zalim, şedit ve pervasız” biri olarak gösterilir. 278 Baha Veled, Bağdat’a geldiğinde Halife bunu öğrenir. Halife, Baha Veled’e hoş geldin hediyesi gönderdiğinde ise Baha Veled 270 Propp, a.g.e, s. 58. 271 Propp, a.g.e, s. 59. 272 Güzel, Abdal Musa..., s. 141. 273 Güzel, Kaygusuz Abdal..., s. 94. 274 Güzel, Kaygusuz Abdal..., s. 95. 275 Yıldırım, a.g.e., s. 180. 276 Yıldırım, a.g.e., s. 180. 277 Abdülkerim bin Şeyh Musa, a.g.e, s. 44. 278 Eflaki, a.g.e, s. 75.

TEST_Lancia Musa.indd - Avto Magazin
0112116_BN009_Stratejik-%C4%B0leti%C5%9Fim_s1