Views
4 months ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA devletin kargaşadan kurtarılamayacağına ve huzurun sağlanamayacağına inanan Mehmet Paşa, ordudaki zorbaları temizleyerek, disiplini sağlamayı başardı. İstanbul'daki karışıklıklarda, yeniçeri kıyafetine soktuğu Hristiyanlar vasıtası ile Müslüman ahaliyi zarara uğratan Rum patriğini idam ettirdi 9 . İstanbul'daki ulema sınıfı arasındaki kargaşalığı önledi 10 ve iyice bozulan bu sınıfın huzurla hizmet görür hale gelmelerini sağladı. 1661’de Edirne’de vefatından sonra sırasıyla oğulları Köprülü Fazıl Ahmet Paşa ve Köprülü Fazıl Mustafa Paşa Sadrâzamlık yapmışlardır. Görüldüğü gibi Osmanlı Devleti’nin çöküş sürecine girdiği dönemlerde de gidişatın farkına varan devlet adamları ortaya çıkmış ancak, bu devlet adamları çıkarları sarsılanların kendilerinden daha güçlü olması nedeniyle çalışmalarının bedelini canlarıyla ödemişlerdir. XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğunda Islahat Hareketleri XVIII. yüzyılda yapılan Islahat hareketlerine göz attığımızda Lâle Devri hariç, yapılan ıslahatların hemen hemen tamamının askerî alanda olduğunu görürüz. Batılı devletlerle yapılan savaşlarda art 9 Köprülü Mehmet Paşa sadrâzamlığı sırasında, Ortodoks Fener Rum Patriği III. Partenios’un, Eflâk Beyi Kostantin’e yazdığı bir mektup ele geçirildi. Patrik mektubunda: “Müddet-i devr-i İslâm tamam olmağa az kalmıştır; Hristiyanlık velvelesi âlemi tekrar tutacaktır. Ona göre tedarikte olasınız. Pek yakında cümle vilâyetler mesihîler (Hristiyanlar) eline girip haç ve çana (salip ve nakus) mensup olanlar İslâm memleketlerine sahip olacaklardır.” diyordu. Köprülü, Rum Patriği’ni çağırdı ve mektubu kendisine gösterip, böyle bir mektubun yazılış sebebini sordu. Patrik, “her sene sadaka için böyle bir kâğıt gönderildiğini” söyledi. Durumun anlaşılması üzerine hain Patrik Partenios, Parmakkapı’da idam edildi (1657). 10 Bu dönemde uleme sınıfı içinde en etkin güç “Kadızâdeliler” olarak bilinen cemaattir. Bir ara devlete bile hákim olacak derecede güçlenen ve tarihlere "Kadızádeliler" yahut "Fakılar" diye geçen bu hareket, 17. yüzyılda ortaya çıkmış ve Türk tarihinin devleti en uzun süre hákimiyeti altında tutan dini hareketi olarak tarihimizdeki yerini almıştır. Kadızádeliler, isimlerini Balıkesirli olan ve “Kadızâde” diye tanınan Mehmed Efendi’den almışlardır. Kadızâde Mehmed Efendi, zamanın en büyük âlimlerinden olan Birgili Mehmed Efendi’den dersler almış, sonra camilerde vaazlar vermeye başlamış ve zamanla İstanbul’un en meşhur vaizi olmuştur. Kürsüye önce Sultan Selim Camii’nde çıkmış, şöhreti artınca da Ayasofya’yı mekán tutmuştur. Vaazlarında İslâmiyet’in ilk zamanlarındaki hayata dönülmesi gerektiğini söylüyordu. Halk arasında itibarları gittikçe artan Kadızádeliler, zamanla devleti ele geçirme çabasına girdiler. Oruç ve farz namazları dışındaki ibadetlerin hepsini haram sayıyorlardı. Kendilerine karşı gelmeye çalışan bir hayli tekke şeyhini idam ettirdiler. Mevleviler’in semâ etmesini yasaklattılar. Sayfa 10 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA arda alınan yenilgiler, Osmanlı Devleti’nin askerî alanda Avrupa’dan geri olduğu görüşünü yaygınlaştırmış; bu sebepledir ki, bu dönem ıslahatlarının da ağırlık noktası askerî nitelikli olmuştur. Avrupa’nın askerî ve teknik alandaki üstünlüğü Osmanlı Devleti tarafından ilk defa bu yüzyılda kabul edilmiştir. Lâle Devri (1718-1730) Lâle devri ıslahatları yapılırken ilk defa Avrupa’daki gelişmelerden yararlanılmıştır. Bu çalışmalarla ıslahatlar başlamış olmakla birlikte, ıslahatlara tepki gösteren kitleler de ortaya çıkmış, XVIII. yüzyıl ıslahatı ayaklanmalarla kesintiye uğratıldığı için sürekli ve yararlı olamamıştır. Dönemin padişahı III. Ahmed iyi eğitim almış bir padişahtır. Hattat ve şairdir. “Necîb” mahlasıyla şiirler yazmıştır. Musikî ile de yakın ilgisi vardır. Sadece bu dönemde askerî alanda ıslahat görülmez. İlk defa yurtdışına (Fransa’ya) elçi gönderilir (28 Çelebi Mehmet Efendi) 11 . Bu dönemde 1727 yılında Mütefferrika İbrahim 12 tarafından ilk Türk matbaası açılır. Açılan bu matbaa ilk Türk-müslüman matbaası olma özelliği taşır 13 . Bu aynı zamanda Avrupa’dan alınan ilk teknik araçtır. Dinî nitelikli eserlerin dışındaki eserlerin matbaada basılmasına izin verilmiştir. Bunun sebebi ise, el yazması kitap yazarak 11 Çelebi, Paris Sefaretnâmesi ile Türk edebiyat tarihine geçmiş Osmanlı devlet adamıdır. Edirne’de doğmuştur. Doğum tarihi belli değildir. Peç seferinde şehit düşen Yeniçeri Süleyman Ağanın oğludur. Kendisi de Yeniçeri ocağında yetişmiştir. Yirmi sekizinci ortada hizmet gördüğü için hayatı boyunca bu isimle anılmıştır. 12 Erdel'in Kaloşvar şehrinde doğmuştur. 1670 ile 1674 arasında bir tarihte doğduğu kabul edilir. 1692 yılında İkinci Viyana Kuşatması'ndan sonraki savaşlarda Osmanlılara esir düştüğü rivayet edilse de yapılan arşiv çalışmalarıyla kendisi gibi Bogomiller’den oluşan bir grupla birlikte gönüllü olarak Osmanlı Devleti'ne katıldığı ortaya çıkarılmıştır. Müslüman olmadan önceki hayatı hakkında çok az bilgi vardır. Osmanlı hizmetine girdikten sonra ordunun çeşitli birimlerinde görev almıştır. Müslüman olmuş ve Türkçe öğrenmiştir. Osmanlı devletinin kanun ve yöntemlerini kısa sürede kavrayarak hızla yükselmiş ve mütefferika (padişah ve sadrâzamların buyruklarını gerekli yerlere ileten kişi) olmuştur. Bir papaz olan İbrahim Müteferrika, Müslüman olmasına sebep olan incil ayetlerini konu alan, aynı zamanda kendi hayatını anlattığı "Risâle-i İslâmiye" adlı bir kitap yazmıştır. 1747 yılında ölmüştür. Müteferrika'nın kurduğu matbaada 23 cilt tutarında 17 eser basılmıştır. Bu kitapların 11 tanesi tarih, 3 tanesi dil ve 3 tanesi de coğrafya, mıknatıs ve askerlik üzerinedir. 13 Bu döneme kadar Osmanlı Devleti'nde kurulmuş ve sadece gayr-i müslimlerin kullandığı matbaalar vardır. Sayfa 11 / 174