Views
6 months ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA rilmesi ve Kanun-u Esasî’nin ilânı ile başlar (23 Aralık 1876) ve Meclis-î Mebusan’ın kapatılmasına kadar sürer (14 Şubat 1878). Dönemin temel özelliği, Osmanlı Devletinin Anayasalı bir döneme girmiş olmasıdır. Devlet artık padişahın isteklerine göre değil, Anayasadaki ilkelere göre yönetilecektir. Bu anayasaya göre; “Meclis-î Mebusan” ve “Meclis-î Âyân”dan oluşan bir parlamento oluşacaktır. Meclis-î Mebusan’ın üyelerini halk, Meclis-î Âyân’ın üyelerini padişah seçecektir. Anayasada padişah hakları belirlenmişti. Fakat yine de tüm ağırlık ve yetki padişahtaydı. (Meclisi açma, kapama, tatil etme, meclisten çıkacak yasaları onaylama, hükümeti göreve getirme, azletme, v.s.) Bu yetkiler ise padişahı denetim altına almayı güçleştiriyordu. I. Meşrutiyet, sonu 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’na varan Balkan buhranı içinde ilân edilmişti. Sonradan görülmüştür ki, II. Abdülhamid de Meşrutiyeti ilân için bir avuç Osmanlı aydını ile yaptığı pazarlıkta samimi değildir 16 . Bir yandan 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın (93 Harbi) çıkması, öte yandan hükümeti ve yönetimini kontrol amacı ile Meclis’te yapılan sert eleştiriler, Abdülhamid’in hoşuna gitmedi. Anayasa’nın 113. maddesinin kendisine tanıdığı yetkiye dayanarak, 13 Şubat 1878’de, otuz oturum yapmış olan Meclis-î Mebusan’ı kapattı ve bu suretle Meşrutî Monarşi de sona erdi. Önce Brindizi’ye, sonra Taif’e sürgün edilen sadrazam Mithat Paşa 1884’te orada ortadan kaldırıldı 17 . Bu tarihten sonraki 30 yıl (1878-1908) II. Abdülhamid’in baskıcı yönetim (istibdât) devridir. İstibdât Devri’nde, bütün baskıya rağmen Jön Türkler tarafından İttihat ve Terakkî adlı gizli bir cemiyet kurulmuştur. İttihat ve Terakkî Cemiyeti (Birlik ve İlerleme Derneği) (1889) 1889 yılında İstanbul’da bulunan Askerî Tıbbiye Mektebi’nde Abdullah Cevdet, İbrahim Temo, İshak Sükûtî, Mehmet Reşit, Hikmet Emin tarafından İttihâd-ı Osmanî adıyla kurulmuştur. Bir çeşit gizli fikir kulübü gibi çalışan dernek, 1895 yılında Paris’te bulunan Ahmet Rıza ile temas kurdular ve onun telkinleri sonucu isim değiştirerek İttihat ve Terakkî adını aldılar. 1897 yılı başlarında da merkezini Paris’ten Cenevre’ye taşıyan derneğin, 1895’ten itibaren Osmanlı Devleti’nin her yanında askeri birlikler içinde örgütlenmeleri olduğuna dair anlatımlar vardır. Ancak bu örgütlerin birbiriyle 16 Armaoğlu, 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi,1914-1980, Ankara 1983, s.57-58. 17 Armaoğlu, a.g.e., s.595. Sayfa 18 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA ilişkisi ve merkezî bir koordinasyona ne ölçüde sahip oldukları yeterince aydınlatılamamış konulardır. Bu örgütlerin de birçoğu daha sonra İttihat ve Terâkkî Cemiyeti’ne katılmıştır. II. Meşrutiyet (23 Temmuz 1908-30 Ekim 1918) Bu dönem aynı zamanda İttihat ve Terakkî Dönemi olarak da anılır. Türk siyasi hayatının ilk partisi İttihat ve Terakkî Fırkası’dır. Enver ve Niyazi Bey’lerin Makedonya’da ayaklanması ve kendilerine pek çok subayın da katılmasından ürken II. Abdülhamid, olayların İstanbul’a da sıçramasını önlemek için 1908 yılında anayasayı yeniden yürürlüğe koydu. Böylece İttihat ve Terakkî Fırkası da iktidar hazırlıklarına başladı. İttihatçılara karşı oluşan bir örgüt görüntüsünde olan Ahrâr (Hürriyetçiler) Cemiyeti’nin liderinin öldürülmesi üzerine İstanbul’da terör olayları başladı. Volkan Gazetesi’nin sahibi Derviş Vahdetî, meşrutiyet yönetimine karşı, padişah yanlısı bir ayaklanma başlattı. Başkentte hükümet çalışamaz hale gelince, Selânik’te bulunan İttihatçı subaylardan yardım istendi. Bunun üzerine Mustafa Kemâl’in de komutanlarından olduğu Hareket Ordusu, İstanbul’a gelerek meşrutiyet karşıtlarının başlattığı ayaklanmayı bastırdı. Ayaklanmada rolü olduğu gerekçesiyle II. Abdülhamid tahttan indirilerek, yerine V. Mehmet Reşat padişah yapıldı. Meşrutiyet karşıtı bu ayaklanma 31 Mart Olayı olarak tarihlere geçmiştir ve Osmanlı Tarihi’nde ilk olarak görülen devlet düzenini değiştirmeye yönelik ayaklanmadır. (Daha önceki ayaklanmalarda sadece padişahın değiştirilmesi istekleri vardır, devlet şeklinin değiştirilmesi istekleri yoktur.) Devleti Çöküşten Kurtarma Arayışları Osmanlıcılık Bu görüş “Abdülaziz” zamanında ortaya çıkar. Akımın öncüleri Yeni Osmanlılar Cemiyeti’ni kuranlardır. Bu görüşü savunanlar için, millî birlik, millî şuur ve millî ülkü ancak Osmanlı birliği ile ve bunun gereklerini yerine getirmekle gerçekleşecek ve devlet bu sayede yıkılmaktan kurtulacaktır. Bu akımın savunucularına göre; Osmanlı Devleti bünyesinde yaşamakta olan Türk, Rum, Ermeni, Yahudi, Arap, Arnavut, Bulgar her soydan topluluk asimile edilecek, “Osmanlı” olacaktır. Böylece milliyetçiliğin yarattığı ayrılıkçı ve bağımsızlık yanlısı hareketler önlenecek, bütün teb’a Osmanlı Devleti’nin yücelmesi için mücadele edecektir. Bu aynı zamanda herke- Sayfa 19 / 174