Views
2 weeks ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA dığı gerekçesiyle Serbest Fırka’yı kapatmaya karar verdiklerini teşkilâta bildirdi. Arkadaşlarının hepsi Halk Fırkası saflarından, Gazi’nin işaret ve onayıyla ayrılmış kişilerdi. Çoğu, yine Halk Fırkası’na döndüler. Fethi Bey de, bir süre sonra, Londra Büyükelçiliği görevine gitmek üzere ülkeden ayrıldı. Çok kısa ömürlü olan Serbest Cumhuriyet Fırkası denemesi, Halk Fırkası iktidarına benzer girişimler sonucunda halk kitlelerinin içinde bulundukları elverişsiz şartlar dolayısıyla, benzer hadiselerin meydana geleceği hakikatini anlatması olmuştur. Cumhuriyet’in ilanından yedi yıl geçmiş olmasına rağmen sanayileşme hamlesi başlayamamıştı. Bütün dünyayı saran buhran, endüstrileşmemiş, ülkesinin sahip olduğu hammaddeleri değerlendirememiş, aldığı sattığından çok olan ülkede büyük sıkıntılar yaratmıştı. Vergiler ağır ve adaletsizdi. Aşar kaldırılmış olmakla beraber, köylünün vasıtalı ve vasıtasız ödediği verginin oranı ve külfeti, aşarı aratmıyordu. Görünür işsizliğin yanında, iş alanı bulunmamasından doğan işsizlik, geçim şartlarını çok ağırlaştırmıştı. Serbest Fırka’nın kapatılışından sonra Gazi uzun bir yurt gezisine çıktı ve kesin kararla döndü: Memleket, ne pahasına olursa olsun en kısa zamanda sanayileşecekti. Menemen Olayı (23 Aralık 1930) Menemen’de 23 Aralık 1930’da patlak veren ve Şeyh Sait İsyanı’ndan sonra en büyük irticaî ayaklanma kabul edilen olayda, Öğretmen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay şeriat isteyenler tarafından başı kesilerek öldürülmüştür. Olayın elebaşısı “mehdî” olduğunu iddia eden Giritli Mehmet (Derviş Mehmet) adında Nakşibendî tarikâtına bağlı biriydi. 7 Aralık’ta yanındaki müridleriyle (Giritli Hasan oğlu Mehmet, Osman oğlu Şamdan Mehmet, Hasan oğlu Sütçü Mehmet, Emrullah oğlu Mehmet, Nalıncı Hasan ve Çakır oğlu Ramazan) Manisa’dan yola çıkan Derviş Mehmet, 23 Aralık sabahı, gün doğarken Menemen’e ulaştı. Belediye Meydanında çevresine topladığı yaklaşık yüz kişiyle zikrederek şeriat ilan etmeye kalkıştı. Meydandaki kalabalığın bir bölümü bu çağrıya uyarken, bir bölümü de seyirci kalmıştır. Sayfa 90 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA Emrindeki askerleriyle sabah eğitimine çıkmak üzereyken isyâncılara müdahale etmeleri için olay yerine gitmeleri emredilen Mustafa Fehmi Kubilay, mermi almadan isyâncıların toplandığı alana geldi. Askerlerine süngü taktırıp beklemelerini söyleyerek, kendisi Şeyh Mehmed’in yanına gidip yakasını tutarak silahını bırakmasını istedi. Bu esnada isyâncı kalabalıktan açılan ateşle Kubilay yaralanır ve yaralı vaziyette camiye sığınmak isterken ikinci bir ateşle sırtından vuruldu. Bu esnada yanında bulunan adamından bıçağını alan Derviş Mehmet Kubilay’ın kafasını kesti. Kubilay’ın kesik başını orada bulunan bir elektrik direğine iple bağlayan asîler zikr yapmaya devam ettiler. 52 Bu sırada Alaydan gönderilen kuvvetler olay yerine yetişirler. Eylemcilerin ateş açması üzerine çatışma çıkar. Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki şehit olurlar. Eylemcilerden mehdî Mehmet, Şamdan Mehmet ve Sütçü Mehmet ölür, Emrullah oğlu Mehmet Emin yaralı olarak ele geçirilir. Kargaşadan yararlanarak kaçan Nalıncı Hasan ile Ali oğlu Hasan da ertesi gün Manisa’da yakalanırlar. 27 Aralık’ta, İçişleri Bakanı Şükrü Kaya ile Ordu Komutanı Fahrettin Paşa (Altay) İstanbul’a giderek Dolmabahçe Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemâl’e olay hakkında bilgi verdiler. Mustafa Kemâl Paşa, 28 Aralık’ta orduya gönderdiği başsağlığı mektubunda şöyle diyordu: “Menemen’de yakınlarda meydana gelen gericilik girişimi sırasında Yedek Subay Kubilay Bey’in görevini yaparken öldürülmüş olmasından dolayı Cumhuriyet ordusuna başsağlığı dilerim. Kubilay Bey’in şehit edilmesinde gericilerin gösterdiği vahşilik karşısında Menemen’deki halktan bazılarının alkışla onaylamaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanseverler için utanılacak bir olaydır. Vatanı savunmak için yetiştirilen, içteki her politika ve ayrılığın dışında ve üstünde saygın bir konumda bulunan Türk subayının, gericiler karşısındaki yüksek görevinin yurttaşlar tarafından yalnız saygıyla 52 Menemen Cumhuriyet Savcısı, Savcı Yardımcısı ve Hükümet Tabip Vekilinin hazırladıkları raporda, Kubilay’ın ölümü şöyle tespit edilir. “Gazez Camisi girişinin sol tarafındaki bahçede arkası üstü yatık, sağ tarafında kasaturası kınından çekik bir halde, elbiseleri kanlı, başı boynundan ayrılmış ve etrafındaki toprakta çok fazla kan lekeleri bulunan, tahminen 25 yaşlarında, üzerinde hâki renkte askerî elbise olan; orta boylu, kumral benizli, saçları az ağarmış cesedin, Menemen’de 43 ncü Alay 1 nci Tabur 3 ncü Bölük Takım Komutanı Yedek Subay İzmirli Hüseyin oğlu Kubilay olduğu anlaşılmıştır.” Sayfa 91 / 174