Views
1 month ago

atailke

Atatürk İlkeleri ve

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA rupa ülkelerinin bazıları ile ikili ittifaklar yaparak Küçük Antant’ı meydana getirmişti. Bu bakımdan İtalya, Küçük Antant’a karşı Doğu Akdeniz’in iki güçlü devleti Türkiye ve Yunanistan ile iyi ilişkiler kurarak, bir ittifak sistemi meydana getirmek ve denge kurmak istiyordu. Bu sıralarda Türkiye de, Batılı devletlerle ilişkilerini düzeltmek gereğini duyuyordu. Bu nedenlerden dolayı iki devlet arasında bir yakınlaşma başladı. Ancak bu tarihlerde Türkiye-Yunanistan ilişkileri henüz bir düzene sokulmamış olduğundan üçlü bir sistemin kurulması gerçekleşmedi. Buna karşılık, Türkiye ile İtalya arasında, 30 Mayıs 1928’de Roma’da, Tarafsızlık ve Uzlaşma Antlaşması imzalandı. Buna göre; iki taraf, birbirine karşı yönelmiş hiçbir anlaşmaya, siyasî veya ekonomik tertibe katılmayacak; taraflardan biri, bir veya daha fazla devletin saldırısına uğrarsa, diğer taraf uyuşmazlık süresince, tarafsız kalacak; taraflar, aralarında çıkacak anlaşmazlıkları barışçı yollarla çözümleyeceklerdi. İtalya, Türkiye ile anlaştıktan sonra, 23 Eylül 1928’de, Yunanistan ile de aynı nitelikte bir antlaşma imzaladı. Bundan sonra da Türk- Yunan anlaşmazlığının giderilmesinde etkili olmaya çalıştı. İki ülke arasında 1930 antlaşmasının yapılmasında yapıcı rol oynadı. Türk-İtalyan antlaşması, iki ülke arasındaki ilişkileri bir düzene soktu. Fakat bu uzun sürmedi. İtalya’nın 1930’lardan itibaren genişleme ve yayılma amaçlarını şiddetlendirmesi, bu arada Doğu Akdeniz politikası, Türkiye’de İtalya’ya karşı yeniden güvensizlik duyulmasına yol açtı. Böylece iki devlet arasındaki ilişkiler zayıflamaya başladı. 6. Türkiye-Afganistan, İran İlişkileri: Türkiye, Doğulu devletler içerisinde ilk ve yakın ilişkileri Afganistan ile kurmuştu. Nitekim Kurtuluş Savaşı’nın sürdüğü sıralarda iki devlet arasında, 1 Mart 1921’de, Moskova’da, bir Dostluk Antlaşması imzalanmıştı. Bununla iki ülke arasında çeşitli alanlarda işbirliğine girişilmiş ve Türkiye Afganistan’a öğretmenler ve subaylar göndermişti. Lozan Antlaşması’ndan sonra ise, Türkiye ile Afganistan arasındaki bu ilişkiler daha da gelişmiştir. Mayıs 1928’de Afgan Kralı Amanul- Sayfa 110 / 174

Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Ders Notları Öğr. Gör. Ali YAYLA lah Han Türkiye’yi ziyaret etmiş ve 25 Mayıs 1928’de, Türk-Afgan Dostluk ve İşbirliği Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Afganistan’a gönderilen subay, öğretmen, doktor sayısı çoğaltılmış ve bundan sonra aralarında hiç bir çıkar çatışması olmayan iki ülke arasındaki ilişkiler sürekli gelişme göstermiştir. Türkiye’nin Doğudaki bir diğer devlet, İran ile ilişkileri ise, ancak Cumhuriyetin ilanından bir süre sonra olumlu şekilde gelişme göstermiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, 3 Mart 1924’de, kabul ettiği bir kanunla Halifeliği kaldırması, İran’da bir kısım halk tarafından iyi karşılanmamış ve bu olay, Türk-İran ilişkilerinin gelişmesini bir süre engellemiştir. Diğer yandan eksik olmayan sınır olayları, iki ülkenin karşılıklı itham ve protestolarına neden olmuştur. Bu durum Musul sorununun sürdüğü günlerde ve 1925’de Doğu İsyanı’nın bastırılmasından sonra da devam etmiştir. Sonuçta, bu olaylara ve anlaşmazlıklara son vermek üzere, Türkiye ile İran arasında, Tahran’da, 22 Nisan 1926’da, bir Güvenlik ve Dostluk Antlaşması imzalanmıştır. Fakat, “ebedi dostluk” amacı ile yapılan ve sınır bölgelerinde güvenliğin sağlanmasını, olayların önlenmesini esas alan bu antlaşma, sınır sorunlarını kesin olarak çözümleyememiş ve sınır olayları bundan sonra da sürmüştür. Bu da iki ülke arasındaki ilişkilerde gerginliğe neden olmuş, hatta diplomatik ilişkilerin kesilmesi tehlikesini yaratmıştır. Bununla beraber, iki ülkenin çabalarının sonucunda, 15 Haziran 1928’de, Tahran’da, 1926 tarihli Türkiye-İran Güvenlik ve Dostluk Antlaşması’na Ek Protokol, bunun arkasından da, 23 Ocak 1932’de, yeni Tahran’da, Türk-İran Sınır Hattı’nın Tayini, ayrıca Uzlaşma, Adlî Tesviye ve Hakemlik Antlaşması imzalandı. Bunlarla da, Türkiye-İran sınır sorunu kesin şekilde çözümlendi. Bu antlaşmalardan, “Sınır Hattının Tayini” hakkında olanla, sınır bölgelerindeki kargaşalığı önlemek ve güvenliğin sağlanmasını kolaylaştırmak için, Ağrı bölgesindeki Türk-İran sınırında bazı değişiklikler yapılmış ve böylece sınır da kesin olarak saptanmıştır. Sınır sorununun bu şekilde çözümlenmesinden sonra, Türk-İran ilişkileri olumlu yönde gelişmeye başlamıştır. Bunun üzerine de, iki ülke arasında “Dostluk ve kardeşlik bağlarını güçlendirmek” ama- Sayfa 111 / 174